ISSN: 2198 4999, Mannheim GERMANY p. 1693-1701 BILINGUALISM AND ITS TYPES İKİ DİLLİLİK VE TÜRLERİ ÜZERİNE 1 Mehmet Yalçın YILMAZ 2 & Gözde DEMİREL 3 ABSTRACT The aim of this study is to give information about bilingualism and the types of bilingualism and explain the bias about bilingualism. When the literature is reviewed, it is seen that the type of bilingualism affects the linguistic performance of individuals. Many definitions has been used about bilingualism. There is no single definition on which everybody agrees. To define it in general, bilingualism is an individual s using both of the languages simultaneously. Although the individuals do not have the same performance in each language and in each skill, they can use the language to a certain extent after being exposed to it. In addition, there are types of bilingualism depending on the age of exposure to the language, level of language maintenance and the society that she/he lives in. When the literature is reviewed, it is seen that according to the age of exposure, the indivuals show different performances in each of the language skills (reading, listening, writing, speaking). While the acquisition of the language at an older age is more conscious and controlled, it is more natural at earlier ages. Key Words: bilingualism, type of bilingualism, language skill, language maintenance. ÖZET Bu çalışmanın amacı iki dillilik ve türleri hakkında bilgi vermek ve iki dillilik ile ilgili olarak önyargıları açıklamaktır. Alan yazını taraması yapıldığında iki dillilik türünün bireylerin dildeki başarı oranını etkilediği görülmektedir. İki dillilik için birçok tanım kullanılmaktadır. Üzerinde görüş birliği olan tek bir tanım yoktur. Genel olarak tanımlamak gerekirse, iki dillilik bir bireyin iki dili de aynı anda aktif olarak kullanmasıdır. Bireyin her bir dildeki her bir becerideki performansı aynı olmasa da her iki dile de belli oranda maruz kalması sonucunda belli bir seviyede dili kullanımı söz konusudur. Ayrıca, bireyin ikinci dile maruz kaldığı yaşa, anadilini sürdürebilmesine, yaşadığı topluma bağlı olarak iki dillilik türleri bulunmaktadır. Alan yazını taraması yapıldığında bireyin ikinci dile maruz kaldığı yaşa bağlı olarak farklı dil becerilerinde (okuma, konuşma, yazma, dinleme ) farklı dil seviyelerinde performans gösterdikleri görülmüştür. İlerleyen yaşlarda bireylerin dile yaklaşımları ve edinme biçimleri daha bilinçli ve kontrollüyken erken yaşlarda doğal bir şekilde olmaktadır. Anahtar Kelimeler: iki dillilik, iki dillilik türleri, dil becerisi, dil sürdürümü 1. GİRİŞ İki dillilik ile ilgili olarak çeşitli kaynaklarda ve araştırmalarda farklı tanımlarla karşılaşılmaktadır. Bloomfield a (1933)göre her iki dili de akıcı ve anadile yakın düzeyde kullanan bireylere iki dilli denilir. Bu tanıma karşı birçok araştırmacı iki dilli olmak için iki dili de aynı düzeyde ve akıcılıkta kullanmak gerekmediğini belirtmiştir. Baker ın (2001) 1 Bu çalışma Nevşehir Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Dil Eğitimi ve Öğretimi Sempozyumu nda sözlü bildiri olarak sunulmuştur. 2 Yrd. Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi, Dil Merkezi, e-posta: myalcinyilmaz@gmail.com 3 Okt.., İstanbul Üniversitesi, Dil Merkezi, e-posta: demirelg@istanbul.edu.tr
