ÇHD ÜYESÝ AV. GÜLÝZAR TUNCER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇHD ÜYESÝ AV. GÜLÝZAR TUNCER"

Transkript

1 8 Bugün 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü. Türkiye gazetecilerde olduðu gibi tutuklu avukatlar sýralamasýnda da dünyada birinci sýrada yer alýyor. Avukatlara yönelik baský ve tutuklamalarýn ardý arkasý ise kesilmiyor. KCK den yargýlanan Kürt avukatlarýn sayýsý 55, bunlarýn 23 ü tutuklu. DHKP/C adý altýnda ÇHD ye yönelik düzenlenen operasyonlarda tutuklanan avukat sayýsý 9, 5 avukat tutuksuz yargýlanýyor. Ergenekon da ise 3 avukat tutuklu. Avukatlarla ilgili gösterilen suç delileri ise mesleki faaliyetlerden oluþuyor. Avukatlar günü dolayýsýyla bir araya geldiðimiz avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) ve Özel Yetkili Mahkemeler de (ÖYM) dahi avukatlarýn adliyelerde þiddete uðramadýðýna ve hukuk dýþý gerekçelerle tutuklanmadýklarýna dikkat çekerek, gelinen noktanýn kaygý verici olduðuna vurgu yaptý. ÇHD ÜYESÝ AV. GÜLÝZAR TUNCER Savunmanýn savunulduðu bir ülkede yaþýyoruz Muhalif kimliðe ile bilinen, hak ihlali ve siyasi davalarýn avukatlýðýný yapan Çaðdaþ Hukukçular Derneði (ÇHD) üyesi... Saðlýkta Dönüþüm Programý ve Kamu Hastane Birlikleri uygulamalarý ile iþ yükleri katlanan, hemen her gün þiddete maruz kalan saðlýk çalýþanlarý 17 Nisan 2013 Çarþamba günü tüm yurtta grev yapacak. 4 Nisan günü Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesi önünde bir araya gelen saðlýk çalýþanlarý yaptýklarý basýn açýklamasý ile 17 Nisan 2012 de Gaziantep te bir hasta yakýnýnýn saldýrýsý sonucu hayatýný kaybeden Dr. Ersin Arslan ýn ölüm yýl dönümünde Böyle Saðlýk Sistemi Olmaz/Saðlýkta Þiddet Sona ERSÝN! temasýyla tüm yurtta bir günlük grev yapacaklarýný ilan ettiler. Nevþehir Üniversitesi Mühendislik Mimarlýk Fakültesi tarafýndan düzenlenen `Mühendislik Günleri konulu panelin 4 üncüsü Nevþehir Meslek Yüksekokulu Kazakistan Konferans Salonunda gerçekleþtirildi. Panele; Mühendislik Mimarlýk Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Nesimi Aktaþ, Eðitim Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Tahsin Aktaþ, Semra ve Vefa Küçük Saðlýk Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Nimet Karataþ, üniversite akademik ve idari personel ile öðrenciler katýldý. Mühendislik Mimarlýk Fakültesi Öðretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Feyza Kýroðlu Zorlugenç, `Gýdalarda Dioksin Varlýðý ve Saðlýk Açýsýndan Önemi konusunda yaptýðý sunumda, endüstrinin geliþmesi ve tarýmsal ilaçlamalarýn bilinçsizce yapýlmasý baþta olmak üzere birçok yolla çevreye yayýlan dioksinli bileþiklerin ciddi oranda çevresel... Nevþehir Belediyesi deðiþik müzik aletlerinin kullanýmýnýn yaygýnlaþtýrýlmasýný saðlamak amacýyla Kültür ve Sanat Merkezi'nde açýlan eðitici kurslar ile, geleceðin müzisyenlerinin yetiþmesine imkan saðlýyor. Ýsveç te yaþayan dünyaca ünlü fotoðraf sanatçýsý Lütfi Özkök 90 yaþýnda. Yazar portreleriyle tanýnan Lütfi Özkök, 15 Mart ta Stockholm deki evinde dostlarýyla buluþarak doðum gününü kutladý. Fotoðraf sanatçýlýðýnýn yaný sýra þiirle de uðraþan Özkök, yazar portrelerinde ulaþtýðý estetik düzey ve sanatsal yaratýcýlýk nedeniyle sanat çevrelerinde fotoðrafýn ozaný olarak anýlýyor. Onun bir baþka özelliði de, fotoðrafýný çektiði yazarlarýn sonradan art arda Nobel Ödülü kazanmalarý. O yüzden de Ýsveç te, kendisi için Nobel i belirleyen adam! esprisi yapýlýyor. Lütfi Özkök ün arþivinde, 37 si Nobel kazanmýþ 1500 dolayýnda yazar portresi bulunuyor. Fotoðraf sergileri çok sayýda ülkeyi dolaþan Özkök ün, yazar Samuel Beckett portrelerinden oluþan koleksiyonu ise özel bir önem taþýyor. Akil Ýnsanlar Komisyonunda Alevi dernek ve federasyonlardan temsilcilere yer verilmemesine ilk tepki Pir Sultan Abdal Kültür Derneði (PSAKD) Genel Baþkaný Kemal Bülbül den geldi. Bülbül yaptýðý yazýlý açýklamada, Akil Ýnsanlar Heyeti nin gerekli olduðunu belirtirken, burada Alevi temsilcilerinin yok sayýldýðýný...

2 Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Bir kamu spotu var. Þaþkýn genç bi kadýný konu alan. Adý Sinem. Þöyle bir saatine bakýyor Sinem. Dýþ ses dinamik bir müzik eþliðinde haykýrýyor: Yemek saati gelmiþ miþ. Salata mý yese imiþ. Peki karar vermek o kadar kolay mý? Yeþillikler taze mi? Kalýntý var mý? Nasýl yýkandý? Nerde yetiþti, hijyenik mi, saðlýklý mý? Kafasýnda binlerce soru. (hepimiz gibi) Sinem oflayýp pufluyor bi müddet. Ama sonunda daha güvenilir baþka bi ses çýkýp ikna ediyor saftirik Sinemi. Ýçiniz rahat olsun, güvenilir gýda için her adýmýn takipçisiyiz! Ekliyor güvenilir ses þaka gibi: Afiyet olsun Sinem Yani böyle için için gülen bi sesle. yedin yani! Diye tebrik ediyor sanki! Hah iþte o ses Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý nýn sesi. Yani sonunda çýkan ambleme bakarak öyle olduðunu düþünüyoruz. Sað olsun bakanlýk zaten hakkýmýz olaný saðlýklý gýdayý saðladýðýný bizim paramýzla bize reklam etmeyi akýl etmiþ. Þimdi bu spot nereden aklýna geldi diye soracak olursan sevgili okuyucu söyleyeyim. Mersin Limaný üzerinden 23 bin ton GDO lu pirinç memlekete sokulurken yakalandý. Sokanlar kimler? Habere göre: Göze firmasý 21 bin ton, Tat bakliyat 1648 ton, Tiryaki Agro 360 ton GDO lu pirinci misler gibi Mersin Limanýndan sokmaya kalkýþmýþlar. Firmalara sorsan hepsi sütten çýkmýþ ak kaþýk. GDO lu pirinçlere sahip çýkan yok! Tiryaki ne alakasý var?! tadýnda göðe bakýp ýslýk çalýyor. Göze iddia var belge yok! diyor. Tat ise talihsizlikten dem vuruyor: bizden önce izinli GDO lu soya yem felan taþýnmýþ, toz tane bulaþmýþ diyor. Ancak durum þu: gemide yüklü pirinçlerden ürün örnekleri alýnmýþ. Laboratuarda test yapýlmýþ. Pirinçlerin genetiðinin deðiþtirilmiþ olduðu anlaþýlýnca örneklere el konulmuþ. Tat firmasý itiraz edince ayný örnekler Ankara da bulunan Gýda Tarým ve Hayvancýlýk (GTH) Genel Müdürlüðüne baðlý ulusal laboratuara doðru yola çýkarýlmýþ. Yolda GDO yok olmuþ. Neden derseniz,bencileyin durum þudur: Tat firmasý sosyal sorumluluk adýna fakire fukaraya özellikle Kimse Yok mu derneði aracýlýðý ile yardýmlarda bulunuyor. Fakirin fukaranýn duasý iþe yaradý zaar. Zaten TMO özelleþtirilirken o dualar sayesinde deðil midir ki aslan paylarýnda biri Tat a düþtü. Hem bu bir ilk mi ki? Þimdi siz bu firmalarýn savunmalarýný okuyunca bu ilk kez baþlarýna geliyor sandýnýz deðil mi? Halbuki ayný talihsizlik daha evvel Tat firmasýnýn baþýna bir kez daha gelmiþ. Daha þubat ayýnda bir gemi de toplam ton genetiði deðiþtirilmiþ çeltik ele geçmiþ. Ama toplam yükün 5 bin tonu hala kayýp. Hah iþte bu pirinçleri getiren kim sevgili okur kim? Memiþoðlu gýda. Namý diðer Tat Bakliyat. Yine bu vakada da pirinçler GTH Genel Müdürülüðü ndeki laboratuarlara doðru yola çýkýnca deðiþtirilmiþ genler yolda yok oluyor. Ankara daki laboratuar týpký bu son vakadaki gibi bu pirinçte de GDO bulamýyor. Daha önce ayný firma o laboratuarýn raporuyla üç kez yüklü miktarda ithalat yapýp bu ürünleri piyasaya sürmüþ. Duanýn gücü iþte. Biz söyleyenlerin yalancýsýyýz. Dönelim son vakaya. Son ele geçen GDO lu pirinçlerin Ankara daki Genel Müdürülük laboratuarýnda GDO suz çýkmasýndan þüphelenen operasyon ekibi, Tübitak a getiriyor örnekleri. Orada bir kez daha GDO lu oldugu raporu çýkýyor. Sonra tekrar Ankara daki laboratuara geliyor pirinçler. Bu kez ayný laboratuarda bir önceki testte temiz çýkan pirinçler ne hikmetse GDO lu çýkýyor bu kez. Üstüne bir de hani þu Dilovasý nda bebelerin ana memesinden emdikleri kanserojen aðýr metal kadmiyum var ya, o da normal sýnýrýn 35 katý fazla çýkýyor. Ýþte bunlar yakalananlar. Sadece GDO lu yem giriyor, GDO lu gýda yasak giremez, yetiþtirilemez dediklerinde o yem nereye gidecek nasýl, hangi mekanizma ile denetlenecek diye sormuþtuk. Zira bu GDO nun bir þekilde girdiði yerde denetlenemediði ortada idi. Yukarýda bahsettiðimiz olay tümüyle yasak olan GDO lu gýda maddesinin Türkiye ye giriþinin nasýl denetlendiðini bize özetliyor. Varýn siz bir de yemleri düþünün. Nedir peki netice? Netice þu; Ýçiniz rahat olsun yani saftirik Sinem cim ve sevgili okur! Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðýmýz güvenilir gýda için her adýmýn takipçisi Yalnýz bu öðlen payýmýza GDO lu pirinç pilavý düþtü, az kadmiyumlu. Ýstersen bakanýmýzý da çaðýralým birlikte tadýna bakalým. Saðlýkta Dönüþüm Programý ve Kamu Hastane Birlikleri uygulamalarý ile iþ yükleri katlanan, hemen her gün þiddete maruz kalan saðlýk çalýþanlarý 17 Nisan 2013 Çarþamba günü tüm yurtta grev yapacak. 4 Nisan günü Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesi önünde bir araya gelen saðlýk çalýþanlarý yaptýklarý basýn açýklamasý ile 17 Nisan 2012 de Gaziantep te bir hasta yakýnýnýn saldýrýsý sonucu hayatýný kaybeden Dr. Ersin Arslan ýn ölüm yýl dönümünde Böyle Saðlýk Sistemi Olmaz/Saðlýkta Þiddet Sona ERSÝN! temasýyla tüm yurtta bir günlük grev yapacaklarýný ilan ettiler. Saðlýk ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasý (SES), Türk Tabipleri Birliði (TTB), Devrimci Saðlýk Ýþçileri Sendikasý (DEV SAÐLIK ÝÞ), Türk Diþ hekimleri Birliði (TDB), Türk Hemþireler Derneði (THD), Türk Ebeler Derneði, Tüm Radyoloji Teknisyenleri/Teknikerleri Derneði(TÜM RAD DER), Türk Medikal Radyoteknoloji Teknisyenleri Derneði (TMRT DER), Sosyal Hizmet Uzmanlarý Derneði (SHUD), Türk Psikologlar Derneði, Saðlýk Çalýþanlarýnýn Sözü Sendikasý (SÖZSEN) ve Saðlýk Hizmetleri Sýnýfý Çalýþanlarý Derneði üyesi saðlýk çalýþanlarý adýna yapýlan ortak basýn açýklamasýný okuyan SES Ýzmir Þube Baþkaný Dr. Veli Atanur, Saðlýkta Dönüþüm Programý ve Kamu Hastane Birlikleri uygulamalarýnýn saðlýk emekçilerini gittikçe artan bir iþ yükü ve angarya ile karþý karþýya býraktýðýný vurguladý. Saðlýk çalýþanlarýnýn artan iþ yüküne raðmen ödeme güvencesini tamamen yitirmiþ performans uygulamasýna tabi tutulduðunu ifade eden Atanur, Birlik Hastaneleri arasýnda dama taþý gibi dolaþtýrýlan saðlýk çalýþanlarýnýn iþyeri güvencesinin tamamen ortadan kaldýrýldýðýna dikkat çekti. Saðlýk çalýþanlarýnýn 7/24 esnek, kuralsýz ve baský altýnda çalýþtýrýlmalarý yetmiyormuþ gibi gittikçe artan þiddetin hedefi haline getirildiðini ifade eden Atanur, saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddeti kýþkýrtan uygulamalar; saðlýk hizmetine ulaþmak için her kademede ödenen katký-katýlým payý ve ilave ücretler giderek artýyor. Saðlýk çalýþanlarýný itibarsýzlaþtýrma ve þiddeti kýþkýrtan üslup deðiþmedi. Þiddeti engellemek adýna hiçbir adým atýlmýyor diye konuþtu. Atanur, saðlýk çalýþanlarýna yönelik artan þiddetin saðlýk hizmeti verilmesini kesintiye uðrattýðýný ve tüm saðlýk çalýþanlarýnýn gelecek ile ilgili beklentilerini azaltarak, çalýþma isteðini yok ettiðini kaydederek Saðlýkta artan þiddeti araþtýrmak ve önlemek için kurulan TBMM Saðlýkta Þiddeti Araþtýrma Komisyonu henüz raporunu bile açýklayamamýþ durumda olup bu geliþmelere seyirci kalmaktadýr dedi. Saðlýk alanýndaki emek ve meslek örgütleri 14 Mart ta taleplerini Saðlýk Bakanlýðý na iletmiþ ancak bu konuda da herhangi bir geliþme saðlanamadýðýný ifade eden Atanur, 17 Nisan 2013 Çarþamba günü Türkiye nin her köþesinde, her hastane ve saðlýk biriminde tüm saðlýk çalýþanlarý artan þiddeti ve alýnmayan önlemleri protesto etmek üzere seslerini yükseltecek. Þiddete neden olan Saðlýkta Dönüþüm Programý na karþý mücadele kararlýlýðýný gösterecek. Dr. Ersin Arslan n ölümü ve artan saðlýkta þiddet ile ilgili anma ve toplantýlar yaparak hizmet veremeyecektir diye konuþtu. Atanur, saðlýk çalýþanlarýnýn mücadelesinin 17 Nisan grevi ile sýnýrlý kalmayacaðýný vurguladýðý konuþmasýný Taleplerimizle ilgili mücadele daha kararlý ve daha etkin biçimde, 17 Nisan 2013 sonrasýnda da sürdürülecektir. 17 Nisan 2013 günü, baþta saðlýk çalýþanlarý olmak üzere, tüm çalýþanlarý ve halkýmýzý yanýmýzda olmaya çaðýrýyoruz diyerek tamamladý. Basýn açýklamasý eyleminde konuþan SES Genel Baþkaný Dr. Çetin Erdolu, saðlýk çalýþanlarýna yönelik þiddetin kaynaðýnda saðýlýðý piyasalaþtýran sistem olduðunu vurguladý. Hiç dinlenmeden saat mesai yapan saðlýk emekçilerinin onlarca sorunla boðuþurken bir de þiddete maruz kalmalarýnýn kabul edilemez olduðunu ifade eden Erdolu, tüm saðlýk personelini 17 Nisan da yapýlacak olan greve katýlmaya davet etti. TTB Genel Baþkaný Özdemir Aktan da, 17 Nisan grevinin hekime yönelik þiddete karþý mücadelenin baþlangýç tarihi olacaðýný söyleyerek, kazanacaklarýna inandýðýný belirtti. Ardýndan Ýzmir Tabip Odasý Þube Sekreteri Mete GÜZELANT ve Aile Hekimleri Derneði adýna konuþmalar yapýldý. Eyleme CHP Ýzmir Milletvekili Alaattin YÜKSEL'de destek verdi ve saðlýk emekçilerine yapýlan þiddeti kýnadý. Son olarak KESK Ýzmir Þubeler Platformu dönem yürütmesi Eðitim Sen 1 nolu þube baþkaný Abdullah TUNALI " Saðlýkta piyasalaþmanýn ve artan þiddetin karþýsýnda durmak gerektiðini ve hem saðlýk alanýnda yaþanan piyasalaþmaya ve þiddete karþý hem de 17 Nisan'da yapýlacak Greve KESK bütünlüðü içerisinde hareket edeceklerini söyledi. Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Cuma Onur ÞAHÝN Nevþehir Belediyesi deðiþik müzik aletlerinin kullanýmýnýn yaygýnlaþtýrýlmasýný saðlamak amacýyla Kültür ve Sanat Merkezi'nde açýlan eðitici kurslar ile, geleceðin müzisyenlerinin yetiþmesine imkan saðlýyor. Nevþehir Belediyesi, 2006 yýlýndan beri müzik aletlerini kullanma konusunda beceri kazanmak isteyen her yaþ grubundan vatandaþlarýn yararlanmalarý amacýyla Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi'nde, müzik aletleri içerisinde oldukça yaygýn bir kullanýma sahip Baðlama, Kanun, Ney, Gitar ve Keman eðitimi amacýyla kurslar düzenliyor. Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleþtirilen müzik aletleri kullanýmýna yönelik eðitim çalýþmalarýna her yýl,200'i aþkýn kiþi katýlýyor. Müzik aletleri kullanýmý konusunda bilgi ve becerilerini artýran kursiyerlerden bir bölümü ise,yýl içerisinde gerçekleþtirilen konserler kanalýyla kendi hünerlerini de sergileme imkaný buluyor. Son yýllarda kültür ve sanatýn tek adresi haline gelen Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi'nde ayrýca Türk Halk Müziði ve Türk Sanat Müziði koro çalýþmalarý da aralýksýz devam ederken, güzel sese sahip olan gençler de,müzik eðitmenleri aracýlýðýyla nota eðitimine de alýnarak, bu alandaki bilgilerini daha da geliþtiriyorlar. Sulucakarahöyük/HACIBEKTAÞ Akil Ýnsanlar Komisyonunda Alevi dernek ve federasyonlardan temsilcilere yer verilmemesine ilk tepki Pir Sultan Abdal Kültür Derneði (PSAKD) Genel Baþkaný Kemal Bülbül den geldi. Bülbül yaptýðý yazýlý açýklamada, Akil Ýnsanlar Heyeti nin gerekli olduðunu belirtirken, burada Alevi temsilcilerinin yok sayýldýðýný, üstelik Alevilerin barýþ karþýtý þeklinde gösterildiðini ifade etti. Komisyonun eksik bileþenlerden oluþtuðuna deðinen Bülbül, Alevi dernek ve federasyonlarýnýn Alevi toplumunu temsil eden bir irade olduðunu belirtti. EÞÝT YURTTAÞLIK TEMELÝNDE ÇÖZÜLSÜN Kürt sorununun demokratik, barýþçýl yöntemlerle, eþit yurttaþlýk temelinde çözüme kavuþmasýnýn önemine vurgu yapan Bülbül, Bu temel Alevi inancýnýn bir gereði ve demokratik Alevi hareketinin soruna bakýþýdýr. Ama egemen güçler tarafýndan Türkiye ve Ortadoðu da oluþturulmaya çalýþýlan Yeni Yüzyýl Projesinin 20.Yüzyýlýn cilalanmýþ bir tekrarý olacaðý kaygýsýný taþýyoruz. Bu nedenle ayný acýlarý ve katliamlarý yeniden yaþama olasýlýðýný dikkate alarak demokratik güç birliði çerçevesinde toplumsal barýþ ve eþit yurttaþlýk mücadelesini yükseltmek gerektiðine inanýyoruz dedi. Aleviliðin, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý veya geleneksel Osmanlý anlayýþýyla ifade edildiðini vurgulayan Bülbül, Türk-Ýslam inkarcýlýðýyla oluþan ýrkçý yapýnýn ortadan kaldýrýlmasýnýn toplumsal barýþýn ertelenemeyecek þartlarýndan biri olduðuna dikkat çekti. Bülbül, Akil Ýnsanlar Heyetinde bizleri yok sayan veya kendi Alevi sini akil kabul eden zihniyet, inkarcýdýr dedi.

3 Hükümet tarafýndan Akil Ýnsanlar listesi açýklandý ve barýþ sürecinde yeni bir aþamaya geçildi. Listede yer alan isimlerle ilgili tartýþma da olanca hýzýyla sürüyor. Ben de listenin tamamý üzerinden deðil de listede yer alan tek Alevi temsilcisi olan Sayýn Ýzzettin Doðan üzerinden bu tartýþmaya dahil olayým dedim. Amacým Ýzzettin Hoca yý hedef almak, kimilerinin yaptýðý gibi kýskançlýk psikolojisi ile eleþtirmek deðil, hocanýn siyaseten durduðu yerden bakarak Akil oluþunu irdelemek istiyorum. Ýzzettin Hoca soy olarak Dede olup, bir ocakzade ve ayný zamanda önemli bir ailenin ferdidir. Ýzzettin Hoca siyaseten ilk olarak 12 Eylül cuntacýlarýnýn kurdurduðu ve Turgut Sunalp faþistinin partisi olan horoz amblemli MDP nin kurucusu olarak karþýmýza çýktý. Daha sonra 2 Temmuz 1993 Madýmak Katliamýndan sonra Süleyman Demirel in söylemiyle Alevilerin saða sola savrulmamasý, özellikle de Kürt hareketiyle birleþmemesi için Alevilerin baþýna Devletin önerisi, daveti ve desteðiyle getirildi. Ýzzettin Hoca, Devletin desteðiyle 1995 yýlýnda Cem Vakfý (Cumhuriyetçi Eðitim Merkezi Vakfý) kurdu. Basýna, kamuoyuna Alevilerin tek lideri olarak sunulmaya baþlandý. Ötekileþtirilmeye, horlanmaya alýþmýþ olan Aleviler de bu yeni okumuþ, yazmýþ, düzgün konuþan ve Dede soylu Profesörü çok sevdiler, benimsediler. Devletin istediði olmuþtu. Aleviler bir kez daha Devletin yedeði, Cumhuriyetin bekçisi oldular. Ýzzettin Hoca, Alevi taleplerini ve Alevi mücadelesini hep devletin kabul edebileceði sýnýrlarda tutmaya çalýþtý. Madýmak a, Gazi ye, Maraþ a, Çorum a CHP Genel Baþkanýnýn ve Devletin yetkililerinin gelmediðini söyleyerek eleþtirenler, Ýzzetin Hocayý hiç sormadýlar. Çünkü onun yeri oraya gelmeyen devletin yanýydý. Biz Alevi Bektaþi Federasyonu ve baðlý kurumlar olarak mitingler yaptýðýmýzda Ýzzetin Hoca, O mitinglere gitmeyin çünkü o miting Kürtlerle Alevileri buluþturma mitingi diyordu. Hocaya göre Alevilik, Ýslam ýn Türk yorumu ve Türklere ait bir inançtý. Hocanýn bu konudaki tutumu ve görüþlerini uzun uzun yazsak bitmez. Kemalist, Ulusalcý bir Alevi temsilcisi olan Ýzzettin Hoca nýn, Hükümetin Akil insanlar listesinde bulunmasýný bugüne kadarki siyasi çizgisi açýsýndan eleþtirip, Nasýl bir katkýsý olabilir ki diye sorgulamakta haklýyýz. Ancak bu iþin bir hayýrlý tarafý olduðunun da bilinmesi gerekir. Alevilerin Ulusalcý, Kemalist çizgide olanlarý Hükümet-PKK görüþmelerine itiraz ediyorlar. Bu kanadýn en önemli temsilcisi olan Ýzzettin Doðan ýn bu sürece dahil olmasý son derece önemlidir. Zaten Akil Ýnsanlarýn görevi belli, süreci destekleyip toplumu bu konuda ikna etmek. Kemalist-Ulusalcý Alevi kesimini ancak kendileri gibi düþünen birisi en kolay bir þekilde ikna edebilirdi ki, bu konuda en iyi isim de Ýzzettin Doðan dý. Nasýl olsa Alevi Bektaþi Federasyonunun þu anki yöneticileri birlik, beraberlik adýna Ýzzetin Hoca yý baþ tacý yapmaktaydýlar, dolayýsýyla onlar açýsýndan da bir sýkýntý olamaz. Beni en çok sevindiren yönü de bu oldu, artýk tüm kamuoyu þunu görmeli ki Aleviler, Ulusalcý kanadý da dahil olmak üzere barýþa destek veriyor ve katký sunuyorlar. Umarýz bu sürecin sonunda Alevilerin hakký hukuku da göz ardý edilmez ve Ýzzettin Hoca nýn da sürece dahiliyle birlikte bu barýþ bir taraftan da Devlet ile Alevilerin de barýþý olur. Ancak bu barýþ Alevilere; Cami de bizim cemevi de bizim, ramazan da bizim, muharrem de bizim, camiye gidip namazýmý kýlar, sonra da cemevine giderim dedirterek olmamalý. Herkesin inancý kendine ama, eþit haklara ve hukuka sahip olarak. Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Hüseyin KAÝM Nevþehir Ýl Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðünce, ülkemiz genelinde patates ihracatý ile uðraþan 20 ihracatçý firma temsilcisi ile Ýl Müdürlüðü toplantý salonunda "Patates Ýhracatý Deðerlendirme Toplantýsý" yapýldý. Toplantýya; Nevþehir Ýl Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürü Okan Yýlmaz, Bitkisel Üretim ve Bitki Saðlýðý Þube Müdürü Asým BAÞ, B.Ü ve B.Saðlýðý Þube Müdürlüðünde ihracattan sorumlu inspektörler, Ziraat Mühendisi Hüsnü BAÞ, Ziraat Mühendisi Yaþar BARIÞ ve patates ihracatý ile uðraþan 20 firma yöneticisi/temsilcisi katýldý. Patates Ýhracatý Deðerlendirme Toplantýsýnda; 2012 yýlý patates ihracatý verileri,2013 yýlýnda Ýlimizden yapýlan patates ihracat verileri, Ýlimizden ve baþka illerden özellikle Avrupa Birliði Ülkelerine yapýlacak olan patates ihracatýnda Bakanlýðýmýz Gýda ve Kontrol Genel Müdürlüðü Bitki Saðlýðý ve Karantina Daire Baþkanlýðýnca yürütülmekte olan "ihracatta Alevi yurttaþlar olarak sosyal, kültürel, inançsal ve eþitlik baðlamýnda çok büyük sorun yaþýyoruz. Sorunlarýmýzla ilgilenmesi ve çözüm aramasý bir yana, varlýðýmýzdan dahi rahatsýz olan bir Baþbakanýmýz ve bir hükümetimiz var. Bizler, Sn. Baþbakanýn ve AKP Hükümetinin samimiyetine inanmadýðýmýzý ilan edeli yýllar oldu.barýþ ý, barýþ ýn önemini,barýþ ýn elzem olduðunu biliyor ve istiyoruz.ancak; inancýmýza, deðerlerimize, yaþam biçimimize, ibadetimize, demokrasiye, cumhuriyet deðerlerine düþman gibi davranan Baþbakanýn, barýþ konusundaki söylediklerine inanmýyoruz. Sn Baþbakan barýþ deðil, baþkanlýk istemektedir. Ne pahasýna olursa olsun baþkanlýðý kotarmak zorundadýr. Buna zorunlu olduðunu iliklerinde hissetmekte, yaptýðý tahribatýn hesabýnýn sorulacaðý korkusu, kendisini pervasýz kýlmaktadýr. Yargý ve yasamanýn esamesi dahi kalmamýþ, fiili diktatörlük bütün yetkileri kullanýr hale gelmiþtir. Akil Ýnsan dedikleri kiþilerin bizzat kendisi tarafýndan tayin edilmesi de diktatörlüðün en son örneðidir. Ýnsanýn bu gerçeði görmemesi için ya kör ya da cahil olmasý gerekir! Dünyanýn hiçbir coðrafyasýnda feodal deðerler ve mezhebi ilkeler üzerine barýþ inþa edildiði ve bunun sahici bir barýþa evrildiði görülmemiþtir. Kaldý ki, hem yasa dýþý, hem de demokratik olmayan, Öcalan ve Baþbakanýn kiþisel, ABD ve Ýsrail in emperyalist beklentilerinden ibaret olan önermelerle, murat edilen barýþýn saðlanacaðýna, akil insanlarýn ve yaðdanlýklar ýn bile inandýðýný sanmýyoruz. Sn. Baþbakana figüran gerekli olmuþ, Sn. Ýzzettin Doðan da Alevi Çalýþtayýnda yaþadýðýmýz hüsraný unutarak, bu görevi kabul etmiþtir. Abdullah Öcalan ve Baþbakan Ýslam Bayraðý altýnda ittifak yapmýþtýr. Alevilerin bu bayrak altýnda yeri var mýdýr? Bu bayrak altýnda birleþenlerin Yavuz Sultan zamanýndan beri kime savaþ açtýklarýný ve yakýn tarihimizdeki katliamlarýný görmedik mi? Alevilerin, demokrasinin, ülkenin bir kazanýmý söz konusu olmadýðýna göre, acaba bunca taviz neden ve ne adýna? Sn. Ýzzettin Doðan ýn bu atamayý kabul edip etmemesi, Fetullah yakýnlaþmasýndan sonra þimdi de Erdoðan ýn etkisine girmesi ve kiþiliðinin daha da tartýþýlýr duruma gelmesine rýza göstermesi kendi bileceði iþtir. Sn. Ýzzettin Doðan, demokrasiden nasibini almamýþ Arap devletlerinin ve þeyhliklerinin en son Suriye üzerinde yürüttükleri katliamlarýn, bizzat Türkiye nin de maþalýk yaptýðý emperyalist katliamlarýn farkýnda deðil mi? Ýsrail in özür dilemesi Türkiye nin bu konuda verdiði hizmetlerin karþýlýðý deðil midir? Ancak Sn. Baþbakan, bizlerin, bu atamaya, barýþ adý altýnda sürdürdüðü çalýþmalarýn samimiyetine inanmamýzý ve bu orta oyununa katkýmýzý beklememelidir. Sn. Baþbakanýn figüranlýk teklifini reddediyor, bu oyunun içinde rol alan Erdoðan ýn memurlarýný uyardýðýmýzý kamuoyuna ilan ediyoruz! Saygýlarýmla, Mustafa SELMANPAKOÐLU Pir Sultan Abdal (PSA) 2 Temmuz Kültür ve Eðitim Vakfý Baþkaný uyulmasý gereken kriter mevzuatlarý", inspektörlerce usulüne uygun alýnan numune örneklerinin yetkili laboratuarlara gönderilmesi prosedürü,ýlimizde yürütülmekte olan karantina çalýþmalarý ve diðer konular firma temsilcileri ile görüþüldü. Ayrýca, 2013 yýlý Mart ayý sonu itibariyle Ýlimizden; Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya ve Bosna Hersek' e Toplam Ton patates ihraç edilmiþtir.

