Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 İÇİNDEKİLER Önsöz...III İçindekiler...IV 1. Giriş...V 1.1. Çevriyazı işaretleri...xv 1.2. İşaretler...XV 1.3. Kaynakça...XV 2. Metin Sözlük-Dizin Tıpkıbasım...319

2 ÖN SÖZ Yüksek lisans tezi olarak hazırlamış olduğumuz bu çalışma Feridü ddin-i Attar ın Tezkiretü l-evliya adlı Farsça eserinin Milli Kütüphane A-4983 e kayıtlı nüshasının 103b- 207a varakları arasının trankripsiyonlu metni, giriş ve dizin bölümlerinden oluşmaktadır. Ayrıca eserin tıpkıbasımı da tezin sonuna eklenmiştir. Oğuz yazı dilinin XIII.-XVI. yüzyıllar arasındaki dönemi ile Batı Türk yazı dili çalışmalarına katkıda bulunmayı amaçlayan tezde Tezkiretü l-evliyâ, yazı dilimizde görülen değişmeleri içermesi ve dilimizin bugünkü gelişmiş şeklini almaya başladığı devri belirtmesi bakımından dikkat çekici bir dile sahiptir. Giriş te Tezkiretü l-evliya ve nüshaları, eser üzerinde yapılmış çalışmalar ve eserin bazı dil özellikleri üzerinde durulmuş, Çevriyazı işaretleri ve Kaynakça verilmiştir. Metin bölümünde, çalışmamızda tıpkıbasımı verilen Milli Kütüphane ye kayıtlı nüshanın transkripsiyonu yapılmış, kritiği gerektiren yerler aynı sayfada dipnotlar halinde gösterilmiştir. Son bölümde ise eserin gramatikal dizini ve sözlük yer almaktadır. Son olarak, bu eser üzerinde çalışırken bilgi ve tecrübelerinden yararlandığım Hocam Prof. Dr. Mustafa CANPOLAT a teşekkürlerimi sunarım. Harun AYDIN

3 1. GİRİŞ Edebiyat tarihinin en meşhur yazarlarından Ferîdüddin Ebû Hâmid Muhammed bin İbrahim el-attâr el-hemedânî nin doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. Ancak 513/1119 tarihinde Nişabur da doğduğu tahminen bilinmektedir. Vefatı ise, / tarihleri arasında olmalıdır. Moğol istilaları esnasında şehit edilmiştir. Adından da anlaşılacağı üzere Attâr, yani eczacı veya menkıbelerde geçen olaylara bakılırsa bugünkü anlamda hekim olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kendisinin eserlerinde de belirtildiği gibi, bazen hastaları ilaçla tedavi için çağrıldığına bakılırsa eczacı olduğu ihtimali artmaktadır. Ferîdüddin-Attâr ın eserlerinin sayısı otuzdan fazladır. Bu eserlerinden burada tanıtacağımız Tezkiretü l-evliya sı hariç hepsi manzumdur. Müellifin Mantıku t-tayr isimli mesnevî türündeki eseri de meşhurdur. Peygamberlerle velîler hakkında 1000 kitap okuduğunu, 39 yıl sufi şiir ve hikayelerini topladığını söyleyen Attar sufilere ve tasavvufa pek bağlıdır. 1 Attar ın tek mensur eseri olan bu kitap evliya tercüme-i hallerinden bahseder. Eserde bahsedilen son evliya Attar ın çok hürmet gösterdiği Hallac dır ve eserin birçok nüshaları onunla son bulur. Hicretin 617. yılında telif edilen Tezkire ilk defa tenkitli olarak yıllarında R.Nicholson tarafından, The Tadhkiratü l- Awliya of Shaykh Faridu d-din Attar (Persian Historical Texts, 3-5) London- Leyden de basılmıştır. 72 bölüm olan asıl metne, Zikr-i Mütaahirân ez-meşâyih-i Kibâr başlığı ile 25 bölüm daha eklenmiştir. Çok eski nüshalara dayanmayan bu baskı çok güvenilir değildir. Mirza Muhammed Kazvinî nin düzeltmeleriyle İran da birkaç kez basılan Tezkire de de hata sayısı oldukça fazladır. Mevcut baskılardan yararlanan Muhammed İstilâmî H. 692 tarihli Tezkire nin İstanbul Pîr Hüdâî Kütüphanesindeki yazması ile H. 701 tarihli Tahran Millî Kütüphane sindeki yazmayı esas alarak Tezkire yi yeniden neşretmiştir. Bu nüshadan yararlanarak eseri günümüz Türkçe siyle yayımlayan Süleyman Uludağ da metindeki eksikliklerden ve 1 A. Gölpınarlı, Mantıku t-tayr Tercümesi-Önsözü, İstanbul VI

4 hatalardan bahsetmiştir. (S. Uludağ, Tezkiretü l-evliya Tercümesi, Mavi Yayıncılık, İstanbul 2002) Ülkemizde menâkıbnâmelerle ilgili çalışma yapmış olan Ahmet Ocak ın eserle ilgili değerlendirmesi şöyledir: XIII. Yüzyılın büyük İranlı mutasavvıflarından Feridüddin-i Attar ın Tezkiretü l-evliya adıyla tanınmış eseri, daha yazıldığı devirden itibaren Türk tasavvuf çevrelerinde, özellikle Anadolu da çok sevilen ve tutulan bir el kitabı haline gelmiştir. O kadar ki erkenden Türkçe ye çevrildiği ve birden fazla tercümesinin bulunduğunu biliyoruz. Bu sebeple Anadolu da XIII. yüzyıldan beri yazılan menakıbnamelerde bu eserin hayli etkisi olmuştur. 2 Tezkire de belli temalar ısrarla işlenmiş ve tekrarlanmıştır. Aslında çok gibi gözüken fikir ve kanaatler belli temaların etrafında toplanmakta ve kümelenmektedir. Bu şekilde çokluktan birliğe doğru gidilmektedir. Sözü edilen bu tekrarlar anlamayı kolaylaştıran ve kavramayı pekiştiren birer işleve sahip olmuştur. Tezkire, Türkçe ye, Arapça ya ve Fransızca ya tercüme edilmiştir. Bu tercümeler hakkında kısaca bilgi vermek yararlı olacaktır. Türkçe ye yapılan tercümelerden Anadolu Türkçe sine yapılanı birkaç tanedir. Tercümelerin üzerinde yazan isimler sonradan yazılmış da olabilir. Tez çalışmamıza konu olan tercüme Ankara-Milli Kütüphane A-4983 numarada kayıtlı olan nüshadır. Oğuz yazı dilinin XIII.-XVI. yüzyıllar arasındaki dönemi ile Batı Türk Yazı Dili çalışmalarına katkı olabilecek bir niteliğe sahiptir. Türkiye Türkçe sinde XIII. yüzyıldan bu yana türlü gelişme aşamaları görülmektedir. XV. yüzyılın ortalarına kadar devam eden devrede ana hatlarıyla ortak bir karakter gösteren yazı dilimiz sonraki yüzyıllarda değişmelerle bugünkü şeklini almıştır. Tezkiretü l-evliyâ, yazı dilimizde görülen bu değişmeleri içermesi ve dilimizin 2 A.Yaşar Ocak, Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menâkıbnâmeler, TTK Yayınları, Ankara, 1992, s. 83. VII

5 bugünkü gelişmiş şeklini almaya başladığı devri belirtmesi bakımından dikkat çekici bir dile sahiptir. Tezimizi oluşturan bölüm içerisinde (103b/01-207a/13) hakkında bilgi verilen velîler şunlardır: Ebu Süleyman Daranî, Kutb-ı Eflak Muhammed Semmak, Muhammed b. Eslem-i Tusî, Ahmed-i Harb, Hatem-i Asam, Sehl b. Abdullah Tusterî, Ma ruf-ı Kerhî, Serir-i Sakatî, Feth-i Musilî, Ahmed-i Hurî, Ahmed-i Hazraviyye, Ebu Turab-ı Nahşî, Yahya b. Mu az, Şah Şuca -ı Kirmanî, Yusuf-ı Hüseyin, Ebu Hafs-ı Haddad, Ahmed-i Kassar, Mansur-ı Ammar, Ahmed b. El-Asım El-Netakî, Abdullah-ı Hasan-ı Hank, Ömer Ebu Osman-ı Mekkî, Ebu Said-i Harrazî, Ebu Hasan-ı Nurî, Osman-ı Hirî, Abdullah b. El-Cella, Muhammed-i Ruveym, İbn-i Ata, İbrahim Ebu Davud, Ebu Ya kub-ı İshak Nehrcurî, Semnun-ı Mecnun, Ebu Muhammedü l-mürta iş, Ebu Abdullah-ı Fazl, Hekim Tirmidî, Abdullah-ı Muhammed-i Hafif, Basri Ebu Muhammed-i Hirî, Ebu Bekr-i Verrak, Abdullah-ı Münazil, Ebu Hamza Horasanî, Ahmed-i Mesruk, Abdullah-ı Ahmed-i Magribî, Hallac-ı Mansur. Elimizdeki tercümedeki bazı dil özelliklerini belirtecek olursak şunları sayabiliriz: 1. Eser, Uygur harfli metinlerdeki yazı geleneğinde olduğu gibi ünlüleri ünlü işaretleri yani È Ë «ile gösteren Arap yazısı ile yazılmıştır. 2. Arapça ve Farsça kelimelerde olduğu gibi Türkçe kelimelerde de okumayı kolaylaştıran harekeler kullanılmıştır. Bunun yanında hem ünlü işareti hem de hareke ile yazılan örnekleri metinde takip ediyoruz. 3. /s-/ ve /t-/ ünsüz işaretleri için kalın ünlü bulunduran kelimelerde Eski Anadolu Türkçesi imlasında görmüş olduğumuz ve ¹ nin kullanımı metnimizde görülmektedir. ãun- (149a/02), ãat- (151b/12) ãan- (172b/07), ãor- (114a/09), ùal- (143a/08), ùamar (152b/06), ùon (146b/12), ùur- (112a/07), ùayan- (114b/05). VIII

6 Ayrıca sor- ve su kelimelerindeki yazım dikkati çekmektedir. sor- (155b/04) ~ ãor- (155b/06), su (184b/01) ~ ãu (109a/03). 4. ll-, -mm-, -rr- çift ünsüzleri için metinde hemen her yerde şedde kullanılmıştır. Bununla beraber bazen harfin de iki kez yazıldığı görülür: oò**šm bencillıú (191b/05), vò u òorraàı (185a/01), sušò «ummayasın (143a/13), dò**½u½ göŋüller (174a/07) 5. Türkçe nin imla geleneğinde hala çözülmemiş bir mesele olarak karşımıza çıkan e/i yazımı bu tercümede de görülür. Metnimiz bu yönüyle Çağatay Türkçe sinde Türkçe kelimelerde ilk hecedeki /e/ ünlüsünün /i/ ye dönüşmesi kuralına genel olarak uymaktadır. yi- ye (171b/17), bisle- besle- (184a/01), biz bez (198b/13), iv ev (151b/12), bil bel (110b/05). Bunlarla birlikte ev (137b/06) ve besle- (107b/09) kelimelerinde ikili yazım örneklerini görüyoruz. 6. Metnimizde Türk dilinin ses tarihinde birden fazla heceli kelimelerde ölçüt olarak değerlendirilen hece başındaki g sesi düşmüştür. úazan- (110a/10), yalan (131b/13), emek (190a/09). İsimden isim yapma eki olarak kullanılan +lig/+lug eki metinde tenhàlik (152a/06), zàhidlıú (143b/06), ululuú (197b/08) kelimelerinde; isimden sıfat yapma eki olan +lu eki úayàulu (199a/04), fàyidelü (143b/15), gizlü (172a/12), örneklerinde görülmektedir. Kelime sonu /ú/ sesinin /à/ olduğu örnekler iki ünlü arasında kalan ötümsüz ünsüzün öndeki ünlünün kalınlık ve inceliğine de bağlı olarak ötümlüleşmesi ile ilgilidir. bardaàın (126a/16), dudaàı (107b/13) duõaàı (154a/14), ırmaàı (117a/09). Aynı durum /k/ sesinin /g/ ye dönüşmesinde de söz konusudur. bezegi (112b/13), eşegi (124a/15), yigregi (105a/14). 7. Metnimizde kelime başı /t-/ sesi genelde korunmuş olmakla birlikte Oğuz Türkçe si grubuna giren Türkçelerde takip ettiğimiz t->d- gelişmesini gördüğümüz IX

7 sözcükler vardır. ùaà (119b/16), ùamar (159b/08), ùal- (134b/04), ùayan- (114b/05), ùoàru (111a/10), ùoúuz (153b/14), ùol (127a/02), ùoy- (143b/04), ; dur- (104a/01, 108b/14), düş- (104b/01, 117a/13), düken- (104b/04), deg (107b/15). 8. Yönelme durumu eki de ek başı /g/ sesinin düşmesinden dolayı /-a/ ve /-e/ şeklindedir. úatına (171b/17), üzerine (160a/01), úavme (161a/03), sarayına (162b/10). 9. Ayrılma durumu içinse ekin esre ve kesreyle birlikte -dın ya da dan şekilleri kullanılmıştır. aşaàıdın (141a/13), saàdın (201b/09), yaŋadın (203b/03), taŋrıdan (171b/16), öginden (172a/05). 10. Belirtme durumunda ek düz ünlülüdür ve 3. şahıs iyelik ekinden sonra n ekinin kullanıldığını görmekteyiz. başını (145a/04), karavaşı (145b/07), ta Àmın (171b/17), sırrın (172a/11). 11. Bu tercümede ilgi hali eki +Um, +Uŋ ve nuŋ dur. benüm yüregüm (171b/14), senüŋ soóbetüŋ (145a/09), nesnenüŋ pası (104b/06). 12. Soru eki (Eski Türkçe mu/-mü) metinde düz ünlülüdür. tarìúi midür (148b/05), utanmaz mısın (148b/15), degül midür (158a/09). 13. Büzüşmeye uğramış olan şekiller şunlardır: ni tdüŋ ne itdüŋ (193a/14), ni desin ne idesin (193b/13). SİNAN PAŞA NIN TEZKİRETÜ L-EVLİYASI Sinan Paşa nın Tezkiretü l-evliyası 28 evliya menkıbesinden oluşan Türkçe bir eserdir. XI. yüzyılın sonları ile XII. yüzyılın başlarında yaşamış olan Nişaburlu Feridü d-din Attar ın aynı isimli Farsça eserinin başlangıcının bir tercümesidir. Attar ın TE si 72 (ilavelerle 97) evliyâ menkıbesini ihtiva etmektedir. XV. yüzyılın edebi tercüme anlayışına uygun olarak Sinan Paşa nın tercümesi kelimesi kelimesine X

8 bir tercüme değildir. Bu çeşit tercümeleri belki eklemeli tercüme veya yaratıcı tercüme olarak tanımlamak yerinde olur. 3 Sinan Paşa, TE sine Ma arif-nameyi yazmakta olduğu bir sırada başlamış fakat TE ye sonra devam etmek üzere Ma arif-nameyi önce tamamlamıştır. Yine Ma arif-name de TE nin mahiyeti ve düzeni ile ilgili düşüncelerini Sinan Paşa şöyle ifade etmektedir: Çünki söz sevk olınu bu araya irişdi, ittifak hatifi gaybdan hatıruma bu düşdi ki evliya-yı kiramun menakıbından söyleyem ve anlardan buncasını adlu adıyile zikr eyleyem, kelimat-ı şerifelerinden rivayet idem ve ahlakı latifelerinden ba zını hikayet idem. Amma gördim ki cem i geçmişleri anarsam söz uzanur ve eger ba zına iktisar idersem anı tercih anlanur, hususa ki kütüb-i tezkire tasnif olınduktan sonra niçe evliya-yı i zam gelmişlerdür ve anca meşayih-i kiram geçmişlerdür ve bizüm memleketümüzün dahı niçe geçmiş uluları vardur, cemisinin ahvali sahih bilinmek olmaz, eger bildügümü yazarsam anca bilmedügüm dahı kalur, ol kalanlarun ruhaniyyetleründen utanılur, pes şöyle fikr eyledüm ki tahsis bi z-zikr benden olmaya ve şayibe-i tercih benüm kitabumdan anlamaya, şol tayife ki sultanu l-muhakkıkin ve burhanu l-müdakkıkin Hace Feridu d-din Attar kaddesa llahu sırrahu, tezkiresinde anmışdur zikr idem ve anlardan zayid meşayıh-ı meşhureden birkaç müsellem azizleri dahı anam... 4 Sinan Paşa başta da belirttiğimiz gibi Ma arif-namenin son bölümünde dile getirdiği bu niyetini gerçekleştirememiştir çünkü Attar ın tezkiresine herhangi bir ekleme yapamadığı gibi Attar ın eserindeki 72 evliyadan sadece ilk 28 inden bahsetmiştir. Bu velîler şunlardır: C.Sadık, V. Karânî, H. Basrî, Mâlik-i Dinar, Muhammed b. Vâsî, Habib-i Acemî, Ebu Hazim-i Medenî, Utbe-i Gulâm, R. Adeviyye, Fudayl b. İyaz, İbrahim b. Edhem, Bişr-i Hafî, Z. Mısrî, B. Bistâmî, İbn Mübarek, Sufyan-ı Sevrî, Şakik-i Belhî, Ebu Hanife, İmam Şafiî, Ahmed b. Hanbel, Davud-i Tâî, Haris Muhasibi, Ebu Süleyman Dârânî, Muhammed b. Semmâk, Muhammed b. Eslem-i Tusî, Ahmed b. Harb, A. Tuster. M. Zahid Kodku neşri bu 3 E. Gürsoy-Naskali, Sinan Paşa-Tezkiretü l-evliya, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara,1987, s.4 4 İ. Hikmet Ertaylan, Ma rif-nâme-i Sinan Paşa, tıpkıbasım, İstanbul, 1949, s XI

9 tercümenin tertibi bozuk bir nüshasına dayanmaktadır. Ayrıca Sinan Paşa tercümesi Emine Gürsoy-Naskali tarafından dil ve lehçe yönüyle incelenmiş Lâtin alfabesine aktarılan şekliyle beraber yayımlanmıştır. 5 Sinan Paşa nın tezkiresinde, gerek Attar dan alınan bazı rivayetlerin ifadesinde gerek Sinan Paşa nın kendi eklediği açıklamalarda, Sinan Paşa nın nazmı andıran nesri hakim üsluptur. 6 Sinan Paşa nın Tezkiretü l-evliya sının Yazmaları: İstanbul Kütüphanelerinde Sinan Paşa nın Tezkiretü l-evliya sının 12 yazması tespit edilmiştir. 1. Millet Kütüphanesi, İstanbul. Ali Emiri Şeriye: no İstinsah tarihi: 15 Mart 1557 İstinsah yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 2. Millet Kütüphanesi, İstanbul.Ali Emiri Şeriye : no İstinsah tarihi ve yeri belirtilmemiştir. Müstensihi : (El-Abdu l-fakir) Mustafa bin Ali 3. Millet Kütüphanesi, İstanbul.Ali Emiri Şeriye : no İstinsah tarihi: 1897 İstinsah yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 4. Süleymaniye Kütüphanesi, İstanbul. Hacı Mahmud Efendi: no. 4549/2 İstinsah tarihi, yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 5. Süleymaniye Kütüphanesi, İstanbul. Hacı Mahmud Efendi: no İstinsah tarihi, yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 5 E. Gürsoy-Naskali, Sinan Paşa-Tezkiretü l-evliya, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1987, s.14 6 S. Uludağ, Tezkiretü l-evliya Tercümesi, Mavi Yayıncılık, İstanbul 2002, s. 28. XII

10 6. Süleymaniye Kütüphanesi, İstanbul. Laleli: no İstinsah tarihi, yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 7. Süleymaniye Kütüphanesi, İstanbul. Fatih: no İstinsah tarihi, yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 8. Üniversite Kütüphanesi, İstanbul. TY 854 İstinsah tarihi: Şubat 1557 İstinsah yeri: Belirtilmemiştir. Müstensihi: (el-abdu l-fakirü l-hakir ) Mustafa bin Muhammed bin Ali 9. Üniversite Kütüphanesi, İstanbul. TY 2654 İstinsah tarihi: 1531 İstinsah yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 10. Üniversite Kütüphanesi, İstanbul. TY 2607 İstinsah tarihi: 4 Eylül 1693 İstinsah yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 11. Üniversite Kütüphanesi, İstanbul. TY 6382 İstinsah tarihi, yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. 12. Nuruosmaniye Kütüphanesi, İstanbul. No. 2192/2616 İstinsah tarihi, yeri ve müstensihi belirtilmemiştir. Bu nüshanın 16. yüzyılın başlarında istinsah edilmiş olması muhtemeldir. ALİ RIZA KARAHİSARÎ TERCÜMESİ Süleymaniye-İzmirli Kütüphanesi nde 466 numarada kayıtlı bulunan yazmada bu isim kayıtlıdır. Bu tercüme şu velîlerin menkıbelerini içerir: C. Sadık, V. Karânî, H. Basrî, Mâlik-i Dinar, Habib-i Acemî, Ebu Hazim-i Medenî, Utbe-i Gulâm, R. Adeviyye, Fudayl b. İyaz, İbrahim b. Edhem, Bişr-i Hafî, Z. Mısrî, B. XIII

11 Bistâmî, İbn Mübarek, Sufyan-ı Sevrî, Şakik-i Belhî, Ebu Hanife, İmam Şafiî, Ahmed b. Hanbel, Davud-i Tâî, Hallac. Bu tercümedeki 21 velî de öncekinde olduğu gibi eserin baş tarafında yer alan sûfîlerdendir. Bu da başlanmış ama bitirilememiş bir tercümedir. Ali Rıza Karahisarî isminin yazılı olduğu nüshalar: Hacı Mahmud Efendi, no. 4584; Hacı Beşir Ağa, no. 471; Mihrşah, no.3604; Beyazıt, no. 3653, 3706, 3762; Fatih, no.4260, 4262; Kılıç Ali, no. 711; Laleli, no. 2030; Halis Efendi, no. 854,2654, 2667:Rıza Paşa, no: 1542, Bursa Kurşunî, no İkinci tercüme öncekine göre daha az eksik ve asıl metne dah sadıktır. Bu tercümede esas metinde ve diğer tercümelerde yer almayan Arapça ifadeler de yer almaktadır. 7 Karahisarî ye ait olduğunu tahmin edilen tercüme Yavuz Orhan tarafından dili yönüyle incelenmiştir. Aydınoğlu Mehmet Bey ismine kayıtlı eski Anadolu Türkçe sine ait olan bir başka tercüme Veliyüddin Efendi Kütüphanesi, no te kayıtlıdır. Eserin Doğu Türkçe sine tercümesi, Uygur yazısıyla, Paris te Bibl. Nat., n. 100 de bulunmaktadır. Fransızca ya tercümesi ile beraber, Pavet de Courteille (Tezkereh-i evliâ. Le memorial des saints traduit sur le manuscrit ouigour de la Bibl. Nat., Paris, ) tarafından neşredilmiştir. 8 Arap harfleriyle yazılı tercümesi İstanbul da Fatih Kütüphanesinde no de bulunmaktadır. 7 S. Uludağ, Tezkiretü l-evliya Tercümesi, Mavi Yayıncılık, İstanbul 2002, s Helmut Ritter, Attar, İslam Ansiklopedisi, C.2, s. 10 XIV

12 1.1. Çevriyazı İşaretleri «a,a,e ² ı,i Ë«o,ö,u,ü» b,p t å à c,ç Õ ó Œ ò œ d õ r z s ş ã ø ¹ ù ô Ÿ è à - f ú k,ŋ l  m Ê n Ë v,o,ö,u,ü ˆ h,e,a È y,ı,i 1.2. İşaretler... = belirsiz sayıda harf eksiktir. [ ] = metnin hasar gören yerleridir. < > = metne eklenmiştir. - = (gramer tahlilinde) fiil kökü, fiil köküne gelen ek + = isim kökü, isim köküne gelen ek. ~ = değişken şekil Kaynakça Akalın, M., Tarihî Türk Şiveleri, TKAE, 3.Baskı, Ankara, Ata, A., Nehcü l-feradis III Dizin-Sözlük, TDK yay., Ankara, Behari, B., Fariduddin Attar s Tadhkiratü l-awliya, London, Caferoğlu, A., Türk Dili Tarihi I-II, 3. Baskı, İstanbul, Canpolat, M., Ömer Bin Mezid, Mecmu atü n-nezà ir, TDK yay., Ankara, Çağatay, S., Türk Lehçeleri Örnekleri VIII. Yüzyıldan XVIII. Yüzyıla kadar Yazı Dili, DTCF yay., Ankara, Divanü Lügat-it-Türk Dizini, TDK yay., Ankara, Ergin, M., Dede Korkut Kitabı II (İndeks-Gramer), TDK yay., Ankara, Ertaylan, İ.H., Türk Edebiyatı Örnekleri VII, Ahmed-i Da i Hayatı ve Eserleri, İstanbul, Gabain, A.von, Eski Türkçenin Grameri, (Çev: Mehmet Akalın), TDK yay, Ankara, XV

13 Gürsoy-Naskali, E., Sinan Paşa- Tezkiretü l-evliya, KTB yay., Ankara, İlker, A., Batı Grubu Yazı Dillerinde Fiil, Ankara, İslam Ansiklopedisi, c.2, s.10, Attar mad. İslam Ansiklopedisi, Sinan Paşa mad., Hasibe Mazıoğlu, c.10, MEB, İst Köprülü, F., Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, TTK, Ankara, Köprülü, F., Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Levend, A.S., Türk Edebiyatı Tarihi, Giriş I. cilt, TDK yay., Ankara, Ocak, A. Y., Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menâkıbnâmeler, TTK Yayınları, Ankara, 1992 Olcay, S., Ebu l-leys Semerkandi, Tezkiretü l-evliya [Tercümesi]; inceleme, metin, İndeks, DTCF yay., Ankara Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, Çağrı yay., İstanbul, Timurtaş, F.K., Eski Türkiye Türkçesi XV. Yüzyıl Gramer-Metin-Sözlük, İstanbul, Togan, Z.V., Umumî Türk Tarihine Giriş, İstanbul, Tulum, A. Mertol, Sinan Paşa, Tazarru nâme, MEB, İstanbul, Uludağ, S., Tezkiretü l-evliya Tercümesi, Mavi Yayıncılık, İstanbul Uzunçarşılıoğlu, İ.H., Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu ve Karakoyunlu Devletleri, Ankara, XVI

14 TEÕKİRETÜ L-EVLİYÁ TRANSKRİP( ÇEVRİYAZI) SAYFA 103b-207a (103-b) (1) Dügünden gelmiş aş varıdı, öŋine úodum niçe kim ãunmaġa úasd eyledi kendüye eli fermàn olmadı. Eyitdi: İy el (2) Cüneyd ùaèàmı şehrlü midür kim fermàn olmazsın? didi. Aldı bir loúma aġzına úoydı. Niçe cehd eyledi yudamadı, (3) Cüneyd eyitdi: YÀ ÓÀriå, bu ùaèàm benüm degüldür dügünden viribidiler didi pes ol ùaèàmdan ayruú ãunmadı (4) ve naúildür kim: ÓÀriå otuz 1 yıldur kim benüm úulaġum kendü sözüm işitmez ve benüm sırrumı óaúdan artuú kimsene bilmez (5) didi. ÓÀriå-i MuóÀsibi anuŋçün didiler kendü nefsini dem-be-dem şÿmàr ider idi ve eydür idi: Úaçan kim namàz úılam (6) óisàb iderven görürven eger bàùıl úılmış olursam girü gelirin úılurvan didi. ÓÀriå sözleridür Taŋrıya (7) làyıú kişiye gerek kim on iki òaslet saúlaya. Evvel oldur kim ne yalan yire ve ne girçek yire and içmeye, (8) ikinci yalandan saúına, üçünci vaèdesine òilàf itmeye, dördünci maòlÿúa laènet oúımaya, bişinci hìç (9) kimseye yavuz duèà úılmaya, altıncı eger ôulmet görürse taóammül ide, yidinci yazuúlardan yıġlına sekizinci hìç kendüyi (10) kimseden biyik görmeye, ùokuzuncı kimsenüŋ òàtırın yıúmaya, onuncı mürìd incitmeye, on birinci úażà gelürse (11) ãabr u şükr ide, on ikinci Taŋrınuŋ farìżaların yirine getüre. äabr itmek belà oúınuŋ nişànıdur. RıżÀ (12) ÀrÀm-ı Àdemdür, mecàzı aókàm içinde fikr itmekdür, òàliúa úàyim olmaúdur. Üns dimek òalúdan (13) vaóşet dutmaúdur; vaóşet dimek òalúdan úaçmaúdur ve eger òalú içinde olup óaú õikriyile (14) olursa hemàn yalŋuzdur. Ve ãàdıú dimek oldur kim hìç úayurmaya, òalú aŋa raġbet itmek içün ve her kim (15) diler uçmaú ehli ola soóbeti ãàlió dervìşler ile eylesün ve daòı eydür: ö ö¼ Ë ë*¼ s½ (16) sjô ya nì eydür: Olursaŋ Taŋrı içün olġıl ve eger Taŋrı içün olmazsaŋ hìç olmaġıl. Bu iŋen gökçek (17) sözdür bilene ve naúildür kim çün ÓÀriå dünyeden gitdi bir aúçesi bulınmadı atasından aŋa miràå (104-a) (1) degüp durur idi úabÿl itmediyidi şöyle mücerred gitdi. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn mücerred-i bàùın ü ôàóir Àn müsàfir ü (2) ġàyib ü óàøır Àn dürr-i verà-yı maèrifet ü kàmil Àn deryà-yı dànà-yı Àn dürr-i èilm ü èaúl- ÀrÀy Ebÿ SüleymÀn DÀrÀnì Raómetu llàhi èaleyh (3) yigàne-i vaút idi ve laùìf-i èaãr idi ve anuŋ lüùfi ve òulúı ġàyetinde idi ve aŋa reyóànü l-úulÿb dirlerdi. (4) RiyÀżet ve úanàèat ve açlıú içinde meşhÿrıdı. Ve hìç kişi bu ümmetden anuŋ ãabrın idemezdi. (5) Ve anuŋ ulu sözleri varıdı ve anuŋ èàlì işàretleri varıdı. Ve DÀrÀnì diyü anuŋçün didiler kim DÀrÀn kÿyünden (6) idi. Ve naúildür kim SüleymÀn eydür: Bir gice mescìd içinde namàz úılurıdum úatı ãovuú idi bir elümi içerü çekdüm (7) ve birisi ùaşra idi beni uyúu aldı düşümde baŋa eyiddiler: YÀ SüleymÀn ùaşra duran elüŋ naãìbi yigrekdür (8) içreki elüŋden didiler çünkim uyandum tevbe eyledüm kim ayruú elümi úoynuma soúmayam ve naúildür kim (9) SüleymÀn eydür: Bir gice arup dururdum beni uyúu aldı düşümde gördüm kim bir óÿri geldi baŋa eydür: (10) niye yatursın dir meger beni saŋa gerekmez ola dir. Biş yüz yıldur kim beni uçmaú içinde senden ötürü (11) bezerler didi. Çünkim uyandum úatı zàrılıú úıldum aġladum ve Àbdest aldum ol gice irteye degin (12) namàz úıldum ve güneş ùoġıcaú yine beni uyúu aldı. Düşümde gördüm kim ol óÿri yine geldi bu kez ilerügiden (13) daòı görklü olmış. Ben eyitdüm: Görküŋ artmış didüm bu gökçekligi neden bulduŋ didüm. Eyitdi: (14) Geçen gice sen çoú aġladuŋ idi senüŋ gözin yaşını aldılar benüm yüzüme dürtdiler bu úamu gökçeklik (15) andandur didi ve naúildür kim SüleymÀn eydür: Benüm èàdetüm olıdı kim etmegi ùuzıla yir idüm bir gün (16) ùuz içinde bir sısam varımış etmegile bile yimişven bir yıl tamàm úılduġum ùàèatüŋ õevúın bulmadum (17) imdi sen èaceb bu Àrzÿlarıla ve nefs dileklerin kim virürsin óàlüŋ nite ola ve naúildür kim SüleymÀn bir gün (104-b) (1) óacdayıdı ve òalú hep lebbeyk dirleridi. SüleymÀn lebbeyk dimedi düşdi èaúlı gitdi ve çünkim èaúlı geldi (2) 1 m: mükerrer 1

15 eyitdiler: YÀ SüleymÀn niçün lebbeyk dimezsin? Eyitdi: Úorúdum aŋsuzda lebbeyk diyem cevàb işitdüm là-lebbeyk (3) diye didi. SüleymÀn eydür: Mekkede bir gün bir kişi gördüm kim hìç yiyesi yimez illà zemzem ãuyından (4) içer, ayruú nesne yimez. Eyitdüm: Eger bu zemzem ãuyı dükenürse ne içesin didüm duru geldi başumda (5) beni bir kez öpdi ve eyitdi: Taŋrı seni yarlıġasun kim baŋa yol gösterdüŋ didi. Ben bunca yıldan berü (6) zemzem ãuyına ùaparmışın didi ve naúildür kim SüleymÀn sözleridür eydür: Her nesnenüŋ pàsı vardur, göŋül (7) pàsı çoú yimekdür ve eydür: Her kim çoú yiyesi yiye altı nesne aŋa gele. Evvel úılduġı namàzuŋ dadın (8) bulmaya, ikinci nesne ezber idemeye ve unıtġan ola, üçünci şefúat az ola zìrà kendüsi ùoúdur dükeli (9)èÀlemi ùok ãanur dördinci ùàèat úılmaġa kàhil olur, bişinci şehvet gàlib ola, altıncı çok yiyicek (10) şehveti aç olur, nesne ister. Ve úaçan kim Àdem oġlanı aç ola şehveti ùoú olur, nesne istemez ve eydür: (11) açlıú Àóiret úapusın açar ve ùoúlıú dünye úapusın açar ve eger senüŋ óacetüŋ ola nesne yimegil (12) ol óacetüŋ bitmeyince zìrà çok yemek èaúl giderür. èaúıl gidicek işi daòı bitmez ve eydür: Senüŋ üzerine (13) olsun aç olmaú kim açlıú nefse úahr ider ve baġrı yufúa ider. Ve eydür: Açlıú göŋli nÿrlandurur (14) ve ùoúluú göŋül úarardur. Ve eydür: Ádem oġlanınuŋ göŋlinden vesvese çıúmaz tà dünye dileklerin (15) göŋlinden çıúarmayınca. Ve eydür: Úaçan úul sevdügine ãabr etmeye sevmedügine niçe ãabr ide ve eydür: (16) äàdıú oldur kim ãıdúı göŋlinden duta ve eydür: RıżÀ oldur kim uçmaú isteye ve ùamudan (17) úaça. Ve eydür: TevÀżuè oldur kim anun õàtında hìç kibr vü èàceb olmaya. Ve eydür: Úul taŋrısını bulmaya tà kendü (105-a) (1) nefsini bilmeyince ve dünyàdan yüz döndürmeyince ve zühd oldur kim her nesne kim seni Taŋrıdan yaŋa yıġa anı terk (2) idesin ve zühd nişànı oldur kim úarnuŋ aç ola ve tenüŋ yalıncaú ola ve göŋlüŋ òoş ola ve eydür: Yazuúlar başı (3) dünye sevmekdür ve ùàèat görki úarın boşlıġıdur ve eydür: Taãavvuf oldur kim ne kim saŋa gele óaú bilsin (4) ve sen dàyim óaúúıla olasın ve eydür: Dünye endìşesi Àóiret óicàbıdur ve Àóiret endìşesi dünye (5) óicàbıdur. Ve eydür: Ġayretden èilm artar ve õikirden maóabbet artar ve fikirden òavf artar ve eydür (6) çoú aġlamaġı òÿ idinüŋ ve fikre becidd oluŋ. Ve eydür: Taŋrıyı her kim bildi ol dünyàdan fàriġ (7) oldı ve úullıġa meşġÿl oldı ve geçmiş yazuúların aŋup aġladı ve eydür: Uçmaú içinde yazular (8) vardur. Úul úaçan kim ùàèata meşġÿl ola ol yazu içinde ol úul içün dürlü dürlü aġaçlar (9) dikerler ve becidd işlerler. Ve úaçan kim úul ùàèatdan dura anlar daòı dururlar ve eydürler: Ol (10) durdı biz daòı dururuz dirler ve úaçan kim úul yine ùàèata başlaya onlar daòı yine işe başlarlar ve eydür: (11) her kim kendüzin eylük eyleye gice anuŋ èivàżın bula ve eydür: Her kim ãıdúile şehvetden elin darta Óaú (12) TaèÀlÀ şehvet vesvesin anuŋ göŋlinden gidere ve eydür: Her nesne kim seni Taŋrıdan úor ol (13) şÿmdur. Eydür: Bir Àh kim yoúsul göŋlinden gelür şol vaút kim Àrzÿsı ola ol aŋa èàciz (14) ola yigrekdür bayların ùàèat úılduġından ve eyitdi: Cömerdlerin yigreki oldur kim óàcete (15) muvàfıú ola. Eydür: Eger gàfiller bilselerdi kim bunlardan ne fevt olur ödleri sıdayıdı ve eydür: (16) èàrifün göŋli gözi açılıcaú ġaflet gözi açılur dir ve eydür: Mü min oldur kim õikr anuŋ ġıõàsı (17) ola ve üns anuŋ raóàtı ola ve ÚuréÀn onun biżàèatı ola ve gice anuŋ bàzàrı ola ve èibàdet (105-b) (1) anuŋ kesbi ola ve dünyà anuŋ Àòireti ögünligi ola ve úıyàmet anuŋ òırmen-gàhı ola ve müzd anuñ óàãılı ola (2) Ve her kimüŋ göŋlinde dünya sevgüsi úaràr dutdı Àóiret sevgüsi andan úaçar. Eydür: Uçmaúuŋ kàbini dünyàya (3) ùalàú virmekdür ve eydür: Her kim dünyàyı terk eyledi göŋli münevver oldı. Eydür: Dünye Taŋrı úatında bir siŋek úanadınca (4) yoúdur anuŋ üstinde sen ne úadar eglenesin ve eydür: Her kim Tanrıya ulaşmak isterse nefsini depelesün dir (5) ve ÓÀú TaèÀlÀ buyurur: İy benüm úullarum eger siz dünyàda benden utanursaŋuz Àòiretde ben daòı sizüŋ èayblaruŋuz (6) yüzüŋüze urmayam ve günàhlaruŋuzı maóv eyleyem dir ve hisàblaruŋuzı geŋez eyleyem dir. Ahmed-i ÓavÀrì eydür: (7) SüleymÀn-ı DÀrÀnìyi gördüm bir gün bir aú göŋlek geyüridi ve eydüridi: 2

16 KÀşkì benüm göŋlüm daòı bu göŋlek gibi (8) aúmıssa diridi ve naúildür kim çün SüleymÀn-ı DÀrÀnì dünyàdan naúl eyledi. Bir ulu anı düşinde gördi (9) ve ãordı kim Óak TaèÀlÀ senüŋile ne úıldı. Eyitdi: Raómet eyledi velìkin òalú içinde olduġum içün baŋa (10) èitàb eyledi. Zìra SüleymÀn zamànesi içinde barmaġıla göstermelüyidi raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn vàèô-ı (11) aúràn Àn óàfıô-ı ıòvàn Àn zàhid-i mümekkin ve Àn èàbid-i mütedeyyin Àn Úuùb-ı EflÀk Muhammed SemmÀk (12) rażiya llàhu èanhu imàmü l-mü minìn idi. VÀèiôi l-mü mìn idi ve maèrÿf-ı keròinüŋ keşfi anuŋ sözlerinden oldı. (13) Ve Harÿnü r-reşid aŋa yavlaú muèteúid idi ve èaôìm óürmet ideridi ve geldüginçe aŋa úarşu iótimàm (14) ve tevàøuè ideridi. Muóammed eydür: YÀ emìrü l-mü minìn şerìflerüŋ şerìfidür diridi. Ve tevàøuè oldur kim kendü (15) hìç kimseden yigrek görmeye ve eyitdi: Kibr bir ipdür Àdemüŋ boynında eger dilerseŋ kim úurtılasın (16) ipi boynuŋdan şeş ve naúildür kim Aómed-i ÓavÀri eydür: Bir gün İbn-i SemmÀk ãayru oldı ve anuŋ úav[ãa-] (17) rasın alduú, bir cüóÿõ ùabìb varıdı aŋa iletürdük yolda gideriken bir görklü yüzlü kişiye uġraduú (106-a) (1) gökçek geyesiler geymiş idi bize eyitdi kim: Úançaru gidersiz? Eyitdük fulàn ùabìbe giderüz dilerüz kim İbn-i SemmÀk (2) yolını gösterür. Eyitdi: İy sübóàna llàh Taŋrı dostı, Taŋrı düşmeninden istièànet dilersiz ne revàdur, (3) girü dönüŋ, varuŋ İbn-i SemmÀka eydüŋ: elin aġrır yir üstinde úoysun ve bu Àyeti oúısun (4) kim eì o1¼u Ë ˆUM¼eì«o1¼U (XVII-105) pes girü döndiler. İbn-i SemmÀka bu sözi didiler ve bu Àyeti oúıdılar (5) şifà buldı ve eyitdiler: ol Òıżır peyġàmber idi didiler ve naúildür kim bir gün Muóammede didiler: Bize vaèô (6) eyle eyitdi ki şimdiki zamànda èamel eyleyiciler azdur ve daòı eyitdi: vàèiô oldur kim ilkin kendü nefsine (7) ögüt vire eger kendüsi ögüt eslerse ayruúlara daòı anuŋ ögüdi eåer ider dedi ve naúildür kim (8) Muóammed-i èazabid bir gün bir kişi aŋa eyitdi kim: Niçün avlanmazsın? didi. Eyitdi: benüm içümdeki şeyùàn (9) baŋa yitmez mi kim bir şeyùan daòı al dirsin iki şeyùànıla ben niçe dirileyin didi ve naúildür kim (10) çünkim anuŋ eceli yaúìn geldi eyitdi: İlÀhì sen bilürsin kim ol vaút ben kim günàh iderdüm illà ùàèat (11) ehlin severidüm imdi ol sevdügümi günàhlaruma kefàret eylegil diridi. Çünkim dünyàdan gitdi (12) bir kişi anı düşinde gördi ve ãordı kim Çalap senüŋile ne úıldı? Eyitdi: Raómet eyledi ve günàh- (13) larumı yüzüme vurmadı. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn úuùb-ı dìn ü devlet Àn şemè cemè-i sünnet (14) Àn aãl-ı muùahhar ve Àn rÿó-ı münevver Àn õàt-ı úudsì Muóammed bin Eslem-i Ţÿsì raómetu llàhi èaleyh cihàn içinde (15) yigàne idi ve úuùb-ı zamànıdı. Ve rÿzigàruŋ muútedàsı idi. Ve aŋa Taŋrı resÿlinüŋ dili dirleridi. (16) Ve Óorasan içinde ittifàk eylediler kim andan artuú kimsene sünnete mütàbaèat eylemiş çıúmadı. (17) Ve naúildür kim bir gün vaèô eyledi anuŋ nefesi yavlaú mübàrek idi ve sözleri yavlaú eåer ider idi. (106-b) (1) Ol gün biş yüz kişi ùoġru yola geldi ve tevbe úıldılar ve naúildür kim bir vaútin dutdılar zindàna úoydılar (2) ve eyitdiler: ÚurÀn maòlÿúdur digil yoúsa èömrüŋi zindàn içinde geçürürüz didiler pes bir yıl (3) zindàn içinde úaldı her Cumèa güni olıcaú Àbdest alurıdı ve ġusl iderdi. ZindÀn úapusına (4) gelüridi kim Áõìne mescidine vara zindàncı girü yıġarıdı girü döneridi yüzin dergàha dutarıdı eger beni (5) pàre pàre iderlerse daòı ÚuréÀn maòlÿúdur dimeyem diridi. Ve naúildür kim Muóammed-i Ţÿsìyi zindàndan (6) salıvirdiler. èabdu llàh ŢÀhir NişÀbura beg oldı. Dükeli şehr úavmi èabdu llàha selàma vardılar ve hìç (7) kimsene úalmadı kim selàma varmadı. èabdu llàh eyitdi: Hìç kimsene úaldı mı kim selàma gelmedi? Eyitdiler : Aómed-i (8) Óarb ve Muóammed bin Eslem gelmedi didiler. Eyitdi: Bunlar niçün gelmedi? Eyitdiler bunlar sulùànlar selàmına gelmezler (9) zìra bunlar èulemà-yı rabbànìdür didiler. èabdu llàh eyitdi: Çünkim bunlar bizüm selàmumuza gelmediler biz duralum (10) bunlaruŋ selàmına varalum didi.èabdu llàh durdı Aómed-i Óarb úatına geldi, Aómed-i Óarb anı göricek iltifàt (11) eylemedi ve başın aşaġa eyledi. èabdu llàh selàm virdi Aómed-i Óarb èaleyk aldı eyitdi: YÀ èabda llàh (12) ben 3

17 işidüridüm kim sen görklü ãÿretlü kişisin hem eyle imiş imdi zinhàr dürişgil ol gökcek (13) ãÿretüŋe yazuú úılmaġıl çirkin eylemegil didi andan durdı, Muóammed-i Eslem úatına vardı Muóammed úapusın (14) açmadı pes èabdu llàh girü döndi ãabr itdi tà Áõìne gün oldı Muóammed-i Eslem Cumèa namàzına çıúdı èabdu llàh (15) anı gördi atından indi yüz yire úodı ve eyitdi: İy çalabum ben òalú içinde yavuz úulven Muóammed-i Eslem eyü (16) úuldur. Muóammed beni düşmen dutar ben anı dost dutarven imdi benüm yavuzlıġum anuŋ eylügine baġışlaġıl (17) didi. Muóammede bu söz yavlaú òoş geldi ve naúildür kim Muóammed-i Eslem andan gitdi Ţÿs şehrine geldi (107-a) (1) Ve anda anuŋ bir mescidi varıdı. Her ne dürlü renclü ve gözsüz ve elsüz ve ayaúsuz kim anda varıdı. Muóammed duèàsı (2) bereketinde şifà bulurlarıdı. Ve Muóammed anda yavlaú meşhÿr oldı. Ve naúildür kim Muóammedüŋ evi içinde bir ırmaú (3) gibi su aúar idi. İllÀ evinden çıúmaz idi ve òalú anı èacàyibler ve eydüridi kim: Bu su erenlerüŋdür diridi (4) anuŋçün ùaşra çıúmaz diridi. Ve naúildür kim ululardan bir ulu eydür: Bir gün ben ŞÀm iúlìminde bir cemiyyet (5) içinde oturur idüm. NÀgÀh gördüm şeyùàn hevà yüzinden aşaġa düşdi. Ben eyitdüm: İy laèìn (6) ne óàldür? Eyitdi: İş bu sàèat Muóammed bin Eslem Àbdest aldı ve bir kez AllÀh didi çaġırdı ben anuŋ úor- (7) úusından èaúlum gitdi aşaġa düşdüm didi. Ve naúildür kim Muóammed-i Eslem hemìşe borca alurıdı (8) ve dervìşlere yidürüridi, bir gün bir cühÿõ eyitdi: Sende óaúúum vardur vir didi. Muóammed eyitdi: Geç şol (9) òàãìr altında altun vardur alġıl didi. Ol òoõ ol gün úalem yonmışıdı ve úalemden düşeni (10) óàãìr altına bıraúmışıdı. Cüòÿd geçdi óàãìri úaldurdı kim úalem uvaġı altun olmış èacebe úaldı (11) ve eyitdi: Şol dìn içinde kim bunuŋ gibi kişi ola ol dìn bàùıl dìn olmaya didi. Barmaġın (12) götürdi Muóammed öŋinde ìmàn getürdi ve müsülmàn oldı ve dükeli úavmi ve úabìlesi dükeli müsülmàn oldılar (13) ve eyitdiler: Biz Tevrìt içinde şöyle oúıduú kim her dìn kim óaú dìndür ol dìn içinde (14) kişiler ola kim úalem yonalar úalemlerinden düşen uvaú úızıl altun ola didi. İmdi bu dìn (15) óaú dìndür didiler ìmàn getürdiler. Ve naúildür kim bir kez Ebÿ èalì Úarmadì NişÀbur şehrinde vaèô (16) eydüridi. Ve imàmü l-óarameyn daòı bile idi. Bir kişi duru geldi suéàl eyledi ve eyitdi kim: UL*F¼«(17) Uš¾ìô«W8 Ë bu sözi peyġàmber kimüŋ içün eyitdi? didi. Eyitdi: Bu sözi ne vaèô ideniçün didi (107-b) (1) ve ne işiden içün didi yaènì ol ne benven ve ne imàmü l-óarameyndür ol bir kişidür kim bu úapudan ùaşra (2) yatur yaènì Muóammed-i Eslem sinine işàret eyledi ol vaútin ol dünyeden gidüp dururdı. Ve naúildür kim (3) Muóammed-i Eslem NişÀbur şehrinde ãayru oldı bir kişi düşinde gördi. Muóammed eydüridi kim: Elóamdü li llàh ãayru- (4) lıúdan úurtıldum diridi. Ol kişi durdı Muóammed evine geldi kim bu düşi aŋa eydivire. Muóammed òoõ ol (5) gice dünyeden gidüp dururdı. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn mübeyyen-i maúàm-ı miknet Àn emìn-i imàm-ı sünnet Àn zàhid-i (6) zamàn ve Àn èàbid-i èabbàd-ı şarú u ġarb Aómed-i Óarb raómetu llàhi èaleyh anuŋ fażìletleri iŋen çoġıdı ve anuŋ (7) ululuġı şol óaddeyidi kim YaóyÀ bin MuèÀõ ölürken vaãiyyet eyledi ve eyitdi: Benüm başumı Ahmed-i Óarbüŋ (8) ayaġı ucında úoŋ didi. İnşaéa lllàh çalabum beni anuŋ yüzi suyına baġışlaya didi. Ve Aómed zühd içinde şol (9) bir kez anası bir Kuşcuġaz bişürdi, getürdi ve eyitdi: YÀ oġul bu úuşcuġazı ben kendü evümde besledüm (10) óelàldür yigil didi. Aómed eyitdi: Bu úuşcuġaz bir gün úonşı ùamına vardı bir úaç dàne yidi idi. Ol (11) úonşı Òarbì erenlerinden idi. Boġazumdan inmez didi. Ve naúildür kim NişÀbur içinde iki Aómed (12) varıdı. Birisi Aómed-i Òarb idi ve birisi daòı Aómed-i BÀzirgÀnıdı. Aómed-i Òarb taŋrı õikrine (13) şunuŋ gibi meşġÿlıdı kim bir sàèat dudaġı úımıldaduġı dinmez idi, ùà óadde kim bıyıġın kesmege daòı eli (14) degmezidi. Ve degme kez kim anuŋ bıyıġın keserleridi bir úaç yirde zaòm olurıdı, zìra dudaġın úımıldadurı - (15) dı. Õikr eydüridi bir sàèat deg durmazıdı kim bıyıġın keseler idi. Aómed-i BÀzirgÀn daòı dünyà sev- (16) güsine şunuŋ bigi idi kim bir gün màlı óisàbın ideridi bir kişi geldi 4

18 yiyesi diledi götürdiler öñinde (17) ùaèàm úodılar anuŋ işmàrdan eli degmedi kim ol ùaèàmı ol kişi ile yiye didi. Ol gün durdı gitdi. (108-a) (1) Aòşam oldı henüz şÿmàrdan baş úaldurmazıdı. Bir kez yine şÿmàr ideridi úarnum açdı yiyesi getürüŋ didi getürdiler el degmedi (2) kim yine bu kez uyòusı dutdı yatdı uyudı ve óerìfleri ol ùaèàmı yidiler ve anuŋ dudaġına daòı dürtdiler çünkim (3) uyandı su diledi aġôın yudı yiyesiden yidüm ãandı dünyà sevgüsine şöyle meşgÿl idi úamı açduġın (4) ve yiyesi yidügin ve yimedüġin bilmezidi ve naúildür kim Aómed-i Óarb Taŋrı TaèÀlÀ sevgüsine şunuŋ gibi (5) meşgÿl idi kim bir gün bir kişi aŋa nàme yazdı cevàbın isteridi bir saèat ùàèatden òàli olmadı kim aŋa (6) cevàb vire ol nàme issi aŋa küsü küsdi, bizi begenmez olduŋ ki cevàb viresin didi. Eyitdi: Beni (7) maèõÿr dutġıl taŋrıya meşgÿl olġıl didi ve naúildür kim Aómedüŋ evinde bir yetim dururdı, Aómed aŋa (8) tevekkül ögredüridi ve eydür idi: Úaçan kim úamuŋ aça kimseneden nesne dilemegil ve şol úaraŋu bucaġa varġıl (9) iki rekèat namàz úılġıl ve eyitgil: İy çalabum beni kimseneye muótàç eylemegil digil oturġıl dedi. Bu kez bu oġlan (10) ol úaraŋu bucaġa varurıdı, şeyò buyruġın işleridi ne kim dilerse óàżır gelür idi. Bir gün keldiler gördiler kim ol (11) oġlan bucaġda oturmış önüŋde dürlü dürlü nièmetler varıdı anı yir idi ãordılar kim: Bunı úanda (12) bulduŋ? Eyitdi: Bunı baŋa ol kişi verdi kim dükeli èàlemüŋ rızúın virür didi. Pes bildiler kim ol (13) oġlancuú naãìb issi olmış Aómed duèàsı bereketinde. Ve naúildür kim Aómed YaóyÀ bin MuèÀõ (14) mürìdi idi. YaóyÀnuŋ bir bÿsitànı varıdı. Bir gün YaóyÀ bÿsitàndan nesne yidi. Aómed neçün yersin (15) didi YaóyÀ eyitdi: Benümdür. Aómed eyitdi: Bu bÿsitàn bir gün ve bir dün vaúf suyıla suvarıldı didi. (16) YaóyÀ eyitdi: Tevbe olsun ayruú andan yimeyem didi. Ve naúildür kim anuŋ bir ãavmaèası 2 varıdı dàyim anuŋ içinde (17) namàz úılurıdı. Bir gice anda namàz úıldı bu kez yaġmur yaġdı göŋlinden geçdi kim eger yaġmur diŋersedi eve gideridüm (108-b) (1) diyü. HÀtifden ÀvÀz işitdi kim göŋlüŋ evüŋde sen bunda, göŋülsüz neylersin? didi. Aómed secdeye vardı (2) istiġfàr úıldı. Ve naúildür kim bir gün NişÀbur uluları Aómed úatına geldiler, ãoóbet iderleridi. Aómedüŋ (3) bir oġlı süci içüp esriyüp gelüridi ve elinde óasede ùutup çalarıdı. Úapudan geçdi atasından ve bu ululardan (4) eymenmedi Bu ulular müteġayyir oldılar. Aómed eyitdi: Siz neçün melÿl olduŋuz didi. Eyitdiler: Bu senüŋ oġluŋêan (5) ötürü melÿl olduú kim hìç senden eymenmedi didiler. Aómed eyitdi: Ol maèõÿrdur didi andan ötrü (6) kim bir gice úonşıdan yiyesi getürdiler yidük, ol gice anuŋ atasıyıla ãoóbet eyledük idi. Bu oġlan ol (7) gice òazìneye düşdiyidi ve beni daòı ol gice şunuŋ bigi uyòu aldı kim hemìşegi vaôìfem fevt oldıyıdı (8) çünkim irte oldı ãorduú ol aş dügün aşıyımış beg evinden virmişler ve naúildür kim: Aómedüŋ (9) bir BehrÀm adlu gàvur úonşısı varıdı. Ol gàvur màlını ortaġa virdiyidi kim bàzirgànlık ide, màlını (10) yolda hep haràmì almış, ol kàfir bunı işitdi úayġulu oldı. Aómed daòı işitdi yàranlarına eyitdi: Duruŋ (11) varalum ol úonşıyı ãoralum ve ögütleyelüm kàfir ise ne var úonşıdur dedi. Pes durdılar kàfir evine vardılar. (12) GÀvur çünkim şeyòi gördi úarşu çıúdı aldı bunları evine götürdi, şeyò eyitdi: YÀ úonşı màluŋ alınmış taŋrı (13) yine vire òàùıruŋ melÿl dutmaġıl didi. KÀfir eyitdi: Evet màlum alındı illà üç şükrüm vardur didi. (14) Evvel oldur kim kàfir isem ne var, benüm yirince durur màl òod ele gelür gelür gider, ikinci màlumuŋ yarusı durur (15) benüm óàcetüme yiter, üçünci oldur kim màl benüm idi borca almadum didi. Şeyòe bu söz yavlaú òoş keldi (16) yàranlarına eyitdi: Yazuŋ bu sözleri kim bundan müsülmànlık úoúusı gelür didi ve daòı şeyò gördi kim ol (17) kàfir bir ulu od yaúmış idi ve aŋa ùaparıdı şeyò eyitdi: Bu oda niçün ùaparsın? Eyitdi: Anuŋçün kim yarın beni göyindürmeye (109-a) (1) ve baŋa vefàsı dege ve beni taŋrıya irişdüre didi. Şeyò eyitdi: YÀ úonşı evvel òoş sözler didüŋ şimdi (2) yaŋılduŋ oduŋ vefàsı yoúdur kim sen andan vefà umarsın ve hem od ineŋ żaèìf nesnedür bir dere (3) 2 m: vf u# 5

19 ãuyıla söyünür bir nesne kim bunuŋ gibi zaèìf ola seni úavìlıġa niçe irişdürür didi, seyò eydür: (4) sen eydürsin ki od baŋa vefà eyleye imdi gel sen daòı elümüz oda soúalum görelüm (5) kim kimi göyündürür. KÀfir eyitdi: İlk sen soúġıl şeyò elin oda soúdı ãanasın kim gül ü reyóàn (6) içine soúdı kàfir anı gördi elin oda soúmadı zìra bilürdi kim od aŋa vefà eylemez eyitdi: (7) YÀ müsülmànlar ulusı, saŋa üç meséele ãorayın eger cevàb virürsen saŋa ìmàn getürem (8) didi eyitdi: Óaú TaèÀlÀ bu òalúı niçün yaratdı? Ve çün yaratdı, neçün rızúın virür didi ve çün (9) rızúın virdi neçün öldürür ve çün öldürür neçün dirildür? Şeyò eyitdi: Anuŋçün yaratdı kim anuŋ (10) birligin bileler ve rızúın virdi tà anuŋ rezzàúlıġın bileler ve öldürür tà úahhàrlıġın bileler ve girü (11) diri úılur tà anuŋ bàúìlıġın bileler. KÀfir çün bu sözleri işitdi barmaġın götürdi ìmàn getürdi şeyò (12) naèra urdı uããı gitdi ve çün èaúlı keldi, BehrÀm eyitdi: Ya şeyò uããuŋ neden gitdi? Eyitdi: Sen müsülmàn (13) olduġuŋ sàèat òitàb irişdi kim BehrÀm yitmiş yıl kàfir idi bu dem müsülmàn oldı ve sen(14) yitmiş yıl kim müsülmànsın èàúıbet ne olacaġın bilür misin? didi. Ve naúildür kim Aómed yitmiş yaşında (15) idi, bir gice başın yastuġa veya arúasın tekyeye úoduġı yoġıdı. Eyitdiler: YÀ Aómed bir gice ràóat (16) olsaŋ n ola? Eyitdi: Uçmaġı üstümde bezerler ve ùamuyı altımda úızdururlar ve ben bilmezven ki bu iki (17) evden úanúısına varam baŋa bu ikinüŋ arasında ne uyku gele didi ve naúildür kim Aómed eydür idi: (109-b) (1) DÀyim eger ben bilseyidüm kim kimsene beni düşmen dutar veya benüm mesàvim veya ġaybetim söyler ben aŋa nesne viri- (2) biyedüm. Çün benümçün dürişür benüm aúçem yiye idi dir. Ve naúildür kim bir kişi geldi andan ögüt diledi eyitdi: (3) Taŋrıdan úorú tà dükeli nesne senden úorúa ve Taŋrıdan utanàıl tà dükeli nesne senden utana ve dünyà- (4) dan saúın tà seni aldayup belàya soúmasun. Ve taŋrıya úullıú eyle kim seni úullıú içün yaradıp dururıdı. (5) Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer ol zàhid-i zamàne ol èàbid-i yigàne ol muèriø-i dünyà ol muúbil-i uòrà (6) Àn óàkim-i kerem ÓÀtem-i Aãam raómetu llàhi èaleyh Belò meşàyiòlerinden idi ve Òorasanda büyümişidi. Şeúìú-i Belòì mürìdi (7) idi. Ve Óażraviyyenüŋ şeyòi idi. Zühd ü veraè ve riyàøet içinde bì-miål idi. Eyitmege yarar ve ne kim dükeli (8) èömri içinde bir nefes yoldan ùaşra ayaġın basmadı. TÀ óadde Cüneyd bigi kişi aŋa eyitmişdür kim ãıddìú zamànına (9) yaènì bizüm zamànumuzuŋ ãıddìú-i óàtimi Aãamdur ve anuŋ taãnìfleri vardur. DaúÀyıú mekrin naúl içinde ve anuŋ sözleri (10) muèteberdür ve maúbÿldür. Şöyle kim biregü mürìdlerine eyitdi: Eger size ãorarlar ise ki ÓÀtimden ne ögrendüŋüz? Ne cevàb (11) viresiz? Eyitdiler:èİlm ögrendük diyevüz eger bilmezüz dirlerse neden diyesiz. Eyitdiler: Óikmet ögrendük (12) diyevüz. Eger óikmet bilmez dirlerse nedür diyesiz. Ayruú dinmediler, ÓÀtim eyitdi: Eger nesne ögrendük diyesiz (13) evvel ol kim òorsend olmaú, ikinci òalúdan ümìõin kesmek ve naúildür kim bir gün müridlerine eyitdi: (14) ben sizüŋile bunca zamàndur kim renc iledürven hìç naãìb issi olduŋuz mı? didi. Birisi eyitdi kim: Çoú (15) ġazà eyledük. Eyitdi: Ol ġàzidür baŋa làyıú kişi gerek. Eyitdiler: FulÀn çoú màl üleşdürdi. Eyitdi: (16) Ol cömerddür baŋa làyıú kişi gerekdür didi. Eyitdiler: FulÀn çoú óac úılup durur. Eyitdi: Ol (17) óàcìdür baŋa làyıú kişi gerek. Eyitdiler: Saŋa làyıú biz bilmezüz beyàn úıl didiler. Eyitdi: làyıú kişi oldur kim (110-a) (1) taŋrıdan artuúdan úorúmaya ve ayruġa ümìõ dutmaya didi. Ve nakildür kim: Anuŋ keremi bu óaddeyidi kim bir gün (2) anuŋ úatına bir úarı èavrat geldi kim nesne ãora, nàgàh bu úarı söyleriken yil uçúundurdı, cànum... (3) úatıraú şöyle kim úulaġum saġırdur arúun geleci işitmez didi. Ol úarı óàcil olmasun diyü bu kez úatı söyledi. (4) TÀ cevàb virdi andan soŋra ol úarı on biş yıl diri oldı. ÓÀtim ol on biş yıl kendüzi (5) saġır óisàbında úodı tà kimsene işidüp ol úarıya dimesün. Çünkim ol úarı öldi andan şeyò (6) arúun cevàb virür oldı. Aŋa Aãam diyü bu sebebden ötürü didiler ve naúildür kim: Bir gün (7) Belò şehrinde vaèô eydüridi eyitdi: İlÀhì her kim bu meclis içinde günàhludur sen yarlıġaġıl didi. Oll (8) meclis içinde bir sin açıcı varıdı. Çoú sinler açmışıdı ve çoú kefenler ãoymışıdı. Çünkim gice oldı (9) yine 6

20 èàdetince sin açmaġa vardı bir sinüŋ ùopraġın giderdi kim açaydı sin içinden ÀvÀz geldi kim: İy (10) günàhlu utanmaz mısın kim dün ÓÀtim meclisinde yarlıġanduŋdı bu gün yine geldüŋ yazuú úazanursın (11) didi, ol kişi geldi. Bu òaberi ÓÀtime didi ve tevbe eyledi ve naúildür kim Saèìd bin Muóammedi r-ràzì (12) eydür: Çoú yıl ÓÀtime şakirdlik eyledüm hergiz bir gün görmedüm kim ol úaúıya idi. Meger bir gün (13) bàzàra varduú gördük ki bir kişi anuŋ şàkirdini dutmış çeker ve eydüridi kim: Bunca zamàndur (14) úoyunumı alduŋ yidüŋ ve bahàsın virmedüŋ tìz óaúúum vir dir. Şeyò eyitdi: İy cömerd mühlet virgil. (15) Eyitdi: Ben mühlet bilmezven, aúçem vir dir. Şeyò niçe kim didi aããı úılmadı. Bu kez şeyò úaúıdı namàz- (16) laġusın götürdi yire bıraúdı bàzàr içi hep ulıdı, eyitdi: äavn işbu altundan óaúúuŋı al didi (17) illà artuú alma didi kim elüŋ úurır didi. Ol kişi ãundı óaúúından artuú aldı deróàl eli úurıdı. (110-b) (1) Ve naúildür kim: Bir gün bir kişi ÓÀtimi daèvete úıġırdı, ÓÀtim eyitdi: Ben daèvete varmazın ol kişi becidd oldı (2) úomadı. Eyitdi: Eger ben varıcaú sen üç iş işleriseŋ varurven ve eger işlemezseŋ varmazven (3) didi. Ol kişi eyitdi: İşleyem. Şeyò eyitdi: Ben úanda dilersem anda oturam ve ne kim dilersem anı yiyem ve ne kim (4) dirsem ben sen anı dutasın didi. O kişi olsun didi. Pes çünkim geldiler şeyò yuúaru geçmedi, başmaú (5) çıúarduúları yirde oturdı. Eyitdiler: Bu yir senüŋ degüldür. Şeyò eyitdi: Úavl eylemişven ne yirde (6) oturam didi ve çünkim yiyesi geldi. Şeyò bilinden arpa etmegin çıúardı yiridi. Eyitdiler: (7) YÀ şeyò niçün yimezsin? Eyitdi: Úavl eylemişven kim ne dilersem yiyem çünkim yiyesi geldi şeyò eyitdi: Bir saç (8) ayaú getür ve anı oda bıraú tà úızıl olsun didi. Eyle eylediler götürdiler bir yol üstinde úodılar, (9) ÓÀtim duru geldi ve ayaġın ol saç ayaú üstine úodı ve ol daèvet úavmine eyitdi :Ben arpa (10) etmegi yidüm ãıràù basdum úurtıldum imdi sizler daúı dönüŋ bu ãıràù köprisidür gelüŋ ayaġuŋuz (11) basuŋ geçüŋ didi. Eyitdiler: YÀ şeyò bizüm aŋa úuvvetümüz yitmez didiler ÓÀtim eyitdi: Pes yarın niçe ùàúatüŋüz (12) ola kim bu dünyàda itdüŋüz ve nièmetler ki yirsiz hep cevàbın vireceksiz didi. Nitekim ÚuréÀn içinde (13) yàd úılur ršfm¼«s cš u² s* ¼ r8 (CII-8). Ve naúildür kim bir gün bir kişi ÓÀtim úatına geldi (14) ve eyitdi: MÀlum çoúdur dilerven benüm màlumdan nesne alasın òarc idesin. Eyitdi: Ben rızúumı dükeli (15) èàleme rızú viriciden isterven didi. Pes ol er eyitdi: Şimdi sen neden yirsin? Óatim eyitdi: (16) Taŋrı òırmen-gàhından yirven. Ol er eyitdi: MüsülmÀnlar úazanduġından yirimişsin. ÓÀtim eyitdi: (17) KÀşki sen daòı müsülmànlardanmıssaŋ. Ol er eydür : Óuccet çoú götürürsin. ÓÀtim eyitdi: Yarın (111- a) (1) úıyàmet güninde Taŋrı TaèÀlÀ óucceti isteyecekdür. Ol er eydür, bu dükeli sözdür. ÓÀtim eydür: Taŋrı TaèÀlÀ (2) bize gökden söz viribidi ve daóı senüŋ anaŋ ve ataŋ sözile óelàl olup durur didi. Ol er eyitdi: Sizüŋ (3) rızúuŋuz gökden mi iner? ÓÀtim eyitdi: Dükeli èàlemin rızúları gökden iner nitekim ÚuréÀnda buyurdı: UL¼«v Ë (4) Êu œuôu Ë rj 0 (LI-22) Ol er eyitdi: Sizüŋ rızúuŋuz òànúàh derecesinden iner didi. ÓÀtim (5) eyitdi: Ţoúuz ay anam úarnında yatdum rızúum dereceden gelüridi. Ol er eydür: meger senüŋ rızúuŋ (6) gelür aàzuŋa girür ola didi. ÓÀtim eyitdi: Girçek eydürsin iki yıl beşikde yatdum rızúum benüm aġzuma (7) girür idi. Ol er eydür: HevÀ yüzine çıú gözet, rızúuŋ gelür mi ve gelmez mi didi. ÓÀtim eyitdi: Úuş (8) bigi olam didi. Eydür: äu dibine in. Eyitdi: Balıúlar gibi olam ol er ayruú durmadı tevbe eyledi eyitdi: (9) YÀ Şeyó küstàòlıú eyledüm baŋa ögüt vir didi eyitdi: Tamaèuŋ òalúdan kes tà baóillıġı senden (10) keseler didi ve eyitdi: Sen bàùınuŋı óaúıla ùoġru eyle tà kim ôàhirüŋi Óaú TaèÀlÀ óalú arasında (11) görklü eyleye ve daòı ne imdi kim ölüriseŋ Óaúúa úullıú eyle tà ki òalú saŋa úullıúlar ideler ve naúildür kim (12) bir gün ÓÀtimì, Aómed-i Óanbel úatına geldi ve eyitdi: Rızú ister misin? Eyitdi: İsterven. Gerek olduġı (13) sàèat mi istersin yaòod ãoŋraúı mı istersin? didi. Birez fikre ùaldı eger eydürse (14) kim gerek olduġı vaút isterven. ÓÀtim eydiser: Kim ol rızú kim senden (16) geçdi yine istersin dir. Aómed-i Óanbel eydür: CevÀbın eydivirgil dir. 7

21 ÓÀtim eydür: Rızúı (17) istemek bize ne farìżadur ve ne sünnetdür pes neye isteyem ol nesne kim bu uçdan olmaya neye isteyem, (111-b) (1) ol nesne kim beni ister ola rızú issin ecelinden daòı úatıraú ister. Nitekim peyġàmber buyurdı: d¼«(2) ë*2«s b¾f*¼ U¾*¹ b «ve naúildür kim bir gün İblìs èaleyhül-laène Óatim úatına geldi (3) ve eyitdi: Ne yirsin? Eyitdi: Ölüm şerbetin. Eyitdi: Ne giyürsin? Eyitdi: Kefen geyürem. Eyitdi: Evüŋ var mıdur (4) oturacaú? Eyitdi: Siz baŋa ev yiter. İblìs gördi kim ÓÀtimi azdurmaġa yaramaz úodı işine gitdi (5) ve naúildür kim: ÓÀtimüŋ èavratı daóı yavlaú ãalióà idi ve deŋenmişlerden idi. Bir gün ÓÀtim (6) ġazàya gitmek istedi èavratına eyitdi: Ben dört aylıú sefere giderven bu dört ayda nafaúa benden (7) ne úadar dilersin? didi. èavrat eyitdi: Ne úadar kim diri olursam ol úadar úoġıl dedi. ÓÀtim eyitdi: (8) Dirildügüŋ öldügüŋ benüm elümde degül taŋrı elindedür dėdi.èavrat eyitdi: Benüm rızúum daóı senüŋ elüŋde (9) degül didi. Óatim yavlaú begendi ve duèà úıldı. Çünkim ÓÀtim ġazàya kàfirile uġraşdı bir kàfir ÓÀtimi aútardı (10) basdı, bacıġın isterdi kim boġazlaya nàgàh ÓÀtim gördi kim èavrat eline oú yay almış bu kàfiri (11) oúıla vurdı depeledi. Naúildür kim: Bir kişi sefere gideridi, ÓÀtimden ögüt istedi, eger yàr istersen (12) taŋrı saŋa yàr yiter ve eger yoldaş isterseŋ kiràmen kàtibin saŋa yoldaş yiter ve eger iş istersen (13) ÚuréÀn saŋa iş yiter ve ögüt isterseŋ ölüm saŋa ögüt yiter ve eger iş isterseŋ tàèat saŋa (14) iş yiter ve eger işbu ögütler tamàm degülse ùamu saŋa ögüt yiter ve naúildür kim: Bir gün ÓÀmid-i LefÀf, (15) ÓÀtim úatına geldi ve eyitdi: SelÀmetlıú nedür ve èàúibet nedür? ÓÀtim eyitdi: SelÀmetlıú oldur kim yarın (16) ãıraù köprisinden geçesin ve èàúibet oldur kim uçmaġa giresin didi. ÓÀtime eyitdiler: Kim fulàn (17) kişi çok màl dirşürdi eyitdi: Dirligi bile dirşürdi mi? Eyitdiler: Yoú. Pes ne işe gelür? didi: Bir gün (112-a) (1) bir çoú sözlü kişi ÓÀtime geldi ve eyitdi: Hìç óàcetüŋ var mıdur? didi. Eyitdi: Vardur. Ne óàcetüŋ (2) vardur? didi. ÓÀtim eyitdi: Benüm óàcetüm oldur ki ne sen beni göresin ve ne ben seni görem didi. Ve naúildür kim: (3) Bir gün bir kişi geldi ÓÀtime eyitdi kim: Baŋa namàz úılmaú ögret. ÓÀtim eyitdi: Evvel Àbdest alġıl ùaşuŋı (4) suyıla arıtġıl ve içüŋi tevbeyile arıtġıl ve andan soŋra mescide varġıl, Kaèbeyi iki úaşuŋ arasında (5) úoġıl ve uçmaġı saġ yanuŋda ve ùamuyı ãol yanuŋda bilgil ve ãıràù köprisin ayaġuŋ altında (6) bilgil ve càn alıcı eŋseŋde bilgil ve andaŋ göŋlüŋi taŋrıya virgil ve tanrıyı óàzır bilgil ve èaôametile (7) tekbìr baġlaġıl ve úorúuyıla örü ùurġıl heybetile ÚuréÀn oúıġıl ve tażarruè ile rükÿè eylegil ve (8) tevàzuèıla ile secde úılġıl ve zàrılıàıla taóiyyat oúıġıl ve şükrile selàm virgil, inşàéa llah úabÿl ola (9) digil. ÓÀtim sözidür Taŋrı TaèÀlÀ üç nesneyi üç nesnenüŋ ardınca gizledi. Evvel iòlàãı òalúdan (10) ümìõ kesmek ardında gizledi, ùàèat óalàvetini dünyàyı sevmek ardında gizledi, tevekküli (11) Taŋrıya èitimàd úılmaú ardında gizledi ve daòı eydür: Eger bizüm zamànumuzuŋ èàlimlerünüŋ ve zàhidlerinüŋ (12) tekebbürliklerin teràzÿya dartsalarlar idi buŋlar tekebbürliginden artuú geliridi ve daóı eydür: DünyÀ (13) içinde gökçek yirlere ġarra olmaġıl kim uçmaúdan gökçek olmaya ve èamel úılmaúlıġına ġarra olmaġıl (14) ki BelèÀm-ı BÀèÿra èamelinden çoú olmaya kim ol soŋ nefesde ìmànsuz gitdi. Ve hìç kimse Óaúúa (15) làyıú olmaya tà dört dürlü ölüm dadın ùatmayınca evvel mevtü l-ebyaø ki ol açlıúdur, (16) ikinci mevtü l-asÿd ki güç götürmekdür, üçünci mevtü l-aómardur ol nefsin öldürüp (17) èamel úılmaúdur, dördinci mevtü l-aãàar ki ol buyruú geyesi geymekdür ve eyitdi: Her kim irte gice yidi (112-b) (1) Àyet oúımazsa ol kendüzin selàmet dutamaya ve eydür ki: Göŋül biş dürlüdür. Bir göŋül uludur ve birisi (2) ãayrudur ve birisi ġàfildür ve biri uyanuúdur ve birisi saġdur. èárif bunlaruŋ islü issin bilür (3) didi. Ve daòı eydür: Çün èamel eyleyesin taŋrı anı göre durur bigi bilgil ve çün söz söyleyesin (4) taŋrı anı işidür gibi bilgil ve eyitdi: Şehvet üç úısımdur. Biri yimekdür ve biri söylemekdür ve biri (5) baúmaúdur. Yimek içinde taŋrıya iètimàduŋı berk eyle ve söylemek içinde ùoġruluġ saúla ve baúmaú (6) içinde èibreti bekle ve eydür: Dört yirde dört nesneden saúın. èamel 8

22 içinde riyàdan ve almaú (7) içinde ùamaèdan ve virmek içinde minnetden ve dirşürmek içinde baòillıúdan. Ve münàfıú kişi- (8) lerüŋ nişànı oldur kim ne kim dünyàdan ölür óırãıla ölür ve ne kim menè iderse şekkile ider ve ne kim (9) ãadaúa virürse riyàyla virür. Ve mü min nişànı oldur kim ne virürse Óaú içün virür ve dükeli (10) işi Taŋrı içündür. Ve eydür: ĠÀzilıú daòı üç dürlüdür: Biri nefsiyile uġraşmaúdur tà anı sınayınca (11) ve biri daòı şeyùànıla uġraşmaúdur tà kör eyleyince ve bir daòı kàfir ile uġraşmaúdur tà ölince (12) ve öldürince. Ve eydür: ZÀhidlıġuŋ evveli taŋrıya èitimàd úılmaúdur ortası ãabırdur, aòiri iòlàãdur. (13) Ve eyitdi: Dükeli nesnenüŋ bezegi vardur ve èibàdetüŋ bezegi òavfdur ve òavf bezegi endìşeyi (14) úıãa eylemekdür. Ve eydür: Eger dilerseŋ kim taŋrınuŋ dostı olasın ol ne kim iderse ràżì (15) olġıl. Ve eydür: İvmek şeyùàn işidür illà biş yirde şeyùàn işi degüldür: Evvel úonuġa (16) ùaèàm yidürmek, ikinci ölüyi kefen ãarmaú üçünci úızı ere virmekde, dördünci tevbe eylemekde (17) ölüm irişmeden, bişinci namàz úılmaúda vaút geçmedin. Ve naúildür kim: Bir gün ÓÀtime nesne viribidiler (113-a) (1) úabÿl itdi eyitdiler: Kimseden nesne úabÿl itmezidüŋ şimdi nite itdüŋ? Eyitdi: Úabÿl eylemek içine baúdum (2) benüm òorlıġum gördüm ve anuŋ èazìzlıġın gördüm. Pes anuŋ òorlıàın benüm èazìzlıàum üzerine iòtiyàr eyledüm (3) úabÿl itdüm ve hem viriben kişiye iètimàdum varıdı kim óaràmdan degülidi didi. Ve naúildür kim: Çün ÓÀtim (4) BaġdÀda geldi òalìfeye òaber itdi. Òorasan zàhidi geldi anı oúı didiler çünkim ÓÀtimi oúıtdılar. Òalìfe (5) úatına girdi ve eyitdi: EsselÀmü èaleyk yà zàhid didi. Òalìfe eyitdi: Ben niçe zàhid olam kim bu il benüm (6) fermànum elindedür. Eyitdi: Sen zàhid degül misin ki azacuú neseye úanàèat eyledüŋ? Òalìfe eyitdi: Nite (7) ÓÀtim úul qš*ušìb¼«ÿu yaèni bu dünyànuŋ metàèı azdur imdi az nesneye úanàèat eyledüŋ didi, (8) raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn seyyàó-ı deryà-yı ùarìúat Àn ġavvàã-i deryà-yı óaúìúat Àn şeref-i (9) ekàbir Àn meşreb-i òavàùir ve Àn mühdi- yi Sehl bin èabdu llàh Tusterì raómetu llàhi èaleyh taãavvuf ehlinüŋ (10) muóteşimiyidi. Ve zamàn içinde muèteber idi ve sulùàn-ı ùarìúat ve burhàn-ı óaúìúat idi ve anuŋ èilmi (11) èameli meşhÿr idi ve dükeli òalú aŋa rücÿè iderleridi. Ve meşàyiòlerüŋ èàlimiyidi ve riyàżet ü keràmet (12) içinde kàmil idi ve muèàmelat ü işàret içinde bì-naôìr idi ve óaúàyıú u daúàyıú içinde beràberi (13) yoġıdı ve ol zamànenüŋ èàlimlerinüŋ óaúúında eydürleridi kim: ë IšI1¼«Ë ë 1 dm¼«sš ll2 yaèni (14) Sehl şerìèatile óaúìúat arasın cemè eyleyüp durur dirleridi. Ve anuŋ şeyòi Õe n-nÿn-ı Mıãrì idi. (15) Ve Sehl bin èabdu llàh eydür: Henÿz benüm öñümdedür kim Óaú TaèÀlÀ benüm cànuma ezel èàleminde eyitdi idi kim: X¼«(16) rjd (VII-172) ve ben v* cevàbın virdümidi. Ve Sehl eydür: Ben üç yaşumda iken dün namàzın úılurıdum (17) dàyim Muóammed bin SevvÀr beni görür idi ağlarıdı. Bir gün ben eyitdüm: yà ùayı baŋa ayruúsı óàl vaúıè olur (113-b) (1) Ve göŋlüm úaràr dutmaz nideyin didüm. Ţayım baŋa eyitdi: YÀ Sehl bu sırrı kimseye dimegil. Oġlanlıú óàlinde bu óàl (2) kimseye ve degme kişiye sırr olduġı yoúdur diridi. Ve baŋa ögüt virir idi kim dàyim taŋrıyıla olġıl ve gice uyúuŋda (3) uyanıcaú eyitgil: AllÀhu ãafiyyü llàh AllÀh nàôirì AllÀh şàhidì AllÀh bu gelecileri diridüm. Baŋa yavlaú zevú óàãıl oldı (4) pes andan ãoŋra beni mektebe viribidiler. Úorúarıdum kim fikrüm peràkende ola üstàõumıla şarù eyledüm, (5) eyledüm kim beni kendü ve úutuma úoya. Pes yidi yaşumdayıdum kim muãóafı òatm eyledim ve yıl on iki ay (6) oruç dutarıdum ve çünkim on iki yaşuma degdüm baŋa bir mesèele vaúıè oldı (7) anı hìç kimsene óall idemez idi. Pes destÿr diledüm Baãra şehrine geldüm ve Baãra şehrinüŋ èàlimlerine ol mesèeleyi (8) ãordum hìç kimsene cevàb virmedi pes èàbidler úatına geldüm. Óabìb bin Óamza dirler mesèeleme cevàb (9) virmedi. Bir zamàn anuŋ úatında oldum ve çoú fàyide buldum. Pes andan gitdüm Tusterìye geldüm ve kendü úutumı (10) ol úadara götürdüm kim bir aúçe virdüm birez arpa aldım ve anı kendü elimile ögütdüm bir yıl anı öyün (11) idindüm bu kez úutumı şuŋa irürdüm kim üç günde 9

23 bir úurãa yiridüm andan ãoŋra yigirmi biş günde bir úurãa yir oldum ve gün olurdı kim dört gicede bir bàõàm (13) için yir idüm. Ve andan ãoŋra Sehlüŋ anasından úalmış çoú màlı varıdı. Bir gün òalúı dirdi ve dükeli (14) màlı ortaya getürdi naúdini hep dervìşlere üleşdürdi ve borçlularını daòı úıġırdı, bitilerin hep yırtdı (15) ne kim benüm sizde vardur óelàl olsun didi ve kendü ÓicÀza niyyet eyledi ve yolda gideriken eydüridi: İy nefs (16) müflis oldum olsun kim ayruú benden nesne dileyesin ve eger dilerseŋ daòı bulacak degülsin diridi. (17) Pes nefsi anuŋıla şarù eyledi kim ayruú dilemeye çünkim Kÿfe şehrine irişdi nefis eyitdi: Bunda senden (114-a) (1) nesne dileyiserven didi. Baŋa etmegile balıú alıvirgil yiyeyin ayruú Mekkeye degin incitmeyem didi. Pes şeyò şehre girdi (2) gördi kim bir at degirmeni un ögidür idi. Şeyò eyitdi: Bu ata günde ne virürsin? Eyitdiler: Günde iki dirhem (3) virürüz. Şeyò eyitdi: Bu gün bu atı ãalıvirüŋ beni bu at yirine baġlaŋ, baŋa dirhem virüŋ didi ol (4) atı şeşdiler şeyòi anuŋ <yirine> baġladılar. Giceye degin çekeridi gice olıcaú bir dirhem virdiler anı aldı etmegile balıġa (5) virdi ve eline úodı kim yiye. Ve eyitdi: İy nefs her kez kim benden nesne dileyesin ben saŋa balıú aşı (6) buyurısarven kim kendü dilegüŋe iresün didi. Pes nefsin kör eyledi ve andan ãoŋra durdı Kaèbeye vardı (7) ve çoú meşàyiòler yüzin gördi ve Óaú şarùların yirine getürdi ve yine Tuster şehrine geldi ve Õe n-nÿnı anda buldı (8) aŋa hep göynügin dökdi ve Õe nnÿn yine Mıãra geldi. Sehl anda úaldı dört ay barmaġın ãardı ve ayaġ üstine (9) durdı yire oturmadı. Pes bir dervìş Sehle sordı kim barmaġuŋ niçün ãara úoduŋ? Eyitdi kim : Aġrır. Ol derviş (10) andan durdı. Mıãra vardı Õeén-nÿn úatına vardı kim ol daòı barmaġın ãara úomış şÿmàr itdi gördi kim bunuŋ barmaġı (11) aġrıyacaú. Sehl daòı barmaġın ãara úomış imiş yaènì üstàdına muvàfaúat eylemiş. Sehl bir gün Tusterde (12) otururken 3 ayaúların kesildi arúasın dìvàra urdı. Eyitdiler: YÀ Sehl sen böyle itdügüŋ (13) yoġıdı bu gün saŋa ne geldi? didiler. Eyitdi: Benüm üstàdum şimdiye degin diriyidi, dünyàdan gitdi ve niçe kim üstàd (14) diri ola şàkirde düşmen kim ayaġın küsilede ve küstàòlıú eyleye didi çünkim bu sözi işitdiler èacabàya (15) úaldılar ve ol gün tàriòin yazdılar ve imtióàn eylediler gördiler kim didügi gün Õe n-nÿn dünyadan (16) gitmiş imiş. Ve naúildür kim: Sehl her vaútin kim semàè işideyidi vecde düşeridi ve yigirmi biş güne (17) degin şöyle óayràn úalurıdı ve su ve ùaèàm boġazından geçmezidi ve úış olsa göŋlek giymezidi ve burcaú burcaú (114-b) (1) derleridi ve kimseye hìç cevàb virmezidi, gözlerin göge dikeridi şöyle mest olup dururdı ve naúildür kim (2) Sehl bir gün mescidde otrururıdı nàgàh bir gögercin hevà yüzinden şeyò öŋine düşdi şeyò eyitdi: (3) Şeyò ŞucÀè KirmÀnì öldi ol günüŋ tàriòin yazdılar ve tefaóóuã eylediler. Şeyò didügi oldı ve naúildür kim (4) Sehl eydür: Bir gün ÓicÀz beriyyesinde gideridüm bir èavrat gördüm kim yavlaú żaèìf olmış èaşàsın (5) ùayanmış gelüridi esirgedüm ben eyitdüm: Meger bu èavrat úàfileden úalmış buŋa nesne vireyin, ãundum (6) úoynumdan aúçe çıúardum bu èavrata virdüm, èavrat eyitdi: Ben daòı saŋa nesne vireyin, ãundı hevà (7) yüzinden bir çanaú úızıl altun aldı ve Sehle virdi eyitdi: Sen aúçeyi úoynuŋdan çıúarduŋ (8) ise ben ġàyibden vireyin didi. Ol demde gàyib oldı ve ben anuŋ óasretinde úaldum çünkim Úaèbeye (9) vardum gördüm ol èavrat bir yerde yatmış, Kaèbe anı ùavàf ider idi ben eyitdüm: Dur yuúaru kim vaút (10) èazìzdür didüm eyitdi: Her kim úademin götüre Kaèbe cemàlin görmekiçün là-cerim Kaèbe cemàlin göre ve her kim úademin (11) kendüliginden götüre là-cerim Kaèbe anı ùavàf eyleye. Sehl sözleridür eydür: Óaúúa làyıú olan kişi gerek kim (12) altı nesneyi ide: Evvel ÚuréÀn óükmin duta, ikinci Resÿl sünnetine mütàbaèat eyleye, üçünci óelàl yiye (14) óaràmı terk ide, dördinci yavuz işlerden ıraú ola, bişinci óaúları ödeye. Ve eydür: Baòtlıú nişànı üçdür: Evvel Resÿle iútidà eylemek òulúından ve fièlinden, ikinci úarnına óaràm úoymamaú üçünci her (15) èamelde iòlàã óàãıl ide. Ve eydür: Mübtedièye evvel tevbe gerek tevbe oldur ki yavuz 3 m: mükerrer 10

24 işlerden geçe ve imdi (16) yazuúlardan peşìmàn ola ve dünyà sevgüsin ve nefs Àrzÿların göŋlinden çıúara ve yavuz òÿlar eyüye (17) degşüre. Ve eydür: Tevbe miyesser olmaya tà dilsüz olmayınca ve dilsüz olmaya Àdem tà òalvete girmeyince ve òalvete (115-a) (1) girmeye tà óelàl yimeyince ve óelàl yimek óàãıl olmaya tà óaúúın ödemeyince ol daòı óàãıl olmaya tà endàmın (2) saúlamayınca ve bu dükelisi óàãıl olmaya tà Óaúdan èinàyet olmayınca ve eydür: Ulu keràmet oldur kim (3) Àdem çirkin òÿların eyü òÿlara degşüre ve eydür: Biş nesne Àdemüŋ gevheridür evvel yoúsul kim kendüzin (4) bay göstere, ikinci şol aç kim ùoúlıú göstere, üçünci şol ġuããalu kişi kim kendüzin şàd göstere, (5) dördinci şol kişi km düşmene dostlıú gösterde, bişinci şol kişi kim dün namàzın úıla ve kendüzin (6) oruç duta úuvvet gösterde. Ve eydüridi iki yüzlü kişi ãıdú úoúusın bulamaya. Ve eydür: Her helàl (7) maèãìyet ehline óaràmdur sünnet meåeli dünyàda uçmaú meåeli gibidir. èuúbàda her kim uçmaġa (8) girdi úorúudan ìmìn oldı ve her kim sünnete girdi ol daòı úorúudan ìmìn oldı. Ve eydür: Her kim sünnete (9) ùaèna ura şöyledür kim tevekkül ùaèna urdı ve her kim tevekküle ùaèna urdı tevekkül ehlinüŋ kesbinden (10) maórÿm úaldı ve eydür: Cümle Àfetlerüŋ aãlı ãabrı az olmaúdur. Ve eydür: Taŋrınuŋ èaùàları çoúdur yigrek (11) èaùàsı oldur kim kendü õikrin senüŋ göŋlüŋe bıraġa ve Óaúúı unıtmaúdan úatı Àfet yoúdur. Ve eydür: (12) Óaú TaèÀlÀ göŋlüŋden èaziz nesne yaratmadı ve maèrifetden daòı èazìzraú nesne yoúdur. (13) Pes maèrifet göŋüle virdi zìrà èazìzi èazìze virdi ve yardımcılaruŋ yigreki Óaúdur ve mürşid- (14) lerüŋ yigregi Resÿldür azıúlaruŋ yigregi taúvàdur. Ve her gün Óaú TaèÀlÀ úullarına üç nidà úılur (15) evvel eydür: İy úulum henÿz inãàfa gelmez misin ben seni aŋarven sen beni aŋmaz mısın? İkinci eydür: Ben (16) dergàhuma oúırven sen beni úorsın ayruúlar dergàhına úaçarsın, üçünci eydür: YÀ úulum ben seni (17) belàlardan úurtarurven sen varursın kendüziŋi belàya úoyarsın dir ve Óaú TaèÀlÀ eydür: Ben òalúı anuŋçün (115-b) (1) yaratdum kim baŋa söyleye ve eger ràzın söylemezse bàri baŋa baúa ve eger baúmazsa bàrì benüm sözüm işide (2) ve eger işitmezse bàri benüm dergàhumdan úaçmaya ve eger benüm dergàhuma gelmezse bàri benden óacet dileye eydür: (3) Àdemüŋ göŋli hergiz diri olmaya tà nefsi ölmeyince ve her kim kendü nefsine óàkim degüldür òor olur. (4) Ve ãÿfì oldur kim Taŋrıdan artuòdan ãàfì ola ve òalúdan münúaùiè ola ve altun ve ùopraú (5) anuŋ úatında beràber ola. Ve tevekkül Óaú úatında oldur kim ölü yuyucı úatında ölü bigi olasın ve senüŋ hìç (6) dilegüŋ olmaya Óaú seni úança dilerse döndüre ve senüŋ hìç tedbìrüŋ ve óareketüŋ olmaya. Ve eydür: Tevekkül (7) ehline Óaú TaèÀlÀ üç nesne virür: Evvel keşf-i ġaybet, ikinci müşàhede ve üçünci úurb-ı Óaú ve eydür: (8) Dükeli nesnenüŋ yüzi ve úafàsı vardur. İllÀ tevekkül bir kezden yüzdür maènìsi budur kim zühd ü taúvà dünyàdan (9) úaçmaúdur ve mücàhede muòàlefet-i nefsdür ve òavf ü recàdur ve rıżà-yı úażàdur şükr-i nièmetdür ammà tevekkül (10) Óaúúadur dükelisi yüzdür úalan endàmlar yoúdur. Ve her kim Óaúúı sevdi diridür. Ve óayà òavfdan içerürekdür zìrà (11) óayà óaãlaruŋdur ve òavf èavàmlaruŋdur. Ve eydür: Òavf erdür ve recà èavratdur ikisinden doġan (12) ìmàndur. Ve eydür: Her kim mütekebbir ola òavf ve recà anuŋ içinde úaràr dutmaya. Ve eydür: Fütüvvet-i sünnete mütàbaèat (13) eylemekdür. Veraè dünyàyı terk eylemekdür. Ve nefsüŋ üç ãıfatı vardur: YÀ kàfirdür veyà münàfıúdur veya müràyidür, (14) veraè zühdüŋ evvelidür ve zühd tevekkül evvelidür ve tevekkül èàrifüŋ evvel derecesidür ve maèrifet (15) úanàèatüŋ evvelidür ve úanàèat şehveti terk eylemekdür ve şehveti terk eylemek rıżà evvelidür nefse (16) iòlàãdan úatıraú nesne yoúdur zìrà iòlàãdan nefsüŋ hìç naãìbi yoúdur ve iòlàã oldur nitekim (17) dìn-i óaúdan dutarsın iòlàã daòı anuŋ gibidür. Ve eydür: Günde bir kez yimek ãıddìúlar işidür ve günde (116-a) (1) iki kez yimek mü minler işidür ve günde üç kez yimek èalef òorlıúdur. Ve eydür: èavrata (2) ãabr eylemek oda ãabr eylemekden úatıraúdur ve eyü òÿ oldur kim güç götüresin ve güç götürmek oldur kim berüki saŋa yavuzlıú iderse (3) sen aŋa eylük idesin ve bir daòı güç 11

