TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ YAYINLARI
|
|
|
- Nilüfer Nalci
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ YAYINLARI
2 BUGÜNDEN YARINA ORTAÖĞRETİMİM İZ TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ VIII. EĞİTİM TOPLANTISI K asım 1985
3 .şiijcjk matbaası.
4 TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ BİLİM DİZİSİ N O : 8 Y aym a H azırlayanlar Yrd. Doç. Dr. N iza m ettin KOÇ N u r e ttin ERGEN
5 Sayfa BİLDİRİ : IV Y aratıcı K işiliğin G eliştirilm e sinde O rtaöğretim in Rolü (Prof. Dr. S ev im T ekeli v e Doç. Dr. İnci San) BİLDİRİ : V O rtaöğretim im izd e S portif E tk in lik lerin Ö nem i (Yrd. Doç. Dr. K em al T am er) BİLDİRİ : VI B ilgisayar E ğitim in in O rta ö ğ retim e K atkıları N eler O labilir? (Doç. Dr. A yd ın K oksal) PANEL : II ORTAÖĞRETİMİMİZ N A SIL OL MALIDIR? EKLER EK : 1 Türk E ğitim D ern eği VIII. E ğitim Topla n tısı P rogram ı EK : 2 Y a y m a H azırlık Ç a lışm a la rın d a G erek li D ü zeltm eler İçin İlgililere G önderilen Y azı ö r n e ğ i V I
6 S U N U Türk Eğitim D erneği, k u ru lu şu n u n 50. y ılın d a oluşturduğu Bilim K urulu ta rafın d a n 1984 y ılın d a d ü zenlenen VIII. E ğitim T oplan tısın ın k onusu da, d aha ö ıcek ilerd e olduğu gibi ü lk em izin çok g ü n cel bir e ğ i tin sorunudur: O rtaöğretim. E sasen ortaöğretim kom şu n d a belki geç bile k alın d ı k anım ca. O kulön cesi Efitim (1983), T em el Eğitim (1980), M esleki E ğitim (1)82), Y ü k seköğretim (1977) ele a lın d ık ta n son ra o r taöğretim konusu in celen m em ezlik ed ilem ezd i. K aldı ki ortaöğretim k o n u su n d a pek çok soru işaretleri z i hinleri m eşg u l etm ektedir. S ek iz y ıllık tem eleğ itim ytygın lıştırıla m a d ığ m a göre, orta ö ğ retim d en ilin ce o ra o k u l ve lise birlikte mi d ü şü n ü lm ek ted ir? Y oksa 17?9 sa y ılı M illi E ğitim Tem el K anunu sek iz y ıllık tam;l eğ itim i ben im sed iğin e, tem el eğ itim in ilk b eş y ılını I. devre, son ü ç y ılın a II. d evre d en ild iğ in e göre ortaöğretim k avram ı yaln ızca lisey i k apsam aktad ır. Ö d eyse tem eleğ itim y erin e n ed en ilk öğretim okulu (ikokul + ortaokul) d enilm iştir? O rtaöğretim i, g en el eğ tim sistem i için e böylece y erleştird ik ten sonra, ortaöğretim in özü n e ilişk in so ru la r a k la gelm ektedir. K im ilerine göre bugü n ü n iv ersite ön ünde yığılm ın ın tem el n ed en i, ortaöğretim d e öğren cilerin örem li bir b ölüm ünün m esleki teknik eğ itim e kaydın k m a m a sıd ır. O rtaöğretim d ü zey in d e b ireye b:r V II
7 m eslek k azan dırılab ilirse, istih d a m sorunu d a ç ö z ü lürse, lisey i y a d a m eslek lisesin i bitiren g en ç ü n iv e r site k apısın ı zorlam ayacak tır. K im ilerin e göre ü n iv ersite y a da d aha g e n iş a n lam d a yü kseköğretim, ortaöğretim ö ğ retm en lerin i iyi y etiştirem ed iğ i için, lised e öğren ciler iyi y etiştir ile - m em ektedir. K im ileri de ortaöğretim ö ğ ren cileri y e terli bir b içim d e yetiştirilm ed iğin d en, ü n iv ersitelerd e verim, b ek len en in a ltın d a olm aktadır. Bu n e d e n le lise o lg u n lu k (b aecalau reat) k o n u lm a sı ön erilm ek ted ir. Bir b aşk a görü şe göre d e lise olgunlu k y erin e, bug ü n k ü lise d ü zen i a y n en koru nm alı, v e tüm lise m e zu n la rın a ü n iv ersite k apıları açılm alı, buna k arşılık ü n iv ersiten in ilk ik i y ılı ö n lisa n s öğretim i verm eli, bu iki yü son u n d a ak adem ik y eten eğ i a la n b a şa rılı öğren ciler lisa n s öğren im in i sürdürm eli, d iğerleri iş y a şa m ın a girm eli. B öylece ö n lisa n s öğrenim i görm ü ş olanlar, bir işe h azırlan m ış, b elli becerileri k a za n m.ş olarak iş y a şa m ın a girm iş olacak lard ır. Bir d iğer görüş de, b u g ü n k ü ü n iv ersitey e giriş düzeni, y ü k sek ö ğ retim d en h erk esin y eten ek le rin e g ö re eşitlik le y a ra rla n m a ilk esin e ters d üşm ek ted ir. B öylece eğitim sistem in d ek i varolan eşitsizlik ler azaltılm am ak ta, d aha d a artırılm aktadır. Bu eşitsizlik leri a rtıran n ed en lerd en b iri olarak, A nadolu L iselerin in v e y a b a n cı dil ağırlık lı özel liselerin d ev letçe g eliştirilm esidir. D ah a ilk ok u l sıraların d ak i varlık lı ö ğ ren ciler d ersan eler y a da özel ö ğ retm en lere ü cret ö d ey e rek bu ok u llara g irm e şa n sla rın ı artırm aktadırlar. B ugü n kü fiy a tla rla yıllık öğretim giderleri T L. d o la y ın d a k i özel ok u llara y ok su l y a da dar g elirli k e sim in çocukları g irem em ek te, b öylece ü n iv ersitey e g irişte ilk elem e, v a rlık lıla r leh in e orta I. sın ıfa girişte yap ılm aktad ır. V III
8 E şitsizliği artıran bir d iğer neden, A nkara, İsta n bul, İzm ir vb. gelişm iş illerd ek i liselere oranla, n itelikli öğretm en, araç ve gereci yetersiz olan az gelişm iş illerim iz lise m ezunlarını a y n ı sıra la rd a y a rıştırm a k tır. E sasen yeten ek li olup da, eğ itim sistem in d ek i k i mi n ed en lerd en dolayı, y eten ek leri o rta y a çık a rıla m a mış o la n adaylar, örn eğin B itlis L isesini b irin cilik le bitiriyor am a, ü n iversiteye girişte, İstanbul Lisesi m e zunu düzeyinde başarı gösterem iyor. K endisine, d aha önce kim i ü n iversitelerce okul birincisi, İkincisi ve ü çü n cü sü olanlara tan ındığı gib i bir ön celik li k o n ten jan tan ınsa, öğrenim i sırasın d a İstan b u l L isesi m ezun u n d an geri kalm ayacaktır. Bu fırsa tın v erilm esi eşitsizliği azaltm anın bir yolu olabilir. A yrıca, ü n iv ersiteye girişte, illere belli kontenjan ayrılm a sı da d ü şü n ü lebilir. VIII. Eğitim T oplantısının birinci günü, Prof. Dr. T urhan O ğuzkan tarafından su n u la n ilk bildirinin konusu «G ünüm üz T ürkiye sin d e O rtaöğretim e G enel Bir Bakış» idi. O rtaöğretim soru n u n a tarih i bir p ersp ek tifle bakılan bildiri, d in ley icilerce k en d ilerin e «sun u la n bir eğitim ziyafeti» olarak d eğerlen d irilm iştir. İkinci bildiri, «O rtaöğretim im izde G en el E ğilim ler v e G elişm eler» b aşlığın ı taşıyordu. Bu bildiri, su n u cu su Doç. D r K em al G üçlüol u y g u la m a n ın için d sn g eld iğin i n et bir şekilde gösterm iştir. «V atandaşlık Eğitim i v e O rtaöğretim im iz» A dlı ü çü ncü bildiri, Prof. Dr. C ahit T anyol tarafın d an su nulm uştur. Felsefe, sosyoloji y ö n ü ağır b asan bu bildiri, b ilgece bir yurttaşlık bilgisi d ersi n iteliğ in i ta şım aktadır. B irinci p anelin konusu, «O rtaöğretim im izin B a ş lıca Soru nları Nelerdir?» D ördüncü bildiri, biri bilim tarihi, diğeri gü zel IX
9 sa n a tla r eğitim i u zm an ı iki öğretim ü yesin ce su n u l m uştur. H er biri, y a ra tıcı k işiliğin g eliştirilm esin d e ortaöğretim in rolü nü k en di görüş açıların dan e le a l m ışlardır. B eşinci bildirinin konusu, «O rtaöğretim im izde S portif E tk in liklerin Ö nem i»dir. Yrd. Doç. Dr. K em al T am er sunm uştur. T oplantının, a ltın cı b ild irisinde «B ilgisayar E ğ itim in in O rta Ö ğretim e K atkıları N eler O labilir?» k o n u su Doç. Dr. A yd ın K oksal tarafın d an ird elen m iştir. VIII. E ğitim T o p la n tısı nm son oturum u, çeşitli bilim a d a m la rın ın p a n elist olarak katıldıkları, «O rtaöğretim im iz N a sıl O lm alıdır?» konulu bir p an el ç a lış m ası ile d eğerlen d irilm iştir. VIII. E ğitim T oplan tısın ın g erçek leşm esin d e B ilim K urulu m u za m addi m a n ev i h ertür d esteği sa ğ la y a n b aşta Türk Eğitim D ern eğ i G enel B aşkanı S a y ın Prof. Dr. R üştü Y ü ce olm ak üzere, tüm M erkez Y ö n etim K urulu ü yelerin e, ça lışm a la rım ızd a bizi d estek ley en T.E.D. G enel K urul ü y elerin e Bilim K urulu a d ın a teşek k ürü bir borç biliyorum. T oplan tın ın g erçek leştirilm esin d e bildirileri, p a n el k o n u şm aları y ap an b ilim adam ların a v e ta r tışm a y a k a tıla n tüm konu k larım ıza, toplantının o rg a n iza s y o n u n d a em eği g eçen b aşta Türk Eğitim D ern eğ i G e n el M üdürü S a y ın Ş eyd i Dinçtürk, O rhan U zu n, Tekin Şehir, Ö zden Koru, A ysel Şahin, N u rettin K esm ez v e to p la n tıy ı bir bilim adam ı titizliği ile y a y m a h a zırla y a n S ayın Yrd. Doç. Dr. N izam ettin K oç ve S a y ın N u retin E rgen e v e basım ı yap an Ş afak M atbaası y etk ililerin e en içten teşek kürler ederiz. X Doç. Dr. M ahm ut ADEM T.E.D. Bilim K urulu Başkanı
10 TÜ RK EĞİTİM DERNEĞİ BİLİM K U RULU B A ŞK A N I DOÇ. DR. M A H M U T Â D E M İN VIII. EĞİTİM TO PLA N TISIN I A Ç IŞ K O N U Ş M A SI S a y ın Konuklar, Türk E ğitim D erneği Bilim K urulu ad ın a h ep in ize sa y g ıla r sunuyorum. Türk Eğitim D em eğ i Bilim K urulu, ü lk em izin g ü n cel bir eğitim sorununu - ortaöğretim - d aha g ü n d em e getirm iştir. «Bugünden Y arın a O rtaöğretim i miz», Türk Eğitim D ern eği n ce h er yıl son bah ard a d ü zen len en gelen ek sel eğitim toplantıların ın VIII. sidir yılın d a Bilim K urulu n un k u ru lm a sıy la Türk E ğitim D ern eği nin eğitim etk in lik lerin d e y en i bir dönem b aşlam ıştır dem ek, y a n lış olm az k anısın dayım. K uruluşunun ilk 50 yılın d a y a b a n cı dild e öğretim y ap an kolej işletm eciliği b aşlıca u ğ ra şı olan Türk E ğitim D erneği, kolej işletm eciliğin i k urduğu v a k ıflara devrederek, adına yara şır eğitim etk in lik lerin e ön em verm ey e başlam ıştır. Türk E ğitim D erneği b u gü n e d eğin yed i eğitim top lantısı d üzenlem iş ve bu top lan tılard a su n u la n b ildiri, panel konuşm alarını ve tartışm aları k itap o la X I
11 rak yayın lam ıştır. B öylece ü lk em izin g ü n cel eğ itim soru n ların a k alıcı n itelik te bir k atk ıd a b u lu n m a y ı am açlam aktadır y ılın d a n beri yap ılm ış ve y a y ın la n m ış o la n eğ itim top lantıları ş u n la r d ır : 1. Y ü k sek öğretim e G iriş Sorunları (1977), 2. U lu sa l E ğitim P olitik am ız (1978), 3. Ç ocuk ve E ğitim (1979), 4. T em el E ğitim v e S oru n ları (1980), 5. A tatürk ve E ğitim (1981), 6. T ürkiye d e M eslek E ğitim i ve S oru n ları (1982), 7. O kulöncesi E ğitim v e Sorunları (1983), Türk E ğitim D ern eği B ilim K urulu n ca g ü n d em e g etirilen eğ itim sorunları, y a ln ızca top lan tı g ü n le r in de k am u oyunda y a n k ıla n m a k la k a lm a m a k ta, kim i za m a n yetk ililerin k ararların a da ışık tu tm ak tad ır, ö r n e ğ in 1977 y ılın d a «Y ü k seköğretim e G iriş S o ru n ları» tartışılırk en en çok v u rg u la n a n k o n u la rd a n biri de, ü n iv ersitey e g irişte a d a y ın ortaöğretim de g ö ste r m iş olduğu b aşarısın ın h iç dikkate a lın m a m ış o lm ası idi. Ü n iv ersiteye g irişte a d a y ın ortaöğretim de g ö ste r d iği b aşa rısın ın da d ik k ate alın m ası ön erilm işti y ılın d a n beri ü n iv ersitey e girişte, a d a y ın lise 1., 2. v e 3. sın ıftaki b a şa rısı dikkate a lın m a y a b aşlanm ıştır. Bir b a şk a örn ek de, «O kulöncesi E ğitim v e S o ru n ları» k onulu toplantıda, okulön cesi eğ itim e d ev letin g erek en önem i verm ed iğin e, bu eğitim in k a lk ın m a p lan ların d a h a k ettiğ i yeri alm ad ığın a p arm ak b asılm ıştı. B ugü n e kadar h em en h em en h içbir k a lk ın m a p lan ın d a eğitim y a tırım la rı arasın d a yer a lm a m ış olan okulön cesi eğitim e, B eşinci B eşyıllık K alk ın m a X II
12 P lanı toplam eğitim yatırım ların ın % 6.1 i, y a n i 326 m ilyar 500 m ilyon Türk Lirası eğitim yatırım ın d a n 20 m ilyarın bu kesim e ayrılm ış old u ğu n u görm ek teyiz. Bu örnekleri çoğaltm ak m üm kün. A m a y in e de M illi Eğitim G ençlik ve Spor B a k a n lığ ı nm Türk E ğitim D e rn eğ in c e d üzen lenen eğitim ve öğretim to p la n tıla rın a v e yayın lanan k itaplara y eterli ilg iy i g ö s terd iği inan cın d a değiliz. Sözgelişi, top lantı sıra sın da İlköğretim G enel M üdürünün top lan tın ın tu ta n akları hazırlan ın ca bir kopyasın ı b ize verirsen iz ça lışm alarım ızd a yararlanırız dediği «Temel E ğitim ve Sorunları» adlı toplantının k itabın d an b a k a n lık bir ta n e dahi satın alm am ıştır. B ununla birlikte D erneğin top lantıların a h er yıl d a h a fa zla katılm a olm akta, bu da çalışm alarım ızd a b ize güç katm aktadır y ılın d an itibaren Türk E ğitim D em eğ i, yıllık bilim sel toplantı sayısın ı birden ikiye çıkarm ıştır y ılın d a ilk kez d üzen lenen öğretim top lantısın ın k onusu, «O rtaöğretim K urum larında Y ab an cı Dil Ö ğ retim i ve Sorunları» idi yılının H aziran ayında d ü zen len en ikin ci ö ğ retim top lantısın ın konusu da, «O rtaöğretim K urum - ların d a Fen Ö ğretim i ve Sorunları» idi. B irinci öğretim top lantısı kitap olarak b asılm ıştır. En çok satılan kitap da budur. İkinci öğretim top lan tısı k itabı da h alen m atbaad a basılm aktadır. A yrıca Türk Eğitim D em eğ i, ön celik le b ağlı kolejlerinin öğretm en ve velilerin e yönelik, am a d iğer ilg ilen en lere de açık olan 2-3 saatlik açık otu ru m lar d üzenlem ektedir. Bu top lantıların b irincisi 1978 y ılın da «O kullarda R ehberlik», İkincisi 1979 y ılın d a «Yeni XIII
13 Ü n iv ersite Y asa T aslağı», ü çü n cü sü 1980 y ılın d a «Ö ğ retm en ve Ö ğretim i B aşarılı K ılan E tk en ler N e le r dir?», d ördüncüsü yin e 1980 yılın d a «Ö ğrencilere İnsa n cıl D avranışlar N asıl K azandırılır?», b eşin cisi 1981 y ılın d a «A ilede ve O kulda Sorunlu ö ğ r e n c ile r in E ğitimi» k onuların da A n k a ra da, altm cısı d a y in e 1981 y ı lında «A tatürk v e Eğitim» k o n u su n d a K arad en iz E reğli sinde d üzen lenm iştir. Bu tür kısa sü reli to p la n tıla rın yed incisi, 1984 y ılı için d e «Ergenlik (B uluğ) Ç a ğın d ak i Ö ğren cilerin Sorunları» k on u su n d a A n k a ra da yap ılacaktır. Türk E ğitim D erneği, eğitim alanın d a b aşarılı h izm etler verm iş, eğitim cileri ödüllendirm ektedir. Bilim K urulum uz, VIII. E ğitim H izm et Ö dülünü v e II. E ğitim B ilim i Ö dülünü verm e h azırlıkların a b a şla m ış bulunm aktadır. A yrıca Bilim K urulum uz, eğ itim b ilim leri a la n ın d a bilim sel araştırm aları d estek lem ek için ilk eler geliştirm ek ted ir. Y apılan eğitim ve öğretim top lantısı k itap ların ın yanısıra, Türk E ğitim D erneği, Bilim K u ru lu n u n bilim sel soru m lu lu ğunda E ğitim ve B ilim D ergisin in y a yım ın ı da sürdürm ektedir. E ğitim etkinlikleri çerçevesinde, n ü v esin i ilk E ğitim H izm et Ö dülüm üzü a la n R ahm etli E ğitim ci Hıfzırrahm an R aşit Ö ym en in ailesin ce b a ğ ışla n a n kitap ların o lu ştu ra ca ğ ı EĞİTİM K ÜTÜPH ANESİ en geç 1985 yılı için d e burada h izm ete açılacaktır. Ö zetlem eye çalıştığım eğitim etk in lik leriy le Türk E ğitim D ern eği ü lkem iz eğitim in in g elişm esin e k atk ı d a b u lu n m ayı am açlam aktadır yılı eğitim toplantısın a konu o larak seçilm iş olan O rtaöğretim ; k im ileri için yü k sek öğretim ön ün X IV
14 deki yığılm aların tem el nedenidir. K im ileri de; y ü k sek öğretim öğrencilerinin y eterin ce yetiştirilem em esinin n ed en in i ortaöğretim de aram akta, h a tta bu a çıd a n ortaöğretim i suçlam aktadırlar. G elişm iş ü lk elerd e lise v e dengi öğretim düzeyi, tü m yaş k ü m esi n ü fu sa yaygın laştırılm ış iken, T ürkiye y a ş k üm esi n ü fu su n % 30 unu okullaştıram am ıştır. O rtaöğretim sorunları tüm a yrın tıları ile su n u la cak bildiri ve panellerde incelen ecek tir. H er zam an olduğu gibi b u gü n de top lantım ıza katılarak, çalışm alarım ızda bize g ü ç k attık ları için b aşta bildiri sunacak, p anellerde k on u şacak d eğerli bilim adam larım ıza, değerli b a sın m en su p ların a, sa yın konuklarım ıza en içten teşek k ü r eder, saygılar sunarım. Doç. D r. M a h m u t ÂDEM T.E.D. Bilim K urulu B aşkanı
15 TÜ RK E Ğ İT İM D ERNEĞ İ G ENEL B A ŞK A N I R Ü ŞTÜ Y Ü C E N İN K O N U Ş M A SI M uhterem konuklar, d eğerli eğitim ciler, TED iıı 8. eğitim to p la n tısın a h o şg eld in iz. H ep inizi şah sım, Y ö n etim K urulu ve D ernek ü yeleri a d ın a sa y g ıy la s e lam lıyorum. Türk eğitim in e k atk ıları, eğ itim cilerim iz v e bilim a d a m la n tarafın d an tak d irle k a rşıla n a n D ern eğ i m iz, Türk eğitim h a y a tın d a yerini b u la n etk in liğ in i her g eçen gü n yap tığ ı ça lışm a la rla artırm ak ta ve to p lu m u n eğitim cilerim izin ilgi v e b eğ en isin i k a za n m a k tadır. B ugü n D ern eğim iz tarafın d an p la n la n a n, p ro g ram lan an ve yü rü rlü ğe k onulan y ıllık eğ itim to p la n tılarım ızd an 8. sini izlem ek ü zere bir a ra y a g elm iş b u lu n m aktayız. «B ugünden Y arm a O rtaöğretim im iz» konulu 8. eğitim top lantısı, TED tesislerin d e y a p tığ ı m ız ilk eğitim top lantısıd ır. T oplantıyı, D ernek te sislerin d e yap m am ızın tek am acı, sizlere D ern eğim izi d aha iyi tan ıtab ilm ek, ü y e olm a y a n la rın ızı ü y e y a p a bilm ek v e sizlerle TED i b ü tü n leştireb ilm ek tir. TED nin etk in liğin i a y rıca siz d eğerli eğitim cilerd en g elen d estek ve yard ım larla isted iğim iz d ü zey e g etireb ileceğ im ize inanıyoruz. İçinde b u lu n d u ğu m u z tesislerim izin b öyle bir to p lantı için pek elverişli olm adığın ın v e sizlere önceki X V I
16 eğ itim top lantıların d a su n u la n rah a t v e konforun b u rad a sa ğ la n a m a y a ca ğ ın ın b ilin ci için d eyiz. Y aşam la rın ın en g ü zel dönem lerini, özveri dolu çalışm alar ile Türk eğitim in e ad ayan ve a d a m a y a d evam eden sizlerin, eğitim teneffü s edilen, k o n u şu la n v e ta rtışıla n bir ortam da rahatı pek a ra m a y a ca ğ ın ızı yak m en b ildiğim izden, tesislerim izin ek sik lik lerin i h oşgörü yle k a rşıla y a ca ğ ın ızı sanıyoruz. G elecek y ıl tesislerim izi sizlere layık olanaklarla d onatm ış olarak k arşın ızd a b u lu n a ca ğ ım ızı ü m it ediyoruz. B ild iğiniz gibi TED, B üyük Ö nder v e eğitim ci A ta tü rk ü n ön erisi ve yön lendirm esiyle 1928 y ılın d a k u ru l m uştur. K uruluşundan b ugüne k adar tü zü ğ ü n d e b e lirtilen am açlar doğrultusunda, anasız-b abasız, ok u m a olan ak ların d an yoksun, çalışk an v e zeki Türk çocu k ların ı okutan, yabancı dille eğitim yap an, okullar açan, yu rtlar işleten derneğim iz, 1977 y ılın d a n itib a ren sözü ed ilen bu çalışm aların a ek olarak Türk eğ i tim in i geliştirici bilim sel çalışm alar için e girm iş, ü n i v ersitelerim izin seçkin öğretim ü y elerin d en o lu şa n Bililm K urulu adı ile bir kurul k urm u ş ve ü lk en in eğ i tim soru n ların ı tarafsız gözle ve b ilim sel bir biçim de in celem ey e başlam ıştır y ılın d an başlayarak b u gü n e kadar yap ılan 7 eğitim top lantısın d a güncel olan Y ü k sek öğretim e G iriş Sorunları, U lusal Eğitim P olitikam ız, Ç ocuk ve Eğitim, T em el Eğitim ve Sorunları, A tatü rk v e E ğitim, T ürkiye d e M eslekî E ğitim v e Sorunları, O kulöncesi E ğitim v e Sorunları başlıklı k onular bilim adam - larım ız tarafın d an tebliğ su n u lm ak v e p anellerd e ta r tışm ak su retiy le işlenm iş, her eğitim top lantısın ın teb liği, tartışm a ve p anel görüşm eleri bir kitap h alin d e b asılarak k am u ya arz edilm iştir. Sözü ed ilen k itapla- X V II
17 n, D e rn e k g iriş k a tın d a k i in c e le m e n iz m ü m k ü n d ü r. b ü ro m u z d a n g ö rm e n iz v e TED eğ itim k on u su n d ak i çalışm a, h izm et v e a ra ş tırm alarını özendirm ek v e Türk eğ itim in e k a tk ıla rd a b u lu n an eğitim cilerim izi ta ltif etm ek v e h izm etlerin e teşek k ü r borcu m u zu su n m ak a m a cıy la «Eğitim H izm et» v e «Eğitim Bilim» ödülleri vererek, T ürk eğitim h a y a tın ın h issed ilen bir b oşlu ğu n u d o ld u rm a y a g a y ret sarf etm ektedir. Bu cü m led en o la ra k 1978 y ılın d an itib aren «Eğitim H izm et» öd ülleri sıra sıy la m erh um H ıfzırrahm an Raşiıt Ö ym en, S a y ın R au f İnan, S a y ın A h m et Çiçek, S a y ın Ord. Prof. Dr. H ıfzı V eld et V elid ed eoğlu, m erh u m Ord. Prof. E nver Z iya K aral, m erh u m R üştü U zel ve S a y ın M ehm et F u at G ündüza lp e, «Eğitim Bilim» öd ü lü ise bir k ez olm ak ü zere S ayın Doç. Dr. M ithat E nç e verilm iştir. D erneğim iz, ilk u y g u la m a y a 1983 y ılın d a b a şla y a rak yıllık eğitim top lantıların ın b en zeri, b ilim sel ö ğ retim top lantıları d ü zen len m esin i p ro g ra m la m ış ve g eçen y ıl «O rtaöğretim K urum larında Y ab an cı Dil Ö ğretim i ve Sorunları» konusu, bu yıl ise «O rtaöğretim K urum larında Fen Ö ğretim i v e Sorunları» k o n u su, ü n iversitelerim iz öğretim ü y eleri v e biiim adam - ları ta ra fın d a n ilk 2 g ü n ü k uram sal, son 2 g ü n ü ise u y g u la m a lı olm ak ü zere 4 g ü n sü rey le in celen m iştir. Ö ğretim top lantıların a su n u la n teb liğler, p a n el ça lışm aları v e tartışm aların kitap h a lin e g etirilerek kam u y a su n u lm a sı k ararlaştırılm ış v e b a sım ı ta m a m la n an Y ab an cı Dil Ö ğretim i S oru n ların a ilişk in k itab ı mız, çok rağb et görerek, ilgili k u ru m ların aradığı k i tap h a lin e gelm iştir. «O rtaöğretim K urum larında Fen Ö ğretim i v e Sorunları» k onulu öğretim top lantısın ın b asım ı ise b u gü n lerd e tam a m la n m a k ü zeredir. X V III
18 D erneğim iz, yayın fa a liy etlerin in en ön em li parçasın ı «Eğitim ve Bilim» d ergisi oluşturm aktadır y ılın d a n itib aren 2 ayda bir olm ak ü zere y a y ın la n a n ve eğitim k onuların ı işley en y a zıla ra yer v eren dergi, b u gü n 51. sayısın ı idrak etm iş durum dadır. Siz eğ i tim cilerd en g elen yazılar, d ergin in d ü zen li v e k aliteli bir şek ild e yayın lan m asın ı sağla y a ca k tır. D ernek olarak bu ilg iy i sizlerden bekliyoruz. TED b en zer am açlar için d e ça lışm a y a p a n yurtiçi v e yu rtd ışı k uruluşlarla işb irliğ in e b ü yü k ön em g ö s term ektedir. Bu cüm led en olarak A m erik a n ın çeşitli ey a letlerin d e çalışm alar g ö steren v e Türk top lum unu tem sil ed en d erneklerle tem a sa g eçilm iş v e C a lifo m ia ey a letin d ek i Turkish E ducation al F oundation (TEF) ile ortak çalışm a ortam ı sağlanm ıştır. TEF in Türk toplum undan topladığı b ağışlar, D ern eğ im ize kanalize ed ilerek Ü lkem izin az g elişm iş d oğu b ölgelerin d e öğren im lerin i sürdüren fak ir ö ğ ren cilere burs yard ım ı yapılm aktadır. T E D in g e rç e k le ştirm e u ğ ra ş ıs ı için d e o ld u ğ u b ir d iğ e r fa a liy e ti de D e rn ek te s is le ri b ü n y e s in d e k u r m a y a ç a lıştığ ı b ir eğ itim k ü tü p h a n e s id ir. B öyle b ir k ü tü p h a n e n in k u ru lm a s ıy la e ğ itim d ü n y a s ın ın y a y ın la rı b u r a d a serg ilen e b ile cek ve e ğ itim c ile rim iz in k ita p b a ğ ış la rı h e m b u ra d a k o ru n a b ile c e k h e m de to p lu m u n k u lla n ım ın a a rz ed ilecek tir. B ilim K urulum uz tarafın d an 8. eğ itim top lantım ızda in celen m ek üzere seçilen «B ugünden Y arm a O rtaöğretim im iz» konusu, bundan ön ce yap ıla n 7 eğitim top lan tısın d a işlen en k onuları b ü tü n leştiren bir k onu olacaktır. Zira TED tarafın d an d ü zen len en önceki eğitim toplantılarında ok u lön cesi eğitim d en yüksek öğretim e kadar gen iş bir y elp a ze içinde Ü lk e XIX
19 m iz in eğ itim s o ru n la rı in c ele n m iş; a n c a k s a lt o la ra k o rta ö ğ re tim v e s o ru n la rı e le a lın a m a m ış tı. B u b ilim sel to p la n tı, ç o c u k la rım ız ın k işilik k a z a n m a, b elli a lışk a n lık la rı ed in m e, e rg e n liğ e e riş m e ve b ir ö lçü d e ev d e n k o p m a eğ ilim i g ö s te rd ik le ri y a ş la rı k a p s a y a n ve o ld u k ç a k a rm a ş ık s o ru n la r ı iç e re n k ritik d ö n e m in eğ i tim g e re k le rin i, k o ş u lla rın ı m e to d la rm ı ve s o ru n la rın ı in cele y ecek ve b iz le re ışık tu ta c a k tır. H ep im izin ö zled iğ i bilgili, to p lu m la k a y n a ş a n, y a ra tıc ı, sev e c e n v e ü re tk e n, V a ta n ın ı sev e n k a d ro la rın y etişm esi, o rta ö ğ re tim d e u y g u la n a c a k u y g u n v e id e a l b ir eğ itim le m ü m k ü n o la b ile c e k tir. Y ü k se k ö ğ re tim d e b a ş a rılı o la b ilm e n in, ile ri ü lk e le rd e k i tek n o lo jik g e lişm e le rd e n h a b e r d a r o lm a n ın k o ş u lla rı ve te m e lle ri, b u ö ğ re tim d ö n e m in d e h a z ırla n ıp a tıla c a k tır. E ğ i tim d ü n y a s ın d a o lu ş a n g e lişm e v e d e ğ işm e le rin d e ğ e r le n d irile b ile c e ğ i v e a k ta r ıla c a ğ ı 8. eğ itim to p la n tıs ın d a e rişile n so n u ç la rın, o rta ö ğ r e tim p ro g ra m la rın ın y e n id e n h a z ırla n m a s ı v e y a g ö z d e n g eçirilm esi a ş a m a la rın d a ilg ililerc e d ik k a te a lın a c a ğ ı in a n c ıy la 8. y ıllık e ğ itim to p la n tım ız ı g e rç e k le ş tire n B ilim K u ru lu m u z u n S a y ın B a ş k a n ve ü y e le rin e, to p la n tım ız d a b ild irile riy le v e p a n e ld e k i k o n u ş m a la rıy la ışık tu ta c a k d eğ e rli eğ itim c ile re, b ilim a d a m la rım ız a ve d iğ e r k o n u ş m a c ı la ra, to p la n tıy a k a tıla n v e ta r tış m a b ö lü m le rin d e söz a la r a k k o n u y a k a tk ıd a b u lu n a c a k k o n u k la rım ız a ş a h sım v e Y ö n e tim K u ru lu m u z a d ın a te ş e k k ü r ed er, to p la n tın ın T ü rk eğ itim in e, o rta ö ğ re tim k u ru lu ş la rın a, T ü rk ç o c u k la rın a ve a ile le rin e y a r a rlı o lm ası ve b a ş a rılı g eçm esi d ileğ iy le h e p in iz i sa y g ıy la selam larım. (A lk ışlar)
20 B İ L D İ R İ : I Günümüz Türkiye sinde Ortaöğretime Genel Bir Bakış Prof. Dr. T urhan OĞUZKAN B oğaziçi Ü n iv e rsite si E ğ itim F a k ü lte si E ğ itim B ilim leri B ö lü m ü B a şk a n ı O turum B aşkam : Doç. Dr. M ah m u t ÂDEM
21
22 G Ü N Ü M Ü Z TÜRKİY E SİN D E O R TA Ö Ğ R ETİM E GENEL BİR BA K IŞ T ü rk E ğ itim D ern eğ i B ilim K u ru lu, ö zenle d ü z e n led iğ i v e b a ş a rıy la s ü rd ü rd ü ğ ü e ğ itim to p la n tıla rın ın b irin i d a h a g e rç e k le ştiriy o r. B u to p la n tıla rd a n h e rb i- ri, h a lk ı v e g en iş b ir m e sle k ç e v re s in i ilg ile n d ire n e ğ itim s o ru n la r ı ü z e rin d e v e rim li ta r tış m a la r a o la n a k sağ la m ış, fa y d a lı g ö rü ş le rin v e fik irle r in o r ta y a ç ık m a s ın a h iz m e t e tm iştir. D a h a ö n ceki to p la n tıla rın b irç o ğ u n a o ld u ğ u gibi b u to p la n tıy a d a k a tılm a k ta n, k o n u ş m a c ı o la ra k sizlere h ita p e tm e k te n k ıv a n ç d u y u y o ru m. K o n u m u z, ü lk em izd e o rta ö ğ re tim in b u g ü n ü v e y a rın ıd ır. B u k o n u ş m a d a g ü n ü m ü z T ü rk iy e sin d e o r ta ö ğ re tim in g e n e l b ir ta b lo s u n u çizm ek; ü z e rin d e d u ru lm a y a, ta rtış ılm a y a d e ğ e r b a z ı s o ru n la r ı v e ih tiy a ç la rı d ik k a tin iz e s u n m a k istiy o ru m. G e riy e B akış B u gü n k ü u ygulam aları an la y a b ilm ek için biraz gerilere, h iç d eğ ilse 1950 lerin öncesin e, d a h a da ön em lisi, C um huriyetin b aşlan gıç y ılla rın a g itm em iz g erekiyor. C um huriyet T ürkiye sin d e örgü n eğitim sistem im izin d ayandığı esaslar ve a n a doğrultular, büyü k ölçüde, d ü n y a siyaset sah n esin d e d ram atik b a zı olay- 3
23 la rrn s o n u c u n a b a ğ lı o la ra k ş e k ille n m iştir. Y ü z y ılla r b o y u n c a ü ç k ıta d a eg e m e n liğ in i s ü r d ü r d ü k te n s o n ra çö k en, d a ğ ü a n O sm a n lı İm p a r a to rlu ğ u n u n y e rin e B ü y ü k A ta tü r k ü n ö n d e rliğ in d e g iriş ile n b ir ö lü m -k a lım s a v a ş ın d a n s o n ra C u m h u riy e t k u ru ld u. Y e n i d e v le tin k u ru lu ş u, y a ln ız is tilâ c ı g ü ç le re k a r ş ı k a z a n ılm ış b ir z a fe r değil, ü m m e tç iliğ e k a rş ı T ü rk m illiy e tç iliğ in in, te b a a n la y ış ın a k a rş ı h a lk ın e g e m e n liğ i ilk e s in in z a fe riy d i. D in e s a s ın a d a y a lı b ir d e v le t d ü z e n in d e n la ik b ir d e v le t a n la y ış ın a geçildi. T o p lu m u u y g a r lık y o lu n d a ile rle m e k te n a lık o y a n çağ -d ışı tu tu m v e d a v r a n ış la r ile g e ç e rliğ in i y itirm iş so sy al k u r u m la r d a n k u r t a r m a y ı a m a ç la y a n A ta tü r k d e v rim le ri, so sy a l y a p ıd a k ö k lü d e ğ işik lik le re yol açtı. E ğ itim v e k ü ltü r h a y a tı, y e p y e n i y ö n le rd e c a n lılık k a z a n d ı. H alk, u lu s a l b e n liğ in in b ilin c in e v ard ı; k e n d i g ü c ü n ü sezm e y e, k e n d i k işiliğ in e sa y g ı d u y m a y a b a şla d ı. Ü lk e n in y a y g ın b ilg is iz lik te n v e iç in e d ü ş tü ğ ü y o k s u llu k ta n k u r t a r ıla r a k a k im v e b ilim in y ol g ö s te ric iliğ in d e ç a ğ d a ş u y g a r lık d ü z e y in in ü z e rin e ç ık a rılm a s ı b a ş lıc a h e d e f h a lin e geld i. B u g e n iş to p lu m s a l d e ğ işm e n in b a ş m im a rı, b a ş ö ğ re tm e n i, s ü rü k le y ic i g ü c ü A ta tü r k tü r. O n u n b a ş ta B üyük N u tu k o lm a k ü z e re çeşitli sö y lev leri, d e m e ç leri, iş a re tle ri, ü lk e n in b a rış iç in d e ü s tü n b ir u y g a r lık d ü z e y in e erişm e si iç in izle n m e si g e re k e n y o lu n ö zlü b ir a ç ık la m a s ı n ite liğ in d e d ir. B a ş la n g ıç ta n itib a re n zo r b ir y o k u ş tırm a n ılm ıştır. K u rtu lu ş S av aşı, b a ş lı b a ş ın a b ir k a h r a m a n lık, b ir fe d a k â rlık d e s ta n ıd ır. D a h a so n ra, a r d a r d a s a v a ş la r d a n y o rg u n d ü şm ü ş, y ü z y ılla rın ih m a li ile y o k s u l lu ğ a s ü rü k le n m iş v e ç a re siz lik iç in d e b ir h a y a ta b ır a k ılm ış g e n iş h a lk k itle le rin in y e n id e n to p a rla n m a s ı, 4
24 ça ğ d a şla şm a ve ilerlem e yolu n d a cesaretlen d irilm esi gerekm iştir. u m u tla n d ın lm a sı, ö t e y a n d a n, h a lk ın için d e b u lu n d u ğ u ek o n o m ik k o ş u lla r g ü ç, ih tiy a ç la r b ü y ü k, d e v le t g e lirle ri so n d e re c e sın ırlıy d ı. Z o rlu k la r b u n u n la d a b itm iy o rd u. Loz a n A n tla ş m a s ıy la k a ld ırıla n k a p itü la s y o n la rın a y r ı c a lık lı h ü k ü m le rin e d a y a n a n y a b a n c ı ş irk e tle rin m illile ş tirilm e s i v e a ğ ır O sm a n lı b o rç la rın ın ö d e n m e si so r u n u ile k a rşılaşıld ı. B u ö d e m e le rin y a r a ttığ ı sık ın tıl a r g ö ğ ü slen m ey e ç a lışılırk en, d ü n y a ö lç ü sü n d e u z u n s ü re n ek o n o m ik b ir b u n a lım p a tla k v erd i. O n u n a r k a s ın d a n İk in ci D ü n y a S a v a şı v e b u s a v a ş ın y a r a ttığ ı d a r lık la r b a şg ö sterd i. G e le n ek sel y ö n te m le rle s ü rd ü rü le n b ir ta rım ek o n o m isin e d a y a lı, z a y ıf ek o n o m ik b ü n y e y i b u s a rsın tıla rd a n k o ru y a b ilm e k, a y n ı z a m a n d a ü lk e y i y o k s u llu k ta n v e g e rilik te n k u r ta r m a k için b ü y ü k ç a b a h a rc a n d ı. S iy a sette, h u k u k ta, ekonom id e, eğ itim d e, k ısa c a sı h e r a la n d a h e m e n h e r şey e y e n i d e n b a ş la m a k g erek iy o rd u. C u m h uriyetin b aşlarında eğitim b ak ım ın d an n e red e b ulu nduğum uzu h a tırla tm a k ta yara r vardır. H alk arasın d a okur-yazar olanların sa y ısı yü zd e 10 - u n altın dad ır y ılı rak am ların a göre, sa y ısı 5 b in i b u lm a y a n ilkokullarda 342 bin kadar öğrenci ok um aktadır. Bu ilkokulların birçoğu şeh irlerd e ve k asabalard ad ır; A nadolu k öylerin in y ü zd e 90 ı o k u l suzdur. Ü lk ed e sadece 72 ortaokul, 28 lise, 44 m eslek ok ulu ve bunlarda toplam 11,165 öğren ci b u lu n m a k tadır. Y aln ız gen el eğitim veren liselere bakarsak, b ü tü n ü lk ed e bugü n orta b ü y ü k lü k te bir tek lised e topla n a b ilecek 1,241 öğrenci öğrenim görm ektedir. Fak ü lte v e y ü k sek okul sayısı 9, b uralarda ok u y a n öğren ci sa y ısı da 3 binin altındadır. (1) Bu kurum lar, 5
25 m ed reselerle y a n y a n a bulunm akta; ü lk ed e v a r olan 479 m ed resey e fiilen 6 bin, k a y ıtla ra göre ise 18 bin öğren ci d evam ediyor görü n m ek tedir. (2) K a rş ıla ş ıla n g ö rev, eğ itim i y a y g ın la ş tırm a k tı. A m a h a n g i t ü r eğ itim? B a ğ n a z lığ ın h e r tü r lü s ü n d e n ü lk e n in ço k z a r a r g ö rd ü ğ ü n ü b ilen, b u y ü z d e n ile rle m ey i g ü ç le ş tire n h e r tü rlü s ü n d e n ü lk e n in ço k z a r a r g ö rd ü ğ ü n ü b ilen, b u y ü z d e n ile rle m e y i g ü ç le ş tire n h e r tü r lü en g e li k a ld ırm a y a azim li A ta tü r k v e a r k a - d a lş a r m a g ö re, d in ile d ü n y a işle ri a r a s m d a ik iy e b ö lü n m ü ş b ir eğ itim ta r z ın a e n k ıs a z a m a n d a so n v e r m e k g e re k iy o rd u. E ğ itim sis te m in d e y a p ıla n ilk b ü y ü k re fo rm, b ü tü n eğ itim k u r u m la r m ı M illî E ğ itim B a k a n lığ ı b ü n y e s in d e to p la y a r a k la ik e s a s ta b irle ş tir m e k v e m e d re s e le ri k a ld ırm a k oldu. B u d eğ işik lik, 1924 y ılın ın ey lü l a y ın d a ç ık a rıla n «T evhid-i T e d ris a t K a n u n u (ö ğ r e tim B irliğ i Y a sa sı)» ile g e rç e k le ştirild i. A y n ı yıl, okul p rogram ları ü zerin d e g en iş kapsam lı d eğişik lik ler yap ıld ı. O kul k a d em eleri v e sü releri y en id en ta n ım la n a ra k b u n lar 5 y ıllık ilk ok u la d a y a lı 3 y ıllık ortaokul v e 3 y ıllık lise o larak belirlendi. M esleki v e tek n ik o k u lla r da za m a n la b u n a p aralel bir d ü zen lem e için e girdiler. B u ilk a d ım la rı, b a ş k a a d ım la r izledi. B a k a n lık ö rg ü tü ile ilg ili y a s a l d ü z e n le m e le rle e ğ itim işle ri ü z e rin d e M illî E ğ itim B a k a n lığ ın ın k o n tro lü a r tır ıld ı ve k a r a r m e k a n iz m a s ın d a m e rk e z iy e tç i g ö rü ş e a ğ ırlık v erild i. Ö te y a n d a n, e ğ itim k o n u la rın ın in cele m e y e v e g en iş d a n ış m a y a ih tiy a ç g ö ste rd iğ i d ik k a te a lın a r a k 1926 y ılın d a T alim v e T e rb iy e K u ru lu, 1933 y ılın d a k a b u l e d ile n b ir y a s a ile de M illî E ğ itim Ş û ra s ı k u ru ld u. M illî E ğ itim Ş û ra sı, ilk to p la n tıs ın ı 1939 y ılın d a y ap tı. Ö
26 Y e n id e n 1920 li y ılla ra d ö n e rse k, 1927 y ılın ın ik i ö n e m li e ğ itim o la y ın d a n b iri, o ta r ih e k a d a r özel id a r e le r ile b e le d iy e le rin y ö n etim i a ltın d a b u lu n a n m e s le k o k u lla rın ın M illî E ğ itim B a k a n lığ ın a d e v re d ilm e y e b a ş la n m a sıd ır. M eslekî ve te k n ik eğ itim, g id e re k M illî E ğ itim B ak an lığ ı b ü n y e si için d e g e lişti v e g ü ç len d i. A y n ı y ılın ik in ci ö n em li olayı, o rta o k u lla r d a k a r m a eğ itim e geçilm esid ir; o k u lla rd a n a lm a n o lu m lu r a p o r la r ü z e rin e k a rm a e ğ itim e rte s i y ıl lise le rd e y a y g ın la ş tırılm a y a b aşlan d ı. B öylece, e ğ itim f ır s a tla r ın ın e rk e k le re o ld u ğ u g ibi k a d ın n ü fu s a d a e şit k o ş u lla r için d e sa ğ la n m a sı y o lu n d a ö n em li b ir en g el aşıld ı y ılın d a h arf devrim i gerçek leştirild i. A y n ı yıl ok u llard a y en i Türk h arfleriyle öğretim e geçildi. B u a r a d a g e re k ilk o k u lla ra, g e re k s e g e n e l eğ itim v e re n o r ta d e re c e li o k u lla r ile m e sle k î v e te k n ik o k u l l a r a ö ğ re tm e n y e tiştirm e k ü z e re k u r u m la r m e y d a n a g e tirild i. E ğ itim in fin a n s m a n ı k o n u s u n d a ise, a y r ıla n k a y n a k la r ın a rttırılm a s ın ın y a n ı s ıra e n ö n em li ad ım, ilk o k u l ö ğ re tm e n le rin in m a a ş la rı g ib i özel id a re le re y ü k le n e n b a z ı ö n em li eğ itim m a s ra fla rın ın g id e re k g e n e l b ü tç e çerçev esi için e a lın m a s ı oldu. B öylece, ö d em e g ü c ü y a d a isteği za y ıf y e rle rd e e ğ itim h iz m e t le rin in a k s a m a s ı ö n len m ek isten d i, ö t e y a n d a n, h e r k a d e m e d e eğ itim in, d ev let o k u lla rın d a p a ra s ız o lm a sı, ih tiy a ç s a h ip le ri için y atılılık, b u rs lu lu k g ib i k o la y -, lık la r sa ğ la n m a s ı u y g u la m a la rı s ü rd ü rü ld ü. Y a p ıla n b u d ü z e n le m e le rin y a n ı sıra, e ğ itim in y a y g ın la ş tırılm a s ı için C u m h u riy e tin ilk y ılla rın d a b a ş la tıla n h a r e k e t g ittik çe h ızlan d ı. İlk ö ğ re tim in k ır 7
27 s a l b ö lg e le re y a y ılm a sı k o n u s u n d a k a r ş ıla ş ıla n e n g e l ler, k ö y e n s titü s ü h a r e k e ti ile aşıld ı. Z o ru n lu ilk ö ğ re tim y a y g ın la ş tık ç a v e ilk o k u lla rd a n m e z u n o la n la rın s a y ısı a rttık ç a, o rta d e re c e li o k u lla ra d a h a b ü y ü k s a y ıla rd a ö ğ re n c i g elm ey e b a şla d ı. B u ö ğ re n c ile rin b ir k ısm ı, ö zellik le k ırs a l k e s im d e n g e le n le r ile d a r m a lî o la n a k la r için d ek i a ile le rin ço c u k la rı, ilk o k u la d a y a lı y a tılı ö ğ re tm e n o k u lla rı ile s a y ıla rı ç o ğ a la n o rta s a n a t o k u lla rın a y ö n e liy o rla rd ı. B öylece, ilk o k u ld a n s o n r a ö ğ re n im le rin i s ü rd ü rü y o rla rd ı y ılı r a k a m la r ın a b a k tığ ım ız z a m a n ilk o k u lla rd a k i ö ğ re n ci s a y ıs ın ın y ılm a g ö re y a k la ş ık b eş k a tı a r ta r a k 1.5 m ily o n u n ü z e rin e çık tığ ın ı; o rta o k u lla r d a k i ö ğ re n ci s a y ıs ın ın ise y a k la ş ık 12 k a t a r ta r a k 68 b in i g eçtiğ in i; lisele rd e k i ö ğ re n c i s a y ıs ın ın 22 b in le y a k la ş ık 18 k a t a rttığ ın ı; m e sle k î v e te k n ik o k u lla rd a 52 b in ü z e rin d e ö ğ re n c i ile y a k la ş ık 13 k a t a r tış k a y d e d ild iğ in i g ö rü y o ru z. A y rıc a, ilk ö ğ re tm e n o k u lla rın d a a y n ı y ıld a 16 b in d e n fa z la ö ğ re n c i b u lu n u y o rd u. C u m h u riy e tin b a ş la r ın d a k a b a c a 12 m ily o n n ü f u s ta n 1950 y ılın d a 21 m ily o n a çık m ış, b ö y lece n ü fu s u ik i k a tın d a n a z a rtm ış o la n ü lk e d e ö ğ re n c i s a y ı la rın d a k i b u b ü y ü k a r tış la r, e ğ itim e v e rile n ö n em i y a n s ıtır. ö t e y a n d a n, s o r u n la r ek sik o lm a m ıştır. C u m h u riy e tin ilk y ılla rın d a n itib a r e n ö n em li s o ru n, eğ itim i y a y g ın la ş tırm a k için g e re k li m a lî k a y n a k la n b u la b ilm ek ti. E ğ itim siste m i d a im a fin a n s m a n s ık ın tıla rı için d e, e n a z la id a re y e z o rla n m ış tır. Ö n c e e ğ itm en lik, d a h a s o n ra k ö y e n s titü le ri h a r e k e ti b a ş la y ın c a y a k a d a r k ırs a l k e sim e z o ru n lu ilk ö ğ re tim in n a s ıl y a y ıla c a ğ ı b ilin e m e m iştir. O rta o k u l v e lise, u z u n s ü re, s ın ırlı s a y ıd a y e rle şm e b irim le rin in a y rıc a lığ ı o la ra k k a l 8
28 m ıştır. O rta d ereceli m e sle k o k u lla rı, ö n le ri k a p a lı, k ö r s o k a k la r o la ra k b ıra k ılm ış; m e z u n la rın a b a ş k a t ü r o k u lla ra y a d a y ü k s e k ö ğ re tim e g eçiş o la n a ğ ı v e rilm e m iştir. O k u l p ro g ra m la rı, fa z la s ıy la s ta n d a r tla ş tırılm ış; o r ta d ereceli o k u l ö ğ re n c ile ri, a ğ ır d e rs y ü k ü ve a n s ik lo p e d ik bilgi y ığ ın ı iç in d e s ü re k li o la ra k e z b e rc iliğ e itilm işle rd ir. B u o k u lla rd a ö ğ re n c id e n çok k o n u ö n e m li olm uş; ö ğ re n c i k işiliğ in i d ik k a te a lm a y a n b ir a n la y ış için d e s ın ıfla rd a o to rite k e n d is in i fa z la sıy la h is s e ttirm iş tir, ö t e y a n d a n, B a k a n lık ö rg ü tü için d e m erk e z iy e tç iliğ in a ş ırı u y g u la m a la rı, k a r a r ve y ü rü tm e ç a rk la rın ı a ğ ırla ş tırıc ı b ir b ü ro k ra s i a ğ ın m ö rü lm e sin e y ol açm ıştır. Bu za a fla rın a rağm en 1950 lere g irerk en sistem oturm uş görünüyordu. O kullara ça ğ d a ş a n la y ışa ve ülk e ih tiy a çla rın a göre bir y ö n verilm işti. A zım sanam a y a cak ölçüde sayısal a rtışla r gerçek leştirilm işti. O kul k ad em eleri ve türleri, ö ğ ren ciler a çısın d a n b e lirgindi. H angi okulun n e gibi b ir g elecek h azırlad ığı belliydi. Ö ğretim k adem eleri a rasın d ak i d en g eler sa ğ lıklı görünüyordu. Belli k oşu lları y erin e g etiren ilkokul m ezu n la rm a yatılı okullarda, h ep sin e ise ortaok u llard a ve liselerde, isterlerse m eslek ok u lların d a yer vardı. L ise m ezunları, ü n iv ersitey e ra h a tça gireb i liyorlardı. M ezunlar iş bulabiliyor, işsizlik k a y g ısı ta şım ıyorlard ı. Y a k ın T a rih te k i G e lişm eler İk in c i D ü n y a S a v a şın ın b itim in d e n s o n ra k i y ılla r, T ü rk iy e d e ö nem li g e lişm e le re yol açtı y ılın d a ç o k -p a rtili siy asi h a y a ta geçildi y ılın d a ik tid a r seçim le el d eğ iştird i. O n y ıllık siy a si b ir is tik r a r d ö n e m in d e n s o n ra d e m o k ra tik h a y a t â rız a y a u ğ ra d ı; 9
29 o n u y e n id e n ra y ın a o tu rtm a k ü z e re S ilâ h lı K u v v e t le rin m ü d a h a le s i g e re k ti. U z u n s ü re n b ir k o a lis y o n la r v e siy asî is tik r a rs ız lık d ö n e m i b a ş la d ı. Ö ğ re n c i h a re k e tle ri ve şid d e t e y lem leri, S ila h lı K u v v e tle rin y e n i m ü d a h a le le ri, d e m o k ra tik h a y a ta y e n id e n d ö n ü ş, y a k ın ta rih im iz in h e n ü z a n ıla r d a c a n lı o la n y a ş a n tıla r ı d ır. Ö te yan dan, sa v a ş so n ra sın ı iz le y e n o yıllar, pek çok ü lk ed e eğ itim sistem in in gözd en g eçirild iğ i, b a zan rad ik al d ü zen lem elere gid ild iği, b ilim v e tek n o lo jideki h ızlı ilerlem eler n ed en iy le ok u l p rogram ların ın ve öğretim y ö n tem lerin in d eğ işen d ü n y a y a a y a k u y d u racak gibi y en ilen m ey e ça lışıld ığ ı bir d ö n em oldu. E ğitim ile k alk ın m a a ra sın d a k i ilişk iler d a h a a çık v e seçik biçim d e g ö rü lm ey e b aşlan d ı. B a ğ ım sızlığ ın a y e ni k a v u şa n d ev letlerd en e n ileri ü lk elere k a d a r eğ itim e h er y erd e a rta n bir ön em v erild iğ i görü lüyordu. S a vaş son rasın d a o lu a şn y e n i u lu sla ra rası etk ileşim ortam ı, sık la şa n ticaret v e k ü ltü r ilişk ileri v e özellik le u la şım v e h aberleşm e tek n o lo isin d ek i d ev adım lar, b aşka a la n la rd a old u ğu gib i eğ itim d e de fa rk lı u y g u la m a la rın v e y en ilik lerin b ir y erd en b a şk a y ere k o la y lık la y a y ılm a sın ı sağladı. Bir B irleşm iş M illetler örg ü tü olan U n esco n u n k u ru lu şu, eğitim, b ilim ve k ü l tür a la n ın d a u lu sla ra rası p latform d a görü ş alış-verişin e y en i b oyutlar k attı. E ğitim d ek i gelişm eler, sa v a ş son rasın ın ü rü n ü o la n siy a si b lok lar a ra sın d a k i g ü v en sizlik ortam ın d an b ile p a y ın ı aldı. R uslar, 1957 y ı lında in sa n ya-pısı ilk u y d u y u d ü n y a n ın y ö rü n g esin e otu rttukları zam an, A m erik a B irleşik D evletlerin d e fe n eğitim i ağır eleştirilere u ğradı. Bu ü lk ed e fen e ğ i tim im m odern leştirm ek için b a şla tıla n h a rek et, daha son ra b aşka ülkeleri, bu a ra d a ü lk em izi d e etk i alanı için e aldı. 10
30 Ü lk em izd e sa v a ş son rası d önem d e eğ itim sistem i ile ilg ili ilk tereddütler, 1950 lerin b a şla rın a rastlar. İktidar d eğişik liğin i izley en yıllard a ü lk ey e d a v et ed i len çoğu ABD u yru klu yab ancı uzm an lar, eğitim u y gu lam aların a, g en ellik le kendi ü lk elerin d ek i u y g u la m a la rı ölçü a larak eleştirici bir gözle b aktılar. D avet ed ilen u zm an lard an b irçoğu nun g en el v e y a m eslek i o rtaöğretim le ilgili oluşu dikkati çekm ektedir. (3) O rtaöğretim le ilg ili belli b aşlı bir b a şk a eleştiri, 1959 yılın d a Ford V ak fın ın d esteği ile M illî E ğitim B a k a n lığ ın ca yerli ve yab an cı u zm anlard an olu ştu ru lan v e T ürkiye E ğitim M illî K om isyonu ad ın ı a la n bir k u ru ld a n geldi. K om isyon, ülke için de v e d ışın d a yap tığ ı in celem eler son u n d a hazırlad ığı rap ord a eğ itim a la n ın d a çeşitli dereced e eğitim k adem elerin d en en fa zla ü zerin d e durulm ası v e h ızla d ü zeltilm esi g erek en in orta ö ğ retim k u r u m la n olduğu g ö rü şü n e y er verdi. R aporda, bu ok ulların çoğunun bina, donatım, ö ğ retim araç v e gereçleri b akım ından yetersiz; ö ğ retm en lerin n icelik v e n itelik bakım ın d an eksik; bu y ü z d en, ü lk e g en çliğ in in b a şarısızlığa sü rü k len m esin e yol açar durum da; başarılı olan ların d a isten en d ü zey in a ltın d a k ald ığı belirtiliyordu. K om isyon, b enzeri eleştirileri m esleki v e teknik eğ itim e d e yöneltiyor; a y rıca, bu k uru lu şlard a g en el bilgi d ersleri ile m eslek i b ilg i dersleri arasın dak i bağın za y ıflığ ın a, öğretim program ı v e ders kitabı yetersizliğin e, rehberlik serv islerin in ek sikliğine, okul-çevre ilişk ilerin in g eliştirilm esi ih tiy a cın a işa ret ediyordu. (4) 1960 larm b aşın d a planlı dönem e g eçild iğ in d e orta ö ğ retim le ilgili eleştirilerin, p lan lard a y er ald ığı ve h em en h er p lan d a v e yıllık program da, h er plan dön em in d e ö n -h a zırlık la n n yap ılm ası sıra sın d a o lu ş tu ru la n eğ itim ih tisa s k om isyon u rap orlarm da ve 11
31 D evlet P la n la m a T e ş k ila tın c a y a p ıla n in c e le m e le r ile h a z ır la n a n r a p o r la r d a te k r a r e d ild iğ in i g ö rü y o ru z. Bin a, ö ğ re tm e n, ö ğ re tim p ro g r a m la n, d e rs a r a ç v e g e re ç le ri y etersiz liğ i, k a la b a lık s ın ıfla r, s ın ıfta k a lm a n ın y o l a ç tığ ı y ü k s e k fire ile ilg ili e le ş tirile rin y a n ı s ı ra, d e n g e siz v e d ü z e n siz o k u l a ç m a p o litik a sı, h iz m e tin s u n u lu ş u n d a b ö lg e le r-a ra s ı fa rk lılık la r, ö ğ re n c i le rin m e sle k i v e te k n ik o k u lla rd a n ço k g e n e l eğ itim v e re n lise le re y ığ ılm ış o lm ası, m e z u n la n n y ü k s e k ö ğ re tim e y a d a iş h a y a tın a g eçişin d e k a r ş ıla ş ıla n d a rb o ğ a z la r, ö ğ re tim in işlev sel b ir n ite lik ta ş ım a k ta n u z a k o lu şu v e n ih a y e t, b a ş ta ta rım, s a ğ lık v e im a m -h a tip o k u lla rı o lm a k ü z e re b irç o k m e sle k i v e te k n ik o k u l m e z u n la rın ın ç a lış tık la rı işle rle g ö rd ü k le ri e ğ itim a r a s ın d a b ir ilişk i b u lu n m a y ış ı s ü re k li e le ş tiri k o n u su o lm u ştu r. Bu v e b en zeri eleştirilerin M illî E ğitim Ş û ra la rın a da y a n sıd ığ ın ı görüyoruz y ılın d a top lan an VII. M illi E ğitim Şûrası, d aha ön cek i Ş û ra la rd a n fa rk lı olarak sistem i b ir b ü tü n olarak ele aldı. Bu Şûrada köklü d eğ işik lik lerd en çok, sistem in iy ileştirilm esin e v e g eliştirilm esin e ilişk in k a ra rla r alındı. B unun ön em li bir istisn a sı, ortaokulun ilk k ez ilk o k u lu n bir çeşit d ev a m ı olarak görü lm esi v e o k u l tü rü n e olursa olsun, bu k adem ed e ortak d erslere a ğ ırlık verilm esi g ö rü şü n ü n k u v v et kazanm asıdır tarih in de to p la n a n VIII. M illî E ğitim Ş ûrasının, ça lışm a k onusu olarak ortaöğretim i ele alm ası k a y d a değer. Bu Ş ûra, g en el v e m eslek i - tek n ik liselerin y a n ı sıra, ö ğren cilerin i y ü k sek ö ğ retim e h a zırla y a ca ğ ı gib i h a y a ta v e m aslek lere de h a zırla y a ca k çok - am açlı liseler a çılm a sı görü şü n ü b en im sey erek p rogram ların çeşitlen d irilm esi, y a ta y v e d ik ey geçişlerin bir y ö n eltm e sistem in e b a ğ la n m a sı v e öğretim prog 12
32 ram ları ile öğrenci akışın ı d ü zen ley en k u rallar ü zerinde d eğişik lik lere gidilm esi gibi y en ileştirm e ih tiyaçları ü zerin d e durdu tarih in d e top lanan IX. M illî E ğitim Ş û rasın da ise, 1973 yılın d a çıkarılm ış o la n 1739 sa y ılı M illî E ğitim T em el K anununda y er a la n sek iz y ıllık tem el eğitim fik rin in işlen diğini, ortaok u lu n tem el eğitim b ü n y esin d e görü lerek ortaöğretim k a v ra m ın ın lise ve d en gi o k u llara u ygulan d ığın ı görüyoruz. B öylece, d a ha ön ce y a sa l esa sa b ağlan m ış rad ikal bir y a p ı d eğ i şik liği öngörülüyordu yılın d a top lanan X. M illî E ğitim Ş ûrasın d a liselerin çok -am açlı h a le getirilm esi eğilim i ağır b a s tı. En son 1982 yılın d a to p la n a n XI. M illî E ğitim Ş û ra sın d a da öğretm en lerin ve eğ itim u zm a n la rın ın y e tiştirilm esi k o n u su ele alındı. (5) B u g ü n e k a d a r M illî E ğ itim Ş û ra la r ın d a v a r ıla n k a r a r la r, g e n e llik le B a k a n lığ ın Ş û ra ö n -h a z ırlık la rı s ıra s ın d a g e liştirm iş o ld u ğ u a n a fik irle r d o ğ ru ltu s u n d a o lm u ş tu r. B u n ed e n le, Ş û r a la r d a b e lire n d e ğ işik lik is te k le ri, te m e ld e M illî E ğ itim B a k a n lığ ın ın v e b ir ö lçü d e h ü k ü m e tle rin b a k ış ta rz ım y a n s ıtm a k ta d ır lerd e b a şla y a n, özellik le 1960 ta n son ra ortaöğretim ü zerin d e dikkate d eğ er ölçü de y o ğ u n la şa n çalışm alar, C um huriyetin b a şla n g ıcın d a k u ru lan ve g eliştirilen ortaöğretim d ü zen in in, d eğ işen toplum koşu lla n için d e geçerliğin i soru k onusu y a p a n ciddi eleştirileri içerm ek te ve kuşkusuz, bir a ra y ışı tem sil etm ektedir. A çıktır ki düzen, tem el y a p ısı v e işley işi ile artık k am u oyunu, m eslek çevrelerini, b iz z a t M illi E ğitim B a k a n lığ ın ı ve h ü k ü m etleri ta tm in e tm e m e k tedir. Bu d e ğ e rle n d irm e n in a ltm d a y a ta n sosyal, k ü l türel v e ekonom ik gelişm elerin b a şlıcala rm a işa ret e t m ek te y a ra r vardır. 13
33 Bir faktör, k uşk u suz, ilk ö ğ retim in y a y g ın la şm a sı so n u cu n d a ilk okullard an m ezu n o la n la rın sa y ıla rın ın çoğalm ası, d o la y ısiy le o rta ö ğ retim e o la n ta leb in a rtm asıdır. H ızlı n ü fu s artışı, ta lep h a cm in i g en işleten d iğer bir faktördür de 21 m ily o n o la n nüfus, 1975 te 40 m ilyon a, 1980 de 45 m ily o n a çık m ıştır. Bir d iğ er faktör, sa n a y ile şm e v e şeh irleşm ed ir. T arım da m ek a n iza sy o n da, şeh re g ö çü a rttıra n bir b aşk a fak tör olm uştur. C u m h u riy etin b a şla rın d a y ü z de 90 ı k öylerd e y a şa y a n h alk ın, 1980 de k a b a ca y ü z de 55 i k ırsal b ölged e y a şa r h a le gelm iştir. Bir y a n d an sa n a y i v e h izm etlerd ek i ça lışm a k oşu lları, öte yan d a n şeh irlere y ığ ıla n d a h a b ü y ü k h a lk k itlelerin in çocu k ların ı d a h a u zu n bir eğ itim d en geçirm ed e eld e ettiğ i kolaylık lar, o rta ö ğ retim e o la n ta leb i yü k seltici yön d e etk isin i gösterm iştir. B ir b a ş k a fa k tö r, to p lu m u n h e m e n h e r k e sim in d e e ğ itim in f a y d a la rın ın d a h a iy i a n la ş ılm a s ı, e ğ itim e v e rile n d e ğ e rin a r tm a s ıd ır. C u m h u riy e tin b a ş ın d a n itib a re n b a ş ta A ta tü r k o lm a k ü z e re d e v le t a d a m la rım ız, eğ itim i u lu s a l k a lk ın m a n ın v e ile rle m e n in b ir ö n -k o şu lu o la ra k g ö rm ü şle r; b ilg isizliğ i y en m ey i, o k u lla rı v e eğ itim i y a y m a y ı re jim in te m e l p o litik a sı h a lin e g e tirm iş le rd ir. M eslek ç e v re le ri, h ü k ü m e t a d a m la rı, a y d ın la r, b a s ın - k ıs a c a s ı, to p lu m u n b ü tü n k e sim leri, h e r f ır s a tta â d e ta b ir a ğ ız d a n, e ğ itim in kişi v e to p lu m h a y a tı için ö n e m in i v u rg u la m ış tır. G eçm işte o k u lu v e ö ğ re tm e n i b a z a n te re d d ü tle y a d a so ğ u k k a r ş ıla y a n h a lk to p lu lu k la r ın a r a s tla n ır k e n, g id e re k h a lk, o k u l v e ö ğ re tm e n i m e rk e z i h ü k ü m e tte n y a d a siy a si p a rtile r d e n b e k le d iğ i h iz m e tle rin b a ş ın a k o y m a y a b a şla m ış; b u n u n iç in A n k a r a y a h e y e tle r g ö n d e rir, a r a la r ın d a ö rg ü tle n e re k m a d d i f e d a k â r lık la r d a, b a ğ ış la rd a b u lu n u r h a le g e lm iş tir. B öylece, önce 14
34 resm i bir politika halinde, d a h a son ra h a lk a m a l ed ilm iş bir eğ ilim olarak eğ itim e k arşı gid erek b ü y ü y en bir talep oluşturulm uştur. A rtan talep, eğitim sistem in in h er k adem esin d e o ld u ğ u gibi ortaöğretim de d e k en d in i k u v v etle h isse t tirm iştir. Talebi karşılam ak üzere, ortaok u llar ilçe m erk ezlerin d en daha k üçük k a sa b a la ra v e k ırsal bölgelerin d erin lik lerin e doğru y a y g m la ştın m ış; liselerin sa y ısı h ızla arttırılm ış; m eslek i v e tek n ik ok u llar sa y ıc a v e tü rce çoğaltılm ış; k a la b a lık şeh irlerin n ü fu su h ız la ço ğ a la n sem tlerinde b ir y a n d a n sın ıfla ra fa zla sa y ıla rd a öğrenci sıkıştırılırken, öte y a n d a n ikili, h a t ta ü çlü öğretim e gidilm iştir. Ö ğ retm en eksikliği, e lv e rişsiz binalar, donatım yetersizliği, araç ve g ereç yok lu ğ u gibi zorluklar, eğitim e k arşı artan taleb i k arşıla m a çab alarm ı duraksatm am ıştır. G erçekten, öğrenci sayıların d ak i a rtışla r büyü k olm uştur de ortaokullard a 68 bin d olayın d a öğren ci varken, bu sayı d e 1 m ily o n 148 b in e çıkm ış; g en el liselerde de 22 b in d olayın d a ö ğ ren ci okurken, bu sayı de yarım m ilyon u a ş mış; m eslek i v e teknik okullard a ise, in 52 bin d olayın d aki öğrencisine karşılık, y ılın d a k eza y a rım m ily o n öğrenci toplanm ıştır lerin T ürkiy e sin d e ortaöğretim, ortaokulu d a h il ed ersek 2 m ily o n d a n fa z la öğrenciye, y a ln ız liseler ile m eslek i ve tek n ik okulları sayarsak 1 m ily o n d a n fa z la öğren ciye h izm et v eren büyük bir işletm e h a lin e gelm iştir. Bu arada, ortaöğretim in öteden b eri sürüp gelen, â d eta m ü zm in leşm iş sorunları, bu kez d a h a b ü yü k bir ö lçek için d e v e d olayısıyla d aha çarpıcı biçim d e k en d in i gösterm ey e d evam etm iştir. Ö ğretm en, bina, araç v e gereç yetersizliği, kalab alık sın ıfla r ile gereğin d en 15
35 yüklü, esn ek lik ten yoksu n, sta n d a rt program lar, b elleğ e y ü k len en bir ö ğretim tarzı, d u rm ad an d eğ iştirilen sın ıf g eçm e kuralları, sık sık b a şv u ru la n a f v e m ü sa m a h a y o lla n, b u n a ra ğ m en y ü k sek ö ğ ren ci firesi, sistem in h em en h er g ü n h er y erd e şik â y et ed ilen ö zellikleri o lm aya d evam etm iştir. B unlara, y ak m g eçm işte, y a p ısa l n itelik te b azı y e n i soru n lar eklenm iştir. Ö rn ek verm ek gerek irse, ortaöğretim le y ü k sek ö ğ retim a ra sın d a ö ğ ren ci g eçişin de b ozu lan d en ge gösterileb ilir la rd a n ön ce h er lise m ezu n u n a y ü k sek ö ğ retim d e y er vardı larm ortaların d an itib aren o lu şa n d arb oğaz n ed en iy le, bir aralık yü k sek öğretim e a lm a n ö ğ ren ci sa y ısı, b a şv u ran a d ayların yü zd e 10 u n a k adar d üştü. Sorun, h â lâ y ü zb in lerce m ezu n u ilg ilen d iren b oyuttad ır. B ir b a ş k a ö rn e k, o rta ö ğ re tim d e g e n e l e ğ itim ile m eslek i v e tek n iık eğ itim a r a s ın d a ö ğ re n c i d a ğ ılım ı a ç ı s ın d a n b ir tü r lü k u r u la m a y a n d e n g e d ir. E sk id e n h a l k ın m e sle k i v e te k n ik o k u lla ra r a ğ b e t g ö ste rm e d iğ i, b u y ü z d e n lis e le re a ş ırı y ığ ılm a o ld u ğ u sö y le n iy o rd u. Ş im d i ra ğ b e t v a rd ır. A n c a k, m e sle k i v e te k n ik ö ğ re - tim k u r u m la n s ın a v la ö ğ re n c i a lm a k ta v e a ld ık la rı ö ğ re n c i sa y ısın ı s ın ırlı tu tm a k ta d ır la r. B u u y g u la m a n ın, m e sle k i v e te k n ik ö ğ re tim d e d a h a ço k ö ğ re n c i çekm e p o litik a sı ile b a ğ d a ş m a d ığ ı o rta d a d ır. D iğ er b ir ö rn e k, im am -h artip o k u lla rın a a r ta n öğre n c i y ığ ılm a sıd ır. G e rç e k te n, y ılın d a im a m - h a tip o k u lla rın ın o r ta k ıs n n la r ın d a 147 b in, lise k ı s ım la rın d a y a k la ş ık 70 b in o lm a k ü z e re to p la m 217 b in k a d a r ö ğ re n ci v a rd ı. B u s a y ıla rın, ü lk e n in b u a la n d a k i m e sle k a d a m ı ih tiy a c ın ın b ir g e re ğ i o lu p olm a d ığ ı ö te d e n b e ri so ru k o n u s u y a p ılm ıştır. 16
36 O rta ö ğ re tim d e b e lire n y en i ih tiy a ç la rı v e ü s t ü ste y ığ ıla n s o ru n la rı çözm ek ü z e re ta s a r la n a n re fo rm la r ın y a d a y e m d e n d ü z e n le m e le rin p e k a z ı g e rç e k le ş tirile b ilm iş tir. K a y d a d e ğ e r ö n em li b ir d eğ işik lik, o r ta o k u lla rın d a h a çok g en el e ğ itim a n la y ış ın a g ö re o r ta k b ir p ro g ra m u y g u la y a n k u r u m la r h a lin e g e tirilm e s i olm uş; a n c a k b u o k u lla rın ilk e o la ra k te m e l e ğ itim k a p s a m ı içine a lın m a sın d a n, b u n u n la ilgili y a sa l e s a s la rın o rta y a k o n u lm a s ın d a n b u y a n a o n y ıld a n fa z la z a m a n geçtiği h a ld e d e n e m e ç a lış m a la rın d a n ö te y e g id ilem em iştir. M eslek lis e le rin in k e n d i b ü n y e s i için d e b azı y en id en d ü z e n le m e le re g id ilm işse de, m e s le k ö ğ re tim in i lise le rin b ü n y e s i iç in d e g e n işle te c e k ço k -am açlı liseler k u rm a y o lu n d a ö n em li a d ım la r a tıla m a m ış tır. R e h b erlik serv isle ri, g e re ğ i g ib i işle rliğ e k a v u ş tu ru la m a m ış tır. Y a k ın ta rih le r d e k i M illî E ğ itim Ş û ra la r ın d a p ek çok sö zü e d ile n ilgi, is tid a t ve y e te n e k le rin e g ö re ö ğ re n c ile rin siste m iç in d e a k ışın ı s a ğ la m a k, y a ta y ve d ik ey g eçişle ri k o la y la ş tırm a k y e rin e, g ittik ç e a r ta n sa y ıd a o k u l g iriş in d e s ın a v d u v a r la rı y ü k se ltilm iştir. S iste m d e k i ek sik lik lerin, tık a n ık lık la r ın v e d a rb o ğ a z la rın y a r a ttığ ı s ık ın tıla r y o ğ u n la ş tık ç a, s o ru n la r ı b ir b ü tü n h a lin d e ele a la ra k g e n iş ö ğ re n c i k itle le rin i ilg ile n d ire n çö züm lere y ö n e lm e k v a rk e n, g e n e llik le y a p ıla n iş, A n a d o lu liseleri a ç m a lı v e b u n la rın s a y ı la r ın ı ç o ğ a ltm a k g ib i y o lla rd a n d a r b ir z ü m re için fe ra h la tıc ı ç a re le r a ra m a k o lm u ştu r. Bu tü r gözlem lerden h a rek etle 1980 y ılın d a çeşitli ü n iv ersitelerd en eğitim alanın d a d eğerli ça lışm a la rıy la ta n ın m ış bilim adam larım ızın k a tk ısıy la g erçek leştird iğ im iz T ü rk iyed e ortaöğretim v e soru n ları ü z e rin d e g en iş k apsam lı bir in celem em izin son u n d a şu k a n ıy a v a r m ış tık : 17
37 «G eçm işin te c rü b e le ri, T ü rk iy e d e o rta ö ğ re tim in p e k ço k y ö n d e n g e le n e tk ile rin v e m ü d a h a le le rin so n u c u n d a z a m a n la y e r y e r ü lk e n in v e h a y a tın ih tiy a ç la rın d a n k o p u k, k e n d i iç in d e tu ta rs ız b ir g elişm e n o k ta s ın a g e ld iğ in i g ö s te rm e k te d ir. O rta ö ğ re tim k u r u m la n, b ir y a n d a n, g e ç e rliğ in i k a y b e tm iş g e le n e k le rin â d e ta b e k ç isi o lm u şla r; b ir y a n d a n d a, b u g e le n e k le r d e n s ıy rılm a k iç in a tılm a k is te n e n f a k a t b ir tü r lü a t ı la m a y a n a d ım la rın b irb irin e k a rış tığ ı b ir a la n g ö rü n tü s ü n ü a lm ış la rd ır. V a rıla n b u n o k ta d a, b u in c e le m e d e a ç ık la n m a y a ç a lış ıla n p e k çok s o ru n ü s t ü s te b i rik m iş; k ö k lü d ü z e n le m e le re v e u z u n s ü re c e k cid d î ç a lış m a la ra o la n ih tiy a ç b ü y ü m ü ş tü r.» (6) B u sö z le rim le b u to p la n tıd a o rta ö ğ re tim k o n u s u n u n ele a lın m a s ın d a k i is a b e ti b ir d e fa d a h a v u rg u la m ış o lu y o ru m. K a n ım ca, b u g ü n k a r ş ı k a r ş ıy a b u lu n d u ğ u m u z e n ö n em li so ru n, o rta ö ğ re tim in ü lk e ih tiy a ç la rı ile d a h a tu ta rlı, d a h a e tk in v e v e rim li h a le g e tirilm e si için, y a k ın g e ç m işte ra p o rla rd a, Ş û ra k a r a r la r ın d a, re s m i b e lg e le rd e, y a p ılm ış o la n a r a ş tır m a v e in c e le m e le rd e y e r a la n p e k çok g ö rü ş e k a rş ın, için e d ü ş m ü ş g ö rü n d ü ğ ü m ü z d ağ ın ık lığ ın, te re d d ü tle rin v e h a re k e ts iz liğ in g e rç e k n e d e n le rin i b u lu p o rta y a ç ık a rm a k tır. K a r a r la ş tır ılıp k â ğ ıt ü z e rin d e k a la n fik irle rin, k a r ş ıla ş ıla n s o ru n la r ın ç ö z ü m ü n ü sa ğ la y a b ile c e ğ i h a k k ın d a ta m b ir g ü v e n m i o lu şm u ş d e ğ ild ir? B u fik irle rin ü l k e k o ş u lla rın a u y g u n o lu p o lm ad ığ ı m ı te re d d ü t k o n u s u d u r? Y eni a r a y ış la r a m ı ih tiy a ç v a r d ır? B u n la rın m a liy e ti m i çok a ğ ırd ır? Y o k sa h a re k e ts iz lik, b ü ro k r a s in in a ğ ır işle y e n ta b ia tın d a n m ı k a y n a k la n m a k ta d ır? A k la g e le n b a ş k a ih tim a lle r n e le rd ir? B u n la rın, u y g u n z e m in le rd e a ç ık y ü re k le ta rtış ılm a s ın d a y a r a r v a rd ır. 18
38 B azı T em el S o ru n la rla İlgili G ö z le m le r B azı ip u ç la rı v ereb ileceği d ü ş ü n c e siy le, b irk a ç a n a s o ru n la ilg ili gözlem lerde b u lu n m a k istiy o ru m. O rta ö ğ re tim i y a k ın d a n ilg ile n d ire n sek iz y ıllık te m e l eğ itim fik rin i ele alalım. B u fik rin y a s a la r a g irm e s in d e n b u y a n a on yıl g eçtiğ i h a ld e, sek iz y ıllık te m e l e ğ itim in felsefesi, içeriği, o rg a n iz a s y o n b içim i ve y a y g ın la ş tırm a y ö n tem leri a ç ık lık k a z a n m ış d eğ ild ir. Ö rn e ğ in, g elecek te b ü tü n ilk ö ğ re tim k u r u m l a n sek iz yıl o la c a k ve liselerin o rta k ıs ım la rı ta s fiy e m i e d ilec e k tir? S ek iz yıllık o k u lu b e sle y e m e y e c e k k ü ç ü k y e r leşm e b irim le rin d e g elen eksel ilk o k u l v a rlığ ın ı s ü r- d ü rm y e d ev a m edecek m id ir? S ek iz y ıllık o k u lu n ilk k a d e m e s in in zo ru n lu, ik in ci k a d e m e s in in iste ğ e b ağ lı o lm a k ta n çık arılıp tü m ü y le z o ru n lu h a le g e tirilm e si iç in b ir p la n v a r m ıd ır? S ek iz y ıllık o k u l, te m e l e ğ i tim v e re n b ir k u ru lu ş o ld u ğ u n a g ö re, p ro g ra m a b u g ö rü ş eg e m e n o lacak m ıd ır? B u g ü n o rta o k u l p ro g r a m ın d a y e r a la n h a n g i d e rs le r v e h a n g i k o n u la r, te m e l e ğ itim an lay ışı içinde h e r ö ğ re n c in in m u tla k a a l m a s ı g e re k e n o rta k d e rsle r s a y ıla c a k tır? B u v e b e n z e ri s o ru n la r ın ceva p la n, h e n ü z a ç ık v e se ç ik o la ra k b ilin m e m e k te d ir. B ir b a ş k a k onu, o rta ö ğ re tim d e ö ğ re n c ile rin d a h a b ü y ü k o ra n la rd a m esleki v e te k n ik ö ğ re tim e k a y d ırılm a sıd ır. G e rçek le ştirilm ek is te n e n v e f a k a t b ir tü r lü g e rç e k le şe m e y e n b u önlem le b ir y a n d a n ü lk e n in a r a in s a n g ü c ü ih tiy a c ın ın d a h a iyi k a rş ıla n a c a ğ ı, ö te y a n d a n y ü k se ö ğ re tim k a p ıla rın a ö ğ re n c i y ığ ılm a sın ın h a fifle tile c e ğ i d ü şü n ü lm e k te d ir. G e rç e k le şm e si h a lin d e b u önlem, b e k len e n s o n u ç la rı v e re c e k m id ir? O r ta ö ğ re tim g en ç liğ in in b e k le n ti v e s o ru n la r ı k o n u s u n d a y a k ın b ir ta rih te y a p ıla n b ir a r a ş tır m a d a T ü rk iy e 19
39 g en elin i tem sil ed en bir örn ek lem d en a lm a n cevapta, m eslek liselerin d e o k u y a n öğren cilerin b a şta g elen k a y g ıla rın ın sıra sıy la ü n iv ersitey e girem em e, m eslek ed inm ed ek i gü çlü k ler v e işsizlik o ld u ğ u b ulu nm uştur. B u ü ç k ategori, y a n ıtla rın yü zd e 87 sin i o lu ştu rm a k tadır. (7) B una göre, m eslek liselerin d ek i g en çler m i için d e yaşad ık ları d ü n y a h akkın d a y a n lış d eğ er y a r g ıla n v e y a n lış a lg ıla m a la r için dedirler? Y oksa, e ğ i tim işlerim izi p la n la y a n la r m ı a ld a tıcı b ek len tiler içindedirler? B ir d iğ e r k o n u, ç o k -am açlı lis e le rin g e rç e k le ş tirilm e sid ir. Ç o k -am açlı lis e le rin m e s le k d a lla r ın a g i re c e k o la n ö ğ re n c ile r g e rç e k te n m e s le k m i, y o k sa b a z ı b e lg e le rd e ile ri s ü rü ld ü ğ ü ü z e re m e sle ğ e y a tk ın lık m ı k a z a n a c a k la rd ır? B u tü r lis e le rd e h a n g i m e s le k d a lla r ı a ç ıla c a k tır? B u d a lla r d a ö ğ re tim in e tk in b ir b iç im d e y ü rü tü le b ilm e s i için n e g ib i y e r, d o n atım, m a lz e m e vb. k o la y lık la ra ih tiy a ç v a r d ır? B u t ü r lisele r açıld ığ ı z a m a n, m e sle k i v e te k n ik o k u lla rd a n e gibi a y a r la m a la r y a p ıla c a k tır? Ç o k -am açlı lise le ri g e rç e k le ş tirm e d e n a s ıl b ir y ö n te m k u lla n ıla c a k tır? B u liseler, y e n i k u r u lu ş la r o la ra k m ı o r ta y a ç ık a c a k, y o k sa g ele n e k se l lise le r ile b a z ı m e sle k i v e te k n ik o k u lla n n b irle şm e si y a d a işb irliğ i ile m i g e rç e k le ş e c e k tir? S on z a m a n la rd a ileri s ü rü ld ü ğ ü g ö rü le n h e r y e rle şm e b i rim in in b ir «lise bölgesi» o la ra k k a b u l edilm esi ve o ra d a k i çeşitli o rta ö ğ re tim k u r u m la n n m o y e rle şm e b irim in d e k i lis e n in b ö lü m le ri o la ra k ö rg ü tle n m e s i fik r i n a s ıl k a r ş ıla n m a k ta d ır? B ir d iğ e r h u s u s d a, çok - a m a ç lı lise le rle ilg ili e tk in b ir p la n la m a v e u y g u la m a iç in h iy e ra rş ik ö rg ü t y a p ıs ı için d e n e g ib i d eğ işik lik ler in g e re k e c e ğ id ir. B u ra d a d a a ç ık lık y o k tu r. 20
40 S o n u ç G e lm e k isted iğ im fik ir ş u d u r : Y a k ın g eçm işte o r ta ö ğ re tim in y e n id e n d ü z e n le n m e si y a d a r e f o r m a ta b i tu tu lm a s ı iç in p ek çok fik ir ile ri s ü rü lm ü ş o lm a k la b irlik te, b u fik irle rin ö n em li b ir k ısm ı g e n e ld e k a l mış-, b u n la r ü zerin d e u y g u la m a c ıla ra g ü v e n v e re c e k ö lçü d e te k n ik ç a lışm a la r v e b u ç a lış m a la ra d a y a lı a y rın tılı p la n la m a la r h en ü z y a p ılm a m ıştır. M im a rla r, b ir b in ay ı ta s a r la r k e n ö n ce k a b a b ir e sk iz y a p a rla r; a n a fik irle rin i esk iz ç a lış m a la rı ile olg u n la ş tırd ık ta n s o n ra b in a n ın e n in ce a y r ın tıla rın ı d ik k a tli e tü d le rle p la n la rla r. A n c a k b u n d a n s o n ra b i n a n ın in ş a s ın a geçilir. K o rk a rım k i b u s a d e v e ra s y o n e l yolu, eğ itim siste m le rin in k u ru lm a s ın d a, y e n ile ş tirilm e sin d e y a d a d e ğ iştirilm e sin d e h e r z a m a n izlem iy o ru z. Y a k ın ta rih im iz in e ğ itim re fo rm u fik irle rin in p e k çoğu, k an ım ca, k a b a e sk iz le r n ite liğ in d e d ir. B u n u n iç in d ir ki girilm esi ö n e rile n y e n i y o llar, b ilin m e y e n ih tim a lle rle dolu, ü rk ü tü c ü b ir s o ru y u m a ğ ı h a lin d e z ih in le rd e b ü y ü m ek te; siste m le ilgili ta r tış m a la r, h e n ü z y eterin ce işlen m em iş fik irle r ile b u n l a r d a n k a y n a k la n a n te re d d ü tle rin k ıs ır d ö n g ü s ü iç in d e u z a y ıp g itm e k te d ir. E ğ itim a la n ın d a a ra ş tırm a c ı v e u y g u la m a c ı o la r a k ç a lış a n la ra d ü şen görev, a r a ş tır m a, in celem e, fik ir ü re tm e, b u fik irleri ird elem e, ta rtış m a, f ır s a t o lu r s a d e n e m e, d e ğ e rle n d irm e y o lla rıy la a n a fik irle rin o ld u ğ u k a d a r a y rın tıla rın d a u y g u la m a y a d ö n ü ş tü rü leb ile c e k g ib i şek illen m esin e y a rd ım c ı o lm a k tır. K u şk u su z eğitim, sad ece e ğ itim c ile rin işi d eğ ild ir. E ğ itim p o litik a la rı ve u y g u la m a la rı ile b ü tü n h a lk, g en iş ö ğ re n c i kitlesi, o n la rın a n a -b a b a la rı, siy a si k u 21
41 ru lu ş la r, p a rla m e n to, h ü k ü m e t, h e r tü r lü m e sle k k u ru lu ş u, b a s ın -k ısacası, h e m e n h e rk e s ilg ilid ir. İlg ili o l m a s ı so n d e re c e d o ğ a ld ır. B u n u n la b irlik te, ih tiy a ç la rın z a m a n ın d a g ö rü lm esi, b u ih tiy a ç la rın h a lk a v e k a r a r v e rm e d u ru m u n d a o la n la r a a n la tılm a s ı, s is te m in ç a ğ d a ş g e lişm e le re g ö re y e n ile n m e si iç in ö n e rile r g e liştirilm e si, siste m sa ğ lık sız v e v e rim siz b ir y o la g irm iş v e b a z ı y a p ıs a l b o z u k lu k la r için e d ü şm ü şse, a lın a b ile c e k ö n le m le r h a k k ın d a g e re k li te k n ik ç a lış m a la r ın y a p ılm a s ı v e n ih a y e t, k a r a rla ş tırılm ış y o lla rd a s is te m in iy ile ştirilm e si iç in so m u t a d ım la rın g e rç e k le ştirilm e si, eğ itim a la n ın d a s o ru m lu lu k ta ş ıy a n la r a v e ö zellik le m e sle k a d a m ı o la ra k ç a lış a n la ra d ü ş m e k te d ir. B u a ç ıd a n b a k ıld ığ ın d a h e m e n fa rk e d ile c e k tir ki eğ itim siste m im iz in b u g ü n ş ik â y e t ed ile n r a h a ts ız lık la r d a n k u rtu lm a s ı v e s a ğ lık lı b ir y o ld a g e lişm e sin i s ü rd ü rm e s i, g en iş ö lçü d e, e ğ itim a la n ın d a p la n la y ıc ı, y ö n etici, u z m a n v e u y g u la y ıc ı o la ra k iy i y e tişm iş e le m a n la rın v a rlığ ın a b a ğ lıd ır. B u g ü n e k a d a r m esleğ i sa d e c e sın ıf v e y a b ra n ş ö ğ re tm e n liğ in d e n ib a re t s a y a n b ir g ö rü ş e fa z la s ıy la s a r ıla r a k sis te m i y ö n le n d irm e y e y a rd ım ed e cek y a d a k a tk ıd a b u lu n a b ile c e k, g e re k tiğ in d e d e n e m e ç a lış m a la rı p la n la y a c a k, y ü r ü te cek ve d e ğ e rle n d ire c e k, u z m a n lık b ilg isin e s a h ip e ğ i tim e le m a n la rın ın siste m li o la ra k y e tiş tirilm e s in e ö z e n g ö sterilm em iş; y e tiş e n le rd e n ise, g e re ğ i g ibi fa y - d a la n ıla m a m ış tır. B u e k sik liğ in g id erilm esi, h a y a ti b ir ö n e m ta ş ım a k ta d ır. E ğ itim in sistem li b ilg i v e u z m a n lık istey en, özel b ir y e tiş m e v e te c rü b e g e r e k tire n b ir ço k a la n ın d a a m a tö rlü k d e v rin in a r tık k a p a n d ığ ın ı, ü lk e m iz d e d e k a p a n m a s ı g e re k tiğ in i k a b u l etm eliy iz. G e le c e k te T ü rk e ğ itim sistem i, d o la y ısıy la o rta ö ğ re tim im iz n a s ıl b iç im le n irse b içim le n sin, o n u n özde 22
42 C u m h u riy e tin b aşlan g ıç y ılla rın d a d a y a n d ırıld ığ ı s a ğ la m e s a s la ra b ağ lı k alm a sı, e n ö n d e g ö zetile c e k h u s u s tu r. C u m h u riy e t ü lk ü le rin d e n ve A ta tü r k d ev rim in d e n k a y n a k la n a n b u e sa sla r, T ü rk m illî e ğ itim in in la ik a n la y ış a göre d ü z e n le n m e sin i, ç a ğ ın g e re k le rin e ve ü lk e ih tiy a ç la rın a u y g u n o lm asın ı, f ır s a t eşitliğ i ilk e sin e u y u la ra k eğ itim h iz m e tle rin in ö n celik le e ğ i tim d e n en fa z la y o k su n k alm ış k itle le re g ö tü rü lm e s i ni, b u a r a d a kız ve e rk e k le re k a r m a e ğ itim k o ş u lla rı için d e e şit fırs a t sa ğ la n m a sın ı; e ğ itim i b ir y a n d a n m a d d i h a y a tta b a ş a rı s a ğ la y a n p r a tik b ir a r a ç h a lin e g e tirirk e n, öte y a n d a n m ü s b e t d ü ş ü n c e sah ib i, y ü k s e k k a ra k te rli, «fikri h ü r, v ic d a n ı h ü r» k u ş a k la r y e tiş tirm e s in i e m re tm e k te d ir. O k u lla rd a n y e tiş e n g en ç le rim iz, C u m h u riy e t ü lk ü le rin in, A ta tü r k d ev rim imin, v a ta n ve m illet b ü tü n lü ğ ü v e ü lk e b ö lü n m e z liğ in in y ılm a z b ek çileri o lm a lıd ırla r. T ü rk iy e d e o r ta ö ğ re tim, ü stle n d iğ i g ö revleri, b u e s a s la rd a n v e b u a m a ç la rd a n sa p m a k sız m y e rin e g e tird iğ i ö lçü d e, ü l k e n in b a rış için d e ü s tü n b ir u y g a rlık d ü z e y in e e r iş m e sin e e n iyi b içim d e h iz m e t etm iş o la c a k tır. T o p la n tım ız ın h e r b a k ım d a n v erim li, b a ş a rılı o l m a sı d ile ğ iy le s a y g ıla r su n a rım. NOTLAR (1) Ayrıntılı bilgi için bkz. Turhan Oğuzkan, «Orta Dcreceli Genel Öğretim Kuramlarının Gelişmesi», Cumhuriyet Döneminde Eğitim. Millî Eğitim Bakanlığı Bilim ve Kültür Eserleri Dizisi, Atatürk Kitapları. İstan b u l: Millî Eğitim Basım evi, s ; Hıfzı Doğan, «M eslekî ve Teknik Eğitim,» Aym eser. s (2) İlhan Başgöz ve Howard A. Wilson. Türkiye Cumhuriyetinde Eğitim ve Atatürk. Dost Yayınları. Ankara ; Ajans Türk M atbaası, s
43 (3) Ortaöğretimle ilgili bu dönem e ait yabancı uzm an raporları için bkz. John J. Rufi. Türkiye de Ortaöğretim : M üşahadeler, Programlar ve Tasviyeler. Ankara : Millî Eğitim Basım e vi, 1956; Ellsvvorth Tom pkins. Türkiye Cum huriyeti Orta Dereceli Okullarda Organizasyon, İdare ve Teftiş. Ankara : Millî Eğitim Basımevi, 1956; M. Costat. Türkiye de Meslek O kullan Hakkında Rapor. Ankara ; Millî Eğitim Basım evi, 1956; Elizabeth S. Corvine. Kız Teknik Öğretim Program larının Değerlendirilmesi ve Teklifler. Ankara : M illî Eğitim Basımevi, 1957; ICA-New Y ork Üniversitesi Uzm anları. Türkiye de Ticaret Eğitim inin Bugünkü Durum u ve Değişikliklere Ait Rapor. A n k ara: M illî Eğitim Basım evi, 1957; ILO - Unesco Heyeti. Erkek Teknik Öğretim İçin B eş Y ıllık İnkişaf Planı. A n k ara : M illî Eğitim Basım evi, 1957; Anthony Aanza. Ticaret Liseleri İle İlgili Anket Neticeleri Hakkında Rapor. Ankara : Millî Eğitim Basım evi, (4) Türkiye Eğitim M illî K om isyonu Raporu. İs ta n b u l: M illî Eğitim Basımevi, (5) Dokuzuncu Millî Eğitim Şûrası dahil olm ak üzere Şûra çalışmaları hakkında toplu bilgi için bkz. Reşat Özalp ve Aydogan Ataünal. Türk M illî Eğitim Sistem inde Düzenleme T eşk ilâtı: Talim ve Terbiye Kurulu - Millî Eğitim Şûrası. İstanbul : Millî Eğitim Basımevi, 1977; Onuncu Şûra da dahil olduğu halde Şûralarda ele alm an konular ve varılan kararlar hakkında özet bilgi için ise, aynı yazarların şu yazısına başvurunuz ; «M illî Eğitim de Kongreler ve Şûralar.» Cumhuriyet Döneminde Eğitim, s (6) Turhan Oğuzkan (Editör). Türkiye de Ortaöğretim ve Sorunları. İstan b u l: Dünya Tıp Kitabevi, s (7) Birsen Gökçe. Orta Öğretim Gençliğinin Beklenti ve Sorunları. A n k a ra : Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, s
44 GENEL TARTIŞMA BAŞK A N (Doç. Dr. M ahm ut ÂDEM ) S a y ın Prof. O ğ u zk a n a çok teşek kür ediyoru z özlü v e ilg in ç bildirisi için. Sayın O ğuzkan, Türk M illi E ğitim inin A tatürkçü çizgide, laik ve çağd aş a n la m d a tarih i g e lişm esin i sayılara dayalı olarak özlü biçim d e sergilediler. A yrıca 1950 li yıllardan beri p la n lı d önem i de için e a la n ortaöğretim im iz soru n larının g en el bir d e ğ erlen d irm esin i yaptılar. O rtaöğretim i bir d ev let p olitik a sı olarak M illî Eğitim Ş ûralarındak i tartışm alar ışığında, b elirlen en görüşleri de d ile getirdiler. S onuç o larak ortaöğretim im izin b u gü n k ü b a şlıca so ru n la rın a çözüm önerileriyle birlikte değindiler; tem el g ü n cel soru n ları, öğretm en, bina, araç-gereç, y ü k sek ö ğ retim e giriş g ib i özetlem iş oldular. B iz bu ilg in ç b ild i risi için k en dilerin e tekrar teşek kür ediyoruz. Ş im d i b ild iri k o n u s u n d a s o ru s o rm a k istey en, k a t k ıd a b u lu n m a k is te y e n v e y a y o ru m y a p m a k is te y e n d in le y ic ile rim iz i ta rtış m a y a d a v e t e d iy o ru m. S o ru s u o la n la r, S a y ın T u rn a, S ay ın în a n ve S a y ın G ü lek e n. İlk sö zü S ay ın T u rn a iste d ile r, b u y u ru n S a y ın T u rn a. M U STA FA TU R N A O rta ö ğ re tim i g ü n d e m e g e tirm e le rin d e n d o lay ı TED e te ş e k k ü lle rim i s u n u y o ru m. Ç ok e tra flı ve özlü k o n u ş m a la rıy la b ize ışık t u tan. S a y ın O ğ u z k a n a d a te e ş k k ü rle rim i s u n m a k la sö ze b a ş la m a k istiy o ru m. Ö n e m li b ir k o n u o la ra k şu n u b e lirtm e k istiy o ru m. B izde m illi eğ itim in en ö nem li k o n u la rın d a n b irisi L o zan B arış K o n fe ra n sın d a çö z ü lm ü ştü r. B izim m illi b a ğ ım sız lığ ım ız la b e ra b e r eğ itim b a ğ ım sızlığ ım ız d a o r a d a s a ğ la n m ıştır. S ay ın P ro fe sö r b u n a n iç in te m a s 25
45 etm ed iler bilm iyorum. L ozan B arış K o n fera n sın d a b i zim k arşım ıza çık an zorlu k ların en b ü y ü k lerin d en birisi, borçlar m eselesi, İk in cisi k a p itü la sy o n la r v e ü çü n cü sü de y a b a n cı o k u lla r soru n u idi. L ozan B arış k on feran sı, bu o k u lla rın a çılm a sın ı önlüyor; m e v cu t lar k a la cak fa k a t y en ileri açılm a y a ca k. B urası ilk aşam a. İkinci aşam a, S a y ın P rofesör tem a s etti bir k ısm ın a, am a bizde la ik eğ itim sistem in e g eçişte ön em li bir aşam a, 3 M art O ta rih te 3 ö n em li k a n u n k abul ediliyor; b u n la rd a n b irisi H ila fetin k a ld ı rılm ası, b u n u n la b erab er la ik liğ e d oğru ilk ad ım a tılm ış oluyor. İkincisi, Şerdye v e E v k a f V ek â letleri k a l dırılıyor; y a n i öğretim d e ta m a m en şeria t h ü k ü m leri y erin e laik eğitim esa sla rı g etirilm esi k a b u l ed iliyor v e en son olarak d a S a y ın P rofesörü n tem a s ettiğ i T evhidi T edrisat K anunu v a r k i b u rada b ü tü n ö ğ retim m ü esseselerin in M illi E ğitim B a k a n lığ ın ın m urak eb esin e verilm esi. N için y a ln ız T evh idi T ed risat K a n u n u n d a n b ah settiler, d iğ erlerin d en b ahsetm ed iler? Bu 2 k o n u n u n a çık la n m a sın ı istiyoru m. O rtaöğretim k u ru m la n, O sm an lı İm p aratorlu ğu n d an C u m h u riyet d ö n em in e in tik a l ettiğ i zam an, T ürk iy e d ek i okullar g en ellik le 4 gru p ta top lanab iliyor. Birisi, d in sel eğ itim y a p a n m ed reseler, İkincisi y a b a n cılar ta rafın d a n a çılm ış y a b a n cı ok ullar, ü çü n cü sü a zın lık la rın ok ulları, d ö rd ü n cü sü d e T an zim at d ev rin d en b a şla y a rak g e lişe n ortaöğretim k u ru m la n. B unlar da iptidai, rü ştiy e, id ad i v e su lta n i okullar. C u m h uriyet d ev rin e in tik a l ed ild iğ i za m a n T ü rk iye de 21 ta n e lise v a r v e b u n u n 17 ta n esi y a tılı b ö lg e liseleri vaziyetin d e. B u n lard a o k u y a n öğren ci sa y ısı az. A ta tü rk ü n işa retiy le 789 sa y ılı M illi E ğitim B akan lığı T eşk ilat K anunu çık a n lırk en, B akan lık örgü tlen d iği za m a n m illi eğ itim in a m a ç la n o rtaya konulm u ştu r. 26
46 M illi E ğitim B akanlığının h en ü z y a y ın la n m a m ış ista tistik lerin e göre, yılın d a ortaokul sa y ısı 861, liıse sa y ısı 223, öğrenci m ik tarı ortaokullard a , liselerd e B ugünkü durum da b akm n e k a dar birden bire çoğalm a var. O rtaokul sa y ısı 4860, ö ğ retm en sa y ısı , öğrenci sa y ısı L iseye g e lince, 2496 lise var, öğretm en çalışıyor, öğrenci okuyor, arada m uazzam bir fa rk var. S ayın P rofesör de b u n a tem as etti, çok okul a çm ak b en ce bir m arifet sayılm az. Okul dem ek öğretm en dem ek, okul d em ek araç-gereç dem ek, bina dem ek k işilik ö ğ ren cileri doldur, ortaöğretim de bir m e sle ğ e yön elm e d e yapm a. B urada en önem li konu, ü n iv ersitelerin ön ü n d ek i bu yığılm ayı önlem ek için m e sle ğ e y ö n elm ektir. Bu k onu üzerinde çalışm alar y eterli değil, ö ğ retm en k a litesi üzerinde durulm uyor, b ü tü n b unlar ö n em li sorunlar. H e p in izi say g ıy la selam lıy o ru m. B A ŞK A N T eşe k k ü r ed eriz S a y ın T u rn a. B u y u ru n S a y ın in a n. RAUF İN A N S ayın B aşkan, sa y ın ark ad aşlar 1-2 soru soracağım. Birincisi, M u stafa N e ca ti d en ön ce gelm iş olan bugün de çağım ızın en b ü y ü k 3 eğ itim cisin d en b iri bulunan John D ew ey in a ca b a orta ö ğ retim h a k k m d a k i raporu konusunda b izi ayd ın la tırla r mı? D iğeri d e ortaöğretim deki kız ve erkek ö ğ ren cilerin oranı h ak k ın d a sayısal bir bilgi v ereb ilirler mi?.. S a y ın O ğuzk an bildirisini sunarken, T alim T erbiye y etk ililerin in de bunada bulunm alarını isterdik. TED top lantıları, S a y ın O ğuzkan değindiler, özgü r bir d ü şü n ce v e özgü r görüşün bir ifad esi oluyor. M illi E ği 27
47 tim Ş û raları d ah a çok M illi E ğitim B a k a n lığ ın ın d u y d u ğu g erek sin m eleri v e o n u n çözüm y o lla rın ı da d erley en toplantılardır. Bu b akım d an M illi E ğitim B a k a n lığ ı yetkilileri, TED to p la n tıla rıy la ilg ilen m elid irler, bu bir, bir de TÜBİTAK var, fa k a t o n la r eğitim k on u su n d a bu k adar d urm azlar. B enim soracak larım bunlar, teşek k ü r ederim. (A l kışlar) B A ŞK A N T eşek k ür ederim S ayın İnan. B uyu ru n S a y ın G üleken. EMEKLİ TÜM GENERAL M. REŞAT GÜLEKEN S a y ın B aşkan, d eğerli konuklar, h ocam ızın su n d u ğu k ıy m etli bildiri için şa h sen teşek k ü r etm ek isterim. A slın d a bildiri o k a d a r k a p sa m lı su n u ld u ki soru sorm ak güç. B ununla b era b er S a y ın H ocam ız b izi d ü şü n d ü recek b azı so ru la r o rtaya attılar. K atkı ve so rularım, d eğerli h o ca m ızın d ü şü n d ü rü cü v e özellik le vu rg u la y a rak ortaya a ttığ ı fik irlerd en esin len ecek tir. E vvela bir tem el eğ itim k onusu var; ortaokulun d a ilk o k u lla b irleşitrilm esi. B en b u n u n a k sin i d ü şü n ü yorum. K onu, «B ugünden Y arm a O rtaöğretim im iz» o l d u ğ u n a göre, bilim v e teknoloji de b aşdön d ürücü ş e kild e g eliştiğ in e v e eğ itim d en a m a ç da k işiy i y a şa m a h azırlam ak, h erk ese bir iş sa ğ la m a k v e d o la y ısıy la ü l k ey e yararlı k ılm ak o ld u ğ u n a göre, görü şü m e göre b u g ü n 3 y ıllık olan m e sle k i liseler k işiye arzu edilen d ereced e b eceriyi v erecek sü rey i k apsam am aktadır. O hald e, bu 3 yıllık o rta o k u l sü resi ilk ok u la ek len eceğ i yerde, kanıma, g ö re lise ile b irlik te ve özellik le g e n el liseler de b u g ü n a rtık a n la m la rın ı k a y b ettik lerin e göre, eğitim b ü y ü k ölçü de m eslek i yön e y ö n elm e lidir. M esleki eğitim ilk o k u ld a n son ra b a şla m a lı ve 6 28
48 yıllık bir teknik ve m esleki eğitim verm ek su retiy le ö ğren ciyi yaşam a h azırlam alıdır. E ğitim, ü lk en in g e lecek tek i ihtiyaçlarına cevap v erecek p erso n eli sa ğ la m a y a yön elik olm alıdır. Bu h u su sta d eğerli h o ca m ız n e düşünürler? İkinci öğe, im am hatip liseleri konusu dur. M esleki eğitim konulu toplantıda M illi E ğitim B ak an lığı M ü steşarı ve M üsteşar Y ardım cısı d a bulu nuyorlardı. O nların ifad elerin e göre d aha o d ön em d e im am -hatip liselerin in m iktarı 388 idi. Bir sü re ön ce 8 im am -hatip lisesin in daha açılacağın ı öğrendik. S a y ın H ocam ız da b u n a işaret buyurdular. E ğitim in am acı, öğren ciyi y a şa m a h azırlam ak olduğuna göre, im am h atip lise leri m ezu nların ın istihdam ı o la n a ğ ı n a sıl m ü m k ü n olacaktır? K anım a göre, b ran şların d a tüm m ezu n la rın istihdam ı m üm kün değildir. O h a ld e b a şk a b ö lüm lerd e bunları istihdam etm ek g ereğ i doğacaktır. B unlard an da bir fayd a sağlanam ayacak, arzu ed ilen h izm et v e verim elde ed ilem eyecektir. Ü lk en in ih tiy a cın d a n fa zla im am hatip liselerin in d ah a a rtırıla rak, özellik le fak ir aile çocuklarını, h iç de y a ra rlı olm a y a n bu eğitim e yön lendirm ek y erin e, bunların, m evcu dunu 100 e indirerek, ötekilerin i en d ü stri m eslek liselerin e dönüştürm ek d aha y a ra rlı olur. S a y ın H ocam ız bu konuda n e düşünüyor, onu istirh am ed e ceğim. ö z e llik le bu dönem de A nadolu L iselerin in a çılm a sı y o lu n d a bir çabanın gösterildiği m ü şa h a d e ed ilm ek tedir. E ğer am aç lisa n öğretim i ise, ü n iv ersitelerin tüm fak ü ltelerin d e bir hazırlık sın ıfı kurulab ilir. Hoca m ızın da ifad e ettikleri gibi bunlar, bir a zın lığ ın y a rarlan d ırılm ası yolunda bir çaban ın ö tesin d e yara r sağlam ayacak tır. B unların m ik tarın ı artırm ak y erine, a ca b a Fen Liseleri adedinin artırılm ası, özellik le 29
49 g e n e l lis e le rin m e sle k i e n d ü s tri lise le rin e d ö n ü ş tü r ü l m esi, g e re k li a ra ç -g e re ç, b in a, ö ğ re tm e n te m in i h u s u s u n d a m a li k a y n a ğ ın s a ğ la n m a s ı y o lu y la g e le c e ğ in g e re k s in m e le rin e c e v a p v e re c e k e le m a n y e tiş tirilm e s i d a h a y a r a r lı o lm a y a c a k m ıd ır? B u k o n u d a d a, S a y ın H o cam ız g ö rü ş le rin i b ild irirle rs e m e m n u n o lu ru m. T e ş e k k ü r ed erim. B A ŞK A N Biz te ş e k k ü r e d e riz S a y ın G ü lek e n. S a y ın O ğ u z k an, s o ru la r a a c a b a v e re b ilir m isin iz, b u y u ru n. k ısa k ıs a c e v ap PRO F. DR. T U R H A N O Ğ U Z K A N E fen d im, k ı s a c a ce v a p a r z e tm e y e ç a lışa c a ğ ım. Ö nce, g e tird ik le ri k a tk ıla r için, k o n u ş a n s a y m m e s le k d a ş la n m a te ş e k k ü r ederim. S a y m T u rn a, L o zan K o n fe ra n s ın ı v e o k u lla rın la ik le ş tirilm e si y o lu n d a «T evhid-i T e d ris a t» ta n ö n ceki a d ım la n z ik re ttile r. B en ta b ii b ir y e rd e b a z ı h u s u s la r a k ıs a c a d eğ in m ek, a y r ın tıla r d a n fe d a k â rlık e tm e k d u ru m u n d a y d ım. K a ttık la n b ilg ile r iç in te ş e k k ü r e d e rim. C u m h u riy e tin b a ş la rm d a, şü p h esiz, y a b a n c ı u z m a n la r d a n fa y d a la n ıld ı. B u y a b a n c ı u z m a n k o n u s u n da, m ü s a a d e n iz le te m e l fik rim i sö y lem ek istiy o ru m. Y a b a n c ı u z m a n la rı f a rk lı ş e k ille rd e k u lla n a b ilirs in iz. B ir şek il, ço k d e ğ e rli u z m a n la r g e tirirsin iz ; o n la rın fik irle rin i a lır, d a h a s o n ra o fik irle ri ü lk e ih tiy a ç la r ı n a g ö re d e ğ e rle n d irirs in iz. B ir b a ş k a şekil, p e k de d e ğ e rli o lm a y a n y a b a n c ı u z m a n la r g e tirirsin iz, s o n ra d a k ö rü k ö rü n e o n la ra u y m a y a çalışırsın ız. B u ik isi a r a s ın d a b ü y ü k fa r k v a rd ır. K a n ım c a, C u m h u riy e tin b a ş la n g ıç d ö n em in d e, e ğ itim a la n ın d a y a b a n c ı uz- 30
50 inan lard an, genellikle, birinci şek ild e y a ra rla n ılm ıştır. Ö rneğin, John D ew ey d avet edilm iştir; m eslek i ve tek n ik eğitim in geliştirilm esi için d eğerli k im seler dav et edilm iştir. Bunların ta v siy eleri d ik k atli bir d eğ erlen d irm ey e tabi tutulm uş, ü lk e ih tiy a çla rın a u y g u n olanları seçilm eye çalışılm ıştır; o la n a k la rım ıza u y g u n olanlar, bizim kültürüm üzle b a ğ d a şa b ilecek yön leri a lın m a y a çalışılm ıştır. H atta b azan k en d im ize m a h su s yoru m lar da yapılm ıştır. Ö rneğin, Joh n D ew ey in M illî E ğitim B akanlığının ü lk ed e eğ itim işlerin in fik ri ön derliğin i yapm ası şek lindek i görüşü, B akan M usta fa N eca ti tarafından T ürkiye B üyü k M illet M eclisinde, eğitim sistem i h en üz y eterin ce gelişm em iş, ih tiy a çla rı gen iş ülkem izde M illi E ğitim B akanlığın ın m erk eziy etçi bir tutum la işi ele alm ası, b ir çeşit m erk ezi a n la y ışı benim sem esi şek lin d e yoru m lan m ıştır. B elki aşırı bir örnek verm iş oluyorum. S a y ın İn an m John D ew ey rap oru n da orta ö ğ retim le ilgili n eler bulunduğu şek lin d ek i so ru su n a şö y le cevap verm ek isterim : 1920 lerd e ortaöğretim, düny a n m h er yerin d e sınırlı bir öğren ci g ru b u n a h izm et ediyordu; ortaöğretim, h en ü z k itle eğ itim i olm a y o lu n a girm em işti. T ürkiye de ise ortaöğretim in h izm et ettiğ i zü m re büsbütün sınırlıydı. İlköğretim ise h erk es için düşünülüyordu. John D ew ey, ta v siy elerin i b ö y le bir ortam da yapm ıştır. Z am an ın k oşulları, ih tiy a çla rı dik k ate alınarak yap ılm ış tavsiyelerd ir. Öte yan d an, John D ew ey in, ortaöğretim i de ilgilen d iren, eğ itim sistem im izin bütününü ilg ilen d iren bir ta v siy esi vard ır ki burada özellik le b elirtm eye değer. O da, m erkezi bir M illî Eğitim B akan lığın ın ü lk e çap ın d a p lan ve program lar yapm ası, lid erlik ed eb ilm esi için m u tla k a gü çlü bir kadroya sah ip olm ası g ereğ i dir. 31
51 O kullarım ızd a k ız-erkek d en g esin e gelince: İlkok u llard a a şa ğ ı yu k arı bu d en g ey e y a k la şm ış d u ru m dayız, fa k a t ortaokul v e lisey e doğru gittikçe, k ızla rım ızın sa y ıca a za ld ığ ın ı görüyoruz. D enge, erk ek ler leh in e gelişiyor. Şu a n d a k esin ra k a m la r v ereb ilecek durum da değilim. A ncak, k ızla rım ızın daha çok sa y ı lard a ortaöğretim e v e y ü k sek ö ğ retim e k a tılm a la rı için çab a h arcam am ız g erek tiğ i m u h akkak tır. Sorun evrenseldir; b izim ü lk em izd e g ö rü ld ü ğ ü gibi b a şk a ü l k elerin d e sorunudur. U n esco, bu soru n ü zerin d e cid d iy etle duruyor. T ürkiye, bu k on u d a çok ileri ad ım lar aitmiş bir ülkedir. Biz k en d i fik irlerim ize sad ık k a lacak sak, C u m h u riyetin b a şla n g ıcın d a A tatü rk ta r a fın d a n ortaya k onm u ş olan eğ itim d e kız-erkek eşitliği fik rin e sad ık k alacaksak, ortaöğretim d e bu yöndek i çab alarım ızı sü rd ürm ek zorundayız. S a y ın O turum B aşk an ım ızın b a n a h a tırla ttığ ı bir h u su su d a b elirtm ek isterim. T ü rk iy en in çeşitli y ö relerin d e çok fa rk lı d u ru m lar var. Ü lk em izin b atı k e sim lerin d e k ızların eğ itim e k a tılm a sı b ak ım ın d an d u rum, g en ellik le d aha iyi; d o ğ u su n d a ise, g en ellik le d a h a kötü. B azı illerim izd e o rtaöğretim d e kız-erkek oran ları n ered ey se eşit düzeyde; b a zı yerlerd e ise, kız öğrenci oran ları çok düşük. Ş u h a ld e önlem lerim izi, b ö lg eler arasın d ak i fa rk M ık la n a za ltm a açısın d an da d ik k ate alm am ız gerekiyor. S a y m G ü lek en in g ö rü şlerin e k atılm am alı m ü m k ü n değil. T em el eğ itim k o n u su n d a b en i rahatsız ed en bir durum, sek iz y ıllık bir tem el eğitim d en son ra üç yıllık b ir o rtaöğretim in g elm esi. Bu 8 e 3 şek lin d ek i b ölü n m e b an a d en g esiz geliyor. S ek iz yıllık tem el eğ itim d en sonra, ü ç y ıllık bir orta ö ğ retim b a n a k ısa görünüyor. K aldı k i ifa d e ed ild iği üzere, m eslek i e ğ i 32
52 tim okullarında, ^1.e3Z^ yab an cı d ille öğretim y ap an ok ullard a üç yi! hatta dört y ıllık bir sü re y eterli olm ayabilir. Be n konuyu soru şek lin d e ortaya k o y m a y a çalıştım. - /ekiz yıllık tem el eğ itim d ed iğim iz za m an, b u n u n istisnaları olacak m ıdır? Y oksa, bütün ortaöğretırr ^ kurum lan n dak i m ev cu t orta k ısım lar ta sfiy e m ^ edilecektir? Konu, açık lık k azanm ış d eğ ildir. B elk x kişilerin fikirleri var, fa k a t resm i olarak bir tu tu m t ık ın ılm ış değildir. * jn a m -h a tip okulları öğren cilerin in ü lk e ih tiyacın ı iğ i şu ndan da belli ki b uralardan m ezu n olan pek Cr jk k im se kendilerine y en i iş sa h a la rı a çab ilm ek için ' çeşitli yerleri zorluyorlar. Bu ok u llard a ok u yan 250 b in kişiye, sa y ıla n gittikçe artarsa, b u n ların h ep sin e :iş o la n a k la n yaratm ak çok zor. B urada b ü yü k d en g e s iz lik le r yatıyor. Ö rneğin, T ürkiye bir tarım ülkesi; resm i rak am lara bakarsak, tarım ok u lla rın d a ok u y a n lar 5 b in i bulm uyor. Büyük sağlık p rob lem lerim iz var; fa k a t b ü tü n orta dereceli sağlık ok u lların d a okuyan öğren ci sayısı 20 binin altında. B una k arşılık, im am - h a tip okullarında 250 bin öğrenci. B urada çok açık d en g esizlik ler yatıyor. Laik C u m h uriyet eğitim in in ü zerin e eğilm em iz gereken bir k onusu old u ğu n u za n ned iyorum. A n ad olu liselerine gelince: A n ad olu lisesi şim di g a lib a kolej an lam ına geliyor. Bu tü r o k u lla n n h ep sin in a d ı A nadolu lisesi o ld u ğ u m göre, b u n ları öteki liselerd en ayırm ış oluyoruz. A nadolu liselerin in fen d erslerin d e yabancı dille öğretim verd iği için rağbet g örd ü ğ ü söyleniyor; zannım ca ra ğ b etin ön em li b ir n e d en i, h iç d eğilse öğrenciler ve v eliler a çısın d a n ö n em li n ed en i, bu o k u lla n n ü n iversiteye g irişte sa ğ la d ığ ı k o la y lık la r olarak göriinüyor. H atta b azı A n ad olu li- 33
53 s e te rin d e n ö ğ re n c ile rin g e re ğ i g ib i y a b a n c ı d il ö ğ re n e re k ç ık m a d ığ ı a n la ş ılıy o r. B u b a k ım d a n, A n a d o lu lis e le rin e d o ğ ru te şh is k o y m a k ta y a r a r v a r. N e y e tiş tiriy o ru z, n e am aca, h iz m e t ed iy o r, b u n u iyi te ş h is e t m e k g e re k. Z ira A n a d o lu lise le ri p a h a lı b ir eğ itim t a r zı; b u o k u lla rd a o k u y a n h e r b ir ö ğ re n ciy e, s ıra d a n lis e le rd e o k u y a n ö ğ re n c iy e h a r c a d ığ ım ız d a n d a h a fa z la p a r a h a rc ıy o ru z. B u o k u lla rın s a y ıla rı a r ttık ç a d e v le te y ü k le d iğ i m a li y ü k d e a rtıy o r. B u m a s ra fla r, v e rg i ö d e y e n h a lk ta r a f ın d a n k a rş ıla n ıy o r. B u b a k ım d a n, A n a d o lu lis e le rin in h a n g i a m a c a h iz m e t e ttiğ in i, n e g ib i b ir k a m u y a r a r ı s a ğ la d ığ ın ı iyi h e s a p la m a k d u ru m u n d a y ız. F en lise le rin e v e rile n a ğ ırlık d a h a iyi a n la ş ıla b i lir; b u o k u lla rın a m a c ı, fe n is tid a tlı ö ğ re n c ile ri k a z a n m a k, b ilim a d a m ı y e tiş tirm e k. B u a m a c a n e ö lçü d e h iz m e t ed iy o rla r, o k o n u d a d a te re d d ü tle r v a r. F en lisesi m e z u n la rın ın fe n a la n la r ın d a k a lıp k a lm a d ık la rın ı b e lk i e n iy i a r a m ız d a b u lu n a n TÜ B İTA K B ilim A d a m ı Y e tiştirm e G ru b u S e k re te ri S a y m Doç. D r. G a lip K a ra g ö z o ğ lu b ileb ilir. T e ş e k k ü r e d e rim S a y m B aşk an. B A ŞK A N T e ş e k k ü r e d e rim S a y m O ğ u z k a n B öyleoe b irin c i o tu ru m u m u z b itm iş o lu y o r ve o tu ru m u k a p a tıy o ru m.
