ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ Çoğunlukla selim karakterde olan bu tümörlerin sadece % 1-2 si habistir. Sinovial kistler, tendon kılıfının dev hücreli tümörü, lipom, enkondrom sık görülen selim oluşumlardır. LİPOM Tam gelişmiş yağ hücrelerinin aşırı gelişmesinden oluşmuştur. Genellikle elin yağlı kalın dokular içeren kısımlarında veya el bileğinde görülür. Yavaş büyüyen, yumuşak kıvamda, kapsüllü ve ağrısız bir lezyondur. Çevresel damar ve sinirlere bası yaparaktan bulgu verebilir. Kitle büyükse, sinir basısı mevcut ise veya hastanın kozmetik endişeleri varsa eksize edilebilir. Tamamen çıkartmak seklinde tedavi edilen kitlenin nüksetmesi nadirdir. 5cm üzerinde olması ve derin dokuların arasında olması mutlak çıkarılma endikasyonlarıdır. TENDON KILIFININ DEV HÜCRELİ TÜMÖRÜ Tendon kılıfının dev hücreli tümörü, en sık görülen selim tümörlerdendir. Kas kirişlerinin etrafındaki zarlardan köken alan bu mezankimal lezyon genellikle parmaklarda yerleşir. Kadınlarda ve 40 60 yaşlarında sık görülür. Parmakların palmar tarafında, sıklıkla distal interfalangeal eklem seviyesinde ağrısız kitle şeklinde karşımıza çıkar. Tümör yavaş büyüyen bir seyir izlemektedir. Bazen 5-6 cm büyüklüğe ulaşır. Fleksör ve ekstansör tendonları ve nörovasküler yapıları baskı altına alabilir. Tümör bölmeli yumuşak yapılı çevre dokuya sıkıca yapışıktır. Eklem hareketlerinde kısıtlama sık rastlanan bir bulgudur. Makroskopik olarak tümör gri, sarı, portakal rengindedir. Tümöral kitle ciltte herhangi bir renk değişikliğine yol açmaz. Lezyon fibroblastlar, makrofajlar, köpük hücreleri ve hemosiderin pigmenti içerdiği için bir reaktif doku olarak kabul edilir. Genellikle radyolojik bulgu saptanmaz. Tamamen çıkartılabilir. Habisleşmez ancak nüksedebilir.
FİBROM Matür fibroblastların aşırı çoğalmasıyla oluşur. Herhangi bir yaş grubunda görülebilir ve sıklıkla cilt altında yerleşmiş sert, elastik kıvamlı, ağrısız ve kapsüllü bir kitledir. Fleksör tendon kılıfından veya tırnak yatağından gelişebilir. Tamamen çıkartılabilir ve nüks nadirdir. GLOMUS TÜMÖRÜ Bu tümör, kan akımı ve sıcaklığı kontrol eden ve nöromiyoarteriyel elementler içeren glomus cisimciğinden köken almaktadır. El tümörlerinin % 2 sini oluşturur. Genellikle 20 40 yaşları arasında görülür ve her iki cinsi eşit etkilemektedir. Glomus tümörlerinin % 75 i elde lokalizedir. Genellikle tırnak altında yerleşip, tırnak ta renk(pembe-mor) değişikliğine ve tırnak yatağı bozulmasına neden olabilir. Tipik klinik bulguları ağrı, şişlik ve soğuk intoleransıdır. Nadiren asemptomatik kalırlar. Total eksizyon seçkin tedavi şeklidir. Tam çıkartılamadığında nükslere neden olabilir. Tırnak altında yerleşen tümörlerin cerrahi tedavisinde tırnağın dikkatlice kaldırılarak tırnak matriksini özenle kesip tümörü çıkarttıktan sonra onarmak gerekir. HEMANJİOM Hemanjiomlar damarlardan kaynaklanan ve bazen çok büyük olabilen tümörlerdir. A. Olgunlaşmamış hemanjiomlar doğumsaldır ve genellikle kendiliğinden kaybolur. Ciltte hafif
kabarıklık yapar, sadece cilt yerleşimli veya cilt altında yer alabilir. Yüzeysel, kırmızımsı pembe renkte ve sınırları belirgindir. Üç devrede gelişim gösterirler. 6. aya kadar maksimum gelişme gösterirler. 20. aya kadar stabil bir gelişme olur. 6-7 yaşına kadar yavaş gelişim gösterirler. B. Olgun hemanjiomlar; kılcal damarlı, kılcal-toplardamar, toplardamar, atar-toplar damar veya lenfatik damarların ördüğü bir yumak şeklindedir. Anjiografiyle tümörü besleyen damarı tespit etmek çıkartmak için yapılacak cerrahiye çok faydalı olur. Tedavi total eksizyondur. Turnike uygulaması gereklidir ve kanama kontrolü yapılmalıdır. Kapillovenöz hemanjiomların tedavisinde embolizasyon uygulanmamalıdır. Dijital nekroz olasılığı mevcuttur. SCHWANNOMA (Nöroma) Periferik sinir kılıfındaki Schwann hücrelerinden gelişen selim huylu ve çevresel kapsüllü bir tümördür. Periferik sinirlerin en sık görülen iyi huylu tümörüdür. Tüm yumuşak doku tümörlerinin % 8 ini oluşturur ve bunlardan sadece % 1 i elde lokalizedir. Başlıca klinik bulgu yatay planda hareketli bir kitle saptanmasıdır. Ağrı, his azalması-iğnelenme ve Tinel bulgusu bulgulardır. Manyetik rezonans görüntüleme kitlenin yerini saptamada önemlidir. Ultrasonografi ayırıcı tanıda kitlenin solid veya kistik ayırımını yapmada yardımcıdır. Makroskopik olarak düzgün sınırlı, sert kıvamda ve gri beyaz renkte bir tümördür. Mikroskopik olarak iki farklı patern mevcuttur. Antoni A dokusu hipersellüler alanlar içerir ve bu hücrelerde Verocay cisimcikleri denilen çit tarzında dizilim gösteren iğsi ve dolgun çekirdekler mevcuttur. Antoni B dokusu ise miksomatöz matriks içinde dağılmış hiposellüler alanlardan meydana gelir. Başlıca tedavi şekli kitlenin total eksizyonudur. Nüks son derece nadirdir. Multipl lezyonlarda daha fazla olmak üzere nadiren malign dönüşüm mevcuttur.
ELİN KEMİK TÜMÖRLERİ ENKONDROMA Elin en sık karşılaşılan kemik tümörüdür. Genellikle parmak kemiklerinde görülür. Sıklıkla kemiğin ortasındaki boşluklara yerleşir. Kemiğin kenarındaki korteks adi verilen sert kısmına yerleşenlere ise periosteal kondroma adı verilmektedir. Hastalar genellikle tesadüfen çekilen radyografilerde veya gelişen parmak kırıkları sonrasında fark edilirler. Nadiren de parmakta genişleme yapınca fark edilirler. Habisleşme nadirdir. Multiple enkondromlarda (Ollier sendromu) veya multiple enkondromlara eşlik eden yumuşak doku hemanjiomlarında ( Mafucci sendromu ) habaset riski (kondrosarkom) yüksektir. Tümörün lokalizasyonuna göre cerrahi tedavi de değişmektedir. Küçük kemikleri tutan tümörler patolojik kırık riski nedeniyle mutlaka tedavi edilmelidirler. Medüller yerleşimli olgularda temizlik (küretaj) ve kemikle doldurma(greftleme) veya en blok kemik rezeksiyonu ve greftleme yapılabilir. Periosteal kondromlarda total eksizyon seçkin tedavi şeklidir. Yetersiz eksizyon sonrası bölgesel nüks görülebilir.
ANEVRİZMAL KEMİK KİSTİ Anevrizmal kemik kisti selim bir lezyon olup, sıklıkla 30 yas altında kadın hastalarda görülür. Uzun kemiklerin ekleme yakın kalınlaşma bölgelerinde (metafizer) yerleşim gösterir. Ağrı ve şişlik en önemli klinik bulgulardır. Nadiren patolojik kırık ilk semptom olarak karşımıza çıkar. Radyolojik olarak kemiği genişleten boşluklu (litik) bir lezyon gözlenmektedir. Bu görünümüyle enkondroma ve dev hücreli tümörden ayırt edilmesi zordur. Lezyon içi steroid enjeksiyonu, küretaj ve greftlemeyle beraber total eksizyon başlıca tedavi seçenekleridir. İNTRAOSSEÖZ GANGLİON KİSTİ Nadiren ağrılı bir el bileğinin çekilmiş radyografisinde özellikle skofoid ve/veya lunatum da kistik, kalsifiye olmamış bir lezyon tespit edilebilir. Nadiren el bileğinin diğer kemiklerinde de görülebilir. Ufak kistler sıklıkla görülebilir fakat klinik olarak bulgu vermezler. Büyük kistlerde patolojik kırık olasılığı vardır. Sklerotik kemik ile çevrili lezyonlar ganglion kisti olarak tanımlanır. Yakınmaya neden olanlarında küretaj ve grefonaj yapılarak olası kirik gelişebilme riskini önlemek gerekir.