T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2359 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1356 ORTAÇA FELSEFES -II. Yazar Prof.Dr. Hüseyin SARIO LU (Ünite 1-8)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2359 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1356 ORTAÇA FELSEFES -II. Yazar Prof.Dr. Hüseyin SARIO LU (Ünite 1-8)"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2359 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1356 ORTAÇA FELSEFES -II Yazar Prof.Dr. Hüseyin SARIO LU (Ünite 1-8) Editörler Prof.Dr. Ayhan BIÇAK Yrd.Doç.Dr. Serdar USLU ANADOLU ÜN VERS TES

2 Bu kitab n bas m, yay m ve sat fl haklar Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Ö retim tekni ine uygun olarak haz rlanan bu kitab n bütün haklar sakl d r. lgili kurulufltan izin almadan kitab n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay t veya baflka flekillerde ço alt lamaz, bas lamaz ve da t lamaz. Copyright 2011 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö RET M TASARIM B R M Genel Koordinatör Prof.Dr. Levend K l ç Genel Koordinatör Yard mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Ö retim Tasar mc s Doç.Dr. T. Volkan Yüzer Grafik Tasar m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Ö r.gör. Nilgün Salur Ölçme De erlendirme Sorumlusu Ö r.gör. Atilla Tekin Dil Yaz m Dan flman Doç.Dr. Emine Kolaç Kitap Koordinasyon Birimi Doç.Dr. Feyyaz Bodur Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Dizgi Aç kö retim Fakültesi Dizgi Ekibi Ortaça Felsefesi-II ISBN Bask Bu kitap ANADOLU ÜN VERS TES Web-Ofset Tesislerinde adet bas lm flt r. ESK fieh R, Ocak 2013

3 çindekiler iii çindekiler Önsöz... vi slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl... 2 SLAM DÜNYASINDA DÜfiÜNCE HAREKETLER N N DO UfiU... 3 Kelâm n Do uflu... 3 Zühd Hareketi ve Tasavvuf... 6 TERCÜME HAREKET VE FELSEFEN N SLAM DÜNYASINA AKTARILMASI... 7 SLAM DÜNYASINDA ORTAYA ÇIKAN FELSEFE EKOLLER... 8 Dehriyye... 9 Tabîiyye... 9 Meflflâiyye hvân- Safâ flrâkiyye Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Kindî K NDÎ N N YAfiAMI VE YAPITLARI K NDÎ N N VARLIK ANLAYIfiI Âlemin Yoktan Yarat lm fll K NDÎ N N B LG ANLAYIfiI Duyu Alg s Ak l draki Sezgi Vahiy Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Ebû Bekir Râzî RÂZÎ N N YAfiAMI VE YAPITLARI RÂZÎ N N VARLIK ANLAYIfiI RÂZÎ N N AHLAK ANLAYIfiI Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE 2. ÜN TE 3. ÜN TE

4 iv çindekiler 4. ÜN TE 5. ÜN TE 6. ÜN TE 7. ÜN TE Fârâbî FÂRÂBÎ N N YAfiAMI VE YAPITLARI FÂRÂBÎ N N VARLIK ANLAYIfiI Zorunlu Varl k-zorunsuz Varl k Sudûr Teorisi FÂRÂBÎ N N L MLER TASN F VE MANTIK ANLAYIfiI FÂRÂBÎ N N B LG ANLAYIfiI FÂRÂBÎ N N DEVLET VE S YASET ANLAYIfiI Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar bn Sînâ BN SÎNÂ NIN YAfiAMI VE YAPITLARI BN SÎNÂ NIN VARLIK ANLAYIfiI BN SÎNÂ NIN PS KOLOJ ANLAYIfiI Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Gazzâlî GAZZÂLÎ N N YAfiAMI VE YAPITLARI GAZZÂLÎ N N YÖNTEM VE B LG ANLAYIfiI GAZZÂLÎ N N FELSEFEYE BAKIfiI GAZZÂLÎ N N DETERM N ZM ELEfiT R S Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar bn Rüfld: Varl k ve Bilgi Anlay fl BN RÜfiD ÜN YAfiAMI VE YAPITLARI BN RÜfiD ÜN VARLIK ANLAYIfiI Varl k-nelik liflkisi Varl k lkeleri Tanr -Âlem liflkisi ve Sürekli Yaratma BN RÜfiD ÜN B LG ANLAYIfiI Bilginin mkân ve Sebeplilik Bilginin Kayna Duyu Alg s ve ç drak Süreci Hayal Gücü, Edilgin Ak l, Etkin Ak l ve ttisâl

5 çindekiler v Bilginin S n rl l ve Dinî Bilgi FELSEFE LE D N N UZLAfiTIRILMASI Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Osmanl da Düflünce Hayat ve Felsefe OSMANLI NIN DEVRALDI I DÜfiÜNCE M RASININ GENEL GÖRÜNÜMÜ OSMANLIDA DÜfiÜNCE HAYATININ GENEL YAPISI VE FELSEFE Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE

6 vi Önsöz Önsöz slâm n do uflundan sonraki birkaç yüz y ll k süre içinde Müslümanlar, eski dünyan n birçok büyük düflünce merkezini egemenlikleri alt na ald lar. Kurduklar siyasi otorite, eski düflünce odaklar n n yok edilmesi yolunda kullan lsayd Müslümanlar kuflkusuz bunda önemli ölçüde baflar l olabilirlerdi. Oysa onlar eski uygarl klar n düflünsel zenginliklerinden yararlanmay ye lediler ve slâm n askeri fetihleri eski dünyan n hikmet birikimlerini özümsemeye yönelik coflkulu bir düflünsel çaba taraf ndan izlendi. slam düflünürleri özellikle Antik Yunan uygarl - n n bafll ca felsefe klasiklerini Arapçaya kazand rmaya girifltiler. Genellikle büyük siyaset adamlar n n himayesi alt nda geliflen bu süreç, felsefe kavramlar n n ve yöntemlerinin slam düflüncesinde kendisine özgün ve köklü bir yer edinmesiyle sonuçland. Bu çeviri hareketi sayesinde Platon ve Aristoteles gibi büyük Yunan filozoflar n n etkileyici görüflleriyle tan flan slam düflünürleri, kendilerini k sa sürede din ile felsefe aras ndaki iliflkilerin do as na yönelik çetin tart flmalar n içinde buldular. Bu tart flma ayn zamanda ak l ile iman, vahiy hakikatleriyle felsefe hakikatleri aras ndaki iliflkilerin nas l belirlenece ine yönelik derin teolojik sorunlara göndermede bulunmaktayd ve bu yüzden slam lahiyatç lar taraf ndan da önemsendi. slam düflünürleri Bat daki H ristiyan muadilleri ile üç afla befl yukar ayn düflünsel sorunlarla karfl karfl yayd lar. slam düflünürleri de t pk H ristiyan düflünürleri gibi Tanr n n varl n, birli ini ve yarat c etkinli ini akli aç klamalarla temellendirmek zorunlulu unu hissediyorlard. Bunun yan s ra Tanr n n evrenle iliflkisini, insan iradesinin Tanr sal irade karfl s ndaki durumunu, yeryüzündeki kötülüklerin Tanr n n mutlak iyili i ile nas l ba daflt r labilece ini, insan ruhunun ölümden sonraki ak betinin ne olaca n, e er dirilecekse nas l dirilece ini, insan n evren hakikatlerine iliflkin neleri, ne ölçüde bilebilece ini büyük bir düflünsel yetkinlikle tart flt lar ve bu sorunlar do ru iflleyen her insan akl n ikna edecek flekilde çözüme kavuflturmaya çal flt lar. slam dünyas bu verimli düflünsel çabalar sayesinde, insanl k tarihi aç s ndan k sa say labilecek bir süre içinde ( Yüzy llar) Bat düflüncesini derinden etkileyen Kindi, Razi, bn Sina, Farabi, bn Haldun, Gazali, bn Rüfld gibi birçok büyük düflünür yetifltirmifl, bilimin hemen her sahas nda, baz lar kendi türünün ilk ve öncü örnekleri aras nda say lan birçok önemli eser üretmifltir. Bu sayede Arapça k sa sürede dönemin lingua francas (farkl dilleri konuflan kiflilerin bilim yapmak için baflvurduklar ortak dil) haline gelmifl, Roger Bacon gibi önemli bir on üçüncü yüzy l düflünürüne, Arapça bilmeyenin bilim ve felsefe ile etkili biçimde u raflamayaca n söyletecek denli önem kazanm flt r. Bütün bu nedenlerle söz konusu iki-üç yüz y ll k süreyi insanl k tarihinin, düflünsel anlamda, nadir alt n ça lar ndan biri olarak kabul etmek gerekir. Elinizde tuttu unuz kitap, düflünce tarihinin bu alt n ça n, bu dönemde ortaya ç kan bafll ca felsefe sorunlar n, bafll ca slam filozoflar n n kavram ve yöntemleri fl nda kronolojik bir s rayla ele almay ve slam dünyas nda felsefenin kendisine nas l bir zemin buldu unu ortaya koymay amaçlamaktad r. Ki-

7 Önsöz vii tap stanbul Üniversitesi, Felsefe Bölümü ö retim üyesi Prof. Dr. Ayhan B çak ve Anadolu Üniversitesi, Felsefe Bölümü ö retim üyesi Yard. Doç. Dr. Serdar Uslu editörlü ünde stanbul Üniversitesi, Felsefe Bölümü ö retim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Sar o lu taraf ndan kaleme al nm flt r. Yazara bu titiz çal flmas ndan dolay teflekkür ediyor, kitab n siz de erli ö rencilerimiz için yararl olmas n diliyoruz. Editör Prof. Ayhan B çak Yrd. Doç. Dr. Serdar Uslu

8 1ORTAÇA FELSEFES -II Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; slam dünyas nda düflünce hareketlerinin do uflunu de erlendirebilecek, Tercüme hareketi ve felsefenin slam dünyas na aktar lmas n özetleyebilecek, slam dünyas nda ortaya ç kan felsefe ekollerini tan yabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Kelam Sâd k/do ru Haber Vahiy Zühd ve Tasavvuf Beytülhikme Felâsife Dehrilik Meflflâîlik Tabiatç l k hvân- Safâ flrâkîlik çindekiler Ortaça Felsefesi-II slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl SLAM DÜNYASINDA DÜfiÜNCE HAREKETLER N N DO UfiU TERCÜME HAREKET VE FELSEFEN N SLAM DÜNYASINA AKTARILMASI SLAM DÜNYASINDA ORTAYA ÇIKAN FELSEFE EKOLLER

9 slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl SLAM DÜNYASINDA DÜfiÜNCE HAREKETLER N N DO UfiU slam dünyas nda ilk özgün ve olgun ürünlerini VIII-XIII. yüzy llar aras nda veren özel anlam yla felsefe çal flmalar bafllamadan önce, özünde slam dininin inanç, ahlak ve hukuk ilkeleri temelinde ilmî ve fikrî tart flmalar n yap lageldi i bilinmektedir. Fert ve toplum hayat n ilgilendiren gerek dinî ve ahlaki, gerekse hukuki, sosyal ve siyasi her türden problemin do rudan Hz. Peygamber taraf ndan çözüme kavuflturuldu u mutluluk ça ndaki inanç ve fikir birli i, onun irtihaliyle birlikte, yerini baflta hilâfet meselesi olmak üzere büyük günah, kader ve irade hürriyeti vb. birçok probleme b rakm flt. Ayr ca büyük bir h z ve baflar yla gerçekleflen fetihlerle daha ikinci halife Hz. Ömer döneminde slam n Irak, Suriye, Filistin ve M s r da içine alan genifl bir co rafyaya yay lmas, Müslümanlar n çok farkl inanç ve kültür çevreleriyle tan flmalar n sa lam fl, bu da baz önemli geliflmeleri beraberinde getirmiflti. Kelâm n Do uflu Bunlardan ilki, bir yönüyle slam toplumunun inanç ve düflünce bütünlü ünün korunmas, di er yönüyle de baflka inanç sistemleri ve kültürler karfl s nda slam n üstünlü ünü gösterme ifllevini de üstlenecek bir ilim ve düflünce hareketi olarak kelâm n do ufluna zemin haz rlam fl olmas d r. Bu hareketin geçmifli, ilgi alan na giren problemler bak m ndan sahabeler devrine kadar geri götürülebilirse de konusu, amac ve yöntemi belli ba ms z bir disiplin haline gelmesi, yüz elli y ll k bir sürecin sonunda Abbasî halifesi Hârûnürreflîd ( ) döneminde gerçekleflmifltir. Bir ilim ve düflünce hareketi olarak kelâm n ortaya ç k fl nda slam n kendi yap s ndan ve slam toplumunun karfl laflt dinî, siyasi ve toplumsal problemlere dayal iç sebeplerin yan s ra baflka din, düflünce kültürlerle karfl laflmas yla ilgili d fl sebeplerin etkisi söz konusudur. slam co rafyas n n genifllemesi ve Müslüman nüfusun artmas na paralel olarak dinî düflüncede derinleflme ihtiyac n n giderek yo unluk kazand görülür. Özellikle ilk anlafl lan/zahirî manalar bak m ndan birbiriyle çeliflir gibi göründü ü için müteflâbih olarak adland r lan dinî metinlerin do ru anlafl lmas na dönük çabalar çeflitli konularda farkl görüfl ve anlay fllar n ortaya ç kmas na zemin oluflturmufltur. Di er yandan Kur an n pek çok ayetinde insanlar hem kendi beden ve ruhlar üzerinde hem di er varl k ve olaylar üzerinde gözlem yapmaya, olup biteni anlay p anlamland rmaya, düflünüp yorumlamaya

10 4 Ortaça Felsefesi-II Kelâm, slam dininin inanç ilkelerini sistemli ve rasyonel bir flekilde temellendirme, yabanc kültürlerin etkisiyle ortaya ç kan ve toplum hayat nda olumsuzluklara yol açma tehlikesi bar nd ran bidatlar etkisiz k lma, slam a yöneltilen elefltirileri cevapland rma ifllevini üstlenen bir düflünce hareketidir. ça r l r. nsan n sahip oldu u duyu, duygu ve ak l gücünü kullanarak do ru bilgilere ulaflabilece ini vurgulayan slam dini, buna karfl l k s rf atalar ndan ö renildi- i için herhangi bir inceleme, de erlendirme ve temellendirme yapmaks z n taklit edilen bilgilerle hak inanç ve do ru davran fla ulafl lamayaca n srarla vurgular. flte bu gibi ilahî uyar ve emirler slam toplumunun dinî düflünceyi temellendirmeye ve yeni bilgiler üretmeye yönelmesini sa lam flt r. Ayr ca Kur an da Allah n varl, birli i ve yüce s fatlar baflta olmak üzere peygamberlik, kader, iman-inkâr, iyikötü, sevab-günah gibi birçok meselenin akli bir temele oturtulabilece i ve oturtulmas gerekti ine dair örnekler verildi i gibi bunlara yöneltilen itirazlara verilecek akli ve mant ki cevaplar n bulundu una iflaret edilmifltir. Bat l inanç ve davran fllar aç klan p elefltirilen baflka din mensuplar yla en uygun flekil ve üslupla fikrî mücadelede bulunmas peygambere ve dolay s yla Müslümanlara emredilmifltir. Hz. Peygamber in vefat n izleyen k sa bir zaman diliminde fethedilen bölgelerde yaflayan çeflitli inançlara ba l birçok insan Müslüman olmufltur. Bu insanlar dinin ö retilmesi kadar onlar n zihinlerinde oluflan sorulara makul cevaplar n verilebilmesi; baflka inan fllarla slam inanç ilkelerinin k yaslanmas durumunda bunlar n daha üstün ve do ru oldu unun gösterilmesi gerekiyordu. slam toplumunda ilk ciddi tart flma ve görüfl ayr l siyasi olup Hz. Peygamber in vefat üzerine onun yerine kimin halife olaca konusunda ortaya ç km flt r. Ebû Bekir in halife seçilmesiyle çözülmüfl gibi görünmekle beraber bu mesele gittikçe derinleflerek daha farkl boyutlara tafl nm flt r. Özellikle Ali b. Ebû Tâlib in sonraki bir k s m taraftarlar bu siyasi sorunun dinî temelleri de bulundu unu ileri sürmüfllerdir. Bu tart flmalar n bir sonucu olarak Osman b. Affân n ve ard ndan Ali b. Ebû Tâlib in hilafeti döneminde meydana gelen Cemel ve S ffîn savafllar nda çok say da sahabenin iç çat flmalar neticesinde öldürülmesi, birçok tart flma ve sorunu slam toplumunun gündemine getirmifltir. slam dini insan öldürmeyi yasaklam flken bir Müslüman n di er bir Müslüman kardeflini öldürmesi onun dinî konumunu nas l etkiler? Büyük günahlardan olan bu fiili iflleyen kifli hâlâ mümin ve Müslüman m d r, yoksa dinden ç km fl m say lmal d r? man ve amel/fiil aras nda bir ayr lmazl k iliflkisi ve bütünlük söz konusu mudur, yoksa bunlar birbiriyle iliflkili fakat ayr ayr fleyler midir? O kifli bu fiili kaderin bir gere i olarak m, yoksa özgür iradesiyle mi ifllemifltir? nsan n fiil ve davran fllar nda ilahî müdahale ve etki ile insan iradesinin iliflkisi nas l anlafl lmal d r? Bu ve ba lant l baflka soru ve sorunlara iliflkin tart flmalar n yol açt görüfl ayr l klar giderek çeflitli f rkalar n/ekollerin ortaya ç kmas na yol açm flt r. Bütün bunlar Müslümanlar dini düflünce alan nda derinleflmeye yönelten dinî sebeplerden sadece birkaç d r. Bunlara bir de yap lan fetihlerle slam co rafyas n n h zla genifllemesiyle birlikte de iflik dinlere mensup âlimlerle karfl laflan Müslümanlar n onlarla kurduklar kültürel iliflkiler, yapt klar dinî tart flmalar, yap lan itiraz ve elefltirilere makul cevaplar verme gere i eklenince kelâm gibi amac, yöntemi, problemleri ve terminolojisi olan bir disipline duyulan ihtiyaç artm flt r (Yavuz, 2002: 198). Bafllang çtan Gazzâlî ye gelinceye kadar ak l yürütme ve ç kar m yapmada slam hukukçular n n (fakih, fukahâ) kulland f khî k yas, teolojik tart flmalarda ise cedeli (yani diyalekti i) yöntem olarak kullanan kelamc lar, Gazzâlî nin mant k bilmeyenin bilgisine güvenilmez slogan yla mant genel geçer bir yöntem konumuna yerlefltirmesinden sonra Aristoteles mant ndan büyük ölçüde yararlanmaya bafllam fllard r. Kulland klar yöntemin farkl oluflu nedeniyle Gâzzâlî den önceki kelamc lar mütekaddimîn/öncekiler, Gazzâlî den sonraki kelamc lar ise mütahhirîn/sonrakiler fleklinde an lmaktad rlar.

11 1. Ünite - slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl As l amaçlar slam inançlar n akli temellere ve aç klamalara kavuflturmak olan kelamc lar bilgi sorununa özel bir önem vermifllerdir. Çünkü onlar n ilk yapmas gereken fley dinin kayna olan vahyin güvenilir bir bilgi kayna oldu unu göstermekti. Bu sebeple kelamc lar filozoflar n bilgi sorununu ancak Yeniça da epistemoloji ad yla ayr bir disiplin halinde ele almalar ndan çok önce bu meseleyi kelâm kitaplar n n ilk bölümü olarak incelemeye bafllam fllard r. Kelamc lar için (i) sa l kl çal flan duyular, (ii) yöntemlice iflletilen ak l, ve (iii) nesnesiyle örtüflen/uyumlu do ru haber olmak üzere üç güvenilir bilgi kayna vard r. Akl n bilgi kayna oluflunu aç klarken apriori bilgiyi bedihiyyât/apaç k, evveliyyât/önsel ve zaruriyyât/zorunlu terimleriyle ifade eden kelamc lar, nazar ad n verdikleri ak l yürütmenin ta lîl/tümdengelim ve istikrâ/tümevar m olmak üzere iki fleklinden söz ederler. Kelâmc lar n üçüncü güvenilir bilgi kayna olarak gördükleri sâd k/do ru haber in de mütevâtir haber ve ilahî vahiy olmak üzere iki türü vard r. (a) Mütevâtir haber, insanlar kand rmak ad na sözbirli i oluflturamayacak say daki insan n ayn konuda ortaklafla verdi i bilgi olup tarih boyutu ve niteli i bulunan bütün bilimlerin üretti i bilgiler bu türdendir. (b) Peygamberlerin ilahî kaynaktan vahiy denilen özel bir yolla al p insanlara aktard klar bilgiler de do ru haber say l r. Çünkü özel olarak seçilmifl elçi olduklar mucizelerle desteklenen peygamberlerin sa lam karakterleri, güvenilir kiflilikleri, üstün ahlaklar, getirdikleri ilahî ilke ve mesajlar, ortaya koyduklar örneklik ve önderlik ile içinde yaflad klar toplamlar n olumlu yönde de iflip geliflmelerine, ilim ve sanat n, kültür ve medeniyetin ilerlemesine büyük katk sa lad klar insanl k tarihinin tan kl k etti i bir gerçekliktir. Bilgi sorunu ba lam nda kelamc lar ad na iflaret edilmesi gereken bir husus da, onlar n bireysel ve öznel planda kabul etmekle birlikte ilham ve mistik sezgiyi herkesi ba lay c ve güvenilir bilgi kayna saymad klar d r. Kelamc lar n tart flt klar önemli konulardan biri olan büyük günah veya iman-amel iliflkisi konusuna yaklafl mlar yla Hâricîler ve Mürcie iki afl r uçta yer al rken, Mu tezile ve Ehl-i Sünnet probleme daha l ml ve dengeli yaklaflm fllard r. Hâricîler e göre amel iman n bir parças olup büyük günah iflleyen kimse iman n yitirmifl ve dinden ç km fl demektir. Buna karfl l k iman ile amel ayr fleyler olarak gören Mürcie, kifli mümin oldu unu söyledi i sürece iflledi i büyük günahlara bakarak onun dinden ç kt n n söylenemeyece i; bunun hükmünü öte dünyada Allah n verece ini, bize düflenin bu hükmü ahirete b rakmak/ertelemek oldu unu savunur. fllenen her türlü cürüm ve haks zl n dünya ve toplum hayat nda karfl - l ks z ve yapt r ms z kalmas, böylece din, hukuk ve ahlak de erlerinin anlams zlaflmas sonucunu do uran bu anlay fl ile Hâricîlerin toplum hayat nda çat flma ve fliddeti körükleyecek nitelikteki yaklafl m na karfl Mu tezile Kur an da Allah n müminleri sevdi i günahkârlar ise sevmedi i bildirildi ine göre, büyük günah iflleyen birine mümin demek do ru olmaz. Öte yandan bu gibi kiflilere kâfir deme durumunda da olamay z. O halde bunlar iman ile küfür aras nda bir yerde (el-menzile beyne l-menzileteyn) bulunuyorlar demektir ki hangi statüde de erlendirilece ine öte dünyada Allah hükmedecektir. Ayn konuda Ehl-i Sünnet kelamc lar ise amelin iman n bir parças olmad, günah iflleyen için tevbe etme imkân bulundu u; dolay s yla bu günah iflleyen fakat tevbe etmeyen kiflinin günahkâr mü min olarak öte dünyada cezas n çekece ini fakat mümin olman n mükafat n da görece ini, bu dünya ve toplum hayat nda ise mümin oldu unu söyledi i müddetçe ona Müslüman muamelesi yapmak gerekti ini savunmaktad rlar. Büyük günah melesiyle ba lant l olarak gündeme gelen kader ve irade özgürlü ü meselesinde de yine iki afl r uçta yer alan kelamc lar oldu u gibi daha l ml Etki ve sonuçlar bak m ndan toplumsal bir nitelik tafl d için slam n büyük günah sayd fiiller flunlard r: 1. fiirk/allahâ ortak koflmak, 2. Sihir ve büyü yapmak, 3. Yetim mal yemek, 4. Haks z yere insan öldürmek, 5. Zulüm/haks zl k /adâletsizlik yapmak, 6. Faiz yemek, 7. Anne ve babaya karfl gelmek, 8. Savafltan kaçmak, 9. ffetli/namuslu kad na iftira atmak, 10.Zina yapmak. 5

12 6 Ortaça Felsefesi-II düflünenlerde vard r. Allah n mutlak ilmi, iradesi ve yegâne yarat c kudret olmas aç s ndan bak ld nda baflka, insan n yap p ettiklerinden sorumlu olmas gerekti- i noktas ndan yaklafl ld nda ise baflka görüfl ve sonuçlara var lmas kaç n lmaz olan bu mesele son derece paradoksald r. Problemi insan n sorumlulu u ba lam nda irdeleyen Kaderiyye yapt fiiller konusunda insan n irade ve güç sahibi oldu u ve kendi fiilini kendisinin yaratt n, dolay s yla onu s n rlay p yönlendirecek bir kader den söz edilemeyece ini savunur. Bu tezin anti-tezi olarak ortaya ç kan Cebriyye ise Allah n mutlak ilim, irade ve yarat c kudretiyle çizdi i kader plan karfl s nda insan n hiçbir irade ve gücünün olamayaca n ileri sürmüfltür. nsan adeta bir robot konumuna düflüren bu anlay fl gibi Kaderiyye nin insan irade ve gücünü mutlaklaflt r rken pasif ve at l bir Tanr tasavvurunu getiren anlay fl da dinî ve insani gerçeklerle ba daflmaz. Bu iki afl r uç aras nda yer alan Mu tezile insan n kendi fiillerini gerçeklefltirece i irade ve kudreti Allah n ona verdi ini, ancak onun bu irade ve gücü hangi flekilde kullanaca n da ezelî bilgisiyle kuflatt - n söylemifltir. Buna göre Allah iyi olan irade etti i için emreder, kötü olan da irade etmedi i için emretmez; insandan da irade etti ini Allah n kendisine verdi i güçle yapt için sorumlulu unu üstlenmifl olur. Ehl-i Sünnet in iki büyük okulundan biri olan Efl ariyye, insan n bütün fiillerinin Allah taraf ndan bilindi i, takdir edilip yarat ld görüflündedir. Fakat onlara göre insan n yap p ettiklerinden sorumlu olmas n sa layan bir cüz î irade si bulunmaktad r. Onun bu iradeyle yöneldi i fiil Allah n yaratmas yla gerçekleflir; dolay s yla o fiili seçti i için de insan onun sorumlulu unu kazanm fl/kesbetmifl olur. Efl ariyye ye göre Allah hâl k/yaratan insan ise kâsib/kazanan d r. SIRA S ZDE 1 Kelamc lar aras nda SIRA S ZDE tart flma konusu olan büyük günah ve irade özgürlü ü sorunlar - n n paradoksal yap s n n nedeni ve aralar nda nas l bir iliflki bulundu unu tart fl n z. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT SIRA S ZDE Zühd Hareketi DÜfiÜNEL M ve Tasavvuf AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET Bir düflünce hareketi olarak kelâm n ortaya ç k p sistemleflmesine zemin oluflturan flartlar slam SORU toplumunda bir baflka hareketin bafllamas na da yol açm flt r. Gerçeklefltirilen fetihler slam co rafyas n genifllemesi ve siyasi egemenli in güçlenmesinin yan nda bir de iktisadi büyüme ve zenginli in artmas n sa lam flt. Bu durum D KKAT slam toplumunun hayata, de erlere ve iliflkilere bak fl nda baz de iflmeleri beraberinde getirdi. Teorik ve pratik çeflitli alanlarda ilmi disiplinler oluflup geliflirken slam toplumunda SIRA S ZDE ortaya ç kan görüfl ayr l klar, rekabet ve çekiflmeler, zenginleflmenin do urdu u fl mar kl k nedeniyle dinî ve ahlaki hayatta ortaya ç kan gevfleme ve yozlaflma, baz insanlar n tepkisini çekmeye bafllad. Bu insanlar olup bitenler karfl s nda yanl fl giden fleylerin bir parças olmamak ve kendilerini kurtarmak düflüncesiyle köflelerine ve uzlete çekilmeyi tercih ettiler. Bu tercih giderek daha çok taraftar K bularak T A P bir ahlak ve zühd hareketine dönüfltü. Zâhid, âbid ve nâsik gibi unvanlarla an lan bu kifliler slam n kuru tart flma ve çekiflmeler için de il, içtenlikle ve heyecanla yaflanacak ilkeleriyle insanlar her türlü kötülük ve kabal ktan ar nd rmak TELEV ZYON için geldi ini savunuyorlard. Onlar n bu düflüncesini do rulay p destekleyen pek çok unsur esas nda Kur an da ve Hz. Peygamber in söz, davran fl onaylar demek olan Sünnette mevcuttu. Sözgelimi insanlar n önemseyip uygulamaya çal flt tevbe/kötülüklerden vazgeçmek, zühd/geçici fleylere ba lanmamak, fakr/acizli inin NTERNET fark nda olmak, sab r/kötülükten y lmamak, flükür/iyili in k ymetini bilmek, tevekkül/allah a güvenmek, r zâ/iyimser olmak, ihlâs/içtenlik, s dk/do ruluk gibi güzel huy ve davran fllar hep Kur an n insana sundu u de er-

13 1. Ünite - slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl 7 ler olup örnekleri de bizzat Hz. Peygamber ve sahâbîleri taraf ndan yaflanarak verilmifltir. Böylece dinî hassasiyetlere ba l olarak ortaya ç kan ve sahabe neslinden Ebû Zerri l-g fârî ile ikinci nesilden Hasan el-basrî taraf ndan temsil edilen ve giderek nazarî/teorik bir boyut kazanan bu zühd ve ahlak hareketi, VIII. yüzy l n ortalar ndan itibaren tasavvuf ad yla an lmaya, mensuplar na da sûfî ve mutasavv f denilmeye baflland (Kaya, 2003: 41-46). Tarihi boyunca pek çok tan m yap lan tasavvuf en genel anlam yla riyazet/maddi ilgilerin azalt lmas ve tezekkür/allah an p düflünmek suretiyle nefis tasfiyesini/iç ar nmay gerçeklefltirip yüksek ahlak sahibi olmay, keflif ve ilhâm yoluyla hakikatin bilgisine ermeyi amaçlayan bir harekettir. Sûfîler, riyazet yaparak ahlaken ar nmak üzere kendi iç dünyalar na döndüklerinde önce bir yokluk ve hiçlik duygusu, özellikle keflf ve ilham yoluyla elde etmek istedikleri hakikatlere ulaflt klar n hissettiklerinde ise bir mutluluk ve güven duygusu yaflarlar; bütün bu halleri dile getirebilmek için de bir sembolik dil kullan rlar. Gazzâlî ye gelinceye kadar devam eden üç as rl k Sünnî tasavvuf döneminde yüksek ahlaka yönelik amelî/pratik amaçlar yan nda kavramsal düzeyde nazarî/teorik boyuta da yönelen sûfîler marifet, tevhid, muhabbet, fenâ ve bekâ gibi terimler üzerinde farkl görüfller ortaya koymufllard r. Ancak bunlar n felsefî doktrin düzeyinde yorumlar olmad n belirtmek gerekir. Gazzâlî sonras nda XII-XIII. yüzy llarda fiehâbeddin es-sühreverdî, Muhyiddin bnü l-arabî ve bn Seb în gibi sûfî filozoflar eliyle tasavvuf felsefî bir yap ya bürünmüfltür. Bu mutasavv flar kendi tasavvufî zevk ve e ilimlerini felsefî ö retilerle harmanlay p baflka mistik kültürlerden ald klar birçok unsuru da buna katarak felsefî-mistik bir tasavvuf oluflturmufllard r. Özellikle bnü l-arabî nin vahdet-i vücûd ve tecellî nazariyesi etraf nda ördü ü sistemi, ortaya at ld andan itibaren büyük yank lar uyand rm fl, en çok elefltirilen nazariyelerin bafl nda yer alm fl ve sonraki dönemlerde gerek tasavvuf çevreleri gerekse edebiyat ve sanat muhitleri üzerinde çok önemli etkiler meydana getirmifltir. TERCÜME HAREKET VE FELSEFEN N SLAM DÜNYASINA AKTARILMASI Kelâm ve tasavvufun ortaya ç k fl yla paralellik gösteren bir di er geliflme ise tecüme hareketi nin bafllamas d r. Bir yandan fetihler neticesinde yeni karfl lafl lan Helen, ran, Hint ve daha baflka yabanc kültürlere karfl bireylerde uyanan do al ilgi ve merak n giderilebilmesi, di er yandan da slam n bunlardan üstün oldu u fikri ile siyasi egemenli in pekifltirilmesi bak m ndan bu kültürlerin çok iyi bilinmesi gerekiyordu. Bunu sa layacak en kestirme yol ise sözkonusu kültürlere ait kitaplar n Arapça ya aktar lmas ndan geçiyordu. Bu faaliyetin ilk örne i olarak kaynaklarda zikredilen olay, Emevî prenslerinden Hâlid b. Yezîd b. Muâviye nin (ö. 704) Grekçe ve Koptçadan t p, astronomi ve kimyaya/simyaya dair baz eserleri skenderiyeli rahiplerden Staphon ve Maraianos a tercüme ettirmesidir. Asl nda bundan önce Emevî halifesi Mervân b. Hakem ( ), daha sonra da Ömer b. Abdülaziz ( ) dönemlerinde çeflitli tercümelerin yap ld bilinmekte ise de bunlar toplumun ihtiyac dikkate al narak yap lan ve t p kitaplar yla s n rl kalan giriflimlerdir. kinci Abbasî halifesi Mansûr ( ) dönemine gelindi inde bir taraftan tercüme faaliyetine bir devlet politikas olarak h z verilirken di er taraftan da çerçevenin geniflletildi ini görmekteyiz. Bu geliflmede, Mansûr un dinî ilimler ve edebiyat d fl nda mant k, felsefe, matematik, geometri, astronomi ve t p gibi ak l ve tecrübeye dayal ilimlere karfl duydu u özel ilgi önemli bir etken olmal d r. Bu dö-

14 8 Ortaça Felsefesi-II Yaln zca bir kütüphaneden ibaret olmayan Beytülhikme de kitaplar n muhafaza edildi i hücrelerden baflka müellif, mütercim, kâtip, müstensih ve mücellitler için özel odalar ile bir okuma salonu bulunmaktayd. Bu önemli kurumu bizzat gören bnü n- Nedîm in verdi i bilgilere göre Grekçe den önce Süryanice ye sonra Arapça ya veya do rudan Arapça ya tercüme yapanlar n say s k rk yediyi buluyordu. Ayr ca on alt kifli Farsça dan, üç kifli Sanskritçe den, bir kifli de Nabatî dilinden tercümeler yapmaktayd. nemde tercüme edilen ve aralar nda Aristo nun Organon unun ilk üç kitab n n da bulundu u çok say da eser için sarayda Hizânetü l-hikme (Felsefe Kitapl ) ad verilen özel bir bölüm oluflturulmufltu. Halife Mehdî ( ) döneminde gerekti i gibi yürütülemeyen bu önemli faaliyet Hârûnürreflîd in halifeli i ( ) boyunca sürdürülmüfl, bu arada baz telif eserler de vücuda getirilmifltir. (Sar o lu, 2004: 1-2) Artarak devam eden verimli çal flmalar n ürünü olan eserlerin s mamas üzerine sürekli geniflletilen Hizânetü l-hikme, nihayet halife Me mûn ( ) döneminde Beytülhikme (Felsefe Evi) ad yla an lan ba ms z bir kuruma dönüfltürülür (830). Bu merkeze kitap temin etmek üzere büyük harcamalar yap larak o devrin de iflik ilim ve kültür merkezlerine özel heyetler gönderilmesi yan nda, hükümdarlar seviyesinde yaz flmalar n yap ld da kaynaklarda belirtilmektedir. Bütün bu çal flmalar için yap lan harcamalar ve sarf edilen emekler, k sa sürede bereketli ürünler vermifl; Antik ve Helenistik dönemin felsefe birikimi daha çok Yunanca ve Süryaniceden hareketle Arapçaya aktar lm fl ve slam dünyas n n ilk filozofu olan Kindî de bu kadro içinde yetiflmifltir. Befl yüz y l aflk n bir süre boyunca feyizli bir kaynak olma ifllevini koruyan bu önemli ilim ve kültür merkezi 1258 de Mo ol istilâs nda yak l p y k lm flt r (Kaya, 1992: 88-89). SIRA S ZDE 2 Düflünce ve bilim SIRA S ZDE tarihindeki belli bafll örneklerinden hareketle bir tercüme hareketinin ne gibi sonuçlar do uraca n tart fl n z. DÜfiÜNEL M SORU SLAM DÜfiÜNEL M DÜNYASINDA ORTAYA ÇIKAN FELSEFE EKOLLER slam düflüncesinin SORU Grek felsefe ekolleri aras ndan ilk tan flt ekol ve ak mlar Yeni Eflâtunculuk, Yeni Pisagorculuk ve Hermetik din felsefesi olmufltur. Aristo felsefesinin tan nmas ise yaklafl k bir as r sonra gerçekleflecektir. Aristo ve Eflatun diye Aristo dan sonra tarih sahnesine ç kan bu ak m ve ekollerin onun sistemlefltir- D KKAT di i mant k yöntemiyle herhangi bir ba lant lar da bulunmuyor, daha çok ilahiyat, tabiat ilimleri SIRA ve S ZDE matematikle ilgileniyorlard. Dolay s yla slam düflüncesi Aristo dan önce Yunan felsefesinin hermetik, gnostik ve mistik yan a r basan ak mlar n tan m fl; Aristo mant ve felsefesini tan mak için Halife Me mun dönemini Me mun un rüyas nda geçti i D KKAT söylenen yandaki diyalog meflhur bir hadiste geçen bir hadiseyi ça r flt r r. Hz. Peygamber ashab yla SIRA S ZDE birlikteyken insan k l na bürünmüfl olan vahiy mele i Cebrâil gelerek sordu u sorular n AMAÇLARIMIZ cevaplar n al p gidince Hz. AMAÇLARIMIZ Peygamber arkadafllar na dönerek flöyle demiflti: Bu Cebrâil di. Size dininizi K T A P ö retmek için gelmiflti. Bu rüya ile bir yandan devletin imkânlar kullan larak yabanc kültürlere ait TELEV ZYON kitaplar n tercüme ettirtilmesine meflruiyet kazand r lm fl oluyor; di er yandan da aralar nda yöntem ve üslûp fark olsa da NTERNET din ile felsefenin ayn gerçe i ifade ettikleri vurgulan yordu. Zira bu olayda iyili in kayna olarak gösterilen ak l edille-i fler iyyeden/dinin delillerinden biri olan k yasa, fleriat Kitap ve Sünnet e. ço unluk ise icmâa karfl l k gelmektedir. (Kaya, 1995: 311) beklemek durumunda kalm flt r. Nitekim Câbirî nin aktar m na göre bnü n-nedîm el-fihrist adl eserinde flöyle bir anekdota yer verir: Felsefe ve benzeri eski ilimlere ait kitaplar n bu diyarda ço almas n n sebeplerinden biri de Halife Me mun un K T A P rüyas d r. Me mun rüyas nda hafifçe k z la çalan beyaz tenli, genifl yüzlü, bitiflik kafll, saçlar dökülmüfl, ela gözlü ve fizi i düzgün yafll bir adam gördü. Yafll adam, Me mun un yata n n üstünde oturuyordu. Me mun flöyle der: Onun huzurundayken karfl s nda ezildi imi hissettim ve Sen kimsin? diye sordum. O: Ben TELEV ZYON Aristo yum dedi. Buna çok sevindim ve flöyle dedim: Ey filozof, sana soru sorabilir miyim? Sor dedi. Hüsn (:iyilik güzellik) nedir? diye sordum. Ak lda iyi ve güzel olan NTERNET dedi. Sonra nedir? diye sordum. fieriatta iyi ve güzel oland r dedi. Sonra nedir? diye sordu umda Ço unlu un nezdinde iyi ve güzel oland r dedi. Sonra nedir? dedi imde Sonra, sonra yoktur dedi. Aristo nun kitaplar n n çevrilmesinde bu rüyan n büyük rolü olmufltu. Me mun, Roma imparatoruyla yaz fl - yordu. Bu rüyadan sonra ondan yard m isteyerek, Roma n n sahip oldu u eski ilimlere ait kitaplardan bir derlemeyi göndermesini rica etti. Roma imparatoru bir süre tereddüt ettikten sonra onun bu iste ini yerine getirdi. (Câbirî, 2001: )

15 1. Ünite - slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl 9 slam toplumunun kendi iç dinamiklerinin sonucu olarak ortaya ç kan kelâm ve tasavvuftan farkl olarak felsefe, Antik ve Helenistik düflünce miras na dayanmaktayd. Bununla birlikte slam dünyas ndaki yaklafl k befl yüz y ll k serüveninde felsefe gerek ontolojik ve teolojik, gerekse epistemolojik ve etik sorunlar n ele al - n fl ve çözümleri bak m ndan bu dünyaya özgü sonuçlara ulaflm flt r. Buna ba l olarak birçok yeni felsefe ekolü ortaya ç km flt r. slam düflüncesi tarihinde felsefe denince her ne kadar Kindî den bn Rüfld e kadar slam co rafyas nda yetiflen filozoflar n üretti i felsefi birikim akla geliyorsa da felsefenin, bir sorunu elefltirici, sorgulay c ve temellendirici bir tav rla ele al p tutarl bir çözüme kavuflturma etkinli- i oldu u dikkate al nd nda kelâm ve nazari tasavvuf kadar f k h usulü de slam felsefesi kapsam nda de erlendirilebilir. VIII. yüzy ldan itibaren üç as r boyunca ilim ve düflünce ürünlerinin Grekçe, Süryanice, Farsça ve Sanskritçeden Arapçaya kazand r lmas n sa layan tercüme faaliyetinin kurumsallaflt Beytülhikme kadrosunda yer alan ilk slam filozofu Kindî ile bafllayan felsefe hareketi XIII. yüzy la kadar devam etmifl, bu süre zarf nda bnü r-râvendî nin temsil etti i Dehriyye; Cabir ibn Hayyân ile Ebû Bekir Zekeriyyâ Râzî nin sistemlefltirdi i Tabîiyye; Kindî, Farâbî, bn Sînâ ve bn Rüfld gibi ünlü filozoflarca temsil edilen Meflflâiyye; X. yüzy lda düflüncelerini ansiklopedik mahiyetteki Resâil de ortaya koyan hvân- Safâ; fiihabüddin Sühreverdî nin kurdu u flrâk yye gibi ekoller ortaya ç km fl, ayr ca bu ekollerden hiçbirine mensup olmayan ba ms z düflünür ve bilim adamlar yetiflmifltir. Dehriyye Âlemin ezelî oldu unu, dolay s yla bir yarat c s n n bulunmad n ileri süren dehriyye, ad n bafllang c ve sonu olmayan zaman anlam ndaki dehr kelimesinden alan materyalist ve ateist bir felsefe ekolüdür. Nitekim dehr kelimesi Dediler ki hayat ancak yaflad m zdan ibarettir. Ölürüz ve yaflar z, bizi ancak zaman (dehr) helâk eder (Câsiye 45/24) mealindeki ayette de buradaki terim anlam yla geçmektedir. VIII. yüzy ldan itibaren daha çok eski ran kültürüne ba l olup Maniheist inançlar yaflatmak isteyen entelektüeller ile Brahmanizm den etkilenerek peygamberlik ve din kurumunu reddeden çevrelerde taraftar bulan dehrî felsefeye ilgi duyan tabipler ve bilginler de olmufltur. Dehrî felsefenin slam düflünce tarihindeki en dikkat çeken temsilcisi bnü r-râvendî dir. Ki-tâbü t-tâc ve ez-zümürrüd adl eserlerinde âlemin ezelî oldu unu ve onun ötesinde manevi de olsa hiçbir varl n bulunmad n savunan bnü r-râvendî, insan n ak ldan baflka bir k lavuza ihtiyac olmad iddias yla peygamberlik, mucize, din ve ibadetlerin anlams z gereksiz oldu unu iler sürmüfltür (Alt ntafl, 1994: ; Kutluer, 1996a: 29-68). Tabîiyye slam düflünce tarihinde görülen felsefe ekollerinden biri de tabîiyye/tabiatç felsefedir. Deist bir yaklafl m esas alan tabiatç ekol, yarat c kudret olarak Tanr n n varl n kabul etti i halde peygamberlik ve din kurumunu reddeder. Bu tutumu nedeniyle slam düflünce tarihinde bir gelenek kurma imkan n bulamayan tabiatç felsefenin biri Câbir b. Hayyân di eri Ebû Bekir Râzî olmak üzere iki temsilcisi literatürde kendilerine yer bulmufllard r. slam düflünce ve bilim tarihinde kimyan n kurucusu olarak tan nan Câbir b. Hayyân, âlemin s rlar n anlaman n yolunun kimyasal analizlerden geçti ini ileri sürmüfl; bu s rlar n kötüye kullan labilece i kayg s yla da düflünceleri gizemli ve mistik bir dille ifade etmifltir. Kaleme ald

16 10 Ortaça Felsefesi-II çok say daki eserden az bir k sm günümüze ulaflan bu tabiatç /natüralist düflünür maddenin ana yap s n n çözülebilmesi için felsefe tafl n n keflfedilmesi gerekti ine inanmaktayd. Tabiatç felsefenin di er temsilcisi olan Ebû Bekir Râzî ise slam dünyas nda yetiflen en önemli tabip ve kimyac d r. Âlemin var oluflunu befl ezelî ilke (el-kudemâü l -hamse) ad n verdi i yarat c (Tanr ), nefis (ruh), heyûlâ (madde), hâlâ (mekân) ve dehr (zaman) kavramlar yla aç klayan Râzî, ak l gücü ve adalet duygusu sayesinde iyi-kötü, do ru-yanl fl, güzel-çirkin, faydal -zararl ay r m n yapabilecek donan mda ve eflit konumda yarat lan insanlar n bir peygamberin rehberli ine ihtiyaç duymayaca n ileri sürerek din kurumunu gereksiz ve anlams z bulmakta, ayr ca birçok çat flma ve savafl n nedeni olarak dini göstermektedir. Bu deist yaklafl m nedeniyle slam dünyas nda bir gelenek kuramayan Râzî nin iki yüzü aflk n say daki eserlerinden t p ve ahlakla ilgili olan çok az günümüze ulaflm flt r (Kaya, 2003: ). Meflflâiyye slam düflünce tarihinde en genifl kadroya ve en yayg n etkiye sahip olan felsefe ekulü Aristocu gelene i sürdüren Meflflâiyye dir. Kindî, Fârâbî, bn Sînâ ve bn Rüfld gibi çok tan nan filozoflar n temsil etti i bu ekol, Aristo nun Arapça ya çevrilen kitaplar n n yan s ra onun Yeni Eflâtuncu yorumcular taraf ndan yaz lan flerhlerinden ve Aristo ya maledilen sahte eserlerden de önemli ölçüde yararlanm flt r. Eflâtun un Arapça ya çevrilmifl olan yedi eserini de kullanan meflflâî filozoflar daima Eflâtun ile Aristo felsefelerini uzlaflt rma çabas içinde olmufllard r. Bunun tek istisnas en büyük Aristo yorumcusu olarak tan nan bn Rüfld tür. Yöntem olarak Aristo mant n benimseyen bu filozoflar, Tanr -âlem iliflkisini farkl flekillerde yorumlam fllard r. Kindî yoktan yaratmay savunurken, Fârâbî ve bn Sînâ bu iliflkiyi Yeni Eflâtunculuktan esinlenerek sudûr teorisiyle aç klam fllar, bn Rüfld ise sürekli yaratma nazariyesini gündeme getirmifltir. Hepsi de ak lc /rasyonalist olan meflflâî filozoflar vahiy, peygamberlik ve din olgusunu tan d klar ndan teist felsefeyi ve ak l ile naklin/felsefe ile dinin uzlaflt r labilece ini savunmufllard r (Kaya, 2004: ). hvân- Safâ X. yüzy l n ortalar nda Basra merkezli gizli ve siyasi bir örgüt fleklinde yap lanan hvân -Safâ n n (Temizlik Kardeflleri) kimlerden olufltu u ve gerçek amaçlar n n ne oldu u bilinmemektedir. Ancak geride b rakt klar metinlerde bu grubun Bât nî- smâilî e ilimler tafl d n gösteren ipuçlar bulunmaktad r. Görüfllerini elli bir risaleden oluflan ve Resâilü hvâni s-safâ olarak bilinen bilimler ansiklopedisi niteli- indeki eserde ortaya koymufllard r. hvân- Safâ cehalet, bat l inanç ve sapk n fikirlerle kirletildi ini düflündükleri dinin ancak felsefe ile temizlenebilece in savunan hvân- Safâ, insanl n kurtulufl, huzur ve mutlulu unu felsefeleflmifl din ile sa lanabilece ini ileri sürer. Gnostik yaklafl m benimsediklerinden, onlara göre dinin biri cahil halk kitlesine, di eri yüksek bilgi ve irfan sahibi seçkinlere dönük olan iki yüzü vard r. Bununla ba lant l olarak bir yandan harf ve say lar sembolizmini kullan rken di er yandan da Aristo mant n önemseyen hvân, kozmolojide sudûrcu, tabiat felsefesinde Aristocu, ahlakta mistik gelene i izleyen eklektik bir sistem kurmufltur (Uysal, 200: 1-6).

17 1. Ünite - slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl 11 flrâkiyye XII. yüzy l n sonlar na do ru fiehâbeddin Sühreverdî taraf ndan kurulan flrâkiyye ekolü mant ki kan tlama ve ak l yürütmenin gerçek bilgiye ulaflt ramayaca, hakikatin ancak mistik tecrübe yöntemiyle bilinece ini ileri sürmüfltür. Aristocu Meflflâilere karfl Eflâtuncu bir sistem gelifltiren Sühreverdî, bn Sînâ ve bn Tufeyl in eserlerinden büyük ölçüde yararlanm flt r. Ayr ca hermetik ve gnostik geleneklerden de beslendi i aç kça görülen düflünür, Hikmetü l- flrâk adl eserinde uzun süre u raflt bilgi sorununu ancak rüyas nda Aristo nun çözümü nesneler dünyas nda de il kendi öznel dünyas nda aramas ve özüne dönmesi gerekti i ne dair tavsiyesi sayesinde çözdü ünü anlat r. Böylece Sühreverdî, felsefe ile tasavvufu kaynaflt - r p özdefl hale getirmeyi amaçl yordu. Âlemin var oluflunu sudur teorisiyle izaha çal flan düflünür, Fârâbî nin kulland ak l yerine nur terimini yerlefltirir. Varl k hiyerarflisinin en üstünde Sühreverdî nin nurlar n nuru veya kutsal nur dedi i Tanr vard r ve di er varl klar belli bir s radüzeni içinde ve sudûr yoluyla maydana gelirler. Asl nda bir teosofi olan flrâkîlik fiehrezûrî, Kutbüddîn-i fiîrâzî, Celâleddin Devvânî ve Molla Sadra gibi düflünürler taraf ndan devam ettirilmifltir (Kaya, 2001: ). slam düflüncesi tarihinde ortaya ç kan felsefe ekollerinden Dehriyye SIRA ve S ZDE Tabîiyye nin etkili olamamas ve gelenek kuramamas na karfl l k di er ekollerin neden daha etkili ve uzun ömürlü oldu unu tart fl n z. DÜfiÜNEL M 3 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

18 12 Ortaça Felsefesi-II Özet A MAÇ 1 slam dünyas nda düflünce hareketlerinin do uflunu de erlendirmek. slam dünyas nda felsefe çal flmalar bafllamadan önce, slam dininin inanç, ahlak ve hukuk ilkeleri temelinde ilmî ve fikrî tart flmalar yap lmaktayd. Fert ve toplum hayat n ilgilendiren her türden problemin do rudan Hz. Peygamber taraf ndan çözüme kavuflturuldu u mutluluk ça- ndaki inanç ve fikir birli i, onun irtihâliyle birlikte, yerini birçok probleme b rakm flt r. Fetihlerle slam n genifl bir co rafyaya yay lmas, Müslümanlar n çok farkl inanç ve kültür çevreleriyle tan flmalar n sa lam fl, bu da baz önemli geliflmeleri beraberinde getirmiflti. Bunlardan ilki, bir ilim ve düflünce hareketi olarak kelâm n do ufludur. Kelâm, slam dininin inanç ilkelerinin sistemli ve rasyonel bir flekilde temellendirme, yabanc kültürlerin etkisiyle ortaya ç kan ve toplum hayat nda türlü olumsuzluklara yol açma tehlikesini bar nd ran bid at lar etkisiz k lma, slam a yöneltilen elefltirileri cevapland rma ifllevini üstlenen bir düflünce hareketidir. Teorik ve pratik çeflitli alanlarda ilmi disiplinlerin oluflmas yla ortaya ç kan görüfl ayr l klar ile dinî ve ahlaki hayatta ortaya ç kan gevfleme ve yozlaflma baz insanlar n tepkisini çekmeye bafllad. Bu insanlar olup bitenler karfl s nda yanl fl giden fleylerin bir parças olmamak ve kendilerini kurtarmak düflüncesiyle kendi köflelerine ve uzlete çekilme yoluna gittiler. Bu tav r giderek taraftar artan bir ahlak ve zühd hareketine dönüfltü. Sahabîlerden Ebû Zerri l-g fârî ile ikinci nesilden Hasan el-basrî taraf ndan temsil edilen bu zühd ve ahlak hareketine giderek nazarî/teorik bir boyut eklendi. VIII. yüzy l n ortalar ndan itibaren bu hareket tasavvuf, mensuplar da sûfî ve mutasavv f olarak an lmaya baflland. Gazzâlî ye gelinceye kadar devam eden üç as rl k Sünnî tasavvuf XII-XIII. yüzy llarda fiehâbeddin es-sühreverdî, Muhyiddin bnü l-arabî ve bn Seb în gibi sûfî filozoflar eliyle tasavvuf felsefî bir yap ya bürünmüfltür. A MAÇ 2 A MAÇ 3 Tercüme hareketi ve felsefenin slam dünyas na aktar lmas n özetlemek. Fetihlerle slam co rafyas n n genifllemesi, müslümanlar n çok farkl inanç ve kültür çevreleriyle tan flmalar n sa lad. Yeni karfl lafl lan Helen, ran, Hint ve daha baflka yabanc kültürlere karfl bireylerde uyanan do al ilgi ve merak n giderilebilmesi, di er yandan da slam n bunlardan üstün oldu u fikri ile siyasi egemenli in pekifltirilmesi bak m ndan bu kültürlerin çok iyi bilinmesi gerekiyor, bunun yolu da an lan kültürlere ait kitaplar n Arapçaya aktar lmas ndan geçiyordu. Bafllang çta toplumun ihtiyac dikkate al narak yap lan ve t p kitaplar yla s n rl kalan tercümeler Abbasî halifesi Mansûr dönemine h z kazanm fl ve çerçeve mant k, felsefe, matematik, geometri, astronomi ve t p eserlerini içine alacak flekilde genifllemifltir. Artarak devam eden verimli çal flmalar, halife Me mûn döneminde Beytülhikme nin kurulmas yla daha sistemli hale gelmifl, yap lan harcamalar ile sarf edilen emekler, k sa sürede bereketli ürünlerini vermifl, slam dünyas n n ilk filozofu olan Kindî de bu kadro içinde yetiflmifltir. slam dünyas nda ortaya ç kan felsefe ekollerini tan mak. slam toplumunun kendi iç dinamiklerinin birer sonucu olarak ortaya ç kan kelâm ve tasavvuftan farkl olarak ve felsefe, Antik ve Helenistik düflünce miras na dayanmaktayd. Bununla birlikte slam dünyas ndaki yaklafl k befl yüz y ll k serüveninde felsefe gerek ontolojik ve teolojik, gerekse epistemolojik ve etik sorunlar n ele al n fl ve çözümleri bak m ndan bu dünyaya özgü sonuçlara ulaflm flt r. Buna ba l olarak birçok yeni felsefe ekolü ortaya ç km flt r. lk slam filozofu Kindî ile bafllayan felsefe hareketi XIII. yüzy la kadar devam etmifl, bu süre zarf nda Dehriyye, Tabîiyye, Meflflâiyye, hvân- Safâ ve flrâkiyye gibi ekoller ortaya ç km fl, ayr ca bu ekollerden hiçbirine mensup olmayan ba ms z düflünür ve bilim adamlar yetiflmifltir.

19 1. Ünite - slam Dünyas nda Felsefenin Ortaya Ç k fl 13 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi fetihlerle slam co rafyas - n n genifllemesinin sonuçlar ndan biridir? a. Hz. Peygamber in yerine kimin halife olaca tart flmas b. Büyük günah meselesi c. rade hürriyeti ve kader meselesi d. Hz. Peygamberin hadislerinin toplanmas e. Tercüme faaliyetinin bafllamas 2. Afla dakilerden hangisi slam n büyük günah sayd fiillerden biri de ildir? a. Sihir ve büyü yapmak b. Yetim mal yemek c. Sadaka vermemek d. Zulüm yapmak e. Haks z yere insan öldürmek 3. Ahlaki ve dinî hayatta görülmeye bafllayan tavsaman n yol açt hareket afla dakilerden hangisidir? a. Ehl-i Sünnet b. Mürcie c. Kelâm d. Zühd e. Cihat 4. Kelam ekollerinin büyük günah sorununa iliflkin görüflleri ba lam nda afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Kaderiyye ekolüne göre, insan fiilleri ilahî kadere göre flekillenir. b. Cebriyye ye göre, insan n kader karfl s ndaki durumu, yapra n rüzgar karfl s ndaki durumu gibidir. c. Hariciler büyük günah iflleyen kiflinin dinden ç kt n söyler. d. Mürcie ye göre, büyük günah iflleyen kifli hakk nda hüküm vermek insanlara düflmez. e. Mûtezile ye göre, büyük günah iflleyen kifli ne mü mindir ne kâfirdir. 5. slam düflüncesinin ana ak mlar ndan olan kelâm ve tasavvuf aç s ndan bir dönüm noktas say lan düflünür afla dakilerden hangisidir? a. bn Sînâ b. Gazzâlî c. bn Arabî d. bn Rüfld e. Sühreverdî 6. slam felsefesi tarihinde saf Aristocu say labilecek olan filozof hangisidir? a. Kindî b. Râzî c. Fârâbî d. bn Rüfld e. bn Sînâ 7. Afla daki ekol ve temsilcileri ile ilgili efllefltirmelerden hangisi yanl flt r? a. Dehriyye- bnü r-râvendî b. Eflâriyye- bn Rüfld c. Tabîiyye- Ebû Bekir Zekeriyyâ Râzî d. Meflflâiyye- bn Sînâ e. flrâk yye- fiihabüddin Sühreverdî 8. Afla daki kavramlardan hangisi tasavvufla ilgili de ildir? a. Riyâzet b. Tezekkür c. Nefis tasfiyesi d. Keflf e. stikrâ 9. Meflflâî ekolüne mensup filozoflara iliflkin afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Baz Meflflâî filozoflar deist yaklafl m benimsemifltir. b. Meflflâî filozoflar n ço u Eflâtun ile Aristo felsefelerini uzlaflt rma çabas içinde olmufllard r. c. Kindî Tanr -alem iliflkisi konusunda yoktan yaratmay savunmufltur. d. Meflflâî bir filozof olan bn Sînâ Tanr -alem iliflkisi ile ilgili sudur teorisini savunmufltur. e. Aristocu gelene in slam dünyas ndaki savunucular d rlar. 10. Sühreverdî ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. flrâkîlik ekolünün kurucusudur. b. Kaynaklar aras nda bn Sînâ ve bn Tufeyl in eserleri de vard r. c. Felsefe ile tasavvufu kaynaflt r p özdefl hale getirmeyi amaçlar. d. Âlemin var oluflunu sudur teorisiyle izaha çal fl r. e. Gnostik yaklafl ma karfl ak lc yöntemi savunur.

20 14 Ortaça Felsefesi-II Okuma Parças slam n Klasik Ça nda Felsefe Tasavvuru lhan Kutluer VII./XIII. yüzy l n ilk yans na kadar canl l k ve dinamizminden pek bir fley yitirmeksizin slam medeniyetine özgü bir felsefe paradigmas na ulafl lmas n sa layan ilmî ve fikrî geliflmeler, daha sonraki yüzy llar için temel oluflturacak kadar etkisini gelece e tafl yan özgün felsefe klasik lerinin ortaya ç k fl na yol açm flt r. ster slam felsefesinin teflekkül dönemine isterse de olgunluk dönemine ait olsunlar bu klasikler hem belli bir felsefe tasavvurunun yönlendirdi i hem de bu tasavvuru yeniden flekillendirici bir muhtevaya sahip olmufllard r. slam n vurgulad bilgi kavram, telkin etti i evrensellik fikri ve müntesiplerine kazand rd özgüven duygusu, kültürel co rafyan n da geliflmesiyle Akdeniz k y lar ndan Hint k y lar na bütün Ortado u yu dolaflarak uzanan büyük bir kültür kufla n n ilmî, fikrî ve edebî ürünlerinin kolayca tevarüs edilmesini sa lam flt r. Bu, müslüman medeniyetinin kendinden öncekilerin dinamizmini yitirmesi ard ndan hayatiyetini bitkisel seviyede sürdürebilen felsefî ve dolay s yla ilmî birikime eklemlenmesi, ona sahip ç kmas ve nihayet kendine mal etmesi sonucunu do urmufltur. Felsefe ve dolay s yla ilmin gelecekteki tarihi, art k dâru l- slam da idrak edilecektir ye bu yeni bafllang ç hem öncesi bak m ndan bir süreklili i hem de sonras bak m ndan özgünlü ü iflaret etmektedir. Dolay s yla müslüman sosyo-kültürel ikliminin flartlar nda ileri at lmak için geriden beslenmeyi son derece do al ve gerekli gören bir felsefi muhit oluflmufltur. Bu entellektüel muhitin sergiledi i felsefi performans n dinî de erlerle uyum sa lamak flöyle dursun, onlarla taban tabana z t oldu unu düflünen ço u din bilgini, felsefenin ilhâdî bir karaktere sahip oldu unu telkin etmifller; ancak çok karmafl k bir diyalektik süreç, felsefî gelene i ciddî ve akademik manada tenkit eden birçok müslüman düflünürü, slam felsefe paradigmas na fark nda olarak veya olmayarak ifltirake zorlam flt r. Felsefe muhitinde hikmet, felsefe ve ilim terimlerinin ço- u durumda efl anlamda kullan ld gerçe i, felsefe tarihini yapanlar nezdinde felsefe tasavvurunun hikmet ve ilim kavramlar fl nda flekillendi ini daha ilk bak flta ortaya koymaktad r. Ancak hikmet kavram n n tek tek ilimlerinkinden daha derin ve küllî bir hakikat anlay fl m tazammum ediyor oluflu yan s ra, inanç, bilgi, de er ve eylemin hâlidîlik ve evrensellik arzetti ine itikad edilen ilkelerini de iflaret etmesi, felsefenin hikmet olarak tasavvurunun, ilim olarak tasavvurundan daha genifl bir anlam tafl mas na yol açm flt r. Felsefenin hikmet olarak kavran fl çerçevesinde, zaman zaman hikmetin nebevîli i üzerine özellikle miflkâtü n-nübüvve kavram eflli- inde- tezler ileri sürülmüfl ve antik felsefe tarihi, nebevî hikmetin tarihi aç s ndan yeniden okunmufltur. Kristalleflmifl ifadesini el-hikmetü l-hâlide (Philosophia Perennis) kavram nda bulan bir hikmet anlay fl, felsefe tarihine Hz. dris (Hermes) gibi nebevî bafllang çlar tayin etmeye yol açmakla kalmam fl, kültürel havzalar n ve tarihî dönemlerin farkl l na ra men her ça ve medeniyette bir flekilde tecellî eden tarih ötesi bir akl n, evrensel bir hikmetin mevcudiyetini de telkin etmifltir. Asl nda bu hikmet tasavvurunun, hakikat anlay fl yla yak ndan ilgisi vard r. Her ça ve ulus için ayn flekilde do ru ve geçerli olan evrensel bir hakikat anlay fl d r bu ve kolayca ilk insandan beri varolan nebevî hakikatle özdefllefltirilmifltir. Hakikatin birli i ve evrenselli i fikri ile ulafl lan hâlidî hikmet tasavvuru, bir yandan felsefe tarihindeki farkl ak mlar uzlaflt rma e ilimine yol açarken bir yandan da ulûmu l-evâil in dâru l- slam daki meflruiyyet zeminini oluflturmufltur. Kadîm bilgelerin muvahhid olarak resme-dilifli, Hermetik yaklafl m hat rlat r tarzda, hikmetin nebevî menfleinin veya hiç de ilse felsefenin nebevî hakikatle asla çat flmad n n s k s k vurgulanmas bu meflruiyyet zeminini pekifltirme çabalar n n bir yans mas d r. Ancak slam filozoflar felsefenin tarihselli i ve/veya birikimselli inin tamamen fark ndayd lar ve baz filozoflar felsefenin bu yönünü daha çok vurgulad lar. Ancak onlara göre felsefenin tarihi serüveni içinde geçirdi i istihaleler ve bunun sonucu has l olan ilmî birikim, hakikatin birli i ve evrenselli i tasavvuruyla çeliflen bir durum arzetmiyordu. Çünkü hakikat, onlar n tasavvurunda istihsal edilen de il, ittisal edilen, ulafl lan bir sabit gerçeklikti ve felsefenin tarihî seyri içinde sa lad ilmî birikim, küllî hakikata bir befler olman n elverdi i ölçüde daha çok (yahut az) yaklaflmaya imkân veren izafî do rular n birikmesi anlam na geliyordu. Birikim fikri, sonra gelenin ulaflt do rular n n önce gelenlerinkine hareket noktas teflkil etti i ve e er sonra gelen yeni do rulara ulaflma imkân bulmufl ise, bunlar n öncekilerle çeliflmeyece i kabulüyle alakal olmufltur. Ancak felsefî süreklili in sa lanmas ad na ilmî ve fikrî intikallerin, mirasç s olunan kültürel havzaya ait karakteristik özelliklerin de aynen taklidini gerektirmedi i aç kt r. slam felsefe gelene ini tesis eden müslüman filozoflar bir taraftan süreklilik fikrinin gere i olarak eski felsefe üstadlar n n otoritelerini ciddiye al rken öbür taraftan özgünlük aray fl na girmifllerdir. Bafllang çta felse-

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TOPLUMLAR İLH 340 6 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1 e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VII/1 (Bahar 2014), ss. 261-265. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR Ali Rabbânî Gülpâyigânî, Önsöz Yayıncılık, İstanbul 2014 456 sayfa, Adem Sezgin

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi

flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi I Prof. Dr. Kas m KARAHAN flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi Hizmet Pazarlamas II Yay n No : 1695 flletme-ekonomi Dizisi : 194 2. Bask - Aral k 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 589-4 Copyright

Detaylı

AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR

AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR SEÇ LM fi TÜRK YE F NANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR Prof. Dr. Cemal B fi (Marmara Üniversitesi) Doç. Dr. Yakup SELV ( stanbul Üniversitesi) Doç. Dr. Fatih YILMAZ ( stanbul Üniversitesi)

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

ST. THOMAS AQUİNAS Muhammet Tarakçı, İz yay. 2006, 280 s. Sadi YILMAZ *

ST. THOMAS AQUİNAS Muhammet Tarakçı, İz yay. 2006, 280 s. Sadi YILMAZ * sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 15 / 2007, s. 209-214 kitap tanıtımı ST. THOMAS AQUİNAS Muhammet Tarakçı, İz yay. 2006, 280 s. Sadi YILMAZ * Ortaçağ genel itibariyle hem İslam hem de batı

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİNDE ÖNEMLİ RENKLER DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 RENKLER Türk mitolojisinde renklerin sembolik anlamları ilk olarak batılı Türkologların dikkatini çekmiş ve çalışmalarında bu hususa işaret etmişlerdir.

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

İçindekiler Şekiller Listesi

İçindekiler Şekiller Listesi 1 İçindekiler 1.GĠRĠġ 3 2. Mekânsal Sentez ve Analiz ÇalıĢmaları... 4 3. Konsept....5 4. Stratejiler.....6 5.1/1000 Koruma Amaçlı Ġmar Planı.....7 6.1/500 Vaziyet Planı Sokak Tasarımı....7 7.1/200 Özel

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Halil İbrahim Bulut, Dünden Bugüne Siyasi-İtikâdi İSLAM MEZHEPLERİ TARİHİ, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2011, 493 s.

Halil İbrahim Bulut, Dünden Bugüne Siyasi-İtikâdi İSLAM MEZHEPLERİ TARİHİ, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2011, 493 s. e-makâlât Mezhep Araştırmaları, V/2 (Güz 2012), ss. 163-169. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com Halil İbrahim Bulut, Dünden Bugüne Siyasi-İtikâdi İSLAM MEZHEPLERİ TARİHİ, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2011,

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

ÇINAR KOLEJ Ö RENC LER Ç N RENKL B R DÜNYA

ÇINAR KOLEJ Ö RENC LER Ç N RENKL B R DÜNYA ÇINAR KOLEJ Ö RENC LER Ç N RENKL B R DÜNYA B üyükçekmece deki yeni kampüsünü e itim ve ö retime açan, anas n f, ilkö retim, anadolu ve fen liselerini içeren Ç nar Koleji 32 bin metrekarelik alana kurulu

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

YAZILI MÎRAS YAYIN MERKEZ

YAZILI MÎRAS YAYIN MERKEZ KÜLTÜREL MERKEZLER YAZILI MÎRAS YAYIN MERKEZ Kültür ve slâmî rflad Bakanl Kültürel fller Yard mc l na ba l bir kurum olarak faaliyet gösteren Yaz l Mîras Yay n Merkezi, 1994 y l nda kuruldu. ran- slâm

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ I Doç. Dr. Yonca Deniz GÜROL YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ II YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ Yay n No : 2377 flletme-ekonomi Dizisi : 447 1. Bask Ocak 2011 - STANBUL

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)

Detaylı

Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi Al m Süreci Örne i

Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi Al m Süreci Örne i Uluslararas Yüksekö retim Kongresi: Yeni Yönelifller ve Sorunlar (UYK-2011) 27-29 May s 2011, stanbul; 2. Cilt / Bölüm XI / Sayfa 1359-1364 Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri

Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yay n No : 2973 Teknik Dizisi : 162 5. Bas - Ekim 2013 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-998 - 8 Copyright Bu

Detaylı

KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ

KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ Osman Aydınlı, İslam Düşüncesinde Aklîleşme Süreci Mutezilenin Oluşumu ve Ebu l-huzeyl Allaf, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2001, 287 s. (ISBN 975-8190-35-0) Mezhepler, içinde

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İMAM HATİP VE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ TEFSİR OKUMALARI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İMAM HATİP VE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ TEFSİR OKUMALARI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İMAM HATİP VE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ TEFSİR OKUMALARI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA, 2015 1 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu

Detaylı

Çanakkale. Hava Savafllar 1915-1918. Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir

Çanakkale. Hava Savafllar 1915-1918. Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir 1915-1918 Çanakkale Hava Savafllar Bilindi i gibi Osmanl savafla girdi inde birkaç cephesi vard r. Ancak en önemlisi buradaki Çanakkale Cephesidir. Adeta savafl n can damar

Detaylı

BA IMSIZ DENET M ULUSLARARASI DENET M STANDARTLARI KAPSAMINDA

BA IMSIZ DENET M ULUSLARARASI DENET M STANDARTLARI KAPSAMINDA ULUSLARARASI DENET M STANDARTLARI KAPSAMINDA BA IMSIZ DENET M Doç.Dr. Lerzan KAVUT stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Doç.Dr. Oktay TAfi stanbul Teknik Üniversitesi flletme Fakültesi Dr. Tuba fiavli

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*)

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) Amaç Madde 1. Bu Esaslar, kurulufllar n teknolojik AR-GE yapma yetene inin TÜB TAK taraf ndan de erlendirilmesine iliflkin usul ve esaslar belirlemektedir. Kapsam

Detaylı

Devleti tarihsel bağlamında iki ayrı örnekte incelemek. Prof. Dr. İlyas DOĞAN, Sivil Toplum Anlayışı ve Siyasal Sistemler, Astana Yayınları, 2013

Devleti tarihsel bağlamında iki ayrı örnekte incelemek. Prof. Dr. İlyas DOĞAN, Sivil Toplum Anlayışı ve Siyasal Sistemler, Astana Yayınları, 2013 Devleti tarihsel bağlamında iki ayrı örnekte incelemek Prof. Dr. İlyas DOĞAN, Sivil Toplum Anlayışı ve Siyasal Sistemler, Astana Yayınları, 2013 Devlet tarihi bir gerçekliktir İşbölümünün en basit düzeyde

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

III./IX. Yüzy l Sûfileri nin Azîz Mahmud Hüdâyî ye Tesirleri

III./IX. Yüzy l Sûfileri nin Azîz Mahmud Hüdâyî ye Tesirleri III/IX Yüzy l Sûfileri nin Azîz Mahmud Hüdâyî ye Tesirleri D R S A L H Ç F T Uluda Üniversitesi lahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dal Tasavvufî düflüncenin sistemleflmesine önderlik eden mutasavv flar

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I İLİŞKİSEL PAZARLAMA 31 MAYIS 2014 K O R A Y K A R A M A N

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo Sayfa 1 / 6 OCAK 2016 SAYI: 92 Gelişen teknolojiye ayak uydurabilen, teknik bilgi ve becerilere sahip fark yaratacak lider makine mühendisleri yetiştirmek üzere yola çıktıklarını belirten MEF Üniversitesi

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÖNERGE 10 BÜTÇE YÖNERGESİ T E T A Ş TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BÜTÇE YÖNERGESİ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı