2. İZMİR KENTİ PLANLAMA TARİHİ Gerek coğrafi yapısı, gerekse 19.yy.da Avrupa-Akdeniz ticaretindeki önemli konumu nedeni ile Anadolu nun batısındaki en gelişmiş yerleşme olmasına karşın, İzmir ve yakın çevresinin Cumhuriyet dönemine kadar kapsamlı bir planlama çalışmasına konu olduğu söylenemez. 1925 yılına gelindiğinde, İzmir in ilk planlarının Fransız Rene ve Raymond Danger kardeşler tarafından hazırlandığı görülmektedir. Yine bir yabancı olan Fransız plancı Prost un katkılarıyla yapılmış olan plan ise benzer biçimde yangın alanları ve yakın çevresiyle sınırlı kalmıştır. Her iki planın da genel şeması, geometrik düzen, geniş caddeler ve düzenlemenin merkezini toplayan büyük park alanıdır. Belediyenin mali olanaksızlıkları ve ülkenin kısıtlı koşulları nedeniyle 1930 lu yıların ortalarına kadar bu plana bağlı olarak sınırlı bir bölgede gelişme sağlanmıştır. Plandaki park alanı ise, Behçet Uz un döneminde daha da büyütülerek Kültürpark a dönüştürülmüştür. Belediyenin talepleriyle sürekli değiştirilen Danger planları yetersiz ve işlemez hale gelmiş olduğundan yeni planlama arayışları başlamış ve bu amaçla Fransız Mimar Le Corbusier İzmir in planlama çalışması için Bakanlık tarafından 1939 yılında görevlendirilmiştir. İkinci dünya savaşı sürecinde, 1931-1945 yılları arasında İzmir de imar ve inşaat faaliyetleri önemli ölçüde durmuştur. Le Corbusier 1948 yılında İzmir için bir plan eskizi (taslağı) hazırlamışsa da bu eskiz hiçbir zaman uygulama aşamasına getirilememiştir. 1950 yılında kent nüfusu 230 bin iken, 2000 yılında 400 bine ulaşacağı hesabı ile Uluslararası İzmir Şehir İmar Planı yarışması düzenlenmiştir. Prof. Mimar Kemal Ahmet Aru, mimar Emin Canbolat, mimar Gündüz Özdeş ten oluşan ekibin kazandığı yarışma sonunda hazırlanan imar planları 1955 yılında onanmıştır. Henüz bütünleşmiş bir plana sahip olan İzmir, 1950 lerin sonlarında hızlanan göç, göçe dayalı nüfus artışı, ve gecekondulaşma karşısında yeniden planlama arayışına ve kapsamlı revizyon çalışmalarına ihtiyaç duymaya başlamıştır. 2000 yılı için öngörülen 400000 kişilik nüfus, 1960 lı yılların ilk yarısında aşılmıştır. Tam da bu dönemde, 1960 lı yılların Planlı Kalkınma Politikaları sonucunda Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş, ülke genelinde gelişmeyi ve ana yatırım kararlarını 63
mekana yansıtacak planlama eylemi için İmar ve Planlama Genel Müdürlüğü ve Metropoliten Alan Nazım İmar Planı Büroları kurulmuştur. İzmir Metropoliten Alan Nazım İmar Planı Bürosu da bu Genel Müdürlüğe bağlı olarak 1965 yılında kurulmuştur. Ayrıntılı araştırmalarla yapılan çalışmalar sonunda bu büronun hazırladığı 1/25000 ölçekli İzmir Metropoliten Alan Nazım İmar Planı ve raporu 1973 yılında İmar ve İskan Bakanlığınca onanmıştır. İZMİR METROPOLİTEN ALAN NAZIM İMAR PLANI 1973 Bu plan çalışması, Bölge - Metropoliten Alan ve İzmir Büyükşehir Bütünü olmak üzere üç farklı alansal kademede yürütülmüştür. Metropoliten alan sınırları; İzmir Merkez İlçe, Karşıyaka, Bornova, Karaburun, Çeşme, Urla, Seferihisar, Selçuk, Torbalı, Bayındır, Kemalpaşa, Menemen, Foça, Dikili, Bergama, Kuşadası, Manisa Merkez İlçesi sınırları içinde kalan alan olarak tarif edilmiştir. Aliağa, Torbalı, Turgutlu, Kemalpaşa, Manisa nın nüfus çekici merkezler olarak gelişmesi, Çeşme, Karaburun, Seferihisar, Gümüldür, Foça, Dikili, Çandarlı, Bergama yerleşmelerinin Turizm gelişme alanları olarak planlanmaları, Kuzey-güney gelişme aksında Menemen ve Cumaovası ile Urla-Güzelbahçe yerleşimlerinin uydu merkezler oluşturmaları, bu planın bölge ölçeğinde öneri kararları olarak okunabilmektedir. 1973 Planı nın metropoliten alan ölçeğinde getirmiş olduğu kararlar, Aliağa, Torbalı, Turgutlu ve Manisa nın metropoliten alanın nüfus çekici merkezleri olarak geliştirilmeleri, Çeşme-Karaburun yarımadası, Seferihisar-Sığacık-Gümüldür- Ahmetbeyli-Selçuk-Kuşadası sahil bandı, Foça-Yenifoça çevresi, Dikili, Çandarlı, Bergama yerleşimleri ve çevrelerinin turizm amaçlı fiziki planlamalarının yapılması, Çeşme yönünde, Urla ve Güzelbahçe nin birleşerek farklı fonksiyonda (konut) bir uydu yerleşmeye dönüşmesi, korunacak alüvyon ve tarımsal potansiyeli yüksek ürün deseni ve verim için projeksiyonların planlamanın alt ölçeklerinde geliştirilmesi, Samson dağı, Spil dağı, Dilek Yarımadası, Efes ve Bergama Milli Parkları ile Bozdağ ın kış sporları merkezi olarak düzenlemelerinin yapılması, turistik hac yolu için Seferihisar Ahmetbeyli - Selçuk arasındaki bağlantının gerçekleştirilmesi, 64
Aliağa bölgesinde limanın kullanılmasına dönük petrol rafinerisi önerisi ve akaryakıt depolama tesislerine ilaveler yoluyla bu bölgedeki endüstri potansiyelinin arttırılması ile kimya ve kağıt sanayi için birikim yaratacak kararlar zincirinin geliştirilmesi, Aliağa - Menemen - Manisa ve Aliağa - Menemen - İzmir Büyükşehir Bütünü - Cumaovası - Torbalı banliyö ray şebekelerinin çift hat olarak elektrifikasyonunun gerçekleştirilmesi, Çiğli Çamaltı Tuzlası bölgesinde Fuar Alanı ve kombine büyük endüstri limanı (Free Port statüsünde) teklifi ve tersanelerin yeni liman sahası içinde geliştirilmesi, bölge ölçeğinde deniz ulaşımını çözümleyecek liman, iskele ve barınak kararları, Alsancak limanı, Pasaport turistik tali yat limanı, İnciraltı yat limanı ve balıkçı barınağı, Bostanlı yat limanı ve balıkçı barınağı, Güzelbahçe ve Narlıdere balıkçı barınağı, Çeşme tali turizm limanı, Dikili iskelesi, Kuşadası ana yat limanı, Urla tarım limanı, Sığacık tarım limanı, Çandarlı turizm limanı, Aliağa yat limanı önerilerinin gerçekleştirilmesi, ve diğer bölgesel altyapı kararları çerçevesinde enerji ve su rezervleri (barajlar-göletler) için ayrıntılı projelendirmeler yapılması biçiminde özetlenebilir. 1973 Planı, İzmir kenti ve yakın çevresindeki 13 belediye ile bunlara bağlı 31 köyü kapsayan alanı Büyükşehir Bütünü olarak tanımlamıştır. 1985 yılı hedeflenerek Büyükşehir Bütünü için 1 197 000 nüfus öngörülmüştür. Büyükşehir Bütünü planlama bölgesi 74 608 hektarlık bir alanı kapsamakta olup bunun 18 622 hektarı kentsel kullanışlara, diğer kalan alan ise tarım, orman ve rekreasyon alanlarına ayrılmıştır. Kentin gelişmesinde, öncelikle kolay ve yakın erişme olanakları, altyapı maliyetlerinin düşüklüğü vb. saptamalara dayalı olarak doğrusal (lineer) bir makroform öngörülmüştür. Planın Büyükşehir Bütünü ne ilişkin kararları ise bu formu olanaklı kılacak müdahaleler içermektedir. Örneğin, Kemalpaşa ve doğu aksında aşırı su kullanımına yönelik sanayi türlerinin kısıtlanması, gelişmenin bu aksta önlenmesi, üniversite ve demiryolu erişimi nedeniyle Bornova ya sınırlı bir gelişme önerilmesi, batı aksında Balçova-Narlıdere deki tarım alanlarının korunarak tarımsal niteliğin güçlendirilmesi, kuzey-güney gelişme aksında, kuzeyde Şemikler, Çiğli, Ulucak, Menemen, Aliağa ile güneyde Gaziemir-Cumaovası yerleşmeleri arasında sanayi gelişmesi, kuzey-güney aksında demiryolunun planlama aracı olarak geliştirilmesi, Menemen-Gaziemir-Cumaovası DDY hattının çift hatta çıkarılarak elektrifikasyonla hızlandırılmış banliyö işletmesine dönüştürülmesi, Bornova, Basmane hattının da bu sisteme bağlı olarak geliştirilmesi ile Halkapınar da ana gar tesisi önerilmesi, 65
Alsancak Limanının tevsii ile Çiğli Çamaltı Tuzlası çevresinde Serbest Liman statüsünde bir sanayi limanı tesisi ile Halkapınar da ana gar tesisinin oluşturulması ve Çiğli Havaalanının tamamen sivil havaalanı işlevine dönüştürülerek uluslararası hava trafiğine açılması, 1973 planının Büyükşehir Bütünü ne ilişkin kararları olarak görülmektedir. Planın yukarıda özetlenen kabul ve kararlarında süreç içinde önemli sapmalar ve öngörülmeyen şehirsel yüklemeler gerçekleşmiştir. Örneğin, denizdeki sığlık nedeniyle Çiğli Çamaltı Tuzlası nda önerilen serbest liman oluşamamış, bu bölgede arıtma tesisleri yer seçimi yapılmıştır. Öte yandan, Cumaovası (Adnan Menderes) Havaalanı uluslararası amaçlı yapılıp işletildiğinden Çiğli de önerilen havaalanı askeri amaçlı kalmıştır. Güneyde 51.000 ha. büyüklüğünde Tahtalı Barajı Havzası kararı getirilmiş ve koruma alanı belirlenmiştir. Adnan Menderes Havaalanı ve Tahtalı Barajı Havzasının oluşturduğu eşik nedeniyle Cumaovası bölgesinde önerilen gelişme gerçekleşmemiştir. Gaziemir yerleşiminin kuzeyinde 220 ha lık bir alanda Serbest Bölge planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. DDY da öngörülen yatırımlar gerçekleştirilemediğinden, Metro HRS uygulamaları nazım planın ulaşım şemasını önemli ölçüde değiştirmiştir. Doğu aksında tarım alanı olarak korunması öngörülen alanda 260 ha.lık OSB planlanmıştır. Pınarbaşı ve Karabağlar kesiminde küçük sanatlar alanları ayrılmıştır. Yeşildere ticaret merkezine dönüştürülmüş, çevreye zararlı etkileri olan deri sanayi Menemen Maltepe ye yönlendirilmiştir. Merkezde yer alan otogar ve hal getirdikleri trafik yükü nedeniyle Otogar Işıkkent de, Toptancı Hali Buca-Kaynaklarda planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. İmar Affı Kanunu kapsamında, uygulanan ıslah planlarıyla önemli NAZIM PLAN REVİZYONU-1989 büyüklükte kentsel alanda yoğun uygulamalar gerçekleşmiştir. 04.01.1973 tarihinde İmar İskan Bakanlığınca onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Metropoliten Alan Nazım İmar Planı, kentte bugüne kadar yapılmış çeşitli plan ve uygulamalar nedeniyle geçerliliğini 66
fiilen yitirmiş olduğu gerekçesiyle, 3194 sayılı İmar Kanunu nun 9.maddesi gereği Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 07.05.2003 tarihinde iptal edilmiştir. 1973 Planı nın ana kararlarını değiştiren ve yukarıda tanımlanan yatırım kararları ve uygulamalar nedeniyle çeşitli ölçeklerdeki güncel planlar esas alınarak 1989 tarihinde 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Nazım Plan Revizyonu yapılmıştır. 1989 Planı nda, Mevcut kentsel yeşil alanların ve tarım alanlarının korunması kararı getirilmiş, orman alanlarının sınırları o günkü verilerle planda belirlenmiş, onaylı otoyol şeması yeni şekliyle plana işlenmiş, serbest bölge ve Havaalanı nedeniyle gelişeceği var sayılarak Gaziemir de yaklaşık 300 hektarlık bir ticaret seçenekli konut bölgesi ile 50 hektarlık bir kentsel çalışma alanı önerilmiştir. Ayrıca, Balçova nın güney ve güney doğusunda, eşikler dikkate alınarak, 30 hektarlık alanın iskana açılması, kuzeyde Doğal Sit Alanı olarak kararı alınmış Kuş Cenneti nin planda Milli Park olarak belirlenmesi, Tuzlanın 1973 Planı ndaki şekliyle korunması, Ege Üniversitesi güneyi ile Işıkkent sanayi alanının kuzeyindeki alanların mevcut kullanım biçiminin planda belirlenmesi, Güzelbahçe köy yerleşik alanının batısında 160 hektarlık alanın düşük yoğunluklu yapılaşma koşulu ile plan içine alınması, ve Işıkkent in doğusu ile Pınarbaşı nın batısı arasında kalan yaklaşık 65 hektarlık alanın otoyolun batısında kalan kesiminin sanayi, doğusunda kalan kesiminin ise kentsel çalışma alanı olarak belirlenmesi 1989 Planı nın ana kararları olarak okunabilmektedir. 1989 Planı, 2005 yılına ilişkin olmak üzere toplam 4.200.000 kişilik bir nüfus büyüklüğünü hedeflemiş ve 37 926 hektarlık bir alanı kapsamıştır. Bu toplam alanın 24 442 hektarlık kesimi kentsel kullanımlardan, kalanı ise orman, tarım ve yerleşim dışı alanlardan oluşmaktadır. Anılan plan da 2002 yılında, Büyükşehir Belediyelerinin 1/25000 ölçekli plan yapma yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile geçersiz kılınmıştır. İzmir Kentsel Bölge sınırları içerisinde, değişik tarihlerde onaylanan ve halen yürürlükte olan dört adet Çevre Düzeni Planı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, Tahtalı Barajı Çevre Düzeni Planı, 1996 yılında onaylanmış olup su kaynaklarının korunması statüsündeki alanları ve yerleşmeleri kapsamaktadır. Havza alanı 55 400 hektar olup, bunun 40 000 hektarı 5216 Sayılı yasa öncesi statüsü gereği İBŞB 67
mücavir alanında kalmaktaydı. Bugün ise planın tamamı İBŞB sınırları içerisinde yer almaktadır. 2002 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca Tahtalı Barajı Çevre Düzeni Planı revizyonu yapılmıştır. Plan notlarındaki bazı düzenlemeler ile birlikte yapılanma koşulları ve sınırlar yeniden belirlenerek, 1/25000 ölçekli Tahtalı Barajı Çevre Düzeni İmar Planı 2.Revizyonu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı nca 2.9.2003 tarihinde onanmıştır. ONAYLI ÇEVRE DÜZENİ PLANLARI planları oluşturmaktadır. Bunun dışında, Seferihisar-Dilek Yarımadası Kıyı Kesimi Çevre Düzeni Planı ile Çeşme- Karaburun Çevre Düzeni Planı nın bazı bölümleri, Foça- Yeni Foça Kıyı Kesimi Nazım İmar Planı nın ise tamamı bugünkü İBŞB sınırları içerisinde kalmaktadır. Dolayısıyla, İzmir kentinin planlama tarihinin önemli bir bölümünü de bu çevre düzeni İzmir kentinin mekansal etkisi, kuşkusuz, bugünkü Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında da süren bir kentsel bölgeyi kapsamaktadır. Nüfus değişim analizleri kent merkezinden itibaren yaklaşık 90 km. yarıçaplı bir bölgenin İzmir in etkisi ile geliştiğini göstermektedir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ise İzmir Büyükşehir Belediyesinin yeni alanını 50 km. yarıçaplı bir alan ile sınırlı tutmuştur. İzmir kentinin mekansal gelişmesi coğrafi eşikler ve özellikle ulaşım akslarının belirlediği koridorlarda ya da bu koridorların çevresinde yoğunlaşmaktadır. Bu gelişme eksenleri üzerinde yer alan yerleşmeler kendi sosyo-ekonomik dinamikleri dışında İzmir in etkisiyle gelişime veya değişime uğramaktadır. Tanımlanan değişim sosyo-ekonomik alanda nüfus artışı, nüfus ve işgücü kompozisyonunun değişimi, toplumsal yapı değişiklikleri sektörel kaymalar biçiminde olurken, mekansal yapıda sanayi, organize sanayi bölgeleri, toplu işyerleri, toplu 68
konutlar, gecekondulaşma, turizm ve ikinci konut gelişmesi olarak ortaya çıkmaktadır. Farklı karar süreçleri altında bütünsel bir planlamadan yoksun olarak yaşanan söz konusu değişimler, rasyonel ve güvenli olmayan bir düzen ile birlikte, doğal kaynaklar ve kültürel çevre üzerinde yaratığı olumsuz etkilerin yanı sıra, altyapı yatırımlarının da maliyetini yükselten bir yerleşme deseni yaratmaktadır. Bugünkü Büyükşehir Belediyesi sınırları içini Kentsel Bölge olarak tanımlarsak, özellikle merkez kentin aşırı yoğunlaşmasından ve bazı kentsel fonksiyonların desantralize olma eğilimlerinden önemli ölçüde etkilendiği görülmektedir. Böyle bir etkilenmenin, imar hakları artışları ya da plansız gelişmeler şeklinde ortaya çıktığı söylenebilir. Bundan sonraki bölümde, tanımlanan süreçlerin daha geniş bir alanda ve 5216 sayılı kanunla oluşturulan yeni sınırlar içi ve yakın çevresinde ve bütünsel bir yaklaşımla ele alınması, giderek planlama aşamasında ise merkez kent ve kentsel bölge arasındaki ilişkilerin bütününde, mekansal gelişme süreçlerinin planlı müdahalelerle geliştirilmesi, yönlendirilmesi, ve denetlenmesi benimsenmiştir. İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı da bu yaklaşımdan hareketle hazırlanmaktadır. 69