1694 Mehmet Yalçın YILMAZ & Gözde DEMİREL tanımına göre iki dillilik, her iki dilde de akıcı olmaktan daha çok, iki ya da daha çok dili uygun bağlamlarda, toplumsal hayatta farklı iletişim biçimi gerektiren durumlarda kullanabilme becerisidir. İki dillilik ile ilgili tanımlara bakıldığında bireylerin her iki dilde de hangi düzeyde yeterli olması gerektiği ve dili hangi bağlamlarda kullanabilmesi gerektiği konusunda ortak bir kanı yoktur. Bir bireyin her iki dili de anadil düzeyinde ya da çok aktif kullanması mümkün olmayabilir. Ancak bireyin anadilinin yanında ikinci bir dili de belli dil kullanımı gerektiren işlevleri yerine getirebilmek amacıyla kullanabilme becerisine sahip olması durumu iki dillilik olarak adlandırılabilir. Dünyada çok sayıda iki dilli ve çok dilli bireyler bulunmaktadır. İki dilli ve çok dilli olanların sayısının tek dilli olanlara oranlara daha çok olduğu bilinmektedir. İki dillilik ve iki dilli çocukların bu dilleri ne düzeyde kullanabildiklerini açıklarken eşik kuramından bahsetmek gerekmektedir. Cummins in (1979) eşik kuramına göre iki dilli çocukların bilişsel becerilerinin gelişip iki dilliliğin olumlu yönlerinden faydalanabilmeleri için her iki dilde de belli bir seviyede olmaları gerekmektedir. Bu seviye hem dil açısından hem de bilişsel açıdan eşik seviyedir. İki dilli çocukların olumsuz etkilerle karşılaşmaması için her iki dilde de birinci eşiğe ulaşması gerekir. Ayrıca iki dilin gelişimi birbiriyle bağlantılıdır ve bu nedenle anadili edinmenin önemine dikkat çekilmektedir. Gelişimsel bağlılık hipotezi olarak adlandırılan (developmental interdependence hypothesis) bu kurama göre, ikinci dilde ulaşılacak olan beceri ve yeterlilik seviyesinin büyük oranda birinci dildeki beceri ve yeterlilik seviyesine bağlıdır. Birinci dildeki kavramsal gelişim ikinci dildeki kavramsal gelişime olumlu yönde katkıda bulunur. Çocuğun birinci ve ikinci dili ediniminde bağlılık hipotezi önemli rol oynar. Bir dildeki yeterliliği geliştirmek için o dilde yeteri kadar ve uygun girdi verilirse, yeterli motivasyon sağlanırsa ve yeteri kadar bu dile maruz kalırsa bu ikinci dildeki yeterliliğini de etkiler. Dil transferi sadece birinci dilden ikinci dile değil, ikinci dilden birinci dile de olabilir. Bağlılık hipotezine göre bir dilde verilen uygun girdi sadece o dildeki becerilerini geliştirmez diğer dilleri edinirken çeşitli bilişsel ve akademik dil becerilerini transfer etmesini de kolaylaştırır. Birinci dil ve ikinci dilin etkileşimi iki dilin benzerlik derecesine ve bireyin bu dillerdeki yeterlilik düzeyi farklılıklarına göre değişebilir. Dil transferi, bir dilde karmaşık bir yapıyla ifade edilebilen bir anlam diğer dilde daha basit bir yapıyla ifade edilmesi durumunda da gerçekleşir. Tek dilli yaşıtlarına göre iki dilli çocukların dilsel farkındalıkları daha yüksektir, çünkü iki dilli çocuklar iki ayrı girdi kanalıyla dili kullanırlar. Tam olarak hangi durumlarda dil transferinin oluştuğu henüz netleştirilmiş değildir(leseman, 2000). İki dilli çocukların eğitiminde, çocuğun dilinin gelişimsel sürecini takip eden çalışmalar önemlidir. Lowry e (2011) göre dil ediniminde bireyler farklı süreçlerden geçerler. Çocuk doğduğundan itibaren iki dille büyürse ya da üç yaşından önce ikinci dile maruz kalırsa iki dili de aktif ve akıcı bir şekilde kullanabilir. Tek dil öğrenen çocuklarla aynı gelişimsel süreçten geçerler. İki dilli çocuklar tek dilli çocuklara göre konuşmaya biraz geç başlamalarına rağmen kısa sürede tek dilli çocuklarla aynı seviyeye ulaşırlar. İki dilli çocuklar her iki dili de edindiklerinin bilincinde oldukları için duruma göre dil değişimi gösterebilirler (örn; Çocuğun Almanca konuşan anne ile Almanca, Türkçe konuşan baba ile Türkçe
İKİ DİLLİLİK VE TÜRLERİ ÜZERİNE 1695 konuşması.). İkinci dili üç yaşından sonra ya da okula başlayınca edinen bireyler ise farklı süreçlerden geçerler. Bu durumdaki çocuklar aşağıdaki şekillerde davranabilirler: *Bir süre anadili kullanmaya devam edip hedef dildeki kelimeleri anlamalarına rağmen kullanmak istemeyebilirler. *İkinci dile maruz kalınca çocuk sessiz bir dönem geçirebilir. Bu dönem çocuklarda ileri yaştakilere göre daha uzun sürer. Çocuk bu süreçte dil ile ilgili genel bir algı oluşturmaya çalışır. *Başlangıçta sadece çok sık duyduğu ve ezberinde kalabilen kalıp ifadeler ve kısa sözcükler kullanırlar (Örn. Bilmiyorum, evet, vb). *Sonunda kendi cümlelerini kurarlar. Bunlar tamamen ezberlenen cümleler değil, bilinen kelimelerle çocuğun kendisinin oluşturduğu yeni cümlelerdir. Yaygın kullanılan cümle kalıplarına farklı kelimeler yerleştirebilir ( istiyorum,. Alabilir miyim, vb). *Sonrasında aynı cümleleri farklı durumlar için de kullanarak aşırı genelleme yaparlar ve bu da dilbilgisi hatalarına neden olur. Bu hatalar birinci dilden kaynaklanan transfer hataları olabilir. Ancak, genel olarak baktığımızda dilin gelişimsel süreci birinci dil edinimi ile aynıdır. İki dillilikte her bir dilin yeterlilik düzeyi farklı olabilir, yani çocuk her iki dili de aynı düzeyde kullanamayabilir. Çoğunlukla iki dilli bireylerde bir dil daha baskın düzeyde olabilir ya da dillerden birinin bir becerisinde iyiyken birinde zayıf olabilir. Günümüzde genellikle göçmen çocuklar yaşadıkları ülkenin dilini edinirken tamamen hedef dile maruz kalmakta ve anadillerini çok az kullanmaktadırlar. İki dillilik üzerine daha önceki çalışmalarında gösterdiği gibi, tek dilli ve iki dilli çocukların temel dil edinim süreçleri aynıdır. Tek dilli çocuklar sadece bir tür dilsel girdi ile karşılaşırken iki dilli çocuklar iki ayrı dilsel girdi ile karşılaşırlar. Birinci dili evdeki dilsel girdiden edinirken, ikinci dili okuldan ve sosyal çevreden edindiği dilsel girdilerden alır. İkinci dili edinen çocuklar aynı gelişimsel süreci gösterseler de bazı noktalarda birinci dilden hareket ederler, ana dillerine bağlı kalabilirler (Verhoeven, 2007). Bir bireyin iki dilli olmasının birçok sebebi bulunabilir. Bunlardan bazıları, bireyin anne ve babasının farklı anadillerinin olması, ailenin farklı bir dil konuşulan ülkeye göç etmesi gibi sebepler olabilir. İki dilli bireyler farklı kapsamlarda değerlendirilebilir ve bu bağlamlarda bireylerin iki dilli olarak gelişimi gözlemlenebilir. Mc Carty (2014) iki dillikle ilgili değerlendirmelerde 4 farklı taksonomi olduğunu belirtmiştir. Bunlar; bireysel seviyede, aile seviyesinde, toplumsal seviyede ve okul seviyesinde değerlendirmelerdir. Bireysel seviyede bakıldığında, iki dillilik gelişimi farklı durumlardan etkilenir. Bireye verilen anlaşılabilir girdi, iletişim şansı, kişinin başkalarıyla iletişim kurmadaki isteklilik seviyesi, çevredeki insanların motivasyonu bireyin dil gelişimini önemli ölçüde etkiler. Belli becerilerde gerileme olmaması için, edinilen dilin yanında anadilin etkili bir şekilde kullanılması gerekir. Çocuklar dili kolay öğrendikleri gibi kullanmadıklarında kolayca da unutabilirler. Çocuğun dil ediniminde ailenin çok önemli bir yeri vardır. Anadili ediniminde birinci rolü oynayan aile iki dilli çocuk yetiştirmede ne kadar bilinçli ise o kadar başarılı iki dilli çocuklar yetişir. Ailenin eğitim seviyesi, ekonomik düzeyi, aile fertleriyle iletişim biçimi
1696 Mehmet Yalçın YILMAZ & Gözde DEMİREL çocuğun dil gelişiminde önemli rol oynar. Anadili zengin ebeveynlerin çocukları da geniş bir kelime hazinesine sahip oldukları için okul hayatlarında daha başarılı olurlar. İki dilli bireyin geldiği toplum ve yaşadığı toplumun uyguladığı dil politikaları iki dilli bireylerin nasıl yetiştirilmesi gerektiği konusunda önemli role sahiptirler. Yaşadığı toplumda anadiline verilen önem ve saygı çocuğun anadilini ve toplum dilini iyi bir şekilde öğrenmesi açısından önemlidir. Ayrıca sonrasında anadilini koruyup zenginleştirmesi, her iki dilde de iyi bir performans göstermesi yaşadığı toplumda anadilin gördüğü değere bağlı olarak farklılıklara sebep olabilmektedir. Yaşadığı toplum azınlık ve göçmen dilleri ile ilgili olarak iyi bir dil planlaması yapıyorsa, eğitim sisteminde göçmen dillerine yeteri kadar yer veriyorsa birey de anadilini koruyup geliştirmek konusunda kendine güvenecektir. İki dilli çocukların dilsel gelişimlerinde okul da önemli bir faktördür. Okulların iki dilli öğrenci eğitimi ile ilgili bir yapılanmasının olması gerekmektedir. Bu yapılanmada iki dilli öğrencileri dikkate alan müfredatın olması, öğretmenlerin iki dilli çocuklar ile ilgili olarak yeterli formasyona sahip olması, uygun materyallerin geliştirilmiş olması gibi özelliklerin dikkate alınması gerekmektedir. Bunların olması çocukların ilerideki akademik başarılarında önemli rol oynar. Okulun iki dilli çocuklar ile ilgili olarak gerekli düzenlemeleri yapması, ülkenin politikası ile de doğru orantılıdır. Örneğin, bir ülkede azınlık ya da göçmen dilleri değer gören bir statüde değilse okul programında çocuğun anadilini iyi bir şekilde öğrenmesi için çalışmalara yer verilmeyecektir. 2. İKİ DİLLİLİK TÜRLERİ İki dillilik ile ilgili olarak dili edinim yaşına, edinim şekline, dilin edinildiği topluma göre farklı sınıflandırmalar vardır: Erken ve Geç İki Dillilik, Eşit ve Baskın İki Dillik, Halk ve Elit İki dilliliği, Artırmalı ve Eksiltmeli İki Dillilik (Moradi, 2014). Erken ve Geç İki Dillilik: Bireyler dile maruz kalma yaşına göre erken ve geç iki dilliler olarak iki gruba ayrılırlar. Erken iki dilliler anadile yakın dil yeterliğine ulaşabilirler. Bunun aksine geç iki dililer ikinci dilde tam yeterliliğe ulaşamazlar. Erken iki dillilik de kendi içerisinde eş zamanlı erken iki dillilik ve ardıl erken iki dillilik olarak ikiye ayrılır. Eş zamanlı iki dillilikte çocuk iki dili de doğduğu andan itibaren aynı anda edinir. Bu genellikle güçlü bir iki dillilik oluşturur. Ardıl iki dillik ise çocuğun kısmen birinci dili edindikten sonra ikinci dili edinmesidir (genellikle farklı bir dil konuşulan ülkeye taşınarak). Bunun sonucunda da güçlü bir iki dillilik olabilir ancak eşzamanlı iki dillilere göre ikinci dili biraz daha geç edinirler. Geç iki dillilik ise kritik dönemden sonra dil öğrenilmesidir, genellikle yetişkinlik ya da ergenlik döneminde öğrenilen dildir. Geç iki dillilik de aslında ardıl iki dilliliktir, çünkü birinci dil edinildikten sonra edinilir. Eşit İki Dillik ve Baskın İki Dillik: Bu iki türün ayrımı ise bu dillerdeki akıcılık ve yeterlilik düzeylerine bağlı olarak değişmektedir. Her iki dilde de yaklaşık aynı düzeyde yeterlilik varsa eşit iki dilli, bir dildeki yeterlilik diğerine göre daha baskın ise baskın iki dilli olarak adlandırılır.
İKİ DİLLİLİK VE TÜRLERİ ÜZERİNE 1697 Halk ve Elit İki Dilliliği: Kültürel kimlik ve dil kullanımına bağlı olarak da iki dilliler sınıflandırılabilir. Dilin sosyal statüsüne göre iki dilliler halk ve elit olarak ikiye ayrılır. Halk olarak adlandırılan genellikle azınlık gruplarının dilidir ve bulundukları toplumda bu dilin yüksek bir statüsü yoktur. Halk dilinin aksine elit iki dilliler ise anadili yaşadıkları toplumda değer gören dillerdir. Artırmalı ve Eksiltmeli İki Dillilik: İkinci dilin birinci dilin korunması üzerindeki etkisine göre yapılan bir sınıflandırmadır. İkinci dili edinirken birinci dilde herhangi bir kayıp yaşamadan anadilini koruyan iki dillilere artırmalı iki dilliler denir. Bunun aksine ikinci dili edinirken birinci dilde kayıp varsa buna eksiltmeli iki dillilik denir. artırmalı iki dillilikte yaşanılan toplumda her iki dilin de değer görmesi önemlidir. İkinci dili edinmenin birinci dilin kullanımında herhangi bir kayba sebep olmamasıdır. 3. BATI AVRUPA DA İKİ DİLLİ EĞİTİM VE TÜRKÇENİN DURUMU İki dillilik alanında yapılan çalışmalar ilk edinilen dildeki gelişimin ikinci dildeki gelişime paralel olduğunu göstermiştir. Batı Avrupa ülkelerinden Hollanda da iki dilli Türk çocuklarıyla ilgili geniş çapta araştırmalar yapılmaktadır. Örneğin, Verhoeven ın (2007) Hollanda da yaptığı çalışmada, bağlılık hipotezini de doğrulayacak şekilde okul öncesi Türk çocuklarının Türkçe gelişimlerinin ikinci dil olarak Hollandaca gelişimlerini pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Bu çalışmada, ikinci dile maruz kalan Türk çocukların anadil gelişimlerinin zarar gördüğü söylenerek, Hollanda daki Türk çocuklarının eksiltmeli iki dilli (subtractive bilingual) oldukları belirtilmektedir. Aynı çalışmada, göçmen Türk çocuklarının anadil gelişimlerinin büyük oranda aileye bağlı olduğu görülmüştür. Düşük sosyo-ekonomik düzeydeki Hollandalı çocuklar da anadil konusunda yeteri kadar destek alamadıkları için bu gruplar karşılaştırılmıştır. Fakat Hollandalı bu çocuklara Türk çocukların aksine bu eksikleri telafi edebilecek çalışmalar yapılmıştır. Okul öncesinde ana dilleri bağlamında zengin kelimeler, bilişsel olarak zorlayıcı ve süreklilik gerektiren iletişimsel becerilerini destekleyen çalışmalara yer verilmiştir. Bu çalışmalar da onların konuşmalara katılmalarıyla ve konuşma akışını kontrol edebilme yeteneklerini Türk yaşıtlarına göre daha iyi düzeyde kullanmalarıyla sonuçlanmıştır. Türk çocukları için çözüm önerileri olarak, anadil gelişimini ve kavramsal gelişimleri, analitik dil yeteneklerini ve dilsel becerilerini geliştirme konusunda desteklemek gerektiği belirtilmiştir. Bu da evdeki formal olmayan dilin zenginleştirilmesi ve anne-babanın okuma yazma konusunda radikal olarak gelişim göstermelerini gerektirir. Hollanda da 4-6 yaş çocukları için evdeki dil öğretimini hedefleyen çalışmaların sonuçları Türk çocuklarının dil gelişimi için olumlu sonuçlar vermiştir. Ana dili gelişimi için çeşitli ülkelerde proje bazlı çalışmalar uygulanmasına rağmen, Batı Avrupa daki eğitim sisteminde iki dilli Türk çocukların yetiştirilmesinde çeşitli eksiklikler olduğu söylenebilir.
1698 Mehmet Yalçın YILMAZ & Gözde DEMİREL Güzel (2014: ), Batı Avrupa ülkelerindeki Türkçe eğitimin nasıl yapıldığı ile ilgili şu bilgileri vermektedir: Avusturya: Avusturya da Türkçe öğretimi Avusturya hükümetince sağlanmaktadır. Dersler ilkokuldan başlar ve haftada iki saat olarak programlarda yer alır. Türkçe derslerinin açılması için en az 8 öğrencinin bu dersi talep etmesi gerekmektedir. Bu formal eğitime ek olarak çeşitli sivil toplum örgütleri ve dernekler Türk öğrenciler için hafta sonu kurslar düzenlemektedir. Belçika: Belçika da yaklaşık 140.000 Türk yaşamaktadır ve 8000 civarında öğrenci Türkçe eğitimi almaktadır. Bu ülkede Türkçe eğitimi Avrupa Konseyinin kararları doğrultusunda azınlık dilleri eğitim programları bünyesinde verilmektedir. Dersler, Millî Eğitim Bakanlığımızın Türkiye den 6 yıllığına görevlendirdiği öğretmenler tarafından yürütülmektedir. Belçika daki Türkçe dersleri Türkiye de izlenen müfredata ve Avrupa da yaşayan gençlerin gündemine de uygundur. Belçika da 2005 yılına kadar var olan Türkçe eğitimi 11 yıllık eğitim programından çıkarılmıştır. Türk kökenliler Türkçeyi değişik derneklerden öğrenmektedir. Danimarka: Danimarka da yaklaşık 54.800 Türk yaşamaktadır. 2002 de yapılan yasa değişikliği ile belediyelerin ana dili derslerini sunma zorunluluğu kaldırılmış ve ana dili dersleri için belediyelere sağlanan kaynaklar durdurulmuştur. Bu sebeple günümüzde belediyelerin sadece %25 i ana dili derslerini ücretli olarak vermektedir. Fransa: Fransa da yabancı dil eğitimi, ilkokuldan başlayarak iki şekilde verilmektedir. Birincisi ELCO denilen Enseignement des Langues et Cultures d Origine (yani Home Language Instruction ) kapsamında; ikincisi ise yabancı dil eğitimi kapsamında ele alınmaktadır. Fransa da yabancı dil eğitimi ulusal kapsamda gerçekleşmektedir. Türkçe eğitimi ELCO ile başlamıştır. Hollanda: Hollanda da ilkokullarda bütün dersler Hollandaca verilmekte, Türk çocukları haftada 2.5 saat Türk dili ve kültürü dersi görmektedir. Hollanda eğitim bakanlığı isteyen kişi ya da sivil toplum örgütlerinin Türkçe dersini organize etmesi için gerekli izni sağlamaktadır. Almanya: Almanya da 20.000 civarında öğrenci Türkçe ve Türk kültürü dersi almaktadır. Almanya da Türkçe dersi zorunlu değildir ve bu ders etüt olarak nitelendirilen zamanlara konulmaktadır. Dolayısıyla öğrenciler dönem başında bu dersleri seçmelerine rağmen çoğunlukla yıl boyu devam etmemektedirler. Almanya da eğitim sistemi eyaletten eyalete göre değişmektedir ve bu nedenle her eyaletteki çocukların aldıkları Türkçe eğitimi farklı olmaktadır. Almanya daki bazı okullar, anaokullarında iki dilli eğitim vermekte ve bu eğitim çoğunlukla submersiyon modelinde yapılmaktadır.
İKİ DİLLİLİK VE TÜRLERİ ÜZERİNE 1699 4. İKİ DİLLİLİKLE İLGİLİ ÖNYARGILAR Bruijn (2014) bir çalışmasında çocukların iki dilli olması ile ilgili çeşitli önyargıların olduğundan fakat bunların bilimsel bir dayanağı olmadığından bahseder. Bu önyargıları farklı maddelerde belirtilebilir. 1. Çocuklar aynı anda iki dil öğrenirlerse kafaları karışabilir. Çocuklar aynı anda iki dili öğrenebilme kapasitesine sahiptirler. Hatta erken yaşlarda iki dilin farkına varabildiklerini de gösterirler. Çocuklar çok erken yaşta büyükannesiyle Almanca, öğretmeniyle İngilizce konuşması gerektiğinin farkına varabilirler ve buna göre dil değiştirirler. 2. Anadilini iyi bilen çocukların hedef dili öğrenmeleri zorlaşacaktır. Anadili çok iyi öğrenen çocuk hedef dili öğrenirken daha az zorlanır. Anadili ne kadar iyiyse hedef dildeki yeterliliği ve akademik başarısı da o derece yüksek olur. 3. Çocuklar okuma ve yazma becerilerinde sorun yaşayacaklardır. Her iki dilde de okuma ve yazma eğitimi alan çocuk ikisinde de iyi bir performans gösterebilir. Hatta yapı ve anlam ilişkisinin farkına tek dilli yaşıtlarına göre daha çok dikkat ederler. 4. İki dillilik dil edinimini geciktirir. Bunu destekleyecek bir kanıt henüz yoktur. Araştırmalar iki dilli çocukların dili tek dilli çocuklarla aynı oranda edindiklerini gösterir. Sadece bazı iki dilli çocuklar tek dilli yaşıtlarına göre konuşmaya biraz daha geç başlarlar. 5. İki dilli çocuklar her iki dilde de aynı yeterlilik düzeyine sahiptir. İki dilli çocuk bir dili daha iyi kullanabilir ya da bir dildeki becerisi diğer dilde aynı olmayabilir. Örneğin, anadilde konuşma becerisi iyi olup hedef dilde yazma becerisi daha gelişmiş olabilir. Dili kullanım oranına bağlı olarak o dildeki yeterlilik düzeyi değişebilir. Hedef dile akademik ortamda ihtiyaç duyarken, anadile ailesiyle iletişim kurmak için ihtiyaç duyabilir. 5. SONUÇ İki dilli bireylerin bu dillerdeki performansları çalışmalarda belirtildiği gibi farklı faktörlerden etkilenebilir. İki dillilik bir dezavantaj değil bir avantaj olarak değerlendirilmelidir. İki dilli bireylere uygun şartlar sağlanıp dillerini etkin bir şekilde kullanma olanağı verildiğinde bu bireylerin gerçek ve akademik hayatta başarılı oldukları çeşitli çalışmalarda gözlemlenmiştir. Her iki dilde de yeterli bir kullanımın olması için bireyler için uygun şartlar sağlanıp gerekli eğitim verilmelidir. İki dillilik çok yaygın bir olgudur. Her ülkede belli oranlarda bulunan iki dillilerle ilgili olarak bu ülkelere dil politikalarının uygulanması konusunda ciddi sorumluluklar düşmektedir.
1700 Mehmet Yalçın YILMAZ & Gözde DEMİREL Yağmur a (2007) göre uyum odaklı çalışmalar Batı Avrupa da yaşayan Türk göçmenler ve çocuklar için önemli bir yere sahiptir. Türk göçmenlerin anadillerini konuşmasının uyuma engel olduğunu düşünenlerin Türkçe eğitimi konusunda hem eğitim kurumlarını hem de basın yayın organlarını desteklemedikleri görülmektedir. Böyle bir durumun olması göçmen ailelerin ve çocukların anadillerini konuşmamaları konusunda psikolojik baskı yaratmaktadır. Dilin kullanılmaması zamanla dil yitimine sebep olmaktadır. Hollanda da yapılan bilimsel çalışmalar, anadilin uyuma ya da ikinci dil edinimine engel olmadığını ortaya koymuştur. Tam aksine iyi bir anadil edinimi iyi bir ikinci dil edinimini sağlayıp başarıyı oranını yükseltir. Türk çocuklarının bilişsel ve dilsel becerilerinin yaşıtlarına göre geride kaldığı söylenmektedir. Anadilde yeterli girdi almayan Türk çocukların kavramsal gelişimlerini tamamlayamadıkları gözlemlenmiştir. Bilimsel çalışmalarda da (Verhallen ve Schoonen, 1993; Leseman, 2000)görüldüğü gibi kavram gelişimi, dil gelişimi ve bilişsel gelişim anadilde iyi değilse çocuklar eğitim yaşamlarında çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. İki dilli eğitim, göçmen Türk çocuklarının diğer çocuklardan geri kalmamaları için uygulanması gereken en önemli modeldir. Avrupa daki göçmen ailelerin çocukları çeşitli zorluklara eğitim hayatlarına devam etmeye çalışmaktadırlar. Bu öğrencilerin başarılı olması için anadillerine yatırım yapılması son derece önemlidir. İki dilli çocukların dil gelişimleri birbiriyle bağlantılı olduğu için, ikinci dili baskın çocukların anadilleri de iyi bir beceri seviyesindedir. Anadilde ulaşılan eşik seviyesi ikinci dilde ulaşılan seviyenin belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. KAYNAKÇA Baker, C. (2001). Second language acquisition and learning. Foundations of Bilingual Education and Bilingualism (Ed. Colin Baker) Clevedon, GBR: Multilingual Matters Ltd., 109-134. Bloomfield, L. (1933). Language. Chicago: George Allen & Unwin Ltd. Bruijn, R. (2014) The top three myths in raising bilingual children. 09.06.2015 tarihinde http://melbuportfolio.weebly.com/uploads/4/1/8/2/41824283/ling_3_- _research_topic.pdf adresinden erişildi. Carty, S. (2014). Taxonomy of bilingualism. 09.06.2015 tarihinde http://www.childresearch.net/papers/language/2014_01.html adresinden erişildi. Cummins, J. (1979). Linguistic interdependence and the educational development of bilingual children. Review of Educational Research, 49/2: 222-251. Güzel, A. (2014). İki dilli Türk çocuklarına Türkçe öğretimi, Ankara: Akçağ Yayınları. Leseman, P. (2000). Bilingual vocabulary development of Turkish preschoolers in Netherlands. Journal of Multilingual and Multicultural Development, 21/2: 93-112 Lowry, L. (2011). Bilingualism in young children: separating fact from fiction. 09.06.2015 tarihinde http://www.hanen.org/helpful-info/articles/bilingualism-in-young- Children--Separating-Fact-fr.aspx adresinden erişildi. Moradi, H. (2014). An investigation through different types of bilinguals and bilingualism. International Journal of Humanities & Social Science Studies (IJHSSS), I (II):107-112.
İKİ DİLLİLİK VE TÜRLERİ ÜZERİNE 1701 Verhallen, M. ; Schoonen, R. (1993). Lexical knowledge of monolingual and bilingual children. Applied Linguistics, 14(4): 344-363. Verhoeven, L. (2007). Early bilingualism, language transfer and phonological awareness. Applied Psycholinguistics, 28, 425 439. Yağmur, K. (2007). İkidilli çocukların dil becerilerinin ölçümü ve eşik kuramı. Ankara Üniversitesi Dil Dergisi, 135: 61-75.