4 Leymann, mobbingin sebepleri konusunda birisini bir grup kuralýný kabul etmeye zorlamak, düþmanlýktan hoþlanmak, can sýkýntýsý içinde zevk arayýþý, önyargýlarý pekiþtirmek olmak üzere dört temel nedenden bahsetmektedir. Mobbing [1] kavramý, Türk iþ hukukuna yeni girmiþ bir kavramdýr. Henüz Ýþ Yasasý nda yerini almamakla birlikte, 1 Temmuz 2012 günü yürürlüðe giren 6098 sayýlý Türk Borçlar Yasasý nýn 417. maddesinde bu konuda yasal düzenleme yapýldýðý görülmektedir. Mobbing kavramý öðretide yaygýn olarak kullanýlmaya baþlanmýþ ve Yargýtay ýn kararlarýna da konu olmaya baþlamýþtýr. Mobbing kavramý yerine manevi taciz, duygusal saldýrý, psikolojik þiddet, psikolojik taciz, psikolojik yýldýrma, psikolojik terör gibi kavramlar da kullanýlmaktadýr. Yeni Borçlar Yasasý nýn 417. maddesinde psikolojik taciz kavramý tercih edilmiþtir. Kavramýn Ortaya Çýkmasý Konusundaki Tarihsel Süreç Latince kararsýz kalabalýk anlamýna gelen mobile vurgus sözcüklerinden türeyen mob sözcüðü, Ýngilizce kanun dýþý þiddet uygulayan düzensiz kalabalýk veya çete anlamýna gelmektedir. Mob kökünün Ýngilizce eylem biçimi olan mobbing ise; þiddet, kuþatma, taciz, rahatsýz etme veya sýkýntý verme anlamýna gelmektedir.[2] Alman çalýþma psikologu Harald Ege e göre mobbing, yuvalarýný korumak için saldýrganýn etrafýnda uçan kuþlarýn davranýþlarýný betimlemek amacýyla 19. yüzyýlda biyologlar tarafýndan kullanýlan Ýngilizce bir terimdir.[3] Mobbing kavramýnýn daha sonra 1960 larda, hayvan davranýþlarýný inceleyen Konrad Lorenz tarafýndan kullanýldýðý görülmektedir. Lorenz, mobbing kavramýný, küçük hayvan gruplarýnýn (örneðin kuþlar) daha güçlü ve yalnýz bir hayvan (örneðin tilki) toplu þekilde hücum ederek uzaklaþtýrmasý; ya da ayný kuluçkadan çýkan kuþlar arasýnda yaþanan ve diðer kuþlarýn, aralarýnda en zayýf kuþu yiyecek ve sudan uzak tutarak dýþlamasý, iyice güçsüz bir hale getirmesi ve en sonunda da fiziksel saldýrýlarla öldürerek grubun dýþýna atmasý durumunu ifade etmek amacýyla kullanýlmýþtýr.[4] Daha sonra bu kavramý, Ýsveçli hekim Peter-Paul Heinemann tarafýndan çocuklardan oluþan küçük gruplarýn, tek ve güçsüz bir çocuða karþý giriþtiði zarar verici saldýrgan davranýþlarý tanýmlamak amacýyla kullanýlmýþtýr.[5] Ýþ yaþamýnda ise mobbing kavramýný ilk kullanan 80 li yýllarda Ýsveçli çalýþma psikologu Heinz Leymann olmuþtur. Leymann ýn çalýþanlar arasýnda benzer tipte uzun dönemli düþmanca ve saldýrgan davranýþlarýn varlýðýna dair yaptýðý saptamalar sonucunda, bu kavramý kullandýðý görülmektedir.[6] Çalýþma yaþamýnda bu tarz davranýþlar, Leymann dan önce hiç kimse tarafýndan fark edilip tanýmlanmamýþtýr. Bu nedenle Leymann ýn görüþleri ve araþtýrmalarý, bütün dünyada iþyerlerindeki mobbing davranýþlarýna iliþkin araþtýrmalara temel oluþturmaktadýr. Leymann, mobbingi bir veya birkaç kiþi tarafýndan, bir diðer kiþiye yönelik (nedeni, düþünce ve inanç ayrýlýðýndan kýskançlýk ve cinsiyet ayrýmýna kadar çok çeþitli olabilen), sistematik bir biçimde, düþmanca ve ahlak dýþý bir iletiþim yöneltilmesi þeklinde ortaya çýkan bir çeþit psikolojik terör olarak tanýmlamaktadýr.[7] Mobbing konusunda araþtýrmalar yapan Tim Field, mobbing kavramýný hedef kiþilerin özgüvenlerine ve öz-saygýlarýna yönelik sürekli ve acýmasýz bir saldýrý þeklinde tanýmlamaktadýr.[8] Mobbing Hakkýnda Genel Bilgiler Ýþyeri çalýþanýnýn diðer çalýþanlar tarafýndan süreklilik arzedecek þekilde yýldýrýlmaya çalýþýlmasý þeklinde gerçekleþen mobbingin sebepleri konusunda Leymann, birisini bir grup kuralýný kabul etmeye zorlamak, düþmanlýktan hoþlanmak, can sýkýntýsý içinde zevk arayýþý, önyargýlarý pekiþtirmek olmak üzere dört temel nedenden bahsetmektedir.[9] Ýþyerinde manevi tacizin doðmasýna neden olarak iþyerinin kültürü ve yapýsý ile manevi tacizin iþletme stratejisi benimsenmiþ olmasý gösterilmektedir.[10] Mobbingte taraflar fail, maðdur ve olaylarý teþvik eden ya da olanlara göz yuman izleyiciler olarak kabul edilmektedir. Bu taciz, yöneticiler tarafýndan astlarýna yönelik olarak yapýlabileceði gibi (dikey), çalýþanlarýn çalýþana karþý da (yatay) yapabilecek bir davranýþtýr. Örneðin, geleneksel olarak erkeklerin çalýþtýðý meslek gruplarýnda kadýnlarýn çalýþmaya baþlamasý bu türden tacize uðramalarýna neden olabilmektedir. Kadýnlar kendilerini kabul ettirene kadar yaptýklarý iþlerin nazara alýnmamasý, küçümsenmesi, kaba þakalara maruz kalma, söyleyebilecekleri herhangi bir söz karþýsýnda hor görülme gibi çeþitli davranýþlarla karþýlaþabilmektedirler. Ýþçilerin meslektaþlarýný taciz etmesinin seksüel ve kýskançlýk gibi nedenleri de vardýr. Kendi iþlerinin devamýný saðlamak için de bu yola baþvurulduðu görülmektedir. Türkiye deki bir araþtýrmada %56 sý erkek, %44 ü kadýn olan 100 kiþinin katýldýðý anket sonucunda katýlýmcýlarýn %81 inin iþ yaþamýnda manevi tacizle karþýlaþtýklarý belirtilmiþtir.[11] Zeki ve çalýþkan olanlarýn önünü kesmek, çalýþanýn kendini göstermesini engellemek, sosyal iliþkilere saldýrmak, itibarý sarsmak, kiþinin mesleki konumuna saldýrmak, saðlýðý tehdit etmek gibi davranýþ kalýplarý þeklinde kendini gösteren mobbing sonucunda maðdurlarda baþ gösteren belirtilerin baþlýcalarý; nedensiz aðlama, uyku bozukluðu, alýnganlýk ve sinirlilik, konsantrasyon bozukluðu, iþ ortamýna antipati duymak, arkadaþlarýna olumsuz tavýr almanýn artmasý, tansiyon yükselmesi, mide-baðýrsak sorunlarý, alkol kullanýmýnýn artmasý, iþe isteksiz ve geç gitme, nedensiz ve alýþýlmadýk korkular yaþamak, depresyon, dalgýnlýk ve kazalara neden olmak, þiddet uygulama eðiliminin artmasý, panik ataklar, intihar etme düþüncesi, iþe tiksinti ile bakmak þeklinde hafiften aðýra doðru sýralanabilir.[12] Çalýþanda yaratýlan bu olumsuz sonucun þüphesiz iþyerine ve iþletmeye de olumsuz þekilde yansýyacaðý açýktýr. Ýþyerindeki mobbing olgususun taraflarýndan biri de izleyicilerdir. Bunlarý olaydaki tavýrlarý nedeniyle; ara bulucu/uzlaþmacý diplomatik izleyiciler, emir eri gibi davranan yardakçý izleyiciler, özel alanlara girmeye çalýþan fazla ilgili izleyiciler, korkak ve bir þeye karýþmayan izleyiciler ve hiçbir þeye karýþmýyormuþ gibi davranýp da gerektiðinde mobbingi yapana destek çýkabilen iki yüzlü yýlan izleyiciler olarak sýnýflandýrmak mümkündür.[13] Mobbing kavramýný bullying kavramý ile de karýþtýrmamak gerekir. Mobbing her türlü küçük düþürücü, incitici davranýþtan doðan manevi taciz þeklinde iken, bullying ise kaba davranýþ, kaba sözler ve zorbalýk þeklinde gerçekleþir.[14] Mobbingi cinsel tacizden[15] ayýran en önemli fark faildeki amaçtýr. Mobbingi yapan failin amacý iþ iliþkisi içinde bulunduðu maðdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek iken, cinsel tacizde cinsel nitelikli bir amaç hedeflenmektedir. Cinsel tacizde maðdur tarafýndan istenmeyen hareket, failin anlýk bir hareketi þeklinde olabilir, mobbingde ise sistemli ve süreklilik arz eden bir davranýþtýr.[16] Cinsel tacizin maðdurlarý genellikle kadýnlardýr, mobbing maðdurlarýnda cinsiyet ön planda deðildir ve herkes maðdur olabilir.[17] Bu farklýlýklara karþýn, mobbingin (yýldýrma/bezdirme hareketinin) cinsel içerikli olmasý halinde mobbing ile cinsel taciz örtüþür duruma gelmektedir. Bu durumda bazý mobbing eylemlerinin ayný zamanda cinsel taciz olarak kabul edilebileceði sonucunu çýkarabiliriz.[18] Nitekim Yargýtay da bir kararýnda, iþyerinin müdürü konumundaki yöneticinin kadýn iþçiden cinsel taleplerde bulunmasý olayýnda, devamlýlýk arzeden cinsel tacizin maðdur üzerindeki psikolojik bozulmayý izah ederken, taciz olayýnýn etki ve sonuçlarýnýn temadi etmekte olduðundan bahsederek bir nevi mobbinge dönüþtüðü sonucuna ulaþmýþtýr (Yargýtay 9. HD T., E.2008/37500, K.2010/31544).[19] Yasal Düzenleme ve Yargý Yolu 10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüðe giren 4857 sayýlý Ýþ Yasasý nda cinsel tacizle ilgili düzenleme yapýlmýþ olmakla birlikte, mobbingle ilgili bir düzenleme yapýlmamýþtýr. Yasadaki bu eksiklik öðretide eleþtiri konusu olmuþ ve bu geliþmelerden etkilenen yasa koyucu 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüðe giren 6098 sayýlý Türk Borçlar Yasasý nýn Hizmet Sözleþmeleri kýsmýnda cinsel taciz ve psikolojik taciz konusunda yeni bir düzenleme yapmýþtýr. Yeni Borçlar Yasasý nýn 417/1. maddesinde iþveren, hizmet iliþkisinde iþçinin kiþiliðini korumak ve saygý göstermek ve iþyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni saðlamakla, özellikle iþçilerin psikolojik ve cinsel tacize uðramamalarý ve bu tür tacizlere uðramýþ olanlarýn daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür denildikten sonra ayný maddenin üçüncü fýkrasýnda iþverenin yukarýdaki hükümler dahil, kanuna ve sözleþmeye aykýrý davranýþý nedeniyle iþçinin ölümü, vücut bütünlüðünün zedelenmesi veya kiþilik haklarýnýn ihlaline baðlý zararlarýn tazmini, sözleþmeye aykýrýlýktan doðan sorumluluk hükümlerine tabidir þeklindeki hükümle mobbing konusunda zarar görenin zararýnýn tazmini konusu açýk bir þekilde düzenlenmiþtir. Yasada mobbing yerine psikolojik taciz kavramý kullanýlmýþ olmakla birlikte, maddenin gerekçesinde mobbing kavramýna açýkça yer verilmiþ ve mobbing de cinsel taciz gibi kiþilik deðerlerini ihlal eden sebepler kategorisinde sayýlmýþtýr.[20] Devam Edecek ********************************* [1] Mobbing ile ilgili olarak bak; Týnaz, Pýnar, Ýþyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing), Beta Basýn Yayýn Daðýtým A.Þ., 1. Baský, Ýstanbul 2006; Týnaz, Pýnar Bayram, Fuat Ergin, Hediye, Çalýþma Psikolojisi ve Hukuki Boyutlarýyla Ýþyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing), Beta Basýn Yayýn Daðýtým A.Þ., Ýstanbul 2008; Týnaz, Pýnar, Moobbing : Ýþyerinde Psikolojik Taciz, Çalýþma ve Toplum Dergisi, Sayý: 10 (2006/3), Týnaz, Pýnar, Ýþyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing), Çalýma ve Toplum Dergisi, Sayý: 11 (2006/4); Güzel, Ali, - Ertan, Emre, Ýþyerinde Psikolojik Tacize (Mobbinge) Hukuksal Bakýþ: Avrupa Hukuku ve Karþýlaþtýrmalý Hukuk, Legal Ýþ Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, Sayý: 2007/14; Bayram, Fuat, Türk Ýþ Hukuku Açýsýndan Ýþyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing), Legal Ýþ Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, Sayý: 2007/14; Tutar, Hasan, Ýþyerinde Psikolojik Þiddet, Platin Yayýnevi, 3. baský, Ankara 2004; Çobanoðlu, Þaban, Mobbing Ýþyerinde Duygusal Saldýrý ve Mücadele Yöntemleri, Timaþ Yayýnevi, Ýstanbul 2005; Savaþ, Fatma Burcu, Ýþyerinde Manevi Taciz, Beta Basým Yayýn daðýtým A.Þ., Ýstanbul 2007; Gökçe, Asiye Toker, Mobbing: Ýþyerinde Yýldýrma Nedenleri ve Baþa Çýkma Yöntemleri, 1. Baský, Ankara 2008; Sutton, Robert I, Ýþyerinde Pisliklere Hayýr Kuralý, Remzi Kitabevi, 1. Baský, Ankara 2008; Yaman, Erkan, Yönetim Psikolojisi Açýsýndan Ýþyerinde Psikoþiddet Mobbing- Nobel Yayýn Daðýtým, Ankara 2009 [2] Týnaz, age. sh. 7, Savaþ, age. sh. 5, Tutar, age. sh. 9 [3] Týnaz, age. sh. 10 [4] Týnaz, age. sh. 10, 11 [5] Týnaz, age. sh. 11 [6] Týnaz, age. sh. 11 [7] Týnaz, age, sh. 11, 12 [8] Týnaz, age. sh. 14 [9] Savaþ, age. sh. 9 [10] Savaþ, age. sh. 10 [11] Savaþ, age. sh. 15 [12] Çobanoðlu, age. sh ; Sutton, Robert I, age. sh. 45 vd. [13] Týnaz, [14] Bullying kavramý konusunda daha geniþ bilgi için bak: Çelik, Cemile, Ýþyerinde Fiziksel Saldýrý (Bullying), Nobel Kitabevi, Adana [15] Ýþyerinde cinsel taciz konusunda geniþ bilgi için bak; Bakýrcý, Kadriye, Ýþ Hukuku Açýsýndan Ýþyerinde Cinsel Taciz, Yasa Yayýncýlýk, Ýstanbul 2000; Bilgili, Abbas, Ýþ Hukuku Açýsýndan Ýþyerinde Cinsel Taciz, Karahan Yayýnevi, Adana 2010 [16] Evren, Öcal Kemal, Ýþ Hukukunda Cinsel Taciz, Terazi Aylýk Hukuk Dergisi, Sayý: 28, Aralýk 2008, sh. 23 [17] Savaþ, age. sh. 40 [18] Bilgili, [19] Karar kiþisel arþivimizdedir. [20] Baþöz, Lütfü Çakmakçý, Ramazan, Yeni Türk Borçlar Kanunu, Legal Yayýncýlýk, Birinci baský, Ýstanbul 2011, sh. 536 Kaynak:Bia Haber Merkezi

5 Ýsveç te yaþayan dünyaca ünlü fotoðraf sanatçýsý Lütfi Özkök 90 yaþýnda. Yazar portreleriyle tanýnan Lütfi Özkök, 15 Mart ta Stockholm deki evinde dostlarýyla buluþarak doðum gününü kutladý. Fotoðraf sanatçýlýðýnýn yaný sýra þiirle de uðraþan Özkök, yazar portrelerinde ulaþtýðý estetik düzey ve sanatsal yaratýcýlýk nedeniyle sanat çevrelerinde fotoðrafýn ozaný olarak anýlýyor. Onun bir baþka özelliði de, fotoðrafýný çektiði yazarlarýn sonradan art arda Nobel Ödülü kazanmalarý. O yüzden de Ýsveç te, kendisi için Nobel i belirleyen adam! esprisi yapýlýyor. Lütfi Özkök ün arþivinde, 37 si Nobel kazanmýþ 1500 dolayýnda yazar portresi bulunuyor. Fotoðraf sergileri çok sayýda ülkeyi dolaþan Özkök ün, yazar Samuel Beckett portrelerinden oluþan koleksiyonu ise özel bir önem taþýyor. Ýsveç te en üst dereceden Emek Niþaný sahibi olan Lütfi Özkök, ayrýca 2009 yýlýnda Yýlýn Ýsveçlisi seçildi. Birçok çevirisi de bulunan Özkök ün Türkçe ve Ýsveççe yayýmlanmýþ þiir kitaplarý var yýlýnda Sorbonne Üniversitesi nde öðrenciyken sýnýf arkadaþý Ýsveçli Anne-Marie ile evlenerek 1950 de Ýsveç e yerleþen sanatçý, o zamandan beri Stockholm de yaþýyor. Lütfi Özkök gibi uzun yýllardan beri Ýsveç te yaþamýný sürdüren Cumhuriyet gazetesinin Stockholm muhabiri Osman Ýkiz, dünya çapýndaki bu sanatçýmýzýn ilginç yaþamöyküsünü tüm ayrýntýlarýyla kaleme aldý. Osman Ýkiz le, Yapý Kredi Yayýnlarý ndan çýkan Rüzgârlarýn Yolunda adlý kitabýný ve kadim dostu Lütfi Özkök ü konuþtuk.»ozan, çevirmen ve fotoðraf sanatçýsý Lütfi Özkök ün yaþamöyküsünü anlatan Rüzgârlarýn Yolunda adlý kitabýnýz raflarda yerini aldý. Ama kitaba geçmeden önce, Özkök ün saðlýk durumunu sormak istiyorum. 15 Mart ta 90. yaþ gününü kutlamýþ deðerli sanatçýmýz. Son durumu sizden öðrenebilir miyiz? Herhangi bir saðlýk sorunu nedeniyle ilaç kullanma gereksinimi duymadýðýna göre, saðlýklý olduðunu söyleyebilirim. Gazetelerde bazen uzun yaþama rekorlarý kýranlarla ilgili haberler görüyoruz. 100 yaþýný saðlýklý olarak geride býrakýp yaþamlarýný sürdürenler... Lütfi Özkök, deyim yerindeyse yaþamýn tadýný çýkaranlardan. Sürekli stres altýnda yaþamak zorunda kalmadýysa bile, kendi deyimiyle uzun yýllar kelle avcýlýðý yla uðraþtý; zamanla yarýþarak gazetelere fotoðraf yetiþtirdi, sergiler hazýrladý. Ýyi Fransýz þaraplarýyla lezzetli Fransýz peynirlerini de akþamlarý sofrasýndan eksik etmedi. Üstelik bu lezzetlerden hâlâ geri kalmamaya gayret ediyor. Tabii ki 90 yýlýn yorgunluðunu taþýyan bir bedenden söz ediyoruz. Artýk dýþarýya çýkýp gezmiyor. Ziyaretine gelen dostlarýyla evde sohbet ediyor. Pencereden, dallara konan kuþlarý seyredip belleðinde yer etmiþ þiirlerden dizeler mýrýldanýyor. Fiziki rahatsýzlýðý yok ama kendisi bu yaþta asýl sorunun yalnýzlýk olduðunu dile getiriyor sýkça. Günlük telefon konuþmalarýnýn, ziyaretlerin kuþkusuz ferahlatýcý etkisi oluyor ama hayat arkadaþýnýn býraktýðý boþluðu doldurmak olanaksýz.»lütfi Özkök, Ýstanbul da doðdum, Paris te aþký, Stockholm de kendimi buldum diyor bir þiirinde. Ebedi üçgen diye nitelediði bu üç kentin Lütfi Özkök ün yaþamýndaki yerini biraz daha açabilir misiniz? Ýstanbul doðum yeri olduðu kadar yaþam biçimini belirleyen kent. Hiçbir zaman unutmadýðý þair dostlarýyla doyumsuz sohbetleri, bohem yaþam biçimi, cep harçlýklarýyla Sokak dergisini çýkarmalarý, Ýstanbul dan uzakta geçen yýllarýnda da düþlerini süsledi. Hani kanýna iþlemiþ denir ya, onun gibi bir þey; bohem yaþam biçimini hiç terk etmedi. Üçgenin ikinci köþesi Paris ise, Jean D Arc da öðrenip hayran kaldýðý Fransýz kültürüyle kaynaþtýðý yer. Gitmeden görme isteði saplantý haline gelen bir kent Paris. Görünce, havasýný soluyunca da Paris e âþýk oluyor zaten. Eþi Anne-Marie ile de Paris te tanýþtýðýndan, bu kent yaþamýnýn dönüm noktasý ve üçgenin ikinci köþesi oluyor. Stockholm ise olgunlaþtýðý, baba olduðu, aile geçindirdiði, bir fotoðrafçý olarak ününün dünyaya yayýldýðý kent. Yaþamýna kattýðý zenginlikler nedeniyle, Bu ebedi üçgenin dýþýna çýkamayacaðým diyor.»paris te öðrenciyken âþýk olup sonra ardýndan Ýsveç e giderek evlendiði 52 yýllýk eþi Anne-Marie nin ölümünden sonra Lütfi Özkök ün yaþamýnda önemli bir durgunluk ve yalnýzlýk gözleniyor. Siz bu sürecin yakýn tanýðý olarak neler söyleyebilirsiniz? Yarým asýrlýk beraberlik birden sonlanýnca, Lütfi Özkök durgunlaþýverdi. Çalýþma arzusunu yitirdi. Yaþamý kendi akýþýna býraktý. Anne-Marie, onun eli kolu, gözü kulaðý idi. Onun ölümüyle eli kolu kopmuþ gibi oldu. Þiir yazacak istek ve enerjisi bile kalmadý. Fotoðrafý tümüyle býraktý. Dört odalý büyük daireden taþýnmasý yolundaki önerileri duymak bile istemiyor. O dairede mutlu yýllarýn anýlarýyla yaþadýðýný, Anne-Marie nin yanýna da buradan gideceðini söylüyor. Ama huysuz bir ihtiyar deðil.» Rüzgârlarýn Yolunda, büyük boy, 330 sayfalýk, belgesel bir kitap. Güç oldu mu bu kapsamda bir çalýþmayý yürütmek? Kolay oldu diyemem. Birinin önüne bir kayýt cihazý koyup sohbeti baþlattýðýnýzda neler olduðunu bu iþli yapanlar bilir. Çoðu zaman daðarcýðýndakileri anlatmasýný beklediðiniz kiþinin adeta dili tutulur. Oysa ayný kiþi doðal koþullarda bayaðý dilbazdýr ve anýdan anýya atlayarak yaþam zenginliðiyle, bellek gücüyle çevresindekilerde hayranlýk uyandýrýr. Kimisi de anýlardan güncele atlayarak geriye dönmek bilmez. Lütfi aðabey bu ikinci gruba giriyor. Mikrofona alýþýktýr ama kolayca güncele atlamaya meyillidir. Bu bakýmdan zor oldu. Neyse ki 1980 lerin ortasýndan sonra aþaðý yukarý 20 yýl boyunca kendisiyle çok sayýda radyo programý yapmýþ; birçok konuyu gerek programlarda, gerek özel sohbetlerde konuþmuþtum. Þunu belirtmeliyim ki, Lütfi aðabeyin sohbetine doyum olmaz. Geçmiþteki olaylarý, sanki o günleri yeniden yaþýyormuþçasýna anlatýr. Tabii, yeri geldiðinde de o ünlü kahkahalarýyla etrafý þenlendirerek. Hatta Türkçe bilmeyen bile bu sohbetlerin havasýna kapýlabilir. Lütfi aðabeyle böyle yarým saatlik bir radyo sohbetiyle Ýsveç Radyosu nda ödül kazandýðýmý anýmsadým þimdi. Yani hazýrlýk aþamasýnda kendisiyle çok uzun konuþmama gerek kalmadý. Elimin altýnda epey bilgi vardý. Fotoðraf konusunda biraz zorluk çektim. Her þeyden önce, kitapta ne kadar fotoðrafa yer verilecekti? Kuru bir biyografi yerine, görsel malzemesi zengin bir çalýþma yapmaya karar verince rahatladým. Yazmak uzun sürmedi. Sonuçtan memnunum...»lütfi Özkök le uzun yýllara dayanan bir dostluðunuz var. Üstelik ikiniz de Stockholm de yaþýyorsunuz. Sanýyorum bu durum hayli kolaylýk saðlamýþtýr size. Kesinlikle öyle. Yýllar boyunca özel sohbetlerimiz olmasaydý, son aþamada kitapta yer alan tüm bilgileri toparlama olanaðýný bulamayacaktým. Biraz daha gecikseydim, kitap oldukça cýlýz kalýrdý. Belleðin yaþ ilerledikçe zayýfladýðý bir gerçek. Stockholm de yaþadýðýmýz mahalleler, iki ulaþým aracý deðiþtirmek gerekse de uzak sayýlmaz. Bazen sohbetlerimiz asýl konudan ayrýlýrdý, bu durumda o konuþacaðýna ben konuþuyordum. Tabii ertesi gün, sohbeti kaldýðý yerden sürdürüyorduk. Bu bakýmdan, yakýn yerlerde oturmamýz çok kolaylýk saðladý bana.»biz 1950 lerde Hüsamettin Bozok yönetimindeki Yeditepe dergisinde yayýmlanan yazar portreleriyle tanýdýk Özkök ü. Zaten onu fotoðrafçýlýða özendiren de Bozok olmuþ deðil mi? Evet, profesyonel fotoðrafçýlýðýn yolu, Hüsamettin Bozok un özendirici zarif istekleriyle açýlýyor. Lütfi aðabeyin yaþamýný zaten rastlantýlar belirlemiþ. Ýsveç e taþýndýðý ilk günlerde þair Lasse Söderberg ile tanýþýyor. Ýki meraklý þiir tutkunu genç, birbirlerine ülkelerinin þairlerini tanýtýyorlar. Lasse Söderberg, Orhan Veli nin þiirine çok yakýnlýk duyuyor. Bir gece çukura düþüp yaþamýný yitirmiþ olduðunu öðrenince, Orhan Veli için bir þiir yazýyor. Lütfi Özkök de dilini anlamadýðý þairlerin þiirlerini çözmeye çalýþýyor. Eþi Anne-Marie ile Lasse Söderberg þiirleri Fransýzcaya çeviriyor, o da Türkçeye. Çevirileri, þairler hakkýndaki yazýlarýyla Yeditepe ye gönderiyor. Türk þiirseverlerinin, Ýsveçli þairleri tanýmasýný istiyor. Hem þiir tutkusu, hem paylaþým duygusu, hem de ülkesiyle baðlarýný sürdürme isteði olarak özetleyebiliriz bunu. Þiir çevirileri ve yazýlarý Türk okurlarý arasýnda ilgiyle karþýlanýyor. Hüsamettin Bozok, bir süre Lütfi Özkök e, Bu þairlerin fotoðraflarýný da gönder, okurlar Ýsveçlilerin neye benzediðini görsünler diye yazýyor. Lütfi Özkök de, Bir bu eksikti! deyip gazete arþivlerine baþvuruyor. Fotoðraflar için astronomik ücret istenince, Bari kendim çekeyim deyip eþinin amatör kamerasýyla þairleri, yazarlarý karþýsýna alýp portrelerini çekmeye baþlýyor. Birkaç yýl sonra çektiði bir fotoðraf, Ýsveç gazetesinde yayýmlanýnca arkasý geliyor...»daha çok fotoðraf sanatçýsý olarak tanýnýyor ama Lütfi Özkök öncelikle bir ozan. Kitapta kimi þiirleri de yer almýþ. Ayrýca çok sayýda çeviriye imza atmýþ biri. Siz nasýl deðerlendiriyorsunuz Özkök ün bu çok yönlü sanatçý kiþiliðini? Nobel ödüllü Claude Simon un anlatýmýyla söylersem, Lütfi Özkök, fotoðrafçý bir þair. Þairken de fotoðrafçý. Ruhu sanatçý. Yaratýcý. Yaratýcýlýðýný þiirde de, fotoðrafta da gösteriyor. Fotoðrafý þair ruhuyla çektiðinden olsa gerek, o yazarlarýn gözlerinden ruh halleri okunabiliyor. Muhsin Ertuðrul, Lütfi Özkök ü fotoðrafçý olarak tanýyormuþ. Þiir yazdýðýný öðrenince, Þimdi anlaþýlýyor fotoðrafçýlýkta neden baþarýlý olduðu diye konuþmuþ. Sanatçý ruhu, titizliði, estetik anlayýþý, baþarýsýnýn sýrrý diyebiliriz. Þiir yazarken ya da çeviri yaparken tek sözcük üzerinde günlerce düþünmesi, titizliðinin göstergesi olsa gerek. Herkes onu öncelikli olarak fotoðrafçý olarak tanýr. Ama o, ilk gözaðrýsý olan þairliðiyle anýmsanmak ister. O, þiire tutkuyla, fotoðrafa da geçimini saðladýðý için baðlanmýþtýr. Tabii, sanatçý kiþiliði ve titizliðiyle fotoðraf sanatýnda en üst düzeye týrmanmýþtýr. Keman çalmasý, elinin resim yapmaya yatkýn olmasý, çok yönlü sanatçý kiþiliðini gösteriyor diyebiliriz.»bir dönem neredeyse Ýsveç teki tüm gazetelerin kültür sayfalarýnda yayýmlanan sanatçý fotoðraflarýnýn altýnda Lütfi Özkök imzasý vardý. Bir Türk fotoðrafçýsý olarak yaban ellerde nasýl baþardý bunu Lütfi Özkök? Lütfi Özkök, kahkahalarýyla ünlü Türk diye tanýnýyor ama Ýsveç kültür elitinin içine girmesinde bunun hiç önemi yok. O, Avrupa kültürünü benimsemiþ, aydýnlanmacý kiþiliðiyle kendisini kabul ettirmiþ. Büyük Fransýz þairi René Char ýn þiirlerini Ýsveççeye çeviriyor. Edebiyat bilgisi ve kültürel birikimiyle, Ýsveç kültür elitini oluþturanlarla eþit durumda, belki birçoðundan da bir adým ileride. Böyle olduðu için de kendisine saygý duyuluyor, kapýlar açýlýyor.»özkök ün fotoðraflarýný çektiði yazarlardan çoðunun sonradan Nobel Ödülü almasý bir rastlantý mý? Nobel ödüllerini Lütfi Özkök belirliyor söylentisinin aslý nedir? Bu, tümüyle rastlantý tan itibaren uluslararasý yazar toplantýlarýnda çektiði portrelerle zengin bir arþiv oluþturuyor. Bu yazarlardan bazýlarý Nobel Ödülü nü kazanmaya baþlayýnca, Lütfi Özkök ün çektiði portreler kullanýlýyor, böylelikle ünü yayýlmaya baþlýyor. Lütfi Özkök ün bir özelliði de yalnýzca yazar portresi çekmesi. O yýllarda yalnýz portre çeken baþka fotoðrafçý yok. Bu da onun þansýný artýrýyor. Nobel ödüllerini Lütfi Özkök belirliyor, Nobel vizesini Lütfi Özkök verir gibi söylentiler, onun, fotoðrafýný çekeceði yazarda edebi bakýmdan bir kalite aradýðýnýn ifadesinden baþka bir þey deðil.»türkiye den Melih Cevdet Anday, Fazýl Hüsnü Daðlarca ve Oktay Rifat ýn da Nobel e aday gösterilmesi için çok çaba göstermiþ ama baþarýlý olamamýþ galiba... Çabalarý kulis yapmak deðil. O þairlerin eserlerini Ýsveççeye çevirip tanýtmak biçiminde çaba gösteriyor. Ayrýca, Melih Cevdet Anday ýn portresini, Lütfi Özkök ün Nobel Adaylarý adlý sergiye koyuyor. Ama bu tür çabalar sonuç vermiyor.»ýsveç Hükümeti nin ve oradaki sanat çevrelerinin Lütfi Özkök ü el üstünde tutup ödüllere boðmasýna karþýlýk, Türkiye de adýnýn pek anýlmamasýný nasýl yorumluyorsunuz? Özkök, reklamýný yapan biri deðil. Bu tür beklentileri de yok. Pop þarkýcýsý ya da sporcu olsaydý belki Türkiye de de el üstünde tutulurdu. Sizlerin de, okurlarýn da, bu ilgisizliði en az benim kadar, belki benden daha iyi açýklayacak gözlem ve deneyimlerinizin olduðundan hiç kuþkum yok. *** Lütfi Özkök: 1923 de Ýstanbul / Feriköy de, Romanya göçmeni bir ailenin çocuðu olarak dünyaya geldi. Ýlkokuldan sonra Jean D Ark Koleji nde okudu. Bu dönemde Batý kültürüne ve edebiyatýna yakýnlýk duydu yýlýnda, henüz lise öðrencisi iken, arkadaþlarý Sabahattin Kudret Aksal, Fahir Onger ve Ýlhan Arakon la birlikte, giderlerini cep harçlýklarýndan karþýladýklarý Sokak dergisini çýkardýlar. Lütfi Özkök, derginin ilk sayýsý için Fransýz gerçeküstücü ozan Reverdy nin bir þiirini çevirerek yazýn dünyasýna adým attý da, düþlerinde yaþattýðý Paris e gitti. Sorbonne Üniversite nde sýnýf arkadaþý Ýsveçli Anne-Marie ile evlenerek 1950 de Stockholm e yerleþti. Ýsveç te çok kýsa sürede edebiyat çevresinin içine girdi. Lütfi ve Anne-Marie Özkök ün evi, bir süre sonra Ýsveçli ozanlarýn ve yazarlarýn buluþma yeri oldu. Yeditepe dergisine düzenli yazmaya baþladý. Ýsveçli ozanlardan çeviriler yaptý. Daha sonra yazarlarýn fotoðraflarýný çekmeye baþladý. Fotoðraflarý Ýsveç gazetelerinde yayýmlanýnca ünlendi lý yýllarda Nobel Ödülü kazanan yazarlarýn portreleri dünya basýnýnda onun imzasýyla yer aldý. 63 yýldýr Ýsveç te yaþýyor. 15 Mart 2013 günü 90. yaþýný dostlarýyla kutladý. Osman Ýkiz: 1949 da Þumnu da (Bulgaristan) doðdu. Ýstanbul Basýn Yayýn Yüksekokulu nu bitirdi. Vatan ve Politika gazetelerinde çalýþtý. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, hakkýnda açýlan davalar yüzünden Ýsveç e göç etti. 21 yýl Ýsveç Radyosu Türkçe Yayýnlar Bölümü nde çalýþtý. Günaydýn, Hürriyet, Milliyet gazetelerinde haber ve röportajlarý yayýmlanan Osman Ýkiz, halen Cumhuriyet gazetesi, NTV, BBC ve Deutche Welle Türkçe Yayýnlarý için çalýþýyor da Türkiye ye giriþi yasaklanan Darbeye Adým Adým adlý kitabýn da yazarýdýr. Kaynak:BirGün

6 Türkiye geneli yaðýþlarda, 01 Ekim Mart 2013 döneminde normaline göre yüzde 16, geçen yýla göre ise yüzde 6 artma tespit edildi. Meteoroloji Genel Müdürlüðü Türkiye geneli yaðýþ durumuyla ilgili yaptýðý açýklamada belirtilen dönem içinde Türkiye geneli yaðýþ ortalamasýnýn 505 mm, normalinin ise 437 mm olduðu, ortalamasýnýn ise 476 mm olduðunu bildirildi. Meteoroloji Genel Müdürlüðü yaptýðý açýklamada bu dönemde Karadeniz Bölgesi normali civarýnda yaðýþ alýrken diðer bölgelerimiz normali üzerinde yaðýþ aldýðý bildirildi. Buna göre: Marmara Bölgesi normaline göre yüzde 29, geçen yýla göre yüzde 28 artma gerçekleþti. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 586 mm, normali 454 mm, geçen yýl ortalamasý ise 457 mm oldu. Ege bölgesi normaline göre yüzde 31 geçen yýla göre ise yüzde 16 artma gerçekleþti. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 631 mm, normali 482 mm, geçen yýl ortalamasý ise 542 mm oldu. Akdeniz bölgesi, normaline göre yüzde 15 artma gözlenirken, geçen yýla göre yüzde 9 azalma gerçekleþti. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 710 mm, normali 620 mm, geçen yýl ortalamasý ise 782 mm oldu. Ýç Anadolu bölgesi normaline göre yüzde 17, geçen yýla göre yüzde 11 artma gerçekleþti. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 273 mm, normali 233 mm, geçen yýl ortalamasý ise 246 mm oldu. Karadeniz bölgesi normali civarýnda yaðýþ alýrken, geçen yýla göre yüzde 9 azalma gerçekleþti. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 505 mm, normali 507 mm, geçen yýl ortalamasý ise 557 mm oldu. Doðu Anadolu bölgesi normaline göre yüzde 4, geçen yýla göre yüzde 21 artma tespit edildi. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 370 mm, normali 356 mm, geçen yýl ortalamasý ise 306 mm oldu. Güneydoðu Anadolu bölgesi normaline göre yüzde 24, geçen yýla göre yüzde 16 artma tespit edildi. Bölge geneli yaðýþ ortalamasý 525 mm, normali 424 mm, geçen yýl ortalamasý ise 453 mm oldu. Ýllere göre yaðýþ ortalamasý ise 01 Ekim Mart 2013 döneminde Antalya, Rize ve Zonguldak ta normalinin altýnda diðer illerde ise normalinin üzerinde gerçekleþtiði belirtilirken Zonguldak, Rize, Afyonkarahisar ve Ankara da geçen yýl yaðýþýnýn altýnda gerçekleþtiði, diðer illerde ise geçen yýl yaðýþlarý civarýnda oldu belirtildi. Açýklamada 01 Ekim Mart aylýk dönemi yaðýþlarýnýn, normalleri ile karþýlaþtýrýlmasýnde Türkiye genelinde Su/Tarým yýlý yaðýþlarý normaline göre; Tekirdað, Edirne, Kýrklareli, Diyarbakýr, Hakkâri, Çanakkale, Edremit ve Burhaniye civarlarýnda normalinin yüzde 50 ve daha fazla Sinop, Nevþehir, Bolvadin, Iðdýr, Kocaeli, Alanya, ve Kulu çevrelerinde normali civarýnda, Trabzon, Tortum, Burdur, Çemiþgezek çevrelerinde normalinin yüzde 25 ve daha fazla altýnda olduðu bildirildi. Yine ayný dönemde yaðýþlarýnýn, geçen yýl ile karþýlaþtýrýlmasýnda ise Türkiye genelinde su/tarým yýlý yaðýþlarý geçen yýla göre; Hakkâri, Kars, Ardahan, Erzincan, Erzurum, Burhaniye, Ayvalýk ve Edremit çevrelerinde geçen yýl yaðýþýnýn yüzde 75 ve daha fazla üzerinde, Uþak, Eskiþehir, Muðla, Ýskenderun, Adana, Sakarya, Kilis, Konya, Nevþehir ve Muþ çevrelerinde geçen yýl yaðýþý civarýnda, Kastamonu, Alanya, Kütahya ve Zonguldak çevrelerinde ise geçen yýl yaðýþýnýn yüzde 25 ve daha fazla altýnda olduðu bildirildi. Kaynak:Nevþehir Gazete Sulucakarahöyük/NEVÞEHÝR Hasan KANKAL Nevþehir Üniversitesi Mühendislik Mimarlýk Fakültesi tarafýndan düzenlenen `Mühendislik Günleri konulu panelin 4 üncüsü Nevþehir Meslek Yüksekokulu Kazakistan Konferans Salonunda gerçekleþtirildi. Panele; Mühendislik Mimarlýk Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Nesimi Aktaþ, Eðitim Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Tahsin Aktaþ, Semra ve Vefa Küçük Saðlýk Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Nimet Karataþ, üniversite akademik ve idari personel ile öðrenciler katýldý. Mühendislik Mimarlýk Fakültesi Öðretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Feyza Kýroðlu Zorlugenç, `Gýdalarda Dioksin Varlýðý ve Saðlýk Açýsýndan Önemi konusunda yaptýðý sunumda, endüstrinin geliþmesi ve tarýmsal ilaçlamalarýn bilinçsizce yapýlmasý baþta olmak üzere birçok yolla çevreye yayýlan dioksinli bileþiklerin ciddi oranda çevresel kontaminasyona neden olduðunu söyledi. Zorlugenç, "Ýnsanlarýn ve hayvanlarýn yað dokularýnda birikerek, uzun yýllar toksik etkilerini sürdürebilmeleri nedeniyle dioksin ve benzeri bileþiklerin oluþumunun önlenmesi, eðer oluþum önlenemiyor ise, uygun teknolojiler kullanýlarak bu maddelerin atmosfere salýnmadan önce mutlaka giderilmesi gerekmektedir. Ayrýca, hayvan yemleri ile gýda hammaddelerinin analizlerle kontrol altýnda tutulmasý hem toplum saðlýðýný koruma hem de ekonomik kayýplarýn önlenmesi açýsýndan önem arz etmektedir" diye konuþtu. Yerleþim yerlerinin planlanmasý aþamasýnda sert ve yumuþak zemin özellikleri, sývýlaþma, heyelan, sel baskýný, kaya düþmesi gibi kriterlerin yaný sýra zeminlerin mineral daðýlýmý ve yer altý suyunun kalitesine de önem verilmesi gerektiðinin altýný çizen Yrd. Doç. Dr. Ayþe Orhan `Jeomedikal Riskler konusunda sunumda bulundu. Özellikle kansere neden olan asbest ve zeolit içeren kayalarýn ve bunlarýn aliterasyonundan oluþmuþ olan zeminlerin yerleþime açýlmamasý gerektiðini söyleyen Orhan, "Asbest ve zeolit mineralleri içeren yerleþim yerleri saptanmalý ve ciddi tehdit altýndaki yerleþim birimlerinin yerleri gerekirse deðiþtirilmelidir. Aspest ve zeolit mineral içeren bozunmuþ toprak ve zeminlerin üzeri toprak örtü ile kaplanarak yeþillendirilmesi ve halk bu minerallerin neden olduðu hastalýklar hakkýnda eðitilerek bu topraklarý kullanmalarý engellenmelidir. Ayrýca asbeste baðlý hastalýklarýn geriye dönük araþtýrýlmasý yapýlarak arþiv oluþturulmalý ve asbeste baðlý olarak geliþebilecek hastalýklarýn detaylýca incelenerek klinik çalýþmalar yapýlmalýdýr" þeklinde konuþtu. `Ev Koþullarýnda Gýdalarýn Saklanmasýnda Temel Prensipler konusunda sunumda bulunan Yrd. Doç. Dr. Kemal Þen, dünyada üretilen gýdalarýn yaklaþýk yüzde 25 inin fiziksel, kimyasal, biyokimyasal ve mikroorganizmalarýn etkisi ile deðiþime uðrayarak bozulmakta olduðunu söyledi. Ýnsanlarýn tükettiði hayvansal ve bitkisel gýda maddelerinden özellikle et ve et ürünlerinin evde saklanma koþullarý üzerinde duran Þen, "Et ve et ürünlerinin satýn alýndýðýnda reyonlarda bir süre beklemiþ olduðu da unutulmayarak, özellikle kýyma alýndýktan sonra buzdolabýnda 1 günden fazla bekletilmemelidir. Parça etlerse buzdolabýnda 2-3 gün bekletilebilir. Etler uzun süre saklanmak isteniyorsa, kullanacak miktarlara bölünüp, yaðlý kâðýtlara veya buzdolabý poþetlerine koyularak buzluk veya dondurucuya konmalýdýr. Diðer tükettiðimiz ürünlerin saklanmasýna da büyük dikkat etmemiz gerekir ve unutulmalýdýr ki, tüketimde alýþveriþler evin ihtiyacý ölçüsünde yapýlmalýdýr" dedi. Arseniðin insan saðlýðý üzerindeki etkilerine deðinen ve `Arsenik Kirliliði ve Etkileri konusunda sunum yapan Yrd. Doç. Dr. Serkan Þahinkaya ise, "Bilinen en toksik ve kanserojen maddelerden biri olan arseniðe uzun süre maruz kalýnmasý sonucunda; cilt, karaciðer, akciðer, böbrek, mesane ve kolon kanserinin yaný sýra cildin kalýnlaþmasý, diþ etlerinde þiddetli kanama, damar sistemi rahatsýzlýklarý gibi çeþitli hastalýklara neden olmaktadýr" dedi. Arseniðin sadece suyun içinde bulunan bir tehdit olmadýðýný söyleyen Yrd. Doç. Dr. Serkan Þahinkaya, arsenik içeren suyun kullanýldýðý zirai ve hayvansal ürünler içinde etüt çalýþmalarýnýn yapýlmasý gerektiðini vurguladý. Gerçekleþtirilen sunumlarýn ardýndan panel, soru-cevap bölümü ile son buldu.