25 götürmek oldur kim saŋa ôulm eyleye sen aŋa taŋrıdan raómet dileyesin (4) berikü Sehle eyitdi kim: saŋa arslanlar gelür. Eyitdi: İtler daòı gelür ve her kim cànaverden úorúmazsa (5) benümle ãoóbet eylesün ve naúildür kim: Şeyó sebebinden çoú kişiler yola geldi idi ve çünkim şeyòüŋ ölümi geldi (6) ölüm döşegine yaturdı bir ulu anuŋ başı ucında oturırdı ol ulu eyitdi: YÀ Şeyò senden soŋra minbere (7) kim çıúa ve söz kim söyleye ve senüŋ yerüŋde kim otura? didi. Ol şehrde bir kàfir vardı adı ŞÀõdil idi (8) Şeyò gözlerin açdı ve eyitdi: Benden soŋra minbere ŞÀõdil aġa didi ve gözlerin yumdı òalú eyitdi: Şeyòüŋ èaúlı (9) gitmiã bunca mürìdlerin úodı bir kàfir kendü yirine naãb eyler didiler. Şeyò gözin yine açdı ve eyitdi: Ve úutum èazìz- (10) dür ġavġà eylemeŋ. Varuŋ ŞÀõdili benüm úatuma úıġıruŋ didi vardılar. ŞÀõdili úıġırdılar geldi, (11) Şeyò eyitdi: YÀ ŞÀzdil benüm üç günümden ãoŋra minbere çıúġıl vaèô eylegil didi ve càn virdi. (12) Üçünci gün ikindü namàzı vaútinde ŞÀõdil minbere çıúdı ve eyitdi: YÀ Sehl mürìdler şeyòüŋüz beni (13) size yalavaç viribidi. Ve baŋa eyitdiyidi kim: YÀ Şaõdil henÿz vaúti olmadı mı ki zünnàrı kesesin imdi (14) uş üzdüm didi zünnàrı bilinden çıúardı ve seràġuç başından çıúardı ikisin daòı yabàna (15) atdı. Ve barmaġın götürdi ìmàn getürdi ve andan ãoŋra eyitdi: YÀ cemàèat Şeyò baŋa eyitdiyidi kim sen (16) zünnàrı ôàhirden kesgil ve her kim beni diler Àóiretde göre şefàèat bula ol daòı bàùın zünnàrın (17) kessün didi òalú çünkim bu sözi işitdiler bir kezden eylediler ve çünkim şeyòüŋ cinàzesin götürdiler (116-b) (1) ve òalú bir kezden riúúat eylerler idi biz cühÿd evinde oturur iken àalebe işitdi sekiritdi ùaşıra çıúdı (2) ve şeyòüŋ cinàzesin gördi feryàd úıldı ve eyitdi: İy úavm eger ben gördügüm siz görüpdüŋüz gökden (3) ne firiştehler inüp durur kendüzüŋüz unıdaduŋuz didi barmaġın götürdi ìmàn getürdi. Ebÿ Ţalóa eydür: (4) Ol gün kim şeyó anasından ùoàdı oruç idi. Yaènì üç güne degin süd emdi öldüginde (5) daòı oruç idi. Óaú Óażretine daòı şöyle oruç aġzın gitdi. Ve naúildür kim: Bir kez bir kàfir (6) geçeridi şeyò eyitdi: Bu kàfirde müsülmànlıú sırrı var çünkim şeyò öldi bir mürìd şeyòüŋ türbesinde otururdı (7) ol kàfir yine geçdi mürìdüŋ öŋinden geçdi kim şeyò buŋa eyitdiyidi kim: Bunda müsülmànlıú nişànı (8) vardur. èacebe düşdi kim bu müsülmàn olmadı didi mürìd sekirtdi ol kàfir úatına vardı şeyò sözin (9) aŋa didi. KÀfir eydür: Gel şeyòüŋ sinine varalum sin içinden baŋa müsülmàn ol disün olayın didi. (10) İkisi daòı şeyòüŋ sinine geldiler sin içinden şeyò eydür: YÀ fulàn ùamu ehlinden uçmaú ehli (11) yigdür didi. KÀfir çünkim bu sözi işitdi là ilàhe illa llàh Muóammedü r-resÿlu llàh didi ùamudan úurtıldı. Raómetu llàhi èaleyh (12) ve l-àòer Àn hem-dem-i nesìm-i viãàl Àn maórem-i óarim-i òalàl Àn...-i mihr-i ùarìúat Àn rehnümày-i...-i óaúìúat (13) Àn èàrif-i esràr-ı ilàhì Maèrÿf-ı Keròì raómetu llàhi èaleyh muúaddem ùavàìf idi maèden-i óaúàyıú ve leùàìf (14) idi. Ve zamàne ulularınuŋ seyyidi idi. RiyÀżet ve taúvà içinde mànendi yoġıdı ve üns ve şevú içinde (15) ġàyet idi. AmmÀ kendü tersà-beççe idi. Atası anası anı kendü dìnlerince mektebe virdiler çünkim üstàdı úaúıdı (16) eyitdi: æàliå digil didi. Maèrÿf eyitdi: UN «b0«u¼«ë*¼«u qô didi. ÜstÀdı úaúıdı (17) dögdi ve naúildür kim ol geleci aŋa didüremedi bu kez Maèrÿf úaçdı gitdi atası anası eyitdiler: KÀşki (117-a) (1) Maèrÿf girü geleydi ne dilde ulursa ulusun biz daòı ol dìne giredük didiler. Maèrÿf vardı Ebÿ èalì (2) elinden müsülmàn oldı durdı evlerine geldi atası anası eyitdi: Ne dìndesin? Eyitdi: Muóammed MuãùafÀ dìninde- (3) ven bular daòı müsülmàn oldılar. Andan ãoŋra Maèrÿf, DÀvÿd-ı ŢÀyì úatına vardı çoú riyàżet dartdı (4) ve rişàd óàãıl eyledi ãıdú içinde şol úadar dürişdi kim müşàrün ileyh oldı. Ve naúildür kim:muóammed Manãÿr (5) Ţÿsì eydür: Bir gün BaġdÀd şehrinde idüm Maèrÿfı gördüm kim yüzi birez sıyrılmış ben eyitdüm: Dün işbu nişàn (6) sende yoġıdı bu gün neden oldı? Didüm. Eyitdi: Nidersin ãorup anı ãorġıl kim senüŋ işüŋe yaraya didi. (7) Ben eyitdüm: Maèbÿduŋ óaúúıçün eyit. Ol eyitdi: Bugün irte namàzını úıldum andan ãoŋra vardum Kaèbeye (8) ùavàf eyledüm andan zemzem úuyısına geldüm kim su içem ayaġum ùayındı düşdüm yüzüm sıyrıldı didi. (9) Ve 12

26 naúildür kim: Maèrÿf birgün Dicle ırmaġı úatına geldi Àbdest ala namàzlaġusın ve muãóafın mescid (10) içinde unudup gitdiyidi bir èavrat geldi namàzlaġı ve muãóafı aldı Maèrÿf ardınca ildüvirdi. (11) Maèrÿf gördi kim namàzlaġu kendünüŋdür eyitdi: İy ana hìç oúır oġlancuġın var mıdur? Eyitdi: Yoú. (12) Eyitdi: İmdi namàzlaġuyı saŋa ve muãóafı baŋa vir didi. èavrat ikisin daòı úodı gitdi. Maèrÿf ardına (13) düşdi namàzlaġum al diridi, ol èavrat ġàyib oldı. Ve naúildür kim: Bir gün bir bölük yigitler Dicle (14) ırmaġı úatında fesàd işlerleridi. Maèrÿf geldi bunlara uġradı bu yigitler eyitdiler: YÀ şeyò duèà úıl (15) ve biz işbu suya ġark olalum tà bizüm şÿmlıġumuz òalúa degmesün didiler. Elin úaldurdı ve eyitdi: İlÀhì nitekim işbu yigitlere dünyàda òoş dirlik virgil! Bu yigitler bu sözi ùaŋlaşdılar eyitdiler: YÀ şeyò biz bu sırra irişmedük kim sen didüŋ. Eger bize Taŋrı TaèÀlÀ ol (117-b) (1) cihànda daòı òoş dirlik virmek isterse bunda size tevbe rÿzi úıla, yigitler çün bu sözi işitdiler çalġu- (2) ların sıdılar òamrların dökdiler ve şeyhuŋ ayaġına düşdiler ve elin dutdılar tevbe eylediler ol cihànda daòı (3) òoş dirlige uġradılar ve naúildür kim: Serìr-i Saúaùì eydür: Bayram güni Maèrÿf-ı Keròi gördüm dürişmiş òurmà (4) dizerdi ben ayıtdum: YÀ Maèrÿf bu òurmàyı nidersin? Bugün bir oġlancuġ gördüm aġlardı ben eyitdüm: YÀ oġlan (5) niçün aġlarsın? Eyitdi: Ben yetìmven atam ve anam yoúdur ve oġlanlar ùon geyürler benüm yoú ve bularuŋ úozları (6) var benüm yoúdur imdi bu òurmàyı anuŋçün direrven kim ol oġlancuġa úoz alıverem dir tà sevine aġlamaya (7) didi. Serìr eyitdi: Ben ol işi tamàm eyledüm oġlancuġa ùon eyledüm ve úoz alıvirdüm sen fàriġ ol (8) didüm deróàl hàtifden bir ÀvÀz işitdüm kim iki gözüŋ müzdi beràberdür didi zìrà ikisi daòı velìler (9) idi ve naúildür kim: Bir gün Maèrÿf òàneúàh içinde otururdı bir müsàfir geldi. Úıbleyi aŋlayumadı (10) úıblesüz yire namàz kıldı çün namàz vaúti geldi. Maèrÿf duru geldi yàrenleriyle úıbleye úarşu namàz úıldı, (11) ol dervìş òacìl oldı eyitdi: Baŋa úıbleyi niçüŋ dimedüŋüz. Maèrÿf eyitdi: Úayurmaz ne yire kim baúarsaŋuz (12) Taŋri andadur didi dervìşüŋ göŋli òoş oldı. Ve naúildür kim bir ùayısı varıdı şehrüŋ nàyibi idi bir gün (13) geçeridi Maèrÿfı gördi kim etmek yir, bir loúma kendü yir ve bir loúma ite virür ùayısı eyder: Utanmaz mısın kim itle (14) etmek yirsin didi. Eyitdi: Girçeksin ben daòı utanduġumdan ötürü yirin didi. Pes Maèrÿf başın úaldurdı (15) hevà yüzinden bir úuş geldi Maèrÿfuŋ elinde úondı başcuġazın yiñi arasunda gizledi ùayısı eydür: (16) bu ne úuşdur kim başın gizler ve yüzin göstermez dir. Maèrÿf eydür: Ben Taŋrıdan utanurven bu benden utanur her kim (17) Taŋrıdan utana degil èàlem andan utana dir ùayısı òàcìl oldı ve gitdi. Naúildür kim: Bir gün bevl eyledi (118-a) (1) ve teyemmüm eyledi eyitdiler: Uş Dicle ırmaġı yaúıncaúdur niçün teyemmüm eylersin didiler. Eyitdi: Aŋa degin (2) varınca diri olacaġum bilür misin didi. Ve naúildür kim bir gün şevú aŋa ġàlib oldı öñinde bir (3) direk yaturdı, eline aldı ol úadar silkdi ki direk pàre pàre oldı. Maèrÿf sözleridür: Cömerdlıú (4) nişànı üçdür: Evvel vefàdur òilàfsuz, ikinci èaùàdur suéàlsüz, üçünci şefúatdür minnetsüz. Ve eydür: (5) Ġaflet nişànı oldur kim Óaú TaèÀlÀ anı bir nesneye meşġÿl eyleye kim hìç işine yaramaya ve eydür: EvliyÀ (6) nişànı üçdür: Evvel endìşesi Taŋrı ola ve işleyicek Taŋrıçün işleye ve dölendügi ve úaràr dutduġı (7) Óaúúile ola ve Óaúúuŋ èinàyeti nişànı oldur kim úul üzerine oldur kim èamel úapusın aça ve fàyide söz (8) úapusın yapa ve eydür: èamelsüz uçmaú istemek muóaldür ve Taŋrı emrine muùìè olmadın raómet ummaú cehldür. (9) Ve naúildür kim: Maèrÿf bir gün òoş ùaèàmlar yiridi eyitdiler kim: Bu òoş ùaèàmı neye yirsin? (10) Eyitdi: Ben úonuúven úonuú ne virürlerse anı yir olur didi bir kişi andan diledi. Eyitdi: ÓÀcetüŋ (11) bir kişiden dilegil kim óàcetüŋ bitirmek elinden gele didi ve eyitdi: Şol kişi kim andan saŋa (12) renc ve úayġu ve belà gele óaúìúat bilgil kim şàdlıú ve ràóat daòı andan gelür dir. Serìr-i Saúaùì eydür: (13) Bir gün Maèrÿf baŋa eyitdi kim: Úaçan kim Taŋrıdan óàcet dileyesin eyitgil: İlÀhì Maèrÿf óaúúıçün (14) benüm óàcetüm revà eylegil digil tà óàcetüŋ revà ola didi ve Maèrÿfuŋ muèàmelesi úatında 13

27 şöyle (15) idi kim: Öldüginden ãoŋra BaġdÀd úavmi anuŋ ùopraġına müstecàbü ddaèva ve tiryàú-ı mücerreb dirleridi. (16) Ve her ne óàcet kim anuŋ ùopraġından dileyelerdi úabÿl olurıdı. Maèrÿf öldükden ãoŋra anuŋ (17) ġàyet luùfından ve òulúından ve Àrì dirliginden òalúile dirilüp durur idi. Cühÿdlar ve tersàlar (118-b) (1) ve müsülmànlar çekişdiler her bir millet eyitdi kim: Bu bizdendür. Pes bir mürìd eyitdi: Siz çekişmeŋ ben şeyòümden (2) şöyle işitdüm idi kim eyitdi: Benüm cinàzem úanúı millet úatında durursa andanven didi. Pes İslÀm úavmi ilerü (3) vardılar cinàze bunlaruŋ úatında durdı ve yoúaru úaldı ve hem sinin daóı anda úazdılar defn eylediler (4) ve naúildür kim bir gün orucıdı. Maèrÿf bir mürìd ile gideridi ikindü úatında gördiler kim bir saúa su gezdürür (5) ve eydüridi Taŋrı yarlıġasun ol kişi kim suyumdan içe dir idi pes Maèrÿf aldı ol sudan içdi. (6) Mürìdler eyitdiler: Niçün orucun sıduŋ? Eyitdi: Saúa duèàsına raġbet eyledüm çünkim dünyeden keçdi (7) düşde gördiler ãordılar kim: Taŋrı senüŋ ile ne úıldı? Eyitdi: Beni saúa duèàsıyla yarlıġadı. Serìr-i Saúaùì eydür: (8) Maèrÿfı düşümde gördüm kim èarş altında vàlih ü óayràn olup durur idi Óaúdan òiùàb oldı: Maèrÿf bizüm (9) èışúumuzdan óayràn olıp durur bizi görmeyince èaúlı geliser degüldür didi. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer (10) Àn nefs-guşte-i mücàhede vàn dil-i zinde-i müşàhede Àn sàlik-i óaøret-i melekÿt Àn şàhid-i èizzet-i ceberÿt (11) Àn noúùa-i là-yeúuùì Serìr-i Saúaùì raómetu llàhi èaleyh imàm-ı taãadduúıdı ve dükeli èulÿm içinde kàmil idi. (12) Ve deryà-yı õikr idi èilmüŋ ve tebànuŋ ùaġıyıdı ve BaġdÀd şehrinde evvel óaúàyıú ve maèrifet söyleyen (13) ol idi ve Óabìb RÀèiyi görmiş idi ve Cüneydüŋ ùayısıyıdı ve çoú meşàyiò yüzin görmişidi ve èiraú (14) şeyòleri anuŋ mürìdleri idi ve ol Maèrÿf-ı Keròì mürìdi idi ve evvel anuŋ BaġdÀd şehrinde dükkànı (15) var idi òurde-fürÿşlıú ider idi ve ol dàyim dükkànına perde aãar idi ve namàza meşġÿlidi ve her gün (16) biŋ rekàt namàz úılurdı bir gün bir kişi geldi LakÀm ùaġından anı ziyàret etmeye ve perdeyi úaldurdı (17) selàm virdi ve eyitdi: LakÀm ùaġından fÿlan yir saŋa selàm degürür. Serìr eyitdi: Ol şehrden niçün (119-a) (1) gitdüŋ? Er oldurur kim úanda olursa óaúdan (2) òàlì olmaya didi ve naúildür kim: Serìr on aúçede buçuú aúçe assı alıvirdi artuú almaz idi bir kez altmış (3) aúçeye bàêàm aldı soŋra úızı oldı dellàl geldi eyitdi: BÀdÀmuŋı ùoúsan aúçeye ãatayın didi eyitdi: (4) Ben èahd eylemişven on aúçede buçuú aúçe alam èahdi niçe sayayın didi. DellÀl eyitdi: Ben daóı eve (5) görmezven kim davaruŋı eksüge virem. Bir gün BaġdÀd şehrine od düşdi hep dükkànlar yandı, Serìr dükkànı (6) yanmadı eyitdi: Ben daóı úonşılaruma muvàfaúat ideyin, didi. DükkÀnın hep dervìşlere üleşdürdi taãavvuf (7) ãÿretin giydi dünyàdan fàriġ oldı, Serìr eydür: Bir gün dükkànumda otururıdum Maèrÿf duèàsı bir yetìm (8) oġlancuú getürdi baŋa geyesi idiver didi. Geyesi idivirdüm baŋa eyitdi: Taŋrı dünyàyı senüŋ göŋlüŋe (9) serd eylesün didi ve saŋa bu göŋül şuġlından feraġatlıú virsün didi. Ben andan girü dünyàdan fàriġ (10) oldum, Maèrÿf duèàsı bereketinde didi anuŋ èibàdeti ve riyàżeti èàlem içinde meşhÿrdur tà óadde (11) kim Cüneyd eyitdi: Ben ùàèata Serìrden meşgÿlraú kişi görmedüm didiyidi. Yıl tamàm pehlÿsin yire úodı (12) ve gice uyumadı ve eydüridi kim nefs benden úırú yıl keşirile balı diledi virmedüm didi ve eydüridi kim günde (13) bir úaç kez gözgüye baúarıdı görürven kim elim günàh şÿmlıġından yüzüm úara oldı mı olmadı mı diyü. Ve naúildür kim: (14) Cüneyd eydür: Bir gün Serìr úatına vardum gördüm kim aġlardı ben eyitdüm: Niçün aġlarsın? Eydür: Bu gice (15) bir oġlan geldi ben eyitdüm: İşbu bardaúı yuúaru úoġıl tà kim ãu ãovısun didüm kim içem, (16) gice düşümde bir óÿri gördüm ben eyitdüm: Sen kimüŋsin? Eyitdi: Ben anuŋven kim ãuyı yuúaru úoyup (17) ãovıtmaz ve sovuú ãu içmez çünkim uyandum bardaġı yire urdum tepredidi. Ve naúildür kim Cüneyd (119-b) (1) eydür: Bir gice mescide vardum bir kişi gördüm kim mescid úapusında durur idi úorúdum. Eyitdi: YÀ Cüneyd benden mi (2) úorúarsın? Ben eyitdüm: Belì. Eyitdi: Taŋrıyı bilürseŋ niçün andan úorúmazsın? Ben eyitdüm: Sen kimsin? Eyitdi: (3) Ben İblìsven. Cüneyd eyitdi: Ben niçe 14

28 úorúmayayın ol kişiden kim ol Taŋrıdan úorúmaya ve Cüneyd eydür (4) İblìse eyitdüm kim: Hìç işbu fuúarà úavmine el urur mısın? Eydür: Yoú. Eyitdüm: Niçün? Eyitdi: Anuŋçün (5) kim ben buları dünyayıla dutarsam Àòirete úaçarlar ve eger Àòiretile dutarsam Taŋrıya úaçarlar ayruú bulara el (6) degürimezin didi ben eyitdüm: YÀ İblìs eylese sen hìç fuúarà ehline diş úoyuramazsın. Eyitdi: meger (7) bir vaútin diş úoyururven didi. Ben eyitdüm: Ne vaútin? Eydür: Şol vaútin ki semàè ideler bunlara gelürven (8) görürven kim bir niçesi Óaú içün semàè ider ve bir niçesi òalú içün ider ol vaútin furãat bilürven didi biz bu geleci (9) içinde iken Serìr mescid içindeyimiş çaġırdı ve eyitdi: FuúarÀ úavmine bunuŋ issi yoúdur yalan söyler bu Taŋrı (10) düşmenidür didi. Cüneyd eydür: Bir gün Serìr ile gideridük bir bölük muòanneålere uġraduú benüm göŋlümden geçdi kim (11) bunlar Óaúúa làyıú iş işleyeler mi didüm. Serìr eydür: Hergiz kimseneyi kendüzüŋden ulu görmegil didi. Naúildür kim: (12) Bir kez semàè arasına girdi meger ol semàè Óaúúa làyıú degülidi bir ÀvÀz işitdi kim eydüridi: UM š2«(13) sš¾ ë*¼«s Xì«Â«o1¼U istiġfàr eyledi aşaġa oturdı. Ve naúildür kim: Bir gün bir dervìş (14) Serìr úatına geldi, Serìr anuŋ öŋine ùaèàm getürdi idi. Serìr eyitdi: Úaç gündür kim ùaèàm yimedüŋ? Eyitdi: Biş gündür kim (15) taèàm yimedüm. Eyitdi: Bu senüŋ açlıġuŋ baòìllıúdandur dervìşlikden degüldür didi, ùonların var (16) aç yürürsin didi. Ve naúildür kim Serìr diledi kim velìlerden birisin göre, pes ittifàú düşdi kim bir ùaġ (17) başında bir velì gördi kim oturur, úatına vardı selàm virdi ol daòı èaleyke sselàm aldı eyitdi: Ne kişisin? (120-a) (1) Eyitdi: ol. Eyitdüm: Ne işlersin? Eyitdi ol. Eyitdüm: Ne yirsin? Eyitdi ol. Eyitdüm: Bu sözden muràduŋ (2) Taŋrı mıdur? Eyitdi: naèamçün Taŋrı adın işitdi naèra urdı càn virdi. Ve naúildür kim Cüneyd eydür: Bir (3) gün Serìr baŋa ãordı kim: Maóabbet nedür? Ben eyitdüm: MurÀúabetdür ve bir niceler eydürler kim: İşÀretdür ve çoú (4) dürlü eydürler didüm. Serìr kendü derisini dutdı çekdi úopardı eyitdi: Anuŋ maóabbeti şarùın nice (5) yirine getüri bilevüz. Bì-òoş oldı düşdi yüzi ay bigi oldı. Ve naúildür kim: Bir kişi otuz yıldur kim bir ayaġı (6) üzerine durup mücàde dartarıdı eyitdiler kim: Bu mertebeyi neyile bulduŋ? Eyitdi: Serìr duèàsıyıla buldum (7) eyitdiler: Nite oldı? Eyitdi: Bir gün anuŋ úapusına vardum ve úapuyı úaúdum meger ol òalvet içinde (8) imiş dilemez imiş kim kimse aŋa zaómet ide. Çaġırdı: Ne kişisin? Eyitdüm kim: ÁşinÀven, ÀşinÀmıssaŋ (9) meşġÿl olduŋ didi ve eyitdi: ÒüdÀvendÀ bunı kendüzisine meşġÿl eyle didi, ol vaútden (10) berü işüm baŋa irişdi didi. Ve naúildür kim: Bir gün Serìr vaèô eydür idi òalìfe òàãekìlerden bir òàãekì (11) dürlü dürlü ùonlar geyüp úullarıla geçeridi eyitdi: Gelüŋ varalum şol kişi ne söyler işidelüm çünkim ol (12) òàãekì irişdi Serìrüŋ diline buyurdı kim: èálem içinde Àdem oġlından żaèìf kimsene olmaya (13) dükeli żaèìflıġıla Taŋrıya èàãì olur didi. ÒÀãekì bu sözi işidicek eyle dut kim bir oú idi (14) anuŋ cànına doúındı şol úadar aġladı kim bì-òÿş oldı pes aġlayu durdı evine vardı, ol gice hìç (15) ùaèàm yimedi ve söz söylemedi yarındası yine yayaò durdı meclise geldi göŋli ġuããalu beŋzi ãaru çün (16) meclis tamàm oldı yine evine vardı yarındası yine vardı. DervìşÀne geymiş ol dünye ùonların (17) çıúarmış çünkim meclis Àòirine irdi durdı Serìr illà yine geldi ve eyitdi: Ol senüŋ sözlerüŋ (120-b) (1) benüm cànuma kàr eyledi ve dünyà gözümden çıúdı. İmdi dilerven kim òalúdan èuzlet eyleyem didi. Serìr elinde tevbe eyledi (2) ve andan durdı yüz ãaóràya döndi gitdi çünkim birúaç gün gitdi. Bir úarı èavrat yüzi yırtılmış Serìr úatına geldi (3) ve eyitdi: İy müsülmànlar imàmı benüm bir oġlancuġum varıdı tàze yigit idi bir gün senüŋ meclisüŋe varmış (4) ve meclisinden çıúıcaú aġlayu aġlayu iŋleyü eve geldi imdi andan berü kim birúaç gündür ġàyib oldı (5) ve bilmezven ki úandadur benüm tedbìrüm eyle didi ol úadar zàrılıú eyledi kim Serìr esirgedi ve eyitdi: Göŋlüŋ (6) òoş dut kim şimdi ol bunda gele didi. Bir demden ãoŋra gördiler Aómed-i ÒÀãekì úapuya geldi 15

29 (7) gördiler kim beŋzi ãararmış gözleri çuúura düşmiş anasına òaber eylediler geldi oġlınuŋ üstine düşdi (8) niçe kim cehd eyledi evine varamadı 4, yüzin ãaóràya dutdı gitdi. Bir yıl beriyyede ġàyib oldı bir gice (9) Serìr evinde otururdı bir kişi geldi úapuyı úaúdı eydür: Beni Aómed viribidi dir ve eyitdi kim: Ben dünyàdan (10) sefer iderven şeyò baŋa gelsün didi. Şeyò durdı gÿristàna vardı Aómedi gördi kim bir gÿròàne içinde (11) yüzin ùopraġa vurmış ve càn óulúumına gelmiş dilin depredür ve eydür kim: qlfš* «c q9l¼ (12) Êu* UF¼«(XXXVII-61) Serìr gördügi sàèat càn virdi. Serìr aġladı döndi girü şehre vardı kim òalúa òaber (13) ide tà defn ideler òalúı gördi kim şehrden çıúmışlar úarşu gelürleridi. Serìr eyitdi: Úança gidersiz? Eyitdiler: (14) Dün gice gökden ün işitdi kim eydür : Her kim velì namàzın úılmaú isterse gÿristàna (15) varsun didi. İmdi bizler anuŋ namàzın úılmaġa varuruz didiler. Dükeli şehr úavmi bir kezden vardılar.(16) Aómedüŋ namàzın úılup defn eylediler. Maúãÿd bu óikàyetden oldur Serìrüŋ naôarı şöyle idi kim: (17) kime kim naôar itse velì olurıdı. Ve naúildür kim: Otuz yıldur kim bir kez el-óamdü li llàh didüm (121-a) (1) otuz yıldan berü istiġfàr iderven kim ol şükri niçün eyledüm ãordılar kim nite eyitdi : Bir kez BaġdÀd şehrine (2) od düşdi dükeli dükkànlar yandı benüm yanmadı geldiler baŋa didiler kim: Senüŋ dükkànuŋ yanmadı úalan dükkànlar hep (3) yandı ben eyitdüm: El-óamdü li llàh imdi úalan müsülmànlardan yig dutdum tamàm anlaruŋ ziyànlarına òoşnÿd oldum (4) şükr eyledüm henÿz ol od otuz yıldan berü içümden çıúmadı ve eyitdi: Iraú oluŋ güç yiter (5) úonşılardan ve aããıcı ve bàzàrcılardan ve èàlim beglerden. Ve eydür: Her kim diler ki anuŋ dìni selàmet (6) ola ve kendüsi ìmìn ola òalúdan èuzlet eylesün kim bu zamàn èuzlet zamànıdur didi ve eyitdi: (7) Her yazuú kim şehvetden óàãıl ola ümìddür kim ol yarlıàanur ve her yazuú kim kibirdendür ve ümìd dutmaya (8) yaramaz kim ol yarlıġana zìrà Ádem atamuzuŋ günàhı şehvetden idi yarlıġandı İblìsüŋ günàhı kibirden (9) idi yarlıġanmadı ve eyitdi: Her kim kendü nefsin ögütlemege úuvveti yiterse ayruúları daòı ögütleyü bile ve eydür: (10) Göŋül üç úısımdur: Birisi oldur kim hìç nesne anı yirinden ırmaz ol ùaġa beŋzer ve birisi (11) daòı aġaca beŋzer bitüp durur yil esicek deprenür ve birisi daòı aġaç yapraġına beŋzer kim yil (12) úançarudan eserse aŋa döner. Ve eydür: ÓayÀ ve üns göŋül úapusına gelürler eger zühd ü veraè anda (13) bulurlarsa içerü girür ve eger bulmazlarsa girü dönerler ve eydür: Biş nesne göŋül içinde úaràr dutmaz (14) eger göŋül içinde kendülerinden artuú nesne bulurlarsa òavf ve recà ve óayà ve üns ve maóabbet. Ve eyitdi: (15) èárif oldur ki anuŋ yidügi ãayru yidügi bigi ola ve uyúusı úuyruàı örü soúmış kişi uyúusı (16) gibi ola ve dirligi ġarú olmış kişi gibi ola ve ÓÀú TaèÀlÀ eydür: Úulum úaçan sen beni çoú (17) aŋasın ben saŋa müştàú olurven dir ve eydür: äÿfì güneş ãıfatludur kim dükeli èàleme doúınur (121-b) (1) ve eydür: Yir bir şekildür kim cümle mevcÿdàtuŋ yükin götüre èàrif daòı eyle gerek. Ve eydür: Zühd èalàmeti (2) açlıġa úatlanmaúdur ve setr örtildügine ve yatacaú yir bulduġına şükr eylemekdür. Ve eydür: Her kim òalúa úarışmaġı (3) seve ãıdúı az ola ve eydür: Görklü òulú oldur kim òalúı incitmeye ve òalk anı incitdügin götüre ve eydür: (4) GünÀhı terk eylemek üç nesneden ötürüdür: Evvel ùamu úorúısından, ikinci uçmaú raġbetinden (5) üçünci Taŋrı adından ve eydür: Úul úurtulmaya tà dìni şehveti üzerine iòtiyàr eylemeyince ve helàlüŋ olmaya (6) tà şehvetin dìni üzerine iòtiyàr eylemeyince. Ve naúildür kim şeyò bir gün ãabrdan söz söyleyü dururdı (7) bir úuyruġıörü şeyòi birúaç yirde soúdı ol úuyruġıörüyi kendüzinden gidermezidi eyitdiler: (8) YÀ şeyò úuyruġıörü niçün gidermezsin? Eyitdi: äaburdan söyleyü dururdum Taŋrıdan utandum kim örüyi (9) giderem didi ve münàcàt içinde eydüridi: İlÀhì seni ne diliyle õikr ideyin eger vìëd½ U dimesedüŋ (10) ben hìç õikr itmeyedüm yaènì sen dile sıġmazsın dir. Cüneyd eydür: Serìr eydüridi kim: Ben dilemezven BaġdÀd (11) şehrinde olam. 4 m: varavarmadı. 16

30 Eyitdüm: Niçün? Eyitdi: Anuŋçün kim aŋsuzda yir beni ùaşra bıraġa ve òalúa rüsvà olam diridi. (12) Cüneyd eydür: Serìr ãayruyıdı görmege vardum ve müzevvacesini úaldurdum ve urdum eyitdi: Úo kim od (13) yilden úatı olur didi. Eyitdüm: Nitesin? Eyitdi: v v* bi² ôu½ u*l «b¾ (XVI-75). Eyitdüm: Vaãiyyet eyle (14) Eyitdi: Óaú TaèÀlÀ ãoóbetin úoyıp òalú ãoóbetine meşġÿl olma didi ve càn ısmarladı raómetu llàhi èaleyh (15) ve l-àòer Àn èàlem-i ferè ü vaãl Àn óàkim-i vaãl u faãl Àn sütÿõe-i ricàl Àn rübÿõe-i zü l-celàl (16) Àn taókìúat-ı velì-yi Fetó-i Mÿãilì raómetu llàhi èaleyh meşàyiò ulularından idi ve ãàóib-i himmet idi ve èàlì (17) mertebeye issi idi. Ve mücàhede içinde beràberi yoġıdı ve òalúdanèuzlet eyleyüp durur idi ve òalú anı (122-a) (1) bildügin dilemezidi, bir bölük kilìdleri yanına daúarıdı gören bàzirgàn ãansun diyü kendüzin belüsüz eyleridi, (2) ululardan bir uluya ãordular kim: Fetó-i Mÿãilìnüŋ èilmi var mıdur? diyü. Eyitdi aŋa: Ol èilm tamàmdur kim bu dünyàya (3) şolaka vurup durur didi ve naúildür kim: èabdu llàh-ı CellÀ eydür: Bir gün Serìr-i Saúaùì úatındaydum çünkim dünüŋ yarusı (4) geçdi Serìr duru geldi naèlin geydi kim gide ben eyitdüm: Úança gidersin eyitdi: Fetó-i Mÿãilì úatına giderven (5) çünkim taşra çıúdı BaġdÀd şehri èasesleri Serìri dutdılar zindàna iletdiler çünkim irte oldı (6) anı buyurdılar kim dögeler bir kişi eline aġaç aldı ve elin úaldurdı kim ura eli hevàda úaldı aşaġa inmedi (7) eyitdiler kim: Niçün urmazsın? Eyitdi: Bir pìr úarşumda durur ve eydür kim: Urma. Elüm aşaġa inmez ki vuram (8) dir baúdılar gördiler ol pìr Fetó-i Mÿãilìdür pes Serìri ãalıvirdiler ve naúildür kim bir gün Fetóden ãıdúı (9) ãordılar elin demürci ocaġına soúdı bir pàre úızmış demür çıúardı ol demüri elinde dutdı (10) ve eyitdi: äıdú bu durur didi ve naúildür kim Fetó eydür: Bir gün emìrü l- müéminìn èalì düşümde gördüm eyitdüm: (11) baŋa ögüt vir. Eyitdi: Eger bay iseŋ dervìşlere tevàżuè eyle ve eger yoúsulısaŋ baylara tekebbürlik eyle (12) kim òayırlu olasın didi ve naúildür kim Fetó eydür: Bir gün yàrenlerile oturur idüm bir yigit içerü girdi (13) ve eyitdi: YÀ Fetó sen bilür misin kim ġarìb kişiler óaúúuŋdur eyitdüm: Evet. Eyitdi: İmdi yarın felàn (14) maóalleye gelgil kim ben anda olurven sen beni yuyasın óaúúuma úoyasın didi çıúdı gitdi yarındası (15) durdum ol didügi maóalleye vardum gördüm kim yigit càn sımarlamış, kendü elümile yudum (16) ve namàzın úıldum ve defn eyledüm durdum kim gidem ol yigit sin içinden eydür : ÎX¼eM v¼ ÊU½ u¼ (17) p$ufì ë*¼«bm yaènì eydür: eger benüm Taŋrı úatında menziletüm olursa bunuŋ èivażın saŋa (122-b) (1) idem dir ve naúildür kim Fetó Mÿãilìnüŋ oġlancuúları vardı bişi daòı bir kilìme ãarar (2) yaturdı ve kendü aġlardı ve eydür idi: úorúarven kim bu benüm aġladuġum riyà mıdur ve iòlàã mıdur ve naúildür kim: (3) Bir kez Fetó düşdi bir dırnaġı çıúdı úan revàn oldı. Fetó güleridi eyitdiler: Neye gülersin? Eydür: Bu benüm güldügüm (4) şükür yirine geçer ve eger yüzüm yırtarsam 5 şikàyet gibi olur müzd olmaz didi ve naúildür kim: Bir gün bir kişi (5) Fetóe nesne götürdi eyitdi: Dilimden gelen nesneyi girü döndüricek óaú virdügin reddeylemiş gibi olur didi. (6) äundı bir aúçesin aldı úalanın girü virdi ve naúildür kim Fetó eyitdi: Otuz abdàllarla ãoóbet eyledüm (7) dükelisi baŋa didiler kim òalúa úarışmaġıl ve oġlanıla ãoóbet eylemegil ve ùaèàmdan şol úadar yigil kim aç- (8) lıúdan ölmeyesin ve eyitdi: İy yàrenler ãayrunuŋ ùaèàmın ve suvın keserler ise ölür mi? didi. Eyitdiler: (9) ölür. Fetó eyitdi: Girçek didüŋüz her kim göŋlinden èilmi ve óikmeti ve meşàyiò sözleri keserse ol (10) göŋül ölür ve eyitdi: Maèrifet ehli oldur kim söz söylerse Taŋrıya söyleye ve çün èamel eyleye Taŋrıya (11) eyleye ve çün nesne isteye Taŋrıdan isteye ve her kim dükeli işde Taŋrı iòtiyàr eyleye là-cerim óaú dostlıġı (12) anuŋ úatında berkiye ve eydür: Her kim Taŋrıyı seve Taŋrıdan artuú nesneyi Óaú anuŋ köŋlinden çıúara (13) ve çünkim Fetó dünyadan gitti bir ulu anı düşinde gördi ãordı kim: Taŋrı senüŋile ne úıldı baŋa ãordı (14) ve eyitdi: Niçün bunca aġlarduŋ eyitdüm: GünÀhlarum èözrinden eyitdi: YÀ Fetó 5 m: yırtarsam. 17

31 ben ol firişteye buyurdum (15) idi kim senüŋ yazuúlaruŋ yazaydı her dem aġladuġuŋ gördüm yazma diridüm. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer (16) Àn şeyò-i kebìr Àn imàmı òaùìr Àn zamàn ve Àn rükn-i cihàn Àn velì-yi úubbe-i tevàrì-yi úuùb-ı vaút Aómed-i Òÿrì raómetu llàhi èaleyh (17) yigàne vaút idi ve dükeli èulÿm içinde èàlim idi ve ùarìúat içinde èàlì sözleri varıdı ve óaúàyıú ü daúàyıú (123-a) (1) içinde muèteber idi ve rivàyet ve òadiå içinde muútedàydı ve zamànesi ehli dükeli aŋa rücÿè ider- (2) leridi. Ve ŞÀm ulularından idi ve cümle dillerde maómÿd idi ve dükeli göŋüllerde maóbÿbıdı ve SüleymÀn-ı DÀrÀnì mürìdi (3) idi. Cüneyd anuŋ óaúúında eydüp durur kim: Aómed ŞÀm reyóànıdur dir ve SüfyÀn ile çoú ãoóbet olup dururdı. (4) Ve ol evvel óàlinde èilm oúımaġa meşġÿl idi çoú dürişdi tà èilmi kemàline irürdi. Andan ãoŋra bir gün kitàb- (5) ları hep dirşürdi deŋize bıraúdı ve eyitdi: Şimdiye degin èilme meşġÿl idüm andan girü èamele meşġÿl olayın (6) didi, şimdiye degin úàle meşġÿldüm andan girü óàle meşġÿl olayın didi ve naúildür kim: SüleymÀn-ı DÀrÀnì (7) Aómedüŋ şeyòi idi úavl eyleyüp dururdı kim Aómed hergiz sözine muòàlefet eylemeye bir gün SüleymÀn sözlere (8) ùalup dururdı Aómed eyitdi: Tennÿr yandurmışlar ne buyurursız? Şeyò cevàb virmedi, Aómed bu sözi üç kez (9) eyitdi: Bu kez SüleymÀn eyitdi: Var anda otur didi. Aómed vardı úızmış tennÿra girdi oturdı, bir demden ãoŋra (10) şeyò kendü óàline geldi, Aómedi varuŋ görüŋ didi ol benümle úavl eyleyüp durur sözüne muòàlefet eylemeye şimdi ol tennÿra girüp durur didi. Vardılar gördiler kim Aómed tennÿra girmiş oturur bir úılı göynümemiş. (12) Ve naúildür kim: Aómed bir gice düşinde gördi kim bir görklü yüzlü óÿri geldi úatında oturdı Aómed eyitdi: (13) Ne görklü yüzüŋ var. Óÿri eyitdi: Dün gice sen çalap úorúusından aġladuŋ idi ol yaşı (14) aldılar benüm yüzüme dürtdiler şöyle görklü oldum didi. Aómed sözleridür eydür: Her kim yazuúlarına diliyile tevbe (15) ide ve göŋül ile peşìmàn olsa ol tevbe degüldür dir. Ve eydür: Tevbe oldur kim Taŋrıdan gele yoúsa tevbeye (16) úarşu varmaú ol úadar degüldür ve eydür: Her kim tevbe eyleye ùàèat úopa, ùàèatden zàhidlik úopa, (17) zàhidlikden ãıdú úopa tevekkül úopa, tevekkülden tevóìd úopa, tevóìdden maèrifet úopa, maèrifetden òavf (123-b) (1) úopa ve recà úopa, çünkim bu òaãletler òàsıl ola óaúúa làyıú ola ve eydür kim: Ol Taŋrıya èàrif ola (2) Taŋrıdan úorúar ola ve eydür: RecÀ òavf ehlinüŋ úuvvetidür ve eydür: Her kim göŋül diliŋ ile dünyàya (3) naôar úıla Óaú TaèÀlÀ zühd nÿrın anuŋ gönliŋden gidere ve eydür: Bu dünyà bir mezbele bigidür ve itler (4) dirildügi yirdür her kim aŋa meşgÿl ola itden kemter ola ve eydür: Ere ġafletden yavuzraú nesne (5) yoúdur. PeyġÀmberlere ölüm geç geldi. Taŋrı õikrinden kesilür diyü ve eydür: Taŋrı sevmek Taŋrınun ùàèatin (6) sevmekdür ve eydür: Hìç delìl yoúdur Taŋrıyı bilme[ge...] zirà Taŋrıyı yine Taŋrıyıla bildiler. (7) Her kim òalú beni sevsün diyü ùàèat eyledi irse şirk getürmek gibidür ve her kim Taŋrı beni sevsün diyü (8) ùàèat úıla dilemez kim anuŋ ùàèatüŋ kimse göre raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn sàlik-i revàn pàsbàn-ı (9) dergàh Àn muttaããarrıf-ı ùariúat Àn mütevvekil-i óaúìúat Àn [muó]ibb-i fetvà-yı seciyye-i Aómed-i Òażraviyye raómetu l-làhi èaleyh (10) Òorasan meşàyiòlerinüŋ muèteberi idi ùarìúat ve óaúìkat içinde kàmil idi maèrìfet ü tevóìd içinde (11) èàmil idi. Ve dükeli ùàyife göŋlinde maóbÿb ve maúbÿlidi ve ãaóìb-i teãànìf idi ve anuŋ bigi mürìdi varıdı (12) cümlesi hevà yüzinde uçarlar idi ve seccàdelerin su üstine bıraġup ùàèat úılurlarıdı, evvel ol ÓÀtim-i (13) Aãamm mürìdi idi ve Ebÿ TürÀb ile çoú ãoóbet eylemiş idi ve Ebÿ Óafãı görmişidi. Bir gün Ebÿ Óafãa ãordılar (14) kim: Bu ùàyifede kimi gördüŋ? Eyitdi: Aómed-i Òażraviyyeden yüce himmetlürek ve ãàdıúraú görmedüm didi. (15) Eger olmayadı fütüvvet ve mürüvvet olmayadı. Ve Aómedüŋ ùonları sipàhiler ùonları bigiyidi ve FÀùıma (16) kim anuŋ èavratıyıdı Belò pàdişàhı úızıyıdı bir gün ol úız tevbe eyledi kim Aómedden artuú kişiye varmaya, (17) Aómede kişi viribidi beni al didi Aómed úabÿl itmedi bu kez úız yine òaber viribidi ve eyitdi: İy Aómed ben seni (124-a) (1) yola úıġırıcı ãanurıdum sen òod yol urucuyımışsın didi bu kez bu söz Aómede úopdı úızuŋ 18

32 atasına (2) kişi viribidi. FÀùımayı óelàllıġa diledi atası úızını düzdi teberrük resmince Aómede viribidi çünkim Aómed (3) úatına geldi Aómede dìni içinde yardımcı oldı ve dünyà işini terk eyledi ve èibàdete yavlaú meşġÿl oldı, (4) BÀyezid BestÀmìye ziyàrete vardı FÀùıma daòı bile vardı. Çünkim BÀyezid ãoóbetine irişdiler, FÀùıma (5) niúàbın yüzinden giderdi BÀyezid ile küstàòàne geleciler eyledi Aómed mütaġayyir oldı eyitdi: İy FÀùıma (6) BÀyezìdile küstàòlıú eylemek edeb degüldür didi. FÀùıma eyitdi: Sen baŋa maórem-i ùabièatsın (7) BÀyezid baŋa maórem-i ùarìúatdur didi. Ben senden hevàya irerven ve BÀyezidden Óaúúa irerven didi. BÀyezid (8) benden bì-niyàz ve senüŋ benden óàcetüŋ vardur didi. Bir gün BÀyezidüŋ gözi FÀùımanuŋ eline degdi (9) gördi kim úınalanmışdı BÀyezid eyitdi: YÀ FÀùıma elüŋ niçün úınaludur? FÀùıma: YÀ BÀyezid şimdiye degin (10) elüm úınasın gözetmezidüŋ senüŋile küstàò idüm şimdi elüm úınasın gördüŋ ayruú senüŋile küstàòlıú (11) eylemezven didi. Benüm küstàòlıġum sebebi ol idi kim sen eyitdüŋ idi: Benüm úatumda èavratlarıla dìvàr beràberdür didüŋ (12) idi. BÀyezid òacìl oldı andan ãoŋra Aómed ve FÀùıma yine NişÀbura geldiler. YaóyÀ İbn-i MuèÀõ daòı (13) NişÀbura geldi. Belòe gideridi, Aómed anı úonuúlamaú istedi Faùımaya eyitdi: Buŋa ne úadar nesne gerekdür? (14) FÀùıma eyitdi: Bunca sıġır ve bunca úoyın ve bunca óavıç, bu úadar mÿm ve yigirmi eşek gerek didi. (15) Aómed eyitdi: Eşegi nidersin? Eyitdi: Bunuŋ gibi kişi úonuúlayıcaú maóalle itlerin daòı bile úonuúlamaú gerek didi. (16) Fütüvvet içinde FÀùıma şunuŋ gibi idi kim BÀyezid eydür: Her kim dilerse kim èavrat ùonında er göre (17) FÀùımayı görsün didi. Ve naúildür kim bir velì eydür: Aómedi bir gün gördüm kim altun úaŋlıya 6 binmiş hevà (124-b) (1) yüzinde gideridi ve firiştehler ol úaŋlıyı altun zencìrlerile çekerleridi. Eyitdüm: YÀ Aómed bu mertebeyile úança gider- (2) sin? didüm. Eyitdi: FulÀn èazìze ziyàrete giderin. Ben eyitdüm: Bu mertebe kim senüŋ vardur ol saŋa ziyàrete (3) niçün gelmez? Eyitdi: Ben bu mertebeyi ziyàrete varmaġıla buldum didi eger ol baŋa geleydi bu mertebe anuŋ olayıdı (4) didi. Ve naúildür kim: Bir kez bir dervìş Aómede úonuú oldı ol gice yitmiş mÿm yandurdı eyitdi: Eger (5) Óaúúiçün yandurursaŋ bir mÿm yiter tamàmdur. Aómed eyitdi: Var her úanúısı Óaúú içün degüldür söyindür. (6) Dervìş ol gice ãuyıla ùopraġıla dürişdi birisin söyindürimedi irte olıcaú Aómed ni tdüŋ? didi. (7) Eyitdi: èacebà úaldum didi. Aómed eyitdi: Duru gel èacàyib göresin didi. İkisi duru geldiler bir kiliseye (8) vardılar gördiler kim bir bölük ruhbànlar oturur Aómed daòı geçdi oturdı òÿn getürdiler Aómedüŋ öŋinde (9) úodılar yigil didiler, Aómed eyitdi: Taŋrı dostı Taŋrı düşmeninüŋ ùaèàmın niçe yirüm, didi. RuhbÀnlar (10) eyitdiler: Bize ìmàn èarża úıl. Şeyò öñinde dükeli ìmàn getürdiler ve müsülmàn oldılar ve bunlaruŋ (11) yitmiş òaãımları varıdı anlar daòı müsülmàn oldılar. Aómed ol gice düşinde gördi kim Óaú TaèÀlÀ eydür: (12) YÀ Aómed bizümçün yitmiş mÿm yandurduŋ ve biz daòı senüŋçün yitmiş göŋülde ìmàn (13) nÿrın yandurduú Aómed-i Òażraviyye nÿrlarıdur. Eydür: Her kim dervìşlere òiõmet eyleye Óaú TaèÀlÀ (14) aŋa üç dürlü baòşàyiş vire: Evvel seòàvet ikinci eyü òulú üçünci tevàżuè ve eydür: Her kim (15) dilerse ki Taŋrı anuŋıla ola ol ãıddìúlarile ãoóbet eylesün niçe ÚuréÀn içinde buyurur: «uìu½ (16) sšœub¼«l (IX-119). Ve eydür: Her kim ãabr ide ve ãabr itdügi üzerine ãabr ide ãıddìúlar derecesin (17) bula ve eydür: äabr belà odınuŋ ãuvıdur ve rıżà èàrifler àıõàsıdur ve maèrifet oldur kim Taŋrıyı göŋülile (125-a) (1) sevesin ve dilüŋile õikr idesin ve òalúdan kesilesin. Ve eydür: Maóabbet nişànı oldur kim kendüzi dünyede (2) ġarìb bile gerçi kim úavmi ve òaãmı çoúdur. Ve eydür: Ádeme hìç ġafletden úatı uyúu yoúdur ve şehvetden (3) úatı óicàb yoúdur ve eger ġaflet yoġımıssa şehvet Àrzÿsı olmayadı. Ve eydür: TamÀm úullıú ÀzÀd- (4) lıúdur ve bir kez Aómed úatında bu Àyeti oúıdılar kim: ë*¼«v¼««ë dh (51:50) Eydür: Taŋrıdın yaŋa úaçmaú farìżadur (5) 6 m: èaraba. 19

33 didi. Ve çün Aómed dünyàdan gitdi altmış biŋ aúçe borcı úaldı kim dervìşlere almış yidürmiş imiş (6) nezè óàlinde Óaúúıla münàcàt eyledi eyitdi: İlÀhì çün beni alursın borcum ödeyip al didi, (7) ben borçlularum úatında dutu bigiven didi. Şeyò nezè óàlinde yaturken úapuya bir òˇoca geldi Aómedüŋ (8) borçlıların úıġıruŋ didi. Dükelisi geldiler borcın ödedi andan càn ısmarladı raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer (9) Àn mübàriz-i saffı belà vàn merd-i meydàn-ı èanà Àn ferd-i eyvàn-ı ùaúvà Àn muóaúúıú-ı óaú-ı velì Ebÿ TurÀb-ı (10) Naòşì raómetu llàhi èaleyh velàyet-i bàdiyesinüŋ seyyàhı ve faúr deŋizinüŋ mellàóı idi. Ve meşàyiò ulularından idi. (11) Ve Òorasan ùopraġından idi ve mücàhede ve taúvà içinde Óaúúı åàbit eyleyüp durur ve işàret ü kemàlàt (12) içinde èàlì nefsli ve çoú yıllar baş yastuġa ve arúasın tekyeye úomadı idi. Ve naúildür kim: Óarem (13) içinde bir kez başın secdeye úodı gözine uyúu geldi bir bölük óÿriler geldiler kendülerin şeyòe èarż úıldılar, (14) eyitdiler kim: Bizi úabÿl eyle. Şeyò eyitdi kim: Baŋa şimdi sizüŋ úapuŋuz yoúdur. Óÿriler eyitdiler: YÀ şeyò (15) niçün bizi úabÿl itmezsin? Uçmaú óÿrileri bizüm başumuza úaúalar úabÿl olmaduŋuz diyü. RıõvÀn (16) bunlara cevàb virdi: Yarın şeyò uçmaú içinde òulÿd taòtına otura ol vaútin sizi úabÿl ide (17) didi kim şeyòe úullıú idersiz didi. Ve naúildür kim İbn-i CellÀ eydür: Üç yüz meşàyiò yüzin gördüm Ebÿ TurÀbdan uluraú (125-b) (1) görmedüm didi. İbn-i CellÀ eydür: Bir gün Ebÿ TurÀbı Mekkede gördüm beŋzi görklüyidi ben eyitdüm: ŢaèÀm ne vaútin yidüŋ (2) eyitdi: Kÿfe şehrinde yidümidi didi. Ve naúildür kim: Úaçan kim bir mürìdinde yavuz iş görse mürìdine nesne dimezidi (3) kendüsi tevbe ideridi. Ol daòı bu belàya benüm öçümden düşdi diridi. DeróÀl Óaú TaèÀlÀ ol mürìde (4) ãalàóiyyet rÿzi úılurıdı. Ve naúildür kim: Ebÿ TurÀb bir kez beriyye içinde gideridi göŋli issi etmek (5) ve yumurda Àrzÿladı, ittifaú şöyle düşdi kim yol azdı ve bir kÿye uġradı gördi kim ġalebe iderler çünkim şeyòi (6) gördiler dutdılar bizüm úumaşımuz oġralanup durur didiler sen alduŋ didiler, şeyòe işkence virdiler, iki yüz aġaç (7) vurdılar, aralarında bir kişi Ebÿ TurÀbı gördi bildi ve eyitdi: Buŋa Ebÿ TurÀb dirler meşàyiò ulusıdur niçün (8) bu edebsüzligi buŋa itdüŋüz didi ol úavm peşìmàn oldılar èöõr dilediler teessüf yirleridi ve ayaġına (9) düşüp suçların dilerleridi. Ebÿ TurÀb eyitdi: İy úavm, ben bunça yıldur Àrzÿ ideridüm (10) kim bunuŋ gibi bir òoşluġa irişdüm didi. Ve ol kişi kim şeyòi bildiyidi evine iletdi. Öŋine issi etmekile (11) yumurda getürdi şeyò bunı göricek hàtifden bir ÀvÀz işitdi kim: İy Ebÿ TurÀb b*2 v²u bf q½ (12) yaènì eydür: Yigil diledügüŋi iki yüz aġaç yidügüŋden ãoŋra ve her kez kim Àrzÿ idesin iki yüz aġaç (13) ekġıl andan Àrzÿ eylegil didi. Ve naúildür kim: Bir gün şeyò ÓicÀz beriyyesinde gideridüm dir, bir úapúara yüz- (14) lü Àdem gördüm dir, bir minàreden daòı uzun idi göŋlüm andan ürkdi ben eyitdüm: Dìv misin veyà perì (15) misin? Eyitdi: Sen daòı müsülmàn mısın veyà kàfir misin? Eyitdüm: MüsülmÀnum. Eyitdi: Taŋrıdan artuú (16) kişiden úorúmayaduŋ didi ve ġàyib oldı. Ve naúildür kim: Ebÿ TurÀb eydür: Bir kez yàrenlerile Kaèbeye giderleridi. (17) Beriyye içinde yàrenleri eyitdi: YÀ şeyò yavlaú susaduú. Şeyò bir kez ayaġın yire úaúdı bir büyük bıŋar çıúdı. (126-a) (1) YÀrenler eyitdi: Bir úap daòı olsa. Şeyò elin ãundı yirden bir sırça maşraba çıúardı bunlara virdi, su içdiler (2) maşrabayı Kaèbeye degin bile iletdiler. Ebÿ TurÀb sözleridür eydür: Üç nesneyi seversiz üçi daòı sizüŋ (3) degüldür. Evvel cànı seversiz càn Taŋrınuŋdur, ikinci màlı seversiz màl vereåelerüñdür, üçünci dünyàyı (4) seversiz, ãoŋ üçi elüŋüzden alırlar didi ve eydür: İki nesne istersiz ele girmez: ŞÀdlıú ve raóàt. (5) Bu ikisi uçmaúda ele girür ancaú. Ve eydür: On yidi dereceye irişmeyince Óaúúa irişmeyesiz. On yidinüŋ (6) evveli tevekküldür. Tevekkül oldur kim göŋlini Óaúúa baġlaya eger nesne virürse şükr ide ve eger virmezse (7) ãabr ide ve eydür: Uyanuú göŋül oldur kim anuŋ içinde Óaúdan artuú nesne olmaya ve eydür: Fikrü- (8) ŋüzi saúınuŋ kim dükeli nesne fikrden úopar ve eydür: Her kimüŋ kim endìşesi dürüst ola úalan efèàl- (9) leri hep dürüst ola. Óaúìúat baylıú oldur kim óàcetsüz olasın kendü miålüŋden ve óaúìúat (10) yoúsullıú oldur kim muótàc olasın kendü miålüŋe. Ve 20

34 naúildür kim bir kişi şeyòe eyitdi: Hìç óàcetüŋ var (11) mıdur? Eyitdi: Benüm saŋa ve senüŋ miålüŋe óàcetüm yoúdur didi. Ol kişi eyitdi baŋa òoõ óàcetüŋ yoúdur Taŋrıya (12) daòı óàcetüŋ yoú mıdur? dedi. Eyitdi: Ben rıżà maúàmında ràżì olan kişiye óàcet ne işe gelür ve eydür: (13) Faúr oldur kim anuŋ úuvveti ol ola kim bula ve ùonı ol ola kim èavretin örte ve evi ol ola kim başı sıġındura. Ve naúildür kim: Anuŋ ölümi Baãra yazısında oldı. Ol ölicek úatında kimse yoġımış. (15) Çoú yıllardan ãoŋra kim Ebÿ TurÀb şöyle yüzin úıbleye döndürmiş ve èażàsın ùayanmış ve càn (16) virmiş ve úurumış ve bir elinden bardaġın úomaduú ve hìç cànaver anuŋ yöresine yörenmedük. (17) Ve hem óadìå içinde gelüp durur kim velìlerüŋ teni çürimez cànaverler andan úaçarlar ve bunlar ölmezler (126-b) (1) bir evden bir eve girürler raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn çeşm-i ravża-i rıżà Àn noúùa-i Kaèbe-i recà Àn (2) nàùıú-ı óaúàyıú ve Àn vàèiô-i òalàyıú Àn mürìd-i muràd YaóyÀ bin MuèÀõ raómetu llàhi èaleyh laùìf-i rÿzgàr ve 7 (3) ve èacebe görklü òulú ve redd ü şevú ve èışú-ı ġàlib idi. Ve maóabbet ve ùarìúatüŋ maèdeni idi. Ve èàlì-himmet (4) idi ve dergàha küstàòıdı ve anuŋ vaèôın işidene úoparıdı ve aŋa YaóyÀ VÀèiô dirleridi ve èilm ü èamel (5) içinde úadem berkitmişdi ve óaúàyıúa ve mücàhedeye ve müşàhedeye mànendi yoġıdı. Ve ãàóib-i taãnìf idi (6) ve sözleri mevzÿn idi ve nefesi mübàrek ve kerem idi. Ve meşàyiòler eydüp durur kim óaú sözlü kişi isterlerse (7) YaóyÀ bin MuèÀõdur dirleridi ve meşàyiòler eydür kim: İki YaóyÀ vardur birisi peyġàmberdür ve birisi velì- (8) dür. YaóyÀ peyġàmber peyġàmberlerüŋ güzìdesi idi ve YaóyÀ bin MuèÀõ daòı velìlerüŋ güzìdesi idi. Evvel (9) kişi kim òalìfelerden ãoŋra minbere aġdı ulıdı. Ve naúildür kim YaóyÀ bir gün minbere çıúdı dört (10) yüz kişi anda óàżır idi birez dört yaŋa baúdı vaèô eylemedi minberden girü indi ve eyitdi kim: Ben (11) minbere bir kişiden ötürü çıúdumıdı ol bunda yoúdur didi ve naúildür kim YaóyÀnuŋ bir úarındaşı (12) varıdı. Mekkeye vardı anda mücavir oldıyıdı, YaóyÀ biti yazdı ve eyitdi: Benüm üç dilegüm var üçi daòı (13) óàãıl oldı bir dilegüm daòı úaldı imdi duèà úıl kim ol daòı óàãıl ola didi. Evvel dilegüm olıdı kim óareme (14) gelem, ikinci dilegüm olıdı kim Taŋrı baŋa bir muvàfıú òàdim vereydi elüme girdi, üçünci dilegüm oldur kim seni (15) ölmedin görem inşàéa llah ol daòı miyesser ola didi. Yaóya cevab virdi kim óaremden artuú yirde (16) Taŋrı bulmaġa yaramaz mı? Er oldur kim ne yirde olursa Taŋrıyıla ola gerekise mescidde olsun gerekise kilisede (17) olsun. Ve daòı didüŋ kim: MuvÀfıú hiõmetkàr elüme girdi maòdÿmlıú Óaú ãıfatıdur, òàdimlıú (127-a) (1) úul ãıfatıdur, imdi úul kim óaú ãıfatın isteye firèavnlıúdur didi ve daòı eyitdüŋ kim benüm Àrzÿm sensin (2) eger senüŋ Taŋrıdan òaberüŋ varmıssa óaúúıla şöyle ùolayduŋ kim hìç úardaş saġıcaú yir úalmayaydı (3) eger anı bulduŋ ise beni nidersin? didi ve naúildür kim: Bir kez YaóyÀ bir dostına nàme yazdı eyitdi kim: Bu (4) dünyà bir düşdür ve Àòiret uyanmaúlıúdur ve her kim düşinde görse kim aġlar taèbìri oldur kim (5) güle şàd ola imdi sen dünyà uyúusında aġlaġıl tà Àòiret uyanuúluġında gülesin didi ve naúildür kim: (6) YaóyÀnuŋ bir úızı varıdı anasına eyitdi kim: Baŋa fulàn nesne gerek anası eyitdi: Taŋrıdan dile. (7) Úız eyitdi: Ben utanurven kim nefsümçün nesne dileyem didi ne kimsen virürseŋ yine ol virdügi- (8) dür didi ve naúildür kim: YaóyÀ úardaşıyıla bir kÿy yanından geçeridi úardaşı eyitdi: Ne òoş kÿy olur (9) bu didi. YaóyÀ eyitdi: Bundan yigrek ol kişinüŋ göŋlidür kim bu kÿyden fàriġdür didi (10) ve naúildür kim YaóyÀyı bir gün daèvete úıġırdılar. YaóyÀ yiyesi az yiridi daèvet issi olıcaò ider (11) kim biy diyü eyitdi: ÂU2 ô«v²enô UMš* Ë ÂUFB¼«V²dIÔ pš* yaènì senden ùaèàm (12) getürmek bizden tenümüz arı dutmaú ve naúildür kim: bir kez YaóyÀnuŋ öñinde bir mÿm yandurdılardı (13) yil urdı söyindürdi, YaóyÀ anı gördi aġlamaġa başladı. Eyitdiler: Niçün aġlarsın bu dem yine yanduralum (14) didiler. Eyitdi: Ben anuŋçün aġlamazven ìmàn mÿmların ve tevóìd çeràġların kim göŋüllerde 7 m: ve mükerrer. 21

35 yandurmışlardur (15) eger anı söyindürürlerse biz nidevüz diridi, aġlarıdı ve naúildür kim: Bir gün bir kişi anuŋ (16) úatında eyitdi: Bu dünya melekü l-mevt ile bir óabbeye degmez didi. YaóyÀ eyitdi: Melekü l-mevt olmasaydı (17) bu dünye bir óabbeye degmezidi. Eyitdiler: Nite eyitdi: Melekü l-mevt dostı dosta urur. YaóyÀ eydür: (127-b) (1) Her kim Óaú kullıġını seve dükeli nesne anı seve ve her kimüŋ kim Óaúúıla gözi ve göŋli rÿşen ola dükeli òalú anı görmek ile (2) rÿşen ve eydür: Ol úadar kim sen Óaúdan úorúarsın òalú daòı senden ol úadar úorúar ve eydür: Ol (3) úadar kim Óaúúı seversin Óaú daòı seni ol úadar sever ve her utana Taŋrıdan ùàèat úılduġında Taŋrı (4) daòı utana senden èaõàb idmege ve úatında ve eydür: Úul óayàsı nedemdür ve Taŋrı óayàsı keremdür (5) ve her kim günàh ide dururken Taŋrıdan úorúup ol günàhı terk iderse uçmaú anuŋ maúàmı oldı ve eydür: (6) Eyü èamelden eyü gümàn úopar, yavuz èamelden yavuz gümàn úopar ve eydür: Maġbÿn ol kişi kim kendü güçi yiterken (7) ùàèat úılmaya ve eydür: Yalġuzlıú ãàdıúlar Àrzÿsıdır ve eydür: Üç òaãlet evliyà ãıfatıdur: (8) Evvel her işde Taŋrıya iètimàd eylemek, ikinci Taŋrıdan artuòdan bì-niyàz olmaú, üçünci úanàèat (9) eylemek ve eydür: Eger ölümi bir ùabaúa úoyalar bàzàrda ãatalar idi Àòiretin seven ilk anı alaydı ve eydür: (10) Dünye beglerine úullar ve bedbaòtlar ùaparlar ve Àòiret ehline nìk-baòtlar ve ebràrlar ùapar ve eydür: äàlió kişi (11) oldur kim anda üç dürlü òaãlet ola: Evvel oldur kim baylara naãìóat göziyile baúa óased göziyile (12) baúmaya, ikinci yoúsullara şefúat göziyile kibir göziyile baúmaya, üçünci müsülmànlar èayàllerine ve èavratına (13) ãıyànet göziyile baúa şehvet göziyile baúmaya ve her kim nökeriyile bay ise hemìşe baydur ve her kim kendü (14) kesbiyile baydur hemìşe yoúsuldur ve eyitdi: SübóÀna llàh úul günàh eyler utanmaz Taŋrı görür (15) utanur. Taŋrı eydür: Ol günàh kim seni úorúulu eyleye yigrek severven ol ùàèatden kim seni úor- (16) úusuz eyleye. Ve eydür: Her kim Taŋrıyı dost dutar nefsin düşmen dutar ve eydür: Mü minlik nişànı (17) üçdür: Eger aããı degürmesse ziyàn daòı degürmeye ve eger eylügin söylemezse (128-a) (1) bàrì mesàvisin daòı söylemeye. Ve eydür: Eyledür ol kişi kim ùamu èamelin işleye uçmaú uma. Ve eydür: (2) Bir günàh kim tevbe úılduġından ãoŋra ide ol yavuzdur yitmiş günàhdan tevbeden öñdin ideridi. (3) Eydür: Müémin günàhı úorúuyıla ümìd arasında dilkü gibi kim iki arslan arasında ola eydür: (4) èaceblerüm ol kişi kim ùàèamdan perhìz ider òastalıú úorúusından ve eydür: Taŋrınuŋ keremi (5) ùamu yaratmaúda artuúdur uçmaú yaratduġından anuŋçün kim eger ùamu úorúusı olmayadı kimse (6) ùàèat úılmayaydı eydür: dünyà istièfàl evidür ve Àòiret úorúu yirüdür, úul bu ikisinin arasında (7) müteóayyirdür ùamulıú mı olaven veya uçmaúlıú mı olaven diyi eydür: Bu dünyà evvelden tà Àòirine (8) degin Àòiretüŋ bir sàèati guããasına degmez. Pes eyledür ol kişi kim dükeli èömrini ġuããa içinde (9) geçüre eydür: Bu dünyà şeyùàn dükkànıdur zinhàr ol dükkàndan nesne almaŋ kim yiter girü olur. (10) Ve eydür: Dünye şeyùàn sücisidür her kim ol süciden esriye Àòirinde maòmÿrlıġın zaómetin çeke (11) ve eydür: Dünye bir bezenmiş gelincikdür ve anuŋ eri nefsine uyandur ve eydür: DünyÀ dedikleri sert-à-ser (12) ġuããa ve endìşedür ve Àòiretde èàõabdur ve eydür: Dünye úazanmaú òorlıúdur ve Àòiret úazanmaú (13) èazìzlıúdur. Eyledür ol kişi kim èazìzlıġı úoya òorlıú isteye ve eydür: èáúillerüŋ dünyà istedügi (14) càhillerüŋ dünyà terk itdüginden yigrekdür ve eydür: İy dünyà ehli sizüŋ saràylaruŋuz, úaãır (15) ve köşklerüŋüz òüsrevìdür ve tekebbürligüŋüz èàdidür ve màluŋuz ÚÀrÿnìdür ve sıġınacaŋuz (16) Nemrÿdì ve firèavnìdür, ortaŋuzda bir Aómedì olsa n ola ve eydür: Dünye isteyici maèãiyet (17) òorlıġı içindedür ve Àòiret isteyici ùàèat èazìzlıġındadur ve Taŋrı isteyici hemìşe (128-b) (1) rÿóu ràóat içindedür ve her kimüŋ kim tevekküli eksükdür dìni daòı eksükdür ve eydür: Her kim saŋa (2) tekebbürlik ider màlile sen daòı aŋa tekebbürlik eylemek tevàżuèdur. Ve eydür: Mürìde üç nesne gerek (3) sıġınacaú úadarınca ev ve kifàyet úadarınca dünyàlık ve bir pìşe kim andan yiye illà anuŋ evi òalvet ve kifàyet (4) tevekkül pìşesi ùàèat olsa daòı yigrekdür ve 22

36 eydür: Úaçan kim mürìd yiyesi çoú yiye firişte- (5) ler anuŋçün aġlaşurlar ve eydür: Her kim çoú yiye tìz ola kim şehvet odına yana ve eydür: Ádem (6) oġlınuŋ teninde biŋ endàm vardur şerden, ol endàmlar dükeli şeyùàn elindedür úaçan kim Àde- (7) müŋ karnı aç ola endàmları elinden ãalı virür ve eydür: Açlıú bir ùàèamdur kim Taŋrı òàãları (8) andan ùoúdur eydür: Açlıú bir çeridür kim şeyùàn çerisin sır ve úor ve eydür: Mürìde riyà- (9) żetdür nàyibe tecribedür ve zàhidlere siyàsetdür ve eydür: Taŋrıya sıġınurven ol zàhidlerden (10) kim baylar taèàmı ile mièdeleri ùolu ola ve eydür: ZÀhid ve müştàú ve vàãıl muèàlecesi tevekküldür ve eydür: (11) Çün gördük kim az èamel ile işàret ider bil kim ol varıàdur ve çün gördük kim er Àyetile işàret (12) ider bil kim anuŋ ùarìúi abdàllar ùarìúidür ve çün gördük kim erüŋ işàreti èàlìdür (13) bil kim anuŋ ùarìúi maóabbet ùarìúidür ve çün gördük kim er õikre meşgÿldür belkim ol èàrifler (14) ùarìúidür ve eydür: Erüŋ göŋli Àòirete üç yirde meyl ider; mescidde ve òalvetde ve gÿristanda. (15) Ve eydür: Mürìd kimüŋile otura? Eydür: Bir kişi ile otura kim aŋı Taŋrı õikrinden yıġmaya eydür: Bir òardal (16) dànesince dostlıú yigrekdür yitmiş yıllık èibàdetden kim dostsuzlıú ola eydür: èamellere muótàc- (17) dur üç òaãlete èilm ve niyet ve iòlàãa ve eydür ìman üç nesnedür: òavf ve recà ve maóabbetdür. (129-a) (1) Güç götürmekdür tà çalap rıżàsı óàãıl ola ve uçmaġa làyıú ola eydür: èárif oldur kim hìç Çalap (2) õikrinden aruú nesne sevmeye ve eyitdi: Òavf bir aġaçdur kim anuŋ yimişi tażarruèdur ve günàh- (3) lardan yıġlınmaúdur ve ùàliblerüŋ yücerek menzili òavfdur ve vàãıllaruŋ yücerek menzili (4) óayàdur ve eydür: Her nesnenüŋ bezegi vardur èibàdet bezegi òavfdur. Ve òavf oldur kim endìşe- (5) si úısa ola ve şevú nişànı oldur kim endàmların şehvetden yıġasın ve eydür: ŢÀèat Taŋrı (6) òazìnesidür anuŋ kilìdi duèàdur ve tevóìd nÿrdur ve şirk nàrdur tevóìd nÿrı müé- (7) minüŋ yazuġın köyindürür kül eyler. Eydür: Zühd üç óarfdür È dür vn dür «œ dur (8) È dünye zinetin terk eylemekdür, vn hevàyı terk eylemekdür, «œ dünyàyı terk eylemekdür. ZÀhid (9) oldur dünyàyı terk eylemeye óarìã ola ùaleb eylemekden. Ve eydür: Fevt olmaú ölümden daòı (10) úatıraúdur ölüm òalúdan kesilmekdür. Ve eydür: Endìşe eylemedin söz söyleye peşìmàn ola (11) her kim sözi endìşe idüp söyleye selàmet ola. Ve eydür: Naãÿó tevbesinüŋ nişànı üçdür: (12) Evvel az yimekdür oruçdan ötürü ve az uyumaúdur, namàzdan ötürü ve az söylemekdür (13) Taŋrı õikrinden ötürü ve eydür: Taŋrınuŋ èafvı dükeli günàhları yur, òoõ anuŋ rıżàsı nite (14) ola ve ãordılar kim: Er tevekküle neyile irer ol eyitdi: Ol vaútin vekìlligin Taŋrıya vire. (15) Eyitdiler: Zühd içinde åàbit-úadem kimdür? Eyitdi: Kimüŋ kim yaúìni artuú ola. Eyitdiler: Maóabbet (16) nişànı nedür? Eyitdi ol kim: Eylük ile artmaya ve cefàyıla eksilmeye, berikü andan ögüt istedi eyitdi: (17) ãabr it evvel ben kendümi ögütleyeyin eger ögüt dutarsam saŋa daòı ögüt virem didi. Eyitdiler: Bir bölük (129-b) (1) úavm senüŋ ġaybetüŋ söylerler eyitdi: Eger Taŋrı beni yarlıġarsa anlaruŋ sözinüŋ baŋa hìç ziyànı yoúdur, (2) eger yarlıġamazsa andan daòı yiterven bunlar söyler ve münàcàt içinde aydurıdı: İlÀhì benüm ümìdüm (3) saŋa yazuúluyiken yigrekdür andan kim yazuúsuz ola anuŋçün kim èafv u kerem ümìdi vardur ve yaz- (4) uúsuzlıúda ġarralıú vardur, ilàhì senüŋ luùfuŋdan ve keremüŋden idi. MusÀyıla Harÿna eyitdüŋ: Firèavna (5) yumşaú söyleŋ didüŋ kim ol v* ô«rj Uì«diridi. Eyitdi: Senüŋ luùfuŋ ve keremüŋ (6) v* ô«vš U1¾ diyenile ne ola diridi. İlÀhì benüm ümìdüm senüŋ keremüŋe úalıp durur yoúsa (7) benüm yüzüm úaralıġı çoúdur. İlÀhì dünye içinde bir eski kilìmüm var anı daòı kim dilerse dirìġ itmeyeven (8) ve sen kim bunca èàlem raómetin ùoludur bu bì-çàre bozuúlu úullardan niçe dirìġ dutasın óàşà (9) senüŋ luùfuŋdan ve keremüŋden bizi maórÿm idesin. İlÀhì sen diyüp durursun bir eylügüŋe on (10) eylük virem, imdi senüŋ tevfìúüŋ birle ìmàndan yigrek eylük yoúdur ve senüŋ dìdàruŋdan (11) ulu èaùà yoúdur, ilàhì dìdàruŋdan maórÿm eylemegil, ilàhì dünyede ne virürseŋ kàfirlere virgil ve Àòiretde (12) daòı baŋa ne virürseŋ mü minlere baŋa senüŋ dünyàda õikrüŋ ve Àòiretde dìdàruŋ gerek, ilàhì 23

37 benüm (13)èamelümden ötürü senden úorúarven ve senüŋ fażluŋdan ötürü ümìd dutarven, imdi senüŋ (14) fażluŋı benden dirìġ dutmaġıl, yavuz èamelümden ötürü baŋa èitàb eylemegil kim ben èayıbluven (15) eski èayıblu issinüŋdür. İlÀhì senden úorúarven zìrà úulven ve saŋa ümìd dutarven zìrà òüdàvend- (16) sin ilàhì eger yarınġı gün baŋa eydürlerse ne getürdüŋ? Eydürven kim: Ben dünyà yazuúlarına bulaşmışven òecàlet (17) ve taúãìrlıúdan artuú ne getürem. Ve naúildür kim: YaóyÀnuŋ şehri içinde yüz biŋ direm borcı varıdı. (130-a) (1) Hep dervìşlere ve ãÿfìlere yidürüp durur idi. Ve alımluları taúàżà iderleridi ve anuŋ sebebinden göŋli meşġÿlidi. Bir gice düşinde peyġàmberi gördi kim eyitdi: Ey YaóyÀ sen göŋlüŋi ùar dutmaġıl durġıl Òorasana varġıl, ol yüz biŋ aúçe borcuŋdan ötürü üç yüz biŋ aúçe úoyup dururlar didi. (4) Eyitdüm: YÀ Resÿla llàh ol ne kişidür? Eyitdi: Nitekim senüŋ düşüŋe girdüm sen anda varıcaú (5) anuŋ düşine daòı girem didi. Çünkim YaóyÀ uyúudan uyandı durdı NişÀbura geldi ve minbere çıúdı (6) vaèô eyledi vaèôdan ãoŋra eyitdi: İy NişÀbur úavmi ben bunda peyġàmber işàretiyile geldüm, düşümde (7) baŋa eyitdi kim: Senüŋ yüz biŋ dirhem borcuŋı bir kişi ödeyüvire didi ol úavmden bir kişi eyitdi: (8) Ben úırú biŋ dirhem virem didi. YaóyÀ eyitdi: PeyġÀmber sözi òilàf olmaya bir kişi vire didi, anda borcı (9) ödenmedi durdı. Hìre şehrine vardı minbere çıúdı vaèô eyledi, vaèô arasında borcum baŋa óicàb (10) olur yoúsa daòı òoş vaèô ideydüm didi. Bir gice peyġàmberi düşümde gördüm baŋa eyitdi: Senüŋ borcuŋı (11) bir kişi ödeyüvire didiyidi çünkim bu sözi didi Hìre pàdişàhı úızı anda óàżır idi eyitdi: YaóyÀ ol gice (12) kim peyġàmber senüŋ düşüŋe girdi benüm daòı düşüme girdiyidi ben eyitdüm: YÀ Resÿla llàh ben aŋa varayın (13) didüm. Eyitdi: Ol sana gele didi ben saŋa muntaôir idüm kendü helàl màlumdan senüŋçün üç yüz (14) biŋ dirhem gizledümidi, getürdi YaóyÀya virdi. Eyitdi: Benüm senüŋ katuŋda bir óàcetüm vardur gerek kim (15) ol óàcetüm revà idesiz didi. YaóyÀ eyitdi: Ne óàcetüŋ vardur? Eyitdi: Dilerven kim üç güne degin (16) vaèô idesin. YaóyÀ anda üç gün vaèô eyitdi, evvelki gün on kişi càn virdi, ikinci gün (17) yigirmi biş kişi càn virdi, üçünci gün úırú kişi càn virdi, dördinci gün YaóyÀ Hìre şehrinden (130-b) (1) çıúdı deve yüki màl bilesinde ve oġlı daòı bileydi. Oġlını şeyùàn yoldan çıúardı. Eyitdi: İy atam (2) bu màlı iletür, borçlularına virür, úalanın hep miskìnlere üleşdürür didi. YaóyÀ çünkim (3) telaùùüf maúàmına irişdi, gice anda yatdı seóer vaútinde namàz úılup baş secdeye úoyıp dururdı, (4) oġlı bir taş götürdi atası başına urdı càn semirildi, götürdiler anı NişÀbÿra getürdiler Muèammara (5) gÿristànında defn eylediler, raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn tìr-i çeşm-i baãìret ve Àn şeh-bàz-ı (6) ùarìúat Àn ãıdú-ı maèrifet vàn muòlaã-ı bìnihàyet Àn nÿr-ı çeràġ-ı revóànì ŞÀh ŞucÀè-ı KirmÀnì raómetu llàhi èaleyh (7)èahd ulularından idi ve rÿzigàr muóteşimlerinden idi ve óaúìúat ü ùarìúat èayàrlarından idi (8) ve yavlaú zìrek ve firàset issi idi ve çoú taãnìfleri varıdı ve pàdişàh-zàdidi ve bir kitàb (9) düzmiş idi MirÀtü l-óükemà ad úoymışıdı ve çoú meşàyiò yüzi görmüş idi ve YaóyÀ Bin MuèÀõ ve Ebÿ (10) TurÀb ile ãohbet eylemişidi ve ol sipàhiler geyecegin geyüridi ve òırúa geymezidi, NişÀbura geldi. (11) Ebÿ Óafã gibi kişi èaôamet ile aŋa úarşu vardı, eyitdi: U¾F¼«v X¾*¹ U U¾I¼«v b2ë (12) yaènì úaftàn altında buldum kilìm altında istedügümi didi ne naúildür kim: ŞÀó ŞucÀè úırú yıl hergiz (13) uyumadı uyúusı gelicek gözlerine ùuz úoyarıdı, gözlerinden úan revàn olurıdı, úırú yıldan (14) soŋra bir kez uyudı, Óaú TaèÀlÀ óażretin düşinde gördi ve eyitdi: İy BÀr ÒudÀyÀ seni uyúusuzlıúda (15) isteridüm uyúu içinde buldum didi, eyitdi: İy ŞÀh ŞucÀè ol uyúusuzlıú bereketindedür kim uyúu (16) içinde gördük didi. Andan yatur uyur oldı tà ol kim yine ol düşi görem diyü ve naúildür kim: (17) ŞÀh ŞucÀè KirmÀninüŋ bir oġlı varıdı, göksinde yaşıl yazuyıla AllÀh yazılup dururdı çünkim büyidi (131-a) (1) yigit oldı, yigitlik hevesi aŋa ġàlib oldı, temàşàya ve õevúe meşġÿl oldı ve rebàb çalmaġa heves (2) eyledi ÀvÀzı laùìf idi rebàb çalarıdı eydüridi: Aġlarıdı bir gice òaràbàtdan çıúdı irleyü ve rebàb (3) çala gideridi. Bir kişi aŋa eyitdi: Henÿz tevbe 24

38 vaúti olmadı mı? didi TÀŋrıdan hidàyet irişüp dururdı (4) bu söz aŋa eåer eyledi ùonın yırtdı ve rebàbı sıdı ve ġusl eyledi ve bir eve girdi úırú gün (5) nesne yimedi ve içmedi úırú günden soŋra çilleden çıúdı atası eytidi: Ne kim baŋa úırú yıl içinde (6) óàãıl oldı idi buŋa úırú günde óàãıl oldı didi ve naúildür kim: Şeyhüŋ bir úızı varıdı, (7) KirmÀn pàdişàhı diledi, şeyò baŋa üç gün mühlet vir dedi andan cevàb virem dedi şeyò duru (8) geldi, mescidlere ve òàneúàhlara vardı, gezer idi tà kim bir dervìş birle úızın aŋa vire, üçünci gün (9) bir yigit buldı kim mescid içinde namàz úılurıdı, şeyò ãabr eyledi tà ol yigit namàzdan fàriġ (10) oldı, şeyò eyitdi: Ey oġul hìç evüŋ var mıdur? Yigit eyitdi: Yoú. Eyitdi: Hìç úız alur mısın? (11) Eyitdi: Baŋa úız kim vire kim dünyàlıkda üç aúçem vardur ancaú didi. Eyitdi: Üç aúçeyi birisin etmege (12) vir ve birisin ata vir ve birisin havınça vir, didi. Şoloú sàèat úızın aŋa virdi hem ol gice (13) teslìm úıldı, Şeyò úızı çünkim yigit úatına girdi gördi kim bir bardaú üstinde bir pàre úuru etmek durur (14) úız ãordı kim: Bu ne etmekdür? Eyitdi: Geçen geceden úaldı idi úız eyitdi: Dün rızú viren Taŋrı bugün (15) virmeye mi didi kim etmegi yarına gizledüŋ? Atam baŋa eyitdi idi kim seni bir tevekkül ehline virem. Bir kişiye virdi kim (16) rızú içün Taŋrısından utanmazımış didi. ŞÀh ŞucÀè KirmÀnì sözleridür eydür: èálimlerüŋ càhil (17) üzerine fażlı vardur, úaçan kim kendülerin görmeyeler, kendüzin görür èàlim mertebesi kendüzin görmez càhilden kemterdür. (131-b) (1) Ve eydür: VilÀyet ehlinüŋ daòı vilàyeti vardur màdàmki kendüzin görmeye ve úaçan kim velì kendüzin (2) göre ve kendüyi ÀşikÀre eyleye vilàyeti gider úalmaz ve eydür: Faúr daòı bir sırdur Óaú sırlarından. Dervìş (3) úatında emànetdür ve úaçan kim dervìş ol sırrı ÀşikÀre ide òiyànet eylemiş olur faúr andan gider (4) ve eydür: äıdú èalàmeti üçdür: Evvel oldur kim dünyànuŋ úıymeti anuŋ úatında ùopraú úadarınca (5) olmaya yaènì altunı ve gümişi ùopraú yirine duta, ikinci oldur kim òalúuŋ ögdigi ve sögdügi (6) anuŋ úatında beràber ola, ne ögdüklerine sevine ve ne sövdüklerine yirine, üçünci oldur kim şehvet (7) içinden çıúara ve açlıġıla òoşnÿd ve şàd ola nitekim dünye ehli ùoúluġa şàddur ve òavf (8) èalàmeti daòı oldur kim Taŋrı úullıġına taúãìrlıú itdüginden úorúa durur ola ve recà nişànı (9) oldur kim yazuúluven diyüp Çalap raómetinden ümìd kesmeye ve ãabr nişànı daòı üçdür: Evvel (10) Taŋrınuŋ úażàsına ràżì ola, ikinci óàlinden kimseneye şikàyet itmeye, üçünci niyetin ùoġru (11) duta ve gökçek òulú oldur kim kendü zaómeti òalúdan kese ve òalú zaómetin götüre ve eydür: (12) Her kim óaràmdan gözin saúına ve tenin şehvetden saúına ve bàùını maèmÿr duta, ol kişiye şeyùàn (13) kàr úılmaya ve naúildür kim: Bir gün yàrenlerine didi yalan söylemek ve òiyànetliú eylemek ve ġaybet (14) söylemek, bàúì ne gerekise idüñ, didi. Bir kez aŋa ãordılar kim: Nite geçersin? Eyitdi: Ol kişinüŋ kim (15) úanadın úuş úanatları gibi úırmış olalar ve oda biryàn eylemiş olalar ne óàcetdür kim anı (16) ãoralar ve naúildür kim: ÒºÀce èalì SütürgÀnì, ŞÀh ŞucÀè KirmÀnì türbesine geldi ziyàret eyledi, etmek (17) ulaşdurdı, bu kez mescide girdi ve öñine ùaèàm úodı ve eyitdi: İlÀhì bir úonuú virip kim bu ùaèàmı yiyeyin (132-a) (1) didi. NÀgÀh bir it geldi òoca èalì ite óıò didi úovdı, ŞÀh ŞucÀè türbesinden bir ÀvÀz işitdi kim (2) eydür: İy ÒºÀce èalì Taŋrıdan úonuú dileridüŋ úapuya geldi niçün úovduŋ? èalì deróàl duru geldi (3) úapudan çıúdı çevre yaŋa ol iti maóallelerde istedi, bir bucaúda buldı, gördi kim yetrü ol yidügi (4) aşı götürdi it öŋine úodı. Ol it aşa hìç naôar eylemedi, Òoca èalì òacìl oldı, (5) úaftànların çıúardı inãàfa geçdi. İt eyitdi: İy Òoca èali eger ŞÀh ŞucÀè óürmeti olmayadı (6) göredüŋ kim ne işlere uġrarıduŋ didi ve ġàyib oldı, raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn ol muètekif i (7) óażret dàyim ol r²ô ë u¼ Êu U ²ôË X0 ol ÀfitÀb-i nihànì Àn der ôulmet-i Àb-ı (8) zindegànì Àn şàh-ı bàz-ı kevneyn úuùb-ı vaút Yusÿf-ı Hüseyn raómetu llàhi èaleyh ulu meşàyìòlerden (9) idi ve evliyàlar muúaddimi idi ve èàlimler mükerremi idi ve cümle èulÿm içinde ÀrÀste idi ve çoú (10) meşàyìòler yüzin görmişidi. Ve Ebÿ TurÀbile ãoóbet idüp durur idi. Saèìd ÒarrÀz yàrenle- (11) rinden idi ve Õe n-nÿnı Mıãrì mürìdi idi ve çoú yaşamışıdı ve riyàzet ve mücàhede 25

39 içinde ġàyetidi. (12) Ve anuŋ evveli óàlinde tevbesi sebebi olıdı kim bir gün ol èarab úabìlesine vardı idi. èarab (13) beginüŋ úızı anı gördi, èàşıú oldı yavlaú ãàóibcemàlidi. Bir gice ol úız furãat buldı durdı, (14) Yÿsuf úatına geldi, Yÿsuf anı göricek ditredi ve Taŋrıdan úorúdı durdı. Andan gitdi bir ayruú (15) úabìleye vardı. Bir gice başın dizine úoyup durur idi uyúu aldı. Düşinde gördi kim bir òÿb maúàm, (16) çevresi çayır ve çemen orta yire bir taòt kurmışlar ol taòtuŋ üstinde bir pàdişàh oturmışıdı. (17) Ve yaşıl ùonlular ol taòtuŋ yöresinde otururlarıdı. Yÿsuf-ı Hüseyn bunlaruŋ úatına vardı ve sordı kim: (132-b) (1) Siz kimlersiz? Eyitdiler: Bu taòt üstinde oturan Yÿsuf peyġàmberdür ve bu duranlar firiştelerdür, Yÿsuf-ı Hüseyine (2) giderler kim varalar anı göreler ziyàret ideler. Ben eyitdüm: Ben kim olam kim baŋa ziyàrete geleler didüm agladum (3) Yÿsuf peyġàmber èaleyhi s-selàm taòtından indi, úuçdı ve elüm aldı taòtına geçürdi ben eyitdüm: İy Taŋrı peyġàmberi ben kim olam kim benümle bu luùfları idersin? didüm. Şol sàèat kim ol pàdişàh úızı kendüzin saŋa cilve eyledi ve sen Taŋrıdan úorúduŋ anı terk eyledüŋ, Óaú TaèÀlÀ baŋa eyitdi: Baú yà Yÿsuf sen şol Yÿsufsın ki ZelìòÀ saŋa úaãd eyledi tà ki dilegin viresin, benden úorúduŋ ZelìòÀyı (7) terk eyledüŋ là-cerim seni üründü peyġàmberlerden úıldum, Yÿsuf Hüseyn daòı èarab pà[d]işàhı úızın terk eyledi (8) ve anuŋ rıżàsın úodı benüm rıżàmı istedi imdi benüm èizzetüm óaúúıçün ben daòı anı üründü velìlerden (9) úılam didi ve daòı eyitdi: Her zamànda bir úuùub olur bu zamànuŋ úuùbı Õe n-nÿn-ı Mıãrìdür anuŋ (10) úatına varġıl. Taŋrı şöyle buyurdı didi: Yÿsuf çün uyúudan uyandı şevúı ve zevúı ġàlib oldı (11) durdı. Mıãra vardı kim andan ismü l-aèôam ögrene çünkim Õe n-nÿn mescidine irdi, Õe n-nÿnı gördi selàm virdi. (12) Õe n-nÿn selàmın aldı geçdi bir bucaúda oturdı. Bir yıl anda durdı ùàèat eyledi, zehresi yoġıdı kim (13) Õe n-nÿna bir geleci ideydi. Bir yıldan ãoŋra Õe n-nÿn eyitdi: Bu ne yigitdür? Eyitdiler: RÀy iúlìminden geldi bir yıl (14) yine oturdı èibàdete meşġÿl oldı. Bir yıldan ãoŋra Õe n-nÿn eyitdi: Bu yigit ne ylemege geldi? Eyitdiler: Şeyòe (15) ziyàrete geldi. Bir yıl yine geçdi bu kez Õe n-nÿn eyitdi: Bu yigidüŋ ne óàceti vardur? Yÿsuf eyitdi: (16) ÓÀcetüm ismü l-aèôamdur kim baŋa ögrediviresin didi. Bir yıl yine geçdi hìç cevàb virmedi bir yıldan ãoŋra (17) bir çanaġuŋ üstin örtdi ve berk azġın baġladı Yÿsuf eline virdi. Eyitdi: Nìl ırmaġını geçgil bu çanaġı (133-a) (1) fulàn şeyòe virgil didi ve ol saŋa ne kim dirise anı yàd dutġıl didi. Yÿsuf çanaġı aldı Nìl ırmaġı úatına (2) geldi çanaġ içinde nesne deprenür idi èaceb nedür deyü çanaú aġzın açdı içinde bir sıçan varımış (3) çıúdı úaçdı. Yÿsuf müteóayyir úaldı göŋlinde eyitdi: èaceb yine Õe n-nÿn úatına mı varayın veyà şeyòe mi (4) varayın didi. ÓÀliyÀ Õe n-nÿn buyurduġı yire degin varayın didi. Nìl ırmaġını geçdi şeyò ùapusına vardı (5) selàm virdi boş çanaġı öŋinde úodı şeyò anı gördi tebessüm eyledi eyitdi: Meger sen Õe n-nÿndan ismü l-aèôam (6) istedüŋ ve ol senüŋ ãabursuzluġuŋ gördi sıçanı saŋa virdi. Sen bir sıçan ãaúlayumaduŋ ismü l-aèôam (7) niçe ãaúlayasıŋ didügi olur. Yÿsuf óàcil oldı girü döndi Õe n-nÿna geldi. Õe n-nÿn eyitdi: Dün (8) gice Taŋrıdan yidi kez destÿr diledüm kim saŋa ismü l-aèôam ögredem henÿz vaúti olmadı mı? didi. (9) İmdi yirne durġıl kendü vilàyetüŋe varġıl ãabr eylegil destÿr olınca didi. Yÿsuf eyitdi: BÀrì baŋa ögüt (10) vergil, Õe n-nÿn eyitdi: Üç ögüt virürven birisi ulu ve birisi miyàne ve birisi kiçidür didi ammà ulu (11) ögüt oldur kim: Ne kim yazduŋ ve oúıduŋ yuyġıl gidergil kim óicàbdan úurtılasın didi eyitdi: Bunı (12) idemeyeven, miyàne ögüdüm oldur kim: Bini unıdasın ve benüm adumı kimseye dimeyesin ve eyitmeyesin kim benüm (13) şeyòüm iş böyledür ve şöyledür zìrà kendüzüŋi almış olasın eyitdi. Bunı daòı idemeyem. Ve kiçi (14) ögüdüm oldur kim: Òalúa naãìóat viresin ve haúúa daèvet úılasın eyitdi: İnşÀéa llah buŋı ide- (15) bilem yine durdı, RÀy şehrine geldi ve anuŋ aãlı uluyıdı. RÀy úavmi küllì aŋa yüz dutdılar, çoú meclisler (16) eylediler ve òalúa naãìòat virürdi bir nice úavm anuŋıla müddeèì oldılar, meclisine kimse gelmez oldı. (17) Bir gün geldi gördi kim meclisine kimse gelmedük, girü dönmek istedi bir úarı eyitdi: Sen Õe n- 26

