|
|
|
- Nergis Özcan
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 B Ý L Ý M S E L Y A Y I N TMSF yýl:6 sayý:28 Ekim - Kasým - Aralýk 2011 TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU O R G A N I TMSF VE FAALÝYETLERÝNÝN GENEL OLARAK DEÐERLENDÝRÝLMESÝ Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU VE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN ZÝMMET SUÇU OSMANLI BORSASI ve IV. VAKIF HAN ÜLKE ÝNCELEMELERÝYLE PARLAMENTOLARIN BÜTÇE SÜRECÝNDEKÝ YERÝ VE ÖNEMÝ Sayfa 11 de Sayfa 24 te Sayfa 30 da Cemal KARAMUSTAFA Erol ORTABAÐ Meral DEMÝR
2 TEMEL PARAMETRELER SÝGORTA VE RÝSK ÝZLEME DAÝRE BAÞKANLIÐI GENEL EKONOMÝK VERÝLER Resul TÜRK Fon Uzmaný Sigorta ve Risk Ýzleme Daire Baþkanlýðý BANKACILIK SEKTÖRÜ VERÝLERÝ 1 TMSF - Büyükdere Cad. No:143 Esentepe Ýstanbul, Tel: (212) Faks: (212) , Bilgi ve Önerileriniz için: Sigorta ve Risk Ýzleme Dairesi, [email protected] $ Kurum içinde baþvuru kaynaðý olarak kullanýlmak üzere derlenmiþ bilgilerden oluþur. Resmi baðlayýcýlýðý yoktur. NOTLAR Bankacýlýk sektörü aktif büyüklüðü Ekim 2011 tarihi itibariyle 1.216,8 milyar TL seviyesindedir. Toplam aktiflerin %54,5 ini krediler, %23,6 sýný menkul deðerler cüzdaný oluþturmaktadýr. Toplam mevduat / katýlým fonu büyüklüðü 675 milyar TL seviyesindedir. Mevduat / katýlým fonunun %33,6 sý YP, %66,4 ü TP mevduat / katýlým fonlarýndan oluþmaktadýr.
3 ÝÇÝNDEKÝLER BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF TMSF VE FAALÝYETLERÝNÝN GENEL OLARAK DEÐERLENDÝRÝLMESÝ yýl:6 sayý:28 Ekim - Kasým - Aralýk 2011 Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te 2. EDÝTÖR DEN Dr. Yusuf ADIGÜZEL 3. TMSF VE FAALÝYETLERÝNÝN GENEL OLARAK DEÐERLENDÝRÝLMESÝ Þakir Ercan GÜL 7. Finansal Sektör Reformu Kapsamýnda Finansal Ýstikrar Kurulunun 2011 YILI FAALÝYETLERÝNE BAKIÞ Çiðdem AKDAÐ SAYILI TÜRK CEZA KANUNU VE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN ZÝMMET SUÇU Cemal KARAMUSTAFA 15. MUHABÝR BANKACILIK Hakan Selim SEZER 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU VE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN ZÝMMET SUÇU Cemal KARAMUSTAFA Sayfa 11 de OSMANLI BORSASI ve IV. VAKIF HAN Erol ORTABAÐ Sayfa 24 te ÜLKE ÝNCELEMELERÝYLE PARLAMENTOLARIN BÜTÇE SÜRECÝNDEKÝ YERÝ VE ÖNEMÝ Meral DEMÝR Sayfa 30 da SAYILI SAYIÞTAY KANUNU ve YENÝ DÖNEMDE FONUN DIÞ DENETÝMÝ Av. Ahmet YILMAZ 24. OSMANLI BORSASI ve IV. VAKIF HAN Erol ORTABAÐ 27. Basýn Yoluyla Kiþilik Haklarýna Saldýrý Halinde Açýlabilecek ÖZEL HUKUK DAVALARI HAKKINDA HUKUKÝ DEÐERLENDÝRME Þule ASLAN 30. ÜLKE ÝNCELEMELERÝYLE PARLAMENTOLARIN BÜTÇE SÜRECÝNDEKÝ YERÝ VE ÖNEMÝ Meral DEMÝR 34. BANKACILIK KANUNUNUN 106 NCI MADDESÝNDE YAPILMASI ÖNGÖRÜLEN DEÐÝÞÝKLÝKLER Müzeyyen TUYGAN 37. MALEZYA, KANADA, A.B.D VE PORTEKÝZ MEVDUAT SÝGORTA KURUMLARI VE PORTFÖY YATIRIMLARI HAKKINDA TEMEL BÝLGÝLER Doðan Sami AKÇÝÇEK / Sinan YILAL 43. EKÝP ÇALIÞMASININ SIRLARI Eda ATALI 45. TMSF HABERLER Ýsmail GÜLER 48. DÜNYADAN HABERLER Yücel VURAL BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TMSF TMSF Adýna Sahibi : H. Bayram Babacan Yayýn Yönetmeni : Dr. Yusuf Adýgüzel Sorumlu Yazýiþleri Müdürü : Kamil Oðuz Danýþma Kurulu : Doç. Dr. Cüneyt Koyuncu - Dumlupýnar Üniversitesi, Doç. Dr. Fuat ErdaL - Adnan Menderes Üniversitesi, Prof. Dr. Halil Seyidoðlu - Doðuþ Üniversitesi, Doç.Dr. Muhsin Kar - Kahramanmaraþ Sütçü Ýmam Üniversitesi, Doç. Dr. Rahmi Deniz Özbay - Marmara Üniversitesi, Doç. Dr. Rasim Yýlmaz - Trakya Üniversitesi, Prof. Dr. Recep Tarý - Kocaeli Üniversitesi, Dr. Ýlyas Karabýyýk - Erzincan Üniversitesi, Prof. Dr. Sabri Orman - Ýstanbul Ticaret Üniversitesi, Doç. Dr. Selahattin Bekmez - Muðla Üniversitesi, Prof. Dr. Yusuf Bayraktutan - Kocaeli Üniversitesi, Prof. Dr. Zekai Özdemir - Ýstanbul Üniversitesi, Dr. A. Kadir Tuna - Ýstanbul Üniversitesi, Dr. Bekir Gövdere Süleyman Demirel Üniversitesi, Dr. Bilal KARGI - Doðuþ Üniversitesi, Prof. Dr. Nurgül Chambers - Marmara Üniversitesi Yayýn Kurulu : Dr. Rýdvan Çabukel, Zülfükar Kamberoðlu, Turan Korkmaz, Ahmet Yýlmaz, Ali Göçer, Ýsmail Güler Yayýn Türü : Yerel Süreli Yayýn Periodu : 3 Aylýk - Ekim - Kasým - Aralýk 2011 Görsel Tasarým : 1111 Adam Yapým & Tanýtým Adres : Büyükdere C. No: Esentepe/ istanbul E-posta : [email protected] Tel : Faks : Baský : Yöm Basým / Eskoop Sanayi Sitesi, C7 Blok, No: 398, Ýkitelli-Ýstanbul Baský Tel : TMSF Çatý Basýn ve Halkla iliþkiler Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanmaktadýr. Telif haklarý TMSF'ye aittir. Yazýlarýn sorumluluðu yazarlarýna aittir.
4 EDÝTÖR DEN Merhaba Merkez Bankasý nýn temsili ve idaresi altýnda kurulduðu 1983 yýlýnda sadece mevduatý ve katýlým fonunu sigortalama görevi bulunan TMSF buna ilaveten kendisine devredilen bankalarý ve varlýklarý da çözümleme misyonunu üstlendi. Çünkü Türkiye de 90 lý yýllarýn ikinci yarýsý ile 2000 li yýllarýn baþlarýný kapsayan süreçte bankacýlýk alanýnda genel ekonomik dengeleri sarsýntýya uðratan ciddi sorunlar yaþandý. Kamu hazinesine telafisi zor bir maliyet yükleyen ve kötü yönetimden, politik, bürokratik sistemdeki arýzalardan, düzenleme, denetleme boþluklarýndan ve etik deðerler ile ilgili zaaflardan kaynaklanan bu olumsuz tablo 25 bankanýn TMSF ye devredilmesi ile sonuçlandý yýlýna gelindiðinde 5020 sayýlý Kanunla TMSF özerk kurum statüsüne kavuþtu yýlýnda ise 5411 sayýlý Kanunla yapýlan yasal düzenlemeler neticesinde TMSF düzenleme yapma yetkisine sahip oldu. Baþkanýmýz Sayýn Þakir Ercan Gül TMSF faaliyetlerini genel olarak deðerlendirdiði yazýsýnda mevduat sigortacýlýðýndan banka çözümlemelerine, hukuki süreçlerden uluslararasý faaliyetlere kadar TMSF nin baþarýlarla dolu geçmiþini masaya yatýrdý. Bir TMSF panoramasý olan Baþkanýmýzýn bu yazýsýný ilgiyle okuyacaðýnýzý tahmin ediyoruz. Finansman Daire Baþkaný Doðan Sami Akçiçek ve Fon Uzmaný Sinan Yýlal, Malezya, Kanada, A.B.D., Portekiz mevduat sigorta kurumlarý ve sahip olduklarý fonlarý deðerlendirme usulleri ile ilgili temel bilgileri sunduklarý bir çalýþma ile sayfalarýmýzda yer aldýlar. Ayrýca Hakan Selim Sezer Muhabir Bankacýlýk konulu incelemesiyle, Cemal Karamustafa 5237 Sayýlý Türk Ceza Kanunu ve 5411 Sayýlý Bankacýlýk Kanunu açýsýndan Zimmet Suçunu ele aldýðý makalesiyle, Erol Ortabað Osmanlý Borsasý ve IV. Vakýf Han araþtýrmasýyla, Meral Demir parlementolarýn bütçe sürecindeki yerini ve önemini ülkeler bazýnda incelediði yazýsýyla ve Þule Aslan basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrý halinde açýlabilecek özel hukuk davalarý hakkýndaki hukuki deðerlendirmeleriyle bu sayýmýza katkýda bulunan arkadaþlarýmýzdan bazýlarý. Dergimizin hazýrlanmasýnda katký saðlayan tüm akademisyen ve araþtýrmacý arkadaþlara teþekkür ediyor, önümüzdeki sayýlarda da katkýlarýný bekliyoruz. Gelecek sayýmýzda buluþmak üzere... Dr. Yusuf Adýgüzel Yayýn Yönetmeni TMSF Basýn ve Halkla Ýliþkiler Müdürü Bu sayýmýzda bir genel deðerlendirme yazýsý daha yer alýyor. Fon Uzmaný Çiðdem Akdað ülkemizin de üyesi olduðu ve TMSF nin de mevduat sigortacýlýðý ve çözümleme alanýnda katkýda buulnduðu Finansal Ýstikrar Kurulu nun 2011 yýlý faaliyetlerini inceledi. 2
5 TMSF TMSF VE FAALÝYETLERÝNÝN GENEL OLARAK DEÐERLENDÝRÝLMESÝ TMSF; Türk finansal sisteminin tarihinde yaþadýðý en güç dönemlerden birinde baðýmsýz bir kimlik kazandýrýlarak harekete geçirilmiþ, büyük çoðunluðu kendisine devredilen bankalardan gelen farklý kültürdeki çalýþanlarýný bir potada eritebilmiþ aktif ve dinamik bir kamu kurumudur. GÝRÝÞ TMSF nin 1983 yýlýnda, yalnýzca bankalardaki tasarruf mevduatýný sigorta etmek amacýyla TCMB nin temsil ve idaresi altýnda kurulan ufak bir birim olarak baþlayan serüveni 90 lý yýllara gelindiðinde finansal sistemde yaþanan olumsuz geliþmeler ve bu geliþmelerin beraberinde getirdiði alýnmasý zorunlu kararlar neticesinde önce mevduatý sigortalama görevi yanýnda bankalarýn mali yapýlarýnýn güçlendirilmesi görevinin kendisine tevdi edilmesi, sonrasýnda ise temsil ve idaresinin BDDK ya devredilmesi ile devam etmiþtir. Ancak bu süreçte finansal sistemde yaþanan geliþmeler ve ardý ardýna alýnan banka devir kararlarý TMSF nin kaderini bir kez daha deðiþtirmiþ ve TMSF nin tüzel kiþiliðe haiz baðýmsýz bir kamu kurumu olmasýna sebep olmuþtur yýlýnda çýkarýlan 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu ile ise TMSF nin görev ve yetkilerinin çerçevesi iyice netleþtirilmiþ ve TMSF nin yetkilerinin arasýna mevduat sigortacýlýðýna iliþkin politikalarý belirleme yetkisi de eklenmiþtir. Bugün Ülkemiz Finansal Güvenlik Aðý nýn en önemli parçalarýndan biri haline gelen TMSF nin tarihsel yolculuðuna deðinirken TMSF nin bir organizasyon olarak da geliþimine dikkat çekmek gerekir. TMSF; Türk finansal sisteminin tarihinde yaþadýðý en güç dönemlerden birinde baðýmsýz bir kimlik kazandýrýlarak harekete geçirilmiþ, büyük çoðunluðu kendisine devredilen bankalardan gelen farklý kültürdeki çalýþanlarýný bir potada eritebilmiþ aktif ve dinamik bir kamu kurumudur. TMSF nin en temel özelliði; kendine özel deneyimleri ile seri, etkin, zamanýnda, yerinde ve adilâne kararlar alabilme ve bu kararlarý en uygun zamanda hayata geçirebilme becerisidir. TMSF bu özellikleri ayný zamanda kendisine ilke edinmiþtir. Kurumumuzun ilkeleri tüm yönetim kadromuzun katýldýðý bir etkinlikte Adil Olmak, Güvenilirlik, Þeffaflýk ve Hesap Verebilirlik, Ýþbirliði ve Katýlýmcýlýk, Çözüm Odaklýlýk, Etkinlik ve Verimlilik olarak belirlenmiþtir. Ýlkelerimizden de anlaþýlacaðý üzere; TMSF yaptýðý her iþte iddiasýný ortaya koyan ve bunun için çok çalýþan bir kurumdur dönemi için belirlediðimiz Mevduat Sigortacýlýðý ve Çözümleme Uygulamalarý ile Örnek Bir Kurum Olmak þeklindeki vizyonumuz da bunun bir göstergesi niteliðindedir. Kurumumuzun tüm çalýþmalarý üçer yýllýk dönemler itibarýyla planlanmakta olup, söz konusu planlar dâhilinde Kurumumuzun ve birimlerimizin performansý sürekli olarak izlenmektedir. Yapýlan planlar ve performans sonuçlarý her yýlsonunda Strateji Zirvesi adýný verdiðimiz geniþ katýlýmlý toplantýlarda deðerlendirilmekte ve bir sonraki yýla iliþkin planlama çalýþmalarý yapýlmaktadýr. MEVDUAT SÝGORTACILIÐI FAALÝYETLERÝ TMSF nin mevduat sigortacýlýðý görevi Kurumumuzun varoluþ sebebini teþkil etmesinin yaný sýra Kurumumuzu Türkiye nin Finansal Güvenlik Aðý nda çok önemli bir konuma yerleþtirmektedir. Özellikle kamu yararýnýn korunmasý, finansal sistemde ahlaki riskin azaltýlmasý, bankacýlýk sistemindeki risklerin doðru fiyatlandýrýlmasý gibi hususlarda mevduat sigortacýsýna büyük görev düþmektedir. TMSF geçmiþten bugüne gerek geçmiþ uygulamalarý gerekse bugün yürütmekte olduðu geliþtirme çalýþmalarý ile bu anlamda uluslarasý alanda örnek bir Kurum olarak görünmektedir. Eylül 2011 tarihinde yürürlüðe konulan Yeni Sigorta Prim Tarifemiz buna iyi bir örnek teþkil etmektedir. Bu yeni tarife ile bankalarýn risklerinin ölçümlenmesi ve bununla uyumlu olarak sisteme ödeyecekleri prim miktarýnýn belirlenmesi hususlarý titizlikle ele alýnmýþtýr. Günümüz þartlarýna baðlý olarak dinamik bir yapýya sahip olan Yeni Sigorta Prim Tarifesi; özellikle uluslararasý alanda tartýþma konusu olan sistemik önemi haiz büyük bankalarýn yarattýðý risklerin fiyatlandýrýlmasýnda bankalarýn büyüklük faktörünü ilave bir risk olarak tanýmlamýþtýr. Uluslararasý alanda ve Avrupa Birliði nde standartlarý henüz konulan Ex-ante Fonlama Sistemi Ülkemizde uzun yýllardýr uygulanmaktadýr. Bu fonun yüksek olmasý kamunun muhtemel Þakir Ercan GÜL TMSF Baþkaný 3
6 TMSF Kurumumuzun ana fonksiyonlarýndan biri olan ve kamuoyu tarafýndan da yakýndan takip edilen Banka Çözümleme çalýþmalarý; yasal yetkilerimiz çerçevesinde en etkin çözümleme yöntemleri ile kamuya en az maliyet yükleyecek þekilde, en yüksek geri kazanýmý gerçekleþtirmek amacýyla özverili bir çalýþma temposuyla sürdürülmektedir. riskini azaltmak ve finansal gücünü yansýtmak adýna önemli bir göstergedir. Bu kapsamda TMSF mevduat sigortacýlýðý rezervimiz 10 Milyar TL ye ulaþmýþtýr. Söz konusu rezerv miktarý sigorta kapsamýnda bulunan toplam mevduat ve katýlým fonlarýnýn % 6 sýný karþýlayabilecek düzeydedir. BANKA ÇÖZÜMLEME FAALÝYETLERÝ Kurumumuzun diðer ana fonksiyonu olan ve kamuoyu tarafýndan da yakýndan takip edilen Banka Çözümleme çalýþmalarý; yasal yetkilerimiz çerçevesinde en etkin çözümleme yöntemleri ile kamuya en az maliyet yükleyecek þekilde, en yüksek geri kazanýmý gerçekleþtirmek amacýyla özverili bir çalýþma temposuyla sürdürülmektedir. TMSF, temettü hariç ortaklýk haklarý kendisine devrolan 20 banka ve faaliyet izni kaldýrýlarak tasfiyesine karar verilen 5 banka olmak üzere toplam 25 bankanýn çözümlenmesi çalýþmalarýný yürütmektedir. Ayrýca, Adabank ýn ortaklýk haklarý ile Arap Türk Bankasý nýn geçici olarak ortaklýk haklarý TMSF tarafýndan kullanýlmaktadýr. TMSF, tarihi itibarýyla 20 Milyar USD tahsilât gerçekleþtirmiþtir. Söz konusu tahsilât tutarýnýn 13,6 Milyar USD si Banka Hâkim Ortaklarýndan, 1,8 Milyar USD si diðer bireysel ve kurumsal borçlulardan, 1,5 Milyar USD si iþtirak ve gayrimenkullerin çözümlenmesinden, 2,2 Milyar USD si Fon bankalarýndan yapýlan tahsilâtlardan ve yaklaþýk 0,9 Milyar USD si de finansal gelirlerden (faiz vb.) oluþmaktadýr. Mevcut koþullarda önümüzdeki dönemde yaklaþýk 2 Milyar USD daha tahsilât yapýlabileceði öngörülmektedir. TMSF saðladýðý tahsilâtýn 10,4 Milyar USD sini Hazine ye olan borcunun geri ödemesinde kullanmýþtýr yýlý sonu itibarýyla, Hazine borç ödemesinin 11 Milyar USD ye ulaþmasý planlanmaktadýr. TMSF, Hazine ile birlikte, Maliye Bakanlýðý (4 Milyar USD), T.C. Merkez Bankasý (1,4 Milyar USD), Türk Telekom (1,3 Milyar USD), Telekomünikasyon Kurumu, SGK, RTUK ve diðer kamu kurum ve kuruluþlarýna toplam 17,3 Milyar USD kaynak aktarmýþtýr. Ayrýca söz konusu bankalardan kaynaklanan özel sektör alacaklýlarýna da yaklaþýk 1,5 Milyar USD ödeme gerçekleþtirmiþtir. Çözümlenen bankalardan, faaliyet izni kaldýrýlan TYT Bank, Marmara Bank, Impexbank, Kýbrýs Kredi Bankasý ve Ýmar Bankasý nda tüm tasarruf sahiplerinin mevduatlarý yasal faizleri ile birlikte ödenmiþ ve bu bankalarýn tasfiyesinde ortalama % 90 lýk bir çözümleme oranýna ulaþýlmýþtýr. Ýmar Bankasý nda mevduat ödemelerinin yaný sýra, Devlet Ýç Borçlanma Senedi (DÝBS) satýþý adý altýnda toplanan tutarlarýn da Bakanlar Kurulu Kararý gereðince hak sahiplerine ödenmesini teminen; 38 etap halinde kiþiye yaklaþýk 962 Milyon TL (anapara+net faiz+gelir vergisi) ödeme gerçekleþtirilmiþtir. Hukuki/teknik süreçleri devam eden 160 hak sahibine yaklaþýk 8 Milyon TL tutarýnda bir DÝBS ödemesi kalmýþ olup, çalýþmalara hýzla devam edilmektedir. Temettü hariç ortaklýk haklarý TMSF ye devredilerek, iradi tasfiye yolu ile tasfiye iþlemleri devam etmekte olan Türk Ticaret Bankasý (TTB) de % 97 lik likiditasyon saðlanarak, hukuki problemi olan hesaplar dýþýnda Banka nýn tasfiyesi tamamlanmýþtýr. Halen TMSF bünyesinde bulunan Birleþik Fon Bankasý (BFB) de ise %85 lik likiditasyon oranýna ulaþýlmýþ olup, BFB ve TTB den yaklaþýk 1,5 Milyar USD tutarýnda kaynak geri kazanýlmýþtýr. Banka Hâkim Ortaklarýndan olan TMSF alacaðýnýn tahsil edilmesi çalýþmalarý kapsamýnda; TMSF olarak ilk tercih ettiðimiz yöntem sulh ve protokol yolu ile alacaklarýmýzýn tahsil edilmesi olup, bu kapsamda 19 Banka Hâkim Ortaðýnýn 17 si ile protokol imzalanmýþtýr. Bu hâkim ortaklardan 5 tanesinin (Cýngýllý, Süzer, Sürmeli, Yaþar ve Garipoðlu Gruplarý) borcu kapatýlmýþ, 8 hâkim ortak grubu ile süreç yürütülmekte olup, 4 grubun protokolünde ise temerrüde düþülmüþtür. Sadece Demirel Grubu ve Uzan Grubu ile protokol yapýlamamýþtýr. Tüm hâkim ortak gruplarý ve diðer borçlular ile ilgili takip ve tahsil çalýþmalarýna yoðun bir þekilde devam edilmekte olup, 2010 ve 2011 yýllarýnda bazý hâkim ortak gruplarý ile ilgili gerçekleþtirilen önemli çözümleme faaliyetlerine aþaðýda yer verilmiþtir: 4
7 TMSF? Garipoðlu Grubu nda; Akmaya ve Burgaz Alkollü Ýçecekler TÝB Satýþlarý ile Multinet þirket hisselerinin devri gerçekleþtirilmiþ olup, protokol kapsamýnda yapýlan ödemeler ile birlikte toplam 355,55 Milyon USD tahsil edilerek Grubun borcu kapatýlmýþtýr.? TMSF nin tahsilat yapmakta oldukça zorlandýðý gruplardan biri olan Erol Aksoy Grubu nda; ilgili yýllarda Cine-5 TV, Maxi TV, Plato Veri Daðýtým Hiz., Radyo-5, Viva TV-Radyo Viva, Show Radyo ve Radyo Cool un toplam 62,45 Milyon USD bedelle TÝB yöntemiyle satýþlarý gerçekleþtirilmiþtir.? Medya /Merkez Grubu nda; Le Chic FM, Türkçe TV ve Bursa TV/Bursa FM yine TÝB yöntemi ile satýlmýþtýr. Ayrýca, Grup tan bu dönemde toplam 14,8 Milyon USD tahsilât yapýlmýþtýr.? Uzan Grubu nda; Ýmar Bankasý nýn iþtiraki olmasý nedeniyle ortaklýk haklarý TMSF tarafýndan kullanýlmakta olan Adabank ýn 75 Milyon USD bedelle satýþý gerçekleþtirilmiþ olup, hisse devri için BDDK ve Rekabet Kurumu nun onayý beklenmektedir. Ayrýca Grup tan bu dönemde Yalýkavak Marina hisse satýþýndan 1,8 Milyon TL ve Grup þirketlerinden 31,5 Milyon USD tahsil edilmiþtir.? Çaðlar Grubu ndan bu dönemde 383 Milyon USD tahsilât yapýlmýþ olup, bu tahsilâtýn 80 Milyon USD si Nergis Ýnþaat tan, 250 Milyon USD si Bis Enerji %50 hisse satýþýndan ve 50 Milyon USD si de Yasemin Turizm in %75 hissesinin iadesinden saðlanmýþtýr.? Zeytinoðlu Grubu nda: Eston þirketlerinin hisse satýþý ile ilgili yapýlan 7 Milyon USD lik tahsilâtla birlikte bu dönemde Grup borçlarýna istinaden toplam 14 Milyon USD tahsilât saðlanmýþtýr. Grup firmalarýndan olan KÜMAÞ Manyezit, 320 Milyon USD muhammen bedelle tarihinde TÝB satýþ yöntemi ile ihale edilecektir. Bu satýþýn istenen deðerle gerçekleþmesi durumunda Grubun borcu büyük ölçüde kapanabilecektir. HUKUKÝ SÜREÇLER Çözümleme faaliyetleri kapsamýnda; Kurumumuzca in üzerinde dava dosyasý takip edilmektedir ve 2011 yýllarýnda, bazý dava ve takip süreçlerinde yaþanan önemli geliþmeler aþaðýda özetlenmiþtir:? Demirel Cayman Davasý: Cayman Adalarý Mahkemesi nin kararý ile, TMSF nin Demirel den 30 Milyon USD alacaklý olduðuna hükmedilmiþtir. Karar sonrasý baþlatýlan icra iþlemleri kapsamýnda, Trust hesabýnda bulunan yaklaþýk 22 Milyon USD nin Demirel Ýflas Ýdaresine transfer iþlemleri devam etmektedir.? Kartel Davasý: Telsim ve Rumeli Telekom'un Kazakistan Cumhuriyeti nde bulunan yatýrýmlarý ile ilgili olarak uðradýðý zarar için ICSID tahkim yargýlamasýnda, 125 Milyon USD tazminatýn faiziyle birlikte Telsim ve Rumeli ye ödenmesine karar verilmiþtir.? Rosamara Davasý: Güney Kýbrýs Rum Yönetimi nde kurulu Rosamara Trading isimli bir þirket tarafýndan Telsim aleyhine tarihinde Hakan Uzan tarafýndan imzalandýðý iddia edilen senetler ile ilgili olarak 738 Milyon USD tutarýnda alacak davasý açýlmýþtýr. Dava sürecinde geçici tedbir ve kesinleþmiþ tedbir kararý yapýlan yargýlama sonucu kaldýrýlmýþtýr. Bunun sonucunda TMSF 4 Milyon Euro luk teminatýn iadesini saðlamýþtýr.? Libananco Davasý: Güney Kýbrýs Rum Yönetimi nde mukim Libananco Holdings Co. Ltd. tarafýndan Türkiye Cumhuriyeti aleyhine ICSID bünyesinde, 10,1 Milyar USD tutarýnda açýlan tazminat davasý hakkýnda Enerji Bakanlýðý na bilgi ve belge temin edilmiþ ve dava reddedilmiþtir.? Saba Fakes Davasý: Saba Fakes tarafýndan Türkiye Cumhuriyeti aleyhine baþlatýlan 19 Milyar USD tutarlý ICSID tahkim yargýlamasý sonucunda Hakem Heyeti tarafýndan tarihli karar ile ICSID in yargýlama yetkisi bulunmadýðý gerekçesiyle davanýn reddine, Saba Fakes tarafýndan; yargýlama masraflarý olarak 1,6 Milyon USD Türkiye Cumhuriyeti ne ödenmesine karar verilmiþtir.? Uncitral Davasý: Polonya merkezli CNH ve PEH þirketleri tarafýndan Türkiye Cumhuriyeti aleyhine UNCITRAL kurallarý çerçevesinde baþlatýlan 4,75 Milyar USD talepli tahkim yargýlamasý sonucunda, 1.7 Milyon USD tutarýndaki masrafýn davacý þirketler tarafýndan Türkiye Cumhuriyeti ne ödenmesine karar verilmiþtir.? Ýsviçre Dosyasý: Uzan Aile fertleri adýna Ýsviçre'de bulunan yaklaþýk 30 Milyon CHF nin tahsili için çalýþmalar devam etmektedir. ULUSLARARASI FAALÝYETLER Finansal sistemde yýllar boyunca yaþanan krizler, finansal güvenlik aðýnýn en önemli aktörlerinden biri olan mevduat sigortacýlýðý sisteminin önemini artýrmýþtýr. Bu durum, ülkeleri uluslararasý düzenlemeler yapmaya, bu amaca yönelik uluslararasý çalýþmalar yapmak üzere birlikler, forumlar ve otoriteler kurmaya yöneltmiþtir. TMSF olarak, ulusal ve Çözümleme faaliyetleri kapsamýnda; Kurumumuzca in üzerinde dava dosyasý takip edilmektedir ve 2011 yýllarýnda, dava ve takip süreçlerinde önemli geliþmeler yaþanmýþtýr. 5
8 TMSF Kurulduðu günden bugüne misyonunu baþarýyla yerine getiren TMSF, bundan sonraki süreçlerde de edindiði tecrübeler ýþýðýnda, özverili çalýþmalarýný sürdürecektir. uluslararasý finans sistemindeki geliþmeleri, genel kabul görmüþ ilkeleri, mevzuat çalýþmalarýný, diðer ülkelerin bilgi ve tecrübelerini yakýndan izlemekte ve kurumsal geliþim ve stratejilerimizi bu bakýþ açýsýyla belirlemekteyiz. Uluslararasý Mevduat Sigortacýlarý Birliði (IADI), mevduat sigortacýlýðý alanýnda rehberliði ve uluslararasý iþbirliðini teþvik ederek verimliliði artýrmak amacýyla 2002 yýlýnda kurulmuþtur. IADI nin kurucu üyelerinden biri olan TMSF 2005 yýlýndan bu yana icra kurulunda ve alt komite çalýþmalarýnda aktif olarak görev almaktadýr. Hali hazýrda 63 üyesi bulunan IADI nin 2010 yýlýnda yapýlan icra kurulu üyeliði seçimlerinde de Kurumumuz yine icra kuruluna seçilmeyi baþarmýþtýr. Finansal Ýstikrar Kurulu (FSB), IMF ve Basel Bankacýlýk Denetim Komitesi nin katkýlarýyla IADI tarafýndan hazýrlanan ve Kurumumuzun da yürütülen çalýþmalarda aktif katký saðladýðý Etkin Mevduat Sigortacýlýðý Ýçin Temel Prensipler metninin bütün dünya ülkeleri için referans olmasý amaçlanmaktadýr. Söz konusu temel prensiplere büyük ölçüde uyumlu olan TMSF nin, uyum düzeyinin daha da artýrýlmasý yönündeki çalýþmalara devam edilmektedir. TMSF, hâlihazýrda 41 ülkeden 56 mevduat sigorta kuruluþunun üye olduðu, Avrupa da mevduat sigortacýlýðý alanýnda iþbirliðini destekleyerek finansal sistemin istikrarýna katkýda bulunmak amacýyla kurulmuþ olan Avrupa Mevduat Sigorta Forumu (EFDI) ye, 2005 yýlýnda üye olmuþtur. Ülkemizin AB üyelik sürecinde yürütülen müktesebat uyum çalýþmalarýna paralel olarak, mevduat sigortacýlýðý alanýndaki direktif taslaklarý Kurumumuz tarafýndan yakýndan takip edilmekte ve EFDI tarafýndan söz konusu direktif taslaklarýna verilen görüþlere de TMSF olarak katký saðlanmaktadýr. Türkiye olarak yaþadýðýmýz finansal krizler ve batan bankalarýn çözümlenmesinde edindiðimiz tecrübe, ülkemize has geliþtirdiðimiz çözümleme yöntemleri ve mevduat sigortacýlýðý alanýnda kurduðumuz risk esaslý prim sistemi diðer ülke meslektaþlarýmýz tarafýndan yakýndan izlenmekte ve bilgi ve tecrübelerimizden faydalanmak isteyen ülkelerden Kurumumuza yoðun talepler gelmektedir. Son yýllarda Kurumumuza baþvuran ülkelerden Kore, Ukrayna, Rusya, Kazakistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Nijerya, Ürdün, Azerbaycan ve Sýrbistan mevduat sigorta kurumu temsilcileri için çeþitli eðitim ve paylaþým etkinlikleri gerçekleþtirilmiþtir. SONUÇ Kurulduðu günden bugüne misyonunu baþarýyla yerine getiren TMSF, bundan sonraki süreçlerde de edindiði tecrübeler ýþýðýnda, özverili çalýþmalarýný sürdürecektir. Banka çözümleme konusunda Dünya genelindeki eþsiz tecrübesi Kurumumuzu diðer mevduat sigortacýlarý ve ilgili diðer partiler açýsýndan bir cazibe merkezi haline getirmiþ olup, TMSF bu alandaki bilgi birikimini ve tecrübelerini ilgilileri ile paylaþmaya devam edecektir. Kurumumuz ayný zamanda mevduat sigortacýlýðý alanýnda da dünya standartlarýný yakalamýþtýr ancak öðrenen Kurum olmak düsturu ile hep daha iyisini yakalamak arzumuz hiç bitmeyecektir. 6
9 ÝNCELEME Finansal Sektör Reformu Kapsamýnda Finansal Ýstikrar Kurulunun 2011 YILI FAALÝYETLERÝNE BAKIÞ Dünya genelinde küresel krizle birlikte mevcut finansal sistemlerin sorgulanarak yeniden yapýlandýrýlmasýna yönelik çalýþmalara 2009 yýlýndan itibaren hýz verildiði görülmektedir. Bu alanda en temel ve kapsamlý çalýþmalar G20 platformunda 1 alýnan kararlar ve stratejiler doðrultusunda Finansal Ýstikrar Kurulu (FSB) tarafýndan yürütülmektedir. Bir baþka deyiþle G20 kararlarýnýn uygulamaya geçirilmesi FSB aracýlýðýyla saðlanmaktadýr. Bu çalýþmada, küresel finansal sistemin istikrarýna yönelik denetim ve düzenleme konularýnda ülkelerarasý uyumun saðlanmasýný temin etmek üzere faaliyetlerde bulunan FSB tarafýndan 2011 yýlýnda gerçekleþtirilen çalýþmalar mevduat sigortacýlýðý ve çözümleme çerçevesinde gözden geçirilmektedir. A.FSB Tanýtým- Genel Çerçeve A.1 Kuruluþ FSB nin kuruluþu 1990 lý yýllarda meydana gelen finansal krizler neticesinde G7 ülkelerinin maliye bakanlarý ve merkez bankalarý yöneticileri tarafýndan finansal piyasalarýn istikrarýna katký saðlayacak etkin düzenleyici ve denetleyici politikalar geliþtirilmesi ve uluslararasý finansal kuruluþlar arasýnda koordinasyonu ve bilgi paylaþýmýný saðlamak üzere Þubat 1999 da kurulan Finansal Ýstikrar Forumu (FSF) oluþturulmasýyla baþlamaktadýr. Zaman içinde FSF in küresel ekonomide ve finansal piyasalardaki geliþmeler dikkate alýnarak kurumsal yapýsýnýn revize edilmesi ve etkinliðinin arttýrýlmasý ihtiyacý ortaya çýkmýþtýr. Bu husus Kasým 2008 de yapýlan G20 toplantýsýnda deðerlendirilerek üye sayýsýnýn 2 G20 ülkelerini, Ýspanya ve Avrupa Komisyonunu da kapsayacak þekilde geniþletilmesi kararý alýnmýþtýr. Küresel krizde Nisan 2009 da gerçekleþtirilen G20 liderler zirvesinde alýnan bir kararla FSF nin ismi Finansal Ýstikrar Kurulu (FSB) olarak deðiþtirilmiþ, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiþtir. FSB Financial Stability Board Þubat 1999 > FSF- Finansal Ýstikrar Forumu nun kuruluþu Kasým 2008 > G-20 ülke liderlerinin FSF nin etkinleþtirilmesi için göreve çaðrýlmasý Nisan 2009 > FSF nin Finansal Ýstikrar Kurulu na dönüþtürülmesi A.2 Görevleri Kuruluþu yakýn bir zamanda gerçekleþen FSB; - Finansal piyasalarda meydana gelen geliþmeleri takip etme ve finansal kýrýlganlýklarý deðerlendirerek politika tedbirleri almakta, - Finansal istikrarýn saðlanmasýyla görevli kuruluþlar (otoriteler) arasýnda iþbirliði ve bilgi paylaþýmýný geliþtirmekte, - Uluslararasý standart ve politikalarýn oluþturulmasý sürecinde stratejik gözden geçirme çalýþmalarý yapmakta, - Sistemik öneme sahip kuruluþlar (SIFI) ile ilgili çalýþmalar yapmakta, - Erken uyarý uygulamalarýnýn yönetimi için IMF ile iþbirliði faaliyetlerinde bulunmaktadýr. Küresel krizle baðlantýlý olarak 2008 yýlýndan itibaren G20 platformunda aðýrlýklý olarak finansal sistemin istikrarýný saðlama ve uluslararasý koordinasyonu güçlendirmeye yönelik çalýþmalara öncelik verildiðinden FSB faaliyetleri de bu alanda yoðunlaþmýþtýr. G20 tarafýndan ortaya konulan finansal piyasalara iliþkin reformlarýn koordinasyonu, izlenmesi ve raporlamasýna iliþkin sorumluluðun FSB de olmasý nedeniyle reformlara iliþkin geliþmelerin takip edilebilmesi, ülke bazýnda uygulamalardaki son durumun izlenerek kamuoyuna açýklanmasý amacýyla FSB tarafýndan uluslararasý standart belirleyici lý yýllarda yaþanan finansal krizlerin dünya ekonomisindeki etkileri sonucu geliþmekte olan ülkelerin ekonomilerinin küresel ekonomiyle entegrasyonunu saðlamak ve uluslararasý finansal istikrarý geliþtirmek amacýyla Aðustos 1999 da yapýlan G7 Maliye Bakanlarý ve Merkez Bankasý Baþkanlarý toplantýsýnda alýnan karar ile kurulan G20 Platformunda, ülkemizle birlikte küresel ekonomi ve finansal sistem açýsýndan büyük önem taþýyan 19 ülke ve AB yer almakta olup bu ülkeler dünya ekonomisinin ve ticaretinin üçte ikisinden fazlasýný temsil etmektedir. 2 Çiðdem AKDAÐ Fon Uzmaný Varlýk Yönetimi Dairesi 7
10 ÝNCELEME FSB faaliyetleri, Genel Kurul, Ýcra Komitesi, Genel Baþkan, Sekreterya ile Daimi Komiteler ve Çalýþma Gruplarý ile Denetleyici Birimlerden oluþan bir organizasyonel yapýlanma içerisinde gerçekleþtirilmektedir. FSB karar mercii olan Genel Kurul toplantýlarý yýlda iki kez, Ýcra Komitesi toplantýlarý ise yýlda dört kez yapýlmaktadýr. kuruluþlarla iþbirliði de yapýlmaktadýr. FSB üyesi ülkelerin uluslararasý finansal standartlara uyum saðlanmasý ve finansal istikrarýn korunmasý hususlarýnda FSB kararlarýný uygulama sorumluluðu bulunmaktadýr. FSB tarafýndan yürütülen çalýþmalar 12 temel standart altýnda gerçekleþtirilmektedir: NO STANDARTLAR 1 Parasal ve Finansal Politika Þeffaflýðý 2 Mali Þeffaflýk 3 Veri Yayýmlama 4 Bankacýlýk Denetimi 5 Sigorta Düzenlemesi 6 Menkul Kýymet Piyasalarýnýn Düzenlenmesi 7 Ödeme Sistemleri 8 Piyasalarýn Düzün Ýþleyiþi (Kara Para Aklama ve Terörizmin Finansmanýnýn Önlenmesi) 9 Ödeme Güçlüðü ve Alacaklý Haklarý 10 Muhasebe ve Baðýmsýz Denetim 11 Kurumsal Yönetiþim 12 Kriz Çözümlemesi ve Mevduat Sigortacýlýðý Ancak, FSB nin 2011 yýlý çalýþmalarý incelendiðinde öncelik verilen alanlarýn Basel sermaye ve likidite çerçevesi, OTC türev piyasalarýn reformu, Ücretlendirme uygulamalarý, SIFI politika tedbirleri ve çözümleme çerçeveleri ile Gölge bankacýlýk konularýndan oluþtuðu görülmektedir. A.3 Organizasyon FSB faaliyetleri, Genel Kurul, Ýcra Komitesi, Genel Baþkan, Sekreterya ile Daimi Komiteler ve Çalýþma Gruplarý ile Denetleyici Birimlerden oluþan bir organizasyonel yapýlanma içerisinde gerçekleþtirilmektedir. FSB karar mercii olan Genel Kurul toplantýlarý yýlda iki kez, Ýcra Komitesi toplantýlarý ise yýlda dört kez yapýlmaktadýr. FSB bünyesinde faaliyet gösteren üç adet daimi komite (Kýrýlganlýklarý Deðerlendirme Daimi Komitesi, Düzenleyici ve Denetleyici Ýþbirliði Daimi Komitesi ve Standartlarý Uygulama Daimi Komitesi) ile bazý çalýþma gruplarý bulunmaktadýr. Komite ve çalýþma gruplarý tarafýndan yürütülen çalýþmalar Genel Kurul tarafýndan seçilen Genel Sekretere baðlý Sekreterya aracýlýðýyla yönetilmekte ve düzenli olarak çalýþmalar hakkýnda üye ülkeler ve kamuoyu ile bilgi paylaþýmýnda bulunulmaktadýr. B.Finansal Piyasalar Reformu Kapsamýnda FSB Tarafýndan 2011 Yýlýnda Gerçekleþtirilen Çalýþmalar Finansal istikrarýn korunmasý ve finansal piyasalarýn güçlendirilmesine yönelik düzenlemeler bakýmýndan 2011 yýlý FSB açýsýdan önemli ilerlemelerin kaydedildiði bir yýl olmuþtur. Aþaðýda 2008 yýlýnda Washington da yapýlan G20 Liderler zirvesinde tüm finansal piyasalarýn, ürünlerin ve piyasa katýlýmcýlarýnýn, mümkün olduðu ölçüde düzenlenmesini ve denetlenmesini saðlamaya yönelik olarak verilen taahhütler çerçevesinde FSB tarafýndan 2011 yýlýnda gerçekleþtirilen çalýþmalar özetlenmektedir. B.1 Banka Sermaye ve Likidite Standartlarýnýn Ýyileþtirilmesi Sermaye ve likiditeye iliþkin düzenleme çerçevesi Basel III, G20 Seul zirvesinde onaylanarak Aralýk 2010 da yayýmlanmýþtýr. Bu düzenlemede sermayenin kalitesinin iyileþtirilmesi, döngüselliðin azaltýlmasýna yönelik koruyucu sermaye tamponu oluþturulmasý ve riske dayalý sermaye yükümlülüðünü tamamlayýcý kaldýraç oraný ile küresel likidite standartlarý konulmasý gibi bazý uygulamalar bulunmaktadýr. Yeni düzenlemenin yýllarý arasýnda kademeli olarak uygulamaya geçirilmesi öngörülmekle birlikte, bunun öncesinde tüm G20 üyesi ülkelerin öncelikle Basel II yi yürürlüðe koyma taahhüdü bulunmaktadýr. Bu konuda FSB nin de Basel Bankacýlýk Komitesi (BCBS) ile birlikte Basel II.5 i 2011 yýlý sonuna kadar uygulamaya geçirme kararý bulunmaktadýr. B.2 Sistemik Önemi Haiz Kuruluþlar(SIFI) G20 Seul Zirvesinde (2010) üye ülke liderleri tarafýndan onaylanan SIFI lara iliþkin politika tedbirlerinin oluþturulmasýna yönelik tavsiyelere uygun olarak FSB tarafýndan 2011 yýlýnda; - Etkin Çözümleme Rejimlerinin Temel Özellikleri isimli çalýþma tamamlanmýþtýr. Bu çalýþma ile SIFI çözümleme alanýnda yaþanan sorunlarý giderici ve kamu maliyetini düþürücü yeni çözümleme tekniklerinin(örn:bail-in) yer aldýðý bir çözümleme çerçevesi geliþtirilerek, bilhassa G-SIFI lar için sýnýr ötesi iþbirliði anlaþmalarýnýn yanýsýra sözkonusu kuruluþlarýn çözümlenebilirliðinin deðerlendirilmesi, kurtarma ve çözümleme planlarý (RRP) hazýrlýklarý konusunda üye ülkelerdeki hazýrlýklar FSB tarafýndan takibe alýnmýþtýr. 8
11 ÝNCELEME - SIFI lara yönelik ortak bir veri altyapýsý(platformu) oluþturmaya yönelik esaslar belirlenmiþtir. - SIFI larýn etkin denetim ve gözetimini saðlamaya yönelik çerçevenin oluþturulmasýnda önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. Gözetimin Yoðunluðu ve Etkinliði adýyla FSB üyesi ülkeler bazýndaki son durumu içeren bir ilerleme raporu yayýmlanmýþtýr. - G20 Cannes Liderler Zirvesinde onaylanmak üzere SIFI lara iliþkin politika tedbirleri hazýrlanmýþtýr. FSB tarafýndan bu hususta gerçekleþtirilen çalýþmalar Cannes Liderler Zirvesinde görüþülerek onaylanmýþ ve zirve sonrasýnda FSB tarafýndan G-SIFI kategorisine giren bankalar ön listesi 3 (G-SIB) yayýmlanmýþtýr. Ayrýca, sözkonusu liderler zirvesinde 2016 yýlýndan itibaren ilave sermaye yükümlülüðünün yanýsýra, G-SIB larýn güçlendirilmiþ denetim ve çözümleme sistemleri için yeni bir uluslararasý standarda tabi olacaðý ve sistemik öneme sahip banka dýþý finansal kuruluþlarýn da belirleneceði karara baðlanmýþtýr. Bu itibarla, SIFI lara iliþkin düzenleme çalýþmalarýna 2012 yýlýnda da devam edilmesi beklenmektedir. B.3 Tezgahüstü Türev Piyasalar (OTC) Küresel krizle birlikte krizi yaratan nedenler arasýnda sayýlan tezgah üstü türev piyasalara iliþkin düzenleme faaliyetleri FSB çalýþmalarý içerisinde geniþ yer alan konulardan biridir. Konu hakkýnda 2009 yýlýnda yapýlan G20 Pittsburgh liderler zirvesinde alýnan kararlar çerçevesinde yürürlüðe konulan reform uygulamasý FSB tarafýndan yakýndan izlenerek deðerlendirmeler altý aylýk ilerleme raporlarý halinde yayýmlanmaktadýr. Nisan ve Ekim aylarýnda FSB tarafýndan iki ilerleme raporu hazýrlanmýþtýr. B.4 Gölge Bankacýlýk Finansal sektör reformu çerçevesinde bankacýlýk faaliyetlerine iliþkin FSB ve diðer otoriteler tarafýndan getirilen sýkýlaþtýrýlmýþ yeni düzenlemelerin etkisiyle risk unsuru taþýyan faaliyetlerin gölge bankacýlýk olarak da adlandýrýlan alana kaymasýný engelleyici çalýþmalar FSB bünyesinde yer verilmektedir. FSB tarafýndan Ekim 2011 de yayýmlanan çalýþma raporunda bankalarýn gölge bankacýlýk faaliyetinde bulunan kuruluþlarla olan iliþkilerini düzenleyici hususlar (ihtiyatlý düzenleme, menkul kýymetleþtirme ve menkul kýymet ile repo iþlemlerinin düzenlenmesi, vb.) belirlenmiþtir. Cannes Liderler Zirvesinde gölge bankacýlýðýn düzenlenmesinin ve gözetiminin geliþtirilmesi ve piyasalarýn bütünlüðü ve etkinliðine yönelik düzenlemelerin daha da geliþtirilmesi konularýnda karar alýnmasý sebebiyle bu alandaki çalýþmalara 2012 yýlýnda da devam edilmesi beklenmektedir. B.5 Makro riski azaltýcý çerçeveler ve araçlar Kasým 2011 de FSB, IMF ve BIS tarafýndan makro riskleri azaltýcý çerçeveler ve araçlara iliþkin olarak ortak bir ilerleme raporu hazýrlanarak yayýmlanmýþtýr. Bu raporda, makro risklerin azaltýlmasý için politika yapýcýlar arasýnda sistemik risk üzerinde etkili olabilecek þekilde bir bilgi paylaþýmý ve iþbirliði ortamý kurulmasý, politika amaç ve araçlarý arasýndaki çeliþkilerin çözümlenmesini ve sistemik riski azaltmaya yönelik uygun araçlarýn kullanýlmasýný saðlamak üzere ulusal koþullara uyarlanmýþ kurumsal düzenlemeleri ve yönetiþim yapýlarýný gerektirdiði ifade edilmektedir. Bu çerçevede makro risklerin izlenmesi, sistemik riskin ölçülmesi ve deðerlendirilmesine yönelik yeni araçlarýn geliþtirilmesine iliþkin ilerlemeler üzerinde durulmaktadýr. B.6 Diðer Finansal Tüketicinin Korunmasý: Finansal ürün ve hizmetleri kullanan tüketicilerin menfaatlarinin korunmasýna iliþkin politikalarýn geliþtirilmesi konusunda da FSB bünyesinde yürütülen çalýþmalar bulunmaktadýr. Bu kapsamda, G20 Seul Zirvesi nde alýnan karar çerçevesinde FSB, OECD ve diðer uluslararasý kuruluþlarla iþbirliði yaparak finansal sisteme iliþkin tüketicinin korunmasýna dair bir rapor hazýrlayarak G20 Cannes Zirvesinde sunmuþtur. OECD tarafýndan da Finansal Piyasalar Komitesi (CMF) altýnda oluþturulan Finansal Tüketiciyi Koruma Görev Gücü tarafýndan tüketicinin korunmasýna iliþkin temel prensipleri içerir bir rapor hazýrlanarak yayýmlanmýþtýr. Ücretlendirme: Ekim 2011 de FSB tarafýndan üye ülkelerin ulusal otoriteleri tarafýndan yapýlan Compensation uygulamalarýna iliþkin deðerleme sonuçlarýnýn yer aldýðý bir inceleme (peer review report) raporu yayýmlanmýþtýr. FSB nin kurumsal kapasitesinin arttýrýlmasý: 2011 yýlýnda baþkanlýk makamýnda görev deðiþikliði yaþanan FSB nin finansal Finansal sektör reformu çerçevesinde bankacýlýk faaliyetlerine iliþkin FSB ve diðer otoriteler tarafýndan getirilen sýkýlaþtýrýlmýþ yeni düzenlemelerin etkisiyle risk unsuru taþýyan faaliyetlerin gölge bankacýlýk olarak da adlandýrýlan alana kaymasýný engelleyici çalýþmalar FSB bünyesinde yer verilmektedir
12 ÝNCELEME Kasým 2011 de gerçekleþtirilen G20 Cannes Liderler Zirvesinde alýnan kararlar incelendiðinde, baþta sistemik önemi haiz finansal kuruluþlar ile makro riski azaltýcý düzenleme ve uygulamalar konusunda 2012 yýlýnda da FSB faaliyetlerine öncelik verilmesi beklenmektedir. Uluslararasý standartlarýn belirlenmesi ve bu standartlara uyumun saðlanmasýna yönelik çalýþmalara bu çerçevede Kurumumuz tarafýndan 2012 yýlýnda da devam edileceði öngörülmektedir. düzenlemelere iliþkin kurumsal kapasitesini idari ve mali açýdan güçlendirmeye yönelik olarak yeniden yapýlandýrýlmasý ve ayrý bir tüzel kiþilik haline getirilmesine yönelik çalýþmalar devam etmektedir. SONUÇ Ülkemizin de üyesi olduðu FSB tarafýndan G20 kararlarý doðrultusunda IMF ve Dünya Bankasý ile birlikte yürütülen finansal reform çalýþmalarý kapsamýnda düzenleme çalýþmalarýna mevduat sigortacýlýðý ve çözümleme alanýnda Kurumumuz tarafýndan görüþ ve Kaynaklar deðerlendirmeler aktarýlmak suretiyle katkýda bulunulmaktadýr. Kasým 2011 de gerçekleþtirilen G20 Cannes Liderler Zirvesinde alýnan kararlar incelendiðinde, baþta sistemik önemi haiz finansal kuruluþlar ile makro riski azaltýcý düzenleme ve uygulamalar konusunda 2012 yýlýnda da FSB faaliyetlerine öncelik verilmesi beklenmektedir. Uluslararasý standartlarýn belirlenmesi ve bu standartlara uyumun saðlanmasýna yönelik çalýþmalara bu çerçevede Kurumumuz tarafýndan 2012 yýlýnda da devam edileceði öngörülmektedir. -BCBS-Basel Committee on Banking Supervision, Basel III rules text and results of the quantitative impact study, December 2010, -FSB, Effective Resolution of Systemically Important Financial Institutions Recommendations and Timelines- Recommendations and Timelines, July 2011, -FSB, Key Attributes of Effective Resolution Regimes for Financial Institutions, October 2011, -FSB, Understanding Financial Linkages: A Common Data Template for Global Systemically Important Banks- Consultation Report, October 2011, -FSB, Intensity and Effectiveness of SIFI Supervision-Progress report on implementing the recommendations on enhanced supervision, October, 2011, -FSB, Policy Measures to Address Systemically Important Financial Institutions, November 2011, -FSB, Status Report on the Progress in Implementing the G20 Recommendations on Financial Regulatory Reform, October 2011, -FSB, Shadow Banking: Strengthening Oversight and Regulation, October 2011, -FSB, Shadow Banking: Strengthening Oversight and Regulation-Recommendations of the Financial Stability Board, October 2011, -FSB, Consumer Finance Protection with particular focus on credit, 2011, -FSB, IMF, BIS, Macroprudential Policy Tools and Frameworks, October 2011, -Hazine Müsteþarlýðý, (Dýþ Ekonomik Ýliþkiler Sayfasý, G20 Faaliyetleri) -OECD, G20 High Level Principles on Financial Consumer Protection, 2011, -TCMB, Finansal Ýstikrar Raporu, Kasým 2011, 10
13 DEÐERLENDÝRME 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU VE 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU AÇISINDAN ZÝMMET SUÇU TCK da zimmet suçu, Millete ve Devlete Karþý Suçlar ve Son Hükümler baþlýklý 4 üncü kýsmýn Kamu Ýdaresinin Güvenliðine ve Ýþleyiþine Karþý Suçlar baþlýklý 1 inci bölümünde yer alan 247 inci maddede düzenlenmiþ olup, suçun faili kamu görevlisi, maðduru ise kamu idaresidir. GÝRÝÞ Kelime anlamý olarak üstünde olan þey, kurum ve kuruluþlarda çalýþanlara veya para iþleri ile uðraþan görevliye imza karþýlýðý teslim edilen para veya eþya, bir kimsenin yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduðu para gibi anlamlara gelen zimmet, esas itibariyle 5237 sayýlý Türk Ceza Kanunu nda (TCK) düzenlenmiþtir 1. TCK da zimmet suçu, Millete ve Devlete Karþý Suçlar ve Son Hükümler baþlýklý 4 üncü kýsmýn Kamu Ýdaresinin Güvenliðine ve Ýþleyiþine Karþý Suçlar baþlýklý 1 inci bölümünde yer alan 247 inci maddede düzenlenmiþ olup, suçun faili kamu görevlisi, maðduru ise kamu idaresidir. Fail kamu görevlisi olduðundan ve zimmet suçu özgü/mahsus suçlar arasýnda yer aldýðýndan, kamu görevlisi olmayan kiþilerin bu suçu iþlemesi mümkün deðildir. Ancak bankalarýn yüklendikleri görev ve faaliyet alanlarý dikkate alýndýðýnda, bu þirketlerin sadece birer ticari kuruluþ olmadýðý ve ayný zamanda kamu hizmeti fonksiyonlarýnýn da bulunduðu gerçeði ortaya çýkmaktadýr 2. Dolayýsýyla bankalara duyulan güvenin korunmasý ve bu güvenin sürdürülmesi açýsýndan zimmet suçu 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda da düzenleme altýna alýnmýþtýr. Bankacýlýk Kanunu nda yer alan bu düzenleme ile kamu görevlisi olmayan banka personelinin zimmet suçunun faili olabilmesi mümkün hale getirilmiþtir. Her ne kadar Bankacýlýk Kanunu nda yer alan zimmet suçu TCK daki hükümlere paralel olarak düzenleme altýna alýnmýþ olsa da, aralarýnda birtakým farklýlýklar bulunmaktadýr. Yapýlan bu çalýþmada öncelikli olarak TCK da yer alan zimmet suçuna, ardýndan da Bankacýlýk Kanunu nda yer alan zimmet suçuna deðinilecektir. Ardýndan ise her iki düzenleme arasýndaki temel farklýlýklar özet olarak açýklanacaktýr. 1) 5237 Sayýlý TCK da Zimmet Suçu Zimmet suçu 5237 sayýlý TCK nýn 247 inci maddesinde düzenlenmiþtir. 247 inci maddenin birinci fýkrasýnda basit zimmet suçu, ikinci fýkrasýnda ise nitelikli zimmet düzenlenmiþtir. Birinci fýkra ile ikinci fýkra arasýndaki fark, failin iþlemiþ olduðu suçu gizlemek amacýyla hileli davranýþ ya da davranýþlarýnýn olayda varlýðý ile ilgilidir. Eðer fail zimmet suçunu iþledikten sonra hileli davranýþlarla suçu gizlemeye çalýþýrsa, suç nitelikli zimmet haline gelecek ve maddenin birinci fýkrasýnda öngörülen ceza yarý nispetinde arttýrýlacaktýr. Zimmet suçunda fail kamu görevlisi, maðdur ise kamu idaresidir. Fail kamu görevlisi olduðundan zimmet suçu özgü suçlardandýr. Kamu görevlisi olmayan kiþilerin bu suçu iþlemesi mümkün olmamakla birlikte bu kiþilere iþtirak hükümlerinin uygulanmasý mümkündür. Suçun zimmet kapsamýna girebilmesi için failin 5237 sayýlý TCK nýn 6 ýncý maddesi baðlamýnda kamu görevlisi olmasý gerekmektedir. Aksi takdirde fiil zimmet suçunu deðil güveni kötüye kullanma suçunu oluþturacaktýr. Maddede herhangi bir sýnýrlama yapýlmadýðýndan taþýnýr veya taþýnmaz ekonomik deðeri olan para veya baþka herhangi bir þey mal olarak kabul edilmelidir. Ancak malýn ekonomik deðeri verilecek ceza açýsýndan önem taþýmaktadýr. Nitekim 5237 sayýlý TCK nýn 249 uncu maddesinde zimmet suçunun konusunu oluþturan malýn deðerinin azlýðý nedeniyle, verilecek cezanýn üçte birden yarýya kadar indirilebileceði hüküm altýna alýnmýþtýr. 1 (Eriþim: ) 2 Ahmet, BATTAL, Güven Kurumu Nitelendirmesi Iþýðýnda Bankalarýn Hukuki So rum lu luðu, Bankacýlýk ve Ticaret Hukuku Araþtýrma Enstitüsü, Ankara, 2001, s.46. Cemal Karamustafa Fon Denetçi Yardýmcýsý 11
14 DEÐERLENDÝRME Bankacýlýk zimmetinin düzenlendiði 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nun 160 ýncý maddesinin birinci fýkrasýnda suçun basit hali, ikinci fýkrasýnda suçun nitelikli haline yer verilmiþtir. Diðer taraftan 249 uncu maddenin gerekçesinde malýn deðerinin çok düþük olmasý halinde failin bu tasarrufunun ifade ettiði haksýzlýk muhtevasýnýn cezayý gerektirici boyutta olmayabileceði ve hoþgörüyle karþýlanabileceði belirtilmiþtir. 248 inci madde ise failin piþmanlýðýný ve verdiði zararý telafisini cezayý hafifleten bir unsur olarak düzenlemiþtir. 248 inci maddenin birinci fýkrasýnda soruþturma baþlamadan önce, zimmete geçirilen malýn aynen iade edilmesi veya uðranýlan zararýn tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanýn üçte ikisi oranýnda indirileceði, ikinci fýkrasýnda ise kovuþturma baþlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malýn aynen iade edilmesi veya uðranýlan zararýn tamamen tazmin edilmesi halinde verilecek cezanýn yarýsýnýn indirileceði, etkin piþmanlýðýn hükümden önce gerçekleþmesi halinde ise verilecek cezanýn üçte biri oranýnda indirileceði hüküm altýna alýnmýþtýr. Zimmet suçunun maddi unsurunu görevi gereði kendisine zilyetliði devredilen veya koruma ya da gözetimi altýnda bulunan malý kendisinin yahut baþkasýnýn yararýna zilyetliðine geçirilmesi oluþturmaktadýr. Bu sebeple suçun konusunu oluþturan malýn zilyetliðinin faile görevinin gereði olarak devredilmesi ya da onun koruma veya gözetimine býrakýlmasý gerekmektedir. Mal faile görevi gereði tevdi edilmemiþ veya koruma ya da gözetimine býrakýlmamýþ ise bu suç oluþmayacaktýr. Failin malý kendisinin ya da baþkasýnýn zilyetliðine geçirmesinin suçun oluþmasý açýsýndan etkisi yoktur. Malýn zilyetliðe geçirilmesi gerekli ve yeterlidir. Diðer taraftan suçun maddi unsurunu zimmete geçirme fiili oluþturduðundan failin malý zimmete geçirmeyip bozmasý, imha etmesi vb. hallerde zimmet suçu oluþmayacaktýr. Son olarak belirtilmelidir ki, zimmet suçu ancak kast ile iþlenebilmektedir. Dolayýsýyla taksirle hareket edilmesi durumunda bu suçun iþlenebilmesi mümkün deðildir 3. 2) 5411 Sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda Zimmet Suçu Zimmet suçu TCK da Kamu Ýdaresinin Güvenilirliðine ve Ýþleyiþine Karþý Suçlar baþlýðý altýnda ve kamu görevlilerince iþlenebilecek bir suç türü olarak tanýmlanmýþtýr. Dolayýsýyla özel hukuk tüzel kiþisi olan ve çalýþanlarý kamu görevlisi niteliðine haiz olmayan bankalardaki çalýþanlarýn, bankaya karþý iþledikleri mali suçlar için çoðunlukla güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olmaktaydý. Ancak kanun koyucu mülga 4389 sayýlý Bankalar Kanunu ile birlikte, banka çalýþanlarýnýn banka varlýklarýný istismar etmelerini zimmet suçu olarak tanýmlamýþ ve TCK ya nazaran daha aðýr bir ceza öngörmüþtür. Bu tutum 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda da sürdürülmüþtür 4. Bankacýlýk zimmetinin düzenlendiði 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nun 160 ýncý maddesinin birinci fýkrasýnda suçun basit hali, ikinci fýkrasýnda suçun nitelikli haline yer verilmiþtir. Maddenin üçüncü fýkrasýnda ise, faaliyet izni kaldýrýlan veya Fon a devredilen bir bankanýn; hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde bulundurmuþ olan gerçek kiþi ortaklarýnýn bankayý zarara uðratýcý bir kýsým eylemleri zimmet olarak tarif edilmiþ ve cezai müeyyidesi ayný maddede tanýmlanmýþtýr. Maddenin dördüncü ve beþinci fýkrasýnda etkin piþmanlýk halleri nedeniyle yapýlacak indirim, altýncý fýkrasýnda ise zimmete geçirilen suç konusunun deðerinin azlýðý nedeniyle yapýlacak indirim düzenlenmiþtir Suçun Konusu 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nun 160 ýncý maddesinin birinci fýkrasýnda para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diðer mallarýn zimmete geçirilmesinden bahsetmektedir. Dolayýsýyla suçun konusunun birinci fýkrada belirtilen ve ekonomik deðeri olan varlýklardan oluþmasý gerekmektedir 5. Madde metninde dikkat çeken unsur diðer mallar ifadesiyle zimmet suçunun kapsamýnýn geniþletilmesidir. Diðer mallar ifadesinden, para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin haricinde ekonomik deðeri olan eþyalar anlaþýlmalýdýr. Örneðin müþteri için banka kasasýnda tutulan altýný bu kapsamda diðer mallardan saymak gerekmektedir Suçun Faili ve Maðduru 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda düzenlenen zimmet suçu ancak yasada belirtilen nitelikleri haiz olan kimseler tarafýndan iþlenebileceðinden özgü suç niteliðindedir. Zira, anýlan suç herkes tarafýndan deðil; ancak Banka yönetim kurulu baþkan ve üyeleri ile diðer mensuplarý 3 Hasan Tahsin, GÖKCAN, Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet, Banka Zimmeti, Ýrtikap, Rüþvet Suçlarý ve Kamu Ýdaresine Karþý Ýþlenen Suçlar, Seçkin Yayýnlarý, Ankara, 2008, s Ahmet, BATTAL, Bankacýlýk Kanunu Þerhi, Seçkin Yayýncýlýk, Ýstanbul, 2006, s Servet, TAÞDELEN, Bankacýlýk Kanunu Þerhi, Turhan Kitabevi, Ankara, 2006, s Halil, POLAT, 5411 Sayýlý Bankacýlýk Kanunu Kapsamýnda Zimmet Suçu, t.y., s ( Eriþim: ) 12
15 DEÐERLENDÝRME tarafýndan iþlenebilecektir 7. Madde metninde diðer mensuplar ifadesiyle kapsam geniþ tutulmuþ ve tüm banka çalýþanlarý suçun faili kapsamýna alýnmýþtýr. Bankacýlýk Kanunu nda düzenlenen zimmet suçunun maðdurunun kim olduðu hususu ise tartýþmalý olmakla birlikte, bu suçun maðdurunun banka tüzel kiþiliði olduðu görüþü yaygýndýr. Çünkü bankacýlýk zimmeti suçunda banka müþterilerinin paralarý dahi zimmete geçirilse, bu hususta bankanýn sorumluluðu bulunduðundan, suçun maðduru banka tüzel kiþiliði olarak kabul edilmektedir Suçun Unsurlarý 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nun 160 ýncý maddesi gereðince; bankacýlýk zimmeti suçunun gerek birinci ve gerekse ikinci fýkrasýnda düzenlenen halinin gerçekleþebilmesi için maddenin birinci fýkrada belirtilen para, para yerine geçen evrak veya senetlerin veyahut diðer mallarýn zilyetliðinin suçun failine görevi nedeniyle devredilmesi veya koruma ve gözetimi altýnda olmasý koþullarýnýn gerçekleþmesi gerekmektedir. Yasada belirlenen iki ön koþul, maddenin açýk ifadesi ve yazýlýþ biçiminden de anlaþýlacaðý üzere seçimlik þartlar olup, birisinin gerçekleþmesi suçun oluþumu için yeterli olmaktadýr 9. Bankacýlýk Kanunu na göre zimmet suçunun oluþabilmesinin ikinci þartý ise zimmete geçirme eylemidir. Dolayýsýyla suçun oluþabilmesi için banka yönetim kurulu baþkan ve üyeleri ile diðer mensuplarýnýn görevleri nedeniyle zilyetliði kendilerine devredilmiþ olan veya koruma veya gözetimiyle yükümlü olduklarý para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diðer mallarý kendilerinin veya baþkalarýnýn zimmetine geçirmesi gerekmektedir. Zimmete geçirme eyleminin oluþabilmesi için, suç konusunun sadece failin zimmetine geçirilmesi gerekmeyip, bir baþkasýnýn uhdesine geçirilmesi de fail açýsýndan zimmet suçunun oluþmasýna neden olacaktýr. Örneðin bankada çalýþan bir giþe görevlisinin, zilyetliði kendisine devredilmiþ bulunan parayý arkadaþýnýn hesabýna havale etmesi durumunda da, bu suçu iþlemiþ olacaktýr. Zimmet suçunun oluþabilmesinin diðer bir þartý da kasttýr. Çünkü zimmet suçu kastla iþlenebilen suçlardandýr. Dolayýsýyla bu suçun taksir ile iþlenmesi mümkün deðildir. Fail hangi nedenle olursa olsun yukarýdaki þartlar altýnda zimmete geçirme eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleþtirmiþ olmasý gerekmektedir. Eðer fail hata ya da dikkatsizlik gibi nedenlerle kendi veya baþkasý hesabýna para aktarmýþsa, bu durumda zimmet suçu oluþmayacaktýr. Örneðin kasasýnda bozuk para olmadýðý için müþterilerin iþini göremeyen veznedarýn kendisine ait olup cüzdanýnda duran parayla bozdurmak istemesi halinde parayý yanlýþlýkla eksik þekilde kasaya koymasý durumunda zimmet suçu oluþmayacaktýr. Çünkü olay hata ya da dikkatsizlik nedeniyle gerçekleþmiþtir ve olayda herhangi bir kast bulunmamaktadýr 10. 3) Türk Ceza Kanunu ve Bankacýlýk Kanunu nda Yer Alan Zimmet Suçlarýnýn Karþýlaþtýrýlmasý Bankalar ekonomik hayat içerisindeki mevcut önemi nedeniyle salt kar elde etmek amacýyla kurulmuþ müesseseler olarak kabul edilemezler. Nitekim bu müesseselerde yaþanan herhangi bir olumsuzluk sadece bankalar üzerinde deðil ekonominin genelinde etkiler ortaya çýkarmaktadýr. Bu bakýmdan zimmet gibi, bankanýn mali durumuna doðrudan etki eden, halkýn bankalara olan güven duygusunu sarsan bir suçun cezasýnýn caydýrýcý olmasý gerekmektedir. Bu düþünceyle banka mensuplarýnýn banka nezdinde bulunan bir deðeri zimmetine geçirmeleri eyleminin cezasý zaman içerisinde giderek aðýrlaþtýrýlmýþtýr. Bugün varýlan noktada bankaya karþý iþlenen zimmet suçunun cezasý devlete karþý iþlenen zimmet suçunun cezasýndan daha aðýr bir hale gelmiþ bulunmaktadýr sayýlý Bankacýlýk Kanunu nun 160 ýncý maddesinde yer alan zimmet suçu TCK da yer alan zimmet suçuna paralel olarak düzenlenmiþtir. Ancak temel itibariyle birbirine parelel düzenlenmiþ bulunan bankacýlýk zimmeti ile TCK daki zimmet suçu arasýnda farklýlýklar bulunmaktadýr. TCK da yer alan zimmet suçu ile bankacýlýk zimmeti arasýndaki en önemli farklýlýklardan biri suçun faili yönündendir sayýlý TCK da yer alan zimmet suçunun failinin kamu görevlisi olmasý gerekmektedir. Diðer bir ifade ile kamu görevlisi olmayan kiþilerin TCK da yer alan zimmet suçunu iþlemesi mümkün deðildir. Bankacýlýk Kanunu na göre suçun oluþabilmesi için banka yönetim kurulu baþkan ve üyeleri ile diðer mensuplarýnýn görevleri nedeniyle zilyetliði kendilerine devredilmiþ olan veya koruma veya gözetimiyle yükümlü olduklarý para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diðer mallarý kendilerinin veya baþkalarýnýn zimmetine geçirmesi gerekmektedir. 7 Taner, GÜLÞEN, Zimmet Suçu, T.C. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2011, s POLAT, a.g.e., s GÜLÞEN, a.g.e., POLAT, a.g.e., s Murat, HAZNEDAR, Bankacýlýk Zimmeti Suçu, 2007, s.29. ( - Eriþim: ) 13
16 DEÐERLENDÝRME Banka mensuplarýnýn kuruluþ nezdinde bulunan bir deðeri zimmetine geçirmeleri eyleminin cezasý devlete karþý iþlenen zimmet suçunun cezasýndan daha aðýr bir müeyyideye tabi tutulmuþtur. Kuþkusuz düzenlemede en dikkat çeken nokta TCK da düzenlenen ve kamu görevlilerine özgü bir suç olan zimmetin banka çalýþanlarý için de öngörülmesi olmuþtur sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda yer alan zimmet suçunun faili olabilmek için ise, kiþinin banka yönetim kurulu baþkan ve üyesi veya bankanýn diðer mensubu olmasý gerekmektedir. TCK da yer alan zimmet suçu ile bankacýlýk zimmeti arasýndaki diðer önemli bir fark suçun konusu yönündendir. Nitekim TCK da yer alan zimmet suçunda suçun konusu yönünden yalnýzca mal kavramý ile yetinilmiþken, Bankacýlýk Kanunu nda yer alan zimmet suçunda suçun konusu para veya para yerine geçen evrak veya senetler ile diðer mallar olarak belirtilmiþtir. TCK da yer alan zimmet suçu ile bankacýlýk zimmeti arasýndaki diðer önemli bir fark hafifletici sebepler yönündendir. Nitekim TCK da yer alan zimmet suçunda kullanma zimmeti gibi hafifletici bir sebep düzenlenmiþken, 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda yer alan zimmet suçunda hafifletici bir neden düzenlenmemiþtir. Ancak her iki düzenlemede de etkin piþmanlýk hükümleri yönünden benzerlikler bulunmaktadýr. TCK da yer alan zimmet suçu ile bankacýlýk zimmeti arasýndaki bir diðer fark suçun müeyyidesi yönündendir. Nitekim TCK da düzenlenen zimmet suçunun müeyyidesi olarak yalnýzca hapis cezasý öngörülmüþ iken, 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu nda yer alan zimmet suçunda hapis cezasýnýn yaný sýra adli para cezasý da öngörülmüþtür. Diðer taraftan bankacýlýk zimmetinde bankanýn uðradýðý zararýn tazmini konusunda hakimin karar vermesi gerektiði belirtilmiþken, genel zimmet suçunda kamunun uðradýðý zararýn tazmin edilmesine hükmetme gibi bir durum söz konusu deðildir 12. Sonuç Bankalarýn ülke ekonomisi içerisinde taþýdýðý önem nedeniyle, bu müesseselere karþý duyulan güven duygusunun zedelenmemesi gerekmektedir. Bu nedenle de, zimmet gibi bankanýn mali durumuna ve güvenilirliðine doðrudan etki eden bir suçun cezasý caydýrýcý olmalýdýr. Bu noktadan hareketle banka mensuplarýnýn kuruluþ nezdinde bulunan bir deðeri zimmetine geçirmeleri eyleminin cezasý devlete karþý iþlenen zimmet suçunun cezasýndan daha aðýr bir müeyyideye tabi tutulmuþtur. Kuþkusuz düzenlemede en dikkat çeken nokta TCK da düzenlenen ve kamu görevlilerine özgü bir suç olan zimmetin banka çalýþanlarý için de öngörülmesi olmuþtur. Böyle bir düzenleme yoluna gidilmesi ise, bankacýlýk sistemine ve bu sistemin güvenilirliðine karþý kanun koyucunun vermiþ olduðu önemi göstermektedir. 12 POLAT, a.g.e., s.123. Kaynakça Kitaplar: BATTAL, Ahmet : Bankacýlýk Kanunu Þerhi, Seçkin Yayýnlarý, Birinci Basým, Ankara, BATTAL, Ahmet : Güven Kurumu Nitelendirmesi Iþýðýnda Bankalarýn Hukuki Sorumluluðu, Bankacýlýk ve Ticaret Hukuku Araþtýrma Enstitüsü, Ankara, GÖKCAN, Hasan Tahsin : Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet, Banka Zimmeti, Ýrtikap, Rüþvet Suçlarý ve Kamu Ýdaresine Karþý Ýþlenen Suçlar, Seçkin Yayýnlarý, Ankara, TAÞDELEN, Servet : Bankacýlýk Kanunu Þerhi, Turhan Kitabevi, Ýkinci Basým, Ankara, Tezler: GÜLÞEN, Taner: Zimmet Suçu, T.C. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, Kanunlar: 4389 Sayýlý Bankalar Kanunu 5411 Sayýlý Bankacýlýk Kanunu 5237 Sayýlý Türk Ceza Kanunu Ýnternet Kaynaklarý: HAZNEDAR, Murat, Bankacýlýk Zimmeti Suçu, POLAT, Halil, 5411 Sayýlý Bankacýlýk Kanunu Kapsamýnda Zimmet Suçu
17 ÝNCELEME MUHABÝR BANKACILIK Bir bankanýn hesap iliþkisi kurduðu yerli ya da yabancý banka muhabir banka (correspondent bank) olarak adlandýrýlmaktadýr. GÝRÝÞ Bir bankanýn hesap iliþkisi kurduðu yerli ya da yabancý banka muhabir banka (correspondent bank) olarak adlandýrýlmaktadýr. Böyle bir iliþki kurmanýn avantajlarýndan biri hesabýnýzýn bulunduðu bankadan bankanýzýn þubesinin bulunmadýðý bir ülkeye para gönderilirken muhabir banka vasýtasýyla bu iþlemin gerçekleþtirilebilecek olmasýdýr. Asýl önemlisi ise çok fazla sayýda muhabir banka iliþkisi tesis ederek firmalara dýþ ticaret finansman imkanýný saðlayarak hatýrý sayýlýr ölçüde kazanç elde etmektir. I. AKREDÝTÝFÝN TANIMI Akreditifler Milletlerarasý Ticaret Odasý Yürütme Kurulu tarafýndan Nisan 1993 tarihinde kabul edilerek 01 Ocak 1994 tarihinde yürürlüðe giren Vesikalý Krediler için Yeknesak Teamül ve Uygulamalar baþlýklý 500 sayýlý Broþür ile son þeklini almýþtýr. 500 sayýlý broþürde Akreditifin tanýmý þu þekilde yapýlmýþtýr: Bir müþterinin talimatý uyarýnca ve talebi ile hareket eden bir bankanýn (Amir Banka), akreditif koþullarýnýn yerine getirilmiþ olmasý kaydýyla ve akreditifte öngörülen vesaikin ibrazý karþýlýðýnda; l) üçüncü bir þahsa (Lehdar/beneficiary) veya onun emrine ödeme yapýlacaðý veya lehdarýn çekeceði poliçeleri kabul edeceði ve ödeyeceði; veya ll) böyle bir ödemeyi yapmasý veya çekilen poliçeleri kabul etmesi ve ödemesi için diðer bir bankayý yetkili kýldýðý; veya lll) diðer bir bankayý iþtira iþlemi yapmaya yetkili kýldýðý, bir düzenleme anlamýna gelir. Bu tanýmdan da anlaþýlacaðý üzere akreditif sadece bir banka tarafýndan açýlabilir. Bununla birlikte uygulamada, banka olmayan özel finans kurumlarý tarafýndan da akreditif açýldýðý görülmektedir. II. AKREDÝTÝFÝN TARAFLARI Bir akreditif iþleminde genel olarak Amir, Akreditif Bankasý ve Lehdar olmak üzere en az üçlü bir iliþki söz konusudur. Yaný sýra, farklý iþlevleri yerine getirmek üzere görevlendirilen ve bu iþlevlerine göre adlandýrýlan çeþitli bankalar akreditife aracýlýk yapabilirler. 1.Akreditif Amiri (Applicant for Credit Orderer - Principal) Akreditif iþlemini baþlatan ithalatçý ödemenin akreditif yoluyla gerçekleþtirileceðine karar verildikten sonra, Akreditif Amiri ülkesindeki bankasýna müracaat ederek akreditifi açtýrýr. Satýcýyla yapmýþ olduðu sözleþmeye veya ondan aldýðý proforma faturaya göre akreditifin cinsini, þartlarýný ve aranacak belgelerin ayrýntýlarýný bankasýna bildirir. 2.Akreditif Bankasý (Amir Banka Opening Bank Issuing Bank) Akreditif Amirinden aldýðý talimatlara göre akreditifi açan bankadýr. Aldýðý talimatlar uyarýnca akreditif metnini hazýrlayarak satýcýnýn bankasýna iletir. Amir bankanýn, muhabir bankaya veya lehdara akreditifin açýlmasý ile ilgili olarak gönderdiði mektuba Küþat (Açýlýþ) mektubu denir. 3.Lehdar (Beneficiary) Lehine akreditif açýlan, ihracatçýdýr. Akreditif konusu malýn satýmý konusunda Akreditif Amiri ile sözleþme yapmýþtýr ve bu mal veya hizmetleri satan, ihraç eden taraftýr. Akreditif þartlarýna uygun belgeleri bankaya ibraz etmesi halinde, akreditif bedelini tahsil eder veya belgelere ekli bulunan poliçesine, ilgili bankadan kabul imzasý alýr. 4.Muhabir Banka (Ýhbar Bankasý Advising Bank) Muhabir banka, amir bankadan aldýðý akreditif metninde kendisine verilen görev gereði, Hakan Selim Sezer? 15
18 ÝNCELEME Bir akreditif dönülebilir veya dönülemez olarak düzenlenebilir. 400 sayýlý broþüre göre; akreditifin dönülemez olduðu belirtilmedikçe bu akreditif dönülebilir akreditiftir. Buna karþýn 500 sayýlý broþüre göre ise; akreditifin dönülebilir olduðu belirtilmedikçe bu akreditif dönülemez akreditiftir. akreditifi satýcýya (Lehdara) veya onun bankasýna ihbar eder. Ýkinci banka diyeceðimiz muhabir banka, amir bankanýn bir þubesi de olabilir. Muhabir Banka, akreditife kendi teyidini ekleyerek, ödemenin yapýlmasý konusunda da ayrýca sorumluluk üstlenebilir. 5.Teyit Bankasý (Confirming Bank) Ýlgili akreditif þartlarýna göre lehdara akreditifi teyit eden, yani akreditif þartlarýna uygun vesaikin ibraz edilmesi halinde, akreditif bedelini ödemeyi veya poliçeyi kabul edeceðini taahhüt eden bankadýr. Uygulamada çoðunlukla muhabir banka akreditife kendi teyidini de ekleyerek teyit bankasý görevini de yerine getirir. Teyit bankasý, ikinci bir akreditif bankasý gibi, akreditif bankasýndan tamamen ayrý, onun yanýnda, asli ve baðýmsýz bir yükümlülük altýna girmektedir. 6.Görevli Banka (Nominated Bank) Her akreditifte, görevli bankanýn ve yetkisinin ne olduðunun gösterilmesi zorunludur. Görevli banka, ödeme yapmaya, ertelemeli ödeme yükümlülüðü altýna girmeye, poliçeyi kabul etmeye veya iþtira iþlemi yapmaya yetkili kýlýnmýþ olan bankadýr. Akreditif bankasý veya teyit bankasýnýn tüm yükümlülüklerini onlar adýna yüklenmektedir. 7.Rambursman Bankasý (Reimbursing Bank) Genellikle, akreditif bankasý ile ödeme bankasý arasýnda bir hesap baðlantýsýnýn bulunmadýðý durumlarda rambursman bankasý devreye girmektedir. Rambursman Bankasý, Amir Bankanýn ödeme ajanýdýr. Amir Bankadan aldýðý talimata göre, bu talimatta belirtilen bankanýn talebi üzerine, akreditif bedelini öder ve Amir Bankanýn hesabýna borç kaydeder. Rambursman bankasý, talep halinde akreditif iþleminin detaylarýna girmeden ödeme yapar. III. AKREDÝTÝFÝN TÜRLERÝ Bir akreditif dönülebilir veya dönülemez olarak düzenlenebilir. 400 sayýlý broþüre göre; akreditifin dönülemez olduðu belirtilmedikçe bu akreditif dönülebilir akreditiftir. Buna karþýn 500 sayýlý broþüre göre ise; akreditifin dönülebilir olduðu belirtilmedikçe bu akreditif dönülemez akreditiftir. 1.Dönülebilir Akreditif ( Revocable Letter of Credit) Lehdara önceden bildirilmeksizin ve herhangi bir anda Amir banka tarafýndan iptal edilebilen veya þartlarý deðiþtirilebilen akreditiflere dönülebilir akreditif denilmektedir. Bu dönme hakký, akreditifi açan bankaya aittir. 2.Dönülemez Akreditif (Irrevocable Letter of Credit) MTO 500 sayýlý broþür, açýkça belirtilmediði takdirde, akreditifin dönülemez olduðunu kabul etmiþtir. Akreditifte öngörülen belgelerin ibrazý ve bunlarýn akreditif koþullarýna uygunluðunun saptanmasý halinde, akreditif bankasýnýn kesin ödeme taahhüdünde bulunduðu akreditif türüne Dönülemez Akreditif denilmektedir. Bu akreditif türünde, sadece akreditif bankasýnýn ödeme yükümlülüðü vardýr. Buna karþýlýk muhabir bankanýn herhangi bir ödeme yükümlülüðü bulunmamakta, sadece akreditifi lehdara iletmektedir. 3.Teyitli Akreditif (Confirmed Letter of Credit) Amir Banka, muhabir bankaya ayný zamanda bu akreditifi teyit etmesi için bir talimat verdiði takdirde, bu akreditif teyitli dönülemez akreditif olur. Satýcýya en yüksek güvenceyi teyitli dönülemez akreditif saðlar. Bir akreditifin teyitli olmasý þartý, yabancý bankanýn taahhüdüyle yetinmeyerek kendi ülkesindeki bir bankanýn da taahhüdünü isteyen satýcýnýn (lehdarýn) talebinden kaynaklanabilir. III.I. Özel Akreditif Türleri 1.Devredilebilir Akreditif (Transferable Letter of Credit) Lehdarýn ödemeyi yapacak olan bankadan, akreditifin tamamýný veya bir kýsmýný üçüncü bir þahsa devretmesini talep edebileceði akreditif türüdür. Amir banka tarafýndan Akreditif metninde (küþat mektubunda) devredilebilir olduðunun açýkça belirtilmiþ olmasýna baðlýdýr. Aksi belirtilmedikçe devredilebilir akreditif sadece bir kez devredilebilir. 2.Karþýlýklý Akreditif (Back to Back Letter of Credit) Birbirinden tamamen baðýmsýz iki ayrý akreditif iþleminden oluþur. Ýlk akreditifin lehdarý ikinci akredifin amiri olarak belirlendiði durumlarda oluþur. Ýlk akreditif tutarýndan ikincisi ödenir. 3.Yenilenen Akreditif (Revolving Letter of Credit) Taþýdýðý þartlara göre kullandýkça otomatikman yenilenerek tekrar kullanýlabilir hale dönen ve bunun için özel bir deðiþiklik yapýlmasý gerekmeyen akreditif türüdür. Alýcý ile satýcý uzun süreli bir alým satým iliþkisine girdikleri takdirde, sürekli olarak belirli aralýklarla mal 16
19 ÝNCELEME sevkiyatý gerekeceðinden, her seferinde ayrý bir akreditif açýlmasý yerine tek bir revolving akreditif açýlýr. 4.Teminat Akreditifi (Standby Letter of Credit) Standby akreditifler daha ziyade uluslararasý müteahhitlik iþlerinde kullanýlan, bir çeþit teminat mektubudur. Standby akreditifte, normal akreditif uygulamasýnýn aksine, belirli bir belgenin ibrazý halinde deðil, hatalý ve olumsuz bir durumun ortaya çýkmasý halinde ödeme yapýlmaktadýr. Amerikan bankalarý mevzuatlarý gereði teminat mektubu veya kontrgaranti veremedikleri için, zorunlu olarak Standby L/C düzenlemektedirler. IV. AKREDÝTÝF ÖDEME ÞARTLARI 1.Görüldüðünde Ödemeli Akreditifler (Sight Payment) Lehdar, küþat mektubunda belirtilen belgeleri ibraz ettiði anda banka tarafýndan kendisine ödeme yapýlýr. 2.Ertelemeli Ödemeli Akreditifler (Deferred Payment) Akreditiflerde, belgenin ibrazý karþýlýðýnda derhal ödeme veya ibraz edilen poliçelerin kabulü esastýr. Ertelemeli ödemeli akreditiflerde ödeme, küþat mektubunda belirtilen bir tarihte yapýlmaktadýr. Lehdar belgeleri ibraz etse bile, ödeme için akreditif vadesini beklemek zorundadýr. Bu durumda, alýcý, akreditif meblaðýnýn ödenmesinden önce mallarý eline geçirmektedir. Kuþkusuz lehdar, bu tür akreditifin risklerini bilebilecek durumda olduðundan, ancak çok güvendiði alýcýlarla bu tür akreditif iliþkisine girecektir. 3.Poliçe Kabulü Yoluyla Ýfa Edilen Akreditifler (Acceptance) Satýcý alýcýya bir ödeme kolaylýðý tanýmaktadýr. Satýcý, belgelerle birlikte banka üzerine keþide ettiði vadeli bir poliçeyi muhabir bankaya ibraz eder. Banka belgelerin uygunluðunu gördüðü takdirde, poliçeyi kabul eder ve vadesinde poliçe bedelini satýcýya öder. 4.Ýþtira Yoluyla Ýfa Edilen Akreditifler (Negotiation) Ýþtira, kelime anlamý olarak, ticari senetlerin vadelerinden önce hamilinden satýn alýnmasýdýr. 500 sayýlý broþürde poliçe iþtirasýnýn yaný sýra belgelerin deðerinin verilmesi de iþtira olarak sayýlmýþtýr. Buna göre akreditif iþlemlerinde lehdar, istenilen belgeleri ve düzenlenen poliçeyi bankaya ibraz eder. Banka da poliçeyi veya belgeleri iskonto ederek vadesinden önce alýr. SONUÇ Dýþ ticaretin finansmaný bankalar vasýtasýyla gerçekleþtirilmektedir. Bu sebeple finansal piyasalarý geliþmiþ, sermayeleri güçlü bankalara sahip olan ülkeler bu geliþmiþlik düzeyine paralel olarak daha fazla dýþ ticaret iþlemini finanse etmektedirler. Daha fazla sayýda ve büyüklükte dýþ ticaret iþlemini finanse ettikleri için geliþmiþ ülkelerdeki bankalar dýþ ticaret finansmaný yoluyla daha fazla kazanç elde etmektedirler. Dünyadaki dýþ ticaret hacmi her geçen gün daha fazla arttýðýndan, dýþ ticaret iþlemlerinin finansmanýndan elde edilen gelir hatýrý sayýlýr bir büyüklüðe ulaþmýþtýr. Bu sebeple, geliþmekte olan ülkelerin finansal sistemlerini iyileþtirerek bu gelirden daha fazla pay almaya çalýþmalarý gerekir. Dýþ ticaretin finansmanýnda gerekli olan muhabir bankacýlýk kurallarý çok iyi anlaþýlmalý ve dýþ ticaret iþlemlerine iliþkin kurallar ihlal edilmeden iþlemlerin gerçekleþtirilmesine özen gösterilmelidir. Aksi takdirde yapýlacak hatalarýn maliyeti çok yüksek olabilir. Dýþ ticaretin finansmaný konusunda yetiþmiþ uzman bankacýlar vasýtasýyla yürütülecek faaliyetler neticesinde bankalar hem arzu edilen kar seviyesini yakalayabilir hem de ülke ekonomisine önemli katkýda bulunabilirler. Dýþ ticaretin finansmaný bankalar vasýtasýyla gerçekleþtirilmektedir. Bu sebeple finansal piyasalarý geliþmiþ, sermayeleri güçlü bankalara sahip olan ülkeler bu geliþmiþlik düzeyine paralel olarak daha fazla dýþ ticaret iþlemini finanse etmektedirler. Kaynakça Kitaplar : TÜMAY, Turhan: Dýþ ticaret Tekniði, ikinci basým, Ýstanbul, 1987, DOÐAN, Vahit: Uluslar arasý Ticarette Ödeme Aracý olarak Akreditif, Ankara, Yetkin Yayýnlarý, Tezler: Akreditifli Ýþlemlerde Karþýlaþýlan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Üzerine Bir Ýnceleme, Yüksek Lisans Tezi, Ýstanbul,
20 GÜNCEL 6085 SAYILI SAYIÞTAY KANUNU ve YENÝ DÖNEMDE FONUN DIÞ DENETÝMÝ 6085 sayýlý Kanun; Sayýþtay ýn da üyesi bulunduðu INTOSAI tarafýndan yayýmlanan denetim standartlarý, AB ile entegrasyon anlamýnda Yüksek Denetim Kurumlarýnýn iþleyiþiyle ilgili tavsiyeler, AB Sayýþtayý Standartlarý da dikkate alýnarak hazýrlanmýþ ve Fonun dýþ denetimi açýsýndan, denetimin kapsamýný geniþletici hükümler getirmiþtir. GÝRÝÞ Bankacýlýk Kanununun 2005 yýlýnda yürürlüðe girmesi ile Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu nun (Fon/TMSF) dýþ denetiminde Sayýþtay görevlendirilmiþ, 5667 sayýlý Kanun 1 ile yapýlan deðiþikliklerle de Fonun dýþ denetiminin kapsamý sýnýrlandýrýlmýþtýr yýlýna kadar 832 sayýlý Sayýþtay Kanunu 2 hükümleri kapsamýnda gerçekleþtirilen Fonun dýþ denetiminde, 6085 sayýlý Sayýþtay Kanununun 3 yürürlüðe konulmasý ile yeni bir döneme girilmiþtir sayýlý Kanun; Sayýþtay ýn da üyesi bulunduðu INTOSAI 4 tarafýndan yayýmlanan denetim standartlarý, AB ile entegrasyon anlamýnda Yüksek Denetim Kurumlarýnýn iþleyiþiyle ilgili tavsiyeler, AB Sayýþtayý Standartlarý da dikkate alýnarak hazýrlanmýþ 5 ve Fonun dýþ denetimi açýsýndan, denetimin kapsamýný geniþletici hükümler getirmiþtir. Bu çalýþma kapsamýnda, Fonun dýþ denetimi ile ilgili düzenlemelerde 2005 yýlý ve sonrasýnda yapýlan deðiþiklikler, 6085 sayýlý Kanun döneminde Fonun dýþ denetiminin kapsamý ve Sayýþtay denetiminde uygulamada dikkate alýnmasý gereken Fon ile ilgili temel kriterler hakkýnda açýklama ve deðerlendirmelere yer verilmiþtir. BÝRÝNCÝ BÖLÜM FONUN DIÞ DENETÝMÝ 1.1. FONUN 5411 SAYILI KANUN KAPSAMINDA DIÞ DENETÝMÝ 5411 sayýlý Kanunun 124. maddesinin ilk fýkrasýnda Fonun iç ve dýþ denetimi hakkýnda, 5018 sayýlý Kanun hükümleri uygulanýr. hükmü yer almakta iken, 5667 sayýlý Kanun ile yapýlan deðiþiklik sonrasýnda, Fonun iç denetimi Fon tarafýndan belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde, dýþ denetimi ise Fonun yýllýk gider hesaplarý ile harcamalarýnýn Sayýþtay tarafýndan incelenmesi suretiyle gerçekleþtirilir. þeklinde hükmün deðiþtirildiði ve 2006 yýlý denetimleri için de uygulanacak þekilde, denetimler devam ederken denetim kapsamýnýn Fonun yýllýk gider hesaplarý ile harcamalarý ile sýnýrlandýrýldýðý görülmektedir. Fonun faaliyet alaný düþünüldüðünde, dýþ denetimin 50 Milyon TL civarýnda olan Fon bütçesi ve bu bütçe kapsamýndaki harcamalarla sýnýrlandýrýlmasý, çok büyük bir alanýn dýþ denetim kapsamý dýþýna çýkarýlmasý anlamýna gelmektedir sayýlý Kanunun 5667 sayýlý Kanun ile deðiþtirilen 124. maddesinin ilk fýkrasýnda yapýlan deðiþikliðe iliþkin gerekçede, Kurumun görev alanýnýn geniþlemesi nedeni ile iþ yükünün artmasý bankacýlýk sektörünün dinamik yapýsýna uyum saðlanmasý, Kurumun iç denetimi konusuna açýklýk getirilmesi; Fonun kamu hizmetleri teþkilat yapýsý, iþ süreçleri, gelir ve giderleri ve tabi olduðu mali mevzuat yönünden sahip olduðu özel durumlar gözetilerek 5436 sayýlý Kanunun 12 nci maddesinde yer alan düzenleme ile 5018 sayýlý Kanunun ek (III) sayýlý cetvelinden çýkarýlmýþ olmasý karþýsýnda 5411 sayýlý Kanun ile 5018 sayýlý Kanuna yapýlan atýf nedeniyle ortaya çýkan çeliþkinin giderilebilmesi ve 5411 sayýlý Kanunun Fonun hesap ve harcamalarýnýn denetimine iliþkin 124 üncü maddesinde bir tereddüde yol açmayacak þekilde açýklýðýn saðlanmasý nýn amaçlandýðý belirtilmektedir sayýlý Kanun ile 5411 sayýlý Kanuna eklenen yýllýk gider hesaplarý ile Av. Ahmet YILMAZ Fon Avukatý Tahsilat Dairesi Baþkanlýðý 1 30 Mayýs 2007 tarih ve Sayýlý Resmî Gazete de yayýmlanmýþtýr tarih ve sayýlý Resmi Gazete de yayýmlanmýþtýr tarih ve sayýlý Resmi Gazete de yayýmlanmýþtýr. 4 International Congress of Supreme Audit Institutions (Uluslararasý Sayýþtaylar Birliði) 5 Sayýþtay Kanunu Teklifi ve Avrupa Birliði Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonlarý Raporlarý (2/594) 18
21 GÜNCEL harcamalarýnýn ibaresinin iptali talebiyle açýlan davada, Anayasa Mahkemesi tarihli kararý ile, ibarenin Anayasaya aykýrý olmadýðý yönünde hüküm tesis etmiþtir. 6 Anayasa Mahkemesi sözkonusu kararýnda; TMSF, bütçe bakýmýndan, 5018 sayýlý Kanunun uygulanmasýnda, 3. madde ve Yasa ya ekli cetvellerde gösterilen merkezi yönetim bütçesi kapsamýndaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarý kapsamýna girmemektedir. TMSF, 5411 sayýlý Yasa ve ilgili diðer mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesinde, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasý, mevduatýn ve katýlým fonlarýnýn sigorta edilmesi, Fon bankalarýnýn yönetilmesi, malî bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapýlandýrýlmasý, devri, birleþtirilmesi, satýþý, tasfiyesi, Fon alacaklarýnýn takip ve tahsili iþlemlerinin yürütülmesi ve sonuçlandýrýlmasý, Fon varlýk ve kaynaklarýnýn idare edilmesi ile Yasa ile verilen diðer görevlerin yerine getirilmesi amacýyla kurulan, kamu tüzel kiþiliði olan, idarî ve malî özerkliðe sahip bir kuruluþtur. Bankacýlýk sektörünün önemli bir parçasý olan, genel bütçeden doðrudan aktarýlan bir geliri bulunmayan ve devredilen bankalarýn tasfiyesiyle ilgili geniþ yetkilerle donatýlan Fon un, söz konusu yetki ve görevleri yerine getirirken farklý bir muhasebe ve tasfiye yöntemi dolayýsýyla farklý bir çalýþma sistemi benimseyen kendine özgü bir kuruluþ olduðu anlaþýlmaktadýr. Anayasa nýn 160. maddesi uyarýnca Sayýþtay a kanunlarla inceleme, denetleme ve hükme baðlama iþleri verilebileceði ve Fon a, genel bütçeden doðrudan kaynak aktarýmý yapýlmamasý gözetildiðinde, Fon un yýllýk gider hesaplarý ile harcamalarýnýn incelenmesi görevinin Sayýþtay a verilmesinde Anayasa ya aykýrýlýk yoktur. Açýklanan nedenlerle, iptali istenen kural Anayasa nýn 160. maddesine aykýrý deðildir. Ýptal isteminin reddi gerekir. deðerlendirmelerine yer vermiþ ve iptal talebini reddetmiþtir. Anayasa Mahkemesi kararýnda her ne kadar, TMSF'nin, bütçe bakýmýndan merkezi yönetim bütçesi kapsamýndaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarý kapsamýna girmediði, Kanun ile kendisine verilen yetki ve görevleri yerine getirirken farklý bir muhasebe ve tasfiye yöntemi dolayýsýyla farklý bir çalýþma sistemi benimseyen kendine özgü bir kuruluþ niteliði taþýdýðý vurgulanmakta ise de, dýþ denetimsiz bir alanýn ortaya çýkmasý, Fonun iç denetiminin eksik kaldýðý durumlarda, bu alanlarý olasý suistimallere ve bunlarýn tespitinin imkansýzlýðýna açýk hale getirmiþtir FONUN 6085 SAYILI SAYIÞTAY KANUNU KAPSAMINDA DIÞ DENETÝMÝ Denetimin kapsamý 6085 sayýlý Sayýþtay Kanununun Amaç ve Kapsam baþlýklý 1. maddesinde, Sayýþtay ýn, kamuda hesap verme sorumluluðu ve mali saydamlýk esaslarý çerçevesinde, kamu idarelerinin etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak çalýþmasý ve kamu kaynaklarýnýn öngörülen amaç, hedef, kanunlar ve diðer hukuki düzenlemelere uygun olarak elde edilmesi, muhafaza edilmesi ve kullanýlmasý için TBMM adýna yapýlacak denetimleri, sorumlularýn hesap ve iþlemlerinin kesin hükme baðlanmasýný ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme baðlama iþlerini yapmak üzere kurulduðu hüküm altýna alýnmýþtýr sayýlý Kanunda, Kamu idaresi tanýmýna yer verilmiþ ve Kamu veya özel hukuk hükümlerine tabi olup olmadýðýna bakýlmaksýzýn Sayýþtay denetimine tabi tüm idare, kuruluþ, müessese, birlik, iþletme, baðlý ortaklýk ve þirketler kapsama dahil edilmiþtir sayýlý Kanun 4. Madde ile Sayýþtay ýn denetim alanýný da, a) Merkezi yönetim bütçesi kapsamýndaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarýný, mahallî idareleri, sermayesindeki kamu payý doðrudan veya dolaylý olarak % 50 den fazla olan özel kanunlar ile kurulmuþ anonim ortaklýklarý (% 50 den az olmasý halinde ortaklýk haklarý yönüyle), diðer kamu idarelerini (kamu kurumu niteliðindeki meslek kuruluþlarý hariç), b) (a) bendinde sayýlan idarelere baðlý veya bu idarelerin kurduklarý veya doðrudan doðruya ya da dolaylý olarak ortak olduklarý her çeþit idare, kuruluþ, müessese, birlik, iþletme ve þirketleri (kamu payýnýn yarýdan az olmasý halinde ortaklýk haklarý yönüyle), c) Kamu idareleri tarafýndan yapýlan her türlü iç ve dýþ borçlanma, borç verilmesi, borç geri ödemeleri, yurt dýþýndan alýnan hibelerin kullanýmý, hibe verilmesi, Hazine garantileri, Hazine alacaklarý, nakit yönetimi ve bunlarla ilgili diðer hususlarý; tüm kaynak aktarýmlarý ve kullanýmlarý ile Avrupa Birliði fonlarý dahil yurt içi ve yurt dýþýndan saðlanan diðer kaynaklarýn ve fonlarýn kullanýmýný, d) Kamu idareleri bütçelerinde yer alýp 6085 sayýlý Kanun 4. Madde ile Sayýþtay ýn denetim alaný; Kamu idareleri tarafýndan yapýlan her türlü iç ve dýþ borçlanma, borç verilmesi, borç geri ödemeleri, yurt dýþýndan alýnan hibelerin kullanýmý, hibe verilmesi, Hazine garantileri, Hazine alacaklarý, nakit yönetimi ve bunlarla ilgili diðer hususlarý; tüm kaynak aktarýmlarý ve kullanýmlarý ile Avrupa Birliði fonlarý dahil yurt içi ve yurt dýþýndan saðlanan diðer kaynaklarýn ve fonlarýn kullanýmýný kapsayacak þekilde belirlenmiþtir Mayýs 2010 tarih ve sayýlý Resmi Gazete de yayýmlanmýþtýr. 7 Sayýþtay Kanunu Teklifi ve Avrupa Birliði Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonlarý Raporlarý (2/594) 19
22 GÜNCEL Yeni dönemde, 6085 sayýlý Kanuna göre, kamu veya özel hukuk hükümlerine tabi olup olmadýðýna bakýlmaksýzýn, Kurum bünyesinde bulunan; her çeþit idare, kuruluþ, müessese, iþletmenin, sermaye payý yüzde ellinin altýnda olanlar da dahil tüm þirket ve iþtiraklerin, sosyal tesis, misafirhane vb.nin, özel hesap ve diðer her türlü kamu kaynaðýnýn, Sayýþtay tarafýndan denetim kapsamýna alýnacaðý bir döneme girilmiþtir. almadýðýna bakýlmaksýzýn özel hesaplar dahil tüm kamu hesaplarý, fonlarý, kaynaklarý ve faaliyetlerini kapsayacak þekilde belirlemiþtir. Yeni Sayýþtay Kanunu, Sayýþtay ýn denetim yetkisinin kapsamýný ve içeriðini eski kanuna göre daha geniþ olarak hüküm altýna almýþtýr. Kanunun dikkat çekici bir baþka hükmü ise, Kaldýrýlan hükümler baþlýklý maddesinde yer alan, Bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler saklý kalmak kaydýyla;... c) Diðer kanunlarýn Sayýþtay denetiminden istisna veya muafiyet tanýyan hükümleri ile bu Kanuna aykýrý hükümleri yürürlükten kaldýrýlmýþtýr. hükmüdür sayýlý Kanunda yer alan bu hükmün, 5411 sayýlý Kanunun 124 üncü Maddesinde yer alan ve TMSF nin dýþ denetiminin kapsamýný Fon un yýllýk gider hesaplarý ile harcamalarý ile sýnýrlandýran ve bir anlamda istisna veya muafiyet getirdiði ileri sürülebilecek düzenlemeyi hedef alan bir hüküm olduðu görülmektedir. Bu kapsamda yeni dönemde, 6085 sayýlý Kanuna göre, kamu veya özel hukuk hükümlerine tabi olup olmadýðýna bakýlmaksýzýn, Kurum bünyesinde bulunan; her çeþit idare, kuruluþ, müessese, iþletmenin, sermaye payý yüzde ellinin altýnda olanlar da dahil tüm þirket ve iþtiraklerin, sosyal tesis, misafirhane vb.nin, özel hesap ve diðer her türlü kamu kaynaðýnýn, Sayýþtay tarafýndan denetim kapsamýna alýnacaðý bir döneme girilmiþtir. 832 sayýlý Kanuna göre yapýlan denetimlerde, Fonun dýþ denetiminin kapsamýna sadece TMSF nin gider bütçesi kapsamýndaki harcamalarý dahil iken, 6085 sayýlý Kanunun 4. Maddesine göre yapýlacak dýþ denetimin kapsamýna ayrýca; sayýlý Kanunun 130. Maddesinde sayýlan Fon gelirleri, - TMSF nin 5411 sayýlý Kanunun 106. ve 107. Maddesi kapsamýnda gerçekleþtirdiði banka tasfiyesine ve çözümlemesine iliþkin gelir gider ve harcamalarý, - Fon iþtirakleri (Fon un hissedar olduðu þirket ve bankalar, Birleþik Fon Bankasý A.Þ., RCT Varlýk Yönetim A.Þ. ve diðer fon iþtirakleri) sayýlý Kanunun 15 inci maddesinin 7 numaralý fýkrasýnýn (a) bendi ve 5411 sayýlý Kanunun 134 üncü maddesi kapsamýnda, Fon un, hisselerinin tamamýna ve/veya bir kýsmýna iliþkin temettü hariç ortaklýk haklarý ile yönetim ve denetimi devraldýðý þirketler girecektir sayýlý Kanunun 15/7-a hükmü ve 5411 sayýlý Kanunun 134. maddesi kapsamýndaki þirketler ile ilgili bir tereddüt oluþabilecek ise de, Kanun hükmü gereði bu þirketlerin Fon, alacaðýnýn tahsili bakýmýndan yarar görülmesi sebebiyle yönetim ve denetimlerinin devralýndýðý ve yine 5411 sayýlý Kanunun 139. maddesi kapsamýnda bu þirketlere gerektiðinde mali kaynak da aktarýldýðý dikkate alýndýðýnda bu tereddüt ortadan kalkacaktýr. Bu þirketlerin dýþ denetim kapsamýna alýnmasýnýn olasý bazý suistimallerin önüne geçilebilmesi adýna gerekliliði de açýktýr Denetimin sonuçlarý 6085 sayýlý Kanunda yer alan kamu idaresi tanýmýna TMSF nin de dahil olduðu dikkate alýndýðýnda, yeni kanun deðiþikliklerinin Fon un dýþ denetiminin kapsamýný geniþlettiði söylenebilecektir. Ancak, kamu idareleri bakýmýndan denetimin kapsamýný geniþleten 6085 sayýlý Kanun denetim sonuçlarý ile ilgili olarak 832 sayýlý Kanuna göre farklý bir uygulama getirmiþtir sayýlý Kanunun 5. maddesinde, Sayýþtay ýn; - Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve iþlemlerini hesap verme sorumluluðu çerçevesinde denetlemek ve sonuçlarý hakkýnda TBMM ye doðru, yeterli, zamanlý bilgi ve raporlar sunmakla, - Genel yönetim kapsamýndaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarýna iliþkin hesap ve iþlemlerinin, kanunlara ve diðer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadýðýný denetlemek ve sorumlularýn hesap ve iþlemlerinden kamu zararýna yol açan hususlarý kesin hükme baðlamakla, - Genel uygunluk bildirimini TBMM ye sunmakla, - Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme baðlama iþlerini yapmakla görevli olduðu hükme baðlanmýþtýr. Bu madde kapsamýnda, Kamu idareleri ve Genel yönetim kapsamýndaki kamu idareleri ile ilgili olarak Sayýþtay ýn görev ve yetki alanýnýn ayrý hükümlere tabi tutulduðu görülmektedir sayýlý Kanunun 5. maddesine göre Sayýþtay, Kamu idareleri ile ilgili denetimi sonucunda sadece TBMM ye rapor sunabilecek iken, Genel yönetim kapsamýndaki kamu 20
23 GÜNCEL idareleri için denetim ve denetim sonucunda da yargýlama yapabilecektir. Mülga 832 sayýlý Kanunda Sayýþtay, kamu idarelerinin denetiminde ve sorumlularýn hesap ve iþlemlerini yargýlayarak kesin hükme baðlamada görevli kýlýnmýþ iken yeni kanunda sadece Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve iþlemlerini hesap verme sorumluluðu çerçevesinde denetlemek ve sonuçlarý hakkýnda TBMM ye doðru, yeterli, zamanlý bilgi ve raporlar sunmakla görevlendirilmiþ ve Genel yönetim kapsamýndaki kamu idareleri dýþýnda Sayýþtay ýn yargýlama görevine yeni kanunda yer verilmemiþtir. ÝKÝNCÝ BÖLÜM YILLARI ARASINDA FONUN DIÞ DENETÝMÝ ve 2010 YILLARI DENETÝMLERÝ Mülga 832 sayýlý Kanuna göre gerçekleþtirilen 2006 ve 2010 yýllarý arasýndaki Fonun dýþ denetiminde, 5411 sayýlý Kanun kapsamýnda idari ve mali açýdan baðýmsýz bir kurum olarak örgütlenen Fonun yapýsýnýn, görev ve sorumluluðundaki iþlerin mahiyetinin dikkate alýnmadýðý bir sürecin sonucunda, yerindelik denetimi anlamýna gelecek sorgu baþlýklarýnýn ortaya atýldýðý, yargýlama neticesinde beraat edilen sorgu baþlýklarýnýn sonraki yýllar yapýlan incelemelerde tekrar gündeme getirildiði bir dönem ortaya çýkmýþtýr. Denetimin gerçekleþtirilmesinde bazý kriterlerin dikkate alýnmamasýndan kaynaklanan bu kýsýr döngüde, denetim sürecinin yerindeliðini ve etkinliðini artýrabilmek adýna dikkate alýnmasý gereken temel kriterler; Fonun, idari ve mali açýdan özerk bir kurum olmasý ile Fonun, karar ve iþlemlerinin yerindelik denetimine tabi tutulamamasýdýr Beraat edilen bazý sorgu konularýnda, Fonun denetim sonuçlarýna göre uygulamaya yön vermemesi de bir baþka sorunu ortaya koymaktadýr. Örneðin, TMSF'de çalýþan personelin aylýk maaþlarý ile ilgili olarak Bankacýlýk Kanunun 125. maddesi ile getirilen sýnýrlama konusunda tereddüte düþülmesi sonucu, sýnýrýn üstü tutarlarýn Personele Borçlar hesabýnda gösterildiði bir muhasebe kaydý oluþturulmasý iþlemi ile ilgili olarak Sayýþtay denetçisinin zimmet raporu düzenlemesi üzerine yapýlan yargýlamalarda beraat edildiði halde sözkonusu tutarlarýn hak sahiplerine ödenmemesi yönündeki iþleme halen devam edilmektedir. Yine, TMSF'de görev yapan avukatlarýn baðlý bulunduklarý Barolara ödenmesi gereken aidatlarýn kurum bütçesinden ödenmesi iþlemi ile ilgili olarak beraat kararý verildiði halde bu tutarlarýn ödenmesine iliþkin kalemlerin sonraki yýllar bütçelerine bile konulmadýðý görülmüþtür DENETÝMLERDE ESAS ALINMASI GEREKEN KRÝTERLER Bir denetçinin görevini yerine getirmesinin, kanun ile belirlenen denetim sýnýrlarý kapsamýnda, kurumlarýn kamu adýna sürdürdükleri faaliyetlerin mutlaka belirli ve basmakalýp standart ve kurallar altýnda deðil, bu kurumlarýn hareket kabiliyetini artýran düzeyde esnek bir yapýda olabileceðini benimseyerek mümkün olacaðý açýktýr. 8 Yeni dönemde 6085 sayýlý Kanuna göre yapýlacak denetimlerde de geçerli olacak ve denetim sürecinin yerindeliðini ve etkinliðini artýracak temel kriterler aþaðýdaki þekilde açýklanabilir Fonun, idari ve mali açýdan özerk bir kurum olmasý 5411 sayýlý Kanunun 111. maddesinde Fonun, kamu tüzel kiþiliðini haiz, idarî ve mali özerkliðe sahip olduðu hükme baðlanmýþtýr. Maddenin Gerekçesinde de, TMSF nin kamu tüzel kiþiliðine haiz, idari ve mali özerkliðe sahip bir Kurum olduðu, hiçbir organ, makam, merci veya kiþinin Fon Kurulunun kararlarýný etkilemek amacýyla emir ve talimat veremeyeceði belirtilmiþtir. Nitekim, TMSF 5018 Sayýlý Kanunun ekinde yer alan (III) sayýlý cetvelden 5436 sayýlý Kanun ile çýkarýlmýþtýr sayýlý Kanunun düzenlemesi de, TMSF nin kanun koyucu tarafýndan merkezi bütçe kapsamýnýn klasik örgütlenmesinin dýþýnda tutulduðunu ve TMSF nin mali açýdan örgütlenmesinin ve denetiminin kendi özel kanununda yer alan hükümler kapsamýnda gerçekleþmesinin hedeflendiðini göstermektedir. TMSF nin merkezi bütçeye dahil olmayan bir Kurum olduðu, merkezi bütçeden aktarýlan bir kamu kaynaðý kullanmadýðý, gelirlerinin Kanun ile belirlendiði açýktýr sayýlý Kanunun 129. maddesinde de Fon giderlerinin, Fon gelirleri ile karþýlanmasýnýn esas olduðu hükme baðlanmýþtýr. T.C. Sayýþtay Temyiz Kurulu kararýnda da belirtildiði üzere, Genel Bütçe Kanununa konulan sýnýrlayýcý hükümlerin, kamu tüzel kiþiliðine sahip özel bütçeli kurumlar açýsýndan baðlayýcýlýðý bulunmamakta, bu kurumlarýn, kendi özel bütçelerine konulan ödenekler kapsamýnda harcama yapmalarý mümkün bulunmaktadýr. 9 Kaldý ki TMSF, Genel 5411 sayýlý Kanunun 111. maddesinde Fonun, kamu tüzel kiþiliðini haiz, idarî ve mali özerkliðe sahip olduðu hükme baðlanmýþtýr. Maddenin Gerekçesinde de, TMSF nin kamu tüzel kiþiliðine haiz, idari ve mali özerkliðe sahip bir Kurum olduðu, hiçbir organ, makam, merci veya kiþinin Fon Kurulunun kararlarýný etkilemek amacýyla emir ve talimat veremeyeceði belirtilmiþtir. 8 Ahmet Yýlmaz, Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nun Dýþ Denetiminde Sayýþtay ýn Rolü, TMSF Çatý Dergisi, Bilimsel Yayýn Organý, Sayý 19, 2008, s.38 9 T.C. Sayýþtay Temyiz Kurulu nun 04/03/2003 tarih ve K. sayýlý kararý 21
24 GÜNCEL TMSF karar organý aracýlýðý ile, operasyonel faaliyetlerde bulunan bir kamu tüzel kiþisidir. Fon Kurulu üyelerinin baðýmsýz olarak karar vermeleri esas alýnmýþtýr. Bu bakýmdan Fon Kurulunca alýnan kararlarýn yerindelik denetimine tabi tutulmasý, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen þekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kýsýtlayacak ve idarenin takdir yetkisini kaldýracaktýr. Bütçe Kanununa tabi bir kurum vasfýný da taþýmamaktadýr. Anayasa Mahkemesinin kararýnda da açýkça vurgulandýðý üzere, TMSF, bütçe bakýmýndan merkezi yönetim bütçesi kapsamýndaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarý kapsamýna girmemekte, Kanun ile kendisine verilen yetki ve görevleri yerine getirirken farklý bir muhasebe ve tasfiye yöntemi dolayýsýyla farklý bir çalýþma sistemi benimseyen kendine özgü bir kuruluþ niteliði taþýmaktadýr. Bu sebeple de Fonun denetiminde ve sorgu konusu edilen hususlara iliþkin yargýlamalarda bu hususlarýn gözardý edilmemesi gerekmektedir Fonun, karar ve iþlemlerinin yerindelik denetimine tabi tutulamamasý Yerindelik denetimi, belli koþullar altýnda alýnan kararlarý, bu koþullardan baðýmsýz olarak irdeleyen ve kiþiden kiþiye deðiþebilen ve denetlenen Kurumun sahip olduðu idari ve mali özerkliði zedeleyebilecek sonuçlara ulaþmasý mümkün bir denetim tarzýdýr. Yerindelik denetimi, bir iþlem veya eylemin, deðerlendiren merci tarafýndan uygulanmasý gereken bir iþlem veya eylem olup olmadýðýna, kýsaca yerinde olup olmadýðýna karar verilmesidir. Yerindelik, kamu düzenine iliþkin yapýlmasý gerekenlerden o an için yapýlmasý, en uygun davranýþ biçimi, zaman ve mekan ile somut duruma uygun çözüm anlamýný taþýr. 10 Yerindelik, iþlemin bütününü etkileyen hususlardan oluþmakta olup, idarenin bir iþlemi veya eylemi yapýp yapmamakta tamamen muhayyer olmasý; gerçekleþtirmek durumunda ise bunun yerini ve zamanýný belirlemekte serbest býrakýlmasý, bunu somutlaþtýrmak için kullanacaðý yöntem, araç ve gereçleri seçmekte özgür olmasý dýr. Danýþtay a göre de; idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararýnýn daha somut bir biçimde ortaya konulmasý için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisi ile donatýldýklarý durumlarda idari yargý organlarýnca yapýlacak denetim idarenin tercih ettiði seçeneðin ve bunun uygulanmasýnýn hukuka uygun olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasý ve saptanmasýyla sýnýrlý olup, idari yargý organlarýnýn idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da muayyen bir yönde iþlem veya eylem tesisine zorunlu kýlacak biçimde yargý kararý vermeleri ve böylece idari iþlemlerin denetiminde hukuka uygunluk sýnýrýný aþarak yerindelik denetimine girmeleri Anayasa ve Yasa kurallarýyla ve idare hukuku ilkeleriyle baðdaþtýrýlamaz. 11 TMSF karar organý aracýlýðý ile, operasyonel faaliyetlerde bulunan bir kamu tüzel kiþisidir. Fon Kurulu üyelerinin baðýmsýz olarak karar vermeleri esas alýnmýþtýr. Bu bakýmdan Fon Kurulunca alýnan kararlarýn yerindelik denetimine tabi tutulmasý, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen þekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kýsýtlayacak ve idarenin takdir yetkisini kaldýracaktýr. Sayýþtay Daireler Kurulu kararýnda da ifade edildiði üzere, Ýdarelere takdir yetkisi verilmesindeki amaç; idarelerin kamu yararýný göz önünde tutarak iþlerini kýsa sürede bitirmelerine imkân saðlamaktýr. Böylece; idarelere genel kurallar dýþýnda hareket etme serbestliði verilirken, yapýlan iþin acil ve özelliði olmasý öngörülmüþtür. 12 Ayrýca, 5411 sayýlý Kanunun 111. maddesinde yer alan, Fon görevini yaparken baðýmsýzdýr. Fonun kararlarý yerindelik denetimine tâbi tutulamaz. hükmü ile Fonun kararlarýnýn yerindelik denetimine tabi tutulamayacaðý çok açýk bir biçimde düzenlenmiþtir. Dolayýsýyla gerek 5411 sayýlý Kanunun 111/2 ve 129/2 maddesi hükümleri uyarýnca, gerekse de Sayýþtay Kanunu nun 46. maddesi hükmü uyarýnca TMSF nin kararlarýnýn yerindeliðinin denetlenemeyeceði açýktýr. Bu kapsamda, 832 sayýlý Sayýþtay Kanununun Hesaplarýn incelenmesi baþlýklý 46. Maddesinde açýkça hüküm altýna alýndýðý üzere, Fonun gider harcamalarýnýn incelenmesinde sadece, giderlerin, kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere ve bütçedeki tertibine, ödeneðine ve kadroya uygun olarak harcanýp harcanmadýðý ile iþlem ve hesaplarýn belgelere ve kayýtlarýna uygun olup olmadýðý sorguya konu edilmelidir. SONUÇ 6085 sayýlý Kanunun yürürlüðe girmesi ile Fonun dýþ denetiminde yeni bir döneme girilmiþtir. Bu dönemde, her ne kadar Fonun dýþ denetim alaný geniþlemiþ ve kapsama Fon bünyesindeki banka, þirket ve iþtirakler de dahil olmuþ ise de bundan sonraki dönemde Sayýþtay ýn yargýlama yerine TBMM ye raporlama yapabilecek olmasý denetimin ilke 10 Ýlhan ÖZAY, Ýki Bine Kavuþurken Günýþýðýnda Y önetim Filiz Kitabevi, S Danýþtay 5. Daire , E.87/2389, K.87/1620, DD., S , s Sayýþtay Daireler Kurulu nun tarih ve K. 848/1 sayýlý kararý 22
25 GÜNCEL ve standartlarýnýn iki Kurum arasýnda karþýlýklý olarak varýlacak mutabakat ile yeniden belirlenmesini gerekli hale getirmiþtir. Denetimin kapsamý ile ilgili yeni dönemde Sayýþtay ýn benimseyeceði tavýr da belirleyici olacaktýr. Sayýþtay ýn yargýlama yapamayacak olmasý denetimin etkilerini zayýflatan bir unsur olarak da algýlanmamalýdýr. Elbette bu durumda da yapýlan denetimler sonucunda tespit edilen usulsüzlükler ve sorumlular hakkýnda TMSF idari ve cezai takibat yapacaktýr. Gelinen aþamada, 2010 yýl sonu itibariyle TMSF nin kümülatif tahsilat rakamýnýn 18,8 milyar USD olduðu ve tasarruf ilkelerinin hakim olduðu bütçe gerçekleþmeleri dikkate alýndýðýnda, TMSF, kamu kaynaklarýnýn geri kazanýmýnda ve özerk bütçesi kapsamýndaki harcamalarýn gerçekleþmesinde gösterdiði özen ve özverili çalýþma stratejisi ile klasik kamu örgütlenmelerine göre farklý bir konumdadýr ve bu þekilde deðerlendirilmelidir. Uygulamanýn aksine denetim görevlisi olmak, denetlenen kurum, kuruluþ veya kiþiyi suçlayacak bir iþlem tespit etmek konusunda bir mecburiyet taþýmak anlamýna gelmemektedir. Ayný þekilde, kurum, kuruluþ veya kiþiler açýsýndan da denetleniyor olmak, normal ve rutin bir durum olarak algýlanmalý, denetim alanýnýn sýnýrlarýnýn daraltýlmasýna ve þeffaflýðýn ortadan kaldýrýlmasýna yönelik giriþimlerden uzak durulmalýdýr. Gelinen aþamada, 2010 yýl sonu itibariyle TMSF nin kümülatif tahsilat rakamýnýn 18,8 milyar USD olduðu ve tasarruf ilkelerinin hakim olduðu bütçe gerçekleþmeleri dikkate alýndýðýnda, TMSF, kamu kaynaklarýnýn geri kazanýmýnda ve özerk bütçesi kapsamýndaki harcamalarýn gerçekleþmesinde gösterdiði özen ve özverili çalýþma stratejisi ile klasik kamu örgütlenmelerine göre farklý bir konumdadýr ve bu þekilde deðerlendirilmelidir. Kaynakça 1. Sayýþtay Kanunu Teklifi ve AB Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonlarý Raporlarý (2/594) 2. Ahmet Yýlmaz, Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'nin Dýþ Denetiminde Sayýþtay ýn Rolü, TMSF Çatý Dergisi, Bilimsel Yayýn Organý, Sayý 19, Ýlhan ÖZAY, Ýki Bine Kavuþurken Günýþýðýnda Yönetim Filiz Kitabevi 4. Yargý kararlarý Kazancý Hukuk Programýndan alýnmýþtýr. 23
26 ARAÞTIRMA OSMANLI BORSASI ve IV. VAKIF HAN Dördüncü Vakýf Haný Bahçekapý da Mimar Kemaleddin ve Hamidiye caddelerinin kesiþtiði köþede, eski I.Abdülhamid Külliyesi nin imaretinin yerine, arasýnda yapýlmýþtýr. Erol ORTABAÐ Fon Uzmaný Sigorta ve Risk Ýzleme Daire Baþkanlýðý Osmanlý Borsasý örgütlü bir faaliyet olarak ortaya çýkmasý 1860 yýllara rastlar. (1) Gerçekte bunun en önemli nedenlerinden birisi savaþýn (Kýrým Savaþý) finansmanýn saðlanmasý faaliyetlerinin bir sonucu olmasýdýr. Osmanlý Borsasý bir devlet borsasýdýr ve 1866 tarihinde Galata da Komisyon Han da faaliyet göstermeye baþlamakla birlikte resmi kuruluþu 1873 tarihli Dersaadet Tahvilat Borsasý Nizamnamesi adlý tüzükle olmuþtur. Ýlk borsa faaliyeti Galata da Avrupa da Konsolid Han olarak adlandýrýlan Havyar Haný nda baþlamýþ, 1866 yýlýnda Hayvar Hanýnýn karþýsýnda bulunan Komisyon Hanýna taþýnmýþtýr. Borsa varlýðýný 1913 yýlýnda Komisyon Hanýnýn yýkýlýþýna kadar burada faaliyetini sürdürmüþ, savaþ süresince kapalý olan borsa, mütarake sýrasýnda, Galata da Mertebani Sokaðýnda baþka bir hana yerleþmiþtir. Ancak bu taþýnma da geçici olmuþ, 1921 yýlýnda, tekrar inþa edilen yeni Komisyon Hanýna taþýnmýþ ve Osmanlý Borsasý veya Galata Borsasý burada ömrünü tamamlamýþtýr. (2) Borsa baþlangýçtan beri Galata da yerleþmiþ ve bu çevrede inþa edilmiþ binalarda faaliyetini sürdürmüþ, yerli-yabancý spekülatörler bu hanlarýn çevresindeki kahvehaneleri, dükkan ve sokaklarý hava oyunlarý nýn meskeni haline getirmiþler ve borsayý bu durumundan kurtarmak amacýyla baþka bir yere taþýnmasý düþünülmüþtür. En sonunda 1 Nisan 1926 tarihinde yeni yapýlan bir han olan Dördüncü Vakýf Hanýna taþýnmýþtýr.(3) Dördüncü Vakýf Haný Bahçekapý da Mimar Kemaleddin ve Hamidiye caddelerinin kesiþtiði köþede, eski I.Abdülhamid Külliyesi nin imaretinin yerine, arasýnda yapýlmýþtýr. Diðer vakýf hanlarýyla birlikte 1911 de Mimar Kemaleddin Bey tarafýndan tasarlanan binanýn yapýmýna 1912 de baþlanmýþ, savaþ nedeniyle yarým kalan yapý ancak 1926 da tamamlanabilmiþtir. Ýstanbul un iþgal yýllarýnda, dýþý tamamlanmýþ, ancak içi noksan olan bina, Fransýz askerlerince Caserne Victor adýyla karargah olarak kullanýlmýþtýr. Binanýn yapýmý için, Yeni Cami nin de bir bakýma uzantýsý olan arsada bulunan, I. Abdülhamit Külliyesinin Ýmareti vakýflarca yýktýrýlmýþtýr larda düzenlenmiþ sigorta haritalarýndan binanýn özellikle doðu ve batý sýnýrlarýnda önceden yapýlmýþ iþ hanlarýnýn bulunduðu ve bu hanlara komþu olan vakýf hanýn diðer binalarý göz önünde tutarak planlanmýþ olduðu ve bu sebeple düzgün bir plana sahip olmadýðý gözlenmektedir. Vakýf hanlarýnýn yapýldýðý yýllarda, bu yapýlarýn çevrelerine uyumu konusunda tümüyle duyarsýz davranýlmadýðý, hanlarýn yakýnlarýndaki binalarla iliþkileri üzerinde titizlikle durulduðu görülmüþtür. Ancak yine yapýldýðý dönemde bir çok eleþtiriye maruz kalmýþtýr. Tasarýmý diðer vakýf hanlarý ile birlikte 1911 de yapýlmýþ olan hanýn inþasýna 1912 de baþlanmýþ ancak savaþ nedeniyle yarým kalan yapýnýn kaba inþaatý ancak 1926 da tamamlanabilmiþtir. Kapalýçarþý nýn Beyazýt Meydanýndaki giriþinden baþlayarak Mýsýr Çarþýsýnýn Haliç e bakan kapýsýna kadar uzanan, Mahmutpaþa Yokuþu çevresindeki hanlarý, Sultanhamam arastalarýný, Mahmutpaþa Külliyesi, yeni Cami ve Rüstem Paþa Külliyesini de içine alan bu bölge, daha Bizans döneminden baþlayarak Ýstanbul ticaretinin kalbinin attýðý yer olmuþtur. Kent yaþamýnýn çok önemli odak noktalarýndan ve dünyanýn en ünlü ticaret limanlarýndan biri olan Eminönü nün doðuda kesin bir sýnýrý yoktur ve batýda eskiden odun kapýsý diye anýlan bugünkü ticaret odasý binasýnýn bulunduðu alana kadar uzanýr. Bizans döneminde olduðu gibi, Osmanlý döneminde de kentin ithal ettiði mallarýn boþaltýlýp, saklandýðý, binlerce denizci ve tüccar ile onlara hizmet verenlerin iþlerini gördüðü yoðun bir iþ merkezi olmaya devam eden Eminönü, ayný zamanda Ýstanbul'un büyük bir liman semti idi. Kente denizden gelen mallar, Haliç kýyýsýnda kapan adý verilen gümrükten geçtikten sonra buradaki satýcý ve tüccarlara ulaþmaktaydý. Ýstanbul un bu büyük liman semti hem kentin ithal ettiði mallarýn boþaltýlýp saklandýðý, hem 24
27 ARAÞTIRMA de binlerce denizci ve tüccarla onlara hizmet verenlerin yükünü taþýyan oldukça yoðun bir iþ merkezi idi. Bu yoðunluða cevap verebilmek amacýyla limanýn hemen arkasýnda yoðun bir hanlar bölgesi ve çarþýlar oluþmuþtur. Osmanlý Ýmparatorluðu nda, günümüzdeki iþlevlerine uygun ilk iþ hanlarý XIX. Yüzyýl sonlarýnda görülmeye baþlanmýþ, XX. yüzyýldaki ticari geliþmeler sonucu bu tür yapýlar özellikle Ýstanbul un ticaret merkezlerinde yoðunlaþmýþtýr. Önceleri baþkentte ticareti ellerinde bulunduran yabancýlar ve azýnlýklarýn yaptýrdýklarý iþ hanlarýna sonradan yerli zenginlerin hanlarý da katýlmýþtýr. Eminönü- Laleli ve Beyazýt hattý içinde kalan bölge þehir içi hanlarýnýn en yoðunlaþtýðý bölge olmakla beraber Ýstanbul un ilk önemli ticaret çekirdeðini teþkil eder.ticaret hanlarý bir þehir hayatý içinde ortaya çýkmýþ ve Osmanlý ya gelinceye kadar da görülmeyen bir tarz oluþturmuþlardýr. Genellikle içinde ticareti yapýlan mallarýn adýyla anýlmýþlardýr. Bu tür hanlarda han mimarisinin esas mekan anlayýþý deðiþmeyip zemin katlar ikamet için deðil servis ve depolar için ayrýlmýþtýr. Üst katlar ise büro olarak kullanýlmýþtýr. Bu hanlardaki en büyük fark ise konaklamanýn yer almayýþýdýr. Özellikle Meydaný, pek çok yabancý seyyahýn gravürlerine konu olan Eminönü ne deniz tarafýndan bakýldýðýnda fark edilen eski hali, limanýn sýkýþýk, insan ve etkinlik dolu atmosferi, deniz üzerinde sandallar, ilginç profilleriyle büyük kayýklar, Yeni Camii'nin muhteþem silüeti, deniz kenarýna sýkýþmýþ ahþap dükkanlardan oluþan mimari karakteri oldukça deðiþikliðe uðramýþtýr. Bu deðiþimde Ýstanbul'u birbirine baðlayan Galata köprüsünün rolü oldukça büyüktür. Böylece eskiden kýyýda oluþan kent mekaný, Galata'ya doðru uzanan bir þekillenmeye yönelmiþtir. Özellikle baþkent Ýstanbul un fethinden beri Avrupa ile olan ticari iliþkilerini yürüten Galata yöresi, XIX. yüzyýl sonlarýnda gerçek bir Avrupa kenti görünümüne bürünmüþ, tarihi Ýstanbul yarýmadasýnda da, Galata nýn karþýsýna rastlayan Eminönü, Sultanhamam ve Sirkeci yöreleri, iþ merkezi nitelikleriyle bu görüntüye ayak uydurmuþlardýr. Ýmparatorluðun son yýllarýnda, Ýstanbul yarýmadasýnda, özellikle Eminönü yöresinde yükselmeye baþlayan bu tür ticari yapýlara karþý, kentin genel görünümünü bozduklarý için, bir takým eleþtiriler getirilmiþ, ancak eleþtiriler bu tür bir yapýlaþmayý durdurmak için yeterince etkili olamamýþtýr. (4) Bodrumla birlikte 7 katlý olan bina çelik iskelet sisteminde gerçekleþtirilmiþ, ön ve yan yüzleri kesme taþla, bölme duvarlarý ve arka yüz tuðla ile örülerek sývanmýþtýr. Çelik makaslarla yapýlan kýrma çatýnýn üzeri asbest levhalarla örtülmüþtür. Çok kenarlý ve yamuk arsaya göre planlanmýþ olan han bu nedenle karmaþýk bir plan düzeni içermekte, özellikle arka bölüm, arsa biçimine uyum gösterebilmek için kademelenerek geniþlemektedir. Zemin katta, orta doðrultuya göre simetrik olarak yerleþtirilmiþ bir çift giriþ U biçimli pasajýn iki ucuna açýlmaktadýr. Çelik ve cam bir çatý ile aydýnlanan pasajýn dirseklerinde yer alan merdiven ve asansörler üst katlarda baðlantýyý saðlamakta, yapýnýn arka ortasýnda bir de servis merdiveni bulunmaktadýr. Zemin katla ara katýn tümü ikiþer katlý 24 adet dükkana ayrýlmýþtýr. Eþ planlý diðer katlarda, her katta 37 þerden, toplam 148 kiralýk ofis odasý bulunmaktadýr. Pasaj giriþlerinin üzerine gelen odalarda kapalý cumbalar biçiminde dýþarýya doðru taþýrýlarak ön cephedeki simetrik düzenleme vurgulanmýþ, köþelerde çatý düzeyinde, üzerleri kubbeli birer oda daha yapýlarak bu bölümlerinin birer kule görünümü kazanmasý saðlanmýþtýr. Hanýn dýþarýdan görünmeyen arka cephesi yalýn bir biçimde sývanmýþ, Hamidiye Caddesi ne bakan ön cephenin ise görkemli bir biçimde düzenlenmesine özen gösterilmiþtir. Düzey düzenlemeleri birbirinin ayný olan 15 birimsel (modülör) cephe diliminin yan yana gelmesiyle oluþan ön cephe, birinci ve dördüncü kat döþemeleri düzeyinden geçen sürekli taþ kuþaklarla yatay yönde üç ana bölüme ayrýlmýþ, bölümler kendi içlerinde bir bölüm olarak tasarlanmýþlardýr. Her cephe diliminin ara kat pencereleri sepet kulpu kemerlerle, ikinci, üçüncü ve dördüncü kat pencereleri ise sivri kemerlerle geçilmiþ, üst iki katta üçlü pencereler kullanýlmýþtýr. Kubbelerin köþe geçiþleri dýþarýda üçgen pahlarla kademelendirilerek belirlenmiþ, demir payandalarla desteklenen geniþ saçaklarla ön cephe düzenlemesi tamamlanmýþtýr. 1.Ulusal Mimarlýk Dönemi ilkelerine uygun olarak, çok zengin bir biçimde ve özenle bezenmiþ olan ön cephede, dükkan açýklýklarýnýn iki yanlarýna köþe sütunçeleri, dükkan aralarýna asma kat düzeyinde, bezemeli kare levhalar, kemer köþelerine ve kilit taþlarý üzerine güçleler yapýlmýþtýr. Cumbalarý taþýyan taþ konsollar, mukarnaslar, madalyonlar, gülçeler ve rumi motiflerle bezenmiþtir. Birinci kattaki düz kemerli pencerelerin üzerine Türk Üçgenli, üçüncü kat pencerelerinin üzerine ise mukarnaslý silmeler geçirilmiþ, ikinci kat kemerlerinin köþeleri oyma rumi motiflerle bezenmiþ, dördüncü kat kemelerinin köþelerine, Hanýn dýþarýdan görünmeyen arka cephesi yalýn bir biçimde sývanmýþ, Hamidiye Caddesi ne bakan ön cephenin ise görkemli bir biçimde düzenlenmesine özen gösterilmiþtir. Düzey düzenlemeleri birbirinin ayný olan 15 birimsel (modülör) cephe diliminin yan yana gelmesiyle oluþan ön cephe, birinci ve dördüncü kat döþemeleri düzeyinden geçen sürekli taþ kuþaklarla yatay yönde üç ana bölüme ayrýlmýþ, bölümler kendi içlerinde bir bölüm olarak tasarlanmýþlardýr. 25
28 ARAÞTIRMA MÝMAR KEMALETTÝN BEY ( ) mavi-beyaz-turkuvaz çiniler yerleþtirilmiþtir. En üst kat pencere kemerleri aralarýna, baklava dilimli baþlýklarý olan mermer sütunlar konulmuþ, kubbe eteklerinde, mukarnaslý ve palmet motifli geniþ korniþler döndürülmüþtür. Boyutlarý, özenli tasarým ve iþçiliði, kente yaptýðý olumlu katký, bir dönemin mimari anlayýþýný yansýtan görkemli cephesiyle Mimar Kemaleddin Bey in baþyapýtý olan Dördüncü Vakýf Haný, tarihinde otel olarak hizmete açýlan Ýstanbul un dikkatle korunmasý gereken anýtlarýndan biridir. (5) Ýkinci Dünya Savaþý tüm dünya borsa faaliyetlerini etkilediði gibi Ýstanbul Borsasý ný da etkilemiþ, tarihinde çýkarýlan bir kararname ile üç yýl süre kapatýlarak borsa Ankara ya taþýnmýþ ve Kambiyo Esham ve Tahvilat Borsasý açýlmýþtýr. Üç yýlýn sonunda borsa, tarihinde çýkarýlan bir kararname ile tekrar Ankara dan Ýstanbul a taþýnmýþtýr. (6) Borsa Dördüncü Vakýf Hana yerleþtikten sonra, tasfiye döneminde taþýndýðý Þiþli de ki Hazine Müsteþarlýðý binasýna taþýnmasý dikkate alýnmaz ise, 1985 yýlýna kadar bu handa faaliyetine devam etmiþtir.(7) 1985 yýlýna kadar çalýþmalarýný sürdüren borsa, mülk sahibi Vakýflar Ýdaresi ile çýkan ihtilaf sonucunda Hazine Müsteþarlýðýnýn yerleþmiþ bulunduðu eski Hisarbank binasýna taþýnmýþtýr.(8) Daha sonra Caðaloðlu nda bulunan Emniyet Sandýðý binasý için T.C. Ziraat Bankasý ile yapýlan giriþimler olumlu sonuç verince borsa Emniyet Sandýðý binasýna taþýnmýþ ve 26 Aralýk 1985 tarihinde resmi açýlýþý yapýlmýþtýr. Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý (ÝMKB) iki yýla yakýn bu binada faaliyetine devam edecektir.(9) ÝMKB, bir binaya sahip olamamasý çalýþmalarýný olumsuz yönde etkilemiþtir Kasýmýnda geçici olarak Eren Hana taþýnan borsa, çalýþmalarýný bu binada güçlükle yürütmüþtür.(10) En sonunda Ýstanbul Borsasýnca Emirgan parkýnýn üst tarafýnda daha önce Kongre turizmi için yapýmýna baþlanan ancak tamamlanmamýþ bina ilgili kurumdan satýn alýnmýþtýr.(11) Söz konusu bina tamamlanarak borsa burada faaliyetine baþlamýþtýr ve halen faaliyetini sürdürmektedir. Kaynakça 1)Azmi Fertekligil, Türkiye de Borsanýn Tarihçesi, ÝMKB, Borsa Tarihi Araþtýrmalarý, No:3, Mart 1993, s.xiii. 2)Ibid, s.29. 3)Ibid, s )Nil Köroðlu, XIX. Yüzyýl ve XIX. Yüzyýl Baþý Eminönün de Osmanlý Büro Hanlarý, Yýldýz Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ýstanbul,2004. s ) Yýldýrým Yavuz, Dördüncü Vakýf Haný, Dünden Bugüne Ýstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlýðý ve Tarih Vakfý Yayýnlarý, III:102, Ýstanbul, ) Azmi Fertekligil, a.g.e., s )Ibid, s )Ibid, s )Ibid, s )Ibid, s ) Ibid, s
29 DEÐERLENDÝRME Basýn Yoluyla Kiþilik Haklarýna Saldýrý Halinde Açýlabilecek ÖZEL HUKUK DAVALARI HAKKINDA HUKUKÝ DEÐERLENDÝRME Basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrý durumunda açýlabilecek özel hukuk davalarý Türk Medeni Kanunu nun 25 inci ve Borçlar Kanunu nun 49 uncu maddelerinde düzenlenmiþtir. Bunlar kusuru þart koþan ve koþmayan davalar olarak iki ana baþlýk altýnda incelenecektir. 1. BÖLÜM: KUSURU ÞART KOÞMAYAN DAVALAR 1.Kusuru Þart Koþmayan Davalar Türk Medeni Kanunu nun 25 inci maddesinin 1 inci fýkrasýnda saldýrýnýn önlenmesi, saldýrýya son verilmesi (durdurulmasý) ve saldýrýnýn hukuka aykýrýlýðýnýn tesbiti davalarý düzenlenmiþtir. Bunlardan ayrý olarak yine ayný maddede kararýn yayýnlanmasý ya da üçüncü kiþilere bildirilmesi ve vekaletsiz iþ görmeden doðan dava da kusuru þart koþmayan davalar arasýnda sayýlmaktadýr. 1.a. Saldýrýnýn Önlenmesi (yasaklanmasý) Davasý Bu dava henüz var olmayan fakat yakýnda yapýlacaðý hususunda açýk belirtiler bulunan saldýrýnýn yapýlmasýný engellemek için açýlmaktadýr. Bu nedenle, ortada sürmekte olan bir ihlal varsa, bu dava deðil, saldýrýnýn kaldýrýlmasý davasý açýlabilmektedir. Önleme davasýnýn amacý hukuka aykýrý bir fiili doðmadan önlemek ve daha önceden doðmuþ ise tekrarýný önlemektir. Önleme davasýnýn açýlabilmesi için þu þartlar aranmaktadýr; -Þahsi varlýklara muayyen bir tecavüzün yapýlmak üzere bulunduðu yolunda esaslý bir endiþenin mevcut olmasý gerekmekte ve tehlikenin mevcudiyeti, tehditlerden, hazýrlýk hareketlerinden, daha önce vaki olmuþ tecavüzlerin þeklinden veya sistematik hücumlardan anlaþýlabilmelidir. -Tecavüz haksýz olmalýdýr. Davranýþýn kusurlu olmasý aranmamaktadýr. Bir günlük gazetede tefrika biçiminde yayýnlanan yazýlarýn geçmiþ örneklerine bakýlarak saldýrý tehlikesinin varlýðý kabul edilebilmektedir. Dava açýlýrken mevcut olan tecavüz tehlikesi, karar anýnda ortadan kalkarsa dava reddedilmektedir. Verilecek kararda ise açýklamada bulunmak isteyen kiþinin açýklamayý aynen veya benzer þekilde yapmasý veya tekrarlamasý yasaklanmaktadýr. 1.b. Saldýrýnýn Durdurulmasý ya da Saldýrýya Son Verilmesi Bu dava, kiþilik deðerlerine yönelik saldýrýnýn baþlamýþ ve sürmekte olduðu durumlarda açýlmakta, saldýrý henüz baþlamamýþ, ancak baþlayacaðý hususunda güçlü belirtiler varsa önleme davasý açýlmaktadýr. Bu davanýn açýlabilmesi için a)davacýnýn kiþilik haklarýna bir saldýrý olmasý, b)saldýrýnýn devam etmekte bulunmasý, c)yapýlan yayýnýn hukuka aykýrý olmasý gerekmekte kusur ve zarar þartlarý aranmamaktadýr. 1.c. Saldýrýnýn Hukuka Aykýrýlýðýnýn Saptanmasý (Tespiti) Bu dava kiþisel deðerlerden birine yönelik haksýz bir saldýrýnýn yapýlmakta ya da yapýlacak olduðunu belirleme amacýyla açýlmakta, bu davayla saldýrýnýn yasaklanmasý, kaldýrýlmasý ya da saldýrýdan doðan zararýn giderilmesi istenmeyip yalnýzca hukuka aykýrý bir saldýrýnýn varlýðýnýn saptanmasý istenmektedir. Tespit davasýna baþka bir davanýn açýlmasýnýn mümkün olmadýðý hallerde baþvurulmakta, davacýnýn ihlal edilen hukuk hissiyatý ve adalet duygusu tatmin edilmektedir. 1.d. Kararýn Yayýnlanmasýný ya da Üçüncü Kiþilere Bildirilmesini Ýsteme Saldýrýnýn durdurulmasý, önlenmesi ve hukuka aykýrýlýðýnýn tesbiti hakkýndaki kararýn baþkalarý tarafýndan bilinmesi ve gereðinin yerine getirilmesi için hakimden verilen kararýn yayýnlanmasý veya kararýn üçüncü kiþilere bildirilmesi istenebilmektedir. Türk Medeni Kanunu nun 25/2 maddesinde davacý bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararýn üçüncü kiþilere bildirilmesi ya da yayýmlanmasý isteminde de bulunabilir denilmektedir. Þule ASLAN Fon Avukatý Hukuk Ýþleri Daire Baþkanlýðý 27
30 DEÐERLENDÝRME Basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrýda kusur, kasýt ya da ihmal olarak ortaya çýkmaktadýr. Basýn açýklamasý objektiflikten uzak, tamamen ve açýkça gerçek dýþý ise veya açýklamadan sadece zarar verme amacý takip edildiði anlaþýlýyorsa kasýt, objektif özen yükümlülüðü yerine getirilmemiþ ise ihmal söz konusu olmaktadýr. Bu davalar baðýmsýz davalar deðildir. Çoðu zaman tesbit davasýyla birlikte bulunur ve buradaki amaç kiþinin toplumda sarsýlan itibarýnýn kýsmen olsun iadesini saðlamaktýr. 1.e. Gerçek Olmayan Anlamda Vekaletsiz Ýþ Görmeden Doðan Dava Maddi tazminatýn tek baþýna kiþilik haklarýný korumadaki yetersizliði nedeniyle vekaletsiz iþ görmeye dayanan dava hakkýný kabul etmek durumunda kalmýþtýr. Bu davanýn açýlabilmesi için baþkasýna ait iþin görülmesi ve iþi gören kimsenin bir kazanç elde etmesi gerekmektedir. Mesela bir foto muhabirinin hukuka aykýrý biçimde çektiði bir artiste ait fotoðrafý bir firmaya reklamda kullanýlmak üzere satmasý gibi. 2. BÖLÜM: KUSURU ÞART KOÞAN DAVALAR 2. Kusuru Þart Koþan Davalar 2.a. Maddi Ödence (Tazminat) Davasý Bu dava kiþilik haklarýna yapýlan haksýz bir saldýrý sonunda doðmuþ bulunan parasal zararýn giderilmesi amacýyla açýlmaktadýr. Türk Medeni Kanunu nun 24 ve 25 inci maddelerinde kiþilik hakký hukuka aykýrý biçimde saldýrýya uðrayan kimsenin maddi tazminat davasý açabileceði bildirilmektedir. Bu davanýn açýlabilmesi için, a-kiþilik deðerlerine yönelik haksýz bir saldýrý bulunmasý, b-saldýrýda bulunanýn kusurlu olmasý, c-saldýrý dolayýsýyla parasal bir zarar doðmuþ bulunmasý, d-doðan zararla saldýrý arasýnda bir uygun nedensellik baðý bulunmasý gerekmektedir. Maddi tazminat davasý Borçlar Kanunu nun 41 ve devamý maddelerinde genel kusurlu sorumluluðun kurallarýna baðlý tutulduðundan, bu tazminata hükmetmede Türk Medeni Kanunu nun 25 inci maddesindeki düzenlemenin özel bir etkinliði bulunmamakta ve bu dava BK nýn 41 ve sonraki maddelerinde düzenlenen ilkeler çerçevesinde yürütülmektedir. aa. Kiþilik Haklarýna Yapýlan Saldýrýnýn Haksýz (Hukuka aykýrý) Olmasý Basýnda yer alan bir haber ya da eleþtirinin tazminat sorumluluðu doðurmasý için haksýz olmasý gerekmekte ve hukuka uygun haber ve eleþtiriler tazminatý gerektirmemektedir. Bir haber ya da eleþtirinin hukuka uygun sayýlabilmesi için gerçek olmasý, güncel olmasý, açýklanmasýnda kamu ilgi ve yararýnýn bulunmasý, açýklanýþ biçimiyle konusu arasýnda düþünsel bað bulunmasý, açýklanan olayda sözü edilen kiþiler hakkýnda küçültücü deðer yargýlarýnda bulunulmamasý, haber ya da eleþtiri bir kiþinin özel yaþamýna iliþkin ise ya da bir kimsenin resmi yayýnlanmýþ ise bunlarýn açýklanmasýnda/yayýnlanmasýnda üstün nitelikte bir kamu yararý bulunmasý gerekmektedir. Bu nitelikleri taþýmayan bir yayýn hukuka aykýrý olarak nitelendirilmekte ve tazminat sorumluluðunu gerektirmektedir. ab. Saldýrýda Bulunanýn Kusurlu Olmasý Basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrýda kusur, kasýt ya da ihmal olarak ortaya çýkmaktadýr. Basýn açýklamasý objektiflikten uzak, tamamen ve açýkça gerçek dýþý ise veya açýklamadan sadece zarar verme amacý takip edildiði anlaþýlýyorsa kasýt, objektif özen yükümlülüðü yerine getirilmemiþ ise ihmal söz konusu olmaktadýr. Borçlar Kanunu nun 43/1 maddesine göre tazminat tutarýnýn belirlenmesinde kusurun aðýrlýðý göz önünde tutulmakta, ayný Kanunun 44 üncü maddesine göre de zarar görenin ortak kusuru tazminat tutarýnýn indirilmesine ya da hiç hükmedilmemesine yol açabilmektedir. Açýklamayla saldýrýya uðrayan kiþinin önceki davranýþý kendisine basýn yoluyla saldýrýlmasýna sebep olmuþsa bunun ortak kusur olarak davalýnýn kusurunun takdirinde göz önünde tutulacaðý kabul edilmektedir. Saldýrýya uðrayan kiþinin kendisine basýn yoluyla saldýrýlmasýna sebebiyet veren davranýþý genellikle daha önceki bir basýn açýklamasý olabileceði gibi baþka bir sebep de olabilmektedir. Ortak kusur konusuyla ilgili olarak Yargýtay 4.HD nin tarih ve sayýlý kararýnda davacýnýn aðýr tahrikinin davalý tarafýn eylemindeki hukuka aykýrýlýðý kaldýracak yoðunluk ve oranda ise tazminata hükmedilemeyeceðine tarih ve sayýlý kararýnda manevi tazminat tutarý belirlenirken davacý tarafa ait dergide daha önce yazýlmýþ olan tahrik edici sözlerin göz önünde tutulmasý gerektiðine hükmolunmuþtur. ac. Saldýrý Dolayýsýyla Parasal Bir Zarar Doðmuþ Olmasý Maddi tazminat davasý açabilmek için kiþilik hakký hukuka aykýrý biçimde saldýrýya uðrayan kiþinin malvarlýðýnda bir zarar doðmuþ olmasý gerekmektedir. Öðretide zararýn, fiili zarar ve mahrum kalýnan kar þeklinde ikili bir ayrýma tabi tutulmaktadýr. 28
31 DEÐERLENDÝRME Fiili zarar konusuyla ilgili Yargýtay 4HD tarih ve sayýlý kararýnda davacý þirketin dava konusu haksýz yayýn nedeniyle baþka gazetelere ilan vererek yaptýðý ilan giderlerine maddi tazminat olarak hükmetmek gerektiðine karar vermiþtir. ad. Doðan Zararla Saldýrý Arasýnda Uygun Nedensellik Baðý Bulunmasý Basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrý durumunda maddi tazminat davasýnýn açýlabilmesi için aranacak koþullardan biri de yapýlan yayýnla doðan zarar arasýnda uygun nedensellik baðýnýn bulunmasýdýr. 2.a. Manevi Ödence (Tazminat) Davasý Bu dava hukuka aykýrý saldýrý sonucu kiþilik haklarýnda doðan ve parasal olmayan manevi zararlar için açýlmaktadýr. Manevi tazminat davasýnýn yasal dayanaklarý Türk Medeni Kanunu nun 25 ve Borçlar Kanunu nun 49 uncu maddelerinde yer almaktadýr. Bu davanýn açýlabilmesi için; kiþilik haklarýna yapýlmýþ hukuka aykýrý bir saldýrý olmasý, saldýrýda bulunanýn kusurlu olmasý, saldýrýdan manevi bir zarar doðmasý, doðan zararla saldýrý arasýnda nedensellik baðý bulunmasý gerekmektedir. Bunlardan hukuka uygunluk, kusur ve nedensellik baðý konularýyla ilgili olarak maddi tazminat için yapýlan açýklamalar aynen manevi tazminat için de geçerlidir. Manevi zarar kiþilik haklarýna saldýrýnýn zarar görenin psikolojik varlýðý üzerinde meydana getirdiði etkidir. Baþka bir ifadeyle saldýrý sonucu manevi acý duyan, ruhsal dengesi bozulan, zevklerinde ve sevincinde azalma duyan kiþi manevi zarara uðramýþtýr. Maddi zararýn aksine manevi zararýn somut olarak ölçülmesi mümkün deðildir ancak varlýðý ve derecesi bazý hal ve þartlardan çýkarýlabilmektedir. Hakim bu konudaki takdirini kullanýrken saldýrýya uðrayanýn iþ gücünü kaybetmesi, yakýnlarýyla görüþmemesi, mesleðinden soðumasý, ruhsal bunalým içine girmesi gibi dýþarýdan somut olarak gözlenebilen bazý olaylardan yararlanmaktadýr. Borçlar Kanunu nun 49 uncu maddesinin 2 nci fýkrasýnda ise hakim manevi tazminatýn miktarýný tayin ederken, taraflarýn sýfatýný, iþgal ettikleri makamý ve diðer sosyal ve ekonomik durumlarýný dikkate alýr hükmü yer almaktadýr. Borçlar Kanunu nun 49 uncu maddesi uyarýnca, hakim tazminat olarak bir miktar paranýn davacýya ödenmesine hükmedebileceði gibi para yerine ve onunla birlikte baþka bir tazmin biçimine de hükmedebilecektir. Para dýþýndaki tazmin þekilleri olarak öðretide ve mahkeme kararlarýnda þunlar gösterilmektedir. Kiþilik haklarý saldýrýya uðrayan kiþiden özür dileme, saldýrýda bulunanýn sözlerini geri almasý, mahkeme kararýyla failin davranýþýnýn kýnanmasý, yapýlan açýklamanýn alenen düzeltilmesi, açýklamaya karþý cevap ve düzeltme hakkýnýn kullanýlmasý, mahkeme kararýnýn yayýný ancak Yargýtay özür dileme ve sözlerini geri almaya iliþkin ilamlarýn icra edilebilirlik niteliði olmadýðý için bu yönde bir karar verilemeyeceði görüþündedir. Türk Medeni Kanunu nun 25 inci maddesinin 4 üncü fýkrasý manevi tazminat isteminin miras býrakan tarafýndan ileri sürülmüþ olmadýkça mirasçýlara geçmeyeceðini bildirmektedir. Ýleri sürmenin kabulü için saldýrýya uðrayan kiþinin bunu ortaya koyan ve kanýtlanabilen hür iradesi yeterlidir. SONUÇ Hukuki çerçeve bu þekilde olmakla birlikte her olayýn özelliði dikkate alýnarak deðerlendirme yapýlmasý gerekeceði, basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrý durumunda açýlabilecek özel hukuk davalarýna iliþkin yapýlan açýklamalar doðrultusunda hukuk davalarý açýlabileceði gibi savcýlýða suç duyurusunda da bulunulabileceði açýktýr. Hukuki çerçeve bu þekilde olmakla birlikte her olayýn özelliði dikkate alýnarak deðerlendirme yapýlmasý gerekeceði, basýn yoluyla kiþilik haklarýna saldýrý durumunda açýlabilecek özel hukuk davalarýna iliþkin yapýlan açýklamalar doðrultusunda hukuk davalarý açýlabileceði gibi savcýlýða suç duyurusunda da bulunulabileceði açýktýr. Kaynakça GÜNAY, Erhan: Yayýn Yoluyla Kiþilik Haklarýna Saldýrý Ve Basýnda Sorumluluk, Seçkin Yayýnevi, 1999 ÇETÝN, Erol: Basýn Yasasý, basýn Yoluyla Ýþlenen Suçlar, Cevap ve Düzeltme Hakký, Seçkin Yayýnevi,
32 ÝNCELEME ÜLKE ÝNCELEMELERÝYLE PARLAMENTOLARIN BÜTÇE SÜRECÝNDEKÝ YERÝ VE ÖNEMÝ Demokratik toplumlarda bütçe hakkýnýn kullanýmý bizzat halkýn kendisinde daha doðrusu halk tarafýndan seçilmiþ parlamentonun elindedir. Bütçe hakkýnýn kullanýmýna yönelik, zaman içinde ortaya çýkan olumlu deðiþim sürecinin ardýnda yatan asýl neden, vatandaþlarýn ödedikleri vergilerin nasýl kullanýldýðýný, hükümetlere harcama yetkisinin verildiði bütçelerin nasýl onaylandýðýný ve denetim mekanizmalarýnýn nasýl iþlediðini bilmek istemeleridir. Bütçe sürecinin iþleyiþine bakýldýðýnda pek çok aktörün bu süreçte yer aldýðý görülebilir. Ancak iki aktör; parlamento (yasama organý) ve uygulayýcý bütçe idaresi bu süreç içinde en önemli role sahip olanlardýr. Her ülkede bu iki aktörün bütçe sürecinde farklý rollerinin ve yetkilerinin olduðunu ayrýca ülkelerin anayasalarýnýn, parlamenter sistemlerinin, geçmiþten gelen geleneklerinin ve meclislerin kendi içinde oluþturduklarý yapýlanmalarýnýn bu yasal ya da prosedürel süreci doðrudan etkilediðini görmekteyiz. Son yýllarda yaþanan geliþmelere bakýldýðýnda artýk parlamentolarýn bu süreçte uygulayýcý idarelere nazaran daha aktif bir rol üstlenmeye baþladýðý hatta bu çerçevede kendi iç yapýlanmalarýný da gözden geçirdikleri görülmektedir. Bilindiði üzere demokratik toplumlarda bütçe hakkýnýn kullanýmý bizzat halkýn kendisinde daha doðrusu halk tarafýndan seçilmiþ parlamentonun elindedir. Bütçe hakkýnýn kullanýmýna yönelik, zaman içinde ortaya çýkan olumlu deðiþim sürecinin ardýnda yatan asýl neden, vatandaþlarýn ödedikleri vergilerin nasýl kullanýldýðýný, hükümetlere harcama yetkisinin verildiði bütçelerin nasýl onaylandýðýný ve denetim mekanizmalarýnýn nasýl iþlediðini bilmek istemeleridir. Parlamento ile uygulayýcý idare arasýnda gücün anayasal kullanýmý Amerika Birleþik Devletleri (ABD) gibi baþkanlýk sistemi uygulayan ülkelerde açýkça belirlenmiþ durumdadýr ve baþkanlýk makamýnýn bütçe sürecinde çok büyük bir gücü bulunmaktadýr. Ancak Ýngiltere gibi Westminster parlamenter sistem 1 ya da yarý baþkanlýk sistemini uygulayan diðer ülkelerde uygulayýcý idarenin gücünün çok daha fazla olduðu görülmektedir lý yýllarda Ýngiltere, Ýsveç gibi parlamenter sistemlerde kamu harcamalarýnda etkinliði saðlamak amacýyla yeni önlemler alýnmaya baþlanmýþtýr. Hesap verilebilirliði saðlamak için performansa daha fazla vurgu yapmak en önemli araçlardan biri olarak kabul görmüþ, baðýmsýz denetim ofisinin desteði ile bütçe sürecinde yasama organýnýn daha aktif bir rol üstlenmesi anlayýþý benimsenmiþtir. Bütçe teklifleri parlamentoya sunulmadan önce uygulayýcý bütçe idaresi ile hükümet yetkilileri arasýnda belirlenen politikalar doðrultusunda tahsis edilecek ödeneklere iliþkin müzakere yapýlmasý kaçýnýlmaz bir süreçtir. Aslýnda yürütme yetkisini elinde bulunduran hükümetlerin de istediði belirlenen bütçe ödenekleri üzerinde parlamentoda mümkün olduðunca az deðiþiklik yapýlmasýdýr. Ülkelerin bütçe sistemlerine baktýðýmýzda bu sürecin bir kanuni prosedürle ya da yasal olmayan bir þekilde yönetilebildiðini görmekteyiz. Ekonomik Tahminler ve Orta Vadeli Harcama Çerçeveleri Pek çok ülkede uygulayýcý bütçe idaresi, belli bir dönemi kapsayan (genelde üç ya da beþ yýl ile sýnýrlýdýr) mali strateji ile gelir ve gider rakamlarýna iliþkin tavanlarý içeren orta vadeli harcama çerçevesini (OVHÇ) hazýrlamakta ve parlamentoya sunmaktadýr yýlýnda OECD ülkelerinde yapýlan araþtýrmalara göre, OECD ye üye ülkelerin yaklaþýk yüzde 75 inde hükümetler orta vadeli harcama sistemi uygulamaktadýr. Ancak orta vadeli harcama çerçevesinde belirlenen bu hedeflerin onaylanma süreçleri Meral DEMÝR? 1 Parlamenter rejimin doðduðu ve halen uygulandýðý Ýngiltere Westminster Modeli ne en iyi örnektir. Bu sistemde merkezi ve üniter bir yönetim sistemi egemendir. Bu ülkede yazýlý olmayan, hatta bazý düþünürlere göre mevcut olmayan bir anayasaya göre, tamamen yasama egemenliðine ve münhasýran temsili olan bir demokrasi anlayýþýna göre yönetim sistemi mevcuttur. Devletin simgesi olarak kral ya da kraliçenin olduðu ancak yürütme yetkisinin hükümete býrakýldýðý monarþi tipi özellikle 18. yy.dan sonra Avrupa ülkelerinde görülmeye baþlamýþtýr. Hollanda, Danimarka, Ýngiltere, Ýsveç ve Belçika buna en iyi örneklerdir. 30
33 ÝNCELEME ve baðlayýcýlýðý her ülkede farklýlýk göstermektedir. Yukarýdan aþaðýya (top-down) bütçe sistemini uygulayan ülkelerde, orta vadeli harcama çerçevesi bütçe sürecinde çok önemli bir rol üstlenmektedir. Orta vadeli harcama çerçevesi, bazý ülkelerde belli bir yasaya dayalý olarak parlamentoya sunulabildiði gibi bazý ülkelerde parlamentoya sunulma zorunluluðu olmaksýzýn bakanlar kurulu ya da farklý makamlar tarafýndan onaylanmak suretiyle de uygulamaya konulabilir. Ancak orta vadeli harcama çerçevesinin özellikle parlamentoya sunulduðu ülkelerde daha etkin bir rol oynadýðý ve baðlayýcýlýðýnýn daha fazla olduðu görülmektedir. OVHÇ, yýllýk bütçede limitleri sýkýca baðlayan yasal harcama yetkisinin belirlendiði bir temel teþkil eder. Örneðin Ýsveç te 1996 tarihli Devlet Bütçe Kanunu, parlamentoya bütçe yýlý yanýnda izleyen iki yýla iliþkin de baðlayýcýlýðý olan harcama tavanlarýný onaylama yetkisi vermiþtir. Ýsveç Parlamentosu bir önceki yýl onaylanan bütçe ödeneklerine göre çok yýllý harcama tahminlerini onaylamaktadýr. Kore de ise Yeni Ulusal Mali Kanuna göre mali yýl baþlangýcýndan doksan gün öncesine kadar kamu idarelerinin orta vadeli harcama çerçevelerini Kore Parlamentosu na sunmalarý gerekmektedir. Hollanda da yapýlan koalisyon anlaþmalarý ise orta vadeli harcama çerçevesinin belirlenmesinde farklý örnek teþkil etmektedir. Hollanda da bugüne dek hiçbir parti tek baþýna iktidar olamamýþtýr. Bu nedenle hükümetler koalisyon anlaþmalarýyla izleyen dört yýllýk bir dönem içinde uygulayacaklarý belirli politikalarý kamuoyuna duyururlar. Yeni hükümet oluþturulduðunda gelir, gider, açýk ve borç tutarlarýna iliþkin tavanlar ve bütçe politikasýnýn temelleri dört yýllýk dönemler için bu anlaþmalarla atýlmaktadýr. Temel bütçesel konularý içeren OVHÇ de Bakanlar Kurulu ya da diðer otoritelerce deðil yapýlan koalisyon anlaþmalarý ile belirlenmektedir. Bütçelerin hazýrlanmasý aþamasýnda her ülkede farklý prosedürler, farklý uygulamalar mevcuttur. Anayasal olarak baðýmsýz otoritelerin bütçelerinin hazýrlanmasýnda ise diðer kamu idarelerinden de farklý olarak özel bir prosedür uygulanmaktadýr. Parlamento, Sayýþtay, Anayasa Mahkemesi gibi idareler anayasal olarak baðýmsýz idarelerdir. Bu tür prosedürler baðýmsýz idarelere, kendi bütçelerini hazýrlamalarý ve bu bütçelerini doðrudan yasama organýna (baþkan ya da parlamento) sunma imkaný vermektedir. Genel olarak bu bütçeler üzerinde deðiþiklik yapýlmaz ve ilk haliyle parlamentoya sunulur. Örneðin Hollanda da ve Ýsveç te anayasal kurumlarýn bütçeleri, belirlenen 25 yada 27 farklý harcama alanlarýndan birine dahil edilir. Japonya ya da Kore de ise bu uygulamanýn kanunla belirlenmiþ özel bir süreci vardýr ve baðýmsýz idarelerin bütçelerine müdahale edilmesi istenilen bir durum deðildir. Bu nedenle Bakanlar Kuruluna, bu idarelerin en üst amirlerine sormak ve bütçesinde deðiþikliklere iliþkin detaylý sebepleri de eklemek suretiyle baðýmsýz anayasal idarelerce teklif edilen ödenekler üzerinde deðiþikliðin ne zaman yapýlacaðýnýn kararýný alma yükümlülüðü getirilmiþtir. Buna ek olarak Japonya, anayasal otoritelerin baðýmsýzlýðýnýn garantisini saðlamak amacýyla uygulayýcý bütçe idaresi ödenek tekliflerinde kesinti yapýlmasý durumunda bu kesinti miktarlarýnýn karþýlanmasý amacýyla yedek kaynak saðlayabilmektedir. Bütçe Tasarýlarýnýn Parlamentoya Sunum Takvimi Parlamentolarda yapýlan bütçe görüþmelerinin esaslarý genel olarak kanunla ya da iç tüzük gibi özel düzenlemelerle (standing orders) yürütülmektedir. Parlamentolarda bütçe görüþmelerinin takvimini baþta ilgili ülkelerde kullanýlan mali yýlýn baþlayýþ ve bitiþ tarihi, anayasal hükümler, uygulanan bütçe sistemleri ve parlamentonun geleneksel iþleyiþi gibi çeþitli unsurlar etkilemektedir. Bazý OECD ülkelerinde bütçe tasarýlarýnýn parlamentoya sunumunu gösteren tabloya aþaðýda yer verilmiþtir. Bazý OECD Ülkelerinin Bütçe Tasarýlarýnýn Parlamentoya Sunumuna Ýliþkin Takvim Amerika; Mali yýl baþlangýcý 1 Ekim dir. Bütçenin meclise son teslim tarihi Þubat ayýnýn ilk pazartesi günüdür. Yaklaþýk 8 aylýk bir meclis görüþme süreci vardýr ve (BAA) adlý kanuna dayanarak hazýrlanmaktadýr. Meksika; Mali yýl baþlangýcý 1 Ocak týr. Bütçenin meclise son teslim tarihi Eylül ayýnýn 8 inci günüdür. Yaklaþýk 4 aylýk bir meclis görüþme süreci vardýr ve kanuna dayanarak hazýrlanmaktadýr. Fransa; Mali yýl baþlangýcý 1 Ocak týr. Bütçenin meclise son teslim tarihi Ekim ayýnýn ilk Salý günüdür. Yaklaþýk 3 aylýk bir meclis görüþme süreci vardýr ve (LOLF) adlý kanuna dayanarak hazýrlanmaktadýr. Bütçelerin hazýrlanmasý aþamasýnda her ülkede farklý prosedürler, farklý uygulamalar mevcuttur. Anayasal olarak baðýmsýz otoritelerin bütçelerinin hazýrlanmasýnda ise diðer kamu idarelerinden de farklý olarak özel bir prosedür uygulanmaktadýr. 31
34 ÝNCELEME Pek çok ülkede yasama organý bütçe tekliflerini deðiþtirme yetkisine sahiptir. Bunun yanýnda pek çok ülkede bu deðiþiklik yapma yetkisinin kapsamý üzerinde yasama organýnýn gücünün farklýlýk gösterdiði görülmektedir. Bu güç daha çok bütçe sistemini belirleyen kanunlarda ortaya konulmaktadýr. Nadiren anayasa ya da parlamentonun iç tüzüklerinde de bu çeþit düzenlemeler yapýlabilmektedir. Kore; Mali yýl baþlangýcý 1 Ocak týr. Bütçenin meclise son teslim tarihi Ekim ayýnýn 2 inci günüdür. Yaklaþýk 3 aylýk bir meclis görüþme süreci vardýr ve anayasaya dayanarak hazýrlanmaktadýr. Japonya; Mali yýl baþlangýcý 1 Nisan dýr. Bütçenin meclise son teslim tarihi Ocak ayýnýn sonuna kadardýr. Yaklaþýk 3 aydan fazla meclis görüþme süreci vardýr ve (PFA) adlý kanuna dayanarak hazýrlanmaktadýr. Hollanda; Mali yýl baþlangýcý 1 Ocak týr. Bütçenin meclise son teslim tarihi Eylül ayýnýn üçüncü Salý günüdür. Yaklaþýk 3 aydan fazla meclis görüþme süreci vardýr ve anayasaya dayanarak hazýrlanmaktadýr. Ýsveç; Mali yýl baþlangýcý 1 Ocak týr. Bütçenin meclise son teslim tarihi Eylül ayýnýn 20 inci günüdür. Yaklaþýk 3 aydan fazla meclis görüþme süreci vardýr ve (PA) adlý kanuna dayanarak hazýrlanmaktadýr. Ýngiltere; Mali yýl baþlangýcý 1 Nisan dýr. Bütçenin Meclise son teslim tarihi Hazinenin uygun gördüðü zamandýr. Meclis görüþme sürecine iliþkin süre verilmemiþtir. Kanuni dayanak gösterilmemiþtir. Ýtalya da bütçenin parlamentoya sunulmasý süreci ise diðer ülkelerden çok daha farklýdýr. Bu süreçte Raportör çok önemli bir fonksiyon üstlenmiþtir. Bu kiþi hükümet ya da koalisyon partisinden gelen ve ekonomi konusunda uzman bir üst düzey politikacýdýr ve meclise bütçeyi sunmakla görevlidir. Ayný zamanda bütçe tasarýsýna iliþkin iþlemlerden sorumludur ve meclisten gelen önergeleri de deðerlendirmektedir. Bu önergeler hem raportör hem de bütçe yönetim ofisi tarafýndan onaylanmalýdýr. Raportör, meclis ve bütçeyi hazýrlayan uygulayýcý idare arasýnda koordinasyonu saðlamada kilit rol üstlenmektedir. Parlamentolarda Komisyonlarýn Yapýlanmalarý Parlamento sürecinde bütçe tekliflerinin görüþülmesi ve ödeneklerin gözden geçirilmesi aþamalarýnda komisyonlarýn çok önemli rolleri vardýr. Merkezi bütçe komisyonu ve diðer sektörel komisyonlar, bu süreçte yer alan en önemli oyuncular olmakla beraber bütçe müzakere sürecindeki rollerine göre farklý görevler üstlenmiþlerdir. Parlamentolar içinde oluþturulan yapýlanmaya bakýldýðýnda, bütçe komisyonuna tüm sorumluluk devredilebileceði gibi sektörel komisyonlar arasýnda bu yetkiler daðýtýlabilmektedir. Mali disiplinin saðlanmasý ve sürdürülebilirliði açýsýndan ilk alternatifin seçimi daha uygun görülmektedir. Ancak son yýllarda bu iki fonksiyonu da içeren meclis idarelerinin oluþtuðunu görmekteyiz. Genel iþleyiþe bakýldýðýnda sektörel komisyonlar kendi harcamalarýna yönelik gözden geçirmeleri ve yasal teklif önerileri sunarken, bütçe komisyonu tüm sektörler için mali disiplinin saðlanmasýndan sorumlu olmaktadýr. Bugün pek çok ülkede parlamentolarýn ortak amacý, kamu harcamalarý üzerinde uygulayýcý birimlerin sorumluluklarýný saðlamlaþtýrmak ve kamu harcamalarýnda verimliliði artýrmak olmuþtur. Bu nedenle baþta bütçe kanunlarý olmak üzere mali iþlemlere iliþkin hazýrlanacak her türlü kanuni düzenlemelerde parlamento, idareler tarafýndan verilen bütçe tekliflerinin yeterliliðini incelemek, bunun için gereken hazýrlýklarý yapmak ve yasama organýna daha iyi alternatifler sunmak amacýyla arayýþ içine girmiþtir. Bazen bu düzenlemeler bütçe reformlarýnýn uygulama ruhunun sýnýrlanmasýna neden olabilir. Bu noktada, o ülkede bütçe süreçlerinde yasama organýnýn mý yoksa yürütme organýnýn mý daha çok söz sahibi olduðu cevap bulunmasý gereken önemli bir soru olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Bu nedenle parlamentolar tarafýndan yapýlacak çalýþmalar, bütçe konularýnda teknik anlamda uzmanlaþmýþ baðýmsýz bir birim tarafýndan desteklenmedikçe baþarýlmasý zor çalýþmalardýr. Parlamentolarýn Bütçe Tasarýlarý Üzerinde Deðiþiklik Yapma Gücü Pek çok ülkede yasama organý bütçe tekliflerini deðiþtirme yetkisine sahiptir. Bunun yanýnda pek çok ülkede bu deðiþiklik yapma yetkisinin kapsamý üzerinde yasama organýnýn gücünün farklýlýk gösterdiði görülmektedir. Bu güç daha çok bütçe sistemini belirleyen kanunlarda ortaya konulmaktadýr. Nadiren anayasa ya da parlamentonun iç tüzüklerinde de bu çeþit düzenlemeler yapýlabilmektedir. Japonya, Ýsveç ve ABD gibi bazý ülkelerde yasama organý, bütçe tasarýlarý üzerinde yapýlacak deðiþikliklere iliþkin sýnýrsýz yetkiye sahiptir. Fransa ve Kore gibi bazý ülkelerde ise yasama organýnýn bütçe teklifleri üzerinde deðiþiklik yapma yetkisine sýnýrlama getirilmiþ ve bu sýnýrlama anayasada belirtilmiþtir. Tarihten gelen geleneksel uygulamalarýyla bilinen Ýngiltere de ise bu sýnýrlama parlamento düzenlemeleri içinde yer alýr. ABD gibi baþkanlýk sistemi uygulayan ülkelerde devlet baþkanýn bütçe üzerinde deðiþiklik yapma yetkisi çok fazladýr. Bunun tersine parlamenter sistem uygulayan ülkelerde bu 32
35 ÝNCELEME deðiþiklik yetkisi çok sýnýrlýdýr. Bununla beraber parlamentolar tarafýndan sunulan bütçe tasarýlarý üzerinde çok büyük deðiþikliklere gidilmesi istenmeyen bir durumdur. Çünkü bütçe teklifleri üzerindeki yapýlan esaslý deðiþiklikler hükümetlere duyulan güvenin aþýnmasýna neden olabilecektir. Örneðin bütçe sürecinde Hazinenin etkili olduðu Ýngiltere de Birinci Dünya Savaþý ndan bu yana hazýrlanan bütçe teklifleri üzerinde parlamento tarafýndan esaslý hiçbir deðiþiklik yapýlamamýþtýr. OECD bünyesinde yer alan Kore, Japonya, Ýsveç ve Ýngiltere yi kapsayan, yýllarý arasýnda yasama organýnýn bütçe teklifleri üzerinde yaptýðý deðiþikliklerin toplam bütçe harcamalarýný ne oranda deðiþtirdiðine dair bir araþtýrma yapýlmýþtýr. Bu araþtýrmaya göre; Kore de bu oran 2002 için yüzde 2.5, 2003 için yüzde 1.3, 2004 için yüzde 2.1 ve 2005 için yüzde 3.8 olarak deðiþirken Ýsveç te sadece yýllarýnda çok küçük bir oranda deðiþiklik olmuþ, diðer yýllarda hiçbir deðiþiklik yapýlmamýþtýr. Ayný yýllara iliþkin Ýngiltere ve Japonya da ise herhangi bir deðiþiklik yapýlmadýðý görülmektedir. Parlamentoda bütçe üzerinde deðiþiklik önerilerinde bulunma sürecine iliþkin Ýsveç te eþi görülmeyen bir prosedür uygulanmaktadýr. Milletvekillerinin deðiþiklik önergesi verebilmeleri için mutlaka ödenekler arasýnda verilen bu önergeye alternatif ne yapýlabileceði hususunda bir öneride bulunmalarý gerekmektedir. Görüþmeler öncelikle sektör komisyonlarýnda yapýlmakta ve oylamalar bir paket üzerinden yapýlmaktadýr. Bu paket komisyonda çoðunluk tarafýndan desteklenmezse komisyondan sonraki aþamaya raporlanmamaktadýr. Bu uygulama, milletvekillerinin fazla sayýda deðiþiklik önergesi vermesine engel olmak amacýyla uygulamaya konulmuþ olmasýna raðmen çok sýký olmasý nedeniyle de eleþtirilmektedir. Sonuç Yasama organlarýnýn bütçe sürecinde rolünün artmasý özellikle hesap verilebilirlik açýsýndan olumlu katký saðlamaktadýr. Yasama organlarý, yürütmenin kontrol edilmesi açýsýndan da önem taþýmaktadýr. Ülkemizde de 5018 sayýlý Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun uygulamaya girmesiyle beraber parlamentoda kamu idarelerinin hesap verme sorumluluðunda yeni bir adým atýlmýþtýr sayýlý Kanunun 41 nci maddesine istinaden Sayýþtay, mahallî idarelerin raporlarý hariç idare faaliyet raporlarýný, mahallî idareler genel faaliyet raporunu ve genel faaliyet raporunu, dýþ denetim sonuçlarýný dikkate alarak görüþlerini de belirtmek suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmak; Türkiye Büyük Millet Meclisi ise bu raporlar ve deðerlendirmeler çerçevesinde, kamu kaynaðýnýn elde edilmesi ve kullanýlmasýna iliþkin olarak kamu idarelerinin yönetim ve hesap verme sorumluluklarýný görüþmekle yükümlü tutulmuþtur. Bu kapsamda Plan ve Bütçe Komisyonunun yapýsýnda deðiþikliðe gidilmiþ verilen içtüzük deðiþikliði ile Bütçe Alt Komisyonu ve Kesinhesap Alt Komisyonu oluþturmak amacýyla çalýþmalar baþlatýlmýþtýr. Yasama organýnýn katýlým saðladýðý bir bütçe süreci demokratik hesap verilebilirliði mutlaka artýracaktýr. Yasama organlarýnýn bütçe sürecinde rolünün artmasý özellikle hesap verilebilirlik açýsýndan olumlu katký saðlamaktadýr. Yasama organlarý, yürütmenin kontrol edilmesi açýsýndan da önem taþýmaktadýr. Ülkemizde de 5018 sayýlý Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun uygulamaya girmesiyle beraber parlamentoda kamu idarelerinin hesap verme sorumluluðunda yeni bir adým atýlmýþtýr. Kaynakça Süreli Yayýnlar: : 1- Relatýonshýp Between The Legýslature And The Budget Offýce In The Budget Process, OECD Report, 2007/5 2- Role of The Leguslature in The Budget Process: Recent Trends and Innovations, Paul Posner and Chung-Kreun Park, OECD Journal on Budgeting, Budgeting ýn Sweden, May 1998, PUMA/SBO(98)5 4- Jón R. Blöndal, Dirk-Jan Kraan ve Michael Ruffner, Butgeting in the United States OECD Journal Of Budgeting, V.3 No. 2, 2003, s OECD Journal on Budgeting - Volume 4 - No. 3 /OECD Page Ýnternet Kaynaklarý:
36 GÜNCEL BANKACILIK KANUNUNUN 106 NCI MADDESÝNDE YAPILMASI ÖNGÖRÜLEN DEÐÝÞÝKLÝKLER Tasfiyeleri halen Fon bünyesinde devam eden müflis bankalara iliþkin iflas kararlarýndan bu güne geçen yýllýk süreçte iflas tasfiye iþlemlerinin sonuçlanamadýðý dikkate alýndýðýnda, müflis bankalar ile ilgili olarak uygulamada karþýlaþýlan güncel hukuki sorunlar sebebiyle Fona verilen özel nitelikteki yetkiler in tasfiye süreçlerinin hýzlanmasýný saðlayamadýðý görüldüðünden, tasfiye süreçlerinin hýzlý ve etkin bir þekilde sonuçlandýrýlmasýný saðlayacak birtakým özel nitelikteki deðiþikliklere ihtiyaç duyulmuþtur. Müzeyyen TUYGAN Fon Avukatý Tasfiye Daire Baþkanlýðý GÝRÝÞ Halen yürürlükte bulunan 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanununun 106 ncý maddesinde; faaliyet izni kaldýrýlan bir bankanýn yönetim ve denetiminin Fona intikal edeceði, bankadaki sigortalý mevduatýn Fon tarafýndan ödeneceði ve böylece mevduat sahipleri yerine geçen Fonun bankanýn iflasýný isteyeceði hükme baðlanmýþ, iflas kararý üzerine bankanýn iflas yolu ile tasfiyesinde Fona, 2004 sayýlý Ýcra ve Ýflas Kanununun genel nitelikteki hükümlerine göre bilindik iflas sistematiðinin dýþýnda özel görev ve yetkiler verilmiþtir. Tasfiyeleri halen Fon bünyesinde devam eden müflis bankalara iliþkin iflas kararlarýndan bu güne geçen yýllýk süreçte iflas tasfiye iþlemlerinin sonuçlanamadýðý, Ýmar Bankasý T.A.Þ. ile birlikte son müflis olan ve sadece Türkiye-Merkez Þubesinin tasfiyesi gerçekleþtirilmekte olan Kýbrýs Kredi Bankasý Ltd. nin iflas kararýnýn kesinleþmesinin üzerinden 5 yýl geçmesine raðmen tasfiyesinin tamamlanamadýðý dikkate alýndýðýnda, müflis bankalar ile ilgili olarak uygulamada karþýlaþýlan güncel hukuki sorunlardan yola çýkýlarak, 106 ncý madde ile Fona verilen özel nitelikteki yetkiler in tasfiye süreçlerinin hýzlanmasýný saðlayamadýðý görüldüðünden, 5411 sayýlý Kanunun 106 ncý maddesinde tasfiye süreçlerinin hýzlý ve etkin bir þekilde sonuçlandýrýlmasýný saðlayacak birtakým özel nitelikteki deðiþikliklerin yapýlmasý gerektiði deðerlendirilmektedir. 106 ncý MADDE DEÐÝÞÝKLÝK ÖNERÝLERÝ VE GEREKÇELERÝ 4 üncü fýkraya iflas kararý iflas dairesi sýfatýyla Fona bildirilir þeklinde ikinci cümlenin eklenmesi; Bankalar/Bankacýlýk Kanununun ilgili hükümleri ile bankalarýn iflas tasfiyelerinde Fona iflas dairesi, iflas idaresi ve alacaklýlar toplantýsý yetki ve görevleri verilmiþ olmasýna raðmen iflas kararýnýn adliye teþkilatý nezdindeki iflas müdürlüklerine gönderilmesinden sonra Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde tasfiye iþlemlerine Fon tarafýndan devam edilmesi yönünde dilekçe verilmekte, talebin reddi halinde ise dava süreci yaþanmaktadýr. Bu arada iflas müdürlüðü tarafýndan 2004 sayýlý Kanunda yazýlý iþlemlere baþlanmakta, iflas kararý ilan edilmekte, iflas dairesi yetkilerinin Fon ya da iflas müdürlüðünce kullanýlmasý noktasýnda hukuki yorum farklarý ortaya çýkmaktadýr. Bankanýn iflasýna iliþkin dosyanýn Fona gönderilmesi aþamasýndaki çekiþme sürecinin önüne geçilebilmesi ve iflasýn açýlmasý ile iflas müdürlüðü nezdindeki iþlemlerin bir kez de Fon tarafýndan tekrarlanarak mükerrer iþlem ve masraf yükünün ortadan kaldýrýlabilmesi amacýyla yapýlacak deðiþiklik ile banka hakkýnda iflas kararý verilmesi ile birlikte tasfiye iþlemlerine doðrudan Fon tarafýndan baþlanabilmesine imkan saðlanmaktadýr. 5 inci fýkranýn 2 nci cümlesindeki 166 ncý, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncý, 249 uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere ibaresinin çýkarýlmasý, Bu düzenlemede Ýcra ve Ýflas Kanununun hariç tutulan hükümlerinin varlýðý nedeniyle, icra teþkilatýna baðlý iflas dairesi ile Fona verilen iflas dairesi sýfatý uygulamada tereddütlere yol açmýþ, icra hakimliði kararlarý ile de maddenin yorumunda ve iþlemlerde yeknesaklýk saðlanamamýþ, sýra cetveli düzenleme süresinin uzatýlmasý, tasfiye süresinin uzatýlmasý, masraf pusulalarýnýn onaylanmasý gibi tasfiyenin özellikli iþlemlerinde yetki tartýþýlýr hale gelmiþtir. Özellikle bu hükümde hariç tutulan 34
37 GÜNCEL 223 üncü madde ile iflas dairesi görevlerinin tamamýnýn Fona verilmediði, anýlan maddede sayýlan görevlerin ifasýnýn iflas müdürlüðü nezdinde býrakýldýðý yönündeki yorumlar uygulamada karýþýklýða neden olmaktadýr. Fýkranýn bu haliyle iflas dairesi görevlerinin münhasýran Fon tarafýndan yerine getirilebilmesi mümkün bulunmadýðýndan, örneðin, iflas idaresi tarafýndan alýnan kararlarýn iflas müdürlüðü yanýnda Tasfiye Daire Baþkanlýðýna sunulup sunulmayacaðý, iflas idare memurlarýna verilecek yetki belgesinin hangisi tarafýndan düzenleneceði gibi fiili durum birçok probleme neden olduðundan bu hükmün 4389 sayýlý Kanunun 16/4 maddesi hükmüne göre revize edilmesinde fayda bulunduðu deðerlendirilmekte, böylelikle Fona verilen iflas idaresi, alacaklýlar toplantýsý ve iflas dairesi yetkilerinin hiçbir þüpheye yer vermeyecek þekilde tam ve eksiksiz kullanýlmasý sonucunda banka tasfiyelerinin hýzlý ve etkin bir þekilde bitirilmesi amaçlanmaktadýr. 5 inci fýkranýn sonuna Fon, Ýcra Ýflas Kanununun 223 üncü maddesiyle baðlý olmaksýzýn yeter sayýda iflas idare memuru atamaya yetkilidir cümlesinin eklenmesi, Halen tasfiyeleri yürütülen bankalarýn iflas tasfiye iþlemlerinde, banka iþlemlerinin diðer þirketlerden iþ potansiyeli ve niteliði bakýmýndan çok farklý ve kompleks olduðu, iþtigal konusunun özel kanuni düzenlemelere tabi olup 2004 sayýlý Kanunda düzenlenen iflas prosedürü ile banka tasfiyesinin gerçekleþtirilmesinin mümkün bulunmadýðý, gerek personel gerekse iþ yükü ve iþin niteliði gözetildiðinde üç kiþilik iflas idare memuru sayýsýnýn yetersiz kalabileceði izahtan varestedir. Hele hele geliþen finans piyasasý ve kredi hacmi gözetildiðinde bundan sonra çok daha farklý boyutta ve iþ yükünde bankalarla karþýlaþýlabilmesi imkan dahilindedir. Bu nedenle banka tasfiyesi ile yetkili ve görevli Fon tarafýndan yeter sayýda iflas idare memurunun atanmasýnýn saðlanmasý ile, mülga 3182 sayýlý Bankalar Kanunundaki yeter sayýda iflas idare memuru atanmasýnýn müflis bankanýn mevcut durumuna göre Fon tarafýndan belirlenmesinin yerinde olacaðý, iflas idare memurlarýnýn hukuk, bankacýlýk, vergi ve iþ hukuku alanýnda deneyimli meslek gruplarýndan oluþturulmasýnda fayda bulunduðu, ÝÝK.nýn 223 üncü maddesinin baðýþýk tutulmasýyla iflas idare memurlarýnýn icra hakimliði tarafýndan atanmasý yerine atama yetkisinin Fon Kuruluna verilmesinin uygun ve yerinde bir deðiþiklik olacaðý deðerlendirilmektedir. 6 ncý fýkranýn sonuna Ýcra Ýflas Kanununun 256 ncý maddesinde öngörülen altý aylýk sürede tasfiyenin tamamlanamamasý halinde iflas dairesinin talebi üzerine, Fon Kurulu tarafýndan altýþar aylýk ek süreler verilebilir cümlesinin eklenmesi, Mülga 3182 sayýlý Kanunun yürürlükte olduðu yýllarda iflasý açýlan ve iflas tasfiye iþlemleri adliye teþkilatý nezdindeki iflas müdürlüklerinde devam eden Müflis Marmara Bankasý A.Þ. ile Müflis Türkiye Yatýrým ve Ticaret Bankasý A.Þ. de (TYTBank) tasfiye müddetinin uzatýmýnýn Ýcra Hakimliðinin yetkisinde olduðu, ancak bu bankalarla birlikte tasfiye iþlemlerine baþlanan Müflis Türkiye Ýthalat ve Ýhracat Bankasý A.Þ. de (Ýmpeksbank) ise bu yetkinin Ýstanbul 8. Ýcra Hukuk Mahkemesinin tarihli ve 2009/41 E., 2009/584 K. sayýlý kararý uyarýnca Fon Kurulunda bulunduðu hükme baðlanmýþ, iþbu karar derecattan geçerek kesinleþmiþtir. Ýflas tasfiye iþlemleri 5411 sayýlý Kanunun geçici 11 inci maddesi uyarýnca 4389 sayýlý Kanunun 16 ncý maddesine göre Fon tarafýndan iflas dairesi, alacaklýlar toplantýsý ve iflas idaresi görev ve yetkilerine sahip olarak yürütülmekte olan Müflis Ýmar Bankasý T.A.Þ. ile Müflis Kýbrýs Kredi Bankasý Ltd. Türkiye Merkez Þubesi için bu yetki Fon Kurulunda bulunmaktadýr. Her ne kadar sýra cetvelinin uzatýmýnda Fon Kurulunun yetkisine dair hükmün kýyasen tasfiye müddetinin uzatýmýnda da geçerli olacaðý savunulabilirse de herhangi bir tereddüte yer vermeyecek þekilde ve ÝÝK.nýn 232 nci maddesindeki sýra cetvelinin uzatýmýnda Fon Kurulunun yetkili olmasý yönündeki hükümle paralel olarak tasfiye müddetinin uzatýmýndaki yetkinin açýkça Fon Kurulunda olduðunun hükme baðlanmasý yerinde ve gerekli bir deðiþiklik olarak görülmektedir. 9 uncu fýkranýn baþýna Fon, alacaklýlar toplantýsý görev ve yetkilerini kullanýrken, masanýn menfaatine olduðu takdirde her türlü alacaklar bakýmýndan tasfiyenin süratle bitirilmesini teminen alacak satýþý da dahil olmak üzere, iskonto, tahkim, sulh, kabul ve feragat yetkilerini haizdir hükmünün eklenmesi, 2004 sayýlý Kanunda iflas idarelerine belirli miktara kadar doðrudan doðruya 1, daha ziyade alacaklarda ise alacaklýlar toplanmasýnýn vereceði yetki ile sulh olabilme ve tahkim yapabilme yetkisi verilmekle birlikte, müflis banka iflas idaresinin çok sayýda dava, takip ve talep ile muhatap olduðu gözetildiðinde, Halen tasfiyeleri yürütülen bankalarýn iflas tasfiye iþlemlerinde, banka iþlemlerinin diðer þirketlerden iþ potansiyeli ve niteliði bakýmýndan çok farklý ve kompleks olduðu, iþtigal konusunun özel kanuni düzenlemelere tabi olup 2004 sayýlý Kanunda düzenlenen iflas prosedürü ile banka tasfiyesinin gerçekleþtirilmesinin mümkün bulunmadýðý, gerek personel gerekse iþ yükü ve iþin niteliði gözetildiðinde üç kiþilik iflas idare memuru sayýsýnýn yetersiz kalabileceði izahtan varestedir. 35
38 GÜNCEL Halihazýrda Kanunda yer alan hükümlerin bir bankanýn iflas tasfiye iþlemlerini sonuçlandýrmaya yetmediði, iflas tasfiye süreçlerinin kýsalmasýný saðlayamadýðý gerekçesi ve Fonun özel görevinden kaynaklanan yetkilerinin arttýrýlabileceði düþüncesi ile yürütülmekte olan iflas tasfiye süreçlerine iliþkin tecrübelerden hareketle, genel kanun olan Ýcra Ýflas Kanununa göre özel hüküm niteliðinde olacak öneriler getirilmektedir. tasfiyenin süratle bitirilmesini teminen Fona alacaklýlar toplantýsý sýfatýndan dolayý verilmiþ yetkilerin Ýcra Ýflas Kanununa göre geniþletilmesinin uygun olacaðý, örneðin son yýllarda bankalar ve diðer mali kurumlarýn oldukça raðbet ettikleri alacak satýþ yönteminin de müflis banka alacaklarýnda kullanýlabilmesinin tasfiye sürecini hýzlandýracaðý gerekçesiyle önerilmektedir. 9 uncu fýkraya nemalandýrma ibaresinden sonra hesap pusulalarýnýn tasdike arzý ibaresinin eklenmesi, 2004 sayýlý Kanunun 223 üncü maddesi ile, iflas dairesine masraf pusulalarýnýn Ýcra Hakimliðinin tasdikine sunulmasý görevi verilmiþtir. Mülga 4389 sayýlý yürürlüðünden sonra Adalet Bakanlýðý Hukuk Ýþleri Genel Müdürlüðünün, Ýcra Ýflas Kanununun 227.maddesi uyarýnca, Ýcra Tetkik Mercii Hakimliðinin, iflas idaresi üzerindeki gözetim yetkisi aynen devam ettiðinden Ýcra ve Ýflas Kanununun 223/son maddesindeki hesap pusulalarýnýn, Merciin tasdikine iliþkin uygulamanýn aynen devam ettirilmesi, yönündeki görüþü doðrultusunda, Marmara Bankasý, Ýmpeksbank ve TYTBank a ait hesap pusulalarý Ýcra Hakimliði onayýna sunulmakta, 5411 sayýlý Kanunun yürürlüðe girmesinden sonra iflas tasfiyesine baþlanan Ýmar Bankasý ile Kýbrýs Kredi Bankasý Merkez Þubesi bakýmýnda ise hesap pusulalarýnýn Tasfiye Daire Baþkanlýðýna bildirimi ile yetinilmektedir. Banka tasfiye iþlemlerinin yoðunluðu, Fona iflas idaresi ve iflas dairesi görev ve yetkileri verilmekle tasfiyenin adliye teþkilatý dýþýnda yürütüldüðü gözetilerek fýkraya bu ibarenin eklenmesinin bu husustaki tereddütleri gidereceði düþünülmektedir. 10 uncu fýkradan sonra gelmek üzere Bu madde ile banka tasfiyesine iliþkin Fona tanýnan yetkiler Fon tarafýndan iflas kararýnýn kesinleþmesi beklenmeksizin kullanýlabilir þeklinde yeni bir fýkra eklenmesi, Uygulamada iflas kararlarýnýn kesinleþmesinin birkaç yýlý bulduðu, iflas kararýnýn temyiz merciince bozulmasý üzerine banka hakkýnda nihai olarak iflas kararý verilmemesi halinde dahi bankanýn iradi tasfiyesine gidileceðinden getirilen yeni düzenlemenin hak kaybýna yol açmayacaðý gözetilerek, tasfiye sürecinin hýzlandýrýlmasýný saðlamak üzere masa malvarlýðýnýn ve masa alacaklarýnýn bir an önce tasfiyesini teminen mevcut düzenleme önerilmektedir. SONUÇ Halihazýrda Kanunda yer alan hükümlerin bir bankanýn iflas tasfiye iþlemlerini sonuçlandýrmaya yetmediði, iflas tasfiye süreçlerinin kýsalmasýný saðlayamadýðý gerekçesi ve Fonun özel görevinden kaynaklanan yetkilerinin arttýrýlabileceði düþüncesi ile yürütülmekte olan iflas tasfiye süreçlerine iliþkin tecrübelerden hareketle, genel kanun olan Ýcra Ýflas Kanununa göre özel hüküm niteliðinde olacak öneriler getirilmektedir. Ýleride faaliyet izni kaldýrýlarak Fona intikal edecek bir banka hakkýnda iflas kararý verilmesi halinde tasfiye süreçlerinin hýzlý ve etkin bir þekilde yürütülmesini saðlamak amacýyla bu deðiþiklikler yapýldýðý takdirde, 6183 sayýlý Kanuna göre Bankacýlýk Kanununun özel hükümlerinin (TÝB, 15/7-a) Fon alacaklarýnýn tahsiline yapmýþ olduðu katkýya benzer katký saðlayacaðý ve böylelikle külli bir tasfiye yöntemi olan iflas tasfiyesinin süratle bitirilmesini temin edeceði, bunun sonucunda da masa alacaklýlarýnýn alacaklarýna bir an önce kavuþacaklarý deðerlendirilmektedir. 1 Ýcra ve Ýflas Kanunu 226/2 nci madde 36
39 ÝNCELEME MALEZYA, KANADA, A.B.D VE PORTEKÝZ MEVDUAT SÝGORTA KURUMLARI VE PORTFÖY YATIRIMLARI HAKKINDA TEMEL BÝLGÝLER Bu çalýþma Malezya, Kanada, A.B.D. ve Portekiz mevduat sigorta kurumlarý ve sahip olduklarý fonlarý deðerlendirme usulleri ile ilgili temel bilgileri sunmayý amaçlamaktadýr. Veriler çalýþmanýn yapýldýðý dönem itibarýyla elde edilebilen yýllýk faaliyet raporlarý ve diðer kaynaklardan en son bilgiler bir araya getirilerek hazýrlanmýþtýr. Ülke bazýnda kýsaca bakmak gerekirse Malezya Mevduat Sigorta Kurumu (PIDM) mevduat sigortacýlýðýnda çok uzun bir geçmiþe sahip olmamakla birlikte 2005 yýlýndaki kuruluþundan itibaren bu konuya verdiði önemle bilinmektedir. Malezya da bankalarýn katýlýmýnýn zorunlu olduðu, sýnýrlý sigortanýn bulunduðu ve primlerin önceden düzenli toplandýðý yöntem uygulanmaktadýr. Kurumun gelir kaynaklarýný Bankalar oluþturmakla birlikte kaynaklarýnýn yetersiz olmasý durumunda Devlet kaynak saðlayabilmektedir. PIDM in personel sayýsý 73, sigortaladýðý mevduat tutarý 59 milyar USD ve Fon Rasyosu % 0,18 düzeyinde bulunmaktadýr. Fon kaynaklarýnýn çok büyük bir kýsmýnýn bir yýldan kýsa vadeli olduðu ve yatýrým aracý olarak da devlet kaðýtlarýnýn tercih edildiði görülmektedir. Kuruluþ tarihi 1967 ye uzanan Kanada Mevduat Sigorta Kurumu (CDIC) tecrübe ve bilgi birikimi açýsýndan dünyanýn en önde gelen mevduat sigorta kurumlarýndandýr. Kanada da da bankalarýn katýlýmýnýn zorunlu olduðu, sýnýrlý sigortanýn bulunduðu ve primlerin önceden düzenli toplandýðý yöntem uygulanmaktadýr. Kurumun gelir kaynaklarý Bankalar olmakla birlikte yetersiz olmasý durumunda Devlet kaynak aktarabilmektedir. CDIC in personel sayýsý 96, sigortaladýðý mevduat tutarý 559 milyar USD ve Fon Rasyosu % 0,33 düzeyinde bulunmaktadýr. Fonlarýnýn hemen hemen tamamýnýn Kanada devlet kaðýtlarýndan oluþtuðu ve en uzun vadenin üç yýl olduðu anlaþýlmaktadýr. Avrupa Birliði üyesi Portekiz in Mevduat Garanti Fonu 1994 yýlýnda kurulmuþtur. Portekiz de zirai kredi bankalarý hariç bankalarýn katýlýmýnýn zorunlu olduðu, sýnýrlý sigortanýn bulunduðu ve primlerin önceden düzenli toplandýðý yöntem uygulanmaktadýr. Kurumun kaynaklarýnýn yetersiz olmasý durumunda Merkez Bankasý ve Hazine den kaynak aktarýlabilmektedir. Fonun sigortaladýðý mevduat tutarý 202 milyar USD ve Fon Rasyosu % 0,94 düzeyinde bulunmaktadýr. Kuruluþun sahip olduðu fonlarda yatýrým süresinin en uzun 1 yýla kadar olduðu ve tamamýna yakýnýnýn ülke hazine bonolarýnda deðerlendirildiði görülmektedir. Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) 1929 yýlýnda baþlayýp on yýl süreyle Amerika ve bütün dünyayý etkileyen ekonomik kriz sürecinde 1933 yýlýnda A.B.D. de kurulmuþtur. Amerika da istisnalar bulunmakla birlikte genel olarak bankalarýn katýlýmýnýn zorunlu olduðu, sýnýrlý sigortanýn bulunduðu ve primlerin önceden düzenli toplandýðý diðer ülkelere de emsal olan yöntem uygulanmaktadýr. Kurumun kaynaklarýnýn yetersiz olmasý durumunda Devlet kaynak aktarabilmektedir. Fonun tam zamanlý personel sayýsý 6557 olup sigortaladýðý mevduat tutarý milyar USD ve Fon Rasyosu % -0,39 düzeyinde bulunmaktadýr. FDIC nin sahip olduðu fonlarda yatýrým süresi 5 yýla kadar uzamakta olup % 92 sinin nakit ve nakit karþýlýðý olduðu, geriye kalan kýsmýnýn ise hazine bonosu ve devlet tahvilinde deðerlendirildiði bilinmektedir. Ýncelemiþ olduðumuz dört ülkede ve ülkemizde mevduat sigortacýlýðýnýn temel özellikleri önemli ölçüde benzerlikler göstermektedir. Dünya uygulamalarýnýn benzerlik göstermesinin esas nedeni küresel boyutlara varan ekonomik dalgalanmalar neticesinde alýnan mevduata garanti kararlarýnýn ülkeler bazýnda rekabet gücünü saðlamak ve tasarruf sahipleri bazýnda ise güven duygusu kazandýrmaktan kaynaklandýðý anlaþýlmaktadýr. Özellikle 2008 in son çeyreðinden itibaren farklý derecelerde de olsa bütün dünyayý etkileyen ekonomik krizin yansýmalarýna bu çalýþmada yer alan ülkelerin mevduat sigorta kurumlarýnýn mali tablolarýnda rastlamak Doðan Sami AKÇÝÇEK Daire Baþkaný Finansman Daire Baþkanlýðý Sinan YILAL Fon Uzmaný Finansman Daire Baþkanlýðý 37
40 ÝNCELEME MALEZYA KURUM ADI MALEZYA MEVDUAT SÝGORTA KURUMU (PIDM) MEVDUAT SÝGORTACILIÐININ YASALAÞTIÐI YIL VE KATILIM TÜRÜ 2005 / ZORUNLU (HEM KLASÝK, HEM ÝSLAMÝ BANKALAR ) GARANTÝ LÝMÝTÝ RM ( USD KARÞILIÐI ) ( DÖNEMÝ SINIRSIZ GARANTÝ) PRÝM TOPLAMA TÝPÝ ÖNCEDEN DÜZENLÝ TOPLAMA (EX-ANTE) SÝGORTALANAN TOPLAM MEVDUAT (2009 YILI) (MÝLYAR USD) 59 (TOPLAM MEVDUAT: 263) BANKALARIN TOPLAM AKTÝF BÜYÜKLÜÐÜ (MÝLYAR USD) ( ) 357 TEMEL FON KAYNAKLARI VE PRÝM ORANLARI BANKALAR+GEREKTÝÐÝNDE DEVLET.4 AYRI RÝSK KATEGORÝSÝNE GÖRE YILLIK %0.03 ÝLE %0.24 ARASINDA UYGULANMAKTADIR. ÝLK KATILIM PRÝMÝ DE YÝNE BU ORANLARDADIR. GEREKTÝÐÝNDE DEVLETTEN BORÇ ALABÝLMEKTEDÝR. PRÝM TOPLAMA DÖNEMLERÝ HER YIL MAYIS AYINDA FON RASYOSU % 0.18 FON YÖNETÝM POLÝTÝKASI 1- DEVLET YA DA MERKEZ BANKASI TARAFINDAN DÜZENLENMÝÞ YA DA GARANTÝ EDÝLMÝÞ VEYA TANINMIÞ BÝR DERECELENDÝRME KURULUÞU TARAFINDAN YÜKSEK YATIRIM NOTU ALMIÞ YERLÝ PARA CÝNSÝNDEN MENKUL KIYMETLER, 2- MERKEZ BANKASI VEYA BAÞKA BÝR FÝNANSAL KURUMDA MEVDUAT (BANKALARDA SADECE GÜNLÜK ÝÞLEMLER ÝÇÝN PARA BULUNDURULABÝLMEKTEDÝR.), 3- BAKAN ONAYIYLA BAÞKA BÝR YATIRIM ARACI, 4- SADECE 2. MADDEDE BELÝRTÝLEN YATIRIMLARIN GEREKTÝÐÝNDE ''HEDGE'' EDÝLEBÝLMESÝ ÝÇÝN ''FOREX'' ÝÞLEMLERÝ YAPILABÝLMEKTEDÝR. 5- ÝSLAMÝ FONLAR ÝÇÝN YATIRIM YAPILAN ENSTRUMANLAR ÝSLAMÝ KURALLARA UYGUN OLMALIDIR. PERSONEL SAYISI 73 PORTFÖY YATIRIMLARININ VADELERE GÖRE DAÐILIMI %57 SÝ GÜN ARASI, % 43 Ü 90 GÜNE KADAR NAKÝT + NAKÝT KARÞILIÐI, DEVLET KAÐITLARI VADEYE GÖRE PORTFÖY DAÐILIMI (BÝN USD) 38
41 ÝNCELEME KURUM ADI KANADA MEVDUAT SÝGORTA KURUMU (CDIC) MEVDUAT SÝGORTACILIÐININ YASALAÞTIÐI YIL VE KATILIM TÜRÜ 1967 / ZORUNLU GARANTÝ LÝMÝTÝ CAD ( USD KARÞILIÐI ) PRÝM TOPLAMA TÝPÝ ÖNCEDEN DÜZENLÝ TOPLAMA (EX-ANTE) PORTFÖY DAÐILIMI (BÝN USD) KANADA SÝGORTALANAN TOPLAM MEVDUAT (2010 YILI) (MÝLYAR USD) 559 (TOPLAM MEVDUAT:1,646) VADEYE GÖRE PORTFÖY DAÐILIMI (BÝN USD) BANKALARIN TOPLAM AKTÝF BÜYÜKLÜÐÜ (MÝLYAR USD) ( ) 2,749 TEMEL FON KAYNAKLARI VE PRÝM ORANLARI BANKALAR+ GEREKTÝÐÝNDE DEVLET PRÝM ORANLARI 4 AYRI RÝSK GRUBUNA AYRILMIÞ OLUP SÝGORTALANAN MEVDUATIN %0.0185'Ý ÝLE %0.148'Ý ARASINDA ALINMAKTADIR. PRÝM TOPLAMA DÖNEMÝ ARALIK VE TEMMUZ AYLARINDA 2 EÞÝT TAKSÝTTE FON RASYOSU % 0.33 FON YÖNETÝM POLÝTÝKASI %95 Ý KANADA DEVLET TAHVÝLÝ, %4.5'Ý LÝKÝDÝTESÝ ÇOK YÜKSEK KANADA HAZÝNE BONOSU / 3 YILDAN KISA VADELÝ YATIRIMLARDA MUHATAPLARDA EN AZ ''A'' KREDÝ NOTU GEREKMEKTE. DAHA UZUN VADELER ÝSE KANADA DEVLET KAÐITLARI ÝLE SINIRLANMIÞTIR. TAM ZAMANLI KALICI PERSONEL SAYISI 96 PORTFÖY YATIRIMLARININ VADELERE GÖRE DAÐILIMI %57 SÝ 1-3 YIL ARASI, %43 Ü 1 YILDAN KISA VADELÝ. BÝLANÇO/GELÝR-GÝDER TABLOSU ÖZET BÝLGÝLERÝ (BÝN USD) AKTÝF TOPLAMI MENKUL KIYMETLER PORTFÖYÜ HAZÝNE BONOSU DEVLET TAHVÝLÝ DÝÐER PASÝF TOPLAMI SÝGORTA KAYIPLARI ÝÇÝN KARÞILIK ÖZKAYNAKLAR DÝÐER GELÝR TABLOSU SÝGORTA PRÝM GELÝRLERÝ MENKUL KIYMET GELÝRÝ DÝÐER GELÝR TOPLAMI KARÞILIK ARTIÞI DÝÐER GÝDER TOPLAMI NET KAR YIL SONU DAÐITILMAMIÞ KARLAR KANADA DOLARI/USD PARÝTE DEÐÝÞÝM 1,935,809 1,793, % 1,924,759 85,294 1,819,269 11,050 1,784, ,879 1,475,446 9, % % 23.30% 19.42% 1,935,809 1,793, % 1,083, ,813 7, ,857 30, , ,495 30, , , , , ,142 7,954 93,064 54, , ,672 34, ,110-37, , % % -7.48% % % % 80.78% 96.12% % 76.12% % 12.65% 39
42 ÝNCELEME ABD KURUM ADI FEDERAL MEVDUAT SÝGORTA KURUMU (FDIC) MEVDUAT SÝGORTACILIÐININ YASALAÞTIÐI YIL VE KATILIM TÜRÜ 1933 / ÝSTÝSNALAR HARÝÇ ZORUNLU GARANTÝ LÝMÝTÝ USD PRÝM TOPLAMA TÝPÝ ÖNCEDEN DÜZENLÝ TOPLAMA (EX-ANTE) TEMEL FON KAYNAKLARI BANKALAR + ABD KAÐITLARININ GETÝRÝLERÝ SÝGORTALANAN TOPLAM MEVDUAT (2009 YILI) (MÝLYAR USD) BANKALARIN TOPLAM AKTÝF BÜYÜKLÜÐÜ ( ) (MÝLYAR USD) 13,383 TEMEL GELÝR KALEMLERÝ VE PRÝM ORANLARI (YILLIK) RÝSK GRUBUNA GÖRE % ÝLE % ARASINDA PRÝM ÖDEME DÖNEMLERÝ 3 AYDA BÝR FON RASYOSU (SIRASIYLA ) % (-) 0.39, %0.36, %1.22 FON YÖNETÝM POLÝTÝKASI BAÞKA BÝR ÞEKÝLDE KULLANILMASI GEREKMEDÝKÇE A.B.D. KAÐITLARI VEYA ANAPARA + FAÝZÝNE A.B.D. NÝN GARANTÖR OLDUÐU ENSTRÜMANLARA YATIRIM YAPILABÝLMEKTEDÝR. PERSONEL SAYISI TOPLAM TAM ZAMANLI: FÝNANS DEPARTMANI: 155 PORTFÖY YATIRIMLARININ VADELERE GÖRE DAÐILIMI %92 NAKÝT VE NAKÝT KARÞILIÐI, %4.5, 1 YILDAN KISA HAZÝNE BONOSU, %3.5, 1-5 YIL ARASI HAZÝNE TAHVÝLÝ KAPANAN BANKA SAYISI (2010, 2009) VADEYE GÖRE PORTFÖY DAÐILIMI (BÝN USD) BÝLANÇO/GELÝR-GÝDER TABLOSU ÖZET BÝLGÝLERÝ (BÝN USD) Deðiþim AKTÝF TOPLAMI 110,568,991 49,944, % 53,005,327 HAZIR DEÐERLER KAPANAN BANKALARDAN ALACAKLAR ABD HAZÝNE KAÐIDI YATIRIMLARI DÝÐER 60,523,012 38,408,622 5,486,799 6,150,558 3,388,817 15,765,465 27,859,080 2,930, % % % % 4,244, ,072 46,587,974 1,364,734 PASÝF TOPLAMI 110,568,991 49,944, % 53,005,327 KAZANILMAMIÞ GELÝRLER- PEÞÝN ÖDENMÝÞ PRÝMLER ÇÖZÜMLEME BORÇLARI ÝFLASI BEKLENEN BANKALAR DÝÐER ÖZKAYNAKLAR GELÝR TABLOSU SÝGORTA PRÝM GELÝRLERÝ MENKUL KIYMET GELÝRÝ DÝÐER 42,727,101 34,711,726 44,014,258 9,977,703-20,861,797 17,717,374 2,093,749 4,895, ,724,462 23,981,204 3,962,239 17,276,289 2,964,518 2,847,252 1,494, % 83.54% % % % % % , ,015 52,413, ,928 2,540,061 13,244 GELÝR TOPLAMI 24,706,360 7,306, % 3,196,233 SÝGORTA KAYIPLARI ÝÇÝN KARÞILIK DÝÐER 57,711,772 5,132,674 41,838,835 2,500, % % x 1,090,956 GÝDER TOPLAMI NET KAR 62,844,446 44,339, % -38,138,086-37,033, % 1,090,956 2,105,277 FON BAKÝYESÝ -20,861,797 17,276, % 53,005,327 40
43 ÝNCELEME KURUM ADI MEVDUAT GARANTÝ FONU MEVDUAT SÝGORTACILIÐININ YASALAÞTIÐI YIL VE KATILIM TÜRÜ 1994 / ZORUNLU (ZÝRAÝ KREDÝ BANKALARI HARÝÇ) GARANTÝ LÝMÝTÝ EUR ( USD KARÞILIÐI ) FONLAMA ÞEKLÝ ÖNCEDEN DÜZENLÝ TOPLAMA (EX-ANTE) PORTFÖY DAÐILIMI (BÝN USD) PORTEKÝZ SÝGORTALANAN TOPLAM MEVDUAT (2008 YILI) ( MÝLYAR USD) VADEYE GÖRE PORTFÖY DAÐILIMI (BÝN USD) 202 (TOPLAM MEVDUAT 413) BANKALARIN TOPLAM AKTÝF BÜYÜKLÜÐÜ (MÝLYAR USD) ( ) 604 TEMEL FON KAYNAKLARI VE PRÝM ORANLARI BANKALAR+ GEREKTÝÐÝNDE MERKEZ BANKASI, HAZÝNEDEN AKTARIM YAPILABÝLMEKTEDÝR. PRÝM ORANI %0.03 TÜR. (SERMAYE YETERLÝLÝK RASYOSUNA GÖRE BELÝRLENMÝÞ KATSAYIYLA ÇARPILMAKTADIR YILI ÝÇÝN %0.024 ÝLE %0.036 ARASINDA DEÐÝÞMEKTEDÝR. PRÝM ÖDEME DÖNEMLERÝ NÝSAN AYINDA FON RASYOSU % 0.94 FON YÖNETÝM POLÝTÝKASI MERKEZ BANKASI ÝLE MUTABIK KALINARAK HAZIRLANAN BÝR YATIRIM PLANINA GÖRE YÖNETÝLMEKTEDÝR SONU ÝTÝBARIYLA %97.8 SÝ HAZÝNE BONOSU, %2.2 SÝ ÇOK ULUSLU ÞÝRKET TAHVÝLLERÝDÝR. PORTFÖY YATIRIMLARININ VADELERE GÖRE DAÐILIMI %29.2 SÝ 1 AYA KADAR, %30.5 Ý 1-3 AY ARASI, %19.6 SI 3-6 AY ARASI, %20.7 SÝ 6 AY- 1 YIL ARASI. BÝLANÇO/GELÝR-GÝDER TABLOSU ÖZET BÝLGÝLERÝ (BÝN USD) AKTÝF TOPLAMI NAKÝT VE NAKÝT KARÞILIÐI ÇOKULUSLU ÞÝRKET TAHVÝLÝ DEVLET TAHVÝLÝ HAZÝNE BONOSU SÝGORTA PRÝMLERÝ DÝÐER PASÝF TOPLAMI ÜÇÜNCÜ ÞAHISLARA BORÇLAR SÝGORTA PRÝMLERÝ REZERVLER DÝÐER GELÝR TABLOSU GELÝR TOPLAMI FAÝZ GELÝRÝ MENKUL KIYMET GELÝRÝ DÝÐER GÝDER TOPLAMI GELÝR VERGÝSÝ DÝÐER NET KAR USD / EUR PARÝTE DEÐÝÞÝM ,019,406 1,902, % ,858 32,261 1,328, , , , , ,143 14, % % % % 3.51% % 2,019,406 1,902, % 708 1,666, ,356 16,439 19,947 2,736 17, ,514 2, , ,223 1,568, ,014 51,828 59,557 34,460 25, ,729 7, , % 6.25% 21.94% % % % % % % 9.30% % 41
44 ÝNCELEME Ýncelemiþ olduðumuz dört ülkede ve ülkemizde mevduat sigortacýlýðýnýn temel özellikleri önemli ölçüde benzerlikler göstermektedir. Dünya uygulamalarýnýn benzerlik göstermesinin esas nedeni küresel boyutlara varan ekonomik dalgalanmalar neticesinde alýnan mevduata garanti kararlarýnýn ülkeler bazýnda rekabet gücünü saðlamak ve tasarruf sahipleri bazýnda ise güven duygusu kazandýrmaktan kaynaklandýðý anlaþýlmaktadýr. Kaynakça Malaysia Deposit Insurance Corporation Annual Report Canada Deposit Insurance Corporation Annual Report Canadian Bankers Association/ Bank Financial Results 2010 Fiscal Year Federal Deposit Insurance Coopertion 2009 Annual Report Fundo de Garantia de Depositos Annual Report
45 GÖRÜÞ EKÝP ÇALIÞMASININ SIRLARI Ekip çalýþmasý, varolan süreçleri geliþtirir, verimi arttýrýr, yeni ürün ve hizmetler için fikirlerin geliþimini saðlar, spesifik problemleri çözer, insanlarýn iþlerinden aldýklarý tatmini arttýrýr ve hiyerarþik baskýlarý azaltýr. 1.Ekip Çalýþmasý Kavramýnýn Tanýmý, Oluþumu ve Önemi Küreselleþme, birçok sosyal yapýda geliþim ve deðiþimlere sahne olduðu gibi iþ hayatýndaki çalýþma sistemlerinde de bazý deðiþiklikler meydana getirmiþtir. Türkiyede yaklaþýk onbeþ senedir var olan ekip çalýþmasý kavramý; þirketlerin iþlerini yürütmelerinde aktif olmalarýný saðlarken diðer taraftan da çalýþanlar arasýndaki etkileþim ve iletiþimi güçlendirmiþtir. Ekip çalýþmasýný; ekibin birlikte çalýþma süreçleri üzerine odaklandýðý, ekip üyelerinin katýlýmlarýný deðerleyen ve teþvik eden bir hava yaratmak için harekete geçtiði bir çabadýr. 1 Bu baðlamda, ekibi oluþturan bireylerin kiþisel rekabetten ziyade ekibin oluþum amacýna baðlý olarak aralarýndaki sinerji ile birlikte çalýþma üzerinde daha baþarýlý sonuçlar alabileceðini söyleyebiliriz. Ekip çalýþmasý ile birlikte; firmalar, çalýþanlarýný iþ süreçlerine daha fazla dahil ederek onlarýn sahiplenme duygularýný pekiþtirmiþ olduðu gibi çözüm üretme ve geliþtirme konularýnda da çok daha iyi neticeler elde etmeye baþlamýþlardýr. 2 Ekip çalýþmasý, tanýmý itibariyle bireysel rekabetten uzak; firma karý üzerine yoðunlaþan çalýþanlardan oluþmaktadýr.ancak, çalýþanlarýn kiþisel özellikleri, yetenekleri ve olaylara olan farklý bakýþ açýlarý birbirinden ayrýlmaktadýrlar. Bu nedenle, bir ekibin oluþumu ve amaca giden yolda baþarýlý bir þekilde ilerleyiþi belli bir süreci gerektirmektedir. Bu süreci ekip çalýþmasýnýn oluþumu olarakta tanýmlayabiliriz. Süreçleri ise; Oluþma, Boðuþma, Buluþma ve Ulaþma olarak gruplandýrabiliriz. 3 Kýsaca tanýmlayacak olursak; Oluþma aþamasý; ekibin ilk defa biraraya gelmesidir. Bu aþamada üretim yoktur. Çünkü ekibi oluþturan bireyler birbirlerini tanýmaya ve birbirlerine alýþmaya çalýþmaktadýrlar. Boðuþma aþamasý; ekip üyeleri arasýnda rol belirlenmesi ve liderlik kavgalarý yaþanabilmektedir. Bu süreç içerisinde ekipten ayrýlmalar olabilir. Buluþma aþamasý; bu aþamada ekip üyelerinin rolleri belirlenir ve iletiþimleri net bir biçimde saðlanmýþ olur. Son aþama olan ulaþma aþamasýnda ise; amaca yönelik üretim gerçekleþtirilmeye baþlanýr. Ekip üyeleri birbirleri arasýnda uyum yakalar ve görevlerini iyi bir þekilde gerçekleþtirmeye çalýþýr. Ekip çalýþmasýnýn uzun yýllardýr tercih edilme nedenleri elbetteki saðladýðý faydalardan kaynaklanmaktadýr. Ekip çalýþmasý, varolan süreçleri geliþtirir, verimi arttýrýr, yeni ürün ve hizmetler için fikirlerin geliþimini saðlar, spesifik problemleri çözer, insanlarýn iþlerinden aldýklarý tatmini arttýrýr ve hiyerarþik baskýlarý azaltýr. 4 Kýsacasý; belli bir emek sonucu ortaya çýkan mal veya hizmet, ekip çalýþmasý ile birlikte birçok negatif fazlalýklardan kurtulur; sakin, üretken bir ortam oluþturulur. Böylece, bireyler birlikte çalýþarak iþlerinin sonuçlarýný iyileþtirebilir, problemleri daha rahat çözerek birbirleri arasýndaki iliþkileri iyileþtirebilirler. 2.Baþarýlý Ekip Çalýþmasýnýn Unsurlarý Birinci bölümden de anlaþýlacaðý üzere; ekip oluþturulurken, oluþturulacak olan ekibe seçilen bireyler ve bireylerin birbirleriyle uyumlarý ve etkinlikleri büyük önem taþýmaktadýr. Aksi takdirde, ekip, üretim aþamasýna geçmeden önce daðýlabilir yada bireyler arasýndaki sorunlar görmezden gelinerek ilerki dönemlerde daha büyük sorunlar ortaya çýkabilir. Bu baðlamda; hem çalýþanlara hemde ekibi yönetecek olan lidere büyük sorumluluklar düþmektedir. Özellikle ekibi oluþturan ve ekibin çalýþmasýna yön verecek olan liderin karar alma mekanizmasý ve çalýþanlar arasýndaki iletiþimi 1 Ýnce,M., Bedük,A., Aydoðan,E., Örgütlerde Takým Çalýþmasýna Yönelik Etkin Liderlik Nitelikleri, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,11,2004, sy Conti, Betty & Brain Kleiner, How to Increase Teamwork in Organizations, Training for Quality, MCB University Press, 1997, s.26 3 Ýl Performans ve Kalite Koordinatörlüðü, Ekip Çalýþmasý, , 4 Taþkýn,C., Ekip ve Ekip Çalýþmasý, , Eda ATALI Geçici Personel Strateji Daire Geliþtirme Baþkanlýðý 43
46 GÖRÜÞ Baþarýlý bir ekip çalýþmasý, iþini sistemli þekilde yürütebilecek, gerekli deðiþim ve geliþimleri saðlayabilecek, sorumluluk sahibi ekip üyeleri ile birlikte, ekibi baþarýyla yönetebilecek, ekip üyeleri arasýndaki koordinasyonu saðlayarak eksiklikleri etkin bir þekilde görebilecek kapasitede bir ekip liderine baðlýdýr. her açýlardan görebilmesi önem taþýmaktadýr. Baþarýlý bir ekip çalýþmasý için bireylerin sahip olmasý yada geliþtirmesi gereken bazý unsurlar vardýr. Bu unsurlarý özetleyecek olursak; ortak bir kimlikten yola çýkarak ekip üyeleri ile birlikte ortak deðerlere dayalý kimlik oluþturabilmeleri gerekir. Buna baðlý olarak, bireyler çalýþtýklarý iþ için karþýlýklý baðýmlýlýk saðlayabilmeli ve aralarýndaki iletiþimi güçlü tutabilmelidirler. Ayrýca, yetki güçleri ne olursa olsun etkinliklerini maximum düzeyde kullanabilmeli ve sorunlarýn çözümünde hem etkin olmalý hem de gereðinden fazla bireysel davranmamalýdýrlar. 5 Bu unsurlar baþarýlý bir ekibin oluþabilmesi için çalýþanlarýn doðuþtan olmasa da sonradan kazanabilmesi gereken en önemli özelliklerdendir. Baþarýlý bir ekibin geliþimi için de ekip liderine önemli görevler düþmektedir. Çünkü, varolan ekibi organize edip, görev ve yetkilerini belirleyip, birbirleri arasýndaki çalýþma mesafesini ve prensiplerini belirleyen ve geliþtiren ekip lideridir. Yukarýda da bahsedildiði üzere ekip lideri, ekip çalýþmasý içerisinde en önemli faktörlerden biridir. Doðrudan olmasa dahi oluþturulacak olan ekibin baþarýsý ve geliþimi ekip liderine aittir. Baþarýlý ekip oluþumu için lider öncelikle; ekip içerisinde yer alacak bireyleri seçerken objektif davranmalý, çalýþanlarý yetenek ve potansiyellerine göre seçmelidir. Görev daðýlýmý konusunda ise; tüm bireylerin performansýndan azami ölçüde faydalanacak biçimde seçimler yapmalýdýr. Bunun yaný sýra, ekibin geliþimini ve çalýþmalarýný takip edebilmek için yapýlacak iþler planý oluþturup bu plan üzerinden sistemli bir þekilde hareket etmeli ve bu baðlamda ekip üyelerine görev ve sorumluluklarýný eþt bir þekilde daðýtmalýdýr. Ayrýca, lider ekibe örnek olmak, ekip üyelerine yol göstermek, motive etmek, bilgiyi paylaþmak, yaratýcýðý ve risk almayý ekip üyelerine olumlu yönde teþvik etmek gibi özellikleri de barýndýrabilmelidir. Sonuç olarak; baþarýlý bir ekip çalýþmasý, iþini sistemli þekilde yürütebilecek, gerekli deðiþim ve geliþimleri saðlayabilecek, sorumluluk sahibi ekip üyeleri ile birlikte, ekibi baþarýyla yönetebilecek, ekip üyeleri arasýndaki koordinasyonu saðlayarak eksiklikleri etkin bir þekilde görebilecek kapasitede bir ekip liderine baðlýdýr. Üyeler ve lider arasýndaki iletiþim ve yatay iliþkiler saðlanabildiði sürece; kurum veya kuruluþlar artan rekabet,azalan kar ve giderek çeþitlenen müþteri ihtiyaçlarýyla birlikte iþ dünyasýna girmiþ olan karmaþýk yapýlanmaya karþý daha saðlam temellerle yol alarak baþarýya daha hýzlý bir þekilde ulaþabileceklerdir. 1 Ýl Performans ve Kalite Koordinatörlüðü, Ekip Çalýþmasý, , 44
47 TMSF HABERLER MEVDUAT SÝGORTACILIÐININ DEÐERLENDÝRÝLMESÝ VE FON YÖNETÝMÝ Varlýk Yönetimi Daire Baþkaný Sn. Ýsmail GÜLER eðitim seminerinin üçüncü gününde Fon Yönetiminde Operasyonel Konular baþlýklý bir sunum gerçekleþtirmiþtir. Türkiye nin de üyesi olduðu Uluslararasý Mevduat Sigortacýlarý Birliði (International Association of Deposit Insurers IADI) tarafýndan Kasým 2011 tarihlerinde Taipei/Tayvan da Mevduat Sigortacýlýðýnýn Deðerlendirilmesi ve Fon Yönetimi konulu bir seminer gerçekleþtirilmiþtir. Söz konusu seminere ülkemizi temsilen TMSF Varlýk Yönetimi Daire Baþkaný Sn. Ýsmail GÜLER iþtirak etmiþtir. IADI üyesi 25 ülkenin mevduat sigorta ve bankacýlýk düzenleme kurumlarýndan yaklaþýk 50 yetkilinin katýldýðý seminerin ilk gününde, mevduat sigortacýlýðýnda fonlama konusu ele alýnarak, Mevduat Sigortacýlýðýnda Fon Yönetimine Genel Bakýþ ve Mevduat Sigortacýlýðý Fonlamasý konulu oturumlar yapýlmýþtýr. Seminerin ikinci gününde ise Mevduat Sigortacýlýðý nýn Deðerlendirilmesi Metotlarý baþlýðý altýnda prim sistemleri, örnek ülke uygulamalarý ve prim sistemlerinde banka büyüklüklerinin göz önünde bulundurulmasý konularý, üçüncü gününde ise Operasyonel Konular ve Güncel Geliþmeler baþlýðý altýnda fon yönetimine genel bakýþ, fon yönetiminde operasyonel konular ve düzenleyici reformlar ile sistemik krize iliþkin güncel geliþmelerin mevduat sigortacýlýðýnda fonlama ve deðerlendirilmeye etkileri ayrýntýlý þekilde incelenmiþtir. Varlýk Yönetimi Daire Baþkaný Sn. Ýsmail GÜLER eðitim seminerinin üçüncü gününde Fon Yönetiminde Operasyonel Konular baþlýklý bir sunum gerçekleþtirmiþtir. Sunum kapsamýnda Fon un gelirleri, mevduat sigortacýlýðý fonu, risk esaslý prim sistemi, prim tahsilatý ve kontrol süreci, yatýrým stratejisi, portföy yönetimi ve risk yönetim sürecine iliþkin bilgiler katýlýmcýlarla paylaþýlmýþtýr. Fon un gelirlerine iliþkin yapýlan bilgilendirmede, gelir kalemlerine (prim gelirleri, cezalar, pay edinim ve devirleri, zamanaþýmý ve yatýrým gelirleri) deðinilmiþ ve 2010 yýlsonu itibariyle mevduat sigortacýlýðý rezervine iliþkin bilgilendirme yapýlmýþtýr. Risk esaslý prim sistemi, yapýlan son deðiþiklikler paralelinde, katýlýmcýlarla paylaþýlmýþtýr. Prim tarifesine dahil edilecek ve çýkartýlacak kriterlerin ve prim kategorileri ile risk faktörleri eþik deðerlerinde yapýlan deðiþiklerin belirlenmesine yönelik yapýlmýþ olan çalýþmalar ve bu çalýþmalarda kullanýlan yöntemler ayrýntýlý þekilde anlatýlmýþtýr. Özellikle küresel kriz sonrasý tartýþýlmaya baþlanan Büyüklük Faktörü kriterinin sigorta prim tarifesine ilave edilmesi (Banka büyüklüðü 120 milyar TL ve üzeri için onbinde 2, banka büyüklüðü milyar TL arasý olanlar için onbinde 1 ilave prim oraný) ve prim tarifesinde yer almayan risk unsurlarýnýn dikkate alýnabilmesi amacýyla Diðer Bilgiler risk faktörü adý altýnda sisteme dahil edilmesi katýlýmcýlarýn ilgisini çekmiþtir.. Risk faktörleri ve puanlarý Prim kategoriler ve prim oranlarý Sigorta primlerinin tahsili ve tutarlarýn doðrulanmasýna iliþkin olarak, BDDK ve TMSF arasýnda yapýlan bilgi paylaþýmý ve iþbirliði protokolü çerçevesinde sürecin iþleyiþi, prim tutarlarýný etkileyecek deðiþikliklerin takip edilmesi ve benzeri hususlar katýlýmcýlarla paylaþýlmýþtýr. Prim tahsil ve denetim süreci TMSF nin yatýrým stratejisinin belirlendiði Finansal Risk Komitesi nin iþleyiþi; katýlýmcýlar, bankacýlýk sektörünün izlemesi, çözümleme faaliyetleri kapsamýnda TMSF nin likidite ihtiyacý, kredi riski, faiz oraný riski ve yabancý para riski göz önünde bulundurularak yatýrým stratejisinin belirlenmesi ile banka bazýnda limitlerin belirlenmesi çerçevesinde açýklanmýþtýr. Ýsmail GÜLER Daire Baþkaný Varlýk Yönetimi Daire Baþkanlýðý 45
48 TMSF HABERLER KDIC den Kurumumuza Ziyaret Kore Mevduat Sigorta Kurumu (KDIC) yetkililerinden oluþan bir heyet Kurumumuza bir ziyaret gerçekleþtirdi. Ziyaret kapsamýnda yapýlan toplantýda KDCI yetkilileriyle Kurumumuzu temsilen Baþkan Yardýmcýmýz Sayýn Rýdvan Çabukel ile Sigorta Risk Ýzleme ve Strateji Daireleri çalýþanlarýndan oluþan bir grup bir araya geldiler. Türkiye de mevduat sigorta sisteminin geliþimi ve mevcut yapýsý hakkýnda bilgilerin verildiði toplantýda ayrýca, Türkiye ve dünyadaki ekonomik ve finansal geliþmeler hakkýnda deðerlendirmelerde bulunuldu. Ekonomi Gazetecileri Basýn Toplantýsý Baþkanýmýz Sayýn Þakir Ercan Gül Ekonomi Gazetecileri Derneði (EGD) tarafýndan düzenlenen basýn toplantýsýnda gazeticilerle bir araya geldi. Toplantýda bir konuþma yapan Þakir Ercan Gül TMSF çalýþmalarý hakkýnda bilgi verdi. Raf Temizliði Projesi nin yirminci kitabý olan TMSF Çözümleme Deneyimi isimli kitap hakkýnda da bilgi veren Gül, daha önce yayýmlanan 19 kitapta her banka için ayrý bir çalýþma yapýldýðýný belirterek TMSF Çözümleme Deneyimi isimli 20. kitapta TMSF nin sorunlu banka çözümleme sürecine iliþkin bilgi ve deneyimlerin paylaþýldýðýný söyledi. Kitapta çözümleme süreçlerinde uygulanan stratejilerin, alýnan kararlarýn ve uygulanan çözümleme yöntemlerinin ele alýndýðýný söyleyen Baþkanýmýz, elde edilen sonuçlarýn hukuki, idari ve mali boyutlarýnýn yanýsýra uluslararasý çözümleme uygulamalarý çerçevesinde gözden geçirilerek deðerlendirildiðini sözlerine ekledi. Yazýlý ve görsel medyadan ekonomi gazetecilerinin büyük ilgi gösterdiði toplantýda Þakir Ercan Gül ekonomi gazetecilerinin TMSF ilgili güncel sorularýný da cevapladý. 46
49 DÜNYADAN HABERLER Uluslararasý Mevduat Sigortacýlarý Birliði (IADI) tarafýndan Ekim 2011 tarihlerinde Varþova-Polonya da 10. Yýllýk Genel Kurul Toplantýsý ile Kriz Sonrasý Dönemde Güçlendirilmiþ Finansal Ýstikrar Altyapýsý Ýhtiyacý konulu konferans düzenlenmiþtir. Kurumumuz aktif katýlým saðlamýþtýr birkaç bölgede belirsiz ekonomik görünüm iþletmelerin daha da ihtiyatlý davranmasýna ve harcamalarýný durdurmasýna yol açmýþtýr. Uluslararasý Mevduat Sigortacýlarý Birliði (IADI) tarafýndan Kasým 2011 tarihlerinde Taipei-Tayvan da Mevduat Sigortasýna Ýliþkin Deðerlendirmeler ve Fon Yönetimi konulu bir eðitim programý düzenlenmiþtir. Malezya Mevduat Sigorta Kurumu, Uluslararasý Mevduat Sigortacýlarý Birliði (IADI) tarafýndan 2011 yýlý Dünyada Yýlýn Mevduat Sigortacýsý ödülünü kazanmýþtýr. ABD Ticaret Bakanlýðý yaptýðý açýklamada, güçlü tüketici harcamalarý ve büyük iþletme yatýrýmlarýna paralel olarak Temmuz-Eylül döneminde ekonominin geçen yýl ayný dönemine göre % 2,5 büyüdüðünü bildirmiþtir. ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte % 2,5 büyümesi resesyon endiþelerini azaltmak için yeterli görünmektedir. ABD ekonomisinin dördüncü çeyrekte ise % 2,5 ve % 3 oranýnda büyüyeceði tahmin edilmektedir. San Marino, 16 Kasým 2011 tarihi itibariyle EFDI üyesi olmuþtur. EFDI nýn 43 ülkeden, 56 üyesi bulunmaktadýr. Avrupa Mevduat Sigortacýlarý Forumu (EFDI) ile Bosna ve Hersek Mevduat Sigorta Kurumu tarafýndan 7-9 Aralýk 2011 tarihlerinde Güneydoðu Avrupa da Finansal Ýstikrar-Etkili Mevduat Sigortacýlýðý için Asli Prensiplerin Etkisi konulu bir konferans düzenlemiþtir. AB Ýstatistik Kurumu Eurostat'ýn verilerine göre, Euro Bölgesi ve AB, üçüncü çeyrekte geçen yýlýn ayný dönemine göre % 1,4, bir önceki çeyreðe göre ise sadece % 0,2 büyüme kaydetmiþtir. Euro Bölgesi ve AB yýllýk bazda 2011'in ilk çeyreðinde % 2,4 ve ikinci çeyreðinde % 1,6-1,7 büyüme oraný yakalamýþtý. Kore Mevduat Sigorta Fonu ile imzalanmýþ olan iþbirliði anlaþmasý çerçevesinde, Kore Mevduat Fonundan iki heyet Kurumumuzda çalýþmalarda bulunmuþtur. Ülkemize gelen heyetlere, Kurumumuz faaliyetleri, çözümleme süreçleri, mevduat sigortacýlýðý sistemimiz ile ilgili bilgiler aktarýlmýþ ve karþýlýklý görüþ alýþveriþinde bulunulmuþtur. ABD Merkez Bankasý (Fed) kendisine baðlý 12 bölgeden aldýðý ekonomik verilere dayanarak hazýrladýðý ''Bej Kitap'' adlý raporda ekonominin 'ýlýmlý' büyüme kaydettiðini bildirmiþtir. Rapora göre Eylül ve Ekim aylarýnda ülkenin birçok bölümünde ekonomi hafifçe toparlanýrken, Uluslararasý Mevduat Sigortacýlarý Birliði (IADI) nin 35. Ýcra Komitesi toplantýsý ile Daimi Komite Toplantýlarý Þubat 2012 tarihlerinde Kurumumuz ev sahipliðinde Ýstanbul da gerçekleþtirilecektir. Yücel Vural Fon Uzmaný Strateji Geliþtirme Daire Baþkanlýðý 47
50 KÝTAP 48
51 TÜRKÝYE DEKÝ TASARRUF MEVDUATI HESAPLARININ SÝGORTALANMASINA ÝLÝÞKÝN SORULAR ve CEVAPLAR Tasarruf Mevduatý ve Katýlým Fonu sigortasý nedir? Tasarruf mevduatý ve katýlým fonu sigortasý, mevduat ve katýlým fonu toplamaya yetkili mevduat ve katýlým bankalarýnýn (kredi kuruluþlarýnýn) Bankacýlýk Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafýndan faaliyet izinlerinin kaldýrýlmasý durumunda, mevduat ve katýlým fonu hak sahiplerinin maruz kalacaðý kayýplarýn devlet veya bu amaçla kurulmuþ özel bir kurum tarafýndan kýsmen ya da tamamen ödenmesinin garanti edilmesidir. Türkiye'de mevduatýn ve katýlým fonlarýnýn sigortalanmasý yetki ve görevi kamu tüzel kiþiliðini haiz Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu'na (TMSF) aittir. Türkiye'de hangi bankalar mevduat ve katýlým fonu sigorta sistemine dahildir? Türkiye'de faaliyet gösteren, mevduat ve katýlým fonu kabulüne yetkili yerli ve yabancý tüm kredi kuruluþlarý ile merkezi yurt dýþýnda bulunan kredi kuruluþlarýnýn Türkiye'deki þubelerinde bulunan mevduat ve katýlým fonlarý sigorta sistemine dahildir. Tasarruf mevduatý ve katýlým fonuna iliþkin sigorta primleri kim tarafýndan ödenir? Tasarruf mevduatý ve katýlým fonuna iliþkin sigorta primleri ilgili kredi kuruluþu tarafýndan TMSF'ye ödenir. Türkiye'de tüm mevduatlar ve katýlým fonlarý sigorta kapsamýnda mýdýr? Türkiye'de faaliyet gösteren bir kredi kuruluþunun yurt içi þubelerinde gerçek kiþiler adýna açýlmýþ olan ve münhasýran çek keþide edilmesi dýþýnda ticari iþlemlere konu olmayan Türk Lirasý, döviz ve kýymetli maden cinsinden; a) Tasarruf mevduatý hesaplarýnýn anaparalarý ile bu hesaplara iliþkin faiz reeskontlarý toplamýnýn, b) Katýlma hesaplarý birim hesap deðerleri ve özel cari hesaplarýn, 50 bin TL'ye (ellibin TL) kadar olan kýsmý sigorta kapsamýndadýr. Yurt dýþýnda yaþayan kiþilerin mevduatlarý veya katýlým fonlarý sigorta kapsamýnda mýdýr? Yurt dýþýnda yaþayan yerli ya da yabancý gerçek kiþilere ait yurt içi þubelerde bulunan tasarruf mevduatý hesaplarýnýn anaparalarý ile bu hesaplara iliþkin faiz reeskontlarý toplamý, katýlma hesaplarý birim hesap deðerleri ve özel cari hesaplarý sigorta kapsamýndadýr. Türkiye'de faaliyet gösteren kredi kuruluþlarýnýn yurt dýþý þubelerinde açýlan mevduat, katýlma ya da özel cari hesaplarý sigorta kapsamýna dahil midir? Bir gerçek kiþinin birden fazla bankada hesabý bulunmakta ise, her bir bankadaki hesap veya hesaplarýnýn, belirtilen limite kadar olan kýsýmlarý (limitler her bir banka için ayrý ayrý geçerli olmak üzere) garanti kapsamýndadýr. Ticari hesaplar sigorta kapsamýnda mýdýr? Gerçek veya tüzel kiþiler adýna açýlan ticari iþlemlere konu olan hesaplar (münhasýran çek keþide edilmesi hariç) sigorta kapsamýnda deðildir. Kýyý Bankacýlýðý (Off-Shore) faaliyetinde bulunan kredi kuruluþlarýnda açýlan hesaplar sigortaya tabi midir? Kýyý Bankacýlýðý (Off-Shore) faaliyetinde bulunan kredi kuruluþlarýnda açýlan hesaplar sigorta kapsamýnda deðildir. Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat ve katýlým fonu kabulüne yetkili bulunan kredi kuruluþlarý, yurt dýþýnda kurulu ortaklýklarý, baþka banka veya finansal kuruluþlar adýna Türkiye'de ikamet eden kiþilerden mevduat veya katýlým fonu kabul edebilirler mi? Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat ve katýlým fonu kabulüne yetkili bulunan kredi kuruluþlarý yurt dýþýnda kurulu ortaklýklarý, baþka banka veya finansal kuruluþlar adýna Türkiye'de ikamet eden kiþilerden mevduat veya katýlým fonu kabul etmeleri, evrak ya da cüzdan bulundurmalarý, personel istihdam etmeleri, bu kuruluþlarýn reklamýný yaptýrmak suretiyle müþterilerini anýlan kuruluþlara yönlendirmeleri, bu ve benzeri yöntemler kullanarak yurt dýþýnda kurulu kuruluþlar adýna mevduat ve katýlým fonu kabul etmeleri yasaktýr.. Mevduat ve katýlým fonu sigortasýna tabi olmayan diðer hesaplar hangileridir? 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu'nun 63 üncü maddesinin üçüncü fýkrasý uyarýnca, tarihli ve sayýlý Resmi Gazete'de yayýnlanan Sigortaya Tabi Mevduat ve Katýlým Fonlarý ile Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliðin 5 inci maddesi uyarýnca; a) Kredi kuruluþunun hakim ortaklarý ile bunlarýn ana, baba, eþ ve velayet altýndaki çocuklarýna ait mevduat ve katýlým fonu ile diðer hesaplar, b) Kredi kuruluþunun yönetim veya müdürler kurulu baþkan ve üyeleri, genel müdür ve yardýmcýlarý ile bunlarýn ana, baba, eþ ve velayet altýndaki çocuklarýna ait mevduat ve katýlým fonu ile diðer hesaplar, c) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayýlý Türk Ceza Kanunu'nun 282 nci maddesindeki suçtan kaynaklanan malvarlýðý deðerleri kapsamýna giren mevduat ve katýlým fonu ile diðer hesaplar sigortaya tabi deðildir. Kredi kuruluþlarý tarafýndan satýþýna aracýlýk edilen devlet tahvili, hazine bonosu, yatýrým fonu gibi yatýrým araçlarý sigorta kapsamýnda mýdýr? Kredi kuruluþlarý tarafýndan satýþýna aracýlýk edilen devlet tahvili, hazine bonosu, yatýrým fonu gibi yatýrým araçlarý TMSF'nin sigorta kapsamýnda deðildir. Serbest bölgelerde kurulu kredi kuruluþlarýnda bulunan mevduat, katýlým ya da özel cari hesaplar sigorta kapsamýnda mýdýr? Serbest bölgelerdeki bankacýlýk faaliyetlerinin 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanunu kapsamýnda bulunmasýndan hareketle, kredi kuruluþlarýnýn serbest bölgelerdeki þubeleri nezdindeki hesaplarý da sigorta kapsamýndadýr. TMSF tarafýndan bankacýlýk faaliyetine devam etmekte olan bir kredi kuruluþundaki mevduat/katýlým fonu ile ilgili olarak sigorta kapsamýnda ödeme yapýlýr mý? TMSF, 5411 sayýlý Kanunun 63 üncü maddesinin altýncý fýkrasý uyarýnca yalnýzca faaliyet izni kaldýrýlan kredi kuruluþlarý nezdinde bulunan ve doðruluðu hiçbir þüpheye yer vermeyecek þekilde kanýtlanan mevduat ve katýlým fonunun sigorta kapsamýndaki kýsmýný öder.
52 Sigorta kapsamýnda yapýlacak ödemeler, mevduat bankasýnýn faaliyet izninin kaldýrýlmasý halinde Türk Lirasý olarak yapýlýr. Sigorta kapsamýnda ödenecek tutar belirlenirken tasarruf mevduatý hesaplarýnýn anapara ve faiz reeskontlarý toplamý dikkate alýnýr. Döviz ve kýymetli maden cinsinden mevduat hesaplarýnýn Türk Lirasý karþýlýklarý, mevduat bankasýnýn faaliyet izninin kaldýrýldýðý tarihteki Merkez Bankasý döviz alýþ kurlarý ve Ýstanbul Altýn Borsasý seans kapanýþ fiyatý (kýymetli maden cinsinden hesaplar için) esas alýnarak belirlenir.
MEVDUAT SÝGORTA SÝSTEMÝNÝN GÖZDEN GEÇÝRÝLMESÝ
BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl: 7 sayý: 31 Ekim-Kasým-Aralýk 2012 MEVDUAT SÝGORTA SÝSTEMÝNÝN GÖZDEN GEÇÝRÝLMESÝ Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te FONUN UYGULADIÐI TAKÝP HUKUKU
B Ý L Ý M S E L Y A Y I N O R G A N I TMSF yýl:6 sayý:27 Temmuz - Aðustos - Eylül 2011 TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU FÝNANS SEKTÖRÜNDE DÜZENLEME VE REFORM Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te 6100 SAYILI HUKUK
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU. Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe/ÝSTANBUL Tel.: (212) 340 22 00 Faks: (212) 288 53 35 www.tmsf.org.
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe/ÝSTANBUL Tel.: (212) 340 22 00 Faks: (212) 288 53 35 www.tmsf.org.tr Proje Ekibi Proje Lideri: Ahmet MUTLU Hazýrlayanlar: Raf Temizliði
BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:2 sayý:17 Nisan-Mayýs-Haziran 2008 SOYGUNU GÖRMEK ÝÇÝN PERDENÝN ARKASINA BAKALIM Ahmet ERTÜRK, Sayfa 3 te 1. ULUSLARARASI TÝCARET HUKUKU SEMPOZYUMU
ORTAK SORUMLULUK TMSF BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI SINIR ÖTESÝ BANKALARIN ÇÖZÜMLENMESÝNDE YEREL ALACAKLILARIN KORUNMASI SANAL PARA: BÝTCOÝN
BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl: 9 sayý: 36 Ocak-Þubat-Mart 2014 ORTAK SORUMLULUK Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te MEVDUAT SÝGORTASI VE PÝYASA DÝSÝPLÝNÝ ÝLÝÞKÝSÝ ÇERÇEVESÝNDE TÜRKÝYE
BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:2 sayý:18 Temmuz-Aðustos-Eylül 2008 Ahmet ERTÜRK, Sayfa 3 te GLOBAL KRÝZÝN RÝSK YÖNETÝMÝ PERSPEKTÝFÝNDEN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ MEVDUAT SIGORTACILIÐI
GENEL EKONOMÝK VERÝLER MERKEZÝ YÖNETÝM BORÇ VERÝLERÝ
BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:2 sayý:15 Ekim-Kasým-Aralýk 2007 KATILIM BANKACILIÐINDA MEVDUAT SÝGORTA SÝSTEMÝ ve TÜRKÝYE ÖRNEÐÝ Sayfa 3 te MEVDUAT SÝGORTA REZERVÝNDE ÜLKE
BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:5 sayý:24 Ekim - Kasým - Aralýk 2010 KRÝZLERE YAKALANMADAN GELÝÞMEYÝ SÜRDÜRMEK Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te HUKUKÝ YÖNÜYLE MEVDUAT Çaðdaþ EKÝCÝ
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart
TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU
TEB HOLDİNG A.Ş. 2013 YILI 2. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2013 30.06.2013 Şirketin Ticaret Unvanı : TEB Holding A.Ş. Şirketin Ticaret Sicil Numarası : 176711 Genel
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma
TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU
TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU 2 0 1 2 OCAK-MART FAALİYET RAPORU Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu nun 124 üncü maddesinin Fon; dava, alacak, takip, tahsil, yeniden yapılandırma
Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.
İstanbul, 27.11.2008 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Yayımlandı DUYURU NO:2008/125 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Aralık
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası
BÖLÜM BANKALARIN FAALİYET ALANLARININ GELİŞİMİ
İÇİNDEKİLER SUNUŞ...xiii ÖN SÖZ... xv TABLOLAR LİSTESİ... xvii ŞEKİLLER VE GRAFİKLER LİSTESİ... xix BİRİNCİ BÖLÜM BANKALARIN FAALİYET ALANLARININ GELİŞİMİ 1. Bankacılık Faaliyet Alanları... 1 1.1. Mevduat
BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ
BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ SERMAYE PİYASASI KURUMU KONFERANSI 8 MAYIS 2003 1 FİNANSAL SİSTEMİN İŞLEVLERİ I Malların, hizmetlerin
TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU
TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU 2 0 1 2 TEMMUZ-EYLÜL FAALİYET RAPORU Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu nun 124 üncü maddesinin Fon; dava, alacak, takip, tahsil, yeniden yapılandırma
EKONOMÝDE GELÝÞMELER
03 Þubat 2011 Perþembe Kemal AKAR Ýl Baþkan Yard. Ekonomi Ýþleri EKONOMÝDE GELÝÞMELER Kiþi Baþýna Milli Gelir 10 Bin Dolarý Aþtý Teþkilatýmýzýn Deðerli Mensuplarý, Kýymetli Yol Arkadaþlarým, Ak Parti bayraðýnýn
21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU
21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 21.1 Topluluk standartlarına uygun hukuki ve idari çerçeve ile bölgesel politikaların programlanması, yürütülmesi,
BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU
BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU C EKÝM 2009 TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe/ÝSTANBUL Tel.: (212) 340 22 00 Faks: (212) 288 53 35 www.tmsf.org.tr Proje Ekibi Proje Lideri:
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU C EKÝM 2009 TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe/ÝSTANBUL Tel.: (212) 340 22 00 Faks: (212) 288 53 35 www.tmsf.org.tr Proje Ekibi Proje Lideri:
ASYA KATILIM BANKASI A.Ş. 2015 YILI II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01 Ocak 2015 30 Haziran 2015
ASYA KATILIM BANKASI A.Ş. 2015 YILI II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01 Ocak 2015 30 Haziran 2015 Bankanın Ticaret Unvanı Genel Müdürlük Adresi : Asya Katılım Bankası A.Ş. : Saray
Para Politikaları ve Finansal İstikrar
Para Politikaları ve Finansal İstikrar Ekonomi Yaz Seminerleri 211 Pamukkale Üniversitesi Doç. Dr. Erdem Başçı Başkan 22 Temmuz 211 Denizli 1 Sabit mi, değil mi? Sabit Kur Rejimleri Sabit Getirili Borç
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası
Türkiye de Bankacılık Sektörü Mart
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2007-2012 Mart Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart
1/6. TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 30.09.2011
TEB HOLDĠNG A.ġ. 2011 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLĠDE FAALĠYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2011 30.09.2011 ġirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs C Blok Saray
Seçilmiş Haftalık Veriler* 31 Temmuz 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 31 Temmuz 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 24 Temmuz 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1
Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013
Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,
Türkiye de Bankacılık Sektörünün Son Beş Yıllık Görünümü 2011
Türkiye de Bankacılık Sektörünün Son Beş Yıllık Görünümü 2011 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu,
TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARI BİRLİĞİ 1. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI. 8 Temmuz 2014 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ
TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARI BİRLİĞİ 1. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI 8 Temmuz 2014 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın Başbakan Yardımcım, Çok kıymetli BDDK Başkanım,
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 31.03.2015 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma
Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler *
Bankacılar Dergisi, Sayı 55, 2005 Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * I. Bankacılık Kanununa İlişkin Düzenlemeler 29 Aralık 2005 tarih ve 26038 sayılı Resmi Gazete de; Anadolu Finans Kurumu
Türkiye de Bankacılık Sektörü Aralık
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2011-2015 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası
VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR
VII PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR 103 104 PARA, BANKA VE MALÝ PÝYASALAR A. GENEL DURUM 2002 yýlý baþýndan itibaren dalgalý kur rejimi altýnda nominal çýpa olarak para tabanýnýn ve örtük enflasyon hedeflemesinin
BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN GENEL TEBLÝÐ Çarþamba, 17 Aralýk 2008
BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN GENEL TEBLÝÐ Çarþamba, 17 Aralýk 2008 1 SERÝ NOLU 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN
17,250 16,500 15,750 15,000 14,250 13,500 12,750 12,000
Bülten PİYASA KAPANIŞLARI Kapanõş Değişim İMKB-100 16,272 -%0.7 TL/$ 1,448,131 -%0.2 Bono Faizi (15 Aralõk 2004) %28.6 -%1.1 İMKB 1500 1250 1000 750 500 250 0 14,618 325 İşlem Hacmi ($ mn) 16,008 535 İMKB-100
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 MART 2015 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2015 31.03.2015 Bankanın Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : Bankpozitif
TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009
TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2009 YILI I. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i
Türkiye de Bankacılık Sektörü Eylül
Türkiye de Bankacılık Sektörü 2007-2012 Eylül Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası
Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık
İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık
Seçilmiş Haftalık Veriler* 20 Temmuz 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 2 Temmuz 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 1 Temmuz 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1
Seçilmiş Haftalık Veriler* 4 Aralık 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 4 Aralık 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 27 Kasım 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1
SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN
BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının
Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2
GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4 Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkeler
Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Kasım 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Kasım 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 6 Kasım 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1 Feb-11
HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ENVANTERİ
HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ENVANTERİ HİZMETİ SUNMAKLA GÖREVLİ/YETKİLİ KURUMLARIN/BİRİMLERİN ADI HİZMETİN SUNUM SÜRECİNDE SIRA NO KURUM KODU STANDART DOSYA PLANI
Basın Sohbet Toplantısı. 14 Temmuz 2009, İstanbul
Basın Sohbet Toplantısı 14 Temmuz 2009, İstanbul Kuruluş : 7 Ocak 2009 Internet Adresi : www.tuyid.org Posta Adresi : Nispetiye Cad. Levent İşhanı No: 6/2 34330 Levent - İstanbul Telefon : (212) 278 30
II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI
II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün
KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)
KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL
Editörler Yrd.Doç.Dr. İsmail Yıldırım & Öznur Koncagül BANKACILIĞA GİRİŞ
Editörler Yrd.Doç.Dr. İsmail Yıldırım & Öznur Koncagül BANKACILIĞA GİRİŞ Yazarlar Yrd.Doç.Dr. İsmail Yıldırım Hale Akın Hilal İlgin Uyar Rabia Köseoğlu Sema Poyraz Can Semra Demir Gülbahar Serdar Erdoğan
Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014
MART 2014 Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 31.03.2014 Bankanın Ticaret Ünvanı : TAIB YatırımBank A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Yüzbaşı Kaya Aldoğan Sokak Aksoy İş Merkezi No. 7 Kat 3 Zincirlikuyu,
BORSA BAŞKANLIĞI DUYURULARI
BORSA BAŞKANLIĞI DUYURULARI Yaşanan olağan dõşõ gelişmeler sonucunda Borsa da işlem gören hisse senetlerinin değerini değiştirebilecek ve yatõrõmcõlarõn yatõrõm kararlarõnõ etkileyebilecek önemde bilgilerin
T. ĐMAR BANKASI T.A.Ş. MÜŞTERĐLERĐNĐN KURUMUMUZA ĐLETTĐKLERĐ SORULARA ĐLĐŞKĐN AÇIKLAMA
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ndan: 11.7.2003 T. ĐMAR BANKASI T.A.Ş. MÜŞTERĐLERĐNĐN KURUMUMUZA ĐLETTĐKLERĐ SORULARA ĐLĐŞKĐN AÇIKLAMA T. Đmar Bankası T.A.Ş.
Türkiye de Bankacılık Sektörü
Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-214 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,
mmo bülteni þubat 2005/sayý 81 doðalgaz temin ve tüketim politikalarý raporu da basýn mensuplarýna daðýtýlmýþtýr.
TÜRKÝYE DE DOÐAL GAZ TEMÝN VE TÜKETÝM POLÝTÝKALARI Basýna ve Kamuoyuna 10 Ocak 2005 Oda Baþkanýmýz Emin KORAMAZ Odamýzýn Doðalgaz alanýnda yaptýðý çalýþmalarý ve Türkiye deki Doðalgazýn durumu hakkýnda
Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Kasım 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Kasım 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 2 Kasım 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1 Feb-11
Türkiye de Bankacılık Sektörü
Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-211 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,
İSTANBUL ALTIN BORSASI. MİDHAT ŞENER Başkan
İSTANBUL ALTIN BORSASI MİDHAT ŞENER Başkan İstanbul Altõn Borsasõ Türkiye Altõn Talebi Açõsõndan Dünyada ilk Sõralarda Yer Almaktadõr Ülke Talep (ton) 1. Hindistan 670 2. İtalya 400 3. ABD 290 4. Tayland
KANUNSUZ TALÝMATLARI YERÝNE GETÝRMEK ZORUNDA DEÐÝLSÝNÝZ. Çünkü Anayasa ve yasalar bizden yana: 2 Nisan 2007 Onlarca film ve dizi, 3 yýllýðýna kiraya verildi. TRT ye 40 milyon dolar gelir getirmesi gerekirken,
SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003
SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI TÜRK FİNANSAL PİYASALARINDA YENİ BİR SIÇRAMA İçindekiler 1) VOB Hakkõnda 2) Dünyada Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarõ 3) Neden Vadeli İşlemler?
1.1 Genel Yönetim Mali İstatistiklerinin Kapsamı
Genel Yönetim Mali İstatistikleri Meta Veri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte yeni kamu mali yönetimi anlayışı mali saydamlık ve hesap verilebilirlik gibi
Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ
Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII GİRİŞ...1 A. Para Piyasası Kurumları...5 1. Genel Olarak Para
Rezerv para Rezerv Parasal taban Parasal Parası AKTİF: PASİF: Rezerv para Parasal Taban, Merkez Bankası Parası
Türkiye Ekonomisi PARA - BANKA 1 1. Kavramlar: Türkiye ekonomisinde banknot çıkartma yetkisi 1930 yılında faaliyete geçen Merkez Bankası A.Ş.'ye verilmiştir. Türkiye'de MB, emisyonu belirlemenin dışında
BANKACILIK SEKTÖRÜ YENİDEN YAPILANDIRMA PROGRAMI EYLEM PLANI
BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YENİDEN YAPILANDIRMA PROGRAMI EYLEM PLANI 25 Eylül 1 BANKACILIK SEKTÖRÜ YENİDEN YAPILANDIRMA PROGRAMI EYLEM PLANI Eylül (25 Eylül itibariyle)
Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü
Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I-Giriş... 2 II- Mali Kuruluşlar... 3 III. Genel Yönetim... 6 1 I-Giriş Son yıllarda uluslararası kuruluşlar
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM 1 13 1. EKONOMİK SİSTEM 2 2. FİNANSAL SİSTEM 5 3. FİNANSAL SİSTEMİN UNSURLARI 8 4. FİNANSAL PİYASALARIN YAPISI 9 4.1. Borç ve Öz Sermaye Yapısı 9 4.2.
Seçilmiş Haftalık Veriler* 15 Mayıs 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 15 Mayıs 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 8 Mayıs 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1
Haftalık Bülten. Sanayi üretiminde gerileme sürüyor... Japonya yeni bir. paketi. Global ekonomiye. beklentiler bir miktar. 1. çeyrek bilanço.
Haftalık Bülten 103 Nisan 2009 Sanayi üretiminde gerileme sürüyor... inin %23 etiminde gözlenen keskin sektör tahvili BoE, piyasadan 150 BoE faizleri %0,5 düzeyinde sabit Japonya yeni bir paketi, 154 milyar
ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY
ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU
TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU C EKÝM 2009 TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe/ÝSTANBUL Tel.: (212) 340 22 00 Faks: (212) 288 53 35 www.tmsf.org.tr Proje Ekibi Proje Lideri:
SERMAYE PİYASASI KURULU
SERMAYE PİYASASI KURULU 02001/30 HAFTALIK BÜLTEN 23/7/2001 27/7/2001 A. 1.1.2001 27.7.2001 TARİHLERİ ARASINDA KAYDA ALMA KARARI VERİLEN İHRAÇ TALEPLERİ: 1.1.2001 27.7.2001 tarihleri arasõnda Sermaye Piyasasõ
TÜRKİYE SERMAYE PİYASASI. 23 Kasım 2011
TÜRKİYE SERMAYE PİYASASI 23 Kasım 2011 Almanya Sermaye Piyasası Kurumları Bankacılık Sermaye Piyasaları Sigortacılık BankacılıkDüzenlemeve Denetleme Kurulu (BDDK) Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Hazine Müsteşarlığı
Konsolide Olmayan Veriler. Eylül 2014 Finansal Sonuçları
Konsolide Olmayan Veriler Eylül 2014 Finansal Sonuçları Makro Ekonomik Görünüm > FED 15 Milyar USD son dilim kullanımını da Ekim ayında beklendiği üzere durdurarak sıkılaştırma programını sonlandırdı.
FASIL 9: MALİ HİZMETLER
AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI FASIL 9: MALİ HİZMETLER Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı Ekim 2011 1 SUNUM PLANI FASLIN KAPSAMI MÜKTESEBAT YAPISI KOMİSYON DEĞERLENDİRMELERİ GELİNEN AŞAMA YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR
Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri
Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2
Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı
Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,
PİYASA HAREKETLERİ. Faiz Oranları(%) 21 Temmuz 2011 23 Haziran 2011
TEMMUZ 2011 PİYASA HAREKETLERİ PARA PİYASASI Faiz Oranı Gelişmeleri Faiz Oranları(%) 21 Temmuz 2011 23 Haziran 2011 Borçlanma 1,50 1,50 Borç verme 9,00 9,00 Politika faizi 6,25 6,25 Fiyat Gelişmeleri Temmuz
Türkiye Sermaye Piyasasının Gelişimi ve Küresel Tehditler. Mart 2011 Doğuş Üniversitesi
Türkiye Sermaye Piyasasının Gelişimi ve Küresel Tehditler Mart 2011 Doğuş Üniversitesi İçindekiler 1 Sermaye Piyasası Kurumları 2 Türkiye Sermaye Piyasası 3 Hisse Senedi Yatırımcı Profili 4 Küresel Gelişmeler,
Grafik I.1. Seçilmiş Euro Bölgesi Ülkelerinde Faiz dışı Fazla ve Tahvil Getirisi Farkı 1
GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Euro Bölgesi Ülkelerinde Faiz dışı Fazla ve Tahvil Getirisi Farkı 1 Grafik I.2. Seçilmiş Ülkelerin 2010 Yılı Borç Stoku ve Bütçe Dengesi 1 Grafik I.3. Seçilmiş AB Ülkelerinin
Vergi Ýdaresindeki Deðiþimler (1.Bölüm) Pazar, 22 Ocak 2012
Vergi Ýdaresindeki Deðiþimler (1.Bölüm) Pazar, 22 Ocak 2012 Vergi Ýdaresindeki Deðiþimler (1.Bölüm) Vergi Ýdaresindeki Deðiþimin Farkýnda mýsýnýz? Türkiyede pek çok kurumda gerçekleþen deðiþimler özellikle
Konuşmamda sizlere birkaç gün önce açıklanan İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı hakkında bilgi vereceğim.
4 Ekim 2009 Tarihinde, DPT Müsteşar Yardımcısı Erhan USTA nın Euro50 Group Seminerinde İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planına İlişkin Konuşma Metni Teşekkür ederim Sayın Başkan.
TEB HOLDİNG A.Ş YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU
TEB HOLDİNG A.Ş. 2012 YILI 3. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2012 30.09.2012 Şirketin Ticaret Ünvanı Genel Müdürlük Adresi : TEB Holding A.Ş. : TEB Kampüs C Blok Saray
Ekonomide Değişim. 15. ÇözümOrtaklığı Platformu. 15 Aralık
Ekonomide Değişim www.pwc.com.tr 15. ÇözümOrtaklığı Platformu Temel göstergelerde neler değişti? Ortalama Büyüme, % Milli gelir hesaplama yönteminde revizyon Ekonomik Büyüme Oranları % 12.0 10.0 8.0 6.0
İÇİNDEKİLER YAZAR HAKKINDA
İÇİNDEKİLER YAZAR HAKKINDA... ii ÖNSÖZ... iii 2. BASIM İÇİN ÖNSÖZ... iv İÇİNDEKİLER... v ŞEKİLLER... xi TABLOLAR... xiii KISALTMALAR... xv GİRİŞ... 1 BÖLÜM 1: FİNANSAL SİSTEMİN EKONOMİ İÇERİSİNDEKİ YERİ...
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ. 30 Haziran 2010 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU
BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 30 Haziran 2010 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 30.06.2010 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve
KÜRESEL FİNANSAL SİSTEMİN YENİDEN İMARI. Eurobank Tekfen Genel Müdür Yardımcısı
KÜRESEL FİNANSAL SİSTEMİN YENİDEN İMARI Fedon Hacaki Eurobank Tekfen Genel Müdür Yardımcısı Uçak kazalarında olduğu gibi genellikle birçok şeyin aynı anda ters gittiğini ancak kaza gerçekleştikten sonra
Seçilmiş Haftalık Veriler* 24 Temmuz 2015
Seçilmiş Haftalık Veriler* 24 Temmuz 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 16 Temmuz 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1