54 B İL D İR İ : II Ortaöğretimimizde Genel Eğilimler ve Gelişmeler Doç. D r. K e m a l G Ü ÇLÜ O L ODTÜ E ğ itim F a k ü lte s i E ğitim B ilim leri B ö lü m ü B a şk a n ı O turum B aşkam : Doç. D r. Ö z c a n DEM İREL
55
56 ORTA Ö Ğ RETİM İM İZD E G EN EL EĞİLİM LER VE GELİŞM ELER A. G İR İŞ Türk M illi Eğitim S istem in d e «O rtaöğretim» 1973 den ön ce üköğretim v e y ü k sek ö ğ retim d ü zeyleri a ra sındak i eğitim b asam ağını belirliyordu. B ağım sız olarak v ey a lise ve dengi ok u llarla b irlik te kurulu p e t k in lik lerin i sürdüren «ortaokul» da ortaöğretim in bir parçası, ilk b asam ağıydı d en bu y a n a ortaokul «tem el eğitim»in ikin ci v e ü st b a sa m a ğ ım o lu ştu r m aktadır. Y asal olarak b ağım sız v ey a tem el eğitim in ikinci b asam ağın ı oluşturm ak ü zere ilk ok u llarla b irlik te örgü tlen m esi m üm kündür. U y g u la m a d a ortaokullar, çoğu n lu k la yin e eski sistem i korum uş, ancak, d ah a ö n ce «ortaöğretim in ik in ci kadem esi» olarak a n ıla n lise v e dengi ok u llarla lise d ü zeyin d ek i özel ok u lların isim leri özel v ey a resm i «lise» olarak d eğiştirilm iştir. İsim lerdeki bu «b ütünleşm e»ye karşın ortaöğretim im iz y a p ısa l «konpartım anlaşm ış» g ö rü n ü m ü n ü sürdürm ektedir. Şüp h esiz, ortaeğitim im izde, g elen ek sel a d ıy la ortaöğretim im izd e, ortaya çık an soru n ların çözü m ü n e ilişk in birçok iyi n iy etli girişim ler, y en ilik çab aları sü regelm iştir. Buna karşın, b u g ü n için ilk g ö ze çarpan özellik leri arasında h er tü r orta ö ğ retim kurum u- 37
57 muzum, h er gü n b iraz d ah a ü n iv ersitey e öğren ci y e tiştirm eğ e yön elik işlev in i ön e a lm a sı gelm ekted ir. B. G Ö R Ü N Ü M 1925 yılın d a, T ürkiye de 69 ortaokul bulu nu yord u de bu sa y ı 1909 du. A y n o a, bu d ü zey d ek i özel okul sa y ısı da 104 olm u ştu de 12; 1928 d e 36 olan lise sa y ısı ise y in e 1972 de 490 a, özel lise sa y ısı 97 y e u la şm ış bulunuyordu y ılm a k a d a r y a b a n cı dil ağırlık lı lise alarak y a ln ız G a la ta sa ra y L isesi vark en 1956 y ılın d a n itib aren «Kolej» a d ıy la İn gilizce dil ağırlıklı, Fen v e M atem atik d erslerin in d e y a b a n cı d ille ok utuld uğu, d aha son ra «A nadolu Liseleri» adı v e rilen v e A lm an ca a ğ ır lık lıla n d a açılan, tek n ik eğ itim p rogram ların ı da k a p sa y a n orta d ereceli o k u lla n n sa y ısı artırıldı y ılın d a İstan bul E rkek L isesi de a y n ı ad la y a b a n cı d ild e öğretim e g eçm iş b u lu nuyord u. (1) ö ğ r e tim Y ılı n d a o rtaöğretim im izd ek i sa y ısa l g elişm elere bir göz a ta c a k olursak, ilk göze ça r p a n özellik, ön em li bir «büyüm e»nin varlığıdır. Bu öğretim y ılın d a lise sa y ısı 1235 i, bu o k u lla rın toplam öğren ci sa y ısı ise y i bulm u ştu r. M esleki ve tekn ik öğretim liselerin in sa y ısı ise 883 dür. Bu o k u lla rd a ki öğren ci sa y ısı , ö ğ retm en sa y ısı dur. Y in e Ö ğretim Y ılı n d a özel lise sa y ısı 79, im am - h atip lisesi sa y ısı 351 dir. İm am -hatip liselerin d e 10559, özel liselerd e ö ğ ren ci b u lu nm aktadır. (2) Ö ğretim Y ılın d a y a şla r arasın dak i çocu k larım ızın o k u lla şm a o ra n ı ise, 1980 n ü fu s sayı- (1) Milli Eğitim Bakanlığı. Cumhuriyetin 50. Yılında Milli Eğitimimiz. İstan b u l: Milli Eğitim Basım evi, s (2) Milli Eğitim Bakanlığı. Eğitim İstatistikleri s
58 m ı son u çların a okula gid en öğren ci ve ça ğ n ü fu su oranın a göre, özel okullar hariç, y ü zd e 26.4 dür. (3) B unun yanında, A nadolu liselerin in h ızla y a y g ın laştırıld ığı gözlenm ektedir. N itekim, M illi E ğitim Gençliik ve Spor B akanım ız 1985 M aü Y ü ı B ütçe görü şm elerin d e bu durum u aşağıd ak i şek ild e b elirtm iştir : «Yurt sathında eğitimde fırsat ve im kân eşitliğinin sağlanması maksadıyla 30 yeni Anadolu lisesi öğretime açılmıştır. Ayrıca, bu okullara giriş kuralları değiştirilerek eğitim imkânının dağıtımında adalet sağlanmıştır.» (4) G örü ldüğü gibi, ö ğ r e tim Y ılı ortaöğretim d ek i sa y ısa l büyüm elerin b elirg in bir g ö sterg esi olarak karşım ızdadır. B ununla birlikte, «am açlara d önük bir b üyü m e söz k onusu m udur?», «belirtilen b ü yü m e o lg u su ortaöğretim im izde g erçek ten b ir gelişm eyi de beraberinde getirm iş midir?» v e b en zeri soru lar ilk a k la gelen ler arasındadır. Bu v e b enzeri soruların, h iç değilse bundan sonra, ta rtışılm asın d a b azı h u su sla ra ışık tutm ak am acıyla, aşağıd a, ortaöğretim im izd ek i bazı y en ilik girişim v e d en em eleriyle, ön em li saydığım ız bazı eğilim leri sa p ta m a ğ a ça lışacağız. C. O RTA Ö Ğ RETİM İM İZD E G EN E L EĞİLİM LER E ğitim de, tarihi, kültürü, dini, u y g a rlık d ü zeyiyle geçm işin; kaynakları, politik v e b azan «apolitik» v e y a b ilim sel yak laşım ların y eğ len m esiy le b u gü n ü n (3) a.g.e. s. 7. (4) M illi Eğitim Bakanlığı. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakam M. Vehbi Dinçerler in 1985 Mali Yılı Bütçe Konuşm ası. Ankara : M illi Eğitim Basımevi, s
59 a n e m i b ü y ü k tü r v e şü p h e siz d ik k a tle in c e le m e ğ e d e ğ er. A n o ak, eğ itim d e g e le c e ğ in ö n e m i d e h iç b ir z a m a n in k â r ed ilem ez, o r ta d a n k a ld ırıla m a z. H e rş e y d e n ö n ce, «gelecek», sa d e c e «k en d iliğ in d e n» o lu şm az. O n u b ü y ü k ö lçü d e biz ş e k ille n d irir v e y a b ilin ç li-b ilin çsiz tü m d a v ra n ış v e e tk in lik le rim iz le b elli b ir b içim d e o lu ş m a s ın a n e d e n o lu r, b u o lu ş u m u - iste m e se k v e y a fa r k ın d a o lm a sa k d a - e tk ileriz. B u n e d e n le, ö n em li o lan, «n asıl b ir gelecek?» k o n u s u n d a b ilin ç li o lm a m ız, b u b ilin ç lilik le g eleceğ i o lu ş tu rm a d a p a y v e e tk i m izi a r tır m a ç a b a m ız söz k o n u s u d u r. O rta ö ğ re tim im iz d e k i e ğ ilim le rin d e b u y ö n d en, d ik k a tle s a p ta n ıp g e re k li ird e le m e, d ü z e ltm e v e d ü z e n le m e le rin y a p ü m a s ı g e re k ir. B u d u ru m, b ir b a k ı m a, o rta ö ğ re tim e b u g ü n v e rd iğ im iz şek lin, y e ğ le d iğ i m iz e tk in lik le rin g eçici b ir r ü z g â r o lm a d ığ ın ı a n la m a m ız g e re k tiğ in i b ize h a tır la tır. Ü n iv e rs ite g iriş sın a v ın ı k a z a n d ırm a sü re o in in, o rta ö ğ re tim in işlev lerin i y e rin e g e tirip ta m a m la d ığ ı a n la m ın a g e le m e y e ceğin i o rta y a k o y ar. O rta ö ğ re tim im iz d e m e v c u t ve o ld u k ç a sü re k lilik özelliğ i g ö s te re n b a ş lıc a e ğ ilim le ri a n a b a tla r ıy la a ş a ğ ıd a k i b iç im d e b e lirley e b iliriz: I. O rta ö ğ re tim im iz d e, ö te d e n b e ri ç a ğ d a ş g e lişm e le re a y a k u y d u r m a ç a b a s ı g ö z le n m e k te d ir. II. O rta ö ğ re tim d e, ö zellik le C u m h u riy e t D ö n e m in d e g e n e l b ir b ü y ü m e v e g elişm e v a rd ır. III. B u eğ itim d ü zeyin d e, tü m «b ü tü n leştirm e» ç a b a la rın a, ç a lış m a v e k a r a r l a r ın a k a rş ın, «k o m p arm an laşm ış» y a p ı v e u y g u la m a la r s ü rm e k te d ir. IV. «Ü n iv ersitey e h a z ırh k» işlevi, h e r tü r o rta ö ğ re tim k u ru m u m d a d iğ e r iş le v le rin ö n ü n e g eçm iş g ö rü n m e k te d ir. 40
60 V. Bu düzeyde «teftiş» sistem v e u ygula m a la rı, an ahatl arıyla «kontrol» işlev in i y ü rü tm e özelliğin i aşam am ıştır. VI. O rtaöğretim düzeylinde, m evcu t ü n iv ersite giriş sınavların a h azırlam a m erk ezleri olarak, «özel dersanoler» ikinci ve paralel bir sistem olarak v a rlığın ı hissettirm eğe, asıl sistem i de etk ilem eğe b a şla m ıştır. VII. O rtaöğretim im izde izlen ecek, b elirgin «genel politikaların» yok lu ğu yan ın d a, sık v e sü rek li d e ğişik lik lerle sap tan an p olitikaların varlığı, a y n ı z a m an d a bu düzeyde bir «politika çokluğu» da o lu ştu r m aktadır. D. YENİLİK DENEM ELERİ V E U Y G U LA M A LA R O rtaöğretim im izde, özellik le C u m h u riyet D önem i nde, çeşitli incelem e, araştırm a ve d en em e fa a liy etlerin e girdşimiğini, bu yolla rla ça ğ d a ş g elişm e le rin izleniıp sistem e u y a rla n m a sın a çalışıld ığ ın ı görü yoruz. M illi Eğitim Şûraları, çeşitli kişi, grup v e g ö revlilerce h azırlan an in celem e v e ara ştırm a rap orları v e d enem e çalışm aları b u n la r arasın dad ır. Bu d en em eler arasında a şa ğ ıd a k ileri sayabiliriz: 1 D enem e Liseleri : İstanbul A tatürk Kız Lisesi, A nakara B ahçelievler D en em e Lisesi, 2 M illi Eğitim B akanlığı T est v e A raştırm a B ürosu v e Film le Fizik Ö ğretim i Projesi, 3 Fen lise si, 4 Ü stün zekâlı öğrenciler için ilkok u l sın ıfları, 41
61 5 A n ad olu liseleri (R esm i k olejler), 6 A k şa m liseleri, 7 R ehberlik serv islerin in kurulm ası, 8 Çok g a y eli ortaokul d en em esi. B un ların d ışın d a da a y n c a : 1 U lu sla rara sı ilişk iler (konferans, kongre, araştırm a projeleri vb. ç a lışm a la r ), 2 O kul-san ayi işbirliği, 3 D ers aletleri yap ım m erk ezi v e FRTM in (F ilm -R adyo-t elevizyon M erkezi) k u ru lu şu ve 4 Fen Projesi orta ö ğ retim im izi çeşitli y ö n lerd en etk iley en den em e, ça lışm a v e y a k la şım la r a ra sın da gösterilebilir. ö r n e ğ in, OECD n in d este ğ iy le 1959 y ılın d a b a şla y a n Fen Projesi, ö zellik le orta ö ğ retim p rogram ların ı b ü yü k çap ta etkilem iştir. D aha sonra ders aletleri yap ım m erk ezin in k u ru lu şu, fe n k itapların ın tercü m e v e yayın ı, E lazığ b ö lg esin d e g eçici lab oratu var d en em esi v e bu k o n u la rd a ö ğ retm en y etiştirilm esi ön em li g elişm eler olarak b elirm ektedir. Bu ça lışm a la rı 1962 yılın d a, Ford V a k fı n ın y a r d ım ıyla F en lisesinin; 1967d e M illi E ğitim B ak an lığı Fen ö ğ r e tim i G eliştirm e B ilim sel K om isyonu n u n k u ru lu şu izler. Fen v e M atem atik öğretim in i m o d ern leştirm e, teknolojik g elişm elere u y g u n d urum a getirm e a m a cıy la y in e 1967 de b ir «Fen P r o je s in in h azırlanışi; yılları a ra sın d a 9 lised e, de 100 lise ve 89 ö ğ retm en o k u lu n d a m o d em program u y g u la m a la rın a g eçiş v e ö ğ retm en lerin eğitim d ü 42
62 zeylerin in yükseltilm esi ve h izm et-içi eğitim lerin e ağırlık verm e yönündeki d en em e v e u y g u la m a la r y i ne olum lu gelişm e ç a b a la rı arasındadır. D ah a sonra, M illi E ğitim T em el K anunuyla, her d ü zeyd e görev alacak öğretm en ler için en az iki yıl y ü k sek öğretim görm üş olm a zorunluğu; ortaokulun «temel» v e daha sonra «zorunlu» eğitim k apsam ın a a lın m a sı yönündeki çalışm alar, bu a m a çla ra yön elik olarak çık arılan yasalar da «denem e» v e incelem e» lerin u y g u la m a y a döndürülm e isteğ in i sim geler. E. DEĞERLENDİRM E G örüldüğü gibi ortaöğretim im izde sü rek li bir «büyüm e» v e çeşitli alanlarda y a p ıla g elen «denem e»ler, ön em li boyutlara ulaşm ış görü n m ek tedir. A ncak, okul, öğrenci, öğretm en sayıların d a ön em li artışlarla b elirlen en «büyüm e»lerin gerçek ten d iled iğim iz «gelişm e» leri de beraberinde getirdiği h u su su oldukça k uşkuludur. S özü dilen ve çoğu büyük bir h ey eca n, iyi n iyet v e isa b etle başlatılan d en em elerle ara ştırm a ça lışm a la rın ın gen ellikle «kısa soluklu» old u ğu g ö zlen m ektedir. «Başlangıç» dönem i iyi olan, g ereğ in ce y ü rü tü ld ü ğ ü gözlenen d enem elerde bile, izlem e, d eğ erlen dirm e, yaygınlaştırm a çaba v e ça lışm a la rın d a y e tersizlik ler gözlenm ektedir. D en em elerin, n ed en leri, d a h a d oğru su yararlı vey a u ygun yön leri, sak ın caları v e b en zeri özellikleri hiç d eğ erlen d irilm ed en y a y g ın laştırıld ığı, tüm üyle ortadan k ald ırıldığı v ey a u n u tu lu p g ittiğ i ya da kendi h alin e b ırakıld ığı çok olm aktadır. D en em e liseleri, Fen liseleri, A n ad olu liseleri, v e M o d em M atem atik program ları u y g u la m a v e yay- 43
63 g m la ştırılm a la rı b u rad a b elirtilen y a k la şım la ra en b elirgin örn ek ler olarak gözlen eb ilir. B irçok h a llerd e de d en em eler, çok gen iş çap ta ele alınm akta-, bu n e d en le g erek li d ü zeltm e v e d eğ işm eleri y ap m ak g ü ç leşm ek te v ey a u y g u la m a y a k o n u lm a sı söz k o n u su d e n em elerin d eğ erlen d irilm esi çok sın ırlı v e y etersiz o l m akta; a m a y in e de u y g u la m a k ararı a lın a b ilm ek tedir. Bu n ed en lerle de «yenilik» çerçevesin d e y a p ıla n d eğişm elerde, çoğu za m a n «şans» fa k tö rü d aha a ğ ırlık lı h a le gelm ek te, h a tta b a za n «biricik» olu m lu fa k tör olarak görülm ektedir. O rtaöğretim d e b ü y ü m e v e g elişm ele r (Ek I v e II) «fırsıat v e olanak eşitliği» y ö n ü n d en in celen d iğin d e, yine, g erçek ten önem li b ir yol a lın d ığ ı görülür. A n cak, «olanak eşitliği» y ö n ü n d en d urum d a h a ayrın tılı biçim d e in celen d iğ in d e m ev cu t d arb oğazların, örn e ğ in b ö lg esel v e ok u llar a ra sı n itelik fark lılık ların ın, y eterin ce g id erilem ed iğ i o rta y a çıkm aktadır. A yrıca, ortaöğretim e ilişk in p la n h ed efleri, Şûra k ararları, araştırm a so n u çla rın ın u y g u la m a la ra y a n sıtılm a sı geç v e y etersiz olm a k ta v e y a b a za n h iç dikk a te alınm am aktadır. Ş ü p h esiz bu d urum bu v e ça lışm a la r için h a rca n a n em eğ in boşa g itm esin e n ed en o lm a k la k alm ayıp araştırm acıların düş k ırık lığın a, ara ştırm a v e d en em e ça lışm a la rın a olan g ü v en in de, b elli bir oranda, sa r sılm a sın a n ed en ola b ilecek n itelik te görülm ektedir. Bu arada, ü n iv ersitey e h a zırlık h er tür ortaöğretim k u ru m u n d a ön p la n a a lm d ığ ı için, ortaöğretim in d iğer işlev leri â d eta u n u tu lm ak ta; ayrıca, ayn ı n e denle, ortaöğretim sistem in e paralel, an cak sadece ü n iv ersite giriş sın a v la rın a dönük, özel d ersh an eleı b içim inde, ik in ci bir sistem o lu şm u ş b u lu n m ak tad ır 44
64 K am u oyu n u önem li ölçüde etkileyen bu «inform al» o rta ö ğ retim sistem i, gittikçe «formal» özellik ler de k a za n m a ğ a başlam akta, ortaöğretim in yan ın d a, tem el eğ itim in birinci k adem esiyle de p aralellik ler o lu ştu r m ak ta, h a tta yükseköğretim kurslarına da y er v erm ekted ir..., Ş üphesiz, konunun yine günlük p olitik a v e g ü n d elik k ararlarla değil, kapsam lı bir biçim de ve bilim sel bir yak laşım la incelenip gerekli d üzen lem e v e g e liştirm elerin yapılm ası, yeni yeni olu şan bu ikin ci ve p a ra lel eğitim sistem i yönünden de izlen ecek y ol olm alıdır. ö r n e ğ in, gerek basm -yaym organ ların da v e g e rek se k am u oyu n u n önem li ve etkin k esim lerin d e son y ılla r d a en çok sözü edilen, tartışm alara k onu olan «A n ad olu liseleri» olgusu, b ugüne kadar, etra flıca in celen ip, araştırılm am ış; öğrencileri ilgili ça ğ n ü fu su n u n k ü çü k bir bölüm ünü oluşturduğu hald e, zam an za m a n tü m ortaöğretim politika ve soru n ların ın m erk ezi h a lin e getirildiği olm uştur. O rtaöğretim d üzeyinde ülkem izin ve toplum um u- zu n in sa n g ü cü ih tiyaçlarıyla gerek li ilişki k u ru la m a mış; okul açm a; öğretm en, yön etici v e u zm a n y etiştirm e v e p erson el politikaları yön ünden g eliştirilen politik a la r, p lan hedefleri sap tan am am ış v ey a sa p ta n a n p o litik a la r gereğin ce izlenm em iştir. A yrıca, bu d ü z ey d e de dönüşlü eğitim, yaşam boyu eğitim v e b en zeri ça ğ d a ş kavram ve u y g u la m a la r sistem im ize h e n ü z girem em iş, örgün ve yaygın, gen el m eslek i v e te k n ik eğitim arasındaki bütünlük ve tam am layıcılık sa ğ la n a m a m ıştır. B undan başka, öğretm en yetiştirm e sistem im iz de henüz, üniversitelerim izde v e özellik le ö ğ retm en lik form asyonu veren dersler yön ünden, 45
65 h a k ettiğ i ve özlen en yenini alam am ış, ü n iv ersitelerim izin bir tür «ikinci sınıf» etk in lik a la n ı v e a lt s is te m i sa y ılm a ö zelliğ in d en k u rtu lam am ıştır. Ş ü p h esiz, bunda, öğretm en lik m esle ğ in e olan taleb in d ü şü k o l m a sın ın da etk isi olabilir. B u n u n la birlikte, ortaöğretim im izin, A ta tü rk ün ön d erliğin d e b aşlayan, eğ itim im izin ça ğ d a şla şm a s ü recin d e ön em li bir yeri vardır. Joh n D ew ey in ra p o r ları, K ram m er, K hun, T om pkins, Rufi, O m ar B u yse raporları-, İslam v e D ü n y a K lasik lerin in T ürkçeye k a zan d ırılm a çalışm aları; 1416 sa y ılı y a sa v e u y g u la m a ları; A V A, NERP, Y a b a n cı D iller v e 100 Ö ğretm en Projeleri, DAYM ve b en zeri k u ru lu ş v e u y g u la m a la rı, ortaöğretim im izi ön em li ölçü d e etk ilem iş v e bu a la n d a ön em li g elişm elere n ed en olm u ştu r. B enzeri v e h a tta d aha bilinçli, b ilim sel ça lışm a la rın y en id en ön em k a za n m a sı g eçm iş y ılla ra g ö re d aha gerek li görü lm ek tedir. Ç ünkü bu alanda, so ru n la r v e ih tiy a ç la rla birlikte, b ilim sel v e tek n olojik b ilgi v e araçlar da esk isin d en farklıdır. T ü rk iye n in eğ itim a la n ın d a ki in sangü cü, b ilim sel v e tek n olojik b irikim i de daha, çok gelişm iştir. Bu n ed en le, soru n ların fark lı v e b a za n d aha k arm aşık v e g ü ç o lm a sın a karşılık, b aşarı şan sım ızın da d ah a yü k sek o lm ası beklenir. F. SO N U Ç VE ÖZET O rtaöğretim im izde g ö zlen en g en el eğ ilim ler a ra sın d a sü rek li büyü m e, y en ilik leri izlem e ve ç a ğ d a şla ş m a ça b a la n, kom partım am laşm anın devam ı, ü n iv ersitey e h a zırlığ ın en ö n em li işlev h a lin i alm ası, sü rek li p olitik aların y ok lu ğu olarak belirm ektedir. Y enilik çab aları v e d en em eler d e g en ellik le sü rek lilik g ö sterm em ekte, özellik le son yıllard a, ortaöğretim im izde, b ilim sel araştırm alara sık raslan m am ak tad ır. 46
66 Eski yıllarda denem e ve b ilim sel ça lışm a la rın d a h a çok gözlen d iği ortaöğretim im izde soru n lar v e ih tiy a çla r değişm iştir. Ancak, bu alandak i in sa n g ü cü, bilim ve teknoloji birikim i de d ah a yoğu n d u r. Bu n e denle, ortaöğretim de yapılacak d en em e v e b ilim sel ça lışm alard a da daha şan slı olm am ızın b ek len ilm esi norm al sayılabilir. Ancak, bu «bilim sel yaklaşım» v e «araştırm a» ya gerçek ten in a n m a k la b a şla y a b ilecek bir sü reç olduğu için, bilim a d a m la rın ın y a n ın d a p olitik acıları, uygulayıcı ve y ö n eticilerle k am u oyunu da y a k ın d a n ilgilendirir. EK : Öğretim Yılında Ortaöğretim imiz(l) Okul Öğrenci Öğretmen Mezun Resm i Liseler Yabancı Dille öğrenim yapan Liseler Özel Liseler Toplam Akşam Liseleri ve Öğretim Yılında Ortaöğretimde Öğrenci Dağılımı (2) (% ) Y ıllar Toplam öğrenci Lise Teknik Meslek (1) M illi Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. Eğitim İstatistikleri, , s. 15 (2) PAKD, Milli Eğitim B. Eğitimimizin Bugünkü Durumu, Sorunları ve Tedbirleri. Ankara : PAKD. Nisan s
67 EK : Öğretim Yılında Ortaöğretim imiz Genel (Akademik) Liseler (3) Okul Öğrenci (Toplam) Öğretmen Mezun B aşan O ranı(%' Genel Lise Anadolu Lisesi Akşam Lisesi Fen Lisesi Öğrt. Lisesi Toplam Ek : 2 nin devamı j - * ***>??. (Erkek) Teknik Öğretim Liseleri Okul Öğrenci (Toplam) Öğretmen Mezun Başarı Oram ( /o) End. Mes. L Teknik L Anadolu Teknik L Toplam
68 (Kız) Teknik Öğretim Liseleri Kız Mesl. L Teknik Lise (Kız) Anadolu Meslek L Toplam E K : 2 nin devamı Ticaret ve Turizm Liseleri Okul Öğrenci (Toplam) Öğretmen Mezun B aşan Oram ( /o) Ticaret L A. Ticaret L Sekreterlik M. L Otel ve Tur. M. L Anadolu Tic. L Toplam îm am Hatip Liseleri îm am Hatip L Sağlık M. L
69 EK : 2 nin devamı Özel Liseler Okul Öğrenci Öğretmen Mezun Başarı (Toplam) Oram (%) Özel Liseler Özel Türk L Özel Azınlık L Özel Yabancı L Toplam (3) /73 E K : Öğretim Yılında Ortaöğretim imiz Eğitim Kademelerinde Geçiş Oranları (4)x Geçiş Oram Öğrenci Sayısı İlkokula yeni kayıt /77 İlkokuldan mezun /78 Ortaokula yeni kayıt /80 Ortaokuldan mezun /81 Liseye yeni kayıt /82 Liseden mezun /84 Üniversiteye yeni kayıt ( ) (yeni (eski mezun) mezun) (3) M.E.G. ve Spor B. a.g.e. s. 15 (x) Eski mezunlar dahil (4) M.E.G. ve Spor B. a.g.e. s. 5 50
70 KAYNAKÇA (1) Alkan, Cevat. Çağdaş Türk Eğitim inde Öğrenci Özlük Hizm etleri ve Rehberlik Sorunu. Ankara : M.E.B. Etüt ve Programlama Dairesi. No : (2) Avrupa Konseyi. The Educational N eeds of the Age Group. Country Reports. Strasbourg, 1973 (3) Milli Eğitim Bakanlığı Öğretim Yılında Orta Öğretim. Hizmete Özel (4) Cumhuriyetin 50. Yılında Milli Eğitimimiz. İstan b u l: Milli Eğitim Basımevi (5) Orta Öğretim Kom itesi Raporu. A n k ara : Milli Eğitim Basımevi (6) Eğitim Reformu. Ankara : Milli Eğitim Basımevi (7) Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim ve Öğretim Yılı Eğitim İstatistikleri. Hizm ete Özel. Ankara, 1984 (8) PAKD. Eğitimimizin Bugünkü Durumu, Sorunlar ve Tedbirler. Ankara, Nisan 1975 (9) Tompkins, Ellsvvorth. Türkiye Cumhuriyeti Orta Dereceli Okullar - Organizasyon, İdare ve Teftiş. Ankara : M aarif Basımevi,
71 GENEL TARTIŞMA BA ŞK A N (Doç. Dr. Ö zcan DEMİREL) S a y ın k o n u şm a cıy a çok teşek k ü r ederiz, a y n ı zam an d a d a kik liği n ed en iy le de k en d ilerin e çok teşek k ü r etm ek isterim. Şim di sa y m k o n u şm a cı g en el eğilim ler v e y e n ilik leri, çağd aş g elişm elere u y u m çalışm aları, u lu s la ra ra sı k u ru lu şlarla b eraber y ü rü tü len d en em e ç a lışm aları, k o m p artım an laşm a ve p olitik an ın y o k lu ğ u v e p o litik anın çok luğu k onuların ı a n a çizg ileriy le ve örn ek lerle k apsam lı bir şek ild e su n m u ş oldu. Bu k o n u d a k atk ıd an çok, za m a n ım ızın k ısıtlı olm ası n e d e n iy le, k ısa v e öz soru sorm ak istey en ler varsa, o n la ra söz verm ek istiyorum. S a y m O ğuzkan, S a y m A k çak ayalıoğlu, S a y m Göğüş, S a y m G üleken, S a y ın Torun, S a y m O rtaç v e S a y m K arasar söz istediler. B uyu ru n S aym F erh aıı O ğuzkan. Dr. A. FERHAN O Ğ UZKAN S a y m b aşkan, d e ğerli arkadaşlarım! O rtaöğretim a lan ın d aki eğilim leri gözd en geçirirken, ü zerin d e d uru lm ası g erek en eğ ilim ler arasında, en ön em lisi, benim k an ım a göre, p ro g ram lardak i d eğ işm eler k onusudur. M illî Eğitim B a k a n lığ ın d a Talim v e T erbiye K urulu n da b u lu n d u ğ u m sıra la rd a ise, za m a n ım ızın ço ğ u n u y ap ısal d eğ işik lerle ilgili soru n ları çö zm ey e ayırd ığım ızı b iliyorum. İş b a şm a g elen y en i iktidarlar, k a rşıla şıla n soru n ların çözü m ü için d aim a eğ itim im izin g en el yap ısı ile ilgili v e öğretim b a sa m a k la rın ı v ey a okul tü rlerin i d eğ iştirici n itelik te ça lışm a la ra ön celik tan ım ışlard ır. H a l b uki eğ itim durum u b ak ım ın d an b izd en old u k ça ilerid e olan ü lk elerd e eğ itim sistem in in g en el y a p ısıy la bu kadar o y n a n d ığ m a tan ık olm uyoruz. Sözgelişi, 52
72 A m erik a Birleşik D evletlerinde yarım y ü zy ıla y ak ın bir zam andan beri bu konuda, bu d oğru ltu d a bir çaba h arcanm adığım görüyoruz. E ğitim d en em eleri b a k ı m ın d an bir labaratuvar kabul edi.len bu ü lkede, sistem in g en el yapısına yön elik ça lışm a la rın pek ön em li sa y ıd a olm adığını da söyleyebiliriz. B izde ise öğretim sü resin in u zatılm ası, k ısa ltılm a sı v ey a öğretim basam aklarının y en id en b elirlen m esi gib i çalışm alar, hem m erkez örgü tü n ü u ğraştırm ak ta, h em de eğitim düzenim izde bir sü rek lilik sa ğ la n m a sın ı güçleştirm ektedir. P rogram lar ü zerin d e ise g e reği gibi durulm am akta vey a bu k o n u d a y a p ıla n sü rek li değişiklikler de savu n u lm a sı gü ç g erek çelere d a yan m ak tad ır. Program lar, eğitim in özü n ü v e k a litesin i doğrudan doğruya ilg ilen d iren araçlardır. Y etişm ek te olan çocuklara ve gen çlere b içim v eren p rogram lardır. Bu nedenle p rogram lar k o n u su n d a b eliren eğilim lerd en ve h atta u ygulam a ev resin e b ile g eçilm iş olan girişim lerden söz etm ek şarttır. P rogram larla ilgili soru n lardan biri, belki de en ön em lisi, ortaöğretim de ders sa y ısın ın çok oluşudur. B ilgi, beceri, teknik gibi ad larla an d ığım ız bir ö ğ retim içeriğ in i kazandırm a am acı gü d en d erslerin sa y ı c a çok luğu bundan 10 yıl önce b izlerin d ik k atin i çek m işti. Sekizinci ve D okuzuncu M illi E ğitim Ş û raların d a a lın a n kararlardan b ence eğitim im iz için en o lu m lu la rd a n biri, bir ders yılı için de v ey a bir yarı-yıld a o k u tu la n derslerin tür b akım ın d an m ü m k ü n o ld u ğ u n c a a za indirilm esiydi. Bu görüş, S ek izin ci M illi E ğitim Ş û rasın d a ilke olarak b enim senm iş, D okuzu ncu M illi E ğitim Şûrasında da önerilen p rogram lar ile u y g u la m a y a geçilm işti. 53
73 B ugün, ders d a ğ ıtım çizelg elerin i in celed iğim izd e ortaöğretim d e öğren cilerin b ir yıld a ald ık ları ders sa y ısın ın h a fta d a tü r olarak u b u ld u ğunu g ö rü yoruz. M esleki v e tek m k ok u llard a b u sa y ı daha da artm aktadır. H albuki ev ren sel bir eğ ilim olarak d ü n y a d a g ö zlen en ş u d u r : D erslerin sa y ısın d a a za ltm a y a gidilm esi, v erilen b ilgi v e b ecerilerin işlev selliğ in in arttırılm ası, en ön em li k o n u la rın sın ıf v ey a okulda, d iğerlerin in sın ıf v ey a o k u ld ışı etk in lik lerd e - örn eğin eğ itici kol çalışm aların d a - ele a lın m a sı v ey a b ireysel çab alara bırakılm ası. B ugü n lerd e okul p rogram ların a y en i bir dersin, ev liliğ e h a zırla y ıcı bir d ersin de k o n u la ca ğ ın ı g a zetelerd en öğrenm iş b u lu n u yoru z. İlkokuldan b aşlayarak öğren cilere evlilik le ilg ili b ilgi, b eceri v e d avran ışlar k azan dırılacak m ış! Y ani, 4 v e 5. sın ıfta ok uyan çocu k la r da bu konuda bir ö ğ retim e tabi tu tu lacak lar. Bu y a şta k i çocuklar için h a zırla n a ca k öğretim p rogram ın ın içeriğ in i ve b a şv u ru la ca k yönetim leri doğrusu çok m erak ediyorum. ö t e yan d an, ta rih k ü ltü rü k azan dıran, top lum sal v e m a n ev i d eğerlerin ü zerin d e çocukları ve gen çleri d ü şü n m ey e y ö n elten d erslerin de p arçalara ayrılarak d eğ işik öğretm enlerce, d eğ işik kitaplardan, ayrı ayrı d ersler çerçevesi için d e ok u tu lm a sın a g eçild iğ in i görm ekteyiz. İlgili eğ itim cilerin v e y etk ili B akanlık m e n su p la rın ın b u n d an on y ıl ön ce kararlaştırm ış oldukları, çağd aş pedagoji ilk elerin e u y g u n lu ğ u h erk esçe k abul ed ilm iş o la n d ü şü n ce v e u y g u la m a la rd a n g e riye doğru bar dönüşün, eğ ilim lerd en söz ederken k e sin lik le d eğerlen d irilm esi g erek tiğ in e inan m ak tayım. Bu k on u d a sa y m k o n u şm a cın ın d ü şü n celerin i öğren m ek m u tlu lu k v erecek tir bana. 54
74 Çok teşekkürler. (A lkışlar) BAŞK A N Efendim, biz de çok teşek k ü r ederiz. Saym A kçakayalıoğlu, b u yu ru n efendim. CİHAT AKÇAKAYALIOĞLU Y ü k sek v a rlık la rın ızı sa y g ıy la selam larım. Ö zellikle a k sa çlı başım ı, şu gen ç yavru larım ızı sela m la m a k için eğerim. B en birkaç gözlem im e d eğinerek soru m u soracağım. Erzurum Lisesinde öğretm endim, bir öğretm en ler top lantısı yapıldı, sorunlar tartışılıyor, su çlu kim m iş? Ö ğren ci ve veliler. Söz istedim, acab a yön tem im izde, program ım ızda, planım ızda k u su r yok m u? ö ğ r e t m en olarak bizim h atalarım ız y o k m u? K usura b ak m ayın, bizde de h ata var, ortaöğretim in b aşarılı olm a yışın d a bizlerân de kusurlarım ız var, dedim. B ütün öğretm enlerim izi sa y g ıy la anarım, h ep si yeten ek lid ir, ancak, öğretm enin baş görevi ön ce k en disin i, son ra d ersin i sevdirm ektir. Ö ğretm en, k en d isin i yıld ırıcı v e k ork utucu bir sistem le b en im seteceğ in i v e dersini öğreteceğ in i zan n ed iyorsa çok y a n ılıy o r dem ektir. B en A n k ara K oleji nde öğretm en v e y ö n etici idim, 1960 dan son ra... Bir gün bir v eli geld i, oğlum şudur, açtım defterim i, iyi bir öğrenci, n o tla rı iyidir efen d im dedim. Y an lışlık olm asın, ben b u raya g elin cey e k a d ar herk es yak a silkti v e 2 d en y u k a rı n ot v erm em işler, dedi. M esele bu, çocuk çok zeki, a te ş gibi bir ö ğ renci, ben o n u n d ersanede pek çok y a ra m a zlık la rın ı gördüm, am a an lam aya çalıştım. E vim de çocuğu m u n - k in e tah am m ü l edem iyorum, a m a b en orada ö ğ retm en olarak görevliydim, tah am m ü l ettim. U fak -tefek taşk ın lık ların ı, zekâdan ileri g elen ta şk ın lık la rın ı ders için esas alm adım, özellikle b ilgi v e k a v ra y ışın ı değerlendirdim. Ç ocuğunuz çok zeki, g ü zel y etiştirilirse 55
75 size v e ü lk ey e yararlı, ak si takdirde zararlı olur d e dim. O öğren ci O DTÜ d en Y ü k sek İn şaat M ü h en disi olarak çıktı. O h ald e k u su r kim indir? Ö ğreticinin. Ö ğ retm enlik, A llah vergisid ir, b ilg i on u n ü stü n d e g e liştirilir. Şu h ald e b ü tü n öğretim d alların d a birinci so run, iyi öğretm en olm ak v e y etiştirm ek tir. E ğitim plan, p rogram v e yön tem lerim iz, ortaöğretim d e u y gu n m udur değil m idir, b u b aşlı b a şın a bir m e seledir. S a y ın öğretim ü y elerim izi sa y g ı ve m in n etle selam lad ık tan sonra, k en d ilerin in fik irlerin e haddim olm ayarak katılıyorum. S a y m dostlar, özellik le h o ca larım ız değindiler, politik k adrolar d eğ iştik çe program, p la n v e sistem d eğişiyor. A n a y a sa m ız v e d ilim izd en d ü şü rm ed iğim iz A ta tü rk çü lü ğ ü m ü z var. A ta tü rk çü lüğü, a sg a ri m ü şterek olarak alırsak, h a n g i ik tid ar gelirse gelsin, fe lse fi görü şü ik tid arların n e olursa olsun, A tatü rk ü n g etird iğ i fikir, yön tem ve fe lse fe y e b ağlı kalırsak, a sg a ri m ü şterek bunu k ab u l edersek, h içbir zam an d a lg a la n m a la r v e b u n a b en zer şe y ler olm az. Fakat a sg a ri m ü şterek olarak b unu kabul etm edikçe, T ürkiye de ik tid arlar d eğ iştik çe y ö n tem ler, kuruluşlar, p lan lar, p rogram lar değişir, biz de A tlas O kyan u su gibi d a lg a la n ır dururuz. O h ald e a s gari m ü şterek in A tatü rk çü lü k oklu ğu nu, A n a y a sa n ın em rine de b ağlı k a la rak k a b u l etm ek gerekir. A tatürk, Türk eğ itim in in felsefesi, y ön tem i ne olm alıd ır b unu saptam ıştır. B u k esin lik le çağd aştır. N i çin on d an sapıyoruz? N için a sg a ri m ü şterek olarak on u k abul etm iyoruz? A ta tü rk çü lü k ve on u n esası olan bilim v e bilgin, eğ itim in ayrılm az p arçası o la rak yaşam alıdır. Bir n o k ta d ah a a rz ed eceğim. T evhidi Tedrisat, y a n i E ğitim ve Ö ğretim in B irleştirilm esi k o n u su v a r 56
76 dır. Y asan ın getirdiği ilkeler ve a m açlard an a y rılm a m ak, A tatürk İnkılabının esa sla rın d a n biridir. O nlara u y u lm a m a sı pek çok sorun v e h a ta yaratm ak tadır. Ö nem li bir hususu v u rg u la m a k isterim. D in ve A h lak derslerini, ancak yü k sek öğren im, özellik le fe l sefe öğrenim i görm üş ö ğretm en ler verebilir. Y eterli öğretm enleri, top rağım ızd a a ltın v e p etrol arar gibi arayalım, b ulalım, k ısk an çlığı, ta rafg irliğ i bir ta ra fa bırakarak on ları yetiştirelim, Türk Çocu ğ u n u n yetişm esi için b unları görev e ça ğ ıra lım ve on ların görev yapm asını sa ğ la y a lım, A tatü rk çü o la lım. A sgarî m üşterek A tatü rk çü lü k olsun. B ütün bu su n u şla rım ı değerli öğretim ü y eleri n a sıl k a rşılıy o r lar, y a n ıtla rın ı rica ediyorum. H ep inizi saygı ve sev g iy le selam larım. (A lkışlar) B A ŞK A N T eşekkür ederiz efen dim. S a y ın Beşir G öğüş, buyurun. BEŞİR GÖĞÜŞ S ayın d in leyiciler, S a y ın k o n u ş m a cı b ize ortaöğretim im izde y a p ılm a sı isten en y en i lik lerd en söz ettiler; «Fakat sa th i idi, n eticesiz kald ı ve g eçici oldu» dediler. G erçek ten ortaöğretim d e y a p ılm ak isten en yeniliklerin, a tıh m la rm h içbirisi sonuç verm em iştir. S ayın konuşm acı T urhan O ğ u zk a n ın d ed ik leri gibi, bu kurum lar eğ itim d e «gericiliğin b a y rağı» olarak kalm ıştır. Beri yan d a, bu öğretim k a d e m esin d e bazı m odalar da alıp yürü m ek tedir. M esela A n ad olu liseleri... Bu ok ullar açılıyor, a çıh y o r... B irk a çın ın öğretm enleriyle k onuşm ak fırsa tın ı buldum : «O kulum uzda İngilizce ile fen d ersleri ok u tacak ö ğ retm en yok» diyorlar. Bu durum da y a b a n cı dille ö ğ retim yap acak liseler açm anın fa y d a sı n e?... Bu lise lerd en y etişen lerin İn gilizceyi y eterin ce öğren m ed ik lerin i de görüyoruz. 57
77 B u gü n gen çlerim izd e k im i istek ler belirm ektedir: fe n öğren im i yapm ak, fe n a la n ın d a y etişip ilerlem ek... U lu sla rara sı ilg ililerin artm ası, fe n a la n ın d a ilerlem e ler, ik tisad i o rtam... bu istek leri b eslem ek ted ir. M ü hen dislik, doktorluk v e b en zeri m eslek ler çok b üyü k k a za n ç v e b ü tü n d ü n yad a iş b u lm a o la n a ğ ı sağlıyor. B un u n y a n ın d a y a b a n cı dil ö ğ ren m ek isteğ i v e zoru n lu lu ğ u da var. Biz, d ev let olarak b u istek lere k arşılık v erm ek görevin d eyiz, o la n a k la r h a zırlam alıyız. B unu y a ln ız A n adolu liseleri açaraık y a p a b ilir m iyiz? Bu ih tiy a çla r v e istek ler, k la sik lise için d e y a p ıla n ö ğ retim le verileb ilir k anısın d ayım. N itek im k la sik lise için d e fe n k o lu açarak, fe n öğren im i y a p m a la rın a olanak verm işiz gençlerim izin; fa k a t y a b a n cı dil soru n u n a g elin ce ayrı bir ok ul a çm ak y o lu n u d ü şü n m ü şü z. B en ce b u n a gerek yok. Ö n ce bina, y ö n etim v e öğretim kadrosu olarak ayrı m a srafla r y a p m a k zorunda k a lıyoruz. Sonra a lın a ca k öğren cilerin bir sın a v d a n g e çilm esi gibi y etersiz b ir seçim y o lu u ygulu yoru z. O y sa m ev cu t liseler için d e fe n kolu, ed eb iyat k olu gibi y a b a n cı dil kolu da açılab ilir. Bu kol, y a b a n cı d ille ö ğ retim y a p a b ilecek ö ğ retm en k a d rosu y la ta k v iy e ed i lir; dil laboratu varı v e k ita p lığ ı gib i k u ru lu şla rla d o natılır. Bu kola, ö ğ ren cin in isteğ i yan ın d a, ö ğ retm en lerin in gözlem leri so n u n d a v a rılm ış «yapabilir» k a n ı sıy la öğren ci seçilir. B ö y lece y a b a n cı dil eğitim i birçok liselerd e verilebilir, b azı liselere özg ü im tiyazlı bir eğ itim o lm ak tan d a çıkar. S a y ın k o n u şm a cıd a n soruyorum : K lasik liseleri bir çeşit çok g a y eli okullar h a lin e g etirm e girişim leri y a p ıld ı m ı şim d iye dek? A m a dar çerçeved e, m eslek eğitim i v erm ey en çok g a y e li o k u lla r... B öyle bir girişim y a p ılırsa fa y d a lı olur m u? Ç ünkü A n ad olu liselerin i h er yerde açam ıyoruz. F ak at h er lised e yab an cı 58
78 dil öğretim i yap m a y eten eğ i ve isteğ i ta şıy a n g en çlerim iz vardır, bunların istek lerin i k arşılam ak g ö rev i m iz d eğ il m i?... T eşekkür ederim. (A lkışlar) B A ŞK A N - Biz de çok teşek k ü r ederiz. B u yu ru n S aym R eşat G üleken. EMEKLİ TÜMGENERAL M. REŞAT GÜLEKEN S a yın B aşkan, değerli konuklar; K em al G üçlüol H ocam ız k a liteli insan yetiştirm e k o n u su n a değindiler, b e nim k atk ım v e sorularım bu k onuda olacaktır. G erçek ten seferd e olsun, b arışta olsun, tü m soru n ların çözü m ü k a liteli in sa n m evcu d iy etin e b ağlıdır. Ö rneğ in B irinci C ihan H arbi son ucunda olan ak sızlık lara k arşın Türk U lusu, Y üce A tatü rk ü n yön etim in d e b ü yü k bir m u cize yaratm ıştır. D ar bir kadro v e çok k ı sıtlı o lanak larla K urtuluş S avaşın ı za ferle so n u çla n dırm ıştır. İkinci C ihan H arbinde taş taş ü stü n d e k a l m a y a cak şek ilde h arab eye d önüşen A vrupa ülkeleri, k ısa za m a n d a bu durum dan sıy rıla b ilm işler v e gayrisa fi m illi h a sıla ile birlikte g elir d a ğ ılım ın ı da en y ü k sek d ü zeye eriştirm işlerdir. Biz bu sa v a şa k a tılm ad ığım ız halde, m a a lesef g a y risa fi m illi h a sıla y ö n ü n d en olsun, gelir dağılım ı y ö n ü n d en olsun, b u gü n A vrupa ü lk eleri içerisin d e h em en h em en en geri d u ru m d a b ulunm aktayız. K aliteli in sa n y etiştirm en in b aş m im arı durum unda olan öğretm en, geçim sık ın tısı içerisin d e kıvranırken k aliteli p erso n elin ö ğ retm en lik m esleğ in i seçm esi m üm kün m üdür? A tatürk b ize h ed efi gösterm iştir; çağd aş u y g a rlık d ü zeyin in ü zerin e çıkm ak, fikri hür, irfanı hür, in sa n y etiştirm ek, E ğitim şû raları bu am acı g erçek leştirecek karar v e y ö n tem ler kabul etm ek yerine, B a k a n lığ ın eğilim i 59
79 y ön ü n d e k ararlara varırsa, K aliteli in sa n yetiştirm e ola n a ğ ı yaratılam az. Laik d evlet, la ik eğitim ilkesi zedelenir, m asu m v a ta n d a şın dini d u y g u la rı söm ürülürse, am aca erişm ek d a h a da gü çleşir. S iyasal ik tid arların d eğişm esi durum unda, k ilit n oktalara k aliteli p ersonel yerin e, k a litesiz p a rtiza n la r atanırsa, so nuç düş k ırıklığı olur. Bu durum k arşısın d a k aliteli in san y etiştirm ek o la n a ğ ın a n e d erecey e kadar sahip olacağız? Bu h u su sta S a y m H ocam ızın fik irlerin i ö ğ renm ek arzusu n dayım. T eşek k ür ederim. T eşekkür ederim. (A lkışlar) BA ŞK A N Biz de teşek k ü r ederiz. B uyurun S aym F ulya Torun. FULYA TORUN Ş im d iye k adar eğitim im izin birçok soru n larına değinildi; p rogram sorunu, öğretm en yetiştirm e sorunu v e p olitik a soru n ları. B en b u n larla b a ğ la n tılı olan an cak özel bir soru sorm ak istiyorum. D ah a önce S a y m K onuşm acı, ü stü n yeten ek li çocukların eğ itim iy le ilg ili özel sın ıfla r b ulu nduğunu belirttiler. Bu sın ıfla rın k ald ırılm a gerek çesin i öğren m ek istiyorum. G erekçe, bu sın ıfla rın geçerliliğin in yitirilm esi ise niçni d iğer özürlü çocu k lar için b ulu n a n özel sın ıfla r şu an d a kald ırılm ıyor? D iğer bir konu da fe n liselerin in b ilim adam ı y e tiştirm e am acın d a olduğudur. B en şu k anıdayım, ü s tü n y eten ek li çocukların okulön cesi eğitim d en b a ş la y a ra k ilg i v e y eten ek leri d o ğ ru ltu su n d a eğitim v e rilm esiy le an cak b ilim ad am ı y etiştirm en in m üm kün ola ca ğ ı görü şü nü savu n u yoru m. D ah a önce, özel eğitim ça lışm a la rı sırasın d a bana bu konu d a birçok aile başvurdu, bir ta n e örnek ver- 60
80 m ck istiyorum. 3 yaşında bir çocuk, y a k la şık y a şın ın 4 yaş üzerinde bir gelişim özellik lerin e sahipti, aile b ize bu çocuğa rehberlik y ap m am ızı istedi, an cak bu k onuda u ygun bir program b u la m a d ığ ım için m a a lesef aileye yardım cı olam adım ; çü n k ü h ep im izin b ild i ği gibi bu tür çocuklar, sın ıflard a on rm al eğitim e u yum sağlayam ad ık ları için yaram az, h a y la z olarak gözü k m ek te v e yeten ek leri g ereğ i gibi d eğerlendirilem em ektedir. Saym k on u şm acıd an bu soru n a ne gibi bir çözüm önerebilir, bunu rica ediyorum, teşek k ü r ed erim. (A lkışlar) BAŞK A N T eşekkür ederiz. S aym Prof. Dr. N iyazi K arasar, buyurun. PROF. DR. NİYAZİ K A RASAR T eşek k ür ed e rim S a y m Başkan. Ben S a y m K onuşm acın ın zevkle d in led iğim konuşm asında bir n oktaya, bir soru y ö n eltm ek istiyorum. Ç eşitli p rob lem lerin bir nedeni de y erli eğitim cilere gerek en yerin, ön em in verilm eyişi» şek lin d e sanıyorum bir ibare geçti. B unu lü tfed ip de b iraz açık layabilirler mi? B unu arz etm ek istiyordum, teşek k ü r ederim. B A ŞK A N T eşekkür ederiz. B uyurun Saym Ortaç. SELAHATTİN ORTAÇ S a y m B aşkan, sa y ın m eslek taşlar, hep gen el öğretim d en b ah sed ilir oldu. E ğilim lerin, bilhassa toplum un da zorlayıcı g ü cü k arşısın d a, artık endüstri m eslek liselerin e doğru k a y d ı ğ ı görülm ektedir. Saym G ü çlü ol dan şu nu öğrenm ek istiyoru m : A caba, okul san ayi işbirliği, b u n a O SA N O R da deniyor, m esleki ortaöğretim e n e getirecektir? 61
81 İkincisi, b u gü n M illi E ğitim B akanlığı, Ç ıraklık v e Y a y g ın E ğitim d iy e y en i b ir G en el M üdürlük o lu ş turm aktadır. Bu çırak lık eğ itim i v e y a y g ın eğitim le O SA N O R eğitim i a ra sın d a b ir irtib at kurabilirler mi? T eşekkür ed erim efendim. B A ŞK A N Biz de teşek k ü r ediyoruz. Soru ları cev a p la n d ırm a k ü zere k o n u şm a cıy a söz v erm ek istiyorum, b u y u ru n efendim. DOÇ. DR. KEMAL GÜÇLÜOL S a y m F erhan O ğuzkan h ocam ıza teşek k ü r ederim. B enim kom - p a rtm a n la şm a için d e a ld ığ ım b ir k on u idi, program k onusu. G erçek ten b izd e h â lâ ih tiy a ç d u y u la n vey a ih tiy a ç old u ğu v a rsa y ıla n h er k onuda okul açm a eğ i lim i devam - etm ektedir. D isip lin ler arası yak laşım A vrupa K o n seyi n in 1960 la rd a ü zerin d e durduğu, bu a landak i literatü rd e de ra stla d ığ ım ız, u y g u la m a la rın ı görd ü ğü m ü z b ir konu. B izd e ok u llard a S o sy a l B ilgiler, Fen B ilg isi d erslerin d ek i b irleştirm e, k ısaca b elirtirsek g en ellik le ta rih -co ğ ra fy a v e ilg ili d erslerin a r k a a rk a y a k o n u la rın ın ek len m esi b içim in d e a n la şılm ış, y in e öğretm en v e p rogram p ek h azm ed ilm ed en yü rü tü lm üş; b u n u n b elk i b iraz g elişm iş örneği, son en teg re fe n p rogram ların d a b azı fen ci ark ad aşlarım ızın b elirttiğ in e göre, b ir oran d a d evam etm iştir. A yrıca, tarih -co ğ ra fy a m ezu n la rın ı da düşü n ürsek ü n iv ersite m ezu n ların d an, o n la rın da b üyü k çapta S osyal B ilg iler d ersin i d isip lin ler a rası y a k laşım ın a g öre ok u ttu k ların ı da ek lersek m ev cu t sorunun ne old u ğu d a h a k olay a n la şıla b ilir. Saym Akçakayalıoğlu hocamıza, saygıdeğer aksaçlı hocamıza, yarı aksaçlı konuşmacının cevabı, açıklam alarınız için teşek k ü r ederim demek olabilir; 62
82 an cak ek ley eceğ im bir h u su s var ki, blki y eri v ey a değil; am a ön em in e inanıyoruz, şu v e y a bu okul, şu v ey a bu kurum m ezu n ları y a da orad a eğ itim g ö ren ler gibi ayırım ları yap ark en d ik k a tli olm ak zo ru n dayız. Bize göre eğitim u y g u la m a la rı v e eğ itim k u ru m la n arasında, T ürkiyem izde bir köprü n o k sa n lığ ı vardır. Bu n ed en le, fa la n ca eğ itim kurum u şöyled ir derken, k işisel görüşlerim iz doğru v e y a y a n lış o la b i lir, am varolm ası gerek en bu k öprü yü d ik k ate a lm a m ız, gerçek ten çok yön lü yararlar sa ğ la y ıcı n itelik te görü n üyor bize. S aym B eşir G öğüş H ocam ızın so n u çsu z y en ilik ler d iye b elirttiği, A nadolu L iselerini örn ek d iye verdiği, b ize y ö n elttiğ i soru, aslın d a şu n o k ta la ra da d ayalı. Bir d efa yab ancı dil öğretm ekle y a b a n cı d ille öğretim yap m ak y a da bazı dersleri y a b a n cı d ilde okutm ak d eğişik k avram v e uygulam alardır. B unu dilci ark a d aşlar v e eğitim sosyolojisindeki in c elem eler a çık ça o rtaya koyuyor. G eçen yıl 4-5 A nadolu L isesi d ışın d a tüm A n a d o lu L iselerini kapsayan, ODTÜ E ğitim F akültesin in y a p tığ ı bir çalışm a b ize gösteriy o r ki, sa d ece ö ğ retm en yok lu ğu değil, A nadolu L iseleri v a rlığ ın ı h isse t tiğ im iz y a da öğrendiğim iz, h ed eflerin e d önük olan, ö rn eğin İn gilizce öğretm ek fo n k siy o n u n d a n da ö n em li ölçüde yoksundur. Bu bakım dan, b u k urum larm ü zerin d e eğ ilin m esi ve soru n ları ü zerin d e d u ru lm a sın ın gerek li olduğu na inanıyoruz; a n ca k o ça lışm a n ın son u çların ı burada belirtm e d u ru m u n d a h isse t m iyorum kendim i. Çok g a y eli liseler söz konusu olu n ca, bu konuda T ü rk iye de oldu k ça eski ça lışm a la r var. Ö rn eğin biz E ğitim E nstitüsü n de okurken h o ca la rım ız M u stafa 63
83 K em al P a şa d a u y g u la n a n, 1955 y ılın d a d ev a m eden, çok g a y eli ortaokula götü rü p b ize g erek li b ilg ileri v erm eye, u y g u la m a y ı g ö sterm ey e çalışm ışlard ı. Bu b a şla d ığ ı ve n ed en lerin i b ilm ed iğ im iz b içim d e orta dan k ald ırıld ığın ı görd ü ğüm ü z bir örn ek olarak k arşım ıza çıkıyor. B unun d ışın d a k a lk ın m a p lân larım ız ve b u n a d a y a lı olarak 11 inci Ş u ra ça lışm a la rın d a sistem g ru b u n u n g eliştird iğ i çok g a y eli liseler d iye b elirteceğ im iz bir tür o rtaöğretim k u ru m u o lu ştu ru l m a sı öngörü lm üş b u lu n m ak tad ır. D ah a çok y ö n etim e ilişk in olm akla beraber, a y n ı d o ğ ru ltu d a Tomk in s raporu gibi ça lışm a la r da d ik k atim izi çekm ek te, am a sa y m soru sa h ib in in de b elirttiğ i gibi bu u y g u la m a la r b azen b aşlan ıp bir y erd e b itm iş b a zen hiç b a şla m a m ış n itelik te görü lm ek tedir. S aym R eşat B ey in k a liteli in sa n y etiştirilm esi k onusu n d aki soru su n a gelince: B izim cevabım ız, e l b ette sah ip ola ca ğ ız biçim indedir; çü n k ü b iz h erşey e ra ğ m en ü m idim izi ve ça lışm a a zm im izi k a y b etm em e n in g erek liliğ in e in an ıyoru z. S a y m F ulya H anım, ü stü n y eten ek li çocukların eğitim i, b ize ih tiy a rla m a d a n ön cek i d önem i de h a tırlatıyor m eslek yaşam ım ızd a y ılın d a bu am açla açılm ış bir ilk ok u lu m u z vardı. S on ra bu ilk ok u la d a y a lı bir ortaokul açm ak isten ild i. S onuçlan m ad ı. Bu tür d en em eler n ed en son rad an u n u tu lur, k u ru m lar n ed en kalkar, n ed en k a lk m a z k on u ların d a M illi E ğitim im izd e b elirg in o lm ayan zam an lard a, söz ve yetk i sah ib i k işilerin pek araştırm a v e d en em e so n u çla rın a d a y a n m a y a n görü şleri h a k im olduğu için cevab ı da pek b elirg in o la m ıy a ca k bir soru n iteliğ i taşıy or. 64
84 Ç özüm k on u su n a gelince: H erh ald e çözüm ü d aha b a sit bir b içim de ifad e etm ek te y a ra r var. B a şla m a k la y etin m em ek gerekiyor, sorunum uz, b ize göre b ö y le b elirlen eb ilir. Bu, sa d ece özel y eten ek li çocuklar k onusu n d a değil, b elirtm eye ça lıştığ ım ız v e b elirtm e d iğim iz konulard a bu tü r bir soru n o larak k arşım ıza çık ıyor. S a y m Prof. Dr. K arasar m y erli eğ itim cilere g e r e k en ön em in v erilm ey işi soru su nda, çalı dibi örn eği gözü k üyor. B ununla birlikte b azı örn ek lerle bunu b e lirtm ek m üm kün. A ncak bir tek OECD örn eği h em en a k lım a geldi, daha önce belki a rk a d a şla ra a n la tm ıştık, k a b a h a t N iyazi B ey indir. OECD ile sistem g e liştirm e v e b en zeri ortak ça lışm a la r yap ılırk en, reform d önem i d iye ad lan d ırd ık ları y ılla rın d a OECD u zm a n la rıy la bir ortak top lan tı yap ıld ı. Bu to p la n tıda y erli u zm an lar olarak bizi g ö revlen d irm işlerd i. D ah a önceleri, tartışm alar arasın da, ö rn eğin 8 y ıllık eğ itim konusunda, y etk ililere bu işin 2 y ıld a h a lled i lem e y eceğin i a n la tm a y a çalışıyor, h iç k im sey e dinletem iyord u k. T oplantının d ü zen len m esin d e b a n a da g ö rev verm işlerdi. Bir akşam B ulvar P a la s da OECD u zm a n la rıy la toplandık, bir ikisi çok tecrü b eli u zm a n lardı. B ana «Siz, yerli u zm an lar olarak sö y ley em ed i ğin iz şey ler vardır, bize lü tfen ak tarın, biz sö y ley e lim» dediler. G erçekten ben ak lım a g elen leri o gen çlik h ey ecanıy la, bizim ön ced en ta rtışm a la r sırasında, söyled ik lerim izi açıkladım. D oğru y a n lış, n oksan n e y se. E rtesi gün m isafirlerin tercü m a n lığ ın ı yaptık, k o n u şm a la rı h erk es not etti v e aynı ön erileri son rad an b ize tercü m e ettirdiler, b öylece b izim görü ş ve ö n erilerim iz on ların görüşü olaraik o rtaya çıktı. K abul gördü. 65
85 Sayın S elahattin O rtaç Hocamızın OSANOR kon u sundaki sorusunun cevabını «herhalde yeterli olmadığı» biçiminde, bu alan d a uzm an olan a rk a d aşlar belirttiler ya da daha sürekli olması yolunda birleşiyorlar. Çıraklık, yaygın eğitim ve benzeri u y g u lam aların elbette OSANOR gibi projeler ya da çalışm a larla bütünleştirilm esi bir bakım a örgün ve yaygın eğitim arasında olduğu kadar, bu tü r çalışm aların ve projelerin birbiri arasındaki gerekli bağı k u rm a yönü n d en önem taşıyor. Öğretmen yetiştirm e konusunda kişisel görüşüm nedir, diye soruluyorsa, bu nokta da pek p arlak gözükm üyor; am a inşallah daha iyiye gider diye düşünüyorum. Saygılar sunuyorum (A lkışlar). BAŞKAN Biz de teşekkür ederiz Sayın Güçlüol. Şimdi, öğle yemeği için bir saat ara veriyoruz. Hepinize iyi günler dilerim. 66
86 BİLDİRİ : III \ Tataudaşlık Eğitimi le Ortaöğretimimiz P ro f. D r. C a h it T A N Y O L İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Emekli Ö ğretim Üyesi Oturum Başkanı : Doç. D r. B a rla s TO LA N
87
88 V A T A N D A ŞL IK E Ğ İT İM İ VE O R TA Ö Ğ R ETİM İM İZ V a ta n d a şlık eğitim i d en in ce b u n d an n e a n lam ak gerek? Bu kavram, çeşitli k ü ltü r v e u ygarlıklard a, a y rı ayrı an lam lara gelir. G erek içerik v e gerek se am aç b akım ın d an d eğişik n itelik ler gösterir. Ö noe «vatandaş» k avram ı açısın d an y erim izi b e lirlem em iz ve bu k a vram la o la n so sy a l v tarih sel ilişk im ize d ik k at etm em iz gerekir. «Vatan» sözcüğü, F ransızaa «la patrie» sö zcü ğ ü n ü n k a rşılığ ı olarak, N am ık K em al ta ra fın d a n d ilim izd e y er alm ıştır. O da B atıya dönüş, B atı k ü ltü r v e u y g a rlığ ı ile ilişk i sonucu, h ü rriyet gibi politik k avram lar a ra sın d a söz sahibi olm uştur. V a ta n d a ş ya da b u g ü n k ü d ey im iy le «yurttaş» k avram ı da, 1789 F ransız D evrim in in k u tsa lla ştırd ığ ı sö zcü k lerd en biridir. Ö zgürlük, eşitlik, a d a let v e k ard eşlik gibi devrilmin id ea lize ettiğ i kavram lar, v a ta n d aş k avram ın ın içeriğin i olu ştu ru r v e tü m so sy a l sın ıfla r bu k avram ın p otasın d a eritilm ek isten ir. S ın ıfla r a rasın d ak i çelişkiler, bu k avram d a k am u fle ed ilm ek a m a cın ı güder. S osyal sın ıfla r arasın d ak i çelişk i le r bakım ından, 1789 F ransız D evrim i, y a m a lı bir b ohçayı andırır. Bu y a m a lı b oh ça özgürlük, ad a let ve k ard eşlik k avram ları ile sın ıfla r a rasın d ak i çelişk iyi
89 silm ek ister v e b u n u n la ik b ir eğ itim d e gerçek leşeceğ i inan cı, 19. y ü zy ılın b ü tü n ayd ın ların d a ortak bir ü l kü görü n üm ünded ir. Ö ğretim ve eğitim d e laiklik, a y d ın lar tarafın d an D evrim in b ü yü k k azan cı olarak sa vu nulur. B öylece, ok u llard a eg em en olan k ilise otoritesin in v e on u n sap tam ış olduğu d in sel eğ itim in y e rine, D evrim in an a slo g a n la rın ı yerleştirm ek, v a ta n d aşlık eğ itim in in tem el öğesi h a lin e gelir. Bu laik eğiıtimin odak noktasında, «özgürlük» kavram ı bulunuyordu. Sosyal sınıflar, bu kavram da bütünleşiyordu. Fakat ekonomik, politik ve sosyal alanda alabildiğine bir özgürlük, ekonomik alanda liberalizme, k ü ltü rel alan d a rom antizm e bü tü n kapıları açık tutuyordu. Ekonomik alandaki liberalizmi, politik alanda, sömürgeciliği ve emperyalizmi, devletin ana amaçları haline getirdiği gibi, kültürel alandaki romantizim akımı da bilimde, felsefe ve sanatta sınırsız bir bireyciliği körüklüyordu. Bunun sonucu, karam sar bir edebiyat doğuyor ve birey, alabildiğine bir özgürlük sarhoşluğu içinde boşluğa çarp arak yıkılıyordu. M utlak özgürlük tu tk u su n u n insanları m utsuzluğa, k a ram sarlığa götürm esi, bireyin kendi içine kapanm a sına neden oluyor ve intiharlar birbirini izliyordu. Böylece kültür alanındaki aşırı bireysel özgürlük, insanları karam sarlığa, ekonomik alandaki özgürlük ise insanları sefalete sürüklüyordu. Durkheim, «Ahlak Eğitimi» adlı yapıtm da, bireyciliğin neden olduğu sınırsız özgürlüğün, insanı nasıl bir boşluğa düşürdüğünü ve m utlak bir yalnızlığa ittiğini acı acı anlatır. Ve Goethe nin, B ayron n u n b a şını çektiği bu «Romantik Edebiyatı», insanlığın h ü zün çağı olarak niteler. Durkheim, dinsel eğitimin 70
90 bıraktığı boşluğu, laik eğitimin dolduramayışmdaki nedenleri araştırır. Ö zgürlüğün neden olduğu disiplinsizliği önlemek için laik eğitime birtakım yeni d a y an ak lar bulm ak gerektiğini öne sürer. Eğitime kaynak olan dinsel emir ve yasaklarla ahlakın emir ve yasakları arasında bir paralellik kurm aya çalışır. Gerek dinin ve gerekse ahlakın içerdiği em ir ve yasakları şu üç nitelikte özetler: a Bireyin dıışnda önceden varolan k u ra lla r olduğunu, b Sarsılmazlığmı, yani h er ikisinin de kuşkuya elverişsiz bir nitelik gösterdiğini, c Her ikisinde de sarsılm az bir otoritenin bulunduğunu, vurgular Fransız D evrim inden son ra d in sel eğitim in y erin e laik bir a h lak eğitim i, ok ul p rogram ların d a y er aldı. A h la k eğitim in d e zorunlu olan otoriten in yerini, sa y g ıd eğ er b aşk a bir otoriten in a lm a sı gerek irken, a h la k ın k a y n a ğ ın a b ireysel özgü rlü k yerleştirilm ek isten d i. V e otorite, bireyin içinde «vicdan-conscience» d en ilen bir sesle aynileştirildi. V icd an n eyd i? on un em ir v e yasak ları, içerik b akım ından, bireyden-bireye, toplum dan-toplum a d eğişm ek te idi. A h laki otoriten in d ışarıd an içeriye yön elm esi bir tak ım b u n a lım la ra n ed en oldu. Gerçi vicdan bizim tasavvuf felsefesindeki «nefsi em m are-nessi levvame» adı verilen çatışm aya benzerse de, İslam felsefesinde bu bireyi Allah ın varlığında bütünleşm eye götürür. Düşün ve san at alanında m eydana gelen bu köklü değişme yanında, B atıd a sanayi devrim inin başla 71
91 ması, bilim vıe tekniğin, toplumu hızla değiştirmesi, eski değerlerdeki etkinliğin azalm asına ve h a tta yitirilm esine neden oldu. Ortaçağ eğitiminde amaç, inançlı ve itaatli adam yetiştirm ekti. Bu konuda politik bir kuruluş olan mon arşi ile kilise anlaşm ış bulunuyordu. Erdemli a d a m ın iki niteliği vardı: inançlı ve itaatli olmak. Eğitinin amacı buydu. Yeniçağ la birlikte yepyeni bar insan tü rü m eyd an a çıktı. Erdem in anlam ı değişti. Idealize edilen insan tipinin merkezine, kendi özel girişimiyle birşeyler üreten insan geçti; bunun sonucu, nasıl kültür alanında aydınlar bir k aram sarlık bunalım ına düşmüşlerse, ekonomik alandaki söm ürü ve bunun sonucu olan sefalet de sosyalist fikirlerin doğm asına n e den olmuş ve sosyalist eğitim in yeni kuşaklara verilmesini am açlayan apayrı bir vatandaşlık eğitimi o r taya çıkmıştır. Gerek burjuva ve gerökse sosyalist olsun, her iıkisinin ortak olduğu yan. «laik eğitim» dir. A radaki fark, birisi aynı toprak üstünde ve aynı bayrak altında sınıfların toplanm asını vatandaşlık eğitimi için yeterli gördüğü halde, diğeri, v atan d aşlık kavram ı yerine «yoldaşlık» kavram ını getirmek suretiyle ağırlık m erkezini to p rak tan insana kaydırmıştır Fransız d evrim in d e b ü tü n h alk kesim leri, v a ta n d a ş k avram ın d a b irleşirler. V atan d aş D anton, V a ta n d a ş R ob esp ierre le bir F ransız k öylü sü ya da işçisi ayn i kavram a ltın d a toplanm ıştır. Soylu sınıfların egemen olduğu bir toplum da kuşkusuz vatandaş kavram ı çok önemli bir aşam a sayılır. Sanayi devrimi, insanları sadece özel girişim ve 72
92 serm aye kam pında top lam ak la yetinm ez; aynı za m an d a em ekçi d enilen bir sın ıfın da b elirg in çizgilerle ortaya çıkm asını sağlar B olşevik İhtilali, laik eğitim i, top rağa göre değil, iş bölüm ü alanlarına, em eğ e göre y en id en düzen liy en bir eğitim sistem in i k en d in e am aç ed in m iştir. Bu eğ itim sistem in d e b irleştirici kavram : «yoldaş» dır. N asıl 1789 Fransız D evrm in d e b ü tü n sınıflar, vata n d a ş k avram ında toplanm ışsa; burada da yoldaş kavram ı, em eğin tem el a lın d ığ ı bir politik ve sosyal k u ru lu şu n sim gesi olm uştur. Y old aş Lenin, Y oldaş Troçki, Y oldaş Stalin bir Rus M üjigi ile ayn i kavram a ltın d a toplanm ıştır. V atan d aşlık kavram ının öğretim ve eğitim d e a ğ ırlık k azan d ığı 1789 Fransız D evrim inde, ok ullard a laik eğitim, birçok bunalım ı içeren bir çelişk iy i de b era b e rin d e getiriyordu. Laik devlet, laik y ö n etim fikri, bir y erd e dinle değil, daha çok k ilise ile çatışıyordu. K i lisen in d evlet üzerinde yönlendirici bir b ask ısı vardı Fransız D evrim i, İsa'nın öğü d ü n e u y a ra k din ve d ev let işlerini birbirinden ayırd ığı gibi eğitim i de a y ırab ileceğin i h ayal etm işti. Laik d ev let gibi laik e ğ i tim in de kolayca g erçek leşeceğin i düşledi. O ysa y ü z y ılla rca ahlak eğitim i, ok ullard a k ilisen in otoritesi a l tın d a idi. B ize Gö>iince : B ize gelince, gerek vata n d a ş ve g erek se yoldaş v e laik lik kavram ları apayrı bir içeriğ e sa h ip... b u n a içerik dem ek de doğru değil. Ç ünkü bunlar bir tak ım tepkilerin odak noktasıdır, h u su m etlerin, su ç lam alarım yönlendiği bir am aç gibidir. B atıdaki çelişk i sosyal sınıfların bir takım politik k urulu şlard a 73
93 dengeleşmesi çabasını taşır. Her üç kavram da bizde tarihsel ve toplumsal tabandan soyutlanarak politize edilmiştir. Politikanın öğretim ve eğitimde egemen olduğu yerde, ne vatandaşlık kavram ı ne de laik eğitim, toplumsal bir tabana oturtulabilir. B atıda ister liberal, ister sosyalist eğitim, ortak bir bilim ve evren görüşüne dayanır. Bilim, amacı ve özü bakım ından laiktir. O rada laikliğin arkasında çağdaş bilim bulunur. Her devirde, bir öncü değer vardır, diğerlerini kendi etki alanına sokar. O rta ç a ğ d a öncü değer dindir. Bu nedenle sosyal, ekonomik ve kültürel değerler ve yeni kuşaklara verilecek eğitim, dinsel bir etki alanında bulunur. Çağımızın öncü değeri bilim ve tekniktir. Bilim ve teknik, laik bir niteliğe sahiptir. Bu nedenle öğretim ve eğitimin laik temellere dayandırılması, bir zorlam a değil bir zarurettir. V a ta n d a ş lık E ğ itim in in A m a c ı : Bir ülkede vatandaşlık eğitiminin amacı nedir ve neyi gerçekleştirm ek ister? Bu amaç, iki noktada toplanabilir: a Geleceği temsil eden çocuklarım ıza ulaşılması ve gerçekleştirilmesi gerekli amaçları göstermek, b Toplumun önceden varolan saygıdeğer k u rallarını, yeni kuşaklara aktarm ak. Birincisi, geleceğe yönelik um utları ve idealleri içerir. İkincisi, hareketlerim ize bir düzen ve disiplin getirir, toplum la bir uyuşm a bir kaynaşm a yaratır. 74
94 İşte bu am açların bütününe vatandaşlık eğitimi diyoruz. Bu eğitim, am açlarına ORTAÖĞRETİM adı verilen kurum ve kuruluşlarda ulaşır. Yükseköğretim, bizi düşüncemizle ilgili alanlarda uzm anlığa götürür. Eylemlerimiz geleceğe yöneliktir. Alman filozofu Hegel, «soyut insan yoktur», der. Çünkü her insan, bir toplumun içinde doğar ve o toplum un töre, âdet, gelenek ve görenek gibi hareketlerimize düzen veren kuralları içinde yetişir. Bunlar önceden varolan saygıdeğer toplum kurallarıdır. Toplumun bu saygıdeğer kuralları, o toplumun sosyal, politik ve kültürel değerlerine göre başka b aşkadır. Yeni kuşakların toplumda hazır buldukları başlıca d eğerler: dil, din, ahlak, hukuk ve teknolojik değerlerdir. B unlardan bir kısmı, eylemlerimizle ilgilidir. Eylemlerimizi düzenler ve emredici bir n i telik taşır. Bir kısmı düşüncelerimizle bağlantılıdır. Düşüncelerimizle bağlantılı olanlar laik öğretim, eylemlerimizle bağlantılı olanlar ise, laik eğitim yoluyla gerçekleştirilir. Düşüncemizle ilgili olanların odak noktasında dil bulunur. Hareketlerimize düzen veren değerler ise o toplum daki sosyal, ekonomik ve kültürel değerlere göre biçimlenir. Dile gelince, birtakım yeni kavram lar dışında önemli değişmelere uğramaz. Bireyi vatandaş yapm anın temelinde dil ve ona bağlı kültü r bulunur. Çağımızın lider değeri olan teknoloji, dünyayı ve ulusları birbirine hergün biraz daha yaklaştırm akta ve onları bir bütünün parçaları haline getirmektedir. Bu parçaları birbirinden ayıran kaim sınır çizgisi, ulusal dillerdir. Bu çizgi silinir ya da saygınlığını yi \ 75
95 tirirse, orada, ne ulusal renk ve ne de eğitimine bâr dayanak kalır. vatandaşlık Ülkemizde Batı uygarlığı ile yüzyüze geldiğimiz günden beri öğretim ve eğitimimizde bir boşluk, bir çelişki ortaya çıktı. Bu çelişkinin temelinde din ve dil yatm aktadır. Din, aynı dinden olm anın çehresinde, bir «ümm et eğitimi» gerçekleştirm ek ister. Dil ise «vatandaşlık eğitimi». Biraz önce de dokunduğum uz gibi, V atan, v a tan daş kavram ı bize B atıdan ithal edilmiştir. B atıda bu kavram ın gerisinde bireyci bir felsefe, bireyci bir ahlak, bireyci' bir ekonomi ve bireylerin belirlediği bir dem okrasi düzeni bulunm aktadır. Öyle iken, gerek laik eğitimin ve gerekse vatandaşlık kavram ının Fransız Devrimi sıralarındaki rom antik anlam ını bugün bile bulmak çok güç. Yeni kuşakların geleceğe ait u m u tla n ve idealleri çok farklı olduğu gibi geçmişe ait düşünceleri de değişik. Batıda Vatandaş kavram ının gerisinde varolan birikimlerden hiçbiri bizde yoktu; ne bir felsefe, ne yeni bir dünya görüşü ne de bir ekonomik atılım. Namık Kemal in yazılarında v atan kavram ı, hem soyut, hem içeriği bulanıktır. H atta o, devlet kavram ı nın dram atik bir görünüşünü yansıtır : Gi t vatan Kabe d e sdyaha bürün Bir kolun Ravza-i Nebd ye uzat Birini Kerbela da Meşhed e at K âinata o heyetinle görün Namık Kemal in yazılarındaki vatan kavramından, Fransızların anladığı vatandaş kavram ını çıkarmak güçtür. 76
96 İkinci Meşrutiıyet de vatandaş k av ram ı: «Artık gâvura gâvur denmeyecek» diye bağıran m ünadilerin (tellalların) sözlerinde özetlenir. Fikret İçin vatan, vücudu lime lime, saçları karm akarışık, yara bere içinde perişan bir kadındır. Kısacası, Osmanlı İm paratorluğu parçalanıp Milli Mücadele başlayıncaya k a d ar v atan kavram ı somu; d,uyulur ve yaşama sinmiş bir kavram değildir. M ustafa Kemal döneminin başladığı tarihten itibaren vatan kav ram ı: insan, toprak ve tarih anlam ına geldi. Mehmet Akif in : Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak Sönmeden yurdum un üstünde tüten en son ocak dizelerinde dile getirdiği vatan, M ustafa Kemal in ağzında: «Hattı müdafaa yok, sathı m üdafaa var» biçiminde son ifadesini buldu. Batıda vatan kavram ının içeriğinde «vatandaşlık» vatandaşlık kavram ının içeriğinde ise «özgürlük> bulunduğu halde, bizde vatan kavram ının içeriğinde özgürlük yerine, toplumsal bir anlam ifade edea «bağımsızlık» kavram ı bulunm aktadır. V atan daş sözcüğünün yerini ise «halk» kavram ı almıştır. İster vatandaşlık eğitimi, ister halk eğitimi, ya da milli eğitim diyelim, bu eğitimin gerçekleşmesi, C unhuriyet döneminde iki aşaıma izlemiştir. Birinci Dönem : ATATÜRK DÖNEMİ Bu dönem, Türkiye Cum huriyetinin kurulm ası ile başlar, devrimci bir yol izler. Bu devrimci dönemde tç öğe v a rd ır: a - Temelinde halkın bulunduğu bir devlet, b Temelinde halkın bulunduğu bir eğitim, c Geleceğe dönük ideoloji: Çağdaş uygarlık. 77
97 Böylece, ümmet eğitiminin yerine, millet eğitimi; yani dindaşlık yerine vatandaşlık; dinsel devlet ve dinsel eğitim görüşünün yerine, milli devlet, laik devlet, laik eğitim... İşte Kemalizimin dayandığı te mel ve ideoloji. A tatürk, bu am acı gerçek leştirm ek için önce d ev leti, sonra öğretim ve eğ itim i b ü tü n d in sel o to ritelerin b a sk ısın d a n k u rtarm ak g ereğ in i görm üştü r. N ite kim 3 M art 1924 tarih in d e ü ç önem li m a d d ey i içeren ve A tatü rk ü n kendi ifa d esiy le «C um huriyetin h a len v e a tiy en taarru zd an k a tiy y en ve eb ed iy y en m a su n bulu nduru lm asını» T ürk m illetin in isted iğ in i b elirten teklifi, T ürkiye B üyük M illet M eclisi n e sunulur. B u n lar : 1 Hilafetin ve ona bağlı dinsel bir kuruluş olan şerivye ve evkaf vekâletlerinin kaldırılm ası, 2 Erkânı harbiye (genel kurm ay) vekâletlerinin kaldırılm ası, 3 Tevhidi tedrisat (öğretim ve eğitimde b irlik) yani m edreselerin kaldırılm ası, A ta tü rk ün bizzat, C um huriyetin kurulduğu dönemde, sıcağı sıcağına, bu üç m addelik kan u n u h a zırlayıp meclise sunması, Türk devletinin geleceği için nelerin tehlikeli olduğuna işaret etmesi bakım ından ilginç ve anlam lıdır. Bu kanunla dinsel otoritelerin ne devlete ve ne de eğitime karışam ayacağı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin üstünde hiçbir milite r gücün ve gölgesinin bulunm am ası gerektiğini belirtm ek istemiştir. öğeden söz etmiş Ö ğretim ve Eğitimde iki a n a tik : 78
98 Birincisi, otorite ve disiplini tem sil eden ve geçmişten gelen saygı değer k urallar... Bu kurallar, Cumhuriyet öncesi, dinsel bir emir ve yasaklar sistemine dayanıyordu; ve hilafete dayanan üm m et eğitimini içeriyordu. Oysa laik bir eğitim ve laik bir devlet kavram ını bilinçlerde yaratm ak için öğretim ve eğitimde birlik zorunlu idi. Medrese ve her türlü dinsel eğitim, bu nedenle yasak edilmişti. Laiklik, dinsel m ü d a h a ley e k arşı alın m ış n esn el bir tavır olduğu için gerici v e b a ğ n a z k adrolar ta rafın d a n din sizlik olarak n itelen d irilm iş ve T ürkiye C um huriyeti, çeşitli zam an lard a irtica ile y ü zy ü ze getirilm işdir. A tatürk D evrim lerin e k a rşı olanlar da bu b ağnazlık tan, politik çıkar sa ğ la m a k am acıyla, yara r la n m a yolu n u tutm uşlardır. A tatü rk tarafın d an, k o ru n m ası g en çliğ e em a n et ed ilen sa y g ıd eğ er kurallar, p olitik çık arlar y ü zü n d en d ondurulm uş, çarpık bir K em alizim, y en i bir b ağnazlık aracı olarak k u lla n ılm a y a b aşlam ıştır. E ğitim de, g eleceğ e yönelik, çağd a şla şm a y ı g erçek leştirecek yollar aranacak yerde, eğ itim in tem el ta ş la n olan devrim cilik, d ev letçilik gib i sü rek li bir o lu şu gerek tiren am açlar, yerin d e sa y m a y a çevrilm iş v e A ta tü rk çü ideoloji, bir tü r b ek çi d ü d ü ğüne çev rilm iştir. İkinci D ünya S a v a şın d a n so n ra çok p artili bir politik yaşam, gerici gü çleri bir oy p o ta n siy eli sayarak, öğretim v e eğitim d e ü m m etçi bir tu tu m a k apı a ra la m ış v e n ih a y et 1924 d e çık a n la n T evhidi T edrisat K a n u n u (öğretim v e eğitim d e birlik) yok m u ş gibi kabul ed ilerek, seri h a lin d e im am h atip okulları, ü lk en in h er tarafında, köy E nstitülerine inat, açılm ıştır. B ilim sel yok su llu ğ u m u zu n bırakm ış old u ğu boşluk, Y üksek 79
99 İslam E nstitüleri ile g id erilm ek için on lara ü n iv ersitelerim izde, tıpkı bazı iş a d a m la rın a verilen akad em ik p aye gibi, fa k ü lte u n v a n ı venilm iştir. H er h a fta ra d yolarda, televizy o n d a din v e a h la k ü zerin e sö y leşiler yap ılm aktad ır. A h lak eğ itim i ile d in eğitim i, biri diğerin i zorunlu kılıyorm uş gibi bir h a v a u yandırılm ak isten m ekted ir. O ysa d in le a h la k ın kaynağı, otoritesi, etk in liği v e g eçerliliğ i ayrıdır. Bir dinin a h la k i ö ğ ü t ler verm esi, a h la k ın d in d en a y rılm a z old u ğu a n la m ı n a gelm ez. D ine b a ğ la n m ış bir ah lak, v a tan d aş, y o l daş türünden, an cak d in d aş y etiştirir v e bu ü m m etçi d eğ er v e k u ra m la ra bir çağrı olabilir. B öyle bir ortam da laik eğ itim b arınam az. Y in e son yıllard a ortaöğretim d e d in d erslerin in zoru n lu olm ası, liselerd e bu d erslerin sosyoloji ve fe lse fen in dışında, tam am iyle d in sel bir a m a çla okutulm ası, m ed rese eğitim in in, a y n ı zam anda, la ik olm ası g erek en liselerim ize, k olejlerim ize y a v a ş y a v a ş sızd ığ ın ı g ö s term ektedir. Bir ta ra fta işbirlik çi k apitalizm i, bir ta rafta gittik çe dozu a rtırıla n d in sel eğitim... T anzim at em peryalizm i, bu k adar ak ıllı d eğildi. Bir ön em li soru n a d o k u n a ra k k o n u şm a m ı bitirm ek istiyorum. O da, la ik v a ta n d a ş eğ itim in in tem el taşı olan d il eğ itim i... A tatürk, g eleceğ i k u c a k la y a n iki kurum kurm uş ve servetin i bu k u ra m la ra bırakm ıştı. Bu k on u d a ne esk i d il k u ram u n u sa v u n a c a ğ ım v e n e de y en i b içim in in v a k ıfın şartların a u y g u n olup o lm ad ığın ı ta r tışa ca ğ ım. S ad ece büyü k b ir g erçeğ i vu rg u la m a k istiyorum : d il ki bir m illetin özü, ru h u v e h a tta varolm a n edenidir. Türkler, İslam iyeti k abul ettik ten son ra ö ğ retim v e eğitim in ağırlık m erk ezin i, m edreselerde, A rapça teşk il etm esin e rağm en, n e E ndülüs Em evi- 80
100 lerin d e ve n e de Kuzey A frika B erb erilerinde olduğu gibi, A rapça bizde resm i dil olm uştur. O sm anlı D evleti, buna çok özen göstermiş; T ürklere m ed reselerd e bilim dili olarak öğretilen A rapça sok ağa ta şm a d ığ ı gibi, E nderun okullarına alınan ve k en d ilerin e d ev letin en yü k sek katında görev verilen h ıristiy a n çocu k ların a da öğretim ve eğitim T ürkçe olarak v erilm iştir. A rapça, kültür yaşam ım ıza ölü dil olarak g irm iştir. Ü çüncü Selim le b aşla y a n B a tılaşm a H arek etlerinde, fizik, kim ya gibi çağd aş b ilim ler ok u llarım ı za girince, bu bilim lerdeki k avram lara k a rşılık a ra n m ış A rapça d a n, T ürkçe d en y en i terim ler ü retilm iştir. Biz, öğrenciliğim iz d önem inde çoğu A rap çad an ü retilen terim lerle fizik, k im ya d erslerin i okuduk. H içbir dönem de Türkçe, ikin ci bir y a b a n cı d ilin p a la zla n m a sın a olanak verm em iştir. H er şey i T ürkçenin için d e düşünm ek, ikinci bir dil ortaklığın ı şid d etle reddetm ek, çeşitli lehçeler içinde de o lsa T ü r k iy e d e n Ç in e kadar varlığını sürdürmefc, b u n la r b ir dilin ca n lılığ ın ı v e zen gin liğin i k a n ıtlam aya yeter. T an zim at ta n itibaren B atı n m b ilim v e teknik ü stü n lü ğü, bizi B atı y ı tanım aya, B atı d illerin i ö ğ ren m ey e itm iş. Fakat bu bizi h içbir zam an Türkçe'yi k ü çü m sem ey e götürm em iş tam tersine, bu y en i u y g a r lığ ın k ültürüm üzde b ulu nm ayan k a v ra m la rın a d ilim izd e karşılık aram ış, herşey T ürkçenin için d e d ü şü n ü lm ü ş v e tartışılm ıştır. Ç ağdaş u y g a rlığ ın k a za n çla rın d a n yararlan m ak isteyen u lu sla ra ra sm d a iki toplum, b ü tü n sorunları kendi m illi d illerin d e y a n ıtla m ışlard ır : Türkler ve Ruslar. Bu yüzden, B atı u y g a r lığ ın a k a tılm a şan sın a da bu iki dil sah ip olm uştur. E ğreti bir dilde yaratıcılığın yerini k ısır ve sü rek li bir tak lit alır. 81
101 S on yıllard a M. E ğitim B akan lığı, orta ve y ü k se k öğretim de, T ürkçenin y a n ın d a İkinci bir dil y a ra tm a k sa v a şın a girişm iş bulunuyor. A n adolu L iseleri a d ı altın d a yab ancı bir dille öğretim y a p m a n ın y a y g ın la ş m a sın d a n övünere/k söz edenler, fa rk m a b akm adan u lu sal b ilin ce ih an et etm ek ted irler. Y ab an cı dil b ilm en in geçim alanı için çekici bir h a le g etirilm esi, çocuklarım ızı her yıl yarış atları ile rek ab et ed ecek bir durum a itm ektedir. T ürkçen in sa y g ın lığ ı g ü n d en gü n e yitirilm ektedir. E skiden iki ders y erin e g eçen T ürkçenin, bu gidişle, g ü n ü n birinde ok ullard a seçm elik dersler k a teg o risin e gird iğin i görü rsek h iç şa ş m ayalım. Ö ğretim v e eğitim d e laik leşm e, B a tıd a b u n a lım yarattı. F akat orada ö y le olm u ştu r diye, bizde old u ğu gibi, tekrar din eğitim in e d önm eyi k im se a k lın a g e tirm edi. GENEL TARTIŞMA BA ŞK A N Biz de S a y ın T anyoi H ocam ıza teşek k ü r edeniz. Şim di soru sorm ak istey en lerin isim lerini rica ediyorum. B uyurun S aym O rtaç. SELAHATTİN ORTAÇ S ayın B aşkan, sa y ın arkadaşlar, çok önem li bir konu ü zerin d e durm uş b u lunuyoruz, S ayın T an yol a teşek k ü r ederim. Bir za m an lar rah m etli H alil Fikret K anat m «M illiyet İdeali v e T opyekûn M illî Terbiye» d iye bir k ita b m ı okum uştum. B ugün bu konuşm a, bana onu h atırlatm ış oldu. B ana göre din, ahlak ı b esley en bir k aynak tır. Şim di, d in le ahlak a ra sın d a bir ilişk i k uram am a 82
102 gibi bir zih n iy et içerisine şah sen girm iş bulunuyorum. Çok önem li ve çok da nazik bu noktanın, b ilh assa açık lan m asın ı Saym T anyol dan istirh am edeceğim. A hlak zayıflam ış bulunuyor diyoruz, çeşitli şek illerde tarifleri var, onun ayrın tıların a ve b ilh a ssa içeriğin e girm ek istem iyorum. AncaJk, m ad em ki ahlak zayıflam ış bulunuyor, niçin zayıflam aktadır? A h la kı birtakım düşüşler, azalm alar olm aktadır. S osyolojik olarak bu kurala ne yönden y a n a şılır ve niçin böyle d ü şm eye doğru gitm ektedir? B unu birçokları dini esasların azalm asında, k aybolm asın da görm ek tedirler. S ayın profesörün bu h u su sta k i görü şlerin i a l m ak istiyorum. Çok teşekkür edenim efendim. BAŞK A N Teşekkür ederiz efendim. B uyurun Efendim. NİYAZİ ALTUNYA Saym k onuşm acı v a ta n d a ş lık eğ itim in in siyasal tarih içindeki y erin e d eğin d iler v e daha çok O sm anlı dönem indeki durum u, b izim ü l k e n iz e bu kavram ın girişi üzerin d e durdular. C um h u riyet d evrin e ait A tatürk ilkeleri ara sın d a v a ta n d aşlık eğitim in in önem ine değindiler. Y alnız, acab a v a tan d aşlık eğitim i, eğitim program larım ıza, eğitim sistem im ize nasıl girdi, yerleşti, b u n u n ü zerin d e durm a lıla r. B ildiğim kadarıyla daha C u m h uriyet ilan ed ilm ed en birkaç ay önce top lanan B irinci H eyeti İlm iye, bir b akım a şûra sayılabilir; bu konu bütün y ön leriyle ele alınm ak istenildi ve o bilim k urulu nun g ü n d em in e bakılırsa bütün b aşlık ların m illi diye başlladığı görülür. Bu anlam lıdır. M illi dil m eselesi, m ili kültür m eselesi, m illi eğitim m eselesi, m illi m ü- z.e n eselesi, m illi sanat diye hem em -hem en h ep si m il- 83
103 M d iye b aşlam aktadır v e h em en eğ itim p rogram larım ızd a y a p ıia n ilk d eğ işik lik le d ah a program ın çatısı d eğ işm ed en v a ta n d a şlık eğ itim in in gird iğin i görü rüz. Ö n celik le öğretm en okullarına, «M alum atı V a taniye» ad ın d a bir d ersin gird iğin i görü yoru z v e bu d ersin de zan n ed iyoru m ilk k ita b ın ı y a za n M ehm et E m in E rişirgil dir v e k itabın adı «M alum atı V a ta n i y e d ir. ilk d efa b u n u n ö ğretm en ok u lların d a okutulm u ş olm ası da banla çok an lam lı, ilg in ç geliyor. Bun u izley e n yıllard a v a ta n d a ş için m ed en i bilgiler, yu rt y a şa m a bilgisi, y u rtta şlık b ilgisi ad ı altın da bu d ersler okutuldu v e son rad an ilk e olarak çok b eğ en d iğim iz toplu öğretim sistem i içerisin d e v a tan d aşlık eğ itim in in b üyü k bir u sta lık la törp ü len d iğin i gördük ve b iliyorsu n u z 1933 y ü ın d a da ü n iversitelere, bir b a kım a bir ideoloji d ersi o la n «İnküap Dersleri» konm uş idi, d ah a son ra Türk İnkılap T arihi E nstitüsü y a sa sıy la bu d ersin adı «Türkiye C u m h uriyeti Rejim i in kılap Tarihi», d aha son ra «D evrim Tarihi» oldu, şim di tekrar «inkılâp T arihi v e A tatürkçülük» adı a ltın da p rogram lara gird i a m a a ca b a b u n u n içeriği g erçek bir vata n d a şlık eğ itim in i sa ğ la y a b ilecek n itelikte m idir? S a y ın k on u şm acıd an b iraz da program lara b a karak, k en dileri h er k a d em ed e öğretm en lik yap m ış bir toplum bilim ci olarak, p rogram lardak i durum u nedir, n e verilm ek isten iy o r v a ta n d a şlık eğitim iyle ve a h la k eğitim i, d in k ü ltü rü v e a h la k b ilgisiyle v a ta n d a şlık eğitim i n e y ö n d en çelişm ekted ir? B unun biraz d a h a so m u tlaştırılm asın ı d ileyeceğim. BAŞKAN Teşekkür ederim. Buyurun Saym Tanyol PROF. DR. CAHlT TANYOL Efendim, din ile a h lak a y rıd ır dediğim zam an, bundan din ile ah la 84
104 k ın bazı em irlerde b irleşm ed iği a n la m ı çıkarılm a- m alıiır. H er din elbette bir ta k ım a h la k i öğü tleri içeri'. B izim Peygam berim iz b en m ek ârim i a h la k ı kurm ak için baasolunıdum der; doğru. Y aln ız, gerek ah latın, gerek dinin sosyolojik olarak k a y n a k la rı ayrı ajrıdır. G erek ahlak ın gerek d in in k a y n a k la rı old u ğ ı gibi, em ir ve yasakları, otorite v e k a y n a k la rı d a ayrıdır. Din, üstün bir varlık olan A lla h m otor ite sn e tabidir. Din, ü stü n bir v a rlık o la n T a n n ile k u l arasında bir bağlantıdır. Bir in sa n, dindar y a h u t d insii olabilir am a toplum d in siz olm az b a n a göre, m uıthka bir inancı vardır. K aldı ki a h la k ın k ayn ağı, ü stü ı bir varlık ta değil, top lum un içindedir. Toplum u n töre v e adeti erindedir. A h la k ın k a y n a ğ ın ı biz n e a k ıllı ta y in ederiz, ne de din in em irleriyle. D in le a h lak, :oğu zam an da çatışır. M esela k an gü tm e dince y a sa t edilm iştir; am a aşiret a h la k ın d a k an g ü tm e b ir görevdir. A hlakın toplum un tö relerin e göre değiştiğini, dinlerin getirdiği ü n iv ersel bir a h la k ın a sla geçeıli olm adığını, A top lum unda iyi k ategorisin d e o la n şeyin, B toplum unda kötü k a teg o risin d e olduğ u n a bir yerde h ırsızlığın iyi k ategorid e, d iğer bir yerde k ötü kategorisinde old u ğ u n a a it bir y ığ ın örnekltr vardır; yani ahlak kuralları, top lu m u n örf v e âd etb rin e göre değişir. T oplum un ö rf v e âd etleri de sa b it değildir. Eğer bir toplum da örf v e â d etler dond u ru u rsa, işte o zam an top lum da h er tü rlü g elişm e ortacan kalkar. Örf ve âd etler d oğru d an d oğru ya d i ğ er ceğerler vasıtasıyla değiştirilir; tek n ik d eğerler, ek om m ik değerler değiştikçe, âd etler d eğ işir v e ona b ağlı olarak da ah lak ın sa y g ıd eğ er k u ralları da d e ğişir. Bu nedenle ben kaynak b ak ım ın d an d in le a h la k h rb irin d en tam am iyle ayrılır dedim. D in k işiseldir. <Ben dinsizim» diyebilir bir k im se a m a «Ben a h 85
105 laksızım» diyem ez. B in aen aleyh, a h la k ın ark asın d a top lum denıilen bir su flör vardır. A n n en in ço cu ğ u n a yap, yapm a, iyi, kötü dediği zam an, k en d isi icat e t m ez iyi ve kötüyü; top lu m u n sa y g ıd eğ er k u ralların ı bu em irlerde dile getirir a n n e... B öylece çocu ğu n h az ve eylem le tayin ed ilm iş olan h arek etlerin i frenler. Bu frenler, d in sel ve sosyal fren lerd en m od a fr e n le rin e kadar uzanır, in sa n ın eylem leri ü zerin d e bir k ontrol m ek an izm ası kurar. A m a bu kontrol m e k a n izm a la rın ın k a y n a k la rı ayrıdır. B ununla dinin ah lak i h arek etlerim ize d ü zen v e r m ed e rolü yok tu r d em ek istem iyorum, var elbette; am a b unu ab artm akta yara r yok. Bizde a h la k eğitim i d erk en birden bire din eğ itim i ön p lan a geçiyor. B ugün ü n iv ersite bitirm iş b azı k im selere b en ta n ık oldum ; ö y lesin e bir b ağnazlık var ki onlarda, esk i m ed reselerd e bu olm am ış. Bir ta n esin e : «İslam k elâ m cıla n - n ın sın ıfla m a sın a d ayanara k K ur an da 3 tü rlü a y et vardır, birisi in a n ca aittir; in a n ca a it o la n basit, k e lim ey i şa h a d etten ibarettir: «A llah birdir, M u h am m et on u n kulu v e habercisidir», İkincisi, ib a d etlere ait, ü çü n cü sü de m u a m ela ta ait âyetlerdir. «İnanca ait olan â y etler değişm ez, m u a m ela ta ait â y etler d eğ i şir» dedim v e «Hayır, k a tiy en K ur an ın h er em ri d e ğişm ez, sabittir» d iye in at etti ve K ur an m bir h a r fin e d o k u n u la m a y a ca ğ m ı söyledi. N e T ürkçe ezan ezandır, n e Türkçe K ur an K ur an sa y ılır d eyin ce «Evladım, sen in m ezh eb in H anefi m i? d iye sordum, «evet» dedi «iyi am m a bu m ezh eb in kurucusu, K ur - an d a esas olanın an lam old u ğu n u sö y ler o» dedim an lam adı ve inanm adı. «Kur an K ur arıdır, Türkçe K ur an olm az» dedi. O zam an an lad ım ki bu k a tiy en b asit bir din eğitim i, a h lak eğitim i değil. Bu a n la y ı şın gerisin d e çağd aş bir evren ve d ü n y a g ö rü şü n ü n 80
106 y ık ılışı saklı. T ehlikeli tarafı bu; çü n kü İslam iyet, d in ler arasın da en az dine b en zey en bir dindir; çü n kü İslam iyet hem öğüt verici, h em k anun koyucu, h em d ev let kurucudur ve on un bir b ilim sel sistem i var. M odası geçm iş, d oğru dan d oğru ya bir yorum m eto d u n a d ayanan ve fıkıh, kelam, tefsird e k u lla n ıla n bir m etod. Ç ağdaş bilim, «Tefsir»e değil, analiz-sen tez m etoduna dayanır. H angi a la n d a olursa olsun, tefsir m etodunu diriltm ek tehlikelidir. Ziya Göka lp m bir sözü var; Y ah ya K em al den din lem iştim, o, İslam iyetin bu çıkm azlarını, İslam iyetin d ü şü n ce ve eylem üzerindeki bu em peryalizm in i görüyor, «Yahy a Bey, bir im an-ı m u fa ssa l vardır, bir de im an-ı m u h tasar, im an-ı m u h tasar kelim e-i şa h a d etten ibarettir-, im an -ı m u h tasarla ik tifa etsek bize yeter» dem iş. Bu çok önem li. İslam iyetin çık m azların ı biliyor gerçek ten Ziya Bey; am a bir parça kapıyı açtın ız mı, İslam E nstitü lerin d e fık ıh okutulacak, k elam ok utulacak, ta sa v v u f ok utulacak v e d insel d ü şü n ce y a şa m a egem en olacak. B unlarla bir yere gidilm ez v e b u n lar in san ın k afasın ı katılaştırır. O b akım d an A tatürk, ak lım ızın a lam ad ığı kadar büyük deha, fark ın a vard ığı içindir ki gericiliği, geri d ü şü n ceyi h ortlatacak b ü tü n k u ru m la n ta sfiy e etti. Ben A tatürk ü n d oğru dan doğru ya h ilafete karşı olduğuna kani değilim. H alifen in y a v e riydi; am a H ilafetin arkasındaki irticai görüyordu. A tatürk dine karşı değildi; fa k a t din k isv esin e b ürü nen irticayı tasfiye etm ek istedi; fa k a t m a a lesef şim di görüyoruz ki irtica sadece sindirilm iş, şim di örgütlü kurum halinde, okulları var. İm am H atip O kulların dan çıkanlar m aaşlı.. Bu da d evlet b ü tçesin e yeni bir yük. O ysa bizim g elen eğ im izd e köy im am ı d evlete d eğil köye bağlı. K öyde bir parça n am az d u a sı b ilen ve din işlerine m eraklı olan kim se ile köylü, 87
107 im am lık için pazarlık yapar, zahiresini üstlenir. Kendisine belli bir m iktar p ara verilir o da Cuma nam azlarını kıldırır, Ram azanda belli dinsel bilgileri verir ve en önemlisi ölenlerin nam azını kılar, duasm ı yapar, bu kadar. Şimdi devlet m em uru oldu. Bu, politikanın içine girmesi, h alk kesim inden doğrudan doğruya siyasi kesimine geçmesi demektir. M uhtarlık da öyle; binaenaleyh yapılan bu şeyler göründüğü kadar basit değil. Ben A tatürk Devrim lerinin rüzgârı içinde büyüdüm, onu yaşadım ve o bize yetti, başka birşey istememize gerek kalmadı; am a özellikle II. Dünya H arbinden sonra devamlı olarak oy potansiyeli kaygısı h er şeyin önüne geçti. Ben ve benim kuşak, 15 milyon Türkiye nin çocuğudur. Geleceğe ait am açlar belli, C um huriyet D evrim lerinin vermiş olduğu inkılap ilkeleri belli, biz bunun içinde rahatça büyüdük. Bir bakım a bugünkü gençliğe n a za ra n çok m utluyduk, fakir memleket olmamıza rağm en el bebeği gül bebeği gibi baktılar bize. Yerimiz belli, gideceğimiz yer belli, en ufak bir endişemiz yoktu, gelecek üzerinde. Bugün birden bire bir nüfus patlam ası oldu, bu nüfus patlam ası bütün şer kuvvetlerini bir araya toplam akta rol oynadı. 15 milyonun dünyasm da k u rulm uş olan idealler, birden bire 50 milyona gelince darm adağın oldu. Toplum organize bir bütün olmaktan çıktı, sürü haline geldi. Bir kilo sütün içine 250 gram su koyarsanız su katılm ış süt olur, am a bir kilo süte 5 kilo su katarsan ız m ahiyeti değişir. Türkiye de böyle bir m ahiyet değişmesi oldu. Bu mahiyet değişmesi, eğitimin bütün kurallarını allak bullak etti, geriye ortak değer olarak ditn kaldı ve bundan yararland ılar tutucular; çünkü A tatürk Devrimleri işlem iyordu b u n lara artık. Dinsel şeyler çok partili 88
108 p olitik ayla desteklenerek b irden bire ön p la n a çıktı o y ü zd en de m antar gibi im am hıatip okulları açıldı. B unların gereği yok, zararı çok. D iyeceğim bu kadar. 1924de çıkan Tevhidi T edrisat K anunu T ürkiye C um huriyeti kadar önem li. V a ta n d a şlık eğitim i b u n u n için de yatıyor; çünkü v a ta n k a v ra m ı d aha ön ce söyled iğim gibi, ancak K urtuluş S a v a ş ın d a v a ta n s a v u n u la ra k bir som ut değere k avuştu, h a lk k avram ı y in e öyle. O sm anlı kavram ı bir y a m a lı b oh ça idi. K urtuluş S a v a şı n dan sonra T ürkiye M em aiik-i O s m a n iy e olm aktan çıktı, vata n oldu. O y ü zd en la ik e ğ i tim in A tatürk dönem inde tem elleri iy i atılm ıştı. A tatü rk ü n sağlığın d a in k ılap d erslerin i d in lem e n in ilk m u tlu su bizim kuşaktır. A n k ara G azi T erbiy e E nstitüsündeydim, o zam an İnkılap D ersleri v erilm eye başladı. M ahm ut E sat Bozkurt, H ikm et Bayur, çeşitli açılard an inkılabı, K em alizm i d eğ erlen d irm e y e çalıştılar. M ahm ut Esat B ozkurt ü n y en id e n y a y ın la n a n k itabın ı hatırlıyorsanız, oradta h içbir b a ğ n a z lığ a rastlan m ad ığın ı görürsünüz. M ah m u t E sat B ozkurt, sosyalizm den, kom ünizm den, N a zizizm d en b a h sed er orada. H atta : «Efendim, k om ü n izm in bir tek k u su ru vardır, çok m ükem m el oluşudur» derdi. T a sa v v u r edin, özgürlüğü o d ön em d e A ta tü rk ü n b ilgi v e kontrolü altımda yapılıyordu bu dersler. M ahm ut E sat B ozkurt söyler söyler, «Ey Türk G en çliği b en inandım, sen de inan» der, dersin y a rısı a lk ışla g eçerdi; am a gerçekten gen ç C um huriyet, b ü yü k bir ara y ış için deydi. K em alizm, bir doktrin d eğild i am a yön v erm iştir. Bir insan d an her.şey b ek len em ez, istik a m etler gösterilm iş v e tehlikeli odak n ok taların ın h ep si A ta türk tarafın d an tespit edilm iştir. A tatürk, g ericiliğ in
109 ön ünü tıkam ıştı. Y avaş y a v a ş m u slu k açıld ı geldi, m u sluk açıldı geldi, şim di b akıyoru z ki irticayı tu tan b ü tü n b en tler yıkılm ış. Acaba cevap verebildim mi, çok teşekkür ederim. (Alkışlar) BAŞK A N S aym İnan söz istediler, S ayın İnan. b u yu ru n RAUF İN A N S a y m B aşkan, saym m eslek ta ş lar, sa y m k o n u şm a cıy a gön ü ld en teşek k ü r ederim, a n la ttık la rın d a n b aşk a bizi öyle d ü şü n cey e g ö tü rd ü ler ki bakalım kaç gü n bu d ü şü n celerd en sıy rıla b ileceğiz?. N am ık Kem al, «Git V atan, K âbede siy a h a b ü rü n / Bir kolunu ravza-i nebiye uzat,/birini kerbelada m eşhede at,/k ain ata bu heyetinle görün» derken, b u n u n la d ev leti kasdediyor; am a san ıyorum ki v a ta n sözcüğü ile N a m ık K em al, d oğru dan d oğru y a b u g ü n d en d ü şü n d ü ğ ü m ü z v a ta n ı düşünüyor; ama, b izim b u gü n k ü v a ta n ı değil, o O sm an lı D evletin in v a ta n ın ı düşünürdü; çü n kü «V atan y a h u t Silistre» de tam a çık ça o görülür. İçim de bir kuşku var, bu kuşku şudur: Biz g e r çek ten ortaöğretim de (İlköğretim bir hazırlıktır, asıl k işiliği olu ştu ran ortaöğretim dir) y u rtta şlık eğitim in i çocuklara vereb iliyor m u yu z? Bu öyle san ıyoru m ki üzerin d e en çok d u ru lm ası gerek en şey. N erey e b ak sanız b eğen m iyoru z. Şim di T ürkiye n in h em en hem en en ayd ın k itlesi buradayız. H ep birlikte bir şark ı sö y leyeb ilir m iyiz, bir m arş sö y ley eb ilir m iyiz? S ö y ley e m eyiz. N a sıl yu rttaşlık tır ki değil bu kadarı 5 kişi bir ara y a g elsek sö yleyem eyiz, belki fa la n şark ıcın ın g a 90
110 zin odak i şarkısını birkaç kişi bir arad a söyleyeb ilir, onu da bir arada söyleyem eyiz. Y u rtta şlığ ın som ut y a n la rı nedir? Bir defa A n ayasam ıza göre «Kaderde, k ıv a n çta ve tasada ortakız». Bunu ne d ereceye kadar ortaöğretim de işledik ve ortaöğretim den, bir lised en çık m ış olan ne dereceye kadar k en d isin i öteki y u rtta şla rla kaderde, kıvançta, tasad a ortak görüyor? B u n u n yan ın d a alabild iğin e birçok şeyler. Bu bakım dan, b u n u n üzerin d e Saym K onuşm acı eğer lü tfed er de n e d erecey e kadar ne gibi şey ler y a p ıld ığ ın ı y u rtta ş lık eğitim i için açıklarlarsa, m in n etta r olurum. Fizik, k im y a yu rttaşlık eğitim ini verir şey ler değildir, b ilgiler verir. Ö ğled en önce değerli bir öğretim ü y esiy le k on u ş tum, b ize gelen çocuklar, doğru d ü rü st yazı y a za m ı yorlar diyor, im lâları yanlış, d eyim leri yan lış, bu n a sıl yu rttaşlık? Y ükseköğretim e g elen ler hem de h a n g i elek lerden geçtikten sonra geliyorlar, m eşh u r m erk ezi sistem le geliyor. Bunlar, bu k adar seçilerek g e liyor ve za y ıfsa eğer, iyi bir Türkçe ö ğ ren m em işse o za m a n h a n g i yurttaşlık eğitim in d en söz edebiliriz. B i zim yu rttaşlık eğitim ini sa ğ la y a ca k olan en b aşta dil. B u da olm ayınca, ben büyük bir k uşk u ve k uşk u yla b irlik te kaygı içindeyim. Y u rttaşlık eğitim i verilm i yor, ü zerin d e durulm uyor. D ikkatim izi onun ü zerin e çektiler. Y urttaşlık eğitim i v erm ek gerek. Y u rtta şlık eğitim i için de sokakları tem iz tu tm ak da g e lir, yurdunu kirleten adam yu rttaş olur m u? Y u rttaşlık b ilin cin e varm ış olan sok ağın ı bile tem iz tutar, o>nu b ile kendisi için bir ulu sal ödev sayar. Bu b ak ım d a n S a y ın C ahit T a n y o ld a n rica ederim, bize bu kon u d a k i görüşünü lütfen açık lasın lar v e biz de a y d ın lanalım ; am a açıklam aları bizi d ü şü n celerd en k u rta ra b ilecek mi, onda da kuşkuluyum.
111 _Çok teşekkür ederim. (Alkışlar) BAŞKAN Çok teşekkür ederim. Saym İnan. PROF. DR. CAHİT TANYOL Efendim, benim söyleyeceklerimi zaten Saym Rauf İnan söyledi, ben ne söyleyeyim. Ç ünkü biz aşağı y ukarı aynı neslin insanlarıyız. Türk Eğitimini, Necati Bey in rom antizm i içinde görüyoruz. K öprünün altından çok su lar geçti, ism en hepimiz şu an d a A tatürkçüyüz; am a A tatürkçüyüz diye bağırırken, b ir ta ra fta n A tatü rk çü lü ğün ayağına basm ak suretiyle topallatm aya çalışıyoruz. Bu durum da ne yapabiliriz? Teşekkür ederim. BAŞKAN Efendim, Sayın Konuşmacıya ve katkıda bulunanlara ve sizlere teşekkür ederim. Aslında bu konu, vatandaşlık eğitimi, belki ben dem okrasi eğitimi demek istiyorum, bugün sadece perdeyi araladık, um arım bundan sonra perdeyi daha hızlı bir şekilde açıp içindeki bütün gerçeklerden feyz alm aya çalışacağız. Teşekkür ederim. (Alkışlar) r i' f i o>! t /d e,"-'1 (< ' 1 ruhv.f- eb v r'-f -Bt'TLnf n9bıof9onü;:.üb ".njrıyu'ı.r<.'? 92
112 P A N E L : I Ortaöğretimimizin Başlıca Soranları Nelerdir? P a n el Ü yeleri : Prof. Dr. S ü ley m a n Ç etin ÖZOĞLU (Başkan), Prof. Dr. N iy a zi K ARASAR, Doç. Dr. C evat ALKAN, Doç. Dr. Y ıldız KUZGUN, Yrd. Doç. Dr. A y ta ç AÇIKALIN, Dr. Ferhan OĞUZKAN, Dr. İsm ail BİRCAN
113
114 TED GENEL BAŞKANI PROF. DR. RÜŞTÜ YÜCE T ürk E ğitim D erneği, uzun y ılla r b ü n y esin d e ü ye o larak bulunup h izm et edenlere, Y ön etim K urulund a ça lışa n la ra ve Bilim K urulunda ça lışa n la ra y a p tık ları hizm etin karşılığı şü kran borcu olarak bir u fa k p lak et verm eyi gelen ek h a lin e getirm iştir. Ben de bu g elen eğ i gerçekten sa v u n a n k işilerd en biri o la rak, 1977 yılında kurulan B ilim K urulum uza g eçen y ıla kadar lokom otiflik görevin i yap an, B aşk an lığın ı y ü rü ten çok sevdiğim iz, sa y d ığ ım ız d eğerli bilim ad a m ı Prof. Dr. S üleym an Ç etin Ö zoğlu n a g eçen sen e A nkara dışında olm ası n ed en iy le verem ed iğim iz plak eti, yüksek m üsaadenizle h u zu ru n u zd a verip, P a n el B aşkanı olarak d avet etm ek istiyorum. B uyurun S a y ın Hooam, size layık değil am a. (A lk ışla r ). PRO F. DR. SÜ LEY M AN Ç ETİN Ö ZO Ğ LU E fendim, h azırlık sız o ld u ğ u m b ir k o n u d a k o n u şm a d u ru m u n d a kaldım. O b a k ım d a n d u y g u s a l o lab ilecek k o n u ş m a m için ö z ü r d iley eceğ im. TED Y ö n e tim K u ru lu v e S ay m B aşk an m m b u d a v ra n ış ı, b izim k u ş a ğ ın b e lirli m ü c a d e le le rin e ve ç a b a la rın a, b a n a g ö re b ir k a tk ı oldu. U zun u z u n k o n u ş a m a y a c a ğ ım, y ü re k te n te ş e k k ü r ettiğ im i sö y lem ek istiy o ru m. D em ek ki ü lk e m iz d e eğitim d e d e b azı ç a lış m a la r, b a z ı y e r le r de, b a z ı biçim de d e ğ e rle n d irile b iliy o rm u ş ve b u d e ğ e rle n d irm e h e r k o şu ld a sü re c e k, ve s ü rd ü rü le c e k. B u n u n bilin ci ve d u y g u su ile m u tlu lu k d u y u y o ru m v e sizlerle b u d u y g u la rım ı p a y la ş ıy o ru m. A ta tü rk 95
115 D evrim i o lu şu m u için d e k en d in e d ü şen görevi ciddi v e ça ğ d a ş bir biçim d e y erin e g etirm ey e özen g ö steren Türk E ğitim D e m e ğ i n in bu k adirb ilirliğin e h u zu rların ızd a tek rar teşek k ü rlerim i sunuyorum. Türk E ğitim D ern eğ i rün eğ itim cilere g österd iği ilgi, y a kınlık, kadirbilirlik v e destek, Türk eğitim in i güçlemdinm ekte, g en ç eğitim cileri y ü rek len d irm ek te v e özendirm ektedir. S ağolsu n lar. A. PANEL ÜYELERİNİN K O NUŞM ALARI B A ŞK A N (PROF. DR. SÜLEY M AN ÇETİN ÖZ OĞLU) P an elim izd e a la n la rın d a yetk ili o la n altı konuşm acım ız, «O rtaöğretim im izin B aşlıca S oru n ları N elerdir?» S oru su n a za m a n ın ö lçü sü n d e y a k la şıp y a n ıtla r verm eye, görü şlerin i o rta y a k o y m a y a ça lışa caklardır. B irinci tu rd a h er k onuşm a cım ız 10 dakik a içerisinde, p a n elim izin k o n u su çerçev esin d e g ö rü şlerini o rtaya koyacaklardır. B irinci tu rd an sonra, ik in ci tu rd a 5 er dakik a için de d eğin em ed ik leri, b elirleyem edik leri h u su sla r ile v arsa d iğer p a n el ü y elerin in b elirled ik leri k onulard aki g ö rü şlerin i su nacaklard ır. Sonra p a n elin tartışm a k ısm ın a geçeceğiz. P a n el ça lışm aların d a bu planı izley eceğ iz. Sözü, görü şlerin i alm ak ü zere K arasar a vermek, istiyorum. Prof. Dr. N iyazi B uyu ru n S ayın K arasar. PROF. DR. NİYAZİ K ARASA R T eşek k ür ed e rim. S a y m B aşkan, d eğerli izleyenler; ortaöğretim in sorunları derken sanıyoru m şu n u da a çık la y a lım ki 96
116 kendi aram ızda bazı işbölü m ü yap m ış idik. D o la y ısıy la belli bir konu etrafın da k o n u şm a y a çalışacağım. B enim k onuşm ak isted iğim alan, biraz ön cek i bildirin in belki bir uzantısı olarak, «D em okrasi eğitim i»dir. D em okrasi E ğitim i Türk M illi Eğitim sistem in in ve bu arad a ortaöğretim in ön em li problem lerinden, b elki de ön em li p rob lem lerin d en birisi, k u şk u su z siy a si rejim olarak b en im sed iğim iz dem okrasi için u y g u n bir eğitim v e rebilm e k onusundaki çabalarım ız, eksiklerim izdir. H er siy a si reijm, kendi v a rlığ ın ı sü rd ü reb ilm en in ortam ın ı yaratm aya çalışır. Bu çab alard an b elk i de en önem lisi, eğitim dir. Bu ned en le, bir F ransız d ü şü n ü r «ya eğit, y a katlan» dem iştir. T oplum un eğitim d ü zey i ve türü, orada h a n g i rejim in b aşarılı şek ild e u y g u la n a b ileceğ in in de bir göstergesid ir. Y ap ılan bir in celem ede, eğitim düzeyi yü k seld ik çe o ü lk ed e d em ok rasiyi korum a ve yaşa tm a şa n sın ın da a rttığ ı g ö rü l m ektedir. D ünyanın çeşitli ü lk elerin i 4 gru p ta in c e ley en Lipset (1963), «Political M an» ad lı eserinde, A v rupa'nın istikrarlı dem okrasileri, b ask ı rejim leri, G ü n ey A m erik a n ın istikrarlı d em ok rasileri v e b ask ı rejim leri olarak gerek okuryazarlık oran ın d a v e g erek se ilköğretim de ve yü k sek öğretim d e h er 1000 k işid en bu okullara devam ed en lerin sa y ıla rın d a gid erek a za l m a olduğu nu gösterm ektedir. Ö rn eğin okuryazarlık, A v ru p a n ın istikrarlı dem ok rasilerin d e (çalışm an ın y a p ıld ığ ı zam an bakım ından) % ıoo d olayların d a iken, d iğerlerinde sırayla % 85, % 74, % 46 olarak azalm ak tad ır. Bir ü lk ed e dem okrasiyi etk iley en k u şk u su z pek çok b aşk a fak tör de vardır. Bu y ö n ü y le eğitim, belki 97
117 y e te rli ş a r t d eğ ild ir; a n c a k g e re k li ş a r tla r d a n d ır. B elk i d e g e re k li ş a r tla r ın b a ş ın d a g eliy o r. B ir y ö n ü y le, e ğ itim in, a n tid e m o k ra tik g e lişm e le ri ö n led iğ i d e sö y le n e b ilir. Ü lk e le ra ra s ı k a r ş ıla ş tır m a la r d a g ö z le n e n b u d u ru m, b ir ü lk e için d e k i b ire y le ri a r a s ın d a d a k e n d is in i h is s e ttirm e k te d ir. B ire y in g ö ste rd iğ i d e m o k r a tik d a v r a n ış la r ile a ld ığ ı e ğ itim d ü z e y ve tü r ü a r a s ın d a k u v v e tli ilişk ile r g ö z le n m e k te d ir. D em okrasi, eski Y u n a n d a n g e le n bir terim ; fa k a t b u g ü n k ü an lam d a d em ok rasin in 19. yü zyıl d ü şü n ü r lerin in bir ü rü nü old u ğu söylen iyor. B una göre, k ısa ca, h a lk m k en d i k en d in i y ö n etim i olarak ta n ım la n a n d em ok rasin in birtak ım tem el özellik lerin d en söz etm ek te fa y d a var. H er in sa n ın y a şa m a, h ü r olm a ve m u tlu olm a gibi b irtak ım d o ğ a l h a k la rın ın v a ro ld u ğ u n u k abul ediyoruz. B unların k ısıtla n a m a y a ca ğ m ı öngörüyoruz, b u rejim içerisin d e. D evletin, k en d i için de bir son değil, in sa n lık h ed eflerin in elde ed ilm esi için b ir araç olduğunu, tem el fo n k siy o n u n u n o la b ild i ği ölçüde çok k işiye, o la b ild iğ i ölçü d e çok yaşa m a, h ü rriyet v e m u tlu lu k im k ânı götü rm ek old u ğu n u k a b ul ediyoruz. H ürriyetler v e m u tlu lu k lar, an cak b a ş k a sın a zarar v erd iğin d e en g ellen eb ilir diyoruz; h erk es k anun önünde eşittir diyoruz; in sa n la rın k a p a sitesine, k arar verm e y eten eğ in e g ü v en ilir diyoruz, bu a n la m d a y a n ılm a h ü rriyeti de v a r diyoruz; p artiler v a zg eçilm ez kurum lardır, in sa n la r gru p lar h a lin d e ö rgü tlen erek d ü şü n ce h ü rriyetlerin i k u llan ırlar diyoruz; tem sili k atılım vard ır diyoruz, esk i Y u n an ve R,om a d a old u ğu gibi d oğru dan k atılm a yok am a tem silciler a ra cılığ ıy la bir k a tılm a v a r diyoruz; y etk i b ö lü şü m ü v e g ü çler d en gesi old u ğu n u kabul ediyoruz. Bu n itelik leri d aha da arttırm ak pek çok artırm ak m üm kün. 98
118 D e m o k ra sile rd e ç o ğ u n lu ğ u n k a r a r v e rm e, p o litik a o lu ş tu rm a, azın lığ ın ise e le ştire b ilm e h a k la r ı v a r d ır, b a ş k a h a k la rı y a n ın d a. Ç oğu n lu ğu n d ah a iyi k a rar vereb ileceğ in e in anılm ad ık ça d em ok rasi sözd e k a lır. Bu, k iş in in k en d isin e v e b a ş k a la r ın a o la n g ü v e n in in b ir g ö sterg e sid ir. D e m o k ra sile rd e ik n a v e ak ıl y ü rü tm e y o lu y la ta r a f ta r to p la m a söz k o n u s u d u r. Bu a n la m d a d em o k ra si, p a y la şılm ış d ü ş ü n c e v e y a ş a m a re jim id ir. D e m o k ra tik s ü re ç le r ö n em lid ir. S ü re ç le rd e b ir a k s a m a o lm ad ık ça s o n u ç la rı k a b u lle n m e k z o ru n d ay ız. K u şk u su z h e r felsefe g ib i d e m o k ra s in in d e k e n d i n e ö zg ü k a b u lle ri, s ın ırlılık la rı v a rd ır. H iç b ir felsefi g ö rü ş, tü m ü y le açık fik irli o lm a d ığ ı gibi, d e m o k ra si d e h e rş e y in y ap ılab ileceğ i b ir re jim d eğ ild ir. D em o k r a s i a ç ık fik irliliğ i g e re k tirir, d ü ş ü n e n k iş ile ri g e re k tirir; ç ü n k ü d em o k ra si b ir d iy a lo g re jim id ir, m o n o lo g değil. B ir b en z etm ey e g ö re b u a n la m d a in sa n zih ni p araşü t gibidir, açılm adıkça bir y a ra rı olm az. D em o k ra s ile r in g e n iş ve te rc ih a n tic a re tle u ğ r a ş a n b ir o rta sın ıfın v a rlığ ı ile h a lk ın b u k o n u d a e ğ itilm e s in e b a ğ lı o ld u ğ u d a k a b u l edilir. E ğitim ise en g en el a n la m ıy la in s a n la rd a a rz u ed ile n d a v ra n ış la rı g e liştirm e s ü re c i o la ra k ta n ım la n a b iliy o r. în san. te c rü b e sin i y e n id e n o rg a n iz e ed en, y e n i a n la m la r k a z a n d ıra n, d a h a s o n ra k i te c rü b e le ri y ö n le n d irm e y eten e ğ i k a z a n d ıra n b ir s ü re ç o la ra k d a a lg ıla n a b ilir. E ğ itim d e b ire y in ç e v re ile e tk ileşim i söz k o n u s u d u r. Bu çevre d o ğ u m d a n ö lü m e k a d a r fo rm e l ve in fo rm e l p ek çok d e ğ işik o rta m la r d a n o lu şu r. O k u l, to p lu m sa l b ir e tk in lik o la ra k e ğ itim in d ev letçe p la n la n d ığ ı v e y ü rü tü ld ü ğ ü e n e tk ili o rta m d ır. 99
119 O k u ld a, çevre, b elli b ir m o d e l b ü tü n lü ğ ü n d e, ö n em li d e ğ iş k e n le riy le b a s ite in d irg e n m iş tir. B u çevre, ço cu ğ u n g e lişm işlik d ü z e y in e g ö re te p k id e b u lu n a b ile c e ğ i b ir ç e v re d ir. G e re k siz ö z e llik le r a y ık la n m ış tır. G eçm iş te eld e e d ile n le rd e n y a ln ız c a /d a h a iy i b ir g elecek iç in g e re k li o la n la ra y e r v e rilir, o k u l o rta m ın d a. O k u l, d e n g e le n m iş b ir so sy a l ç e v re d ir. B u ç e v re d e b i rey, k e n d i ç e v rese l s ın ırlılık la rd a n k u r ta r ılm a k ta, y e n i a r k a d a ş g r u p la n edinm ekte-, k ita p lık la r, sp o r a la n la rı v e b e n z e ri d eğ işik o rta m la r, b ire y in te c rü b e a la n ın ın g e n işle tilm e sin e y a rd ım c ı o lm a k ta d ır. B u ç e v re, te m e ld e y a p a y v e p la n lı b ir ç e v re o lm a k la b irlik te, d o ğ al ç e v re d e n tü m ü y le s o y u tla n m a s ı söz k o n u s u d eğ ild ir. A n c ak, şu k a d a r ı sö y le n e b ilir ki, ç e v re u y a rıc ıla r ı iyi seçilip p la n la n m a d ığ ı s ü re c e is te n e n so n u ç la r a lm a m a z. D em okrasi, g ü zel d en d iğ i için y a şa tıla m a z. H alk g ü zel old u ğ u n a in an d ığı, ik n a ed ild iğ i için o n u y a ş a t m a y ı a r z u e ttiğ i için y a şa r d em ok rasiler. O h a ld e d e m o k ra s i J o h n D ew ey in d e d iğ i gibi, h e r n e sil y e n id e n d o ğ m a k ü z e re ele a lın m a k z o ru n d a d ır. H e r n e sile b u n u e ğ itim y o lu y la a ç ık la y ıp b e n im s e te b ilm e k, ik n a e d e b ilm e k d u ru m u n d a y ız. D e m o k ra si e ğ itim in d e d ü şü n e b ile n, k a r a r v e re b ile n k iş ile r y e tiş tirm e k e sa stır. Ö ğretm en, b elli b ilg ile ri ö ğ re n c ile re a k ta r a n, em n i y etli bir boru h attı değildir. O, d ü ş ü n m e y i te şv ik ed en, iste d iğ i b ilg ile ri eld e e tm e s in d e b ire y e y a rd ım c ı o la n b ir o rta m h a z ırla y ıc ıs ıd ır. B u a n la m d a p ro p a g a n d a ile eğ itim i b irb irin d e n a y ırm a k g e re k ir. B iri, k iş ile ri b e l li d e e ğ rle ri k a b u le h a z ır la rk e n, d iğ e ri k işiy i d eğ erlen d irm e yap abilir durum a g etirm ey i am açlar. O to rite r to p lu m la rd a ö ğ re tm e n, ö n c e d e n b e lirle n m iş d e ğ e r y a r g ıla rın ı m u tla k d o ğ ru la r g ib i a k ta r ır v e k a b u lü n ü s a ğ la m a y a çalışır. D e m o k ra tik e ğ itim d e ise g e le n e k 100
120 le re saygılı, a m a o n u n esiri o lm a d a n e le ş tire b il en, d a h a iy ile rin i g eliştirm e y i d ü ş ü n e b ile n k iş ile r y e tiş tirilir. Y a rg ıla r, geçici d o ğ ru la r o la ra k v e rilir. B irin d e k ısıtla m a, z o rla m a ve u y u m a te ş v ik v a rk e n, d iğ e rin d e ö z g ü r k ılm a, ik n a etm e ve y a r a tıc ı ç a b a n ın ö zend irilm e s i e sa stır. D e m o k rasi y in e b ir e ğ itim c im iz in (P ro f. S e la h a ttin E r tü r k ü n ) ifa d e siy le «p lan lı d e n e m e c ilik tir. A çık fik irlilik y a m la b ilirlik, f a rk lı g ö rü ş le re say g ılı o lm a ve d e n e n m e sin e ra z ı o lm a g ib i b a k ış a ç ıla rın ı g e re k tirir. Ç o ğ u n lu ğ u n g ö rü ş ü n e g ö re şe k ille n m iş k u ra lla ra u y m a k ile o n la rı b e n im s e m e n in farildi şe y le r o ld u ğ u b ilin ci y a r a tılm a k z o ru n d a d ır d e m o k ra sile rd e. İşb irliğ i için d e b a ğ ım sız lık e sa stır. T ü m d e n b ir b ağ ım sızlık, d e m o k ra s ile rd e d e söz k o n u su d eğ ild ir. B u a n la m d a b a ğ ım lılık d a g e re k ir. İş b irliğ i z o ru n lu lu ğ u n u ve b irlik te y a ş a m a iste ğ in i o r ta d a n k a ld ıra c a k b ir b a ğ ım sızlık fik ri d e m o k ra s ile re y a r a r d eğ il z a r a r v erir. D em o k rasi, o n a u y g u n b ir o rta m d a g e lişir ve d a h a çok d e ğ e rle r sistem iy le ilg ili o lu p e ğ itim in b ir ü rü n ü d ü r. A n c a k eğ itim in d e ç a rp ık lık la rı b ir a n d a d ü z e lte b ile c e ğ i v a rsa y ım ı h e rh a ld e b ira z h a ta lı o lu r. K a n u n ö n ü n d e eşit olm ak, k iş ile ri p sik o lo jik e ş itliğ e g ö tü rm ez. K a n ım ö n ü n e e şit ö zellik le rle g elm ez in s a n la r. K a lıtım y o lu y la g eçen y e te n e k le r, d e ğ işik ç e v re le rin şek ille n d ird iğ i y eten e k, a lış k a n lık, k ıs a c a çeşitli fiz ik v e psik o lo jik ö zellik ler çok fa rk lıd ır. B u n o k ta, d e m o k ra si e ğ itim in d e ö n em le d ik k a te a lın m a k z o ru n d a d ır; a k si h a ld e b irta k ım s lo g a n la rd a k u la ğ a h o ş g e le n şekilerd g e rç e k le ştirm e y e çalışm a k, çeşitli h u z u r s u z lu k la ra d a n e d e n o lab ilir. D e m o k ra si e ğ itim in in ö z ü n ü lib e ra l eğ itim d e n e n a ra ş tırıc ı, a y d ın la tıc ı b ir eğ itim o lu ştu ru r. B u eğitim, ö ğ re n c ile ri m e ra k a, a ra ş tırm a y a, d ü şü n m e y e te ş v ik ed en, g e n iş zi 101
121 h in s e l p o ta n s iy e lin k u lla n ılm a s ın ı s a ğ la y a n b ir eğ i tim d ir. A k lın ı h islerin e ü stü n tu ta n in sa n la r y etiştirilir b u eğ itim le. H isler, te k y a n lı b a ğ lılık la rı, a k ıl ise a lte r n a tif le ri d e ğ e rle n d irm e y i ö ğ re tir in s a n a. B ilgin in d a im a g e lişm e k te o ld u ğ u g e rç e ğ in in b ilin ci v e rilir b u eğitim d e. B u y ö n ü y le geçici d o ğ ru la r fik ri egem e n d ir. B u ra y a k a d a r sö y le d ik le rim le, k ısa c a, d e m o k ra si ve d e m o k ra s i e ğ itim i k o n u s u n d a b ir b a k ış a ç ısı o lu ş tu r m a y a çalıştım. İk in ci t u r d a T ü rk iy e d ek i b u a la n d a k i p ro b le m le ri g ö re b ild iğ im k a d a r ıy la ö zetle m e y e çalışa c a ğ ım, çok te ş e k k ü r e d e rim S a y m B aşk an. B A ŞK A N B en te ş e k k ü r ed e rim. Ö zellik le siste m a tik y a k la şım ın ız a. B u y u ru n S a y m A lk an. DOÇ. DR. C EV A T A L K A N O rta ö ğ re tim in d u ru m u n u eğ itim ve tek n o lo ji a r a s ı ilişk i b o y u tla rı a ç ı s ın d a n ele a la n b u in c e le m e d e e sa s a lm a n te m e l v a r say ım : o rta ö ğ re tim in y a p ı v e iş le y işin in ç a ğ d a ş te k n o lo ji ile u y u m lu v e tu ta r lı o lm ad ığ ı, b u n e d e n le d e s is te m in dış e tk ile r v e iç b ü n y e d e n gelem o lu m su z b a s k ıla rın a ltın d a b u lu n d u ğ u, b u d u ru m u n ise siste m d e ö n em li b a z ı s o ru n la r ın k a y n a ğ ın ı o lu ş tu rd u ğ u, s is te m in e ğ itim ve te k n o lo ji ilişk ile ri a ç ıs ın d a n g ö z d e n g eçirilip g e re k li y e n ile ş tirm e le r y a p ıld ığ ı ta k d ir d e d a h a iyi h iz m e t v e rm e o la n a ğ ın a k a v u şa b ile c e ğ i şe k lin d e d ir. D urum in c e le m e d e ele a lın d ığ ı a n la m ıy la o rta ö ğ re tim, sek iz y ıllık te m e l e ğ itim e d a y a lı e n a z ü ç y ıllık genel v e m e sle k i-te k n ik ö ğ re tim v e re n k u ru m la rm tü m ü n ü k a p s a m a k ta d ır. B u e ğ itim k a d e m e s in d e k i te m e l am aç, ö ğ re n c ile re o rta k b ir g e n e l k ü ltü r k a z a n d ırm a k, on- 102
122 la n ilg i v e yeten ek leri ölçü sünde çeşitli p rogram lar y o lu y la yü kseköğren im e v e iş a la n la rın a h a zırla m a k tır. O rtaöğretim k u ru m lan çeşitli p rogram lar u y g u la y a n liselerdir. Bunlar 1) g en el liseler, 2) m eslek liseleri, 3) teknik liseler olm ak ü zere ü ç a n a k a tegoride toplanm aktadır. B u öğretim k adem esinde 1) y ü k sek ö ğ ren im e h a zırlayan, 2) yü k sek öğren im e v e m esleğe h a zırla yan, 3) m esleğe ve iş y a şa m ın a h a zırla y a n p rogram lar u ygulan m ak tad ır. H er program, ü ç tü r ders gru b u n d an oluşm aktadır, 1) ortak dersler, 2) özel dersler, 3) seçm eli dersler. O rtak dersler, h er p rogram da h er öğrenci için zorunlu olan derslerdir. Ö zel dersler, yükseköğren im e h azırlık için b elirli bir d a l da d erin leşm e olanağı veren derslerdir. S eçim lik ve m esleki dersler ise belli bir p rogram ın ortak v e özel d ersleri d ışın d a k alan derslerdir. İlgili kaynak lard an a n la şıld ığ ın a göre, top lum un sistem d en bek lentisi, ekonom ik k alk ın m a, so sy a lleşm e ve çağd a şla şm a çab aların a k atk ıd a bulunm ak, b irey sel v e top lum sal yaşam ın k a litesin i y ü k seltm ek şek linde b elirm ektedir. A ncak ortaöğretim in g elen ek sel yap ısı ile işley iş b içim inden g elen zorlu k lar n ed en iy le bu b ek len tiler gereği gibi k a rşü a n a m a m a k ta v e b u n d an d olayı da önem li soru n larla k a rşıla şılm a k ta dır. S o ru n la rın bir döküm ü y a p ıld ığ ın d a b u n la n n, 1) k a v ra m k argaşası, 2) fırsa t eşitsizliği, 3) g e n elim eslek eğitim i ikilem i, 4) d en g esiz öğrenci, ö ğ retm en dağılım ı, 5) program v e y ö n tem leri iy ileştirm e v e yen ileştirm e, 6) öğrenci akışı, 7) kalite, 8) öğretm en, uzm an, yönetici ve m ü fettiş eğitim i, 9) y a tırım v e cari harcam alar, 10) k a ra r v e u y g u la m a is tikrarsızlığı, 11) öğretm en - öğrenci, okul - çevre ve 103
123 ok ul - a ile ilişkileri, 12) ok u l dışı gen çlik ve y e tişk in lerin eğitim i, v e 13) sistem d e fark lı sta tü lerd e o rta öğretim kururnlarının y a ra tılm a sı gibi sorunlar, d i ğerleri a ra sın d a dikkati çekm ek ted ir. Bu durum, o rtaöğretim in sistem in için d ek i yerin i v e işlevin i, sosyal, ek on om ik, b ilim sel ve teknolojik o lg u la r açısın d an y en id en b elirlem eyi v e ortaöğretim i bu g elişm elere u y g u n olarak y en ileştirm ey i g erek tirm ektedir. E sasen u y g u la m a la rd a bu d oğru ltuda bazı eğ ilim ler görülm ektedir. Ö rneğin, sek iz yıllık tem el eğitim, fırsa t eşitliğ in i y a y g ın la ştırm a, p rogram ları esn ek leştirm e, y a ta y v e d ik ey g eçiş olanak ları y a ra t m a k onuların dak i çab alar bu eğ ilim lerin b elirtileridir. A n ca k bu k onuda son çeyrek y ü zy ıld a n b eri sü r d ü rü len çabalar, köklü b ir y en ileşm ey i g erçek leştirem em iştir. S onuç olarak d en ileb ilir ki ça ğ d a ş olgular, eğ itim in ölçeğin d e d eğişm e v e elit y etiştirm ed en k itle eğ i tim in e y ö n elm e şek lin d e o lu şu rk en ortaöğretim in k a rak terin i de d eğiştirm ek te ve bu öğretim in h ed eflerinde, içeriğinde, yap ısın d a v e p rogram ların d a y e n i leşm ey i gerek tirm ekted ir. O ysa ortaöğretim, m evcu t y a p ısıy la ü lk en in ve ça ğ d a ş y a şa m ın g erek sin im lerin d en kopuk, kendi için d e tu tarsız b ir durum arz etm ektedir. Eğitim - Teknoloji İlişkisi O rtaöğretim sistem in in d onm uş k alıp ların d an sıy rıla ra k sosyal d eğ işm elere v e eğ itim alan ın d ak i g elişm elere a y a k u ydurarak d in am ik bir yap ıy a k a v u ştu ru lm a k ih tiy a cın d a olduğu bir durum da ve eğ i tim e b ilim sel v e teknolojik bir n itelik k azan d ırm an ın zoru n lu old u ğu bir ça ğ d a eğ itim - b ilim - teknoloji olg u la rın ın birbirlerini n a sıl etk ilem ek te old u ğu k on u 104
124 su n a bakm ak, soruna ışık tu tacak bazı ip u çları v e r e bilir. T a b lo -l de bu üç alanda k a y d ed ilen gelişim in b elirli aşam aları k arşılaştırılarak bir fik ir v erilm eye çalışılm aktadır. Tablo - I Eğitimde B aşlıca G elişim A şam aları ve B ilim -Teknoloji ile k arşılaştırılm ası AŞAMALAR I II III TEKNOLOJİ B İLİM E Ğ İT İM Tekerlek İnsangücü Kapalı Sistem öğretmen egemen, Bir şeye bir şey yap Konu önemli Ürüne dönük e Dıştan yaptırım Standard grupları Motor Makine gücü Açık sistem Hoşgörülü Birşey için birşey yap. e Yöntem önemli Sürece dönük o Raslantısal pekiştirme Jet Elektronik kontrol Açık sistemler Soruşturma merkezli Birşeyle birşey yapm a Disiplin önemli Eyleme dönük Anlamlı katılım Yaş grupları Hazırlık gruplan Sınıf ögr. e Grup öğr. Bağım sız öğrenme Belirlenmiş uyarılar Sınırlı olanak Sınırlı kaynaklar <* Çoklu uyarı Organize uyarı Raslantısal olanak Çoklu kaynaklar öğretim yar - Görsel dım cılan İşitsel teknikler Sistemli olanak o Öğretim sistemleri Öğretim teknolojisi 105
125 T ablodaki d urum un in celen m esi, bu üç a la n d a n h erh a n g i b irindeki g elişm en in d iğ er a la n la r için bazı o la n a k la r y a ra ttığ ı gibi b azı d o ğ u rg u la r da g etireceğ i a çık ça görülebilir. D iğer bir d ey işle üç a la n a ra sın d a k arşılık lı etk ileşim m e v cu t olup bu da b elirli d en g eleri gerek tirm ekted ir. G erçek ten de eğitim, b ilim v e teknoloji in sa n y a şa m ın ın d aha etk en d u ru m a getirilm esin d e ö n em li rolü olan tem el öğedir. B u öğeler, in sa n ın d o ğ a l v e so sy a l çev resin e eg em en o lm a yön ü n d e g österd iği ça b alard a b aşvurd u ğu tem el araç olm uştur. E ğitim, in sa n ın d o ğ u şta n k a za n d ığ ı g izil g ü çlerin ve y e te n e k lerin a çığ a çık arılm asına, o n u n d aha güçlü, d aha o l gun, y a ra tıcı v e y a p ıcı bir v a rlık olarak g elişm e ve b ü yü m esin e h izm et etm iştir. B ilim ve teknoloji ise, in sa n o ğ lu n u n eğitim y o lu y la k a za n d ığ ı bilgi v e b ecerilerd en d ah a etken, d aha v erim li biçim de y a ra rla n a b ilm esinde, on ları d a h a sistem li v e b ilin çli olarak u y g u la y a b ilm esin d e yard ım cı olm uştur. Bir h a rek et form u olarak teknoloji, b ilim sel fo rm d an k öklü biçim d e farklıd ır. Teknoloji, tasarım v e p roblem çözm e sü reçlerin i içerirk en bilim b ilg i a ra ş tırm aktadır. Teknoloji b ilim v e m ü h en d islik te g e liştirilen fik irleri u y g u la m a y a k oym ak için yara tıla n teknikler, araç ve cih azlard an, y ö n tem v e ey lem lerd en oluşm aktadır. T eknoloji m a tem a tiğ e d ayanm akta fizik v e biyolojik d ü n y a y ı y a p ıcı bir tarzda şek illen dirm e v e işletm ek için geliştirilm iştir. T eknolojik sistem ler, m ü h en d islik ta sa rım v e g elişm elerin in son u cudur. B öylece eğitim, b ilim v e teknoloji, in sa n o ğ lu n u n m ü k em m elleştirilm esi, k ü ltü rlen m esi, v e g eliştirilm esi, d oğaya v e çevresin e k arşı etken v e n üfuslu bir u n su r h a lin e g elm esin d e etk en olm uştur. 106
126 1 KÜLTÜREL > Genel Yetenek > Genel Eğitim 2 EKONOMİK Teknik însan Gü. > Teknik Eğitim 3 E Ğ İTSE L Teknolojik Ola- > Eğitim Teknolojisi naklardan Y a rarlanma Şekil-1 Eğitim - Teknoloji A rası İlişkiler B ugü n ün bilim sel ve teknolojik top lu m u n d a eğ i tim v e teknoloji ilişkilerini k ü ltü rel, ek on om ik v e eğ itsel olm ak ü zere üç yönlü d ü şü n m ek m üm kündür. Ş ek il -1. Ç ağdaş toplum un en b elirg in özelliği, bilim ve teknoloji olduğu na göre, bu iki öge a y n ı zam anda çağd aş top lum kültürünün de organ ik bir p arçası d u rum undadır. Ç ünkü tarihi bir o lg u olarak b elirli k ü l tü rler v e u ygarlık lar belirli k o şu lla r a ltın d a v e b elirli o rtam lard a oluşm aktadır. B u gü n ü n teknolojik ortam ının da k en d in e özgü bir y a şa m görüşünün, bir d eğ erler sistem in in, bir sosy a l yapısın ın, bir tutum ve d a v ra n ışla r örü n tü sü n ü n olm ası doğaldır. Bu n ed en le de b ilim sel ve teknolojik g elişm eler eğitim e teknolojik ortam d a y a şa m için h a zırlık görevin i verm ektedir. Bu görev h erk esi b ilim sel k avram v e yaklaşım lardan h aberd ar etm eyi, e v ren le ilg ili bilim sel bir an layış k azan d ırm ayı, h er a la n d a teknolojiyi günlük y a şa m d a k u lla n m a b ecerileri kazan dırm ayı gerektirm ektedir. O h a ld e b öyle bir k ü ltü rel ortam için gerekli g en el eğ itim fo rm a s y on u n u sağlam a, eğitim - teknoloji ilişk ilerin in k ü l tü rel yön ü n ü oluşturm aktadır. Ç ağdaş b ilim sel ve tek n olojik toplum yaşam ı için b ireye gerek li y e ten ek leri k azan d ırm a eğitim i. 10?