7 Elçin YILDIRAL Bugün 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü. Türkiye gazetecilerde olduðu gibi tutuklu avukatlar sýralamasýnda da dünyada birinci sýrada yer alýyor. Avukatlara yönelik baský ve tutuklamalarýn ardý arkasý ise kesilmiyor. KCK den yargýlanan Kürt avukatlarýn sayýsý 55, bunlarýn 23 ü tutuklu. DHKP/C adý altýnda ÇHD ye yönelik düzenlenen operasyonlarda tutuklanan avukat sayýsý 9, 5 avukat tutuksuz yargýlanýyor. Ergenekon da ise 3 avukat tutuklu. Avukatlarla ilgili gösterilen suç delileri ise mesleki faaliyetlerden oluþuyor. Avukatlar günü dolayýsýyla bir araya geldiðimiz avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) ve Özel Yetkili Mahkemeler de (ÖYM) dahi avukatlarýn adliyelerde þiddete uðramadýðýna ve hukuk dýþý gerekçelerle tutuklanmadýklarýna dikkat çekerek, gelinen noktanýn kaygý verici olduðuna vurgu yaptý. ÇHD ÜYESÝ AV. GÜLÝZAR TUNCER Savunmanýn savunulduðu bir ülkede yaþýyoruz Muhalif kimliðe ile bilinen, hak ihlali ve siyasi davalarýn avukatlýðýný yapan Çaðdaþ Hukukçular Derneði (ÇHD) üyesi Av. Gülizar Tuncer, savunmanýn savunulduðu bir sürece gelindiðine dikkat çekerek, Avukatlar toplumsal muhalefetin bir parçasý ayný zamanda. Bu da iktidarýn pek hoþuna gitmiyor dedi Yargýnýn üç unsurundan biri kabul ediliyor avukatlýk. Ancak avukatlar büyük bir saldýrý altýnda Avukatlar güya yargýnýn üç unsurunda biri olarak görülüyor ama yok öyle bir þey. Hakim ve savcýlar devleti temsil ediyor. Avukatlar halký. Halký da hiçe saydýklarý ve tüm bu yargýlamalarý halkýn aleyhine yürüttükleri için avukatýn da bir önemi yok. Siyasi davalarda hakim ve savcýlar da bunlar devlet düþmanlarýný savunuyor bakýþý olduðu için müvekkillere yönettikleri düþmanca tavrý biz de yöneltiyorlar. Avukatlara uygulanan þiddetin arkasýnda bu zihniyet var. Her halükarda ezerim, sindirim, döverim, dýþarý çýkarttýrýrým, attýrýrým, sus, otur, kalk, mikrofonunu kapatýyor. Böyle bir þey var mý? Artýk avukatlar darp ediliyor, dövülüyor, þiddete uðruyor Maalesef bu noktaya kadar gelindi. Avukat Ercan Kanar sýk sýk söyler. Sýkýyönetim mahkemelerinde görülmedi diye. Ýþkenceler, hukuk dýþý uygulamalar vardý evet. ÇHD li arkadaþlarýn yaþadýklarý ortada. Gözaltý sürecinde birçok þiddete maruz kaldýlar. Eðer avukatlara helikopter eþiðinde operasyon yapýlýyorsa, kapýlar kýrýlýyorsa, zorla tükürük örnekleri alýnýyorsa, manevi, psikolojik, fiziki þiddet uygulanýyorsa; avukatlarýn bile güvenliðinin olmadýðý bir ülkede vatandaþ ne yapsýn? Eðer bir terörden bahsedilecekse öncelikle polis teröründen ardýndan da yargý teröründen söz etmemiz gerekiyor. Hakim ve savcýnýn avukatlara karþý tutumu nasýl? Eskiden DGM zamanýnda ve kýsmen de olsa savcý ya da hakim ile diyaloga girebiliyorduk. Ama þimdi mümkün deðil. Hakim ve savcý avukatla muhatap bile olmak istemiyor. Avukatý her alanda iþlevsiz kýlmaya çalýþýyorlar. DGM, ÖYM ve þimdiki Terör Mahkemeleri, devletin ideolojik aygýtlarý gibi çalýþýyor. Zihniyet olarak baktýðýnda iç düþman hukuku uygulanýyor. Avukatlarý, müvekkillerinden dolayý devlet düþmaný olarak görüyorlar. Bütün hakim ve savcýlar HSYK ya baðlý, HSYK Adalet Bakanlýðýna, o da hükümete. Terfileri, maaþlarý HSYK belirliyor. Bu durumda baðýmsýzlýktan söz edilebilinir mi? Bir de þöyle bir sorunla karþýlaþýyorsun. Ýnfaz memuru ile sorun yaþadýðýnda ve onun hakkýnda suç duyurusunda bulunduðunda hemen karþý tarafta senin hakkýnda suç duyurusunda bulunuyor. Ýktidar peki? Ýktidar avukatý bir fazlalýk olarak görüyor. Bu nedenle de savunmaya saldýrýyor. Yargýnýn iki ayaðýný hizaya getirdi. Þimdi avukatlarý hizaya getirmek istiyor. Avukatlara yönelik sistematik bir baský var. Avukat, toplumsal muhalefetin bir parçasý bu da iktidarýn hoþuna gitmiyor. Sonuç olarak da savunmayý savunmak zorunda kaldýðýmýz bir ülkede yaþamak durumunda kalýyoruz. Ama bizler yýlmayacaðýz. Döverek, tutuklayarak bizleri deðiþtireceklerini sanýyorlar ama bizler deðiþmeyeceðiz. Avukatlar bu toplumun özgürlüðü için mücadelesine devam edecek. **** ÇHD ÝSTANBUL ÞUBE YÖNETÝCÝSÝ SÜLEYMAN GÖKTEN Baþbakan hedef gösteriyor, avukatlar tutuklanýyor ÇHD Ýstanbul Þubesi Yönetici Av. Süleyman Gökten: Üç yýl öncesine kadar yargý kimin elinde olacak kavgasý vardý. AKP, bu mücadeleyi kazandý. Yüksek mahkemelerde kadrolaþmasýný tamamladý. Þimdi sýra avukatlarda Avukatlara yönelik baskýnýn arttýðýný görüyoruz? Avukatlar üzerinde baský her dönem vardý. Ama son üç senede avukatlara yönelik saldýrýlar katmerlendi. Önceden sadece dava açýlýyordu ya da soruþturma tekzibinde bulunuyordu. Ama þimdi avukatlarý sokakta, adliye içinde dövüyorlar. Üç yýl öncesine kadar yargý kimin elinde olacak mücadelesi vardý. AKP, bu mücadeleyi kazandý. Yargýda kadrolaþmasýný, yüksek mahkemelerde ve yerel mahkemelerde kadrolaþmasýný tamamladý. Þimdi sýra avukatlarda. Avukatlarýn hedef alýnmasýnýn sebebi ne? Ýktidar, muhalefeti belli oranda baskýladý. En ufak bir muhalefete ve tepkiye artýk tahammül edemiyor. Gazetecileri, öðrencileri, sendikalarý zapturapt altýna aldýðýný düþündükten sonra siyasal-sendikal faaliyetin avukatlýðýný üstlenen avukatlara yöneldiler. Avukatlar, siyasal-sendikal muhalefetin savunmanlýðýný yürütürken ayný zamanda siyasal sendikal muhalefet ile birlikte çalýþýyor. Basýn açýklamalarýný birlikte yapýyor, eylemleri beraber örgütlüyor. Burada hem muhalefet hem de onlarýn savunmanlýðýný üstlenen avukatlarý engelleniyor. Zaten Avukatlýk çok da gerekli bir kurum deðil þeklinde bir bakýþ açýsý var. Ne gibi? Düþünsenize adliyeye girerken aranmak isteniyoruz. Halbuki avukatlarýn aranmasý kanunen yasak. Avukatlýk Kanunu nu, yasa falan umurunda deðil. Çünkü yukarýda baþlayan bakýþ açýsý tabana kadar sirayet ediyor. Avukatlara yönelik þiddete tanýk olmaya baþladýk. Bu noktaya nasýl gelindi? Ama avukatlýk mesleðine saygý kalmadýðý için ve buna izin verildiði için bugün avukatlar þiddete uðruyor. Ancak en önemlisi de Baþbakanýn avukatlarý hedef göstermesi. Toplum nezrin de avukatlarý itibarsýzlaþtýrmaya çalýþan açýklamalar yapýyor. Özel yetkili savcýlar da bu açýklamalarý görev bilip hemen avukatlar hakkýnda soruþturma açýyor, hakimler de tutukluyor. Yetmiyor bir de avukatlarý dövdürtüyor. Kolluk bu pervasýzlýðýn karþýsýnda daha pervasýz olup, savcýnýn ya da hakimin talimatý ile avukatlarý dövüyor. Bir süre sonra hakim kolluða da ihtiyaç duymaz kendisi dövmeye baþlar. Bu þiddet nereye kadar evrilebilir? Eðer avukatlarý bu þekilde zapturapt altýna alamazlarsa 1990 lardaki gibi avukat kaçýrmaya öldürmeye kadar gider bu süreç. *** ÖZGÜRLÜKÇÜ HUKUKÇULAR DERNEÐÝ BAÞKANI FIRAT EPÖZDEMÝR: Tehdit ediliyoruz Siyasi Davalara bakmanýn ne gibi zorluklarýný yaþýyorsunuz? Öncelikle büyük risk ile karþý karþýyalar. Siyasi iktidarlar siyasi davalara giren avukatlara çok iyi gözle bakmýyorlar. Hemen bir örnek vereyim Cumhuriyet tarihindeki avukatlýk yasalarý incelendiði zaman sürekli siyasi davalara bakan avukatlarýn ruhsatlarýnýn iptal edildiðini görüyoruz. Tehdit ediliyoruz. Tutuklanýyoruz. Darp ediliyoruz. Tüm siyasi iktidarda olduðu gibi mevcut siyasi iktidarda da yargýyý ele geçirme projesi var. Bu kapsamda savcýlýk ve yargýlama makamý büyük çoðunlukla ele geçirilmiþ. Burada ele geçirilemeyen ve geçirilemeyecek olan yargýnýn üç sac ayaðýndan biri olan avukatlýk makamýdýr. Bunun için ellerinden gelen bütün çabayý sarf ediyorlar. Savunma makamýný ele geçiremeyeceklerine göre yapacaklarý þey avukatlar üzerinde baský kurmaktýr. Bugün göz atýna alýnýp tutuklanan ve ayrýca yargýlanan avukat profiline baktýðýmýzda Türkiye de hem Türkiye siyasi tarihine hem de avukatlýk tarihine damga vuracak isimler bugün yargýlanýyor. Geçtiðimiz günlerde adliyede polis tarafýndan þiddete uðradýnýz. Bu þiddetin kaynaðý nedir? Türkiye nin hiçbir döneminde avukatlarýn adliyelerde kolluk tarafýndan darp edilmemiþtir. Musa Anter in bir sözü vardýr: Ben bu dönemin hem maðduruyum, hem tanýðýyým, hem de sanýðýyým diye. Ben de aynen öyleyim. Bu dönemin hem maðduruyum, hem tanýðýyým hem de sanýðý olmak üzereyken direkten döndüm. Tutuklanan ÇHD li arkadaþlarýmýzýn tahliye edilmesi talebini içeren dilekçeyi vermek üzere savcýlýk katýna çýktýðýmýzda polis barikatýyla karþýlaþtýk. Gözaltýna alýnanlardan biri de bendim. Daha sonra derneðimizin yöneticileri araya girince serbest býrakýldým. Gözaltýna alýnan 5 avukat arkadaþýmýz hakkýnda ise dava açýldý. Maðduruyum, çünkü kýsa süreli de olsa gözaltýna alýndým ve birçok arkadaþýmýz yargýlanýyor. Tanýðýyým, çünkü olayda bire bir taraf olan benim. Bunun temel nedeni baþta da belirttiðim üzere savunma makamýný ele geçirme çabasýdýr. Bu durum temel kaynaðý hükümettir. Bu operasyonlarýn düðmesine basan bizzat hükümettir. En büyük sýkýntýnýz nedir avukatlar olarak? Avukat camiasý açýsýndan þu anda en büyük sýkýntýmýz tutuklu meslektaþlarýmýzýn olmasýdýr. Diðer bir sýkýntý ise bizi ablukaya almaya ve sindirmeye çalýþan bir zihniyettir. Mevcut Baro yönetimi hem meslek onuruna hem de meslektaþlarýna yeterince sahip çýkmýyor. Eðer 21 Kasým 2011 de avukatlara yaðýlan operasyonda ideolojik bakýþ açýsýný bir kenara koyup meslektaþlarýna sahip çýkabilseydi, x ray cihazýnda zorla aramalara tabi tutulan meslektaþlarýnýn yanýnda olabilseydi, bugün sýra kendisine gelmeyecekti. Düþünebiliyor musunuz! KCK adý altýnda tutuklanýp yargýlanan meslektaþlarýmýzýn yargýlamalarýna Ýstanbul Barosu gözlemci sýfatýyla katýlýrken, ayný ideolojik bakýþ açýsýna sahip Ankara Baro Baþkaný müdafi sýfatýyla katýlýyor. Barolar birliði baþkanýmýz gelip müdafi sýfatýyla katýlýyor. Ýstanbul Barosunu bu tutumunu hazmedemeyiz. Kendileri yargýlanmaya baþladýðý zaman ayný ideolojik görüþe sahip olmasak bile biz gidip onlarý savunacaðýz. En iyi þekilde dernek olarak savunacaðýz. Yapýlmasý gereken de bu kanaatindeyim. *** ÝSTANBUL BAROSU BAÞKANI ÜMÝT KOCASAKAL Kutlanacak gün mü býraktýlar ortada! 30 dan fazla arkadaþýmýz cezaevindeyken, sabaha karþý gözaltýna alýnýyorken, duruþma salonundan avukatlar çýkartýlýyor, duruþmalardan men ediliyorken daha acýsý bizzat mahkemenin talimatý ve mahkemenin gözü önünde bizzat darp ediliyorken böyle bir ortamda kutlanacak bir gün yok. Gelinen bu aþamada 5 Nisan ý mücadele ve direniþ günü haftasý olmasý gerekiyor. Hukuk devleti ve adalet mücadelesindeki kararlýlýðýmýzý ortaya koyacaðýmýz bir gün olmalý. Her þeyin diz çökertildiði, yargýnýn dizayn edildiði bir ortamda bir tek avukatlar ve onun örgütlü gücü barolar ayakta kaldý. Dolayýsýyla kimse unutmasýn avukat, halkýn hak arama hürriyetinin ve savunma hakkýnýn vasýtasý ve güvencesidir. Bize yapýlan saldýrý özünde halkýn hak arama hürriyetine ve savunma hakkýna yapýlan saldýrýdýr. Bunu herkesin iyi anlamasý gerekiyor. Evet pek çok mesleki sorunlarýmýz var bunlarla da uðraþýyoruz ve uðraþacaðýz. Ama hiçbir mesleki sorunumuz bizim meslek onurumuzdan ve adalet talebimizden daha önemli deðildir. Ülkenin genel gidiþatý, görünümü neyse elbette bunun mesleðimize yansýmalarý da olacaktýr. Ýleri faþizm veya faþizm duramaz. Durduðu an yýkýlýr. Herkes faþizmden nasibini alacaktýr. Avukatlar da alýyor. Emperyalizm þimdi Türkiye de bir uygulama yapýyor. Türkiye yi ileri bir karakola çevirmeye çalýþýyor. Tabi bunun yaný sýra buna paralel olarak ülkedeki her deðeri iþgal etmeye çalýþýyor. Büyük hukuk bürolarýnýn Türkiye ye olan ilgisinin altýnda bu yatýyor. Biz baðýmsýzlýk talep ederken aslýnda emperyalizme karþý mücadele veriyoruz. Sadece buradaki iktidarla deðil onun arkasýndaki küresel güçlerle de mücadele ediyoruz. Ama bir büyük avantajýmýz var. Zulüm ile kimse abad olmamýþtýr. Hiçbir diktatörlük ve faþizm sür git git gitmemiþtir. Onur, namus ve emek daima kazanmýþtýr. Bütün adalet savaþçýsý avukatlarýn gününü kutluyorum. *** DAYANIÞMACI HUKUKÇULAR GRUBU'NDAN SABRÝ KUÞKONMAZ Bir tek avukat dýþarda kalmasýn Aslýnda avukatlar üzerine yapýlan son baskýlar ve gözdaðlarýndan sonra 5 Nisan'ýn da Avukatlar Günü olmasý hem önemli hem önemsiz. Önemli þuradan, AKP iktidarýnýn son hýzla faþizme yönelmesi karþýsýnda haklarý savunacak insanlar iyice azalýyor; AKP de bunun farkýnda olduðu için avukatlara operasyonlar yapýyor sürekli olarak, Avukatlar Günü'nü kutlayacak bir avukat býrakmama gibi bir istekleri var, bu anlamda da yarýn önemli bir gün. Tarihin her döneminde iktidarýn karþýsýnda haklýyý haksýza savunan birileri olmuþtur, bu insanlarýn þimdiki adý da avukattýr. Bu nedenle 5 Nisan halký savunmak, haklýyý savunmak anlamýnda önemli bir gündür. Ýktidarýn yapmýþ olduðu avukatlara yönelik operasyonlar rastlantý deðildir, üstelik de söylenen gerekçelerin temeli de yoktur. Ýktidar aslýnda kendisine nereden tehlike geleceðini, kendine nasýl zarar verilebileceðini gördüðü için, kendisi açýsýndan akýllýca hamleler yapmaktadýr ama hiçbir zaman 12 Eylül faþizmi bile avukatlarý geriletmemiþtir, 12 Eylül faþizminin uzantýsý olan AKP iktidarýnýn da geriletemeyeceðini düþünüyorum. Yani 5 Nisan hak savunucularý açýsýndan önemli bir gündür, fakat iktidar bunu yok etmeye ve önemsizleþtirmeye çalýþýyor. avukatlýðý ortadan kaldýrmaya çalýþýyor. Tabi avukatlýðý sadece siyasal iktidar tehdit etmiyor, küresel kapitalizm de, her alanda olduðu gibi bu alanda da tekelleþme ve piyasalaþma politikalarýyla avukatlýðý tehdit ediyor. Yani iktidarýn yaptýðý açýk saldýrýlardan daha önemlisi, kiþisel bir savunma mesleði olan avukatlýðýn kapitalizmin bir sektörü haline dönüþtürülmeye çalýþýlmasýdýr. Ülkemizde de bu neoliberal politikalarýn etkisini görüyoruz, uluslararasý hukuk tekelleri Türkiye'ye de girmeye baþladý. Bunlar, bir bireysel savunma alaný olan avukatlýðýn sosyal yönünü, halkýn hakkýný savunma yönünü ortadan kaldýrmaya yönelik ciddi bir piyasa baskýsý yaratmaktadýr, bu da en az iktidarýn baskýsý kadar önemlidir. Kaynak:BirGün 05 Nisan 2013

8 Özellikle 1980 sonrasý alýnan her kredinin karþýlýðýnda dönemin hükümetleri ödünler verdiðinden, bu krediler, tarýmý serbest piyasa ekonomisi içine itekleyen faktörler oldu. Söz konusu krediler, Türkiye yi geliþmiþ ülkelerin tarým, gýda ve ecza þirketlerinin açýk pazarý haline getirdi Tarýmda aslýnda ne oldu? Uzun süredir tamamen yasadýþý yöntemlerle önü kesilmek istenen çiftçi sendikalarý, bu yýlýn baþýnda nihayet Yargýtay kararýyla tanýndý. Neoliberal tarým politikalarýna karþý çiftçi muhalefetini (ve bütün toplumsal muhalefeti) tehlikeli bulan hükümetin bundan sonra da baþka adýmlar atmasý mümkün olsa da artýk çiftçi örgütlenmesinin önü açýk. Bu aþamada, tam da 17 Nisan Uluslararasý Çiftçi Mücadelesi Günü yaklaþýrken, yazarýmýz Çiftçi Sendikalarý Konfederasyonu Genel Baþkaný Abdullah Aysu tarafýndan hazýrlanan bir dosyayý sunmayý önemli buluyoruz. Kapsamlý bir tarým ve ekoloji raporu olan dosya, çeþitli çiftçi sendikalarýnýn görüþlerini de kapsayacak. Bir zamanlar iþler daha basit görünüyordu. II. Dünya Savaþý ndan 1980 lere deðin dünyada zýmni denilebilecek bir iþ bölümü vardý. Bu zýmni anlaþmaya göre azgeliþmiþ ülkeler yiyecek üretir, sanayiye hammadde saðlar, geliþmiþ ülkeler ile geliþmemiþ ülkelerin ürettiði tarýmsal ürünleri sanayi kesimi iþler, ticaret sektörü de iþlenmiþ ürünleri geliþmiþ ve azgeliþmiþ ülke insanlarýna ulaþtýrýr (satar) idi. Dünya ölçeðinde sömürü denilince de akla sanayi ürünleri fiyatýnýn hýzlý, tarým ürünlerinin fiyatlarýnýn yavaþ artýrýlmasý gelirdi. Kapitalist merkezlerdeki sermaye birikiminin sonucunda oluþan dev ulusal þirketler II. Dünya Savaþý ndan itibaren boyutlarýný daha da büyüterek dünya çapýnda faaliyet gösteren çokuluslu þirketlere dönüþtüler. Bu þirketlerin baskýsýyla 1970 in ortalarýnda ABD ve AB bu zýmni iþ bölümünden de vazgeçtiler. Tarýmda (bitkisel üretim ve hayvan yetiþtiriciliði), köylüçiftçiliði tasfiye edecek, þirketleri egemen kýlacak politikalara yöneldiler. Baþka bir deyiþle küresel büyük tarým, gýda ve ecza þirketleri sadece üretim girdilerini sattýktan sonra parasýný alýp aradan çekilmekle yetinmeyip üretimden pazarlamaya zincirin tüm halkalarýna da egemen olmak için ataða kalktý. Tarým ve piyasa Bunun için 1948 tarihli uluslararasý Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaþmasý nda (GATT) etkili bir manivela buldular. GATT müzakerelerinin Tokyo Turu olarak anýlacak 7. Turu þirket egemenliði açýsýndan bir dönüm noktasý oldu te baþlayan bu toplantý 6 yýl sürdü. Toplantýnýn birçok konu baþlýðý vardý, ama en önemli konu baþlýðý tarýmdý. Çünkü tarýmý serbest piyasa içine alma konusu tartýþmaya açýlmýþtý. Tarým konusu bu turda çok tartýþýldý. Altý yýl süren Tokyo Turu 1979 da tüm katýlýmcý ülkelerin kararýyla tarým serbest piyasa içine alýnmadan daðýldý. Türkiye de bu toplantýya katýlmýþ ve tarýmýn serbest piyasa içine alýnmamasý doðrultusunda görüþ belirtmiþti. Ama önemli olan þirketlerin taleplerini (talimatlarýný) devletlere deklare etmiþ olmasýydý. Bunlar peyderpey uygulamaya sokulacaktý. GATT ýn arasýnda yapýlan Uruguay Raundunda tarýmýn serbest piyasa içine alýnmasýný (yani ulus-devletleri kendi tarýmlarýný ve çiftçilerini korumak için müdahale haklarýndan tedricen vazgeçmeye zorlamayý) baþardýktan sonra 1995 yýlýnda GATT ýn yerine kurulan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ile de dünya ticaretinin anayasasýný oluþturdular. Ýhracatýn önündeki engelleri hazýrladýklarý anayasa ile kaldýrdýlar. Dünya Bankasý (DB) ve IMF aracýlýðýyla ihracata yönelik üretim tarzýný yoksul ve geliþmekte olan ülkelere dayattýlar. Güçlü, zengin ülkelerin damping politikalarýyla büyük tekellerin ürünleri bütün dünyayý engelsiz fethetti. Yeni bir dünya düzeni Ayrýca geliþmiþ ve azgeliþmiþ ülke hükümetleri üzerinde etkin olan büyük tarým, gýda ve ecza þirketleri tarým ve tarýmcýyý destekleme adý altýnda bütçeden ayrýlan paranýn akýþ yönünü deðiþtirttiler. Destekleme adý altýnda bütçeden ayrýlan paranýn yönü çiftçilerden çok, üretim girdisi üreten ile ham veya iþlenmiþ tarýmsal ürünlerini pazarlayan küresel þirketlere çevrildi. Küresel tarým, gýda ve ecza þirketlerinin bu yeni ataðýnda Bretton Woods kurumlarýnýn iþ tanýmlarý da yeniden tarif edildi. DB, genellikle 1980 lere kadar proje kredileri veren bir kalkýnma örgütü kimliði ile çalýþmýþken, sonrasýnda yapýsal uyarlama programlarý adý altýnda yapýsal uyum kredileri üreten bir konuma geçti. Þirketleri korumak... Dünyanýn yeniden düzenlendiði bu süreçte, DB uygulamaya koyduðu yapýsal uyum programlarý ve söz konusu programlara uyma koþullu verdiði kredilerle, Azgeliþmiþ Ülkeler (AGÜ) sýnýrlarýný, kamu olanaklarýný ve varlýklarýný küresel þirketlere açmaya koþullandýrýlmýþtý. Böylece ekolojiyi tarumar edecek, ekolojik toplumun yeþermesini saðlayacak umut kýrýntýlarýný ortadan kaldýracak politikalar düzenlenen hükümet politikalarýyla amacý sadece kâr olan þirketlere doða açýldý. Devletlerin toplumun çýkarýný koruma görevi þirketlerin çýkarýný korumayla yer deðiþtirdi. Toplum saðlýðýný, ekolojik döngüsünü buna baðlý olarak ekolojik toplum umudunu yitirecek hamleleri ardý ardýna gerçekleþtirecek ekonomik, politik kararlarý engelsiz uygulayacak yasalar, kararnameler, yönetmelikler ardý ardýna çýkarýldý ve uygulamaya konuldu. Türkiye ye nizam veriliyor Türkiye yi 12 Eylül cuntasýna götüren sürecin temel taþlarý da arasýnda süren GATT Tokyo Turu sýrasýnda döþendi. Küresel þirketlerin tarýmýn serbest piyasaya açýlmasý talimatýný ilk uygulamaya koyan ülkelerden biri bunu Tokyo turunda reddetmiþ olan Türkiye oldu. Demirel, 1980 yýlý baþýnda, 24 Ocak Kararlarý diye bilinen kararlarý çýkardý. Fakat toplumsal muhalefet güçleri çok güçlüydü, alýnan kararlarý uygulamak mümkün deðildi. Ayný yýl, 12 Eylül de askeri darbe yapýldý. 12 Eylül cuntasýnýn oluþturduðu iklim ve atmosferi arkasýna alan Turgut Özal, neoliberal politikalarý uygulayabilmek için IMF ve DB ile iþe baþladý. Böylece Tokyo turunda reddedilen tarýmýn serbest piyasa içine alýnmasý 24 Ocak Kararlarý ile fiilen uygulamaya konulmuþ oldu. Bu kararlarýn uygulamaya konulmasýyla, sadece çiftçiler deðil iþçiler, memurlar ve gençler için hayatý cehenneme çevirecek yeni bir süreç baþladý. 24 Ocak Kararlarý ile Türkiye ekonomisinin dümeni IMF ve Dünya Bankasý na (DB), tarým sektörümüz de, serbest piyasa çarkýna teslim edildi. Böylece çiftçiliðin ortadan kaldýrýlacaðý, kýrlarýn ýssýzlaþtýrýlacaðý, tarým ve gýdaya þirketlerin egemen kýlýnacaðý bir ekonomikpolitik süreç iþletilmeye baþlandý. Bu amaçla 1980 yýlýndan 2013 yýlýnda yaþadýðýmýz þu ana dek hükümet veya hükümet ortaðý olan partilerin tümü küresel þirketlerin IMF, Dünya Bankasý vb. vasýtasýyla dayattýðý reçeteleri harfiyen uyguladý, diyebiliriz. Adým adým çözülme 24 Ocak Kararlarý nýn uygulamaya konmasýyla Türkiye ekonomisinin ve tarýmýnýn da Dünya Bankasý nýn nezaretinde yeniden yapýlandýrýlmasý baþladý. Bu yeniden yapýlandýrma, Türkiye tarýmýný tahrip etti. Çiftçiliði ortadan kaldýracak, yerine þirket tarýmcýlýðýný ikame edecek noktaya adým adým taþýdý. Süreç, 1980 yýlýnda yapýsal uyarlama kredisi adýyla DB tarafýndan verilen 5 genel uyarlama kredisiyle baþladý. Ýlk adýmda 1984 te tohum dýþ alýmý serbest býrakýldý. Alanýn böylece hazýrlanmasýyla, tarým sektörünü kapsamlý bir biçimde küresel piyasaya açan ilk adým olarak Tarým Sektörü Yapýsal Uyarlama Kredisi (Tarým SECAL) için koþullar hazýrlandý. Tarým SECAL, tarým sektörünün ürün planlamasýndan kredi sistemine, girdi saðlama sisteminden sektöre dönük kamu örgütlenmesine kadar sektörün yönetimini yeniden yapýlandýrdý.1 DB nin Türkiye ekonomisini topyekün yeniden yapýlandýrmak (yani özelleþtirmeler dönemini baþlatmak) üzere kredi politikalarýný sektörel düzeyde derinleþtirme stratejisinin baþlangýcý olan Tarým SECAL i diðer sektörleri dönüþtürmeye hizmet eden benzer kredi anlaþmalarý izledi.2 Bu dönem anlaþmalarý Türkiye Zirai Donatým Kurumu (TZDK) ile Tarýmsal Ýþletmeler Genel Müdürlüklerini (TÝGEM) içine aldý, her iki kurum kapsamlý denetim ve yapýlanmaya tabi tutuldu, TZDK nin kapatma yolu ile tasfiyesine gidildi, þimdilerde TÝGEM ler de parça parça özel sektöre kiralama adý altýnda kamudan özele devredilmektedir. Dünya Bankasý devrede Tarýmdaki araþtýrma faaliyetleri, DB nin 1984 teki Tarýmsal Yayým ve Uygulamalý Araþtýrma Kredisi ve 1992 yýlýndaki Tarýmsal Araþtýrma Projesi Kredisi ile halledildi.3 Bu kredilerle tarým ve ormancýlýk alanlarýnda araþtýrmalarýn kapsamýný geniþletmek ve güçlendirmek adý altýnda, Tarým Bakanlýðý nýn bütçe ve planlama sistemine müdahale edildi. Bu müdahaleyle araþtýrma alanýndaki kamu güvencesi ortadan kaldýrýlýp araþtýrma kuruluþlarý iþlevsizleþtirildi. DB kredilerinin bir baþka þartý da tarýmsal kredi faizlerinin serbest býrakýlmasýydý. Bu yolla devletin tarýmda sübvansiyon (destekleme) imkanlarý önemli ölçüde budandý ve 1989 daki iki kredi anlaþmasýyla Ziraat Bankasý nýn Tarým Kredi Kooperatiflerindeki (TKK) rolü azaltýldý ve sonunda banka önemli ölçüde tarým sisteminin dýþýna çýkarýldý.4 T.C. devletinin Türkiye tarýmýndaki egemenlik ve etkisini sistemli bir þekilde kýrmayý amaçlayan Tarým SECAL anlaþmasýnýn en yaygýn teþkilatlara sahip iki kamu kurumu olan Devlet Su Ýþleri (DSÝ) ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüðü nün (KHGM) boþ geçmesi elbette düþünülemezdi. Sulama ve Drenaj alanlarýyla ilgili kredilerle bunlarýn defterinin dürülmesine de baþlandý.5 Bu kredilerle kamu tarafýndan yapýlan ve yürütülen sulama yönetimle Sulama Birliklerine devredilmeye baþlandý. Tarýmsal sulama, ticari esaslara göre yürütülen ve yönlendirilen bir dönüþüme uðratýldý. Özellikle 1997 tarihli Sulama Yönetimi ve Yatýrýmlarýnda Katýlýmcý Özelleþtirme Projesi, Dünya Bankasý nýn bütün dünyada uygulatmaya çalýþtýðý suyun özelleþtirilmesinin altyapýsýný hazýrladý yýllarý arasýnda yapýlan, 5 tarýmsal kredi ile baþlayan 1985 yýlýnda Tarým SECAL kredi anlaþmalarýyla devam eden yeni süreç, 2000 yýlýnda imzalanan tarým sektörü ile birlikte mali sektör, sayýsal güvenlik sektörü, telekomünikasyon ve enerji sektörlerini de kapsayan Ekonomik Reform Kredi Anlaþmasý ile yeni bir aþamaya geçti.6 Bu anlaþmanýn uygulama ilkelerini belirleyen Tarýmsal Reform Uygulamalarý Kredisi, 2001 yýlýnda imzalandý milyon dolarlýk hacme sahipti. Ne yazýk ki, anlaþmanýn Türkiye ayaðýndaki yetkilisi Tarým Bakanlýðý deðil, IMF ve Dünya Bankasý nýn yönlendirmesi altýnda olan Hazine Müsteþarlýðý ydý. Kredi yoluyla teslim alma Kýsacasý, 1980 lerde 10 kredi, 1990 larda 7 kredi olmak üzere 1980 ve 1990 da toplam 17 kredi anlaþmasý daha imzalanmýþ oldu. Özellikle 1980 sonrasý yapýlan her kredinin karþýlýðýnda dönemin hükümetleri tarafýndan bazý ödünler verildiðinden, bu krediler, tarým (bitkisel üretim ve hayvan yetiþtiriciliði) sektörümüzü serbest piyasa ekonomisi içine itekleyen krediler oldu. Söz konusu krediler, Türkiye yi geliþmiþ ülkelerin tarým, gýda ve ecza þirketlerinin açýk pazarý kýldý. Topraðý suyu düþünen, ekolojik zincirin halkalarýna aldýran kýsacasý kamu çýkarýný gözetecek bir hükümet gelmedi. Gelen her hükümet doðayý paraya dönüþtürmek, doðanýn bekçileri olan küçük köylü üretimini ortadan kaldýracak politikalarý uyguladý. Zamana yayarak uygulandý Bu kredilerin ayrýntýlý bir analizi, ayrý bir çalýþma gerektirir. Bu yazýnýn kapsamý içinde bunlarýn Türkiye tarýmýnda küçük üreticinin yararlandýðý son mevzileri de daðýtan bir topçu ateþi iþlevi gördüðünü hatýrlatmakla yetinelim. Çünkü bu krediler þu þartlara baðlý olarak verilmiþti: Desteklemelere tümüyle son verilmesi, Doðrudan Gelir Desteði ne geçilmesi, Devletin, tarýmsal üretim ve tarýmsal sanayi alanýnda hiçbir etkinlik göstermemesi, TZDK, ÇAY-KUR, TEKEL, Türkiye Þeker Fabrikalarý A.Þ den (TÞFAÞ) geriye kalanlarýn özelleþtirilmesi ya da tasfiye edilmesi, Tarým Satýþ Kooperatifleri Birliði nin (TSKB) Dünya Bankasý nýn uygun bulacaðý bir biçimde yeniden düzenlenmesi. Böylece bir yandan ülkenin ürün deseni deðiþirken bir yandan devletin (ve Tarým Bakanlýðý nýn) ülke tarýmýndaki kör topal da olsa uygulanan öncülük, koruyuculuk, düzenleyicilik rolü ortadan kalktý. Türkiye tarýmý ülke ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýna deðil küresel þirketlerinin kârlýlýðýna öncelik veren bir mecraya sokuldu. Kredi desteði almamýz için yapmamýz istenilen düzenlemeler, bir nevi organlarýmýzýn parça parça feda edilmesiydi. Bir kredi karþýlýðýnda bir kolumuz, diðer kredi karþýlýðýnda diðer kolumuz, baþka bir krediyle ise bir gözümüz, bir baþkasýyla kulaðýmýz istendi; hükümetlerimiz de istenenleri ver(ebil)di. En nihayetinde ürün ürettiðimiz toprak, içtiðimiz su, soluduðumuz hava, beslendiðimiz gýda zehirlendi. Bütün bu olup bitenler elbette uyuduðumuz bir gecenin uyandýðýmýz sabahýnda karþýmýza çýkmadý. Adým adým, gün be gün yol aldý. ************************************* Dipnotlar (1) Bkz. Resmi Gazete, 13 Temmuz 1985, sayý (2) Örneðin bkz. Resmi Gazete, 13 Haziran 1986, sayý 19133, (Mali Sektör Ýntibak Kredisi); 1 Temmuz 1987, sayý (Enerji Sektörü Uyum Ýkrazý). (3) Bkz. Resmi Gazete, 5 Aðustos 1984, sayý ve 9 Eylül 1992, sayý (4) Bkz. Resmi Gazete, 20 Ekim 1983, sayý ve 2 Aðustos 1989,sayý (5) Bkz. Resmi Gazete, 25 Mayýs 1986, sayý 19117, Sulama ve Tarla içi Geliþtirme Projesi; 27 Þubat 1998, sayý Sulama Yönetimi ve Yatýrýmlarýnda Katýlýmcý Özelleþtirme Projesi. (6) Bkz. Resmi Gazete, 14 Haziran 2000, sayý (7) Bkz. Resmi Gazete, 13 Temmuz 2001, sayý (Kaynak:Özgür Gündem)

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ KOCAELI BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ ULUSLARARASI KATILIMLI SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ 8-11 MAYIS 2011 SABANCI KÜLTÜR MERKEZÝ - KOCAELÝ SÝGARA ve SAÐLIK ULUSAL KOMÝTESÝ ÖNSÖZ Deðerli Tütün Kontrol Gönüllüleri,

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER TÜHÝS Ýþ Hukuku ve Ýktisat Dergisi Cilt : 23, Sayý : 2-3 Kasým 2010 - Þubat 2011 SENDÝKAMIZDAN HABERLER ÝL ÖZEL ÝDARELERÝNDE TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ UYGULAMALARI SEMÝNERÝ YAPILDI Üyemiz Ýl Özel Ýdareleri Genel

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Fayans ve Seramik Yapýþtýrýcýlarý K1Fuga Beyaz (1-6 mm) K1 Flex Fuga Beyaz (1-8 mm) (1-6 mm) (1-8 mm) K1 Fuga Beyaz - 1 Bölge Fiyatlarý Ürün sý 9,00 TL/torba 9,36 TL/torba K1 Fuga Beyaz - 2 Bölge Fiyatlarý

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ 210 ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ Örnek Restorasyonlar Sergisi Vakýf eseri için restorasyon, adeta ikinci bahar demektir. Zor, çetin ve ince bir iþtir. Bu nedenle, tarihi ve kültürel deðerlerimizin baþarýlý

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU YAYINLARI NO: 6 İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG) VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KOMÝSYON RAPORU

KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU YAYINLARI NO: 6 İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG) VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KOMÝSYON RAPORU KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU YAYINLARI NO: 6 İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBİNG) VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KOMÝSYON RAPORU NİSAN 2011 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ KADIN ERKEK FIRSAT EÞÝTLÝÐÝ KOMÝSYONU

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

3. KENT VE SAÐLIK SEMPOZYUMU EÞÝTSÝZLÝKLER KAÇINILMAZ MIDIR?

3. KENT VE SAÐLIK SEMPOZYUMU EÞÝTSÝZLÝKLER KAÇINILMAZ MIDIR? 3. KENT VE SAÐLIK SEMPOZYUMU EÞÝTSÝZLÝKLER KAÇINILMAZ MIDIR? DAVET MEKTUBU Deðerli Katýlýmcýlar, Kentlerimizi daha saðlýklý bir geleceðe taþýmanýn yollarýný aradýðýmýz Kent ve Saðlýk Sempozyumlarýnýn ilkinde

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile

ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile ACADEMY FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN bilgi kaynaðýnýz iþbirliði ile WORLD FRANCHISE COUNCIL ÜYESÝDÝR EUROPEAN FRANCHISE FEDERATION ÜYESÝDÝR ACADEMY Giriþ Giriþ Franchise, perakendecilikte çaðýmýzýn

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

Fayans ve Seramik ý K1 K1 Plus K1 Flex Fayans ve Seramik ý Ürün sý 6,34 TL/torba 6,60 TL/torba K1-1 Bölge Fiyatlarý Çimento esaslý fayans ve seramik K1-2 Bölge Fiyatlarý Ürün sý 6,73 TL/torba 7,00 TL/torba

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr.

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. V KAMU MALÝYESÝ 73 74 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 2000 yýlýnda uygulamaya konulan

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

ASIL ÝÞVEREN - ALT ÝÞVEREN ÝLÝÞKÝSÝ TANIM VE KAVRAMLAR Erdoðan ÇUBUKÇU*

ASIL ÝÞVEREN - ALT ÝÞVEREN ÝLÝÞKÝSÝ TANIM VE KAVRAMLAR Erdoðan ÇUBUKÇU* TÜHÝS Ýþ Hukuku ve Ýktisat Dergisi Cilt: 21 Sayý: 2-3 ASIL ÝÞVEREN - ALT ÝÞVEREN ÝLÝÞKÝSÝ TANIM VE KAVRAMLAR Erdoðan ÇUBUKÇU* GÝRÝÞ 4857 sayýlý Ýþ Kanunu ile deðiþtirilen bir önceki 1475 sayýlý Ýþ Kanunu'nun

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ OFSAYT 2 Þinasi ile HAYATIN ÖTE YANI HAFTANIN SORUSU Devane den MURTAZA Yav Þinasi Aðabey, bu CHP de Saim Topgül

Detaylı

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 GENELGE 2007/ 82 2007/46 sayýlý Fatura Bedellerinin Ödenmesi konulu Genelge gereði Kurum web sayfasýnda

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN Kanun Numarasý : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Resmi Gazete : Tarih: 6/4/1990 Sayý: 20484 Dýþ Ýliþkiler MADDE 1- Türkiye Büyük

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

..T.C. DANýÞTAY SEKiziNCi DAiRE Esas No : 2005/1614 Karar No : 2006/1140

..T.C. DANýÞTAY SEKiziNCi DAiRE Esas No : 2005/1614 Karar No : 2006/1140 ..T.C. Davacý Davalý : Trabzon Baro Baþkanlýðý Trabzon Barosu Adliye Sarayý : 1- Maliye Bakanlýðý 2- Baþbakanlýk -TRABZON Davanýn Özeti: Karaparanýn Aklanmasýnýn Önlenmesine Dair 4208 sayýlý Kanunun Uygulanmasýna

Detaylı

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ*

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ* Dr. Sevgi CANBAZ Yrd. Doç., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD. Dr. Tevfik SÜNTER Yrd. Doç., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak. Halk Saðlýðý AD. Dr. Yýldýz PEKÞEN Prof., Ondokuz Mayýs Üniv. Týp Fak.

Detaylı

4857 SAYILI ÝÞ KANUNU'NA GÖRE ÖDÜNÇ ÝÞ ÝLÝÞKÝSÝ

4857 SAYILI ÝÞ KANUNU'NA GÖRE ÖDÜNÇ ÝÞ ÝLÝÞKÝSÝ TÜHÝS Ýþ Hukuku ve Ýktisat Dergisi Cilt: 21 Sayý: 2-3 4857 SAYILI ÝÞ KANUNU'NA GÖRE ÖDÜNÇ ÝÞ ÝLÝÞKÝSÝ Þerafettin GÜLER * GÝRÝÞ Çalýþma hayatýna egemen olan parametreler deðiþtikçe iþçi iþveren iliþkileri

Detaylı

BETONSA GÜVENCESÝYLE KENDÝLÝÐÝNDEN YERLEÞEN HAZIR BETON! VÝSKOBETON VÝSKOTEMEL VÝSKOKAT VÝSKOPERDE VÝSKOBETON Viskobeton, BETONSA nýn geleneksel betona göre birçok üstünlüðe sahip olan kendiliðinden yerleþen

Detaylı

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken

Detaylı

PLASTÝK ENJEKSÝYON VE ÝNÞAAT MALZEMELERÝ SAN. TÝC. Hakkýmýzda KAMÝ GRUP 2007 yýlýnda Ýstanbul Topçularda, Sn. Baþak Kami tarafýndan kurulmuþtur. 2007 yýlýndan bu yana geliþimciliði ilke edinen firmamýz,

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

mmo bülteni mart 2005/sayý 82 05.02.2005

mmo bülteni mart 2005/sayý 82 05.02.2005 basýnda odamýz basýnda odamýz basýnda odamýz Ocak/ Dizayn Ýnfo Dergisinin 9. sayýsýnda "Makina Mühendisleri Odasý'na TÜRKAK'tan Akreditasyon Sertifikasý" baþlýklý haber yayýnlandý. 05.02.2005 Oda Baþkaný

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007 Taraflar arasýndaki "iþsizlik sigortasý prim iadesi" davasýndan dolayý yapýlan yargýlama sonucunda;

Detaylı

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý.. Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR BÝRÝNCÝ DUYURU DÜZENLEME KURULU Deðerli Meslektaþlarýmýz, Yeminli Mali Müþavirler Odalarý olarak 8 odanýn ortaklaþa ilk defa düzenlediði "I. Yeminli Mali Müþavirlik Denetim ve Tasdik Sempozyumu" 13-17

Detaylı

ÝÞÇÝNÝN KÝÞÝLÝÐÝNÝN KORUNMASINA YÖNELÝK DÜZENLEMELER ve BORÇLAR KANUNU TASARISININ KONUYLA ÝLGÝLÝ MADDELERÝNÝN DEÐERLENDÝRMESÝ

ÝÞÇÝNÝN KÝÞÝLÝÐÝNÝN KORUNMASINA YÖNELÝK DÜZENLEMELER ve BORÇLAR KANUNU TASARISININ KONUYLA ÝLGÝLÝ MADDELERÝNÝN DEÐERLENDÝRMESÝ ÝÞÇÝNÝN KÝÞÝLÝÐÝNÝN KORUNMASINA YÖNELÝK DÜZENLEMELER ve BORÇLAR KANUNU TASARISININ KONUYLA ÝLGÝLÝ MADDELERÝNÝN DEÐERLENDÝRMESÝ Dr. Ýbrahim AYDINLI * I- Genel Anlamda Ýnsan Haklarý ve/veya Kiþilik Haklarý;

Detaylı

ÇIRAKLIK ALANINDA YAPILAN SON YASAL DEÐÝÞÝKLÝKLERÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ

ÇIRAKLIK ALANINDA YAPILAN SON YASAL DEÐÝÞÝKLÝKLERÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ makale - 2 1968 yýlýnda Ankara'da doðmuþtur. Ýlk, orta ve lise öðrenimini Ankara'da tamamlamýþtýr. Haziran 1990 yýlýnda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuþtur. Çýraklýk Sözleþmesi adlý

Detaylı

ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI

ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI ÝÞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI 2010 YILI GENEL SONUÇLARI Ankete Cevap Veren MESS Üyesi Ýþyeri Sayýsý 154 Toplam Çalýþan Sayýsý Erkek Çalýþan Sayýsý Kadýn Çalýþan Sayýsý Mavi Yakalý Çalýþan Sayýsý Beyaz

Detaylı

ÝÞ KAZALARINDAN DOÐAN SORUMLULUKLAR

ÝÞ KAZALARINDAN DOÐAN SORUMLULUKLAR ÝÞ KAZALARINDAN DOÐAN SORUMLULUKLAR Gürbüz YILMAZ * Ýþ kazalarý ve meslek hastalýklarýnýn oluþmasýnda üretim teknolojisi, üretim araçlarý, iþyerlerindeki fiziksel ve kimyasal etmenler ile üretimde kullanýlan

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi 1- AMAÇ-KAPSAM 3- KONGRE, BULUÞMA ve KURSLARIN ZAMANLAMASI Türk Omurga Derneði, omurga týbbý konusunda bilgi ve teknolojinin Omurga Kongresi iki yýlda bir, bahar aylarýnda ve uluslararasý olarak mümkün

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı