Derleme GİRİŞ. Aydan EROĞLU 1, Egemen ÇİÇEK 2



Benzer belgeler
MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ

Kolorektal Adenokarsinomlarda Tümör Tomurcuklanmasının Kolonoskopik Biyopsi ve Rezeksiyon Materyalleri Arasındaki Uyumu

Nod-pozitif Meme Kanserinde Lenf Nodu Oranı Nüks ve Mortaliteyi Belirleyen Bağımsız Bir Prognostik Faktördür

MAYMET Triple Negatif Meme Kanseri Moleküler Sınıflama. Dr.Fügen Aker HNEAH Patoloji Bölümü

SENTİNEL LENF NODU BİOPSİSİ VE ADJUVAN KEMOTERAPİ. Dr. Orhan TÜRKEN

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile)

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ Nisan 2012, Antalya

Dr. Filiz FİLİZ. T.C.S.B. Nusaybin Devlet Hastanesi

Meme kanserinin klinikopatolojik özelliklerinin moleküler alt tipe göre değerlendirilmesi

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

Meme Olgu Sunumu. Gürdeniz Serin. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı. 3 Kasım Antalya

Erken Evre Meme Kanserinde Kimlere Aksiller Diseksiyon Gerekir?

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI

1. Oturum: Meme Kanserine Giriş, Patoloji ve Alt Tiplendirme Oturum Başkanları : Dr. Orhan ŞENCAN, Dr. İrfan ÇİÇİN

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri

GENÇ MEME KANSERLİ HASTALARIN ÖZELLİKLERİ. Dr. Mutlu DOGAN Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği

MEME KANSERİNDE TIBBİ TEDAVİ PRENSİPLERİ. Prof.Dr.Evin Büyükünal İç Hastalıkları Medikal Onkoloji Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

DKIS: Radyoterapi. Dr. Melis Gültekin. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi

Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz?

MEME KANSERLERİ SUBGRUPLARININ SIKLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ FREQUENCY OF BREAST CANCER S SUBGROUPS AND EFFECT FOR SURVIVAL

DUKTAL KARSİNOMA İN SİTU: CERRAHİ YAKLAŞIM. Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

KOLOREKTAL KANSERLERİN MOLEKÜLER SINIFLAMASI. Doç.Dr.Aytekin AKYOL Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 23 Mart 2014

Predictive and prognostic factors in locally advanced breast cancer: effect of intratumoral FOXP3+ Tregs

HER2 POZİTİF MEME KANSERLİ HASTALARIN DEMOGRAFİK, PATOLOJİK VE KLİNİK ÖZELLİKLERİNİN Kİ-67 İLE İLİŞKİSİ

Meme Kanseri Cerrahi Yenilikler Sancar Bayar Ankara Üniversitesi Tıp fakültesi Cerrahi Onkoloji BD

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastaz ( PBAM) Sistemik Tedavinin Yeri. o Dr. Mehmet Aliustaoğlu

Böbrek Tümörlerinin Prognostik Kategorizasyonu

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

Klasik Hodgkin Lenfoma Vakalarında PD-L1 Ekspresyonunun Sıklığı, EBV ile İlişkisi, Klinik ve Prognostik Önemi

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

MEME KANSERLERİNDE, TÜMÖR KÖK HÜCRE BELİRTEÇLERİNİN (ALDH1, SOX2) PROGNOZ ve DİĞER PROGNOSTİK PARAMETRELER ile İLİŞKİSİ

ERKEN EVRE MEME KANSERİ

KONGRELERDEN ESİNTİLER. Dr. Serap Akyürek Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilimdalı

EVRE I SEMİNOM DIŞI TÜMÖRLERE YAKLAŞIM

MEME KANSERİNDE TEDAVİ DR.YAVUZ ÖZIŞIK HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ MEDİKAL ONKOLOJİ BİLİM DALI

Papiller Mikrokarsinomlara Yaklaşım Türkiye Perspektifi

REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı


OLGU. 57 yaşında Sağ memede son 10 ayda hızla büyüyen kitle

Meme Kanseri Cerrahi Sonrası Görülen Lokal ve Bölgesel Nükslere. Dr.Müjgan ÇALIŞKAN

Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ

Tıbbı Onkoloji Dışkapı Yıldırım Beyazıt E.A.H Görevler: Görev Unvanı Görev Yeri Yıl Uzman Doktor-

Meme Kanserinde Aksilla Negatif Olguları Doğru Belirlemek İçin En Az 10 Lenf Nodu Çıkarılması Yeterli midir?

Dr Dilşen Çolak Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Kliniği

MESANE TÜMÖRLERİNİN DOĞAL SEYRİ

SENTİNEL LENF DÜĞÜMÜ İŞARETLEMESİ: KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNDE YERİ VAR MI?

Meme kanserinde sentinel lenf nodu pozitif olgularda yaklaşım

NEOADJUVAN TEDAVİ SONRASI CERRAHİ İLE PATOLOJİK DOWNSTAGE (T0N0-T1-2N0) OLDUĞU TESPİT EDİLEN HASTALARDA BEKLENİLMEYEN OLDUKÇA İYİ SAĞKALIM

MESANE KORUYUCU YAKLAŞIM. Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D.

Otuz Beş Yaş ve Altındaki Meme Kanseri Olgularının Klinik ve Histopatolojik Özellikleri

Meme Kanserinde Lenfatik ışınlamanın Sağkalıma Etkisi Varmıdır? Dr. İlknur Bilkay Görken DEÜTFH Radyasyon Onkolojisi AD

Radikal Prostatektomi Sonrası Yüksek Riskli Grupta RT: Erken mi Geç mi? Dr Şefik İğdem

Evre I Seminom Dışı Testis Tümörlerinde (NSGHT) Tedavi

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya

SERVİKS KANSERİNDE LESS RADİKAL CERRAHİ

Aksiller Lenf Nodu Negatif Meme Kanserli Hastalarda Çıkarılan Lenf Nodu Sayısının Prognostik Önemi

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR?

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

28. Ulusal Patoloji Kongresi Çıkar İlişkisi Beyanı

Dr. Fatma PAKSOY TÜRKÖZ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji

TİROİD PAPİLER MİKROKARSİNOMLARDA SANTRAL LENF NODU METASTAZINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER

MEME KANSERİ CERRAHİ TEDAVİSİNİN UZUN DÖNEM SONUÇLARI

Vaka Eşliğinde Güncel Pratik Yaklaşım: Oligometastatik Meme Kanserine Yaklaşım. Prof. Dr. Feyyaz ÖZDEMİR K.T.Ü Tıbbi Onkoloji B.D.

Serviks Kanserinde Fertilite Koruyucu Tedavi

SAĞ VE SOL KOLON YERLEŞİMLİ TÜMÖRLER: AYNI ORGANDA FARKLI PATOLOJİK BULGULAR VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE DURUMU

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

Meme kanserlerinde meme koruyucu cerrahi deneyimimiz

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Duktal karsinoma in situ da sentinel lenf nodu biyopsisi gerekli midir?

LOKAL-BÖLGESEL EVRELEME VE TEDAVİYE YANITIN RADYOLOJİK DEĞERLENDİRİLMESİ

Meme koruyucu cerrahi sonrası daima RT gereklidir. Dr. Ferah Yıldız Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi A.D.

Erkekte, gebelikte, daha önce meme veya aksiller cerrahi uygulananlarda aksillaya yaklaşım

MEME PATOLOJİSİ Slayt Semineri Oturum Başkanları: Dr. Osman ZEKİOĞLU - Dr. Gülnur GÜLER

Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler. Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi?

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Prognostic Significance of Immunohistochemical P53 Expression in Patients with Breast Cancer

MİDE KANSERİNDE P53 EKSPRESYONUNUN PROGNOSTİK ÖNEMİ: META- ANALİZ

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

Doç. Dr. Ahmet ALACACIOĞLU

Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Nazofarenks Kanseri Tedavisinde Üç Farklı İndüksiyon Rejiminin Retrospektif Değerlendirilmesi (CF vs DC vs DCF )

Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Cerrahinin Yeri Var mı? Dr.Ali Kılıçgün Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi

OLGU SUNUMU. Araştırma Gör. Dr. N. Volkan Demircan

Dünya da ve Türkiye de Erken Evre Meme Kanseri İnsidansı ve Farklılıkları

Erken Evre Meme Kanserinde Radyoterapi Gerekmeyen Hasta Var mıdır?

PROSTAT KANSERİNDE YENİ DERECELENDİRME SİSTEMİ. Prof. Dr. Işın Kılıçaslan İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı

Dr.Bahar Müezzinoğlu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

METASTATİK MALİGN MELANOM. Dr Yüksel Küçükzeybek İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5.Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

METASTATİK KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİ TANISI SAĞKALIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Adenoid Kistik Karsinomlar. Dr. Murat Çaloğlu Trakya Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi Ab.D., Edirne

Transkript:

Yeni Tıp Dergisi 2014;31:83-87 Derleme Meme Kanserinde Moleküler Alt Tiplere Göre Cerrahi Tedavi Yaklaşımları (Surgical treatment approaches according to the molecular subtypes in breast cancer) Aydan EROĞLU 1, Egemen ÇİÇEK 2 1 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı, ANKARA 2 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, ANKARA ÖZET Meme kanseri oldukça sık görülen bir hastalıktır ve farklı biyolojik davranışlar sergileyen heterojen bir tümördür. cdna mikrodizin çalışması ve immünohistokimyasal belirteçlere dayanarak meme kanseri 4 temel alt tipe ayrılmıştır: luminal A (estrojen reseptör [ER] pozitif ve/ veya progesteron reseptör [PR] pozitif, human epidermal growth factor receptor 2 [HER2] negatif, Ki67 ekspresyonu düşük; luminal B (ER pozitif ve/veya PR pozitif, HER2 pozitif, Ki67 yüksek); HER2-pozitif (ER negatif, PR negatif, HER2 pozitif); ve bazal tip (ER negatif, PR negatif, HER2 negatif, cytokeratin 5/6 pozitif). Son yıllarda bazı çalışmalarda meme kanserinin bu moleküler alt tipleri ile sağ kalım arasındaki ilişki araştırılmıştır. Genel olarak luminal tip tümörler daha iyi prognoza sahip iken, bazal tip ve HER2 pozitif tip meme kanserinde nüks hastalık gelişimi daha fazladır. Yeni çalışmalar meme kanserli olgularda bu farklı alt tipleri arasında tedavi stratejilerinde belirgin farklılıkları göstermektedir. Bu derlemede moleküler alt tiplere göre yapılan bu yeni sınıflamanın cerrahi tedavi yaklaşımları üzerine yararı olup olmadığı ve bu moleküler alt tipler ile meme kanseri prognozu arasında ilişki tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri; mikrodizin; moleküler alt tipler; cerrahi; tedavi GİRİŞ Meme kanseri klinik, morfolojik, histopatolojik, steroid hormon reseptörü gibi biyolojik özellikleri ile tedaviye yanıtlarına göre farklılıklar gösteren heterojen bir tümördür. Dr. W.S. Halsted in uyguladığı ve yaygınlaştırdığı radikal mastektomi yaklaşık bir asır meme kanserinin tedavisinde en önemli yeri tutmuştur 1. Dr.C.D. Haagensen da radikal mastektomiyi uygulamış bir cerrahtır, ancak o her meme kanserli olguda cerrahi tedavinin uygulanmamasını savunmuş ve Dr Stout ile birlikte 1943 yılında meme kanserinde inoperabilite kriterlerini tanımlamıştır 2. Yazışma adresi: Dr. Aydan EROĞLU Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Ankara e-mail: aydaneroglu@hotmail.com Yazının geldiği tarih : 15.06.2012 Yayına kabul tarihi : 24.11.2012 ABSTRACT Breast cancer is a very common disease and heterogeneous tumor that exhibits very different biological behavior. Based on cdna microarrays and immunohistochemical markers, breast cancer is classified into four distinct subtypes: luminal A(estrogen receptor [ER] positive and/or progesterone receptor [PR] positive, human epidermal growth factor receptor 2 [HER2] negative, Ki67 low); luminal B (ER positive and/ or PR positive, HER2 positive, Ki67 high); HER2-enriched (ER negative, PR negative, HER2 positive); and basal-like (ER negative, PR negative, HER2 negative, cytokeratin 5/6 positive). Several studies have investigated the association between survival and the molecular subtypes of breast cancer. It is generally reported that luminal type tumors have a more favorable prognosis but, basallike and HER2-enriched types more likely to develop the recurrence. Recent reports have examined the identified significant difference in treatment strategies in patients of varying molecular subtypes of breast cancer. In this review we discuss whether the new classification according to the molecular subtypes is useful for the surgical treatment approaches and the correlation between the molecular subtypes and prognosis of breast cancer. Key Words: Breast cancer; microarray; molecular subtypes; surgery; treatment Aynı yıl Cleveland Klinikten Dr. Portmann meme kanserinin klinik ve patolojik özelliklerine dayanan 4 evreli bir sınıflama tanımlayarak sadece evre 1 ve 2 olgular için radikal mastektominin uygulanabileceğini evre 3 ve 4 olgular için radyoterapi yapılmasını önermiştir 3. Daha sonra Haagensen tarafından meme kanserinin evrelemesinde Colombia sınıflaması tanımlanarak her olguda radikal mastektomi şeklinde cerrahi tedavinin yapılamayacağı, bu tedavinin erken evrede uygulanabileceği bildirilmiştir. Ayrıca, uluslararası yaygın olarak kullanılmış olan meme kanserinin bu sınıflamasına göre Halsted tipi radikal mastektomi uygulanmış olgularda uzun süreli sağkalım sonuçları da bildirilmiştir 4. 1954 yılında tüm kanserler için uygulanabilecek tümör, lenf nodülü ve metastaz (TNM) şeklindeki evreleme sisteminin prensipleri geliştirilmeye başlanmış International Union Against Cancer tara- 83

A. Eroğlu ve E. Çiçek Yeni Tıp Dergisi 2014;31:83-87 fından yayınlanmıştır 1. Bu tarihten itibaren, tümörün anatomik varlığının ifadesi olan bu TNM evrelendirmesi, meme kanserinde tedavinin planlanması, prognozun öngörülmesi ve tedavi sonrası izlemde ortak bir dil olarak yaygın olarak kullanılmıştır 1,5,6. Ancak, heterojen bir yapıya sahip olan meme kanserinin biyolojik davranışını anlamada, anatomik bir sınıflandırma olan TNM evrelendirme sistemi yetersiz kalmaktadır 5. Meme kanserinin prognostik faktörlerinin büyük bölümü tümörün biyolojik özellikleri ile ilgili iken anatomik bir evreleme olan TNM sistemi tedavi ve sağkalım öngörüsünde yetersiz kaldığı için TNM sınıflamasının son versiyonlarına mikrometastaz, lenf nodülünde izole tümör hücresi gibi kavramlar dahil edilmiştir 6. Avrupa Onkoloji Enstitüsü 2006 da tümörün biyolojik özelliklerini de içeren yeni bir TNM EIO önermiştir; ancak yaygın kullanım alanı bulamamıştır 7. Teknolojideki gelişmelere paralel olarak tümörün biyolojisini daha iyi açıklayacak teknik ilerlemeler de kaydedilmiştir. Gen ekspresyon profili ile meme kanserinin heterojen biyolojik yapısını açıklama ile tümörün moleküler sınıflaması gündeme gelmiştir. cdna mikrodizin metodu ile saptanan gen ekspresyon paternlerine göre meme kanseri 5 alt tipe ayrılmıştır: luminal A, luminal B, HER2+grup, bazal tip ve normal meme benzeri tip. Bu yeni moleküler alt tiplere göre sınıflandırma tümörün köken aldığı hücre tipine özgü genlerin ekspresyonuna göre belirlenmiştir. cdna mikrodizin analizi ve meme kanserinde moleküler alt grupların tanımlanması DNA mikrodizin analizi ile bir örnekten eş zamanlı olarak onlar ile binler arasında değişen sayıda genin analizi yapılabilmektedir. Kısaca, taşıyıcı bir solid yapı üzerine oluşturulan yuvalara, bu yapıya kovalan bağlanan tek zincir spesifik DNA parçalarının yerleştirilmesi ve bu taşıyıcı üzerine örnek tek zincir DNA nın veya RNA nın uygulanmasına dayanır 8. Taşıyıcı üzerindeki her yuvada ayrı bir genin yapışma düzeyi tarayıcılar kontrolünde ölçülerek puanlanması ile bu genlerin ekspresyon düzeylerine bakılır. Perou ve ark. 42 hastanın tümörünü cdna mikrodizin ile incelemişlerdir ve gen ekspresyon durumlarına göre 4 gruba ayırmışlardır. Bu 4 grup luminal benzeri, bazal benzeri, cerbb2+ ve normal meme benzeridir 9,10. Bu gruplar ve özellikleri Tablo 1 de özetlenmiştir. Luminal A tip estrojen reseptörü (ER) ilişkili genlerde yüksek ekspresyonla seyreder. Progesterone reseptörü (PR) pozitif olabilir. Orta veya düşük gradlıdır, Ki-67 ile zayıf boyanırlar; dolayısıyla proliferasyon hızları düşüktür. Luminal sitokeratin (CK) ekspresyonu luminal tipte daha yoğundur. CCND1, TFF1, GATA3 genleriyle ilişkilidir. Luminal A tipik olarak human epidermal growth factor receptor (HER2) negatiftirler. CK8/ 18 ile kuvvetli boyanırlar. Luminal A grubu tümörler hormonoterapi de alabildiklerinden en iyi prognozlu grupturlar. Luminal B tümörlerde ER+ olmakla birlikte ilişkili genlerin ekspresyonu düşük seviyededir. HER2 pozitiftir ve bazal benzeri tipe daha yakındır. Ayrıca lüminal A tiplerde p53 mutasyonları %13 oranında iken HER2+ ve bazal tümörlerde %70-80, lüminal B tiplerde %67 düzeyindedir. Luminal B tip, hormon reseptörü pozitif kanserler içinde kötü prognozlu olan tipidir. Luminal A ve B tipi kanserler yaklaşık meme kanserlerinin dörtte üçünü oluşturmaktadır 11. HER2 pozitif tümör grubunda hormon reseptörleri negatiftir. HER2 pozitifliği luminal B grubundan daha kuvvetlidir. GRB7, TOPO2A ve GATA4 genleriyle ilişkilidir. Çoğunlukla yüksek gradeli invaziv duktal karsinom olarak karşımıza çıkar. Agresif tümörlerdir 12. Bazal tip meme kanserleri (BTMK) bazal ve myoepitelyal sitokeratin (CK 5/6,14,17) ürünlerin yoğun olduğu tümörlerdir. P-cadherin ve epidermal büyüme faktörü reseptörü (EGFR) ekspresyonu da yoğundur. Aralarında bire bir örtüşme olmasa da üçlü negatif (triple negatif) tümörler olarak da adlandırılırlar. Bu isimlendirme ER, PR ve HER2 negatifliğinden ileri gelir. Üçlü negatif meme kanserlerinin %80 i bazal tip özellik taşır. BTMK P53 mutasyonu ve BRCA1 e bağlı DNA onarım defektiyle ilişkilidir. Proliferasyon hızı yüksek ve kötü prognozludur. %80-90 oranında BRCA1 mutasyonu vardır. Yüksek gradlı invaziv duktal karsinomlar, metaplastik karsinomlar, medüller karsinomlar ve adenoid kistik karsinomlar sık olarak bazal tiptedir 13. Üçlü negatif meme tümörlerin diğerlerine göre daha erken yaşta görüldüğü, yüksek gradlı, tümör boyutunun daha büyük olduğu ve lenf nodülü pozitifliğinin daha sık olduğu bildirilmiştir. Lokal nüks oranları diğer tümörlere benzer iken, uzak nükslerin bu tümörlerde daha sık olduğu gözlenmiştir. Ölüm oranındaki 3 kat fazlalık ise bu tümörün kötü prognozuna işaret etmektedir 14. Claudin-low adlı ayrı bir grup da 2007 de tanımlanmıştır. Bu tipte de üçlü negatiflik söz konusudur ancak bunlar farklı olarak meme kanseri kök hücresi özelliklerini taşır. Morfolojisi metaplastik tümör özelliklerine benzer. 84

Yeni Tıp Dergisi A. 2014;31:83-87 Eroğlu ve E. Çiçek Tablo 1. Mikrodizine Göre Sınıflandırılmış Meme Kanserlerinin Genel Özellikleri Moleküler Tip ER PR HER2 Bazal belirteç Proliferasyon Luminal A +++ +++ - - Düşük Luminal B + +/- +/- +/- Yüksek HER2/ER- - - + +/- Yüksek Bazal benzeri - - - + Yüksek Histolojik Karşılığı Tubuler Ca, Kribriform Ca, Düşük grade inv. Duktal Ca, lobuler Ca İnv duktal Ca, Mikropapiller Ca Yüksek gradeli invaziv duktal karsinom Yüksek grade inv. Duktal Ca, Metaplastik Ca, Meduller Ca Moleküler Yolaklar Lüminal sitokeratinler, CCND1,TFF1, GATA3 Lüminal sitokeratinler, CCND1, TFF1,GATA3; TP53 mutasyonu GRB7, TOPO2A, GATA4; TP53 mutasyonları Bazal sitokeratinler, TP53 mutasyonları, BRCA1 yolağı Metastazda rol oynadığı düşünülen adezyon ürünleri eksprese ederler. Bazal sitokeratinleri pozitif olmayabilir ve metaplastik kanser ve grad 3 invaziv kanser daha sıktır 15. Klinik özellikler, Prognoz ve Sağkalım Van t Veer ve ark. ile West ve ark. çalışmalarında meme kanserinin bu moleküler alt tiplerinin farklı biyolojik davranış sergilediği gösterilmiştir. Bu çalışmaların sonucunda hastalıkla ilişkili gen ekspresyon profillerinin çıkarılması ve yeni tedaviler için hedeflerin tanımlanması umudu doğmuştur 16,17. Son yıllarda meme kanserinin moleküler alt tipleri ile sentinel lenf nodülü tutulumu arasındaki ilişki incelenmektedir. Zhou ve ark. çalışmasında, 130 meme kanserli olguda sentinel lenf nodülü değerlendirmiş, luminal A ve B tip tümörlerde nonsentinel lenf nodu metastazı diğer gruplara göre daha yüksek bulunmuştur. HER2+grup ile üçlü negatif meme kanserleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır 18.Wong ve ark. lenf nodülü negatif, meme koruyucu cerrahi uygulanan 541 meme kanserli hastayı retrospektif olarak değerlendirmiştir. Tüm hastalara radyoterapi uygulanmış olup %36 sına kemoterapi, %68 ine hormon tedavisi uygulanmıştır. Asyalı meme kanserli hastalarda da moleküler alt tiplerin prognostik açıdan anlamlı olabileceği gösterilmiştir 19. Tedaviye yanıtın değerlendirilmesi Adjuvan kemoterapi evre I III meme kanserli hastalarda yaygın olarak kullanılmakta olup sağ kalımı iyileştirmektedir. Adjuvan kemoterapiden görülecek faydanın öngörülmesinde neoadjuvan kemoterapiye (NKT) yanıt olması önemlidir. Kemoterapiye duyarlı ve duyarsız tümörlerde yapılacak gen ekspresyon analizleri bize faydalı gen profillerinin belirlenmesine katkı sağlayabilir. Bu alanda yapılmış çalışmalardan en geniş olanlarından birisi Ayers ve ark. aittir 20. NKT öncesi biyopsi örneklerinde 72 genlik bir paketle inceleme yapılmış ve patolojik tam yanıtı oranı %43 olarak bulunmuştur. Moleküler alt tiplere göre meme kanserli olguların prognozu, tedaviye yanıtları arasında farklılıklar gözlenmiştir 21-28. Nguyen ve ark. 793 meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi alan olgularından, luminal A tipte lokal nüks belirgin olarak düşük bulunurken HER2+ ve bazal tipte ise anlamlı olarak yüksek nüks oranı saptanmıştır. BRCA 1 mutasyonu da olan bazal tipte; meme koruyucu cerrahi yerine mastektomi yapılmasını önermişlerdir 22. HER2+ meme kanserinde, genç yaş, lenf nodülü metastazı, büyük tümör boyutu, lenfovasküler invazyon, yüksek grad gibi kötü prognostik faktörler diğer gruplara göre daha yüksek orandadır ve bu grupta multisentrik tümörler daha fazladır. HER2+ ve luminal B tipte lokal nüks oranı daha fazladır 23. Gabos ve ark. serisinde, meme koruyucu cerrahi uygulanmış olgulardan HER2 + hasta grubunda lokal nüks oranı 11 kat fazla bulunmuştur 24. Üçlü negatif grupta ise mastektomi sonrası lokal nüks oranı yüksektir. Bu yazarlar, triple negatif tümörlerde T1/T2 N0 olgularda mastektomi yapılmasını ve T3N0 olgular için mastektomi ve ardından radyoterapi uygulanmasını önermektedir. Çok değişkenli analizde bazal tip meme kanserinde genel sağ kalım oranı daha düşüktür. HER- 2 pozitif grup için meme koruyucu cerrahi sonrası radyoterapi kullanımı önerilmektedir. Üçlü negatif meme kanserlerinde meme koruyucu cerrahi sonrası nüks hastalık oranı mastektomi yapılanlardan daha yüksek olduğu gözlenmiştir 26. Miyamoto ve Harris in yeni sistematik derleme çalışmasında meme koruyucu cerrahi uygulanan HER+ ve bazal tip tümörlü olgularda lokal nükssüz sağkalımın mastektomi geçirmiş olgulara göre belirgin olarak daha kötü olduğu vurgulanmıştır 27. HER2+ meme kanserinde beyin metastazı sıklığı diğer moleküler alt tiplere göre daha yüksektir. Beyin metastazı gelişiminden sonra tedavi, şifa şansı düştüğü için, bazı klinisyenler HER2+ grup için mastektomi sonrası profilaktik kranial ışınlama da önermektedir 27,28. 85

A. Eroğlu ve E. Çiçek Yeni Tıp Dergisi 2014;31:83-87 Hormonoterapiye direnç meme kanseri tedavisinde önemli bir sorundur. Jansen ve ark. tamamında nüks gelişmiş bir hasta grubunda progresif hastalık ve tamoksifene yanıt veren hastaları ayırmada 44 genlik paketi kullanmıştır ve %77 olguda tamoksifen direncini belirleyebilmişlerdir 25. Hormonoterapiye direncin önceden bilinmesi bu hastaların diğer tedaviler için aday olmalarını sağlayabilir. Cerrahi tedavi seçiminde moleküler alt tiplerin etkisi Bilindiği üzere meme kanserinde tedavi planlanırken tümörün evresi, lenf nodülü durumu, önceden kemoterapi almış ise uygulanan rejim, risk profili, olgunun performansı, hormon reseptörü, tümörün lenfovasküler invazyon durumu, grad gibi parametreler göz önüne alınmaktadır. Moleküler alt tiplerinin tanımlanmasından sonra, bu sınıflama ile tedavi arasındaki ilişkiler geriye dönük çalışmalar ile değerlendirilmiştir. Ihemelandu ve ark. meme kanserli 372 olgunun değerlendirdiği çalışmasında, bazal tip meme kanserinin yüksek oranda uzak organ metastazı yaptığı ve bu moleküler alt tipin kötü prognozlu tip olduğu saptanmıştır. Yine bazal tipte meme koruyucu cerrahi sonrası lokal nüks oranı daha yüksek bulunmuştur 29. Meyers ve ark. tarafından bildirilen araştırmada evre 2 veya 3 149 meme kanserli olgunun 49 u meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi, 82 mastektomi ve radyoterapi, 18 hasta ise sadece mastektomi geçirmiş; ortalama 55 aylık izlemde lokorejiyonel rekürrens (LRR) oranları meme koruyucu cerrahi uygulananlarda %4, mastektomi yapılanlarda %9 olarak bulunmuştur. Moleküler alt tiplerin LRR oranları karşılaştırıldığında bazal tipte anlamlı olarak yüksek olup; bu grupta lokal kontrolün sağlanması için mastektomi ve radyoterapi önerilmektedir 30. NKT ye verilen yanıt ile moleküler alt tipler arasındaki ilişki son yıllarda sorgulanmaktadır 31. HER2+ grup ve bazal tip NKT ye luminal tiplere göre daha iyi yanıt vermektedir. Lokal ileri evre meme kanserinde neoadjuvant tedavi verilen olgularda patolojik tam yanıt oranı yüksek ise prognoz daha iyi olabilir. Yeni bir çalışmada bu konu araştırılmış ve luminal A tip meme kanserinde neoadjuvant tedavi yapılmadan direk cerrahi yapılması ve ardından hormonoterapiyi de içeren sistemik tedavinin hemen başlanması önerilmektedir (Tablo 2). HER2 ekspresyonu yüksek olan meme kanserinde aksiller lenf nodülü metastaz sıklığı diğer tiplere göre daha yüksek bulunmaktadır. Buna göre aksiller bölgeye uygulanacak lokal tedavilerde (cerrahi veya radyoterapi) bu durum dikkate alınmalıdır. Erken evre meme kanserinde bazal tipte aksiller metastaz sıklığı düşük olduğu için cerrahi ve radyoterapi uygulamasında daha seçici davranılabilir 32. Tablo 2. Moleküler Alt Tiplere Göre Meme Kanserinde Cerrahi Tedavi Seçimi NKT MKC Mastektomi Luminal A Hayır Evet Hayır Luminal B Hayır Evet Hayır Her2+ Evet Hayır Evet Bazal Evet Hayır Hayır NKT: neoadjuvan kemoterapi; MKC: meme koruyucu cerrahi Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, meme kanserinin moleküler alt tipleri farklı biyolojik davranış göstermektedir ve bu da hastalığın prognozu ve sağkalımına etki etmektedir. Cerrahi tedavinin seçiminde hastaya ve tümöre ait özelliklerin yanı sıra tümörün moleküler alt tipi de dikkate alınmalıdır. HER2+ ve bazal tipte lokal nüks oranı anlamlı olarak yüksek olduğu için, yine HER2+- grupta tümör multisentrik özellikte olduğu için, bu moleküler alt tiplerde meme koruyucu cerrahi yerine mastektomi tercih edilmesi önerilebilir. Moleküler alt tiplerin tanımlandığı 2000 yılından sonra yayınlanan bu bilgiler genel olarak geriye dönük olduğu için, yeterli izlem süresinin olduğu ileriye dönük kontrollü çalışmalar ile bu bilgiler doğrulanarak cerrahi tedavi seçimine karar verilmelidir. Yazarın beyanı: Çıkar çatışması bulunmamaktadır. (Conflict of interest statement: None declared) REFERANSLAR 1. Donegan WL. Staging and primary treatment. Donegan WL, Spratt JS (Eds) In: Cancer of the Breast. WB Saunders Company 1995;pp:375-442. 2. Haagensen CD, Stout AP. Carcinoma of the breast: criteria for operability. Ann Surg 1943;118:859. 3. Portmann UV. Clinical and pathologic criteria as a basis for classifying cases of primary cancer of the breast. Cleveland Clin Q 1943; 10:41. 4. Haagensen CD, Bondian C. A personal experience with Halsted s radical mastectomy. Ann Surg 1984;199:143. 5. Çavuşoğlu AÇ, Saydam S, Canda T, Sakızlı M. Tümör sınıflamasında yenilik çabaları. Meme Sağlığı Dergisi 2009;5:187-90. 6. www.cancerstaging.net. ve TNM online: http://www3.interscience. wiley.com. 7. Veronesia U, Vialeb G, Rotmensza N et al. Breast cancer TNM classification for treatment decision-making research. The Breast 2006; 15:3-8. 8. Hardiman G. Microarray platformscomparisons and contrasts. Pharmacogenomics 2004;5:487-502. 9. Perou CM, Jeffrey SS, Van De Rijn M et al.: Distinctive gene expression patterns in human mammary epithelial cells and breast cancers. Proc. Natl. Acad. Sci. USA 1999;96:9212-7. 10. Perou CM, Sorlie T, Eisen MB et al.: Molecular portraits of human breast tumours. Nature 2000;406:747-52. 11. Brenton JD, Carey LA, Ahmed AA, et al. Molecular classification and molecular forecasting of breast cancer: ready for clinical application? J Clin Oncol 2005;23:7350-60. 12. Geyer CE, Forster J, Lindquist D, et al. Lapatinib plus capecitabine for HER2-positive advanced breast cancer. N Engl J Med 2006;355:2733-43. 86

Yeni Tıp Dergisi A. 2014;31:83-87 Eroğlu ve E. Çiçek 13. Nielsen TO, Hsu FD, Jensen K, et al. Immunohistochemical and clinical characterization of the basal-like subtype of invasive breast carcinoma. Clin Cancer Res 2004;10:5367-74. 14. Rakha EA, El-Sayed ME, Green AR, et al. Prognostic markers in triplenegative breast cancer. Cancer 2007;109:25-32. 15. Herschkowitz JI, Simin K, Weigman VJ, et al. Identification of conserved gene expression features between murine mammary carcinoma models and human breast tumors. Genome Biol 2007;8:R76. 16. West M, Blanchette C, Dressmann H et al. Predicting the clinical status of human breast cancer by using gene expression profiles. Proc. Natl. Acad. Sci. USA 2001;98:11462-7. 17. Van t Veer LJ, Dai H, Van De Vijver MJ et al. Gene expression profiling predicts clinical outcome of breast cancer. Nature 2002;415:530-6. 18. Zhou W, He Z, Xue J. et al. Molecular subtype classification is a determinant of non-sentinel lymph node metastasis in breast cancer patients with positive sentinel lymph nodes. PLoS One 2012;7(4):e35881. 19. Wong FY, Chin FK, Lee KA, et al. Hormone receptors and HER-2 status as surrogates for breast cancer molecular subtypes prognosticate for disease control in node negative Asian patients treated with breast conservation therapy. Ann Acad Med Singapore 2011;40:90-6. 20. Ayers M, Symmans WF, Stec J et al. Gene expression profiles predict complete pathologic response to neoadjuvant paclitaxel and fluorouracil, doxorubicin, and cyclophosphamide chemotherapy in breast cancer. J. Clin. Oncol 2004;22:2284-93. 21. Chang JC, Wooten EC, Tsimelzon A, et al. Gene expression profiling for the prediction of therapeutic response to docetaxel in patients with breast cancer. Lancet 2003; 362: 362-369. 22. Nguyen PL, Taghian AG, Katz MS, et al. Breast cancer subtype approximated by estrogen receptor, progesterone receptor, and HER-2 is associated with local and distant recurrence after breast-conserving therapy. J Clin Oncol 2008;26:2373-8. 23. Wiechmann L, Sampson M, Stempel M, Presenting features of breast cancer differ by molecular subtype. Ann Surg Oncol 2009;16:2705-10. 24. Gabos Z, Thoms J, Ghosh S, et al. The association between biological subtype and locoregional recurrence in newly diagnosed breast cancer. Clin Trial 2010;124:187-94. 25. Jansen MP, Foekens JA, Van Staveren IL et al.: Molecular classification of tamoxifen-resistant breast carcinomas by gene expression profiling. J Clin Oncol 2005;23:732-40. 26. Ramos DM, Sos JE, Ramos AT et al. Is conservative surgery a good option for patients with triple negative breast cancer. The Breast 2012;21: 401-5. 27. Miyamoto BT, Harris JR. Molecular predictors of local tumor control in early-stage breast cancer. Sem Rad Oncol 2011;21:35-42. 28. Sioshansi S, Huber KE, Wazer DE. The implications of breast cancer molecular phenotype for radiation oncology. Frontier Oncol 2011;1:1-9. 29. Ihemelandu CU, Naab TJ, Mezghebe HM et al. Treatment and survival outcome for molecular breast cancer subtypes in black women. Ann Surg. 2008;247:463-9. 30. Meyers MO, Klauber-Demore N, Ollila DW, et al. Impact of breast cancer molecular subtypes on locoregional recurrence in patients treated with neoadjuvant chemotherapy for locally advanced breast cancer. Ann Surg Oncol 2011;18:2851-7. 31. Kim SI, Sohn J, Koo JS, et al. Molecular subtypes and tumor response to neoadjuvant chemotherapy in patients with locally advanced breast cancer. Oncology. 2010;79:324-30. 32. Crabb SJ, Cheang MC, Leung S. et al. Basal breast cancer molecular subtype predicts for lower incidence of axillary lymph node metastases in primary breast cancer. Clin Breast Cancer 2008;8:249-56. 87