127 T eknolojik kültür, teknolojik sistem lerin y a p ısın ı m ak u l bir d üzeyde anlam ayı, b ilim v e m a tem a tik kavram ları bilgisi v e a y n ı zam an d a m ü h en d isliğ e özgü belirli k avram ları a n la m a y ı g erek tirm ek ted ir, in sanlar, m eyd a n a g elen teknolojilerin sın ırlılık ları ve k apasitelerin i anlam alıd ırlar. T eknoloji k ü ltü rü n e sa hip insan, teknolojinin n e y a p a b ileceğ i v e n e y a p a m a y a ca ğ ın ı anlam alıdır. T eknolojinin tüm soru n ları çözem ey eceğ in i v e tü m soru n lard an soru m lu o lm ad ığın ı bilm elidir. T eknoloji k ü ltü rü n e k a t k ı: 1) in sa n lığ ın g e lişm esin d e teknolojinin ta rih sel rolü, 2) tek n olojik k a rarlar ile in sa n d eğerleri a ra sı ilişkiler, 3) ça ğ d a ş teknolojide m ey d a n a g elen d eğişm eler, 4) tek n olojiler a ra sın d a n seçim in yara rla rı v e risk leri, v e 5) te k noloji d eğ erlen d irm esin in g elecek tek i teknoloji seçim i ni etk ilem e yöntem i old u ğu ile ilg ili a n la y ışla r g e liştirm ek le sağlanab ilir. Bu h er k onudaki k ü ltü r için böyledir. Teknoloji, top lum u tü m y ö n leriy le e tk ile m ek te o ld u ğundan teknoloji ile ilg ili fik irler ilg ili tüm d isip lin lerd e işlen m elidir. P rogram ın tü m ü n ü tek n o loji k a v ra m la rıy la k a y n a ştırm a y a g erek sin im vardır. Y ine h er teknoloji, k en d in e özg ü bir iş bölüm ü, u zm a n la şm a v e ça lışm a d ü zen in i gerek tirir. Bu, o tek n olojinin u y g u la d ığ ı ü retim sü reçlerin in d oğal bir so nucudur. A yn i şekilde, h er tek n olojin in gerek sin im gösterd iğ i in sa n g ü cü n itelik leri farklıdır. Bu in san gü - cü n ü yetiştirm e işi, eğ itim v e teknoloji arasın d ak i ilişk ilerin ik in ci yön ü n ü olu ştu rm ak tad ır. E ğitim sistem lerin d e d eğişik d ü zeylerd e v e a la n la rd a y er a la n m eslek i ve tek n ik eğitim program ları, bu ilişk in in doğ a l sonucudur. Bu p rogram ların tek n olojin in g erek sin im leriy le u yum lu o lm a sı gerekir. 108
128 D iğer taraftan, g elişen bir teknoloji, çeşitli a la n lar için y en i yen i olanak lar getirm ek ted ir. H alen o lu şu m durum unda olan bilim v e teknolojik d evrim in y a ra tm a k ta olduğu yen i çevre v e b u n u n eğ itim için d o ğ u r g u la n iki açıdan önem taşım aktadır: 1) E ğitim sistem lerin in her alanında d eğ işik lik g erek sin im i doğurm uştur, 2) Eğitim e y en i o la n a k la r v e teknolojiler sağlam ıştır. Bu yeni teknolojik o la n a k la rd a n y a rarlanm a, o alan ile teknoloji a ra sm d a d iğer bir ilişki yönüdür. T eknolojinin eğ itim e u y g u la n m a sı y a da teknolojik olanaklardan eğ itim a la n ın d a y a ra rla n m a biçim i eğitim, - teknoloji ilişk ilerin in ü çü n cü y ö nüdür. Bu durum a göre gelişen b ir teknoloji o teknolojik ortam d a yaşayacak b ireylere gerek li g en el y eten ek leri kazandırm a, o ortam ın g erek tird iği n itelik lere sa h ip in san gücü n ü yetiştirm e v e tek n olojik o la n a k la r dan yararlan m a olm ak üzere eğitim i ü ç yönde etk ilem ektedir. Bu üç yönlü etk ileşim d e ortaöğretim k u ra m la rım ızın eğitim ve teknoloji arası d en g esin in sa ğ lık lı ve yeterli olduğunu sö y lem ek çok güçtür. B u gü n k ü d urum larıyla bu k u ram ların gerek ça ğ d a ş tek n olojid en yararlan ab ilm eleri olsun, g erek teknolojin in gerek tird iği in sangü cü n ü sa y ı v e n itelik y ö n ü n d en y etiştirm e durum u olsun v e g erek se teknolojik ortam için gerekli g en el y eten ek leri k azan d ırm a y ö n ü n d en olsun hiç de yeterli bir görü n ü m arz etm e m ektedir. Eğitimde Yeni Teknolojiler E ğitim - teknoloji arası ilişk in in bir b oyu tu olan teknolojiden eğitim de yararlan m a k onusu n a b a k ıld ığın d a bugü n ortaöğretim k u ram larım ızd ak i durum 109
129 tab lo - l de b elirtilen eğitim teknoloji g elişim a şa m a la rın ın birinci b a sa m a ğ ın d a v e yetersiz old u ğu g ö rü l m ektedir. Ç ağım ızd a teknolojik ilerlem eler, eğ itim u y g u la m a la rın a y en i ola n a k la r getirm iş, k u lla n ıla b ilecek ortam lar ile öğretim y ö n tem lerin i çeşitlen d irm iş v e zenginleştirm iştir. Ü lk em izd e bir sü red en b eri, d ers k itapları v e d i ğ er b a sılı eğ itim g ereçleri y a n ın d a d en ey takım ları, m odel v e lev h a yap ım ı, ö ğ retici film, d iya, tey p bantı, radyo ve telev izy o n p rogram ların ın h a zırla n m a sın a ön em verilm iş, b u n la rın ü retim i, d ağıtım ı v e h izm ete su n u lm a sı için özel b irim ler kurulm u ştu r. A n cak ortaöğretim d ek i ih tiy a çla rla k arşıla ştırıld ığın d a görsel ve işitsel ara ç v e gereçlerle rad yo v e televizy o n y o lu y la öğretim ça lışm a la rın ın h en ü z y e terli sa y ıla b ilecek bir d ü zey e erişm em iş old u ğu g ö rülm ek tedir. D ers etk in lik leri g en ellik le öğretm en, te b eşir tahtası, tek ders k ita b ı y a da tek sir n otu çerçev esin d e yü rü tü lm ek ted ir. O ysa b u g ü n öğren m e - ö ğ retm e ortam ın ı g eliştirm e y a da yara tm a d a k u lla n ıla n birçok y en i teknoloji m evcuttur. Son za m a n la rd a eğ itim d e b elirg in durum a g elen bilgisayarlar, b irçok d urum da etk ili b içim de u y g u la n a n televizyon, d a ğ m ık y erleşim yerlerin d e b üyü k k itlelere h izm et su n m a o la n a ğ ı v eren uydularla iletişim, sistemleri, u za k ta n öğretim için büyü k u m u tlar v eren b ilg isa y a rlı tele iletişim, d eğ erli bir pota n siy ele sah ip olan vidio disk, vidio d isk sistem lerin in m ik rob ilgisayarlarla ö ğ ren m e ortam ını g ü çlen dirm ek ü zere b irleştirilm esiy le o lu ştu ru la n akıllı vidio disk sistemleri, v e n ih a y et vidio tekst, veri taba 110
130 m sistemleri, ve robotlar eğitim e b ü yü k k a tk ü a r getiren ve y en i ufuklar a ça n ön em li ça ğ d a ş tek n olojilerd ir. B ilgisayar, diğerleri arasu ıd a en ü stü n bir öğren m e ortam ıdır. Eğitim de : 1) b ilg isa y a rı öğrenm e, 2) b ilg isa y a r ara cılığ ıy la (d en etim iyle) öğrenm e, ve 3) b ilg isa y a rla (b ilgisayar destekli) öğretim olm ak ü z e re üç tür k ullan ım ı vardır. T elevizyon, eğ itim e ön em li k atk ı getirm ektedir, ö z e llik le u y g u n k ullan ıld ığın da öğren ciye gelen ek sel yolla rla sa ğ la n a m a y a n zen g in ve çeşitli öğrenm e y a şa n tıla rı sa ğ la d ığ ın ı d en e m eler gösterm ektedir. V idio teks sistem in in b elirgin özelliği, k u llan ım ı için çok çeşitli veri b a n k a la rın a sa h ip olm ası ve bu veri b ankaları ile k u lla n ıcı a ra sın daki etk ileşim in belirgin olm asıdır. Bir an lam d a tele iletişim, m ektupla iletişim e b en zem ek le beraber, sistem d e b ilgisayarın gücünden y a ra rla n ıld ığ ın d a n m e saj iletm e zam anı gü n yerin e sa n iy e ile ölçü lm ek ted ir v e b ilgiye u laşm a ve bilgi işlem e d ram atik d üzeyd e k olaylaşm ak tad ır. Tele iletişim sistem leri, p o ta n siy el o larak eğitim d e kullanışlıdır. Ç ünkü u za k ta n eğ itim e olanak verm ektedir. V idio disk sistem leri g en ellik le televizy o n program larını tak d im de y en i bir ortam olarak düşünülm ektedir. Bu sistem b irçok özellik leri bir araya getirerek öğren m e için zen g in bir ortam yaratm aktadır. A kıllı vid io disk sistem leri m ikro b ilg isa y a rla r ile vidio disk sistem lerin in g ü çlerin in birleştirilm esin den olu ştu ru lm u şlard ır v e sistem d e h erb irin in yetersizlik leri giderilm iştir. Robotlar, g en ellik le endüstri v e otom asyon la ilg ili bir a la n o l m ak la b erab er eğitim de de rob otların k u lla n ışlı o l d u ğ u n a ilişk in örnekler vardır. LOGO d ilin in y a y g ın lık k a zan m ası ve BIĞ TRAK o y u n cağın ın b u n a u y g u la n m a sı bu konuda bir gelişm e b elirtisidir. Y aratıcı 111
131 ö ğ retm en lerin elinde robotlar, öğren cilere güdüleyicd d en ey im ler sağlar. T üm bu v e b en zeri gelişm eler, sa d ece son za m a n lard a k u lla n ılm a y a b a şla n m ış b azı örn ek ler olup ta n ık o lu n a n teknolojik d evrim in öncüleridir. B u n ların d ışın d a şim d id en tah m in ed ileb ilen tek n olojiler a r a sın d a «C ellular Radyo» d en ilen y erel rad yo ista sy o n ların ın b irbiriyle b a ğ la n tıla n d ırılm a sı, k u lla n ıcıla rın m evcu t b ilg ilerin tü m ü n e u la şm a o la n a ğ ı verecek op tik disk d ep olam a v e işlem e sistem leri, u yd u fir m a la rın ın vidio, ses ve d iğ er iletişim için k a n al sa ğ la m a sı, ev lerin iki y ö n lü iletişim k a b lo la rıy la d onatılm ası, u zm a n la şm ış özel izley icilere düşük g ü ç lü telev izy o n ista sy o n la rın ın h izm et su nm ası, b ilg i d isk lerin in d ep olam a m a liy etin in y a zılı ev rak a d ep o la m a m a liy etin d en çok a şa ğ ı (1/100) d ü şü rü lm esi gib i h en ü z araştırm a la b o ra tu v a rla rm d a n çık m am ış te k nolojiler de d ik k ate a lın d ığ ın d a eğ itim in y en ilen m e sinde ta h m in ed ilem ey ecek k a d a r çok k a tk ıla r sözkonusudur. A yrıca, eğitim tek n olojisin in bu g ö rü n ü m ü n ü n d ik k ate a lın m a sı g erek en d iğer b ir b oyutu da b irey sel tek n olojileri b ilgi sistem leri şek lin d e b ü tü n leştiren sistem ta sa rım la m a işidir. Bu a n la m d a sistem ta sarım lam a h er bir tek n olojin in k ap a sitelerin d en y a ra rla n a ra k on ların m a tem a tik sel top lam ların d an d a h a b ü yü k b ü tü n ler olu ştu rm a işidir. G örü ldüğü gibi k itle iletişim ortam ları, b ilg isa y a rla r v e y en i teknoloji b ileşim leri şim d id en y en i u y g u la m a a la n la rı b ulm u ştu r. Y eni teknolojiler, form el eğ itim in b oyutların ı g eliştirm en in ötesin d e inform el eğitim y o lu y la y en i ö ğ ren ci g ru p la rın a u la şm a o la n a ğ ı da verm ek tedir, ö r n e ğ in bu teknolojiler, u za k 112
132 ta n öğretim, yarı zam anlı öğretim, kendi kendine öğretim gibi uygulam a ile öğrenme - öğretm e süreçlerini dah a etkili ve daha ucuz sağlam a im kânı y a ra t maktadır. Görsel işitsel yardımcılar, radyo ve televizyon, her düzeyde ve her türlü eğitimde kullanılm aktadır. Radyo ve televizyon okuma yazm a öğretiminde, genel eğitimde fen ve yabancı dil derslerini iyileştirm e de, kapalı devre televizyon ve m ikro öğretim öğretm en eğitiminde, vidio kasetler tekmikeğitim, yükseköğretim, mühendislik ve tıp alanında kullanılm akta, uydular aynı bölgedeki üniversitelerarası iletişimde ve toplum eğitim projelerinde kullanılm aktadır. Sonuç Sonuç olarak, incelendiğinde görülm ektedir ki eğitim - teknoloji arası ilişkiler kültürel, ekonomik ve eğitseldir. Mevcut ortaöğretim sistemi, bu üç yönden de teknolojik ortam la sağlıklı ilişki düzeyinde bulunm am aktadır. Önce çağdaş teknolojinin gerektirdiği genel eğitim form asyonunu kazandırm ada yetersizlikler söz konusudur. İkinci olarak, teknolojinin gerektirdiği sayı ve nitelikte teknik insangücünü yetiştirememektedir. Üçüncü olarak da teknolojinin eğitim için y arattığ ı yeni olanaklardan gereği gibi y a ra rla nam am aktadır. Sistem, bir yenileşme atılım ı gereksinimi içinde olmakla beraber, toplum un ve eğitimcilerin m uhafazakâr tutum ları ve sistem in ataleti, yenileşmeyi engellemektedir. Ortaöğretim program larında teknolojinin halen yeterince ele alınmadığı hususunda ulusal ve ulusla ra ra sı düzeylerde görüş birliği vardır. O rtaöğretimin tüm program larında teknik k av ram ları k aynaştırm ay a ve gerçek yaşam örnekleriyle öğretmeye ge- 113
133 reksdnim vardır. Teknolojik bir form asyonun herkese okum a yazm a gibi esas telakki edilmesi gereği ıs ra r la tavsiye edilmektedir. Mesleki ve teknikeğitimin ortaöğretim in temel bir öğesi olduğu anlayışı h e r geçen gün biraz daha yaygınlaşm akta, ve sistemi bu yönde geliştirm ek için özel çaba gösterilm ektedir. Enformasyon toplum unun bir özelliği olan yeni enform asyon ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi, yeni ihtiyaçlar yaratırken, bunları geleneksel olmayan yollarla karşılam a olanağını da yaratm ıştır. Eğitim teknolojisinin olanaklarından yararlanm ak suretiyle öğretim ortam ını iyileştirmek ve eğitimin kalitesini yükseltmek, mevcut sistemin bir gereksinimi olarak görülm ektedir. Ev vidioları ve bilgisayarlarının yaygınlık kazanm ası karşısında eşitlik m aksadıyla örgün eğitime vidio ve bilgisayar teknolojisini uygulam a gereksinim i doğmuştur. En kritik ihtiyaç, eğitimde teknoloji kullanm ak için öğretmen, yönetici ve velileri eğitme ihtiyacıdır. Ulus olarak çocukların teknolojinin avantajlarından eşit olarak yararlanm aları için yollar bulm ak zorunluğu vardır. Aksi halde sistemde farklı statülerde okul türleri çoğalm aya devam edecektir. Devletin ortaöğretim de diaha ileri bir eğitim teknolojisinin tesisinde önemli rolü vardır. Bu konuda yatırım ların geliştirilmesi, sektörlerarası işbirliği, uzun vadeli değerlendirm e program larına gereksinim vardır. O rtaöğretim k u ram ların ın çevreleriyle daha y a kın bağlar kurması, başta aile olmak üzere tüm ilgili sosyal ve ekonomik kuram larla etkin bir işbirliğine girm eleri gerekm ektedir. O kulun çevre kay n ak ların dan öğretim m aksadıyla yararlanm ası, okul h ak k ın da olum lu bir imajı sürdürm esi ve çeşitli am açlarla 114
134 çevreden destek ve yardım görmesi, iyi geliştirilmiş okul-çevre ve okul-aile ilişkilerine bağlı bulunm aktadır. Özet olarak, ortaöğretim gibi karm aşık ve kapsam lı bir yapıya sahip geniş ve çok yönlü bir uygulam a alanında sorunları bir çırpıda çözüme kavuşturacak olağanüstü bir yöntem m üm kün değildir. A n cak ticaret, sanayi ve savunm a sektörü, eğitim sisteminin ürününden yararlanan ana sektörler olarak bu sistemin iyileştirilmesine gereken yatırım ı ve işbirliğini yapmalıdır. Bu sektörlerin eğitime katkılarını sağlayıcı yollar bulunmalıdır. O rtaöğretim in iyileştirilmesinde çözüm ve çıkar yol bilimsel yöntem, yaratıcı ve yapıcı düşünce ve akılcı yaklaşım yoludur. Bu doğrultuda sürekli ve sistemli çab alara gereksinim vardır. Çağdaş bilim ve teknoloji, eğitim için sınırsız olanaklar ve zengin kay n ak lar y a ra t maktadır. Bu gelişmelerin eğitime yapacağı katkı, sadece ilgililerin bunları temin ve işe koşma konusundaki istek, azim ve kararlılığa bağlı bu lu n m ak tadır. KAYNAKLAR LİSTESİ Alkan, Cevat. «Ortaöğretim Kurumlarında Eğitim Ortamı» Türkiye de Ortaöğretim Sorunları. (Ed. Turhan Oğuzhan) Hisar Eğitim Vakfı, Yayın N o : 1. İstanbul, Bölüm V III. ss «Eğitim Teknolojisi «Cumhuriyet Döneminde Eğitim. M.E.B. Yayınları. 91. Bilim ve Kültür Dizisi 1. Atatürk Kitapları. 4. Milli Eğitim ss Basım evi, İstanbul, Eğitim Teknolojisi. Ankara : Yargıçoğlu Matbaası, İkinci baskı. 115
135 Educating Americans For the 21 st. Century : A plan of action for improving m athem atics, Science and technology education for ali American elemantary and Secondary Students so that their achievement is to best in the world by The National Science Board Com m ission on Precollege education in Mathem atics, Science and Technology - National Science Foundation W ashington DC CPCE - N SF BAŞKAN Çok teşekkür ederim Saym Alkan. B uyurun Sayın Kuzgun. DOÇ. DR. YILDIZ KUZGUN Sayın Başkan, S a yın dinleyiciler, ortaöğretim sorunlarının tartışıldığı bu Panelde, ben soruna öğretim sürecinin ana öğesi olan öğrenci açısından bakm ak istiyorum. ö ğ re n c ile r in eğ itim sü recin d en n eler b ek lediği, b u b ek len tilerin k a rşıla n m a m a sı h a lin d e n e gibi so ru n la r yaşadığı, g eleceğ in i p la n la m a d a v e b u n a h a zırlanm ada n e gibi g ü çlü k lerle k a rşıla ştığ ı gib i kon u la n k en d in e in celem e a la n ı y a p a n bir a la n ı ü lk e m izd e oluşum u, kuruluşu, g elişm esi v e b u g ü n için d e y a şa d ığ ı soru n ları dile g etirm ey e çalışacağım. B ilin diği gibi, eğitim d e y en ileşm e istek lerim iz y ıllık bir g eçm işe sahip. A slm d a u zu n bir sü re y e n ileşm e çab alarım ız var; fa k a t 1950 lerd en son ra bu y en ileşm e isteklerinin; u y g u la m a y a d önüştü ğü g ö z len m ek tedir. B unların başında, p ro g ra m la n n çeşitlen dirilm esi çalışm aları gelm ekte; y a n i tipik ö ğ ren ciy e h ita p ed en tek tip p rogram ların artık çağd aş k o şu l la ra cevap verm ed iği fark ed ild iğ in d en, orta ö ğ retim de özellik le p rogram ların çeşitlen d irilm esin e ça lışıld ığı görülm ektedir. N e za m a n p rogram çeşitlen d irilm esi g ereğ i gü n d em e g etirilm işse, orad a bu fark lı p rogram lara öğren cilerin y ö n eltilm esin e yard ım cı h iz 110
136 m etler olarak rehberlik v e psikolojik d a n ışm a h izm etlerin in gereğinden söz edilm iştir. Bu gerek lilik, çeşitli eğitim şûralarında dile getirilm iş v e çeşitli b içim lerd e ortaya konm uş ve tabii ki reh b erliğ in gerek liliği de bu arada bir özlem olarak dile getirilm iştir. Bu konuda özel eğitim cilerim iz tabii çok d a h a erken d avranm ışlar, ve ilköğretim d ü zeyin d e özellik le eğ i tim e ayak uyduram ayan, okullarda ö ğren m e g ü çlü ğ ü gösteren öğrencilerin a y ık lan m ası v e b u n ların g e rek sin m e duyduğu özel eğitim d ü zen lem elerin in y a p ılab ilm esi için rehberlik ve araştırm a m erkezlerim in k u ru lm asın a girişm işlerdir. R ehberlik v e araştırm a m erk ezlerinin kurulm ası, bizde yılların a rastlar. İlkin 3 ilim izde kurulan bu m erk ezler gid erek yaygın laşm ış, bugün sanıyorum sa y ıla rı 30 u b u lm u ş tur. Ö te yandan, ortadereceli ok u llarım ızd a reh b erlik h izm etlerin in fiilen b aşlatılm ası 1970 li y ılla ra k a dar gecikm iştir. Ü niversite k apıların da öğren cilerin y ığ ılm a sı ve akadem ik eğitim veren liselerin çağd aş gerek sin m elere cevap verem ez h a le gelm esi, tab ii ki bu h izm etlerin bir an önce gü n d em e gelm esin i çabükiaştarm ıştır yılın d a h er o k u la b ir v ey a b irkaç u zm a n tayin edilm ek su retiyle reh b erlik h izm etleri, dememe niteliğim de ve d aha k ü çü k çap ta b a şla tılm ıştır yılımda ise b ir g e n e lg e ile bütüm o rta d ereceli okullarım ıza yaygın laştırılm ıştır. A n cak ta bii y eterin ce uzm an olm adığı için reh b erlik h izm etleri sın ıf öğretm enlerine verilm iştir; y a n i sım f ö ğ retm enleri, h alen sürdürm ekte old u ğu sın ıf ö ğ retm en liğ i görevin e ek olarak bir de reh b erlik h izm etlerin i yü rü tm ek le görevlendirilm işlerdir. Bu işleri yü rü teb ilm eleri için de program larda h a fta lık b ir sa a tlik bir zam an ayrılm ıştır. 117
137 Buıgün uzmanlı rehberlik örgütlerinin bulunduğu okulların sayısı 500 ü aşm ıştır. Rehberlik hizm etlerinin oturabilm esi için bir anlayış birliğinin sağ lan ması gerekiyordu. Bu anlayış birliği için birtakım k u rslar düzenlenmiş ve bir yetiştirm e program ı uygulanm ıştır. Bn çok yakınılan so ru r, rehberlik u z m anlarının görevlerinin belirsiz oluşudur. Bu konuda da son yıllarda yapılan çalışm alarla bir açıklık getirilmiş, haklar, görevler, yüküm lülükler, sorum luluklar bir esasa bağlanm ıştır. Uzun zam an rehberlik hizmetlerinin Bakanlıkta bir sahibi olmadığından da yakınılm aktaydı. Şimdi ö zel Eğitim ve Rehberlik Daire Başkanlığı kurulm uştur. Ancak, tabii rehberlik hizmetlerinin, özellikle mesleğe yönelme ve kişilik geliştirme, yardım hizm etleri olarak düşünülen re h berlik hizm etlerinin, özel eğitim anlayışı içinde b ü tünleştirilmesinin bazı sakıncaları olabilir. Bununla birlikte örgüt açısından böyle bir berraklığa kavuşması, olumlu bir gelişme sayılabilir. Ancak, dediğim gibi bu mutlu gelişmelere karşın, rehberliğin bugün içinde bulunduğu so n u llar gayet yoğundur. Bu konuda şu gerçeği söyleyebilirim: Bugün yapılan şey aslında b ir rehberlik değildir. Birçok şeyler y apılm aktadır; fa k a t aslında yapılanlar, sınıf öğretm enliğini d a ha etkili hale getirm e çalışm alarıdır. Yani, reh b erlik çalışm alannm okullara girm esi ile sınıf öğretm enliği eskiden olduğundan d a h a iyi yapılır hale gelmiştir; fa k a t yapılan hizm etleri, çağdaş rehberlik a n la mı içine sığdırm ak veya yapılanların istenenleri k a r şıladığını iddia etmek pek müm kün olamamaktadır. Ben burada bu hizmetlerin ülkemizde yeterince gelişememesinin bir nedeni olanak gördüğüm birkaç noktaya değinmek istiyorum. 118
138 Bunlardan biri, rehberliğin hâlâ bir uzmanlık alan ı olarak kabul edilmeyişidir. M aalesef h âlâ b u gün rehberlik, herkesin bilebileceği, her öğretmenin yapabileceği bir iş olarak anlaşılm aktadır. K uşkusuz öğretm enlerin rehberlik hizm etlerinde büyük p a yı, büyük sorumluluğu vardır; am a bu rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin, başka alanlarda uzm anlaşm ış olan öğretm enler tarafın d an yapılabileceği anlam ına gelmez. Uzman olarak atanan kimseler, başka ülkelerde olduğu gibi yüksek lisans düzeyinde eğitim görmüş kişiler değildir. Ülkemizde, elem an yokluğu yüzünden; psikoloji ve pedagoji form asyonu görm üş kimseler, doğrudan danışman olarak aktarabiliyor. Ancak rehberlik örgütlerine bu nitelikte elem anların a ta n m asına da özen gösterilmemektedir. M aalesef reh b erlik ve araştırm a merkezleri ve bazı okullardaki re h berlik örgütleri, cezalandırılm ası gereken kimselerin atandığı yerler haline getirilm iştir ve bu yüzden birçok küskün insanın, kaderin kendisine güleceği günü beklediği yerler olagelm iştir ve du ru m u n değiştiğini gösteren olumlu bir belirti de henüz yoktur. Yine rehberliğin bir uzm anlık alanı olarak görülmediğinin bir belirtisi olarak son günlerde işitmiş olduğum bir haberi iletmek istiyorum. Bir yetkili, emekli öğretmenlerin, kısa bir k u rstan sonra reh b erlik öğretmeni yapılacağını ifade etti. Kısa bir kursla rehberlik öğretmeni yetiştirmeyi bu alanın gelişmesi için çabalayan kimseler için cesaret kırıcı bir karar olarak görüyorum. Yapılacak hiçbir şey yoksa, kısa bir kursla öğretmenleri rehber öğretm en olarak yetiştirmek mümkündür. Ama emekli öğretmenlerden rehber öğretm en olarak yararlanm ak için hiçbir zo runluluk yoktur. 119
139 R ehberlikte kullanılacak a ra ç la r konusunda y a pılmış bir araştırm a yoktur. Sayın Özoğlu bilirler, kendileri ile bu konuda bir m üddet çalışmıştık. Rehberlikte kullanılacak a raçların geliştirilmesi, re h b e r lik ve araştırm a merkezine bırakılmıştır. Rehberlik araştırm a merkezleri, B akanlıktan alm an emirleri okullara, rehberlik konusundaki sorunları Bakanlığa iletm ekle yüküm lü olup, b ir koordinasyon görevi yerine getirmektedirler. Bu arada kendilerinden test geliştirm e ve araç geliştirm e hizm etleri beklenm ektedir. Rehberlikte kullanılan araçları belli başlı 2 gruba ayırabiliriz : Bunlardan bir grubu, öğrencinin kendini tanım asına yardımcı olacak araçlar; yani genel ve özel yetenek testleri, ilgi envanterleri, tu tum envanterleridir; bir diğeri de öğrenciye kendisi için hazırlanm ış olan fırsatlardan haberdar edecek araçlar; yayınlar, daha doğrusu, meslekleri, okulları tanıtıcı m alzem elerdir. Bu a ra ç la rın hazırlanm ası değil lisans düzeyinde b ir eğitimle, yüksek lisans, dokto ra düzeyindeki eğitim le yapılabilecek işlerdir; h a t ta bir kişinin işi de değil, bir komitenin veyahut da bir ekibin yapacağı iştir. Hem bu görevler rehberlik ve araştırm a m erkezine verilm ekte, hem de bu m erkezler uzm an yönünden, m ali kaynak yönünden, yeterince desteklenm em ektedir. Bu konuda ayrıca a ra ştırm a la r da yapılm ası gerekiyor. Bu a ra ştırm alar için b ir fon ayrılmış değildir. İlk bölümde söyleyeceklerim şimdilik bunlar, te şekkür ederim. 120 BAŞKAN Teşekkür ederim Saym Kuzgun. Saym Açıkalm buyurun sıra sizde.
140 Y. DOÇ. DR. AYTAÇ AÇIKALIN Saym Başkan, saym dinleyiciler, ben bu konuşmamda ortaöğretim in yönetim sorunlarını bir parça açm aya çalışacağım. O rtaöğretim zengin sorunlar listesi olan b ir öğrenim kesimi olarak görünüyor. Kitap sorunu, devam sorunu, sınıfların kalabalık olması, öğretim araç - gereçlerinin yetersizliği, öğretm en yokluğu, öğretm enlerin nicel ve nitel yetersizlikleri vb. sorunlar. Konuya girerken öncelikle şu hususu bir ölçüde ta rtışm ak istiyorum. Yukarıda sayılan sorunların hangisi «yönetim» sorunudur? Okulun, eğitim - öğretim etkinliklerinde, öğrenci hizmetlerinde, personel hizm etlerinde, yapım, onarım, donatım, malzeme hizm etlerinde ya da akçalı hizm etlerinde m eydana gelen sorunlardan hangisi yönetim sorunudur? Bu aşam ada sorun sözcüğünü problem anlam m da ve bu konuşmamda «amaca ulaşmada karşılaşılan engel» anlam ında kullanıyorum. Bir öğrencinin derste eğitim am açlarına ters düşen herhangi bir davranışı bir yönetim sorunu m udur? İlk bakışta bunun, sınıf içinde öğretmenin b ir sorunu olabileceği söylenebilir. B una karşılık ortaöğretim de yönetim sorunları eğitim-öğretim, öğrenci hizmetleri, personel hizmetleri, yapım-onarım, donatım ve akçalı işlemler alanlarında gözlenebilir. B unlar Milli Eğitim Bakanlığı nın kabul ettiği işbölüm ü alanlarını karşılar. Bu alan lard a okuldaki görevlilerce çözülemeyen ve yönetimde yoğunlaşan soru n la rı ortaöğretim in yönetim sorunları olarak ta nım lam ak uygun olabilir. Yönetim sorunu, aslında bir bakım a sürekli var o lan bir sorundur. Yani bir sorunun ortaya çıkm a sından değil, daha çok bir yönetim sorununun sezin 121
141 len m esin d en v ey a a lg ıla n m a sın d a n söz edilebilir. Her zam an kurum da bir v ey a b irden çok y ö n etim sorunu vardır, an cak b u n ların y ö n eticiler ta ra fın d a n a lg ı lanm ası; durum u soru n h a lin e d ön ü ştü rü yor d en e bilir. Yönetim sorununun bir başka özelliği tek başına m addenin değil, insanın varolduğu yerde v a r olm a sıdır. Yani yönetimdeki y ah u t örgütteki insan öğesiyle çok yakından ilgili olan bir durum olarak görü n ü y o r yönetim sorunları. Bu b ir p arça soyut y ak laşım ile şunu görüyoruz. O rtaöğretim de yönetim sorunlarının anlaşılm ası, sezilmesi ve tan ım lan m a sında b ir yöntem sorunu vardır. Ortaöğretim yönetim sorunlarına ilişkin başka tan ım lara geçmeden önce, yu k arıd a değinilen okulun işlevleri (fonksiyonları) ile kesişen planlam a, örgütleme, iletişim vb. yönetim süreçleriyle bu a lan larda çıkan sorunların çözümü aşam asında ortaya çıkan, yoğunlaşarak yöneticinin önüne gelen du ru m lara «ortaöğretimin yönetim sorunları» demek mümkündür. O rtaöğretim yön etim so ru n la rın ın b irkaç özelliğin d en söz etm ek gerek irse, orta ö ğ retim in yön etim so r u n la r ı: 1. kurum un d iğ er so ru n la rıy la içiçe olm a özelü ği gösterir, 2. o rtaöğretim d ek i okul tü rlerine göre d eğişir, 3. b unlar çö zü m len m em iş b aşk a soru n ların türevleri, tekrarı y a da birikim idir. O rtaöğretim yönetim soru n ların ın bir özelliği de 4. y ö n eticilerin y eterlik d ü zeyiyle ilg ili v e oran tılı olm ası, 5. za m an için de bu soru n ların içerik ve b oyutların ın d e ğişm esi, 6. çevre sistem lerin so ru n la rın ın ok u la y a n sım a sı olarak görülebilir. 122
142 O rtaöğretim in temel yönetim sorunlarının bir diğer görünüm ü ya da boyutu, sorunun özellikle yöneticiler tarafından sezinlenmesi, görülmesi, daha da önemlisi algüanmiasıdır. Genellikle bir öğretim kesi* minin sorunlarından söz ederken, sorunların sayımı ile veya bir ileri aşamada sorunların kümelendirilmesd ile ilgilenilmektedir. Sorun bir sonuçtur, ortaya çıkan b ir durum dur. O rtaöğretim deki yönetim sorunlarının belki bu boyutta söylenebilecek ya da açıklanabilecek yönü, bu sorunların algılanmasıyla bu sorunların ortaya çıkmasına neden olan değişkenlerin belirlenmemiş olmasını ileri sürebiliriz ki buna «sorunun tanımlanması» demek yerinde olur. Yani ortaöğretim deki sorunlardan birisi, ortaöğretim yönetim sorunlarının açık seçik tanım lanm am ış olm a sıdır. Sorunun sezinlenmesi, görülmesi ve algılanması ve daha ileri aşamada tanımlanması, bir yönetici yeterliği gerektirmektedir ki buna biraz sonra veya ikinci turda tekrar değinilecektir. Ortaöğretim temel yönetim sorunlarm m İkincisi, ortaöğretim in am açlarıdır. Daha önce de değinildiği gibi «sorun, am a ca ulaşm ada karşılaşılan engeller» olarak tanım lanırsa, ortaöğretimdeki yöneticinin görevi, ortaöğretimin am açlarını gerçekleştirm ek olduğuna göre, yönetim in karşılaştığı ilk sorun am açlardır. O rtaöğretimdeki am açların sorun olma özellikleri birkaç yönlüdür. Bunlardan bir tanesi, ortaöğretim de am açların üç kademeli olmasıdır. Ortaöğretimin temelinde Türk Milli Eğitiminin am açları, onun üstünde ortaöğretimin am açlan, onun da üstünde ortaöğretim okul tü rü n ü n am açları vardır. Bu nedenle üçlü bir am aç 123
143 kompozisyonu gözlenm ektedir. Bu yalnız o rtaö ğ retimde gözlenen bir durum dur. Diğer bir önemli neden, bu am açların doğruluğu ya da yanlışlığından öte, anlaşılabilirliğidir. A m açların anlaşılm ası ve yorum u büyük ölçüde yöneticinin yeterliğiyle ilgili olm asına karşın, Türk Milli Eğitiminin amaçları, ortaöğretim in am açları genellikle yu v arlak ve çok yönlü k av ram ların oluşturduğu deyimlerle, sözcüklerle yazılm ıştır. Ortaöğretimde bir diğer sorun, farklı okulların am açlarının binişikliğidir. O rtaöğretim de birden çok tü rd e eğitim kurum u (okul) gözlenm ektedir. Bunları lise olarak tanım larsak, genel lise, öğretm en lisesi, endüstri meslek lisesi, kız meslek lisesi, imam hatip lisesi ve en son olarak da beden eğitimi ve spor lisesi gibi. Bu ayrı k u ra m la rın am açlarının b irçoğu, birbiri ile binişiktir. Özellikle gözlenen önemli yönetim sorunlarından biri, bu kuram ların hepsinin kendi am aç kapsam ları içerisine «genel lise» am açlarını alm ak yarışında olm alarıdır. Am açlara ilişkin olarak yönetim açısından sorun doğuran diğer b ir boyut;, k u rum un am açlarının birey, toplum gereksinm e leriyle uyuşum içinde olup olm adığı sorunudur. N itekim, sabahki konuşm alarda ve sık sık tekrarlandığı gibi, herhangi bir liseden belirli b ir am aç için yetiştirdiğimiz insangücünün am açlanan alana gitmemiş olması, bu okulun am acının gerçekten toplum ve birey gereksinm esinden kaynaklanm adığın,m tipik k a nıtıdır. A ralarında ve kendi kategorileri içerisinde uyum lu bir bileşimi olm ayan yan yana k uram lar, görünümündeki orta dereceli okullar arasında birbirlerinin am açlarını kapsam ak gibi bir mücadele, yönetim için başlı başına bir sorundur. 124
144 Y önetim in ortaöğretim de bir d iğ er sorunu, eğitim yöreticileridir. Y öneticinin b izatih i k en d isi bir y ö n e tim sorunudur. Bir am aç belirliyorsunuz, bir örgütü kuıuyorsunuz, sonra da bu örgü tü n ön görd ü ğü n ü z arruçlarm ı gerçekleştirm ek ü zere bir y ö n etici görevlen iiriyorsunuz. Burada önem li bir soru n çık m a k ta dır B izim ortaöğretim y ö n eticilerim iz g id erek bir meslek olm a n iteliğin e bürünen eğitim y ö n eticiliğ i özelik lerin d en çok, seçilm iş öğretm en lerin özelliğin i gösterirler. K onuşm acılar rehberlik için em ek li öğre tn en lere kurs d ü zen len eceğin d en söz ettiler. O kul m ü lü rlü ğ ü için çok kez bu kurs d ahi ön görü lm ed en öğretm enler yönetim m ek an izm asın a g etirilm ek ted irler. ilk bölüm de söyleyecek lerim tee:kkür ederim. şim d ilik bu kadar, B aşk an Teşekkür ederim. S a y m A çıkalm. B uyurun Saym O ğuzkan, söz sıra sı sizde. DR. FERHAN OĞUZKAN S a y m B aşkan, d e ğ eri dinleyiciler, bel ki de b ild iğin iz şey leri tek rarlayacağım için önce özür dilerim. K onuşm am da öğ~ retn en yetiştirm ek le ilgili olarak şim d iye k adar yap ıln ış bazı çalışm alardan ve ortaya çık an b irtak ım so n n la rd a n söz etm ek istiyorum. ö ğ retm e n lerin yetiştirilm esi v e istih d am ı eğitim v e (ğretim in önem li bir b oyutunu oluşturur. E ğitim literatürüm üzü gözden geçirdiğim iz zam an, h em en h en en bütün eğitim cilerim izin, d üşü n ürlerim izin, politilacı]arım ızın bu konu üzerinde d ü şü n celerin i b ildirdiklerini vg ayrıca konunun önem ini b elirttik lerin i görırüz. G erçekten bir okul sistem in in iyi işleyeb ilm es, h er şeyd en önce iyi y etişm iş öğretm en lerin iş 125
145 birliği içinde verim li ça lışm a la rıy la m üm kündür. Ö ğ retm en leri y etersiz ok u llard a ders araç ve gereçleri ne kadar zen gin olu rsa olsun, d ersh a n eler v e d iğer y erler ne kadar m od ern b u lu n u rsa b u lu n su n ve ders p rogram ları n e k adar iy i h a zırla n m ış olursa olsun, y a p ıla n öğretim in belli bir d ü zeye çıkm ası, k a lite b a k ım ından ilgilileri tatm in etm esi m ü m k ü n olam az. Kısaca eğitim v e öğretim ça lışm a la rın d a asıl olan ö ğ retm endir. G erçek ten bütün eğitim top lantıların d a h an gi konu ele a lın ırsa a lın sın son u n d a öğretm en in rolü ve önem i ü zerin d e bir görü ş b irliğin e gid ilir ve çok kez çözü m ü n on u n n iteliğ iy le b a ğ la n tılı olduğu ileri sü rülür. V e ö ğ retm en lerin iyi y etiştirilm eleri ve n itelikli olm aları g ereğ i de sürekli olarak belirtilir. N i telikli öğretm en y etiştirilm esi b akım ın d an n eler y a p tığım ız v e n eler y a p a m a d ığ ım ız ise b azen ikinci p la n da kalır. Bu sab a h burada y a p ıla n g örü şm elerd e ve ta rtışm alard a bu konu y in e dile getirilm iştir. Ö ğ retm en lerin eğitim i konusu Y edinci, S ek izin ci ve D okuzuncu Eğitim Şûralarında gid erek k a p sa m lı biçim de g ü n dem e getirilm iş; sistem, program ve yöntem ile ilg ili birçok yen ilik lerin a n ca k bu y en ilik leri b en im sey ecek türde ö ğretm en lerin v a rlığ ıy la g erçek leştirileb ileceğ i ifad e ed ilm iştir. 1981de to p la n a n son Ş ûrada da ö ğ retm en lerin eğitim i v e istih d am ı k onusu -eğitim u z m an ları v e y ö n eticilerin durum u da dahil olm ak ü z e re- çok d aha etraflı bir biçim d e incelen m iş, ta rtışılm ış v e ön em li ta v siy e k a ra rla n alınm ıştır. N e var ki söz k onusu Ş û ra d an a lm a n kararları k im lerin n a sıl u y g u la y a b ileceğ i ortada kalm ıştır. Ç ü n kü Şûra ça lışm a la rın ın son a erm esin d en k ısa bir süre 126
146 sonra öğretm en yetiştirm e işi tü m ü y le o zam anki ad ıyla M illi Eğitim B akanlığından a lın a ra k ü n iv ersitelere devredilm iştir. C um huriyetin k uru lu şu n d an bu yan a öğretm en eğitim i ile ilgili p la n la m a v e y e tiştirm e görev ve sorum luluğunu y ü k len en B akanlık, birdenbire sad ece işveren bir kurulu ş d u ru m u n a g e l m iştir. Bu değişikliğin, öğretm en y etiştirm e g e le n e ğim izi köklü biçim de başka yöne çev iren bu k ararın - yan lışlığı v ey a doğruluğu üzerin d e d urm ad an- eğ i tim tarihim iz bakım ından çok ön em li bir g elişm e olduğu n u belirtm ek isterim. B ugüne kadar ortaya çıkan in celem e ve a ra ştırm aların ve değişik toplantılarda y a p ıla n ta rtışm a la rın sonucu olarak öğretm en y etiştirm ey le ilg ili soru n larım ızı şöylece özetlem ek m üm kündür: (1) ö ğ r e tm e n eksikliği; (2) öğretm en d ağılım ın da den gesizlikler; (3) öğretm en lerin atanm a ve yer d eğ iştirm elerin e esas olacak yeterli ve sürekli ölçü tlerin yokluğu; (4) öğretm enlerin çok çeşitli k ayn ak lard an gelm esi; (5) öğretm en yetiştirilm esinde k aliten in ih m al edilm esi; (6) öğretm en yetiştiren kurum larla M illî E ğitim B a k anlığı arasın d a sıkı bir işbirliğin in sağlanam am ası; (7) öğretm enlerin, h izm et içi eğ itim lerin in y etersizliği; (8) öğretm enlerin çalışm a şartların ın giderek ağırlaşm ası; (9) öğretm enlerin zam an za m a n ve yer yer politik baskılar altın da kalm aları; (10) ö ğ retm en lerin d eğerlen d irilm esin d e n esn el ölçü ler k u lla n ılm am ası; (11) öğretm enlerin sosyal v e ekonom ik so ru n larının çözüm ü için y eterin ce ça b a g ö sterilm e m esi ve n ih a y et (12) öğretm enlik m esleğ in in, çek iciliğin i yitirm esi. Bu kadar sorunları bulu nan ve bu sorunlardan h em en h em en hiçbirinin de gereği gibi ele alınıp doyurucu bir biçim de ortadan k ald ırılm ad ığı d ü şü n ü 127
147 lürse öğretm en liğin çekici bir m eslek d urum una g e l m esi şü p h esiz b ek len em ez. Ö ğ retm en liğ in çek iciliğ in i ve sa y g ın lığ ın ı za m a n la y itirm ek te olduğu resm i ve özel m eslek top lantıların d a sık sık tekrarlanm ıştır. Ö ğretm en lerim izin so ru n la rıy la ilg ili a çık la m a m a ikin ci turda d ev a m etm ek istiyoru m, şim d ilik bu kadar. Çok teşek k ü r ederim, b en i d in led iğin iz için. B A ŞK A N B en teşek k ü r ederim. Tabii S a y m O ğuzkan, bir öğretm en lik m esleğ i v arm ış k abulü n ü y a p a ra k görü şlerin i belirlediler, ta h m in ederim ikin ci tu rd a bu k o n u y a da d eğ in irler. B uyurun S aym B ircan. DR. İSMAÎL BİRCAN T eşek k ür ederim B aşkan. S a y ın O rtaöğretim im izin p la n la m a y a ilişk in soru n ları ü zerin d e k ısa b a şlık la r h a lin d e durm ak istiyorum. B unlard an birincisi, p la n la m a y a ilişk in olarak veri top lam a sorunudur. B iliyorsu n u z p la n la m a ça lışm a ların ın sa ğ lık lı y a p ıla b ilm esi için v erilerin sağlıklı o l masa lazım dır. Bu n ed en le eld ek i v erilerin g erçek ölçülerd e v e gerçeği y a n sıtm a sı gerekm ektedir. B irkaç yıl ön cesin e kadar M illi E ğitim G en çlik v e Spor B a k a n lığ ın ın fark lı d a irelerin in a y n ı b irim için (O rtaöğretim için) fark lı sa y ıla r v erd ik lerin i gözlem iştik. Bu, san ıyorum son y ılla rd a gid erek düzeltildi. P la n la m a - A raştırm a - K oord inasyon d airesin in verdiği sa y ıla rla O rtaöğretim G en el M üdürlü ğü nün v erd iğ i sa y ıla r fark lı idi, şim di A PK n m k u ru lm asıyla tek eld en veri top lam aya gidilm iştir; b u da an cak y eterli değil, şu an dak i soru n lard an bir tanesi; çünkü sa lt 128
148 öğrenci-öğretm en ya da m ezu n sa y ısı değil, ok uld an terklerden tutun da başarı oran ın a kadar v e m ezu n sayısına kadar b ü tü n sayıların, b ü tü n v erilerin sağlıilı olarak v erilm esi gerek m ek tedir, bu d arb oğaz olırak sürm ektedir. En önem lisi fin ansm an sorunu. S oru n ları tartışıycruz, sab ahtan başladık, o rtaöğretim in soru n larım ç e m e k için tek k a yn ağa geliyorsu n uz, p ara sorunu. D îvletin belli k aynak ların ı ayırab ilm esi y a h u t eld ek i kı k aynak lard an eğitim e a y rıla n p a y ın b ü y ü k lü ğ ü y da küçüklüğü, bizim bu soru n ları çözm em izd e etki i olup olm ayacağım ız k on u su n d a bir y a rg ı g etirmektedir. O nun için fin an sm an, ön em li b ir sorun o lırak ağırlığım ı sürdürm ektedir. D ü n ya ü lk elerin d e e ğ tim in GSM H içindeki payı % 1-7 a ra sm d a d eğ işmektedir. N itekim, D evlet B ü tçesin d en eğ itim in a ld ığı pey ise top lam cari ve yatırım b oyutu itib a riy le M illi Savunm adan sonra 2. sırad a y er a lm a sın a rağm en, kam unun yap tığı yatırım lar itib a riy le 5. sırad a y er a b laktadır. B irincisi enerji sek törü n e a y rıla n y a tın m, 2. si ulaştırm a, m adencilik, tarım v e d a h a son ra eğ i tin h izm etleri gelm ektedir. O h a ld e k a m u n u n elindecıi eğ itim e ayırdığı kıt k a y n a k la rı çok iyi d eğ erlen direbilm esi gerekm ektedir. Bu sorun, ö zellik le sektöıler arası dağılım da da, eğ itim in k en d i için deki seltö rel dağılım ında da görülm ektedir. Çünkü, orta öğretim in, gen el ortaöğretim, m esleki tekniköğretdm v e yaygın ortaöğretim k urulu şları itib a riy le d ağıtılım ııd a birtakım d arboğazlar söz konusudur. G en el o ra ö ğ retim le m esleki tekniköğretim a rasın d ak i d en gesizlik planların öngörm esine ra ğ m en g en el ortaöğretm ağırlıklı olarak devam etm ektedir. Bir d iğer sorun, yatırım boyutu itib ariyle yatırım - la m g erçek leşm esin in u zu n lu ğunda görülm ektedir. 129
149 E ğitim yatırım ların ın orta la m a ü ç yılda b iteceğin i varsa y sa k, b azen yıld a b iten okul y ap ılarım ız b u lu nm aktadır. Bu bir y a n d a n B ayındırlık v e İskân B a k a n lığ ı n ın m ü teah h itlik h izm etlerin e ilişk in y a sa b o şlu k ların d an y a ra rla n m a k istey e n b irtak ım k işilerin o rta y a k oyduğu so ru n la r olm akla birlikte, diğer ta ra fta n da yatırım cı k u ru lu ş o la n M illi E ğitim Bak a n iığ ı n ın k en di y a tırım la rın ı g ereğ i kadar izley em e- m esi y a h u t da bu y a tırım la rı g erçek leştirm ed e gereğ i k adar etk en o la m a m a sın d a n k aynak lanm aktadır. Bir d iğer sorun, öğren ci v e d iplom a m a liy etlerd e o rtaya çıkm aktadır. B a k ıy o rsu n u z g en el o rta ö ğ retim de fa rk lı b ölgelerd e k ır v e k en t k esim in d e a y n ı b ölge için d e o lsa d ahi fa rk lı m a liy et girdileri o rtaya çıkm ak tad ır. D iplom a b a şın a olarak da m a liy etler fark lı olabilm ekted ir. Bu da sizi so n u çta n itelik sorununa, orta ö ğ retim k u r u m la n a ra sın d a k i n itelik soru n una götürm ektedir. Bu ise eğ itim p la n la m a sın d a n itelik soru n u b o yutu n u g ü n d em e getirm ek tedir. B ir b a şk a sorunum uz, p la n la m a b oyu tu itibariyle; u y g u la m a ile p la n la m a a çısın d a n ortaya çık a n darboğ a zla r - k oord in asyon ek sik liğ i olarak görülm ektedir. P lan ı h azırlayan, m ak ro d ü zey d e eğitim p la n ın ı y a p an kurulu ş ile p lâ n ı u y g u la y ıcı k u ru lu şla r b aşta M illi E ğitim G ençlik v e Spor B a k an lığı v e eğitim le ilgili d iğer h izm et b irim leri v e y a k am u k u r u lu şla n ara sın d a k i k oord in asyon ek sik liğ i, b irlik te ça lışa m a m a, organ iza sy o n d a k i b irtak ım a k sa k lık la r v e y eterin ce n itelik li p erson el b u lam am a, yön etim v e yön e tici soru n ları da d a h il olm ak ü zere b irtak ım b oşlu k lar n ed en iy le, p la n la m a n ın u y g u la m a sın a ilişk in o la rak soru n lar ortaya çıkm aktadır. 130
150 B ir b aşk a sorun olarak p erson el ü cretleri k a rşım ıza çıkm aktadır. O rtaöğretim deki öğretm en m a a ş la rın ın tek n ik birim lere göre d ü şü k lü ğ ü n e bu çerçev ed e d ik k at etm ek gerekiyor. B aşk a b ir sorun da m e s lek i ortaöğretim de yetişm iş in sa n g ü cü n ü n y erin d e k u llan ılm asıd ır. M ezun olan gen çler, p iy a sa y a u y u m sa ğ la m a k ta gü çlük çekm ektedirler. K ız m e sle k lis e sin d e n m ezu n olan bir öğrenci b a n k a d a m em u r o la rak ça lışm a k ta ya da teknikok u ldan m ezu n olan bir erkek öğren ci de d evlet d airesin de m em u r olarak ça lışabilm ek ted ir. Bu ise m esleki v e tek n ik eğ itim in sa n g ü cü n ü n sosyal m aaliyetin i arttırm aktadır. Bdr b aşk a sorun da d ev letin eğ itim arzı ile b u n d a n y a ra rla n a n la rın talebi arasın d ak i ilişk ilerd e orta y a çıkm aktadır. D evletin bu k onudaki k ıt k a y n a k la n e n iyi şekilde d eğerlendirebilm esi için, d aha ön ce e ğ itim talep etm iş öğrenci v elilerin in d en ey im lerin d e n yararlan ılm ası, p rogram lar h a k k ın d a g ö rü ş lerin e b aşvuru lm ası kısaca, eğitim ta leb in d e b u lu n an k e sim in sesin i duyurm aları b ek len irk en, b u k on u d ak i o k u l-a ile birliği ya da öğrenci v elileri d em e k lerin in bir b a sk ı grubu oluşturm ası açısın d an k on fed era sy o n şek lin d e örgü tlen m iş olm ası, eğitim ve ö ğretim fa a liy etle rin in daha etkin bir şekilde g erçek leşm esin i g e cik tirm ekted ir. B ir b aşk a sorun da ortaöğretim k u ru lu şların ın işg ü c ü p iy a sa sı ile ilişk ilerin de o rtaya çıkm aktadır. Şu a n a kadar 20 civarın d a m eslek okulu m u zd a, okulsa n a y î işb irliği projesi u ygulan m ak ta olup, bu işb irliğ in in y a y m la ştın la m a m ış olm ası v e y etersizliğ i n e d en iy le m ezu nların iş h ayatın a b aşla d ık la rın d a u yum sa ğ la y am am aların a ve ayrıca y en i bir iş ön cesi eğitim g ö rm elerin e ned en olm akta, k a y n a k sa v u rgan lığ ı y a p ılm a k ta d ır. 131
151 D iğer y a n d a n IBM d aktilo yazm a, b ilg isa y a r gibi y en i tek n olojileri eğ itim sistem im ize sokup, y a y g m - la ştıra m a d ığ ım ız sü rece, so ru n la rı d aha b aşk a y ö n tem lerle çözm ek zoru n d a k alıyoruz. B öylece gen çler, özel d ersh an eler sistem iy le p iy a sa n ın isted iğ i b ilg isa y a r k u llan m a, program cılık, ü n iv ersitey e giriş için d aha ön ce ö ğ ren d ik lerin i tek rarlark en, bir y a rış için ek öğretim h a rca m a la rın ı g erek tiren paralel bir eğitim y ap m ak zorunda b ırakılm ak tad ırlar. İlk a şa m a d a sö y ley ecek lerim bu kadardır, te şek kür ederim. B A ŞK A N (PROF. DR. SÜLEYM AN ÇETÎN Ö ZOĞLU). T eşek k ür ed erim S a y m B ircan. K onum u zd a «O rtaöğretim» yazılm ış, am a b iz «sın ıf içi» h içb ir soru n d an b ah setm ed ik, hep «eğitim» so ru n la rın d a n söz ettik. G alib a sistem in tem elin d e şö y le bir k abulü m ü z var; Ö ğ retirsek eğitiriz. B en bu görü şte değilim. B en im görüşüm ; Y a şa tırsa k eğitiriz. D eğin d iğim iz, ta rtıştığ ım ız so ru n la rla dolu old u ğu bu sistem im izin tem el ö zellik lerin e şö y le bir d okundukta n so n ra 2. tu ra g eçm ek istiyoru m. Bu sistem tem eld e eleyici bir sistem ; geliştirici bir sistem değil, h em person el, ö ğ ren ci açısın dan, h em ken di k en d in i geliştirm esi açısın d an. Bu sistem in te m el ö zellik lerin d en biri y a rg ıla y ıcı olm ası. K im i y a r gıla m a k ta? Ö ğren ciyi, öğretm en i, sistem e k atılanlarım tü m ü n ü y a rg ıla m a k ta y ız g en eld e. G en el özellik olarak g örü n ü m ü n d e anlama ve değerlemeye y er v erilem ey en b ir sistem. Bu sistem in am açları şu v ey a bu biçim d e tartışılab ilir. A m açları, belki soru n lar yaratm ıştır, a m a g en eld e k a lıp la ra y ö n elik bir sistem olm aktadır. K ısaca O rtaöğretim, ü n iv ersitey e öğrenci 132
152 h azırlayacak diyoruz ve b öylece ü n iv ersited ek i k a lıba bir hazırlık yapm a durum unda kalıyoruz. Bu sistem de görev alanlar; öğretm enler, eğitim ciler, ken di çevrelerinde k işisel ve eğ itsel soru n larla dolu, y e tiştirilm elerinden tutun da gü n lü k y a şa m la rın a kadar. Bu sistem de, öğretim öyle bir ö ğretim k i y a sak larla, sınırlam alarla dolu ve ak tarıcı bir özellik taşıyor. A k tarıcı özelik taşıdığı için de b iraz ön ce ark a d a şla rım ızın ayrı ayrı değindiği eğ itsel soru n larla dolu olu yor. D oğal olarak aktarm a için teknolojik eğ itse l araçlara fa z la gerek yok, b elirli b ir ak tarıcı, a m a çla n a n a k a r m a işini görebiliyor. Bu a k ta n cılığ m d a n ötü rü bilim le v e çağdaş teknolojik g elişm elerle b ü tü n leşm esi söz konusu olam ıyor. B azı b elli k a b u llerle h a tta d oğm alarla bu aktarm ayı sürdürebiliyor. H atta d aha a ç k söyleyelim, zam an zam an bu a k ta rm a d a esa s olan program lar, bir b ilim sel v ey a eğ itsel çalışm a ile değil, em irlerle oluşabiliyor, d eğ işeb iliy o r v e sürdürü eb iliy o r. Bu sistem, yukarıda d eğ in ilen özellik leri çerçev e sinde top lum un gelişm esin e o k a d a r açık v e seçik h i ç in d e y en ik düşm üş ki bu sistem, öğretim in bütün gün öğretim h alin e gelm esi artık o la sı değil, ikili, ü ç lü öğretim bu sistem in doğal bir görüntüsü; bunu benim sem işiz. B ütün güne y a y ılm ış bir ortaöğretim i düşünm ek ve yürütm ek bir a y rıca lık olarak an cak Anadolu L iseleriyle v ey a b en zer liselerle ele a lın a b iliyor. Çift öğretim i k an ık sam ışız h erh ald e. Bu sistem, özelliklerine rağm en, toplum daki tüm so r u n la n çöz ü n aracı ve yeni biçim inde k a b u l ed ilerek d eğ erlendiriliyor. D urm adan dersler k oyarak b elli top lum sa. soru n ları çözebiliriz y a k la şım ı egem en. O rtaöğrenim ok ulların da ders p rogram ları ara cılığ ı ile a k ta rılın b ilgi n e kadar çok olursa, b irey lerin ve toplu- 133
153 m u m u zu n k a rşıla ştığ ı b elli so ru n la r h a lled ileb ilir k a b u lü n ü yapm ışız. D erslerd e «turizm», «trafik», «ahlak» vb. k onulard a b ilgi ak tarm ak v e soru n ları çö z m ek olasıdır dem ekteyiz. B azı soru n lara bu sistem in b azı ö zellik lerin e y ö n elik za m a n zam an d ü zeltm e g irişim lerin d e b u lu nulm u ş, a tılım la r yap ılm ış. Bunların, bir k ısm ı b ild irilerd e tartışıldı. B unların tü m ü n e y en ilik ler d en em ez, «yenilik görünüm lü» a tılım la r den eb ilir. B u n ların sistem b akım m d an tipik bir ö zellik leri var; B ütün bu girişim ler, sistem deki öge ta rafın d a n b aşlatılm am ış, sistem e yard ım cı olan d iğ er y a n sistem ler tarafın d an v ey a d iğer k urum lar ta rafın d a n b aşlatılm ış, özen d irilm iş. B ildirilerde sözü ed ilen v e ta rtışıla n araştırm a v e eğitici projeler ö rn ek lerin d e görü yoru z ki, ö rn eğ in F en L isesinin kuruluşu, Fen ö ğ r e tim i p rojesin d e etk en o la n d iğer k u ru lu şla r v e b u n la r sistem in soru m lu su olan M illi E ğitim B a k a n lığ ın ın dışında. B öyle o lu n ca b ü tü n bu eğitim, proje v e a ra ştırm a la rı belli bir sü re sürdürülm üş, so n ra esa s g erek sin im sah ib i b u n u k a b u llen em ed iğ i için so n u çla n a m a m ış v e u y g u la m a y a yansıtılam am ış. B u n u n y a n ı sıra, sistem e 1960 la rın getird iği bir özellik d aha var. Bu sistem e, sistem in dışından, zam an za m a n sistem d e d ah a ön celeri görev alm ış araştırıcılar gru b u y a k la şm a y a çalışm ış. B ilim sel g elişm eleri v e u zm a n lık la rı çerçevesin d e b i lim sel çalışm alar yap arak bu sistem e yard ım d a b u lu n m a y a çalışm ışlar v e 1970 lerd e b u n u g örü yoruz, za m a n zam an bu a ra ştırıcıla r M illi E ğitim B a k a n lığ ı ile b elli k oşu llard a b ü tü n leşm işler, fizik i bir b ü tü n leşm e olm uş. A m a g ö rm ü şler ki a ra ştırıcı ö zellik leri bu b ü tü n leşm ed e zamıan za m a n o rta d a n k a l kıyor, bu b ağ k oparak d a ğ ılm a b aşlam ış. Bu a ra ştırm a la rın bir kısm ı zam an za m a n Ş û r a la r d a, to p la n tı 134
154 lard a ele alanmış, konuşulmuş, tartışılm ış, zam an zam an Millî Eğitim Bakanlığının dışında; yani esas sorum lunun dışında, Devlet Planlam a Teşkilatı tarafından, diğer devletin kuruluşları ta ra fın d a n değerlendirilmiş; am a sistemin içerisinde bu a ra ştırm alar veya ara ştırm a görünüm lü çalışm alar bir tü rlü uygulam ada ü rü n verememiş. Benim kişisel gözlemime göre, kendi m erakları, kendi mesleki yaklaşım ları çerçevesinde araştırm a yapanlar da eğitimde sorunlara yönelik, uygulama araştırm aları yapm adan vazgeçer olm uşlar. A raştırm aya gereksinm e duyulm adığını gören, hisseden bu grup, onlara «araştırma» denmişçesıine, onlar da araştırm ıyorlar artık! Bu sistemin sorunlarını bu gerçekler içerisinde bir «eğitim bütünlüğü» çerçevesinde ele alm ak ta y a ra r vardır. Dikkati o yöne çekmek istedim. Burada O rtaöğretim sınıflarındaki öğretim so runları tartışılmıyor, bir ölçüde genel eğitimin sorunları tartışılıyor. O bakım dan güncel bazı aksam alara, sorunlara ve k o n u lara değinilmemiştir. Ö rneğin, kalabalık sınıfla rd a n arkadaşlarım ız söz etmediler, kalabalık sınıfla rd a sayıyı azaltm akla eğitim, öğretim sorunları çözülecek değil, sistemin tem elindeki aktarıcılık sorunu çözülmediği sürece sınıflarda öğrenci sayısını 25 e indirirsek bize sağlayacakları çok sınırlı olacaktır. Bunun için yapılacak büyük ekonomik yatırım a değmeyecektir. Ben 2. tu ra bu görüşleri sizlerle paylaştıktan sonra geçmek istiyorum. Saym K arasar, buyurun efendim. 135
155 PROF. DR. NİYAZİ K A R ASA R T eşek k ür ed e rim S a y ın B aşkan. Saym Prof. Özoğlu n u n bu son toparlayıcı konuşm asını dinledikten sonra, demokrasi eğitiminin başarısızlık nedenleri b u n la r deyip noktalam ak yeter sanırım; am a izin verirseniz birkaç noktaya daha değinebilirim. Biraz önce dem okrasi kavram ı ve dem okrasi eğitim inin bazı özellikleri üzerinde durm uş ve kendim ce b ir çerçeve oluşturm aya çalışmıştım. O genel çerçeve içerisinde Türkiyedeki demokrasi eğitiminin özellikle ortaöğretimde, ne ölçüde gerçekleştiğini ya d a gerçekleşmediyse bun u n birtakım belirtilerini ifade etm eye çalışacağım. A ncak m evcut dem okrasi eğitiminin, yeterli düzeyde olmadığını söylemek için çok ayrıntılı açıklam alara gerek yok gibi görünüyor. B elli a ra lık la rla d em ok rasiyi tam ire çalışm am ız b elk i de b u n u n en k estirm e kanıtı. Bir şey in sözünü etm ek le on u u y g u la m a n ın b a şk a b a şk a şey ler olduğu g erçeğ in i bir tü rlü h a y a ta g eçirem iy o ru z gibi geliyor bana. D em okrasinin sözü n ü ettiğ im iz kadar, onu u y g u la d ığ ım ızı san m ıyoru m. Prof. E rtürk ün 10 yıl ara ile 1960 v e 1970 lerd e tek ra rla d ığ ı Ö ğretm en D avran ışla rı k on u su n d ak i bir a ra ştırm a d a da, eğitim siste m in in en ön em li ö ğ esi olarak g ö rd ü ğ ü m ü z öğretm en d avran ışların d a bile, g id erek d em o k ra tik leşeceğ i y e r de, d ik ta y a yön eliş sa y ıla b ilecek b a zı eğilim lerin tesb it ed ild iğ in i görüyoruz. Bu çok ciddi bir u yarıdır bence. O rtaöğretim öğrencilerinden bazılarıyla yapılan görüşmelerden (çok genel bir taram a değil) birkaç cümle verm ek istiyorum, «öğretm enler, söylediklerini 136
156 sank. A llah ın emriymiş gibi verip farklı görüşlere açık olmuyorlar.» Bu, öğrencinin kendi ifadesi. «Tartışma ortam ı yaratm ıyorlar, kronolojik ta rih le r ezberletiyorlar, o tarihler ki kendileri bile zor h atırlıy o r lar, Dize ne faydası olacak bilmiyoruz.» Öğretmenin, biraz evvel söylediğim, emniyetli bir boru h a ttı olm ası ve bilgileri sürekli başkalarına ak tarm ası fonksiyonunun başarı ile gerçekleştirildiğinin ifadesidir, bu. «Herkesin içinde insanı rezil ediyorlar, kişiliğimizin gelişmesine hiç önem vermiyorlar, kişiliğimize önen, verm yorlar. Bizleri ikna ederek değil k o rk u ta ra k susturuyorlar. Günlük olayları hiç tartışm ıyoruz, tartışamıyoruz. O kadar çok dersimiz var ki ne oyuna ne de düşünmeye vakit bulabiliyoruz.» Bu ve benzeri öğretm en ve idareci d av ran ışların d an oluşan bütün bu şikayetler içerisinde bir çocukta demokratik davranışları, dem okrasinin gerektirdiği b irta kım düşünce üreten, alternatif üreten davranışları geliştiriyoruz demek, herhalde kendi kendimizi bir süre iah a aldatm ak olur. Bunlara ek olarak ders kitaplarına bakıyoruz. Yine şöyle basit bir taram a ile bile, kitapların dem okratik değerleri pek de güdüleyici olm adığını görebiliyorum. Şöyle ki, ders kitaplarının pek çoğunda kaynak gösterme alışkanlığımız bile yoktur. Neyi ifade ediycr bu? Bir kişi ders kitabı yazmış, alleme-i cihan, herşfyi o biliyor, o yaratmış, o bulmuş, yazmış, sağ olsun, ne büyük insan, yanılm az insan! Başka kaynaklara yönlendirilmiyor çocuk; çünkü «tek doğru kayrak» bu! A yrıca kitaplarda kullanılan ifadelere bakıyorsunuz, olasılığa, (ihtimaliyete) hem en hiç yer verm i yor fibi bir h ava var. Mesela birtakım tarihi olayları 137
157 bile «efendim bu böyle olmuştur» deyip kesiyoruz. Evet, kayıtlarda öyle geçmiş, belki yazılı kayıtlarda bazılarının aktardığına göre öyledir, am a gerçekten o öyle midir, nereden biliyoruz, emin miyiz o kadar, onu oraya yazan acaba yanlış yazmış ya da kasıtlı yazmış olamaz mı? Niçin öğrencilerin u fkunu tü m ü y le darp,itip karartıyoruz? Niçin farklı düşünm elerine engel oluyoruz? Bunlar, çağın en güzel bir rejimi olarak kabul edilen dem okrasinin gerektirdiği davranış k alıp larının gelişmesine kanım ca en büyük engeli teşkil ediyorlar. En rasyonel, en akılcı rejim olarak insanoğlunun geliştirdiği demokrasi rejimini, kaynaklandığı akılcı bir yöntem ile yaşatm ak m üm kündür ve ancak o şekilde yaşatılabilir. K anım ca Türk Milli Eğitiminde, ilkeğitim den ün i versiteye kadar, dem okrasi eğitimi, biraz önoeki ta r tışm alarda vatandaşlık eğitimi dediğimiz bu eğitim, A tatü rk ün de en veciz biçimde söylediği gibi, «Hayatta en hakiki m ürşit ilimdir» temeline oturtulm ak zorundadır. Bugün uygulam akta olduğumuz kişisel ya da grup halinde uyguladığım ız, aldığımız k a ra r ları, bir araştırm a-geliştirm e sürecine oturtm ak ve onun getirdiği sonuçlara razı olm ak zorundayız. Aksi halde kısır döngüden kurtulam ayız. Çünkü süreçler önemlidir. Süreçler üzerinde ısrar etmemiz gerekir, sonuçlar değil. Sonuçlar şu yada bu şekilde çıkabilir, o bizim dışımızdadır; am a süreçleri, bilimsel yaklaşımın süreçlerini biliyoruz, artık lütfen bunları uygulayalım demek lâzım. B unlar üzerinde ısra r etmek lâzım, yoksa şu ders konsun, bu ders konsun, bu kalksın, bu bu kadar olsun demek, problemi çözecek yaklaşım lar değildir kanım ca. 138
158 BAŞKAN Teşekkür ederim Saym K arasar B uyurun Saym Kuzgun. DOÇ. DR. YILDIZ KUZGUN Teşekkür ederim Saym Başkan. Ben öğretimde dem okratik tutum a değinm ek istiyorum. Dem okratik yaşam, dem okratik tutum u benimsemiş bireyleri gerektirir; dem okratik tu tu m u benimsemiş birey de yapıp ettiklerini, düşüncelerini irdeleme, araştırm a, doğruluğunu, yanlışlığını sınam a davranışı görülür ve yine dem okratik tutum u benim semiş kişide karşısındaki kim selerin düşüncelerine, duygularına saygı gösterme esastır. Biz bu d av ranışları okullarda takrir yöntemiyle değil tabii, kendi yaşam a pratikleri içinde öğretiriz veya öğretmemiz gerekir; yani öğretmen demokratik bir tutum içinde olursa öğrencide de dem okratik davranış gelişir. O kullarım ızda ezberciliğe dayanan öğretim yönteminden üniversitedeki öğrenciler de şikâyetçi; yani bu yalnız ortaöğretim in sorunu değil âd eta bizim genel b ir yöntemimiz bu. Her düzeyde u y g ulanan kolay b ir yöntem. Bu katı ve doğm atik tu tu m la da ta bii katı ve doğmatik bireyler yetiştirmek gayet doğal bir sonuç oluyor. Rehberlik ve psikolojik danışm a, acaba bu dem okratik tutum u benimsemiş bireylerin yetişmesinde nasıl bir katkıda bulunur, müsaadenizle buna kısaca değinm ek istiyorum. Rehberlik ve psikolojik danışma, öğrencilerin mesleğe, işe yöneltilmelerinde yardımcı olur; am a esas fonksiyonu veya esas am acı bireylerin kişilik gelişim lerin e yardım cı olmak, onların kendilerini g er 139
159 çekleştirmelerine yardımcı olm aktır ve rehberlikte, özellikle son yıllarda grup etkileşimi veya grup ile psikolojik danışma; kısaca grup teknikleri büyük rağbet görm ekte olup ve bireysel rehberliğe ü stü n lüğü kanıtlanmış durum dadır. Bu üstünlüğünün en önemli yönü de işte bu dem okratik tutum u geliştirmede kendini gösterm ektedir. Bir grup tartışm asın da öğrenciler bir başka a rk a d aşla rın ın tutum ları, değer yargıları, dünya görüşleri, duyguları hakkında da fikir sahibi olmakta ve onları sabırla, hoşgörüyle dinleme alışkanlığını geliştirm ektedirler. Bu açıdan grup etkinliklerine okullarda daha fazla yer vermek gerekirken maalesef rehberlik ve psikolojik danışm a hizmetlerinin planlanm asında böyle bir ortam hiç sağlanam am aktadır. Demin dışarıda kitapları inceliyordum, R ehberlik yazan bir kitap gördüm, alanım la ilgili diye h e men eğildim. Başlık yazısının altında parantez içinde «Önemli anm a günlerini nasıl kutlarız», ifadesi var. Yani rehberlik saatlerinde yıl içindeki önemli günlerin nasıl kutlanacağı anlatılıyor. Demek ki yine o rada Saym K arasar ın söylediği gibi böyle bir aktarm a işlemi vardır. Yani, orada k u tla m a günlerinde yapılacak konuşm alar ve uygulanacak birtakım faaliyetler, planlı şekilde anlatılm aktadır. Oysa bir rehberlik saatinde mesela okuldaki bir disiplin kuralı ele alınabilir. Bu disiplin kuralı hangi gerekçeyle konulmuş olabilir, hâlâ fonksiyonunu icra edebiliyor mu, hâlâ disiplini sağlam ada etkili olabiliyor mu? Ö ğrencilerin bu disiplin k u ralın a k arşı tu tum ları nelerdir, neler hissediyorlar... Bu ve benzeri sorunlar, pekâlâ sergilenebilir, tartışılabilir. Bu disiplin kuralı öğrencilerin istekleri doğrultusunda hem en 140
160 değştirilmeyebilir; ama hiç olmazsa orada görüşler sergilenebilir, hiç olmazsa öğrenciler, bu disiplin kurallım konuluşunun arkasındaki m antıki gerekçeyi görebilirler ve isyan ettikleri bir kuralı belki de bir sür* sonra benimseyerek uyabilirler. Neden, konulan kurallarda, o kurala uyması gereken kişilerin de görışü alınmaz? Burada diyeceğim şu ki rehberlik ve psilolojik danışma saatleri, öğrencilerin çok çeşitli a laılard a duygu, düşünce ve tutum larını ifade edecek eri ve bunları aynı zam anda irdeleyecekleri sa a t ler olabilirken, maalesef, herhalde genel otoriter tu tun yüzünden, bu saatlerde genel öğretim uygulam a larına benzetilmekte ve bir ders aktarım ı şeklinde yüritülm ektedir. Söyleyeceklerim, bu kadar, teşekkür ederim. BAŞKAN Teşekkür ederim Saym Kuzgun Saym Açıkalm buyurun. Y. DOÇ. DR, AYTAÇ AÇIKALIN Saym konuşm a la r ı dinledikten sonra, kanılarım bir kez daha peranlendi. Evet, ortaöğretim kurum lannm yoğun yöretim sorunları var. Saym K a rasa r a arz etm ek iste rin ki dem okratik bir yönetim in olmadığı b ir eğitim kurum unda, demokratik bir eğitimden ya da demolrasi eğitiminden söz etmek olası değildir. Böyle seçlin eğitim cilerin katıldığı bir toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı nm ders araçları yapım birimi, yetkilisi, «İmıl ettiğimiz ders araçları depolarımızda bekliyor, tals) yok» demiştir. Bu teknoloji ile eğitim arasındaki ilişliyi görebilen bir yönetimin gerekliliğini ortaya koyıyor. Eskişehir ili düzeyinde yaptığımız küçük bir araştırm ada, ortadereceli eğitim yöneticilerine aşağıdaki olgulardan yönetimimizi en çok hangisi et 141
161 kiliyor? sorusu ile uzay çalışm aları, kitle iletişim a ra ç larının gelişmesi, enflasyon, nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme vb. olgular verilmişti. Yöneticiler büyük oranda (% 82) enflasyonu belirtm işlerdir. Bu, yönetim de yönetici yetiştirm ede bize b ir kısım ipuçları verir gibi geliyor. Rehberlik saatlerinin beklentilerimizin dışm da doldurulm uş olması, bir yönetim sorunu olarak görülüyor; am açlan yorum layacak, yeni am açlar y a ra ta bilecek düzeyde eğitim görmüş, liderlik özelliklerine sahip, iletişim ve insan ilişkilerinde yeterlikli eğitim yöneticileri yetiştirmedikçe, yönetim sorunlarında büyük değişm eler beklem ek bir p arça hayal gibi geliyor. Nitekim yöneticiler, okula giren ilk insan öğesidir ve sorunlarının ilkini onlar ta şırla r kurum a. O rtaöğretim kesim inde yönetim in önemli sorunların d an bir diğeri, yöneticilerin örgüt girdileri üzerinde hiçbir denetlem e yetkilerinin ya da eylem lerinin olm am asıdır. Okul b ir ü retim ortam ıdır. Bu o r tamda, insan yetiştirm enin gerektirdiği birden çok üretim süreci gerçekleştirilir. Bu üretim için b ir kısım öğelerin kullanılm ası, üretim girdilerinin sağlanması lazımdır. Bunlar, insangücü, öğretmen, uzman, öğrenci, veli, madde, enerji, teknoloji vb. dir. Okul müdürü, am açları bu girdileri bir araya getirerek gerçekleştirecektir. A ncak okul m üdürü, bu girdilerin ne zaman, ne kadar, ne nitelikte ve ne nicelikte gireceği üzerinde hiç söz sahibi değilken, doğrudan doğruya kendisi için başkalarınca seçilmiş öğelerle b ir am acı gerçekleştirm ek durum undadır. Bu ortaöğretim de yönetim sorunlarının belki de denetim (kontrol) m ekanizm ası açısm dan en önemlisini oluşturm aktadır. Okul m üdürünün öğeler üzerindeki bir di 142
162 ğer denetim noksanlığı, okul ürünlerinin gittiği noktayı denetleyememek gibi bir durum la karşı karşıya olmalarıdır. Nitekim, yetiştirdikleri ürünün amaca ulaşm ada ne derece etkili olduğu konusunda yöneticiler büyük bir kaygı göstermemektedirler. Çünkü m ezunların kendi alanlarında çalışm a olanak ve eğilimleri sınırlıdır. Sorun, okul m üdürü (yönetici) yetiştirmekle çözümlenebilir. Eğer iyi öğretm enler yetiştiriyorsak ve bunlardan okul m üdürü yapıyorsak, aslında kötü müdürler görevlendiriyoruz demektir. Öğretmenlik, bir uzmanlık ve bir meslek niteliğini gösteriyorsa, öğretm enden yönetici olması, öğretm enliğin aleyhine olarak kaygı yaratıcı bir durum dur. Nitekim, Saym Bursalıoğlu nun dediği gibi, «Okul m üdürlerinin başarısızlıkları halinde te k ra r öğretmenliğe döndürülm eleri, öğretm enliği başarısız yöneticilerin mesleği durum una getirmek» gibi bir olgu ortaya koym aktadır. M illi E ğitim B akanlığı, y ö n eticilerin i h izm et içi eğ itim le yetiştirm e çabası içindedir; fa k a t bu da p la n lı ve etk ili görünm üyor. N itekim, 1984 y ılın d a k i B a k anlığın h izm et içi eğitim etk in lik lerin d en sa d ece % 7 si ortadereceli okul y ö n eticilerin e h a sred ilm iştir. Bu eğitim d e göze çarpan durum şudur: o rtalam a 10 gü n lü k bir süre içinde 75 y ö n eticin in y etiştirilm e sin e g a y ret edilm iştir. A yrıca eğ itilecek bu y ö n eticilerin seçim in d e de bir isabet o ld u ğ u sö y len em ez. Ö r n eğin bu sen e öğretm en liselerin d e bir k ısım program d eğişik lik leri yapılarak, bunlarm ö ğ retm en y etiştiren fa k ü ltelere k aynak oluşturm ası gibi ö n em li k ararlar alınm ıştır. Bu tem el d eğişikliği tartışm ak, görüşm ek, geliştirm ek am acı ile öğretm en lisesi y ö n eticilerin e hizm et içi eğitim öngörülm em iştir. Bu ilg in ç bir y a k laşım v e uygulam adır. 143
163 Çok iyi yöneticiler yetiştirip okulları onlara teslim etm enin zam anı gelm iştir. Türkiye büyük sayıların oluşturduğu bir ülkedir. Artık hangi okulda kim, ne saatte, ne yapıyor gibi m erkeziyetçi bir kaygı içinde olmanm gerekliliği azalm ıştır. Halk deyimiyle okul m üdürü olacak kişiyi iğnenin deliğinden geçirip ondan sonra ona çocuklarımızı, okulu teslim etmek ve devletin genel gözetim ve denetimi altında daha geniş yetkilerle çalışmasını sağlam ak gerekir. Bu da eğitim yöneticiliğinin bir meslek, hizm et öncesinde b ir eğitim ile kazandırılabilecek bir meslek olarak kabul edilmesi fikrinden başlayacaktır sanırım. Teşekkür ederim. BAŞKAN Teşekkür ederim efendim. B uyurun Saym Oğuzkan. DR. FERHAN OĞUZKAN Efendim, öğretmen sorunları deyince aklımıza ilk gelen öğretm enlerin hizmet-öncesi yetişmeleri ile ilgili sorunlar oluyor. Ancak öğretmenlerle ilgili sorunlar denildiği zaman, bunun dışında d ah a b aşk a sorunların d a bu lu n d u ğ u nu düşünmemiz gerekir. Bir y etişm ek te olan öğretm en ad ayları var, bir de y etişm iş v e görev a lm ış b u lu n a n ö ğ retm en ler var. B u n ların d urum ları n a sıld ır acaba? Bu konu son Ş û rad a bir araştırm a k onusu olarak ele alın m ış v e o l d u k ça g en iş bir ö ğ retm en k itlesin e b ir an k et u y g u lanm ıştır. S a y ısı 14 bini a şa n bu öğretm en ler a ra sın da ilkokul, ortaokul, m e sle k i ve tek n ik ö ğ retim k esim in de çalışa n ö ğ retm en ler de d ahil o lm a k üzere lise öğretm en leri bulu nu yord u. B undan b a şk a 59 ild e m illî eğ itim m ü d ü rlü k lerin d e özel k om isyon lar k u ru la rak, öğretm en lerin soru n ların ı tesp it etm ek a m a cıy la 144
164 çalışmalar yapılmıştır. Gerek ankete verilen cevaplar, gerek komisyonlarca hazırlanan raporlardan elde edilen sonuçlar açıklam a ve yorum larla birlikte bir kitap halinde yayım lanm ıştır. (*) Bu kitaptan komisyonlarca tespit edilen tipik bir iki örr.ek okumama müsaadenizi rica edeceğim: «İl ve ilçe m erkezlerinde öğretm enler için yeterince sosyal etkinlikler düzenlenem em ektedir ve öğretm enler bu etkinliklere karşı ilgisizdirler.» Ö ğretm enlerin bu tü r etkinliklere k arşı gösterdikleri ilgisizliğin başında m ali güçlükler gelm ektedir. Ö ğretmenlerin bir gece hep birlikte bir lokantada yemek yemeleri veya bir piknik yapm aları ancak istek düzeyinde kalıyor, bunu gerçekleştirem iyorlar. Bu konuda yöneticilerin de bazı engeller çıkardığı anlaşılm akta Komisyon raporlarında ortak bir sorun da öğretmenlerin konut bulmada büyük güçlüklerle karşı karşıya, gelmeleridir. Özellikle il ve ilçelerde bekâr öğretmenlere ev verilmeyişi, kiraların yüksek oluşu, peşin para ödenmesinde ısrar edilmesi, öğretmenleri uğraştıran ve üzen durum lar y aratm aktadır. «Dinlenme ve eğlenme tesisleri yetersiz. Bazı yerlerce hiç yok, bazı yerlerde de olanlardan öğretmenler gereği kadar istifade edemiyorlar.» biçiminde ifade eiilen bir sorun da mevcut. Bir başka sorun şöyle açıklanıyor: «Kamu görevlileri, öğretm enlere gereken ilgiyi gösterm em ektedir. öğretm enlere hitap eden mesleki ve kültürel etkinlikler de ya düzenlenmiyor veyahut yaşadıkları yerlerce yok.» (*) M ili E ğitim B akanlığı Talim ve Terbiye B aşkanlığı, Öğretme» Sorunları ve Eğilimleri Araştırması, A nkara,
165 Bir de ö ğretm en lere u y g u la n a n a n k et son u cu e l de ed ilen soru n lara göz a ta lım : «K işilik ö zellik leri a çısın d a n öğretm enler, fa r k lılık gösterm ektedirler.» Bu, ö ğ retm en ler a ra sın d a işbirliğin i, m eslek d a y a n ışm a sın ı v e sosyal ilişk ilerin isten d iğ i ölçüde sa ğ la n m a sın ı g ü çleştirm ek ted ir. F arklı ortam lard a y e tişe n v e çok d eğ işik d eğ erlere sahip öğretm enler, an cak d erslerin i verip ev lerin e gitm ekte, ortak soru n lar ü zerin d e b ir a ra y a g elip doy u ru cu çözüm y olları a rayıp b u lm ak için bir çab a gösterm em ek ted irler. Ö ğretm enler, «Ö ğretm enlik m esleği, sta tü v e çek icilik b ak ım ın d an düşüktür» diyorlar. H atta bu k on u d a şöyle çelişk ili tu tu m la ra da raslan ıyor. Ö ğretm en lik m esleğ in i oldukça ü stü n gören, çok y ü ce bir m eslek d iye n iteley en v e o n u n sa y g ın lığ ın d a n söz ed en b azı öğretm enler, «Ç ocuğunuzu öğretm en lis e sin e m i gön d eriyorsu n u z v e y a ö ğ retm en o lm asın ı is tiyor m usunuz?» b içim in d ek i bir so ru y a «hayır» c e v ab ın ı veriyorlar. G en el o larak öğretm enlerde, ço cu k ların ı öğretm en olarak y etiştirm e isteğ i yok. «İkinci k ez bir m eslek seçm ek d u ru m u n d a kalsa y d m ız y in e ö ğ retm en liğ i seçer m iydiniz» soru su n a da p ek az ö ğretm en in olu m lu bir cev a p verd iğ in i g ö rü yoruz. Bu n itelik tek i tepkiler, ö ğ retm en lerin m e sle k lerin e k arşı olu m su z bir tu tu m için d e b u lu n d u k ların ı o rta y a k oyuyor. Bu görünüm, şü p h esiz ü zerin d e ön em le d u ru lm ası gerek en bir görünüm dür. A n la şılıy o r ki b in lerce öğretm en in yap tık la rı işe karşı b esled ik leri d uygu lar, m eslek leriy le ilg ili d ü şü n ce v e d eğ erlen d irm eleri h iç de iç açıcı d eğildir. B u soru n ların n a sıl ü stesin d e n gelin eb ilir? H izm et-ön cesi v e h izm et içi d ön em lerin e ilişk in çeşitli so 140
166 ru n ların k ısa zam anda çözüm ünü d üşünm ek, g erçekçi bir yak laşım olam az. M illî E ğitim, G en çlik ve Spor B akan lığın ın işveren büyü k bir kuruluş olarak ü n iversitelerim izle sıkı bir işbirliği için d e u zu n sü reli plan v e projelerle sorunları zam an için de çözüm e k a vu ştu rm ası beklenebilir. B ugün B akanlık daha çok v e h a k lı olarak, h izm et - içi soru n larla uğraşm ak durum undadır. A n cak bu alan d ak i çalışm aların yetersizliği d ün de b u g ü n de öğretm enler, ü niversite m en su p ları v e h a tta B akanlık ileri g elen leri tarafından dile getirilm iş v e g etirilm ek tedir. B akanlık m erkez örgütünde öğretm en lerin hizm et-içi eğitim leriyle ve soru n larıyla u ğ ra şa n bir b irim in, H izm et-içi E ğitim D airesi n in v a rlığ ın ı biliyoruz. Bu d airen in çalışm a biçim i, görev v e soru m lu lu ğu, y ö n etm elik le tespit edilm iştir. Ö te y a n d a n B a k a n lık la rın k u ru lu şu v e örgü tlen işiyle ilg ili olarak y a p ıla n son d eğişik lik ler sonucu, öğretm en lerin y etiştirilm esi ile bir b aşka D aire daha görevlen d irilm iş b u lu n m a k tadır. O da eski Y ükseköğretim G en el M üdürlüğü, y en i a d ıy la Y ükseköğretim D a iresi dir. «B akanlığın öğretm en yetiştirm e politik asına u y g u n olarak v e öğretm en ih tiyacı p lan lam ası d oğru ltu su n d a öğretm en y etiştirilm esin i sağlam ak», «öğretm en y etiştiren kuru m larm u ygu lam aların ı ve g elişm elerin i tak ip e t mek» görevi, bu daireye verilm iştir. Ben, bu g ö revlen d irm en in pek etkili v e işlev sel o la ca ğ ın ı d ü şü n em iy o rum. B akanlıkta bugünkü h izm et-içi eğitim ça lışm a larını y ü rü ten D airenin g ü çlen d irilerek h em h izm et - öncesi, h em de hizm et-içi gelişm e ve soru n larla u ğ ra şan b ir birim h alin e getirilm esi d a h a y erin d e olur kanısın dayım. Bu birim, iş b aşın d ak i öğretm en lerin 147
167 y a ln ız k en d i öğretim a la n la rm d a k i g elişm eleriy le ilg i len m eyecek, o n la n n a ra ştırm a la r v e rap orların ortaya k oyduğu tü rlü so ru n la rıy la u ğraşacak tır. B ir de YÖK y a p ısı içinde, öğretm en y etiştirm en in ö zellik le h izm et - ö n cesi y ö n ü y le ilg ili çalışm aların e ş g ü d ü m ü y le u ğ ra şa ca k bir b irim in sü ra tle k uru lm ası y erin d e olacaktır. Ç ünkü b u g ü n öğretm en eğitim i, u z man. y etiştirm e işi, yirm i y ed i ü n iv ersited e a çıla n eğ itim fa k ü ltelerin ce esk isin e göre çok d a h a y a y g ın b içim d e yü rü tü lm ek ted ir. F ak ü ltelerin diplom a v ey a sertifik a y la so n u çla n a n eğ itim p rogram ları a ra sın d a d o ğ a l olarak b en zerlik ler y a n ın d a birçok ayrılık lar d a söz konusudur. N icelik v e n itelik b ak ım ın d an b e lirli b ir d ü zey e erişilm esi bu y a y g ın çab aların bir m erk ezd en gözlen m esi v e d eğerlen d irilm esiy le m ü m k ü n olabilir. Ben, bu top lantı m ü n a seb etiy le tüm ü n iv ersitelerim izd e k aç öğren cin in orta ö ğ retim d e görev a lm a k için ok udukların ı öğren m ek isted im. Bu k onuda bir b ilg i ed in m ek m ü m k ü n olam ad ı. Bir b aşk a d eyişle g erek diplom a, gerek sertifik a p rogram ların a k aç ö ğ ren cin in d evam ettiğ i b ilin m em ek ted ir. N e kadar fizik, b ed en eğitim i, İn gilizce vb. Ö ğretm en ad ayın ın öğren im görd ü kleri b ilin m ed iğ i sürece, öğretm en a çık la rın ı k ap atm ak v e y e n i ih tiy a çla ra cevap verici ön lem ler alm ak n a sü m ü m k ü n olabilir? Bir de bu işin, n itelik le ilg ili d a h a ön em li y ö n leri vardır. Bu b ak ım d an b irbirinden u za k v e h ab ersiz sü rd ürülen eğ itim ça lışm a la rın ı izley ecek, v erileri top layacak, g e rek irse ilg ilileri bir a ra y a g etirecek bir k u ru lu şa ih tiy a ç vardır. ö z e t o la ra k şu n u sö y lem ek isterim : H izm et-öncesi so ru n la r için YÖK y a p ısı için de, h izm et-içi so ru n 148
168 lar için de B akanlıkta karşılık lı ik i b irim in k u ru lm a sın d a zorunluk vardır. Bu iki birim, sıkı bir işb irliği için d e gerek li bilgileri top layabilirler, in celem e ve a raştırm a yapabilirler v ey a yap ılm ış araştırm alard an yararlan ab ilirler ve varolan v e o rta y a çık acak y en i so ru n la rı çözm eye çalışabilirler. Y ok sa günübirlik, a cele v e b ilim sel verilere d a y a n m a y a n ön lem lerle ö ğretm en lerin, bir iki örnek v erd iğ im iz çok sa y ıd a so ru n la rın ın çözüm ü m üm kün olam az. Çok teşek kür ederim. BA ŞK A N T eşekkür ed erim S a y m O ğuzkan. S a y m B ircan buyurun. DR. İSMAİL BİRCAN P la n la m a y a ilişk in ortaeğ itim soru n larına kaldığım yerd en d evam etm ek is tiyorum. V eri toplam a sorunundan, fin a n sm a n d a n ve e ğ i tim in, ortaöğretim in m esleki v e tek n ik eğitim p rogram ların d aki işg ü cü p iyasasın d ak i u y u m su zlu ğ u n a k adar g eçen bir d izi sorun, eğ itim p la n la m a sın a ilişk in n icelik sel v e n itelik sel b oyu tları içeriyord u, b u n la ra ek olarak eğitim h izm etlerin d e u zm a n k u lla n m a y la d evam etm ek istiyorum. E ğitim h izm etlerin de eğ itim p la n la m a sı boyutu itib a riy le u zm an k u llan ılm ası T ü rk iy e de tam v e etk in bir şek ild e m a a lesef u ygulanam am ak tad ır. S a y m H o cam ız K uzgun belirttiler, reh b erlik h izm etleri a d eta bir d ers n iteliğ i şek lin d e a lg ıla n m a k ta v e bir k en ard a bırakılm aktadır; etkin bir şek ild e h izm etlerin sü rd ü rü lm esi v e u zm an kullanm a g ereğ i y ö n eticiler k a dar, sistem için d e de algılan m ış b ulu nm am ak tad ır. 149
169 Bir diğeri, yin e d a n ışm a n lık h izm etlerin in eğitim için d ek i p ayın ın az olm asın d a görülm ektedir; çünkü b izd e biliyorsunuz, eğ itim d e a sıl olan öğretm en lik tir slo g a n ı h â lâ geçerlidir. Ö ğretm en yön eticid ir, ö ğ retm en uzm andır, öğretm en rehberdir, öğretm en g en el m üdürdür, öğretm en son u n d a y in e öğretm endir, g e n el m ü d ü rlü k ten ö ğ retm en liğ e döner. B öylece eğitim le ilg ili d iğer ih tisa s b irim lerin e (d an ışm an, plancı, rehber, h a tta d iy etisy en ) y e r verilm em ek ted ir. (N itek im y a tıh eğitim k u ru m larım ızm p ek ço ğ u n d a d iy e tisyen, b eslen m e u zm a n ı istih d a m ed ilm ed iğin d en, e ğ i tim d e zek â gelişim in d e b eslen m en in rolü ih m al ed ilm ekte, h a tta aynı gün y em ek te m a k a rn a ile börek v erileb ilm ek ted ir). S o n u çta, eğ itim h iz m e tle rin d e, a lt b a ş lık la r a ltın d a b e lirte b ile c e ğ im iz y e n i m e sle k a la n la r ın ın çok a y rın tılı b içim d e y etk i, g ö re v v e s o ru m lu lu k a n la y ış ı için d e b e lirg in le şm e y işi n e d e n iy le, e ğ itim h iz m e tle rin d e k i sö zü ed ilen h iz m e tle r y e te rin c e s ü rd ü rü le - m e m e k te d ir. B u ise p la n la m a n ın d a h a e tk in b ir şe k ilde u y g u la n m a s ın ı e n g e lle m e k te d ir. Ç ü n k ü b ir k işiy e 3-5 g ö re v b ird e n y ü k le rse n iz, b iri y e rin e h e p siy le u ğ r a ş m a k z o ru n d a k a lm a k ta v e y e te ri k a d a r e tk in o la m a m a k ta d ır. Ş im d iye kadar d eğ in ilm ey en bir b aşk a sorun ise, m akro d ü zeyd e ele alırsak, ortaöğretim de, o rtaöğretim ça ğ ın d a olan yu rt d ışın d ak i işçilerim izin çocukla rın ın y a yu rt dışın d a y a da d ön ü şte b u rada eğ itilm elerin e ilişk in b irtak ım sorunların, ö zellik le son 4 y ıld a n bu y a n a ortaya çıkm asıdır. B una ilişk in ça lışm alar y a p ılm akla birlikte, soru n çözü lm ü ş değildir. Y urt d ışın d aki y en i ik in ci v e ü çü n cü k u şa ğ ın eğitim sorunları, tam a n la m ıy la a ğ ırlığ ın ı sü rdürm ektedir. 150
170 Bir diğeri, ortaöğretim i terk etm iş v e a y n ı y a ş g ru bu için de olan kişilerin işgücü p iy a sa sm a d ah a etkin bir şekilde katılabilm eleri için y en id en eğ itilm elerin e ilişk in sorunlardır. Bu da çırak lık eğitim in d en, işb a şında, iş öncesi eğitim e kadar g id en v e İş v e İşçi B ulm a K urum u n un İşgücü R eh ab ilitasyon v e İşgü cü Y e tiştirm e M erkezleri tarafın d an yü rü tm ey e çab aladığı v ey a h u t gen el anlam da b aşa ra m a d ığ ı bir soru n u ifa de etm ektedir. Bir b aşka sorun, S aym H ocam ız C evat A lkan, sistem in a ta leti dediler, ben b u n a ek olarak eğ itim cilerin etk in liğin i getirm ek istiyorum. E ğitim cilerin etkin lik soru n u da T ürkiye de gü n d em d ed ir ve p la n la m a n ın n itelik boyutunu da ayn ı za m a n d a içerm ek tedir. B a kıyorsunuz, T ürkiye de m ev cu t 27 ü n iv ersited en y a l n ızca birinde eğitim fa k ü ltesi d ek anı eğ itim k ö k en lidir, d iğerleri başka a la n la rd a n gelm iştir. Y in e b ak ı yorsu n uz, bir bankam ız eğ itim u zm a n ı ila n ı veriyor, eğ itim le u zak tan yakın d an ilg isi o lm a y a n alanlard an elem a n alıyor; örneğin S iy a sa l B ilgiler, ODTÜ gibi, iş letm ecilik v ey a iktisat m ezu nu gibi. E ğitim u zm an lığı form asyonu olan k işiyi eğitim u zm a n ı olarak istih d am etm iyor ve b aşka a la n la rd a n ik tisattan, işletm e d en p erson el alm aya çalışıyor. Bu, eğ itim cilerin bir n o k ta d a etkin liği sorununu p la n la m a itib ariyle ortay a koym aktadır. (A yrıca en az m eslek i d ayanışm a özelliğ i gösteren lerin b aşın d a h erh ald e eğ itim ciler geliyor, öğretm enler d em iyoru m ). K ısaca, eğ itim cilerin etk in liğ i sorunundan söz etm ek m üm kündür. B undan başka, n itelik itib a riy le soru n lar çok boyu tlu. B unun yan ın d a bir de eğ itim d e tasa rru fa ilişkin soru n lar var. Şim diye k adar ta sa rru f k avram ı eğ itim sektöründe, yalnızca cari h a rca m a la rın k ısıl 151
171 m ası, b u n a ilişk in boya, b a d a n a v e y a h erh a n g i bir cari h arcam an ın M aliye ta ra fın d a n k ısılm ası şek lin d e an laşılm ıştır. H albuki m akro a çıd a n b a k tığ ım ız zam an, ortaeğitim d e çok a m a çlı lise, 11. E ğitim Ş û rasın d a da gü n d em e g eld iğ i gib i b irtak ım m ak ro d ü zey d e ta sa rru f im k ânları sa ğ la y a ca k tır. B öylece, in san, p a ra sa l v e fizik i k a y n a k la rın d a h a ra sy o n el k u l la n ılm a sı a y rıca sa n a y iin v e işg ü c ü p iy a sa sın ın n ite lik li in sa n g ü cü y etiştirilm esi m ü m k ü n olabilecek tir. B akıyorsu n uz T ürkiye 9,5 m ily o n tarım da ça lışa n n ü fu su y la bir tarım ü lk esi, sa n a y ile şm ek te olan b ir ü l k e v e 15 ta n e tarım lisesi var, öğretim y ılın d a öğrencisi var, öğretm en le çalışıyor. B üyük bir p o ta n siy ele bu k a d a r az n itelik te bir öğretim sa ğ lıyorsu nuz. B una k arşılık en d ü stri m eslek liselerin e, tica ret liselerin e v e b en zeri A n ad olu liselerin e sın a v la öğren ci a lm a y a k alk ışıyorsu n u z. Bu bir n ok tad a D ev letin ayırd ığı k a y n a k la rın y eterin ce etkin b ir şek ild e eğ itim d e k u lla n ıla m a d ığ ın ı gösterm ek tedir. Bir ta rafta n Plan, m eslek i v e tek n ik eğitim e ağırlık v erilecek tir şek lin d e tedbirler v e p o litik a la r g etirirk en siz o m eslek i v e tek n ik eğitim i, p a h a lı o la n bu eğ itim i d estek lem ey e d evam ederken, bir ta ra fta n da sın a v la öğren ci alıp, bu sah ad ak i talep a k ışın ı b a şk a yön lere çek m ey e çalışıyorsu nuz. Bir diğeri, veri to p la m a d a n başlad ık, P lan m d e ğ erlen d irm esi so n u cu n a u la şm a k istersek; n itelik sel v e n icelik sel b oyut itib a riy le o rta ö ğ retim in eğitim p la n la m a sı v e ortaöğretim p la n la m a sın ın d eğ erlen d i rilm esin in, etk in bir şek ild e sa ğ la n m a sı gerek m ek tedir.bu da b ir sorun olarak karşım ızdadır. P lan ı m a k ro d ü zey d e h a zırla y a n v e u y g u la y a n k u ru lu şlar dışında, ü n iversitelerce, d iğ er eğ itim k u r u m la n n ca da 152
172 h a ön cek i konuşm am da da sö y led iğ im gib i öğren ci v elilerin e kadar giden, eğitim le ilg ili h er k esim in plan h a k k ın d a görüşleri v e p la n a ilişk in d eğ erlen d irm elerin in d e bir so m a k i planda u y g u la m a son u çların ın b a şa rısm ı v ey a b aşarısızlığın ı etk iley ecek g en iş k apsa m lı bir d eğerlendirm e ça lışm a sm m da y a p ılm ası gerek m ek tedir. T eşekkür ederim. B. GENEL TA RTIŞM A BA ŞK A N (PROF DR. SÜLEYM AN ÇETİN ÖZOĞ LU) T eşekkür ederim S aym B ircan. S a y m izleyiciler, sabırlarınız çerçev esin d e P an e lim izin 2. tur çalışm aların ı b öylelik le tam am lam ış o l duk. B en h em en P an elim izin son k ısm ın a, tartışm a k ısm m a geçm ek istiyorum. Ö nce bu kısım d a söz alm ak iste y e n ark a d a şla rın isim lerin i rica edeceğim ; eğer k o n u şm a cıla r soru ların ı P a n el ü yelerim izin bir k ısm m a v e y a isim b elirterek b irisin e yön eltm işlerse o soru lara o ü y elerin cevap v erm esin i isteyeceğim, eğer soru g en el y ön eltilm işse, g e n e l olarak ü yelerim izin o soru lara y a n ıt verm esin i istey eceğ im. B uyurun S a y m Eke. KÂZIM EKE Sayın B aşkan, S a y ın A rkadaşlar, D em okratik E ğitim k o n u su n a A n ayasam ızd a, M illî E ğitim T em el K anununda, ok u llarım ızın çeşitli yön etm elik lerin d e ve m ü fred at program larında, d o la y lı v ey a d olaysız olarak y er v erilm iş v e d eğ in ilm iştir. S a y m k onuşm acılar ve bildiri sa h ip leri b u n lard an v e ok u llarım ızd a m ev cu t v e işletilm ek te o la n EĞlT- 153
173 SEL KOL lard an ve EĞİTİCİ ÇALIŞM A la rd a n y eteri k adar söz etm iş olsalardı, bu k on u d ah a çok ta m a m la y ıcı v e d aha çok y a ra rlı olurdu. Ç ünkü! EĞİTİCİ ÇALIŞM A larm am acı: Türk M illî E ğitim in in g en el am aç ve tem el ilk elerin e u y g u n o larak öğrencilerin ATATÜRK in k ılap v e ilk elerin e, A n a y a sa m ızın b aşla n g ıcın d a ifa d esin i b u la n A tatü rk M illiyetçiliğin e b a ğ lı Türk olm anın gu ru ru n u duyan, v a ta n v e m illetin i seven, m illi, ah lak i v e in sa n i d eğerlere sahip, dem ok rasi ilk elerin i b en im sem iş, yap ıcı, yaratıcı, hür ve ilm i d ü şü n ceye v e soru m lu lu k d u y g u su n a sahip k işiler olarak y etişm elerin e, m illi v e so sy a l h ayata, etk in bir şek ild e k atılabilm elerin e yard ım cı olabilm ek için öğren cilere yararlı a lışk a n lık la r kazandırm aktır. EĞİTİCİ ÇALIŞMALAR y ö n etm eliğ in d e v e çeşitli ok ullarım ızın yön etm elik lerin d e, sa n ıy o ru m (30) dan fa z la EĞİTİCİ KOL ÇALIŞM ALARI n a y er verilm iştir. O kullar k en di b ü n yelerin e, k en di im k ân v e şartların a ve çevren in ö zellik lerin e göre bu sa y ıy ı azaltıp çoğaltab ilm ek tedirler. işte bu EĞİTİCİ KOL ÇALIŞ- M ALARI n a g erek en ön em in v erilm esi v e işlerlik k a zandırılm ası ile DEMOKRATİK EĞİTİM in am açların ın g erçek leşm esi daha k o la y lık la sa ğ la n a b ileceğ i h u su su n d ak i d ü şü n cem e sa y m k o n u şm a cıla r tarafın d an n e b uyurulur? S aym B aşk an da b u yurd u lar ki «Eğitim v e öğretim d e y a şa y a ra k ö ğren m e esastır.» Ben, bu g ü zel ilkeye, izin leriyle, YAPA RAK k elim esin i de ekliyorum. Y A ŞA Y A R A K VE Y APA R AK diyorum. A y rıc a, «R eh b erlik v e P sik o lo jik D anışm a» k o n u s u n d a sa y ın k o n u ş m a c ıla r b ilg ile r s u n d u la r, k e n d ile rin e te ş e k k ü r ed erim. R e h b e rlik ve p sik o lo jik D a n ışm a H izm etleri, eğ i tim v e ö ğ re tim in a y rılm a z ve ta m a m la y ıc ı b ir y a n ın ı 154
174 oluşturur. Ç ağdaş g elişm eler v e top lum dak i d eğ işm e lere u y g u n olarak eğitim d e d e eğ itim v e ok u l p rogram ları, öğrencilerin fark lı g erek sin m elerin i k a rşıla m ak üzere, h er geçen gü n d ah a çeşitlen d irilm iş, ö ğ ren cilerin bu program ları iyi ta n ıy a ra k k en d ilerin i gerçek leştirm elerin e u y g u n bir öğren im p lan ı y a p m a ları v e n itelik lerin e u y g u n ders, kurs, eğ itim ça lışm a ları, bölüm, program ve bir ü st öğrenim i seçm eleri, iş a la n m a v e bir m esleğ e y ö n elm eleri g id erek zo rla ş m ıştır. O kullar, çok d eğişik n itelik tek i öğren cileri bir a ra da, a y n ı çatı altın d a eğitm ek zo ru n lu ğ u ile karşı k arşıy a kalm ışlardır. O kullarda v e sın ıfla rd a öğrenci k a la b a lığ ı h er gün daha da artm aktadır. Bu şartlar içerisin d e eğitim i, h er öğren cin in ih tiy a ç v e y eten ek lerin e u y g u n tanım aları d aha da ön em k azan m ış, ö ğ retm en lerin g ü çlerin in ü stü n e çık an bu durum, eğ i tim d e tüm öğrencilere dönük olarak REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A h izm etlerin in y a y g ın lık k a za n m a sı ih tiy a cm ı ortaya çıkarm ıştır. B unlardan ve b en zeri d aha birçok durum lardan d olayı çağd aş v e d em ok ratik tüm eğitim u y g u la m a la rın d a old u ğu gibi, REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A h izm etlerin in Türk M illî E ğitim i içinde d e on un a y rılm a z ve ta m a m la y ıcı bir yanı olarak y e r ir i a lm a sı gerekm iştir. Ü lkem izde, ok ullard a sü rd ürülen gerek u zm an lı, g e rek se u zm an sız REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A u y gulam aların d a k a rşıla şıla n tü rlü soru n lar bulu nm aktadır. Bu sorunlar, y eterin ce a raştırılıp za m a n ın d a bir çözüm e b ağla n a m a d ığ ı için biri ötekin in k a y n a ğ ın ı oluşturur durum a girm iş, y in e zam an la bu u y g u la m a la rın g eleceğ in i teh d it eder b oyu tlara ulaşm ıştır. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A h izm etlerin in tem elin i olu ştu ran kavram, a n la y ış ve 155
175 ilkeler, y eterli bir d ü zey d e a çık lığ a k a v u ştu ru la m a m ıştır. E ğitim ortam ın d ak i yön etici, ö ğ retm en v e u z m a n la rın sa h ip old u k ları a n la y ışla r y eterli değildir. A raların d aki işbirliği, ilişk iler, b elirg in lik k a za n a m a m ıştır. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A u y g u lam aları için o k u lla rd a sa ğ la n a n ça lışm a yeri, araç v e gereç, ortam v e im k â n la r y etersiz olup bu h izm etler için g erek li d este k sa ğ la n a m a m ıştır. H izm etler için a y rıla ca k za m a n b akım ın d an o k u lla r a ra sın d a bir b ü tü n lü ğ e gid ilem em iş, ok ul p rogram ların d a a y n la n REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A sa a tleri a z a l tılm ış, b a zen ta m a m en k ald ırılm ış v e sa a tlerin etk ili bir biçim de n a sıl k u lla n ıla ca ğ ı bir a çık lığ a kavuşturulm am ıştır. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A u y g u la m a la rın ın ü lk e çap m d a n a sıl y a y g ın la ştırıla ca ğ ı bir p la n a b a ğ la n a m a m ış, h izm etler yetersiz, d en g esiz v e p la n sız olarak dağılm ıştır. Ö zet o la r a k : 1. O k u llard a REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A servisin e a ta n a ca k u zm a n la rın v ey a u zm an y a rd ım cıların ın k o n u su n a h akim, b ilgili, h evesli, is tek li k işilerd en seçilm esin i, 2. O kul M üdürü v e d iğ er y ö n eticilerin bu k on u lard a iy i yetiştirilm esin i, bu k onunun ön em in in o n la ra k avratılm ış olm asını, 3. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A se r v isi için e lv erişli v e ça lışıla b ilir b ir y erin ayrılm asın ı, gerek li araç v e g ereçlerin verilm esin i, 4. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A u z m an v e u zm a n yard ım cıların ın, M üdür Y ardım cılığı v ey a d iğer idari işlerin v e ru tin k ırta siy eciliğ in k ü l 156
176 fetlerin d en kurtarılarak, a sıl g ö revlerin d e ça lışm a ların sa ğ la n m a sın ı v e görevlerin in eğ itim v e öğretim a la n m d a k i önem in in açık ve seçik olarak b elirtilm e sini, 5. O kul yön eticilerin in ve bu k onuda u zm an ve u zm a n yard ım cıların a yardım cı olabilecek ö ğ retm en lerin, çeşitli kurs v e sem in erlerle yetiştirilm elerin i, 6. Bu k onularda M illî E ğitim B a k a n lığ ın ın za m an za m a n raporlar istem esini, bu rap orların d eğ erlen d irilm esin i, eksiklerin ta m a m la n m a sın ı v e sü rek li o la ra k tak ip ed ilm esin i yararlı görm ekteyim. 7. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A h iz m etleri, okulda öğrenciyle ilişk ili tüm p erso n elin (Yön etici, öğretm enler, u zm an ve u zm an yard ım cıları) işb irliğ i ile yü rü tü lm esi gerekir. A ncak, bu işb irliğ i n in g erçek leşm esi için p erson elin tem el v e y eterli bir REHBERLİK VE PSİKOLOJİK D A N IŞM A b ilg isin e ve a n la y ışın a sahip olm aları şarttır. B ir de eğitim yön eticiliğin d en, id a recilik ten k ısa ca sözedildi. Ç ağım ızda eğitim y ö n eticiliğ i bir m eslek v e bir sa n a t h alin e gelm iştir. B en ce eğ itim yön eticisi ö n ce iy i b ir öğretm en olm ası y a n ın d a y ö n eticiliğ e h er y ö n d en yeten ek li, istek li v e h ev esli olm ası gerektir. Ö ğ retm en y etiştiren kurum ve k u ru lu şlard a y ö n etici y etiştirm ek için yeten ek li, istek li v e h ev esli g en ç lere b ir yıllık, u y g u la m a lı olarak y ö n eticilik öğren im i v erilm esi ve bu öğrenim in son u n d a y ö n eticilik sertifik a sı v e y a b elgesi ile d eğerlen d irilm esi y a ra rlı o la ca ğ ı k anaatm d ayım. Ö te yandan, S ayın konuşm acılar, okul-endüstri işb irliğ in d en k ısa ca b ahsettiler. Bu k u ru lu ş için k ı sa ltılm ış olarak (O SANO R) d eyim i d e k u lla n ılm a k 157
177 ta d ır. Ö zellik le M eslek i ve T e k n ik ö ğ re tim O k u lla rın d a, b irk a ç y ıld a n b e ri, u y g u la n m a k ta o la n b u siste m ü z e rin d e s a y m k o n u ş m a c ıla rın b ira z d a h a g en iş, b i r a z d a h a a n la şılır, b ira z d a h a a ç ık la m a lı b ilg ile r v e r m e le rin i ric a e d iy o ru m. O k u l - E n d ü s tri işb irliğ i (O SA N O R ) k o n u s u n d a s a y m P ro f. D r. H ıfzı D O Ğ A N, S a y m P ro f. D r. N iy azi K A R A SA R, S a y m Doç. D r. C e v a t A LK A N v e S a y ın Doç. D r. İlh a n SE Z G İN d e n b u k o n u d a d a h a g e n iş b ilg ile r v e rm e le rin i ric a ed iy o ru m. Ç ok te ş e k k ü r ed e r, h e p in iz i sev g i v e s a y g ıla rım la s e la m la rım. B A ŞK A N T e ş e k k ü r e d e rim S a y m Eke. S a y m G öğüş, b u y u r u n efen d im. BEŞİR G Ö Ğ Ü Ş S a y m B a şk a n, S a y m a r k a d a ş la rım. O rta ö ğ re tim in p e k ço k s o ru n u v a r. P a n e ld e b u n la rd a n p e k azı ele a lın m ış. Ö rn e k o la ra k p ro g ra m k o n u s u v a r k i h iç d o k u n u lm a m ış. B en b u n la rın h e p s in i te k r a r ele a lıp in c e le y e lim d em ey e ceğ im. B irk a ç n o k ta ü z e rin d e d u ra c a ğ ım : D a h a önce S a y m E k e d e ğ in d ile r, b e n de m ü s a a d e n iz le a ç ık la y ay ım ; O rta ö ğ re tim d e y ö n e tic i s o ru n u g e rç e k te n ih m a l e d ilm iş b ir k o n u d u r. M ü d ü r o la c a k in s a n d a b u g ü n n e a r a n ıy o r Ş a h siy e t, b ilg i ve in s a n ilg ile rin d e b a ş a rı... B u n la r g erek li. B ir de m ü d ü r y a rd ım c ılığ ı y a p tı m ı b u n a b a k ılıy o r. M ü d ü r y a rd ım cılığı, o k u l m ü d ü rü o lm a k iç in g e re k li b ir staj, b ir k a d em e say ılıy o r. O y sa m ü d ü r y a rd ım c ılığ ın d a n e ö ğ re n iliy o r? B azı m u a m e la t ö ğ re n iliy o r: k a y ıt, ta s d ik n a m e, d ip lo m a d o ld u rm a k v e b e n z e ri iş le r... B u n la r d a g e re k li a m a y e te rli m i? 158
178 B u g ü n ü n o k u l m ü d ü rü için n e g ib i b ilg ile r v e rilm esi g e re k tiğ in i, b u g ö rev i y ü k le n e c e k o la n b ir eğ i tim c id e n e g ib i n ite lik le r a r a n m a s ı d ü şü n ü le b ile c e ğ in i S a y m A ç ık a lm lü tfe n a ç ık la s ın la r. Y en i y e tiş tire c e ğ i m iz e ğ itim c ile re o ld u ğ u g ib i ç a lış m a k ta o la n y ö n e ticile rim iz e d e n e tü r lü b ilg ile r v e rm e k ö n e rd iğ in i de a ç ık la rla rs a m e m n u n o lu ru m. Y in e y ö n etim le ilgili b ir k o n u o ld u ğ u iç in sizlere s u n m a k isted im : B u d a o k u l k ita p lık la rı k o n u s u d u r a rk a d a ş la rım. O k u lla rd a k ita p lık la r k a p a lı k a lıy o r. O k u lla rın k ita b ı v a rd ır. D o la p la rd a k ilitli d u ru r. K ita p lık m e m u ru k a d ro s u y o k tu r; b u n d a n d o la y ı b ir m e m u r a ta n a m a z ve k ita p lık ç a lışm az. B u m e m u r, h e r h a n g i b ir o k u r y a z a r d a o lm am alı, b u g ü n ü n a n la y ış ın a g ö re h e m eğitim, h e m k ita p lık k o n u s u n d a y e tişm iş b ir k im se olm alı; ta m te rim i ile, ö ğ re tm e n - k ü tü p h a n e c i olm alı. B en o k u lla rı b ir s ü re g ezm ek, g ö rm e k o la n a ğ ın ı b u ld u m. «N için k ita p lığ ı ç a lış tırm ı y o rsu n u z?» d iy e s o rd u ğ u m z a m a n «çalıştıracağ ız» d e d ile r. İk in ci d efa g ittiğ im d e k ita p lığ ı a y n ı d u ru m d a g ö rd ü m. B ir o rta ö ğ re tim k o n u s u o la ra k k ita p lık çok çok ö n em lid ir. Ö ğ re tm e n in y a n ın d a o d a b ir y e tiş tiric i k u ru m d u r. K a rş ısın d a n ö ğ re tm e n çek ild iğ i z a m a n k ita p lık ta n y a r a rla n m a a lış k a n lığ ı k a z a n m ış o la n çocuk, g en ç ve s o n ra y e tiş k in in sa n, h a y a tı b o y u n c a ö ğ re n m e k, y etişm e k a lış k a n lığ ın ı k a z a n m ış o lu r. İşte b iz b ö y le b ir k u ru m u k a p a lı tu tu y o ru z. K o n u ş m a c ıla r b u n a n e ç a re d ü ş ü n ü y o rla r? P r o g r a m la n ele alsay d ık, h e r h a ld e a n a d ili k o n u su, T ü rk ç e -e d e b iy a t k o n u su, çok ö n em li b ir y e r t u ta c a k tı. S a y ın k o n u ş m a c ıla n n h e p si ü n iv e rs ite ö ğ re tim ü y e sid irle r; g e n ç le rin a n a d ili y e te n e k le rin in y e te rs iz liğ in d e n y a k ın m a k ta d ırla r. O rta ö ğ re tim d e a n a 150
179 d ili e ğ itim in in e tk ili b ir d u r u m a g e tirilm e s i ü z e rin d e n e d ü ş ü n ü lü y o r? B u n u S a y m F e rh a n O ğ u z k a n m lü t fe n c e v a p la n d ırm a la rın ı r ic a e d iy o ru m. A n a d ili p ro g ra m ın ı y e n id e n d ü z e n le rs e k n e le re y e r v e re lim? O r ta ö ğ re tim d e a n a d ili e ğ itim i o k u m a, y a z m a (k o m p o z isy o n ), k o n u şm a, ta r tış m a te k n iğ i ö ğ re n m e, b ir k i ta p o k u y u p d e ğ e rle n d irm e y e te n e k le rin i g e liştirm e y ö n le ri ile u y g u la n ıy o r m u? B u n la rı c e v a p la n d ırırla r s a sev in irim. BİR D İN LEY İCİ S a y m B a şk a n, d e ğ e rli e ğ itim ciler; b ir ö lçü d e v u rg u la n d ı a m a o rta ö ğ re tim in y a d a B a ş k a n ın o n a y la d ığ ım d e y işiy le o rta e ğ itim in te m e l b a ş a rıs ız lık la rın d a n b iris i v e b e lk i b a şlıc a sı, to p lu - m u m u z a ö zg ü b ir ek sik fe lse fe y i y a n s ıtm a k ta d ır. B u d a in s a n a v e rile n d e ğ e rin y e te rin c e o rta ö ğ re tim p ro g r a m la r ın a y a n s ım a m ış o lm a sıd ır. Ş öyle a ç ık la m a k istiy o ru m. A ta tü r k ü n «H a y a tta e n h a k ik i m ü rş it eilim d ir» sö zü, h e r z a m a n a n ılm a k ta ; n e d e n s e b u n u n a n la m ı y e te rin c e ird e le n m e m e k te d ir. İlim sözü, y a ln ız c a fe n b ilim le ri a n la m ın d a a n la ş ılm a k ta, so sy a l b ilim le re y e te rin c e ö n e m v e rilm e m e k te d ir y a d a so sy al b ilim ler, b irta k ım y ü z e y se l d e ğ e r le rin ta rtış ıld ığ ı b ir k o n u la r ç e rç e v e si b iç im in d e a lg ı la n m a k ta d ır. S a n ıy o ru m, o rta ö ğ re tim s is te m in in te m eli, v a rılm a s ı g e re k e n iş le rd e n b irisi, h ü m a n iz m a - d ır. O rta ö ğ re tim d e in s a n la r a say g ıy ı, ö ğ re tm e n e, ö ğ re n c iy e, v eliy e say g ıy ı ö ğ re tm e k d u ru m u n d a y ız. Birim le r a r a s ın d a k i d e n g e n in s a ğ la n m a sı, fe n b ilim le r in e o ld u ğ u k a d a r so sy a l b ilim le re d e ğ e r v e rilm e siy le o la n a k lıd ır. Ç ü n k ü, ö ğ re n m e n in, e ğ itim in a sıl e r e ği in s a n d ır. B u n u n la u z a k ta n d a ilg ili o lsa, b ir u y g u la m a so r u n u n a d e ğ in m e k is tiy o ru m. B u d a P a n e lin d ü zenleyi- 160
180 çilerin e bir u fak anım satm adır. B urada b irtak ım k im selerin bu P an ele y a da top la n tıy a ilg i d u ym adık ların d an yakm ıyoruz; am a n ed en i b ilin m ez, u y g u la m a n ın a sıl için d e o la n kim seler, b izzat öğretm enler, n ed en se bu P an eld e yokturlar. P an eld ek i d eğerli k o n u şm a cılar, ortaöğretim sorunlarını teorik d ü zeyd e b ilm ek tedirler ve çoğu da ortaöğretim de ö ğ retm en lik y a p m ışlardır; an cak ortaöğretim in şu an d ak i a sıl u y g u la m a cısın ın da P anelde b u lu n m a m a sı b en ce büyü k bir eksikliktir. Bunu da b elirtm eyi b ir g örev sa y ıy o rum. S a y g ıla r su n a rım. (A lk ışlar) B A ŞK A N T e şe k k ü r ed e rim. B u a r a d a b ir ek lem e y a p m a k is tiy o ru m iz in le riy le. A ta tü r k ü n sözü m a a le se f te k y ö n lü a lm ıy o r d e d i ler, h a k lıla r. S ö zü n tü m ü şöyle e fe n d im «H a y a tta en h a k ik i m ü rş it ilim d ir, fendir» b iz fe n k ısm ım y a z m a d ığ ım ız için S a y m k o n u ş m a c ın ın b e lirttiğ i u y g u la m a la r, is te r iste m e z o rta y a çıkıyor. T e ş e k k ü r ed erim. S a y m H e lv a c ı'd a sıra, b u y u ru n. BELGİN HELVACI G azi Ü n iv ersitesi M esleki E ğitim F ak ültesi Çocuk G elişim i 4. sın ıf öğren cisiyim v e bu sen e kız m eslek liselerin in çocuk gelişim i b ölü m ü n e ö ğretm en olm aya h azırlan ıyorum. T ü rk iye de m eslek alanın d aki çalışm aların, m eslek i eğ itim in çok ö n em li olduğu, yap ılan k on u şm alard a savunuldu-, bun u h ep im iz sü rek li savunuyoruz, m eslek i a la n d a Türk iy e n in ih tiy a cı var d iy e; fa k a t T ü rk iye n in bu y ö n d eki ihtiyaçları?
181 Kız m e sle k lisesi m e z u n la rın ın e n b ü y ü k k a y g ıla rın d a n, S a y ın O ğ u z k a n b ir a r a ş tır m a d a n b a h s e tti ve b u lisey i b itir e n ö ğ re n c ile rin e n b ü y ü k s o ru n u n u n, en b ü y ü k k a y g ıla rın ın ü n iv e rs ite s ın a v la rın a g ire m e m e k o ld u ğ u n u söyledi. D a h a s o n ra ise iş b u lm a k o n u s u n d a k i k a y g ıla rın 2. s ıra y ı a ld ığ ın ı söyledi. Ç ü n k ü k ız m e sle k lisesin i b itire n ö ğ re n c ile r, g e n e l b ilg i a la n ın d a y e te rin c e g e lişm e m e k te v e k e n d i a la n la r ın d a g e liş m e k te d irle r. O y sa ü n iv e rs ite y e g ire b ilm e k v e m e s le k sa h ib i o la b ilm e k için, şu a n M eslek i E ğ itim F a k ü l te si o la n b izim o k u lu b itirm e le ri g e re k iy o r. O y sa y a p ıla n so n ç a lış m a la rla, b izim o k u la sa d e c e m e sle k lisesin d e n d eğ il de d iğ e r n o rm a l lise le ri b itir e n ö ğ re n c ile r d e a lın m a y a b a ş la n d ı ve b u g e le n ö ğ re n c ile r, iste y e re k d eğ il y a d a k e n d i m e s le k le ri o ld u ğ u için değil, p u a n la r ı y e te rli o lm ad ığ ı için, z o ru n lu o la ra k g elm iş d ü rü m d a la r. B u d u ru m d a d iğ e r ö ğ re n c ile r, k e n d i a la n la r ın d a b ilg ili o ld u k la rı h a ld e, g e n e l b ilg i a la n ın d a b irta k ım y e te rs iz lik le ri n e d e n iy le n e m e sle k le rin e k a v u ş a b ilm e k te d irle r n e de b u k o n u d a y a r a r lı ç a lış m a la r y a p a b ilm e k te d irle r? B u d a ta b ii b ü y ü k b ir sor u n o la ra k k a rş ım ız a ç ık m a k ta d ır. B u d u ru m d a, y a k ız m e sle k lis e le rin in a m a c ın ın d e ğ iştirilm e si y a d a d a h a iyi y e tiş tirilm e le ri için b ir ta k ım ç a lış m a la rın y a p ılm a s ı g e re k ir. T e ş e k k ü r ed erim. (A lk ışla r) B A ŞK A N (PROF. DR. SÜ LEY M A N Ç ETÎN Ö Z O Ğ LU) Ç ok te ş e k k ü r e d e rim S a y m H elvacı. B u k o n u d a b ir n o k ta y a d e ğ in m e k istiy o ru m. B ir S a y m d in ley icim iz, b ira z önoe p a n e ld e «u y g u la m a dan» k im s e n in o lm a d ığ ın d a n söz etti. Ç ok ilg in ç tir, h e m e n S a y m H elv acı, o n a u y g u la m a n ın a d a y ı d iy e 162
182 lim ; u y g u la m a n ın için d ey m işçesin e çok ö n em li b ir k o n u y u d ile g etird i. U m arım, b ir b o y u tlu d a olsa, b u k o n u y u u y g u la m a b a k ım ın d a n ta m a m la y ıc ı oldu. O y ö n d e n S a y m H e lv a cı y a a y rıc a te ş e k k ü r e d iy o r ve m eslek y a ş a m ın d a b a ş a rıla r d iliy o ru m. S a y m izley icilerim izin s o ru la rın ı, g ö rü ş le rin i b e lirtm e k ısm ı b ö y lelik le ta m a m la n m ış oldu. P a n e l ü y e le rin e söz v e rm e d e n önce b ir n o k ta y a b ir a ç ık lık g e tirilm e si g e re k tiğ i k a n ısın d a y ım. P a n e lim iz y a ln ız sor u n la r la ilgili, çö zü m ler ise, to p la n tın ın p la n la y ıc ıla ra ta r a f m d a n y a rın k i p a n e ld e ele a lın m a k ü z e re b e lirlen m iş. H e rh a ld e önce s o ru n la r e n in e b o y u n a t a r t ı şılsın, s o n ra d a çö z ü m le r d e a y rıc a ta rtış ıls ın d e n m iş. O y ö n ü y le b izim p a n e lim iz in b u b e lirle m e y e b a ğ lı o lm ası b elk i b irço k k o n u d a k i ç ö z ü m le re ilişk in g ö rü şle ri b e lirtm e m iz i d o ğ al o la ra k engelle d i. B öyle o lu n ca, is te r istem ez p a n e l b e lirli k o n u la rd a b elk i d e ta m a m la y ıc ı o lam ad ı. B elirli s o ru la ra, o s o ru n u n y ö n e ltild iğ i p a n e l ü y e si a r k a d a ş la r ın cevap v e rm e si için söz v ereceğim. Ö n ce S a y ın K a r a s a r a iki k o n u d a k e n d is in e y ö n e ltild iğ in i k a b u l e ttiğ im s o ru la ra ce v a p v e rm e s in i istiy o ru m. B ir ta n e si, o k u lla rd a k i kol ç a lış m a la rıy la d e m o k ra tik e ğ itim a ra s ın d a k i ilişki, d iğ e ri d e O SA N O R P ro jesi. B u y u ru n S a y m K a ra s a r. PRO F. DR. N İY A Zİ K A R A SA R T e ş e k k ü r e d e rim S a y m B aşk an. S a y ın K âzım E k e H o cam ızın b e lirttiğ i eğ itse l k o l la r k işiliğ in g elişm esin e, d e m o k ra tik tu tu m v e d a v r a n ış la rın g e liştirilm e sin d e son d e re c e ö n em li y e ri o la n b ir u y g u la m a d ır. A n c ak m e v c u t d e rs s a y ıs m m ço k lu ğ u, m u h te v a n ın b u k a d a r a ğ ırlığ ı k a rş ıs ın d a, b a n a 163
183 ö y le g e liy o r k i (a y rın tılı o la ra k ü z e rin d e ç a lış m a y a p ılm a sı g e r e k ir ), b e k le n e n s o n u ç la r, m a a le s e f y e te r in ce a lm a m ıy o r. D ers s a y ıs ın ın a z a ltılm a s ı, m u h te v a n ın a z a ltılm a s ı p a h a s ın a b u k o lla ra d a h a b ü y ü k y e r v e rilm e s in d e b e n de ş a h s e n fa y d a g ö rü y o ru m. İkinci n okta, O SA N O R eğ itim iy le ilgili. M utlu bir tesa d ü f diyeceğim, bir ara A n k a ra Ü n iv ersitesi E ğitim F ak ültesi (o zam an ki ad ıyla) E ğitim A raştırm aları M erkezini yön etirk en, b a şk a n lığ ın ı yapark en, M illi E ğitim B ak an lığı ile sü rek li ilişk i içerisin d eyd ik ve b irşey ler yap m am ızı istiyorlard ı. O zam anki S aym B akan, b ize b irtak ım projeler öneriyordu. O projeleri, M illi E ğitim B akan lığın d a g elin yap ın, sü rd ürün d iye tek liflerd e bulu nuyord u. B izim k en d isin e cevab ım ız ise şu olm uştu: B izim bir fa k ü ltem iz var, bir a ra ştırm a m erk ezim iz var, lü tfen bu ilişk ileri ö rgü tsel b a ğ lar kurarak yap alım. Ç ünkü b u g ü n v a rız y a rın yokuz, siz de a y n ı şekilde. O h a ld e bir sü rek liliğ i olsun dem iştik ve konu m eslek i tek n ik eğitim konusu ydu. B ize göre o zam an en ön em li k o n u lard an birisi, m eslek i tek n ik eğitim in gid erek en d ü strid en kopuk bir h a le gelm esiyd i. B unu gid erm en in yolu olarak O SA NO R «Okul S anayi O rtaklaşa E ğitim i Projesi» ad lı bir projeyi, k arşılık lı a n la şm a su retiy le b a şla tm a y a k a rar verm iştik. M utlu te sa d ü f diyorum, çü n k ü onun ilk p rotok olü n ü n im za la n m a sın d a fa k ü lte ad ın a, m erk ez ad m a, b en b ulu nm uştum. G önüld en in a n d ığ ım bir projeydi o ve E ğitim F akültesin d ek i a rk ad aşlarım ız, özellik le H ıfzı D oğan v e İlhan A k h u n B ey ler y ü rü ttü ler bu projeyi. S anıyoru m ki tem el ilke, çok olum luyd u. O kullardaki yapay, a m a g erçeğ e y a k ın olm asın ı arzu ettiğim iz ortam ı id ea le yak ın laştırm ak, eğitim i g erçek ortam lard a sü rd ürm ek istem iştik. U ygu lam a, A dana, İstanbul, B ursa ve İzm ir deki 4 164
184 E ndüstri M eslek Lisesinde b aşlatılm ıştı. İn anılm ıştı ki oradaki endüstriler, ideal u y g u la m a o rtam ların a sa hiplerdir. Ö ğrenciler, bir dönem d erslere d ev a m eder, öteki dönem işyerin d e çalışır, h em işy erin in b ir elem anı olarak çalışır hem de k en d isi o işyerin d e b irtakım teknik b ecerilere sahip olur. E rtesi dönem, on un yerin e bir b aşk a arkadaşı gider, o ark adaşı tekrar ok u la döner. D olayısıyla d ön ü şü m lü bir eğ itim şek linde, teorik b ilgileri okulda; p ratiği, tecrü b eyi işy e rin de olm ak su retiyle verilen bir eğitim di. Ö ğren ciler, a y n ı zam anda asgari ü cret alıyorlard ı. Ö ğrenci için bu b a y a ğ ı iyi bir im kândı. D ah a sonra, proje, b ild iğ im k adarıyla fakülted e bir sü re d aha d evam etti ve son ra fa k ü ltey le olan b ağları kesildi. A m a M illi E ğitim B akanlığının, bir proje b ü tü n lü ğ ü n d e olm asa bile, u y g u la m a y ı d ah a da g en işleterek d evam ettird i ğin i sanıyorum. T eşek k ür ederim. BAŞK A N T eşekkür ederim S a y m K arasar. S a y m A lkan, siz de acaba O SA N O R k o n u su n d a bir görüş b elirtm ek ister m isiniz; çü n kü size de y ö n eltild i gibi geliyor bana. DOÇ. DR. CEVAT ALKAN D oktora konudadır. tezim bu Projenin ve u ygu lam an ın b a şa rısızlığ a u ğra m a sı sürpriz d eğildir. S a y m G üçlüol, k o n u şm a sın d a eğ itim sistem im izd ek i bütün yenilik girişim leri v e projelerin b a şa rısızlık la sonuçlan d ığım b elirtti v e n ed en lerin i de açıkladı. B enim k arşılaştırm am da b ilim sel d ü zey dedir. S istem kapalı olduğuna v e b ilim sel yön tem ler d e işlem ed iğ in e göre O SA NÖ R u n da d iğer projeler gib i b a şa rısızlık la son u çlanm ası doğaldır. E sasen bu 105
185 proje girişim i, S aym K arasar m E ğitim B ilim leri F a k ü ltesi A raştırm a M erkezi M üdürü old u ğu v e b en im de M illi E ğitim B a k a n lığ ı n d a görevli b u lu n d u ğum bir d önem e raslam ak tad ır. Y an i bir b akım a sistem in zo rla n m a sıy la gü n d em e g elm iş bir konudur. S istem in k en d in i y en ilem e girişim i değildir. D iğer k onuşm acıların bu v esile ile ileri sü rd ü k leri görü şlere ta m a m en k atılıyorum. Ü zerin d e d u ru l m a sı g erek en n ok taları d ile getirdiler. S a y m H elvac ı n m dile getird iği soru n d a sistem in g en el z a a fın d an k aynaklanm aktadır. Ç özüm ü d e sistem in b ü tü n ü n d e d eğişik lik gerek tirm ekted ir. Ç ünkü son yirm i- b eş otuz yıldır b aşta sa y m b a k a n la r olmaik ü zere ilgili h erk es, eğitim d e işin bozuk o ld u ğ u n u ve iy ile ştirm e, y en ileştirm e g erek tiğ in i dile getirm işlerd ir. Bu arad a h erk es tek n ik eğ itim e ağırlık v erilm esi g ereğ in i vu rgulam ıştır. Sonuç o larak b ugü n tek n ik eğitim, bu a ğ ırlığ ın a ltın d a ezilm ey e b aşlam ıştır. Sorun, sadece lise m ezu n u n u işe h a zırla m a gibi g ö zü k se de g en eld e çok d aha k ap sam lı bir n itelik led ir v e sistem in b ü tü n ü y le bu yönde d eğ işm esin i gerek tirm ekted ir. T eşek k ür ederim. BA ŞK A N (PROF. DR. SÜLEY M AN ÇETİN ÖZOĞ LU) T eşek k ür ederim. K uşk u suz g eleceğ e b ak ab ilm ek için m ev cu t durum u n so ru n la rın ı b elirlem ek gerekli. B izler de en k e s k in h a tla rıy la soru n ları ortaya k oyuyoruz. B una g ö re u m u tlarım ızı biraz d a h a gerçek çi olarak d estek leyeb ilelim. O yön d en b en de Saym A lk a n a k a tılıy o rum. Bu bâr karan lık tab lo değil, tab lonun ileriye dön ük ele alın m ası g erek en boyutları, on ları deşiyoruz. Bir araştırıcının, bir b ilim ad am ının n eşteri ile ki o da biraz k esk in ce olu yor belki. 166
186 S ayın K u z g u n a iki soru yön eltild i. Biri, eğ itsel kol çalışm alarıyla ilgili idi, d iğeri de R ehberlik ve Psikolojik D anışm a konusuydu. K en dilerin in o k o n u daki görü şlerin i alm ak istiyorum. B uyurun S a y m Kuzgun. DOÇ. DR. YILDIZ KUZGUN Ö nce S a y m E ke - nin, okul yön eticilerin in rehberlik a n la y ışın ı b en im sem eleri k onusu ndak i görü şü ne y ü rek ten k atıld ığım ı b elirtm ek istiyorum. M illi E ğitim B ak an lığı reh b erlik çalışm aların ı yaygın laştırd ığı za m a n bir d izi de h izm et-içi eğitim program ı u y g u la d ı ve b u n lard an bir kısm ı da okul yön eticilerin in reh b erlik a n la y ışı g eliştirm elerin e yön elik idi. Bu çalışm alar, son d erece olum lu son u çlar verdi. Y apılan araştırm alar, h izm et - içi eğ itim d en geçm iş olan okul y ö n eticilerin in reh b erlik a n la y ışın ın böyle bir eğitim görm em iş olanlard an çok d aha olum lu v e yüksek d ü zey d e o ld u ğ u n u g ö s terd i ve bu yön eticilerin ok ulların da b a şla tıla n h izm etlerin de d aha k a liteli olduğu v e d a h a iy iy e doğru g ittiğ i saptandı. Çünkü, rehberlik, eğ itim in d iğer a la n ların dak i çalışm alar gibi ekip ça lışm a sın ı gerektiren, işb irliğin e d a y a n a n bir hizm ettir. Bir d a n ışm a n ın v e y a bir ö ğretm en in tek başın a y ü rü teceği, y a p a ca ğ ı bir iş değildir. A n layış birliği m u h a k k a k gerek lid ir ve bu tabii hizm et-içi kurslarla k ısm en k a rşıla n m a y a çalışıldı. R ehberlik h izm etlerinde ilk olarak şöyle bir ilke b elirlendi. O lanak ları en iyi okullard an b aşlan arak, bu öğretm en lere bir rehberlik a n la y ışı k azandırm ak için, ça lışm a la ra m erkezden b aşla n ıp çevrey e y a y m ak. Bu u ygulam a, uzun zam andan beri d evam ettiriliyordu. R ehberlik örgütlerinin k u ru la ca ğ ı o k u lla rın personel, b in a gibi ih tiyaçların ın k a rşıla n m ış o l 167
187 m asına özen gösterildi. Bu im kânlar içinde iyi re h berlik hizm etleri veren örgütler kuruldu. A m a bir ay k adar ön ce a lm a n bir k ararla A n k a ra, İstanbul ve İzm ir deki reh b erlik uzm anları, g ö rev li bulu ndukları y erlerd en alın arak y en i k u ru l m a k ta olan ortaokullara, gecek ondu b ölgelerin d e ö zellik le kazalard a, o la n a k la rı son d erece k ısıtlı olan ok u llara atandılar. Tabii bu o la n a k k ısıtlılığ ın ın için de, okul m ü d ürlerin in a n la y ış y etersizliğ i var. B ana birkaç ola y nakledildi: Bir gü n d e ü çlü öğren im y a p a n 2 dönem inde ilkokulun, o n d a n son ra akşam saat arasın d a ortaokulu n eğ itim g örm ek te old u ğ u bir ortaokula, m erk ezd e g a y e t b aşarılı h izm et verm iş, iyi bir örgü t kurm uş, iyi bir ça lışm a verm iş bir d anışm an atanm ıştır. O kul m üdürü, şaşk ın v a z i y ette, reh b erlik h izm etin d en h a b erli d eğil, öğren ci kala b a lık lığ ı ve üçlü öğretim le b oğulm u ş durum da, r e h b erlik için ok uld a y er yok, ih tiy a ç da d uyu lm am ış. O kulun ih tiy a çla rı h iy era rşisin d e rehberlik, biraz so n lard an g elen bir ihtiyaç, b iraz d ah a g elişm iş o k u lla n n ihtiyacıdır. Çok d ah a tem el so r u n la n olan böyle bir ok u ld a m ü d ür rehber d a n ışm a n a n e gibi bir iş v e r e ceğ in i de b ilem ez h a le gelm iş, k ısa ca h er iki ta ra f d a m utsuz. A yrıca o d a n ışm a n ın alın m ış olduğu ok ul m ü d ürü de m utsuz. B a k a n lığ a g id iy o r rica ediyor, «biz bu k işid en çok m em n u n d u k, birtakım işler iyi yapıldı, şim di elem a n ım ı aldın ız, b iz ne yap acağız» diyor; «size de yak ın d a b irşey buluruz» d iye cevap veriliyor; am a b irden b ire y a p ıla n bu k öklü bir u y gu lam a, b u gü n e k adar y a p ılm ış olanları b a lta la y ıcı n itelik te göründü bana. Saym konuşm acının eğitici kol çalışm aları konusundaki görüşlerine katılm am ak m üm kün değil. 168
188 R ehberlik elem anların ın g ö revlerin in b etim len m esi ve b u n ların bir yön etm eliğe b a ğ la n m a sı ça lışm a la rını yap ark en M illi Eğitim B akanlığı, b u n d an önceki H ük ü m et zam anında, eğitici k ol ça lışm a la rım da b e raber alm ıştı. Bir kom isyon k urulm u ştu, bu k om isyon, eğitici kol çalışm alarıyla reh b erlik çalışm alarım iç in e alan bir yön etm elik h azırlad ı. R ehberlik u ygulam aların d a g ö zlen en durum, e ğ i tici kol çalışm aların da da m a a lese f m evcu t. O rada d a çok k ısıtlı yer ve zam an için d e öğretm en a lela cele d u ru m u kurtarm ak çabasında; yan i görü n ü şte birşey ler yapılıyor, am a y a p ıla n la r çocu k ların işbirliği için d e k arşılık lı dayanışm a, yard ım laşm a, fik ir a lışv erişi yap arak dem okratik tu tu m u k azan m aların a im k â n verici bir uygulam a o larak görü lm ü yor m a a lesef. A slında ne yapıldığı d eğil de n a sıl y a p ıld ığı dah a çok önem li kol çalışm alarında. Şu h a liy le dem okratik eğ itim i g erçek leştirecek d ü zey d e d eğil, tabii geliştirilirse m ü m k ü n olabilir. BAŞK A N T eşekkür ederim. K uşkusuz yargılayıcı bir sistem d e reh b erlik bir özenti, n e kadar yaşar onu da bilem iyoruz; özen ti o larak y a şa y a ca ğ ım da b ilm ek te b üyü k y a ra r var. G erçek leşm eyecek, sistem in için e girem eyecek ; çü n kü sistem y a rg ıla m a y a dayalı. S a y ın A çık a lm a yön eltilen bir soru var. Y ön etici y etiştirm e u ygulam aları konusu nda, k en d isin d en k ı sa ca rica etm ek durum undayız. Y. DOÇ. DR. AYTAÇ AÇIKALIN S a y m E ke d en özü r dilerim. Z am an darlığı n ed en iy le çok h ızlı bir a n la tım a girdim, yeterin ce açık layam ad ım, 3 in elem ek istiyoru m o kısm ı. 109
189 ö ğ retm e n lerin için d en seçerek y ö n etici y a p tığ ı m ız okul m üdürlerini, b a şa rısızlık la rı n ed en iy le tek rar öğretm en liğ e ia d e etm em iz sü reci d evam ederse, S a y m B u rsalıoğlu d an a lın tı ile söylem iştim, ö ğ retm en lik b aşarısız y ö n eticilerin m esleğ i h a lin e gelir, olg u su n u vu rgu lam ak istem iştim. Y in e S aym Eke, «Y öneticinin ev v ela iyi öğretm en o lm ası d ü şü n ü leb i lir mi?» soru su nu yön elttiler. Bu k onuda san ıyorum ilköğretim d ek i u y g u la m a bir p arça b ize ışık tutuyor. T ü rk iye de okul m ü d ürleri için d e en ra sy o n el atam a ilk öğretim kesim inded ir. B urada öğretm en in istem i ön ced en b elirlen m iş ö lçü tlere göre puan lanır. P uan sırasın d a üç k işi o n a y için önerilir, b u n ların içerisin d en biri y ö n etici olarak atan ır. Çok u ssa ld ır v e oldukça da u y g u la m a d ü zeyi yüksek tir. A ncak, bu u y g u la m ad a şunu gözlüyoruz: Çok iyi b ir sın ıf öğretm eni var, ok u m a-yazm ayı a y d a çocu k ların a öğretiyor y a da y en i bir ölçü tle b ü tü n öğrencileri, koleji k a za nıyor. Bu öğretm en ilk öğretim i, d eğerlen d irm e ölçü t lerin e göre çok iyi rap orlar alıy o rla r m ü fettişlerin den. B öyle iyi ö ğ retm en ler y ö n eticiliğ e m ü racaat ettik lerin de bu rap orların a d a y a lı olarak p u a n la n ıy o r lar v e sıralam ad a ü stlere çıkıyorlar; am a bu çok iyi öğretm en lerin h er zam an çok iyi y ö n eticiler old u ğu nu söyleyem iyoruz. O çok g ü zel sın ıf yön eten, öğren cileri y etiştiren öğretm en, y ö n etici old u ğu n d a 5 ö ğ retm eni okul içerisin d e y ö n etm ek te sık ın tıla ra d üşm üştür. Bu bakım dan, iyi öğretm en lerin iyi y ö n eticiler o la ca ğ ın a ilişk in elim izd e y eterli k anıt b ilgi ve v e ri yoktur. Bir d iğer husus, eğ er ö ğ retm en lik bir m eslek ise, eğer öğretm en lik bir u zm a n lık ise, o öyle bir u zm a n lıktır ki artık on dan iyi rehber, ondan iyi bir m üdür yard ım cısı, ondan iyi bir yön etici, h a tta ondan eğitim 170
190 teknoloğu olmaz diyebilmeliyiz. Eğer bunlar oluyorsa ya öğretmenlik ya da öğretmenleri kullandığımız bu alanlar, bir uzmanlık alanı değildir. Onun için ben iyi öğretm enler yetiştirirsek ve bunlardan yönetici yapm aya kalkarsak, kötü yöneticilere ulaşırız demiştim. Doğal olarak burada bir soru çıkıyor ortaya. Yöneticiler öğretm enlik form asyonunu ne k a d ar alm a lıdır? Bu sanıyorum ki, yönettiği k u ru m u n felsefesine, am açlarına, daha önce arz ettiğim o geniş ufka ulaşacak k ad ar eğitim görmesi ya da eğitim alan ın da, eğitim disiplinlerinden yetişmesi ile ilgilidir. B urada Sayın Göğüş ün «Müdür yardımcılığı, yönetici yetiştirm ek için bir yöntem olabilir mi?» kapsam ındaki sorusunu yanıtlarken beni bağışlayacaklarını umarım-, hayır demek istiyorum. M üdür y ardım cılığını ben başka bir açıdan y ak laşarak çözümlem ek istiyorum. Aslında bugün bizim m ü d ü r yardım cılığı uygulam am ız da temelden sakat bir uygulam a dır. Hem öğretmen açığı var diyoruz, hem de özenle yetiştirdiğim iz öğretmeni örneğin öğrenci işleri m ü dür yardımcısı yapıyoruz. Öğrenci işleri m üdür y ardımcılığı, lise mezunu, yetişmiş bir m em urun ra h a t lıkla yapacağı bir iştir. Eğer bu yetm iyorsa, öğretm enlik form asyonu almış, akadem i mezunu, idari bilim ler m ezunu yetişmiş insangücüm üz var. Ben m ü d ü r yardım cılarının birinin, eğitim alanından, diğerlerinin iktisat, hukuk, yönetim alanlarından olmasını öneriyorum ve bir hususu arz etmek istiyorum. Hasbelkader il milli eğitim yöneticiliği yaptığım zam an, Milli Eğitim Bakanhğı n a bana mühendis, iktisat, hukuk kökenli milli eğitim m üdür yardım cıları verin talebim e karşılık, sen mesleğin içerisine mesle 171
191 ğin b ü tü n lü ğ ü n ü bozu cu ö ğ eler m i sokm ak istiyorsu n diye kın an m ıştım. O öyle bir dönem di. Eski yön eticiler n a sıl y etiştirild i d iye soru y ö n elttiler. Eski y ö n eticilerim iz çok gü çlüdürler, çok çaba sa rf ediyorlar, tahm in ed em ey eceğ im iz k adar b üyü k enerji sa rf ediyorlar; b u n u h oş k arşılam ak lazım, ben de ilk y ö n etici olduğu m zam an yasa la rı, y ö n etm elik leri sök m ek için geceleri eşim le b erab er çalışıyorduk. Şu a n d a yön eticilik y a p a n la r d a b ü yü k çaba için d e dirler. B unlar bir ölçü de ü st y ö n etim e kırgındırlar, m oralleri bozuktur; h a tta bir çokları, bir parça zoraki b içim d e görevde tu tu lm ak tad ırlar. Çok istirh am ediyorum, bir yatılı okul m ü d ü rü n e ça y ı kaç gram a ta cağın ı B akanlık söylüyor, bir ö ğ ren ciy e 0.5 gram çay. Bir top lantıd a bir m ü d ür getirdi; «100 gram çay, 200 k işiy e çay y a p ın burada» dedi. Bu tür yetki d a ra lm aların ın içerisin d e b u n alm ışlard ır. A n cak y e tiştirild ik ten son ra y eterin ce yetki verm ek gerekir. Y e tiştirilm em iş y ö n eticiy e yetk i verm ek, kork unç bir h a ta olur. K onuşm acıların da açık la d ığ ı bir kapsam da, şim d ilik h izm et içi eğitim le öğretm en lerd en okul m ü d ü r lerin in v e d iğ er eğ itim y ö n eticilerin in y etiştirilm esin e d evam edip, gid erek b u n u n «m ektebini» açm ak ta y a ra r vard ır sanırım. A rz ederim. B A ŞK A N T eşekkür ederim. P rogram lard a a n a d ili eğitim i k o n u su y la k ü tü p h a n eler k on u su n a ilişk in S a y ın G öğüş, görü şler belirtti, bazı soru lar ortaya koydu, ben bu k onulard a g ö rü şlerini alm ak üzere S a y m O ğ u zk a n a y ön elm ek istiy o rum. B uyurun S aym O ğuzkan. 172
192 DR. FERHAN OĞUZKAN Sayın Göğüş, bu soru la rın cevabını verebilecek en yetkili ark a d aşla rım ızdan biridir, herhalde bu konuların biraz daha üzerinde durulm asını istem ektedirler. Bilmem kendilerini tatm in edebilecek bir açıklam a yapabilecek m i yim? Çünkü, anadili eğitimi ve kütüphanelerin kullanım ı ile ilgili son durum u ayrıntılı biçimde incelemiş değilim. Yalnız genel olarak düşüncelerim i söyleyeyim. Program larda bir vakitler bilindiği üzere Türkçe veya edebiyat iki ders sayılırdı. Bir başka deyişle, bu derslerin öbür dersler yanında ayrı bir ağırlığı vardı. Öte y andan bu derslerin ayrılm az b irer parçası sayılan dilbilgisi ve kompozisyon derslerinin not takdiri ve okutulm a biçimi yönünden zam an içinde değişik görüşler çerçevesinde ele alındığını da biliyoruz. Gün oldu, dilbilgisi bağımsız olarak okutuldu; gün geldi kompozisyon Türkçe veya edebiyat dersinin b ir bölüm ü sayıldı. Kısaca Türkçe ve edebiyat derslerinin öğretim i konusunda Bakanlık politikası ve tutum u, sık sık değişikliğe uğradı. Bugün bu derslerin bir ayrıcalığı yoktur. Bakanlık tarafından bu derslere önem verildiği her zaman belirtilmekte ise de sınıfların kalabalıklığı, öğretmenlerin ders yüklerinin fazla oluşu, ders araç ve gereçlerinin yetersizliği gibi nedenlerle anadili eğitim inde özlediğimiz am açları gerçekleştirmemiz m üm kün olamamaktadır. Bu arada bir yanılgımıza da değinmek istiyorum. Biz her şeyin sınıfta veya okulda öğretilebileceğini sanıyoruz. Öğretim de verimin artm ası, istenilen stan dardın elde edilmesi ve öğrencilerin bireysel olarak belirli düzeylere erişebilmeleri için sadece derslere devam etm eleri yetmez. Bir öğrencinin günde beş al 173
193 tı sa a t öğretm en i d in lem esiy le öğretim d e olum lu g e lişm eler sa ğ la n m a sın a im k ân yoktur. Ö ğren cilerin okul v ey a d ersh an ed e g eçen za m a n la rın d a n geri k a la n b ölü m lerinin de d ü zen li bir b içim d e d eğ erlen d i rilm esin e çalışm ak gerekir. Ö ğretm en ler n e k adar y eterli v e g a y retli o lu rlarsa olsunlar, sın ırlı ders sa a t leri için d e gerek li b ilg i v e b ecerileri, a n la y ış v e g ö rüşleri, tu tu m ve d a vran ışları ö ğ ren cilere k azan d ırm aları m ü m k ü n değildir. H aftalık ders y ü k ü 30 vey a 35 sa a ti b u lan öğretm en lerin yazm a, k o n u şm a ve ta r tışm a y a y ö n elik ödevler v erip bu öd evleri dikkat ve sab ırla d eğerlen d irm elerin in g ü çlü ğ ü n ü de h esa b a k atm ak gerek ir diye düşü n üyorum. K itaplık soru n u n a g elin ce. O kullarım ızd ak i k ita p lıkların, y a ln ız k itap lık ların d eğil, y em ek h a n elerin, la b a ra tu v a rla rın b ile d ersh a n elere d önüştü rü lm esi son u cu öğren cilerin bu k onuda isten en im k ânlara k a v u şa m a d ık la rı açıktır. Y u rd u m uzda ortaöğretim k u r u m la n arasın d a acab a k açın d a k ita p lık vardır, bu k itaplık ların n e k adarı işler durum dadır v e n e kadarı y eterin ce d oyurucudur? İn celen m ey e d eğ er bir h usu stu r. Y alnız, ö ğ retm en lerim izin çoğu m eslek i şik â y etleri arasın d a bu k itaplık k o n u su n a da d eğ in m iş b ulu nm aktadırlar. Ö rneğin, ders k ita p la n n ı v a k tin de elde ed em eyen ok u llar yanın d a, k itaplığın d a başvuru kitabı v ey a k ıla v u z kitap n iteliğ in d e eserlerin b u lu n m a y ışın d a n y a k m a n ok u llar v e ö ğ retm en ler vardır. Bu türlü ara çla rın b u lu n m a d ığ ı ok ullard a ve ö ğ retim in h em en h em en sad ece tek b ir ders k ita b ın a b ağım lı olarak sü rd ü rü ld ü ğü sın ıfla rd a Türkçe v e ed eb iyat d erslerin in verim li olabileceği k olay k o lay ileri sürülem ez. Ö yle san ıyoru m ki an adili eğ itim in in ta rtışıla ca k ve ü zerin d e d urulacak pek çok so runları vardır. 174
194 BAŞKAN (PROF. DR. SÜLEYMAN ÇETİN ÖZOĞ LU) Teşekkür ederim Saym Oğuzkan. O kullardaki k itaplıklarla ilg ili ben bir n oktaya d eğ in m ek istiyorum lerde, araştırıcı h ev esi ve m erak ı içerisin d e bir araştırm a yap m ıştım. L iselerde «Sosyal B ilgiler Ö ğretim i» k onusu nda. A raştırm a b ilgilerin e göre : A n a çizg ileriy le ok u llard a k ü tü p h ane yok, kitap d epoları var, öğrenci b öyle görüyor, ö ğ retm en b öyle görüyor, yön etici b öyle görüyor. K itap d e polarında k ayıtlı dem irb aşlar var. Bu dem irbaşlar, D em irbaş Y ön etm eliğin e göre işlem görüyor. Ö zetlen en bu durum un b u gü n için d e g eçerli olup olmadağm ı b ilem iyorum, am a d eğ iştiğ in i g ö steren b elirtin in olm adığı açık. S istem d eğişm edi, eley ici sistem de, a k tarm a ders dışın d a kitap ok u m an ın yeri yok. Z am an - zam an ders dışı kitap okum anın k a rşılığ ın d a bazı ceza la n d n m a oluyor. D ers dışı k itaplar okuyor k a v ram ı, h erh a ld e her zam an ödüllen d irilm iyor. K itap ok um a a lışk a n lığ ı geliştirm e ile O rtaöğretim im izdeki öğretim işlev in in tam olarak b a ğ d a ştığ ın ı sö y lem ek v e bu sistem d e herh alde, gözlem lerim ize d ayanarak, olası d eğil. N ed en leri tartışılabilir. Saym Bircan a herhangi birşey söylemek ister mi diye sormak isterim, yoksa toplantıyı kapatm ak istiyorum. DR. İSMAİL BİRCAN Son olarak birkaç cüm leyle eğitime ayrılan kaynakların çok sınırlı olduğu ortada, bu kaynakları etkin bir şekilde kullanabilmek için ortaöğretim deki sorunların ayrıntılı bir şekilde tartışılıp ve ayrılan kaynakların yeterli düzeyde ödemeler itibariyle dağıldıktan sonra kullanılması ve sab ah tan beri tartıştığım ız bu ortam içinde sorunların planlam a ve harcam a boyutu itibariyle bir bü 175
195 tünlük içinde ele alınm ası gerekiyor kanım ca. Bu da b aşta yönetim, denetim ve bun u n dışındaki sorunların bir bütünlük içinde ele alınm asını gerektiriyor. T eşekkür ederim. BAŞKAN (PROF. DR. SÜLEYMAN ÇETİN ÖZOĞ LU) Ben teşekkür ederim. Efendim, Panel çalışm am ızın sonuna geldik. Çağdaşlaşm a konusunun toplum lunuzda, özellikle okullard a tartışıldığı bu hafta, O rtaeğitim konusunun sorunlarını biraz önce değindiğim gibi biraz keskin bir bıçakla deşmeye çalıştık. Bir çok noktaya değinm e diğimiz oldu, belki öğretim in, sınıftaki öğretim in içinden gelmediğimiz için bazı sorunları ele alam adık. Ama bir çerçeve çizdiğimiz, sistemin genel hatlarını ve sorunları ortaya koyduğumuz kanısındayım. Bu çerçevede Panelimizin üyelerine ayrı ayrı teşekkür etm ek istiyorum, sizlere de sabırlarınız ve k a tk ılarınız için teşekkür eder iyi akşam lar diliyorum. Teşekkür ederim efendim. (Alkışlar) 176
196 B İ L D İ R İ : IV Yaratıcı Kişiliğin Geliştirilmesinde Ortaöğretimin Rolü Prof. Dr. Sevim TEKELİ A. Ü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Bilim Tarihi Anabilimdalı Ve Felsefe Bölüm ü Başkam Doç. Dr. İnci SAN A. Ü. Eğitim Bilim leri Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Bölüm ü Öğretim Üyesi O turum B aşkam : Dr. Mesut ÖZGEN
197
198 YARATICI KİŞİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİNDE ORTAÖĞRETİMİN ROLÜ Saym konuklar PROF. DR. SEVİM TEKELİ Konumuz O rtaöğretim de yaratıcı düşüncenin n a sıl geliştirilebileceği üzerinedir. Önemi dolayısı ile, bu konu enine boyuna incelenmiş, pek çok şey söylenm iş ve yazılmıştır. H atta söylenmemiş bir şey k almış mı? diye bir soru bile eminim ki pek çok a rk a daşlarım ın şu anda akıllarından geçmektedir. Ancak konunun bu kadar hayati olmasına ve pek çok şey söylenmiş olmasına rağmen, hiçbir kimse, am aca ulaşılmış olduğunu da iddia edemez. Ru nedenle üzerin de konuşm alar yapılması, yazılar yazılması sürüp gidecektir. Ben burada söylenenleri tekrarlam aktan çok, bir Bilim Tarihçisi gözüyle konuya yaklaşm aya çalışacağım. Konumuza yaratıcüığm ne olduğunu açıklayarak başlayalım. Y aratm anın sözlükteki anlam ı çeşitlidir, an cak iki noktada toplanabilir. 1. Yoktan var etme, Tanrının bu evreni y a ra t m ası gibi. 2. insanın aklını kullanarak yeni bir ürün elde etmesi, başka deyimle varolan malzemeyi, yen i bir biçimde kullanm ası. Y aratıcılık ise bu yeteneğe sahip olmadır. 179
199 Birinci anlam ı bir tarafa bırakacak olursak ki bu sadece T anrı için kullanılm aktadır. İkinci anlam ıyla, bilimde yaratıcılık buluş (keşif) le eş anlam da kullanılm aktadır. Buluş ise bilim de iki anlam da kullanılm aktadır. 1. O za m a n a k adar gözd en k açm ış bir objeyi, bir o la y ı o rta y a çık arm ak. Ö rn eğin X ışın la rı y en i b ir b alık tü rü v e y a g ravita sy o n u n b u lu n m ası. 2. Doğal seleksiyon üzerine bir teori geliştirmek, başka deyimle elde edilmiş bilgileri, elde edilmiş bilgilerden çıkartılm ış prensip veya prensipler üzerine oturtm ak. Şu halde insan zihninin oluyor. ürünleri ikiye ayrılmış 1. Factual keşifler dediğimiz ki bunlar labaratuvarda disiplinli bir çalışma sonucunda bulunanlara verilen addır. B urada şansa, tesadüfe yer yoktur. Verilen örneklerden yeni b ir balık tü rü n ü n bulunm a sını ele alalım. Balık türleri üzerinde öyle bilgi sahibi olunm uştur ki, bilinen türlerden birinin içine yerleştdrilemeyen bu balığm özel bir tü r olduğu bulunmuş olur. Oysa o zam ana kadar kim bilir kaç kişi o balığı görm üş am a yeni bir tü r olduğunu fa rk etm em iştir. 2. Teorik olanlar ise mevcut bilgilerin sistemleştirilmesiyle elde edilirler. Doğrudan doğruya laboratuvar ürünü olmamakla beraber, malzemesi laboratuvar ürünüdür. Genellikle bu gibi keşiflerde tesadüfün çok b ü yük rolü olduğu sanılır. Yolda yürürken, trende giderken, sanki bir ilham geliverir. Evet b ir kimse 180
200 trende iken yolda yürürken bir keşifte bulunabilir am a bu bir tesadüf değildir. Planlı adım adım giden bir araştırm anın sonucudur. Bilim Tarihinde bu gibi pek çok örnekler bulm ak m üm kündür. Bunlardan biri belki de en eylenceli olanı Arşimed in sıvılar kanununu bulmasıdır. Arşimed, bir gün ham am a gider, birdenbire çıplak olarak buldum! buldum! diye bağırarak sokağa fırlar. Gerçekten bulduğu, hâlâ zam anım ızda da geçerliğini koruyan, bir cisim suya daldırıldığında taşırdığı suyun ağırlığı k a d ar ağırlığından kaybeder, yani sıvılar k a nunudur. Burada tesadüfün yeri yoktur. Çünkü Sirakuza Kralı Hieron, bir altın taç y aptırm ak üzere k u yum cuya bir m iktar altın verir. Kuyumcu tacı g etirdiğinde Kral taca gümüş karıştırılm ış olduğundan kuşkulanır ve bunun çözümünü Arşimed den ister. Kimyasal analizlerin henüz bilinmediği o dönemde, A rşim ed günlerce düşündüğü am a b irtü rlü çözemediği problemi özgül ağırlıklarına dayanarak halleder. G erçekte burada ham am da bir uyarıcıdan başka b irşey değildir. Eğer böyle olmasaydı ham am a giren herkesin sıvılar kanununu bulm ası gerekirdi. G örüldüğü gibi yeni bir şey bulm ak, yaratıcı olmak, kolay bir şey değildir. Hele hele içe doğuveren bir ilhamla, bir tesadüfle bir ilgisi yoktur. Ancak birtakım yeteneklere sahip kişiler, uzun ve yorucu u ğ raşılar sonucunda birtakım keşiflerde bulunabilirler. Y etenekler doğuştan değildir veya doğuştan olsalar da gelişmiş değillerdir. Böyle olmasaydı, büyük uy g arlık ların yok olm alarını yeni uygarlıkların doğm alarını açıklamak mümkün olmazdı. 181
201 Bu yetenekler nasıl kazandırılacaklar veya geliştirileceklerdir? Kuşkusuz yaratıcılığın geliştirilmesine ilkokul öncesinden başlam ak lâzımdır. Ancak, okulöncesi ve ilkokulu bir yana bırakarak ortaöğretim le kendimizi sınırlayalım. Ilikin ortaöğretim in önem ini belirterek başlayalım. O rtaöğretim in asıl am acı öğrencileri yükseköğretim e hazırlam aktadır. Y ükseköğretim deki fakülteleri gruplara ayırarak sıralayacak olursak, 1. Fen Fakülteleri 2. Edebiyat Fakülteleri 3. Tıp Fakülteleri 4. Teknik fakülteler 5. Ziraat 6. V eteriner 7. H ukuk 8. S iy a sa l bilgiler, Görüldüğü gibi, doğa bilimlerinden yönetici kadroya k a d ar u zan an bir yelpaze, b aşk a deyimle ilerde toplum un beynini oluşturacak b ir kadroya malzeme h a zırlam ak. Sadece şu tablodaki ortaöğretim in önemini anlatm aya yeter de a rta r bile. O rtaöğretim de program a alm an dersler, iki am a ca yönelik olarak düşünülm üş olması gereklidir. 1. Birtakım bilgiler verm ek : Örneğin, m atem a tik, astronomi, fizik, kimya, Biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, sosyoloji, psikoloji. B unlar insan içinde b u lunduğu evren (astronomi, fizik, kimya), insanın üzerinde yaşadığı Dünya (coğrafya), içinde yaşadığı toplum (sosyoloji, ekonomi, tarih) insanın bedeni, ve canlılar (Biyoloji, fizyoloji), ruhsal yaşam ı (psikoloji), zihinsel yaşam ı (felsefe, edebiyat, san at) gibi. Bütün 182
202 b unlar ço cu ğ a bir gene] kültü r k a za n d ırm a y ı a m a ç lar. Y ükseköğretim d ek i u zm a n la şm a a la n la rın d a n h içbirin i ön plan a alm az ve alm a m a lıd ır da. Başka bir biçim d e ifad e edersek, u zm a n la şa ca ğ ı d a la bir tem el o lu ştu ru r am a hiçbirini h ed ef alm az. A y rıca 20. yü zyılda y a şa y a n b ir b ireyin u y g a r bir biçim d e yaşam ın ı sü rd üreb ilm esi için b ilm esi g e rek en b ilgileri verir. Ç ağım ız in sa n ı p ek çok şey b ilm ek zorundadır, ö r n e ğ in televizy o n sey red erk en b ile bu b ilg ilere gerek vardır. E ğer sey retm ek d eğ il de izlem ek istiyorsa. 2. Bu b ilgilerin yardım ı ile ö ğ ren cin in zih n in d e birtak ım n itelik lerin kazandırılm ası, y a n i y a ra tıcı d ü şü n cey e sah ip olm asının sağlan m asıd ır. Y a ra tıcı düşü n cen in n itelik lerin i üç gru p ta top layabiliriz: 1. A k ılcı bir disiplin, 2. D ik katli bir gözlem cilik, 3. K ritik zihniyet veya eleştirici gücü. 1. Akılcı bir disiplin: D isiplin, g en ellik le itaat ile karıştırılır. D isiplin, ita a t d em ek değildir. Yukarda söz k o n u su ettiğ im iz d erslerden b azıları d iğ erlerin e oran la bu n iteliğ in g eliştirilm esin d e d ah a çok yardım cı olurlar. B unlar M atem atik, fizik, k im yadır. Çok b asit b ir örn ek le açık layabilm ek için m a tem a tiğ in ü zerin d e d u r a lım : (a b) (a b ), a 2 ab ab b2), (a2 b) d ü şü n ce b urada bir disiplin içinde, h içb ir şey a tla m a d an yü rü m ek, a y rıca n ed en b öyle y a p tığ ın ı b ilin ce adım a d ım gitm ek zorundadır. Bir tek n okta gözd en k açarsa, son u cu n d oğruluğu da söz k onusu d eğildir. Ş ö y le bir sora çok yerinde olur. Ç ocuk b u n u ezberlerlerse? Bu, ü zerin d e durulm ası g erek en b ir k on u dur. A n ca k şu n u h em en ek leyelim. E zb erlerse akılcı bir d isip lin k a za n m a sı şöyle dursun, zih in atıl h a le gelir. Asal kötüsü, y eten eğ in i de k aybeder. 183
203 2. Dikkatli bir g özlem cilik: Fizik, k im ya, b iy o loji, zooloj/i, d ik k atli b ir g ö zlem ciliğ in k a za n d ırılm a sın d a yard ım cı olacak b ilim dallarıdır. Ç ocuğun bir pili b a ğ la y a rak bir lam b ayı y a k m a sı v ey a zili ça l m ası, ren k li bir diski h ızla çev ird iğ in d e b eyaz renk görü lm esi. B unlar v e b unlar gib i b in lercesi, çocu ğu d o ğ a y a yön eltecek tir. B öyleoe çev resin e b akm ayı d e ğil, görm eyi öğrenecek tir. B urada teorik v e at b aşı gitm ek zorundadır. 3. Kritik zihniyet, eleştiri gücünün, yeteneğinin kazandırılm ası: O nu b irkaç n ok tadan ele alm a k istiyoru m : a) H erşeyd en ön ce şu k o n u d a b ilin çlen d irm ek g e r e k ir : H erşey k eşfed ilm iş, bilin m iş, öğren ilm iş d e ğildir. D ah a p ek çok am a pek çok k eşfed ilecek şey ler vardır. B unlar, bu y eten ek lere sah ip k işiler ta r a fın d a n k eşfed ilecek, b ö y lece b ilin en lerin u fk u h er an gen işley ecek tir. Ç ocuğa şö y le bir örnek v erilerek çok d aha çarpıcı bir biçim d e öğretm ek m üm kündür. B u gü n u y g a rlığ ın tem el direği elektriktir. E lektriğin yok old u ğu bir an ı d ü şü n m ek b ile artık o la n a k sızdır. O ysa, bir za m a n la r in sanlar, elek trik d iye b ir şeyi tanım ıyorlardı. B ildikleri, k eh rib ar sü rtü lü rse u fak sam an p arçaların ı çeker. D aha son raları G ilbert, k eh rib ard a o la n bu ö zelliğ in reçine, çam ve k ü k ü rtte de o ld u ğu n u ortaya k oym u ştur. O tto von G ueriche, ilk elek trik m a k in esin i yap m ıştı. Bu araç, k ü k ü rtten y a p ılm ış bir topun h ızla d öndürü lm esi sıra sın d a elle? sü rtü lm esiy le elde ediliyordu. E ğer bu topa parm ak u cu y la dokunulursa, b ir elek trik k ıv ılcım ı çıkıyordu; İlk d efa elek trik b öyleoe görü leb ilir bir h a le gelm işti. 17. y ü zy ıld a Cray, b azı cisim lerin iletk en olduğu nu 184
204 ve bunlarla elektiriğin su gibi akan bir şey olduğunu o rtay a çıkardı. Du Fay, cam ın sürtülm esiyle elde edilen elektrik ile reçinenin sürtülmesiyle elde edilen elektriğin birbirinin zıddı olduğunu bulmuş, böylece pozitif ve negatif yüklü elektrikler bulunm uştu. Nihayet Pieter von Musochinbroek, Leyden şişesi adını verdiği bir araçla elektrik kondansatörünü, yani elektriği bir yerde saklamayı başardı. Franklin, elektriğin sivri uçlardan kaçtığını saptadı. İşte bu adım adım giden çalışmalar dizisi içinde Edison, havası alınmış bir am pul içindeki karbonize olmuş bir pam uk ipliğinden akım geçirmek suretiyle Dünyayı ışığa Phonographı bularak da Dünyayı sese kavuşturdu. Hiç kuşkusuz, bugün tıpkı kehribarın sam an çöpünü çektiği gibi çok ilkel görülen bir çok olayları gözlemliyoruz. B unlar üzerinde yapılan çalışm alar, belki günün birinde Dünyamızı tamamiyle değiştirecektir. B unlar ve bunlar gibi b irsürü örneklerle çocuğun h a yal D ünyasını geliştirm ek m üm kündür. Bugün televizyonda seyrettiğimiz kurgubilim filimlerinin de am acı budur zaten. Elde edilmiş bilgilerin, h a tta yıllarca doğru olara k k ab u l edilmiş bilgilerin bile h a talarla dolu olabileceğini öğretmek gerekir. Bunu da Bilim Tarihinden örnekler vererek açıklam ak çok kolaydır. Uzun yüzyıllar, insanlar yerin evrenin merkezinde, Güneşin, Ayın ve gezegenlerin, yerin çevresinde döndüğünü öne sürm üşler ve bunu değişmez sarsılm az bir gerçek olarak ısrarla vurgulamışlardı. Günün birinde Copernious adlı bir bilim adamı, bunun tam tersini savunmuş, yerin değil Güneşin, evrenin m erkezinde olduğunu öne sürmüştü. Ancak yeri, evrenin merkezinde kabul edenler, bunun öylesine sarsılm az, kuşkulanılm az bir bilgi olduğuna inanıyorlardı ki C opem icusü 185
205 k abul ed en Bruno a d lı b ilim ad am ın ı yak m ışlar, Galileo de «D ünya dönüyor» dedi diye, en g izisy o n ta rafın d a n y a k ılm a k la teh d it ed ilm işti. Ç ünkü insan lar, k a fa y a p ıla rı b ak ım ın d an sta tik olm aya, m on oton olm a y a m eyled erler. B öyle bir D ü n y a d a yaşam ak, on lara d ah a k o la y d aha rah a t gelir. B irtak ım k işileri otorite olarak k abul ederler, y a n i on lar bu ev ren e ilişk in en doğru b ilgileri elde etm işlerd ir, on lard an so n ra g e len lere d ü şen görev onları ö ğ ren m ek ten ibarettir. Bu görü şlere karşı çık ılm ası olanak sızd ır. G alileo, teleskobunu A y a çevirdiğin de, A y m y ü zey in d e dağlar, v a diler görüyor. Jü p iter in çev resin d e d olan an u y d u la rıy la bir m in yatü r g ü n eş sistem i o lu ştu rd u ğ u n u gözlem liyor. O zam an k i fiziğ e göre A y ve ötesin d e böyle şey ler olam azdı. G a lileo n u n ça ğ d a şla rı b öyle şiddetle k arşı çıkıyorlar. O nun b ilim ad a m la rın a telesk op la b akm aların ı v e bu söylen en leri kendi gözleriy le görm elerin i söyled iğin d e «K im bilir n e sih irb azlık lar y a p m ıştır» d iy e b ak m ayı red d ed iyorlar. G alileo, K eplere y a zd ığ ı m ektupta, «Ah K epler, yan ım d a olsaydın da bu bilim adam ların ın d u ru m la rın a k a h k a h a ile gü lebilseydik» diyor. B ütün bunların, çocu k larım ıza öğretilm esi gereklidir. İsten ilen, d aim a sta tik olm aya, m on oton olm aya m eyled en bu D ünya için d e b a ğ ım sız ve özgü r düşü n ceyi geliştirm ek tir. Bu y a ra tıcılığ ın en ön em li n i telik lerin d en biridir. B ilim de h ey ecan la ra, kaprislere, inan çlara, h islere, id eolojilere y er yoktur. Bir d ü şü n ceyi, bir p rensibi k en d im iz b ile sü rm ü ş olsak, onu en acım asız biçim d e eleştirm ek ve şu soru ları sü rek li olarak sorm ak zorundayız. G erçek ten öyle m i? N e d erecey e k adar öyle? E ğer d ü şü n cem izin v ey a p ren sib im izin y a n lış old u ğu n u sap tarsak, onu h em en terk etm ek te bir an b ile tered d ü t etm em eliyiz. 186
206 L abaratuvara giren bir b ilim adam ı ne k en din in san dık larını, ne b aşk aların ın söyled ik lerin e değil, yaln ızca k arşısın d a görd ü ğüne in a n m a sı gerek m ek tedir. ö ğ ren cilerim ize, olanı old u ğu gibi görm en in sa n ıld ığ ı k adar k olay olm ad ığın ı an latm ak gerekir. H eyecanlara, h islere, inan çlara, ideolojilere bilim ala n ın d a y er yoktur. A ncak b unlarsız da b ilim sel ça lışm a y a p m a y a olanak yoktur. B unlar, so n u ca u la ş m a k ta bir n ev i h a rek et ettirici güçlerdir. Ç u rie lerin rad yu m u buld ukları andaki h ey ecanla rın ı v e ça lışm aları sü resin ce yitirm edikleri inan çların ı, d a y a n m a gü çlerin i, gen ç kuşak lara d uyu rm aya çalışm alıyız. G erçek ten gen çlerim ize k azan d ıracağım ız b a ğ ım sız d üşü n ce, on lara v ereb ileceğim iz en b ü yü k a rm a ğ a n olacaktır. E dm und W. Sinnott, Bağımsız İnsanın Eğitimi ad lı m ak alesin d e şöyle diyor, «İnsanların doktrin rü z g â rla rıy la sürüklendikleri, p rop agandan ın en gü çlü sila h olarak k ullan ıld ığı, özgü rlü k top lan tıların ın, kon u n u n k arm aşık olm asın d an d olayı k a sıtlı olarak bulandırım ığı, böyle bir D ünyada ak ılcı bir top lum ü m i di, d oğru yu y a n lışta n ayırd ed eb ilen ve kritik d ü şü n cen in g eliştirilm esin e dayanır.» B urada çeşitli görü ş açıların ın old u ğunu öğreten fe lse fe y e de büyü k görevler düşm ektedir. İleri sü rü len görü şlerin, in sa n ın b ulu nduğu zam an, m ek a n ve k o şu lla ra b ağlı old u ğu n u öğreten felsefe, çeşitli g ö rü şleri sergileyerek kritik d ü şü n cen in g elişm esin e yard ım cı olacaktır. G örü ldüğü gibi b aşta bilim tarihi olm ak üzere, felsefe, m an tık, çocuğu d ogm atik d ü şü n ced en k u rta racak en etkili araçtır. M esele, bu araçları g erek tiğ i biçim d e k u lla n m a sın ı bilm ektir. 187
207 YARATICI KİŞİLİĞİN GELİŞTİRİLMESİNDE ORTAÖĞRETİMİN ROLÜ Doç. DR. İNCİ SAN SANAT YOLUYLA EĞİTİM İşitirim, unuturum ; Görürüm, anım sarım ; Yaparım, öğrenirim. Çin Atasözü B ilin en bir gerçek, yara tıcı k işiliğ in g eliştirilm e si açısın d a n en u y g u n a la n ın sa n a tsa l u ğ ra şla rı iç e ren d ersler v e etk in lik ler olduğudur. Şu h a ld e k on u m uz, sa n a t eğitim id ir. S a n a t eğitim i k avram ın d aki «eğitim» sö zcü ğ ü n ü n içeriğ in d en çıkarak, sa n a t eğ itim i d en ild iğ in d e am acın, sa n a tçı y etiştirm ey e y ö n e lik bir ö ğ retim verm ek o lm ad ığın ı a çık la m a y a gerek yoktur. A m aç, san at y o lu y la eğitim dir; sa n a t h a k k ın da bilgii v e b ilin ç k azan d ırm ak, san atın d ev in g isin i (d in a m iğ in i), itici g ü cü n ü v e yaşam d ak i y erin i, k u ra m sa l ve u y g u la m a lı b ilg i ve çalışm alarla, b ilim sel y ö n tem lere d a y a lı b içim d e ve g ereğ in d e teknolojiden de yararlan arak, k avratm aktır. B ilim v e teknolojiden, iıki b elli b aşlı in sa n etk in liği a la n ı olarak sü rek li b içim d e söz edilir. O ysa in san oğlu, sa n a t y o lu y la da çevresin i, d ü n y a sın ı d eğ iş 188
208 tirir, on a y en i biçim ler verir; bu y o lla da çevresi h a k k ın d a b ilgilen ir. Bir b akım a çevresin i de yaratır. K ı sa ca sö y lem ek gerekirse, sanat, b ilim e k arşıt bir olgu değildir. S a n a t filozofu ve p ed agok H erbert R ead in deyişiylie S a n a t da bilim de g erçek lik lerle uğraşır; b i lim, bu gerçek lik leri açıklar, sa n a t ise can land ırır, b i çim lendirir. N erd e kaldı ki b ugü n çok k a p sa m lı bir sa n a t b i lim i a la n ı söz konusudur. S a n a t bilim i, b elli b a şlı şu d isip lin lerd en oluşm aktadır: S a n a t tarihi, sa n a t k u ram ları v e san at eleştirisi. E lbet sa n a t b ilim i alanı, bir g en el k ü ltü r alanıd ır ve sa n a tla r h ak k ın d a b ilg i len m e k ü ltü rlü ve çağd aş an lam d a aydın için öğren ilm esi gerek li, am a a şa m a a şa m a ö ğren ilm esi g e rek li b ilg ileri kapsar. A yrıca, b u gü n sa n a tı tek n olojid en de p ek ayrı düşünem eyiz; en a zm d a n teknoloji a la n ın d a ü retilen ü rü nlerin işlev selliğ i yan ın d a, belli bir estetik değeri de ta şım a la rı g ü n ü m ü zd e isten m ektedir. F abrikaların kendi b in a la rın d a n bu fa b rik a la rd a ü retilen eşy a y a dek işlev + g ü zellik olm a z sa, d ü n ya p a za rla rıy la rek ab et edilem ez. S a n a t da teknolojiye ilg isiz değildir; kim i tek n o lojik ü rü n leri k en d isin e konu a ld ığ ı gibi, «yüksek» d eğ erd e kim i sa n a t n esn elerin i y en id en ird elem ek te, h a tta za m a n zam an b u n lara k arşı çıkm akta, b u n a k arşılık b ir k u llan ım eşyasın ı, bir teknolojik ü rü nü sa n a t n esn esi yapıp onu yü celtm ek ted ir. O h ald e sa n a t teknolojiden yararlan d ığı gibi teknoloji de sa n a t ta n yararlan ır. ö y le y s e sa n a t eğitim in i çok g en iş k itley e yön elik olarak a n la m a k g erek tiğ in i vu rgu lam alıyız. İlerinin sa n a tçısı için de sa n a t eğitim i gerek lid ir, fen cisi, tek n ik adam ı, yöneticisi, d ev let adam ı için de. 189
209 Y eri g elm işk en bir b aşk a h u su su da belirtm ek gerekir. S an atçı, sa n a t b ilim cisi, sa n a t ü zerin d e fikir ü reticisi olarak y etişecek ler için h erh a ld e «fen lise le r in in değil, klasik, h ü m a n ist b ilg iler liseleri y a da «sanat v e ed eb iy a t liseieri» n e g erek sin im vardır. Ç ünkü bu a lan lard a d ü şü n ce ü retecek kişiler, ü lk em iz için g erek li özgün, k en d i d eğ erlerim ize ça ğ d a ş v e y e n ilik çi b içim d e dönük k ü ltü r ad am larıd ır ki onların n itelik li yetişm esi, n itelik li doktor, m ü h en d is, k im y a cı, tarım cı y etişm esi k adar önem lidir. Ö yleyse, y a l n ızca fe n liseleri, en d ü stri m eslek liseleri değil, az sa y ıd a da o lsa sa n a t v e ed eb iy a t liseleri de a çılm a lıdır. A yrıca, ortaöğretim g en çliğ in i b ilim sel araştırm a la r y ö n ü n d en ö zen d iren ve d estek ley en TÜBİTAK kurulu şu, y a san at v e ed eb iy a t a la n m d a k i b ilim sel ve u y g u la m a lı çalışm aları da d estek lem eli y a da a y rı bir T ürkiye S a n a tsa l A raştırm alar K urum u (TÜ- SAK ) kurulm alıdır. Y en id en y a ra tıcılık k o n u su n a d ön ecek olursak, okul ve okul dışı y a ra tıcı sa n a tsa l u ğraş v e etk in lik lerin çok iyi p lanlanıp, d iğer d ersler b ü tü n ü için de belli bir a ğ ırlık la yer alm ası, bu p rogram ı yü rü tecek elem a n la rın çok iyi y etiştirilm esi v e d iğer derslerle u yum sa ğ la n m a sı, y a ra tıcı k u şa k la r y etiştirilm esi a çısın d a n çok önem lidir. Sözü ed ilen y aratıcılık, ezberci v e k lişeleşm iş düşü n m e biçim lerin den, çok yön lü, d isip lin lerarası, k a lıp laşm ış ve ön y a rg ıla rd a n u za k d ü şü n m e b içim lerin e u laşm a, sen tezlere v a ra b ilm e v e so n u çta y en i d ü şü n celer y a da özgü n ü rü n ler o rtaya k oyabilm e - dir; y a ln ız b ilin en lere d a y a lı olarak ve b ek len en y a n ıtla ra yön elm ey ip d eğişik, b a ğ ım sız v e özgü n çözü m ler getirm ek tir. Ç ünkü b u gü n sü rek li d eğişen 190
210 dünyam ızd a, belli ve b elirlen m iş k ategori v e sın ıfla m a la r için de d üşü n erek ça ğ a y etişilem ey eceğ i ortadadır; ü stelik h em en h ergü n y en i d ü şü n ce şem aları ileri sü rülm ektedir. S ayısız b ilgiler ve b ilgi k a tla n m aların ın ü stesin d en geleb ilm ek için, b ireylerin bu çeşitli b ilg iler arasın dak i etk ileşim i göreb ilecek, kim i k alıp ların geçici olduğunu fa rk ed ecek b içim d e eğ itilm esi bir zorunluluktur. A yrıca, b ilgi d ep olam ası bir b akım a g eçm işe yönelik bir hazırlıktır, o y sa gerek li o la n g eleceğ in sorunları ile yara tıcı biçim d e u ğ ra şa cak, g elen ek sel olm ayan yen i k a v ra m la rla d üşü n ecek elem a n la rın k azandırılm asıdır. B u n u n için de, b a ğım sız düşü n eb ilen, d isip lin lerarası y a n ıtla ra v e ırak sak d ü şü n m ey e y ö n elen öğrenciler yetiştirilm elid ir. Bu a n la m d a ele a lın a n yaratıcılık, bilim, tek n ik ve sa n a t alanların d a, çağd aş d ü zeyd e y a ra tı ve yapıtları da b erab erin d e getirir. Ç ünkü g en e b iliyoru z ki y a ratıcı yeti, bir a landan b aşka a la n la ra transfer ed i leb ilir (1, s. 32); y eter ki körelm esin, geliştirilsin. Y a ra tıc ılığ a y ö n e lte n s a n a t eğ itim in in, k ü ç ü k çoc u k ta n b a ş la n a r a k p ro g ra m la n m a s ı g e re k ir. Y u v a la r ve a n a o k u lla rı, h e n ü z so y u t k a v r a m la r la d ü ş ü n m e y e b a ş la m a m ış b u d ö n em ç o c u k la rın ı z a te n y a r a tıc ı e t k in lik le r y o lu y la e ğ itirle r. İlk o k u ld a, s a y ısı ço k az o la n re sim, m ü zik, b e d e n eğ itim i d e rs le ri d ış ın d a b ir d e n b ire b ilg i y ü k le n m e siy le k a r ş ıla ş a n ç o c u k ta is te r iste m e z ö n cek i y ılla rın k ıv an çlı, ö z g ü r y a r a tıc ı e tk in lik le ri s ın ırla n ır, d a ra lır. O y sa te m e l eğ itim, ç o c u ğ u n k işiliğ in in o lu ş tu ğ u d ö n e m d ir v e s a n a ts a l u ğ ra ş la r ın ö zellik le ö zenle v e ö n em le y e r a lm a s ın ı g e re k tirir. V a rlık n e d e n in i ird ele m e y e b a ş la y a n, y a ş a m ve ö tesi h a k k ın d a z ih n in d e s o ru la r b e lire n, y a ş a m a m a cın ı a n la m a y a ç a lış a n e rg e n lik d ö n e m i ç o c u k la rın ın 191
211 f k e n d ile rin e v e rile n «kitabî» b ilg ile rle y e tin e m e y e c e k le ri d e a ç ık tır. K e n d ile riy le v e d ış d ü n y a ile o la n ç a tış m a la rın ı, sim g sel a n la tım la r la söze, re sm e, şiire, d e v in im le re dökm e, o n la r için b ir g e re k s in m e d ir. Duy u ş s a l v e devim işsel y e tile rin i d e n e y e re k, s ın a y a ra k, b iç im le n d ire re k k e n d ile rin i g e rç e k le ş tirm e k, k a n ıtla m a k iste rle r. Bu b ağlam d a ele a lın d ığ ın d a söz k onusu sa n a tsa l u ğraş a la n la rın ın y a ln ız ca resim, m ü zik gibi a la n la r la yetin m eyip, özellik le ortaöğretim de, d ram atizasyon ça lışm a la rı ile yaratıcı y a zın sa l etk in lik leri de içerm esi g erek tiğ in i b elirtm eliyiz. Eğitimde Dramatizasyon O kulda «dram atizasyon» un çıkış n o k ta sı o y u n - lardır. O yunların, çocu ğ u n to p lu m sa lla şm a sın d a ön em li rolü olduğu b ilin m ek tedir. P ek çok çocuk oyu nu, g ö zlem e ve ö zd eşleşm e y e d ayalıdır. O kul oyu nu, a d ın d an a n la şıla ca ğ ı gib i okullarda, belli eğ itsel y ö n tem lerle ele a lın a n o yu n d u r ve b u rad a a m a çla n a n tiyatro (san atı) d eğildir. Ç ünkü am aç, tiyatro sa n a tın d a olduğu gibi, eğlen d irm e, top lum sal iletiler verm e, tu tk u ları sa rsm a y a d a k a m çıla m a v ey a.tutk u lard an arıtm a d eğildir. A ncak, eğ itsel süreç için de yukard a sa y ıla n eğ len ce, b ilgilen m e, arınm a y a da y ü celtm e boyutlarına, a y rıca u la şıla b ilir («H ans H aven, 1970» 2, s. 6). O yun y a da etk ileşim p ed agojisi a la n ı (3), y e tişen k u şak ların d eğ işik y a ş a şa m a la rın a göre d ü zen len ecek pedagojik o y u n la rın g eliştirilm esi ve y ö n tem lerin in sa p ta n m a sıy la u ğ ra şa n oldukça yeni bir alandır. T oplu m sallaşm a, b irey lera ra sı etkileşim, d ram a o lgusu ile çeşitli d isip lin lera ra sın d a k i etkileşim 192
212 k a v r a m la r ın a ön p la n d a ö n em v e rilirk e n, u y g u la m a la r ın d a y a n d ığ ı d o ğ a ç la m a (im p ro v isa tio n ) d a y a r a tıcılığ ı g e liş tire n tem el ö ğ ed ir. B u k a v r a m v e ö ğ e le r ü z e rin d e oyun p ed a g o jisi açısından k ıs a c a d u r m a k ta y a r a r v a rd ır. T o p lu m s a lla ş m a : B ilin d iğ i gibi, b irta k ım to p lu m sa l d a v r a n ış v e tu tu m la r ı g e liş tirm e k a ç ıs ın d a n k e n d im izi d o ğ al, k a lıts a l ve y a ra d ılış ım ız a u y g u n g elen tu tu m v e d a v r a n ış la r g elişim in e b ıra k m a m ız m ü m k ü n d eğ ild ir, ö z e llik le g e le n e k se l to p lu m la rd a, y a z ı lı o lm a s a da, g elen e k sel a k ta r ım la, b ire y le rin h e rb i- rin in n a s ıl d a v ra n a c a ğ ı, o n a n a s ıl d a v ra n ıla c a ğ ı, h a n gi k o ş u lla r a ltın d a, n e t ü r d u r u m la r d a h a n g i te p k i le rin v e rile b ile c e ğ i s a p ta n m ış tır. Ç o c u ğ u n b u b ilg i le n m e y i v e u y g u la m a y ı gözlem le, ö zd e şle şm e y o lu y la v e o y u n la rla k a z a n m a s ı m ü m k ü n d ü r. G e le n ek sel to p lu m la rd a, ço c u ğ u n ilişk id e b u lu n d u ğ u ve ö rn e k a la b ile c e ğ i k işile r (re fe ra n s k iş ile ri), s a y ıc a p e k çok o lm a s a d a v a rd ır. A n o a k ça ğ ım ız ın e n d ü s tri to p lu m la n n d a y a d a g e lişm e k te o la n to p lu m la rm h iç d eğ ilse b elli k e s im le rin d e, in s a n ilişk ileri çok k a rm a ş ık la ş m ış tır. Ç o cu ğ u n y a k ın ilişk i k u ra b ild iğ i re f e r a n s k iş ile ri ise k ü çü k a ile d e s ın ırla n m ış tır. A rtık ço cuk, y a k ın g ö zlem v e y a k ın etk ile şim ö rü n tü s ü için d e y a ln ız c a b elli ve sın ırlı d a v ra n ış ö rn e k le ri g ö re b ilm e k te d ir. B u n a k a r şılık ile rd e, ilişki, ile tişim ve e tk ile şim için e g ire c e ğ i in s a n s a y ıs ın d a ise a rtm a o lm u ş tu r. E rg e n ve g en ç o la ra k, ile rik i y ılla rd a h e r a n k a rş ıla ş a c a ğ ı, d a h a ö n c e d e n ta n ım a d ığ ı p ek çok k işi v e d u ru m o la c a k tır y a ş a m ın d a. Bu d a şu d em ek tir: D a v ra n ış n o rm la rı a r tık o ld u k ç a b e lirsizleşm iştir. D e m e k k i k a rm a ş ık la ş a n to p lu m s a l y a ş a m d a, d e ğ işik k iş ile rle ve d eğ işik d u r u m la r d a n a s ıl b ir ile- 193
213 tişdm e g irileceği, h a t t a g irih p g irilem ey eceğ i, g irilm e s in in z o ru n lu o lu p o lm a d ığ ı g ib i ta rtış m a lı s o ru n la r la k a rşıla ş a c a k tır. Ç o cu k ve e rg e n le r ise b u y en i d u ru m la rd a, y a ln ız c a gözlem v e özdeşleşmeye d a y a n a n o y u n la r ile s o ru n la r m ü s te s in d e n g elem e m e k - te d irle r. İn s a n ilişk ile rin e g irm e le rin d e yönlendirme v e rehberliğe g e re k s in im le ri v a rd ır. İşte tiy a tro ve o y u n p ed agojisi, ç o c u ğ u n v e e rg e n in to p lu m s a lla ş m a yı ö ğ re n m e si sü re c i için d e y ö n le n d irilm e s i ile ilg ili y ö n te m le ri g e liştirm e y e ç a lış m a k ta d ır. B u ra d a şu a ç ık la m a y ı y ap m a lıy ız : H e r n e k a d a r to p lu m s a l d a v ra n ış v e tu tu m la rım ız ı b irtak ım, y azılı o lm a y a n d ü z e n lilik le re u y d u rm a y ı ö ğ re n m e m iz g e re k m e k te y s e de, in s a n y a ln ız y a s a la r ve k u r a lla r ın ü r ü n ü d eğ ild ir; ö n ceden k o n m u ş y a d a ile riy e d ö n ü k o la ra k h e s a p la n a b ilir a m a ç la r a d o ğ ru is te m e d e n y ö n e lm iş d e d eğ ild ir; h e n ü z h e p im iz iç in d iled iğ im iz y ö n le re g itm e o la n a k la rı v a rd ır. B a şk a tü r lü sö y le m e k g e re k irs e, in sa n, so n su z ve sın ırsız b ir ö z g ü rlü k iç in d e d e ğ ild ir; ta m o la ra k k e n di y a z g ısın ı k e n d isi s a p ta y a m a m a k ta d ır; f a k a t b elli ö z g ü rlü k le r ve çeşitli o la n a k la r m e v c u ttu r. Ö y ley se b u o la n a k la rı, y eti v e y e te n e k le ri g e liştirm e li, s o n u n a d e k k u lla n m a y a çalışm alıy ız. İn sa n o ğ lu, n e d o ğ a n ın b ir y a n ılg ısıd ır, n e de d o ğ a n ın em rin d e, o n a o to m a tik o la ra k u y a n, s o rg u su z su a lsiz b o y u n eğ e n d ir. B ü y ü k b ir o y u n d a b irlik te oyn a y a n d ır. B u o y u n u n seçim i v e ra s la n tıs a llığ ı b elli k u r a lla r a b a ğ ım lıd ır. B a ş k a b ir deyişle, b elli k u r a lla r a b a ğ lı k a lın s a d a seçim, in s a n o ğ lu n a o ld u k ç a a ç ık tır (3, s ). D oğaçlam a: İşte y u k a r d a k i b a ğ la m için d e özellik le ö z g ü r seçim v e y a r a tıc ılığ a y ö n e lte n d o ğ açla - 194
214 m a n ın, k u lla n d ığ ı belli ç a lışm a y ö n te m le ri ve iç e r d iğ i öğeler, ta ş ıd ık la rı p ed a g o jik d e ğ e rle r a ç ıs ın d a n d a ö n em lid ir. H e rz a m a n b elli b ir g ru p için d e (bireylerarası etkileşim) y a p ıla n d o ğ a ç la m a ç a lış m a la rın d a iz le n e n yol k ısaca şö y led ir: G ru b u n b ire y le rin in k e n d ile rin i te k te k ta n ıtm a la rı, b u y o lla b ire y le rd e v e g r u p ta b elli b ir ra h a tla m a n ın s a ğ la n m a sı. G ru b u n tü m ü n ü n b irb irle rin i ta n ıd ık ta n s o n ra g ru p için d e s a ğ la n a n ö z g ü r a tm o s fe r ve u y u m ; k a rş ılık lı g ü v e n duym a-, d a h a s o m a d a b irlik te, ele a lın a c a k h e r h a n gi b ir k o n u y a d a s o ru n ç e rç e v e sin d e u y g u la m a lı o la r a k «d u ru m la r sap tam a» - o y u n g e liştirm e. D o lay ı sıy la a n ın d a y a r a tm a o lg u su söz k o n u s u d u r b u ç a lışm a la rd a ; y e n i d u ru m la r y a r a tm a k iç in d e g ö zlem e d a y a n m a v e s o n ra belli b irta k ım so sy al ro lle ri o ynıy a b ilm e k için özd eşleşm e ö ğ e sin in iş in için e k a tılm a sı söz k o n u s u d u r. D u ru m s a p ta m a la rd a, «siz o lsa y d ı n ız n e y ap rd m ız?» gibi y ö n le n d iric i s o ru la r la b ire y le rin k e n d i y a ş a m la rıy la b a ğ la n tı k u rm a s ı d a ö n g ö rü lü r. B u t ü r u y g u la m a la r için, g r u b u n d iy elim ik iy e a y rılıp, b ir b ö lü m ü n ü n izleyici, d iğ e rin in o y u n c u o lu p d ö n ü ş ü m lü o la ra k eleştiri, d e ğ e rle n d irm e y a p ılm a sı d a g e re k lid ir. M alzem e olarak b a şla n g ıçta g elen ek sel çocuk oyunları, m a sa lla r ve tek erlem eler d en y a ra rla n ıla b i lir. A n cak o y u n da var olan özgü r ortam d olayısıyla, m ev cu t durum dan uzaklaşm a, y en i birşeyi, y en i b ir durum u d en em e m üm kündür. P ed agojik oyun, h içbir zam an b irşeyi olduğu gibi k abul etm e, ta k lit etm e, öykünm e değildir. A ynı b içim de esk iyi sorgu lam ak, esk iy i in celem ek de m üm kündür bu u y g u la m a d a (3, s. 28). O y u n «gerçek» o lm ad ığ ı için, o y u n u o y n a y a n «g erçek kendisi» o lm a k z o ru n d a d eğ ild ir, b ö y lece b i 195
215 reye k etley ici bir soru m lu lu k yü k lem ez, o y n a y a n b i rey, bir risk e girm e d u ru m u n d a değildir. O nun için d e bu tür bir etkinlik, y a ra tıc ılığ a son d erece açıktır. H erzam an için bir y en i durum yaratılab ilir, a ra ştırılıp en in ce ayrın tılara d ek gid ileb ilir. A slın d a y a şa m da m ü m k ü n o lm ayan bu d urum d o la y ısıy la d ır ki k i şiler y a ra tıcı olm ak için g erek li ru h sa l durum a, yan i k ork usu z olm a, açık olm a, iletişim e açık olm a gibi ru h d urum larına ra h a tlık la gireb ilirler. V e an cak b öylece rollere, ölçü n lere (n orm ), sistem lere, b elli bir u zak lık ta n bakılabilir. E n g elsizce y a ra tıcı olabilm ek için h erşey d en ön ce yak ın sak, k lişeleşm iş d üşü n ce b i çim in i b iry a n a b ırakabilm ek gerek ir. Bu y o lla g erçek y a şa m d a y ap am ad ığım ız şey leri yap abilir, o la m a y a ca ğ ım ız k işilik lere bürüneb iliriz. G erçek yaşa m d a y a p a m a y a ca ğ ım ız şey lere izin verileb ilir, yan lışla ra, sap m a la ra y er vard ır (3, s. 29). Etkileşimi*) Pedagojisi: Bu k avram, tiyatro a la n ın d a eğ itsel çalışm a y a p a n la rla oyu n p ed agojisiyle u ğ ra şa n la rın b iraraya g elm esi so n u cu n d a ortaya atılm ıştır. T oplum sal g erçek lik için d ek i d eğişik v e çeşitli in sa n la ra rası d a vran ışlar v e ilişk iler, k onstellasyon - la rın m etkileşim i, o y u n v e tiy a tro d a k u llan ılır. G e rek tiyatro oyu ncusu, g erek «oyun» oyn ayanlar, bu etk ileşim i som u t olarak, b ilin çlilik le görü n ür durum a getirirler. B unlar ü zerin d e çalışır, a lıştırm a la r y a p a r lar. H em tiyatro h em oyu na, bu in sa n la ra ra sı etk ileşim in bir m odeli g ö zü y le b akılab ilir. O kul o y u n la rın d a öğren m e süreci v e to p lu m sa lla şm a b akım ın d an bu m od el (kalıcı v e ölçü n leşm iş k a lıp la r an lam ın d a d eğil) yararlı bir gereçtir. S özgelim i, bir çocuğun (*) Çok yönlü, uyaran-tepki ilişkisi 196
216 k a rşıla ş a b ile c e ğ i «kriz» d u ru m la rı ele a lın a b ilir: B ir g ru p ç a d ış la n a n b ir çocuk, h e r h a n g i b ir e şy a sı ç a lın a n b ir çocuk, haksız y e re c e z a y a ç a r p tır ıla n ço cu k y a d a k e n d isin e g ru p ta r a f ın d a n d ü r ü s t o lm a y a n b ir şey i y a p m a s ı için b ask ı y a p ıla n ço cuk gibi. R o lle r a lın a r a k d e ğ işik çö zü m ler ü z e rin d e (ç a tış m a la rın n a s ıl çö zü leceğ i, k a r a r v erm e s ü re c in in ird e le n m e s i gibi) ç a lış ıla b ilir (2, s ). D ra m a tiz a s y o n ve to p lu m s a lla şm a o lg u s u n a y e n id e n d e ğ in e c e k o lu r s a k : S o sy alleşm ey i ö ğ re n m e, g ü n d e lik y a ş a m içinde d en etsiz, b ilin ç siz v e ra s la n tıs a l o la ra k o lu şu rsa, b u a n c a k to p lu m d a v a ro la n m o d e lle rin k o ru n m a s ın a y a ra r; in s a n la rın d a v r a n ış la r ı n ın, y eti, y e te n e k ve b e c e rile rin in ç e şitliliğ i v e h e r a la n d a k i y a ra tıc ı o la n a k la rın o rta y a ç ık a rıla b ilm e s i için se, b ilin ç li ç a b a la ra g e re k sin m e v a rd ır. B elki ilk b a k ış ta e ğ itim d e d ra m a tiz a s y o n y a d a p e d a g o jik e t k ile şim ç a lış m a la rı y a ln ızca to p lu m s a lla ş m a n ın ö ğ re n ilm e sin e y ö n elik g ö rü n ü y o rsa d a, y a r a tıc ı e ğ itim in d e ö n em li b ir p arç a sıd ır. E ğ itim d e d ra m a tiz a sy o n ç a lış m a la rı, ç a ğ d a ş a n la m d a, 1982 y ılı için d e MEB M illî E ğ itim Y ü k se k D a n ış m a K u ru lu n d a ele a lm a n ve a y n ı yıl b ir ra p o r a b a ğ la n a n «T ü rk iy e de G üzel S a n a tla r E ğitim i» ç a lışm a ra p o ru m etn in d e; d a h a s o n ra a y n ı r a p o r u n ö n e r ile ri d o ğ ru ltu s u n d a N isan N is a n 1983 d ö n e m in d e k i ç a lış m a la r so n u n d a o rta y a ç ık a n «T ü rk iy e d e G ü z el S a n a tla r E ğ itim in in G e liş tirilm e s in e Y ö n elik Ö n e rile r» a d lı ik in ci b ir r a p o ru n m e tn in d e, çeşitli eğ i tim b a s a m a k la rın a g ö re fo rm ü le ed ilm işle rd i. B u n a g ö re o k u lö n cesi ö ğ retim d e, «eğ itim in b ir b ü tü n o la r a k tiy a tra lle şm e si» ilk esi getirilm iş-, ilk o k u lla rd a ve o rta o k u lla r d a b ed en eğ itim i d e rsle rin in «B eden E ğ i tim i ve O yun» ad ıy la o k u tu lm a sı, T ü rk ç e d e rs le rin in 197
217 h a fta d a iki saatin in, «sözlü a n la tım ve d ram atik e t kinlikler» adın ı a lm a sı öngörülm üş; ortaokulda h er y ıl sonunda en az bir tiyatro o yununun, çok sayıd a öğren ci k a tılım ıy la sunulm ası; liselerd e «U ygu lam alı Tiyatro» d erslerin in m etin çözüm lem e, d ra m a tizasyon, sözlü a n la tım a d la rıy la y ü rü tü lm esi ön erilm iştir. O yu n dan, d o ğaçlam ad an b a şla y ıp g id erek tiy a t ro tarihi, m etin çözüm lem esi, sa n a t v e estetik so ru n ları, çeşitli sah n e b ilg ileri gib i k u ra m sa l b ilg ilerin de k a tılm a sıy la ve u y g u la m a lı ça lışm a la rın b a şk a (so s yoloji, psikoloji, felsefe gibi) d erslerle de h em d estek len m esi, h em bu d erslerle işb irliğ in e gid ilm esi, bu etk in lik lerin am aca en u y g u n b içim d e y ü rü tü lm esin i sa ğlayab ilecek tir. Bu konuda öğretm en y etiştirm e ve sözgelim i, T ürkçe ö ğ retm en lerin in h izm et-içi eğ itim d en g eçirilm elerin e ilişk in ön eriler de a y n ı rap ord a y er a lm ıştır (4). Yazınsal Yaratıcılık E debiyat d erslerin in v e bu d erslerin dışın d aki kim i kol etk in lik lerin in bir b ö lü m ü n d e u y g u la n a b ilecek v e g en ellik le (şim dilik) n o tla d eğ erlen d irm ey e g irm ey en y a zın sa l y a ra tıcılık etkin liği, yön len d irici bir kişi ile birlik te «yazm a» o la y ın ın işlen m esid ir. B a tı A lm a n y a d aki b a zı ça lışm a la rla b a şla y a n bu etk in lik alanı, özellik le lise ö ğ ren cilerin e y ö n elik olarak ele alınm ış, on ların k en d i özgü r y a zın sa l ça lışm a la rın ı gön d erm eleri v e b u n la r ü zerin d e ta rtışm a lı topla n tıla rın d ü zen len m esiy le v e gid erek a rta n k a tılm a cı sayısıyla, öğretm en lerin v e v elilerin sa n d ık la rın d an da fa z la ilgi top la y a ra k sü rd ürülm ü ştü r. A rtık ortaokul öğren cilerin in ça lışm a la rın ı da k a p sa y a n v e a tely e etk in lik leri adı a ltın d a y ü rü tü len y a zın sa l ya- 198
218 ratıcıh k çalışm aları, kendilerim i ifad e etm ek istey en v e b u n u resim, müzik, dram a çalışm aarı y a m sıra, y a zm a lanın d a da u y g u la m a k istey e n öğrencilere, d en em e, yapm a, üretm e sü reçleri içi de yard ım cı olm ak çab asından kaynak lanm ıştır. Bu allanın u zu n v a d ed ek i ereği ise, bu tür bir ça lışm a a la n ın ın ders p ro g ra m la n içine alınm ası, özgür y a z m a n m d id ak tik bir ilk e olarak an a dil v e ed eb iy a t d erslerin d i y erleşm esid ir (5). Ö ğren cilerin şiir ve k üçük n esir d en em elerin i b a şk a la rın a da ulaştırm a, a y n ı y a ş gru p ları için de v e d a h a y a şlıca alan u zm a n la n ile sa ğ la n a n ta rtışm a olanağı, a y n ı zam anda o za m a n a dek k en d in i ifa de etm e gerek sin m esin i duyup d a h en ü z b u n u y a zıy a d ök m em iş olanlara bir yol açm akta, bu alandak i çek in g en lik v e k etlen m eleri a şm a la rın a yardım cı olm aktadır. Ç alışm aların tem el özd eyişi şudur: Herk es yazabilir. (5, s. 6). Y a zın sa l yaratıcılık konusu ü zerin d e d u ra n la n n zih in lerin i en çok k u rcalayan sorun, ö zellik le a n a dil v e ed eb iy a t derslerinde, d aha çok ö ğ ren cilere n ey in ö ğ retileceğin in önem senip, ö ğ ren cin in k en d isin in u n u tu lm a sı olgusu olm uştur. Bir anlam da, öğrenci, o k u lu n v e derslerin n esn esi (objesi) olm ak d urum undadır. O ysa acab a öğrenciyi d erslerin ö zn esi (süjesi) d u ru m u n a getirm ek m üm kün olam az m ıydı? (6, s. 4). O rtaöğretim in b aşın d a erinlik v e erg en lik so ru n la rıy la dolu olan öğrencilerin k im lik çatışm aların ı, din, d ü n y a görüşü, siyaset, cin sellik vb. gibi a la n la r daki ara y ışla rın ı an adil ve ed eb iyat d erslerin d e y a zarak k en d ilerin e ve b aşk aların a a çm a la rı y a d a yazd ık la n n d a k en d ilerin i n esn el o larak in celem eleri m ü m k ü n olabilirdi. R esim d ersin de olabild ik leri gibi 199
219 e tk in ve ü re tic i1 o lm alara sağlam a,bilirdi. B öylece o z a m a n a d e k m eıtin ç ö z ü m le m e le ri iç in b ir a r a ç o la n y a z m a işlem i, b u k ez k e n d ile rin i v e b a ş k a la rın ı a n la m a k iç in b ir a ra ç o la c a k tı (6, s. 6) Bu ça lışm a la r için çok sa y ıd a k u rgu sal yön tem ön ce ö ğretm en ler için a çıla n hizm et-i'çi k u rslard a orta k la şa g eliştirild i (1979, 1980 v e 1981 y ılla rın d a ). Bu yön tem ler, şö y le bir y ö n eliş gösterdi: D ili v e ed eb iy a tı bir tür oyu n m alzem esi o larak k u llan m ak, iletişim sağlam ak, d il d u yarlılığın ı geliştirm ek, a y n ı za m a n d a katliam ların k en d ileri ile ilg ili u n u tu lm u ş, b a stırılm ış, b ilin ç dışın a itilm iş şey leri de a n ım sa y ıp k en d i lerin i d aha iyi ta n ım a la rın a y o l açm ak (6, s. 9). B aşlıca çağrışım lara d a y a n a n b öyle y a zın sa l etkin likler, b irey sel olarak y a d a grup için d e g erçek leştiriliyord u. Ç ağrışım y ö n tem in in y a d a u fa k k â ğ ıtla ra y a zılı çok sayıd a sö zcü ğ ü n bir torbad an çekilip cü m le tam am lam a, m ısra d ü zen lem e gib i işlem ler y a p ılm a sın ın ise ed eb iyata y a b a n cı o lm a d ığ ın ı an ım sam alıyız. O rtaçağda B a tı n m sa ra y oyu n ların d a, Rön esa n s k onak ların da, 17. yy. F ran sız sa lo n la rın d a bu tü r o y u n la r oyn anırk en (6, s. 9), 20. yy. da gerçek ü s- tü cü şair v e ed eb iy a tçıla rın b en im sed ik leri bu y ö n tem, h iç d eğ ilse bu so n u n cu d a y a zın sa l d eğ erlerin orta y a çık m ası ile so n u çla n a b iliy o rd u. N erd e k ald ı ki şiirin bir esin len m en in son u cu olm ayıp k u rg u sa l o la rak y a p ıld ığ ın ı ileri sü ren birçok şa ir de vardır. (*) Ö y ley se şiir söz k onusu old u ğu n d a, şiird ek i kurgu tek n ik olarak tartışılır, açık lanır, amıa n a sıl şiir y a zıla b ileceğ i öğretilem ez. Söz k onusu çalışm alard a (*) F.dgar Ailen Poe nun <;Kuzgun» şiirini nasıl yaptığını anlattığı eseri (Philosophv of Com position, 1846) anımsanabilir. 200
220 am aç, y a zın sa l ü reticiliğe özen d irm ek tir v e bu y ü rek liliği verm ek de yaratıcı estetik b ir eğitim dir. D iğer d eğişik yön tem ler arasında, atasözlerin d en, d ey işlerd en yararlanm a, bir şiiri sözcük sözcük p arça la ra bölüp bu sözcüklerd en y en i bir şiir çık arm a d enem esi; soru-yanıt oyunları oymama; ab sürd m etin ler yazm a; sın ıfta günoe d efteri tu tm a (h er iste y e n in «o gün» h ak k ın d a hirşeyler y a z m a s ı); ü zerin e serb estçe h erk esin ak im a esen i y a zd ığ ı y a da çizd iği d u v a r gazeteleri; sın ıf içinde k a rşılık lı yazışm alar; iki a n la m lı sözcüklerle y azm a - m eca zla r kullanm a; g a zetelerd en k esilm iş sözcükleri b ira ra y a g etirip m e tin ler oluşturm a; dem okratik tem a seçim i (tah taya h erk esin önerdiği konuların y azılıp b u n la rd a n b irin in çoğu n lu k ça seçim i ve seçilen tem a n ın y a zılı o la rak işlen m esi); bir kutu kartpostal a ra sın d a n seçilen bir k artp ostal ü zerin d e yazm a d en em esi (b ireysel); o rta k la şa olarak bir yer, zam an ve sö zg elim i iki k işilik seçilip h erk esin birkaç cü m le yazıp, k a ğ ıd ı k a tla yıp y a n ın d a k in e verm esi ile o lu şa n o rta k la şa m etin y a zm a gibi. Bu son uncu u y g u la m a d a n o rta k la şa bir rom an çık a b ileceğ i gibi, d ram atizasyon etk in liğ in d e k u lla n m a k ü zere bir tiyatro m etn i de o lu şa b ilir (6). Y azm a işlem in e ve yaratıcı y a zm a oyu n la rın a k esin lik le öğretm en de k atılm aktadır. B ireysel y a da o rta k la şa m etin ler olu ştu ğu n d a tek tek ok unup ü zerin d e tartışm akta, eleştirilm ek te, g en el bir d e ğ erle n d irm ed en geçirild ik ten sonra d önem y a d a yıl so n u n d a seçilen m etin ler bir seçkide y a y ın la n m a k ta d ır (7). Y azın sal yaratıcı çalışm alar y o lu y la ça ğ ım ızın h a s ta lığ ı «yazm a tem belliği» n d en kurtu lm a, yazarak y a ra tm a olayının «bizzat» y a şa n m a sı ve b ö y lece ed e b iyatın, y azarlığın ve şairliğin daha- iyi d eğ erlen d irileb ilm esi, öğren cin in kendisini ifa d e etm e o la n a ğ ın a sah ip olm ası gerçekleşm ektedir. 201
221 Ortaöğretimimizde Yaratıcılığın Geliştirilmesi Açısından Bir Sorunsal: Pilot Okul Uygulam alarında İş ve Teknik Eğitim Dersi Y a ra tıc ı s a n a t e ğ itim in in p la s tik s a n a tla r e ğ itim i a la n ın a ilişk in, m ü f r e d a t p ro g ra m la rı, ö ğ re tm e n y e tiş tirm e, fizik sel d o n a n ım ile a r a ç g e re ç e k sik liğ i v e g e n e l a n la y ış s ız lık ta n k a y n a k la n a n p e k ço k s o ru n u v a r d ır (8, s ) d e y ü rü r lü ğ e g ire n 1739 sa y ılı M illî E ğ itim T em e l Y a sa s ı ile te m e l e ğ itim in sek iz y ıla ç ık a rılm a s ın d a n so n ra, p lâ s tik s a n a tla r e ğ i tim in e ilişk in y en i p ro g ra m ç a lış m a la r ın a d a y e r v e rilm iş (*), b u a r a d a b a z ı ü ç b o y u tlu e tk in lik le ri iç e r e n v e d o la y ısıy la p la s tik s a n a tla r e ğ itim in in b ir p a r çası sa ıy la b ile c e k «İş E ğ itim i» d e rs le ri de y e n id e n g ö z d e n g e ç irilip 26 E y lü l 1983 d e 2148 say ılı T e b liğ le r D e rg isin d e İlk o k u l (İş E ğ itim i) v e O rta o k u l (İş v e T ek n ik ) d ü z e y le rin d e k i p ro g r a m ıy la y a y ın la n m ış, b a z ı p ilo t o k u lla rd a d a u y g u la n m a y a b a ş la n m ış tır. T e k n ik R esim v e G ra fik, K a ğ ıt v e M u k a v v a İşleri, Y a p ı İşleri, A ğ a ç İşleri, M e ta l İşleri, M o d elaj İşleri, B ask ı İşleri, Y a p ı İşleri, Ö rg ü, D o k u m a v e N a k ış İşleri, G iy im v e B içki-d ikiş İşleri, G ü ç K a y n a k la n v e E le k trik, T a rım İşleri, S a ğ lığ ım ız v e T em e l T ic a re t a d la r ı a ltın d a o n ü ç a n a k o n u y a a y r ıla n ilk o k u l iş d e r si p ro g r a m la rın a O rta o k u l d ü z e y in d e S e ra m ik S a n a t l a r v e E v E k o n o m isi de e k le n m iş tir. Ç o k k a p la m s a l b ir b a k ış la, İş v e Teknilk E ğ itim p ro g ra m ın d a y e r a lm a s ı d ü ş ü n ü le n e tk in lik le rin b e ş te b ir o ra n ın d a k ile r, p la s tik s a n a tla r a la n ın a d a g i (*) Bu çalışmaların tam am lanm asından önce Kom isyonun dağıldığı öğrenilmiştir (8, s. 35). 202
222 re b ile cek, e ste tik d e ğ e r ta ş ıy a b ile c e k v e ö ğ re n c iy i y a ra tıc ı k ıla b ile c e k n ite lik te d ir. G e ri k a la n u y g u la m a ç a lış m a la rı için se a y n ı şey i sö y le m e k z o rd u r. B u e t k in lik le rin b e ş te d ö rd ü, h a z ır m o d e lle re y ö n elik, t ü m ü y le işlev selliğ e dönük, s ta n d a r tla ş m ış ö lçü v e çizim i e re d a y a lı, b irta k ım te k n ik le ri ö ğ re te n, el b e c e ris in i g e liştiric i f a k a t y a ra tıc ılık b o y u tu n u iç e rm e y e n ç a lış m a la rd ır. Y a ra tıc ılığ ı k ö ste k le y ic i o ld u k la rımı ile ri s ü rm e k de m ü m k ü n d ü r, ç ü n k ü ö n c e d e n y a p ılm ış ö rn e k le rin y e n id e n ü re tilm e s in e d a y a lıd ır ve p ilo t o k u l u y g u la m a la rın d a d a g ö rü ld ü ğ ü g ibi sö zg e lim i, ile rd e b irta k ım m e k â n v e ç e v re d ü z e n le m e le rin e y ö n le n d irile b ile c e k b içim d e ço k y ö n lü, u fu k açıcı, işle v se lliğ in y a n ıs ıra este tik d e ğ e ri d e g ö zd e n k a ç ır m a y a n b irta k ım ü ç b o y u tlu ç a lış m a la r a y e r v e rilm e m e k te d ir. A ra ç -g e re ç y ap ım ı, y a p ı işle ri g ib i ç a lışm a la r d a b u g ü n tü m d ü n y a te k n o lo jis in in b ü y ü k ö n e m v e rd iğ i e ste tik b o y u tla rd a n n e y a z ık k i u z a k iş le r o rta y a çık a b ilm e k te d ir. B u rd a k u ş k u s u z b u d e rs le ri u y g u la y a n ö ğ re tm e n le rin, s a n a ts a l v e e s te tik b e ğ e n i k a z a n d ırıc ı, çağdaş s a n a t b iç im le rin i ta n ı tıcı d e rs le ri y e te rin c e o k u m a d a n y e tiş m e le ri de ro l o y n a m a k ta d ır. Y aratıcı p lastik san atlar ça lışm a la rın ı içerm esi g erek en resim -iş derslerinin h er d ü zey d e h a fta d a bir sa a te in d irilm esin e karşın, ilkokul 4. sın ıfta h a fta d a dört sa a tle b aşla y a ra k ortaokul d ü zey in d e 6-8 sa a te çık a rıla b ilm esi ön görü len İş v e T ek nik E ğitim d erslerin in, so n u çta g en e büyük ölçü de b a şk a u y g a rlık la rın ü rü nü olan yab ancı m od ellere d a y a lı v e b a ğ ım lı; b ü yü k ölçüde kendi kültürüne y a b a n cıla şm ış, y e n ilik çi, sen tezci ola m a y a n ü rü nler veren, d ah a d oğru su y in e ley en ergen ve g en çler y etiştireceğin d en k u şk u duym aktayız. 203
