Egemenlerin gözü emekçi halk n üç kuruflunda...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Egemenlerin gözü emekçi halk n üç kuruflunda..."

Transkript

1 Say : 08 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin *Y l:1 * Ocak 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X DUYURU 13 Ocak ta Kad köy Alt yol da saat te Herkese Sa l k, Güvenli Gelecek Platformu nun düzenledi i eylemde buluflal m! PART ZAN Egemenlerin gözü emekçi halk n üç kuruflunda kad nlar için nas l geçti? BM rakamlar na göre dünya genelinde her y l 5 bini aflk n kad n namus gerekçesi ile katlediliyor y l nda Türkiye de de kad nlar polisin, efllerinin, yak nlar n n ya da tan mad klar n n tacizine, sald r s na ve tecavüzüne u rad ; e itim, sa l k, çal flma gibi yaflam n tüm alanlar nda ayr mc l - a tabi tutuldu. Bir y lda onlarca kad n n yaflam hakk namus ad alt nda sonland r ld. Kad nlar, Türkiye nin farkl bölgelerinde farkl illerinde ayn nedenler gerekçe gösterilerek yak nlar taraf ndan katledildi. Sayfa y l n n ilk günlerine emekçi halk m z I. Kürdistan na yönelik askeri operasyon ve elektrikten do algaza kadar yap lan zamlarla, Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Yasas, TEKEL in özellefltirilmesi gibi sald r larla, asgari ücrete y ll k % 9.2 lik, memur maafllar na ise y ll k % 4 lük sadakayla açt gözlerini. Emperyalistlerin kanatlar alt nda gerçeklefltirmekte oldu u s n r ötesi harekât n giderleriyle karfl laflt r ld nda temel ihtiyaç ürünlerine yap - lan zamlar n, dolayl vergilerin art r lmas n n, özellefltirmelerle elde edilecek gelirlerin nereye gidece i anlafl l yor. E itime, sosyal güvenli e, sa l a kaynak bulamayan devlet, s n r ötesi operasyon için ayda 100 Milyon Dolar harcamaktan çekinmiyor. Örne in F 16 n n bir saatlik uçufl maliyeti yaklafl k 50 bin YTL iken, bir helikopterin bir saatlik uçuflu ise 10 bin YTL dir. Yani bir asgari ücretli bir F 16 y bir saat uçurmak için 9 y l, bir helikopteri bir saat uçurmak için ise 2 y l çal flmak zorunda. Ya da farkl bir hesaplamayla bir F 16 y bir saat uçurmak için 115 asgari ücretli bir ay boyunca maafllar n TSK ya vermek durumunda. Tüm bu sömürü ve sald r - lara karfl bir yandan Kürt halk na yönelik s n r ötesi operasyon ad alt nda gelifltirilen haks z savafla hay r derken di er yandan bu haks z savafl n giderlerinin emekçi halk m z n cebinden karfl - lanmas na karfl mücadeleyi yükseltelim! Haks z savafl n bedelini emekçilere ödetmek istiyorlar! Yeni y l direnifllerle bafllad OLEY S e ba l iflçiler, yeni y la Derbent Uygulama Oteli nin önünde kurulan grev çad rda girdiler. Yine Demsan Deri Fabrikas ndan at - lan 21 iflçi de so uk havaya ald rmadan fabrika önündeki direnifllerini sürdürüyor. Yeni y l n ilk günlerini sokaklarda karfl - layan TEKEL iflçileri de Bitlis, Adana, Tokat ve Kertal-Cevizli de Özellefltirmeye hay r! slogan n hayk rd. Sayfa 4 Tütüncülük bitiriliyor AKP hükümeti, izlemifl oldu u IMF, DB, AB eksenli tar m politikalar - n n bir parças olan TEKEL in özellefltirilmesinin y l sonuna kadar bitirilece- ini, babam n mal gibi satar m diyen Maliye Bakan Kemal Unak tan n a z ndan sevinçle aç klam flt. TEKEL de bu yönlü haz rl klar sürerken, özellefltirmeden en çok etkilenecek kesimlerin bafl nda tütün üreticileri geliyor. Sayfa 5 Butto nun ölümü ve yar - sömürgelerdeki politikalar ABD emperyalizminin bölgedeki en sad k uflaklar ndan olan Benazir Butto, ABD ile yap lan anlaflmalar ve bu anlaflmalarda verilen taahhütler sonucu 8 y ld r bulundu- u sürgünden döndü ü gün gerçeklefltirilen bombal sald r dan kurtuldu, ancak 28 Aral k ta gerçeklefltirilen sald r dan kurtulamad. Butto ya dönük ilk suikast n ard ndan giderek t rmanan çat flmalar n akabinde OHAL ilan eden Müflerref, böylelikle kendi iktidar n da pekifltirme gayretini sürdürdü. OHAL ilan, hem Butto ile Müflerref aras ndaki hem de Pakistan burjuva klikleri aras ndaki çat flmalar daha da su yüzüne ç kard. Butto nun, gerek Pakistan burjuva klikleri aras ndaki gerekse emperyalistlerin bölgede oynamaya çal flt klar oyun çerçevesindeki ölümü, gerçekte ise tasfiyesi ile birlikte, emperyalist k flk rtmalar sonucu zaten barut f ç s haline gelen ülkedeki çat flmalar n dozu üst seviyeye ç kt. Pakistan tam bir yang n yerine döndü. Sayfa 8 Halklar n kardeflli ine kurflun ifllemez 19 Ocak 2007 tarihi ülkemiz topraklar nda yaflayan çeflitli milliyetlerden halk n aras na ekilmeye çal fl - lan kin tohumlar n n filizlenmeye oldu. Agos Gazetesi Genel Yay n Yönetmeni Hrant Dink, bu tarihte, arkas ndaki güçlerin kimler oldu u çok aç k olan, faflist bir tetikçinin hain kurflunlar na hedef oldu. Bir gazeteci olman n ötesinde, ilerici, demokrat ve ayd n bir kifliydi Hrant Dink. Ama ayn zamanda da bu topraklarda binlerce y ld r yaflayan, ancak Türk egemen s n flar n n Türklefltirme politikas do rultusunda, tehcire ve soyk r ma u rat lan Ermeni ulusunun bir mensubuydu. Kin tohumlar iyi tutsun diye, egemenler ve onlar n uzant s faflist zihniyetlerce katliamda öne ç kar lan yan da bu oldu. Hrant n yerde yatan cans z bedeni üzerine örtülen örtünün d fl nda kalan ayaklar nda ilk göze çarpan, alt y rt k ayakkab lar oldu. O, bu s radan haliyle asl nda, ne kadar içimizden biri oldu unun da mesaj n veriyordu. bafllad n n, en önemli iflaretlerinden milyonlarla ifade edilen bir kesimi, Sayfa 9 flçi köylü den En küçü ünden en büyü- üne kadar yapt m z her iflin daha iyisi vard r. Hiçbir zaman mükemmel bir gazete ç kar yoruz demedik, hiçbir zaman da böyle demeyece iz. Çünkü ne kadar iyi ç kart rsak ç kartal m bu gazeteyi hedefimiz hep daha iyisi olacak. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Hesaplaflman n alan flçi s n f ve emekçilere sald r n n yeni ad : SSGSS Teorik derinlik, militanca durufl baflar n n teminat d r! Tedbirler bumerang etkisi yarat yor Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Ocak 2008 Üretim üzerine Planl, srarl çal flma kazan r Çal flmay yapt m z köy daha önce gidip geldi imiz, belli oranda çal flmalar m z n oldu u bir köydü. Ancak buna ra men ilk gitti imiz dönemde, insanlar belli bir mesafe koyarak bizi karfl l yorlar. Hatta kald m z evin sular ilk zamanlar akmad için bir komfludan su isteyen arkadafllar m za su verilmemifltir. (Bu komflumuza kendimizi anlatt ktan sonra aram z düzeliyor, hatta birçok defa yemeklerimizi onlarda yiyoruz.) Anarflistler gelmifl çal fl - yor, Bafl m z belaya girecek, Bunlar çal flamaz vb. birçok söylenti ve dedikodu bafl n alm fl gidiyordu. Ancak daha sonra gerek tarlalardaki çal flmalar m z, gerekse de kitleyle kurdu umuz iliflkilerden sonra, bu dedikodular n büyük oranda azald n, en az ndan insanlar üzerindeki etkisinin k r ld n söyleyebiliriz. fiunun alt n önemle çizmek gerekmektedir ki, yap lan dedikodular n temel nedenlerinden biri köylülerin korkmalar d r. Bunda köyde bulunan Jandarma Karakolu nun yapt anti-propagandan n etkisi büyüktür. Bunlar buraya tarlada çal flmay bahane ederek gelmifller, amaçlar baflkad r diyerek köylüleri korkutmaya, sindirmeye, bizimle ba kurmalar n engellemeye çal flm fllard r. Elbette bununla da yetinmeyerek çeflitli bahanelerle kimlik kontrolleri yapm fl, hatta gizli bir flekilde çal flt m z tarlalar n etraf - na pusu atarak resimlerimiz çekilerek, kamerayla görüntülerimiz kaydedilmifltir. Ancak tüm bu çabalar, ne çal flmam z engellemifl, ne de köylülerin bizi sahiplenerek destek sunmalar n... Hemen ilk günlerde köyde bulunan okurlar m z n da gayretleriyle yata ndan, tüpüne, kafl k-çatal ndan, taba na kadar birçok imkan - n bize sunmufltur köylüler. Bunlara ra men kimi köylüler de yapt klar yard mlar gizli bir flekilde yapmaya çal flm fllard r. Bunlarla da yetinmeyip gelip tarlada bizimle çal - flarak iflin zaman nda ve düzgün olarak teslim edilmesi için ellerinden geleni yapm fllard r. Tarlaya gelemeyenler ise özellikle ellerinden geldi i kadar yla yiyecek ihtiyaçlar - m z karfl lamaya çal flm fllard r. Tabii bunun yan nda Erzincan merkezden ve farkl köylerden de yan m za gelerek tarlada çal flan, destek sunan hat r say l r bir kesim bulunmaktad r. Köylülü ün bu sahiplenmesi, bizi kabullenmesi bizlerde ayr bir sevinç kayna olurken, bir kez daha kitlelere olan güvenimiz tazelenmifl, devrim inanc - m z perçinlenmifltir. Bunlardan adam olmaz bofl laflar na da ne kadar yersiz oldu unun bir göstergesi olarak haf zalar m za kaz yarak pratikte kan tl yoruz. Bu çal flmayla bir kez daha görmüfl olduk ki, kitlelerin içine girildi- inde, onlar n hem ö rencisi hem de ö retmeni olundu unda, onlar örgütlemenin önüne hiçbir güç geçememektedir. Mesele çal flmaktad r. Planl, programl, srarl, do ru bir çal flmayla yap lmayacak hiçbir fley yoktur Üreten, üretimin içinde yer alan bireyler eme in, al nterinin de erini daha iyi anlarlar. Haz rc, kafa ve kol eme ini birlefltiremeyen, üretemeyen kifliler, kurumlar, örgütler, bulunduklar yerden bir ad m daha ileri gidemez, kendini tekrarlamaktan kurtulamazlar. Bugün ülkemizde yetiflen gençlerimizin büyük bir kesiminin ezberci olmas, sorgulamaktan, sorgulatmaktan, araflt r p-incelemekten uzak olmas n n en büyük nedenlerinden birisi de, ö rendiklerini pratikte uygulayacak bir ortama sahip olmamalar d r. Kimyay, fizi i bile teorik bir ders gibi ezberleyerek ö reten, üretimden tamamen kopuk bir e itim sistemi, insanlar n körelmesine, geliflmemesine ya da tek tarafl bir üretimin içine sokularak eme in de- erini anlamamas na, dolay s yla da kifliler, meslekler, konumlar aras ndaki uçurumun giderek derinleflmesine neden olmaktad r. Devrimciler ve sosyalistler e itimi tek yanl ele almaz, kafa ve kol eme inin iç içe geçti i, yani teori ve prati in birleflti i bir e itim sisteminin veya üretim sisteminin en yararl olaca n düflünür ve bu yönde pratiklerini belirlerler/belirlemelidirler. çinde yaflad m z toplumun ve üretim iliflkilerinin de getirdi i bir sonuç olarak birço umuz küçük burjuva bir yaflam sürdürmekteyiz. Özellikle ö renci gençlik bu konuda ön s rada bulunmaktad r. Son birkaç Yukar da YDG nin yapm fl oldu u köy çal flmalar na k saca de inmifltik. Bizlerin Erzincan da planlad çal flma, bu çal flmalar gibi ele al nmad. Çal flman n ele al n fl ndan, hedeflerine kadar bir dizi farkl l bar nd rsa da, sonuç itibariyle benzer dersler, pratikler ç kar lm flt r. Bir süredir yaflad m z bir tak m ihtiyaçlar m z bu çal flmay yapmam za vesile olsa da, üretimin içine girmek gibi bir hedefimiz her zaman vard ve her f rsatta bunu yerine getirmek gibi bir düflüncemiz ve pratik ad mlar m z bulunmaktad r. Bu nedenle köylülü ü tan mak, sorunlar n n ne oldu unu ö renmekten çok (bir flekliyle kitle çal flmas vesilesiyle içinde oldu umuz için bunlar büyük oranda bilmekteyiz) onlarla ayn havay teneffüs etmek ve bunun sonucunda da ihtiyaç olan örgütlenme çal flmalar na bafllamak gibi bir hedef ve bahsetti imiz ihtiyaçlar m z çal flmam z n esas n oluflturdu. y ld r Yeni Demokrat Gençlik yapt köy çal flmalar yla kendi kitlesini belli bir dönemde de olsa üretimin içine sokmakta, özellikle köylülerle iç içe yaflayarak onlar n sorunlar n daha yak ndan gözlemleyebilmekte ve ayn zamanda da üretimin, al nterinin nas l oldu unu, bunun zorluklar n bire bir görerek, teorik olarak ö rendiklerini pratik içinde harmanlama f rsat bulmaktad rlar. Bu çal flmalar n kuflkusuz say s z faydas n da görmektedirler. Yukar da k saca üretimin öneminden bahsetmeye çal flt k. Bu yaz m zda Erzincan ilimizde köylerde üretimin içine girdi imiz bir süreçte yaflad klar m z paylaflmaya çal flaca- z. Elbette her çal flma nas l ele al n rsa al ns n, gerekli dersler ç kar ld ktan sonra bir e itim çal flmas niteli indedir. Ki, bu çal flma da içinde birçok önemli deneyimi bar nd rmaktad r. Kendimizi, kitlemizi daha yak ndan tan ma, köylünün düflünme ve çal flma sistemati i hakk nda Köylü üretemez halde Yaflad klar m za, ö rendiklerimize de inmeden önce k saca bölgemizdeki köylülü ün yaflad s k nt - lar aktaral m; Erzincan ilinde küçük ve büyük bafl hayvanc l n yan nda, topra olan köylülerin bir k sm da tar mla u raflmaktad r. fieker pancar, fasülye, bu day, arpa, üzüm vb. ürünler topra n durumu, iklim koflullar gibi durumlar da göz önünde bulundurularak ekilmektedir. Ekilmektedir dedi imize bakmay n siz, asl nda köylü bugün üretemez, tarlas n ba n ekemez duruma getirilmifltir. Örne in; bizim de bir ay boyunca çal flt m z fleker pancar n ele al rsak; daha önceki y llarda üreticinin karfl s nda herhangi bir kota s n rlamas bulunmamaktayd. Bu nedenle köylü istedi i kadar ekebilmekteydi. Ancak son y llarda konulan kotalarla köylü zor durumda kalm flt r. Verilen kotadan fazla ürün ç kt nda köylünün elinde kalmakta, fabrika taraf ndan al nmamaktad r. Ya da konulan kotan n alt nda bir ürün elde edilmiflse, bu sefer de eksik olan miktar tamamlamak zorunludur, tamamlanmazsa paras ödenmek zorundad r. Bununla birlikte kotay tam doldursan bile her y l kota miktar nda kesintiler yap lmaktad r. Bununla birlikte sürekli düflürülen taban fiyatlar da köylünün belini bükmektedir. ki y l önce pancar n 1 kg fiyat 110 TL civar nda iken geçen y l 80 küsur, bu y l ise 90 küsur TL civar ndad r. Yani bugün fiyat hala iki-üç y l öncesinin alt ndad r. Bununla birlikte mazota, gübreye, ilaca vb. birçok fleye sürekli zam yap lmaktad r. Fiyatlar sürekli artarken köylünün üretti i sürekli düflmekte, al m gücü azalmaktad r. Tabii verdi iniz ürünün paras n da hemen alam yorsunuz. Eylül-Kas m aras hasad yap larak fabrikaya verilen ürünün paras, bir sonraki y l Nisan-May s ay gibi al nmaktad r. Bununla birlikte iflçi paras n, gübre paras n, traktör paras n peflin ödemek zorunda üretici. Bu verilen paray da tam olarak alamamaktalar. Paran n bir k sm yerine üreticiye fleker verilmektedir. Ama bilindi- i üzere flekerle kar n doyurulmamaktad r. Hayvanc l k yapan köylünün durumu da bundan çok farkl de ildir. Yeme, samana, arpaya sürekli zam yap l rken, üreticinin elindeki hayvanlar n al m sürekli düflürülmektedir. Köylü elindeki hayvan de erinin alt nda üstelik peflin para yerine uzun süreli vadelerle veresiye vermek zorunda kalmaktad r. Bunlarla birlikte sübvansiyonlar n kesilmesi, destekleme kredilerinin astronomik faizlerle engellenmesi, kotalar vb. yöntemlerle k skaç daha da daralt lmaktad r. Konufltu- umuz birçok köylü ya üretimden vazgeçmeyi düflünmekte, ya da ek olarak farkl u rafl alanlar aray fl içine girmektedir. Erzincan dan bir -K okuru Köylüyle içiçe üretimin içinde bilgi edinme konusunda da önemli dersler ç karmam za vesile olmufltur. Elbette yaz n n en bafl nda de indi imiz, eme in de eri konusunda da olumlu ve olumsuz dersler ç kar lm flt r. Küçük burjuva yaflam tarz n n getirdi i al flkanl klar, rahatl klar, disipline gelememe bu çal flmada da belli s k nt lar yaflanmas na neden olmufltur. Ancak hemen flunu belirtelim ki, bu durum yap lan müdahalelerin de etkisiyle esasa damgas n vuran bir hattan uzak, birkaç münferit ayak diremeyle s n rl kalm flt r. Çal flmam z n en büyük s k nt lar ndan biri bafl ndan itibaren yap lan planlar m z n pratikte karfl l k bulmamas d r. Bunun en büyük nedeni de yap lan çal flman n öneminin kavranmamas d r. Zira çal flmaya kat lmak isteyen hat r say l r bir kesimin sonradan bu çal flmadan haberinin olmas bunun en iyi göstergelerinden biridir san r z. işçi-köylü den Merhaba Gazetemizin Demokratik Halk Devrimi çin flçi Köylü ismiyle ç kt süreçte gazetemizde yapt m z bir tak m yeniliklerle birlikte okurlar m zla daha s k, daha yak n ve daha nitelikli bir iliflki a oluflturmak için önümüze çeflitli il ve bölgelerde okur toplant lar yapmay da görev olarak koymufltuk. Bu toplant lar n ikili yönü vard. Birincisi okurlar m z n (ve kitlelerle aram zdaki ba olan okurlar m z vas tas yla gazetemizin ulaflt kitlelerin) gazeteyi nas l de erlendirdi ini ö renmek, elefltirilerini almak, bu elefltiriler do rultusunda yeni de iflikliklere gitmekti. Buna ek olarak okurlar m zda belli eksikliklerin oldu unu düflündü ümüz destek ve sahiplenifli yaratmak, yani ülkenin çeflitli yerlerinde faaliyet gösteren okurlar m z n çal flmalar n n gazeteye yans mas n sa lamakt. Di er bir yan da gazete çal flanlar olarak kitlelerin içine giderek bu kitle ba m z gelifltirmenin küçük bir ad m olsun istedik. Üç ayl k bir süreç içerisinde stanbul un 5 ayr semtinde, Bursa, Ankara, zmir, Adana, Tarsus, Mersin, Malatya, Erzincan (Kars ve Sivas tan kat l mlarla) ve Diyarbak r da bu toplant lar gerçeklefltirdik. Buralarda çok verimli oldu unu düflündü ümüz tart flmalar yafland. Tüm okurlar m z n önerilerini küçük büyük demeden, bunun uygulama koflulu yok peflin hükmüne varmadan, bu önerilerin nas l yaflama geçirilebilece ini de belli oranlarda tart flmaya çal flarak not ettik. Tüm okurlar m z n elefltirilerini, ço una yerinde yan t vererek ama daha sonras nda çok daha ayr nt l de erlendirece imiz konu bafll klar olarak ald k. Yine birçok toplant da okurlar m z n kendi aralar nda tart flmalar na ve bize gerek kalmadan kimi noktalarda kararlar almalar na tan k olduk. Örne in Gazi Mahallesi nde gazetemizi yeni okumaya bafllayan kad n arkadafllar m - z n neler yap labilece ine/yap lmas gerekti ine dair yapt klar konuflmalar gazeteden çok semt özgülünde neler yap labilece- ine iliflkindi. Ya da Erzincan da kitlelere nas l gidilece inin konufluldu u noktalarda kitlelere gidiflte gazetenin daha etkili hale nas l getirilmesinin yan nda okurlar m z n nas l gitmesi gerekti ini genç arkadafllara anlatan deneyimli arkadafl m z, çok de- erli anlat mlarda bulunuyordu hepimize. Yine Tarsus ta çok genç bir arkadafl m z örgüt ve örgütlenmenin önemine kendi örnekleriyle son derece güzel de iniyor, Diyarbak r da YDG ile flçi-köylü nün ba n kurma konusunda verimli tart flmalar yaflan yor, Malatya da büro faaliyetiyle kendi faaliyetleri aras nda verimli bir ba kurmak tart fl l yor, da t m konusundaki eksikliklerine vurgu yap l yordu. Birçok tart flma da gazetemizi aflan meseleler üzerine oldu undan bu tart flmalardan uzak durmaya çal flsak da, bunlar n önemli oldu unu ve okur toplant lar nda de il ama tart flmaya ihtiyaç oldu unu gösteriyordu. Gülsuyu Mahallesi nde kad n arkadafllar m z n sahiplenici ve kafa yorucu yaklafl mlar, genç arkadafllar m z n kesinlikle de- erlendirilmesi gereken kampanya benzeri önerileri, Sar gazi Mahallesi nde gazetenin misyonu üzerine yapt m z tart flmalar çok de erli veriler sundu bizlere. Bu toplant larda ald m z tüm notlar, konu bafll klar n gazete çal flanlar olarak tek tek de erlendirecek, uygulama koflullar n tart flacak ve daha derli toplu bir hale getirece iz. Bu çal flma sonucunda elde etti imiz verileri hem bu köfleden hem de bu öneriler do rultusunda yapaca m z de iflikliklerden gazetemizin sayfalar ndan görebileceksiniz. Bu toplant lar burada bitmifl midir? Afla yukar tüm okur toplant lar nda ald m z sorulardan biri de buydu. Bu sorunun yan t toplant lar de erlendirdikten sonra ortaya ç kacak. Ancak bu konuda iki noktaya vurgu yap labilir. Birincisi bu toplant lar olmasa dahi, okurlar m z n kendi aralar nda dönem dönem gazeteyi de erlendirmeleri, üzerinde tart flma yürütmeleri ve bunun sonuçlar n da gazetemize aktarmalar önemlidir. kincisi bu toplant lar tekrar yapt m z durumda ilkinde tart flt m z konular dönüp dolafl p yine ayn düzlemde tart flamayaca m zd r. Yani bir üst düzeyde tart flma gerçeklefltirmezsek bu toplant lardan son tahlilde çok da bir verim al nm fl say lamaz. Yapt m z 13 toplant da tart flt klar m z yaflama geçirme konusunda ortaya koyaca m z çaba içinde karfl laflt m z sorunlar, s - k nt lar tart fl p daha ileri meseleleri önümüze koymal y z ki, bu toplant lar n kendini tekrar etmesi s k nt s na düflmeyelim. Bizler bundan sonra buna dikkat edece iz, daha önce düflünmemifltik vb. söylemlerle karfl lad m z elefltirileri derhal dikkate alarak gazetemize yans tt m z, okurlar m z da da t mdan, yaz larla gazeteyi beslemeye kadar bir dizi konuda ad m att durumda, bir sonraki toplant larda sizler bize ayn elefltirileri getirmeyecek, bizler de sahiplenifl konusunda ayn cümleleri tekrar etmeyece iz. En küçü ünden en büyü üne kadar yapt m z her iflin daha iyisi vard r. Hiçbir zaman mükemmel bir gazete ç kar yoruz demedik, hiçbir zaman da böyle demeyece iz. Çünkü ne kadar iyi ç kart rsak ç kartal m bu gazeteyi hedefimiz hep daha iyisi olacak. Örne in 15 günlük ç kartt m z gazetenin periyodunu haftal a düflürdü ümüz gün, günlük gazete tart flmas n bafllataca z ayn zamanda. Bu toplant larda bir kez daha teyit ettik; her fley bize ba l. Biz kolektif hareket edersek, tek bir vücudun organlar olarak davran rsak baflaramayaca m z, alt ndan kalkamayaca m z hiçbir fley yok. Burjuva-feodal medyayla kuflat lm fl, devletin soruflturma açmaktan, yay n durdurmaya kadar kimi silahlar yla bask alt nda tutmaya çal flt, da t m flirketlerinin devrimci bas n n karfl layamayaca koflullarda sözleflme dayatarak da t m n engelleme ad mlar att yerde bizlerin gücü hakl l m z n, meflrululu umuzun yan s ra halk kitlelerindedir. Halk kitleleriyle bulufltu umuz oranda devletin hiçbir yapt r m, cezas anlaml olmayacakt r; halk kitlelerinden koptu- umuz oranda ise zaten bu tür bask lardan muaf tutulaca z. O zaman gücümüzü sakl oldu u yerden ezilen halk kitlelerin içinden ç kartal m, y k lmaz bir güç haline getirelim.

3 11-24 Ocak 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Faflizmin rengi zifiri karanl a evriliyor S n r ötesine bombalar n ya d r ld, bölgedeki Kürt halk n n bombalardan kurtulmak için bir kez daha göç yollar na düfltü ü bir döneme denk gelen toplant n n sonras nda yap lan aç klamalarda, s n r ötesi operasyonun ne kadar baflar l oldu u, Irak n toprak bütünlü ü vb. Irak ve Irak Kürdistan odakl aç klamalar yer almakta. Faflist TSK n n, ABD den al nan icazetle, 16 Aral k ta bafllatt s n r ötesi operasyonlar n sürdü ü günlerde devletin zirvesi bir kez daha bir araya gelerek, y l n son MGK toplant s n gerçeklefltirdi. S n r ötesine bombalar n ya d - r ld, bölgedeki Kürt halk n n bombalardan kurtulmak için bir kez daha göç yollar na düfltü ü bir döneme denk gelen toplant n n sonras nda yap lan aç klamalarda, s n r ötesi operasyonun ne kadar baflar l oldu u, Irak n toprak bütünlü ü vb. Irak ve Irak Kürdistan odakl aç klamalar yer almakta. Ancak toplant öncesi ve sonras yaflanan geliflmelere bak ld nda, bu toplant n n merkezine oturtulan esas konunun, s n r ötesinden çok s n r n berisi oldu u görülmekte. Ayn zamanda terörle mücadele dediklerinde gerçekte neyi, daha do rusu kimleri, hangi kesimleri kast ettikleri de. Egemen s n flar n hedefi genifl Ülkenin faflist egemen s n flar taraf ndan bugün öncelikle terör olarak adland r lan ve imha etmek, sindirmek, sistem içine çekmek için büyük bir seferberlik bafllat lan kesimin, Kürt Ulusal Hareketi oldu u noktas nda hiç kuflku yoktur. Kardefl halklar birbirine düflman etme temelinde yükseltilen, tüm rkç -faflist dalga da yine öncelikle Kürt Ulusal Hareketi ni hedeflemektedir. Kürt halk n n yasal temsilcileri üzerinde bile yo un bir linç kampanyas gerçeklefltirmenin nedeni de, yine Kürt Ulusal Hareketi ne dönük niyetlerin ürünüdür. Ve tüm bu yönlü faaliyetler, bu topraklarda egemen olan s n flar n en iyi bildikleri yöntemlerle gerçeklefltirilmektedir. Bu yöntemler ise, Osmanl dan ttihat Terakki ye, onlardan da TC nin kuruluflundan bugüne kadarki temsilcilerine devir yoluyla gelen kontra faaliyetler, imha-inkar politikalar d r. Gerek ba l olduklar emperyalist efendileri ile gerekse kendi aralar nda yapt klar bafl bafla görüflmelerin hemen akabinde, ya bir kontra sald r n n gerçekleflmesi ya da ortal a çeflitli bilgilerin s zmas (s zd r lmas ) ise art k ola an bir hal alm flt r. Bu durum ise, sadece Kürt Ulusal Hareketi aç s ndan de il, tüm ilerici-demokrat- devrimci-komünist güçler aç s ndan, sürecin çok iyi analiz edilmesini ve mevcut geliflmelere uygun bir konumlanman n zorunlulu unu da beraberinde getirmektedir. Çünkü egemenlerin hedefi oldukça genifl tuttu u, geliflmelerin seyrinden çok net biçimde anlafl lmaktad r. K sacas hedef ülkedeki tüm toplumsal muhalefettir. Dahas iflçi-emekçi y nlar n hak arama mücadelesidir. Ve de bu mücadelelerin üzerinde yükselece i s - n f mücadeleleridir. Emniyet araflt rm fl! Emperyalistlerle yap lan görüflmeler ve ülke egemenleri aras nda yaflanan sözde çat flmalar eflli inde bafllat lan s n r ötesi operasyonun sürdü ü günlerde ve MGK toplant - s ndan hemen birkaç gün önce, durumdan vazife ç kararak (daha do rusu vazifelendirilen) bofl durmayan emniyet güçleri, yapt klar bir araflt rmay, ayn günlerde kamuoyu ile paylaflma ihtiyac duymufllar! Bu araflt rman n kapsam nda Türkiye de aktif olan terör örgütleri bulunuyor. Ancak Emniyet, sadece bu örgütlerin hangileri oldu unu tespit etmekle kalm yor, bunlar içinde yer alanlar n, yafl gruplar n, e itim durumlar n araflt r yor. Ulusal-sosyal kurtulufl hareketleri saflar nda mücadeleye kat lanlar n e itim, yafl ve hangi toplumsal koflullardan-çevrelerden geldiklerine iliflkin bu araflt rmalar n hedefi ise, bunlar n önde gelen kadrolar n ve saflar nda yer alanlar, toplumdan soyutlama vard r. Yine toplumu bunlarla korkutma da ayn hedefler içinde yer almaktad r. Ulusalsosyal kurtulufl mücadelesi verenlere dönük yap lan tespitlerde, e itim seviyesinin düflüklü ü, ailede psikolojik sorunlar n oldu u, anne-baba ayr ld için sevgisiz büyüdü ü vb. argümanlar öne ç kar larak, bu argümanlar, insanlar n baflka ç k fl yolu görememek, kand r lmak vs. nedenlerle örgütlere kat ld klar tezi ne dayand r lmaya çal fl l r. Bununla söylemeye çal flt klar, dahas topluma empoze etmek istedikleri fley ise aç kça bunlar zaten toplumun d fllad klar fikridir. Ancak Emniyet in flu süreçteki giriflimleri sadece yukar da sözü edilen araflt rma ile s n rl kalm yor. E itimcilere terör brifingi, ö rencilere ajanl k Emniyet yetkilileri, gençlerin terör bata na düflmemesi için, baflta ebeveynler olmak üzere yak n çevresine önemli görevler düfltü ünü söyleyerek, bir kez daha harekete geçiyorlar. Bu defa hedefte ilkö retim okullar nda okuyan ö renciler var. Bu okullar n, idarenin iflbirli iyle, polise zimmetlenmesine dönük çabalar sürerken, ö renciler üzerinde birebir etkili olmaya dönük giriflimler gündeme geliyor. Bu giriflimler ise, terör örgütlerinin ö rencilere dönük beyin y kama faaliyetlerini engellemeyi hedefliyor! Bu yönlü somut ad mlar n at ld yerlerin bafl nda ise, Diyarbak r daki okullar geliyor. Diyarbak r l Emniyet Müdürlü ü, lise ö rencilerine yönelik terör konulu konferanslar veriyor ve ö rencilere Terör mü?, Üniversite mi?, Gelecek mi?, Güzel bir yaflam m? bafll kl bildiriler da t yor. stanbul da yaflanan örnekte ise, birçok ilçedeki liselerden seçilen pedagoglar Vatan Caddesi ndeki stanbul Emniyet Müdürlü ü ne ça r - l yor ve kendilerine bir brifing veriliyor. Bu brifingde yine terör konulu olup, pedagoglar n, emniyetin çizdi i çerçeve dahilinde, ö rencilerle tek tek konuflmas isteniyor. Ö rencilerin terör örgütleri ile iliflkiye geçmesinin önünü kesmeye dönük oldu u söylenen bu konuflmalar n gerçek amac n ise kesinlikle, ö rencilerin beyninin rkç -faflist politikalarla doldurulmas. Ayn zamanda sorgulama olarak alg - lanmas gereken bu görüflmelerde, devrimci, yurtsever, ilerici ö rencilerin tespit edilmesi, yani fifllenmesi gibi bir amaç da güdülmekte. E itimcilerin, ö rencileri terörden koruma ad alt nda özde ajanlaflt r lmas anlam na gelen bu uygulama, sadece e itimcilerle de s - n rl kalm yor. En son fi rnak taki bir ilkö retim okulunda okuyan 50 ye yak n ö renci Emniyet Müdürlü ü - ne götürülüyor. Bu ziyarette çocuklara iflsiz kal rsan z bize gelin denerek, aç kça ajanl k teklif ediliyor. Bununla da bitmiyor, ö rencilere üzerinde ben gönüllü polis olarak her türlü kanun d fl davran fltan uzak duraca m, suç ve suçlular 155 polis imdata bildirece im yaz l kokartlar veriliyor. Sözlü olarak da ö rencilerden, miting vb. eylemlere kat lanlar ihbar etmeleri isteniyor. Faflizmin, afla dan yukar ya tüm topluma yay lmas n hedefleyen bu uygulama, tüm faflizmle yönetilen ülkelerde, bu ülkelerin faflist egemen s n flar n n ortak yöntemidir. Örne- in, Hitler faflizmi de, benzer yöntemler kullanarak, Alman toplumunu Yahudilerle ilgili her türden bilgiyi ihbar etmeye teflvik etmifl ve Nazi soyk r m bu bilgilendirmeler üzerinden gerçekleflmiflti. Bugün bu yöntem faflist Türk egemen s n flar n n bir kez daha üzerinde yo unlaflt bir yöntem olarak karfl m za ç kmaktad r. Bugün bir yandan faflist ordusunu Kürt halk n n üzerine salarak, imha-inkar sürdürmesi, di er yandan yetkilerini art rarak, son dönemde s kça ortaya ç kan yarg s z infazlar için elini güçlendirdi i polisini, toplumsal muhalefetin, hatta sokaktaki insan n üzerine salmas da, ayn politikalar n ürünüdür. Ancak bu politikalar, her fleyden önce de emperyalistlerle yap lan ve özü onlar n bölgedeki gücünü art rmaya dönük olan pazarl klar n ürünüdür. Bu kapsamda da, emperyalist ekonomik-siyasal politikalar n ülkede daha yo un hayata geçirilmek istenmesinin ve böylelikle de uflakl k pozisyonunu pekifltirmeye dönük verilen sözlerin yerine getirilme çabas n n ürünüdür. Faflizmin rengi zifiri karanl a evriliyor Faflizmin en koyu biçimi, ekonomik-siyasal krizlerin derinleflti i dönemlerde hayata geçirilir. Emperyalist-kapitalist sistemin içine girdi i kriz de, faflizmin tüm dünyada en koyu rengine bürünmesini getirmektedir. Faflizmin renginin, yönetim biçimi faflizme dayal olan ülkemiz özgülünde de giderek daha koyu bir hal ald - n ise mevcut geliflmeler göstermektedir. Rengin zifiri karanl a evrilmesi için çabalar ise olanca h z yla sürmekte. Bu çabalar n h zlanmas nda ise iflçi-emekçi y nlar n dört bir yanda yükselttikleri grev vb. direnifller büyük rol oynamakta. Giderek büyüyen ekonomik-siyasi krizin yaratt bu tablo ise asl nda meselenin özünü oluflturmakta. Ardarda gelen zamlar n da katk - s yla, had safhaya ç kan yoksullu un, sefaletin, iflsizli in genifl y nlarda yaratt hoflnutsuzlu un giderek daha boyutlu d fla vurmas, kitlelerin art k eskisi gibi yönetilemez olmas. Çok yönlü sald r lar n artmas n n ard nda yatan gerçek neden de iflte, yoksul y nlar n büyüyen öfkesinden duyulan bu korkudur. Ortak mücadeleyi örerek, bu korkular n büyütelim! Karanl klar ayd nl a çevirmenin yegane yolu budur! S n fsal Yaklafl m Hesaplaflman n alan Reform paketi halinde devreye sokmaya çal flt klar yasa tasar s için devletin iflas n önlemek amaçl misyondan söz ediliyor, di er yandan IMF nin 2008 fiubat ndaki gözden geçirmesinde 1.6 milyar dolarl k kredi dilimini onaylayabilmesi de buna endeksleniyorsa, ortada san ld ndan da ciddi bir durum var demektir. Bu durum, asgari ücretin açl k s n r alt nda tutulmas na karfl n böyledir. Bu durum, iflçi s n f hareketi üzerinde kontrol ve denetimin üst düzeyde seyretti i koflullarda böyledir. Bu durum, ulusal sorunla ilgili rkç -floven kampanyada sahneye TSK bütün heybetiyle ç km flken, hava bombard manlar ile yapt klar katliam-flovlar, ez-çöz formülüne kitlenerek yürütülürken böyledir. Kandil e ya d r lan bombalar ile Dersim de atefllenen roketlerin bir maliyeti vard r. 1 May s Mahallesi nde kullan lan biber gaz ile K z lay daki panzerlerin benzini de bir maliyet gerektirmektedir. F tipi iflkencehaneler kumdan infla edilmemektedir 1.5 milyonu aflk n asker, polisle, yüz binlerce korucu ve gardiyanla bu devleti korumaya çal flman n bedeli elbette ki halka ödettirilecektir. Bu sömürü ve talan düzeninin d flsal etkenlerden baflka yap sal olarak içten gelecek tehlikelerden de kendini sürekli sak nma derdi vard r. Bununla beraber, sömürü çarklar na yön veren mekanizmalar n iflletilmesinde, emperyalist planlara uygun bir do rultuda hareket etme önceli i bulunmaktad r. Her iki durumun kesiflme noktas na oturan sosyal devlet ilkesinin minimalize edilme politikas, belli bir süredir yürütülmeye çal fl lmaktad r. Sosyal devlet ; Ekim Devrimi ile aç lan yolda Sosyalist Sistem in bas nc yla, ekonomik, kültürel, toplumsal nitelikli kolektif haklar n tan nmas yla, burjuva demokratik rejimlerde aç lan gedikler sonucu gelifltirilen bir kavram olarak literatürde yerini alm flt r. Bunlardan bir k sm n n karikatürlefltirilmifl biçimde bizimki gibi yar -sömürge yar -feodal ülkelerin anayasal/yasal düzenlemelerine yans t lmas söz konusudur. Sosyal devlet ilkesi kapsam nda Türk mevzuat nda zaten geri düzeyde bulunan bir tak m haklar n gasp edilmesine ve/veya budanmas na yönelik sald r yla daha da yoksullaflt r lacak olan emekçilerin s rt ndan yeni bir sömürü kayna yarat lmak istenmektedir. Meseleyi önemli ve kritik k lan husus, bunun kal c bir yap laflma haline getirilmesi ve sosyal güvenlik sisteminin bu flekilde kurgulanmas d r. Kat l m pay ad alt nda sa l k hizmetlerini paral hale getiren ve sermayenin ya mas na açan, emeklilik ücretini düflüren ve emeklili i mezara tafl yan, çal flmada y pranma pay faktörünü ortadan kald ran, k sacas birçok yönüyle sa l k ve sosyal güvenlik hakk n sakatlayan SSGSS yasa tasar s ile önemli bir hesaplaflma alan aç lm fl olmaktad r. Bu alan, iflçi ve emekçi kitlelerine yönelik sald r lar n yo unlaflt, yoksullu un daha da derinleflti i, sefalete iliflkin tablonun ortal a saç ld bir süreçte aç lm flt r. Asgari ücret, bu kez Türk- fl in aç k oluru ve imzas ile yine açl k s n r n n çok alt nda (435/690), yüzde 4 lük art flla belirlenmifltir. 3.5 milyon kifliyi do rudan ilgilendiren bu durumdan di er çal flanlar n ve ailelerin etkilenece i de unutulmamal d r. Temel g da ve tüketim maddelerindeki y ll k enflasyonun yüzde 25 in üzerinde oldu u belirlenirken; yeni y lla beraber elektrikten do algaza, toplu tafl - mac l ktan benzine ve dolay s yla her fleye yönelik zam furyas n n bafllat ld koflullarda, hesaplaflma kendisini dayatmaktad r. Böylesi durumlarda kitab n ortas ndan konuflarak rest çekmek, flartlar n gere i olarak alg lanmal - d r: Devlet Bakan Mehmet fiimflek, Bizim ülkemizdeki ortalama asgari ücret ço u Avrupa ülkesinden yüksektir ( ) diye konuflurken, Sanayi Bakan Zafer Ça layan, Türkiye de iflsizlik oldu una inanm yorum. Milyonlarca insan arayan yüz binlerce iflletme var. Problem istihdamdad r, arz ile talebin çak flt r lamamas ndad r ( ) demektedir. Gerçekler bu kadar aç k biçimde ters yüz ediliyorsa, Tayyip Erdo an da pekala 2008 bütçe görüflmelerinde, sosyal politikalar n baflar s ndan söz edebilmektedir. Sosyal politika diye bahsetti i, AKP yi yüzde 47 ile hükümete tafl yan dilenci/sadaka ekonomisidir(!). Emekçi kitleler h zla yoksullaflt r lmakta, ili ine kadar sömürülmekte, tar mdaki tasfiye neticesinde milyonlarca üretici göç ettirilmekte, özellefltirmeler sonucu s n rs z ya ma iflsizler ordusuna yeni bölükler eklemektedir. Di er yandan, belediyeler, tarikatlar, vak flar, sosyal yard m kurulufllar devreye sokularak, açl a ve sefalete itilen kitleler, oya (siyasi ranta) tahvil edilecek biçimde sosyal yard mlar ile kuflat lmaya, sat n al nmaya çal fl lmaktad r de seçimler vesilesiyle zirveye vuran biçimde, bu sadaka ekonomisinin mali bilançosu, bütçedeki aç kla k yas kabul etmeyecek kadar fazlad r! Tayyip in kendi beyan na göre 8 milyon aileye kömür için yap lan yard m miktar 6 milyon tondur. AKP nin di er etmenlerin de devreye girmesiyle bu taktik neticesinde son seçimlerden kazançl ç kmas, esasta uygulad emperyalist y k m politikalar n n sonuçlar ile yüzleflmesini erteleyemeyecektir. Nitekim emekçiler aç s ndan daha da kararan ekonomik ve sosyal tablodaki gidiflata ald rmaks z n, yeni yasalar getirmeye çal flmak ve yeni kararlar n alt na imza atmakla kendileri aç - s ndan da sürecin son derece zorlu hale gelmesi, göze al n yor demektir. Esasen egemen s n flar, bilhassa çal flma alan na iliflkin herhangi bir politikay devreye sokarken geliflebilecek muhalefet konusunda uzun y llard r büyük hesap ve taktikler içerisinde olmad lar. Bunda, iflçi/emekçi örgütlerini gerici ve reformistler sayesinde yedeklemifl, büyük ölçüde pasifize etmifl, denetim ve kontrol alt na alm fl olmalar n n büyük pay bulunmaktad r. Bu durum konfederasyon üst yönetimleri bak m ndan giderek daha da pekiflmifltir. Hak- fl ve Türk- fl teki son geliflmeler buna örnektir. Ne var ki, bu iflbirlikçi, uzlaflmac, s n f düflman sendikac l n teflhir olma süreci de h z kazanmakta, sendikal muhalefetin bas nc bürokrat mevzileri zorlamaktad r. Bunlar n düzene eklemlenmifl oldu u görüldükçe tecrit olma süreci h z kazanacakt r. Bu h za ivme kazand racak olan da yine soysal prati in kendisi, yani s n f mücadelesidir. Sözünü etti imiz hesaplaflma alan, s n f mücadelesinin yükseltecek bir dönemin kap s n aralamaktad r. Mücadele ve direnifl aç s ndan, örgütlü güçler cephesinde parçal ve sorunlu bir duruflun olmas elbette ki ciddi bir zaaft r ama süreci sekteye u ratacak düzeyde öne ç kar lacak bir boyut kazanmas na izin verilmemelidir. Zira bugün aç s ndan öncelik, demokratik çerçevede oluflturulacak en genifl ittifak ile sald r ya karfl konulabilmesi ve bu zemin üzerinden iflçi ve emekçi kitlelerini politize etmek amaçl yeni platformlara do ru yönelinmesidir. flçi s n f hareketinin süreklilik kazanm fl mücadele hatt yakalamaya, bu eylem hatt üzerinde s n f iflbirlikçilerinden ar nmaya, örgütlenme ve karar mekanizmas nda demokratik bir tarz edinmeye fliddetle ihtiyac vard r. S n f bilincinin kazan lmas süreci bu eksen üzerinden gidildi i takdirde iflletilebilecektir.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü Ocak 2008 Tekstil iflçileri sömürü k skac nda! Egemenler ömürlerini biraz daha uzatmak için sald r ve katliamlara baflvurmaktad r. Bugün Irak Kürdistan nda yap lan s n r ötesi operasyonla baflta Kürt halk olmak üzere toplumun tüm kesimler bask alt na al nmak istenmektedir. Bizim yapmam z gereken ise ezilen kitlelerin içinde olmak ve iflçi s - n f yla bütünleflmektir. Biz Gazi Mahallesi K okurlar olarak bir tekstil iflçisiyle yapt m z bir röportaj sizinle paylaflmak istiyoruz. - Bize ifl ortam n zdan bahseder misiniz? flçi: Gazi Mahallesi nde bir tekstil atölyesinde çal fl yorum. Çal flt m atölyede her ifl yerinde oldu u gibi haks zl klar yaflanmaktad r. Bunlardan etkilenmemek elde de il. Mesailerimizi alam yoruz, zam yap lm yor, yemekler çok kötü ve s nma problemi var. - Çal flma saatleriniz nas l? Merhaba, Ben tekstil sektöründe çal flan bir iflçiyim. Her tekstil iflçisi gibi ben de yaflad m sorunlar gazetemize yazma gere i duydum. Bilindi i gibi özellikle burjuva medyada her 5 6 ayda bir ekonomideki büyümeyi gösteren haberler yay nlan r. Bu gurur tablolar n n yafland yerlerden biri de tekstil sektörüdür. Ama bizim aç m zdan bak ld nda bu gurur tablosunun bir de arka plan var. Tekstil sektörü, çal flanlar n patronlar taraf ndan Oleyis üyeleri grevde! Otel, Lokanta ve E lence Yerleri flçi Sendikas (OLEY S) Kocaeli Üniversitesi ne ba l Derbent Uygulama Oteli, Kocaeli Üniversitesi T p Fakültesi Hastanesi, T p Fakültesi, ktisadi ve dari Birimler Fakültesi ve letiflim Fakültesi kantinlerine grev pankart ast. flçilerin grev ilan n ard ndan Umuttepe Yerleflkesi ndeki T p Fakültesi Hastanesi önünde OLEY S Genel Sekreteri Mehmet Emin Ünal taraf ndan bir bas n aç klamas yap ld. Aç klamada, iflçilerin geçinebilecek kadar ücret almad na, sosyal haklardan yoksun b rak ld na dikkat çekildi ve sendikaya üye iflçilerin sendikadan istifa etmek yönünde zorland ve tehdit edildi i söylendi. OLEY S e ba l iflçiler grev karar yla birlikte, yeni y la Derbent Uygulama Oteli nin önünde kurulan grev çad rda girdiler. 50 iflçi taraf ndan sürdürülen grevle ilgili görüfltü ümüz OLEY S Marmara Bölge Baflkan ve OLEY S Genel Sekreteri Mehmet Emin Ünal, gazetemize yapt aç klamada, grev karar n n asl nda Ekim ay ndaki T S görüflmeleri s ras nda al nd n belirterek, haklar n al ncaya kadar grevi sürdüreceklerini söyledi. Grev noktas ndaki kararl l klar n gören patronun, grev bafllamadan on gün önce ayak oyunlar na baflvurmaya bafllad n söyleyen dövüldü ü, paralar n n verilmedi i, sigortas z çal flt r ld ve denetlemeye gelen memurlar n da cebine para s k flt r l p, iflin kald yerden devam etti i bir sektördür. Buna bir örnek, benim çal flt m ifl yerinde yaflad m sorunlard r. Örne in; yeni gelen iflçiye iflyerinin vermesi gereken önlükler 18 YTL ye sat l yor. Yine bir iflçi arkadafl m z çocu una pantolon alacak paras olmad ndan, yerden toplad kumafl parçalar ndan pantolon dikti. Bunu gören müdür herkesi Emekçinin Gündemi flçi s n f ve emekçilere sald r n n yeni ad ; SSGSS Sigortal olarak çal flan kifli say s n n 15 milyon 800 bin civar nda oldu u ve bunlar n bakmakla yükümlü olduklar ailelerini de hesaba katt m zda Sosyal Güvenlik Genel Sa l k Sigortas n n toplumun yüzde 90 n ilgilendirdi ini ve ne kadar ciddi bir sald r ile karfl karfl ya oldu umuzu görürüz. AKP hükümeti, toplumun büyük bölümünün ç kar na bir yasa haz rlad klar n söyleyedursun yasan n yürürlük kazanmas yla iflçi, köylü, kamu emekçisi, çeflitli kesimlerden emekçilerin birçok hakk n n gasp edilece i anlafl l yor. Reform ad alt nda halka dayat lan bu kapsaml yasa, asl nda emperyalist kapitalizmin halklara dönük en önemli sald r lar ndan birini oluflturuyor. Yasayla birlikte sosyal güvenlik alan nda gerçeklefltirilecek sald r lar haz rlan rken, yap lan en önemli propagandalardan biri Sosyal Güvenlik Sistemi ndeki aç n bir kara delik haline geldi i yalan d r. Bunu kan tlanmak amac yla gazete ve TV haberlerinde birçok rakam ve aç klama yans t lmaktad r. Buna göre 2006 da 18 Milyar YTL olan aç k, 2007 y l nda 26.4 Milyar YTL olmufl. Bu rakam 205 Milyar YTL olan 2007 bütçesinin yüzde da bafll yoruz. flimiz yorucu ve konuflma yasa var. Çay molas ve yemek aralar 1 saat olmas gerekirken patronun keyfi uygulamas nedeniyle 20 dakikam z gasp ediliyor. Akflam saat da paydos etmemiz laz m. Ama 10 dakika gecikmeli oluyor. Bu saatlerde para isteyece imizi bilen patron ortadan kayboluyor. Mesailere kald m z da oluyor. - Mesailerinizin karfl l n hak etti iniz oranda al yor musunuz? - Alam yoruz. - Neden? - Çal flt m z saatler içinde bazen elektrikler kesiliyor ve mesaiye kald m z zamanlar bu süreye ekleniyor. - Sigortan z var m? - Hay r, sigorta yap l yor, ancak maafl m zdan kesilerek yap l yor. Uygulama böyle olunca sigorta yapam yoruz. Ald m parayla geçinemeyece imi bildi im için sigorta yapam yorum. Ayr ca yol ücretleri verilmiyor, bu da maafla dâhil. - Ulafl m sorununu nas l çözüyorsun? - Yaklafl k 1 km yol yürüyorum, kimi zaman üflüyorum do all nda hastalan yoruz. Doktora gitmek için izin alam yoruz, izin ald m z zamanlar da maafl m zdan kesiliyor. zin günümüz yaln zca Pazar, o da yeterli olmuyor. - Patron neler yap yor? - Çal flt m z ifl yerinde ücretler dengesiz. Patron akrabalar na fazla veriyor, bu yüzden birlik olam yoruz, itiraz etti imizde iflten atmakla tehdit ediyor. Ayr ca ifl yerinde kamera sistemi oldu undan toplan p konuflam yoruz. Sadece paydos saatlerini kullanmaya çal fl yoruz. O da yeterli olmuyor. fl saatlerinde tuvalete dahi ç kmam z yasak. Yaflanan tüm bu sorunlara karfl toplu hareket etmek, yani örgütlenmek bizim için önemli, ama bunu nas l, hangi toplad ve dedi ki; Bak n bu arkadafl n z n yapt h rs zl kt r, gelip benden isteseydi ben ona verirdim. Ma azada sat yorum, 6 YTL, gidin al n. Bununla kalmay p arkadafl iflten ç kard. Peki, iflçilerin senelik izinlerini 15 günden 9 güne düflüren, izni de hafta sonuna denk getirip izin gününü 5 e düflüren iflverenin yapt h rs zl k de il mi? flçiler 4 ayd r zam alm - yor. flçilerin mesaisini % 25 ten % 50 ye ç kararak kendince iflçiye iyilik yapm fl gibi görünüyor. Bunlar da Ünal, baz iflçilerin yüksek maafl, zam vb. vaatlerle sendikadan istifaya zorland n belirtti. Patronun Kocaeli 1. fl Mahkemesi ne greve tedbir koymak için dava açt n, ancak davan n sendika lehine sonuçland n belirten Ünal, grevden baflka yol kalmamas üzerine mücadeleyi bafllatt klar n söyledi. Grevle ilgili görüfltü ümüz bir di er kifli ise, OLEY S Kocaeli temsilcisi Bar fl Aflan d. Aflan yapt aç klamada; Bu grev Türkiye tarihinde üniversitelerde bu çapta yap lan ilk grev özelli- i tafl maktad r ve baflar yla sonuçland rmak gibi bir amac m z var dedi ve kamuoyunu grevci iflçilerle dayan flmaya ça rd. (Kartal) yöntemlerle yapaca m z bilmiyoruz. San r m burada sizin yard m n - za ihtiyac m z var. - Baflka bir söyleyece iniz var m? - Benim gibi bir emekçiye gazetenizde yer verdi iniz ve zaman ay rd n z için teflekkürler. Yay n - n z yeni takip etmeye bafllad m ve devam edece im. yi çal flmalar. (Gazi Mahallesi K okurlar ) yetmezmifl gibi çay s ras nda çatlayan 3 tane barda n hesab n sormaktan geri kalm yor. Üstelik bardak almayarak kafas na göre iflçileri cezaland r yor. fle bafllayanlar n 4. aydan sonra sigortalar yapt r l yor ya da iflçi iflten ç kar l yor. Tabi ki bununla da s n rl de il. Tuvaletlere bile kartla yollay p kart olmayanlar n hemen ifline son veriyorlar. Müdür, e er bak n bana veya ustabafl na karfl gelirseniz size 3 kere ihtar yapar sonra da tazminats z yollar m diyor. Tuzla Deri Organize Sanayii nde bulunan DEMSAfi Deri Fabrikas ndan at lan 21 deri iflçisinin 14 Haziran da bafllatt direnifl sürüyor. Deri sektöründeki en eski fabrikalardan biri olan DEMSAfi tan ç kar lan 21 iflçinin tamam, fabrika önündeki bekleyifllerini, hiç aksatmadan devam ettiriyor. Uzun y llard r sendikal örgütlülü ün bulundu u fabrikadan ç kar lan iflçilerin tümü, sendika üyesi ve büyük ço unlu u en az y ld r fabrikada çal fl yor. Direniflin 18. gününde direniflteki iflçilerin yan na gittik. Direniflteki iflçilerin üçü kad n. flçilerin yan na yaklafl p, direniflle ilgili bilgi almaya bafll yoruz. flçiler, y llard r sendikal çal flt klar n, ancak bu durumun bafl ndan beri patronun ifline gelmedi ini söylüyorlar. fiu an içinde bulunduklar durumun özünde de örgütlülü ü tasfiye etme anlay fl n n yatt n düflünüyorlar. Patron önce çal - flanlar n say s n azaltaca n, üretime ara verece ini söylemifl, buna karfl konunca da üretimi tamamen durdurup, 21 iflçiyi 12.8 ine denk geliyormufl. Yine 2006 da devlet sosyal güvenlik sistemine 22.9 Milyar YTL ay r rken, bu rakam 2007 de 32.2 Milyar YTL ulaflm fl. Bu rakamlar n gerçekli i ve ayr lan kaynaklar n gerçekte nerede ve nas l harcand bir yana, e er bir aç k söz konuysa bunun sorumlusunun halk olmad aç kt r. Sosyal Güvenlik Sistemi ndeki aç k ortaya konurken temel argümanlardan birini de emekliler ile aktif çal flanlar aras ndaki orant - s zl k oluflturuyor. Bu y l ilk kez, emekli bafl na düflen aktif çal flan say s n n 2 nin alt na düflerek 1.99 oldu u belirtiliyor. K sacas çal - flanlardan kesilen paralar n emekli ayl klar n karfl lamad anlat l - yor. Emeklili i zorlaflt rarak birçok kiflinin emekli ayl klar ndan mahrum b rak lmas na veya daha k sa süre emekli ayl alabilmesine yol açan yasalar da bu sorunun bir parças olarak hayata geçiriliyor. Devletin sosyal güvenlikle ilgili kara delik aç klamalar n n emperyalizme peflkefl çekilen, özellefltirme kapsam na al nan kurumlara iliflkin belirtilen zarar ediyor gerekçesinden özde bir farkl l yoktur. Yine devletçe bu kurumlar zarar etmesi sa lan yor, yine sermayenin ç karlar garantiye al n yor ve özellikle emperyalist flirketler ihya ediliyor. Fakat bu sald r n n en çarp c yanlar ndan birini y llarca devletin bir ifllevi olarak yerine getirilen görevlerin bir ç rp da iktisadi kârzarar hesaplar na kurban edilmesi oluflturmaktad r. Anayasal temelleri de bulunmas na ra men bugün devletin sosyal güvenlik görevi gibi bir zorunlulu unun olmad art k aç kça ifade ediliyor. Aksi halde e er bir aç k veya dengesizlik varsa bunun giderilmesinin de yine devletin görevi oldu- u kabul edilmifl olacakt r. Birçok yönüyle ifllenebilecek Sosyal Güvenlik Yasa Tasar s n n özünde emperyalizmin artan sömürüsüyle ilgili oldu unu tekrar belirtmek gerekir. Bu amaçla hemen her kurulufl özellefltirilir ve devletin yükümlülükleri ortadan kald r l rken, genifl kitleler de ölüm, açl k, hastal k veya özel flirketlerin azg n sömürüsüne maruz b rak lmaktad r. Ad m ad m yasalarla ve peflinden gelen uygulamalarla devlet her alanda bir bütün olarak yap lanmaktad r. Bu yeniden yap land rma geçmiflten bugüne hala devam etmektedir ancak bugün halka yönelik son büyük darbelerle en üst seviyelere gelmifl durumdad r. Sonuç olarak tüm halk kapsayacak bir yasa tasar s reform ad alt nda halka yutturulmaya çal fl lmaktad r. Baflta en Sömürünün ve kurals z çal flman n en yo un oldu u sektörlerden biri de tekstil sektörüdür Sorunlar m z ortak oldu u gibi çözüm yolu da birdir. Bizim sömürüden baflka kaybedecek hiçbir fleyimiz yok. Örgütlü bir tutum ve bunun sonucu sendikal olabilirsek, bunlar n üstesinden gelebiliriz. Fabrikalarda bunlar yaflan rken öte yandan Kentsel Dönüflüm ad alt nda evlerimizi de y k yorlar. Yani iflçi ve emekçiler her yönden k skaç alt nda. Bu k skaçlardan kurtulman n yolu örgütlü bir flekilde yap lanlara sessiz kalmamakt r. (Alt nflehir den bir K okuru) Deri iflçisinin DEMSAfi direnifli sürüyor iflten ç karm fl. fiimdi art k Organize Sanayii nde çal flmayaca n, fabrikay tamamen tasfiye edece ini söylüyormufl. Ancak iflçiler bunda da samimi olmad n, kendi yerlerine asgari ücretle çal flt raca- yeni iflçilerin al nmak istendi ini söylüyorlar. DEMSAfi patronuyla sendika aras nda, direniflin ilk günlerinde bir görüflme yap lm fl. Patron, iflçileri geri almama tutumunu bu görüflmede de sürdürmüfl. Tazminatlar ise, 6-7 ay gibi bir süreye yaymaya çal fl yormufl. flçiler, ifle geri al nmalar söz konusu olmazsa, tazminatlar n sürece yay larak ödenmesini, hiçbir biçimde kabul etmeyeceklerini söylüyorlar. Direnifllerini sonuna kadar sürdüreceklerini vurgulayan deri iflçilerinin kamuoyundan beklentisi, direnifllerinin en genifl kesimlerce sahiplenilmesi. Bize dönük bu iflten ç karma sald r s, tüm iflçi s n f na dönük sald r lar n bir parças d r diyorlar son olarak. (Kartal) yoksullar olmak üzere iflçi s n f, köylülük ve di er tüm emekçilerin bu sald r dan büyük kay plar yaflayaca ortadad r. Bu noktada oluflturulan birlikteliklerde, ortak hareket etmek, bildiri da t mlar ndan bas n aç klamalar na, panellerden yürüyüfllere kadar bir dizi eylem ve etkinli i örgütlemek sald r lar karfl s nda önemli ve örgütlü bir güç yaratmak gerekmektedir. 27 Aral k günü stanbul da Saraçhane de Herkese Sa l k, Güvenli Gelecek Platformu nun örgütledi i ve ü aflk n kitlenin kat ld eylem bu noktada ilk olmas aç s ndan önemlidir. Ve izlenmesi gereken rotay göstermektedir. Geliflmelerin seyri bundan sonraki görevlerimizi de aç k bir biçimde ortaya sermektedir. Bunun araçlar n yaratmak ise yine bize düflmektedir. Biz kazanaca z! Tarsus taki SCT iflçilerinin 15 Mart 2006 dan bu yana devam eden grevi, toplu sözleflme yap lana kadar sürecek. Birleflik Metal- fl Anadolu fiube Baflkan Seyfettin Gülengül, geçen y l n grevdeki iflçiler için çok zor geçti ini, ancak yine de mücadeleye devam ettiklerini söyledi. Fabrikan n Alman kökenli oldu unu ve sadece servis, yemek, 12 saat çal flma flartlar oldu unu belirterek, iflçilerin haklar n n anayasaya dayanarak korundu unu, fakat hiçbir hak taleplerinin karfl lanmad n, bu yüzden 2 y ld r grevde olduklar n söyledi. fiu aflamada fabrikada sadece iki bekçi, bir müdür ve bir sekreter istihdam edildi ini söyleyen gülen Gül, grev çad r nda 37 iflçinin 17 si kad n olmak üzere dönüflümlü olarak nöbet tutuyorlar. Di er iflçiler geçimlerini sa lamak için çevrede bulunan ba, bahçe ifllerinde yevmiye usulü olarak çal flmaktad r dedi. (Mersin) Kalibre den ç kar lan iflçiler direniflte Gebze de bulunan Kalibre Fabrikas ndan, Birleflik Metal- fl Sendikas na üye olduklar için bayram arifesinde iflten ç kar lan iflçilerin fabrika önündeki direniflleri sürüyor. Direnifllerini fabrika önüne kurduklar çad rda sürdüren iflçilere, di er iflyerlerinde çal flan s n f kardeflleri de büyük destek veriyor. flçilerin üye oldu u Birleflik Metal- fl Sendikas Kocaeli fiubesi, 5 Ocak günü fabrika önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Yaklafl k 300 kiflinin kat ld eylemde çeflitli sloganlar at ld. Aç klamay yapan Sendika fiube Baflkan Hami Baltac, 2006 y l nda Kalibre Boru iflçilerinin insanca yaflamak talebiyle sendikalaflt klar n ve sendikal örgütlenmenin duyulmas üzerine patron ve vekilleri taraf ndan çal flanlar üzerinde çeflitli bask ve tehditler uyguland n vurgulad. (Kartal) Yorsan iflçileri yeni y la direniflle girdi! Bal kesir Susurluk ta bulunan Yorsan Fabrikas nda sendika hakk için mücadele eden iflçiler direnifllerini yeni y la tafl d. Süt ve süt ürünleri imalat yapan Yorsan Fabrikas nda iflçiler sendikalaflmak isteyince Yorsan patronu 400 iflçiyi iflten ç karm flt. Tek G da- fl Sendikas na üye olan ve sendikay fabrikaya sokmak için Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl na yetki baflvurusunda bulunan iflçiler, sendikalaflmakta kararl. Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl n n fabrikadaki sendikalaflma mücadelesini Yorsan patronuna bildirmesi üzerine iflçileri iflten ç karan patron, iflçiler üzerinde bask kuruyor. flçilerin ailelerini ziyaret eden patronun temsilcileri, iflçilerin istedi i tüm haklar vereceklerini ancak iflçilerin sendikadan istifa etmesini istiyor. S kça bahsedilen yeflil sermaye söylemleri yaflanan bu örnekte oldu u gibi bir kez daha yalanlanmaktad r. Yeflil sermaye ülkemizde iflçilerin dini duygular n kullanarak örgütlenmelerini engellemek için kullan lan bir argümand r sadece. Ne zaman ki, iflçiler sömürüye karfl koyar iflte o zaman sermaye üstündeki yeflil örtüyü atarak gerçek yüzünü gösterir. flçiler, patronun bask lar na ra men sendikalar na sahip ç karak fabrika önünde kurduklar çad rlarda bir aya yak n bir süredir direnifle devam ediyor. Yeni y l direnifl çad r nda geçiren iflçiler yeni y ldan umutlu. (H. Merkezi)

5 İşçi-köylü Ocak 2008 İşçi/köylü Siyanür do ay ve insan zehirler! Söylefli Ç kart lan yasalarla ülkemiz çok uluslu flirketlerin rahatça hareket etti i bir alana dönüfltürüldü. Özellikle Maden yasas, flirketlerin ülkemize ak n etmesinin önünü açt. Alt n arama çal flmalar için istedikleri yeri rahatça seçen, hiçbir yasal engelle karfl laflmayan bu flirketler ülkemizin havas n, suyunu, topra n zehirlemektedir. Kulland klar siyanür, suya kar flarak canl lar n ölmesine, insanlarda da kanser baflta olmak üzere birçok hastal a neden olmaktad r. Birçok ilde alt n aramak için giriflimlerde bulunan flirketler halk n tepkisi ile karfl lafl yor. Bunlardan biri de Rio Tinto isimli flirkettir. fiirketin Ovac k Hozat ta alt n aramak istemesine tepki gösteren yöre halk 24 Aral k ta bir eylem gerçeklefltirdi. Biz de eylemin bileflenlerinden Munzur Çevre Derne i Baflkan Ali Ekber Barmagiç le yaflananlara iliflkin konufltuk. - Derne inizin alt n arama çal flmalar ile ilgili görüflleri nedir? Dünyada ç kar lan alt n n yüzde 4 ü bilim ve teknikte, yüzde 6 s da t p alan nda kullan lmakta. Yüzde doksan da stoklarda tutulmaktad r. Alt n ç kar l rken zehirli bir metal olan siyanür kullan l yor de ç - kar lan Maden Yasas ile birlikte uluslararas flirketlerin ifli de kolaylaflt. Bu yasa ile birlikte ÇED raporu alma zorunlulu u kalkt. Ç kar lan alt n n onsu 328 dolara d - flar götürülürken ayn alt n Türkiye, d flar dan 800 dolara almaktad r. - Yak n bir zamanda Ovac k ta bir eylem gerçeklefltirildi. Ovac k ta Rio- Tinto isimli flirketin alt n ç karmak için çal flmalar oldu u biliniyor. Buna karfl neler yap lmas düflünülüyor? Kanadal Rio-Tinto 2004 y l nda Ovac k Hozat Tunceli üçgeninde sondaj çal flmalar yapmaktayd. Yöre halk n n ifl makinelerinin geldi ini haber vermesi üzerine yöre dernekleri ile birlikte 15 kiflilik bir heyet olarak bölgeye gittik. 24 Aral k ta Ovac k ta köy muhtarlar n n, belediye baflkan n n da kat l m ile bir bas n aç klamas düzenledik. Son birkaç ay içinde yerelde oluflturulan bir insiyatif ile eylemi beraber örgütledik. fiirketin çal flmalar n n engellenmesi için yereldeki devrimci anlay fllar n öncülü ünde geliflecek bir mücadelenin zorunlu oldu unu düflünüyorum. Bu anlamda yereldeki her türlü çal flmaya katk sunaca z. En büyük eksiklik bu konuya iliflkin bilgi eksikli- idir. Bu konuda bilimsel akademik çevreden aktivistleri bölgeye götürerek köy köy dolaflmay düflünüyoruz. Hozat ve Ovac k merkez olmak üzere demokratik kitle örgütleri ile birlikte bir koordinasyon kurmay planl yoruz. Konuyu kamuoyunun gündemine tafl yacak, flirketin çal flmalar na engel olacak bir mücadele hatt oluflturmay hedefliyoruz. - Köylüler flirketin çal flmalar ve alt n araman n tahribatlar hakk nda yeterli bilgiye sahip mi? Köylüler arama çal flmalar n n yarataca çevresel tahribat bilmiyorlar. Bu flirketler ekonomik olanaklar kullan yor. Pek çok insana topra için de erinin üzerinde fiyat veriyor. fl makinesi olanlar n ifl makinesini kiralamak istiyorlar. Ayr ca hiçbir zarar n n olmad, bölgenin bu flekilde kalk naca, ifl imkânlar n n yarat laca propagandas n yap yorlar. Geçmiflte flirkete karfl olan insanlar da yanlar na çekmifller. Bu bir Alevi dedesi, belediye baflkan, kaymakam, muhtar olabilir. Bunlar ekonomik imtiyazlar sa layarak yanlar na çekmeye çal fl yorlar. Köy yollar n yap yorlar. Cemevlerini onar yorlar. Günübirlik ifllerle bölge halk n n tepkisini pasifize ediyorlar. Pek çok insana flirketin gerçek yüzünü anlataca z. ( stanbul) Tütün ve tütüncülük bitiriliyor AKP hükümeti k raç topraklara açl k, yoksulluk ve iflsizlik ekiyor AKP hükümeti, izlemifl oldu u IMF, DB, AB eksenli tar m politikalar n n bir parças olan TEKEL in özellefltirilmesinin y l sonuna kadar bitirilece ini, babam n mal gibi satar m diyen Maliye Bakan Kemal Unak tan sevinçle aç klam flt. TEKEL in özellefltirme süreci 2002 Ocak ay nda yürürlü e giren Tütün Yasas ile Kamu ktisadi Kuruluflu statüsünden ç kart l p Devlet Teflekkülü statüsüne sokulmas yla bafllam flt. Bu kapsamda ilk olarak TE- KEL in içki bölümü 2004 fiubat nda Mey çki flirketine devredilmiflti. Devredildikten 2 y l sonra da ayn flirket yüzde 90 hissesini Texas Pasifle Group (TPG) ald Amerikan flirketine satm flt. Ülkemizde tütün ve tütüncülü- ün bitiriliflinde en etkili ad m, IMF ve DB dayatmalar sonucu 2002 Ocak ay nda Tütün Yasas n n kabulü ve yürürlülü e girmesi ile at lm flt r. Ç kart lan Tütün Yasas ile birlikte TEKEL in, tütün üreticisini desteklemesi, ürün al m ve al m garantisi vermesinden vazgeçilmifltir. Yüz binlerce tütün ekicisi köylü ve ailesi tütün ekiminden vazgeçmek zorunda kalm fl, uygulanan kotalar ile de geriye kalan üretim iyice s n rland - r lm flt r. Türkiye de 4733 say l Tütün Yasas ile tütün üretiminde sözleflmeli üreticilik dönemi bafllam flt r. TE- Kazda lar nda kad nlar en önde! Kazda lar Koruma Giriflimi üyesi kad nlar, Çanakkale nin Ayvac k ilçesine ba l Bahçedere Köyü ndeki kad nlarla birlikte Kazda lar nda alt n madencili i ve olas sonuçlar na iliflkin bilgilendirme toplant s düzenledi. Köy kahvesinde yap - lan toplant ya kad nlar, yo un ilgi gösterdi. Toplant da konuflan Ziraat Mühendisi Melike As, Kazda lar nda yürütülen madencilik faaliyetlerinden en çok etkilenecek kesimin kad nlar oldu unu belirterek, biz sahip ç karsak yapamazlar. Kad nlar, köyüne, topra na, ekme ine sahip ç karak madencileri Kazda lar ndan gönderecek güce sahiptir dedi. Ülkenin birçok yerinde benzer giriflimlerin devlet taraf ndan dayat lmas üzerine örgütlenen köylüler içinde köylü kad nlar n kat l mlar gerçekten dikkat çekici. Bergama, Uflak-Eflme, Kazda lar, Bursa-Koza ac Vadisi, Develi, Efemçukuru, Naldöken vb. bölgelerde örgütlenen mitinglerde en önde yer alan köylü kad nlar birlikte hareket edildi inde daha güçlü olunaca n n mesajlar n veriyor. (H. Merkezi) KEL ve özel sektörün üzerinde birlikte çal flt, haklar n n bilincinden yoksun ve tamamen korumas z olan köylülere imzalamaktan baflka seçenek b rak lmayan sözleflmeli üreticilik; üretici köylünün, al c n n (özel firmalar ve tüccar) eline teslim edilmesinin yasal k l f ndan baflka bir fley de ildir. Tütün k raç topraklarda susuz ve gübresiz yetiflen bir tar m ürünü oldu undan, yerine baflka bir tar m ürünü yetifltirilememektedir. Baflka bir ürün ekme seçene i olmayan köylü sözleflme yapmak zorunda b rak lmaktad r. Tekel in özellefltirilmesindeki srar ve nedeni Ülkemiz dünya tütün üretiminde 6. s rada, ihracat nda ise 5. s rada yer almaktad r. 12 milyar dolarl k hacmiyle dünyan n 5. büyük pazar durumundad r. 12 milyon dolarl k piyasan n yüzde 62 sine sahip olan çok uluslu flirketler bununla yetinmeyerek geriye kalan yüzde 38 lik pay TEKEL in özellefltirilmesi ile elde etmifl olacaklar. Burada belirtilmesi gereken; çok uluslu flirketlerin Türkiye de üretim yapmalar, yeni fabrikalar açmalar vb. önünde bir engel yokken TEKEL in özellefltirilmesinde bu kadar srarc olmalar - d r. TEKEL in yüzde 38 lik pay bir Bitlis in Tatvan ilçesindeki bu day, fleker pancar ve patates üreticileri devletin koydu u kota uygulamas ve pazar yeri sorunu nedeniyle ifl yapamaz hale geldiklerine dikkat çekerek, AKP hükümetinin kendilerine destek yerine kota uygulamas ile engel oldu unu belirttiler. Ülkemizin birçok yerinde kota uygulamas n n alt nda ezilen köylüler gibi Tatvanl üreticiler de, uygulaman n kald r lmas n istiyor. Konuyla ilgili D HA ya aç klama yapan 20 y ld r üretici yapan Kutbettin Günbay, kota uygulamas Bursa n n Orhangazi ilçesinde 10 y ld r tüm tart flmalara ra men iflletilen Cargill flirketinin art k yasal olarak devam etmesini sa layacak yasal bir mevzuat kalmad. Mahkemenin yürütmeyi durdurma karar n n ard ndan Valilik in iflletmeyi 24 Aral k ta kapatmas gerekiyordu. Ancak Bursa Valili i hâlâ Cargill e verilen iznin iptali karar n kendisine tan nan sürenin dolmas na ra men uygulam yor. Hat rlanaca gibi AKP Bursa Milletvekili Altan Karapaflao lu nun teklif etti i yasa de iflikli i, tar m arazileri üzerinde izin al nmadan kurulan tesislerin ifllemlerini tamamlamas için Türkiye tar m alan nda genel bir tasfiye sürecinde ilerlerken, AKP hükümeti bunun en keskin uygulay c s olmufltur. Üretimin tasfiyesi için amac ve yöntemi belirlenmifl IMF ve DB nin tar m politikalar n (neo-liberal politikalar n ) tek tek hayata geçiren, zirai ilaç, tohumluk ve mazot fiyatlar n yükselterek, ülkenin tar msal üretim kapasitesi k r lm fl ve d fl al ma, d fla ba ml bir konuma gelinmifltir. yandan ifltah kabart rken di er yandan da çok uluslu flirketlerin iç piyasaya hâkim olmas nda, fiyatlar n belirlenmesinde bir engel teflkil etmekte ve istedi i gibi at oynatamamaktad r. nedeniyle iflas n efli ine geldi ini söyledi. Devletin kota uygulamas - n n tek nedeninin kendi köylüsünü öldürmek oldu unu dile getiren Günbay, her y l gübre ve mazot fiyat yüzde yüz artarken, bu day, fleker pancar ve patates yar yar ya düflmektedir. Düflüflle birlikte gelifltirilen kota uygulamas ise bizi tamamen iflas n efli ine getirdi. 3 y l önce 270 YTL olan fleker pancar n, bu y l ayn fiyata bile zor sat yoruz. Devletin koydu u bu kota çiftçinin belini k rd. Pazar olmad için üretti imiz ürünleri satam yoruz. Ürünlerimiz elimizde ek süre verilmesini öngörüyordu. Eski Cumhurbaflkan n n veto etti i ancak TBMM de kabul edilen yasan n iptali için Anayasa Mahkemesi ne 9 fiubat 2007 de dava aç lm flt. 19 fiubat ta Anayasa Bitlis te köylülerin iflas sebebi; Kota uygulamas! Tütüncülü e AKP darbesi Türkiye tar m alan nda genel bir tasfiye sürecinde ilerlerken, AKP hükümeti bunun en keskin uygulay - c s olmufltur. Üretimin tasfiyesi için amac ve yöntemi belirlenmifl IMF ve DB nin tar m politikalar n (neo-liberal politikalar n ) tek tek hayata geçiren, zirai ilaç, tohumluk ve mazot fiyatlar n yükselterek, ülkenin tar msal üretim kapasitesi k r lm fl ve d fl al ma, d fla ba ml bir konuma gelinmifltir. Uygulanan bu politikalar sonucu sadece aral nda 1.3 milyon kiflinin tar mdan koptu u ve tar mdaki istihdam n 7.2 milyondan 5.9 milyona indi i belirtilmektedir y l ndan bu yana istikrarl bir flekilde ç kart lan Tütün Yasas, fieker Yasas, Tar m Sat fl Kooperatiflerini Yeniden Yap land rma Yasas, Tar m Yasas, Üretici Birlikleri Yasas, Tar m Ürünleri Sigortalar Yasas, Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasas ve Tohum Yasas gibi yasalarla tar msal üretimi ve sürdürebilirli i her y la oranla daha da geriletilerek tar m n tasfiye süreci yasal k l flar alt nda sürdürülmektedir. Hayata geçirilen her tar m politikas ve Meclis ten alelacele ç kart lan her tar m yasas Türkiye tar m - n, topra ndan suyuna, üretiminden hasad na, tohumundan makinesine her fleyi ile emperyalist tekellere ve onlar n denetimine sunmakta. Minareyi çalan k l f n haz rlar misali her ç kartt yasan n hakl gerekçesini sunan AKP hükümeti Tütün Yasas na da verimlili in art - r lmas, serbest rekabetin tesisi ve sermayenin tabana yayg nlaflt r lmas fleklinde aç klama getirmektedir. AKP hükümetinin 2001 y l nda uydurdu u bu k l f n daha ilk y llarda y rt lmaya bafllay p ard ndaki tar m n tasfiyesi ve emperyalist politikalar yukar da rakamlarla birlikte aç klam flt k ye gelindi inde ortada ne verimi artan tütün ne de sermayenin tabana yayg nlaflt r lmas vard r. Ortada tek bir fley var o da tütün üreticisi köylülerin her geçen gün üretemez duruma getirilmesi ve topra ndan kopart lmas d r. Karn n doyurdu u k raç topraklardan baflka çaresi bulunmayan, her geçen gün daha da fazla açl k ve yoksullukla karfl karfl ya b rak lan köylülü ün bugün içinde bulundu u durum örgütlenme potansiyelini art r r niteliktedir. Ülkemiz k rsal nda çeliflkiler keskinleflmektedir. Bunun somut yans malar da görülmektedir. Ancak ortaya ç kan eylem ve tepkiler da n k ve örgütsüz niteliktedir. Reformist çizgideki sendikal örgütlülüklerin belli çal flmalar olmakla birlikte bunlar sonuç al c bir politika ve hedeften yoksundurlar. Ancak köylülü ün genel örgütsüzlü ünü ve MLM lerin bu noktada ne kadar geri bir pozisyonda bulunduklar n düflündü ümüzde, hem bu sendikalarda hem de mücadelenin ivmelendi i bölgelerde kitle çal flmalar na a rl k vermeleri gerekti i aç kt r. K rsal alanda artan s n fsal çeliflkiler örgütlü ve devrimci bir güce dönüfltürülmek zorundad r. Demokratik Halk Devrimi mücadelemizin temel gücü olan köylülük siyasal mücadele alan - na çekilmelidir. Bunun yolu Halk Savafl perspektifiyle kitle çal flmalar na yo unlaflmaktan geçmektedir. Ve hala kat etmemiz gereken uzun bir yol oldu u bilinmektedir. AKP hükümeti bir taraftan y k m politikalar n tek tek yaflama geçirirken, bir yandan da tar m n alt n ça n yaflad n iddia etse de yaflananlar bu tabloyu yalanlamaya yetiyor. MEDAfi Ni de Müessese Müdürlü ü, tar msal sulamadan kaynaklanan enerji borçlar n ödemeyen 2 bin 176 köylü için icra takibi bafllad. Edindi imiz bilgilere göre önceki y llardan kalan 172 milyon YTL tutar ndaki alaca n n pefline düflen MEDAfi, borçlar n ödeyemeyen köylülere 2008 y l ndan itibaren enerji vermeyecek. MEDAfi Ni de Müessese Müdürü Erol Zor, af beklentisi içinde olan köylülerin y llard r, elektrik borçlar n ödemediklerini belirterek, flu anda iflletmemizin köylülerden 172 milyon YTL alaca var. Bu borçlar n ço unlu u geçmifl y llardan kalmad r. Defalarca kez sözlü ve yaz l olarak uyar lmalar na ra men köylülerimiz borçlar n ödememekte direndiler. Borçlar n ödenmesi için 5 ayr yap land r lmaya gidildi. Ancak maalesef sonuç alamad k. Bu nedenle bugün itibariyle 2 bin 176 abonemize icra takibi bafllatt k diyerek hükümetin politikas n aç k etti. (H. Merkezi) Bursa Valili i Cargill i kapatm yor! Elektrik borcu olan köylüler icraya verildi kal yor fleklinde konufltu. Menduh Marangoz adl köylü de, bu y l ektikleri ürünlerden zarar ettiklerini belirterek, bu nedenle bölgede art k kimsenin üreticilikle u raflmak istemedi ini söyledi. Marangoz, sözde bölgede bulunan Ofis çiftçiye destek oluyor. Ofis bu day çiftçiden 300 YTL ye al rken, bu day tohumunu çiftçiye 600 YTL ye veriyor. Biz bu durumda nas l kazanç sa layaca z? Devlet kendi köylüsünü bilinçli bir flekilde bitiriyor dedi. (H. Merkezi) Mahkemesi, yürütmeyi durdurma karar verdi. 20 fiubat taysa Bursa Valili i Tar m l Müdürlü ü bir gün önce verilen yürütmesi durdurulan yasaya istinaden Cargill e iflletmenin devam için izin verdi. fiehir Planc lar ve Mimarlar Odas Bursa fiubeleri ortak olarak 19 fiubat ta verilen yürütmeyi durdurma karar verilmifl yasaya istinaden verilen izninin iptali istemiyle dava açt lar. Bursa 3. dare Mahkemesi 8 Kas m 2007 de izin iflleminin yürütmesinin durdurulmas karar n verdi. Karar Bursa Valili i ne 22 Kas m 2007 de bildirildi. Sonuç olarak Bursa Valili i yasal olarak karar uygulamak zorunda, ancak 30 günlük sürenin 24 Aral k ta dolmas na karfl n Valilik henüz harekete geçmedi. (H. Merkezi) Cargill den hizmetler y l nda ABD de kurulan ve bugün dünyan n 61 ülkesinde faaliyet gösteren Cargill, devletin ald tüm kararlara ra men bir yandan faaliyetini sürdürürken di er yandan da halka flirin görünmeye çal fl yor y l nda aç lan Orhangazi Sa l k Oca- n n yan nda geçti imiz y l da Cargill lkö retim Okulu nun temelleri at lm flt.

6 Dengê azadî İşçi-köylü Ocak 2008 TKP/ML militanlar ndan pankart Elimize e-posta kanal yla geçen bir habere göre TKP/ML militanlar n n stanbul Alt nflehir-bayramtepe semtinde bomba süsü verilmifl pankart ast klar ö renildi. Gazetemize gönderilen TKP/ML militanlar imzal bildiride flunlar söylendi: Faflist TC devleti bir yandan s n r ötesi operasyonlarla HPG gerillalar n imhaya dönük sald r gerçeklefltirirken, di er yandan da Kürt halk n hedef göstererek rkç ve faflist sald r - larla imha ve inkâr politikas gütmektedir. Özelde Kürt halk n hedefleyen bu rkç ve faflist sald r lar asl nda bir bütün olarak tüm ilerici, devrimci-demokrat güçleri hedeflemektedir. Bu anlamda bir yandan kolluk güçlerini kullan rken di er yandan da sivil faflistleri kullanarak floven dalgay büyütme çabas içerisindedir. Bizler TKP/ML militanlar olarak bu sald r lara karfl Aral k ay boyunca baz emekçi semtlerde pankart asma eylemleri gerçeklefltirdik. Bu eylemlerden bir tanesini de 26 Aral k Çarflamba günü Alt nflehir-bayramtepe semtinde gerçeklefltirdik. Bayramtepe giriflindeki yaya üst geçidine sabaha karfl Irkç ve floven dalgaya karfl parti saflar na TKP/ML imzal bomba süsü verilmifl pankart ast k. Pankart n as ld yer Bayramtepe emekçilerinin ifle gitmek için kulland klar dura n tam karfl s ndayd ve iflçiler ifle giderken pankart n hala orada as l oldu u gözlenmifltir. TKP/ML militanlar olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki devletin ve sivil faflistlerinin sald r lar devam etti i sürece bizler de çeflitli eylemlerimizle bu sald r lara yan t olaca z. Bildiri Faflist sald r lar n hesab - n soraca z, Kahrolsun Faflist TC Devleti, Yaflas n Partimiz TKP/ML, Halk ordusu T KKO, Gençlik Örgütümüz TMLGB sloganlar yla son buldu. Suruç taki bas n aç klamas na sald r DTP Suruç lçe örgütünün s n r ötesi operasyon ve DTP Eflbaflkan Nurettin Demirtafl n tutuklanmas n k - namak amac yla düzenledi i bas n aç klamas na yap lan polis sald r s n n ard ndan 27 kifli gözalt na al nd. Yaklafl k 300 kiflinin kat ld aç klamada Bask lar bizi y ld ramaz ve Biji afliti sloganlar eflli inde DTP ilçe binas ndan Atatürk Meydan na do ru yürüyüfle geçildi. Kalabal meydan giriflinde durduran çevik kuvvet ekipleri ile Suruç Belediye Baflkan Ethem fiahin aras nda k sa süreli bir gerginlik yafland. Ard ndan polis kitleye sald rd. Sald r n n ard ndan kitle Suruç Belediyesi önünde oturma eylemi yapmaya bafllad. Gözalt - na al nanlar n serbest b rak lmas n isteyen kitlenin eylemi yar m saat sürdü. Ard ndan kitle, polisin sald r s n alk fllar eflli inde protesto ederek DTP ilçe örgütüne gitti. (H. Merkezi) zmir de s n r ötesi protesto edildi zmir Konak Kemeralt giriflinde 5 Ocak günü bir araya gelen Partizan, Kald raç, Al nteri, BDSP, HÖC ve Mücadele Birli i Platformu üyeleri s n r ötesi operasyonlar protesto etti. Eylemde okunan bas n aç klamas nda bugüne kadar Kürt sorununu çözmek ad na 25 defa s n r ötesi operasyon düzenlendi i hat rlat larak, operasyonlar n hiçbirinin Kürt sorununun çözümünde sonuç vermedi i belirtildi. Sorunun Kürtlerin katledilmesiyle, köy yakmayla, asimile, imha ve inkar politikalar yla çözülemeyece ine dikkat çekilen eylemde, Genelkurmay taraf ndan baflta DTP ve baz kurumlar hedef gösterilirken, halklarda milliyetçilikle birbirine düflman edilmek isteniyor dendi. Aç klama Türkiye topraklar nda yaflayan bütün halklar n sald r lara karfl birlikte hareket etmesi ça r s yla son buldu. (H. Merkezi) S n r ötesi operasyon s ras nda medyan n gösterdi performans ilkeli habercilik, tarafs z gazetecilik söylemlerinin yeniden tart fl lmas n zorunlu k l yor. Egemenler yüzy llard r sürdürdükleri tüm toplumu, kültürleri tek tiplefltirme, asimile etme ve yapabiliyorsa yok etme anlay fl n kan ve gözyafl na ra men karal l kla yürütüyor. ktidar ellerinde bulunduranlar, her türlü arac kullanarak co rafyam zda yaflayan çeflitlili i yok ederek, Türklefltirme ve Sünnilefltirme anlay fl n hiçbir zaman elden b rakmad. Bunun için partiler kuran, gazeteler ç karan devlet, teknolojinin geliflmesi ile birlikte kitle iletiflim araçlar n büyük a abeylerinden ö rendikleriyle daha etkin kullanmaya bafllad lar. Medya s n r aflt! Ordunun sesi medya Egemenlerin imha ve inkâr na karfl baflkald ran, büyük bedeller ödeyerek baflar l bir gelenek yaratan Kürt halk hedef tahtas n n da merkezinde duruyor. Kürt ulusunun imha ve inkâra karfl yükseltti i isyan bayra da lar kuflat rken, egemenleri de kayg land rmay baflard. Hâkim s - n flar Kürt ulusuna karfl yürüttükleri savaflta, her türlü imkân kullanarak savafl n cephe gerisini kazanma telafl nda. Halk m z aras nda flovenizm tohumlar ekerek Kürt ulusunun hakl ve onurlu mücadelesini zay flatmak, dahas engellemek ve yok etmek isteyen egemenlerin en etkili silah da medya olmaktad r. Özellikle Hakkâri Yüksekova Da l ca da (Oremar) gerillan n sald r s ve 8 askerin esir al nmas ile floven histeriyi art ran medya, Kürt düflman yüzünü bu defa daha azg n s n rs z bir flekilde gösterdi. Dillerinden ilkeli gazetecilik, tarafs z haber, objektif yorum iddialar n düflürmeyen medya, paflalar ndan ald emirle ilk kurflunu s kan oldu. Vatan, Millet, Sakarya edebiyat ile kitleleri galeyana getiren milliyetçili i, rkç l pazarlayan, sokaklara döken medya yine s n - r afl yor! Her haber program n n bir savafl mevzisine dönüfltü ü, spikerlerin dere-tepe savafl stratejisi tart flt medya, savafl tamtamlar n çal yor. S n r ötesi operasyon tezkeresi Meclis ten geçer geçmez an nda haz rola geçen ve paflalar n emirlerini bekleyen medya, boflalt lm fl karakollar n görüntülerini yay nlayarak s n r ötesi operasyona herkesten önce bafllad. Uçaklar n da lar bombalamas n PKK ya a r darbeler indirdik spotlar ile veren medya, kurdu u birlikle savafla ilk bafllayan oldu. Türk ordusunun Kandil e yönelik operasyonu ile iyice ç r ndan ç kt. Kandil i söndürdük, Gece darbesi, Kandil bask n, Evine dön bombas manfletlerini atan medya birli- i paflalar n n gözüne girme gayretindeydi. Ertu rul Özkök, Oktay Ekfli, Fikret Bila, Taha Akyol, Fehmi Koru, Murat Yetkin, Güngör Mengi yazd klar, söyledikleri ile s n r ötesi operasyon s ras nda büyük kahramanl k gösterenlerden sadece birkaç. Yaflar Büyükan t pafladan liyakat almaya hak kazanan bu medya askerleri medyan n halini de yans t yor. Her kritik süreçten, önemli dönemeçlerden önce kulaklar çekilen, özgür, ba- ms z medyam z bu defa dersine iyi çal flm fl olmal. Gelifltirdikleri yeni konsept ile gerilla savafl - na, PKK ye karfl psikolojik savafl daha da gelifltirip; derinlefltiriyor ve bunu kitleleri soka a dökmenin etkili bir arac olarak kullan - yor. Türk ordusunun her söyledi ini büyük bir coflkulu ile alk fllayan ve hiçbir flekilde sorgulamadan yay nlayan medya, gazetecilik eti- ini de yerlere seriyor. Binlerce insan evsiz kalm fl ve köyler bombalanm fl iken foto raflar bunu S n r ötesi operasyonlara tepkiler sürüyor! Bask lara karfl ortak durufl! S n r ötesine ve demokratik muhalefete yönelik bask lara karfl birçok kurumun kat l m ile bir bas n aç klamas yap ld. 5 Ocak Cumartesi günü saat 15:00 te Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen ilerici, devrimci kurumlar s n r ötesi operasyonlar, milliyetçili i ve rkç l k nad. Operasyonlar durdurulsun Emperyalizme ve flovenizme karfl yaflas n halklar n kardeflli i yaz l pankart açan kitle ad na yap lan bas n aç klamas nda Kürt halk na karfl yönelik askeri operasyonlar n durdurulmas, s n r ötesi savafl tezkeresinin iptal edilmesi ve DTP ye aç lan kapatma davas n n düflürülmesi istendi. DTP Genel Baflkan Nurettin Demirtafl baflta olmak üzere tutuklu bulunan DTP üye ve yöneticilerinin serbest b rak lmas gerekti inin dile getirildi i eylemde, milliyetçilik ve rkç l k ile halklar n birbirine düflürülmeye çal fl ld ifade edildi. Eyleme Partizan, DTP, ESP, EMEP, HÖC, SDP, SEH, SO- DAP, HKM, Al nteri, BDSP, DHP, D P Giriflimi, EHP, Kald raç, Köz, E itim-sen 3 Nolu fiube, Tekstil-Sen, Teori ve Politika ve Proleteryan n Kurtuluflu kat ld. Kitlesel geçen eylem, sald r lara karfl ortak bir yan t olmas yönüyle anlaml yd. ( stanbul) Yak n tarih, k flk rt lan rkç, floven nefretin s radan insanlara neler yapt rabildi inin pek çok örne iyle dolu. Bunlara Marafl Katliam n, Çorum ve Sivas Katliam n örnek gösterebiliriz. Marafl Katliam n unutmamak ve unutturmamak önemlidir, çünkü dün oldu u gibi bugün de ayn nefret üzerinden halk birbirine karfl k flk rt l - DTP nin ça r s yla 29 Aral k ta Beksav da bir araya gelen kad nlar, s n r ötesi operasyonu, savafl durdurman n yöntemlerini ve ülke gündemindeki daha bir dizi sorunu tart flt lar. Foruma, çeflitli kad n örgütleri temsilcilerinin yan s ra, DTP stanbul Milletvekili Sabahat Tuncel de kat ld. Konuflmas na 2007 yi de erlendirerek bafllayan Tuncel, hapishanede karfl lad 2007 y l n n, Saddam Hüseyin in idam ve Hrant Dink in katledilmesi ile bafllad n hat rlatarak, her iki geliflmenin de 2007 nin nas l bir y l olaca n n ipuçlar n verdi ini ifade etti. Y l n ilk aylar nda milliyetçi, rkç - floven bir dalga gelifltirildi- ine dikkat çeken Tuncel, bu süreçte Kürt sorununun çözümsüzlü ünün daha da yo unlaflt - n belirterek, üretilen korku siyasetinin seçimlerden daha da güçlenerek ç kmas n sa lad AKP nin çözümünün de, daha çok ölüm ve gözyafl oldu unu belirtti. Konuflmas nda, 2007 de yükseltilen flovenist dalgadan en çok kad nlar n etkilendi ini belirten Tuncel, kad na yönelik fliddete çok aç k bir flekilde ispatl yorken, medya milyonlarca insana yalan söylüyor. Türk ün gücünü dünyaya gösteren medya, adeta askerlik flubesi gibi çal fl - yor. Kameralar, foto raf makineleri ile mevzide gerillaya karfl saf tutmufl kurflun s k yor. Ya bizimlesin ya da düflman m z! Devlet bir yandan topluma yönelik kapsaml sald r yasalar haz rlarken öte yandan bunu kitlelere tafl man n araçlar n da gelifltiriyor. Haz rlanan yeni diziler, sinema filmleri ile milliyetçilik, flovenizm her daim diri tutulurken gerilla Marafl katliam n unutmad k! Operasyonlar durdurulsun Devletin s n r ötesine yapt operasyona yönelik protesto eylemleri devam ediyor. 29 Aral k ta Taksim Tramvay dura nda biraya gelen kurumlar s n r ötesi operasyonlar s ras nda Kürt halk n n üstüne bomba ya d r ld n dile getirdi. Partizan, HÖC, ESP, BDSP, Devrimci Hareket, Al nteri, Odak, Mücadele Birli i, HKM, PDD, EHP ve SDP taraf ndan örgütlenen eylemde Operasyonlar durdurulsun! Kahrolsun ABD emperyalizmi ve iflbirlikçi iktidar! pankart aç ld. Yap lan bas n aç klamas nda Baflbakan R. Tayyip Erdo an n yapt ABD gezisinde operasyon için ABD den icazet ald ifade edilirken Kürt halk na karfl yap lan katliam tezkeresinin alt nda DTP d fl ndaki tüm partilerin imzas n n oldu u belirtildi. ( stanbul) DTP li kad nlardan forum de de inerek, kad nlar olarak sadece Kürt sorununda de il, kad n katliamlar ndan, Sosyal Güvenlik Yasas na de in birçok soruna karfl daha aktif bir rol oynamalar gerekti ini söyledi. Konuflmalar nda SSGSS yasas na ve daha bir dizi soruna de inen kad nlar, bunlara karfl mücadele etmenin önemine dikkat çektiler. (Kartal) karalan yor. Haber bültenleri, yaz dizileri ile toplumu kuflatan medya devletin bu yönelimini yaflama geçiriyor. Türk devleti bir yandan medya ve psikolojik harbe böylesine a rl k verirken bunun bir parças olarak muhalif bas na da yöneliyor. Halka, emekçilere gerçekleri duyuran, devletin sis perdesini aralayan, karanl klar parçalayan yurtsever, ilerici, sosyalist bas n üzerinde terör estiriliyor. Gündem Gazetesi daha bas lmadan toplat l yor. Ç kart lan tüm yay nlar ciddi hiçbir gerekçe gösterilmeden da t m engelleniyor. Devlet, Kürt ulusunun, emekçilerin hakl, gür sesini sansür ile k smak, kesmek istiyor. Gündem den sonra K z lbayrak gazetesi, ard ndan Ankara da infaz edilen Kevser M zrak ile ilgili haberler gerekçe gösterilerek Yürüyüfl dergisi kapat ld. Gazetecilikten holding gökdelenlerine terfi eden medya, arkas na sermayeyi de alarak yol al - yor. Muhalif bas n ise tüm engellemelere, yasaklamalara, ekonomik sorunlar na ra men halktan besleniyor, emekçilere ezilenlere dayan yor. Gücünü Kürt ulusunun onurlu mücadelesinden emekçilerin yoksullu a, zulme karfl yükselen isyan ç l klar ndan al yor. Muhalif bas n n sesi; Kürt ulusunun inkâra karfl direnifli, iflçi s - n f n n, köylülerin, emekçilerin sömürüye karfl mücadelesidir. Tüm bunlar susturmak mümkün mü? yor. Tarih, ortak düflman bir yana b rak p birbirlerine karfl k rd r lan halklar n hiçbir kazan m olmad - n aksine bu durumdan sadece sömürücü, talanc, katliamc egemenlerin ç kar oldu unu göstermifltir bizlere. flte bu bilinçle, Kahramanmarafl Elbistan Gücük ve Çevre Köyleri Sosyal Yard mlaflma ve Kültür Derne i Gençlik Komisyonu 29 y l önce yaflanan Marafl katliam n yaflam n yitirenleri unutmad ve 30 Aral k günü dernek binas nda bir anma gerçeklefltirdi. Sayg durufluyla bafllayan anma belgesel gösterimi ile devam etti. Belgesel gösteriminden sonra k sa söylefli yap ld. Etkinli e yaklafl k 100 kifli kat ld. (1 May s Mahallesi flçi-köylü okurlar ) Operasyona ve savafl zamlar na hay r! Emperyalistlerden ald klar izinle 2007 y l n n son aylar nda yürüttükleri s n r içi ve d fl operasyonlarla Kürt halk na yönelik imha hareketine giriflen TC devleti, di er taraftan da bu operasyonlara harcanan trilyonlar yoksullukla bo uflan emekçi halka savafl zamlar olarak dayat - yor. TC devletinin bu uygulamalar na karfl Halklar n Kardeflli i Platformu bileflenleri bir bas n aç klamas yapt. 29 Aral k günü Partizan, DHP, ESP, BDSP, BAT S Sendikas ndan oluflan Platform bileflenleri AVP Tiyatrosu önünde Mermi, savafl uça laz m; do algaza, elektri e zam yapal m diyorlar, Operasyonlar n paras halklardan al n - yor, bombalar halklara at l - yor, Asgari ücrete 16 YTL zam, askeri operasyona 4 saat için 20 milyon dolar vb. dövizler tafl yarak sembolik kefen giydiler. Aç klamay yapan Serpil Aslan devletin katliam ve imha politikas na de inerek Kürt halk n n ulusal demokratik mücadelesini tasfiye etmek için emperyalistlerle her türlü askeri, siyasi ve bölgesel iflbirli ini gelifltiren devlet, co rafyam z halklar n da Ortado u bata na sürüklüyor dedi. (Bursa)

7 11-24 Ocak 2008 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi 2007 hak ihlalleri araflt rmalar gerçekleri ortaya koydu 2008 y l n n ilk günlerinde birçok kurum taraf ndan yap lan 2007 dökümleri insan haklar aç s ndan yaflanan vahim geliflmelerin kan t oldu. AKP hükümeti her platformda insan haklar ve demokrasi alan nda devrim niteli inde reformlar yapt n söylese de gerçekler hiç de öyle de il y l içinde rkç - floven sald r larla birlikte Kürt halk ve kurumlar rkç, floven kesimler taraf ndan hedef seçilirken, Polis Vazife ve Salahiyeti Kanunu nun (PSVK) verdi i yetkiyle polisin yarg s z infazlar insan haklar karnesine yaz ld. Y l boyunca 17 kifli dur ihtar na uymad gerekçesiyle öldürülürken, Siirt, fi rnak ve Hakkari nin yüksek güvenlikli bölge ilan edilmesinin ard ndan buralardaki uygulamalar OHAL i aflan düzeye ulaflt. Özellikle Türkiye Kürdistan nda yarg s z infazlarda art fl yaflan rken, stanbul, Ankara ve zmir gibi illerde de Polis Vazife ve Salahiyeti Kanunu nun yasalaflmas n n ard ndan arka arkaya infazlar yafland. Bunlardan baz lar flöyle; *10 Ocak ta Ankara n n Cebeci semtinde Mehmet Okur, polisler taraf ndan öldürüldü. * 16 Ocak ta zmir in Tepecik semtinde gaspç oldu u iddia edilen fieyhmuz Girgin, polisler taraf ndan öldürüldü. * Agos Gazetesi Genel Yay n Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007 de gazetenin fiiflli deki bürosu önünde u rad silahl sald r sonucu yaflam n yitirdi. * 8 fiubat ta Okmeydan nda dur ihtar na uymad iddia edilen bir araca polisler taraf ndan atefl aç ld. Polisin açt atefl sonucunda 17 yafl ndaki Emrah Derviflo lu öldü, Tuncay Karabulut ise a r yaraland. * 29 A ustos ta Beyo lu nda gözalt na al nan Nijerya uyruklu Festus Okey karakolda polisin silah ndan ç kan kurflunla öldü. * Tunceli nin Mazgirt lçesi ne ba l Koyunufla Köyü ne ba l Gölek Mezras nda 5 Eylül 2007 tarihinde komflu ziyaretine giden Seydali Taydafl ve a abeyi H d r Taydafl dönüflte Özel Harekat Timleri taraf ndan tarand. Olay sonucunda H d r Taydafl a r yaraland. * 13 Eylül de Van n Özalp lçesi ne ba l Afla Koçk ran köyünde Ejder Demir adl köylü ablas n n evine gitmek için evinden ç kt esnada askerler taraf ndan tarand. Demir a r yaral olarak kald r ld hastanede yaflam n yitirdi. * 18 Eylül de Polonyal Dariusz Witek, Yabanc lar fiubesi nde intihar etti. Kimse görmedi. * 27 Eylül de Hozat Boydafl (Samofli) köyü yak nlar nda iki ar c Bülent Karatafl ve R za Çiçek askerlerin güpegündüz açt atefl ile vuruldular. R za Çiçek a r yaralan rken, Karatafl hayat n kaybetti. * 7 Ekim de 19 yafl ndaki Ferhat Gerçek, Yenibosna da Yürüyüfl dergisi satarken ç kan arbede sonras polis kurflunuyla vuruldu. Felç oldu. * 24 Ekim de Malatya n n Kale lçesi nde HPG li Yüksel Nergiz ve nan Ak n n bulundu u minibüs, Kale lçesi ç k fl nda polis taraf ndan durduruldu. Görgü tan klar Nergis in polis taraf ndan infaz edildi ini bildirdi. * 21 Kas m da bir arkadafl ile parkta oturun iki çocuk babas Feyzullah Ete, polis taraf ndan sol gö süne ald darbe ile öldürüldü. Ete ye tekme atan polis serbest b - rak ld. * 24 Kas m da zmir de polisin dur ihtar na uymad, barikatta durmad diyerek atefl açt arabay kullanan 20 yafl ndaki Baran Tursun, kafatas na giren mermi nedeniyle 30 Kas m da yaflam n yitirdi. Arabada bulunan arkadafllar Emre Ökçelik ve Atilla Do an, kendilerine siren veya megafonla uyar yap lmad n, önlerine barikat kurulmad n sadece tek el atefl edildi ini söyledi. * 6 Aral k da Van n Özalp lçesi ne ba l Yukar Koçk ran (Koçk - rana Jorin) Köyü nde oturan Nazmi Güler adl köylü, mazot kaçakç s oldu u gerekçesiyle ran s n r civar nda askerler taraf ndan tarand. Güler, olay yerinde yaflam n yitirirken, köylüler Güler in yaral oldu unu ancak askerler taraf ndan cesedin ortada b rak ld için donarak öldü ünü belirttiler. * 10 Aral k ta Ankara da Terörle Mücadele fiubesi ekiplerince, DHKP/C ye yönelik yap ld iddias yla bir eve yap lan operasyonda Kevser M zrak katledildi. (H. Merkezi) Zavar 13 ameliyat geçirmiflti Odak Dergisi eski Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü Erol Zavar, Direnifl Hareketi örgütü üyesi oldu u iddias yla, 2001 y l nda yarg land davadan müebbet hapis cezas na çarpt r ld. Tutuklanmas ndan iki y l önce, Ankara Etlik SSK Hastanesi nde mesane kanseri tan s konulan Zavar n, stresli ortamlardan kaç nmas ve üç ayl k periyotlar halinde sistoskopi yapt rmas gerekti i uzmanlar taraf ndan aç klanm flt. Sistoskopi cihaz olmad ya da zaten kendisi için bu tetkike gerek Avukatlar Erol Zavar n cezas n n ertelenmesini istedi Sincan 1 No lu F Tipi Hapishanesi nde tutulan kanser hastas Erol Zavar n avukatlar, 26 Aral k tarihinde müvekkillerinin sa l k durumuna dikkat çekmek amac yla HD stanbul fiubesi nde bir bas n toplant s düzenledi. Toplant ya, Zavar n avukatlar Gülizar Tuncer, fiafak Y ld z, Faz l Ahmet Taner ile HD stanbul fiube Baflkan Gülseren Yoleri kat ld. Toplant da konuflan Av. fiafak Y ld z, Zavar n uygun koflullarda tedavi olabilmesi için serbest b rak lmas n istediklerini söyledi. Adalet Bakanl na defalarca yapt klar baflvurulardan bir sonuç alamad klar n belirten Y ld z, DTP Diyarbak r Milletvekili Selahattin Demirtafl n konuyla ilgili Meclis e soru önergesi verdi ini sözlerine ekledi. bulunmad fleklindeki gerekçeler ve bafltan savma fiziki muayeneler Zavar n hastal n geri dönüflsüz bir noktaya götürdü. Bulundu u Sincan 1 No lu F Tipi Hapishanesi nde hiçbir sa l k deste i almadan ve oldukça kötü koflullarda yaflam savafl veren Zavar n hastal, defalarca talep etmesine ra men gerekli tedaviyi göremedi- i için ilerliyor. Zavar bugüne dek 13 ameliyat geçirdi ve vücudundan toplam 39 parça ur al nd, geçirdi i son ameliyatta ise safra kesesi al nd. Av. F. Ahmet Taner ise, avukatlar olarak Adalet Bakanl na gönderilmek üzere haz rlanan dilekçeyi bas na okudu. Dilekçede 110 avukat n imzas oldu unu belirten Taner, 5275 Say l Ceza ve Güvenlik Tedbirleri nin nfaz Hakk nda Kanun un 16/2 f kras uyar nca Zavar n cezas n n ertelenmesini talep ettiklerini kaydetti. Söz konusu maddeye göre, hayat riskte olan tutuklu ya da hükümlünün cezas n n infaz n n iyileflinceye kadar geri b rak labilece ine dikkat çeken Taner, ancak yasalar n uygulanmad n söyledi. Taner, Sadece insani duyarl l k ve vicdani zorlamalar de il yasal gereklilikler de infaz - n n geri b rakt r lmas n ön görmektedir dedi. Mesane kanseri Zavar n üç ayda bir yap lan tetkiklerden sonra her defas nda ameliyata al nmas n n zorunlu oldu una, ameliyattan sonra da kanama ve a r lar n devam etti ine vurgu yapan Taner, Kontrol için hastaneye sevkleri, insani olmayan koflullarda ve hasta haklar na ayk r biçimde yap lmakta ve her defas nda ciddi olumsuzluklar yaflamaktad r dedi. HD stanbul fiube Baflkan Gülseren Yoleri de Zavar n gerekli koflullarda tedavi edilmesi için gereken mücadeleyi vereceklerini belirtti. ( stanbul) Hapishanede kitap yasa na gerekçe; Moral verir! Devlet, Malatya Hapishanesi nde uygulamaya koydu u gerekçe ile asl nda hapishanelerde neyi hedef ald - n gösterdi. Malatya E Tipi Kapal Hapishane idaresi Anaya Söyleyin Herfley Bitti ve Analar ve Tanr çalar kitab n moral verebilir gerekçesiyle tutsaklara vermedi. Hapishane idaresi ayr ca çeflitli yay nlara yasak getirerek, tutsaklar n çeflitli ihtiyaçlar n karfl lamalar n da engelliyor. Söz konusu kitaplar ailelerine geri vermeyerek, imha eden idarenin bu tutumu ile ilgili aç klama yapan tutsaklar, yeni müdürün Tekirda F Tipi nden geldi ini ve oradaki uygulamalar Malatya da da uygulamak istedi ini belirtti. Tutsaklar, ayr ca hapishaneye ilk gelenlerin giriflte asker ve gardiyanlarca ç r lç plak soyulup arama yap ld n eklediler. (H. Merkezi) Sincan Kad n Hapishanesi nde hak ihlalleri Geçti imiz ay içerisinde Sincan F Tipi Hapishanesi nde kad n tutsaklara yöneltilen hak ihlalleri flu flekilde; lk olarak tedavilerin engellenmesi halen devam ediyor. Son olarak 27 Kas m 2007 tarihinde Deniz Tepeli götürüldü ü hastanede, asker odadan ç kmad için tedavi olamadan geri götürüldü. Ayr ca yasal olmad halde avukatlara gönderilen mektuplara el konulmas, elden götürülen belgelerin engellenmesi de devam ediyor. Ve son olarak 14 Kas m 2007 tarihinde Fadime Özkan avukat yla görüfltürülmemifltir. Avukat nda vekâletinin olmas - na, hükümlü olmas ve vasisinin olmas na ra men hükümlü oldu u ve vasisinin vekâlet vermesi gerekti i gerekçe gösterilerek Özkan n avukat yla görüflmesi engellenmifltir. Oysa yasalara göre asl nda avukatta vekalet olmasa bile 3 defa vekaletsiz görüflebilme hakk var. Di er taraftan Özkan hükümlü olsa bile devam eden baflka davalar var. Buradan bak ld nda bile tamamen keyfi olarak savunma hakk n engellemeye yönelik oldu u görülecektir. Yine tutsaklara keyfi cezalar verilmeye devam ediyor. Deniz Tepeli, 30 Kas m 2007 tarihinde mahkeme için hücreden ç kar - l rken gardiyanlarca yap lan ayakkab aramas nda gardiyan taraf ndan aya na vurulmufl, Tepeli nin neden aya ma vuruyorsun? sorusu karfl s nda kendisine hakaret ve tehdit etti i gerekçesi ile soruflturma aç lm fl ve 2 ay iletiflim araçlar ndan men cezas verilmifltir. 19 Aral k katliam n n y l dönümü nedeniyle tutsaklar n yapt klar 3 günlük açl k grevine soruflturma aç lm flt r. Aç lan soruflturmalarla Fadime Özkan, Deniz Tepeli, Zeliha Bulut, Nurten Karatafl, Münevver fieker, Nilüfer fiahin ve Necla Çomak a 2 ay iletiflim araçlar ndan men cezas isteniyor. Sema Gül, Birgül Uzun ve Filiz Uluçelebi ye 2 ay ortak alan kullan m ndan men cezas verildi. Tutsaklar n kantinden istedikleri ihtiyaçlar say m yap l - yor, bayram tatili gibi gerekçelerle geç verilmeye devam ediyor. Süt, kahvalt l k malzeme, sebze gibi temel g da maddeleri daha önce pek çok defa idare ile konufluldu u ve düzeltilece i söylendi i halde tutsaklara verilmiyor. Ayr ca 2007 Newroz günü havaland rmada atefl yak ld gerekçe gösterilerek baz tutsaklara soruflturma aç lm flt r. (H. Merkezi) Selam olsun ntifada y yaratanlara ve yaflatanlara! Alevilerden Alman Konsoloslu u na siyah çelenk Almanya da yay nlanan bir televizyon program nda Alevilere yönelik rencide edici ifadelerin yer almas birçok kurum taraf ndan protesto edildi. 5 Ocak günü saat te Alman Konsoloslu unun önünde biraya gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derne i üyeleri Alman ARD kanal nda yay nlanan dizinin yay ndan kald r lmas n ve kanal n Alevi toplumundan özür dilemesini istedi. Kahrolsun faflizm kahrolsun emperyalizm sloganlar n hayk ran kitle Alman Konsolosu una siyah çelenk b rakt. Tatort adl dizinin 23 Aral k 2007 tarihinde yay nlanan Wem Ehre gebührt (Namusuma Lay k Olmak) adl bölümünde Alevi toplumunu afla layan ifadeler yer alm fl, bu durum Alevi inanc ndan halk - m z n büyük tepkisini çekmiflti. ( stanbul) Kevser M zrak mezar bafl nda an ld Filistin Halk yla Dayan flma Derne i (FHDD), srail iflgaline karfl Filistin halk n n kitlesel isyan n dile getirdi i ntifada n n 2. y ldönümünde bir etkinlik ve panel düzenleyerek ntifaday yaratanlar ve yaflatanlar yaflad - m z co rafyadan selamlad. Mahalle dernekleri Kentsel Dönüflüm ü ve TOK Baflkan n protesto etti 5 Ocak Cumartesi günü Büyükflehir Belediyesi önünde toplanan stanbul Mahalle Dernekleri Platformu bileflenleri, Kentsel Dönüflüm ad alt nda emekçi semtlere yönelik gerçeklefltirilen y k m ve yozlaflt rma sald r lar n protesto etti. Platform ad na bas n aç klamas n yapan Gülsuyu-Gülensuyu Güzellefltirme Derne i üyesi Erdo an Y ld z, Kentsel Dönüflüm ad alt nda emekçi semtlerin yeni paylafl m ve rant alanlar yap lmaya çal flt na dikkat çekti. Aç klamada bu uygulamalar n, Anayasan n temel ilkelerinden sosyal devlet ilkesi ne ayk r oldu u belirtildi. Bas n aç klamas nda ayr ca TOK Baflkan n n yapt aç klamalarda gecekondu halk n küçük düflürdü ü ve bundan dolay gecekondu mahallelerinde yaflayan halktan özür dilemesi gerekti i vurguland.( stanbul) Makine Mühendisleri Odas toplant salonunda bafllayan etkinlikte ilk önce dernek ad na ntifadan n y ldönümü ve srail iflgaline de inilirken, derne in amac ndan ve çal flmalar ndan bahsedildi. Yap lan konuflman n ard ndan Filistinli flair Mahmud Dervifl in iki fliirinden oluflan bir dinleti sunuldu. Daha sonra küçük bir müzik dinletisi verildi. Sinevizyon gösterimin ard ndan panele geçildi. Panelde, Filistinli Dr. Yusuf Musleh, Filistinli ö renci Meysa Musleh ve araflt rmac yazar Haluk Gerger konuflmac olarak yer ald. Haluk Gerger, Filistin halk - n n mücadelesinin yeterince bilindi ini belirterek özellikle srail toplumu ve yap s üzerinde duraca n belirtti. srail in Güney Afrika daki rkç rejime bile tüm dünya karfl ç karken destek verdi ini belirten Gerger, bugün tüm dünyada srail e karfl olan hakl bir antipatiden bahsetti. Meysa Musleh ise yapt konuflmada içinden geçti imiz günlerde FHKC nin de 40. mücadele y l n kutlad n belirterek Filistin mücadelesi içinde flehit düflmüfl olanlar sayg yla and n belirtti. Yusuf Musleh ise, dünya kamuoyunun yanl davrand n belirterek, srail in uygulad fliddete göz yumuldu unu belirtti. Konuflmalar n ard ndan sorulan sorulara cevap veren konuflmac lar n ortak vurgusu direnifli hangi odak devam ettirirse Filistin halk n n onun yan nda yer alaca oldu. Panelin ard ndan Haluk Gerger ve Meysa Musleh e derne e katk lar ndan dolay plaket verildi. ( stanbul) Ankara da 10 Aral k günü bir eve yap lan bask n sonucu polisler taraf ndan katledilen Kevser M zrak HÖC taraf ndan mezar bafl nda yap lan bir etkinlik ile an ld. Ankara n n Polatl ilçesindeki Asri Mezarl k ta bulunan M zrak n mezar na kortejler oluflturarak bayraklar ile gelen HÖC kitlesi Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez pankart açarak, Kevser M zrak ölümsüzdür, Devrime meflale bizim kad nlar m z, Bize ölüm yok, Devrim flehitleri ölümsüzdür fleklinde sloganlar att. M zrak n mezar bafl nda sayg durufluna geçen kitle, mezar bafl nda fliirler okudu. M zrak n mezar na k z l karanfiller b rakan HÖC üyeleri, sloganlar eflli- inde mezarl ktan ayr ld lar. (Ankara)

8 Politik gündem İşçi-köylü Ocak 2008 Butto nun, gerek Pakistan burjuva klikleri aras ndaki gerekse emperyalistlerin bölgede oynamaya çal flt klar oyun çerçevesindeki ölümü, gerçekte ise tasfiyesi ile birlikte, emperyalist k flk rtmalar sonucu zaten barut f ç s haline gelen ülkedeki çat flmalar n dozu üst seviyeye ç kt. Pakistan tam bir yang n yerine döndü. Butto nun ölümü, emperyalizmin yar -sömürgelerdeki politikalar n n sonucudur! ABD emperyalizminin bölgedeki en sad k uflaklar ndan olan Benazir Butto, ABD ile yap lan anlaflmalar ve bu anlaflmalarda verilen taahhütler sonucu 8 y ld r bulundu u sürgünden döndü ü gün gerçeklefltirilen bombal sald r dan kurtuldu, ancak 28 Aral k ta gerçeklefltirilen sald r dan kurtulamad. Butto ya dönük ilk suikast n ard ndan giderek t rmanan çat flmalar n akabinde OHAL ilan eden Müflerref, böylelikle kendi iktidar n da pekifltirme gayretini sürdürdü. OHAL ilan, hem Butto ile Müflerref aras ndaki hem de Pakistan burjuva klikleri aras ndaki çat flmalar daha da su yüzüne ç kard. Butto nun, gerek Pakistan burjuva klikleri aras ndaki gerekse emperyalistlerin bölgede oynamaya çal flt klar oyun çerçevesindeki ölümü, gerçekte ise tasfiyesi ile birlikte, emperyalist k flk rtmalar sonucu zaten barut f ç s haline gelen ülkedeki çat flmalar n dozu üst seviyeye ç kt. Pakistan tam bir yang n yerine döndü. Emperyalistler aras dalafl, yar sömürgelerin önemini art r yor 21. yüzy l hem emperyalistler aras çeliflmelerin, hem de emperyalizm ile yar -sömürge ülkelerin halklar aras n- Pakistan Halk Partisi nin kurucusu ve y llar nda devlet baflkanl ve baflbakanl k yapan Zülfikar Ali Butto nun k z olan Benazir Butto, emperyalistlerin kendilerine sad k iflbirlikçiler-uflaklar yetifltirdi i Harvard ve Oxford Üniversitelerinde e itim gördü. Babas Zülfikar Butto, ayn zamanda Pakistan n en büyük afliretlerinden Butto afliretinin bafl yd. daki çeliflmelerin yeni biçimler ald, keskinleflti i geliflmelerle bafllad. Yoksulluk, iflsizlik ve bask lar n artmas sonucu geliflen halk hareketleri-direnifller, emperyalistleri sald rganlaflt rmaktad r. Bu durum, emperyalistler aras çeliflmeleri de keskinlefltirmektedir. Emperyalist dalafl, dünya ticaret yollar ile enerji kaynaklar -hatlar üzerinde yo unlaflm flt r. Dolay s yla emperyalizm yar -sömürge ülkelerin iflbirlikçi yönetimlerine yaklafl mlar daha fazla önem kazanm flt r. Yar -sömürgelerde kurulan yönetimlerin biçimi ise öteden beri, emperyalizmin özüne uygun olarak faflist diktatörlükler olmaktad r. Bunun yan s ra çeflitli iktidar de iflimlerine u rayan ülkelerde, özellikle de eski SSCB ülkelerinde renkli devrimler arac l yla yeni iflbirlikçi iktidarlar yönetime getirilmektedir. Emperyalizmin, hangi ülkede hangi iktidar biçimini destekleyece i, tamamen o ülkenin s n fsal iliflkileri, klikler aras çeliflkiler ve bu temel üzerinde emperyalist ç karla ilgilidir. Emperyalizmin en yayg n olarak kulland yöntem askeri faflist diktatörlüktür. ABD emperyalizmi uzunca y llard r, yar - sömürgelere demokrasi, bar fl ad alt nda veya terörizmle mücadele bahanesiyle askeri müdahalelerde bulunmakta, diktatörlükler kurup, beslemektedir. Diktatörlük kurarak, besledi i ülkelerden biri de Pakistan d r. ABD son 60 y ld r güdümünde olan Pakistan elde tutabilm e k için, son 8 y ld r iktidarda olan Müflerref i oldu u gibi, burada iktidara getirdi i diktatörleri her yönüyle besledi, destekledi. Pakistan, bölgenin en yoksul ülkelerinden biridir. Hammaddeenerji kaynaklar ndan çok jeostratejik önemi ile öne ç kmaktad r. Himalaya da s ras n n geçit vermemesinden kaynakl, Orta Asya ile Güney Asya aras ndaki geçifller-yollar-boru hatlar için kilit bir öneme sahiptir. Bunun yan s ra Pakistan, Ortado u petrollerini, özellikle Basra Körfezi petrolünü, Güney ve Do u Asya ya tafl yan deniz yollar n n güvenli i ve körfezin giriflinde yer almas dolay s yla körfezin güvenli i aç s ndan jeo-stratejik öneme sahiptir. Ortado u ya, körfeze baflta hâkim olan ABD aç s ndan, Pakistan n önemi bu yönüyle de tart fl lmazd r. Ayr ca ran ve Orta Asya ülkelerini çevrelemek aç s ndan da önemli bir konuma sahip olan Pakistan, fianghay flbirli i Örgütü ne gittikçe yak nlaflan Hindistan ve NATO nun bir türlü istikrar sa layamad Afganistan a komflulu u nedeniyle de, ABD için önem arz ediyor. Afganistan iflgali için en büyük dayanak da yine Pakistan d r. Di- er yandan Hindistan a komflu olmas ve petrol boru hatt geçifl güzergâh nda yer almas Pakistan n jeo-politik önemini iyice art rm flt r. Hiçbir zaman, burjuva anlamda bile demokrasi yaflamam fl olan Pakistan, geçmiflte Türkiye ve ran la birlikte SSCB ye karfl Yeflil Kuflak denen çevreleme politikas n n önemli bir aktörüydü. ABD alternatif yaratma aray fl nda Ancak, ABD nin uzun y llar SSCB ye karfl Afganistan ve Pakistan da besledi i büyüttü ü, radikal slamc örgütler son y llarda denetimden ç km fllard r. Bunlar art k hem ABD ye hem de Müflerref e karfl savaflmakta, iktidar n sarsarak, Pakistan daki hegemonyas n tehdit etmektedirler. Butto kimdir? Butto, e itimini tamamlad ktan sonra, ordunun babas n devirmesinden hemen önce, 1977 de ülkesine döndü. Babas n n General Ziya Ül Hak n askeri yönetimi taraf ndan 1979 da idam edilmesinin ard ndan partinin liderli ine geçti y l nda çimento fabrikatörü Asif Ali Zardari ile evlendi. lk kez 1988 de baflbakan oldu da ise dönemin devlet baflkan taraf ndan yolsuzluk suçlamas yla görevinden al nd. Butto ile eflinin 1.5 milyar dolarl k yasad fl banka hesaplar ve paravan flirketler a oluflturdu u belirlendi ve çift hakk nda pek çok soruflturma aç ld. Efli Zerdari art k, ihalelerden ald rüflvetlerden dolay bay yüzde on olarak an l yordu. Benazir Butto, ABD nin bask s sonucu, Devlet Baflkan Pervez Müflerref le yapt güç paylafl m pazarl nda yolsuzluk suçlamalar - n n çekilmesi ile af elde ederek, ABD nin Pakistan kaybetme riski yan nda, Pakistan daki nükleer silahlar n ABD karfl tlar na geçmesi riski de bulunuyor. Müflerref, ülke içinde görece istikrar sa layamad ve ABD uflakl ayyuka ç kt için iyice teflhir olmufltur. Ayr ca Afganistan daki direniflçilere, Pakistan dan giden yard mlar da engelleyememifltir. S n rdaki baz bölgelerin denetimini de kaybederek, Taliban yanl lar n n eline geçmesine neden olmufltur. Bu yüzden ABD nin gözünden düflmüfl olsa da, ABD hala onu desteklemektedir. Çünkü Pakistan n iç çeliflmelerinden ve s n flar aras dengelerden kaynakl göstermelik de olsa demokrasi ile hâkimiyetini sürdüremeyece ini; ancak diktatörlükle egemenli ini koruyabilece ini ve bunun için flu an en uygun kiflinin Müflerref oldu unu iyi bilmektedir. Ancak ABD ayn süreçte Müflerref in alternatiflerini geçti imiz Ekim de Pakistan a geri döndü. Ülkedeki y pranm fll ndan kaynakl, bu ABD dayatmas n kabul etmek zorunda kalan Müflerref ise, özde yine de Butto ile bir iflbirli ine, iktidar paylafl m na karfl yd. Bunun içindir ki, devlet içindeki ve d fl ndaki Butto dan rahats z olan güçleri engellemeye dönük, önlem alma gibi bir giriflimde bulunmuyordu. Ölümünün ard ndan demokrasi havarisi ilan edilen Butto, Müflerref Kas m ay nda, OHAL ilan ederek ikinci darbesine imza att nda, ABD yi Pakistan a müdahaleye ça rm flt. Emperyalistlerin yetifltirmesi olarak, emperyalistlerin ç karlar na hizmet eden Butto, tüm siyasi yaflam boyunca halk na ihanet içindeydi ve Pakistan halk n n içinde bulundu u yoksullu un, sefaletin ve zulmün bafll ca mimarlar ndand. de yaratma gayretine düflmüfltür. Gerek Butto nun ülkeye dönüflü gerekse Nevaz fierif in son dönemde, yine benzer anlaflmalarla Pakistan siyaset sahnesine dahil ediliflinin ard nda yatan neden de, iflte bu alternatif yaratma çabas d r. ABD, ran kaybetmekle ç - kard derslerden -di er yar -sömürgelerde oldu u gibi- Pakistan da da tek bir kli e veya diktatöre dayanmamay esas al yor. ran da, fiah a bir alternatif yaratmad için çok önemli bir konumdaki ran elde tutma olana- n kaybetmifltir. Pakistan da ise Müflerref in iyice teflhir olmufllu- unun etkisiyle Butto ve fierif i devreye sokmufltur. Pakistan da siyasal kamplaflmalar n uç boyutlara varmas, yoksullu un her geçen gün daha çok artmas ve giderek büyüyen ABD ve diktatörlük karfl tl, ABD nin bu ülkedeki hegemonyas n gittikçe zay flatmaktad r. Benazir Butto nun 8 y ll k sürgünden sonra Müflerref le anlaflarak ve ABD den icazet alarak Pakistan a dönmesi, ülkedeki kar - fl kl klar ve çat flmalar engelleyememifltir. Butto, geldi i gün suikast giriflimine maruz kald. Butto nun kurtuldu u bu sald r da 150 kifli öldü. Hem devlet baflkanl n hem de Genelkurmay Baflkanl n yürüten Müflerref, bu suikast n ard ndan artan sald r lar gerekçe göstererek ola anüstü hal ilan etti, Anayasay rafa kald rd. Müflerref le anlaflarak Pakistan a dönen Butto nun bu siyasi kar fl kl giderebilecek potansiyeli zaten oldukça zay ft. Butto, gerek ABD iflbirlikçisi politikalar benimsemesi dolay s yla, gerekse de ayyuka ç km fl yolsuzluklar dolay s yla da genifl bir kesimin gözünde teflhir olmufltu. Butto, Müflerref le anlaflarak ülkeye döndü ü için, Müflerref karfl tlar - n n gözünde de itibar kazanamam flt. Butto, taktik de ifltirerek Müflerref e elefltirilerini sözde sertlefltirse de, pek ifle yaramad. Ve t rmanan çat flmalar eflli- inde Butto nun siyaset sahnesinden tasfiyesi gündeme geldi. Bu tasfiye de Pakistan burjuva güçleri aras ndaki iktidar çat flman n büyük pay olsa da, esas olarak emperyalistlerin bölgedeki hegemonyalar n sürdürme gayretinin ürünüdür. Butto nun ölümünün ard ndan yap lan tart flmalar n bafl nda, nas l ve kimler taraf ndan öldürüldü ü tart flmalar geliyor. Pakistan hükümeti hemen sald r n n ard ndan yapt aç klamalarda El Kaide vb. slami örgütleri fail olarak gösterirken, özellikle de Butto yandafllar, O nun ölümünden Müflerref i sorumlu tutuyor. Pakistan seçimlerinin arifesinde yaflanan bu geliflmeyle birlikte, ülkedeki siyasi durum daha da istikrars zlaflm fl ve zaten uzunca zamand r fliddetli iç çat flmalara sahne olan ülke tam bir yang n yerine dönmüfl bulunuyor. Pakistan n geldi i noktaya iliflkin yap lan tespitlerde ise, mevcut durumun ABD ye her f rsatta dillendirdi i müdahaleye f rsat yarataca görüflü a rl k kazan yor. Bir müdahalenin gündeme gelmesi durumunda, bunun k l f da yine büyük olas l kla demokrasi, bar fl, özgürlük söylemleri olacakt r. Emperyalist zincir her halkada parçalanmal! Ancak emperyalizmin demokrasi, bar fl, özgürlük dedi i her yerde halklara yönelik bask, savafl ve ölüm var. Emperyalistler hangi biçim alt nda egemenliklerini sürdürürlerse sürdürsünler halklar n daha fazla sömürülmesi ve yoksullaflt r lmas na yol açarlar. Emperyalizm, siyasi gericilikle ayakta durmaktad r. Onun, b rakal m gerçek anlamda özgürlük ve demokrasiye yol açmas n, bugün art k en ufak demokratik ve özgürlükçü harekete tahammülü kalmam flt r. Bir yandan büyüyen emperyalist dalafllar, bir yandan ise halk ayaklanmalar ve direnifller, emperyalizmi daha da gericilefltirmekte ve sald rganlaflt rmaktad r. Bu süreç onun sonunu haz rlayan geliflmelerden ba ms z düflünülemez. Afganistan da ABD önderli inde emperyalizmin karfl laflt yenilgi, Irak ta sapland klar batakl k ve emperyalist planlar altüst eden onlarca halk ayaklanmas ve direnifl, gelece in daha büyük kurtulufl mücadelelerinin ve emperyalizmin dünya çap ndaki yenilgisinin de habercisidir. Nepal, Hindistan, Filipinler ve birçok yar -sömürge, yar -feodal ülkedeki MLM Ler önderli inde geliflen halk savafllar ve halk iktidarlar dünya halklar na gerçek kurtuluflun yönünü göstermektedir. Emperyalist zincir, her halkada parçalanmal ve s n fs z-sömürüsüz bir dünyan n yolu aç lmal - d r. Bu konuda MLM lere temel görevler düflmektedir.

9 11-24 Ocak 2008 İşçi-köylü 9 Politik gündem Halklar n kardeflli ine kurflun ifllemez! 19 Ocak 2007 tarihi ülkemiz topraklar nda yaflayan çeflitli milliyetlerden halk n aras na ekilmeye çal fl lan kin tohumlar n n filizlenmeye bafllad n n, en önemli iflaretlerinden oldu. Agos Gazetesi Genel Yay n Yönetmeni Hrant Dink, bu tarihte, arkas ndaki güçlerin kimler oldu u çok aç k olan, faflist bir tetikçinin hain kurflunlar na hedef oldu. Bir gazeteci olman n ötesinde, ilerici, demokrat, ayd n bir kifliydi Hrant Dink. Ama ayn zamanda da bu topraklarda binlerce y ld r yaflayan, ancak Türk egemen s n flar n n Türklefltirme politikas do rultusunda, milyonlarla ifade edilen bir kesimi, tehcire ve soyk r ma u rat lan Ermeni ulusunun bir mensubuydu. Kin tohumlar iyi tutsun diye, egemenler ve onlar n uzant s faflist zihniyetlerce katliamda öne ç kar - lan yan da bu oldu. Hrant n yerde yatan cans z bedeni üzerine örtülen örtünün d fl nda kalan ayaklar nda ilk göze çarpan, alt y rt k ayakkab lar oldu. O, bu s radan haliyle asl nda, ne kadar içimizden biri oldu unun da mesaj n veriyordu. Ancak öteki oldu u yönünde hemfikir olanlar, bu mesaj Ermeni- Kürt-Türk ve bu topraklarda yaflayan çeflitli uluslardan halk n almamas, halklar n kardeflli ine s k lan kurflunlar n açt tahribatlar n büyümesi için ellerinden geleni yapmaya, rkç -faflist k flk rtmalar büyütmeye devam ediyorlard. Daha katlinden k sa bir süre önce mahkemede u rad faflist sald r n n ard ndan kendisini vatan haini ilan eden kimileri ise, timsah gözyafllar içinde, methiyeler dizmeye çal fl yorlard. Ancak bunlar n sahteli i, aralara s k flt rd klar ya da a zlar ndan kaç rd klar söylemlerde, hemen aç a ç k - yordu. Katliam n yüz binleri soka a dökmesi, cenazeye kat lan yüz binlerce insan n hep bir a zdan hepimiz Ermeniyiz slogan n hayk rmas, böylesi bir sahiplenifli beklemeyenleri panikletti. Ve sahte methiyeler yerini gerçek niyetlere, halklar birbirine karfl k flk rtmaya zemin haz rlayacak söylemlere b rakt. Katliam gözda ve gündem sapt rmay hedefliyor Kontra faaliyetlerin uzant s olan bu katliam n zamanlamas da, hayli kritik bir döneme denk gelmekteydi. Benzer kontra sald r larda oldu u gibi, Hrant a dönük katliam n hedefini bir yandan, özelde Türk olmayan milliyetlere genelde ise tüm topluma gözda verme olufltururken, di er yan n da gündemin sapt r lmas oluflturuyordu. Katliam n san ise belki de tarihte görülmedik biçimde, hemen bir-iki gün içinde aç a ç kar lm fl ve akabinde Ogün Samast adl küçük katil, daha do rusu tetikçi, yakalanm flt. Ancak bu aç a ç karma ve yakalama durumu, benzer birçok katliamda oldu u gibi, beraberinde devlet sivil faflist odaklar-çeteler ve daha bir dizi faflist örgütlenmenin, aralar ndaki ba da bir kez daha aç a ç karm flt. Bu katliam n en önemli ayr nt lar ndan birini ise hiç kuflkusuz failin küçük yafllarda bir tetikçi olmas oluflturuyordu. Küçük tetikçiler ise, son dönemlerde gerçeklefltirilen faflist katliamlarda tercih nedeni olmufltu. T pk Hrant n katlinden bir süre önce gerçekleflen ve rahip cinayetinde oldu- u gibi. Anlafl lan kontrac lar böylelikle töre cinayetlerinde, az ceza al nmas için, cinayetin yafl küçük aile ferdine iflletilmesi gibi bir yönteme de baflvurmaya bafllam fllard. Böylece hem katliam sözde hemen ayd nlat lm fl oluyor, hem de genç birinin milliyetçi duygularla iflledi i bir cinayet gibi gösterilerek, münferit olarak yans t lmas kolaylafl yordu. En önemlisi de, faflist devletin kontra faaliyetlerinin bu flekilde gizlenmeye çal fl l yor olmas. Hrant Dink ve Rahip Santaro katliam ile dikkatlerin topland bir di er nokta ise, bu küçük tetikçilerin Trabzon dan ç kmas oluyordu. Çeflitli milliyetlerin yüz y llard r iç içe yaflad bu kent, buradaki çok kültürlülü ü ve kardeflçe yaflam ortadan kald rmaya dönük rkç -faflist örgütlenmelerin merkezi haline getirilmeye çal fl l yordu. Bu çabalar n sonucu ortaya ç kan katliamlarla birlikte, tüm Trabzon halk töhmet alt nda b rak lmak, sanki tüm Trabzon halk bu rkç -faflist yönelimi sahipleniyor izlenimi yarat lmak isteniyordu. Oysa gerçek hiç de böyle de ildi ve Trabzon halk n n onurlu sesleri, ayn süreçte bunu var güçleriyle hayk r yordu. Küçük katil a abey oldu Hrant Dink katliam n n yank lar haftalar aylar boyu dinmedi. Bu yank bir yandan yurtiçinde ve yurtd fl ndaki genifl çapl bir sahiplenifl ortaya ç kard, di er yandan ise kardefl kavgas n körükleyenlerin linç kampanyalar yla sürdü. Katliama iliflkin soruflturmada ise yine bir dizi iliflki a ortaya saç ld. Bu iliflkilerden biri de, Susurluk dahil, bir dizi kontra faaliyetle birlikte an lan emekli General Veli Küçük tü. Veli Küçük sa l nda da Dink i telefonla tehdit edenler aras ndayd ve daha önce de Dink in 301. maddeden yarg land davan n duruflmas na gelerek, provokasyon yaratm flt. Telefon görüflmelerinden ve daha bir dizi iliflkiden elde edilen bulgular, baflta emniyet birimleri olmak üzere, devletin çok say da kurumuna kadar uzan yordu. Ancak bir kez daha tutuklananlar alt düzeyde tetikçiler oluyordu. Hrant Dink katliam n n ilk duruflmas 2 Temmuz da gerçeklefliyor ve Dink in efli Rakel ve çocuklar burada da faflistlerin sözlü vb. tacizlerine u ruyordu. Aç kça bu ülkeden gidin deniyordu, bu topraklar n gerçek sahiplerine. Hrant a da bu topraklardan çekip gitmesi söylenmiflti. Ancak O nun cevab halklar n kardeflli ini kurflunlayanlara, dün ve bugün bombalayanlara, bir tokat gibi iniyordu: Evet bu topraklarda gözüm var, ama topra n alt nda. Çünkü ben bu topraklara gömülmek istiyorum diyordu Hrant, kendisini vatan haini ilan eden, gerçek vatan hainlerine. Hrant Dink katliam na iliflkin hala birçok veri ortaya ç k yor. Gerçek adresi de gösteren bu verilerin ço unun üzeri ise büyük bir gayretkefllikle kapat l yor. Geçti imiz günlerde küçük katil e iliflkin de bir veri ortaya ç kt. Katliam gerçeklefltirdi inde 18 yafl ndan küçük görünen Ogün Samast n kemik yafl n n 19 oldu u yönlü bir veri bu. Kesin karar ise mahkemeye b rak lm fl. E er kemik yafl na iliflkin bu veri mahkemece kabul edilirse, a rlaflt r lm fl müebbet almas söz konusu olabilecekmifl. Ancak flundan eminiz ki, art k a abey s n f na dahil olan Samast bu cezay alsa bile, bu sadece göstermelik olacakt r ve befl y ld zl otel konforunda a rland hapishaneden bir an evvel ç karman n yolu bulunacakt r. Gerçek katiller olan kontra fleflerine ise yine dokunulmayacakt r! Taa ki inad na kardeflli i savunan halk n adaleti, iflledikleri tüm suçlar n hesab n sormaya bafllay ncaya kadar. Çünkü halklar n kardeflli ine kurflun ifllemez! Maske düfltü, zamlar göründü! Aç klanan asgari ücret ve iflsizlik rakamlar, bir kez daha bu ba lamda ekonomik geliflmeleri k saca de erlendirmeyi zorunlu k l yor. Son günlerde söylenen yalanlar deflifre etmek için bu zorunludur. Çünkü son geliflmelere iliflkin tüm s n flar kendi bak fl aç lar na ortaya koyuyor. Emperyalizm uygulad neo-liberal politikalarla; devletin küçültülmesi, sermayenin serbest dolafl m, K T lerin özellefltirilmesi, iflçi ve emekçilerin ücretlerinin düflürülmesi vb. sald - r politikalar n n uygulanmas n dayatmaktad r. Ülkemizde de emperyalizmin ufla olmaktan öte bir ifllevi olmayan hükümetlerin tümü bu politikalar hayata geçirebilmek için canla baflla çal flm fllard r. AKP hükümete gelinceye kadar bu konuda istedikleri kadar yol alamad klar, AKP hükümeti ile birlikte bu sürecin daha h zland - ortadad r. AKP de bu konudaki baflar s n Cumhuriyet in kuruldu u günden kendi hükümetine kadar olan süreçte gerçeklefltirilen özellefltirmelerin toplam ndan çok daha fazlas n yaparak efendilerine de ne kadar sad k bir uflak olduklar n göstermeye çal flmaktad r. Emperyalistler bu dönemde kârlar na kâr katarken iflçiler, köylüler, memurlar, esnaflar yani halk n büyük bir kesimi her geçen gün daha da yoksullaflt -yoksullaflt r l yor. Reklam yap lan sözde olumluluklara ra men ne iflsiz say s nda bir düflüfl olmufl ne de çal flanlar n ücretlerinde reel olarak bir art fl, yükselme olmufltur. Tam tersi hem iflsizlik artm fl, hem de çal flanlar n ücretleri reel olarak düflmüfltür. Köylülük aç s ndan da durum farkl de ildir. Uygulanan politikalar ne sanayi üretiminde ne de tar msal üretimde emekçilerin, köylülerin lehine bir durumu ortaya ç karmam flt r. Tar m sektörünün serbest piyasa koflullar na açma ad alt nda tasfiye edilmek istenmektedir. TEKEL in özellefltirilmesiyle iyice bitirilmek istenen tütün üretimi, fleker fabrikalar n n özellefltirme süreciyle azalt lmak istenen pancar ekimi vb. ile tüm üretim emperyalist ve komprador burjuva flirketlerin eline b rak lmak isteniyor. Bunun sonucu milyonlarca köylü topra ndan olacak ve daha da yoksullaflacakt r. En son TÜ K (Türkiye statistik Kurumu) taraf ndan aç klanan 2007 Temmuz ay iflsizlik rakamlar bunu göstermektedir. Temmuz ay verilerine göre iflsiz say s 45 bin kifli artarak 2.7 milyona ulaflm flt r. AKP nin uygulad yeniden yap - land rma uygulamalar na genel olarak bile bakt m zda; geçen 5 y ll k dönemde istihdam yaratmayan, üretime yat r m yapmayan bu nedenle gerçeklefltirilen büyümenin fliflirilen bir balondan ibaret oldu u görülecektir. AKP hükümeti sürecince gerçeklefltirilen özellefltirmelerle yüz binlerce iflçi soka a at lm flt r. flini kaybetmeyenler ise iflten at lma korkusu, tehditleri ile sefalet ücretine mahkum edilmifltir. Gelinen aflamada art k m zrak çuvala s m yor ve AKP hükümeti birçok yalan olumlulu u anlat p s ralad ktan sonra iflsizli e çözüm bulamad klar n, istihdam art ramad klar n mecburen kabul etmek zorunda kal - yor. Emekçilere asgari yaflam! Yine AKP nin haz rlay p Meclis e sundu u 2008 Bütçesi baflka cepheden tüm gerçe i gözler ününe seriyor. Bütçenin 1/4 ü borç faizlerinin ödenmesine ayr lm flt r. Yat r mlar için ayr lan pay 2007 bütçesinde ayr - lan paydan daha azd r. Uzun bir aradan sonra ilk kez iflçi, iflveren ve hükümetin uzlaflmas ile belirlendi i iddia edilen asgari ücrette de iflen bir fley olmad. Asgari Ücret Tespit Komisyonu nun yapt toplant sonras nda aç klama yapan Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakan Faruk Çelik, asgari ücretin 2008 in ilk alt ay nda yüzde 4, ikinci alt ay nda yüzde 5 art r lmas n n kararlaflt r ld n söyledi. Y l n ikinci yar s nda ise bekar olanlar 505, evliler 515, bir çocuklu 522, iki çocuklu 530, üç çocuklu 534, dört çocuklu 539 YTL asgari ücret alacak. Gariptir ki, yukar da bahsi geçen iflçi-iflveren uzlaflmas n n iflçi temsilcisi olan Türk- fl, asgari ücrete onay vermesine ra men, ard ndan yapt aç klamada "asl nda asgari ücretin açl k s n r n n alt nda belirlenmesini do ru bulmad klar n " ve Aral k ay itibariyle 4 kiflilik bir ailenin açl k s n r n n 688 YTL, yoksulluk s n r n n da 2 bin 241 YTL yi buldu unu bildirdi. TÜS AD n istekleri TÜS AD Baflkan Arzuhan Yalç nda n 19 Eylül de aç klad Ekonomik Görünüm ve Politikalar raporunda yer alan 21 maddelik yat r m ve istihdam n art r lmas na yönelik taleplerine bakt m zda, istenenlerin flu ana kadar uygulanan yeniden yap land rma politikalar n n daha da azg nca ve s n rs zca uygulanmas ndan baflka bir anlam olmad görülecektir. flte TÜS AD n isteklerinden baz lar : * Özellefltirmeler h zla tamamlanmal ve özellefltirme gelirleri kamu borç stokunun azalt lmas nda kullan lmal d r. * Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu, temel esaslar ndan geri ad m atmadan yeniden ele al nmal d r. * Tar m sektöründe devletin piyasaya müdahalesine son verecek piyasa mekanizmalar n n iflleyifli sa lanmal d r. Zamlarda patrona k yak! AKP hükümetinin seçim öncesi de çokça reklam n yapt "zams z hayat" sona erdi. Yeni y l n ilk günlerinde aç klanan ulafl mdan elektri e, do algazdan pasaport ücretlerine, çeflitli vergilerden trafik ihlallerine kadar getirilen zamlar, 2008 y l n n emekçiler aç s ndan zor bir y l olaca n gözler önüne seriyor. Bir yandan SSGSS Tasar s ile Elektrik Mühendisleri Odas taraf ndan yap lan bir aç klama halk n cebindeki h rs z n kim oldu unu ortaya koydu. "2006 y l verileri esas al narak, bu y l için beklenen yüzde 8 lik talep büyümesi dikkate al nd nda meskenlerin toplam y ll k tüketiminin yaklafl k 36 milyar kilovat saat, bunun mali de erinin de 4.8 milyar YTL oldu- u hesaplanmak- emekçilerin tüm kazan lm fl haklar n t rpanlamay hedefleyen hükümet, di- er yandan asgari ücreti yoksulluk rakamlar n n oldukça alt nda belirleyerek seçim öncesi verdi i vaatlerin dönemsel ç karlar için oldu unu ortaya koydu. Yeni y l n ilk günlerinde aç klanan do algaz zamm da di er zamlar gibi tarafl yd. Do algazda sanayiye (patronlara) % 6.5 konutta (halka) % 7.4 elektrik de sanayiye %10 konutta %15 zam geldi. Zamlar n gerekçelerini aç klayan AKP hükümeti sözcüsü Cemil Çiçek, adeta "zams z" geçen dönemin ac s n ç kartmal y z der gibi "uzun süredir zam yap lmad n, bu sektörlerde zarar edildi ini" belirtti. Asl nda yap lan bu aç klaman n tek bafl na kendisi bile gerçekte zarar edenin kim oldu unu, hükümetin kimi korudu unu göstermeye yetmektedir. Uzun süre zam yapmamakla övünen AKP hükümetinin zam yapt alanlar, yaflam n olmazsa olmaz ihtiyaçlar n n karfl land sektörler olmas aç s ndan da emekçileri zor günlerin bekledi ini gösteriyor. Su, elektrik, do algaz vb. Asgari ücretle geçinmeye çal flan emekçilere AKP hükümeti halka "paran yoksa so uktan donabilirsin", "suyun yoksa içmeyebilirsin", "yol paran yoksa evden ç kmayabilir ya da ifline, hastaneye, okula veya herhangi bir ihtiyac na yürüyebilirsin" demektedir. AKP nin uygulad tüm politikalar emperyalist a a babalar n n ve yerli uflaklar n n ç karlar n ve kârlar n art rmay hedeflemektedir. Emperyalizmin sad k ufla ve memurlar ndan daha farkl bir uygulama beklemek de hayaldir. Kitleler ancak kendi üzerlerinden geçirilmeye çal fl - lan buldozeri devirmek için birleflti inde ve AKP nin çuval - na s mayan m zra al p hedefe yani iktidara yönlendirdi inde gerçek refaha ve özgür gelece ine kavuflacakt r. Bunun için biz, proleter devrimciler b kmadan usanmadan her zamankinden daha kararl ve sab rl bir flekilde çal flmal ; kitlelerle birlikte onlara yol göstererek bizim üzerimizden geçirilmek istenen buldozeri egemenlerin üzerinden geçirmeliyiz. tad r. Yap lacak yüzde 15 lik zamla mesken tüketimleri üzerinden 720 milyon YTL fazladan tahsil edilecektir. Ortalama bir ailenin asgari yaflam standard na göre ayl k elektrik tüketiminin 230 kilovat saat oldu u dikkate al nd nda, mevcut durumda di- er bedeller, fon ve vergiler dahil olmak üzere ayl k YTL fatura ödenirken, elektrik tutar na yap lan zamla di er bedeller, fon ve vergilerin de artmas yla fatura 45.9 YTL ye yükselecektir. Böylece aç klanan yüzde 15 lik zam oran da faturalara yüzde 17.4 olarak yans yacak."

10 Enternasyonal İşçi-köylü Ocak Aral k 2007 de yap lan grevle, Sosyal Güvenlik Yasas na karfl ilk güçlü direniflini ortaya koyan Yunanistan iflçi s n f ve emekçilerinin mücadelesi önemli bir virajdan geçmekte. Sosyal Güvenlik Yasas ndan iflsizli e, bürokrat-reformist sendika yönetimlerinden özellefltirmelere kadar ülkemiz emekçi halk n n sorunlar yla neredeyse birebir ayn sorunlar yaflayan Yunanistanl emekçilerin direnifl deneyimleri bizler için önemlidir. Bu nedenle Yunanistan iflçi s n f n n bu süreçte içinden geçti i zorluklar, deneyimleri anlamak için S n f Yürüyüflü (Taksiki Poria) den Grigoris Konstandopulos ile yapt m z röportaj flçi-köylü okurlar na sunuyoruz. Röportaj flçi-köylü: Yunanistan da iflçi s n - f n n ve mücadelesinin genel durumu hakk nda bilgi verebilir misiniz? - Yunanistan da iflçi s n f, geçifl sürecinde bulunmakta. Bir tarafta iflçi s n f - n n geri çekilme ve hayal k r kl verileri varken, di er taraftan da uyan fl göstergeleri bulunmakta. Ancak esas olan son y llarda, emekçi s n flar n uyan fl d r. Gerileme ile ilgili olarak, bu temel nedeni, uzun süreli olarak iflçi s - n f ve sendikal hareket üzerinde etkili olan burjuva-reformist hâkimiyetidir. Bugün geliflmeler olumlu yönde ilerlemekte ve bu ülkemizde, Avrupa da ve dünyada sermayenin emekçilere yönelik sald r lar na ba l d r. Sald r, iflçi s n f n n hak ve kazan mlar n hedeflemekte ve bu sermaye için stratejik bir nitelik bar nd rmakta. Bu stratejik sald r n n amac, iflçi s n f üzerinde tam hâkimiyeti sa lamakt r. Egemenlik sadece iflyerinde de il, bunun da d fl nda sa lanmak istenmekte. Bu egemenlik çerçevesinde, sendikalar n ve kolektif direniflin da t lmas bulunmakta ve bu yönde de ilerlemektedir. Örne in, iflsizlik, gerek Yunanistan da gerekse Avrupa da bilinen bir olgu. Ve bu, emekçiler için güvencesiz bir ortam yaratmakta. Özellikle son 20 y lda iflsizlik meflru bir karakter kazanm flt r. Bugünkü iflsiz say s yaklafl k dir. E er çal flanlar n say s n n oldu unu düflünürsek, yaklafl k her bir iflçi, üç y l iflsiz kalmaktad r. Toplam çal flan nüfusun bini kamuda çal flmakta. Bunun d fl nda kalan çal flan, iflsizlik-çal flma döngüsü içinde hareket etmektedir. Bu durum çal flan için güvencesizlik ve patronun bask s karfl s nda çaresizlik demektir. Bunu, sermaye ve hükümetleri s n f ve emek karfl t yasalar n geçirebilme f rsat olarak görmekteler. Önemli bir kesim geçici ifllerde çal flmakta, parttime çal flmakta ve bu da yar hak anlam na gelmekte. Di er taraftan da dolay nda sözleflmeli çal flan bulunmakta ve bunlar y l n 8 ay nda çal flmaktalar. 12 ay çal flmayan bu kesim böylece kadrolu da olamamakta. Yine, yaklafl k kifli kaçak olarak çal flmakta. Bütün bunlar emekçi kesimlerde genel bir güvencesizlik yaratmakta ve sermayenin sald r lar n n da kolaylaflmas na yol açmakta. Son y llarda iflçi s - n f nda, öfke ve tepki hâkim durumda. Çeflitli mücadele nüveleri görülmekte fakat, sendikal önderliklere hâkim olan burjuva-reformist anlay fl ne s n f n haklar n koruyabilir ne de bunu istemektedir. Mevcut durumda çeliflkiler keskinleflmekte ve kitlelerin bask s sonucu sendikal liderlikler grev karar almak zorunda kald lar. Kitlesel ve militan bir eylem oldu. Gazetelerin de yazd klar gibi son y llar n en büyük grevi oldu. Ortak düflmanlar m za karfl, ortak mücadele koflullar n - Sosyal Güvenlik Yasa Tasar s neleri içermekte ve çal flanlar nas l etkilemekte? y ll nda iktidar olan Yeni Demokrasi Partisi yeni bir yasa geçirerek emeklilik yafl n erkeklerde 60 dan, 65 e, kad nlarda ise 55 e ç karmak istedi. Yasa 92 den sonra sosyal güvenlik sistemine dahil olanlar kapsamaktayd. Yeni yasada ise, yap lan düzenlemelerle normal flartlarda emeklili ini alacak olanlar (yani 92 öncesinde çal flmaya bafllayanlar) haklar n yitirerek 65 yafl nda almak zorunda kalacaklar. Yani daha fazla çal flacaklar. Yasan n bir taraf buyken, di er taraf ise, bir yandan emeklilik yafl n yükseltmekte ve emeklilik maafl n düflürmekte. Emeklilik maafl hesaplamalar ndaki yeni yöntemle, yani önceden oldu u gibi son iki y l de il de son on y l üzerinden hesaplama ile emekçiler maafl n n yaklafl k % 35 ini yitirmektedir. Yard mlaflma sand ndan yap lan deste in oran % 20 nin alt na düflürülmekte. Yap lan di- er bir fley de emekli sand klar n n birlefltirilmesidir. Baz ifl kollar nda çal flan emekçiler daha fazla emeklilik maafl almaktalar. Birlefltirmeyle, bütün emekçiler ayn düzeyde ve az oranda emeklilik maafl alacaklar. Maafl n düflürülmesinin yan nda kimi özlük haklar da yitirilmifl olacakt r. Yasan n di er bir hedefi ise, a r ifl kollar d r. fllerinin a r ve sa l k aç s ndan tehlikeli olmas nedeni ile bu ifl kollar nda çal flanlar 5 y l erken emeklilik almaktalar. Daha fazla sigorta pulu almaktalar. Bu alanlarda çal flan iflçilerin genele oran % 35 dir. Genelleflen sald r lar sadece bizde de il, zannederim ki, Türkiye de, Avrupa da ve dünyada uygulanmakta ve tüm emekçi kesimleri kapsamaktad r. Amaçlar, hiçbir fley ayakta kalmas n, emekçilerin haklar olmas n. Toplu sözleflmeler kald r ls n, s n f kiflisel düzeyde istiyorlar. Örne in ülkemizde sermaye, asgari ücretin kald r lmas n istemekte. Bunun yerine iflçi ile iflveren aras nda bir anlaflman n olmas n istiyorlar. Böylece iflçinin kolektif üretimden gelen gücünü yok etmek istiyor. Fakat yasal düzlemdeki bu durum pratikte çok daha vahimdir. Bugün hiç kimse 65 yafl nda emeklili ini alamamaktad r. Çünkü kimse zorunlu olan 35 y ll k fiili çal flma süresini dolduramamaktad r. Bu durumda, ya yar emeklilik alacaklar ya da çal flmaya devam edecekler. Ekim Devrimi, tüm bu sorunlar çözmüfltü. Geliflen hareket, kapitalist ülkelerde sermayeyi talepleri kabul etmeye zorlam flt r. Fakat bugüne var ld nda, sosyal güvenlik kurumlar içleri zamanla boflalt larak, ifllemez olduklar, zarar ettikleri propagandas yap lmakta. Ve sosyal güvenlik yaratal m! sisteminin çökece inden bahsetmekteler. Bütün bunlar korku senaryolar d r. Sosyal Güvenlik sisteminin çökmesi, kapitalist sistemin çökmesi anlam na gelecektir. flçi s n f n n, kapitalist sistem içinde hiçbir al flverifli olamaz. Ortaklaflmalar olamaz. Buna karfl mücadele ederler, sistemle çat - fl rlar. - Di er bir sald r dalgas ise özellefltirmeler. Buna da biraz de- inebilir misiniz? - Son 25 y lda kapitalistler aras ndaki var olan çeliflkiler ve emperyalistler aras çeliflkiler keskinleflmekte. Revizyonizmin egemenli indeki kapitalizme geriye dönüfl egemen s n fa tüm fliddetiyle sald rma olana sunmakta. Özellikle de revizyonist rejimlerin da lmas ile bunlar kapitalizme aç kça geçifl yapt lar. Yeni durumda çeteci, soyguncu bir yap olufltu ve devletin varl n tüketmeye bafllad. Bu durum normal kapitalist geliflimden farkl d r. Pek çok sözde sosyalist rejim kadrosu h zla kapitalistleflme yoluna girdi sonras nda pek çok bilim adam sermayenin saf na geçti. Geliflmeler sonucunda iflçi s n f n, sendikalar n vb. kurumlar n da tabileceklerine inanmaya bafllad lar ve bu öncekilerden çok farkl bir durumdur. Özellefltirme sald r s ise Thatcher ve Reagan döneminde bafllad ve bütün ülkelerde uygulan r oldu. Sald r n n bir aya n da Yunanistan oluflturmakta. Burada neden özellefltirildiklerine bakmak gerekir. Önceleri kamusal hizmet için kurulan büyük iflletmelere (hastaneler, limanlar, yerel yönetim iflletmeleri vb.) sermaye yeni bir alan olarak bakmaya bafllad. Sermayenin girifli için öncelikli talebi, bu kurumlardaki kamusal yap n n de ifltirilerek, özel sektördeki yap n n getirilmesiydi. Özellefltirme serisinin son halkalar ndan birini Olimpik Havayollar oluflturmakta. Ülkenin co rafi yap s gere i uçaklar n adalar sürekli sefer yapmas olanakl de- ildir. Bunun için de devlet, giderlerin bir k sm n ödüyordu. Ancak hükümet üyeleri yapt klar etkinliklerde, havayollar n kullan yordu, fakat ödeme yapm - yorlard. fiimdi de kurumun yük oldu- undan bahsediyorlar. Binlerce iflçinin iflsiz kalmas sözkonusu. - Bundan sonras için bu direnifller nas l boyut alabilir? - Son yap lan greve özellefltirme sald r s ile karfl karfl ya olan bu iflletmelerden binlerce iflçi kat lm flt r. Özellefltirmelere karfl zaman zaman grevler ve direnifller ortaya konmakta. 5 y l önce bir bankan n özellefltirilmesine karfl, çal flanlar üç ay boyunca grev yapt lar. Mücadelenin gerileme sürecinde olmas na ra men. Bugün ise hareket uyan fla geçmifltir ve o kadar kolay da olmayacakt r. Sola, mücadeleye dönük bir geliflmeye sahne olmaktay z. Geçti imiz süreçte gençli in, ö retmenlerin, üniversite hocalar n n eylemlerine tan k olduk. Burada yapmam z gereken, geliflmeleri do ru okumakt r. Biz S n f Yürüyüflü olarak 12 Aral k 2007 grevinin kitlesel geçece- ini bekliyorduk. Kimi endiflelerimiz vard. Çünkü, mücadelenin geliflim seyri hala tam netli e kavuflmam flt. Emekçi kitleler sosyal güvenlik yasas ile gerçek anlamda dostlar n ve düflmanlar n tan - m flt r. Bu çok önemli bir geliflmedir. Bu, reformistlerin etkinli i sonucu yitirilen s n f bilincinin yeniden kazan lmas ve kendi gücüne inanma anlam nda paha biçilmez öneme sahiptir. S n f bilincinin kazan lmas mücadele cephesinin geniflletilmesi anlam nda önemlidir. Ancak, her fley hala aç kt r. Geri dönüfl de olabilir. Ama esas durum, kitlelerin uyan fl - d r. - Daha önceki gençlik eylemlerinde iflçi s n f ile gençli in bütünleflmesini göremedik. Bundan sonras için bu cephenin oluflumu mümkün mü? - Ortaklaflma yönünde ilerliyoruz. Toplumun farkl kesimleri, sosyal güvenli e yönelik sald r da ortak mücadele etmekteler. fiunu belirtmeliyim ki, bu sald r genel sald r n n bir parças d r. Sonuçta ise, sosyal, psikolojik anlamda mücadele azmi oluflmufltur. Bunu aç k bir flekilde eylemlerde gördük. nsanlar grev sonras nda ne olaca n, hükümetin geri ad m at p atmayaca n soruyorlard. Sendika yöneticileri, artan tepkiye karfl fazla koyamad, aksi halde bunlar koltuklar n kaybedecekti. Onlar n yerine de s n f n ç karlar n savunacak olanlar geçecekti. Emekçilerin kitlesel kat l m, yeni bir fleydir. Gençli in yaln z mücadele etti i noktas nda söyledi in do ru. Ancak yeni bir sürece giriyoruz ve her yeni fley, zamana ihtiyaç duymakta. Hükümet k zg n ve s - k flm fl durumda. Ve sald r s n nas l yapaca n hesaplamakta. Grev sonras nda yap lan aç klamalarda, hükümetin yumuflak önlemler alaca ifade ediliyordu. Emekçiler bunlara inanmamal. Mücadelelerine kararl l kla devam etmelidir. Bizi kayg land ran nokta, s n f n mücadele azmine ra men kendi ç karlar na savunacak güçlerde bir fl k görmemesidir. Mevcut durumda sendikal liderliklerin ve reformistlerin etkinli i hala devam etmekte. PAME (YKP nin sendikal örgütlenmesi) ise gerçek anlamda ne mücadele etmek istemekte ne de mücadele edebilecek durumdad r. Daha çok YKP nin oy oranlar n art rmak için çal flmakta. Seçimler içinden sistemi de ifltireceklerini söylemektedirler. Sistem de iflikli i mücadele ile ve toplumsal dinamiklerle olabilir. YKP ve PAME nin sistemle çat flma gibi bir derdi yoktur. Halk hareketinin PASOK a yarayaca n düflünerek ayr ve kendi içinde eylemler yapmakta. Emekçiler bunu - 12 Aral k grevi iflçi s n f n n mücadelesi anlam nda nas l bir öneme sahiptir? - Sermaye ve hükümet grev sonras nda oldukça endiflelenmifl durumda. ki noktada endiflelenmekteler. Birincisi, s n f karfl t politikalar geçirme noktas nda zorlanacakt r. Çünkü, emekçilerin güçlü direnifli ile karfl laflacaklar n biliyorlar. Di er bir endifleleri ise, emekçi kitlelerdeki uyan fl n belirginleflmesidir. Bu greve iflçiler d fl nda küçük burjuva kesimler de kitlesel kat lm flt r. Bilim adamlar, doktorlar, gazeteciler, noterler, küçük esnaf vb. Yani grevle, halk n öfkesi ve tepkisi ifadesini buldu. Ve bu sistem için daha da kayg land r c d r. Çünkü karfl s nda sadece iflçi s n f n de il, genifl halk katmanlar n görmekte ve bu kitleler mücadele içinde politik kavray fla da eriflecektir, tabii ki burjuva s n f n fazlas yla kayg land rmaktad r. görmeye bafllamaktalar. Bunlara karfl mücadele sadece teorik anlamda de il pratik anlamda da verilmelidir. Yani, iflyerinde, mahallelerde, her yerde mücadele ve direnifl komiteleri kurulmal d r. Her flehirde bu gibi giriflimlerde bulunularak direniflin ülke geneline yay lmas gerekir. Bizler, pek çok ilde benzer giriflimlerde bulunarak mücadeleyi güçlendirmeye, kitleselleflmesine ve emekçilerin mücadeleye kat l m n sa lamaya çal fl yoruz. - S n f Yürüyüflü, Direnifl Cephesi oluflturulmas n öneriyor. Direnifl Cephesi nedir, nas l bir karaktere sahip olacak ve nas l oluflturulacak? - Direnifl Cephesi gibi bir fley hemen oluflturulamaz. Alan özgülünde, sendikalarda, mahallelerde, iflyerlerinde komiteler biçiminde oluflturulabilir. nan - yorum ki yapt m z çabalar direnifl cephesinin temellerini atmaktad r. - AB Yunanistan da uygulanan politikalarda nas l bir rol oynamakta? - Uygulanan bütün iflçi karfl t politikalarda birinci dereceden rol oynamaktad r. Mesela, flirketler kurulmakta ve bu flirketler ihtiyaç duyan flirketlere, kamu kurulufllar na iflçi kiralamaktad rlar. Bu AB nin onaylad bir anlaflman n sonucunda olmakta. AB zirvelerinde al nan iflçi ve halk karfl t politikalar oy birli i ile al nmakta. Ancak hükümet politikalara duyulan tepkilere karfl, AB nin dayatmas - n gerekçelendirmektedir. Ama kararlar birlikte almaktalar. AB emperyalist bir kurulufltur. Büyük devletlerin ç kar na çal flan, iflçi s n f n n düflman bir birliktir. Bize göre her ülke emekçileri, bu birlikten ç k lmas için ülkelerinde mücadele etmelidirler. Çünkü halklar için sadece sorun ve bask lar n artt r lmas na neden olmaktad r. Yunanistan da emekçiler AB nin niteli ini anlamaktad rlar. Bütün pankartlar nda AB karfl t sloganlar yaz lmakta. Mücadele veren tüm dinamikler, az veya çok AB karfl tl n dillendirmektedirler. - S n f Yürüyüflü bu dönemde nas l bir rol oynamal? - SY nün temel amac, mücadelenin güçlendirilmesini sa lamak, kitlelerin kendine inanc n güçlendirmektir. Kesin olan bir fley, e er bu çarp flma kaybedilirse, her fley daha da kötü olacakt r. Sistem ve hükümet yap lan grevle oldukça zor pozisyona düflmüfltür. Ve bu mücadele devam etmelidir. Di er mücadele güçleri, mücadele noktas nda kafa kar - fl kl içindeler. Bunlara karfl, s n f ve emekçiler içinde ba lar m z daha da güçlendirmeliyiz. Kitleleri mücadelenin kazan labilece ine inand rabilmeliyiz. Mücadele d fl nda baflka bir yolun olmad n anlatmal y z. Farkl yöntemlerle, mücadeleyi s n f n ç karlar do rultusunda biçimlendirmemiz gerekiyor. Kitlelerin, s n f n sorunu kendi ellerine almalar n sa lamal y z. Ve tüm bunlar ülke geneline yaymal y z. Grev dolay s yla, ülkenin farkl 20 noktas nda komiteler kurarak mücadelenin geliflmesi için giriflimlerde bulunduk. Burada vurgulamak istedi im bir fley var, bu çal flmalar yap l rken, kitlelerle yap lmal d r. Onlardan ayr ve uzak bir flekilde yap lmamal d r. S n - f n prati inden ö renmesi ve mücadelesini sahiplenmesi için bu zorunludur. Aksi durum sistemin ç karlar na hizmet eder. Sistem, kitleleri karfl s nda gördü- ü takdirde korkuya kap lmakta. Soka a ç kan milyonlar karfl s nda egemenler sadece birer ka ttan kapland rlar. - fl hayat na kat lan genç bir nüfus var. S n f Yürüyüflü bunlar için neler yapmay hedeflemekte? - Maalesef genç iflçiler, sendikal liderliklerin umurunda de ildir. Yeni ç - kar lan yasalarla, yeni ifle al nacak gençleri kiflisel sözleflmeler yap larak ifle al nmaktad r. Ve bunlar n hiçbir hakk yoktur. Bizim bu kesime a rl k vermemiz gerekiyor. Çünkü iflçi s n f n n ve mücadelesinin gelece ini teflkil etmektedir. Öncelikle kitlenin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bu kitle yap lan greve kitlesel olarak kat ld. Sald r n n büyüklü ünü anlamaktad rlar. Bu gençlerin büyük bölümü kamu kesiminde ifle al nmaktad r. fle al nanlar ise sözleflmelidirler. Kadrolu olamamaktad rlar. Bunlar 7 ayl k deneme sonras nda hiçbir tazminat ödemesi yap lmadan iflten ç kar labilmektedir. Bu kesimi dikkate almak zorunday z. Bunun için genç iflçilerin sendikalara üye olmas noktas nda çaba sarf ediyoruz. Genç iflçilerin sorunu tek bafl na çözülemez. Ancak genel mücadele içinde çözülebilir. - Son olarak okuyucular m za söylemek istedi iniz bir fley var m? - Son olarak, Türkiye de, mücadele eden emekçi kitlelere, iflçi s n f na ve hapishanelerde direnen tutsaklara en içten selamlar m iletirim. Dayan flma dileklerimizle, ortak düflmanlar m za karfl, ortak mücadele koflullar n yaratmaya çal flmal y z. (Yunanistan dan bir K okuru)

11 11-24 Ocak 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Yaflam boyunca savaflanlar n an s na! Her ülkenin s n f savafl m tarihinde unutulmaz tarihi günler vard r. S - n flar n yaflamlar nda bellek ve vicdanlar nda a rl kl yer eden, onlar n bilinçlerinde iz b rakan günler vard r. Ocak ay, Türkiye proletaryas n n ve çeflitli milliyetlerden emekçi halk n bilinç ve vicdan dünyas nda, takvim yapraklar nda yaflanan s radan bir de- iflimin ad olarak an lmamaktad r. Ocak ay, Türkiye proletaryas n n yaflam ve bilinç dünyas nda a rl kl bir iz b rakm flt r. Ocak ay ba ms zl k, özgürlük, halk demokrasisi ve sosyalizm mücadelesinde flehit düflen devrimin ve özel olarak da Proletarya Partisi nin kadro ve militanlar n n an ld ayd r. Ocak ay n n son haftas Proletarya Partisi için anlaml ve tarihsel özgünlü ü olan bir haftad r. Ocak ay, büyük devrim yürüyüflünde, davam z n en yürekli temsilcilerinin bedenlerini devrim yolunda basamak yap p düflünce ve ideallerini özgürlü ün fl klar na dönüfltürdükleri bir ayd r. fiehitlerimiz, devrimimizin teori ve prati inin her bir kilometresindeki yap tafllar d r. Onlar büyük bir devrimci cüret ve inançla yaflamlar n devrime arma an ettiler. Onlar çok iyi biliyorlard ki özgürlü ün ve ba ms zl n doru una ancak bedeller ödenerek var l r. Bundand r ki, gelece i biçimlendirme sanat u runa yaflamlar n feda eden ustalar, yap c lar en çok sayg ve sevgiyi hak edenlerdir. Bugün özgürlük, ba ms zl k ve halk demokrasisi ideallerini yok etmeye ve bu u urda yürütülen mücadeleyi kan ve ateflle bo maya çal flan emperyalizme, faflizme ve her türden gericili e karfl savafl m zda flehitlerimizin mücadeleye devam edin fliar n n somutta ne anlama geldi ini, bu onurlu görev ve sorumlulu u onlara lay k bir flekilde yerine getirmemiz için neler yapmam z gerekti ini daha güçlü kavramal ve hissetmeliyiz. Bunun günümüzde hangi görev ve sorumluluklarla ve ne düzeyde ortaya konacak çaba ve feda ruhuyla yerine getirilmesi gerekti i iyi kavranmal d r. Onlar n son sözleri örsle çekiç, yivle set aras nda atefle dönüflen, gelece i biçimlendirmenin en geliflkin sanat abideleridir. Onlar n son sözleri biz ard llar na mücadele ve Zay flar savaflmaz Biraz güçlü olanlar Savafl rlar belki bir saat Daha güçlüleri savafl rlar y llarca En güçlüleri ama Ömür boyu savaflanlard r Onlars z olmaz (Bertolt Brecht) direnifl gelene ini kesintisiz sürdürmenin ve soylu devrim yürüyüflünü büyütüp gelifltirmenin emanetidir. Bu emanet asla elden b rak lmayacak ve dillerden düflmeyecektir. Dünyaya, do ru pencereden bakal m! Proleter devrimcilerin s n rl yaflamlar n s n rs z bir davaya adamalar n n nedenini anlamak için öncelikle dünyaya ve ülkemize, do ru pencereden bakmal, yaflananlar ve geliflmeleri sa l kl biçimde alg lamal y z. Emekçileri sömürme ve ezme üzerine kurulu olan emperyalist-kapitalist sistemin dünya çap nda sald r lar n yo unlaflt rd günümüzde, flehitlerimizin verdi i güç kendisini daha çok hissettirmektedir. Her tarihsel dönemin iliflkilendi i toplumsal olaylar ve politik geliflmeler vard r. Günümüzün emekçiler dünyas n yak c ve sars c flekilde meflgul eden olaylar n bafl nda enternasyonal proletaryan n ve ezilen dünya halklar n n düflman emperyalist iflgalcilerin Ortado u da gerçeklefltirdikleri katliamlar ve pervas zca iflledikleri cinayetler bulunmaktad r. flgalci zorbalar ve onlar n bir avuç burjuva-feodal uflaklar, ezilen dünya halklar n n bafl na bela olmaya devam etmektedir. Bugün Irak ta yaflananlar Saddam döneminden daha a r ve ürkütücü boyuttad r. flgalci emperyalistler besleyip destekledikleri büyütüp iktidar yapt klar Saddam idam etmekle, Irak direniflini böleceklerini korku ve ölüm da lar n büyüteceklerini zannettiler. Sald rgan iflgalci haydutlar sadece enerji kaynaklar n n doyumsuz sahipleri olmakla Ortado u halklar taraf ndan tan n p bilinmemektedir. Onlar ayn zamanda yoksul halklar n n yaflad klar topraklar ölüm tarlalar - na çevirecek kadar gözü dönmüfl barbar ve usta iflkenceci olduklar n bir kez daha ortaya koydular. Barbarl k ve vahfletlerinin s n rlar n say - s z ülkede oluflturduklar iflkence merkezlerine tafl yarak, sömürü ve iflkence merkezlerini dünyan n dört bir yan na yayd lar. ABD emperyalizmi ve onun suç orta ngiliz emperyalistleri bugün dünden daha fazla iflgal, y k m ve iflkence ile birlikte an lmaktalar. Ama Ortado u halklar özgürlük ve ba ms zl k haklar n en yarat c devrimci kahramanl k silahlar yla savaflarak korumaya çal flmaktad r. flgalci haydutlara en güzel direnifl ve kararl l k örneklerini göstererek hak ettikleri dersi vermekte, dünya halklar na ilham ve direnifl kayna olmaktad rlar. Yitirmeden kazan lmaz... Üzerinde yaflad m z ve s n rlar egemenlerce zor ve fliddetle çizilmifl toprak parças nda; ezilenlerin, devrim ve direnifl örgütlenmesinde flehitlerin her biri bir damla emek, bir k v lc m bilinç ve bir tu la direnifl olmufl, yükselen dalgaya güç vermifltir. Onlar iflçi s n f n n ve çeflitli milliyetlerden emekçi halk n devrim ve sosyalizm ihtiyaçlar yüce komünizm ideallerinin somut ifadesi olmufltur. Her s n f kavgas n n say s z flehitleri vard r. Bu toplumsal yaflam n, s - n f savafl m n n de iflmez temel yasas d r. Özgürlük u runa savafl lmadan hiçbir ideal düfl olmaktan kurtulamaz. Devrim savafl n n kazan m özgürlük ise kayb canlard r. Ödenmekten çekinilen her bedel, sömürü ve zulmün bir kader olarak ezilenlerin boynuna as lmas demektir. E er yeryüzünün ilk ezilenleri özgürlü e kavufltuysa, bunu u runa ödemekten çekinmedikleri say s z bedellere borçludurlar. Özgürlük atefli; kölelerin, daha sonra toprak kölelerinin, nihayet ücretli kölelerin boynundaki zincirleri parçalayan güç olmufltur. Bu atefl sömürü ve bask n n büyüyen fliddetine karfl n sönmeyerek günümüze dek devam edegelmifltir. Bundand r ki özgürlük için savaflmayan, bedel ödemekten korkanlar özgürleflemez. Özgürlük ve ba- ms zl k vazgeçilmez bir düfltür ve buna varman n düflüncesi ezilenlerin, dolay s yla bugün de iflçi ve emekçilerin vazgeçilmez tutkusu olmufltur. Yitirmeden kazanman n, yaflam n yasalar nda yeri yoktur. Parti ve devrimin militanlar, savaflç lar olarak somut görevlerimizi yerine getirdi imiz oranda, flehitlerimize verdi imiz sözleri yerine getirmifl ve u runa canlar n verdikleri davaya sahip ç km fl oluruz. dealleri hedefimiz, an lar rehberimiz olur. Tutarl bir devrimci mücadele yürütülerek ancak flehitlerin sözleri sevgiliye yaz lm fl söz olmaktan ç kar yoldafl vasiyeti olur. Söz ve eylem aras ndaki her tutarl l k var lacak hedefin yolunu ayd nlat p, emekçiler ordusunun gücünü art racakt r. Onlar enternasyonal proletaryan n kurtulufl bayra - n daha yükseklerde dalgaland rmak görevini yüklendiler ve hiçbir özgürlük u runa savafl lmaks z n kazan lmam flt r dediler. Yanl fl söylemediler. Özgürlük düflünün büyüklü ü öncülerin yürüyüfl bilinciyle ve kararl l k gücüyle orant l hale gelir, bu bilinç ve kararl l k örsle çekiç aras ndaki ateflin gücüne dönüflür. Adlar milyonlara rehber olanlar ölümsüzdür! fiehitlerimiz biz ard llar na güçlü olmay emretmektedir. Güçlü olmak do ru bir dünya görüflüne, Marksizm-Leninizm-Maoizm ideolojisine sahip olmak demektir. Dünyay, ülkemizi tan mak bilmek, de ifltirip dönüfltürmenin gücüne ve bilincine sahip olmak demektir. Devrim ve örgüt bilgisine sahip olmak demektir. Ülkemiz sorunlar na, emekçi halk gerçekli ine vak f olmak demektir. Ocak ay, Parti ve devrim u runa canlar n feda etmifl olanlar n sayg yla ve onurla an ld ayd r. Parti ve devrim ad, zor koflullar alt nda devrimi örgütlemenin, partiyi gelifltirmenin umudu büyütmenin ad d r. Partiyi ayaklar üzerine dikmenin mücadelesidir. Karamsarl k içinde umudun, y - k m içinde yap laflman n ad d r. Savafl p kazanman n ad d r. Komünist yaflam n, bilme ve yapman n, geliflim ve ilerlemenin, ad m ad m yükselmenin, çözüm ve irade gücünün ad d r. S - n rl yaflam n n her bir an n devrimin, partinin ve devrimci savafl n yasalar - n kavrama ve uygulamas na adaman n mütevaz ad d r. Devrim ve parti flehitleri, s n f savafl m dalgalar na korkusuzca at lman n, s n rs z bir fedakarl n, sürekli ilerleyen devrimci kahramanlar n ad d r. Devrim istemini ve özgürlük düflünü emekçilerin ellerinde hakl davaya çevirme mücadelesinin ad d r. Onlar, ezilenlerin kurtuluflunu örgütleme ve yönetme biliminin ileri do ru her gelifliminde flöhretsiz s ra d fl devrimcilerin ve komünistlerin ad d r. Bu ad biz ard llar na fleref ve onur olacakt r. Kavgada ölümsüzleflenler Meral YAKAR: 22 Ocak 1973 te bir evde meydana gelen kaza sonucu yaralanan Meral YAKAR, kendisini tan yan polisler taraf ndan iflkenceye al narak Proletarya Partisi nin ilk flehidi olarak ölümsüzleflti. Ali Haydar YILDIZ: 24 Ocak 1973 te Dersim Vartinik te brahim Kaypakkaya ile birlikte kald klar köm bir ihbar sonucu düflman güçlerince sar l r. Kaypakkaya n n yaraland bu çat flmada Ali Haydar Y ld z, T KKO nun ilk komutan olarak flehit düflmüfl ve ad n tarihe kaz m flt r. Atilla ÖZKAN: 1957 Kayseri do umlu olan Atilla Özkan n kald ev bir ihbar sonucu düflman güçlerince sar l r. Çat flma sonucunda yaral olarak ele geçirilen ancak hastaneye kald r lmayarak ölüme terkedilen Özkan, 18 Ocak 1976 da flehit düfltü. Mehmet GÜNALP: 1960 Erzincan Refahiye do umlu olan Mehmet GÜNALP, stanbul Y ld z Teknik Üniversitesi nde okurken tan flt devrimci düflüncelerle. 16 Ocak 1980 de stanbul fiiflli de sivil faflistler taraf ndan katledildi. Hazro fiehitleri: 24 Ocak 1981 tarihinde Diyarbak r Hazro da bir ihbar sonucu faflist TC nin att pusuda Haydar AS- LAN ve hsan PARÇACI uzun süren bir çat flma sonras flehit düfltüler. Polat yit: TKP/ML nin önder kadrolar ndan olan Polat yit 20 y ll k devrimci yaflam boyunca halka karfl her türlü sald r ya karfl onurluca savaflm fl, defalarca kez tutsak düflmüfltür. Son olarak 3 May s 1996 da tutuklanan Polat yit, Sa malc lar zindan nda Süresiz Açl k Grevi ve Ölüm Orucu direniflinde görev alm flt r. Zaferle sonuçlanan direnifl sonras nda bedeni yakaland kanser hastal na yenik düflmüfl ve 15 Ocak 1997 de flehit düflmüfltür. Yusufeli fiehitleri: 24 Ocak 1994 tarihinde T KKO gerillalar ile TC güçleri aras nda ç kan çat flmada TKP/ML T KKO komutanlar ndan Erhan Öztürk ve Hasan Özdo an ile TKP/ML üyesi ve Siyasi Komiseri hsan fiimflek ve TKP/ML üyesi Muharrem Kaya flehit düfltüler. Yel Da fiehitleri: 1993 y l n n Ocak ay n n sonlar nda T KKO II. M nt ka birli inin üslenme alan n n deflifre olmas ve düflman n hava taarruzuna maruz kalmalar üzerine yer de ifltirmik zorunda kalan 50 kiflilik gerilla birli i Yel Da nda bir destan yaratt lar. Zeki Peker, Erkan Fener, Ali Demirda, Barbara Anna Kistler, Ali Ekber Batasul ve Ali hsan Yalç n Yel Da flehitleri olarak tarihteki onurlu yerlerini ald lar. Pusula Teorik derinlik, militanca durufl baflar n n teminat d r! Uluslararas planda devrimciler ve komünistlerin saflar nda teorik ve ideolojik anlamda kafa kar fl kl klar n ve netsizliklerin yafland bir dönemden geçiyoruz. Bu kafa kar fl kl klar her türlü anti-mlm anlay fla karfl mücadele etme prati ini de zay flat yor. leri kitlelerin oportünizmden etkilenmesine neden oluyor. Tüm bu anti-mlm anlay fllara karfl ilkeli ve tutarl bir mücadele yürütmek için MLM teoriye hakim olmak ve onu yarat c bir tarzda uygulayacak bir partinin yarat lmas n sa lamak, proletaryan n zaferi için temel bir kofluldur. Bunun neden böyle oldu u sorusunun yan t n Bolflevik Parti nin tarihi tecrübelerinde aramal y z. Bolflevik Partisi nin tarihi bize ne ö retti? sorusuna, Bolflevikler flu temelde yan t veriyor: 1) Partinin tarihi bize her fleyden önce, proletaryan n devrimci bir partisi olmaks z n, oportünizmden ar nm fl, uzlafl c lara ve teslimiyetçilere karfl ödünsüz, burjuvaziye ve onun devlet iktidar na karfl devrimci bir parti olmaks z n, proletarya devrim zaferinin, proletarya diktatörlü ü zaferinin olanaks z oldu unu ö retiyor. Partinin tarihi bize, proletaryay böyle bir partiden yoksun b rakman n, onu devrimci öncülükten yoksun b rakmak oldu- unu, proletaryay devrimci öncülükten yoksun b rakman n da proletarya devrim davas n y kmak oldu unu ö retiyor. Bolfleviklerin tarihi tecrübeleri yaln z düne de il, bugüne de fl k tutmaktad r. Burjuva egemenlik sistemini y k p onun yerine proletarya önderli inde demokratik halk diktatörlü ünü kurmak için, MLM teorik bir donan ma, perspektife sahip bir parti olmazsa olmazd r. Bu parti yaln z d fltaki s n f düflmanlar na de il, ayn zamanda onlar n parti içindeki ideolojik uzant lar na karfl da tereddütsüz bir savafl m içine girmek zorundad r. Çünkü; parti içinde de s n f mücadelesi sürüyor. 20. yy.da yaflanan sosyalizm deneyimleri bize as l düflman n ve tehlikenin parti içinde boy verdi i gerçe ini bütün ç plakl yla gösterdi. Bu anlam yla Baflkan Mao nun proletarya diktatörlü ü alt nda s n f mücadelesinin süreklili i konusunda MLM hazinesine yapt katk lar oldukça de erli ve anlaml d r. Bolflevik Partisi nin tarihi tecrübeleri bize, ç k fl noktas için devrimci bir partinin varl n flart koflar. O halde partisiz, örgütsüz veya parti çal flmas n, partili ve örgütlü yaflam dejenere etmeye çal flan, partinin kitleler üzerindeki otoritesini ve sayg nl n zay flatan her türlü giriflime karfl devrime hizmet eder. Hiç kimse parti ad na, halk n davas na hizmet etme ad na, devrimin temel arac olan partiyi kitleler nezninde zay flatma, sayg nl na gölge düflürme hakk na sahip de ildir. Devrimci hareketin tarihine bakt m zda bunun onlarca olumsuz örne ini görebiliriz. Yani y llarca içinde mücadele etti i yap da çeflitli gerekçelerle ayr larak ve ayr - l na meflruluk kazand rmak için yapt h zl bir teflhir faaliyetinden sonra tekrar bencil-bireyci yaflam na do ru demir atan samimiyetsiz, düflkün pratikler vb. vb. Yanl fl bir anlamaya meydan vermemek için konuyu biraz daha açma gere ini duyuyoruz. Her fleyden önce bireyler partili yaflama gönüllü kat ld klar gibi, kendi istekleri do rultusunda da ayr labilirler. Fikir ayr l na düflebilirler. Tüm bunlar s n f mücadelesi içinde anlafl l r fleylerdir. tiraz m z buna de ildir. Bizim itiraz m z; partili ve örgütlü yaflam küçük düflüren, ideolojik hesaplaflma içeri i zay f olan, s radan, yanl fl-yalan pratik yaklafl mlarad r. Bu yaklafl mlar n temelinde bana yar olmayan, baflkas na yar etmem ilkel zihniyeti vard r. Dolay s yla küçük burjuva ideolojik flekillenifle sahip olan bu unsurlar n böylesi süreçlerde devrimin-sosyalizmin, partinin ve devrimci hukuk ad na söyledikleri tüm parlak sözler, gerçekliklerini gizlemeye dönük sahte sözlerdir. Çünkü; burada gerçek olan, bu tipten unsurlar n girdi i oportünist ve teslimiyetçi rotad r. Burada ç kar lmas gereken en önemli devrimci sonuç, parti içinde sürmekte olan s n f savafl m nda anti-mlm anlay fllara karfl her koflulda ilkeli bir tarzda mücadele yürütmektir. Oportünist ve teslimiyetçi anlay fllar deflifre ederek, partiyi uyan k k lmakt r. Partide yarat lacak bu uyan kl k, oportünizmin parti taban içinde yarataca ideolojik tahribat önlemeye, asgari düzeye indirgemeye hizmet eder. Bunun için de her partilinin, her örgütlü militan n görev ve haklar konusunda srarl ve istikrarl bir rota izlemesi gerekir. Örne in, partiyi anti-mlm anlay fllardan korumak herkesin görevidir. Herkes nas l ki parti hukukuna uygun olarak elefltiri yapma hakk na sahipse, hatalar na karfl da özelefltirel bir tutum tak nma görevini de yerine getirme yükümlülü üne sahiptir. Yine özelefltiri sorumlulu undan kaç narak hep elefltiri hakk n kullanmak da do ru ve ahlaki bir tutum de ildir. Tüm bu görevler ve haklar örgütlü bir mekanizma içinde kullan l r. O mekanizma partidir. Partinin tüm bunlar, ad na lay k bir tarzda yerine getirmesi için derin bir teorik kavray fla, y nlar n gücünü arkas na alma perspektifine uygun olarak kavgada srarl bir durufla sahip olmas gerekir. Burada sözünü etti imiz kavga; ideolojik, siyasi, askeri ve kültürel kavgad r. Yani iki s n f aras ndaki kapsaml savafl md r. Sorunu daha iyi anlamak bak m ndan yeniden Bolflevik Parti nin tarihi tecrübelerine bafl vural m; Partinin tarihi bize, ayr ca iflçi s n f partisinin, iflçi s n f hareketinin ileri teorisine, Marksist-Leninist teoriye iyice hakim olmad kça, iflçi s n f n n önder rolünü, proletarya devriminin örgütleyicisi ve önder rolünü yerine getiremeyece ini ö retiyor. Marksist-Leninist teorinin gücü, bu teorinin partiye her durumda do ru yönü bulma, olaylar n iç ba lant lar n anlama, olaylar n ak fl yönünü önceden görme ve yaln zca bugün nas l ve hangi yönde gelifltiklerini de il, gelecekte de nas l ve hangi yönde gelifleceklerini görme olana n sa lamas ndand r. Ancak, Marksist-Leninist teoriye iyice hakim olan bir parti, güvenli ad mlarla yürüyebilir ve iflçi s n f n ileri götürebilir. (...) Devamla Marksist-Leninist teoriye hakim olmak; asla onun bütün formüllerini ve tezlerini ezberlemek ve her sözcü- üne ba lan p kalmak demek de ildir. Marksist-Leninist teoriye hakim olmak için, öncelikle onun sözcük örgüsüyle özünü birbirinden ay rt etmeyi ö renmeliyiz. Marksist-Leninist teoriye hakim olmak; bu teoriyi özümlemek ve onu proletaryan n s n f savafl m n n de iflen koflullar içinde devrimci hareketin pratik sorunlar n n çözümü için kullanmay bilmek demektir. (Bolflevik Parti Tarihi) Uzunca yapt m z aktarmalar Bolfleviklerin, Marksist-Leninist teoriye dair ortaya koyduklar tarihi tecrübenin özeti niteli indedir. Peki, bu tecrübe bugün bizim için ne anlam ifade ediyor? Her fleyden önce bugünü anlamak, bilimsel bir tarzda çözümlemeler yapmak için MLM teoriye hakim olman n bir zorunluluk oldu unu ifade ediyor. Bugün bu teoriye hakim olmak, Marksist kuramc lar n kitaplar n ezberleyerek bolca nutuklar atmak de ildir. Bu tarzda bir kavray fl, MLM yi somut koflullara uyarlama anlay - fl n n inkâr d r. Unutmayal m ki; somut flartlar n somut tahlilini gözard eden her pratik kavray fl dogmatizm çamuruna batmakta kendini kurtaramaz. De iflen bu koflullar içinde s n f savafl m n n sorunlar na do ru bir tarzda çözümler sunmak için, teorik bir kavray fla, s n f savafl m n n bilimsel yasalar na hakim olmak bir zorunluluktur. Bu kavray fltan yoksun olanlar n, sosyalizmin prati inde al nan geçici yenilgiler ve bu yenilgilerin devrimci cephede yaratt tahribatlar sonucunda ezilenlerin-emekçilerin saflar nda ideolojik olarak nas l büyük bir kirlenmeye yol açt klar na tan kl k etmeye devam ediyoruz. Tüm bunlar bize; bugün içinden geçmekte oldu umuz süreci do ru bir temelde anlamak ve ç k fl noktas n yakalamak için, MLM teoriye hakim olmay ve onu yarat c bir tarzda uygulama prati ine yöneltmeyi emrediyor. Ayd nlatmak için ayd nlanmak, karanl klara fl k olmak için, MLM fl yla donanmak flart. MLM teoriyi s n f mücadelesinin sorunlar n kavrama -pratik çözümler gelifltirmek için derinlemesine kavran lmas - devrim iddias n tafl yan her partinin tüm kadro ve ileri militanlar için öncelikli bir görevdir. Pratik sorunlar n çözümü için teorik donan m, anti-mlm anlay fllara karfl yürütülecek kapsaml bir hesaplaflma için teorik-ideolojik e itim, tarihi tecrübelerden ö renme ve bilinç fl nda somutu inceleme, çözümsüzlüklere çözüm olma, yanl fl bak fl aç lar n do ru bir temelde mahkum etme gücünü aç a ç kar r. Teori ile prati in diyalekti i de budur.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Ocak 2008 Geçti imiz y llarda oldu u gibi 2007 y l da kad nlar n maruz kald - fliddet aç s ndan korkutucu olaylar n yafland bir y l oldu. D - HA dan Rojda K zg n n düzenledi i habere göre sadece resmi kay tlara geçen bilânço bile oldukça a r. Yaflanan cinayet ve tecavüz olaylar kadar, bu olaylara gerekçe gösterilen nedenler ve yarg kurumlar n n ald klar tav rlar kad nlar n gelecekte maruz kalacaklar fliddet konusunda bizleri uyar yor. Kad n meta gibi gören, cinselliklerini ön planda tutan, günlük yaflamda do ufltan görevi hizmetçilik ve sahibi olarak dayat lan erke in kölesi durumuna sokan zihniyetin kayna sokaktaki erkek de il devletin kendisi ve ona ba l hareket eden tüm kurumlar d r. Bu nedenle cezas z kalan suçlular artmakta, ma durken mahkemelerce suçlu durumuna düflürülen kad nlar n gördü ü fliddet de buna paralel olarak artmaktad r kad na yaramad bafll alt nda yay nlanan haberde ka t üzerine toplanan kad n haklar flu flekilde s ralan yor: Namus ad alt nda cinayetler devam etti BM rakamlar na göre dünya genelinde her y l 5 bini aflk n kad n namus gerekçesi ile katlediliyor. Türkiye de de kad nlar polisin, efllerinin, yak nlar n n ya da tan mad klar n n tacizine, sald r s na ve tecavüzüne u rad ; e itim, sa l k, çal flma gibi yaflam n tüm alanlar nda ayr mc l a tabi tutuldu. Bir y lda Kad nlar ifl yaflam n n d fl na itiliyor! AKP hükümetinin iflyerlerinde krefl ve emzirme odas zorunlulu unu kald rma plan birçok kesim taraf ndan elefltiriliyor ve kad nlar üzerinde sömürünün artaca na dikkat çekiliyor. Ancak AKP yine de düzenlemenin yaflama geçmesi için kollar s vam fl durumda. AKP, 2008 bafl nda patronlar üzerindeki istihdam masraf n n bir k sm n Hazine ye devrederek, bir k sm n da iflçi haklar ndan yap lacak k s nt larla azaltacak bir düzenleme planl yor. Çal flman n ilk gündeme geldi i dönemlerde o dönemin bakan Murat Baflesgio lu Aral k 2006 da çok iflçi çal flt rana krefl yap demifliz. Bu iflletmeye büyük yük getiriyor. Bu yükümlülü ü iflletmeden alaca z. Devletin kurumlar var, bunu o kurumlar yaps n demiflti. Ancak bununla birlikte hükümet kamuda da bak m hizmetlerine yat r m b rak yor. Haz rlanan ILO raporuna göre, Maliye Bakanl - n n bütçenin haz rl için kullan lan Yat r m Program Haz rlama Rehberi nde de zorunlu olmad kça kamu taraf ndan krefl, bak m evi yat r m yap lamayaca söyleniyor. Sonuç itibar yla hükümet zaten devletin yetersiz kald ve yat r m yap lmayaca n söyledi i bak m hizmetleriyle ilgili patronun üzerindeki k - s tl yükümlülü ü de önümüzdeki dönemde kald - racak. Bu konuda bir aç klama yapan Y ld z Teknik Üniversitesi nden Prof. Dr. Meryem Koray, kad nlar n iflgücüne kat lamad klar için toplumsal hayatta ezilen grup haline geldikleri söyleminin yerine ezildikleri için iflgücüne kat lamad klar n vurgulad. Yine konuyla ilgili bir aç klama yapan KESK Kad n Sekreteri Sevgi Göyçe de bu aç k bir manipülasyon. Krefl zorunlulu u toplumsal cinsiyet ayr mc l nedeniyle çocuk bak m üzerine yüklenen kad nlar n istihdama kat labilmesi için önemli bir araç; tarih bize bunu gösteriyor dedi. Yap lan araflt rmalara göre flu an Türkiye de dört kad ndan biri çal fl yor. Üstelik varolan kad n istihdam n n giderek daha da azald vurgulan yor. Tar mda ücretsiz iflçi, mevsimlik iflçi olarak, ev iflçisi olarak çal flan kad nlar ifl piyasas nda da ancak düflük ücretli, sosyal güvencesiz ifller bulabiliyor. Hükümet flimdi de bak m ifllerini kad nlar n üzerinden alacak hizmetleri ortadan kald rarak onlar n istihdam olanaklar n n daha da azalmas na yol aç yor y l kad nlar için nas l geçti? onlarca kad n n yaflam hakk namus ad alt nda sonland r ld. Kad nlar, Türkiye nin farkl bölgelerinde farkl illerinde ayn nedenler gerekçe gösterilerek yak nlar taraf ndan katledildi. dari ve yarg mekanizmalar kad n cinayetleri ve kad na yönelik fliddete karfl sorumluluklar n hiçe sayd. Kad n katliamlar nda tahrik indirimi Kad n cinayetlerinde mahkeme kararlar nda sadece yasalar n kad - n n lehine de ifltirilmesinin yeterli olmad n yasa uygulay c lar n n da bak fl n n de iflmesi gerekti ini bir kez daha ortaya koydu. Mahkemelerde ç kan dava sonuçlar hukuku uygulayan kiflilerin de toplumsal cinsiyet aç s ndan e itimden geçmesi gerekti ini gündeme getirdi y l nda ç kan 4320 Say l Ailenin Korunmas na Dair Kanun a göre ekonomik, psikolojik, cinsel ve her türlü fliddet gören kifli hakk nda koruma karar ç kar lmas gerekti i, kiflinin karara uymamas halinde 3-6 ay hapis cezas verilmesi ibaresi yer al yor. Ancak zmir de veresiye bebek bezi ald için efli taraf ndan sokak ortas nda dövülen Müjgan Çetindel, flikayetçi olmad için bir fley yap lmad. Oysa ki kanuna göre kad - Yeni y l kutlamalar için 31 Aral k gecesinde stanbul da bulunan 22 yafl ndaki Avustralyal Mandi Keighran ve yan ndaki arkadafllar Taksim Meydan nda neredeyse 100 kiflilik bir grubun tacizine u rad. Y llar geçip gidiyor ama, y lbafllar nda ortaya konan dehflet verici sahneler de- iflmiyor, hatta cezas z kald için art - yor y l na girerken yine Taksim de yaflanan taciz olay nda birkaç kad n n kalabal k bir grup taraf ndan tacize u ray fl düflmüfltü karelere. Ald klar alkol ve sürü psikolojisinin verdi i güçle, kad nlara sald ran bu insanlar kendilerini kaybetmifl de iller asl nda, sistemin teflvik etti i erkeklik hallerini bulmufllard alanda. Kad nlar n insandan önce bir cinsel obje olarak n n flikayetçi olmas gerekmiyor. Çevredekilerin olay anlatmas bile yeterli. Bir di er örnek de Diyarbak r da yafland. Ba lar Beldesi nde yaflayan Ayflegül Alparslan efli Abdurrezzak Dikici taraf ndan 5 çocu unun gözü önünde öldürüldü. Ayflegül öldürülmeden önce defalarca savc l a giderek korunma talebinde bulunmufltu. Efli Abdurrezak Dikici yap - lan yarg lamas sonucunda müebbet hapis cezas na çarpt r ld. Dikici nin cezas resmi nikah olmad gerekçesiyle 25 y la indirildi. Halbuki söz konusu kanunda ayn çat alt nda olunmas yeterli, efllerin resmi nikah n n olup olmamas önemli de il. Kad n n uyru u tecavüz kriteri say ld Bu y l da kad n katliamlar yla ilgili aç lan davalarda verilen tahrik indirimleri problem olmaya devam etti. Bu davalara bir kaç örnek: stanbul 3. A r Ceza Mahkemesi Fuhufl amac yla örgüt kurmak iddias yla yarg lanan Ejder Toprak ve Mehmet Do an a yönelik tecavüz iddias n yabanc uyruklu kad nlar n Türkiye ye ne amaçla geldikleri bilinen bir gerçek diyerek beraat karar verdi. 11 Ekim 2006 da Afyonkarahisar da smail Kiraz, Neden çok görüldü ü ataerkil düzende bu yaflananlar n tekrar etmesi flafl rt c de il ama üzücü. Bir de bu sene bizden de il psikolojisiyle suçlanan n bir ranl olmas dikkat çekici. Sonra tacize u rayan genç kad n n ifadelerinden ö reniyoruz ki hedef gösterilen ranl Abhari Arzanagah taciz etmeye de il turist kad n korumaya çal fl yor. Yani suçlular d fl ndaki herkes suçlan yor. Gözalt na al nanlar yar m saat tutulup b rak l veriyor. Hâlbuki tek suçlar bas n aç klamas na kat lmak, ya da sadece Kürt veya baflka bir ezilen ulusa mensup olmak olan insanlar n sebepsizce gözalt na al n p, günlerce iflkenceye tutulduklar n hatta baz lar n n oradan hiç ç - kamad klar n biliyoruz. Tacizciler için durum öyle olmuyor. Hemen serbest kalan sald rganlar 57 YTL gibi komik bir para cezas alarak kurtulabiliyor. Aralar nda küçük yaflta pek çok kiflinin de bulundu u bu sald rganlar n patolojisi, Türkiye de yaflayan halk n yozlaflt rma ve s k banyo yap yorsun? Yoksa beni aldat yor musun? diyen efli Ümmü Kiraz n bo az n b çakla kesti. Hamile eflini benzin döküp yakt. Afyonkarahisar 2. A r Ceza Mahkemesi nde görülen duruflmada smail Kiraz, olay günü eflinin kendisini tahrik etti ini ileri sürdü. Eflinin kendisini aldatt n savunan ve birlikte oldu u erkekle foto raflar n mahkemeye delil olarak sunan Kiraz, önce a rlaflt r lm fl ömür boyu hapis cezas na çarpt r ld. Ancak, a r tahrik unsuru göz önünde bulundurularak hapis cezas 15 y la indirildi. K z n yaralamaktan da 5 y l ceza alan smail Kiraz n toplam hapis cezas 20 y l olarak belirlendi. 15 dakikada tecavüz olmaz Almanya da çal flan Adanal Öznur T, 7 y l önce zihinsel engelli k - z na tecavüz etti ini ileri sürdü ü, ancak 15 dakikada tecavüz olmaz savunmas yla beraat eden zanl için A HM in verece i karar bekliyor. Adana 1. A r Ceza Mahkemesi nde yarg lanan zanl için 4 Temmuz 2003 tarihinde verilen beraat karar nda, bu kadarl k çok k sa bir süre say labilecek zaman içinde, san n, hiçbir iz b rakmayacak flekilde ma durenin rz na geçmesi mümkün görülmemifltir ifadelerine yer verilmiflti. Yap lan taciz kad nlara de il, insanl m za Kad nlar cinsel tacizi protesto etti Taksim de yaflanan taciz, feminist kad nlar taraf ndan protesto edildi. Taksim Meydan nda bir araya gelen onlarca feminist kad n, buradan zincirler oluflturarak Galatasaray Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl boyunca, Kabahat de il, cinsel sald r, Polis izleme, tacizciyi yakala, Yaflas n kad n dayan flmas sloganlar n atan kad nlar, meydanda bas n aç klamas yapt. Kad nlar ad na aç klama yapan Berrin Hotac kl o lu, taciz ve sald r lar kendine hak gören erkeklere ve yasalarla erkekleri koruyan devlete öfkeli olduklar n ifade etti. uyuflturma politikalar ndan ald pay gösteriyor. Yaflanan olay sonras nda çeflitli kitle örgütleri durumu protesto ederek aç klamalarda bulundular. Gökkufla Kad n Derne i Üyesi Rahime Özatik en ufak bir demokratik eyleme bile sert flekilde müdahale eden polisin yaklafl m çok komikti. Para cezas bile formalite olarak veriliyor. Tacizin polisin gözü önünde ve meydanda yap lmas ayr ca bir fley ifade ediyor, kad n taciz edilebilir deniliyor. Erkek egemen bak fl aç s n n en resmi halidir fleklinde konuya iliflkin görüfllerini dile getirdi. Ankara Barosu avukatlar ndan Ali Eren ve Oya Ayd n yapt klar aç klamalarda görüntülerde çok aç k cinsel sald r suçunun ifllendi ini ve Kabahatlar Kanunu çerçevesinde tacizcilerin serbest b rak lamayaca n belirttiler ve cinsel sald r suçu üzerinden tacizcilerin 2 ila 8 y l aras nda hapis cezas istemiyle yarg lanmalar gerekti ine vurgu yapt lar. (H. Merkezi) Yak larak öldürülen 5 emekçi kad n unutulmad! 2 y l önce 29 Aral k 2005 tarihinde Bursa n n Cal Nahiyesi nde bulunan Özay Tekstil fabrikas nda, biri 15, biri 17 yafl ndaki sigortas z iflçi çocuklar, biri evli ve dört ayl k hamile, ikisi genç yaflta olan kad n iflçiler patronun kâr h rs sonucu yak larak öldürüldüler. Özay Tekstil patronunun afl r kâr h rs nedeniyle, elyaf-sünger ve tiner gibi yan c madde bulunan iflyerinde hiçbir güvenlik önlemi al nmam fl, üstelik kap - lar kilitli oldu u için iflçi kad nlar d flar ç k p kendilerini kurtaramam fllard. Yak - larak öldürülen 5 kad n iflçi, yap lan eylemlerle an ld lar. lk eylem, 29 Aral k sabah BAT S Sendikas taraf ndan Yaylac k köyünde 15 yafl nda yanan Ayfle Denilzdalan n evinin önünde anma fleklinde yap ld. Ard ndan Özay Tekstil Fabrikas önünde de sayg duruflu yap ld. kinci eylem de ayn gün Bursa Kad n Platformu bileflenleri taraf ndan gerçeklefltirildi. Platform üyesi kad nlar, Orhangazi Park nda bir araya gelerek 1857 New York ta 150 iflçi kad n, 2005 Bursa da 5 kad n iflçi yak larak öldürüldü. Yanmak de il yaflamak istiyoruz -Bursa Kad n Platformu imzal pankart açarak, yak larak öldürülen 5 emekçi kad n iflçiyi unutmad klar n dile getirdiler. Platform bileflenleri ad na aç klama yapan E itim-sen Yönetim Kurulu üyesi Güler Y lmaz bundan 2 y l önce herkes y lbafl telafl ndayken, bir fabrikada Kad na yönelik fliddet olaylar ndan sadece baz lar : * fianl urfa da ailesinin izni olmadan sevdi i kifliyle evlenen ve bir süre önce de yak nlar n n yan na gelerek eflinden ayr lmak istedi i iddia edilen 19 yafl ndaki Yasemin K, geç saatlerde bofl bir arazide tabancayla öldürülmüfl halde bulundu. Polisin cesedin bafl nda buldu u Yasemin K nin babas brahim Halil Ç., ilk ifadesinde k z n n intihar etti ini öne sürdü, daha sonra cinayeti iflledi- ini itiraf etti. * Diyarbak r da 5 çocuk annesi Ayflegül Alparslan fuhufl yapt suçlamas yla nikâhs z yaflad efli Abdurezzak Dikici taraf ndan öldürüldü. * Asyen Cihangir ile k z Bahargül Öztürk, efllerinden dayak yedikleri için Kars taki evlerini terk ederek Gebze nin Dilovas Beldesi ne yerleflti. K sa bir süre sonra anne ve k z evlerinde sopayla dövülerek öldürülmüfl flekilde bulundu. 19 yafl ndaki Ersin Cihangir annesi ve ablas n ye- enlerinin gözleri önünde öldürdü ü gerekçesiyle gözalt na al nd. ki kad n cinayetten önce polise kap lar n n zorland n bildirmiflti. * Efli hapishanede olan Gaziantep te yaflayan bir çocuk annesi Gönül Dede, evden kaçt. Baflka bir erkekle kaçt gerekçesiyle ailesi taraf ndan flikayet edilmesi üzerine polis taraf ndan bulunan Dede ailesine teslim edildi. Genç kad n iki gün sonra 17 yafl ndaki kardefli taraf ndan öldürüldü. Fatih Agufl (31), 9 y ll k efli Sevgi Agufl (24) ve 7 ve 5 yafl ndaki iki çocu uyla al flverifl merkezine gitti. Al flverifl merkezinde dolaflt klar s rada iddiaya göre, eflinin bir erkekle konufltu unu görünce sinirlenen Fatih Agufl, çevrendekilerle cilveli konufluyorsun diyerek efliyle tart flmaya bafllad. Otoparkta da devam eden tart flmada Fatih Agufl, iki çocu unun ve onlarca müflterinin gözleri önünde kar s n 15 yerinden b çaklayarak öldürdü. * Yozgat n fiefaatli lçesi nde, 3 y l önce ailesinin karfl ç kmas üzerine kaçarak evlenen 22 yafl ndaki Zehra, 27 yafl ndaki efli Bar fl Akbaba ile 11 ayl k bebe i Aleyna, Zehra n n 25 yafl ndaki kardefli lhan K. taraf ndan öldürüldü. lhan K., ifadesinde k z kardeflinin kaçarak evlenmesini içine sindiremedi ini ve bunu namus meselesi yapt n, cinayetleri bu nedenle iflledi ini söyledi. meydana gelen yang nda 5 kad n yanarak can verdi dedi. Aç klaman n ard ndan kitle sloganlar ve alk fllarla Çal flma yaflam ve kad n panelinin yap laca E itim Araçlar salonuna kadar yürüdüler. Birçok aç klama ve etkinlikle an lan 5 kad n iflçiyi unutmayan kurumlardan biri de, 29 Aral k günü Kad köy de konuyla ilgili bir bas n aç klamas yapan EKD oldu. Bursa da yand k, Novamed de kazand k yaz l bir pankart açarak, bir araya gelen EKD li kad nlar ad na Derya E ilmez taraf ndan okunan aç klamada, iki y l önce yanarak yaflam n yitiren kad n iflçilerin unutulmad vurguland. (Bursa/Kartal)

13 11-24 Ocak 2008 İşçi-köylü 13 Kenya daki baflkanl k seçimleriyle ba lant l çat flmalarda en az 300 kifli yaflam n yitirdi. On binlerce kifli ise evlerinden-yerlerinden kaçmak zorunda kald. ktidardaki Kibaki, seçimlerin hemen ard ndan oylar n % 46.7 sini ald n iddia ederek, zaferini ilan etmiflti. Rakibi Odinga ise oylar n % 44.3 ünü alm flt. Ancak hemen akabinde Kibaki nin 230 binlik oy fark muhalefet taraf ndan sorgulanmaya bafllad ve seçimlere hile kar flt r ld iddialar gündeme geldi. ki rakip aday n sempatizanlar aras nda çat flmalar n ç kmas ise gecikmedi. Çat flmalar özellikle de Odinga n n oy potansiyeli olan, Nayrobi nin gecekondu semtlerinde ve yak n bölgelerinde patlak verdi. 1 Ocak ta Eldoret flehrinde bir kilise, içindeki insanlarla birlikte yak ld ve ço u çocuk, 50 ye yak n insan yaflam n yitirdi. Benzer olaylar birçok yerde yafland. Kibaki, ülkenin en büyük ve ekonomik yaflam üzerindeki en etkin etnik grubu olan Kikuyu mensubu. Odinga ise daha küçük bir halk toplulu u olan Luo lardan. ki etnik grubun aras nda ç kan çat flmalarda çok say da ölüm yaflansa da, görgü tan klar katliamlar n esas olarak devlet güçleri taraf ndan gerçeklefltirildi ini söylemekteler. Ölen kiflilerin bedenlerinde, bu güçlere ait silahlardan ç - kan çok say da kurflun olmas da söylenenleri do rulamakta. Hükümet bu durumu yalanlasa da, ad n vermeyen bir polis yetkilisi, bir haber ajans na verdi i demeçte, kendilerine kesin vur emri verildi ini itiraf etmifl. Nayrobi nin yoksullar yaflanan etnik kinin, kendileri güvenlikli yerleflim bölgelerinde oturan politikac lar taraf ndan k flk rt ld n söylüyorlar. Kenya da artan sosyal adaletsizlik ve son yaflanan geliflmeler... Emperyalist manevralar n rolü ABD ve ngiltere nin Kibaki yi yine iktidarda görmek istedikleri ise bir s r de il. Çünkü Kenya ABD emperyalizminin, Afrika ya dönük güvenlik operasyonlar aç s ndan stratejik bir merkez konumunda. Kenya, Somali ve Etiyopya ya s - n r olman n yan s ra, Do u Afrika n n ticaret merkezi. Bunun içindir ki, günlerce katliamlara seyirci kalan Avrupa ve ABD emperyalistleri, geliflmelerin denetimlerinden ç kmas ve buradaki ç karlar na zarar verece i kayg s ndan, oy say m n n yeniden yap lmas için bask oluflturmaya bafllad lar. Oysa ABD ve ngiltere, seçimlerin hemen ard ndan yapt klar aç klamalarda, seçimlerin çok iyi geçti ini söyleyerek, Kibaki yi kutlam fllard. Emperyalist devletler birçok bölgede oldu u gibi, burada da y llard r halk n kendi kaderini özgürce belirlemesinin önünü kesmeye dönük bir dizi manevra gerçeklefltirmifllerdir. Bu manevralar n bugün yine sürdürmekten geri durmamaktalar. kinci kez seçimlerin galibi ilan edilen Kibaki, ilk hükümet oldu u dönemde, BM Genel sekreteri taraf ndan demokrasinin Afrika daki ayd nl k örne i ilan edilmiflti. Kibaki ayn zamanda ABD taraf ndan, bölgedeki anti-terör müttefiklerinden biri olarak görülmekte. Ancak demokrasi örne i Kibaki döneminde ülkedeki yoksulluk iyice artm fl, rüflvet, yolsuzluk had safhaya ulaflm fl, Kibaki nin kiflisel serveti giderek büyümüfltü. Kenya halk flimdi çat flmalar ve protestolar eflli inde, Kibaki nin seçim hilesi yoluyla hükümette kalarak, yolsuzluklar na devam etme ve kiflisel zenginli ini daha da art rma giriflimini engellemeye çal flmakta. Kitleler rüflvet ve yolsuzluklar n son bulmas n ve adil bir seçim yap lmas n talep ediyor. Hükümetin cevab ise bu talepleri azg nca sald - r larla bast rma yoluna gitmek oluyor. Ekonomide büyüme yoksullukta art fl Kibaki, rüflvete ve kötü yönetim biçimine son verece i sözü vererek, 2002 y l nda % 63 oy alarak seçilmiflti. Kenya, çok iyi tar m koflullar na ve zengin maden yataklar na sahip bir ülke olmas na karfl n, emperyalist ya ma ve talandan kaynakl, halk büyük bir yoksulluk içinde. Bugün kabileler aras çat flma gibi yans yan çat flmalar n özünde yatan da asl nda halk n içinde bulundu u bu yoksulluk ve sefalet. Yani sosyal adaletsizlikteki art flt r. Halk n içinde bulundu u sefalet ve yoksulluk dünya açl k örgütünün verileriyle de do rulanmaktad r. Bu verilerde Kenya n n son y llardaki ekonomik kalk nmas ndan halk n pay - na % 1 bile düflmedi i belirtilmekte. Had safhada yoksul olan Kenyal lar n say s nda son befl y lda büyük bir art fl yaflanm fl. Ekmek fiyatlar sadece geçti imiz y l iki kat na ç km fl. Ayn flekilde süt ve di er temel g da maddelerinin fiyatlar n n art fl nda da adeta patlama olmufl. Tekrar etmek gerekirse, Kenya da yaflananlar n özü, egemen güdümlü medyada verildi i biçimiyle, Luo lar n Kikuyulara karfl verdi i kabile çat flmas de il. Daha çok da, çeflitli kabilelerin en yoksullar n n, ülkeyi ya malayanlara karfl ayaklanmas d r. Di er baflkan aday Odinga ya Önümüzdeki Nisan ay nda yap lacak seçimlerle birlikte Nepal de cumhuriyetin ilan edilmesinin önündeki en önemli engel de kalkm fl oluyor. gelince; solcu olarak bilinen bir politikac n n o ludur ve yoksul y nlarda umut uyand rm flt r. Ancak Kibaki hükümetinde bakan olmaya raz oldu unu aç klad bilinmektedir. Örnek ald ülke ise Almanya ve bu süreçte Almanya D fliflleri Bakan yla görüflmeler yapmakta. Bunun anlam Avrupal emperyalistlerin Odinga y destekledi idir. Kibaki ise emperyalistlerin bu son manevras karfl s nda, onlar Çin le iflbirli ine gitmekle tehdit etmekte. Emperyalistlerin ve onlar n uzant lar n n, Kenya n n yoksul y - nlar üzerinde oynad klar oyunlar bofla ç karman n yegane yolu ise, Kenya n n tüm ezilenlerinin bunlara karfl yükseltecekleri ortak mücadeleden geçmektedir. Maoistlerin zaferi: Monarfli kalk yor! NKP(Maoist) önderli inde on y l aflk n y ld r sürdürülen Halk Savafl, geçti imiz y l yap lan anlaflmayla yeni bir güzergâha girmiflti. Bu anlaflmayla birlikte kabineye giren Maoistler, geçti imiz Ekim ay nda anlaflmaya uyulmamas nedeniyle kabineden çekilmifllerdi. Ancak yap lan görüflmeler sonucu, Aral k n ikinci haftas tekrar kabineye dahil olunmufltu. Maoistlerin kabinede kalma koflullar n n bafl nda gelen Monarflinin kald r lmas talebi ise, 28 Aral k ta sonuç verdi. Nepal Parlamentosu nda yap lan oylamada ço unluk monarflinin kalkmas için oy kulland. Böylelikle, önümüzdeki Nisan ay nda yap lacak seçimlerle birlikte Nepal de cumhuriyetin ilan edilmesinin önündeki en önemli engel de kalkm fl oluyor. Bu kararla birlikte ayn zamanda, yaklafl k 200 y ll k Gyanendra Hanedanl n n da sonuna gelinmifl bulunulmakta. Kral Gyanendra n n siyasi düflüflü 2005 in fiubat nda parlamentoyu feshetmesi ve tüm idari gücü kendi üzerinde toplamas ile bafllad. Kral bunun, Maoist isyana son vermek ve bozulan düzeni yeniden tesis etmek ad na tek yol oldu unu savunmufltu. Fakat, bu a r eylem, muhalefetin kendisine karfl birleflmesi, fliddetin t rmanmas ve sonunda Nisan ay nda parlamentoyu yeniden tan mak zorunda kalmas sonuçlar na yol açt. Yeni sivil yetki ise Kral n yetkilerini elinden ald, hukuki dokunulmazl na ve ordu üzerindeki yönetim gücüne son verdi. fiimdi ise sahip oldu u s fata son veriyor. Irak Avustralya Baflbakan Kevin Rudd, Irak ta bulunan 550 Avustralya askerinin Haziran 2008 e kadar geri çekilece ini duyurdu. Ancak e itim amaçl burada bulunan 450 askeri personel kalmaya devam edecek. Irak ta asker bulunduran bir di er ülke olan Polonya da buradaki 900 askerinin görev süresini 31 Ekim 2008 de sona erdirece ini aç klad. Güney Kore Daha iyi ifl koflullar için mücadele eden, Kore Göçmen Sendikas -MTU ile dayan flma dünya çap nda büyüyor. Soul hükümeti MTU nun biri Nepalli di eri ise Bangladeflli olan iki önderini tutuklayarak, s n rd fl etmiflti. Bu s n r d fl olay ve göçmenlere dönük hak gasplar, Manila daki (Filipinler) Güney Kore Elçili i önünde yap lan eylemlerle protesto edildi. Güney Kore de tahminen 50 bin Filipinli göçmen iflçi çal flmakta. Bangladefl Bangladefl in Dakka kentindeki tekstil fabrikalar nda çal flan binlerce iflçi, 20 tekstil fabrikas n n kapat lmas karar n n ard ndan sokaklara döküldü. Kapatma karar, bir iflçinin ifl kazas nda yaflam n yitirmesiyle birlikte, di er çal flanlar n greve gitmesinin ard ndan geldi. flçiler sokaklarda barikat kurarak, yollar 12 saat süreyle iflgal ettiler. fiili fiilili bak r üreticisi Codelco da çal flan binlerce iflçi, daha yüksek ücret talebiyle greve ç kt. Bir devlet iflletmesi olan Codelco, ayn zamanda dünyan n en büyük bak r üreticisi. fiili nin Angamos liman nda gerçekleflen bu grevle birlikte oldukça zor bir sürece giren firma, binlerce iflçiye verdi i kadro sözünü de yerine getirmiyor ve bu da yine grevin talepleri aras nda yer al yor. Fransa Dünya Sosyal y k m politikalar na paralel olarak, göçmen ve mülteciler üzerindeki bask lar n da giderek artt Fransa da son günlerde gündeme gelen s - n r d fl olaylar, S n rd fl Merkezleri nde gözalt nda tutulan mültecilerin bafllatt açl k grevleriyle protesto ediliyor. Paris te Mesnil-Amelot S n rd fl Merkezi nde bafllat lan açl k grevi di er merkezlere de yay lmaya bafllad. Mesnil-Amelot da 120 göçmenin bafllatt açl k grevinden sonra, Vincennes S n rd fl Merkezi nde de 400 mülteci açl k grevine bafllad. Bu mültecilerin hiç birinin oturma izni yok. Mülteciler Fransa da son dönemde artan mülteci av n ve tutukluluk koflullar n protesto ediyorlar. Evrensel Bak fl Tedbirler bumerang etkisi yarat yor ABD dolar son y l n en alt seviyesine düfltü. Petrolün varil bafl fiyat ise 100 Dolar n üzerine ç kt. 70 li y llarda yaflanan petrol krizinden daha büyük bir krize do ru gidildi i art k saklanamaz bir gerçek. Dolar n, ayn zamanda Euro karfl s ndaki bu düflüflü, ABD emperyalizminin pani ini giderek art r yor. Avrupal emperyalistleri ise, dünya hegemonyas ndaki yerlerini üst s ralara ç karma yönlü hamlelerinde, atak üstüne atak yapmaya itiyor. Burjuva ekonomistlerin, emlak krizi olarak bafllayan krizle birlikte, aylar öncesinden yapt tespitlerin ve bu tespitler fl nda yapt klar, tedbirlerin art r lmas yönlü uyar lar n do rulu u da böylece kan tlanm fl oluyor. Bu süreçte al nan ve özü yoksullu u, sömürüyü art ran sosyal y k ma dayal, ekonomik tedbirlerin ifle yaramad art k çok net biçimde görülmekte. Bunun böyle bir sonuca varaca da hesaplanarak, uzunca zamand r gidilen siyasi-askeri tedbirler ise, bumerang etkisi yaratarak, geri dönüp sahiplerini vurmay sürdürüyor. Askeri sald rganl n öne ç kt bu politikalar n, 2000 li y llar n bafl ndan itibaren, eskisine oranla daha h zla hayata geçirildi ini tekrarlamaya gerek bile yoktur. Ancak gelinen noktada, hem krizden ç kman n hem de dünya hakimiyetini pekifltirmenin yolu olarak görülen askeri sald rganl k politikalar birbiri ard na iflas ediyor. Ortado u merkezli yürütülmeye çal fl lan emperyalist projelerin, daha biri sonland r lmadan bir baflka bölgede hayata geçirilme çabas, emperyalizmin genifl bir alanda hakimiyetini güçlendirmeyi de il, aksine daha da güçsüz bir pozisyona düflmesini getirmifltir. fiimdi bu güçsüz pozisyondan ç k - fl n yollar aranmakta. Bu aray fl ise planlarda ciddi de ifliklikleri gerektirmekte. Son dönemde yaflanan geliflmeler de, ad mlar n bu yönlü at ld na iflaret etmekte. Rejim de iflikliklerini de öngördü ü çok aç k olan son hamleler, Irak tan Pakistan a, Filistin den ran a kadar, Ortado u politikalar n n merkezinde bulunan bir dizi ülkeyi içine almakta. Pakistan özgülünde, Butto nun ölümü de dahil yaflananlar da, yine bu hamleler dahilinde gerçekleflmektedir. Müflerref e alternatif aray fl içindeki ABD emperyalizmi, bir piyonunun ölümüne mal olan geliflmelere yön verme çabalar n sürdürüyor. Bu çabalar n bir ABD askeri müdahalesine kadar gidebilece i, hatta Pakistan yang n yerine çeviren mevcut durumun bu amaçl k flk rt ld da giderek varsay m olmaktan ç kmaktad r. Pakistan bombalarla tafl devrine çevirme tehditleri sürmektedir. Pakistan n elindeki nükleer silahlar n slami örgütlerin eline geçmesi gibi bir tehlikenin varl ndan giderek daha fazla söz edilmesi bile, bu niyeti aç a vurmaktad r. Di er iflgal edilen ülkelere dönük bafll ca iflgal gerekçesi yap lan ve bugün Pakistan özgülünde bir kez daha kullan lan bu argüman n ran boyutunda ise, farkl bir geliflme ortaya ç km flt r. Bu geliflmenin bölgedeki politikalarda de- iflikli e gitmenin aç k sinyalleri olarak alg lanabilecek bir geliflme oldu unu söylemek pek de yanl fl olmayacak. Söz konusu geliflme, ABD emperyalizminin 16 istihbarat biriminin birden bire ortaya att klar ve raporlarla sunduklar, ran n nükleer silahlanma faaliyetini 2003 y l ndan beri durdurdu- u ve ancak 2015 y l nda böyle bir fleyin mümkün olabilece i yönlü aç klamalar. ABD nin çeflitli kurumlar taraf ndan ayn süreçte yap lan aç klamalar da istihbarat birimlerinin aç klamalar n tamamlayacak nitelikte. Bu da ABD emperyalizminin ran ve asl nda da bir bütün olarak Ortado u politikas nda de- iflikliklere gitmeyi hedefledi inin göstergelerindendir. ran n bu noktadaki tutumuna gelince; ran gerici rejiminin tüm ç k fllar na ra men, içten içe, BOP çerçevesinde bölgede etkin bir güç olmay arzulamas uzak bir ihtimal de il. Gerici rejimlerin ve gerici hareketlerin emperyalistlerle uzlaflma zemini her zaman mevcuttur. Çünkü onlar yaratan, varl k koflullar n oluflturan, emperyalist-kapitalist sistemin kendisidir. Afganistan iflgaline gerekçe yap lan Taliban n, bugün iflgal güçleriyle iktidar pazarl yapt bilinmektedir. Yine Hamas n, geçti imiz günlerde, AB ve BD emperyalistlerine dönük yay nlad - bir aç klamada, kendilerine karfl olmad klar n, sadece tan nmay istediklerini ilan etmesi de, gerici güçlerin esas kavgas n n, halklar n n kurtuluflunu sa lama de il, kendi iktidarlar n pekifltirme kavgas oldu unun son örnekleridir. Emperyalistler, dengeleri kendi lehlerine çevirmek, içinde bulunduklar krizin etkilerini azaltmak (çünkü k sa ve hatta uzun vadede bile içinden ç kmalar n n olanaks z oldu unu bilmekteler) için birbiri ard na gelifltirdikleri projeleri devreye sokma yönlü ad mlar n h zland rd lar. Bu projeler kapsam nda uflak-iflbirlikçileri ve tüm uzant lar ile gerek ayaklar na ça rarak, gerekse do rudan yanlar na giderek, birbiri ard na görüflmeler gerçeklefltirmekteler. Bu görüflmelerin tümünün merkezinde ise yine terörle mücadele konsepti bulunmaktad r. Bu konseptin gerçek hedefinin iflçiemekçi y nlar, ezilen yoksul halk y - nlar ve onlar n s n fsal temelde yükseltti i mücadeleler oldu u ise art k bir s r de il. Emperyalistler ve onlar n gerici-faflist tüm uzant lar bundan böyle bu mücadeleleri bo mak için daha büyük bir güç birli ine girmenin gayretini büyütmekteler. Çünkü politikalar n n bumerang etkisi yapmas n sa layan özde bu mücadelelerdir. Bunlar n büyümesi ise en büyük korkular d r.

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Ocak 2008 Zonguldak, Cibali, Kavel den günümüze En güzel direnifl henüz yaflanmam fl oland r! Ocak ay, s n f mücadelesine ad n alt n harflerle yazd rm fl Devrim ve Parti flehitlerinin varl yla bir anlam tafl rken di er bir anlam da farkl y llarda yaflanan ve iflçi s n f aç s ndan dönüm noktas diyebilece imiz bir tak m grev ve direnifllere tan kl k etmesidir. Zonguldak maden iflçilerinin eylemleri, Paflabahçe ve Kavel direniflleri, Cibali Tütün Fabrikas ndaki direnifl, Singer Fabrikas nda iflçilerin polisle çat flmas, TAR fi, Hasköy Tersanesi ve Tramvay iflçilerinin sonuç alan direniflleri mücadelemizde önümüze fl k tutmaktad r. Bu direnifllerden kimi iflçi s n f na grev hakk n hediye etmifl, kimi 1980 sonras ilk eylem olmufl, kimisi kad nlar n öne ç kmas yla an lm fl, kimisi de s n f dayan flmas n n güzel örneklerini dünden bugüne tafl m flt r. Kavel den Paflabahçe den SEKA ya, TE- KEL e, TELEKOM a uzanan süreç, elbette ki dünün bu çok önemli deneyimlerinin dersleri ile örülmüfltür, örülecektir ve örülmelidir....ve solu um tükenmedikçe bu doyumsuz dünyada, Günefle kar flmad kça etim Kavel Grevcilerinin türküsünü söyleyece im. (Hasan Hüseyin) Kavel direniflçilerinin türküsü Kimi direnifller vard r, içinden geçilen süreçte tarihsel olarak önemli bir dönemece iflaret ederler ve asla unutulmazlar. 28 Ocak 1963 te, stanbul stinye deki Kavel Kablo Fabrikas nda 170 iflçinin bafllatt Kavel Grevi de böyledir. En önemli özelli i; grev ve toplu ifl sözleflme hakk n fiili olarak kazand rm fl olmas d r. Vehbi Koç a ait olan fabrikada, ABD - den gelen genel müdürün göreve bafllamas yla iflçiler üzerindeki bask lar artar, fazla mesai ve k dem esas na göre verilen y ll k ikramiyeler kald r l r ve sendikadan istifa etmeleri yönünde bask lar yaflan r. Patronun, ikramiyelerin ödenmeyece ini ve kimi çal flanlar n ücretlerinin düflürülece ini ilan etmesi üzerine iflçiler oturma eylemi bafllat rlar, bunun üzerine patronlar, tüm iflçileri iflten atar. Türkiye Maden- fl Sendikas n n örgütlemesi ile 31 Ocak ta fabrika bahçesinde grev bafllar. Ancak, o dönem grev ve toplu sözleflme haklar özel bir hükme tabidir. Yani grev hakk yasal de ildir. flçiler, fabrikan n kap lar n kaynaklayarak kendilerini içeri kilitlerler. Bir hafta içeride kalan iflçiler, daha sonra seslerini duyurmak için d flar ç kar ve fabrikan n önüne çad r kurarak direnifle geçerler. Da l n uyar s - na uymayan iflçilere; Sizi komünistler, ben sizi da tmas n bilirim diyen bir polis komiserinin emri üzerine cop ve tabancalarla sald r l r. Sald r da 9 iflçi yaralan r. Önce 2 daha sonra da 7 iflçi tutuklanarak Sultanahmet Hapishanesi ne gönderilir. Bu direniflin önemli yanlar ndan birisi de ilerleyen günlerde iflçilerin çocuklar ve efllerinin de direnifle kat lmas d r. Umulan, grevin halka halka büyümesidir. Ve beklenen olur, grevin etkisi yay l r. stinye halk, ayn patronun di er fabrikas ndaki iflçiler direnifle destek vermeye bafllar. 27 fiubat tan sonra tüm iflçiler mahkemeye verilir. Direniflin bitirilmesi için bir arabulucu heyet oluflturulur. Heyetin oluflturulmas n n ard ndan grev sona erer. Böylece 36 gün süren direnifl kazan mla sonuçlan r: flçilerin ikramiyeleri ödenecek, at lan iflçiler geri al nacak ve ücretlerde indirime gidilmeyecektir. Grev ve toplu sözleflme kavram n n sadece ad n n var oldu u, fiilen yasak oldu u, greve gidenlerin a r yapt r mlarla cezaland r ld bir süreçte gerçekleflen Kavel Direnifli, Türkiye iflçi mücadelesi tarihinde bir dönüm noktas olmufltur denilebilir, çünkü iflçi s n f na grev hakk n kazand rm flt r. Tüm bu kazan mlar iflçi s n f n n tarihine alt n harflerle yaz lm flt r. Yine topland uzun saçl lar Kad n hakk na ve elbette insan hakk - na sahip ç kman n biricik yolu mücadeleden geçiyor. Dünya emekçi kad n mücadele tarihine göre, ülke tarihi, kad nlar n toplumsal hayata kat l mlar nedeniyle daha geç bafllasa da, güçlü ve onurlu mücadelelere sahne oldu. fiimdi bir zaman tüneline girelim ve tarihe bir yolculuk yapal m. Perdeyi tarihe yine topland uzun saçl lar dizeleriyle geçen dokumac kad nlarla aç yoruz. 18. yüzy lda Bursa da dokumac l k yapan kad nlar n piyasa koflullar ve geçim zorlu u yüzünden ayakland n halk edebiyat n n tan kl ndan ö reniyoruz: Yine neffir-i amm oldu uzun saçl lar Arkas feraceli koynu tafll lar Yüzleri yaflmakl, yaprak bafll lar Vurun aslanlar m erlik sizdedir. Feraceli, yaflmakl, elleri sopal, koynuna tafl doldurmufl bir sürü kad n. Dokumac lar ve dokumac lar n eflleri... Geçim zorlu u yüzünden S rmakefl han n bas yor. Kul Halil diye de an lan Afl k Halil in dizelerinde anlat lan da bir ayaklanman n hem de bunun ilk kez olmad n n kan t. * * * 19. yüzy ldaki iflçi hareketlerinden biri de 4 Ocak 1867 tarihli The Levant Herald adl stanbul gazetesinde ç kan flu haberle saptan r: Geçen Sal günü, maliyeden paray geçmeyen alacaklar bilinen bir küme kad n, tekrar ücretlerinin ödenmesi iste inde bulundular. Cevap olarak al fl lm fl para yok sözünü ifliten kad nlar gittikçe daha fazla flamata yapmaya bafllad lar ve ancak müdahale ile sustular. Ç kan kargaflada, kad nlardan birço unun itilip kak ld söylenmektedir. Bu kad nlar, 1870 ten sonra s k s k rastlanacak birikmifl ücretlerini istemek için toplanma, devlet kap s nda ba r p ça rma, sesini bas n yoluyla duyurma eylemlerinin saptanabilen ilk gerçeklefltiricileridir. * * * lk büyük grevlerden olan Tersane Grevi de iflçilerin eflleri, anneleri, k z kardeflleri ve çocuklar taraf ndan desteklenmifltir. Bu destek grev k r c larla yaflanan savaflta da görülür. flçilere destek veren kad nlarla dönemin gazeteleri han m kuvvetleri diye dalga geçse de kad nlar n ait oluklar s n f ad na soka- a ç k fllar n n ileri bir ad m d r bu direnifl. Ayn destek Tramvay Grevi nde de görülür, tramvaylar n sefere ç kmas n engellemek için tramvayc lar n eflleri raylar n üzerine yatarlar. * * * 1990 da Zonguldak iflçilerinin büyük yürüyüflünde bu kez maden iflçisi eflleriyle kol kola Ankara ya yürürken görürüz emekçi kad nlar deki Paflabahçe direniflinde iflçiler fabrikay, eflleri ise Beykoz un sokaklar n iflgal eder teki Fiskobirlik grevi kitaplara konu olur. Kad nlar 90 lardan sonra h z kazanan özellefltirmelere karfl da hep mücadelenin içindeydi. SEKA da haftalarca fabrikas n terk etmeyen iflçilerin eflleri, gece gündüz eylem alan na çevirdiler fabrika bahçesini. Bak rköy Sümerbank n mavi önlüklü kad nlar, y llarca, hem kendi fabrikalar n n kapat lmas n n hem de tüm hak gasplar n n karfl s nda oldular. Mücadeleyi hiç b rakmayan TEKEL iflçisi kad nlar, Adana ve Malatya Sigara Fabrikalar n n kapatma karar na karfl ön safta yer ald lar. Diyarbak r n Kürt kad nlar Aky l Tekstil Fabrikas nda a al k düzeni kuran patrona karfl gerçeklefltirilen direniflten geri durmad lar. flçi kad nlar n, Aymasan da, Çorlu da Gönen ve leri Deri fabrikalar nda, Bursa da BPO fabrikas nda verdikleri sendikalaflma mücadelesi ise silinmemifltir haf zalar m zdan. Ve Novamed iflçileri Unutabilir miyiz tüm bu yaflananlar? Bu önemli direnifllerin hepsi iflçi s n f n n deneyim hanesine yaz ld, gelecek bir zamanda en güzel direnifli yaflamak ad na 1996 dan 2002 ye Paflabahçe Biz iflçiyiz. Paflabahçe de bir fabrika flifle ve cam yapar, orada çal fl r z. Beyo lu nda süslü bir ma azas var. Tabaklar, bardaklar görürsünüz de iftihar edersiniz. flte onlar yapar z biz derece hararetin alt nda çal fl - r z. Bugün 80 günü geçti gene de hakk m z istiyoruz. Da larda ebegümeci topluyoruz, labada topluyor, bal k olursa oltay al p kofluyoruz. Evde fazla eflya vard kilim, mintan, iskemle gibi. Onlar da sat yoruz y l n n Nisan ay nda üzerlerinde grev gözcüsü önlükleriyle stanbul un kalabal k caddelerinde bildiri da tan Paflabahçe iflçileri, halka böyle sesleniyordu. Paflabahçe fiifle ve Cam Fabrikas ndaki grevin 80. gününde Say n stanbul halk na fleklinde bafllayan bildiri, grevin amans z koflullarda kararl l kla sürdürüldü ünü özetliyordu. Grev s ras nda iflçiler vapurlarla Karaköy e geçip patron sendikas n n önünden Taksim e kadar yürürler. Bu arada iflçilere yap lan silahl sald r sonucunda iki iflçi yaralan r. 2 bin 200 iflçinin kat ld greve dayan flma için Deri, Kundura ve TEKEL iflçileri de eylemler örgütler. Bu grevin dikkat edici özelli i demokratik kamuoyu, sendika çevreleri ve demokratik kitle örgütlerinin yan nda, do rudan semt halk taraf ndan desteklenmifl, sahiplenilmifl olmas d r. Ancak tüm bu deneyim ve birikim 2002 y l nda iflçilerin 17 gün 17 gece sürdürdükleri direniflin zaferle sonuçlanmas n getiremedi ve 67 y ll k Paflabahçe Cam Fabrikas n n kapat lmas n engelleyemedi. Paflabahçe, 40 y l önce kaleme al nm fl grev bildirisiyle adeta günümüze sesleniyor: Biz Cemiyette yaln z kalmad m - z anlad k. Sen de hemflerim, sen de sesini yükselt, yap lan ifllerin, haks zl n hesab n sor. Onlar n sesleri bugün Telekom da, Tekel de, Novamed de yank s n buluyor. Onlar n sesleri yine gelecektir, sonra hep dalgalanacakt r iflçi s n f... En durgun san ld zamanlarda bile. Ellerinin gücünü bilir çünkü. flçi direnifllerinden... * 1872 y l nda, Kas mpafla Tersanesi iflçileri, 11 ayd r ödenmeyen ücretlerini almak için greve ç km fllard. Bu grev, Türkiye tarihinde bir ilkti. Kas mpafla Tersane iflçileri mücadeleye karar verdikleri o gün, bizlere de bir mücadele gelene i b - rakt lar. * Cibali Tütün Fabrikas iflçileri militan bir mücadele gelene i yaratm fllard y l nda sendikalaflma çabalar çerçevesinde eylemler yapan Cibali tütün iflçilerinin yar dan fazlas kad nd r. * 1 Ocak 1971 de Zonguldak ta ücretleri ödenmeyen 600 maden iflçisi ocaklara inmedi ve bir eylem süreci bafllatt. 4 Ocak 1991 de 36 gündür grevde olan binlerce maden iflçisi Zonguldak tan Ankara ya yürüyüfle geçti. 8 Ocak ta hükümetle anlaflan maden iflçileri eylemlerine son vererek Zonguldak a döndüler. * 2 Ocak 1962 de stanbul da liman iflçileri greve bafllad. * 3 Ocak 1991 de Türkiye de yüz binlerce iflçi 1 günlük ifle gitmeme eylemi yapt. * 11 Ocak 1969 da Singer Fabrikas nda iflçilere polis müdahale etti; 9 polis ve14 iflçi yaraland. Fabrika bir gün önce iflçiler taraf ndan iflgal edilmiflti. * 19 Ocak 2005 te SEKA zmit flletmesi nin kapat lma karar n protesto eden çal flanlar, fabrikadan ç kmama karar ald. * 22 Ocak 1873 te Kas mpafla Tersanesi iflçileri greve ç kt. * 22 Ocak 1980 de polis arama yapmak için TAR fi ( zmir, ncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinya Tar m Sat fl Kooperatifleri Birli i) iflletmelerine girmek istedi; 50 kifli yaraland, 600 iflçi gözalt na al nd. TAR fi e ba l iflyerlerinde iflçiler direnifle geçti. 31 Ocak 1980 de Tarifl te direnifl bitti, iflçiler iflbafl yapt lar. * 23 Ocak 1971 de emekliler Ankara da Emekli Sand binas n iflgal etti. * 25 Ocak 1972 de Hasköy Tersanesi iflçileri greve ç kt. * 26 Ocak 1921 de stanbul Tramvay iflçileri greve ç kt. * 26 Ocak 1992 de 12 Eylül den sonra ilk kez memur eylemi düzenlendi. * 27 Ocak 1969 da Teksif Sendikas na ba l 5 fabrikada daha grev bafllad iflçi ifli b rakt * 28 Ocak 1963 de stanbul da stinye deki Kavel Kablo Fabrikas nda çal - flan 170 iflçi oturma grevi yapt. * 31 Ocak 1966 da Paflabahçe fiifle ve Cam Fabrikas nda 2400 iflçi greve bafllad. Kültür-Sanat Faz l Say gitmesin, sadede gelsin! Faz l Say n Almanya da bir gazeteye tarif etti i Türkiye gerçe i ve bu gerçekten duydu u endifle üzerine yine kuru bir gürültü yay ld geçti imiz haftalarda. Say n Türkiye de laik düzenin tehlikede oldu una, Bakan efllerinin bile türbanl oldu una içlenerek biz az nl kta kald k, Türkiye hayallerim öldü, Türkiye yi terk edebilirim sözlerini laikçi Kemalist cephe derhal siyaset borsas na sürdü. Böylesi medahar- iftihar edilen bir Türk dahisinin bile Türkiye de yaflayamaz hale gelmesinden bir ma duriyet cephesi aç larak, AKP flahs nda dinci, fleriatç cepheye top at fllar bafllad. Biz halk kitlelerinden laik-demokratik cumhuriyetin kalelerine s nmam z talep edildi yeniden Türkiye kamuoyunun nabz na göre son y ld r baflta Genelkurmayl k ve sözcülerince laik devlet düzenimizin gitti-gidecek oldu u hat rlat l p duruldu. Oysa laik düzen hep yerinde kald gibi, irtica-fleriat korkusu Ordu kurmaylar nca biz halk kitlelerini hizalamak ve yönlendirmek için kullan lan psikolojik harekât argüman haline getirildi. Say da ister dahi çocuk popülizmiyle olsun, ister laikçi kli in siyasi hesaplar n n gönüllü figüranl yla olsun sahnedeki yerini ald. O nun sözleri ve kayg lar bir sanatç ayd n kat ndan bizlere sunuldu. Bu yüzden Say n, hangi s n flar n duyarl l yla hareket etti i ve ülke gerçekli iyle nas l iliflkilendi ine bakarak ayd n kimli ini sorgulamak gerekiyor. Tekrar etmekte fayda var; laiklik ve laik cumhuriyet söylemi Türk egemen s n flar ndan Ordu merkezli bürokrat kli in temel argümanlar ndan birisidir. Var oluflundan bu yana hiçbir zaman laik olmam fl bir ülkenin, dinin alabildi- ince yayg nlaflmas n, sömürüsünü ve denetimini esas alm fl rejim güçlerince kullan lm fl suni bir kimliktir. Emperyalizmin ekonomik-askeri reçetelerini uygulamakla vazifelenmifl olan egemen s n flar n, halk n yoksullu u ve sefaleti üzerine yalandan baflta tek bir sözü, projesi olmayanlar n halk sokup ç kard klar bir korku tünelidir. Halk laik düzenimiz tehlikede diye uyar rken ayd n ; bu tehlikeyi engellerken kahraman kesilen düzen bekçilerinin ellerinde her flekle giren bir siyaset hamurudur laiklik olgusu. Esas ise, laik cephede kenetlenmifl s n f n s n f ç karlar n kamufle eden hokkabazl k oyunudur. Say da bu iktidar oyununun sevecenli ine kap lm fl ve laikçi argümanlara sar lm fl bir dahimizdir. Yani daha bafltan, Say n kafas ayd nl k de ildir. Say n dünya ve ülke siyaseti üzerine, yaflam m z üzerine bütünlüklü, tutarl politik bir görüflü yoktur esasen. O nun sözlerini bu laikçi kli in suni kayg - lar ndan, say klamalar ndan ibaret olarak görmek yerinde olacakt r. Türkiye den gitme iste ini de bu yönde aç klamaktad r zaten: Türkiye nin yeni konumuyla ilgili kayg lar m z oluyor. Gazeteleri her gün görüyoruz ve ilerleyen yükselen de erlerin hepsinin fark nday z ve biraz tedirginlik yafl yoruz insan olarak, bir vatandafl olarak diyerek tevazuuyla içini döküyor. Ülkenin slami de- erlerinin yükselmesine karfl erken ayd n alarm veriyor kendince. Ancak görüldü ü gibi Say, laiklik-fleriat yay n n gerilmesinde rol almaktan, halk ayd nlatmak bir yana onlar n gözüne perde olmaktan öteye gidemiyor. Say n sanat üretimine ve ülke gerçekli ine mesafeli yaflam ve düflüncelerine bak ld nda bunda flafl lacak bir durum yok asl nda. Say Kemalist rejimin koruyucu s cakl nda yetiflmifl, bu rejimin kültür sanat üretiminde yer edinmifl bir müzisyendir. Bu yan yla Cumhurbaflkanl köflküne bir defal na davet edilememifl olmas ndan duydu u k rg nl da anl yoruz elbette. Oysa Say, koltuklar n y ld z bol paflalar n, sayg n ifladamlar n n ve onlar n zarif efllerinin doldurdu u akustik konser salonlar na parmakla gösterilmeye, ç lg nca alk fllanmaya al flm fl, burjuva-bürokratik elit ile etle-t rnak olmufl bir sanatç (m z)d r. Bu sanatsal akrabal k iliflkisinin, Say n sanat n n niteli- ine dair anlaml bir yerde durdu unu söylemek gerekiyor; O, iktidar elitinin sanatç s d r. Say n bu s n fsal mevkii, O nun sanat içeri ini de, düflünsel dünyas n da belirlemektedir. Örne in sanat çizgisinin idolü olarak gördü ü piyanosundan eksik etmedi i Naz m Hikmet e Kuva-i Milliyeci bir üniforma giydirerek laikçi cepheye asker yapmaya çal flmas bu yüzdendir. Öte yandan, Naz m Hikmet için, Yaflasayd, Amerika n n Afganistan iflgaline dair Amerika ya hak verirdi diyebilmesi tipik bir burjuva ayd n flaflk nl m d r, yoksa bizim olan Naz m emperyalist fikirler ambalaj yla piyasalaflt rma dehas m d r bilemiyoruz. Bildi imiz; devrimci flair Naz m Hikmet i Türkiye halk baflta olmak üzere dünyan n ezilen tüm halklar n n, savaflan devrimcilerinin sesinden, solu undan kopar p kendi salon elitine çerezlik niyetine sunma gayretidir. Say n laiklik sandal yla aç ld ülke denizinde de bambaflka f rt nalar kopmaktad r. Mesela, gelir da l m n n kapanmaz bir uçurum gibi derinleflti i, açl k s - n r alt nda yaflayan ülkenin yar s ndan, yoksulluk içinde yaflayan büyük k sm ndan bihaber midir? ster laikçi, ister irticac olsun rejimin tüm hükümetlerince tar m, sa l k, e itim gibi her alanda halk n sefalete, soyguna sürüklendi inden bihaber midir? Halen askeri darbe anayasas yla yönetilen bir ülkede Susurluk çular, fiemdinli de iyi çocuklar n koruyan, ülkede olup bitene kendisi gibi gözünü kapamayan ayd nlar mahkeme kap lar nda linç ettiren, hapse t kan adalet çat s alt nda yaflad m z n fark nda m d r? Rejimin ve h flm na u ramay bir parça göze alm fl, ülke gerçe i üzerine bir parça söz söyleyen ilerici, ayd n insanlar n yine devlet uzant l tetikçilerce katledildi i bir ülkede Say halen Çankaya Köflkü nde kokteylini yudumlayamamaktan m dert yanmaktad r? Rejimin at fl menziline giren yazarlar n, ayd nlar n hem bu tetikçilerce hem de valileri ve bakanlar nca ak ll olun diye ayn makamdan tehdit edildi i bir ülkede Say kendini halen ayd n ç tas nda m görmektedir? Hrant Dink ismi ne ça r flt rmaktad r kendisine? Evinde güpegündüz katledilenlerin, sokak ortas nda polis kurflunu ve tekmesiyle yere serilenlerin, dili yasaklanan, inkâr edilen ve üzerlerine bombalar ya d r lan Kürt halk n n, iflkencelerin, gözalt lar n, hapishanelerde tecrit zulmü alt nda yaflayanlar n ç l klar Say a ulafl yor mu acaba? Say n halktan yana, emekten, özgürlükten ve adaletten yana bir derdi olmad -flu küçük laikçi küskünlü ünün d fl nda- aç kt r. O na göre bu halk, laik- slamc diye tasnif edece i ve sanatç kaprisinin yank bulaca bir kalabal k olmas ndan öte de ildir. Say n ülke diye bildi i küçük, apoletli bir iktidar elitidir ve oralardan bizleri ayd nlatmas da mümkün de- ildir. Zira fikirlerin, eylemlerin oldu u gibi sanat n da bir s n f, bir ideolojisi vard r ve Say s n fsal tercihini bu faflist elit üzerinden yapm flt r. Say a ayd n yak flt rmas n yapanlar da O nun sözlerinden rant bekleyenler de bu s n f n temsilcileridir. Yetenekli olmak ayd n olmay zorunlu k lan bir özellik de ildir. Yetene ini nas l kulland, hangi de erlerle estetize etti i ve yaflam gerçe iyle yüzleflip yüzleflmedi i sorular yla bafllar ve tav r gelifltirmesi, yaflam n anlat c s de il eylemcisi de olmak bu k staslardan say lmal d r. Dahili in, dahiyane fikirlerin ilericilik, devrimcilik pusulas n flafl r nca faflizmin elinde bir silah haline gelebildi ine dünya tarihi tan kt r. Say da ülkenin her yan yang n yerine döndü ü, hak ve özgürlüklerin h zla budand, açl n kol gezdi i, ezilenlerin sesinin solu unun kesilmeye çal fl ld, ülkenin gerçek ayd nlar n n sokaklarda katledilip durdu u, devletin adalet zulmüne u rad bir ülke gerçe ine gözlerini kapay p, iktidar kliklerinin sabun köpü ünden gündemlerini dert edinirken, nas l ayd n olunamayaca n n canl örne i olarak karfl m zda duruyor. Ama yine de ayd n olma iddias varsa Say, bu ülkeden gitmemeli, sadede gelmelidir. Böyle bir iddias yoksa, halk m z n ve bizim olan Naz m Hikmet in yakas ndan ellerini çekmelidir.

15 11-24 Ocak 2008 İşçi-köylü 15 Okur Okur toplant lar nda son durak Türkiye Kürdistan oldu Yürüdük Yürüdük, Hiç durmadan B kmadan, usanmadan Y lmadan Sonu zafere varana dek yürüdük Vurulduk, Kalleflin satt Korka n kaçt Haince pusularda vurulduk Yurdumuzun bereketli topraklar nda Hayk rd k, Sloganlarla Türkü ve marfllar m zla Umuda tohum ektik Halk m z n yüre ine ak p hayk rd k Tutsak düfltük, flkenceler gördük Parça parça edildik Bilinmez yerlere gömüldük Ser verdik seve seve S rr m z vermedik ölesiye Böyle gördük biz PART ZAN lar Yi itçe direnmeyi hapishanelerinde flkencehanelerinde Tan d k, Düflman tan d k Zulmü ile nas l sömürüldü ümüzü Çekilen çileleri Göç etti imiz köyleri Susturulmak için Durdurulmak için Y ld r lmak için Kay p edilmeyi, yok edilmeyi Tan d k Biz PART ZAN lar durmad k-durmayaca z B kmad k-y lmad k Tükenmedik-tükenmeyece iz Umut ile sevdal yüreklerimizle Tohum olduk inanc m zla Düfltük yurdumuzun bereketli topraklar na Halk m z n yüreklerine-bilincine Alt nça a yürüyen bedenimizle Direnenlerin sesi Da lar n dili flçi-köylünün umudu ile Yurdumuzun K z l günefli olduk Do duk doruklardan Sevdik Tan d k Ba land k kavgam za (Bir K okuru) Daha nitelikli, daha aran r, okurlar taraf ndan daha fazla sahiplenilen bir gazeteye ulaflma gibi hedeflerle bir süredir sürdürdü ümüz Okur toplant lar - n Malatya, Diyarbak r ve Erzincan da (Sivas, Trabzon ve Kars tan da okurlar m z n kat l m yla) yapt m z toplant larla flimdilik sona erdirdik. Kimi nedenlerle yaflanan aksamalardan kaynakl belli örgütleme s k nt lar yaflasak da, bu üç ilde de yapt m z toplant larda okurlar m z n beklentilerini ve elefltirilerini almak, bunlar beraber nas l yaflama geçirebilece imizi tart flmak bizler aç s ndan önemli ve faydal bir deneyim oldu. Buralardaki okurlar m zla yapt m z toplant larda genel olarak 15 günlük periyodun gündemin gerisinde kalmas na neden oluflu, yaz lar n uzunlu u, kimi yaz larda s l klara düflülebildi i, kimi yaz larda ise okurun anlayamayaca a rl kta oluflu gibi de erlendirmelerle karfl laflt k bu toplant larda da Her ne kadar tart flmalar n amac gazeteyi tart flmak olsa da gazetenin örgütleyici misyonundan hareketle birçok yerde oldu u gibi bu toplant larda da mesele dönüp dolafl p örgütlenme meselesine geldi. Gazetenin sadece bir araç oldu u noktas nda, gazete ile kendili inden bir flekilde kitlelerin örgütlenemeyece i, bu araç do ru ellerde, do ru bir kitle çizgisi anlay fl na denk düflen bir flekilde ve pratikle kitlelerle buluflturuldu u oranda bu misyonunu yerine getirebilece ine de inildi tart flmalarda. Gazetenin okurlar taraf ndan sahiplenildi i oranda, bizim çal flmalar m z, pratiklerimizi yans tt sürece daha nitelikli olaca ve bunun üzerinden de örgütlenme faaliyetlerimizde önemli araçlar m zdan biri haline gelece i yine tart fl lan konular aras nda yer ald. Bu noktada gazeteye yönelik her elefltirinin ayn zamanda hepimize yönelik bir elefltiri oldu u da bir kez daha ortaya ç kt. Bu yönüyle tüm elefltirilerimiz bize geri dönüyor, gazete çok iyi olmufl söylemi (espriyle kar fl k da olsa) önemli bir noktaya temas ediyordu. Kolektif olarak ç kan bir gazete kolektif ajitatör, propagandac ve örgütleyici misyonunu kazan r. Erzincan da yapt m z toplant da, bizim s k nt s n yaflad m z meseleleri bizden çok daha iyi ifade eden bir okurumuzun yapt vurgular, sahiplenmeden ve ne anlamam z gerekti ine dair çok önemli ve esasa iliflkin vurgulard. Bu noktada örne in Diyarbak r da yaflanan bir geliflmeyi gazete çal flanlar olarak yorumlamam z Yazar n Ad : Radi F fi Yön Yay nlar Çeviri; Moskova 1986 Yap t n Özgün Ad : Spyaflçie Probudyatsya fieyh Bedreddin in ta 1400 lü y llarda ortaya koydu u ve ça na da damgas n vurdu u görüfl ve düflüncelerini okumak, anlamak; yaflad - m z süreçte kafalar m z daha da açacakt r. O y llarda Osmanl padiflah Y ld r m Beyaz t. Timur (Mo ol) sald r s olmufl, Osmanl Devleti yenilgiye u ram fl, bask ve zulüm artm fl, egemenlik için sarayda taht kavgalar kardefl katliamlar na dönüflmüfl, halk iyice yoksullaflm flt r. nsanl k tarihi; geçmiflin teorik ve pratik birikimiyle ezilenlerin mücadelesini ileriye tafl yan önderler ç - karm flt r. Tüm insanlar n birlikte, eflit, özgürce yaflayaca s n fs z sömürüsüz bir toplum egemenlere inat mümkündür. Bedreddin Mahmud Simavi de ta o dönemde (feodalizmin ve gericili in güçlü oldu u dönemde) ezilenlerin kardeflli ini, ilkel mümkünken, bunu esas olarak da Diyarbak r daki okurlar m z vas tas yla direkt yaflama yans yan yan yla daha canl, daha somut ve daha objektif yans tabilece i bir gerçekliktir. Yine (büromuzun oldu u ya da olmad ) baz illerde YDG faaliyeti içinde yer alan okurlar m z n flçi-köylü gazetesini sahiplenmekte s k nt yaflad klar na tan k olduk. Bu sorunu kendi içlerinde tart fl yor olmalar ve çözümleme çabalar ise önemli bir noktayd. Bürolar m - komünizmi, muazzam bir halk ayaklanmas yla ve bu ayaklanmaya önderlik ederek savunmufltur. Kitap; ayn zamanda bir tarihsel belge niteli i tafl maktad r. Bu kitap Osmanl ve Bizans vakayinamelerine, Bedreddin in torunu (Halil) taraf ndan yaz lan tercümeihaline ve dönemin baflka belgelerine dayan larak yaz lm flt r. Bedreddin in kimi bilimsel yaz lar ve ö rencileriyle söyleflilerine iliflkin notlar da günümüze kadar ulaflm flt r. brahim yoldafl; Bedreddin in görüfllerini okumufl, kavram fl ve bu ayaklanmadan mücadeleye dersler ç karm flt r. Dünya güzeldi, uyumluydu. Ama bar flç l, huzurlu, sakin de ildi. Sürekli bir devinim, de iflim, dönüflüm, savafl m içindeydi. Dünyadaki her de iflimin do ru yan t n biricik do ru yan t n bulmak gerekliydi. z n oldu u yerlerde büronun bir yük olarak görülmesi üzerine de de inilerde bulunduk bu toplant larda. Zira bürolar m z, yük olmaktan öte çeflitli avantajlar yla faaliyetimizde kullanaca m z bir alan olarak görmek gerekir. Örne in Malatya büromuz, iki flehidimizin bir dönem faaliyet yürüttükleri ve bu büro üzerinden yaratt klar kitle iliflkilerinin devam ettirilmesi gereken önemli de- erlerdir. Bu iliflkiler ve sayg nl k büro faaliyeti üzerinden yarat lm flt r ve bugün hala kimi köylerde Partizan denilince onlar an lmaktad r. Bu bölgede yapt m z okur toplant lar nda stanbul da kimi semtlerden gelen ve bizim de kendilerine iletmek üzere söz verdi imiz elefltirileri de dile getirdik. Kürt halk n n yaflad klar na dair bölgeden haberlerin gelmemesi üzerine yapt m z sohbetlerde Kürt halk n anlamadan ve onlar n sorunlar na ortak olmadan onlar örgütlemenin imkans zl üzerinde durduk. Okurlar m zdan yaz m kurallar na çok fazla dikkat etmedi imiz, Kürt ulusal sorunu üzerine çokça yaz lar, de erlendirmeler yaparken ülkemizde yaflayan di er milliyetlere, az nl klara ve Alevilere çok fazla yer vermedi imiz, bu konularda önemli geliflmeler olmas na karfl n gazetemize yans tmad m z vb. elefltiriler ald k. Bu konulara daha fazla dikkat gösterece iz. Okur toplant lar bu son illerle birlikte bu süreçte sona erdi. Önümüzdeki süreçte kendi içimizde tüm de erlendirme, öneri ve elefltirileri de erlendirecek ve gazetemize bu de erlendirmeleri pratikte yans taca z. Ancak bir gazete okurlar ndan sürekli beslenerek canl kalabilir ve bu süreç süreklidir. Bu, toplant lar n bir süre sonra yeniden yap larak gerçeklefltirilebilece i gibi esas olarak da okurlar m - z n gazeteyi sahiplenmeleri, sürekli de- erlendirerek bizimle paylaflmalar fleklinde de yaflama geçebilir. Bu noktada e- posta adresimizden, bürolar m zdan ya da posta yoluyla bizlere ulaflman z bekliyoruz. Bu düzen y k lmad kça... Sana dayat lan bu yaflam tarz ne kader ne al n yaz s ne de mukadderat. Sen; kahve köflelerinde befl paras z, ömür tüketen kardeflim, sen her sabah iflçi pazarlar nda kuyrukta bekleyen iflsiz kardeflim! Sen; öz benli ini yitirmifl, yoz kültürle oradan oraya savrulan genç kardeflim. Sen ellisini geçmifl, sa l n yitirmifl, hastane kuyru unda, banka kuyru unda ömrünün son günlerini yaflayan emekli kardeflim! Sen; yirmi y l boyunca, yemeden içmeden, yar aç yar tok yaflayarak, bin bir emekle yapt n gecekondusu bafl na y k lan, ma dur kardeflim! Sen; milliyetinden dolay horlanan, ormanlar yak lan, köyleri y k lan, yerinden, yurdundan kovulan, üstelik terörist ilan edilen Kürt kardeflim! Sen; inanc ndan dolay afla lanan, k z lbafl, sap k, satanist ve daha nice s fatlarla afla- lanan Alevi kardeflim! Sen; eksik etek, saç uzun, akl k sa, kocas n n üç ad m gerisinde yürümeye mecbur edilen, fleytanla ayn s fatla tan mlanan, töre cinayetleri ile katledilen kad n kardeflim! Sen; 1915 de bir milyonu aflk n akrabas katledilen, yeri yurdu elinden al nan Ermeni kardeflim! Sen; 1955, 6-7 Eylül günleri, 84 bin akrabas K br s a, Yunanistan a sürülen, evine, dükkan na, ma azas - na el konulan Rum kardeflim! Sen; yüz binlerce akrabas katledilen Süryani kardeflim ve daha nice zulümlere, bask lara ve sürgünlere maruz kalm fl, ezilen tüm halklar, sömürülen yoksullar! Feryat etmeyi, ah-vah çekmeyi, yalvarmay b rakal m! Hepinizin-hepimizin nihai kurtuluflu, bu düzen y k - Bedreddin in tahlilleri Dünyaya yön veren fley duygular de il, ç karlard r. Dünyada hiçbir fley insans z olamaz. Ama insanlar n ço u anl k, küçük ç karlar n n derdine düflmekten, as l ç karlar n göremiyor. Çünkü gerçe i hemen ve bütün kapsam yla anlamak, kavramak, tahlil etmek herkesin kâr de ildir. Bilinç ve kavray fl ister. Bilinçli kifli kimsenin bilmedi ini yap p yürüten, kimsenin görmedi ini görendir. Böyle bir insan bildi i her fleyi söyleyecek olursa, onu yaflatmazlar. Karfl n zdakilerin bilmedikleri fleyleri, onlar n bildikleri deyimlerle ve kavramlarla aç klay n. (Yeniyi eski arac l yla aç klama). Halka, onlar n, halk n anlayaca dille konuflmak, bu ifli yaparken amac hiç sapt rmamak, baflvurulacak araçlar n amaca uygun olmas gerekti ini hiç unutmamak... Hakikat, bize eflyan n do as nda olan fleyi yapmam z buyurur. Çünkü her varl n do as, Hakikatin ondaki suretinden baflka bir fley de ildir. Ama bu, insanda irade yoktur anlam na gelmez. nsanda irade vard r. Yaln z istedi imi yapar m, istedi imi yapmam demeyi irade san rsan, aldan rs n. Cahiller ve yar m ak ll lar böyle san r. rade demek, eflyan n gerçek do as n anlamak demektir. Ve irade demek, olabilece i olamayacak olandan ay rabilmek, buna göre davranmak demektir. Ustalardan mücadelemize fl k tutan sözler * Görevimiz halka karfl sorumlu olmakt r. Her sözümüz, her hareketimiz ve her siyasetimiz halk n ç karlar na uygun olmal d r ve e er hatalar ifllenmiflse bunlar n düzeltilmesi gerekir. Halka karfl sorumlu olmak iflte budur. Mao, Seçme Sözler, s.100 * Hangi mevkide olursa olsun, kadrolar m z n her biri halk n hizmetkâr d r. Bütün yapt klar m z halk n hizmeti içindir. Acaba esirgeyerek üzerimizden atamad m z kötü fleyler var m? Mao, Seçme Sözler, s. 100 * Komünistler emekçi halk aras nda çal flt klar zaman demokratik inand rma ve e itim metotlar n kullanmal d rlar, buyrukçuluk ve zorlamaya hiçbir zaman baflvurmamal - d rlar. Mao, Seçme Sözler, s. 87 l p, yerine iflçinin, köylünün, emekçinin, tüm ezilen s n flar n kurtuluflu olan, halk n kendi iktidar olan sosyalizmde! Herkes elini tafl n alt na sokmal, herkes bulundu u yerden mücadeleye kat lmal, bedel ödemeyi göze almal ve vakit geçirmeden aya a kalkmal d r! Art k görülmüfltür ki, 85 y ld r bu faflist düzen bize bir fley vermemifltir. Bu düzenin tüm tarihi, katliamlar, sürgünler ve iflkencelerle doludur. Art k flu gerçe i görmeliyiz: Bizim gerçek kurtuluflumuz, devrimde, sosyalizmde! Hepinizi en derin sevgi ve sayg yla selaml yorum! (Tuzla deri iflçisi bir okur) Ben de halimce Bedreddinem fieyh Bedreddin Mahmud Simavi Sultanlar, a alar, beyler (hiçbir ifl yapmayan asalaklar ve zorbalar) özgür insanlar bo az toklu una çal flan kölelere dönüfltürmek istiyorlar. Halbuki toprak, onu iflleyen kimse ona ait olmal d r. Topra n verdi i ürün, onu elde etmek için ter dökenin (köylünün) hakk d r. Toprak herkese eflir da t lmal d r. E er beyler, a alar bu üründen pay almak istiyorlarsa, köylülerle birlikte sabahtan akflama ter dökmelidirler. Köylüler; naflerif, aflar, cizye diye gelecek devlet görevlilerine ve mültezimlere karfl orakla, çekiçle, kazmayla, kürekle karfl koymal d r. Bu mücadelede hiç kimsenin milliyeti ve dini ay rt edilmez. Kad n ve erkekler her bak mdan eflittir. Beylerin kanun nizam bilmeyen, adaletsiz, keyfi yönetimlerinden kurtar lm fl topraklar n yönetimi için konulmufl yasalardan, hangi dinden, milliyetten olursa olsun herkes yararlan r ve bu yasalar herkese eflit uygulan r. Herkesin yetene ine göre, herkesin ihtiyac na (gereksinmesine) göre nimetlerden faydalan l r. Cennet ve cehennem bu dünyadad r. Ayaklanma (isyan) 1416 y l nda bafll yor. Bedreddin in yoldafllar ndan Molla Kerim mücadelenin yasalar n n çat s n kurarak kaleme almakla görevlendiriliyor. Bedreddin Simavi nin yoldafllar : Börklüce Mustafa (Dede Sultan), Torlak Kemal, Gündüz, Ahi Mahmut, Caffar, Kas m, Müeyyed, fieyho lu Sat (Ozan), Duras Emre, Mecnun, Molla Kerim. Ben de Halimce BEDREDD - NEM kitab Tohum roman gibi ak - c ve ö retici bir kitap niteli inde. (Ankara dan bir YDG ve flçi- Köylü okuru) Sosyalist ve devrimci bas na Yay-Sat engeli! Devlet, sosyalist-ilerici bas n n da t m n engellemek için yeni bir uygulama bafllatt. Ayd n Do an n sahibi oldu u Yay-Sat bir süredir sosyalist ve devrimci bas n n da- t m n yapmamak için bahaneler üretiyordu. Son olarak Ocak 2008 den itibaren sosyalist ve devrimci bas n n tiraj n n az oldu unu iddia ederek yeni bir sözleflmenin geçerli olaca n duyurdu. Sözleflmeye göre Yay-Sat a adet yay n veren gazetelerden YTL isteniyor. Bu yetmezmifl gibi, bu miktar peflin isteniyor. Oysa sosyalist ve devrimci bas n n 1 TL üzerinden adet satmas durumunda bile bu miktar ancak karfl lanabiliyor. stenen bu ücret ise Etiket bedeli olarak al n yor. Bunun yan nda sat lan her bir yay ndan bayi ve da t m flirketi pay da kesilecek. Böylece sosyalist ve devrimci bas n Yay-Sat a verdi i tüm yay nlar da t lsa bile yine de borçlu olacak. Yay-Sat, sosyalist ve devrimci bas n n da t m - n engellemek için elinden geleni yap yor. Tüm bunlar yetmezmifl gibi yay nlar n yüzde 50 yi aflan k sm içinde adet bafl na 40 Yeni Kurufl istiyor. Ticari amaç gütmeyen, toplumun ayd nlat lmas, bilinçlenmesi mücadelesi veren sosyalist bas na yönelik bu uygulama burjuva ticari mant a bile ayk r. Çünkü bir flirket ancak kâr elde ederse faaliyette bulunabilir. K sacas Yay-Sat n bu tavr tamamen bilinçli. (Umut Yay mc l k) Ekmek yolunda dondular! Kayseri de ifl aramak için yaya olarak yola ç kan 2 kifliden biri donarak öldü, di erinin donan ayak parmaklar n n hastanede ameliyatla kesilece- i bildirildi. Develi ilçesinde günlük buldu u geçici ifllerde çal flan iki arkadafl Mustafa Y lmaz ile Süleyman Karakoç, yeni bir ifl bulmak umuduyla K z lören Beldesi ne gitmek için yaya olarak yola ç kt lar. Bir süre kardaki izleri takip ederek yürüyen Mustafa Y lmaz ile Süleyman Karakoç, K z lören Beldesi ne 8 km uzakl ktaki Alihoca Yaylas nda mahsur kald lar. Karla kapl yolda takatsiz kalarak yürüyemeyen Mustafa Y lmaz, donarak hayat n kaybederken, ç plak ayakla K z lören beldesine ulaflmay baflaran Süleyman Karakoç, Erciyes Üniversitesi T p Fakültesi Hastanesi nde tedavi alt na al nd. Karakoç un donan ayak parmaklar n n yap lacak ameliyat sonucu ayak bile- ine yak n noktadan kesilece i bildirildi. Polisler, yapt klar aramada, Mustafa Y lmaz n cesedini Alihoca Yaylas nda buldu. Günümüzde tüm bu olanlara ra men hala hükümet iyi ifller yapt n, tam h z devam etti ini belirtirken, özellefltirmelerin önünü aça aça, iflçi ve emekçilerin s rtlar na daha fazla yük bindirirken durumun iyi oldu unu söylemektedirler. (Mersin K okurlar )

16 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: SMET YE MAH. N YAZ M SR CADDES ERSOY APT. NO:9 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: TEKEL i sat n da görelim sizi! Özellefltirme kapsam ndaki TEKEL de çal flan iflçiler, özellefltirme sald r s na karfl direnmekte kararl olduklar n her f rsatta ilan etmeye devam ediyorlar. Ülkenin birçok ilindeki TEKEL iflçileri yapt klar eylemlerle seslerini duyurmaya çal fl yorlar. ADANA Malboro ülkesi olmayaca z! Adana Sigara Fabrikas önünde bir araya gelen yüzlerce TEKEL iflçisi, TEKEL in özellefltirilmesini protesto etti. Eylemde Y lg nl k yok direnifl var, Malboro ülkesi olmayaca z, Yaflas n dayan flma sloganlar at ld. K sa bir konuflma yapan Tek G da- fl Sendikas Güney Anadolu Temsilcisi Gürsel Diliç k k, TE- KEL iflçilerinin daha önceki eylem ve grevlerinde gösterdi i çabalarla hakl l n ispatlad n hat rlatarak, yine ayn çaban n gösterilmesi gerekti ini söyledi. Türkiye deki köylülere de geçit verilmedi ini dile getiren Diliç k k, d flar daki sermayelerin kendi tütünlerini Türkiye ye getirerek üretim yapmalar n kabul etmeyeceklerini söyledi. Konuflman n ard ndan bas n aç klamas n okuyan Tek G da- fl Sendikas Adana fiube Baflkan Cafer Yaflar, Bugünkü siyasi iktidar, ifl isteyen, çal flmak, üretmek isteyen, onuru ile yaflamak isteyen insan m z muhtaç, ele bakar hale getirdi. fllerini ellerinden ald insanlara ekmek ve yakacak da tmakla övünmek AKP zihniyetini ve niyetini göstermektedir diye konufltu. B TL S Bitlis Tekel Tütün ve Sigara Fabrikas nda çal flan yaklafl k 500 iflçi, fabrikan n özellefltirilmesi karar n protesto etmek amac yla toplu vizite eylemine ç karak, hükümeti protesto etti. Fabrikadan kent merkezine kadar yürüyüfl yapan iflçiler, Nur Caddesi nde bir bas n aç klamas yapt lar. Aç klamay yapan Tek G - da- fl Sendikas Bitlis fiube Baflkan Can Murat Yenisöz, 2008 y l - TOKAT n n Bitlis teki iflçilerin direnifl y l olaca n söyledi. Fabrikada binlerce ailenin geçimini sa lad na dikkat çeken Yenisöz, al nan karar geri çekilinceye kadar Bitlis halk yla direnece iz. Taleplerimiz yerine getirilinceye kadar bu eylemlerimiz sürecektir dedi. Bu eylemlerinin sadece bafllang ç oldu unu, 2005 y l nda Bitlislilerin tamam n n birlik ruhu içinde Tokat TEKEL Fabrikas nda yaklafl k iflçi çal fl yor ve 3.5 Trilyon lira getirisi bulunuyor. Bu fabrika için AKP Tokat milletvekili Zeyid Aslan özellefltirilse de kapanmayaca n iddia ederek, Türkiye bana göre ak ll bir yöntemle belirli bir sürece yay lmak suretiyle özellefltirme sürecinde yürütüyoruz. Ama flu konuda çok rahat m. TEKEL in özellefltirilmesinde Tokat Sigara Fabrikas ve çal flanlar n n zarar görmesi mümkün de il dese de, iflçilerin hakl olarak düflüncesi Tokat ve stanbul Sigara Fabrikalar nda vardiyay düflürdükten sonra Adana ve Malatya Sigara Fabrikalar n n ak betine u ramak. Çünkü Adana ve Malatya Sigara Fabrikalar nda vardiya teke düflürtülmüfl daha sonra da kapat lma karar al nm flt. Tokat Sigara Fabrikas nda tek vardiyaya düflürme gündemde. Yüzlerce TEKEL iflçisi özellefltirmeye karfl yürüdü kat ld eylemlerden daha etkili eylemlere bafllayacaklar uyar s nda bulunan Yenisöz, Bölge genelinde 110 bin tütün ekicisinin, binlerce TEKEL çal flan n n, umudunu tütüne ba layan halk m z n mücadelesini sonuna kadar yürütece imizden kimsenin flüphesi olmas n diye konufltu. Aç klaman n ard ndan iflçiler, özellefltirme karar n alk fllarla protesto ederek eylemlerini sona erdirdi. (H. Merkezi) Bu eylemlerden biri de Cevizli-TEKEL de çal flan iflçilerin 27 Aral k ta gerçeklefltirdikleri kitlesel bas n aç klamas yd. 27 Aral k günü saat 11:00 civar nda Cevizli deki TEKEL Fabrikas n n, 9 no lu ç k fl kap s önünde toplanan iflçiler, buradan minibüs yolu boyunca bir yürüyüfl gerçeklefltirdiler. Yaklafl k bin kadar iflçinin kat ld yürüyüfl boyunca, minibüs yolunda yürünmesini engellemek isteyen polisle karfl karfl ya gelindi. Polisin bu tutumu sendikac lar taraf ndan uzlaflmac, daha do rusu teslimiyetçi bir tav rla karfl lan rken, iflçiler kararl l klar ndan ödün vermeyerek, minibüs yolunda yürümeye devam ettiler. Yürüyüfl boyunca s k s k çeflitli sloganlar at l rken, iflçilerin çok say da özellefltirme karfl t döviz ve AKP kurmaylar için haz rlad klar temsili bir tabut tafl d klar gözlendi. flçiler yürüyüfllerini büyük bir coflkuyla sürdürürken, hükümete de öfke kustular ve: TE- KEL i sat n da görelim sizi, siyasetçi katili yapmay n bizi, korkutamaz bizleri cezaevleri, ölümüne direnir TEKEL iflçisi marfl n hep bir a zdan söylediler. Yürüyüfl Kartal Meydan na kadar sürdü ve burada bir bas n aç klamas yap ld. Tek G da- fl Genel Sekreteri Mecit Amaç taraf ndan, meydan h nca h nç dolduran iflçilere ve destek için eyleme kat lan, çeflitli kurum temsilcilerinden oluflan, bini aflk n kitleye dönük yap lan aç klamada, TEKEL in özellefltirilmesiyle kaybedenin iflçi, memurlar olaca na, zaten beli bükülen yoksul tütün üreticisi olaca na vurgu yap ld ve kimseyi kand rmaya kalkmay n. Alanlar ilk ifl olarak fabrikalar kapatacak, çal flanlar n soka a b rakacakt r. Sigara iflinin arkas ndan yaprak tütün iflletmelerine de s ra gelece i çok aç kt r denildi. Eylemin bitimine do ru sendikac lar n teslimiyetçi-uzlaflmac tutumuna, iflçilerden tepki geldi. flçiler hak al c radikal eylemler istediklerini belirten konuflmalar yapt lar ve Ankara yürüyüflü önerdiler. (Kartal) flçiler yeni y la eylemle bafllad Yeni y l n ilk günü Tokat ta yap lan yürüyüfl, kitleselli i nedeniyle miting havas nda geçti. Halk n da destek verdi i iflçiler, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulad lar. Yaklafl k 1200 iflçinin istihdam edildi i Tokat Yaprak Tütün flletmesi ve TEKEL Sigara Fabrikas iflçileri, Gazi Osman Pafla Bulvar nda bir araya gelerek Cumhuriyet Meydan na yürüyüfle geçti. flçilerin eflleri, çocuklar, anne ve babalar, Samsun Ball ca ve stanbul Cevizli TEKEL iflçileri, Türk- fl e ba l sendikalar n flubeleri, memur sendikalar, meslek odalar yürüyüflte yer ald lar. Fabrikam z n özellefltirilmesine hay r, Fabrika yoksa ifl, ekmek de yok, TEKEL iflçisinin hakl davas nda yan nday z yaz l pankartlar iflyerlerine asan esnaflar ve çevredekiler de yürüyüfl boyunca iflçilere alk fllarla destek verdiler. Yürüyüfl boyunca s k s k fl, ekmek yoksa bar fl da yok, TEKEL i satan biz de satar z, AKP flafl rma, sabr m z tafl rma, Tokat k v lc m, Samsun atefl olacak sloganlar n atan iflçiler, AKP il binas önüne geldiklerinde k sa süre oturma eylemi yapt lar. Meydana gelindi inde polis taraf ndan aranarak içeri al nan iflçilere seslenen Tek G da- fl Tokat fiube Baflkan Suat Karl kaya, ilkokula giderken fabrikan n aç l fl törenine kat ld n, daha sonra buras n n kendi çocuklar n n geçimini sa layacak bir ekmek kap s oldu unu söyledi. Tekel Sigara Fabrikas n n sat lmas na izin vermeyeceklerini ifade eden Karl kaya, 24 y l boyunca binlerce insana ifl kap s olmufl, insanlar n geçimini sa lad Tokat Sigara Fabrikas bugün özellefltirilip, yar n kapat lacak diye konufltu. Tek G da- fl Genel Sekreteri Mecit Amaç da flunlar söyledi: Kaybeden Türkiye olacak, kaybeden iflçi ve memur olacak, kaybeden ifl ve fabrika diye inleyen bölgemiz olacak, kaybeden zaten beli bükülmüfl yoksul tütüncü olacak. flimizi ekme imizi kaybetmemek için ölmek var dönmek yok. Betül Sönmez isimli bir iflçi k z n n okudu u Nerede Tokat m z n yedi vekili / IMF mi verdi size bu ak l? / flçilerin yüre ine hançer sokulu / Sen ç karmazsan eller ellemez Tokatl dizelerinin yer ald ve TEKEL iflçisi Adnan Bar fl a ait fliir ise emekçilerin coflkusunu art rd. Mitingin bitiminde Kahrolsun ABD, kahrolsun AKP slogan n atan iflçiler, özellefltirmeye izin vermeyeceklerini bir kez daha hayk rd lar. Emekçiler SSGSS ye karfl Gerçekte IMF projesi oldu u bilinen ve hükümetin haz rlad Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Yasa Tars - s na karfl ç kan emekçiler bir yürüyüfl düzenledi. 27 Aral k günü saat Aksaray da bulunan Pertevniyal Lisesi önünde bir araya gelen Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu buradan Unkapan nda bulunan Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl Bölge Müdürlü ü nün önüne kadar yürüdü. Sa l k hakt r sat lamaz dövizlerinin tafl nd eylemde s k s k Zafer direnen emekçinin olacak, Kurtulufl yok yürüdü Ben iflçiyim, emekliyim diyen herkes aya a kalkmal tek bafl na ya hep beraber ya hiç birimiz sloganlar hayk r ld. KESK, D SK gibi sendikalar n ve TMMOB gibi meslek örgütlerinin, Partizan n ve devrimci kurumlar n da bulundu u yaklafl k 58 kurumdan oluflan platform, AKP hükümetinin IMF nin talimat ile yasay ç - kard n dile getirdi. Bas n aç klamas n okuyan Hava- fl Sendikas Genel Baflkan yard mc s Eylem Atefl yasa tasar s n n kâbesi IMF, secdesi yerli patronlar olanlar n emekçilerin sa l k ve sosyal güvenlik haklar n n tamam yla yok etmek istediklerini söyledi. Eylem s ras nda polis yolu kapatarak yürümek isteyen kitleye izin vermeyince k sa süreli bir tart flma oldu. Polisin engellemelerine ra men kitle yolun bir bölümünü kapatarak, yürüyüflünü sürdürdü. Eyleme Tuzla havzas nda bir süredir direniflte olan Demsafl iflçileri de kat ld. Eylemde sohbet etti imiz iflçilerden Ali Kaya Ben iflçiyim, emekliyim diyen herkes aya a kalkmal diyen Demsafl iflçisi, yasaya karfl sokaklar doldurmak gerekti inin alt n çizdi. Platformun ilk eylemi ve hafta içi olmas na ra men eylem oldukça coflkulu geçti. SSGSS ye karfl kurulun ve içinde devrimci-ilerici kurumlar nda yer ald platform birçok bölgede yapaca- eylemlerle, panel, toplant ve bildiri da t mlar ile yasan n gerçek yüzünü halka anlatmay hedefliyor. ( stanbul) zmir de sa l k emekçileri SSGSS yi protesto etti SES, Pratisyen Hekimlik Derne i ve Türk Hemflireler Derne- i zmir fiubeleri taraf ndan oluflturulan zmir Sa l k Platformu, AKP nin sa l k politikas n n, sa l n piyasalaflt r lmas anlam na geldi ini belirterek, buna karfl olduklar n belirttiler. Bozyaka E itim ve Araflt rma Hastanesi bahçesinde bir araya gelen Platform üyeleri ad na SES zmir fiube Baflkan Fahri Demirci bir aç klama yapt. Hükümetin paran kadar sa l k ve mezarda emeklilik anlam na gelen SSGSS tasar s n yasalaflt rmak istedi ine dikkat çeken Demirci, sa l k hizmetinden çekilmeyi planlayan hükümetin bu alan piyasan n kâr h rs na teslim etmeyi düflündü ünü kaydetti. zmir Tabip Odas eski Baflkan Dr. Zeki Gül de, sa l kla fliddetin buluflturulmaya çal fl ld neo-liberal politikalar yafl yoruz. fiiddet yaflam n her alan na sinmifl durumda. Yeni ç kan yasalar, bu arada GSS de fliddet ö eleri bar nd r yor. Daha kaç meslektafl m z ölecek dedi. Eylemde, Sa l k hakt r sat lamaz slogan at ld. (H. Merkezi)

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur TES- fi Genel Baflkan ve TÜRK- fi Genel Sekreteri Mustafa Kumlu, 27 Ocakta yapt bas n aç klamas nda yaflanan do algaz krizinin hatal

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri 2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ:

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ: ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ: Sigortalının ürettiği malların/ürünlerin kullanılması esnasında 3.şahısların uğrayacağı zararlar neticesinde yasal olarak ödemekle sorumlu olduğu bedeni ve/veya maddi zararları

Detaylı

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI Güneş Sigorta ve CNBC-e işbirliği ile Kasım ayında Kayseri den başlayan Güneş Ekonomi Buluşmaları 6 ay boyunca 6 farklı ilde ekonominin nabzını tutacak. Geneş Sigorta Genel Müdürü

Detaylı

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet Tasarım Raporu Grup İsmi Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK Kısa Özet Tasarım raporumuzda öncelikle amacımızı belirledik. Otomasyonumuzun ana taslağını nasıl oluşturduğumuzu ve bu süreçte neler yaptığımıza karar

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR

AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR SEÇ LM fi TÜRK YE F NANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR Prof. Dr. Cemal B fi (Marmara Üniversitesi) Doç. Dr. Yakup SELV ( stanbul Üniversitesi) Doç. Dr. Fatih YILMAZ ( stanbul Üniversitesi)

Detaylı

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR Sosyal Güvenlik Nedir? Sosyal güvenlik, bireylerin ve ailelerin ekonomik ve sosyal risklerle karşılaşmaları

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU EMO İZMİR ŞUBESİ 30. DÖNEM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KOMİSYON RAPORU 6 Şubat 2016 Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü

Detaylı

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI

İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX 1- Bir hizmet sözleşmesi, hangi

Detaylı

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir

Saymak San ld Kadar Kolay De ildir Saymak San ld Kadar Kolay De ildir B ir matematikçinin bir zamanlar dedi i gibi, saymas n bilenler ve bilmeyenler olmak üzere üç tür insan vard r Bakal m siz hangi türdensiniz? Örne in bir odada bulunan

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Farklı Televizyon Yayın Ortamlarında Aynı Anda Farklı Reklam Yayını Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar mı?

Farklı Televizyon Yayın Ortamlarında Aynı Anda Farklı Reklam Yayını Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar mı? Farklı Televizyon Yayın Ortamlarında Aynı Anda Farklı Reklam Yayını Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar mı? *Av.Erdal AKSU 17 Kasım 2008 KONU: Rekabet Kurulu nun 03.07.2008 tarihinde Kablo TV şebekesine entegre

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015 6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER Değerli Meslek Mesubumuz, 10.02.2015 6663 sayılı Kanun ile; emekli olduktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışmaya devam eden esnafın emekli

Detaylı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı 5651 Sayılı Kanun 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı Kanun maddesi internet erişiminin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Bu sayede internet üzerinden işlenen bilişim suçlarının önemli ölçüde önüne

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

Ancak İş-Kur lara bu konu ile ilgili bakanlıktan gelen bilgi notu var.

Ancak İş-Kur lara bu konu ile ilgili bakanlıktan gelen bilgi notu var. Sayı : 2016 037 İstanbul, 2016 Konu : Yarım Çalışma Ödeneği ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Sn. İlgili;

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

Kent Yoksulluğu ve Gecekondu

Kent Yoksulluğu ve Gecekondu I Kent Yoksulluğu ve Gecekondu NAİL YILMAZ / YÜCEL BULUT İstanbul, 2009 Yay n No : 2225 Sosyoloji Dizisi : 03 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-143 - 2 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45)

Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45) SMMMO MEVZUAT SER S 5 Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45) Dr. A. Bumin DO RUSÖZ Marmara Üniversitesi Mali Hukuk Ö retim Üyesi stanbul, Nisan 2006 1

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM Enerjinin Önemi Enerji, Dünyamızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye nin son otuz yılda enerji talebi yıllık ortalama %8 artış göstermiştir.ülkemiz elektrik enerjisinin

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı