FİNANSAL BİLGİ MANİPÜLASYONU:
|
|
|
- Yonca Dinçer
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 FİNANSAL BİLGİ MANİPÜLASYONU: İMKB ŞİRKETLERİ ÜZERİNE AMPİRİK BİR ÇALIŞMA Cemal Küçüksözen Güray Küçükkocaoğlu ÖZET Finansal piyasaların emel aşı olan finansal bilginin, ekonomik performansı çeşili yollarla arırabileceği kabul edilmekedir. Bununla birlike kar yöneimi, karın isikrarlı hale geirilmesi, aldaıcı finansal raporlama, yaraıcı muhasebe uygulamaları, agresif muhasebe, muhasebe haa ve usulsüzlükleri ve muhasebe manipülasyonu olarak değişik ifadelerle adlandırılan finansal bilgi manipülasyonu, ekonomide kaynak ahsisinde ekinliği azalmakadır. Muhasebe lieraüründe geçmişe yapılan çalışmalar finansal bilgi manipülasyonunu; bazı kişisel ya da kurumsal amaçlarla finansal raporlama sürecine müdahale edilerek, kamuya açıklanacak finansal bilgilerin değişirilmesi olarak anımlamakadır. Bu çalışmanın amacı; finansal bilgi manipülasyonunu nedenleri, yönemleri, amaçları, eknikleri ve sonuçları kapsamında açıklamak, ayrıca Türkiye deki şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını oraya koyacak bir model gelişirmekir. Bu kapsamda, hisse seneleri İMKB de işlem gören şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını ahmin emek amacıyla Beneish (1999) modeli revize edilerek kullanılmışır. Bu çerçevede oluşurulan Modeldeki 9 açıklayıcı değişkenden 6 anesinin, İMKB şirkelerince yapılabilecek finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının oraya çıkarılması veya ahmin edilmesi açısından anlamlı ve yararlı olduğu görülmüşür. Ayrıca, Türkiye de oraya çıkarılan örnek olaylardan harekele, finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesine yönelik öneriler gelişirilmişir. Anahar Kelimeler: Finansal bilgi; finansal ablolar; manipülasyon; kar yöneimi; İMKB. ABSTRACT I is admied ha financial informaion, as he bedrock of financial markes, can improve economic performance hrough several ways. However, manipulaion of financial informaion, which is called by several erms such as earnings managemen, income smoohing, fraudulen financial reporing, creaive accouning pracices, aggressive accouning, accouning irregulariies or accoun manipulaion, reduces he efficiency in he allocaion of resources for an economy. The former sudies of he accouning lieraure define manipulaion of financial informaion as an Sermaye Piyasası Kurulu, Piyasa Gözeim ve Düzenleme Dairesi Başkanı, Eskişehir Yolu, Ankara, Tel [email protected] Başken Üniversiesi, İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi, İşleme Bölümü, Bağlıca Kampüsü, Ankara, Tel / [email protected] 1
2 inervenion in he financial reporing process wih he inen of obaining some personal and/or corporae gains by changing he financial informaion ha is o be disclosed publicly. The objecive of his paper is o explain he causes, mehods, incenives, echniques and consequences of manipulaion in financial reporing, and also o develop a model for deecing manipulaive pracices in financial reporing a Turkish companies. A revised version of he model ha was developed by Beneish (1999) is used in order o esimae he manipulaive pracices in financial reporing a companies lised on he Isanbul Sock Exchange (ISE). We found ha six ou of nine explanaory variables in our model are significan and useful in deecing or esimaing he exisence of manipulaive pracices in financial reporing a ISE companies. Furhermore, afer analyzing some cases a Turkish companies we sugges a se of measures o be aken for prevening such manipulaive pracices. Key Words: Financial informaion; financial saemens; manipulaion; earnings managemen; ISE. 1. Giriş Finansal ablo ve raporların üreildiği muhasebe sisemi, pek çok farklı duruma uygulanabilirliği sağlamak için alernaifli düzenlemeler içermekedir. Bu esneklik ile finansal piyasalardaki gelişmelere uygun muhasebe sandarlarının hazırlanma sürecindeki boşluk veya gecikmeden dolayı ya da yasal düzenlemelere aykırı uygulamalar dahil pek çok yönem kullanılarak, şirke yekilileri arafından, finansal ablo ve raporlarda yer alan bilgilerin manipüle edildiği görülmekedir. Kar yöneimi, karın isikrarlı hale geirilmesi, muhasebe hileleri, yaraıcı muhasebe uygulamaları ve agresif muhasebe vb. yönemlerle gerçekleşen ve Şirkelerin finansal ablo ve raporlarında yer alan verilerin yöneicilerin isekleri ile uyumlu olması amacıyla finansal ablo ve raporların düzenlenme sürecine (muhasebe sandarları çerçevesinde ya da bunun dışında) müdahalede bulunulması olarak anımlanabilen finansal bilgi manipülasyonu ile şirkelerin finansal durumu ve faaliye sonuçları hakkında ilgililere gerçeğe aykırı bilgi sunulabilmekedir. Şirkeler arafından piyasaya sunulan bilgilerin, finansal bilgi manipülasyonu nedeniyle, şirkelerin gerçek finansal durumlarını ve faaliye sonuçları yansımaması, bir arafan bu şirkelerin menkul kıymelerine yaırım yapan yaırımcıların zarara uğramalarına ve siseme olan güvenlerinin sarsılmasına, diğer arafan yanlış bilgi üzerine alınan menkul kıyme alım-saım kararları nedeniyle kaynakların (fonların) yanlış ve verimsiz alanlara ahsis edilmesine, dolayısıyla ekonomiye ek bir maliye yüklenmesine neden olmakadır. Buna ilişkin önemli bir gelişme 2001 yılında Amerika Birleşik Devleleri (ABD) nde yaşanmışır. ABD sermaye piyasaları ve genelde ABD ekonomisi, piyasa mekanizmasının en iyi çalışığı ekonomi olarak kabul edilmeke, dolayısıyla da sermaye piyasası dünyanın en ekin sermaye piyasası olarak bilinmekedir. ABD sermaye piyasaları ile ilgili olarak yapılan araşırmalar da bu genel kanıyı doğrular sonuçlar oraya koymakadır. ABD sermaye piyasalarının ekinliğinin emelinde, bilgisel anlamda ekinlik olarak da bilinen ve sermaye piyasalarında hisse senelerine ilişkin olarak gerçekleşen fiyaların, o sene ve onu ihraç eden şirkee ilişkin büün bilgileri yansıığı kabulüne dayanan varsayım yamakadır. Bu 2
3 varsayım esas iibariyle, şirkeler arafından sermaye piyasalarına sunulan bilgilerin (bir arafan çok güçlü olarak uygulandığı kabul edilen muhasebe sandarları ve bağımsız deneim mekanizması ile diğer arafan şirkelerin yanlış bilgi sunulmasına imkan vermeyen kurumsal yapıları sayesinde), şirkelerin gerçek finansal durumlarını ve faaliye sonuçlarını yansıığı kabulüne dayanmakadır. Ancak, 2001 yılı sonlarında oraya çıkan Enron, Worldcom vb. skandallarla, aslında ABD ekonomisinin en büyük şirkelerinden bazıları arafından kamuya açıklanan bilgilerin yanlış ve yanılıcı olabildiği, çeşili finansal bilgi manipülasyonu yönemleri ile şirkelerin finansal durum ve faaliye sonuçlarının olduğundan daha iyi olarak kamuya sunulabildiği oraya çıkmışır. Bu gelişme, ABD ekonomisine, bu ekonominin gizli eli piyasa mekanizmasına ve bunun kurum ve kuruluşlarına olan güveni sarsmışır. Haa 11 Eylül 2001 günü ABD-New York a gerçekleşen ve sadece ABD yi değil büün dünyayı sarsan eröris saldırı ile kıyaslanarak, bu olaylardan hangisinin ABD oplumunu, oplumun kendisi hakkındaki algısı açısından, daha olumsuz ekilediği arışılmışır. Bu konuda, Krugman (2002) ; Şok edici bir olaydı. Amerika nın gerek dünya, gerekse kendisiyle ilgili algılamaları bir anda değişiverdi. Hayır hayır, ben 11 Eylül den bahsemiyorum. Benim sözünü eiğim Enron skandalı. Son ayların klişe sloganı 11 Eylül ün her şeyi değişirdiği idi. Ama ben buna hiç inanmadım. Tek bir olayın her şeyi değişirebilmesi için, öncelikle sizin kendinize bakışınızı değişirmeniz gerek. Oysa 11 Eylül bize Vahabilik hakkında çok şey öğreiği halde, Amerikanizm hakkında yeni bir şey öğremedi. Enron ise, hiç arışma göürmeyecek şekilde bizimle, Amerikalılarla ilgili bir vakaydı. Enron skandalı, kendimiz hakkında muhemelen bildiğimiz, ama görmezliken geldiğimiz şeyleri açığa çıkardı. Benim ahminim o ki, yıllar sonra Amerikan oplumunun dönüm nokası olarak anılacak olay 11 Eylül değil, Enron olacakır. demekedir. Bununla birlike, finansal bilgi manipülasyonunun sermaye piyasalarına olan en büyük maliyei, sermaye piyasalarının ekonomide kaynakların verimli alanlara ahsisi ile ilgili fonksiyonunu bozmasıdır. Diğer bir ifade ile finansal bilgi manipülasyonu nedeniyle, şirkelerin gerçek finansal durumlarının ve faaliye sonuçlarının finansal bilgi kullanıcılarına yansıılmaması; bir arafan, bu şirkelerin menkul kıymelerine yaırım yapan yaırımcıların zarara uğramalarına ve siseme olan güvenlerinin sarsılmasına, diğer arafan, yanlış bilgi üzerine alınan gerek şirkelerdeki yaırım kararları ve gerekse yaırımcıların menkul kıyme alım-saım kararları nedeniyle de kaynakların (fonların) yanlış ve verimsiz alanlara ahsis edilmesine, dolayısıyla ekonomiye ek bir maliye yüklenmesine neden olmakadır. Finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının oraya çıkarılması esas iibariyle, sorumlu oorielerin deneim ve incelemeleri ile mümkün olabilmekedir. Bunun yanında, çalışmamızda ayrınılı olarak değerlendirilen modeller çerçevesinde, akademisyenler arafından, kamuya açıklanan finansal bilgilerden harekele finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları, ampirik çalışmalarla ahmin edilmeye çalışılmakadır. Bu çalışmalar, ahakkuk esası ile oluşan finansal ablo kalemlerinde yıllar iibarıyla oraya çıkan değişimi esas alarak, bu değişimdeki dalgalanmanın finansal bilgi manipülasyonunun 3
4 amaçları olarak belirlenen bazı durumlarla açıklanıp açıklanamayacağını belirlemeye, bu kapsamda finansal bilgi manipülasyonu uygulamasının varlığını ahmin emeye yönelikir. Finansal bilgi manipülasyonunun ahmini ile ilgili olarak, ahakkuk esası çerçevesinde oluşan finansal ablo kalemlerinde yıllar iibariyle oraya çıkan değişim yanında, finansal bilgi manipülasyonun gösergesi olabileceği kabul edilen ve finansal ablolardan üreilen bazı rasyoları da bağımsız değişken olarak analize dahil eden modeller de lieraürde yer almışır. Çalışmamızda bu modellerden yararlanılarak, Türkiye de finansal bilgileri kamuya açıklanan şirkelerin, finansal bilgi manipülasyonuna başvurup başvurmadıklarını oraya çıkarmak üzere ampirik bir çalışma yapılmışır. Bu kapsamda İMKB de hisse seneleri işlem gören şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadıklarını ahmin emek amacıyla, Çalışmamızda ayrınılı olarak açıklanan modeller arasından, Beneish (1999) modeli kullanılmışır. Finansal bilgi manipülasyonunun, yönemleri; nedenleri; amaçları; eknikleri; sonuçları ve oraya çıkarılmasına yönelik modeller iibariyle incelendiği bu çalışma aşağıda belirilen kapsamda gerçekleşirilmişir. Çalışmanın birinci bölümünde finansal bilgi manipülasyonu, yönemleri, nedenleri, amaçları ve eknikleri iibariyle incelenmiş; ikinci bölümde finansal bilgi manipülasyonunun sonuçları üzerinde durulmuş; üçüncü bölümünde finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılmasına yönelik modeller incelenmiş ve Türkiye de finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının oraya çıkarılmasına ilişkin olarak İMKB şirkelerinin esas alındığı bir ampirik çalışmaya yer verilmiş; dördüncü ve son bölümünde ise ulaşılan sonuçlar ile finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesine ilişkin öneriler açıklanmışır. 2. Finansal Bilgi Manipülasyonu, Yönemleri, Nedenleri, Amaçları ve Teknikleri Finansal bilgi; bir şirkein muhasebe ve finansal raporlama sisemi arafından üreilen, şirkein finansal durum, faaliye ve faaliye sonuçları ile ilgili, para ile ifade edilen ve bağımsız deneimden geçirilerek ilgililere finansal ablo ve raporlar ile özel durum açıklaması şeklinde sunulan bilgi olarak anımlanabilir. Finansal bilgi, hakkında bilgi sağladığı şirke ile ilgili olarak, bir arafan bu şirkele ilgilenenlere, diğer arafan şirke yöneimine bilgi sağlamakadır. Bu bilgiler, gerek şirke yöneiminin yaırım kararlarında, gerekse şirkele ilgilenenlerin bu şirkele ilgili kararlarında ekili olmakadır. Alınan bu kararlar esas iibariyle bir ekonomideki kaynakların ahsisi ile ilgili kararlardır. Dolayısıyla, doğru finansal bilgilere dayalı olarak, zamanında verilen kararlar ekonomideki kaynak ahsisinin ekin bir şekilde gerçekleşmesi ile sonuçlanarak ekonomik gelişmeye kakı sağlarken, yanlış ya da eksik finansal bilgiye dayalı olarak alınan kararlar da ekonomide kaynak israfına neden olmakadır. Finansal bilgi manipülasyonu, şirkelerin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerindeki normal raporlama ile ilgili esnekliklerden yararlanmaları ya da bu esneklik sınırlarını aşarak düzenlemelere ve sandarlara aykırı bir şekilde, finansal durum ve faaliye sonuçlarını gerçek durumdan farklı gösermek üzere, finansal bilgiler üzerinde oynamaları sureiyle gerçekleşmekedir. 4
5 2.1. Finansal Bilgi Manipülasyonunun Yönemleri Finansal bilgi manipülasyonu ile ilgili olarak aşağıda açıklanan yönemler oraya çıkmakadır: Kar Yöneimi (Earnings Managemen); bir şirkein ekonomik performansı hakkında, şirkele ilgili bazı arafların yanılılması ya da kamuya açıklanan kar rakamına bağlı bazı sözleşmesel sonuçların ekilenmesi amacına yönelik olarak, yöneicilerin finansal raporlama sürecinde aldıkları kararlarla veya gerçekleşirdikleri işlemlerle finansal sonuçları değişirmeleridir. Diğer bir ifadeyle, yaırımcıların ya da ilgililerin karar ve düşüncelerini ekileyecek ya da değişirecek nielike, muhasebe verilerinin ya da önemli durumların kasılı ve bilinçli olarak yanlış ya da eksik açıklanması ya da hiç açıklanmamasıdır. Karın İsikrarlı Hale Geirilmesi (Income Smoohing); karın isikrarlı bir rend sürdürdüğü, dolayısıyla şirkein karlılığına ilişkin riskin az olduğu izlenimi yaramak amacıyla, karın çeşili muhasebe uygulamaları ve faaliyelere ilişkin kararlarla değişirilmesidir. Böylece şirkelerin finansal performansları hakkında ilgililer ya da finansal bilgi kullanıcıları yanılılmakadır. Karın isikrarlı hale geirilmesi uygulamalarında, isikrarlı hale geirilmesine çalışılan kar kavramı ne kar, ne faaliye karı, vergi öncesi kar, hisse başına kar veya hisse başına kar payı olabilmekedir. Yaraıcı Muhasebe Uygulamaları (Creaive Accouning Pracices); lieraürde bazı yazarlar arafından kar yöneimi, karın isikrarlı hale geirilmesi, agresif muhasebe uygulamaları ve aldaıcı finansal raporlama gibi finansal bilgi manipülasyonu yönemlerinin amamını kapsamak üzere kullanılmakadır. Diğer bir ifade ile, yaraıcı muhasebe uygulamalarının anımı ve içeriği konusunda bir konsensüs bulunmamakadır, dolayısıyla yaraıcı muhasebe finansal bilgi manipülasyonunun diğer yönemlerinin bir karışımıdır. Bununla birlike, yaraıcı muhasebe uygulamalarının bilanço, gelir ablosu ve naki akım ablosu gibi finansal ablo kalemlerinin sınıflandırılması üzerinde yoğunlaşığı söylenebilir. Gerek akademik lieraürde ve gerekse uygulamada yaraıcı muhasebe uygulamalarına örnek olarak göserilen bazı işlem ve uygulamalar aşağıdaki gibi sıralanabilir; i. Fikif gelir yaraılması ya da gelirin ahakkuk emeden muhasebeleşirilmesi, ii. Faiz giderlerinin agresif bir şekilde akifleşirilmesi veya amorisman periyodunun uzaılması, iii. Varlık ve yükümlülüklerin gerçeğe aykırı olarak açıklanması, iv. Olağanüsü gelirlerin faaliye gelirleri olarak, faaliye giderlerinin ise olağan üsü giderler olarak göserilmesi gibi işlemlerle gelir ablosu kalemlerinin sınıflandırılmasının değişirilmesi, v. Şirkein naki üreme gücünün yüksek olduğu izlenimi yaramak üzere naki akım ablosunda yaırımlardan ya da diğer faaliyelerden sağlanan nakdin, faaliyelerden sağlanan naki gibi göserilmesi. Agresif Muhasebe (Aggresive Accouning); belirli dönemlerde karı yüksek gösermek amacıyla, genellikle muhasebe sandarlarının zorlanması sureiyle, konsinye saışların ve faurası kesilmiş ancak henüz müşeriye sevk edilmemiş mal uarlarının saış geliri olarak kaydedilmesi, ayrıca gelir olarak kaydedilen faaliyelere ilişkin bazı harcama ve giderlerin sonraki dönemlere erelenmesi gibi uygulamalardır. Dolayısıyla burada da, şirkein finansal durum ve faaliye sonuçlarına ilişkin olarak, ilgililere en azından yanılıcı ve eksik bilgi verilmesi söz konusudur. 5
6 Büyük Temizlik Muhasebesi (Big Bah Accouning); şirkelerde yöneimlerin değişiği dönemlerde, yeni yöneimin bazı verimsiz akifleri gider yazmak sureiyle bilançosundan çıkarması, böylece bir arafan geçmiş yöneimin görevde olduğu dönemlerin olduğundan daha zararlı, diğer arafan gelecek dönemlerin daha karlı olduğu izlenimi yaraılmasına yönelik işlem ve uygulamalardır. Aldaıcı Finansal Raporlama (Fraudulen Financial Reporing); yaraıcı muhasebe uygulamaları, agresif muhasebe ve muhasebe usulsüzlükleri şeklinde de anımlanan ve finansal bilgi kullanıcılarının yine şirkelerin finansal durum ve faaliye sonuçları hakkında yanlış, gerçeğe aykırı olarak bilgilendirilmesi sonucunu doğuran finansal bilgi manipülasyonu yönemlerinin bir karışımıdır. Ancak, aldaıcı finansal raporlama gerek kası unsuru açısından ve gerekse bu kapsamda gerçekleşirilen, fikif kayı oluşurulması, gerçeğe aykırı, sahe faura, sevk irsaliyesi vb. belgeler düzenlenmesi gibi konusu ayrı bir suç oluşuran işlem ve uygulamalar nedeniyle de sonuçları iibariyle daha vahimdir. Ayrıca lieraürde, bir idari makam arafından espi edilerek idari bir işleme abi uulan ya da yargı arafından bir müeyyideye bağlanan finansal bilgi manipülasyonu işlem ya da uygulamalarını anımlamak için aldaıcı finansal raporlama kavramı kullanılmakadır. Muhasebe Haa ve Usulsüzlükleri (Accouning Errors and Irregulariies); finansal ablolarda kasılı olmayarak yanlış bilgi açıklanması ya da bazı bilgilere yer verilmemesi ya da bazı bilgilerin açıklanmaması şeklinde anımlanan haa aşağıdaki durumlarda söz konusu olabilmekedir; i. Finansal abloların hazırlanması sürecinde bilgilerin oplanması ve işlenmesi sırasında yanlışlık yapılması, ii. Olayların gözeimi, izlenmesi veya değerlendirilmesinden kaynaklanan muhasebe ahminlerinin doğru olmaması, iii. Finansal bilgilerin uar, sınıflandırma, sunum ve kamuya açıklanması ile ilgili muhasebe sandar ve prensiplerinin uygulanması sırasında yapılan yanlışlıklar, haalar. Finansal ablolarda varlıkların yanılıcı ya da uygun olmayan şekilde sunulması biçiminde aldaıcı finansal raporlamayı da kapsayan usulsüzlük durumları için de aşağıdaki örnekler verilebilir; i. Finansal abloların hazırlanması sürecinde yararlanılan kayılarda ya da yardımcı dokümanlarda, kayıların manipüle edilmesi, ahrif edilmesi ya da değişirilmesi, ii. Bazı olayların, işlemlerin ya da diğer bilgilerin kasılı olarak yanlış sunulması ya da hiç sunulmaması veya alanması, iii. Finansal bilgilerin uar, sınıflandırma, sunum ve kamuya açıklanması ile ilgili muhasebe sandar ve prensiplerinin kasılı olarak yanlış uygulanması. Yukarıda ayrınılı olarak açıklandığı gibi kar yöneimi, karın isikrarlı hale geirilmesi, yaraıcı muhasebe uygulamaları, agresif muhasebe, büyük emizlik muhasebesi, aldaıcı finansal raporlama ve muhasebe haa ve usulsüzlükleri şeklinde oraya çıkan ve kısaca bir şirkein finansal durum, faaliye ve faaliye sonuçları hakkında, ilgililere ya da finansal bilgi kullanıcılarına gerçeğe aykırı bilgi sunulması sonucunu doğuran büün işlem ve uygulamalar, finansal bilgi manipülasyonu olarak değerlendirilmekedir. 6
7 2.2. Finansal Bilgi Manipülasyonunun Nedenleri Çalışmamızda yapılan ayrınılı açıklamalar çerçevesinde, finansal bilgi manipülasyonunun nedenleri olarak; i. Şirkelerin zayıf yöneim yapıları, ii. Yöneicilerin menfaaleri ve şirkelerin oraklık yapıları, iii. Şirkelerdeki zayıf iç deneim sisemi ve yeersiz bağımsız deneim komieleri (ya da bağımsız deneim komiesinin hiç olmaması), iv. Finansal raporlama sürecinde finansal bilginin raporlanması açısından gerçek zamanlı değil periyodik bilgilendirmenin esas alınması, v. Periyodik finansal raporlama siseminin oraya çıkardığı finansal analislerin ve bunların ahminleri ile bu ahminlerin şirkelerin yöneimi üzerinde oluşurduğu baskı, vi. Muhasebe sandarlarındaki, gerçekleşme, ahsis ve ahakkuk kavramları ve bu kavramlar da dahil olmak üzere muhasebe siseminin bir işleme için ekonomik sonuç doğuran işlem ve olayların kaydedilme zamanı (gerçekleşme), uarı (ahmin dahil değerleme) ve raporlanmasına ilişkin sağladığı esneklikler, sayılabilir. Bunların yanında, şirkelerin yöneim yapıları kapsamında değerlendirilmesi gereken bağımsız deneim sisemi de finansal bilgi manipülasyonu üzerinde olumlu ya da olumsuz ekilere sahipir. Şirkelerin üs yöneimleri, bu arada yöneim kurulları yanında, şirkelerdeki iç deneim sisemi ve 1987 deki Treadway Komisyonu çalışmaları ile gündeme gelen ve bundan sonra yaygınlık kazanan bağımsız deneim komieleri ile bağımsız deneim sisemi finansal raporlama sürecinde çok önemli bir rol oynamakadır. Şirkelerin zayıf yöneim yapıları (bu kapsamda fonksiyonlarını ekili bir şekilde yerine geirmeyen iç deneim sisemi ve bağımsız deneim komieleri) ve kaliesiz bağımsız deneim finansal bilgi manipülasyonunun en önemli nedenleri arasındadır. Bağımsız deneim siseminin ya da bağımsız deneçinin finansal bilgi manipülasyonundaki sorumluluğu, 1980 li yıllarda birincil iken, diğer bir ifadeyle finansal bilgi manipülasyonundan bağımsız deneçiler birinci derecede sorumlu kabul edilirken, özellikle 1987 de açıklanan Treadway Komisyonu Raporundaki öneriler sonrasında bu sorumluluk ikincil düzeye gerilemiş, öncelikli sorumluluğun şirkelerin üs yöneimlerinde, bu arada yöneim kurulunda, bağımsız deneim komiesinde, genel müdür ve diğer üs yöneicilerde ve iç deneim siseminde olduğu benimsenmişir. Bağımsız deneçinin finansal bilgi manipülasyonundaki sorumluluğunda meydana gelen (bağımsız deneçilerin lehindeki) bu değişiklik, finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının yaygınlaşığı dönemle çakışmışır. Özellikle 2001 de yaşanan Enron skandalı sonrasında, Enron şirkeinin bağımsız deneimini üslenen ve beş büyük bağımsız deneim şirkeinden biri olan (dolayısıyla kalieli bağımsız deneim yapığı ve finansal bilgi manipülasyonu girişimlerini önlediği varsayılan) Arhur Andersen in piyasadan çekilmek zorunda kalması, bağımsız deneim şirkelerinin finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarındaki sorumluluklarını ekrar gündeme geirmiş ve ABD de 2002 yılında çıkarılan Sarbanes-Oxley Kanunu ile bu konudaki düzenlemelerde; bağımsız deneçilerle şirkeler arasında oraya çıkabilecek olası çıkar çaışmalarının önlenmesi (bağımsız deneim kuruluşları arafından, bağımsız deneimini üslendikleri şirkelere danışmanlık hizmeinin verilememesi), bağımsızlığın sağlanması (sorumlu 7
8 orak başdeneçi roasyonu) ve finansal bilgi manipülasyonuna neden olanlar için öngörülen müeyyidelerin arırılması gibi önemli değişiklikler yapılmışır Finansal Bilgi Manipülasyonunun Amaçları Lieraürde oraya konan finansal bilgi manipülasyonu amaçlarına (moivasyonlarına) bakıldığında bunlar arasında; i. Şirkein hisse senedi fiyaını ve riskini ekilemek, ii. Borç sözleşmelerindeki finansal koşulları sağlamak, iii. Krediörler, yaırımcılar ve çalışanlarla ilişkileri iyi umak, iv. Yöneici ücrelerini manipüle emek, v. Halka açılmak veya sermaye arırımı sureiyle sağlanacak fon uarını arırmak, vi. Poliik ve hukuki düzenlemelerden kaynaklanabilecek risklerden kaçınmak, vii. Yaırımcıların şirkele ilgili olarak algıladıkları riski azalmak, viii. Şirkein gelecekeki performansı hakkında piyasaya olumlu sinyal göndermek ve ix. Vergi avanajı sağlamak, sayılabilir Finansal Bilgi Manipülasyonu Teknikleri Finansal bilgi manipülasyonu uygulamasında kullanılan eknikler, diğer bir ifade ile bu süreçe yapılan işlem, faaliye ve uygulamalar esas iibariyle ilgili oorielerin deneimleri sonucunda oraya çıkarılmakadır. Akademik çalışmalarda ise, finansal bilgi manipülasyonunun belirli amaçlarla gerçekleşip gerçekleşmediği, çalışmanın izleyen bölümlerinde açıklanacak olan bazı yönemler kullanılarak ahmin edilmeye çalışılmakadır. Dolayısıyla finansal bilgi manipülasyonu eknikleri, oraya çıkarılan gerçek olaylarda yapılan işlem ve uygulamaları kapsamakadır. Bu çerçevede değerlendirildiğinde finansal bilgi manipülasyonunda; i. Gelirlerin muhasebeleşirilmesi ya da finansal ablolara alınması, ii. Giderlerin ve karşılıkların muhasebeleşirilmesi, iii. Varlık ya da yükümlülüklerin gerçeğe aykırı olarak sunulması, iv. Finansal ablolarda yer alan kalemlere ilişkin sınıflandırmaların değişirilmesi, v. İşlem ya da faaliyelerin amaca uygun olarak oluşurulması, vi. Yapılan işlemlerin fark edilmemesi için konusu ayrı bir suç oluşuran işlem ve uygulamaların gerçekleşirilmesi şeklinde sınıflandırılabilecek kapsamda eknikler kullanılmakadır. Cox ve Weirich e (2002) göre, ABD de SEC deneimi sonucu oraya çıkarılan finansal bilgi manipülasyonu olaylarından % 70 i gelirin erken kayılara alınması ya da fikif gelir kaydedilmesi şeklinde oluşan kar yükselici finansal bilgi manipülasyonlarıdır. Türkiye de oraya çıkarılan finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarında kullanılan ekniklerin; i. % 65 i karı arırmaya diğer bir ifadeyle, finansman giderlerinin cari dönem gideri olarak gelir ablosuna yansıılması yerine akifleşirilmesi, şüpheli alacaklar için eksik karşılık ayrılması, döviz bazında olan borçların döviz saış kuru yerine döviz alış kuru üzerinden değerlenerek döviz kuru değerlemesinden doğan giderlerin daha düşük 8
9 ii. iii. uarda göserilmesi ve konsinye saışların saış hasılaı olarak kaydedilmesi gibi dönem karını yükselmeye, % 22 si dönem karını düşürmeye, Diğerleri ise, o dönemdeki karı değişirmemekle beraber, finansal ablolarda yer alan hesapların sınıflandırılmasını ve/veya uarlarını değişirmeye yönelik işlem ve uygulamalardan oluşuğu görülmekedir. Dönem karını azalmaya yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları esas iibariyle örülü kar akarımı olarak bilinen işlemlerdir. Sermaye piyasası mevzuaında yasaklanan bu uygulama ile halka açık şirkelerde oluşması gereken kar, Çalışmamızda ayrınılı olarak açıklanan işlem ve uygulamalar ile hakim orağa ya da hakim orağın halka kapalı şirkelerine akarılmakadır. Örülü kar akarımının diğer bir nedeni de grup şirkelerinin ödemeleri gereken verginin en aza indirilmesidir. Örülü kar akarımını sağlayan işlemlerle grup şirkelerinden karlı olanlarda oluşması gereken vergi marahı, karın zararlı şirkelere akarılması nedeniyle oluşmamaka, böylece halka kapalı ya da açık şirkeleri ile bir büün olarak grup, mümkün olan en az uarda vergi ödemekedir. Türkiye deki finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarına yönelik olarak yapılan bir araşırmaya (Ulusoy, 1999) göre, ilk halka arz başvurularının %85 inde finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları ile karşılaşılmakadır. Ulusoy a (1999) göre, halka arz başvuruları sırasında karşılaşılan finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının hemen amamı, halka açılmaya esas finansal ablolardaki kar uarını arırmaya yönelikir. Diğer arafan, SPK arafından gerçekleşirilen deneimlerde oraya çıkarılan finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları ise, % 67 oranında dönem karını azalmaya, esas iibariyle halka açık şirkeen hakim orağa ya da hakim orağın konrolündeki şirkelere örülü kar akarmaya yönelik işlem ve uygulamalardır. Yukarıda yer alan açıklamalarından da anlaşıldığı gibi, halka açılmak üzere SPK ya başvuran şirkeler, Halka Açılmak Sureiyle Sağlanacak Fon Tuarını Arırmak amacına uygun olarak, halka arz edilen hisse senelerin fiyaını yükselmek, dolayısıyla bu yolla daha fazla fon oplayabilmek için, karı arırmaya yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamasına gimekedirler. Denelenen şirkelerde ise, çoğunlukla örülü kar akarımı uygulamalarına yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları ile karşılaşılmakadır. 3. Finansal Bilgi Manipülasyonunun Sonuçları Finansal bilgi manipülasyonu nedeniyle, şirkelerin gerçek finansal durumlarının ve faaliye sonuçlarının finansal bilgi kullanıcılarına yansıılmaması, bir arafan bu şirkelerin menkul kıymelerine yaırım yapan yaırımcıların zarara uğramalarına ve siseme olan güvenlerinin sarsılmasına, diğer arafan yanlış bilgi üzerine alınan gerek şirkelerdeki yaırım kararları ve gerekse yaırımcıların menkul kıyme alım-saım kararları nedeniyle de kaynakların (fonların) yanlış ve verimsiz alanlara ahsis edilmesine, dolayısıyla ekonomiye ek bir maliye yüklenmesine neden olmakadır. 9
10 Dolayısıyla finansal bilgi manipülasyonunun en önemli sonucu bir ekonomide kaynakların en verimli alanlara ahsis edilmesini önlemesidir. Bunun yanında finansal bilgi manipülasyonun diğer sonuçlarını; i. Hisse senedi fiyalarının dolayısıyla şirkelerin değerlerinin düşmesi, ii. Şirkelerin borçlanma maliyelerinin arması, iii. Çok sayıda yaırımcının zarara uğraması ve yaırımcıların şirkelere, dolayısıyla piyasalara olan güvenlerinin sarsılması, iv. Finansal bilgi manipülaörü şirkeleri akip eden analis sayısının azalması, v. Analislerin şirkelere ilişkin ahminlerindeki isabe oranının düşmesi, vi. Sermaye piyasalarının kaynakların verimli alanlara ahsisi ile ilgili rolünün bozulması, vii. Finansal bilgi manipülaörü şirke yöneicilerinin işine son verilmesi ve/veya söz konusu yöneicilerin yaırımcılar ve ilgili oorieler arafından dava edilmesi ve viii. Bağımsız deneim kuruluşlarının bağımsız deneim işinden çekilmeleri veya bağımsız deneimle ilgili müşerilerini kaybemeleri ve çok yüksek uarlarda azminaa muhaap olmaları şeklinde özelemek mümkündür. Finansal bilgi manipülasyonunun sermaye piyasalarına olan önemli maliyelerinden biri hisse senedi fiyalarında, dolayısıyla şirkelerin piyasa değerinde meydana gelen düşüşür. Bu düşüş, Enron ve Parmala olaylarında görüldüğü gibi, şirke hisselerinin amamen değersiz hale gelmesi şeklinde de gerçekleşebilmekedir. Bu durum, bu hisse senedine yaırım yapan binlerce yaırımcının zarara uğramasına neden olmakadır. Haa, ABD de 2001 de yaşanan Enron olayından sonra görüldüğü gibi, finansal bilgi manipülasyonunun sonuçları, binlerce insanın ölümüne yol açan arihin en büyük erör olaylarından biri olan 11 Eylül 2001 saldırısının sonuçları ile karşılaşırılabilmekedir. Young a (2002) göre, finansal bilgi manipülasyonu şirkelerin finansal raporlama külüründe önemli bir hasar meydan geirmekedir. Çünkü, şirke yöneimi böylece şirke çalışanlarına finansal bilgi manipülasyonu için her düzeyde bazı şeyler yapılabileceği mesajı vermekedir. Böyle bir mesaj verildiken sonra, diğer bir ifade ile cin şişeden çıkıkan sonra bunun konrolü çok zordur. Her düzeydeki yöneici kendisini rakamları farklılaşırmak açısından yekili görmeye başlamakadır. Böyle bir durumda yaırımcılar, müşeriler, saıcılar vd. şirkele ilgili araflar, kendilerini güvende hissedemeyecekleri gibi, bizza yöneicilerin kendileri de içerden doğru bilgileri aldıklarından emin olamazlar. Bu koşullar alında, ihimam ve dikka eksikliği şirkein her arafına bulaşmaka ve bu durum bir şirke külürü haline gelmekedir. Finansal bilgi manipülasyonunun diğer bir sonucu, sermaye piyasalarına ilişkin yasal düzenlemelerde önemli değişiklikler yapılması ve ayrıca piyasalardaki bazı konular ile kurumların arışma gündemine gelmesidir. Bu kapsamda, ABD ve Türkiye de menkul kıymeleri sermaye piyasalarında işlem gören şirkelerin başa iç konrol sisemleri olmak üzere yöneim yapılarına, bağımsız deneim sisemi ile ilişkilerine, ayrıca bağımsız deneim kuruluşlarının sorumluluklarına ve iş yapma biçimlerine ilişkin çeşili düzenlemeler yapılmış ve finansal bilgi manipülasyonuna neden olanlar için uygulanacak müeyyideler ağırlaşırılmışır. Bunun yanında, ABD de finansal analisler, yaırım bankaları, kurumsal yaırımcılar ve derecelendirme kuruluşlarına ilişkin düzenlemeler de gözden geçirilmekedir. 10
11 AB de ise, bağımsız deneim siseminin gözeimine ilişkin mevcu yapının yeerli olup olmadığı arışma gündemine gelmişir. Bu çerçevede AB Komisyonu, bağımsız deneim kuruluşlarının daha ekin bir şekilde gözeiminin yapılmasını ve bu kuruluşların genel kabul görmüş bağımsız deneim sandarlarına uyumlarının sağlanmasını eminen, ABD deki Halka Açık Şirkeler Muhasebe İzleme Kurulu na benzer bir kuruluşun üye ülkelerde oluşurulmasını gündemine almışır. Diğer arafan IFAC, çalışmalarında daha geniş bir kaılım sağlamak ve bağımsız deneim sandarlarının ve sandar oluşurma sürecinin ekinliğini arırmak amacıyla Kamu Menfaai Gözeim Kurulu adında bir organizasyonu oluşurma çalışmalarını sürdürmekedir. 4. Finansal Bilgi Manipülasyonunun Oraya Çıkarılması 4.1. Genel Olarak Finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının oraya çıkarılması esas iibariyle, sorumlu oorielerin deneim ve incelemeleri ile mümkün olabilmekedir. Bunun yanında, Çalışmamızda ayrınılı olarak değerlendirilen modeller çerçevesinde, akademisyenler arafından, kamuya açıklanan finansal bilgilerden harekele finansal bilgi manipülasyonunun varlığını ahmin emeye yönelik, ampirik çalışmalar yapılmakadır. Bunun yanında akademik çalışmalar sonucunda oraya çıkarılan kar yöneimi uygulamalarına ilişkin örnek olaylar da vardır. Bu akademik çalışmalar esas iibariyle kamuya açıklanmış bilgilerin analizine ilişkin isaisiksel çalışmalar olup, kar yöneimi uygulamalarını oraya çıkarabilme kapasiesi çok güçlü olmayan isaisiksel modellere dayanmakadır. Bununla birlike, bazı çalışmaların 1 sonuçları, kar yöneimi ile ilgili emel nielike anımlayıcı bilgiler sağlamakadır (Mulford ve Comiskey, 2002). Bu çalışmalar, finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının muhemel amaçları üzerinde yoğunlaşmakadır. Bunlar daha önce de açıklandığı üzere, hisse senelerin fiyaını arırma, zarar gösermeken ya da karda önemli bir düşüş gösermeken kaçınma, piyasa analislerinin kar ahminlerini karşılama ya da onun üzerinde kar göserme, borç sözleşmeleri koşullarını yerine geirememe durumundan veya poliik risklerden kaçınma gibi amaçlardır. Tanımlayıcı yönemlerle yapılan çalışmalarda oraya çıkan bazı bulgular aşağıda verilmekedir (Mulford ve Comiskey, 2002): i. Düşük uarda zarar açıklanması pek sık görülmemeke, ii. Düşük uarda kar açıklaması yaygın olarak görülmeke, iii. Kar rakamında küçük düşüşler pek sık görülmemeke, iv. Kar rakamında küçük arışlar yaygın olarak görülmeke, v. Piyasa analislerinin üzerinde muabık oldukları ahmini kar rakamlarına genellikle ulaşılmaka veya küçük uarlı aşımlar sözkonusu olmaka, 1 Konu ile ilgili ayrınılı bilgi için, Degeorge, Pael ve Zeckhauser (1999); Brown (1998); Burgsahler (1997); Burgsahler ve Dichev (1997); Hayn (1995) ve Richardson, Teoh ve Wysocki ye (1999) bakılabilir (Mulford ve Comiskey, 2002). 11
12 vi. Analislerce üzerinde muabık kalınan kar rakamlarına küçük sapmalarla ulaşılamaması durumu pek sık görülmemekedir. Çalışmalarda, finansal bilgi manipülasyonunun varlığının espi edilebilmesi için kullanılan yönem, yukarıda açıklanan finansal ablolarla ilgili ölçülerin (kar zarar rakamı, analislerin ahminlerindeki hisse başına kar uarı ve bu ahminlerden sapmalar) simerik olarak dağılması gerekiği varsayımına dayanmakadır. Diğer bir ifade ile düşük uarlı kar açıklanması durumu ile düşük uarlı zarar açıklanması durumunun veya analislerin beklenileri olan kar rakamlarına ulaşma durumu ile ulaşamama durumunun incelenen örnek çapında aynı sıklıkla görülmesi gerekiği emel varsayımdır. Bu durumda, örneğin 100 şirkein karlılık açıklamaları örnek olarak alınmaka ve düşük kar ve zarar rakamı açıklanma sıklıklarına bakılmakadır. Yukarıda belirilen bulgulardan anlaşıldığı üzere, düşük uarda zarar açıklaması nadir olarak görülmeke iken, düşük uarda kar açıklanması yaygın olarak görülmeke; kar rakamlarında küçük düşüşler pek sık görülmemeke iken, küçük arışlar yaygın olarak görülmekedir. Aynı şekilde analislerin ahminlerine genellikle ulaşılması durumu sıklıkla görülmekle birlike, bunun ersi pek sık görülmemekedir. Dolayısıyla, ampirik çalışmalarda ulaşılan sonuçlar, faaliye sonuçları ile ilgili olarak kullanılan ölçülerin simerik olarak dağılması gerekiği varsayımı ile bağdaşmamaka, bu da finansal bilgi manipülasyonunun varlığına işare emekedir. Diğer arafan, uygulanan bu yönemin zayıf yönü de bulunmakadır. Zira yönem, yukarıda belirilen bulgulara yol açabilecek, finansal bilgi manipülasyonu yapılması ile ilgili amaçlar dışında başka nedenlerin olabileceği varsayımını göz ardı emekedir. Bu sakıncanın dışında, bulgular şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarına giiklerini oraya koymakadır (Mulford ve Comiskey, 2002). Akademik çalışmaların bazılarında isaisiksel modeller kullanılmışır. Bu çalışmalarda ilk önceleri, finansal bilgi manipülasyonunun yöneicilere verilen eşvik primlerini ya da ücreleri maksimize emek için kullanıldığı hipoezi es edilmişir. Daha sonraları bu hipoeze, kar yöneiminin ilk halka açılmalarda ve sermaye arırımlarında elde edilecek fon mikarını arırmak, borç sözleşmelerindeki finansal koşulları ihlal emeken kaçınmak ve piyasa analislerinin kar ahminlerini karşılamak hipoezleri eklenmişir. Çalışmanın Finansal Bilgi Manipülasyonunun Amaçları bölümünde de açıklandığı üzere, kullanılan çeşili isaisiki modellerle, bu amaçların geçerli olup olmadığı es edilmiş, diğer bir ifade ile bu ürden girişimlerin varlığı espi edilmeye çalışılmışır. Bu kapsamda örneğin Healy e (1985) göre, kar belirli bir eşiğin alında veya belirli bir avanın üsünde olduğu zaman ahakkuklar genel olarak gelir düşürücüdür. Kar bu iki sınır arasında ise, ahakkuklar % 46 oranında gelir arırıcıdır. Bu sonuçlar, kar arışı eşvik primi uarını yükseliyorsa bu durumda kar arırıcı finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları daha çok gerçekleşmekedir varsayımı ile uyumludur. Dolayısıyla, yöneiciler alacakları ücre uarlarını ya da eşvik primini arırmak için finansal bilgi manipülasyonu yapmakadırlar. Healy nin (1985) çalışmasında da kullanıldığı üzere, finansal bilgi manipülasyonu ile ilgili olarak yapılan araşırmalar emel olarak ahakkuk esasına göre finansal ablolara yansıılan gelir ve gider kalemleri ile bu kalemlerde değişime neden olan diğer kalemlerdeki harekeleri (Çalışmada 12
13 kısaca ahakkuk, oplam ahakkuk ya da ihiyari ahakkuk 2 şeklinde değinilecekir) araşırma kapsamına almışlardır. Tahakkuk esasına göre oluşan finansal ablo kalemlerinin (ahakkukların) piyasaya önemli bir bilgi aşıdığı kabul edilmekedir (Schipper, 1989). Ayrıca ahakkuklar kar ile naki akımı arasındaki farkır. Dolayısıyla, naki akımının manipüle edilmesinin daha zor olacağı dikkae alındığında, karı manipüle emek için ek bir yol kalmakadır ki, o da ahakkukları arırmak ya da azalmakır. Tabi buradaki sorun ahakkukların hangi düzeyde arırılıp, azalılacağıdır. Hangi düzeyin normal olduğu önemli bir sorun eşkil emekedir (Solowy ve Breon, 2000). Bu konuda Jones un (1991) çalışmasının ardından yapılan araşırmalar, yönem olarak Jones un modelini esas almışlardır. Buradaki ilk problem hangi ür ve düzeyde ahakkukların şirkein normal faaliyeleri ile ilgili olduğu (ihiyari olmayan-non discreionary), hangi ahakkukların ise (ihiyari-discreionary) manipüle edilebileceğinin belirlenmesidir. Bazı araşırmalarda ise (örneğin Teoh, Wong ve Rao 1998; Nichols ve Wilson 1988), sadece spesifik ahakkuklar, örneğin şüpheli alacak karşılıkları ve amorismanlar dikkae alınmışır. Jones ise, aşağıda açıklanacağı üzere vergi karşılıkları hariç büün karşılık ve ahakkukların ihiyari bölümünü çalışmasında dikkae almışır. Bununla birlike Jones, şirkein faaliye sonuçlarının ekonomik koşullar nedeniyle de farklılık göserebileceğini göz önünde bulundurarak, bu farklılıkları dikkae almak amacıyla, yıllar iibariyle ahakkuk farklılıklarını oplam varlıklara göre ağırlıklandırmışır. Ayrıca değişen ekonomik koşulların ihiyari olmayan ahakkuklar üzerindeki ekisini konrol edebilmek amacıyla maddi duran varlıkları ve gelirlerdeki değişimi bağımsız değişken olarak çalışmasına ilave emişir. Bazı çalışmalarda ise, ahakkuklar saış hasılaı ile ağırlıklandırılmış, belirli bir dönemde saış hasılaına göre çok farklılık göseren ahakkuk uarı finansal bilgi manipülasyonun bir gösergesi olarak dikkae alınmışır. İsaisiksel modelleri kullanan bu çalışmalarda ulaşılan bulgular, finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının var olduğu bekleyişleri ile genel olarak uyumludur. Bununla birlike, her isaisiksel çalışmanın doğasında olduğu gibi, sonuçları biraz sezgisel olarak değerlendirmeke yarar vardır. Buna ilave olarak, isaisiksel çalışmalar sadece bir çağrışım 2 Barov, Givoly ve Hayn a (2002) göre, finansal bilgi manipülasyonu genel olarak ahakkuk esası (muhasebesi) kullanılarak gerçekleşirilmekedir. Beklenen ahakkukların hesaplanması için ilk yaklaşım, Jones 1991 (Jones Modeli) ve Dechow, Sloan ve Sweeney 1995 (Düzelilmiş Jones Modeli) modellerinde önerildiği gibi, şirkein ilgili dönemdeki faaliyeleri ile müenasip ahakkukları (şirkein saışları ve makine, esis ve eçhiza a -maddi duran varlıklara- yapığı yaırımlara dayalı olarak) hesaplamakır. Alernaif yaklaşım ise, beklenen ahakkukları, işleme/çalışma sermayesi ahakkukları, amorisman ve ifa paylarından oluşacak şekilde hesaplamakır. İşleme sermayesi ahakkukları; {icari alacaklardaki değişim + soklardaki değişim+ peşin ödenmiş giderlerdeki değişim }- {icari borçlardaki değişim+ödenecek vergilerdeki değişim} şeklinde anımlanmışır. Beklenmeyen, ihiyari ahakkuklar ise, diğer büün ahakkukların anormal kısmı olarak ölçülmüşür. Bu çerçevede, şüpheli alacak karşılıkları ve değersiz alacaklar (ve konusu kalmamış karşılık giderleri), yeniden yapılanma harcamaları, ahminlerdeki değişimlerin ekileri, akiflerin saışından kaynaklanan zarar ya da kar, kayılardan çıkarılıp gider yazılan akifler, akifleşirilen giderler, erelenen gelirler ve bunların daha sonra gelir kaydedilenleri dikkae alınmışır. Bu ür ahakkuklar faaliyelerle ilgili olmayan ahakkuklar olarak kabul edilmekedir. Faaliyelerle ilgili olmayan ahakkukların beklenmeyen düzeyi, yöneicilerin insiyaifi ile oluşan ahakkukları yansımakadır. Bu kapsamda faaliyelerle ilgili olmayan ahakkukların beklenmeyen kısmı, mevcu üm üç aylık dönemlerdeki faaliyelerle ilgili olmayan ahakkukların oplam akiflere oranının, üç aylık dönem başındaki akif oplamıyla çarpımlarının oralaması şeklinde hesaplanmışır. Daha ayrınılı bilgi için Barov, Givoly ve Hayn a (2002) bakılabilir. 13
14 (ipucu) vermek şeklinde olayları anımlama imkanı verir, bir neden-sonuç ilişkisini oraya koyma kapasiesine sahip değildir (Mulford ve Comiskey, 2002). Yukarıda açıklandığı üzere, finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılmasında emel yönem, sorumlu oorielerin (bazen de bağımsız deneim kuruluşlarının) deneimidir. Bunun yanında yapılan akademik çalışmalarda, kamuya açıklanan bilgiler analiz edilerek ve isaisiki yönemler kullanılarak finansal bilgi manipülasyonunun amacı olarak belirlenen bazı durumlar es edilmeke ve böylece finansal bilgi manipülasyonunun varlığı hakkında ahminde bulunulmakadır. Çalışmanın izleyen kısımlarında, finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılmasına yönelik modeller ve uygulanan yönemler incelenecek; hisse seneleri İMKB de işlem gören şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadıkları Beneish (1999) modeli esas alınarak es edilmeye çalışılacakır Finansal Bilgi Manipülasyonunun Oraya Çıkarılması ile ilgili Modeller Finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının çok yaygın olduğu düşüncesi çok popüler ise de, araşırmacılar açısından bunu kanılamak oldukça güçür. Bu sorun öncelikle finansal bilgi manipülasyonu (kar yöneimi) yapılmadan önce gerçekleşecek faaliye sonuçlarının ahmin edilmesi gerekliliğinden kaynaklanmakadır. Bu nedenle araşırmacılar öncelikle, yöneicilerin finansal bilgi manipülasyonuna ilişkin amaçlarının çok güçlü olduğu durum veya koşulları anımlamak veya belirlemeye; daha sonra olağanüsü ya da beklenmedik ahakkuk ya da muhasebe poliikası seçimi uygulamalarının bu amaçlarla örüşüp örüşmediğini es emeye çalışırlar. Bu araşırmalar kapsamında iki emel sorunla karşılaşılmakadır. Bunlardan ilki, yöneicilerin finansal bilgi manipülasyonuna ilişkin amaçlarını belirlemek, ikincisi ise yöneicilerin beklenmedik ihiyari ahakkuk uygulamalarının ya da muhasebe poliikası seçimlerinin ekilerini ölçmekir (Healy ve Wahlen, 1999). Yukarıda belirilen araşırmalar kapsamındaki ikinci sorun, yöneicilerin ihiyari muhasebe uygulamalarının bir gösergesi olarak kabul edilen beklenmedik ihiyari ahakkukların ölçülmesidir. Araşırmacılar beklenmeyen ihiyari ahakkukları ölçmek üzere, kamuya açıklanan ne kar ile faaliyelerden sağlanan naki arasındaki fark olarak belirlenen oplam ahakkukları ahmin emeye çalışmışlardır. Bu şekilde ahmin edilen oplam ahakkuklar, normal ahakkukların bir gösergesi olarak kabul edilen; ipik işleme sermayesi ihiyacını (icari alacaklar, soklar ve icari krediler gibi) oraya koymak üzere gelirler (ya da müşerilerden ahsil edilen nakiler) ve normal amorismanları oraya koymak üzere de brü sabi varlıklar gibi değişkenlerle regresyona abi uulmakadır. Bu regresyon işleminde beklenmeyen ahakkuklar, oplam ahakkukların açıklanamayan kısmını oluşurmakadır 3. Son zamanlarda yapılan bazı çalışmalar, bankalarda kredi karşılıkları, sigora şirkelerinde muallak hasar karşılıkları ve erelenmiş vergi gibi spesifik ahakkukların açıklanamayan kısmını ahmin için yönemler gelişirmişlerdir (Healy ve Wahlen, 1999). Yukarıda belirildiği üzere, finansal bilgi manipülasyonunu oraya çıkarmaya diğer bir ifadeyle, ahmin emeye çalışan modellerde öncelikle oplam ahakkuklar üzerinde durulmakadır. 3 Bu yaklaşımı Jones (1991) oraya koymuşur. Son zamanlarda yapılan bazı çalışmalar Jones yaklaşımının özelliklerini çalışma konusu yaparken, diğerleri modelin gücü ve güvenilirliğini es emişlerdir (Beneish, 1997). 14
15 Bazı çalışmalarda doğrudan oplam ahakkuk uarı, akif oplamına veya saış hasılaı uarlarına endekslenmek sureiyle beklenmeyen diğer bir deyişle, şirke faaliyeinin gerekirdiğinin üzerindeki ahakkuk uarı ahmin edilmeye çalışılmaka ve yıllar iibariyle oraya çıkan anormal ahakkuk uarları finansal bilgi manipülasyonunun gösergesi olarak dikkae alınmakadır. Bazı çalışmalarda ise oplam ahakkuklar, faaliyelerin gerekirdiği (ihiyari olmayan) ve gerekirmediği (ihiyari) ahakkuk şeklinde ayrışırılmaka ve ihiyari ahakkuk uarları şirkein akif oplamına veya saış hasılaı uarına endekslenerek, bu endekse yıllar iibariyle oraya çıkan eğilim, çeşili amaçlara yönelik finansal bilgi manipülasyonunun gösergesi olarak kabul edilmekedir. Yukarıda belirilen şekilde ahakkukları esas alan modeller dışında, ahakkuklar yanında finansal ablolardaki bilgiler çerçevesinde yapılan çeşili analizleri de çalışma kapsamına alan modeller söz konusu olup, belirilen modeller aşağıda incelenmekedir Healy Modeli (The Healy Model) Healy (1985) çalışmasında, eşvik primleri 4 ile ödüllendirilen yöneicilerin alacakları eşvik primi uarlarını arırmak için oplam ahakkukları kullanarak finansal bilgi manipülasyonu yapıkları hipoezini oraya amış ve bunu es emişir. Teşvik primi genelde gelirlerin bir fonksiyonu olarak anımlanmakadır. Şirkeler belirli bir gelir hedefi belirlemeke, gelirler bunun alında kaldığında yöneiciler eşvik primi alamamaka, bu eşiğin geçilmesi halinde ise yöneicilere belirli oranlarda ve çeşili şekillerde ek kazanç sağlanmakadır. Ancak yaygın olarak, yöneicilere sağlanabilecek ek kazançlara bir üs sınır da geirilebilmekedir. Dolayısıyla, hedef gelir seviyesi (al limi) geçildiken sonra yöneiciler belirli bir gelir uarına (üs limi) kadar oransal kazanç sağlayabilmeke, bu uar geçildiken sonra ise ek kazançlarında bir değişim olmamakadır. Healy nin (1985) emel varsayımı yöneicilerin görevde kaldıkları süre boyunca yapabilecekleri finansal bilgi manipülasyonu (muhasebe hileleri) oplamının 0 olacağıdır. Mevzuaın geirdiği kısılamalar ve bağımsız deneim gibi fakörler dikkae alındığında sürekli olarak gelirleri azalıcı veya arırıcı yönde finansal bilgi manipülasyonu yapmak mümkün değildir. Bu bakımdan belirli bir dönem gelirleri arırıcı finansal bilgi manipülasyonu yapılması, bunu akip eden dönemlerde bunun ersi poliikaların izlenmesini gerekli kılmakadır. Dolayısıyla Healy, yöneicilerin her dönem finansal bilgi manipülasyonu poliikaları izleyeceğini varsaymakadır. Buna göre, yöneiciler her dönem sonunda faaliyelerden kaynaklanan naki akımlarını ve ihiyari olmayan ahakkuk uarlarını dikkae alarak, ihiyari olan muhasebe kalemleri ile oynayarak; gelirleri, kendi eşvik primlerini maksimize edecek şekilde belirlemekedirler. Çalışmada yöneicinin sadece iki dönemi ( dönemi ve +1 dönemi) dikkae alacağı varsayılarak üç ürlü olasılık oraya konmuşur: 4 Healy e (1985) göre, ABD şirkelerinde yöneiciler performans planları (performance plans) veya eşvik planları (bonus schemes) ile ödüllendirilmekedir. Esas iibariyle performans planları ile eşvik planları benzer olup, uzun vadeli (3-5 yıl) ve daha fazla krierin iç içe geçmesiyle daha deaylı olarak anımlanan planlar performans planları, yıllık olarak anımlananlar ise eşvik planı olarak adlandırılmakadır. Performans planları ile ilgili verileri ayrışırmak zor olduğundan, çalışmada yıllık olarak anımlanan eşvik uygulamaları dikkae alınmış olup, çalışmamızda eşvik uygulamaları eşvik primi olarak adlandırılmışır. 15
16 i. Yöneici mevcu verileri dikkae alarak, finansal bilgi manipülasyonu yapsa da gelirler için belirlenmiş al limii aşamayacağını anlar ve gelirleri bu dönem daha da düşürüp bir sonraki dönemde alacağı eşvik primini maksimize emek amacıyla ihiyari ahakkukları düşürme yolunu seçer. ii. Yöneici mevcu verileri dikkae alarak, al limiin aşılabileceğini, ancak eşvik planında kendisi için öngörülmüş üs limiin aşılmasının söz konusu olmadığını anlar ve oransal olarak alacağı eşvik primini maksimize emek amacıyla ihiyari ahakkukları arırma yolunu seçer. iii. Yöneici mevcu verileri dikkae alarak, eşvik primi için öngörülmüş üs limiin aşılacağını anlar ve gelirleri bu dönem üs limiin alında kalmayacak şekilde düşürüp bir sonraki dönemdeki geirisini maksimize emek amacıyla ihiyari ahakkukları düşürme yolunu seçer. Healy (1985) çalışmasında gelirlerin; faaliyelerden kaynaklanan naki akımları, ihiyari olmayan ahakkuklar ve ihiyari ahakkuklardan oluşuğunu, ihiyari olmayan ahakkukların genellikle şirkeler muhasebesi ile ilgili kuralları koyan SEC veya FASB gibi oorieler arafından belirlendiğini, ihiyari ahakkukların ise, yöneiciler arafından naki akımı dışındaki kalemlerde yapılan oynamalarla belirlendiğini, dolayısıyla yöneicilerin ihiyari ahakkuklarla oynamak sureiyle kar rakamını dönemler iibariyle ekileyebildiklerini varsaymışır. Bir başka deyişle, Healy şirkelerin faaliyelerden kaynaklanan naki akımlarını, yöneiciler arafından kar yöneimi yapılmadığında gelirlerin ne olacağına dair bir yaklaşık değer olarak kabul emekedir. Dolayısıyla Healy ye (1985) göre, oplam ahakkuklar ne kar ile faaliyelerden sağlanan ne naki akımı arasındaki farka eşiir (DeAngelo, 1986). Çalışmada 1980 yılında Forune Dergisinin 250 lisesinde yer alan şirkelerden, çalışmanın amacına uygun şekilde verilerine ulaşılabilen 94 şirke esas alınmışır yılları arasındaki uygun verilerin dikkae alınması sureiyle bu 94 şirkeen incelenmek üzere 1527 ade şirke yıl verisi oluşurulmuşur. Bu veriler; faaliyelerden sağlanan naki akımlarının eşvik primi için belirlenmiş limileri aşıp aşmamasına veya bu limilerin arasında kalmasına bağlı olarak al, üs ve ora limiin ekili olması beklenen şirkeler olmak üzere üç gruba ayrılmış ve bu gruplar da oplam ahakkukların poziif veya negaif olmasına göre sınıflandırılarak sıklık ablosu oluşurulmuşur. Örneğin, al grupa yer alan şirkeler için oplam ahakkukların poziif olma oranı %9, üs grupa yer alan şirkeler için %10 iken, ora grupa yer alan, diğer bir ifade ile oplam ahakkukları yükselme eğilimi gösermesi beklenen şirkeler için %46 çıkmışır. Bu şekilde elde edilen değerlerin anlamlılığı, sıklık ablosundaki değerler ile rassal olarak elde edilen değerlerin karşılaşırılmasına dayanan ki-kare esi ile es edilmiş ve sonuçların anlamlı olduğu görülmüşür. Sıklık ablosu eslerinin olası zayıf yönleri dikkae alınarak, konrol amacıyla yapılan esler de bunu eyi emişir. Özele sonuçlar Healy in oraya koyduğu üç olasılıka açıklanan bekleniler doğrulusunda çıkmışır, diğer bir ifade ile şirke yöneicileri anımlanan eşvik primine esas düzenleme çerçevesinde kendi faydalarını maksimize edecek şekilde her dönemde finansal bilgi manipülasyonuna başvurmuşlardır. Teşvik primi uarlarını arırmak isediklerinde gelir arırıcı ahakkuklar yoluyla, o dönem için eşvik primi uarlarını daha fazla arırmak mümkün değilse bu sefer (gelecek dönemdeki eşvik primi uarının yüksek olmasını garani alına almak üzere) cari dönem karını azalıcı ahakkuk poliikaları ile karı manipüle emişlerdir. 16
17 Bu modelin diğerlerinden emel farkı sisemaik olarak her dönemde finansal bilgi manipülasyonu yapıldığı esasına dayanıyor olmasıdır. Ayrıca her dönemde ihiyari olmayan, diğer bir ifadeyle düzenleyici oorielerin koyduğu kurallar ve faaliyelerin gerekirdiği koşullar çerçevesinde oraya çıkan ahakkuklar akif oplamının bir oranı olarak sabi kabul edilmişir. Dolayısıyla, bu modelde incelenen periyoa ihiyari olmayan ahakkuklar önemli oranda değişim göserdiğinde, bunların ekisi göz ardı edilmiş olacak ve finansal bilgi manipülasyonu vardır sonucuna ulaşılacakır (Dechow, Sloan ve Sweeney, 1995) DeAngelo Modeli (The DeAngelo Model) DeAngelo (1986) arafından yapılan çalışmada, halka açık şirkelerin, halka dağılmış olan hisse senelerinin geri alınması sureiyle halka kapalı hale gelmeleri sırasında finansal bilgi manipülasyonuna başvurulup başvurulmadığı incelenmişir. Esasen yöneiciler arafından şirkelerin ele geçirilmesi olarak adlandırılan bu işlemlerde yöneiciler çok ciddi çıkar çaışmaları ile karşı karşıya gelmekedirler. Zira bir arafan şirke yöneicisi olarak halka açık şirke hissedarlarının haklarını korumak durumundayken, diğer arafan hisse senelerini halkan geri almayı şirke için mümkün olduğunca az maliyeli hale geirme amacını gümekedirler. Bu yüzden şirke yöneicilerinin bağımsız yaırım uzmanlarına değerleme raporları hazırlamalarına rağmen, birçok olayda yaırımcılar arafından geri alma bedeli ile ilgili olarak mahkemelere başvurulmakadır. DeAngelo (1986) çalışmasında, halka açık bir şirkein yaırımcıların elindeki hisse senelerini geri alarak halka kapalı özel bir şirke saüsüne geirilmesi sırasında, yöneicilerin hisse senelerinin değerini düşük gösermek amacıyla finansal bilgi manipülasyonu (kar yöneimi) yapıkları hipoezini es emişir. DeAngelo, karı düşük göserme saiki olmasa da, amorisman uarlarının ahakkuk esası ile oluşan kalemler içinde önemli bir büyüklük eşkil eiğini ve buna benzer ihiyari olmayan ahakkuklar sebebiyle oplam ahakkukların bir çok şirke için negaif olduğunu ifade emişir. Bu bakımdan ahakkuklar için bir baz oluşurmayı amaçlayarak, bir önceki dönemdeki oplam ahakkukları baz kabul emişir. Dolayısıyla ese, oplam ahakkuklardaki bir önceki döneme göre değişimleri esas almış ve bunları sandardize emek amacıyla yine bir önceki döneme göre akif oplamındaki değişime bölmüşür. Ayrıca, inceleme döneminde ihiyari olmayan ahakkuklardaki değişim oranının sabi kalacağı varsayılmış, dolayısıyla oplam ahakkuklardaki değişimin ihiyari olmayan ahakkuklardan kaynaklanacağı kabul edilmişir. Buna göre normal şarlarda oplam ahakkuklardaki değişimin yıllar iibariyle 0 olması beklenmeke, hisse senelerinin geri alındığı dönemde oplam ahakkukların belirgin bir şekilde negaif olması halinde ise yöneicilerin finansal bilgi manipülasyonu yapıkları kabul edilmekedir. Çalışmada yılları arasında hisse seneleri NYSE ve AMEX de işlem gören ve halka kapalı hale gelme kararı alan 64 şirke esas alınmışır. Şirkelerin halka kapalı hale gelme kararında esas alınacak finansal ablolarında yer alan oplam ahakkuklarındaki, gelirlerdeki ve naki akımlarındaki değişimlerinin oralamaları ve medyanları hesaplanmışır. Toplam ahakkukların oralama ve medyanı beklendiği üzere negaif olmakla birlike, () değerleri anlamsız çıkmışır. 17
18 Ayrıca, oplam ahakkuklar, gelirler ve naki akımlarındaki değişimlerin kaç şirke için negaif, kaç şirke için poziif olduğuna bakıldığında da poziif olan şirke sayısı ile negaif olan şirke sayısının belirgin bir şekilde farklılık gösermediği görülmüşür. Bu durumda yöneicilerin halka kapanma kararını çok daha önceden alabilecekleri, ancak bunu açıklamayarak finansal bilgi manipülasyonunu dönemlere yayabilecekleri ve son dönemde manipülasyona gerek kalmayabileceği üzerinde durulmuş ve baz alınan yıl değişirilmişir. Buna göre son iki yılki finansal ablolarda yer alan oplam ahakkukların oralamasının, üç yıl önceki finansal ablolardan hesaplanan oplam ahakkuklara göre farkı dikkae alınmışır. Ancak, yine benzer sonuçlara ulaşılmışır. Çalışmada buna benzer şekilde yapılan çeşili varsayım değişiklikleriyle, yöneicilerin halka kapalı hale gelme süreci öncesinde finansal bilgi manipülasyonu yapıklarına yönelik isaisiki kanı aranmış, ancak anlamlı sonuçlar elde edilememişir. Buna sebep olarak finansal bilgi manipülasyonunun açığa çıkarılmasında ahakkuk yöneminin yeeri kadar güçlü olmaması ya da yöneicilerin olayların mahkemeye inikal emesi ve yapılacak araşırmalar sonucunda manipülasyonlarının espi edilebileceği endişesi ile gerçeken buna başvurmadıkları gibi gerekçeler oraya konmuşur. Bu haliyle DeAngelo nun modeli, Healy modelinin özel bir versiyonu olarak kabul edilebilir, ek fark ihiyari olmayan ahakkukların ahmini periyodunun önceki dönemlerle sınırlanmış olmasıdır (Dechow, Sloan ve Sweeney, 1995). Her iki modelin zayıf yanı, ihiyari olmayan ahakkukların incelenen periyodda sabi olduğu varsayımıdır. Oysa Kaplan ın da (1985) beliriği üzere, ahakkuk muhasebesinin doğal bir sonucu olarak ihiyari olmayan ahakkuklar şirkein faaliye göserdiği ekonomik koşullardaki değişime paralel olarak değişmekedir (Dechow, Sloan ve Sweeney, 1995) Jones Modeli (The Jones Model) Jones (1991) çalışmasında ABD deki şirkelerin bulundukları sekördeki gümrük arifelerinin yükselilmesi ya da koaların kısılanması gibi gümrük korumalarından yararlanmak için, ABD Ticare Komisyonu arafından inceleme yapılan dönemde, finansal bilgi manipülasyonu (kar yöneimi) ile karlarını düşük göserip gösermediklerini es emişir. Gümrük korumalarından yararlanmak Ticare Komisyonu arafından verilecek karara bağlıdır. Bu kararın verilmesi konusundaki krierler açıkça belirilmemiş olmakla birlike, kararı ekileyen önemli fakörlerden biri sekörün verimliliği, diğer bir ifade ile karlılığıdır. Ticare komisyonu arafından hazırlanan değerlendirme raporlarında mulaka sekörün konsolide gelir ablosuna yer verilmeke ve vergi öncesi kar analizleri yapılmakadır. Çalışmada bu durumun yöneicilerde gümrük korumasından yararlanmak için şirkelerin karlılıklarını düşük gösermek üzere bir moivasyon yaraığı hipoezi öne sürülmeke ve bu durum es edilmekedir. Çalışmada finansal bilgi manipülasyonunun espii için ihiyari oplam ahakkuklar esas alınmışır. Diğer çalışmalardan farklı olarak ihiyari ahakkukların espi edilmesinde ihiyari olarak kabul edilen ek bir ahakkuk hesabı yerine, oplam ahakkuklar kullanılmış ve bu oplam içerisindeki ihiyari bölümün esas alınması amaçlanmışır. Çalışmaya göre, oplam ihiyari ahakkuklar karın manipüle edilmesinde önemli bir rol oynamakadır. 18
19 Çalışmada, oomobil, lasik, çelik, pamuk ve ayakkabı seköründeki 23 şirkee ilişkin yılları arasındaki dönemlere ai finansal ablolar incelenmişir Çalışmada her hangi bir dönem için oplam ahakkuklar; [Nakdi olmayan dönen varlıklardaki değişim] [Toplam amorisman giderleri ve ifa payları] olarak hesaplanmış; Nakdi olmayan dönen varlıklardaki değişim ise; [Dönen varlıklardaki değişim hazır değerlerdeki değişim kısa vadeli yaırımlardaki değişim] - [kısa vadeli borçlardaki değişim uzun vadeli borçların kısa vadeli aksilerindeki değişim ödenecek vergilerdeki değişim] şeklinde hesaplanmışır. Gelir vergisi ile ilgili ahakkuklar, Ticare Komisyonu incelemesinde vergi öncesi kar dikkae alındığı için hesaplamaya dahil edilmemişir. Tanımlayıcı isaisiki analiz için DeAngelo arafından kullanılan bekleni modelinden yararlanılmışır. DeAngelo modelinde her dönem için bir önceki döneme ilişkin oplam ahakkuklar normal ahakkuklar olarak kabul edilmeke ve içinde bulunulan dönem için oplam ahakkuklar normal ahakkuklar dan çıkarılmak sureiyle normal olmayan ahakkuklar bulunmaka, ayrıca bu da yine ihiyari ve ihiyari olmayan ahakkuklar şeklinde ikiye ayrılmakadır. Bunun yanında, elde edilen rakamlar akif büyüklüğüne oranlanmak sureiyle bir ölçekleme de yapılmakadır. Bu yönemdeki emel varsayımlardan biri, ihiyari olmayan ahakkukların yıllar iibariyle sabi kaldığı ve normal olmayan ahakkukların esas iibariyle ihiyari ahakkuklardan kaynaklandığıdır. Jones bu şekilde yıllar için elde edilen serilerle, gümrük koruması inceleme döneminde ihiyari oplam ahakkukların anlamlı bir şekilde negaif olup olmadığını es emişir. Bu model kullanılmak sureiyle Jones (1991) arafından yapılan analizde, ahakkuklardaki değişimler, gümrük koruması inceleme dönemi olan 0 yılından önceki beş yılda görece küçük oranlarda olmuş, inceleme döneminde ise -1,824 () isaisiki değeri ile negaif olmuşur. Bu durum, kendi içinde, diğer koşullar sabi kabul edildiğinde, yöneicilerin 0 yılında karı azalıcı yönde bir ahakkuk poliikası izlediklerini gösermekedir. Ancak, Jones bu sonuca ihiyalı yaklaşılması gerekiğini ifade emeke ve bu dönemde gelirler ve naki akımlarının da negaif değerler aldığını, ayrıca Kaplan (1985) arafından da bazı dönen varlık hesaplarının şirkein içinde bulunduğu ekonomik koşullardan ekilendiğinin oraya konulduğunu belirmekedir. Uzun dönemde bir şirkein karı ile naki akımı birbirine eşi olacağına göre, karı düşürmek ya da yükselmek için gerçekleşirilen yüksek uardaki ahakkukların belirli bir dönem sonra ersine dönmesi beklenir. Dolayısıyla gümrük korumasından yararlanmak iseyen şirkelerin Ticare Komisyonunun inceleme yapığı dönemde gerçekleşirdikleri karı düşürmeye yönelik ihiyari ahakkuklarının daha sonra, ücre pakei ya da borçlanma koşulları gibi nedenlerle karı yükselici bir nieliğe dönmesi beklenmelidir. Ancak, Jones (1991) arafından yapılan incelemede (+1) döneminde oplam ahakkuklarda anlamlı bir arışa raslanamamışır. Bu durum, şirke yöneicilerinin gerçek duruma uyum için daha uzun bir zaman dilimini ercih emeleri olasılığı ile açıklanmakadır. Tanımlayıcı isaisiki analizde kullanılan, ihiyari olmayan ahakkukların yıllar iibariyle sabi kaldığı ve oplam ahakkuklardaki değişimin esas iibariyle ihiyari ahakkuklardan kaynaklandığı varsayımını yumuşamak ve şirkein içinde bulunduğu ekonomik koşulların ekilerini modele dahil edilebilmek amacıyla, gelirlerdeki değişim ve brü maddi duran varlıklar modele dahil edilmişir. Bu çerçevede model; 19
20 TA i / A i-1 = α i [1/A i-1 ] + β 1i [ REV/A i-1 ] + β 2i [PPE/A i-1 ] + ε i halini almakadır. Burada; TA = Toplam ahakkukları, A = Akif büyüklüğünü, REV = Gelirlerdeki değişimi, PPE = Brü maddi duran varlıkları gösermekedir. Bu modelde, en küçük kareler yöneminin uygulanması sureiyle α i, β 1i, β 2i kasayıları bulunmaka ve daha sonra bu kasayılardan yararlanılarak bulunan ahmin değerleriyle (beklenen değerler), gerçek değerler arasındaki farkların bulunmasıyla elde edilen ahmin haaları (µ i ) değerleri, zamanındaki ihiyari ahakkuk uarlarını vermekedir. Zaman serisi şeklinde elde edilen bu ahmin haalarının anlamlı olup olmadığını belirlemek amacıyla gelişirilen bir es isaisiği ile bu değerlerin 0 a eşi olup olmadığı şeklindeki hipoez es edilmişir. Sonuça inceleme yılı (=0) için ihiyari ahakkuklar yoluyla finansal bilgi manipülasyonuna başvurulduğu, ancak inceleme öncesi yıl (= -1) için böyle bir durumun söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmışır. Bu çerçevede özele, inceleme dönemlerinde, şirke yöneicileri ihiyari ahakkukları kullanmak sureiyle gerçekleşirdikleri finansal bilgi manipülasyonu ile karı düşürmüşlerdir Düzelilmiş Jones Modeli (The Modified Jones Model) Jones (1991) modelinde zımni olarak, gerek finansal bilgi manipülasyonunun yapıldığı dönemde ve gerekse ahmin döneminde ihiyari ahakkuk kararlarının saış gelirleri ile ilgili olmadığı varsayımı yapılmakadır. Dechow, Sloan ve Sweeney e (1995) göre ise model, yöneiciler arafından finansal bilgi manipülasyonunun gelirler üzerinden yapılması halinde ihiyari ahakkukları haalı olarak ölçmeke, dolayısıyla bu varsayım modelde ihiyari ahakkukların hesaplanmasında sorun yaramakadır. Bu kapsamda, ahakkukların hesaplanmasında sadece gelirlerdeki değişimin kullanılması yerine, gelirlerdeki değişimin alacaklardaki ne değişimden (içinde bulunulan yıldaki alacaklar bir önceki yıldaki alacaklar) çıkarılmak sureiyle kullanılması, diğer bir ifade ile gelirlerdeki değişimin alacaklardaki değişim dikkae alınarak bir ayarlamaya abi uulması yönemine başvurulmuşur. Dolayısıyla düzelilmiş Jones modelinde, kredili saışlar uarındaki büün değişimlerin finansal bilgi manipülasyonundan kaynaklandığı zımni olarak varsayılmakadır. Bu varsayım, kredili saışlarda gelirin anımlanması hususunda akdir hakkı kullanmanın naki saışlarda gelirin anımlanmasına göre daha kolay uygulanabileceği, dolayısıyla kredili saış işlemleri ile finansal bilgi manipülasyonunun daha kolay gerçekleşirilebileceği kabulüne dayanmakadır Endüsri Modeli (The Indusry Model) Jones (1991) modeline paralel olarak, Endüsri modeli, ihiyari olmayan ahakkukların büün dönemlerde sabi olduğu varsayımını gevşemeke, bununla birlike, ihiyari ahakkukların belirleyicilerini doğrudan modellemek yerine, bu belirleyicilerdeki değişimin aynı sekördeki büün şirkelerde aynı olduğu varsayımından hareke emekedir. Yönem, incelemeye alınan örnek şirkeler dışında aynı sekörde yer alan şirkelerin akif büyüklüğüne göre ölçeklendirilmesi 20
21 sureiyle hesaplanan oplam ahakkuk oranlarının medyan değerlerinin kullanılmasına dayanmakadır. Dechow, Sloan ve Sweeney (1995), yukarıda belirilen ahakkuk bazlı finansal bilgi manipülasyonunu oraya çıkarmaya yönelik modelleri es emişlerdir. Yapıkları çalışma sonucuna göre, Düzelilmiş Jones (1991) modeli finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılması açısından en güçlü model olarak oraya çıkmakadır Beneish Modeli (The Beneish Model) Beneish (1997) Modeli Beneish (1997) çalışmasında, olağanüsü veya eksrem finansal performans gösermiş şirkeler üzerinde yapılan analizlerle finansal bilgi manipülasyonu uygulamasının olup olmadığını oraya çıkaracak bir model oraya koymakadır. Beneish modelini oluşurmak üzere, yılları arasında ABD muhasebe sandarlarına aykırı davranmak sureiyle finansal ablolarını manipüle eikleri SEC arafından yapılan deneimlerde espi edilerek kamuya açıklanmış ya da sandarlara aykırı davrandıkları bir şekilde kamuya yansımış 64 şirkein finansal abloları üzerinde çalışmışır. Beneish bu şirkelere finansal bilgi manipülaörleri veya sandarları ihlal edenler (GAAP violaors) adını vermekedir. Beneish in espilerine göre uygulanan finansal bilgi manipülasyonu eknikleri aşağıdaki abloda yer almakadır. 5 Dechow, Sloan ve Sweeney (1995) çalışmalarında, söz konusu modelleri es ederken, ahakkukların ne şekilde manipüle edilebileceği hususunda üç ayrı varsayımda bulunmuşlardır. Bunlar; Harcama Manipülasyonu; Harcama kaydının gecikirilmesi, Bu yaklaşım, harcama ya da giderlerden belirli bir uarın karın manipüle edildiği yılda oplam ahakkuklara ilave edilmesi, izleyen yılda ise aynı uarın oplam ahakkuklardan çıkarılması şeklinde uygulanmakadır. Gelir Manipülasyonu; Gelirin henüz gerçekleşmeden kaydedilmesi-büün maliyeler sabi varsayılmışır), bu yaklaşım yine karın manipüle edildiği yılda belirli uardaki gelirin henüz gerçekleşmeden oplam ahakkuklara, gelirlere ve icari alacaklara eklenmesi, eresi yıl aynı uarın oplam ahakkuklardan, gelirlerden ve icari alacaklardan düşülmesi şeklinde uygulanmakadır. Brü Kar Marjı Manipülasyonu; Gelirin henüz gerçekleşmeden kaydedilmesi (Büün maliyeler değişken varsayılmışır). Bunun gelir manipülasyonundan farkı, ilgili döneme ilave edilen gelirle ilgili giderin de ilgili dönem karının hesabında dikkae alınmasıdır. Gelir manipülasyonunda ise sadece gelir ilgili dönemin karını arırmak için gelirlere eklenmeke, bu gelirle ilgili giderler ise dikkae alınmamakadır (Dechow, Sloan ve Sweeney 1995). Yukarıda belirilen modellerin özelliklerinin ve kar manipülasyonunu oraya çıkarma güçlerinin karşılaşırılmasına yönelik olarak yapılan bu çalışmada, SEC arafından kar manipülasyonu yapığı belirlenen 134 şirke üzerinden, kar manipülasyonu yapılan yıl hariç 10 yıllık finansal ablosu olanlar ercih edildiğinden, 32 şirkein finansal abloları üzerinde gerçekleşirilmişir. Dechow, Sloan ve Sweeney e (1995) göre, bu modellerin hepsinin kar yöneiminin gerçekleşiği yılın es edilmesi açısından oldukça doğru bir ahminde bulundukları anlaşılmakadır. Bununla birlike, modellerin gücü kar manipülasyonunun ekonomik olarak önemli uarda olduğu durumlarda oldukça yeersizdir. Model şirkelerin olağanüsü finansal performans göserdikleri yıllara uygulandığında, yanlış es sonuçları vermekedir, diğer bir ifade ile kar manipüle edilen yılı doğru bir şekilde belirleyememekedir. Bunun üzerine Jones 1991 modeli düzelilerek, yukarıdaki daalar üzerinde es yenilendiğinde, Düzelilmiş Jones 1991 modeli finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılması açısından en güçlü model olarak oraya çıkmakadır. Daha ayrınılı bilgi için (Dechow, Sloan ve Sweeney e (1995) bakılabilir. 21
22 Tablo 2. ABD de Gerçekleşirilen Finansal Bilgi Manipülasyonu Teknikleri Gelirin Belirlenmesi Prensibi Şirke Sayısı Fikif Gelir Kaydemek 23 Henüz kazanılmamış ya da gerçekleşmemiş geliri kaydemek 13 Saış iadelerini kayı dışı bırakmak 4 Tamamlama oranını uygun olmayan şekilde kullanmak 2 Olağanüsü gelirleri normal faaliye geliri olarak kaydemek 1 Toplam 43 Karşılaşırma Prensibi Fikif sok kaydemek 12 Tahsil edilemeyen alacakları ve yıpranmış sokları zarar/gider 7 kaydememek Pazarlama ve araşırma gelişirme giderlerini akifleşirmek 6 Borç ve yükümlülükleri düşük gösermek 3 Giderleri kayı dışı bırakmak 2 Toplam 30 Diğer Olmayan akifleri var gibi gösermek 2 Leasing işlemlerinin sandarda aykırı muhasebeleşirilmesi 2 Teknik sorunları kamuya açıklamamak 2 Şirkeler arasındaki işlemleri yanılıcı bir şekilde raporlamak 1 Akifleri yanılıcı bir şekilde açıklamak 1 Kefale harcamalarını kayda almamak 1 Şarlı yükümlülükler hakkında gerekli uyarıda bulunmamak 1 Toplam 10 Finansal bilgi manipülaörü şirkelerin finansal abloları üzerinden aşağıda belirilen değişkenler şeklinde oraya çıkan analiz bulguları, bu şirkelere benzer şekilde yüksek uarlarda ihiyari ahakkuklara sahip, ancak muhasebe sandarlarını ihlal emeden saışlarını arıran şirkelerin analiz bulguları ile karşılaşırılmışır. İkinci ür şirkeler konrol şirkeleri olup, sayıları dur, diğer bir deyişle manipülaor şirkelerin finansal abloları üzerinden elde edilen analiz bulguları, ade konrol şirkeinin finansal abloları üzerinden elde edilen analiz bulguları ile karşılaşırılmışır. Beneish e (1997) göre, manipülaör şirkeler izleyen yıllarda oldukça köü performans gösermeke ve performanslarındaki iniş çıkışlar da dikka çekmekedir. Bu durum söz konusu şirkeleri SEC nin deneim hedefi haline geirmekedir. Diğer arafan, finansal bilgi manipülaörü şirkelerin hisse senedi performansı, manipülasyondan önceki dönemlerde çok köüdür, bu durum da finansal bilgi manipülasyonu için ayrı bir neden, gerekçe oluşurmakadır. Modelde, finansal ablolardaki bozulmayı espi emek üzere finansal ablolardan üreilmiş 6 ade değişken kullanılmışır. Bunlar; i. Ticari Alacaklar Endeksi (Days Sales in Receivables Index); Ticari alacaklardaki değişimlerin, saışlardaki değişimlerle uyumlu olup olmadığını ölçmekedir. 22
