Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile



Benzer belgeler
Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

Alzheimer Hastalýðýnda Donepezil Hidroklorür Etkinliðinin Kantitatif EEG ile Deðerlendirilmesi

Lewy cisimcik demansý (LCD), Alzheimer

Demansta görüntülemenin rolü. Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Psikiyatrik bozukluklarýn kaynaðý tartýþýlýrken

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Demans ve depresyon, klinik görünümlerinde

Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Vasküler demans (VaD) ve Alzheimer hastalýðý

Alzheimer hastalýðý (AD) demansif hastalýklar

Demans entellektüel fonksiyonlardaki deteriorasyon

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Çocuk ve Ergen Nöropsikiyatrik Bozukluklarýnda Sinir Sistemi Görüntülenmesi

Demans; normal bilinçli bir kiþide dil, görsel

Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir

Depresyon ve demans yaþlý populasyonda en

Alzheimer YAŞLANAN BEYİN NORMAL VE PATOLOJİK DURUMLAR. 2030; 5 amerikalıdan 1 > ; >85 9 milyon. 2050; yaklaşık 1 milyon >100

Aile Hekimliðinde Genogram

SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder

Demansta görüntüleme; Nörodejeneratif hastalıklarda atrofi paternleri ve ileri görüntüleme yöntemleri Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Ýntiharýn Nörobiyolojisi #

DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme. Demet Özbabalık Adapınar

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²

Demans bir çok biliþsel defektin bir arada bulunmasýna. Demans ve Komorbid Durumlar. Özet

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi

Spongiform ensefalopatiler olarak da bilinen

Bipolar Bozukluk Baþlangýç Yaþýnýn Klinik ve Gidiþ Özellikleriyle Ýliþkisi

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi

Demans ve Alzheimer Nedir?

Alzheimer Hastalarý. P r o f. D r. Ý s m a i l T u f a n

Yaþlý hastanýn deðerlendirilmesi aþamasýnda bazý

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý


Bir Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Geç Baþlangýçlý Þizofreni Hastalarýnýn Klinik ve Sosyodemografik Özellikleri

Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri

HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri

Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Talamokortikal İlişkiler, RAS, EEG DOÇ. DR. VEDAT EVREN

Sosyal Fobi. Özet. Taný ve Sýnýflandýrma

Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi

Fizyoloji PSİ 123 Hafta Haft 8 a

Kan vücutta damarlar içerisinde dolaþýr.akciðerlerde

Geçici Global Amnezi ve Demansiyel Bulgular ile Baþlayan Glioblastome Multiforme Olgusu

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði

Aurasýz migren ile epizodik gerilim tipi baþaðrýsý: Psikiyatrik morbidite ve ayýrt edici diðer özelliklerin araþtýrýlmasý

Hareket Bozukluklarında Nükleer Tıp Yöntemleri

Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisinde Demans

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite

olarak çalýºmasýdýr. AC sinyal altýnda transistörler özellikle çalýºacaklarý frekansa göre de farklýlýklar göstermektedir.

Depresyonda taný ve ayýrýcý taný sorununu ele. Depresyonda Taný ve Ayýrýcý Taný. Özet. Bunun yanýsýra aþaðýdaki belirtilerden en az 5 i bulunmalýdýr.

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri

Yaþlanan dünyanýn hastalýðý: Alzheimer hastalýðý

DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný

Þizofrenik bozukluðun patogenezi ile ilgili

Alzheimer Hastalýðýnýn Ýlaçla Tedavisi

Alzheimer hastalýðý (AD) kompleks genetik bir

Ýnme Sonrasý Depresyon

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB)

Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyonlarýn ve /

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri

Hafif Kognitif Bozukluðu Olan Hastalarda Bellek Ýþlevlerinin Nöropsikolojik Deðerlendirmesi *


Küçük hücreli dýþý akciðer kanserli olgularda preoperatif - postoperatif taný uyumluluk oranlarýnýn karþýlaþtýrýlmasý


Membranoproliferatif Glomerulonefrit Tip II'ye Baðlý Fundus Bulgularýnýn Optik Koherens Tomografi Ýle Deðerlendirilmesi

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi

anosognozi birincil sıra belirtiler görsel varsanılar

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarlý Tomografi ile Bronþektazi Saptanan Hastalarda Akciðer Grafisi ve Dinleme Bulgularýnýn Tanýsal Verimliliði

Þizofrenide Cinsel Ýþlev Bozukluklarý: Kesitsel Bir Deðerlendirme

Kas Ýskelet Sistemi Hastalýklarýnda Nükleer Týp Yöntemleri

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði

Aducanumab antikorunun Alzheimer hastalarında Aβ plaklarını azaltması

Demans hastalýðýna baðlý biliþsel veya

Akut Retina Pigment Epitelit

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN

Psikiyatrik Bozukluklarda Uyku Çalýþmalarý

Kronik Yorgunluk Sendromu

Kahta Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniðinde Yatan Hastalarýn Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý


SİNİR SİSTEMİ. Duyusal olarak elde edilen bilgiler beyne (yada tam tersi) nasıl gider?

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Biyolojisi

KULLANIM KLAVUZU EFE KULUÇKA MAKINELERI KULLANMA TALIMATI

Transkript:

Demansýn Deðerlendirilmesinde Nükleer Týp Yöntemleri Prof. Dr. Nahide GÖKÇORA*, Dr. Özgür AKDEMÝR* Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile beraber kiþilik ve davraným deðiþiklikleri ile ortaya çýkan bir hastalýktýr. Her yaþta görülebilir, ancak ileri yaþlarda daha sýk görülmekte ve önemli bir saðlýk problemi olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Ölüm yaþý ortalamasýnýn yükselmesine ve dolayýsýyla eriþkin popülasyonun yaþ ortalamasýnýn artmasýna baðlý olarak günümüzde artan sýklýkta görülmektedir. Demans hastalarýnýn deðerlendirilmesinde, hastalýðýn nedenini belirleyebilmek ve bu deðerlendirmede tanýsal doðruluðu arttýrabilmek için, klinik deðerlendirmeye ek olarak sýklýkla yapýsal ve iþlevsel görüntüleme çalýþmalarýna baþvurulmaktadýr. Birçok durumda verilebilecek tedavinin baþarýsý, doðru tanýnýn hastalýðýn erken döneminde koyulabilmesine baðlýdýr. Ayrýca klinik deðerlendirme ile taný koymanýn zor olduðu durumlarda görüntüleme yöntemleri klinisyene yardýmcý olabilirler. Genel olarak amaç, demans hastalarýnda tanýyý erken dönemde ve güvenilir biçimde saðlamak, tedavi planýna yardýmcý olmak ve tedavi etkinliðini deðerlendirmektir. Alzheimer hastalýðý demansýn en sýk gözlenen ve en önemli nedenidir. Alzheimer hastalýðýnýn ileri * Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Nükleer Týp Anabilim Dalý, ANKARA evrelerinde klinik olarak hastalýðýn tanýsýný koymak güç deðildir. Önemli olan hastalýðýn erken döneminde tanýnýn nasýl ve hangi yöntemlerle koyulacaðýdýr. Henüz %100 tanýsal doðruluk gösteren bir metod mevcut deðildir. Bir yöntem hastalardan biyopsi almak olabilir, ancak böylesi bir giriþim klinisyenler tarafýndan tercih edilmeyecektir. Klinisyenlere tanýlarýnda yardýmcý olabilecek diðer tanýsal araçlar, yapýsal görüntüleme yöntemleri olan BT (Bilgisayarlý Tomografi) ve MRG'dir (Manyetik Rezonans Görüntüleme). PET (Positron Emission Tomography) ve SPECT (Single Photon Emission Computerized Tomography), demansa neden olan hastalýklarýn tanýnmasýnda farklý bir yaklaþým olanaðý sunarlar. PET ve SPECT bulgularý, özellikle nöropsikolojik deðerlendirme bulgularý ile birlikte ele alýndýðýnda yararlýdýr. Bu tekniklerde görüntü saðlamak için kullanýlan radyofarmasötikler beyinde, bölgesel kan akýmýnýn, metabolizmanýn ve hücreler arasý moleküler iletiþimin ölçülebilmesini saðlar. Nükleer týp yöntemleri aracýlýðýyla Alzheimer hastalýðýna erken dönemde noninvaziv ve güvenilir bir biçimde taný koymak olanaklýdýr (Wagner 1995). GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERÝ VE MEKANÝZMALAR Nöronal aktivite, oksijen ve glukoz ile karþýlanan sürekli bir enerji gereksinimi gösterir. Bölgesel 11

GÖKÇORA N, AKDEMÝR Ö. enerji tüketimi, bölgesel nöronal aktiviteyi yansýtmaktadýr. Demansta bölgesel metabolizmada meydana gelen bozukluklarýn belirlenmesi ile, nöronal aktivitenin hangi bölgede ve ne derecede azaldýðý öðrenilebilir. PET ve SPECT ile gösterilebilen özel nöronal tutulum biçimleri, hastalýðýn sýnýflandýrýlmasýnda temel oluþturabilir ve tedavinin yönlendirilmesine katký saðlayabilir. Normal eriþkin beyninde, serebral kan akýmýný ve glukoz metabolizmasýný göstermek için verilen radyofarmasötiklerin bilateral simetrik tutulumu izlenir. Temporal, parietal, oksipital kortekslerde; her iki bazal gangliyada, talamusta ve singulat girusta tutulum yüksek düzeydedir. Beyaz cevherde ve interhemisferik fissürde ise düþük düzeyde tutulum gözlenir. Fokal veya bölgesel olarak verilen radyofarmasötiðin azalmýþ veya artmýþ tutulumu anormal bir bulgudur (Wagner 1995). Bütün nöronlar enerji kaynaðý olarak oksijen ve glukoz kullandýklarýndan, enerji metabolizmasý yardýmýyla özel nöron topluluklarýnýn ayrýmý yapýlamamaktadýr. Kimi nöronlar özel nörotransmiterleri ve reseptörleri ile tanýmlanabilirler. Demansta; nörotransmiterlerin, nöroreseptörlerin ve nöromodülatörlerin kantifikasyonu hastalarýn sýnýflandýrýlmasýna ve ilaçlarýn özel reseptörler üzerinden etkilerinin deðerlendirilmesine yardýmcý olabilir. Birçok Alzheimer hastasýnda; dopaminerjik, serotonerjik ve noradrenerjik yollarda gözlenen bozukluklara ek olarak, özellikle kolinerjik ileti yolunda patoloji saptanmýþtýr (Camargo 2001). Alzheimer hastalýðýnýn alt tiplerinin olmasý ve bu alt tiplerin farklý biyolojik özellikler göstermesi olasýlýðý vardýr. Her alt tip farklý tedavi yöntemlerine yanýt verebilir. HASTALIKLAR VE BULGULAR Alzheimer Hastalýðý Alzheimer hastalýðý, en sýk görülen dejeneratif beyin hastalýðýdýr. Ýlerleyici hafýza yitimi en önemli belirtisidir. Hastalýðýn erken dönemlerinde BT ve MRG bulgularý sýklýkla normaldir. Ancak Alzheimer hastalýðý kuþkusu ile tetkik edilen bütün hastalarda BT ve MRG yapýlmasý önerilmektedir. SPECT veya PET çalýþmalarýnda saptanan Alzheimer hastalýðý tanýsýný destekler nitelikte bulgular varlýðýnda, BT ve MRG görüntülerinin normal olmasý, hastalýðýn tanýsýna katkýda bulunan ek bir bulgudur (Camargo 2001). Demans hastalarýnda bölgesel serebral kan akýmý çalýþmalarý ilk olarak radyoaktif bir soy gaz olan Xenon-133 ile gerçekleþtirilmiþ ve Alzheimer tipi demansýn en belirgin bulgusunun temporal ve parietal kortekslerde kan akýmý azalmasý olduðu gösterilmiþtir (Bonte ve ark. 1997). Alzheimer hastalýðýnda, bölgesel serebral kan akýmý ve glukoz metabolizmasý normalde gözlenen paralelliklerini sürdürdüklerinden, her iki yöntemle de nöronal tutulum biçimleri deðerlendirilebilmektedir. Yani serebral glukoz kullanýmýnda azalmanýn izlendiði alanlarda, kan akýmý çalýþmalarýnda da benzer bulgular gözlenmektedir. Dolayýsýyla PET ile gerçekleþtirilen bölgesel serebral kan akýmý ve glukoz metabolizmasý çalýþmalarýnda gösterilen nöronal tutulum biçimleri, kan akýmýný gösteren Tc- 99m-HMPAO (hexamethylpropyleneamineoxime), Tc-99m-ECD (ethylcystinedimer) ve I-123- IMP (iodoamphetamine) gibi ajanlarla SPECT çalýþmalarýnda da gösterilebilmektedir. Alzheimer hastalarýnda yapýlan çalýþmalarda belirleyici olarak, bölgesel kan akýmý ve glukoz kullanýmýnýn her iki posterior parietal ve temporal kortekslerde azaldýðý, sensörimotor ve oksipital kortekslerin ise görece korunduðu gözlenmiþtir (Resim 1). Hastalýk ilerledikçe tanýmlanan bozukluklar belirginleþmekte, kan akýmý ile metabolizmada izlenen azalma daha yaygýn hale gelmekte ve frontal kortekslerde de tutulum olmaktadýr. Subkortikal yapýlarda, oksipital kortekste ve serebellumda metabolizma hastalýðýn en geç dönemlerine kadar korunmaktadýr (Bonte 1997). F-18 FDG (fluorodeoxyglucose) kullanýlarak gerçekleþtirilen FDG-PET ve perfüzyon gösteren radyofarmasötiklerle yapýlan SPECT görüntülemelerinde, gözlenen temporoparietal hipometabolizma ve hipoperfüzyon, Alzheimer hastalýðýný demansa neden olan diðer hastalýklardan ayýrmaya yarayan tanýsal bulgulardýr. Demansa neden olan çeþitli hastalýklar için, her bir hastalýk için belirleyici olduðu düþünülen özel FDG-PET ve SPECT bulgularý tanýmlanmýþtýr. Ancak tanýmlanan bu metabolizma ve perfüzyon biçimleri sýklýkla çakýþýr ve deðiþkenlik gösterir. Alzheimer hastalýðýnda FDG-PET ve SPECT ile temporoparietal kortekslerde gözlenen metabolizma ve kanlanma azalmasý bulgularýnýn, Alzheimer hastalýðý için tanýsal duyarlýlýk, özgüllük ve doðruluk deðerlerini 12

DEMANSIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝNDE NÜKLEER TIP YÖNTEMLERÝ Resim 1. Unutkanlýk yakýnmasý ile baþvurmuþ 65 yaþýnda bayan hastaya ait transaksiyel Tc-99m HMPAO beyin perfüzyon SPECT görüntüleri. Saðda daha belirgin olmak üzere bilateral temporoparietal hipoperfüzyon izlenmektedir. Frontal ve oksipital kortekslerde perfüzyon korunmuþtur. Tanýmlanan bulgularýn Alzheimer hastalýðýna baðlý olduðu düþünülmüþtür. belirlemek amacýyla patolojik doðrulamanýn eþlik ettiði çalýþmalar yapýlmýþtýr. Ancak bu çalýþmalar, az sayýdadýr ve sýnýrlý sayýda olgu içermektedir. Hoffman ve arkadaþlarý (2000), hafýza yitimi ve demans nedeniyle FDG-PET çalýþmasý yapýlmýþ ve daha sonra patolojik taný almýþ 22 hastanýn bulgularýný incelemiþler. Bilateral temporoparietal kortekslerde metabolizma azalmasýnýn Alzheimer hastalýðý için taný kriteri olarak kabul edilmesi durumunda; FDG-PET için duyarlýlýk, özgüllük ve tanýsal doðruluk deðerlerinin sýrasýyla %93, %63 ve %82 olduðu bulunmuþtur. Bu çalýþma sonucunda, sadece klinik deðerlendirme yapýldýðýnda %21 olguda Alzheimer hastalýðý tanýsýnýn atlandýðý, FDG-PET görüntüleme ile bu sayýnýn %7'ye düþtüðü belirtilmiþ. Read ve arkadaþlarý (1995) tarafýndan yapýlmýþ 27 hasta içeren benzer bir çalýþmada, hastalarýn SPECT bulgularý ile otopsi tanýlarý karþýlaþtýrýlmýþ. Bu çalýþmada, SPECT perfüzyon görüntülemesinin Alzheimer hastalýðý için duyarlýlýðý %96 ve özgüllüðü %74 olarak bulunmuþ. Anatomik görüntülemede doku hacminde gözlenen kayýplar, PET ve SPECT görüntülemelerinde metabolizmada ve perfüzyonda izlenen azalmalarý tam olarak açýklamamaktadýr. Alzheimer hastalýðýnda gözlenen metabolizma ve perfüzyon deðiþiklikleri, bazý özel hipokampal, kortikal nörokimyasal deðiþiklikler ile kortikal nöronal hücre kaybýna baðlý geliþen bulgulardýr. McGeer ve arkadaþlarý (1986) tarafýndan gerçekleþtirilen bir çalýþmada, 57 Alzheimer hastasýna FDG-PET, BT, MRG görüntülemeleri yapýlmýþ ve nöropsikolojik testler uygulanmýþ. PET görüntülemede gözlenen metabolizma azalmasýnýn, BT ve MRG'de izlenen kortikal atrofiye baðlý olmadýðý saptanmýþ. Nöropsikolojik test bulgularý ile karþýlaþtýrýldýðýnda, metabolizmada gözlenen azalmanýn Alzheimer hastalýðý derecesini göstermede, BT ve MRG'de izlenen atrofinin derecesine oranla daha baþarýlý olduðu gözlenmiþ. Ayrýca bu çalýþmada 13 hastada otopsi incelemesi yapýlmýþ ve metabolik bozukluk gösteren kortikal alanlarda, nöronal hücre kaybý ve gliozis olduðu izlenmiþtir. Geç baþlangýçlý ailesel veya sporadik Alzheimer hastalýðýnda, apolipoprotein E (APOE) epsilon 4 allelinin bir major risk faktörü kabul edilmektedir. Bu alleli için taþýyýcý olan orta yaþýn ileri dönemlerinde ve biliþsel iþlevleri normal olan bireylerde, FDG-PET görüntülemesi ile serebral glukoz kullaným hýzý araþtýrýlmýþ (Reiman ve ark. 2001). Serebral glukoz kullaným hýzýnýn, APOE epsilon 4 alleli taþýyýcýsý bireylerde, normal kontrollere oranla, Alzheimer hastalýðýnda patolojik bulgularýn tanýmlandýðý alanlarda daha düþük olduðu gösterilmiþtir. Bu bireylerin 2 yýllýk izlemlerinde, bazal görüntülemelerinde patolojik bulgularýn tanýmlandýðý alanlarda serebral glukoz kullaným hýzýnýn düþmeye devam ettiði gözlenmiþtir. Ayrýca bireylerin hafýza performanslarýnda 2 yýllýk izlem süresinde meydana gelen azalmanýn da bazal çekimdeki serebral glukoz kullaným hýzý ile anlamlý iliþki gösterdiði saptanmýþ. Sonuçta, APOE epsilon 4 alleli taþýyan ve pre-semptomatik dönemde olan bireylerde, FDG-PET görüntülemesinde Alzheimer hastalýðýna özgü patolojik bulgular gözlenebilmektedir. Ayný zamanda bölgesel serebral glukoz kullaným hýzýnda, kýsa bir zaman aralýðýnda meydana gelen azalma da FDG-PET görüntüleme ile yüksek duyarlýlýkta gösterilebilmektedir. Bu bulgular, 13

GÖKÇORA N, AKDEMÝR Ö. çýktýðýný göstermektedir. Sonuç olarak nöronal nikotinik asetilkolin reseptörleri ilaç tedavisi açýsýndan potansiyel bir hedef kabul edilebilirler. Kolinerjik ilaçlarla tedavinin Alzheimer hastalýðýnda beyinde bu reseptörlerin düzeyinde artýþa neden olduðu yine PET çalýþmalarýnda gösterilmiþtir (Nodberg 2001). Erken dönem Alzheimer hastalýðýnda yapýlan postmortem incelemelerde serotonerjik sistemde bozukluk olduðu gösterilmiþtir. Yapýlan görüntüleme çalýþmalarýnda temporal ve frontal neokortekslerde belirgin olmak üzere, serotonin reseptörlerini görüntülemede kullanýlan radyofarmasötiðin tutulumunda yaygýn bir azalma olduðu gösterilmiþtir (Camargo 2001). Multi-enfarkt Demans Resim 2. Unutkanlýk ve kendi iþlerini yapamama yakýnmalarý ile baþvurmuþ 89 yaþýnda bayan hastaya ait transaksiyel Tc-99m HMPAO beyin perfüzyon SPECT görüntüleri. Sað prefrontal, frontal, temporal, parietal ve parieto-oksipital kortekslerde perfüzyonun belirgin ölçüde azaldýðý izlenmektedir. Tanýmlanan bulgular multienfarkt demansla uyumlu olarak deðerlendirilmiþtir. Alzheimer hastalýðýna karþý koruyucu tedavi potansiyeli gösteren ilaçlarýn etkinliklerinin FDG-PET ile deðerlendirilebileceðini düþündürmektedir. Kolinerjik sistem Alzheimer hastalýðýnda asetilkolin sentezinde ve taþýnmasýnda bölgesel bozukluklar olduðu gösterilmiþtir. Postmortem doku ve kortikal biyopsi incelemelerinde presinaptik kolinerjik nöronal iþaretleyicilerin tutulumunda azalma olduðu gösterilmiþtir. Postsinaptik muskarinik kolinerjik reseptörlerin görüntülenmesi için yapýlan in vivo PET ve SPECT çalýþmalarýnda, Alzheimer hastalarýnýn 2/3'ünde frontal veya posterior temporal kortekslerde radyofarmasötiðin baðlanmasýnda azalma olduðu gözlenmiþtir (Camargo 2001). Beyindeki nöronal nikotinik asetilkolin reseptörleri, biliþsel iþlevler ve hafýza açýsýndan önem taþýmaktadýr. Ýn vitro olarak, Alzheimer hastalarýnýn beyin dokusu incelemelerinde ve in vivo olarak PET çalýþmalarýnda bu reseptörlerin miktarýnda azalma olduðu gösterilmiþtir. PET çalýþmalarý, bu bulgunun Alzheimer hastalýðýnýn erken evrelerinde ortaya Yaþlý hastalarda demansýn ikinci en sýk görülen nedenidir. Genellikle karotid arter veya orta serebral arter daðýlýmýnda olmakla birlikte, serebral korteskte herhangi bir alaný tutabilen; unilateral veya bilateral olabilen; enfarktlarýn neden olduðu bir hastalýktýr. Sýklýkla multi-enfarkt demansa Alzheimer hastalýðý da eþlik eder. Beyin SPECT ve PET kan akýmý çalýþmalarýnda, düzensiz bir daðýlým biçimi gösteren çok sayýda fokal hipoperfüzyon alaný izlenir (Resim 2) Bulgularýn, BT ve MRG bulgularý ile birlikte deðerlendirilmesi önemlidir. Bu yöntemlerle gösterilebilecek kortikal veya subkortikal enfarkt alanlarýnýn varlýðý, multi-enfarkt demans tanýsýný destekler niteliktedir. Pick Hastalýðý Pick hastalýðý, veya diðer adýyla frontotemporal demans, frontal ve temporal loblarda gri ve beyaz cevheri tutan özel bir tür serebral dejenerasyon hastalýðýdýr. Pick hastalýðýný klinik olarak Alzheimer hastalýðýndan ayýrmak zor olabilir. Pick hastalýðý olan olgularda, FDG-PET ve SPECT görüntülemelerde serebral kortekste yaygýn metabolizma ve perfüzyon azalmasý gözlenmektedir. Alzheimer hastalýðýnda posterior parietal ve temporal kortekslerde gözlenen bulgulardan farklý olarak, Pick hastalarýnda en çok etkilenen bölge prefrontal kortekstir. BT ve MRG'de, hastalýðýn erken dönemlerinde, bulgular normal olabilir veya SPECT ve 14

DEMANSIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝNDE NÜKLEER TIP YÖNTEMLERÝ PET bulgularýnýn derecesiyle orantýsýz olarak hafif frontal serebral atrofi gözlenebilir. Normal Basýnçlý Hidrosefali Normal basýnçlý hidrosefali demansýn önemli ve tedavi edilebilir bir nedenidir. Alzheimer hastalýðýndan ayýrýcý tanýsýný yapabilmek önemlidir. Bu hastalarda kortikal glukoz metabolizmasýnýn ve perfüzyonun global olarak azaldýðý gözlenmektedir. Bütün kortikal alanlarda bu azalmanýn homojen olmasý, hastalýðýn Alzheimer hastalýðýndan ayýrýcý tanýsýnda yardýmcý bir bulgudur. Depresyon Ýleri derecede depresyonu olan hastalarda sýklýkla hafýza problemleri ve entellektüel kötüleþme gözlenir. Tedavi edilmemiþ unipolar depresyonlu hastalarýn kaudat çekirdeklerinde glukoz metabolizmasýnda belirgin derecede azalma olduðu bildirilmiþtir. Özellikle prefrontal kortekste belirgin olmak üzere, kortikal kan akýmýnda ve glukoz metabolizmasýnda genel bir azalma gözlenir. Frontal kortekslerde glukoz metabolizmasýnýn azalmasý, unipolar ve bipolar depresyon ile sekonder depresyonun geliþtiði obsesif-kompulsif bozuklukta izlenen bir bulgudur. Depresyonun tedavi edilmesi ile prefrontal kortekste tanýmlanan bulgularýn kaybolduðu gösterilmiþtir. Gösterilen metabolik bozukluðun Hamilton depresyon derecelendirme ölçeði bulgularý ile baðlantýlý olduðu; antidepresan tedavi ile glukoz metabolizmasýnda artýþ olduðu ve bu artýþýn derecesinin depresyon derecelendirme ölçeðinde izlenen iyileþme ile uyum gösterdiði bildirilmiþtir. Creutzfeldt-Jakob Hastalýðý Creutzfeldt-Jakob hastalýðý, bir priona baðlý olduðu düþünülen ve demansýn hýzlý geliþim gösterdiði bir tür ensefalopatidir. Beyin SPECT ve PET görüntüleri hastalðýn þiddeti ile baðlantýlý olarak deðiþik derecelerde fokal veya yaygýn hipoperfüzyon gösterir. Erken dönem Creutzfeldt-Jakob hastalýðý olan 7 hastada BT ve I-123-IMP SPECT görüntülemeleri yapmýþlar (Matsuda ve ark. 2001). BT görüntülerinde yaþa baðlý deðiþiklikler dýþýnda patolojik bulgu izlenmezken; SPECT görüntülemede bölgesel kan akýmý deðerlerinin, normal kontrollere oranla yaygýn olarak azalmýþ olduðu gözlenmiþ. Down Sendromu Yaþlý Down sendromlu olgularýn beyinlerinde, Alzheimer hastalarýnda izlenenlere benzer nitelikte histolojik ve biyokimyasal deðiþiklikler olduðu gözlenmiþtir. Demansý olan Down sendromlu hastalarda, özellikle temporal ve parietal kortekslerde belirgin olmak üzere PET görüntüleme ile beyin glukoz metabolizmasýnýn global olarak azaldýðý gösterilmiþtir. Parkinson Hastalýðý Demanslý Parkinson hastalarýnýn FDG-PET ve SPECT görüntülemelerinde, bilateral temporoparietal kortekslerde perfüzyonun veya metabolizmanýn azaldýðý gözlenmektedir. Alzheimer hastalýðýnda da benzer bulgularýn izleniyor olmasý nedeniyle, kimi çalýþmalarda SPECT görüntülemenin Alzheimer hastalýðý ile Parkinson hastalýðýna baðlý demans ayýrýcý tanýsýnda baþarýsýz olduðu belirtilmiþ (Read ve ark. 1995). Huntington Hastalýðý Huntington hastalýðý bir tür subkortikal demans örneðidir. Kaudat nükleusta ve putamende perfüzyon ve glukoz metabolizmasý, koresi olan hastalarda oldukça azalmýþtýr. Kaudat nükleusta hipometabolizma henüz klinik olarak belirgin koreanýn ortaya çýkmadýðý dönemde de mevcut olabilir. Hastalarda demansýn derecesi frontal, parietal ve temporal kortekslerde metabolizmada izlenen azalmanýn derecesi ile paralellik gösterir. Wilson Hastalýðý Wilson hastalarýnda serebral gri cevherde aþýrý miktarda bakýr birikimi vardýr. Özellikle lentiküler çekirdekler etkilenir. Lentiküler çekirdeklerde glukoz metabolizmasý belirgin derecede azalmýþtýr. Frontal bölgede belirgin olmak üzere kortikal gri ve santral beyaz cevherlerde metabolizmanýn azaldýðý gözlenmiþtir. Progresif Supranükleer Palsi Özellikle frontal bölgelerde ve bazal gangliyalarda belirgin olmak üzere glukoz metabolizmasýnýn yaygýn olarak azaldýðý gözlenmiþtir (Turjanski ve Brooks 1997). AIDS Demansý Erken dönem AIDS demans kompleksi tanýsý almýþ 15

GÖKÇORA N, AKDEMÝR Ö. 10 hastada yapýlan Tc-99m-HMPAO SPECT görüntülemede, serebral kortekste ve periventriküler alanlarda kanlanmanýn bilateral ve simetrik tarzda azaldýðý gösterilmiþtir (Szeto ve ark. 1998). Benzer biçimde glukoz metabolizmasýnda izlenen azalma baþlangýçta subkortikal gri cevherle sýnýrlýdýr. Ancak hastalýðýn ilerlemesiyle subkortikal hipometabolizmaya ek olarak metabolizmanýn kortekste de azaldýðý izlenir. SONUÇ Farklý demans formlarýnda, FDG-PET ve SPECT görüntüleme ile serebral glukoz metabolizmasýnda ve kan akýmýnda farklý azalma biçimleri tanýmlanmýþtýr. Ancak herhangi bir demans hastalýðý için özel bir tutulum biçimi yoktur. Genellikle, özel birtakým bölgelerin öncelikle etkileniyor olmasý hastalýklarýn ayýrýcý tanýsýna yardýmcý olmaktadýr. Hafif biliþsel bozukluklarla kendini gösteren erken evre demansta, hastalýk sýklýkla atlanmakta ve doðru taný koyulamadýðý için hastalar bu evrede tedavi alamamaktadýr. Günümüzde hafif ve orta dereceli Alzheimer hastalýðýnda, kolinesteraz inhibitörleri ile biliþsel iþlevlerde düzelmeyi saðlamak ve entellektüel kapasitede kaybý yavaþlatmak olasýdýr. Ancak bu ilaçlarýn nöron koruyucu özelliklerinden yararlanabilmek için, hastalýðýn erken evrelerinde tedaviye baþlamak gerektiði düþünülmektedir. Hastalýðýn ilerlemesini geciktiren yeni tedavi olanaklarýnýn geliþtirilmesi nedeniyle Alzheimer hastalýðýnýn erken dönemde tanýsý önem kazanmýþtýr. Özellikle Alzheimer hastalýðýnýn erken evresinde gösterdikleri yüksek tanýsal duyarlýlýk nedeniyle FDG-PET ve SPECT, primer nörodejeneratif demanslarýn deðerlendirilmesinde tercih edilen görüntüleme yöntemleridir. Demans hastalarýný deðerlendirmede, tanýsal doðruluðu arttýrdýklarý için bu görüntüleme metodlarýnýn kullanýlmasý uygun olacaktýr. Bonte FJ, Weiner MF, Bigio EH ve ark. (1997) Brain Blood Flow in the Dementias: SPECT with Histopathologic Correlation in 54 Patients. Radiology, 202:793-797. Camargo EE (2001) Brain SPECT in Neurology and Psychiatry. J Nucl Med, 42:611-623. Hoffman JM, Welsh-Bohmer KA, Hanson M (2000) FDG PET Imaging in patients with pathologically verified dementia. J Nucl Med, 42:611-623. Matsuda M, Tabata K, Hattori T ve ark. (2001) Brain SPECT with 123I-IMP for the early diagnosis of Creutzfeldt-Jakob disease. J Neurol Sci, 183(1):5-12. McGeer PL, Kamo H, Harrop R ve ark. (1986) Positron emission tomography in patients with clinically diagnosed Alzheimer's disease. CMAJ, 134(6):597-607. Nodberg A (2001) Nicotinic receptor abnormalities of Alzheimer's disease: Therapeutic implications. Biol Psychiatry, 49:200-210. KAYNAKLAR Read SL, Miller BL, Mena I ve ark. (1995) SPECT in dementia: Clinical and pathological correlation. J Am Geriatr Soc, 43(11):1243-1247. Reiman EM, Caselli RJ, Kewei C ve ark. (2001) Declining brain activity in cognitively normal apolipoprotein E epsilon4 heterozygotes: A foundation for using PET to efficiently test treatments to prevent Alzheimer's disease. Proc Natl Acad Sci USA, 98(6):3334-3339. Turjanski N, Brooks DJ (1997) PET and the investigation of dementia in the parkinsonian patient. J Neural Transm Suppl, 51:37-48. Szeto ER, Freund J, Brew BJ ve ark. (1998) Cerebral perfusion scanning in treating AIDS dementia: A pilot study. J Nucl Med, 39(2):298-302. Wagner Jr. HN (1995) Principles of Nuclear Medicine, 2. Baský, W.B. Saunders Company, s.548-554. www.crump.ucla.edu/lpp/clinpetneuro/alzheimers.html 16