ERKEN DOGUM TEHTiDI TEDAVİSiNDE AMINOFİLİN VE RITODRİN Yrd. IJoç. Ur. Ümit ÖZEKIC1 1 " 1 Dr. Türkan \'ILMAz("> ÖZET Bir yıl içinde kliniğimize başvuran 28~36 haftalık erken doğum tehtidi olguları iki gruba ayrılarak incelendi. 25 olgu içeren birinci grupta aminofilin, yine 25 olgu içeren ikinci grupta ritodrin kullanıldı. Tedavi yönteminde başarı olarak doğum eyleminin bir hafta yada üzerinde geciktirilebilmesi kabul edildi. Respiratuvar distress (RDS) gelişme oranı ve annede gelişen yan etkiler her iki grupta da incelenerek sonuçlar literatür ile karşılaştırıldı. SUMMARY Patients between 28 to 36 weeks of gestation who suffered from preterm labor during a year, were examined in two different groups. in.the first group, which coriıprised 25 cases, aminophyllinek was used and in the second group, which also comprised 25 cases, ritodrine was used. The method of therapy was determined to be successful if the labor was ceased for a week ar more. The Qccurence rate of R D S and the rate of side effects diagnosed in both groups were investigated ant the results were compared by literature. GİRiŞ Prematüre doğumlar bugünde perinatal mortalite nedenlerinin başında gelmektedir. Yaşayanlarda ise menta~ ve fiziksel kusur görülme oranı yüksektir. Bunedenle erken doğumun önlenmesi obstetrikte önemini sürdürmektedir. 19. yy'dan beri üzerinde çalışılan erken doğumun önlenmesi amacıyla pek çok yöntem öne sürülmüştür. Yatak istirahati, düşük doz trankilizanlar, anti prostoglandinler, progesteronlar, etil alkol, MgS0 4, spazmolitikler, opium, anestetik droglar ve nihayet B sempati~ komimetikler denenen yöntemleri oluşturmaktadırlar. Bunlarıniçinden günümüzde sıklıkla kullanılan progesteron, B sempaükomimetitler ve anti prostoglandinlerdir(s) Biz ülkemizde de geniş çapta kullanılan B sempatikomimetiklerin erken doğum eyle-. mini durdurmaktaki etkinliğini araştırmak amacıyla bir çalışma yaptık. ("') F.Ü. Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı 471
, ZEYNEP KAMiL TIP BÜLTENi Bu sempatikomimetikler, B adrenerjik reseptörleri uyararak Ca + t 'un intrasel Iüler seviyesine düşürdüğü ve miyometrium üzerindeki etkisini baskılayarak uterus kontraksiyonlarını inhibe ettiği gösterilmiştir<,ı..s,;ı. Bu arada pek çok organdaki B adrenerjik ve semptörleri stimüle ederek çeşitli yan etkilere de neden olurlar. Bunlar hipotansiyon, taşikardi, bulantı ve kusma, Miyocard iskemisi, kardiak aritmi, serebral vasospazm pulmoner ödem, hiperlipemi ve hiperglisemi ve bazı durumlarda fetusta ikterojenik etki olarak sıralanabilir 1 ı. 31 Çalışmamızda B ogonist etkisi olan ritodrin ve aminofilinin erken doğum tehtidini önlemekteki etkinliği araştırılmış, f e t us ve anne üzerindeki yan etkileri karşılaştırılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM Bir yıl içinde F.Ü. Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalına başvuran 28~36 haftalık gebeliğe sahip 50 erken doğum tehtidi olgusundan 25'inde ritodrin 25'inde aminofilin kullanıldı. Her ik~ gruba da doğum eyleminin durdurulması kontrendike olan gebeler alınmamıştır. Ayrıca çalışmaya alınan gebelerin tokoliz şartlarına uyan olgular olmasına dikkat edilmiştir. Bu özelliklere sahip olgularda bir saatte 4-6 kez 15 saniyeden fazla süren kontraksiyon, amnios kesesi sağlam, collum effasmanı 0Jo80'i dilatasyonu 4 santimetreyi geçmeyen olgularda tedaviye başlandı. Ritodrin grubundaki olguların yaşı 18-40 arasında değişmekte olup ortalama 28,2 idi, olguların 9'u primogravid, 16'ı multigravid idi, 7 olgu da gebelik büyüklüğünün 28-30,5 olguda 30-32, 7 olguda 32-34, 8 olguda 34-36 haftalık olduğu belirlendi. Aminofilin grubunda iı;e yaş 16-41 araı1mda değişmekte olup ortalama 2o,4'dü. Olgularm 8'inin primoınavid, ı 7'sinin Multigravid olduğu saptandı. Gebelik buyüklüğti 6 olguda 28-30, 3 olguda 30-31, 9 olguda 32-34, 7 olguda 34-36 haftalıktı. Ritodrin kullanımına %5 Dextroz içinde dakikada 01 Mg'lık fazla başlanıp her IO dakikada bir 0,05 mg arttırılarak etkin doz bulunana kadar maksimum dakikada 0,35 mg'a kadar devam ettirildi. Kontraksiyonlar kesildikten 12 saat sonra oral uygulama başlatıldı. Ortalama 6 yada 12 saatte bir 10 mg verilerek miyada kadar tedaviye devam edildi (Maksimum 0,35 mg/dk'2 saat sonra devam edildiği halde cevap alınamayacak olgudan tedaviye cevap vermeyeceği kabul edildi.). Nabız 140/dk'dan yüksek ağır hipotansiyon veya diğer yan etkiler gösteren olgularda geçici olarak yada tamamen tedaviye son verildi. Aminofilin grubunda ise 250 mg İM yükl.eme dozu ile başlanıp ardından günde iki kez 250 mg İM uygulama ile toplam 1500 mg uygulandı. Daha sonra başarılı olunan olgularda miyada kadar haftada bir kez İM 250 mg aminofilin uygulandı..her iki grupta da tedavinin başarısı l haftada yada daha uzun süre ile doğum eyleminin durdurulması olarak kabul edildi. BULGULAR Ritodrin uygulanan grupta 25 olgudan 4'ünde cevap alınamadı. 3 olgu ise ağır yan etkiler nedeniyle tedaviye son verildi. Geri kalan 18 olguda (%72) başarılı sonuç elde edildi. Erken doğum tehtidi eyleminin ortalama durdurulma süresi 31. 1 gün oluak r t y 472
ÖZEKICI YÜCEL YILMAZ bulundu (17-58 gün). Bu süre literatürde ritodrin için verilen başarılı gecikme süresine uymaktadır. Bu grupta doğan 6 bebek exitus olmuş ve bunların da üç günde respiratuvar distress saptanmıştır: Yan etki olarak olgulardan l 3 günde taşikardi, l 1 'inde hipotansiyon görüldü. Tedavinin başında çıkan yan etkiler nedeniyle çalışma grubundan çıkarılan 3 olgu haricinde başka olguda tedaviye ara verilmedi. Hiçbir olguda hiperjipemi yada- hiperglisemi saptanmadı. Aminofilin uygulanan grupta ise hiç bir olguda yan etki nedeniyle tedaviye son verilmedi. 25 olgudan l l 'inde tedaviye cevap alınamadı ("7044). Geri kalan 14 olguda (%56) tedavide başarı alındı. Olgulardan 7'sinde perinatal mortalite saptandı (%50). Bunlardan 2'sinde respiratuvar distress gelişmişti. Ortalama olarak gebelik suresinin 23,2 gün uzatılabildiği (8-49 gün) 8 annede bulantı kusma, 5'inde taşikardi, 3'ünde hipotansiyon görüldü. Hiç bir olguda yan etkiler tedaviye son verecek boyutlarda değildi. TARTIŞMA Prematür doğum eyleminin hangi şartlarda başladığı hugiin bile tam olarak bilincmcmektedir'5'. Ama son aşama utcrus kontraksiyonlarıyla olmaktadır. Bugiin klinikte mücadele kontraksiyon durdurulması için verilmektedir. Bu amaçla kullanılan pek çok yöntem ve ilaç arasında B sempatik konıimetikler oldukça önemli yer tutmaktadırıı.u. 6 ı. Çalışmamızda Aminofilin. ile "7056 arasında bir başarı elde ettik. Böylece bir haf~ tanın nzerinde (ortalama olarak 23.2 gon) travay durdurulmuş oldu. Bu grupta peri~ natal mortalitesi bunların %42.S'de Respiratuvar distress geliştiği belirlenmiştir. Tedavide başarı oranı yüksek olmamasına karşılık rcspiratuvar distress oranın diişük oluşu ve annede yan etkilt>rin da rı hafif seyredişi nedeniyle tedaviye ara verilmemesi aminofilinin avantajları an' ında sayılabilir. Bir tokolitikte kontraksivon durdurmaktaki başarı kadar anne ve fötüs üzerindeki yan etkilerin azlığı da önem taşır( 2 l Aminofilin uygulanan grupta respiratuvar distress'in az oluşu da dikkati çekmiştir. Ritodrin uygulanan grupt'! ise özellikle 3 olgu tedaviye tahammülsü1lük nedeniyle gruptan çıkarılmışlardır. Ayrıca 4 olguda ise tedaviye cevap alınamamıştır. Ama olguların 18'inde ("lo72) tedavi başarısı tamdır. Bu grupta başarı elde edilen olgulardan hiçbirisinde tedavi kesmeyi gerektirecek kadar yan etki görülmemiştir. Rcspiratuvar ise 3 olguda tespit edilmiştir. Ritodrin grubunda görül~n yan etkiler olgulardan 13'ündc taşikardi, 1 l 'inde hipotansiyon, 4'Unde bulantı. kusma. 1 'inde göğüs ağrısı. 1 'inde ise bayılma hissidir. Bunlardan EKG, Laboratuvar ve klinik yöntemlerle izlenmiş ve hiçbirisinde de tedaviye son vermeyi gerektirecek bir tablo gözlenmemiştir. Literatürde rastlanıldığı belirtilen pulmoner ödem, aritmi veya serebral spazm hiçbir olguda görülmemiştir 111 Çalışma grubum uzda görülmemekle birlikte 30 haf~ talık büyüklükte iken erken doğum tehtidi nedeniyle 48 gün ritodrin kullanılan 16 yıllık infertilite olgusunda sezaryenle doğurtulan bebekte gelişen sebepsiz iktcr'in li- 471
ZEYNEP KAMiL TIP BÜLTENi teratürde ritodrin kullanımının bir yan etkisi olarak belirtilen f et us üzerindeki ikte~ rojenik etkiye bağlanmıştır 13 6 > SONUÇ Erken doğum eylemi üzerindeki çalışmalarımız halen sürmektedir. Doğal olarak bu kadar az bir vaka grubuyla genelleme yapmak hatalı ve erken olur ama şu ana kadar yaptığımız çalışmaya göre ritodrin uygulaması aminofilin'e nazaran daha başarılı, doğum eyleminin durdurulma süresi de daha uzun olmuştur. Başlangıçta yan etkilere tahammqlsüzlük nedeniyle çıkarılan üç olgu haricinde ritodrin grubunda başkaca tedaviye son vermeyi gerektirecek ağırlıktaki yan etkiye rastlanmamıştır. Aminofilinin yan etkilerinin ve respiratuvar disters oranının daha az olması nedeniy- ~ ~ le tercih edilebileceği düşünülürse de ritodrine göre daha az etkili olması nedeniyle tedavide başvurulacak ilk yöntem olmamalıdır. KAVNAKJ,AR 1 ~ Benedetti, T.J.: Matcrnal Complications of parcnteral n. Sympathomineıic thernpy for prematurc labor. Am.J.ObsteLGynaccoL 145:1, 19R3. 2 - Bozkaya, H., 19R3. Aminofilinin premntllr eylemi cl11rıını11ndııki rolll. tlikl'ltcpr Oııivnsitcsi, Tıp Fak. Uzmanlık Tc1.i. 3 - Huisjes, H.J.: Neonatal Outcaıne after treatmen with ritodrine; A controlled study. Aın.J.Obstet Gynaecol. 147:250, 1983. 4 ~ Liu, O. T. Y.: The unu le ofa scorring System in predkti ng outcome of preterm labour and comparing the efficacy of treatment with aminophylline and solbutamol. British. J. of Obs.Gynaecol, 85:418, 197R. 5 - rriıchnrd, J.A.Mnı. Dnımld; P.C., Gani, N.F. Willlnms Obsettircs. seventcenth cd. Appleton-Cenıury ('rrıftı;, Connccıkut, 19R5. 6 ~~ WcscliwHle Cnspnriı;, A.Thicry M. et al.: Rl'sults of dmıblblind, ınulti cenıre study with Ritodrine in Premnıure Labor British Med. Jour. 3:144, 1971. 474
ANNE VE YENİDOGAN KORDON KANINDA SiALiK ASİD DÜZEYLERi Prof. Dr. H. Hüsrev HA TEMf. Doç. Dr. Emine KÖKO(;l,U, Dr. Hamza BOZKURT, Dr. Nesrin BOZKURT, Hiiseyin SÖNMF:Z, Ezel USLU ÖZET 22 anne ve aynı sayıda yenidoğan kordon kanında sialik asid düzeyi tayin edildi. Annelerde 76.4±8.6 mg/100 mi, bebek kordon kanında ise 36.7±7.49 mg/100 mi. bulundu. Böylece kordon kanında sialik asid değerinin anne kanının yaklaşık yarısı olduğu bulundu. SUMMAYR Serum sialic acid values in the newborns and their mothers: The values of serum sialic acid in 22 mothers and newborns were determined. The level found in the cord blood of newborns, was approximately half of that found in mothers, the values being 76.4±8.6 mg/100 mi. in mothers and 36.7±7.49 mg/100 mi in newborns respectively. GiRİŞ Sialik asidler. memeliler glikoproteinleri arasında yer alır. Ayrıca, bakterilerin hücre çeperinde de bulunurlar. Memelilerin karaciğerinde sialik asidlerin sentezi gerçekleşirm. Diabetiklerde ve malign tümörlerde kanda glikoprotein mimarının arttığı da bi~. linmektedir'2 3>. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve Sağlık Bakanhğı'na bağlı Süleymaniye Doğum Kliniği'nin müşterek çalışması olarak doğum yapan annelerde ve yenidoğan kordon kanında sialik asid düzeyini araştırmak istedik. 475