23 ii. Brü Kar Marjı Endeksi (Gross Margin Index); Şirkein brü kar marjının köüleşip köüleşmediğini, dolayısıyla şirkein gelecekeki performansının olumsuz bir görünüm alıp almadığını ölçmekedir. iii. Akif/Varlık Kaliesi Endeksi (Asse Qualiy Index); Varlıkların gerçekleşme riskinde meydana gelen değişimi ölçmekedir. Bu endekseki bir yükseliş maliyelerin akifleşirilme, dolayısıyla giderlerin erelenmesi eğiliminde bir arış olduğunu gösermekedir 6. iv. Amorisman Endeksi (Depreciaion Index); Amorisman giderlerindeki yıllık değişimi ölçmek için kullanılmakadır. v. Pazarlama, Saış, Dağıım ve Genel Yöneim Giderleri Endeksi (SG&A: Sales, General and Adminisraive Expense Index); Saış giderleri ile genel yöneim giderlerin saışlara göre değişimini ölçmekedir. Bu giderlerde saışlara oranla yükselen bir arış, yöneimin giderleri konrol emeke başarılı olamadığına dair olumsuz bir sinyal olarak ya da olağanüsü saış arırma çabası olarak yorumlanmakadır. vi. Toplam Tahakkukların Toplam Varlıklara Oranı (Toal Accruals o Toal Asses); Bu, karın ne kadarının naki bazlı olduğunu ölçmekedir. Naki dışı işleme sermayesinde meydana gelen yüksek düzeydeki bir arış, olası bir finansal bilgi (kar) manipülasyonuna işare emekedir. Yukarıda i-v no lu benlerde yer alan endekslerin beklenen değerinin, finansal ablolarda yer alan belirli kalemler arasındaki ilişkinin zaman içinde sabi kalacağı varsayımı nedeniyle 1 olması beklenmekedir. Büün bu rasyolar, finansal bilgi manipülasyonu olasılığı ile doğrusal olarak poziif ilişkili olacak şekilde oluşurulmuşur. Modelde kullanılan ikinci bir değişken sei şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu (muhasebe sandarlarının ihlali) isemlerini/kapasielerini ölçmek üzere kullanılmakadır. Bunlar; i. Sermaye Yapısı; Eğer şirke yöneicileri daha düşük oranla borçlanmak ya da borç koşullarını ihlal emeken kaçınmak çabasında iseler, şirkein sermaye yapısının borç yönünde değişmesi ile birlike, finansal bilgi manipülasyonu olasılığı armakadır. ii. Önceki Piyasa Performansı; Şirke hisse senelerinin fiyalarının düşmesi ile birlike finansal bilgi manipülasyonu arzusu armakadır. Yöneiciler şirke hisselerinin yakın geçmişeki performansını geçici ya da sürekli bir problemin gösergesi olarak görseler de durum değişmemeke, onlar şirkein kamuya açıklanan performansını manipüle emek amacına sahip olmaya devam emekedirler. Geçici bir problem üzerine, muhasebe sandarlarını ihlal ederek yapılan finansal bilgi manipülasyonunu yakalanmadan düzelmek mümkün olmakla birlike, sürekli bir problem üzerine yapılacak bir manipülasyon, yakalanma riskini arırmakadır. Buna rağmen Beneish e (1997) göre, finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılmasından sonra, işsiz kalmak ya da para veya hapis cezasına çarpırılmak riski bile yöneicileri, finansal bilgi (kar) manipülasyonundan vazgeçirmemekedir. iii. Şirkein Oraklık Yapısı; Eğer şirke yöneicilerinin sahip olacağı serve şirke hisselerinin performansına bağlı ise, şirke yöneicilerinin sahip oldukları hisse senedinin oranı arıkça finansal bilgi manipülasyonu olasılığı armakadır. Bununla birlike, şirke yöneicilerinin şirke sermayesindeki payı arıkça, şirkein hisse senedi sahibi sayısı, orak sayısı azalmakadır. Bu durumda, eğer yöneim dışındaki bir kaç 6 Wiedman a (1999) göre, giderlerin akifleşirilmesi ile ilgili bu yaklaşım çok geneldir. Daha iyi bir ölçü için sekördeki uygulamaya bakılmalıdır. Örneğin yazılım seköründe böyle bir endeksin yazılım gelişirme maliyeinin akifleşirilen/dönem giderine aılan bölümlerini gösermesi beklenir. 23
24 orak şirke yöneimi üzerindeki gözeimini arırırsa, yöneicilerin finansal bilgi manipülasyonu girişiminde bulunma ihimali azalacakır. iv. Kayda Alınma Zamanı; SEC ye göre, SEC nin deneimini yapığı şirkeler genellikle yine SEC nin ilgili bölümünün, Oraklıklar Finansmanı Dairesinin kayda alma başvurusunu inceleme aşamasında belirlenen şirkelerdir. Dolayısıyla, finansal bilgi manipülasyonu daha çok halka açılma sırasında ya da halka açılmadan hemen sonra gerçekleşirilmekedir. Bu nedenle, en küçük bir risk gördüğünde SEC genç, yeni halka açılan şirkeleri deneim programına almakadır. v. Saışlardaki Büyüme; Araşırmalar, hisse senedi fiyaları şirkein büyüme düzeyindeki bir düşüşen ekilenip dramaik bir şekilde geriliyorsa, bu durumdaki şirkelerin yöneicilerinin bu olumsuz görünümü değişirmek üzere finansal ablolardaki bilgileri manipüle eiklerini gösermekedir. vi. Önceden Alınan Olumlu Tahakkuk Kararları; Eğer yöneiciler gerek karı arırmak ve gerekse geçmişeki olumsuz görünümün ekisinden kurulmak için ahakkuk işlemi gerçekleşirmişlerse, bu durumda finansal bilgi manipülasyonu yapma olasılığı armakadır. vii. Bağımsız Deneçiler; Geçmişe yapılan araşırmalar bağımsız deneim kuruluşlarından ilk alısı ile diğerleri arasında operasyonel olarak bir farklılık olduğunu oraya koymakadır. Eğer bu farklılık bağımsız deneim kuruluşlarının muhasebe sandardı ihlallerini oraya çıkarabilme kabiliyelerini göseriyorsa, bu durumda finansal bilgi manipülasyonu yapmayı planlayan şirkeler 6 büyük bağımsız deneim kuruluşuna (şimdi 4) bağımsız deneim yapırmak isemeyeceklerdir 7. Bu çerçevede Beneish (1997) modeli (Probi Model); M i = β i X i + є i şeklinde olup burada; Mi= Dummy (kukla) değişkeni (İkili değişken; Finansal bilgi manipülasyonu yapan şirkeler için 1 değeri almaka, finansal bilgi manipülasyonuna başvurmayan şirkeler için 0 değerini almakadır), X i = Açıklayıcı değişkenlerin oluşurduğu marisi, є i = Haa erimini ifade emekedir. Beneish (1997) yukarıda belirilen model çerçevesinde finansal bilgi manipülasyonu yapığını belirlediği 64 şirke ile finansal bilgi manipülasyonuna başvurmadığını varsaydığı şirkein yılları verilerini incelemişir. Modelde açıklayıcı (bağımsız) değişken olarak; i. Ticari alacaklar endeksi, ii. Brü kar marjı endeksi, iii. Akif kaliesi endeksi, iv. Amorisman endeksi, v. Pazarlama, Saış, Dağıım ve Genel Yöneim Giderleri endeksi, vi. Toplam Tahakkukların Toplam Varlıklara Oranı, vii. Saışlardaki yıllık değişim, 7 Beneish e (1997) göre, bu görüş kurumsal yöneim ilkelerinin muhasebe sandardı ihlallerini şirke içinde oraya çıkarabileceği varsayımını alamakadır. Dolayısıyla bu değişkenle birlike, şirkee bağımsız deneim komiesinin varlığı ve bunun yöneim kurulunda emsili bir değişken olarak modele dahil edilebilir. 24
25 viii. Hisse seneleri fiyalarındaki yıllık değişim alınmışır. Beneish modelinde; finansal bilgi manipülaörü şirkelerle konrol şirkelerinin verilerini probi analize abi uarak her bir değişken için kasayılar bulmakadır. Bu kasayıları kullanarak her bir şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadığını, M i sonucunun 0 (sıfır) a yakın olması halinde manipülaör değil, 1 e yakın olması halinde manipülaör şeklinde değerlendirmek üzere model çerçevesinde hesaplamakadır. Bu kapsamda yapılan çalışma sonucuna (Beneish 1997) göre; finansal bilgi manipülasyonu yapan şirkeler daha genç (yeni), daha düşük hisse senedi performansına sahip ve borç ağırlıklı kaynak yapısı ile büyüyen, alacak ve sok devir hızları düşmeke olan ve akif kaliesi ile brü kar marjı köüleşen şirkelerdir. Buna ilave olarak, bu şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapıkları yılda daha az ahakkukları olmakla birlike, bu ahakkuklar büyük ölçüde bir önceki yıla göre karı arırıcı nielikedir. Dechow, Sloan ve Sweeney e (1996) göre, Beneish in (1997) 8 modeli Jones (1991) modelindeki gibi sadece icari alacaklar üzerinden gerçekleşirilecek manipülasyonlar yanında, bir şirkein finansal durum ve performansı ile ilgili değişik görünümleri ele alarak finansal ablo kullanıcılarının şirkei değişik açılardan gözden geçirebilmesine imkan sağlamakadır. Ayrıca modelde kullanılan değişkenler hem şirkein gerçekleşirdiği manipülaif işlemleri espie yönelik, hem de şirkein manipülaif işlemleri gerçekleşirme kabiliye/isemini kavramaya yönelikir. Bu konuda bundan önce yapılan çalışmalarda çok uzun bir döneme ilişkin veri kullanmak gerekli iken (örneğin Jones sandar zaman serisi modelini kullanmışır), bu modelde üç yıllık kamuya açıklanan bilgiler kullanılmak sureiyle daha az maliyele daha çok şirkee ilişkin verileri değerlendirmek mümkün olabilmişir. Bununla birlike, veri oplamanın yüksek maliyei ve veri bulma güçlüğü nedeniyle Beneish modelinde ilgili büün değişkenleri, {Dechow Sloan ve Sweeney e (1996) göre gerçekleşirilen finansal bilgi manipülasyonlarının % 8,7 sinde soklar yüksek göserilmişir} örneğin sokları kullanmamışır (Wiedman 1999). Diğer arafan Beneish e (1997) göre, kendi modeli, Jones un (1991) ahakkuk 9 modelini güçlendirmekedir. Bu kapsamda model büyük uarlarda ihiyari ahakkuk kullanan şirkelerdeki olası kar yöneimi uygulamalarını da doğru bir şekilde oraya koymakadır. Zira ihiyari ahakkuklar finansal bilgi manipülasyonu için yapılabileceği gibi, bundan bağımsız olarak şirkein sraejik hedeflerine yönelik faaliye kararlarına dayalı olarak da yapılabilmekedir Beneish in çalışması 1997 de dergide yayınlanmakla birlike, çalışma 1995 de amamlanmışır, dolayısıyla Dechow, Sloan ve Sweeney in (1996) değerlendirmelerini çalışma dergide yayınlanmadan yapabilmişlerdir. 9 Tahakkuk muhasebesine bir örnek, bir mal eslim edildiğinde parasını naki olarak almadan diğer bir ifaeyle bedelinin ahsil edilmesini beklemeden saış uarının gelir kaydedilmesidir. Bu şekildeki gelir ahakkukunda ABD muhasebe sandarları çerçevesinde yapılan bu ahakkuka ek olarak, bu saış sonucunda oluşan alacaklarla ilgili yapılan işlem ihiyari ahakkuk olabilecekir. Bu kapsamda ihiyari ahakkuk vadeli alacaklardan şüpheli hale gelenler için sandarların elverdiği ölçüde en az uarda karşılık ayrılması durumunda oraya çıkmakadır. Bu durumda ayrılacak karşılık uarına bağlı olarak ya agresif ahakkuk durumu, diğer bir deyişle en az uarda karşılık ayırmak ya da muhasebe sandarlarına aykırı bir şekilde hiç karşılık ayırmamak veya sandarların belirlediği en az uarın alında karşılık ayırmak söz konusu olabilecekir. 10 Varsayalım ki, genel ekonomik durumdaki bir daralma nedeniyle bir şirkein saışları düşü ve sokları arı. Bu durumda şirke yöneicilerinin herhangi bir karar vermesine gerek kalmadan şirkein yüksek uarda ahakkukları olacak ve Jones (1991) modeli ile yapılacak herhangi bir çalışmada şirkein yüksek uarda ihiyari ahakkuku olduğu ahmini oraya çıkacakır, çünkü şirkein düşen saışları ile birlike yükselen soklar çakışacakır. Yine buna ilave olarak şirkein rakiplerine karşılık vermek üzere ve müşerilerini kaybememek için, müşerilere anıdığı vadeleri uzaığını varsayalım. Bu durumda şirkein icari alacakları buna paralel olarak ihiyari ve oplam ahakkukları 25
26 Beneish (1999) Modeli Beneish 1999 daki çalışmasında, finansal bilgi manipülasyonunu oraya çıkarmak üzere oraya koyduğu 1997 deki modelinde, modelin anlamlılığını arırmak üzere bazı değişiklikler yapmışır. Beneish e göre 1999 modeli 1997 modelinden üç açıdan farklıdır (Beneish 1999). Bu farklılıklar; i modelinde finansal bilgi manipülasyonu yapığı sapanan 64 örnek şirke kullanılırken 1999 modelinde 74 şirke kullanılmışır, ii. Konrol şirkeleri, 1997 çalışmasında yüksek mikarda beklenmeyen ahakkukları olan şirkeler iken, 1999 modelinde manipülaör olarak belirlenen şirkelerle aynı sekörlerde iii. faaliye göseren diğer şirkelerdir 11, Finansal bilgi manipülasyonunu açıklayıcı değişkenler her iki modelde farklıdır ve 1999 modelindeki bağımsız değişkenler, önceki modeldeki değişkenlere göre daha açıklayıcı nielikedir. Beneish (1999) modelinde finansal bilgi manipülasyonu yapığı SEC arafından yapılan deneimler sonucunda ya da herhangi bir şekilde espi edilerek kamuya açıklanan (SEC nin web siesinde yayınlanan AAER den ya da basında yer alan haberlerden derlenmişir) 74 ade şirke manipülaör olarak dikkae alınmakadır. Modelde, finansal bilgi manipülasyonu yapığı belirlenen 74 şirkee karşılık, bu şirkelerle aynı sekörlerde faaliye göseren ve finansal bilgi manipülasyonu yapmadığı varsayılan şirke konrol şirkei olarak yer almışır 12. Beneish (1999) çalışmasında 1997 çalışmasında kullanılan model aynen kullanılmışır (Beneish 1999:26). Model; M i = β ' X i + є i Şeklinde olup burada; Mi= Bağımlı değişkeni (Manipülaör şirkeler için 1, konrol şirkeleri için 0), X i = Açıklayıcı değişkenlerin oluşurduğu marisi, є i = Haa erimini ifade emekedir. Modelde, manipülaör şirkelerle konrol şirkelerinin aşağıda belirilen açıklayıcı değişkenler şeklindeki finansal verileri probi analize abi uulmakadır. Probi analiz, yukarıdaki denklemde yer alan bağımlı değişken (M i ; ikili değişken; manipülaörler için 1, konrol şirkeleri için 0 değerini almakadır) gibi bağımlı değişkenlerin kullanıldığı olaylar için uygun olduğu kabul edilen bir regresyon analizi ürüdür (Beneish, 1999). aracakır. Bu durumda bu ihiyari ahakkuklar şirke yöneicileri arafından mı oluşurulmuşur? Eve, ancak büün ihiyari ahakkuk kararları yöneiciler arafından alınır. Peki, bu ihiyari ahakkuk kararları karı manipüle emek için mi alınmışır? Hayır. Çünkü bu karar karı manipüle emek için değil, rakiplere karşılık vermek ve şirkei korumak için alınmışır (Beneish, 1997). 11 Konrol şirkeleri, ABD de borsalarda hisse seneleri işlem gören büün şirkelere ilişkin finansal bilgileri depolayıp araşırmacıların hizmeine sunan bir veri bankası olan Compusa dan alınmışır. 12 Beneish e (1999) göre, finansal bilgi manipülasyonu yapmadığı varsayılan şirkeler, manipülaörlerle aynı sekörde faaliye göseren ancak araşırmalarda finansal bilgi manipülasyonu yapığına dair herhangi bir bilgi bulunmayan şirkelerdir. Bu nedenle bu şirkeler arasında çok başarılı bir şekilde finansal bilgi manipülasyonu yapığı için araşırmalarda fark edilemeyen şirkeler bulunabilir. Daha önce açıklandığı üzere, Beneish (1997) modelinde finansal bilgi manipülasyonu yapmadığı varsayılan şirkeleri, SEC arafından finansal bilgi manipülasyonu yapığı belirlenen şirkeler dışındaki, agresif olarak ahakkuk yapan şirkeler olarak belirlemişir. 26
27 Modeldeki bağımsız değişkenler 1997 modeline göre farklı olup; i. Ticari alacaklar endeksi, ii. Brü Kar Marjı endeksi, iii. Akif kaliesi endeksi, iv. Saışlardaki yıllık değişim (büyüme) endeksi, v. Amorisman endeksi, vi. Pazarlama, Saış, Dağıım ve Genel Yöneim Giderleri endeksi, vii. Borçlanma yapısındaki yıllık değişim ve viii. Toplam Tahakkukların Toplam Varlıklara oranı şeklinde belirlenmişir. Beneish e (1999) göre yukarıda belirilen değişkenler çeşili şekillerde finansal bilgi manipülasyonu yapıldığının gösergelerini oluşurmakadır. Beneish bu değişkenleri belirlerken üç emel kaynağa dayanmakadır. Bunlar (Beneish, 1999); i. Geleceğe ilişkin verileri köü olan şirkeler finansal bilgi manipülasyonuna başvurmakadırlar, ii. Değişkenler naki olarak ve ahakkuk yoluyla oluşan kalemleri kapsayacak şekilde seçilmişir ve iii. Yine değişkenler belirlenirken, finansal bilgi manipülasyonunun sözleşmeye dayalı moivasyonlardan kaynaklandığını varsayan poziif araşırmalar eorisinden yararlanılmışır. Bu çerçevede belirlenen 8 bağımsız değişkenin hesaplanma yönemi ve modeldeki fonksiyonları aşağıda açıklanmakadır. Ticari alacaklar endeksi (DSRI) 13 = Ticari Alacaklar / Brü Saışlar Ticari Alacaklar / Brü Saışlar 1 1 şeklinde hesaplanmakadır. Bu endeks saışlara göre şirkein icari alacaklarında ve -1 yıllarında meydana gelen değişimi gösermekedir. Şirkein kredili saış poliikasında çok önemli bir değişiklik olmadığı sürece bu endeksin doğrusal bir rend izlemesi beklenir. Bu endekseki önemli bir arış, şirkein gelirlerinin, dolayısıyla karının arırılmasına yönelik bir finansal bilgi manipülasyonu gösergesi olarak değerlendirilmekedir. 13 Days Sales in Receivables Index. 27
28 Brü Kar Marjı Endeksi (GMI) 14 = ( Brü Saışlar 1 ( Brü Saışlar Saılan Mal Maliyei Saılan Mal Maliyei 1 ) / Brü Saışlar ) / Brü Saışlar şeklinde hesaplanmaka olup, endeksin 1 den büyük olması şirkein brü kar marjının köüleşmeke olduğunu gösermekedir. Bu durum şirkein geleceğe ilişkin beklenisinde bir olumsuzluk olarak algılanmakadır. Bu durumda olan şirkelerin brü kar marjını düzelmek üzere, saış gelirlerinde arış ya da saış maliyelerinde azalış izlenimi (ya da her ikisini birden) yaramak amacıyla finansal bilgi manipülasyonu yapacakları ahmin edilmekedir. Akif Kaliesi Endeksi (AQI) 15 = (1 DönenVarlıklar (1 Dönen Varlıklar Maddi Duran Varlıklar Maddi Duran Varlıklar 1 1 ) / Toplam Varlıklar ) / Toplam Varlıklar 1 şeklinde hesaplanmaka olup, endeks oplam varlıkların içinde dönen varlıklar ile maddi duran varlıklar (makine, esis ve eçhiza) dışındaki 16 duran varlıklarda bir önceki yıla göre meydana gelen değişimi gösermekedir. Bu endeksin 1 den yüksek olması, şirkein giderlerini, gelir ablosuna yansımak yerine akifleşirdiğine ve böylece finansal bilgi manipülasyonu yapığına işare emekedir. Dolayısıyla, akif kaliesi endeksi ile finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında doğrusal bir ilişki beklenmekedir. Saışlardaki Büyüme Endeksi (SGI) 17 = Brü Saışlar Brü Saışlar 1 şeklinde hesaplanmakadır. Saışlardaki büyüme başlı başına finansal bilgi manipülasyonu yapıldığını gösermemekedir. Bununla birlike büyüyen şirkeler, profesyoneller arafından diğer şirkelere göre finansal bilgi manipülasyonuna daha çok yakın olarak görülmekedir. Çünkü bu şirkelerde, borç öz kaynak yapıları ve kaynak ihiyaçları yöneiciler üzerinde saışları arırmak yönünde büyük bir baskı oluşurmakadır. Eğer bu ür şirkelerde, büyümedeki yavaşlamaya bağlı olarak hisse senedi fiyalarında bir düşüş gözlenirse, bu durumda şirke yöneicileri açısından finansal bilgi manipülasyonu yapma yönünde daha büyük bir baskı oluşmakadır. Bu nokada Beneish (1999), Fridson ın Şirkeler çoğunlukla kaçınılmaz olarak büyüme rendlerindeki bir düşüşen, kendileri için maliyeli olduğu sürece kaçınmaya çalışırlar şeklindeki 14 Gross Margin Index. 15 Asse Qualiy Index. 16 Beneish bu hesaplamayı yaparken, akiflerdeki arışın şirkein başka bir şirkei ele geçirmesi halinde oraya çıkacak şerefiyeden de kaynaklanabileceğini dikkae alarak, makine, esis ve eçhiza yanında şerefiyeyi de dışarıda bırakacak bir hesaplama yapmış, ancak sonucun değişmediğini görmüş ve bu durumu manipülaör şirkelerin pek ele geçirme olaylarına girişmedikleri veya ele geçirme durumunda oraya şerefiye çıkmadığı şeklinde sonuçları yorumlamışır (Beneish, 1999). 17 Sales Growh Index. 28
29 değerlendirmesinden harekele, saışlardaki büyüme endeksi ile finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında doğrusal bir ilişki olduğu kanaaindedir. Amorisman Giderleri Endeksi ( DEPI) 18 = Amorisman Giderleri 1 Amorisman Giderleri / ( Amorisman Giderleri 1 / ( Amorisman Giderleri + Maddi Duran Varlıklar + Maddi Duran Varlıklar şeklinde hesaplanmakadır. Bu oranın 1 den büyük olması şirkein karı yüksek gösermek üzere amorisman giderlerini (akiflerin kullanım ömrüne ilişkin ahmini süreyi daha uzun olarak kayılara yansımak ya da amorisman meodunu gideri azalacak şekilde değişirmek sureiyle) azalığını gösermekedir. Bu nedenle Beneish, modelinde amorisman endeksi ile finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında bir ilişki olduğunu varsaymakadır. Pazarlama, Saış, Dağıım ve Genel Yöneim Giderleri Endeksi (SGAI) 19 = ) ) 1 ( Pazarlama, Saış ve Dağıım Giderleri ( Pazarlama, Saış ve Dağıım Saış Giderleri + Genel Yöneim Giderleri 1 + Genel Yöneim Giderleri ) / Brü Saışlar 1 ) / Brü Saışlar şeklinde hesaplanmakadır. Beneish bu değişkeni, saışlara göre bu giderlerdeki bir oranısızlığın (diğer bir ifadeyle, bu giderlere nazaran saışlarda bir yükseliş olması, saışların manipüle edildiği ya da giderlerin eksik kaydedildiği şeklinde) şirkein geleceğine ilişkin olumsuz bir sinyal olarak değerlendirilmesi gerekiğinden harekele, modeline dahil emeke ve bu endeksle finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında doğrusal bir ilişki olduğunu düşünmekedir. Borçlanma Yapısındaki Değişim Endeksi ( LVGI) 20 = ( Uzun Vadeli Borçlar ( Uzun Vadeli Borçlar Kısa Vadeli Borçlar Kısa Vadeli Borçlar 1 ) / Toplam Varlıklar ) / Toplam Varlıklar 1 1 şeklinde hesaplanmakadır. Bu değişkenin 1 den büyük olması şirkein borçluluk oranının arığını gösermekedir. Modelde bu değişkene yer verilmesinin nedeni borçlanma koşullarını yerine geirememe durumundan kaçınmak amacıyla yapılacak finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını oraya çıkarmaya yönelikir. 18 Depreciaion Index. 19 Sales, General and Adminisraive Expenses Index. 20 Leverage Index. 29
30 Toplam Tahakkukların Toplam Varlıklara Oranı ( TATA) 21 = Dönen Varlıklar Kasa Kısa Vadeli Borçlar Uzun Vadeli Borç Anapara Taksi ve Faizleri Ödenecek Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılığı Amorisman Giderleri Toplam Varlıklar şeklinde hesaplanmaka olup, bu değişken şirke yöneiminin ahakkuklar yoluyla gelirleri arırmak ya da giderleri azalmak sureiyle finansal bilgi manipülasyonu uygulamasına gidip gimediğini oraya koymakadır. Beneish e göre bu oranın yüksek olması finansal bilgi manipülasyonu yapılmış olma olasılığını arırmakadır. Beneish modelinde manipülaör ve konrol şirkelerinin yukarıda belirilen bağımsız değişkenler şeklindeki verilerini probi analize abi uarak aşağıda belirilen formüle ulaşmışır. M1= -4,840 + (0.920*DSRI) + (0.528*GMI) + (0,404*EQI) + (0,892 *SGI) + (0,115 * DEPI) + (-0,172 * SGAI) + (4,679 * TATA) + (-0,327 * LVGI) Bu denklemin sonucunda bulunan M i değerinin normal dağılım fonksiyonuna göre manipülasyon olasılığının; i. % 2,94 den daha düşük olması halinde o şirkein finansal bilgi manipülasyonuna başvurduğuna dair bir bulgunun olmadığı (no evidence), ii. % 2,94 ile % 5,99 aralığında olması halinde, o şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapma olasılığını bulunduğu (grey zone), iii. % 5,99 ile % 11,32 aralığında olması halinde o şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapmış olma olasılığı hakkında ciddi bulgular olduğu (serious risk), iv. %11,32 den yüksek olması halinde, o şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapığına dair çok önemli bulgular olduğu (very significan danger), değerlendirmesi yapılmakadır (Wiedman, 1999). Dolayısıyla Beneish in (1999) modelindeki analiz çerçevesinde oraya çıkan bu denkleme göre, herhangi bir şirkein karşılaşırmalı olarak iki yıla ilişkin finansal bilgilerinin yer aldığı finansal ablolarını elinde bulunduran bir yaırımcı, o Şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadığını ahmin edebilmekedir. 21 Toal Accruals o Toal Asses. Beneish in TATA formülünde, uzun vadeli borç anapara aksi ve faizleri ve ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülük karşılığı kalemlerinin başında işarei olmakla beraber, kısa vadeli borçlar kaleminin al kalemleri olan bu kalemler, formülde kısa vadeli borçlar kalemi ile birlike bir paraneze alınmalıdır. Aksi akdirde naki dışı işleme sermayesindeki değişim uarının hesabında kısa vadeli borçlar kaleminin al kalemleri olan uzun vadeli borç anapara aksi ve faizleri ve ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülük karşılığı kalemleri iki defa düşülmüş olacakır. Bu nedenle TATA formülü bu düzelme yapılarak çalışmamıza dahil edilmişir. 30
31 Model çerçevesinde yapılan analiz sonuçlarına göre, manipülaör olduğu kabul edilen şirkelerle konrol şirkeleri bazı özellikleri iibariyle karşılaşırıldığında (Beneish, 1999); i. Ticari alacaklarda olağanüsü arış, ii. Brü kar marjının düşmesi, iii. Akif kaliesindeki düşüş, iv. Saışlardaki büyüme ve v. Tahakkuklardaki arış finansal bilgi manipülasyonu olasılığını arırmakadır. Beneish modelinin finansal bilgi manipülasyonunu ölçmeke güçlü olup olmadığını es ederek, modelinin manipülaör olduğu belirlenen şirkeleri % oranı aralığında doğru ahmin eiği sonucuna varmakadır (Beneish, 1999). Diğer arafan modelde iki ür haa söz konusu olabilmekedir. Bunlar; Tip 1 haa (Type 1 Error); Gerçeke finansal bilgi manipülasyonu yapan (manipülaör) şirkelerin modelle manipülaör olmayan şirke olarak ahmin edilmesinden kaynaklanmakadır, Tip 2 haa (Type 2 Error); Manipülaör olmayan bir şirkein model arafından manipülaör olarak ahmin edilmesidir. Modelle yapılacak ahminde oraya çıkabilecek bu iki haanın hem yaırımcılar hem de düzenleyici kurumlar açısından bazı maliyeleri söz konusudur. Tip 1 haa, yaırımcılar açısından modelin manipülaör değil dediği şirkein gerçeke manipülaör olması ve bu şirkelerin hisse senelerine yaırım yapılması halinde oraya çıkmakadır. Buna güvenerek yaırım yapan yaırımcı şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapığının oraya çıkarılması halinde, bu yaırımından dolayı zarara uğrayacakır. Yaırımcı açısından diğer bir maliye, modelin manipülaör olarak değerlendirdiği (ancak gerçeke manipülaör olmayan), dolayısıyla yaırımcının yaırım yapmadığı şirke hisselerinde oraya çıkacak yüksek geiriden yaırımcının mahrum kalması halinde oraya çıkan fırsa maliyeidir. Sonuç olarak yaırımcılar açısından ip 1 haanın maliyei ip 2 haanın maliyeinden yüksek olacakır. Beneish e (1999) göre yaırımcılar açısından ip 1 haanın maliyei ip 2 haanın maliyeinin kaıdır (bu hesaplama manipülaör şirkelerin hisselerinde bir üç aylık dönem için % kadar bir değer düşüşü olduğu, buna mukabil manipülaör olmayan oralama şirkein hisselerinde, bir üç aylık periyodda % 1-2 arış olduğu bulgularına dayanmakadır. Çünkü ip 2 haanın başka bir şirkein hisse senedine yaırım yapılarak elafi edilme şansı söz konusudur. Düzenleyici kurumların emel amacı, yaırımcıları manipüle edilmiş finansal bilgilerin zararından korumakadır. Tip 1 haanın maliyei ile ip 2 haanın maliyeini göreli olarak ölçmek pek mümkün olmasa da, düzenleyici oorieler için ip 2 haanın maliyei yaırımcılara göre daha yüksekir. Çünkü manipülaör olmayan şirkein deneimi nedeniyle bir maliyee kalanılmakadır. Bu açıdan yapığı değerlendirme çerçevesinde Beneish e (1999) göre model, büün şirkeleri manipülaör değil diye anımlayan diğer modellere kıyasla daha düşük maliyelidir. Yukarıda belirildiği üzere, finansal bilgi manipülasyonunu oraya çıkarmaya ya da ahmin emeye yönelik modeller esas iibariyle, ahakkuk esası çerçevesinde oluşurulan alacak-borç ve 31
32 gelir-gider kalemlerinde (oplam ahakkuklarda veya ihiyari ahakkuklarda) ya da bazı çalışmalarda karşılıklar gibi spesifik kalemlerde yıllar iibariyle meydana gelen değişimi ele alarak bir sonuca varmaya çalışmakadırlar. Beneish in modelinde ise, ahakkuk esası çerçevesinde oluşan kalemler yanında, finansal bilgi manipülasyonunun gösergesi olabilecek bazı değişkenler de çalışma kapsamına alınarak daha doğru bir ahmin yapılmaya çalışılmakadır. Çalışmanın izleyen kısmında Beneish modeli esas alınarak, gelişirilen bir model çerçevesinde İMKB de hisse senedi işlem gören şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadıkları ahmin edilmeye çalışılacakır. 5. Türkiye de Finansal Bilgi Manipülasyonun Oraya Çıkarılması ile ilgili Ampirik Çalışma Çalışmamızın Finansal Bilgi Manipülasyonunun Oraya Çıkarılması bölümünde açıklandığı üzere, finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının oraya çıkarılması esas iibariyle, sorumlu oorielerin deneim ve incelemeleri ile mümkün olabilmekedir. Türkiye de de halka açık şirkeler açısından finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları SPK nın yapığı deneim ve incelemeler sonucunda oraya çıkarılmaka, mevzua çerçevesinde işleme abi uulmaka ve kamuya açıklanmakadır. Bunun yanında halka açık şirkelerden bağımsız deneime abi olanlarda, bağımsız deneim şirkelerinin yapıkları çalışmalar sırasında finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları oraya çıkarılabilmeke ve bu durum bağımsız deneim raporlarında yer alan şarlı görüşler ile kamuya açıklanmaka ve SPK ya ileilmekedir. Bunun yanında, yukarıda ayrınılı olarak incelenen modeller çerçevesinde, akademisyenler arafından, kamuya açıklanan finansal bilgilerden harekele finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları, ampirik çalışmalarla ahmin edilmeye çalışılmakadır. Bu bölümünde, Türkiye de finansal bilgileri kamuya açıklanan şirkelerin, finansal bilgi manipülasyonuna başvurup başvurmadıklarını oraya çıkarmak üzere ampirik bir çalışma yapılmışır. Bu kapsamda İMKB de hisse seneleri işlem gören şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadıklarını ahmin emek amacıyla, yukarıda ayrınılı olarak incelenen modeller arasından, Beneish (1999) modeli kullanılmışır. Beneish (1999) modelinin esas alınmasının iki emel nedeni bulunmakadır. Bunlardan birincisi, Beneish (1999) modelinin diğer modellerden farklı olarak, sadece ahakkuk esası ile oluşan finansal ablo kalemlerinde yıllar iibariyle oraya çıkan değişim yanında, finansal bilgi manipülasyonun gösergesi olabileceği kabul edilen ve finansal ablolardan üreilen bazı rasyoları da bağımsız değişken olarak analize dahil emesidir. İkinci neden ise, modelin oluşurulmasında iki yıllık finansal ablo verilerinin yeerli olmasıdır. Dolayısıyla bu modelde şirkelerin uzun bir süreye ilişkin finansal ablo verilerine ihiyaç bulunmamakadır. Ülkemizde finansal ablo verilerinin SPK nın kurulmasıyla birlike 1980 li yılların sonlarında elde edilebilir hale geldiğini dikkae aldığımızda, bu hususun önemi daha da armakadır. 32
33 5.1. Analiz Kapsamındaki Şirkeler Çalışmamızda İMKB de hisse seneleri işlem gören ve reel sekörde faaliye göseren 126 şirke örnek şirke olarak seçilmişir. Bankalar, sigora şirkeleri ve diğer finans seköründe faaliye göseren şirkeler, konuya ilişkin diğer çalışmalarda olduğu gibi Çalışmamız kapsamının dışında uulmuş olup, Çalışma kapsamındaki şirkelerin yıllarına ilişkin bilanço ve gelir abloları 22 analiz edilmişir. Analiz kapsamındaki 126 şirkeen yılları iibariyle sırasıyla 58, 59, 53, 53, 43 ve 41 i, diğer bir ifade ile % si İMKB 100 endeksinde yer almakadır. Ayrıca, 1997 iibariyle 3 ü (2004 iibariyle 6 sı) 2. Ulusal pazarda işlem görmeke, yine 1997 iibariyle 5 i (2004 iibariyle 8 i) İMKB de işlem görmemekedir iibariyle İMKB de hisse seneleri işlem görmeyen şirkeler, 1997 yılından sonra halka açılan şirkeler olup, 2004 yılı iibariyle İMKB de hisse seneleri işlem görmeyen şirkeler ise, 2002 yılından sonra İMKB koundan çıkarılan şirkelerdir. Modelin oluşurulmasında 1997 yılı esas alınmışır. Bunun nedeni 1997 yılının, Türkiye de 1990 lı yıllarda ve 2000 li yılların başında yaşanan ekonomik krizlerden doğrudan ekilenmeyen, diğer bir ifade ile diğer yıllara göre nispeen daha isikrarlı bir yıl olmasıdır. Çalışma kapsamındaki şirkelerden 27 si finansal bilgi manipülasyonu yapığı kabul edilen şirke olarak belirlenmişir. Finansal bilgi manipülasyonu yapan ve yapmayan şirke ayrımı sadece 1997 yılı için değil diğer yıllar için de yapılmışır. Daha sonra açıklanacağı üzere, bunun amacı modelin finansal bilgi manipülasyonunu ahminde güçlü olup olmadığının es edilebilmesidir. Finansal bilgi manipülasyonu yapan ve yapmayan şirke ayrımı yapabilmek için İMKB nin arihleri arasındaki günlük bülenleri ve SPK nın arihleri arasında yayınlanan hafalık bülenleri 23 bazı anahar kelimelerden (finansal ablo, mali ablo, bilanço, gelir ablosu, kar, zarar, gelir, gider, bağımsız deneim raporu, akifleşirme, düzelme) yararlanılarak incelenmişir. Bu bülenlerde yer alan bilgiler çerçevesinde, SPK arafından yapılan deneim ve incelemeler sonucunda finansal bilgi manipülasyonu yapığı belirlenerek kamuya açıklanan ve/veya bağımsız deneim raporlarında kamuya açıklanan finansal ablolardaki uarları değişirecek şekilde şarlı görüş bulunan ya da finansal ablolarında yer alan uarları daha sonra yapıkları açıklamalarla değişiren şirkeler finansal bilgi manipülasyonu yapan şirke olarak kabul edilmişir. Bunlara ilave olarak, SPK ya yapılan kayda alma başvurularında 22 Çalışmamızın yapıldığı arih iibariyle hisse seneleri İMKB de işlem gören şirke sayısı 285 dir. Bu şirkelerden bazıları, Çalışmamız kapsamı dışında uulan finansal sekörde (banka, sigora şirkei, aracı kurum, yaırım oraklığı ve diğer finansal kuruluşlar) faaliye göserdikleri, bazılarının ise analize elverişli finansal ablolarına ulaşılamadığı için, Çalışma kapsamına 126 şirke dahil edilebilmişir. Bu 126 şirkein dönemi iibariyle bazı yıllara ilişkin finansal ablo bilgilerine de, söz konusu şirkeler 1990 lı yılların sonlarında halka açıldıkları için ulaşılamamışır. Dolayısıyla 126 şirkein dönemi arasındaki bazı yıllara ilişkin finansal bilgileri eksik olup, analiz bu çerçevede gerçekleşirilmişir. 23 SPK nın hafalık bülenleri arihinden iibaren yayınlanmaya başlanmışır. Bu bülenlerde Kurul arafından o hafa içinde karara bağlanıp, kamuya açıklanması gerekli görülen Kurul çalışmaları yer almakadır. Bu kapsamda yapılan deneim ve incelemeler sonucunda espi edilen finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları da kamuya açıklanmakadır. İMKB günlük bülenlerinde ise, hisse seneleri İMKB de işlem gören büün şirkelere ilişkin gerek ilgili şirkeler arafından sermaye piyasası mevzuaı çerçevesinde yapılması öngörülen özel hal açıklamaları, gerekse yine bu şirkelere ilişkin olarak SPK arafından kamuya açıklanması uygun görülen bilgiler yayınlanmakadır. Bu kapsamda üçer aylık dönemler iibariyle düzenlenen finansal ablolar ile bunlara ilişkin bağımsız deneim raporları (bağımsız deneim raporları, yıllık ve 6 aylık finansal ablolar için düzenlenmekedir) ve varsa bu bilgilerde yapılan değişiklikler de bülende yayınlanmakadır. 33
34 finansal ablolarının incelenmesi sırasında, bu ablolarda yer alan finansal bilgileri değişirilerek kamuya açıklanan şirkeler de finansal bilgi manipülasyonu yapan şirke olarak dikkae alınmışır. Bu çerçevede 1997 yılı için 27 şirke finansal bilgi manipülasyonu uygulamasına giden (manipülaör) şirke olarak belirlenmişir. Finansal bilgi manipülasyonu yapan şirkeler yanında, bu şirkelerle aynı sekörlerde faaliye göseren ve hisse seneleri İMKB de işlem gören 99 şirke de, finansal bilgi manipülasyonu yapmayan ya da buna ilişkin bir espi ve kamuya yapılan açıklama bulunmayan (manipülaör olmayan) konrol şirkei olarak belirlenmişir. Konrol şirkei olarak belirlenen şirkeler içinde, SPK arafından denelenmediği ya da bağımsız deneim sırasında espi edilemediği, dolayısıyla finansal bilgi manipülasyonu uygulamasına giiği halde bu durum herhangi bir şekilde espi edilerek kamuya açıklanmadığı için, gerçeke manipülaör olan şirkeler de bulunabilir. Bununla birlike, bu durum her modelin oluşurulmasında olduğu gibi Çalışmamızda ip 1 haa olarak dikkae alınmış olup, bunun sonuçları ileride ayrıca açıklanmakadır. Çalışmamızda manipülaör ve konrol şirkei olarak dikkae alınan şirkeler, finansal ablo verileri üzerinden bazı özellikleri iibariyle analiz edilmiş olup, analiz sonuçları aşağıda abloda yer almakadır. Tablo 3. Manipülaör ve Konrol Şirkelerin Finansal Yapısına İlişkin Bazı Özellikler ( ) Manipülaörler Manipülaör Olmayanlar Oralama Oranca Oralama Oranca Toplam Varlıklar (Milyar TL) İşleme Sermayesi / Toplam Varlıklar -0,100 0,091 0,230 0,241 Toplam Borç / Toplam Varlıklar 0,895 0,740 0,531 0,535 Saışlardaki Büyüme 2,030 1,736 1,944 1,780 Yukarıdaki ablodan da görüldüğü üzere, Modelimizde manipülaör olarak dikkae alınan şirkeler konrol şirkelerine göre; Akif büyüklüğü dikkae alındığında daha küçük şirkelerdir, İşleme sermayeleri daha düşük, haa oralama olarak negaifir, dolayısıyla işleme sermayelerini ağırlıklı olarak kısa vadeli borçla finanse emekedirler, Kaynak yapıları daha fazla oranda borç ağırlıklıdır, Saışlarındaki büyüme az da olsa daha yüksekir yılları arasında finansal bilgi manipülasyonuna başvuran şirkelerin gerçekleşirdikleri finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları ve/veya eknikleri aşağıdaki abloda verilmekedir. 34
35 Tablo 4. Türkiye de Finansal Bilgi Manipülasyonu Teknikleri I-Dönem Karını Arırıcı Finansal Bilgi Manipülasyonu Teknikleri 1. Finansman giderlerinin cari dönem gideri olarak gelir ablosuna yansıılması yerine, alıcılar, soklar, gelecek yıllara ai giderler, işirakler, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar ve/veya yapılmaka olan yaırımlar hesaplarına eklenerek akifleşirilmesi, 2. Şüpheli alacaklar için eksik karşılık ayrılması, 5 3. Döviz bazında olan borçların döviz saış kuru yerine döviz alış kuru üzerinden değerlenerek döviz kuru değerlemesinden doğan giderlerin daha düşük uarda 5 göserilmesi, 4. Konsinye saışların saış hasılaı olarak kaydedilmesi, 5 5. Çalışmayan kısım giderlerinin veya diğer giderlerin, gider olarak gelir ablosuna yansıılması yerine soklar, alıcılar, gelecek yıllara ai giderler, yapılmaka olan 4 yaırımlar ve maddi duran varlıklar kalemlerine eklenerek akifleşirilmesi, Şirke Sayısı 6. Genel üreim giderlerinden soklara daha yüksek pay verilmesi, 4 7. Gerçeğe aykırı belgeler düzenleyerek saış hasılaı kaydı yapılması, böylece gelir ablosunda fikif saış hasılaı, bilançoda ise fikif icari alacak göserilmesi, 4 8. Sok değerleme yöneminin (LIFO dan FIFO ya) değişirilmesi, 3 9. Yeniden değerleme değer arış fonunun gelir ablosuna gelir olarak yansıılması, Kısa vadeli borçlar - banka kredileri hesabı ile alıcılar hesabının birbirine mahsup edilmesi, böylece bilanço dışına çıkarılan banka kredilerinden kaynaklanan faiz ve kur farklarının gelir ablosuna yansıılmaması, 11. Maddi duran varlıkların, önceki yıllarla uarlı olarak yeniden değerleme işlemine abi uulması gerekirken, yeniden değerleme yapılmaması, böylece amorisman giderinin arihi değer üzerinden hesaplanarak daha az ayrılması, 12. Vergi karşılığının eksik hesaplanması veya ayrılmaması, Kıdem azminaı karşılığının eksik ayrılması, Reeskon giderlerinin eksik hesaplanması, Saılan mal maliyei hesabı ile kısa vadeli borçlar - banka kredileri hesablarının birbirine mahsup edilmesi, 16. Gelir ahakkukları ile ilgili erelenmiş vergi karşılığının ayrılmaması, Sok değer düşüklüğü karşılığının ayrılmaması, Şara bağlı zararlar için karşılık ayrılmaması, 1 19.Gerçeğe aykırı belge düzenlemek ve kayı yapmak sureiyle, fikif menkul kıyme saış karı göserilmesi, 20. Genel yöneim giderlerinin kısmen bilançodaki sok maliyeine eklenerek akifleşirilmesi, 21. İşçilere yapılan kayı dışı ödemelerin alıcılar hesabında göserilmesi, böylece kayı dışı ödeme ve bununla ilgili vergi, SSK primi ve kıdem azminaı karşılığı kadar dönem karının yüksek göserilmesi, Toplam Gözlem Sayısı
36 II-Dönem Karını Azalıcı Finansal Bilgi Manipülasyonu Teknikleri Şirke Sayısı 1. Porföydeki hisse senelerinin piyasa fiyaının alında bir fiyala grup şirkelerine ya da hakim orağa saılması ya da grup şirkelerinin hisse senelerinin piyasa 3 fiyaının üsünde bir fiyala saın alınması, 2. Grup şirkelerinden alınan mal ve hizmeler ile işirak hisselerine emsallerine 3 göre bariz şekilde yüksek bedel ödenmesi, 3. Grup şirkeleriyle olan icari ve finansal ilişkilerden kaynaklanan alacaklara faiz ahakkuk eirilmemesi veya emsallerine göre daha düşük oranda faiz ahakkuk 3 eirilmesi, 4. Hakim orağın sahibi olduğu grup bankalarından alınan kredilere, kredi sözleşmesine aykırı olarak ve emsallerine göre bariz şekilde yüksek oranda faiz 2 ödenmesi, 5. Hakim orağın sahibi olduğu grup bankalarında uulan şirke mevdua 2 hesaplarına emsallerine göre düşük oranlarda faiz yürüülmesi, 6. Bankalardaki mevdualardan sağlanan faiz gelirlerinin ve/veya hazine bonosu ve devle ahvili faiz gelirlerinin dönemsellik ilkesine aykırı olarak ahakkuk eiği 2 dönemin değil, ahsil edildiği dönemin geliri olarak kaydedilmesi, 7.Yapılmaka olan yaırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili finansman giderlerinin, ilgili duran varlığın maliyeine eklenerek akifleşirilmesi gerekirken, 1 doğrudan dönem gideri olarak kaydedilmesi, 8. İşiraklerin emsallerine göre bariz şekilde düşük fiyala grup şirkelerine 1 saılması, 9. Grup şirkelerine yapırılan maddi duran varlıklar için emsallerine göre bariz bir 1 şekilde yüksek fiya, ücre ödenmesi, 10. Grup şirkelerine yapılan saış işlemlerinde veya duran varlık saışında 1 emsallerine göre bariz şekilde düşük fiya uygulanması, 11. Aynı zamanda şirkein yöneicisi de olan hakim orağa emsallerine göre daha 1 yüksek ücre ödenmesi, 12. Üreim esislerinin hakim orağın halka kapalı şirkeine düşük bedelle 1 kiralanması, 13. Gayrimenkul saışından elde edilen saış karının henüz ahsil edilmeyen kısmının gelir ablosu ile ilişkilendirilmeden (dolayısıyla dönem karının bu uar kadar az göserilmesi) bilançoda, öz kaynak kalemleri arasında Sermayeye 1 Eklenecek İşirak Hissesi ve Gayrimenkul Saış Kazançları hesabında göserilmesi, Toplam Gözlem Sayısı 21 36
37 III-Diğer Finansal Bilgi Manipülasyonu Uygulamaları 1. Bilançoda, Borç ve Gider Karşılıkları -Vergi Karşılıkları Hesabı uarının, peşin ödenen vergi ve fon uarının düşülmesi nedeniyle, bu uar kadar eksik göserilmesi, 2. Oraklar, İşirakler ve diğer grup şirkeleriyle gerçekleşirilen finansal ve icari işlemlerden sağlanan faiz gelirleri ile banka kredilerinden dolayı kalanılan faiz giderlerinin neleşirilmesi, diğer bir ifade ile faiz gelirleri ile faiz giderlerinin birbirine mahsup edilmesi, 3. Ticari alacaklardan senede bağlı alacakların Alıcılar; senede bağlı olmayan alacakların ise Alacak Seneleri hesaplarında (SPK nın Muhasebe Sandarlarına göre, alacak seneleri ile 3 aydan uzun vadeli senesiz alacakların reeskon işlemine abi uulması gerekmekedir) göserilmesi, 4. Maddi duran varlıkların, TTK md. 324 uyarınca Mahkeme kararıyla belirlenen rayiç değerleri üzerinden yeniden değerleme işlemine abi uulması, böylece maddi duran varlıkların bir önceki döneme göre yaklaşık 13 ka yüksek uarda bilançoda göserilmesi, 5. Uzun vadeli finansman giderleri içinde göserilmesi gereken finansman giderlerinin kısa vadeli finansman gideri olarak gelir ablosunda göserilmesi, 6. Çekle ahsila yapılmış gibi fikif muhasebe kaydı yapılarak, hakim orağın sahip olduğu halka kapalı şirkeen olan alacakların düşük göserilmesi, 7. Kısa vadeli alacaklar (Hakim orağın sahibi olduğu halka kapalı şirke cari) hesabı ile kısa vadeli banka kredileri hesabının birbirine mahsup edilmesi, 8. Gerçeğe aykırı belgeler düzenlenmesi sureiyle bilançoda fikif hammadde, yarı mamül ve mamül soku göserilmesi, 9. Ödenmemiş sermayenin, gerçeğe aykırı belge düzenlemek ve muhasebe kayıları yapmak sureiyle ödenmiş göserilmesi, Şirke Sayısı Toplam Gözlem Sayısı 12 Yukarıda yer alan ablodan da görüldüğü üzere, finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının % 65 i gelirleri arırmaya diğer bir ifadeyle dönem karını yükselmeye, % 22 si ise dönem karını düşürmeye yönelikir. Diğerleri ise, o dönemdeki karı değişirmemekle beraber, finansal ablolarda yer alan hesapların sınıflandırılmasını ve/veya uarlarını değişiren nielike işlem ve uygulamalardan oluşmakadır. Dönem karını azalmaya yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları esas iibariyle örülü kar akarımı olarak bilinen işlemlerdir. Sermaye piyasası mevzuaında yasaklanan bu uygulama ile halka açık şirkelerde oluşması gereken kar, ablo 4 de belirilen işlem ve uygulamalar ile hakim orağın halka kapalı şirkelerine akarılmakadır. Örülü kar akarımının diğer bir nedeni de grup şirkelerinin ödemeleri gereken verginin en aza indirilmesidir. Örülü kar akarımını sağlayan işlemlerle grup şirkelerinden karlı olanlarda 37
38 oluşması gereken vergi marahı, karın zararlı şirkelere akarılması nedeniyle oluşmamaka, böylece halka kapalı ya da açık şirkeleri ile bir büün olarak grup, mümkün olan en az uarda vergi ödemekedir. Dolayısıyla yukarıdaki abloda dönem karını azalmaya yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları, daha az vergi ödeme amacına yönelik olarak da değerlendirilebilir Çalışmada Uygulanan Model Çalışmamızda finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını ahmin emek amacıyla, manipülaör ve konrol şirkei olarak anımlanan şirkelerin 1997 yılı verileri analiz edilmiş ve Model olarak aşağıda yer alan Beneish (1999) modeli uygulanmışır. Model; M i = β ' X i + є i şeklinde olup burada; Mi= Bağımlı değişkeni (Manipülaör şirkeler için 1, konrol şirkeleri için 0), X i = Bağımsız (açıklayıcı) değişkenlerin oluşurduğu marisi, β= Model çerçevesinde her bir bağımsız değişken için bulunan kasayıyı ve є i = Haa erimini ifade emekedir. Modelde, manipülaör şirkelerle konrol şirkelerinin aşağıda açıklanan bağımsız değişkenleri probi analize abi uulmuş, bu kapsamda bağımlı değişken M i ye manipülaör şirkeler için 1, konrol şirkeleri için 0 değeri verilmişir. Bu çerçevede, yukarıdaki denklemin sağ arafındaki her bir değişken için bir kasayı ile haa erimi (є i ) hesaplanmışır Bağımsız Değişkenler Çalışmamızda dikkae alınan bağımsız değişkenler esas olarak Beneish (1999) modelinde dikkae alınan bağımsız değişkenlerle aynıdır. Bununla birlike, saışlardaki büyüme endeksi (SBE) Çalışmamıza dahil edilmemiş, bunun yanında Beneish (1999) modelinde yer almayan sokların saışlara oranı (SSE) ve finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) bağımsız değişken olarak Çalışmamızda yer verilmişir. Saışlardaki yıllık değişim ya da saışlardaki büyüme (SBE) endeksi nominal değerler üzerinden hesaplanmakadır. Beneish (1999) modelinde kullanılan bu değişken hariç diğer bağımsız değişkenler, saışlar ya da akif oplamına oranlanmak sureiyle hesaplanırken, saışlardaki büyüme endeksi dönemindeki nominal saışlar uarının -1 dönemindeki nominal saışlar uarına bölünmesi sureiyle hesaplanmışır. Bu husus yanında Çalışmamızda analiz edilen finansal abloların ilgili olduğu ( ) yıllarda Türkiye de yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle, saışlar rakamında meydana gelen yıllık değişimin nominal değer üzerinden hesaplanmasının anlamlı olmayacağı düşünülerek, saışlardaki büyüme endeksi analize dahil edilmemişir. Diğer arafan, Çalışmamıza Beneish (1999) modelinde yer almayan, finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) ve sokların saışlara oranı (SSE) bağımsız değişken olarak 38
39 dahil edilmişir. Yukarıda Tablo 4 de de açıklandığı üzere, Türkiye deki finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarında çok sık karşılaşılan durumlar; Finansman giderlerinin cari dönem gideri olarak gelir ablosuna kaydedilmesi yerine soklar, maddi duran varlıklar, finansal duran varlıklar ya da diğer duran varlıklara eklenerek akifleşirilmesi, Şirke yöneiminin karı düşük ya da yüksek göserme amacına bağlı olarak genel üreim giderlerinin saılan malın maliyei ya da soklara değişik oran ya da ölçüde yansıılması ve Sok değerleme yönemlerinin (LIFO, FIFO, Oralama Maliye) yine yöneimin amacına bağlı olarak uygulanması ve/veya değişirilmesidir. Bu ür finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını ahminde modelimizin daha başarılı olmasını sağlamak üzere, finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) ve sokların saışlara oranı (SSE) bağımsız değişken olarak Çalışmamıza dahil edilmişir. Modelimizde de bu değişkenlerden özellikle finansman giderlerinin saışlara oranı nın % 99 güven seviyesinde anlamlı olduğu görülmekedir. Bu çerçevede modelde kullanılan bağımsız değişkenler; i. Ticari alacaklar endeksi (TAE), ii. Brü kar marjı endeksi (BKM), iii. Akif kaliesi endeksi (AKE), iv. Amorisman endeksi (AME), v. Pazarlama, saış, dağıım ve genel yöneim giderleri endeksi (PSE), vi. Kaynak yapısındaki değişim endeksi (KYE), vii. Toplam ahakkukların oplam varlıklara oranı (TVE), viii. Finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) ve ix. Sokların saışlara oranı (SSE) olarak belirlenmişir. Ampirik çalışmamız için belirlenen 9 bağımsız değişkenin hesaplanma yönemi ve modeldeki fonksiyonları aşağıda açıklanmakadır. Ticari Alacaklar Endeksi (TAE) = Ticari Alacaklar / Brü Saışlar Ticari Alacaklar / Brü Saışlar 1 1 şeklinde hesaplanmışır. Bu endeks saışlara göre şirkein icari alacaklarında -1 yılına göre yılında 24 meydana gelen değişimi gösermekedir. Şirkein kredili saış poliikasında çok önemli bir değişiklik olmadığı sürece bu endeksin doğrusal bir rend izlemesi beklenir. Bu endekseki önemli bir arış; şirkein gelirlerinin, dolayısıyla karının arırılmasına yönelik, konsinye saışların icari alacak ve saışlar şeklinde muhasebeleşirmesi ya da grup içi şirkelerin cari hesapları üzerinden icari alacak oluşurmak sureiyle gerçekleşirilebilecek finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının bir gösergesi olarak değerlendirilmekedir. 24 Çalışmamızda belirlenen yılı 1997 dir. 39
40 Brü Kar Marjı Endeksi (BKM) = ( Brü Saışlar 1 ( Brü Saışlar Saılan Mal Maliyei Saılan Mal Maliyei 1 ) / Brü Saışlar ) / Brü Saışlar 1 şeklinde hesaplanmakadır. Endeksin 1 den büyük olması şirkein brü kar marjının köüleşmeke olduğunu gösermekedir. Bu durum şirkein geleceğe ilişkin beklenisinde bir olumsuzluk olarak algılanmakadır. Bu durumda olan şirkelerin brü kar marjını düzelmek üzere, saış gelirlerinde arış ya da saış maliyelerinde azalış izlenimi (ya da her ikisini birden) yaramak amacıyla finansal bilgi manipülasyonuna başvuracakları kabul edilmekedir. Akif Kaliesi Endeksi (AKE) = (1 DönenVarlıklar (1 Dönen Varlıklar Maddi Duran Varlıklar Maddi Duran Varlıklar ) / Toplam Varlıklar 1 ) / Toplam Varlıklar 1 şeklinde hesaplanmakadır. Endeks, oplam varlıkların içinde, dönen varlıklar ve maddi duran varlıklar (makine, esis ve eçhiza) dışında kalan diğer duran varlıklarda bir önceki yıla göre meydana gelen değişimi gösermekedir. Bu endeksin 1 den yüksek olması, şirkein giderlerini cari dönem gideri olarak gelir ablosuna yansımak yerine akifleşirdiğine ve böylece finansal bilgi manipülasyonu yapığına işare emekedir. Dolayısıyla, akif kaliesi endeksi ile finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında poziif bir korelasyon beklenmekedir. Amorisman Endeksi (AME) = B. Amorisman lar B. Amorisman lar / ( B. Amorisman lar + Maddi 1 1 / ( B. Amorisman lar + Maddi Duran Varlıklar ) 1 Duran Varlıklar ) şeklinde hesaplanmakadır. Beneish (1999) modeline göre, bu endeksin esas iibariyle, -1 dönemindeki amorisman giderinin dönem sonundaki maddi duran varlıklar ile amorisman gideri oplamına bölünmesiyle bulunan değerin, dönemi için aynı şekilde hesaplanarak bulunan değere bölünmesi sureiyle hesaplanması gerekmekedir. Çalışmamızda, amorisman giderleri bilanço ya da gelir ablosu kalemlerinden doğrudan hesaplanamadığı 25 için, herhangi bir dönemin amorisman gideri; o dönemin birikmiş amorisman uarı ile bir önceki dönemin birikmiş amorisman uarı arasındaki fark olarak belirlenmişir. Bu uar ilgili dönemin amorisman gideri ile farklılık arz edebilir. Zira amorismana abi varlıklarda o dönemde meydana gelen değişim, amorisman giderini çok fazla ekilemeden birikmiş amorisman uarını değişirebilecekir. Bununla birlike 25 Türkiye deki gelir ablosu formaında giderler çeşilerine göre değil fonksiyonlarına göre sınıflandırılmakadır. Dolayısıyla amorisman giderleri kısmen saılan maliyei (kısmen bilançoda soklar), kısmen de faaliye giderleri içinde göserilmekedir. Bu nedenle herhangi bir döneme ilişkin amorisman gideri; dönem sonundaki birikmiş amorisman uarından dönem başındaki birikmiş amorisman uarının çıkarılması sureiyle hesaplanmışır. 40
41 aşağıda değinildiği üzere, çalışma kapsamındaki şirkelerin reel sekörde faaliye göseren şirkeler olduğu, dolayısıyla amorismana abi varlıklarında çok fazla değişim olmadığı dikkae alınarak, amorisman giderlerinin bu şekilde hesaplanmasının doğru bir yaklaşım olacağı düşünülmekedir. Bu oranın 1 den büyük olması şirkein karı yüksek gösermek üzere amorisman giderlerini (maddi duran varlıkların kullanım ömrüne ilişkin ahmini süreyi daha uzun olarak kayılara yansımak ya da amorisman meodunu gideri azalacak şekilde değişirmek sureiyle) azalmış olabileceğine işare emekedir. Diğer arafan, çalışmamızda analiz kapsamına alınan şirkeler reel sekörde faaliye göseren imala sanayi şirkeleri olduğundan, bu endekse yıllar iibariyle pek bir değişiklik olmaması beklenir. Zira imala sanayinde faaliye göseren şirkelerin amorismana abi varlıklarında çok fazla hareke olması (alım-saım yapılması) beklenmez. Bu husus da dikkae alındığında, bu endekse yıllara göre önemli arışlar olması, amorisman giderleri üzerinde finansal bilgi manipülasyonu olarak değerlendirilebilecek işlemler yapıldığı şeklinde yorumlanmakadır. Bu nedenle modelimizde amorisman giderleri endeksi ile finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında poziif bir ilişki olduğu kabul edilmiş olup, Modelimizin sonuçları da bu varsayımımızın doğru olduğunu gösermekedir. Pazarlama, Saış, Dağıım ve Genel Yöneim Giderleri Endeksi (PSE) = ( Pazarlama, Saış ve Dağıım Giderleri + Genel Yöneim Giderleri ) / Brü Saışlar ( Pazarlama, Saış ve Dağıım Saış Giderleri + Genel Yöneim Giderleri ) / Brü Saışlar şeklinde hesaplanmakadır. Pazarlama, saış, dağıım ve genel yöneim giderleri ile saışlar arasında, uzun dönemde pek değişmemesi gereken bir ilişki olması beklenir. Zira bu giderler şirkelerin esas faaliyelerinin sonucuna, diğer bir ifade ile saışlara bağlı olarak değişen değişken giderler nieliğindedir. Dolayısıyla bu değişkende önemli değişimler olması, diğer bir ifade ile saışlarla bu giderler arasındaki oransal ilişkide önemli bir düşüş görülmesi, verimlilike önemli bir arış olmadığı sürece, saışların manipüle edildiği ya da giderlerin eksik kaydedildiği şeklinde değerlendirilebilir. Bu çerçevede bu endeksle finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında poziif bir ilişki olduğu düşünülmekedir. Kaynak Yapısındaki Değişim Endeksi (BYE) = ( Uzun Vadeli Borçlar ( Uzun Vadeli Borçlar Kısa Vadeli Borçlar Kısa Vadeli Borçlar 1 ) / Toplam Varlıklar ) / Toplam Varlıklar 1 şeklinde hesaplanmakadır. Bu değişkenin 1 den büyük olması şirkein borçluluk oranının arığını gösermekedir. Modelde bu değişkene yer verilmesinin nedeni borçlanma koşullarını yerine geirememe durumundan kaçınmak amacıyla yapılacak finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını oraya çıkarmaya yönelikir. Yukarıda yer alan Tablo 4 den de görüldüğü üzere, Türkiye de özellikle kısa vadeli banka kredilerinin daha düşük göserilmesi amacıyla, bu hesap uarı alıcılar ya da gider hesapları ile birbirlerine mahsup edilebilmekedir. 41
42 Toplam Tahakkukların Toplam Varlıklara Oranı (TVE) 26 = Dönen Varlıklar Hazır Değerler ( Kısa Vadeli Borçlar Uzun Vadeli Borç Anapara Taksi ve Faizleri Ödenecek Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılığı ) Amorisman Giderleri Toplam Varlıklar şeklinde hesaplanmakadır. Bu şekilde hesaplanan TVE, ahakkuk esası çerçevesinde (şirke yöneiminin inisiyaifi ile) oluşurulan borç-alacak ile gelir-gider kalemlerinde meydana gelen değişimi gösermekedir. Bu değişkenin modele dahil edilmesinin nedeni, şirke yöneiminin ahakkuk esası çerçevesinde gelirleri arırmak ya da giderleri azalmak (ya da ersi) sureiyle finansal bilgi manipülasyonu uygulamasına gidip gimediğini oraya koymakır. Dolayısıyla bu değişkende, diğer bir ifade ile naki dışı işleme sermayesinde meydana gelen yüksek düzeydeki bir arış ya da azalış, olası bir finansal bilgi manipülasyonuna işare emekedir. Sokların Brü Saışlara Oranı (SSE) = Soklar Soklar / BrüSaışlar / BrüSaışlar 1 1 şeklinde hesaplanmakadır. Beneish 1999 modelinde bu değişken yer almamakadır. Bu değişkenin çalışmamızda dikkae alınması, yukarıda belirildiği üzere, Türkiye de oraya çıkarılan finansal bilgi manipülasyonu yönemlerini oraya koymaya yönelikir. Bu kapsamda şirke yöneimleri karı düşük ya da yüksek göserme amaçlarına bağlı olarak genel üreim giderlerini saılan malın maliyei ya da soklara değişik oran ya da ölçüde yansıabilmeke ya da sok değerleme yönemlerini (LIFO, FIFO ve Oralama Maliye) değişirebilmekedirler. Kriz dönemleri hariç, bu orandaki yükselişle finansal bilgi manipülasyonu arasında poziif bir korelasyon olduğu varsayılmakadır. 26 Çalışmamızın bölümünde de belirildiği üzere, Beneish in (1999) çalışmasında TATA formülünde, uzun vadeli borç anapara aksi ve faizleri ve ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülük karşılığı kalemlerinin başında (-) işarei olmakla beraber, kısa vadeli borçlar kaleminin al kalemleri olan bu kalemler, formülde kısa vadeli borçlar kalemi ile birlike bir paraneze alınmalıdır. Aksi akdirde naki dışı işleme sermayesindeki değişim uarının hesabında kısa vadeli borçlar kaleminin al kalemleri olan uzun vadeli borç anapara aksi ve faizleri ve ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülük karşılığı kalemleri iki defa düşülmüş olacakır. Bu nedenle TVE formülü bu düzelme yapılarak çalışmamıza dahil edilmişir. 42
43 Finansman Giderlerinin Brü Saışlara Oranı (FSE)= Finansman Finansman Giderleri Giderleri 1 / / Brü Brü Saışlar Saışlar 1 şeklinde hesaplanmakadır. Beneish (1999) modelinde yer almadığı halde çalışmamız kapsamına alınan diğer bir bağımsız değişken finansman giderlerinin saışlara oranıdır. Türkiye de oraya çıkarılan finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarında en sık karşılaşılan durumlardan biri finansman giderlerinin cari dönem gideri olarak gelir ablosuna yansıılması yerine alıcılar, soklar, gelecek yıllara ai giderler, işirakler, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar ve/veya yapılmaka olan yaırımlar hesaplarına eklenerek akifleşirilmesidir. Dolayısıyla şirke yöneimleri çeşili amaçlarla dönem karını arırmak (azalmak) isediklerinde cari dönem finansman giderlerinin önemli bir kısmını akifleşirecek (dönem gideri olarak kaydedecek), böylece isedikleri sonucu sağlayabileceklerdir. Vergi mevzuaının finansman giderlerinin dönem gideri olarak kaydedilmesi ya da akifleşirilmesi konusunda esnek bir yapıya sahip olması 27, bu ür finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının yaygın olarak oraya çıkmasına kakıda bulunmakadır. Bu çerçevede bu değişkenle finansal bilgi manipülasyonu arasında bir ilişki olduğu varsayılmışır. Modelimiz sonuçları da, bu öngörümüzün doğru olduğunu, diğer bir ifade ile manipülaörler ile konrol şirkeleri arasında bu değişken bakımından ne bir farklılık olduğunu gösermekedir. Yukarıda açıklanan bağımsız değişkenler çerçevesinde manipülaör şirkeler ile konrol şirkelerinin verileri analiz edilmiş olup, bu kapsamda oraya çıkan merkezi dağılım özellikleri aşağıda bir ablo olarak verilmekedir. 27 Türkiye deki Vergi mevzuaına göre, finansman giderleri belirli koşullar alında dönem gideri olarak kaydedilebilir veya akifleşirilebilir. Bu konuda ercih şirkelere bırakılmışır. Haa vergi idaresinin cari dönem vergi marahını arıracağı için finansman giderlerinin akifleşirilmesini ercih eiği dahi söylenebilir. 43
44 Tablo 5. Manipülaör ve Konrol Şirkeleri İçin Bağımsız Değişkenlerin Dağılım Özellikleri ( ) Manipülaör Şirkeler (27) Konrol Şirkeleri (99) Bağımsız Değişken Oralama Oranca Oralama Oranca TAE (Ticari Alacaklar Endeksi) BKM (Brü Kar Marjı Endeksi) AKE (Akif Kaliesi Endeksi) SBE (Saışlardaki Büyüme Endeksi) AME (Amorisman Endeksi) PSE (Pazarlama, Saış, Dağıım ve Genel Yöneim Giderleri Endeksi) TVE (Toplam Tahakkukların Toplam Tahakkuklara Oranı) KYE (Kaynak Yapısındaki Değişim Endeksi) SSE (Sokların Saışlara Oranı) FSE (Finansman Giderlerinin Saışlara Oranı) Yukarıdaki abloda yer alan analiz sonuçlarına göre modelin oluşurulması aşamasında 1997 yılı için manipülaör olduğu belirlenen şirkeler ile konrol şirkeleri arasında modeldeki bağımsız değişkenler açısından ilginç özellikler oraya çıkmakadır. Bu kapsamda icari alacaklar endeksi (TAE), Beneish in (1999) çalışmasından farklı olarak manipülaör şirkelerde daha düşük çıkmakadır. Diğer bir ifade ile manipülaör şirkeler, göreli olarak daha düşük oranda kredili saış yapmakadırlar. Diğer arafan aşağıda yer alan probi analiz sonuçları, TAE açısından manipülaör şirkeler ile konrol şirkeleri arasında çok ne bir farklılık oraya çıkığını, dolayısıyla bu değişkenin finansal bilgi manipülasyonunun ahmini açısından % 95 güven seviyesinde anlamlı olduğunu gösermekedir. Tablo 5 de yer alan bulgular brü kar marjı (BKM) açısından değerlendirildiğinde, yine Beneish in (1999) bulgularından farklı olarak, manipülaör şirkelerin konrol şirkelerine göre çok düşük bir kar marjına sahip olduklarını gösermekedir. Aslında bu durum manipülaör şirkelerin pek karlı şirkeler olmadığına, dolayısıyla finansal bilgi manipülasyonu yapma olasılıklarının yüksek olduğuna da işare emekedir. Niekim probi analiz sonuçlarına göre de, BKM açısından manipülaör şirkelerle konrol şirkeleri arasında ne bir ayrışma söz konusudur. Diğer bir ifade ile BKM değişkeni finansal bilgi manipülasyonunun ahmini açısından % 95 güven seviyesinde anlamlıdır. Analiz sonuçlarına akif kaliesi (AKE) açısından bakığımızda, Beneish in (1999) çalışmasındaki sonuçlara paralel olarak manipülaör şirkelerin akif kaliesi, konrol şirkelerine göre oldukça köüdür. Farklılık çalışmamızda çok daha ne olarak oraya çıkmakadır. Bu durum modelimizde öngörüldüğü gibi, manipülaör şirkelerin finansman giderleri başa olmak üzere, cari 44
45 dönem gideri olarak kaydedilmesi gereken giderleri akifleşirmek sureiyle, bir arafan daha karlı bir faaliye sonucu açıkladıkları, diğer arafan akiflerini daha yüksek uarda göserdikleri savımızı deseklemekedir. Modelimiz sonuçları da bu değerlendirmemizi doğrular şekilde, bu değişkenin finansal bilgi manipülasyonunu ahminde % 90 güven seviyesinde anlamlı olduğunu gösermekedir. Çalışmamızda dikkae alınmayan saışlardaki büyüme endeksi (SBE) açısından da, yukarıdaki abloda yer alan sonuçlar, Beneish in (1999) çalışmasındaki sonuçla paralel olarak manipülaör şirkelerin nispeen daha çok büyüme göserdiklerini oraya koymakadır. Amorisman giderleri (AME) açısından ablodaki sonuçlar değerlendirildiğinde, yine Beneish in (1999) bulgularına paralel olarak, manipülaör şirkelerin konrol şirkelerine göre amorismanlar yoluyla finansal bilgi manipülasyonu yapıklarını gösermekedir. Probi analiz sonuçları da bu değerlendirmeyi doğrular bir sonuç vermekedir. Dolayısıyla bu değişken finansal bilgi manipülasyonu ahmininde % 95 seviyesinde anlamlı değişkenlerden biridir. Pazarlama, saış, dağıım ve genel yöneim giderlerinin saışlara oranı (PSE) açısından ablodaki sonuçları değerlendirdiğimizde, yine Beneish in (1999) bulgularına paralel olarak, manipülaör şirkeler konrol şirkelerine göre daha düşük bir PSE ne sahipirler. Bununla birlike modelimizde bu değişken açısından manipülaör şirkelerle konrol şirkeleri arasında bir ayrışma görülmemekedir. Kaynak yapısındaki değişim (KYE) açısından ablodaki sonuçları değerlendirdiğimizde, Beneish in (1999) bulgularına paralel bir biçimde manipülaör şirkelerin konrol şirkelerine göre faaliyelerini daha yüksek oranda borçla finanse eikleri görülmekedir. Bununla birlike, probi analizimizin sonuçlarına göre, manipülaör şirkelerle konrol şirkeleri arasında bu açıdan bir ayrışma söz konusu değildir. Toplam ahakkukların oplam varlıklara oranı (TVE), diğer bir ifade ile naki dışı işleme sermayesi açısından ablodaki sonuçları değerlendirdiğimizde, Beneish in (1999) bulgularından farklı olarak, manipülaör şirkelerde daha çok olmak üzere, naki dışı işleme sermayesi büyük ölçüde negaifir. Diğer bir ifade ile gerek manipülaör şirkeler ve gerekse konrol şirkeleri (naki dışı) işleme sermayelerini borçla finanse emekedirler. Ayrıca bu durum manipülaör şirkelerde daha yüksek düzeyde olmak üzere, ahakkukların gelir azalıcı yönde kullanıldığı şeklinde de yorumlanabilir. Diğer arafan probi analiz sonuçlarına göre, bu değişken açısından her iki grup şirkeler arasında bir ayrışma söz konusu değildir. Sokların saışlara oranı (SSE) açısından ablodaki sonuçları değerlendirdiğimizde, manipülaör şirkelerde sokların saışlara oranı konrol şirkelerine göre yaklaşık üç ka daha düşükür. Bu sonuç nispeen daha küçük şirkeler olan (Bakınız Tablo 3) manipülaör şirkelerin daha düşük düzeyde sokla çalışıklarını gösermekedir. Bu durum manipülaör şirkelerin, konsinye saışların (dolayısıyla soklar içinde göserilmesi gereken ürünlerin) saış hasılaı olarak göserilmesi gibi finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarına girişikleri şeklinde de yorumlanabilir. Zira, Tablo 4 de yer alan gözlemler bu değerlendirmeyi doğrular bilgiler sunmakadır. Diğer arafan, probi analiz sonuçlarına göre, manipülaör şirkelerle konrol şirkeleri arasında bu değişken açısından bir ayrışma söz konusu olup, finansal bilgi manipülasyonunu ahminde bu değişken, % 90 güven seviyesinde anlamlıdır. 45
46 Son olarak finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) açısından ablodaki sonuçları değerlendirdiğimizde, manipülaör şirkelerin konrol şirkeleri ile kıyaslandığında saışlarına göre çok düşük düzeyde (yaklaşık üçe biri oranında) finansman giderlerine kalandıkları görülmekedir. Bu durum, Tablo 4 de yer alan bilgiler ve KYE (manipülaör şirkelerin kaynak yapısı diğerlerine göre daha fazla oranda borç ağırlıklıdır) ile birlike değerlendirildiğinde, manipülaör şirkelerin finansman giderlerini akifleşirmek sureiyle finansal bilgi manipülasyonu yapıklarını gösermekedir. Niekim Modelimiz sonuçlarına bakıldığında da bu durum oraya çıkmaka olup, manipülaör şirkelerle konrol şirkeleri arasında finansman giderleri açısından ne bir ayrışma görülmekedir Analiz Sonuçları Çalışmamızda, manipülaör ve konrol şirkeleri için 1997 yılı verilerine göre yukarıda açıklanan 9 bağımsız değişkenin değerleri hesaplanarak, model çerçevesinde probi analiz yapılmışır. Analiz sonuçları aşağıda bir ablo olarak verilmekedir. 46
47 Tablo 6. Manipülaör ve Konrol Şirkelerine İlişkin Probi Analiz Sonuçları (1997 yılı verilerine göre) Mehod: ML - Binary Probi Included observaions: 126 Convergence achieved afer 6 ieraions QML (Huber/Whie) sandard errors & covariance Değişkenler Kasayı Sd. Haa z-değeri P-Değeri. C (Keşisim Kasayısı) TAE BKM AKE AME PSE TVE KYE SSE FSE Mean dependen var S.D. dependen var S.E. of regression Akaike info crierion Sum squared resid Schwarz crierion Log likelihood Hannan-Quinn crier Resr. log likelihood Avg. log likelihood LR saisic (9 df) McFadden R-squared Probabiliy(LR sa) 3.71E-06 Number of observaions 126 Obs wih Dep=0 99 Obs wih Dep=1 27 Yukarıdaki ablodan da görüldüğü üzere, modelimizin anlamlığı (McFadden R-squared) % 31,85 oranındadır. Beneish in (1999) çalışmasında ise bu oran % değerleri arasında çıkmakadır. Çalışmamızda yer alan bağımsız değişkenler açısından analiz sonuçlarını değerlendirdiğimizde, icari alacaklar endeksi (TAE) Beneish in (1999) analiz sonuçlarına paralel 47
48 olarak poziif bir kasayıya sahip (1.27) olup, % 95 güven seviyesinde anlamlıdır. Bu durum öngörülerimize uygun olarak, icari alacaklarda saışlarla uyumlu olmayan bir arışın finansal bilgi manipülasyonu olasılığını arırdığına işare emekedir. Çalışmamızda yer alan brü kar marjı endeksi (BKM), negaif bir kasayıya (-1,77) sahip olup, % 95 güven seviyesinde anlamlı bir bağımsız değişken olarak oraya çıkmakadır. Dolayısıyla bu endekseki bir düşüş finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arırmaka olup, bu durum düşük kar marjına sahip şirkelerde finansal bilgi manipülasyonu olasılığının yüksek olduğunu gösermekedir. Amorisman endeksi (AME) poziif bir kasayıya (0,22) sahip olup, bu değişken de modelimize kakısı açısından % 95 seviyesinde anlamlıdır. Dolayısıyla bu değişkendeki arış finansal bilgi manipülasyonu olasılığının arığını gösermekedir. Analiz sonuçlarına göre finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) değişkeni de poziif (0,06) kasayıya sahip olup, bu değişken % 95 güven seviyesinde anlamlıdır. Bu sonuç finansman giderlerinin saışlara oranı ile finansal bilgi manipülasyonu olasılığı arasında yakın bir ilişki olduğuna işare emekedir. Diğer arafan, Modelimizdeki akif kaliesi endeksi (AKE) ve sokların saışlara oranı (SSE) endeksleri de poziif kasayılara sahip olmakla beraber, bu değişkenler % 95 güven düzeyinde anlamlı görünmemekedir. Bununla birlike % 90 güven seviyesinde bu değişkenler de diğer dör değişken gibi modelimize kakısı açısından anlamlıdır. Dolayısıyla bu endekslerdeki bir arış finansal bilgi manipülasyonu olasılığında bir arış olduğunu gösermekedir. Modelimizde yer alan diğer üç bağımsız değişken olan; pazarlama, saış, dağıım ve genel yöneim giderlerinin saışlara oranı (PSE), oplam ahakkukların oplam varlıklara oranı (TVE) ve kaynak yapısındaki değişim (KYE) değişkenleri, % 95 güven seviyesinde isaisiki olarak anlamlı görünmemekedir. Bu durum bu değişkenler açısından manipülaör şirkelerle konrol şirkeleri arasında pek farklılık olmadığı, diğer bir ifade ile bu iki grup şirkelerin bu üç değişken açısından benzer özellikler göserdiği şeklinde yorumlanabilir. Sonuç olarak çalışmamızda ulaşığımız bulgulara göre, finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılması açısından Türkiye de; Ticari alacaklar endeksi (TAE), Brü Kar Marjı endeksi (BKM), Amorisman endeksi (AME), Finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE) değişkenleri % 95 güven seviyesinde, Akif kaliesi endeksi (AKE) ve Sokların saışlara oranı (SSE) değişkenleri ise, % 90 güven seviyesinde isaisiki olarak anlamlı olup, finansal bilgi manipülasyonu yapılıp yapılmadığı konusunda göserge eşkil edebilecekir Modelin Gücünün Tes Edilmesi Analiz sonuçları çerçevesinde oraya çıkan kasayılar kullanılarak modelimizin gücü es edilmiş olup, bu amaçla aşağıdaki denklem kullanılmışır. M1= -1,547 + (1,276*TAE) + (-1,770*BKM) + (0,082 *AKE) + (0,225*AME) + (-0,488*PSE) + (-0,514*TVE) + (-0,341*BYE) + (0,972*SSE) + (0,060*FSE) 48
49 Bu denklemde probi analiz sonucunda oraya çıkan kasayılar yanında, bağımsız değişkenlerin 1997 yılı verilerine göre hesaplanan değerleri yerlerine konularak, 126 şirke için M i değerleri bulunmuşur. Bu M i değerlerinin normal dağılım fonksiyonuna göre manipülasyon olasılığı K-oralamalar kümeleme analizi 28 yönemi ile hesaplanmış ve M i değerinin; % 12,17 den daha düşük olması halinde o şirkein finansal bilgi manipülasyonuna başvurduğuna dair bir bulgunun olmadığı (no evidence), % 12,18 ile % 27,98 aralığında olması halinde, o şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapma olasılığının bulunduğu (grey zone), % 27,99 ile % 58,50 aralığında olması halinde o şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapmış olma olasılığı hakkında ciddi bulgular olduğu (serious risk), %58,51 den yüksek olması halinde, o şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapığına dair çok önemli bulgular olduğu (very significan danger), değerlendirmesi yapılmışır. Bu çerçevede, çalışmamızdaki örnek 126 şirkein her biri için, 1997 yılı hariç dönemindeki yıllara ilişkin bağımsız değişken değerleri hesaplanmış, bu değişken değerleri yukarıdaki denklemde yerlerine konularak, her bir şirke için finansal bilgi manipülasyonu olasılığı ahmin edilmişir. Bu şekilde oraya çıkan ahmin sonuçları, daha önce yapılan manipülaör şirke konrol şirkei ayrımımızdaki belirlemeler ile karşılaşırılmışır. Böylece manipülaör olarak belirlenen şirkelerin Model çerçevesinde manipülaör olarak ahmin edilme olasılığı ile manipülaör olmadığı (konrol şirkeleri) varsayılan şirkelerin manipülaör olmadığının ahmin edilme olasılığı hesaplanmışır. Yapılan hesaplama sonuçlarına göre Modelimiz; Manipülaör şirkeleri (% aralığında) oralama % 38 oranında, Manipülaör olmayan (konrol) şirkeleri de (% aralığında) oralama % 61 oranında doğru ahmin emekedir. Bu oranlar, özellikle manipülaör şirkeler açısından Beneish in (1999) çalışmasında oraya çıkan 29 oranlara yakındır. Bu kapsamda Modelimiz kullanılarak yapılan ahmin sonuçlarına göre, döneminde İMKB de hisse seneleri işlem gören 126 şirkeen sırasıyla; 29 (% 23), 43 (% 34), 32 (% 25), 55 (% 44) ve 29 (% 23) şirke finansal bilgi manipülasyonu yapmışır. Bu sonuçlar, 2001 yılında Türkiye de yaşanan ve büün sekörleri ekileyen kriz döneminde, krizin ekilerini çok olumsuz olarak kamuya açıklamamak amacıyla daha çok sayıda şirkein finansal bilgi manipülasyonuna başvurduğu şeklinde yorumlanabilir. 28 Kümeleme analizi, belirsiz veri yapılarını gruplandırmaka kullanılmaka olup, karmaşık veya iç içe geçmiş veriler için rahalıkla kullanılabildiğinden oldukça fazla uygulama yaygınlığına sahipir. K-Oralamalar Kümeleme Analizi, en fazla kullanılan Kümeleme Analizi yönemlerinden birisidir. Yönem, seçilen karakerisiğe göre n sayıda gözlemi karar verici arafından başlangıça belirilen K sayıda, göreceli olarak homojen gruplara ayırmak için kullanılmaka olup, küme oralaması olarak anılan değer erafında yoğunlaşan verileri bir araya alacak biçimde gruplamayı hedeflemekedir. Böylece, küme içlerinde homojen, kümeler arasında ise heerojen bir yapı yaraılmış olur. Bu konuda daha ayrınılı bilgi için Gnanadesikan (1997) ve Arhanari ve Dodge a (1981) bakılabilir. Çalışmamızdaki model çerçevesinde 1997 yılı verileri ve probi analiz sonucunda oraya çıkan kasayılar kullanılarak hesaplanan M i değerlerinin sınıflandırılabilmesi ve kesim nokalarının belirlenebilmesi için K-Oralamalı Kümeleme Analizi kullanılmak süreiyle 4 küme oluşurulmuşur. 29 Beneish in (1999) modeli, manipülaör şirkeleri % 37,5-56,1 aralığında manipülaör olarak ahmin emekedir. Bu oranlar, konrol şirkeleri için % aralığındadır. 49
50 Diğer arafan Modelimize göre yılları arasında finansal bilgi manipülasyonu yapığı ahmin edilen şirkelerden, 1998 de % 41 i, 1999 da % 53 ü, 2000 de % 41 i, 2001 de % 31 ü ve 2002 de % 35 i İMKB 100 endeksinde yer alan şirkelerdir. Bu sonuçlar, çalışmamızdaki örnek 126 şirkein % sinin İMKB 100 endeksine dahil şirkeler olduğu hususu ile birlike değerlendirildiğinde, İMKB 100 endeksinde yer alan şirkelerin daha yüksek olasılıkla finansal bilgi manipülasyonuna giiklerine işare emekedir. Diğer bir ifade ile hisse seneleri daha çok işlem gören, dolayısıyla daha büyük ve daha kurumsallaşmış olması beklenen şirkeler, daha yüksek olasılıkla finansal bilgi manipülasyonu yapmakadırlar. Yukarıda belirilen çerçevede Modelimiz finansal bilgi manipülasyonu yapan şirkeleri, finansal bilgi manipülasyonu yapmayan şirkelerden ayırmakla beraber, bu belirlemenin yapılması sırasında iki ür haa söz konusu olabilmekedir. Bunlar; Tip 1 haa (Type 1 Error); Gerçeke finansal bilgi manipülasyonu yapan (manipülaör) şirkelerin modelimizle manipülaör olmayan şirke olarak ahmin edilmesi ve Tip 2 haa (Type 2 Error); Manipülaör olmayan bir şirkein modelimizle manipülaör olarak ahmin edilmesidir. Modelimizle yapılacak ahminlerde oraya çıkabilecek bu iki ür haanın hem yaırımcılar hem de düzenleyici kurumlar (SPK) açısından bazı maliyeleri söz konusudur. Yaırımcılar açısından maliye, modelimizin manipülaör değil dediği şirkein gerçeke manipülaör olması ve bu şirkelerin hisse senelerine yaırım yapılması halinde oraya çıkmakadır. Buna güvenerek yaırım yapan yaırımcı, şirkein finansal bilgi manipülasyonu yapığının oraya çıkarılması halinde, bu yaırımından dolayı zarara uğrayacakır 30. Yaırımcı açısından diğer bir maliye, modelimizin manipülaör olarak değerlendirdiği (ancak gerçeke manipülaör olmayan), dolayısıyla yaırımcının yaırım yapmadığı şirke hisselerinde oraya çıkacak geiriden mahrum kalması nedeniyle oraya çıkan fırsa maliyeidir. Sonuç olarak yaırımcılar açısından birinci ür haanın maliyei ikinci ür haanın maliyeinden daha yüksek olacakır 31. Çünkü ikinci ür haanın başka bir şirkein hisse senedine yaırım yapılarak elafi edilme olasılığı söz konusudur. Düzenleyici kurumların emel amacı, ilgililere şirkeler hakkında doğru yeerli ve güvenilir bilgilerin zamanında ulaşırılmasını sağlamak, dolayısıyla yaırımcıları manipüle edilmiş finansal bilgilerin zararından korumakır. Birinci ür haanın maliyei ile ikinci ür haanın maliyeini göreli olarak ölçmek pek mümkün olmasa da, düzenleyici oorieler için ikinci ür haanın maliyei yaırımcılara göre daha yüksekir. Çünkü, ikinci ür haada yaırımcılar açısından maliye fırsa maliyei olarak oraya çıkarken, sorumlu oorie açısından manipülaör olmayan şirkein deneimi nedeniyle ek bir deneim maliyeine kalanmak söz konusu olacakır. 30 Bununla birlike bu ür haanın Türkiye de maliyei, çalışmamızın Türkiye deki Finansal Bilgi Manipülasyonu Uygulamaları bölümünde açıklandığı üzere, örneğin ABD deki kadar (bakınız izleyen dipno) yüksek değildir. 31 Beneish e (1999) göre, yaırımcılar açısından birinci ür haanın maliyei ikinci ür haanın maliyeinin kaıdır {bu hesaplama manipülaör şirkelerin hisselerinde bir üç aylık dönem için % kadar bir değer düşüşü olduğu, buna mukabil manipülaör olmayan oralama şirkein hisselerinde, bir üç aylık periyodda % 1-2 arış olduğu bulgularına dayanmakadır (Beneish, 1999)}. 50
51 6. Sonuç ve Öneriler Yukarıda ayrınılı olarak açıklanan modelimiz çerçevesinde Türkiye de finansal bilgi manipülasyonu yapan şirkeleri diğerlerinden ayır edebilmek için finansal ablolarda yer alan verilerden hesaplanabilen; Ticari alacaklar endeksi (TAE), Brü kar marjı endeksi (BKM), Amorisman endeksi (AME), Finansman giderlerinin saışlara oranı (FSE), Akif kaliesi endeksi (AKE) ve Sokların saışlara oranı (SSE) değişkenleri kullanılabilir. Bu değişkenlerden özellikle ilk dördünün finansal bilgi manipülasyonunun ahmini açısından ayır edici özelliği bulunmakadır. Modelimiz kullanılarak yapılan ahmin sonuçlarına göre, İMKB de hisse senedi işlem gören 126 şirkeen döneminde sırasıyla; 29 (% 23), 43 (% 34), 32 (% 25), 55 (% 44) ve 29 (% 23) şirke finansal bilgi manipülasyonu yapmışır. Bu sonuçlar, 2001 yılında Türkiye de yaşanan ve büün sekörleri ekileyen finansal ve ekonomik kriz döneminde, krizin ekilerini am (çok olumsuz) olarak kamuya açıklamamak amacıyla daha çok sayıda şirkein finansal bilgi manipülasyonuna başvurduğunu da gösermekedir. Diğer arafan finansal bilgi manipülasyonu yapığı ahmin edilen şirkelerden, 1998 de % 41 i, 1999 da % 53 ü, 2000 de % 41 i, 2001 de % 31 i ve 2002 de % 35 i İMKB 100 endeksinde yer alan şirkelerdir. Bu sonuçlar, çalışmamızdaki örnek 126 şirkein % sinin İMKB 100 endeksine dahil şirkeler olduğu hususu ile birlike değerlendirildiğinde, İMKB 100 endeksinde yer alan şirkelerin daha yüksek olasılıkla finansal bilgi manipülasyonuna giiklerine işare emekedir. Diğer bir ifade ile hisse seneleri daha çok işlem gören, dolayısıyla daha büyük ve daha kurumsallaşmış olduğu kabul edilen şirkeler, daha yüksek olasılıkla finansal bilgi manipülasyonu yapmakadırlar. Modelimizin oluşurulması sırasında da açıklandığı üzere, finansal bilgi manipülasyonu yapan yapmayan şirke ayrımı, SPK deneim ve incelemeleri ile bağımsız deneim çalışmaları sonucunda oraya çıkan ve çoğunluğu kamuya açıklanan bilgilere dayanmakadır. Dolayısıyla, SPK arafından inceleme ya da deneim kapsamına alınmadığı veya bağımsız deneim çalışmaları sırasında oraya çıkarılamadığı için gerçeke finansal bilgi manipülasyonu yapığı halde modelimizde manipülaör olmayan şirke olarak dikkae alınan şirkeler de söz konusudur. Bu çerçevede, yukarıda belirilen sonuçların bu çerçevede değerlendirilmesinde, diğer bir ifade ile Modelimiz çerçevesinde yapılacak analiz sonucunda şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapıp yapmadıkları hakkında kesin kanaaen ziyade, bazı önemli ipuçları elde edildiğinin göz önünde bulundurulmasında yarar görülmekedir. Bu çerçevede Modelimizin akademisyenlere, sermaye piyasa kaılımcılarına, yaırımcılara ve SPK ya karar süreçlerinde ve çalışmalarında kakıda bulunacağı düşünülmekedir. Diğer arafan Modelimizin oluşurulması sırasında, Türkiye açısından nispeen isikrarlı kabul edilebilecek 1997 yılı seçilmişir. Siyasi ve ekonomik isikrar belirilerinin arığı ve sermaye piyasamızda uluslararası muhasebe sandarlarına paralel sandarların uygulamaya geçirileceği 51
52 önümüzdeki dönemde çalışmanın yeni verilerle ekrarlanması, finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılması bakımından önemli bir kakı sağlayacakır. Diğer arafan, finansal bilgi manipülasyonunu ahminde Modelimiz açısından bazı kısılamalar da söz konusudur. Öncelikle Modelimiz oluşurulurken hisse seneleri İMKB de işlem gören halka açık şirkelerin verileri esas alınmışır. Dolayısıyla bu model finansal bilgi manipülasyonunun ahmini açısından halka kapalı şirkeler için doğru sonuçlar vermeyebilir. Diğer bir kısı Modelin dayanağını oluşuran Beneish (1999) modelinde de açıklandığı üzere, Model esas iibariyle karı arırmaya yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını ahmine yönelik olarak düzenlenmişir. Bu husus dikkae alınarak, Modelin Türkiye de sıkça raslanan örülü kar akarımı şeklindeki karı düşürmeye yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını ahminde daha başarısız olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bununla birlike, Modelimizin karı yükselmeye yönelik finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını espie yönelik oluşurulmasının, Çalışmamız 5.1. bölümünde yer alan Tablo 4 deki veriler göz önünde bulundurulduğunda (finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının % 65 i karı arırmaya yönelikir), Türkiye deki finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını ahmin açısından daha faydalı olduğunu görülmekedir. Diğer arafan, Çalışmamızda açıklandığı üzere, finansal bilgi manipülasyonu kaynakların yanlış ve verimsiz alanlara ahsis edilmesine neden olmaka, dolayısıyla sermaye piyasalarının kaynakların en verimli alanlara ahsisi ile ilgili emel fonksiyonunu arızaya uğramakadır. Türkiye de yaşanan finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları ve Çalışmamızda uyguladığımız Model çerçevesinde oraya çıkan ve İMKB şirkelerinin, özellikle de İMKB 100 endeksinde yer alan şirkelerin finansal bilgi manipülasyonu yapma olasılıklarının yüksek olduğuna dair bulgular, bu konunun önemini daha arırmakadır. Örnek olaylar, binlerce yaırımcının zarara uğradığını, bunun yanında sermaye piyasalarına, bu kapsamda şirkelerce açıklanan finansal bilgilere olan güvenlerinin zedelendiğini gösermekedir. Başa ABD olmak üzere dünyada yaşanan ve Türk kamuoyuna da yansıyan finansal bilgi manipülasyonu ile ilgili olaylar, bu güven sorununu daha önemli hale geirmekedir. Bunun yanında, Türkiye ekonomisi bir dönüşüm sürecinden geçmekedir. Globalleşmenin zorladığı bu değişim süreci, AB ile uyum kapsamında oraya çıkabilecek rekabe oramına da hazırlanmayı, dolayısıyla şirkeler kesimi dahil ekonomide büün akörlerin iş yapma biçimlerini değişirmelerini gerekirmekedir. Bu süreçe ekonomik büyümenin sürdürülebilmesi, sermaye piyasalarının büyümeyi finanse edebilme olanaklarının gelişirilmesine bağlıdır. Diğer bir ifade ile Sak ın (2004) da beliriği gibi, şirkeler kesimi için içsel finansman yerine dışsal finansmanın oldukça önemli olacağı bir sürece girmekeyiz. Bankacılık kesiminin bu sürece yavaş inibakı, ekonomik büyümenin sürdürülebilmesi açısından sermaye piyasası konralarını, diğer bir ifade ile sermaye piyasalarını önemli hale geirmekedir. Bu değerlendirmeler çerçevesinde yaırımcıların piyasalara olan güveninin ekrar sağlanıp sürdürülebilmesi, dolayısıyla sermaye piyasalarının ekonomik büyümeyi finanse eme fonksiyonunu devam eirebilmesi finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesini zorunlu kılmakadır. Bu kapsamdaki önerilerimiz aşağıdadır: 1. Halka açık şirkelerde yöneim yapısı ekrar gözden geçirilmelidir. Bu kapsamda yöneim kurullarında bağımsız üyelerin yer almasını, en azından hisse seneleri İMKB de işlem 52
53 gören bir kısım şirkeler açısından zorunlu hale geirmeke yarar görülmekedir. Bu çerçevede, belirli bir geçiş süreci de sağlanarak, İMKB Ulusal Pazarında işlem gören şirkeler açısından yöneim kurulunun en az üçe birinin bağımsız üyelerden oluşması bir koasyon koşulu haline geirilebilir. 2. SPK arafından yapılan bir düzenleme ile halka açık şirkelerde deneimden sorumlu komie oluşurulması, İMKB de hisse seneleri işlem gören şirkeler açısından zorunlu hale geirilmişir. Ancak bu komienin çoğunluğunu oluşuracak üyelerin bağımsızlığı hususunda düzenlemede yer alan hüküm, Türk sermaye piyasalarının günümüzdeki koşullarının bir gereği olsa da, gerçek anlamda bağımsızlığı sağlayacak nielike değildir. Dolayısıyla bu konuda, SPK nın açıkladığı kurumsal yöneim ilkelerinde yer alan bağımsızlığa ilişkin koşulların, hisse seneleri İMKB de işlem gören şirkelerin deneimden sorumlu komie üyeleri için zorunlu hale geirilmesinde fayda görülmekedir. 3. Finansal bilgi manipülasyonunun nedenlerinden biri, şirkelerdeki zayıf yöneim yapısıdır. Bu durum, isisnaları olmakla birlike, mevcu düzenlemelerimizdeki, şirkein oy haklarının % 50,01 ne sahip kişi ya da grubun ek başına yöneim kurulu üyelerinin amamını (bir başka grup, oy hakkının % 49,9 una sahip olsa bile yöneimde emsil edilemeyebilmekedir) belirleyebilmesinden kaynaklanmakadır. Şirke yöneimlerinde ek kişi ya da grubun hakimiyeini önleyecek düzenleme, esas iibariyle SPKn da yer alan birikimli oy sisemidir. Ancak bu sisem hisse seneleri İMKB de işlem gören şirkeler açısından ihiyaridir. Bunun İMKB şirkeleri açısından da zorunlu hale geirilmesinde yarar görülmekedir. Zira, bir şirkein yöneiminde birden fazla grubun emsil edilmesi halinde finansal bilgi manipülasyonu uygulaması güçleşmekedir. 4. Halka açık şirkeler dahil A.Ş. ler deki mevcu iç deneim (murakıplık) sisemi, finansal raporlama sürecinin doğru finansal bilgi üreilebilmesine herhangi bir kakıda bulunmamakadır. Bu yapının, TTK değişiklik aslağında öngörüldüğü şekilde bir an önce değişirilmesinde yarar görülmekedir. Şirkelerin doğru finansal bilgi üremelerine kakı sağlayacak böyle bir düzenleme ile şirkelerdeki finansal raporlama sürecinin meslek mensupları arafından denelenmesinin sağlanması, iç konrol sisemi anlamında şirke yöneimi arafından girişilebilecek finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını caydıracakır. 5. Finansal bilgi manipülasyonunun önemli nedenlerinden biri kaliesiz bağımsız deneimdir. Bu konuda, ABD de yapılan düzenlemelere paralel olarak, bağımsız deneimde oraya çıkabilecek çıkar çaışmalarını önlemek ve bağımsızlığı daha da gelişirmek üzere, Türkiye de de bazı düzenlemeler yapılmışır. Ayrıca SPK, yapığı kalie konrol çalışmaları sonucunda, mevzuaa uygun bağımsız deneim çalışması yapmadığını espi eiği bağımsız deneim kuruluşlarını sermaye piyasasında bağımsız denelemeye yekili kuruluşlar lisesinden çıkarabilmekedir. Bunun yanında söz konusu bağımsız deneçilerin sermaye piyasalarında bağımsız deneim hizmei verebilmelerini engelleyebilmeke ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunabilmekedir. Bununla birlike SPK, 3568 sayılı Yasa çerçevesinde yekilendirilen meslek mensuplarının kurdukları şirkeleri, sermaye piyasasında bağımsız denelemeye yekili kuruluşlar lisesine almak durumundadır sayılı Yasa ise, meslek mensuplarını esas iibariyle, vergi idaresinin bir ajanı gibi görmekedir. Bu durum meslek mensuplarının bağımsız deneim çalışmalarında, kamunun doğru ve dürüs bir şekilde bilgilendirilmesi yerine, vergi marahının doğru espiini esas almaları sonucunu doğurmaka, dolayısıyla vergi açısından sorun yaramayan finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının bağımsız deneimde oraya çıkarılmasını güçleşirmekedir. Bu sorunun çözümü için, vergi idaresinin finansal raporlama sürecine sadece vergi marahının espii, diğer bir ifade ile vergi beyannamesinin düzenlenmesi 53
54 aşamasında müdahale emesini, diğer arafan meslek mensuplarının çalışmalarını uluslararası sandarlar çerçevesinde kamunun doğru ve dürüs bir şekilde bilgilendirmesini sağlayacak çerçevede yürümelerini sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerekli görülmekedir. 6. Finansal bilgi manipülasyonunun şirke yöneimlerinin bilgisi dışında gerçekleşmesi pek mümkün değildir. Bu nedenle başa ABD olmak üzere bu konuda yapılan düzenlemelerde, finansal raporlama sürecinde yöneicilerin sorumluluğu çok ne bir şekilde belirlenmiş ve finansal bilgi manipülasyonuna neden olanlar için öngörülen müeyyideler arırılmışır. Türkiye de de yöneicilerin finansal raporlama sürecindeki sorumlulukları düzenlemelerde daha ne bir şekilde anımlanmakla birlike, müeyyideler yeersizdir. Bu kapsamda, finansal bilgi manipülasyonu yapığı belirlenen halka açık şirke yöneicilerinden sorumlu bulunanların, söz konusu finansal abloların kamuya açıklanma arihinden önceki on iki aylık süre zarfında aldıkları ikramiye ve hisse senedi opsiyonuna dayalı olanlar dahil diğer eşvik primleri ile şirkein hisse senelerinin alım saımından sağladıkları karları, şirkee iade emelerini zorunlu kılan bir hüküm SPKn na eklenmelidir. Ayrıca, finansal bilgi manipülasyonunu da kapsayan yanlış bilgilendirmeye ilişkin SPKn nın 47/A-3 ve özellikle SPKn nın 47/B-2 maddesinde yer alan müeyyide, dünyadaki gelişmeler çerçevesinde arırılmalıdır. 7. Türkiye de finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının kamuya açıklanması sırasında yaırımcılar, sorumlu şirke yöneicileri hakkında dava açabilecekleri hususunda bilgilendirilmekedir. Bununla birlike, bu çerçevede herhangi bir şirke yöneicisi hakkında dava açıldığı bilgisine ulaşılamamışır. Finansal bilgi manipülasyonundan en çok zarar gören pay sahiplerinin, hissedarı oldukları finansal bilgi manipülasyonu yapığı belirlenen şirke yöneicileri hakkında azmina davaları açmaları, öncelikle finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarını caydırıcı bir eki yaraacakır. Bu konuda gerek TTK ve gerekse SPKn ya, şirke yöneicilerinin finansal raporlama konusundaki sorumluluklarını yerine geirmemeleri halinde, bundan zarar gören yaırımcılar arafından dava edilebilecekleri hususuna açıkça yer verilmelidir. Ayrıca yargı sürecinde, yaırımcıların kolaylıkla dava açmalarını ve bundan çok hızlı bir şekilde sonuç almalarını sağlayıcı düzenlemeler yapılmalı ve hem yaırımcılar ve hem de bunların dernek ya da sivil oplum kuruluşu şeklindeki örgüleri bu konuda bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir. 8. Finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarına ilişkin örnek olaylarda oraya çıkan önemli bir özellik, finansal bilgi manipülasyonu yapan şirkelere aracılık hizmei veren aracı kuruluşlar ile bu şirkelerin menkul kıymeleri hakkında avsiyede bulunan finansal analislerin, finansal bilgi manipülasyonunun oraya çıkarılması bakımından kendilerinden beklenen kakıyı sağlayamamaları, bilakis finansal bilgi manipülasyonu uygulamalarının yıllarca sürdürülebilmesine olanak sağlamalarıdır. Bu durum, ABD de menkul kıyme analislerinin menkul kıymelere ilişkin avsiyelerinde arafsızlığın sağlanması ve daha doğru ve yararlı bilginin verilebilmesi amacıyla düzenlemeler yapılmasına neden olmuşur. Benzer bir düzenlemenin, özellikle yaırım danışmanlığı hizmei veren aracı kuruluşlar ve bunların menkul kıyme analisleri için Türkiye de de yapılmasında yarar görülmekedir. Bu kapsamda, aracı kuruluşlar ile analisler için, yaırım yapıkları ya da danışmanlık hizmei verdikleri şirkelerin menkul kıymeleri için yaırım avsiyesinde bulunurken, avsiye edilen menkul kıymei ihraç eden şirkele olan ilişkilerini ve bundan sağladıkları menfaai müşeriye açıklama zorunluluğu geirilmelidir. 9. SPK arafından yayımlanan kurumsal yöneim ilkelerinin uygulanması, sermaye piyasası mevzuaına abi, halka açık şirkeler açısından ihiyari olduğu için bu hükümlerin finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesi açısından zorlayıcı bir nieliği bulunmamakadır. 54
55 Bununla birlike, sermaye piyasalarından fon oplamayı düşünen halka açık şirkelerin, daha iyi koşullarda fon oplayabilmek için bu ilkelere uymaları beklenir. Zira, kurumsal yöneim ilkelerine uyan şirkeler, yaırımcılar arafından daha çok ercih edilecekir. Bununla birlike, Çalışmamızın kaleme alındığı arih iibariyle hisse senedi İMKB de işlem gören şirkelerden, kurumsal yöneim ilkelerine uyduğunu ya da bu konuda bir çalışma yürüüğünü açıklayan bir şirke olmamışır. Bu nedenle kurumsal yöneim rehberindeki, öncelikle finansal raporlama ve şeffaflık ile yöneim yapısına ilişkin ilkelerin, İMKB şirkeleri için edricen zorunlu hale geirilmesi, finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesi ve yaırımcıların piyasaya olan güvenlerinin pekişirilmesi açısından yararlı görülmekedir. 10. Yukarıda sıraladığımız öneriler, finansal bilgi manipülasyonunu önlemek üzere, yeni düzenlemeler yapılması ya da mevcu düzenlemelerin gelişirilmesi ile ilgilidir. Ancak örnek olaylar finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesi açısından sadece düzenlemelerin yeerli olmadığını gösermekedir. Dolayısıyla düzenlemelerin uygulaılması finansal bilgi manipülasyonunun önlenmesi bakımından önem kazanmakadır. Bu kapsamda hem ilgili ve yekili oorielerin, hem de başa yaırımcılar ve aracı kuruluşlar ve bunların birlik ve örgüleri olmak üzere, sermaye piyasasındaki büün akörlerin, finansal bilgi manipülasyonunu önlemek için elbirliği ile mücadele emeleri sağlıklı bir sermaye piyasası, dolayısıyla ekonomik büyüme için vazgeçilmez bir koşul olarak görülmekedir. Diğer arafan sağlıklı bir yargı sisemi, bu düzenlemelerin uygulanabilmesini mümkün kılacakır. 55
56 KAYNAKÇA Arhanari T.S., Dodge Y., (1981), Mahemaical Programming in Saisics, p: 341, John Wiley & Sons Inc., New York. Barov, E., Givoly, D., Hayn, C., (2002), The Rewards o Meeing or Beaing Earnings Expecaions, Journal of Accouning and Economics, No:33 Bebchuk, L.N., Gilli O.B., (2002), Misreporing Corporae Performance Social Science Research Nework Working Paper Series, November Beneish, M. D., (1997), "Deecing GAAP Violaion: Implicaions for Assessing Earnings Managemen Among Firms wih Exreme Financial Performance", Journal of Accouning and Public Policy, Vol:16, No: 3, pg Fall Beneish, M. D., (1999), The Deecion of Earnings Manipulaion, Financial Analyss Journal, vol.55, No.5, Sepember/Ocober 1999, pg: Brown, L., (1998), Managerial Behaviour and he Bias in Analyss Earning Forecass, Working Paper, Georgia Sae Universiy. Burgsahler, D. (1997), Incenives o Manage Earnings o Avoid Earnings Decreases and Losses: Evidence From Quarerly Earnings, Working Paper, Universiy of Washingon. Burgsahler, D., Dichev, I., (1997), Earnings Managemen o Avoid Earnings Decreases and Losses, Journal of Accouning and Economics, Vol:24: pg , December Cox, R., Weirich, T., (2002), The Sock Marke Reacion To Fraudulen Financial Reporing, Managerial Audiing Journal, Vol : 17, No: 7, pg: DeAngelo, L.E. (1986), Accouning Numbers as Marke Valuaion Subsiues: A Sudy of Managemen Buyous of Public Sockholders, The Accouning Review, Vol:61, No:3, pg , July Dechhow, P.M., Sloan, R.G., Sweeney, A.P., (1995), Deecing Earnings Managemen, The Accouning Review, Vol:70, No:2, pg: , April Dechow, P., Sloan, R., Sweeney,A., (1996), Causes and Consequences of Earnings Manipulaion: An Analysis of Firms Subjec o Enforcemen Acions by he SEC, Conemporary Accouning Research, Vol: 13, No:1, pg Degeorge, F., Pael, J., Zeckhauser, R., (1999), Earnings managemen o exceed hresholds, Journal of Business, Vol:72, No 1, pg: Gnanadesikan, R., (1997), Mehods for Saisical Daa Analysis of Mulivariae Observaions, pg: 121, John Wiley & Sons Inc., New York. 56
57 Hayn., C The Informaion Conen of Losses, Journal of Accouning and Economics, pg Sepember Healy, P.M., (1985), The Effec of Bonus Schemes on Accouning Decisions, Journal of Accouning and Economics, Vol:7, pg:85-107, April Healy, P.M., Wahlen, J.M., (1999), A Review of he Earnings Managemen Lieraure and Is Implicaions for Sandard Seing Accouning Horizons, Vol.13 No.4, pg: , December Jones, J., (1991), Earnings managemen during impor relief invesigaions, Journal of Accouning Research, Vol: 29, No:2, pg: Kaplan, R.S., (1985), Commens on Paul Healy Evidence on he effec of bonus schemes on accouning procedure and accrual decisions, Journal of Accouning and Economics, Vol:7, pg: Krugman, P., (2002), The Grea Divide, The New York Times, 29 January Mulford, C. W., Comiskey, E.E., (2002), The Financial Numbers Game, Deecing Creaive Accouning Pracices John Wiley & Sons. Richardson, S., Teoh, S., Wysocki,P, (1999), Tracking Analyss Forecass over he Annual Earnings Horizon:Are Analyss Forecass Opimisic or Pessimisic?, Working Paper, Universiy of Michigan. Sak, Güven, (2004), İyi Yöneim Biçiminin Günü Geldi, Referans Gazeesi, 21 Eylül Schipper, K., (1989), Commenary on earnings managemen, Accouning Horizons, Vol: 3, No:4, pg: Solowy, H., Breon, G., (2000), A Review of Research on Accouns Manipulaion, Paper for he Annual Congress of European Accouning Associaion, March Teoh, S. H., Wong, T. J., Rao, G., (1998), Are Accruals During Iniial Public Offerings Opporunisic?, Review of Accouning Sudies, Vol:3, pg: Ulusoy, S., (1999), Temel Mali Tablo Makyajlama Yönemleri ve Konrolü, SPK Uzman Yardımcısı Yeerlik Eüdü, Ankara. Wiedman, C.I., (1999), Insrucional case: Deecing earnings manipulaion, Issues in Accouning Educaion, Vol: 14, No:1, pg: , February Young, M. R., (2002), Accouning Irregulariies and Financial Fraud, A 57
58 Corporae Governance Guide, Second Ediion, Aspen Law & Business. 58
İMKB Dergisi İÇİNDEKİLER. Yıl: 9 Sayı: 36. Finansal Bilgi Manipülasyonunun Tespitinde Yapay Sinir Ağı Modelinin Kullanımı
İMKB Dergisi Yıl: 9 Sayı: 36 ISSN 1301-1650 Yıl: 9 Sayı: 36 İÇİNDEKİLER Finansal Bilgi Manipülasyonunun Tespiinde Yapay Sinir Ağı Modelinin Kullanımı Güray Küçükkocaoğlu & Yasemin Keskin Benli & Cemal
FİNANSAL BİLGİ MANİPÜLASYONUNUN TESPİTİNDE YAPAY SİNİR AĞI MODELİNİN KULLANIMI
FİNANSAL BİLGİ MANİPÜLASYONUNUN TESPİTİNDE YAPAY SİNİR AĞI MODELİNİN KULLANIMI ÖZET Yrd.Doç.Dr. Güray KÜÇÜKKOCAOĞLU 1 Yrd.Doç.Dr. Yasemin KESKİN BENLİ 2 Dr. Cemal KÜÇÜKSÖZEN 3 nun espiinde sıklıkla kullanılan
ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ
ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısalmalar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1Bu Tebliğ, 4628 sayılı
Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler
Dolar Kurundaki Günlük Harekeler Üzerine Bazı Gözlemler Türkiye Bankalar Birliği Ekonomi Çalışma Grubu Toplanısı 28 Nisan 2008, İsanbul Doç. Dr. Cevde Akçay Koç Finansal Hizmeler Baş ekonomis [email protected]
MUHASEBE MANİPÜLASYONUNUN BENEİSH MODELİ İLE TESPİT EDİLMESİ: BİST GIDA MADDELER SANAYİ SEKTÖRÜ NDE BİR UYGULAMA
Yöneim ve Ekonomi Araşırmaları Dergisi / Journal of Managemen and Economics Research Cil/Volume: 14 Sayı/Issue: 4 Eylül/Sepember 2016 Doi: hp://dx.doi.org/10.11611/yead.285210 MUHASEBE MANİPÜLASYONUNUN
16 17 Denetim Firmasının Büyüklüğü ve Kâr Yönetimi İlişkisi: İMKB Şirketleri Üzerinde Ampirik Bir Araştırma
6 7 Doç. Dr. Semra Karacaer Arş. Gör. Pelin Özek Deneim Firmasının Büyüklüğü ve Kâr Yöneimi İlişkisi: İMKB Şirkeleri Üzerinde Ampirik Bir Araşırma Doç. Dr. Semra KARACAER Haceepe Üniversies İİBF. Arş.
SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI
SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç
YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İstenecek Veriler
YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde
KAR KALİTESİ VE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İMKB DE TEST EDİLMESİ *
Uluslararası Yöneim İkisa ve İşleme Dergisi, Cil 8, Sayı 16, 2012 In. Journal of Managemen Economics and Business, Vol. 8, No. 16, 2012 KAR KALİTESİ VE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İMKB
DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler
DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġsenecek Veriler BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde
ALLIANZ YAŞAM VE EMEKLİLİK A.Ş. KOÇ İŞTİRAK ENDEKSİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İÇTÜZÜĞÜ
FONUN KURULUŞ AMACI ALLIANZ YAŞAM VE EMEKLİLİK A.Ş. KOÇ İŞTİRAK ENDEKSİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İÇTÜZÜĞÜ MADDE 1 - Yapı Kredi Emeklilik A.Ş. arafından 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yaırım Sisemi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI
Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI TCMB Faiz Kararlarının Piyasa Faizleri Ve Hisse Senedi Piyasaları Üzerine Ekisi Mura Duran Refe Gürkaynak Pınar Özlü Deren
TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ
Cenral Bank Review Vol. 10 (July 2010), pp.23-32 ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2010 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ
Neden Artan Vergi Oranları İşletmeleri Borçla Finansmana Özendirir?
Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Neden Aran Vergi Oranları İşlemeleri Borçla Finansmana Özendirir? Yrd. Doç. Dr. Güven Sayılgan * Araşırma Görevlisi Musafa Doğan * 1. Giriş İşlemeler, yaırımlarının ve
ARBUL ENTEGRE TEKSTİL İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
ARBUL ENTEGRE TEKSTİL İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 16 Şubat 2015 Arbul Entegre Tekstil İşletmeleri Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin
DEĞERE DAYALI PERFORMANS ÖLÇÜSÜ OLARAK EKONOMĐK KATMA DEĞER ĐN KURAMSAL
DEĞERE DAYALI PERFORMANS ÖLÇÜSÜ OLARAK EKONOMĐK KATMA DEĞERĐN KURAMSAL TEMELLERĐ : DÜNYADA VE TÜRKĐYE DE UYGULAMALARI Mura Eruğrul Yard.Doç.Dr., Anadolu Üniversiesi, ĐĐBF, Đşleme Bölümü ÖZET Ekonomik kar
VARSAYIMLAR GERÇEKLEŞME RAPORU
AKYÜREK TÜKETİM ÜRÜNLERİ PAZARLAMA DAĞITIM VE TİCARET A.Ş. VARSAYIMLAR GERÇEKLEŞME RAPORU 01 OCAK 31 MART 2014 DÖNEMİ Bu rapor, Sermaye Piyasası Kurulu nun VII-128.1 nolu Pay Tebliği nin 29. maddesinin
Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5
Araşırma ve Para Poliikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler K. Azim ÖZDEMİR Temmuz 2009 Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası
KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ
KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ İsmail KINACI 1, Aşır GENÇ 1, Galip OTURANÇ, Aydın KURNAZ, Şefik BİLİR 3 1 Selçuk Üniversiesi, Fen-Edebiya Fakülesi İsaisik
ARBUL ENTEGRE TEKSTİL İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
ARBUL ENTEGRE TEKSTİL İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 14 Nisan 2015 Arbul Entegre Tekstil İşletmeleri Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin
TÜRKİYE'DE ŞEKER FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİMİN OLASI ETKİLERİNİN TAHMİNİ: BİR SİMÜLASYON DENEMESİ
TÜRKİYE'DE ŞEKER FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİMİN OLASI ETKİLERİNİN TAHMİNİ: BİR SİMÜLASYON DENEMESİ Yrd.DoçDr. Halil FİDAN Doç.Dr. Erdemir GÜNDOĞMUŞ rof.dr. Ahme ÖZÇELİK 1.GİRİŞ Şekerpancarı önemli arım ürünlerimizden
İMKB NİN LATİN AMERİKA BORSALARIYLA İLİŞKİSİ ÜZERİNE ÇOK DEĞİŞKENLİ GARCH MODELLEMESİ
Sosyal Bilimler Dergisi 2010, (4), 25-32 İMKB NİN LATİN AMERİKA BORSALARIYLA İLİŞKİSİ ÜZERİNE ÇOK DEĞİŞKENLİ GARCH MODELLEMESİ Özlem YORULMAZ - Oya EKİCİ İsanbul Üniversiesi İkisa Fakülesi Ekonomeri Bölümü
DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ
ARAŞTIRMA RAPORU (Kamuya Açık) DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ DR. MUSTAFA ÖZÇAM BAŞUZMAN ARAŞTIRMA DAİRESİ 27.02.2004 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 1 2. DÖVİZ KURU
ÖZBAL ÇELİK BORU SANAYİ TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. 30 EYLÜL 2018 TARİHİ İTİBARIYLA TTK 376 BİLANÇO VE DİPNOTLARI
30 EYLÜL 2018 TARİHİ İTİBARIYLA TTK 376 BİLANÇO VE DİPNOTLARI 1 ÖZBAL ÇELİK BORU SANAYİ TİCARET VE TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ 30 EYLÜL 2018 TARİHİ İTİBARIYLA TTK 376 BİLANÇOSU Bağımsız İncelemeden Geçmemiş
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları Sona Eren Üç Aylık Ara Hesap Dönemine Ait Konsolide TTK 376 Bilançosu ve Dipnotları Cari Dönem VARLIKLAR 31 Ağustos 2018
OYAK EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU 30 EYLÜL 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
MALİ TABLOLAR Oyak Emeklilik A.Ş. Likit Emeklilik Yatırım Fonu Fon Kurulu na ARA DÖNEM FİNANSAL TABLOLARI HAKKINDA İNCELEME RAPORU Giriş Oyak Emeklilik A.Ş. Likit Emeklilik Yatırım Fonu'nun ( Fon ) ekte
HİSSE SENEDİ PİYASALARINDA SÜRÜ DAVRANIŞI: BİST TE BİR ARAŞTIRMA HERDING IN STOCK MARKETS: A RESEARCH IN BIST Bahadır ERGÜN Hatice DOĞUKANLI
Uluslararası Sosyal Araşırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research Cil: 8 Sayı: 40 Volume: 8 Issue: 40 Ekim 2015 Ocober 2015 www.sosyalarasirmalar.com Issn: 1307-9581 HİSSE SENEDİ PİYASALARINDA
OYAK EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 MART 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR Oyak Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu Fon Kurulu na ARA DÖNEM FİNANSAL TABLOLARI HAKKINDA İNCELEME RAPORU
A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışlardır. Temel olarak ortaya çıkış nedenleri üçe ayrılır:
A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyalar genel düzeyindeki sürekli arışlardır. Temel olarak oraya çıkış nedenleri üçe ayrılır: Birincisi, Maliye Enflasyonu üreim girdilerinin fiyaları
FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI?
FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? Ehem ESEN, Zekeriya YILDIRIM, S. Faih KOSTAKOĞLU FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? Ehem ESEN Yrd.Doç.Dr. Anadolu Üniversiesi,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-6 / 1 Nisan 2010 EKONOMİ NOTLARI FİNANSAL STRES VE İKTİSADİ FAALİYET -10 -15 -20.
Cumhuriye Merkez Bankası Sayı: 2010-6 / 1 Nisan 2010 EKONOMİ NOTLARI FİNANSAL STRES VE İKTİSADİ FAALİYET Selim Elekdağ İbrahim Burak Kanlı Absrac: This noe examines he ineracion beween financial sress
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları Sona Eren Dokuz Aylık Ara Hesap Dönemine Ait Özet Konsolide TTK 376 Bilançosu ve Dipnotları Özet Konsolide TTK 376 Finansal
TRABZONSPOR SPORTİF YATIRIM VE FUTBOL İŞLETMECİLİĞİ TİCARET A.Ş
TRABZONSPOR SPORTİF YATIRIM VE FUTBOL İŞLETMECİLİĞİ TİCARET A.Ş ve Aynı Tarihte Sona Eren Hesap Dönemine Ait TTK 376 Bilançosu ve Dipnotları 30 KASIM 2018 TARİHLİ TTK 376 FİNANSAL DURUM TABLOSU 30 Ekim
AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ,, 15(),71-79 AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ Selim Adem HATIRLI Vecdi DEMİRCAN Ali Rıza AKTAŞ Süleyman Demirel Üniversiesi Ziraa Fakülesi Tarım
İZMİR FIRÇA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
İZMİR FIRÇA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 01 Temmuz 2015 İzmir Fırça Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin Değerlendirme
Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir
Cenral Bank Review ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2009 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası
Te-mapol Polimer Plastik ve İnş. San. Tic. A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 1. Değerlendirme Raporu
Te-mapol Polimer Plastik ve İnş. San. Tic. A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 1. Değerlendirme Raporu Neta Yatırım Menkul Değerler A.Ş. 07.08.2014 1. Değerlendirme Raporu nun Amacı Sermaye Piyasası
PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 12 Mayıs 2016 Pergamon Status Dış Ticaret Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin Değerlendirme
KAFEİN YAZILIM HİZMETLERİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ DENETİM KOMİTESİ TARAFINDAN SERMAYE PİYASASI KURULU NUN VII-128
DENETİM KOMİTESİ TARAFINDAN SERMAYE PİYASASI KURULU NUN VII-128.1 SAYILI PAY TEBLİĞİ NİN 29/5 MADDESİ UYARINCA HAZIRLANAN RAPOR 20.06.2018 1. RAPORUN AMACI Bu raporun amacı, Sermaye Piyasası Kurulu nun
Teknolojik bir değişiklik veya üretim arttırıcı bir yatırımın sonucunda ihracatta, üretim miktarında vs. önemli artışlar olabilir.
YAPISAL DEĞİŞİKLİK Zaman serileri bazı nedenler veya bazı fakörler arafından ekilenerek zaman içinde değişikliklere uğrayabilirler. Bu değişim ikisadi kriz, ikisa poliikalarında yapılan değişiklik, eknolojik
Tüketici Güveni ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004: :01)
June 7-9, 2009, Eskişehir, Turkey. Tükeici Güveni ve Hisse Senedi Fiyaları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004:0-2009:0) Yusuf Volkan Topuz * İkisadi İdari Bilimler Fakülesi, İşleme Bölümü,
OYAK EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 30 HAZİRAN 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR ARA DÖNEM FİNANSAL TABLOLARI HAKKINDA İNCELEME RAPORU Oyak Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Karma Emeklilik Yatırım Fonu Fon Kurulu na Giriş Oyak Emeklilik
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları Sona Eren Altı Aylık Özel Ara Hesap Dönemine Ait Konsolide TTK 376 Bilançosu ve Dipnotları Cari Dönem VARLIKLAR 30 Kasım
Müdürlüğünüzde... tarihinde... yevmiye no. ile kat irtifakı tesisi sırasında tescil edilen yönetim planındaki mevcut maddelerden;
İsanbul, / 03/ 2015 TC İSTANBUL İLİ, AVCILAR İLÇESİ, TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ, Müdürlüğünüzde arihinde yevmiye no ile ka irifakı esisi sırasında escil edilen yöneim planındaki mevcu maddelerden; 18 maddesinin
THE CAUSALITY RELATION BETWEEN CONSUMER CONFIDENCE AND STOCK PRICES: CASE OF TURKEY. Abstract
Ekonomik ve Sosyal Araşırmalar Dergisi, Bahar 20, Cil:7, Yıl:7, Sayı:, 7:53-65 TÜKETİCİ GÜVENİ VE HİSSE SENEDİ FİYATLARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ * Yusuf Volkan TOPUZ ** THE CAUSALITY
FORECASTING TOURISM DEMAND BY ARTIFICIAL NEURAL NETWORKS AND TIME SERIES METHODS: A COMPARATIVE ANALYSIS IN INBOUND TOURISM DEMAND TO ANTALYA
Süleyman Demirel Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi Dergisi Y.2009, C.14, S.1 s.99-114. Suleyman Demirel Universiy The Journal of Faculy of Economics and Adminisraive Sciences Y.2009, Vol.14,
Bakanlar Medya A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 2. Değerlendirme Raporu
Bakanlar Medya A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 2. Değerlendirme Raporu Neta Yatırım Menkul Değerler A.Ş. 28.04.2014 1. Değerlendirme Raporu nun Amacı Sermaye Piyasası Kurulu nun ( SPK ) 22.06.2013
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları ve Aynı Tarihte Sona Eren Dokuz Aylık Ara Hesap Dönemine Ait Konsolide TTK 376 Bilançosu ve Dipnotları Cari Dönem VARLIKLAR
EGELİ & CO YATIRIM HOLDİNG A.Ş. 31 ARALIK 2017 TARİHLİ SOLO BİLANÇO VE DİPNOTLARI
EGELİ & CO YATIRIM HOLDİNG A.Ş. 31 ARALIK 2017 TARİHLİ SOLO BİLANÇO VE DİPNOTLARI 31 ARALIK 2017 TARİHİ İTİBARİYLE TTK 376 BİLANÇOSU (Tutarlar aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) olarak ifade edilmiştir.)
HEDEF GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
HEDEF GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 3 Şubat 2017 Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit
OYAK EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 30 HAZİRAN 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR ARA DÖNEM FİNANSAL TABLOLARI HAKKINDA İNCELEME RAPORU Oyak Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu Fon Kurulu na
YAPISAL KIRILMALI BİRİM KÖK TESTLERİNİN KÜÇÜK ÖRNEKLEM ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
YAPISAL KIRILMALI BİRİM KÖK TESTLERİNİN KÜÇÜK ÖRNEKLEM ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI TC. Pamukkale Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Yüksek Lisans Tezi Ekonomeri Anabilim Dalı Abdullah Emre ÇAĞLAR
ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ULUSLARARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2009 TARİHİ İTİBARİYLE FİNANSAL TABLOLAR
BÜYÜME AMAÇLI ULUSLARARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU FİNANSAL TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Uluslararası Karma Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") finansal tablo
DARDANEL ÖNENTAŞ GIDA SAN.A.Ş TARİHLİ SOLO BİLANÇOLAR VE DİPNOTLARI
DARDANEL ÖNENTAŞ GIDA SAN.A.Ş 31.12.2015 TARİHLİ SOLO BİLANÇOLAR VE DİPNOTLARI Bağımsız Denetimden Geçmiş 31 Aralık 2015 VARLIKLAR Dönen Varlıklar 45.428.521 Nakit ve Nakit Benzerleri 2.309.629 Ticari
ULUSAL HİSSE SENETLERİ PİYASASI NDA ETKİNLİK
ULUSAL HİSSE SENETLERİ PİYASASI NDA ETKİNLİK Nuray ERGÜL ÖZET Son yıllarda, Türk Sermaye Piyasalarında hukuk, muhasebe ve deneim alanlarında, uluslararası kuralların uygulanması için büyük değişiklikler
HEDEF GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
HEDEF GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 29 Temmuz 2016 Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit
İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: 1975 2005 VAR ANALİZİ Ferhat TOPBAŞ *
İşsizlik ve İnihar İlişkisi: 1975 2005 Var Analizi 161 İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: 1975 2005 VAR ANALİZİ Ferha TOPBAŞ * ÖZET İşsizlik, birey üzerinde olumsuz birçok soruna neden olan karmaşık bir olgudur.
31/12/2004 tarihli Bilanço ( YTL) Varlıklar (+) 1,162,813.- Borçlar (-) -2,913.- Gelirler Toplamı 108,393.-. Giderler Toplamı -39,305.-.
01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN
Verimlilik Dergisi T. C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI VERİMLİLİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2015/3
Verimlilik Dergisi Türk Mevdua Bankacılığı İçin Ekinlik Analizi: Küresel Finans Krizinin Ekileri Dr. Serdal ERGÜN Prof. Dr. Nezir KÖSE İzmir de İşlemelerin Sanayi Sicil Veri Tabanına Gönderdikleri Verilerin
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Geçiş Sürecinin Planlanmasında Doğrusal En İyileme Tekniğinin Kullanılması
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Geçiş Sürecinin Planlanmasında Doğrusal En İyileme Tekniğinin Kullanılması Ahu Soylu, Mein Türkay* Koç Üniversiesi Endüsri Mühendisliği Bölümü Sarıyer, İsanbul [email protected],
FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4
FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça
PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 15 Mayıs 2015 Pergamon Status Dış Ticaret Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin Değerlendirme
Siyasal Katılmayı Etkileyen Faktörler Üzerine Bir Araştırma: Tavşanlı - Kütahya Örneği. Hasan DURAN
Siyasal Kaılmayı Ekileyen Fakörler Üzerine Bir Araşırma: Tavşanlı - Küahya Örneği Hasan DURAN Öze: Demokraik bir devlee bireyler, siyasal alanla ilgili eylemlere kaılır, siyasal mekanizmaları ekiler ve
ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015
ULUSOY UN SANAYİ VE TİCARET A.Ş. DEĞERLENDİRME RAPORU-2 ŞEKER YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. 29 EYLÜL 2015 1 Değerlendirme Raporunun Amacı Bu rapor Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayınlanan 22.06.2013
FİNANSAL PİYASA VOLATİLİTESİ VE EKONOMİ
FİNANSAL PİYASA VOLATİLİTESİ VE EKONOMİ Yrd. Doç. Dr. Hülya Kanalıcı Akay Uludağ Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi Mehme Nargeleçekenler Uludağ Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi
MAKİNA TAKIM ENDÜSTRİSİ A.Ş. 31 ARALIK 2015 TARİHLİ TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI
31 ARALIK 2015 TARİHLİ TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI VARLIKLAR 31 Aralık 2015 Dönen Varlıklar 91.109.610 Nakit ve Nakit Benzerleri 453.493 Ticari Alacaklar 40.930.687 Diğer Alacaklar 31.037.106 Stoklar
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nda haftanın günü etkisi ve Ocak ayı anomalilerinin ARCH-GARCH modelleri ile test edilmesi
İsanbul Üniversiesi İşleme Fakülesi Dergisi Isanbul Universiy Journal of he School of Business Adminisraion Cil/Vol:37, Sayı/No:2, 2008, 98-110 ISSN: 1303-1732 - www.ifdergisi.org 2008 İsanbul Menkul Kıymeler
BAKANLAR MEDYA ANONİM ŞİRKETİ. Halka Arzdan Elde Edilen Fonların Kullanımına Dair II. Yönetim Kurulu Raporu
BAKANLAR MEDYA ANONİM ŞİRKETİ Halka Arzdan Elde Edilen Fonların Kullanımına Dair II. Yönetim Kurulu Raporu 10.03.2014 Raporun Konusu: Bakanlar Medya Anonim Şirketinin (raporda kısaca Şirket olarak da ifade
Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama
Kocaeli Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Dergisi (6) 2003 / 2 : 49-62 Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama Hüdaverdi Bircan * Yalçın Karagöz ** Öze: Bu çalışmada geleceği
RTA LABORATUVARLARI BİYOLOJİK ÜRÜNLER İLAÇ VE MAKİNE SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
RTA LABORATUVARLARI BİYOLOJİK ÜRÜNLER İLAÇ VE MAKİNE SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 27 Mayıs 2015 RTA Laboratuvarları Biyolojik Ürünler İlaç ve Makine
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları
Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi ve Bağlı Ortaklıkları Sona Eren Oniki Aylık Özel Hesap Dönemine Ait Konsolide TTK 376 Bilançosu ve Dipnotları Cari Dönem VARLIKLAR 31 Mayıs
OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 MART 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI MALİ TABLOLAR 1 OCAK 2005 31 MART 2005 DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ SINIRLI DENETİM RAPORU 1. Oyak Emeklilik A.Ş. Gelir Amaçlı Döviz Cinsinden Yatırım Araçları Emeklilik
MUHASEBE, DENETİM VE ETİK KURALLAR
Aysel Gündoğdu, PhD C. Turgay Münyas, PhD C. asset MUHASEBE, DENETİM VE ETİK KURALLAR Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı Eğitimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V MUHASEBE, DENETİM VE ETİK KURALLAR...1
31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.-
01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
KEREVİTAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 31 ARALIK 2013 TARİHLİ KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI
31 ARALIK 2013 TARİHLİ KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VARLIKLAR Bağımsız Denetimden Geçmiş 31 Aralık 2013 Dönen Varlıklar 181.629.436 Nakit ve Nakit Benzerleri 11.921.100
HALKA ARZ FĠYAT TESPĠT RAPORUNA ĠLĠġKĠN DEĞERLENDĠRME RAPORU
HALKA ARZ FĠYAT TESPĠT RAPORUNA ĠLĠġKĠN DEĞERLENDĠRME RAPORU 29 Kasım 2013 1 1. Değerlendirme Raporu nun Amacı Sermaye Piyasası Kurulu nun ( SPK ) 22.06.2013 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanan Pay TebliğiSeri:
EKİZ KİMYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş TARİHLİ TTK 376 FİNANSAL DURUM TABLOSU VE DİPNOTLARI
EKİZ KİMYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 31.12.2016 TARİHLİ TTK 376 FİNANSAL DURUM TABLOSU VE DİPNOTLARI EKİZ KİMYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 31 ARALIK 2016 TARİHİ İTİBARIYLA TTK 376 FİNANSAL DURUM TABLOSU (BİLANÇO)
Yaz Saati Uygulaması Anomalisinin İMKB 100 Endeks Getirisine Etkisinin Test Edilmesi
EGE AKADEMİK BAKIŞ / EGE ACADEMIC REVIEW Cil: 10 Sayı: 4 Ekim 2010 ss. 1139-1153 Yaz Saai Uygulaması Anomalisinin İMKB 100 Endeks Geirisine Ekisinin Tes Edilmesi Tesing he Effec of he Dayligh Saving Time
TÜRKİYE ELEKTRİK PİYASASİNDA RÜZGAR ENERJİSİ
TÜRKİYE ELEKTRİK PİYASASİNDA RÜZGAR ENERJİSİ Musafa ŞEKKELİ Kahramanmaraş Süçü İmam Üniversiesi, Fen Bilimleri Ensiüsü, K.Maraş, [email protected] Ceyhun YILDIZ Kahramanmaraş Süçü İmam Üniversiesi, Fen
ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
BÜYÜME AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları aşağıda sunulmuştur.
Dene0m Faaliyetlerinin Dönüşümünde, İç Denetçinin Liderlik Rolüne İlişkin Bir Uygulama Modeli
12.11.2012 Dene0m Faaliyetlerinin Dönüşümünde, İç Denetçinin Liderlik Rolüne İlişkin Bir Uygulama Modeli Ozan Nazım GÜNAL Yöne0m Kurulu Başkan Yrd. CIA, SMMM, MBA 1 İç Dene0m in Şirkete Katma Değer Yaratması
RTA LABORATUVARLARI BİYOLOJİK ÜRÜNLER İLAÇ VE MAKİNE SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
RTA LABORATUVARLARI BİYOLOJİK ÜRÜNLER İLAÇ VE MAKİNE SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 1 Aralık 2015 RTA Laboratuvarları Biyolojik Ürünler İlaç ve Makine
YATIRIM KARARLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE REEL OPSİYONLAR YAKLAŞIMI VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNE BİR UYGULAMASI
YATIRIM KARARLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE REEL OPSİYONLAR YAKLAŞIMI VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNE BİR UYGULAMASI REEL OPTIONS AND APPROACH FOR EVALUATION OF INVESTMENT DECISIONS AND AN APPLICATION SAMPLE FOR
PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 9 Kasım 2015 Pergamon Status Dış Ticaret Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin Değerlendirme
Emeklilik Fayda Planlarında Muhasebeleştirme ve Raporlama
UMS 26 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) Emeklilik Fayda Planlarında Muhasebeleştirme ve Raporlama Kontrol listesinin bu kısmı emeklilik fayda planlarına ilişkin mali tabloların
OYAK EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR
BÜYÜME AMAÇLI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR 1 OCAK 2005 31 ARALIK 2005 DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ DENETİM RAPORU 1. Oyak Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Karma Emeklilik Yatırım ( Fon ) 31 Aralık 2005
TURKISH BANK A.Ş. KONSOLİDE OLMAYAN BİLANÇOSU
TURKISH BANK A.Ş. KONSOLİDE OLMAYAN BİLANÇOSU Bağımsız AKTİF KALEMLER Dipnot ( 30/09/2007) ( 31/12/2006) TP YP Toplam TP YP Toplam I. NAKİT DEĞERLER VE MERKEZ BANKASI (1) 13.795 25.923 39.718 11.080 16.987
TURKISH BANK A.Ş. KONSOLİDE BİLANÇOSU
TURKISH BANK A.Ş. KONSOLİDE BİLANÇOSU Denetimden Geçmiş Bağımsız Denetimden Geçmiş AKTİF KALEMLER Dipnot ( 30/06/2007) ( 31/12/2006) TP YP Toplam TP YP Toplam I. NAKİT DEĞERLER VE MERKEZ BANKASI (1) 10.796
İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH
Doğuş Üniversiesi Dergisi, (), 57-65 İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH Serve CEYLAN Giresun Üniversiesi İİBF, İkisa
KOÇTAŞ YAPI MARKETLERİ TİC. A. Ş. 31 ARALIK 2014 TARİHİ İTİBARİYLE HAZIRLANAN FİNANSAL TABLOLAR
KOÇTAŞ YAPI MARKETLERİ TİC. A. Ş. 31 ARALIK 2014 TARİHİ İTİBARİYLE HAZIRLANAN FİNANSAL TABLOLAR İÇİNDEKİLER SAYFA BİLANÇO... 1-2 KAR VEYA ZARAR VE DİĞER KAPSAMLI GELİR TABLOSU... 3 ÖZKAYNAKLAR DEĞİŞİM
Türkiye nin Kabuklu Fındık Üretiminde Üretim-Fiyat İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi
TÜRK TARIM ve DOĞA BİLİMLERİ DERGİSİ TURKISH JOURNAL of AGRICULTURAL and NATURAL SCIENCES www.urkjans.com Türkiye nin Kabuklu Fındık Üreiminde Üreim-Fiya İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi Şenol ÇELİK*
Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 4 Eylül 2015 Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna
Yayla Enerji Üretim Turizm ve İnşaat Ticaret A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin Değerlendirme Raporu
Yayla Enerji Üretim Turizm ve İnşaat Ticaret A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin Değerlendirme Raporu Neta Yatırım Menkul Değerler A.Ş. 21.11.2014 1. Değerlendirme Raporu nun Amacı Sermaye Piyasası
Hisse Senedi Fiyatlarıyla Yabancı İşlem Hacmi Arasında Nedensellik:
Hisse Senedi Fiyalarıyla abancı İşlem Hacmi Arasında Nedensellik: Toda-amamoo aklaşımı Dr. Cüney AKAR Balıkesir Üniversiesi, Bandırma İİBF. Öze Bu çalışmada İsanbul Menkul Kıymeler Borsasında (İMKB) IMKB100
AN EMPIRICAL STUDY ON BUDGET REVENUE- EXPENDITURE MANAGEMENT IN 1950 2006 PERIOD IN TURKEY: A COMPARISON OF SINGLE PARTY AND COALITION GOVERNMENTS
Süleyman Demirel Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi Dergisi Y.2009, C.14, S.3 s.265-288. Suleyman Demirel Universiy The Journal of Faculy of Economics and Adminisraive Sciences Y.2009, Vol.14,
AKTİF TOPLAMI 153, , , , , ,818. İlişikteki açıklama ve dipnotlar bu mali tabloların tamamlayıcı bir unsurudur.
30 Haziran 2007 Tarihi İtibarıyla Konsolide Olmayan Bilançolar CARİ DÖNEM ÖNCEKİ DÖNEM AKTİF KALEMLER Dipnot ( 30/06/2007 ) ( 31/12/2006 ) TP YP Toplam TP YP Toplam I. NAKİT DEĞERLER VE MERKEZ BANKASI
