Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye
Bağlanma bebekle annesi veya bakımveren arasında varolan ve yaşam boyu da varolacak olan bağdır. Yaşamın ilk altı ayında oluşur.
Harry Harlow bebek maymunları doğumdan sonra annelerinden ayırır ve onları içinde biri telden diğeri yumuşak kumaştan yapılmış cansız «anneler» olan kafeslere koyar.
Maymunların yarısı tel «anneden» yarısı kumaşla kaplı anneden sütle beslenir Maymunların hepsi hangi anneden beslendiklerine bakmaksızın kumaş anneyi tercih eder. Tel anneden beslenen maymunlar tel anneye sadece beslenmeye gider, sonra tekarar kumaş anneye döner. Dolayısıyla «dokunmanın verdiği rahatlık» beslenmeden dolayı pekiştirme değil, bağlanma için temel ögedir.
Bebek maymun «anne» bulunmayan yabancı bir durum ile karşılaştığında (örn. Oyuncak dolu tanıdık olmayan bir oda) korkar. «Anneler» odaya getirildiğinde maymun korkusunu azaltmak için kumaş anneye gider sarılır, bir süre sonra çevreyi keşfetmeye ve oyuncakla oynamaya başlar.
Ainsworth, yabancı durumu bebeği tanımadığı oyuncaklarla dolu bir odaya koyarak anne/bakımverenin bulunduğu bulunmadığı ortamlardaki davranışlarını inceleyeceği ortamlar yaratarak inceler. Güvenli Güvensizkaçınan Güvensizikircikli Güvensizdağınık
Eğer bebek annesi varken durumu özgür şekilde keşfediyor ama annesi ayrıldığı zaman huzursuz olmuyor ve anne döndüğünde coşkuyla tepkide bulunuyorsa güvenli bağlanma var demektir. Bebeğin ihtiyaçlarına duyarlı ve cevap veren bakımverenler in bebekle güvenli bağlanma geliştirebilirler. Güvensiz kaçınan bağlanmada da keşif vardır ama annenin ilgisi en az düzeydedir, bebek de anne ayrıldığında çok az huzursuzluk gösterir ve anne döndüğünde ondan kaçınır.
Annesinin yakınlığını arayan bebek, durumu keşfetmez, annesi ayrılınca çok fazla huzursuz olur ve anne döndüğünde ona hem yapışır hem de iter. Bu, güvensiz-ikircikli bağlanmadır. Güvensiz-dağınık bağlanmada bebeğin annenin ayrıldığı ve geri döndüğü zamanlarda karışıklık vardır. Bebek yönelimden yoksundur, durumla başedemiyor gibi görünür.
Bebek mizacı, belirli şekillerde davranmamıza yolaçan bir dizi eğilim ya da yatkınlıktır. Hem de bağlanma tipinin belirlenmesinde bir faktördür. Özellikle, bebeğin mizacının çocuk yetiştirme beklentileri ve bakımverenin kişiliği ile eşleşmesi bağlanma ilişkisinin oluşumunda önemlidir. Güvenli bağlanma yetişkinlikte yüksek düzeyde bilişsel işlevde bulunma ve sosyal yeterlikler bağlantılıdır. Günlük bakım güvenli bağlanma için zararlı görünmemektedir.
Otoriteryen Bilinçli otorite İzin verici Karışmayan Anne-baba talepkardır, sorgusuz sualsiz itaat bekleri çocukların arzularına cevap vermez ve çocuklarıyla kötü bir şekilde iletişimde bulunur. Anne-babalar talepkardır ama çocuklar için makul akılcı sınırlar koyar ve onlarla iyi iletişimde bulunur. Anne-babalar çok az talepte bulunur, çocuklarının arzularına aşırı cevap verirler, çocukları memnun oldukça daha fazlasını yaparlar. Anne-babalar çocuklarla geçirdikleri zamanı ve duygusal olarak paylaşımı en aza indirir ve temel ihtiyaçlarını karşılamaktan biraz fazlasını yaparlar.
Bilinçli otorite bilişsel ve sosyal gelişim üzerinde en olumlu etkiye sahip olanı gibi görünmektedir. Bu tarz ile yetişen çocuklar en bağımsız, mutlu, kendine güvenli ve akademik olarak başarılı olanlardır.
Freud kişilik gelişimini beş aşamada inceler. Bunlardan özellikle ilk üçü daha önemlidir. 1. Oral evre (0-1 yaş) 2. Anal evre (2-3 yaş) 3. Fallik (oedipal) evre (4-5 yaş) 4. Örtük (latent) evre (6-12) 5. Genital evre (13-18 yaş)
Gelişim üzerinde toplum ve kültürün etkisini vurgular. Yaşam boyu gelişim konusundaki araştırmalarda bir artış yaratmıştır. Kuramını destekleyen deneyler yapmadığı için eleştirilmiştir. Sekiz gelişim evresi ve her evrede çözülmesi gereken bir mesele veya kriz vardır. Her evre o evreye özgü meselenin iki yönü Ne göre isimlendirilir.
1 2 Güvene karşılık güvensizlik (doğum- 1 yaş) Özerkliğe karşılık utanç ve şüphe (1-2 yaş) Bebekler ihtiyaçlarını karşılamak için diğerlerine güvenileceğini veya güvenilmeyeceğini öğrenirler. Çocuklar tuvalet eğitimi, yürüme ve keşfetme gibi bir çok etkinlikte kendi kendilerine yemeyi öğrenirler. Eğer çok fazla zorlanırlarsa kendi yeteneklerinden şüphe duymayı ve utanç hissetmeyi öğrenirler.
3 Girişimciliğe karşılık suçluluk duygusu (3-5 yaş) 4 Çalışkanlığa karşılık aşağılık duygusu (5 erinlik) Çocuklar girişimlerde bulunarak daha sorumluluk üstlenmeyi öğrenir ama eğer anne-baba tarafından aşırı sınırlar konursa suçlu hissetmeyi öğrenir. Çocuklar yeni entelektüel, sosyal ve fiziksel becerilerde gelişme kaydederek daha yeterli olmayı öğrenir veya bu becerileri geliştirmekte başarısız olursa aşağılık duygusu hissederler.
5 6 Kimliğe karşılık rol karışıklığı (ergenlik) Yakınlığa karşılık yalıtılmışlık (genç yetişkin) Ergenler farklı roller deneyerek bir kimlik duygusu geliştirirler; hiçbir rol deneyi yapma rol karışıklığı ile sonuçlanmaz. Genç yetişkinler diğerleriyle yakın ilişkiler kurar veya eğer bunu yapmada başarısız olurlarsa yalıtılmış hale gelirler.
7 Üretkenliğe karşılık durgunluk (orta yetişkinlik) Orta yaştaki yetişkinler çalışmalarıyla, çocuk yetiştirme ile yeni kuşaklara yardımcı olduklarını hissederler veya yardımcı olamadıklarını hissedip durgunlaşırlar. 8 Bütünleşmeye karşılık umutsuzluk (ileri yetişkinlik) İleri yaşlardaki yetişkinler eğer yaşamlarını anlamlı bulurlarsa yaşamlarını belirler ve bütünlük hissi geliştirirler; eğer anlamlı bulmazlarsa umutsuzluk yaşarlar.
Kuramın en önemli etkisi gelişimi ergenlikte biten değil, yetişkinlik yıllarında da devam eder tarzda ele almasıdır. Kuramdaki evrelerin sırası ve temalar erkekler ve kariyer yönelimli kadınlar için daha uygun görünmektedir. Birçok kadın bu meseleleri ters sırada veya eş zamanlı yaşamaktadır. Örn. bir kadın evlenip çocuk sahibi olduktan sonra, çocuklar yetişkin olduğunda kimlik sorunları ile uğraşmaktadır.
Kimlik statüleri Dağınıklık Körükörüne bağlılık Askıya alma Kimlik kazanma (18-24 yaş)
Benlik oluşturma Benlik İçseldir, Birey tarafından yapılandırılır, Dinamiktir, Bireyin yeteneklerini, inançlarını ve her alandaki yaşantılarını kapsar.
Cinsiyet kimliği Erkek ya da kız çocuklarının cinsiyetlerine ilişkin duygu kazanmaları Cinsiyet tiplemesi Bir kültürün cinsiyete uygun gördüğü davranış ve özelliklerinin edinilmesine denir.
Psikoanalitik kuram Oedipal çatışma Özdeşleşme Sosyal öğrenme kuramı Ödül - ceza Aile içi --- toplumsal uygulamalar
Bilişsel gelişim kuramı Cinsiyet değişmezliği Bir kişinin cinsiyetinin yaşındaki ve görünüşündeki değişikliklere karşın değişmediğini anlamaya denir. Yaklaşık 3-5 yaş civarında kazanılır. Cinsiyet kimliği şeması kuramı