Ambulatuar Ürodinami Dr. İlker Şen
Ürodinamik Çalışmalar Konvansiyonel ürodinamik çalışmalar - Suni dolum Ambulatuar ürodinamik çalışmalar - Doğal dolum - Günlük aktiviteler sırasında alt üriner sistemin işlevsel değerlendirilmesi
Ambulatuar Ürodinami (AÜD) Doğal dolumu kullanarak ve bireyin günlük aktivitelerini tekrarlayarak yapılan, alt üriner sistemin işlevsel testi 1957 de Comarr tarafından diürez uyarımlı, nöropatik hastalarla başlamış - Sistometri vs Comarr yöntemi - Mesane kapasite artışı, basınç da azalma 1960 Tjisu ve ark. Spinal kord travmalı hastalarda - Doğal dolumda idrar kaçırma(ik) ile beraber fazik aktivitenin artışını saptamış Günümüzde, normal günlük aktiviteler sırasında alt üriner sistem işlevinin değerlendirilmesinde kanıtlanmış bir yöntemdir! Ambulatuar ÜD, konvansiyonel ÜD nin uygun olmadığı veya sorgulanan semptomları tekrarlanamayan hastalarda önemlidir
Ambulatuar vs Konvansiyonel Konvansiyonel ÜD de, (KÜD) Fizyolojik fonksiyonların yapay doldurma ile değerlendirilmesi Bu yapaylık, detrüsörde irregüler kontraksiyonları provake edebilir, aynı zamanda laboratuar şartlarında, sabit ekipmanlı ve belli pozisyonlarda yapılmakta
Ambulatuar vs Konvansiyonel Ambulatuar ÜD de Doğal dolum fizyolojik değerlendirmeyi sağlar Sıklıkla İK nın nedeni Mesane çıkım tıkanıklığı Nöropatik mesane Standart ÜD yetersiz kaldığında tanı ve daha önemlisi tedavinin belirsiz kaldığı durumlar
Ambulatuar ÜD - Standardizasyon Spontan dolum Diüretikli dolum Bir işeme siklusu boyunca 1 saat, 4 saat değişik zamanlar, gün, günler Kablolu, kablosuz bağlantılar Kateterler!!! Standardize hareketler, gün içi spontan hareketler. Aranan patolojinin bulunması çabaları, ÜD yi değil-hastayı tedavi etme
Ekipman
Ambulatuar ÜD İncelemeden önce hastalara, testi ve gerekli hazırlıkları anlatan detaylı bilgi verilmeli Hastalar, semptomları doğru şekilde nasıl kaydedecekleri ve kateterin yerinden çıktığını ve donanım bozukluğunu nasıl anlayacakları hakkında eğitilmeli İlişkili tüm olayları kaydetmek için bir günlük örneği verilmelidir, böylece ÜD bulguları semptomlarla ilişkilendirilebilir (Elektronik günlük vs...) Sistemlerin çoğunda en fazla hareketliliğe izin veren mikrotip dönüştürücülü kateterler kullanır. Mesane basıncını kaydetmek için transüretral, abdominal basıncı kaydetmek için transrektal yerleştirilirler Bu kateterler hastaya sıkıca sabitlenirler ve taşınabilir kayıt cihazına bağlanırlar. Bazı sistemler üçüncü bir kanal içerirler, bu kanaldan absorban elektronik (direnç değişimi) bir bez kullanarak idrar kaçağı nesnel olarak ölçülür. Bu sistem, izlenen detrusor aktivitesi ile idrar kaçağının ilişkisi verisini doğru bir şekilde verir
Ambulatuar ÜD Testin tamamlanmasından sonra, izlenimleri çözümlenir ve bu durum çalışmanın uzunluğuna göre zaman alan bir süreç olabilir. Analiz büyük bir dikkatle yapılmalıdır ve üretral ve abdominal kateterlerin basıncı uygun şekilde dö-nüştürdüğünden emin olmak (örn., öksürük testi kullanarak) için sık kalite kontrolleri uygulanmalıdır İlaveten, incelemeyi değerlendiren kişi; çalışmanın yorumlanmasını etkileyebilecek fizyolojik artefaktları (kasılma ve aberran rektal basınçlar sonrası) ve teknik artefaktları (hareket veya basınçta değişiklik ve dönüştürücü hatlarında ayar olmaması) tanımlayabilmelidir Ambulatuar ÜD, semptomları tekrarlamak için tasarlanmalıdır. Örneğin eğer hasta stres idrar kaçırmadan yakınıyorsa standart bir hareket protokolü uygulanmalı ve kaydedilmelidir (örn., yukarı- aşağı sıçramalar, çömelme, öksürme)
AMBULATUAR ÜD KLİNİK KULLANIMI İdrar Kaçırma (İK) İK ataklarının daha gerçekçi veya daha fizyolojik gözlemleri elde etmek için kullanılmış Detrüsör Aşırı Aktivitesinin (DAA) nın ya da diğer anormalliklerin kendini göstermesi için daha uzun bir zaman sağlayarak duyarlılığı arttırmayı sağlar 4th International Consultation on Incontinence. 2009 413-552 AÜD nin, İK yı konvansiyonel sistometriden daha gerçekçi saptayabildiği gösterilmiştir Curr Opin Obstet Gynecol. 11:485-487 1999 Bir çok çalışmada, AÜD nin DAA tanısında konvansiyonel sistometriden daha duyarlı olduğu ileri sürülmüştür Br J Urol. 73:242-249 1994 Br J Obstet Gynaecol. 103:434-441 1996 Ambulatuar vs Konvansiyonel 70/106 vs 32/106 kadın, DAA saptanan, 4 hastada AÜD de DAA yok 40/70 DAA lı hastada İK saptanmış DAA,İK semptom şiddeti ile korele, 40 hastanın kaçının sıkışma tipi İK sı olduğu belli değil, sensitivite? AÜD asemptomatik gönüllülerde DAA pozitifliği saptayabilir
AÜD-İK Asemptomatik kadınlarda (AÜD vs KÜD) - DAA sıklığı %69 vs %18 Urol Clin North Am. 23:345-371 1996 Asemptomatik erkek ve kadın (AÜD vs KÜD) - DAA sıklığı %38 vs %17 Br J Urol. 73:242-249 1994 Kateterin uzun süre kalması, standardizasyon yokluğu? 422 kadın, AÜD İK yakınması olan hastaların %85 inde mekanizma belirlenmiş, İK gösterilmiş Sistometrisi normal semptomatik kadının 57/74 (% 77) İK nedeni belirlenmiş 42/57 (%76) DAA saptanmış Ek değer sağladığı belirtilmiş Tedaviye nasıl bir katkı sağladığı belli değil J Obstet Gynaecol. 27:413-415 2007
AÜD-DAA
AÜD-İK
AÜD-Tedavi Değerlendirilebilir incelemelerle %72 hastada AÜS bozukluğu tanısında yararlı (25 hasta) % 24 hastada değerlendirilememiş (kateter ve teknik problemler) Sonuçda %48 hastada klinik faydalı AÜD tanı konulan hastaların %42 başarılı tedavi Ambulatuar ÜD nin işe yaramadığı, semptomatik tedavi verilen hastalarda fayda %33.3 Scand J Urol Nephol. 42:428-432 2008 71 Ambulatuar ÜD, retrospektif %42(30) teknik zorluklar (2 tanesi yorumlanamaz) %45(32) DAA saptanmış, 20/32 medikal tedavi almış, DAA saptanmayan 9/37 tedavi verilmiş Tedavi alanların %50 den azında başarılı AÜD DAA tanısında başarılı fakat tedavide etkin olduğu anlamına gelmiyor BJOG. 107:316-319 2000
AÜD-Basınç Akım Çalışması AÜD, çıkım tıkanıklığına karar verilemeyen erkeklerde uygulanmış, %24 hastanın obstrüktif ve nonobstrüktif olarak yeniden sınıflandırılmasına yardımcı olmuş BJU Int. 83:400-409 1999 AÜD vs Konvansiyonel Basınç Akım Çalışması Fark yok J Urol. 155:506-511 1996
KÜD vs AÜD Detrüsör akontraktilitesi-normal İşeme
AÜD-Nöropatik Mesane Kronik obstruksiyon ve nöropatik işeme bozukluğu olan hastaların depolama basınçlarının AÜD de konvansiyonel sistometri den daha düşük olduğu gösterilmiştir Br J Urol. 64:150-154 1989 J Urol. 148:1477-1481 1992 Konvansiyonel sistometri de kötü kompliansı ve hidronefrozu olan hastalarda, AÜD de normal komplians ve belirgin fazik DAA varlığı bulunmuştur. Bu hastalarda fazik DAA ve bozulmamış kompliansın üst üriner sistemin kötülemesine yol açabileceği düşünülmüştür. Bu kanıtlanmamıştır, Konvansiyonel kötü komplians risk faktörüdür
Sonuç AÜD, konvansiyonel ÜD nin diagnostik olmadığı, seçilmiş hasta grubunda ileride etkili ve yaygın olabilir Teknik olarak gelişimi devam etmekte ve zaman alıcı bir incelemedir Standartları henüz belirlenmemiştir Tedaviye katkısı netleşmemiştir Teknoloji gelişimi ve yatırımla mesane fizyolojisine ve etyolojiye katkı sağlayabilme potansiyeline sahiptir