ANKARA İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI TASLAK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANKARA İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 TASLAK"

Transkript

1

2 ANKARA İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI TASLAK i

3 KISALTMALAR UNEP CBS STK IUCN TİGEM AŞTİ ÖDA ÖKA ÖBA İUCN WWF WTO TİES UNEP UDGP THK YHGS MP ODTÜ TİES TBMM TCDD MSB TRT :Birleşmiş Milletler Çevre Programı :Coğrafi Bilgi Sistemleri :Sivil Toplum Kuruluşu :Dünya Doğayı Koruma Birliği :Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü :Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmeciliği : Önemli Doğa Alanı : Önemli Kuş Alanı : Önemli Bitki Alanı : Dünya Doğayı Koruma Birliği : Doğal Hayatı Koruma Vakfı : Dünya Turizm Örgütü : Uluslarası Ekoturizm Topluluğu : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Uzun Devreli Gelişim Planı : Türk Hava Kurumu : Yaban Hayatı Geliştirme Sahası : Milli Park : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : Uluslaraarsı Ekoturizm Topluluğu : Türkiye Büyük Millet Meclisi : Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları : Milli Savunma Bakanlığı : Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ii

4 SUNUŞ Son yıllarda ekoturizm adıyla sıkça duyduğumuz turizm çeşidi orman kaynaklarına olan talebi artırmıştır. Doğada yapılan turizm çeşitleri toplum içinde doğa bilincini ve saygısını geliştirirken aynı zamanda da iyi bir gelir kaynağı durumuna gelmiştir. Birçok ülke için önemli bir gelir kaynağı olan ekoturizm yerel halkın ekonomik refahını artırmak için fırsat niteliğindedir. Bu turizm çeşidinde müşteri durumunda olan ekoturistler deyim yerindeyse yerel halkın ayağına kadar gider. Bunun yanında dünyadaki doğal dengeleri ve insan yaşamını bekleyen en büyük tehlikelerden birisi kuşkusuz bilinçsizce tüketilen doğal kaynakların yok olmasıdır. İnsan nüfusunun hızla artması ve doğal kaynakların aynı şekilde tükenmesi nedeniyle doğal kaynaklardan faydalanmanın bir plan dahilinde yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Planlamada bugünün net bir şekilde ortaya konularak geleceğin öngörülmesi çok önemlidir. Planlanacak objelere genel bakış büyük plan olarak karşımıza çıkar. Büyük planda kabaca şablon oturtulur, amaçlar, hedefler ve stratejiler ortaya konur. Bu genel plana master plan adı verilir. Master planda hedefler ve stratejiler doğrultusunda belirlenen alt projeler uygulama aşamasında detaylandırılarak hayata geçirilir. Planlamadaki genel çerçevenin iyi irdelenmesi geçerliliği uzun sürecek alt projelerin oluşturulması bakımından önemlidir. Böylece belirli bir aşamaya gelmiş veya bitmiş proje veya uygulamaların iptal edilmesine, yeniden yapılmasına gerek kalmaz, zaman ve kaynak israfı azalır. Kaynaklarının kullanımını planlayabilen ülkeler geleceğe daha umutla bakabilirler. Ancak, bu durum dünya için bölgesel bir çözümdür. Çünkü dünyanın bir ucundaki dengesizliğin ve plansızlığın diğer ucunu etkilemesi kaçınılmazdır. iii

5 ÖNSÖZ Ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz çanağı ülkeleri, yaz aylarında ve belli yörelerde yoğunlaşan deniz-güneş-kum turizmi ile tanımlanır. Ancak günümüzde turist profili giderek değişmekte, turizm geleneksel destinasyonlardan uzaklaşmaktadır. Eko turistlerin yaş grubunda, yüksek eğitimli, ortanın üzerinde geliri olan ve doğa, kültür ve gastronomiye ilgi duyan kişiler oldukları dünyada yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır yılında ulusla arası turizmde, geleneksel turistlerin %62 si tatil amaçlı seyahat ederken, eko turizm amaçlı seyahat edenlerin oranı %4 olarak belirlenmiştir. Buna karşılık toplam turizm gelirleri içindeki harcama payları %7 dir. Ayrıca eko turizm gelirlerinin büyük ölçüde yöre insanına döndüğü ve bu insanların daha çok toplumun en yoksul kesimini oluşturan dağ ve orman köylüleri ve pansiyon çalıştıran aile grupları düşünüldüğünde, bu kesimin ekonomik olarak iyileşme gösterebileceği açıktır. Üstelik, eko turizm gelirlerinin bir kısmı da doğal değerlerin korunması ve geleneksel kültürlerin yaşatılmasında kullanılmaktadır. Tüm bu bakış açıları ile, turizmin ve eko turizmin temel hammaddelerini oluşturan doğal, tarihi ve kültürel değerlerin sürekliliğinin sağlanması ile turizm pazarlamasındaki en önemli tanıtımın çevre duyarlılığına dayanması, koruma-kullanma dengesine dayalı turizmin fiziksel planlaması ile mümkün olmasını öngörmektedir Ankara ili için ekoturizm kaynaklarının tespiti ve sürdürülebilir yönetimine katkıda bulunmak amacı ile Ankara İli Doğa Turizmi Master Planı Taslağı hazırlanmıştır. Planın hazırlanmasında bizlere desteği esirgemeyen Bölge Müdürümüz Sn. Zeki ŞALTU ya ve bu planın hazırlanmasında büyük emek sarf eden IX. Bölge Müdürlüğü Ankara Şube Müdürlüğü Teknik Personelimiz; Peyzaj Yüksek Mimarı Sibel ERZİNCAN a, Ziraat Mühendisi Oğuz GÜNDÜZ e, Orman Mühendisi Nazlı BADUR a teşekkür ederim. Ankara İli Doğa Turizmi Eylem Planı kapsamında yapılacak uygulamalarla ilimizin doğal ve tarihi güzelliklerinin önemi daha iyi kavranarak korunma kullanma dengesi içerisinde sürdürülebilirliği sağlanacaktır. Şahin ÇILGIN Doğa Koruma ve Milli Parklar Ankara Şube Müdürü iv

6 ÇALIŞMANIN MAKSADI Geleceğin doğru bir şekilde öngörülmesi ancak bugünün net bir şekilde ortaya konmasıyla mümkündür. Bu amaçla Ankara İli hakkında temel verilere ulaşılabilecek her türlü literatür, araştırma ve çalışmalar plan kapsamına alınmıştır. Yapılan bu çalışmayla ekoturizmin tanımı ve özellikleri çerçevesinde Ankara ilinin bu konudaki kaynak değerleri ortaya konarak Ankara nın Başkent olarak bürokrasinin merkezi olması özelliğiyle bilinirliğinin yanında Doğa turizmi açısından da önemi ortaya konarak ileride yapılacak planlama ve yatırımlarda ekoturizm yönüyle de ele alınması amaçlanmıştır. Ankara İlinin bu konuda nüfusu, çevre bilinci yüksek insan profili, bu konudaki potansiyelinin fazla olması gibi sebeplerle daha avantajlı olduğu düşünülmektedir. Master Planlar planlanan konuya genel bir bakışı ifade eder. Hazırlanan bu plan taslağıyla; İlgili diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde ekolojik dengenin korunması kaydıyla sürdürülebilir ve uygulanabilir ekoturizm yöntemleri ve kaynaklarının belirlenmesi planlanmıştır. Plan çıktıları, kaynak değerine sahip sahalarda sürdürülebilir kalkınma projelerine altlık teşkil edebilir nitelikte olacaktır. Bu sayede geliştirilecek yeni projelerle ekoturizm Ankara nın önemli bir gelir kaynağı haline getirilebilecek ve yerel halkın ekonomik refahı artacaktır. v

7 İÇİNDEKİLER 1.Giriş Doğal alanlar, yöre insanının geleneksel hayatı, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm alternatifi ve ankara ilinde sürdürülebilir doğa turizmi Doğal Alanlar ve Sürdürülebilir Kalkınma Sürdürülebilir Doğa Turizmi Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme Stratejisi 5 2.Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişimine İlişkin Çalışmalar Kaynak Analizi Kaynak Analizinde Ele Alınacak Unsurlar Turizm Potansiyeli Taşıma Kapasitesi Taşıma Kapasitesinin Elemanları 15 3.İlgi Grubu Analizi ve Yerel Organizasyonun Oluşturulması İlgi Grupları/Paydaşlar İlgi Grubu Kategorileri İlgi Grubu Analizi Toplum Temelli Yaklaşım Yerel Organizasyonun Oluşturulması Ankara İli nin Tarihçesi Ankara İli nin Genel Özellikleri Coğrafi Konum Fiziki Yapı Bitki Örtüsü (Flora) Hayvan Varlığı (Fauna) İlin jeolojik durumu İklim Durumu İdari Durumu İlin Nüfusu Ulaşım Durumu Tarihi ve Kültürel Değerler Doğal Oluşumlar-Jeositler İlgi Grubu ve Paydaş Analizi Ankara İli Doğa Turizmi Arzı Ankara nın Doğa Turizmi Değerleri 62 vi

8 4.2. Ankara İli nin Doğa Turizmi Arzı Değerleri ve Bilinirlik Değerlendirmesi Ankara İli nde Doğa Turizmi Amaçlı Kullanılan Koruma Statülü Alanlar Seçkin Özellikli Sahalara Ait SWOT Analizi Doğa Turizmi Çeşitleri Doğa Turizmi ve Ekoturizm Kavramı Dünya da Doğa Turizmi Türkiye de Doğa Turizmi Türkiye de İlk Ekoturizm Hareketleri Türkiye de Ekoturizm ve Uygulama Örnekleri Türkiyede Korunan Alanlar ve Doğa Turizmi Türkiye de Doğa Turizmi ile ilgili Yasal Mevzuat Doğa Turizmi Çeşitleri Ankara İlinde Uygulanan Doğa Turizmi Çeşitleri Kış Turizmi Termal Turizm Kongre Turizmi Yayla Turizmi Bisiklet Turizmi Sportif Olta Balıkçılığı Su Sporları Turizmi Dağ ve Doğa Yürüyüşü (Trekking) Atlı Doğa Yürüyüşü Mağara Turizmi Kamp ve Karavan Turizmi Kuş Gözlemi (Ornitoloji) Botanik Turizmi Yamaç Paraşütü Foto Safari Av Turizmi Yön Bulma (Oryantiring) İzcilik Yaban Hayatı(Fauna Gözlemciliği) Gem Safari(Süs Taşları Toplama Gezisi) Seçkin ve Yüksek Değer Taşıyan Alanların Değerlendirilmesi ve Potansiyelini Geliştirme İmkanlarının Ortaya Konulmasına İlişkin Analizler Ankara İli ve İlçelerinin Kıyas Yöntemi ile Kısa Değerlendirilmesi Ankara İli Sürdürülebilir Doğa Turizmi Stratejileri Gelişme Stratejileri Pazarlama Stratejileri Ziyaretçi Yönetimi Stratejileri 165 vii

9 6.4. İzleme ve Değerlendirme Stratejileri (Turizmin Etkilerinin ve Sürdürülebilirliğinin İzlenmesi 166 EYLEM PLANI 167 KAYNAKLAR 173 ŞEKİL LİSTESİ Şekil-1 Ankara İli Uydu Görüntüsü 23 Şekil-2 Çöl Gölü ve Çalıkdüzü 24 Şekil-3 Mogan Gölü 25 Şekil-4 Sarıyar Baraj Gölü 25 Şekil-5 Ankara Orman Varlığı 31 TABLOLAR Tablo-1 Orman Varlığının Ağaç Türleri İtibarıyla varlığı 32 Tablo-2 İlçelerin Merkeze Uzaklığı 42 Tablo-3 Ankara nın Festival ve Şenlikleri 55 Tablo-4 Arz Analizi Tabloları 63 Tablo-5 Davutoğlan Kuş Cenneti nde Gözlenen Kuş Türleri 76 Tablo-6 Kültür ve Turizm Bakanlığı nın Ekoturizm ile İlgili Projeleri 95 Tablo-7 Orman ve Su İşleri Bakanlığı nın Ekoturizm ile İlgili Projeleri 96 Tablo-8 Türkiye deki Korunan Alanlar 98 Tablo-9 Kültür ve Turizm Bakanlığı nın Turizm Çeşitleri ve Tanıtımı 100 HARİTA LİSTESİ Harita-1 Türkiye İdari Sınırları 23 Harita-2 Türkiye nin Önemli Doğa Alanları 33 Harita-3 Ankara İli Deprem Haritası 39 viii

10 Harita-4 Ankara nın İlçeleri 40 Harita-5 Ankara Termal Turizm Haritası 102 Harita-6 Nallıhan Yürüyüş Parkurları 108 Harita-7 Kıztepesi Yürüyüş Parkuru 110 Harita-8 Sobran Köyü-Boğazınkaya Yürüyüş Parkuru 112 Harita-9 Tekke Köyü-Alan Köyü(Ilıca Vadisi) yürüyüş Parkuru 115 Harita-10 Asarlıktepe Bozyaka Göleti Yürüyüş Parkuru 118 Harita-11 Beydili Kayası Yürüyüş Parkuru 120 Harita-12 Andızdağı-Andız Yaylası Yürüyüş Parkuru 122 Harita-13 Bozarmut Yaylası-Aksu Köyü Yürüyüş Parkuru 124 Harita-14 Döğmeci Köyü-Aydoğmuş Köyü Yürüyüş Parkuru 126 Harita-15 Sarıçalı Dağı Yürüyüş Parkuru 128 Harita-16 Çulhalar Köyü-Karacasu Köyü Yürüyüş Parkuru 130 Harita-17 Ankara İlinde Korunan Alanlar Olarak İlan Edilebilecek Potansiyel Sahalar 162 Harita-18 Ankara İli Doğa Turizmi Faaliyet Sahaları Haritası 163 Harita-19 Ankara İli İçin Belirlenen Öncelikli Faaliyet Alanları Haritası 164 GRAFİKLER Grafik-1 Soğuksu Milli Parkı Toplam Ziyaretçi Projeksiyonları 68 i

11 1. GİRİŞ 1.1 DOĞAL ALANLAR, YÖRE İNSANININ GELENEKSEL HAYATI, KIRSAL KALKINMA, SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM ALTERNATİFİ ve ANKARA İLİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ Tabiatı korumanın geleceği kırsal alanların geleceğine, kırsal hayatın korunmasına ve sağlıklı yürüyen bir kırsal ekonomiye bağlıdır. Kırsal alanlardaki düşük ve dağınık nüfus ile beraber yetersiz gelir söz konusu olduğunda bu alanların turizm köyleri vb. gibi faaliyetler için kullanılması söz konusu olacaktır. Bu tür girişimlerin önemli bir kısmı korunan alanlarda veya dışında yapılmaktadır. Bazı etkinliklerin korunan alanlara ve tabiata çok zarar verdiği de görülmektedir. Bu sebeple tabiatı korumakla görevli olan bizlerin çevremiz ile iyi bir proaktif ilişkiler içinde olmamız gerekmektedir. Proaktif kişi; ilişkilerde ve faaliyetlerde inisiyatifi eline alan kişi demektir. Tabiattaki faaliyetlerin kontrolü için Orman ve Su İşleri Bakanlığı taşra kuruluşlarının kırsal sahalarda doğa turizminin geliştirilmesinde öncü olması doğru bir harekettir. Son yıllarda sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurum ve kuruluşları; statülü korunan alanlar, doğal alanlar, kırsal kalkınma, kalkınma için işbirliği gibi konuları tamamıyla farklı bir bakış açısı ile algılamaya başlamışlardır. Tabiat ve geleneksel kültürler üzerinde turizmin meydana getirdiği olumsuz tesirler ve bunların neticesinde duyulan korkular kitle turizmine karşı alternatif, çevreye duyarlı turizmi ve tabiatı korumayı öne çıkarmıştır. Sürdürülebilir doğa turizmi ve ekoturizm tabiatın korunması için bir umut olarak ortaya çıkmıştır. Algılamadaki bu değişiklik, doğal alanlar, korunan alanlar ve çevresinin bölgesel planlamasında turizme ilişkin proje ve çalışmaların giderek artmasına yol açmıştır. Bu sayede turizm, zaman içinde kırsal alanların kalkınmasında, yoksulluğun azaltılması ve yöresel kültürel zenginliğin korunmasında anahtar bir rol haline gelmiştir. Sürdürülebilir doğa turizmi, kırsal ekonominin çeşitlendirilmesi, kırsal nüfus için yeni bir bakış açısı meydana getirilmesi, yoksulluğun ve kırsal göçün azaltılmasında önemli seçeneklerden biri olarak görülmektedir. Ancak, turizmin yalnızca yerel ekonomi ile doğru şekilde bütünleştirildiği takdirde beklentileri karşılayabileceği ve yöre halkı ile diğer ilgi gruplarına fayda sağlayacağı unutulmamalıdır. 1.2 DOĞAL ALANLAR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA 1980 li yıllardan itibaren Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), çevre konularına ilişkin çalışmaları arttırmış, Bu çalışma giderek artan bir etkinin meydana gelmesini 1

12 sağlamıştır. Dünya Çevre Kalkınma Komisyonu nca 1987 yılında tamamlanan çalışmalar sonunda ortak geleceğimiz adlı bir rapor hazırlanmıştır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, çevre ve kalkınma konularına çok farklı yaklaşılması gerektiği bu raporda vurgulanmıştır. Kalkınmanın ve insanlığın sahip olduğu kaynakların sürdürülebilir olduğuna vurgu yapılmıştır. Raporda ortaya konulan sürdürülebilir kalkınma kavramı, insanların elinde bulundurduğu ve onlara muhtaç olduğu ekolojik, kültürel ve sosyo-ekonomik kaynakların nadir ve eşsiz olduğu görüşüne varılmıştır. Bir sahanın sahip olduğu kaynaklar, çok farklı maksatlar için kullanılabilmektedir. Örneğin, bir orman, kereste imalatı için kullanılabilirken, üzerindeki ağaçlar kesilerek tarım toprağı olarak kullanılabilmekte ayrıca korunan alan olarak da ayrılabilmektedir. Alanın ve alanda yaşayan yöre halkının özelliklerine bağlı olarak bu seçeneklerden bazıları uygulanabilirken, bazıları ise kesinlikle uygulanamaz. Yalnızca korumacı bir yaklaşım içine girildiğinde doğru görülen seçenek ormanın el değmemiş eski haline bırakılması olsa da, yöre halkı ve diğer iş gruplarının bu kaynakların sürdürülebilir kullanımı hayat kalitelerini yükseltmek için ormandan hak iddia etmeleri mevzubahistir. Bu sebeple yüzde yüz sürdürülebilir kalkınmaya her zaman ulaşılamasa da bu hedef üzerine yoğunlaşılmalıdır. Doğal ve korunan kırsal alanlarda, geçmişten günümüze yerel topluluklar ile arazinin beraberliği çok önemlidir. Korunan alan ağı büyüdükçe korunan alan kavramının anlamı da değişmeye ve gelişme göstermeye başlamıştır. Bu gelişme içinde yöre insanlarının varlığı ve faydalanmalarının sürdürülebilirliği de öne çıkmaktadır. Bir doğal alan ve korunan alanın içinde yer aldığı bölgenin sürdürülebilir kullanımı, turizm, ekolojik tarım, hayvancılık, yeni bölgesel ürünler, sürdürülebilir ormancılık, hatta enerji üretimindeki yatırımlarla birlikte düşünüldüğünde daha başarılı olacağı açıktır. Doğal alanlarda faaliyetlerin açıklanmasında Kırsal alan, Kırsal kalkınma ve Sürdürülebilir Kalkınma gibi kavramlar değerlendirilmelidir. Bu kavramlara baktığımızda; Kırsal Alan; Şehir diye tabir edilen yerleşme sahalarının dışında kalan tarımla ilgili etkinliklerin yapıldığı alanları da içeren köy, mezra, kom vb. adlarla adlandırılan ve anılan insan yerleşimlerinin var olduğu alanları kırsal alan olarak tanımlayabiliriz. Kırsal Kalkınma Kavramı: Kırsal kalkınma, küçük toplulukların içinde bulundukları ekonomik, toplumsal ve kültürel şartları iyileştirmek amacıyla giriştikleri çabalarının, devletin bu konudaki çabalarıyla birleştirilmesi, bu toplulukların tüm ülke insanlarının tümüyle kaynaştırılması ve ulusal kalkınma çabalarına tam katkıda bulunmalarının sağlanma süreci şeklinde tanımlanmıştır. 2

13 Kırsal Alan Kalkınması; Hem eğitim hem de örgütlenme işi olup, kırsal alan; toplumun ihtiyaçlarının göz önünde tutulması, kırsal alan kalkınma politikası ile ilgili planların alınması sırasında topluma zorla kabul ettirilmemesi gereken bir konudur. Toplum istediklerini elde etmedikçe kırsal alan çalışmalarına katılmayacaktır. Tarımsal çalışmalar, beslenme, eğitim, mesleki önderlik ve öğretim, kooperatifler, el sanatları, küçük sanayiler, sosyal güvenlik çalışmaları, planlama ve sağlık politikaları nitelikleri kırsal alan ve ülke planları ile bir bütünlük içinde olmalıdır. Sürdürülebilir Kalkınma: Ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel kaynakların sürdürülebilir kullanımına dayanmaktadır. Burada ekolojik, ekonomik ve sosyo kültürel sürdürülebilirlik şartlarının tamamının sağlanması önemlidir. Kırsal alanlar turizm ve boş zamanların değerlendirilmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Kırsal alan, turistlere sakin ve huzurlu bir seçenek sunmaktadır yılında yapılan bir araştırmada; Fransız vatandaşları tatillerinin, %52 sini ya bir ailenin yanında ya da bir arkadaşının evinde, %26 sı evlerinde geçirdiklerini ve %9 luk bir kısmı ise kırsal alanda ikinci bir eve sahip olduklarını ifade etmişlerdir. Kırsal alanlar doğa için önemli role sahiptir. Tabii kaynakların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, doğal felaketlere karşı koruma, iyi hayat şartlarının korunması ve doğal manzaranın korunması doğal çevre ile ilgili hususlardır. 1.3 SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ Sürdürülebilir kalkınma, ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel kaynakların sürdürülebilir kullanımına dayanmaktadır. Sürdürülebilir turizmin gelişimi de sürdürülebilir kalkınma ile bağlantılı bir yaklaşımdır. Sürdürülebilir turizmin gelişiminde turistlerin ve ziyaret edilen yerlerin bugün kü ihtiyaçlarının, gelecekteki fırsatları koruyup geliştirerek ve genişleterek karşılanması amaçlanmaktadır. Bu yaklaşım, ekonomik, sosyal ve estetik ihtiyaçların, kültürel bütünlüğün, gerekli ekolojik süreçlerin, biyolojik çeşitliliğin ve kırsal hayatı destekleyen süreçlerin devamını içermektedir. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü nün tanımına göre sürdürülebilir bir turizm gelişimi; Çevresel kaynakların en iyi şekilde kullanılmasını sağlamalı, Ziyaret edilen toplulukların sosyo-kültürel yapısına, gelenekselliğine saygı göstermeli, Bütün ilgi gruplarına adil bir şekilde dağıtılan sosyo-ekonomik faydalar ile tutarlı ve uzun vadeli ekonomik faaliyetler ortaya koymalıdır. Buna göre sürdürülebilir kırsal/doğa turizminin gelişme ölçütleri; 3

14 a. Biyolojik çeşitliliğin korunması, b. Ekonomik tutarlılık, c. Kültürel zenginlik, d. Yöre halkının refahı, e. İstihdam kalitesi, f. Sosyal eşitlik, g. Ziyaretçi memnuniyeti, h. Yetkinin yerele doğru dağıtılması, i. Toplumun genelinin refah ve mutluluğu, j. Fiziki bütünlük, k. Kaynakların etkin kullanımı, l. Çevre temizliğidir. Korunan alanlar açısından; tabiatın seçkin parçaları olan korunan alanlar ile turizm arasındaki bağ, korunan alanların tarihçesi kadar eskidir. Korunan alanlar turizme, turizm de korunan alanlara ihtiyaç duymaktadır. Turizm korunan alanların kurulması ve yönetiminde göz önüne alınması gereken önemli bileşendir. Turizm; aynı şekilde koruma altında olmayan flora ve faunanın tutunduğu tabiat alanlarına ve insanın yaşadığı sahalardaki yöresel kültüre de bağımlıdır. Bu bağımlılık doğa ve kültürün bozulmaması için tedbirleri gerektirir. Bu tedbirlerin neler olacağının sürdürülebilir kırsal kalkınma ilkeleri çerçevesinde tespiti de zorunludur. Turizmin önemli bir ekonomik faaliyet olması ve tüm göstergelerin bu faaliyetin büyüme eğiliminde olacağı yönünde olması önemli bir husustur. Turizmdeki büyümeyle beraber sürdürülebilir turizm, ekoturizm gibi doğayla ilgili turizme olan talep artmış ve turizm ürünleri ile destinasyonlar çeşitlenmiştir. Turistlerin talepleri de değişmiş ve çeşitlenmiştir. Turistlerin talepleri konaklamada konforun sağlanması yanında, yöreye özgü kültürel değerler hakkında bilgi edinme, yöre halkıyla iletişim, bölgenin flora ve faunası, özel ekosistemler, doğal hayat ve bunların korunması da dahil olmak üzere daha sorumlu bir seyahat deneyimi kazanmak da söz konusudur. Beklenen büyüme ve yeni eğilimler turizmi o kadar stratejik bir konuma taşımıştır ki, turizm eşsiz özellikli doğal veya korunan alanların sürdürülebilirliğinin yanı sıra bu alanların çevresinde yaşayan yöre halkının kalkınma potansiyeline de müspet etki sağlayabilmektedir. Bu durumda turizm, doğal alanların korunması ve yöre halkı ile ziyaretçilerin çevre bilincinin arttırılmasında kullanılabilecek çok önemli bir araçtır. Dolayısıyla turizm sayesinde koruma çalışmaları için gerekli mali kaynakların kazanılmasının yanı sıra ziyaretçiler ile yöre halkına 4

15 yönelik bilinçlendirme ve eğitim programlarının oluşturulması ve uygulanması gibi hedeflere de kolayca ulaşılabilmektedir. En önemli hususta; turizm faaliyetlerinin uzun dönemde sürdürülebilir olması için geniş kapsamlı, dikkatli, katılımcı ve paylaşımcı olarak planlaması, sürecin etkin yönetimi ve izlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, bu faaliyetlerin geri dönüşü mümkün olmayan olumsuz etkileri ortaya çıkacak ve turizm bu alanları tahrip eden bir faktör haline gelebilecektir. İşte bu nedenle; SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ GELİŞME (MASTER) PLANI çalışmasına lüzum duyulmuştur. 1.4 SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ GELİŞME STRATEJİSİ Yukarda da bahsedildiği üzere, insan kullanımı bakımından hassas olan sahalarda turizm söz konusu olduğunda turizmin iyi planlanması ve yönetilmesi önemli olmaktadır. Alışılmış turizm stratejileri ile Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme Stratejisi arasındaki fark şudur; alışılmış yöntemler yukarıdan aşağıya bakış açısı ile uygulanmaktadır. Yani kararlar merkezden alınmakta ve uygulanması için yerele taşınmaktadır. Yöre halkı katılımcı olamamaktadır. Sürdürülebilir turizm ise aşağıdan yukarıya bir yaklaşım için gayret göstermektedir. Bu yaklaşımda yöre halkının beklentileri ele alınır, yönetime katılmasını sağlayıcı yapı kurulur, yörenin kalkınma potansiyelini bünyesinde barındıran tabii değerlerin korunması için ortak kararlar alınır. Karar almanın yanında uygulama ve izleme aşamalarında da yöre halkının bilgisini, becerilerini, en uygun şekilde kullanmak esastır. Bu yaklaşım yöre halkının, yerel otorite ve organizasyonların yetkilendirilmesine dayanır. -Sürdürülebilir turizm gelişim aşamasında doğa ve çevresinin ortak çıkarları söz konusudur. Konaklama ve diğer turizm altyapıları mümkün olduğunca doğal alan dışında olmalıdır. Bu durum doğaya ve kültüre zararı en aza indirdiği gibi ev pansiyonculuğu gibi faaliyetlerin yapılmasıyla yöreye faydayı arttırabilir. -Yöre halkı ve diğer bölgesel ilgi grupları turizm gelişiminde önemli ortaklardır. Söz konusu gruplar turiste konaklama imkanı sunacaklar, sunacakları ürünün kalitesinin korunmasında da sorumluluk alacaklardır. -Günübirlik ziyaretçiler yerine uzun süreli konaklamaya lüzum duyan turistle hedefleniyorsa, doğal ve kültürel mirasa dayalı çekim noktaları, el sanatları gibi faaliyetler ortaya konmalıdır. -Doğal alanlar genellikle çok hassastır, bu sebeple ekolojik değerler, belirli bir saha ile sınırlı olmayacaktır. Geleneksel hayat, yerel kültür, kırsal, sosyal ekonomik yapılar da aynı zamanda turizmin temel kaynağı olmaktadır. - Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme (Master) Planı nın ilimizde/bölgemizde ve ülkemizde doğa turizmine konu olacak sahaların tüm ilgi grupları için anlamlı ve cazip bir bakış açısına dayandırılmasına esas olmalıdır. 5

16 - Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme (Master) Planı nda turizm; doğayı koruma, kırsal kalkınma için bir araç olarak ele alındığından, doğa turizmi yönetim planı olarak ele alınmalıdır. Halihazırda olan turizm etkinlikleri de tartışılmalı, değerlendirilmelidir. İlde sürdürülemez olan turizm veya gelir getirici faaliyetler de tanımlanmalıdır. Ayrıca iyi bir yönetim için tehditler ve fırsatlar da ele alınarak bunlardan hareketle ortaya çıkacak fikirler ortaya konmalıdır. -Doğaya dayalı turizm yönetiminin entegre bir anlayışla (alan ve çevresinin sahip olduğu doğal, tarihi ve sosyo-ekonomik kaynakların bütüncül ele alınması) değerlendirilmesi de önemlidir. -Turizm gelişimi genel olarak piyasa talebine göre yönlendirilir. Bir alanın turizm potansiyelinin değerlendirilmesi, rekabetçi özgün ve özellikli bir destinasyon oluşturması için gerçekçi beklentiler ortaya konulmalıdır. Yüksek ekolojik değerlere sahip olan sahalar yüksek turizm değeri içermeyebilir. Turizm, ancak doğru pazar ürünlerini hedeflediği zaman başarılı olabilir. Özellikle hassas tabiat alanlarında taşıma kapasitesi düşük iken, bu alanlardan beklenen faydalar yüksek olmaktadır. Taşıma kapasitesinin düşüklüğü sınırlı sayıda turist demektir. Bu sebeple taşıma kapasitesinin değerlendirilmesi de önemlidir. -Entegre Doğal Alan Yönetimi, Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme (Master) Planı ile doğa ve turizm yönetimi için tüm ilgi gruplarının desteğini almayı hedefler. Tüm ilgi gruplarının etkin desteği önem taşır. Turizm gelişiminin karmaşık yapısı göz önüne alınırsa, ilgi gruplarının etkin iş birliği oldukça önemlidir. Planın herkes tarafından sahiplenilmesi ayrıcalık olacaktır. -Sürdürülebilir kırsal kalkınma için kapsamlı bir vizyon belirlenmesine de ihtiyaç vardır. -Pazarlama Stratejisi; Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme (Master) Planı nın bir parçasıdır. Kalkınma ve rekabete açık ürün-pazar kombinasyonu için yaratıcı yaklaşımlar içermelidir. Pazarlar, hedef gruplar, turist sayısı, ürünler, hizmetler, yaratıcı yaklaşımlar bu stratejide yer almalıdır. -Turizm Destinasyonu Yönetimi; Yaygın bir stratejik yaklaşım olup, destinasyonu rekabete açık hale getirir, bir turizm pazarını iyi bir şekilde yönetmek, pazarlamak, bir destinasyonu rekabetçi yapabilmek için gereken tüm unsurları içeren bir yaklaşımdır. -İyi tanımlanmış amaçlar ve göstergelerle mantıksal bir çerçeve kurmak, ayrıntılı bütçe, mali portre ve ilgi gruplarının tümüne açık görev ve sorumluluklar veren bir iş planı hazırlamak gereklidir. -Ziyaretçinin İzlenmesi ve Ziyaretçi Yönetim Planı: Madem ki doğa gibi hassas bir sistemde çalışılıyor, bu durumda turist ziyaretinin ilkelerini belirleyen bir ziyaretçi yönetim 6

17 planı lüzumludur. Aynı zamanda da hem geri bildirim temin etme, hem de taşıma kapasitesinin kontrolü için izleme programı da olmalıdır. Geri bildirimler kalitenin arttırılması, sunumların taleplere uygun hale getirilmesi (iyileştirilmesi), hizmetteki aksamaların ve doğadaki değişimlerin takibi için çok önemlidir. Şu unutulmamalıdır ki; turizm, doğanın korunması için ortaya konan ana hedeflere ulaşmak garanti edildiği takdirde teşvik edilmelidir. 2. SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ GELİŞİMİNE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR 2.1 KAYNAK ANALİZİ Gelişme planı ve stratejisi için öncelikle kaynak analizi yapılması mecburidir. Bir alanın sahip olduğu kaynaklar, o alanın kalkınması için bir sermaye veya potansiyel oluşturmaktadır. Bu kaynakların analizi de önemli veri ve bilgi oluşturulmasını temin etmektedir. Ekolojik ve kültürel kaynakların yanında sosyo-ekonomik özellikler de turizm gelişimi için önemli bir temel oluşturmaktadır. Örneğin kırsal turizmin, tarımsal faaliyetleri desteklemediği durumlarda kırsal turizmin gerçekleştirildiği bölge hem kendi sermayesini hem de kırsal olma özelliğini kaybedecektir. Gerek turizm potansiyeli gerekse taşıma kapasitesi turizm kaynaklarının mevcut durumuna bağlı olduğundan kaynak envanterinin mutlaka yapılması gerekir Kaynak Analizinde Ele Alınacak Unsurlar a. Doğal Kaynaklar: turizmin gelişimi için önemli olan yöreye özgü doğal kaynaklardır. Bu kaynakların hali hazırdaki ekonomik kullanımları, korunma durumları, statüleri, iklim gibi turizm gelişimi için potansiyel kaynakların envanterini içermektedir. Seçkin Doğal Kaynaklar: Turizm yalnızca korunan doğa parçaları ile ilgili değildir. Eşsiz manzaralar, dağlar ve nehirler gibi ve korunmayan türler de turizm için ilgi çekici olmaktadırlar. Örneğin; ormandaki ağaçların üzerinde gezinen sincapları, konakladığımız evin penceresinden gözlemlemek son derece çekicidir. Bir orman öncelikli olarak odunculuk amacıyla kullanılsa da dağ bisikleti gibi bir aktivite için ortamı çekici hale getirebilmektedir. Seçkin Doğal Kaynakların Halihazırdaki Ekonomik Kullanımlarının Tanımlanması Doğal kaynakların çok çeşitli kullanımları söz konusudur, ormanların odunculuk, nehirler ve göllerin sportif balıkçılık, su sporları ve enerji üretmek için kullanımları gibi. Bu kullanımlardan bazıları gelenekseldir ve düşük etkilere sahiptir. Bazıları ise sürdürülebilir değildir. Bu sebeple bunlar turizm gelişimi için de uygun değildir. 7

18 Kaynağın Korunma Durumu ve Statüsü: Bazı doğal kaynaklar mevcut kanunlarla korunur. Bunların turizmde kullanımı da bu kanunlara uygun olmalıdır. İklim; mevsimlerin dağılımı, ortalama sıcaklık, nem ve günlük ortalama optimal güneş ışığı saatlerine bağlı olarak iklim analizi yapılmaktadır. Burada önemli olan iklimin farklı mevsimlerde turizm için elverişli olup olmadığıdır. Turizm Gelişimi İçin Potansiyel Doğal Kaynaklar: Potansiyel kaynakların tespiti turizm planlaması için önemli ve özellikle yönlendirici olmaktadır. Tüm bu kaynakların envanter çalışmalarının haritaya aktarılması, turizm ürünleri ve hizmetlerinin gelişmesi ve altyapı ile tesislerin fiziksel planlaması için önemli olmaktadır. b. Kültürel Kaynaklar: Kültürel kaynakların envanteri doğal kaynaklara ilişkin çalışmalara benzerlik göstermektedir. Özellikle doğal ve kültürel kaynaklardan oluşan kombinasyonlar, turistler tarafından yüksek ilgi ile karşılanmaktadır. Kültürel mirasın korunmasının önemi konusunda farkındalık meydana getirilebilirse, sürdürülebilir turizm gelişimine ve doğa korumaya verilen destek artacaktır. c. Sosyo-Ekonomik Kaynaklar: Altyapı, insan kaynakları ve farklı ekonomik sektörlerin bileşimini içermektedir. Bu konuda yapılacak envanter çalışması, birbiri ile bağlantılı birçok farklı unsurlar içermesi ve bu unsurların turizm gelişimi için ilk bakışta kavranamaması mümkündür. Bölgenin kalkınma potansiyelinde, sosyal ve ekonomik rekabet edebilirlik unsurları büyük öneme sahiptir. Yerel nüfusun turizme yaklaşımı, turizm sektöründe çalışma isteği gibi bazı unsurların turizm ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Altyapı: Bir bölgenin turizmde rekabet edebilirliği ve kalkınma seviyesinin tespiti için altyapı kalitesi önemli bir göstergedir. Altyapının kalitesi, yerel nüfusun hayat kalitesini ortaya koymanın yanı sıra turizm gelişimi için de zorunlu bir şarttır. Alan, güvenli içme suyu, donanımlı sağlık tesisleri gibi temel unsurları içermiyorsa turizm gelişimi asla başarılı olamayacaktır. Altyapının farklı unsurları için şartlar, kalite ve gelecekteki durum değerlendirilmelidir. Kaynak halihazırda turizm için mi kullanılmaktadır? Sorusu hem kaynağın turizm gelişimi için önemi konusunda hem de kaynak kalitesi hakkında göstergeleri ortaya koyabilmektedir. - Su kaynaklarına yönelik etütler; kaliteli su kaynağının sağlanması, su kaynağının sürdürülebilir kullanımı ve su çıkarmanın çevresel etkisini de içerir. - İletişim ağına yönelik etütler; turistlerin refahı ve turizm gelişimi için önemli olan cep telefonları da olmak üzere telefon ve internet ağlarının kalitesine yönelik etütleri içermektedir. - Sağlık hizmetlerinin; kalite, miktar ve coğrafi dağılımı son derece önemlidir. 8

19 - Güç kaynaklarına yönelik etütler; elektrik şebekesi, ısınma ve yemek pişirme için enerji kaynaklarının varlığı önemlidir. Her ne kadar resmi standartlara göre planlansa ve tehlike içermese de turistler nükleer santrallerin yakınında konaklamamaktadır. - Su ve toprak kirliliği etkisi olan atık su sistemleri önemli olup, bölgeye gelen turistlerin sayısı ile meydana gelecek atık su miktarı da dikkate alınmalıdır. - Katı atıkların düzenli depolaması toplum için olduğu kadar çevre için de önemlidir. Katı atıkların görüntü kirliliğine de yol açması ayrı bir menfi etkisidir. - Yol ağlarının durumu; çoğu turistin tercihlerini yaparken en önemli etkendir. - Güvenlik; kamu güvenliğini ve asayişi sağlamak turist güvenliği gibi unsurlar önemli olmaktadır. Aşırı kar yağışı, kanyon veya dağ kurtarma timlerinin olup olmaması da çok önemlidir. - Politik istikrarsızlık ve suçlar; turist için caydırıcı etki yapmaktadır. İnsan Kaynakları; Bir bölgenin insan sermayesini ifade eden bu unsur, turizm gelişiminde anahtar etmenlerden biridir. İnsan kaynakları hem hizmeti hem de manevi nitelikteki kültür ve kimliği oluşturmaktadır. İnsan kaynaklarına ilişkin etütler aşağıdaki unsurları içermelidir; - Yöre halkının nüfusu, - Göç vb. eğilimler, - Demografik yapı, - Aktif nüfus ve yapısı, eğitim seviyesi, potansiyel bilgi ve beceriler, açık fikirlilik, geleceğe odaklanma, çalışma ahlakı, - Yöreye özgü geleneksel ekonomik faaliyetleri ve yöresel sanatları yapabilme, - Turizm gelişimine ilişkin tutum, misafir severlik duygusu, hizmete yönelim, - Sosyal tutarlılık, esneklik, mevcut sosyal ilişkilerin kalitesi ve aralarındaki işbirliğini içeren sosyal yapı, - Yerel kurumlar, idareler, yönetişim, bürokrasiden kaçınma vb. hususlarla finansal kaynaklar ve yönetimleri, - Alanın kültürü ve kimliği, alanda etkin görev alacak kişilerin ortak değerleri, ilgileri, yaklaşımları, algılama şekilleri, özel ilgi ve becerileri, özgün gelenekler, o topluma ait olma ve o toplumda yaşamaktan onur duyma gibi durumları içerir, - Farklı ekonomik sektörler; söz konusu coğrafi bölgeye ve ile yoğunlaşma durumları, firma sayısı, ölçeği, ortalama karlılık, geleceğe yönelik bakış açısı, pazarları ve dış ilişkileri, sektörler arası işbirliği son derece önemlidir, tüm sektörler turizm sektörü ile ilişkili olabilmektedir. 9

20 Kaynak analizinin sonuçları; sürdürülebilir turizm yönetimi ve kalkınmada sermayeyi oluşturan kullanılabilir kaynaklara genel bir bakışı sağlamakla beraber, bölgenin mevcut kalkınma durumunu ve sürdürülebilirliğini değerlendiremeye yönelik bir resim sunmaktadır. Analiz aynı zamanda; bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik bir vizyon oluşturulmasını ve turizm gelişiminin diğer sektörlerle bütünleştirilmesini sağlayacaktır. 2.2 TURİZM POTANSİYELİ Yüksek değerlere sahip doğal ekolojik sahalar her zaman yüksek turizm potansiyeli içermezler; - Bazı doğa parçaları araştırma yapan uzmanlara, iyi eğitimli ekoturistlere hitap etmektedir. Bu alanlar sayıca az olduğu için de sınırlı bir turizm potansiyeli içerirler, - Bazı doğal sahalar, erişim, güvenlik gibi nedenlerle turistler için elverişli olmayan yerlerde bulunurlar, - Ekolojik kaynakların kullanımlar karşısındaki duyarlılığı (taşıma kapasitesi), ziyaretçi girişinde kısıtlamalara sebep olmaktadır, Bir sahanın daha fazla turist çekebilmesi için ihtimalleri ortaya koyan turizm potansiyeli önemli bir konudur. Turizm potansiyelinin tespiti için arz ve talebin ortaya konması gerekir. Bu potansiyel sınırlıysa başarılı bir turizm girişimini başlatmak imkanı olmayacaktır. Turizm ekonomik bir faaliyet olduğundan ancak turizm pazarında sürdürülebilirliği için bir talebi karşılaması lüzumludur. Turizme ilişkin motivasyon ve istekler değişkendir, kaynakların değeri aynı kalırken değişen tüketici davranışları turizm potansiyelini etkilemektedir. Dolayısıyla turizm potansiyeli tüketicinin bakış açısı (talebi) ile değerlendirilmelidir. Turizm potansiyeline ilişkin veri toplarken, istatistiki veriler, anketler gibi yöntemlerle veri elde edilebilir, ayrıca derinlemesine görüşmeler, katılımcı gözlemleme, olaylar üzerinde çalışmalar ile veri elde etmek için kullanılan niteliksel araştırma metotları kullanılmaktadır. Turizm potansiyeli için turizm talebi incelemesi aşağıdaki hususların tespiti ile yapılabilir; - Halen yapılan turizm, - Halihazırdaki turist miktarı, - Her bir ziyaretçinin günde harcadığı miktar, - Ortalama kalma zamanları, - Turist profili, 10

21 - Dürtü analizi; hangi temel etmenlerin turistler için rol oynadığı,(doğa, kültür, sağlık, güneş, vb.) - Benzer bir il veya saha ile kıyaslama yapılması, milli veya milletlerarası bir il ile kıyaslama yapılması ve neden o ilin tercih edildiği, - Gelecekte rakip olacak iller hangileridir, nedeni, Turizm arzı incelemesinde ise aşağıdaki hususlar öne çıkmaktadır; - İlimizde bir uluslar arası havaalanı var mıdır veya yakın bir ilden yararlanma imkanı makul müdür? - Alan ulaşım hangi araçlarla olur?(demiryolu, özel taşıt, genel taşımacılık, vd.), bunlara yaklaşım nasıl olmaktadır (kötü, yeterli, iyi gibi), - Alana ulaşma durumu (kolay-rahat, çaba ile, zor ve tehlikeli) - İle gelmek için yabancı turistler ülkemizden vize alıyor mu? - Sahamızın istikrarlı bir yönetimi var mı?, - Güvenlik ve ulaşım açısından ne gibi problemler yaşanabilir? - Alt yapı incelemesi; taşımacılık ağı, yerel yolun durumu (toprak, asfalt), anayolla bağlantısı, demiryolu ağı, yerel genel taşımacılığın yaygınlığı, program, ücretler, hat/duraklar, döngü patikaları, patikalar, yollar, işaret levhaları, genel enformasyon levhaları, araç-otobüs park kapasitesi, bilgi alma, tercüme kolaylıkları, - Yiyecek içecek ve barınma; restoran sayısı, restoranların sınıflandırılması (iyi-sayısı, orta iyi-sayısı vb.) - Hangi standartta yiyecek sunuluyor? (yüksek, yeterli, kötü) - İl ve çevresinde ne tür barınma alanları var? (otel, hotel, yatak kapasitesi, rota üstü barınma kulübeleri, bungalov, parkları, kamp alanı, diğerleri), - Hangi standartlarda barınma sunuluyor? (yüksek, yeterli, kötü), - İlinizin seçkin özellikteki doğal alanlarının özellikleri (sundukları ile tek mi?, biraz farklı mı?, diğer seçkin özellikli yerlere benziyor mu?), - Alan turist gezi rotasına girecek şekilde turistlerin ilgisini çekebilecek diğer sahalara yakın mı? (diğer çekici sahalara yakın, orta derecede potansiyel, düşük veya yakında böyle bir potansiyel bulunmamakta), - İlin alanlarında yaban hayatı; (bayrak tür, ilginç diğer türler, temsil edici yaban hayatı, farklı yaban hayatı izleme aktiviteleri, yürüyerek, botla, gözlem noktası ile vb.), - Yaban hayatı izleme de tatmin edicilik durumu (garanti etme, genellikle, şans veya mevsime bağlı), 11

22 - Bölgedeki önemli yaban hayatının tanımı, - Yardımcı tesislerin durumu (rekreasyonel, spor, diğer; durumu:kötü-yeterli-iyi), Kaynakların turizm potansiyelinin değerlendirilmesi; - doğal değerler: (sahiller, sahil kayalıkları, kumullar, dağlar, ormanlar, korunmuş izole olmuş alanlar, şelaleler, göller, nehirler, mağaralar, yaban hayatı, hayvan-kuş, deniz canlıları, iklim, diğerleri), - kültürel değerler; (tarihi binalar, tarihi yerler, anıtlar, arkeolojik yerler ve koleksiyonlar, folklor ve gelenekler, el işleri, müzeler, sahne sanatları, sanayi mirası vb.) - Toplumun turizm potansiyeli; (insan kaynakları; aktif nüfusun büyüklüğü ve yapısı, eğitim düzeyi ve profesyonel bilgi, beceriler, eğitimler, orijinal-karakteristik ve geleneksel özellikleri, ekonomik faaliyetler-sanatlar profesyonel olmayanlar dahil, resmi olmayan bilgi ve beceriler, turizm gelişimine yaklaşımlar, misafir severlik anlayışı, hizmet eğilimleri, yerel kuruluş ve idareler ile yönetişim, alanın kültürü ve kimliği, - Ekonomik kaynakların turizm potansiyeli; (tarım, ormancılık, balıkçılık, sanayi ve diğer), - Altyapı; (su sistemleri, ulaşım ağları, sağlık imkanları, ulaşım terminalleri, enerji kaynakları, kanalizasyon sistemleri, katı atık ve yok etme sistemi, caddeler/yollar, güvenlik sistemleri vb.) - İş ve hizmet altyapısı; (fırınlar, kasaplar, bakkallar, süpermarketler, doğrudan satış yapan çiftlikler, kiralık araç, servis istasyonları, taksiler, otobüsler, kiralık bisiklet, kiralık spor malzemeleri ve bakımı, postaneler, bankacılık hizmetleri, doktorlar, dişçiler, eczaneler, kafe ve restoranlar, atm ler, bankalar, diğer iş ve hizmetler.) Turizm Talebi; turizmin mevcut durumunun incelenmesi; Ziyaretçi; boş zamanlarını geçirmek için bir yere gelen kişi olarak tanımlanabilir, turist ise alanda bir veya daha fazla gece konaklamaktadır. Her turist bir ziyaretçidir, ancak her ziyaretçi turist değildir. Dolayısı ile turist ve ziyaretçi sayılarının ayrılması gerekmektedir. Ziyaretçi ve turist ayrımı farklı talepleri sebebi ile yapılmak durumunadır, ayrıca her ikisinin de farklı etkileri bulunmaktadır. Bir turistin ortalama harcaması alanda daha fazla zaman geçirdiğinden, konaklamaya, ilave yiyecek ve içeceğe ödeme yaptığından genellikle daha yüksek olmaktadır. Turizme ilişkin mevcut durumun ortaya konabilmesi için; 12

23 - Turist ve ziyaretçileri ayrı ayrı sayısı (yıllık, mevsimlik, aylık, haftalık, günlük), - Son on yılda turistlerin/ziyaretçilerin değişimi, - Ortalama kalış süreleri, konaklama ve ulaşım şekilleri önemlidir. (Sürdürülebilir doğa turizm gelişme planımızda ana unsur turizm olduğundan;turizme ilişkin veri kullanılamaz olduğu hallerde ikinci en iyi seçenek olarak ziyaretçilere ait verielr üzerinden değerlendirme yapılması mecburiyeti doğmaktadır). - Turist başına ortalama harcama, - Grup hacmi ve düzeni, - Turistlerin ağırlıklı yaş grubu, - Yaptıkları faaliyetler, - Ziyaret edecekleri-ettikleri yere ilişkin seçimleri, - Memnuniyeti, deneyimleri ve para harcama şekilleri, - İkinci ziyaretlerin yüzdesi ve sayısı, - Kullanılabilir ilave veriler. Talep incelemesinde ilimizi rakip olarak gördüğümüz veya bizimle rekabet eden benzer il veya illerle karşılaştırmak faydalı ve yerinde olacaktır. Turizm Arzı: Konum Faktörü; Bir ilin başka turizm pazarları ile ilişkili olarak nasıl konumlandığını, bir turistin alana ulaşmak için harcadığı zamanı, parayı/enerjiyi belirtir. Bir saha ne kadar güzel olursa olsun, hedef grup tarafından kolayca ulaşılabilir değilse asla başarılı bir turizm gelişimi sağlanamayacaktır. Yerel nüfusun değil turistin algılama durumu dikkate alınmalıdır. Örneğin bakir alanları ziyaret etmekten zevk alan ve ilkel patika yollarla ulaşılan yerleri ziyaret etmek isteyen turistler için düşünülen uzak mesafeler için alanın sınırlı sayıda turist potansiyeli olacaktır. - Uzun mesafeden gelen turistler için hava alanına uzaklık çok önemlidir, - Tur operatörlerinin çoğu havayolu ulaşımını zorunlu görmektedirler, bu sebeple bağımsız turistler veya tur operatörleri hedeflenebilir, - Tren, otobüs veya özel araçlarla erişim de konum faktörleri içinde önemlidir, - Alana ziyaret iklim şartları açısından da kısıtlı imkanlara neden olabilir, 13

24 - İle özgü yapılan bürokratik işlemlerin bıktırıcılığı da önemlidir, sık sık güvenlik birimleri tarafından kimlik sorulmak, aranmak gibi, - Turizm arzında; işaretlemeler, doğru yönlendirmeler, bilgiye ulaşma kolaylığı da önem arz etmektedir. Haritalar, broşürler, internet imkanı, kılavuz ve rehberler önemli bir arz faktörüdür. - Yiyecek içecek sunumu ve konaklama arzı; Sunumun ürün ve hizmet kalitesi, hijyenik standartlar, özgünlük/otantik, yöresel olması, yer ve ürünlerin çeşitliliği, ortam ve konukseverlik önemlidir. - Restoranların sınıflaması önceden yapılırsa turist için kolaylık olacaktır. - Konaklama tüm türleri içerebilmelidir, ürün ve hizmetlerin kaliteli olması, özellikle hijyeniklik konaklamada çok önemlidir. Doğal Alanın Kendine Has Özellikleri; Doğal alanların değer yaratması, kırsal kalkınmada rol oynaması beklentisi de son yıllarda öne çıkan bir görüştür. Doğal alanların alternatif kaynak kullanımına dönüştürülmesi için yapılan baskılar sonucu tehdit altında olduğu yerlerde devamlılığını sürdürebilmeleri, diğer alternatif kaynak kullanımları karşısında koruma ve kullanma dengesinin uzun dönemli ekonomik değerinin gösterilebilmesine bağlıdır. Tabiat ve kültürel miras, yaban hayatının gözlemlenmesi, yöreye özgü özellikler ve korunması gereken öncelikli türler, doğa ile ilgili çalışan ve doğanın kıymetini bilen ekoturistler için son derece önemlidir. 2.3 TAŞIMA KAPASİTESİ - Belirli bir sürede ( yıl, ay, hafta, gün, saat ) bir bölgenin alabileceği ziyaretçi sayısı veya bölgenin kaynakları üzerinde istenmeyen veya planlanmamış etkilere sahip olmayan ve sürdürülebilir kalkınmayı tehdit etmeyecek düzeyde bir alanda aynı anda bulunabilecek ziyaretçi sayısı, - Bir bölgenin, hayati önemde olduğu düşünülen değerleri, ekolojik süreç ve koşulları tehlikeye atmadan ve sürdürülebilir kalkınma imkanlarını azaltmadan belirli bir süre boyunca destekleyebileceği insan faaliyetlerinin (ağaç kesimi, avlanma, tarım) ve diğer etmenlerin (örn: iklim değişikliği, kirlenme vb.) baskısı, - Ziyaret edilen bir alan veya tesisin sahip olduğu kaynaklar üzerinde koruma amaçlarını tehlikeye atmadan, istenmeyen ve planlanmayan etkilere neden olmadan belirli bir süre (yıl, ay, gün, an) boyunca alabileceği ziyaretçi sayısı şeklinde tanımlanmaktadır. Taşıma kapasitesi, Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme (Master) Planında önemli bir planlama aracıdır. Turizmin gelişimi ve korunmasında önemli bir kavramdır. Taşıma 14

25 kapasitesinin analizi ve izlenmesi, yönetim kararları yönünden girdi sağlayacaktır. Taşıma kapasitesi sayesinde kullanımı sınırlamak, en elverişli ziyaretçi sayısını tamamlayarak müspet etkileri azamiye çıkartmak, olumsuz etkileri en aza indirmek mümkün olabilecektir. Kısaca Doğa Turizmi Gelişme (Master) Planındaki sürdürülebilirlik taşıma kapasitesinin aşılmaması ile temin edilir. Ziyaretçi sayısı ve etkinin büyüklüğü arasında doğrudan ilişki vardır. Ancak alan içinde tek tehdit unsuru ziyaretçiler değildir. Doğa için önemli olan tehditlerin tümünün birleşik etkisidir Taşıma Kapasitesinin Elemanları; Sosyal Taşıma Kapasitesi, Turizm için yerel tolerans limitleri olarak tanımlanmakta olup yöre halkı üzerindeki olumsuz etkilerinden ve ziyaretçiler ile yöre halkı arasındaki çatışmalardan kaçınılmasını içerir.bu unsurun turizm gelişimi içerisinde anahtar rolü vardır. Yöre halkı turizmi desteklemezse kalkınma asla olmaz. Yerel kabulü belirleyen temel etmenler, sosyal yapı ve kültürün hassaslığı, toplumun değişimin üstesinden gelebilme yeteneği, turizmin algılanışı, yöre halkı ile ziyaretçilerin ilişkileri, kullanıcı grupların davranışları, birbiri ile uyumu ve paydaş olmanın ekonomik ve toplumsal faydalarıdır. Ekonomik Taşıma Kapasitesi; Sürdürülebilir bir turizm gelişiminde turizm, ekonomik yapı ile bütünleşmiştir ve diğer sektörleri de desteklemektedir. Ekonomik taşıma kapasitesi; turizm gelişimini sağlayan bir yerel ekonomi ve yerel ekonominin sürdürülebilirliğini sağlayan bir turizm gelişimi anlamına gelmektedir. Yani temel kıstas; turizm gelişimi ile yerel ekonomi arasındaki sinerjidir. Ekonomik taşıma önemli olan iki unsur; Beklenen faydaları temin etmek için asgari turist sayısı ve ekonominin üstesinden gelebileceği azami turist sayısıdır. Ekolojik Taşıma Kapasitesi; Ekolojik taşıma kapasitesi, ziyaretçilerin/turistlerin ziyaret edilen alandaki ekosistemler, ikamet yerleri ve canlı türleri üzerinde ortaya koyduğu ekolojik zararlardır. Burada, ekolojik değerlerin, ziyaretçi akışlarının ve davranışlarının uzun süreli ve sistematik olarak izlenmesi ve veri toplanması önemli olmaktadır. 15

26 İdari/fiziki Taşıma Kapasitesi; Fiziki taşıma kapasitesi aynı anda ve belirli bir zamanda müşteri olarak alınabilecek ziyaretçi sayısıdır. Bu kapasite, alana uygun insan sayısına, yani alanın büyüklüğü ve diğer fiziki şartlar (doğal, coğrafi koşullar ve hava şartları) ile turizm altyapısının kapasitesine dayanmaktadır. Burada temel göstergeler; kalabalık, kuyruklar ve trafik sıkışıklığıdır. Fiziksel kapasite yönetiminin verimliliği ve etkinliği şu unsurlara bağlıdır; - Organizasyon kaynaklarının kapasitesi (insan ve ekonomik kaynaklar vb. gibi), - Ziyaretçi yönetiminin kapasitesi, Fiziksel kapasiteyi değerlendirmek için aşağıdaki bilgiler gerekmektedir; Bir sahanın ziyaretçi kullanımına/ turizm gelişimine karşı hassas olan kaynakları: Kırmızı liste ve endemik türlerin habitatları, alanın savunmasız olan diğer kaynakları, göçe hassas türler, Ziyaretçi yönetimi de dahil olmak üzere yönetim amaçları ve hedefleri: Genel bir doğa koruma planı, amaçlar, hedefler ve doğa koruma politikası, tür koruma politikaları, bölgeleme sistemi, izleme sistemi, Ziyaretçiler/turistler, turizm gelişimi ve etkileri üzerine veriler; tüm güzergahlar, tesisler, konaklama ve ziyaretçi/turist için olan etkinlikler ve detaylı haritalar, ziyaretçi sayısı, özellikleri, akımları, ziyaretçi modelleri, etkinlikler ve mevsime bağlı özelliklere ilişkin bilgiler vb., ziyaretçiler tarafından özel olarak gerçekleştirilen faaliyetler, ziyaretçi etkilerine ilişkin veriler, etkilerin izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin yöntemler, ölçütler ve göstergeler. Coğrafi bilgi sistemleri (CBS) teknikleri ile bilgilerin gösterilmesi mümkündür. Psikolojik Taşıma Kapasitesi; Psikolojik taşıma kapasitesi bir alanın belirli bir zaman diliminde ziyaretçi deneyimleri üzerinde olumsuz etkilenmeye sebep olmaksızın kaldırabileceği maksimum ziyaretçi sayısıdır. 16

27 3. İLGİ GRUBU ANALİZİ VE YEREL ORGANİZASYONUN OLUŞTURULMASI 3.1 İLGİ GRUPLARI/PAYDAŞLAR İlgi grupları, belirli bir koruma ve sürdürülebilir kalkınma projesi ile ilgili olarak fayda sağlayan, projenin içinde yer alan veya söz konusu projeden olumlu ya da olumsuz etkilenen bireyler, gruplar veya organizasyonlar olarak tanımlanabilirler. Paydaşlar, bir problemi çözmek için sürdürülebilir doğa turizmi gelişimine ve amaçlarımıza ulaşmak için güvenebileceğimiz kişilerdir. İlgi gruplarının hepsi sürdürülebilir doğa turizmi gelişimine ortak değildir veya olmaları gerekmez. Çünkü bir ortağın projeye olumlu bir bakışı, tutumu olmalıdır ve amaçlara ulaşmak için işbirliği yapmalıdır. Bazen bir ilgi grubu projeye olumsuz bakabilir ve hatta aktif bir tehdit bile olabilir, ilgi gruplarını işbirliği yapılanlar haline getirmek onlara paydaş değeri verilmesi ile mümkün olur. 3.2 İLGİ GRUBU KATEGORİLERİ Turizmde ilgi grupları; - Yöre halkı, kişiler ve kurumlar, - Alana dayalı ilin sorumlu yöneticileri, - Bölgesel yetkililer, - Ulusal yetkililer, - Turizm ofisleri, yerel turizm organizasyonları, konaklama ve hizmet sunanlar, taşımacılar, - Turizmle ilgili sektörler, - Tarım, ormancılık ve balıkçılık gibi farklı ekonomik sektörlerin temsil edildiği ticaret ve sanayi odaları ve el sanatları ile ilgili birimler, - İşçi sendikaları, dernekler, STK lar, - Eğitim ile ilgili birimler, 17

28 3.3 İLGİ GRUBU ANALİZİ İlgi grubu analizi sürdürülebilir doğa turizmi gelişme planının ortaya konması ve uygulamasında yer alan farklı taraflara ilişkin genel bir izlenim sahibi olabilmek, niyet okumak için kullanılan bir araçtır. Yalnızca bir envanter olarak ele alınmamalıdır, sürdürülebilir doğa turizmi gelişme planının planlanmasında potansiyel ortaklarımızın kimler olduğunu ve hangi tarafla çelişkiler yaşayacağımızı bize bildirmektedir. Ayrıca projenin farklı seviyelerinde destek temini için de son derece elverişli bir analizdir. İlgi grupları analizine dayalı olarak sürdürülebilir doğa turizmi gelişme planının yönetiminden sorumlu bir organizasyon oluşturulmalıdır. Sürdürülebilir doğa turizmi gelişimi için, detaylı bir ilgi grubu analizi ilgi gruplarının; - Genel hedeflerini, - Turizmden beklediği faydaları - Turizmdeki rollerini tanımlamalıdır. Bu süreç; şu adımlardan oluşur; 1. İlgi gruplarının tanımlanması, 2. Her ilgi grubunun çıkarlarının, önceliklerinin ve değerlerinin belirlenmesi, 3. Her ilgi grubunun davranışlarının belirlenmesi, 4. İlgi grubunun gücünün ve ilgi grupları arasındaki muhtemel koalisyonlarının gücünün tahmin edilmesi, 5. İlgi gruplarının mevcut ihtiyaçlarının ne düzeyde karşılandığının değerlendirilmesi, 6. İlgi grupları ile birebir iletişimlerin başlatılması ve ilgi gruplarının güveninin kazanılması, 7. Ortak menfaatler, sinerji ve başarı unsurlarının tanımlanması, 8. Paydaşların bir araya getirilmesi, 9. Ortak hedef ve amaçların ve onlara ulaşmak için gerekli olan stratejinin ortaya konması, 10. Organizasyon çerçevesinin oluşturulması, 11. Uygulama (zaman çizelgesinin ve hedeflerin ortaya konması, iletişim organizasyonunun oluşturulması, ilgi gruplarına somut sorumlulukların verilmesi.) 12. İzleme ve geri bildirimin yapılması 18

29 3.4 TOPLUM TEMELLİ YAKLAŞIM Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme Planı nın hazırlanmasında toplum temelli yaklaşım uygulanması neticesinde; - Yöre halkı için sürdürülebilir geçim kaynakları ortaya koymak, - Toplulukların kendi yapılarını korumalarını teşvik etmek ve - Doğal alanların koruma hedeflerinde yerel faydayı oluşturmak mümkündür, Toplum temelli turizmin en önemli özelliği, doğal kaynakların kalitesi ile alanın kültürel mirasının bozulmamış ve turizmle güçlendirilmiş olmasıdır. Doğal çevre üzerindeki olumsuz etkiler en aza indirilmeli ve yerel kültür korunmalıdır. Turizm, insanların kendi yerel kültürlerini yaşatma ve değerlendirmeye teşvik etmelidir. 3.5 YEREL ORGANİZASYONUN OLUŞTURULMASI İlgi grubu analizine dayalı olarak, korunan alan ve çevresi için, Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme Planını izlemek veya biçimlendirmek amacıyla, korunan alan yönetimi ve tüm ilgi gruplarının resmi işbirliğine dayalı bir organizasyon oluşturulmalıdır. Bu işbirliği Valiye imzalatıldığı takdirde resmi bir dokümandır. Sürdürülebilir Doğa Turizmi Gelişme Planını uygulamak, desteklemek ve sorumluluklarını, karar verme gibi hususları düzenler. 19

30 3.6 ANKARA İLİ NİN TARİHÇESİ Türkiye Cumhuriyet inin başkenti olan Ankara kenti topraklarına, çok eski tarihlerde yerleşilmiştir. Bunda en büyük etken, bu topografya koşullarının ve Anadolu yolları üstündeki konumunun, merkez rolü oynayabilecek bir kentin kurulmasına elverişli olmasıdır. Orta Anadolu da aşağı yukarı bütün kentler bir ova çevresinde, daha doğrusu, bu ovaları çevreleyen dağların yakınında kurulmuştur. Ankara da, ortasından Ankara çayının geçtiği bir ova kenarında yer alır. Bent deresi, İncesu ve Çubuk suyu bu ovada, kente yakın bir noktada birleşirler. Söz konusu ova, öbür Anadolu kentlerinin kurulduğu ovalardan küçük olmakla birlikte, korunmaya elverişli bir yerde olduğu için, çok erken tarihlerde yerleşmeye açılmıştır. Ankara nın yüzey şekillerinde, yükseltileri 1000 m-1200 m arasında değişen ve vadilerle derin bir biçimde yarılmış yaylalar ile üstlerindeki birkaç yüz metre yükseklikte sırtlar ve tepeler ağır basar. Bent deresinin dar vadisi, günümüzde Ankara kalesinin bulunduğu tepeyi, yaylanın ovaya egemen dik kenarından ayırarak, korunmaya elverişli bir yer hazırlamış, Hititler, Frigyalılar ve Galatlar döneminde hep aynı yerde olan kent, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde de yerini değiştirmemiştir. Geçmiş dönemlerde hep bir kale kenti rolü oynayan Ankara nın günümüzdeki görünümünde de, ova zemininde yükselen kale hemen dikkati çeker. Kentin adı, eski dönemlerden günümüze kadar çok az değişiklik geçirmiştir. Hititler döneminde kentin hangi adla kurulduğu bilinmemektedir (Hititlerin Ankuva adlı kentinin yerinde kurulduğu ileri sürülmüşse de, bu konudaki bulgular yeterli değildir) Buna karşılık Frigyalılar döneminde adının Ankyra olduğu bilinmektedir. Bu adın gemi çapası anlamına gelen anker den türediği, Frigya kralı Midas ın bir gemi çapası bulduğu yerde kenti kurarak bu adı verdiği ileri sürülmektedir. Ama bazı tarihçilerde kenti Galatların kurduğunu ve Mısırlılarla yaptıkları savaşta, ellerine geçirdikleri Mısır gemilerinin çapalarını zafer ganimeti olarak yanlarına aldıklarını, bundan esinlenerek kentlerine de Ankyra adını verdiklerini ileri sürmektedirler. Romalılar döneminde gemi çapası Ankara kentinin arması olarak kullanılmış ve sikkelerin, madalyaların üstüne çapa simgesi basılmıştır. Daha yakın dönemlere ilişkin bazı Türk-İslam kaynaklarındaysa kentin adının Engürü olduğu, bunun da farsça engür (üzüm) sözcüğünden geldiği belirtilmektedir. Ankara kalesinin halka angarya yla yaptırılmasından kente Angara adının verildiğini ileri sürenler de vardır. Günümüzdeki Ankara adı, çok eski dönemlerden bu yana kullanılan çeşitli adların, az çok değişikliğe uğramış biçimidir. Ankara ve çevresinde yapılan arkeoloji kazıları sonucunda Yontmataş devrinden kalma araçgereçlerin ortaya çıkarılmış olması, kentin geçmişinin yazılı tarihten çok öncelere uzandığını gösterir. Yöredeki ilk yerleşme merkezinin Anadolu da ilk siyasal birliği sağlayan Hititler döneminde kurulduğu sanılmaktadır. İ.Ö.VIII. yy da Ankara ve çevresi Frigyalıların eline geçmiş, İ.Ö. VIII. yy da Frigyalılar Lidyalılara bağımlı hale gelmişler, İ.Ö.547 de Lidya kralının Perslere yenilmesinden sonra da Pers egemenliği başlamıştır. Batı Anadolu daki Sardeis (Sardes) ile İran daki Susa kentleri arasında uzanan Kral yolu üstünde yer alan Ankara, Persler döneminde önemli bir konaklama ve ticaret merkezi haline gelmiş, Anadolu da Perslerin egemenliğine son veren İskender, büyük Doğu Seferi ne giderken, Ankara da konaklamıştır. İ.Ö.III.yy dan başlayarak Galatların merkezi olan Ankara, İ.Ö.II.yy da Roma İmparatorluğu na katılmış ve önemli bir askeri merkez haline gelmiş, Galatlar zamanında tepeden ovaya doğru yayılmaya başlayan 20

31 gelişmesi Romalılar döneminde surların onarılan, tapınaklar, hamamlar ve hipodrom yapılan (günümüze bu yapıtlardan Augustus tapınağı ile Roma hamamının bir bölümü kalmıştır) kent, Bizans döneminde, ( ) etekten kaleye doğru çekilerek, kalın bir dış surla çevrildi ve tam bir Ortaçağ kenti görünümü aldı de Selçukluların Malazgirt zaferini kazanarak Anadolu ya girmelerinden sonraki yıllarda Ankara, Bizanslılar ve Selçuklular arasında birkaç kez el değiştirdi. Selçuklular döneminde Ankara kenti, kalın surlarla çevriliydi ve askeri önemini korumaktaydı; ama ana ulaşım yollarına göre sapa kaldığından ticari önemini yitirmişti. (Ankara daki Selçuklu yapıtları, Konya, Sivas, Kayseri dekiler kadar çok ve önemli değildir: o dönemden kalma başlıca yapıtlar arasında Alaaddin camii ve Çubuk çayı üstündeki Akköprü sayılabilir.) 1304 yılında İlhanlıların eline geçen Ankara, 40 yıl süreyle onların yönetiminde kaldı. (Selçuklu ve Osmanlı dönemleri arasında kentin, Anadolu da geniş toprakları ve yetkileri olan Ahiler tarafından yönetildiği söylenir.) Osmanlılara ilk olarak Orhan Bey zamanında geçti. (1356) kısa bir süre için el değiştirdikten sonra Murat I tarafından yeniden (1360) alındı de Çubuk ovasında Yıldırım Beyazıd ve Timur arasında yapılan savaş, Osmanlıların yenilmesiyle sonuçlanınca Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht kavgaları arasında Ankara da bir süre şehzadeler arasında el değiştirdi; sonuçta Çelebi Mehmet in Osmanlı tahtına çıkmasıyla (1413) Ankara, Anadolu eyaletlerinin bir sancağı haline geldi. XVIII.yy daki Celali isyanları sırasında İstanbul üstüne yürüyen bütün isyancılar önce Ankara kalesini almak istedikleri için, sınırdan uzakta bulunmasına karşın, Ankara kalesi sürekli sağlam tutuldu. XVII ve XVIII.yy larda Ankara, çevresindeki ovalarda iyi cins tahıl ve meyve yetiştirilen, otlaklarında iyi cins hayvan (koyun, keçi, at) beslenen, yerel sanayisi gelişmiş bir kentti. Ankara keçilerinin tüyünün Ankara da ve çevre kasabalarda işlenerek tiftik haline getirilmesiyle yapılan dokumalar, İstanbul ve İzmir üstünde Mısır a, Avrupa ya satılırdı. Ama XIX..yy ın başlarında Avrupa da sanayinin gelişmesi yüzünden Ankara da tiftik sanayisi gerilemeye başladı; el tezgahları azaldı; tiftik keçileri bakımsızlık yüzünden eski değerini yitirdi. İktisadında tiftik sanayisinin önemli rol oynadığı Ankara XIX.yy da bir yandan bir gerilemelerden ötürü, bir yandan da sıtma hastalığının yaygınlaşması ve yangınlar yüzünden iyice gerileyip bir kasabaya dönüştü. Balkan savaşından sonra Rumeli ülkelerinin yitirilmesiyle ülkenin batı sınırlarının İstanbul a iyice yaklaşması üstüne, devlet merkezinin Orta Anadolu ya taşınması söz konusu edildiyse de, bu konuda Ankara kenti düşünülmedi. Buna karşılık Kurtuluş savaşını Ankara dan yöneten Atatürk, savaşın en kötü günlerinde kendisine destek olan kenti, 13 Ekim 1923 te başkent haline getirdi. Cumhuriyet sonrası: 1923 te Türkiye Cumhuriyetinin başkenti olan Ankara, hızla gelişti. Eski semtlerdeki boş yerler yapılarla dolarken, yeni semtler de kuruldu. Bataklıklar kurutularak sıtma tehlikesi ortadan kaldırıldı. Kentin su gereksinimini karşılamak için Çubuk barajı yapıldı. 21

32 Cadde kenarları, eski yangın yerleri, parklar ağaçlandırılarak kentin görünüşü değiştirildi da yapılan sayım denemesinde olarak saptanan nüfus, 1927 genel nüfus sayımında e yükseldi te i aştı ( nüfus) Nüfustaki bu artış kentin alanını da genişletti ve kuruluş yıllarında kalenin bulunduğu tepede yer alan, XIX.yy da bir surla kuşatılan kent, ovaya yayılıp, ovayı sınırlayan karşı tepelere ulaştı. Devlet merkezi olması nedeniyle aşırı nüfus yığılmasının sonucu, kent çevresi de hızla gecekondularla doldu. Günümüzde Ankara kenti eski yerleşme alanını her yönden aşmış ve geniş bir alana yayılmıştır. Eski kesimi iki bölümden oluşur. Hisar tepesinde yer alan Kaleiçi; bu tepenin ortasından ovaya doğru yayılan ve günümüzde ortadan kalkmış bulunan ova surları içindeki mahalleler. Eski Ankara da son yıllarda açılan caddeler boyunca dizilmiş çok katlı yapılar ve alanlar bulunmasına karşılık, küçük kerpiç yapılı evlerin yer aldığı dar ve dolambaçlı yollara da rastlanır. Tarihsel yapılar da kentin bu eski kesiminde yer alır. (Augustus tapınağı; Roma hamamı kalıntıları; Osmanlı döneminden kalma camiler) Ankara kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan bir iç kale ile çevresini kuşatan dış kaleden oluşur. Dış ve iç kale surları arasındaki alan ile iç kalenin kuşattığı alan, dar sokaklar boyunca dizilmiş eski evlerle kaplıdır. (Ankara ya özel bir görünüm kazandıran bu evler, kurulan ahşap iskelet boşlukların kerpiçle doldurulmasıyla yapılmıştır; duvarları, kireçle badanalıdır.) Ama son yıllarda bunların çoğu yıkılmış, kale dışındaki mahalleler hızla gelişmiş, genişletilen ya da yeni açılan yollar ve alanlar boyunca çok katlı yapılar yükselmiştir. Cumhuriyetten önce yalnızca Kaletepe çevresinde yayılan Ankara, cumhuriyetle birlikte gelişmeye başladı. O zamanlar kentin iş merkezini oluşturan günümüzün Ulus alanına açılan caddeler boyunca, yeni yapılar kuruldu. (eski Türkiye Büyük Millet Meclisi; Ankara Palas) arasındaki dönem, Ankara nın genişleme dönemi oldu. H.Jansen in yaptığı plana göre kent Kaletepe çevresinde yeşil şeridin (bağlar, bahçeler) dışına taştı. Ankara nın kale dışındaki mahalleleri, caddeler açılarak genişletilirken, güneyde de Yenişehir kuruldu. Kent kısa sürede Cebeci ve Maltepe yönünde genişledi. Çankaya ya doğru uzanan kesimlerde bakanlıklar ve elçilikler kuruldu ta yapılan sayımda nüfusu olan kentin gelişmesi, İkinci Dünya savaşının bunalımlı yıllarında yavaşladıysa da kentin çevresinde ikinci bir şerit Gazi Eğitim Enstitüsü, Atatürk Orman Çiftliği, Harp Okulu üstünden Dikmen ve Çankaya ya uzanan bu ikinci şerit üstünde sonradan Anıtkabir yapıldı) 1950 de nüfusu e yükselen Ankara da iş merkezi Ulus tan Yenişehir e kaydı; kent, Maltepe yönünde genişledi ve Bahçelievler in ilk bölümleri kuruldu döneminde ikinci yeşil şerit de atlanarak, kentin alanı daha da genişletildi. Yeni semtler kuruldu (Yenimahalle, Aydınlıkevler, Gazi Mahallesi, Anıttepe); ayrıca eski bağların yerine sürekli yerleşmeler yapıldı yılları arasında yoğun bir yapı çalışmasına girişilerek Kavaklıdere, Çankaya ve Ayrancı kalabalıklaştı. Yenimahalle ye, Karşıyaka, Demetevler gibi yeni semtler eklendi ve bu kesim ile Atatürk Orman Çiftliği arasındaki boşluklar hızla doldu.1965 te 22

33 e yükselen kent nüfusu, 1970 te ilk kez 1 milyonu aştı ( nüfus) 1980 de , 1985 te oldu. 3.7 ANKARA İLİ NİN GENEL ÖZELLİKLERİ Coğrafi Konumu İlin Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan kuzey kesimleri haricindeki büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi'nde yer alır km 2 lik bir alana sahip olan Ankara, 39 o 57'N enlemi ile 32 o 53'E boylamları arasında yer almaktadır. Ortalama olarak deniz seviyesinden yüksekliği 890 metredir. Doğusunda Kırıkkale ve Kırşehir, kuzeyinde Çankırı ve Bolu, kuzeybatısında Bolu, batısında Eskişehir, güneyinde Konya ve Aksaray illeri bulunmaktadır. Harita 1. Türkiye İdari Sınırları Şekil-1 Ankara İli Uydu Görüntüsü 23

34 Fiziki Yapı Ankara ili Orta Anadolu yaylasının kuzeyinde, İç Anadolu nun yukarı Sakarya bölgesinde yer alır. Dünyanın nüfusu ve kapladığı yer bakımından en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir. Bozkırda modern bir başkenttir. Ortalama yüksekliği deniz seviyesine göre metredir. Ovaları azdır, platoları ve dağları yüzölçümünün % 80 ini teşkil eder. Ovaları ise yüzölçümünün % 15 ine yakındır. Platolardaki ormanlık saha gittikçe artmakta ve 300 bin hektara yaklaşmaktadır. Dağları: Dağları çok yüksek olmayıp, en yüksek dağı 2034 metre ile Yıldırım Dağıdır. Kuzey kısmı diğer yönlere göre daha yüksek ve dağlıktır. Bu kısmını Batı Karadeniz bölgesinden gelen Köroğlu dağları kaplar. Ankara nın başlıca dağları şunlardır: İdris Dağı (1992 m), Aydos Dağı (1879 m), Abdüsselam Dağı (1610 m), Elma Dağ (1761 m), Mire Dağı (1635 m), Dinek Dağı (1742 m), Hızır Dağı (1688 m), Çile Dağı (1440 m), Yıldırım Dağı (2035 m). Ovaları: En geniş ovası 300 km uzunluğunda ve km genişliğinde Ankara Ovasıdır. Doğusunda Hüseyingazi Dağı ve yaylası vardır. Çubuk ovası 20 km uzunluğunda ve 15 km genişliğindedir. 300 kilometrelik bir yer kaplar. Haymana Ovası ve yaylası, Mürted Ovası, 20 km uzunluğunda ve üç kilometre genişliğinde bir ovadır. Mühim vadileri ise Balaban Deresi, Kılıçözü (Çoraközü ve Boraközü), Kızılırmak, Sakarya, Hamamözü, Kızılözü ve Çoruközü vadileridir. Akarsuları: Ankara, doğuda Kızılırmak ve batıda Sakarya nehirlerinin çizdiği kavisler içinde bulunur. Diğer akarsular ise, bu nehirlerin kollarıdır. Sakarya: Eskişehir in Çifteler kazasının yakınlarında çıkan Sakarya Nehri, Polatlı ilçesi sınırları içinde Porsuk Çayı ile birleşir. Sarıyar Baraj Gölünden sonra tekrar batıya doğru yönelir. Sakarya nın Ankara ili içinde uzunluğu 168 kilometredir. Ankara Çayı, Kirmir Suyu, Seben Çayı, Ilıcaözü, Elvanlı, Nal ve Pınarbaşı, Çoruhözü, Balaban dereleri, Deliceırmak ve Akkuşanözü suları Sakarya ile birleşir. Kızılırmak: Kızılırmağın 256 kilometrelik kısmı Ankara il sınırları içinde akar. Hirfanlı Barajından sonra Şereflikoçhisar-Bala Keskin-Kırıkkale ve Kalecik ilçelerinden geçer. Ankara Çayı: Ankara iline ait en büyük akarsudur. Çubuk, Hatip ve İncesu çaylarının birleşmesinden meydana gelir. Çağlayık'ta Sakarya ile birleşir. Göl ve barajları: Çöl Gölü ve Çalık Düzü (23000 ha.): Çöl Gölü uluslararası öneme sahip sulak alanlarımızdandır, Bâlâ ve Haymana ilçesinin sınırları içerisindedir. Ankara nın 7 km. güneyindeki küçük bir kapalı havza içinde yer alan (çalıkdüzü) 1500 ha lık tuzlu ve sığ bir göldür. Göl küçük derelerle beslenmektedir. Büyük cılıbıt Şekil-2 Çöl Gölü ve Çalıkdüzü 24

35 alanda üremektedir. Sakarca, angıt ve çamuran da dahil büyük sayıda su kuşu gölde kışı. Geçirmektedir. Flamingo, dikkuyruk ve uzunbacak genelde üreme sonrası dönemde gölde gözükür. Bölgede üreyen diğer kuşlar arasında yeşilbaş, uzunbacak, kılıçgaga, akçacılıbıt ve kızkuşu vardır. Hirfanlı Baraj Gölü (26300 ha.): Hirfanlı Barajı Bala ve Evren ilçelerinde, enerji ve taşkın kontrolü amacıyla yapılmıştır, akarsuyu Kızılırmak olup Sazan-Sudak-Yayın-Kefal-Kadifegümüş-Kerevit türleri bulunmaktadır. Kesikköprü Barajı (1500 ha.) : Kızılırmak üzerinde toprak kaya dolgusu olarak ve sulama maksadıyla 1966 yılında yapılmıştır. Yüzölçümü 6.5 kilometrekaredir.sazan-turna-alabalık- Sudak-Yayın Balığı-Kefal-Kadife Gümüş-Kerevit bulunur, sulama ve enerji amaçlıdır. Mogan Gölü (1500 ha.) : "Gölbaşı İlçesi Mogan-Eymir gölleri ve çevresinde bulunan sulakbataklık alanlar ekolojik ve rekreasyonel önemleri nedeniyle Çevre Kanununun 9. Maddesine dayandırılarak tarih ve 90/1117 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi" olarak tespit ve ilan edilmiş Mogan ve Eymir Göllerini içine alan Havza içinde sulak alanlarla ilgili iş ve işlemler Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından yürütülmektedir. Mogan Gölü nde günümüze değin 226 kuş türü kaydedilmiştir. Göl, özellikle dikkuyrukların ve pasbaş patkaların dünya üzerindeki en önemli üreme alanlarından birisidir. Mogan Gölü toplam 11 dereyle beslenmekte olup bunların başlıcaları Şekil-3 Mogan Gölü Sukesen, Başpınar, Gölova, Yavrucak, Çolakpınar, Tatlım, Tatlım, Kaldırım ve ve Gölcük dereleridir dereleridir. ogan Gölü Sarıyar Baraj Gölü (8400 ha.) : Ankara-Eskişehir sınırına yakın Sarıyar köyünde ve Sakarya Nehri üzerinde kurulmuştur da yapılmıştır. Sarıyar Barajı Önemli Kuş alanı (ÖKA) ve Önemli Bitki Alanı (ÖBA) konumundadır. Davutoğlan-Nallıhan Kuş Cenneti, Sarıyar Barajı nın kuzeyinde yer almakta olup, Aladağ Çayı nın Sarıyar Barajı ile birleştiği yerde, marnlı tepeler arasında bir çöküntüde oluşmuş mevsimsel bir sulakalan alandır. Sözkonusu sulakalanın 425 ha ı 1994 yılında Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak tefrik edilmiştir. (Kılıç, Eken, 2004). Nallıhan Kuş Cenneti nde gözlenen habitat tipleri; Aladağ Çayı nın baraja döküldüğü yerde oluşan Şekil-4 Sarıyar Baraj Gölü 25

36 söğütlük, yer yer sazlıklar ve ılgınlar ile, geniş tarım arazileri, kavaklıklar, bozkır alanlar, kayalık yarlar ve tepeliklerdir. Bölgede 130 kuş türü belirlenmiş olup, bu türlerden 41 inin bölgede üredikleri ve/veya üremesi muhtemel oldukları ortaya konulmuştur. Eymir Gölü : Arazisi ODTÜ'ye aittir. Eymir Gölü nün beslenmesi Mogan Gölü'ndendir. Eymir Gölü nde en çok görülen kuş türleri sakarmeke, yeşilbaş ördek, elmabaş patka ve bahridir. Eymir Gölü'nün çıkışı İmrahor Vadisi'ne doğrudur ve gölün fazla suları Batı-Doğu doğrultusunda İmrahor Vadisi'ne akan İmrahor Deresi'ni oluşturur. Tuz Gölü (Ankara-Aksaray-Konya) (608000ha) : Aksaray, Ankara ve Konya sınırlarında yer alan uluslararası öneme sahip sulakalanlarımızdan biridir. Tuz Gölü, yüzölçümü bakımından Türkiye'nin üçüncü büyük ve en sığ gölüdür. Türkiye'nin tuz ihtiyacının %40'ü bu gölden sağlanır. Deniz seviyesinden 905 metre yüksekte ve maksimum ölçüleri kuzeyden güneye 80, doğudan batıya ise 60 kilometredir. Gölün ortalama su seviyesi 40 cm. civarında, yağışın arttığı mayıs ayında ise yaklaşık 110 cm'dir. Ağustos ayında göl büyük ölçüde kurur. Tuz Gölü ve çevresi flamingo kolonilerinin ana üreme bölgeleridir. Sakarca kazının da ikinci büyük üreme merkezidir. Hirfanlı Barajı: Kırşehir sınırında 1958 de yapılan bu barajda 6 milyar metreküp su birikir. Yüzölçümü 263 kilometrekaredir. Kızılırmak üzerinde kurulmuş en büyük barajdır. Çubuk-I ve Çubuk-II barajları: Çubuk Çayı üzerinde Ankara nın suyunu karşılamak için kurulmuştur. Çubuk-I 1936 da, Çubuk-II 1964 te inşa edilmiştir. Bayındır Barajı: Bayındır Deresi üzerinde kurulan toprak dolgulu bir barajdır. Toplanan su, içme suyu olarak kullanılır. Yüzölçümü 8 kilometrekaredir te faaliyete geçmiştir. 26

37 Kurtboğazı Barajı: Kurtboğazı deresi üzerinde kurulmuştur yılında içme suyu ve sulama maksadıyla yapılmıştır. Yüzölçümü 5 kilometrekaredir Bitki Örtüsü (Flora) Etrafı dağlarla çevrili olan Ankara, kışları soğuk, yazları kurak geçen bir iklime sahiptir. En yağışlı mevsim ilkbahardır. Bu iklim şartları ve topografik yapı Ankara ve çevresinde iki ayrı bitki topluluğunun (step ve orman) gelişmesine imkan sağlamıştır. Yörede en yaygın olan bitki topluluğu step (bozkır) tir. Step bitki örtüsü az yağış alan çukur alanlarda ve platolar üzerinde yaygın haldedir. Bu bitki topluluğu içinde ağaç yok denecek kadar azdır. Genelde dikenli çalılar dikkati çeker. Bunun yanısıra akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları step içerisinde yer alır. Step bitki örtüsünün en yaygın türlerini otlar oluşturur. Çoğu küçük boylu olan bu bitkiler birbiri yanında ve kümeler halinde toplanmıştır. Step bitki topluluğunun başlıca türlerini kısa boylu çayırlıklar, ayrıkotu, keven, sorguçotu, üzerlik otu, katırtırnağı, yabani arpa, püsküllü çayır, hardalotu, yemlikotu, yılgınotu, yavşanotu, gelincik, papatya, hatmi, kekik, sütleğen, ballıbaba, yabani gül, böğürtlen ve isimlerini sayamadığımız birçok bitki oluşturur. Ankara ya özgü 22 tür bilinmektedir. Bunlar: Achillea ketenoglui Campanula ekimiana Aethionema dumanii Centaurea halophila Astragalus physodes subsp. Centaurea tchihatcheffii (Yanar acikirensis Döner Çiçeği) Astragalus beypazaricus Cytisus acutangulus Astragalus demirizii Isatis glauca subsp. galatica Astragalus densifolius subsp. Muscari adili ayashensis Salsola grandis Astragalus kochakii Salvia aytachii Astragalus trichostigma Sideritis galatica Astragalus yildirimlii Silene cserei subsp. aeoniopsis Campanula damboltiana Verbascum gypsisola Verbascum heterobarbatum 27

38 Ankara dan isim alan bitkiler Crocus anycrensis Dianthus ancyrensis Jurinea ancyrensis Paracaryum ancyritanum Verbascum ancyritanum Kişilerden isim alan türleri Ankara da bazı bilim adamlarının onurlarına son yıllarda adlandırılmış 10 kadar çoğu dar yayılışlı endemik olan önemli türler de vardır. Bunlar: Aethionema dumanii Achillea ketenoglui Astragalus demirizii Astragalus kochakii Astragalus yildirimlii Campanula ekimiana Cynoglottis chetikiana Muscari adili Salvia aytachii Nallıhan-Beypazarı karayolu ile Seben ilçesi arasında doğubatı doğrultusunda uzanan tepeler bozkırlar, sulu ve kuru tarım alanları, meşe ve ardıç toplulukları, karaçam ve kızılçam ormanlarından oluşur. Alandaki tepeler, çay ve derelerin açtığı küçük vadilerle bölünmüştür. Tepelerin güneye bakan yamaçlarında karaçam ormanları bulunurken, Aladağ Çayı ve kollarındaki derin vadilerde geniş kızılçam ormanları bulunur. Ankara İli nin Şereflikoçhisar ilçe sınırları içinde kalan Tuz Gölü bölgesi, ülkemizde bozulmadan bugüne kadar ulaşabilmiş ova bozkırlarının en güzel örneklerini barındırır. Tuz Gölü havzası, bir bölümü Ankara nın Şereflikoçhisar ilçe sınırları içinde kalan Tuz Gölü nün yanı sıra etrafındaki sulak çayırları ve özellikle güney ve batıda geniş alanlar tuzcul bozkırları da içine alır. Tuz Gölü nü çevreleyen bu çorak topraklarda zorlu koşullara uyum göstermiş tuzcul bitkilerin oluşturduğu yaşam birlikleri bulunmaktadır. Göle en yakın kuşak kalın tuz tabakalarıyla kaplıdır ve gölden uzaklaştıkça tuz seviyesi düşer. Tuz seviyesine göre bitki örtüsü değişiklik gösterir. Tuzcul bozkırlar, gölün güneyinde pınarların yoğunlaştığı bölgede sulak çayırlara dönüşür. Konya tahliye kanalı boyunca ve göle ulaştığı noktada gür sazlık alanlar bulunur. Alan içinde yer yer giderek genişlemekte olan sulu ve kuru tarım alanları da bulunur. Gölbaşı, Bala, Haymana ilçeleri Çöl Gölü ve Çalıkdüzü bölgesi, özelikle kuzey kısmı, ağırlıklı olarak İç Anadolu Bölgesi ne özgü, son derece iyi korunmuş ova bozkırlarından oluşur. Alanın batısında bulunan yükseltilerde ise iyi dağ bozkırları uzanır. Gölün kuzey ve güney sınırlarında tuzcul alanlar, ıslak çayırlar ve hasırotu (Juncus) yatakları bulunur. Alanın küçük bir bölümünü yazın tamamen kuruyan Çöl Gölü ve çevresindeki mevsimsel ıslak çayırlar oluşturur. Göl çevresine yakın alanlarda tuzcul çayırlar uzanır. Alanı nın kuzeyi büyük ölçüde tarım alanlarıyla kaplıdır. Batıdaki tepeler seyrek otsu bitki örtüsünden oluşan meralarla kaplıdır. Gölbaşı ilçesi sınırları içinde kalan Mogan Gölü çevresi ele alındığında, açık göl alanı bunu çevreleyen sazlık, ıslak çayır, bozkır, kuru tarımsal alan ve koruluk/yapay ağaçlık alanlardan oluşur. Köklü su bitkilerinin yoğun olarak bulunduğu ve besice zengin bir sığ göldür. Son yıllarda ötrofikleşmekte olan gölün kıyıları yer yer taş ve kum zeminlidir. 28

39 Genişliği 100 metreye varan sazlık alanlarda (gölün kuzey ucu, güneyi ve batısındaki küçük haliç) küçük göl aynası açıklıkları bulunur. Gölün güneyinde yaklaşık 750 ha genişliğindeki Çökek ve Gölcük bataklıkları bulunur. Bu bataklıklar mevsimsel sulak çayırlar, küçük gölcükler, deltacıklar ve tarım alanlarından oluşur. Gölün güneyindeki tarıma uygun olmayan hidromorfik alüvyal topraklar, zengin sucul bitki örtüsü ve yaban hayatına ev sahipliği yapar. Bala, Evren, Şereflikoçhisar ilçe sınırları içindeki Hirfanlı Barajının büyük bir kısmını göl yüzeyi oluşturur. Gölde küçük adalar yer alır. Göl çevresi kuru tarım alanları ve parçalanmış Orta Anadolu ova ve dağ bozkırları ile çevrilidir. Su seviyesinin düştüğü zamanlarda gölün çevresinde çamur düzlükleri ve geçici sulak çayırlar oluşur. Ankara nın Nallıhan ve Beypazarı ilçeleri nin güneyinde, Sakarya Nehri üzerinde inşa edilen Sarıyar Barajı nı ve etrafındaki tepeleri içine alan, göl yüzeyi, tatlı ve tuzlu mevsimsel gölcük ve sulak çayırlar, dağ bozkırları, tarım alanları ile kızılçam topluluklarından oluşur. Alanın doğu ucundaki Kirmir Çayı Deltası, mevsimsel göl yüzeyi ve geniş sulak çayırlar kapsar. Alanın kuzey ucunda Çayırhan Mevkiinde benzer bir yapı sergileyen Aladağ Çayı nın deltasında tuzcul özellikteki Nallıhan-Davutoğlan Kuş Cenneti bulunur. Kuş Cenneti bölgesinde sulak çamur düzlükleri, ağaçlık, bozkır ve kayalık alanları yaşam alanları mevcuttur ve deltanın çevresindeki tuzcul bozkırlar bitki çeşitliliği için önemlidir. Göl ve Çevresindeki tepeler de bitki çeşitliliği açısından çok önemlidir. Beypazarı, Güdül, Ayaş, Kızılcahamam ilçelerindeki Kirmir Vadisinin batı kısmında geniş bozkır ve tarım alanları bulunur. Doğuda ise bol kıvrımlı derin ve dar vadiler, vadi tabanlarındaki küçük meyve bahçeleri ve büyük parçalar halinde meşe ve yer yer ardıç toplulukları bulunur. Çevresine göre daha sıcak ve nemli koşullara sahip Kirmir Vadisi, bu özelliği nedeniyle karasal iklim koşullarında yaşayamayan pek çok bitki türüne ev sahipliği yapar. Bölge, İran-Turan bitki coğrafyasında bulunmakla birlikte hem Avrupa-Sibirya, hem de ılıman koşulları nedeniyle Akdeniz türlerini barındırır. Vadideki en yaygın üç bitki ailesini Asteraceae, Brassicaceae ve Fabaceae oluşturur. Bir bölümü Polatlı ilçesi içinde kalan Acıkır Bozkırlarının orta bölümünde kalan düzlükler el değmemiş geniş ova bozkırlarıyla kaplıdır ve çok sayıda bitki türüne ev sahipliği yapar. Arayıt Dağı nın karstik kayaçları üzerinde dağ bozkırları uzanır. Alanın doğusu ve güneyi başta olmak üzere parçalı dağılış gösteren tarım alanları bulunur. Polatlı ilçesi, TİGEM arazisinde ve civar tarlalarda kuru tarım yapılır ve yaygın olarak tahıl ekilir. Bunun yanında uygun alanlarda yonca ekimi yapılır. Tarıma açılmayan alanlar mera olarak kullanılır ve ova bozkırıyla kaplıdır. Kızılcahamam, Kazan, Ayaş, Sincan ilçe sınırları içindeki Ayaş Dağları büyük ölçüde dağ bozkırları ve küçük parçalar halinde kalmış tüylü meşe topluluklarıyla kaplıdır. Alanda özellikle karstik kayaç yapısının hakim olduğu noktalarda yer yer karaçam toplulukları görülür. Bölgede dağınık olarak kuru tarım alanları ve bağlar bulunur. Ayaş ilçe merkezinde ve civarında meyve ve sebze bahçeleri geniş alan kaplar. Bölge dar yayılışlı bitki türleri açısından önem taşır. Çubuk, Kazan, Keçiören, Yenimahalle ilçe sınırları içinde, Kazan Tepelerindeki ormanlar yoğun ağaç kesimi ve otlatma faaliyetleri nedeniyle yok olma noktasına gelmiştir. Karaçam topluluklarına parçalar halinde rastlanır. Alan genel olarak dağ bozkırları ve yer yer çalı formundaki meşe topluluklarıyla kaplıdır. 29

40 Tehdit Altındaki türleri Dar yayılışlı ve tükenme tehdidiyle karşı karşıya kalan türler, yayılış alanlarının genişliği ve miktarlarına göre tehlike sınıflarına ayrılırlar. Buna göre Ankara nın öncelikli korunması gereken türleri aşağıda verilmiştir. 1- Nesli TükenmiĢ (E) Minuartia corymbulosa var. breviflora 2- Çok Tehlikede (CR) Campanula damboldtiana Centaurea tchihatcheffii Salsola grandis Isatis glauca subsp. Galatica Astragalus beypazaricus Astragalus demirizii Muscari adili Johrenia polyscias 3- Tehlikede (EN) Aristolochia rechingeriana Asyneuma linifolium subsp. nallihanicum Campanula ekimiana Centaurea halophila Puccinellia anisoclada subsp. melderisiana Paronychia kurdica var. fragilis Astragalus panduratus Astragalus physodes subsp. acikirensis Astragalus trichostigma Vicia parvula Ornithogalum demirizianum Verbascum gypsicola Prangos denticulata Gölbaşı, Bala, Haymana ilçeleri Çöl Gölü ve Çalıkdüzü bölgesinde, Onobrychis eleta ve Puccinellia ssp. melderisiana Türkiye ye endemik olan bitki taksonlarıdır. Soğuksu Milli Parkı Eğribelen ve Samrı Tepe civarındaki bazı özel kayalar (trakiandezit) içinde gelişebilen ve endemik bir tür olan Kızılcahamam Lalesi sadece Nisan-Mayıs aylarında çiçek açar. Pembemsi kırmızı rengi çok tipiktir. 30

41 Yanardöner Çiçeği IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) kriterlerine göre nesli tehlike altında, Bern Sözleşmesi ne (Avrupa nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi) göre de kesin korunan bitki türleri listesinde yer almaktadır. Dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı çevrelerinde yaşayan bu peygamber çiçeğinin mahalli adı Yanardönerdir. Çok güzel ve çarpıcı mor-kırmızı çiçeklerinden dolayı bu isim verilmiştir. Her ne kadar 1848 yılında Afyon çevrelerindeki bir diğer kayıt bulunmakta ise de, şu ana kadar bu ilimizden ikinci bir kayıt gelmemiştir. Gölbaşı çevrelerindeki tarlalarda yaygın olmakla birlikte oldukça seyrelmiştir. Son yıllarda yoğun tarım ve herbisid uygulamasından zarar görmektedir. Şu anda en bol yetiştiği yer, Gölbaşı nın hemen kenarındaki başarısız bir ağaçlandırma alanlarıdır. Gölbaşı çevresinde yapılacak ekolojik tarım uygulamaları ile ışık seven bu bitkinin populasyonuna zarar vermemesi sağlanabilir. Orman Varlığı Şekil 5. Ankara Orman Varlığı Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü kendini belli etmeye başlar. Bozkır (step) ortasında adacıklar halinde görülen ormanlar, genelde tahripten arta kalan korulardır. Bu tür ormanlarda hakim ağaç türü karaçam, ardıç ve yer yer meşedir. Kurakçıl orman deyimiyle adlandırılan bu ormanlara en güzel örneği, Beynam Ormanı oluşturmaktadır. Ankara'nın kuzeyindeki Kızılcahamam ilçesi yakınlarından başlamak üzere orman örtüsü sıklaşmaya ve gürleşmeye başlar ki, burada iğne yapraklı ağaçlar yaygın türü oluştururlar. 31

42 Ankara ili içinde yer alan ormanlarda; Abies nordmanniana ssp. bornmuelleriana (Göknar) Pinus sylvestris. (Sarıçam) Pinus nigra (Karaçam) Astragalus microcephalus (Geven) Quercus pubescens (Tüylümeşe) Quercus cerris (Saçlımeşe) Crataegus orientalis (Alıç) Crataegus monogyna (Yemişen) Pyrus elaeagnifolia (Ahlat) Rosa canina (Yaban gülü) Juniperus oycedrus (Ardıç) Berberis crataegina (Karamuk) ağaç türleri görülmektedir. Tablo 1.Orman Varlığının Ağaç Türleri itibariyle Alanları Ağaç Türü Alan Kızılçam Karaçam Sarıçam 70301,5 Göknar 3301,5 Meşe Toplam Orman Kaynak: Orman Genel Müdürlüğü, Orman Varlığımız, Ankara, 2006 Ankara ili karasal ve sucul olmak üzere iki ana ekosisteme sahiptir. Karasal ekosistemler genel olarak ormanlar, stepler, kültür alanları, sucul ekosistemler ise akarsular, göller, sulak alanlar, sazlık ve bataklık alanlar olarak sıralanabilir. Ankara esas olarak kurak ve sıcak iklimin hüküm sürdüğü İç Anadolu bozkır ekosistemi içinde bulunurken, aynı zamanda Kuzey Anadolu orman bölgesine geçiş kuşağı üzerinde bulunduğu doğal orman bölgelerinin oluşmasını sağlamıştır. İç Anadolu Bölgesi, İran-Turan floristik bölgesi içinde kalmaktadır. Orman formasyonu, bölgenin yüksek kesimlerini ve geçiş sahalarını kaplar. Kuru orman karakterine sahip olan orman bitki örtüsü; çoğunlukla meşe, ardıç ve karaçam topluluklarından oluşur. Bölgenin kuzeyine doğru, sarıçam ormanlarına da rastlanır. Tuz Gölü çevresinde, 1000 m nin altında çok özel bir tuzcul step bitki örtüsü gelişmiştir. 32

43 Harita 2. Türkiye nin Önemli Doğa Alanları (Kaynak Doğa Derneği web sayfası) Hayvan Varlığı (Fauna) rastlanır. Ankara da genel olarak orman, bozkır, göl (doğal göl ve baraj), akarsu, sulak alan, bataklık ve sazlık alanlar, çayır, vadiler, tuzlu topraklar, sulu ve kuru tarım alanları, mera, meyve ve sebze bahçeleri, bağlar, koruluk/yapay ağaçlık alanlar, yol kenarı, kayalık alanlar ve erozyonlu yerler gibi tür zenginliğini destekleyen farklı yaşam ortamlarına (biyomlara) Sazan, alabalık, tatlı su midyeleri, yengeç, kurbağa, kaplumbağa gibi suda yaşayan canlılar ile karabatak, yaban ördeği, yaban kazı ve su tavuğu gibi kanatlı hayvanlar yörenin ekolojik ortamına uyum sağlamış canlılardır. Nallıhan, Beypazarı, Kızılcahamam, Çamlıdere, Çubuk ve Güdül ilçeleri içerisinde kalan ormanlık kesimler ayı, yaban domuzu, geyik gibi hayvanların yaşamlarını sürdürmeye olanak vermektedir. Nallıhan ve Beypazarı çevrelerinde yakın zamana kadar yaban koyunu görülmüşse de bugün nesli tükenmiş olup doğaya tekrar yerleştirme çalışmaları 2004 yılından beri devam etmektedir. 33

44 Kızılcahamam ormanları küçük bir alan olmasına rağmen yaban hayatı açısından çok zengindir. Bölgede birçok orman kuşu üremektedir. Bu kuşlar arasında yer alan Kara Akbabalar (Aegypius monachus) yuvalarını yaşlı karaçam tepelerine yapmaktadırlar. Ankara ilinin kuzeyindeki Köroğlu Dağları nın batı bölümünü içine alan bölgenin (Ankara il sınırları içindeki bölüm Beypazarı ve Güdül ilçelerinde bulunmaktadır) büyük bir kısmı ormanlar ve yaylalarla kaplıdır. Bölge bodur meşeliklerle kaplı kıraç tepeler, daha yükseklerden ise sarıçam ve karaçam ağırlıklı iğne yapraklı ormanlar, yüksek dağ çayırları, ve az miktarda tarım alanlarından oluşur. Bölge kuşlar açısından önemlidir. Tuz gölünün güneyinde pınarların yoğunlaştığı bölgede sulak çayırlara dönüşür. Bölge üreme, göç ve kışlama dönemlerinde çok sayıda, farklı kuş türüne ev sahipliği yapar ve Türkiye de çok az noktada üreyen bazı kuş türleri düzenli olarak burada yuva kurar. Gölün güneyindeki çamur adacıkları flamingolar için, gölün kuzeyindeki kayalık adalar Van Gölü martısı (Larus armenicus), ince gagalı martı (Larus genei) ve yırtıcı kuşlar için önemli yaşam alanlarıdır. Gölbaşı ilçesi sınırları içinde kalan Mogan Gölü balıkçıllar, yırtıcı ve ördek türleri için önemli bir üreme, konaklama ve kışlama alanıdır. Ankara nın Nallıhan ve Beypazarı ilçelerinin güneyinde, Sakarya Nehri üzerinde inşa edilen Sarıyar Barajı nı ve etrafındaki tepeleri içine alan, göl yüzeyi, tatlı ve tuzlu mevsimsel gölcük ve sulak çayırlar, dağ bozkırları, tarım alanları ile kızılçam topluluklarından oluşur. Alanın doğu ucundaki Kirmir Çayı Deltası, mevsimsel göl yüzeyi ve geniş sulak çayırlar kapsar. Alanın kuzey ucunda Çayırhan Mevkiinde benzer bir yapı sergileyen Aladağ Çayı nın deltasında tuzcul özellikteki Nallıhan-Davutoğlan Kuş Cenneti bulunur. Kuş Cenneti bölgesinde sulak çamur düzlükleri, ağaçlık, bozkır ve kayalık alanları yaşam alanları mevcuttur. Alan kuşlar için üreme döneminin yanı sıra göç ve kış dönemlerinde de önem taşır. Nallıhan, Beypazarı, Kızılcahamam, Çamlıdere, Çubuk, Güdül ilçeleri ormanlık kesimlerinde ayı, vaşak, yaban domuzu, geyik, kurt, tilki, porsuk, kokarca, gelincik, sincap, keklik, çaylak, turna, çulluk, güvercin, üveyik, bıldırcın görülmektedir Kızılcahamam ormanları küçük bir alan olmasına rağmen yaban hayatı açısından çok zengindir. Bu ormanlar kuşlar ve kelebekler açısından önemli bir alandır. Bölgede birçok orman kuşu üremektedir. Alanda üreyen önemli türler arasında kara akbaba (Aegypius monachus), sakallı akbaba (Gypaetus barbatus), kızıl akbaba (Gyps fulvus), küçük akbaba (Neophron percnopterus) ve karaleylek (Ciconia nigra) yer alır. Kızılcahamam ilçesinin girişinde çok sayıda leylek (Ciconia ciconia) yuvası bulunur. Kara Akbabanın (Aegypius monachus) Türkiye nin bilinen ikinci büyük kolonisi ise 7 çift ile Kızılcahamam ormanlarında bulunmaktadır. Falco biarmicus ve Milvus migrans nesli tehlike altındaki türlerdendir. 34

45 Alanda bulunan diğer kuş türleri şunlardır; Aegolius funereus, Aquila chrysaetos, bubo bubo, Circaetus gallicus, Dryocopus martius, Falco peregrinus, Hieraetus pennatus, Lanius collurio, Lanius nubicus, Lullula arborea, Picus canus ve Sitta krueperidir. Alandaki en öncelikli kelebek türü ülkemize endemik çok gözlü Anadolu çillisidir (Polyommatus ossmar). Yalancı apollo (Archon apollinus), Anadolu zıpzıpı (Muschampia proteides) ve bavius (Pseudophilotes) Kızılcahamam ormanlarında yaşayan nesli bölgesel ölçekte tehlikedeki kelebek türlerinin başında gelir. Glaucopsyche aleis nesli tehlike altındaki diğer bir türdür. Ankara ilinin kuzeyindeki Köroğlu Dağları nın batı bölümünü içine alan bölge (Ankara il sınırları içindeki bölüm Beypazarı ve Güdül ilçelerinde bulunmaktadır) kuşlar açısından önemli bir bölgedir. Kara akbaba (Aegypius monachus), sakallı akbaba (Gypaetus barbatus) ve Şah kartal (Aquila heliaca) alanda üreyen öncelikli türlerdendir. Kara akbabalar üreme sonrasında yüksek sayılarda görülmektedir. Aquila chrysaetos, Dendrocopos syriacus, Hiaraaetus pennatus, Lanius collurio ve Lullula arborea alanda bulunan diğer kuş türleridir. Kar faresi (Chionomys nivalis) alanda yaşayan bir memeli türüdür. Bölge aynı zamanda taraklı semender (Triturus karelinii) için önemli bir bölgedir. Bala, Gölbaşı ilçeleri sınırları içinde kalan Beynam Ormanlarında 2 çift Şah kartal (Aquila heliaca) üremektedir. Ormandaki yaşayan diğer bir kuş türü de Camrimulgus europaeus dir. Bir bölümü Ankara ilinin Şereflikoçhisar ilçe sınırları içinde kalan Tuz Gölü; üreme, göç ve kışlama dönemlerinde çok sayıda, farklı kuş türüne ev sahipliği yapar ve Türkiye de çok az noktada üreyen bazı kuş türleri düzenli olarak burada yuva kurar. Gölün güneyindeki çamur adacıkları flamingoların (Phoenicopterus roseus) dünyadaki en büyük doğal üreme kolonilerinden birini barındırır. Gölbaşı, Bala, Haymana ilçeleri Çöl Gölü ve Çalıkdüzü bölgesi, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında kuşlar için büyük önem taşır. Çorak toygarı (Calandrella rufescens niethammeri), büyük cılıbıt (Charadrius leschenaultii columbinus), küçük kerkenez (Falco naumanni), turna (Grus grus), gülen sumru (Sterna nilotica) ve sayıları gittikçe azalan toy (Oris tarda) gibi hassas türleri bir arada barındırır. Alan, üreyen kuşların yanı sıra flamingo (Phoenicopterus roseus) gibi yazın üreme süresince beslenmeye ve sakarca (Anser albifrons) gibi kışlamaya gelen kuş türlerini de barındırır. Sakarca alanda kışlamaya devam etse de eski yıllardaki kadar yüksek sayılarda görülmemektedir. Alan, su düzeyinin yüksek olduğu yıllarda dikkuyruk (Oyura leucocephala) ve angıt (Tadorna ferruginea) için üreme sonrasında büyük önem taşır. Gölün su düzeyinin çok düşük olduğu son yıllarda bu türlerin hemen tümü alandan kaybolmuştur. Sarı lekeli zıpzıp (Thymelicus acteon) alanda görülen ve nesli bölgesel ölçekte tehlike altında olan bir kelebek türüdür. Lanius minor ve Melanocorypha calandra ise alandaki diğer iki kuş türüdür. 35

46 Gölbaşı ilçesi sınırları içinde kalan Mogan Gölü balıkçıllar, yırtıcı ve ördek türleri için önemli bir üreme, konaklama ve kışlama alanıdır. Yaklaşık bireylik bir küçük kerkenez (Falco naumanni) geceleme alanı, Gölbaşı ilçesinde göle yakın bir alandadır. Diğer küçük koloniler ise Mogan-Eymir arasındaki köy evleri ile güneydeki Yavrucak Köyü nde bulunmaktadır. Dikkuyrukların (Oyura leucocepahala) sayısı 1995 ten bu yana artma eğilimi göstermiş ancak son yıllarda yapılan saz sökümü ve dolgu çalışmaları nedeniyle türün alandaki varlığı tehlike altına girmiştir. Aythya nyroca ve Calandrella rufescens niethammeri bu bölgede yaşayan nesli tehlike altında olan diğer kuş türleridir. Nallıhan-Beypazarı karayolu ile Seben ilçesi arasında doğubatı doğrultusunda uzanan tepeler yırtıcı kuşlar açısından önemlidir. Bölgede kara akbaba (Aeygpius monachus), küçük akbaba (Neophron percnopterus) ve sakallı akbaba (Gypaetus barbatus) düzenli olarak görülmektedir. Bölgede bulunan Kızıl geyik (Cervus elaphus) korumada öncelikli türlerden biridir. Su kuşları açısından Mogan Gölü ile birlikte Çökek bataklığı, Dikilitaş ve İkizce göletleri önemli habitatlardır. Mogan gölü Ankara nın önemli kuş alanlarındandır. Gölbaşı nda 188 kuş türü görülür. Alanda, Alaca Balıkçıl, Macar Ördeği, Pasbaş Patka ve Dikkuyruk yaşamaktadır. Alanda sonbahar sonunda ve ilkbahar öncesinde, aralarında Macar ördeği, Pasbaş, Patka ve Sakarmekenin de bulunduğu büyük sayıda su kuşu gözlenebilir. Alanda üreyen diğer türler arasında: Küçük Batağan, Bahri, Kızıl Boyunlu Batağan, Kara Boyunlu Batağan, Küçük Balaban, Boz Ördek, Yeşilbaş, Söz Delicesi, Sakarmeke ve Uzunbacak sayılmalıdır. Eymir, Mogan, Karagöl doğal gölleri ile Çubuk I-II, Kurtboğazı, Hirfanlı, 36

47 Sarıyar, Kesikköprü, Gökçekaya baraj gölleri ile Sakarya ve Kızılırmak nehirlerinde sazan, alabalık, tatlısu midyesi, yengeç, kurbağa, kaplumbağa, karabatak, yabani ördek, yaban kazı, su tavuğu bulunur. Bala, Evren, Şereflikoçhisar ilçe sınırları içindeki Hirfanlı Barajı bölgesi kış aylarında donmadığından yüksek sayıda su kuşu barındırır. Alanda kışlayan kuş türleri arasında nesli dünya ölçeğinde tehlikedeki dikkuyruk (Oyura leucocephala) da yer alır. Göldeki adalarda sumru türleri ve Akdeniz martısı (Larus melanocephalus) az sayılarda kuluçkaya yatar. Cygnus columbianus, ve Sterna nilotica bölgedeki nesli tehlike altında olan kuş türlerindendir. Aythya ferina, Aythya fuligula, Ciconia ciconia, Fulica atra, Netta rufina, Recur virosta avosetta, Sterna albifrons, Sterna hirundo vetadorna ferruginea bu bölgedeki diğer kuş türleridir. Ankara ili sınırları içinde yer alan akarsu ve dereler balık türleri için önemli yaşam ortamlarıdır. İl akarsu ve derelerinde bulunan önemli balık türleri Şunlardır. Akbalık (Leiscus caephalus), Sazan Pullu Adi Sazan (Cyprinus carpio), Dere balığı Siraz (Capoeta tinca), Turna (Eso lucius), Yayın (Silurus glanis). Kızılırmak ve Sakarya vadileri, tatlı su balıkları ve kuş türleri ile birlikte kara hayvanları için de elverişli yaşam alanı oluşturmaktadır. Eymir, Mogan, Karagöl doğal gölleri ile Çubuk I-II, Kurtboğazı, Hirfanlı, Sarıyer, Kesikköprü, Gökçekaya baraj gölleri ile Sakarya ve Kızılırmak nehirlerinde sazan, alabalık, tatlısu midyesi, yengeç, kurbağa, kaplumbağa, karabatak, yabani ördek, yaban kazı, su tavuğu bulunur. Mogan ve Eymir Gölleri de balık türleri için önemli yaşam ortamı oluşturmaktadır İlin Jeolojik Durumu Ankara il sınırları içinde kalan alanlar Torid Anatolit Platformu ve Kırşehir Bloku üzerinde olup farklı jeolojik özelliklere sahip kayaçlardan oluşmaktadır. En yaşlı birimler, derinleşen bir denize ait çökellerin bugüne gelen izleri olan Triyas yaşlı metamorfiklerdir. Kıta şevinden kopan daha yaşlı (Karbonifer-Permiyen ) kayaç blokları çökelime eşlik etmiştir. Okyanusun, Paleotetisin, kapanması sonucu su üstüne çıkan bu kayalar Liyasta açılmaya başlayan yeni bir okyanusun, Neotetis, çökelleri ile örtülmeye başlamıştır. Aynı dönemdeki volkanik aktivite ürünü kayaçlar (aglomera, tüf, bazalt ) gelişmeye başlamıştır. Kretase den itibaren bölgede etkin olan sıkışma sonucu Neotetisin malzemesi kıta kabuğu üzerinde çıkarak Eldivan Ofiyolit topluluğu ve Dereköy Ofiyolitli Melanjı olarak adlandırılan kayaç karmaşıkları meydana gelmiştir. Tektonik aktiviteler sonucu Üst Kretase den itibaren başlayan derinleşme ile derin deniz kayaçları türbiditler çökelmeye başlamıştır. Paleosen de önemli bir granitik mağma sokulumu yaşanmıştır. Esosen döneminde karasallaşma başmış ve hem denizel hemde karasal ortamlarda kayaçlar oluşmuştur. Oligosen de ise evoporitik göllerde jipsler çökelmiştir. Miyosen döneminde tektonik etkiler önemli volkanik aktiviteleri tetiklemiş ve andezit, tüf, aglomera 37

48 oluşumları genişalanları kaplamıştır. En gençvolkanik aktivite pliyosen yaşlı Bozdağ bazaltıdır. Pliyosen sonlarında volkanik aktivite durmuştur. Ankara ilindeki en genç jeolojik oluşumlar ise eski ve güncel alüvyonlardır. Ankara yakın çevresinde en altta Triyas yaşlı Ankara grubunu oluşturan kaya türleri yer almaktadır. Ankara grubu; Emir, Elmadağ, Ortaköy ve Keçikaya formasyonların ayrılmıştır. Bu formasyonlar yer yer diyabaz dayklar tarafından kesilmiş ve içlerinde değişik boyutlarda karbonifer, perma-karbonifer ve permiyen yaşlı kireçtaşı blokları yer almıştır. Oligosen yaşlı Miskincedere Formasyonu, konglomera, kumtaşı, çamurtaşı, marn ve jips ardalanmasından oluşur. Oligosen yaşlı birimleri miyosen yaşlı birimler uyumsuz olarak örter. Bölgede miyosen yaşlı volkanitler, andezit, trakiandezit, bazalt, anglomera ve tüfden oluşan Tekke Volkanitleri ile dasit ve andezitten oluşan Oğulbeyi Dasiti olarak ayrılmıştır. Bu volkanitlere eş yaşlı ve girik olarak bulunan sedimanter ağırlıklı kayaçlar alttan üste doğru Kumartaş, Hançili, Mamak, Kızılırmak ve Bozkır Formasyonlarına ayrılmıştır. Gölbaşı formasyonu kendinden daha yaşlı birimleri uyumsuz olarak örter. Alüvyon bölgedeki en genç oluşumlardır. Bölge Kuzey Anadolu Fayı güneyindeki anatolit tektonik kuşağı içerisinde yer alır. Tektonik yapısını ise Alpin Orojenik evresi ile kazanmıştır. Bölgede paleotetis okyanusunun izlerine Ankara Grubunu oluşturan kaya türlerinde, Neotetis okyanusunun izlerine ise Eldiven ofiyolit topluluğunda rastlanır. Ankara ve yakın çevresinde temel kaya birimini şist ve grovaklar temsil etmektedir. Bu birim bölgenin doğusunda kuzeydoğudan güney batıya doğru yönlenmiştir. Alpin orojenizinden etkilenmelerden dolayı pek çok mikro ve makro boyutunda kıvrımlanma ve yersel kırılmalar oluşmuştur. Ankara ve yakın çevresinde paleojene rastlanmıştır. Akıncılar (YENİKENT) ovasında görülen bu devrin tortulları ya tortullaşmamış veya aşınmıştır.bu seriler üzerinde diskordan olarak miyosene ait çökeller gelmektedir. Prene safhası sonunda bu bölgeden deniz çekilmiş, çukur havzalarda lagün şeklinde kapalı göller oluşarak miyosene ait göl çökelleri tortullaşmıştır. Volkanizma miyosene kadar devam etmiştir. Miyosenle ara katkılı olan volkanitler bu durumu doğrular özelliktedir. Miyosen sonunda bölge tamamen karasal ortama geçmiştir. Depremsellik ANKARA il sınırları içindeki alanlar, Bakanlar Kurulu nun gün ve 96/8109 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasında Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Derece Deprem Bölgesi kapsamında yer almaktadır. Birinci Derece Deprem Bölgeleri ilin kuzeyinde Kuzey Anadolu Fayına yakın kesimleri ile doğu-güney doğusunda Tuz Gölü Fayına yakın kısımlarını kapsamaktadır. Ankara kent merkezi genel olarak Üçüncü ve Dördüncü Derece Deprem Bölgesi kapsamındaki alanlara sahiptir. Ankara ve yakın çevresindeki alanların sismotektonik özellikleri göz önüne alındığında, Ankara nın önemli bir hasara yol açan depreme merkez üssü olmadığı ancak çevresinde meydana gelen depremlerden etkilendiği görülmektedir. Depremsellik açısından, kent merkezinden itibaren 70 kilometre yarıçapındaki bir alanda meydana gelebilecek M<5. 5, 38

49 120 kilometre yarıçapında meydana gelebilecek M>7 büyüklüğündeki depremlerin etkisindedir.(jeoloji mühendisleri odası) Harita. 3 Ankara İli Deprem Haritası İklim Durumu İlin geniş arazisinde yer yer iklim farklılıkları görülür. Güneyde, İç Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise, Karadeniz ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Kara ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer. En sıcak ay Temmuz-Ağustos, en soğuk ay ise Ocak ayıdır. Bölgeye düşen yağış miktarları kuzey ve güney kesimlerde farklılık gösterir. Kuzeyde Kızılcahamam ve Çubuk, Karadeniz yağış rejimi özelliğini; güney ise İç Anadolu karakterini taşır. Bölgenin yapısı gereği özellikle kış aylarında sis olayı oldukça fazla görülür ve hayatı etkiler. İl bazında ortalama sıcaklık o C arasında, aylık ortalama yağış miktarı da mm arasındadır. En yüksek sıcaklık değeri 41.4 o C ile Sarıyar istasyonunda; en düşük sıcaklık da sıfırın altında 32.2 o C ile Esenboğa istasyonunda kaydedilmiştir. Donlu günler sayısı yılda ortalama arasında, karla örtülü günler sayısı ise yılda toplam gün arasında değişmektedir. En yüksek kar kalınlığı 82 cm. olarak Kızılcahamam istasyonunda kaydedilmiştir. İl merkezi ve istasyonların rüzgar durumuna genel olarak bakıldığında; hakim rüzgarın topografik yapıya bağlı olarak değişim gösterdiği açıkça görülür. Buna göre hakim rüzgar 39

50 Ankara (merkez), Esenboğa, Çubuk, Ayaş ve Yenimahalle'de kuzeydoğu, Haymana (İkizce), Sincan, Dikmen ve Nallıhan'da batı, Polatlı ve Şereflikoçhisar'da kuzey, Etimesgut ve Elmadağ'da güneybatı, Kızılcahamam'da güneydoğu ve Beypazarı'nda kuzeykuzeydoğudandır. Kuvvetli rüzgarların görüldüğü aylar mart ve nisan aylarıdır. Ankara da tespit edilen en yüksek rüzgar hızı güne, güneydoğu yönünden 32.1 m/sn dir. Normal şartlarda günlük olarak basıncın değerlerinde fazla değişiklik görülmez. Ancak yurdumuzu etkileyen hava kütlelerine bağlı olarak değişmeler gözlenir. Uzun yıllar değerlerine göre; Ankara'nın ortalama basınç değeri mb., tespit edilen en yüksek basınç değeri mb. ve en düşük basınç değeri mb. dır İdari Durumu Ankara'nın 25 ilçesi vardır ve bunların 16'sı merkez ilçedir. Ankara Büyükşehir Belediyesini oluşturan merkez ilçeler Akyurt, Altındağ, Ayaş, Bala, Çankaya, Çubuk, Elmadağ, Etimesgut, Gölbaşı, Kalecik, Kazan, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle'dir. Diğer ilçeler; Beypazarı, Çamlıdere, Evren, Güdül, Haymana, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Şereflikoçhisar dır. Harita. 4 Ankara nın ilçeleri İlin Nüfusu Ankara ili, Ankara şehrinin başkent olmasından sonra hızla kalabalıklaşmıştır. Özel ve kamu sektörü yatırımları başkent ve yöresine yoğunlaşmış, bunun sonucu ortaya çıkan 40

51 çalışma olanakları büyük bir nüfus akımına yol açmıştır. Ekonomi, sağlık ve eğitim altyapısının gelişmişliği, suç oranının yüksek olmaması, kişi başına kamu yatırımının ve kişi başına mevduatın yüksek olması gibi nedenlerin göçü teşvik ediyor olması muhtemeldir. Cumhuriyet tarihi boyunca ilin nüfusu ülke nüfusunun iki katı hızda artmıştır: Ankara'nın nüfusu hiçbir zaman tam olarak hesaplanamaz. Memur ve öğrenciler ağırlıkta olduğu için net nüfus bulunamaz. Tuik verilerine göre nüfusu 5 milyona yakınken gayri resmi nüfusu 8 milyondur.1927 sayımında nüfusu 404 bin olan il Türkiye nüfusunun %3,2'sine sahipken bugün 8 milyon nüfus ile bu oran %6,3'tür yılları arasında ise nüfus artış hızı (%1,83), ülke nüfus artış hızının (% 1,32) bir buçuk katı olmuştur. Bu büyümenin başını çeken Ankara kenti günümüzde dünyanın en kalabalık 14. kentidir. Göçe rağmen, 2008'de Ankara'da işsizlik oranı (%11,8) Türkiye genel işsizlik oranına (%11,0) yakındı. İstihdam edilenlerin %72'si hizmetler, %26'sı sanayi, %2'si tarımda çalışır (bu oranlar Türkiye için sırasıyla %49, %27 ve %24'tür). İl nüfusu dır. İç Anadolu'da bulunan ve nüfusları azalmakta olan Çorum ve Yozgat, Ankara'ya en fazla net göç veren illerdir. İl nüfusunun %96.7' si il ve ilçe merkezlerinde, geriye kalanı köy veya beldelerde yaşar. Ayrıca kişilik İç Anadolu nüfusunun yaklaşık yarısı Ankara ilinde, il nüfusunun ise %85'i merkezde yaşar. Ankara il nüfusu Türkiye geneline göre daha yüksek bir eğitim düzeyine sahiptir verilerine göre, 15 yaş üstü okuma yazma oranı toplam il nüfusunun %88'ini (erkeklerde %91, kadınlarda %86'sını) oluşturur, bu oran Türkiye için %83'tür (erkeklerde %88, kadınlarda %79). Bu farklılık özellikle nüfusun üniversite eğitimli kesiminde belirginleşir: üniversite ve yüksekokul mezunlarının toplam nüfusa oranı Ankara'da %10,6, Türkiye genelinde ise %5,4'tür Ulaşım Durumu Kent içi ulaşımda son zamanlarda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık yolcu taşımaktadır yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Metro ağında hali hazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Ağ halen süren çalışmalarla şehrin dört bir yanına ulaşma hedefine doğru gitmektedir. Havalimanını kent merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir. Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır. 41

52 Şehirde taksi sayısı da halkın ihtiyacını karşılayacak düzeydedir ve 24 saat hizmet vermektedir. Saat 24 ile sabah 6 arası taksiler zamlı tarife uygulamaktadır. Kentin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı şehre havayolu ile giriş çıkışı sağlayan, en önemli noktadır yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Hava limanını şehir merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir. Şehre giriş çıkışlarda ikinci önemli yer ise Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi kısaca ''AŞTİ dir. Avrupa nın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alan tesislerde restoranlar, emanet, büfeler ve firmalar için servis istasyonları da bulunur. Tesislerin Ankaray bağlantısı olduğu gibi yeterli sayıda taksi servisi de vardır. Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden kenti İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi ise hizmete girmiştir. Tablo 2. İlçelerin merkeze uzaklıkları İlçenin Adı Merkeze uzaklık (km) Akyurt 35 Ayaş 58 Bala 69 Beypazarı 99 Çamlıdere 108 Çubuk 41 Elmadağ 41 Evren 178 Gölbaşı 20 Güdül 89 Haymana 73 Kalecik 71 Kazan 45 Kızılcahamam 80 Nallıhan 163 Polatlı 75 Şereflikoçhisar

53 Tarihi ve Kültürel Değerler Müzeler Anadolu Medeniyetleri Müzesi : Müze, Ankara Kalesi nin güneydoğu kısmında, Atpazarı olarak bilinen semtte bulunan iki Osmanlı yapısından meydana gelmektedir. Kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi nde, Anadolu nun arkeolojik eserleri Paleolitik Çağ dan başlayarak, Osmanlı dönemine kadar kronolojik bir sırayla sergilenmektedir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre nin Lozan kentinde 68 müze arasında birinci seçilerek Yılın Müzesi unvanını elde etmiştir. Etnografya Müzesi : Etnografya, Ankara nın Namazgâh adıyla anılan semtinde, Müslüman mezarlığı olan tepede kurulmuştur. Müze yılında halka açılmış ve 1938 yılının Kasım ayında iç avlusu geçici kabir olarak ayrılmış, Atatürk ün naaşı, 1953 yılında Anıtkabir e nakline değin, burada kalmıştır. Bu kısım halen Atatürk ün anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunmaktadır. Binanın mimarı cumhuriyet döneminin ilk mimarlarından olan Arif Hikmet Koyunoğlu dur. Müzede maden eserler, dokuma giysi, silah ve ağaç işçiliği sergilenmektedir. Geleneksel Türk sanatının nadide örnekleri arasında Anadolu nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri yer almaktadır. Ayrıca müzede Anadolu etnografya ve folkloru, sanat tarihi ile ilgili eserleri içeren bir ihtisas kütüphanesi de bulunmaktadır. Cumhuriyet Müzesi (II. TBMM Binası) : Ankara Ulus Meydanı nda bulunan müze Cumhuriyet Halk Fırkası binası olarak tasarlanmış ancak, I. Büyük Millet Meclisi binasının yetersiz olması ve gelişen cumhuriyet Türkiye si meclisinin ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle binada değişiklik yapılarak II. Türkiye Millet Meclisi olarak kullanılmış, 30 Ekim 1981 yılında da Cumhuriyet Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Kurtuluş Savaşı Müzesi (I. TBMM Binası) : Ankara Ulus Meydanı nda bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında I. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılmış, daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi ve Hukuk Mektebi olarak işlevini sürdürmüştür. 43

54 Anıtkabir: Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün ebedi istirahat yeri olarak Rasattepe de (Anıttepe) seçilmiş ve 18 Kasım 1943 tarihinde Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arden in projeleri uygulanmıştır. Yaklaşık m2 lik bir alanı kaplamakta olup Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır. 44

55 Diğer Müzeler Gordion Müzesi Roma Hamamı Açık Hava Müzesi Ankara Vakıf Eserleri Müzesi Ankara Barosu Hukuk Müzesi Cumhurbaşkanlığı Atatürk Müze köşkü(çankaya Müze Köşkü) Beypazarı Kent Tarih Müzesi Beypazarı Yaşayan Müze Çengelhan Rahmi Koç Müzesi Meteoroloji Müzesi Özel TED Ankara Koleji Müzesi PTT Müzesi Telekomünikasyon Müzesi TCDD Malıköy Müzesi TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi TCDD Açıkhava Buharlı Lokomotif Müzesi Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Türk Hava Kurumu Müzesi Türkiye Ormancılık Müzesi 75. Yıl Cumhuriyet Eğitim Müzesi Ziraat Fakültesi Müzesi Anadolu Mimarlık ve Mobilya Kültürel Miras Müzesi Mustafa Ayaz Müzesi Ülker Zaim Müzesi Sebahattin Yıldız Müzesi Şefik Bursalı Müze Evi 45

56 Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi Atatürk Orman Çiftliği Atatürk Evi ve Müzesi Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi Çankaya Köşk Müzesi Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Müzesi Mehmet Akif Ersoy Müzesi ODTÜ Müzesi T.C. Ziraat Bankası Müzesi TRT Müzesi 100. Yıl Kız Teknik Öğretim Müzesi Alagöz Karargah Müzesi Anıtkabir,Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi MSB Arşiv Müzesi Devlet Mezarlığı Müzesi Haritacılık Müzesi Hava Müzesi Sakarya Şehitliği Anıt ve Müzesi Topçu ve Füze Okulu Müzesi Jandarma Müzesi Tarihi Yerler Ankara Kalesi: Ankara ya hâkim bir tepenin üzerinde kurulmuş olan ve zaman içinde kentin simgesi haline gelen Ankara Kalesi'nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 2. yüzyılda Galatlar zamanında var olduğu bilinen kale daha sonra Romalılar döneminde onarım görmüştür. İç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin iç surları büyük bir olasılıkla 46

57 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara sının 17. yüzyıldan itibaren ayakta kalmış birçok Ankara evi ve Alaaddin Camii bulunmaktadır. Kalecik Kalesi : Kalecik Kalesi, Çankırı'ya giden yol üzerinde Ankara'dan 78 km. uzaklıktadır. Bizans devrine tarihlenen kale, modern kasabaya hâkim olan simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak a doğru uzanan ovada tek başına yükselmektedir. Akköprü: Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara'nın en eski köprüsüdür yılında Selçuklu Hükümdarı I.Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır. Bugün sağlam bir durumda bulunmakla beraber dar bir köprü oluşu ve bugünkü kullanılan geniş yolun dışında kalışı nedeniyle işlerliğini yitirmiştir. Batı yönünde biri silik iki yazıt yer almaktadır. Suluhan : Hacı Doğan Mahallesi nde, Suluhan Sokağı ndadır yılında Şeyhülislam Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camii ne vakıf olarak yaptırıldığı sanılmaktadır. İki kısımdan oluşan Suluhan'ın birinci kısmı kareye yakın dikdörtgen planlı, ortası avlulu ve iki katlıdır. Bu bölümde sadece doğu ve güney cephedeki dükkânların pek azı günümüze gelmiş, batı ve kuzey cephelerdeki binalar tamamen yıkılmış, sadece dış duvarları kalmıştır. Kalıntılardan hanın iç avlusunun dört kenarda ayaklar üzerinde sivri kemerli revaklarla çevrilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Revaklar arkasında odalar sıralanmaktadır. Güney uçta yer alan ikinci kısım tek katlıdır ve daha dardır. Tamamı toprak altında kalan ikinci kısmın ahırlar ve depolara ayrıldığı tahmin edilmektedir. Her iki kısımda da duvarlar moloz taştan yapılmıştır. Hanın batı kenarında üç bölümlük küçük bir arasta bulunmakta olup, her bölüm kalın beşik tonozlarla örtülmekte ve yanlarda küçük dükkânlar yer almaktadır. Çengel Han : Kale altında ve Atpazarı Meydanı Sefa Sokak ta bulunmaktadır. Kitabesinden 1522 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Zağfiran (Safran) Hanı : tarafından yaptırılmıştır. Vakfiyesi 1512 tarihinde düzenlendiği için, bu tarihlerde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Atpazarı ndadır ve Hacı İbrahim Bin Hacı Mehmet Eski Hamam : Eski Hamam, Gazi Lisesi nin tam karşısında yer almaktadır. Oldukça harap durumda olan hamamın soyunmalığı tamamen yıkılmış olmasına mukabil soğukluk ve 47

58 sıcaklık, külhan dahil olmak üzere ayakta durmaktadır. Eserin mimari yapısı ve tekniği itibariyle 15. yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir. Restore edilmektedir. Karacabey Hamamı : Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerinde olup, 1444 tarihinde yapılmıştır. Çifte hamam şeklindeki yapı batı kısmında birbirine bitişik soyunmalıkları, doğu kısmında ise batıdakilere göre daha değişik inşa tarzı gösteren sıcaklık ve halvetleriyle birlikte bütünü kareye yakın büyük bir dikdörtgen meydana getirmektedir. Güvenlik Anıtı : Kızılay'da Güvenpark içerisindedir yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir. Anıtın Kızılay'a bakan yönünde; güveni temsil eden bir sopayı eline alan kuvvetli genç erkek heykelleri yer almıştır. Bu heykellerin altında Atatürk'ün söylediği "Türk, Öğün, Çalış, Güven" sözleri tunç harflerle yazılıdır. Bu yazının sağında Türk Polisinin, solunda Türk Jandarmasının halka olan yardımlarını sembolize eden çeşitli kabartmalar bulunmaktadır. Anıtın Bakanlıklara bakan yönünde ise; Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda ve inkılap hareketlerinde beraber bulunduğu arkadaşları belirtilmektedir. Heykellerin altında anıtın yapılış tarihi olan 1935 yılı romen rakamlarıyla yazılıdır. Sağ tarafta insan zekasını, sol tarafta ise çitçinin tarım çalışmalarını belirten kabartmalar yer almıştır. Mimar Sinan Anıtı : Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin önündedir m. yüksekliğindeki mermer heykelde Mimar Sinan kendine özgü giysisiyle ayakta canlandırılmıştır. Mithat Paşa Anıtı : Ulus'ta Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındaki Mithat Paşa heykeli, 1966 yılında banka tarafından heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır, 1863'te Ziraat Bankası nı kuran Sadrazam Mithat Paşa'nın koltukta oturur biçimdeki heykelinin solunda üç başak ve çark, sağında terazi figürleri vardır. Ulus Cumhuriyet Anıtı : Ulus Meydanı'ndaki bu anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarının anısına 1927 yılında Avusturyalı heykeltıraş Krippel'e yaptırılmıştır. Atatürk'ün atlı heykelinin altındaki yüksek ve üçgen kaide Ankara taşındandır. Kaidenin üzerindeki kabartmalarda Atatürk ve askerlerini Başkumandanlık Meydan Savaşı'nda tasvir eden figürlerden başka, Türk kadınını, Türk askerini ve genç Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeleyen figürler bulunmaktadır. Zafer Anıtı : Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerindeki bu anıt, 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Cannonica'ya yaptırılmıştır. Atatürk'ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir. Tabanında kabartma halinde zafer çelenkleri yer almıştır. 48

59 Eski Evler Ankara Kale İçi Evleri : Kale içinde çoğu iki katlı olan Ankara evlerinin alt kat avlusunda uşakların, aşçıların, kâhyaların odaları, kiminde de bir ahır bulunur. Birinci katta ev sahibinin oturduğu odalar vardır. Genellikle evin dışında ve bir yanı açık merdivenden, "sergâh ya da sergâh" denilen sütunlu, dört bir yanı açık, üstü kapalı bir taraçaya çıkılır. Üst kattaki odalar, kimi evlerde bir sofanın, kimilerinde de sergâhın bir yanında yer alır. Konuk, toplantı ve yatak odaları ikinci katta bulunur. Kimi odalarda kadınların toplantıları izleyebilmeleri için kafesler vardır. Günümüzde bazı evler turistik amaçlı olarak kullanılmaktadır. Beypazarı Evleri : Ankara'nın 100 km. batısında yer alan Beypazarı nın dik yamaçlar ve vadilere kurulmuş olan eski kesimi, çarşı ve geleneksel konutlardan oluşan karakteristik dokusuyla ve doğal peyzaj özellikleriyle tarihi ve görsel karakteri zengin olan bir yerleşimdir. 100 yıllık geçmişi olan bu evler, Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini 49

60 taşımaktadır. Konut mimarisi açısından ana tip, cumbalı veya üstünde kuşkana olarak adlandırılan bir çatı katı olan iki veya üç katlı yapılardır. Camiler Ayaş Evleri : Vadi tabanındaki çarşı alanının çevresinde ve kuzeyde vadi yamaçlarında organik bir dokuda yoğunlaşan Ayaş Evleri nden 37'si, tescil edilmiş ve korunmaya alınmıştır. Mimari özellikleri açısından Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşıyan tarihi Ayaş Evleri genellikle iki katlıdır. Güdül Evleri : Ankara'nın kuzeybatısında, kente 89 km. uzaklıkta eski bir yerleşim olan Güdül ilçesinin kent merkezinde bugüne kadar ayakta kalan tarihi evlerin bulunduğu bölge kentsel SİT alanı ilan edilmiştir. Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır. Ağaç Ayak Camii : Kitabesi olmayan caminin 1705 tarihli olduğu tahmin edilmektedir. Cami, ahşap minberi ve mihrabı ile Geç Devir Ankara eserleri için tipik bir yapıdır. Ahi Elvan Camii : Samanpazarı Ahi Arap Mahallesi nde bulunan ve çok sade bir dış görünüşe sahip olan cami, 1832 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Ahi Yakup Camii : İsmetpaşa Mahallesi nde, eğimli bir arazide bulunan cami 1391'de Ahi Yakup tarafından yaptırılmıştır. Camiye doğu cephesinden 11 basamaklı merdivenle çıkılır. 14. yüzyıl Ankara camileri için tipik olan mihrabı ile dikkat çeken cami yenilenerek kısmen karakterini kaybetmiştir. Alaaddin Camii : Ankara Kalesi içinde yer alan cami 1178 tarihlidir. Alaaddin Camii, özellikle 1178 tarihi taşıyan minberi, son cemaatte bulunan antik sütun başlıkları, kapı üzerindeki tamir yazıtları ile önem kazanan bir eserdir. 18. ve 19. yüzyıllarda yenilenen cami tarihi karakterini kaybetmiştir. Aslanhane (Ahi Şerafettin) Camii : Samanpazan Aslanhane Mahallesi nde bulunan caminin dış görünüşü çok sadedir. İlk yapılışı 13. yüzyılın başına, tamiri ise 'a rastlar. Caminin doğusunda bulunan türbe duvarına gömülü antik aslan heykelinden dolayı Aslanhane Camii olarak anılır. 50

61 Cenab-ı Ahmet Camii : İç Cebeci Ulucanlar'da bulunan kesme taş duvarlı ve kubbeleri kurşun kaplı olan cami klasik Osmanlı yapılarındandır yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Ankara beylerbeyliği yapmış olan Cenab-ı Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Hacı Bayram Camii : camilerinden birisidir. Ulus'ta Augustus Tapınağı'nın bitişiğinde yer alan cami, yıllarında Hacı Bayram Veli tarafından yaptırılmıştır. Doğu duvarı Augustus Tapınağı na, güney duvarı Hacı Bayram Türbesi ne dayanır. Sanat değeri yönünden ilgi çekici olan bu cami halen Ankara'nın en önemli Karacabey Camii : Hamamönü nde bulunan cami türbesi, çeşmesi ve çifte hamamıyla birlikte külliye oluşturmaktadır. Çiçekçioğlu Camii : Alparslan Mahallesi nde Göztepe Sokağı nda bulunan Çiçekçioğlu Camii 17. yüzyıl sonu ve 18. yüzyıl başı Ankara camilerinin güzel bir örneğidir. Tacettin Camii : Hamamönü Sümer Mahallesi Taçlı Sokak ta, Karacabey İmareti yakınında bulunan cami, de Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Kocatepe Camii : 16. yüzyıl estetiği ile 20. yüzyıl teknolojisinin bütünleşmesinden oluşan cami, dört minaresiyle Selimiye'yi, merkezi kubbe ve yarım kubbeleriyle Sultanahmet'i andırır. İç tezyinatta klasik Osmanlı mimarisi örnek alınmış, malzeme olarak; çini, mermer, sarı maden ve özel boyalar kullanılmıştır. Ana kubbe ve aslan göğsü yazıları pirinçten yazılmıştır. Caminin iç süslemeleri arasında ayrı bir yeri olan vitraylar, özel camdan imal edilmiş olup, klasik Osmanlı tarzı ile modern tarz arasında bir geçiş teşkil ederler. Projesi Hüsrev Tayla ve Fatih Uluengin'e aittir. Sarıkadı (Mimarzade) Camii: Hamamönü Meydan Mahallesi Sarıkadı Sokak dadır. 18.yy sonlarına aittir. 18. yy karakterinde bir yapıdır. 51

62 Zincirli Camii : Ulus ta Anafartalar Caddesi nde bulunan caminin, 17. yüzyıl ortaları veya sonu olduğu tahmin edilmektedir. Arkeolojik değerler Ahlatlıbel: Ankara nın 14 km Güneybatısında Taşpınar Köyü-Gavurkale-Haymana eski yolu üzerindedir. Akkale: Anadolu Medeniyetleri Müzesinin temelini oluşturur. Akköprü: Ankara Çayı üzerinde olup Ankara nın en eski köprüsüdür. Kayabaşı Mozaiği: Polatlı İlçesi Kayabaşı köyünde ortaya çıkarılmıştır. Augusutus Tapınağı: Ulus semtinde Hacıbayram Camiinin bitişiğinde yer almaktadır. Julianus Sütünu: 4. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Defterdarlık ve Valilik Binası arasındaki havuzun kenarında yer alır. Ankara Roma Tiyatrosu: M.S. 2. Yüzyıl dönemime aittir. Bitik Höyüğü: Ankara nın 42 km kuzeybatısındadır. Eti Yokuşu: Ankara nın 5 km kuzeyinde Çubuk Çayı kıyısındadır. Gavur Kale: Ankara nın 60 km kuzeybatısındadır. Gordion: Polatlı İlçesinin 18 km batısında Yassıhöyük Köyü içinde yer alır. Karalar Köyü: Ankara nın 60 km kuzeybatısında bir köydür. Karaoğlan Höyüğü: Ankara nın 25 km güneyinde ve Ankara-Konya yolu üzerindedir. Tümülüsler (Beştepeler) : Yumurtatepe(Demetevler Tümülüsü): Çiftlik-Demetevler kavşağında Demetevlere giden yolun sol tarafında yer alır. Midas Tümülüsü: Gordion antik kentindedir. Ankara nın Doğal Sembolleri : Ankara Kedisi Ankara Kedisi dünyanın en sevilen saf kan kedi ırkları arasında yer almaktadır. Nesiller boyu "Ankara" her zaman uzun tüylü kediyi nitelendirmek için kullanılan bir terim olmasına rağmen tek saf kan Ankara, ataları Türkiye'den çıkmış olan Türk Ankarası'dır. Ankara kedisi Türkiye'de üretilmiş doğal ve saf bir kedi ırkıdır. Ankara kedisi ülkesinin ulusal hazinelerinden biri sayılmaktadır. Ankara Kedisi dünyanın 52

63 dikkatini ilk kez Haçlı Savaşları sırasında çekti yıllarında Fabri de Peiresc adındaki bir Fransız bilim adamı ülkesine eski Ankara'dan bir kaç saf beyaz kediyle dönmüştü. Ankara Keçisi Birçok ülkede mohair diye adlandırılan tiftik, bilindiği gibi bütün dünyaya yurdumuzdan yayılan Ankara Keçisinin ürünüdür. Bu nedenle Tiftik Keçisi, dünya literatüründe Ankara Keçisi (The Angora Goat) olarak tanınır. Ankara Keçisini 13. yüzyılda Hazar Denizinin doğusundan, Anadolu ya Türkler getirmişlerdir. Ankara Keçisi, Orta Anadolu'nun kurak iklim ve toprağı ile iyi bir şekilde bağdaşarak o zamandan beri bu bölgede gelişmiş, Orta Anadolu'ya özgü ve seçkin bir gelir hayvanı olma özelliğini bugüne kadar sürdürmüştür yılına kadar sadece Orta Anadolu'da, özellikle Ankara ve çevre İllerde ekonomik bir değer olan Ankara keçisi, buradan değişik tarihlerde dış ülkelere götürülmüş ve gittiği yerlerde esas ismini korumuştur. Halen bütün dünyada Ankara Keçisi olarak tanımlanmakta ve bu sayede Ankara'nın dolayısıyla Türkiye'nin ismini tüm dünyaya duyurmuş bulunmaktadır. Ankara Keçisi Ankara'nın bütün ilçelerinde yetiştirilmekle beraber, en çok ürün alman ilçeler Ayaş, Beypazarı, güdül ve Nallıhan'dır. Ankara Tavşanı Dünyada Avustralya'dan Fransa'ya kadar birçok ülkede yetiştirilen ve sayıları milyonlarla ifade edilen Ankara Tavşanı, anayurdundaki birkaç çiftlikte bine yakın bulunuyor. Ankara Tavşanı tarihi belgelere göre 1723 yılında Anadolu'da tamamen yok olmuştur. Almanya'da yaşayan gurbetçi bir vatandaş tarafından yeniden anayurduna getirilen Ankara Tavşanı Kayseri'de bir çiftlikte yetiştirilmeye başlanmıştır. Tesadüfen bulunulan bu ırkı anayurdunda yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir. Çok değerli olan Ankara Tavşanı anayurduna kolay uyum sağlamıştır. 53

64 Ankara Çiğdemi(croccus ancyrensis) Çok yıllık, yumrulu sarı veya mavi çiçekli otsu bir bitki türüdür. İlkbahar veya Sonbaharda açar. Gölbaşı Sevgi Çiçeği(Centaurea tchihatcheffii) Mogan Gölünün doğu yakasında yetişen bu bitkinin her ilkbaharda kırmızı, mor ve pembe renklerde açarak birbirini çok seven ama kavuşmaları mümkün olmayan iki gencin aşkını anlattığı söylenir. Endemik bir türdür. Ankara Armudu Kalecik Karası Üzümü Ankara Andezit Taşı Festivaller ve şenlikler : Festival veya şenliğin Yeri ve Adı Ayaş Dut Festivali Ankara Keçisi Festivali- Güdül Bala Geleneksel Hasat ve Kültür Festivali Beypazarı Havuç Festivali Çubuk Turşu Festivali Sincan Lale ve Kültür Festivali Haymana Uluslar Arası Kaplıca Festivali ve Kültür şenlikleri Hırkatepe Köyü Gazi Gündüzalp i Anma ve Hacet şöleni Çamlıdere Aluçdağı Festivali Güdül Üzüm Festivali Kızılcahamam Soğuksu Festivali Çeltikçi Belediyesi Pirinç Festivali- Kızılcahamam Karapürçek Yağlı Güreş ve Müzik Etkinlikleri Kutlandığı Ay Temmuz Nisan Mayıs Haziran Ekim Ağustos-Eylül Mayıs Haziran Haziran Temmuz Ekim Ağustos Eylül Eylül 54

65 Yenikent Kavun Festivali ve Kültür şenlikleri- Sincan Elmadağ Bayram Aracı Kültür şenliği Beypazarı Kapama şöleni Polatlı Sakarya Zaferi ni Kutlama şenlikleri Güdül Kiraz Festivali Eylül Eylül Eylül Eylül Haziran Tablo 3. Ankara nın festival ve şenlikleri Doğal Oluşumlar -Jeositler Ankara ili sınırları içindeki birçok jeolojik oluşum sahip olduğu ilginç özellikleri ile koruma altına alınarak son yıllardaki turistik aktivitelerin odağı haline gelmiştir. Dünyada hızla gelişen Jeo Turizm olgusunun ülkemizde de yaygınlaşması sonucu, aynı zamanda jeoloji literatüründe yer alan jeosit özelliğe sahip olan bu alanlar daha da önem kazanmıştır. Soğuksu Milli Parkı Jeositleri * Uzunkavak Silisleşmiş Ağaçları: Miyosen döneminde çam ve meşe ormanına ait bazı ağaçların silisleşmesi ürünüdür. Silisleşmiş ağaç fosilleri, doğu-batı istikametli yaklaşık 180 m uzunluğunda ve 1-4 m kalınlığında silisli bir seviye içinde yer alır. Ağaç fosilleri değişik boyutlarda olup en büyüğü 2,25 m eninde, 2,80 m boyundadır. * Acısıderesi Maden Suyu ve Travertenleri: Acısuderesi Maden Suyu, Kızılcahamam ilçe Merkezinin yaklaşık 4 km kuzeydoğusunda, Acısuderesi ndedir. İlginç şekilde, dere içinde birçok noktadan doğal maden suyu çıkışları mevcuttur. Suların çıkış sıcaklıkları o C arasındadır. 55

66 Maden sularının yeraltında bulunuş ve yüzeye çıkış mekanizması diğer sulara benzer şekillerdedir. Acısu Deresi Jeositinde ısıtıcı kayaçtan etkilenme sözkonusudur. Bu suyun ılık olması ve diğer jeotermal kaynaklara (Kızılcahamam ve Seyhamamı) yakılığı büyük bir jeotermal sistemin parçası olduğunu göstermektedir. Acısı Deresi boyunca Miyosen in 2. evre volkanizmasının ürünleri bulunmaktadır. Bunlar andezitik ve proklastikleridir. D-KD ve B-GB yönlü birbirine paralel kırıklar (=faylar) maden suyunun yüzeye ulaşmasını sağlar. * Güvem Jeositleri; Güvem, Kızılcahamam ilçesinin yaklaşık 17 km kadar batısında, Kızılcahamam-Çerkeş yolu üzerinde güzel bir yerleşim yeridir. Bu bölgedeki jeolojik oluşumlar şu şekilde verilebilir. * Güvem Bazalt Sütunları: Güvem in 1,5 km kuzeyinde Sabunkaya Boğazı mevkiinde, Sabunkaya köprüsünün her iki yamacında ve Fındıklı Mezrası yakınlarında görsel zenginlikler sunan bazalt sütunları görülmektedir. Boğazın iki tarafında aynı oluşukların çok farklı görüntüleri mevcuttur. Her iki mevkideki bazalt sütunlarının alt kesimleri düzenli, üst kesimleri ise düzensiz sütunlar şeklindedir. Düzenli sütunlar köşeli olup genellikle cm genişliktedir. * Beşkonak Miyosen Balık ve Yaprak Fosilleri: Güvem Köyü nün yaklaşık 5 km kadar kuzeydoğusundaki Beşkonak Köyü civarında doğa harikası olan bitki ve hayvan fosilleri bulunmaktadır. Beşkonak Güvem fosilleri ince taneli, ince tabakalı, laminalı kumtaşı, silttaşı, kiltaşı ve marnlardan oluşan yer yer kömür, tüf ve tüfit seviyeleri kapsayan, tüfler arasında diyatomitli ve silisli seviyelerinin bulunduğu volkanosedimanter bir istif içindedir. Bu istif Erken- Orta Miyosen yaşlı (23-11 milyon yıl önce) bir gölde çökelmiştir. 56

67 Oluşum döneminde göller volkanizma alnlarının arasında bulunmaktadır. Bu nedenle görsel tortullar içine, zaman zaman tüf, tüfit ve aglomeraların yerleştiği gözlenir. Görsel birimler, genelde koyu renkli olan volkanik kayaçlar arasında, arazide açık, ekseri beyaz renkleri ile kolay ayırt edilmektedir. Güvem-Çerkeş karayolu boyunca, özellikle Beşkonak-Kerimler mahallesi yol yarmasında bu göl tortullarına ait killi, kumlu, tüflü, diyatomitli ve silis seviyeli kayaç yapısını açık olarak görmek mümkündür. Bolca kıvrımlanmalar, tabaka içi yapılar, küçük ölçekli normal ve ters faylar da izlenebilmektedir. Kayaların çok ince olan tabakaları rarasında çeşitli bitki, yaprak ve dal parçaları ile balık, karınca ve kız böceği fosilleri bulunmaktadır. Güvem-Beşkonak yörelerinde kozalaklı ve yapraklarını döken ağaçların egemen olduğu yaklaşık 105 km 2 lik bir alanı kaplayan eski bir ormanın varlığı zengin bitki fosillerinden anlaşılmaktadır. Bunlar en çok gürgen, çam, kayın, porsuk, göknar, Akçaağaç, dişbudak, karaağaç, meşe, ceviz, abanoz, ıhlamur gibi ağaçların kalıntılarıdır. Çökel ortamlarındaki sedimanlar içinde makrofosiller yanı sıra, sedimanların büyük bir kısmını oluşturan markrofosillerden silissce zengin diyatomlar, polen taneleri, ilkel damarlı bitkilerin sporları ve protozoalar da bulunmaktadır. * Taşlıca Köyü Jeositleri: Taşlıca Köyü Kızılcahamam ilçe merkezinin yaklaşık 17km güneydoğusunda yer alan orta büyüklükte bir yerleşim yeridir. * Gelin Kayası: Andezitlerde oluşan ilginç yapılardan en tanınmışı Gelin Kayası olup, yöre halkı şekillere çeşitli söylenceler ve yakıştırmalar yapmaktadır. Ziyaretçisi bol bir jeosittir. 57

68 * Kaplumbağa Kardeşler: Köyün girişindeki Kaplumbağa Kardeşler de ilginç bir aşınma yapısıdır. Bu yörede ziyaretçilerin kendileri de başka yapılar tanımlayabilirler. * Mahkemeağcin Köyü Jeositleri Mahkemeağcin Köyü ilçe merkezinin güneybatısında yaklaşık 17 km mesafede, Çeltikçi yolu üzerindedir. Köyün adının makkeme ağacından kaynaklandığı sanılmaktadır. Yörenin başlıca kayası tüf olup yer yer aglomera bulundurur. Tüfler volkanik merkezlerden (baca, krater) patlamalı şekilde püsküren kül ve lav parçalarının etrafa yayılması ile oluşur. Bunlar Kızılcahamam volkanik sahasının 2. evre volkanizmasına ait ürünlerdir. Kocaçay Vadisi boyunca, aşınmaya karşı dayanıksız olan bu tüflerin oluşturduğu çok çeşitli yer şekilleri vardır ve bunlar bölgeye gizemli bir görüntü verirler. Arazide beyaz, pembemsi gri, masif yer yer tabakalı konumları ile kolay ayırt edilirler ve tarihsel dönemlerde kazılıpoyularak yerleşim yerleri olarak kullanılmışlardır. * Alican Çiftliği Aglomeraları: Mahkemeağcin Köyü nün 4 km kadar doğusunda Alican Çiftliği mevkiinde, tüfçe zengin ince taneli aglomeralar gözlenir. Bu tip aglomeralar bloklu tüf olarak adlanmakta olup volkanik çıkış merkezine yakınlığı işaret ederler. Peribacası olarak bilinen aşınma kökenli yapıların oluşumu için uygun kayaçlardır ve bu yüzden yerel olarak Takkeli Kaya şeklinde adlandırılır. Yörede tüfler içine oyulmuş eski yerleşim yerleri vardır ve bu yöre harabe olarak adlandırılır. * Mahkemeağcin Köyü Tüfleri: Tüf, beyaz rengi ve oluşturduğu az engebeli topografya ile jeolojik açıdan ilginç bir kayaç grubudur. Bunun insan yaşamını da çok eski çağlardan beri 58

69 etkileyen bir özelliği vardır. Kimi zaman hayvan barınağı kimi zaman yiyecek koruma, kimi zaman yerleşim yeri, bazen de kutsal mekan inşasında tercih edilmiştir. Bulunduğu yörenin kültürel gelişimine doğrudan etkisi olmuştur. Bunun en iyi örneklerinden biri Mahkemeağcin Köyü ve yakın çevresidir. Mahkemeağcin Köyü Tüfleri yer yer masif ve ince taneli ter yer de mm den cm ye ulaşan boyutlarda bazalt, andezit, riyolit parçaları, curuf, pomza parçaları yer almaktadır. Bu taneler tüfün dayanıklılığını artırırlar. Köyün hemen kuzeyindeki yamaçta MS. 7-8 yıllarına ait (Bizans Dönemi) yerleşimleri ve dini yapılar bulunmaktadır. Mahkemeağcin Köyü nün yakın çevresinde, bilhassa köy merkezi olmak üzere 3km yarıçapındaki bir alanda çok sayıda kültürel jeosit (mağara, yerleşim yeri, kilise vb. yerler) bulunmaktadır. Bunlar harabe, ören yeri, şapka tepe vb. şekilde adlanmaktadır. Tüfler içinde bazı seviyeler kırmızı renkleriyle dikkat çekerler. Kırmızı renk bazı yerlerde oksitlenme bazı yerler de ise pişme sonucu olup yağmurlu havalarda çok daha belirgin renk zıtlığı gösterirler. * Abacı Pribacaları: Abacı mahallesi Mahkemeağcin Köyü nün yaklaşık 3km batısında, köye bağlı bir yerleşim yeridir. Buranın hemen doğusunda bulunan tüf ve aglomeralar üzerinde mükemmel yer şekilleri peri bacaları gelişmiştir. Bu peri bacaları yağış (esas olarak yağmur) aşındırmasının ürünleri olup, adeta taş ormanı şeklinde bir görüntü sunarlar. * Çeltikçi Jeositleri Bu jeositler Pazar Çayı boyunca görülmektedir. Pazar Çayı, Çeltikçi nin yaklaşık 8 km kuzeyinde derinliği 400m yi geçen bir vadi oluşturur. Vadi boyunca hem etkileyici yer şekilleri, hem de bilimsel önemi olan jeositler bulunmaktadır. 59

70 * Bayındır Lavları: Bayındır Köyü eski haritalarda bulunan Pazar Çayı Vadisinde bulunan bir yerleşim yeridir. Şu anda Çamlıdere Baraj Gölü altında kalmıştır. Pazar Çayı Vadisi Galatya volkaniklerinin en yaşlı (erken miyosen) ürünlerini bulundurur. Bunlar 1. evre volkanizması ile yeryüzüne çıkmış bazalt lavları, volkanik breşler ve aglomeralardır. Vadi boyunca üst üste yerleşmiş 3 seviye halinde görülen bazalt lavları, büyük olasılıkla 1. evre volkanizması içinde 3 ayrı püskürmeyi temsil ederler. Lavlarla ardalanan aglomera seviyeleri yer yer dik yamaçlar oluşturur. oluşturulmuştur ve yerden 15m kadar yüksektedir. * Alicin Manastırı: Tipik olarak kültürel jeosittir. Bayındır Çayı na karışan Alicin Deresi nin dik yamacı üzerinde Bizans Dönemi Manastırı bulunmaktadır. Manastır, aglomeralar içinde bir boşluğun önü kapatılarak * Aşağıada Köyü Fayı: TEM Otoyolu nun Ankara dan itibaren km ler arasında volkaniklerin çok güzel yüzlekleri görülür. Kıvrımlar ve kırıklar proklastiklerin tabakalı olmaları nedeniyle çok açık olarak seçilir. Bunların en güzellerinden birisi Aşağıada Köyü yakınında TEM Otoyolu üzerindeki faydır. Ankara istikametinde yolun sağındadır. * Çamlıdere Barajı Jeositleri Çamlıdere çevresinde alacalı rengi ile belirgin gölsel ve volkanosedimanter birimlerin ardışıklığından oluşan bir istif bulunur. Baraj gölünün güneyinde DB uzanışlı bayındır fayının teşkil ettiği dik yamaçlar vardır. Bu yamaçlar, Kızılcahamam (= Galatya) volkanik kompleksinin 1. evre kayaçlarını bulundurur. Barajın kuzeyi ise az engebeli olup beyaz renkli gölsel tortulardan yapılıdır. Geç Miyosen yaşlı bu tortullar (11-5,5 milyon arası) en altta volkanik parçalı konglomera ile başlar üste doğru kumtaşı, kiltaşı, marnlara geçer. Yer yer tüf ve tüfit seviyeleri istife katılır. Gölsel çökelimin en üstünde kireçtaşları ve killi kireçtaşları vardır. Bu seviyeler Geç Miyosen Gölü nün nispeten derin dönemlerini temsil ederler. Kireçtaşlarının aralarına kalınlığı 1-2 m olan silis seviyeleri katılır. Bunlar göle ulaşan volkanik kökenli hidrotermal eriyiklerin (=silisce zengin sıcak sular) göldeki birikimlerinin sonucudur. Bazı yerlerde kireçtaşlarının da silisleşmesine sebep olmuşlardır. * Kızık Fayı: Çamlıdere barajı yakınında bulunan Kızık Köyü gölsel ve sedimanter istifin iyi görüldüğü yerlerden biridir. Köyün yaklaşık 1 km kuzeyinde yol yarmasında 60

71 kumtaşı, silttaşı, kiltaşı çökellerinden oluşan gölsel istiflte, 2 m atımlı normal bir fay dikkat çekicidir. Fay düzleminin sağ tarafı yukarı sol tarafı ise aşağı doğru hareket etmiştir. Bu fayın yakın çevresinde de farklı atımlarda birçok fay gözlenebilmektedir. * Pelitçik Ağaç Fosilleri: Çamlıdere ilçesine bağlı Pelitçik Köyü güneyinde, Kuz Tepe nin kuzey eteklerinde volkanosedimanter gölsel çökeller içinde silisleşmiş ağaç fosilleri (gövde, dal, kök vb.) bulunmaktadır. Mevcut hali taşlaşmış bir ormanı andırmaktadır. Benzer fosillerin batıda Bolu, kuzeyde Çerkeş, Kurşunlu, Ilgaz, doğuda Çankırı ve Şabanözü, güneyde Beypazarı, Kazan, Çubuk arasında kalan çok geniş bir alanda bulunduğu tespit edilmiştir. Ağaç fosillerinin yer aldığı bölgede en alt seviyelerde pomza parçalı beyaz tüfler yer almaktadır. Bu tüfler üzerinde yer yer andezitik aglomeralar görülür. Üste doğru killi, tüflü ve marnlı birimler yerleşir. En üstte ise silişleşmiş marnlı kireçtaşları bulunur. Silişleşmiş ağaç fosilleri bu istifin üst kesimlerinde kireçtaşlarının altında yer alan killi, marnlı, tüflü birimler içindedir. Silişleşmiş ağaç fosilli seviye yaklaşık 1,5 km doğu batı uzunluğunda ve m kalınlığındadır. Ağaç fosillerinin uzunlukları birkaç cm den 3 m ye kadar ulaşmaktadır. Fosili seviyelerin batıya doğru uzanan kesiminde yaklaşık 1-2 m kalınlığında yer yer merceksi yapıda silisli bir zon mevcut olup, bu zon boyunca kayaçlarda silişleşme görülür. Bu sislisli seviye içinde de iri ve yapısal olarak iyi korunmuş silisleşmiş ağaç parçaları bulunmaktadır. Silisleşmiş ağaçların volkanik kökenli çökellerde oluşmasının nedeni yer altı suyu içindeki çözünmüş silikatın varlığıdır. Bu ise civardaki volkanik kayaçların çözünmesinden oluşur. Bu çözünmüş silikat monomerik silisik asit şeklinde ağaçlardaki linyin ve selüloza bağlanır. Zamanla yüzeylenen odun dokularında monomerik silisik asit tabakası oluşur. Silisik asit tabakası zamanla suyunu kaybederek silika jeline dönüşür. Sürecin devam etmesiyle gövdenin bütün hücre boşlukları ve çevresi silika jeli ile sarılır. Gömülmeyi izleyen hızlı su kaybı silika jelinin amorf silikaya (opal) dönüşmesine yol açar. Silisleşmiş ağaçtaki opalin suyunu kaybederek kristallelerek mikrokristalin kuvarsa (çöert) dönüşmesi için milyon yıllık bir zamanın geçmesi gereklidir. Sıcaklık ve basınç gibi etkenler bu süreci hızlandırabilir. Bu dönüşüm ile ağaç odunsu dokusunu koruyabilir ya da büsbütün bozabilir. Dünyada sınırlı sayıda var olduğu bilinen ve ülkemiz için önemli bir jeolojik miras alanı niteliği taşıyan bu saha Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarih ve 530 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal Sit olarak tescil edilmesine karar verilmiştir. * Çamlıdere Yol Ağzı Tüfleri: TEM Otoyolu Çamlıdere yol ayrımı yakınında, Miyosen in 2. evre volkanizmasının ürünü olan beyaz renkli tüfler görülür. Tüfler içinde oyulmuş yerleşim yerleri bulunur. 61

72 * Karayolu Jeositleri Ankara-İstanbul Karayolu (E-5) gerek güzergahı gerekse yol yarmalarının görünür hale getirdiği litolojiler bakımından oldukça zengindir. * Özdere Köyü Volkanitleri: Özdere Köyü Kızılcahamam a 5 km mesafede olup burada Miyosen in 1.evre volkanizmasının ürünü olan lav ve Piroklastik ardalanması izlenir. Özellikle Düzçam Tepesi nin güney yamançlarında aşınma şekilleri idkkat çeker. Peri bacası oluşumları boldur. * Akyarma Tüfleri: Kızılcahamam-Gerede E-5 Karayolu üzerinde Kızılcahamam a yaklaşık 25 km mesafede yer alan Akyarma geçidi boyunca Miyosen in 2. faz volkanizma ürünleri olan beyaz renkli tabakalı görünümlü tüfler yer almaktadır. Birim içinde büyüklükleri birkaç mm ile cm arasında değişen pomza, volkanik camsı kayaç parçaları bulunmaktadır. Üst seviyelerde ise daha iri volkanik parçalar yer aldığı bloklu tüf seviyeleri gelmektedir İLGİ GRUBU VE PAYDAŞ ANALİZİ Çalışmanın hazırlanmasında katılımcı yaklaşım ilkesi ile doğa turizminin geliştirilmesi konusunda sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili tüm kamu kuruluşlarının ve üniversitelerin görüşlerinin alınması amacıyla anketler hazırlanmış ve 25 ilçe Belediyesi ve Kaymakamlıklara, 15 STK ya, 9 farklı üniversitenin ilgili bölümlerine ve 5 Orman İşletme Müdürlüğü ne gönderilmiştir. Ayrıca Soğuksu Milli Parkı nda gelen ziyaretçilerin doldurması için ziyaretçi anketi hazırlanmış ve alana yerleştirilmiştir. Geri dönüşü olan anketler değerlendirilmeye başlanmış olup yeni gelen anketlerle planda güncellemeler yapılmaya devam edilecektir. 4. ANKARA İLİ DOĞA TURİZMİ ARZI 4.1. ANKARA NIN DOĞA TURİZMİ DEĞERLERİ ( DOĞA TURİZMİ ARZI) Ankara il sınırları içinde 1 adet milli park, 8 adet tabiat parkı, 2 adet tabiat anıtı, 2 adet Özel Çevre Koruma Alanı, Doğa Derneği tarafından 2006 yılında yayınlanan Türkiye nin Önemli Doğa Alanları isimli kitapta benimsenen Önemli Doğa Alanı (ÖDA) yaklaşımı çerçevesinde belirlenen 15 önemli doğa alanı, 4 adet yaban hayatı geliştirme alanı, 4 adet yaban hayvanı yerleştirme sahası ve jeolojik miras alanları bulunmaktadır; 2010 yılı itibariyle Ankara ilinde 2448 adet tescilli kültür ve tabiat varlığı ile sit alanı bulunmaktadır. Ankara ilindeki 2448 adet tescilli kültür ve tabiat varlığı ile sit alanından; 1217 adedi sivil mimarlık örneği 33 adedi anıtsal yapı 572 adedi kültür ve tabiat varlığı 28 adedi anıt ağaç 2 adedi korunacak bahçe 26 adedi ağaç grubu 62

73 517 adedi arkeolojik sit 15 adedi kentsel sit 39 adedi doğal sit 4 adedi arkeolojik ve doğal sit 1 adedi kentsel ve arkeolojik sit 1 adedi doğal ve tarihi sit alanıdır ANKARA İLİNİN DOĞA TURİZMİ ARZI DEĞERLERİ VE BİLİNİRLİK DEĞERLENDİRMESİ Tablo 4. Arz Analizi Tabloları; Değerin bilinirliği; Bölgesel seviyede B, Ülke seviyesinde T, Milletlerarası seviyede: M 1- Milli Park ve benzeri sahalar Adı İlçesi Bilinirlik Soğuksu Milli Parkı Kızılcahamam T Karagöl Tabiat Parkı Çubuk B Tekkedağı Tabiat Parkı Beypazarı B Eğriova Tabiat Parkı Beypazarı B Sorgun Tabiat Parkı Güdül B Aluçdağı Tabiat Parkı Çamlıdere B Şahinler Tabiat Parkı Kızılcahamam B Kartaltepe Tabiat Parkı Kızılcahamam B Çamkoru Tabiat Parkı Çamlıdere B Gölbaşı Özel çevre Koruma Alanı Gölbaşı T Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Alanı Şereflikoçhisar T 2- Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları Adı İlçesi Bilinirlik Saçak Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Nallıhan Emrm Sulatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Nallıhan Kapaklı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Beypazarı Davutoğlan Kuş Cenneti Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Nallıhan B B B T 63

74 4.3. ANKARA İLİNDE DOĞA TURİZMİ AMAÇLI KULLANILAN VE KORUMA STATÜLÜ ALANLAR SOĞUKSU MİLLİ PARKI 1959 yılında tesis edilen Soğuksu Milli Parkı, Ankara ili, Kızılcahamam ilçesi mülki hudutları içerisinde 1183 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Soğuksu Milli Parkı Ankara- İstanbul asfaltına 2 km. Ankara iline 78 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Alanın genel tanıtımı: Soğuksu Milli Parkı, İç Anadolu Bölgesi, Yukarı Sakarya Bölüm ünde, kuzey 40 o o enlemler ile, doğu 32 o o boylamlar arasında yer almaktadır. Ankara ya 80 km mesafededir. Ankara-İstanbul eski ana güzergahı olan E-5 devlet karayolu üzerinde, Kızılcahamam İlçe Merkezi nin kuzey-batısında bulunmaktadır. Denizden yüksekliği (rakım), 1030 ile 1800 metreler arasında değişmektedir. Soğuksu Milli Parkının yakın çevresinde, Karacaören, Sazak, Saraycık ve Alveren köyleri bulunmaktadır. Bu köyler hanelik küçük köylerdir. Soğuksu Milli Parkı engebeli bir topoğrafik yapıya sahiptir. Tolubelen Tepe de 1776 metre ve Arhut Tepesinde ise 1789 metre ile en yüksek noktasına ulaşır. Soğuksu Milli Parkı içindeki belli başlı tepeler; Arhut Tepe (1789 m), Tolubelen Tepesi (1776 m), Harmandoruk Tepe (1648 m), Çakmaklı nın Doruktepe (1530 m.), Samrıdoruk Tepe (1447 m), Kayabelen Tepesi (1400 m.), Kel Tepe (1393 m.) ve Kara Tepe (1300 m.)dir. Önemli sırtlar ise; Domuz Göleti Sırtı, Yanıksırtı, Çakmağın Doruk, Eğerbelen Sırtı, Kocagüney Sırtı, Kızılset Sırtı, Gölün Doruk, İncegeliş Sırtı, Uzunkayalık tır. 64

75 Alanın kaynak değerleri: İç Anadolu stepinden Kuzey Anadalolu nun gür ve yeşil ormanlık bölgelerine geçiş kuşağında yer alan saha, iki ana vadiye açılan pek çok yan dere ve vadiler arası düzlüklerden meydana gelen jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Jeolojik yapı ise, andezit, bazalt, tüf ve anglomera türü kayaçlardan oluşmaktadır. Milli Park sınırları içerisinde milyonlarca yıllık taşlaşmış ağaç fosili bulunmaktadır. Bu arazi yapısı üzerinde; tabi görünüşünü koruyan karaçam, sarıçam, Göknar, meşe ve kavak ağaçlarından oluşan ve alt flora yönünden zengin türlere sahip bir orman dokusu bulunmaktadır. Yaban domuzu, ayı, tikli, çakal, kurt, sincap ve tavşan ve kuşlardan akbaba ve kartal sık görülen yaban hayvanlarıdır. Milli Park doğal kaynak değerinin yanında, günibirlik rekreasyon ve sportif aktivitelerin gerçekleşmesine de oldukça uygundur. Bunlardan piknik, doğa yürüyüşü, tırmanma gibi faaliyetler ziyaretçiler tarafından saha içerisinde gerçekleştirilebilir. Alana ait flora bilgileri : Soğuksu Milli Parkı, flora yönünden oldukça zengindir. Soğuksu Milli Parkında bulunan flora bazında başlıca doğal kaynak değerleri şunlardır; hakim ağaç türünü Karaçam, Sarıçam, Göknar ve Gürgen oluşturur. Ayrıca Ardıç, Meşe, Titrek kavak, Söğüt, Gürgen, Akçaağaç, Kızılcık, Yalancı Akasya, Alıç, Karaçalı, Ahlat ve Yabani fındık ağaçları da mevcuttur. Genel olarak sahanın hemen her bölümünde çeşitli çayır otları ve çiçekler mevcut olup, ayrıca yabani çilek, yabani gül, dağ lalesi ve adi böğürtlen gibi bitkilerde vardır. Milli Parkın 930 hektarı ormanlık saha, 250 hektarı içe açıklık sahadır. Alana ait Fauna bilgileri : Soğuksu Milli Parkı faunası kuşlar, memeliler ve sürüngenler olarak sınıflandırılır. Alanda hem koru hem de baltalık orman karakterlerinde ormanların oluşu ve diri örtünün bulunması nedeniyle fauna önemli sayılabilecek yaban hayatı çeşitliliğine sahiptir. Milli Park sahasında Yaban domuzu, ayı, tikli, çakal, kurt, sincap ve tavşan gibi memeli hayvanlar ile nadiren de olsa Kızıl geyik ve Karaca türü memeli hayvanlar da bulunmaktadır. Yoğunlukla görülen Sincaplar ile ayılar, gelen ziyaretçilerin ilgi odağıdır. Ayrıca, Milli Parkta, 160 civarında kuş türü bulunmaktadır. Bu kuş türlerinin en önemlisi dünya çapında koruma altına alınan Kara Akbaba (Aegypius monachus) dır. İspanyadan sonra en çok kuş çiftinin bulunduğu ülkemizde Soğuksu Milli Parkı; 65

76 bu kuşların Eskişehir-Türkmenbaba alanından sonra en fazla gözlendiği alan konumundadır. Öyle ki milli park ile özdeşleşmiş olup, Kızılcahamam ilçesinin girişinde insanları Kara Akbaba heykeli karşılamaktadır yılı sonunda Soğuksu Milli Parkı Kayabeleni tepesi yamacına Kara Akbaba Gözetleme İstasyonu, Yanık Sırtı mevkiine ise Kara Akbaba Besleme İstasyonu yapılmıştır. Türkiye de ilk olarak böyle bir Proje gerçekleştirilmiş olup, bu sayede hem Kara Akbabalar koruma altına alınmış, hem de gelen ziyaretçilere tanıtımı sağlanmıştır. Bu Projenin ileriki yıllarda turizme katkısı büyük olacaktır. Alana ait ekosistem bilgileri : Soğuksu Milli Parkı sınırları içinde Orman, Step, Çayır ve Dere ekosistemi olmak üzere başlıca 4 ekosistem tipi olduğu belirlenmiştir. Yoğunlukta olan orman ekosistemi ise, kendi içinde Yaprak Döken Ormanlar ve İbreli Ormanlar olmak üzere iki farklı şekilde görülmektedir. 930 hektarı ormanlık saha olan Soğuksu Milli Parkında, ibreli orman ağaçları çoğunluktadır. En belirgini de karaçam ağaçlarıdır. Step ekosistemi orman açıklıklarında, çayır ekosistemi eğilimi olmayan yaz aylarında suyu çekilen çok nemli alanlarda yayılış göstermektedir. Dere ekosistemi ise yazları suları çok azalan yada kuruyan Batılganın Dere ve Küçük Soğuksu Deresinde eğimsiz düz alanlarda bulunur. Milli Park, Bitki Coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya bölgesine ait türlerini barındırmaktadır. Bölgede hakim olan vejetasyon tipleri ve bunların fizyonomik görünümleri bölge vejetasyonunun İç Anadolu'dan çok Karadeniz vejetasyonuna benzediğini göstermektedir. 66

77 Alanın temel peyzaj öğeleri : Soğuksu Milli Parkı, Ankara ya 80 km. mesafede bulunması ve şifalı kaplıcaları ile tanınmış Kızılcahamam ilçesine bitişik olmasının yanı sıra, insanların eğlenmesine, dinlenmesine ve kısa süreli tatil yapmasına, ayrıca bilimsel ve eğitsel amaçlı çalışmalara olanak veren, orman, dağ ve su peyzajlarının bütünleştiği doğal kaynak değerlerin yanında, konaklama tesisleri, çadırlı kamp ve günübirlik kullanım alanları ile rekreasyonel kullanım taleplerini karşılayacak kültürel kaynak değerlerine sahiptir. Atatürk Çamı Alanı Soğuksu Milli Parkı içerisinde tarihi değer ifade eden tek yerdir. Burada oturup çay içen Atatürk alanı Ankara nın akciğerleri olarak yorumlamıştır. Bu alanda her yıl 16 Temmuz tarihlerinde Kızılcahamam Belediyesi ve Kızılcahamam Kaymakamlığı tarafından organize edilen Atatürk Günü düzenlenmektedir. Fosil ağaç bölgesi ise yerli bitki örtüsünün tarihi anıtı olan fosil ağacı barındırmaktadır. Alana ait arkeolojik ve tarihsel değerler : Soğuksu Milli Parkı, Orman Genel Müdürlüğü nün teklifi ve Tarım Bakanlığı nın onayıyla 1959 yılında kurulmuştur. Soğuksu ormanlarının İç Anadolu Step Ekosistemine geçiş bölgesindeki nadir ormanlardan bir tanesi olması, 1400 rakımlı bir yayla üzerinde bulunması; ender doğal güzellikleri bünyesinde saklaması, yayla hayatına, kamp kurma amacına uygun, kaplıca ve içme suları bulunan ve her türlü sosyal, kültürel ve turizm faaliyetlerine uygun olduğundan Milli Park haline getirilmiştir. Soğuksu Milli Parkı içerisinde herhangi bir yerleşim alanı bulunmadığı için geçmiş dönemlere ilişkin tarihsel ve arkeolojik bir kalıntı, tespit ve tescil edilmiş bir höyük bulunmamaktadır. Ancak, Soğuksu Milli Parkı kuzeyinde Kuzcapınarı Mevkii nde; milyon yıl önceki volkanik faaliyetler sonucu taşlaşmış ağaçların yer aldığı bir bölge bulunmaktadır. Silişleşmiş ağaç gövdelerinden biri 170 cm çapındadır ve 2,5 m yüksekliğindeki bir bölümü korunmuştur. Bu örnekte, eski ağaca ait büyüme halkaları çok belirgindir. Yakındaki başka bir örnekte birbirine neredeyse bitişik 2-3 gövdenin birlikte silişleştiği anlaşılmaktadır. Alanın ekoturizm açısından önemi ve alanda yapılabilecek ekoturizm faaliyetleri : Orman içi rekreasyon faaliyetleri içerisinde yer alan yürüyüş, kampçılık, doğa araştırmaları, kuş gözlemleri ve foto safari ile Soğuksu Milli Parkı Ekoturizme son derece elverişlidir. Ayrıca, Bitki inceleme (Botanik Turizmi) açısından son derece önemli mantar ve geofit türleri içeren alan, kaynak değeri taşımaktadır. Dağcılık ise Osmandede tepesi dediğimiz bölgenin kuzey batısını içeren bölümde gerçekleştirilebilmektedir. 67

78 Alanda konaklama imkanı : Soğuksu Milli Parkı sınırında, 4 yıldızlı ve 300 yatak kapasiteli Patalya Oteli ve yapımına yeniden başlanılan 600 yatak kapasiteli Çam Oteli ile Kızılcahamam Doğa Koruma ve Milli Park Mühendisliğine ait 1 Adet Bungalow (kütük ev) mevcuttur. Ayrıca, Kızılcahamam ilçesinde (Milli Park alanı dışında) 12 adet Otel mevcuttur. Milli Park Ziyaretçi Projeksiyonları : Soğuksu Milli Parkı nı ziyaret eden yerli ve yabancı ziyaretçi sayılarından yola çıkılarak, En Küçük Kareler Yöntemi ve Aritmetik Yönteme bağlı olarak ve 2020 yılları için yerli, yabancı ve toplam ziyaretçi projeksiyonları yapılmıştır. En Küçük Kareler Yöntemi ne göre 2005 yılında toplam olan ziyaretçi sayısının 2020 yılında ye ulaşacağı hesaplanmıştır. Aritmetik Yöntem e göre 2005 yılında toplam olan ziyaretçi sayısının 2020 yılında ye ulaşacağı hesaplanmıştır. TOPLAM ZİYARETÇİ PROJEKSİYONLARI GRAFİĞİ EN KÜÇÜK KARELER YÖN. ARİTMETİK YÖNTEM ORTALAMA EN KÜÇÜK KARELER YÖN ARİTMETİK YÖNTEM ORTALAMA Grafik 1.Soğuksu Milli Parkı Toplam ziyaretçi projeksiyonları Ziyaretçi Merkezi 68

79 Tabiat Parkları KARAGÖL TABİAT PARKI Ankara İli Çubuk İlçesi sınırları içerisinde kalmakta olup, 10 Ha lık bir alanı kaplamaktadır yılında Tabiat Parkı olarak tescil edilmiştir. Ankara ya 68 km. uzaklıktadır. Yıllık ziyaretçi potansiyeli 2000 kişi civarındadır. Saha içerisinde Kır Gazinosu Bekçi Evi, WC, Giriş Kulübesi ve Otopark gibi tesisler bulunmaktadır. Saha İşletmeciliği ihale ile Çubuk Belediyesine devredilmiştir. Sahip olduğu göl manzarası ve doğal yapısıyla yaz, kış günübirlik, piknik ve dinlenme imkanı sunmaktadır. TEKKEDAĞI TABİAT PARKI Beypazarı ilçesi sınırlarında yer almaktadır Yılında Tabiat Parkı olarak tescil edilmiştir. 100 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Saha içerisinde Bekçi kulübesi 42 m2, WC 3 adet 96 m2, Yağmurluk 3 adet 90 m2, Otopark, gibi tesisler bulunmaktadır. Saha işletmeciliği ihale ile müstecire devredilmiştir. 69

80 EĞRİOVA TABİAT PARKI Ankara İli, Beypazarı İlçesi sınırlarında yer almaktadır. 10 Ha lık bir alanı kaplamaktadır yılında Tabiat Parkı olarak Tescili yapılmıştır. Ankara ya 150 km, Beypazarı na 50 km uzaklıktadır. Ulaşım Beypazarı İlçesinden geçerek, Karaşar Beldesinden sağlanabilmektedir. Yolun 25 km lik bir kısmı stabilizedir. Ayrıca burada İdaremize ait olan 1 adet Kır Gazinosu Yer almaktadır. Sahanın işletmeciliği ihale ile 29 yıllığına müstecire devredilmiş olup, halen müstecir tarafından işletilmektedir. Sahip olduğu Göl ve Orman Manzarası ile gelen ziyaretçilere nezih bir ortamı sağlamaktadır. Ayrıca doğal yapısı ile İzcilik faaliyetleri, Doğa Sporları, Doğa Yürüyüşü ve fotoğrafçılık çalışmaları için çok uygundur. SORGUN TABİAT PARKI Güdül İlçesine bağlı sorgun yaylası mevkiinde yer almaktadır Yılında Tabiat Parkı olarak tescil edilmiştir. Büyüklüğü 50 Hektardır tarihinde Bakanlığımız ile Sorgun Belediyesi arasında imzalanan protokole istinaden işletmesi 10 yıllığına Sorgun Belediyesine devredilmiştir. Saha içerisinde 1 Adet WC ve Kır Gazinosu mevcuttur. Mülkiyeti Orman arazisidir. 70

81 ALUÇDAĞI TABİAT PARKI Ankara İli, Çamlıdere ilçesi, Aluçdağı mevkiinde bulunmakta olan Tabiat Parkının büyüklüğü 90,0 Hektar olup, mülkiyeti devlet ormanıdır. Saha içerisinde 1 Adet Giriş Kontrol Binası, 3 Adet 3+3 WC, 1 Adet Kameriye, 3 Adet Çeşme, 1 Adet Su Deposu, 1500 m. Tel Çit İhata ve Hizmet Binası bulunmaktadır. Saha ve tesislerin işletmeciliği Bakanlığımız ile Çamlıdere Belediye Başkanlığı arasında imzalanan /09/2005 tarihli Protokol ile 29 yıllığına Çamlıdere Belediye Başkanlığına verilmiştir. KARTALTEPE TABİAT PARKI Ankara İli, Kızılcahamam ilçesi, Devletdoruğu mevkiinde bulunmakta olan Kartaltepe Mesire Yerinin saha büyüklüğü 93,0 Hektar olup, mülkiyeti devlet ormanıdır yılında Tabiat Parkı olarak tescil edilmiştir. Saha içerisinde herhangi bir tesis bulunmamakta olup, saha içerisinde 2 Adet Gölet mevcuttur. Saha işletmeciliği 2010 yılında ihale ile müstecire devredilmiştir. 71

82 ÇAMKORU TABİAT PARKI Alan içerisinde konaklama tesisi bulunmamaktadır. Ankara İli Çamlıdere İlçesi sınırları içerisinde Ankara ya 110 km. Çamlıdere ilçesine 15 km. ve Kızılcahamam ilçesine 38 km. mesafede 215 hektar genişliğinde bir sahayı kapsamaktadır. Sahanın bir kısmı hazineye ait devlet mülkiyetinde orman arazisidir. Eski Ankara-Bolu devlet karayolu güzergahında bulunmaktadır. Ankara'ya 110 km. uzaklıktadır. Alanın bir bölümü orta ve kalın ağaçlık çağında doğal sarıçam ve karaçam ağaç türleri ile kaplıdır. Diğer bölümü orman içi açıklık ve Çamkoru Göletinden oluşmaktadır. Saha odunsu türlerin yanı sıra otsu bitki türleri açısından da oldukça zengin yapıya sahiptir. Yaban hayatı olarak memeli türlerinden kurt, çakal, tilki, tavşan ve yaban domuzu, yırtıcı ve ötücü kuş türleri ile Çamkoru Göleti içerisinde değişik türde balıklar yaşamaktadır. ŞAHİNLER TABİAT PARKI Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi sınırları içerisindedir. Ankara İstanbul karayolu üzerindedir. Kızılcahamam ve Gerede İlçe merkezlerine 30 km mesafededir yılında kurulan Şahinler Tabiat Parkı 40 Ha.dır. Zengin orman varlığına sahip olan bölgede yaz ve kış aylarında yapraklarını dökmeyen karaçam, sarıçam ağaçları ile kışın yaprak döken, 72

83 kayın meşe, ardıç ağaçları mevcuttur. Ayrıca eğrelti otu, çayırotları, ısırgan, kuşburnu, orman sarmaşığı gibi bitki türleri de mevcuttur. Bölge genel olarak volkanik tüf ve andezitlerden oluşmaktadır. Bölge ve çevresi yaban hayatı açısından da zengindir. (tilki, çakal, sansar, sincap, tavşan, kurt ve keklik). Tabiat Anıtları ASARLIK TEPELER TABİAT ANITI Ankara ili Nallıhan ilçesi Asarlık mevkiindedir. 52 ha. Alana sahiptir. Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş Kuesta Morfolojisinin ender örneklerini teşkil etmesi. KABAARDIÇ TABİAT ANITI Ankara ili Nallıhan ilçesi Kabaardıç mevkiindedir. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında, 20 metre boyunda, 2.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahiptir. 73

84 Yaban Hayatı geliştirme Sahaları Saçak Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (Nallıhan): Ankara İli Nallıhan İlçesi mülki hudutları içerisinde kalmaktadır. Alanın toplam yüzölçümü toplam ha dır.sahada anatür Kızılgeyik(cervus elaphus) olmak üzere, Vaşak(Felis lyn), yaban domuzu (Sus scrofa), kurt (Canis lupus), ağaç sansarı (Martes martes), gelincik (Mustela nivalis), porsuk (Meles meles), yabani tavşan (Lepus europaeus), kızıl tilki (Vulpes vulpes), kirpi (Erinaceus concolor) türleride bulunmaktadır. Kapaklı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası(Beypazarı): Beypazarı ve Güdül İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Alanın toplam yüzölçümü 9990 ha dır. Arazide hedef tür kızılgeyik olup, diğer memelilerde bulunmaktadır. Emremsultan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (Nallıhan): Nallıhan İlçe sınırlarındadır. Ankaraya 158 km uzaklıkta olup toplam alanı ha dır. Hedet türler Kınalı Keklik(Alectoris chukar), Yaban Tavşanı(Lepus europaeus) ve Yaban Koyunu (Ovis gmelinii anatolica) olup yöreye has diğer memeli ve kanatlı türleride görülmektedir. Davutoğlan Kuş Cenneti Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (Nallıhan): 1959 yılında hizmete giren Sarıyar Barajı, Sakarya Nehri, Kirmir ve Aladağ çaylarının bulunduğu yerde kurulmuş olup, en derin yeri 79 m. dir Davutoğlan Kuş Cenneti, Sarıyar Barajı nın kuzeyinde yer almakta olup, Aladağ Çayı nın Sarıyar Barajı ile birleştiği yerde, 74

85 marnlı tepeler arasında bir çöküntüde oluşmuş mevsimsel bir sulakalandır. Söz konusu sulakalanın 425 ha ı 1994 yılında Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak tefrik edilmiştir. (Kılıç, Eken, 2004). Davutoğlan Kuş Cenneti nde gözlenen habitat tipleri; Aladağ Çayı nın baraja döküldüğü yerde oluşan söğütlük, yer yer sazlıklar ve ılgınlar (Tamari spp.) ile, geniş tarım arazileri, kavaklıklar, bozkır alanlar, kayalık yarlar ve tepeliklerdir. Ziyaretçi merkezi Davutoğlan Kuş Cenneti nde gözlenen kuş türü sayısı 179 dur. Davutoğlan Kuş Cenneti, balıkçıl türlerine üreme ve beslenme habitatı sunması açısından önem arz etmektedir. Özellikle ülkemiz kırmızı listesinde tehlike altına girmeye yakın statüsünde gösterilen küçük akbalıkçılın önemli bir popülasyonu kuş cennetinde üremekte ve beslenmektedir. Kuş Cenneti civarında üreyen karaleylek ve leylek türleri de doğrudan kuş cennetinde beslenmektedir. Ayrıca Kuş Cenneti az sayıda ördek, sukuşu, yırtıcı ve ötücü türlerine de üreme, beslenme ve barınma habitatı oluşturması açısından önem kazanmaktadır. Bu nedenle Kuş Cenneti ndeki koruma ve denetimlerin devamlılığının büyük önemi vardır. 75

86 Tablo 5- Davutoğlan Kuş Cenneti nde Gözlenen Kuş Türleri. Davutoğlan Kuş Cenneti nde Gözlenen Kuş Türleri Bilimsel adı Türkçe Türkiye Statüleri Üreme* Kışlama* Tachybaptus ruficollis Küçük Batağan LC LC Podiceps cristatus Bahri LC LC Podiceps nigricollis Karaboyunlu Batağan NT LC Phalacrocora carbo Karabatak LC LC Pelecanus onocrotalus Ak Pelikan EN VU Iobrychus minutus Küçük Balaban NT NE Nycticora nycticora Gece Balıkçılı LC VU Ardeola ralloides Alaca Balıkçıl VU NE Bubulcus ibis Sığır Balıkçılı VU NE Egretta garzetta Küçük Akbalıkçıl NT NT Egretta alba Büyük Akbalıkçıl EN LC Ardea cinerea Gri Balıkçıl LC LC Ardea purpurea Erguvani Balıkçıl VU NE Ciconia nigra Kara Leylek LC CR Ciconia ciconia Leylek LC CR Plegadis falcinellus Çeltikçi EN NE Platalea leucorodia Kaşıkçı EN VU 76

87 Cygnus olor Kuğu VU LC Cygnus columbianus Küçük Kuğu NE EN Anser albifrons Sakarca NE LC Anser anser Boz Kaz VU VU Branta ruficollis Sibirya Kazı NE VU Tadorna ferruginea Angıt LC LC Tadorna tadorna Suna VU LC Anas penelope Fiyu NE LC Anas strepera Boz Ördek VU VU Anas crecca Çamurcun NT LC Anas platyrhynchos Yeşilbaş LC LC Anas acuta Kılkuyruk VU LC Anas querquedula Çıkrıkçın NT NE Anas clypeata Kaşıkgaga EN LC Netta rufina Macar Ördeği VU NT Aythya ferina Elmabaş Patka LC LC Aythya nyroca Pasbaş Patka EN NE Aythya fuligula Tepeli Patka NT LC Oyura leucocephala Dikkuyruk EN VU Milvus migrans Kara Çaylak EN VU Haliaeetus albicilla Akkuyruklu Kartal CR EN Neophron percnopterus Küçük Akbaba VU NE Gyps fulvus Kızıl Akbaba EN NE Aegypius monachus Kara Akbaba EN NE Circaetus gallicus Yılan Kartalı VU NE 77

88 Circus aeruginosus Saz Delicesi NT NE Circus cyaneus Gökçe Delice DD NE Circus macrourus Bozkır Delicesi CR NE Accipiter nisus Atmaca NT NE Buteo buteo Şahin LC NE Buteo rufinus Kızıl Şahin NT NE Aquila chrysaetos Kaya Kartalı LC NE Hieraaetus pennatus Küçük Kartal VU NE Falco tinnunculus Kerkenez LC NE Falco columbarius Boz Doğan?? Falco peregrinus Gök Doğan VU NE Alectoris chukar Kınalı Keklik VU NE Rallus aquaticus Su Kılavuzu LC NE Gallinula chloropus Saztavuğu LC NE Fulica atra Sakarmeke LC LC Grus grus Turna EN VU Haematopus ostralegus Poyrazkuşu NT NT Himantopus himantopus Uzunbacak LC NE Recurvirostra avosetta Kılıçgaga VU NT Charadrius dubius Küçük Halkalı Cılıbıt NT NE Charadrius hiaticula Halkalı Cılıbıt NE NE Vanellus vanellus Kızkuşu LC LC Philomachus pugna Döğüşkenkuş NE NE Gallinago gallinago Su Çulluğu CR LC 78

89 Tringa erythropus Kara Kızılbacak NE NT Tringa totanus Kızılbacak NT LC Tringa nebularia Yeşilbacak NE NT Tringa ochropus Yeşil Düdükçün NE NT Actitis hypoleucos Dere Düdükçünü VU NT Larus melanocephalus Akdeniz Martısı VU LC Larus ridibundus Karabaş Martı LC LC Larus genei İncegagalı Martı VU NT Larus armenicus Van Gölü Martısı LC LC Larus cachinnans Gümüş Martı LC LC Chlidonias hybridus Bıyıklı Sumru NT NE Chlidonias niger Kara Sumru VU NE Chlidonias leucopterus Akkanatlı Sumru NT NE Columba livia Kaya Güvercini LC NE Streptopelia decaocto Kumru LC NE Streptopelia turtur Üveyik LC NE Cuculus canorus Guguk DD NE Bubo bubo Puhu LC NE Athena noctua Kukumav LC NE Apus apus Ebabil LC NE Alcedo atthis Yalıçapkını NT NT Merops apiaster Arıkuşu LC NE Coracias garrulus Gökkuzgun LC NE Upupa epops İbibik LC NE Jyn torquilla Boyunçeviren NT NE 79

90 Dendrocopos major Orman Alaca Ağaçkakan LC NE Dendrocopos syriacus Alaca Ağaçkakan LC NE Dendrocopos minor Küçük Ağaçkakan LC NE Melanocorypha calandra Boğmaklı Toygar LC NE Galerida cristata Tepeli Toygar LC NE Alauda arvensis Tarlakuşu LC NE Eremophila alpestris Kulaklı Toygar LC NE Riparia riparia Kum Kırlangıcı VU NE Ptyonoprogne rupestris Kaya Kırlangıcı LC NE Hirundo rustica Kır Kırlangıcı LC NE Hirundo daurica Kızıl Kırlangıç LC NE Delichon urbica Ev Kırlangıcı VU NE Anthus trivialis Ağaç İncirkuşu DD NE Anthus pratensis Çayır İncirkuşu?? Anthus cervinus Kızılgerdanlı İncirkuşu?? Anthus spinoletta Dağ İncirkuşu LC NE Motacilla flava Sarı Kuyruksallayan LC NE Motacilla cinerea Dağ Kuyruksallayanı LC NE Motacilla alba Akkuyruksallayan LC NE Erithacus rubecula Kızılgerdan LC NE Luscinia megarhynchos Bülbül LC NE Irania gutturalis Taş Bülbülü LC NE 80

91 Phoenicurus ochruros Kara Kızılkuyruk LC NE Saicola rubetra Çayır Taşkuşu VU NE Saicola torquata Taşkuşu VU NE Oenanthe isabellina Boz Kuyrukkakan LC NE Oenanthe oenanthe Kuyrukkakan LC NE Oenanthe pleschanka Alaca Kuyrukkakan LC NE Oenanthe hispanica Karakulaklı Kuyrukkakan LC NE Oenanthe finschi Aksırtlı Kuyrukkakan LC NT Monticola saatilis Taşkızılı LC NE Monticola solitarius Gökardıç LC NE Turdus merula Karatavuk LC NE Turdus philomelos Öter Ardıç LC NE Turdus viscivorus Ökse Ardıcı LC NE Cettia cetti Kamış Bülbülü LC NE Acrocephalus schoenobaenus Kındıra Kamışçını NT NE Acrocephalus scirpaceus Saz Bülbülü LC NE Hippolais pallida Ak Mukallit LC NE Sylvia melanocephala Maskeli Ötleğen LC NE Sylvia curruca Küçük Akgerdanlı Ötleğen LC NE Sylvia atricapilla Karabaşlı Ötleğen LC DD Phylloscopus collybita Çıvgın LC NE Phylloscopus trochilus Söğütbülbülü?? 81

92 Regulus ignicapillus Sürmeli Çalıkuşu DD NE Muscicapa striata Benekli Sinekkapan LC NE Ficedula albicollis Halkalı Sinekkapan?? Aegithalos caudatus Uzunkuyruklu Baştankara LC NE Parus caeruleus Mavi Baştankara LC NE Parus major Büyük Baştankara LC NE Sitta neumayer Kaya Sıvacıkuşu LC NE Tichodroma muraria Duvar Tırmaşıkkuşu LC NE Remiz pendulinus Çulhakuşu LC NE Oriolus oriolus Sarıasma LC NE Lanius collurio Kızılsırtlı Örümcekkuşu LC NE Lanius minor Karaalınlı Örümekkuşu LC NE Lanius ecubitor Büyük Örümcekkuşu?? Lanius senator Kızılbaşlı Örümcekkuşu LC NE Lanius nubicus Maskeli Örümcekkuşu LC NE Garrulus glandarius Alakarga LC NE Pica pica Saksağan LC NE Pyrrhocora pyrrhocora Kırmızıgagalı Dağkargası LC NE Corvus monedula Küçük Karga LC NE 82

93 Corvus frugilegus Ekin Kargası LC NE Corvus corone Leş Kargası LC NE Corvus cora Kuzgun LC NE Sturnus vulgaris Sığırcık LC NE Sturnus roseus Ala Sığırcık LC NE Passer domesticus Serçe LC NE Passer hispaniolensis Söğüt Serçesi LC NE Passer montanus Ağaç Serçesi?? Petronia petronia Kaya Serçesi LC NE Fringilla coelebs İspinoz LC NE Fringilla montifringilla Dağ İspinozu?? Serinus serinus Küçük İskete LC NE Carduelis chloris Florya LC NE Carduelis carduelis Saka LC NE Carduelis spinus Karabaşlı İskete LC NE Carduelis cannabina Ketenkuşu LC NE Carduelis flavirostris Sarıgagalı Ketenkuşu LC NE Coccothraustes coccothraustes Kocabaş LC NE Emberiza citrinella Sarı Kirazkuşu LC NE Emberiza cia Kaya Kirazkuşu LC NE Emberiza hortulana Kirazkuşu LC NE Emberiza schoeniclus Bataklık Kirazkuşu NT NE 83

94 Emberiza melanocephala Karabaşlı Kirazkuşu LC NE Miliaria calandra Tarla Kirazkuşu LC NE Korunma durumu kategorileri EX: (Tükenmiş): Kuşkuya yer bırakmayacak delillerle soyu tükenmiş olduğu ispatlanan türler. EW: (Doğal ortamında tükenmiş): Vahşi yaşamda soyu tükenmiş, fakat diğer alanlarda (yetiştirme veya sergileme amaçlı) varlığını sürdüren türler. CR: (Kritik tehlikede): Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi had safhada (etreme) olan türler. EN: (Tehlikede): Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi çok büyük olan türler. VU: (Hassas): Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi büyük olan türler. NT: (Neredeyse tehdit altında): Şu anda tehlikede olmayan fakat yakın gelecekte VU, EN veya CR kategorisine girmeye aday olan türler. LC: (Asgari endişe): Yaygın bulunan türler. DD: (Yetersiz veri): Üzerinde yeterli bilgi bulunmayan türler. NE: (Belirlenmedi): Şimdiye kadar yukardaki kriterlere uygunluğu değerlendirilmemiş türler. Avlaklar 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu nda avlaklar devlet, genel, özel ve örnek avlak olarak dört tipe ayrılmıştır. 84

95 Avlak: Av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan salındıkları sahaları, Özel avlak: Bir bütün teşkil eden özel mülkiyetteki tapulu arazilerden, Bakanlığın avlaklar için tespit ettiği ve tanımladığı şartlara uygun olan avlakları Devlet avlağı: Devlet ormanları, toprak muhafaza ve ağaçlandırma sahaları ve benzeri yerlerle devlet tarım işletmeleri, baraj gölleri ve emniyet sahalarında, ilgili kuruluşun muvafakati alınarak Bakanlıkça avlak olarak ayrılan yerleri, Genel avlak: Özel ve devlet avlakları dışında kalan bütün av sahaları ile göl, lagün, bataklık ve sazlık gibi sahaları, Örnek avlak: Devlet avlakları ve genel avlaklar içinde Bakanlıkça belirlenecek esaslara göre ayrılan ve işletilen veya işlettirilen avlakları ifade eder. Ankara İlin de 4 adet Örnek Avlak bulunmaktadır. Depel (Beypazarı)Örnek Avlağı Elmalı (Çamlıdere) Örnek Avlağı Mercimekli (Kızılcahamam) Örnek Avlağı Hocadağı (Nallıhan) Örnek Avlağı 4.4. SEÇKİN ÖZELLİKLİ SAHALARA AİT SWOT ANALİZİ Ankara İli Soğuksu Milli Parkı SWOT Analizi Güçlü Yönler -Ülkemizde ilk ilan edilen Milli Parklardan olması nedeniyle bilinirliğinin yüksek olması -İlçe merkezindeki yoğun Kaplıca sularının olması nedeniyle Termal Turizm için yoğun bir iç turizm potansiyeli bulunması -Milli Park içerisinde bulunan 16 km lik asfalt yol sayesinde sahanın tamamının bu yolla gezilebilmesi - Ormanların flora yönünden step ile orman zonu arasında bir geçiş teşkil etmesi sebebiyle biyolojik bakımdan önem taşıması, -Alanda zengin flora ve fauna varlığı bulunması, -Soğuksu Milli Parkı sınırları içerisinde 14 memeli hayvan türünün var olması, - Bitki inceleme (Botanik Turizmi) Zayıf Yönler -Bilinirliğinin fazla olması nedeniyle rekreasyonel amaçlı yoğun ziyaretçi girişi -Rekreasyonel kullanım yoğunluğunun ekolojik koruma ilkelerine baskısı -Sahip olduğu kaynak değerlerini konusunda yeterli düzeyde farkındalık olmaması -İlçe merkezine ve Ankara iline yakınlığından dolayı bilinirliğinin yüksek olması sebebiyle eko değerler açısından yeni keşfedilecek unsurlar içermemesi -Milli Parklar Kanunu nedeniyle ekoturizm amaçlı dahi olsa yeni yapılaşmaya izin verilmemesi 85

96 açısından son derece önemli mantar ve geofit türleri içeren alan kaynak değeri taşıması -Park içerisinde silisleşmiş ağaç bölgesinin I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesi -Milli Park; Başkent Ankara gibi bir üniversiteler şehrine yakınlığı nedeni ile gerek akademik, gerekse özel kurum ve kişi araştırmaları için önemli bir kaynaktır. Doğa araştırmaları günübirlik rekreasyon faaliyeti olarak gerçekleştirilebildiği gibi daha uzun süreli turizm etkinlikleri adı altında da gerçekleştirilebilmektedir. Fırsatlar -Henüz Milli Parkta uygulanmayan bisiklet gezisi veya Atlı gezi gibi faaliyetlere uygun olması -Kara Akbaba gözlemi için yapılan gözetleme binasının amatör ve profosyonel Yaban Hayvanı gözlemcileri ve fotoğrafçılarının hizmetine sunulması -Yoğun ziyaretçi girişini değerlendirebilecek yöresel ürünlerin(özellike gıda ürünlerinin) Milli Park içerisinde satılabilecek üniteler oluştrulması -Termal ve Kongre Turizmi için ilçeye gelen nüfusun Milli Park sahasına yönlendirilmesine dair projeler üretilmesi Tehditler -Kızılcahamam a termal amaçlarla gelen turistlerin büyük çoğunluğunun Soğuksu Milli Parkı nı ziyaret ettiği düşünüldüğünde bu durum insan baskısını arttırması bakımından önemli bir sorundur. Kızılcahamam termal kapasitesinin, günlük kişi olduğu belirtilmektedir. Buna göre baskının boyutları giderek artacaktır. -Ziyaretçi sayılarına bakıldığında 1999 ile 2003 yılları arasında yıllık ortalama giriş yapan küçük vasıta sayısı , büyük vasıta sayısı (otobüs, minibüs) 141, ortalama ziyaretçi sayısı ise dür. Sadece bu rakamlar bile Milli Parkın ve Kızılcahamam Merkezinin büyük bir baskı altında olduğunu göstermektedir. -Ziyaretçilerin doğanın korunmamasının nedeni olarak en çok kullanıcıların çevreye özensiz davranması ve insan baskısının fazla olması gibi nedenler gösterdikleri görülmüştür. -Ziyaretçilerin Milli Park sınırları içerisindeki Kara Akbaba yuvalarını rahatsız etmeleri, ayıların bulunduğu bölgelerdeki yabani meyveleri toplamaları, 86

97 -İnsan, yapacak ve yakacak ihtiyacını karşılayarak, hayvan otlatarak, yangın çıkartarak ya da yangın çıkması için uygun şartlar sağlayarak, doğrudan veya dolaylı olarak zarara sebep olmaktadır. -Piknik amacıyla kullanılan alanlar saf meşcere çam ormanlarının altı olup yangın konusunda daha hassas olan bölgeler olması, -Dağcılık faaliyetinin gerçekleştirilmesi özellikle yüksek kotlarda bulunan olası endemik türler ile akbaba ve ayı türleri için tehdit oluşturabilir. -Kızılcahamam Orman İşletmesi ve Soğuksu Milli Parkı ormanlık alanlarının 3. derecede yangına hassas olduğu anlaşılmıştır. -Silisleşmiş ağaç bölgesinde yüzeydeki taşlaşmış ağaçlar insan eliyle tahrip olma tehdidi altındadırlar. -Yılda yaklaşık i aşkın ziyaretçinin ve civarında motorlu taşıtın ziyaret ettiği Milli Park içi, özellikle Aşağı Soğuksu ve piknik alanları çevresinde yoğun hava ve gürültü kirliliklerine maruz kalmaktadır. -Hemen tüm tesislerin sızdırmasız fosseptik sistemle atık sularını topladığı ancak tuvaletlerin sızdırmalı fosseptik olduğu belirtilmektedir. Ankara İli Çamkoru Tabiat Parkı SWOT Analizi Güçlü Yönler -Çamkoru Tabiat Parkı, Ankara İl merkezine 110 km ve Çamlıdere İlçesine 15 km uzaklıktadır. -Tabiat Parkı na Ankara İl merkezinden ve diğer yerleşimlerden asfalt yollarla ulaşılabilmektedir. -Tabiat Parkı nın Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkına uzaklığı 23 km dir. -Yöredeki iklim koşulları, yaz ve kış aylarında bu alanın gezilmesine olanak Zayıf Yönler -Eski Ankara-Bolu karayolu sahayı ikiye bölmektedir. -Tabiat Parkına ulaşımı sağlayacak toplu taşım araçları bulunmamaktadır. -Tabiat Parkı içinde ve yakın çevresinde arkeolojik alan bulunmamaktadır. Tabiat Parkı ndaki stabilize yollar oldukça bozuktur. -Tabiat Parkı alanında düzenli bir otopark alanı bulunmamaktadır. -Tabiat Parkının Ankara Büyükşehir 87

98 tanımaktadır. Saha her mevsim ayrı bir güzelliğe sahiptir. -Tabiat parkı içindeki volkanitlerin erozyona karşı dirençli olması ve alanın büyük bir bölümünde eğimin az olması göz önüne alındığında sahada erozyon sorunu bulunmamaktadır. -Orman Genel Müdürlüğü tarafından rekreatif kullanım amaçlı inşa edilen Çamkoru Göleti bulunmaktadır. Tabiat parkında bulunan volkanit birimler çatlak ve kırık sistemlerine bağlı olarak akifer özelliği göstermektedirler. Bazaltlar; ayrışma sonucunda çatlaklı yapısal özellik kazandıklarında yeraltı suyu açısından önem kazanır. Belediyesine kiralanan kısmı tadilat gerekçesiyle henüz işletmeye açılmamıştır. -Tabiat Parkının tamamı kireçsiz kahverengi orman topraklarından oluşmaktadır. Bu topraklar verimli ormanlar kurabilmektedir. Bu durum Orman ekosisteminin devamlılığı için önemlidir. -Sahada erozyon sorunu bulunmamaktadır. -Tabiat Parkı sınırları içerisinde kayda değer bir flora ve fauna kompozisyonu göze çarpmaktadır. Alanda 46 familyaya ait 750 bitki türü ile 3 familyaya ait 4 ikiyaşamlı (Classis: Amphibia), 7 familyaya ait 12 sürüngen (Classis: Reptilia), 25 familyaya ait 43 kuş (Classis: Aves), 14 familyaya ait 26 memeli türünün (Classis: Mammalia), toplam olarak 85 tür omurgalı ile 54 familyaya ait 148 böcek türü yayılış göstermektedir. -Tabiat Parkı içinde ve yakın çevresinde arkeolojik alan ve herhangi bir sit statüsü bulunmamaktadır. -Tabiat Parkı içinde yerleşim alanı bulunmamaktadır. Çevresinde bulunan yerleşimlerden de herhangi bir baskı söz konusu değildir. -Çamkoru Tabiat Parkı yakın çevresindeki yerleşim birimlerinin tamamında içme ve kullanma suyu şebekesi bulunmaktadır. 88

99 -Tabiat Parkında su sorunu bulunmamaktadır. -Tabiat Parkı nda elektrik ve haberleşme altyapısı mevcuttur. -Tabiat Parkı içi ulaşımda sıkıntı bulunmamaktadır. -Tabiat Parkı tamamı orman rejiminde olup, Devlet Ormanıdır. -Tabiat Parkı, Çamkoru Göleti ve orman alanları ile görsel bir zenginliğe sahiptir. -Tabiat Parkı ilan edilip sınırlarının belirlenmesi alanın korunmasını kolaylaştırmaktadır. -Tabiat Parkı içinde ve yakın çevresinde herhangi bir sit statüsü bulunmamaktadır Fırsatlar -Tabiat Parkı rekreasyonel faaliyet potansiyeli yüksek olan bir alandır. Bu alan yöre halkı için yeni iş olanaklarının ortaya çıkmasını sağlayabilecektir. -Su ve orman peyzajının bir arada bulunması, rekreatif faaliyetlere olanak sağlamaktadır. -Tabiat Parkının, yürüyüş ve günübirlik kullanım potansiyeli yüksektir. -Farklı açık alan aktivite olanakları sunmaktadır. -Tabiat Parkı nın topografik yapısı farklı açılardan görsel zenginliğin izlendiği bakı noktalarına olanak sağlamaktadır. Göl manzarası panoramik görüntüler oluşturmaktadır. -Ankara halkı için çeşitli turistik amaçlara yönelik hizmet sunma imkanları bakımından en elverişli ve en yakın yerdir. Tehditler -Tabiat Parkı içerisinde gerçekleşen rekreasyonel faaliyetlerin yoğunluğu, Park alanındaki yabani faunayı olumsuz etkilemektedir. - Ormancılık faaliyetleri yöredeki en önemli gelir kaynağını oluşturması sonucu oluşan baskı. -Kuzey Anadolu Fay Hattı Tabiat Parkının Kuzeyinden geçmektedir. Bölge 2. derece deprem bölgesi içindedir -Tabiat parkının güneybatı kesimlerinde KB- GD doğrultulu yanal atımlı bir fay sistemi gelişmiştir. - Tabiat parkındaki sızdırmasız foseptikler yetersizdir. Kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır. -Tabiat Parkındaki katı atıklar haftada bir kez toplanması çevre kirliliği yaratmaktadır. 89

100 Ankara İli Tabiat Parkları SWOT Analizi Güçlü Yönler -Ankara İlinin sahip olduğu yoğun nüfusun rekreasyonel talepleri, -Ankara İlinde bulunan Tabiat Parklarının Orman Zonu ile Step Zonu arasında geçiş teşkil eden ilin kuzeyinde yer alması nedeniyle cazibe arz etmeleri, -Özellikle Çamkoru, Şahinler, Eğriova ve Sorgun Tabiat Parklarının Bölgede eşine az rastlanır özellikler taşıması, -Tabiat Parklarının bulunduğu Kızılcahamam, Beypazarı gibi ilçelerin aynı zamanda yoğun bir İç Turizm Potansiyeline sahip olması -Tescil edilen tabiat parklarının içerisinde ve etrafında Göl, Yayla gibi kaynak değerleri bulunması -Ankara İlinin Bürokrasi ve Üniversiteler şehri olması sebebiyle bilinçli ziyaretçi profili potansiyeli olması -Yönetimin Milli Parklar Teşkilatı ile tek elden yürütülmesi Fırsatlar -Henüz uygulanmayan bisiklet gezisi veya Atlı gezi gibi faaliyetlere uygun olması - İç Turizmden kaynaklanan Yoğun ziyaretçi girişini değerlendirebilecek yöresel ürünlerin(özellike gıda ürünlerinin) Tabiat Parkları içerisinde satılabilecek üniteler oluşturulması imkanı, -Tabiat Parklarının iyileştirilmesi için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce ödenek ve Kaynak ayrılabilmesi -Ankara ilinde bulunan Üniversitelerle Tabiat Parklarının kaynak değerlerinin araştırılıp geliştirilmesi ile ilgili yapılacak işbirliği imkanları -Tabiat Parklarının Tarihi İpek Yolu Zayıf Yönler -Özellikle belirli aylarda yoğun sosyal baskı -Bu yoğun sosyal baskı sonucu oluşan çevre ve gürültü kirliliği -İşletmecilerin yatırım yapmaktan kaçınması ve yatırımların kamu kaynaklarıyla yapılmasını istemesi -Rekreasyonel kullanımın doğal kaynaklar konusundaki farkındalığın önüne geçmesi -İlçe merkezine ve Ankara iline yakınlığından dolayı bilinirliğinin yüksek olması sebebiyle eko değerler açısından yeni keşfedilecek unsurlar içermemesi -Tabiat Parklarının günübirlik ziyarete uygun olması, konaklamaya uygun tesis Bulunmaması -Tabiat Parklarının Uzun devreli Gelişim Planlarının ve Yönetmeliğin olmaması sebebiyle planlamada görülen aksaklıklar Tehditler -Ankara ilinin nüfus yoğunluğundan kaynaklanan yoğun ziyaretçi girişi oluşan çevre ve gürültü kirliliği, - Ziyaretçilerin rekreasyonel faaliyetlerinin doğal kaynak değerlerine verdiği zararlar, -Ziyaretçilerin doğanın korunmamasının nedeni olarak en çok kullanıcıların çevreye özensiz davranması ve insan baskısının fazla olması gibi nedenler gösterdikleri görülmüştür. -İnsan, yapacak ve yakacak ihtiyacını karşılayarak, hayvan otlatarak, yangın çıkartarak ya da yangın çıkması için uygun şartlar sağlayarak, doğrudan veya dolaylı olarak zarara sebep olmaktadır. -Piknik amacıyla kullanılan alanların genelde 90

101 etrafında yer alması sebebiyle tarihsel miras özelliğiyle kurulacak ilişkinin sağlayacağı fırsatlar orman altı olup yangın konusunda daha hassas olan bölgeler olması, Ankara İli Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları(YHGS) SWOT Analizi Güçlü Yönler -Av Turizmi yönünden bilinirliğinin yüksek olması -Koruma ve Kontrol Faaliyetlerinin etkin ve güçlü olması -Kaçak Avcılık Faaliyetlerinin fazla olmaması -Ankara ili sınırlarında yer alması sebebiyle havaalanı, yoğun nüfus gibi avantajları olması -Flora yönünden de seçkin olması ve peyzaj değerleri taşıması -Her yıl yapılan envanterlerle fauna varlığının kontrol altında olması -Yöre halkına olan maddi katkısı ve oluşturduğu istihdam sayesinde oluşan sosyal destek -Davutoğlan YHGS dışındaki diğer YHGS lerin Yönetim ve Gelişme Planlarının olması Fırsatlar -Gelişen teknolojik takip sistemleri ve bilgi sistemlerinin Yaban Hayatının takip edilebilirliği üzerinde uygulanabilirliği - Köylerde Av Turizmi için gelen avcılara ve Yaban Hayatı gözlemi ve fotoğrafçılığı için gelen ziyaretçilere uygun, kırsal konaklama sunacak boş köy evlerinin bulunması -YHGS lerin hemen hepsinde trekking için uygun parkurlar bulunması -Özellikle Davutoğlan YHGS nin Kuş Zayıf Yönler -YHGS içerisinde yer alan arazilerdeki mülkiyetin çok parçalı olması, -Mülkiyetin parçalı olmasından kaynaklanan yönetim ve karar alma aşamasındaki problemler, -Yönetim planının izin vermediği faaliyetlerin sınırlandırılmasında yaşanan güçlükler ve hukuki problemler -YHGS ler içerisinde yer alan köylerin hepsinde koruma bilincinin istenen seviyede olmaması -Orman Kesimi -Bilinçsiz Otlatma Tehditler -Orman Kesim işçilerinin ekosisteme zararları -Yaz aylarında gerçekleşen yaylacılık aktiviteleri -Kontrolsüz Rekreasyonel Faaliyetler(piknik,Yürüyüş vb.) -Tarımsal alanlarda uygulanan teknik ve faaliyetlerin flora ve fauna üzerine olumsuz 91

102 Gözlemciliği için uygun bir ekosistem ve bu amaca uygun bina ve personel bulunması etkileri DOĞA TURİZMİ ÇEŞİTLERİ Doğa Turizmi ve Ekoturizm Kavramı Ülkemizde uzun yıllar turizm denince akla hep güneş ve deniz gelmiş, özellikle sahillerde milyarlarca dolarlık yatırımlar yapılmıştır. Oysa dünyanın birçok ülkesinde turistik hiçbir değer taşımayan ya da çok az değer taşıyan birçok bölgenin, organik doku veya doğal güzellikler çok iyi korunarak ya da bazı görsel ilaveler ve peyzaj çalışmaları ile turistlerin akımına uğradığı görülmektedir. Aynı şekilde, ülkemiz ve Anadolu daki pek çok yöre, potansiyel olarak dünya turizmiyle yarışabilecek düzeydedir. Burada yapılması gereken, tarihi doku ve yeterli altyapı ile birlikte turizm açısından potansiyel teşkil eden yeşil alanlar, sulak alanlar, biyolojik çeşitlilik açısından zengin pek çok doğal güzelliklerin yeterince korunarak uyum içerisinde sergilenebilmesidir. Turizme yönelik bütün rekreasyonel aktivitelerde önemli olan, iyi bir eğitim, işbirliği ve planlamadır. Bir yandan tur operatörleri, turizm acenteleri ve diğer turizm kuruluşları görevini yaparken, diğer yandan kamu kurumlarına, basın ve yayın kuruluşlarına, eğitimcilere, tarımcılara, sanayicilere, mimarlara, esnaflara, bireylere kısacası toplumun her kesimine sorumluluk düşmektedir. Ama şunu unutmamak gerekir ki: alt yapısı sağlanabilen her yerde yerleşim alanı ve sanayi bölgesi kurmak mümkündür. Ancak her alanı turistik bölge yada dinlenme alanı yaparak, kaybolan doğal varlıkları yeniden kazanmak ve bozulan ekolojik dengeyi yeniden düzeltmek çok zordur (Karaman 2002). Ekolojik dengenin korunması amacıyla ortaya çıkan sürdürülebilirlik kavramı, turizm faaliyetlerinin doğal ve kültürel kaynaklar üzerindeki olumsuz etkilerinin fark edilmesi, turizmin kendi geleceğini tehlikeye attığının anlaşılmasıyla, daha uzun vadeli kullanıma dayanan, doğa turizmi, düşük etkili turizm, yumuşak turizm, doğal yaşam turizmi, yeşil turizm, çevreye dost turizm, özel ilgi turizmi, uygun turizm, sorumlu turizm, ortaklığa dayalı turizm, kırsal turizm, sürdürülebilir turizm, alternatif turizm, ekoturizm gibi farklı isimlerle anılan ve hepsininde temelde dayanağı aynı olan turizm türleri ortaya çıkmıştır (Uçkun ve Türkay, 2003; Akşit, 2007) Yücel (2002), ekoturizm konusunda çok sayıda tanım mevcut olduğunu ve bu konuda tam bir fikir birliğine varılamadığını belirtmiştir. Ekoturizmin dikkat çekici tanımlarından birini yapan Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ekoturizmi, vahşi doğada doğal çevreye en az etkide bulunan ve bu arada yerel topluluklara ekonomik fayda sağlayan turizm türü olarak tanımlamaktadır. Benzer bir tanımlama ise Dünya Turizm Örgütü (WTO) tarafından şu şekilde yapılmıştır; Sürdürülebilir turizm kalkınması, turizm sektöründe yer alan ev sahipleri ile turist kesimlerinin ihtiyaçlarının bugün var olan kaynakların gelecekte değerlerinin arttırılarak ve korunarak, karşılanmasıdır. Gerçekten de eko-turizm; ekonomik, toplumsal ve 92

103 estetik gereksinimleri karşılarken çevresel kaynakların sürekliliğini sağlayarak tatmine dayalı kazançlar aramayı amaç edinen bir turizm yaklaşımıdır (Özbey,2002). Ekoturizm: yerleşik toplumların bütünlüğüne, varlıklarına saygı göstererek,ekosistemin korunmasına katkı da bulunarak, en azından ekosistemle uyumlu bir şekildegerçekleştirilen bir tür seyahat deneyimidir. Uluslararası Doğa Koruma Birliği nin tanımınagöre ekoturizm, doğayı ve kültürel kaynakları anlayarak korumayı destekleyen, düşükziyaretçi etkisi olan ve yerel halka sosyo-ekonomik fayda sağlayan, bozulmamış doğal alanlara çevresel açıdan sorumlu seyahat ve ziyarettir (Kurdoğlu, 2001). Son olarak Uluslararası Ekoturizm Topluluğu (TIES) ekoturizm, çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı seyahattir şeklinde tanımlamada bulunmuşlardır (Anonim, 2009). Ekoturizm, turizm endüstrisi içinde hızla gelişen bir turizm türü olarak dikkat çekmektedir. Özellikle uluslararası talebin yapısındaki değişiklikler, artan eğitim seviyeleri ve çevre konularına karşı artan ilgi ve bilinç ekoturizm seyahatlerine olan talebi artırmaktadır. Ekoturizm kavramının ortaya çıkması yeni sayılmakla birlikte bu turizm türü kapsamında sayılan faaliyetler çok uzun zamandan beri yapılmaktadır. Ekoturizm, getirdiği ilkelerle doğal alanlara ve hassas ekosistemlere yönelik olarak gerçekleştirilen bu faaliyetleri bir disiplin altına alması bakımından büyük önem taşımaktadır yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Ekoturizm Yılı olarak ilan edilmiş olması ekoturizmin taşıdığı önemin bir göstergesidir (Demir ve Çevirgen, 2006) Dünyada Doğa Turizmi Dünyadaki turizm faaliyetlerini yönlendiren, destekleyen ve işbirliğini sağlayan uluslararası örgüt Dünya Turizm Örgütü (WTO) dür yılı Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından ekoturizm ve dağlar yılı olarak ilan edilmiştir. Turizmin sosyo- kültürel ve doğal hayata olan olumsuz etkilerinin en aza indirilmesini, doğal ve kültürel kaynakların yoğunlaştığı bölgelere ekonomik katkı sağlanarak o yörenin kalkınmasını ve bilinçlendirilmesini sağlamak gibi amaçlar güdülerek hazırlanmıştır (Yücel, 2002) yılının Dünya Ekoturizm Yılı olarak ilan edilmesinde; ekoturizmin büyük oranda ekonomik gelişme potansiyeline sahip alanlarda giderek artan bir önem kazanması ve ayni zamanda da ekoturizmin iyi planlandığı, geliştirildiği ve idare edildiği takdirde doğal çevrenin korunması için güçlü bir araç olma özelliği arz etmesi nedenleri önemli bir rol oynamıştır (Erdoğan, 2003). Dünyadaki hızlı gelişmeler gösteriyor ki geleneksel destinasyonlardan (deniz-kumgüneş) uzaklaşma görülmekte ve turist profili değişmektedir (Avcıkurt ve Alpar, 2003). Bu yeni profilde ekoturist olarak adlandırılan kitlenin yas grubunda, yüksek eğitimli, ortanın üzerinde geliri olan, doğa, kültür ve gastronomiye ilgi duyan kişiler olduğu yapılan istatistiklerde ortaya konulmuştur. Ekoturizm pazarının giderek büyüdüğü 90 li yıllarda, 43 milyon Amerikalının ekoturizm faaliyetine katıldığı, Yunanistan a gelen 3 milyon İngiliz turistin %19 unun ekoturist olduğu, Fransa da yılda 15 milyon kişinin trekking yaptığı 93

104 belirlenmiş, ayrıca Avrupa ülkelerinin pek çoğunun ülke turizmi için ayırdıkları payın önemli bir kısmının bu amaca yönelik harcandığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır (Anonim, 2009) Türkiye de Doğa Turizmi Türkiye de İlk Ekoturizm Hareketleri Türkiye de ekoturizmin temelleri 1956 yılında çıkan 6831 sayılı Orman Kanunu ile atılmaya başlanmıştır. Bu kanunun 25. maddesi ile nadir özellik ve güzellik arz eden sahaların Milli Park rejimine alınması sağlanmıştır. Yine bu madde ile mesire yerleri tesis etme imkanı elde edilmiştir. Bu yasaya dayanılarak ilk defa; 1956 yılında Belgrad Orman Mesire Yeri, 1958 yılında Yozgat Çamlığı Milli Parkı, 1958 yılında 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu na göre Belgrad Geyik Üretme İstasyonu tesis edilmiştir. Milli Park, Av-Yaban Hayatı ve Mesire Yerleri ile ilgili çalışmalar Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde uygulanmaya başlanmıştır larda yeni politikaların benimsenmesi ve I. Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi, yılları arasında fiziksel planlanmaların yapıldığı dönemler süresince turizm dünyada bir numaralı sektör olma yolunda stratejilere sahipti. Ancak kaynakların aşırı kullanımı, bölgelere aşırı yüklenme, taşıma kapasitesini zorlama gibi sebeplerden ötürü 1980 li yıllar çevreye duyarsız, bilinçsiz yaklaşımlara sahip uygulamalarla geçmiştir. VIII. Beş Yıllık Planın öngördüğü kitle turizmine tepki olarak bu turizm türünün negatif etkilerini ortadan kaldırmayı hedefleyerek turizm dünyasının gündemine girmiştir. Bu politika doğrultusunda ekoturizm, kültür ve inanç turizmi, dağ ve kar turizmi, aktivite tatilleri, özel ilgi turizmi, yatçılık, kongre vb. pazarlardan daha fazla pay alınması yönünde çalışmalar başlatılmıştır. Bu bağlamda özellikle doğa turizmi, ekoturizm, kültür turizmi ağırlıkla üzerinde durulan türler olmuştur (Altan, 2006). Türkiye de ekoturizm kavramı ve faaliyetleri ise özellikle 2002 yılında İstanbul da kurulan Ekoturizm Derneği ile hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu dernek 2006 yılında Türkiye Ekoturizm ve Sürdürülebilir Turizm Derneği adı altında faaliyetlerini yürütmeye devam etmiştir. Bugün birçok ilde ekoturizm alanında faaliyet gösteren dernekler bulunmaktadır. Ekoturizm ulusal ormancılık programında da yer almaktadır. Ulusal ormancılık programının numaralı stratejisi içinde ekoturizm kavramına yer verilmiştir. Eylem 109 a göre Hızla kentleşen ve değişen toplumun ormanların sosyal ve kültürel hizmetleri (rekreasyon, kent ormanları, ekoturizm, peyzaj, avcılık, sportif balıkçılık, vb.) ile ilgili talep ve beklentiler ile bu hizmetlerin yerel ve ülke ekonomilerine potansiyel katkıları konusunda envanter, araştırma değerlendirme çalışmalarının gerçekleştirilmesi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü nün koordinasyonunda, ilgi gruplarının katılımıyla başarılması gereken birinci öncelikli bir görevdir (Ok, 2008) Türkiye de Ekoturizm ve Uygulama Örnekleri İnsanların doğayı keşfetme arzusuna cevap veren ekoturizm faaliyetleri ülkemiz gündeminde de önemli bir yer tutmaktadır. Türkiye nin coğrafi konumuna bağlı olarak 94

105 bölgeler arasında da önemli doğal zenginlik farklılığı gözlenir. Bu farklılıklar çekiciliği artırmaktadır. Ülkemizin ekoturizmde başarılı olma şansı Akdeniz çanağındaki diğer ülkelerden çok daha fazla gözükmektedir. Çünkü her şeyden önce ülkemizde farklı inanç ve kültürlerin bir arada uzun yıllar yaşaması sonucu kendine has doğu ile batının arasında yarattığı kültürü ve otantik değerlere sahip olması ön plana çıkmaktadır. Genel anlamda bakıldığında Akdeniz çanağında turizm potansiyeli yüksek ülkelerin endüstriyelleşmiş ve kentli nüfusu yoğunlaşmış ülkeler olduğu görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında, ülkemizin henüz gelişmekte olan bir ülke olması ve doğal ve kırsal kültürel değerlerinin büyük bölümünü hala canlı bir şekilde sürdürmesi Türkiye nin birçok bölgesinde sürdürülebilir ekoturizm için büyük bir potansiyelin varlığına işaret etmektedir (Selimoğlu, 2004). Türkiye de ekoturizm çeşitlerinden hemen hemen tamamı profesyonel veya amatör olarak yapılmaktadır. Özellikle doğa yürüyüşü, dağcılık, yayla turizmi, bisiklet turizmi, av turizmi, su sporları oldukça yaygındır. Önemli ekoturizm alanlarından başlıcaları; Kaz Dağları, Uludağ, Küre Dağları, Kozak Yaylası, Cehennemdere Vadisi, Toros Dağları sayılabilir. Son yıllarda Türkiye de ekoturizm-kırsal turizm-agroturizm karışımı diyebileceğimiz Çiftlik tatilleri gündeme gelmiştir. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği nin 55 çiftlikte yürüttüğü Türkiye de Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri/Ta-Tu-Ta projesine dahil olan tatil çiftlikleri Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Tatil çiftliklerinin felsefesinde temel olarak; iletişimi güçlendirme, ekolojik üretimle öncelikle kırsal nüfus için, doğal döngülerle dost, sürekli bir yaşamsal kaynak oluşturma, şehirde yasayan insanların ekolojik çiftliklerdeki yasamı deneyimlemesi, ekolojik yaşamla ilgili sorumlulukları içselleştirmesi, ekolojik yöntem, deneyim ve bilgi paylaşımı, doğa dostu üretim ve tüketim modellerinin desteklenmesi vb. yatmaktadır Turizm Bakanlığı turizmdeki çeşitliliği artırmak ve kıyılardaki baskıyı azaltmak için turizmi doğaya ve gelişmemiş bölgelere yaymayı amaçlayan birçok projeler geliştirmiştir. Bu hedefle geliştirilen projeler Tablo 5 de özetlenmiştir. Tablo 6. Kültür ve Turizm Bakanlığı nın Ekoturizm ile İlgili Projeleri Projeler Atak Projesi Mavi Bayrak Projesi Belek Yönetim Planı: İçerikleri 1989 yılında başlayan ve Ege ve Akdeniz kıyılarındaki ilçelerin ve köylerin altyapı eksikliklerini düzeltmek, daha sonra yeni kıyı yönetim yöntemlerini tanımlamak amacı ile tasarlanmıştır, 2020 yılına tamamlanması planlanmaktadır. Mavi Bayrak, gerekli standartları taşıyan nitelikli plaj ve marinalara verilen uluslararası bir çevre ödülüdür. Mavi Bayrak, bu niteliği ile de turizm açısından ayrı bir önem taşımaktadır yılında uluslararası teşkilatların girişimi doğal ve kültürel 95

106 çevrenin korunması ve geliştirilmesini hedeflemektedir. Yayla Turizmi Projesi: Dağ-Doğa Yürüyüşü Projesi (Trekking): Akarsu Turizmi (Kano- Rafting) Projesi: Bisiklet Tur Güzergahlarının Geliştirilmesi Projesi: Doğu Karadeniz ve Akdeniz yaylalarında bugüne kadar 26 adet yayla Yayla Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Dağ-doğa potansiyelinin planlı bir yaklaşımla turizm olgusu içerisinde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çoruh Nehri, Köprüçay, Manavgat Çayı, Dim Çayı, Alara Çayı, Adana Feke Göksu, Zamantı, Fırat Nehri vd. rafting, kano ve nehir kayağı gibi aktivitelerle kullanılması amaçlanmaktadır. Çeşitlendirme politikası kapsamında bir doğa sporu olarak giderek geliştirilmesi öngörülmektedir. Atlı-Doğa Yürüyüşü Projesi: Kapadokya, Kastamonu, Antalya, Muğla gibi yörelerde düzenlenmektedir. Mağara Turizmi Projesi: Sportif Olta Balıkçılığı: Toroslar, Orta Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Trakya ve Kuzeybatı Anadolu bölgelerinde büyüklü küçüklü yüzlerce mağaranın bilimsel ve sportif etkinliklerle turizmin hizmetine sunulması amaçlanmaktadır. Sportif ve rekreasyonel bu tür etkinliklerin konaklama süresini uzatmaya katkı vermesi için yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Kuş (Ornitoloji): Gözlemciliği Türkiye RAMSAR sözleşmesine taraf olmuş ve uluslararası öneme sahip Ramsar sulak alanlarında pek çok kuş türünün kışlayıp, üredikleri yerler olması açısından bu etkinliğin geliştirilmesi öngörülmektedir. Botanik (Bitki İnceleme) Turizmi: Türkiye nin zengin bitki örtüsüne sahip olması (Avrupa nın tamamında tür sayısı civarında iken Türkiye de bu sayı civarındadır) bu turizm türünün geliştirilmesine olanak vermektedir. Av Turizmi: Türkiye nin bitki örtüsü ve av kaynaklarının av turizmi kapsamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Yine Orman ve Su İşleri Bakanlığı nda yürütülen büyüklü küçüklü birçok proje ekoturizm ile ilişkilidir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı nın büyük çaplı projelerinden bazıları Tablo 6 da özetlenmiştir. Tablo 7. Orman ve Su İşleri Bakanlığı nın Ekoturizm ile İlgili Projeleri Projeler Gef II Kazdağları Milli Parkı İçerikleri Küresel Çevre Fonu (GEF) ile Dünya Bankası tarafından finansal olarak desteklenen ve mülga Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesindeki DKMP Genel Müdürlüğü tarafından Ağustos 2000 tarihinden itibaren yürütülen Biyolojik Çeşitlilik ve Doğa Kaynak Yönetimi Projesi 2008 yılının Ekim ayında sona ermiştir. DKMP Genel Müdürlüğü projesidir. Çevre Konusunda İşbirliği Anlaşması çerçevesinde hazırlanmaktadır. Kazdağları Milli Parkının 96

107 Master Planı Akdeniz Foku Gen Kaynakları ekoturizm bakımından geliştirilmesini amaçlanmıştır. Proje 1995yılında bitirilmiştir. DKMP Genel Müdürlüğü projesidir. IUCN tarafından soyu kritik derecede tehlikede olan türlerin yer aldığı kırmızı listede olan Akdeniz Foku nun son 4 yıl içindeki durumunu tespit etmek ve 2009 yılı içinde de bire bir takibini yapabilmek, koruma-izleme ve yönetim planlarını yönlendirmek üzere yürütülen bir projedir. DKMP Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülen proje ile Türkiye de yaban hayatındaki türleri envanterleme, mevcut genetik çeşitliliği belirleme, tür ve alt tür belirlemelerinde genetik işaretlerden yararlanma, koruma ve yürütme stratejileri oluştururken genetik verileri değerlendirme ve türlerin korunmasına yönelik hücre ve DNA bankaları oluşturulması amaçlanmaktadır. Yıldız Dağları DKMP Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile; Yıldız Dağlarının biyolojik çeşitliliği ve doğal kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi için sınır ötesi işbirliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Yıldız Dağlarında Biyosfer Rezerv yaklaşımıyla geniş çaplı envanterlerin yapılması ve özellikle çocukların eğitimi ve halkın bilinç düzeyinin artırılması amacıyla bir doğa eğitim merkezinin kurulması hedeflenmiştir. Küre Dağları DKMP Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Projenin amacı 3 yıl içinde Kastamonu-Bartın Küre Dağları Milli Parkı ve çevresinde doğa koruma ve sürdürülebilir kaynak yönetimi amacıyla katılımcılık esasına dayalı, etkin ve bütüncül bir yönetim modelini oluşturarak ormanlarımızın ulusal korunan alanlar sistemindeki yerinin ve yönetsel etkinliğinin geliştirilmesidir. Bu model deneyimi Türkiye deki diğer sekiz sıcak orman noktamıza uyarlanacaktır Türkiye de Korunan Alanlar ve Doğa Turizmi Ülkemizde doğa turizmi faaliyetleri dünyanın diğer ülkelerinde de olduğu gibi korunan alanlar da gelişme göstermektedir. Ülkemizde milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları ve tabiat anıtları olmak üzere toplam olarak 358 adet korunan alan mevcut olup toplam alanı ,56 hektardır. Korunan alanlar ülkemiz yüzölçümünün %1,22 sini kaplamaktadır (Tablo 8). 97

108 Tablo 8. Türkiye deki Korunan Alanlar Statüler Sayı (Adet) Alan (ha) Milli Parklar Tabiat Parkları Tabiatı Koruma Alanları Tabiat Anıtları 106 0,560 Toplam Korunan Alan ,56 Kaynak: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Web Sitesi, Bunların yanı sıra uluslararası anlaşmalarla korunan (Ramsar Sitleri) alanlar, doğal sitler, özel çevre koruma bölgeleri de ekoturizme yönelik önemli alanlardır (Akpınar, Bulut, 2010) Türkiye de Doğa Turizmi ile İlgili Yasal Mevzuat Doğa Turizmi ulusal mevzuatta doğrudan yer almamakla birlikte birçok kanun, yönetmelikte dolaylı olarak yer almaktadır. Bunlardan bazıları; Sayılı Turizm Teşvik Yasası ve Turizm Kanunu nun 8. Maddesi nin A fıkrasının 1 numaralı bendi ile C, D fıkralarında yapılan değişiklikle 6831 sayılı Orman Kanunu na göre orman sayılan yerlerle ilgili yapılan değişikliklerden d ve f fıkraları, ekoturizm ile ilişkilidir Sayılı Milli Parklar Kanunu nda öngörülen Uzun Devreli Gelişim Planları (UDGP) ve bu planların kullanım ve koruma kararları ekoturizm uygulamalarına ilişkin hükümler içermektedir. 3. Korunan Alanlar Alan Kılavuzu Yönetmeliği nde, ekoturizm uygulamalarına ilişkin hükümler bulunmaktadır tarih 5272 Sayılı Belediye Kanunu ile yapılan son değişikliklerle belediyelere verilen görev ve yetkiler içinde ekoturizm uygulamalarına ilişkin hükümler bulunmaktadır Sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 30. Maddesinin 14/A Maddesinde yer alan Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanlığı görevleri içerisinde uygun yerlerde ekoturizm faaliyetlerini desteklemek başlığı yer almaktadır. Ekoturizm ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilendirilebilecek yasal mevzuat aşağıdaki gibi sıralanabilir. Anayasanın Seyahat özgürlüğünü düzenleyen 23. maddesi 6831 sayılı Orman Kanunu, 4721 sayılı Medeni Kanun, 98

109 2872 sayılı Çevre Kanunu, 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 5286 sayılı Köy Kanunu, 2924 sayılı Orman Köylerinin Kalkınmasının Desteklenmesi Hakkında Kanun, 3194 sayılı İmar Kanunu, 5634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 5394 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu, 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Birliği Kanunu (TODEG, 2010) Doğa Turizm Çeşitleri Doğa turizmi Türkiye de iki bakanlığı çok yakından ilgilendirmektedir. Bunlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı dır. Bu iki bankalığın stratejileri ve projeleri ülkedeki doğa turizminin (ekoturizmin) gelişmesinde büyük rol oynamaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı nın vizyonu Sürdürülebilir turizm yaklaşımı benimsenerek istihdamın artırılmasında ve bölgesel gelişmede turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması ve Türkiye nin 2023 yılına kadar, uluslararası pazarda turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk beş ülke arasında önemli bir marka haline getirilmesinin sağlanması olarak belirtilmektedir (Kültür Bakanlığı Türkiye Turizm Stratejisi 2023 Eylem Planı). Kültür ve Turizm Bakanlığı nın turizm çeşitlerini sınıflandırmasında doğa ile ilgili olan turizm çeşitlerinin büyük bir ağırlık oluşturduğu görülür. Bu tanıtım tablosundaki 15 turizm çeşidinden 10 u doğada yapılan turizm çeşididir (Tablo 8). 99

110 Tablo 9. Kültür ve Turizm Bakanlığı nın Turizm Çeşitleri ve Tanıtımı Sıra No Turizm Çeşidi Tanıtım İçeriği 1 Sağlık ve Termal Turizmi Zengin ve şifalı termal sulara sahip olan Türkiye, bir kaplıca cennetidir ve nitelikli tesisleriyle şifa arayanları beklemektedir. 2 Kongre Turizmi Avrupa ve Asya'nın birleştiği bir yerde bulunan Türkiye, toplantı, intensiv ve kongrelere şahane mekan konumundadır. 3 Gençlik Turizmi Nüfusun büyük bir çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu Türkiye, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gençlere ucuz tatil yapma olanağı veren tesis ve kamp merkezlerine sahiptir. 4 İpek Yolu Anadolu, Çin' den başlayıp, Orta Asya'yı katederek Avrupa' ya uzanan tarihi İpek Yolu'nun en önemli kavşak noktalarından birini oluşturmuştur. 5 İnanç Turizmi Tarih boyunca gerek çok Tanrılı gerekse tek Tanrılı dinlere ev sahipliği yapan Türkiye, her inançtan insanın görmesi gereken eserlere sahiptir. 6 Kış Turizmi Yaz-kış üzerinde kar eksik olmayan yüksek dağlarıyla ve bu dağlarda kurulan kayak tesisleriyle Türkiye önemli bir Kış turizm Merkezidir. 7 Yayla Turizmi Kendine has coğrafya ve iklime sahip olan Türkiye'nin zengin yaşama kültürü içindeki yayla yaşantısı önemli bir yer tutar. 8 Mağara Turizmi Dünyadaki diğer ülkelere göre "mağara cenneti" ülke konumunda olan Türkiye' de yaklaşık adet mağara bulunmaktadır. 9 Av Turizmi Türkiye'nin coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayati, avcılığa ve av turizmine ilgi duyanlara önemli bir potansiyel sunar. 10 Golf Turizmi Türkiye son yıllarda hizmete giren uluslararası nitelikteki golf tesisleri ile dünya golf severlerini bir araya getiren kalite ve prestijin buluştuğu bir merkezdir. 11 Botanik Turizmi Çeşitli coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği, Türkiye'yi dünyada benzerine az rastlanır bitki çeşitliliğine sahip kılmaktadır. 12 Hava Sporları Türkiye, Yamaç paraşütü, yelken kanat, planör. paraşüt, balon gibi hava sporları meraklıları için keşfedilmesi gereken bir ülkedir. 100

111 Tablo 9 (devam) 13 Dağcılık Ülkenin bütün bölgelere dağılmış, farklı yüksekliklerde, zengin flora ve faunaya sahip dağları ile Türkiye, doğa tutkunu, maceracı insanları bekliyor. 14 Akarsu Turizmi Ülkenin her yanını sarmış, uzun ve coşkun akan nehirlere sahip Türkiye, su sporları için ziyaretçilerine önemli bir akarsu turizmi potansiyeli sunmaktadır. 15 Kuş Gözlemciliği Kuş gözlemciliği doğayı kuşların dünyasından tanımayı sağlayan bir gözlem sporudur. Sağlıklı bir çevrenin en iyi göstergesi olan kuşlar her türlü yaşam ortamında bulunurlar. Türkiye'de şimdiye kadar 450 çeşit kuş türü kaydedilmiştir. Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı Web Sitesi, ANKARA İLİ NDE UYGULANAN DOĞA TURİZMİ ÇEŞİTLERİ Kış Turizmi Kış turizmi; kış sporları ve rekreasyon eylemleri yüksek dağlık kuşaklarda gerçekleşmektedir. Dağlık alanlarda; yerleşme merkezlerine uzaklığı, konumu, ulaşımı ve sundukları olanaklar ölçüsünde nitelik kazanırlar. Kayak sporu başta olmak üzere diğer rekreatif özellikler kış mevsiminin yegane turizm eylemidir (Altan, 2006). Kış turizmi turizmin çeşitlenmesi açısından mevsim itibari ile sönük geçen kış aylarının değerlendirilmesi ve kış aylarındaki turizm eylemlerinden gelir elde etmesi sağlamak açısından amaç olabilmektedir (Altan, 2006). Elmadağ Kayak Merkezi Elmadağ Kayak Merkezi Ankara sınırları içinde, Elmadağ'ın kuzey yamaçlarında yer almaktadır. Kent merkezine yakınlığı avantajıdır. Ankara'ya 18 km. uzaklıktadır. Şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım üniversite araçları ve özel araçlarla mümkündür. Kayak merkezi Elmadağ'ın kuzey yamaçlarında, m. yükseklikler arasında bulunmaktadır. Pistler ağaçsızdır ve alpin çayırlarla kaplıdır. 101

112 Karasal iklimin hüküm sürdüğü merkezde kayak sezonu ocak-mart arasında olup, kar kalınlığı cm dir. Alanda kayak evi ile bir otel ve iki restoran bulunmaktadır. Hava Kuvvetleri ne ait teleski tesisi, kar üstü aracı ve kafeterya hizmet vermektedir. 548 m. uzunluğunda, saatte 720 kişi kapasiteli bir adet teleski bulunmaktadır. Pist kolay ve orta zorluk derecelerindedir Termal Turizm Mineralize termal suların ve bunlara ait çamurların, banyo, içme, solunum yolu ile kullanılması, ayrıca iklim kürü, fizik tedavi, rehabilitasyon, mekanoterapi, beden eğitimi, masaj, psikoterapi, diyet vb. yan tedavilerle birleştirilmesi ile oluşturulan kür uygulamalarının uzman hekim denetiminde yapıldığı sağlık tesislerine kaplıca denilmektedir. Madensuyunun yer yüzüne çıktığı kaynağa kaynarca, madensularından yararlanmak üzere kaynarcaların çevresinde kurulan tesislere de genel olarak kaplıca ya da ılıca denmektedir. Kaplıca sularından banyo ve içme kürleriyle yaralanılmaktadır. İçme kürü olarak yararlanılan kaplıcalara içmece de denilmektedir. Harita 5. Ankara Termal Turizm Haritası Kızılcahamam Kaplıcası: Suyun ısısı; büyük kaplıca kaynağında 47 C, küçük kaplıca kaynağında 44 C, Kızılcahamam Maden Suyu kaynağında 19.5 C, Acısu Kaplıcası kaynağında 34 C, Şey Hamamı kaynağında 43 C, Acısu kaynağında 37 C dir. Su fiziki ve kimyasal bileşim olarak hipertermal, hipotonik sular sınıfındadır. Tesislerden içme ve banyo kürleri şeklinde yararlanılmaktadır. İçme kürleri karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsak, iç ve dış sökresyon kolenlar ve metabolizma hastalıkları; banyo kürleri kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma üzerinde etkilidir. Alan çevresinde konaklama tesisleri mevcuttur. Kızılcahamam Şey Hamamı Termal Turizm Merkezi : Kızılcahamam-Çerkeş yolu üzerinde Güvem bucağının 2 km. batısındadır. Suyun ısısı 43 C dir. Su kimyasal bileşim 102

113 olarak bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksiti ve florürlü bir bileşime sahiptir. Termal tesislerden içme ve banyo kürleri olarak yararlanılmaktadır. Termal suların romatizma, eklem ve kireçlenme, mide ve bağırsak, kan dolaşımı, sinirsel hastalıklar, karaciğer ve safra kesesi, beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı bilinmektedir. Tesis çevresinde konaklama tesisleri bulunmaktadır. Ayaş İçmesi ve Kaplıcası: Sıcaklık derecesi 51 C dir. Üst solunum yolu hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Ayaş Karakaya Kaplıcası : Kaplıca suyunun sıcaklık derecesi 31 C. Kimyasal bileşimi bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve karbondioksit içermektedir. İçme olarak da yararlanılmaktadır. Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri : Beypazarı ilçesindedir. Su kaynaklarından kaplıca ve içme olarak yararlanılmaktadır. Su sıcaklığı C dir. Kaplıca suyu klorürlü, sülfatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Cilt hastalıkları, karaciğer, safra kesesi, pankreas, damar sertliği rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Çubuk Melikşah Kaplıcası: Ankara'ya 30 km. uzaklıkta Çubuk ilçesindedir. Suyun sıcaklığı 31 C dir. Kaynak suları kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içermektedir. Haymana Kaplıcası : Ankara'ya 73 km. uzaklıktaki Haymana ilçesindeki kaplıcanın su sıcaklığı 44.5 C dir. Suyun bileşimi; bikarbonat, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve karbondioksitten oluşmaktadır. Mide, karaciğer, pankreas, damar sertliği, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelmektedir Kongre Turizmi Ankara nın ülke ve bölgedeki konumunun sağladığı avantajlar nedeniyle ulusal ve uluslararası düzeyde hizmet verecek nitelikte pek çok konaklama tesisi bünyesinde toplantı ve kongre salonu ile, üniversiteler ve kamu kuruluşları bünyelerinde toplantı ve kongre salonları bulunmaktadır. Ankara, kültürel ve doğal değerlere yönelik potansiyelinin ile ulaşım, altyapı ve diğer destek yatırımlar açısından da avantajlı durumdadır e yakın koltuk sayısı ile önemli bir potansiyel oluşturmaktadır Yayla Turizmi Ankara yaylalarında sürekli veya geçici olarak hayvancılık amacı ile kullanılan küçük yerleşmeler bulunmaktadır. Bitki örtüsü, su kaynakları, iklim değerleri değerlendirildiğinde ilin kuzey kesiminde Beypazarı, Güdül, Çamlıdere, Kızılcahamam ve Nallıhan ilçelerindeki yaylalar turizm potansiyeline sahip olup, doğa yürüyüşleri, kamping, günübirlik dinlenme ve su kaynaklarının olduğu yerlerde sportif olta balıkçılığı gibi çeşitli rekreasyon faaliyetlerine de olanak sağlamaktadır. 103

114 Karaşar-Eğriova Yaylaları (Belenova, Kuyucak, Sarıalan, Çukurören Yaylaları) : Beypazarı nın kuzeyinde, ilçeye 55 km., Karaşar beldesine 20 km. uzaklıktadır. Belenova, Kuyucak, Sarıalan, Çukurören ve Eğriova yaylalarını kapsayan Eğriova Yaylası 650 ha dır. Yayla turizmi, doğa yürüyüşleri, çadırlı kamping ve günübirlik dinlenme gibi rekreasyon faaliyetleri için Ankara nın en elverişli ve güzel yaylalarından biridir. Alabalık ve çay balığı türlerinin bulunduğu gölet, sportif balıkçılık için olanak yaratmaktadır. Çamlıdere-Benli Yaylaları (Yılanlı, Osmansin, Peçenek, Çukurören Yaylaları): Çamlıdere ilçesinin doğusunda, ilçeye 40 km. uzaklıktadır. Yaylanın etrafı zengin çam ormanları tabanı ise çayırlarla kaplıdır. Yayla evleri genellikle ahşaptır. Yayla turizmi, doğa yürüyüşü ve çadırlı kamp kurmaya elverişlidir. Güdül-Sorgun Yaylası: Güdül ilçesinin kuzeyinde, ilçeye 23 km. uzaklıktadır. Sorgun Köyü halkının yaz aylarında hayvan otlatmak amacıyla çıktığı yaylada, 1976 yılında yapılan bir de gölet bulunmaktadır. Etrafı zengin çam ormanlarıyla kaplıdır. Güdül ilçesinin en güzel yaylası olan Sorgun Yaylası, dağ ve doğa yürüyüşü, çadırlı kamping, günübirlik dinlenme ve sportif balıkçılık gibi çok amaçlı turizm potansiyeline sahiptir. Nallıhan-Andız Yaylası : Nallıhan ilçesine 30 km. uzaklıktadır. Köylülerin hayvan otlatmak için kullandıkları yaylada altyapı yoktur. Orman idaresi tarafından yapılmış bir çeşme mevcuttur. Etrafı karaçam ormanlarıyla kaplı olan yayla, dağ ve doğa yürüyüşü ve çadırlı kamping için oldukça elverişlidir. Kızılcahamam-Ulucak Yaylası : Kızılcahamam ilçesinin doğusunda, ilçeye 40 km. uzaklıktadır. Yayla, Haziran-Eylül aylarında hayvan otlatmak amacıyla kullanılmaktadır. Altyapı yoktur. Yayla turizmine ve dağ ve doğa yürüyüşlerine uygundur. Kızılcahamam-Başköy Yaylası : Kızılcahamam ilçesine 45 km. uzaklıktadır. Çevresi çam ormanlarıyla kaplı olan yayla haziran-ekim aylarında hayvan otlatmak amacıyla kullanılmakta olup dağ ve doğa yürüyüşlerine elverişlidir. Kızılcahamam-Salın (Maden) Yaylası : Kızılcahamam a 35 km. uzaklıktadır. Yaylanın çevresi çam ormanlarıyla kaplıdır. Yaylada hiçbir altyapı yoktur. Ancak su kaynakları boldur ve su çeşmelerden sağlanmaktadır. Salın Yaylası yayla turizmi ve dağ ve doğa yürüyüşü için elverişli olup, çadırlı kamping için uygun alanlar vardır. 104

115 Bisiklet Turizmi : Kirmir Çayı Vadisi, Ankara Çayı Vadisi, Eğriova ve Benli Yaylaları, Karagöl, Mogan ve Eymir Gölü çevresi bisiklet turları yapmaya elverişli alanlardır Sportif Olta Balıkçılığı Ankara il sınırları dahilinde yapılmakta olan balıkçılık akarsu, göl, baraj gölü ve gölet balıkçılığı olmak üzere 4 grupta toplanabilir. Akarsu Balıkçılığı: Kızılırmak, Sakarya nehirleri ile bunların kollan ve Kirmir Çayı'nda yapılmaktadır. Bu su rezervuarlarında yaşayan belli başlı balık türleri; pullu sazan, kadife balığı, gümüş balığı, tatlı su kefali, kara ba lık, çapak balığı, kerevit, yayın balığı, nadiren yılan balığı, sudak ve turna balığıdır. Göl Balıkçılığı: Mogan Gölü: Balık türleri; turna balığı, pullu sazan, kadife balığı, yayın balığı, gümüş balığı ve kerevit Eymir Gölü: Balık türleri; turna balığı, pullu sazan, kadife balığı, yayın balığı, gümüş balığı ve kerevit. Kara Göl: Balık türleri; göl alası ve sazan balığı. Baraj Gölü Balıkçılığı: Sarıyar (Hasan Polatkan) Barajı: Balık türleri; yayın balığı, pullu sazan, gümüş balığı, kadife ba lığı, çapak balığı, tatlı su kefali, kerevit ve az miktarda yılan balığı. Gökçekaya Barajı: Balık türleri; pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı, kadife balığı ve kerevit. Asartepe Barajı: Balık türleri; aynalı sazan, pulu sazan ve tatlı su kefali 105

116 Hirfanlı Barajı: Balık türleri; pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı, kadife balı ğı ve kerevit. Kesikköprü Barajı: Balık türleri; pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı, kadife balığı ve kerevit. Çubuk I - II Barajı: Balık türleri; aynalı sazan, pullu sazan, tatlı su kefali ve gümüş balığı. Avlanma tamamen yasaktır. Kurtboğazı Barajı: Balık türleri; aynalı sazan, pullu sazan ve gümüş balığı. Avlanma tamamen yasaktır. 106

117 Gölet Balıkçılığı: Üçbaş, Aşağı Karacaören, İğdir, Çeştepe, Karagüney (Kızılcahamam), Kirazdibi (Ayaş), Avşar (Balâ), Kızılca (Çubuk), Güvenç (Yenimahalle) Dikilitaş (Haymana), Danacı (Sulakyurt), Yüzüncüyü (Kızılcahamam), Demirtaş (Kalecik), Hacımusalı (Polatlı), Akçaören (Kızılcahamam), Kösrelik (Çubuk), Karakaya (Polatlı), Çukurören II (Güdül), Çamkoru (Çamlıdere), Kızık (Çubuk), Ilıca (Polatlı) ve Bucuk (Yenikent) Göletleri. Bu göletler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca balıklandırma programı çerçeve sinde balıklandırılmaktadır ve avlanma tamamen yasaktır Su sporları Turizmi Rüzgar Sörfü : Sarıyar Barajı ve Çamlıdere Baraj Gölü rüzgâr sörfü yapmaya elverişlidir. Kürek Eymir Gölü, Ankara Şehir Merkezi ne 20 kilometre uzaklıkta, Gölbaşı İlçesi ne bağlı, etrafı tepelerle çevrili bir doğal göldür. Çevresi yaklaşık on bir kilometre olan göle Gölbaşı üzerinden veya Oran Semti nde yer alan TRT binasının yanındaki yoldan ulaşılabilir. ODTÜ ye ait olan gölde, çeşitli restoran ve bar gibi tesislerin yanı sıra Kürek Takımı kullanımına ait olan Kayıkhane Tesisi de yer almaktadır. Doğal güzellikleri bakımından Ankara nın eşsiz bir köşesi olma özeliğinin yanında göçmen kuşların da göç yolu üzerindedir. Etrafının tepelerle çevrili olması ve çevresine göre çukurda kalması sebebiyle kürek sporu açısından son derece avantajlıdır. 107

118 Dağ ve Doğa Yürüyüşü Nallıhan Doğa Yürüyüş Parkurları Harita 6.Nallıhan Yürüyüş Parkurları a.kıztepe Konumu: Nallıhan İlçesi'nin güneydoğusunda, İlçe merkezine 25 km. uzaklıktadır. Nallıhan'dan D-140 Karayolu'nun 21. km'sinde, Atça Köyü'ne giden yolun 3. km. 'sinde parkurun başlangıç noktasına ulaşılmaktadır. 108

119 Genel Özellikleri: Step özelliğindeki alan, jeolojik oluşumları ve jeomorfolojik yapısı ile öne çıkmaktadır. Yakındaki kuş cenneti, görsel açıdan zengindir. Yürüyüş Mesafesi: 7 km. Yürüyüş Süresi: 5 saat. Zorluk Derecesi: Orta zorlukta. Kıztepesi inişi, deneyimli kişilerce yapılabilir. Diğerlerinin, zirve noktasından geriye dönerek parkuru tamamlaması tavsiye edilir. Rehber eşliğinde yürünmesi tercih edilmelidir. Uygun Mevsim: Açık havalarda Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim ayları. Yaz mevsiminde gölgelik ve su bulunmadığı için, parkur yürüyüşe uygun değildir. Toprak yapısı, yağışlı havalarda çok kaygandır. Bitki Örtüsü: İç Anadolu stebi. Erozyonlu açık alanlar. Çalı ve otsu ekosistem hâkimdir. Çalı ve Otsu Bitkiler: Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Poruk (Genista), Hanımtuzluğu (Berberis), Karaçalı (Paliurus spina-christi), Geven (Astragalus), Adaçayı (Salvia), Çobanyastığı (Acantholimon), Emzik otu (Onosma), Civanperçemi (Achillea), Sütleğen (Euphorbia), Çiriş (Asphodeline), Anadolu Kasidesi (Scutellaria), Kekik (Thymus), Brom Otu (Bromus). 109

120 Hayvanlar: Memeliler: Yabani Tavşan (Lepus europaeus), Kazık Sıçanı - Gelengi (Spermophilus anthaphyrmnus), Tilki (Vulpes vulpes), Körfare (Spalcvc leucodon), Yaban Domuzu (Sus scrofa). Sürüngenler: Tosbağa (Testudo graeca), Tarla Kertenkelesi (Ophisops elegans), Kara Yılan (Coluber (Dolichopis) jugularis). Kuşlar: Çe-kirgekuşu (Lanius collurio), Saksağan (Pica pica), Cücekarga (Corvus monedula), Dağ Serçesi (Passer montanus), Kaya Sıvacısı (Sitta neumayer). Parkurda İçme Suyu: Yok. İllere Uzaklığı: Ankara 135 km., İstanbul 325 km. Harita 7. Kıztepesi Yürüyüş Parkuru 110

121 b. Sobran Köyü - Boğazınkaya Konumu: Nallıhan İlçesi'nin doğusunda, İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Parkura, İlçe merkezinin içinden ulaşılabilir. Sobran Köyü, Nallıhan'ın doğusundaki Çatalçam Tepe ve Karabayır Tepe'nin doğu tarafındadır. Parkur başlangıç noktası köyün kuzey ucundadır. Genel Özellikleri: Parkur, orman ve orman içi açıklıklardan geçmektedir. Yürüyüş boyunca tırmanışlar, inişler vardır. Jeolojik oluşumlar ve zengin yaban hayatı görülür. Boğazınkaya'da bir şelâle vardır. Yürüyüş, saat yönünün tersine bir daire çizilerek, başlangıç noktasında sona erer. Yürüyüş Mesafesi: 13 km. Yürüyüş Süresi: 8 saat. Zorluk Derecesi: Orta zorlukta. Uygun Mevsim: Dört mevsim. Su Geçişi: Şelâle var. Bitki Örtüsü: Genellikle ormanlık alan. Ağaçlar: Karaçam (Pimıs nigra), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Meşe (Çkıercus pubescens), Ahlat (Pyrus elaeagnifolia), Çalı ve Otsu Bitkiler: Hanımtuzluğu (Berberis), Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Alıç (Crataegus), Kuşburnu (Rosa canına), Geven (Astragalus), Küre Çiçeği (Globularia), Düğün Çiçeği (Ranunculus), Kekik (Thymus), Yabani Nane (Mentha), Unutmabeni (Myosotis), At Kuyruğu (Equisetum), Orkide (Orchis). 111

122 Hayvanlar: Memeliler: Yabani Tavşan (Lepus europaeus), Tilki (Vulpes vulpes), Körfare (Spalcvc leucodon), Yaban Domuzu (Sus scrofa), Anadolu Sincabı (Sciurus anomalus), Kirpi (Erinaceus concolor). Sürüngenler: Tarla Kertenkelesi (Ophisops elegans), Kara Yılan (Coluber (Dolichopis) jugularis). Kuşlar: Çam Baştankarası (Parus ater), Mavi Baştankarası (Parus caeruleus), Ala Karga - Kestane Kargası (Garrulus glandarius), İspinoz (Fringilla coelebs), Büyük Alaca Ağaçkakan (Dendrocopus majör). Böcekler: Özellikle Lepidoptera takım, Pieridae familyasından türler. Parkurda İçme Suyu: Var. İllere Uzaklığı: Ankara 170 km., İstanbul 310 km. Harita 8. Sobran Köyü- Boğazınkaya Yürüyüş Parkuru 112

123 c.tekke Köyü -Alan Köyü (Ilıca Vadisi) Konumu: Nallıhan'ın güneybatısında, Tekke Köyü ve Alan Köyü'nün doğusunda-dır. İlçe merkezine 13 km. mesafededir. Parkura, Sarıcakaya'ya (Eskişehir) giden il yolundan gidilir. Sarıcakaya yolunun yaklaşık 8. km.'sinde güneye ayrılan Tekke Köyü yolu ile parkur başlangıç noktasına ulaşılmaktadır. Genel Özellikleri: Parkur, yumuşak eğimli orman yolları, patikalar ve sırtları takip eden orman ve orman içi açıklıklar niteliğindedir. Vadi tabanında dere boyunca yer yer su geçişleri vardır. Dere yatağından yamaçlara doğru çıkıldığında çanak-çömlek parçaları görülebilir. Bunların Geç Roma veya Bizans Dönemi'ne ait olduğu söylenebilir. Yürüyüş Mesafesi: 10 km. Yürüyüş Süresi: 7 saat. Zorluk Derecesi: Kolay. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Var. Küçük şelâleler 113

124 Bitki Örtüsü: Karaçam (Pinus nigra), ağaçlarının hâkim olduğu orman ekosistemi niteliğindedir. Ağaçlar: Karaçam (Pinus nigra), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Meşe türleri (Quercus infectoria, Q. pubescens), Karakavak (Populus nigra), Söğüt (Salbc), Beyaz Dut (Morus alba), Erik (Prunus), Armut (Pyrus), Ceviz (Juglans regia). Çalı ve Otsu Bitkiler: Ilgın (Tamari), Asma (Vitis vinifera), Kuşburnu (Rosa canina), Hanımtuzluğu (Berberis). Nallıhan Akyıldızı (Ornithogalum), Geven (Astragalus), Süsen (iris), Orkide (Orchis). Hayvanlar: Memeliler: Yabani Tavşan (Lepus europaeus), Tilki (Vulpes vulpes), Körfare (Spala leucodon), Yaban Domuzu (Sus scrofa). Sürüngen: Tarla Kertenkelesi (Ophisops elegans). Kuşlar: Çam Baştankarası (Parus ater), Mavi Baştankarası (Parus caeruleus), Alakarga-Kestane Kargası (Garrulus glandarius), İspinoz (Fringilla coelebs), Büyük Alaca Ağaçkakan (Dendrocopus majör). Parkurda İçme Suyu: Var. İllere Uzaklığı: Ankara 173 km., İstanbul 313 km. 114

125 Harita 9. Tekke Köyü-Alan Köyü (Ilıca Vadisi) Yürüyüş Parkuru 115

126 ç. Asarlık Tepe - Bozyaka Göleti Konumu: Nallıhan'ın kuzeyindedir. İlçe merkezine 20 km. mesafededir. Bolu-Sakarya yönünde, D-140 karayolunun yaklaşık 10. km'sinde doğuya ayrılan yolda, Güzelce, Kabaca ve Danişment köylerine giden il yolu ile parkura ulaşılır. Danişment Köyü'ndeki cami önünden yürüyüşe başlanır. Genel Özellikleri: İlgi çekici jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri ile tabiat anıtı statüsündedir. Orman içinden başlayan parkur, kayalık alanlar, tekrar orman içi ve göl kenarından devam eder. Tarım alanları ve orman alanı geçilerek Sivriasarlık Tepe yamacına ulaşılır. Dik tırmanış ve inişler vardır. Yürüyüş Mesafesi: 7,5 km. Yürüyüş Süresi: 5 saat. Zorluk Derecesi: Orta - zor. Sivriasarlık Tepe'de zirve geçişi, deneyimli ekiplerce yapılabilir. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Var. Gölet kıyısında yürüyüş. Bitki Örtüsü: Orman ve yarı ormanlık alan. Ağaçlandırma alanı. Ağaçlar: Karaçam (Pirtus nigra), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Meşe türleri (Çkıercus infectoria, Q.pubescens) gibi ağaçlar. Çalı ve Otsu Bitkiler: Kuşburnu (Rosa canına), Geven (Astragalus), Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Alıç (Crataegus), Geyik Dikeni (Crataegus monogyna), Kan Damlası (Adonis), Arap Sümbülü (Muscari), Küre Çiçeği (Globularia), Emzik otu (Onosma), Kekik (Thymus). 116

127 Hayvanlar: Memeliler: Yabani Tavşan (Lepus europaeus), Tilki (Vulpes vulpes), Yaban Domuzu (5ks scrofa), Kızıl Geyik (Cervus elaphus). Sürüngen: Tarla Kertenkelesi (Ophisops elegans). Kuşlar: Çam Baştankarası (Parus ater), Mavi Baştankarası (Parus caeruleus), Büyük Alaca Ağaçkakan (Dendrocopus majör), Kaya Kırlangıcı (Hirundo (Ptyonoprogne) rupestris), Kaya Sıvacısı (Sitta neumayer), Kızıl Şahin (Buteo rufinus), Beyaz Akbaba (Neophron percnopterus), Eagle (Falco). Parkurda İçme Suyu: Parkur başlangıcında var. İllere Uzaklığı: Ankara 180 km., İstanbul 320 km. 117

128 Harita 10. Asarlık Tepe-Bozyaka Göleti Yürüyüş Parkuru 118

129 d. Beydili Kayası Konumu: Parkurun başlangıç ve bitiş noktası, Nallıhan'ın batısındaki Beydili Kö-yü'ndedir ve İlçe merkezine 35 km. mesafededir. Parkur başlangıcına, Eskişehir yönüne giden Sarıcakaya yolunun yaklaşık 16. km'sindeki Beydili yol ayrımından ulaşılmaktadır. Genel Özellikleri: Topoğrafık yapısı ilginç olan parkurda, geniş alanları gören seyir noktaları ve arkeolojik kalıntılar vardır. Zirve noktasına kadar tırmanıldıktan sonra, inilerek parkur tamamlanmaktadır. Parkurda, Bizans dönemine ait sur duvarı, yapılar ve mezar kalıntıları da görülmektedir. Yürüyüş Mesafesi: 5 km. Yürüyüş Süresi: 4,5 saat. Zorluk Derecesi: Orta - kolay. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Yok. Bitki Örtüsü: Ağaçlar: Karaçam (Pinus nigra), Meşe türleri (Çkıercus pubescens, Q. robur, Q. petraea, Q. infectoria, Q. cerris), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Çitlenbik (Celtis australis), Ihlamur (Tilki), Beyaz Dut (Morus alba), İncir (Ficus carica), Üvez-Öküzgötü (Sorbus torminalis). Çalı ve Otsu Bitkiler: Kuşburnu (Rosa canına), Karaçalı (Paliurus spina-christi), Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Geyik Dikeni (Crataegus monogyna), Deme Yapraklı Laden (Cistus laurifolius), Hanımeli (Lonicera), Burçak (Lathyms), Deniz Üzümü (Ephedra majör), Menengiç (Pistacia terebinthus), Sarı Yasemin (Jasminum), Kaya Koruğu (Sedum), Arap Sümbülü (Muscari), Nallıhan Akyıldızı (Ornithogalum), Süsen (iris), Yabani Soğan (Allium), Sığır Kuyruğu (Verbascum). 119

130 Hayvanlar: Memeliler: Yaban Domuzu (Sus scrofa), Kızıl Geyik (Cervus elaphus), Çakal (Canis aureus), Tilki (Vulpes vulpes), Ağaç Sansarı (Martes martes), Kaya Sansarı (Martes foind), Gelincik (Mustela nivalis), Boz Ayı (Ursus arctos). Kuşlar: Kızılşahin (Buteo rufinus), Kartal (Falco). Parkurda İçme Suyu: Parkur başlangıcında var. İllere Uzaklığı: Ankara 200 km., İstanbul 340 km. Harita 11. Beydili Kayası yürüyüş Parkuru 120

131 e. Andız Dağı - Andız Yaylası Konumu: Bu parkur, Nallıhan'ın batısındaki Beydili Köyü'nün kuzeybatısındadır. İlçe merkezine uzaklığı 28 km'dir. Parkurun başlangıç noktası, Beydili Köyü'nün yaklaşık 7 km. doğusundaki Demirköy kavşağındadır. Başlangıç noktasına, Sarıca-kaya'ya (Eskişehir) giden yolun 16. km'sinde kuzeye giden yol ayranından, Beydili Köyü'ne varmadan Demirköy kavşağından ulaşılır. Kavşak noktası, parkurun başlangıç noktasıdır. etmektedir. Genel Özellikleri: Parkurdaki orman alanlar, jeolojik oluşumlar, yaşlı ağaçlar, yaylalar ilgi çekicidir. Zirvelerde seyir noktaları vardır. Parkur, orman yollarını, tarla yollarını ve belirgin patikaları takip Yürüyüş Mesafesi: 12 km. Yürüyüş Süresi: 7 saat. Zorluk Derecesi: Kolay. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Yok. Bitki Örtüsü: Ormanlık alan. Ağaçlar: Karaçam (Pimıs nigra), Meşe türleri (Çkıercus pubescens, Q. robur, Q. petraea, Q. infectoria, Q. cerris), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Ihlamur (Tilia), Fındık (Corylus), Ova Akçaağacı (Acer campestre), Ahlat (Pyrus elaeagnifolia), Erik (Prunus), Üvez- Öküzgötü (Sorbus torminalis). Çalı ve Otsu Bitkiler: Kuşburnu (Rosa canına), Karaçalı (Paliurus spina-christi), Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Hanımeli (Lonicera), Alıç (Crataegus), Arap Sümbülü (Muscari), 121

132 Geven (Astragalus), Çobanyastığı (Acantholimon), Adaçayı (Salvia), Kekik (Thymus), Emzik Otu (Onosma), Poruk (Genista), Mine (Veronica). Hayvanlar: Memeliler: Yaban Domuzu (Sus scrofa), Kızıl Geyik (Cervus elaphus), Çakal (Canis aureus), Tilki (Vulpes vulpes), Ağaç Sansarı (Martes martes), Kaya Sansarı (Martes foina), Gelincik (Mustela nivalis), Boz Ayı (Ursus arctos). Parkurda İçme Suyu: Var. İllere Uzaklığı: Ankara 200 km., İstanbul 340 km. Harita 12. Andız Dağı Andız Yaylası Yürüyüş Parkuru 122

133 f. Bozarmut Yaylası -Aksu Köyü Konumu: Parkur, Nallıhan'ın hemen batısındadır. İlçe merkezine uzaklığı, parkur başlangıç noktasına göre; Aşağı Bağlıca Köyü'nden 7 km., Yukarı Bağlıca Köyü'nden 6 km'dir. Nallıhan'dan Sarıcakaya'ya (Eskişehir) giden il yolunda yaklaşık 3,5 km. gittikten sonra, kuzeye ayrılan Aşağı Bağlıca ve Yukarı Bağlıca köy yollarından parkura ulaşılmaktadır. Genel Özellikleri: İki alternatifli başlangıç noktası vardır. Birinci alternatifte, Yukarı Bağlıca Köyü'nün hemen dışından başlayan ve orman yolunu takip eden güzergâhtır. Diğer alternatifte, Aşağı Bağlıca Köyü'nden başlayan güzergâh, orman ve orman içi yolu takip etmektedir. Parkur üzerinde küçük çaplı tarihî orman içi yerleşimleri ve buralara ait nekropol alanları görülür. Buraların Bizans Dönemi'ne ait olduğu tahmin edilmektedir. Yürüyüş Mesafesi: 10 km. Yürüyüş Süresi: 6,5 saat. Zorluk Derecesi: Kolay. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Yok. Bitki Örtüsü: Ormanlık alan. Ağaçlar: Karaçam (Pinus nigra), Meşe türleri (Çkıercus pubescens, Q. robur, Q. petraea, Q. infectoria, Q. cerris), Ardıç türleri(juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Fındık (Corylus), Ihlamur (Tilki), Ahlat (Pyrus elaeagnifolia), Karakavak (Populus nigra), Ak Söğüt (Salvc alba), Titrek Kavak (Populus tremula), Üvez- Öküzgötü (Sorbus torminalis), Yabani Elma (Malus), Yabani Erik (Prunus). Çalı ve Otsu Bitkiler: Ayı Gülü (Paeonia peregrina), Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Ateş Dikeni (Pyracantha), Alıç (Crataegus), Patlangaç (Colutea), Kartopu (Viburnum), Mürver (Sambucus), Dönbaba (Erodium), Turnagagası (Geranium), Sarı Kantaron (Hypericum), Ökse Otu (Viscum), Adaçayı (Salvia), Yapraklı Kaside (Scutellaria), Loğusa Otu (Aristolochia). Hayvanlar: Memeliler: Ayı (Ursus arctos), Çakal (Canis aureus), Kurt (Canis lupus), Kızıl Geyik (Cervus elaphus), Yaban Domuzu (Sus scrofa). 123

134 Parkurda İçme Suyu: Var. İllere Uzaklığı: Ankara 170 km., İstanbul 310 km. Harita 13. Bozarmut Yaylası Aksu Köyü Yürüyüş Parkuru 124

135 g. Döğmeci Köyü - Aydoğmuş Köyü Konumu: Parkur, Nallıhan'ın kuzeybatısındadır. İlçe merkezine uzaklığı 28 km'dir Parkurun başlangıç noktası, Döğmeci Köyü'nün girişindeki su deposunun yanında, orman içine giren yol ağandadır. Bu noktaya, İlçe merkezinden kuzeye giden D-140 karayolunun yaklaşık 5. km.'sinde batıya dönen ve Yakapmar, Çulhalar, Aydoğmuş, Döğmeci köylerine giden asfalt karayolu ile ulaşılır. Genel Özellikleri: Yürüyüş parkuru, orman ve orman içi açıklıklardan geçer. Özellikle başlangıç noktasında meşe ormanları ve yaşlı karaçam ormanları özellik gösterir. Döğmeci Köyü'nün 1,5 km. kadar güneydoğusundaki Yapraklı Berber Pınarı mevkiinde bulunan 830 yaşındaki Karaçam ve Erenler mevkiinde bulunan 350 yaşındaki karaçam, anıt ağaç statüsündedir. Eskiden tarım alanı olarak kullanılan yerler, orman açıklıklarına dönüşmüştür. Son kesimler hariç, parkurun hemen her yerinde lavlar, bazalt ve bazaltik andezitler görülmektedir. Yürüyüş Mesafesi: 10 km. Yürüyüş Süresi: 6,5 saat. Zorluk Derecesi: Kolay. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Yok. Bitki Örtüsü: Ağaçlar: Karaçam (Pimıs nigra), Meşe türleri (Çhıercuspubescens, Q. robur, Q. petraea, Q. infectoria, Q. cerris), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima, J. ecelsa), Titrek Kavak (Populus tremula), Üvez-Öküzgötü (Sorbus torminalis), Fındık (Corylus). Çalı ve Otsu Bitkiler: Hanımtuzluğu (Berberis), Hanımeli (Lonicera), Geven (Astragalus), Çobanyastığı (Acantholimon), Poruk (Genista), Sarı Burçak 125

136 (Lathyms), Unutmabeni (Myosotis), Mine (Veronica), Ballıbaba (Lamium), Sığırkuyruğu (Verbascum). Hayvanlar: Memeliler: Kızıl Geyik (Cervus elaphus), Yaban Domuzu (Sus scrofa), Tilki (Vulpes vulpes), Çakal (Canis aureus), Boz Ayı (Ursus arctos). Kuşlar: Üveyik (Streptopelia turtur), Büyük Alaca Ağaçkakan (Dendrocopus majör), Altın Tavuk-çuk (Regulus regulus), Çam Baştankarası (Parus ater), Ala Karga-Kestane Kargası (Garrulus glandarius), İspinoz (Fringilla coelebs). Parkurda İçme Suyu: Başlangıç noktasında var. İllere Uzaklığı: Ankara 190 km., İstanbul 318 km. Harita14. Döğmeci Köyü- Aydoğmuş Köyü Yürüyüş Parkuru 126

137 ğ. Sarıçalı Dağı Konumu: Parkur, Nallıhan'ın kuzey-kuzeybatısındadır. Başlangıç noktası, Çulhalar Köyü'nün içidir. İlçe merkezine uzaklığı, 20 km.'dir. İlçe merkezinden kuzeye giden D-140 Karayolunun yaklaşık 5. km'sinde batıya dönen ve Yakapmar, Çulhalar, Aydoğmuş, Döğmeci köylerine giden asfalt karayolu ile parkura ulaşılır. Genel Özellikleri: Sarıçalı Dağı, 1750 m. yüksekliği ile Nallıhan'ın en yüksek noktasıdır. Dağın sarp jeomorfolojik yapısı ile jeolojik oluşumlar, yaşlı ormanlar, çok sayıdaki anıt ağaçlar ve Uyuzsuyu Şelâlesi, ilgi çekici noktalardır yaşındaki anıt Karaçam, bu parkurdadır. Şelâle'nin bulunduğu yer, doğal park alanı olarak düzenlenmiştir. Parkurda, iki farklı kayaç grubu görülür. Sarıçalı Dağı, beyaz krem, gri ve pembemsi renklerde kireç taşlarından oluşmuştur. Yürüyüş Mesafesi: 9,5 km. Yürüyüş Süresi: 7 saat. Zorluk Derecesi: Orta - zor. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Yok. Bitki Örtüsü: Ormanlık alan. Ağaçlar: Meşe türleri (Quercus pubescens, Q. macrantera, Q. robur, Q. petraea, Q. infectoria, Q. cerris), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima), Karaçam (Pinus nigra), Fındık (Corylus), Akçaağaç (Acer). Çalı ve Otsu Bitkiler: Adi Ardıç (Juniperus communis), Ayı Gülü (Paeonia peregrina), Yabani Gül (Rosa canına), Cehri (Rhamnus), Geven (Astragalus), Çobanyastığı (Acantholimon), Korunga (Onobrychis), Dönbaba (Erodium), Lale (Tulipa), Eğrelti (Dryopteris fili-mas), Nallıhan Akyıldızı (Ornithogalum), Oğul Otu (Metissa), Taşkıran (Scvcifraga), Kaya Koruğu (Sedum), Mührü Süleyman (Pofygonatum), Orkide (Orchis). 127

138 Hayvanlar: Memeliler: Yabani Tavşan (Lepus europaeus), Yaban Domuzu (Sus scrofa), Kızıl Geyik (Cervus elaphus), Gelengi (Spermophilus anthaphyrmnus), Kaya Sansarı (Martes foina), Boz Ayı (Ursus arctos). Sürüngenler: Tarla Kertenkelesi (Ophisops elegans), Tosbağa (Testudo graeca). Kuşlar: Karakarga (Corvus corcvc), Dağ Serçesi (Passer montanus), Kiraz Kuşu (Emberiza hortulana). Parkurda İçme Suyu: Parkur başlangıç ve bitiş noktasında var. İllere Uzaklığı: Ankara 185 km., İstanbul 310 km. Harita15. Sarıçalı Dağı Yürüyüş Parkuru 128

139 h. Çulhalar Koyu - Karacasu Koyu Konumu: Parkur Nallıhan'ın kuzey-kuzeybatısındadır. Başlangıç noktası, Çulhalar Köyü'nün içidir. İlçe merkezine uzaklığı 20 km'dir. İlçe merkezinden kuzeye giden D-140 karayolunun yaklaşık 5. km'sinde batıya dönen ve Yakapmar, Çulhalar, Aydoğmuş, Döğmeci köylerine giden asfalt karayolu ile parkura ulaşılır. Genel Özellikleri: Parkur, iki etaplı olarak düşünülmelidir. 1. etap, Çulhalar Kö-yü'nden Uyuzsuyu Şelâlesi'ne kadar olan kesimdir. Orman içinden geçen yol ve patikaları takip etmektedir. 2. etap, Şelâle'nin olduğu noktada Uzundere Vâdisi'ne inerek, dere kenarından vadi boyunca Karacasu Köyü'ne ulaşmaktadır. Bu etapta, sık su geçişleri vardır. Bu sebeple, yürüyüşçülerin yedek malzeme bulundurmaları tavsiye edilmektedir. Parkurun bitiş noktası olan Karacasu Köyü'nde yeme-içme ve konaklama imkânı bulunmaktadır. Yürüyüş Mesafesi: 7 km. Yürüyüş Süresi: 3,5 saat. Zorluk Derecesi: Kolay. Uygun Mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar. Kış aylarında ancak profesyonel ekipler yürüyebilir. Su Geçişi: Var. Bitki Örtüsü: Ormanlık alan. Ağaçlar: Meşe türleri (Çkıercus pubescens, Q. robur, Çkıercus infectoria, Çkıercus cerris), Ardıç türleri (Juniperus oycedrus, J. foetidissima), Karaçam (Pinus nigra), Ak Söğüt (Salvc alba), Keçi Söğütü (Sali caprea), Karakavak (Populus nigra), Üvez-Öküzgötü (Sorbus torminalis), Ihlamur (Tilia). Çalı ve Otsu Bitkiler: Dağ Muşmulası (Cotoneaster), Ateş Dikeni (Pyracantha coccinea), Alıç (Crataegus), Patlangaç (Colutea), Hanımeli (Lonicera), Küre Çiçeği (Globularia), Mayasıl Otu (Ajuga), Fesçi Tarağı (Dipsacus), Civanperçemi (Achillea), Adaçayı (Salvia), Kaside (Scutellaria), Yabani Nane (Mentha), At Kuyruğu (Equisetum), Duvar Sarmaşığı (Hedera heli), Eğrelti (Dryopteris fıli-mas), Öksürük Otu (Tussilago farfara), Kekik (Thymus), Çan Çiçeği (Campanula). Hayvanlar: Memeliler: Kirpi (Erinaceus concolor), Sivriburunlu Bahçefaresi (Crocidura Suaveolens), Tilki (Vulpes vulpes), Gelincik (Mustela nivalis), Yaban Kedisi (Fetiş stivestris), Yaban Domuzu (Sus scrofa), Boz Ayı (Ursus arctos). İki Yaşamlı: Ova Kurbağası (Pelophyla Ridibundus). Sürüngenler: İnce Kertenkele (Ablepharus kitaibeli), Yarısucul 129

140 Yılan (Natri natrvc), Benekli Kaplumbağa (Emys orbicularis). Kuşlar: Sığırcık (Sturnus vulgaris), Dağ Serçesi (Passer montanus), Florya (Carduelis chloris), Saka (Carduetis carduelis), Karabaş Kirazkuşu (Emberiza melanocephala), Çulhakuşu (Remiz pendutinus), Sarıasma (Oriolus oriolus), Çekirgekuşu (Lanius collurio). Parkurda İçme Suyu: Parkur başlangıç ve bitiş noktasında var. İllere Uzaklığı: Ankara 185 km., İstanbul 310 km. Harita 16.Çulhalar Köyü-Karacasu Köyü Yürüyüş Parkuru 130

141 Kızılcahamam Doğa Yürüyüş Parkurları a.işık Dağı Karagöl Yürüyüş yolu 2034 m yüksekliğinde ki Işık Dağı nın zirvesinden başlayacak. Kızılcahamam ın en yüksek tepelerinden biri olan Işık Dağı ndan etrafı kuş bakışı izledikten sonra, oldukça dik bir yamaçta bazen orman içinde, bazen açık alanda yürüyerek doğa harikası Karagöl e ulaşılır. b.karagöl- Şelale- Köseler -Mah Karagöl den yamaç aşağı orman içinde ilerleyerek Sohu Deresi ne oradan şelaleye ulaşılır. Şelale nin sağ yamacından yükselerek tekrar dereye inilir. Yürüyüş yolu sonuna yakın sebze ve meyve bahçelerinden sonra Köseler Mahallesi ne gelinir. Şelale den sonra tırmanılan dik yamaç dışında kolaylıkla yürünecek bir yürüyüş yoludur. c. Saraycık Köyü - Mahkemeağacı Köyü (6Km) Saraycık Köyü yakınlarında yol yarmasında ilginç jeolojik oluşumlardan kıvrımları gördükten sonra başlayacak olan yürüyüş Matlar Sırtında devam edecektir. Orman içi tatlı bir eğimle süren yürüyüşte Peri Bacaları benzeri aşınımlar görülerek Kayaarkası Deresi ne inilecektir. Giderek daralan vadide şelalelere ulaşılacak ve daha sonra Mahkemeağacı İnleri ne gelinecektir. Sağ yamaçta kalan bu oyuntular erken Hıristiyanlık dönemine aittir. Daha sonra Mahkeme ağacı Köyü nde 8. yüzyılda yapılmış kiliseleri görebilirsiniz. d. Fosil Ağaç - Kızılcahamam Lalesi - Karaakbaba (Soğuksu Milli Parkı) (9Km) Kızılcahamam da kır kahvaltısından sonra Fosil Ağaç lara araçla gelinir. Ender doğal oluşumlardan olan ağaç fosilleri görüldükten sonra Göllü Gölü ne ulaşılır. Bu noktadan başlayacak olan yürüyüş sırasında her an üzerinizde uçan bir Karaakbaba görebilirsiniz. Birkaç kilometre sonra yalnızca Mart sonu Nisan başı arasında gün görülebilen endemik Kızılcahamam Lalelerinden sonra giderek artan bir eğimle yürüyüş milli park girişinde sona erecektir. e. Süleler Köprüsü - Akyar Barajı (12 Km) Süleler köprüsünden başlayan yürüyüş Berçin Çayı boyunca ilerleyerek tatlı bir eğimle Üyücek Köyüne ulaşır. Akyar Baraj Gölü nün başlangıç noktasından göl manzarası izlenerek Karaağaç Köyü ne gelinir. Burada Baraj Köyü başlangıcına yatay yoldan ulaşılır. Sağlıklı her yaşta insanın katılabileceği bir yürüyüş yoludur. f. Fosiller - Saklı Kapadokya (Kavaközü Köyü) (5,5 Km) Beşkonak Köyü nü geçince sola Kerimler Mahallesi ne ayrılan yolun kenarında fosil arandıktan sonra yürüyüş başlayacaktır. Kil, silt taşları arasında fosil bulmak oldukça eğlendirici olacaktır. Kerimler Mahallesi nden sonra sola ayrılan patika yoldan ilerleyerek 131

142 Saklı Kapadokya nın üst bölümüne oradan yamaç aşağı indikten sonra, dar bir geçitten Mini Kapadokya ya ulaşılacaktır. Aşınarak oluşan bu güzellikler insanları büyüleyecektir. g. Emekli Dede Tepe Salın Mağarası (8 Km) Ortaköy den Etkestik Pınarı na araçla gelinecek, bir kır kahvaltısından sonra Emekli Dede Tepe ye tırmanılacaktır. Zirveden zirveye geçilerek Burçak Deresi ne inilecek. Mandıranın yakınında ki Salın Mağara sı doğal bir mağara olup içinde az da olsa sarkıt, dikit ve damlataş havuzunu görebileceksiniz. El fenerlerinizi unutmayın. ğ. Eğrekkaya Barajı Doğusu Sarayköy Hamam Çayı (9 Km) Eğrekkaya Barajı nın güzel görüntüsü eşliğinde kır kahvaltısından sonra başlayan yürüyüşle Sarayköy e gelinecek. Selçuklu döneminde yapışmış Pazar yeri gezilecek, köyden patikaya çıkılacak. Çiçekler, küçük şelaleler arasından tırmanarak Eğrekkaya Baraj Gölü en yüksek noktadan görülebilecek. Yürüyüş devamında orman içinden Hamam Çayı na inilecektir. h.kınık Köyü Tahtalar Köyü (4,5 Km) ı.tahtalar Köyü- Alicin Manastırı (8 Km ) i. Aşağı Höyük Göleti (Kurumcu Köyü) Alicin Manastrı (12 Km) j. Pazar-Kurtboğazı Barajı (13 Km) k. Eğrekkaya Barajı Doğusu-Sarayköy-Hamam Çayı (9 Km) l.eğrekkaya Barajı Batısı Kızılcaören (7 Km) m.yıldırım Demirciler Köyü - Balcılar Köyü (8 km) n.çamadar Köyü Balcılar Köyü (6 Km) o.merdivenliin Semeler Köyü (9 Km) Diğer Doğa Yürüyüş Parkurları Kirmir Çayı Vadisi : Vadi, Güdül ün doğu ve batısında toplam 30 km lik bir doğa yürüyüşü parkuru oluşturmaktadır. Pazar Çayı Vadisi : Gerek jeolojik oluşumu, gerekse bitki örtüsü bakımından zengin değerlere sahip olup vadi doğa yürüyüşlerine elverişlidir. İlhan Çayı Ağan Vadisi : Zengin bitki örtüsü ve peyzaj özellikleri 22 km lik gezi parkuru çevresinde güzel bir doğa oluşturmaktadır. Çubuk Çayı Vadisi : Dar bir vadi olup, yer yer boğaz biçimindeki oluşumları ve zengin bitki dokusuyla kısa doğa yürüyüşleri için uygundur. İnönü Vadisi : İki tarafı dik kayalık ve balık sırtı gibi yükselen vadi tabanında, çok dar bir alanda, zengin bitki örtüsü ve meyve bahçeleri içinde bağ evi niteliğinde kırsal yerleşme 132

143 bulunmaktadır. Aynı zamanda tarihi kaynak niteliğinde olan İnönü Vadisi, doğa yürüyüşleri için elverişlidir. Mogan ve Eymir Gölleri : Su unsuru, görsel nitelikler, bitki örtüsü ve yaban hayatı varlığıyla doğa yürüyüşü için elverişli alanlardır. Çubuk Barajı : Baraj gölü ve çevresi doğa yürüyüşüne elverişlidir. Eğriova Yaylası : Çok zengin çam ormanlarıyla kaplı olan ve Ankara nın en güzel yaylalarından biri olan Eğriova Yaylası, doğa yürüyüşü yapmaya çok elverişlidir. Benli Yaylası : Çok zengin çam ormanlarıyla kaplı olan Benli Yaylası dağ-doğa yürüyüşü yapmaya çok elverişlidir. Soğuksu Milli Parkı :Kızılcahamam ı çevreleyen ormanların flora yönünden step ile orman zonu arasında bir geçit teşkil etmesi nedeniyle ekolojik ve biyolojik çeşitlilik bakımından ayrı bir özellik taşıyan Soğuksu Milli Parkı doğa yürüyüşü yapmaya çok elverişlidir Atlı Doğa Yürüyüşü : Kızılcahamam-Karacaören köyünde atlı doğa yürüyüşü yapılmakta olup Karaşar-Eğriova Yaylaları ve Çamlıdere-Benli yaylaları da potansiyel taşımaktadır Mağara Turizmi Bizans Dönemi Mağaraları: Güdül ilçesi, Kirmir Çayı kenarında İnönü mevkiinde bulunmaktadır. Bu tarihi yerüstü mağaralarının Bizanslılar döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Dağın içini oymak suretiyle yapılan bu mağaralarda, merdivenlerle kat kat yukarılara çıkılmaktadır. İç Anadolu'daki Ürgüp-Göreme mağaralarına benzerlik göstermektedir. Aynı zamanda burası, merkezi bir yerdeki kilisesi ile bir köy topluluğunu andırmaktadır. Kirmir Çayı nın zamanla altını oyduğu dağın parçalanmasıyla yukarı katlara çıkan merdivenlerin bazıları, açıkta kalmış tarihi bir görünüm arz etmektedir. Tuluntaş Mağarası : Ankara'ya 15 km. uzaklıkta Gölbaşı ilçesindedir. İncek, Hacılar ve Tuluntaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe mevkiinde bulunmaktadır. Uzunluğu 5 km., genişliği km., yüksekliği m. olan büyük bir kireç taşı bloğunun içinde, kimyasal erimeler sonucunda oluşan mağarada görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır Kamp ve Karavan Turizmi Ülkemiz, günübirlik dinlenme, eğlenme ve piknik amaçlı kullanımların yanı sıra, çadır ve karavanlı kamp yapma olanağına sahip, pek çok doğal alanlara sahiptir. Gözlerden uzak doğa ile baş başa vakit geçirmek isteyen insanlar için oldukça büyük imkanlar sunmaktadır (Akpınar, Bulut, 2010). Soğuksu Milli Parkı : Günübirlik 8000 ziyaretçinin gereksinimini karşılayacak donanım (piknik masası, piknik ocağı, çöp bidonu, çeşme, tuvalet ve yağmur sığınakları) 133

144 bulunmaktadır. Günübirlik dinlenme ve piknik amaçlı kullanımların yanı sıra çadır ve karavanlı kamp yapma olanağı da mevcuttur. Çubuk-Karagöl: Günübirlik dinlenme piknik yapma ve çadır kamping gibi kullanımlara açık bir alandır. Bayındır Barajı : Barajda kamp-karavan alanı olarak düzenlenen 2 ha lık alandaki tesis binasında duş, çeşme, çamaşır yıkama yeri, WC ve telefon kabini bulunmaktadır. Kamp alanını her yıl ortalama kişi kullanmaktadır. Eğriova Yaylası : Çadırlı kamping yapılmaktadır. Benli Yaylası : Çadırlı kamping açısından Ankara nın önemli potansiyel alanlarından biridir Kuş Gözetleme (Ornitoloji) Kuş gözlemleme ülkemizde az sayıda insan tarafından bilinmesine rağmen Avrupa ve Kuzey Amerika da çok yaygındır. ICBP (Uluslararası Kuş koruma Konseyi), OSME (Orta Doğu Ornitoloji Topluluğu), IWRB (Uluslararası Su Kuşları ve Islak Alanlar Araştırma 134

145 Bürosu), RSBP (Royal Kuş Koruma Topluluğu) gibi kuş gözlemciliğinde önde gelen pek çok profesyonel organizasyon, Avrupa, Asya ve Afrika da doğal habitatları içinde kuşları gözleyip, bölgelerin kuş toplumlarını ve belli kuş türlerini araştırırlar. Bunların dışında pek çok amatör kuş gözlem toplulukları da doğal ortamda yaban hayatını izlemektedirler (Akpınar, Bulut, 2010). Farklı 466 kuş türünün bulunduğu Türkiye, üreyen kuşlar açısından Avrupa nın en zengin ülkesi konumundadır. Farklı habitatların egemen olması, konumu itibari ile kuş göç yolları üzerinde bulunması, sulak alanların zenginliği Türkiye de kuş çeşitliliğinin yüksek olmasının sebeplerindendir. Bu zenginlik, Türkiye de kuş gözlemciliğinin; dolayısıyla dünyada öne çıkan alternatif turizm dallarından kuş gözlem turizminin gelişmesine olanak sağlamaktadır (Akpınar, Bulut, 2010). Çöl Gölü : Bâlâ ve Haymana ilçesi sınırları içerisindedir. Ankara nın 7 km. güneyindeki küçük bir kapalı havza içinde yer alan (çalıkdüzü) 1500 ha lık tuzlu ve sığ bir göldür. Göl küçük derelerle beslenir. Büyük cılıbıt alanda üremektedir. Sakarca, angıt ve çamuran dahil büyük sayıda su kuşu gölde kışlar. Flamingo, dikkuyruk ve uzunbacak genelde üreme sonrası dönemde gölde gözükür. Bölgede üreyen diğer kuşlar arasında yeşilbaş, uzunbacak, kılıçgaga, akçacılıbıt ve kızkuşu vardır. Mogan Gölü : Gölbaşı ilçesi sınırları içerisindedir. Ankara nın 20 km. güneyinde bir tatlı su gölüdür. Göl başta Yavrucak Deresi olmak üzere çok sayıda küçük dereyle beslenmektedir. Alan; alaca balıkçıl, macar ördeği, pasbaş patka ve dikkuyruğun üreyen popülasyonları ile önemli kuş alanı statüsü kazanır. Sonbahar sonunda ve ilkbahar öncesinde aralarında macar ördeği, pasbaş patka ve sakarmekenin de bulunduğu çok sayıda su kuşu gözlenir. Alanda üreyen diğer türler arasında, küçük batağan, bahri, kızılboyunlu batağan, kara boyunlu batağan, küçük balaban, boz ördek, yeşilbaş, saz delicesi, sakarmeke ve uzunbacak sayılabilir. Alan aynı zamanda özel çevre koruma bölgesidir. Kızılcahamam Ormanları (Soğuksu Milli Parkı) : Çamlıdere ve Kızılcahamam ilçelerini kapsar. Çıplak İç Anadolu Platosu nun kuzey ucunda yer alan ormanlık ve dağlık bir bölgedir. Bölgede milli park dışında kalan alanlarda kısıtlı ormancılık yapılmaktadır. Kara leylek, sakallı akbaba, küçük akbaba, kızıl akbaba, kara akbaba ve küçük kartalın üreyen popülasyonları ile önemli kuş alanı statüsü kazanır. Kavaklı Dağı : Güdül ve Dörtdivan ilçelerini kapsar. Alandaki kara akbaba üreme sahası, Sakarya Nehri nin kollarından olan Kirmir Çayı na akan Süvari Deresi nin oluşturduğu 10 km. uzunluğunda bir vadidir. Alanda kara akbaba üremektedir. 135

146 İnözü Vadisi : Beypazarı ilçesi sınırları içerisindedir. Beypazarı nın kuzeyinde yüksekliği 100 m ye ulaşan bir vadidir. Kayalıklarda yuva yapan karaleylek, bıyıklı doğan popülasyonu ile önemli kuş alanı statüsü kazanır. Vadide üreyen diğer kuşlar arasında, küçük akbaba ve kuzgun sıralanabilir. Beynam Ormanı : Kuluçkaya yatan iki çift şah kartal ile önemli kuş alanları statüsü kazanır. Sarıyar Barajı ( Nallıhan-Davutoğlan Kuş Cenneti) : Beypazarı, Nallıhan ve Mihalıçcık ilçelerini kapsar. Sarıyar Baraj Gölü ne akan akarsuların ağızlarındaki sulak alanları ve gölün kuzeyindeki kayacıkları içine alır. Bölgede kuluçkaya yatan önemli türler arasında gece balıkçılı, karaleylek, küçük akbaba, bıyıklı doğan sayılabilir. Göç sırasında ise çok sayıda leylek ve angıt için konaklama noktasıdır. Küçük akbalıkçıl, gri balıkçıl, gece balıkçılı aynı kolonide kuluçkaya yatar. Kara çaylak ve gökdoğan ürer. Bölgede arada sırada gözlemlenen ak kuyruklu kartal büyük olasılıkla yakın çevrede üremektedir Botanik Turizmi (Bitki İnceleme ) İklim koşulları ve arazi yapısı Ankara çevresinde iki ayrı bitki topluluğunun gelişmesine olanak sağlamıştır. Az yağış alan çukur alanlarda ve platolar üzerinde bozkır bitki örtüsü yaygındır. Genelde dikenli çalılar, otlar, akarsu boylarında sıralar halinde iğde, sögüt ve 136

147 kavak ağaçları bozkır bitki örtüsü içerisinde yer alır. Çoğu küçük boylu olan ve kümeler halinde toplanan bozkır bitkilerinin başlıca türlerini; kısa boylu çayırlıklar, ayrıkotu, keven, sorguçotu, üzerlik otu, katırtırnağı, yabani arpa, püsküllü çayır, hardalotu, yemlik otu, yılgınotu, yavşanotu, gelincik, papatya, hatmi, kekik, sütlegen, ballıbaba, yabani gül, bögürtlen vb. oluşturur. Beynam Ormanı gibi step ortasında adacıklar halinde görülen kurakçıl ormanlarda hâkim ağaç türü karaçam, ardıç ve yer yer meşedir. Platolar üzerinde yükselen çeşitli dağlar ile Kızılcahamam yakınlarından başlamak üzere sıklaşmaya ve gürleşmeye başlayan orman örtüsünde iğne yapraklı ağaçlar yaygın türü oluştururlar. Bitki zenginliğine ev sahipliği yapan Ankara da yaklaşık 960 farklı bitki türü doğal ortamda yeşitiş ve bunların yaklaşık 175 türü, Ankara Çiğdemi, tükrük otu, peygamber çiçeği gibi bölgeye özgü bitkilerdir. Tür sayısı bakımından en zengin başlıca familyalar; papatyagiller, baklagiller, buğdaygiller, turpgiller, ballıbabagiller familyalarıdır. Gölbaşı Yanar döner çiçeği Dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı çevrelerinde yaşayan bu peygamber çiçeğinin mahalli adı Yanar-dönerdir. Çok güzel ve çarpıcı mor-kırmızı çiçeklerinden dolayı bu isim verilmiştir. Her ne kadar 1848 yılında Afyon çevrelerindeki bir diğer kayıt bulunmakta ise de, şu ana kadar bu ilimizden ikinci bir kayıt gelmemiştir. Gölbaşı çevrelerindeki tarlalarda yaygın olmakla birlikte oldukça seyrelmiştir. Son yıllarda yoğun tarım ve herbisid uygulamasından zarar görmektedir. Şu anda en bol yetiştiği yer, Gölbaşı nın hemen kenarındaki başarısız bir ağaçlandırma alanı, Süleyman Demirel Ormanı sahasıdır. Mayıs başlarında buradan bol miktarda toplanıp Kızılay da yanar-döner adı ile kesme çiçek olarak satılmaktadır. Gölbaşı çevresinde yapılacak ekolojik tarım uygulamaları ile ışık seven bu bitkinin populasyonuna zarar vermemesi sağlanabilir. Bu çiçek dünyada yanlızca Gölbaşı na bağlı Hacı Hasan köyü civarında yetişmektedir. Papatyagiller familyasından olan yanar döner çiçeğin çiçekçilerde satıldığı ancak son zamanlarda çiçekçilerde bu bitkiyi bulamaz olduklarını vurgulayarak belediye ve gönüllü kuruluşların vereceği destek ile bu bitkinin bölge turizmine de büyük fayda sağlayacağını ve doğadan toplayarak ticaret yapma yerine üreterek ticaretini gerçekleştireceğini düşünüyoruz. Gölbaşı bu güne kadar Gölleri ve Andezit taşı ile tanınırdı. Budan sonra bu halkaya Peygamber Çiçeği ilave olmuştur. Gölbaşı nda endemik olarak yetişen ve nesli tehlike altında olan Peygamber çiçeğinin korunmasına yönelik acil eylem planı hazırlanmış olup, konuyla 137

148 ilgili çalışmalarda devam etmektedir. Kızılcahamam Lalesi Soğuksu Milli Parkı Eğribelen ve Samrı Tepe civarındaki bazı özel kayalar (trakiandezit) içinde gelişebilen ve endemik bir tür olan Kızılcahamam Lalesi sadece Nisan-Mayıs aylarında çiçek açar. Pembemsi kırmızı rengi çok tipiktir Yamaç Paraşütü Ülkemizde Yamaç Paraşütü Sporu 1990 başlarında Fethiye Ölüdeniz Bölgesi ndeki Baba Dağı'nın yabancı pilotlar tarafından keşfedilmesi ile tanınmış, ilk olarak üniversite kulüplerinde aktif olarak başlamıştır. Türk Hava Kurumu (THK), üniversite kulüpleri ve özel kulüpler tarafından yamaç paraşütü eğitimleri düzenlenmektedir (Akpınar ve Bulut, 2010). 138

149 Gölbaşı Yamaç Paraşütü Eğitim Tesisi Ankara ya yakınlığı nedeni ile buradaki bütün aktivite ve olanaklardan faydalanmak mümkündür. Ankara daki üniversitelerin havacılık kulüplerinin yamaç paraşütü eğitimi verdikleri bölgedir. Geniş bir ovaya bakan eğitim tepesi, uygun irtifası ve rüzgarı her yönden karşılaması nedeni ile yamaç paraşütü eğitimleri için çok elverişlidir Foto Safari İnsanlar gezip gördükleri yerlerdeki birçok doğal güzelliği fotoğraflamak ister. Son yıllarda gelişen fotoğrafçılık teknolojisi hemen herkesin içinde olan fotoğraf çekme arzusu için büyük olanaklar sunmaktadır. Son zamanlarda tek başına doğal alanları gezerek fotoğraflamak yerine daha önceden bilinen doğal alanlara gruplar halinde yapılan fotosafariler tercih edilir duruma gelmiştir. Böylece planlı yapılan etkinliklerle amaca daha iyi ulaşılır. Ulaşım problemleri ve kaynak problemi de kolayca aşılmış olur. Ülkemizdeki fauna ve flora zenginliği fotosafariler için eşsiz imkanlar sunmaktadır. Nallıhan Davutoğlan Kuç Cennetinde ilk fotosafari 1197 yılında yapılmıştır. Bunu 2005 yılında ve 2012 yıllarında yapılan fotosafariler takip etmiştir. 139

150 Av Turizmi Avcılık ilk insanın doğada var olma mücadelesi ile başlar. İnsanın yerleşik hayata geçmesi ile birlikte tarım ve hayvancılığın gelişmesi avcılık faaliyetlerini de azaltmıştır. Bununla birlikte insanların av merakı ve doğayı keşfetme hevesi avcılığın hiçbir zaman vazgeçilmez bir aktivite olacağının bir göstergesidir. Ülkemizin coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayatı bakımından av turizminin gelişmesine elverişli konumdadır. Ancak av hayvanlarımız, bugün için belirli türler dışında av turizmine sunulabilecek belirli zenginliğe ulaşmış değildir. Av turizmine açılacak avlaklar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Av ve Yaban Hayatı Daire Başkanlığı tarafından tespit ve ilan edilmektedir. Ülkemizde av turizmi faaliyetleri; 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, Yerli ve Yabancı Avcıların Avlanmalarına ilişkin Esas ve Usulleri Yönetmeliği ne göre yapılır. Yönetmelik, kanunun 15 ve 32. maddeleri kapsamında hazırlanıp 8 Ocak 2005 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik; sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkelerini gözeterek oluşturulmuştur (Akpınar ve Bulut, 2010) 2012 yılında Emremsultan Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında 2 adet Yaban koyunu kotası belirlenmiş ve av gerçekleştirilmiştir. 140

PROJE YÖNETİCİSİ Emin KARAMAN Bölge Müdürü PROJE KOORDİNATÖRÜ PROJE EKİBİ

PROJE YÖNETİCİSİ Emin KARAMAN Bölge Müdürü PROJE KOORDİNATÖRÜ PROJE EKİBİ PROJE YÖNETİCİSİ Emin KARAMAN Bölge Müdürü PROJE KOORDİNATÖRÜ Mahmut TEMEL Çorum Şube Müdürü PROJE EKİBİ Yüksel ŞİMŞİR, Zekerya DELİCE, Hayri KÖMÜR, Nuray ÜNAL EDİTÖRLER Yüksel ŞİMŞİR Nuray ÜNAL Kapak

Detaylı

RİZE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2014 2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI

RİZE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2014 2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI RİZE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2014 2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR 12. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ RİZE 2014 SUNUŞ İlimiz, coğrafyası ve stratejik konumu nedeniyle uluslararası

Detaylı

1.Bölge Müdürlüğü Kırklareli Şube Müdürlüğü KIRKLARELİ İLİ MASTER PLANI (2013-2023) KIRKLARELİ Trakyanın incisi

1.Bölge Müdürlüğü Kırklareli Şube Müdürlüğü KIRKLARELİ İLİ MASTER PLANI (2013-2023) KIRKLARELİ Trakyanın incisi 1.Bölge Müdürlüğü Kırklareli Şube Müdürlüğü KIRKLARELİ İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI (2013-2023) KIRKLARELİ Trakyanın incisi KIRKLARELİ İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 KISALTMALAR CBS :Coğrafi

Detaylı

BALIKESİR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

BALIKESİR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ BALIKESİR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ BALIKESİR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 Bilim ve teknolojide gerçekleşen

Detaylı

ISPARTA İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

ISPARTA İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 ISPARTA İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 I s p a r t a İ l i D o ğ a T u r i z m i M a s t e r P l a n ı 2 0 1 3-2 0 2 3 Sayfa 1 ÖNSÖZ Günümüz teknolojilerinde meydana gelen değişimler neticesinde

Detaylı

http://bolge5.ormansu.gov.tr

http://bolge5.ormansu.gov.tr T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ V. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ KÜTAHYA İLİ (2013 2023) http://bolge5.ormansu.gov.tr Özellikle son yüzyılda sanayileşmeye bağlı olarak

Detaylı

YALOVA DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

YALOVA DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2012 YALOVA DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI II. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ YALOVA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ PROJE KOORDİNATÖRÜ Gürcan OLCAY Yalova Şube Müdürü PROJE EKİBİ Emre Can ÇELİK Alev BEKLER Fahrettin

Detaylı

Şekiller Listesi 6 Tablo Listesi 6 Grafik Listesi 6. Resimler Listesi 6 Harita Listesi 7 SUNUŞ 8 SUNUŞ 10 1.GİRİŞ 12

Şekiller Listesi 6 Tablo Listesi 6 Grafik Listesi 6. Resimler Listesi 6 Harita Listesi 7 SUNUŞ 8 SUNUŞ 10 1.GİRİŞ 12 1 2 İÇİNDEKİLER Sayfa No Şekiller Listesi 6 Tablo Listesi 6 Grafik Listesi 6 Resimler Listesi 6 Harita Listesi 7 SUNUŞ 8 SUNUŞ 10 1.GİRİŞ 12 1.1. Doğal Alanlar, Yöre İnsanının Geleneksel Hayatı, Kırsal

Detaylı

BİTLİS İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

BİTLİS İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI BİTLİS İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 SUNUŞ Turizm faaliyetlerinin uzun dönemde sürdürülebilir olması için geniş kapsamlı, dikkatli, katılımcı ve paylaşımcı olarak planlaması, sürecin etkin yönetimi

Detaylı

TOKAT İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

TOKAT İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI TOKAT İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 SUNUŞ Mustafa TAŞKESEN Vali 1 ÖNSÖZ Dünyada her alanda değişim ve gelişmelerin yaşandığı günümüzde, turizm alanında da önemli değişimler yaşanmaktadır. Deniz-kum-güneş

Detaylı

GAZİANTEP İLİNE AİT TABİAT TURİZMİ MASTER PLANI ÇALIŞMASI

GAZİANTEP İLİNE AİT TABİAT TURİZMİ MASTER PLANI ÇALIŞMASI 1 2 GAZİANTEP İLİNE AİT TABİAT TURİZMİ MASTER PLANI ÇALIŞMASI İçindekiler 1. GİRİŞ... 5 1.1. Tabii Alanlar, Yöre İnsanının Geleneksel Hayatı, Kırsal Kalkınma, Sürdürülebilir Turizm Alternatifi Ve Gaziantep

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R İ Ç İ N D E K İ L E R İ Ç İ N D E K İ L E R... 2 SUNUŞ... 5 SUNUŞ... 6 1. GİRİŞ...7 1.1. DOĞAL ALANLAR, YÖRE İNSANININ GELENEKSEL HAYATI, KIRSAL KALKINMA, SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM ALTERNATİFİ ve ARTVİNİLİNDE

Detaylı

SAMSUN DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

SAMSUN DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI XI. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ SAMSUN DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI XI. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ SAMSUN-2013 SAMSUN DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

Detaylı

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Yrd.Doç.Dr. Gül GÜNEŞ Atılım Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü İşletme Fakültesi ggunes@atilim.edu.tr

Detaylı

TEKIRDAG DOĞA TURİZMİ

TEKIRDAG DOĞA TURİZMİ TEKIRDAG DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI (2013-2023) TEKİRDAĞ İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 KISALTMALAR Bu Master Planda geçen; OSİ: Orman ve Su İşleri Bakanlığı, ÇŞM: Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü,

Detaylı

ORDU İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

ORDU İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 ORDU İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 013-03 PROJE YÖNETİCİSİ Emin KARAMAN Bölge Müdürü PROJE KOORDİNATÖRÜ N.İlksen KANDEMİR Ordu Şube Müdür V. PROJE EKİBİ Taceddin YÜCE Görkem GENÇ İmtiyaz Sahibi: T.C. Orman

Detaylı

NEVŞEHİR TURİZMİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİNE YÖNELİK EKO TURİZM EYLEM PLANI 2013-2023

NEVŞEHİR TURİZMİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİNE YÖNELİK EKO TURİZM EYLEM PLANI 2013-2023 NEVŞEHİR TURİZMİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİNE YÖNELİK EKO TURİZM EYLEM PLANI -3 Orman ve Su İşleri Bakanlığı 8. Bölge Müdürlüğü Nevşehir Şube Müdürlüğü/NEVŞEHİR Şubat NEVŞEHİR TURİZMİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİNE

Detaylı

Sayın Valimizin Önsözü 4 Önsöz 5

Sayın Valimizin Önsözü 4 Önsöz 5 DİYARBAKIR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI (2013 2023) ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI MALATYA XV. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ DİYARBAKIR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ (Şubat 2013) I İÇİNDEKİLER Sayın Valimizin Önsözü 4 Önsöz 5 1. GİRİŞ

Detaylı

Fotoğraf: Ertan KUDUBAN. Gölyanı Obası

Fotoğraf: Ertan KUDUBAN. Gölyanı Obası Fotoğraf: Ertan KUDUBAN Gölyanı Obası İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER III Şekiller Listesi V Tablo Listesi V Grafik Listesi V KISALTMALAR VI SUNUŞ VII SUNUŞ III 1- GİRİŞ 1 1.1 DOĞAL ALANLAR, YÖRE İNSANININ GELENEKSEL

Detaylı

DÜZCE İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023

DÜZCE İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 DÜZCE İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 9. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ DÜZCE 2013 1 DÜZCEİLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023

Detaylı

BOLU TABİAT TURİZMİ GELİŞME PLANI. T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ IX. Bölge Müdürlüğü BOLU-2016

BOLU TABİAT TURİZMİ GELİŞME PLANI. T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ IX. Bölge Müdürlüğü BOLU-2016 BOLU TABİAT TURİZMİ GELİŞME PLANI 2016 2019 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ IX. Bölge Müdürlüğü BOLU-2016 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ 1.1 TABİİ ALANLAR, YÖRE İNSANININ

Detaylı

http://bolge5.ormansu.gov.tr

http://bolge5.ormansu.gov.tr T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ V. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ AFYONKARAHİSAR İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI (2013 2023) http://bolge5.ormansu.gov.tr Koordinatörler :

Detaylı

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HATAY İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HATAY İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HATAY İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 013 03 1 ÖNSÖZ Teknolojideki gelişmeler, eğitimli insanların artması, yaşam standardındaki

Detaylı

Fotoğraf: Ertan KUDUBAN Gölyanı Obası

Fotoğraf: Ertan KUDUBAN Gölyanı Obası Fotoğraf: Ertan KUDUBAN Gölyanı Obası İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER III Şekiller Listesi V Tablo Listesi V Grafik Listesi V KISALTMALAR VI SUNUŞ VII SUNUŞ 8 1- GİRİŞ 1 1.1 DOĞAL ALANLAR, YÖRE İNSANININ GELENEKSEL

Detaylı

DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ÇANAKKALE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇANAKKALE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 1 1.1. DOĞAL

Detaylı

PROJE YÖNETİCİSİ Haluk ÖZDER Bölge Müdürü. PROJE KOORDİNATÖRÜ Nevzat ALĞAN Kocaeli Şube Müdürü

PROJE YÖNETİCİSİ Haluk ÖZDER Bölge Müdürü. PROJE KOORDİNATÖRÜ Nevzat ALĞAN Kocaeli Şube Müdürü PROJE YÖNETİCİSİ Haluk ÖZDER Bölge Müdürü PROJE KOORDİNATÖRÜ Nevzat ALĞAN Kocaeli Şube Müdürü PROJE EKİBİ Biyolog Songül ÇETİN Nilgün AÇIKGÖZ Dilek ADIGÜZEL 2013 İmtiyaz Sahibi: T.C. Orman ve Su İşleri

Detaylı

AKSARAY İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

AKSARAY İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 AKSARAY İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI -3 Orman ve Su İşleri Bakanlığı 8. Bölge Müdürlüğü Aksaray Şube Müdürlüğü Mart KISALTMALAR UNEP CBS STK D.S.İ. TMO DİE TÜİK OSB KOSGEB Başkanlığı SEK HKD UNESCO SWOT

Detaylı

OSMANİYE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

OSMANİYE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 OSMANİYE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 ORMAN VE SU İŞLER BAKANLIĞI (DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR) VII. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ÖNSÖZ İnsanoğlu, varoluşundan günümüze kadar doğa ile iç içe bulunmakta ve temel

Detaylı

ZONGULDAK DOĞA TURİZMİ GELİŞME PLANI

ZONGULDAK DOĞA TURİZMİ GELİŞME PLANI ZONGULDAK DOĞA TURİZMİ GELİŞME PLANI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10. Bölge Müdürlüğü SİNOP ZONGULDAK DOĞA TURİZMİ GELİŞME PLANI Hazırlayanlar Ercan YENİ

Detaylı

Türk Dilinin Başkenti DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2014-2023

Türk Dilinin Başkenti DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2014-2023 KARAMAN İLİ Türk Dilinin Başkenti DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2014-2023 TEMMUZ-2013 Orman ve Su İşleri 8.Bölge Müdürlüğü Karaman Şube Müdürlüğü PROJE YÖNETİCİSİ Mustafa SUNGUR Orman ve Su İşleri Bakanlığı

Detaylı

İZMİR İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

İZMİR İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü IV. Bölge Müdürlüğü İzmir Şube Müdürlüğü İZMİR İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI KISALTMALAR AFAD: Afet ve Acil Durum Yönetimi

Detaylı

http://bolge5.ormansu.gov.tr

http://bolge5.ormansu.gov.tr T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ V. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ UŞAK İLİ (2013 2023) http://bolge5.ormansu.gov.tr Kurtuluş Mahallesi İsmetpaşa Caddesi No: 110 / UŞAK Telefon

Detaylı

BİLECİK DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

BİLECİK DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BİLECİK DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 20132023 ÇALIŞMANIN MAKSADI 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Milli Parklar Yönetmeliği

Detaylı

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği Çalıştayı Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği Dr. Yurdakul SAÇLI Kalkınma Bakanlığı İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi 12.12.12 Atılım Üniversitesi, Ankara Pelin Kihtir Öztürk pelin.kihtir@undp.org UNDP Türkiye üç alanda çalışıyor: 1. Demokratik

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR)

Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR) Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi (DATUR) 1. Dönem İlerlemesi ve 2. Dönem Önerileri Proje neyi hedefledi? Temel vurgu Çoruh vadisinde turizm aracılığıyla yerel ekonomik kalkınmanın sağlanması için

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ FOÇA SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ FOÇA SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ FOÇA SONUÇ RAPORU Tarih: 12 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 25 Katılımcı listesindeki Sayı: 23 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇEŞME SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇEŞME SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇEŞME SONUÇ RAPORU Tarih: 7 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 50 Katılımcı listesindeki Sayı: 46 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 5 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyonu Planlaması İÇERİK Tanımlar (Havza, Yönetim ve Rehabilitasyon)

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı AB ve Türkiye Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Avrupa Birliği Bakanlığı, Katılım Öncesi AB Mali Yardımı kapsamında finanse edilen diyalog sürecini desteklemeye devam etmektedir. Diyaloğu-IV

Detaylı

MARDİN İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

MARDİN İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI MARDİN İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 203 2023. GİRİŞ. DOĞAL ALANLAR, YÖRE İNSANININ GELENEKSEL HAYATI, KIRSAL KALKINMA, SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM ALTERNATİFİ ve MARDİN VİLAYETİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ

Detaylı

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX AĞUSTOS 2014 DÜZCE TURİZM YATIRIM ALANLARI T.C. DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI

Detaylı

MERSİN İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI TASLAK

MERSİN İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI TASLAK MERSİN İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 TASLAK SUNUŞ Önümüzdeki yıllarda Mersin ilimizin sadece yerel turizm için değil, uluslararası turizm için de cazip bir turizm üssü haline gelmesi dileğimizdir.

Detaylı

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü KIRIKKALE TABİAT TURİZMİ MASTER PLANI

Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü KIRIKKALE TABİAT TURİZMİ MASTER PLANI Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü KIRIKKALE TABİAT TURİZMİ MASTER PLANI 2016-2019 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 4 1.1 TABİİ ALANLAR, YÖRE İNSANININ GELENEKSEL HAYATI, KIRSAL KALKINMA, SÜRDÜRÜLEBİLİR

Detaylı

KONYA İLİ NEDEN YATIRIMLARI İÇİN HİZMET SEKTÖRÜ

KONYA İLİ NEDEN YATIRIMLARI İÇİN HİZMET SEKTÖRÜ KONYA İLİ HİZMET SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN KONYA ANADOLU NUN ORTASINDA BİR YILDIZ OLARAK PARLAYACAK KONYA İLİ HİZMET SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN 1. Genç ve Nitelikli İnsan Kaynağı 2. Stratejik

Detaylı

TURİZMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE EKOTURİZM

TURİZMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE EKOTURİZM TURİZMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE EKOTURİZM Yrd.Doç.Dr. Gül GÜNEŞ Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı E-posta: ggunes@atilim.edu.tr Turizm, insanların yaşadıkları ve çalıştıkları

Detaylı

PROJE YÖNETİCİSİ Haluk ÖZDER Bölge Müdürü. PROJE KOORDİNATÖRÜ Dr. Merih USLU İstanbul Şube Müdürü. PROJE EKİBİ Ayşe KUZLU Biyolog

PROJE YÖNETİCİSİ Haluk ÖZDER Bölge Müdürü. PROJE KOORDİNATÖRÜ Dr. Merih USLU İstanbul Şube Müdürü. PROJE EKİBİ Ayşe KUZLU Biyolog 1 PROJE YÖNETİCİSİ Haluk ÖZDER Bölge Müdürü PROJE KOORDİNATÖRÜ Dr. Merih USLU İstanbul Şube Müdürü PROJE EKİBİ Ayşe KUZLU Biyolog Özge USAL DÖNMEZ Uzm. Biyolog Şükriye GÜN Orman Mühendisi Kapak Tasarımı:

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı. 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı. 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012

Detaylı

UZUN DEVRELİ GELİŞME PLANI HAZIRLAMA SÜRECİ VE BÖLGELEME

UZUN DEVRELİ GELİŞME PLANI HAZIRLAMA SÜRECİ VE BÖLGELEME UZUN DEVRELİ GELİŞME PLANI HAZIRLAMA SÜRECİ VE BÖLGELEME DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Milli Parklar Daire Başkanlığı Cihad ÖZTÜRK Orman Yüksek Mühendisi PLANLAMA NEDİR? Planlama, sorun

Detaylı

MADRID DE STRATEJİK ÇEVRESEL DEĞERLENDİRME. Mariano Oliveros mariano.oliveros@madrid.org Şube Müdürü Çevresel Değerlendirme Genel Müdürlüğü.

MADRID DE STRATEJİK ÇEVRESEL DEĞERLENDİRME. Mariano Oliveros mariano.oliveros@madrid.org Şube Müdürü Çevresel Değerlendirme Genel Müdürlüğü. MADRID DE STRATEJİK ÇEVRESEL DEĞERLENDİRME Mariano Oliveros mariano.oliveros@madrid.org Şube Müdürü Çevresel Değerlendirme Genel Müdürlüğü. Madrid 1 STRATEJİK ÇEVRESEL DEĞERLENDİRME (SÇD) SÇD, sürdürülebilirliğe

Detaylı

Serbest zaman etkinlikleri. Alternatif serbest zaman etkinlikleri. Alternatif Sporlar. Alternatif Turizm... Ekstrem sporlar Yaşam tarzı sporları

Serbest zaman etkinlikleri. Alternatif serbest zaman etkinlikleri. Alternatif Sporlar. Alternatif Turizm... Ekstrem sporlar Yaşam tarzı sporları Serbest zaman etkinlikleri Alternatif serbest zaman etkinlikleri 1 2 Alternatif Sporlar Geleneksel sporlardan farklı olma, onları farklılaştırma Futbol, basketbol, voleybol. Geleneksel sporlara meydan

Detaylı

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ IV. BÖLGE MÜDÜRÜLÜĞÜ

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ IV. BÖLGE MÜDÜRÜLÜĞÜ T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ IV. BÖLGE MÜDÜRÜLÜĞÜ i KISALTMALAR AFAD: Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ÇŞM: Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü DKMP :

Detaylı

BURSA DOĞA TURİZMİ EYLEM PLANI 2013-2017

BURSA DOĞA TURİZMİ EYLEM PLANI 2013-2017 F 2013 BURSA DOĞA TURİZMİ EYLEM PLANI 2013-2017 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI (DOĞAKORUMA VE MİLLİ PARKLAR) II. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 1 PROJE YÖNETİCİSİ YAHYA GÜNGÖR BÖLGE MÜDÜRÜ PROJE KOORDİNATÖRÜ ADNAN

Detaylı

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR Osman İYİMAYA Genel Müdür Enerji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak başta sanayi, teknoloji,

Detaylı

1.2.DOĞAL ALANLAR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA 1980 li yıllardan itibaren Birleşmiş Milletler Çevre Programının (UNEP)çevre konularına ilişkin

1.2.DOĞAL ALANLAR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA 1980 li yıllardan itibaren Birleşmiş Milletler Çevre Programının (UNEP)çevre konularına ilişkin ÖNSÖZ Ülkemizde uzun yıllar turizm denince akla hep güneş ve deniz gelmiş, özellikle sahillerde milyarlarca dolarlık yatırımlar yapılmıştır. Oysa dünyanın birçok ülkesinde turistik hiçbir değer taşımayan

Detaylı

SAĞLIK TURİZMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMI VE POLİTİKALAR. Dr. H. Ömer Tontuş Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü

SAĞLIK TURİZMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMI VE POLİTİKALAR. Dr. H. Ömer Tontuş Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü SAĞLIK TURİZMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMI VE POLİTİKALAR Dr. H. Ömer Tontuş Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü Programın Amacı ve Kapsamı-1 2 Tıbbi tedavinin alınması, termal kaynakların kullanılması,

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi Düzenleyici Etki Analizi Ön Çalışma

Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi Düzenleyici Etki Analizi Ön Çalışma Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi Düzenleyici Etki Analizi Ön Çalışma Yaban Kuşlarının Korunması Direktifi 2009/147/EC İçerik Kuş Direktifi Ön DEA raporu Rapor sonrası yapılanlar İstişare Süreci

Detaylı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu 1. İZKA 2. İzmir Bölge Planı 3. Yaşanabilir Şehir Hedefleri İçerik 1.

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012 de %4 artışla 1,035 milyar

Detaylı

ESKİŞEHİR İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023

ESKİŞEHİR İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENE MÜDÜRLÜĞÜ ESKİŞEHİR İLİ 2013-2023 İÇİNDEKİLER 1. Giriş.. 1 1.1.Doğal Alanlar, Yöre İnsanının Geleneksel Hayatı, Kırsal Kalkınma, Sürdürülebilir

Detaylı

TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ

TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ Dr. ADNAN ASLAN 27 MART 2013 ANKARA KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI YATIRIM ve İŞLETMELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇERİK 1.Dünyada ve Türkiye de Turizm 2. Türkiye

Detaylı

Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz

Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz Turistik Ürün; turistin seyahati boyunca yararlandığı konaklama, yeme-içme, ulaştırma, eğlence ve diğer birçok

Detaylı

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KAYSERİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023. www.ormansu.gov.

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KAYSERİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023. www.ormansu.gov. T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KAYSERİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 www.ormansu.gov.tr ÖNSÖZ : Alternatif turizm arayışı içerisinde olan sektörün

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

ORMAN KAYNAKLARININ TURİZM AMAÇLI TAHSİSİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ ODC: 906

ORMAN KAYNAKLARININ TURİZM AMAÇLI TAHSİSİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ ODC: 906 ISBN: 978-605-4610-19-8 ORMAN KAYNAKLARININ TURİZM AMAÇLI TAHSİSİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ ODC: 906 The Determinition of The Problems and Solution ways, Interested in Allocated Forest Resources

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM VE YEREL EKONOMİK KALKINMA

SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM VE YEREL EKONOMİK KALKINMA SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM VE YEREL EKONOMİK KALKINMA DÜNYA TURİZM SEKTÖRÜNDEKİ HIZLI GELİŞME 2000 yılında yaklaşık 700 milyar ABD Doları olan Dünya turizm gelirinin, 2020 yılında 1 trilyon beş yüz milyar dolara

Detaylı

BURDUR İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

BURDUR İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI BURDUR İLİNDE DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 PROJE YÖNETĠCĠSĠ Adnan YILMAZTÜRK Bölge Müdürü PROJE KOORDĠNATÖRÜ Tamer YILMAZ Burdur ġube Müdürü PROJE EKĠBĠ Ersan BERBEROĞLU Selman ERTAġ Ġmtiyaz Sahibi:

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÖDEMİŞ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÖDEMİŞ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÖDEMİŞ SONUÇ RAPORU Tarih: 3 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 75 Katılımcı listesindeki Sayı: 66 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Doğal Gaz Dağıtım Sektöründe Kurumsal Risk Yönetimi. Mehmet Akif DEMİRTAŞ Stratejik Planlama ve Yönetim Sistemleri Müdürü İGDAŞ 29.05.

Doğal Gaz Dağıtım Sektöründe Kurumsal Risk Yönetimi. Mehmet Akif DEMİRTAŞ Stratejik Planlama ve Yönetim Sistemleri Müdürü İGDAŞ 29.05. Doğal Gaz Dağıtım Sektöründe Kurumsal Risk Yönetimi Mehmet Akif DEMİRTAŞ Stratejik Planlama ve Yönetim Sistemleri Müdürü İGDAŞ 29.05.2013 İÇERİK Risk, Risk Yönetimi Kavramları Kurumsal Risk Yönetimi (KRY)

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ GELİŞİMİNE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR

SÜRDÜRÜLEBİLİR DOĞA TURİZMİ GELİŞİMİNE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ 1.1. Doğal Alanlar, Yöre İnsanının Geleneksel Hayatı, Kırsal Kalkınma, Sürdürülebilir Turizm Alternatifi Ve Sakarya Vilayetinde Sürdürülebilir Doğa Turizmi 1.2. Doğal Alanlar Ve Sürdürülebilir

Detaylı

Natura 2000 için STK lar POLONYA ÖRNEĞİ. Michał Miazga REC Polonya

Natura 2000 için STK lar POLONYA ÖRNEĞİ. Michał Miazga REC Polonya Natura 2000 için STK lar POLONYA ÖRNEĞİ Michał Miazga REC Polonya Natura 2000 den önce doğa koruma - Polonya nın %10 u farklı doğa koruma statüleriyle koruma altındaydı: milli parklar, doğa rezervleri,

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ Özgür ZEYDAN Öğr. Gör. Dr. Kasım 2014 Ankara Sunum Planı Önceki bildirimlerde Turizm bölümleri İklim Değişikliği

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ DİKİLİ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ DİKİLİ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ DİKİLİ SONUÇ RAPORU Tarih: 11 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 70 Katılımcı listesindeki Sayı: 62 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

TEKNOLOJİK ÜRÜN YATIRIM DESTEK PROGRAMI (TEKNOYATIRIM) FİZİBİLİTE RAPORU FORMATI

TEKNOLOJİK ÜRÜN YATIRIM DESTEK PROGRAMI (TEKNOYATIRIM) FİZİBİLİTE RAPORU FORMATI T.C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü TEKNOLOJİK ÜRÜN YATIRIM DESTEK PROGRAMI (TEKNOYATIRIM) FİZİBİLİTE RAPORU FORMATI İÇİNDEKİLER İçindekiler Tablo ve şekil listesi

Detaylı

MUĞLA İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023

MUĞLA İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013 2023 MUĞLA İLİ DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 013 03 ÇALIŞMANIN MAKSADI Bu çalışmanın amacı; doğal güzellikleri, tarihi ve turistik yapısı ile zengin bir doğa turizmi potansiyeline sahip olan İzmir de, bugünün ve

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU Tarih: 27 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 35 Katılımcı listesindeki Sayı: 30 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU Tarih: 4 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 65 Katılımcı listesindeki Sayı: 62 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI. 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporu

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI. 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporu KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporu Temmuz 2008 GİRİŞ 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 30 uncu maddesinde, genel yönetim kapsamındaki idarelerin,

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015 Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015 KOBİ lere Yönelik Destekler -Kalkınma Ajansları -KOSGEB -TÜBİTAK -Bilim Sanayi

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BALÇOVA SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BALÇOVA SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BALÇOVA SONUÇ RAPORU Tarih: 17 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 40 Katılımcı listesindeki Sayı: 33 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ Bayram HOPUR Entegre Projeler Uygulama Şube Müdürü Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü www.cem.gov.tr 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu- 29.04.2013 İstanbul ULUSAL

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇİĞLİ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇİĞLİ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇİĞLİ SONUÇ RAPORU Tarih: 4 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 42 Katılımcı listesindeki Sayı: 31 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Başarılı E-Devlet Projelerinin Değerlendirmesi Bütünleşik Projesi

Başarılı E-Devlet Projelerinin Değerlendirmesi Bütünleşik Projesi Başarılı E-Devlet Projelerinin Değerlendirmesi Bütünleşik Projesi 13 Şubat 2013 Ethem Cem ÖZKAN BİL 588 1 Akış Soybis Projesi Hakkında Bütünleşik Projesi Hakkında Proje Bilgileri Proje Amacı Projenin Hedefleri

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive () Çevresel Gürültü Direktifi nin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU Tarih: 20 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 55 Katılımcı listesindeki Sayı: 50 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum Politika ve Strateji Geliştirme Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti Ozon Tabakasının Korunması İklim Değişikliği Uyum 1 Birleşmiş Milletler İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve ilgili uluslararası

Detaylı

BALIKESİR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI

BALIKESİR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ BALIKESİR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ BALIKESİR DOĞA TURİZMİ MASTER PLANI 2013-2023 2 BAŞLARKEN Sayın Bakanımızın 20/04/2012

Detaylı

http://www.cizgidisigirisim.com.tr/danismanlik.aspx?main=ekolojiktasarimv erestorasyondanismanligi

http://www.cizgidisigirisim.com.tr/danismanlik.aspx?main=ekolojiktasarimv erestorasyondanismanligi http://www.cizgidisigirisim.com.tr/danismanlik.aspx?main=ekolojiktasarimv erestorasyondanismanligi KENTSEL VE KURUMSAL KARBON YÖNETİMİ DANIŞMANLIĞI Kentsel ve Kurumsal Karbon Yönetimi Danışmanlığı kapsamında,

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Hanife Kutlu ERDEMLĐ Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı 10.12.2009 Burdur

Hanife Kutlu ERDEMLĐ Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı 10.12.2009 Burdur Hanife Kutlu ERDEMLĐ Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı 10.12.2009 Burdur - Doğa Koruma Mevzuat Tarihçe - Ulusal Mevzuat - Uluslar arası Sözleşmeler - Mevcut Kurumsal Yapı - Öngörülen Kurumsal Yapı - Ulusal

Detaylı

KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM. Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen

KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM. Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM SEVGİ ÖÇVER Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen 1 Stratejik yönetim, uzun vadeli planlamalar ve kararlar ile konaklama isletmelerinin en üst düzeyde etkin ve verimli

Detaylı

Proje DöngD. Deniz Gümüşel REC Türkiye. 2007,Ankara

Proje DöngD. Deniz Gümüşel REC Türkiye. 2007,Ankara Proje Yönetiminde Y Temel Kavramlar Proje DöngD ngüsü Yönetimi ve Mantıksal Çerçeve eve Yaklaşı şımı Deniz Gümüşel REC Türkiye 2007,Ankara TEMEL KAVRAMLAR Proje nedir? Proje Yönetimi nedir???? Proje Döngüsü

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

UNESCO Dünya Mirası. http://whc.unesco.org/en/list/

UNESCO Dünya Mirası. http://whc.unesco.org/en/list/ UNESCO Dünya Mirası UNESCO Dünya Miras Listesi, Dünya Miras Komitesi nin üstün evrensel değere sahip olduğunu onayladığı kültürel, doğal ve karma miras alanlarını içermektedir. 802 si kültürel, 197 si

Detaylı