Tetanoz ve Yenidoðan Tetanozu



Benzer belgeler
Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ

TETANOZ. Uzm. Dr. erife ALTUN DEMİRCAN Ankara Eğitim ve Ara tırma Hastanesi EKMUD Ankara Günleri 08/10/2017 ANKARA

TETANOZ Konvulzyon 1 DR. ERKMAN SANRI KEAH ACİL TIP KLİNİĞİ

Tetanoz Klinik ve Korunma. Prof Dr Neşe Saltoğlu Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Clostridium. Clostridium spp. Clostridium endospor formu. Bacillus ve Clostridium

VIII. FELÇ YAPAN NÖROLOJİK ENFEKSİYONLAR

BOTULİNUM ANTİTOKSİN. Uzm. Dr. Ş Ömür Hıncal SBÜ Bağcılar EAH Acil Tıp Kliniği

TETANOZ. KEAH ACİL TIP - Dr. Yasin Bozkurt

TETANOZ. Dr.Figen Özcan Prof.Dr.Yücel Yavuz

Tetanoz. Tarihçe. Etiyoloji. Epidemiyoloji. Prof.Dr.Münir BÜKE

Yılan-akrep Zehirlenmeleri

Olgu Sunumu. Dr.A.Seza İnal Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.B.D.

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

OTO-İMMUN KÖKENLİ NÖROPATİLERDE TEDAVİ ALGORİTMASI

Prof.Dr.Babür Kaleli Pamukkale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. 8.MFTP Kongresi Ekim 2012 İstanbul

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar


ACİL TIP ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK ÖĞRENCİSİ SALI EĞİTİM PROGRAMI. İÇERİK KONU Anlatan

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Tetanoz Tedavisi. Dr. Ç.Banu ÇETĠN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

Ia.CERRAHİ PROFİLAKSİ TALİMATI

AİLE HEKİMLERİ İÇİN GÖĞÜS HASTALIKLARI

II. YIL ASİSTANLARININ SORUMLU OLDUĞU KONULAR:

Antepartum İntrauterin Hipoksinin Öngörüsü

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Olgu Sunumu 20 Ekim 2016 Perşembe

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM

GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

Pnömonilerde Ak lc Antibiyotik Kullan m

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

Gıda Zehirlenmeleri. 10,Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri

Belge No: Yayın Tarihi: Güncelleme Tarihi: Güncelleme No: Sayfa No: EKÖ/YÖN /5 GÜNCELLEME BİLGİLERİ

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURAN HASTALARDA TETANOZ İMMÜNİTESİ

DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI)

KAWASAKİ HASTALIĞI Kawasaki Sendromu; Mukokütanöz Lenf Nodu Sendromu;

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD.

Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi ve Önlenmesi: Ulusal Uzlaşı Raporu

190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte,

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi. Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı

DİYABETES MELLİTUS. Dr. Aslıhan Güven Mert

MS, gen yetişkinlerin en yaygın nörolojik hastalıklarından birisidir de Sir August D Este tarafından ilk kez tanımlanmıştır.

Klinik Çalışanlarına Önerilen Sağlık Girişimleri

PERİTON DİYALİZ HASTALARINDA SIVI KONTROLÜ

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı

Multipl Skleroz da semptomatik tedavi

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL)

Çocukluk Çağı Aşılamaları. Doç. Dr. Güldane Koturoğlu

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Nefroloji BD Olgu Sunumu 24 Ekim 2017 Salı

Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı

ORTOPEDİK PROTEZ ENFEKSİYONLARINDA SONİKASYON DENEYİMİ

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi.

Omurga-Omurilik Cerrahisi

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Nocardia Enfeksiyonları. Dr. H.Kaya SÜER Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Büyüme Hormonu Stimülasyon Testi; Growth hormone stimulation test; Arginine test; Arginine-GHRH test ;

Kesici Delici Alet Yaralanmaları ve Takibi

Rinosinüzit burun boþluðu ve sinüsleri döþeyen müköz

MENOPOZ. Menopoz nedir?

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği

Viral Hepatitler. Hepatit A Virus. Viral Hepatitler- Tarihsel Bakış. Hepatit Tipleri. Hepatit A Klinik Özellikler

Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır.

ACOG diyor ki APGAR SKORU. Özeti yapan: Dr. Yasemin Doğan

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV

Nozokomiyal SSS Enfeksiyonları

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Boyun Ağrıları Bulgu ve Belirtiler:

Aldosteron tansiyon ve vücut sıvı dengesini ayarlayan böbrek üstü bezlerinden salgılanan bir hormondur. Kandaki miktarına bakılır.

Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM. Dr. Ferruh N. Ayoğlu. Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Tularemi Tedavi Rehberi Doç. Dr. Oğuz KARABAY Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

CPR. Uzm.Songül DEMİROK Hemşire H.i.E. 2013

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

Kordon kanı testinde anormal seviyeler ne anlama gelir?

Özel Konakta Viral Hepatitler: «Gebelik» Dr. Berivan Tunca Kızıltepe Devlet Hastanesi

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN /

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

ORTOPEDİK YARALANMALARDA İLKYARDIM

Hasta kişi ile cinsel temas, Gebelerde anneden bebeğe geçiş ( konjenital Sifilis ), Kan teması ile bulaşır.

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

KAYNAK:Türk hematoloji derneği

Transkript:

Klinik Pediatri, 2002;1(3):107-113. Tetanoz ve Yenidoðan Tetanozu Doç. Dr. Erdal ÝNCE*, Uz. Dr. Ergin ÇÝFTÇÝ* TANIM Tetanoz Clostridium tetani'nin salgýladýðý toksinle oluþan kaslarda yaygýn tonus artýþý, paroksismal kas spazmlarý ve sempatik aktivite artýþý ile giden mortalitesi çok yüksek bir hastalýktýr. Çocuk hekimliðinde tetanoz yenidoðan tetanozu ve travma sonrasý görülen tetanoz olarak iki grupta incelenir. ETÝYOLOJÝ VE EPÝDEMÝYOLOJÝ Tüm dünyada görülmektedir. Her yýl dünyada 300.000'den fazla yenidoðan bebek yenidoðan tetanozu nedeniyle ölmektedir. Rutin aþýlama programlarýnýn uygulanmasý ve gebe kadýnlarýn düzenli ve yaygýn aþýlanmasý ile geliþmiþ ülkelerde yenidoðan tetanozu görülmemektedir. Dünya Saðlýk Örgütü yenidoðan tetanozu görülen ülkeleri saðlýk bakýmýndan yetersiz kabul etmektedir. Ülkemiz halen yenidoðan tetanozunun görüldüðü ülkeler arasýndadýr, ancak hem yenidoðan tetanozu hem de yaralanma sonrasý görülen tetanoz sýklýðý giderek azalmaktadýr. * Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý, Enfeksiyon Hastalýklarý Bilim Dalý, ANKARA Tetanoz etkeni Clostridium tetani adý verilen zorunlu anaerob, gram pozitif, spor üreten bir basildir. Hastalýk sporlar aracýlýðý ile bulaþmaktadýr. Tetanoz basili birçok küçükbaþ, büyükbaþ ve kümes hayvanlarýnýn normal dýþký florasýnda bulunur. Ýnsanlarýn dýþký florasýnda da bulunabilir. Dýþký aracýlýðý ile sporlar doðaya yayýlýr. Sporlar dýþ ortama son derece dayanýklýdýr. Eðer güneþ ýþýðý görmezlerse toprakta aylarca ve yýllarca yaþayabilirler. Bilinen dezenfentanlarýn bir çoðuna karþý dirençlidir. Kaynatma sonucu ölmezler. Ancak 120ºC'lik otoklav ýsýsýnda ölürler. Ýnsan ve hayvan dýþkýsý ile kontamine olan toprakta sporlar daha yaygýndýr. Spor ev tozlarýnda, 107

ÝNCE E, ÇÝFTÇÝ E. sokak tozlarýnda, ameliyathanelerde, içme sularýnda, hayvanlarýn aðýz florasýnda, evde kullanýlan tuz içinde bile bulunabilmektedir. BULAÞMA Yenidoðan tetanozunda bulaþma göbek kordonundan olmaktadýr. Göbek kordonu tetanoz basilinin yaþamasý için çok uygun bir dokudur. Göbek kordonu kendine ait dolaþýmý olmayan diffüzyonla beslenen bir dokudur ve diðer dokulara göre oksijenlenmesi oldukça azdýr. Sporun bulaþmasý durumunda basilin vejetatif hale geçerek toksin üretmesi için uygun anaerob koþullar ve nem vardýr. Spor göbek kordonuna doðumu takiben göbek kordonunun kesilmesi sýrasýnda veya daha sonra bulaþabilir. Göbek kesilmesi sýrasýnda steril olmayan materyal kullanýlmasý durumunda bulaþma riski artar. Ülkemizde doðumlarýn yaklaþýk %25'i evde gerçekleþmektedir, bu nedenle bulaþma kolaylýkla olabilir. Ayný zamanda ülkemizde bebeklerin toprak üstüne yatýrýlmasý, göbeðe çamur konulmasý gibi halen sürdürülen bazý yerel gelenekler yenidoðan tetanozu geliþimine neden olmaktadýr. Travma sonrasý görülen tetanozda yaralanma bölgesine sporun bulaþmasý sonucunda hastalýk geliþir. Yüzeyel olan ve medikal bakýmý yapýlan yaralanmalarda bu olasýlýk çok düþüktür. Doku nekrozunun olduðu, geniþ ve derin yaralanmalarda, arter kesilmesinin olduðu yaralanmalarda, yabancý cisim içeren veya toprakla kontamine olmuþ, medikal bakýmý geciktirilmiþ yaralanmalarda bulaþan sporlarýn vejetatif hale geçip hastalýðýn geliþme olasýlýðý daha yüksektir. Ýnkübasyon süresi travma sonrasý geliþen tetanozda 2 günden aylara kadar deðiþmektedir, ancak olgularýn çoðu yararlanmayý takiben 3-21 gün (ortalama 8 gün) içinde ortaya çýkmaktadýr. Yenidoðan tetanozunun inkübasyon süresi 5-14 (ortalama 7 gün) gündür. PATOGENEZ Tetanoz basili tetanospazmin adý verilen toksini üreterek hastalýk oluþturur. Basilin kendisi doku invazyonu yapmaz, dolaþýma geçmez, bulunduðu bölgede inflamasyona neden olmaz. Etkenin bulaþtýðý bölgede yeterli oksijenlenme yoksa ve nem varsa spor vejetatif hale geçip çoðalýr ve toksin üretir. Toksinin etki bölgesi beyin sapý ve medulla spinalistir. Eðer kiþi daha önce immun ise toksin nötralize edilip hastalýk geliþmez, kiþi immun deðilse hastalýk geliþir. Yenidoðan bebeðin annesi immun ise transplasental geçen antikorlar göbek kordonundan bulaþ olsa bile hastalýk geliþimini önler. Hastalýk geliþebilmesi için göbek kordonunda veya yaralanma bölgesinde üretilen toksinin beyin sapýna ve medulla spinalise gitmesi gerekir. Göbek kordonunda üretilen toksin göbek kordonu içinde diffüze olarak dolaþýma geçer, dolaþýma geçen toksin nötralize edilemez ise vücuttaki sinir kas kavþaklarýnda bulunan alfa motor nöronlarýn aksonlarýnýn ucundan sinir içine girip akson içinde etki bölgesine taþýnýr. Yaralanma sonrasý geliþen tetanozda yaralanma bölgesinde üretilen toksin diffüzyonla ve lenfatik sistem yoluyla kan dolaþýmýna geçip motor sinir uçlarýný kullanarak ayný biçimde etki bölgesine taþýnýrken, ayný zamanda bir kýsým toksin yaralanma bölgesinin çevresine diffüze olarak o bölgeleri innerve eden sinir uçlarýný kullanarak dolaþýma geçmeden etki bölgesine taþýnýr. Medulla spinalis ve beyin sapýna ulaþan toksin alfa motor nöronun piramidal nöron üstünden presinaptik inhibisyonunu saðlayan ara nörona baðlanarak bu nöronun inhibitör etkili nörotransmitterlerin (gamma amino butirik asit ve glisin) salgýlamasýný bloke ederek etki gösterir. Ara nöron antagonist kastan gelen uyarýlarý presinaptik inhibisyonla agonist kasa ileterek kasýn motor aktivitesini devamlý kontrol eden bir fonksiyona sahiptir. Toksin bu nöronun içine girerek inhibitör etkili nörotransmitterleri taþýyan veziküllerin nöron membraný ile füzyonunu engeller ve nörotransmitterlerin sinaptik aralýða boþalmasýný bloke eder. Ýnhibitör etkili ara nöronun inhibisyonu ile piramidal nöron ile alfa motor nöron arasýndaki sinaptik aktivite kontrolsüz bir þekilde eksite olur. Bu etki kaslarda jeneralize tonus artýþýna ve tetanik spazmlarýn geliþmesine yol açar (Þekil 1). KLÝNÝK BULGULAR Yaralanma sonrasý geliþen tetanoz tutulan kaslarýn lokalizasyonuna göre jeneralize tipte, sefalik tipte ve lokalize tipte olabilir. Olgularýn çoðu jeneralize tipte- 108

TETANOZ VE YENÝDOÐAN TETANOZU Piramidal nöron Piramidal nöron Ara nöron Ara nöron Alfa motor nöron Duyu nöron Duyu nöron Alfa motor nöron Þekil 1. Tetanospazminin etkisi: Medulla spinaliste serbest hale gelen tetanospazmin ara nörondan nörotransmitter salgýlanmasýný bloke ederek ara nöronun aktivitesini durdurur. Böylece piramidal nörondan gelen her türlü uyarý kontrolsüz olarak alfa motor nörona iletilir, bu durum kas tonusu artýþýna ve tetanik spazmlara neden olur. dir, diðer tipler daha nadir görülür. Yenidoðan tetanozu daima jeneralize tiptedir. Jeneralize form Bu formda yaygýn tonus artýþý, tetanik spazmalar, otonom sinir sistemi disfonksiyonu belirtileri þeklinde temel olarak üç grup semptom ortaya çýkar. Ýnkübasyon süresinin sonunda olgularýn çoðunda aðýzýn istemli olarak açýlmasý yapýlamaz ve çenede kilitlenme durumu ortaya çýkar (trismus). Bu esnada hastada baþ aðrýsý, huzursuzluk þeklinde yakýnmalar olabilir. Trismus geliþimi ile birlikte veya kýsa süre sonra hastanýn yutmasý zorlaþýr (disfaji). Hastalýk yüz kaslarýna yayýlarak mimik kaslarýnýn sürekli istemsiz kontraksiyonuna yol açar. Bu durum hastanýn yüzünde gülümseme ifadesi gelmesine neden olur (yalancý gülme: rizus sardonicus). Bunu boyun kaslarýnýn kasýlmasý ve ense sertliði geliþimi takip eder. Kas tonusundaki artýþ vücutta yukarýdan aþaðý yayýlarak vücudun arkaya doðru yay gibi kývrýlmasýna neden olur (opistotonus). Daha sonra tonus artýþý ekstremite kaslarýna yayýlýr. Tetanozda bilinç bozukluðu ve duyu bozukluðu olmaz. Bilinç bozukluðu olmayan bir hastada trismus geliþimi ve ardýndan vücutta yukarýdan aþaðýya doðru geliþen kas tonusu artýþý tetanoz için oldukça tipiktir. Hastalýk tanýsýný koymada ve ayýrýcý taný yapmada çok önemlidir. Trismus baþladýktan sonra aðýr olgularda klinik tabloya yukarýda anlatýlan bulgularýn yanýnda tetanik spazmlar denilen paroksismal olarak ortaya çýkan, tüm vücut kaslarýnda ardý ardýna, çok þiddetli ve aðrýlý tonik kasýlmalar eklenir. Kasýlmalar sýrasýnda eller yumruk haline gelir, baþ parmak avuç içine yerleþir. Kollarda fleksiyon ve adduksiyon geliþir. Alt ekstremitelerde ekstansiyon geliþir. Tüm vücut yay gibi arkaya doðru bükülür. Hastada bilinç kaybý olmadýðýndan ve bu kontraksiyonlar çok aðrýlý olduðundan hasta için ýzdýrap verici bir durum ortaya çýkar. Bu kontraksiyonlar baþlangýçta seyrek ve kýsa süreli iken hastalýðýn ilerlemesi ile birlikte çok sýk aralýklarla gelmeye baþlar ve dakikalarca sürebilir. Bu esnada larenks kaslarýnýn spazmýna baðlý olarak solunum yolu obstrüksiyonu geliþir. Ayný zamanda interkostal kaslarýn ve diyaframýn kasýlý kalmasý sonucu asfiksi ve hipoksi geliþir. 109

ÝNCE E, ÇÝFTÇÝ E. Mortalitenin en önemli nedeni bu durumun ortaya çýkýþýdýr. Tonik nitelikteki bu kasýlmalar uyaran baðýmlýdýr. Ses, dokunma, hastaya yapýlan giriþimler bu kasýlmalarý baþlatabilir. Kasýlmalarýn etkisiyle uzun kemik kýrýklarý, vertebralarda kompresyon fraktürleri geliþebilir. Kas içine kanama sonucu kas içi hematomlarý ortaya çýkabilir. Uzun süren kasýlmalar sonucu rabdomiyoliz denilen kas nekrozu geliþebilir ve bu esnada ortaya çýkan miyoglobinüri sonucunda akut böbrek yetmezliði oluþabilir. Mesane sifinkterinin kasýlmasý sonucunda idrar retansiyonu, aðrýlý idrar yapma ortaya çýkabilir. Ani defekasyonlar görülebilir. Hastalýkta görülen üçüncü semptom kompleksi otonom disfonksiyondur. Tetanoz toksini sempatik sinir sistemde aktivite artýþýna neden olur. Buna baðlý olarak taþikardi, disritmi, ani kalp durmasý, ani ve aþýrý terleme, hipertansiyon krizleri, ciltte vazomotor bozukluk görülebilir. Tetanozun doðal seyrinde semptomlar hastalýðýn baþladýðý ilk bir hafta içinde giderek artar, birinci haftadan sonra 1-2 haftalýk sürede artma veya azalma göstermeden devam eder, sonraki 1-4 hafta içinde giderek azalýr. Yenidoðan tetanozu Tipik olarak doðumdan sonraki 5-14. günler arasýnda baþlar. Yenidoðan tetanozunda ilk bulgular huzursuzluk, sürekli aðlama ve bebeðin annesini emmede zorlanmasýdýr. Bebek trismus nedeniyle memeyi ememez ve memeyi tutup öylece kalýr. Bu durum anneler tarafýndan "memeyi ýsýrýyor ancak emmiyor" biçiminde ifade edilir. Bebek ememediði için açtýr. Emme isteði vardýr, ancak emme ve yutma iþlemini yapamaz. Jeneralize tetanoz bölümünde söylediðimiz yaygýn tonus artýþý, tetanik spazmlar ve otonom disfonksiyon belirtilerinin tümü yenidoðan tetanozunda da görülür. Yenidoðan daha esnek bir yapýya sahip olduðu için jeneralize tonus artýþý bulgularý çok çarpýcýdýr. Opistotonus nedeniyle bebeðin ayak tabanlarý kafasýna temas ederek bebek bir "O" þeklini alabilir. Sefalik form Kas tonusu artýþý beyin sapýndan innerve olan kaslarla sýnýrlýdýr. Baþ, boyun yaralanmalarýndan sonra geliþebilir. Göz kapaklarýnda retraksiyon, trismus, rizus sardonikus, gözlerde deviyasyon ve yutma zorluðu þeklinde bulgular ortaya çýkar. Jeneralize forma dönebilir. Larenkste spazm sonucu hastanýn ölümüne neden olabilir. Lokalize form Yaralanma bölgesine komþu kaslarda tonus artýþý ortaya çýkar. Bazen jeneralize forma dönebilir. TANI Tetanoz tanýsý klinik bulgularla konulur. Yenidoðan tetanozunda uygun klinik bulgular varlýðýnda, eðer anne tetanoza karþý aþýlanmamýþ ise taný kolaydýr. Bebeðin doðum koþullarýnýn ve göbek kesilmesinin uygun þartlarda yapýlmamýþ olmasý taný koymada yardýmcý olur. Anneye gebeliði sýrasýnda iki doz tetanoz aþýsý yapýlmýþ ise bebekte yenidoðan tetanozu geliþmesi beklenmez. Trismus, yaygýn tonus artýþý olan, bilinç bozukluðu bulunmayan ve yaralanma öyküsü bulunan bir hastada tetanoza karþý aþýlanma eksik veya yapýlmamýþ ise tetanoz tanýsý hemen hemen kesindir. Tanýya laboratuvar incelemelerinin katkýsý azdýr. Eðer komplikasyon yoksa kan sayýmý, akut faz reaktanlarý normaldir. Rutin biyokimyasal incelemelerde bir bozukluk yoktur. EEG ve EMG'de özgül taný koydurucu bir bulgu bulunmaz. BOS incelemesi normaldir. EEG, EMG ve BOS incelemeleri ayýrýcý tanýda bir güçlük yoksa yapýlmaz. Yara yerinden alýnan materyallerde gram boyamasýnda davul tokmaðý þeklinde gram pozitif basil olgularýn üçte birinde görülür, ancak bunun klinik bulgular yoksa hiç bir taný deðeri yoktur. Anaerob kültürde basil üretilebilir, ancak bunun da uygun klinik tablonun varlýðýnda anlamý vardýr. Sonuç olarak laboratuvar incelemeleri taný koymaktan çok, ayýrýcý taný yapýlmasýnda ve hastalýða ait komplikasyonlarýn deðerlendirilmesinde iþimize yaramaktadýr. AYIRICI TANI 1. Baþ boyun bölgesinin süpüratif enfeksiyonlarý Peritonsiller apse, parafarangiyal apse, temporamandibuler eklem artriti, parotis bezinin süpüratif enfeksiyonlarý ve diþ apsesi olan hastalarda trismus 110

TETANOZ VE YENÝDOÐAN TETANOZU görülebilir. Bu hastalýklarda hastalarýn görünümü toksiktir, yüksek ateþ vardýr ve dikkatli bir fizik muayene ile rahatlýkla taný konabilir. 2. Ensefalit Nadiren ensefalitlerin baþlangýcýnda trismus ve yaygýn tonus artýþý görülebilir. Ensefalitlerde tetanozda görülmeyen bilinç bozukluðu vardýr. Ensefalitlerde BOS incelemesinin patolojik olmasý ayýrýcý tanýda önemlidir. 3. Kuduz Hayvan ýsýrýklarýndan sonra kuduz ve tetanoz geliþebilir. Hayvan ýsýrýklarýndan sonra her iki hastalýk için de profilaksi yapýlmasý gerekir. Kuduzda belirgin aerofobi ve hidrofobi bulunmasý ve kuduz bulgularý geliþtikten hemen sonra bilinç deðiþikliklerinin olmasý ile ayýrýcý taný yapýlýr. Kuduzda BOS incelemesi patolojiktir. 4. Sitriknin zehirlenmesi Striknin fare zehirlerinin içinde bulunan bir maddedir. Sitriknin zehirlemelerinde tetanik spazma benzer kasýlmalar görülür, ancak kasýlmalar arasý dönemde hastanýn kas tonusu normaldir. Striknin alýnma öyküsü olmasý ve yakýn zamanda geçirilmiþ travma öyküsünün bulunmamasý ayýrýcý tanýda yardýmcýdýr. 5. Fenotiazin zehirlenmesi Ýlaç alým öyküsü bulunmasý ve yaralanma öyküsünün olmamasý ile ayýrým yapýlýr. KOMPLÝKASYONLAR Tetanoz doðal seyrinde yaklaþýk 4-6 hafta süren bir hastalýktýr. Bu süre içinde hasta hastanede yatar ve uzun süre hastanede yatmanýn ve yataða baðlý kalmanýn sonucunda hastane pnömonileri, dekubitis ülserleri, tromboflebit, pulmoner tromboemboli ve hastane enfeksiyonlarý gibi komplikasyonlar görülebilir. Tetanik spazm adýný verdiðimiz paroksismal kasýlmalara baðlý olarak uzun kemik ve vertebralarda kýrýklar, kas içi kanamalar ve hematomlar görülebilir. Þiddetli ve uzun süren kasýlmalar sonucunda yaygýn kas nekrozu (rabdomiyoliz) buna baðlý olarak geliþen miyoglobilinüri ve akut böbrek yetmezliði geliþebilir. Hastalýðýn doðal seyrinde görülen otonom sinir sistemi disfonksiyonuna baðlý olarak disritmiler, ani kalp durmasý ve ölüm, hipertansiyon krizleri ve paralitik ileus gibi komplikasyonlar görülebilir. TEDAVÝ Tetanoz tanýsý veya ön tanýsý olan tüm hastalar hastaneye yatýrýlarak izlenir. Tetanozda ana ölüm nedeni tetanik spazmlar sýrasýnda oluþan larenks ve solunum kaslarýnýn uzun süreli spazmýdýr. Bu nedenle tetanik spazmlarýn önlenmesi ve solunum yolu bakýmýnýn çok ciddi yapýlmasý gereklidir. Tetanoz tedavisi genel baþlýklara ayrýlarak aþaðýda anlatýlmýþtýr. 1. Destekleyici bakým ve özel oda Hastalar uzun süre hastanede yatacaklarý için bu süre içinde beslenme ve genel hasta bakýmý ile önlemlere uyulur. Enfeksiyonlarýn önlenmesi için koruma önlemleri ciddi bir þekilde yerine getirilmelidir. Mümkün olan her koþulda hastalar yaþýna göre yenidoðan veya büyük çocuk yoðun bakým ünitesinde izlenmeli ve vital bulgularýnýn izlenmesi için monitörize edilmelidir. Tetanik spazmlar uyaran baðýmlý olduklarý için hasta gürültüsüz, ýþýðý az olan bir ortamda tutulmalý, gereksiz tüm iþlemlerden kaçýnýlmalýdýr. Tetanik spazmlarýn önlenmesi için tüm hastalarýn sedatize edilmesi gerekir. 2. Solunum yolu bakýmý ve desteði Tetanozdan ana ölüm nedeni tetanik spazmlar sýrasýnda larinks ve solunum kaslarýnýn kasýlmasý sonucu ortaya çýkan solunum durmasý ve hava yolu obstruksiyonudur. Bu nedenle solunum yolu bakýmý ve solunum desteði çok önemlidir. Tetanik spazmlarýn sedatizasyonla önlenebildiði daha hafif seyirli hastalarýn entübe edilmesi gerekmeyebilir. Ancak yoðun sedatif verilmesine raðmen tetanik spazmlarýn geliþtiði hastalar entübe edilmeli ve gerekirse trakeostomi yapýlmalýdýr. Hasta hafif seyirli görülse bile acil endotrakeal entübasyon ve trakeostomi için gerekli ekipman daima hazýr halde tutulmalýdýr. 111

ÝNCE E, ÇÝFTÇÝ E. 3. Yara bakýmý Yaralanma sonrasý geliþen tetanozda hastanýn yaralanma bölgesi cerrahi olarak temizlenmeli, yara içindeki ölü dokular uzaklaþtýrýlmalýdýr. Yara içindeki yabancý cisimler uzaklaþtýrýlmalýdýr. Yara bakýmý antibiyotik ve antitoksin tedavisi uygulanmasýndan sonra yapýlmalýdýr. Yenidoðan tetanozunda göbek güdüðünün çýkartýlmasý gerekli deðildir. 4. Antibiyotik Hastalýk etkenin ortadan kaldýrýlmasýnda seçilecek ilaç kristalize penisilindir. Kristalize penisilin hem bakteriyi öldürme yeteneði çok yüksek hem de dolaþýmý iyi olmayan bölgelere bile geçiþi iyidir. Kristalize penisilin 100.000 Ü/kg/gün, intravenöz olarak, 1 saatlik infüzyonla 4-6 dozda 14 gün süreyle uygulanýr. Metranidazol de penisilin kadar etkili bir diðer antibiyotiktir. Metranidazol 30 mg/kg/gün dozda, 6 saat arayla, 1 saatlik infüzyonla intravenöz olarak uygulanýr. Eritromisin, tetrasiklin ve vankomisin etkili olan diðer antibiyotiklerdir. 5. Antitoksin Tetanoz tedavisinde dolaþýmda ve yara bölgesinde bulunan ve henüz sinir aksonu içine girmemiþ toksini nötralize etmek amacýyla antitoksin kullanýlýr. Sinir içine girmiþ toksin üstüne antitoksinin etkisi yoktur. Taný konur konmaz antitoksinin hemen uygulanmasý gerekir. Toksin hastalýðýn ilerlemesini durdurur. Bu amaçla kullanýlan iki çeþit antitoksin vardýr. Bunlar insan plazmasýndan elde edilen TIG (Tetanoz Ýmmun Globulin) ve hayvan plazmasýndan elde edilen TAT dýr (Tetanoz Anti Toksin). Mümkün olan her koþulda TIG kullanýlmalýdýr. TAT'ýn hem verilme sýrasýnda anafilaksi gibi ciddi allerjik reaksiyonlar geliþtirme, hem de uygulamadan sonraki haftalar içinde serum hastalýðýna yol açma riski vardýr. Ayný zamanda TIG'ýn yarý ömrü daha uzundur. TIG intramüsküler olarak 3.000-6.000 ünite tek doz yapýlýr. Yara yeri etrafýna yapýlmasýnýn özel bir yararý yoktur. Intratekal uygulanmaz. TIG bulunmayan durumlarda TAT kullanýlýr. TAT kullanýlmadan önce hastanýn allerji gösterip göstermediðinin saptanmasý için preparat içinde bulunan ve üretici firma tarafýndan önerilen þekilde test edilmesi gerekir. Eðer allerji saptanýrsa yine üretici firma tarafýndan önerilen þekilde hastanýn desensitize edilmesi gerekir. TAT 50.000-100.000 ünite dozda yarýsý intravenöz diðer yarýsý intramüsküler olarak uygulanýr. Yenidoðan tetanozunda TIG 500 ünitelik dozlarda etkili bulunmuþtur. Her iki preparatýn da bulunamadýðý durumlarda IVIG kullanýlabilir. IVIG preparatlarýnýn içinde 4-90 ünite/ml tetanoz antitoksini vardýr. 6. Kas gevþetici ve sedatifler Tetanoz olan tüm hastalar hastaneye yatýrýldýktan sonra sedatize edilmeli ve kas gevþetici ilaç kullanýlmalýdýr. Bu amaçla en uygun ilaç diazepamdýr. Diazepam 0.1-0.3 mg/kg dozda her 3-6 saatte bir intravenöz uygulanýr. Yoðun bakým ünitelerinde bu süre daha da kýsaltýlabilir. Midazolam 0.1-0.15 mg/kg/saat intravenöz infüzyonla diazepam yerine kullanýlabilir. Yoðun sedatif ilaç tedavisine raðmen paroksismal kasýlmalarýn önlenemediði hastalarda en iyi yaklaþým hastanýn sürekli sedatif ve nöromüsküler blok yapýcý ilaç (vecuronium, pancuronium gibi) infüzyonu altýnda mekanik ventilasyon desteði ile izlenmesidir. Bu yaklaþým aðýr olgularda mortaliteyi önemli ölçüde azaltmýþtýr. Bu tedavi þeklinde hasta 3-4 hafta paralitik tutulur ve bu süre içinde solunum mekanik ventilasyonla sürdürülür. Bu þekilde paroksismal kasýlmalar ve jeneralize tonus artýþý tamamen engellenir. Otonom sinir sistemi instabilitesi için alfa ve beta bloker ilaçlar ortaya çýkan bulgulara göre kullanýlýr. 7. Aþýlama Tetanoz geçiren her hasta tedavi bitiminde aþýlama programýna alýnmalýdýr. Hastalýk geçirilmesi kiþiyi baðýþýk yapmaz. Hastalýk oluþturan toksin miktarý immun sistemi uyaramayacak kadar azdýr. Yedi yaþýndan küçük çocuklarda 2 ay ara ile üç doz aþý yapýlýr ve son dozdan 1 yýl sonra rapel uygulanýr. Yedi yaþýndan büyük çocuklarda bir ay ara ile 2 doz aþý yapýlýr son dozdan 6-12 ay sonra bir doz rapel yapýlýr. Son rapel dozundan sonra her 10 yýlda bir aþý tekrarlanýr. PROGNOZ Yenidoðan tetanozunda prognoz daima kötüdür. Mortalite oraný %75'den fazladýr. Yaralanma sonrasý geliþen tetanozda mortalite oraný %35'dir. Hastalýk sýrasýnda serebral iskemi olmamýþ ve iyi destekleyici bakým verilmiþ ise sekel beklenmez. 112

TETANOZ VE YENÝDOÐAN TETANOZU Tablo 1. Yaralanma sonrasý tetanoz profilaksisi Aþýlanma durumu Temiz yara Temiz olmayan yara 3 veya daha fazla doz aþýlanma Yara bakýmý Yara bakýmý (tam aþýlanma) Son aþý dozundan sonra 10 yýldan uzun Son aþý dozundan sonra 5 yýldan uzun süre süre geçmiþ ise 1 doz aþý doz aþý 3 dozdan az aþýlanma Yara bakýmý Yara bakýmý Aþýlanma durumu bilinmiyor Aþýlama þemasýna baþla* Aþýlama þemasýna baþla* Hiç aþýlanma yok Antitoksin: TIG: 250-500 Ü ÝM (tam olmayan aþýlanma) * Yedi yaþýndan küçük çocuklarda 2 ay ara ile üç doz aþý yapýlýr ve son dozdan 1 yýl sonra rapel uygulanýr. Yedi yaþýndan büyük çocuklarda bir ay ara ile 2 doz aþý yapýlýr son dozdan 6-12 ay sonra bir doz rapel yapýlýr. Son rapel dozundan sonra her 10 yýlda bir aþý tekrarlanýr. KORUNMA Yaygýn aþýlama programlarýnýn uygulanmasý ile tetanoz tamamen önlenebilir. Annelerde gebelik sýrasýnda yapýlacak iki doz aþý ile yenidoðan tetanozu önlenebilir. Doðumun hastanede yapýlmasý ve göbeðin steril koþullarda kesilmesi ve annelere göbek bakýmýnýn öðretilmesi yenidoðan tetanozunun önlenmesinde çok önemlidir. Yaralanma öncesi tetanoz profilaksisi Rutin aþýlama þemasýnda bulunan difteri boðmaca tetanoz aþýsýnýn yaygýn olarak yapýlmasý ile saðlanýr. Rutin aþýlama þemasý tamamlandýktan sonra aþýnýn her on yýlda bir tekrar edilmesi gerekir. Yaralanma sonrasý tetanoz profilaksisi Yaralanma sonrasý tetanoz profilaksisinin ne þekilde yapýlacaðý yaranýn durumuna ve kiþinin daha önceki aþýlanma durumuna göre belirlenir (Tablo 1). Eðer kiþiye önceden en az 3 doz veya daha fazla aþý uygulanmýþ ise kiþi immun kabul edilir. Üç dozdan daha az aþý yapýlmýþ, aþýlama durumunu bilmeyen veya hiç aþýlanmamýþ kiþiler immun kabul edilmezler. Yaralar da iki kategoride deðerlendirilir. Tetanoz geliþtirme eðilimi yüksek yaralanmalar "temiz olmayan yaralanma"lar olarak kabul edilir. Yaygýn doku ezilmesi bulunan, yabancý cisim içeren, toztoprakla bulaþmýþ, arter kopma veya kesilmesi bulunan, dýþkýyla kontamine olan, yanýklar, donuklar, hayvan ýsýrýklarý, medikal bakýmý 24 saatten daha uzun süre ihmal edilmiþ yüzeysel yaralanmalar, sivri cisimlerle oluþmuþ delici yaralanmalar temiz olmayan yaralanma olarak kabul edilir. Bunun dýþýnda yer alan yüzeysel yaralanmalar ve medikal bakýmý erken dönemde yapýlmýþ yaralanmalar "temiz yaralar" olarak kabul edilir. 1. Arnon SS. Tetanus. Nelson Textbook of Pediatrics, Behram RE, Kliegman RM, Jenson HB (eds), 16th. ed. Saunders Co, Philadelphia WB. 2000, s.878. 2. Weinstein LL, Harrison RE, Cherry JD. Tetanus. Textbook of Pediatric Infectious Diseases, Feigin RD, Cherry JD (eds), 4th ed. Saunders Co, Philadelphia WB, 1998, s.1577. 3. American Academy of Pediatrics. Tetanus. 2000 Red Book: Report of the Committee on Infectious Diseases. Pickering KAYNAKLAR LK ed. 25th ed. IL: American Acedemy of Pediatrics: Elk Grove Village, 2000: 563-568 4. Yalçýn I, Palanduz A, Öneþ Ü ve ark. Yenidoðan tetanosu: 21 olgunun retrospektif deðerlendirilmesi. Klinik Dergisi, 1997; 10: 73. 5. TC Saðlýk Bakanlýðý Bulaþýcý Hastalýklar Daire Baþkanlýðý Verileri, http://www.saglik.gov.tr 113