40 nÿn ile bu úaville mi (133-b) (1) eyledüŋ idi kim girü dönersin didi. Yÿsuf çün bunı işitdi müteóayyir oldı gerekise gelsünler ve gerekise gelmesünler (2) óaúúiçün naãìóat virürdi elli yıl bunuŋ üzerine geçdi İbrÀhìm ÒavvÀã anuŋ mürìdi idi ve anuŋ óàli úàvì oldı (3) ve İbrÀhìm ÒavvÀã anuŋ ãoóbeti bereketinde èàlì mertebeye irdi. Ve şöyle oldı kim beriyyeyi azıúsuz ve bitisüz geçeridi (4) İbrÀhìm bir gice baŋa eyitdiler kim: Yÿsufa eyit sen sürükmişsin. Bu söz baŋa yavlaú úatı geldi eger bir ùaġı baŋa yüklerlerdi bu sözden bir ùaġı götürmek yigrek geleyidi. Bir gice yine eyitdiler: Var Yÿsufa eyit kim: (6) Sen sürükmişsin. Duru geldüm ġusl eyledüm ve istiġfàr úıldum. Üçünci gice úatı heybetile didiler kim: Yaènì söz dutmaz mısın var Yÿsufa eyti kim: Sen sürükmişsin. Eger dimezseŋ zaòm yirsin didiler. (8) Duru geldüm şeyòüŋ mescidine geldüm úayġulu oldum kim bu sözi aŋa niçe diyem diyü. Gördüm şeyò mióràb (9) içinde oturmış çünkim gözi baŋa doúındı baŋa eyitdi: Beyt bilür misin? Eyitdüm: Bilürven. Bir beyt (10) eyitdüm aŋa òoş geldi bir ayaġı üstine duru geldi gözlerinden úan yaş revàn oldı pes yüzin bendin (11) baŋa dutdı ve eyitdi: YÀ İbrÀhìm irte benüm úatumda ÚuréÀn oúıdılar gözümden bir úaùre yaş çıúmadı ve benüm óàlüm (12) ayruúsımadı. Bu bir beyt kim sen eyitdüŋ gözlerümden úan yaş revàn oldı, imdi Àdemìler baŋa zındìú didükleri girçek imiş. Ve hem sen düşüŋde gördügüŋ daòı girçekdür kim sürükmişdür didiler. İbrÀhìm (14) eydür: Çün bu sözi andan işitdüm müteóayyir úaldum èitiúàdum dürüst oldı. Durdum beriyyeye çıúdum, nàgàh (15) Òıżır peyġàmbere uġradum eyitdi: YÀ İbrÀhìm, Yÿsuf gizlü zaòm yiyüp durur velìkin anuŋ maúàmı èillìyyin- (16) dür didi. Ve eyitdi: Óaú yolında şol úadar dürişmek gerek kim eger redd daòı iderlerse anuŋ maúàmı (17) èillìyyinden düşmeye didi ve daòı eyitdi: Her kim bu yolda pàdişàhlıúdan düşerse vezìrlikden düşmez. (134-a) (1) Ve naúildür kim: èabdü l-vàóid-i ŞÀùır revende idi. Atası ve anası dàyim anuŋ ardınca yilerler idi ve anı yavlaú (2) severleridi. Bir gün Yÿsuf meclisine uġradı. Yÿsuf bu sözi şerò iderdi kim: ëìu½ ëhd* r Uœ (3) rnš¼«ãu 0u yaènì Taŋrı TaèÀlÀ èàãì úulların ùoġrı úıġırur tamàm anlar muótàc bigi èabdü l-vàóid (4) çün bu sözi işitdi úaftànları bıraúdı naèra urdı, vardı bir gÿristàn dìvàrında başı aşaġa aãıldı. (5) Üç gün dünin günin aãılu durdı. Pes Yÿsufa düşinde maèlÿm eylediler kim V²UM¼U¾A¼«œ«(6) yaènì iriş ol tevbe eyleyen yigide dir. Yÿsuf eydür: Uyandum çevre yaŋa sekiritdüm, èabdü l-vàóidi (7) buldum ve başın úaldurdum baġruma basdum gözin açdı baŋa baúdı eyitdi: Üç gündür kim seni baŋa viri- (8) birler şimdi mi gelürsin? didi ve càn virdi. Ve naúildür kim: NişÀbur şehrinde bir bàzirgàn varıdı bir görklü (9) úaradaş aldıyıdı, biŋ úızıla ve anuŋ bir borçlusı varıdı ayruú şehre úaçdı bàzirgàn anuŋ ardınca (10) varmaú isteridi. NişÀbur içinde hìç kimsene inanmazıdı kim úaravaş anuŋ úatında úoya idi. Şeyò (11) Ebÿ èoåmàn-ı Òayra geldi bu úaravaş senüŋ úatuŋdadur söz ben girü gelince didi. Ebÿ èoåmàn úabÿl (12) eylemedi pes bàzirgàn yalvardı senüŋ úavmlerüŋ úatındadur söz didi. Úaravaşı anuŋ evine viribidi (13) kendüsi gitdi. Bir gün Ebÿ èoåmànuŋ gözi bì-iòtiyàr úaravaşa duş oldı, úaravaş ġàyet (14) òÿbdı. Ebÿ èoåmàn göŋli elden çıúdı. Anuŋ şeyòi Ebÿ Óafã-ı ÓaddÀd idi, şeyò anı gördi eyitdi: (15) RÀy şehrinde Yÿsuf-ı Hüseyne varġıl didi. DerhÀl durdı, Ebÿ èoåmàn RÀy şehrine vardı Yÿsufı (16) ãordı. Eyitdiler: Sen òoş ãÿfì kişisin ve ãalàó ehlisin ol zındìúdur, ol mülóid úatına (17) varma didiler. Bunca èavratlar anuŋ úatında fesàda varup durur aŋa varmaġıl didiler. (134-b) (1) Ebÿ èoåmàn 8 çün bu sözi işitdi dur yine kendü şeyòine geldi òaberi didi. Ebÿ Óafã eyitdi: Yÿsuf-ı Hüseyni görmek (2) [...]di yine durdı, RÀy şehrine geldi ve Yÿsufı ãordı yine ilerü giden biter. CevÀb virdiler işitmedi (3) durdı. äora ãora Yÿsuf evine geldi gördi kim bir pìr varur ve bir görklü oġlan úatında oturmış piyàle ve bàde (4) öŋinde yatur. Ebÿ èoåmàn nàçàr ilerü vardı selàm virdi úatında oturdı Yÿsuf-ı Hüseyn maèniye ùaldı (5) çoú dürlü èàlì sözler didi, Ebÿ 8 m: mükerrer 27

41 èoåmàn óayràn úaldı eyitdi. İy şeyò bu ne óàldür ve ne şìvedür kim sen (6) dutmışsın? Eyitdi: İşbu oturan oġlan benüm oġlum oġlıdur kim ÚuréÀn ögredürven ve bu bàdiye ve piyàle kim görürsin (7) bardaġum yoúdur bu úabı bunda úorven kim dilerse ãu içe didi. Ebÿ èoåmàn eyitdi: İy òºàce bi llàhi (8) sen bunı niçün idersin? Eyitdi: Anuŋçün iderven kim kimsene baŋa inanu ben úatumda görklü úaravaş (9) úomaya didi. Ebÿ èoåmàn anuŋ ayaġına düşdi dilegi anda óàãıl oldı. Ve naúildür kim: Yÿsuf-ı Hüseynüŋ göz- (10) leri úıpúızıl úana dönerdi uyúusuzlıúdan. Bir gün úız úardaşına ãordılar kim: Anuŋ èàdeti nitedür? Eyitdi: (11) Çün yatsu namàzın úılur irteye degin bir ayaġın üstinde durur ne rükuè eyler ve ne sücÿd eyler. Pes Yÿsuf- (12) dan ãordılar kim: Sen irteye degin bir ayaġın üstinde dururmışsın bu nice èibàdetdür? dediler. Eyitdi: (13) Çün fàrìża namàzın sizüŋle úılurven ve òalvete girürven kim dün namàzın úılam elüm baġlarven irteye degin şöyle (14) dururven bir nesne gelür beni şöyle dutar durur çünkim irte namàzı vaúti gelür öderven didi. Ve naúildür kim (15) Yÿsuf eydür: äıddìúlar nişànı ikidür: Gizlü ùàèat ve gizlü dostlıú eylemek. Ve Taŋrı úatında hìç (16) maóabbetden yigrek nesne yoúdur. Ve her kim Taŋrıyı dost dutar anuŋ òoşlıġı òalú içinde artuú (17) olur. Ve eydür: Tevóìd oldur kim kendü göŋlini sır içinde şöyle bile kim tamàm anuŋ öŋinde durur bigi. (135-a) (1) Ve eydür: Her kim tevóìd õikrine düşdi hergiz ãusuzluġı úanmaya, zìrà Óaú ãusuzluġı yine Óaúdan (2) úanar. Ve eydür: èazìz nesne oldur kim iòlàãı çoú ola. Ve eydür: Çoú yazuúlarla Óaúúı görsem yigrek- (3) dür bir õerre riyàyıla Óaúúı görmekden. Ve eydür: ĠÀyet úullıú oldur kim her óalde anuŋ úulı olasın ve anı bilesin (4) ve andan artuġın bilmeyesin. Ve eydür: Ádemìlerüŋ òorı oldur kim ùamaè-dàr ola nitekim èazìzraġı úanàèat (5) idendür. Ve çünkim anuŋ ölümi geldi eyitdi: BÀrì ÒüdÀvendÀ sen bilürsin kim senüŋ òalúuŋa gücüm yitdü- (6) ginçe naãìóat eyledüm úavl ile ve kendü nefsüme naãìóat eyledüm fièlile. İmdi benüm nefsüm günàhını Òafã (7) naãìóatına baġışlaġıl didi ve càn virdi. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn úıdve-i ricàl Àn yaúaôa-i kemàl (8) Àn èàbid-i ãàdıú Àn zàhid-i èàşıú Àn sulùàn-ı evtàd úuùb-ı vaút Ebÿ Óafã-ı ÓaddÀd raómetu llàhi èaleyh (9) meşàyiò ulularından ve pàdişàhlarından idi ve Óaú òalìfesi ve bu ùàyife içinde andan uluraú (10) yoúdur. Ve riyàżet ve keràmet ve fütüvvet ve mürüvvet içinde èacàyib úuvveti varıdı. Ve keşf ü beyàn (11) içinde yigàne idi ve anuŋ muèallimi ve mülaúúini Taŋrı idi. Ve Ebÿ èoåmàn anuŋ mürìdi idi ve Aómed-i (12) Òażraviyye ile çoú ãoóbet idüp durur idi. Ve ol evvel óàlinde bir úaravaşa èàşıú olup (13) durur idi. Ve ãabur ve úaràrı giderüp durur idi. Bir gün aŋa eyitdiler: NişÀbÿr şehrinde bir cühÿd vardur (14) càõÿluú bilür senüŋ ol işüŋi başarıvirür didiler. Durdı cühÿd úatına geldi ve aóvàli (15) eydivirdi. Cühÿd eyitdi: Úırú gün namàz úılmaġıl ve Taŋrı adın dilüŋe hìç getürmegil ve göŋlüŋden (16) òayr niyyet endìşesin geçürmegil tà ben bir càõÿlıú eyleyem senüŋ dilegüŋ óàãıl ola didi. Ebu Óafã (17) eyle úırú günden ãoŋra girü geldi. Cühÿd ùılısm eyledi muràdı óàãıl olmadı yine durdı cühÿd úatına geldi. (135-b) (1) Cühÿd eyitdi: Bu iş óàãıl olsa gerekidi illà sen úırú gün içinde Taŋrıya yarar bir iş işleyüp durursın yoúsa benüm càõÿlıġum òaùà eyledügi yoġıdı didi. Ebÿ Óafã eyitdi: Hìç bilmezven kim bu úırk gün içinde (3) bir òayırlu iş işledüm illà bir gün gice gideridüm yol üstinde bir ùaş yaturdı ayaġum ile ol ùaşı (4) ırdum kimsenüŋ ayaġına doúınmasun didüm. Cühÿd eyitdi: Zì-keremlü Taŋrı kim senüŋ varımış ben seni (5) şeyùàn işine yiterven ol seni raómàn işine úulavuzlar didi. Ebÿ Óafã çünkim bu sözi (6) işitdi cànına od düşdi hìç èışú úayusı úalmadı cühÿd işinden tevbe eyledi, döndi dükkànına geldi (7) demürciligine meşġÿl oldı ve her gün bir úızıl úazanur idi, yoòsullara ve ùul èavratlara ulaşdururdı (8) ve her úanda kim bir yetìm ve öksüz göreydi varurdı, evlerinüŋ úapusında aúçe úorıdı. Gideridi anlaruŋ (9) òaberi olmazıdı ve kendü yatsudan ãoŋra orucın açarıdı ve çeşmede tere türe yurlarıdı. Varurdı ol (10) tere uvaġın direridi, etmegine úatıú eyleridi. Bir gün bir gözsüz bàzàr içinden geçeridi bu Àyeti oúıdı kim: (11) ÊReN ² ë«uìu½ U rn U0Ë«u*LU 28

42 Uš rn¼ «bë (XLV-33) göŋli buŋa meşġÿl oldı. (12) Ve bir derd anuŋ içine düşdi bì-òoõ oldı úısaç yirine elin oda soúdı bir pàre úızmış demür (13) çıúardı ve örs üstine úodı ve şàkirdleri anı gördiler kim elinde úızmış demür dutarıdı şàkird- (14) leri ol demüri dögdiler tamàm eylediler bu kez eyitdiler kim tamàm oldı Ebÿ Óafã óayrànlıġından yine èaúlına (15) geldi, gördi kim tamàm olmış ve hem şàkirdleri daòı çaġrışurlar kim: İy üstàd tamàm oldı. Ebÿ Óafã (16) tamàmlıú gelecisin işidicek şevúi ġàlib oldı, dükkànın yaġmaya virdi ve eyitdi: Niçe kez diledüm kim bu işi terk (17) idem. İdemedüm ve işden el dartmadum tà iş elin dartmayınca didi pes yüzin Óaúúa dutdı ve riyàøet ü (136-a ) (1) èibàdet úılmaġa meşġÿl oldı ve òalú içinden seçildi ve èuzlet ùarìúasın dutdı. Ve naúildür kim úonşı- (2) lıġında óadìå oúırlarıdı. Ebÿ Óafãa didiler kim: Niçün gelüp óadìå diŋlemezsin? Ben otuz (3) yıldur kim bir óadìå işitdüm henüz anuŋ èamelin işlemedüm daòı işidüp nideyin didi. Eyitdiler kim: Niçe óadìådür? (4) Eyitdi: PeyġÀmber èaleyhi s-selàm eyitdi: ëšmf²ôu ë½dô dl¼«âö«s0 yaènì erüŋ müsülmànlıġı oldur kim (5) oldur kim 9 terk eyleye, fàyidesüz nesneleri ve naúildür kim: Her vaútin kim Ebÿ Óafã òışma gelse ol sözi (6) úorıdı òoş sözler söyleridi ve çün òışmı sàkin olayıdı yine sözine gelüridi ve naúildür kim: Bir kez Ebÿ Óafã (7) yàrenler ile teferrüce ùaġ başına çıúdılar ve anda söze düşdi, vaúti òoş oldı öginden geçdi kim eger (8) şimdi bir úoyun olsa, bu yàrenlere biryàn eylesem yidürsem didi, deróàl bir geyicik ùaġdan indi, geldi başını (9) Ebÿ Óafã dizinde kodı, şeyò geyik eliyile urdı ve hayúırdı, giyik úaçdı gitdi, mürìdleri eyitdiler: Bu ne óàldür? (10) Eyitdi: Şimdicek göŋlümden geçdi idi eger bize bir úoyun olsa bu yàrenlere yidürsem didümidi. Bu geyicik (11) óàżır geldi bildüm kim muràd óàãıl oldı mürìdler eyitdiler: Óaúdan diledük viribidi yà niçün yine úoduŋ? (12) Eyitdi: Siz bilmemişsiz kim muràd tamàm eylemek úapudan ùaşra úomaúdur, eger Óaú TaèÀlÀ Firèavnuŋ eylügin (13) dilermisse anuŋ muràdı içün Nìl ırmaġın revàn eylemeyeydi ve ne kim muràdı var ise dünyede virmeyeydi (14) didi ve naúildür kim: Ebÿ Óafã bir gün geçer idi biregü aġlayu ve zàri úılu ilerü geldi şeyò eyitdi: Saŋa (15) ne geldi kim böyle göynersin? Eyitdi: Bir eşegüm varıdı, yavu vardı, hìç andan artuú dünyede nesnem yoġıdı (16) Ebÿ Óafã bir ayaġın yire urdı ve eyitdi: Senüŋ èizzetüŋ ve èażametüŋ óaúúıçün yirden ayaġumı (17) götürmeyem tà bunuŋ eşegi yine gelmeyince didi, deróàl ol eşek çıúa geldi ve naúildür kim: Ebÿ èoåmàn (136-b) (1) eydür: Bir gün şeyòile bile evde otururıduú bir dost aŋduú eyitdük: KÀşkì ol daòı bile olaydı didük (2) Ebÿ Óafã eyitdi: Eger kàġıd olsa ruúèa yazarduú. Ben eyitdüm: Bunda kàġıd vardur. Eyitdi: Ol kàġıd (3) issi bàzàra çıúdı, eger varup anda eceli irüp ölürse bu kàġıd miràå-òoraya degir, didi. Biz ol (4) kàġıda niçe nesne yazalum. Ve naúildür kim: Ebÿ èoåmàn eydür: Bir gün şeyòe eyitdüm: Benüm göŋlüm şöyle (5) diler kim òalúa vaèô idem didi. Bu söz üzerine ne götürdüŋ? didi. Ben eyitdüm: Òalúa şefúat götürdüm. (6) Eyitdi: Senüŋ şefúatüŋ òalú üzerine ne úadar ola? Ben eyitdüm: Eger Óaú TaèÀlÀ beni müsülmànlardan ötürü (7) ùamuya úoyarsa ve èaõàb iderse revà dutarven didüm. Eyitdi: Óaúìúat òaber şöyle midür? Eyitdüm: (8) Şöyledür. Eyitdi: Çünkim müsülmànlara ögüt virmek istersin evvel kendü nefsüŋe ögüt virgil, (9) andan müsülmànlara ögüt virgil olmasun kim òalú senüŋ vaèôuŋa dirildügi seni ġara eyleye (10) didi. Òalú senüŋ ôàhirüŋe baúar, Óaú senüŋ bàùınuŋa baúar didi ve baŋa vaèô eylemege destÿr virdi. (11) Pes meclis eyledüm ve minbere çıúdum. Ebÿ Óafã daòı anda óàżır geldi ve bir bucaúda pinhàn oturdı. (12) Ve çünkim vaèôı tamàm eyledüm bir sàyil duru geldi, bir göŋlek diledi ben göŋlegüm çıúardum, minber (13) üstinden ol sàyile virdüm. Ebÿ Óafã bucaúdan çıúa geldi, eyitdi: İy keõõàb (14) d¾ml¼«s eì«yaènì iy yalancı in aşaġa minberden didi. Ben eyitdüm: Ne yalan söyledüm? Eyitdi: Sen (15) didüŋidi kim: Benüm şefúatüm òalúa artuúdur. Kendüzümden imdi sen 9 m: mükerrer 29

43 ãadaúa virdüŋ ãàbıúlar muràdın (16) kendüzüŋe eyledüŋ ãabr eylemedüŋ kim ol müzdi bir ayruú müsülmàn alıvirdi. Pes sen yalancısın minber yalancı- (17) lar yiri degüldür didi. Ve naúildür kim: Bir gün bàzàr içinde gideridi bir kişi anuŋ ileyine geldi anı göricek (137-a) (1) düşdi, èaúlı gitdi ve çünkim girü kendüye geldi. äordılar: Ne óàldür? Eyitdi: Ol er gördüm kim faòr libàsın (2) geyüp durur idi. Ve ben faúr libàsın geyüp dururdum. Úorúdum kim anuŋ libàsın çıúaralar ve baŋa geyüreler benüm libàsum (3) çıúaralar aŋa geyüreler didi. Ve naúildür kim bir gün Ebÿ Óafã eyitdi: Otuz yıl idi kim Taŋrı TaèÀlÀ benüm gözlerüm (4) idi şimdi ben Taŋrı gözgüsi oldum didi. Ve naúildür kim bir kez Ebÿ Óafs óacca gideridi, şeyò ümmì idi èarab (5) dilin bilmezidi. Mürìdler biribirine söyleşdiler, èayb ola kim Òorasanuŋ şeyòi Şubÿòi èarab dilin bilmeye (6) ve tercümàna muótàc ola didiler. Ve çünkim BaġdÀd şehrine yaúın geldiler Cüneyd mürìdlerine buyurdı (7) kim: Ebÿ Óafã-ı ÓaddÀd gelür úarşu varuŋ didi. Mürìdleri úarşu vardılar Ebÿ Óafãı ziyàret úıldılar. Ebÿ Óafã bunlaruŋıla feãàóat birle söyledi èarab dili birle Ebÿ Óafãuŋ mürìdleri (9) èacebe úaldılar ve çünkim BaġdÀda girdi Cüneydle ziyàretleşdiler ve BaġdÀd uluları dirildiler. (10) Bir kişi aradan durdı fütüvvetden suéàl eyledi. Ebÿ Óafã Cüneyde işàret eyledi kim sen (11) cevàb vir. Cüneyd eydür: Fütüvvet oldur kim varlıġuŋı ìåàr idesin ve dile gelmeyesin. (12) Ebÿ Óafã eyitdi: Fütüvvet oldur kim inãàf viresin ve sen inãàf istemeyesin didi. (13) Cüneyd yavlaú begendi ve eyitdi: Ebÿ Óafãuŋ fażlı vardur Àdemler üzerine didi. Ve naúildür kim: (14) Ebÿ Óafã mürìdlerile èaôìm heybet ve edeb eyleridi. Şöyle kim el baġlayup ayaġın durur- (15) larıdı. Kimsenesinüŋ zehresi yoġıdı kim anuŋ úatında söz söyleyeleridi veyà anuŋ yüzine ùoġru baúa- (16) larıdı. Ebÿ Óafã sulùànlar resmince oturmışıdı Cüneyd eyitdi: :sš1¼ ë*¼œ«pu1#œ«(17) yaènì sen mürìdlerüŋi edeblemişsin sulùànlar edebi bigi. Ebÿ Óafã eyitdi: Henüz nàmenüŋ (137-b) (1) èünvànın gördük, nàmenüŋ èünvànından bilmege yarar kim nàme içinde ne vardur. Ve naúildür kim: Bir gün (2) Ebÿ Óafs Cüneyde eyitdi kim: Bir çölmek zìr-và ve birez óelvà buyur kim eyleyeler didi. Cüneydüŋ bir cömerd (3) dostı varıdı nesne óàcet olsa aŋa işàret ideridi. Cüneyd aŋa işàret eyledi, vardı ol (4) buyurduúların óammàla götürtdi, óammàl gelüriken bir úapuda birez diŋlendi çünkim Ebÿ Óafs (5) úatına götürdi. Cüneyd eyitdi: Didügüŋüz tamàm oldı ne buyurursın? Ebÿ Óafs eyitdi: Ol óammàla eydüŋ bu (6) aşı yine götürsün ol diŋlendügi úapuya iletsün ve ol ev issine semirilsün didi. (7) ÓammÀl aşı ve óelvàyı götürdi bir mürìdile ol úapuya vardı ki anda diŋlendiyidi. Mürìd úapuyı úaúdı, (8) içerüden bir aú saúallu pìr çıúdı. Eydür: Eger zìr-vàyıla óelvà getürdüŋüzse úapuyı açarven (9) didi. Mürìd èacebà úaldı, ãordı kim bu ne óàldür? Eyitdi: Dün gice òàùırumdan geçdiyidi. Ben eyitdüm: (10) kime varayın yüzüm suyın dökeyin, Taŋrım vire didüm, işde virdi didi. Ve naúildür kim: Ebÿ Óafsuŋ (11) bir mürìdi varıdı yavlaú edeblüyidi. Ve her ne söz kim söyleridi edebile söyleridi. Niçe kez Cüneyd aŋa baúdı (12) edebin ve dirligin begendi. Ebÿ Óafsa eyitdi: Bu mürìdüŋ Óaúúa làyıúdur didi. Ve Ebÿ Óafs (13) eyitdi: On yidi yıldur bu yigit büzüm katumuzdadur ve on yidi biŋ naúd altunı varıdı, hep (14) bizüm yolumuza terk eyledi, on biŋ altun yine borç edindi anı daòı hep yidürdi, henÿz (15) zehresi yoúdur kim bize bir söz söyleye sora didi. Ve naúildür kim: Ebÿ Óafs BaġdÀddan çıúdı (16) yüzin beriyyeye döndi, gideriken Ebÿ TurÀb-ı Naòşìye uġradı gördi kim bir óavż kenàrında oturur. Eyitdi: (17) Bunda neylersin? Ebÿ TurÀb eyitdi: Susadum illà èilmile yaúìn arasında úalup dururven, èilm ġàlib (138-a) (1) olursa sudan içem ve eger yaúìn ġàlib olursa gidem. Andan beriyyeye geçdi kim Mekkeye irişdi. Bir bölük miskìnlere (2) ve dervìşlere uġradı, diledi kim bunlara inèàm eyleye vecd dutdı ve naèra urdı ve bir úaçı eline (3) aldı eyitdi: İlÀhì senüŋ èizzetüŋ ve èaôametüŋ óaúúıçün senden isterem kim işbu miskìnlere (4) virem eger virmezseŋ işbu elümdeki ùaşıla mescid úandìllerin hep sırven, didi. Fi l-óàl (5) bir bàzirgàn bir kese altun götürdi şeyòüŋ öñinde úodı, şeyò aldı dervìşlere üleşdürdi ve çünkim (6) Ebÿ Óafã 30

44 óaccın tamàm eyledi girü döndi, BaġdÀda geldi bu kez Şeyò Şıblìye úonuú oldı ve Şıblì aŋa yavlaú (7) óürmet ve èizzet eyledi ve hergün dürlü dürlü ùaèàmlar ve óelvàlar bişürür idi Ebÿ Óafã eyitdi: YÀ Şıblì (8) sizüŋ ùariúuŋuzda tekellüf eylemek yoúdur didi. Úonuġı şöyle dutmaú gerek kim ne geldügi aġır gele ve ne gitdügi (9) belüre didi ve çünkim Şıblì Ebÿ Óafãı gönderdi ittifàú düşdi kim Şeyò Şıblì daòı NişÀbura geldi (10) Ebÿ Óafã aŋa úonuúluú eyledi. Şıblìnüŋ bilesinde úırú mürìdi varıdı. Ebÿ Óafã úırúbir mÿm yandurdı (11) ve dürlü dürlü taèàmları bişürir, Şıblì eyitdi: YÀ Ebÿ Óafã sen BaġdÀtda baŋa didüŋ idi kim tekellüf (12) gerekmez bu ne tekellüfdür didi. Ebÿ Óafã eyitdi: Eger tekellüf ise dur bu mÿmları söyündür didi. Şıblì ùuru (13) geldi ne úadar kim dürişdi bir mÿm söyündürdi, úalanın söyündüremedi. Şeyò Şıblì èacebà úaldı, Ebÿ Óafã eyitdi: (14) siz baŋa úonuú geldüŋüz, úonuġı Taŋrı viribir, ben daòı sizüŋ her birüŋüz çün birer mÿm yaŋdurdum (15) Óaúúiçün ve bir mÿm daòı menümçün yandurdum idi, aŋı söyindürdük ol Óaúúiçün yanan mÿmları söyindür- (16) medük, pes bundan maèlÿmdur kim Óaú yandurduġı çeràġ kimse söyindürimez didi. BaġdÀd şehrinde (17) ne kim itdüŋ ise menümçün itdüŋ idi, là-cerim tekellüf oldı ve ben ne kim itdüm ise Taŋrı içün itdüm tekellüf (138-b) (1) degüldür didi. Ebÿ Óafs sözleridür eydür: Her kim kendü efèàlini ve aóvàlini ÚuréÀn teràzÿsıyıla (2) dartmaya münàfıú ola. Eyitdiler: DünyÀyı niçün düşmen dutarsın? Eyitdi: Anuŋçün kim her sàèat Àdemìyi (3) günàha úoyar ve Taŋrıdan ıraú eyler tevbe daòı dünyàdan didiler eyitdi: Ölüm daòı dünyededür. Eyitdiler: (4) Úullıú nedür? Eyitdi: MülÀzim olmaúdur, ne kim saŋa buyurdılarsa ãordılar kim dervìşlik nedür? Eyitdi: (5) dervìşlik oldur kim kendüzini Óaú Óażretinde èàciz ve bìçàre bile ve anuŋ emrine muùìè ola ve eyitdiler: (6) Dostlıú nişànı nedür? Eyitdi: Doslıú nişànı oldur kim ol ölicek Àòiret dostları şàd ola yaènì (7) dünyàdan tecrìd gide eyitdiler: Velì oldur kim anı Taŋrıdan artuú kimse bilmeye ve kendü daòı òalúa (8) bildügin istemeye. Eyitdiler: èáúil kimdür? Eyitdi: Oldur kim kendü nefsinden òalàãlıú isteye. (9) Eyitdiler: Bencil nedür? Eyitdi: Bencil oldur kim ìsàr terk eyleye ve úatı bencil oldur kim berikü beriküye eylük (10) itdügin istemeye. Eyitdiler kim: Cömerd kimdür? Eyitdi: Cömerd oldur kim bir müsülmàn úardaş naãìbi (11) kendü naãìbinden muúaddem duta dünyede ve Àòiretde. Ve eyitdiler kim: Kerem nedür? Eyitdi: Kerem oldur kim (12) dünyàyı dünyà ehline úoya kendü Óaúúa yüz duta. Ve eydür her kim kendüzine òoşnÿd ola tìz ola (13) kim helàk ola. Ve eydür: Òavf bir çeràġdur göŋül içinde òayr ü şerri ol çeràġıla bilmege yarar. Ve eydür: (14) Hìç kimsene faúr içinde dürüst olmaya tà almaúdan virmegi yig seve. Eydür: Her kim vire almaya ol (15) erdür ve her kim vire ve ala ol buçuú erdür ve her kim ne vire ve ne ala ol hìç nesnedür. Her kim degil óàlde (16) fażlı Óaúdan bile ol kişi helàk olmaya. Ve eydür: Yigrek nesne èamel ehline oldur kim muràúabetini saúlaya (17) Ve eydür: Her kim şevú şerbetinden bir cürèa içe liúà baòtına dege, ayılmaya ve óàli müfàreúat olmaya èilmile (139-a) (1) muúàrenet olmaya úabÿl ile. Ve eydür: Kim dilerse kim anuŋ göŋli mütavàżiè ola ãàlió ãoóbetinde olsun. Ve eydür: (2) tenler rÿşenlıġı òiõmetiledür ve canlar rÿşenlıġı istiúàmet iledür. Ve eydür: TaúvÀ óelàli maóżdur ve taãavvuf (3) cümle edebdür. Ve eydür: Her èamel kim Óaúúa làyıú ola anı senden alurlar ve saŋa anı unıtdururlar. Ve naúildür kim (4) bir kişi andan ögüt istedi eyitdi: YÀ Àòì sen bir úapuya mülàzım olġıl kim dükeli úapular saŋa açıla ve sen (5) bir seyyide mülàzım olġıl kim cümle sàdàtlar ve ulular saŋa boyın vireler. Bir ulu eydür: Yigirmi yıl Ebÿ Óafã ile (6) bile oldum hergiz görmedüm kim ġaflet ve küstàòlıú birle Taŋrıyı õikr eyledügin ve illà hergiz kim Taŋrıyı (7) ideridi. Óużÿrıla ve èaôametile õikr iderdi. Ve úaçan kim õikr iderdi óàli müteġayyir olurıdı ve bì-òÿş (8) olurıdı düşerdi. Ve òalú çevresine üşerdi Sülemì vaãiyyet eylemiş idi kim ölicek benüm başımı Ebÿ Óafã (9) ayaġında úoŋ didi, raómetu llàhì èaleyh ve l aòer Àn yigàne-i úıyàmet Àn nişàn-ı melàmet Àn pìr-i erbàb-ı (10) õevú Àn şeyó-ı aãóàb-ı şevú Àn mevzÿn-ı ebràz Aómed-i Úaããar raómetu llàhi èaleyh 31

45 velìler ulu- (11) larından idi veraè vÿ taúvà içinde mevãÿf idi ve fıúh ve óadìs içinde èàlì mertebesi var idi. (12) ve èaôìm ãàóib-naôar idi ve mücàhedesi ve muèàmelesi ġàyet idi ve anuŋ ãözleri yavlaú müéeååir idi, (13) ve sÿfyàn-ı æevrì mezhebin dutup durur idi ve Ebÿ TurÀb mürìdi idi ve èabdu llàh-ı MübÀrek pìr idi. (14) ve kendüzi melàmetlıġı úabÿl idüp durur idi ve melàmetliú mezhebin NişÀbur içinde ol úoyup dururdı, (15) ve ùariúat içinde mücehhid idi ve ãàhib-cemè ve mezheb idi ve bir niçe úavm aŋa mütàbeèat eyleyüp (16) dururdı ve anlara ÚaããÀriler dirleridi ve taúvà içinde şunuŋ bigi ġàyet idi kim NişÀbur içinde anuŋ (17) bir dostı var idi, nezè óàlinde anuŋ başı ucında otururdı. Çünkim dünyàdan gitdi odı çeràġı (139-b) (1) söyindürdi. Eyitdiler: YÀ şeyò bunuŋ gibi vaút içinde çeràġı niçün söyindürdüŋ? didiler. Şimdiye degin (2) kendünüŋ idi şimdiden girü miràå-òoralaruŋdur didi. Anuŋ aydınıŋda otur óaú revà degüldür didi. (3) Ve naúildür kim: Bir gün NişÀbur içinde gideridi, Nÿó cömerde uġradı kim anuŋ cömerdlıġı meşóÿrıdı. (4) Ve NişÀburuŋ èayyàrları óükmi altında idi çünkim aŋa uġradı. Eyitdi: YÀ Nÿó cömerdlıú ne nesnedür? (5) Eyitdi: Benüm cömerdlıġum mı ãorarsiz veyà senüŋ cömerdlıġuŋ mı sorarsiz? Eyitdi: İkisin bile sorarven. Eyitdi: (6) Benüm cömerdlıġum oldur kim úaftànlarum çıúaram ve muraúúaè geyem, şerìèat yolın dutam ãÿfì olam ve òalú odından (7) ol ùon içinde maèãiyetten saúınam. Ve senüŋ cömerdlıġuŋ oldur kim muraúúiè çıúarasın tà ki òalú saŋa (8) aldanmaya, zìrà benüm cömerdlıġum şerìèatı ôàhirdür ve senüŋ cömerdlıġuŋ ùarìúati bàùındur didi ve naúildür kim: (9) Çün Ahmedüŋ işi ulu oldı ve sözleri èàlem içinde münteşir oldı. NişÀbur uluları geldiler ve eyittiler kim:sen (10) minbere çıúsaŋ ve òalúa vaèô eyleseŋ gerek kim senüŋ sözlerüŋ òalúa eåer ide ve yavuz işlerden (11) yıġılanalar didi, eyitti: Baŋa söz söylemek revà degüldür eyittiler: Niçün? Eyitti: Anuŋçün kim benüm göŋlüm dünyàya (12) ve manãıb istemege meşgÿl oldı böyle olıcaú sözüm fàyide eylemez ve eåer daòı itmez, evvel söz gerek kim (13) kendü göŋline eåer eyleye andan ayruú göŋüllere eåer eyleye çünkim sözine kendüye eåer ider ve ne ayruġa (14) eåer ider anı söylemek èilmi òor dutmaúdur ve şerìèatı masòaraya almaúdur ve söz söylemek ol kişiye müsellemdür (15) kim eger ol söylemezse dìn fesàda gider ve eger söyler dìn ãalàóa gelür zìrà vàèiô oldur kim söz (16) İslÀm úuvveti içün söyleye ve Óaú rıżàsı içün söyleye biz kendü nefsümüz çün söylerüz ve dünyà maãlaòı (17) içün söylerüz didi. Aómed-i ÚaããÀr sözleridür eydür: Óak èilmi yigrekdür òalú èilminden yaènì òalvetde (140-a) (1) óaúúıla muèàmele eylemek yigrekdür òalú içinde muèàmele eylemekden. Eydür: Her kim muóaúúaú ola kendü óàlinden óaber virmez (2) ve eydür: Hiç kimsenüŋ sırrın fàş eylemegil, vàcib oldur kim anuŋ sırrı senüŋ içüŋde gizlü ola ve eydür: Her kim (3) dilerse kim sırrı gizlü ola hìç kimsenüŋ sırrın ÀşikÀre eylemesün ve eydür: Her kim bir òaãletde Óaú refiúàsın (4) bula zinhàr andan ayru olmasun eyitdi: Ben size ögüt virürven èàlimler ãoóbetinde òàli olmaŋ càhiller ãoóbetinden (5) ıraú oluŋ eydür: Her kim kendü nefsini yigrek göre anuŋ kibri Fir avndan artuúdur ve eydür: Esrük göricek (6) anı melàmet eyleŋ ve eydür: Cömerdlıúdan artuú eyü òÿ bilmezven ve baòìllıúdan artuú yavuz òÿ (7) bilmezven ve eydür: Her kim kendüzin bir nesnenüŋ işi bile ol baòìldür ve eydür: Dervìş óàli tevàżuè (8) içindedür ve çün dervìş kendü faúrlıġına tekebbürlik eylese cümle baylardan anuŋ kibri artuú ola ve eydür: (9) Taŋrı kişisi oldur kim melàmet oúınuŋ nişànı ola ve sordılar kim tevàżuè nedür? Eydür: TevÀżuè oldur kim (10) hìç kimseneyi kendüzüŋe muótàc bilmeyesin ve eydür: Her kim tevàżuè terk eyledi cümle òayràtı terk eyledi (11) ve eydür: X¾F¼ «À u² ë UšJ¼«yaènì zìreklik kendüzin görmekligi götürür anuŋçün kim çoú (12) meşàyiò bu yolda 10 helàk oldı zìra gelene yol virmezleridi ve ıraú dutarlarıdı, nitekim cümle renc- (13) lerüŋ başı çok yimekdür ve dìn Àfeti daúı hem çoú yimekdür ve eydür: Her kim kim 32

46 ùaleb-i dünyàyı (14) Àòiretde òor olısardur ve eydür: Her kim dünyàyı òor dutarsa dünyà úavmi anuŋ gözine ulu gözükmeye ve eydür: Úul (15) oldur kim Taŋrıya dapa ve kendüye ùapduúların sevmeye. Sordılar kim tevekkül nedür? Eyitdi: Tevekkül oldur kim eger senüŋ (16) dirhem borcuŋ olsa ve bir bölük olmasa anı ödemekde Taŋrıdan ümìd kesmeyesin ve eydür: Tevekkül Óaúúa yüz (17) dutmaúdur ve òalkdan ümìd kesmekdür ve eydür: Eger kendü işüŋi Taŋrıya úoyıbilürsen andan yigrekdür, (140-b) (1) óìleye ve tedbìre meşgÿl olasın ve eydür: Her kim muãìbete úatlanmaya Taŋrıyıla savaş eylemiş ola ve eydür: İblìsüŋ (2) ve anuŋ çerisinüŋ göŋülleri üç nesnede şàd olur evvel Àdemoġlanı birbirin depeleyicek ikinci, küfr (3) söyleyicek üçünci, yoúsullıúdan úorúıcaú. èabdu llàh bin MübÀrek eydür: Úaçan kim Óadÿn Úaããar ãayru (4) oldı. Eyitdiler kim oġlanlaruŋa vaãiyyet eyle. Eyitdi: Benüm úorúum oġlanlaruma bay olalar diyü artuúdur (5) yoúsul olmaúdan. Nezè óàlinde èabdu llàh MübÀrek eyitdi: Benüm üstüme èavratlar gelmesünler ve sinümi daòı (6) èavratlar úatında eylemeŋ didi. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn sàbıú-ı ràh-ı maènì Àn nàdir-i naúd-ı taúvà (7) Àn tekebbür-i óàtim-i hidàyet Àn emìn-i èàlem-i vilàyet Àn meşhÿr-ı esràr Manãÿr-ı èammàr raómetu llàhi èaleyh meşàyiò (8) óükemàsından idi bu ùàyife sàdàtlerinden idi vaèô içinde èàlì ve müéeååir sözleri varıdı. Şöyle kim hìç (9) vàèiôlerde anuŋ sözleri bigi yoġıdı ve anuŋ beyànı şàfì idi. Ve cümle èulÿm içinde kàmil idi ve muèàmele (10) ve maèrifet içinde nàôìri yoġıdı. Ve ÒorasÀn ve èiraú içinde meşhÿr idi ve kendü Merv şehrinden idi. (11) Ve anuŋ tevbesi sebebi olıdı kim bir gün gideridi gördi kim yolda bir pàre kàġıd yaturıdı. Ol kàġıd içinde ya- (12) zılmış idi kim : rš0d¼«sl0d¼«ë*¼«r. Çünkim anı götürdi dört yaŋa baúdı bir arı yir bulımadı kim (13) anı úoya idi. Pes ol Taŋrı adın yutdı. Ve ol gice düşinde gördi kim eydür: Niteküm sen bizüm (14) adumuza óürmet eyledüŋ ve èazìz dutduŋ biz daòı seni dünyàda ve Àòiretde èazìz úılavuz ve èilm ü óikmet (15) úapusın üzerine açavuz. Bir müddet riyàżet çekdi ve andan vaèô eydüridi. Ve naúildür kim bir gün bir (16) òˇoca fesàda meşġÿlıdı, úulınuŋ eline dört aúçe virdi bàzàra viribidi kim deze çerez getüre ol aúçeyi (17) aldı. Manãÿr-ı èammàr vaèô eydüridi. Aŋa uġradı ve anda durdı ve eyitdi kim: Efendüm meclisinden bunuŋ meclisi yigrekdür (141-a) (1) didi. Manãÿr eyitdi: Her kim dört aúçe virürse ben aŋa dört duèà úılam kim dilegi Óaú úatında úabÿl ola (2) didi. Úul eyitdi: Hìç andan yigrek yoúdur kim bu dört duèàyı alam didi. Pes úul ol dört aúçeyi (3) virdi. Ol duèàyı benüm içün úılıvir didi. Manãÿr eyitdi: Niçe duèà dilersin? Úul eyitdi: Evvel anı (4) dilerven ki Óaú TaèÀlÀ baŋa ÀzÀdlıú rÿzì úıla didi ikinci ol kim Óaú TaèÀlÀ efendüme tevbe rÿzì úıla (5) üçünci bu dört aúçenüŋ èivàżın vire dördünci baŋa ve saŋa ve bu meclis úavmine Óaú TaèÀlÀ raómet (6) eyleye didi. Manãÿr duèà úıldı ve úul girü vardı efendisi eyitdi: Niçün giç geldüŋ, úanı ne getürdüŋ? (7) Úul eyitdi: Evvel dört aúçe virdüm dört duèà ãatun aldum. Eyitdi: Nite úul aóvàli bildürdi. (8) Òˇoca eyitdi: İmdi Taŋrım ùanuú olsun kim ben seni ÀzÀd eyledüm ve ben daòı tevbe eyledüm ve saŋa (9) dört aúçe yirine dört yüz dirhem virdüm illà ãoŋraġısı benüm elümde degül, Taŋrı elündedür didi. (10) Òˇoca ol gice bir düş gördi kim Óaú TaèÀlÀ eydür: Sen úullıġuŋıla elüŋden gelenin işledüŋ (11) ben pàdişàhlıġumıla elümden gelenin nite işlemeyem didi ve eyitdi: Evvel seni ve úuluŋı ve Manãÿrı (12) ve ne kim anuŋ meclisinde óàżır cemàèat varısa hep yarlıġadum ve raómet eyledüm didi. Ve naúildür kim: (13) Manãÿr bir gün meclis eyleridi berikü aşaġadın bir ruúèa ãundı ve ol ruúèa içinde ya- (14) zılup dururdı kim u œ UM¼«ÈË«b² Vš¾¹ vi ¼U UM¼«d U² viôdšë (15) vi i² v dükeli òalúı taúvàya buyurduġı şol óekìme beŋzer kim kendü sayrudur ayruúlara duèà (16) eyler andan Manãÿr eyitdi: İy er dc² ôë vl* pfhm² v*l v db Ê«Ë vl*f ql (17) dšbiô maènisi budur kim: Benüm èilmümile èamel eyle kim benüm èilmüm saŋa aããı ider ve benüm èamelüm içinde taúãìrlıġum (141-b) (1) saŋa ziyàn eylemez. Ve naúildür kim: Manãÿr eydür: Bir giçe ùaşra çıúdum idi. Bir ev 33

47 úapusına irdüm işitdüm (2) kim berikü münàcàt eyler, eydür kim: ÒüdÀvende bu günàhlar kim benden ãàdır oldı andan ötürü degüldür kim (3) senüŋ emrüŋe òilàf eyledüm belkim benüm kendü nefsümden idi kim benüm yolumı şeyùàn urdı ve beni bu günàha (4) bıraúdı. İlÀhì eger benüm dutmazsaŋ kim duta ve eger sen suçumdan geçmezseŋ kim geçe dir. Manãÿr eydür: Çünkim (5) bu sözi işitdüm ÀvÀzile oúıdum : œ«b x WJš* UNš* U1¼«Ë UM¼«U bë (6) ÊËd ƒ² U Êu*FH² Ë r d ³ U ë*¼«êubf²ô (LXVI-6) yarındası ol iv úapusına vardum (7) kim aġlaşurlarıdı ve bir cinàze çıúarıdı, eyitdüm: Bu ne cenàzedür? Bir úır èavrat eyitdi kim: Dün (8) gice işbu benüm oġlum Taŋrısıyıla münacàt úılurıdı, bir kişi úapuya geldi hìç bilmedük ne kişiyidi, (9) bir Àyet ÚuréÀn oúıdı oġlum anuŋ ÀvÀzın işitdügi sàèat càn virdi. Manãÿr kendüzine eyitdi: (10) Ben öldürmişven didi. Ve naúildür kim: Bir gün Harÿne r-reşìd sÿéal eyledi ve eyitdi (11) Àdemìlerüŋ èàlimraġı kimdür ve càhilraġı kimdür? didi. Manãÿr cevàb virdi ve eyitdi: Ádemìlerüŋ (12) èàlimi oldur kim úorúulu ve Taŋrıya muùìè ola ve càhil oldur kim úorúusuz ve Taŋrıya èàãì ola (13) didi. Manãÿr sözleridür eydür: Óaú TaèÀlÀ èàrif göŋlini õikr maúàmın eyledi ve zàhidler (14) göŋlini tevekkül maúàmın eyledi ve dervìşler göŋlin úanàèat maúàmın eyledi ve dünyà ehlin (15) ùamaè maúàmın eyledi ve eydür: Anlar iki bölükdür: Bir oldur kim kendüsiyile èàrifdür anuŋ işi mücàhede (16) ve riyàżetdür ve ol kim Óaúúile èàrifdür anuŋ èibàdet ve Óaú rıżàsın istemekdür ve eydür: (17) èárif óikmet sözlerin taãdìú diliyile söyler ve zàhid tafżìl diliyile söyler ve èàbidler (142-a) (1) tevfìú diliyile söyler ve eydür: Ne baòtludur ol kişi kim irte dura, anuŋ Àrzÿsı dervìşlik ola ve pìşesi (2)èibÀdet ola ve himmeti Àòiret ola ve fikri ölüm ola ve ümìdi tevbe ola ve çalap raómeti ola ve eydür: Óaúúa (3) làyıú úullaruŋ göŋülleri rÿhànì ãıfat olur ve úaçan kim ol göñlüle şek yol bula óicàb içinde úalur (4) ve eydür: Úullar libàsınuŋ yigreki taúvàdur ve èàrifler göŋlinüŋ yigreki tevàzuèlıúdur ve sınuúlıúdur ve eydür: (5) Her ki òalú õikrine meşġÿl oldı Óaú õikrinden girü úaldı. Ve eydür: Her kim Óaúdan gelen muãìbete úatlanmaya ve göŋlin (6) dar duta tìz ola kim anuŋ dìnine muãìbet irişe ve eydür: DünyÀ Àrzÿsın terk it tà ki raóàt (7) bulasın ve dilüŋ saúla èözr dilemekden emìn olasın ve eydür: Her kim maèãiyet işleriken şàd (8) ola óisàb vaútinde úayġulu ola. Ve naúildür kim: Manãÿr-ı èammàr ÓicÀza gideriken beriyye içinde úàfile (9) úonup dururken vefàt buldı ve Ebu l-óasan anı düşinde gördi ve sordı kim Taŋrı senüŋile ne úıldı? (10) Eyitdi: Çünkim Óak Óażretine vardum Manãÿr-ı èammàr sen misin? didi. Eyitdüm: Belì, benven. Ve eyitdi: Sen misin kim òalúı (11) zühde ve ùàèate daèvet ideridüŋ? Eyitdüm: Belì, benven. Eyitdüm: İlÀhì dünye içinde hìç meclis (12) úalmadı kim anda senüŋ õikrüŋ eyitmedüm ve saŋa åenà úılmadum ve senüŋ resÿlüŋe ãalavat virmedüm. (13) Pes Óak TaèÀlÀ girçeksin didi ve bir firişteye buyurdı kim: Firişteler arasında nÿrdan bir kÿrsì (14) úoŋ. Manãÿr-ı èammàr nitekim dünyede Àdem oġlanlarına benüm åenàmı eydüridi firişteler arsında daúı (15) åenàmı eyitsün didi. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn imàm-ı ãàóib-i ãadr ve Àn hümàm-ı èàlì-úadr Àn (16) mübàriz-i vecd ü cehd Àn mücàhid-i ehl-i èahd Àn maèdin-i pàkì Aómed bin ElèÁãım El-NeùÀkì raómetu llàhi èaleyh (17) meşàyiòlerüŋ pìş úademi idi ve evliyànuŋ ulusıyıdı. Ve cümle èulÿm içinde ÀrÀste idi. Ve anuŋ mücàhedesi (142-b) (1) ve riyàżeti tamàm idi ve çoú yaşamış idi. Ve çoú meşàyiòler ve ãaóàbeler yüzin görmişidi. Ve ÓÀriã-i MuóÀsibì (2) müridlerinden idi. Bişr-i ÓÀfì ve Serìr-i Saúaùìyi görmişidi. Ve Ebÿ SüleymÀn-ı DÀrÀnì aŋa càsÿsü l-úulÿb diridi. (3) Ve anuŋ kelìmeleri laùìf ve işàreti bedìè idi. Bir gün bir kişi aŋa eyitdi kim: Sen müştàú mısın? Eyitdi: Yoú. Eyitdi: Niçün? Eyitdi: MüştÀúlıú ġàyibe olur çünkim ġàyib óàżırdur aŋa niçe müştàú ola didi. Aómed bin (5) El-èÁãım sözleridür: bir gün bir kişi aŋa eyitdi kim: Maèrifet nedür? Eyitdi: Üç úısımdur: Evvel iåbàt-ı (6) vaódàniyyetdür, ikinci Taŋrıdan artuúdan kesilmekdür, üçünci anı bir birlemekdür ve kendüzin yoú bilmekdür. (7) 34

48 Sordılar kim maèrifet èalàmeti nedür? Eyitdi: Maèrifet oldur kim èibàdeti çoú ola ve òalvet (8) seve ve ġalebe içinden úaça ve òàmÿş ola. Ve çünkim aŋa baúalar ol baúmaya ve çünkim aŋa muãìbet (9) irişe. Úayġulu olmaya ve hìç kimseden úorúmaya ve kimseneye ümìd dutmaya. Ve sordılar kim: Òavf èalàmeti nedür ve recà (10) èalàmeti nedür? Eyitdi: Òavf èalàmeti úaçmaúdur ve recà èalàmeti istemekdür. Her kim recà issi ola (11) ve ùaleb eylemeye ol yalancıdur ve her kim òavf issi ola ve úaçmaya ol daúı yalancıdur. SÀóib-i recà (12) oldur kim Taŋrıdan ümìdin kesmeye èaceb baŋa raómet ola mı veyà olmaya mı dimeye. Ve eydür: Tìz helàk ola ol (13) kişi kim òulúdan úorúa ve kendü nefsine emìn ola kim Óaú baŋa èaõàb eylemeye diye. Nitekim Yÿnus èaleyhi s-selàm (14) ol gümàn altında idi. LÀ-cerim çoú èuúÿbete irdi. Ve eydür: ZinhÀr ãıdú ehliyile oturuŋ kim bular (15) càsÿs göŋüldür ve göŋüller bular şekden yur ve pàk ider ve Óaúúa làyıú ider kim sizüŋ òaberüŋüz (16) olmaz. Ve recà nişànı oldur kim gelicek şükr ilhàmın anuŋ göŋline vireler dünyàda ve Àòiretde nièmet (17) içün. Ve eydür: Zühd nişànı oldur kim dört dürlü nesne anda ola: Evvel èitimadı her óàl içinde Taŋrıya (143-a) (1) ola, ikinci òalúdan bì-zàr ve iòlàãı Óaúúa ola, üçünci güç götürüci ola, dördinci ôàhirin ve bàùının óaràmdan (2) saúına. Ve eydür: Úul kendüzin bilmedügi òavf ezinden ve óayà ezindendür didi. Ve eydür: Her kim Taŋrı bildi (3) úorúulu oldı ve her kim Taŋrı bilmedi úorúusuz oldı. Her kim dilerse kim anuŋ göŋli ãalàóa gele dilin saúlasun. (4) Eydür: FÀyidelü faúr oldur kim sen aŋa ràżì ve òoşnÿd olasın. Ve eydür: FÀyidelü iòlàã oldur kim (5) senüŋ içinden riyàyı ve óırãı ve hevàyı ùaşra bıraġa. Ve eydür: FÀyideli tevàżuè oldur kim kibri ve úaúımaġı (6) gidere ve ziyànlı maèãiyet oldur kim ùàèat úılasın cehl üzerine ve eydür: Her kim azacuú yazuġı òor (7) duta tìz ola kim çok yazuġa sataşa ve eydür: Taŋrınuŋ òàãları àavvàã olêılar ve fikret deŋizine (8) ùaldılar ve maèrifet cevàhirin çıúardılar ve èavàm ġaflet yazısında sergerdàn ve gümràh olup gezerler ve eydür: (9) CÀhiller imàmı èàlimlerdür ve èàlimler imàmı Óaú ġàyetidür ve eydür: Yaúìn bir nÿrdur. Óaú TaèÀlÀ anı sevdügi (10) úullarınuŋ göŋüllerinüŋ göŋüllerine virür ve ol nÿrıla Àòiret işlerin mütàlaèa ider. Ve ol nÿrıla (11) cümle óicàblar kim anuŋ ile Àòiret arasındadur, hep geçer Óaúúa irişür ãordılar kim iòlàs nedür? (12) Eyitdi: İòlÀs oldur kim ãàlih èamel idesin dilemeyesin kim seni ol èamel ile yàd úılalar ve sen ol èamel (13) sebebinden ulu dutalar ve sen Taŋrıdan artuúdan hìç nesne ummayasın böyle olıcak iòlàs olur. (14) Ve eyitdi. èameli şöyle eyle kim yiryüzinde kimsene yoúdur senden artuú ve gök yüzinde hìç kimsene yoú andan artuú (15) ve eyitdi: Birkaç gün kim ömrüŋ úalmışdur anı ġanìmet dutġıl ve ãalàóiyyet ile geçürgil tà geçen ömrüŋ (16) içindeki yazuúlaruŋ yarlıġana ve eydür: Yazuúdan úararmış göŋüllerüŋ aġarması biş dürlüdür: (17) Evvel salàó ehliyle oturmaú, ikinci ÚuréÀn oúımaú, üçünci úarnın boş dutmaú, dördünci namàz úılmak, bişinci (143- b) (1) seóer vaútinde zàrılıú úılmaú ve eydür: èadl eylemek iki úısımdur. Birisi senüŋ ile òalú arasında ve birisi (2) senüŋ ile Óaú arasındadur ve eydür: èadl eylemek istiúàmet yolıdur ve ôulm eylemek nedàmet yolıdur. Naúildür kim: (3) Bir gün otuz mürìd ile bile taèàm yimege oturdı ol gice ãofrada etmek az bölindi eliyle etmegi pàre pàre (4) eyledi ve mürìdleri öñinde úodı ve buyurdı çerààı götürdiler mürìdleri yidiler ùoydılar ve çerààı yine getürdiler, etmekde (5) hiç bir pàre eksük degülidi. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn àavvàã-ı deryàyı dìn Àn baór-ı dürr-i yaúìn (6) Àn úutb-ı müknet Àn rükn-i sünnet Àn imàm-ı ehl-i sebaú èabdu llàh-ı Óasan-ı Óanú raómetu llàhi èaleyh zàhidlıú içinde (7) ve èibàdet içinde ġayet idi. Ve veraè ve tevekkül ehlinden idi ve helàl yimek içinde meşhÿrdı ve anıŋ aãlı (8) Kÿfe şehrinden idi, æevrì meõhebin dutup dururdı úaúı[ ] içinde sözleri müéeååir idi Fetó-i Mÿãulì (9) eydür: Ben anuŋıla ãoóbet çoú eyledüm anuŋ muèàmelesi ve riyàżeti ve òalveti bigi hìç kimsede yoġıdı. (10) ve ancılayın görmedüm didi ve naúildür kim eydür: Ádemde dört nesne vardur: göz, dildür, köŋüldür, şehvetdür. (11) Gözin saúlaya óaràma baúmadan ve dilin saúlaya yalan 35

49 söylemekden ve müsülmànlar azarlamaúdan ve göŋlin saúlaya (12) kibrden ve yüz endìşe úılmaúdan ve şehvetin ãaúlaya óaràm yire dökmekden ve eydür: Óaú TaèÀlÀ Àdemüŋ göŋline (13) õikr ve fikr makàmın yaratdı, úaçan kim nefsile ãoóbet ide. Şehvet maúàmı olur ve ol şehvet artmaya illà (14) òavf şevú ve tevbe ve eydür: Her kim dilerse kendü dirligi içinde didi ol nefsin öldürsün eydür: (15) èáúil kişi oldur kim anuŋ ġuããası Àòiret ola ve ümìdi raómet ola ve işi ùàèat ola fàyidelü (16) òavf oldur kim seni günàhdan yıġa ve fàyidelü ümìd oldur kim seni muràduŋa irüre ve eydür: GünÀh (17) Àdemüŋ göŋlin öldürür ve èibàdet girü dirildür ve eydür: GünÀhdan imìn olmayınca ùàèatüŋ óalàveti (144-a) (1) olmaya ve fàidelü ġuããa oldur kim Àòiret içün ola ve fàidesüz ġuããa oldur kim dünyà içün ola ve eydür: FÀide- (2) lü recà oldur kim Óaúúa ulaşdura ve eydür: RecÀ üç dürlüdür: Birisi oldur kim eylük ide ve ümìõ duta kim (3) Óaú úatında úabÿl ola ve birisi daòı oldur kim ümìõ şöyle duta kim uçmaú ehlinden ola ve birisi oldur ümìõin (4) şöyle berkide kim Óak TaèÀlÀ anı dìõàrından maórÿm eylemeye ve eydür: İòlÀã èamel içinde èamelden yigrek- (5) dür ve eydür: Her kimüŋ kim ãıdúı ola Óaú TaèÀlÀ ġayb èàleminden aŋa úapu aça ve muràdına irişe raómetu llàhi èaleyhi (6) ve l-àòer Àn Şeyò èalì...bi-istiòàú Àn menè-i esràr Àn merciè-i ebràr Àn sebaú (7) burde bi-üstàõè-ı Şeyò Cüneyd-i BaġdÀdì raómetu llàhi èaleyh èàlem meşàyiòlerinüŋ şeyòi idi ve dünyà eimmelerinüŋ (8) imàmı idi ve cümle èulÿm içinde kàmil idi ve uãÿl ve fürÿè içinde müftì idi muèàmele ve riyàżet ve keràmet (9) içinde èàlì maúàmı varıdı evvel óàlinde ve Àòir óàline degin pesendìõe ve maúbÿl idi ve dükeli göŋüller (10) içinde maóbÿbidi ve maúbÿlidi ve cümle òalàyıú anı severleridi ve anuŋ imàmlıġına müttefiú idi ve sözleri (11) ùarìúat içinde óüccetdür ve hìç kimsene aŋa bahàne bulmadı ve ôàhir ü baùını ÀrÀste idi ve taãavvuf (12) içinde úutb idi ve BaġdÀd ehli aŋa seyyidü l-ùàife dirleridi. Ve lisànü l-úavm oúırlarıdı. Ve èabd (13) ü l-meşàyiò ve ùàvusü l-èulemà ve sulùànü l-muóaúúıúìn dirleridi. Ve ùarìúat içinde ġàyet ve óaúìúat (14) içinde bì-nihàyetidi. Ve zühd ve taúvà içinde bìmànend idi. Ve åÿrì meõhebinde idi. Ve ùarìúat (15) içinde şol úadar cehd eyleyüp dururdı kim BaġdÀd meşàyiòleri cümlesi Cüneyd ile idi. Ve anuŋ (16) meõhebin dutarlarıdı ve ùarìúat içinde anuŋ ùarìki maèrÿfdur ve meõheb içinde anuŋ meõhebi (17) meşhÿrdur. Ve ol zamàn içinde dükeli meşàyiòler aŋa rücÿè iderleridi. Ve anuŋ çoú taãnìfleri (144-b) (1) varıdı. Ve şunuŋ bigi dirlik ve arulıú kim anuŋ varıdı. Soŋucı düşmenler aŋa zındìúdur didiler ve anuŋ cànına (2) úaãd eylediler ammà diş úoyurımadılar kör oldılar. Ve çoú meşàyiòler ve ulular yüzin görüp dururdı. (3) Ve ÓÀriå-i MuóÀsibì ile ãoóbet idüp dururdı. Serìr-i Saúaùìnüŋ yigeni idi, hem mürìdi idi.bir gün bir ulu (4) Serìr-i Saúaùìye sordı kim hìç mürìd şeyòinden yigrek olur mı? didiler. Eyitdi : Belì, olur.cüneyd benüm mürìdümdür (5) illà anuŋ muèàmelesi benden artuúdur didi. ZìrÀ Cüneyd derd ü şevú içinde ve maèrifet ve keşf içinde (6) ve èışú içinde mertebesi yüce varıdı. Ve mücàhede ve müşàhede içinde nişàn idi. Ve Sehl-i Tusterì şol (7) úadar èaôametile Cüneyde úuùb-ı èaãr dir idi. Ve Cüneyd oġlanlıú óàlinde daòı perdedàr ve edeplü ve (8) ùaleblü idi. Ve feràseti tefekküri varıdı.ve èaceb tìz fehmi varıdı.ve naúildür kim : Cüneyd mektebòàneden bir gün (9) evine geldi. Atasını gördi kim aġlarıdı. Cüneyd eyitdi : İy baba niçün aġlarsın? Eyitdi : İy oġul bu gün màlumuŋ (10) zekàtın çıúardum ùayıŋa viribidüm úabÿl itmedi. Anuŋçün aġlarven ki kendü èömrümi màl dirşürmekde geçürdüm (11) ol òod hìç dosta yaramaz imiş didi.cüneyd eyitdi : Getür baŋa vir iledeyin kim ala didi. Pes aúçeyi Cüneyde (12) virdi. Cüneyd aldı Serìr úapusına geldi ve úapusın úaúdı. Serìr eydür: Kimdür? Eydür: Cüneydven luùf eyle (13) bu farìżayı atam beyninde sàúıù eyle didi. Serìr eydür: Úabÿl eylemezven. Cüneyd eyitdi: Ol Taŋrı óaúúıçün (14) kim saŋa fażl eyledi ve atam èadl eyledi al didi. Serìr eydür: Baŋa fażl eyledügi ve aŋa èadl eyledügi (15) nedür? Cüneyt eyitdi: Saŋa fażl eyledügi oldur kim dervişlik virdi eger dilerseŋ zekàtı úabÿl ider-(16) 36

50 sin veyà itmezsin ve atama èadl eyledügi oldur kim eger dilerse ve dilemezse zekàtın çıúarsa gerekdür. (17) Ve müsteóàúúına degürse gerek didi. Bu söz Serìre yavlaú òoş geldi ve eyitdi: Andan ilerü kim zekvetin úabÿl idem (145-a) (1) seni úabÿl iderven didi. Geldi úapuyı açdı ol zekvetin úabÿl itdi ve Cüneyde duèà úıldı. Ve göŋli içinde (2) yir eyledi. Cüneyd ol vaútin yidi yaşında idi. Ţayısı aldı óacca iletdi óarem içinde dört yüz pìr arasında (3) şükür mes elesi düşdiyidi. her birisi bir dürlü şeró eyledilerdi. Serìr Cüneyde baúdı ve eyitdi: İy oġul (4) sen daòı söyle didi. Cüneyd bir sàèat başını aşaġa bıraúdı fikre ùaldı ve başın úaldurdı ve eyitdi: (5) Şükr oldur kim şol nièmet kim Óaú TaèÀlÀ saŋa virdi ol nièmetile girü Taŋrıya èàãì olmayasın ve anuŋ (6) nièmetini maãiyete sermàye eylemeyesin didi. Çün Cüneyd bu cevàbı virdi ol dört yüz pìr bir (7) kezden eyitdiler kim: sši² bb¼«sšf¼«d- U XM0«didiler. Ve dükeli ittifàú eylediler ki bundan (8) yigrek cevàb olmaya didiler. Pes Serìr nite duèà úıldı ve eyitdi: Tìz ola kim senüŋ mertebeŋ Taŋrı úatında (9) èàlì ola ve naãìb issi olasız didi. Pes Serìr eyitdi: Bu sözi úanda bulduŋ? Eyitdi : Senüŋ ãoóbetüŋde (10) buldum. Pes ÓicÀzdan döndiler yine BaġdÀda geldiler. Cüneyd bir dükkànda otururdı sırça satarıdı. (11) Her gün dükkànına perde asarıdı içerü girürdi dört yüz rekèat namàz úılurıdı. Bir zamàn böyle eyledi (12) andan ãoŋra dükkànı terk eyledi. Bir òalvete girdi göŋül pàsbànlıġın ideridi. Ve ġayret ve muràúabet (13) seccàdesin döşedi idi ve èibàdete meşġÿl oldıyıdı. Ve Óaúdan artuú anuŋ òàùırından hìç nesne (14) geçmezidi. Úırú yıl bu şìve ile ùàèat eyledi oturdı. Ve naúildür kim: Cüneyd otuz yıl tamàm yatsu namàzın (15) úılurıdı, irteye degin dururdı. AllÀh AllÀh diridi. Ve çünkim irte olurıdı irte namàzın úılurıdı. Ol (16) Àbdest ile ve çün úırú yıl tamàm oldı. Bir gün òàùırından geçdi kim işüm tamàm oldı ve maúãÿdum (17) óàãıl oldı ola mı? didi. DerhÀl hàtifden ÀvÀz işitdi kim: YÀ Cüneyd vaút oldı kim zünnàruŋ úuşansaŋ (145-b) (1) didi. Cüneyd çün bunı işitdi feryàõı göge aġdı eyitdi: YÀ ÒüdÀvende Cüneydden ne günàh ãàdır ola? (2) Yine nidà geldi kim bundan biter ne günàh ola kim tamàmlıú istersin didi. Pes Cüneyd Àh eyledi ve başın secdeye ú[odı]. (3) ve üç gün gice gündüz başın secdeden úaldurmadı ve bu sözi eyitdi kim : ë ö «U# u¼ sj² r¼ s (4)»uì ëìu0«ve andan ãoŋra Cüneyde düşmenler belürdi ve òalú aŋa dil uzatdılar ve anuŋ óikàye[sin] (5) òalìfeye didi kim òalú anuŋ fitnesine aldanur ve òalúı hep kendüzine uydurur didiler. Òalìfe eyitdi anı Óaúúa (6) defè eylemege yaramaz didi. Òalìfenüŋ bir görklü úaravaşı var idi. Òalìfe anı üç biŋ altuna ãatun alup (7) dururdı. Ve anuŋ cemàli hìç Àdemìde yoġıdı. Ve Òalìfe anuŋ èàşıúı idi pes òalìfe ol úaravaşı bizer (8) dürlü dürlü geyesiler geyürdi ve cevàhirlerile ÀrÀste eyledi ve eyitdi : Varġıl fulàn yirde durġıl Cüneyd (9) saŋa gelicek yüzüŋi açġıl ve kendüzüŋi aŋa göstergil ve cevàhirlerüŋi hep aŋa arża úılġıl ve eyitdi (10) kim: Hìç kimsenem yoúdur ve màlum çoúdur ve ben göŋlümi bu cihàn işinden götürdüm imdi dilerven ki beni úabÿl (11) idesin ve ben daòı senüŋ ãoóbetüŋde olam ve ùàèate meşġÿl olam kim göŋlüm bu dünyà ehliyile úaràr (12) dutmaz digil. Ve beni òiõmetkàrlıġa úabÿl eylegil digil didi. Ve çünkim úaravaş gitdi òalìfe ardınca (13) bir òàdim viribidi ve eyitdi: Varġıl bir yirde gizlengil bunlar biribiriyle ne söyleşür işitgil didi. (14) Çünkim úaravaş Cüneyde vardı, selàm virdi ve oturdı. Ve yüzin açdı. Cüneyd nà-gàh bì-iòtiyàr (15) úaravaşa baúdı fi l-óàl yüzin aşaġa eyledi.ve ol úaravaş dilin açdı ne kim òalìfe aŋa diyüp dururdı. (16) Cümlesin söyledi ve zàrılıú eyledi. Cüneyd başın aşaġa bıraġup dururdı. NÀgÀh başın úaldurdı (17) bir kez Àh eyledi ve bu úaravaşa urdı úaravaş fi l-óàl càn virdi. Ol òàdim çün anı gördi (146-a) (1) òalìfeye òaber virdi. Òalìfenüŋ cànına od düşdi ve işine peşìmàn oldı. Her kim Óaú erenleriyile anı (2) ide ki itmek gerekmez. LÀ-cerim anı göre kim görmek dilemez. Göŋliyile ùanışdı ve eyitdi: Anuŋ bigi kişiye (3) bunda gelmek revà degüldür. VÀcib oldur kim ben duram anuŋ úatına varam didi. Òalìfe kendü èaôametile (4) yayaú durdı. Cüneyd úatına vardı ve eyitdi: YÀ Cüneyd bizüm óareketümüze sizüŋ mübàrek òaùıruŋuz (5) úalmasun maèõÿr 37

51 dutġıl erenler ehli kerem olur didi. Pes Cüneyd eyitdi: Saŋa emìrü l-mü minìn dirler (6) senüŋ şefúatüŋ müsülmànlar üzerine aduŋa gerekdür. Sen benüm úırú yıllıú ùàèatümi ve riyàżetümi (7) yile virmek istersin şefúatüŋ bu resme midür yarın ne cevàb viresin? Didi. Ben òod bu arada (8) kimven itmeyiseydüŋ itmeyelerdi didi. Òalìfe Cüneydden çoú èöõrler diledi ve òàcil oldı andan (9) ãoŋra Cüneydüŋ mertebesi yüceldi. Bu úıããa èàlem içinde münteşir oldı. Cüneyd eydür : Ben şöyle niyet (10) eyledüm idi kim hìç söz söylemedüm ammà otuz abdàla uġradum dükelisi aġız birikdürdiler ve baŋa (11) eyitdiler kim : Bizler senden bunı dilerüz kim sen söz söyleyesin ve òalúı Óaúúa daèvet eyleyesin. (12) Ve eydür : İki yüz meşàyiòe òiõmet eyledüm yidi kişi bulardan iútidàya yarardı didi. Ve eyitdi: Biz (13) bu taãavvufı ràyigàn bulmaduú belkim açlıú ve uyúusuzlıú ve dünyàdan eksilmek ve sevdügümüzden (14) kesilmek ile bulduú didi ve eyitdi: Bu bizüm yolumuzı ol kişi varıbile kim Taŋrı kelàmın ãaġ eline duta (15) ve peyġàmber óadìsini sol eline duta ve bu iki çeràġ şuèlesiyle yol vire tà şüphet Àfetine uġrasa (16) bidèat úaraġulıġına düşmeye didi. Ve eyitdüm : Bizüm üstàdumuz bele dartmaú içinde ve úahr yutmaú içinde (17) èalìdür rażiya llàhu èanhu ve eger anuŋ cenklerinden ve müddeèìlerile uġraşduġından óikàyet iderler. (146-b) (1) Hìç kimsenüŋ anı işitmeye ùàúati olmaya didi. Cüneyd eydür : Bir gün müddeèìler èalìye ãordılar kim: Taŋrıyı (2) neyile bulduŋ? CevÀb virdi kim: Taŋrıyı bildüm nite anuŋ bildürdügiyile ol kendüzin baŋa bildürdi ve ben (3) daúı bildüm. Nitesüz ve niteliksüz ve hìç kimsene aŋa beŋzemez ve hìç fehm anuŋ úudretine irmez. Fehm- (4) ler ve èaúıllar anuŋ aôameti ve heybeti içinde müteóayyir ve sergerdàndur.ve ol hìç kimseden (5) doġmadı ve kimse daòı andan doġmadı. b0«uh½ un¼ sj² r¼ë b¼u² r¼ë b*² r¼. Ve eyitdi: RÿzigÀr (6) şöyle geçürdüm kim yir ve gök ehli benümçün aġlaşurlarıdı. äoŋra şöyle oldum kim ben bularuŋ içün (7) aġlarıdum. Ve şimdi şöyle oldum kim ben ne bulardan idüm ve ne kendüzümden idüm. Ve eyitdi: Eger biŋ (8) yıl diri olsam èamelümden bir õerre kesmeyedüm ve eydür: On yıl göŋül úapusında durdum pàsbànlıú (9) eyledüm ve anı saúladum ve on yıl daúı göŋül beni saúladı yigirmi yıl oldı ne benüm andan òaberüm varıdı (10) ve ne anuŋ benden òaberi var. Ve eydür: Óaú otuz yıl Cüneyd diliyile òalúa söyledi ve Cüneyd arada (11) degül idi ve òalúuŋ òaberi yoġıdı. Ve eyitdi: Òavf beni münúabıż eyler ve recà beni münbesiù eyler (12) her kez kim münúabıż olam òavf anda benden baŋa ùon olur. Ve herkez kim münbesiù olam recàyıla (13) beni baŋa girü virürler. Ve eydür: Otuz yıl namàzumı úażà úıldum ve altmış yıl evvel tekbir benden fevt (14) oldı. Eger namàz içinde dünyà endìşesi gelse ol namàzı girü úażà eyleridüm ve eger namaz içinde (15) Àòiret endìşesi gelse secde-i sehvin eylerdüm. Ve naúildür kim: Cüneyd dàyim oruç dutarıdı. Úaçan kim (16) yàrenleri gelse orucın açarıdı. Eydüridi kim: MuvÀfaúat eylemek müzdi oruç müzdinden artuúdur dir[idi]. (17) Ve naúildür kim: Cüneydile Ebÿ Bekr-i KenÀn arasında bi<yik> mes ele olmışıdı ve çün Ebÿ Bekr öldi. (147-a) (1) Vaãiyyet eyledi kim ol mes eleleri benümile bile úoŋ diyü Cüneyd eydür. Hem şöyle diler idüm kim ol mes eleler (2) òalú içine düşmeye idi. Ve naúildür kim: Cüneyd muraúúaè geymezidi. Danışmanlar ve èulemàlar ùonın geyüridi. Bir gün (3) aŋa eyitdiler kim: İy pìr ùarìúat ne ola eger sen daòı bu yàrenlerden ötürü muraúúaè geyesin didiler. (4) Cüneyd eydür eger bilseyidüm kim muraúúaè geymekile iş óàãıl olur od ile demürden muraúúaè idineyidüm, (5) geyeydüm. Velakin her sàèat benüm göŋlüme şöyle ilhàm olur kim ULì«Ë ë-d ¼ U U¾ ô«fš¼ (6) um¼u*- v ë-d ¼ U U¾ ô«yaèni eydür : Òırúaya ve muraúúaèya Çalap úatında èitibàr yoúdur (7) belkim èitibàr göŋüller şevúine ve derdinedür. Bir günüŋ kim içinde AllÀh derdi olmaya gerekise ol kişi (8) muraúúaè geysün gerekise òırúa geysün fàyidesi yoúdur. Ve naúildür kim: Cüneydüŋ sözleri yavlaú müeååir (9) idi ve göŋüllere eåeri varıdı. Serìr-i Saúaùì eyitdi: İy iki gözüm çeràġı imden girü minbere çıúasın gerek (10) ve òalúa pend ü naãìóat virseŋ gerek didi. Cüneyd eyitdi: İy ùayı sen 38

52 benüm şeyòüm ve mürşidüm- (11) sin. Edeb degüldür kim ben sizüŋ óużÿruŋuzda söz söyleyem didi. Pes Cüneyd ol gice Muóammed (12) MuãùafÀ Óażretin düşinde gördi ve mübàrek lafôından buyurdı kim: YÀ Cüneyd sen benüm ümmetlerüme (13) naãìóat virmege làyıúsın didi. İmdi ben saŋa destÿr virdüm vaèô eylegil didi. Cüneyd çünkim (14) uyandı durdı Serìr úatına vardı kim düşin eydivire. Serìr eydür:iy úız úarındaşum oġlı benüm (15) sözümile ve úalan meşàyiò söziyile vaèô eylemedüŋ imdi Muóammed MuãùafÀ buyruġıyıla bàri vaèô eylegil (16) didi eyitdi: İy ùayı sen benüm peyġàmberi düşümde gördügümi ve baŋa vaèô eylemege destÿr virdügin nite (17) bildüŋ? didi. Serìr eyitdi: Sen peyġàmber gördügün gice ben Taŋrıyı düşümde gördüm. Eyitdi: YÀ Serìr (147-b) (1) úız úardaşuŋ oġlı Cüneyd senüŋ sözüŋ ve úalan meşàyiò sözin işitmedi kim benün úullaruma naãìóat vire. (2) Pes peyġàmberi Cüneyde viribidüm kim vaèô eyde didi. Bu kez Cüneyd Taŋrı TaèÀlÀ emriyile ve peyġàmber işàre- (3) tiyle minbere çıúdı ve eyitdi: Eġer úırú kişiden artuú gelürse yine inerven didi. Pes úırú kişi ululardan (4) ve meşàyiòlerden óàżır oldılar. Cüneyd vaèô eyledi ve maèniler deŋizine ùaldı. Ol úırú kişiden (5) sekizi càn virdi onlaruŋ cinàzesin götürdiler ve yigirmi ikisi bì-òoõ oldı evlerine götürüp iletdiler (6) ve on kişi evin barúın terk eyledi ùaġlara düşdi ve naúildür kim: Bir gün Cüneyd mescidde (7) vaèô eydüridi. Bir tersà oġlanı inkàr geyesisin giydi, geldi müsülmànlar ile bile içerü girdi hìç kimsene (8) anı bilmedi kim ol tersàdur eyitdi kim: YÀ şeyò Taŋrı Resÿli óadìåidür kim: sšm Rr¼«X«d «uiô«(9) v¼ufô ë*¼«um ue² ëìu yaèni saúınuŋ mü min firàsetinden kim ol Taŋrı nÿrıyıla baúar dir bunuŋ (10) ma nisini şeró idiver didi. Cüneyd bir sàèat başın aşaġa bıraúdı ve fikr deŋizine ùaldı pes başın (11) úaldurdı cevàb virdi kim peyġàmber bu òadìå anuŋçün didi kim sen müsülmàn olasın ve ZünnÀruŋ (12) kesesin tersà çünkim ol firàseti gördi barmaġın götürdi ve eyitdi: ë*¼«ô«ë¼«ô Ê«bN «(13) ë¼u Ë ˆb¾ bl1 bn «Ë ë¼ p²d ô ˆb0Ë Pes anda duran óàżır cemàèat èacebe (14) úaldılar Cüneyd anı bildügine óayràn oldılar pes Cüneyd bir úaç kez vaèô eyledi yine terk eyledi (15) ne úadar kim cehd eylediler ayruú eyitmedi bir òalvete girdi ùaşra çıúmadı èibàdet eyler idi pes bunuŋ (16) üzerine iki yıl geçdi bir gün kimsene dimedi yine minbere çıúdı ve söze başladı eyitdiler: èaceb nite (17) oldı Cüneyd eyitdi: Ben óadìå içinde şöyle buldum kim Àòir zamàn vaútinde Àdemìler yazuraġı (148-a) (1) ol ola kim bunlar söz söyleye didi. İmdi ben òalúuŋ yazuraġın bildüm ve hem peyġàmber óadìåine òilàf eylemedüm (2) didi. Pes vaèô eyledi. Ve naúildür kim: Birgün Cüneyde ãordılar bu mertebeye neyile irdüŋ diyü. Eyitdi: (3) Bu mertebeye úırú yıl ùayımuŋ işigin yastanmaġıla irdüm didi. Ve naúildür kim Cüneyd eydür: Bir gün göŋlüm (4) yavu úıldum eyitdüm: BÀr-ı ÒüdÀvende göŋlümi baŋa girü vir. NidÀ işitdüm kim :YÀ Cüneyd biz senüŋ (5) göŋlüŋi úapaduú kim tà sen yaluŋuz úalasın ve bizden artuġı göŋlüŋe úoymayasın didi. Ve naúildür kim: (6) Cüneyd eydür: Bir gün óacca gider idüm bir ãÿfì gördüm kim muġaylan aġacı dibinde otururdı. (7) Ben eyitdüm: Kim neye uġraduŋ? ÓÀlüm varıdı işbu aracuúda yavu úoldum. Cüneyd eydür: Ben ÓicÀza (8) girü geldüm anı gördüm kim aġaç dibinde daúı otururdı. Ben eyitdüm:iy yàr bu arayı neçeye degin beklersin (9) didüm. Eydür: ÓÀlüm bunda yitürdüm bundan gitmezven ölince veyà girü bulınca didi. Ve naúildür kim: Bir gün Şıblì (10) eyitdi : Óaú TaèÀlÀ eger yarın úıyàmet güninde beni muòayyer eylerse ùamuyıla uçmaú arasında uçmaġı (11) úoyam ùamuyı iòtiyàr eyleyem didi. Eyitdiler : Niçün? Eyitdi : Anuŋçün kim uçmaú benüm dilegümdür ve ùamu (12) Óaú dilegüdür. Her kim kendü dilegin iòtiyàr iderse ol muóanneådür didi. Pes Cüneyde bu sözi didiler. Eyitdi : (13) Şıblì oġlanlıú eyler eger beni muòayyer eyleseler ben ikisin daòı iòtiyàr eylemeyeydüm ve eydeyidüm kim: Úuluŋ ne (14) iòtiyàrı vardur her úanda kim viribirlerse anda varam ve her úanda kim dilersem anda olam ve benüm iòtiyàrum (15) Óaú dilegüdür didi. Ve naúildür kim: Bir gün Cüneyd Ţÿr-ı SìnÀ ùaġında vecd óàlinde dururdı (16) ve mürìdleri yöresinde raúã 39

53 ururlarıdı. Ol óàl içinde iken nà-gàh bir keşìş çıúa geldi (17) eyitdi: Ol Taŋrı óaúúıçün kim sizlere bu óàli viribidi? Baŋa cevab virüŋ didi. Bunlar õevúe meşġÿl (148-b) (1) idi. Hìç iltifàt eylemediler ve çünkim semàè sàkin oldı oturdılar. Mürìdler Cüneyde eyitdiler kim: Şimdi bir keşìş geldi ve çaġırdı ve and virdi kim baŋa cevàb virüŋ diyü. Biz semàèdan feràġatumuz olmadı kim cevàb virevüz didiler. Pes şeyò duru geldi mürìdlerile keşìşe geldi keşìş ãavmakdan indi úarşu geldi. (4) Cüney eyitdi: Ol ne cevàb idi kim sen bizden isteridüŋ? Keşìş eyitdi : Bu ne meõhebdür ve ne ùarìúdür (5) kim siz raúã ve semàè idersiz? Bu óàl òàãlar ùarìúi midür veyà èàmiler ùarìúi midür biz daúı bilelüm (6) didi. Cüneyd eyitdi: Bu şìve Taŋrınuŋ òàãları şìvesidür kim iòtiyàrsuz gelür didi. Keşìş çünkim (7) bu sözi işitdi barmaġın götürdi ve eyitdi: ˆb¾ bl1 Ê«bN «Ë ë*¼«ô«ë¼«ô Ê«bN «(8) ë¼u Ë didi ve eyitdi: YÀ Cüneyd ben İncìl içinde oúıdum kim èàòir zamàn vaútinde bir peyġàmber gele (9) ve anuŋ adı Muóammed-i MuãùafÀ ola ve anuŋ ümmetlerinde òàãlar olalar kim dünyàdan bir òırúa ve bir loúmaya úanàèat (10) ideler úalanına iltifàt eylemeyeler ve bunlar Taŋrı èışúıyıla ùolalar ve iòtiyàrsuz óarekete geleler didi imdi ben (11) bildüm kim ol úavm sizlersiz didi ve naúildür kim : Bir vaútin bir kişi Cüneyde geldi ve eyitdi: YÀ şeyò bir dem (12) kendüzüŋi óàżır dutġıl kim saŋa nesne sorsam gerek didi Cüneyd eyitdi: Cÿmerd sen benden nesne (13) ister kim ben daúı dàyim anı isterven bulamazven didi ve úırú yıldur kim Taŋrım ile óàżır olmaú isterin henüz bulumazven (14) saŋa niçe óàżır olayın didi. Revìm eydür: Bir gün beriyye içinde gideridüm bir úır èavrat gördüm kim kemer (15) úuşanmış ve elinde èaãà dutarıdı. Baŋa eyitdi: Çünkim BaġdÀda varasın Cüneyde eyitgil: Utanmaz mısın kim (16) anuŋ sözini òalúa dirsin degil ve ben çünkim BaġdÀda geldüm bu sözi Cüneyde didüm. Cüneyd eyitdi: (17) MaèÀõallah óàşà kim ben anuŋ sözin òalúa diyem ammà anuŋ òalúı sözin aŋun elinde dirven andan (149-a) (1) söz söylemege yaramaz didi. Ululardan bir ulu peyġàmber óażretin düşinde gördi. Ve Cüneydi daòı peyġàmber (2) úatında gördi kim oturur idi. Bir kişi fetvà getürdi peyġàmber elini sundı. PeyġÀmber fetvàyı Cüneyde ãundı (3) ve eyitdi: Bu fetvàyı sen vir didi. FetvÀyı götüren eyitdi: YÀ ResÿlallÀh siz óàżırsiz Cüneyde niçün (4) virürsiz? didi. PeyġÀmber eyitdi: Her bir peyġàmberüŋ kendü ümmeti içinde bir iètimàdlu kişisi olur (5) benüm iètimàdum Cüneydedür didi. Ve naúildür kim : Cüneyd bir gün òaste oldı idi eyitdi kim : vh «rn*¼«(6) yaèni iy çalabum baŋa saġlıú vir didi. DeróÀl hàtifden bir ÀvÀz işitdi kim eydür: İy Cüneyd úul (7) ile Taŋrı arasında senüŋ ne işüŋ vardur? didi. Seni aŋa kim buyurdılar meşġÿl olġıl ve ol (8) nesne ile kim seni mübtelà úıldılar ãabr eylegil didi. Senüŋ ayruú nesnede ne işüŋ vardur? didi. (9) Ve naúildür kim: Cüneydüŋ bir gün ayaġı aġrıdıyıdı fàtióa oúıdı ayaġına urdı. DeróÀl hàtifden ÀvÀz işitdi kim : YÀ Cüneyd utanmaz mısın kim bizüm adumuzı sen kendü maãlaóatuŋa ãarf idersin (11) didi. Ve naúildür kim: Cüneyd bir gün bir dervişe vardı gördi kim derviş iŋileridi. Cüneyd eyitdi : Neden (12) iŋilersin? Derviş söylemez oldı. Eyitdi: Bu ãabrı tà niçeye degin idersin? Derviş feryàd úıldı. (13) Ve naúildür kim : Cüneydüŋ bir kez gözi aġrıdı ùabìb geldi ve eyitdi: Gözüŋe su degürmegil didi. Cüneyd eyitdi: (14) Ábdesti nideyin? Ţabìb eyitdi: Eger gözüŋ saŋa 11 gerekse ilàcı budur didi. Ţabìb tersàyıdı çün (15) ùabìb gitdi. Cüneyd Àbdest aldı namàz úıldı ve başın úodı uyúuya vardı ve çünkim uyandı gözi (16) oŋulmışıdı. HÀtifden ÀvÀz işitdi kim: Cüneyd bizüm içün gözin terk itdi. Eger ol geleci itdügi vaútin (17) cümle dileklerin bizden dilesedi icàbet bulacaú idi didi. Ţabìb geldi gördi kim Cüneydüŋ gözi ãaġ olmış. (149-b) (1) Eyitdi : Neyledüŋ? Cüneyd eydivirdi óikàyeti. Ţabìb Cüneyd elin aldı ìmàn èarża úıldı ve eyitdi: YÀ (2) Cüneyd bu èilàc òàliúuŋdur òalúuŋ degül ve göz benüm aġrırımış senüŋ degül ve ùabìb senmişsin (3) ve ben degül. Ve naúildür kim: Bir gün bir ulu Cüneyd úatına geldi gördi 11 m: mükerrer 40

54 kim Cüneyd òışmıla oturmış (4) ve daòı İblìsi gördi kim Cüneydüŋ öŋinden úaçar idi. Ol ulu eyitdi: YÀ Cüneyd biz şöyle ãanuruz (5) kim İblìs úaúıyan kişiye gelür yoldaş olur bu èacebdür kim siz úaúıyup durursız İblìs sizden (6) úaçar didi. Cüneyd eyitdi: Biz kendü nefsümüze úaúıruz là-cerim İblìs bizden úaçar. Ayruúlar kendü nefsin (7) saúlamaàiçün úaúır. LÀ-cerim İblìs anuŋ yàrı ve dostı olur. Dost dostdan úaçar mı olur (8) Ve naúildür kim: Cüneyd eydür : Bir gün Àrzÿ eyledüm kim İblìsi görem. Mescid úapusında durur idüm gördüm (9) kim bir pìr geldi çünkim anuŋ yüzin gördüm göŋlüme deóşet düşdi. Eyitdüm: Ne pìrsin? Eyitdi: Senüŋ Àrzÿŋ- (10) ven didi. Eyitdüm: İy melèÿn ne nesne seni Àdeme secde eylemekden menè eyledi? Eyitdi: YÀ Cüneyd (11) sen hìç Taŋrıdan artuġa secde ider misin? didi. Cüneyd müteóayyìr oldı. DeróÀl hàtifden (12) ÀvÀz işitdi kim: İblìse eyit: Eger sen úulmıssaŋ buyruġın sımayaduŋ didi. Cüneyd aŋa (13) bu cevàbı virdi. İblìs feryàd eyledi eyitdi : YÀ Cüneyd beni yaúduŋ didi ve ġàyib oldı. (14) Ve naúildür kim: Cüneyd bir gice bir mürìdiyile gideridi bir it urdı. Cüneyd: Lebbeyk! didi. Mürìd eyitdi : (15) YÀ şeyò bu ne óàldür? Cüneyd eyitdi: İtüŋ úuvvetin ve ürdügin Çalap úahrından gördüm. Ve anuŋ ÀvÀzını (16) anuŋ úudretinden işitdüm ve iti aradan çıúardum. LÀ-cerim lebbeyk diyü Taŋrı úahrına cevàb virdüm. (17) Ve naúildür kim: Bir gün Şiblì eyitdi: ršef¼«vf¼«ë*¼uô«u-ôë u0 ô. Cüneyd eyitdi: Bu sözi göŋül darlıġından (150-a) (1) dirler olur. Her kim göŋül darlıġın elden úodı úażàlarına ràżì oldı didi. Ve naúildür kim: Cüneyd bir gün (2) zàrì úılup aġlarıdı. Şiblì ãordı kim: İy üstàd bu ne óàldür? Cüneyd eyitdi: Eger ol bir Àdem yuducı (3) ejderhàmıssa idi evvel kimsene kim kendüzin bir loúma idüp anuŋ aġzına atan ben olaydum didi. Ve naúildür kim: (4) Cüneyd eydür : Bir gice düşümde gördüm kim söz söyleyü Çalap óażretine varur idüm. Çalap eyitdi: YÀ Cüneyd (5) ne söyledüŋ? Eyitdüm : İlÀhì ne söyleye idüm dilümde õikrüm sensin ve göŋlümde fikrüm sensin didüm. Çalap (6) eyitdi : äadàúat yà Cüneyd didi. Ve naúildür kim: Şiblì bir gün meclis içinde AllÀh AllÀh diridi. Cüneyd (7) eyitdi : İy Şiblì eger Óaú ġàyib ise ġàyib õikr eylemek ġaybetdür ve eger óàżır ise anuŋ müşàhede-(8)sinde adın eyitmek terk-i edepdür didi. Ve naúildür kim: Cüneyd úaçan kim tevóìdden söz söyleye idi (9) degme kez bir dürlü èibàdetile söyleridi ve degme kişi anı fehm eylemezidi. Bir kişi geldi eyitdi: YÀ şeyò senüŋ (10) sözüŋi fehm eyleyümezven didi. Cüney eyitdi: Diler misin ki fehm idesin? Yitmiş yıllıú ùàèatüŋi (11) ayaġuŋ altına úo. Eyitdi: Úodum. Bu kez Cüneyd söz söyledi. Aŋlar mısın? didi. Eyitdi: Aŋladum. Ve naúildür kim (12) bir gün bir kişi meclis içinden duru geldi ve eyitdi : YÀ Cüneyd vaúitlerüŋ yigreki úanúıdur? Cüneyd eyitdi: (13) Vaúitlerüŋ yigreki oldur ki Taŋrı senüŋ göŋlüŋ içinde ola ve bir kişi eyitdi: Baŋa duèà úılġıl (14) eyitdi : Óaú TaèÀlÀ seni ãÿfì eylesün. Ve faúih bir gün bir kişi Cüneyde biş yüz altun getürdi, (15) öŋinde úodı. Cüneyd eyitdi: Bunı kim getürdüŋ, daòı var mıdur? Eyitdi: baúiyyesi gerekdür. Cüneyd (16) eyitdi: Götür kim almazven bundan sen ve benüm hìç altunum yoúdur ve baŋa altun daòı gerekmez didi. (17) Ve naúildür kim Cüneyd bir gün Cumèa namàzın úıldı mescidden çıúdı çoú úavm gördi kim ġalebe (150- b) (1) eylerler, mescidden çıúarlar ve giderler. Cüneyd eyitdi : Bu úavim òoõ uçmaú ehlidür ammà ãoóbet ehli (2) ayruú olur didi. Ve naúildür kim bir gün bir kişi duru geldi. Nesne tevaúúuè eyledi. Cüney anda óàżır (3) idi. Cüneydüŋ öŋinden geçdi kim bu derviş ãaġ ve esen yigitdür ve úuvveti var úazanup niçün (4) yimez ve kendüzin şöyle òor ider? didi. Cüneyd ol gice düş gördi kim bir kişi bir ùabaú üsti örtülü (5) getürdi. Cüneydüŋ öŋinde úodı. Cüneyd çünkim ol ùabaúuŋ örtüsin getürdi gördi kim ol mescide (6) tevekkuè iden derviş olmış bişürmişler. Cüneyde eydürler: Bu eti yigil. Cüneyd eyitdi: Ben murdàr (7) yimezven eyitdiler: Dün mescid içinde nite yir idüŋ? Cüneyd eydür: Bildüm kim ġaybet eylemişven (8) ol heybetden uyúudan uyandum duru geldüm ùahàret aldum. İki rekèat namàz úıldum ve taşra (9) çıúdum ol dervìşi istedüm gördüm kim ol dervìş Dicle úıraŋıda oturmış tere türe (10) yumışlar imiş ol tere uvaġın direr ve yir 41

55 çünkim yaúın vardum başın úaldurdı. Eydür: Ey Cüneyd (11) mesciddeki endìşeden tevbe eyledüŋ mi? Cüneyd eyitdi: Tevbe eyledüm. Eydür: İmdi varġıl ayruú (12) ol endìşeyi eylemegil çünkim tevbe eyledüm ˆœU¾ s ë u ¼«q¾I² Èe¼«u Ë andan girü (13) fàriġ olġıl didi ve naúildür kim Cüneyd eydür: Ben mürüvveti ve iòlàãı bir baş yüliciden ögrendüm (14) didi. Cüneyd eydür: Bir vaút ben Mekkeye vardum óàcılar başın yülirleridi bir kişi gördüm kim òˇàce- (15) nüŋ başın yüliridi. Ben daòı úatına vardum eyitdüm: Taŋrı èışúına benüm daòı başumı yüliyivir didüm (16) deròàl iki gözi yaş ùola geldi òˇàceye eyitdi: Sen dur git. Çünkim Taŋrıçün didi dükelinden (17) öŋdin anı dutmak gerek didi òˇàcenüŋ henüz başınuŋ yarusı yülinmeyüp dururdı. Beni öŋine getürdi (151-a) (1) ve evvel başumda bir kez öpdi ve èizzetile başumı yülidi ve andaŋ soŋra bir kàġıd içine aúçe úoymış getürdi (2) baŋa virdi ve eyitdi: Bunı óàcetüŋe sürgil ve ben anuŋ iètiúàdın èacebledüm eyitdüm: Eger benüm elüme fütÿó (3) girürse yaŋa virem didüm ol kişi úatına vardum altunı öŋinde úodum eydür: Bu ne altundur? Ben (4) eyitdüm: Şol benüm başum yülidügüŋde niyet eyledümidi kim: Eger benüm elüme nesne girürse ben anı saŋa virem (5) didüm idi: Baŋa eydür: İy cömerd utanmaz mısın sen baŋa eyitdüŋidi kim Taŋrı èışúına başumı yüli (6) ben daòı Ţaŋrı èışúına başuŋ yülidüm şimdi sen baŋa nesne virürsin anuŋ èarıżı olur ben Taŋrı içün (7) işledügüm iş içün eger dünyànuŋ hep màlın baŋa virürseŋ almazven didi ve naúildür kim Cüneyd eydür: Seóer (8) vaútinde bir kez namàz úılurdum niçe kim cehd eyledüm nefsüm baŋa muùìè olmadı ve göŋlüm yavlaú bir eginde oldı diledüm (9) kim duram ùaşra çıúam duru geldim ùaşra çıúdum gördüm úapuda bir yigit kilime sarlanmış durur baŋa eydür: (10) Şimdiye degin saŋa muntaôır oldum kim çıkasın didi ben eyitdüm: Sanmaduŋ ki beni bì-úaràr eyledüŋ ve göŋlüm (11) peràkende eyledüŋ eyitdi: Belì benven eyitdüm: Ne óàcetüŋ vardur? Eydür: Bir suéàlüm vardur ben eyitdüm: (12) Ne suéàldür? eydür: Hìç nefs kendü derdine dermàn ider mi veyà itmez mi? eyitdüm: Eyler. Eydür: Nite? (13) Eyitdüm: Úaçan kim nefs kendü dilegine muòàlefet eyleye dermàn eylemiş olur didüm. Yigit çünkim bu sözi işitdi (14) kendü yaúasından aşaġa baúdı ve eyitdi: Ey nefs-i şÿm bu cevàb benden işidürsin úabÿl eylemezsin (15) imdi Cüneydden daòı işitgil ayruú durmadı gitdi hìç bilümedüm kim úançarudan geldi ve úançarudan gitdi (16) ve naúildür kim: Cüneyd şol úadar aġlarıdı kim gözleri şişeridi göremez olurıdı ve şol úadar namàzda (17) dururdı kim ayaúları şişeridi ve bili iki bükilür idi ve eydür kim: Senüŋ èizzüŋ ve celàlüŋ óaúúıçün eger (151-b) (1) benümile Taŋrı arasında oddan deŋiz olsa kendüzimi bıraġam geçmek ardınca ölem. Benüm iştiyàúum celàlüme (2) ol úadar durdıyıdı. èalì bin Sehl bir gün Cüneyde nàme yazdı ve eyitdi kim : Uyúu ġafletdür maóabbet (3) oldur kim uyúuya kendüzin virmeye ve eger uyúuya meşġÿl olursa maúãÿddan úalur didi. Nitekim Óaú TaèÀlÀ (4) DÀvud peyġàmbere vaóy eyledi ve eyitdi: Yalan söyler ol kişi kim maóabbetüm daèvìsin ider gice yatur (5) uyur didi. Cüneyd eyitdi: Bizüm uyanuúlıġumuz muèàmelemüzdür didi óaú yolında ve bizüm uyúumuz Óaú elindedür 12 (6) ve bizüm elümüzde degüldür. Óaú emrüdür her nesne kim bizüm iòtiyàrumuzsuz (7) Óaúdan gelür. Andan yigrek ola kim bizüm iòtiyàrumuz ola nitekim meşàyiòler eydür: ë ¾ um¼«(8) sšl¼«v* v¼ufô ë*¼«s. Eydür: Uyúu èaùàdur Óaúdan dostlara dir ve hem peyġàmber (9) èaleyhi s-selàm buyurur: q U¼«œU¾ s dš r¼uf¼«âuì yaèni èàlim kişilerin uyòusı (10) càhillerüŋ èibàdetinden yigrekdür. Ve naúildür kim: Cüneydüŋ bir mürìdi varıdı. Ve çoú màlı (11) varıdı ve cümlesin Cüneyd yolında òarc eyledi. HemÀn atasından úalmış evleri úaldı. Bir gün (12) eyitdi: YÀ şeyò işbu ivleri nideyin? Şeyò eyitdi: Var ãat bahàsın getür didi. Mürìd vardı ãatdı. (13) BahÀsın getürdi. Cüneyd eyitdi : Var Dicle ırmaġına bıraú tà kim ululıġa iresin. Mürìd vardı aúçeyi (14) Dicleye bıraúdı girü geldi. Cüneyd 12 m: dur ve bizüm uyúumuz Óaú elindedür 42

56 mürìdi bu kez mürìd ayruú úatına getürmedi, úovdı var sen daòı git didi. Mürìd (15) ne vaút kim Cüneyde gelüridi úovardı. Az zamàn içinde mertebeye irdi ululardan oldı. Ve naúildür kim: (16) Bir gün bir yigit Cüneyd meclisine geldi tevbe eyledi. Ve her nesnesi kim varıdı hep dervìşlere yaġmà (17) buyurdı. Ve ne kim borcı varıdı ödedi illà biŋ úızıl duta...geldi biŋ úızıl Cüneyd öŋinde úodı. Cüneyd eydür : (152-a) (1) Var bu altunı Dicle ırmaġına bıraú. Yigit biŋ altunı aldı Dicle ırmaġı úatına geldi bir yirde oturdı. (2) Altunı öŋine dökdi bir bir ãuya bıraúdı, dur òanúàha geldi oturdı. Cüneydüŋ gözi aŋa doúındı Cüneyd aŋa (3) naèra urdı çaġırdı ve eyitdi: Olmasun kim senüŋ göŋlüŋden geçe kim biŋ altunı biŋ kez ãuya bıraúdum (4) diyü eger geçerse sen bunda işmàr eylemege mi geldüŋ? İşmÀr bàzàrda yaraşur dur yine bàzàra var didi. (5) Ve naúildür kim: Cüneyd mürìdlerinden bir mürìdüŋ öŋinden geçdi kim ben kemàl derecesine irdüm imden girü (6) baŋa òalvet ve tenhàlik yigrekdür didi. Mürìdler içinden çıúdı bir kÿşeye girdi oturdı ve her seóer vaútinde (7) uyúuya varurdı. Düşinde òoş aúar ãular, çemenler, òÿb ãÿretlü èavratlar ve gökçek ùaèàmlar (8) görür idi. Ol òoõ şeyùànı idi. Bu kez èucb ve kendüzin görmek anuŋ içinde müstevlì oldı tà óadde (9) mürìdleri göricek eydüridi kim: Her seóer vaútinde bini uçmaġa iledürler ve baŋa óÿriler ve nièmetler èarża (10) úılurlar dir idi. Anuŋ óàlini Cüneyde didiler. Cüneyd mürìdlerin aldı anuŋ òalvet-òànesine (11) vardı. Gördi kim kibr ve ġurÿr anuŋ dimàġına eåer eylemiş hìç Óaúúa làyıú işi yoú. Cüneyd eyitdi: (12) Çünkim seni bu gice uçmaġa iledeler anda varıcak üç kez eyit : ÈUF¼«ë*¼U ô«u- ôë ë¼u0ô (13) ršºuf¼«didi. Çünkim seóer vaúti oldı yine mürìdi ol maúàmına iletdiler. Anuŋ göŋlüŋde Cüneyde münkirlik (14) varıdı. Cüneydi sınayayın didi. Üç kez bu kelimeyi didi ol gördükleri hep gitdi kendüzini mezbele içinde (15) ve necàsetler içinde gördi. Çünkim uyòudan uyandı kendü òaùàsını bildi tevbe eyledi, durdı yine Cüneyd (16) úatına geldi òiõmete meşġÿl oldı. Maúãÿd bu sözden oldur kim mürìde mürşid gerekdür yoúsa yaluŋuz (17) olursa şeyùàn gelür aŋa mürşid olur didi. Ve naúildür kim: Bir gün Cüneyd sözlere ùàlib dururdı bir mürìd (152-b) (1) naèra urdı çaġırdı Cüneyd anı ol işden menè eyledi, edebledi ve eger bu kez daòı çaġırursaŋ mehcÿr (2) eylerven didi. Pes Cüneyd yine söze başladı ol yigit kendüzini saúladı. Bu kez óàli ġàlib oldı càn virdi. (3) Vardılar gördiler kim òırúası içinde yatmış kül olmış. Ve naúildür kim: Bir kez bir mürìdden edepsüzlik vücÿda (4) geldi. Ol mürìd vardı bir mescid bucaġında girdi oturdı, şeyòden úaçdı ãoŋra yine Cüneyde geldi. Cüneyd bir kez (5) úaşın çatup aŋa naôar úıldı. Ol mürìd heybetinden düşdi elin yire doúındı başı yarıldı úan revàn (6) oldı yire ùamdı. Her bir úaùre úan kim ùamarıdı AllÀh yazılurıdı. Cüneyd eyitdi: Yaènì sen suç mı idersin ve Taŋrıdan (7) úaçar mısın? didi. Mürìd bu söze úatlanumadı càn ısmarladı. Cüneyd anı kendü eliyile defn eyledi. Bir mürìd (8) anı düşinde gördi işüŋ neye irdi? didi. Eyitdi: Vay baŋa eydi kim eger şeyòüm beni kendü eliyile defn eyle- (9) meseydi. Ve naúildür kim: Cüneydüŋ Baãra içinde bir mürìdi varıdı. Òalvet içinde otururdı bir gün (10) bir günàh ãàdır oldı. Hem ol dem gözgüye baúdı gördi kim nÿrı úapúara olmış. Ol mürìd müteóayyir oldı. Yavlaú òacìl (11) oldı üç güne degin yüzin kimseneye göstermedi. Ve çünkim üç gün tamàm oldı pàre pàre aúlıú anuŋ yüzine (12) düşdi. TÀ dördinci gün yine aú oldı. NÀgÀh bir kişi geldi úapu úaúdı. Eyitdi: Kimsin? Eyitdi: Şeyò Cüneydden (13) nàme getürdüm çünkim nàmeyi oúıdı nàme içinde Cüneyd şöyle yazmış kim Çalap óażretinde niçün edebile (14) oturmazsın? Uş şimdi üç gündür kim gice gündüz senüŋ yüzüŋ úaralıġından ötürü Çalap dergàhına (15) yalvarurven tà senüŋ yüzüŋ úarası aúlıġa döndi imiş. Ve naúildür kim: Cüneydüŋ bir mürìdi varıdı. (16) Yavlaú edeplü ve óayàlu idi. Bir gün ol mürìde nükte eylediler utandı, yavlaú òacìl oldı. Eyitdi: (17) Ayruú ben şeyò yüzine baúmazven didi. Odındandan úaçdı gitdi ammà ol didükleri söz aŋa bühtàn idi. Cüneyd (153-a) (1) bildi kim ol mürìdüŋ suçı yoúdur odından gitdi. Cüneyd bir gün mürìdleriyile bàzàr içinden (2) geçeridi. Şeyòüŋ gözi ol úaçan mürìde doúındı. Mürìd odından úaçdı yana kim Cüneyd anı 43

57 görmeye. Cüneyd mürìdlerine: (3) Siz gidüŋ beni yaluŋuz úoŋ tà ben úaçan úuşı aġa bıraúdum ola mı? didi. Mürìdler gitdi şeyò anuŋ ardına düşdi. Mürìd döndi, baúdı, gördi kim şeyò gelür daòı úatıraú gideridi. Cüneyd eyitdi: İlÀhì úaçan oġlanuŋ (5) suçı yoúdur. Odından úaçar ilàhì ol óayàyı kim ol götürür kim anuŋ yüzi ãuyını anuŋ öŋine eylegil (6) tà geçmesün ben aŋa irişeyin yine senüŋ ùàèatüŋe götüreyin didi. Mürìd úaçarken gördi kim öŋinde (7) bir dìvàr çekmişler geçecek yol yoú girü döndi, baúdı gördi kim Cüneyd becid gelür bu kez çàresüz (8) oldı yüzin dìvàra urdı durdı Cüney irdi anı gözinde öpdi nevaòt eyledi, òànúàha götürdi. (9) Az zamàn içinde ol mürìd yüce mertebeye irdi, óayàsı bereketinde. Ve naúildür kim: Bir gün Cüneyd (10) mürìdleriyile gideridi. Beriyye içinde gün yavlaú issiyidi. Bir mürìdinüŋ yaúası yırtılup omuzı (11) çıúup dururdı. Güneş anuŋ omuzın köyindürdi tà kim omuzı yarıldı, úan aúdı. Ol mürìd bir kez (12) eyitdi kim: Güneş issi oldı diyü şeyò aŋa heybetile baúdı ve eyitdi: Git kim sen Óaúúa làyıú degülsin (13) didi. Anı úatından mehcÿr eyledi. Ve naúildür kim : Şeyòüŋ bir mürìdi varıdı. Şeyò anı dükeli mürìdlerinden (14) yigrek severidi. Ve naôarı anuŋ üzerine artuú idi. TÀ óaddi úalan mürìdleri anı küniler idi. Şeyòe (15) didiler: Bizlerden anı yigrek seversin didiler. Cüneyd eydüridi: Anuŋ edebi cümleŋüzden (16) artuúdur. İmdi anı sınayalum siz daúı görüŋ didi. Cüneyd òiõmetkàra buyurdı: Yigirmi úuş (17) getürdiler her birisine bir úuş virdi ve ol mürìde daòı bir úuş virdi ve eyitdi: Her biriŋüz (153-b) (1) bir yire varuŋ hìç kimse sizi görmeye bu úuşları anda boġazlaŋ didi. her birisi birer úuş aldılar (2) vardılar bir òalvet yirde boġazladılar. Girü geldiler ve eyitdiler kim : Ben fulàn yirde boġazladum. Pes (3) ol mürìd daòı geldi úuşı boġazlamaduú dirice getürdi. Cüneyd eyitdi: Sen neçün boġazlamaduŋ? Eyitdi: (4) Siz buyurduŋuz idi ki : Úuşı bir yirde boġazlaŋ kim anda hìç kimsene görmeye. İmdi ne yirde vardumsa (5) ki boġazlayam ol óàżır idi. Hiç Taŋrıdan òàlì yir bulumadum kim úuşı boġazlayam. Ne yire baúdum (6) Taŋrıyı anda òàżır buldum, pes boġazlamadum getürdüm, didi. Cüneyd eyitdi: Gördüŋüz kim neçe (7) fehm vardur ve neçe firàset vardur didi. Pes cümle mürìdler istiġfàr eylediler anuŋ zìrekligine (8) iúràr getürdiler. Ve naúildür kim: Cüneydüŋ sekiz üründü mürìdi varıdı. Her ne kim Cüneydüŋ öginden (9) geçerdi dimedin anlar anı yirine getürürleridi. Bir gün bu sekiz mürìdlerüŋ öglerinden geçdi kim başmaú (10) döndürevüz ġazàya varavuz úılavuz diyü. Yarındası Cüneyd òiõmetkàra buyurdı kim: (11) Başmaú döndür ġazàya gidelüm didi. Pes bu sekiz mürìdin aldı kàfir ile uġraşmaġa úaãd eyledi. (12) Çünkim savaş yirine vardılar ãaf baġlandı. MüsülmÀnlar bahàdurları silàóların geyüp kàfirile (13) savaşa durdılar. Bu sekiz mürìdüŋ birisi şehìd oldı. Birisi daúı vardı ol daòı düşdi. (14) El-úıããa: Sekizi daòı bir kezden şehìd oldılar. Cüneyd baúdı hevà yüzinde ùoúuz úubbe gördi (15) kim mürìdlerüŋ cànların ol úubbelere iletürleridi. Sekiz mürìdüŋ cànın sekiz úubbeye iletdiler. (16) Bu bir úubbe úaldı Cüneyd eyitdi: Ţoúuzıncı úubbe benümdür. Dileridi kim meydàna gire bir kàfir yigidi (17) eyitdi: YÀ Cüneyd ol ùoúuzıncı úubbe benümdür, sen yine BaġdÀda varġıl didi, geldi. Cüneyd (154-a) (1) öŋinde ìmàn getürdi meydàna girdi şehìd oldı. Cüney baúdı gördi kim anuŋ cànını daòı úubbeye iletdiler (2) ùoúuzı bile uçmaġa girdi. Bir vaútin bir seyyid ÓicÀza úaãd eyledi. Çünkim BaġdÀda uġradı varayın (3) Cüneydi ziyàret ideyin didi. Çünkim Cüneyd úatına geldi ziyàretleşdiler Cüneyd (4) eyitdi: s²«s bš¼«yaèni seyyid ne yirdendür? Eyitdiler: GeylÀn şehrinden. Eyitdi: Kimüŋ (5) oġlanlarındandur? Eyitdiler: Emìrü l-mü minìn èalì oġlanlarındandur andan Cüneyd eyitdi : U«Ê«(6) bš¼u fhm¼«u Ë ÊUDšA¼«l# U- Ë UHJ¼«l# W¼ UÔ sšhš¼ U»dC² ÊU½ (7)»dC² UN² U yaèni senüŋ ataŋ iki úılıç ururdı. GÀh kàfirile ve gàh nefsile. Seyyid bu iki (8) úılıçdan úanúısını urur? Çün Seyyid bu sözi işitdi kendüzin yıġmadı aġlayu duru geldi. İki dizi (9) üstine oturdı ve eyitdi: YÀ Cüneyd ben atam yolın varımazven velàkin baŋa ögüt vir didi. (10) Cüneyd eyitdi: Senüŋ göŋlüŋ Óaúúuŋ òàã óaremidür. İmdi sen gücüŋ yitdügincenà-maóremi 44

58 (11) Óaúúuŋ òàã óaremine yol virmegil didi. Seyyid eyitdi kim: TamÀmdur. Cüneydüŋ sözleri iŋen (12) èàlìdür. Ve anuŋ sözlerinden bir şemme beyàn úılalum?? şeyò Cüneyd sözleridür raómetu llàhi èaleyh (13) Cüneyd eyitdi: Fütüvvet ŞÀmdadur, feãàóat èiràúdadur ve ãıdú Òorasandadur (14) didi. Ve yol urucılar çoúdur yolda üç dürlü duõaú úurıp dururlar: Evvel mekrdür duzaġı (15) ikinci fahrı duõaġı üçünci luùfdur bunlaruŋ nihàyeti yoúdur ve eydür: Úulile Taŋrı arasında (16) dört deŋiz vardur. Úul anı geçmeyince Taŋrıya iremez. Birisi dünyàdur anuŋ gemisi zühddür, (17) ikincisi òalúdur anuŋ gemisi ıraú olmaúdur, üçüncisi İblìsdür anuŋ gemisi anı düşmen (154-b) (1) bilüp andan saúınmaúdur. Ve dördinci nefsidür anuŋ gemisi dilegin virmekdür. Eydür: Nefsüŋ (2) hevesiyile şeyùànuŋ vesvesesi arasında farú oldur ki çün nefs bir nesneyi dileye sen anı (3) menè eylegil. Ve şeyùàn vesvese eyler ki nefs dilegin virgil sen aŋa muòàlefet eylegil úurtılasın. (4) Ve eydür: Bu nefs yavuza buyurıcıdur ve hevàya uyucıdur ve dükeli yozlıúları ulaşdurı- (5) cıdur kim anı öldüre. Ve eydür: Dostlar göŋli Taŋrınuŋ sırrıyıdı 13. Taŋrı TaèÀlÀ (6) kendü sırrını ol göŋülde úomaz kim anda dünyà dostlıġı ola ve eydür: Taŋrıdan ġàfil olmaú oddan (7) daòı úatıraúdur ve eydür: ÁõÀdlıġa irmeyesin eger sende úullıúdan nesne úılmış olursa. (8) Ve eydür: Her kim nefsini bildi úullıú aŋa geŋez oldı. Ve eydür: Her kimüŋ kim raèiyyeti eyü ola anuŋ vilàyeti (9) dàìm ola. Her kim muèàmelesini işàret òilàfınca ide ol müddeèìdür ve yalancıdur. Eydür: (10) müşàhede söz Allah diye ol yalancıdur. Eydür: Her kim Taŋrı bildi hergiz şàd olmaya viãàl (11) vaútine degin. Eydür : Her kim dilerse ki anuŋ dìni selàmet ola vatanı Àsÿde ola ve göŋli (12) èinàyetli ola. Òalúdan èuzlet eylesün ve èàúil oldur kim yaluŋuzlıġı seve. Eydür: Her kimüŋ (13) ki èilmi yaúìne irmedise yaúìni anuŋ òavfiledür. Ve òavf èameliledür ve èamel veraè iledür, (14) veraè iòlàãiledür, iòlàã müşàhede iledür. Ve her kimde bu òaãletler olmaya ol (15) hàliklerdür. Ve her kimüŋ kim dirligi Óaúúile ola anuŋ ölümi naúl eylemekdür mecàzì dirliginden (16) óaúìúat dirlige. Ve her kimüŋ kim dirligi nefsile ola anuŋ ölümi cànı gidicek olur. Ve eydür: (17) Her gözüŋ kim görmekligi èibretile olmaya anuŋ görmezligi yigrekdür görürliginden ve her dil kim Taŋrı (155-a) (1) õikrine meşġÿl olmaya anuŋ söylemezligi yigrekdür söyledüginden ve her úulaú kim óaúúı işitmege muntaôır (2) olmaya anuŋ ãaġırlıġı yigrekdür işitdüginden. Ve her ten kim Taŋrı úullıġına meşġÿl olmaya anuŋ ölmegi (3) yigrekdür dirliginden. Ve eydür: Her kim elin èamele ura úademi berk ola. Ve eydür: Olmaya kim mürìd (4) nesne öger ne mekr ol úadar kim namàzda gereklü ola. FÀtióa ve úul huva llahü aóad bigi úanúı mürìd kim (5) nesne yaza ve oúıya andan nesne gelmeye. Ve eydür: DünyÀ mürìdler göŋline ãaburdan daòı acıdur. Ve çün (6) maèrifet bularuŋ göŋline ire baldan daòı ùatlıdur. Ve eydür: èamel yigreki oldur ki nefsi saúlaya (7) ve çün nefsin saúladı dìnin saúladı. Ve eydür : Göŋül dörtdür: Bir göŋül oldur kim Óaúdan ola úul (8) daèvet eyleye uyanmaúlıġa ve bir göŋül firiştelerdendür úulı daèvet eyler ùàèate ve bir göŋül (9) nefsdendür úulı daèvet eyler dünyà ÀrÀyişine ve õevúine tenàèumına ve bir göŋül şeyùàndandur (10) úulı daèvet eyler buòl ve óasede ve èadàvet eydür. BelÀ èàriflerüŋ çeràġıdur ve mürìdlerüŋ (11) uyanıúlıġıdur ve èàbidlerüŋ helàkligidür. Eydür: Himmet Taŋrı işàretidür ve iràdet firişte-(12) ler işàretidür ve minnet şeyùàn işàretidür ve şehvet nefs işàretidür ve hevà (13) küfr işàretidür. Ve eydür: äàóib-i himmete Óak TaèÀlÀ hergiz èaõàb eylemeye gerçi kim andan (14) günàh daúı gelür ise. Ve eydür: Her kimüŋ kim himmeti var anuŋ gözi açuúdur. Ve eydür. Hìç bir şaòã (15) bir şaòãa nisbet dutmaz ve hìç bir èamel bir èamele beŋzemez. Ve eydür: Derviş oldur kim yir bigi (16) ola cümle pelìõleri anuŋ üstine dökeler ve cümle eylükler andan göreler. Eydür: äÿfì oldur kim (17) äàfì ola Taŋrıdan artuúdan. Eydür: Her kim güzìde oldı nefsden güzìde oldı. Ve eydür: äÿfì oldur (155-b) (1) anuŋ göŋli İbraóìm göŋli bigi selàmet ola dünyà 13 m: dur 45

59 dostlıġından ve teslìmligi İsmaèìl teslìmligi bigi (2) ola ve ġuããası DÀvud ġuããası bigi ola ve ãabrı Eyyÿb ãabrı bigi ola ve faúırlıġı İsÀ faúırlıġı (3) bigi ola ve şevúi Muóammed şevúi bigi ola. Ve taãavvuf bir ãıfatdur kim úullaruŋ iúàmeti anuŋ (4) içindedür. Sordılar kim: Óaú ãıfatı mıdur veyà òalú ãıfatı mıdur? Eyitdi: Óaú sıfatıdur ammà resm-i òalú ãıfatıdur. (5) Ve eydür: Taãavvuf ol olur kim seni Óaú TaèÀlÀ senden öldüre ve kendüyile girü dirildire. Ve eydür : (6) Taãavvuf õikrdür ve vaódetdür. Ve daòı bir kişiye ãordılar kim :Taãavvuf nedür? Eyitdi : Senüŋ üzerüŋe (7) olsun anuŋ ôàhirin dutmaú ve bàùından ve õàtından sevmek kim èaúluŋuza sıġmaz didi ve eyitdi: äÿfìler (8) vardur kim bularuŋ beúàsı Óaúúiledür kimsene bilmez illà ol bilür. Bir gün Cüneyd mürìdleri arasında (9) otururdı nàgàh ãaru beŋizlü yigit geldi, Cüneyde birez baúdı. Yine tìzcek gitdi. Cüneyd anuŋ (10) ardınca bir mürìd viribidi. Ve eyitdi: Var ol yigide ãor kim: äÿfìliú ne nesnedür? Mürìd vardı (11) ãordı ol yigide eyitdi: Var Cüneyde digil kim: ë¼ n#ë ôu bô v 0 n#ë ö s½ yaèni (12) bì-vaãf olġıl kim bì-vaãf bulasın dir. Cüneyd çünkim bu sözi işitdi durdı segirtdi kim ol (13) yigidi bula bulumadı eyitdi kim: Ey dirìġa ol bir ulu úuş imiş biz anuŋ úaderin bilemedük didi. (14) Cüneyd niçe gün ol söz heybetinden óayràn olıp durdı ve eyitdi: èárifüŋ yitmiş maúàmı vardur. (15) Ol yitmişüŋ birisi oldur kim hergiz bu cihàn muràdın dilemeye ve eydür: èárif oldur kim (16) Óaú TaèÀlÀ anuŋ sırrından söz söyleye ve kendüsi hàmÿş ola ve eydür: èárif óaúúı görür (17) her bir nefes içinde ve èàrif oldur kim pàk ola her bir kirden yıyıdan ve èàrif bir derece ola (156-a) (1) kim óaúúile anuŋ arasında óicàb yoúdur ve eydür: Maèrifet iki úısımdur bir maèrifet teèarrüfdür (2) ve bir maèrifet taèrìfdür. Teèarrüf oldur kim kendüsi aŋa biliş eyler ve taèrìf oldur kim kendüsini (3) bildürür ve eydür: Maèrifet Taŋrı emànetidür úul göŋlinde ve maóabbet irmege meger kim anuŋ cànı (4) anuŋ yolında şucàè ola fidà úılmaú içinde ve eydür: Üns ehli òalvet içinde nesne söyleyeler (5) kim èàm òalú anı küfr ãana ve eydür: MüşÀhede ġarúdur ve vecd helàkdur ve eydür: Vecd (6) didügi úılıçdur ve müşàhede öldürücidür ve eydür: Çün riúúat fevt ola hergiz bulmaġa yaramaz (7) ve hìç riúúatden èazìzraú nesne yoúdur ve eydür: Biŋ yıl bir ãàdık yüz óaúúa dutarsa ve ãoŋra (8) bir sàèat ièraż iderse ol kim ol bir sàèat içinde andan fevt oldı andan artuú ola (9) kim ol biŋ yıl içinde óàãıl eylemişidi ve bir maènì oldur kim şöyle óasretlıú olur kim ol bir laóôa (10) żàyièolmaġı ol biŋ yıl içinde ki ġanìmetden artuúdur ve bir maènì oldur kim bu bir laóôa (11) óaúdan ièraż bilmek biŋ yıllık ùàèati bir sàèat içindeki edebsüzlige degemez ve eydür: (12) Hìç Taŋrı velìlerine vaútlar içinde nefslerin saúlamaúdan úatıraú yoúdur. Ve eydür: Şükr oldur (13) kim kendü nefsüŋi nièmet ehli bilmeyesin ve eydür: Zühd eli boş olmaúdur memleketden ve göŋli (14) òàli olmaúdur dünyà şuàlından ve eydür: äıdú oldur kim ùoġru söyleyesin şol yirde eger (15) anı söylerseŋ saŋa ziyàn dege ve eydür: äàdıú dervìş oldur kim suèàl eylemeye ve muèàraża (16) daòı eylemeye ve eger kimse aŋa muèàraża eylerse ol òàmÿş ola ve eydür: äàdıúlıú artar (17) eksilmez ve ġàyet ãabr tevekküldür. Nitekim ÚuréÀn içinde buyurur: Êu*½ u ² rn v*ë «Ëd¾# s²c¼«(xvi-42) (156-b) (1) Ve eydür: äabr nefsin yıġmaúdur. Taŋrıdan rücÿè eylemedin ve eydür: äabr yutmaúdur acıları yüzin turuş ey[leyüp] (2) ve eydür: Yaúìn oldur kim rızúa èazm eylemeyesin ve rızú içün ġuããa yimeyesin ve ol kim muúadder ola- (3) dur saŋa degecekdür ve eydür: Fütüvvet oldur kim dervìşlerden èàrlanmayasın ve baylara muèàraża (4) eylemeyesin. Cömerdliú oldur kim elüŋden gelenin dirìġ dutmayasın. Ve eydür: Òulú dörtdür seòàvet (5) ve ülfet ve naãìóat ve şefúatdür. Ve eydür: FÀsıúlar ãoóbeti kim eyü òÿlu 14 ola baŋa sevgülüdür şol (6) èàlimler ãoóbetinden kim yavuz òulu. Ve eydür: ÓÀl bir nesnedür kim göŋle gelür illà bàúì úalmaz ve (7) rıżà iòtiyàr defè eylemekdür ve rıżà oldur kim belàyı ġanimet göresin ve eydür: Faúr óàli olmaúdur (8) göŋül dileklerinden. Ve eydür: Òavf oldur kim 14 m: u* 46

60 óaràmlar içüŋden çıúarasın ve emeller terk eyleyesin (9) ve èaãàyıla èabàyı iòtiyàr idesin ve eydür: Tevbenüŋ üç maènisì vardur : Evvel nedàmet ikinci (10) kendüzin arı eyleye zamàna ve mekàna ve iòvàna üçünci pàk duta kendüyi her maèãìyetden. Ve Cüneyde ãordı- (11) lar kim bu ne óàldür Àdem sàkin olup dururken? Çünkim semàè işidür iòtiyàr söz óarekete gelür. Eyitdi: (12) Óaú sübóànehü ve TaèÀlÀ elest vaútinde Àdemoġlanları cànlarına òiùàb eyledi ve cànlar ol vaút ol (13) òiùàbdan leõõet bulup dururdı. Bu èàlemde daòı çünkim işidürler ol vaút õevúi óàãıl olur, (14) óareket eylerler. Bir gün ulu bir kişi geldi Cüneyde ãordı kim: Taãavvuf ne dimekdür ol neyile óàãıl (15) olur? CevÀb şöyle virdi kim: Taãavvuf dimek göŋlüŋ ãàfì eylemekdür, muràfaúatından ve ayrılmaúdan (16) òalú ùabìèyetinden ve kendüyi öldürmekdür beşeriyet ãıfatından ve ıraú olmaúdur nefs dilekerinden (17) ve rÿhànì ãıfata gelmekdür keåàfetden ve derecesi yüce olmaúdur Óaú èilmiyle ve naãìóat eylemekdür cümle (157- a) (1) utana vefàyı beklemekdür peyġàmber şerìèatına. Ve ãÿfì oldur kim Óaúúile úàyim ola ve eydür : Cümle ziştlerüŋ (2) zişti oldur kim ãÿfì ola ve baòìl ola. ZìrÀ taãavvuf Óaú ãıfatıdur Óaú ãıfatında buòl olmasa gerek- (3) dür. äordılar kim tevóìd nedür? Eydür : ë šu v¼«ë ²œu¾F¼«s u¾f¼«yaèni èubÿdiyyetden rübÿbiyyete (4) geçmekdür. Eyitdiler: Bu söz müşkildür beyàn idivirgil. Eyitdi: Úul ãıfatı òorlıú ve èàcizliú ve żaèìf- (5) lıúdür ve Óaú ãıfatı cümle èazìzlıúdur ve úaderdür. Her kimde kim bu ãıfat ola müveóóiddür ve yine (6) ãordılar kim tevóìd nedür? Eydür: Yaúınlıúdur. Eyitdiler: BeyÀn eyle kim niçedür? Eydür: Óaúìúat işbu (7) òalúuŋ óarekàti sekenàtı Taŋrı TaèÀlÀ fièilidür kimse aŋa ortaú yoú çünkim böyle bilesin (8) tevóìd şarùın yirine getüresin. Eyitdiler: FenÀ nedür ve beúà nedür? Eyitdi: BeúÀ Óaúúuŋdur ve fenà úuluŋdur. (9) Eyitdiler: Tecrìd nedür? Eyitdi : Tecrìd oldur kim ôàhiri anuŋ mücerred ola ièrażdan ve bàùını daòı mücerred (10) ola. İèrażdan sordılar kim: Maóabbet nedür? Eyitdi: Maóbÿb ãıfatı muóib göŋlüŋde şunuŋ bigi otura (11) kim söyledügin andan söyleye ve işitdügin anuŋıla işide niteki peyġàmber eydür: b¼ XM½ ë¾¾0«««(12) «db Ë UFL ve eyitdiler kim: Tefekkür nedür? Eyitdi: Tefekkür dört úısmdur: Bir tefekkür Taŋrınuŋ Àyetlerinedür (13) ki maèrifet doġar, ikinci tefekkür nièmetlerinedür bu fikirden maóabbet doġar, üçünci fikir Óaúúuŋ vaèdelerine (14) ve èaõàblarınadur bundan òavf doġar ve dördünci fikir Óaúúuŋ raómetine ve uçmaġınadur bu fikirden (15) ictihàd ve ùàèat ùoġar. Sordılar kim úul èubÿdiyyet óaúúını ne vaúit yirine getürür. Eydür: Şol vaútin (16) kim dükeli nesneleri Óaú mülkin bile ve óaúìúat bile ve dükeli maòlÿúatuŋ varacaú yiri ve mercièi Taŋrı TaèÀlÀdur. (17) Nitekim ÚurÀn içinde buyurur : ÊuF2dÔ ëš¼& Ë v q½ uj* ˆbš Èc¼«ÊU1¾ (XVI- 83) ve sordılar kim : (157-b) (1) muràúebe nedür? Eyitdi: MurÀúebe oldur kim gözedi durasın ve ġàfil oturmayasın kim Taŋrıdan saŋa ne gelür. (2) Nitekim bir kişi pàdişàhuŋ òışmından úorúarsa hìç yatmaz ve diŋlenmez ol úorúu anı uyıtmaz. Şöyle (3) kim AllÀhü TaèÀlÀ buyurur : VIÔ U yaèni gözedi durmaúdur. Sordılar kim : äıdk nedür ve ãàdıú (4) nedür? Eyitdi: äıdú oldur kim dàyima anuŋ ãıdúı eksük olmaya aúvàl ve efèàl içinde. Ve ãıdú (5) ãàdıúuŋ fièlidür. Sordılar kim iòlàã eyitdi: İòlÀã senüŋ fenàlıġuŋdur ve Óaúúuŋ beúàlıġı- (6) dur ve iòlàã oldur kim Taŋrı muèàmelesinden òalúı çıúarasın. Ve sordılar kim èuzlet nedür? Eyitdi: (7) èuzlet iki úısımdur birisi òalúdan ve birisi nefsden ammà nefsden ayru èuzletüŋ yigrekdür. (8) Ve sordılar kim dostlıġı kimüŋile eyleyelüm? Şol kişiyile ki eylük eyleye didi senüŋ óaúúuŋa ve anı ayruú (9) aŋmaya ve eger sen eylük iderseŋ ol anı girü ödeye. Ve sordılar kim: Aġlamaúdan yigrek nedür? Eyitdi: (10) Aġlamaúdur aġlamaú üzerine yaèni Taŋrı úorúusından bir kez aġlamışken yine aġlaya ol iŋen sevgülü- (11) dür Óaú Óażretinde. Ve sordılar kim: Taŋrıya yol niçedür? Eyitdi: UH쫜bF½ ë*¼«v¼«ëdd¼«(12) o²ö ¼«. Taŋrıdan yaŋa yol Àdemoġlanlarınuŋ saġışınçdur daòı artuúdur (13) didi. İllÀ dükelisinden yigrek dünyàyı terk eylemekdür didi. Ve daòı bir kişi ãordı kim : 47

61 Tanrıdan yaŋa yol nedür? (14) Eyitdi: Var dünyàyı terk it ve nefsüŋe muòàefet eyle tà bulasın didi. Ve sordılar kim tevàżuè nedür? Eyitdi: (15) egilmegi yuúaru dutmaú ve pehlÿyı aşaġa bıraúmaúdur didi. Ve sordılar: Úullaruŋ óicàbı úaçdur kim Óaúúa ir- (16) mekden menè ider? Eyitdi : Üçdür. Birisi nefsdür, birisi òalúdur ve birisi dünyàdur bu èàmlar- (17) uŋ.ve òàãlar óicàbı daúı üçdür. Evvel ùàèatin görmekdür, ikinci åevàbın görmekdür ve üçünci keràmetin (158-a) (1) görmek. Sordılar kim mü min göŋliyile münàfıú göŋli arasında farú nedür? Eyitdi : Mü min göŋli dolanup durur (2) ve münàfıú göŋli bir óàlden bir óàle döne durur bir óàlde durmaz didi. Ve naúildür kim : Birgün Cüneydi (3) gördiler kim eydüridi: İy Çalap gözsüz eylegil. Eyitdiler kim : YÀ Cüneyd ne maènisi vardur kim böyle dirsin? (4) Eyitdi: Kimsene kim Óaúúı görmeye ben anı dilemezven didi. Çünkim ölümi yaúın geldi, şöyle oldı. Ve naúildür kim : Çün (5) Cüneydüŋ vefàtı yaúın geldi eyitdi kim : äufra úoŋ ve òÿn döküŋ tà yàrenler yiriken ben càn (6) vireyin didi. Pes çünkim nezè óàline düşdi eyitdi kim : Baŋa Àbdest alduruŋ. Çünkim Àbdest (7) aldurdılar. Barmaúları arasına su degmedük. Eydür : Taòlìl yirine götürüŋ. Çünkim yirine götürdiler. (8) Pes deróàl secdeye düşdi ve aġladı. Eyitdiler : İy sulùàn-ı ùarìúat bunca èibàdet ve içtióàd (9) kim ilerü viribidüŋ ol tamàm degül midür kim bu óàl içinde secde eylersin? Eyitdi : Hìç vaút içinde (10) sücÿd bu vaútden muótàcıraú degül idi didi. Ve naúildür kim: Óarìrì eydür: Cüneyd ol (11) óàlde ÚuréÀn başladı ben eyitdüm: YÀ maèdin-i óaúìúat ÚuréÀnı mı oúırsın? Eyitdi : Bu óàl içinde (12) ÚuréÀndan yigrek ne ola bir yanumda melekü l-mevt durur ve bir yanumda ãıràù köprüsi ve èadl úàøì- (13) si öŋümde ve baŋa iki yol gösterür. Bilmezven ki úanúı yola iledürler. Pes Baúara sÿresinden yitmiş (14) Àyet oúıdı ve óàli ayruúsıdı. Bir kez derdile AllÀh didi ve tesbìó oúımaġa başladı ve barmaġıyıla (15) tesbìó oúıduġın èaúd dutarıdı. Ve biş barmaġın yumdı ve eyitdi : Bismi llàói rraómànir -ràóìm (16) ve iki gözin yumdı ol arı ve muúaddes cànın óażrete sımarladı. Ve naúildür kim : Çün yuyucı (17) anı yurıdı diledi kim Cüneydüŋ gözlerin aça, su girsün diyü neúadar kim cehd eyledi açamadı. (158-b) (1) HÀtifden bir ÀvÀz işitdi kim : Dart elüŋi Cüneydüŋ gözlerinden kim ol gözin anuŋçün yumdı kim bizüm (2) dìdàrumuz görmeyince açmaz. Pes yuyucı barmaúların açmaġa úaãd eyledi neúadar kim dürişdi açamadı (3) yine ÀvÀz işitdi kim dart elüŋ ol barmaúlaruŋ bizüm odumuzla yumdı biz açmayınca açmaz didi. (4) Çünkim yudılar cinàzesin götürdiler. NÀgÀh bir aú gögercin hevà yüzinden indi ve cinàze (5) kenàrına úondı mürìdler neúadar kim yeŋleriyile anı uşıladılar uçmadı ol úuşcuġaz úudret diliyle söy- (6) ledi ve eyitdi: Beni üşendürmeŋ kim çengàlümi bunda anuŋçün urdum kim ben daòı himmetden bì-naãìb (7) olmayam eger sizüŋ ġavġàŋuz degülmisseydi bir aú yil gelecek idi bunuŋ cinàzesin hevàya iledecek (8) idi didi. Çünkim Cüneydi defn eylediler. Bir velì anı düşinde gördi ve sordı kim münkere ve nekìre niçe (9) cevàb virdüŋ? Eyitdi: Çünkim ol iki firişteler èizzet óażretinden benüm úatuma geldiler ve eyitdiler : (10) p s. Ben güldüm ve eyitdüm: Ben bir cevàb virdüm didüm. Eyitdiler : Ne vaútin cevàb virdüŋ? (11) Ben eyitdüm : Şol vaútin kim benüm Çalabum cànumı yaratdı ve cànuma òiùàb eyledi ve eyitdi : rjd X¼«(12) ol vaútin ol kişiyi ki sulùàn sormış ola úul ikiledin yine sorar mı oluru didüm. BÀri yine sulùàn söziyile (13) cevàb vireyin didüm ve eyitdüm : ô«ë «ul¼«o* Èc¼«yaènì benüm Taŋrım oldur kim yir ve gök (14) yaratdı ve daòı eyitdüm: vì bn²un vmi* Èc¼«yaènì benüm Taŋrım oldur kim beni yaratdı ve baŋa hidàyet (15) virdi. Ve daòı eyitdüm : sšš1² r8 vm šl² Èc¼«Ë yaèni benüm Taŋrım oldur kim beni öldürdi ve yine dirilde- (16) cekdür. Çün bu sözleri işitdiler eyitdiler : Henüz bu maóabbet esrükliginden ayılmaduú didiler. Ve bir velì (17) Cüneydi düşinde gördi ve eyitdi : YÀ Cüneyd Taŋrı TaèÀlÀ senüŋile ne muèàmele úıldı? Eyitdi: Çalabum beni yarlıġadı (159-a) (1) ve baŋa raómet eyledi ve eyitdi: YÀ Cüneyd uçmaġa girür misin? Ben eyitdüm : Yoú yene gerek didi. Ben eyitdüm 48

62 : (2) Seni gücile buldum úo beni úarşuŋa óayràn olayın durayın didüm. Eyitdi : Ben senüŋven sen benümsin (3) şimdiye degin sen benüm didügüm dutaridüŋ imden girü ben sen didügüŋ dutarven. Ve naúildür kim : Bir gün (4) Şiblì Cüneydüŋ türbesi öŋinde dururdı bir kişi geldi bir mes ele ãordı. Şiblì eyitdi : Ulularuŋ ölümi óàli (5) ve diriligi óàli beràber olur ben utanurven Cüneydüŋ türbesi úatında mes eleŋe cevàb virem didi. (6) Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn şeyò-i şüyÿó-ı ùarìúat Àn uãÿl-i fürÿè-ı óaúìúat Àn şemè-i èàlem (7) Àn çeràġ-ı òarem Àn insàn-ı melekì èömer-i Bÿ èoåmàn-ı Mekkì raómetu llàhi èaleyhi ùarìúat ulularından idi. (8) Ve bu ùàyifenüŋ sàdatlarından idi. Ve cümle ulular aŋa iútidà eylemişleridi. Ve anuŋ sözleri dükeli meşà- (9) yiòler içinde maúbÿl idi. Ve riyàżet ve zühd ve perhìzkàrlıġa mensÿb idi. Ve óaúàyıúa (10) ve leùàyife mevãÿf idi. Ve iútidà Cüneyde úılmışıdı. Ve BaġdÀtda Bÿ Saèìd ÒarrÀzìyi görmişidi. (11) Ve çoú yıllar kaèbenüŋ óaremi içinde muètekif olmışıdı. Ve naúildür kim: Bir gün ÓallÀc-ı Manãÿrı gördi kim (12) nesne yazardı. Sordı kim : Ne yazarsın? Eyitdi : ÚuréÀn muèàraża iderven didi. èömere yavlaú úatı geldi, (13) yüz duèà úıldı, beròurdàr olmaġıl didi ve úatından úovdı. Eydürler : Ne bela kim ÓallÀc-ı Manãÿra geldi (14) anuŋ duèàsından buldı didiler. Ve naúildür kim : èömer bir gün Genc-nÀme tercümesin bir kàġıda yazup (15) dururdı. SeccÀdesi altında dururdı ve kendü Àbdeste vardı idi. Óüseyn-i Manãÿr geldi ol kàġıdı (16) aldı gitdi. Aŋa maèlÿm oldı geldi ol kàġıdı istemedin eyitdi : Óüseyn gelmiş ol kàġıdı oġurlamış didi (17) ve eyitdi : Tìz ola kim anuŋ ellerin ve ayaúların keseler ve anı asa úoyalar ve oda yanduralar ve külin yile (159-b) (1) savuralar didi. Hem ol didügi oldı ve ol Genc-nÀme içinde bu yazılup dururdı kim ol vaút (2) kim càn Ádem gevdesine girdi Óaú emriyile girdi. Óaú TaèÀlÀ firiştelere buyurdı kim Ádeme secde (3) úılalar. Pes dükelisi yüzlerin secdeye urdı. İblìs Ádeme secde eylemedi. Ve eyitdi göreyim kim càn Ádemüŋ (4) úalbine niçe girür ve anuŋ sırrın bileyin didi. Bir niçeler eydürler : İblìs oúıyup dururdı kim firişteler- (5) den birisi laènet olacaúdur göreyim úanúısı laènet olur didi. Laènet olan firişte òoõ kendüsi (6) imiş. Bir niçeler eydürler: İblìs eyitdi : Ádemüŋ sırrını bileyin ve càn anuŋ başından mı girür (7) veyà azġından mı girür veyà úulaġından mı girür göreyin didi. Anuŋçündür kim Ádem sırrını İblìs- (8) den artuú hìç kimsene bilmez ve Ádemüŋ ùamarlarında úan niçe yürirse İblìs daúı Ádemün içinde (9) şöyle yürir. Ve çün İblìs laènet oldı sürildi. Pes feryàd ü fiġàn eyledi : Úanı benüm úullıġum ve èibàdetüm? (10) didi. Ve yirde gökde bir úarış yir úalmayup durur kim ben anda saŋa èibàdet úılmadum ve başum anda(11) úomadum didi. İmdi beni Àdem ucından laènet eyledüŋ Êu9F¾² Âu² v¼«vì deì U yaèni beni (12) úıyàmet úopınca öldürmegil tà ben daòı öcümi Àdemoġlanlarından alayın ve bunları yoldan çıúarayın ve günàh- (13) lu úılayın tà benümile ùamuya bile gireler didi. Pes Óaú TaèÀlÀ eyitdi: X-u¼«Âu² v¼«. s²de ML¼«s pì«(xv-38) (14) Âu*FL¼«yaènì muntaôır eyledüm seni tà úıyàmete úadar ölmeyesin didi. Ol Genc-nÀme kim èömer ebÿ èoåmàn yazdı (15) idi buyıdı. Ve maóabbet kitàbında yazmış idi kim Óaú TaèÀlÀ cànları úàlıblardan yidi biŋ yıl ilerü- (16) den yaradıp dururdı. Ve Óaú TaèÀlÀ Àdemoġlanlarınuŋ cànlarını üç yüz altmış kez raómet naôarın (17) bıraġurdı ve maóabbetsüzlerin cànlara işitdürürdi ve üç yüz altmış sırrı laùìflerin göŋüllerine úoyarıdı (160-a) (1) ve üç yüz altmış kez keşf ü tecellì nÿrını cànlar üzerine niåàr úılurıdı. Pes çünkim úàlıb èàlemine (2) götürdi sırrı càn içinde zindàna úoydı ve cànı göŋül içinde maóbÿs eyledi. Ve èaúlı bularuŋ arasında (3) mürekkeb eyledi andan peyġàmber viribidi. Ve fermàn virdi ve benüm buyruġumu dutuŋ didi. Her kim benüm buyruġum (4) dutarsa göŋli maóabbete ulaşa úurbete ire ve sırrı vuãlat ile úaràr duta làcerim benüm uçmaġuma gire ve didà- (5) ruma làyıú ola didi. Ve naúildür kim : èömer Bÿ èoåmàn-ı Mekkì bir kez Óarìrìye ve Cüneyde ve Şiblìye óaremden (6) nàme yazdı ve eyitdi: İy èazìz sizler èıraú yirlersiz şöyle bilesiz her kime kim kaèbe cemàli gerekse (7) aŋa diyesiz kim : fhì ô«oa ô«ëš ¼ U 49

63 «uìujô r¼ ve her kime kim úurb u bisàù gerekise aŋa diyesiz kim : (8)»u*I¼«oA ô«ëšg¼ U«uìuJÔ r¼ ve her kime kim viãàl ve òullet gerekse aŋa diyesiz kim ëšg¼u«uìujô r¼ (9) Õ«Ë ô«oa ô«ve naúildür kim : Bir kez yine beriyye içinden nàme yazdı kim bu nàme èömer ebÿèoåmàn-ı (10) Mekkìden ve ÓicÀz pìrlerinden sizlere kim èazìzlersiz şöyle bilesiz kim bu yolda iki biŋ ùaġ (11) vardur oddan ve iki biŋ deŋiz vardur helàk eyleyici zinhàr saúınuŋ kim ol od ayaġu- (12) ŋuzı köyündürmesün ve ol deŋizlerde ġark olmayasiz.ve çünkim nàme Cüneyde degdi.(13) Cüneyd BaġdÀd pìrlerin dürşürdi ve nàmeyi bunlaruŋ úatında oúıdı. Andan Cüneyd ve Óarìrì (14) ve Şiblì eyitdiler: Gelüŋ görelüm anuŋ bu ùaġları didügünden muràd nedür.ve od didü- (15) ginden muràd nedür. Cüneyd eyitdi: Anuŋ bu ùaġ didügi erenlerdür. Er oldur kim Óaú èışúından (16) yana ve yoú ola. Ve iki biŋ ùaġ didügi oldur kim er iki biŋ kez yoú olmayınca ol èizzet (17) dergàhına irişemez. Ve deŋiz didügi bizüm nefsümüzdür kim úarşumuza óicàb olmuşdur ve eger ol (160-b) (1) nefs deŋizine muòàlefet gemisi olmasa ġarú oluruz ve helàk oluruz didi. Ve naúildür kim : Bÿ èömer èoåmàn IãfahÀn (2) şehrine geldi ve anda bir òàce varıdı. Anuŋ oġlı varıdı úatı òaste olup dururdı ve gice gündüz zaómet (3) çekeridi, evlerinde yaturdı. Bir gün şeyò ol oġlanı görmege vardı ve oġlan çünkim şeyòi gördi (4) eyitdi: YÀ şeyò úavala yi<g>regiyile buyur kim bir beyit eyitsün işideyin didi. Pes şeyò buyurdı. Úavala yi<g>regiyile bu beyti (5) eyitdi kim : œuu r½ bm dl² Ë rjm b0«vì cfô r*- X$ v v¼u yigit çünkim bu beyti (6) işitdi, duru geldi, oturdı ve òasteliġi gitdi saġ oldı. Atası anı şeyòe ısmarladı. Ululardan oldı. (7) èömer bÿ èoåmàn sözleridür eydür : Taŋrınuŋ úudretlerine fikir eylegil ammà õàtına fikir eylemegil, küfürdür (8) didi. Ve eyitdi: MüşÀhede úurbetdür. sšiš¼«r* -ËdB.Ve eydür: MüşÀhede yaúìn artuúlıġından- (9) dur didi. Ve eydür: Yaúìn Àòiretdür. Eydür :äoóbet rıżà içinde ve rıżà maóabbet içinde. Ve eydür: (10) äÿfì oldur ve vaúitlerüŋ meşġÿl ola ve eyitdi: äabr oldur úul taŋrısıyla ola (11) ve belàyile ràóat úatında beràber ola raómetu llàhi èaleyhi ve l- Àòir Àn puòte-i cihàn úudsi (12) Àn suòte-i maúàm-ı üns Àn úıdve-i ùàrim-i ùarìúat Àn àarúa-i úulzüm-i óaúìúatàn muèaôôım-ı èàlim (13) ièzaz Bÿ Saèìd-i ÒarrÀzì raómetu llàhi èaleyhi meşàyiòlerüŋ şeyòi idi ve velìlerüŋ muúaddemi idi ve veruè (14) ve riyàżet içinde ġàyet idi ve keràmete maòãÿã idi. Ve óaúàyıú ve daúàyıú içinde úıl yarardı (15) ve dükeli fünÿn içinde ÀrÀste idi. Ve mürìdleri irşàd eylemek içinde nişàn idi. Ve aŋa lisàn-ı (16) taãarruf dirleridi. Ve bu laúabı aŋa anuŋçün didiler kim bu ùàyife içinde hìç kimse óaúìúat (17) sözlerin andan yigrek bilmezdi ve ol dört yüz pàre kitàb taãnìf eyleyüp dururdı. Ve tecrìdlik (161-a) (1) inúıtàè içinde mànendi yoġıdı.ve BaġdÀd ùopraġından idi. Ve Õennÿn-ı Mıãrìyi görmişidi ve Bişr-i ÓÀfì (2) ve Serìr-i Saúaùì ile ãoóbet idüp dururdı. Ve çoú úavm aŋa iútidà idüp dururdı. Ve ol (3) úavme òarràzìler dirleridi. Ve bir niçe èulemà ki ôàhir ehlinden idi. Aŋa inkàr eyediler ve bir niçe (4) geleciler ki ol kitàb içinde götürüp dururdı aŋa fehm eyleyümediler ve ol sözlerüŋ birisi (5) buyıdı kim : ë*¼d- v sj Ë ë*¼u o*fô Ë ë*¼«v¼«l2 «««b¾ Ê«(6) ë*¼«dš U«u2 ë¼ sj² r¼ b²dô s²«ë Xì«s²«s b¼ X*- u* ë*¼«u U Ë yaèni eydür: (7) úul úaçan kim Taŋrıya döne ve Taŋrı emrine yetişe ve Taŋrı yaúınlıġına otura ve kendüzin unıda ve Taŋrıdan (8) artuġın unıda ve eger aŋa sorarlarsa ki sen úanda gelürsin ve ne dilersin anuŋ hìç cevàbı (9) olmaya Taŋrıdan artuú. Ve eydür: Úaçan kim úul bu ãıfatlu ola ve nefsin öldürmiş ola söylerse anuŋ (10) sözi ola ve işidürse hem eyle ola zìra kendü aradan çıúup maóv olup durur (11) ve eydür: Bilmezven kim ben kimven ve ne eylerven ve úandan gelürven ve benüm adum yoú. İmdi eger bu resme-i úavme (12) eydürlerse kim : Sen ne dilersin? Eyde : Allah. Ve sen ne eylersin? Eyde : Allah. Ve sen <ne> bilürsin? Eyde : Allah. (13) Dükeli endàmları daúı eyde: Allah.ZìrÀ anuŋ endàmları Allah ile ùolup durur ve ayruú söz yiri úalmayup (14) durur. Bu çoú kez sınanmışdur kim úul 50

64 ġàyet úurba irişicek Allahdan artuú nesne diyümez olur. (15) Ve dükeli èàúillerüŋ èaklı bu işde óayràn itmişdür. Bÿ Saèìd ÒarrÀz eydür : Çoú yàrenlerile (16) ve ãÿfìler ile ãoóbet eyledüm. Hergiz benüm ile bularuŋ arasında òilàf olmadı. Ve eydür: Eger beni muòayyer (17) eyleseler ıraúlıġıla yaúınlıú arasında ben ıraúlıġı iòtiyàr ideridüm anuŋçün kim benüm yaúınlı [ġa] (161-b) (1) ùàúatüm yoúdur. Nitekim Loúman eyitdi: Beni muòayyer eylediler. Óikmet ile nübÿvvet arasında ve ben óikmeti iòtiyàr (2) eyledüm. ZìrÀ benüm nübÿvvete ùaúatüm yoú idi. Ve naúildür kim : Bÿ Saèìd eydür: Bir gice gördüm kim gökden iki (3) firişte iner ve baŋa eydürler kim : äıdú nedür? Ben eyitdüm: œun¼u U u¼«ikisi ãadaúat didiler (4) ve girü göge gitdiler. Ve naúildür kim: Bÿ Saèìd eyitdi: Bir gice PeyġÀmber Óażretin düşümde gördüm, baŋa eyitdi ki: (5) Beni sever misin eyitdüm:yà resÿlallah beni maèõÿr dutġıl. Anuŋ dostlıġı beni şöyle kaplayup durur kim kimsenüŋ (6) dostlıġına mecàlüm yoúdur didüm eyitdi: ë*¼«ql0 her kim Taŋrıyı severse ol beni sevmişdür dedi.ve naúildür kim: (7)Bÿ Saèìd eydür :Bir kez İblìsi düşümde gördüm ve èaãàmı götürdüm kim uram HÀtifden ÀvÀz işitdüm (8) kim: Ol senüŋ èaãàŋdan úorúmaz belekim ol nÿrdan úorúar kim senüŋ göŋlüŋdedür. Pes eyitdüm kim:berü gel. (9) Eydür: Senüŋ úatuŋa varup nideyin dir kim ol iki nesneyi kim sen terk eyledüŋ anuŋ ile ben Àdemì-(10)leri azdururven. Eyitdüm: Ol nedür? Eydür: Nefs ile dünyà ve beni úodı gitdi bu kez döndi girü baúdı (11) Eydür: YÀ bÿ Saèìd benüm bir duzaġum vardur: Ádemoġlanların azdurmaġa andan yigrek duzaġum (12) yoúdur didi. Eyitdüm: Ol nedür? Eyitdi: Saúalsuz oġlanlarıla oturmaúdur didi ve naúildür kim : Bÿ Saèìdüŋ (13) iki oġlı varıdı birisi dünyàya bulaşmadı öldi.bir gice ol oġlanı düşinde gördi eyitdi: İy oġıl (14)Taŋrı senüŋile neyledi? Eyitdi:Beni yarlıġadı ve kendü úoŋşılıġında úodı didi: Eyitdi: İy oġul baŋa (15) ögüt virgil.eyitdi:iy baba bir ögüt viribidüm illà anı yirine getürmeyesin. Eyitdüm:Ol nedür eyit? (16) Eyitdi: Kendüzüŋile Taŋrı arasında bir göŋül daòı úomaġıl didi ve naúildür kim : Andan ãoŋra otuz (17) yıl diri oldum bir göŋül daòı ayruú göŋlüme dolandurmadum ve bir kez òàùıruma şöyle yörendi kim Taŋrıdan (162-a) (1) nesne dileyem. DeróÀl HÀtifden ÀvÀz irdi kim Taŋrıdan artuú nesne diler misin? didi.ve naúildür kim: (2) Bÿ Saèìd eydür : Bir gün beriyye içinde gideridüm yavlaú acıúdum nefsüm teúàżà eyledi. Ve eydür: Benüm (3) içün Taŋrıdan nesne dile kim yiyem dir. Ben eyitdüm: İlÀhì senden tevekkül ehli ùaèàmın dilerven didüm (4) kim andan yigrek ùaèàm olmaya çün nefs bunı işitdi nevmìd oldı ve eyitdi: Çün ùaèàm dilemedüŋ (5) ãabr dilegil didi. DeròÀl ÓÀtifden ÀvÀz işitdüm kim eydür: Bu geleci nefsden iken bedìè ve ġarìb- (6) dür didi. Ve naúildür kim : Bÿ Saèìd eydür : Bir gün beriyye içinde gideridüm azıúsuz ve yoldaşsuz (7) süstlıú baŋa yavlaú eåer eyledi. Úarşuma baúdum bir yaúın yirde òoş menzil gördüm. Anı göricek şàd oldum (8) kim yaènì ol menzile irişecek. Su bulam içem diyü yine aldum kim yaèni ben ansuz diŋlenecek buldum. ŞÀõ olduġuma (9) peşìmàn oldum. Bu kez anda içdüm kim ben ol menzilgàha varmayam meger beni güçile götüreler ilteler. (10) Pes tevekkül eyledüm. Bir muġaylan aġacı dibine vardum bir çaluyı üstüme bıraúdum yatdum. Bir sàèatden ãoŋra (11) Ün işitdüm kim ol menzilgàhda úàfile úonmış imiş. Bir kişi çaġırur ki fulàn yirde úàfileden (12) bir kişi yorıldı úaldı diyü fi l-óàl emìr Óac bir kişiye buyurdı. Gelidler beni gerekse gerekmezse (13) götürdiler ol menzile iletdiler didi. Ve naúildür kim Bÿ Saèìd eydür: Bir gün yine beriyye içinde (14) gideridüm açlıú yavlaú eåer eyledi. HelÀklik yüz gösterdi. HÀtifden ÀvÀz işitdüm kim eydür: (15) YÀ Bÿ Saèìd cànuŋa sebeb idin ve çàre iste yoúsa helàk olursın dir. Ben eyitdüm: İlÀhì (16) senden artuú çàrem ve sebebüm yoúdur, gerekise öldür gerekise dirilt didüm. Fi lóàl (17) içümde benüm úuvvet belürdi ve úarnum şunuŋ bigi ùoydı kim ãanasın dürlü dürlü ùaèàmlar yidüm (162-b) (1) ve sovuú ãular içdüm. Ve naúildür kim: Bÿ Saèìd eydür: Bir kez deŋiz kenàrında bir yigit gördüm oturur (2) ve muraúúaè geymiş illà yanına bir demür divìt asa úomış. Ögümden geçdi kim bu yigidüŋ libàsı ãàlióler (3) 51

65 libàsıdur. İllÀ ôàlimler Àletin götürür didüm. İlerü vardum selàm virdüm ve eyitdüm: YÀ yigit Taŋrıdan (4) baŋa yol nedür? Eydür : İkidür. Birisi òàãlaruŋdur ve birisi èàmlaruŋdur ammà òàãlaruŋ (5) yolından sen ıraúsın didi.ben eyitdüm: Nite? Eydür: Anuŋçün kim sen divìti ôulm Àletin ãanursın (6) didi. r8«se¼«if Ê«. Şeyò Bÿ Saèìd sözleridür eydür: Óaú TaèÀlÀ göŋülleri kendü (7) makàmiçün yaratdı. èaceplerem ol kişiyi kim Taŋrı maúàmına ayruú kişileri givüre ve eydür: (8) Úaçan Óaú TaèÀlÀ dileye kim bir úulı dost idine evvel õikr úapusın anuŋ üzerine açar úaçan kim (9) dilerven leõõet bula bu kez úurb úapusın anuŋ üzerine aça ve çünkim úurbet bula bu kez ol (10) úulını ferdàniyyet saràyına götürür ve èaôametin ve celàletin aŋa keşf eyler anuŋ gözi Taŋrınuŋ (11) ferdàniyyetine irişür. Bu kez vaãlet maúàmına degir işi tamàmına irişür didi. Ve eydür: Her kim gümàn (12) ilede kim cehdligile Óaúúa irişe. Kendüzüni bir rence bıraġur kim hìç nihàyeti yoú ve her kim (13) gümàn iledürse cehdliksüz Óaúúa irişe. Kendüzüni bir yirde bıraġur kim anuŋ hìç ġàyeti (14) yoú. Ve eydür: Úul Óaú úabżası ve Óaú milki içindedür. Her vaút úul ile Óaú arasında (15) müşàhede óàãıl ola hergiz úuluŋ sırrı ve vehmi içinde nesne úalmaz Taŋrıdan artuú. (16) Ve eydür: Vaút èazìzdür andan èazìzraú nesne var ãanup aŋa meşġÿl olmaġıl. Ve eydür: (17) Andan èazìzraú nesne olmaya úul màżi ile müåtaúbel arasına meşġÿl ola yaènì vaúti (163-a) (1) saúlaya dimekdür. Ve eydür: Her ki firàset birle baúa Óaú nÿrıyıla baúmış olur. ZìrÀ anuŋ èilmi (2) Óaúdan olur. Ayruú aŋa sehv-i ġaflet olmaz. Eydür: Ey niçe feãàóat ve belàġat issileri var-(3) dur kim Taŋrı úorúusından òàmÿş olmışlardur.ve eydür: Her kim göŋlinde ol úaràr dutdı (4) vàcib oldur kim iki cihàna daòı ansuz baúmaya ve ansuz nesne söylemeye ve işitmeye ve eydür: Óaúìúat (5) úurb oldur kim göŋül pàk ola dükeli nesnelerden ve ÀrÀm duta Taŋrıyıla. Ve eydür: Her bàùın kim (6) vardur anuŋ ôàhiri anuŋ òilàfınca ola.ol bàùını olur ve eydür: Õikr üç veche üzerine- (7) dür.birisi oldur kim dili eydür göŋli andan ġàfildir ve birisi daòı oldur kim dili eydür ve göŋli (8) daòı óàżırdur.ol åevàb istemekdür.ve birisi daòı oldur kim göŋliyile õikr eyler illà dili (9) deprenmez.anuŋ úaderini kimsene bilemez illà Taŋrı bilür.tevóìd oldur kim dükeli nesneleri göŋlinden (10) çıúara ve kendü yaluŋuz úala bu kez yaluŋuzluġıla yaluŋuzı isteye ve eydür :èilm oldur kim (11) sen anı èamele getüresin ve ol seni işe getüre. Ve sordılar kim taãavvuf nedür? Eyitdi: (12) Taãavvuf maènìsi èarab lüġatinde söylemekdür. Ol daòı dükeli şehvetler ve úüdÿratlardan sözile (13) òàliã ola ve Taŋrıdan artuú göŋlinde ve içinde ve ùaşında hìç nesne úalmaya ve úaçan kim (14) bu ãıfatlu ola aŋa ãÿfì diyeler ve èàrifüŋ aġlamaġından sordılar eyitdi: èárif gerek ki (15) yolı içinde ve mücàhede ve içtihàd içinde ola ol vaútin aġladuġı firàúı sebebinden- (16) dür.zìra henüz ùaleb içindedür çünkim vaãlet maúàmına irişdi ve viãàl ùumesini (17) dürdi.aġlamaú andan zàìl olur.ve tevekkülden sordılar. Tevekkül èitimàd eylemekdür Óaúúa. (163-b) (1) Ve daòı eyitdi: Tevekkül ıżùıràbdur. Bì-sükÿt ve sükÿndur, bìıżùıràb. Eyitdiler: Bu sözi (2) beyàn eyleyüvirgil yaèni tevekkül ehli bulmaú içinde şöyle gerekdür kim hergiz anuŋ sükÿnı ve úaràrı olmasa. (3) Ve çünkim viãàle irişdi. Şöyle sükÿn ve ÀrÀm duta kim hergiz óareket eylemeye raómetu llàhi èaleyhi ve l- Àòer. (4) Án mecõÿb-ı vaódet Àn meslÿb-ı èizzetàn úıble-i envàr Àn noúta-i esràr Àn òasten-i küşte-i (5) ez ser-i dirÿy-ı Ebÿ l-óasan-ı Nÿrì raómetu llàhi èaleyh èahd içinde yigàne idi. Ve vaút içinde úuùb (6) idi. Ve taãavvuf ehlinüŋ ùarìúı idi. Ve maóabbet ehlinüŋ şerìfi idi. Ve anuŋ muèàmelesi bilinmiş idi. (7) Ve işàretleri èàlì idi. Ve anuŋ naôarı ãaóìó idi. Ve firàseti ãàdıú ve şevúi kàmil ve èışúı (8) bì-nihàyet idi. Ve dükeli meşàyiòler anuŋ muúaddemlıġına müttefiú olmışlarıdı. Ve aŋa Emìrü l-úulÿb (9) ve Úamerü ã-ãÿfiyye dirleridi. Serìr-i Saúaùì mürìdi idi. Ve Aómed-i ÒarrÀziyile ãoóbet eyleyüp durur idi. (10) Ve ùarìúat içinde müctehid idi. Ve æÿrì meõhebi işleri aŋa iútidà eylemişleridi. Ve meşàyiò (11) èulemàlarından idi. Ve ol faúr üzerine ġàlib eyledi ve aŋa Nÿrì diyü ad úoduúlarınuŋ sebebi (12) buyıdı kim úaraġu dün içinde söz söyleyicek 52

66 azġından nÿr çıúarıdı şöyle kim úaraŋu ev içi (13) aydın olurıdı ve daòı andan ötürü Nÿrì didiler kim mescid-i äaòrda bir ãavmaèası varıdı. (14) Anda èibàdet eyleridi. Ol ãav maèa içinde dünle nÿr balúıyup çıúarıdı. Şöyle kim illerden (15) ve şehirlerden ol nÿrı görmege teferrüce gelürleridi. Ve daòı andan ötürü Nÿrì didiler kim bàùın (16) esràrlarından òaber virürdi. Ve daòı andan ötürü Nÿrì didiler kim kendü daòı görklü ve aú (17) saúallu ve aú beŋizlü kişi idi. Ve Ebÿ Aómed eydür: Hìç kimseneyi görmedüm kim Óasan-ı Nÿrì (164-a) (1) bigi ùàèat úılıcı didi. Eyitdiler : Cüneydden daòı artuú mıdı ùàèat içinde? Eyitdi: Cüneyd óàli (2) ayruú idi didi. ZìrÀ her velìnüŋ bir dürlü muèàmelesi olur. Anlar Taŋrıdan artuú kimsene bilmez didi. (3) Ve naúildür kim: Óasan-ı Nÿrì eydür: Niçe yıllar mücàhede eyledüm ve kendüzümi zindàna bıraúdum ve òalúdan (4) yüz döndürdüm ve riyàżet çekdüm. Hìç yol baŋa açılmadı ve keşf óàãıl olmadı. Pes kendü- (5) züme eyitdüm: Bir nesne eylemek gerek kim nefs anda mafhÿz ola ve iş óàãıl ola didüm. Pes ben eyitdüm: (6) İy nefs-i şÿm sensin ki beni muràdumdan girü úorsın ve sen bunça yıllar muràduŋı sürersin ve yirsin (7) içersin ve geyürsin ve èişret eylersin ve şehvet sürersin. İmdi gel sen bu eve gir tà seni (8) şol yavuz uġrular bigi bunda bıraġayın ve zindàn çekdüreyin. Eger didi úalursaŋ òoõ (9) devlet senüŋ. Ve eger ölürseŋ bàri óaú yolında ölesin. Úırú yıl böyle eyledüm. Ve naúildür kim: (10) Óasan-ı <Nÿrì> bir gün bir mürìdin gördi kim namàz úılurken saúalın sıġardı eyitdi: vi1¼«ëš *¼«s b² l «(11) yaènì elüŋi Taŋrı saúalından gider didi. Bu sözi òalìfeye degürdiler ve èulemà cemè oldılar ve fetvà vir- (12) diler kim ol bu sözile kàfir oldı diyü anı depelemeye óükm eylediler. Pes Óasan-ı Nÿrìyi òalìfe (13) úatına óàżır eylediler ve sordılar kim : Bu sözi sen didüŋ mi? Eyitdi : Didüm. Eyitdiler: Bu söz küfürdür (14) niçün didüŋ? Eyitdi: Ol 15 kimüŋ úulıdur? Eyitdi: Taŋrı úulıdur. Ya saúalı kimüŋ olur? Pes òalìfe dek durdı. (15) Ve eyitdi: Elóamdülillah Óaú TaèÀlÀ bizi bunuŋ úanından saúladı. Ve naúildür kim : Óasan-ı Nÿrì eydür: (16) Bir gün göŋlüm uyımadı ve óàlümden hìç õevú ve ãafà bulmadum ve melàlet beni úapladı. Pes Taŋrıdan (17) diledüm ve eyitdüm: İlÀhì benüm óàlümi benüm üzerüme dàyim eylegil. HÀtifden ÀvÀz işitdi kim eydür: İy (164-b) (1) Ebÿ Óasan dàìm óàle úatlanumayasın didi. Ve naúildür kim: Bir gün Cüneyd, Nÿrì úatına geldi gördi kim óàli (2) yavlaú ġàlib olmış ve başın aşaġa bıraúmış oturur. Cüneyd eydür: Çünkim anuŋ úatına vardum, başın (3) úaldurdı bir kez yüzüme baúdı. Anuŋ heybetinden ùayındum düşdüm. Bu kez eydür: YÀ Cüneyd benüm üzerüme (4) ġuããa úatı olmışdur. Ve ùaúàtüm ùàú olmışdur. Otuz yıldur úaçan ki anuŋ heybeti benüm içümde belüre (5) ben benligümden güm olurven be-külli maóv olurven didi. Pes Cüneyd kendü yàrenlerine baúdı ve eyitdi: Eger (6) dirlik ögrenüriseŋüz benden ögrenüŋ görüŋ kim Óaú èaôametinden niçe müteóayyir ve maóv olupdururven (7) didi. Ve naúildür kim : Bir kez birúaç kişi Cüneyde geldiler ve eyitdiler kim: Óasan-ı Nÿrì çoú gicelerdür (8) kim bir kerpiç üzerine döner. AllÀh AllÀh AllÀh dir. Hìç su içmez ve ùaèàm yimez ve hìç yatmaz ve uyumaz ve namàz- (9) ları vaútiyile úılur ve dükeli edepleri yirine getürür. Bir bölük úavm Cüneyd úatında óàżır idi. Eyitdiler : Pes ol (10) ayıúdur fenà èàlemine girmeyüpdür. Anuŋçündür kim namàzı vaútiyile úılur. Pes bu tekellüfdür fenà degüldür (11) didiler. Ve fenà óàline giren hìç nesneden òaberi olmasa gerek didiler. Cüneyd eyitdi, böyle eyitdi: (12) Böyle degüldür ki siz dirsiz. Vecd issilerini Óaú TaèÀlÀ saúlar andan kim Óaú hażretine varmaàa (13) maórÿm úalalar.yirine getürmeyeler diyü anuŋçün bular òiõmetden úalmaz didi.pes Cüneyd durdı. Nÿrì úatına (14) geldi eyitdi kim:iy èàşıú eger bilürseŋ kim òurÿş eylemeklik Óaúúa ulaşmaġa fàyide ider biz dàòı (15) idelüm didi.ve eger bilürseŋ kim rıżà yigrekdür sen ne dirseŋ biz daòı anda olalım didi. (16) Pes Nÿrì yine òurÿşa geldi ve óàl dutdı.şol úadar raúã urdı kim úan derledi.cüneyd müteóayyir (17) oldı ve naúildür 15 metinde evve olarak harekelenmiş. 53

67 kim: Şiblì bir gün vaèô eyleridi Nÿrì geldi, meclis úıraŋında durdı ve eyitdi: (165-a) (1) Es-selÀmüèaleyke yà EbÀ Şıblì. Eyitdi : èaleyke s-selàm yà Emìr-e l-úulÿb. Pes Nÿrì eyitdi: YÀ Şiblì Óaú TaèÀlÀ (2) ràżı olmaz ol èàlimden kim èamel eylemeye didi. Eger sen èamel eyleyici iseŋ bir bucaġa gir èamele meşġÿl (3) ol didi ve gitdi. Pes Nÿrìnüŋ sözi aŋa yavlaú eåer eyledi. Minberden indi vardı bir òalvete girdi, (4) dört ay tamàm evden çıúmadı. Ve òalú dirildiler anı girü ùaşra çıúardılar. Nÿrì bu òaberi bildi yine (5) durdı Şiblì úatına vardı eyitdi: YÀ Şıblì sen òalúdan gizlendüŋ là-cirem yine minbere çıúardılar (6) ve ben òalúa naãìóat eyledüm. LÀ-cirem baŋa inkàr eylediler ve beni mezbeleye bıraúdılar. Şiblì eyitdi: YÀ Emìreé (7) l-úulÿb sen niçe naãìóat eyledüŋ ve ben niçe gizlendüm bu sözi beyàn eyle.eydür: Ben naãìóat (8) eyledügüm oldur kim Taŋrı òalúını Taŋrıya úodum ve sen Taŋrı òalúıyla Taŋrı arasında óicàb olduŋ didi. (9) Ve naúildür kim: Bir gün Nÿrìyi gördiler bir kişiyile otururdı ve ikisi daúı zàrì úılup aġlar idi. (10) Çün ol kişi gitdi. Nÿrì yàrenlerine eyitdi: Hìç bildüŋüz mi ol giden ne kişidür? Eyitdiler: (11) Yoú. Eydür: Ol İblìs idi. èibàdet úılup ve zaómet çeküp soŋra efsÿs yiridi. (12) Ve aġlarıdı. Ben daòı bile aġarıdum didi. Ve naúildür kim : Caèfer-i äàdıú eydür: Bir gün Nÿrì òalvet (13) içinde münàcàt ideridi ve ben diŋleridüm. Eydüridi: Şol ùamuya müsteóaú olan úullaruŋı (14) sen yaratduŋ imdi bunları yarın tamuya úoyıcaú èaõàb ideceksin. İlÀhì bunlaruŋ içün beni (15) ùamuya úoyġıl ve bunlara idecek èaõàbı baŋa eylegil diridi. Ve çünkim anuŋ bu sözin işitdüm (16) müteóayyir oldum. Ve ol gice düşümde gördüm ki bir pìr geldi baŋa eydür: YÀ Caèfer varġıl Nÿrìye eyitgil (17) kim: Biz seni şol şefúatüŋ bereketinde ululıġa irişdürdük digil. Çün uyúudan uyandum geldüm (165-b) (1) Nÿrìye bu sözi didüm. Naèra urdı vecd óàline düşdi. Ve naúildür kim: Bir gice Kaèbeyi ùavàf eylemege niyyet (2) eyledüm.ve Çalapdan diledüm kim Kaèbeyi ùavàf eyleyem òalvet bulam. Pes yaġmur yaġdı òalú evlü evine (3) girdi. Kaèbeyi òalvet buldum ve ùavàf eyldüm ve her kez kim yörenür idüm bu duèàyı úılur idüm kim : rn*¼«(4) ëmm dšg ² ô WH#Ë ôu0 vm- «yaènì iy Çalabum baŋa bir óàl ve bir ãıfat rÿzì úılġıl kim (5) ol óàlde durayın ol ãıfatdan ayruúsımayayın. Ve çün ben bu sözi didüm ve bir kez Kaèbeyi (6) yörendüm. HÀtifden ÀvÀz işitdüm kim eydür: İy Óasan benümile beràberlik mi istersin ve benüm ãıfatum (7) mı dilersin? dir.bu sen diledügüŋi hìç kimseneye virmedüm. Bir óàlde ve bir ãıfat içinde duran (8) benven didi. Ve naúildür kim: Şiblì eydür: Bir gün Nÿrì úatına vardum gördüm kim muràúabetile oturmış (9) ve şöyle gözedür ve şöyle óàżırdur kim ayaġı altında çöp deprenmez. Ben eyitdüm: YÀ Nÿrì bu muràúabeti (10) kimden ögrendüŋ? Eyitdi: Cüneydden ögrendüm. Eydür : Er oldur kim Óaú yolında şol çetük bigi (11) ola kim sıçan öŋer ve sıçan delügi úarşusında çetük niçe óàżır durup gözedürise Taŋrısın isteyen (12) kişi daòı şöyle gözetmek gerek didi. Ve naúildür kim: ÚÀdisiyye şehrinüŋ úavimleri bir gice ün işitdiler (13) kim fulàn dere içinde bir velì Óaú velìlerinden arslanlar arasında úalıp durur ve varuŋ (14) anı buluŋ didiler. ÚÀdisiyye úavmi irteye degin uyumadılar çünkim ãabàó oldı ol dereye var- (15) dılar.ebÿ l-óasan-ı Nÿrìyi gördiler kim arslanlar arasında oturmış namàz úılur ve arslanlar (16) anuŋ yöresine óalúa olup dururlarıdı tamàm anı beklerler bigi. Çünkim bu úavm irişdi arslanlar bu (17) úavme óamle úıldılar kim yırtalar Nÿrì bir kez yeŋiyle işàre eyledi arslanlar mìşeye girdiler. Bu kez 16 (166-a) (1) Nÿrì úatına vardılar. Eyitdiler: Bu ne óàldür? Eyitdi: Çünkim bu şehre yaúın geldüm, çoú zamàn idi kim (2) nesne yimedüm idi. Ben eyitdüm bu şehrde òurmayıla etmek var ola didüm. Pes yine peşìmàn oldum ve kendü (3) kendüzüme eyitdüm kim: Henüz nefs Àrzÿsını mı idersin didüm. Pes dereye geldüm arslanlar beni yırtalar (4) ãandum bunlar òoõ beni yırtmadılar didi. Ve naúildür kim Nÿrì eydür: Bir gün uyúuya varmışven bir uġrı (5) gelmiş benüm ùonum uġurlamış. Çün duru geldüm kim geyem bulumadum bir 16 m: mükerrer 54

68 sàèatden ãoŋra bir uġrı (6) gördüm kim ùonum getürdi öŋümde úodı. Elleri úurumış baŋa yalvardı, tevbe eyledi. Ben eyitdüm: İlÀhì (7) çünkim bu benüm ùonumı girü getürdi ve hem tevbe eyledi sen daòı bunuŋ ellerin girü vir didüm (8) ve duèà úıldum. DeróÀl ellerine, dürüst oldı. Ve naúildür kim: Bir gün Nÿrìden sordılar kim (9) Taŋrıŋ senüŋile neyler? Eyitdi: Beni saúlar ve benüm geyesümi daòı saúlar didi. Bu sözi soran kişi (10) müddeèì idi. Eyitdi: Ben bunı sınayayın. Bir gün Nÿrì óammàma geldi kim ġusl eyleye. Ol kişi (11) geldi Nÿrìnüŋ geyesisin aldı gitdi. Nÿrì çıúdı geyesisin bulımadı. Ol kişi kim geyesiyi (12) aldı idi.gideriken ayaġı ùaşa doúındı düşdi, başı yarıldı. Úan yüzinden revàn oldı. (13) Pes istiġfàr eyledi girü döndi geyesiyi yirinde úodı ben kenŋel ideyin didüm idi. İllÀ er (14) ile küstàòlıú eylemek gerekmez imiş didi. Ayruú müddeèìlıú eylemedi. Ve naúildür kim : Bir gün (15) BaġdÀd şehrine od düşdi dükeli evler ve dükkànlar yandı. İki òàce oġlanları od (16) arasında úaldı. Şöyle kim od irişüp bunları helàk úıla atası anası feryàd iderleridi, çàre (17) bulamazlarıdı. Nÿrì geçeriken ol oġlanları ol óàlde gördi, deróàl durdı, vardı. Ol oġlanları (166-b) (1) oddan çıúardı. äanasın kim od anuŋ gülistànı idi. Pes oġlanlaruŋ anası atası bir kìse altunı (2) Nÿrì öŋinde úodılar. Eyitdi : Götürüŋ bu altunı yoúsa ayruú oddan oġlan çıúarmaz olurven didi. (3) Ve naúildür kim: Bir gün Nÿrì gideridi gördi kim bir yoúsuluŋ eşegi ölmiş yükin bıraúmış. Ol yoòsul (4) aġlarıdı. Nÿrì eşegi bir kez depdi, eyitdi: Dur yuúarı ne yatacaú yirdür didi. Eşek duru geldi. Ol (5) yoòsul miskìn sevindi yükin yükletdi işine gitdi. Ve naúildür kim: Nÿrì bir kez ãayru oldı Cüneyd anı (6) ãormaġa vardı. Ve bir gül ve biraz yimiş duta vardı. Andan ãoŋra bu kez Cüneyd ãayru oldı. Nÿrì mürìd- (7) leri ile anı ãormaġa vardı. Biraz úatında oturdı ve çünkim yàrenlerine eyitdi: Anuŋ ãayrulıġından her- (8) birüŋüz biraz götürüŋ didi. Çünkim gitdiler. Cüneyd ãaġ oldı duru geldi oturdı. Yarındası Cüneyd (9) uġradı eyitdi: İy yàr böyle <eyle> eyleme. Ve naúildür kim: Nÿrì eydür: Bir kez bir żaèìf úoca gördüm kim (10) uġrılıú eylemiş ve anı úamçıyıla dögerleridi, iŋlemezidi, úatlanur idi. Nÿrì anuŋ ãabrını gördi yavlaú òoş (11) geldi. Çün anı zindàna iletdiler. Nÿrì anuŋ ardınca vardı ve aŋa ãordı kim: Bu żaèìflıú ve pìrlikile (12) bu aġaca ve bu èaõàba nite úatlanursın? didüm. Eyitdi: İy oġlanum belàya úażàya himmet gerekdür, ãabr (13) eyleye didi. Ben eyitdüm : İy pìr ãabr senüŋ úapuŋda neŋ bigidür didüm. Eyitdi: äabur benüm aútumda şöyledür kim (14) belà içinde gideriken şöyle duta kim belàdan ùaşradur. Ve belàyı raóàt yirine geçüre didi. Ebÿ l-óasan-ı (15) Nÿrì sözleridür. äordılar kim: Maèrifete ulaşmaġa yol nedür? Eyitdi: Yidi deŋiz her yidisin daòı èibret (16) eyleyesin ve andan halúı evvelìn ve Àòirìn bir loúma eyleyesinyudasın didi. Sordılar kim èubÿdiyyet (17) nedür? Eydür: Rubÿbiyyet müşàhede eylemekdür. Sordılar kim: Taŋrıya delìl nedür? Eyitdi: Taŋrıya delìl yine Taŋrıdur. (167-a) (1) Sordılar kim èaúl nedür? Eyitdi: èaúl èàcizdür ve èàciz delàlet eylemez illà meger kendü miåli èàcize. (2) Ve sordılar kim müsülmànlıú nedür? Eyitdi: MüsülmÀnlıú yolı baġludur. Anuŋ kilìdi peyġàmber sünnetlerine (3) mutàbaèat eylemekdür. äordılar kim ãÿfì kimdür?eyitdi: äÿfìler bir úademdür bunlaruŋ óàli beşeriyet (4) úudretinden ãàfì ola ve nefs Àfetinden òàlì ola ve daòı ãÿfì oldur kim hìç nesne anı (5) baġlamaya. Ne màlik ola ve ne memlük ola. Ve birisi eydür: Taãavvuf ne resmdür? CevÀb virdi kim: (6) Taãavvòuf ne rüsÿmdur ve ne èulÿmdur. Velìkin taãavvuf bir òulúdur Taŋrı òulúlarından. Nitekim buyurur: (7) v¼ufô ë*¼«ö «s o* - ub ¼«yaèni sÿfìliú oldur kim òulúla ne Taŋrı òulúıyıla ve daòı (8) eydür:taãavvuf ÀzÀdlıúdur, tekellüfi terk eylemekdür ve eydür :Taãavvuf nefslerüŋ cümle naãìb- (9) lerin terk eylemekdür.óaú naãìbi içün.ve eyitdi:taãavvuf dünyànuŋ düşmenligidür. Áòiretüŋ (10) dostlıġudur.ve eydür: ÓaúÀyıúuŋ èàlì maúàmı oldur kim cümle èavàyıúdan ve èalàyıúdan inúıùàè (11)eyleye.Ve eyitdi:bizüm zamànumuz içinde iki nesneden èazìzraú nesne yoúdur.bir èàlim kim (12) èilmiyle èamel eyleye ve şol èàlim kim sözi óakàyıúdan söyleye ve her kim nesneleri Taŋrıyıla (13) bile anuŋ rücÿè cümle 55

69 nesnelerde Taŋrıyıla ola ve eydür:tevekkül oldur kim fàni ola tedbìrüŋ (14) anuŋ taúdìri içinde ve ràżì olasın Taŋrıya kim senüŋ cümle işüŋe vekildür.ve eydür : Bir (15) ãıfatile úarar dutmaú mürìdüŋ maórÿmlıġındandur.ve eydür : Ne baòtludur ol kim dükeli èömrini úorúu-(16) yıla geçüre.ve eydür:eger mekr olmaya idi evliyànuŋ diriligi eyü olmaya idi.ve eydür :Her kim Taŋrıdan (17) úorúar Taŋrıya úaçar ve Eydür: Maèãiyet òàlì degüldür òizlàndan ve ùàèat òàlì degüldür (167-b) (1) mekrden. Ve eydür: Himmet issinüŋ maèãiyeti ùàèatdür. Ve şehvet issinüŋ ùàèati maèãiyetdür. (2) Ve eydür: äoóbet yigrekdür èuzletden. Hìç kimsene yaúìne irmeye meger göŋli õikr müdàvemetiyile ve münà- (3) càt çoúlıġı ile ve úaùèı èalàyıú ile ire. Ve eydür: Her nesnenüŋ èuúÿbeti vardur, èàrif èuúÿbeti (4) Óaú õikrinden girü úalmaúdur. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn óàżır-ı ùarìúat Àn naôır-ı envàr-ı óaúìúat- (5) Àn edeb-àfte-i èatebe-i èubÿdiyyet Àn ciger-sÿòte-i rubÿbiyyet Àn sebaú-bürde-i der merdì ve pìrì (6) úuùb-ı vaút èoåmàn-ı Òìrì raómetu llàhi èaleyh bu ùàìfenüŋ güzìdelerinden idi ve ãÿfìlerüŋ (7) muèteberlerinden idi. Ve yüce úadri ve èàlì himmeti varıdı. Ve dükeli aãóàbuŋ maúbÿli idi. EnvÀè-ı keràmet, (8) riyàżete mensÿb idi. Ve vaèôı müeååir idi ve kelimeleri muèteber idi. Ve anuŋ dirligine kimse bahàne (9) bulmayup durur idi. Ve dükeli ulular ittifàú eyleyüp dururlar kim Taŋrı òàãlarında üç kişi var- (10) dur bunlaruŋ dördincisi yoúdur. Evvel birisi NişÀbur içinde Cüneyddür ve ŞÀm içinde Ebÿ èabdu llah (11) CellÀdur ve èabdu llah bin Muóammedi r-ràzì eydür: Cüneyd ve Rÿmìyi ve Yÿsuf-ı Óüseyni ve Muóammed-i Fużeyl (12) ve Ebÿ èalì-yi CurcÀnì ve bunlardan artuú meşàyiò gördüm.èoåmàn-ı Òìrìden yigrek Óaú yolın bekler (13) görmedüm didi. Ve èoåmàn-ı Òìrì ùufÿliyyet óàlinde dàyim eydüridi kim: Göŋlüm óaúìúat ùaleb ider (14) ve úaràr dutmaz dir idi. Ve naúildür kim : èoåmàn debìristàna varurdı anuŋ ardınca dört úul yürir (15) idi. Biri Rÿmì biri Türkì ve biri Kişmìrì ve biri Óabeşì idi ve altun ve divit götürürleridi. Bir gün gider- (16) ken yolı kervànsaràya uġradı bir yaàır eşek gördi kim żaèìf olmış ve baġrından úan aúarıdı ve ol (17) eşek úaşınmaú isteridi ammà aġzı arúasına irmez idi. èoåmàn ol eşegi gördi esirgedi úullarına eyitdi: (168-a) (1) Sizler benüm nem olursız? Eyitdiler : Biz senüŋ úullaruŋuz ne buyurursaŋ anı dutaruz didiler. İmdi eger beni (2) severseŋüz bu eşegi dutuŋ ve arúasın yuŋ didi. Pes úullar eşegi dutdılar, yudılar ve yaġırın (3) timàrladılar ve èoåmàn başından pÿşusın şeşdi ol eşegi serdi ve gökçek timàrladı. Pes ol eşek (4) dile geldi. Eyitdi: Nitekim beni òoş dutduŋ evliyàlar daòı seni òoş dutsun didi. Ve çünkim èoåmàn (5) eşekden bu sözi işitdi naèra urdı bì-òod oldı. Üç gün düşdi yatdı çünkim kendüzine geldi (6) aġlayu YaóyÀ bin MaèÀõ úatına vardı. Ve atasından anasından kesildi YaóyÀ úatından gitmedi ve anuŋ (7) ãoóbetinde çoú naãìóat ve fàyide óàãıl eyledi. Ve riyàżet ü ùàèàte meşġÿl oldı. Bu kez ŞÀh (8) ŞucÀè-i KirmÀnì ãoóbetin Àrzÿ eyledi ve YaóyÀ aŋa destÿr virmedi. Ve eydür idi: Henÿz sen sefer eylemege (9) làyıú degülsin didi. Bu kez çoú yalvardı ve zàrı úıldı. YaóyÀ aŋa destÿr virdi. TÀ ŞÀh Şucaè úatına (10) vardı. Ve niçe müddet anuŋ ãoóbetinde úaldı. Çoú fàideler dutdı. Bu kez ŞÀh ŞucÀè-i KirmÀnì (11) NişÀbura geldi kim Ebÿ Óafã-ı ÓaddÀdı ziyàret idibidi. èoåmàn daúı bilesinde geldi. Çünkim (12) Ebÿ Óafã úatına geldiler, ãoóbet eylediler. Ebÿ Óafã èoåmàna duèà úıldı. Bu yigitde ululıú nişànı (13) vardur didi. Çünkim şàh girü KirmÀna gitdi. Ebÿ Óafã èoåmànı şàhdan diledi: Bu yigit benüm úatumda (14) bir zamàn dursun didi. Çünkim anuŋ ãoóbetinde úaldı Ebÿ Óafã aŋa naôar eyledi. Neye kim irdise (15) anuŋ ãoóbeti bereketinde irdi. Ve naúildür kim: èoåmàn eydür: Ben evvel yigitlik óàlinde YaóyÀ Bin MuèÀõ (16) úatında idüm. Bir gün baŋa melÿl oldı beni úatından úovdı eyitdi: Var git ayruú benüm úatumda durma (17) didi. Ben anuŋ nefesin sımadum ùaşra çıúdum. Ev ardında bir sàèat oturdum yine úarşusına vardum. (168-b) (1) elüm úavşudum. Bu kez anuŋ úarşusına bir evcügez eyledüm.ve anuŋ úarşulıġında derece úodum. (2) Ol evde ùàèat úılurıdum.ve ol derecede başumı çıúarurıdum.yaóyà 56

70 yüzin görüridüm yine ùàèate (3) meşġÿl olurıdum.çünkim bini bu óàlde yine úıġırdı çünkim beni òoş dutdı ve baŋa úız virdi ve naúildür kim: (4) èoåmàn Òìrì yavlaú mütevàziè ve selìm-nefs ve güç götürüci idi. Birgün bir münkir kişi anı (5) oúıdı ve eyitdi: Gel eve gidelüm, ùàèàm yiyelüm. didi. Evi úapusına vardı, eyitdi:boġazuŋdan ötürü (6) it bigi baŋa uyduŋ geldüŋ didi.evde nesne yoġımış yine işüŋe git didi.èoåmàn girü döndi. (7) birúaç adım gitdi ol münkir yine úıġırdı. Gel kim evde nesne varımış yiyesin didi. èoåmàn yine vardı (8) eyitdi: İti úovıcaú gider sen ulursın gitmezsin evde nesne yoú var yine işüŋe git didi (9) vardı gitdi yine úıġırdı èoåmàn yine vardı. Naúil içinde şöyledür kim: Otuz kez anı úıġırdı vardı. (10) Her kerret úıġırup úoduġında aŋa bir dürlü òorlıú iderdi. èoåmàn anun òorlıġını (11) úabÿl ideridi göŋli melÿl olmazıdı. Otuzbirincide ol münkir anuŋ ãıdúın ùaŋladı eyitdi: (12) Otuz kez seni úıġırdum ve òorlıġıla girü úovdum pes hìç müteġayyir olmaduŋ didi. èoåmàn (13) eyitdi: Bu ben itdügümi bir it daòı ider ammà erenler işi ayruú olur didi. Pes ol münkir anuŋ (14) elin dutdı tevbe eyledi anuŋ mürìdi oldı ve naúildür kim: èoåmàn Bir gün yàrenlerile iremden geçeridi (15) meger ùam üstinden anuŋ üstine sipründü dökdiler. YÀrenleri úaúıdılar sipründü dökene söy- (16) lemek istediler. èoåmàn fàriġ oluŋ şükr eylemek gerek kim bugün gül dökdiler ise yarın (17) kül dökeler. Ve naúildür kim Cüneyd eydür: Evvel ben èoåmàn meclisinde tevbe eyledüm ve ne kim baŋa keşf (169-a) (1) oldıyısa anuŋ ãoóbetinde oldı ve her vaút benüm göŋlüme nefsànì endìşe yörene aŋa èarża (2) úılurıdum ve baŋa ögüt virür idi ve irşàd iderdi. Cüneyd eydür: Bir kez fesàd ehliyle (3) oturdum ve göŋlüm maèãiyete meyl eyledi. Anuŋ ãoóbetinden gitdüm idi. Yine anı göricek eyitdüm (4) ve andan úaçar idüm. TÀ bir kez uġradı ve baŋa eydür: İy oġul kendü düşmànlaruŋıla oturmaġıl ve fesàd (5) ehlinden berì olġıl. Ve eger sen maèãiyete meyl iderseŋ baŋa gelgil tà ben seni cànile saúlayayın (6) ve düşmen saŋa ôafer bulmasun diridi çünkim èoåmàn bu sözi didi göŋlüm úaràr dutdı ve tevbe-i naãÿó (7) eyledüm ve naúildür kim: Bir gün bir yigit esrük gideridi. Şeyòi gördi. Utandı rebàbını etegi altında gizledi, (8) şeyò benüm óàlümi görmesün didi. èoåmàn anı gördi himmet ve şefúat naôarın aŋa bıraúdı úatına vardı. Ol (9) yigidi aldı òànúàha götürdi. Şefúat naôarın eyledi. Saçın yülüdi ve òırúa getürdi ve eyitdi: İlÀhì ôàhirin ben (10) düzdüm bàùının sen düz didi. DeróÀl Óaú TaèÀlÀ ol yigidüŋ göŋline hidàyet (11) virdi. Erenler nişànı anuŋ õatında belürdi. İkindü namàzında Ebÿ èoåmàn-ı Maġribi geldi. Ol yigidüŋ (12) üstine baúdı eyitdi: YÀ èoåmàn Òìrì ayruúlar yıllarda dürişüp ve riyàżet ü òalvet ü zaómet (13) çeküp bulduġını bu yigit senüŋ himmetüŋ bereketinde bir sàèat içinde bulmış didi. Henüz (14) ol yigit mièdesinden süci úoúusı gitmeyüp dururdı. TÀ bilesin kim erenler naôarı şol iti (15) úılıç bigi olur didi ve naúildür kim : Bir kez bir kişi aŋa geldi ve eyitdi kim: YÀ Şeyò dilümile Taŋrıyı õikr (16) iderven ammà göŋlüm baŋa uymaz. èoåmàn eyitdi: Şükreyle kim endàmlaruŋdan birisi Taŋrıya muùìè (17) olmış úalanı daòı muùìè ola didi. Ve çünkim senüŋ bir cüz üŋe yol virdiler. Úalanına daòı yol (169-b) (1) vireler didi. Eyitdi: Himmet dut. èoåmàn eyitdi: Göŋlüŋden kibri gider kim hìç Àdeme kendüzin görmekden yavuz (2) óicàb yokdur didi. Ve naúildür kim: Bir gün bir kişi geldi. èoåmàna sordı. Ne dirsin ol kişi óaúúına kim (3) Àdemìler úarşusına el baġlayup òiõmetinde dururlarsa göŋli òoş olur ve eger durmazlarsa göŋli (4) òoş olmaz didi. èoåmàn eyitdi: Anuŋ bigi kişi öldügi vaútinde gerekise cühÿd ölümin ölsün ve gerekise (5) tersà ölümin ölsün didi. èoåmàn-ı Hìrì sözleridür eydür: Er kemàl derecesine irmeye tà anuŋ úatında dört (6) nesne beràber olmayınca menè ve èaùà ve èizz ve õüll ve eydür: Yir yüzinde èazìzraú nesne üçdür. Bir (7) èàlim kim èameli ola ve bir mürìd kim ùamaèı olmaya ve bir ãÿfì kim Óaú ãıfatlu ola ve eydür: èáúil oldur kim (8) epsem <ola> ve èilmden ve Taŋrıdan artuġını terk ide. Ve eydür: ÔÀhir sünnete muòàlefet eylemek baùın riyà- (9) sınuŋ nişànıdur. Ve eydür: Her kim maèrifetile èazìz eyledi maèãiyet ile òor eylemeye ve eydür: Göŋül (10) ãalàóiyyeti dört nesne içindedür. 57

71 Evvel faúr içinde, ikinci istiġfàr içinde, üçünci (11) òavf içinde, dördünci tevàzuè içinde ve eydür: Her kimüŋ kim endìşesi cümle nesneler içinde (12) Taŋrı olmaya ol endìşe beròurdàrlıú olmaya ve eydür: Zühd oldur kim dünyàdan elin (13) darta ve kimüŋ kim elinde dünyàlık ola anı ögine getürmeye ve eydür: Ġussa mü minüŋ ãayúalıdur (14) eger dünyà içüŋ olmazsa. Eydür: Òavf anuŋ èadlindendür recà anuŋ fażlındandur ve (15) eydür: ÒÀãlar òavfı geçmişdür ve èàmlar òavfı gelesidür. Ve eydür: Taŋrıdan úorúmaú seni (16) Taŋrıya irürür ve èucb seni Taŋrıdan ıraú eyler ve eydür: èámlar şükri ùaèàm ve libàs üzerine- (17) dür ve òàãlar şükri taèàmdan ve libàsdan kesilmekdür. Eydür: TevÀżuè aãl üç nesnedür: Evvel (170-a) (1) kendü èàcizlıġın bile, ikinci muótàclıġın bile, üçünci kendü günàhların bile. Ve eydür: Tevekkül iètimàd eylenekdür (2) Óaúúa. Ve eydür: Yaúìn oldur kim yarınġı endìşeyi terk. Ve eydür: Şevú maóabbet åemeresidür. Ve eydür: Her kim (3) Taŋrıyı dost duta Taŋrı liúàsı müştàúlıġı anuŋ göŋlinden çıúmaya. Ve eydür: Girçek maóabbet (4) oldur kim maóbÿbdan artuġını göŋlüŋden çıúarasın ve ùaşra bıraġasın. Eydür: MubÀó nesneler içinde (5) fażìletdür. SaèÀdet nişànı oldur kim Taŋrıya muùìè olasın ve úorúasın ve şeúàvet nişànı (6) oldur kim günàh idesin ve úorúmayasın. Ve eydür: äabr eyle ùàèat úılmaú üzerine tà úurtılasın (7) ve ãabr eyle maèãiyet úılmaú üzerine tà úurtılasın. Ve eydür: Dervìş oldur kim baylar ile ãoóbet eyleye (8) tekebbürlik birle ve yoúsullarıla tevàżuèluú birle. Ve eydür: èazìz oluŋ Taŋrı èizzetiyile kim hergiz òor olmayasın (9) Ve eydür: DünyÀdan şàd olmaú Taŋrıdan şàd olmaġı giderür. Ve eydür: Taŋrıdan artuúdan úorúmaú Taŋrı (10) úorúmaġını giderür. Ve eydür: Mü min oldur kim Taŋrıdan artuúdan úorúmaya ve ayruġa ümìd dutmaya ve Óaú (11) rıżàsın nefsi rıżàsı üzerine iòtiyàr eylemeye. Ve eydür: Taŋrı úorúusı seni Taŋrıya irürür (12) ve nefs dilegi seni Taŋrıdan münúaùiè eyler. Ve eydür: Òalú saŋa èizzet eyledügi ve òor dutduġı (13) bir sayrulıúdur. Anuŋ hìç dermànı yoúdur. Ve eydür: Taŋrıdan ıraú olmaúlıúdur sebeb üç (14) nesnedür. Evvel dünyàya ùamaè eylemekdür, ikinci aġırladuġına şàd olmaúdur, üçünci nefsine (15) uymaúdur. Ve eydür: Edeb bigi mülk baylaruŋ bezegidür ve dervìşlerüŋ iètimàdudur. Ve eydür: (16) Óaú TaèÀlÀ kendüzine vàcib eyleyüp durur. Şol úulını yarlıġamaú çoú namàz ve ùàèat (17) úıla ve anı azacuú bile. Ve eydür: İòlÀã oldur kim nefsüŋ anda hìç óaôôı olmaya. Ve eydür:iòlàã (170-b) (1) ãıddıúlıú görmegi aŋmaúdur. Ve naúildür kim: Çünkim aŋa ölümi geldi, oġlı yaúasın yırtdı. èoåmàn (2) anı ùuydı eyitdi: ÔÀhirde sünnete òilàf eylemek bàùın münàfıúlıġındandur. Nitekin PeyġÀmber èaleyhi s-selàm (3) buyurur: [ ] yaènì úapda ne var ise ol sızar dimeklikdür. TamÀm òużÿrile càn (4) virdi. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn sefìne-i baór-ı diyànet Àn sekìne-i ehl-i emànet, (5) Àn bedreúa-i maúàmàt, Àn Àyine-i keràmet Àn ÀftÀb-ı felek-i RıżÀ èabdullah bin El-CellÀ raóme- (6) tu llàhi èaleyh meşàyiò èulemàlarından idi ve ŞÀm ulularından idi. Ve evliyàlar göŋlinde maóbÿb ve maúbÿl (7) idi. Ve anuŋ èàlì kelimeleri ve bedìè işàretleri varıdı. Ve óaúàyıú ve daúàyıú ve maèàrif ü leùàyif (8) ve maèàni içinde úıl yarardı. Ebÿ TürÀbı ve Õennÿnı görmişidi. Ve Cüneyd ve Nÿrìyile ãoóbet (9) idüp dururdı. Ve Ebÿ èömer-i Dımişúì eydür: Andan işitdüm kim eydür idi: Ben oġlanlıġum óàlinde (10) atama ve anama eyitdüm kim: Beni üşendürmeŋ ve Óaú işine úoŋ, didüm. Eyitdiler: Úoduú. Pes ben bunları (11) úodum ve gitdüm. Çalap rıżàsın isteridüm. Senüŋ oġluŋ èabdu llàhven. Eyitdi: Benüm bir oġlum varıdı (12) anı Óaú yolına baġışladum didi. Ve anı kim baġışladum girü almazven didi. Ve baŋa úapu açmadı. Ve naúildür kim: èabdu llàh (13) eydür: Bir gün bir kàfir oġlanın gördüm kim èaôìm görklü ve ãàóib-i cemàl idi ve anuŋ müşàhedesine (14) müteóayyir úaldum ve anuŋ úarşusına òayràn olup dururdum. Gördüm kim Cüneyd geldi. Ben eyitdüm: (15) İy üstàd bunuŋ gibi ãÿret daòı ùamu odına göyüniser midür? didüm.eyitdi: İy oġul bu sen (16) didügüŋ èibret naôarı degüldür, nefs duzaġıdur ve şeyùàn mekridür. Eger èibret göziyile baúarmıssaŋ (17) cevàb viredüm didi ve eyitdi: Tìz ola kim bu sebebden edepleyeler ve saŋa yol 58

72 soralar. didi (171-a) (1) ve gitdi. DeróÀl oúıduġum ÚuréÀnı unıtdum ve ögümde bir Àyet-i ÚuréÀn úalmadı. Bu kez bunca zamàn zàrılıú úıldum (2) ve tevbe eyledüm. Óaú TaèÀlÀ baŋa fażl eyledi ve ÚurÀn göŋlüme yine geldi. Ol vaútan berü zehrem yoúdur kim (3) nàmaórem yüzine baúam veyà mevcÿdàtdan kimseye iltifàt eyleyem didi. Ve naúildür kim : Bir gün èabdu llàha (4) faúr bàbından suéàl eylediler. Ne úadar kim cehd eyledi òàùırına yine söz gelmedi cevàb vire. Pes duru (5) geldi, ùaşra çıúdı bir zamàn ãoŋra girü geldi. Eyitdiler : Niçün cevàb virmedüŋ? Eyitdi: Bilimde dört (6) dàng gümiş varıdı. Faúr sözini söylemege baŋa destÿr virmediler ve aġzum içinde dilümi dutdılar. (7) Bu kez durdum ùaşra çıúdum ol dànek gümişi dervìşe virdüm. Andan faúrdan söz söyleyübildüm (8) didi. Ve naúildür kim: èabdu llàh eydür: Bir kez beriyye geçdüm Kaèbeyi ziyàret úıldum ve óac şarùların yirine getürdüm. (9) Bu kez ãayru oldum peyġàmber tübesine geldüm ve eyitdüm: YÀ Resÿla llàh saŋa úonuú geldüm ve yatdum uyúuya (10) vardum. Düşümde PeyġÀmber óażretin gördüm kim gelür. Ve mübàrek elleriyile başumı sıġadı ve baŋa bir girde (11) virdi. Girdenüŋ yarusın düşüm içinde yidüm çünkim uyandum girdenüŋ yarusı elümde idi hem (12) òastelıġum daòı gitdi. Vücÿdum ãafà buldı. Abdu llàh sözleridür. Abdu llàha ãordılar kim: Er faúra neyile (13) làyıú olur? Eyitdi: Şol vaútin làyıú olur kim vücÿdında kendüden artuú nesne úomaya belekim kendüzin (14) daòı faúr yolında fedà úıla didi. Çünkim kendüzin yoú bilür faúrı var olur. Eyitdiler: ãol yanınuŋ tevbesi (15) ne vaútin úabÿl olur? Eyitdi: Şol vaútin sol yanınuŋ firiştesi yigirmi gün nesne yazmaya didi. (16) Ve eyitdi: ZÀhid kimdür? Eyitdi: ZÀhid oldur kim òalúuŋ ögdügi ve sögdügi anuŋ úatında beràber ola. (17) Eyitdiler: èábid kimdür? Eyitdi: èábid oldur kim vaútüŋ farìżalarını vaútüŋ evvelinde úıla didi. Eyitdiler: (171-b) (1) Muvaóóid kimdür? Eyitdi: Muvaóóid oldur kim Taŋrısın birleye ve her ne kim aŋa gelürse òayrdan ve şerden (2) Taŋrıdan bile. Eyitdiler: èárif kimdür? Eyitdi: èárif oldur kim dünyàya zevàl göziyile baúa ve òor (3) göre kim tìzcek geŋezlikile andan geçebile. Ve eydür:her kim taúvà ile dirilmeye faúr loúması (4) aŋa óaràmdur. Ve eydür: Faúr ve ãÿfì oldur kim mücerred ola esbàbdan ve eydür: TevÀżuè ve èizzet (5) şükürdür ve ãabr-ı muãìbet şükürdür. Eydür: Her kim kendü nefsiyile mertebeye ire andan tìz düşe. (6) Ve eydür: Senüŋ rızúa cehd eyledügüŋ seni Óaúdan ıraú eyler ve òalúa muótàc eyler. Raómetu llàhi èaleyhi (7) ve l-àòer. Án ãunè-bürde-i şinaòt ve Àn velì-yi úubbe-i nevàòt ve Àn úutb-ı bì-bedel ve Àn ÀftÀb-ı (8) bì-àaym imàm-ı èahd Muóammed-i Ruveym raómetu llàhi èaleyhi meşàyiòüŋ ögülmüşidi ve anuŋ ululıġına ve velì- (9) ligine cümle ulular müttefiú olmışıdı.ve Cüneydüŋ sevdügi yàrıyıdı. Fıúó içinde ve ÚuréÀn tefsìrinde (10) yigàne idi.ve óaúàyıú ü daúàyıú ve meşàyiò èilmi içinde nişàne idi.ve ãàóib-i himmet ve firàset (11) idi.ve tecrìdligi ileri dutup durur idi ve çoú mücàhede ve riyażet çeküp durur idi (12) ve ùarìúat ve semàè içinde çoú kitàblar ve maúàlàtlar taãnìf eyleyüp durur ve çoú (13) tevekkül üzerine seferler idüp dururdı.ve naúildür kim Ruveym eydür : Birgün BaġdÀd içinde yürür- (14) düm yavlaú susadum bir sarày úapusına geldüm su diledüm kim içem bir oġlancuú úapuya geldi ve baŋa su virdi (15) içdüm. Ol oġlancuú eydür: æÿfì gör kim gündüzin su içer didi Eyle dut kim bu oġlanuŋ sözi bir oú (16) idi ki benüm yüregüme doúındı ben òoõ bildüm kim ol oġlancuġı söyleden kim idi.pes Taŋrıdan tevfìú (17) istedüm.gündüz ùaèàmın yimedüm ve ayruú göŋlüme taèàm gelmedi didi.ve naúildür kim: Bir gün bir kişi anuŋ úatına (18) geldi ve eyitdi: ÓÀlüŋ nitedür ve nite geçersin? didi.eyitdi: Ne ola anuŋ óàli kim nefs süsiyile dürişmiş ola ve dünye sevgisi???: Bir kitàbı vardur ki adı ġalaùü l-vàóidìndür ve andan màèadà (172-a) (1) anuŋ içinde bulaşmış ola. Ol kişi eyitdi. Ol úullarına Allahü TaèÀlÀ farż eyledi. Eyitdi: Maèrifetdür ki (2) nitekim ÚurÀn içinde buyurdı: ÊËb¾Fš¼ ô«fm¼«ë s¼«xi* U (LI-56) Taŋrı TaèÀlÀ eydür. Cinleri (3) ve Àdemìleri anuŋçün yaratdum kim beni bileler ve baŋa úullıú úılalar. Yaèbudÿn didüginden muràd maèrifet (4) 59

73 Muóammed-i Ruveym sözleridür. äordılar kim: Tevekülle niçe sefer idülür? Eyitdi: Úonacaú yir ve yatacaú yir endìşesi itme (5) ve öginden geçme çünkim yola günile azıú bigi ve yiyesi bigi nesne götürmeye. Ve ãordılar kim: Tevóìd (6) nedür? Eyitdi: Varlıú eåerin terk itmekdür ve tecrìd ilerü dutmaúdur. Ve eydür: Her nesnenüŋ gözgüsi (7) vardur. èárif gözgüsi Óaú tecellìsidür. Ve eydür: ÓakÀyıú tamàmıraġı oldur kim èilme muúàrin ola. (8) Ve eydür: Úul Óaúúa yaúın olmaz dükeli göŋli dileklerinden kim nefsàni ola ıraú olmayınca. Ve eydür: (9) Üns oldur kim Taŋrıdan artuúdan vaóşet belüre ve kendüzüŋden daòı vaóşì olasın. Ve eydür: (10) Üns göŋül şàdlıġıdur õikr óalàvetiyile. Ve eydür: Üns òalvet dutmaúdur Taŋrıdan artuúdan. (11) Ve ãordılar: Derviş kimdür? Oldur kim kendü sırrın bekleye ve ràżı ola kendü óàline ve farìża- (12) ları yirine getüre. Ve eydür: äabr şikàyeti terk eylemekdür. Ve eydür: Şehvet gizlüdür èamel vaútinde óàżır (13) olur. Ve eydür: Zühd dünyàyı óàkìr dutmaúdur ve anuŋ eåerin göŋlinden çıúarmaúdur. Ve eydür: (14) Girçek úorúu oldur kim Taŋrıdan artuòdan úorúmaya rıżà çünkim úarşu varmaúdur göŋül (15) dilegiyle. Eydür: İòlÀã èamele naôar úılmaúdur. Ve iòlàã oldur kim úılduġı namàzuŋ iki cihàn içinde (16) èivàżın istemeye. Ve naúildür kim: CÀnı çıúa dururken güleridi ve çünkim càn sımarladı şöyle güler bigi yaturdı, (17) ùabìb anı diri ãanurdı çünkim elin nefesine úodı ol òoõ Óaúúa ulaşmışıdı. Raómetu llàhi èaleyhi (18) ve l-àòer Àn úuùb-ı èàlem-i rÿóàniyàn maèdin-i óikmet-i rabbànìyàn sàkin-i Kaèbe-i sübóànì (172-b) (1) Àn gevher-i baór-i vefà imàm-ı meşàyiò İbn-i èaùà raómetu llàhi èaleyhi óaúìúat ehlinüŋ sulùànıyıdı ve tevóìd ehlinüŋ (2) burhànıyıdı ve èilm ü fünÿn içinde nişànidi ve uãÿl ü fürÿè ehlinüŋ müftisiyidi. Ve ol keşf (3) kim aŋa tefsìr ü óadìå èilmi içinde olup dururdı. Hìç kimesneye olmayup dururdı ve anuŋ beyànı (4) ve èilmi kàmil idi ve dükeli aúràn içinde muóterem ve mükerrem idi. Ve Bÿ Saèìd ÒarrÀz andan artuú (5) kimsenüŋ taãavvufın úabÿl itmezidi. Ve ol Cüneyd mürìdlerinüŋ ulusıyıdı. Ve naúildür kim: (6) Bir gün bir bölük kişiler aŋa ziyàrete vardılar, gördiler kim ãavmaèası içi ùopùolu su olmış (7) ãanasın kim seyl girmiş. Eyitdiler: Bu ne óàldür? Eyitdi: Dün gice baŋa bir óàl vàúiè oldı (8) óecàletden gözümden yaş revàn oldı ayruú diŋmedi. didi. äordılar kim sebeb nedür? Eyitdi: Oġlanlıġum (9) óàlinde bir öksüzce oġlan elinden bir gögercin aldum idi ol iş göŋlüme düşer úorúarven. (10) Ol öksüze biŋ dirhem gümiş virdüm ve óelàllıġın diledüm. Henüz göŋlüm úaràr dutmaz. Ve naúildür kim: (11) Bir gün andan ãordılar kim: Günde ne úadar ÚuréÀn oúırsın? Eyitdi: Bundan <...> iki günde bir kez (12) òatm ideridüm, şimdi ġaflet irdi dört günde bir òatm iderin. Ve naúildür kim: İbn-i èaùànuŋ (13) on oġlı varıdı. èazìm görk ve cemàl issileriyidi. Bir gün ataları bile giderleridi, óaràmiye uġradılar (14) óaràmìler dutdılar ol oġlanlaruŋ gözlerin baġladılar ve bir bir boyunların ururlarıdı, úılıçla (15) her birisini kim öldürdiler. İbn-i èaùà yüzin göge dutarıdı şükr senden gelen úażàya diridi (16) ve güleridi. TÀ ùoúuz oġlanın bu resme depelediler birisi úaldı anuŋ daòı gözin baġladılar kim öldüreler (17) oġlan eyitdi: zihì ata kim sensin bizi úarşuŋa bir bir úırdılar. Bir geleci eylemezsin belkim gülersin. (173-a) (1) didi. İbn-i èaùà eyitdi: İy baba cànı bu iş işleyene söz söylemege yaramaz ol òoõ göre durur ve işidürür (2) iden oldur kim güci yiter kim sizi saúlaya ve öldürmeye ben arada kimven kim anuŋ işinüŋ arasına girem söz (3) söyleyem didi. ÓarÀmìler çün bu sözi işitdiler ol oġlanın şeşdiler salıvirdiler ve eyitdiler: İy pìr (4) bu sözi evvelden diseŋ óiçbir oġlanuŋ ölmezidi didiler. İbn-i èaùà eyitdi: Ol şöyle yazıldı böyle (5) olacaú idi. İbn-i èaùà sözleridür eydür: èamellerüŋ yigregi oldur ki anı işlemiş olalar ve èilmüŋ (6) daòı yigregi oldur ki anı söylemiş olalar ve ol nesneyi kim işlememiş olalar sen daòı anı (7) işlemegil didi. Ve her nesne kim işlemiş olalar sen daòı anı işlegil. Eydür: Erenler dileklerin evvel (8) èilm meydànında isterler andan óikmet meydànında isterler ve andan tevóìd meydànında (9) isterler didi. Ve eydür: Er oldur kim söz söylerse Taŋrıdan söyleye ve işàret eylerse Taŋrıdan (10) işàret eyleye didi. Eydür: Her èilmüŋ beyànı 60

74 vardur ve her beyànuŋ zübànı vardur. Ve her zübànuŋ bir (11) dürlü èibareti vardur ve her èibàretüŋ ùarìúı vardur. Ve her kim ki bunları farú eylemeye aŋa söz söy- (12) lemek degmez didi.ve her kim kendüzini sünnet edebiyile úarşu ÀrÀste duta anuŋ göŋlini Óaú TaèÀlÀ (13) münevver úıla. Ve eydür. EfèÀl içinde ve aúvàller içinde ve aòlàúlar içinde hìç muvàfaúatdan (14) yüksek maúàm yoúdur didi. Ve eydür: Ġafletüŋ ulusı oldur kim úul ġàfil ola Taŋrıdan ve anuŋ (15) fermànından. Ve eydür: Úullıúdur maúhÿr ve èilmdür maúdÿr ve her kim bu ikiden ùaşra çıúarsa (16) maèõÿrdur. Ve eydür: ŢÀèatlerüŋ yigregi Óaúúı diŋlemekdür ve vaúitleri dàyim gözlemekdür. Ve eydür: (17) Eger kimsene yigirmi yıl nifàú şìvesine úadem basarsa ki bir sàèatcuú bir müsülmàn úardaş menfaèatiçün úademin (173-b) (1) girü götürse altmış yıl iòlàãile ùàèat eylemekden yigrekdür.èaúıllaruŋ yigregi oldur kim tevfìúi (2) muvàfıú ola ve ùàèatlerüŋ yozraġı oldur kim èucb úoya ve yazuúların yigreki oldur kim anuŋ ardınca (3) tevbe gele ve eydür. BÀùın Óaú naôargàhıdur ve ôàhir òalú naôargàhıdur, pàklige làyıúdur. Òalú naôar- (4) ġàhından her kimüŋ kim evveli medòàli himmete ola Taŋrıya irişe ve her kimüŋ kim medòàli ùàèate ola ol (5) Àòirete irişe ve her kimüŋ kim evvel medòàli iràdete ola dünyàya irişe. Bu dünyà didükleri bir niçeye èizzet (6) ve bir müfàòaretdür ve bir niçeye nefs ve şehvetdür ve bir niçeye èilmile müfàòaretdür. Ve eydür : Göŋüllerüŋ (7) şehveti vardur ve nefsüŋ şehveti vardur ve cànlaruŋ şehveti vardur. Ve bu dükeli şehvet uçmaú (8) içinde cemè eyleyeler. Göŋül şehveti Óaú müşàhedesi ola càn şehveti úurb-ı Óaú ola ve nefs (9) şehveti uçmaú ve óÿrì ola, úuãÿr ola. Ve eydür: Mü minler ġıõàsı õikr ü ùàèatdür. (10) Ve münafıúlar ġıõàsı yimek içmekdür ve eydür: Her kimüŋ kim göŋli içinde Àòiret endìşesi olmaya (11) là-cirem şeyùàn anı meşġÿl eyleye dünyà endìşelerine ve Àòiret endìşesi anuŋ içine girmeye (12) ve anı anmaġa eli degmeye. Ve eydür: Taŋrıya yaúınlıú evvel tevfìú iledür. Andan úul cehdligiyile- (13) dür. Ve eydür: Her kim ãàlióler edebin bulmuş ola anuŋ biãàùı keràmet biãàùı ola ve her kim evliyà (14) edebin bulmış ola anuŋ biãàùı üns biãàùı ola ve her kim enbiyà edebin bulmuş ola onun biãàùı (15) úurb biãàùı ola ve her kim edebden maórÿm úaldı cümle òayrlardan maórÿm úaldı. Ve eydür: ÒÀã- (16) laruŋ edebi mertebesi èavàmlaruŋ aèlà mertebesidür ve eydür: èáli himmet oldur kim hìç èavàrıż (17) anı bàùıl eylemeye. Ve eydür: Himmetlerüŋ yigregi oldur kim dünyà içün olmaya ve Àòiret içün ola ve eydür: Muóib (174-a) (1) dirligi úullıġıladur. Ve müştàúlar dirligi şükürlerdür ve èàriflerüŋ dirligi õikriledür ve muvaóóidler (2) dirligi göŋüliledür ve càhiller dirligi muràd iledür. Ve ãàóib-i himmetler dirligi nefsden eksilmegile- (3) dür. Ve eydür: èilm üçdür. èilm-i maèrifetdür ve èilm-i èibàdetdür ve èilm-i èubÿdiyetdür ve eydür: (4) Maóabbet èitàb üzerine dàyim olmaúdur ve eydür: Çün muóib daèvisin eyleye maóabbetden düşer (5) eydür: Ve cehd inúùàè-ı aóvàldür. Ve eydür: Úurb-ı óicàb nişànı götürülmekdür. Göŋüllerile Taŋrı arasında (6) ve tevekkül dükeli işin Taŋrıya úomaúdur kendü aradan çıúmaúdur. Ve eydür: Maèrifetüŋ üç vechi vardur: Heybet, (7) óayà ve ünsdür. Ve eydür: TaúvÀnuŋ ôàhiri ve bàùını vardur. ÔÀhiri Taŋrı buyruúların dutmaúdur ve bàùını (8) iòlàã-ı niyyetdür. Ve eydür: Taãavvuf münúàd olmaúdur. Yaènì úançaru çekerlerse ol yaŋa yediledür. Ve ãordı- (9) lar ùaãavvÿfuŋ evveli nedür ve Àòiri nedür? Eyitdi: Evveli maèrifetdür Àòiri tevóìddür ve ãordılar kim şevú (10) nedür? Eyitdi: Göŋül göyünmekdür ve cigeri pàre pàre olmaúdur. Ve ãordılar şevú mi yigrekdür veyà maóabbet eyitdi: (11) Maóabbet yigrekdür. ZìrÀ şevú maóabbetden úopar. Ve eydür: Ádem peygàmber uçmaú içinde èàãì olduġında (12) cümle nesneler Àdem içün aġladılar. AmmÀ altun ve gümiş. Óaú TaèÀlÀ altun ve gümişe eyitdi: Sizler niçün (13) aġlamazsız? Eyitdi: Biz saŋa Àãì olaŋ içün aġlamazuz. Pes Óaú TaèÀlÀ eyitdi: Benüm èizzetüm ve èaôametüm óaúúiçün (14) sizi ben èazìz eyleyem ve dükeli nesnenüŋ úıymetini sizüŋile eyleyem ve Àdemoġlanların size òiõmetkàr eyleyem. (15) Ve naúildür kim bir gün İbni èaùà yàrenlerine eyitdi: Ádem 61

75 ne nesneyile yüce mertebeye irer? Kimisi eyitdi: ŢÀèat ile 16) kimisi eyitdi: MücÀhede ve riyàżet ile, kimisi eyitdi: Ádem yüce menzile (17) eyü òuyıla irer didi. Ve naúildür kim: İbni èáùà bir gün yàrenleri ile otururken ayaúların küsiletdi. (174-b) (1) ve eyitdi: Çünkim birlikile tekellüfi aradan gidermek gerek didi. Ve edebi terk 17 eylemek edeb (2) ehli arasında edeb didi. Nitekim PeyġÀmber èaleyhi s-selàm bir gün yàrenleri arasında mübàrek ayaúların (3) küsiletdi idi. Çünkim èoåmàn geldi girü dirdi. Ve naúildür kim: İbni èaùàyı zındìúa mensÿb (4) eylediler ve òalìfeye didiler: èalì bin èisà vezìr idi. Anı oúıdı ve çoú cefà eyledi. Ve İbni èaùà aŋa Óaú sözler dir idi. Vezìr úaúıdı buyurdı, anı şol úadar üzdiler kim ölüm óaddine irdi ve İbni (6) èaùà eydüridi kim: pmš*2 Ë b² ë*¼«ld- yaènì çalabum senn elüŋi ve ayaġuŋı kessün (7) pes vezìre bu söz úatı geldi. Úaúıdı İbni èaùàya úatı èaõàb eyledi. Úatlanumadı şehìd oldı. (8) Ve andan ãoŋra çoú zamàn geçmedin òalìfe vezìr dutdı iki ayaġın kesdiler óelàk (9) oldı. Pes meşàyiò İbni èaùàya ùaèn urdılar velìler yoz duèà úılmasa gerekidi didiler. Ve bir niçeler (10) eyitdiler: Anuŋ èöõri vardur. ZìrÀ ôàlim idi müsülmànlar maãlaóatı içün yavuz duèà úıldısa (11) úayurmaz didiler. Óaúìúat ehli eyitdiler: İbni èaùà vezìre eyü duèà úıldı kim vezìri şehìd (12) eylediler. TÀ dükeli yazuúları gitdi. AllÀh óażretine aru pàk olup gitdi. Böyle olıcaú yavuz duèà úılmadı (13) didiler. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn úıble-i etúıyà, Àn úıdve-i eãfiyà Àn der-i dàm-ı (14) dürr-i ŞÀm u ãubó-ı ãàdıú ve Àn merd-i müttaúì İbrÀhìm bin DÀvud raómetu llàhi èaleyhi meşàyiò èulemàlarından (15) idi. Ve bu ùàyifenüŋ úudemàlarından idi. Muèteber ve muóterem idi. Ve keràmet ü riyàżet issiyidi. Ve ŞÀm (16) ùopraġından idi ve Cüneyd ve İbni El-CellÀ yàrenlerinden idi. Ve çoú yaşamış pìr idi ve naúildür kim: (17) Bir derviş bir dere içinde gideridi nagàh bir arslan aŋa óamle eyledi geldi kim yırta ol dervìş (175-a) (1) daòı òırúasından bir pàre ùonına diküp dururdı arslan anuŋ òırúası pàresin gördi (2) geldi ol òırúayı yaladı ve úuyruġın buladı girü döndi. Ve anuŋ sözleridür, eydür: Taŋrınuŋ úudretleri (3) ÀşìkÀredür ve Àdemìlerüŋ gözleri açuúdur illà ġaflet anı görmege úomaz ve eydür: Óaú (4) dostlıġınuŋ nişànı ùàèat iòtiyàr eylemekdür ve anuŋ resÿline mütàbaèat eylemekdür. (5) Ve eydür: Ádemüŋ żaèìfraġı oldur kim şehvet anuŋ üzerine úavì ola ve nefsi elinde èàciz (6) ola ve úala. Pes aŋa nefs eşegi dirler. Ve Àdemìlerüŋ úavìraġı oldur kim nefsi üzerine ġàlib (7) ola ve nefsin öldüre. Pes aŋa firişteden yigdür diyeler. Ve eyitdi: Er oldur ki anuŋ himmeti Àòiret (8) üzerine ola ve Óaú rıżàsın yirine getürmek ardınca ola. Ve eydür: Bu dünyà ŞeddÀd ve Nemrÿd (9) ve Firèavnuŋ artuġıdur. Artuġı yimez illà itler. Ve eydür: Tevekkül oldur kim göŋlini dö- (10) lendüre rızú içün. Taŋrı TaèÀlÀ òoõ anun rızúın ÀgÀh görür ammà úuluŋ göŋli dölenmez. (11) Eydür: Úaderladuġı rızú saŋa zaómet çekmedin gelür, neŋ sen emeldür çekersin. Eydürsin: (12) Dervìşler göŋli tevekkül ile dölenür ve baylar göŋli màla ve mülke teleye eylemegile dölenür didi. (13) Ve eydür: Her kim Taŋrıdan èazìzlıú bulmış ola dünye èazìzlıġı anuŋ gözine òor u óaúìr (14) gözüke. Eydür: e<debdür> saŋa dünye içinde iki nesne eger yirine getürürseŋ. Evvel dervìş (15) ãoóbeti, ikinci velì óürmeti raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Án mücàhid-i merdàn ve Àn mübàriz-i meydàn (16) Àn òÿ-kerde-i taúvà pervàze-i maèni ve Àn müéeddeb-i esvàù Yÿsuf-ı EsbÀù raómetu llàhi èaleyhi (17) zàhidlerüŋ ve èàbidlerüŋ güzìdesi idi. Ve tàbièìn içinde anuŋ zühdi ve muèàmelesi gibi kimesnede (175-b) (1) yoġıdı. Ve anuŋ riyàżeti ve òalveti ve óàli òalúdan pinhàn idi. Ve dünyàdan be-külli kesilüp (2) dururdı ve sözleri şàfì idi ve çoú meşàyiò yüzin görmişidi. Ve naúildür kim: Yitmiş biŋ Yÿsufa úızıl altun (3) atasından aŋa miràå úalmışıdı. Bir aúçesin úabÿl eylemedi. ÒurmÀ yapraġın zenbil örerdi, etmek (4) alurıdı yiridi. Ve naúildür kim EsbÀù eydür: Úırú yıldur kim yiŋi göŋlek geymedüm. Ve bir köhne (5) òırúası varıdı geyüridi ve altında göŋlegi yoġıdı ve ol òırúa anuŋ tenin yir idi. 17 terk: İki kez yazılmış. 62

76 Ol (6) aŋa ràżì ve òoşnÿd idi. Ve naúildür kim bir gün Yÿsuf-ı EsbÀù Òuõayfe-nÀme yazdı. (7) Ve eyitdi kim: ë U¹ Ë ë*¼«ui pš* yaèni senüŋ üzerüŋe olsun kim dünyàdan saúınasın (8) ve Taŋrıya meşġÿl olasın. Ve daòı nàme içinde yazdı ki her kimüŋ kim göŋlinde altun ve gümiş (9) ve dünyà sevgüsi artuġıraúdur Àòiret sevgüsinden èacebdür eger ol ìmàni (10) ssin úapusına iltebilürse didi. Ve daòı nàme içinde yazdı kim her kim ÚuréÀn ve èilm oúıya (11) ve anuŋ buyruġın dutmaya şol eşege beŋzer kim kitàbı yükledürler ol bilmez kim arúasın- (12) daġı kitàb mıdur veyà odun mıdur. Ve daòı yazdı her kim ÚuréÀn oúıya ve andan õevú bulmaya ol (13) sıġırdur didi. Ve Şiblì raómetu llàhi èaleyhi eydür: Bir gün Yÿsuf-ı EsbÀùa sordılar kim: TevÀżuè ve (14) alçaúlıġuŋ óaddi nedür? Eyitdi: Çünkim ùaŋlacaú evüŋden çıúasın kime kim uġrarısaŋ kendüzüŋden (15) yigrek bilesin didi. Ve daòı tevàõuè óaddi oldur kim her kim saŋa söz söylerse anı úabÿl eyleyesin (16) ve her kim senden aşaġaraú ise sen anı kendüzüŋden ulu bilesin ve sen yumşaú olasın (17) mÿm bigi, yidilesin deve bigi ve her kim sögerse sen anı ögmek yirine geçüresin. (176-a) (1) Ve her işde Taŋrıya rücÿè eyleyesin. Ve her ne kim saŋa irişse òayrdan ve şerden şükr eyleyesin. (2) Ve eydür: Şehveti göŋülden maóv eylemez illà òavf ve eydür: èárif oldur kim artmaúlıġı Taŋrıdan (3) bile ve eksilmekligi ve taúãìrlıġı kendüden bile ve èàrif oldur kim anuŋ göŋli Óaú ile (4) ÀrÀm eyleye ve münúaùiè ola òalúdan. Ve eydür: äıdú nişànı oldur kim anuŋ göŋül diliyle ve úul (5) fièliyile beràber ola. Ve daòı èàrif oldur kim Àòireti dünyà üzerine iòtiyàr eyleye ve nefse (6) úahr eyleye ve Óaú sevgüsin göŋlinde berk eyleye ve dünyà sevgüsin terk eyleye. Ve eydür: Tevekkülüŋ (7) on èalàmeti vardur. Evvel dölenmek óaú øamànına ve berk durmaú kendü vaútine ve teslìm olmaú (8) Óaú emrine ve alçaú olmaú òalúdan ve göŋlini taèalluú dutmaú kàf ile nÿn arasında ve úadem úullıġa (9) urmaúdur. Ve rubÿbiyyetden ùaşra çıúmaú yaènì firèavnlıġı ve benligi terk eyleye ve òalúda nevmiõ (10) olmaúdur. Ve dünyà taèalluúlarından kesilmekdür ve maèãiyete ve belàya şükr idüp úatlanmaúdur. Ve eydür: (11) Şükrüŋ daúı biş nişànı vardur: Evvel òalúdan kesilüp òalvete girmek ve uzun saġınçı úısa (12) eylemek. Ve õikrden õevú ve leõõet bulmaú Óaú yolı mücàhedesin ràóat bilmek ve ùàèat (13) ipine berk yapışmaú. Ve óayàtuŋ daòı dört nişànı vardur. Evvel bunı vezen eylemekdür söylemekden (14) öŋdin ve daòı ıraú olmaúdur ol nesnelerden kim ãoŋra andan ötürü utana ve èöõr (15) dileye. Ve daòı dilin ve gözin ve úulaġın saúınmaúdur ve fercini saúınmaúdur. Ve eydür: Kişi (16) kendü óàlini bilmek farìża namàz bilmekden daòı farìżadur didi. raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer (17) Án müşerref-i raúam-ı fażìlet ve Àn muúarreb-i óarem-i vesìlet Àn münevver-óàl ve muèaùùar-viãàl ü müşàhid-i maúàmat (176-b) (1) meşhÿr-ı Ebÿ Yaèúÿb-ı İsóaú Nehrcÿrì raómetu llàhi èaleyhi velìler ùàyifesinüŋ ulularından idi ve edeb-i (2) óürmeti maóãÿã idi. Ve şevúi ġàyet ġàlib ve şÿrìde ve mücàhedesi ve riyàżeti ve keràmeti (3) kàmil idi. Ve sözlerin dükeli meşàyiò begenür idi. Ve eydürler kim : Pìrlerde andan nÿrànì pìr olmaya. Ve èömer-i Mekkìyi (4) ve Cüneydi görmişidi. Ve Mekke içinde mücàvir idi ve hem Mekkede vefàt buldı. Ve naúildür kim: İsóaú (5) bir sàèat ùàèatden èibàdetden óàli olmazıdı ve dàim ictihàd ve dürişmek içinde (6) idi ve hergiz diŋlenmezidi. MütevÀtir gice gündüz namàzdan ùaşra anı kimse görmedi.ve dàyim úayġulu (7) ve aġlamaú ve zàrì úılmaú ve münàcàt içinde idi. Ve naúildür kim: Bir gün bir kişi geldi (8) İsóaúa eyitdi kim: Göŋlüm yavlaú úatı oldı, ùàèatüŋ õevúın bulmazven. FulÀn şeyòe vardum baŋa (9) oruç dut didi dutdum zàyil olmadı. Ve fulàn èàlim úatına vardum ãadaúa iósàn úıl didi. (10) Úıldum yine zàyil olmadı. Bu kez size geldüm, siz daúı ne işàret buyurur siz? didi. Nehrcÿrì eyitdi: (11) bu varduġuŋ kişiler saŋa taúãìrlıú eylemişler didi. Şol vaútin kim dükeli òalàyıú yatalar (12) uyòuya meşġÿl olalar duru gelgil ve arı Àbdest alġıl ve iki rekèat namàz úılgıl ve her (13) rekèatda bir kez fàtióa oúıġıl ve ãoŋra bu Àyeti oúıġıl : p¼ bf s rju*- X- r8 (II-74) (14) ë*¼ v¼«u- b «Ë«U1¼U½ vn andan ãoŋra eyitgil kim: 63

77 ÒüdÀvendÀ kendü işümde (15) müteóayyir oldum. Benüm elümi dut kim senden artuú elüm dutucı bulamadum digil. Ol kişi vardı (16) İsóaú buyurduġın işledi. Óaú TaèÀlÀ aŋa güşàyiş ve ùàèat úapusın açıvirdi ve göŋli (17) içi nÿr ùoldı ve yumşaldı ve úatılıġı zàyil oldı. Ve naúildür kim : Bir gün andan sordılar kim namàz úıluruz (177-a) (1) namàzumuzdan óalàvet bulumazuz didi. İsóaú eyitdi: Çünkim sen göŋlüŋ ayruú yirde dutasın (2) là-cirem namàzuŋ dadın bulmayasın eger dilerseŋ kim namàzuŋ dadın bulasın namàza durıcaú cehd eyle kim (3) göŋlüŋ içinde dünyà endìşelerin ùaşra bıraġasın ve göŋlüŋi Taŋrı úorúusıyıla ùoldurasın (4) çünkim böyle idesin namàzdan dad bulasın didi İsóaú. Bir gün bir derviş gördüm kim yüzinüŋ (5) bir yanı úapúara olmış ve ol dervìş eydür idi kim : qm p u«yaèni ben sıġınurven saŋa (6) senden. Ben eyitdüm: YÀ dervìş bu ne dürlü duèàdur ve işbu yüzüŋdeki ne zaòmdur? Eyitdi: (7) NÀgÀh bir gün bir èavrata naôar úıldum bir kez anuŋ yüzine baúduġum içün hevà yüzinden bir ùabança geldi (8) yüzüme doúındı ve ün işitdüm kim: WE* ëld¼ yaèni bir kez baúmaġa úabzadur eger artura- (9) yıduŋ biz daúı ùabançayı arturayıduú didi. İsóaú-ı Nehrcÿrì sözleridür eydür: DünyÀ yazıların ayaġıla (10) geçmege yarar ammà Àòiret yazıların èamelsüz ve azıúsuz geçmege yaramaz didi.ve eydür: Bu dünyà bir dipsüz deŋizdür (11) anuŋ kenàresi Àòiretdür. Er oldur kim bu deŋizi taúvà gemisiyile geçe ve eydür: Her kimüŋ baylıġı (12) úanàèatile ola hemìşe baydur ve her kim óàcetin òalúdan isteye hemìşe maórÿm ola. Ve eydür: Her kim yardımı (13) Óaúdan istemeye hemìşe maózÿn ola. Ve eydür: Degme kez zàyil olmaz ol nièmet kim aŋa şükr ide (14) durasın. Ve niçe dölene ol nièmet kim küfr söleyesin. Ve eydür: TaúvÀ aãlı <az> yimekdür ve az söy- (15) lemekdür ve az uyumaúdur ve şehveti terk eylemekdür. Ve eydür: Úul ãoóbeti fenà içinde (16) beúàdur yaènì úul çünkim fànì ola càfì olduġındandur nitekim PeyġÀmber èaleyhi l-alàm kendüden (17) fànì oldı, Óaúúile bàúì olup dururdı. LÀcirem Taŋrı anı adıyıla oúımadı úulum diyü oúıdı, nitekim buyurdı: (177-b) (1) v0ë«u ˆb¾ v¼«v0ë Ve eydür: Her kim úullıú içinde fenàyı istièmàl eylemeye ikinci Taŋrıya (2) yaúın olmaġıla üçünci ùàèat úavì olmaġıla. Eydür. Taŋrıya làyıú olmaġuŋ üç nişànı vardur: Evvel (3) oldur kim hemìşe ùàèat içinde ola ikinci oldur kim dünyàdan ve dünyà ehlinden ıraú ola (4) üçünci òalúdan ümìdin kese. Ve eydür: İşlerüŋ yigreki ol ola kim èilme ulaşa. Ve eydür: (5) èárif kişi Haúúa üç nesneyile ulaşur èilmile andan èamelile andan òalvetile. Ve eydür kim: ErvÀó (6) müşàhedesi taóúìúdür ve göŋüller müşàhedesi taèrìfdür. Ve eydür: Tevekkül ehli oldur kim (7) kendü zaómetin òalúdan kese ve hìç kimseye şikàyet eylemeye. Ve eyitdi: Tevekkül ehli oldur kim İbrÀhìm (8) Òalìl bigi ola zìrà bir kez Cebraéil aŋa eyitdi: Hìç óàcetüŋ var mıdur? Eydür: Benüm óàcetüm saŋa (9) yoúdur. Ve eydür: Tevekkül ehlinüŋ vaútleri vardur. Eger ol vaútler içinde bunları oda úoyarlarsa (10) köyindürmeye, oúıla ve úılıçıla ururlarsa kesmeye ve zaòmlu olmaya. Ve eydür: İncidmeŋ tevekkül ehlini (11) kim bunları her neyile incidürseŋüz, dirlikleri anlaruŋ Óaúúa làyıúdur günàhkàr olursız. Ve andan sordılar kim: (12) äıdú nedür? Eyitdi: äıdú oldur kim òalúa muvàfaúat idersiz sırr içinde ve ÀşikÀre içinde. (13) Ve ãordılar kim: Óaú yolı nedür? CÀhillerden yıġlınasın ve èulemàyıla ãoóbet idesin (14) ve dàyim õikr üzerine olasın. Ve ãordılar kim: Taãavvuf nedür? Eyitdi: X* b W «p*ô yaèni şol (15) ümmetdür dükeli nesnelerden óàlì ola. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer. Án bì-òod heme-i òÿb ve Àn (16) bì-èaúl heme-i lüb, Àn pervàne-i şemè-i cemal Àn şefte-i ãubó-ı viãàl Àn sàkin-i muøùarib ve Àn maóbÿb-ı (17) maóabbet Àn şeyò-i mevzÿn Semnÿn-ı Mecnÿn Raómetu llàhi èaleyhi kendü vaútinde yigàne idi ve maúbÿl-i ehl-i zamàne idi. (178-a) (1) ve meşàyiòüŋ derdlüsi idi. Ve anuŋ èacàìb rumÿzları ve işàretleri var idi. Maóabbet içinde nişànidi (2) ve cümle ulular anuŋ ululıġına úaràr eyleyüp dururlarıdı. Ve anuŋ maóabbeti iŋen ġàlib idi. Aŋa (3) Semnu l-mecnÿn dirleridi. AmmÀ ol kendüzine Semnu l-keõõàb dir idi. Ve Cüneyd yàrenlerinden (4) idi. Ve maóabbeti taúdìm dutup 64

78 dururdı maèrifetden ve úalan meşàyiò maèrifeti maóabbetden muúadem dutar- (5) larıdı. AmmÀ Semnÿn eydür: Óaú yolınuŋ aãıl bünyàdıdur didi. Ve naúildür kim: Semnÿn çünkim (6) ÓicÀz seferinden yine şehrine geldi, eyitdiler: YÀ Semnÿn dilerüz kim bize vaèô idiviresin kim (7) senüŋ vaèôuŋ işidevüz didiler. Semnÿn çünkim minbere çıúdı vaèô eyledi işidenlerde (8) bir dürlü kişi bulumadı kim anuŋ vaèôın aŋlaya idi. Pes yüzini mescidüŋ úandìllerine dutdı (9) ve maóabbet sözlerin ol úandìllere söyledi deróàl ol úandìller raúãa geldiler, kimisi eridi su (10) oldı aúdı, kimisi pàre pàre oldı dükeldi. Ve naúildür kim bir gün Semnÿn mest olup maóabbet sözlerin söyleridi, (11) nà-gàh bir úuşcuġaz hevà yüzinden indi geldi Semnÿnuŋ başına úondı. Bir zamàn Semnÿn óayràn (12) olıp dururdı. Pes úanatcuúların yire urdı càn virdi. Ve naúildür kim: Semnÿn yigitligi óàlinde şöyle (13) erken yürüridi, úocalıġı vaútinde sünnet yirine gelsün diyü bir èavrat aldı ve andan úız- (14) cuġazı oldı. Bir gün meger Semnÿnuŋ ol úızcuġaza maóabbeti düşdi ol gice düşinde (15) gördi kim úıyàmet úopmış ve èalemler dikerler ilerü vardı ol èalemler dikenlere sordı kim: Bu èalemler (16) kimüŋdür? Eyitdiler: Bu èalemler Taŋrınuŋ muóibb úullarınuŋdur kim Taŋrıdan artuú kimsene sevmediler. Semnÿn (17) çünkim bu sözi işitdi kendüzini ol èalemler dibine iletmek istedi úomadılar git gelme kim bu èalemler (178-b) (1) Taŋrınuŋ muóibb úullarınuŋdur sen muóibblerden degülsin didiler.semnÿn feryàd eyledi ve eyitdi: Baŋa Semnÿn (2) El-muóibb dirler sizler beni niçün úovarsız? didi. Eyitdiler: YÀ Semnÿn sen düne degin muóibblerden idüŋ (3) çünkim göŋlüŋi ol úızcuġaza virdüŋ muóibbler bölüginden seni çıúardılar didiler. Semnÿn (4) çünkim uyóudan uyandı eyitdi: İlÀhì eger bu úızcuġaz benüm maóabbetüm yolın keserse anı yolumdan gider (5) didi. Semnÿn bu söz henüz tamàm eylemedin deróàl bir ġalebe úopdı. Semnÿn eyitdi: Ne ġalebedür? Eyitdiler : (6) Úızcuġazuŋ damdan düşdi öldi didiler. Ve naúildür kim Semnÿn dàyim óareket ve şÿrìdeliú ve raúã (7) ururdı ve bì-òoõ olurdı. Bir gün münàcàt içinde eyitdi: İlÀhì baŋa bir şevú ve bir óàl virgil kim (8) şÿrìdelıġum daòı artsun ve óareketüm ve derdüm daòı ziyàde olsun didi. Ol gice Óaú TaèÀlÀ (9) anuŋ içine bir şevú ve bir vecd virdi illà hergiz ayılmadı. Ve hemìşe gelin şÿrìdelıú eylemedi (10) ve söz söylemedi dili dutıldı. Çünkim irte oldı úonşıları eyitdiler: YÀ Semnÿn bu gice ne geldi kim (11) irteye degin zàrılıġa ve iŋlemege meşġÿl olduŋ ve senüŋ Àhuŋdan uyumaduú? didiler. Ol (12) òoõ gice òàmÿş olup dururdı. Hìç evden çıúmayup durur idi. İmdi eger bir kişi (13) suéàl iderse ki ya úonşıları işitdügi ün ne yirden çıúdı, eydevüz kim: Anuŋ cànı (14) ãıfatı ãÿrete geldi ve işidenler úulaġına ün irişdi ve Óaú TaèÀlÀ aŋa bildürdi kim òàmÿş- (15) lıú bàùın òàmÿşlıġıdur. Ve hem ebsem olmaú yigrekdür çaġırup feryàd eylemekden. (16) Ve naúildür kim Ebÿ Muóammed MaèÀribì eydür: Semnÿn ile bir gün BaġdÀd içinde òànúàhda (17) otururıduú bir òoca úırú biŋ aúçe getürdi dervìşlere ulaşdurdı, iki kişiye hìç nesne (179-a) (1) virmediler. Semnÿn eyitdi: Gel òalvete varalum bu aúçeden ötürü her bir aúesine bir rekèat namàz úılalum (2) didi. Varduú bir òalvete girdük úırúbiŋ rekèat namàz úılduú. Ve naúildür kim: ĠulÀm-ı òalìl ãÿfìlerden (3) bir ãÿfì idi. AmmÀ òalìfe úatına varur idi anuŋ göŋli dilegince söz söyleyüvirür idi. Ve dìnin (4) dünyàsına ãatup durur idi ve dàyim òalìfe öginde meşàyiò ġaybetin söyler idi. MurÀdı olidi (5) ki kimsene bu ùàyifeye raġbet eylemeye ve kendünüŋ hürmeti artuú ola. Pes çünkim Semnÿn (6) BaġdÀd içinde belürdi ve ÀvÀzesi münteşir oldı. ĠulÀm-ı Òalìl anı çoú incitdi ve aŋa iftirà (7) eyleridi. Ve anuŋ óaúúına fàóiş sözler söyleridi. MurÀdı ol idi kim anı úalè eyleye ve òalú içinde anı (8) raġbetsüz eyleye idi. Meger bir gün bir èavrat Semnÿnı gördi. Semnÿn ãuret içinde yavlaú (9) òÿbidi. èavratuŋ göŋli aŋa úapıldı, Semnÿn aŋa yol virmedi. Pes ol èavrat durdı, şeyò (10) Cüneyd úatına geldi. Semnÿnı baŋa ciftlendürgil didi. Cüneyd aŋa yol virmedi. Bu kez durdı, ĠulÀm-ı (11) Òalìl úatına vardı Semnÿn benümile zinà úıldı didi. ĠulÀm-ı Òalìl şàd oldı durdı òalìfeye vardı. (12) Birine on úatdı Semnÿn zinà úıldı didi. TÀ òalìfeyi şöyle eyledi kim anı öldüreler. Pes 65

79 ya- (13) rındası Semnÿnı òalìfe úatına óàżır eylediler cellàdı úıġırdılar kim Semnÿnuŋ boynın uraydı. (14) Òalìfe dileridi kim öldürüŋ diye dutıldı söyleyümedi pes ol gice òalìfe düş gördi. (15) Düşinde aŋa eyitdiler kim: Senüŋ mülküŋüŋ zevàli Semnÿn cànı içindedür öldürdü- (16) güŋ sàèat mülküŋ elden çıúar didiler. Pes çünkim uyandı Semnÿn óaúúında iètiúàdı iŋen (17) ġàlib oldı ve aŋa bühtàn eyledüklerin bolluú bildi. Semnÿnı yüzbiŋ ièzàzıla ve ikràm birle öõr (179-b) (1) dileyüp yine göndürdi. ĠulÀm-ı Òalìl-i Óaú TaèÀlÀ cüõàm rencin virdi. TÀ òalú arasından çıúdı (2) biçàre oldı. Semnÿn sözleridür sordılar kim maóabbet nedür? Maóabbet oldur kim maóbÿbı çoú aŋa (3) ola nitekim Óaú TaèÀlÀ buyurur: «dš9½ «d½ ë*¼«ëd½ «(XXXIII-41) yaènì iy müèminler Taŋrıyı (4) çoú anuŋ dir ve hem peyġàmber óażreti daòı buyurur: d½ d½ Uš V0«s yaèni her kim (5) bir nesneyi severse aŋı çok aŋar olur.ve yine peyġàmber bir óadìåde buyurur kim: s l RdL¼«(6) V0«yaèni er sevdügiyle úopar dir. Ve eydür: Muóib oldur kim dünyàda ve Àòiretde sevdügi (7)Taŋrı ola.ve Semnÿna ãordılar kim maóabbeti niçün belàya úoşdılar? Eyitdi: Anuŋçün kim her bir (8) sufle kişi maóabbet daèvìsın eylemeye.çünkim belàyı göre hezìmet ola ve bir kişi aŋa ãordı (9) kim: Taãavvuf nedür? Taãavvuf oldur kim hiç nesne anuŋ mülki olmaya ve ol daúı hìç nesneye (10) birinci olmaya. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn be-càn-ı sàbıú maèni o ô«s Ê«(11) Ëd vôd Ê«Ebÿ Muóammedü l-mürtaèiş Raómetu llàhi èaleyh meşàyiò ulularından idi ve taãavvuf (12) muèteberlerinden idi.ulular úatında maúbÿl idi ve riyàżet ü mücàhedeye mensÿb idi (13) ve tecrìdligile niçe saġar idüp durur idi ve NişÀbur iótiyàrlarından idi ve Ebÿ Óafã-ı (14) ÓaddÀdı görmişidi. Ve Ebÿ èoåmàn-ı Òìrì ve Cüneydile ãoóbet eylemişidi ve ol BaġdÀd şehrinde (15) vefàt buldı.ve naúildür kim: Mürtaèiş eyitdi: On üç óacc tevekkül ile eyledüm çün baúdum gördüm (16) úàmÿsı şöhret imiş eyitdiler: Nite eyitdi? Anuŋçün kim bunlardan ãoŋra atam baŋa eyitdi (17) var bir????? su getür didi. Ol baŋa úatıraú geldi on óacdan.pes bildüm kim anlar hep şehvete (180-a) (1) dapmaú imiş ve naúildür kim bir dervìş eydür: Bir gün ben BaġdÀd şehrinde idüm göŋlümden geçdi kim (2) Mürtaèiş baŋa onbiş aúçe virse bir naèlin satun alsam didüm. Ve úalanın azıú alsam berriyyeye (3) girsem yoldaşlarumdan úalmasam dedüm.bir sàèatden ãoŋra gördüm kim berikü úapu úaúdı (4) Mürtaèiş imiş on biş aúçe çıúardı elüme virdi yoldaşlaruŋdan úalma didi. Ve naúildür kim: (5) Bir gün Mürtaèiş BaġdÀd maóalleleri içinde gezer idi, yavlaú susadı bir saray úapusına vardı (6) su diledi. Bir úız bir bardaú su anuŋ eline ãunuvirdi. Mürtaèiş nà-gàh anuŋ cemàline baúdı, (7) göŋli úapıldı úaldı. Ev issi òàce çıúa geldi. Mürtaèiş eyitdi: İy òoca göŋül bir içim ãuya (8) úızdur. Bu senüŋ evüŋden baŋa bir içim su virdiler göŋlümi aldılar. Òoca eyitdi: ol (9) úızumdur saŋa virdüm didi. Pes Mürtaèiş göŋli isteyü içerü girdi. Òoca Mürtaèişüŋ òırúasın çıúardı, dürlü dürlü úıymetli ùonlar geyürdi ve óammàma viribidi. Çünkim óammàma (11) yine geldi ol gice úızile òalvete girdi. Mürtaèiş namàza meşġÿl oldı ve çünkim namàzdan fàriġ <oldı> (12) hàtifden ÀvÀz işitdi kim eydür: YÀ Mürtaèiş sen ãalàóiyyet ùonın ôàhirüŋden çıúar- (13) duŋ biz daòı ÀşinÀlıú ùonın bàùınuŋdan çıúaruruz didi. Mürtaèiş çünkim bunı (14) işitdi, feryàd eyledi, eydür: ZinhÀr benüm òırúamı baŋa tìz getürüŋ yoúsa helàk oldum dir. Òırúasın (15) girü virdiler geydi ve ol güyegülik ùonların çıúardı girü işine vardı, úıza ùalàú virdi. (16) İşine gitdi. Ve naúildür kim: Mürtaèişe eyitdiler kim: FulÀn kişi hevà yüzinde uçar. Eyitdi: Eger (17) nefsi hevàsına muòàlefet eylerse hevàda uçduġından yigrekdür. didi. Ve naúildür kim: Bir kez (180-b) (1) ramażànuŋ onında Cumèa mescidine iètikàfa girdi idi. Bir gün durdı çıúdı, gitdi. Eyitdiler: İètiúÀfa (2) oturan mescidden çıúmasa gerekidi, bu neçün çıúdı? didiler. Aŋa sordılar kim: Neçün çıúduŋ? (3) Eyitdi: Ben vaóşìven vaóşì úuş ġalebe içinde ne úadar úaràr duta didi. Velìlerüŋ nişànı (4) budur kim ġalebe içinde úaràr dutmazlar, òalvet severler. Şeyò Mürtaèiş sözleridür, eydür: Her (5) kimüŋ kim gümànı uçmaàda ola anı ùamuya ulaşdurmaya. Ve eydür: Her kimüŋ kim iètimàdı Taŋrı 66

80 fażlına ola Óaú (6) TaèÀlÀ anı uçmaġuŋ nihàyetine irgüre. Nitekim AllÀhü TaèÀlÀ buyurur: ë L0d Ë ë*¼«qch (X-58). Ve aŋa (7) sordılar kim: İrÀdet nedür? Eyitdi: Oldur kim kendü nefsüŋi nefs dileginden yıġasın ve Óaú dilegin (8) yirine getüresin. Ve eydür: Göŋli ÀrÀm eylemek dünyà esbàbları ile iètimàd munúaùıè eyler Taŋrıdan. (9) Sordılar kim: Úulı ne nesne Taŋrıya dost eyler? : Eyitdi: Taŋrı düşmen dutduġı nesneleri düşmen dutmaġıla (10) ol dünyàdur, şeyùàndur ve nefsdür. Ve eydür: Her kim Taŋrı müşàhedesini gözgü idine là-cirem (11) cümle kàyinàtı göŋli göziyile göre ve hìç nesne aŋa gizlü úalmaya. Ve eyitdi: Dükeli muèàmele iki (12) nesneyile dürüst olur. İòlÀãile ve ãabrile. Ve eydür: Taãavvuf oldur kim ġàyib eyler seni (13) dimekden ve işitmekden ve taãavvuf anı Taŋrıya ulaşdurur ve kendü arada degüldür. Ve eydür: (14) Taãavvuf óüsn-i òulúdur. Ve naúildür kim: Ölümi vaútinde yàranları andan ögüt dilediler. Eyitdi: (15) Varuŋ ögüd bir kişiden dileŋ kim anuŋ sözi benden yigrek ola ve beni şunlardan saymaŋ (16) kim ben kimseneden yigrek olam didi ve óàlin Óaúúa ısmarladı. sšf Ê«d ô«ë ëš* ë*¼«xl0 (17) Ê«n²UD¼ ub Ê«n²«u¹ u¾i Ê«X «dj sjl Ê«Ë (181-a) (1) Ebÿ èabdu llàh-ı Fażl raómetu llàhi èaleyh ÒorasÀn ehli meşàyiòlerüŋ ulularından idi. Ve dükeli ulular úatında maúbÿl (2) ve ögülmiş idi. Ve riyàżet ü veraè içinde bì-naôìr idi. Ve dükeli fütüvvet ve mürüvvet içinde mànendi yoġıdı. (3) Ve Aómed-i Òażraviyye mürìdlerinden idi. Ve Tirmidìyi görmişidi. Ve Ebÿ èoåmàn-ı Òìrìnüŋ óaúúında iètimàdı (4) berk idi. Bir kez bÿ èoåmàn aŋa nàme yazdı kim: ŞeúÀvet èalàmeti nedür? Fażl cevàb yazdı kim: ŞeúÀvet (5) èalàmeti üç nesnedür. Evvel oldur kim èilm oúıya èamelden maórÿm úala, ikinci oldur kim èamel úıla (6) iòlàã olmaya, üçünci ãàlióler ãoóbetinden ayrıla nà-cinsile ãoóbet eyleye. Ve naúildür kim èoåmàn-ı (7) Òìrì eydüridi kim: Muóammedi Fażl Belò erenlerinüŋ simsàrıdur eger benüm gücüm yiteyidi úarındaşum Muóammed-i Fażl (8) ãoóbetinden bir sàèat ayru olmaya idüm. Sırrum anuŋ vücÿdıyıla ãàfì olayıdı diridi. Ve naúildür kim: (9) Bir gün Muóammed-i Fażla sordılar kim: SelÀmetlıú maúàmı neyile óàãıl olur? CevÀb şöyle virdi: Er gerek kim èilm (10) ü l-yaúìn içinde dura tà ol aŋa èayàn ola andan ãoŋra aŋa èilmü l-yaúìn vireler çünkim (11) èilmü lyaúìn óàãıl ola anuŋile èaynü l-yaúìn müùàlaèa eyleye tà selàmetlıú maúàmı aŋa óàãıl (12) ola didi. èabdu'llàh-ı Fażl sözleridür eydür: Taãavvuf oldur kim ãàfì ola cümle nefs belàlarından, (13) eydür: Çünkim mürìd òaùırı kÿşesiyle dünyàya baúasın. Sen andan òayr ummaġıl kim ol ùarìúat (14) mürtedlerindendür. Eydür: MüsülmÀnlıú dört nesneyile erden ıraú olur. Evvel ola kim bilür (15) illà èamel eylemez, ikinci ol kim èamel eyler illà bilmez, üçünci ol kim bilmez ve sorup daòı ögrenmez, dördünci (16) ol kim Àdemìleri ögrenmekden yıġar. Ve eydür: èilm üç óarfdür. èayn ve lam ve mimdür. èayn èilm- (17) dür, làm èameldür, mim iòlàãdur èilmile èamel içinde. Eydür: Maèrifet ehlinüŋ yigreki oldur kim (181-b) (1) müctehid ola şerièat erkànlarında. Ve saúlayıcı ola sünnet ve mütàbaètı. Ve eydür: Maóabbet ìåàrdur ve anuŋ (2) dört maènisi vardur. Evvel õikri dàyim olmaú ve anuŋile şàd olmaú, ikinci Óaúúa üns dutmaú, üçünci (3) dünyà işlerinden biçek kesilmekdür, dördünci Óaúdan kesilicilerden kesilmekdür. İmdi her kim (4) maóabbet daèvìsin eyleye gerek kim bu òaãletden anda mevcÿd ola ve úaçan kim dört òaãlet (5) òàãıl ide gerek kim dört muèàmele içinden çıúmaya. Evvel maóabbet, ikinci iåbàt, üçünci (6) óayà, dördinci taèôìmdür ve eydür: ZÀhidler ìåàrı bìniyàzlıúdur ve cömerdler ìåàrı óàcet (7) vaútinde olur. Ve eydür: ZÀhidlıú dünyàyı terk eylemekdür, eger idemezseŋ nafaúa eylemekdür, (8) eger anı daòı idemezseŋ dünyàyı òor dut didi. Ê«d ô«ë ëš* ë*¼«xl0 œu# (9) pì p² b0u Ê«X$U² X Ê«X«d ešô Ê«ˆbšA½ U h*1 Ê«Ebÿ l- Óasan-ı Bÿşengì [R Raómetu llàhi èaleyh] (10) ÒorasÀn cömerdlerinden ve zamàne muóteşimlerinden idi. Ţarìúat èilmi içinde èàlim idi. Ve tecrìd- (11) lik içinde åàbit idi. Ebÿ èoåmàn-ı Òìrìyi ve İbn-i èaùàyı görmişidi. Ve ol kendü şehrinden gitdi. (12) èiraúa varmış idi ve 67

81 çoú ulular yüzin gördi. Çünkim ÒorasÀna geldi, müddeèìler aŋa zındìúdur (13) didiler. Bu kez ululuġı kendü şehrinde ulumadı. Andan gitdi NişÀbura vardı ve anda anuŋ adı (14) èàleme ùoldı ve èömrini anda geçürdi. Ve naúildür kim: Bir gün bir yoúsul eşegin yavu úoldı, eyitdi: (15) Bu şehrde Taŋrınuŋ òàãı kimdür? Eyitdiler: Ebÿ l-óasan Bÿşengì vardur. didiler. Yoúsul (16) ġàyet èàúil kişi idi. Geldi Ebÿ l-óasanı buldı ve anuŋ etegine yapışdı ve eyitdi: Benüm eşegüm sen (17) uġurladuŋ didi. Eyitdi: İy yigit ben senüŋ eşegin uġurlamadum ve seni daòı şimdi gördümven. (182-a) (1) Eyitdi: Yoú, eşegüm sendedür tìz vir didi. Şeyò elin götürdi duèà úıldı ve eyitdi: İlÀhì bunuŋ eşegin buŋa (2) girü vir, beni bunuŋ elinden al didi. DeróÀl bir kişi çaġırdı kim eşek kimüŋdür, gelsün alsun (3) didi. Yoòsul vardı eşegin aldı andan ãoŋra eyitdi: YÀ şeyò ben bilürdüm kim sen benüm eşegüm (4) uġurlamaduŋ illà benüm ġarażum oldı kim sen bir nefes urasın benüm óàcetüm revà ola didi. (5) Ve naúildür kim: Ebÿ l-óasan bir gün gideridi, bir Türk anı eŋsesinde urdı geçdi gitdi ol Türke (6) eyitdiler: Ol vurduġuŋ velìlerdendür, niçün urduŋ? didiler. Ol Türk peşìmàn oldı (7) geldi, èöõr diledi idi. Şeyò eyitdi: Sen kendü işüŋe var, fàriġ ol ben anı senden dutmazam (8) ol baŋa kendü yolumdan geldi didi. Ve naúildür kim: Şeyò bir gün Àbdest alduġı yirde durıdı, (9) göŋlinden geçdi kim göŋlin bir dervìşe vire. ÒÀdimine çaġırdı kim tìz gel bu göŋlek çıúar (10) fulàn dervìşe ilet didi. ÒÀdim eyitdi: YÀ şeyò ãabr itmedüŋ kim bu aradan gidesin andan (11) çıúarasın. Eyitdi: Úorúdum ki şeyùàn gele benüm yolum ura ve bu endìşeyi benüm göŋlümden çıúara. Nitekim (12) PeyġÀmber eydür: Òayr işi ilerü dutuŋ diyüp durur. Ve naúildür kim: Bir gün bir kişi aŋa ãordı kim: (13) Nitesin? Eyitdi: Dişlerüm hep uşandı Taŋrınuŋ nièmetlerin yimekden ve dilüm daúı işden úaldı Taŋrıya (14) çoú şikàyet eylemekden bunun gibi kişinüŋ óàlin ne sorarsın didi. Ve bu bir úaç kelime daòı (15) Ebÿ l-óasan sözleridür. Andan sordılar kim: Mürüvvet nedür? Eyitdi: Mürüvvet oldur kim elüŋ (16) dürtesin şol nesnelerden kim senüŋ üzerüŋe óaràmdur tà kim mürüvvet eylemiş olasın didi. (17) Andan sordı kim taãavvuf nedür? Eyitdi: Bu zamàn içine taãavvufuŋ adı úalup durur, óaúìúat (182-b) (1) belürmez. İlerü zamànda taãavvuf óaúìúat idi, ad degülidi didi. Ve andan sordılar kim: Fütÿvvet nedür? Eyitdi: (2) Dostlıġı eylemekdür eylük üzerine ve kendü dilegin úoyup ayruúlar dilegin yirine getürmekdür. Ve (3) sordılar kim: Tevóìd nedür? Eyitdi: Tevóìd oldur kim bilesin Taŋrınuŋ õàtı úalan õàtlar mà- (4) nendi degüldür. Ol mevãÿfdur görklü ãıfatlarıla. Ve eyitdiler kim: Tevbe nedür? Eyitdi: Tevbe oldur kim (5) günàhlaruŋı aŋasın anı ve bunı niçün işledüm idi diyüp úorúasın ve ayruú anuŋ yöresine yörenmeye[sin] (6) Ve sordılar kim: İòlÀã nedür? Eyitdi: İòlÀã oldur kim kiràmen kàtibin anı yazmaya ve şeyùàn anı (7) bozmaya ve hìç kimse anı görmeye ve görmek daòı istemeyesin. Ve eydür: Her kim kendüzini òor dutdı (8) Óaú TaèÀlÀ anı èazìz eyleye ve her kim kendüzin èazìz duta Taŋrı anı òor eyleye. Ve naúildür kim: Bir kişi (9) andan duèà diledi, eyitdi: Óaú TaèÀlÀ seni yine senüŋ şerrüŋden beklesün didi. Ve çünkim ol vefàt (10) buldı. Bir dervìş dàyim anuŋ türbesine varurdı ve Taŋrıdan dünyà dileridi. Bir gice Ebÿ l-óasanı düşinde (11) gördi. Ve eydür: YÀ dervìş ol dilegüŋi ayruú benüm türbeme gelüp dilemegil anı varġıl òºàcelerden (12) dilegil didi. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn óekìm-i sünnet ve Àn èaôìm-i millet Àn mücteóid-i evliyà Àn müteferrid-i (13) aãfiyà Àn maórem-i óaram-ı yezìdî Óekìm Tirmidì Raómetu llàhi èaleyhi meşàyiò muóteşimlerinden idi ve cemèi velìler (14) muóteremlerinden idi. Ve dükeli dillerde ögülmişidi ve dükeli göŋüllerde begenilmiş idi. ÚuréÀn maènileri (15) içinde nişàne idi ve aòbàr u eóàdìå içinde yigàne idi. Ve óaúàyıú ü maèànì içinde ucÿbe (16) idi. Ve òulú ve keremi ve óilm ü óayà içinde ÀrÀste idi. Ve dükeli òalúa şefúatlü ve emànetlü idi (17) ve anuŋ riyàżetleri çoú idi. Ve èilm ü fünÿn içinde kàmil idi. Ve şerìèat ve ùarìúat-ı müctehid idi (183-a) (1) ve anuŋ zamànındaġı ãÿfìlere Tirmidìler dirleridi. Ve anuŋ meõhebi òàãdur ve aŋa óakìmü levliyà (2) dirleridi. Ebÿ TurÀb ve Òażraviyye ve İbnü l-cellà bunlaruŋile ãoóbet 68

82 eyleyüp durur idi. Ve YaóyÀ Bin (3) MuèÀõile söz söyleyüp durur idi. Ve anuŋ taãnìfleri dükelisi meşhÿr ve mezkÿrdur ve Termidì içinde (4) kimsene anı fehm eyleyümezidi. Ve naúildür kim: Evvel óàlinde oġlanlıú iki ùàlib-i èilmile úavl eyledi (5) idi kim varalar biŋ èilm oúıyalar. Çünkim Saġara èazm eylediler. Anuŋ bir úarıcuú anası varımış. (6) Úayġulu oldı, eyitdi: İy cànum oġul beni kime úoyup gidersin ve ben senden ayru úalursam ölürven. (7) Benüm senden artuú kimsenem yoúdur, ben sensüz úatlanumazven didi, aġladı. Pes çünkim Óakìm Tirmidì (8) anasını evvel zàrılıúda gördi. Ol iki ùàlib-i èilme eyitdi: Ben anam rıżàsın úoyamazven (9) didi. Saġarı terk eyledi. Pes ol iki ùàlib èilm ùalebine gitdiler. Şeyò çünkim birúaç gün (10) geçdi, durdı sinlelere vardı ve zàrı úıldı aġladı ve eyitdi: Ol iki yoldaşum vardılar èilme meşġÿl oldılar (11) Tìz ola kim bunlar èàlimler olalar ve ben càhil úalam didi. Bu sebebden özi göyindi, aġladı. NÀgÀh (12) bir nÿrànì pìr anuŋ úatına geldi ve eyitdi: İy oġul niçün aġlarsın? Óakìm Tirmidì eyitdi: Benüm iki ùàlib-i (13) èilm yoldaşlarum varıdı. Úavl itdük idi kim varaduú bile èilm ögrenedük anlar gitdiler, ben anam (14) rıżàsın úoyumadum càhil úaldum anuŋiçün aġlarven didi. Pes ol pìr eyitdi: İy oġul diler misin (15) kim ben saŋa gelem her gün sebaú ey idivirem tà sen ol iki ùàlib-i èilm yoldaşlaruŋdan yigreksin (16) didi. Eyitdi: Dilerven. Pes ol benümile bir yirde vaède eyledi. Her gün ol aracuġa gelüridi. (17) Sebaú eydüridi. Üç yıl tamàm buŋa envàèi èulÿmdan ders eyitdi. Andan ãoŋra bildi kim ol Òıżır peyġàm[ber] (183-b) (1) imiş. Bu devleti dükelin anam rıżàsıyıla buldum didi. Ve naúildür kim: Ebÿ Bekr-i VerrÀú R Raómetu llàhi èaleyhi (2) ben úardaşum Muóammed-i óakìmden işitdüm kim eyitdi: Her yekşenbe güni Òıżır peyġàmber èaleyhi s-selàm gelür (3) ve ikimüz beràberde otururuz ve vàúıèalarumuz birbirimüzden sorışuruz didi. Ve naúildür kim: Ebÿ (4) Bekr-i VerrÀú eydür. Bir gün Muóammed-i Óakìm baŋa eyitdi: Bugün seni bir yire iletürven benümile gelür misin? didi. Ben eyitdüm: (5) FermÀŋ sizüŋdür. Pes benüm öŋüme düşdi gitdük ve çoú düşvàr yazılardan geçdük ve derelerden depelerden (6) geçdük nà-gàh bir úaba aġaç dibine irişdük ve bir òoş çeşme ve çevresi murġzàr idi ve ol (7) aġacuŋ dibinde bir altun taòt úomışlar ve bir görklü ãÿretlü kişi ol taòt üstinde oturur idi. (8) Geyesiler geyür idi. Ve çünkim anuŋ úatına varduú, selàm virdük, örü durdı Muóammed-i Óakìmi daòı yanına geçürdi (9) ve çoú dürlü geleciler söyleşdiler ve ben hìç anlaruŋ sözin fehm idemezidüm. Bir sàèatden ãoŋra (10) her bir yaŋadın bir bölük adamlar geldiler ve dirilü dirilü úırú kişi oldılar. Ol taòt üstinde oturan (11) kişi gökdin yaŋa işàret eyledi, gökden ùàèam indirdiler ve çoú dürlü sözler söyleşdiler. (12) Pes Óakìm-i Tirmidì destÿr diledi. Yine döndük gideridük baŋa eyitdi kim: Saèìdlerden olduŋ bir sàèat (13) içinde Tirmidì ile irdüŋ. Muóammed eydür: Bu varduġumuz yir Tirmidìden bir aylıú yoldur didi. Ben eyitdüm: (14) Ol varduġumuz maúàm neyidi ve ol taòt üstinde oturan kişi daòı kimdür? Eyitdi: Ol vardu- (15) ġumuz yir Benì İsrÀìl kÿyı idi ve ol úuùb idi ve ol gelenler dükeli erenler idi. Ve naúildür kim Óakìm Tirmidì (16) eydür: Çoú zamàn nefsile dürişdüm ve cehd eyledüm kim anı ùàèate ve ùoġru yola getürem (17) başarımadum ve kendüzümden bìzàr oldum ve eyitdüm: ÒüdÀvende bu nefsi sen ùàèat içün yaratmışsın (184-a) (1) ben ùamulıġı niçe götüreyin didüm ve niçe bisleyeyin didüm. Pes duru geldüm Ceyóun ırmaġı úatına (2) vardum ve bir dosta eyitdüm kim: Gel benüm elümi ve ayaġumı baġla. Pes elümi ve ayaġumı berk baġladı ve gitdi. (3) Ve ben yanum üzerine yörelendüm. Su úatına geldüm ve kendüzümi suya bıraúdum tà kim ġarú olam ve nefs belà- (4) sından úurtılayın didüm. Pes su beni götürdi ve úudretden elüm ayaġum şeşildi, bir mevc beni götürdi kenàra (5) çıúardı ve ol sàèat içinde benüm sırrum keşfi óàãıl oldı. Ben daòı baúdum, gördüm ne kim görklü idi ve ol (6) sàèat dirildüm, nefsüm sàkin 18 oldı. Ve naúildür kim: Ebÿ Bekr-i VerrÀú eydür: Bir gün şeyò kendü taãnìflerinden (7) baŋa 18 m: sš½u 69

83 birúaç cüzé kàġıd virdi ve eyitdi: Varġıl bu kàġıdları suya bıraúġıl. Pes duru geldüm Ceyóun (8) úatına geldüm kim cüzleri suya bıraġam göŋlüm varmadı kàġıdları evde úodum. Vardum eyitdüm kim:bıraúdum. (9) Eyitdi: Ne gördüŋ? Ben eyitdüm: Hìç nesne görmedüm. Eyitdi: Bıraúmaduŋ var bıraú didi. Bu kez duru geldüm, (10) gitdüm müşkil iki oldı. Evvel eyitdi kim: Suya bıraú bu kez eyitdi kim: Ne gördüŋ? Pes geldüm cüzéleri (11) suya bıraúdum. Bıraúduġum sàèat su iki yarıldı bir ãanduú geldi aġzı açılmış bu cüzéleri kendü (12) içine aldı. Ve ãanduġuŋ azġına berkitdi ve yine su biribirine úavışdı ve bunı gördüm, müteóayyir úaldum. (13) Girü döndüm şeyòe geldüm. Eydür: Bıraúduŋ mı? Eyitdüm: Bıraúdum. Ne gördüŋ? didi. ÓÀli èarża úıldum ve eyitdüm: (14) YÀ şeyò Taŋrı èizzeti óaúúıçün bu sırrı baŋa eydivirgil didüm. Eyitdi: Bir kitàb taãnìf eyledüm. MeşÀyiò (15) èilmi içinde kim anuŋ óaúìúati keşfi cümle èuúÿllere müşkil ve degme kişi fehm eyleyümezidi. Úarındaşum (16) Òıżır PeyġÀmber èaleyhi s-selàm anı benden dileyüp dururdı. İmdi ol ãanduú Òıżıruŋdur. Balıúlar anı Òıżır PeyġÀm- (17) bere raèciyile getürdiler idi. Óaú Taŋrı emr eyledi ol ãuya kim iki yarıla ve ãanduġı Òıżıra degüre. (184-b) (1) Ve naúildür kim: Óakim-i Tirmidì dükeli taãnìflerin suya bıraúdı idi. Òıżır èaleyhi s-selàm götürdi yine virdi ve eyitdi: Suya (2) bıraúmaġıl ve buŋa meşġÿl olġıl kim müsülmànlar fàyidesi içündür. Ve ben kim Òıżırven dünyàda (3) bir nesne taãnìf eylemedüm kim anı oúıyalar ve Òıżır taãnìfidür diyeler didi. Ve naúildür kim: Dükeli (4) èömri içinde Tirmidì Óaú TaèÀlÀ óażretin bir kez düşinde gördi. Ve anuŋ zamànında bir zàhid varıdı, (5) Óakìm Tirmidì ile dàyim muèàraża idi ve anuŋile beràberlıú çekişüridi ve üşendürür idi. AmmÀ ol zà- (6) hidüŋ dünyàlıġı çoġ idi ve şeyòüŋ dünyà içinde bir gömelesi varıdı kim her gice anuŋ içinde (7) sàkin olurıdı. Çünkim şeyò ÓicÀz saàarından girü döndi, geldi, gördi gömelesi içinde bir itcügez (8) enüklemiş ve anı iv idinmiş. Göŋli varmadı kim iti andan úova. Seksen kez ol ivi (9) yörendi kim it kendü dilegiyle gitsün diyü. İt òoõ úomayınca enüklerin úoyup gitmez. Şeyò (10) vardı bir úaya dibinde ev idindi, ol iti andan çıúarumadı. Pes ol gice zàhid (11) düşinde gördi kim peyġàmber óażreti aŋa eydür: Sen bir kişiyile beràberlıú çekişürsin kim ol bir (12) it içün seksen kez evi yörendi ve ol iti evinden çıúarumadı, kendü çıúdı, ayruú yire (13) vardı. Senüŋ kim bunça dünyàlıġuŋ ve òànümànuŋ vardur Taŋrı úatında sen anuŋile beràber misin (14) kim dünyàda anuŋile beràberlıú idersin didi. Eger saèàdeti ebedì isteriseŋ varġıl anuŋ òiõmet (15) úuşaġın bilüŋe baġlaġıl didi. ZÀhid çünkim uyandı vardı, bàúì èömrin anuŋ òiõmetinde geçürdi. (16) Ve naúildür kim: Şeyòüŋ èayàllerine sordılar kim: Şeyò hìç úaúır mıdı? Eyitdiler: Şeyò bize úaúımaz ammà (17) biz şeyòe úaúıduú ve çünkim bizden aŋa ÀzÀrlıú dege ol gün bizi daòı yigrek dutar idi ve aġlarıdı. (185-a) (1) Ve Taŋrısı muràdlarıyla bàúi ola. Ve eydür: Dervìşlerüŋ òorraġı oldur kim bir yàri dünyàdan (2) ötürü èazìz duta ve baŋa nesne virsün diyü tevàżuè eyleye. Ve eydür: Óaú virdügi rızúa úàniè (3) ve ràżì olan dervìş Taŋrınuŋ emìnleridür. Ve ol dervìş kim dünyàyı terk idüp (4) durur. BelÀlar òalú üzerinden anuŋ duèàsı bereketinde defè olur.ve dünyà bunlaruŋ duèàsı berekà- (5) tında úàyimdür. Ve eydür: Ben dünyàdan inãàfluraú hìç görmedüm çünkim sen aŋa òiõmet (6) idesin. Ol daòı saŋa òiõmet ider. Ve çünkim sen anı terk idesin ol daòı seni (7) terk ider. Ve naúildür kim: Anuŋ vefàtı Ţÿr-u SìnÀ ùaġında ve tevbesi daòı andadur (8) Raómetu llàhi èaleyhi ve l Àòer Àn zübde-i evliyà ve èahde-i aãfiyà Àn maúbÿl-i emànet Àn maòãÿã-ı (9) keràmet Àn şeyò PinhÀnì Ebÿ èalì-yi CurcÀnì Raómetu llàhi èaleyhi ulu meşàyiòlerden idi ve ùarìúat (10) cömerdlerinden idi. Ve mücàhede içinde kàmil idi. Ve èibàdet ve ùàèat içinde èàmil idi. (11) Ve çoú taãnìfler úılup durur idi. Ve riyàżet ü muèàmele içinde èàmil idi. Ve anuŋ kelìmeleri (12) maúbÿl ve meõkÿr idi. Ol Muóammed-i Óakìm mürìdi idi. Ve anuŋ sözidür eydür: Üç nesne (13) tevóìdüŋ libàsıdur: Óavf ve recà ve maóabbetdür. Óavf artuúluġı Óaúúa làyıú eyler recà (14) artuúluġı ümìdlerine irürür. Maóabbet artuúluġı Óaúúa ulaşdurur. Ve eydür: ÓÀyif oldur 70

84 (15) dünyàdan úaça ve recà oldur kim istemekden diŋlenmeye ve muóibb oldur kim maóbÿb diledügi (16) yirde yüriye. Ve eydür: SaèÀdet ehli oldur kim farìża fevt eylemeye ve sünnet terk eylemeye (17) ve bidèat işlerden ıraú ola. Eydür: Bedbaòtlıú nişànı oldur kim geçmiş yazuúların òalú (185-b) (1) içinde ÀşikÀre eyleye ve aŋa ikràr eyleye. Ve eydür: Velì oldur kim anuŋ óàli fànì ola ve Óaú (2) müşàhedesi bàúì ola ve çünkim böyle ola Óaú TaèÀlÀ anuŋ işine mütevellì olur ve aŋa velàdet (3) baġışlar ve anuŋ hìç kendüsi ile dilegi olmaz ve Óakdan ayruġıla úaràr dutmaz ve eydür: (4) èárif oldur kim be-küllì göŋlini mevlàya baġlaya. Ve eydür: Her kim Óaú TaèÀlÀ úapusında mülàzemet (5) eyleye ol mülàzemetden ãoŋra aŋa úapu açıla. Ve eydür: Velì oldur kim ãàóib-i istiúàmet (6) olmaúlıġı seve ãàóib-i keràmet olmaġı sevmeye zìrà nefs keràmet ister istiúàmet istemez. Eydür: (7) RıżÀ èubÿdiyyet saràyıdur ve ãabr anuŋ úapusıdur ve eydür: Buòl üç óarfdür. Bì belàdur (8) v Ê dur Âô Âu¼ dur. İmdi baòìl yarın kendüzi belà içinde olacaúdur ve işi hep (9) ziyàna varacaúdur ve ùamuya müsteóıú olacaúdur didi. Raómetu llàhi èaleyhi ve l Àòer Àn ãàóib-i (10) maúàm-i istiúàmet Àn èàlì himmet-i imàmet Àn şemè-i èàlim-i tevfìú Àn rÿkn-i kaèbe-i taóúìú Àn úıble-i rÿóànì Àn (11) Şeyò Ebÿ Bekr-i KettÀnì raómetu llàhi èaleyhi milletüŋ şeyòi ve zamànuŋ pìri idi. Veraè ve taúvà ve zühd içinde (12) yigàne idi. Ve riyàżet ü mücàhede ve muèàmele içinde nişàne idi. Ve ùarìúat içinde çoú taãnìfler (13) düzüp durur idi. Ve anuŋ firàseti ve õekàveti ve velàyeti kemàl derecesine irüp dururdı. (14) Ve envàèi èulÿm içinde õÿ-fünÿn idi. Ve Cüneyd ve Bÿ Saèìd ÒarrÀzì ve Nÿrì ile ãoóbet (15) eylemişidi. Ve aŋa óaremi çeràġı dirleridi. Ve Mekkede mücàvir idi. Ve ol vefàtı vaútine degin gicenüŋ (16) evvelinde tà irte olınca namàz úılur idi. Ve namàz içinde yidi muãóaf ÚuréÀn òatm eyleridi. Ve eydür- (17) leridi kim: Ol Kaèbe ùavàf ideriken on iki biŋ kez ÚuréÀn òatm eyledi, dirler. Ve otuz yıl Kaèbede (186-a) (1) eginine bıraúmış. Benüm úatuma geldi. Ve baŋa selàm virdi ve eyitdi: YÀ şeyò niçün İbrÀhìm maúàmına gelmezsin? (2) Ve anda pìrler ve èazìzler otururlar ve bir pìr gelmişdür, óadìå rivàyet ider. Ol pìrler (3) anı semàè iderler ve cànları raóàt bulur didi. Ben eyitdüm: Ol pìr óadìåi kimden rivàyet (4) ider? Eyitdi: èabdu l-làhdan ve Ebÿ Hüreyreden ve İbn-i èabbàsdan kim peyġàmberüŋ lafôından işitmişler. (5) Ben eyitdüm: İy pìr her ne kim andan isnàdile òaber virdüŋ ben anı bunda isnàdsuz işidür- (6) ven didüm. Baŋa eydür: Bu iŋen çoú úuvvetdür sen kimden işidürsin? Eyitdüm: [ ] v*- (7) v s yaèni göŋlüm Taŋrıdan işidür ve baŋa òaber virür didüm. Eydür: Bunuŋ üzerine delìl (8) var mıdur? Eyitdüm: Delìl oldur kim sen Òıżır peyġàmbersin didüm. Bu kez Òıżır eydür: Ben ãordum (9) dünyàya ne kim Taŋrı velìsi var ise ben bilürven illà Ebu Bekr-i KettÀnì beni bildi ve ben anı bilümedüm (10) didi. Pes maèlÿm oldı kim Taŋrınuŋ çoú velìleri vardur kim Òıżır buları bilmez ve çoú velìler (11) vardur kim anları Òıżır bilür. Ve velì vardur kim anı Taŋrıdan artuú hìç kimsene bilmez belkim (12) kendü daòı kendüzin bilmez zìrà Taŋrınuŋ òàãıdur. Aŋa Taŋrıdan artuú kimse muùùaliè olmaz. Ve naúildür kim: (13) Ebÿ Bekr-i VerrÀú bir gün namàza durup durur idi, bir uġru geldi egninden ridàsın aldı (14) gitdi. Çünkim ridàsın bàzàra iletdi ve dellàla virdi kim ãata, iki eli úurıdı. DeróÀl ridàyı (15) dellàldan girü aldı yine götürdi. Ebÿ Bekr namàza durmış idi çün namàzdan fàriġ oldı, uġrı (16) anuŋ eline ve ayaġına düşdi. Ebÿ Bekr eydür: p¾c- nedür? Uġrı vàúıèa eydivirdi. (17) Ebÿ Bekr eyitdi: Taŋrınuŋ èizzeti ve èaôameti óaúúıçün ne olduġuŋ bilürven ve ne getürdügüŋ (186-b) (1) bilürven didi. Pes Ebÿ Bekr duèà úıldı ve eyitdi: İlÀhì bu alduġın girü virdi, sen daúı alduġın girü (2) virgil didi. Fi l-óàl girü elle[ri] dürüst oldı. Ve naúildür kim Ebÿ Bekr eydür: Bir gice düşümde görklü (3) ãÿretlü yigit gördüm. Şöyle kim andan òÿb ãÿretlü gördügüm yoġıdı. Ben eyitdüm: Kimsin? Eyitdi: (4) Ol taúvà didükleri benven. Eyitdüm: Senüŋ duraġuŋ úandadur? Eyitdi: Úayġulu ve úorúulu göŋüller (5) içinde olurven. Bu kez yine úara ãÿretlü çirkin yüzlü èavrat gördüm kim andan zişt ãÿretlü (6) gördügüm yoú idi. 71

85 Ben eyitdüm: Sen kimsin? Eyitdi: Gülmekven. Ben eyitdüm: Senüŋ maúàmuŋ úandadur (7) ve ne yirde olursın? Eyitdi: Ġaflet ve şàdlıúlu göŋüllerde olurven didi. Çünkim uyandum niyyet (8) eyledüm kim diri olduġumca ayruú gülmeyevem didi. Ve naúildür kim: Ebÿ Bekr eydür: Bir gice PeyġÀmber (9) Óażretin düşümde gördüm ve andan çoú mes eleler ãordum ve eyitdüm: YÀ Resÿla llàh baŋa bir duèà (10) ögret kim Óaú TaèÀlÀ göŋlümi öldürmeye. Ve buyurdı: Her gün ãabaó olıcaú dört kez eyit kim: v U² (11) Îb«p df um v¾*- vš0«xì«ô«ë¼«ô Âuš- U². Ebÿ Bekr eydür: Bir dervìş benüm úatuma (12) geldi ve eyitdi: YÀ EbÀ Bekr on gün oldı kim hìç nesne elüme girmedi. Bu kez vardum birúaç (13) baylara şikàyet eyledüm. Ben eyitdüm: Sizüŋ úonşılıġuŋuzda olaven on gündür kim nesne yimedüm óalim (14) sormaya siz didüm, durdum gitdüm. BÀzÀr içinden geçeridüm gördüm kim bir aúçe yatur ol aúçeyi (15) götürdüm. Gördüm kim anda yazılmış Taŋrı senüŋ açlıġuŋdan ÀgÀh degül midür kim varursın baylara (16) şikàyet idersin? Ebÿ Bekr eydür: Aúçeyi çıúardı baŋa gösterdi anı oúıdum óayràn úaldum dir. Ve bu (17) birúaç kelime Ebÿ Bekr sözleridür. Eydür: ZÀhid oldur kim eline hìç nesne daòı girmezise gerek kim (187-a) (1) göŋli şàd ola ve rızúdan ötürü göŋli ùar olmaya ve rızúdan ötürü maòlÿúile üns dutmaú (2) èuúÿbetdür. Ve dünyà ehiline yaúın olmaú maèãiyetdür. Her kim selàmetlıú dilerse òalúdan èuzlet (3) eylesün. Ve eydür: Tevbe demegüŋ altı dürlü maènìsi vardur. Her kim bu altı dürlü nesneyi (4) yirine getürmezse tevbesi tevbe degüldür. Evvel geçmiş yazuúlarına peşìmàn olmaú, ikinci niyetin ve göŋlin (5) şunuŋ üzerine baġlaya kim eger beni öldürürlerse daúı ben anı ayruú işlemeyem, üçünci úalmış (6) farìżaların ödemek ardınca ola, dördinci òalúuŋ óaúúı boynuŋda úalmış olursa ödeye, şeyòler (7) ve ãàlìóler ile ãoóbet eyleye, altıncı güci yitdügince fàsıúlardan úaça ve eydür: èibàdetüŋ (8) yitmiş úapusı vardur ve yitmişbiŋ çerisi vardur. Ve eydür: Üç òaãlet èibàdet eylemekden yigrekdür. (9) Evvel ġaflet uyúusından uyanmaú, ikinci nefs dilegin virmemek, üçünci Óaú úorúusından aġlamaú. (10) Ve eydür: Şehvet dìv evidür, her kim dìv evine dutıldı dìve úoşıldı. Eydür: Dìn dìvàrınuŋ (11) üç bucaġı vardur. Birisi Óaúdur ve birisi èadldür birisi ãıdúdur. Óaú endàmları üzerinedür. (12) Ve èadl göŋüller üzerinedür ve ãıdú èaúl üzerinedür. Ve eydür: Óaú TaèÀlÀnuŋ bir yili vardur, (13) seóer vaútinde eser ve èaşıúlaruŋ Àhını ve nàlesini götürür èarş altına çıúarur ve andan (14) götürür Çalap óażretine ulaşdurur. Ve naúildür kim: Çünkim Ebÿ Bekr-i KettÀnìnüŋ vefàtı vaúti (15) irişdi. Bir kişi aŋa eyitdi: Sen dünyàda ne èamel işledüŋ kim bu mertebeye irişdüŋ? Eyitdi: (16) Ecelim gelmedin kimseye eyitmezidüm. Eydür: Úırú yıldur ki göŋlüm içinde bir ùam yapdum ol ùamuŋ (17) úapusında otururdum hìç ol ùama Taŋrıdan artuġı girmege úomadum tà şimdiye degin (187-b) (1) ol ùama hìç dünyà endìşesi girmedi didi. Raómetu llàhi èaleyhi ve l Àòer Àn muúarreb-i eóadiyyet Àn muúaddis-i (2) ãamediyyet Àn keşìde-i dergàh Àn ber-güzìde-i AllÀhu Àn muóaúúiú-i laùìf Àn úutb-ı vaút èabdu llàh-ı Muóammed-i Òafìf (3) raómetu llàhi èaleyhi şeyòü l-meşàyiò idi. Ve èulÿm-ı ôàhir ü bàùın içinde muútedà idi. Ve ùarìúat ehlinüŋ (4) ol zamàn içinde rücÿè ve iètimàdı aŋayıdı. Ve her gün içinde meşàyiò èilminden bir kitàb (5) taãnìf eyleridi. Ve ol naôar kim óaúàyıú u daúàyıú içinde anuŋ óaôôı varıdı. Ve ol zamàn (6) içinde hìç kimsenüŋ yoġıdı. Ve kendüsi beg oġullarından idi. Ve tecrìdlik içinde çoú (7) sefer eylemiş idi. Ve Rÿmì ve İbn-i èaùàyı ve Cüneydi ve Manãÿr-ı ÓallÀcı görmiş idi. Ve anuŋ èibàdeti (8) buyıdı kim irte namàzın úılur idi ve giceye degin ulaşdurur idi. İkibiŋ rekèat namàz úılur (9) idi. Ve anuŋ bir palàsı varıdı. Yigirmi yıl tamàm anı geydi. Ve her dört yılda bir çile çıúarur (10) idi. Ayaġı üzerine ol vaút kim dünyàdan gitdi. Úırú çilesi varıdı. Áòir çilesinde (11) dünyàdan naúl eyledi. Ve naúildür kim: èabdu llàh her gice yidi dàne üzüm ile orucın açarıdı. (12) Ve eydür idi kim: Yiyni olsun cànum daòı ve óisàbum daòı yiyni ola. Bu sebebden ötürü aŋa èabdu llàh-ı (13) Òafìf dirleridi. Ve naúildür kim: Bir gice òàdimi aŋa sekiz dàne üzüm virdi şeyò anı bilmedin (14) yidi. Ol óalàvet kim her 72

86 gice ùàèatinden bulur idi, ol gice bulumadı. Bildi kim sebeb (15) nedür. Pes òàdimi úıġırdı ve óàli andan sordı.òàdim eyitdi: Senüŋ üstine baúdum gördüm kim úatı (16) żayif olmışsın bir üzüm artuú getürdüm idi tà kim úuvvetüŋ arta didi. Şeyò eyitdi: Sen baŋa (17) dost degül imişsin belkim düşmen imişsin kim benüm ùàèatümüŋ yolın urduŋ didi. Ol òàdimi (188-a) (1) úatından giderdi. Ayruú òàdim getürdi. Ve naúildür kim: èabdu llàh-ı Òafìf eydür: Úırú yıldur kim benüm òalú içinde (2) úabÿliyyetüm oldı ve òàã ve èàm baŋa şol úadar nièmet getürdiler úıyàsı yoġıdı ve ben daòı (3) ol màluŋ şöyle óaúúından gelürdüm ve şöyle dirildüm kim baŋa zekve ve fıùra vàcib olmadı. Ve naúildür kim: (4) èabdullah-ı Òafìf eydür: Yigitligüm óàlinde ÓicÀza gideridüm. BaġdÀd şehrine geldüm ve Cüneydi görmedin (5) beriyyeye girdüm ve bir ip ve bir úova bile götürdüm. Yolda susuzlıú baŋa ġàlib oldı, bir úuyu gördüm. (6) Vardum kim su çıúaram gördüm kim bir giyik ol úuyudan başın soúmış su içer çünkim giyik (7) gitdi. Baúdum, gördüm kim úuyunuŋ suyı dibine vardı. Bu óàli gördüm müteóayyir úaldum.ve eyitdüm (8) kim: èabdu llàh mertebesinden bu giyik mertebesi artuġımış. DeróÀl hàtifden ÀvÀz işitdüm kim (9) eydür: Giyik mertebesi anuŋiçün artuúdur kim anuŋ iètimàdı bize berkdür. Sencileyin ip ve úova getürmez (10) didi. Bunı işitdüm ip ve úovayı bıraúdum susuz yine gitdüm yine ün işitdüm kim eydür: YÀ èabdallàh (11) biz seni ãınarıduú bu kez dön su iç didi. Döndüm gördüm kim su úuyunuŋ aġzına gelmiş (12) su içdüm ve Àbdest aldum namàz úıldum. Medìneye degin ayruú su baŋa óàcet olmadı (13) ve Àbdest almaú daòı óàcet olmadı. Ve naúildür kim eydür: Çün seferi tamàm eyledüm ve óac şeràiù- (14) lerin yirine getürdüm. Ve çünkim BaġdÀda geldüm Cüneyd baŋa úarşu geldi. Henÿz ben aŋa òaber virmedüm. (15) Eydür: YÀ úarındaşum èabdullah eger sen şol vaútin kim susuz úuyuyı úoduŋ gitdüŋ, ün işitdüŋ (16) kim biz seni ãınarıduú girü dön su iç didi. Ol vaúit eyitseŋ kim: Baŋa su gerekmez ol su aúısar (17) senüŋ ayaġuŋa geliser idi didi. Ve naúildür kim èabdu llàh eydür: Bir kez gideridüm yavlaú acıúdum (188-b) nefs baŋa yavlaú taúàżà eyledi. Bir yigide uġradum benüm üstüme baúdı acıúduġum bildi beni aldı, (2) evine iletdi. Gördüm kim keşk ile et bişürmiş ileyüme getürdi. AmmÀ et müteġayyir olmış göŋlüm varmadı (3) kim yiyem.pes ol yigit ol etden bir loúma kesdi baŋa virdi. Eyitdüm: Semizinden yimezven didüm bu kez (4) ol loúmayı úodı, úarasındaŋ kesdi virdi. Udumdan anı aldum çoú zaómet ile yidüm ol yigit (5) benüm didsindügüm bildi. Benden òacìl oldı. Ve ben daòı utandum òacìl oldum andan gitdüm ãoŋra (6) bir bölük cemàèat dervìşlerile sefer eyledüm. ÚÀdisiyye şehrine gideridük yolda yavlaú acuúduú úatı (7) buŋalduú şöyle kim dervìşler maóż-ı óàl oldılar. Bir it buldılar biryàn eylediler ve bir loúma daòı (8) baŋa virdiler. HÀtifden ÀvÀz işitdüm kim eydür: Bu anuŋ èivàżıdur kim sen ol yigidi òacil eyledüŋ (9) ve eti begenmedüŋ kim yiyesin şimdi it etin yigil didi. Bu kez tevbe eyledüm vardum ol yigitden (10) èöõr diledüm ve naúildür kim èabdu llàh Òafìf eydür: Berikü baŋa òaber virdi kim Mıãırda bir yigit varımış (11) muràúabet ile ve tevekkül ile oturmışlardur. Ve dünyàdan yüz döndürmişlerdür. Pes èazm eyledüm durdum (12) Anı görmege vardum gördüm kim ikisi daòı yüzlerin úıbleye eylemişler şunuŋ bigi óàżır dururlar kim göz- (13) lerin úıbleden irmezler ve kimseye dönüp baúmazlar üç kez selàm virdüm õikirden elleri degmedi (14) kim selàm cevàbın vireler ben eyitdüm: Şol ùapduġuŋuz Taŋrı óaúúıçün baŋa bir kez baúuŋ göreyin (15) didüm. Ol yigit başın úaldurdı bir kez gözi úuyruġıyla bendin yaŋa baúdı ve eyitdi: İy (16) èabdu llàh bu dünya bir sàèatdür ol bir sàèati daòı senüŋile mi geçürelüm didi (17) ve bu dünya iŋen azcuúdur azcuúdan çoú naãìb almaú gerek didi. Ve yine başın aşaġa bıraúdı. ( 189-a) (1) Ve ben ıraúdan gelüp durur idüm. Arıp durur idim ve hem úatı acıdum bunları gördügüm sàèat (2) açlıġum varluġum gitdi ve cànum ràóat buldı didi. Ve naúildür kim èabdullah eydür: Bir kez Rÿma (3) vardum idi. Ve ãàóraya vardum teferrüc eyledüm bir keşìş getürdiler kim riyàżet çekmekden (4) òilàl bigi incelmiş. Pes ol keşìş bir demür sac 73

87 içinde bir nesne úoydı köyindürdiler ve úanúı (5) rence kim virürlerdi, kefàret olur idi. Gözsüz gözine sürme çekerse gözleri görürdi. Ve anuŋ sebebinden (6) elsüzler ve ayaúsuzlar şifà bulur idi. Anı gördüm èacebe úaldum ve ögümden bu geçdi kim bunlar bàùıl (7) bu bàtıllıú içinde bu ne óàldür didüm. HemÀn sàèat beni uyúu aldı. PeygÀmber óażretini düşümde (8) gördüm ve eyitdim: YÀ Resÿla llàh bu yàdlar içinde bilişlü nişànı ne óàldür? didüm. Eyitdi: (9) YÀ èabdu llàh ol yàdlar daòı ãıdúile şol işi ider. MüsülmÀn göŋlinde olıcaú gün nite ola (10) didi. Ve naúildür kim eydür: Bir gice PeyġÀmberi düşümde gördüm. Baŋa eyitdi: YÀ èabdu llàh her kim toġru (11) yolı bilür ola yolca gitmekden yıġlına. Óaú TaèÀla yàdın aŋa bir èazàb úıla kim hìç kimseneye (12) úılmaduú ola ve naúildür kim: PeyġÀmber hażreti ayaúlarınuŋ iki barmaġı üzerine namàz úılur imiş. (13) èabdu llàh daòı bir gün iki barmaġı üzerine durup mióràb içinde namàz úılur idi. (14) Evvel rekèatı úıldı ikinci rekèat içinde iken peygàmber óażreti geldi. èabduèllàha mióràb (15) içinden gözükdi. Ve eyitdi: YÀ èabdu llàh ayruú böyle namàz úılmaġıl kim böyle úılmaú maòãÿã (16) baŋadur ümmetlerüme degüldür. Bu sünneti ayruú dutmaġıl didi. Ve naúildür kim: èabdu llàh úocaldı idi. (17) Bir gice òàdimine eyitdi kim: Var baŋa bir èavrat bul kim saŋa làyıú ola ve òàdim eyitdi: Benüm úızcuġazum (189-b) (1) vardur eger dilerseŋ anı getüreyin kàbìn eyle didi. Şeyò eydür: Var getür. Pes òàdim vardı, (2) getürdi úızını şeyòe èaúd eyledi ve òuùbe oúıdı. Toúuz ay geçdi şeyòüŋ bir oġlı ùoġdı (3) birúaç kere diri oldı yine oldı. Şeyò eyitdi: HÀ benüm maúãÿdum evlenmekden bu idi (4) ki bir oġlancuġum olayıdı yine olayıdı. Eyitdiler: YÀ şeyò bu ne sözdür kim böyle dirsin? (5) Eyitdi: Şol gice kim ben evlenmek diledüm ol gice düşümde gördüm kim úıyàmet úopmış ve òalú (6) ãıràù köprisinüŋ úatında óayràn olup dururlarıdı. NÀgÀh bir maèãÿm oġlancuú geldi atasınuŋ (7) elin aldı yil bigi ãıràù köprisin geçürdi ve yine bir bölük uvacuú oġlancuúlar gördüm Óaú dergà- (8) hına úarşu durup aġlaşurlar idi ve atalarına şefàèat iderleridi kim ùamuya müsteóiú olmışiken (9) uçmaġa iledeler. Pes Óaú TaèÀlÀ ol maèãÿm oġlancuúlaruŋ şefàèatların úabÿl eyledi. (10) Ataların aldılar uçmaġa girdiler ben daòı ol óàli gördüm ve evlendügüm ol sebebden idi, (11) didi. Ve naúildür kim: Bir gün bir müsàfir dervìş èabdu llàh zàviyesine geldi. èabdu'llàh gördi kim ol dervìşüŋ (12) òırúası úara ve dülbendi úara ve ne kim gevdesinde varıdı dükeli úapúara idi. èabdu'llàh bàùını içinden (13) ġayretlendi ve eyitdi: YÀ dervìş niçün úara ùon geyürsin? Eyitdi: Taŋrım öldürdüm anuŋiçün úara (14) ùon geydüm didi. èabdu llàh bir zamàn fikre vardı, eyitdi: İmdi bu dervìşi sınayayın didi. Göreyin (15) daèvìsi girçek midür didi. Ol dervìşi sürüyü zàviye úapusundan ùaşra çıúardılar, úodılar. Dervìş (16) yine geldi, oturdı. Yine buyurdı, çeke çeke yüz biŋ òorlıġıla zàviye úapusından çıúardılar, úodılar yine (17) geldi zàviyeye girdi oturdı. Yitmiş kez bu resme ol dervìşi òorlıġıla çıúardılar. Hergiz anuŋ zàhiri (190-a) (1) ve bàùını müteġayyir olmadı. Yine geldi oturdı. Bu kez şeyò duru geldi. Ol derviş gözlerinde öpdi. Bu daèvì kim (2) sen úılursın girçek imişsin didi. İmdi ol dervìş Taŋrım öldürdüm didügi nefsüm (3) öldürdüm didügi olurdı. Her kim nefsine ùaparsa şöyle der kim nefsini Taŋrı idinür ve aŋa ùapar. Nitekim (4) Óaú TaèÀlÀ ÚurÀn içinde buyurur: ë² u ën¼«c Ô«s X²«d «(XLV-23) ve şol dervìş kim nefsin (5) öldürmeyince úara geyür ol aŋa òırúa degüldür, belkim it çulıdur didi. Ve naúildür kim: Bir gün iki (6) ãÿfìler èabdu llàh-ı Òafìfi görmege geldiler. Ve çünkim òànúàh úapusına geldiler şeyòi anda (7) bulumadılar, sordılar kim: Şeyò ne yire gitdi? Eyitdiler: SulùÀn úatına gitdi. äÿfìlerüŋ şeyò óaúúına (8) iètiúàdları fàsid oldı. SulùÀn úatında neyler? İy óayf kim ıraú yirden emek çekdük (9) geldük emegümüz żàyiè oldı didiler. Durdılar òànúàhdan çıúdılar vardılar bir derzì dükkànında (10) oturdılar.ol derzìnüŋ sındusı yavu vardı. Ne úadar kim istediler bulımadılar. äÿfìleri (11) dutdılar sınduyı siz alduŋuz didiler. Ne úadar kim ãÿfìlerden istediler, biz almaduú didiler. (12) İnanmadılar, ãÿfìleri sulùàn úatına götürdiler óàli 74

88 didiler sulùàn buyurdı kim: Bunlaruŋ ellerin (13) kesek diyü şeyòe mühlet diledi. Ben bunlara sorayın didi. äÿfileri aldı òalvete götürdi. Eyitdi: Siz (14) didügüŋüz girçekdür kim şeyò kişi sulùàn úatında ne işi vardur. İmdi benüm işüm sulùàn úatında (15) budur kim sizi varam dileyem elüŋüz kesilmeye didi. Ben sulùàn úatına gelürsem işbunuŋ bigi işà[ret] (16) içün gelürven didi. Ol iki ãÿfì şeyòüŋ ayaġına düşdiler mürìd oldılar. Şeyò vardı, bunlaruŋ (17) suçı yoúdur didi, elden aldı. TÀ bilesin her kim erenler etegine ùaèna elin ura là-cerim elden ç[eke] (190-b) (1) Ve naúildür kim èabdu llàh òànúàhına bir müsàfir geldi ve òaste oldı, óàşà úarnı geçeridi. Şeyò her gice ol (2) müsàfiri bekleridi her kerte kim úarnı geçeridi legen dutu virür idi.bir gice irteye degin dutı virdi. (3) Meger kim irteye yaúın şeyòe uyúu ġàlib oldı müsàfir çaġırdı şeyò uyanmadı bu kez iŋildeyin (4) çaġırdı. Laènet saŋa gelsün didi. Şeyò legenin óàżır eyledi. Mürìdleri laènet saŋa gelsün (5) didügini işiddiler, melÿl oldılar. Yarındası şeyòe eyitdiler: Şol müsàfir saŋa laènet gelsün (6) didi, didiler. èabdu'llàh eyitdi: Ben anuŋ ÀvÀzını raómet saŋa gelsün diyü işitdüm didi. Ve bu birúaç (7) kelime şeyò èabdu llàh Òafìf sözlerindendür. Ebÿ Aómed eydür: Bir gice baŋa şeyùàn vesvesesi (8) zaómet eyledi, şeyòe óàlüm èarża úıldum. Şeyò tebessüm eyledi, eyitdi: Ol ãÿfìler kim ben gördüm (9) şeyùàn üzerine musaòòar idi. Şimdiki zamàn ãÿfìlerine şeyùàn musaòòar oldı didi. Ve andan sordılar kim: (10) äÿfì kimdür? Eyitdi: äÿfì oldur kim göŋli ãàfì ola ve geyesisi yüŋ ãÿf ola ve nefsine (11) cefà ey idi dura ve dünyàsın ardına bıraġa ve Àòiretin ögine götüre. Ve andan ãordılar kim: TaúvÀ (12) nedür? Eyitdi: TaúvÀ oldur kim ıraú olasın ol nesnelerden kim Taŋrıdan ıraú eyler. Ve andan (13) sordılar kim vuãlat nedür? Eyitdi: Vuãlat oldur kim óabìbden ayruġından kesilesin tà maóbÿba (14) ulaşasın. Ve andan sordılar kim:úanàèat nedür? ÚanÀèat oldur kim sen elüŋdekine òoşnÿd olasın (15) ve ayruúlar elindekiye ùaleb itmeyesin. Ve naúildür kim: Çünkim anuŋ vefàtı vaúti geldi. ÒÀdimine (16) eyitdi kim: Ben günàh-kàrven ve èàãìven ben öldügümden ãoŋra elümi arduma baġla ve ayaġuma (17) bend ur ve boynuma zencìr daú ve benüm yüzüm üstine süri didi. Çünkim şeyò dünyàsın degşürdi, òàdim (191-a) (1) elin uzatdı kim vaãiyyet yirine getüre. HÀtifden ÀvÀz işitdi kim: HÀy! Elüŋ andan çek biz èazìz (2) eyledügümüzi sen niçe òor eyleyübilürsin didi. Raómetu llàhi èaleyhi ve l Àòer Àn úıble-i velàyet (3) Àn kaèbe-i hidàyet Àn mütemekkin-i èàşıú Àn mütedeyyin-i ãàdıú Àn çeşmvàr Baãrì Ebÿ Muóammed Óìrì (4) Raómetu llàhi èaleyhi dükeli fenn içinde yigàne idi. Ve maúbÿl-ı zamànıdı. Ve yàrenler arasında güzìde idi.(5) Ve ùarìúat ü óaúìúat içinde üstàd idi. Cüney anuŋ óaúúında eyitmişdür kim: Bizüm zamànumuz (6) mürìdlerinüŋ velìsi oldur diridi. Ve èabdu llàh-ı Tusterì ãoóbetin bulmışıdı. Ve anuŋ edebi şöyle idi: (7) Ne úadar kim èömri içinde òalvet yirde daòı ayaġın kösilmedi. Óüsn-i edeb Çalap óażretine (8) yigrekdür didi. Ve naúildür kim: Cerìr bir yıl Kaèbede mücàvir oldı hergiz söz söylemedi ve arúasın (9) yire úoyup ve ayaġın kösiletmedi. Ebÿ Bekr-i KettÀnì eydür: Bu óàli sen nite idibilürsin. (10) BÀùın ãıdúın baŋa ol virdi. ZÀhirin daòı muvàfaúat eyledi didi. Ve naúildür kim : Cüneyd dünyàdan (11) gidicek Cerìrì anuŋ yirine naãb eylediler. ÒÀnúÀh içinde oturup dervìşlere úullıú ideridi. (12) Cerìr eydür: Bir gün ikindü namàzından ãoŋra bir yigit òànúàh úapusından içerü girdi (13) yalın ayaú ve saç ùaġılmış idi. Ol yigidüŋ beŋzi ãaru ve teni żaèìf olmışıdı. Ábdest (14) aldı ve iki rekèat namàz úıldı. Başını yaúasına dartdı. TÀ aòşam namàzın cemàèatile úıldı (15) başın yine yaúasına çekdi. Cerìr eydür: Ol gice yàrenler beni daèvete oúımışlar idi. Ol dervìşe (16) eyitdüm: Daèvete giderüz sen daòı muvàfaúat ider misin bizümile? didüm. Benüm göŋlüm birez èaãìde (17) diler. Baŋa getürivir sen úançaru gerekise git dir. Ben iveridüm yàrenlerile gitdüm dervìşüŋ dilegin (191-b) (1) unıtdum daèvetden girü geldüm eve girdüm uyudum. Ol gice gördüm kim Muóammed-i MuãùafÀ ve İbrahìm- (2) ü l- Òalìk ve MÿsÀ ve èìsà èaleyhi s-selàm ve daòı yüz biŋ ve yigirmi dört biŋ peyġàmber gelürler ben duru (3) geldüm. İlerü vardum kim bizüm Muóammed-i MuãùafÀya selàm 75

89 virem mübàrek yüzini benden çevürdi ben (4) eyitdim: YÀ Resÿla llàh ne suç iyledüm kim yüzüŋ benden döndürürsin? Eyitdi: Bu dervìş senden birez èaãìde (5) diledi. Sen anuŋ dilegin yirine getürmedüŋ bencillıú eyledüŋ didi. Ve çünkim uyòudan uyandum segritdüm (6) kim dervìşi bulam, dervìş òànúàh úapusından çıúmış gideridi. Ben eyitdüm: YÀ dervìş biraz ãabr (7) it kim Àrzÿŋı saŋa getüreyin didüm eydür: Úanda bulam kim saŋa peyġàmber ve yüz biŋ daòı yigirmi (8) dört biŋ peyġàmberleri şefàèatçi getürem andan Àrzÿmı baŋa viresin veyà virmeyesin didi. Ben (9) segritdüm kim irişem ayruú bulumadum bir úuş imiş uçdı gitdi. Ve naúildür kim Cerìr eydür: BaġdÀd (10) içinde bir dervìş varıdı. DÀyim yayın ve úışın bir göŋlekden artuú geymezdi. Bir gün aŋa eyitdüm: (11) YÀ dervìş niçün ayruú geyesi geymezsin? Eydür: Ben ögdin dürlü dürlü ùonlar geyür idüm. Bir gice (12) düşümde gördüm kim uçmaú içinde bir bölük dervìşler raómet òÿnın yirler idi ve ben daòı vardum (13) kim bile yiyem beni úovdılar. Bu kez ben eyitdüm: Beni niçün úovarsiz? Eyitdiler: Senüŋ iki göŋlegüŋ vardur (14) bundan iki göŋleklü kişi yimez didiler. Çünkim uyandum èahd eyledüm kim ayruú iki göŋlek geymem (15) ve bu birúaç kelime anuŋ sözlerindendür. Şeyò Cerìrì bir gün vaèô eyleridi. Bir dervìş duru geldi. (16) eydür: Göŋlüm yavı úoldum duèà úılġıl ki Taŋrı göŋlümi yine vire didi. Cerìr eyitdi: Ben daòı ol èaãìdeye (17) giriftàrven didi. Eydür: Her kim úulaġın nefs gelecilerin diŋlemege duta şehvet zindànı içinde esìr ola. (192-a) (1) Eydüridi: İlÀhì beni Àzarladılar bunları yine sen ãalàóa getür diridi. Ve naúildür kim: Şeyò bir zamàn diler (2) idi kim Òıżırı göre. Velì göremezidi. Şeyòüŋ oġlınuŋ bir úaraca úaravaşı var idi. Ve kendü oġlınuŋ (3) bizlerin yumış idi. Legen ùolu bevl ve necàset şöyle úurıyup ùurur idi. Ve şeyòüŋ bir aú (4) ùonı varıdı. Anı sünnet içün geyür ve mescide varur idi. Cumèa güni úaravaş ol legendeki (5) necàseti şeyòüŋ ùonına dökdi ve ol ùon be-küllì necàsete bulaşdı. Şeyò aŋa hìç nesne (6) dinmedi şoloú sàèat Òıżır PeyġÀmber èaleyhi s-selàm gördi.ve naúildür kim: Bir gün bir kişi aŋa sordı kim: (7) DünyÀda edeb niçedür? Eyitdi: Edebden yigrek nesne olmaya. Eyitdi: Ne úadar edebin ola? didi. (8) Şeyò eyitdi: Úırú yıldur kim kendü èayàllarum içinde daòı burnum sümkürmedüm didi. Bir kişi (9) bu òaberi işitdi varayın şeyòi sınayayın didi. Şeyòi görmege geldi, gördi kim şeyò mescid içinde (10) namàz úılurıdı. NamÀzdan fàriġ olınca ãabr itdi ve çünkim namàzdan fàriġ oldı. Şeyò (11) ùaşra çıúdı. Ol kişi şeyòüŋ ardına ulaşdı tà kim şeyòüŋ evine vara şeyòden fàyide duta. Yolda (12) gideriken bu kişinüŋ göŋlinden geçdi kim èaceb ol baŋa didükleri söz girçek midür veyà (13) yalan mıdur bilsem didi. Çünkim endìşe bunuŋ göŋlinden geçdi. Şeyòe anuŋ endìşesi maèlÿm (14) oldı. Şeyò dutdı ol kişiye úarşu simkürdi ol kişi èacepledi kim ögümden geçdügin bildi (15) ve kendüzin baŋa endìşemüŋ òilàfınca gösterdi kim tà ben andan nefret dutam, velìler böyle olur (16) didi. Yine bir endìşe eyledi, eyitdi: Eger bu girçek velì ise ol baŋa diyen kişi girçek mi didi (17) veyàòod yalan mı söyledi anı daòı baŋa bildüre didi. Bu endìşeyi henüz göŋlinde tamàm eylemeyüp (192-b) (1) dururdı. Şeyò girü döndi, baúdı ve eyitdi: İy oġul anı saŋa diyen girçekdür didi. İllÀ sen bizi sınamaġı (2) elden úoġıl, Taŋrıya meşġÿl olġıl didi. Óakìm-i Tirmidì yavlaú ãàóib-i cemàl idi yigitligi vaútinde. (3) Meger bir èavrat aŋa èàşıú idi. Bir gün ol èavrat kendüzini bezedi ve düzdi, úoşdı şeyò (4) úatına geldi. Şeyò anı gördi, úaçdı, bir dìvàr üstine çıúdı. Segridi èavrat ardına düşdi, eyitdi: (5) Senüŋ úatuŋda benüm óàcetüm vardur, úanuma girme didi. El-úıããa: èavratdan úurtıldı, gitdi çünkim pìrligi óàline (6) irdi. Öginden bir kez geçdi kim kàşki ben ol èavratuŋ dilegin vireyidüm yine tevbe eyleyeydüm. (7) Çünkim òàùırından bu endìşe geçdi anuŋ ardınca endìşeyi úıldı kim bunca mücàhededen ãoŋra (8) pìrligüm vaútinde bu ne idi kim eyledüm günàha peşìmàn yirven niçün böyle eyledüm diyü özi göyner èaceb (9) baŋa ne geldi kim bu endìşeyi ben eyledüm didi. Yavlaú úayġulu oldı. TÀ óaddì bu endìşe anuŋdur. Ve nite (10) eåer eyledi. Bu kez sayru oldı yatdı ol gice PeyġÀmber óażretin düşinde gördi kim eydür: İy Muóammed-i (11) Óekìm úayġu yiyüp òaste olma ol kim 76

90 senüŋ òàùıruŋdan geçdi kim sen úorúarsın ben günden (12) güne varduġumca yoz oldum imdi ol endìşeyi òàùıruŋdan çıúarġıl kim ol şeyùànì (13) vesvese idi, geldi yine gitdi saŋa andan ziyàn yoú. Belkim fàyide çoú bir endìşe ucında (14) bunca Taŋrı úorúusı senüŋ içüŋe düşdi didi. Muóammed çünkim uyandı vücÿdı sapasaġ olup (15) durur idi. Duru geldi, üç gün gice gündüz oruç dutdı óàline irişdi. Ve naúildür kim Muóammed eydür: (16) Bir kez úatı ãayru oldum idi. EvrÀdlarum ve vaôìfelerüm benden fevt oldı, özüm köyindi. (17) Ben eyitdüm: İy dirìġa bu sayrulıú beni òayrdan ve ùàèatden girü úodı didüm. Fi l-óàl hàtifden (193-a) (1) ÀvÀz işitdüm.eydür kim: Niçün eyle dirsin? Bu sayrulıú müzdi ol vaôìfelerüŋ ve evràdlaruŋ (2) müzdince yoú mıdur kim eyle dirsin didi. İşleden ve işletmeyen daúı birüz senüŋ bu örende ne óükmüŋ var? (3) didi. Söyledügüme peşìmàn oldum istiġfàr úıldum didi. Ve naúildür kim Muóammed-i Óekìm eydür. Er úaçan kim (4) ùàèatler ve èibàdetler úıla ve riyàżet ve mücàhedeler çeke gerek kim ol vaútin şeyùànı mekrinden (5) imìn olmaya zìre şeyùànuŋ úatı óìletleri ve mekirleri anuŋ bigi kişilerile artuú olur (6) zìre úorúar kim ol kişi Óaúúa làyıú ola. İblìsüŋ dilemedügi òoõ oldur. Vesvesi anuŋ gibi (7) kişiden eksük olmaz. Ve naúildür kim: Çünkim Ádem PeyġÀmberüŋ tevbesi úabÿl oldı ve ÓavvÀyıla bulışdı. (8) Birgün ÓavvÀ úatında degül idi. İblìs èaleyhü l-laène ÓavvÀ úatına geldi, eyitdi: YÀ ÓavvÀ işbu oġlancuú (9) úatuŋda dursun uş geldüm girü gelicek alam gidem didi. Ol oġlancuġuŋ adı ÒannÀs idi. (10) Aŋa ısmarladı ve gitdi. Ádem èaleyhi s-selàm girü geldi, gördi kim ÓavvÀ úatında bir oġlancuú durur. Ádem (11) eyitdi: Bu ne oġlandur? ÓavvÀ eyitdi: İşbu dem bunı bir kişi geldi sımarladı uş girü geldüm didi, (12) gitdi. Ádem bildi kim İblìsdür. Anuŋ şerrinden uçmaúdan sürükdi. ÓavvÀya yavlaú úaúıdı, niçün (13) sen bu oġlanı úabÿl itdüŋ? didi. Úaúıduġından ol oġlancuġı öldürdi. Öldürdi ve pàre (14) pàre eyledi. Ve her bir pàresin bir aġaca úodı, işine gitdi. İblìs girü geldi, oġlanum nitdüŋ? didi. (15) ÓavvÀ eyitdi: Ádem geldi anı pàre pàre eyledi inanmazsaŋ pàreleri şol aġaçlarda aãılup durur, (16) gör didi. İblìs deróàl ÒannÀs didi úıġırdı ol pàreler biribirine ulaşdı, dirildi. (17) Yine bayaġılayın oldı atası úatına oturdı. İblìs yine ÓavvÀya eyitdi: Bu kez daòı bu oġlancuġı saúla (193-b) (1) tìzcek girü gelem alam didi. ÓavvÀ eyitdi: Ádemden úorúarın úabÿl itmezin didi. Pes İblìs çoú zàrılıú úıldı, yalvardı. (2) ÓavvÀ esirgedi úabÿl úıldı. İblìs gitdi. Ádem yine geldi gördi kim ol oġlancuú oturur. Ádem öŋdünkiden (3) bu kez úatı úaúıdı. ÓavvÀya çoú dürlü ilendi incindi yine sen anuŋ şerrine düşersin didi. Bu kez od yaúdı (4) ol oġlancuġu oda yaúdı, külin iki bölük eyledi. Bir bölügin deŋize savurdı bir bölügin yabanlara savurdı (5) işine gitdi. İblìs yine geldi. Úanı oġlancuġum? didi. ÓavvÀ eyitdi: Ádem geldi baŋa úaúıdı ve oġlanuŋı (6) oda yaúdı ve külinüŋ yarusın deŋize savurdı ve yarusın yabanlara savurdı didi. İblìs yine (7) ÒannÀs didi, deróàl yine anuŋ küli bir yire dirildi. Bayaġılayın ol oġlancuú diri oldı. (8) Atası yanında oturdı. Bu kez İblìs eyitdi:yà ÓavvÀ Taŋrıya baú bu kez daúı úabÿl ayruú seni üşendürü- (9) meyem alam gidem didi. Çoú yalvardı. ÓavvÀ eyitdi: Ben anı ayruú úabÿl itmezven Ádem gelür bu kez beni (10) helàk eyler didi. İblìs yine yalvardı çoú mekr ve óìle eyledi. èavrat òoõ söze uyaġan (11) olur söyleyen İblìs olıcaú niçe uymaya óàlıya İblìs dürlü andlar virdi ÓavvÀ yine úabÿl eyledi. (12) İblìs gitdi Ádem yine geldi, gördi kim ÒannÀs ÓavvÀ yanın almış oturur. Bu kez nefsi úatı (13) úaúıdı. Ġażaba geldi şöyle kim nidesin bilimedi. Eydürler kim: Ádem ÓavvÀ anamızı anda birúaç urdı. (14) Ve eyitdi: Taŋrı bilür kim yine bunda bize bu Taŋrı düşmeninüŋ ucından yana geliser didi. ÓavvÀya eyitdi: (15) İblìsüŋ sözin dutarsın benüm dutmazsın didi. Er èavratı dögdügi ve datluluú olduġı (16) andandur dirler. Bu kez Ádem úaúıduġı belàsından ÒannÀsı getürdi úayaya urdı pàre pàre (17) úılup çölmege úoydı bişürdi úalye eyledi yarusın kendü yidi yarusın ÓavvÀya yidürdi, úodı (194-a) (1) işine gitdi. Çünkim İblìs girü geldi eyitdi: Úanı oġlanum? ÓavvÀ eyitdi: Ne sen ol ve ne oġluŋ didi, sögdi. (2) Senüŋ ucuŋdan aġaç yidüm didi. Oġlanuŋ bu kez bir yire vardı kim göresi degülsin didi. 77

91 İblìs (3) eyitdi: Neyledüŋüz? ÓavvÀ eyitdi: Úalye eyledük ikimüz bile oturduú yidük didi. İblìs eyitdi: (4) Benüm daòı maúãÿdum ol idi kim siz anı eyle ideyidüŋüz. Şimdiye degin saŋa yalvarduġum ol (5) sebebden idi kim ol sizüŋ içüŋüze gireyidi çünkim içüŋüze girdi ve göksüŋüzde maúàm (6) idindi. Benüm daòı maúãÿdum óàãıl oldı şol vesvese ve yavuz òayàller ve yaramaz endìşeler (7) kim Ádemüŋ göŋline gelür anı hep ol ÒannÀs ider. Nitekim Óaú TaèÀlÀ buyurur: Èc¼«UM ¼«(CXIV-4) (8) UM¼«Ë XM¼«s UM¼«Ëb# v uu² (CXIV-5) Óakìm Tirmidì sözleridür. Her kimüŋ kim nefsànì (9) ãıfatlardan anuŋ göŋlinde bir ãıfat ola ol şol mükàteb olmış úula beŋzer kim eger anda (10) bir direm úalursa ÀzÀd olmaz ve ol bir diremüŋ úolı olur ammà ol kişi ki küllì nefsànì ãıfatlar (11) kendüzinden ıraú eylemiş ola ve hìç nesne úalmamış ola ÀzÀd olur. Ve úaçan kim böyle olıcaú (12) Óaú TaèÀlÀ ol kişiyi kendüzine ceõb eyler. Ve nefs úullıúlarından ÀzÀd olur ve hidàyet (13) virür ve anı úalan òalúdan üründü eyler nitekim Óaú TaèÀlÀ buyurur: UA² s ëš¼«v¾ 1 (14) V²c² s ëš¼«èbn² Ë (XLII-13) ve eydür: İòtiyÀr ehli oldur kim Óaúúile inàbet bula ve úaçan úul (15) inàbet bulıcaú mecõÿb-ı Óaú olur ve peyġàmberlıú menziline irer. Bir niçesinüŋ menzili peyġamberlıú (16) menzilinüŋ yarusıdur ve bir niçesinüŋ åülüåidür ve bir niçesinüŋ rübèıdur ve bir niçesinüŋ rübèından (17) veyà åülüåinden veyà nıãfından artuú ve eksük olur ammà tamàmına irmez bunı böyle bilmek gerek (194-b) (1) ve úaçan kim velì mertebeye ire aŋa òatimü l-enbiyà ve bihter-i evliyà dirler. Ve eydür: Dükeli ãàlió müǽminlerde nübüvvet (2) nişànı vardur. Nitekim PeyġÀmber buyurur: ëmš¾2 sš u¾m¼«x* «UN qlf² Ê«dI¼««d- s maèni (3) budur kim: Her kim ÚurÀn oúıya ve anuŋ buyruġın duta peyġàmberlıú nişànı anuŋ iki úaşınuŋ arasında (4) deprenür dir ve PeyġÀmber buyurur: Doġru düş peyġamberlıġuŋ úırú baòşından bir baòşdur ve bir yirde (5) her kim bir dàne óaràm yiye girü issine degüre nübüvvet derecesine irişe. Ve andan sordılar kim: TaúvÀ nedür (6) ve cömerdlıú nedür? Eyitdi: TaúvÀ oldur kim yarın úıyàmet güninde hìç kimsene senüŋ etgine yapışmaya (7) ve cömerdlıú oldur kim sen hìç kimsenüŋ etegine yapışmayasın. Ve sordılar kim. Taòaşşuè nedür? Eyitdi: (8) ÒÀşiè oldur kim kendü şehveti odını söyindüre ve ùaèôìm envàrını göŋlinde götüre böyle olıcaú (9) şehveti ölmiş olur ve göŋli dirilmiş olur. Ve eydür: Ádemìlerüŋ èazìzi oldur kim nefs anı òor eylemedük (10) ola ve Àdemìlerüŋ ÀzÀdı oldur kim ùamaè anı hìç òor eylemedük ola. Ve eydür: Òoca oldur kim şeyùàn (11) anı esìr eylemedük ola. Ve eydür: Her kim óaúìúat sırrına girişe hergiz maèãiyet ehline inkàr úılmaya. Ve eydür: (12) Her kim mevlàyı bile dükeli me venet anuŋ üzerine geŋez ola. Ve eydür: Her kişi úorúduġından úaçar. Taŋrıdan (13) úorúan úorúduġından imìn ola. Ve eydür: Òaãletlerüŋ yavuzraġı kibirdür. Ve eydür: Yüz aç arslan (14) bir sürü úoyun içine girse ol helàklik eyleyemez kim şeyùàn bir sàèat içinde eyleye ve yüz (15) şeyùàn ol úadar helàk eylemez kim bir nefes bir sàèat içinde eyleye. Ve eydür: Dört nesne iŋen (16) sevgülüdür. Óaú úatında evvel úılıç urmaú kàrirler çerisinde ikinci èilm oúımaú èàlimler úapusında (17) üçünci sefer urmaú açlıġıla Kaèbe yolında, dördinci münàcàt eylemek Óaúúile göŋül óużÿrında. (195-a) (1) Ve eydür: Girçek cömerd oldur kim müsàfir ve muúìm anuŋ úatında beràber ola. Ve sordılar kim: Maóabbet nedür? Eydür? (2) Maóabbetüŋ óaúìúatı dàim üns dutmaúdur óaú õikriyle. Ve eydürler kim: Göŋül nihàyeti yoúdur. Bu söz ràst (3) degüldür zìra her bir göŋlüŋ iricek yiri maèlÿm degüldür çün anda irer anda durur ammà maènisi (4) oldur kim yoluŋ nihàyeti yoúdur. Ve eydür: İsmü l-èaôam hergiz mütecellì olmadı illà meger peyġàmberlere raómetu llàhi èaleyhi (5) ve l-àòer Àn òazìne-i èilm ve óikmet Àn yigàne-i èilm ve èiãmet Àn şeref-i èibàd Àn kenf- (6) zühhàd Àn mücerred-i ÀfÀú Ebÿ Bekr-i VerrÀú raómetu llàhi èaleyh zàhidler ulularından ve meşàyiò güzìde- (7) lerinden idi. Ve veraè ü taúvà içinde tamàm idi. Ve tecerrüd ve tefrìd içinde èaceb kemàli varıdı. Òıżır PeyġÀmber dàim Àrzÿlar idi. (8) Ve muèàmele içinde bì-naôìr idi ve anuŋ edebi ve 78

92 erkànı bigi hìç meşàyiòde yoġıdı. TÀ óaddi (9) müéeddebü l-evliyà dirleridi. Ve kÿşte-i nefs ve mübàrek nefes idi. Ve Belò şehrinde olurıdı. èömri içinde (10) ve her gün ãabàó bir si-pàre ÚurÀn oúırıdı ve gÿristàna varur idi. Ve tażarruè ve zàrì úılurdı. (11) Bir gün çünkim úapudan ayaġın ùaşra úodı bir nÿrànì pìr geldi, ve selàm virdi. Ve eyitdi: Diler misin kim (12) bugün bile ãoóbet idevüz? Eyitdi: Dilerven. Pes anuŋ ile söyleşü gÿristàna vardılar (13) ve çoú dürlü birbiriyile sözleşdiler ve ãoóbet eylediler. Bu kez pìr duru geldi kim gide, eyitdi: (14) YÀ EbÀ Bekr bugün seni bir si-pàre ÚurÀn oúımaúdan girü úodum ben şol Àrzÿladuġuŋ Òıżırven (15) bir sàèat Óaúúile soóbet eylemek yigrekdür biŋ yıl Òıżır ile oturmaúdan didi. İmdi çünkim (16) Òıżır bigi kişinüŋ ãoóbeti Àdemi Taŋrıdan yıġıcaú, girü úalan kişilerüŋ ãoóbeti nite ola (17) úıyàs eylegil. Ve naúildür kim: Ebÿ Bekirüŋ bir oġlı varıdı. MuèÀllime virdi. Bir gün oġlan ditreyü eve geldi. (195-b) (1) Beŋzi sararmış. Eydür: Oġul saŋa ne geldi? Eydür: İy baba bugün üstàdum baŋa bir Àyet ÚurÀn eydivirdi (2) ve anuŋ maènisin işitdüm, úorúdum bu óàle geldüm. İy cànum oġul ol úanúı Àyetdür? Eyitdi: (3) öfh ˆbË ÊU½ ë ddhm UL¼«U¾š Ê«b¼«u¼«qF² UM u² (LXXIII-18) pes ol oġlan bu Àyetüŋ (4) maènisin heybetinden sayru oldı, öldi. Ve atası anuŋ sinine vardı ve aġladı. Ve kendüzine eyitdi kim: (5) Bÿ Bekr senüŋ oġlanuŋ bir Àyet ÚurÀn işitdi ve Taŋrı úorúusından càn virdi. Sen kim (6) bunca kez òatm eyledüŋ ve èömrin Àòirine degiser hìç Taŋrıdan úorúmaz mısın meger senüŋ göŋlüŋ (7) ùaşdandur kim hìç nesne eåer eylemez. Ve naúildür kim: Bir kişi aŋa ziyàrete geldi çün girü döndi. (8) Eyitdi kim: Baŋa ögüt vir. Eyitdi: İki cihàn şerri màl çoúlıġındandur ve iki cihàn òayrı Taŋrı (9) virdügine úanàèat eylemekdür. Varġıl bu ögüdüm dutġıl ki necàt bulasın didi. Ve naúildür kim (10) Ebÿ Bekr eydür: Bir kez Mekke yolında gideridüm bir úarı èavrata uġradı kim yayaò óacca gideridi. (11) Eyitdi: İy yigit ne yigitsin? Ben eyitdüm: Ġarìb kişiven. Eyitdi: ÓicÀza gidersin Taŋrı senüŋile (12) olıcaú sen ġarìb mi olursın? Meger sen Óaú ünsinden şikàyet idersin didi. Ebÿ Bekr eydür: Çünkim bu (13) sözi ol èavratdan işitdüm müteóayyir úaldum. TÀúatüm úalmadı kim adumum adam anuŋ ardınca gidem (14) ol becid gitdi ben ayruú aŋa iremedüm didi. Ve nakildür kim: Ebÿ Bekr baŋa bir úapu açıldı ve hàtifden (15) ÀvÀz işitdüm kim eydür: YÀ EbÀ Bekr dile bizden ne dilersin. Ben eyitdüm: ÒüdÀvendÀ ol úavmler (16) kim peyġàmberleridi. Çoú ġavġa çekdiler ve çerilere pìşrev oldılar ve zaómetler çekdiler. İlÀhì (17) ben dilerven kim beni miskìnlik maúàmında úoyasın ve bìçàrelik ve òorlıú viresin kim benüm belà (196-a) (1) çekmeye ùàúatüm yoúdur. Ebÿ Bekr-i VerrÀú eydür ve anuŋ sözleridür: Àdemìler üç úısımdur; beglerdür, èàlimlerdür (2) ve fuúaràdur. Begler azıcaú òalúuŋ dirligi azar, èàlimler azıcaú òalúuŋ dìni azar, fuúarà azıcaú (3) òalúuŋ òulúı azar. Ve eydür: Her kim şehvetine uyarsa ġalebesi artuú olur ve her kimüŋ ġalebesi artuú olursa göŋli (4) úararur ve her kimüŋ göŋli úara ola òalú ile düşmen olur. Ve göŋli ölür ùamuya müstaòıú olur. (5) Ve bir kişi andan ögüt diledi. Eyitdi: Bir ùaş getür ve iki ayaġuŋı ur ve gerek kim anuŋ ôàhir dili (6) keŋ ola ve ãÿreti úulaġı saġır ola. İmdi bu oturmaġıla olur ve oturmaú dili saúlamaġıla olur. (7) Ve ayaú saò[ın]maúıla olur. Ve eydür: Óaú TaèÀlÀ Àdemden altı nesne ister ikisi göŋüldedür. Taŋrı (8) emrin taèôìmlamaú ve òalúa şefúat eylemek. Ve dilden daòı iki nesne ister: Taŋrınuŋ birligine iúràr (9) eylemek ve òalúa yumşaú söylemek ve úalan èażàdan daòı iki nesne ister: Bir ãabr eylemek ve óilm (10) ve alçaúlıú eylemek. Eydür: Her kim kendü nefsine èàşıú ola kibr, óased ve òorlıú anuŋ üzerine (11) èàşıú ola. Her kim şehveti üzerine èàşıú ola ràżı ola kim göŋlinde nevmìdlik (12) aġacın dikdi. Ve eydür: Ţamaè sorsalar kim nedür? Eydür: Úaderlenmiş rızúa şekk dutmaúdur. (13) Ve eydür: Dört úatı düşmen vardur ve anuŋ dört yardımı vardur. Ol dört úatı düşmen: (14) Evvel şeyùàn, ikinci nefs, üçünci dünye sevgüsidür, dördinci òalúà úarışmaú. İmdi şeyùàn (15) úatı düşmen bilmek gerek ve nefse muòàlefet eylemek gerek ve dünyàdan saúınmaú gerek ve òalú (16) èuzlet eylemek 79

93 gerek kim úurtıla yoúsa helàk olur. Ve eydür: Çünkim Óaú sübóànehu ve taèàlà (17) suvı yaratdı dükeli renklerden anuŋ rengin eyledi ve dükel dadlardan aŋa dad virdi. (196- b) (1) bu maènìdendür kim hìç kimse sunuŋ rengin bilmez kim niçedür ve ne renkdür. Ve dadı hìç dad- (2) lara beŋzemez. Pes mÿcib-i óayàtdur ve dükeli nesnelerüŋ dirligi anuŋ iledür. Nitekim Óaú sübóànehu ve TaèÀlÀ (3) ÚurÀn içinde buyurdı: ÊuM u² ö «v0 v q½ UL¼«s UM*F2 Ë (XXI-30) Eydür: Dervìşlik dünyàda (4) bir pàdişàhlıúdur kim hìç kimseden òarac istemez ve Àòiretde cabbàr-ı èàlem óisàb istemez. Eydür: Her kim (5) irte duru gele lahva ve laàva ve ġaybete ve fuòş sözlere meşġÿl ola bilgil kim ol gice óaràm loúma (6) yimişdür ve her kim irte duru gele namàza ve tehlìle ve tesbìóe ve istiġfàra ve ÚurÀn oúımaġa meşġÿl (7) ola, bilgil kim ol gice óelàl loúma yimişdür. Ve eydür: äıdú oldur kim senüŋile nefs arasında (8) óicàb ola ve sordılar kim: äıdú nedür? Eyitdi: äıdú bir nÿrdur kim úul anuŋile münevver ola (9) kendü aóvàli içinde. Ve yaúìn oldur kim seni müttefikler derecesine irgüre. Ve andan sordılar (10) kim: Zühd nedür? Eyitdi: Zühd üç òarfdür. T zìneti terk eylemekdür, T hevàyı terk eylemekdür (11) «œ delìl-i nefsànìyi terk eylmekdür. Ve eydür: Her kim Taŋrıyı bildi Taŋrınuŋ heybetin göŋlüŋde ve õikrin (12) dilinde ôàhir eyledi. Ve eydür: İótirÀz yavuz aòlàúdan nitekim óaràmdan iótiràz eylersin. Ve naúildür kim: (13) Çün aŋa vefàtı irdi, bir ulu anı gördi kim beŋzi sararmış ve úayġulu olmış ve zàrì úılur, aġlar (14) idi. Eyitdi: İy şeyò ne óàldür kim böyle ġamgìn olduŋ? Eyitdi: Niçe úayġulu olmayayın kim gÿristàna (15) benüm úonşılıġuma on cenàze getürdiler kim içinde bir müsülmàn yoúdur didi. Raómetu llàhi èaleyhi (16) ve l-àòer Àn haõef-i tìr-i melàmet Àn ãadef-i dürr-i keràmet Àn mücerrid-i ricàl Àn müşerref-i (17) kemàl Àn òazàyin-i feżàyil èabdu llah-ı MünÀzil raómetu llàhi èaleyhi yigàne rÿzigàr idi. Mütevveriè ve mütevekkil idi. (197-a) (1) Ve hem dünyàdan òalúdan ièràż eyleyüp durur idi. Óamdÿn ÚaããÀr mürìdi idi ve èilm ü ôàhir ü bàùın (2) içinde õÿ-fünÿn idi. Ve çoú óadìå semàè eyleyüp durur idi. Ve anuŋ vaútinde andan mücerred ve andan (3) müferrid-vàr ve dirliklü yoġıdı. Ve naúildür kim: Bir kişi andan bir meséele sordı. èabdu llah cevàb virdi. (4) Ol kişi eyitdi kim: Anlayumadum. Eyitdi: KÀşki öñdin daòı dimeyeyidüm. Ve her kim PeyġÀmber sünnetin terk (5) iderse bilgil kim ol farìża daòı terk ider zìra sünneti terk iden mübtediè ol òoõ (6) ùamu iti olur. Ve eydür: Vaúitlerüŋ yigreki oldur kim nefs senüŋ üzerine ġàlib olmaya ve (7) vaúitlerüŋ şÿmraġı oldur kim sen nefsüŋden alu olasın ve èaceblerüm şol kişi kim óayàdan söz (8) söyleye ve kendü Taŋrıdan utanmaya. Eydür: Büte ùapmaú yigrekdür kişi màlına dapmaúdan. Nitekim İbrÀhìm (9) PeyġÀmber èaleyhü l-allàm sözini Çalap òaber virür. Muóammed MuãùafÀya : b¾fì Ê«vM Ë vm¾m2«ë (10) ÂUM# ô«(xiv-35) yaèni iy çalabum yıġıl beni ve daòı benüm oġlum úızumı oda dapmaúdan tefsìrde büt (11) didüġi aúçeye ùapmaúdan dimekdür. Ve sordılar faúr nedür? Eyitdi: DünyÀdan ve Àòiretden kesilüp (12) Taŋrıyı istemekdür. Eydür: Her kim geçmiş vaúitleri fàyidesüz yire yàd úıla óàżır vaúit naúdini (13) elden úoya. Ve sordılar kim èubÿdiyyet nedür? Eyitdi: èubÿdiyyet rücÿè eylemekdür Taŋrıya dükeli (14) işlerde ve eydür: Taŋrınuŋ girçek úulı ola mıdur kim kendüzine úullıúçı isteye. Úaçan kim úul kendüzine (15) òiõmetkàr isteye úullıú óaddinden çıúar ve edebi elden virür ve eydür: Óaú sübhànehu ve taèàlà (16) bir úaç òaãlet ÚuréÀn içinde yàd úılup durur ammà dükelinüŋ òatmini istiġfàrile úılup durur (17) nitekim buyurdı: U ôu s²dhg L¼«Ë sš MIL¼«Ë sš ìui¼«ë sšœub¼«ë s²dub¼«(ii-249) (197-b) (1) Pes maèlÿm oldı kim istiġfàrdan yigrek maúàm yoġımış. TÀ kim úul baúa kendü taúãìrlıġına cümle (2) aúvàl ü efèàl içinde istiġfàr eyleye. Eydür: Úanúı beg kim kendü nefsi gölgesini kendünüŋ üstinden (3) götüre. Cümle òalú anuŋ gölgesinde diŋlene ve her kim bir nefes riyàsuz ve şirksüz óaúúile muèàmele eyleye ol (4) bir nefes bereketinde dükeli èömri öyle geçe. Ve naúildür kim: Bir kişi aŋa eyitdi kim: Senüŋ ìmànuŋ dürüst (5) ve èàúibetüŋ òayrdur. 80

94 Eyitdi: Bundan böyle baŋa dirilik gerekmez didi ve càn virdi. Ve anuŋ (6) türbesi NişÀburda ve ùopraġı dükeli renclere kefàretdür. Raómetu llàhi èaleyhi ve l-àòer Àn òace-i (7) derviş Àn óàøır-ı bì-òˇìş Àn ùàèat-ı fürüstàde-pìş Àn òazàne-i óaúàyıú ve maèanì şeyò èalì (8) raómetu llàhi èaleyh ululuú içinde artuġıdı ve meşàyiòler içinde muèteber idi. Ve Ebÿ TurÀb ve şeyò Cüneyd (9) yàranlarından idi. Ve anuŋ sözleri gibi óaúàyıú içinde yoòdur. Ve anuŋ muèàmeleti ve riyàżeti ve òalveti (10) kàmildür. Ve naúildür kim: èömer ve Ebÿ èoåmàn raómetu llàhi èaleyhà IãfahÀna geldiler, şeyò èalì ile ãoóbet (11) eylediler. Ve Ebÿ èoåmanuŋ otuz biŋ dirhem borcı varıdı. Şeyò èalì bir kezden ödedi. Ve anuŋ sözidür kim (12) eydür: ŢÀèat üzerine ivmek tevfìú èalàmetidür ve muòàlif işlerden girü durmaú saèàdet (13) èalàmetidür. Eydür: Dünye èazìzraġı màliledür ve Àòiret èazìzraġı èameliledür. Eydür: Her kim èilm ü (14) edeb istemek ardınca olursa uçmaú daúı anı istemek ardınca ola ve her kim maèãiyet ardınca (15) olursa ùamu daúı anı istemek ardınca ola. Ve eydür: GünÀhdan úararmış göŋüllere sor şol (16) úadar eåer ider kim bir kişi elin güneş õerreleri içine duta ãanur kim eli içi ùopùoludur. Ve çünkim elinde (17) ve avcında hìç nesne úalmaz. Eydür: Her kim ùàèat ü èamel úılmadın Taŋrıya yaúınlıú isterse anuŋ ıraúlıġı (198-a) (1) derecede içerü giren güneş aãıl güneşden ne úadar ıraġısa ol andan daòı ıraúdur. Ve eydür: (2) Óużÿr yigrekdür yaúından andan ötürü kim óużÿr göŋül içinde müteveùùin olur. Ve ġaflet aŋa yol bulmaz ve yaúın Àdemüŋ göŋline gàh gelür gàh gider. Ve eydür: èáúil oldur kim óükm içinde (4) dirlik ideler ve õàkirler Taŋrı raómeti içinde dirlik ideler. Ve eydür: èilm içinde baylıġ diledüm (5) buldum ve faúr içinde faòr istedüm buldum. Ve òàmÿşlıú içinde èàúibet diledüm buldum ve raóàt istedüm (6) òalúdan nevmìd olmaúdan buldum. Şeyò Ebÿ l- Óasan eyitdi: Bir gün èalì ile gideridüm nàgàh Şeyò èalì (7) lebbeyk didi aşaġa oturdı. Bu kez mescide varduú gördüm kim nezè óàli irişdi, ben eyitdüm: (8) là ilàhe illà llàh digil. Tebessüm eyledi ve eyitdi: Benüm işüm bitmiş eger tevóìd kelimesin baŋa şimdi (9) didürürseŋ anuŋ èaôameti óaúúiçün kim benümile anuŋ arasında èizzet óicàbından nesne yoúdur. (10) didi ve càn virdi. Andan ãoŋra Şeyò Ebÿ l-óasan bu óecàlet içinde úalup durur idi kim ben (11) Taŋrı velìsine neme gerekidi kim tevóìd kelimesin telúìn eyleyem U * «Ë diyüp teessüf yiridi (12) ve aġlarıdı. Ve l-àòer Àn müftì-yi velàyet Àn muútedì-yi hidàyet Àn óàris-i èaúl u şerè (13) Àn èàrif-i aãl u ferè Àn bir muótàc şeyò vaúti Òayru n-nessàc raómetu llàhi èaleyh BaġdÀd meşàyiò (14) üstàdı ol idi. Ve vaèô ve feãàóat ve èibàdet içinde müheõõeb ve yigàne idi. Òulú ve óilmi (15) ġàyet idi. Veraè ü mücàhedesi ve riyàżeti ve muèàmelesinüŋ hìç óaddi yoġıdı. Ve anuŋ nefesi müeååir (16) idi. Göŋüllere úopar idi. Ve hìç gün olmazıdı kim anuŋ meclisinde birúaç kişi tevbe eylemeye idi. (17) VeyÀ òod müsülmàn olmaya idi. Şeyò Şıblì ve İbrÀhìm ÒavvÀã anuŋ meclisinde tevbe eyleyüp dururlarıdı. (198-b) (1) Ve Cüneydüŋ òàã yàrenlerinden idi. Ve Cüneydüŋ iètimàdı aŋa berk idi. Ve naúildür kim kendü vaùanından (2) gitdi. ŞÀm iline vardı. Ve dileridi kim Kaèbe seferin ide. Bir bir ôàlim kişi aŋa uġradı ve eyitdi: Şöyle beŋzer (3) kim sen úulsın işüŋden úaçup durursın. Eyitdi: Girçeksin ben úulven. Eyitdi: İndi ben seni úatumda dutarven (4) kim issüŋe sımarlayam òaber eydür: Benüm daòı Àrzÿm ve dilegüm oldur kim bir kişi beni duta issüme ısmarlaya. Bu kez ol (5) er eyitdi: óàliyà bu dem benüm úulumsın didi, aldı evine iletdi. Aŋa iş buyurdı işledür durdı. Ve ol ne kim (6) dirse aŋa muùiè idi verdi. Aŋa culhàlıú ögretdi bu niçe yıllar anuŋ işin işleridi. Ol er eydüridi (7) kim yà Òayr ol eydüridi kim: Lebbeyk ne buyurursın? Bu kez ol er anuŋ iètiúàdına ve ùàèatine baúdı (8) işine peşìmàn oldı ve göŋlinde eyitdi kim: Bu Taŋrınuŋ velìsi imiş eger benüm ãatun alınmış úulummıssa (9) daòı böyle itmedi. Eyitdi: YÀ Òayr baŋa çoú òayruŋ degdi óelàl eylegil andan girü varġıl iş buŋa (10) meşġÿl olġıl didi. Pes andan duru geldi, Kaèbeye vardı. Óacc şeràéiùlerin yirine getürdi ve şol mertebeye (11) irdi kim Cüneyd aŋa eydüridi: Aduŋa göre Óaú TaèÀlÀ dükeli òayrı saŋa virmiş dir idi. 81

95 Ve naúildür kim: Òayr (12) dàyim culhàlıú ideridi. Ve işinden durıcaú Dicle kenàrına varur idi. èibàdete meşġÿl olur idi. (13) Bir gün bir úarınuŋ bizin doúıdı idi. Úarı eyitdi: Varayım aúçesin götüreyin illà seni bunda bulmazısam (14) aúçeyi kime vireyin? didi. Eyitdi: İlet Dicle ırmaġına bıraú didi. Úarı geldi Òayrı bulumadı aúçeyi iletdi (15) Dicleye bıraúdı. Şeyò ırmaġı úatında durur idi. Balıúlar ol aúçeyi aŋa getürdiler. Ol zamàne meşàyiò- (16) leri bunı işitdiler. Bu óàli andan begenmediler. Eyitdi: Er oldur kim bunuŋ gibi oyunlara meşġÿl olmaya bu dükelisi (17) óicàbdur didiler. Ve naúildür kim: Bir gün evde otururıdum òàùıruma geldi kim Cüneyd şimdi (199-a) (1) úapuda durur ola. Yine bu endìşeyi òàùırumdan çıúardum. Ţaşra çıúdum gördüm kim Cüneyd ùaşra durur (2) idi. Baŋa eyitdi: YÀ Òayr evvel beni alduġuŋ sàèat niçün gelmedüŋ şimdi gelürsin? didi. Òayr eydür: Bir gün (3) mescid içinde otururidüm bir dervìş gördüm kim beŋzi sararmış ve úayġuya batmış úapuda (4) oturur idi. Ben eyitdüm: Saŋa ne úatı óàl uġradı kim böyle úayġulu olmışsın? Eydür: Şimdiye degin (5) baŋa er dimek yarar idi, şimdi ben muòanneåden daúı alu oldum. Eyitdüm: Nite? Eyitdi: MücÀhedeyi úodum ràóat (6) úabÿl itdüm didi. Baúdum gördüm kim bir altun úadarı zekàt aúçesin bir kişiden úabÿl itmiş ol gün (7) şunuŋ bigi úayġuya sataşmış ve anuŋ sözleridür kim eydür: ÈuI ¼«ëU¾¼Ë ÊU²d ÊUL² ô«(8) yaèni eydür: ÌmÀn yalıncaúdur ve anuŋ libàsı perhìzkàrlıúdur. Òavf Taŋrınuŋ úamçısıdur (9) úullar kim edebsüzligi òÿ idineler anuŋile edeblenürler didi. Ve òavf nişànı oldur kim çün (10) èamel ġàyete irişse anuŋ içinde taúãìrlıúdan èaczden artuú nesne yoúdur. Ve naúildür kim: (11) Òayr yüz yigirmi yaşadı. Çünkim vefàt vaúti geldi. Aòşam namàzı idi kim èazràyil aŋa irişdi. (12) Òayr başın yasduúdan úaldurdı ve aŋa çaġırdı kim: YÀ èazràyil Taŋrı buyruġın yirine getür veyà úo (13) beni Taŋrı buyruġın yirine getüreyin didi. Nitekim Taŋrı saŋa eyitdi: Var Òayruŋ cànını al. Ve baŋa daòı (14) eyitdi kim namàz vaúti gelicek var namàz úıl. Pes èazràyil aŋa mühlet virdi. Ábdest aldı, namàz úıldı (15) andan càn sımarladı ve öldüginden ãoŋra bir ulu anı düşinde gördi ve eyitdi: Taŋrı senüŋile (16) ne úıldı? Eyitdi: Taŋrımile benüm arama girmeŋ ve benden soruŋ kim nite úurtılduŋ dünyà naóslıġından (17) ve òalú arasından Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn şerìf-i aúràn Àn laùìf-i iòvàn Àn mütemekkin-i (199-b) (1) ùarìúat Àn mütevekkil-i óaúìúat Àn Kaèbe-i müsülmànì Ebÿ Óamza-i ÒorÀsÀnì Raómetu llàhi èaleyh ulu meşàyiòlerden (2) idi. Ve ùarìúat içinde ġàyet ve óaúìúat içinde bì-nihàyet maènìleri varıdı. Refìèü l-úadr ve èàlì himmet (3) idi. Ve firàset içinde Àyet idi ve anuŋ riyàżetleri ve keràmetleri meşhÿr idi. Ve tevekkül-i èàtìsine degürüp (4) durur idi. Ve anuŋ menàúıbları bìşÿmàrdur. Ve NişÀbur şehrine gelüp durur idi ve Ebÿ TurÀbile ãoóbet (5) eyleyüp durur idi. Ve naúildür kim: Ebÿ Óamza bir kez tevekkül ile beriyyeye girdi ve kendüyile bir aúçe ve ùàèam aãlından (6) daúı nesne götürmedi. Ve èahd eyledi kim hìç kimseden nesne dilemeye ve kimseneye iltifàt eylemeye. Ve naúildür kim (7) anuŋ bir úız úardeşi varıdı. Anı yavlaú severidi. Çünkim Ebÿ Óamza Kaèbeye gönildi gördi kim hìç nesne götürmedi. (8) Bir pàre gümiş anuŋ òırúasınuŋ yaúasına dikdi. Andan anuŋ òaberi yoġıdı. Çünkim ayaġın beriyyeye (9) basdı nàgàh hàtifden bir ÀvÀz işitdi kim eydür: YÀ Óamza utanmaz mısın kim ol Taŋrı kim gögi direksüz (10) dutar senüŋ üstüŋde úàdir degül midür kim senüŋ úartuŋı uçurmaya, tecrìd ve tevekkül ehliven dirsin (11) òırúaŋda gümiş götürürsin didi. Ebÿ Óamza çünkim bunı işitdi. FermÀn eyledi kendüzin aradı ol gümişi (12) kendüden ıraú eyledi biraz ilerü vardı nàgàh bir aġzı açuú úuyı varımış ol úuyuya düşdi (13) ve aŋa hìç ziyàn degmedi. Ve çünkim bir gün ve iki gün gitdi nefs taúażà eyledi ve acından eyitdi kim: (14) ëj*n ¼«v¼«rJ²b² U«uI*Ô ôë yaèni kendü nefsüŋüz tehlükeye kendü elüŋüz ile bıraúmaŋ. Bilüŋde aúçeŋ (15) ve bir kesek etmegüŋ yoúdur, aç olursun girü dön didi. Ebÿ Óamza eyitdi: Ol kişi kim úuyu içinde (16) helàk eylemedi. Úuyudan daşra daòı saúlaya didi. Nefsine uymadı gitdi ve Óaúúa tevekkül eyledi gideriken nàgàh (17) yine úuyuya düşdi. Bir arslan geldi 82

96 ve ip getürdi ol úuyuya sarúıtdı. Elüŋi ipe yapış kim seni yuúaru (200-a) (1) çekeyin, didi. Pes ol yine yapışdı ve yuúaru çıkdı ve úurtıldı. Ve hàtifden bir ÀvÀz işitdi kim: Çün sen (2) bize tevekkül eyledüŋ là-cerim biz daòı seni bir kimseneyile úurtarduú kim ol cànlar helàk eyleyicidir didi. (3) Arslan yüz yire sürdi ve úuyruġın buladı gitdi. Ve naúildür kim: Bir gün Cüneyd İblìsi gördi kim erenler (4) boynına ayaúların basarıdı ve başlarına çıúarıdı. Cüneyd eyitdi: YÀ melèÿn utanmaz mısın kim erenlere (5) küstàòlıġı idersin ve boyunlarına ayaġuŋ basarsın didi. İblìs eyitdi: Bunlar erenler degüldür (6) zìra henüz dünyà sevgüsi bunlaruŋ göŋlinde vardur. Eger girçek eriseŋ var fulàn úaya dibinde (7) göresin didi. Cüneyd eydür: Durdum ol didügi úaya dibine vardum gördüm ki Óamza èibàdete (8) meşġÿl olmış. äabr itdüm namàzdan fàriġ olınca, çünkim namàzdan fàriġ oldı, eyitdi: YÀ Cüneyd (9) yalan söyler ol melèÿn, girçek erenleri İblìs göziyile göremez ve anuŋ yöresinden daòı geçemez didi. (10) Ve naúildür kim: Óamza her yıl ÓicÀza gideridi ve ióràm geyüridi ve ióràmın hergiz çıúarmazıdı şöyle (11) yörir idi, tà ol ióràm yiri anuŋ gevdesinde eskir idi. Vaútine yine yiŋileridi. Ebÿ Óamza sözleri: (12) Ve aŋa sordılar kim: Üns nedür? Eydür: Oldur kim anuŋ göŋli ùar ola òalú arasında (13) oturıcaú ve şàd ola òalvete girüp Óaúúile oturıcaú. Ve aŋa sordılar kim: Ġarìb kimdür? Eyitdi: (14) Oldur kim úavmi ve òaãımları arasında ola ve Óaúúı unıda. Eydür: Her kim Taŋrısın seve, dükeli òalú anı (15) seveler ve aŋa müştàk olalar. Andan sordılar kim tevekkül nedür? Eyitdi: Tevekkül oldur kim irte (16) duru gele gicesin aŋmaya ve gice olıcaú irtesin aŋmaya. Bir kişi andan ögüt istedi. Azıúlar (17) şol sefer içün kim illà yüktedür. Ve çünkim ol dünyàdan gitdi. NişÀbur içinde Ebÿ (200-b) (1) Óafã-ı ÓaddÀd úatında úodılar Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn rükn-i rÿzgàr Àn úuùb-ı ebràr Àn mezìd-i (2) dehr Àn vaóìd-i èaãr Àn èàşıú-ı maèşÿú şeyò vaúti Aómed-i Mesrÿú Raómetu llàhi èaleyh Ţÿs ehlinden (3) idi. Ve dükeli ulular ittifàúile ol Taŋrınuŋ velìlerinden idi ve anuŋ (4) Úuùbu l-medàrıla ãoóbeti varıdı. Ol òoõ úuùb idi. Ve andan sordılar kim: Úuùb kimdür? ÔÀhir eylemedi (5) ammà işàret úıldı kim Cüneyd úuùb-ı vaútdür zìra Cüneyd temkìn ehlinden úırú kişiye òiõmet (6) eyleyüp dururdı. Ve bunlardan fàyideler dutup durur idi. Ve Aómed-i Mesrÿú daòı Cüneyd beràberi (7) kişi idi. Ve èulÿm-ı ôàhir ü bàùın içinde tamàmıdı. Ve mücàhede ve taúvà içinde mànendi yoġıdı. (8) Ve ÓÀriå-i MuóÀsibì ve Serìr-i Saúaùì ãoóbetin bulmış idi. Ve naúildür kim Aómed-i Mesrÿú eydür: Bir gün benüm (9) úatuma bir pìr geldi. Ve gökçek geleciler söyleridi ve eydüridi ki: He ne dürlü nesne sizüŋ òàùıru- (10) ŋuza gele baŋa eydüŋ kim ben anı pìrine götürem diridi. Aómed eydür: Benüm òaùıruma yörendi kim bu (11) cühÿddur. Pes bu nesne kim benüm òàùıruma geldi vardum Cerìrìye didüm. Aŋa bu söz úatı geldi, eyitdi: (12) Bunuŋ gibi kişi nite cühÿd ola didi. Pes ben eyitdüm: İmdi gel ikimiz bile bu pìrden soralum didi. (13) Ben eyitdüm: YÀ pìr sen eyitdüŋ: Her ne ki sizüŋ òàùıruŋuza gele ben anı pìrine götürem didüŋ. İmdi benüm (14) göŋlüme bu geldi kim sen cühÿdsın gel imdi ìmàn getür didüm. Pes ol pìr çünkim bu sözi işitdi (15) barmaġın götürdi ve eyitdi: Eşhedü en là ilàhe illà llah ve eşhedü enne Muóammeden resÿlu llàh. Ve andan (16) ãoŋra eyitdi: Dükeli dìnler üzerine naôar eyledüm óaú dìn müsülmànlıú dìni imiş didi. Ve bu birúaç kelime Aómed-i Mesrÿú sözleridür, eydür: Her kim Taŋrıdan artuú nesneyile şàd ola anuŋ şàdlıġı (201-a) (1) úayġuya mübtelà olur. Ve andan sordılar kim: TaúvÀnuŋ óaddi nedür? Eyitdi: Göŋlin dünyà sevgüsine baġlamaya ve gözi (2) úuyruàıyıla daúı dönüp dünyàya baúmaya. Ve eydür: BÀùıl işlere baúmaú Óaú maèrifetini göŋülden giderür. (3) Ve her kim Tañrıya dost ola hìç kimsene aŋa düşmen olmaya. Ve eydür: Müémin göŋlinde òavf (4) gerek kim recàdan ġàlib ola. Ve eydür: Maèrifet aġacın fikret ãuyıla suvarmaú gerek ve ġaflet aġacın (5) bì-zàrlıú suyıla suvarmaú gerek ve tevbe aġacın peşìmànlıú ãuyıla suvarmaú gerek tà úurtılmaú yimişi yiye (6) ve uçmaġa gire. Ve her kim inàbet derecesine irmeġe maèrifet ùamaèın eyleye cehl döşeginde oturmış (7) ola. Ve eydür: Her kim iràdet ve 83

97 atàbet ùalebin eyleye tevbe maúàmına irmedin muóàl-i èaúl ola. Eydür: (8) Zühd oldur kim óàcetüŋi Taŋrıdan artuúdan istemeyesin. Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer (9) Àn şeyò-i millet Àn úuùb-ı devlet Àn zìn-i aãóàb Àn rükn-i erbàb Àn ãubó-ı maşrıú pìrì? èabdullah-ı (10) Aómed-i Maġribì raómetu llàhi èaleyh meşàyiòlerüŋ mürşidi idi. Ve úudemà ulularından idi. Ve evliyà üstàd- (11) larından idi. Ve bu ùàyife-i ekåerinüŋ èitimàdı aŋayıdı. Ve èacebe vilàyeti varıdı. Ve mürìd terbiyet eylemekde nişàn (12) idi. Ve dükeli göŋüller içinde maóbÿb ve ulular içinde maùlÿbı ve merġÿbı idi. Ve tecrìd ve tevekkül (13) içinde kimse anuŋ bigi yoġıdı. Ve İbrÀhìm ŞeybÀnì ve İbrÀhìm ĠavvÀãuŋ pìri idi. Ve anuŋ kelimeleri refìè- (14) dür ve keràmetleri ôàhirdür. Ve anuŋ èömri yüz yigirmi yıla irüp durur idi. Ve ne nesneye kim Àdemìlerüŋ (15) eli aŋa irişmiş olaydı anı yimezidi. Yidügi saman tozıyıdı. Ve mürìdleri úanda kim saman tozın (16) bulalar idi, getürürleridi, anı oyun idinür idi. Ve dàyim mürìdleri ile sefer ideridi. Ve hemìşe ióràm (17) ùonın geyür idi. Ve çünkim óaremden yine ùaşıra çıúarıdı yine ióràm geyür idi ve anuŋ ùonı hergiz kir (201-b) (1) olmazıdı. Ve saçı uzun olmazıdı. Aómed-i Maġribì eydür: Atamdan baŋa bir ùam miràå degdiyidi anı ãatdum. (2) Ben eyitdüm: Bunı ileteyin Kaèbe mücàvirlerine ulaşdurayın didüm. Çünkim beriyye içine girdüm. Bu aúçe (3) bilemde baġluyıdı. NÀgÀh bir óaràmì èarab yoluma geldi ve baŋa neŋ var? didi. Ben eyitdüm: Elli altunum vardur. (4) Eydür: Baŋa ver. Eline sunı virdüm. Aldı, saydı, gördi kim elli altundur. Pes altunı baŋa girü virdi ve devesin (5) çökerdi. Eydür: Gel bu deveye bin gidelüm. Ben eyitdüm: Beni nidersin? Eydür: Senüŋ ãıdúuŋa ve ùoġrulıġuŋa (6) baúdum, göŋlüm seni sevdi didi. Dilersem dilemezsem beni devesine bindürdi. Kaèbeye bile varduú. ŢÀèat (7) ve riyàzete meşġÿl oldı. Taŋrınuŋ evliyàlarından oldı. Ve naúildür kim: Aómed-i Maġribì eydür: Bir kez beriyye içinde (8) gideridüm. Bir tàze yigitçüge uġradum, gördüm kim azıúsuz ve binitsüz gider. Ben eyitdüm: İy cüvànmerd azıúsuz (9) ve binitsüz nireye gidersin? Eyitdi: Saġdın yaŋa ve soldın yaŋa baú andan başuŋ úaldur yuúaru baú, gör hìç (10) Taŋrıdan artuú nesne görür misin? Ben eyitdüm: Ne yire baúarsam Taŋrı anda óàżırdur. Eyitdi: Ol Taŋrı kim (11) ne yire baúarsaŋ anda óàżır ola ol benüm rızúum degürmeye mi didi. Ve naúildür kim: Aómedüŋ dört (12) oġlı varıdı. Dördine daúı pìşe ögretdi idi. Eyitdiler: YÀ şeyò bu pìşe bunlaruŋ ne làyıúıdur? (13) Kendü pìşeŋ niçün ögretmezsin? didiler. Eyitdi: Çün pìşe ögredürven kim kendü elleri emeklerin (14) yiyeler, benden ãoŋra varup ellere baúmayalar didi. Nitekim PeyġÀmber buyurur: d Ë«pML²d½ s q½ (15) pm²œ s q½ U ¼«Ë pmš¾2 yaèni eydür: Yigil elüŋ emeginden veyà elünüñ derinden yimegil (16) dünyeñden. Aómed-i Maġribi sözleridür, eydür: Her kim úullıú daèvìsin ide ve anuŋ bir muràdı úalmış (17) ola daèvìsi yalandur. Eydür: Úullıú şol kişiye dürüst ola kim kendü muràdları fànì ola. (202-a) (1) Óaú TaèÀlÀ dükeli òayrları andan kese. Ve andan sordılar kim: äabr nedür? Eyitdi: äabr oldur kim ol iki óàl içinde (2) ÀsÀn ola yaèni nièmet içinde daòı şöyle ola. Ve eyitdi: Her kim tekebbürlik eyler Óaú TaèÀlÀ anı alçaú eyleye (3) ve her kim alçaúlıú eyler Óaú TaèÀlÀ anı yüksek eyleye. Eydür: Her kim úanàèat eylerse èazìz ola. Ve her kim 19 (4) ùamaè iderse òor ola ve Raómetu llàhi èaleyh ve l-àòer Àn şìrìn-i taóúìú Àn şucàè-ı ãàdr-ı ãıddìú (5) Àn deryà-yı müverric Manãÿr-ı ÓallÀc Raómetu llàhi èaleyh ġàyet sÿz-ı 20 iştiyàú ve şÿrìde ve dertlü ve ãabrı (6) ve úaràrı yoú idi. Ve èàşıú ve ãàdıú idi. Ve vecd ü cehd içinde ve riyàżet ü keràmet (7) içinde kemàliyet derecesine irüp durur idi. Ve èàlì himmet ve refìè úader idi. ÓaúÀyıú ü daúàyıú (8) içinde ve maèànì ve maèàrif içinde mànendi yoú idi. Ve söz içinde anuŋ feãàóatı (9) ve belàġatı bigi kimsenüŋ yoú idi. Ve èaôìm fikr ü firàset ve naôar issiyidi. Ve çoú meşàyiò ve ulular (10) anuŋ işin begenmediler, münkir oldılar. 19 m:mükerrer 20 m: sÿz-ÿ 84

98 Ve eyitdiler kim: Anuŋ taãavvuf içinde óaôôı yoúdur. Müte aòòir (11) erden anuŋ işin muãaddaú dutarlar idi. èabdullah-ı Óafìf ve Şıblì ve Ebÿ l-úàsım ve Bÿ Saèìd (12) ve Ebÿ l-òayr ve Ebÿ èalì-yi Úarmidì ve Ebÿ Yÿsuf-ı HemdÀnì bunlar anuŋ işin úabÿl iderleridi. (13) Ve bir niçeler anuŋ işine müteveffiú idi. Ne eyüdür ve ne yatludur dirleridi. Ve üstàd Ebÿ l-úàsım-ı (14) Tusterì anuŋ óaúúında eydüp durur. Eger ol maúbÿl ise òalú reddiyle merdÿd olmaz ve eger (15) merdÿd ise òalú úabÿliyle maúbÿl olmaz. Ve bir niçeler anı càdÿlıġa nisbet eylediler ve bir niçeler (16) aŋa óìlet ü mekr eylediler. Ve bir niçeler aŋa muùlaú mulóiddür dirler idi. AmmÀ her kim kim tevóìd (17) irmiş idi, hergiz aŋa münkir olmadılar ve bunca muhannet kim anuŋ óaúúında didiler küllìsi ene l-óaú (202-b) (1) didügi içün idi. İmdi ben èaceblerüm ol kişiyi kim bir aġaçdan geldügin revà dutar ve aġacı (2) arada yoúdur dirler. Ve Óüseyn-i Manãÿr ÓallÀc vücÿd aġacından ene l-óaú gelecisini (3) revà dutmaz kim Óüseyn arada yoúdur diyü. Nitekim Óaú TaèÀlÀ èömer diliyle söz söyledi. Bu arada (4) ne mulóidüŋ sözi vardur ve ne úalanınuŋ sözi vardur. Ve bir niçeler eydürler: Óüseyn-i Manãÿr ayruúdur (5) ve Óüseyn-i Manãÿr-ı ÓallÀc ayruúdur. Bunlaruŋ birisi mulóid idi ve birisi càdÿ idi. AmmÀ bu (6) Óüseyn-i Manãÿr ÓallÀc kim aŋa töhmet eyleyüp dururlar. Ol Farsì yazısındandur. èabdu llàh-ı (7) Òafìf eydüp durur kim: Óüseyn-i Manãÿr èàlim-i rabbànì idi. Ve Şıblì eyitmişdür kim: Ben ve Manãÿr-ı (8) ÓallÀc ikimüz birüz ammà beni dìvànelıġa mensÿb eylediler ben úurtıldum. Ve Óüseyni kendü (9) èaúlıyıla helàk eylediler. Eger Óüseyn yoldan daşarmıssa bu iki ulunuŋ óaúúında bu ùanuú- (10) luġı virmeyeler idi. ZìrÀ ol iki ùanuú anuŋ óaúúında tamàmdur kim ol dàyim èibàdet (11) ve ùàèat içinde idi ve maèrifet ve tevóìd ehli idi. Ve şerè ü sünnet ü cemàèat meõhebinde (12) idi ammà bir niçe meşàyiò anuŋ eyledügin dìn ve meõheb cihetinden ötürü degül idi didiler. (13) Belkim anuŋ ser-mestligi varıdı. Edebsüzligi nisbet eylediler idi. Ve ol evvel sefer kim eyledi (14) on sekiz yaşında idi. Tustere geldi, èabdu llàh-ı Tusterì úatında idi. Ve Tusterden Baãraya geldi. (15) Ve èoåmàn-ı Mekkì ile sekiz yıl ãoóbet eyledi ve Yaèúÿb-ı İútaè aŋa úızın virdi ve andan (16) incindi, durdı BaġdÀda geldi. Cüneyd aŋa sükÿt ve òalvet buyurdı. Bunca zamàn (17) òalvet içinde ãabr eyledi, òàmÿş oldı. Andan ÓicÀza úaãd eyledi, bir yıl (203-a) (1) mücàvir oldı. Ve andan yine BaġdÀda geldi. äÿfìlerle Cüneyd úatında olur idi. Bir gün Cüneyde (2) úatı imtióànile meséeleler ãordı, incitdi. CevÀb virmedi ve eyitdi: Tìz ola kim seni aġaca aãalar ve etüŋi (3) şeróà şeróà ideler. Ve Óüseyn eyitdi: Ol vaúit kim aġaca asalar sen ãÿretüŋ degşüresen (4) ayruú geyesi geyesin didi. Hem kitàb naúlinde şöyledür: Ol vaútin BaġdÀduŋ èulemàları (5) anı öldürmeye fetvà yazarlarıdı. Cüneyde daòı yaz didiler. äÿfìler ùonından çıúdı, medreseye (6) vardı.èulemà geyesisin geydi ve eyitdi: Biz anuŋ ôàhirine óükm iderüz kim depelemelüdür. Ve bàùınını (7) Taŋrı bilür didi. Pes çünkim Óüseyn, Cüneydden cevàb işitmedi, destÿr dilemedin andan gitdi. (8) Tustere geldi ve bir yıl anda oldı ve èaôìm úabÿliyyet buldı. Ve hìç kimsene sözin úabÿl eylemezidi (9) ve beŋzemezidi. Pes aŋa óased eylediler. Ve èömer ve èoåmàn andan ötürü ÒÿzistÀna biti yazdı ve anuŋ (10) aóvàlini òalúa úabìó gösterdi. Bu kez Óüseyn úaúıdı, ãÿfìler ùonın çıúardı òalú ùonın geydi (11) ve illà anuŋ úatında ùon tefàvüt degüldi. Bir zamàn dünyà ehli ãoóbetine meşġÿl oldı. (12) Ve biş yıl belüsüz oldı. Bu biş yıl içinde bir niçe vaút ÒorÀsÀnda ve bir niçe vaút (13) MÀverÀéü n-nehrde olurdı. Ve andan AhvÀza geldi. Ve AhvÀz úavmine maèrifet söyledi (14) ve òàã ve èàm úatında maúbÿl oldı. Ve òalúuŋ sırrından òaber virürdi. TÀ kim aŋa ÓallÀcü l-esràr (15) didiler. Ve andan ãoŋra muraúúaè geydi ve Úaèbe úaãdın eyledi. Ve ol seferde çoú muraúúaè- (16) pÿşlar bile gitdiler. Çünkim Úaèbeye geldi Yaèúÿb-ı Nehrcÿrì anı seóere mensÿb eyledi. Andan (17) gitdi. Baãraya geldi ve Baãradan AhvÀza vardı ve eyitdi: KÀfiristÀna varayın òalúı Taŋrıya oúıyayın (203-b) (1) didi. Pes HindÿstÀna vardı ve andan yine MÀverÀéü nnehre geldi. Ve andan Maçine vardı. (2) Ve òalúı daèvet eyleridi. Ve bunlara dürlü dürlü 85

99 ãanèatlar gösrerür idi. Ve taãnìfler ideridi. (3) Çünkim yine geldi dört yaŋadın aŋa nàmeler yazdılar. Maçin nàmesinde anuŋ adını Ebÿ l-muèìn (4) yazmışlar idi ve ÒÿzistÀn nàmesinde ÓallÀcü l-esràr yazmışlarıdı ve BaġdÀd nàmesinde (5) Muôùelim yazmışlarıdı. Baãra içinde aŋa Muòayyir dirleridi. Pes andan yine Mekkeye geldi. İki yıl (6) anda mücàvir oldı. Çünkim girü geldi. AóvÀli müteġayyir oldı. Ve bir dürlü renge daòı geldi. (7) Ve òalúı maènì ile daèvet eyledi ve kimse anuŋ óàlin bilmezidi. KitÀb naúlinde şöyledür kim: Óüseyn (8) elli pàre, şehrinden úovdılar. Ve naúildür kim: Bir kez panbuú anbàrından geçeridi. Bir kez naôar eyledi. Ol (9) panbuú dàneleri biribirinden ayrıldı. Çünkim òalú anı gördiler müteóayyir úaldılar. ÓallÀc anuŋçün (10) didiler. Ve naúildür kim: Óüseyn dünin ve günin dört yüz rekèat namàz kılur idi. Bunca renc (11) niçün çekersin? didiler. Eydür: RÀóat isteyene ràóat óaràmdur dir idi. Ve naúildür kim: Óüseyn (12) eyitdi: Elli yaşuma degin hìç kimsenüŋ meõhebin dutmadum ve bu elli yıl yaşum içindeki (13) úılduġum namàzlar içün her birisine bir kez ġusl eyledüm didi. Ve naúildür kim: Bir kez bir kişi anuŋ úatına (14) geldi, gördi bir èaúreb anuŋ yöresinde gezeridi. Elin sundı kim gidere. Eyitdi: Elüŋ dert kim (15) ol şimdi iki yıldur bizümile iş olup durur didi. Ve naúildür kim: Óüseyn bir kez dört yüz ãÿfìler (16) birle beriyyeye girdi, yolda úarınları acıúdı. äÿfìler eyitdi: YÀ şeyò dilerüz kim bize bir bişmiş baş (17) ve issi girde yidüresin didiler. Eyitdi: Oturuŋ. Oturdılar, başın òırúasına soúdı bir bişmiş baş (204-a) (1) issi girdeye sarılmış çıúardı. Bunlaruŋ öŋinde úodı yidiler. Bu kez ruùab dilediler. Eyitdi: Gelüŋ bizi ırġaŋ. (2) Pes anı ırġadılar ruùab dökildi şöyle kim ùoyınca yidiler ve Óüseyn úanúı aġaca arúasın (3) úosa ol aġaç òurma virürdi. İnnì innà llàh, bir kez bir bölük dervìşlerle beriyye içinde gideridi. (4) İncìr gerek didiler hevàya elin ãundı bir ùabaú yaş incìr bularuŋ öŋine úodı. Yarındası issi óelvà (5) dilediler. Bir ùabaú şekerì óelvà bularuŋ öŋine úodı. Eyitdiler: Bunuŋ gibi óelvà BaġdÀd içinde (6) BÀbü l-elùàfda bişürürler. Eyitdi: Benüm úatumda BaġdÀd ile beriyye birdür. didi. ëd¼u rjì s (7) Bir gün beriyye içinde gideridi. İbrÀhìm ĠavvÀã aŋa eyitdi kim: YÀ Óüseyn ne işdesin? Eyitdi: (8) Tevekkül maúàmın dürüst eylerven. İbrÀhìm eyitdi: èömrüŋi úarnuŋ èimàreti eylemek içinde (9) geçürdüŋ. Tevóìd içinde ne vaútin fànì olısarsın didi. Yaènì tevekkül yimek içindedür, (10) fenà tevóìd içindedür. Ve naúildür kim bir gün andan sordılar kim: èárifüŋ vaúti olur mı? (11) Eyitdi: Yoú. Anuŋçün kim vaút-i ãàóib vaúit ãıfatıdur. Her kim kendü ãıfatıyla ÀrÀm eyleye (12) ol èàrif degüldür. Ve sordılar kim Taŋrıya yol nedür? Eyitdi: İki úademdür. Bir úadem dünyàdan (13) götür ve bir úadem daòı Àòiretden götür tà Taŋrıya iresin didi. Ve faúrdan sordılar. Eyitdi: Faúr oldur (14) kim müstaġnì olasın Taŋrıdan artuúdan ve nàôır olasın Taŋrıya. Ve eyitdi: Úul çün maèrifet (15) maúamına irişse pes ġaybet aŋa vaóy eyleye. TÀ anuŋ göŋlince Óaúdan artuú hìç endìşe (16) yörenmeye. Ve eydür: Òulúu l-èaôìm didükleri oldur kim òalúuŋ cefàsı anuŋ göŋline girmeye (17) tà kim òàliúa làyıú ola. Ve eydür: İòlÀã bir süzekdür kim èameli anuŋile süzeler, şirk ve riyà bulanuúlıġından. (204-b) (1) Eydür: Söylegen dil òàmÿş göŋülleri helàk eyleyicidür. Eydür: DünyÀyı terk eylemek nefis zühdi- (2) dür. Ve Àòireti terk eylemek göŋül zühdidür ve kendüzin terk eylemek càn zühdidür. Óüseyn (3) içün münkirler ve düşmenler ôàhir oldı ve anuŋ óaúúına dil uzatdılar ve anı küfre nisbet (4) eylediler. Ve cànına kaãıd eylediler. Ve eyitdiler kim: Bu ene l-óaúdur, bu söz küfürdür. Bunı depelemek (5) gerek didiler. Anuŋ óàlini òalìfeye bildürdiler, òalìfa anı úıġırdı. Ve eyitdi: Ene l-óaú dimegil hÿve l-óaú (6) digil didi. Óüseyn eyitdi: Her ne kim siz dirsiz oldur didi. Pes èísà òalìfenüŋ vezìri idi anı zindàna (7) iletdi ve bir yıl tamàm zindànda úaldı. AmmÀ aŋa òalú gelürler ve andan meséele sorarlarıdı. Bu kez ve- (8) zìr buyurdı. Aŋa hìç kimse gelmez oldı ve biş ay anuŋ úatına kimse gelmedi. Meger bir kez İbn-i (9) èaùà ve bir kez èabdu llàh-ı Òafìf geldi. Ve bir gün İbn-i èaùà aŋa Àdem viribidi ve eyitdi: (10) YÀ Óüseyn bu söz kim didüŋ èöõr dile tà zindàndan úurtılasın didi. Eyitdi: 86

100 Ben ne didüm kim anuŋ (11) èöõrin dileyeyin didi. Ben òàliúı úoyup òalúa yalvarmazven didi. İbn-i èaùà Manãÿr-ı ÓallÀcuŋ (12) bu sözin işitdi, zàrı úılup aġladı ve eyitdi: Biz Óüseynüŋ on uludan bir ulusı degülüz (13) didi. Ve naúildür kim: Ol gice kim Óüseyni zindàna götürdiler, geldiler zindàn içinde bulumadılar (14) ne úadar kim zindànı aradılar bulınmadı. Bu kez ikinci gice geldiler aradılar zindànı daòı (15) bulumadılar. Ve üçünci gice geldiler Óüseyni zindàn içinde buldılar, eyitdiler: Evvel gice úanda (16) idüŋ kim zindànda seni isdediler bulumadılar, úanda idüŋ? Eyitdi: Evvel gice Óażrete (17) vardum idi. İkinci gice úanda idüŋ kim zindànı daòı bulumadılar? didi. Ve naúildür kim: Óüseyn (205-a) (1) girdügi zindàn içinde üç yüz kişi varıdı. Ve çünkim zindàna girdi ve eyitdi: İy zindàn ehli (2) eger dilerseŋüz sizi ÀzÀd eyleyeyeyin çıúuŋ, gidüŋ. Bunlar eyitdi: Eger senüŋ elüŋden gelür- (3) misse kendüzüŋi ÀzÀd eyleye idüŋ ve bulardan úurtıladuŋ didiler. Pes barmaġıla bir kez (4) işàret eyledi. Ol bendlülerüŋ bendi hep şeşildi, dökildi. Bunlar eyitdiler: İmdi (5) zindàn úapusı baġludur niçe çıúalum? Pes yine işàret eyledi aġaçlar belürdi. Varuŋ kendüzü- (6) ŋüzi şol aġaçlar içine gizleŋ didi. Eyitdiler: Sen gelmez misin? Eyitdi: Benüm Taŋrıyıla sırrum vardur (7) işlemeyince olmaz. Pes bunlar hep gitdiler, yarındası geldiler gördiler kim zindàn kapusı (8) baġludur. Eyitdiler: ZindÀn úavmi úanı? Eyitdi kim: ÁzÀd eyledüm gitdiler. Eyitdiler: YÀ sen niçün (9) gitmedüŋ? Eyitdi: Óaúúuŋ benümile dilegi vardur, yirine gelse gerekdür didi. Pes bu òaberi òalìfeye (10) didiler. Òalìfe eyitdi: Anuŋ içinde fitneler úoparanı öldürüŋ veyà òod aġacıla uruŋ (11) tà bu sözden döne didi. Pes anı zindàn içinden çıúardılar üç yüz aġaç urdılar. Ol (12) aġaç uran faãìó dilile işidür idi her bir aġaç urduġında kim: ubm s«u² n Ôô (13) UH# qš* ¼«bM Ben ol aġaç uran erüŋ úuvvetinde gülerven kim şunuŋ bigi ün (14) işidür idi. Elin dartmaz idi. Pes anı iletdiler kim asalar niçe yüz biŋ Àdem anuŋ yöresine (15) üşdiler idi. Ve ol iki gözlerini berk yumdı ve eydüridi kim: Óaú óaú óaú ene l-óaú. (16) Hergiz sözinden dönmedi. Bir dervìş ol óàlde geldi, ãordı kim: èişú nedür? Eyitdi: äabr it (17) ne kim üç güne degin göresin didi. Yaènì evvel öldürdüklerin göresin, ikinci gün oda yaúduúların (205-b) (1) göresin, üçünci gün külin yile savurduúların göresin. Didügi olur didi. ÒÀdim geldi ol (2) óàlde ögüt diledi. Eydür: Nefsüŋi bir nesneye eyle yoúsa ol seni bir nesneye meşġÿl eyler kim sen (3) anı gördügüŋ yoúdur. Ve anı alup giderleridi. Ve eli ayaġı on üç yirde úatı baġluyıdı. Ve ol (4) güler idi. Sordılar kim: Bu óàlde ne gülmek vaútidür? Eyitdi: Anuŋçün gülerven ki úurbàn yirine giderven (5) didi. Ve naèra urup bu şièri oúıdı???? (6)??????????? (7)??????? Pes çünkim dàr aġacına (8) irişdürdiler aġaç altında nerdübàn olur kim asılan kişi nerdübàna çıúar daòı ãoŋra nerdübàn (9) ayaġı altından giderürler, asılu úalur. Çünkim ol nerdübànı gördi, nerdübànı evvel öpdi (10) andan ayaġın basdı. Eyitdiler: Niçün öpersin? Eyitdi: Erenler mièràcı aãılmaúdur didi. Pes çünkim (11) başından dülbendin ve ùaylasanın giderdi ve iki elin götürdi ve yüzin úıbleye dutdı, döndürdi. Ve münàcàta (12) meşġÿl oldı. Pes Şıblì anuŋ úarşusına çaġırdı ve eyitdi: sšl¼ UF¼«s pnô r¼ë«ve (13) eyitdi: YÀ ÓallÀc taãavvuf nedür? Eydür: Kemter maúàmı budur kim görürsiz. Eyitdi: èálì maúàmı nedür? (14) Eydür: Saŋa anda varmaġa yol yoúdur didi. Pes her bir kişi ùaşıla atdılar. Şiblì daòı şerèe (15) muvàfaúat eylemek içün gülile atdı. ÓallÀc Àh eyledi. Eyitdiler: Bu úamu òalú ùaşıla urur- (16) lar Àh itmezsiz Şiblì bir gülile urduġiçün Àh idersin maènì nedür? Eyitdi: Ţaş atanlar (17) bilmedin atarlar maèõÿrdurlar ammà Şiblì bilüp atar anuŋçün Àh eyledüm. Pes elin kesdiler ÓallÀc (206-a) (1) güldi. Neye gülersin? Eyitdi: Bu geŋezdür ãıfat il kesilmesün kim anuŋıla himmet üsküfe èarşa (2) ilin sundum, aldum başuma geydüm didi. Bu kez ayaġın kesdiler tebessüm eyledi. Bu ayaġıla (3) seferin eyledüm idi. Himmetüm ayaġı durur uş anuŋıla Àòiret seferin iderven elüŋüzden gelürse (4) ikisin kesüŋ didi. Pes iki kesük ellerin úana bulaşdurdı, dirseklerine degin ve úanı aldı (5) yüzine sürtdi. Eyitdiler: Bunı böyle niçün idersin? Çünkim úan benden gitdi. Bilürven 87

101 yüzüm (6) aġara, ãanasız kim benüm yüzüm aġarduġı úorúudandur úanı yüzüme dürtdüm tà size úızıl gözükem. (7)Yüzine dürtilen kendü úanı olur didi. Eyitdiler: Dirseklerüŋ niçün úana bulaşdurduŋ? (8) Eyitdi: èışú Àbdestin aldum kim èışú namàzınuŋ iki rekèat namàzı dürüst degüldür tà kim úanıla (9) almayınca. Nitekim èışú fıúhı içinde buyurur. Pes bu kez dilin kesmek istediler. Eyitdi: (10) Òaber eyleŋ kim birúaç münàcàt ideyin didi. Eyitdi: İlÀhì pàdişàh-ı perverdi- (11) gàr bu úavm bu zaómeti kim ider senüŋ şerèüŋ ve buyruġın yirine gelsün diyü iderler (12) idi. İlÀhì bunlaruŋ suçları yoúdur, bunları sen yarlıġaġıl ve ümìdlerine irürgil (13) ve eger benüm elümi ve ayaġumı kesdiler ise senüŋ rıżàŋiçün ve senüŋ yoluŋda keserler didi. (14) Ve bunları bì-naãìb ve maórÿm úılmaġıl dir idi. Pes bu kez iki gözin çıúardılar. Bir niçelerde (15) úopdı, aġlaşdı. Ve iki úula[ú]lar daòı kesdiler. Pes bu kez ùaş yaġdurdılar ãoŋra (16) anda bu Àyeti oúıdı kim ÊuIHA «um «s²c¼«ë UN ÊuM u² ô s²c¼«un qf ² (17) bšf ö$ vh¼ ë U¼«v ÊË UL² s²c¼«ê«ô«o1¼«unì«êul*f²ë UNM (XLII-18) (206-b) (1) aóşam namàz úażà kÿyında ve rıżà meydànı yazısında Hüseyn Manãÿr càn virdi, (2) ve anı pàre pàre eylediler. Her bir endàmından ÀvÀz işidürler idi kim: Óaú óaú óaú ene l-óaú (3) pes meydàn içinde ol pàreleri úodılar gitdiler yarındası geldiler gördiler kim meydàn (4) içi ene l-óaú ùolmış diriken bir yirden ene l-óaú üni gelüridi. Bu kez ün yirden ÀvÀz (5) gelür ene l-óaú ÀvÀzı zìra her bir pàreden bir ün çıúardı. Eyitdiler: Bunuŋ fitnesi daúı (6) şimdi artuú oldı didiler. PÀreleri dirşürdiler oda yaúdılar ve külin göge savurdılar külinden (7) daòı ene l-óaú ÀvÀzı geldi ve külinüŋ birazın Dicle ırmaġına saçdılar. Dicle üstinde daòı (8) ene l-óaú ÀvÀzı ùoldı èàciz úaldılar. Óüseyn Manãÿr dirliginde òàdimine sımarlamış idi. (9) Benüm külümi Dicleye saçarlar ise Dicle ùaşa ve BaġdÀdı òaràb ide didi. Ve úaçan kim ùaşmaġa dem (10) òırúamı suya úarşu dutġıl didi. Ve çünkim anuŋ külin Dicleye saçdılar. Dicle cÿşa geldi. (11) ùaşmaġa başladı ve ene l-óaú ÀvÀzı su üsti ùoldı. Bu kez òàdim òırúayı úarşu dutdı tà (12) sàkin oldı ve ol gün daòı òàmÿş oldı didiler ve bir bir yire geldiler defn eyledi[ler] (13) İbn-i èabbàs rażiya llàhu èanhu eydür: Yarın úıyàmet güninde èaraãàta Óallac Manãurı renc (14) baġlayup götüreler eger şeserlerse cümle úıyàmet úavmini biribirine ura dir ve naúildür kim Mek[kì]- (15) lerden bir ulu eydür: ol gice kim Manãÿrı asdılar ben ol meydàn içinde namàz úılur[dum] (16) çünkim namàzdan fàriġ oldum hàtifden ÀvÀz işitdüm kim eydüridi: ÓallÀc bizüm sırrumızdan (17) bir sır gösterdi ve sırrumuz fàş oldı. Pes her kim sultànlaruŋ sırrı fàş eyleye anuŋ cezàsı (207- a) (1)???????? Şiblì eydür: Bir gice (2) ÓallÀc Manãÿr türbesine vardum, namàz úıldum ve namàzdan ãoŋra Óaúúile münàcàt eyledüm ve eyitdüm: (3) İlÀhì bu bir miskìn muvaóóid úul idi èaceb bu belàyı buŋa niçün eyledüŋ? DeróÀl hàtifden (4) ÀvÀz işitdi kim eydür: YÀ Şiblì anuŋçün eylediler kim bizüm sırrımuzı bizden ayruġa söyledi. (5) İmdi her kim sırrı beklemeye cezàsı budur didi. Ve naúildür kim Şiblì eydür: Bir gice ÓallÀcı düşümde (6) gördüm ve eyitdüm: Óaú TaèÀlÀ bu òalúile neyledi kim anlar saŋa bir niçe aõàb eylediler? Eyitdi: (7) [...] bölügine daòı raómet eyledi. Ol kim ve benüm óàlümi bilürdi. Baŋa şefúat iderdi. Anlaruŋ (8) benden ötürü anlara raómet eyledi. Ve anlar kim benüm óàlümi bilmezleridi. Óaú emri yirine gelsün (9) diyü buŋa aõàb iderleridi. Anlara daòı raómet eyledi ikisi daòı maèõÿrdur didi. Ve naúildür kim: (10) Çünkim Manãÿrı asdılar. İblìs èaleyhü l-laène úarşusına geldi ve eyitdi: Bir ene lóaú sen didüŋ ve bir ene l-(11) -óaú ben didüm. Saŋa raómet eylediler ve baŋa laènet eylediler, sebeb nedür? didi. ÓallÀc eydür: (12) Sebeb oldur kim sen benlik eyledüŋ ve ben benligi kendüzümden ıraú eyledüm didi. (13) v* oš u ¼«s0 Ë v¼ufô ë*¼«ê uf XLÔ...??????? 88

102 89

103 -A- abdàl <A. abdal, derviş a.+a 146a/10 a.+lar 128b/12 a.+larla 122b/06 èabduèllàh özel isim A. 106b/07, 106b/09, 106b/10, 106b/11, 106b/14, 106b/14, 170b/12, 171a/08, 12; 187b/11, 188a/08, 15, 17, 188b/16, 189a/02, 9, 13, 15, 16; 189b/11, 189b/11, 189b/12, 189b/14, 190b/01, 190b/06; 197a/03 èa.+a 106b/06, 171a/12, 189a/14 èa.+dan 186a/04 èa.+ven 170b/11 èabda llàh (yà A.) 106b/11,188a/10 A.-ı Aómed-i Maàribì 201a/09 A. bin El-CellÀ 170b/05 èa.-ı CellÀ 121a/03 A. Faøl 181a/12 èa.-ı Óasan-ı Óanú 143b/06 èa. bin Muóammedi'r.RÀzì 167b/11 èa.-ı Muóammed-i Òafìf 187b/02 èa.-ı Òafìf+ 187b/12, 188a/01, 4; 188b/10, 190a/06, 190b/07, 202a/11, 202b/06, 204b/09 èa.-ı MübÀrek 139a/13, 140b/05 A. bin MübÀrek 140b/03 èa.-ı MünÀzil 196b/17 èa.+tàhir 106b/06 èa.-ı Tusterì 191a/06, 202b/14 èabdü'l-vàóid özel isim èa. 134a/03 èa.+i 134a/06 èa.-i ŞÀùır 134a/01 Àbid <A. ibadet eden èa.-i yigàne 109b/05 èa.+i 107a/06 èa.+ler 113b/08 èàciz <A. aciz, güçsüz, kudretsiz èà. 138b/05 aç- açmak a.-a 144a/05 a.-arıdı 135b/09 a.-arven 137b/08 a.-avuz 140b/15 a.-dı 133a/02, 134a/07, 145a/01, 145b/14, 145b/15 a.-àıl 145b/09 açlıú açlık a.105a/04, 105a/04, 105b/02 ad ad, isim a. 130b/09 a.+ın 120a/02, 135a/15, 140b/13 1

104 a.+ından 121b/05 a.-dı 105a/07 a.+uŋa 146a/06 a.-duŋ 104a/14 a.+umı 133a/12 a.-dum 104a/11 a.+umuza 140b/14 a.-yu 120a/14, 120b/04, Ádem Adem aleyhi s-selam 120b/04, 136a/14168a/06 Á. 159b/02, 159b/07, aàlaş- ağlaşmak 174a/11, 174a/12, 193a/07, a.urlar 128b/05 193a/10, 193a/10, 193a/12, a.urlarıdı 141b/07, 146b/06 193a/15, 193b/02, 193b/02, aòbàr <A. ç. haberler 193b/05, 193b/09, 193b/12, a.182b/15 193b/16 Àòer <A. başka, diğer Á.+den 193b/01 À. 104a/01, 105b/10, Á.+e 159b/02, 159b/03 106a/13, 107/05, 109b/05, Àdem <A. insan, kişi 116b/12, 121b/15, 202a/04 À. 125b/14, 128b/05 Àòir <A. ahir, son, sonunda À.+de 143b/10 À. 144a/09 À.+e 125a/02 À.+inde 128a/10 À.+ler 137a/13 À.+ine 120a/17, 128a/07 À.+üŋ 128b/06, 143b/12, Àóiret <A. ahiret, öbür dünya 143b/17 À. 104b/11 Àdemì <A. insan À.+den 204a/13 À.+lerüŋ 201a/14 À.+i 105b/01, 204b/02 Àfet <A. afet, felaket, bela aókàm <A.ç. hükümler À.+i 140a/13 a. 103b/12 À.+ine 146a/15 Aómed özel isim ÀfitÀb <F. güneş A.107a/08, 107a/10, À.-ı nihànì 132a/07 107a/11, 108a/07, 108a/13, aàaç ağaç 108a/14, 108a/15, 108b/01, a. 121a/06, 121a/11, 108b/02, 108b/04, 108b/05, 125b/06, 125b/12, 125b/12 108b/10, 109a/14, 109a/15, a.+dur 129a/02 109a/17, 120b/09, 123a/07, aà(ı)ô ağız 123a/08, 123a/08, 123a/09, a.+ın (aàzın) 108a/03 123a/11, 123a/12, 123a/12, aàla- ağlamak 123a/14, 123b/17, 123b/17, 2

105 124a/02, 124a/05, 124a/12, 124a/13, 124a/15, 124b/01, 124b/05, 124b/06, 124b/07, 124b/08, 124b/09, 124b/11, 124b/12, 125a/04, 125a/05, 142b/04, 200b/10 A.+üŋ 108a/07, 108b/02, 108b/08, 120b/16, 123a/07, 123b/15, 124b/08, 125a/07, 139b/09, 201b/11 A.+e 123b/17, 124a/01, 124a/02, 124a/03, 124b/04 A.+i 120b/10, 123a/10, 124a/17, 135a/11 A.+den 123b/16 A.-i BÀzirgÀn+ 107b/12, 15 A.-i Óanbel 111a/12, 16 A.-i Óarb+ 106b/07, 106b/10, 106b/10, 106b/11107a/06, 7, 12; 108a/04 A.-i ÒarrÀzì+ 163b/09 A.-i ÒÀãekì 120b/06 A.-i ÓavÀri 105b/06, 105b/16 A.-i Òazraviyye+ 123b/09, 14; 124b/13, 181a/03 A.-i Òÿrì 122b/16 A.-i ÚaããÀr 139a/10, 139b/17 A.-i Maàribì 201b/01, 201b/0,201b/16 aóvàl AhvÀz aúçe èàúil aúràn èaúreb aúvàl al- A.-i Mesrÿú 200b/02,200b/06, 200b/08, 200b/17 A.-i ŞÀm 123a/03 <A. ç. haller, durumlar a.+i 203b/06 a.+ini 203a/10 özel isim A. 203a/13 A.+a 203a/13, 203a/17 akçe, para a. 125a/05, 130a/03, 130a/03, 135b/08, 140b/16, 141a/01, 141a/07, 141a/09 a.+m 131a/11 a.+nüŋ 141a/05 a.+sin 122b/06 a.+yi 131a/11, 140b/16, 141a/02, 144b/11 <A. akıllı èà. 138b/08, 143b/15 èà.+lerüŋ 128a/13 <A. ç. benzer olanlar a.105b/11 <A. akrep èa. 203b/14 < A. ç. sözler a.197b/02 almak a.-dı 104a/09, 104a/12, 118b/05 a.-dılar 104a/14 a.-àıl 107a/09 a.-urıdı 106b/03 3

106 èalàmet <A. işaret, iz, nişan a.+ı 131b/05, 137b/13 èa.+i 131b/04, 131b/08, Àm <Ar. sene, yıl 142b/07, 142b/09, 142b/10, èa.203a/14 142b/10, 142b/10 èamel <A. iş, hareket, çalışma alda- aldatmak èa. 106a/06, 112a/17 a.-yup 109b/04 èa.+i 113a/11, 204a/17 aldan- aldanmak èa.+inden 112a/14 a.-maya 139b/08 èàmil <Ar. amel eden, işleyen a.-ur 145b/05 èa. 123b/11 èàlem <A. alem, kainat, dünya ammà <A. ama, yalnız, sadece èà. 120a/12, 129b/08, a. 133a/10, 144b/02, 139b/09, 144a/07, 146a/09 146a/10 èà.+e 121a/16 ana ana, anne èà.+i 121b/15 a.+sı 127a/06, 134a/01 èà.+inden 144a/05 a.+sına 120b/07, 127a/06 èalì özel isim èanà <A. zahmet, güçlük èa. 121a/10, 154a/05, èa. 125a/08 197b/07, 197b/10 anbàr <F. anbar èa.+dür 146a/17 a.+ından 203b/08 èa.+ye 146b/01 ancaú ancak èa. bin èísà 174b/04 a. 126a/05, 131a/11 èa. bin Sehl 151b/02 aŋ- anmak, hatırlamak èàlì <A. yüce, ulu a.-asun 121a/16 èa. 202a/07, 205b/13 a.-duú 136b/01 AllÀh < Allah, Rabb èaraãàt <Ar. mahşer yeri, haşir ve A. 107a/06, 113b/03, neşir meydanı 113b/03, 113b/03, 130b/17, èa.+a 206b/13 145a/15, 145a/15, 147a/07, ÀrÀste <F. bezenmiş, 150a/06, 158a/14 süslenmiş A. A. taèàlà 157b/03 À. 142a/17 altun altın arıt- < temizlemek, temizletmek a. 124a/17, 124b/01, a.-àıl 112a/04 137b/14, 138a/05 Àrì <F. evet a.+a 145b/06 À. 118a/17 4

107 èàrif <A. bilen, bilgili, irfan èaãìde <A. bulamaç, bir tür Arap sahibi yemeği èà. 121a/15, 121b/01, èa. 191b/04 123b/01, 129a/01, 141b/13, aããı yarar, çıkar, kazanç 141b/17 a. 110a/15 èà.+dür 141b/15, 141b/16 aş aş, yemek èà.+ler 124b/17, 128b/13, a.+a 132a/04 142a/04 a.+ı 132a/04, 137b/06, arúa arka, sırt; destek, dayanak 137b/07 a.+sın 204a/02 aşaàa aşağı arslan arslan a. 121a/06, 121a/07, a. 128a/03174b/17, 175a/01, 134a/04, 136b/14, 145a/04, 194b/13,199b/17 145b/15, 145b/16 a.+lar 116a/04, 165b/13, a.+dın 141a/13 165b/15, 165b/16, 165b/17, ÀşikÀre <F. aşikar, açık, belli 166a/03 À. 131b/02, 131b/03, artuú < 1.başka 2. fazla 140a/03 a. 106a/16, 172b/04 ata baba, ata, ced a.+dan 110a/01 a.+sından 103b/17, 168a/06 Àrzÿ <F. arzu, istek a.+sıyıla 108b/06 À.+larıla 104a/17 èaùà <A. ihsan, bağış, lutuf À.+ların 114b/16 èa.+ları 115a/10 À.+sı 105a/13 èa.+sı 115a/11 Aãam özel isim èavàm <A. herkes, kaba ve cahil A. 110a/05 halk, ayak takımı A.+dur 109b/09 èa.+laruŋdur 115b/10 ÀsÀn <F. kolay ÀvÀz <F. ses, seda À. 202a/02 À. 206b/02, 207a/04 èases <Ar. gece devriye gezen À.+ı 206b/08, 206b/11 èa.+leri 121a/05 èavrat <A. 1.kadın aãfiyà <A.ç. halisler, gerçek èa. 110a/02, 111b/10, dostlar 117a/13 a. 182b/13 èa.+ı 111b/05 5

108 ayaú èayàl èayàr èayb aydın Àyet Àyine ayruú èayyàr ÀzÀd Àõìne èazràyil 2. açığı haram olan vücut uzvu èa.+in 126a/13 ayak a.+suz 107a/01 <A. bakıma muhtaç çocuk ve eş èa.+lerine 127b/12 < A. saadete doğru giden èa.+larından 130b/07 <A. ayıp, günah, suç èa.+laruŋuz 105b/05 parlak, aydınlık a. 163b/13 a.+ıŋda 139b/02 <A. Kur an ın herhangi bir cümlesi À.+i 106a/03, 106a/04 <F. ayna À.-i keràmet 170b/05 başka, diğer, gayrı a. 103b/03, 104a/08, 104b/04, 108a/16, 203a/04 a.+lara 106a/07 < A. hilekar, dolandırıcı èa.+ları 139b/04 <F. kurtulmuş, serbest olan, hür À. 205a/03 < F. Cuma günü À. 106b/04, 106b/14 < A. ölüm meleği baba -B- èa. 199a/11, 199a/12, 199a/14 baba b. 144b/09, 161b/15, 173a/01, 195b/01 BÀbü'l-elùÀf yer ismi B.+da 204a/06 bacıà ahd, söz b.+ın 111b/10 bàdiye <A. çöl, kır b.+sinüŋ 125a/10 BaàdÀd yer ismi B. 117a/05, 118a/15, 118b/12, 118b/14, 119a/05, 121a/01, 121a/05, 121b/10, 137a/06, 137a/09, 138a/16, 144a/12, 144a/15, 160a/13, 161a/01, 171b/13, 178b/16, 180a/01, 180a/05, 188a/04, 191b/09, 198a/13, 203b/04, 204a/05, 204a/06 B.+a 113a/04, 137a/09, 138a/06, 145a/10, 148b/15, 148b/16, 153b/17, 154a/02, 188a/14, 202b/16, 203a/01 B.+dan 137b/15 B.+ı 206b/09 B.+uŋ 203a/04 baà(ı)r bağır, göğüs b.+ı (baàrı)104b/13 6

109 b.+ından (baàrından) bardaú(/à) bardak 167b/16 b. 131a/13 baàla- bağlamak b.+ın (bardaàın) 126a/16 b.-dı 132b/17 b.+um (bardaàum) 134b/07 b.-rven 134b/13 barmaú(/à) parmak b.-ya 126a/06 b.+ıla (barmaàıla) 105b/10 b.-yup 137a/14 b.+ın (barmaàın) 107a/11, bahàdur <F. cesur, yiğit 109a/11 b.+ları 153b/12 bas- basmak bahàne <F. bahane b.-arsın 200a/05 b. 144a/11 b.-dı 111b/10, 205b/10 baóil <A. cimrilik b.-madı 109b/08 b.+lıàı 111a/09 Baãra yer ismi baór <A. deniz B. 113b/07, 113b/07, b.-ı dürr-i yaúìn 143b/05 126a/14, 152b/09, 203b/05 baòşàyiş <F. bağışlayış, veriş, ihsan Baãrì özel isim ediş B. Ebÿ Muóammed Óìrì b.124b/14 191a/03 baú- bakmak baş baş b.-a 127b/11, 127b/13 b. 203b/16 b.-alar 142b/08 b.+ı 105a/02 b.-alarıdı 137a/15 b.+ın 106b/11, 109a/15, b.-ar 136b/10, 136b/10 203b/17 b.-dı 126b/10, 134a/07, b.+ından 168a/03, 205b/11 137b/11, 140b/12, 145a/03, b.+umda 104b/04 145b/15 b.+umı 107a/07, 168b/02 b.-dılar 121a/08 başar- başarmak Baúara <A. Kur an da bir b.-ımadum 183b/17 surenin adı b.-ıvirür 135a/14 B. 158a/13 başmaú ayakkabı, pabuç bàúìlıú(/à) <A.+T. baki, ebedilik b.153b/09 b.+ın (bàúìlıàın) 109a/11 bàùıl <A. boş, beyhude baúiyye <A. arta kalan b. 107a/11, 201a/02 b.+si 150a/15 bàùın <A. iç, iç yüz 7

110 b. 116a/16 b.+ın 169a/10 b.+ını 203a/06 b.+uŋı 111a/10 bay zengin b.+ların 105a/14 b.+lara 121a/11, 127b/11 b.+lardan 140a/08 BÀyezid özel isim B. 124a/04, 124a/05, 124a/07, 124a/07, 124a/09, 124a/09, 124a/12, 124a/16 B.+BestÀmì.ye 124a/04 B.+den 124a/07 bàõàm <F. badem b.113b/11 bàzàr <F. pazar, çarşı, alış-veriş yeri b.+a 110a/13 b.+ı 105a/17 bàzirgànlıú <F.+T. ticaret, alış-veriş b. 108b/09 becidd <F. ciddi, gerçek. b. 105a/06, 105a/09 bedreúa <F. yol gösteren, kılavuz, delil b.-i maúàmàt 170b/05 beg bey b.106b/06 begen- beğenmek b.-di 137a/13, 137b/12 BehrÀm özel isim B. 108b/09, 109a/12, 109a/13 belà <A. bela b. 103b/11 b.+ya 109b/04 belààat <A. iyi, güzel, pürüzsüz söz söyleme b.+ı 202a/09 BelèÀm özel isim B.-ı BÀèÿra 112a/14 Belò özel isim B. 109b/06, 110a/07, 123b/16, 181a/07, 195a/09 B.+e 124a/13 belì <A. evet b. 142a/10, 142a/11, 144b/04 belür- belirmek b.-di 145b/04, 205a/05 b.-e 138a/09 ben ben b. 201b/02 b.+den 105b/05 b.+i 104a/09 b.+üm 104a/14, 105b/05, 105b/07, 107a/07, 108b/14, 116a/10, 144b/04 bencil bencil, kendini düşünen b. 138b/09, 138b/09, 138b/09 Benì İsrÀéìl Beni İsrail kavmi ve kurucusu B.+ 183b/15 beŋ(i)z renk, yüz b.+i (beŋzi) 120a/15, 120b/07, 125b/01 8

111 beŋze- benzemek b.+inde 144b/13 b.-mez 146b/03 beyt <A. beyit, şiir b.-r 121a/10, 121a/11, b. 133b/09, 133b/09, 121a/11, 141a/15 133b/12 ber-à-ber <F. birlikte; müsavi, eşit, bezek(/g) bezek, süs, nakış denk, aynı b.+i (bezegi) 112b/13, b. 131b/06 129a/04 b.+dür 124a/11 bıŋar pınar bereket <A. bolluk b. 125b/17 b.+inde 107a/02, 108a/13 ber-güzìde <F. seçme, seçkin bıraú( /à)- bırakmak b.-i Allah 187b/02 b.-a 121b/11,143a/05 beriyye <A. çöl, kır b.-dı 123a/05, 134a/04, b. 201b/02, 201b/07, 141b/04, 145a/04 204a/03, 204a/06, 204a/07 b.-up 123b/12, 145b/16 b.+sinde 114b/04 bıyıú(/à) bıyık berk sıkı, sağlam, güvenli, emin b.+ın (bıyıàın) 107a/13, b. 132b/17 107a/15 berki- sağlamlaşma, kuvvetlenme bì-çàre <F. çaresiz b.129b/08, 138b/05 b.-ye 122b/12 bidèat <A. sonradan meydana berkit(/d)- sağlamlaştırmak; bağlamak, gelen şey, yenilik kapatmak, kilitlemek b. 146a/16 b.-e (berkide) 144a/04 bigi gibi b.-mişdi 126b/05 b.108b/07, 168b/06 berü beri bì-iòtiyàr <F.+A. kendiliğinden, elde b.104b/05, 120b/04, olmayarak 121a/01, 121a/04 b. 134a/13 bevl <A. sidik bil- bilmek b. bevl eyle- 117b/17 b.-eler 109a/11 beyàn <A. beyan, açıklama, izah b.-ene 103b/17 b. 135a/10 b.-meyince 105a/01 b.+ı 140b/09 b.-selerdi 105a/15 bey(i)n beyin b.-sin 105a/03 9

112 b.-ürsin 106a/10 bildür- bildirmek b.-di 141a/07 b.-dürdi 146b/02 b.-dürdiler 204b/05 b.-dürdügiyile 146b/02 b.-e 192a/17 bì-mànend <F. dengi olmayan b. 144a/14 biŋ bin (1000) b. 125a/05, 128b/06, 129b/17, 130a/03, 130a/03, 130a/07, 130a/08, 130a/14, 134a/09, 137b/13, 137b/14, 145b/06, 146b/7 bin- binmek b. 201b/05 b.-miş 124a/17 bì-nihàyet <F.+A. sonsuz, sonu olmayan b.+ 144a/14 birez biraz b. 126b/10, 137b/02, 137b/04 biryàn <F. tava, tepsi gibi şeylerde susuz veya suda pişirildikten sonra kızartılan et kebabı b. eyle- 131b/15, 136a/08 biş beş b.104a/10 biş- pişmek b.-ürdi 107a/09 b.-ürürler 204a/06 Bişr bitbiyik biz biżàèat bìzàr boàaz boàazlaborç(/c) özel isim B.-i ÓÀfì 142b/02, 161a/01 bitmek b.-meyince 104b/12 b.-mez 104b/12 büyük b. 103b/10 biz b. 124b/12, 127a/15, 136b/03, 139b/16, 140b/14, 146a/12 b.+den 127a/12 b.+e 124b/10, 136a/10, 137b/15 b.+i 125a/14, 125a/15, 129b/09 b.+ler 120b/15, 146a/11 b.+üm 125a/15, 125b/06, 137b/13, 137b/14, 140b/13, 146a/04, 146a/14, 146a/16 <A. sermaye b.+ı 105a/17 <F. bıkmış, usanmış b. 143a/01 boğaz b.+umdan 107b/11 boğazlamak b.+ya 111b/10 borç b.+ı (borcı) 125a/05, 129b/17, 130a/08 b.+ın (borcın) 125a/08 b.+uŋ (borcuŋ) 140a/16 10

113 boş boy(u)n bölük böyle bu bÿ b.+uŋdan (borcuŋdan) 130a/03 b.+uŋı (borcuŋı)130a/07, 130a/10 b.+um (borcum) 125a/06, 130a/09 boş b. 133a/05, 143a/17 boyun b.+ında (boynında) 105b/15 b.+uŋdan (boynuŋdan) 105b/16 bölüm, kısım b. 122a/01, 124b/08, 125a/13, 129a/17, 138a/01, 140a/16 b.+dür 141b/15 böyle b. 136a/15, 139b/12, 143a/13, 145a/11 b.+dür 133a/13 bu b. 103b/16, 104a/12, 104a/14, 104a/17, 104b/04, 105b/07, 107a/09, 107a/10, 109a/11, 110a/01, 141a/05, 150b/03, 168a/10, 201b/12, 202b/05, 202b/09, 204b/10, 205b/05, 205b/15 b.+nı 133b/01, 201b/02 <A. baba, ata B. Bekr 195b/05 B. èoåmàn 181a/04 B. èömer.èoåmàn 160b/01 B. Saèìd+ 161b/02, 161b/04, 161b/07, 161b/11, 12, 162a/02, 162a/06, 162a/15, 162b/01, 162b/06, 202a/11 B. Saèìd-i ÒarrÀzì 160b/13 B. Saèìd ÒarrÀz 161a/15, 172b/04 B. Saèìd ÒarrÀzì+ 159a/10, 185b/14 bucaú köşe b.+da 132a/03, 132b/12, 136b/11 b.+dan 136b/13 buòl <A. cimrilik b. 155a/10 bul- bulmak b.-duŋ 104a/13 b.-madum 104a/16 b.-maya 104b/08, 104b/17 b.-umadılar 204b/16, 204b/17 b.-urlarıdı 107a/02 bulanuúlıú(/à) bulanıklık b.- ından (bulanuklıàından) 204a/17 bular bunlar b. 142b/14, 142b/15 b.+dan 146a/12, 146b/7 b.+uŋ 146b/06 bulaş- bulaşmak b.-dı 192a/05 b.-durdı 206a/04 b.-durduŋ 206a/07 b.-madı 161b/13 11

114 b.-mışven 129b/16 bulın- bulunmak b.-madı 103b/17 burçaú burçak b.114a/17, 114a/17 burhàn <A. kanıt, delil b.-ı óaúìúat 113a/10 bÿsitàn <F. bostan, bahçe b. 108a/15 b.+dan 108a/14 b.+ı 108a/14 buyur- buyurmak b.-dı 120a/12, 132b/10, 137a/06, 142a/13, 143b/04 b.-dılar 121a/06 b.-dılarsa 138b/04 b.-duàı 133a/04, 141a/15 b.-dum 122b/14 b.-duúların 137b/04 b.-ur 124b/15 -C- càdÿ <F. cadı, büyücü c. 202b/05 Caèfer özel isim C.-i äàdıú 165a/12 càhil <A. cahil c. 131a/16, 141b/12 c.+den 131a/17 c.+ler 140a/04, 143a/09 c.+lerüŋ 128a/14 c.+raàı 141b/11 càn Cebraéil cefà cehl cemè cemàèat cemiyyet Cerìr Cerìrì cevàb cevàhir kıymetli taş <F. can, ruh c. 204b/02 c.+ına 204b/04 c.+ile 169a/05 c.+um 110a/02 <A. dört büyük melekten biri C. 177b/08 <A. cefa, eziyet c.+sı 204a/16 <A.bilmezlik, cehalet b. 201a/06 <A. toplama, bir araya getirme c.+i 106a/13 <A. cemaat, topluluk c. 202b/11 <A. topluluk c. 107a/04 yer ismi C. 191a/08, 191a/12, 191a/15, 191b/09, 191b/16 özel isim C. 191a/11, 191b/15 C.+ye 200b/11 <A. cevap, yanıt, karşılık c. 131a/07, 132b/16, 134b/02, 137a/11, 141b/11, 145a/08, 146a/07, 146b/02 c.+ı 145a/06 <A.ç. cevherler; c.+in 143a/08 c.+lerile 145b/08 12

115 Ceyóun cihàn cihet cilve cinàze cömerd cumèa cÿş cühÿd/õ cümle Cüneyd c.+lerüŋi 145b/09 < Ceyhun ırmağı C. 184a/01, 184a/07 <F. dünya, alem c. 106a/14 <A. yön, taraf c.+inden 202b/12 <A. cilve, naz, işve c. eyle- 132b/05 <A. cenaze c.+sin 116a/17 <F. eli açık c.+dür 109b/16 c.+lerin 105a/14 <A. gün adı c. 106b/03, 106b/14, 150a/17 < F. coşma, kaynama c.-a gel- 206b/10 <F. yahudi c. 116b/01 c.+dur 200b/11 c.+lar 118a/17 (cühÿõ 107a/08) <A. cümle, hep, bütün, herkes c. 121b/01, 123a/02, 132a/09, 139a/03, 139a/05, 140a/08, 140a/10, 140a/12, 140b/09, 142a/17, 143a/11, 144a/08, 144a/10 c.+si 123b/12, 144a/15 c.+sin 145b/16 özel isim C. 103b/02, 103b/03, 109b/08, 119b/01, 119b/03, 119b/03, 119b/10, 119b/11, 119b/14, 119b/17, 120a/02, 121b/10, 121b/12, 123a/03, 137a/06, 137a/11, 137a/13, 137a/16, 137b/03, 137b/05, 137b/11, 144a/15, 144b/04, 144b/05, 144b/07, 144b/08, 144b/09, 144b/11, 144b/12, 144b/13, 145a/02, 145a/04, 145a/06, 145a/10, 145a/14, 145a/17, 145b/01, 145b/02, 145b/08, 145b/14, 146a/04, 146a/04, 146a/05, 146a/09, 146b/01, 146b/10, 146b/10, 146b/15, 147a/01, 147a/02, 147a/04, 147a/10, 147a/11, 147a/12, 147a/13, 147b/01, 147b/02, 147b/04, 147b/06, 147b/10, 147b/14, 147b/14, 147b/17, 148a/03, 148a/04, 148a/06, 148a/07, 148a/15, 148b/04, 148b/06, 148b/08, 148b/12, 148b/16, 149a/05, 149a/06, 149a/10, 149a/11, 149a/11, 149a/13, 149a/15, 149a/16, 149b/01, 149b/01, 149b/02, 149b/03, 149b/03, 149b/04, 149b/06, 149b/08, 149b/10, 149b/11, 149b/12, 149b/13, 149b/14, 149b/14, 149b/15, 149b/17, 150a/01, 150a/02, 150a/06, 150a/06, 13

116 150a/08, 150a/10, 150a/12, 150a/12, 150a/15, 150a/15, 150a/17, 150b/01, 150b/02, 150b/04, 150b/05, 150b/06, 150b/07, 150b/10, 150b/11, 150b/13, 150b/14, 151a/07, 151a/16, 151b/05, 151b/11, 151b/13, 151b/14, 151b/16, 151b/17, 151b/17, 152a/02, 152a/05, 152a/10, 152a/15, 152a/17, 152b/01, 152b/02, 152b/04, 152b/06, 152b/07, 152b/13, 152b/17, 153a/01, 153a/02, 153a/02, 153a/04, 153a/07, 153a/08, 153a/09, 153a/15, 153a/16, 153b/03, 153b/06, 153b/10, 153b/14, 153b/16, 153b/17, 153b/17, 154a/01, 154a/03, 154a/03, 154a/05, 154a/09, 154a/10, 154a/12, 154a/13, 155b/08, 155b/09, 155b/12, 155b/14, 158a/03, 158a/10, 158b/17, 159a/01, 160a/13, 164a/01, 164b/01, 164b/02, 164b/03, 164b/13, 167b/11, 168b/17, 170b/08, 172b/05, 174b/16, 179a/10, 179a/10, 185b/14, 188a/14, 191a/05, 191a/10, 197b/08, 198b/11, 198b/17, 199a/01, 200a/03, 200a/04, 200a/07, 200a/08, 200b/06, 202b/16, 203a/01 C.+de 145b/01 C.+den 146a/08, 151a/15, 152b/12, 164a/01, 203a/07 C.+dür 167b/10 C.+e 137a/10, 137b/02, 144b/07, 144b/11, 145a/01, 145a/03, 145b/04, 145b/14, 147b/02, 148a/02, 148a/12, 148b/01, 148b/11, 148b/15, 148b/16, 149a/02, 149a/03, 150a/14, 150b/06, 151b/02, 151b/15, 152a/10, 152a/13, 152b/04, 155b/09, 155b/11, 156b/10, 156b/14, 159a/10, 160a/05, 160a/12, 203a/01, 203a/05 C.+edür 149a/05 C.+i 149a/01, 152a/14, 154a/03, 158a/02, 158b/08, 158b/17, 176b/04, 187b/07, 188a/04 C.-i BaàdÀdì 144a/07 C.+ile 145b/16, 146b/17 C.+le 137a/09 C.+üŋ 118b/13, 137b/02, 146a/09, 147a/08, 149a/09, 149a/13, 149b/04, 150b/03, 150b/05, 151b/10, 152a/02, 152b/09, 152b/15, 153b/08, 153b/08, 154a/11, 158a/05, 158a/17, 158b/01, 159a/04, 159a/05, 198b/01, 198b/01 cürèa <A. yudum, içim c. 138b/17 cüvànmerd <F.cömert, eliaçık 14

117 c. 201b/08 ç.+sinüŋ 140b/02 cüz' <A. kısım, parça çeşm <F. göz c.+üŋe 169a/17 ç.-i ravøa-i rıøà 126b/01 çevre etraf, muhit ç. 132a/03, 134a/06 Ç ç.+si 132a/16 ç.+sine 139a/08 çıú- çıkmak çaàır- çağırmak ç.-madı 106a/16 ç.-dı 120a/08, 190b/03, ç.-maz 104b/14, 107a/04 190b/04, 199a/12 çıúar- çıkarmak Çalap(/b) Tanrı, Allah ç.-am 139b/06 Ç.+um (Çalabum) 107a/08 ç.-asın 139b/07 çanaú(/à) çanak, kap çoú çok ç. 133a/02 ç. 120a/03, 121a/16, ç.+ı (çanaàı)132b/17, 123a/03, 123a/04, 123b/13, 133a/01, 133a/05 125a/12, 126a/15, 128b/04, ç.+uŋ (çanaàuŋ) 132b/17 128b/05, 130b/08, 130b/09, çek- çekmek 132a/09, 132a/11, 133a/15, ç.-di 120a/04, 140b/15 134b/05, 135a/02, 135a/02, ç.-e 128a/10 135a/12, 140a/11, 140a/13, ç.-erleridi 124b/01 142b/01, 142b/01, 142b/07, çemen çemen 142b/14, 143b/09, 144a/17, ç. 132a/16 144b/02, 146a/08 çeràà <F. mum, ışık ç.+dur 125a/02, 129b/07, ç. 138a/16, 146a/15 145b/10 ç.-ı òarem 159a/07 çölmek çömlek ç.+dur 138b/13 ç. 137b/02 ç.+ı 139a/17, 139b/01 çuúur çukur, derin oyuk ç.+ıla 138b/13 ç.+a 120b/07 ç.+ların 127a/14 çulhàlıú <F.+T. el tezgahında bez çeri asker; ordu dokuma ç.+dür 128b/08 ç. 198b/06 ç.+sin 128b/08 çün <F.için 15

118 ç. 105b/08, 103b/17, dap- tapmak 104a/08, 104a/11, 104b/01, d.-a 140a/15 105b/08, 109a/11, 133b/01, d-maú180a/01 178a/05 d-maúdan197a/08 çüri- çürümek DÀrÀn özel isim, yer ismi ç.-mez 126a/17 D. 104a/05 DÀrÀnì özel isim -D- dart- D. 104a/05 çekmek daòı daúàyıú dàne dàng daha, dahi, de d. 103b/15, 104a/13, 104b/12, 105a/09, 105a/10, 105a/10, 105b/05, 105b/07, 106a/06, 106a/07, 106a/09, 106b/05, 107a/13, 107a/16, 108a/02, 108b/10,129b/02, 129b/07, 129b/12, 130a/05, 130a/10, 130a/12, 130b/01, 131b/01, 131b/02, 131b/08, 131b/09, 132b/07, 132b/08, 132b/09, 133a/13, 133b/12, 133b/16, 133b/17, 135b/15, 136a/03, 136b/01 <A. ince ve anlaşılması güç ve dikkate muhtaç olan şeyler d. 109b/09, 113a/12, 122b/17, 202a/07 <F. tane, tohum d. 107a/10 d.+leri 203b/09 <F. dirhemin altıda biri d. 171a/06 daşdaèvet daèvì DÀvud dàyim debìristàn defè d.-a 105a/11 d.-maz 205a/13 d.-salar 112a/12 taşmak d.-armıssa 202b/09 <A. davet d. 127a/10, 133a/14, 142a/11, 146a/11, 203b/02, 203b/07 d.+e 127a/10, 191a/15, 191a/16 d.+den 191b/01 <A. iddia, dava d. 190a/01 d.+si 189b/15, 201b/17 d.+sin 201b/16 Davud peygamber D. 151b/4, 155b/02 D.-ı TÀyì 117a/03 <A. daima, devamlı d. 105a/04, 108a/16, 167b/13, 202b/10 <F. kalem odası d.+a 167b/14 <A. defetme, kovma 16

119 d. eyle- 145b/06,156b/07 d. ol- 185a/04 deg kadar, gibi d. 107b/15 d.+in 205a/17 degin kadar, değin d. 123a/05, 123a/06, 124a/09, 126a/02, 128a/08, 130a/15, 133a/04, 134b/11, 134b/12, 134b/13, 139b/01 degme her, her bir d. 150a/09 degşür- değiştirmek, değişmek d.-e 114b/17 degül değil d. 141a/09 d.+dür 123a/15, 123a/16, 124a/06, 124b/05, 126a/03, 136b/17, 138b/01, 139b/02, 139b/11, 141b/02, 146a/03 dehr <A. dünya, zaman,devir d. 200b/02 dellàl <A. dellal, satıcı d. 119a/03, 119a/04 d.+a 186a/14 d.+dan 186a/15 dem <F. zaman, an d.109a/13 dem-be-dem <F. vakit, vakit, daima d. 103b/05 demür demir d. 121a/09, 135b/12, 135b/13 d.+i 121a/09, 135b/14 deŋiz depelederd derece dergàh deróàl dervìş deryà deniz d.+e 123a/05 d.+ine 143a/07 d.+inüŋ 125a/10 ezmek d.-di 111b/11 d.-mek 204b/04 d.-melüdür 203a/06 d.-sün 105b/04 <F.dert d.135b/12, 144b/05 d.+i 147a/07 d.+ile 158a/14 d.+ine 151a/12 d.+inedür 147a/07 <A. derece, kademe, mertebe d.+sin 124b/16 d.+ye 126a/05 <F. tekke d.+a 106b/04 <F.+A. derhal, hemen d. 125b/03, 132a/02, 136a/08, 136a/17 <F. yoksul, fakir, ihtiyar kişi d. 150b/09 d.+i 150b/09 d.+ler 103b/15 d.+lere 107a/08 d.+lerle 204a/03 <F. derya, deniz d.-yı õikr 118b/12 17

120 derzì destÿr di- Dicle <F. terzi d. 190a/09 d.+nüŋ 190a/10 <A. izin, ruhsat, müsaade d. 168a/08, 168a/09, 203a/07 demek d.-di 116b/16, 116b/16, 117a/06, 117a/08, 117a/12, 117b/07, 117b/08, 118a/02, 118a/10, 118a/11, 118a/14, 118b/02, 118b/09, 119a/02, 119a/03, 119a/04 d.-diler 114a/13, 116a/09, 117a/01, 117a/15, 118a/01 d.-düŋ 117a/15, 120a/04, 120b/17, 124b/02, 130a/13, 132b/02, 132b/04, 135b/04, 136b/07, 137b/10 d.-dügi 114a/15, 114b/03 d.-dükleri 133b/12 d.-düm 114b/10, 117a/06, 117b/08 d.-düremedi 116b/17 d.-gil 116b/16, 118a/14 d.-ridi 107/04, 107a/03, 107a/04 d.-rlerse 109b/11, 109b/12 d.-rsem 110b/04 d.-yesiz 109b/11, 109b/12, 109b/12 d.-yevüz 109b/11, 109b/12 Dicle ırmağı dil diledìn diŋlendirem dirhem akçe dirìg D. 117a/09, 117a/13, 118a/01, 150b/09, 151b/13, 152a/01, 152a/01, 198b/12, 198b/14, 206b/07, 206b/07, 206b/09, 206b/10 D.+ye 151b/14, 198b/15, 206b/09, 206b/10 <F. gönül d.-i zinde-i müşàhede 118b/10 dilemek d.-r 103b/15 d.-rseŋ 105b/15 d.-rsiz 106a/02 d.-rüz 106a/01, 203b/16 <A. din, şeriat d. 106a/13, 107/13, 107/14, 107a/11, 107a/11, 143b/05, 202b/12 d.+dür 107/13, 107a/15 d.+lerince 116b/15 dinlenmek d.-di 137b/04 d.-diyidi 137b/07 d.-dügi 137b/06 <F. dirhem, para, akçe d. 194a/10 d. +üŋ 194a/10 <F. dirhem, para, d. 130a/07, 130a/08, 130a/14, 140a/16, 141a/09, 197b/11 <F. esirgeme; aman, yazık 18

121 d. 129b/07, 129b/08, 129b/14 dirşür- derlemek, toplamak, bir araya getirmek d.-di 111b/17, 111b/17 dìvànelıú(/à) <F.+T. delilik; budalalık d.+ a 202b/08 dìvàr <F. duvar d. 124a/11 d.+ında 134a/04 diz diz d.+inde 136a/09 d.+ine 132a/15 doúın- dokunmak d.-dı 120a/14, 133b/09 d.-masun 135b/04 d.-ur 121a/16 dost <F. dost d. 127b/16, 134b/16, 136b/01 d.+a 127a/17, 144b/11 d.+ı 124b/09, 127a/17, 137b/03, 139a/17 d.+ına 127a/03 d.+ları 138b/06 d.+suzlıú 128b/16 dostlıú (/à) <F.+T. dostluk d.+lıàı (dostlıàı)122b/11 d.+lıú 128b/16, 134b/15, 138b/06, 138b/06 dök- dökmek d.-eyin 137b/10 d.-mekden 143b/12 dön- dönmek dörd döşek(/g) duèà dudaú(/à) durdut- d.-di 120b/02, 120b/12, 133a/07, 135b/06, 137b/16, 138a/06 d.-diler 145a/10 d.-er 121a/12 d.-erdi 134b/10 d.-erler 121a/13 d.-ersin 133b/01 d.-mek 133a/17 dört d.+inci 104b/09 d.+ine 201b/12 d.+ünci 103b/08 yatak d.+inde(döşeginde) 201a/06 <A. dua d. 103b/09, 168a/12 d.+sı 107a/01, 108a/13 dudak d.+ı (dudaàı) 107b/13 d.+ına (dudaàına)108a/02 durmak d.-ur 104a/01, 108b/14, 108b/14 d.-urdı 107/02 d.-urdum 104a/09 d.-urlar 105a/09 d.-uruz 105a/10 tutmak d.-ar 106b/16 d.-dı 105b/02, 108a/02, 168a/10, 205b/11 d.-dılar 106b/01 d.-duŋ 168a/04 19

122 d.-àıl 108a/07 d.+in 205b/11 d.-maàıl 108b/13 dün gece d.-maú 127a/12, 138a/08, d.+in 203b/10 143a/17 dünyà <A.dünya; dünya malı, d.-maúdur 139b/14, 140a/17 dünyalık d.-maya 121/07, 142b/09 d. 203a/11 d.-maz 121a/13, 133b/07, d.+da 105b/05 145b/12 d.+dan 105b/08, 106a/11 d.-mazsaŋ 141b/04 d.+ya 105b/02 d.-mışsın 134b/06 d.+yı 105b/03 (dünye d.-up 139a/13, 143b/08 d. 104b/11, 104b/14, duõaú(/à) <F. cehennem, tamu 105a/03, 105a/04, 105a/04, d.+ı (duõaàı) 154a/14, 105b/03) 154a/15 düriş- çalışmak, çabalamak dügün düğün d.-gil 106b/12 d. 108b/08 d.-ür 109b/02 dükeli hep, hepsi, bütün, cümle dürlü çeşitli, farklı d.104b/08, 106b/06, d. 105a/08, 105a/08, 107a/12, 107a/12, 108a/12, 107a/01, 150a/09, 168b/10, 109b/03, 109b/03, 111a/03), 203b/02, 203b/02, 203b/06 113a/11 dürr <A. inci düken- tükenmek, bitmek d.-i ilm 104a/02 d.-ürse 104b/04 d.-i rày-ı maèrifet 104a/02 dükkàn <A. dükkan dürt- sürmek, sürtmek d.+da 145a/10 d.-diler 104a/14 d.+dan 128a/09 dürüst <F. dürüst d.+ı 145a/12 d. 126a/08, 126a/09, d.+ıdur 128a/09 133b/14, 138b/14 d.+ın 135b/16 düş rüya d.+ına 135b/06, 145a/11 d.+i 107/04 d.+lar 121a/02, 121a/02 d.+inde 105b/08, 106a/12, d.+uŋ 121a/02 107/03 d.+ümde 104a/07, 104a/09, dülbend <F.tülbend 104a/12 20

123 düşdüşmen düz- ebà ebràr ebÿ -E- düşmek d.-di 104b/01, 117a/13 d.-düm 107a/07 <F. düşman d. 106b/16 d.+inden 106a/02 d.+ler 204b/03 düzmek d.-di 124a/02 d.-miş 130b/09 <A. baba, ata E. Bekr 186b/12, 195a/14, 195b/15 E. Şıblì 165a/01 <A.ç. hayır sahipleri, iyiler e.+lar 127b/10 <A. baba, ata E. èabdu'llah CellÀ.dur 167b/10 E. èabdu'llàh Fazl 181a/01 E. Aómed 163b/17, 190b/07 E. èalì 117a/01 E. Alì-yi CurcÀnì 167b/12 E. èalì-yi Úarmidì 202a/12 E. Bekr+ 146b/17, 186a/15, 186a/16, 186a/17, 186b/01, 186b/02, 186b/08, 186b/11, 186b/16, 186b/17, 195a/17, 195b/10, 195b/12, 195b/14 E. Bekr-i KenÀn 146b/17 E. Bekr-i KettÀnì+ 185b/11, 191a/09, 187a/14 E. Bekr-i VerrÀú 183b/03, 184a/06, 186a/13, 195a/06, 196a/01 E. Óafã 135a/16 E. Óafã-ı ÓaddÀd 135a/08 E. Óamza-i ÒorÀsÀnì 199b/01 E. Óasan 164b/01 E. Óasan-ı Bÿşengì 181b/15 E. Òayr 202a/12 E. Hüreyre.den 186a/04 E. ÚÀsım 202a/11 E. ÚÀsım-ı Tusterì 202a/13 E. Muóammed MaèÀribì 178b/16 E. Muóammedü'l-Mürtaèiş 179b/11 E. èoåmàn 134a/11, 134a/14, 134a/15, 134a/17, 134b/04, 134b/05, 134b/07, 134b/09, 135a/11, 136a/17, 136b/04, 197b/10 E. èoåmàn-ı Òayra 134a/11 E. èoåmàn-ı Òìrì+ 179b/14, 181a/03, 181b/11 E. èoåmàn+ 134a/13,197b/11 E. èoåmàn-ı Maàribi 169a/11 E. èömer-i Dımişúì 170b/09 E. SüleymÀn-ı DÀrÀnì 142b/02 21

124 E. Talóa 116b/03 e. 182b/15 E. TurÀb+ 125a/17, ehl <A. sahip, malik 125b/01, 125b/04, 125b/07, e.+i 103b/15, 202b/11, 125b/07, 125b/09, 125b/11, 203a/11 125b/16, 126a/02, 126a/15, e.+in 106a/11 130b/09, 132a/10, 137b/17, eimme <A.ç. din adamları 139a/13, 183a/02, 197b/08, e.+lerinüŋ 144a/07 199b/04 eúàbir <A.ç. büyükler, din E.TurÀb-ı Naòşì+ büyükleri 125a/08137b/16 eksil- eksilmek E. Yaèúÿb-ı İsóaú.Nehrcÿrì e.-mek 146a/13 176b/01 e.-meye 129a/16 E. Yÿsuf-ı HemedÀnì eksük eksik 202a/12 e. 143b/05 ecel <A. ecel, vade e.+dür 128b/01, 128b/01 e.+i 106a/10 el el (organ) edeb <A.edep, iyi terbiye e.+e 108b/14 efèàl eger eóàdìå e. 124a/06, 137a/14 e.+dür 139a/03 e.+i 137a/17 e.+ile 137b/11 e.+in 137b/12 e.+süzligi 125b/08 e.-i óürmeti 176b/01 <A.ç. işler, ameller e. 197b/02 e.+ini 138b/01 e.+leri 126a/08 <F. eğer e. 103b/09, 103b/13, 103b/16, 104b/04, 105a/15, 105b/05, 105b/15, 106a/07, 109a/07, 132a/05 <A.ç. hadisler ElèÁãım emànet e.+i 121a/06,121a/09, 126a/01, 135b/12 e.+in 109a/05 e.+in106a/03 e.+inde 120b/01, 121a/09, 135b/13 e.+indedür 128b/06 e.+üm 121a/07, 124a/10, 124a/10, 132b/03 e.+ümde 141a/09 e.+ümdeki 138a/04 e.+ümden 141a/11 e.+üŋ 124a/09 e.+üŋden 104a/08 özel isim E. 142b/04 <A. emanet 22

125 e.+dür 131b/03 emìn <A. emin, güvenilir e.-i imàm-ı sünnet 107b/05 e.-i èàlem-i vilàyet 140b/07 emìrü'l-müéminìn <A. müminlerin emiri, halifesi e.-mü'minìn 154a/05, 121a/10, 105b/14 emr <A. emir, buyruk e.+ine 138b/05 e.+üŋe 141b/03 endàm <F. uzuv, vücut; boy, biçim e. 128b/06 e.+ından 206b/02 e.+lar 128b/06 e.+ların 129a/05 endìşe <F. düşünce e.+si 105a/04, 105a/04 ene'l-óaú <A. ben hakkım e. 202/17, 206b/02, 206b/04, 206b/04, 206b/08, 206b/11, 207a/10, 207a/10 enük hayvan yavrusu e.+lerin 184b/09 enükle- yavrulamak e.-miş 184b/08 er erkek; kişi e. 124a/16, 126b/16, 128b/11, 128b/13, 129a/14, 137a/01, 141a/16 e.+dür 138b/15 e.+e 123b/04 e.+i 128a/11 erbàb eren EsbÀù esleesriesrük eşek(/g) etmek(/g) ev e.+üŋ 128b/12, 128b/14, 136a/04 <A.ç. ehil, muktedirler, sahipler e. 139a/09 erkek, insan, insanlar e.+ler 205b/10 e.+lerinden 107a/11 e.+lerüŋdür 107a/03 özel isim E. 175b/04 dinlemek, kabul etmek e.-rse 106a/07 sarhoş olmak e.-yüp 108b/03 sarhoş e.169a/07 eşek e. 124a/14, 136a/17 e.+i (eşegi) 124a/15, 136a/17 e.+üm (eşegüm) 136a/15 ekmek e.+e (etmege) 131a/11 e.+i (etmegi) 131a/15, 143b/03 e.+ine (etmegine) 135b/10 ev e. 103b/07 e.+e 108a/17 e.+i 107a/02 e.+inden 107a/03 e.+ine 107/04 23

126 e. (iv) 184b/08 e.-mege 109b/07 e. (iv.i) 184b/09 e.-tiler+(eyiddiler) evliyà <A. velinin çoğulu; keramet 104a/07 sahibi olanlar,erenler e.-üŋ+(eydüŋ) 106a/03 e. 201a/10 e.-ür 105b/07 e.+lar 168a/04 e.-ür+(eydür) 107a/04 e.+larından 201b/07 eylük iyilik evràd <A. her vakit dilde dolaşan e. 105a/11 sözler; dinî dualar eymen- çekinmek, korkmak e.+laruŋ 193a/01 e.-medi 108b/04, 108b/05 e.+larum 192b/16 eyü iyi evvel <A. evvel, önce, önceki e. 116a/02 e. 121b/04, 123a/04, e.+ye 114b/16 123b/12, 124b/14, 126a/03, Eyyÿb Eyyÿb aleyhi s-selam 126b/08, 126b/13, 127b/08, E. 155b/02 127b/11, 129a/12, 129a/17, 131b/04, 131b/09, 135a/12, 136b/08, 139b/12, 140b/02, 141a/03, 141a/07, 141a/11, -F- eyit- 142b/05, 142b/17, 143a/17, 144a/09 e.+den 128a/07 e.+i 126a/06, 132a/12 e.+ki 130a/16 söylemek, demek, anlatmak e.-di 104a/13, 105a/14, 105b/09, 105b/15, 106a/06, 106b/15, 107a/07, 107a/10, 111a/07, 111b/07, 205b/15 e.-dük 106a/01 e.-düm 104a/13, 104b/04, 201b/02 e.-iser+(eydiser) 111a/14 fahr fàide faúih faúr fànì <A. iftihar, övünç f. 137a/01, 198a/05 f.+ı 154a/15 <A. fayda, kazanç f. 168a/07 f.+ler 168a/10 <A. fıkıh âlimi f. 150a/14 <A. fakirlik, yoksulluk, muhtaçlık f. 204a/13 f.+dan 204a/13 <A. fani, yok olucu f. 204a/09 24

127 fàrià <A. işi bitirip kurtulma, ferè <A. dal, tomurcuk vazgeçme, işi olmama f. ü vaãl 121b/15 f. 105a/06, 117b/07, ferààatlıú <A.+T. hakkından kendi 119b/07, 119b/09, 168b/16 isteğiyle vazgeçme farìża <A. farz f.+ 119a/09 f.+dur 111a/17 feràset <A. anlayışlılık, f.+ların 103b/11 çabuk seziş Farsì <A. İran dili, Farsça f.+i 144b/08 F. 202b/06 ferd <A. tek, yalnız olan şey, eşi fàsıú <A. Allah ın emirlerini bulunmayan tanımayan, fesatçı f.-i eyvàn-ı ùaúvà 125a/08 f.+lar 156b/05 fermàn <F. ferman, emir faãìó <A. güzel, açık, düzgün f. 103b/01 konuşan f.+um 113a/06 f. 205a/12 fesàd <A. karıştırma, bozma FÀùıma özel isim f.+a 134a/17, 139b/15, F. 123b/15, 124a/04, 140b/16 124a/04, 124a/05, 124a/06, feãàóat <A. uzdillilik 124a/09, 124a/09, 124a/12, f. 154a/13 124a/14, 124a/16 f.+ı 202a/08 F.+nuŋ 124a/08 Fetó özel isim fazìlet <A. fazilet, erdem F. 121a/10, 121a/12, f.+leri 107a/06 121a/13, 122b/03, 122b/03, fażl <A. fazilet, erdem 122b/06, 122b/09, 122b/13, f. 144b/14, 144b/14, 122b/14 144b/15 F.+den 121a/08 f.+ı 131a/17, 137a/13, F.+e 122b/05 138b/16 F.-i Mÿãilì+ 121a/04, f.+uŋdan 129b/13 121b/16, 121a/02, 121a/08 f.+uŋı 129b/14 fetvà <A. fetva fehm <A. anlama, anlayış f. 203a/05 f. 153b/07 fevt <A. kaçma, geçme fenà <A. yok olma, yokluk f. 105a/15 f.204a/10 firàset <A. anlayışlılık, çabuk seziş 25

128 f. 130b/08, 153b/07, 202a/09 Firèavn Mısır hükümdarlarının lakabı, özellikle Hz. Musa zamanında yaşayan Mısır hükümdarı F.+a 129b/04 firişte <F. melek f.+ye 122b/14 (firişteh f.+ler) 116b/03 fulàn <A. falan f. 106a/01, 109b/15, 111b/16, 153b/02 fürÿè <A. aydınlık, ışık f. 172b/02 fütüvvet <A. soy temizliği; mertlik, yiğitlik f. 123b/15, 124a/16, 154a/13 -G- ààfil <A. gafil g.+ler 105a/15 àaflet <A. gafillik, boş bulunma, dikkatsizlik; ihmal g. 105a/16 àalaùü'l vàóidìn<a. tek yanlış g.+dür 171b/18 àalebe <A. galip gelme, yenme, üstünlük à. 116b/01 ààlib àarb àarra àarralıú gàvur àaybet ààyib GencnÀme geŋez getürgevher-i baór-i vefà <A. galip, üstün gelen, kazanmış g. 104b/09, 201a/04 <A. Günşeş in battığı taraf, batı g. 107a/06 aldatmak, birine yalan söylemek g. ol- 112a/13, 112a/13 aldatma g.+ 129b/04 <A. kafir g. 108b/09, 108b/09 <A. gıybet g. 204a/15 g.+dür 150a/07 g.+im 109b/01 <A. bilinmeyen, gizli olan g. 104a/02, 117a/13, 150a/07, 150a/07 eser ismi G. 159a/14, 159b/01, 159b/14 kolay g.105b/06 getirmek g.-di 107a/09, 107a/12, 109a/11 g.-diler 107a/15 g.-e 103b/11 g.-em 109a/07 <A.+F. vefa denizinin cevheri 172b/01 26

129 gey- giymek g.-üridi 105b/07 GeylÀn özel isim G. 154a/04 àıõà <A. insanı besleyen gıda à.+sıdur 124b/17 gice gece g. 104a/11 girçek gerçek g. 103b/07 girde <F. açılmış yufka g.203b/17 girü geri g. 106a/03, 106a/04, 168b/06 g.+ye 204a/01 gökçek güzel, sevimli g. 103b/16, 106a/01 gökçeklik(/g) güzellik, sevimlilik g.+ligi 104a/13 g.+lik 104a/14 göŋlek gömlek g. 105b/07 göŋ(ü)l gönül; yürek g.+(göŋli) 104b/13, 105a/16, 105b/03 g.+ince (göŋlince) 204a/15 g.+inde (göŋlinde) 105b/02, 201a/03 g.+inden (göŋlinden) 104b/14, 104b/15, 104b/16, 105a/12, 105a/13 görk görklü göstergötürgöynük(/g) göyün- ĠulÀm gÿròàne g.+ine (göŋline) 169a/10 g.+üŋ (göŋlinüŋ)105a/02 g.+üŋden (göŋlüŋden) 169b/01 g.+üm (göŋlüm) 105b/07, 167b/13 güzellik, güzel g.+i 105a/03 g.+üŋ 104a/13 güzel g. 104a/13, 105b/17, 106b/12, 111a/11, 123a/12 göstermek g.-düŋ 104b/05 g.-melüyidi 105b/10 g.-ür 106a/02 götürmek g.-mek 133b/04 g.-mekdür 129a/01 g.-meyem 136a/17 g.-sün 137b/06 g.-tdi 137b/04 g.-ür 140a/11 ıstırap, keder g.+in (göynügin) 114a/08 yanmak g.-dürür 109a/05 özel isim Ġ.-ı Òalìl+ 179a/02, 179a/06, 179a/10, 179a/11,179b/01 <F. türbe g. 120b/10 27

130 gÿristàn <F. kabristan, mezarlık Óabeşì <A. Habeşistan halkından g.+a 120b/10, 120b/14, olan kimse 196b/14 Ó. 167b/15 àuããa <A. keder, kaygı, tasa Óabìb özel isim g.+lu 115a/04 Ó. Bin Óamza 113b/08 g.+sı 155b/02 Ó. RÀèi.yi 118b/13 gül- gülmek òºàce <F. hoca, üstad g.-e 127a/05 ò. èalì 132a/02 g.-eridi 122b/03 ò. èalì SütürgÀnì 131b/16 g.-ersin 122b/03 g.-esin 127a/05 óàcet <A. hacet, ihtiyaç, istek günàh <F. günah ó.+üŋ 112a/01 g. 106a/10 ó.+üŋi 201a/08 g.+laruŋuzı 105b/06 ó.+üme 108b/15 g.+laruma 106a/11 óàcı <A. hacı, hac vazifesini güşàyiş <F. açılma, açıklık yerine getiren g. 176b/16 ó.+lar 150b/14 güzìde <F. seçkin, seçilmiş òacìl <A. utanmış g.+si 126b/08, 126b/08 ò. 117b/11, 117b/17 òàdim <A. hizmet eden, hizmetçi H Òafã ò. 205b/01, 206b/11 özel isim óabbe òaber <A. buğday, arpa ve saire gibi ufak taneler ó.+ye 127a/17 <A. haber ò. 146a/01 Óaú(ú) Ò. 135a/06 <A. gerçek, doğru; Tanrı, Allah Ó.+dan 204a/15 Ó. TaèÀlÀ 109a/08, 111a/10, 113a/15, 115a/14, ò.+i 134b/01, 135b/09, 146b/10 ò.+üŋ 127a/02 ò.+üŋüz 142b/15 ò.+üm 146b/09 óaúàyıú óaúìúat 141a/04, 150a/14, 169a/10, 202a/03, 202b/03 <A.hakikatler, gerçeklikler ó. 113a/12, 116b/13, 118b/12, 122b/17, 202a/07 <A. gerçek 28

131 ó. 116b/12, 167b/13 rastlanan ünlü sufi; adı Óakìm özel isim Hüseyin dir Ó.-i Tirmidì 182b/13, Ó. 203b/09, 205b/13, 183b/12, 184b/01,192b/02, 205b/15, 205b/17, 206b/16, 183a/07, 183a/12, 183b/15, 207a/11 184b/05, 194a/08 Ó.+ı 207a/05 òàli <A. tenha, boş Ó.-ı Manãÿr+ ó. 108a/05 159a/13,159a/11 òàliú <A. yaratan, yaratıcı, Allah Ó. Manãÿr+ 206b/13, ò.+a 103b/12, 204a/17 207a/02 ò.+ı 204b/11 òalvet <A. yalnız kalmak, tenhaya òalú <A. halk çekilmek ò. 121b/14, 121b/17, ò.+e 114b/17 123b/07, 127b/01, 127b/02, ò.+i 197b/09 131b/11, 134b/16, 136a/01, Óamdÿn özel isim 136b/06, 136b/09, 136b/10, Ó. ÚaããÀr 140b/03,197a/01 139a/08, 139b/06, 139b/07, ÓÀmid özel isim 139b/17, 140a/01, 142a/05, Ó.-i LefÀf 111b/14 143b/01, 145b/04, 145b/05 òàmÿş <F. susmuş, sessiz ò.+a 120b/12, 121b/02, ò. 142b/08, 202b/17, 121b/11, 122b/07, 133a/14, 204b/01, 206b/12 133a/16, 136b/05, 136b/05, Óamza özel isim 136b/15, 138b/07, 139b/10, Ó. 199b/09, 200a/07, 139b/10, 146b/10 200a/10 ò.+dan 120b/01, 121/06, òannàs <A. şeytan 121b/17, 125a/01, 129a/10, ò. 193a/09, 193a/16, 131b/11, 143a/01 193b/07, 193b/12, 194a/07 ò.+ı 120b/13, 142a/10, ò.+ı 193b/16 145b/05, 146a/11 óaràm <A. haram ò.+uŋ 131b/05 ó.+dan 113a/03 ò.+uŋa 135a/05 ó.+dur 203b/11 ÓallÀc 922 yılında asılmak haràmi <A. hırsız, haydut, haram suretiyle öldürülen ve divan yiyen edebiyatında adına sık h. 108b/10, 201b/03 29

132 Òarb özel isim Ò.+ì 107a/11 Óarìrì özel isim Ó. 158a/10 Ó.+ye 160a/05 ÓÀriå özel isim Ó. 103b/03, 103b/04, 103b/06, 103b/17 Ó.-i MuóÀsibì 142b/01, 103b/05, 144b/03, 200b/08 Harÿn Hz. Musa nın büyük kardeşi ve veziri H.+a 129b/04 Harÿne'r-Reşìd Abbasî halifelerinin beşincisi H.141b/10, 105b/13 òàã <A. has, özel ò. 203a/14 Óasan özel isim Ó.-ı Nÿrì 163b/17, 164a/03, 164a/10, 164a/15, 164b/07 Ó.-ı Nÿrì.yi 164a/12 óased <A. haset, çekemezlik ó.+e 108b/03 òàãekì <A.+F. Osmanlıda devlet görevinde eskimiş olanlara verilen ünvan ò. 120a/10, 120a/12 ò.+lerden 120a/10 óàãıl <A. husûse gelen, ortaya çıkan ó.+ı 105b/01 óàãìr <A. hasır ó. 107a/10 òaslet òàtır hàtif ÓÀtim òavf ÓavvÀ óayà ó.+i 107a/10 <A. huy, tabiat, mizaç ò. 103b/07 <A. gönül, gönülde olan his ò.+ın 103b/10 <A. gayipten gelen ses h.+den 108b/01, 117b/08 özel isim Ó. 109b/12, 110a/04, 110a/10, 110b/01, 110b/09, 110b/11, 110b/13 Ó. 111b/09, 111b/10, 111b/15, 111b/15, 112a/02, 112a/03, 112a/09, 113a/03, 113a/07 Ó.+den 109b/10, 111b/11 Ó.+e 110a/11, 110a/12, 111b/16, 112a/01, 112a/03, 112b/17 Ó.+i 109b/09, 110b/01, 111b/04, 111b/09, 113a/04 Ó.-i Aãamm 123b/12 Ó.+üŋ 111b/05 <A. korku ò. 105a/05, 115b/09, 115b/10, 115b/12, 201a/03 ò.+dur 112b/13 Hz. Havva Ó. 193a/08, 193a/08, 193a/08, 193a/10, 193a/11, 193a/15, 193b/01, 193b/02, 193b/05, 193b/08, 193b/09, 193b/11, 193b/12, 193b/13 <A. utanma 30

133 ó. 121a/12, 121a/14, 143a/02 ó.+dur 129a/04 ó.+sı 127b/04, 127b/04 Òayr özel isim Ò. 198b/09, 198b/11, 199a/02, 199a/02, 199a/11, 199a/12 Ò.+ı 198b/14 Òayru'n-NessÀc özel isim Ò. 198a/13 òazàne-i óaúàyıú <A.gerçeklerin hazinesi ò. 197b/07 òazàyin <A. ç. hüzünler ò.-i fezàyil 196b/17 Òażraviyye özel isim Ò. 135a/11, 183a/02 Ó.+nüŋ 109b/07 óaøret <A. Allah, cenap; kat, huzur ó.+i 118b/10 òecàlet <A. utanma, mahcubiyet ò. 129b/16, 198a/10 óelàl <A. helal ó.+dür 107a/10 ó.+i 139a/02 óelvà <A. helva ó. 204a/05, 204a/05 hemàn <F. hemen h. 103b/14 hemìşe <F. daima, her vakit h. 107a/07 h.+gi 108b/07 hergiz óerìf hevà heves òırúa òırmengàh òışm Òızır óicàb ÓicÀz <F. asla, hiçbir zaman h. 202/17, 205a/16 <A. adam; bayağı insan ó.+leri 108a/02 <A. hava h. 107a/05 <A. arzu, istek h. 131a/01 h.+i 131a/01 <A. hırka ò.+mı 206b/10 ò.+sına 203b/17 ò.+yı 206b/11 <F. harman yeri ò.+ı 105b/01 <A. akraba ò.+a 136a/05 Hızr aleyhi s-selam Ò. 106a/05, 133b/15, 183a/17, 184a/16, 184a/16, 184b/01, 184b/03, 186a/08, 186a/08, 186a/10, 186a/11, 192a/06, 195a/07, 195a/15, 195a/16 Ò.+a 184a/17 Ò.+ı 192a/02 Ò.+uŋdur 184a/16 Ò.+ven 184b/02, 195a/14 <A. utanma; örtü, perde ó. 169b/02 ó.+ıdur 105a/04, 105a/05 Hicaz 31

134 hìç hidàyet óikàye óìlet óilm himmet himmetlü HindÿstÀn Hìre hisàb Ó. 114b/04, 125b/13, 160a/10, 178a/06, 184b/07 Ó.+a 113b/15, 142a/08, 148a/07, 154a/02, 188a/04, 195b/11, 200a/10, 202b/17 Ó.+dan 145a/10 <F. hiç h. 103b/08, 103b/09, 103b/14, 103b/16, 104a/04, 104b/03, 104b/17, 109b/14, 150a/16 <A. Hak yolunu arama, doğru yola girme h. 169a/10 <A. hikaye ó.+sin 145b/04 <A. hile, aldatma ó. 202a/16 <A. insan tabiatında olan yumuşaklık ó. 182b/16 <A. lütuf, ihsan, yardım h. 169a/08, 169b/01, 202a/07 h.-i imàmet 185b/10 <A. çok yardım eden h.+rek 123b/14 Hindistan H.+a 203b/01 özel isim H. 130a/09, 130a/11, 130a/17 <A. hesap ó. 103b/06 h.+laruŋuzı 105b/06 ÒorasÀn Horasan 106a/16, 113a/04, 123b/10, 125a/11 140b/10, 181a/01, 181b/10 Ò.+a 130a/03 Ò.+a 181b/12 Ò.+da 109b/06, 203a/12 òorlıú(/à) <F.+T. değersizlik, bayağılık ò. 168b/10 ò.+ını (òorlıàını) 168b/10 òorsend <F. mutlu, razı ò. 109b/13 òÿ <F. huy, tabiat, mizaç, ahlak ò. 116a/02 ò.+lar 114b/16 ò.+yıla 174a/17 òÿb <F. güzle, hoş, iyi ò.+dı 134a/14 óuccet <A. belge, nişan, delil, kanıt ó. 110b/17 ó.+i 111a/01 òulú <A. huy, tabiat ò.+ı 104a/03 òullet <A. içten sevgi, gerçek dostluk ò. 160a/08 òulÿd <A. bakilik, ölmezlik ò. 125a/16 òurde-fürÿşlıú <F. ufak tefek şeyler satan, çerçi ò. 118b/15 32

135 óÿri <A. cennet kızı ó. 104a/09, 104a/12, 123a/12 ÒuõayfenÀme özel isim Ò. 175b/06 ÒÿzistÀn özel isim Ò. 203b/04 Ò.+a 203a/09 Óüseyn Hallac Mansur Ó. 159a/16, 202b/03, 202b/09, 203a/03, 203a/07, 203a/10, 203b/07, 203b/10, 203b/11, 203b/15, 204a/02, 204a/07, 204b/02, 204b/06, 204b/10, 204b/17 Ó.+i 202b/08, 204b/13, 204b/15 Ó.-i Manãÿr 159a/15, 202b/04, 202b/07 Ó. Manãÿr+ 206b/08, 204b/12 Ó.-i Manãÿr-ı ÓallÀc 202b/05 -I- ıòvàn <A.ç. sadık dostlar ı. 105b/11 èiraú Irak è. 118b/13, 140b/10 è.+a 181b/12 è.+dadur 154a/13 ıràaırmaú(/à) IãfahÀn şehir èışú i èibàdet İblìs -İ- sallamak ı.-ŋ 204a/01 ı.-dılar 204a/02 ırmak ı.+ı (ırmaàı) 117a/09, 107a/02 İran da tarihi bir I. 160b/01 I.+a 197b/10 <A. aşk èı. 205a/16 èı.+ına 150b/15 imek fiili i.+di 104a/07, 104a/14, 107a/03, 107a/15 <A. ibadet èi. 105a/17, 202b/10 èi.+ile 150a/09 èi.+üŋ 112b/13 İblis İ. 111b/02, 111b/04, 119b/06, 149b/05, 149b/05, 149b/06, 149b/07, 159b/03, 159b/06, 159b/07, 159b/08, 159b/09, 165a/11, 193a/08, 193a/14, 193a/16, 193a/17, 193b/02, 193b/05, 193b/06, 193b/08, 193b/10, 193b/11, 193b/11, 193b/12, 194a/01, 33

136 ibn İbrÀhìm 194a/02, 194a/03, 200a/05, 200a/09, 207a/10 İ.+dür 154a/17, 193a/12 İ.+e 119b/04 İ.+i 149b/04, 149b/08, 161b/07, 200a/03 İ.+üŋ 121/08, 140b/01, 193a/06, 193b/15 İ.+ven 119b/03 <A. oğul İ.-i CellÀ 125a/17, 125b/01 İ.-i èabbàs 206b/13 İ.-i èabbàs.dan 186a/04 İ.-i èaùà+ 172b/01, 172b/15, 173a/01, 173a/04, 173a/05, 174a/15,174b/04, 174b/04, 174b/11, 204b/08, 204b/09, 204b/11, 172b/12, 174b/07, 174b/09, 174b/03, 181b/11, 187b/07 İ.-i El CellÀ 174b/16 İ.-i SemmÀk+ 105b/16, 106a/01, 106a/03, 106a/04 İ. 133b/04, 133b/11, 133b/15, 186a/01, 197a/08, 204a/08 İ. bin DÀvud 174b/14 İ. áavvàã+ 201a/13, 204a/07 İ. Òalìl 177b/07 İ. ÒavvÀã 133b/02, 133b/03, 198a/17 İ. ŞeybÀnì 201a/13 İbrahìmü'l-Òalìk özel isim İ. 191b/01 içün için, diye, amacıyla i. 105a/08 iòlàã <A. doğruluk, riyasızlık i. 204a/17 i.+ı 150b/13 iótimàm <A. gayretle çalışma, özenle iş görme i.105b/13 illà <A. den başka, yalnız, sadece i. 106a/10 èillìyyin <A. cennetin ve gökyüzünün en kutsal, en yüksek tabakası èi.+den 133b/17 èi. dür 133b/15 èilm <A. ilim è. 104a/02, 105a/05 iltifàt <A. yüzünü çevirip bakma i. 106b/10 imàmü'lmü'minìn<a. müminlerin imamı i. 105b/12 imdi şimdi, artık, o halde i. 104a/17 ìmìn <A. emniyet sahibi ì. 115a/08 inàbet <A. günahlara tövbe edip Hak yoluna dönme i.194a/15, 201a/06,7 èinàyet <A.inayet, lütuf,ihsan, iyilik èi. 115a/02 34

137 İncìl iŋen inúıtàè inãàf inşaéallàh iràdet irem irte(erte) èísà İsóaú İsmaèìl èiãmet issi iste- <A. İncil İ. 148b/08 çok i.103b/16 <A. kesilme; arası kesilme i.161a/01 <A. insaf i.+a 115a/15 <A. Allah ın izniyle i.107a/08 <A.ç. dilemeler, istemeler i. 201a/07 <A. bahçe, cennet bahçesi i.+den 168b/14 ertesi, yarın, gelecek sabah i.+ye 104a/11 İsa peygamber èi. 204b/06,191b/02, 155b/02 özel isim İ. 176b/04, 176b/16 İ.+a 176b/08 İ.-ı Nehrcÿrì 177a/09 İsmail peygamber İ. 155b/01 <A. temizlik, masum olma èi. 195a/05 sahip, malik i. 108a/06, 108a/13, 109b/14, 130b/08, 203b/17, 204a/01, 204a/04 i.+ne 137b/06 istemek istièànet istièfàl işàret işit- i.-di 124a/13, 129a/16, 132a/03, 132b/08, 133a/17, 139a/04 i.-düŋ 133a/06 i.-dügi 128a/13 i.-dügümi 130b/12 i.-mege 139b/12 i.-mekdür 141b/16, 142b/10 i.-meye 138b/08, 138b/10 i.-meyesin 137a/12 i.-rem 138a/03 i.-ridi 134a/10 i.-ridüm 130b/15 i.-rlerse 126b/06 i.-rse 120b/14 i.-rsin 136b/08, 145b/02, 146a/07 i.-rsiz 126a/04 i.-ye 122b/11, 122b/11, 127a/01, 128a/13, 138b/08 <A. yardım isteme i.106a/02 <A. isteme, istek i. 128a/06 <A. işaret i.+leri 104a/05 işitmek i.-di 120a/02, 120b/14, 125b/11, 132a/01, 133b/01, 134a/04, 134b/01, 135b/06, 145a/17, 145b/01 i.-dügi 141b/09 i.-düm 133b/14, 136a/03, 141b/01, 141b/05 35

138 i.-gil 145b/13 i.-medi 134b/02 i.-meye 146b/01 işmàr işaret etme i.+dan 107a/17 èitàb <A. azarlama, paylama è. 105b/10 èitiúàd <A. inanç, inanma èi.+um 133b/14 èitimàd <A. itimat, güven èi. 112a/11 èi.+ı 201a/11 ittifàk <A. ittifak, uyuşma, anlaşma i. 106a/16 èivàz <A. bedel, karşılık èi.+ın 105a/11,121a/17 èizzet <A. izzet, itibar, şeref, kıymet èi.-i ceberÿt 118b/10 -K- Kaèbe Kâbe K. 114b/09, 185b/17, 194b/17, 198b/02, 201b/02 K.+de 185b/17, 191a/08 úabìó <A. çirkin, yakışıksız fena ú. 203a/10 kàbini <F. para, eşya k. 105b/02 úaçan ne zaman, ne zaman ki,...- dığı zaman ú. 104b/10, 150a/08 úadem <A. ayak, adım ú. 204a/12, 204a/13 ÚÀdisiyye özel isim Ú. 188b/06 kààıd <F.kağıt k. 136b/02, 136b/02, 136b/02, 136b/03, 140b/11, 140b/11 k.+a 136b/04 úahhàrlıú(/à) <A.+T. kahredicilik ú.+ ın (úahhàrlıàın)109a/10 kàhil <A. ihmal eden, bir işi yerine getirmeyen k. 104b/09 úaúı- öfkelenmek, kızmak ú.-dı 110a/15 ú.-dı 116b/16, 203a/10 ú.-dılar 168b/15 ú.-ya 110a/12 kàmil <A. kamil, bilgisi ve ahlakıyla olgun k. 104a/02 úamu hep, hepsi, bütün ú. 104a/14, 205b/15 úançaru nereye, neresi, ne tarafa ú. 106a/01 úanda nere, nerede ú. 204b/16, 204b/17 úanı nerede, hani ú. 205a/08 úanúı hangi, hangisi ú. 204a/02 ú.+dur 150a/12 36

139 ú.+sına 109a/17 ú.-dum 168b/01 úapu kapı úàyim <A. ayakta duran; vaktini ú.+sına 141b/01, 141b/06, namaz kılmakla geçiren 144b/12 ú. 103b/12 ú.+sında 135b/08, 146b/08 úayur- ilgilenmek, önem vermek ú.+ya 120b/06, 125a/07, ú.-maya 103b/14 132a/02, 137b/06, 137b/07, úayurmaz beis yok, zarar vermez, 139a/04, 141b/08 önemi yok ú.+yı 120b/09, 137b/07, ú.-maz 117b/11 137b/08, 145a/01 kebìr <A. büyük úarın karın k. 122b/16 ú. 105a/03 kefàret <A. bir günahı Allah a ú.+ları 203b/16 bağışlatmak umuduyla ÚÀrÿnì benî İsrail de zenginliğiyle verilen sadaka veya tutulan meşhur bir insan; Firavn un oruç nazırı k. 106a/11 Ú.+dür 128a/15 kemter <F. daha aşağı, aşağıda ÚaããÀri <A. ilk devre melâmîliği bulunan hakkında kullanılan bir tabir k. 205b/13 Ú.+ler 139a/16 kendü kendi kàşkì <F. keşke, dilek anlatan edat k. 104b/17, 106a/06 k. 105b/07, 116b/17 k.+si 104b/08, 106a/07 úat kat; huzur, yan k.+yi 103b/09 ú.+ına 106b/10, 111a/12, kendüzi kendisi 203b/13 k.+n 169b/01, 204b/02 ú.+ında 203a/01, 203a/11, k.+ne 168a/05 203a/14 kenf <A. taraf, yön ú.+uma 116a/10 k. 195a/05 úatı çok, çok fazla kenŋel şaka, latife ú. 104a/06, 104a/11, k. id- 166a/13 203a/02 keràmet <A. keramet, velilerin úavìlıú(/à) <A. kuvvetli olma lüzumu anında gösterdikleri ú.+ a(úavìlıàa) 109a/03 olağanüstü hal úavşu- kavuşmak 37

140 k. 113a/11, 115a/02, 202a/06 k.+leri 201a/14 kerem <A. kerem, lütuf, ihsan, bağış k. 109b/06 k.+i 110a/01 kerret <A. defalar, kezler k. 168b/10 kesb <A. çalışıp kazanma k.+i 105b/01 keşìde-i dergàh<f. düzenlenmiş dergah k.187b/02 keõõàb <A. çok yalan söyleyen, pek yalancı k. 136b/13 úıdve <A. uyulacak olan insan ú.-i eãfiyà 174b/13 úıàır- bağırmak, çağırmak ú.-dı 110b/01, 168b/07, 168b/09, 168b/09, 204b/05 ú.-dılar 116a/10 ú.-uŋ 116a/10 ú.-up 168b/10 úımılda- kımıldamak, hareket etmek ú.+ duàı 107a/13 úıraŋ kenar, kıyı, uç ú.+ıda 150b/09 úıyàmet <A. kıyamet ú. 105b/01, 111a/01 úızıl kızıl ú. 107a/14 kibr <A. büyüklük taslama k. 104b/17, 105b/15 k.+i 169b/01 kilìd <F. kilit k.+i 129a/06 k.+leri 122a/01 kilìm <A. aba, hırka; kilim k. 130b/12 k.+e 122b/01 k.+üm 129b/07 kilise <F.kilise k.+de 126b/16 k.+ye 124b/07 kiràmen-kàtibin<a. kabir melekleri k.111b/12 KirmÀn İran ın güneyindeki dağ ve yer K. 131a/07 K.+a 168a/13 kişi kişi k. 104a/04, 106b/01, 107a/11, 203b/13 k.+dür 107b/01 k.+ler 107/14 k.+sin 106b/12 k.+ye 103b/07 Kişmìrì Kişmir den olan K. 167b/15 úonşı komşu ú. 107a/10, 107a/11 kösilet (/d) uzatmak, ayağını uzatmak k.-de (kösilede) 114a/14 k.-tdi 174a/17 köşk <F.köşk k.+lerüŋüz 128a/15 38

141 úudemà <A. eskiler; yaşlılığı bakımından ileri gelenler ú. 201a/10 úüdÿrat <A.ç. kederler, gamlar ú.+lardan 163a/12 Kÿfe Kûfe K. 113b/17, 125b/02, 143b/08 ÚuréÀn <A. Kuran Ú. 105a/17, 106b/05, 110b/12, 111b/13, 114b/12, 133b/11, 141b/09, 159a/12 Ú.+da 111a/03 Ú.+ı 158a/10 úurãa <A. çörek ú. 113b/11 kÿşte-i nefs <F+A. ölü nefisli, nefsi öldürülmüş k.195a/09 úut <A. yiyecek ú.+umı 113b/09, 113b/11 úutb-ı vaút <A. zamanın ermişlerinin başı ú. 187b/02 Úuùb-ıEflÀk Muhammed SemmÀk özel isim Ú. 105b/11 Úuùbu'l-MedÀr özel isim Ú.ıla 200b/04 kÿy <F. köy k.+ünden 104a/05 úuyruġıörü akrep ú. 121b/07, 121b/08 küllì <A. bütün k.+si 202a/17 küstàò <F. küstah k. 124a/10 küstàòlıú(/à) <F.+T. küstah olma durumu, edepsizlik k.124a/06, 124a/10, 139a/06 k.+um (küstaòlıàum) 124a/11 -L- laèìn <A. lanetlenmiş, melun l. 107a/05 làcirem <A. şüphesiz, mutlaka l. 173b/11 LakÀm özel isim L. 118b/16, 118b/17 laènet <A. lanet l. 103b/08 laùìf <A. latif, güzel, hoş l.-i èaãr 104a/03 l.-i rÿzgàr 126b/02 lebbeyk <A. buyurun, efendim l. 104b/01, 104b/01, 104b/02, 104b/02, 149b/14, 198b/07 leùàìf <A.ç. güzellikler, tatlılıklar l. 116b/13 lìk <F. lakin, fakat, amma l.+in 105b/09 liúà <A. yüz, çehre l. 138b/17 39

142 li'llàh <A. Allah a mahsus, Allah için l. 107b/03 Loúman Lokman L. 161b/01 -M- màèadà <A.e. den başka m. 171b/18 maèànì <A.ç. manalar m. 202a/08 maèàrif <A.ç. marifetler, bilimler; bilgi, kültür m. 202a/08 Maçin Çin in güney bölgesi M. 203b/03 M.+e 203b/01 maèden <A. maden m.+i 116b/13 maèdin <A. maden m.-i óaúìúat 158a/10 m.-i óikmet-i rabbànìyàn 172a/18 maóalle <A. mahalle m. 124a/15 m.+lerde 132a/03 m.+ye 121a/14, 121a/15 maóbÿb <A. sevilen, sevgili m. 201a/12 m.+ıdı 123a/02 maòmÿrlıú(/à) <A.+T. sarhoşluğun verdiği sersemlik maòlÿú maórem maórÿm maòãÿã maóż maúàm maúbÿl maúãÿd màl m.+ ın 128a/10 <A. mahluk, yaratılmış olan, canlı m.+a 103b/08 m.+dur 106b/02, 106b/05 <A. haram olan şey m.-i ùabièat.sın 124a/06 m.-i ùarìúatdur 124a/07 <A. bahtsız, dilediğini elde edemeyen m. 129b/09, 129b/11, 144a/04 <A. mahsus, özel m.-ı keràmet 185a/08 <A. su katılmamış; tam kendisi m.+dur 139a/02 m.-ı óàl 188b/07 <A. makam m.+ı 205b/13 m.+ın 204a/08 m.+ına 201a/07 <A. kabul olunmuş, beğenilmiş m. 202a/14, 203a/14 m.+dür 109b/10 m.-i ehl-i zamàne 177b/17 m.-i emànet 185a/08 <A. kastedilmiş olan, maksat, amaç, gaye m. 120b/16 <A. mal, mal mülk m. 108b/14, 109b/15 m.+ını 108b/09, 108b/09 40

143 maèlÿm mànend manãıb Manãÿr Maèrÿf m.+uŋ 108b/12 m.+um 108b/13 m.+umuŋ 108b/14 <A. bilinen m. 134a/05 m.+dur 138a/16 <F. benzer, eş, denk m.+i 202a/08 <A. devlet hizmeti, memuriyet; makam, derece m. 139b/12 özel isim M. 141a/01, 141a/03, 141a/06, 141a/13, 141a/16, 141b/01, 141b/04, 141b/09, 141b/11, 141b/13, 206b/15 M.+ı 207a/10 M.-ı èammàr 140b/07 140b/17, 142a/08, 142a/10, 142a/14 M.-ı ÓallÀc+ 202a/05, 202b/07, 187b/07, 204b/11 özel isim M. 116b/16, 116b/17, 117a/01, 117a/01, 117a/03, 117a/09, 117a/10, 117a/11, 117a/12, 117a/14, 117b/04, 117b/09, 117b/10, 117b/11, 117b/14, 117b/16, 118a/09, 118a/13, 118a/13, 118a/16, 118b/04, 118b/05, 118b/08, 119b/07, 119b/10 M.-ı 117a/05, 117b/13, 118b/08 M.-ı Keròî+ 117b/03, 116b/13, 118b/14, 105b/12 M.+uŋ 117b/15, 118a/14 maèãìyet <A. isyankarlık, asilik, suç, günah m. 115a/07,+e 169a/05 maşraba <A. metal, toprak vb.den yapılmış ağzı açık, kulplu küçük kap m. 126a/01 m.+yı 126a/02 maùlÿb <A. talep edilen, aranılan, istenilen m.+ı 201a/12 MÀverÀéü'nnehr Orta Asya da Ceyhun nehrinin kuzeyinde bulunan yerlere Araplar tarafından verilen coğrafî isim;nehrin ötesi M.+de 203a/13 M.+e 203b/01 maèõÿr <A. özürlü, özrü olan m. 108a/07 m.+dur 108b/05 mecàz-ı aókàm<a. hükümlerin mecazı m. 103b/12 meclis <A. meclis, toplantı m. 120a/16, 120a/17, 136b/11, 141a/05, 141a/13, 142a/11 m.+i 140b/17 m.+inde 141a/12 m.+inden 120b/04, 140b/17 41

144 m.+ine 133a/16, 133a/17, 134a/02 m.+ler 133a/15 m.+üŋe 120b/03 mecõÿb <A. cezbelenmiş m.-ı vaódet 163b/04 Medìne Medine M.+ye 188a/12 meger <F. meğer, sadece, dışında, haricinde m. 104a/10 Mekke Mekke M. 176b/04, 195b/10 M.+de 104b/03, 125b/01, 176b/04, 185b/15 M.+ye 114a/01, 126b/12, 138a/01, 150b/14, 203b/05 mekr <A. hile, al m. 202a/16 m.+in 109b/09 mekteb <A. okul m.+e 116b/15 mektebòàne <A. okul m.+den 144b/08 melàmetliú <A.+T. azarlama, çıkışma, serzeniş, ayıplama m.+ 139a/14 melekÿt <A. ruhların ve meleklerin alemi m. 118b/10 melekü'l-mevt<a. ölüm meleği, Azrail m. 127a/17 mellàó <A. gemici, kaptan m.+ı 125a/10 melÿl <A. melalli, usanmış, mahzun m. 108b/04, 108b/05, 108b/13, 168b/11 mensÿb <A. bir şeyle ilgisi bulunan m. 174b/03, 202b/08, 203a/16 merd-i müttaúì<f.+a. Allah tan korkan insan m 174b/14 merdÿd <A. reddedilmiş, kovulmuş m. 202a/14, 202a/15 meràÿb <A. rağbet edilmiş, beğenilmiş m.+ı 201a/12 Merv Irak ta bir yer ismi M. 140b/10 mesàvi <A. fenalıklar, kötülükler m.+sin 128a/01 m.+m 109b/01 meséele <A. mesele, sorun m. 109a/07, 204b/07 m.+ler 203a/02 meslÿb <A. alınmış, giderilmiş m.-ı èizzetàn 163b/04 meşàyiò <A.ç. şeyhler m. 118b/13, 202a/09, 202b/12 m.+ler 114a/07 m.+lerinden 109b/06 m.+lerinüŋ 123b/10 m.+lerüŋ 113a/11, 201a/10 meşàÿl <A. meşgul 42

145 meşhÿr metàè mevc mevãÿf mevt mevzÿn mezbele meõheb mezìd m. 105a/07, 108a/07, 168b/03, 205b/12 m.+ıdı 107a/13 <A. meşhur, şöhretli m. 107a/02 m.+ı 176b/01 m.-ı esràr 140b/07 m.+ıdı 104a/04 <A. elde bulunan varlık, eşya, satılacak mal m.+ı 113a/07 <A. dalga m. 184a/04 <A. vasfolunmuş, vasıflanmış m.+dur 182b/04 <A. ölüm m.ü l-aãàar 112a/17 m.ü l-aómardur 112a/16 m.ü l-asÿd 112a/16 m.ü l-ebyaø 112a/15 <A. ölçülü, tartılmış m.-ı ebràz 139a/10 <A. süprüntülük, süprüntü dökülen yer m. 123b/03, 152a/14 <A. mezheb, gidilen, tutulan yol m. 202b/12 m.+in 203b/12 m.+inde 202b/11 <A. artma, çoğalma, artmış, arttırılmış, büyümüş m.-i dehr 200b/01 mezkÿr <A. adı geçmiş, anılmış m.+dur 183a/03 Mıãr Mısır M.+a 114a/08, 114a/10, 132b/11 miède <A. mide m.+leri 128b/10 mihr <F. sevgi, merhamet m.+i 116b/12 miknet <A. kuvvet, kudret, güç m. 107/05 minber <A.minber m. 136b/12, 136b/16 m.+den 126b/10, 136b/14 m.+e 126b/09, 126b/09, 126b/11, 130a/05, 130a/09, 136b/11, 139b/10 mièràc <A. miraç, Hz. Muhammed in göğe çıkması, yükselme m.+ı 205b/10 miràå <A. miras m. 103b/17 MirÀtü'l-ÓükemÀ eser ismi M. 130b/09 miskìn <A. miskin, biçare, aciz m.+lere 130b/02, 138a/01, 138a/03 miål <A. benzer, kat m.+üŋden 126a/09 m.+üŋe 126a/10, 126a/11 43

146 miyesser <A. kolayı bulunup yapılan; kolay gelen m. 114b/17 muèàlece <A. ilaç, ilaç kullanma m.+si 128b/10 muèàmelat <A. yapılan işler m. 113a/12 muèàmele <A. muamele, hareket, davranış m. 140a/01, 140a/01, 140b/09, 144a/08 m.+si 139a/12, 143b/09, 144b/05 Muèammar özel isim M.+a 130b/04 muèaùùar-viãàl <A. güzel kokulu kavuşma m. 176a/17 mÿcib <A. icabeden, gereken, lazım gelen; sebep, vesile m.-i óayàt.dur 196b/02 muàaylan <F. deve dikeni m. 148a/06 muóaúúiú <A. tahkik eden, gerçeği arayan m.-i laùìf 187b/02 muóàl <A. mümkün olmayan, imkansız m.-i èaúl 201a/07 Muóammed özel isim M. 105b/14, 106b/13, 106b/16, 107/03, 107/04, 107/04, 107a/01, 107a/02, muòanneå 107a/08, 107a/12, 155b/03, 183b/13, 192b/14, 192b/15 M. bin Eslem 106b/08,107a/06 M. bin Eslem-i Tÿsì 106a/14 M. bin SevvÀr 113a/17 M.+e 106a/05, 106b/17 M.-i èazabid 106a/08 M.-i Eslem 106b/13, 106b/14, 106b/15, 106b/17, 107/02, 107a/07,107/03 M.-i Fażl+ 181a/07, 181a/07, 181a/09 M.-i Fuzeyl 167b/11 M.-i Óakìm 183b/04, 185a/12 M.-i Óakìm.den 183b/02 M.-i Óakìm.i 183b/08 M.-i Óekìm 192b/10, 193a/03 M. Manãÿr 117a/04 M. MuãùafÀ 117a/02, 147a/15 M.-i MuãùafÀ+ 147a/11,148b/09, 191b/01, 191b/03, 197a/09 M.-i Ruveym 171b/08, 172a/04 M.-i Tÿsì.yi 106b/05 M.+üŋ 107a/02 <A. korkak, alçak, kalleş m.+den 199a/05 m.+lere 119b/10 44

147 muhannet muòayyir muóibb muótàc olan muóteşim muúaddem muúaddis muúàrenet muúarreb muúbil mutlu muútedà mulóid <A. ihanet eden, alçak m. 202/17 <A. iki şey arasında seçim yapılmasını serbest bırakan m. 203b/05 <A. seven dost m. 178b/01 m.+lerden 178b/01 <A. muhtaç, ihtiyacı m. 126a/10, 134a/03, 137a/06, 140a/10 m.+dur 128b/16 <A. ihtişam sahibi m.+iyidi 113a/10 <A. önde gelen, önde giden; değerli, üstün m. 116b/13 <A. takdis edilmiş, mübarek, kutsal, temiz m.+i 187b/01 <A. yaklaşma, kavuşma m. 139a/01 <A. Allah a yakın olan m.-i eóadiyyet 187b/01 m.-i óarem-i vesìlet 176a/17 <A. ikballi, kutlu, m.-i uòrà 109b/05 <A. iktida edilen, uyulan, örnek tutulan m.+sı 106a/15 m.+ydı 123a/01 <A. dine inanmayan, dinsiz m. 202b/05 m.+dür 202a/16 m.+üŋ 202b/04 mÿm <F.mum m. 124a/14, 124b/04, 124b/05, 124b/12, 127a/12, 138a/10, 138a/13, 138a/14, 138a/15 m.+ları 138a/12, 138a/15 m.+ların 127a/14 muràd <A. murat, istek, amaç m. 126b/02, 136a/11, 136a/12 m.+ı 135a/17, 136a/13, 136a/13 m.+ın 136b/15 m.+ına 144a/05 m.+uŋ 120a/01 m.+uŋa 143b/16 muràúabet <A. bakma, göz altında bulundurma; kendi iç alemine bakma m. 145a/12 m.+dür 120a/03 muraúúaè <A. yamalı, yamalı elbise m. 147a/02, 147a/04, 147a/04, 203a/15 m.(m.puşlar) 203a/15 m.+ya 147a/06 murdàr <A. murdar, pis, islâmî şeriat esaslarına göre kesilmemiş hayvan m. 150b/06 45

148 muràzàr <F. kuş yatağı, kuşu bol olan yer m. 183b/06 muèriø-i dünyà<a.+f. dünyadan yüz çeviren m. 109b/05 MusÀ Musa peygamber M.+yıla 129b/04,191b/02 muãaddaú <A. gerçekliği tasdik edilmiş olan m. 202a/11 muãóaf <A. Kuran m.+ı 113b/05, 117a/10, 117a/12 m.+ın 117a/09 muãìbet <A. felaket, ansızın gelen bela m. 142a/06, 142b/08 m.+e 140b/01, 142a/05 muùahhar <A. temizlenmiş, temiz m. 106a/14 muèteber <A. muteber, hatırı sayılır m. 113a/10 m.+dür 109b/10 muèteúid <A. itikad eden, inanan, dini bütün m. 105b/13 muètekif <A. bir ibadethaneye çekilip namaz, niyaz ve ibadetle meşgul olan; camide itikafa çekilen m. 159a/11 muùìè <A. itaat eden, boyun eğen m. 169a/16, 169a/17 muvàfaúat muvàfıú mübàrek mübàriz mübeyyen mübtediè mübtelà mücàhede mücàhid mücàvir mücehhid <A. uyma, uygun gelme m. 205b/15 <A. muvafık, uygun, münasip m. 105a/15 <A. mübarek m. 106a/17 <A. biriyle kavgaya tutuşan m.-i meydàn 175a/15 m.-i saff-ı belàvàn 125a/08 <A. meydana çıkarılmış, açıkça söylenmiş, açıklanmış, bildiren m.-i maúàm-ı miknet 107/05 <A. yeni bir şey ortaya koyan m.+ye 114b/15 <A. müptela, düşkün, tutkun m. 201a/01 <A. savaş, uğraş m. 115b/09 <A. cihad eden m.-i merdàn 175a/15 <A. yurdunu ve diyarını terk ederek zamanını Kabe de geçiren, mabet yakınlarına çekilip oturan; komşu m. 191a/08, 203a/01, 203b/06 m.+lerine 201b/02 <A. cehd eden, çalışan, çabalayan m. 139a/15 46

149 mücerred <A. tecrit edilmiş, soyulmuş, yalın, katışık olmayan m. 104a/01 m.-i ÀfÀú 195a/06 m.-i bàùın 104a/01 mücerrid <A. tecrit eden, ayıran m.-i ricàl 196b/16 mücteóid <A. içtihat eden, ayet ve hadislerden şer î hükümler çıkaran din alimi m.-i evliyà 182b/12 müddet <A. zaman, vakit, süreç m. 168a/10 müéeddeb <A. edepli, terbiyeli m.-i esvàù 175a/16 müfàreúat <A. ayrılma, uzaklaşma, bir yerden ayrılma m. 138b/17 müferrid-vàr <A.+F. kendini din işlerine kaptırarak, bir yana çekilip Allah a ibadet etmekle meşgul olan m. 197a/03 müflis <A. iflas etmiş m. 113b/16 mühdi <A. hediye veren, hediye gönderen m. 113a/09 müheõõeb <A. tehzip olunmuş, düzeltilmiş, yoluna koyulmuş m. 198a/14 mühlet <A. mühlet, bir iş için tanınan süre m. 110a/14, 110a/15 mülàzemet <A. bir yere veya kimseye sımsıkı bağlanma; bir işle devamlı meşgul olma m. 185b/04 mümekkin <A. temkinli olan, temkinli m. 105b/11 müémin <A. mümin, iman eden m. 201a/03 münàcàt <A. münacat, yalvarma, dua etme m.+a 205b/11 münàfıú <A. münafık m. 112b/07 m.+dur 115b/13 münbesiù <A. yayılan, açılan, genişleyen m. eyle- 146b/11 münevver <A. aydınlanmak m.ol- 105b/03 münúaùiè <A. kesilen, kesilmiş, ayrılmış m. 115b/04 münkir <A. inkar eden m. 168b/07, 168b/11, 202/10, 202/17 m.+ler 204b/03 münteşir <A. intişar etmiş, yayılmış, açılmış, duyulmuş m. 139b/09, 146a/09 müràyì <A. ikiyüzlü m.+dür 115b/13 47

150 mürìd <A. bir şeyhe bağlı olan kimse m. 103b/10, 116b/08 m.+i 108a/14, 109b/06, 139a/13 m.+lerine 109b/10 mürşid <A. tarikat şeyhi, irşat eden, yol gösteren, kılavuz m.+i 201a/10 Mürtaèiş özel isim M.+ 179b/15, 180a/02, 180a/04, 180a/05, 180a/06, 180a/07, 180a/09, 180a/11, 180a/12, 180a/13, 180b/04, 180a/16, 180a/09 mürted <A. reddeden m.+lerindendür 181a/14 mürüvvet <A. insaniyet, yiğitlik; cömertlik, iyilikseverlik m. 123b/15 m.+i 150b/13 müsàfir <A. misafir, yoldan gelen m. 104a/01, 117b/09 müstaànì <A. doygun, gönlü tok m. 204a/14 müstecàbü'd daèva<a. kabül olunan dua m. 118a/15 müsülmàn <A. müslüman m. 124b/10, 124b/11, 136b/16, 138b/10 m.+lar 120b/03, 127b/12, 143b/11, 146a/06 m.+lara 136b/08, 136b/09 m.+lardan 121a/03, 136b/06 m.+um 125b/15 müşàhede <A. müşahede, gözlem m. 118b/10, 144b/06, 154b/10 m.+sinde 150a/07 müşàhid <A. bakan, gören m.-i maúàmat 176a/17 müşàrün-ileyh<a. kendisine işaret olunan, adı geçen m117a/04 müşerref <A. müşerref, şereflendirilmiş m.-i kemàl 196b/16 m.-i raúam-ı fazìlet 176a/17 mütàbaèat <A. ittiba etme, birine tabi olma, arkasından gitme, uyma m. 106a/16, 115b/12 müte'aòòir <A. sonraya kalan, geciken m. 202/10 mütecellì <A. tecelli eden, görünen, meydana çıkan m. 195a/04 mütedeyyin <A. dîne bağlı m.-i ãàdıú 191a/03 müteferrid <A. tek ve yalnız olan, eşi emsali olmayan m.+i aãfiyà 182b/12 müteàayyir <A. değişen, başkalaşan; bozulmuş, bozuk m. 108b/04, 203b/06 müteóayyir <A. hayret eden, şaşıran m. 203b/09 48

151 mütemekkin <A. yerleşen, yerleşmiş, oturan m.-i èàşıú 191a/03 mütevàziè <A. tevazu eden, alçakgönüllü, kibirsiz m. 168b/04 müzd <A. ücret, karşılık m. 105b/01 m.+i 117b/08 müzevvace <A. köşe m.+sini 121b/12 -N- nàgàh <F. ansızın, vakitsiz, münasip olmayan vakit n. 107a/05, 110a/02, 111b/10, 201b/03 naúil <A. dönen, nakledilen; başkasından aktarılan n.+dür 103b/17, 104a/06, 104a/08, 104a/15, 104a/17, 104b/06, 105b/08, 105b/16, 106a/09, 107/02 naèlin <A. ayakkabı n. 122a/04 namàz <F. namaz n. 104a/12, 203b/10 n.+ına 106b/14 n.+uŋ 104b/07 n. (n. úıl-) 104a/06 namàzlaàu <F.+T. Üzerinde namaz kılınan küçük kilim n. 117a/11 n.+m 117a/13 n.+yı 117a/12 nàme <F. mektup n. 108a/06 n.+ler 203b/03 n.+sinde 203b/03, 203b/04, 203b/04 nàr <F. nar, ateş n.+dur 129a/06 naèra <A. bağırma n. 168a/05, 205b/05 naãìb <A. pay, hisse, kısmet olan şey n. 108a/13, 109b/14 n.+i 104a/07 naãìóat <A. nasihat, öğüt n. 168a/07 naãÿó <A. bozulması imkansız tövbe n. 129a/11 nàùıú <A. söyleyen, konuşan n.-ı óaúàyıú 126b/02 naôar <A. bakma, bakış n. 203b/08 nàôir <A. gören, bakan n.+ì 113b/03 nedàmet <A. pişman olma, pişmanlık n. 156b/09 nefes <A. nefes, soluk n.+i 106a/17 49

152 n.+in 168a/17 n.+ini 145a/06 nefs <A. nefs, can, ruh nisbet <A. nispet, kıyas n. 104a/17 n. 204b/03 n.+e 104b/13 NişÀbur Nişabur n.guşte-i mücàhedevàn N. 107/03, 107a/11, 118b/10 107a/15, 108b/02, 139a/16, n.+ine 106a/06 139b/09, 167b/10, 179b/13, n.+ini 105a/01, 105b/04 199b/04, 200a/17 n.+üŋi 205b/02 N.+a 106b/06, 124a/12, Nehrcÿrì özel isim 130b/10, 138a/09, 168a/11 N. 176b/10 N.+da 197b/06 Nemrÿd <A. Nemrud nişàn <F. nişan, iz, belirti N. 175a/08 n.+ı 105a/02, 168a/12, Nemrÿdì Nemrud a has, onun gibi 169a/11 N. 128a/16 n. -ı melàmet 139a/09 nerdübàn <F. merdiven n.+ıdur 103b/11 n. 205b/08, 205b/08 nite nite(kim) n.+a 205b/08 n. 104a/17, 202b/03 n.+ı 205b/09 nöker hizmetçi nesìm <A. hafif rüzgar n.+iyile 127b/13 n.-i viãàl 116b/12 Nÿó Nuh peygamber nezè <A. can çekişme N. 139b/03, 139b/04 n. 125a/06, 125a/07 nÿr <A. nur niçe nice, ne kadar, pek çok n.+dan 142a/13 n. 104b/15, 106a/09, n.+dur 129a/06, 143a/09 109a/03 n.+ı 129a/06 nìk-baòt <A. bahtı iyi, talihli n.-ı çeràg-ı revóànì n.+lar 127b/10 130b/06 Nìl Nil nehri n.+ıla 143a/10 N. 132b/17, 133a/01, n.+ın 123b/03, 124b/13 133a/04, 136a/13 n.+larıdur 124b/13 nièmet <A. nimet Nÿrì özel isim n. 142b/16, 145a/05 n.+ile 145a/05 50

153 N. 163b/13, 163b/15, o.+dur 104b/16, 104b/16, 164b/01, 164b/13, 165a/01, 104b/17, 105a/01, 105a/02, 165a/12, 185b/14 105a/03, 105a/14, 105a/16, N.+yile 170b/08 105b/14, 106a/06 o.+ıdı 104a/15 ol- olmak o.-dı110a/08, 107a/02, 107a/12, 108a/01, 108b/08, -O- 108b/10, 109a/13, 110a/04 o.-dılar 107a/12, 108b/04 od oàlan oúıol ateş o. 109a/02 o.+a 109a/04, 109a/05, 109a/06, 205a/17 o.+uŋ 109a/02 çocuk, evlat o. 134b/03, 134b/06 o.+ıla 122b/07 o.+laruŋa 140b/04 o.+laruma 140b/04 okumak o.-dı 135b/10, 141b/09 o.-dılar 125a/04, 133b/11 o.-duŋ 133a/11 o.-dum 141b/05 o.-maàa 123a/04 o.-maú 143a/17 o.-rlarıdı 136a/02, 144a/12 o, onlar o. 105a/09, 105a/12, 105a/13, 106a/05, 106a/10, 106a/11, 106b/01 èoåmàn o.-dıyıdı 108b/07 o.-duŋ 108a/06 o.-duŋuz 108b/04, 109b/14 o.-duàuŋ 109a/13 o.-duàum 105b/09 o.-duú 108b/05 o.-àıl 108a/07 o.-ıcaú 106b/03 o.-madı 108a/05 o.-masun 110a/03 o.-maú 104b/13, 109b/13 o.-maya 104b/17, 107a/11 o.-mış 104a/13, 107a/10, 108a/13 o.-saŋ 109a/16 o.-sun 104b/13, 108a/16, 110b/04, 110b/08 o.-uŋ 105a/06 özel isim èo. 167b/14, 168a/03, 168a/04, 168a/11, 168b/06, 168b/07, 168b/09, 168b/10, 168b/12, 168b/14, 168b/16, 168b/17, 169a/06, 169a/08, 51

154 169a/16, 169b/01, 174b/03, ö.-meyesin 122b/08 203a/09 ö.-mezler 126a/17 èo.+a 169b/02 ö.-ür 122b/08, 122b/09, èo. Òìrì+ 168b/04, 169a/12, 122b/10 167b/13, 181a/06, 167b/12 ö.-ürse 136b/03 èo.-ı Mekkì 159a/07, èömer özel isim 202b/15 èö. 159a/14, 197b/10, otur- oturmak 202b/03, 203a/09 o.-a 125a/16, 128b/15, èö. bÿ.èoåmàn 160b/07 128b/15 èö. bÿ èoåmàn-ı Mekkì o.-an 132b/01, 134b/06 160a/05 o.-dı 123a/09, 123a/12, èö.+e 159a/12 124b/08, 132b/12, 132b/14, èö. Ebÿ èoåmàn 159b/14 134b/04, 136b/11, 143b/03, èö. Ebÿ èoåmàn-ı 145a/14, 145b/14 Mekkì.den 160a/09 o.-maú 143a/17 èö.-i Mekkì.yi 176b/03 o.-mış 133b/09, 134b/03 èömr <A. ömür o.-mışıdı 132a/16, 137a/16 èö.+i 109b/08, 201a/14 o.-uŋ 142b/14 èö.+üŋi 106b/02, 204a/08 o.-ur 119b/17, 121a/12, öŋ ön, karşı taraf, önde 123a/11 ö.+din 150b/17 o.-urdı 120b/09, 139a/17, ö.+inde 107a/12, 150a/15, 145a/10 150b/05, 204a/01 otuz otuz ö.+ine 204a/05 o. 120a/05, 120b/17, 121a/01, 121a/04, 122b/06, 136a/02, 137a/03, 143b/03, örs biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen araç ö. 135b/13 öl- -Ö- 145a/14, 146a/10, 146b/10 ölmek ört- -P- örtmek ö.-di 132b/17 ö.-icek 126a/14, 138b/06, 139a/08 ö.-medin 126b/15 palàs <F. aba, çul p.+ı 187b/09 52

155 pàs <F. pas; üzüntü, gam, keder p.+ı 104b/07 pàsbànlıú <F.+T. gece bekçiliği p. 146b/08 pehlÿ <F. vücudun iki yanından biri, yan p.+sin 119a/11 pervàze <F. altın ve gümüş yapraklarını kırıntısı p.-i maèni 175a/16 pes <F. artık, sonra, öylece p. 106a/04, 144b/11, 204a/15 peyààmber <F. peygamber p. 130a/12, 132b/03, 136a/04, 146a/15 p.+dür 126b/07, 132b/01 p.+e 133b/15 p.+i 130a/02, 130a/10, 132b/04 p.+lerden 132b/07 p.+lere 123b/05 p.+lerüŋ 126b/08 PinhÀnì özel isim P. Ebÿ èalì-yi CurcÀnì 185a/09 pìr <F. ihtiyar yaşlı p.122a/07,122a/08,139a/13 p.-i erbàb 139a/09, p.+i 201a/13 pìşe <F. sanat, meslek p. 201b/12, 201b/12, 201b/13 puòte <F. pişmiş, olgun, gün görmüş p.-i cihàn 160b/11 pÿşu <F. ince sarık p.+sın 168a/03 -R- raómet <A. rahmet, esirgeme r. 105b/09 raómetu'llàhi èaleyh Allah ın rahmeti onun- üzerine olsun r.+ 116b/11, 118b/11, 121b/16, 122b/16, 126b/02 RÀy yer ismi R. 132b/13, 133a/15, 133a/15, 134a/15, 134a/15, 134b/02 ràyigàn <F. karşılıksız ya da kolayca elde etmek r. 146a/13 raziya'llàhu anhu <A. Allah ondan razı olsun r. 105b/12 rebàb <A. gövdesi hindistan cevizi kabuğundan yapılmış bir çeşit kemençe r.+ı 131a/04 r.+ını 169a/07 recà <A. ümit, umma r. 115b/12 r.+dan 201a/04 53

156 r.+dur 115b/09 refìè <A. yüksek, yüce r. 202a/07 r.+dür 201a/13 refìèü'l-úadr <A. şanı, değeri yüce olan r. 199b/02 rekèat <A. rekat r. 203b/10 renc <A. ağrı, sızı, zahmet, eziyet r. 109b/14, 118a/12, 203b/10, 206b/13 r.+lü 107a/01 resÿl <A. resul r.+dür 115a/14 r.+inüŋ 106a/15 revà <F. uygun, layık r. 202b/01, 202b/03 r.+dur 106a/02 Revìm özel isim R. 148b/14 reyóàn <A. reyhan, fesleğen r. 109a/05 r.+ıdur 123a/03 reyóànü'l-úulÿb <A. kalplerin reyhanı r. 104a/03 rezzàúlıú(/à) <A.+T. rızık vericilik r.+ ın 109a/10 rıżà <A. razı olma, kabul, onay r. 103b/11, 104b/16 rızú <A. azık, yiyecek, içecek şey r. 111a/12 r.+ı 111a/16 r.+ın 108a/12, 109a/08, 109a/10 r.+ları 111a/03 r.+uŋuz 111a/03 r.+um 201b/11 rıõvàn <A. cennetin kapıcısı olan büyük melek r. 125a/15 ricàl <A. belli mevki sahibi olan kimseler r. 121b/15 ridà <A. hırka r.+sın 186a/14 r.+yı 186a/14 riúúat <A. merhamet, acıma; yufkalık, incelik r. eyle-116b/01 rişàd (reşàd) <A. manevî doğru yolu bulup o yola girme, hak yolunda yürüme r. 117a/04 riyà <A. özü, sözü bir olmama, ikiyüzlülük r. 204a/17 r.+yla 112b/09 riyàøet <A. nefsi kırma, dünya lezzetlerinden ve rahatından sakınma r. 109b/07 r. 104a/04, 113a/11, 116b/14, 117a/03, 168a/07, 169a/12, 202a/06 54

157 ruhbàn rÿşen rÿşenlıú(/à) ruùab Ruveym rÿzigàr rübè rübÿbiyyet rübÿõe rücÿè rükn ãabr -S- r.+e 201b/07 r.+i 119b/10 <A.ç. rahipler, evlenmeyen papazlar r.+lar 124b/09 <F. parlak, aydınlık; açık seçik r. 127b/01, 127b/02 <F.+T. parlaklık r.+ı 139a/02, 139a/02 <A. hurma, olgun hurma r. 204a/01, 204a/02 özel isim R. 171b/13 <F. vakit, dönem r.+uŋ 106a/15 <A. dörtte bir, çeyrek r.+ıdur 194a/16 <A. tanrılık, ilahlık r.+e 157a/03 <F. kapılmış, kapılan r.-i zü l-celàl 121b/15 <A. geri dönme, dönüş r. 113a/11 <A. bir şeyin en sağlam tarafı, temel direği r.-i cihàn 122b/16 <A. sabır, tahammül ã. 103b/11 ã.+ın 104a/04 ã.+it 104b/15 ã. (s. it-) 106b/14 ã.+itmek 103b/11 ãadàúat <A. doğruluk ã. 150a/06 sàdàt <A.ç. efendi, bey; seyyitler s.+lar 139a/05 ãàdef <A. sedef, inci kabuğu ã.-i dürr-i keràmet196b/16 ãàdıú <A. doğru, gerçek ã. 103b/14, 104b/16, 202a/06 ãàdır <A. çıkma, ortaya çıkma ã.ol- 141b/02, 145b/01 ãàfì <A. duru, temiz, katıksız ã. 115b/04 ãafiyyü'llàh <A. ilahı güzel ã. 113b/03 ãaóàbe <A. sahabe ã.+ler 142b/01 Saèìd özel isim S. bin Muóammedi'r ràzì 110a/11 S. ÒarrÀz 132a/10 saúın- sakınmak s.-a 131b/12, 131b/12, 143a/02 s.-am 139b/07 s.-uŋ 126a/08 saúla- saklamak s.-dı 146b/09 s.-dum 146b/09 s.-sun 143a/03 55

158 ãalàó ãalàóiyyet ãàlió sàlik åàliå ãamediyyet ãararãavmaèa ãayru ãayrulıú sebaú sebeb s.-ya 138b/16, 143b/11, 143b/11, 143b/11 <A. iyilik, doğruluk ã. 134a/16 ã.+a 139b/15, 143a/03 <A.yetki, bir işe karışmaya veya vazife icabı bir işi yapmaya, bir harekette bulunmaya haklı olm ã. 125b/04 <A. doğru, iyi ã. 103b/15 <A.bir yola giren, bir yolda giden; bir tarikata girmiş bulunan s.-i óaøret-i melekÿt 118b/10 <A. üçüncü å. 116b/16 <A. yücelik, ululuk ã. 187b/02 sararmak ã.-mış 120b/07 <A. ibadethane, tekke, zaviye ã.+sı1 108a/16 hasta ã. 105b/16, 107/03, 140b/03 ã.+yıdı 121b/12 hastalık ã. 107/03 <A. ders, talim s. 183a/15, 183a/17 <A. sebep s.+i 124a/11, 132a/12, 140b/11 s.+inden 130a/01, 143a/13 seccàde <A. üzerinde namaz kılınan küçük halı s.+lerin 123b/12 s.+sin 145a/13 secde-i sehv <A. namazda yapılan bir yanlış için secde etme s.+in 146b/15 sefìne <A. gemi s.-i baór-ı diyànet 170b/04 segirt- koşmak, yürümek, koşturmak s.-di 155b/12 seòàvet <A. cömertlik, el açıklığı s. 156b/04 seóer <A.seher vakti s.+e 203a/16 Sehl özel isim S. 113a/14, 113a/16, 113b/01, 114a/08, 114a/11, 114a/11, 114a/12, 114a/16, 114b/02, 114b/04, 114b/11, 116a/12 S. bin.èabdu'llàh 113a/15 S. bin èabdu'llàh Tusterì 113a/09 S.+e 114a/09, 114b/07 S.-i Tusterì 144b/06 S.+üŋ 113b/13 sekìne-i ehl-i emànet<a. emanet ehlinin rahatlığı s. 170b/04 56

159 sekirit- sıçramak, zıplamak, atlamak s.-di 116b/01 selàm <A. selam, esenleme; barış, rahatlık s.+a 106b/06, 106b/07, 106b/07 s.+ına 106b/08, 106b/10 s.+umuza 106b/09 s.+vir 106b/11 selàmetlıú <A.+T. esen olma durumu, esenlik s. 111b/15, 111b/15 semiril- şişmanlamak s.- sün 137b/06 Semnu'l-mecnÿn özel isim S.+ 178a/03 Semnu'lkeõõÀb özel isim S. 178a/03 Semnÿn özel isim S. 178a/05, 178a/05, 178a/06, 178a/07, 178a/10, 178a/11, 178a/12, 178a/16, 178b/01, 178b/02, 178b/03, 178b/05, 178b/05, 178b/06, 178b/10, 178b/16, 179a/01, 179a/05, 179a/09, 179a/11, 179a/12, 179a/15, 179a/16, 179b/02 S.+a 179b/07 S. El-Muóibb 178b/01 S.+ı 179a/08, 179a/10, 179a/13, 179a/17 S.-ı Mecnÿn 177b/17 S.+uŋ 178a/11, 178a/14, 179a/13 serààuç <F. bir çeşit sarık s. 116a/14 Serìr özel isim S. 117b/07, 118b/17, 119a/02, 119a/05, 119b/07, 119b/09, 119b/10, 119b/11, 119b/14, 119b/14, 119b/14, 119b/14, 119b/16, 120a/03, 120a/04, 120a/06, 120a/10, 120a/17, 120b/01, 120b/02, 120b/09, 120b/12, 120b/12, 120b/13, 121a/04, 121b/10, 121b/12, 144b/12, 144b/12, 144b/13, 144b/14, 145a/03, 145a/08, 145a/09, 147a/14, 147a/14, 147a/17, 147a/17 S.+den 119b/11 S.+i 122a/05, 122a/08 S.-i Saúaùì+ 117b/03, 118a/12, 118b/07, 118b/11, 121a/03, 142b/02,144b/03,147a/09, 161a/02, 163b/09, 200b/08, S.+üŋ 120a/12, 120b/16 sermestlik/g <F.+T. sarhoşluk s.+ i (sermestligi) 202b/13 sev- sevmek s.-dügi 143a/09 s.-dügümüzden 146a/13 s.-e 121b/03, 122b/12, 127b/01, 127b/01, 138b/14, 142b/08 57

160 æevrì seyyàh seyyid sıãıdú s.-en 127b/09 s.-er 127b/03 s.-erleridi 134a/02, 144a/10 s.-ersin 127b/03 s.-ersiz 126a/02, 126a/03, 126a/03, 126a/04 s.-erven 127b/15 s.-esin 125a/01 s.-ine 131b/06 s.-mek 123b/05 s.-mekdür 123b/06 s.-meye 129a/02, 140a/15 s.-sün 123b/07, 123b/07 özel isim æ. 143b/08 <A. yolcu, gezici s.+ı 125a/10 <A. efendi, bey; Hz. Muhammed in torunu Hz. Hasan ın soyundan olan kimse s. 154a/02, 154a/04 s.+i 116b/14 kırmak, parçalamak, mahvetmek s.-dı 131a/04 s.-madum 168a/17 <A. yürek temizliği, doğruluk ã. 154a/13 ã.+ı 104b/16 ã.+ın 168b/11 ã.+ile 105a/11 ãıddìú <A. sözünün eri (kişi), gerçek dost ã. 109b/08 ã.-i óàtim 109b/09 ã.+lar 124b/16 ãıfat <A. sıfat, nitelik, suret, şekil, varlık ã. 142a/03 ã.+ıdur 126b/17, 127a/01, 127b/07 ã.+ın 127a/01 sırr <A. sır, esrar, giz s.+ımuzı 207a/04 s.+ından 203a/14 ãıyànet <A. koruma, korunma ã. 127b/13 sin mezar s.+üm 140b/05 sipàhi <A. süvari asker s. +ler 123b/15 si-pàre <F. otuz parça, otuz cüz s. 195a/14 sipründü süprülmüş olan şey, toz s. 168b/15, 168b/15 ãofra <A. sofra ã.+da 143b/03 ãoóbet <A. sohbet ã. 108b/02, 168a/12, 199b/04, 202b/15 ã.+in 168a/08 ã.+inde 168a/07, 168a/10 ã.+ine 203a/11 58

161 soú- sokmak, tıkamak, takmak söz söz s.-alum 109a/04 s. 120a/15, 121b/06, s.-dı 109a/05, 109a/06, 122b/10, 124a/01, 129a/10, 203b/17 131a/04, 133b/04, 133b/07, s.-àıl 109a/05 134a/11, 134a/12, 136b/05, s.-madı 109a/06 137a/15, 137b/11, 137b/15, s.-masun 109b/04 139b/11, 139b/12, 139b/14, s.-mayam 104a/08 139b/15, 144b/17, 146a/10, ãor- sormak 146a/11 ã.-ayın 109a/07 s.+den 120a/01, 133b/04 ã.-dı 105b/09, 106a/12 s.+e 136a/07 ã.-a 134b/03, 134b/03 s.+i 120a/13, 129a/11, ã.-alar 131b/16 130a/08, 130a/11, 133b/08, ã.-arsiz 139b/05 133b/14, 134a/02, 134a/04, ã.-dılar 121a/01, 121a/09, 134b/01, 135b/05, 136a/05, 123b/13, 129a/14, 131b/14, 141b/05, 145a/09, 145b/03 134b/10, 134b/12, 137a/01, s.+ine 123a/07, 136a/06, 138b/04, 143a/11, 146b/01 139b/13 ã.-dular 121a/02 s.+inüŋ 129b/01 ãovı- soğumak s.+ler 134b/05, 136a/06 ã.-sun 119b/15 s.+lere 123a/07 ã.-tmaz 119b/17 s.+leri 122b/09, 122b/17, ãovuú soğuk 126b/06, 139b/09, 140b/08, ã. 104a/06 140b/09, 143b/08, 144a/10 söyle- söylemek s.+leridür 123a/14, 126a/02, s.-ye 122b/10, 129a/10, 131a/16, 138b/01, 139b/17, 129a/11, 137b/15, 139b/16, 141b/13, 142b/05 139b/16 s.+lerin 141b/17 s.-yeleridi 137a/15 s.+lerüŋ 120a/17, 139b/10 s.-yesin 146a/11 s.+lü 126b/06 s.-yicek 140b/03 s.+üm 139b/12 s.-yü 121b/06, 121b/08 s.+üne 123a/10 söyün- sönmek, parlaklığı gitmek ãu su s.-ür 109a/03 s.+ya 184b/01 59

162 ã.+ya 184a/17 ã.+yı 104b/04 ã.+yıla 109a/03 ã.+yına 104b/06 ã.+yından 104b/03 ãubó <A. sabah ã. -ı ãàdıú 174b/14 ã.-ı maşrıú 201a/09 ãÿfì <A. tasavvuf ehli, sofu ã. 115b/04, 150a/14 ã.+ler 203a/05, 203a/10, 203b/15, 203b/16 sufle <A. aşağılık; aşağıda olan s. 179b/08 ã.+lerden 179a/02 ã.+lerle 203a/01 ãun- sunmak ã.-dı 149a/02 ã.-madı 103b/03 ãÿret <A. suret, şekil, görünüş ã.+lü 106b/12 ã.+üŋ 203a/03 ãuv su s.+ın 122b/08 ã.+ıdur 124b/17 suvar- sulamak, su vermek s.-ıldı 108a/15 s. maú 201a/04, 201a/05 sÿz-ı iştiyàú <F.+A. şevk ateşi s. 202a/05 sübóàna'llàh <A. Allah ı her türlü insanî kusur, ayıp ve eksiklerden tenzih ederim, anlamında şaşkınlık bildiren iade süci SüfyÀn sükÿt Sülemì SüleymÀn åülüå sünnet sürükmiş süstlıú sütÿde -Ş- s. 106a/02 şarap, içki içme s. 108b/03 özel isim S. 123a/03 <A. susma, söz söylememe s. 202b/16 özel isim S. 139a/08 özel isim S.-ı DÀrÀnì+ 105b/07105b/08, 123a/02, 123a/06 S. 104a/06, 104a/07, 104a/09, 104a/15, 104a/17, 104b/01, 104b/02, 104b/03, 104b/06, 105b/10, 123a/07, 123a/09 <A. üçte bir å.+idür 194a/16 <A. sünnet s. 106a/13, 202b/11 s.+dür 111a/17 s.+e 106a/16, 115a/08 kovulmuş, sürülmüş s.+ sin 133b/06, 133b/07 <F.+T. gevşeklik, tembellik s.+ 162a/07 <F. övülmüş, övülmeye değer s.-i ricàl 121b/15 60

163 şàh şàhidî şàkird ŞÀm şarú ŞÀõdil ŞeddÀd şefàèat şefúat <F. şah, başkan, reis ş. ŞucÀè 130b/15, 132a/01, 132a/051,68a/09 ş. ŞucÀè-ı KirmÀnì 130b/06 Ş.+ŞucÀèKirmÀnì+ 131a/16, 131b/16, 130b/17 <A. tanık, gören ş. 113b/03 <F. talebe, öğrenci, çırak ş.+ini 110a/13 Şam Ş. 107a/04, 123a/02, 167b/10, 170b/06, 174b/14, 174b/15, 198b/02 Ş.+dadur 154a/13 <A. doğu ş. 107b/06 özel isim Ş. 116a/07, 116a/08, 116a/12, 116a/13 Ş.+i 116a/10, 116a/10 <A. Yemen de Ad kavminin hükümdarı; büyük binalarla ve bu arada Cennete benzetmek arzusuyla yaptırdığı İrem bağı ile ün almıştır ş. 175a/08 <A. şefaat, biri için af dileme ş. 116a/16 <A. şefkat ş. 127b/12, 136b/05 ş.+üŋ 136b/06, 146a/06, 146a/07 ş.+üm 136b/15 şehvet <A. şehvet, cinsel istek ş. 125a/03, 127b/13, 128b/05, 131b/06, 143b/13, 143b/13 ş.+den 121/07, 121/08, 125a/02, 129a/05, 131b/12 ş.+dür 143b/10 ş.+i 121b/05 ş.+in 121b/06, 143b/12 şekk <A. şüphe, tereddüt ş.+ile 112b/08 şemè <A. mum, çerağ ş. 106a/13 ş. -i èàlem 159a/06 ş.-i èàlim-i tevfìú 185b/10 şerè <A. Allah ın emri, ayet, hadis ve fukaha esasları üzerine kurulmuş olan din kaideleri ş. 202b/11 şeróà <A. dilim, kesilmiş, dilinmiş şey, parça ş. 203a/03, 203a/03 şerìf <A. şerefli, mübarek, kutsal; soylu, temiz ş.+idür 105b/14 ş.+lerüŋ 105b/14 şeúàvet <A. bedbahtlık, bahtı karalık ş. 181a/04 Şeúìú-i Belòì özel isim Ş. 109b/06 61

164 şeş- çözmek ş.+lıàumuz 117a/15 ş.-diler 114a/04 şÿmàr hesap etmek ş.-ildi 205a/04 ş. 114a/10 şevú <A. şiddetli arzu ş.+dan 108a/01 ş. 116b/14 ş. id- 108a/01 şeyò <A. şeyh şÿrìde <F. karışık, perişan; aşık, ş. 109a/05 tutkun Şiblì özel isim ş. 202a/05 Ş. 138a/06, 138a/07, 138a/09, 138a/09, 138a/11, 138a/12, 138a/13, 148a/09, -T- şifà şièr şìrìn şirk Şubÿòì şucàè şuàl şÿm 148a/13, 165a/01, 165a/05, 198a/17, 202a/11, 202b/07, 205b/12 Ş.+nüŋ 138a/10 Ş.+ye 138a/0 <A. şifa ş. 106a/05 <A. şiir ş.+i 205b/05 <F. tatlı, sevimli ş.-i taóúìú 202a/04 <A. müşriklik, Allah a ortak koşma ş. 204a/17 özel isim Ş. 137a/05 <A. şecaatli, cesur, yiğit ş.-ı ãàdr-ı ãıddìú 202a/04 <A. meşguliyet, uğraşı ş.+ından 119b/09 <F. uğursuz ş.+dur 105a/13 ş.+lıàından 119b/13 ùaèàm ùàèat tafzìl ùaà taóiyyat ùàúat taúàżà <A. yemek, yiyecek ù. 103b/03, 107a/17, 112b/16 ù.+ı 103b/02, 107a/17, 108a/02, 118a/09 <A. taat, ibadet ù. 104b/09, 105a/03, 105a/14, 106a/10, ù.+a 105a/08, 105a/10 ù.+e 168a/07 <A. üstünlük t. 141b/17 dağ ù.+ıyıdı 118b/12 <A. hayır dualar; namazın ka delerinde okunan ettehiyatü duası t. 112a/08 <A. takat, güç, kuvvet ù.+üŋüz 110b/11 <A. serzeniş, başa kakma, çıkışma 62

165 taúvà ùalàú ùam tamaè ùamu ùaèn ùaŋlaùaŋlaş- Taŋrı t. 130a/01 <A. Allah tan korkma, Allah korkusuyla dînin yasak ettiği şeylerden kaçınma t. 116b/14, 139a/02 t.+dur 115a/14 t.+nuŋ 201a/01 <A. boşama, talak ù. 105b/03 ù. vir- 180a/15 dam, çatı; duvar, bina ù.+ına 107b/10 <A. aşırı istek, hırs, tama t.+uŋ 111a/09 cehennem ù.+dan 104b/16, 116b/11 ù.+yı 109a/16 <A. ayıplama, yerme ù.+a. ur- 115a/09 şaşırmak, hayret etmek ù.-dı 168b/11 karşılıklı şaşırmak, hayret etmek ù.-dılar 117a/15 Tanrı, ilah T. 103b/16, 103b/16, 104b/05, 105b/03, 106a/02, 106a/02, 106a/15, 107a/12, 108a/04, 108b/12, 110b/16, 150b/15, 184a/17, 203a/07 T.+çün 150b/16 ùanuú ùapùarìúat taãadduú taãavvuf taãnìf ùaşra ùavàìf T.+dan 105a/01, 105a/12, 109b/03, 109b/03, 110a/01, 153b/05, 204a/14 T.+nuŋ 103b/11 T.+sını 104b/17 T. TaèÀlÀ 111a/01, 111a/01, 112a/09, 117a/15, 154b/05, 158b/17 T. TaèÀlÀ.dur 157a/16 tanık ù. 202b/10 ù.+luàı 202b/09 tapmak ù.-armışın 104b/06 <A. Allah a ulaşmak arzusuyla tutulan yol ù. 116b/12 <A. sadaka olarak verilme t.ıdı 118b/11 <A. gönlünü Allah sevgisine bağlama, sofulaşma t. 105a/03, 113a/09, 202/10, 205b/13 <A. sıralamak, sınıf ve takımlara ayırmak t.+idür 184b/03 t.+ler 203b/02 t.+leri 109b/09 başka, dışında, dışarı ù. 107a/04, 107b/01, 168a/17 <A. tayfalar, fıkralar, bölükler ù. 116b/13 63

166 ùayı ùayınùaylasan tazarruè teèarrüf tebàè teberrük tecerrüd tefaóóuã tefàvüt teferrüc dayı ù.+sı 117b/13, 117b/15, 117b/17 ù.+sıyıdı 118b/13 kaymak, sürçmek ù.-dı 117a/08 <A. başa ve boyna sarılan şal; başa sarılan sarığın omuzlar üzerine salıverilen ucu ù.+ın 205b/11 <A. yalvarma t. 112a/07 <A. bir şeyi araştırarak öğrenme t.+dür 156a/01 <A. tabi olan; birinin hükmü altında bulunan t.+nuŋ 118b/12 <A. uğur sayma, mübarek kabul etme t. 124a/02 <A. her şeyden boş olma, uzak olma; soyunma t. 195a/07 <A. ayrıntılarıyla teftiş etmek, araştırmak, inceden inceye araştırma t. 114b/03 <A. fark t. 203a/11 <A. gezinti, gezintiye çıkıp açılma, ferahlama t.+e 136a/07 tefrìd <A. dünyadan geçip yalnız Allah ile meşgul olma, kendini Allah a adama t. 195a/07 tegye dayanacak ya da yaslanacak şey t.+ye 109a/15 tekebbürlik(/g)<a.+t. kibir gösterme, büyüklük satma t.+ inden (tekebbürliginden) 112a/12 t.+ lerin 112a/12 tekellüf <A. külfetli, zahmetli iş görme; özenme, bir işi gösterişli bir hale koymak için uğraşma t.+i 174b/01 telaùùüf <A. lütuf ve nezaketle davranma t. 130b/03 tennÿr <A. fırın, ocak t. 123a/08 t.+a 123a/09, 123a/11 teràzÿ <F. terazi t.+ya 112a/12 Termidî yer ismi T. 183a/03 tersà <F. hıristiyan t.+beççe 116b/15 t.+lar 118a/17 tevaúúuè <A. bekleme, umma,umulma; arzu etme, isteme t. id- 150b/06 64

167 tevàrì <A. gizlenme, görünmez olma t.-yi úutb-ı vaút tevàøuè <A. tevazu, alçak gönüllülük t. 105b/14, 105b/14 tevekkül <A. işi Allah a bırakıp kadere razı olma t. 204a/08, 204a/09 tevóìd <A. tevhit, Allah ın varlığına ve birliğine inanmak t. 123b/10, 202a/16, 202b/11, 204a/09, 204a/10 t.+den 150a/08 Tevrìt <A. Tevrat t. 107a/13 Tirmidì özel isim T. 183b/13, 184b/04 T.+den 183b/13 T.+ler 183a/01 T.+yi 181a/03 tiryàú-ı mücerreb<a. tecrübe olunmuş şeylerin ilacı, panzehri t. 118a/15 tìz <F. tez, çabuk, keskin, sık t. 203a/02 ùoàru doğru ù. 106b/01 töhmet <A. suç, kabahat; şüphe t. 202b/06 ùufÿliyyet <A. çocukluk, küçüklük Tÿr-ı SìnÀ turuş Tÿs Tÿsì Tuster Tusterì Türk Türkì -U- èubÿdiyyet ù. 167b/13 Sina dağı; Sina yarımadasında Allah ın tecellî ve Hz. Musa ile tekellüm ettiği dağ T. 148a/15, 185a/07 <F.+T. yüzünü ekşitmek t. ey[le-] 156b/01 özel isim T. 106b/17, 200b/02 özel isim T. 117a/05 özel isim T. 114a/07 T.+de 114a/11 T.+den 202b/14 T.+e 202b/14, 203a/08 özel isim T.+ye 113b/09 Türk T. 182a/06 Türk ırkına ait olan, Türk, Türk e has T. 167b/15 <A. kulluk, kölelik; aşırı bağlılık è. 197a/13 è.+den 157a/03 65

168 uçúundur- esirgemek, vermemek için ur- vurmak; saldırmak; inşa geri çekmek, kaçırmak etmek, yapmak;takmak; u.- dı 110a/02 yakmak uçmaú cennet u.-dı 115a/09 u. 103b/15, 104a/10, u.-mayam 105b/06 104b/16, 105a/07, 150b/01 uã akıl, fikir u.+uŋ 105b/02 u.+ãı 109a/12 uhde <A. söz verme, bir işi u.+ãuŋ 109a/12 üzerine alma; birinin uş işte üzerinde bulunan iş u. 116a/14 èu.-i aãfiyà 185a/08 uvaú(/à) ufak, küçük, kırıntı uòrà <A. başka, diğer u. 107/14 u.109b/05 u.+ın (uvaàın) 150b/10 èuúbà <A. ahiret, öbür dünya; ceza èuzlet <A. bir yana çekilip kendi èu.+da 115a/07 kendine tenhada yaşama, èuúÿbet <A. ceza, eziyet, azap inziva èu.+e 142b/14 èu. 120b/01 èulemà <A.ç. ulema, alimler ulu ululuú (/à) èu. 203a/06 èu.+ları 203a/04 èu.-yı rabbànì.dür 106b/09 büyük, ulu; ulu kişi, önder u. 104a/05, 105b/08, 107a/04 u.+lar 108b/04 u.+lardan 107a/04 u.+ları 108b/02 u.+sı 109a/07 büyüklük, ululuk u. 168a/12 u.+ı (ululuàı) 107a/07 üleşümìõ ümmet üns èünvàn -Ü- üleşmek, paylaşmak ü.-dürdi 109b/15, 113b/14 <F. ümit ü.+in 109b/13 <A. ümmet, bir peygambere inanıp bağlanan cemaat, taife ü.+den 104a/04 <A. tasavvufta Allah ın insanın gönlünde görünmesi ü. 103b/12, 105a/17, 116b/14 <A.ad, isim, lakap,san; şöhret 66

169 èü.+ın 137b/01 v.+ı 136b/12 èü.+ından 137b/01 v.+ın 126b/04 üstàd <F. üstad, pir, usta v.+uŋa 136b/09 ü. 150a/02 velì <A. veli, aziz, ermiş, eren; ü.+ı 116b/15, 116b/16 sahip ü.+larından 201a/10 v.+lerüŋ 126b/08 üş- topluca gelmek, üşüşmek v.+yi 121b/16 ü.-diler 205a/15 velìkin <A. lakin, fakat üz- koparmak, kesmek, bozmak, v. 105b/09 ayırmak vezìr <A. vezir ü.-düm 116b/14 z. 174b/04, 204b/07 z.+i 204b/06 -V- vilàyet <A. vilayet, il, ülke v. 131b/01 vaóy vàlih varvaèô <A. vahiy, Allah tarafından peygamberlere gönderilen emir v. 204a/15 <A. şaşakalmış, şaşırmış v. 118b/08 varmak, ulaşmak v.-alum 106b/10 v.-dı 203b/01 v.-duú 110a/13 v.-uŋ 106a/03 v.-urdı 167b/14 <A. vaaz, dini öğüt v. 120a/10, 126b/10, 130a/06, 130a/09, 130a/09, 130a/10, 130a/16, 130a/16, 136b/05, 136b/10, 139b/10, 140b/08, 140b/15, 140b/17 v.+dan 130a/06 vir- v.+i 131b/01, 131b/02 v.+üŋe 133a/09 vermek v.-ibidi 120b/09, 123b/17, 123b/17, 124a/02, 124a/02, 134a/12, 136a/11, 140b/16, 145b/13 v.-ibidüm 144b/10 v.-ip 131b/17 v.-medi 123a/08, 132b/16 v.-medüm 142a/12 v.-megi 138b/14 v.-mek 136b/08, 146a/07 v.-meye 131a/15 v.-meyeydi 136a/13 v.-mez 140a/01 v.-mezleridi 140a/12 v.-mezse 126a/06 v.-mezseŋ 138a/04 v.-miş 126a/16 67

170 v.-ür 128b/07, 130b/02, Y. bin MuèÀõ.ile 183a/02 143a/10 Y. bin MuèÀõdur 126b/07 v.-ürdi 133a/16, 133b/02 Y. bin MaèÀõ 168a/06 v.-ürse 126a/06, 141a/01 Y. ibn-i MuèÀõ 124a/12 v.-ürseŋ 127a/07, 129b/11, Y. +nuŋ 108a/14, 126b/11, 129b/12 127a/06, 127a/12, 129b/17 v.-ürven 133a/10, 140a/04 Y. VÀèiô 126b/04 Y.+ya 130a/14 viãàl <A. ulaşma, sevgiliye Y.+yı 127a/10 kavuşma yaúìn <A. kesin, şüphesiz v. 116b/12, 154b/10 y. 106a/10 Yaèúÿb özel isim Y.-ı İútaè 202b/15 -Y- Y.-ı Nehrcÿrì 203a/16 yaàır YaóyÀ hayvanların sırtında çıkan yara, sırtı yaralı y. 167b/16 özel isim Y. 108a/14, 108a/15, 108a/16, 126b/07, 126b/08, 126b/09, 126b/12, 126b/15, 127a/03, 127a/08, 127a/09, 127a/10, 127a/13, 127a/16, 127a/17, 130a/02, 130a/05, 130a/08, 130a/11, 130a/15, 130a/16, 130a/17, 130b/02, 168a/06, 168a/08, 168a/09, 168b/02 Y. bin MaèÀõ 168a/15 Y. bin MuèÀõ 107a/07, 126b/02, 126b/08 Y. bin MuèÀõ 130b/09 yalancı yalavaç yalvaryapyapış- yalancı y. 136b/14 y.+dur 142b/11, 154b/09 y.+lar 136b/16 y.+cısın 136b/16 peygamber y. 116a/13 yalvarmak y.-dı 134a/12, 166a/06, 168a/09, 193b/01,193b/09, 193b/10 y.duàum 194a/04 y.mazven 204b/11 yapmak y.-a 118a/08 y.-dum 187a/16 yapışmak y. 199b/17 y.-dı 181b/16, 200a/01 68

171 y.-maya 194b/06 yarlıàa- affetmek, bağışlamak; y.-mayasın 194b/07 buyurmak, emretmek yapraà(/ú) yaprak y.-dı 118b/07 y.+ın (yapraàın) 175b/03 y.-àıl 110a/07 y.+ına (yapraàına)121a/11 y.-sun 104b/05 yara- yaramak yaru yarı y.-maz 121/08, 126b/16, y.+sı 121a/03 144b/11, 145b/06 y.+ sın 171a/11, 193b/06 y.-r 135b/01, 137b/01, y.+sıdur 194a/16 138b/13 yaşa- yaşamak y.-rdı 146a/12 y.-dı 199a/11 yarat- yaratmak y.-mış 142b/01, 174b/16 y.-dı 143b/13 yaşıl yeşil y.-duàından 128a/05 y. 130b/17, 132a/17 y.-maúda 128a/05 y.-mışıdı 132a/11 yardımcı yardım eden, yardımı olan yat- yatmak y.+laruŋ115a/13 y.-acaú 121b/02 y. ol- 124a/03 y.-dı 130b/03 yàren <F. dostlar y.-dum 162a/10 y.+ler 122b/08, 126a/01, y.-ur 151b/04 136a/07 y.urdı 160b/03 y.+lere 136a/08, 136a/10 yatsu yatsı y.+leri 125b/17 y. 134b/11,145a/14 y.+lerile 121a/12, 125b/16 y.+dan 135b/09 y.+lerinden 132a/10 yavlaú çok; iyi, güzel y.+lerine 131b/13 y. 105b/13, 106a/17, yarın yarın 106a/17, 106b/17, 107a/02, y. 121a/13, 125a/16, 108b/15, 111b/05, 111b/09, 146a/07 113b/03, 168b/04 y.+a 131a/15 yavuz kötü, fena; keskin, güçlü, y.+àı 129b/16 şiddetli yarındası yarın, yarınki gün y. 103b/09, 106b/15, y. 120a/15, 120a/16, 114b/16, 169b/01 121a/14, 141b/06 yaz- yazmak 69

172 y.-alum 136b/04 y.-diler 143b/04 y.-arduú 136b/02 y.-düŋ 125b/01 y.-aydı 122b/15 y.-dügi 121a/15, 121a/15, y.-dı 126b/12, 127a/03 132a/03 y.-duŋ 133a/11 y.-dügüŋden 125b/12 yazuú(/à) günah, suç y.-dümidi 125b/02 y.+a (yazuàa) 143a/07 y.-dürdi 137b/14 y.+ı (yazuàı)143a/06 y.-dürmiş 125a/05 y.+ın (yazuàın)129a/07 y.-dürsem 136a/08, 136a/10 y.+lar 105a/02 y.-dürüp 130a/01 y.+lardan 103b/09 yig yeğ, iyi, daha iyi y.+ların 105a/07 y.+dür 116b/11 yek-şenbe <F. pazar yigàne <F. biricik, tek y. 183b/02 y. 104a/03, 106a/15 yetìm <A. yetim y.-i úıyàmet 139a/09 y. 135b/08 y.+de 168a/12 yıà- engel olmak, men etmek yigirmi yirmi y.-a 143b/16 y. 124a/14, 130a/17, y.-asın 129a/05 139a/05, 146b/09 yıl yıl yigit(/d) genç, yiğit, delikanlı y. 120b/08, 130b/12, y.+üŋ (yigidüŋ) 169a/10, 131a/05, 132b/12, 132b/13, 169a/11 132b/15, 132b/16, 133b/02, yigrek(/g) daha iyi, üstün, baskın, 137a/03, 139a/05, 145a/14, tercih edilir 145a/14, 145a/16, 146b/08, y. 105b/15 146b/08, 146b/09, 146b/09, y.+dür 104a/07, 105a/14 146b/10 y.+i (yigregi) 105a/14, y.+dan 121a/01, 130b/13, 115a/13, 115a/14, 150a/12 132b/13, 132b/14, 132b/16 yil yel y.+dur 120a/05, 120b/17, y. 121a/11, 121a/11, 125b/09, 136a/03, 137b/13 127a/13 y.+lar 125a/12 y.+den 121b/13 y.+lardan 126a/15 y.+e 146a/07 yi- yemek yine yine, tekrar 70

173 yir yoòsul yol yon- y. 120a/15, 120a/16, 120a/16, 120a/17, 123b/06, 123b/17, 124a/12, 127a/07, 127a/13, 130b/16, 132b/14, 132b/15, 132b/16, 133a/03, 133a/15, 133b/04, 134b/01, 134b/02, 134b/02, 135a/01, 135a/17, 135b/14, 136a/06, 136a/11, 136a/17, 137b/06, 137b/14, 143b/04, 145a/10, 145b/02 yer y. 104a/15, 106a/03 y.+e 103b/07, 103b/07 y.+ine 103b/11, 205a/09 yoksul y.+lara 135b/07 yol y. 124a/01, 125b/05, 135b/03, 140a/12, 142a/03, 146a/15 y.+a 124a/01 y.+da 133b/17, 140b/11 y.+da10 140a/12 y.+dan 130b/01 y.+ıdur 143b/02, 143b/02 y.+ın 139b/06 y.+ında 133b/16 y.+umı 141b/03 y.+umuza 137b/14 y.+umuzı 146a/14 yonmak, yontmak y.- alar 107a/14 yörenyuyufúa yumyumşaú yumurda Yÿnus Yÿsuf dolaşmak, yaklaşmak, bir şeyin çevresinde dolaşmak; hatıra gelmek y.-medük 126a/16 y.-meye 204a/16 yıkamak y.-dı 108a/03 yufka, ince, nazik y. 104b/13 yummak, kapamak; örtmek y.-dı 116a/08, 158a/15, 158a/16, 205a/15 yumuşak y. 129b/05, 175b/16 yumurta y. 125b/05, 125b/11 Yunus peygamber Y. 142b/13 Yusuf peygamber Y. 132a/14, 132a/14, 132b/01, 132b/03, 132b/06, 132b/10, 132b/15, 132b/17, 133a/01, 133a/03, 133a/07, 133a/09, 133b/01, 133b/15, 134a/02, 134a/02, 134a/06, 134b/03, 134b/15 Y.+a 133b/04, 133b/04, 133b/07, 134a/05, 175b/02 Y.+dan 134b/11 Y. Hüseyn 132b/07 Y.+ı 134a/15, 134b/02 Y.-ı EsbÀù+ 175b/13,175a/16, 175b/06 71

174 Y.-ı Hüseyin+ ô.+ine 203a/06 132b/01,132a/17, ô.+üŋi 111a/10 134b/04,134b/09 zaòm <A. yara Y.+sın 132b/06 z. 107a/14, 133b/15 yüli tıraş etmek, saç ve sakalı zaómet <A. zahmet, rahatsızlık, kazımak yorgunluk y.-ridi 150b/15 z. 120a/a8 y.-rleridi 150b/14 z.+i 131b/11 y.-yivir 150b/15 z.+in 128a/10, 131b/11 yülici tıraş eden zaèìf <A. zayıf, güçsüz y.- den 150b/13 z. 109a/02, 109a/03, yüz yüz (organ) 167b/16 y. 105a/01 õàt <A. zat, kendi, asıl y.+i 107a/08 õ.-ı úudsì 106a/14 y.+in 106b/04 õ.+ında 104b/17 y.+lü 105b/17 zehre <F. cesaret, cüret, yiğitlik y.+üŋüze 105b/06 z.+si 132b/12, 137a/15, y.+üme 104a/14, 106a/13 137b/15 zekàt <A. zekat -Z- z.+ı 144b/15 z.+ın 144b/10, 144b/16, zàhid zàhidlıú ôàhir <A. zahid, sofu, zühd sahibi z. 113a/05, 113a/06 z.+i 113a/04 z.-i zamàne 109b/05 z.+lerinüŋ 112a/11 <A.+T. zahidlik, sofuluk z. 143b/06 <A. zahir, belli olan, açık, ortaya çıkan ô. 204b/03 ô.+den 116a/16 ô.+dür 201a/14 ZelìòÀ zemzem Õe'nnÿn 145a/01 Zeliha Z. 132b/06 Z.+yı 132b/06 <A. zemzem z. 104b/03, 104b/04, 104b/06, 117a/08 özel isim Õ. 114a/08, 114a/10, 114a/15, 132b/11, 132b/12, 132b/13, 132b/14, 132b/15, 133a/03, 133a/04, 133a/07, 133a/10, 72

175 zencìr õerre zındìú õikr zìn zindàn zindegànì zinhàr Õ.+a 132b/13, 133a/07 Õ.+dan 133a/05 Õ.-ı 114a/07, 132b/11 Õ.-ı.Mıãrì 113a/14 132a/11 Õ.-ı Mıãrì.dür 132b/09 Õ.-ı Mıãrì.yi 161a/01 <F. zincir z.+lerile 124b/01 <A. zerre õ. 135a/03, 146b/08 <A. zındık, münkir z.+a 174b/03 <A. zikr, anma, yad etme; bildirme; Allah adını söyleme õ. 105a/16, 107a/15 õ.+ine 107a/12 õ.+iyile 103b/13 <F. eyer z.-i aãóàb 201a/09 <F. karanlık, yer altı hapishanesi; karanlık sıkıntılı yer z. 106b/02, 106b/03, 204b/15, 205a/05, 205a/08 z.+a 106b/01 z.+cı 106b/04 z.+da 204b/07, 204b/16 z.+dan 106b/05, 204b/10 <F. dirilik, hayat; zinde olan, diri olan z. 132a/08 <F. sakın, asla, olmaya, aman z. 106b/12 zìrà <F.e. çünkü, şundan dolayı ki z. 129b/15, 129b/15, 133a/13, 135a/01, 139b/08, 139b/15 zìreklik(/g) <F.+T. anlayışlılık, uyanıklık, kurnazlık z.+ ine (zìrekligine) 153b/07 ziyàn <A. zarar, ziyan, hasar z. 127b/17, 141b/01 z.+ı 129b/01 z.+larına 121a/03 ziyàret <A. ziyaret z. 168a/11 ôulmet <A. karanlık ô. 103b/09 zübàn (zebàn) <F. dil, lisan z.+ı 173a/10 z.+uŋ 173a/10 zübde <A. bir şeyin en seçkin parçası z.-i evliyà 185a/08 zühd <A. her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete verme z. 105a/01, 105a/02, 107a/08, 109b/07 z.+idür 204b/02, 204b/02 zühhàd <A.ç. zahitler, sofular z. 195a/06 zü'lcelàl <A. celal, ululuk sahibi olan Allah 73

176 zünnàr z. 121b/15 <A. papazların belerline bağladıkları uçları sarkık ipten örme kuşak z.+ı 116a/13, 116a/16, 116b/14 z.+ın 116a/16 z.+uŋ 145a/17 74

177 TEZ ÖZETİ Bu çalışma Feridüddin-i Attar ın Tezkiretü l-evliya adlı Farsça eserinin Millî Kütüphane A-4983 e kayıtlı nüshasının bir bölümüne ait transkripsiyonlu metin, giriş ve dizin-sözlük bölümlerinden oluşmaktadır. Attar ın tek mensur eseri olan kitap evliya tercümei hallerinden bahseder. Tezkiretü l-evliya, yazı dilimizde görülen değişmeleri içermesi ve dilimizin gelişmiş şeklini almaya başladığı dönemi göstermesi bakımından dikkat çekici bir dile sahiptir. Eser üzerinde yapılan diğer çalışmalar, eserin bazı dil özellikleri ile birlikte giriş bölümünde anlatılmaktadır. Tezimiz Oğuz yazı dilinin XIII.-XIV. yüzyıllar arasındaki dönemi ile Batı Türk yazı dili çalışmalarına katkıda bulunmayı amaçlar.

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1 e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VII/1 (Bahar 2014), ss. 261-265. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR Ali Rabbânî Gülpâyigânî, Önsöz Yayıncılık, İstanbul 2014 456 sayfa, Adem Sezgin

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız 1 2 TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız Tunç Tort a ve kütüphane sorumlusu Tansu Hanım

Detaylı

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ 8 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29261 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA BİRİNCİ

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

ÖĞRENME FAALĠYETĠ 7. 7. GELĠġMĠġ ÖZELLĠKLER

ÖĞRENME FAALĠYETĠ 7. 7. GELĠġMĠġ ÖZELLĠKLER ÖĞRENME FAALĠYETĠ 7 AMAÇ ÖĞRENME FAALĠYETĠ 7 Bu faaliyette verilen bilgiler ile hazırlamıģ olduğunuz belgeye uygun baģvuruları (Ġçindekiler Tablosu, Dipnot/sonnot, Ģekil tablosu, resim yazısı vb.) hatasız

Detaylı

Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı

Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı Dünyada çavdar ve yulafın üretimi, buğday, pirinç, mısır ve arpa gibi diğer tahıl ürünlerine kıyasla son derece sınırlıdır. Yılda ortalama 14-15 milyon ton dolayında olan dünya

Detaylı

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİNDE ÖNEMLİ RENKLER DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 RENKLER Türk mitolojisinde renklerin sembolik anlamları ilk olarak batılı Türkologların dikkatini çekmiş ve çalışmalarında bu hususa işaret etmişlerdir.

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Temel Bilgisayar Programlama

Temel Bilgisayar Programlama BÖLÜM 9: Fonksiyonlara dizi aktarma Fonksiyonlara dizi aktarmak değişken aktarmaya benzer. Örnek olarak verilen öğrenci notlarını ekrana yazan bir program kodlayalım. Fonksiyon prototipi yazılırken, dizinin

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları

M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları S1: Erasmus kapsamında yapılan projelerle yarışamaya katılınabilir mi? C1: Erasmus kapsamında gidilen yurtdışı üniversitelerdeki

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Çizgeler 7. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Çift ve Tek Dereceler Çizgeler Çift ve Tek Dereceler Soru 51 kişinin

Detaylı

Autobiographie - Istanbul - Orhan Pamuk

Autobiographie - Istanbul - Orhan Pamuk Languages Fetullah Icyer Autobiographie - Istanbul - Orhan Pamuk Otobiografik metinler ve bir ders modeli Seminar paper İÇİNDEKİLER Sayfa İçindekiler 1 Giriş 2 1. Kitap Üzerine İncelemeler 3 1.1. İlk

Detaylı

F Klâvye Standart Türk Klâvyesi

F Klâvye Standart Türk Klâvyesi F Klâvye Standart Türk Klâvyesi TSE 2117 Alfasayısal Türkçe Klavyelerin Temel Yerleşim Düzeni (F Klavye) Standardı Standart Türk Klâvyesi F Klâvye * 1 Kasım 1928 tarihinde Türk Harf İnkılâbından sonra;

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) Sayı : 90792880-155.15[2013/2901]-889 02/09/2015 Konu : TÜBİTAK tarafından desteklenen

Detaylı

İçindekiler. 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi. 13 Çocuğun İyi Olma Hali

İçindekiler. 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi. 13 Çocuğun İyi Olma Hali İçindekiler x Önsöz ı Giriş 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi 7 BİR İN C İ B Ö L Ü M Araştırmanın Kavramsal Çerçevesi 7 Çocukluğa Dair Kavramsal Çerçeve ıo Çocukların Mekânsallığı

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

ÖĞRENME FAALĠYETĠ 6 ÖĞRENME FAALĠYETĠ 6. 6. NESNE ĠġLEMLERĠ

ÖĞRENME FAALĠYETĠ 6 ÖĞRENME FAALĠYETĠ 6. 6. NESNE ĠġLEMLERĠ ÖĞRENME FAALĠYETĠ 6 AMAÇ ÖĞRENME FAALĠYETĠ 6 Bu faaliyette verilen bilgiler ile belgeye uygun nesne iģlemlerini (Ģekil, resim, grafik, metin kutusu vb.) planlı ve hatasız yapabileceksiniz. ARAġTIRMA Kelime

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar [email protected], Tel: 262

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu [email protected] http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER Şekil-1: BREADBOARD Yukarıda, deneylerde kullandığımız breadboard un şekli görünmektedir. Bu board üzerinde harflerle isimlendirilen satırlar ve numaralarla

Detaylı

KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ

KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ KİTAP DEĞERLENDİRMELERİ Osman Aydınlı, İslam Düşüncesinde Aklîleşme Süreci Mutezilenin Oluşumu ve Ebu l-huzeyl Allaf, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2001, 287 s. (ISBN 975-8190-35-0) Mezhepler, içinde

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 Hazırlayan: Sümer ÖZVATAN [email protected] Ahmet BOZKURT önderliğinde iki araç ile yola çıktık. Bu defa rotamız Çamlıdere ilçesinin güneyi.

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki

Detaylı

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER... ÖZET Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 3,7 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 7, ya yükselmiştir. Bu artışın 1,3 puanı yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamalarından kaynaklanmıştır. Döviz kuru

Detaylı

3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir.

3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir. 3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir. Bu tarihte Fransa da mühendis Jean Rodolphe Perronet e

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015

2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015 2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015 2015 Ekim Ayı Tüketici Fiyat Endeksi ne (TÜFE) ilişkin veriler İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Kasım 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık yayımlanan

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan. 23 nisan şiirleri, 23 nisan ile ilgili şiirler, çocuk bayramı şiirleri, ulusal egemenlik şiirleri, 23 nisan, şiirler, 23 nisan şiirleri, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, en güzel 23 nisan şiirleri, 23

Detaylı

Bu doğrultuda ve 2104 sayılı Tebliğler dergisine göre Türkçe dersinde şu işlemlerin yapılması öğretmenden beklenir.

Bu doğrultuda ve 2104 sayılı Tebliğler dergisine göre Türkçe dersinde şu işlemlerin yapılması öğretmenden beklenir. Kök Kavramı Örneklerle Konu Anlatımı 1 TÜRKÇE DERSİNDE ATATÜRKÇÜLÜK 2104 sayılı Tebliğler dergisinde yayımlanan Temel Eğitim ve Orta Öğretim Kurumlarında Atatürk İlke ve İnkılaplarının Öğretim Esasları

Detaylı

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Lisans Ders İçerikleri 1.Yarıyıl

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Lisans Ders İçerikleri 1.Yarıyıl TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Lisans Ders İçerikleri 1.Yarıyıl TDE 101 Retorik Bilgisi AKTS 5, KREDİ (3+0) 3 Söz sanatları, tür, şekil bilgilerini kavramak ve bu alanla ilgili terimler bilgisine sahip

Detaylı

2001 yılında otomotiv sektörünün dolar bazında cirosu 1997 yılı düzeyine, tekstilin cirosu ise 1999 yılı düzeyine geriledi.

2001 yılında otomotiv sektörünün dolar bazında cirosu 1997 yılı düzeyine, tekstilin cirosu ise 1999 yılı düzeyine geriledi. REEL SEKTÖRDE DE YENİDEN YAPILANMA ŞART GİRİŞ Prof. Dr. Necmi GÜRSAKAL BTSO tarafından beş yıldan beri gerçekleştirilen Bursa da 250 Büyük Firma çalışması bize göre bu şehirde yapılan en önemli çalışmalardan

Detaylı

BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal

BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal müzeler vb.) Bilgi ve iletişim teknolojileri, bilgiye

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

BİR SAYININ ÖZÜ VE DÖRT İŞLEM

BİR SAYININ ÖZÜ VE DÖRT İŞLEM ÖZEL EGE LİSESİ BİR SAYININ ÖZÜ VE DÖRT İŞLEM HAZIRLAYAN ÖĞRENCİ: Sıla Avar DANIŞMAN ÖĞRETMEN: Gizem Günel İZMİR 2012 İÇİNDEKİLER 1. PROJENİN AMACI.. 3 2. GİRİŞ... 3 3. YÖNTEM. 3 4. ÖN BİLGİLER... 3 5.

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

BÖLÜM 3 : SONUÇ VE DEĞERLENDİRME BÖLÜM

BÖLÜM 3 : SONUÇ VE DEĞERLENDİRME BÖLÜM İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 178 BÖLÜM 1 : Kararların Sınıflandırılması... 179 1.1. Alınan Kararlar... 179 1.2. Kararların İhale Türlerine Göre Sınıflandırılması....180 BÖLÜM 2 : Sonuç Kararlarının Sınıflandırılması...

Detaylı

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı. ALES / Đlkbahar / Sayısal II / 22 Nisan 2007. Matematik Soruları ve Çözümleri

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı. ALES / Đlkbahar / Sayısal II / 22 Nisan 2007. Matematik Soruları ve Çözümleri Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı ALES / Đlkbahar / Sayısal II / Nisan 007 Matematik Soruları ve Çözümleri 1. 3,15 sayısının aşağıdaki sayılardan hangisiyle çarpımının sonucu bir tam

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. [email protected]

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN [email protected] Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

OKULUN BULUNDUGU SEMT

OKULUN BULUNDUGU SEMT MERYEM. MUSTAFA EGE ĠLKÖĞRETĠM OKULUNU YAPTIRANLARIN ÖZGEÇMĠġĠ MERYEM EGE 1928 YILINDA Serik-Denizyaka da dünyaya geldi. 1944 yılında Serik eģrafından Mehmet EGE 'nin oğlu Mustafa EGE ile evlenerek Serik

Detaylı

Bu konuda cevap verilecek sorular?

Bu konuda cevap verilecek sorular? MANYETİK ALAN Bu konuda cevap verilecek sorular? 1. Manyetik alan nedir? 2. Maddeler manyetik özelliklerine göre nasıl sınıflandırılır? 3. Manyetik alanın varlığı nasıl anlaşılır? 4. Mıknatısın manyetik

Detaylı

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014 MART 2014 Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 31.03.2014 Bankanın Ticaret Ünvanı : TAIB YatırımBank A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Yüzbaşı Kaya Aldoğan Sokak Aksoy İş Merkezi No. 7 Kat 3 Zincirlikuyu,

Detaylı

DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ "A" OLARAK CEVAP KÂĞIDINA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. SAYISAL BÖLÜM SAYISAL-2 TESTİ

DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ A OLARAK CEVAP KÂĞIDINA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. SAYISAL BÖLÜM SAYISAL-2 TESTİ ALES İlkbahar 007 SAY DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ "A" OLARAK CEVAP KÂĞIDINA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. SAYISAL BÖLÜM SAYISAL- TESTİ Sınavın bu testinden alacağınız standart puan, Sayısal Ağırlıklı

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

DEVLET YARDIMI İLE TEŞVİK VE DESTEKLERDEN YARARLANAN İŞVERENLER, SGK YA BORCU OLSA DAHİ YARARLANMAYA DEVAM EDEBİLECEKLER

DEVLET YARDIMI İLE TEŞVİK VE DESTEKLERDEN YARARLANAN İŞVERENLER, SGK YA BORCU OLSA DAHİ YARARLANMAYA DEVAM EDEBİLECEKLER DEVLET YARDIMI İLE TEŞVİK VE DESTEKLERDEN YARARLANAN İŞVERENLER, SGK YA BORCU OLSA DAHİ YARARLANMAYA DEVAM EDEBİLECEKLER Naci ŞAHİN * 1-GİRİŞ İşverenler, Devlet yardımı ile teşvik ve destekten SGK ya borcu

Detaylı

J. MELLAART ÇATALHÖYÜK Ü BULUNCA, TARİH DEĞİŞTİ

J. MELLAART ÇATALHÖYÜK Ü BULUNCA, TARİH DEĞİŞTİ J. MELLAART ÇATALHÖYÜK Ü BULUNCA, TARİH DEĞİŞTİ J. Mellaart, M.Ö. 7000 e uzanan Çatalhöyük ü 1958 de keşfetti. Çatalhöyük, tarım yapılan ilk köylerden biri olduğu için dünya tarihi yeniden yazıldı. James

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Tel: +90 212 315 3000 Fax: +90 212 234 1067 ey.com Ticaret Sicil No : 479919 Mersis No: 0-6010-2772-0400010

Tel: +90 212 315 3000 Fax: +90 212 234 1067 ey.com Ticaret Sicil No : 479919 Mersis No: 0-6010-2772-0400010 Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş. Eski Büyükdere Cad. Orjin Maslak No:27 Maslak, Sarıyer 34398 İstanbul - Turkey Tel: +90 212 315 3000 Fax: +90 212 234 1067 ey.com Ticaret Sicil No : 479919 Mersis No:

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü. Sayı : 90192509-210.05.02-13278 26/11/2014 Konu : Taşınmazlara İlişkin İşlemler.

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü. Sayı : 90192509-210.05.02-13278 26/11/2014 Konu : Taşınmazlara İlişkin İşlemler. T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü Sayı : 90192509-210.05.02-13278 26/11/2014 Konu : Taşınmazlara İlişkin İşlemler. Sayıştay tarafından hazırlanan kamu idaresi raporları ile Bakanlığımıza

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/27 TARİH: 16.03.2009

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/27 TARİH: 16.03.2009 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/27 TARİH: 16.03.2009 KONU 5838 Sayılı Kanunun 492 Sayılı Harçlar Kanununda Yaptığı Değişikliklere İlişkin Açıklamaların Yer Aldığı 59 Seri Numaralı Harçlar Kanunu Genel Tebliği

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

Tekrar ve Düzeltmenin Erişiye Etkisi Fusun G. Alacapınar

Tekrar ve Düzeltmenin Erişiye Etkisi Fusun G. Alacapınar Journal of Language and Linguistic Studies Vol.2, No.2, October 2006 Tekrar ve Düzeltmenin Erişiye Etkisi Fusun G. Alacapınar Öz Problem durumu:tekrar, düzeltme ile başarı ve erişi arasında anlamlı bir

Detaylı

Üç-fazlı 480 volt AC güç, normalde-açık "L1", "L2" ve "L3" olarak etiketlenmiş vida bağlantı uçları yoluyla kontaktörün tepesinde kontak hale gelir

Üç-fazlı 480 volt AC güç, normalde-açık L1, L2 ve L3 olarak etiketlenmiş vida bağlantı uçları yoluyla kontaktörün tepesinde kontak hale gelir Kontaktörler Röle kontakları üzerinden büyük bir miktar elektrik gücü anahtarlamak için kullanıldığında kontaktör terimi ile adlandırılır.. Kontaktörler tipik olarak çoklu kontaklara sahiptir ve kontakları

Detaylı

Sayfa : 4 RESMÎ GAZETE 19 Ocak 2013 Sayı : 28533

Sayfa : 4 RESMÎ GAZETE 19 Ocak 2013 Sayı : 28533 Sayfa : 4 RESMÎ GAZETE 19 Ocak 2013 Sayı : 28533 SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 6385 Kabul Tarihi: 10/1/2013 MADDE 1

Detaylı

T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI

T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI T.C. KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ TEZ YAZIM KURALLARI Yazı Karakteri Tezde 12 punto Times New Roman yazı biçimi kullanılır. Tezde kullanılan yazı karakteri

Detaylı

DOĞAL SAYILAR. 728 514 039, 30 960 425, 4 518 825 bölük bölük bölük bölük bölük bölük bölük bölük bölük

DOĞAL SAYILAR. 728 514 039, 30 960 425, 4 518 825 bölük bölük bölük bölük bölük bölük bölük bölük bölük MATEMATİ O ON NU UA AN NL L A A T T I I ML ML I I F F A AS S İ İ Ü ÜL LS S E E T T İ İ TEMALARI NA GÖREAYRI LMI Ş FASİ ÜL. SI NI F DOĞAL SAYILAR Günlük hayatta pek çok durumda sayıları kullanırız: Saymak,

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Beklentiler Sorunlar Dr. A. Sadık Kılıçturgay ÜHBD Yönetim Kurulu Üyesi, ÜHB Geri Ödeme Çalışma Kurulu Üyesi Üniversite Hastaneleri Mali

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK DANIġMAN: Faik GÖKALP SOSYOLOJĠ ALANI ORTAÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠ ARASI ARAġTIRMA PROJE YARIġMASI BURSA TÜRKĠYE BĠLĠMSEL VE

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

2010-2015 Yılları Arası Yatırım Teşvik Belgelerinin Analizi

2010-2015 Yılları Arası Yatırım Teşvik Belgelerinin Analizi 2010-2015 Yılları Arası Yatırım Teşvik Belgelerinin Analizi Muğla Yatırım Destek Ofisi-Uzman Mehmet SERT 23.03.2016 İçindekiler GİRİŞ... 2 GENEL BAKIŞ... 2 SEKTÖREL BAKIŞ... 4 BÖLGEMİZ İLÇELERİNE BAKIŞ...

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ Ray KLINGINSMITH U.R. Başkanı 2010 11 Kemalettin ERBİLGİN U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2010 11 Ertuğrul KAYA 14. Grup Guvernör Yardımcısı Tuban GÜÇLÜ (Başkan) Mustafa CİVELEK (Asbaşkan) Melisa KARA (Kulüp

Detaylı

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI 1. Firma karını maksimize eden üretim düzeyini seçmiştir. Bu üretim düzeyinde ürünün fiyatı 20YTL ve ortalama toplam maliyet 25YTL dir. Firma: A)

Detaylı

Cümlelerin mantıksal özellikleri

Cümlelerin mantıksal özellikleri Cümlelerin mantıksal özellikleri Cümleler (önermeler) arasındaki mantıksal ilişkiler Gerektirme ör. P Q Bu bir köpektir. Bu bir hayvandır. Can arıyı öldürdü. Arı öldü. Tüm köpekler mordur. Köpeğim mor.

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ 2 İÇERİK Eğitim temel olarak; Sözleşme yönetimini, Projelerin izleme çerçevesini, Proje yönetimi, uygulama usul ve

Detaylı

-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di

-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di -gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di ne: Sen gü neş li so kak lar da do laşı yor sun, is

Detaylı

Braille Star 40 Başvuru Kitapçığı Sürüm 4.0 Lütfen bu başvuru kitapçığıyla birlikte paketinizde bulunan kullanıcı kılavuzunu da gözden geçirin.

Braille Star 40 Başvuru Kitapçığı Sürüm 4.0 Lütfen bu başvuru kitapçığıyla birlikte paketinizde bulunan kullanıcı kılavuzunu da gözden geçirin. Braille Star 40 Başvuru Kitapçığı Sürüm 4.0 Lütfen bu başvuru kitapçığıyla birlikte paketinizde bulunan kullanıcı kılavuzunu da gözden geçirin. Cihazın ön tarafında orta kısımda 2 adet aralık tuşu yer

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKİM 2010-DÜZCE BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN STA4-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-SELAHATTĠN SEÇKĠN ĠLKÖĞRETĠM

Detaylı

ENF - 102 TEMEL BİLGİSAYAR BİLİMLERİ. 2014 2015 Eğitim/Öğretim Yılı Bahar Dönemi DÖNEM SONU LAB. ÖDEV TESLİM DUYURUSU

ENF - 102 TEMEL BİLGİSAYAR BİLİMLERİ. 2014 2015 Eğitim/Öğretim Yılı Bahar Dönemi DÖNEM SONU LAB. ÖDEV TESLİM DUYURUSU ENF - 102 TEMEL BİLGİSAYAR BİLİMLERİ 2014 2015 Eğitim/Öğretim Yılı Bahar Dönemi DÖNEM SONU LAB. ÖDEV TESLİM DUYURUSU İÇİNDEKİLER 1. Ön Bilgi... 1 2. Çalışmaları Kimler Teslim Edecekler?... 1 3. Çalışmalar

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2016/6

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2016/6 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 63665751-100-E.1491440 11/03/2016 Konu : Lise/dengi öğrenim ve yükseköğrenim mezunu öğrencilerin genel sağlık sigortası. GENELGE

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Kredi ve Diğer Finansman Sözleşmelerinde Tüketicinin Korunması

Kredi ve Diğer Finansman Sözleşmelerinde Tüketicinin Korunması Prof. Dr. YEŞİM M. ATAMER İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Kredi ve Diğer Finansman Sözleşmelerinde Tüketicinin Korunması Kredi Sözleşmeleri Konut Kredisi Sözleşmeleri

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

SAYI: 2012/11 Ankara,14/12/2012 KONU: Kur Farklarının KDV Karşısındaki Durumu Hk. SİRKÜLER

SAYI: 2012/11 Ankara,14/12/2012 KONU: Kur Farklarının KDV Karşısındaki Durumu Hk. SİRKÜLER MASTER VERGİ DANIŞMANLIĞI VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. SAYI: 2012/11 Ankara,14/12/2012 KONU: Kur Farklarının KDV Karşısındaki Durumu Hk. SİRKÜLER Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapılan

Detaylı

ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ

ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ Hukuk ve Danışmanlık ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ Türkiye de serbest piyasa ekonomisine geçişle birlikte rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren,

Detaylı