GRAMSCİ YE GİRİŞ YA DA HAPİSHANE DEFTERLERİ Nİ OKUMAK
|
|
|
- Yildiz Karaduman
- 8 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Erhan Göksel in editörlüğünde yayına başlayan Teori Dizisi nin ilk kitabı olan; Antonio Gramsci nin Hapishane Defterleri ne yazdığı Giriş yazısı. GRAMSCİ YE GİRİŞ YA DA HAPİSHANE DEFTERLERİ Nİ OKUMAK Lenin den bu yana yaşamış en büyük ve en saygı duyulan Avrupalı Marksist teorisyen olan Antonio Gramsci, olumsuz koşullar altında geçirdiği kısa yaşamı boyunca, Marksizmin genel sorunlarını ve özellikle de üst yapı kavramının - tüm epistemolojik kategorileriyle birlikte - teorileştirilmesine çalışmıştır. İlk çalışmalarında çoğunlukla gündelik politika yorumları ve tartışmalarını konu alan Gramsci, olgun dönemi diyebileceğimiz ve yaklaşık oniki yıl süren Mussolini nin hapishanelerinde geçen bu döneminde ise, kendisine üst yapılar teorisyeni sıfatını kazandıran eserlerini (Hapishane Defterleri) kaleme almıştır. Kaleme almıştır denilmesi gerekir; çünkü yazdıklarını, ilerde yayınlayabilme amacı ile ağır sansür koşullarında sadece kendisine göre yazmış, ancak yaşamının trajik bir şekilde hapishanede kısa sürede tamamlanmış olması, ona bu imkanı tanımamıştır. Genelde, teorik yükünden dolayı okunması çok zor olan ve bugün bile bazı kavramlarının hala tartışıldığı - ki onun hegemonya terimi kadar hiç bir terim Sol Düşünce de çeşitli şekillerde işlenmiş değildir - Gramsci nin Hapishane Defterleri isimli bu en önemli ve en temel eseri, Türkçe ye çevrilen teorik metinlerinin kuşkusuz en önemlisidir. Gramsci nin Hapishane Defterleri, büyük savaştan sonra; arasında kronolojik olarak 10 cilt halinde yayınlanan ve 1960 lara kadar sadece İtalya da bilinirken, Defterler in ilk basımından neredeyse 30 yıl sonra ancak İtalya sınırlarını aşabilmiştir. Böylece Gramsci nin düşüncesinin yayılması önündeki engel de bir anlamda ortadan
2 kalkmıştır. İtalya daki Gramsci Enstitüsü nün desteği ile 1959 da önce Fransa da yayınlanan Defterler, ardından da 1971 de İngiltere de yayınlandı. Bu arada 1967 de Cagliari de toplanan Uluslararası Gramsci İncelemeleri Kongresi ni, ve de İngitere de yayınlanmakta New Left Review dergisinde başlayan ve uzun yıllar süregelen Gramsci tartışmalarını da hatırlatmakta yarar var. Yine, 20. Yüzyılın son çeyreğinde Sol Düşünce de dünyayı en fazla etkileyen Marksist filozof L. Althusser in çıkışındaki önemli Gramscigil analizleri de bu arada belirtelim. Kısaca özetlemek gerekirse; 1970 lere kadar çok fazla tanınmayan Gramsci nin eserleri ve kavramları üzerindeki tartışmalar, lere gelindiğinde tüm dünyayı kapladı. Hemen bir-iki yıl sonra da 1970 lerin ünlü sol dergisi Birikim ile ülkemize ulaştı. Özellikle Avrupa da olmak üzere hemen tüm dünyada 1965 lerde başlayan ve hız kaybetmeden devam eden, çağdaş siyaset çözümlemeleri, Türkiye de maalesef sürdürülemedi. Araya giren 12 Eylül darbesi ve onun bilinçli olarak yarattığı apolitik ortam, tüm konuların ve siyasal sorunların tartışılmasının üzerine adeta ağır bir perde ile örttü. Gramsci metinlerine yeni başlayanlar için burada bir hatırlatmada daha bulunmak isterim. Gramsci nin ağır metinlerini yeni okumaya başlayanların, daha kolay anlayabilmek için daha önce bizzat benim editörlüğümde, dört farklı yayınevinden Türkçe olarak arasında yayınladığım altı kitabın, yani; Savaş Yayınları arasında çıkan N.Bobbio-J.Texier nin Gramsci ve Sivil Toplum; Hugues Portelli nin Gramsci ve Tarihsel Blok; Birey ve Toplum Yayınları tarafından basılan J.Texier in Gramsci ve Felsefe; S.Hall-B.Lumley- G.McLennan ın Siyaset ve İdeoloji: Gramsci; Alan Yayınları nın yayınladığı Perry Anderson un Gramsci: Hegemonya, Doğu/Batı Sorunu ve Strateji isimli kitapları ile Verso nun yayınladığı L.Althusser in Felsefe ve Bilim Adamlarının Kendiliğinden Felsefesi ile Gramsci nin yaşamı ve yapıtlarını anlatan G.Fiori nin Gramsci: Bir Devrimcinin Hayatı nı Gramsci nin Hapishane Defterleri ile mümkünse eş zamanlı okumalarını öneririm. Bu arada 1978 de Birikim in yayınladığı L.Althusser in İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları isimli ünlü eserini hatırlatmazsak, önerilerimiz eksik kalır. Hiç bir Marksist eser, Gramsci nin Hapishane Defterleri kadar çetrefil değildir. Bunun en temel nedeni de, Gramsci nin yaşadığı ağır sansür koşullarıdır kuşkusuz. Ayrıca da Marx ve Lenin in de kaçınamadığı kaderden Gramsci de nasibini almıştır. P.Anderson un dediği gibi; Eski kelime dağarcıkları ile kökten yeni kavramlara ulaşma zarureti, bazı anlamların çarpık olarak iletilmesine yol açmıştır. Marx ın yeni düşüncelerini Hegel ve A.Smith in, Lenin in ise yeni düşüncelerini Plehanov ve Kautsky nin dilinde düşünmek zorunda
3 kalması gibi, A. Gramsci de kendisine özgü kavramlarını B.Croce ve Machiavelli nin köhnemiş ve yetersiz kalmış tezgahlarında üretmek zorunda kaldı. İşte, Gramsci nin toplumsal çözümlemelerinin teorik alt yapısını oluşturan, zaman zaman iç içe, zaman zaman da birbirine zıt ve karşıt olarak kullanılan beş kavram: Sivil Toplum Alt yapı - Üst yapılar Tarihsel Blok Hegemonya Aydınlar Gramsci nin, kendi düşüncesinin içinde epistemolojik olarak büyük anlamlar yüklediği kavramların kuşkusuz en kilit olanları bu beş kavramsal analiz olmakla birlikte; önce bu beş kavramın dışında kullandığı çeşitli terimlerin bazılarını burada sıralayalım. Gramsci nin ana kavramlarından önce Hapishane Defterleri nde sıklıkla karşılaşacağımız bazı özgün terimleri burada kısaca yorumlamak, sanırım bir zorunluluk olsa gerek: Moment: Bu kavram Gramsci nin en temel kavramlarından biri olup, tek bir kelimeyle karşılayabilmek çok zordur. Kelime olarak kısa süre, evre, an, lahza olarak, fizikte; harekete geçiren, itme kuvveti, hareketin nedeni anlamında kullanılmaktadır. Hegel ise; bir düşünceyi karşıtıyla bize gönderen (yansıtan) ve İdea da olduğu kadar realite de de gelişmenin aşamasına götüren kuvvet olarak kullanmıştır. Hapishane Defterler in çevirmeni Kenan Somer, ise moment i; uğrak olarak kullanmıştır. Güç ( Baskı - Zor ) ve Rıza: Üstyapısal iki moment ten, yani onay ve güç den biri olumlu (positif) iken, diğeri olumsuz (negatif) ifade taşımaktadır. Gramsci, bir yönetici sınıf ittifakının bir toplumsal formasyon üzerinde baskı ve zorlama yoluyla egemenlik kurması ile böyle bir ittifakın rıza yoluyla yönlendiricilik veya önderlik etmesi arasında, can alıcı bir ayrım yapar. Bu iki moment ; güç ve rıza arasındaki ilişkiyi kavrayabilmek için Gramsci, bütünleyicilik terimini kullanmakta ve önem atfetmektedir. Bundan da, Hegemonya nın uygulandığı alanlara ilişkin bir belirsizlik çıkmaktadır. Devlet, çoklukla özel olarak nitelenen örgüt aracılığıyla gücü siyasal toplum da; hegemonyayı da sivil toplumda uygular.
4 Mevzi (Siper) ve Manevra (Hareket) Savaşı: Gramsci ye göre; Devlet gücünün ele geçirilmesi için yapılan hareket savaşı, sınıfların sivil toplumda üstünlük sağlayan noktaları ele geçirmek için harekete geçtiği mevzi savaşı nın zorunlu sonucudur. Gramsci nin bu özgün kavramlarını en iyi yorumlayanlardan birisi olan Perry Anderson New Left Review un 100. sayısında yayınlanan ünlü makalesinde bu kavramları şöyle yorumlamıştır; Sivil toplumun üst yapıları modern savaşın siper sistemleri gibidir. Savaşta şiddetli bir topçu hücumunun düşmanın bütün savunma sistemini tahrip etmiş gibi göründüğü olur; oysa yalnızca dış yüzey tahrip edilmiştir; görünüşe aldanıp saldıranlar hala etkili bir savunma ile karşı karşıya kalır. Aynı durum, büyük bir ekonomik buhran sırasında siyasette de görülür. Gelelim, bu iki kavramın Defterler deki yorumuna; Modern Demokrasiler in yoğun yapısı, ister devlet örgütleri, ister sivil yaşam örgütleri bütünlüğü söz konusu olsun, siyasal sanat bakımından, mevzi savaşındaki sürekli cephe siper ve istihkamların karşılığını oluşturur. Tarihsel Uzlaşma: Devrimci Sınıf ın, Egemen Sınıf a karşı Devlet gücünü ele geçirmeden önce, toplumsal bir hegemonya sağlayabilmek için, diğer ast-sınıflar ile uzlaşmasıdır. Ulus-halk: Gramsci, bu kavramı, ulus karakteri kazanmış halk anlamında kullanmaktadır. Hegemonya nın etkin öznesi (aydınlar) sorunu ile ilgilendiği ve yeni hegemonyanın kapsamını [ulus-halk] anladığı yönde, bu yeni boyut ve geniş içeriğin iki temel kanıtını Gramsci nin Güney İtalya sorunu üzerine yazdıklarında bulabiliriz. Hakim Sınıf: Marx, Alman İdeolojisi nde; Hakim Sınıf düşüncesini şöyle tanımlamıştır; Hakim Sınıf, her devirde egemen düşüncedir: yani, toplumun hakim maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda hakim
5 düşünsel (entellektüel) gücüdür. Hemen sonrasında, iktidarın gerçekten, yani gerçekte ayrıştığı bir toplumun ideolojik bir yansıması olarak güçler ayırımı doktrini örneğini vermektedir. Ortak-duyu: Türkçe deki gündelik kullanımı olan sağduyu (commen-sense) anlamında, yani özne-birey in metafizik düzeyde ulaştığı bir kavram olmayıp; toplumsal hegemonya nın sivil toplumda, içeriğini tarihten alan, ideolojik düzey aracılığı ile tüm bireylerde oluşturduğu ortak bir kavrayıştır. Gramsci için ortakduyulu düşünme, hem tarihsel bir oluşumdur, hem de her sınıfa özgüdür. Gramsci için; (Ortak-duyu) alışılmamış bir karmaşıklıktadır. Taş devrinden öğeler, daha ileri bir bilimden ilkeler, yerel düzeyde tarihin tüm geçmiş evrelerinden ön yargılar ve dünyada insan ırkının tümü için söz konusu olacak gelecekteki felsefesinden sezgiler içerir. Ortak Bilinç - Ortak (Karar) İrade: Hem tarihsel geçmiş, hem de varolan toplumsal ilişkiler, Gramsci nin Ortak İrade, içinde saptadığı etkili tarihsel özne tarafından tanınan nesnel koşulları oluştururlar. Gramsci nin metinlerinden alarak kendi sözleri ile açıklayalım: Etkili ve etkin bir öncül varolduğu zaman, insanların onun üzerine sahip oldukları bilinç, Ortak Bilinç e somut amaçlar yükleyerek ve halkın inançları kadar güçlü bir duruma gelen bir inançlar bütünlüğü oluşturarak, etkili bir duruma gelmiş bulunan bir zorunluluk vardır. Ortak İrade nin atılımı için gerekli ve yeterli koşullar, gelişmiş ya da gelişme yolunda, öncül içinde içerilmiş bulunmalıdır. Ama, niceliksel olarak hesaplanabilen bu maddi öncülden, belli bir kültür düzeyinin, yani bir entellektüel eylemler bütünlüğünün ve bu sonunculardan da, (onların ürünleri ve sonuçları olarak), ne pahasına olursa olsun bir etkinliği özendirmek için yeterli bir güçle donatılmış belli bir zorlayıcı tutkular ve duygular bütünlüğünün ayrılamayacağı açıktır. Devletin Üç Konumu: Gramsci nin metinlerinde Batı daki devletin, en az üç farklı konumu arasında salınım görülür. Devlet, sivil toplumla dengeli bir ilişki içindedir; sivil toplumun sadece bir dış yüzeyi dir; sivil toplumun özerkliğini yok eden bir
6 devasa yapıdır. Gramsci de, bazı temel kavramlar birbirleri ile bir karşıtlıklar birliği içinde hareket etmektedirler. Temel (karşıtlık) zıtlık; devlet ile sivil toplum arasında olmakla birlikte, Gramsci deki zıtlıklar bununla da sınırlı değildir: zor ve rıza ; egemenlik ve hegemonya ; ile şiddet ve uygarlık arasında da diyalektik bir zıtlık (karşıtlık) ilişkisi (birliği) vardır. İşte, Gramsci de bir başka zıtlık kümesi daha; Hegemonya Egemenlik = = Rıza Baskı (Zor) = = Sivil Toplum Devlet Zıtlıkların yanında Gramsci nin bazı kavramları arasında ciddi çatışma lar da vardır. P.Anderson, Hapishane Defterler indeki bu çatışma ları (=çatışkı=antinomies), yani devletin farklı konumlarındaki salınımını şöyle kategorize etmiştir: Sivil Toplumun zıddı olan Devlet Sivil Toplumu saran Devlet Sivil Toplum ile aynı olan Devlet Transformizm: Politik toplumun, sivil toplum üzerindeki üstünlüğü varsayımıdır; egemen sınıf, ast grupları siyasal edilginlik içinde tutarak, onlar üzerindeki etkisini koruyup sürdürmekle yetinir: bunun için, kendi siyasal sınıfı içinde eriterek, onların önderlerini barışçıl yoldan ortadan kaldırır. Diktatora: Ast-sınıflar ı egemenlik altında tutmak için yalnızca politik toplumun kullanılması demektir. Böyle bir durum egemen sınıf için tehlikelidir; çünkü, egemen sınıfın artık sivil toplumun denetimini elde tutmadığı anlamı gelir: tarihsel blok o zaman bunalım içindedir ve dönem ancak geçici olabilir. Doğu - Batı Ayırımı: Gramsci nin düşüncesinde, toplumsal çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar, tıpkı Marx da olduğu gibi Doğu / Batı bağlamında farklılıklar ve karşıtlıklar gösterir. Gramsci ye göre Batı da, devlet ile sivil toplum arasında kendine has bir ilişki vardı ve devlet sarsıldığında sivil
7 toplumun sağlam yapısı derhal ortaya çıkar. Devlet, arkasında güçlü bir istihkam ve tabya sisteminin bulunduğu bir dış hendek tir. Bu kavramları şematize edersek, Gramsci ye göre; Sivil Toplum; Doğu da başlangıç halde (peltemsi) iken, Batı da gelişkin (dirençli) dir. Devlet; Doğu da baskın iken Batı da dengeli dir. Strateji; Doğu da manevra iken Batı da mevzi dir. Tempo; Doğu da süratli iken Batı da ölçülü (dereceli) dir. A.Gramsci nin Hapishane Defterleri ne bu G i r i ş yazısında, zor da olsa, onun bazı kavramsal analizlerini kısaca yorumlamak, Hapishane Defterleri gibi böylesine zor ve çetrefil bir eseri okumaya girişenler için, sanırım yardımcı olacaktır. Bana göre; sivil toplum, Marksist Teori deki devletin ortadan kalkış (sönüş) sürecinde, bu kavramının birincil role sahip olduğu Gramsci temalarının en önemlisidir. N.Bobbio ya göre; xxx Marx, sivil toplum terimini, yaşamın maddesel koşullarının bütünlüğü nü, yani, alt yapının bir görünümü nü nitelemek anlamında kullanırken; Gramsci, sivil toplum u kaldırıp üst yapının içerisine oturtur, demektedir. Gramsci nin tüm kavramsal sisteminin dayandığı temel basamak olan Sivil Toplum u anlayabilmek için, Hapishane Defterleri ndeki önemli metinlerden birindeki şu alıntıya değinmek gerekli olacaktır: Bu anda yapabileceğimiz, üst yapısal iki büyük düzeyi ayırmaktır. Bunlardan birisi; sivil toplum, yani genellikle özel diye anılan organizmalar bütünü, diğeri de siyasal toplum ya da devlet diye adlandırılabilir. Bu iki düzey bir yanda yönetici grubun toplumsal yapının tümü üzerinde uyguladığı hegemonya işlevine; diğer yanda, devlet ve hukuksal iktidar yoluyla uygulanan doğrudan egemenlik ya da komuta işlevine tekabül eder. Sivil Toplum kavramından Tarihsel Blok kavramına geçmeden önce, Marx ın düşüncesini oluşturan alt yapı ve üst yapı kavramlarına da kısaca değinelim. Cagliari Kongresi nin raportörü N. Bobbio ya göre; bir anlamda
8 Gramsci, Marx ın alt yapı - üst yapı kavramının yönünü değiştirmişti; hatta Marksist gelenekten köktenci bir kopuşu işaret etmekteydi. Gramsci yi üst yapılar teorisyeni diye tanımlayan ve N. Bobbio ya karşı çıkan J. Texier e göre ise; Gramsci ile Marx ın bu kavramları ele alışı, özünde asla farklı değildi diyerek bugünlere kadar uzanan tartışmaların kapısını da aralamış oldu. Biz de bu önemli tartışmaya, Marx tan başlayalım. Marx, üst yapısal etkinliğin iki moment in hem ayrılığını hem de birlikteliğini olumlar. Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı (1859) isimli eserine yazdığı ünlü Önsöz de Marx: Bu üretim ilişkileri bütünlüğü, toplumun ekonomik yapısını, üzerinde hukuksal ve siyasal bir üst yapının yükseldiği ve kendisine belirli toplumsal bilinç biçimlerinin karşılık düştüğü somut temeli oluşturur. Şimdi de Gramsci ye tekrar dönelim de, Defterler den önce kaleme aldığı politik metinlerinden alıntı yapalım: Öncül (ekonomik yapı) ile sonuç (siyasal örgütlenme) arasındaki ilişkiler, hiçbir zaman basit ve doğrudan değildir; bir halkın tarihi yalnızca ekonomik olgularla belgelenemez. Bu çalışma, nedenleri çözebilmek için karmaşık ve karışık bir çalışmadır ve bunu yapabilmek için de, tüm tinsel ve somut eylemlerin derin ve geniş ve de yaygın bir incelemesi gereklidir. Gramsci, kendisine özgü alt yapı - üst yapılar ilişkileri görüşünü hazırlayarak, Tarihsel Maddeciliğin gelişmesine özgün bir katkıda bulunmuştur. Bu alt yapı-üst yapılar ilişkilerinin tarihsel üst yapısal etkinliklerin verilmiş halde bulunan alt yapısal koşullar içindeki doğuş ve gelişmelerinin praksisin yön değiştirme ya da toplumsal ilişkilerdeki devrim uğrağına değin çözümlenmesi aracıyla, Gramsci ye Tarihsel Diyalektiği somut olarak kavrama olanağı sağladığı eklenerek, gelişmenin hangi yönde olduğu da belirtilebilir. Gramsci nin ideoloji üzerine görüşlerini ele almak ise başlı başına bir tartışma konusu olmasını gerektirir. Kuşkusuz son derece anlamlı bir çok bölümü ve yorumu içermekle birlikte, Gramsci nin metinlerinde sistemli bir ideoloji kuramı yoktur. Ona göre ideoloji, bir üst yapı kurumu olarak incelenmelidir. Bu durumda da, bir sonraki görev için, temelini hegemonya, sivil toplum, devlet, parti ve aydınlar kavramlarının oluşturduğu alt yapı / üst yapı bütünlüğüne Gramscigil yaklaşım anlayışının dışında bir bakış üstlenilemez.
9 Gramsci, ideolojiyi bir veri olarak ele almıştır. Ancak ideolojinin nereden geldiğini ve dolayısıyla nereden oluştuğunu araştırmamıştır. Yani Gramsci de bağımsız bir ideoloji teorisi yoktur. Gramsci ye göre politik mücadele yoluyla toplumsal ilişkilerin dönüştürülmesi nasıl zorunluysa, varolan ideolojinin ve bu ideolojiyi üreten aygıtların işleyiş biçiminin de dönüştürülmesi gerekir. Gramsci nin teorisinde epistemolojik öncülleri bulunan ideoloji kavramı, 30 yıl sonra L.Althusser ile içerik kazanacaktır. Althusser in İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları makalesinin ilk yarısını, Gramsci deki sistemleştirme noksanlığı nı tamamlama çabası oluşturmuştur. Althusser e göre ideoloji; Gramsci nin de dediği gibi sınıf mücadelesinin ihmal edilmemesi gereken önemli ve özerk bir alanıdır. Althusser ise bir adım daha ilerleyerek; ideoloji, toplumsal formasyonu meydana getiren üç ana düzeyden (ekonomik politik ideolojik düzeyler) biridir tezini geliştirmektedir. Althusser in ideoloji konusunda geliştirdiği en temel çözümlemenin epistemolojik alt yapısı, bir tez üzerine oturur; Bir toplumsal düzey, bir pratiğe bağlıdır. Bu temel tez üzerine ünlü makalesi İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları nda Althusser, klasik Marksizm den farklı, çok net bir ayırım koyarak ideolojiyi tanımlar; Ekonomik düzeyde doğa, toplumsal ilişkiler içerisinde dönüştürülür, ekonomik pratiği tanımlayan budur; politik pratikte, söz konusu toplumsal ilişkiler dönüştürülür; ideolojik düzeyde ise, insanın kendi hayatıyla yaşayan ilişkisi demek olan ideolojik tasarımlar somut bilgilere dönüştürülür. Althusser e göre ideoloji, klasik Marksist anlayışta olduğu gibi ekonomik pratiğin bir uzantısı değildir; son kertede ekonomik pratiğin belirlemesine rağmen, görece özerkliği olan ve kendi belirleyici etkisi olan maddi bir pratiktir. A.Gramsci nin, belki de Batı Sol Düşüncesi nde en çarpıcı ve en çok kullanılan çözümlemesi, bir toplumsal formasyon daki aydınlar ın konumu olsa gerek. Gramsci, aydın kategorisini, kol emeğinden çok kafa emeği ile ilişkili beceri ve fikirleri örgütleme, yayma ve koruma görevi olanları nitelemek için ortaya getirmektedir. Gramsci; temel bir sınıfın çıkarlarına bağlı işlevleri
10 bulunan organik aydınlar ile önceki bir toplumsal formasyonun kalıntıları olarak varlıklarını sürdüren sınıflar ve katmanlar içerisinden gelen geleneksel aydınlar arasında bir ayırım yapar. Organik aydın kategorisi belirli bir sınıf bağlantısını çağrıştırırken, geleneksel aydın kategorisinin bu bağlantısının bulunmayışını işaret etmekte olması açısından, bu iki kategorinin farklı kavramsal değerleri vardır. Kilit sorun, sistemdeki işleve ilişkin bir sorundur; ancak, Gramsci, üst yapı düzeylerinin alt yapıyla olan ayırdedici ilişkisi ve bundan ötürü geleneksel aydınlar arasında özellikle önemsemekte olarak gördüğü alt-ideolojiler in önemi konusunda oldukça duyarlıdır. Gramsci nin devlet anlayışına gelince; iç içe geçmiş ve bir anlamda üst yapısal bir birliktelik gösteren, devlet ve hegemonya yı bir arada ele almak gerekir. Gramsci de Hegemonya, gönüllü ve kendiliğinden oluşan rıza ya dayalıdır; ancak içerdiği sınıfların ilişkilerine göre farklı biçimler alır. Kapitalist toplumda hegemonyanın örgütlenmesinde yönetici blok hem sivil toplumun hem de devletin organlarını seferber eder. Gramsci için can alıcı ilişki devlet ile sivil toplum arasındadır, yani, yönetici blokun sivil toplumu hegemonyası altında ne ölçüde tutabildiğidir. Son kertede yönetici blok, diğer sınıflar üzerinde hegemonyasını yitirmiş olduğunda bile, bunları bağımlı kılmayı sürdürmesini sağlayan baskıcı aygıtlar (polis ve ordu) üzerindeki denetiminden ötürü iktidarı elinde tutar. Özetle, Gramsci nin kendisinden aktarak devam edelim: Yeni devlet tipini kurmuş bulunan, yeni toplumsal grubun siyasal hegemonyasının içeriği, her şeyden önce ekonomik nitelikte olmalıdır: yapıyı ve ekonomik dünya arasındaki gerçek ilişkileri yeniden örgütleme söz konusudur Hegemonya olgusu, kuşkusuz, üzerinde hegemonya uygulanacak grupların çıkar ve eğilimlerinin hesaba katılmasını, belli bir uzlaşma dengesinin oluşmasını, yani yönetici grubun ekonomikkorporatif nitelikte özverilerde bulunmasını gerektirir. Ama bu tür özverilerin ve böyle bir uzlaşmanın öze ilişkin olamayacakları da kuşkusuzdur; çünkü hegemonya, her ne denli etik-politik nitelikteyse de, ekonomik nitelikte olmaktan da geri kalamaz, temelini yönetici grubun ekonomik etkinliğinin kararlaştırıcı kesimlerdeki kesin işlevine dayandırmaktan geri kalamaz. Buradan da artık Hegemonya ve Diktatora arasındaki ilişkiye geçelim; Tarihsel blok içerisinde hegemonyayı elde tutan bir sınıf, onu yeni bir hegemonik sistem yararına yitirir ve kendini ancak güç aracılığıyla koruyup sürdürür: Faşizm olayı
11 Hegemonyayı elde etmek isteyen bir sınıf, devlet aygıtını ele geçirir: 1917 Rus Devrimi Hegemonya ile Diktatora bazı dönemlerde birleşebilseler bile, nitelikleri gene de sınırları iyice belirtilmiş olarak kalır: Sivil toplumun egemen olduğu hegemonya karşısında, diktatora, politik toplumun kullanılmasını simgeler. Gramsci; devlet kavramı üzerine çalışmalarına giriş olarak Marx a atıfta bulunmuş ve şunları yazmıştır; Bu araştırma aynı zamanda, genellikle siyasal toplum ile sivil toplum arasındaki bir denge değil, fakat doğrudan doğruya sivil toplum yani diktatora, ya da kitleleri belirli bir ekonomi ve üretim tipine uyumlu şekilde kontrol etmek için kullanılan bir diğer baskı aygıtı olarak algılanan devlet kavramı ile ilgili olacaktır. Son olarak Tarihsel Blok kavramını ele alalım. Gramsci nin Tarihsel Blok kavramı, bugün bir çok yorumcu tarafından Gramsci nin en önemli öğelerden biri olarak; hatta, kimileri için Gramscigil Düşünce nin temel kavramı olarak görülmektedir. Ne var ki, içeriği üzerinde tam olarak anlaşılmış değildir. Yapıyla, üst yapı arasındaki ilişkilerin irdelenmesi tarihsel blok kavramının özsel görünümüdür. Gerçeklikte, yapılar-üstyapılar ilişkilerinin özsel konusu, onların birliğini gerçekleştiren bağın irdelenmesidir. Gramsci bu bağı, organik olarak niteler. Eğer bir tarihsel blok, yani bütünsel bir tarihsel durum irdelenirse, onda bir yanda doğrudan doğruya üretici güçler ilişkisine bağlı bulunan toplumsal bir yapı - sınıflar -, öte yanda ideolojik ve politik bir üst yapı görülür. Bu iki öğe arasındaki organik bağ, işleri ekonomik düzeyde değil, ama üst yapısal düzeyde etkinlik göstermek olan kimi toplumsal gruplar: aydınlar tarafından kurulmuştur. H.Portelli ye göre; bu ayrımlaşmış katman, Gramsci ye göre üstyapı memurları katmanıdır. Organik nitelikleri kendini, bu aydınları temsilcileri oldukları sınıflara ve en başta da ekonomik düzeydeki temel sınıfa bağlayan sıkı bir dayanışma gösterir. Tarihsel blok, bir çözümlemenin : bir kültürel değerler sisteminin (Gramsci nin ideoloji dediği şey) bir toplumsal sistemi derinden etkileme, ona yayılma, onu toplumsallaştırma ve bütünleştirme biçiminin çözümlemesinin
12 çıkış noktası olarak da düşünülmelidir. Tarihsel bir blokun iç eklemlenmesi kendini böyle gösterir. Tarihsel blok kavramının irdelenmesi, Marksist teoriyle Gramscigil katkının önemini belirtme imkanı verir: iki özsel görünüm, sivil toplumun öyleyse hegemonyanın, hegemonik sistemin irdelenmesiyle, yapı ve üst yapı arasındaki organik bağın öyleyse aydınların, organik bunalımın irdelenmesidir. Bu bakımdan Gramsci nin, Marx ve Lenin i tamamladığı ortaya çıkar. Toplumsal bir sistem, ancak işlerin çekilip çevrilmesini aydınlara bırakan bir temel sınıfın yönetimi altında hegemonik bir sistem kurulduğu zaman bütünleşmiştir: Tarihsel bir blok, o zaman gerçekleşir. Öyleyse bu kavramın irdelenmesi, hegemonyanın, entelektüel blokun irdelenmesinden ayrılmaz. Yapının ve üst yapının organik birliğini, toplumsal gerçekliği içinde kavramayı, yalnız böyle bir tarihsel blok anlayışı sağlar. Gramsci, yönetici sınıf hegemonyasının nasıl çöktüğünü, yeni bir hegomonik sistemin nasıl kurulduğunu ve dolayısıyla yeni bir tarihsel blokun nasıl oluştuğunu da tarihsel blok çözümlemesi çerçevesinde inceler. Hegemonik sistem içerisinde, temel sınıf, demek ki gerçekten yöneticidir. Ama bu yönetim geniş bir taban gerektirir: öbür gruplar, yönetici sınıf yöresinde toplanmalıdırlar; Gramsci tarafından, yardımcı ya da bağlaşık olarak nitelenen bu gruplar, hem örneğin seçim planında siyasal taban, hem de entelektüel ve politik kadroların çıktığı kaynak olarak, temel sınıfın gücünü pekiştirme olanağı verirler. Üstelik, yönetici sınıf için tanınmış bulunan bu taban, hasımlarına yasaklanmıştır. Bu yardımcı gruplar, hegemonyasını koruyup sürdürmek için her ne denli son derece gerekliyseler de, temel sınıfın onları ideolojik bakımdan denetlemek için aydınlarını soğurmak la yetinmemesi, ama özellikle onların kendi öz çıkarlarını göz önünde bulundurması gerektiği de açıktır. Hegemonik sistem ancak bu ölçüde bağdaşma olarak nitelenebilir. Böyle bir sistem içinde, yönetici sınıf çıkarlarıyla yardımcı gruplar ın çıkarları, demek ki tamamlayıcı çıkarlardır. Burada bir de Gramscigil hegemonya çözümlemesinin, tarihsel blok içerisindeki toplumsal gruplar la ilişkisini ele alalım. Gramsci nin hegemonya çözümlemesi, tarihsel blok içerisinde üç toplumsal grup tipi ayırt edilmesine yol açar: bir yanda, hegemonik sistemi yöneten temel sınıf ; öte yanda, hegemonyaya toplumsal taban ve hegemonya personeli için yetişme alanı (fidelik) hizmetini gören yardımcı gruplar ; en sonu, hegemonik sistemden dışlanmış, ast-sınıflar.
13 Gramsci ye göre; bir tarihsel blokun oluşması için, bu blokun yapısıyla üst yapısının organik olarak bağlanmaları gerekir. Buradaki önemli olgu, bir yandan üst yapının tarihsel blok un devindirici öğesi olması ve öte yandan, üst yapı içerisindeki özsel rolün sivil toplum tarafından oynanmasıdır. Bu da siyasal söyleme en bağlı olan görünümdür. Tarihsel blok, belli bir tarihsel durumun iç eklemlenmesi olarak tanımlanmıştı. Ama böyle bir durum ve öyleyse bu tarihsel blokun yapısıyla, alt yapısı da evrilir. Tarihsel blok özsel olarak temel sınıfın hegemonik sistemi yöresinde kurulur. Öyleyse, yeni bir tarihsel blokun kurulması sorunu, gerçekte, yeni bir hegemonik sistemin kurulması sorunudur. Şimdi de Tarihsel blok içerisinde aydınların rolü konusuna gelelim. Gramsci Düşüncesi nde Tarihsel blok - Aydınlar ilişkisi ni koymak demek, sonunda, tarihsel blok sorununu koymak demektir. Gramsci ye göre aydınlar gerçek anlamıyla bir sınıf değil, ama çeşitli sınıflara bağlı grupları oluştururlar: Bağımsız bir aydınlar sınıfı yoktur, ama her toplumsal grup, kendi öz aydınlar katmanına sahiptir, ya da onu oluşturmak ister. Aydınlar sorununu tarihsel blokun öğelerinden biri onun organik eklemlenmesi olarak düşünürken, aydınlar kavramını çok genişleten Gramsci aydınları; entellektüel etkinliklerin içinde, genel toplumsal ilişkiler kompleksi içerisinde bulunacak oldukları ilişki sistemi bütünlüğü içinde koymuştur. Gramsci den aktaralım; Aydınlarla ulus-halk arasındaki, yöneticilerle yönetilenler arasındaki, - hükümet edenlerle hükümet edilenler arasındaki - ilişki, eğer içinde duygu-tutkunun (mekanik olarak değil, ama canlı biçimde) anlayış ve öyleyse bilgi durumuna geldiği organik bir katılma tarafından verilmişse, ilişki ancak o zaman temsil ilişkisidir ve hükümet edilenlerle hükümet edenler arasında, yönetilenlerle yönetenler arasında, ancak o zaman bireysel öğeler değişimi olur, yani tek gerçek toplumsal yaşam olan toplu yaşam, ancak o zaman gerçekleşir; ancak o zaman bir tarihsel blok kurulur. Her üretim biçimine bir temel sınıf ve dolayısıyla bir aydın tipi düşer. Yeni tarihsel blokun organik aydınları, özsel olarak temel sınıfın organik aydınları, eski tarihsel blok aydınlarına karşı koyarlar. Eski tarihsel blok aydınları, Gramsci tarafından Geleneksel Aydınlar olarak nitelendirilmişlerdir: yeni temel sınıfın gelmesinden önce varolan çeşitli aydınlar katmanlarını bir
14 araya getirirler bunlar. Yeni temel sınıf, kendi hegemonyasını kurmak için, öyleyse bunları soğurmalı, ya da ortadan kaldırmalıdır. Gelelim tarihsel blokun organik bunalımı na; tarihsel blokun, organik bir bunalımının patlak vermesi, yani, aydınlar artık toplumsal sınıfları temsil etmediklerinden, yapıyla üst yapı arasındaki organik bağın kopması, böyle bir bunalım, (örgütlü olan ya da olmayan) ast sınıflar tarafından uyandırılmış ya da yönetici sınıfın siyasal başarısızlığında doğmuş olabilir. Organik bir bunalımın sonucu, ancak ast sınıflar, daha bunalımın patlak vermesinden önce, örgütlenme ve kendi öz politik ve ideolojik yöntemlerini gerçekleştirme başarısını gösterirlerse, bunalım yeni bir hegemonik sisteme varır. Gramsci Düşüncesi nin Marksist teoride, Marx ve Lenin i tamamladığını söylemiştik. Marx, Tarihsel Materyalizm i hazırlarken, Batılı kapitalist toplumu göz önünde bulundurmuştur. Lenin ise, Marksist teoriyi Doğulu prekapitalist toplumlara göre geliştirir. Gramsci, kendi üst yapı çözümlemesini hazırlamak için, Lenin in katkısından yararlanır: politik toplum, parti, hegemonya irdelemesini yineler; yani bu konularda Gramsci Leninist tir. Ama bu aynı zamanda Marx a ve klasik Marksist teoriye bir dönüştür de; çünkü Gramsci, Batılı toplumlar çerçevesinde yer alır: sivil toplumun önemini hesaba katarak, Lenin i İtalya ya uyarlar: hegemonya, siyasal yönetim olmadan önce, kültürel ve moral yönetim durumuna gelir; aydın, politikacı olmadan önce, ideolog ya da eğitici durumuna; devrimci strateji de hareket savaşından çok mevzi savaşı durumuna gelir. Erhan Göksel Editör
15
16
SİYASETİN BAĞIMLILIĞI VE GÖRECE ÖZERKLİĞİ
SİYASETİN BAĞIMLILIĞI VE GÖRECE ÖZERKLİĞİ Siyaset Toplumsal Alt Yapıya Bağımlı Bir Kurum mudur Yoksa Özerk Bir Olgu Mu? Marx, toplum alt yapı ve üst yapı öğelerinden kurulmuş bir bütündür. Alt yapı toplumun
SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457) 6. Hafta Ders Notları - 23/10/2017 Araş. Gör. Dr. Görkem
SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457) 1. Hafta Ders Notları - 18/09/2017 Araş. Gör. Dr. Görkem
Peter D. Thomas. Gramsci Çağı. Felsefe - Hegemonya - Marksizm. İngilizceden çevirenler İlker Akçay-Ekrem Ekici. dipnot yayınları
Peter D. Thomas Gramsci Çağı Felsefe - Hegemonya - Marksizm İngilizceden çevirenler İlker Akçay-Ekrem Ekici dipnot yayınları İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 13 BİRİNCİ BÖLÜM 'KAPİTALİ OKUMAK' UĞRAĞI 27 'Aklıma Sadece
ÇAĞDAŞ SİYASET DÜŞÜNCESİ (SBK204)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü ÇAĞDAŞ SİYASET DÜŞÜNCESİ (SBK204) 3. Hafta Ders Notları 20-21/02/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem
SİYASET SOSYOLOJİSİ (SBK307)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 2018-2019 Güz Dönemi SİYASET SOSYOLOJİSİ (SBK307) 4. Hafta Ders Notları Dr. Öğr. Üyesi
FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ
FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ FELSEFENİN BÖLÜMLERİ A-BİLGİ FELSEFESİ (EPİSTEMOLOJİ ) İnsan bilgisinin yapısını ve geçerliğini ele alır. Bilgi felsefesi; bilginin imkanı, doğruluğu, kaynağı, sınırları
İ Ç İ N D E K İ L E R
İ Ç İ N D E K İ L E R ÖN SÖZ.V İÇİNDEKİLER....IX I. YURTTAŞLIK A. YURTTAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEME GETİREN GELİŞMELER 3 B. ANTİK YUNAN-KENT DEVLETİ YURTTAŞLIK İDEALİ..12 C. MODERN YURTTAŞLIK İDEALİ..15 1. Yurttaşlık
Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.
SİYASAL PARTİLER Siyasi Parti Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir. Siyasi partileri öteki toplumsal örgütlerden ayıran
ÇAĞDAŞ SİYASET DÜŞÜNCESİ (SBK204)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü ÇAĞDAŞ SİYASET DÜŞÜNCESİ (SBK204) 2. Hafta Ders Notları 13-14/02/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem
DERS BİLGİLERİ SİYASET BİLİMİNE GİRİŞ Yrd. Doç. Dr. Orhan ALDANMAZ
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS SİYASET BİLİMİNE GİRİŞ 0102313 3 3+0 3 5 Ön Koşul Dersleri YOK Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler
Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma
İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.
Editörler Prof.Dr. Mimar Türkkahraman & Yrd.Doç.Dr.Esra Köten SİYASET SOSYOLOJİSİ
Editörler Prof.Dr. Mimar Türkkahraman & Yrd.Doç.Dr.Esra Köten SİYASET SOSYOLOJİSİ Yazarlar Prof.Dr.Önder Kutlu Doç.Dr. Betül Karagöz Doç.Dr. Fazıl Yozgat Doç.Dr. Mustafa Talas Yrd.Doç.Dr. Bülent Kara Yrd.Doç.Dr.
T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi
T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 1.1.216 Diploma Program Adı : SOSYOLOJİ, LİSANS PROGRAMI, (AÇIKÖĞRETİM) Akademik Yıl : 21-216 Yarıyıl
DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TEMEL KAVRAMLARI
1 DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TEMEL KAVRAMLARI Örgütte faaliyette bulunan insan davranışlarının anlaşılması ve hatta önceden tahmin edilebilmesi her zaman üzerinde durulan bir konu olmuştur. Davranış bilimlerinin
EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI
3-4 Aile bireyleri birbirlerine yardımcı olurlar. Anahtar kavramlar: şekil, işlev, roller, haklar, Aileyi aile yapan unsurlar Aileler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar Aile üyelerinin farklı rolleri
SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457) 2. Hafta Ders Notları - 25/09/2017 Araş. Gör. Dr. Görkem
GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ
GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi
ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET
ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.
Siyaset Sosyolojisi Araştırma Konusu Nedir Siyaset Nedir Siyasi Olan Devlet Nedir Devlet türleri Devletsiz siyaset olur mu
Siyaset Sosyolojisi Araştırma Konusu Nedir Siyaset Nedir Siyasi Olan Devlet Nedir Devlet türleri Devletsiz siyaset olur mu Siyaset Sosyolojisi Genel sosyolojinin bir alt dalı. İktisat, din, aile, suç vb
12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017)
12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017) ÜNİTE: 2-KLASİK MANTIK Kıyas Çeşitleri ÜNİTE:3-MANTIK VE DİL A.MANTIK VE DİL Dilin Farklı Görevleri
Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü
Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü İyi ve kötü, yanlış ve doğru kavramlarını tanımlar, Etik bilincini geliştirmeye ve insanları aydınlatmaya
ÜNİTE:1. Sanayi Sonrası Toplum: Daniel Bell ÜNİTE:2. Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi ÜNİTE:3. Postmodern Sosyal Teori ÜNİTE:4
ÜNİTE:1 Sanayi Sonrası Toplum: Daniel Bell ÜNİTE:2 Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi ÜNİTE:3 Postmodern Sosyal Teori ÜNİTE:4 Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik ÜNİTE:5 Tüketim Toplumu, Simülasyon
Hedef Davranışlar. Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar).
Hedef Davranışlar Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar). Bu nitelikler bilişsel, duyuşsal ve psikomotordur. 2 aşamada ele alınmaktadır.
Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!
Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'de 1990'lı yıllardaki duvar yazıları, İslamcılığın yükseldiği döneme yönelik yakın bir tanıklık niteliğinde. 10.07.2017 / 18:00 Doksanlı
T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi
T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 1.1.216 Diploma Program Adı : SOSYOLOJİ, LİSANS PROGRAMI, (AÇIKÖĞRETİM) Akademik Yıl : 21-216 Yarıyıl
DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Genel Kamu Hukuku I Law 151 1 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Lisans Zorunlu
İktisat Tarihi I. 27 Ekim 2017
İktisat Tarihi I 27 Ekim 2017 İktisat Tarihi Biliminin Doğuşu 18. yüzyıla gelene değin özellikle sosyal bilimler felsefeden bağımsız olarak ayrı birer bilim disiplini olarak özerklik kazanamamışlardı Tarih
YÖNETİŞİM NEDİR? Yönetişim en basit ve en kısa tanımıyla; resmî ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımıdır.
YÖNETİŞİM NEDİR? Yönetişim en basit ve en kısa tanımıyla; resmî ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımıdır. Ortak yönetim- birlikte yönetmek anlamına gelir ve içinde yönetimden
Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre
Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre değişimlerdir. Öğrenmede değişen ne???? İnsan ve hayvan arasında
DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK
DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK 2 Takdim Planı Modernleşme Süreci Açısından Devlet Devlet-Toplum İlişkileri Açısından Devlet Teşkilatlanma
philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi
FELSEFE NEDİR? philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi Felsefe değil, felsefe yapmak öğrenilir KANT Felsefe, insanın kendisi, yaşamı, içinde
ESTETİK (SANAT FELSEFESİ)
ESTETİK (SANAT FELSEFESİ) Estetik sözcüğü yunanca aisthesis kelimesinden gelir ve duyum, duyularla algılanabilen, duyu bilimi gibi anlamlar içerir. Duyguya indirgenebilen bağımsız bilgi dalına estetik
Türk Anayasa Hukukunun Bilgi Kaynakları. Osmanlı Anayasal Gelişmeleri DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Kredi AKTS
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Kredi AKTS Saat ANAYASA HUKUKU 0102213 2 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri YOK Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Zorunlu
Karl Heinrich MARX Doç. Dr. Yasemin Esen
Karl Heinrich MARX 1818-1883 Eserleri Kutsal Aile (1845) Felsefenin Sefaleti (1847) Komünist Manifesto (1848) Fransa'da Sınıf Kavgaları (1850) Ekonominin Eleştirisi (1859) Kapital (Das Kapital-1867-1894).
T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.
Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri
TÜRKİYE NİN TOPLUMSAL YAPISI
TÜRKİYE NİN TOPLUMSAL YAPISI KISA ÖZET KOLAYAOF 2 Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 2 1. Ünite Toplumsal Yapıyı Açıklayan Kavram ve Kuramlar TOPLUMSAL YAPI KAVRAMI Toplum, insanları etkileyen gerçek ilişkiler
İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... iii GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYOLOJİYE GİRİŞ
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYOLOJİYE GİRİŞ 1. Sosyoloji Nedir... 3 2. Sosyolojinin Tanımı ve Konusu... 6 3. Sosyolojinin Temel Kavramları... 9 4. Sosyolojinin Alt Dalları... 14
SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni
SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan
SİYASET NEDİR? İnsan yaratılışı gereği sosyal bir varlıktır. İnsanlar eşit yaratılmamışlardır. SİYASET NEDİR?
İnsan yaratılışı gereği sosyal bir varlıktır. Yrd. Doç. Dr. A. Sait SÖNMEZ İnsanlar eşit yaratılmamışlardır. Sosyal varlık olmanın gereği olarak insanlar, bir arada yaşamak için ortak kurallar geliştirmeye
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2.
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ 2015 2016 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2. DERS SAATİ 28.09.2015 30.09.2015 05.10.2015 07.10.2015 12.10.2015 TANIŞMA
Çağdaş Siyaset Kuramları (KAM 401) Ders Detayları
Çağdaş Siyaset Kuramları (KAM 401) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Çağdaş Siyaset Kuramları KAM 401 Güz 3 0 0 3 6 Ön Koşul Ders(ler)i - Dersin
SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457) 14. Hafta Ders Notları - 18/12/2017 Araş. Gör. Dr. Görkem
Edebi metin, dilin estetik amaçla kullanıldığı metindir. Bir Metnin Edebi Oluşunu Şu Şekilde özetleyebiliriz:
METİN ÇÖZÜMLEME METİN NEDİR? Bir olayın, bir duygunun bir düşüncenin yazıya dökülmüş haldir. Metin öncelikle yazı demektir. Metin kavramı aynı zamanda organik bir bütünlük demektir Metin kavramı öncelikle
Sosyal Bilimler Enstitüsü. Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi (Yüksek lisans,tezli) 1. Yarı Yıl
Sosyal Bilimler Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi (Yüksek lisans,tezli) 1. Yarı Yıl BES505 Spor Bilimlerinde Araştırma Teknikleri K:(3,0)3 ECTS:8 Bilimsel araştırma niteliği ve tanımı özellikleri,
Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi
Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür
TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü
TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ekonomik düzen nedir? Ekonomik düzen, toplumların çeşitli gereksinimlerini karşılamak üzere yaptıkları
4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015 )
4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (30 Mart 15 Mayıs 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü DERS TANIM VE ÖĞRENİM YETERLİLİKLERİ. Eğitim Öğretim Metotları:
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü DERS TANIM VE ÖĞRENİM YETERLİLİKLERİ Eğitim Öğretim Metotları: Eğitim - Öğretim Yöntemleri Başlıca Öğrenme Faaliyetleri
Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş I SBG Yüz Yüze / Zorunlu / Seçmeli
DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Giriş I SBG103 1 3+0 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu / Seçmeli Dersin
EĞİTİM ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 6. SINIFLAR FEN BİLİMLERİ DERSİ İL GENELİ I. ORTAK YAZILI SINAVI BELİRTKE TABLOSU
6. SINIFLAR FEN BİLİMLERİ DERSİ İL GENELİ I. ORTAK YAZILI SINAVI Güneş Sistemi F.6... Güneş sistemindeki gezegenleri birbirleri ile karşılaştırır. F.6... Güneş sistemindeki gezegenleri, Güneş e yakınlıklarına
AŞKIN BULMACA BAROK KENT
AŞKIN BULMACA 18.yy'da Aydınlanma filozoflarıyla tariflenen modernlik, nesnel bilimi, evrensel ahlak ve yasayı, oluşturduğu strüktür çerçevesinde geliştirme sürecinden oluşur. Bu adım aynı zamanda, tüm
Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS Ön Koşul Dersler
Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 2+0 2 3 Ön Koşul Dersler Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Dersin Yardımcıları Dersin
Ö R G Ü T PSİKOLOJİSİ. Dr. Mustafa Aydın BAŞAR
Ö R G Ü T PSİKOLOJİSİ Dr. Mustafa Aydın BAŞAR YÖNETİM ile ÖRGÜT birbirinden ayrıl(a)maz iki kavramdır. Bir yerde örgütlenmeye gidilmiş, örgüt oluşmuş ise, YÖNETSEL BİR SORUNUN varlığından da söz edilebilir.
Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV Ön Koşul Dersler
Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV 2+0 2 3 Ön Koşul Dersler Yok Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Dersin Yardımcıları
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ 2014 2015 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2. DERS SAATİ 15.09.2014 TANIŞMA DERSİ TANIŞMA DERSİ 17.09.2014 22.09.2014
Haberi okumak ve yazmak aslında ne demektir?
Haberi okumak ve yazmak aslında ne demektir? Çiler Dursun 1 - aslında sözcüğü, haber ile ilgili yaygın ön kabullerin yeniden gözden geçirilmesi gereğine işaret etmektedir. haber nedir? haberi okumak ve
1.Tarih Felsefesi Nedir? 2.Antikçağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı. 3.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-I: Hıristiyan Ortaçağı ve Augustinus
1.Tarih Felsefesi Nedir? 2.Antikçağ Yunan Dünyasında Tarih Anlayışı 3.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-I: Hıristiyan Ortaçağı ve Augustinus 4.Tarih Felsefesinin Ortaçağdaki Kökenleri-2: İslâm Ortaçağı
YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI
YÖNETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMI Sistem yaklaşımı veya sistem analizi diye adlandırılan bu yaklaşım biyolog olan Ludwig Van Bertalanffy tarafından ortaya atılan ve modern yönetim teorisinin felsefe temelini
Kitap Eleştirisi Üretken Emek, Üretken Olmayan Emek ve İşçi Sınıfı:Poulantzas Kitabı 1 Üzerine Düşünceler
Kitap Eleştirisi: Üretken Emek, Üretken Olmayan Emek ve İşçi Sınıfı: Poulantzas Kitabı Üzerine Düşünceler 67 Kitap Eleştirisi Üretken Emek, Üretken Olmayan Emek ve İşçi Sınıfı:Poulantzas Kitabı 1 Üzerine
Bölüm 1. İnsan Kaynakları Yönetimine Kavramsal Bakış
Bölüm 1 İnsan Kaynakları Yönetimine Kavramsal Bakış İnsan Kaynakları Yönetimi İnsan nedir? Kaynak nedir? Yönetim nedir? İnsan Nedir? İnsanı Tanımlamanın Zorluğu Filozofların insan tanımları Diderot un
SİYASET SOSYOLOJİSİ (SBK307)
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 2018-2019 Güz Dönemi SİYASET SOSYOLOJİSİ (SBK307) 2. Hafta Ders Notları Dr. Öğr. Üyesi
Hızlı İstatistikler Anket 'İstanbul Kültür Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Program Çıktıları Anketi' Sonuçlar.
Sonuçlar Anket 634425 Bu sorgudaki kayıt sayısı: 39 Anketteki toplam kayıt: 39 Toplama göre yüzde: 100.00% sayfa 1 / 31 Q1 için alan özeti Edebiyat tarihinin farklı dönemlerinden çok sayıda yazar, akım
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : EĞİTİM FELSEFESİ * Ders No : 0310340024 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 6 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
Anayasa Hukuku (KAM 201) Ders Detayları
Anayasa Hukuku (KAM 201) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Anayasa Hukuku KAM 201 Güz 3 0 0 3 4 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEDYA ÇALIŞMALARI DOKTORA PROGRAMI
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEDYA ÇALIŞMALARI DOKTORA PROGRAMI 1. PROGRAMIN ADI Medya Çalışmaları Doktora Programı 2. LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARININ YENİDEN DÜZENLENMESİNİN GEREKÇESİ İlgili
DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Jeopolitik POLS
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Jeopolitik POLS 411 7-8 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü Dersi Verenler
Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV.
339 GENEL LİSE Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. Yeniçağ 3. Yeniçağda Avrupa 6. Eğitim, kültür, bilim ve
DEMOKRASİ ve SİVİL TOPLUM (SBK256) 2. Hafta Ders Notları - 12/02/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem Altınörs
T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü DEMOKRASİ ve SİVİL TOPLUM (SBK256) 2. Hafta Ders Notları - 12/02/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem
MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Mit, Mitoloji, Ritüel DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Kelime olarak Mit Yunanca myth, epos, logos Osmanlı Türkçesi esâtir, ustûre Türkiye Türkçesi: söylence DR. SÜHEYLA SARITAŞ
bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da
YANLIŞ ALGILANAN FİKİR HAREKETİ: FEMİNİZM Feminizm kelimesi, insanlarda farklı algıların oluşmasına sebep olmuştur. Kelimenin anlamını tam olarak bilmeyen, merak edip araştırmayan günümüzün insanları,
Etik, Biyoetik, Hukuk: Temel Kavramlar ve Yaklaşımlar
Etik, Biyoetik, Hukuk: Temel Kavramlar ve Yaklaşımlar Hazırlayan:Esma BÖLÜK 1 Ahlak insanlara özgüdür. Bununla birlikte tarih, gelenekler, eğitim, dini inançlar gibi pek çok kültürel unsurdan etkilenir.
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : MATERYAL GELİŞTİRME Ders No : 0310340081 Teorik : 2 Pratik : 2 Kredi : 3 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
SİYASET NEDİR? Araştırma Soruları
Kentsel Siyaset - 2 Doç. Dr. Ahmet MUTLU SİYASET NEDİR? Araştırma Soruları 1. Siyaset ve politika ne demektir? 2. Siyaset ne zaman ortaya çıkmıştır? 3. Siyaset-devlet ilişkisi nasıldır? 4. Geçmişten bugüne
DAVRANIŞ BİLİMLERİNE GİRİŞ
DAVRANIŞ BİLİMLERİNE GİRİŞ DAVRANIŞIN TANIMI Davranış Kavramı, öncelikle insan veya hayvanın tek tek veya toplu olarak gösterdiği faaliyetler olarak tanımlanabilir. En genel anlamda davranış, insanların
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Nihan Demirkasımoğlu 1 İçerik Sistem Kuramları Eğitime Sistem Yaklaşımı Eğitim sisteminin Alt Sistemleri Bu konu, Başaran ve Çınkır ın (2012) Türk Eğitim Sistemi ve
YDÜ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ
Cilt/Volume VIII Sayı/Number 2 Ekim/October 2015 Sosyal Bilimler Dergisi/Journal of Social Sciences 1 YDÜ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ İÇİNDEKİLER / CONTENTS Berker Bank Direnç Kanol Gramsci nin Devlet ve Hegemonya
ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ
Yrd. Doç. Dr. Taylan BARIN Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...
151 NOLU SÖZLEŞME KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME
151 NOLU SÖZLEŞME KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 7 Haziran 1978 Kanun Tarih ve Sayısı: 25 Kasım 1992
Hak ihlalinin sosyal boyutları Prof. Dr. Ejder Okumuş Eskişehir Osmangazi Üniv. İlahiyat Fak. Hak-fedakârlık dengesi
Hak ihlalinin sosyal boyutları Prof. Dr. Ejder Okumuş Eskişehir Osmangazi Üniv. İlahiyat Fak. Hak-fedakârlık dengesi Toplumsal hayat, hak ve fedakârlıklar üzerine kuruludur. Hak ve fedakârlıkların dengeli
2. Hafta: Klasik Sosyolojide Endüstri Toplumu Düşüncesi
2. Hafta: Klasik Sosyolojide Endüstri Toplumu Düşüncesi http://senolbasturk.weebly.com Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar, ilgili ders kitabındaki 16-20
ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ
209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.
KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
DÖRDÜNCÜ YARIYIL ZORUNLU DERSLER
DÖRDÜNCÜ YARIYIL ZORUNLU DERSLER İNG 401/ALM 401/FRA 401 YABANCI DİL IV İngilizce, Fransızca ve Almanca lisan bilgisi veren dersler. İNG 409/ALM 409/FRA 409 YABANCI DİL IV İngilizce, Fransızca ve Almanca
DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Medyanın Ekonomi Politiği MES
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Medyanın Ekonomi Politiği MES 642 1 3 + 0 3 10 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Doktora Zorunlu Dersin Koordinatörü
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ANNE BABA EĞİTİMİ Ders No : 0100101 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 5 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi
T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 11.1.217 Diploma Program Adı : HUKUK, LİSANS PROGRAMI, (ÖRGÜN ÖĞRETİM) Akademik Yıl : 216-217 Ders Adı ANAYASA HUKUKU(YILLIK)
Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar
Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN
ANTONĠO GRAMSCĠ NĠN DEVLET VE TOPLUMLARA BAKIġl
ANTONĠO GRAMSCĠ NĠN DEVLET VE TOPLUMLARA BAKIġl Bu yazımda Gramsci nin devlet ve toplumlara bakışını irdelemeye çalışacağım. Gramsci nin Ġtalya ya BakıĢı Gramsci, sosyalizmin İtalya da başarısını, işçi
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO HBYS Programı. Yargı Örgütü Dersleri
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO HBYS Programı Yargı Örgütü Dersleri YARGI, YARGIÇ, MAHKEME VE YARGILAMA KAVRAMLARI Kuvvetler ayrılığı ilkesi-1 Bir devlette, üç erk (kuvvet) vardır: Yasama,
FELSEFE BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL DERSLERİ
FELSEFE BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL DERSLERİ FEL-101 Felsefeye Giriş Felsefenin temel problem, kavram, akım ve alt disiplinlerine genel bir giriş. FEL-103 Eskiçağda Felsefe Kredi (Teorik-Pratik-Lab.)
TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri
TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni
E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu
E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi
Türkiye nin Milli Güvenliği: Güncel Durum ve Gelecek
Türkiye nin Milli Güvenliği: Güncel Durum ve Gelecek Prof. Dr. Sadi Çaycı Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk AD Öğretim Üyesi Ankara 1 Giriş İlk soru: Ne durumdayız? Neden? Sebepler
ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS
ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS.476-1453 Ortaçağ Batı Roma İmp. nun yıkılışı ile İstanbul un fethi ve Rönesans çağının başlangıcı arasındaki dönemi, Ortaçağ felsefesi ilkçağ felsefesinin bitiminden modern düşüncenin
Antonio Gramsci de Entelektüelin Bir Eleştirisi Olarak Praksis Düşüncesi
YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:2014 Cilt:21 Sayı:1 Celal Bayar Üniversitesi İ.İ.B.F. MANİSA Antonio Gramsci de Entelektüelin Bir Eleştirisi Olarak Praksis Düşüncesi Yrd. Doç. Dr. Aysun YARALI AKKAYA Yüzüncü Yıl
CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARIHI. 4. Hafta: Sosyal Teoride Klasik Dönem: Marx, Durkheim ve Weber
CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARIHI 4. Hafta: Sosyal Teoride Klasik Dönem: Marx, Durkheim ve Weber UYARI Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar ilgili ders kitabındaki,
İşletmelerde Stratejik Yönetim
İşletmelerde Stratejik Yönetim Bölüm 1 Stratejik Yönetim İlgili Terim ve Kavramlar Yönetim ve Stratejik Yönetim Örgüt İki veya daha fazla bireyin amaçlarını gerçekleştirmek için bir araya gelerek işbirliği
(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)
25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:
