Balanced Scorecard
DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi Bu yöntemin ortaya çıkışı 1990 yılında Nolan Norton Enstitüsü sponsorluğunda gerçekleştirilen, bir yıl süren ve birçok şirketi kapsayan Measuring performance in the organization of future (geleceğin organizasyonlarında performans ölçümü) adlı araştırmaya dayanmaktadır.
Bu araştırmada Nolan Norton un başkanı David Norton araştırma lideri, Robert Kaplan da akademik danışman olarak görev yapmıştır. Üretim, hizmet, ağır sanayi ve ileri teknoloji gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren bir düzine şirketin temsilcisi bir yıl süresince ayda bir kez toplanarak yeni bir performans ölçüm yöntemi geliştirmek için çalışmıştır (Kaplan ve Norton, 1996: 1, Calabro, 2001: 73).
Kar amaçlı işletmelerde performans ölçütlerinin daha geniş bir şekilde nasıl kullanılabileceği sorusuna cevap aramak bu çalışmaların odak noktası olarak belirlenmiştir
Çalışmanın sonuçları 1992 yılında Harvard Business Review adlı dergide yayınlanan The balanced scorecard- measures that drive performance isimli makale ile açıklanmıştır.
Dengeli sonuç kartı yöntemi; Organizasyonların misyonunu ve stratejilerini kapsamlı bir performans göstergesi setine dönüştürerek stratejik performans ölçümü ve yönetimi için bir çerçeve oluşturan, ölçme esasına dayalı bir stratejik performans yönetim sistemidir.
Yöntem, işletmelerin performansını Müşteri boyutu, İç süreçler boyutu Öğrenme ve gelişme boyutu ve Finansal boyut olmak üzere dört farklı boyutta ele almaktadır. Organizasyonların, bahsedilen boyutların her birisinde kritik başarı faktörlerini tanımlamaları, performans hedefleri oluşturarak performanslarını ölçmeleri ve elde edilen bilgileri karar sürecinde kullanmaları öngörülmektedir
Dengeli sonuç kartı yönteminin geleneksel performans ölçüm sistemlerinden en önemli farkları, finansal performans göstergeleri ile finansal olmayan performans göstergelerini dengeli bir şekilde kullanması, organizasyonun maddi varlıkları ile maddi olmayan varlıklarının değerini dikkate alması ve performans yönetim sistemini organizasyonun stratejik hedefleri üzerine kurmasıdır.
Dengeli sonuç kartı işletmelere Kurumsal stratejinin açıkça belirtilmesi ve fikir birliği sağlanması Stratejinin tüm organizasyon çapında yayılması Stratejik amaçların uzun dönemli hedefler ve yıllık bütçe ile bağlantılarının sağlanması Stratejiyi değerlendirmek ve geliştirmek için gereken bilgi desteğinin sağlanması gibi avantajlar sağlar.
DSK nın boyutları Müşteri boyutu, İç süreçler boyutu Öğrenme ve gelişme boyutu ve Finansal boyut
Finansal Boyut Organizasyonun mevcut durumu hakkındaki bilgileri içeren finansal boyut, elde edilen sonuçların hissedarların beklentileri açısından değerlendirilmesini içermektedir. Piyasa organizasyonları açısından hissedarların beklentilerine cevap verilmesi faaliyetlerin devamı açısından bir zorunluluk olduğu için finansal boyut, dengeli sonuç kartında en üst hiyerarşiye sahip bileşen olarak yer almaktadır.
Müşteri Boyutu Dengeli sonuç kartının müşteri boyutu, organizasyonun rekabet pozisyonunu belirleyen hedef müşteriler ve pazarlar konusundaki stratejik kararları içermektedir. Bir diğer ifade ile organizasyonun misyon ve stratejisi pazarlar ve müşteriler bazında operasyonel terimlerle ifade edilmektedir. Müşteri boyutunda oluşturulan performans göstergeleri müşterilerin beklentilerine cevap vermek üzere yaratılması gereken değerleri yansıtmaktadır.
İç Süreçler Boyutu Organizasyonun amaçlarına ulaşmasını sağlayacak kurum içi süreçlerin belirlenmesini içermektedir. Kurum içi süreçlerin dizayn edilmesi ve iç süreçler boyutuna ilişkin performans göstergelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi müşteri boyutu ve finansal boyutta belirlenen hedefler ve stratejiler ile yakından ilişkilidir. Bu boyutta kullanılacak performans göstergelerinin ve hedeflerinin mevcut ve potansiyel müşterilerin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara uygun yeni çözümlerin neler olduğu, mevcut ürün ve hizmetlerin müşterilere ne şekilde ulaştırıldığı ve satış sonrası hizmetleri kapsayan bir kapsamda ele alınması gerekmektedir.
Öğrenme ve Gelişme Boyutu Dengeli sonuç kartının son boyutu, kurumsal öğrenmeyi ve gelişmeyi sağlayacak performans göstergelerinin ve hedeflerinin oluşturulmasını kapsamaktadır. Bilgi çağında faaliyet gösteren organizasyonların amaçlarına ulaşmaları için maddi varlıklar yanında çalışanlara, sistemlere ve kullanmakta oldukları yöntemlere de yatırım yapmaları gerekmektedir. Finansal boyutta, müşteri boyutunda ve iç süreçler boyutunda belirlenen performans hedefleri, organizasyonun üstün olması gereken alanları yansıtırken; öğrenme ve gelişme boyutunda yer alan hedefler ise diğer boyutlarda yer alan hedeflere ulaşılması için gereksinim duyulan altyapıyı yansıtmaktadır.
Balanced Scorecard Özellikleri ve Yararları 1. Sebep-sonuç ilişkilerinin dikkatli bir şekilde incelenmesi suretiyle bir işletme stratejisinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda Balanced Scorecard daki her bir ölçüt, sebep-sonuç zincirinin bir bölümü olmakta ve stratejiden finansal sonuçlara doğru formüle edilmiş bir bağlantı kurmaktadır.
2. Balanced Scorecard, işletme stratejisini ölçülebilir ve anlaşılabilir faaliyet hedeflerine dönüştürmek suretiyle, işletme stratejisinin organizasyonun bütün üyelerine iletilmesine yardımcı olmaktadır.
3. Kâr amaçlı işletmelerde, finansal amaçlar ve ölçütler bakımından Balanced Scorecard önemli bir yere sahiptir. Yöneticiler bazen yenilik, kalite ve müşteri memnuniyeti konularına gereğinden fazla odaklandıklarında bu durum finansal amaçların ihmal edilmesine sebep olmak gibi olumsuz bir durum doğurmaktadır.
4. Balanced Scorecard, sadece en önemli olan birinin tanınması suretiyle kullanılan performans ölçütlerinin sayısını sınırlamaktadır.
5. Balanced Scorecard, yöneticinin hem finansal ve hem de operasyonel ölçütleri birlikte başarmayı düşünemediği durumlarda alternatif bir çözüme işaret eder. Örneğin; yenilikçi bir işletme için araştırma-geliştirme giderlerini azaltmak suretiyle kısa dönem finansal performansı üstün bir seviyeye çıkarmak mümkündür.
Son olarak Balanced Scorecard geleneksel finansal ölçütlere bağlıdır. Ancak finansal ölçütler bilgi çağı şirketlerinin müşterilere, satıcılara, çalışanlara, süreçlere, teknoloji ve yeniliklere yatırım yapmak suretiyle geleceğe dönük değerler yaratmayı sağlaması bakımından yetersizdir.
Balanced Scorecard yaklaşımı ile geleceğin performansını iyileştirmek için gerekli olan prosedürler, sistemler ve insanlara yatırım ve iç yeteneklerin artırılması için şimdiki ve geleceğin müşterileri için işletme birimlerinin nasıl değer yaratabileceği ölçülebilir.
Balanced Scorecard bir kontrol sistemi değil, bir iletişim, bilgilendirme ve öğrenme sistemi olarak kullanılmalıdır.