223 İş v e T eknik E ğitim d ersleri, ö zellik le o rtaöğretim d e ara elem anı v ereb ilm esi, b ir m esleğe h azırlayıcı olm ası ve çeşitli el b ecerilerin i geliştirm esi a çısın d a n k u şu su z önem lidir. A n cak, çalışm aları y ön len diren lerin, estetik b oyu tu göz ardı etm em eleri, bireysel v e grup ça lışm a la rın d a öğren cileri yaratıcı, yen i ve k en d in e özgü b u lu şla ra ö zellik le özendirm e leri k esin lik le gerek lid ir. P la stik sa n a t eğitim i v e ren v e za ten sa y ısı çok az o la n y a ra tıcı d erslerin ise bu m eslek sel y etişm en in sa ğ la n m a sı u ğru n a fed a edilm esi, g en çlerin y a şa m ın d a ilerd e m eydan a çık a cak k ü ltü rel ve top lu m sal b oşlu k v e ek sik lik lere n e d en olacak tır. S O N U Ç O rtaöğretim, b ü yü k çe b ir b ölü m ü y ü k sek ö ğ retim d en g eçm e o la n a ğ ın ı b u la m a y a ca k öğrenci k itlesin e y ö n elik olm ası b a k ım ın d a n b üyü k bir p o ta n siy e le eğitim verm ektedir. K azan d ığı b ilg iler yan ın d a, ru h sal ve b ed en sel sa ğ lığ ı yerin d e, y eti v e y eten ek lerin i so n u n a dek k u lla n a b ilecek biçim de eğitilm iş, yapıcı, üretken, yara tıcı g en çler yetiştirilm esi, bu p o ta n siy el b ak ım ın d an d a önem lidir. İster doğrudan y a şa m a atılsın, ister y ü k sek eğitim d en geçip çeşitli m eslek ler edinsin, g en çlerin fikir, buluş, tasarlam a, plan, proje a şa m a la rın d a h er a la n d a ü retk en o la b ilm eleri, ü lk em izin öz g erek sin im v e k oşu lların a u y gun, özgü n çözüm ler g etireb ilm eleri, g en e ortaöğretim d e g erek li v e y eterli oran d a y a ra tıcı b içim de y e tiştirilm elerin e bağlıdır. B unun için de ortaöğretim in h er evresinde, ça ğ daş b ilg iy le d ü zen len m iş v e program lanm ış, k uram 204
224 sal, k ılg ısa l ve uygulam alı g ü zel sa n a tla r eğitim i ders ve etk in lik leri yeterli oran d a y er alm alıdır. K A Y N A K L A R (1) Landau, Erika : Psychologie der Kreativitaet, (Yaratıcılık Psikolojisi) (1969) 3. bas. M ünchen/basel 1974 (2) Ritter, Hans Martin : Theater als Lernform (Öğrenme Biçimi olarak Tiyatro), Berliner M odellversuch Künstler und Schüler Studienprojekt Schulspiel, Beitrâge zur Theorie und Praxis Paedagogischer Theaterverfahren, Berlin 1981 (çoğaltm a). (3) Nickel, Hans W olfgang : Spiel-, Theater- und Interaktions- paedagogik (Oyun-, Tiyatro- ve Etkileşim Pedagojisi), Ver- such einer praxisbezogenen Recklinghausen 1976 Syctem atik der Spielformen, (4) M illî Eğitim Bakanlığı Yüksek Danışm a Kurulu Başkanlığınca kurulan «Güzel Sanatlar Eğitim i Çalışma Grubu»nun.1982 Raporu ile Nisan 1983 tarihli Çalışma Raporu. (5) Autorenlesung des 5. Workshop Schreiben (1982) und Auto- renlesung des 6. Workshop Schreiben (1983). D eıi.: H. BIu- m ensath, M. Ziemke, G. M attenklott, Berlin (çoğaltma) (6) Blum ensath, H. ve G. Mattenklott : Lehrer Schreiben (Öğretmenler Yazarken), Sekundar II, Deutsch, Kreatives Schreiben. Paedagogisches Zentrum, Berlin 1983 (joğaltma). (7) Berlin Eğitim, Gençlik ve Spor Senatörlüğünce düzenlenen 5-9 M art «Gençlik ve Yaratıcılık» konulu seminer notları. (8) Tunç, H an d an : Temel Eğitimin Birinci Basamağında (İlkokullarda) Plastik Sanatlar Eğitim i, lisans tezi) Ankara 1984 (basılm am ış yüksek 205
225 GENEL TARTIŞMA DR. M ESUT ÖZGEN (BAŞK A N ) B en de te şek kür ediyorum. S a y m İnci S a n d a b ize g erçek ten so m u t ön erilerle, S a y m T ek eli gibi y a ra tıcı k işiliğ in g eliştirilm esin d e sa n a tsa l etk in lik lerin rolü nü g ü zel bir b içim d e aktardı. S a a tim e b akıyoru m Şu a n d a aslın d a ara verm em iz gerek iyord u a n ca k y ed i d akik alık bir g eç b a şla y ışım ız oldu. Bu n ed en le b öyle g ü zel iki k o n u ş m aya, b öyle güzel iki k o n u y a k a tk ıla rın ızın m u tlak a o la ca ğ ı kesin. A jıcak şö y le bir ricam olacak; dün pekçok k onuğum u zu soru so ra rk en dinledik, b ugü n h iç soru so rm a y a n üç k o n u ğ u m u za söz verm ek istiy o rum v e b u n u n la y etin m ek istiyorum. N u retin E rgen Bey, S a tı Erişen, B arlas T olan söz isted iler. B uyurun S a y m Ergen. NURETTİN ERGEN S a y m bildiri sa h ip lerin e yü rek ten teşek k ü r ederim. G erçek ten h er iki a k a d e m ik b ild iriden çok yararlan d ım. A ncak, y aratıcı e ğ i tim in g eliştirilm esin d e, ortaöğretim in rolü k o n u su n da, bu ü st d ü zeyd ek i b ild irilerd en sonra, k en d im e şu soru yu sorm adan geçem edim : A caba, ortaöğretim de b aşrolü oyn a y a n okul m üdürü, y a ra tıcı eğitim i g e liştirm ek bakım ından, h a n g i n itelik te olm alıdır? D o ğald ır ki ard ından öğretm en, on un ard ın d an da d iğer okul p ersoneli?... B urada, bir k a tk ısı olur d ü şü n cesiy le, orta d ereceli okul m ü d ü rleriyle ilg ili olarak, y ü k sek lisa n s d ü zeyin d e yap m ış old u ğ u m b ir a raştırm a n ın b azı b u lg u la rın ı v erm ek istiyorum : Şunu araştırdım : Eği- 206
226 tim yön eticilerim iz (okul m üdürlerim iz) h a n g i bilgi ve b ecerilerle donan m ış olm ası gerek iyor? İlkin, lite ratürü taradım. B una göre; üç a la n d a b eceriy e s a h ip o lm ası gerekiyor: 1 - K avram sal beceriler, 2 İnsan ilişk ileri b ecerileri, 3 T eknik b eceriler. Y in e literatü rü n öngördüğü durum şu: K avram sal b eceriler, ilk k adem e eğitim yön eticilerin d e % 5, orta k a d e m e eğitim yön eticilerin d e giderek a rta n bir oran, y ü k sek k ad em e yön eticilerin d e % 50. İn san ilişk ileri b e cerileri: İlk, orta v e yü k sek k ad em ed e d eğ işm ey en bir o ran la % 45. T eknik b eceriler ise : İlk k a d em ed e % 50, orta k a d em ed e g id erek azalan bir oran, y ü k sek k a d em ed e % 5. G örüldüğü üzere, in sa n ilişk ileri b ecerileri, h er üç k adem ed e değişm iyor. İlk, orta v e y ü k sek k ad em e yön eticilerin d e, m u tla k a % 45 oran ın d a k a za n d ırılm a sı gerekiyor. B una karşın, k a v ra m sa l b e cerilerle tek n ik beceriler, oran itib a riy le k adem elere göre y er değiştiriyor. L iteratürün ön görd üğü durum bu. A ncak, ü lk e olarak biz b unu ne ora n d a u y g u lu yoruz? T ürkiye d e sa lt eğiıtim yön eticisi y etiştiren bir ok ul yok. Bu n ed en le, B akanlıkça, okul m ü d ü rlerin in çağırıld ığı H izm et-içi E ğitim P rogram larım in celey erek ve bir k arşılaştırm a yap a ra k bir son u ca v a rm a y a çalıştım : A caba, H izm et-içi E ğitim k u rsla rında, ortaokul, lise ve d en gi ok ul m ü d ü rlerin e (orta k ad em e y ö n eticilerin e) yu k arıd a d eğ in ilen k a v ra m sal, in sa n ilişk ileri v e teknik b eceriler k a za n d ırılm a k ta m ıdır? K azan dırılıyorsa y ü zd e oran ları nedir? yılla rı a ra sın d a u y g u la n a n b eş y ıllık durum ş ö y le d ir : 1973 te k avram sal b e c e r ile r : % 28,8, insan, ilişkileri: % 5,6, tek n ik b eceriler : % 65, te k a v ra m sa l b eceriler : % 21,5, k ısan iliş k ile r i: % 4,5, te k nik b eceriler % 74, 1975 te k a vram sal b e c e r ile r : % 3, in sa n ilişk ileri % 00, teknik b eceriler % da 207
227 k a vram sal b e c e r ile r : % 9,5, in sa n ilişk ileri % 3,2, tek n ik b eceriler % 87, d e k a v ra m sa l b eceriler % 14,1, in sa n iliş k ile r i: % 1,5, tek n ik b eceriler : % 84,4. Beş y ılın ortalam ası da şey led ir : k a v ra m sa l b eceriler : % 16,9, in sa n iliş k ile r i: % 3,1, tek n ik b e c e r ile r : % 80. Ö te yan d an, y ö n etm elik ler y o lu y la B akan lığın, eğ itim y ö n eticilerin d en b ek len tileri n elerd ir? Y a p tığım yönetm elik analizim e göre, ortaöğretim k u ru m la n yön eticilerin e, 76 g örev v e soru m lu lu k v erilm iştir. B unların d ağılım ı ş ö y le d ir : K avram sal b ecerilere ilişk in 6 g örev (% 7,9), in sa n ilişk ileri b ecerisiy le iliş kili 13 görev (% 17), tek n ik b ecerilere ilişk in 57 g ö rev (% 75). V a rıla n son uç ş u d u r : G erek litera tü r (k ayn ak) taram ası, g erek se g ö rev a n a lizi so n u çla rın a göre, eğitim y öneticilerin e, H izm et-içi eğ itim P ro g ra m la rıy la g erek li olan k a v ra m sa l v e in sa n ilişk ileri b ecerilerin i k aza n d ıra m a m a k ta y ız. B uradan, şu n ok taya gelm ek istiyorum : B ildiri sah ip leri S a y m T ekeli v e S a y m San, «top lu m sallaşm ayı sa ğ la m a k gerekir» d e diler. Y ine, «eğitim y ö n eticilerin e, y a ra tıcı eğitim i geliştirm ed e, birtakım m a lzem eler v erm ek g erek tiğ i ni» b elirttiler. K en d ilerin d en şu n u istirh a m edebilir m iyim? 1 E ğitim y ö n eticilerim izi, b eceriler y ö n ü y le için de b ulu ndukları bu y etersiz d u ru m d an n asıl k urtarab iliriz? 2 Ç ağd aş eğ itim in isterlerin e göre k en d ilerin i n a sıl y etiştireb iliriz? Bu k o n u la rd a bir m odel ön erisi g etireb ilirler m i? T eşekkür eder, sa y g ı lar su n a n m. BAŞKAM S aym E rg en e k a tk ıla n için biz de teşek k ü r ediyoruz. 208 B uyurun S a y m E rişen.
228 SATI ERİŞEN S a y ın B aşkan, sa y m k o n u şm a cılar v e sa y m dinleyiciler; Bu sa n a t eğitim i k o n u su n d a iki n o k ta ü zerin d e d u ru lm ası gerek tiği k a n ısın d a y ım. B irinci şu: S a n a t çalışm aların ın, ok ullard ak i sa n a t ça lışm a la rın ın okul d isip lin i ü zerin e etkisi; İkincisi, bu sa n a tsa l ça lışm a larım okul verim i ü zerin d ek i etkisi. Biz a k a d em ik ça lışm alar, in celem eler yap m a fırsa tı b u lam am ış a la y dan y etişm e in san larız. A n cak g ö zlem lerim ize göre, sa n a t ça lışm a la rın ın çok old u ğu ok u llard a, eğ itsel k o lla rın çok iyi ça lıştığ ı o k u lla rd a d isip lin k u ra lla rın a az iş düşer. Bir okul m ü sam eresin d e, h a tta b ir sın ıfta bir y a zm a öd evin d e b a ş a n sa ğ la y a n öğrenci, b a h çey e çık tığı zam an kendi v a rlığ ın ı isp a tla m a k için ark ad aşın ı dövm e gereksinim im i duym az. Bir okul y a da sın ıf ça lışm a sın d a a y n ı a n d a a y n ı tü rk ü yü, a y n ı şarkıyı, a y n ı ezgiyi sö y ley en 40 öğren ci arasın d a bir ru h birliği, bir d üşü n ce b irliği, h a tta b ir ö y lem b irliği olur. O kulda başarısız, itilen, k a k ıla n bir öğrenci, h a tta ailesin d e çok k a rd eşler a ra sın d a h içb ir v a rlığ ın ı h issettirm ey en bir öğrenci, o k u la küsm üş bir öğrenci, b aşarısızlık tan ötürü, -çünkü b a şa rısızlık lar doğurur, küsm üş bir öğren ci bir m ü sa m ered e rol a ld ığ ı zam an y a da bir resm i, b ir okul sergisin d e yer a ld ığ ı zam an, bu b a şa rısın d a n ötürü ok u lu n u se vecek tir, dersini sevecek tir, ö ğ retm en in i sevecek tir. N ice yedi, sekiz dersıten b ü tü n lem eye k a lm ış ö ğ ren cilerim iz, bir m ü sam ered e k en d ilerin e-a ilelerin in k a r şı çık m asına, sın ıftak i öteki ö ğ retm en lerin in karşı çık m a sın a karşm -rol verild iği zam an ve bu rolü b a şard ıkları zam an b ü tü n lem ey e k a ld ığ ı d erslerd en de b a şa rı sağlam ışlard ır. Ç ünkü artık o k u lla b a rışm ışlardır. O okul ortam ına alışm ışlard ır v e b ü tü n lem e sın a v la rın d a başarı sağlam ışlard ır. Kendini: resim le 209
229 ifa d e ed en çocuk, h a tta ıslık ça la ra k ifa d e ed en çocuk, bir başıka ta şk ın lık la k en d in i ifad e etm eyecek tir. E tkin d eğil, ed ilg in o larak sa n a tla u ğ ra şa n la r bile, tiyatroya, k o n serlere g ö tü rü len çocu k lar bile, bir b a şk a ta şk ın lık la k en d in i ifa d e etm eyecek lerd ir. S a n ıy o ru m ki h er şey d en ön ce bu u yum, bu m elodi, bu a h en k için d e v e b ö y lece g ü zeli tan ıyacak lard ır. G ü zeli ta n ıy a n insan, g ü zeli b en im sey en insan, k ötü o la m az ark adaşlar. Bir y erd e okum uştu m. J a p o n y a d a resim öğretim i yolu yla, resim ça lışm a sı y o lu y la b irtak ım d isip lin olayları ön lenm iş. D ediğim gibi, a k a d em ik k a riy erd en g elm ed iğ im için rica ediyorum, bu g en ç v e g erçek ten b a şa rılı ö ğretim ü y esi a rk a d a ş larım a ca b a bir ça lışm a y a p m a y ı d ü şü n ü rler m i, sa n a t eğ itim in in a la b ild iğ in e y a şa n d ığ ı ok u llard ak i disip lin o la y la rıy la v e okul v erim iy le bu sa n a t ç a lışm a la rın ın y a şa n m a d ığ ı ok u llard a y a h u t za m a n la r d aki d isip lin v e eğ itim farkı, eğ itim v erim liliğ i farkı ü zerin e a ca b a bir ça lışm a y a p m a y ı d ü şü n ü rler m i?.. S a ygılarım la. (A lkışlar) B A ŞK A N Çok teşek k ü r ed eriz efen d im bu d e ğerli k a tk ıla rın ız ve ö n erin iz için. S a y m S a n k ısa ca bir a çık la m a d a b u lu n a ca k bu h u su sta. DOÇ. DR. İNCİ S A N Ü lk em izd e b ö y le bir ok ul var m ı efen dim, sa n a tsa l etk in lik leri b en im dem in çizd iğim n ok tadak in e b en zer biçim de, y o ğ u n lu k la işlerlik te olduğu?.. N e y a zık ki b u n a olu m lu oevap verm ek zor. Bir za m a n la r vardı. A y rıca bu konu lar d ışard a araştırılm ıştır. D ed iğ in iz son d erece doğru, d isip lin k u ru lla rın a h iç iş d ü şm ed iği, A m erik a da, A l m a n y a da y a p ıla n a ra ştırm a la rd a o rta y a çıktığı gibi, d aha b a şa rıy a götü rü yor çocuğu, sizin de v u rg u la d ı ğ ın ız gibi. Y ani sa n a t a la n ın d a b aşarılı olm ası şa rt 210
230 değil, b ir şey lere katılan., k en d in e g ü v en i artan, so s y a lle şe n çocuk, d iğer d erslerde de b a şa rılı oluyor. A yrıca sa d ece top lu m sa lla şm a y la ilg ili bir olgu d eğil bu. Ç ünkü y a ra tıcılık la u ğraşan, sa n a t y o lu y la olsun, y a n i resim le olsun, m ü zik le olsun, şu y a da bu şek ilde k en din i g erçek leştireb ilen çocuk b u n u b a şk a a la n la ra tra n sfer edebiliyor. M atem atik te d e son d erece b a şa rılı oluyor. Ç ünkü sözgelim i resim ile u ğ ra şa n çocuk, so n u çta ilişk iler, oranlar v e b irtak ım iletişim d izgeleri arasın d a u ğraşm ak tad ır, tem eld e m atem atik d e budur, b a zı oran lar sa y ısa l ilişk iler gibi. D olayısıy la bizde çok y a y g ın olan, h â lâ etk isin i sürdüren şu görüş; «am an çocuğu m resim yap m a, d ersin e ça lış, oku, m a tem a tik çalış» v e b en zeri u y a n la r, son d erece yersiz. B unu m ü m k ü n o ld u ğ u n ca b izler bir grup olarak sö y lem eye çalışıyoru z, b elirtm eye, v u r g u la m a y a çalışıyoru z. Sizin d ed iğ in iz gib i bir ça lışm ayı y ap tırm ak v ey a yap m ak çok isterdim, b öyle bir okul g erçek leştiğ in d e. T eşek k ür ederim. B A ŞK A N B uyurun S a y ın T olan. DOÇ. DR. BARLAS TOLAN S a y m B aşkan, sa ym konuklar; Ç ok k ısa bir soru sorm ak istiyoru m. K onuşm acıların d a belirttiği gibi, yaratıcılık, bir a çıd a n kritik, eleştirel zih n iy etin varlığını, y a da b a ğ ım sız v e özgür d ü şü n ceyi gerek li kılar. O ysa b izim ü lkem izde, ö zellik le so sy a lleşm e biçim leri v e k işilik tip leri ü z e rin de yapılm ış çalışm alar, ilk d efa A d orn a n m orta y a k o y d u ğ u otoriteryen, yan i y etk eci k işilik y a p ısın ın b izim top lum um uzda oldu k ça y a y g ın olduğu nu gösterm ek tedir. O toriteryen k işilik y a p ısın ın da baş- 211
231 lıoa ö zellik lerin d en biri, eleştirel d ü şü n ü y ü tü m ü yle d ışlam asıd ır. O zam an b en im a k lım a şö y le bir soru geliyor. A cab a bizim çocuklarım ız, top lum um uzdak i y a y g ın so sy a lleşm e tü rü n ed en iy le d a h a d oğuştan yara tıcılık a la n ın d a en g ellen m iş olm u yorlar mı?.. K onuşm acıların ilg i a la n ı değil; bir p sik o lo g y a da so sy a l p sik o lo g belki bu soruyu d aha iyi y a n ıtla y a b i lirdi; am a b en y in e de k o n u şm a cıla rd a n bu k o n u d a ki d ü şü n celerin i istirh am ediyorum. T eşek k ür ederim. DOÇ. DR. İNCİ SA N S a y m T olan a çok kısa olarak b en de şunu sö y lem ek istiyoru m. Y a ra tıcı k i şiliğ in özellik leri a slın d a za ten bir ölçü d e d isip lin le çatışır. Y an i biçim ci a n la m d a a ld ığ ım ız disiplinle. S özgelim i, yaratıcı bir çocuk ilk ok u ld a olsun, okulöncesin d e olsun, ortaöğretim d e olsun, d a im a b iraz h u zu rsu zlu k y a ra ta n bir çocuktur, çok soru sorar, birçok ilişk iler arar, k en d isin e sö y len en h er şeyi h e m en kabul etm ez ve d o la y ısıy la ö ğ retm en ler için bir sorundur. B unun çaresi şu d u r : Ö ğ retm en de eğer y a ra tıcı olursa, yaratıcı b ir k işilik g eliştirm işse (y a ratıcı olm ak m u tlak a ü rü n verm ek a n la m ın d a d eğ il), o za m a n bu soru n un ü stesin d e n g eleb ilir san ıyorum v e top lum um uzda b u n a doğru bir g id işe de şiddetle gerek sin m em iz var k a n ısın d a y ım. S a y m T ek eli y e şu b a ğ la m d a katılıyorum ; g a y e t tabii g en iş anlam d a top lu m lar statik olm ak eğilim in d ed ir, h a tta k işi olarak h er b irim izin a lışk a n lık la rım ızın etkisinde, b irta k ım ra h a tlık la ra g ü v en erek, çok da m ü m k ü n olduğu h ald e, y a ra tıcı olm ad ığım ız, k en d im izi bıraktığım ız, b iraz tem b el olduğu m u z d ön em lerim iz y a h u t g en el g ü n d elik y a şa y ışım ız vardır. B öyle b ir eğilim im iz vardır; a m a a y n ı za m a n d a in sa n d a bu ra h a tlık ve 212
232 g ev şe k lik durum una karşıt olarak bir m erak d ürtü sü vardır. Y en iye ve y en iliğ e m erak; işte bu y en iy e ve y en iliğ e olan m erak d ü rtü sü n ü n ö ğ retm en lerce p ek iştirilm esi ve her türlü soru ya m ü m k ü n o ld u ğ u n ca cev a p verm eye çalışıp, eğ er b ilm iyorsa «bilm iyoru m a m a öğrenip yarın g elip sa n a söyleyeceğim» d i y eb ilm esi ve dem okratik bir tu tu m u g erçek leştirm e si gerek lid ir. Bir toplum, g en çlerin i y a ra tıcı y etiştirm ek le y a ra tıcı kılm abilir. Y etiştirm ek için ö ğ retm e n e ih tiy a cım ız vardır, örn ek in sa n la ra ih tiy a cım ız vardır; çocukların referans k işilerin in y a ra tıcı olm a sı gerek lid ir. Bu da yine bir b aşk a öğretim i g erek tirir; ö ğ retm en lerin birtakım k urslarla, b irtak ım y o l larla, çeşitli yön tem lerle d a h a y a ra tıcı k ılın m ası. Y ö n eticilerin de aynı şekilde S a y m Ergen. T eşek k ür ederim. B A ŞK A N (DR. MESUT ÖZGEN) B en de teşek kür ediyorum. Ş ö y le arz etm em e izin verirsen iz, k onu önem li, k o n u la r ön em li h a tta san ıyoru m bu k on u yu a k şa m a k a d a r tartışabilecek bir p o ta n siy el var, g erek k o n u şm a cıla rım ızd a gerek k on u k larım ızd a. A n cak biz ö n em li k o n u la n o kadar ö n em siy o ru z ki o za m a n zam a n ın önem in i bazen kaçırıyoruz, k ayb ed iyoru z. B en sü rek li ted irgin lik içindeyim, zam anı, 35 d a k ik a a ş tık. O n ed en le b ağışlayın ız v e bir ara v ererek d ah a so n ra k i g en el d eğerlendirm e ta rtışm a sın d a sizi d in lem ek isteriz efendim. - B en oturum u kapatıyorum. 213
233
234 B İ L D İ R İ : V Ortaöğretimimizde Sportif Etkinliklerin Önemi Y rd. Doç. D r. K e m a l TA M ER ODTÜ E ğ itim F a k ü lte s i B ed en E ğ itim i v e S p o r B ö lü m ü B a şk a n ı O tu ru m B a ş k a n ı: Doç. D r. H a y d a r T A Y M A Z
235
236 ORTA Ö Ğ RETİM D E SPO R T İF ETKİNLİKLERİN Ö N EM İ Ç ocukluktan y etişk in liğ e g eçiş d ön em i olan orta ö ğ retim çağı, öğrencin in beden, ruh, so sy a l ve k ü l tü rel gelişim in in a şa ğ ı yu karı en ü st d ü zey e u la ştığ ı bir dönem dir. Bu dönem de ö ğ ren cin in h er tü rlü ih tiy a çla rın a cevap v erecek bir eğ itim e ih tiy a cı vardır. Ö ğren cileri beden, zihin, ruh, so sy a l v e k ü ltü rel y ön leriy le b ir bütün olarak yetiştirm ek, eğ itim in tem el ilkelerinden d ir. G en el olarak eğ itim in am açların ı dört g ru p ta toplayabiliriz. (1) 1 K işinin k en d in i g erçek leştirm esi, 2 İn san ilişk ileri, 3 E konom ik verim lilik, 4 S osyal Sorum luluklar. E ğitim i, tüm organ izm ayı ilg ilen d iren b ü tü n ü y le bir zih in -b ed en ilişk isi olarak k a b u l ed ersek, zih in ve b ed en in bir bütün olduğu d a k abul edilir. B eden eğitim i, g en el eğitim in bir p a rça sı olu p a m a çla r a ra sın d a bir p aralellik vardır v e b irb irlerin i ta m a m larlar. D em okratik ortam da ö ğ ren cilerin b ü tü n ö zellik lerin in g elişm esin e k atk ıd a b u lu n arak g en el ve özel h ed efleri ile çağd aş eğ itim e k a tk ıd a b u lu n arak g en el v e özel h ed efleri ile ça ğ d a ş eğ itim e k atk ıd a 217
237 b u lu n u r. Ç a ğ d a ş a n la y ış a u y g u n o la ra k, e ğ itim d e k i a m a c ın g erç e k le şm e si, b ire y in z ih in se l eğ itim i y a n ın d a b e d e n s e l e ğ itim i ile m ü m k ü n d ü r. A slın d a b e d e n eğ itim i, g e n e l e ğ itim in a y rılm a z b ir p a rç a s ıd ır. E ğ i tim v e b e d e n e ğ itim i, a y n ı a m a ç la rı p a y la ş m a lı ve a m a ç la r a r a s ın d a h iç b ir u y u ş m a z lık o lm a m a lıd ır. Ö ğ re n c ile rin z ih in ve b e d e n le rin in m a k s im a l b ü y ü m e v e g elişm e g ö s te re b ilm e s i iç in s p o rtif e tk in lik le re ih tiy a ç la rı v a rd ır. Ç ü n k ü h a r e k e t, o a n lü a rm en b e lirg in ö z e llik le rin d e n b irid ir. B ü y ü k k a s e tk in lik le ri o rg a n ik sis te m in g elişm e sin e k a tk ıd a b u lu n u r. Z ih in v e b e d e n in m ak sim al, b ir g elişm e g ö s te re b ilm e s i ise o rg a n ik g elişm ey e b a ğ lıd ır. B ed en e ğ itim i ve sp o r, h a r e k e tle ilg ile n ir v e h a re k e t o y u n la b irle ş tiğ i z a m a n ik isi g ü ç lü b ir eğ itim o rta m ı h a z ır la r. E ğ itim ise g e n e l a n la m d a k iş in in ve to p lu m u n ih tiy a ç la r ın a c e v a p v e re re k k a lite li b ir h a y a t y a ş a m a la r ı iç in h a z ırla n m ış tır. B ed en e ğ itim i ve sp o r p ro g ra m la rı, ö ğ re n c ile rin o lg u n la ş m a ç a ğ ın d a k i b ü tü n ö zellik v e ih tiy a ç la rın ı e sa s a lm a lıd ır. O h a ld e s p o rtif e tk in lik le rin o rta ö ğ re tim d e k i ö n e m in e g e ç m e d e n ö n ce b u y a ş la r d a k i g e n ç le rin ö zellik v e ih tiy a ç la rın a k ıs a c a d e ğ in m e k g e re k m e k te d ir. B u a m a ç la o rta ö ğ r e tim ç a ğ ı g en ç liğ i iki g r u b a a y rılm ış tır. (2) I Y a ş G ru b u : Ö z e llik le ri 1 Bu y a ş g ru b u, ö ğ re n c ile ri ç a b u k ve d ü z e n siz b ir b ü y ü m e g ö s te rirle r. B u n a b a ğ lı o la ra k d e n g e v e k o rd in a s y o n d a z a y ıflık g ö rü lü r. K alp b ü y ü m e si ç a b u k tu r. K o lay c a y o r u lu r la r a n c a k b u n u k a b u l 218
238 etm ezler. Çok fa zla enerji ü reteb ilirler, Faıkat en erjinin büyük bir k ısm ı b ü yü m ed e k u lla n ıld ığ ın d a n sp ortif etk in lik ler için gerid e az m ik tard a enerji kalm aktadır. B ed en sel yap ı g elişm ed iğ i için duruş b ozu klu kları görü leb ilir. 2 Ç ok h a rek etli fa k a t tem bel, d eğ işeb ilen, çok h issi d avran abilen, tenkitçi, işb irliği yapm a k ta n k a çın a n, isyan cı ve saldırgandırlar. B ağım sız o lm a arzu ları gelişm ek ted ir. 3 G rup lid erlerin e çok b ağlıd ırlar ve ark adaşları ta rafın d a n k abul edilm e çok önem lidir. 4 E rk ek ler için sp ortif etk in lik lerd e ilerlem e ve b a şa rı g österm e önem lidir. K ızlar ise k işisel görü n ü m ve v ü cu t şek illeri ile d aha çok ilg ile nirler. 5 B ed en sel cesa ret çok ön em li olup birçok y en i tecrü b eler d en em ek ten k açınm azlar. Y aş ilerled ik çe y a rışm a istek leri artar. İh tiy a ç la r : 1 B ü tü m e ve g elişm ey le m ey d a n a g elen b ed en sel d eğ işik lik ler h akkında b ilgi edinm ek. Bu d eğişik lik lerin norm al olduğu nu anlam ak. 2 M otorsal b eceriler öğrenm ek ve geliştirm ek. Ç e şitli b ed en sel etkin lik lere k atılm ak ve yeterin ce d in len m ek. 3 A rk ad aş gru p ların a k atılm ak ve on lar ta r a fın d a n k abul edilm ek. 4 E vde g ü v en d u ygu su ve y etişk in lerin sev g i ve a n la y ışın a ih tiy a ç duym ak. 5 O yu n b ecerilerin i geliştirm ek v e b aşarılı tecrü b eler edinm ek. 219
239 6 B ağım sızlık ve so ru m lu lu k la rın a rtm a sı v e liderlik özellik leri g elişm esi için fırsa t tan m m ası. 7 K endine g ü v en v e so sy a l d en g en in g elişm esi için grup içerisin d e o rgan ize ed ilm iş o y u n la ra k a tılm ak. II Yaş Grubu Özellikleri : 1 V ü cu t ağırlığı h ızk bir artm a g österir ve boy b ü yü m esi a şa ğ ı y u k arı tam am lan m ıştır. C insel o lg u n lu k tam am lan m ıştır. D ah a a z yoru lu rlar v e erkeklerde k u v v et iki m isli artar. M otorsal k oord in asyon d a g elişm e görülür. 2 İyi görü n üm e sah ip ola b ilm ek için erkeklerde k u vvetli bir v ü cu t g eh ştirm e, k ızlard a ise sev im li, za rif v e g ü zel o la b ilm ey i geliştirm e arzusu. 3 D aha fa zla soru m lu lu k k abul etm ek, 4 D ik katlerin i u zu n süre bir şey ü zerin d e top layabilm ek. 5 Çok h issi ve ilk y ılla rd a sın ırla m a la ra k arşı çok h assas. 6 S osyal etk in lik ler sa y esin d e statü k a za n m a e ğ i lim i. 7 Y etişk in h a yran ları gib i o lm a y a çalışm ak. 8 E rkeklerde k a v g a etm ey e eğilim çok k u v v etlidir. 9 E rkek ve k ızların b irlik te yap tık ları etk in lik lere ilgi fazladır. 220
240 İh tiy a ç la r : 1 Y aratıcı ve belirli bir am aca y ö n elik b ed en sel etkinlikler. S osyal etk in lik lerd e b u lu n ab ilm ek için beceri geliştirm ek. S o sy a l sta tü ve yeterlik h issi. 2 Y eterin ce dinlenm ek. 3 D ah a fa zla bağım sızlık. 4 A rkad aş gruplarınca k abul ed ilm e ve on lara u yum sa ğ la y a ra k birlik te ça lışm a fırsatı. 5 Spor ve dans gibi sosyal etk in lik ler için beceri kazanm ak. 6 Y a rışm a y a d ayanm ayan sp ortif etk in lik lere ön em verm ek, k urallara u yum g ö sterm en in d e ğ er v e önem ini anlam ak. 7 Y etişk in lerle beraber etk in lik lere k a tılm a k ve y etişk in gibi davranm ak. O rtaöğretim çağı g en çliğ in in özellik ve ih tiy a ç la rın a d eğindik ten sonra, b ed en eğ itim i v e spor e t k in lik lerin e katılm akla ed in ilecek k işisel, toplum sal, b ed en sel, ru h sal ve kültü rel d eğerlere geçeb iliriz. G en el olarak beden eğitim in i, h a rek et etm eyi ö ğ ren m e ve h arek et yoluyla öğrenm e olarak ta n ım la yab iliriz. H areket etm eyi öğrenm e, tem el h arek etler, spor, cim nastik, suda y a p ıla n etk in lik ler v e d ansa k adar çeşitli b edensel etk in lik lerin öğrenilm esid ir. A m aç, h er tü rlü bed en eğitim i p rogra m la n yolu yla, k işiy e b ed en in i en verim li v e etkili b içim d e n a sıl k u l la n a b ileceğin i öğretm ektir. H er y a şta in san ın b edenini n a sıl d ah a iyi k u lla n a b ileceğ in i öğrenm eye ih tiyacı vardır, ö z e llik le çocu k lara v e gen çlere, doğru h a rek et etm ey i öğren m e 221
241 leri için d estek olm ak, im k â n sa ğ la m a k v e sa ğ lık lı bir eğ itim v erm ek gerekir. H arek et y o lu y la ö ğ ren m ek is e b ed en eğ itim in in çocuklara ve g en çlere zih in sel ve d u y g u sa l a çıd an olu m lu bir k atk ıd a b u lu n m a y ı esa s alır. İn san d a v ra n ışla rın d a zih in sel v e d u y g u sa l alanlar, b irb irin den sa n ıld ığ ı k adar b a ğ ım sız d eğild ir. T ersin e g en çin m otor gelişim i v e d a v ra n ışıy la bu a la n la r a ra sın d a sık ı b ir ilişk i vardır. B eden eğitim i ve sp oru n a m a çla rın ı g en el olarak dört a la n d a inceleyebiliriz: 1 O rgan ik G elişim. 2 Psiko-M otor (Sinir-K as) G elişim i. 3 Z ihinsel G elişim. 4 R uhsal ve S osyal G elişim. D ikkat ed ilecek olursa, eğ itim in a m a çla rıy la b e d en eğitim i v e sporun a m a çla rı a ra sın d a b ü y ü k b ir b en zerlik vardır. Bu da g ö steriy o r k i sp ortif etk in lik ler, eğ itim in önem li b ir k atk ısıd ır. O h a ld e sp o rtif e t k in lik lere y er v erm ey en bir eğitim, d o la y ısıy la o rta öğretim d üşü n ülem ez. Şim di b ed en eğitim i v e sporun gen çler ü zerin d ek i etk ilerin i d eta y lı olarak a çık la y a lım : 1 S p o rtif E tk in lik le rin O rg a n ik G e lişm ey e K a tk ıla rı : O rganik g elişm ey e k a tk ıd a b ulu nm ak, sad ece b ed en eğ itim i ve sp ora ö zg ü bir am açtır. E ğitim in b a şk a h içbir a la n ı o rg a n ik g elişm ey e k a tk ıd a b u lu n m az. B eden eğitim i v e spor, in sa n o rg a n ik sistem i nin d ah a iyi g elişeb ilm esi için im k ân sa ğ la r. K assal etkin lik ler, fizik sel u y g u n lu k (k on disyon ) v e d aya- 222
242 n ık lığ ı, d o lay ısıy la iç o rg a n la rın fo n k s iy o n la rın ı g e liş tirir. D e v am lı y a p ıla n b ed e n se l e tk in lik le r, k e m ik ö zg ü l a ğ ırlığ ın ı ve b a ğ d o k u la rın e sn e k liğ in i a r t t ı r a r a k b u n la rın b a sk ı ve g e rg in lik le re k a rş ı d ire n c in i ç o ğ a ltır. E n fa z la etki, b e c e rile rin g elişm esi, k a s s a l h a r e k e tte v erim lilik ve ek o n o m in in a r tm a s ı d o la y ı s ıy la k a s s a l g ü ç ve d a y a n ık lılığ ın a r tm a s ın d a g ö rü lü r. B ü tü n b u g elişm eler, n e tic e si o lu m lu b ir o rg a n ik g e lişm e ve iyi sağ lığ a sa h ip o lu n u r. A y rıc a in s a n sa ğ lığ ın ı te h d it ed en fa z la k ilo la rın a tıla r a k id e a l b ir k ilo y a s a h ip o lm ay a k a tk ıd a b u lu n u r. S a k a tlık la rı ve ö z e llik le k a lp ve d o laşım sis te m in d e g ö rü le b ile c e k ra h a ts ız lık la r ı ö n lem esi v e o n la rı iy ile ştirm e si b a k ım ın d a n sp o rtif e tk in lik le rin ö n em i ta rtış ıla m a z. 2 S p o rtif E tk in lik le rin P sik o -M o to r (sin ir-k a s) G e lişim in e K a tk ıla r ı: P sik o -M o to r g elişm e de, b e d e n eğ itim i v e s p o ra ö z g ü b ir a m a ç tır. Bu ay n ı z a m a n d a s p o r b e c e rile ri k a z a n m a d em e k tir. Bu a m a c ın çok g e n e l ve özel u y g u la m a la r ı v a rd ır. P sik o -M o to r g e lişim in in s a ğ la n m a sı, g e n e l o la ra k v ü c u t k o n tro lü n ü n ve k o o rd in a s y o n u n u n gelişm esi d em e k tir. B öylece k işi d a h a z a rif, k o la y v e v e rim li b ir şek ild e h a r e k e t ed e b ilir. P sik o - M o to r g elişim, özel o la ra k çeşitli sp o r b e c e rile ri, d a n s v e c im n a s tik h a re k e tle ri ile ilg ilid ir. B u h a r e k e tle r, s p o r ç e şid in e g ö re çok özel b e c e rile rd ir. S p o rtif b e c e r i l e r ö zelleşm iş olup b r a n ş a ö z g ü d ü r. S p o rtif b e c e rile r, b e d e n eğ itim i p ro g ra m ın ın te m e lin i o lu ş tu ru rla r. Ç ü n k ü b u b e c e rile r a r a ç olup, a m a ç k iş in in b ir b ü t ü n o la ra k g elişm esin i s a ğ la m a k tır. S p o rtif e tk in lik l e r in b irço ğ u, boş z a m a n la rı iy i d e ğ e rle n d irm e d e a r a ç o la ra k k u lla n ılm a k ta d ır. O rta ö ğ re tim ö ğ re n c ile r in in b o ş z a m a n la rın ın d e ğ e rle n d irilm e s in d e k u lla 223
243 n ıla n birçok sp ortif etk in lik lerd en bir kısm ı, yüzm e, k oşm a, okçuluk, fu tb ol, b asketb ol, voleybol, folklor, k a y n a k vb. dir. 3 S p o rtif E tk in lik le rin Z ih in se l G e lişim e K a tk ı l a r ı : Ç eşitli sp ortif etk in lik lerin öğren ilm esi ve k a v ra n m a sı son u cu zih n i g elişm e olup eğ itim in am acı ile y a k ın d a n ilgilid ir. Z ihni g elişm e am acı, b ed en e ğ i tim i v e sporda old u ğu gib i eğ itim in b ü tü n d iğ er b ra n şla rı tarafın d an da p ayla şılm a k ta d ır. Bu am aç, b ilgi birikim i v e k a v ra m a ile ilgilid ir. B ilgiler ve k a v ram alar, zih in sel g ü cü n p a rça la rın ı oluşturur. B u n lar sa y esin d e yoru m y ap ab ilm e, d eğerlendirm e, k a rar v erm e v e d üşü n m e k a b iliy eti gelişir. E ğitilm iş k i şi, d ü şü n en k işid ir v e bu b ed en eğ itim i görm üş kişi için de geçerlid ir. Bilim, şim di d ü şü n cey e, sad ece zih n i o la y y erin e, b ü tü n b ed en i k a p sa y a n bir olay o la rak b akm aktadır. (3) B öylece «Sağlam k a fa sa ğ la m vü cu tta bulunur» sözü zih in v e v ü cu t b ü tü n lü ğ ü n ü d aha da k u v v etlen d irm iş oluyor. B ed en sel etk in lik lerin zih in sel g elişim e k a tk ıd a b u lu n m ası, b irkaç a la n ı kapsar. a) P sik o -M o to r b e c e rile r, ö ğ re n c in in, z ih n i ile k a s la r ı a r a s ın d a b ir k o o rd in a s y o n k u rm a y ı d ü ş ü n m e sin i g e re k tirir. B eceri ö ğ re n m e k o to m a tik o lm a y ıp z ih n in u y a n ık v e h a z ır o lm a sın ı a y rıc a efo ru g e re k tirir. b) D üşünm je, s a d e c e h a r e k e t b e c e rile rin i ö ğ re n m e k le ilgili o lm a y ıp a y n ı z a m a n d a b e c e rile rin ö ğ re n ilm e s in d e g e re k li b ilg ile ri d e k a p s a r. B u b ilg iler, k u r a lla r ın, te k n ik le rin, s tr a te ji ve k u lla n ıla n te r im le rin ö ğ re n ilm e si ile ilg ilid ir. 224
244 B u n la r b ü tü n h a re k e tin iyi y a p ıla b ilm e s i v e h a r e k e tin ö n e m in in d a h a iyi a n la ş ılm a s ı iç in g e re k li b ilg ile rd ir. c) S p o rtif e tk in lik le r, sağ lık, g ü z e l v ü c u t h a r e k e tle ri v e eg z ersiz ilk e le rin in h a y a tta k i ö n e m in in a n la ş ılm a s ın ı s a ğ la r. S ağ lık lı o lm a n ın v e fiz ik se l u y g u n lu ğ u n d e ğ e rin i ve b u n la rın n a s ıl g e liş tirile re k k o ru n d u ğ u n u b ilir. A y rıc a ö ğ re n c ile r, s p o rtif e tk in lik le r y o lu y la k e n d ile rin in sın ırlı v e g ü ç lü y ö n le rin i d a h a iyi ta n ır la r. İşte b u b ilg ile r s a y e s in d e ö ğ re n c ile rin, o rg a n ik p sik o -M o to r ve r u h s a l g e liş m e le rin in b a ş a r ıy a u la ş m a s ı m ü m k ü n o lur. 4 Sportif Etkinliklerin Ruhsal ve Sosyal Gelişmeye K atkıları: O k u l, so sy al b ir k u ru m d u r. S p o rtif fa a liy e tle r s a y e s in d e ö ğ re n c in in çevresi, so sy a l b ir y a p ı k a z a n a r a k ö ğ re n c in in k e n d in i g e rç e k le ş tirm e s in e y a rd ım c ı o lu n u r. G e re k to p lu m ve g e re k se k işise l o la ra k y a p ı la n s p o rtif e tk in lik le rin b e d e n d e o ld u ğ u k a d a r k a r a k te r ü z e rin d e de y ap ıc ı etk isi v a rd ır. O y u n, m ü s a b a k a v e s p o rtif e tk in lik le r y o lu y la so sy a lle şm e çok ö n e m lid ir. D a v ra n ış la rın y a n i e tk in lik le rin d e m o k ra tik b ir o r ta m d a y a p ılm a s ıy la ö ğ re n cid e d e m o k ra tik d e ğ e rle r g elişir. B u n l a r : a) E tk in lik le r s ıra s ın d a ö ğ re n c ile r, b irlik te ç a lış m a y a te şv ik e d ilirler. b) B ed en e ğ itim d ersle ri, o y u n v e s p o rla r, ö ğ re n c ile rin b irb irle riy le ilişki iç e risin d e o lm a la rın ı s a ğ la y a r a k a r k a d a ş lık la rın g e lişm esin e k a tk ıd a b u lu n u r. 225
245 c) T a k ım a r k a d a ş la r ıy la iş b irliğ i y a p a ra k, b ir lik te ç a lışa b ilm e y e te n e ğ i k a z a n ır. S p o rtif e tk in lik le r, d e m o k ra tik b ir o r ta m d a ö ğ re n c ile rin so sy a l s o ru m lu lu k la r a lm a s ın a k a tk ıd a b u lu n u r. H ü r to p lu m la r d a k iş ile rin b a ş k a la r ın a v e to p lu m a k a r ş ı s o ru m lu lu k la rı d e v a m lı a r tm a k ta d ır. K i şisel s o ru m lu lu k la rın ı k a b u l e d e re k, s o ru m lu lu k la rın ın b ilin c in e v a r m a h d ır la r. S o sy al s o ru m lu lu k, o to rite y e s a y g ıd a n ö te örf, â d e t ve k a n u n la r a u y m a iste ğ i v e eğ ilim in d e o lm a k tır. S p o rtif e tk in lile r s a y e s in d e s a ld ırg a n d a v r a n ış l a r y a r a r lı iş le r y a p m a y a v e z o r lu k la rı y e n m e y e y ö n e ltilm iş tir. B öylece ö ğ re n c ile rin s o ru m lu b ir e r v a ta n d a ş o lm a v e to p lu m iç e risin d e g ö re v le r a la r a k to p lu m a d a h a fa y d a lı o la b ilm e le rin e y a rd ım c ı o lu n u r. Y a rış m a s p o rla rı sa y e sin d e d e m o k ra tik d a v r a n ış la r ın g e lişm esi s a ğ la n ırk e n y a r ış m a d a a m a ç m ü k e m m e lliğ e u la ş m a k o lm a k ta d ır. S p o rtif e tk in lik le r, so sy a l y ö n ü n ö ğ re n ilm e sin d e ö zellik le lid e rlik e ğ itim i için iyi b ir f ırs a ttır. L id erlik, g ru p e tk in lik le rin d e ço k ö n em li b ir ro ld ü r. L id e rlik e ğ itim i iç in h iç b ir e ğ itim d alı, b e d e n e ğ itim i v e sp o r k a d a r g e n iş im k â n ta n ıy a m a z. A şağ ı y u k a r ı b ü tü n b e d e n e ğ itim i v e s p o r p r o g r a m la rın d a k i e tk in lik le rin h e p s in d e ö ğ re n c i id a re s in e ih tiy a ç v a rd ır. S p o rtif e tk in lik le rd e k i lid e rlik için ö ğ re n c ile r b a z e n g ö re v le n d irilir, b a z e n lid e rliğ i b iz z a t k e n d ile ri k a z a n ır la r v e y a lid e rlik g ö re v i s ıra y la y a p ılır. S p o rtif e tk in lik le r, s a d e c e ö ğ re n c ile re lid e rlik v a s ıfla rı k a z a n d ırm a y ıp a y n ı z a m a n d a iyi b ir y a rış m a c ı o lm ak, b a ş k a la rıy la iş b irliğ i y a p a b ilm e k ve en ö n em lisi iy i b ir izley ici o la b ilm e y e te n e ğ i k a z a n d ı rır. B ü tü n b u n la rın y a n ın d a s p o rtif e tk in lik le r a h la k v e k iş iliğ in g e lişm e sin d e y a rd ım c ı o lu r. T a k ım sp o r- 226
246 la rm d a k iş ile ra ra s ı sıkı b ağ lılık, s a d a k a t, ta k ırtı r u h u v e iş b irliğ i çok d a h a b e lirlid ir. B u ö zellik le r, a h la k ve k iş ilik g elişim i için ö n em li k a tk ıla rd ır. T a k ım a r k a d a ş la r ı ve ra k ip ta k ım a k a rş ı o la n d e v a m lı iliş k i ler, k işise l v e to p lu m sa l u y u m b a k ım ın d a n ö ğ re n c i le r iç in b ir e r la b o ra tu v a r ç a lışm a sı o la ra k n ite le n d i rile b ilir. O y u n ö ğ ren m e, iç g ü d ü se l b ir d ü rtü d ü r. O y u n u n d in a m ik k alitesi, g en ç ö ğ re n c ile rd e a r z u ed ile n u y g u n d a v ra n ış ve h a re k e t e tm ey i s a ğ la r. C o le m a n (4) ta r a f ın d a n y a p ü a n b ir a r a ş tır m a y a göre, lise li ö ğ re n c ile r a r a s ın d a s p o rd a b a ş a rılı olm a n ın, d iğ e r zih n i b a ş a rıla rd a n çok d a h a ö n em li o l d u ğ u k a y d e d ilm e k te d ir. D e m o k ra tik b ir o rta m d a y a p ıla n S p o ru n ö ğ re n cileri b a ş a rılı o lm a y a y ö n e lttiğ i a ç ık la n m a k ta d ır. A y rıc a s p o ru n ö ğ re n c ile ri m o tiv e ed ici b ir fo n k siy o n u n u n v a rlığ ı v e ö ğ re n c ile rin o k u la k a r ş ı b a ğ ım lılık la rın ı a rtırd ığ ı g ö rü lm e k te d ir. Ö ğ re n c ile r için sp o r p ro g ra m ı o lm a y a n b ir o k u lu n, c a n sız, sık ıc ı ve m ü ş te re k a m a ç la rd a n y o k s u n o lm a d u y g u s u n u v e rd iğ i k a y d e d ilm e k te d ir. S p o rtif e tk in lik le rin so n u cu k a z a n ıla n g e lişm e le r, b e d e n eğ itim i g ö rm ü ş ö ğ re n c ile rin d e ğ e rle rin i te m sil ed e r. O rta ö ğ re tim d e k i B ed en E ğ itim i v e S p o r p ro g r a m ı n eticesin d e, ö ğ re n c ile rin k a z a n m ış o lm ası g e re k e n b ilg i, b e c e ri v e d a v ra n ış la r, e n a z ın d a n ş u n l a r o lm a lıd ır: iyi b ir B eden E ğ itim i v e S p o r p r o g r a m ın d a n g eçm iş öğrenci, h e r şe y d e n önce, d a v r a n ış la rıy la to p lu m u n b e k le n tile rin e u y u m g ö s te re b ilir. Ç e şitli s p o rtif g ö ste ri v e m ü s a b a k a la rın d a g ö rü le c e ğ i g i b i ö ğ re n ci çok b e c erik lid ir. N o rm a l v ü c u t a ğ ırlığ ı v e iy i b ir k o n d ü s y o n a s a h ip tir. K en d i s a ğ lık ve k o n d ü s- yonu. h a k k ın d a b ilgili ve b u n ite lik le rin s p o rtif e tk in lik le r y o lu ile g e liştirilm e sin i b ilir. T a k ım a r k a d a ş l a r ı v e ra k ip le rin e k a rş ı n azik, d o ğ ru, d ü rü s t, g ü v e 227
247 n ilir ve k u r a lla r a u y a n b ir k işilik s a h ib id ir. Y en ilg iy i k a b u l e d e b ile n ve b a ş a rılı o lu n c a d a ş ım a rıp h e r şe yi a b a r tm a y a n b ir k işilik k a z a n m ış tır. K ısaca d a v ra n ış la r ıy la b e d e n e ğ itim i ve s p o ru n a m a ç la rı n e tic e sin d e g e rç e k le şm e si b e k le n e n b ü tü n n ite lik le re s a h ip tir. Y u k a rıd a say d ığ ım ız b ü tü n b u g e liş m e le rin s a ğ la n a b ilm e s i için O rta ö ğ re tim d e h a z ır la n a c a k «B eden E ğ itim i v e S p o r P ro g ra m la r ı» n d a ö ğ re n c ile rin b ü y ü m e v e g elişm e ö z e llik le ri m u tla k a d ik k a te a lın m a lıd ır. E tk in lik le r, ö ğ re n c ile rin y a ş sev iy esi v e b ed e n sel, zih in sel, so sy a l ve r u h s a l g e liş m e le ri g ö z ö n ü n e a lın a r a k se ç ilm elid ir. Ö ğ re n c ile r, y a r a tıc ı o lm ay a, y e n i h a r e k e t, o y u n ve s p o r ç e ş itle ri ü re tm e y e y ö n e ltilm e lid irle r. Ç ok ö n em li d iğ e r b ir k o n u d a, B ed en E ğ i tim i ö ğ r e tm e n i v e a n tr ö n e r le r in tu tu m u d u r. E ğ itic i le r, «B eden E ğ itim i v e S p o ru n», ö ğ re n c ile r ü z e rin d e k i e tk is in in m a k s im u m o la b ilm e si iç in g e re k li ö ğ re n m e a tm o s fe rin i y a r a tm a lıd ır la r. A k si h a ld e, «Bed e n E ğ itim i v e S por», a m a c ın a is te n ile n d ü zeyde u l a şam az. K A Y N A K L A R 1. Educational Policies C om m ission The Purposes of Education American Democracies, W ashington D.C., National Education Association W illgoose, Cari E. The Curriculum in Physical Education. Prentice Hail, Third Edition, Barrow, Harold M. Man and M ovem ent: Principles of Physical Education. Lea and Febiger, Second Edition, Coleman, James S. «Athletics in High Schools.» Reported in. An Introduction to Physical Education. John E. Nixon, and Arın E. Jevvett, W.B. Sounders Company, Eight Edition,
248 GENEL TARTIŞMA B A ŞK A N (DOÇ. DR. H A Y D A R TA Y M A Z) E fe n dim, b u özlü ve y a r a rlı k o n u ş m a s ın d a n d o lay ı S a y m T a m e r e te ş e k k ü r ediy o ru m. K a tk ıd a b u lu n m a k ve s o ru s o rm a k iste y e n a rk a d a ş la rım ız lü tfe n b u y u rs u n la r. B u y u ru n M ü rse l Bey. M Ü R SEL AKDEL E fendim, b a n a b u k o n u ş m a fır s a tın ı v e rd iğ i için S ay m B a ş k a n a çok te ş e k k ü r e d e rim. B ir so ru so rm a k istiy o ru m v e k a tk ıd a b u lu n m a k istiy o ru m. Ü lk em izd ek i ilk o k u l o rta o k u l v e lise B e d e n E ğ itim i M ü fre d a t P ro g ra m la rı 1957 y ılın d a h a z ırla n m ış tır. H a lb u k i sen e 1984 tü r. A n c a k 1968 y ılın d a b ir k ü ç ü k d ü zenle m e ile k ita p h a lin e g e tirilm iş tir. A c a b a y ıla y a k la ş a n b u z a m a n iç e risin d e b ü tü n d ü n y a d a o ld u ğ u gibi ü lk e m iz d e k i d e ğ iş m e le r v e g e n ç le rin ih tiy a ç la rın d a k i so sy al y a p ıla rın d a k i, b ilim se l ve k ü ltü re l y a p ıla rın d a k i d e ğ iş m e le r ile «Bed e n E ğ itim i M ü fre d a t P ro g ra m la rı» b ir u y u m s a ğ lıy o r m u?... B ir d iğ e r şey, o rta ö ğ re tim d e s p o rtif e tk in lik le r y o lu y la ö ğ re n c ile rd e k i b e c e rile rin g e liş m e s in d e M illi E ğ itim G e n çlik ve S p o r B a k a n lığ ı o la ra k a k tif b ir şek ild e n a s ıl d a v ra n ılır, n e le r y ap ılır?.. Ç ok te ş e k k ü r ed erim. B A Ş K A N S a y m T am er, h e m e n y a n ıtla m a k is te rs e n iz, b u y u ru n efen d im. Y. DOÇ. DR. KEM AL TA M ER O rta ö ğ re tim d e k i u y g u la m a n ın d ış ın d a b u lu n m a k ta y ım. A n c a k e d in d i ğ im iz le n im le re d a y a n a ra k o rta ö ğ r e tim d e B ed en E ğ i tim i v e S p o r u y g u la m a s ın ın b ilim se l g e lişm e le re u y u m s a ğ la y a m a d ığ ı d ü şü n c e sin d e y im. 229
249 T ü rk iy e d e h e n ü z B ed en E ğ itim i v e S p o r u n g e r çek a n la m ıy la n e o ld u ğ u v e a m a ç la r ın ın n e le r o lm a sı g e re k tiğ i b ilin m e m e k te d ir. O rta ö ğ re tim d e u y g u la n m a k ta o la n B ed en E ğ itim i v e S p o ru n a m a c ı, d a h a çok S p o rc u y e tiş tirm e y e y ö n e lik tir. H a lb u k i a m a ç sp o rc u y e tiş tirm e k d eğ il, ö ğ re n c ile rin o rg a n ik, (b ed en ) r u h s a l v e k ü ltü r e l g e liş m e le rin i s a ğ la y a ra k, o n la rı to p lu m a k a z a n d ırm a y a y ö n e lik o lm a lıd ır. S ıra s ı g e lm iş k en, g e ç e n le rd e ö ğ re tim e açıla,n s p o r lis e le rin d e n söz e tm e k istiy o ru m. S p o r lis e le ri a ç ılm ış tır. F a k a t n e d e n a ç ılm ıştır, h iç k im s e b ilm iy o r. S p o r lis e le ri a ç m a k la n e y a p ılm a k is te n iy o r? B u o k u lla rd a sp o rc u m u y e tiş tirile c e k, y o k s a s p o r a la n ın d a e ğ itic ile r, a n t r e n ö rle r v e y a y ö n e tic ile r m i y e tiş tirile c e k? A m aç, b u n la r d a n h e r h a n g i b iri v e y a h e r ik isi o ls a b ile çö zü m, k e sin lik le sp o r lisesi a ç m a k d e ğ ild ir. A m a ç b e lli o l m a y ın c a, ta k ip e d ile c e k y o lu te s p it e tm e k g e rç e k te n çok z o rd u r. S ın a v la r y a p ılm ış v e s p o r lis e le rin e ö ğ re n c ile r a lın m ış tır. B u s ın a v la rı k im le r y a p m ış tır v e n a s ıl y a p m ış la rd ır? T ü rk iy e d e k i Ü n iv e rs ite b ü n y e sin d e b u lu n a n B ed en E ğ itim i v e S p o r B ö lü m le rin e eğ itici b u lu n a m a z k e n, s p o r lis e le rin d e k im le r g ö re v y a p a c a k tır? B ed en E ğ itim i v e S p o r b ö lü m le rin d e k a lite li b ir e ğ itim y a p ıla m a z k e n, s p o r lis e le rin d e k a lite li b ir e ğ itim y a p ıla b ilir m i? S ö y le n ild iğ i g ib i J a p o n - y a d a A lm a n y a d a v e y a b ir b a ş k a ü lk e d e s p o r lise le ri o la b ilir. F a k a t T ü rk iy e d e o lm a m a lıy d ı. Ç ü n k ü biz b ö y le b ir e ğ itim e h a z ır o lm a d ığ ım ız g ib i b ö y le b ir e ğ itim p ro g ra m ın ın s a ğ la y a c a ğ ı f a y d a la r d a ta r tış ı la b ilir. O rta ö ğ re tim d e B ed en E ğ itim i v e S p o r u y g u la m a s ın ın k a lite li ve b ilim se l g e liş m e le re u y u m göste re b ilm e s i için, ö n ce Ü n iv e rs ite le rd e k i B ed en E ğ itim i v e S p o r B ö lü m lerin d e, k a lite li b ir e ğ itim y a p ılm a lı v e b u r a la r d a y e tiş e n ö ğ re tm e n le rin b ilim se l g e lişm e le ri ta k ip e d e c e k sev iy e d e o lm a la rı g e re k ir. 230
250 İşte b u y ap ılm ad ığ ı sü re ce, iste n ild iğ i k a d a r sp o r lis e le ri açılsın, y u rt d ış ın d a n y a b a n c ı a n tr e n ö r le r v e y a s p o rc u la r g etirilsin, T ü rk iy e d e s p o ru n g e lişm e sin e h iç b ir k a tk ıd a b u lu n u la m a z. S a ğ la n a c a k fa y d a l a r ço k k ısıtlı ve geçici o la c a k tır. K Â ZIM EKE S ay m B a şk a n, s a y m a r k a d a ş la r, h e p in iz e sev g iler, s a y g ıla r s u n a rım. O k u lla rım ız d a «B eden E ğ itim i» d e rs in in y a r a r l a r ın ı a n la ta n sa y m k o n u şm acı, b u d e rs in d a h a çok y a r a r l ı v e d a h a cazip b ir h a le g e tirilm e s i iç in M Ü ZİK d e rs i ile k a y n a ş tırılm a s ı ş e k lin d e k i d ü ş ü n c e m e a c a b a n e b u y u ru r la r? Bu iki d e rs in k a y n a ş tırılm a s ı ile B e d e n E ğ itim i d ersi d a h a çok cazip, d a h a ço k sev d i- ric i v e d a h a çok y a r a rlı o lm az m ı? B en, v a k tiy le y ö n eticilik y a p tığ ım s ır a la r d a b u u y g u la m a y ı d en edim. Ö ğ re n c ile rin «B eden E ğitim i» d e r s in e k a r ş ı hevessiz, istek siz o ld u k la rın ı v e h a t t a b a z ı ö ğ re n c ile rin b u d ersi, y e te ri k a d a r, b e n im s e m e d ik le rin i, d e rs te n k a ç tık la rın ı g ö rd ü m. B u n u ö n le m e k iç in m ü z ik d e rsi ö ğ re tm e n i ile B e d e n E ğ itim i ö ğ re t m e n in i b ir a r a y a g etirm ek, k a y n a ş tırm a k, a n la ş tır m a k v e a r a la r ın d a sıkı b ir iş b irliğ i s a ğ la m a k s u r e tiy le «B eden E ğitim i» d e rsi ile «M üzik» d e rs i s a a tla - r ın ı b u n a g ö re a y a rla d ık. M ü m k ü n o la b ild iğ i k a d a r b u d e rs le ri y a n y a n a g etirm e ğ e, b irb iriy le k a y n a ş tır m a ğ a v e b a z a n d a b irlik te y ü rü tm e ğ e çalıştık. B u u y g u la m a ile ö ğ re n c ile rin B ed en E ğ itim i d e rs in e k a rş ı ilg ile rin in, h e v e sle rin in, is te k le rin in a r ttığ ın ı g ö rd ü k. B e d e n E ğ itim i d e rsi ile M ü zik d e rs i a r a s ın d a k i b u b a ğ la n tılı u y g u la m a m ız a sa y ın k o n u ş m a c ı ta r a f m d a n n e b u y u ru lu y o r? İk in cisi, B ed en E ğ itim i d e rs in d e ö ğ re n c ile re n o t ta k d ir in d e o b jek tif ö lç ü le rin b a z a n u y g u la n m a d ığ ı 231
251 sö y le n m e k te d ir. Ç o ğ u n lu k la b u d e rs le rd e m a ç la ra, y a r ış la r a, tö re n le re v e y a ç e şitli s p o rtif fa a liy e tle re k a tıla n ö ğ re n c ile re, d e ğ e rle rin d e n fa z la, n o t v e rilm e k te, çe şitli se b e p le rle, k a tıla m a y a n la r a n o t ta k d i rin d e, ö ğ re n c in in fizik i v e b e d e n s e l d u r u m la r ı v e ö z ü rle ri v e h a t t a y e te n e k le ri, a ile n in ek o n o m ik v e g eçim d u ru m la rı d o la y ısıy la ö ğ re n c in in k ılık k ıy a fe ti d ik k a te a lm m a d a n z a y ıf n o t v e rilm e k te v e b ü tü n le m ey e b ıra k ıld ık la rı d a a ile le r a r a s ın d a, y a y g ın b ir ş e k ild e sö y le n m e k te d ir. B u s u re tle v e lile rle o k u l id a re s i v e ö ğ re tm e n le r a r a s ın d a is te n m e y e n h o ş n u ts u z lu k l a r y a r a tılm a k ta v e k a rş ılık lı sev g i v e s a y g ıy ı z e d e le m e k te d ir. A y rıc a ö ğ re n c ile rin b a z ıla rın ın «B eden E ğitim i» d e rs le rin e g irm e m e si iç in çe şitli y o lla rla r a p o r a lm a te ş e b b ü s ü n e b a ş v u r u lm a k ta d ır. A y rıc a «Bed e n E ğitim i» d e rsi ö ğ re tm e n i ile g e n e l b ilg i d e rs i ö ğ re tm e n le ri a r a s ın d a b a z a n u y u ş m a z lık la r d a o lm a k ta d ır. G e n el b ilg i d e rs le rin d e çok z a y ıf o la n b ir ö ğ re n c i, e ğ e r y a r ış m a la ra, tö re n le re v e y a m a ç la r a k a tılm ış ise O n u n, z a y ıf d e r s le rd e n k u r ta r ılm a s ı için ö ğ r e tm e n le r K u ru lu n d a B ed en E ğ itim i ö ğ re tm e n i ta r a f ın d a n b u z a y ıf ö ğ re n c i g e re k s iz o la ra k s a v u n u l m a k ta v e z a y ıf d e rs le rin d e n k u r ta r ılm a y a ç a lış ılm a k ta d ır. B u y ü z d e n b u ik i g ru p ö ğ re tm e n le r a r a s ın d a is te n m e y e n ta r tış m a la r h u s u le g e lm e k te d ir. B ed en E ğ itim i d e rs in in d a h a cazip, d a h a çok s e v ile n v e d a h a çok y a r a r lı b ir d e rs h a lin e g e tirilm e s i v e çe şitli a k s a k lık la r ın g id e rilm e s i için, y ılla rın te c rü b e s in e d a y a n a r a k a r z e ttiğ im b u h u s u s la r d a s a y m k o n u ş m a c ı ta r a f ın d a n n e b u y u r u lu r? Ç ok te ş e k k ü r ed er, s a y g ıla r su n a rım. B A ŞK A N S a y ın E k e y e te ş e k k ü r e d e rim. B u y u r u n S a y m T am e r. 232
252 YRD. DOÇ. DR. KEM AL TA M ER B ed en E ğ itim i M ü zik Ö ğ re tm e n le rin in b irlik te ç a lış a ra k b e d e n eğ itim i d e rs le rin in u y g u la n m a s ı çok iyi b ir e ğ itim şek li o lab ilir. Böyle b ed e n eğ itim i için çok ö n em li o la n ritim eğ itim i çok d a h a iyi b ir şek ild e v e rile b ilir. H e r ik i b ra n ş ı d a ilg ile n d ire n ve e ğ itim im iz d e ö n em li b ir y e ri o la n fo lk lo ru n k a lite li b ir şek ild e v e rile b ilm e si iç in h e r iki b ö lü m ö ğ re tm e n le rin in b irlik te ç a lış m a la rı g e re k ir. B eden eğitim i ö ğ re tm e n le rin in e k s ik le r in d e n b iri d e y e te rin c e m ü z ik e ğ itim i a lm a m ış o l m a la rıd ır. M ü zik ö ğ re tm e n le riy le y a p a c a k la r ı iş b irliği, b u ek sik liğ i b ü y ü k ö lçü d e g id e re c e k tir. F a k a t şu d a b ir g e rç e k tir ki b u g ü n o rta ö ğ re tim d e y e te ri k a d a r b e d e n eğ itim i v ey a m ü z ik ö ğ re tm e n i y o k tu r. Bu d u r u m d a d a h e rk e s k e n d i d e rd in e d ü ş tü ğ ü n d e n iş b irliğ i y a p m a k d a g ü ç leşm e k te d ir. İk in ci so ru y a n ıtı d a ş u d u r : B ed en e ğ itim in in dahıa cazip b ir d u ru m a g e tirile r e k ö ğ re n c ile rin b u d e rse k a tıla b ilm e le ri k o n u s u n d a ki d ü ş ü n c e n iz n e d ir? s o ru su idi. B eden eğ itim i d e rs le ri en ço k sev ile n d e rsle rd e n b iri o lm a sı g e re k irk e n m a a le s e f b a z ı ö ğ re n c ile r t a r a f ın d a n n e fre tle k a rş ıla n m a k ta d ır. B u n a n e d e n, d e r s in k e n d is in d e n ziy ad e ö ğ re tm e n in tu tu m u d u r. Ö ğ re tm e n, k ö tü tu tu m u y la ö ğ re n c ile ri r a p o r a lm a y a z o r la m a k ta d ır. H a lb u k i b u d ers, ö ğ re n c ile re o k a d a r c a z ip h a le g e tirile b ilir ki ö ğ re n c ile rin d e rs le ri b ittiğ i h a ld e s p o r s a lo n u n d a n ç ık a rm a k m ü m k ü n olm az. B u d e rs sa y e sin d e s a k a t ö ğ re n c ile r d a h il h e r ö ğ re n c i b a ş a rıy ı ta d a b ilir. B u ra d a ö n em li o lan, ö ğ re n c in in k e n d i k a p a s ite sin i g e liştirm e sid ir. O rta ö ğ re tim d e k i B ed en eğ itim i d e rs le ri g e n e llik le y a r ış m a y a y ö n e lik y a p ılm a k ta ve a m a ç b irin c i o lm a k tır. B u d a b ir 233
253 çok ö ğ re n ciy i d e rste n s o ğ u tm a k ta d ır. Ç ü n k ü b u ç a ğ d a k i ö ğ re n ci, b a ş a rıs ız o lm a k ta n, y e n ilm e k te n n e f re t e tm e k te d ir. O h a ld e d e rs le r, k işise l fa rk lılık la r göz ö n ü n e a lın a r a k işle n m e lid ir. ö n e m li o la n k iş ile rin b e d e n s e l k a p a s ite v e b e c e rile rin in g e liş tirilm e s id ir. K işisel fa rk lılık la r y a ln ız b e d e n eğ itim i iç in değil, b e c e ri is te y e n d iğ e r b r a n ş la r iç in d e g e ç e rlid ir. B ed en e ğ itim i ö ğ re tm e n le rin in ö ğ re n c i k a y ırm a k o n u s u n d a g e n e l b ilg i ö ğ re tm e n le riy le a n la ş m a z lığ ı h a k k m d a k i d ü ş ü n c e le rin iz n e le rd ir? diye, b ir ü ç ü n c ü s o ru d a h a y ö n e ltilm işti. B e d e n e ğ itim i ö ğ re tm e n le riy le g e n e l b ilg i ö ğ re t m e n le ri a r a s ın d a k i a n la ş m a z lık la r, b e n c e çok y e rs iz d ir. B ü tü n ö ğ re tm e n le rin k e n d i b r a n ş la r ın d a b a ş a rılı o la n ö ğ re n c ile ri k o ru d u ğ u h e rk e s ç e b ilin m e k te d ir. Y a ln ız b e d e n eğ itim i ö ğ re tm e n le rin in, s p o rd a b a ş a rılı ö ğ re n c ile rin h a k e tm e d ik le ri h a ld e d iğ e r d e r s le rd e n g e ç m e le rin i s a ğ la m a y a ç a lış m a la rı çok h a t a lıd ır. B u ö ğ re n c iy e fa y d a y e rin e z a r a r g e tire c e k tir. Ç ü n k ü ö ğ re n c i te m b e lliğ e itilm e k te v e sp o rc u o ld u ğ u iç in b u t ü r y a r d ım la r ı h e r z a m a n b e k le y e c e k tir. H a l b u k i g e rç e k h a y a tta b u n u h e r z a m a n b u la m a m a k ta d ır. Ö ğ re n c i ço k iyi b ir sp o rc u h a t t a d ü n y a şa m p iy o n u o la b ilir. F a k a t b u, o ö ğ re n c iy e d iğ e r d e rs le ri h iç ç a lış m a d a n g eçm e si h a k k ın ı v erm e z, ö ğ re n c i, s p o r d a o ld u ğ u k a d a r d iğ e r d e rsle rd e d e b a ş a rılı o lm a k z o ru n d a d ır. B u k o n u d a g e n e l b ilg i ö ğ re tm e n le rin in ta v iz v e rm e m e s i v e b e d e n e ğ itim i ö ğ re tm e n le rin in, d iğ e r ö ğ re tm e n le ri n o t iç in ra h a ts ız e tm e m e le ri g e re k ir. B ed en e ğ itim i d e rs in d e ö ğ re n c ile r d e ğ e rle n d irilirk e n, ö ğ re tm e n le r ço k d ik k a tli o lm a lıd ırla r. D e ğ e r le n d irm e, h e r ö ğ re n c in in k işise l g elişm esi g ö z ö n ü n e 234
254 a lın a r a k y a p ılm a lıd ır. Ö n em li o la n h e r ö ğ re n c in in çift s a lto a tm a s ı değil, k a p a s ite v>e b e c e rile rin in g e liştirilm e sid ir. O h a ld e d e ğ e rle n d irm e le rin k işise l f a r k lılık la r d ik k a te a lın a r a k y a p ılm a sı, ço k d a h a iyi o la c a k tır. Ç ü n k ü h e r ö ğ re n ciy i m ü zisy en, re s s a m v e y a fiz ik ç i y a p m a k m ü m k ü n o lm a d ığ ı g ib i h e p s in e sa lto a ttır m a k d a m ü m k ü n d eğ ild ir, ö n e m li o lan, ö ğ re n c i n in k a tılm a s ı, ilgi g ö sterm esi v e g e lişm e g ö s te rm e sid ir. B A ŞK A N B u y u ru n S a y m N iy azi A ltu n y a N İY A Zİ A LTU N Y A E fe n d im s o rm a k is te d iğ im ş e y le rin b ir k ısm ı so ru ld u v e c e v a p la n v e rild i. A n c a k b e n b ir iki n o k ta y ı d a h a ö ğ re n m e k istiy o ru m. B ir d e fa b u o tu ru m u n p ro g r a m la n m a s ın d a n ile ri g e le n b ir ek sik lik y ü z ü n d e n s ü re k li o la ra k a y n ı k o n u la ra d ö n ü p d o la şılıp g e lin iy o r v e z a m a n d a tü k e tiliy o r. K o n u, o rta ö ğ re tim s o ru n u idi. B öyle b ir e k s e n e t r a fın d a iyi b ir p la n la m a y a p ıla m a m ış o lm a sı g ü ç lü k le r ç ık a rd ı, o tu ru m y ö n e tic ile rin i d e g ü ç d u ru m a so k tu. M e se la b u n d a n ö n cek i s a y m y ö n etici, k o n u ş m a özg ü rlü ğ ü m ü z ü d e k ıs ıtla m a k z o ru n d a k ald ı. Ş im d i d ik k a ti ç e k e n b ir h u s u s v ar. B ö lü n m ü ş b ir siste m le k a r ş ı k a rş ıy a y ız. B u ra d a k i o tu ru m d a öyle, ü n iv e rs ite le rim iz d e d e e ğ itim siste m i b ö lü n m ü ş d u ru m d a ve b u n u h e r a d ım d a g ö rü y o ru z. Ş im d i sp o r lise sin d e n söz edildi. B ira z önce S a y m İnci S an, b ir s a n a t lisesi ö n e r di, h e r h a ld e b u o tu ru m b irk a ç g ü n s ü rs e d a h a b u liste, lise tü r ü listesi, u zayıp g id ecek. Bu, T ü rk iy e d e v a k tiy le d en e n m e m iş d eğ ild ir. H a tta o ld u k ç a iyi ö r n e k le ri v a rd ır: m ü z ik se m in e rle ri, re s im s e m in e rle ri gibi. O n d a n son d e re c e iyi e le m a n la r, m ü z ik ve r e 235
255 sim u z m a n la rı y e tiş tir m iş le r d ir a m a b u n la r d a n uzm a n la ş a m a y a n la r, s ü re k li o la r a k h a s ta b ir ö ğ re t m e n o lu p k a lm ış la rd ır. Biz m ü z ik d a lın d a y e tiş m iş tik, b ize ilk o k u l ö ğ re tm e n liğ i y a p tırd ıla r, b ize y a z ık o ldu. Ş im d i a y n ı şey, b u lis e le rd e de g ö rü le c e k tir. B irço k y a b a n c ı ü lk e p ro g r a m la r ın a b a k tığ ım ız d a, o r ta ö ğ re tim in a r tık b ir g e n e l e ğ itim p ro g r a m ın a d o ğ ru d ö n ü ş ü n ü g ö rü y o ru z. B izim b u u z m a n la ş m a h a s ta lığ ın ın te m e li n e d ir b ilm iy o ru m? 15 y a ş ın d a n 18 y a ş ı n a k a d a r k i d ö n em i k a p s a y a n ö ğ re n c ile re, ö y lesin e u z m a n la ş m ış b ir p ro g r a m v e rm e e ğ ilim in d e y iz k i b u n a s ü çö z ü le cek b u n u b ile m iy o ru m? B iraz ö n ce S a y ın E ke, re s im v e y a m ü z ik ö ğ re tm e n i ile b e d e n eğ itim i ö ğ re tm e n in in ilişk isiz liğ in e d e ğ in d i. B u b ü tü n ö ğ re t m e n le rd e g ö rü le b ile n b ir s o ru n d u r. T a b ii e n b a ş ta y ö n e tic i s o ru n u d u r. Y ö n e tic i e ğ e r re sim, m ü zik, b e d e n e ğ itim in i v e s a ire d e rs o la r a k k a b u l e d e rse ve b u n d a n a n la m a z s a, d u r u m b u o lu r. E ğ e r y ö n etici, t i y a tro ç a lış m a s ın ı fu z u li b ir z a m a n tü k e tim i o la ra k d ü ş ü n ü rs e, b u p ro g r a m d a b ü tü n le ş m e o lm a z ve b ü tü n s e l k işiliğ i, iyi b ir v a ta n d a ş y e tiş tirm e h e d e fin i h e p s ü re k li o la ra k k a y b e d e riz. B u g ü n y ö n e tic i, ö ğ re t m e n p iy a s a n ın etk isi a ltın d a d ır. E n g ü z e l T ü rk ç e k i ta p la r ı y a z ılm ış tır a m a p iy a s a d a k i te s t k ita p la r ı b u n la r ı ezm iş g eçm iştir. Ç ok g ü z e l m ü z ik p ro g r a m la rı h a z ırla n m ış tır, p iy a s a b u n u ezip g e ç m iş tir v e b e d e n eğ itim i, sp o r, b u n a çok d a h a m ü s a ittir. A y rı b ir sp o r lisesi d eğ il, a y rı b ir s p o r ilk o k u lu a ç ılm a s ı k o n u s u S p o r B a k a n lığ ı b ü n y e s in d e t a r t ı şıldı, sek iz o n y ıld ır ta rtış ıld ı v e k o n u y u, B ed en E ğ itim i Ö ğ re tm e n le ri D e rn e ğ i g ü n d e m e g e tird i. O z a m a n b ir ö ğ re tm e n y e tiş tire n o k u ld a y ö n etici o ld u ğ u m için b a n a d a so ru y ö n e ltild i. B u b ö lü n m ü ş lü k, g en ç in s a n ı m ü ş k ü l d u ru m a g e tirm e k te v e k işiliğ i p a r ç a la n 236
256 m a k ta, b e d e n eğitim i ö ğ re tm e n in e g ö re b ir k işilik t a k ın m a k ta, m a te m a tik ö ğ re tm e n in e g ö re b a ş k a b ir k i şilik ta k ın m a k ta, b a b a s ın a g ö re y in e fa rk lı b ir k işilik ta k ın m a k ta, b u n la r a r a s ın d a b o c a la y ıp d u rm a k ta. B ir de b e d e n eğ itim i d e rsin e ilg isizliğ i b e n a n la y a m ı y o ru m. O y a ş ta k i çocuk n a sıl o lu r d a b e d e n e ğ itim i ne, m ü z iğ e ve re sim e ilg isiz o la b ilir b u n a şaşıy o ru z. İlk ö ğ re tim d e d en e tic i o la ra k çalıştım, ö ğ re n c ile rin hiç k e y fin i k a ç ırm a d ığ ı d e rsle r, re s im d e rs i idi. Ç izgili d e fte rle re, k ö tü k a ğ ıtla ra y a p a r la r, b ü tü n iç d ü n y a la r ın ı y a n s ıtırla r ve s ü re k li o la ra k o ra d a gizli k a lm ış b ir y a n la r ı v a rd ır. O n u en y a k ın a r k a d a ş la r ın a a n la tır la r. B unu, psikoloji ile ö ğ re n c i k işiliğ i ile u ğ r a ş a n a r k a d a ş la r, u z m a n la r g a y e t iyi b ilirle r; a m a b u g ü n b u ilk o k u lla y in e y ü rü y e b ilm e k te, o rta ö ğ r e tim d e k a lk m a k ta, lise b irin c i sın ıfta, m o d e rn fe n p ro g r a m la rı u y g u la y a n lise le ri b iliy o ru m, y a m ü ziğ i y a re s m i seçecek sin iz, ik in ci s ın ıfta n itib a r e n d e b u k a lk ıy o r. İn s a n o ğ lu n u n en ro m a n tik, en h e y e c a n lı, e n d u y g u s a l o ld u ğ u y a ş ta b u d e rsle rin k a ld ırılm a s ı k a d a r b ü y ü k b ir h a ta olam az. Bu b ir c in a y e ttir. O n d a n so n r a e n m o d e rn m a te m a tiğ i, fe n i y ü k le y in. Ş im d i h a t t a A n a d o lu lis e le rin d e n b ir a r a e d e b iy a t k o lla rın ın k a ld ırıla c a ğ ın ı d u y d u k, u y g u la n d ı m ı b ilm iy o ru m? Bu n e b iç im b ir in sa n y e tiş tirm e d ir? B ir k e re ö ğ re tm e n y e tiş tirm e d e b ü tü n lü k, p ro g ra m d ü z e y in d e b ü tü n lü k, b u r a d a o ld u ğ u gibi eğ itim s e m in e rle rin d e b ü tü n lü k ş a r t. Biz b u r a d a çok y a r a r lı k o n u ş m a la r d in le d ik a m a y a z ık k i b u n la rın h ep si b ir e r te o rik d e rs tir, o r ta ö ğ re tim e in ilm ed i b u n u d a b e lirte y im. O rta ö ğ re tim d e s a n a t yok, s a n a t ta r ih i v a r; b u n a s ıl o lu y o r?.. B u n u d in lem ek istiy o rd u k. 237
257 Y in e g e le lim b e d e n e ğ itim in e, c id d e n ö n e m li b ir s o ru n. B u ş a r tl a r a ltın d a n e y a p ıla b ilir, o yok. B en im g ib i u c u n d a n k ıy ıs ın d a n k ö y e n s titü s ü n d e o k u m u ş o la n la r b ilirle r. O ra d a d a im k â n s ız lık la r v a rd ı, f a k a t b iz h e r s a b a h m u tla k a k e n d i d a v u lu m u z la, z u r n a m ız la, a k o rd io n u m u z la h a la y ç e k e rd ik v e şu k a d a r b ir s a h a iç e risin d e k işi b e d e n e ğ itim i y a p a rd ı, b u d a b e d e n e ğ itim i. A c a b a o rta ö ğ r e tim p r o g r a m la r ın d a h a lk d a n s la r ı n a s ıl y e r a lm a lıd ır?.. B en çok ü z ü ld ü m g e ç e n se n e b ir v e sile ile C u m h u riy e tin ilk ü ç b e d e n e ğ itim i ö ğ re tm e n i ile g ö rü ş tü m, S a y m N i z a m e ttin K ırşa n, S a y m V ild a n A şır v e ço k y a k ın ı m ız d a b ir y e rd e y a ş a y a n, y a ş la n m ış o la n ilk b e d e n e ğ itim i ö ğ re tm e n i S a y ın Z e h ra A lag ö z ile k o n u ş tu m. H ep si b u g ü n k ü d u r u m d a n y a k ın d ıla r y ıllık s ü reci, se ç k in c i y e tiş tir m e k le e le ş tird ile r. Y e n iliğ e y ö n e lik b ir b e d e n e ğ itim i y a p ılm ıy o r d e d ile r. Z e h ra H a n ım, ö zellik le h a lk d a n s la r ın ı k e n d is in in Ç o ru m d o la y la r ın d a n g e tird iğ i h a la y u s ta la r ı ile ç a lışıp ö ğ re n d iğ in i ve m ü z ik ö ğ re tm e n le rin d e n de y a r a r la n ıp h a lk d a n s la r ın ı g e liş tird iğ in i b e lirtti v e o r a d a n d a b iliy o ru z, b u k öy e n s titü le r in d e n ö ğ re tm e n o k u lla rın a y an sıd ı. E n d a r im k â n la r d a b ile b iz le r, b e d e n e ğ i tim i y a p m a k o la n a ğ ı b u ld u k. Ş im di, re s im d e, m ü z ik te, b e d e n e ğ itim in d e, ta k ım y e tiş tirm e k y e te rli b ir h a le g elm iş C u m h u riy e tin 62. y ılın d a. B u s o ru n la rı b ira z d a h a g e rç e ğ e in e re k, u y g u la m a y a in e re k d e ş m e k g e re k iy o rd u. K u ş k u s u z çok y a r a r lı ş e y le r k o n u şu ld u. Y a ln ız S a y m T a m e r iç in sö y le m iy o ru m b u p ro g r a m d ü z e n le y ic ile rin in d e h a ta s ı. H a n i o rta ö ğ re tim o k u lu n u n için d ey iz. N e re d e b u ö ğ re n c i? N iy e g elip s o ru n la r ın ı b u r a d a a n la tm a d ı?.. T e ş e k k ü r e d e rim. (A lk ışla r) 238
258 B A ŞK A N S a y m Ö zen er, b u y u ru n u z. D O Ğ A N ÖZEN ER S a y m B a şk a n, d e ğ e rli k o n u k la r. T ED in b ö y lesin e ö n em li k o n u la rı iç e re n b u tü r to p la n tıla r ı d ü z e n le m iş o lm ası ö zellik le b iz le ri de lü tfe d ip d a v e t etm iş o lm ası ş a h s e n b e n i so n d e re c e m u tlu e tm iş tir. B u ra d a h u z u r la rın ız d a k e n d ile rin e te ş e k k ü r e tm e k istiy o ru m. E fe n d im k o n u s a y ın k o n u ş m a c ın ın d a so n d e re c e a y r ın tılı b ir ş e k ild e ifa d e e ttik le r i şek liy le önem li, cid d i v e b u g ü n ü n g e n ç liği iç in so n d e re c e g e re k li b ir k o n u. B en şöyle b ir g irişle k o n u y u b ira z d a h a a ç m a k ih tiy a c ın ı h issettim. Y ılla rc a o k u lla rd a b e d e n e ğ itim i ö ğ re tm e n i o la ra k g ö re v y a p tım. Y in e ü z ü le re k b u r a d a sö y lem ek istiy o ru m, b e n d e n ö n ceki k o n u ş m a c ıla r d a b u n o k ta y a d e ğ in d ile r. İk in ci, ü ç ü n c ü s ı n ıf ö ğ re tm e n n ite liğ i ile g ö rü n d ü k n e d e n s e. O y sa b en, d e rs e g ird iğ im z a m a n, b e n im ö ğ re n c ile rim in g ö z le rin d e n e şe v a rd ı, h u z u r v a rd ı, b ir m u tlu lu k v a rd ı. B en b u n u g ö z le rin in için e b a k a r a k g ö rü y o r d u m ç o c u k la rd a. B u b elk i d e rs im in ö z e lliğ in d e n k a y n a k la n ıy o r d u v e y a b e n im o n la ra k a r ş ı ş e v k a t d o lu d u y g u la rım d a n k a y n a k la n ıy o rd u v e y a h u t d a b u çoc u k la r ın h a r e k e t ih tiy a ç la rın ın d e ş a rj o la b ile c e k le ri d e rs in, b e n im d e rsim o lm a s ın d a n k a y n a k la n ıy o rd u. Ş im d i o k u lla rım ız d a, b u e tk in lik le rin ö n e m in e b in a e n y a p ıla n, u y g u la n a n ç a lış m a la r n e le rd ir?.. B en b u n la r a b ir n eb ze d e ğ in m e k is tiy o ru m v e b u ç a lış m a la r la n ey i a m a ç lıy o ru z? O n la rı a rz ed eceğ im. D a h a s o n ra d a sa y ın k o n u ş m a c ıla rd a n b iris in in S a y m T a m e r e y ö n e lttiğ i s o ru la rd a n b iris in e d e k ıs a c a d e ğ in m e k istiy o ru m. E fe n d im, ö zellik le o k u lla rım ız d a y ö n e tic ile rin ve b e d e n eğ itim i ö ğ re tm e n le rin in a m a c ı, tü m g e n ç le ri 239
259 m izi s p o rtif e tk in lik le r iç e risin e s o k m a k tır. B u n e d e n le d e B a k a n lığ ım ız ta r a f ın d a n h a z ırla n m ış b ir O k u l S p o r K o lları Y ö n e tm e liğ i v a r d ır ve b u y ö n e tm e lik le, n e y in n e şek ild e y a p ıla c a ğ ı b e lirtilm iş tir. B u n a g ö re, h e r y ılın b a şın d a, o k u lla rd a s ın ıfla rd a n seçile n b elli te m s ilc ile rin k a tılm a la r ı ile O k u l S p o r K o lu n u n g e n e l k u r u lu n ite liğ in d e b ir to p la n tı y a p ılır. B u to p la n tı ile d e o k u ld a s p o rtif e tk in lik le rd e g ö re v a la c a k, lid e r o la ra k g ö re v a la c a k, y ö n e tic i o la ra k g ö re v a l a c a k ve b u g ö re v le rd e e tk in ro l o y n a y a c a k tip te k i öğre n c ile r ve r e h b e r ö ğ re tm e n le r g ö re v le n d irilirle r. Y a p ıla c a k o la n s p o rtif fa a liy e tle rin, b ir yıl için p la n la n m a sı, p ro g r a m la n m a s ı y a p ılır ve b u n la rın so n u - o u n d a d a u y g u la m a la r a g eçilir. B u ra d a, e ğ itim a ç ı s ın d a n b a k tığ ım ız z a m a n o la y a, a m a ç ç o c u ğ u ço c u ğ a y ö n e lttirin e k tir. H e r s ın ıfın te m silc ile ri, b u g e n e l k u ru ld a n s o n ra k e n d i sın ıfı b ü n y e s in d e k i s p o rd a te m a y ü z etm iş a r k a d a ş la r ı ile y a n y a n a g e le re k, s ın ıfla rın ın b elli b ra n ş la r d a k i ta k ım la rın ı o lu ş tu ru rla r. S ın ıf la ra r a s ı m ü s a b a k a la r d a h e r çocuk, k e n d i s ın ı fın ı te m s il e d e r ve s p o r k o n u s u n d a k i y e te n e k le rin i o r ta y a k o y a r. B u fa a liy e tle r s ü r e r g id e r ve n ih a y e t s ın ıfla rd a te m a y ü z ed en, b a ş a rılı o la n ç o c u k la r, o k u l ta k ım la rın a s e ç ilirle r v e o k u lu n u te m s ile n il b a z ın d a d ü z e n le n e n o k u lla ra ra s ı m ü s a b a k a la r d a o k u lla rın ı te m s il e tm e s o ru m lu lu ğ u n u v e ş e re fin i y ü k le n irle r. Ş im d i b u n la r ı ş u n u n iç in a r z e tm e k istiy o ru m! T a m a m e n e ğ itim d e g e n iş k itle iç e risin d e ç o c u k la rın b u o la y d a y o ğ u ru lm a s m ı s a ğ la m a k v e b ö y le lik le de tü m ç o c u k la rın b a z e n se y irc i o la ra k, b a z e n o y u n c u o la r a k s p o r o la y la rın d a fa a l g ö re v a lm a s ın ı s a ğ la m a k. İn s a n h a y a tın ın h e r d e v re s in d e b e d e n eğ itim i v e s p o ru n ö n em i g e rç e k te n b ü y ü k tü r. İn s a n ın d o ğ a ile ir tib a t k u rm a s ın ın ilk a ş a m a la r ın d a n b a ş la y ıp s ü t 240
260 çağ ı, o y u n çağ ı, okul çağ ı ve d a h a s o n ra d a g ü n lü k h a y a tta a lış k a n lık o la ra k d e v a m e d e n h a r e k e tle rin i g e liş tirm e ih tiy a cı, in s a n ö m rü n ü n s o n u n a k a d a r d e v a m ed e r. Ş ü p h esiz g elişim e v re le ri iç in d e o y u n çağı, ç o c u ğ u n v ü c u d u n u n g eliştiğ i v e to p lu m la ilişk i k u r d u ğ u a n n e ve b a b a d ış ın d a k iş ile ri ta n ıd ığ ı b ir z a m a n d ır. O k u l çağ ı ise en v e rim li v e ö n em li z a m a n d ilim in i iç e rm e k te olup, ç o c u ğ u n b e n liğ in i b u lu rk e n k a r a k te r in i v e y a şa m ın ı ş e k ille n d irm e d e ev d isip lin in d e n k u r tu la r a k b e lirli b ir to p lu m d is ip lin in e g e ç tiğ i v e sp o r a ç ıs ın d a n b a ş a rılı o lm a k iç in te m e l e ğ i tim v e rile b ile c e ğ i en ö n em li b ir d e v ir o la r a k k a b u l etm ek tey iz. Ç o cu k ü z e rin d e k i o lu m lu e tk ile rin i e k le m e k is tiy o ru m. B u n u m a d d e le r h a lin d e a r z ed eceğ im : 1 B irey sel d a v ra n ış a ç ıs ın d a n b ir fizik sel, r u h sa l v e z ih in se l e n e rji b irik im in in b o ş a lım ın ı s a ğ la r v e ç o c u ğ u n sağ lık lı, d en g e li k işiliğ e k a v u ş m a s ın a k a t k ıd a b u lu n u r, k ö tü a lış k a n lık la rd a n v e a ş ır ılık la r d a n a rın d ırır. T o p lu m sa lla şm a a r a c ı o la ra k sp o r, k o n u la n k u r a lla r çerç e v e sin d e y a p ıla n b ir a k tiv ite o l d u ğ u iç in ç o c u k la r k u r a lla r a u y m a h u s u s u n d a y a r d ım cı b ir e le m e n t ve ö n em li b ir so sy a lle şm e a r a c ı o la ra k k u lla n ılu '. K o llek tif y a p ılm a s ın d a n d o la y ı in s a n la r a ra s ın d a k i iletişim ve e tk ile şim le iliş k ile rin g e lişm esi ve to p lu m sa l k a tılım ın a r tm a s ın d a ö n c e d e n h e s a p ed ile m e y e n ilav e b ir h a s ıla d ır v e b u h u s u s la r a h iz m e t ed e n itici b ir f a k tö r d ü r. S p o r k u r a l l a r iç e risin d e y a p ılır, s p o ru n b u ö zelliğ i ç o c u k ta k u r a lla r a u y g u n d a v ra n m a v e e y lem d e b u lu n m a a lış k a n lığ ın ı k a z a n d ırır. S p o r y a p a r k e n h e r in s a n g ib i ço c u k d a b u k u r a lla r ı b e n im sed iğ i iç in to p lu m u n k u r a lla r ın a d a h a k o la y u y u m s a ğ la m a s ın a, b ö y lece iç in 241
261 d e y a ş a d ığ ı to p lu m u n y a s a la r ın a sa y g ılı o lm a e ğ ilim le rin in g e lişm e sin e a ç ık o lm a k ta d ır. Ç ok sp o r y a p ı la n to p lu m la rd a, b ire y le r, y a s a la r a d a h a sa y g ılı ve u y u m lu d u r. T o p lu m sa l k a tılım ın a r tm a s ı k a d a r ö z g ü r lü k b ilin c in in y e rle ş m e v e g e lişm e sin e de k a tk ı d a b u lu n u r. S p o rd a k a b a k u v v e te v e ş id d e te y e r y o k tu r. S p o rd a k a y b e tm e k k a z a n m a k la e ş d e ğ e rlid ir, ö n e m li o la n en iyi b iç im d e is te n d iğ i k u ra lla rın ı, sın ırla d ığ ı d a v ra n ış ı g ö s te rm e k tir. B öylece h a y v a n s a l g ü d ü le r, şid d e t fre n le n ir, ö z g ü rlü k le rin g e lişm e sin e k a tk ıd a b u lu n u lm u ş o lu r. H e r ş e y d e n ö n ce s p o rd a k o lle k tif y a ş a m söz k o n u s u d u r. B elli d e ğ e rle r, s o ru m lu lu k la r, g ö re v le r, k u r a lla r, a r a ç la r v e m a lz e m e le r p a y la ş ılır. B u n la rın y a rd ım ı ile d e m o k ra tik y a ş a m s ü re c i h ız la n d ırılır, ö z g ü rlü k le r sa ğ lık lı b ir b iç im d e k u lla n ılm ış o lu r. S p o r, e şitlik f ik rin in g e lişm e sin e d e k a tk ıd a b u lu n u r. S p o r lise le ri, b ird e n çok a m a c ı g ö z ö n ü n d e b u lu n d u r u la r a k B a k a n lığ ım ız ta r a f ın d a n p ilo t p ro je o la ra k b u yıl ö ğ re tim y ılın d a b e ş ilim izd e a ç ılm ış tır. B u n u n seçim i k o n u s u n d a çok a z b ir b ilg i a r z e t m e k istiy o ru m. B ü tü n v a lilik le re k o n u d u y u ru lm u ş v e y e te n e k li o la ra k ille rd e ta n ın a n ç o c u k la rın, b u lis e le re m ü r a c a a t e tm e le ri, s ın a v la r ın a k a tılm a y a m ü r a c a a t e tm e le ri, h e m o k u l y ö n e tic ile ri, h e m d e b e d e n eğ itim i ö ğ re tm e n le ri ta r a f ın d a n ö ğ ü tle n m iş, o r ta o k u lla rd a te m a y ü z etm iş v e lise b irin c i s ın ıfa g e ç m iş o la n ç o c u k la r, s ın a v la v e b u s ın a v d a y in e B a k a n lığ ım ız d a b e d e n e ğ itim i ve sp o r k o n u s u n d a e ğ i tim g ö rm ü ş a r k a d a ş la r ım ız ın h a z ırla d ığ ı b ir seçm e sın a v ı şe k li ile b ü tü n ille re g id ilm iş, y e te n e k le ri e sa s a lın a r a k, ö ğ re n c ile rin seçim i y a p ılm ış tır. B u o k u lla - 242
262 r m a m acı, A n a y a s a n ın 59. m a d d e s in d e b e lirttiğ i g ib i b a ş a rılı sp o rc u y a sa h ip o la b ilm e k v e o n u n b a ş a rıs ın ı d a h a ü s t b a ş a r ıla r a g ö tü rm e k iç in e n elit, en d e ğ e rli ö ğ re tm e n le r ve o la n a k la r ç e rç e v e sin d e, b u n la r ın e ğ i tim in i s a ğ la m a k tır. B ir d iğ e r a m a c ı, e ğ itim f a k ü lte le ri b ü n y e s in d e b u lu n a n b e d e n e ğ itim v e sp o r y ü k s e k o k u lla rın a k a lite li e le m a n y e tiş tirm e k tir. B ir d i ğ e r a m acı, s p o rd a a ra g ü c ü in s a n d e d iğ im iz tip te in s a n la r y e tiş tirm e k tir. B u n la ra u y g u la n a n p ro g ra m, m o d e rn fe n p ro g ra m ı o ld u ğ u için ü n iv e rs ite n in d iğ e r b ilim d a lla r ın a da, b u b a ş a rılı s p o rc u la rın k a tılm a la r ın ı s a ğ la m a k tır. Y atılı o k u lla r o ld u ğ u için ço c u ğ u n h e r tü r lü ih tiy a ç la rı d e v le t ta r a f ın d a n k a r ş ıla n a c a ğ ın d a n, b u b a ş a rılı s p o rc u la r, g e rç e k te T ü rk u lu s u n u n te m sil ed ilm esin e s a h ip o lu r. Z a m a n, b u n u n iyi v e k ö tü y ö n le rin i o rta y a k o y a c a k tır. A rz ed e rim. T e ş e k k ü r ed e rim. (A lk ışlar) B A ŞK A N T e şe k k ü r e d e rim efen d im. S a y g ıd e ğ e r k o n u k la r, v a k tim iz i a ş tığ ım ız için a r a v e rm e d e n y e d in ci o tu ru m a d e v a m ed iy o ru z.
263
264 B İ L D İ R İ : V I Bilgisayar Eğitiminin Ortaöğretime Katkıları Neler Olabilir? Doç. Dr. A yd ın KOKSAL H. Ü. M ü h e n d is lik F a k ü lte s i B ilg isa y a r B ilim leri M ü h e n d isliğ i B ö lü m ü B a ş k a n ı O tu ru m B a ş k a n ı: Yrd. Doç. Dr. Ö m er PEKER
265
266 BİLGİSAYAR EĞİTİMİNİN ORTA ÖĞRETİME KATKILARI NELER OLABİLİR B a ş la n g ıç ta (1945), b ir h e s a p m a k in e s i g ib i d ü ş ü n ü le n b ilg isa y a rın, d a h a 1950 le rin b a ş la r ın d a b ir b ilg i s a k la m a ve erişim o rta m ı o la r a k d a k u lla n ıla b ileceği o rta y a çıkm ış, FO R TRA N, COBOL, B A SIC g ib i iz len o e le m e d ille rin in (p ro g ra m la m a d ille rin in ) g e liştirilm e s iy le u y g u la m a a la n la r ı h ız la y a y ılm ış, b ilg i s a y a r k u lla n ıc ıla rın ın say ısı d a ö n c e d e n k e s tirile m e - y e c e k b ir h ız la a rtm ış tır. T ü rk iy e de ilk e le k tro n ik b ilg is a y a rın K a ra y o lla r ı ö rg ü tü n d e k u ru ld u ğ u 1960 ta n b u y a n a 24 y ıl g eçti. İTÜ v e O D T Ü d e k i ç a lış m a la rla FO R TRA N, H Ü d e k i ç a lış m a la r la COBOL g ibi y ü k s e k d ü z e y li d ille ri k u l la n a n la r ın say ısı a r ttı d a b a ş ta «b ilg isay ar» sö z c ü ğ ü o lm a k ü z e re T ü rk ç e te rim le r k u lla n ılm a y a, b ilg is a y a r izlen c elem e ile ilg ili d e r s le r ü n iv e rs ite le r i m izd e T ü rk ç e o la ra k ö ğ re tilm e y e b a ş la d ı. B ilg is a y a r b ilim le ri a la n ın d a n T ü rk iy e de 1972 d e y ü k s e k lis a n s (O D T Ü ), 1974 te d o k to ra (H Ü ), 1977 d e m ü h e n d is lik (HÜ, O DTÜ ) ö ğ re tim i v e rilm e y e b a ş la d ı. B u g ü n ü n iv e rs ite m iz d e b ilg is a y a r (b ilim le ri) m ü h e n d is liğ i b ö lü m le ri b u lu n m a k ta, ü n iv e rs ite le rim iz in ç o ğ u n d a b ilg is a y a r izlen c elem e d e rs le ri y ü k s e k ö ğ re tim in t ü r lü a la n la r ın d a ö k u y a n g e n ç le rim iz e s u n u lm a k ta d ır. 247
267 T ü rk iy e de 600 ü n ü z e rin d e b ilg i işlem m e rk e z in d e d o la y ın d a b ir b ilişim in s a n g ü c ü ç a lış m a k ta, b u n u n k işi d o la y ın d a b ir b ö lü m ü, ü n iv e rs ite d ü z e y in d e ö ğ re n im g ö rm ü ş m e s le k g ö re v lile rin d e n o lu ş m a k ta d ır. T ü rk iy e B ilişim D e rn e ğ i (TBD) ü y e le r in in say ısı 1300 e y a k la ş m ış tır. D e rn e ğ in m e sle k -iç i e ğ itim iz le n c e le rin in y a n ı s ır a çok s a y ıd a özel f ir m a n ın a ç tığ ı eğ itim k u r s la r ı d a k a m u o y u n u n ilg isin i ç e k m e k te d ir. M illi E ğ itim B a k a n lığ ın ın a ç tığ ı B ilg i s a y a r İşle tm e n liğ i E n d ü s tri M eslek L ise le rin d e d e o r ta ö ğ re tim d ü z e y in d e m e sle k e ğ itim i s ü rm e k te d ir. K a m u k e sim in i o lu ş tu ra n b a ş lıc a k a r a r v e ü r e tim m e rk e z le rin in h e m e n tü m ü n d e b ilg is a y a r h iz m e t le rin d e n y a r a r la n ü m a k ta y a d a b u y o ld a h a z ırlık y a p ılm a k ta d ır. B ilg is a y a ra geçiş, g e re k k a m u k e s i m in d e, g e re k özel k e sim d e, ö rg ü tle rim iz in y ö n e tim b iç im in in d e g ö zd e n g e ç irild iğ i, y e n i d ü z e n le m e le rin b a şla d ığ ı, b a ş k a b ir d ey işle, ç a ğ d a ş y ö n e tim b ilim i n in ilk e v e y ö n te m le rin in y e r y e r y a ş a m ç e v rim in e g e ç irile b ild iğ i f ır s a tla r ı d a b irlik te g e tirm e k te d ir. B ilg is a y a r d o n a n ım ın ın u c u z la m a sı, u y g u la m a a la n la r ın ın y a y g ın la ş m a s ı, d a h a y e tk in y a z ılım o la n a k la r ın ın o rta y a ç ık m a s ıy la b ilg is a y a r k u lla n ım ın ın k o la y la şm a sı, ö n ü m ü z d e k i y ılla rd a, y e r y ü z ü n ü n ö te k i ü lk e le rin d e o ld u ğ u g ib i T ü rk iy e d e d e b ilg is a y a r k u lla n a n k işi ve k u r u lu ş la r ın s a y ıs ın ın h ız la n a r a k a r tm a s ın a yol a ç a c a k tır. O rtaöğretim d e B ilg isa y a r K onusu G ündem d e T ü m leşik ç e v rim le r te k n ik b ilim in in ço k b ü y ü k s a y ıd a b irle ş e n d e n o lu ş a n b ir e le k tro n ik ç e v rim i te k b ir y o n g a ü z e rin d e ü re tm e y i b a ş a rm a s ı, b ü tü n b ir a n a işlem b irim in in te k b ir b irle ş e n b iç im in d e i n a 248
268 n ılm a y a c a k ö lçüde u cu z a p a z a rla n m a s ım o la n a k lı k ılm ıştır. M ik ro b ilg isa y a r a d ı v e rile n b ilg is a y a r o la n a k la rın ın d ü n y a d a b ü y ü k k ü ç ü k b ü tü n iş y e rle rin e, o k u lla ra g ird ik te n b a ş k a «ev b ilg isa y a rı» y a d a «kişisel b ilg isa y a r» a d ı a ltın d a m ily o n la rc a a ile n in özel o rta m ın d a d a y e r b u ld u ğ u b ir ç a ğ d a, T ü rk o rta ö ğ r e tim p a z a rın ı d a z o rla m a s ı k a ç ın ılm a z d ı. N ite k im d ö n e m in d e T ü rk iy e d e m ik ro b ilg is a y a r p a z a rla y a n firm a say ısı h ız la a rtm ış, d ü n y a p a z a r ın d a k e n d is in e y e r a r a y a n f ir m a la r ın p e k ç o ğ u n u n d e ğ işik ü rü n le r i ü lk em izd e d e p a z a r la n m a y a b a şla m ış, «ev b ilg isa y a rı» m a d d i o la n a k la rı e lv e rişli a ile le rin ilg isin i T ü rk iy e de de çe k m e y i b a ş a rm ış tır d ö n e m in d e ev b ilg is a y a rın ın d e ğ işik y o lla r d a n ü lk e m iz e g irm iş o lm ası, ilgi çekici b ir b a ş la n g ıçtır. G e re k a ile le rin ç o c u k la rın a ç a ğ d a ş te k n ik b ilg i le rin v e rilm e sin i iste m e le ri, g e re k m ik ro b ilg is a y a r p a z a rla y a n firm a la rın y a k la ş ık o rta ö ğ r e tim k u r u lu ş u n a y a y ıla b ile c e k b ir o ra ö ğ re itm o r ta m ın a k a r şı d u y d u k la rı d o ğ al ilgi, g e re k s e M illi E ğ itim G e n ç lik ve S p o r B a k a n lığ ın ın g e re k li d o n a n ım ı b ir a n ö n ce s a tın a la r a k b ilg is a y a r e ğ itim i k o n u s u n u g ü n d e m e g etirm iş, a d ı g eçen B a k a n lık ta, bu k o n u d a b ir u z m a n lık k u ru lu d a o lu ş tu ru lm u ş tu r. B ilg isa y a r eğ itim in in o rta ö ğ re tim d ü z e y in d e v e rilm e s i için g e re k li p la n la m a y a p ılır, b u k o n u y a y ö n e ltile c e k ö ğ re tm e n le r g e re ğ in c e e ğ itilir, iyi b ir h a z ırlık y a p ü a r a k b u h iz m e tin, n ite lik d ü z e y i d ü ş ü r ü l m ed en, a d ım a d ım y a y g ın la ş tırılm a s ı b a ş a rıla b ilirs e, s a ğ la n a c a k k a tk ıla rın çok y ö n lü v e ö n em li b o y u tla r d a o la b ileceği a ç ık tır. Bu k a tk ıla r ı g ö zd e n g e ç irm e y e b a ş la m a d a n, ö n em le v u rg u la m a k iste d iğ im b irk a ç n o k ta y a d e ğ in m e k isterim. 249
269 1. S a ğ la n a c a k k a tk ı, ö ğ re n c in in e lin e b ir e r m ik ro b ilg is a y a r v e rm e k le k e n d iliğ in d e n g e rç e k le ş m e y e c e k tir. L a b o ra tu v a r a r a ç - g e re ç le rin in y a r a r ı a ç ık o l m a k la b irlik te, ö ğ re tim d e b e n im s e n e c e k y a k la ş ım ın d o ğ ru seçilm esi v e b u n u u y g u la y a c a k ö ğ re tm e n le rin iyi y e tiş tirilm iş o lm a sı b a ş a r ı için ö n k o ş u ld u r. K ald ı k i b ilg is a y a r e ğ itim in in tü m o rta ö ğ re tim k u r a m la r ı n ı k a p s a y a c a k b iç im d e y a y g ın la ş tırılm a s ı için y a p ılm a s ı g e re k e n y a tırım o ld u k ç a b ü y ü k tü r. B ir a n d a 10 ö ğ re n c in in y a ra rla n a b ile c e ğ i b ir m ik ro b ilg is a y a r la b o r a tu v a r o rta m ı iç in 4-10 m ily o n TL. d o la y ın d a y a tırım y a p m a k g e re k e c e k tir ie rin ilk y ılla rın d a, T ü rk e ğ itim d ü z e n i n in tü m ü n d e g ö zled iğ im iz gibi, o rta ö ğ re tim im iz d e d e n ite lik d ü zeyi, ç a ğ ın çok g e ris in d e k a lm ış tır. B u n u e ğ itim d ü z e n im iz in b a ş a rıs ız lığ ı o la ra k y o ru m la m a k g e re k tiğ in e in a n ıy o ru m. B u ra d a «b aşarısızlık» sö z c ü ğ ü n ü s ın ıfta k a la n ö ğ re n c i o ra n ın ın b ü y ü k lü ğ ü g ib i d a r a n la m d a k u lla n m ıy o ru m. G e re k li b a ş a rıy ı k iş i sel o la ra k g ö s te rip d ip lo m a a la n ö ğ re n c ile rim iz in n i te liğ in d e, h e m e n tü m a la n la r d a g ö zled iğ im iz y e te r sizlik, g e rç e k te n k ö k lü ö n le m le r a lın m a d ık ç a, g id e rilm e s i çok g ü ç v e T ü rk iy e n in g e le c e ğ in i o lu m su z y ö n d e e tk ile y e c e k p e k ö n em li b ir s o ru n d u r. B a ş a rılı s a y ıla n k im i o k u lla rım ız d a bile, ç a ğ d a ş n ite lik te a r a ş tırıcı, y a r a tıc ı b ir k iş ilik o lu ş tu ra b ile c e k y ö n d e e ğ i tim v e rilm e m e si, b u k a n ım ız ı p e k iş tirm e k te, b u so ru n, g ö zü m ü zd e, ü r k ü tü c ü b ir b o y u t k a z a n m a k ta d ır. B ilg is a y a r k u lla n m a y ı ö ğ re tm e n in, b u a n a s o ru n u n çö z ü m ü için h a r c a n m a s ı g e re k e n ç a b a la r la b irlik te p la n la n m a s ı g e re k tiğ in e in a n ıy o ru m. T ek sesli m ü z ik d in le m e k için ü s tü n n ite lik li b ir e le k tro n ik d ü z e n i n e y a tırım y a p m a k y a d a u lu s a l fu tb o l k a r ş ıla ş m a la rın d a n a s ıl 8-0 y e n ild iğ im iz i iyice g ö rm e k iç in
270 k işilik s ta d y u m la ra y a tırım y a p m a k a n la m s ız d ır. Ç ok sesli m ü z ik b e n im s e n iy o rs a y a d a fu tb o l ö ğ re n m e y e k a r a r v erilm işse b u y a tırım la rın d a z a m a n iç in de a n la m k a z a n a c a ğ ı g e rç e ğ i ise a p a ç ık o rta d a. O rta ö ğ re tim d e B ilg isa y a r E ğ itim in in K a tk ıla rı N e le r O la b ilir? O rta ö ğ re tim d e b ilg is a y a r eğ itim i, b a ş a rılı b iç im de y a y g m la ş tırıla b ilirs e s a ğ la n a b ile c e k k a tk ıla rı, b ilg is a y a r k u lla n ım ın ın T ü rk iy e d e y a y g ın la ş m a s ı için te k n ik u y g u la m a la r, in s a n g ü c ü y e tiş tirm e, ö ğ re tim, y ö n e tim v e m e sle k içi ö rg ü tle n m e g ib i k o n u la rd a 20 y ıllık b ir d e n e y b irik im i o la n b ir m ü h e n d is o la ra k a ş a ğ ıd a k i b içim d e d e ğ e rle n d irm e k iste rim. 1. B u e ğ itim m e sle k seçim i b a k ım ın d a n ö ğ re n ciy e b ilg i işlem ve b ilişim ile ilg ili m e s le k le re ilişk in b ilg i v e rir, ö ğ re n ciy i b u k o n u y a h a z ır la r. B öylece b i lişim a la n ın d a y ü k s e k ö ğ re n im e y ö n e lm e d e b ilin ç le n m e s a ğ la r. 2. Y ü k se k ö ğ re n im y a p a m a y a b ile c e k ö ğ re n c ile r d e n is te k li v e y e te n e k li b ir b ö lü m, k e n d i ç a b a la rıy la, n ite lik li b ir m e sleğ e y ö n e le b ilir. T ü rk b ilişim k esim i b u g e n ç le re g e re k s e m e d u y m a k ta d ır. 3. Y ü k se k ö ğ re n im d ü zeyin d e, b ilişim d ış ın d a h e r h a n g i b ir m e sle k te ö ğ re n im o la n a ğ ı b u la b ile n le r iç in de, b ilg is a y a r k o n u s u n d a k a z a n ılm ış ö n bilg i, y ü k s e k ö ğ re n im s ıra s ın d a ile rle tile b ile c e k ve m e sle k y a ş a m ı b o y u n c a k işin in b a ş a rıs ın ı o lu m lu y ö n d e e t k ile y e b ile c e k ö n em li b ir tem el b ilg i n ite liğ i ta ş ır. 4. D eney ve u y g u la m a y a d a y a n m a d ığ ı için g e n e llik le ö ğ re n c in in ilg isin i çekm e y en, d o la y ısıy la b a ş a rıs ız lığ a u ğ r a y a n d e rsle r a r a s ın d a ilg i çek e c e k b ir 251
271 k o n u ö ğ re tim iz le n c e sin d e y e r a lm ış o lu r. Ö ğ re n c in in to p la m b a ş a rıs ı o lu m lu y ö n d e e tk ile n e c e ğ i gibi, iç in d e b u lu n u la n ç e v rey le o lu m lu çizg id e ilişk i k u ra b ilm e b a k ım ın d a n, ö ğ re n c in in k işiliğ i d e o lu m lu y ö n d e e t k ile n ir. 5. B a şk a d e rs le rd e v e rile n ö d ev v e ç a lış m a la rm h a z ır la n m a s ın d a y a r a rla n ıla b ile c e k b ir s o ru n çözm e a r a c ı o la ra k, o d e rsle rin k a v r a n m a s ın a y a rd ım c ı o lu r. Ö ğ re n c in in s o ru n çö zm e a lış k a n lık la rın d a y e n i y ö n te m ve y a k la ş ım b iç im le ri k a z a n m a s ın ı s a ğ la r. H a z ır ç ö z ü m le rd e n çok, s o ru n la r ı çö z ü m le m e a lış k a n lığ ı ed in m e sin i s a ğ la r, y a ra tıc ılığ ın ı g e liş tirir. 6. B ilişim d iz g e le ri y a ln ız c a b u k o n u n u n u z m a n la r ı eliy le y ü rü tü le b ile c e k n ite lik te u y g u la m a la r o lm ay ıp, h e r m esılekten ç a lış a n la rın, k a m u g ö re v lile rin in, ö ğ re tm e n le rin, ö ğ re n c ile rin, ö zetle tü m h a lk ın e n a z ın d a n k u lla n ıc ı d ü z e y in d e ilişk i iç in d e y a ş a y a c a k la rı b ir o rta m o lu ş tu rm a k ta d ır. T ü rk g e n ç le rin in o rta ö ğ re tim d ü zeyin d e, b u o rta m ı o lu ş tu ra n a r a ç - g e re ç le rle b ir a n ö n ce ta n ış m a la rı, b u o rta m ın g e re k tird iğ i d ü ş ü n c e v e d a v r a n ış b iç im le rin i e rk e n ç a ğ d a k a v r a m a la r ı ö n em li b ir k a tk ı s a y ıla b ilir. Y e n iliğ i b e n im se y e b ile n. d eğ işim e a y a k u y d u ra b ile n y u r tta ş la r y e tiş tirm e k y a rın m g elişm iş T ü rk to p lu m u n a g e çişte ö n em li d a rb o ğ a z la rı a ş a b ilm e k için g e re k lid ir. 7. İyi b ir p la n la m a y a p ılırs a, b ilg is a y a r la b o ra - tu v a r la r ın m tü m o rta ö ğ re tim e y a y ılm a sı, T ü rk iy e n in k e n d i m ik ro b ilg is a y a r e n d ü s tris in i g e liş tirm e s i için o lu m lu b ir b a ş la n g ıç o rta m ı s a ğ la y a b ilir. B a şk a ü l k e le rin b u o la n a ğ ı d e ğ e rle n d ire b ild ik le ri g ö rü lm e k te d ir. T ü rk iy e de b u k o n u d a ç a b a g ö s te re n özel g irişim o d a k la rı b u lu n d u ğ u g ib i ü n iv e rs ite le rim iz lab o - r a tu v a r la r m d a da, d o n a n ım b irim le ri v e tü m y a z ılım 252
272 o la n a k la rıy la, m ik ro b ilg is a y a r p ro to tip le ri g e liş tirilm e k te d ir. İlgili b a k a n lık la r ve ö te k i k u r u lu ş la r a r a s ın d a y a p ıla c a k b ir eşg ü d ü m, b u k o n u y u y a ln ız c a b ilg is a y a r p a z a rla y a n firm a la r ın ilg i a la n ın d a k a l m a k ta n ç ık a ra b ilir. 8. O rta ö ğ re tim d e b ilg is a y a r e ğ itim in in b a ş la tılm a s ıy la b irlik te, o k u lla rım ız a b ilg is a y a r d o n a n ım ve y a z ılım ı d a g irm iş o la c a ğ ın a g ö re, b u fırs a t, B ilg isa y a r D este k li Ö ğ re tim (BDÖ) k o n u s u n u n d a g ü n d e m e g e tirilm e s in e o la n a k s a ğ la r. B u k o n u, ö ğ re n c iy e b ilg is a y a r izlen celem e ö ğ re tm e k te n tü m ü y le a y r ı b ir k o n u o lm a k la b irlik te, ö ğ re tim le ilg ili ç a ğ d a ş e ğ ilim le r s ü r g it g ö rm e z lik te n g e lin e m e y e c e ğ in e g ö re, e r - g eç ü z e rin d e ç a lış m a y a p ılm a s ı g e re k e n ö n e m li b ir k o n u d u r. T ü rk iy e ü n iv e rs ite le rin d e, ü z e rin d e ç a lışm a y a p tığ ım ız BDÖ u y g u la m a la rın ın ilk a d ım d a e n ö n e m li k a tk ısı, T ü rk ö ğ re n c ile r için g e liştirilm iş, ü s tü n n i te lik li ö ğ re tim g e re ç le rin in (ö ğ ren ce, İng. C o u rsew a re ) ü re tilm e s i o la c a k tır. 9. B ilg isa y a r k u lla n ım ı, y a ln ız c a iz le n c e le m e b ilg isin i u y g u la m a y la s ın ırlı d e ğ ild ir. K u llan ıcı, b ilg is a y a r b e lle k le rin e a k ta r ılm ış tü m b ilg ile re e rişim o la n a ğ ın ı, k e n d i a m a ç la rı için k u lla n a b ilm e n in d e b ilin c in e v a r ır. B ilgi E rişim D izg eleri (BED) a d ı v e rile n b ilişim d iz g e le ri a ra c ılığ ıy la T ü rk a y d ın la r ın ın da, y ery ü zü n jd ek i tü m o k u r-y a z a rla r g ib i in s a n lığ ın b ilg i d a ğ a rc ığ ın a, s ın ır ta n ım a d a n e riş e b ilm e n in y ö n te m le rin i ö ğ re n m e le ri çok ö n em li b ir k a tk ıd ır. G ü n ü m ü z d e u lu s la r ın g elişm işlik ö lç ü tle ri a r a s ın d a, b ilg is a y a r o k u r-y a z a rlığ ı o ra n ı d a y e r a lm a k ta d ır. 10. B ilg isa y a r ile o rta ö ğ re tim s ır a s ın d a ta n ış m a n ın b elk i en ö n e m li y a z a rı ö ğ re n c iy e, y a p tığ ı işin ek sik siz, y a n lışsız b ir b ü tü n o lm a sı g e re k tiğ in i y a 253
273 ş a y a r a k ö ğ re n e b ile c e ğ i b ir o rta m s a ğ la m a s ıy la ilg ilid ir. B ir iz le n c e n in y a r ıs ın ı d o ğ ru y a z m a k, s o n u ç ta y a ş a n a c a k sev in ci ta tm a k iç in y e te rli o lm a d ığ ı gibi, en k ü ç ü k b ir y a n lış y a d a e k siğ in b ile b u sev in c i t ü m ü y le e n g e lle d iğ i a ç ık tır. B öylece «5 te n ş a ş m a 6 y ı aşm a» ö zd eyişiy le ö ğ re n c i d ilin e y a n s ıy a n «d ü şü k s ta n d a r tla y e tin m e k ü ltü rü» b ilg is a y a r iz le n c e le m e b ilg isin in y a y g ın la ş m a s ıy la b ü y ü k b ir y a r a a la c a k tır. Ö ğ re n e n ö ğ re n ci, iy ice ö ğ re n e b ile n d ir, tü m ü y le b a ş a rı s a ğ la r; y a n lış y a p m a y ı, e k sik ö ğ re n m e y i göze a la n, ilg isin i tu tk u d ü z e y in e ç ık a r m a n ın c o şk u s u n u y a ş a y a m a y a n ö ğ ren ci, tü m ü y le b a ş a rıs ız k a lır. Y e t k in lik d ü ş ü n c e s in in a r d ın a ta k ılıp ilg isi d o ğ ru ltu s u n d a, b u k o la y a m a in c e lik is te y e n işte, s a a tle rc e s ık ılm a d a n ç a lış m a n ın ta d ın ı ç ık a r a m a y a n ö ğ re n c i, çok b ü y ü k o la sılık la h e p y a r ım iş le rle y e tin e n tü m ü y le b a ş a rıs ız b ir ö ğ re n c i o la ra k k a la c a k tır. B ilim v e u s sa l d ü ş ü n c e d e n çok d in se l ö ğ re tile re v e e z b e re d a y a lı m e d re s e g e le n e ğ in in to r tu la r ıy la b e s le n e n b u y e tin m e k ü ltü r ü n ü n d o ğ u ş tu rd u ğ u d ü ş ü k s ta n d a r t, so n u ç o la ra k T ü rk iy e C u m h u riy e ti n in u lu s a l e ğ itim e y a p tığı çok b ü y ü k y a tırım ı b a ş a rıs ız lığ a u ğ r a tm a k ta, A ta tü r k d e v rim c iliğ i ç izg isin d e s a ğ la n a n ç a ğ d a ş la ş m a atılm ışların ın g ü v e n c e sin i o lu ş tu ra n b ilg ili v e iyi y e tiş m iş g en ç le rim iz le, k e n d ile rin e «ö ğ re tile n le rin» y a r ı s ın d a n b ir a r tığ ın ı «ezb erlem iş» o lm a k la sın ıf g e ç e n b ilg isiz ve h iç de iyi y e tiş m e m iş g e n ç le rim iz d e n o lu ş a n b ir «çifte s ta n d a rt», T ü rk iy e n in g e le c e ğ in i k a r a r tm a k ta d ır. Ç ü n k ü d ip lo m a sı o la n h e rk e s, y a s a k a r ş ıs ın d a k u ş k u s u z e şit b içim d e, m ü h e n d is tir, h e k im d ir, ö ğ re tm e n d ir. B ilg is a y a r e ğ itim in in y a y g ın la ş tırılm a sı k o n u s u n d a iyi p la n la m a y a p ılır v e b u p la n ö ğ re tim d ü z e n im iz in tü m ü n ü ilg ile n d ire n k ö k lü ö n le m le rle b irlik te u y g u la m a y a k o n u rs a, b u y a y g m la ş m a - 254
274 n m o lu m lu b ir ek in sel (k ü ltü re l) d e ğ işim e tm e n i g ib i k u lla n ıla b ile c e ğ in i d ü şü n m e k g e re k ir. B u k o şu l s a ğ la n m a z s a z a te n ö ğ re n c ile rin ç o ğ u k o n u y u ö ğ re n e m e yecek, y a tırım b o şa g id ecektir. Sonuç O rta ö ğ re tim d e b ilg is a y a r e ğ itim in i b a ş la tm a k, b u k o n u d a b a ş a rıy ı g ü v en ce a ltın a a lm a k iç in g e re k li h a z ır lık la r ı s a v s a k la m a m a k k o şu lu y la, çok ö n em li k a tk ıla r sa ğ la y a b ile c e k ö n em li b ir a tılım o la c a k tır. G e n e l a m a ç lı b ir m a k in e o la n b ilg is a y a rı, ç a ğ d aş y a ş a m ın v azg eçilm ez b ir p a r ç a s ı y a p a n o lay, o n u b ir h e s a p m a k in e s i o la ra k k u lla n m a k ta n çok, in s a n o ğ lu n u n y e n i b ir ö rg ü tle n m e b iç im in e k a v u ş m a s ı, b ilg in in özel b ir d e ğ e r v e ö n em k a z a n d ığ ı y e n i b ir e k in ö rü n tü s ü n ü n o rta y a ç ık m a s ıd ır İle tişim o la n a k la rıy la b ü tü n le ş m iş y a y g ın b ir b ilg is a y a r k u lla n ım ı, in s a n lığ ın tü m b ilg i b irik im in e b ire y le rin e riş e b ilm e le rin e o la n a k s a ğ la m a k ta d ır. B ilg is a y a rın o rta ö ğ re tim e k a tk ıs ı y a ln ız c a ç a ğ d a ş b ir k o n u y u d e rs le r lis te s in e e k lem e k a n la m ın a g elm ez, 21. y ü z y ıl in s a n ın ın ö ğ re n m e k ve u y g u la m a k d u r u m u n d a o ld u ğ u b ilg i ve te k n ik le ri ö ğ re n m e k v e k u lla n a b ilm e k ü z e re e d in m e k z o ru n d a o ld u ğ u tü m d ü ş ü n m e, a r a ş tır m a, b ilg i ed in m e, b ilg i işlem e ve b ilg i b irik tir m e a lış k a n lık la rın ı g en ç k u ş a k la r a k a z a n d ırm a k a n la m ın a g e lir. B ilg is a y a rın o rta ö ğ re tim e k a tk ısı, b ilişim to p lu m u a d ı v e rile n y e n i b ir to p lu m d ü z e n in i o lu ş tu ra c a k b ire y le ri y e tiş tirm e y e d ö n ü k b ir a d ım o la r a k d e ğ e r le n d irilm e lid ir. Bu atılım, ç a ğ d a ş e ğ itim d ü z e y in in ço k g e ris in e d ü ş e n o rta ö ğ re tim d ü z e n im iz in y e n id e n ç a ğ d a ş la ş tırılm a s ı y o lu n d a e tk ile ş im le r y a r a ta c a k tır. Ç ü n k ü b ilg is a y a rı ö ğ re n e n g e n ç le ri, g eçm işe d ö n ü k ezberc i b ir eğ itim in, la ik o lm a y a n, u s s a l o lm a y a n b ir 255
275 e ğ itim d ü z e n in in iç in d e o y a la m a n ın a r tık o la n a ğ ı b u lu n a m a z. M c L u h a n m «a ra ç iletid ir» ö zd ey işi d o ğ ru la n a c a k, o rta ö ğ re tim im iz d e k i y a n ılg ıla rın d ü z e ltilm esi y o lu n d a, b ilg is a y a r k u lla n m a n ın k a tk ıla r ı, b ir e k in (k ü ltü r) d eğ işim i b iç im in d e, u z u n d ö n e m d e a d ım a d ım o rta y a ç ık a c a k tır. GEN EL T A R TIŞM A B A ŞK A N (YRD. DOÇ. DR. Ö M ER PEK ER) B u k a d a r h ızlı ve ö zlü b ir s u n u ş a n c a k b ilg is a y a r a la n ın d a k u ra m s a l v e u y g u la m a lı o la ra k e m e k v e r m iş a rk a d a ş ım ız ta r a f ın d a n g e rç e k le ş tirile b ilird i. G e r ç e k te n S a y m K oksal, e le k tro n ik m ü h e n d is liğ in e 1964 y ılın d a b a ş la m ış a m a T ü rk iy e d ek i b ilg i işle m m a k i- n a la r m ı ilk d e fa u y g u la m a y a ve a r a ş tır m a y a a ç m ış b ir a rk a d a ş ım ız d ır. O n u n iç in 1967 d e H a c e tte p e Ü n i v e rsite s i B ilgi İşlem M e rk e z in i, S o n ra T ü rk iy e B ilişim D e rn e ğ in i, d a h a s o n ra Ü SY M M e rk e z in i v e o b ilg i iş lem m e rk e z in i iş le r h a le g e tire n b ir a r k a d a ş ım ız d ır. H a le n d e b u a la n d a e ğ itim y a p a n H a c e tte p e B ilg isa y a r M ü h e n d isliğ i B ö lü m B a ş k a n ı olup, a y n ı z a m a n d a T ü rk iy e B ilişim D e rn e ğ i B a şk a n ı b u lu n u y o r. B u b a k ım d a n z a m a n d a n b e n söz e tm e y e c e ğ im, 10 d a k i k a lık s ü re için d e ta rtış m a y ı a ç m a y ı d ü ş ü n ü y o ru m. S a y m K âzım E ke, b u y u ru n u z. KÂZIM EKE S a y m B aşk an, s a y ın a r k a d a ş la r, Ü lk em izd e h e n ü z y e n i d e n ile c e k b ir b ra n ş, b ir eğ itim v e ö ğ re tim d a lı o la n B İLG İSA Y A R k o n u s u n d a ve b u d a lın e ğ itim ve ö ğ re tim in d e b iz le re, o ld u k ç a g e n iş b ilg ile r v e re n s a y m K Ö K SA L a y ü re k te n te ş e k k ü r ed e rim. 256
276 Ç a ğ d a ş b ir e ğ itim ve ö ğ re tim siste m i o la n BİL G İSA Y A R k o n u s u n u n y u rd u m u z d a g e liş tirilm e s i v e y a y g m b ir h a le g e tirilm e si h u s u s u n d a s a y ın KÖK- S A L m h im m e t, g a y r e t v e in a n ç lı ç a b a la r ın ı iç te n ta k d ir e d iy o ru m. O k u lla rım ız d a, k a m u v e özel k u r u lu ş la rım ız d a, iş ve ek o n o m ik h a y a tım ız d a ço k y a r a r lı o la c a ğ ın a in a n ıy o ru m. K o n u s u n a h a k im v e b u a la n d a g e n iş b ilg i sa h ib i o la n s a y ın KÖKSA L, d e ğ e rli b ilg ile rin i, çok ta tlı ve çok g ü zel ifa d e le riy le b iz le re a k t a r m a y a ç a lış tıla r. K u la k la rım ız d a v e k a f a la rım ız d a B İLG İSA Y A R k o n u s u h a k k m d a b ir ta k ım b ilg ile r y e r le şti. B u m a k in e sa y e sin d e z a m a n d a n t a s a r r u f u n ö n e m in i ve y a r a r la r ım çok g ü z e l b ir ş e k ild e v u r g u la d ıla r. A n cak, s a y m K Ö K SA L b u g ü z e l k o n u ş m a la r ın ı ve d e ğ e rli b ild iris in i d a h a c a n lı v e s o m u t b ir ş e k ild e b iz le re a k ta r m a s ı için b ir B İLG İSA Y A R m a k i n e s i g e tirm iş o lsa y d ı ve ö rn e k le riy le b iz le re g ö s te r m iş o lsa y d ı s a n ıy o ru m d a h a ço k y a r a r lı v e d a h a çok ö ğ re tic i m a h iy e tte o lu rd u. B izler d e b u k o n u d a b ira z d a h a fa z la b ilg i k a z a n m ış o lu rd u k. S a y m d in le y ic ile r in de b u d ü ş ü n c e m e k a tıla c a k la rım sa n ıy o ru m. Y in e de k e n d ile rin e te k r a r te ş e k k ü r ed e r, h e p in i z e sev g iler, s a y g ıla r su n a rım. B A ŞK A N S a y m S e la h a ttin e fe n d im. O RTA Ç, b u y u ru n SELA H A TTİN O RTAÇ S a y ın B a şk a n, S a y m a r k a d a ş la r, e le k tro n ik y ü k se k M ü h e n d is v e Ü n iv e rsite ö ğ re tim ü y esi, s a y m k o n u şm a c ıy a b ö y le sin e ilg in ç v e d e ğ e rli te b liğ in d e n ö tü rü te ş e k k ü r e d e rim. B a k a n lık la rın y a p a m a d ık la rın ı, b ilim se l ç a lışm a la r ı g ü n d e m e g e tire n, d e v a m lı izle d iğ im iz T ü rk E ğ itim D e rn e ğ i n e (TED) te ş e k k ü rle rim i v e ş ü k ra n d u y g u la rım ı s u n m a y ı g ö rev sa y ıy o ru m. 257
277 S a y m m e s le k ta ş la rım, ö zellik le b u k o n u d a söz a lışım ın seb eb i, h e m k a tk ıd a b u lu n m a k ve h e m d e b ir ik i h u s u s d a s a y m k o n u ş m a c ın ın g ö rü ş le rin i a l m a k iç in d ir. E fe n d im, b u n d a n ik i y ıl önoe K u z ey ve G ü n e y İ r la n d a d a b u lu n d u m. Ö z e llik le K u z ey İrla n d a 'n ın e ğ i tim, k ü ltü r k u ru m v e k u r u lu ş la r ın ı g ö rd ü m ve in c e led im. Z am anım m ü s a a d e s i o ra n ın d a b ir ik i n o k ta y a d e ğ in m e k istiy o ru m. K u z ey İ r la n d a BALLY-M ENE (BALM ÎN A ) e y a le tin in M illi E ğ itim M ü d ü rlü ğ ü (o ra d a E ğ itim ve K ü tü p h a n e le r b irliğ i d iy e sö y le n iy o r) ile g ü n le rc e s ü re n iyi b ir iş b irliğ im iz o ld u. T E D in d e n k liğ in d e g ö rd ü ğ ü m o rta d e re o e li o k u lla rıy la K u zey A tla n tik s a h ilin d e P O R T -SA L O N k ö y o k u lu n d a ç a lış m a la rı p e k ilgi çekici b u ld u m. S a y ın k o n u ş m a c ı n ın k o n u la rı ile a r a la r ın d a ir tib a t k u ra b ild im. O k u l b in a la r ı esıki y a p ı o lm a s ın a ra ğ m e n, o k u lu n, h e r t a ra fı, e le k tro n ik a r a ç la r la d,olu idi. H e r d e re c e li o k u l la rın, o k u y a n ö ğ re n c ile rin g elişim d u ru m y a ş v e y e te n e k le ri g ö z ö n ü n e a lın a r a k, el, göz, k u la k g ib i o r g a n la r ın ı k u lla n ıy o rla r, b ilg i v e b e c e ri s a h ib i o lu y o r l a r v e y a b e c e rile rin i a r tırıy o r la rd ı. E fe n d im, U z ay ç a ğ ın ın b a ş la d ığ ı, fe z a n ın n e re d e ise fe th e d ild iğ i b ir d ö n em d e, b iz d e e ğ itim v e ö ğ re tim ç a lış m a la rım ız ın v e fa a liy e tle rim iz in, h e n ü z te o riy e d a y a n d ığ ın ı d ü ş ü n e re k, T e k n ik d e n iç in g e ri k a ld ı ğ ım ızı b ir k e re d a h a a n la m a k m ü m k ü n o lu y o rd u. O k u lla rı, E ğ itim M e rk e z le ri, b ilg is a y a rla r, k o m p ü tü r- ler, ev b ilg is a y a rı v e m ik ro b ilg is a y a rıy la d o lu o ld u ğ u g ib i ç o c u k la rın v e g e n ç le rin e v le ri d e b u n la r la d o n a tılm ış tı. B u n la rı sö y le rk e n, Ü lk e m iz in g e rç e k le r in i b ile n b ir eğ itim c i v e y ılla r c a e ğ itim id a re c iliğ i y a p m ış b ir a r k a d a ş ın ız o la r a k ü z ü ld ü ğ ü m ü, şim d i de ifa d e e d e b ilirim. 258
278 Ü lk em izd e h e n ü z O k u m a -Y a z m a o ra n ı y ü z d e 90 m a ltın d a b u lu n d u ğ u göz ö n ü n e a lın a r a k, a rz e y le d iğ im e le k tro n ik b ir d ü zey e n e z a m a n g eç e b iliriz? E ğ itim iç in b u k o n u d a d ü ş ü n d ü k le rin iz i lü tf e d e r m i sin iz? İk in ci h u s u s şu d u r. S a y m k o n u ş m a c ı b u y u r d u la r k i O rta ö ğ re tim b ü y ü k b ir ç ö k ü n tü iç in d e d ir. B en b u r a d a O rta ö ğ re tim in s a v u n m a s ın ı y a p a c a k d eğ ilim. E k s ik lik le rin in de o lm a d ığ ın ı sö y ley em e m. İk i d e fa M illi E ğ itim B a k a n lığ ı y a p m ış o la n E m ru lla h E fendi, eğ itim i T u b a a ğ a c ın a b e n z e te re k d iy o r k i «Ü n iv ersite le r i g ü ç lü b u lu n a n b ir ü lk e n in d iğ e r ö ğ re tim v e e ğ i tim k u r u m la n d a s a ğ la m y a p ıy a s a h ip olur.» S a y m k o n u şm acı, b u g ü n a rz e ttiğ im b u g ö rü şe k a tılır m ısın ız? B öyle o lu r ise E ğ itim d e T e k n ik ve te k n o lo ji de d a h a ç a b u k m e s a fe a la b ilir m iy iz? T e ş e k k ü r ed er, S a y g ıla rım ı s u n a rım. B A ŞK A N S a y m M u s ta fa TU R N A, b u y u ru n u z. M U STA FA TU R N A B ir n o k ta y ı b e lirtm e k te y a r a r g ö rü y o ru m le rd e b ir p e rs o n e l d a ire s in in a ç m ış o ld u ğ u m e sle k içi e ğ itim s e m in e rin e k a tılm ış tık. B u ra d a, A m e rik a lı b ir p ro fe s ö r y ılla rı a r a s ın d a b eş y ıllık s ü re iç e risin d e m e y d a n a g e le n b ilim v e te k n ik le ri ile rle m e n in, 1960 y ılın a k a d a r 1960 y ıllık s ü re n in ü z e rin d e o ld u ğ u n u söyledi. B ilim v e te k n ik s ü ra tle ile rliy o r fe z a ç a ğ ı b a ş la m ış tır, fe z a ç a ğ ı ile b e r a b e r b ilg is a y a r ç a ğ ı d a d iy e b iliriz b u n a. 19. y ü zy ılın, 20. y ü z y ılın s o n u n u b u n u n la ifa d e e d e b iliriz. F a k a t şim d i b u r a d a b izim en ö n e m li o la r a k ü z e rin d e d u rm a m ız la z ım g e le n k o n u la r d a n b i ris i ş u : 259
279 B en im K a ra d e n iz ille rin d e n b irin d e b u lu n d u ğ u m b ir s ır a d a M illi E ğ itim B a k a n ı g eld i. K a ra d e n iz h a lk ı, lise is tiy o rd u. B ak an, ş u n la r ı s ö y le d i: «O kul d e m e k e v v e la ö ğ re tm e n d e m e k, o k u l d em ek, d e rs a r a c ı d e m ek, o k u l d em ek, h e r tü r lü ö ğ re tim e e lv e rişli b in a d em ek. B ü tü n b u n la r ta m a m la n m a d a n b ir lise n in a ç ılm a s ı d a im a z a ra r lıd ır. B u se b e p le b ö y le b ir m e s u liy e ti ü z e rim e a la m a m.» Bu, b ü y ü k b ir d e v le t a d a m ı n ın k o n u ş tu ğ u sö z le rd ir. C id d e n b u n u, ö n e m li b ir k o n u o la ra k g ö rd ü k ; f a k a t s o n r a d a n n e oldu, h e p im iz b iliy o ru z, h e r y e rd e lise a ç tık, h e r y e rd e o rta o k u l açtık, f a k a t h iç b iris in d e b u g ü n h a le n d o ğ ru d ü rü s t a r a ç - g e re ç y o k ve ö ğ re tm e n k a d ro s u d a çok n o k san. N o rm a l ö ğ re tim y a p a n lise sa y ıs ı 20 d ir. M ev c u t lis e le rin b u d u r u m u n u d ü z e lte m e d iğ im iz b ir z a m a n d a, a r a ç g e re ç le rin i ta m a m la y a m a d ığ ım ız b ir z a m a n d a, s a y m k o n u ş m a c ıy a s o ru y o ru m, b ilg is a y a rla ö ğ re tim e g eçm eyi n a s ıl y a p a c a ğ ız?.. B u g ü n o k u lla rım ız a b u b ilg is a y a rı g e tird iğ im iz z a m a n m ily a r la r d a n b a h s e ttile r, b u g ü n M illi E ğ itim B a k a n lığ ı m e v o u t o k u l la r ın a r a ç g e re c in i h e n ü z te m in e d e m e m işk e n b ilg i s a y a r ö ğ re tim i n a s ıl y a p ılır b u n u s o ru y o ru m k e n d i le rin e. B A ŞK A N S a y m K a d ir O kçu, b u y u r u n e fe n dim. K A D İR O K Ç U - B ilg is a y a rla rın, g e rç e k te n ç a ğ ı m ız d a ö n em li b ir a r a ç o la r a k b ilim in y e n i b ilg i ü r e tim in e b ü y ü k k a tk ıs ı o ld u ğ u açık. A n c a k o rta ö ğ r e tim d e b u n u n k u lla n ılm a s ı şu a n d a k i k u lla n ım d u ru m u y la ilg ili m a te m a tik ö ğ re tim in i g e rile ttiğ i şe k lin d e, ç o c u k la rı d ü ş ü n d ü rm e k te n a lık o y d u ğ u şe k lin d e, h a z ır p r o g r a m la r k u lla n m a ve h a z ır p r o g r a m la r ı h a z ırla y a n b ü y ü k b ilg i m e rk e z le rin e b a ğ ım lı k ıla c a ğ ı 260
280 b iç im in d e g ö rü ş le r v ar; y a n i a r a c ı siz h a z ır p ro g ra m la n m ış b ilg i d e p o la rın d a, b ilg i b a n k a la r ın d a b u ile rid e öyle b ir şeyi g e tire b ilir k i b u k a y g ıy ı b e n d e ta ş ıy o ru m v e o n u m e ra k ed iy o ru m. M a te m a tik ö ğ re tim in i g e tirile tic i b ir biçim lde k u lla n ıld ığ ı ta k d ird e, e tk isi o la b ilir m i?.. İk in cisi, o rta ö ğ re tim d e b ilg is a y a r k u lla n ım ı, b ir a r a ş tır m a e ğ itim i ile b irlik te, o rta ö ğ r e tim in d ü z e y in e g ö re, h e r d ü z e y d e a s lın d a b ir a r a ş tır m a e ğ itim in i g e re k li k ılm a k ta m ıd ır?.. Y a n i g e rç e k te n b ilg is a y a r, d e rs o la ra k o k u lla ra g irin c e y a ln ız b u y e te rli o la c a k m ıd ır?.. B u n u n la b irlik te a r a ş tır m a e ğ itim in i g e r e k tire c e k d iğ e r y a n d e rs le r, m a te m a tik d e rs le ri, is ta tis tik d e rs le ri, ö lçm e b ilg isi d e rs le ri, a r a ş tır m a y ö n te m leri; y a n i n e a r a d ığ ın ı b ile b ilm e si iç in ö n ce o n u n b ir ç ö z ü m le m e sin i y a p m a s ı lazım, d e ğ iş k e n le ri, n e is te d i ğ in i; y a n i b ilg is a y a rı k u lla n a b ilm e k sa d e c e b ir s e k r e te rlik, y a n i p r o g r a m la r d a n h a z ır b iç im d e y a r a r l a n m a ş e k lin d e g elişiy o r. O rta d e re c e li o k u lla r a sa d e c e b ilg is a y a r d e rs in in k o n u lm a s ın ın b e n y e tm e y e c e ğ i k a n ıs ın d a y ım. S a y ın K ö k sa l d a n b u k o n u d a n e d ü ş ü n d ü ğ ü n ü ö ğ re n m e k istiy o ru m. T e ş e k k ü r ed erim. B A ŞK A N T e ş e k k ü r e d e riz efen d im. B u y u ru n S a y ın K oksal. DOÇ. DR. A Y D IN K ÖKSA L S a y ın S e la h a ttin O r ta ç m s o rd u ğ u so ru şu : «Biz b u e ğ itim b ilg is a y a r la r ın ı a ls a k b ile k u lla n a b ile c e k m iy iz? B u k u lla n ım n e z a m a n g erçek leşecek?» B u s o ru y a b ir z a m a n v e r e r e k y a n ıt v e rm e k güç, a m a şö y le d iy ey im : B ir y e tiş k in ö ğ re tm e n im iz olsa, ü ç -d ö rt m ily o n TL. k a r ş ılığ ın d a e ld e ed ile b ile c e k b ir o n -k işilik la b o r a tu v a r o r 261
281 ta m ın d a, b u ö ğ re tm e n h e m e n ö ğ re tim e b a ş la y a b ilir. Y e tişk in ö ğ re tm e n im iz y o k sa, b ir y ıllık b ir y e tiş tir m e k u r s u n d a n g e ç irile b ile c e k d e n e y im li b ir ö ğ re t m en, h e m e n v e rim li ç a lış m a y a b a ş la y a b ilir. Ö ğ re t m e n le ri y e tiş tire b ile c e k te k n ik k a d r o la r z a te n h a z ır da; ç ü n k ü b ilişim k e s im in d e b u g ü n T ü rk iy e d e b in le rc e k işi çalışıy o r. B u in s a n la r a r a s ın d a ö ğ re tm e k te n ta d a la n ü n iv e rs ite ö ğ re tim ü y e le ri d e v a r. Y e tiştirile c e k ö ğ re tm e n le r 40 ise, o rta ö ğ re tim d e b ilg is a y a r d e rsle rin e 40 y e rd e b a ş la n a b ilir. S o ru n, s a n ıy o ru m ö ğ re tm e n le ri iy ice h a z ırlık lı k ıla b ilm e k te d ir. Ö ğ re tim, b ü tü n lise le re y a y ıls ın is tiy o rsa n ız, b u d o ğ a llık la z a m a n a la c a k tır. B u n u n s ü re s in i k e s tire m iy o ru m. Ç ü n k ü y a p tığ ım ız g ö rü ş m e le rd e B a k a n lığ ın u z u n d ö n em li p la n y a p m a y a p e k is te k li o lm a d ığ m ı g ö rd ü k. E ğ itim B a k an ım ız, «H em en m a k in e le r i a la lım, o k u lla ra v e r e lim, ö ğ re tim b u y ıl b a ş la s m, z a m a n la h e rk e s z a te n ö ğ re n ir» d iy o r. B en b u iş in u z m a n ı o la r a k h iç k im s e n in «zam anla» b ir şe y ö ğ re n m e d iğ in i 20 y ıld ır g ö r d ü m. C a n la rın ı d iş le rin e ta k ıp ç a lış ıy o r b ü tü n in s a n la rım ız, g ece g ü n d ü z çalışıy o ru z, f a k a t p la n lı ç a lış a n to p lu m la r d a ö rn e ğ in y a r ım g ü n d e y a p ıla b ile c e k b ir işi k im i z a m a n g ü n le rc e u y k u s u z k a lıp y in e b a ş a r m a y a b iliy o r u z. Bu, fu tb o ld a 10 yıl ç a lışıp A v ru p a lila ra y in e 8-0 y e n ilm e m iz e b e n z iy o r. Y a p la n lı ç a lışm a y ı ö ğ re n eceğ iz, b u n u h e r d ü z e y d e ö ğ re te c e ğ iz y a d a b a ş a rıs ız lığ ım ız s ü r e c e k... S o rd u ğ u n u z s ü re çok k ıs a o la b ilir, çok u z u n d a o la b ilir. İşe p la n lı b içim d e, iyi b a ş la m a k g e re k. S ize v e re b ile c e ğ im y a n ıt bu. İk in c i so ru n u z, «o rta ö ğ re tim in b a ş a rıs ı için, b ü tü n d ü z e y le rd e k i ö ğ re tim le u y u m için d e o lm a sı g e re k m e z mi?» B en ö rn e ğ in ü n iv e rs ite le r g ü ç lü o lu rs a ö b ü rle ri d e g ü ç lü o lu r g ib i b ir d ü ş ü n c e y e s a h ip d e ğilim, h e p sin i, sizin b u y u rd u ğ u n u z g ib i b ir u y u m 262
282 iç e risin d e so n u c a g id ecek ö ğ e le r o la ra k g ö rü y o ru m. Ö z ellik le ilk ö ğ re tim i p ok ö n e m siy o ru m, ö y le s a n ıy o r u m k i d a h a ilk ö ğ re tim d e, çok k ö tü b ir d ü z e n le m e ile, b a ş m a b a ş ın a v u ru la n ç o c u k la r k iş ilik le rin i y itiriy o rla r. A ile için d ek i e ğ itim d ü z e n im iz d e d e s o ru n l a r v a r; h e r şey d en önce y a s a k la rım ız v a r... D o lay ı sıy la o rta ö ğ re tim d e p a r m a k k a ld ır a m a y a n ç e k in g e n ö ğ re n c i, b e n b a ş a rıs ız o la c a ğ ım d iy e b e k liy o r sa n k i. B u y ü z d e n u m u la n to p la m b a ş a r ı o la sılığ ı d a h a ilk ö ğ re tim d e y itirilm iş o lu y o r. O k u m a -y a z m a b ile ö ğ re te m iy o ru z ilk ö ğ retim d e, o n u n b ilin c in d e y im. H iç b ir ö ğ re n c in in el y azısı d ü z g ü n d eğ il. B ilg is a y a r M ü h e n d isliğ i B ö lü m ü n e g e len ö ğ re n c ile r, T ü rk iy e lis e le rin in e n iyi ö ğ ren cileri; y a k la ş ık 500 b in a d a y iç in d e n e n iyi k işi iç in d e n ö ğ re n c i a lıy o ru z. K im i le ri b ü tü n T ü rk iy e de ü ç ü n c ü, b e şin c i g e lm işle r, o n la r ın d a el y a z ıla rı bozuk, o n la r d a y a z ım k u r a lla r ın ı b ilm iy o rla r. D em ek k i b ir p ü rü z v a r; ilk o k u ld a ö ğ re tilm e s i g e re k e n çok k o la y şey le r, te m e l d a v ra n ış b iç im le ri ö ğ re tilm iy o r. B ir y a n ılg ı s ü rü p g id iy o r. A y rıc a o k u m a -y a z m a işlev sel d eğ il; ö ğ re n c i o k u m a - y a z m a y ı a n c a k z o rd a k a lırsa, ö rn e ğ in b iris i g ö re v v e rirs e k u lla n ıla c a k b ir a ra ç g ib i g ö rü y o r. Y a zıy ı d a öyle k u lla n ıy o r, m e k tu p la ş m a a lış k a n lığ ı o lm a d ığ ı g ib i g ö n ü l a lm a k ü z e re söz sö y le m e k a lış k a n lığ ı d a yok. A rk a d a ş lık ilişk ile ri ç o ğ u n lu k la zayıf, k u r u ve ilk el d ü zey d e, k a b a -sa b a. Ç o ğ u n lu k o k u m a m ış in s a n la r ın d a ğ d a y a p a b ile c e k le ri ş a k a la r ı y a p m a k ta n çek in m iy o r, en iyi ö ğ re n c ile r b ile a r a la r ın d a en se y e to k a t g id iy o rla r. D ö rt-b eş y ıllık y ü k s e k ö ğ re tim s ır a s ın d a B ilg isa y a r M ü h en d isliğ i B ö lü m ü n e g elm iş çok y e te n e k li ö ğ re n cileri, g en el d a v r a n ış b iç im le ri b a k ı m ın d a n d a iyi b ir d ü zeye g e tirm e y o lla rın ı k e n d i b ö lü m ü m ü z d e b u ld u ğ u m u z u g ö zlü y o ru z, m u tlu y u m. B u 263
283 te m e l d a v ra n ış la r, ö ğ re tilm e y e 18 y a ş ın d a d a b aşla n s a, 34 y a ş ın d a d a b a ş la n s a y a r a r lı o lu r. O lu r a m a b iz b u n la r ı n iy e b a ş k a to p lu m la r g ib i ilk o k u ld a öğre tm e y e lim? Ö ğ re n c ile rim iz d e g e n e llik le y e tk in b ir b a ş a rı k a z a n m a d u y g u s u yok. B u d u y g u ilk o k u ld a n b a şlıy o r. D o lay ısıy la ilk o k u lu ço k ö n e m se d iğ im i, a m a o rta ö ğ re tim i de, y ü k s e k ö ğ re tim i d e ço k ö n e m se d iğ im i sö y lü y o ru m. A ra v e rm e k yok, y a ş a m b o y u s p o r g ib i y a ş a m b o y u eğ itim. (S p o ru d a k ü ç ü m s e d iğ im i d ü ş ü n m ey in, o d a çok g ü z e l b ir eğ itim. Y e te r k i n e is te d i ğ im izi b ile lim v e y a p m a y a b a ş la y a lım. H e p sin i ö n e m siy o ru m.) P ek iy i b ir in s a n h e p s in d e b ird e n o lu r m u? Z a te n b ir k o n u d a y e tk in le ş e b ile n b ir k işin in, b a ş k a b irç o k k o n u d a d a b a ş a rılı o la b ile c e ğ in i d ü ş ü n m e k te yim. Y e tişk in b ir k işi, is te d ik le rin i a ç ık la r v e b u y o l d a u ğ ra ş m a y a b a ş la r; e r g eç b a ş a r a c a k tır. İs te k le r i n in m a n tık lı o lm a d ığ ı o r ta y a ç ık a rs a, b u n u a n la y ıp y ö n te m in i d e ğ iştirip, b e n z e r d o ğ ru ltu d a, g e rç e k le ş tire b ile c e ğ i b a ş k a is te k le rd e b u lu n a c a k tır. B u n u n te rs i, h iç b ir şey y a p m a m a k tır k i b u k a d e r e in a n m a k d e m e k tir. «Ben y a p a m a m» d iy o r ç o ğ u n lu k, b o y n u n u b ü k ü p o tu ru y o r a ş a ğ ıy a... B u b ir a ile e ğ itim id ir, ilk o k u l e ğ itim id ir. B a şk a b ir so ru s a h ib in in y ö n e lttiğ i s o ru şu: «İyice d b n a tılm ış lise sa y ıs ı 20 y i g eçm ez. T em el a r a ç g e re ç y o k k e n b ilg is a y a ra g e ç ilir m i?» S o ru la rın d a so n d e re c e h a k lıd ırla r, e v e t öyle, a m a ş u n u d a e k le m e k istiy o ru m : «T ü rk iy e y o k su l b ir ü lk e d ir, o n u n iç in o lam az» d iy o r b irç o k ü s t y ö n e tic ile rim iz. B en b u n a in a n m ıy o ru m. B u n u n b ö y le o lm a d ığ ın ı b irç o k k ez y u r t iç in d e y a d a y u r t d ış ın d a k a tılm a f ır s a tı b u ld u ğ u m to p la n tıla rd a a n la d ım, ta n ık o ld u ğ u m o la y la r d a g ö rd ü m. 264
284 Ö rn e ğ in T ü rk iy e y o k su l, b u y ü z d e n h e r d o ğ a n 1000 ç o c u k ta n o rta la m a 150 si b ir y a ş m a g irm e d e n ö lü y o r, d o ğ u b ö lg esin d ey se o rta la m a 220 si ö lü y o r. B u n u n y o k s u llu k la h iç b ir ilg isi o lm a d ığ ın ı, u lu s la r a r a s ı b ir sa ğ lık ö rg ü tü n ü n y e tk ilis i d ö rt-b e ş y ıl ö n ce y a z d ığ ı b ir ra p o ru b a n a o k u y a r a k g ö ste rd i. T ü r k iy e d e in c e le m e y apm ış, T ü rk iy e n in ö le n b ir y a ş m a b a s m a m ış ço cu k o ran ı, B e n g a ld e ş in k i ile E tiy o p y a - n ın k i ile y a rışıy o r. (D oğal o la ra k, E tiy o p y a d a k i k u ra k lık n e d e n iy le a ç lığ a b a ğ lı so n k itle ö lü m le rin d e n söz etm iy o ru m.) O d ö n em d e T ü rk iy e n in k işi b a ş m a k a b a u lu s a l ü re tim i y ıllık 1300 d o la r, B e n g la d e ş le E tiy o p y a n m k iy se 80 ve 100 d o la r d ü z e y in d e. B u n a sıl o lu y o r efen d im? O lu y o r... Ç ü n k ü T ü rk le r, b ü y ü k ç o ğ u n lu k la, ço cu k ish al o lu rsa, m e le k le rin ş u v e r e ce ğ in i d ü ş ü n ü y o rla r, ç o c u ğ u n y a ş a m ın ı k u r ta r a c a k s u y u iç irm iy o rla r. P ek i ç o ğ u n lu k ilk o k u l o k u m u ş, şim d i h iç o lm a z sa ç o c u k la rın % 90 ı T ü rk iy e d e ilk o k u l o k u y o r, n e d e n böyle d ü ş ü n ü y o r T ü rk le r? H e rk e s ilk o k u l o k u y o r a m a, d u a la r a, m e le k le re f a la n y e n i d e n a ş ırı ilgi g ö ste rd ik p o litik a o la ra k, b ilim le b u iş, ik isi b irlik te y ü rü m ez. K a ra r v e rm e k g erek : L aik o la cağız, d e m e k ki o k u lla rım ız d a m e le k le rd e n vb. h iç sö z etm ey eceğ iz, ish a l o lm u ş ço cu k söz k o n u s u o ld u ğ u n d a, s u iç irm e k g erek, iç irm e d iğ im iz a n d a ilk ö n e m li is h a ld e ö lü r çocuk. B u n u T ü rk le r b ilm iy o r la r, h e p si o rta o k u ld a o k u s a la r, b u g id işle y in e b ilm e y e c e k le r, h ep si ü n iv e rs ite o k u s a la r d a b ilm e y e c e k le r. Ç ü n k ü biz, ö ğ re tilm esi g e re k e n i ö ğ re tm e k, ç a ğ d a ş in s a n la r y a r a tm a k için değil, eş-d o st a lış v e riş te g ö r s ü n d iy e eğ itim y a p ıy o r gibiyiz. B u g e riy e d ö n ü ş tü r, ç a ğ d a ş k a v r a m la r a sırtım ız ı d ö n m e k tir. İk in ci olay: T ü rk iy e, y o k su llu ğ u p e k söz k o n u s u o la m a y a c a k, o ld u k ç a g e lişk in v e o rta d ü z e y d e z e n 265
285 g in b ir ü lk e d iy e g ö rü lü y o r d ü n y a s ın ıfla n m a s ın d a... (Biz şim d i h ız la y o k s u lla ş m a k ta y ız, o d a b ir g erçek, a n c a k b u sü rm e y e c e k, T ü rk iy e to p a rla n ıp k o v a d ib in d ek i d eliğ i ek o n o m ik a ç ıd a n k a p a tm a y ı b a ş a r a c a k tır.) T ü rk iy e n in te le fo n sa y ısı ile te le v iz y o n sa y ısın ı k a rş ıla ş tırd ığ ın ız d a, te le v iz y o n say ısı, te le fo n s a y ıs ı n a g ö re k a t k a t d a h a b ü y ü k. D ü n y a n ın b ü tü n z e n g in ü lk e le rin d e te le fo n s a y ıs ın ın k a t k a t d a h a fa z la o ld u ğ u n u g ö rü y o ru z, b ü tü n y o k su l ü lk e le rd e d e öyle o ld u ğ u n u g ö rü y o ru z. D ü n y a ü z e rin d e te le fo n u s a v s a k la y ıp d a y a tırım ın ı y a ln ız c a te le v iz y o n a y a p a n b a ş k a ü lk e yok. D iy elim k i o rta o k u lu n so n s ın ıfın a y a d a lis e n in ik in c i s ın ıfın a n a s ıl b ilg is a y a r d e rs i v e rile c e ğ in i ö ğ r e n e n çok iyi b eş ö ğ re tm e n im iz y e tişti, o n la r ın b u lu n d u k la rı o k u lla ra m a k in e le ri d e k o y d u k. Ş im d i b u çok iyi y e tişm iş b eş ö ğ re tm e n i k a z a n d ığ ım ız için, o n la r eliy le d e 40 ö ğ re tm e n k a z a n a lım d iy e b ir p la n u y g u la y a c a ğ ız. T am b u s ır a d a o ö ğ re tm e n le ri b a ş k a b ir y e re a ta r s a k, y a d a b a ş k a d e rs v e rm e k ü z e re g ö re v le n d irirs e k, g id e re k m e s le k te n k o p m a la r ın a yol a ç a b ile c e k k o ş u lla rı h o ş g ö rü rse k, y a r ın işe sil b a ş ta n y e n id e n b a ş la m a k d u r u m u n d a k a lırız. B u k a r a m s a r s e n a ry o y a ş a n m a m ış d e ğ ild ir. O y sa b u iş b ir z in c irle m e ü re tim işid ir. P la n işid ir, ö n c e lik v e rm e işid ir. B azı d ö n em d e, D e v le tin p la n ı, to p lu m u n g e r e k se m e le ri öyle g ö s te rd iğ i iç in A h m e t B ey so n d e re c e k ritik b ir k işi o la b ilir, k e n d is in e çok ö n e m v e rilir, A h m e t g id e r M e h m e t g e lir d ö n m e z. Bu, y ö n e tim b ilim i n in b ir s o n u c u d u r, o k işi, y a ş a n a n k o ş u lla rd a ço k d e ğ e rlid ir. Ü s tü n e titr e n ir, o lu m lu k o ş u lla r y a r a tılır k i y a r ın A h m e t B ey 120 y e n i A h m e t B ey o lsu n. Y o k sa g e rç e k te n A h m e t B ey g id e r, M e h m e t B ey g e lir v e 20 yıl s ü re y le b ir ik in ci A h m e t B eyi b u la m a z s ın ız, ç ü n 266
286 k ü d e n iz d e b a lık a v la r g ib i p a z a r d a y e tiş k in in s a n b u lu n m a z. E m ek v e rip in s a n g ü c ü y e tiş tiriliy o r. B ir te k k o şu l b u d u r. R a s tla n tı s o n u c u a s la h iç k im se y e tişm ez. E ğ e r T ü rk to p lu m u n d a b ü y ü k a d a m la r y etiştiy se, T ü rk to p lu m u, b ü y ü k ö z le m le r iç in d e 200 yıl ç a ğ d a ş la ş m a sav a şım ı v e rd i d iy e d ir. B u y o ld a h a r c a n a n em ek, d ö n e m d ö n em çok y o ğ u n o lm u ş tu r. B u g ü n T ü rk iy e e n d ü strile şm e a tılım la rı y a p ıy o rs a, C u m h u riy e t d ö n em in d e çok k ö k lü s a ğ la m e n d ü s trile r b a ş la ta b ild iğ im iz için d ir. Ç ok k ö k lü s a ğ la m e n d ü s trile r. B u n la rı b o z d u ru p h a rc ıy o ru z, s o n u n d a y o k s u llu k ta n söz ed iy o ru z. G e n e l o la ra k a ra ç -g e re ç y o k lu ğ u g ö zlem in ize k a tılıy o ru m. D o lay ısıy la tü m o k u lla ra k ısa d ö n e m d e b ilg isay ar' la b o r a tu v a r la r ı sa ğ la y a m a y ız. Y a ln ız k o n u ş m a m d a b ir şey sö y led im ben, b u iş T ü rk iy e y e b ilg i s a y a r e n d ü s tris in in k u ru lm a s ı iç in d e b ir a r a ç o lu r d ed im. B u e n d ü s triy i h e r y e rd e k u lla n a b iliriz. Ö rn e ğ in b u bilgiyi, ra fin e rile rim iz i y a d a a lim in y u m te sisle rim iz i y a d a b a ra jla rım ız ı y ö n e tm e k iç in k u lla n a ca ğ ım ız için o ra d a k i v e rim a r tış ı b izi ç a ğ d a ş b ir ü l k e y a p a r v e o bu p a z a rın b ilg is a y a r s a tıc ıla rın a a ç ılm a s ın d a n d o ğ a c a k m ily a rla rc a T ü rk lira s ı d ü z e y in d e k i d ö v izin y u r t d ışın a g itm e si g ib i s o n u ç su z k a lm a z. A n c a k M illi E ğ itim B ak an lığ ım ız, b u iki işin b ir b ir i n e k a rış tırılm a m a s ı g e re k tiğ in i d ü ş ü n m e k te, h e m e n s a tın a lm a y o lu n a g itm e y i k a r a r la ş tır m ış d u ru m d a. S a y ın K a d ir O k çu, «Hazu* p ro g ra m la r, ö ğ re n c iy i h a z ır a k o n m a a lış k a n lığ ın a ite rse, b ö y lece ö ğ re n c ile r a r tık m a te m a tiğ e ilgi d u y m a z la r m ı» d iy e s o rd u la r. G ö rü ş ü m şu : T o p lam a, ç ık a rm a, ç a rp m a, b ö lm e y a d a b ir c e b irse l d en k lem i s a tır s a tır çö zm eye ç a lış m a d a k i y a lın ve h ep a y n ı o lan k u r a lla r ı u y g u la m a, b u n 267
287 la rı y a p a n ö ğ re n c in in m a te m a tik b ilg is in in ö zü y le p e k de ilg ili değil. Ö ğ re n ci, b u işle m le ri b a ş a r ıy la y a p tı d iy e o n a lıy o rsa, b u iyi m a te m a tik ö ğ re n d i a n la m ın a g e lir m i, k u ş k u lu y u m. E ğ e r b ilg is a y a r v a r s a b u t ü r a n g a r y a iş le rin tü m ü, o ld u ğ u gibi, b ilg is a y a r a g id iy o r, y a n i y ü zlerce, ç a rp m a, b ö lm e, to p la m a, k a r e - k ö k a lm a işle m in i m a k in e y a p ıy o r, b u iş le m le r u n u tu lu y o r, h ak lısın ız ; a m a h a n g i t ü r s o ru n u n y a n ıtın ı b u lm a k için h a n g i t ü r d e n k le m k u r m a n ın g e re k li old u ğ u tü r ü n d e s o r u n la r a ğ ırlık k a z a n ıy o r, y a n i işin ö zü n e in iliy o r. H iç b ir ö ğ re n c i, b ilg is a y a r y a p tığ ı için k o la y o la n işi, to p la m a, ç a r p m a b ö lm e y i a r t a r d a y a p a r a k p u a n a lm a o la n a ğ ın a a r tık s a h ip d eğ il. B u t ü r işin d e ğ e ri a r tık s ıfır o lu y o r. T ıp k ı ü n iv e rs ite sır a s ın d a o k u y a n b ir ö ğ re n c in in o k u m a -y a z m a b ild iğ i için p u a n a lm a d ığ ı g ib i e s k id e n b e c e ri s a y ıla n b i r t a k ım işler, a r tık d e ğ e rli o lm a k ta n çık ıy o r. Ö rn e ğ in İs ta n b u l u n fe th i k a ç y ılın d a o ld u? Bu b ilg i ö n em li o l m a k ta n çık ıy o r; ö ğ re n c in in e lin d e b ilg is a y a r v a r, a n sik lo p ed i v a r. Y a n ıtı b u lm a k ço k k olay. Ş im d i so ru s o ru n b a k a lım ö ğ re n c iy e, g e rç e k b ir t a r ih so ru su! O z a m a n t a r ih ö ğ re n m e y e b a ş lıy o r ö ğ re n ci, iliş k ile ri b u lu y o r. Ö rn e ğ in o rta ç a ğ ın k a p a n m a s ın ın İs ta n b u l u n fe th iy le m i e n çok ilg isi v a r, y o k sa b a s k ı m a k in e s in in b u lu n m a s ıy la m ı, y o k s a u lu s a l d ille rin d e v le t d ili o lm a y a b a ş la m a s ıy la m ı? T a rih s o ru la r ı g e rç e k te n ta r ih le ilg ili o lm a y a b a şlıy o r; o la y la r ın h a n g i ta r ih te o ld u ğ u z a te n k ip la r d a y a z ıy o rd u. D o lay ısıy la b u iş ö ğ re n c iy i te m b e lliğ e itm iy o r, te r s i n e iş z e n g in le şm e si, iç e rik z e n g in le şm e si s a ğ la n ıy o r. B a şk a b ir d ey işle d a h a zor, k a rm a ş ık, y a n ıtı te k sö z cü k le sö y le n e m e y e c e k tü r d e n s o ru n la r, a r tık s o ru n s a y ılm a y a b a şlıy o r. Ö ğ re n c i d a h a ilk o k u lu n b eşin c i s ın ıfın d a ik e n b izd e lise so n s ın ıf ö ğ re n c is in e s o rm a 268
288 y a k o rk tu ğ u m u z s o ru la r a y a n ıt b u lu y o r. M a te m a tik te d e öyle. Y ü k se k ö ğ re tim d e h a n g i d e n k le m in h a n g i tü r titre ş im i b e lirte b ild iğ in i, k im y a d a, h a n g i te rm o d in a m ik s o ru n u n u n n için h a n g i t ü r d ife ra n s iy e l d e n k le m in çö züm ü y le b irlik te o rta y a k o n m u ş o ld u ğ u n u, ik i o lay a r a s ın d a k i b a ğ la n tın ın m a n tığ ın ı g ö rü y o r. B izim eğ itim o rta m ım ız d a s a n ıy o ru m h iç h iç b ir fizik ö ğ re n cisi, te rm o d in a m iğ in ik in ci y a s a s ın ın y a d a b a ş k a b ir y a s a n ın g e rç e k d ü n y a d a n e y e k a r ş ı g e ld iğ in i, b u y a s a y ı b ö y le dey im le m e n in n e a m a ç g ü ttü ğ ü n ü sö y ley em e z size. Ç ü n k ü z o rd u r. A m a b u t ü r ilişk ile ri a n la m a y a n b ir ö ğ ren ci d e fiz ik ö ğ re n m e m iş d e m e k tir. Ö zetle, s o ru n la rım ız zengin le şiy o r, a n la y ış d ü z e y im iz i d e ğ iştiriy o ru z, b a ş k a tü r, d a h a g ü ç s o r u n la r la u ğ r a ş a n to p lu m o lm a y o lu n d a a d ım a tıy o ru z b ilg is a y a r k u lla n m a k la. H iç d e te m b e l o lm u y o ru z, t e r s in e iyice ç a lış k a n o lu y o ru z, ç ü n k ü s ıra d a n, k o lay f a k a t z a m a n alıcı h e s a p la rı b ilg is a y a ra y a p tırıp, so r u n l a r ın ö z ü n ü k a v r a m a y a ç a lışıy o ru z. D o ğ al o la ra k, belli b ir y ö n te m izlem ed en, y a ln ız c a e ğ le n m e k ve o y u n o y n a m a k ü z e re ev b ilg is a y a rı d e n ile n d o n a n ım la r ü z e rin d e n e d en li u ğ ra ş v e rse k, k e n d iliğ in d e n b u o lu m lu s o n u ç la ra v a rm a m ız b e k len m e z. Y ö n te m g e re k, k ıla v u z g erek, ö ğ re tm e n g e re k. B ir ö ğ re tim k o n u s u ve ö ğ re tim a ra c ı o la ra k b ilg is a y a rı d o ğ ru y o ru m la m a k g erek. T e ş e k k ü r ed erim. B A ŞK A N Biz de S a y ın K ö k sa l a te ş e k k ü r e d i y o ru z. S a y ın K o n u k la r ta r tış m a la r d a b itm iş tir 25 d a k i k a lık b ir a r a d a n s o n ra P a n e lim iz b a ş la y a c a k tır. 269
289
290 PANEL, : II Ortaöğretimimiz Nasıl Olmalıdır? P a n e l Ü y e le ri : P ro f D r. R ü ş tü Y Ü C E (B a şk a n ), P ro f. Dr. S ü le y m a n Ç e tin Ö ZO Ğ LU P ro f. D r. Ö z er O ZA N K A Y A Doç. D r. G alip K A R A G Ö Z O Ğ L U D r. İlh a n ÖZDİL
291
292 PROF. DR. RÜŞTÜ YÜCE (B A ŞK A N ) S e k iz in ci E ğ itim T o p la n tısın ın so n ç a lış m a s ın ı a ç ıy o ru z. P a n e l ü y e le rin i d a v e t etm e k istiy o ru m. P ro f. D r. M etin A nd(*) h e n ü z gelm edi, d o la y ıs ıy la b e k liy o ru z, b eş o n d a k ik a iç e risin d e g e le c e k le rin i u m u y o ru z. İk in ci p a n e l ü y em iz, E sk i TED B ilim K u ru lu B a ş k a n ı P ro f. D r. S ü le y m a n Ç e tin Ö zoğlu, ü ç ü n c ü ü y e m iz P ro f. D r. Ö z er O z a n k a y a, d ö rd ü n c ü k o n u ş m a c ım ız Doç. D r. G a lip K a ra g ö z o ğ lu ve son k o n u şm a c ım ız M illî E ğ itim B a k a n lığ ı E ski M ü ste şa rı Dr. İlh a n Ö zdil, b u y u ru n u z efen d im. İlk sözü Doç. Dr. G alip istiy o ru m. K a ra g ö z o ğ lu n a v e rm e k K o n u m u z, «O rta ö ğ retim im iz N a sıl O lm alıd ır?». B u g ü n e k a d a r y a p ıla n ç a lış m a la rd a, s o r u n la r t a r t ı şıldı. Bu p a n e ld e ise d a h a z iy a d e s o r u n la r ın ö te sin d e ö n e rile r ü re tile c e k, p a n e ld e k i d e n e y im sa h ib i e ğ itim c ile rim iz v e bilim a d a m la rım ız d ü n y a p ıla n, b u g ü n s a b a h y a p ıla n k o n u ş m a la rın ışığ ın d a, ü m it ed iy o ru z ki o rta ö ğ re tim im iz e yön v e re c e k, o rta ö ğ re tim im iz i c a n la n d ıra c a k, isted iğ im iz d ü z e y e g e tire c e k ö n e rile ri siz le re a rz ed e b ile c e k le rd ir. B u y u ru n S ay m K arag ö zo ğ lu. (*) Prof. Dr. Metin And, beklenmesine rağmen gelmediği için, konuşması bu kitapta yer alm am ıştır. 273
293 DOÇ. DR. G ALİP K A R A G Ö ZO Ğ LU S a y m B aş k an, d e ğ e rli eğ itim c i a r k a d a ş la rım ız, d e ğ e rli k o n u k lar-, E lim d e o lm a y a n n e d e n le rle s ır a d a ö n celiğ i a lm a k z o ru n d a k a ld ım, e sa se n b u g ü n şu s a a tle rd e y o ld a olm a m g e re k iy o rd u, a m a s iz le rd e n a y rılm a k is te m e dim, d o la y ıs ıy la b ira z d a h a g eç y o la ç ık a r a k h e r iki g ö re v im i d e b ir a r a d a y ü rü tm e k istiy o ru m. İz n in iz o lu rs a b a ş k a b ir a ç ık la m a y a p m a k zo ru n d a y ım. B en d en iz b u r a d a g ö rü ş le rim i a ç ık la rk e n h a le n g ö re v li o ld u ğ u m TÜ B İT A K ın re s m i g ö rü ş le rin i y a n s ıta c a k d eğ ilim, b u k o n u d a y e tk im yok. S a d e c e esk i b ir eğ itim c i o la ra k v e a r a n ız d a h iz m e t v e rm iş b ir a rk a d a ş m ız o la ra k in a n d ık la rım ı, d ü ş ü n d ü k le rim i s iz le re n a k le tm e y e ç a lışa c a ğ ım. O rta ö ğ re tim im iz n a s ıl o lm a lıd ır, g e le c e k te o r t a ö ğ re tim im iz i n a s ıl p la n la m a lıy ız d iy e d ü ş ü n d ü ğ ü m ü z d e b e lk i b u n u g ü n le rc e, h a f ta la r c a ta rtış m a m ız m ü m k ü n ve o rta ö ğ re tim siste m im iz i b ir g e n e l g ö rü n ü ş iç e risin d e ele ald ığ ım ız z a m a n tıp k ı d e v e h ik â y e s in d e o ld u ğ u g ib i n e re m d o ğ ru k i d iy eb iliriz. B u b a k ım d a n iz n in iz o lu rs a h a lih a z ır d a k i siste m i e le ş tirm e k y e rin e b u siste m d e g ö rm ü ş o ld u ğ u m u z b a z ı n o k ta la r ı siz le re s u n m a k v e b u p ro b le m le rin g id e rilm e s i için k ıs a y o ld a n n e le r y a p ılm a s ı g e re k ir, b u k o n u d a k i g ö rü ş le rim i siz le re s u n m a k istiy o ru m. O rta ö ğ re tim k a d e m e m iz d e k i p ro b le m le ri ele a l d ığ ım ız d a çok çeşitli ö ğ re tim p ro g r a m la r ın ın h a le n s iste m im iz in iç e risin d e v a r o ld u ğ u n u g ö rü y o ru z. Bu p ro g r a m la r ın tü m ü n ü İn c e le d iğ im iz d e te k a m a c a y ö n e lik p ro g r a m la r b iç im in i a ld ığ ı b ir g e rç e k tir. Bu n e d e n le d ir k i eğ itim s is te m im iz in tü m ü n ü n ü-niver- 274
294 sitey e, ü n iv e rs ite g irişe ö ğ re n c i h a z ır la y a n b ir siste m o ld u ğ u n u a ç ık lık la sö y ley eb ilirim. D a h a ilk o k u l b i rin c i s ın ıfa b a şla m ış o lan ç o c u ğ u n a n n e s i v e b a b a s ı 11 yıl s o n ra ço c u ğ u n u n ü n iv e rs ite y e g irip, g ire m e y e ceği e n d işe si İç e risin d e d ir. K a m u n u n b u iste ğ in e u y g u n o la ra k d a eğitim siste m im iz d e ö z e llik le o rta ö ğ re tim k a d e m e sin d e tü m p ro g r a m la rın ü n iv e rs ite g i riş e ö ğ re n c i h a z ırla y a n p ro g r a m la r o ld u ğ u b e lirg in b ir ö z e llik tir. Lise, g en e l lise p ro g ra m la rım ız te k n ik lise le r, ve m eslek liseleri, kız m e sle k liseleri, im a m h a tip liseleri ve ö ğ re tm e n lis e le rin in p ro g r a m la rın ı g ö z d e n g e ç irirse k h e p sin in b u g ü n iç in o rta k ö zelliğ in in ü n iv e rs ite y e ö ğ ren ci h a z ır la m a n ın ö te sin d e p e k b ü y ü k b ir işlevi o ld u ğ u n u sö y le m e m iz m ü m k ü n d e ğ ild ir. O h a ld e b u k a d a r çok ç e şitli b in a d a b u k a d a r ço k k o m p a rtm a n la ra a y rılm ış p ro g r a m la rı a y rı a y rı b in a la rd a, a y rı a y rı ö ğ re tm e n g ru p la r ı ile u y g u la m a k y e rin e n ed e n a y n ı b in a n ın iç e risin d e çe şitli p ro g r a m la rı u y g u la y a n b ir o rta ö ğ re tim siste m in e g itm iy o ru z?.. Ü z e rin d e d u rm a k is te d iğ im ik in c i k o n u, ö ğ re t m e n y e tiş tirm e s o ru n u m u z d u r. B en d en iz o ta lih li k i ş ile rd e n b iriy im ki eski ö ğ re tm e n o k u lla rın d a n y e tiş m e im k â n ın ı elde ettim. B u g ü n b u m e sleğ e e ğ e r g ö n ü l v e rm iş isek, o o k u lla rd a a lm ış o ld u ğ u m u z s o m u t b ilg ile rd e n çok bu o k u lu n ve ö ğ re tm e n le rim iz in b ize k a z a n d ırm ış o ld u ğ u d a v ra n ış la rd ır. O h a ld e m a d e m ki ö ğ re tm e n lik d a v ra n ış k a z a n d ır a n b ir m e sle k tir, ö ğ re n c ile re d e b u n u n n a sıl k a z a n d ırıla c a ğ ın ı ö ğ re te n b ir m e sle k o lm ası g e re k ir. Ü n iv e rs ite d e 300 k işilik s ın ıfla rd a b ir k işiy e fizik ve m a te m a tik ö ğ re tm e k v e y a k im y a v e c o ğ ra fy a ö ğ re tm e k le ö ğ re tm e n lik f o r m a s y o n u n u n ta m o la ra k a lın d ığ ın ı sö y ley em ey iz. İyi b ir m a te m a tik ç i y e tiştire b ilirse n iz, iyi b ir k im y a c ı d a 275
295 y e tiş tirirsin iz a y n ı siste m d e. F a k a t iyi b ir ö ğ re tm e n, d a h a d o ğ ru s u o a tm o s fe rin iç e risin d e y e tişm iş o d a v ra n ış ı b e n im se m iş b u m e s le ğ e g ö n ü l v e rm iş ö ğ re t m e n i y e tiş tirm e n iz m ü m k ü n d e ğ ild ir. B u n u n u y g u la m a d a k i ö rn e k le rin i h a le n g ö rm e m iz m ü m k ü n. D a h a ö n ceki s is te m le rd e d e d a h a ö n ceki u y g u la m a la r d a d a lise d e n itib a re n ö ğ re tm e n y e tiş tir e n k u r u lu ş la r d a n g elip d e ö ğ re tm e n lik m e s le ğ in e k a tılm ış o la n la rın m e sle k te k a lış y ü z d e le ri a r a s ın d a b ü y ü k fa r k lılık la r g ö rü lm e k te d ir. O h a ld e ö ğ re tm e n y e tiş tirm e y i ü n iv e rs ite k a d e m e s in d e ele a lm a k m ü m k ü n d ü r, ü n i v e rsite y a s a s ı iç e risin d e ele a lm a k m ü m k ü n d ü r; a m a b ir fizik çi, b ir k im y a c ı y e tiş tir m e n in y a n ın d a iyi b ir fiz ik ö ğ re tm e n i y e tiş tirm e n in fo rm a s y o n u ve u y g u la m a s ı çok fa rk lı o lm a sı g e r e k e n b ir o la y d ır. B u b a k ım d a n, ö ğ re tm e n y e tiş tir m e p ro g r a m ın ın Y Ö K ç e r ç e v e sin d e ele a lın m a s ı m ü m k ü n a m a b u n u n iç e ris in d e ö ğ re tm e n y e tiş tirm e p ro g r a m la rın ın a y rı b ir iç e riğ e s a h ip o lm ası ve b u s is te m iç e risin d e ö ğ re tm e n e g e re k li d a v r a n ış la rı k a z a n d ır a c a k b ir ö ğ re tim p r o g r a m ın ın izlen m esi ş a r ttır k a n ıs ın d a y ım. D ik k a tin iz i ç e k m e k is te d iğ im ü ç ü n c ü so ru n, d a h a d o ğ ru s u çö zü m için b ir ö n e ri g e tirm e k isted iğ im iz so ru n, y a b a n c ı dil s o ru n u d u r. Y a p m ış o ld u ğ u m u z b ir k ü ç ü k in c e le m e s o n u c u n d a o r ta y a ç ık m ış tır ki ü ç yıl o rta o k u l, ü ç y ıl d a lise o lm a k ü z e re h e r h a n g i b ir y a b a n c ı d ili o rta ö ğ re tim s is te m in d e ö ğ re n e n ö ğ re n c ile rim iz h e r h a n g i b ir g ü n lü k k o n u ş m a y ı iki c ü m le n in ö te s in e % 79 u g ö tü re m e m e k te d ir. Y a n i tu r is tin b irisi k e n d is in e b ir yol s o rd u ğ u z a m a n y o lu b ile ta r if e d e m e m e k te d ir. Ö ğ re n m iş o ld u ğ u k a lıp la rı k u lla n m a im k â n ı y o k tu r. O h a ld e a ltı y ıl s ü re ile v e rm iş o ld u ğ u n u z b u y a b a n c ı d il e ğ itim in in s o n u n d a eld e etm iş o l d u ğ u n u z ü r ü n ü g ö zd e n g e ç ire c e k o lu rsa n ız, h e m d e v 276
296 le tin p a r a s ın a h em de h a rc a m ış o ld u ğ u n u z in s a n g ü c ü n e y a z ık tır d em em iz m ü m k ü n. H a tta d ü n b ir k o n u şm a c ım ız ın a ç ık ç a b e lirttiğ i ü z e re, A n a d o lu L isele rin d e n m e z u n o lan ö ğ re n c ile rim iz in b ile ü n iv e rs ite ye g iriş te n s o n ra h a z ırlık s ın a v la rın d a m u a fiy e t d a h a d o ğ ru s u y a b a n c ı dil y e te rliğ in i g e ç e m e d ik le ri için te k r a r h a z ırlık sın ıfın ı o k u m a k z o ru n d a k a ld ık la rı b ilin e n b ir o lay d ır. B ir b a ş k a ö rn e k d a h a v e rm e k istiy o ru m. L iseyi b itird iğ i h a ld e h e rh a n g i b ir y e rd e iş is te y e n lise m e z u n la r ın ın y a b a n c ı d ild e g ö ste rm iş o ld u k la rı b a ş a rı k o lejler; y a n i A n a d o lu L iseleri h a r iç d iğ e rle rin in g ö s te rm iş o ld u ğ u b a ş a rı % 17 n in a ltın d a d ır. Y a n i 100 s o ru lu k b ir te s tte a n c a k 17 s o ru y u c e v a p la n d ırm a k ta d ır b u ö ğ re n c ile r. O h a ld e y a b a n c ı d il ö ğ re n im in i b ir u y g u la m a o la ra k y ü rü tm e k is tiy o rs a k h a f ta d a ü ç sa a tlik, h a f ta d a d ö rt s a a tlik ve la b o ra tu v a rs ız, s a d e ce ö ğ re n c ile rin z a m a n la rın ı h a r c a y a n b ir ö ğ re tim sis te m in d e n çok, o n la ra y o ğ u n y a b a n c ı d il ö ğ re te c e k b ir s is te m in o rta ö ğ re tim siste m im iz e g irm e s in d e b ü y ü k y a r a r v a rd ır. B u n u n B a tıd a u y g u la m a la r ı açık ve se ç ik o la ra k g ö rü lm e k te d ir. K ısa c a y a te k sifi o la r a k d ö rt b eş a y lık b ir s ü re iç e risin d e ö ğ re n c iy e b azı te m e l k a v r a m la rı v e rd ik te n s o n ra ö ğ re tim b o y u n c a y a b a n c ı d il ö ğ re tim in e d e v a m ed e cek sin iz, y o k s a h a f ta d a ü ç s a a tlik b ir ö ğ re n im ile b irin c i y ılın s o n u n d a ç o c u ğ u h iç b ir şey ö ğ re n m e d iğ in i g ö rd ü ğ ü n ü z d e y a p m ış o ld u ğ u n u z m a s ra fın b o şa g itm e si d e k a ç ın ılm a z d ır. B u b a k ım d a n y a b a n c ı d il e ğ itim im iz in h e r şe y d e n önce g ö zd e n g eçirilip b e d e n eğ itim i, re s im d e r s leri g ib i g ü n lü k u y g u la m a la r iç e risin d e b ir iki s a a tte g e ç iş tirile c e k b ir d e rs o lm a k ta n ç ık a rılıp ço c u ğ a b iz z a t ö ğ re n m iş o ld u ğ u n u k u lla n m a b e c e ris i v e re n b ir p ro g ra m ç e rç e v e sin d e u y g u la m a y a g eçilm e si y a r a r 277
297 lıd ır. V u rg u la m a k is te d iğ im b ir d iğ e r k o n u, h a le n o rta ö ğ re tim siste m im iz d e te k n ik lis e le r de d a h il olm a k ü z e re iki b in e y a k ın lise m iz d e fe n e ğ itim i k o n u s u n d a o rta y a çık m ış o la n d u r u m a b ir a n ö n ce çö zü m g e tirilm e s i g e re ğ id ir. B u g ü n, d ü n k ü k o n u ş m a c ıla rın d a b e lirttik le ri ü z e re T Ü B İT A K ın d e ste ğ i ile o rta ö ğ re tim siste m im iz d e m o d e m fe n p ro g r a m la rın ın u y g u la m a s ı b a ş la tılm ış ve b u g ü n e k a d a r g e tirilm iş tir. A n c a k 1979 y ılın d a n b u t a r a f a fe n p ro g r a m la r ın ın u y g u la m a s ı ile ilgili o la ra k T Ü B İTA K la M illi E ğ i tim B a k a n lığ ı a r a s ın d a h e r h a n g i b ir iş b irliğ i b u lu n m a m a k ta d ır. B u g ü n k ü u y g u la m a y a g ö re ik i b in lise d e n 800 ü n d e m o d e rn fe n p ro g r a m la rı u y g u la n m a y a d e v a m e d ilm e k te d ir. A n c a k b u lis e le rd e n b ir k ıs m ın d a m a te m a tik, fizik, k im y a, b ü y ü k b ir k ıs m ın d a ise sa d e c e m o d e rn m a te m a tik, d a h a d o ğ ru s u b u g ü n k ü lise m a te m a tik p ro g r a m ın ın u y g u la n m a s ın a d e v a m e d ilm e k te d ir. F en p ro g r a m la r ın ın g e n e l b ir d e ğ e rle n d irm e s i y a p ılm ış v e b u d e ğ e rle n d irm e s o n u c u n d a u y g u la n m a k ta o la n p r o g r a m la r ın m u h a k k a k b ir y e n i d ü z e n le m e d e n g e ç irilm e s i T Ü B İT A K ın y a p m ış o ld u ğ u a r a ş tır m a s o n u c u n d a o r ta y a ç ık m ıştır. TÜ B İT A K ın b u g ö rü ş ü M illi E ğ itim B a k a n lığ ın a 1979 y ılın d a b ild irilm iştir y ılın d a b e n d e n iz M illi E ğ i tim B a k a n lığ ın d a t e k r a r g ö re v y a p a r k e n b u k o n u y a eğ ilm e k iste d ik ve o z a m a n ç a lış m a la rı b a ş la tm a k v e o g ü n d e n b u t a r a f a d ö rt y ıllık b ir s ü re iç e risin d e h a len lise le rim iz d e o b ıra k m ış o ld u ğ u m u z n o k ta d a n ö te y e fe n p ro g r a m la rı ile ilg ili h e r h a n g i b ir g iriş im d e b u lu n u lm a d ığ ın ı g ö rm e k te y iz. T a b ii b u b ir n o k ta d a, g e re k ö ğ re tm e n le rin n a k ille ri, g e re k s e ö ğ re t m e n le rin h iz m e t v e rd ik le ri o k u l tü r le r i b a k ım ın d a n, g e re k s e ö ğ re n c ile rin ço k ç e şitli p r o g r a m la r d a n fe n p ro g r a m la rı ile ilgili o la r a k sö y lü y o ru m, m e z u n o l 278
298 m u ş o lm aları, ü n iv e rsite y e g iriş s ın a v la rın d a b ile b ir ik ilik y a ra tm a k ta d ır. B iliy o rsu n u z ü n iv e rs ite g iriş s ın a v la rın d a fe n p ro g ra m ın d a n g e le n ö ğ re n c ile rin s o ru la rı a y rıd ır, k lasik fe n p ro g r a m ın d a n g e le n öğre n c ile rin s o ru la rı a y rıd ır. B u ik iliğ in b ir a n ö n ce o r ta d a n k ald ırıla b ilm e si iç in o rta ö ğ re tim sis te m im iz d e u y g u la n m a k ta o lan fe n p ro g r a m la rın ın b ü tü n le ş tirile re k u y g u la m a y a k o n u lm a s ı k a ç ın ılm a z b ir s o n u ç tu r. Bu b a k ım d a n M illi E ğ itim B a k a n lığ ın ın h iç v a k it g e ç irm e d e n TÜBİTAK ile işb irliğ i y a p m a s ın ı ö n e riy o ru z. O h a ld e y a p a c a ğ ım ız iş h e r ş e y d e n ö n ce o rta ö ğ re tim sistem im izd e a r a ş tır m a y a ö n e m v e rm e k olac e k tır. B u g ü n o rta ö ğ re tim siste m im iz d e a r a ş tır m a fa a liy e tle rin in v a r o ld u ğ u n u sö y ley em ey iz. Ö ğ re n c i a k ışı h a n g i y ö n e gidiyor, n e k a d a r ö ğ re tm e n e h a n g i a la n d a ih tiy acım ız v ar, ö ğ re tm e n le rim iz in k a lite s i v e s a y ısa l n ite lik le ri n ed ir?.. B u n la r h a k k ın d a h e r h a n g i b ir b ilg im iz yok. D iğ er ta r a f ta n, e ğ itim in k a lite s in i o rta y a k o y a c a k h e rh a n g i b ir a r a ş tır m a n ın b u g ü n için y ü rü tü ld ü ğ ü n ü sö ylem em iz d e m ü m k ü n değil. TÜ B İ T A K ın b u k o n u d a k i d e ste k p ro g r a m la rı m a a le s e f k u lla n ılm a d a n b ir s o n ra k i y ıla d e v re d ilm e k te d ir ve b iz b ek liy o ru z ki eğitim ci a r k a d a ş la r ım ız g elip TÜ B İ T A K ın k a p ısın ı ç a lsın la r, a r a ş tır m a için d e s te k is te s in le r v e o rta e ğ itim im izin ç e şitli s o r u n la r ın a ışık tu ta c a k a r a ş tır m a la r y ü rü tm e k im k â n ın ı b u ls u n la r. T a b ia tıy la h e r şey d en ev v el M illi E ğ itim B a k a n lığ ı n ın b u tü r ç a lış m a la ra ih tiy a ç d u y m a s ı e n ö n d e g e le n ş a r tla r d a n b irisid ir. Bu b a k ım d a n ö n c e lik le b ir m a k ro p la n h a z ırla m a k z o ru n d a y ız. E ğ e r b ir p a lto d i k ecek sek, b u p a lto n u n n a sıl o la c a ğ ın ı ö n c e d e n o r t a y a k o y m a k zo ru n d ay ız. P a lto n u n k o lu n u b ir a y yen ilem ey e, ö b ü r k o lu n u d a ö b ü r a y y e n ile m e y e ç a lı 279
299 ş a c a k o lu rs a k a r a d a n b ir b eş a ltı a y g e ç tik te n s o n ra o n u n p a lto lu k ta n ç ık m a sı m ü m k ü n d ü r. O rta ö ğ re tim siste m im iz d e d eğ il, tü m eğ itim s iste m im iz d e k i u y g u la m a la rım ız d a g e n e llik le b ö y le o lm a k ta d ır. Y ö n e tim d e ğ iş ir d eğ işm ez g e le n kişi, g ö rm ü ş o ld u ğ u h e r h a n g i b ir a k s a k lığ ı o g en e l p la n iç e risin d e değil, b ü tü n ü n k ü ç ü k b ir b ö lü m ü n ü d ü z e ltm e y e g itm e k te d ir. O d ü z e ltile n b ö lü m d e b ü tü n ü n iç e risin d e k a y b o ld u ğ u için s is te m b irb irin d e n k o p u k v e b ü tü n lü k a rz e tm e y e n b ir g ö rü n ü m iç e risin e g irm e k te d ir, b u b a k ım d a n b e n im k ıs a c a ö n e rm e k iste d iğ im şu : T ü rk eğ itim s iste m in i d ü z e n le m e k le y ü k ü m lü o la n k işile r, h e r şe y d e n ö n ce T ü rk e ğ itim siste m in i n a s ıl d ü z e n le y e c e k le rin i b ü y ü k b ir m a k ro p la n a b a ğ la m a k z o r u n d a d ırla r. İk in cisi d e b u m a k ro p la n ın ışığı ç e rç e v e sin d e o r ta y a k o y a c a ğ ı h e d e fle r ç e rç e v e s in d e b irç o k k ü ç ü k u y g u la m a p la n ı ki m ik ro se v iy e d e ç a lış m a la rın n a s ıl y a p ıla c a ğ ın ı b e lirte n m ik ro p la n la r a d o ğ ru g id ilm e k s u re tiy le o rta ö ğ re tim im iz e b ir sa ğ lık h a t t a T ü rk e ğ itim sis te m in in tü m ü n e b ir sa ğ lık k a z a n d ırm a m ız m ü m k ü n o la c a k tır. Ç ok te ş e k k ü r ed erim. B A ŞK A N Ç ok te ş e k k ü r e d e riz S a y m K a ra g ö z - o ğ lu n a. E fe n d im, n o rm a l s ıra y a g e ç iy o ru m v e sö zü T ü rk E ğ itim D e rn e ğ i B ilim K u ru lu e sk i B a şk a n ı P ro fe sö r D o k to r S ü le y m a n Ç e tin ö z o ğ lu n a v e riy o ru m. B u y u ru n efen d im. PRO F. DR. SÜ LEY M A N Ç ETİN Ö ZO Ğ LU T e ş e k k ü r e d e rim S a y ın B aşk an. 280
300 O rta ö ğ re tim n asıl o lm a lıd ır? k o n u s u n d a b e n k e n di a d ım a k o n u şacağ ım. B iraz fa rk lı b ir d ü n y a d a h is sed e rek, O rta ö ğ re tim k o n u s u n d a sö y le y e c e k le rim b ir h a y a l â le m in in ö zellik lerin i ta ş ıy a b ilir. Ş im d id e n o n u n için siz le rd e n ö zü r d iliy o ru m. S o ru ilg in ç, O r ta ö ğ re tim N a sıl O lm alıd ır? B ilm iy o ru m. B ilen v a r s a sö y lesin. A m a «O rta eğ itim N a sıl O lm alıd ır?» d iy e b ir iki şey sö y lem ek istiy o ru m. K u şk u su z O rta ö ğ re tim n a sıl o lm a lıd ır? so ru s u n a h e m e n h e m e n h e rk e s, h a t ta şu a n d a O rta ö ğ re tim i y ü r ü te n le r b ile «b u g ü n k ü g ib i o lm am alıd ır» d iy e c e k le rd ir. O rta ö ğ re tim in n a sıl o lm ası k o n u s u n d a b ilm iy o ru m d e r k e n ş u n u sö y lem ek istedim : S ın ıfta ö ğ re tim o la ra k n e o lu y o r, n a sıl o lu y o r? b ilm iy o ru m ki d a h a iy isin i ö n e re b ile y im. A m a siste m d e n e le r o lu y o r v ey a o lm u y o r o n la rı g ö zley e b iliy o ru z, a ra ş tıra b iliy o ru z, o n la r a ilişk in b azı f ik ir le rim iz v ar. B en o n la ra d a y a n a r a k g ö rü ş le rim i a ç ık la m a k istiy o ru m. Ö yleyse şö y le ö z e tle m e k te y a r a r v ar: Ö ğ re tm e n in sın ıfta y a p a c a ğ ı iş le rin n a s ıl o la c a ğ ın ı b e n sö y ley ecek d u ru m d a d eğ ilim. A m a siste m in, ö ğ re tm e n in d e b ir ü y esi o ld u ğ u b u siste m in, n a s ıl olm ası y ö n ü n d e b e lirlem e y a p m a k ve b ir ş e y le r sö y lem ek g e re k ir. O rta e ğ itim siste m im izin m e m n u n o lm a y a n la rı çok, sis te m in y ü rü te n le ri de z a m a n z a m a n b u n d a n şik â y e tç i. İlg ililer, y e tk ile ri ç e rç e v e sin d e, y e te n e k le ri çerç e v e sin d e, g ü ç le ri ç e rç e v e sin d e v e g ö rü ş le rin e g ö re b irç o k a tılım la ra g irişm işle r. Y e tk ili o la ra k, a r a ş tırıc ı o la ra k, b ü ro k r a t o la ra k, b ir p o litik a a d a m ı o la ra k. B u g irişim le rin h ep sin e d e «reform» d e m işle r. B en o n la r a «biçim lendirm e» d e m e k istiy o ru m, «yenid e n b içim le n d irm e» d em ek istiy o ru m. Ç ü n k ü b u n la r, ö zd en y o k s u n g irişim le r özelliğ in i ta ş ıy o r b a n a göre. Bu g irişim le r, z a m a n - z a m a n çok sın ırlı, z a m a n - z a 281
301 m a n y an lı, k a p s a m d a n u z a k o lm u ş. B u n la rın tip ik b ir ö zelliğ i d e y a ln ız s ın ıf g eçm e ve d e ğ e rle n d irm e işlem v e y ö n e tm e lik le rin e, d isip lin y ö n e tm e lik le rin e, ö ğ re tm e n a ta m a ve n a k il y ö n e tm e lik le rin e y ö n elik y e n id e n d ü z e n le m e le r o lm u ş. B u n u p o litik a c ıla r y a p m ış, eğ itim u z m a n la rı y a p m ış, b a ş k a g ü ç le r y a p m ış a m a h e p si d e k e n d i g e re k ç e le ri, g ö rü ş le ri ç e rç e v e s in d e y ap m ış. B a z ıla rın ı d a -bilim e d a y a lı o la r a k y a p tık la rın ı id d ia e tm işle r k i iş te e n ü z ü c ü s ü d e b u. Bu a r a d a 1960 la r d a ü lk e m iz d e e ğ itim a la n ın d a y e n i b ir o lu şu m u g ö rü y o ru z: E ğ itim b ilim c ile ri s a h n e d e, k â h M illi E ğ itim B a k a n lığ ın d a g ö re v lile r, k â h ü n iv e rs ite d e g ö re v lile r o la ra k ro l o y n a m a y a b a ş la m ış la r. B öylece y e n i b ir eğ itim te k n o k r a tla r ı o lu şm u ş v e b u n la r ö ğ re tim d e n g e le n le r, h a t t a h iç ö ğ re tim d e b u lu n m a m ış o la n u z m a n la r g ru b u d u r. B u n la r d a o rta e ğ i- tim le ilg ile n m işle r, b irç o k a r a ş tır m a y a v e ç a lış m a la r a g irişm işle r. K im isi sın ırlı, k im isi g e n iş b içim d e k o n u y a y a k la ş a n ç a lış m a la rı, b ilim in g e re k tird iğ i b içim d e y ü rü tm e y e ç a lış m ış la r. D o ğ al o la r a k b u ç a lış m a la r b a ş la n g ıç ta çok g ü ç o lm u ş, b e lirli k o n u la ra eğ ilm e k 1960 la r d a b ile z a m a n z a m a n b ü y ü k g ü ç lü k le ri y e n m e y i g e re k tirm iş. B u b ilim se l ç a lış m a la rd a ek ip ç a lışm a sı y a k la ş ım ı ile b a z ı k o n u la r ele a lın m ış. Bu ç a lış m a la rın s o n u ç la r ın a g ö re O rta ö ğ re tim d e a m a c ın a u la ş ıla m a y a n b ir u y g u la m a y a d e v a m etm e k g ib i b ir d u ru m la k a r ş ı k a rş ıy a y ız. K u şk u su z, y ö n e tici de O rta ö ğ re tim d e b e lirle n e n a m a c a u la ş ıla m a d ı ğ ın ı sö y lü y o r a m a g ö re v im d ir d iy e d e iş le m le ri s ü rd ü rü y o r. Ö y ley se 1970 le rd e b u a r a ş tır m a la r la o rta y a çık a n b u O rta ö ğ re tim in a m a c ı v e a m a c a u la ş m a k o n u s u n u n ird e le n m e si ve a m a c ın y e n id e n b e lirle n m e s i g e re k tiğ i o rta y a ç ık m a k ta d ır. Bu a m a ç n a s ıl o lm a lıd ır? n a s ıl o lm a m a lıd ır? ta rtış m a s ın ı s ü rd ü rm e k is te 282
302 m iy o ru m. A m a am acın ç a ğ d a ş o lm a s ın d a b ü y ü k y a r a r v ar. Ç a ğ d a ş a m a ç la rd a ö zellik le e ğ itim a m a ç la rın d a çocuk, genç, in sa n te m e ld e o lu y o r. E ğ e r a m a ç larım ız, b u tem eli esas a lm a z s a e ğ itim u y g u la m a la rı to p lu m d a s ü re k li s o ru n o luyor. Ö y ley se O rta ö ğ re tim de, O rta e ğ itim u y g u la m a la rın d a am a ç, ço c u ğ a y ö n e lik a m a ç o lm a d u ru m u n d a. B en b u n a b ir ilk ey i d a h a e k le m e k istiy o ru m. Ç o cu ğ a y ö n e lik d eğ il a m a «öğren ciy e» değil, «öğrenene» y ö n e lik o lm a d u ru m u n d a am a ç. B elki k elim e o y u n u d iy eceksin iz. A m a b a n a g ö re b u fa r k önem li. Ö ğ renci ile «ö ğ ren en» a r a s ın d a çok b ü y ü k fa r k v ar. Ö ğ renci, te m e ld e a k ta r m a c ı siste m in b ir ö ğ esid ir, ö ğ re n e n ise g e liş tiric i b ir eğ itim sis te m in in ö ğ esid ir b en im g ö rü ş ü m e g ö re. Ö y ley se e ğ itim u y g u la m a la rım ız, o rta ö ğ re tim d ü z e y in d e k i a m a c ın d a b u ilkeyi k a p s a m a ve v u rg u la m a d u r u m u n d a d ır. S o n ra C u m h u riy e tim iz in te m e l g e re ğ i o la ra k O rta ö ğ re tim d ü zeyin d e eğ itim in a m a c ı la ik ö zellik ta ş ım a k d u ru m u n d a d ır. Sözde d eğ il, u y g u la m a d a la ik o lm a s a ğ la n m a lıd ır. Ç ağ d aş o lm a ö zelliğ i de te m e ld e b u n u g e re k tirir, is te r istem ez b u ilke; d ü ş ü n e n, özg ü r d ü şü n e b ile n b ir genci, b ir ç o c u ğ u y e tiştirm e y i, g e liştirm e y i a m a ç la m a d u ru m u n d a d ır. O rta ö ğ re tim m e v c u t a m a c ın a u laşılarrıa m a k o n u s u n d a b a ş k a b ir tip ik ö rn e k, d e rs h a n e le rd ir. E ğ e r a m a c a u la ş ıls a idi, b u g ü n d e rs a n e le r, özel d e rs le r b ir b ü y ü k k u ru lu ş h a lin e gelm ezdi, b u n la ra g e re k d u y u lm a z d ı. O rta ö ğ re tim in, y ü k se k ö ğ re tim e h a z ırla m a a m a c ın a u la ş a m a d ığ ı için, ö n em li o lan b u a m a c a u la ş m a k için b irç o k u y g u la m a la r, tic a ri u y g u la m a la r to p lu m u m u z d a ö n em k a z a n m ış tır. B ugün a r tık O rta ö ğ re tim s is te m i n i ta rtış ırk e n ü n iv e rsite y e g iriş te n a y ır a r a k k o n u ş a m ıy o ru z, ta rtış a m ıy o ru z h a tta v e lile r b ir y a n a, e ğ i tim ci diy e g eçin en b iz le r bile h e p ü n iv e rs ite y e g iriş 283
303 k o n u s u n u O rta ö ğ re tim le b e r a b e r ele a lm a d u r u m u n d ay ız. B u ç e rç e v e d e b ir iki n o k ta y a d a h a d e ğ in m e k istiy o ru m d u ru m u b e lirle m e k için. O rta ö ğ re tim v ey a e ğ itim sistem im iz, tü m e ğ itim siste m im iz d e o ld u ğ u g ibi to p lu m u m u z d a b a z ı g e liş m e le re y e n ik d ü ş m ü ş tü r. N ü fu s p a tla m a s ın a y e n ik d ü ş m ü ş tü r, h a tta y e n ik d ü ş m e k te n ö te b u n u n a ltın d a e z ilm iştir. D o lay ısıy la böyle b ir sistem, n ü fu s p a tla m a s ın ın g e re k tird iğ i en b a s it te d b irle ri d a h i a la m a m a k ta d ır. B aşk a?.. K ö y d en k e n te göç g e rç e ğ in e y e n ik d ü ş m ü ş tü r. B aşk a?.. A v : r u p a d a n d ö n e n işçi a ile le rin in, işçi ç o c u k la rın ın, T ü r k iy e y e d ö n ü şle ri g e rç e ğ in e y e n ik d ü ş m ü ş tü r. G ö rü y o rs u n u z b u siste m in k e n d i iç in d e d eğ il, siste m in, sis te m in işley işi ile ilg ili o la ra k to p lu m g e re k s in m e le riy le b ü tü n le ş m e s in d e y e n ik d ü ş tü ğ ü d u ru m la rd ır. Ö y ley se n a s ıl o lm a lıd ır? s o ru s u n a b u y e n ik d ü ş ü ş te n k u rta r ıla c a k, k u rta r ıla b ile c e k b ir b a k ış la y a k la ş m a k ta y a r a r v a r. Y en ik d ü ş m e d e n çok d e ğ iş ik tir b elk i a m a b ir d iğ e r ö n em li h u s u s d a şu o lm a k ta d ır: O r ta ö ğ re tim sistem im iz, ç a ğ d a ş b ilim se l g e lişm e le ri izley em em iş, h e m te k n o lo jik b a k ım d a n, h e m eğ itim b ilim in d e k i g e lişm e le r b a k ım ın d a n. D o lay ısıy la u y g u la m a la r ın a b ilim sel g e liş m e le ri y a n s ıta m a m ış tır. B u b e lirle m e le r, b u re sim, b e lk i ra h a ts ız ed ici b ir re s im O rta ö ğ re tim için. A m a b u n la r ı sö y le m e k le b u iş b itiy o r m u? H a y ır. N a sıl k u rtu la b ilir? k o n u s u n a k e n d i d ü ş ü n c e le rim ç e rç e v e sin d e d e ğ in m e k istiy o ru m. İk in ci tu r d a d a b u n la rı b elk i b ira z a ç m a o la n a ğ ım o la cak. Ç o cu ğ a y ö n elik ve ç o c u ğ u n g e re k s in m e le ri ile g e lişm e sin i a m a ç la y a n, k a p s a y a n b ir e ğ itim siste m i d ü ş ü n ü y o ru m. Bu eğ itim siste m i, şu ö z e llik le ri ta ş ım a 284
304 d u ru m u n d a : Bu siste m ç a ğ d a ş o lacak, b u siste m b i lim sel te m e lle re d a y a lı o lacak, h e m e n ila v e edeyim, b ilim in b ir de g ö steriş k ısm ı v a r, o n u k a s t e tm iy o ru m. B ilim sel o lm a ö zelliğ in i k a s te d iy o ru m. Bu sistem, u lu sç u sistem o lacak, b u siste m ü re tic i o lacak, b u siste m la ik o lacak ve b u siste m s a lt ç o c u ğ a ö ğ re te re k ço c u ğ u eğ itm ey ecek. Ç o cu ğ u y a ş a m a h a z ır la y a c a k b içim d e, çocuğu b ir e ğ itim o rta m ın d a y a ş a ta c a k. H a n g i e ğ itim o rta m ın d a?.. B u e ğ itim o rta m ı, g e rç e k le r iç e risin d e çağdaş ve ç o c u ğ u n ö zellik le o rta ö ğ r e tim v e y a o rta e ğ itim y a ş la rı d e d iğ im iz 12 ile 18 y a ş la r ı a r a s ın d a en canlı o ld u ğ u, p sik o lo jik ve fizy o lo jik b a k ım d a n b ü y ü k d e v rim le r g e ç ird iğ i d ö n e m d e ele a la c a k, o n u y a ş a ta c a k b ir ö zellik ta ş ıy a c a k tır. K u ş k u s u z eğ itim p ro g ra m la rı, b u ö z e llik le re y ö n e lik b ir g e lişm e g ö ste re c e k tir. D iğ er e ğ itim a ş a m a la r ı ile to p lu m la için d e o lacak ve ç o c u k ta o la n a k s a ğ la y a c a k ö z e llik le ri ta ş ıy a c a k tır. B öyle b ir s is te m in y in e b elk i h a y a l ediy o ru m, g e rç e k le şm e si çerç e v e sin d e ; b u siste m p o litik rü z g â r la r la g ü n lü k k a r a r l a r a v e g ru p la r ın ç ık a r la r ın a k a p a lı b ir ö zellik ta ş ıy a c a k v e o n la rd a n e tk ile n e re k g ü n be g ü n d e ğ iş m e y e re k s ü re k lilik ta ş ı y a c a k ve g eliştirile cek. Bu eğ itim s is te m in d e sistem, b ire y le re h o şg ö rü lü o la ra k, e le ş tirin in b e lirli o la c a ğ ı d ü ş ü n m e ve a r a ş tır m a n ın o lu ş tu ra c a ğ ı d a v r a n ış la rı k a z a n d ıra n ve g e liştire n b ir s is te m ö zelliğ in i ta ş ıy a c a k tır. A n c a k bu ilk e le r ve b u ö zellik ç e rç e v e sin d e b u siste m in n icelik ve n ite lik ta r tış m a la r ı sö z k o n u su o la b ile c e k ço cuğa y ö n elik o ld u ğ u için ç o c u ğ u n d a k e n d is in i d e ğ e rle n d irm e sin e o la n a k v e re c e ğ i için ço c u ğ u n y etişip, y etişm em esi s o ru n u, m e v c u tta n b a ş k a b o y u tla rd a d a ta rtış ıla b ilir h a le g e le c e k tir. Ö y ley se b u sis te m in y e tiştirm e y e ç a lış a c a ğ ı e le m a n la rı d a v e y a k iş ile ri de şöyle b ir ö z e tle m e k te y a r a r v a rd ır: 285
305 B öyle b ir siste m öyle b ir v a ta n d a ş, öyle b ir k işilik li b ire y g e liştirm e y i a m a ç lıy o r ki s o n u ç ta ü r ü n o la ra k a r a ş tır a n b ir b irey, ü re tic i v e la ik b ir v a ta n d a ş y e tişm iş o la c a k tır. Bu b a ğ la m d a to p lu m u n g e re k le ri ile b ü tü n le ş m e h e r z a m a n s is te m in te m e l g ü v e n c e si o la c a k tır. T o p lu m la b ü tü n le ş e m e m e d u r u m u n d a s is te m in, siste m in öleceği k a b u l e d ilm e lid ir. D o lay ısıy la siste m e b ire y c i siste m d a m g a s ı v u rm a k y e rin e, to p lu m la b ü tü n le ş m e y e ç a lışa n b ir siste m o la ra k b a k m a k ta y a r a r v a r d iy e d ü ş ü n ü y o ru m. T e ş e k k ü r e d e rim efen d im. B A ŞK A N B en te ş e k k ü r e d e rim S a y m ö z o ğ lu. Sözü P ro f. D r. S a y m Ö z e r O z a n k a y a y a v e riy o ru m. PRO F. DR. ÖZER O ZA N K A Y A Ç ok d e ğ e rli d in ley icilerim. S ay m K a ra g ö z o ğ lu ile S a y ın Ö zoğlu b ir n o k ta d a b irle ş tile r. B en de o n o k ta y ı ö n em li b u lu y o ru m : N ey i a m a ç la d ığ ım ız ı b ilm eliy iz. S a y m K a ra g ö z o ğ lu g ö rü ş le rin i b ir «m akro» p la n y a p m a z o r u n lu lu ğ u n d a d ü ğ ü m led i. S a y m Ö zo ğ lu d a a m a ç la rın ö n e m i n e d eğ in d i. G e rç e k te n çok h a k lıd ırla r. Ç ü n k ü h a n g i k o n u o lu rs a o lsu n, y a p ıla n iş le rin d e ğ e ri, g ö z e tile n n iy e tle rle ilişk ilid ir. B ir k işin in, b ir k u r u lu ş u n y a d a b ir h ü k ü m e tin n iy e t e ttiğ i n e ise, elin e g e ç e c e k o la n d a o d u r. ö y le y s e b e n de to p lu m b ilim in e ğ itim e y a p a b ileceğ i k a tk ıy ı, «am aç n e o lm alıd ır?» s o ru s u e ş liğ in d e ele alm alıy ım. «O rta ö ğ re tim im iz n a s ıl o lm alıd ır?» s o ru s u n u n i çin so ru y o ru z? Ç a ğ d a ş in s a n lık a ile s in in o n u rlu ü y e si d u ru m u n d a k i b ir u lu s a l to p lu m o lm a k a m a c ıy la so ru y o ru z. O rta ö ğ re tim i e tk in ve v e rim li k ılm a k, b u a m a ç için z o ru n lu o ld u ğ u n d a n d o lay ı s o ru y o ru z b u so ru y u. 286
306 Ö y ley se am acım ız bence, «çağdaş b ir u lu s a l k ü l tü r g eliştirm e k» o la ra k a n la tıla b ilir. «Ç ağdaş k ü ltü r» d ey im in i iki sö z c ü k te n k u ru lu boş b ir söz d u ru m u n d a b ıra k m a m a lıy ız. B u k a v ra m la n e a n la d ığ ım ız ı ve 11e a n la tm a k iste d iğ im iz i a ç ık lık la o r ta y a k o y m alıy ız. K a v ra m la rım açık -seçik ta n ım la r a k a v u ş tu ra m a y a n to p lu m la r, k u ru lu ş la r, b ire y le r... a m a ç la rın ı h iç b ir z a m a n eld e ed e m e z le r. B ir k a v ra m a ç ık lık la ta n ım la n m a z sa, o n u h e rk e s iste d iğ i y ö n e çek er, iste d iğ i şeyi o n u n k a p s a m ın a k o r, is te d iğ in i d ı ş ın a ç ık a rırs a, k a v ra m b ir k ır k a n b a r a d ö n e r ve h iç b ir işe y a ra m a z. B u d u ru m d a n s a k ın m a k için b e n k e n d im de y u k a r ıd a tem el ald ığ ım «çağdaş k ü ltü r» k a v ra m ın ı n a sıl ta n ım la d ığ ım ı b e lirtm e k istiy o ru m. İn a n ıy o ru m ki ta r tış m a la r ın v erim li olm ası, b ö y le ta n ım la rın o rta y a k o n u lm a s ın a b ağ lıd ır. İn sa n lığ ı o lu ş tu ra n tü rlü u lu s a l to p lu m la r için d e, «çağdaş» diy e n ite le n d ird iğ im iz to p lu m la rm k ü ltü r le rin d e şu o rta k ö ğ elerin b u lu n d u ğ u n u g ö zlem liy o ru z: A Y azılı b ir d ij : Y ani y a z ılı ü rü n le r le işlen ip g e liş tirile n b ir dil. B G elişk in b ir f e ls e f e : E v ren, d o ğ a, in s a n ve to p lu m h alck m d a ileri b ir b a k ış b içim i y a d a b iç im le ri g e liş tirm iş b u lu n m a k. C İleri bilim ve tek n o lo jiy e ve ile ri ö lçü d e u z m a n la ş m a y a d a y a lı b ir iş b ö lü m ü g e rç e k le ş tirm iş o l m ak. Ç D e m o k ratik, laik b ir y ö n e tim d ü z e n in e d a y a lı o lm ak. 287
307 E ğitim, b e lirli tu tu m ve d a v ra n ış ö z e llik le rin e s a h ip b ire y le r y e tiş tirm e y i a m a ç la d ığ ın a g ö re, ç a ğ d a ş b ir k ü ltü re ö zg ü b irey, d a v r a n ış la rın ın ta n ıtıc ı ö zellik le rin i de b e lirle m e k ö n em li o lm a k ta d ır. Ç a ğ d a ş K ü ltü rd e B irey D a v ra n ış la rın ın G e n el T a n ıtıc ı Ö z ellik le ri a a ) İn s a n ın d o ğ a sı ü z e rin e iy im s e r b ir a n la y ış; in s a n ın te m e l o la ra k «iyi» o ld u ğ u n u, «kötü» d iy e n i te le d iğ im iz ö z e llik le r g ö s te re n le r b a k ım ın d a n d a a sıl e tk e n in «çevre ve g elişm e k o şu lla rı» o ld u ğ u n u k a b u l etm e. B u y a k la ş ım sa y e sin d e, «suçlu» d iy e n ite le n e n b o zu k d a v r a n ış lıla r «hınç a lın a c a k» k iş ile r o la ra k d e ğil, k o ş u lla rı d ü z e ltile c e k k im s e le r o la ra k g ö rü le b ile c e k tir. B ir b a ş k a ö n e m li n o k ta o la ra k d a, in s a n ın d o ğ ası h a k k ın d a b ö y le b ir iy im s e r y a k la ş ım, «c e z a la n d ırıc ı d ü zeltim» y e rin e «önleyici d ü zeltim» g ib i h e m d a h a in s a n c a, h e m de d a h a ek o n o m ik ve e tk in b ir yol b u lm a y ı o la n a k lı k ıla r. bb) İn s a n ın d o ğ al ve to p lu m s a l ç e v re s in i de, b u çevre için d e k e n d i k e n d isin i d e a n la y ıp a ç ık la y a b ile c e ğ in e ve iste n m e ğ e d e ğ e r g ö rd ü ğ ü y ö n le rd e d ü z e ltip d e ğ iş tire b ile c e ğ in e o la n g ü v en, ç a ğ d a ş k ü ltü r ü n b i re y d a v r a n ış la rın d a y a n s ıy a n b ir b a ş k a ö zelliğ id ir. cc) Z a m a n ı d e n e tim a ltın a a lm a k : g e ç m işte n a m a ç lı ve seçm eci o la ra k, ç a ğ d a ş ö lç ü le rle y a r a r l a n a b ilm ek, g eleceğ i d e p la n la m a y o lu n d a ile rle m iş o l m ak. B u g ü n in sa n b e y n in in h e n ü z k u lla n ılm a y a n % 90 lık g ü c ü n ü n, ile riy i ta s a r la y ıp d ü z e n le m e y e y ö n e lik o ld u ğ u, y a k ın b ir g e le c e k te ö zellik le b ilg is a y a rla r eşliğ in d e in s a n b e y n in in b u g iz il-g ü c ü n ü n a r ta n b ir ö lçü d e k u lla n ıla c a ğ ı b e lirtiliy o r. E n p a h a lı d e n e y le r, en ris k li y ö n e tse l d ü z e n le m e le r, en ç a p ra ş ık u lu s la r 288
308 a r a s ı a n tla ş m a la r d a h a y a p ılm a d a n, y a p ılm ış g ib i b ilg is a y a r la rla etk ileşim k u r u la r a k, y a n i b ilişim (in fo r- m a tiq u e ) Ve b e n z eştirim (s im u la tio n ) y o lla rıy la d e ğ e rle n d irip en az m a s ra f v e k a y ıp la, e n v e rim li o la c a k b iç im d e g e rç e k le ş tirile b ilm e k te d ir. çç) Y a p tığ ı işi b ile re k, s e v e re k v e en iy i b ir b i çim d e y a p m a g ereğ in e in a n m a k. dd) B irey lik ve o r ta k to p lu m s a l y a ş a m g e rç e k lik le rin in h e r ik isin in d e g e re k le rin i g ö z ö n ü n d e t u t a r a k b u n la rı b a ğ d a ş tırm a k. N e y a ln ız b ire y liğ i gözö n ü n e a la n «bireyci» b ir eğitim, n e d e y a ln ız o r ta k to p lu m y a ş a m ın ın g e re k le rin i g ö z e te n «toplum cu» b ir eğ itim. T ü rk iy e C u m h u riy e tin in tü m k u ru m la rın ı ve m e ş ru lu k ö lçü lerin i ta n ım la y ıp d ü z e n le m e d e ö n d e r lik e d e n b ü y ü k in s a n M u s ta fa K e m a l A ta tü rk, b u ö n em li n o k ta y ı d a çok a ç ık b iç im d e a n la tm ış tır: «Biz n e y a ln ız b a ş ın a y a ş ıy a n b ire y i, n e d e b ire y le rd e n so y u tla n m ış d ev leti k a b u l ed eriz. T ek g e rç e k v a rd ır: to p lu h a ld e y a ş a m a k z o ru n lu ğ u n d a o la n u y g a r in s a n g erçeğ i! B u in s a n ın iki tü r lü ç ık a rı v a rd ır: b irisi, b i re y sel, m a d d i ve m a n e v i g e lişm e sin e ilişk in ç ık a n, ö b ü rü ise to p lu y a ş a m z o r u n lu lu k la r ın d a n ile ri g e le n ç ık a rı. B u iki y ö n ü b irlik te d ü ş ü n e n b ire y le r, y ö n e tic ile r, e ğ iticiler ve y u r tta ş la r y e tiştirm e liy iz.» ee) B irey lere bilgi ve b e c e rile rin e g ö re m ev k i v e rm e k : K im o ld u k la rın a, y a n i k im in n e si o ld u k la rın a, k a d ın m ı e rk e k m i, y a ş lı m ı d a h a az y a şlı m ı, b e y a z m ı re n k li d erili m i... o ld u k la rın a d eğ il, n e y a p a b ild ik le rin e, b a şa rı ö lç ü le rin e g ö re m e v k i v e rip işle m y a p m a k. Bu d a ç a ğ d a ş k ü ltü r ü n b ire y d a v r a n ış la r ın d a b e lire n b ir ö zelliğ id ir. 289
309 ff) Ç a ğ d a ş k ü ltü r ü n b ire y le ri, te k n ik b ilim le r k a d a r to p lu m v e in s a n b ilim le rin in ve ö zellik le g ü zel s a n a tla r ın ö n em v e d e ğ e rin i b ile n v e o n la rd a n y a r a r la n m a g e re ğ in e in a n a n b ire y le rd ir. N a sıl b ir to p lu m sal, k ü ltü re l o rta m d a h iz m e t v e rd iğ in i b ilm e y e n b ir d o k to ru n, m im a rın y a d a m ü h e n d is in k e n d i m e sle ğ in d e b a ş a rılı o lm ası d ü ş ü n ü le m e z. B u n u n g ib i «estetik» k a v r a m ın d a n v e g ü z e llik d u y g u la rın d a n y o k s u n k a la n in s a n la rın, d e m o k ra s in in g e re k tird iğ i «ölçülü» d a v r a n ış la r ı g e rç e k le ş tirm e s i b e k le n e m e z. G e rç e k te n «güzel s a n a tla r», y a ln ız c a b ir b ö lü m b ire y le rin y a d a to p lu m d a d a r b ir k e sim in lü k s ü o la ra k d ü ş ü n ü lm e m e lid ir. «G üzellik» o ra n tılı, ö lç ü lü o lm a d a n ile ri g e lir. S a n a t a n la y ış ı v e b e ğ e n is i o lu şm a m ış k im se le r, d a v r a n ış la rın d a ö lç ü s ü z d ü rle r. Ö rn e ğ in s a ğ y a d a sol y o b a z la ra b ak ın ız, h e p g a liz d ü ş ü n ü r, g a liz k o n u ş u r la r, ç ü n k ü g ü zellik k a v r a m ın d a n y o k s u n d u rla r. B u b a k ım d a n T ü rk iy e B ilim sel v e T e k n ik A r a ş tır m a K u r u m ü n u n y a ln ız d o ğ a v e te k n ik b ilim le ri d a lın ın k u ru lm a s ı, b u n a k a rş ılık b a ş la n g ıç ta ö n g ö rü lm ü ş o ld u ğ u h a ld e 25 y ıld ır İn s a n v e T o p lu m Bilim le ri k e sim in in b ir tü r lü k u ru lm a m ış o lm ası b ü y ü k k a y ıp tır. B u b ö lü m ü n k u ru lm a m a s ı, TÜ B İT A K ın v e rim li o la ra k işliy e m e m iş o lm a s ın d a d a e tk e n o lm u ş t u r v e o lm a k ta d ır, k a n ıs ın d a y ım. gg) Ç a ğ d a ş to p lu m b ire y le rin d e sık g ö rü le n b ir d a v r a n ış özelliği de, b ir ö n c e k in in b ir g e re ğ i o lm a k ü z e re, «bir te k d o ğ ru v a r, o d a b e n im b ild iğ im d ir!» d e m iy e n tu tu m d u r; u ç la r a r a s ın d a n b irin e d a y a n m a y a n, te rs in e h e p siy le te m a s için d e olup, o n la rı b irb i rin e y a k la ş tıra c a k b a ğ ım sız s e n te z le r g e liş tire n d a v r a n ış y o lu d u r. 290
310 «Orta Öğretim» değil «Orta Eğitim» B ü tü n b u g ö zlem lerd en şu s o n u c u ç ık a rm a k g e re k iyor: söz k o n u su o la n y a ln ız b ir ö ğ re tim o lm ay ıp, g e n iş k a p s a m lı b ir eğ itim o ld u ğ u n a g ö re, s o ru y u «Orta eğitim im iz nasıl olm alıdır?» b iç im in d e sorm am ız z o ru n lu d u r. B ilin d iğ i g ibi eğitim k u ru m u, g ü n ü m ü z d e a r tık h e r to p lu m u n en b ü y ü k «işletm esi» d u ru m u n d a d ır. H e r d e rd in ilacı, h e r s o ru n u n ç ö z ü m ü o la ra k g ö rü l m e k is te n e n b ir k u ru m. D a h a s ı v a r, to p lu m s a l y a p ı iç in d e k i b a ş k a k u ru m la rın y e rin e g e tire c e ğ i işle v le r in g e rç e k le şm e sin e de e ğ itim k u r u m u a r ta n ö lçü d e k a tk ıd a b u lu n u y o r. A ilen in, ek o n o m i k u ru m u n u n, b i re y le re d ü n y a g ö rü şü k a z a n d ırm a v e y a ş a m a, b ir a n la m la b a ğ la n m a la rın ı s a ğ la m a işin i y e rin e g e tire n k u ru m la rın,.. eğ itim k u ru m u n u n k a tk ıla r ı o lm a d a n işle m e le ri a r tık d ü ş ü n ü le m e m e k te d ir. S o n u n c u n o k ta ü z e rin d e d u rm a k istiy o ru m. B ir to p lu m d a b ire y le rin ç o ğ u n lu ğ u, o to p lu m y a p ıs ın ın s a ğ la d ığ ı b içim iy le y a şa m ı, y a ş a n m a y a d e ğ e r b u la m ıy o rs a, o to p lu m çöz ü lm e ö lç ü sü n e v a ra b ile c e k a ğ ır s o ru n la r la k a rş ı k a r ş ıy a d e m e k tir. Ö yleyse e ğ itim k u ru m u, to p lu m d a s a ğ la n a n y a ş a m ın b ir y a n d a n g e rç e k te n ç a ğ ın g e re k le rin e g ö re y a ş a n m a y a d e ğ e r b ir b içim e s o k u lm a sın a, b ir y a n d a n d a b u n ite lik le rin in a n la ş ılıp ta n ın m a s ın a k a tk ıd a b u lu n u r. B ir b a ş k a to p lu m sa l işlev o la ra k d a y u r t için d e a d a le t v e g ü v en liğ i, y u r t d ış ın d a ise b a ğ ım sız lığ ı k o r u m a k v e s ü rd ü rm e k le y ü k ü m lü siy a sa l y a p ın ın (d e v le tin ) b u işlev in i e tk in lik le y e rin e g e tirm e s in e e ğ itim k u r u m u n u n y a p a b ile c e ğ i k a tk ı çok a ç ık tır. B ü tü n b u n la r, O rta e ğ itim k a v r a m ın ı k u lla n m a m ızı z o ru n lu k ılıy o r. 291
311 A ta tü rk ün C u m h uriyet E ğitim in e T em el Y a p m a y a Ç a lıştığ ı İlkeler T ü rk iy e C u m h u riy e ti n i o lu ş tu ra n ve b u g ü n k ü tü m g e rç e k g ü c ü n ü n d a y a n a k la r ı o la n k u ru m la r, k a v r a m la r, o to rite s im g e le ri v e m e ş ru lu k ö lçü leri, e ğ itim k u ru m la n ın ız a r a c ılığ ıy la y e tiş e n k u ş a k la r a ve tü m y u r tta ş la r a b e n im s e tilm e k is te n m iş ti A ta t ü r k d ö n em in d e. A ta tü r k ü n y a k la ş ım ı ta m d a «O rtaeğ itim» y a k la şım ıy d ı. O k u ld a n n e b e k le m e k g e re k tiğ i k o n u s u n d a k i d ü ş ü n c e le rin e b a k a lım : «O kul, g en ç k a f a la r a in s a n lığ a say g ıy ı, u lu s v e ü lk e y e sev g iy i, şe re fi, b a ğ ım sız lığ ı ö ğ re tir. U lu s v e ü lk e s in i k u r ta r m a k is te y e n le r, a y n ı z a m a n d a m e s le k le rin d e b ir e r n a m u slu u zm a n v e b ir e r b ilgin o lm a lıd ırla r. B u n u s a ğ la y a n o k u ld u r». İşte e ğ itim i b ö y le g e ç e rli o la ra k k a v ra m ış b u lu n a n A ta tü rk, b u n u n a n c a k «d e m o k ra si e ğ itim v e ö ğ re tim i» eşliğ in d e b a ş a rıla b ile c e ğ in i d e g ö rm ü ş tü. B ü tü n A v ru p a v e K u zey A m e rik a ü lk e le ri, fa ş iz m v e k o m ü n iz m b e la la n n a u ğ r a d ık ta n v e II. D ü n y a S a v a ş ı y ık ım ın ı g ö rd ü k te n s o n r a o k u lla rın d a d e m o k ra s i e ğ i tim in in ö n e m in i k a v r a m a y a b a ş la d ık la r ı h a ld e, A ta tü r k d a h a 1930 d a b u g e re ğ i g ö rm ü ş, o n c a işi a r a s ın d a V a ta n d a ş İçin M ed e n i B ilg iler a d lı b ir k ita p y a z m ıştır; P ro f. A fe t İ n a n ın. a d ıy la y a y ın la n m a s ın ı u y g u n b u ld u ğ u b u k ita p, k e n d is i y a ş a d ığ ı s ü re c e o r t a ö ğ re tim k u r u m la r ın d a z o ru n lu d e rs k ita b ı o la ra k o k u tu lm u ş tu r. D e m o k ra tik d ü z e n in y u r tta ş ın ı y e tiş tirm e y i a m a ç la y a n b u k ita p, n e y a z ık ki O n u n ö lü m ü n d e n s o n ra u n u ttu r u lm u ş tu r. O y sa b u eğ itici k i ta p, o k u lla rım ız d a o k u tu lm a y a d e v a m ed ilm iş v e b u d o ğ ru ltu d a ö ğ re tim te k n ik le riy le a r a ç - g e re ç le ri g e 292
312 liştirilm iş olsaydı, T ü rk d e m o k ra s is i b u g ü n ço k ile ri b ir b a ş a rı d ü zey in e y ü k se lm iş o lu rd u ; y u r tta ş la r ı ceph e le re, k a m p la ra b ö lm ek is te y e n b e n c il ve k o lay cı sö z d e siy a se tç ile r, h iç b ir böyle e tk id e b u lu n a m a z la r, d o ğ m a d a n sö n erle rd i. V a ta n d a ş İçin M ed eni B ilg iler a d lı k ita p, d e m o k r a tik b ir d ü z e n in tü m k u ru m la rın ı, k a v ra m la rın ı, m e ş ru lu k ilk eleri ve o to rite s im g e le riy le b irlik te ta n ı tıy o r. K a p ita liz m in ve M a rk siz m in ö z g ü r d ü şü n c e li, k o m p lek sssiz, a rd n iy etsiz b ir e le ş tiris in i y ap ıy o r. D e v le tin y u rtta ş a k a rş ı g ö re v le riy le b aşlıy o r, y u r t t a ş ın d a d e v le te k a rş ı g ö re v le riy le s ü rü y o r. U lus, C u m h u riy e t, tem el h a k ve ö z g ü rlü k le r., g ib i k ilit k a v r a m l a r ın h ep sin i, b u g ü n de e n d e m o k ra tik o ld u ğ u n u ö n e s ü r e n h e rh a n g i b ir ta n ım d a n d a h a y e tk in, ç ü n k ü d a h a n e sn e l ta n ım la ra k a v u ş tu ru y o r. B izzat A ta tü rk ü n, 1930 d a k ita b ı İsm e t P a ş a y a ta n ıta n y a z ısın d a k i ö n e ris in d e n a n lıy o ru z k i b u k ita p y a ln ız ö ğ re n c ile re de değil, tü m y u r tta ş la r a u la ş tırılıp o k u tu lm a k iste n m iştir. Y a zık ki b u y a p ılm a m ış tır. B u g ü n d ili d e 1930 la r m T ü rk ç e si o lm a sı n e d e n iy le ç o ğ u n lu k la y u rtta ş la rım ız ın a n la m a s ı k o la y o lm a y a n b ir d u ru m d a k alm ıştır. O y sa A ta tü r k ü k e n d i y a p tığ ı d il d ev rim iy le c e z a la n d ırm a m a lıy d ık ; O n u n S öylev k a d a r ö n em li o lan b u k ita b ı, g ü n ü m ü z T ü rk ç e sin e g ö re y a y ım a h a z ırla n m a lı v e h e r z a m a n, h e r k ita p ç ıd a b u lu n a c a k ö lçü d e s ü re k li b a sım ı y a p ılm a lıd ır. B u k ita p, «O rta ö ğ retim im iz N a sıl O lm alıd ır?» sor u s u n u d a çok ö n em li b ir b ö lü m y ö n le riy le y a n ıtla y a n b ir k ita p tır. Bir kaç örnek. ö r n e ğ in ö z g ü rlü k k a v r a m ın d a n sö zed en b ö lü m. «Ç ağ d aş d e m o k ra sid e b ire y ö z g ü rlü k le ri özel b ir d e 293
313 ğ e r ve ö n e m k a z a n m ış tır» d iy o r. A rtık b irey özgü r lü k lerin e d evletin v e h iç k im sen in k a rışm a sı söz kon u su bile değildir. A n ca k söz k onusu olan özgürlük, top lum sal ve u y g a r in sa n özgürlüğüdür. Bu n ed en le b ireysel ö zg ü rlü ğ ü d ü şü n ü rk en, her b ireyin v e en sonunda b ü tü n u lu su n ortak yarar la n v e d ev let v a rlığ ı göz ön ü n d e b u lu n d u ru lm ak g e rekir. B irey ö zg ü rlü ğ ü n ü n n e k ad arın d an v a zg eçilm e si g erek eceğ i, için de b u lu n u la n za m a n a v e ü lk ey e göre d eğişir. O lağan d ışı zam anlar, o la ğ a n dışı ö n lem ler gerek tireb ilir. Bu h u su sla rd a k i ö n lem lerin a ğ ırlığın ı v e sınırların ın g e n işliğ in i ölçm ek b ü yü k sa n a t tır, d ev let sa n a tı işte budur». B u a r a d a h o ş g ö rü ü z e rin d e d u r a n b ir b ö lü m v a r, o r a d a n b ir ö zet a l a y ı m : «T ürkiye de h içbir k im se d ü şü n celerin i zorla b aşk a ların a k abul ettirm eye k a lk ışa m a z. H oşgörü o k im sede vard ır ki y u rtta şın ın y a d a h erh a n g i bir in san ın vicd a n i in a n ışla rın a k arşı h içb ir k in duym az. T ersin e sa y g ı gösterir, h iç o lm a zsa b a şk a la rın ın ken din ink in e u y m a y a n in a n ışla rın ı b ilm em ezlik ten, d u ym a m aklıktan gelir. K uşk u suz d ü şü n celerin, in a n ışla rın b aşka b aşk a olm asın d an y a k ın m a m a k gerek ir. Ç ünkü b ü tü n d ü şü n celer ve in an çlar, b ir n o k ta d a b irleşecek olursa bu h a rek etsizlik b elirtisidir, ölüm işa retidir. B unun içindir k i g erçek ö zgü rlü k severler, h oşgörü n ü n g en el bir h u y o lm a sın ı dilerler.» B u n la rı d e rs k ita b ın d a, k u ş a k la r b o y u n c a o rta ö ğ re tim ç o c u k la rın a, o rta e ğ itim a ş a m a s ın d a k i ö ğ re n c ile re d e rs k ita b ı o la ra k o k u ttu ru y o r! K a m u o y u v e b a s ın ö z g ü rlü ğ ü n d e n söz e d e n d ü şü n celerin e b a k a lım : «U lusal eg em en lik ilk esin e d a y a lı tem sili bir h ü k ü m ette k am u oyu b ü yü k b ir rol o y nar. B asın ve top lanm a ö zg ü rlü k leri olm ad an ve k a m u y a ilişk in işler ü zerin e g en iş b ir eleştiri a la n ı b ıra 294
314 k ılm adan, kam uoyu görevin i y erin e getirem ez. H üküm et tu tu m ve davran ışların ı d ü zen lem ek için k am u oyuna önem v erin c e kam uoyu örgü tlen ir. K am u oyu n u n her zam an yararlan ılabilecek h a zır bir d urum da bulu nab ilm esi, onun bir örgü tü n ün b u lu n m a sı ile o la naklıdır.» Bu ö rg ü t ö z g ü r e le ştiri ve ta r tış m a a la n ı dır.» Bu a r a d a b asın ö z g ü rlü ğ ü n d e n d o ğ a c a k s a k ın c a la r a d eğ in iy o r; «ama özgü rlü k ten çık acak bu k ötü lü k ler hiç de çaresiz değüdir. Ö nce b asın ö zg ü rlü ğ ü n e m eşru bir sm ır çizilir, ikin ci olarak g a zeteler özel bir örgü t oluşturarak b u n u n la k en d i ü zerlerin d e a h la k i bir etkide bulunurlar, h alk birçok g a zeteleri,o k u m a y a v e onları birbiriyle d en etlem ey e v e g a zeteci y a la n la rın a inanm am aya alışır» d iy o r. D e v le tin ek o n o m ik g ö re v le rin d e n söz ed e n b ö lü m d e g e rç e k te n çok ö n em lid ir. S ü re n e d e n iy le b u n o k ta y a g ire m iy o ru m. T e şe k k ü r ederim. BAŞK A N E fendim, sözü S a y m D r. İlh a n ö z d il e v e riy o ru m. DR. İLHAN ÖZDİL(*) 1. İn s a n ve to p lu m - la rın, k ısa, o rta ve u z u n v a d e d e tü m y a ş a m la rın ı ilg ile n d ire n b ir k o n u ve u ğ ra ş ı o lm a s ın a k a rş ın, eğitim, k alk ın m ışlığ ın d oruklarında d olaşan to p lu m lard a bile sanki m evsim lik bir o la y o lm ak tan ileri gidem iyor v e g eçen m ev sim le b irlik te u n u tu lu p g id iy o r. B öylece soru n ların çözüm ü de, sö z ü n gelişi, h e p «gelecek b a h a ra» kalıyor. T ü m d ü n y a d a eğ itim a la n ın d a ciddi bir b unalım n o k ta s ın a u la (*) Dr. İlhan Özdil, panelin birinci ve ikinci turunda yaptığı konuşmalarını içeren yazısını, bir bildiri biçiminde sunmuş ve bu biçimiyle yayınlanması uygun görülmüştür. 295
315 şılm ış o lm ası h e r h a ld e b u d u ru m d a n k a y n a k la n m a k ta d ır. 2. M evsim i g eld iğ in d e eğ itim a la n ın d a ortaya a tıla n soru lar siyasal, k a m u s a l v e a k a d e m ik b ir çizg i iz le m e k te d ir. Ö rn e ğ in, çok y ö n lü b ir d e rle n ip to p a r la n m a ç a b a s ı için d e o la n ü lk e m iz d e h ü k ü m e t «D evlet Politikası» n iteliğ in d e b ir e ğ itim d ü z e n i a r a y ış ın a g irm iş g ö rü n ü y o r. K a m u s a l a ç ıd a n b a sın, s o ru n la r ın n e d e n le rin e in m ed en, çö z ü m e y ö n e lik k a r a r lı b ir ç a b a y a g irm e d e n, b irey, to p lu m v e h iz m e t k u ru m la r m m e ğ itim e ilişk in b e k le n ti v e y a k a r ış la r ım d ile g e tirm e y e ç a lış m a k ta d ır, a k a d e m ik b a k ım d a n d a b ilim se l k u r u lu ş la r, eğ itim a la n ın d a s o ru n n ite liğ in d e g ö rd ü k le ri k o n u la ra eğ ilm ey i b ir g ö re v b iliy o rla r. 3. G erçek şu du r ki sosyo-p olitik v e ek onom ik bir etk ileşim in ürünü o la n eğ itim soru n ları, b öyle b ir e t k ileşim çerçevesin d e ele a lın m a d a n h em ta n ım la n a m a zla r h em de çözü m len em ezler. Zira, bir sistem, bir k urum v e bir sü reç olarak, eğ itim k esim in in in sa n - gücü, altyap ı, program v e d onatım gibi te m el d e ğ işk en leriy le ilg ili sorunlar, to p lu m u n sosyal, ek on om ik v e p olitik d ü zen i ve ilişk ileriy le y a k ın d a n ilg ilid ir. Bu y a p ı v e ilişk ilerd e b ir d eğ işik lik y a p m a y a ra zı o lu n m adıkça, eğitim soru n ların ı k en d i için d e çö zü m lem e y e k alk ışm ak, y a da eğ itim y o lu y la b u y a p ı v e ilişk i lerin d eğ iştirileb ileceğ in i sanm ak, gerçek çi bir y a k laşım değildir. 4. «BUGÜNDEN Y A R IN A O R TA Ö Ğ R ETİM İM İZ», k o n u s u ird e le n irk e n d e b u çerç e v e y i g ö z d e n ır a k t u t m a m a k g e re k e c e k tir. B u s o ru y a ce v a p a r a n ır k e n, ö n ce to p lu m u m u z için b u g ü n d e n y a r m a n a s ıl b ir e ğ itim d ü z e n i ö n g ö rü ld ü ğ ü a ç ık ç a o rta y a k o n m a lıd ır, z ira s o ru y a a r a n a n cev ap b u «G eştalt» iç in d e y a tm a k ta d ır. 296
316 5. İşin ilginç ve o ölçü d e şa şırtıcı yönü, g e c ik tirild ik le ri v u rg u la n a ra k, p a r la m e n te r d ü z e n için d e s ü ra tle g e rç e k le ş tirilm e le ri is te n e n «K em alist re fo rm lar» m b a ş ın d a g elen e ğ itim re fo rm u 1970 le rin b a ş ın d a ele a lın ıp am aç, yapı, iç e rik v e y ö n te m b a k ım ın d a n ö n ce b ir s tra te ji ye v e s o n ra d a y a s a l b ir y a tır ı m a b a ğ la n m ış o ld u ğ u h a ld e e ğ itim e ilişk in a r a y ış la r ın ç e şitli k esim lerd e, d e ğ işik b iç im le rd e s ü rü p g itm e sid ir. A c a b a b u aray ış, y a s a l b ir y a p tırım a b a ğ la n m ış, siste m in tü m ü n ü k a p s a y a n b ir m o d e lin v a r lığ ın d a n h a b e rs iz o lm a k ta n m ı, y o k s a b ö y le sin e k a p s a m lı b ir ç e rç e v e n in a rtık y e te rs iz g ö rü lm e s in d e n m i k a y n a k la n m a k ta d ır? S o ru n u n b irin c i ş ık k ın ı v a r s a y m a k z o r o ld u ğ u n a göre, o ta k d ird e y a s a l m o d e l h a n g i n o k ta la r d a v e h a n g i n e d e n le rd e n ö tü rü y e te rs iz k a lm a k ta d ır? M o d elin on y ıld ır u y g u la m a y a d ö n ü ş tü rü le m e - d iğ i d ik k a te a lın ırsa, b u y e te rsiz lik le r h a n g i u y g u la m a la r s o n u c u n d a ve h a n g i y ö n te m le rle b e lirle n m iş tir? 6. İrd elem em izin b u n o k ta s ın a g elm işk en, «N A SIL BİR ORTAÖĞRETİM» s o ru s u n a g e ç m e d e n önce, s ö z ü n ü ettiğ im iz re fo rm s tra te jis i v e re fo rm y a s a s ı n ın (M illi E ğ itim R e fo rm u S tra te jis i: R esm i G azete, 13 E k im 1972/14335, M illi E ğ itim T em el K a n u n u : R esm i G a zete, 24 H a z ira n 1973, K a n u n No. 1739), n a s ıl b ir eğ itim d ü z e n i ö n g ö rd ü ğ ü n e v e b ö y le b ir d ü ze n e g e ç işin n e re d e n k a y n a k la n d ığ ın a b ir göz a t a lım : 7. N A SIL BİR EĞ İTİM D Ü ZEN İ? T a rih s e l b ir p e rs p e k tifte n in c e le n d iğ in d e, T ü rk M illi E ğ itim d ü zeni, C u m h u riy e tin u lu sa l, d e m o k ra 297
317 tik, ç a ğ d a ş b ir d e v le t o la ra k k u ru lu ş a ş a m a s ı için d e, u lu s a l b ilin ci p e k iş tirm e k, k ü ltü r d e ğ işim in i h ız la n d ırm a k, k a d ro y e tiş tirm e k, s iy a s a l b a ğ ım sız lığ ın y a n ı s ıra e k o n o m ik b a ğ ım sız lığ ı g e rç e k le ş tirm e k a m a ç la rı d o ğ ru ltu s u n d a e tk ili ve b a ş a rılı o la ra k işlem iş, a n c a k b u işley işin so n u c u o la ra k eld e e d ile n so sy al, e k o n o m ik v e k ü ltü re l d in a m iz m in ve g elişm e h ız ın ın g e r i sin d e k a lm ıştır. S is te m in a m a ç la rı, y ap ısı, içeriğ i, y ö n te m le ri ve a r a ç la r ı d e ğ iş e n to p lu m u n ç a ğ d a ş iş le m le rin i k a rş ıla y a m a z h ale' d ü ş m ü ş tü r. 8. B ir dizi b u n a lım d a n so n ra, T ü rk iy e, e k o n o m ik, so sy al v e k ü ltü re l k a lk ın m a s ın ı A n a y a s a l b ir p la n la m a y a d a y a n d ırm ış o ld u ğ u h a ld e, u z u n -d ö n e m - li k a lk ın m a s tra te jis in d e e ğ itim k e sim in in g e n e l d u ru m u ve g ö rü n ü m ü şö y le s e rg ile n m iş tir: P la n lı d ö n e m d e e ğ itim siste m i, tü m ü y le, e k o n o m ik ve so sy al k a lk ın m a n ın g e re k tird iğ i n ite lik te k i in s a n g ü c ü n ü y e tiş tirm e, f e r tle r in b ilg i ve m a h a r e t le rin i a r tır a r a k ve d e ğ e r y a r g ıla rın ı e tk ile y e re k k a l k ın m a d a n d o ğ a n d e ğ iş ik lik le re u y u m la rın ı ve k a lk ın m a y a o lu m lu k a tk ıla rın ı s a ğ la m a, so sy al a d a le t v e f ırs a t e şitliğ in i g e rç e k le ş tirm e fo n k s iy o n la rım ta m o la ra k y e rin e g e tire m e m iş tir. E ğ itim d e b u fo n k s iy o n la rı e tk e n b ir b içim d e g e rç e k le ş tire c e k k ö k lü b ir siste m ve m u h te v a d e ğ i şik liğ i s a ğ la n a m a m ış tır. G e n el o la ra k ö rg ü n e ğ itim s iste m i ek o n o m ik v e so sy al y a p ın ın g e re k le rin e u y g u n, d in a m ik k o ş u l l a r a ve d e ğ işm e le re a ç ık d eğ ild ir. Y a y g ın e ğ itim s is te m i ise ö rg ü n e ğ itim in b u e k sik liğ in i g id e re c e k, s ü re c in e g e ç e n le ri g e re k li 298 b ilg i v e m a h a r e tle d o n a tıp
318 in s a n g ü c ü n ü n v erim liliğ in i y ü k s e lte c e k b ir d ü zeye u la ş a m a m ış tır Ç ö zü m leri eğ itim le ilişk ili g ö rü le n s o ru n la r ise şö y le s ıra la n m ış tır : Ö rg ü n ve Y aygın eğ itim sistem i, g ü n ü m ü z d e k a lk ın m a n ın ve özellikle s a n a y ile ş m e n in g e re k tird iğ i say ı ve n ite lik te k i iş g ü cü n ü, te k n o lo ji ü re tim in i s a ğ la y a c a k d ü zey ve e sn e k lik te d eğ ild ir. S an ay i, gen ellik le o p tim a l o lm ay ıcı b irim le r d e n m e y d a n a g elm iş b u lu n m a k ta d ır. D oğal K a y n a k la r g e re ğ in c e d e ğ e rle n d irilm e m e k te d ir. M aliy et y ü k sek, m a m u l k a lite s i d ü şü k, ü re tim te k n o lo jisi g e rid ir. K am u Y önetim i, işleri g e re k li n ite lik te, h ız d a v e v e rim lilik te y ü rü te m e d iğ in d e n k a lk ın m a n ın e tk in b ir a r a c ı o la m a m a k ta k e n d in i y e n ile y e m e m e k te, p a h a lıla ş m a k ta v e çö zü m ü g ü ç le şe n k a tı y a p ılı b ir so r u n o lm a k ta d ır Böyle b ir tab lo y u d e ğ iş tirm e k a m a c ıy la h a z ır la n a n «M illi E ğitim R efo rm u S tra te jis i» n in ö n g ö r d ü ğ ü M illi E ğ itim M odeli ise, a n a çizgi ve n ite lik le riy le ş ö y le d ir : A m a ç la r ve İlk e le rd e n b a ş la y a r a k O kul-ö n ces in d e n y ü k se k e ğ itim in s o n u n a k a d a r, b ir sistem b ü tü n lü ğ ü için d e ele a lm a n eğ itim d ü z e n i «YÖNELTME» ilk e s in e d a y a lı o la c a k tır. 1 + DPT, yeni strateji ve kalkınma planı, üçüncü Beş Yıl, tbid 1977 Yayın No
319 Ö ğrenciler, b u d ü z e n d e, ilgi, is tid a t v e y e te n e k le ri ö lçü sü n d e, to p lu m ih tiy a ç la rın a c e v a p v e re n çeşitli p rogram lara y ö n eltilerek y etiştirilecek lerd ir. Y ön eltm e, te m el eğ itim d en b a şla y ıp ü n iv ersite y e kadar d ev a m ed ecek tir. B u n u s a ğ la m a k iç in b u g ü n k ü eğ itim sistem i m iz, g e n e l eğ itim y o lu y le ü n iv e rs ite ö n ü n e ö ğ re n c i y ı ğ a n ve birbirlerine g en ellik le k apalı d ik ey eğ itim k u ru lu şla rı için d e b a şa rısız sa y ıla n ö ğ ren cileri eley en bir sistem olm ak tan çık arılacak, öğren cilerin v e top lu m u n ih tiy a çla rın a göre d ü zen len en çeşitli p rogram lard an oluşm uş, m eslek eğ itim in e a ğırlık v eren v e içerisin d e y a ta y v e d ik ey geçişleri olan bir b ü tü n lü ğ e k a v u ştu rulacak tır. Ö ğ re n c i b a ş a rıs ın ın ö lç ü lm e sin d e o b je k tif ö lçm e v e d e ğ e rle n d irm e y ö n te m le ri k u lla n ıla c a k tır. R ehberlik h izm etlerin d en y a ra rla n ıla ca k. S ın ıf geçm e y erin e ö ğ ren cileri b a şa rıla rın a g ö re y ö n elten ders g eçm e d ü zen i u y g u la n a ca k tır Bu Strateji d a h a son ra «M illi E ğitim T em el K anunu» yolu yla y a s a l b ir y a p tırım a b a ğ la n m ış tır. M illi E ğ itim d ü zen i, to p lu m s a l k a r a r s ü re c in i o lu ş tu r a n tü m k u ru m v e k e s im le rd e d iy a lo g v e e tk ile şim h a lin d e y e tiş tirilirk e n, şu h u s u s la r ö z e n le göz ö n ü n d e t u t u l m u ş t u r : E k o n o m ik, so sy al v e k ü ltü re l k a lk ın m a h e d e f le rin in b ir b ü tü n lü k için d e b e lirle n m e si; 3 + M.E.B. Milli Eğitim Reform u Stratejisi, Resm i Gazete 3 Ekim 1972,
320 Bu h e d e fle rle e ğ itim s is te m in in k a p a s ite s i a r a s ın d a tu ta rlık sağ lan m a sı. K a lk ın m a h e d e fle rin e u la ş ıla b ilm e s i için eğitim -ü re tim -in s a n g ü c ü s is te m le ri a r a s ın d a d e n g e k u ru lm a sı. E ğ itim siste m in in k a lk ın m a h e d e fle rin i g e r ç e k le ştire c e k y a p ı ve iç eriğ e k a v u ş tu ru lm a s ı. S a n a y ile şm e n in to p lu m d a y a r a ta c a ğ ı so sy al h a r e k e t ve d e ğ işik le rd e e ğ itim in r o lü n ü n ta n ım la n m ası «ORTAÖĞRETİMİMİZ NASIL OLMALIDIR?» Top la n tm ın an a tem asım o lu ştu ra n bu soru n u n k a rşılığını, özlen en eğitim d ü zen in i a n a çizg ileriy le b elirley en yu kardak i çerçeve için d e aram ak g erek ecek tir. S iste m y e n id e n d ü z e n le n irk e n, ü lk en in sosyal, ek on o m ik v e kültürel g erek sin m elerin i k a rşıla m a d a k i rolü b akım ından, ortaöğretim k esim i en ö n em li d ar b o ğ a z lard an biri olarak görü lm ü ştü r. B irbirini izley en k a lk ın m a p la n la rı s o n u n d a y a p ıla n d eğ erlen d irm ey e göre, ortaöğretim k esim inde : Ö ğ re tim p ro g ra m la rı, ö ğ re n c ile rin b ire y se l fa rk lılık la rın a cev ap v e re c e k e s n e k liğ e s a h ip d e ğ ild ir. Ç e v re n in ek o n o m ik ö z e llik le rin i d ik k a te a lm a m a k ta d ır. Ü st ö ğ re n im e g itm e y e c e k le rin y a ş a m a u y u m y a p m a la rın ı k o la y la ş tırm a m a k ta d ır. Ö ğ re tim, k u ru m s a l b ilg ile rin a k ta r ım ı n iteli ğ in d e d ir. 4 + İbid 301
321 R e h b e rlik d ü z e n i g e liş tirile m e m iş tir V e rim d ü ş ü k tü r. M e sle k i/te k n ik e ğ itim d e ö ğ re tim in s a n a y i ile ilişk isi k u ru la m a m ış tır. M e z u n la rın ü c re ti, y e tk i ve s o ru m lu lu k la rı b e lirle n e m e m iş tir. V e rim sizlik ve ile ri b a s a m a k la rd a k i k a p a s ite y etersiz liğ i, tü m eğ itim d ü z e n in in o rta k b ir s o ru n u h a lin e g elm iştir. G e re k li say ı ve n ite lik te ö ğ re tm e n b u lu n a m a m a k ta d ır Sosyal, ek o n o m ik ve k ü ltü re l k a lk ın m a ile ilişk isi b a k ım ın d a n, eğ itim sistem in in en d in am ik ve en fo n k siy o n el k esim i o lm ası g erek en ortaöğretim in, «dar boğazı» olm ak tan k u rtarılm ası için, S trateji ve y a s a d a şu d ü z e n le m e ö n g ö rü lm ü ş tü r : O rta ö ğ re tim Ö ğ re n c ile ri ilgi, is tid a t v e y e te n e k le rin e ve to p lu m u n ih tiy a ç la rın a g ö re, Y ü k sek öğretim e, h a y a ta v e y a iş ala n la rın a h a z ır la y a n çe şitli o k u lla rd a n o lu ş m u ş b ir siste m b ü tü n lü ğ ü iç in d e d ü z e n le n e c e k tir. O rtaöğretim, te m eleğ itim e d ayalı, yaş gru b u n d ak i öğren cilere v erilen g en el m esle k i/te k - n ik eğitim in tü m ü n ü k a p sa y a ca k tır. Y ö n elm ed eki y a n ılm a la rı ve z a m a n k a y b ın ı ö n lem ek, m u h te m e l g e lişm e le re g ö re y e n id e n yönel- 5 + Ibid 6 + İbid 302
322 m ey i k o la y la ş tırm a k için çe şitli o k u lla r a r a s ın d a y a ta y v e d ik ey geçiş y o lları a ç ıla c a k tır. Y öneltm e, g en el o la ra k, te m e le ğ itim o k u lla rın d a y a p ıla c a k an c ak, 1. T em e le ğ itim d en g elen ö ğ re n c ile r a r a s ın d a k i sev iy e fa rk la rın ı g id erm e y e çalışm a k, 2. T em eleğ itim s o n u n d a ö ğ re n c ile re y a p ıla n y ö n e ltm e ta v siy e le rin d e k i m u h te m e l y a n ılm a la rı d ü z e ltm e f ır s a t ve im k â n ı b u lm ak, 3. Ö ğ re n cileri, ilerk i y ılla rd a y ö n e le c e k le ri p ro g r a m la r a h a z ırla m a k am acı ile g en el, m e sle k i v e te k n ik o rta ö ğ re tim in b irin ci yılı o rta k n ite lik le ri o la n b ir s> n ıf o la ra k d ü z e n le n e c e k tir. - Y eni o rta ö ğ re tim sistem i k a lk ın m a p la n la r ın a p a r a le l o la ra k h a z ırla n a c a k b ir u y g u la m a ta k v im in e g ö re g e rç e k le ştirile c e k tir. U y g u la m a s ıra s ın d a elde e d ile n s o n u ç la r d e ğ e rle n d irile c e k ve siste m in s ü re k li o la ra k g e liş tir ilm esi s a ğ la n a c a k tır. 14. S iste m e g e tird ik le ri b ir dizi ç a ğ d a ş n ite liğ in y a n ı sıra, b u b elg e le rin en ö n em li «Ö zelliği» a n a y a s a l ç e rç e v e d e u lu sallık, A ta tü rk ç ü lü k, B ilim sellik «E v rensellik» tir. 15. EĞ İTİM DÜZEN LEM ESİN İN EV R EN SEL BOYUTLARI E ğ itim siste m in e ilişk in s tra te jik ve y a s a l d ü z e n le m e le ri y a p a rk e n, eğ itim in, a m a ç la rı d ış ın d a bilim sel ve b u n ite liğ iy le de ev ren sel o ld u ğ u b ilin c in d e n y o la çık ılm ış ve in sa n g elişim in e ilişk in en so n b u lg u la r d ik k a te a lın m ıştır. \ 303
323 U lu sa l n itelik te b irer h izm et k esim i olan eğ itim sistem lerin in soru n ların ın da u lu sla ra özgü olduğu sa n ılır ise de durum h iç de öyle değildir. E ğitim s is tem leri ü zerin d e y a p ıla n d eğ erlen d irm elere göre: - O k u lla rın g id e re k göze ç a r p a n «b a ş a rıs ız lık la rı», h e r ş e y d e n önce, b u k u r u lu ş la r ın görevlerin in n e o lm ası gösterm ek tedir, b a ş k a b ir d eğ işle g e le n e k se l a n la m d a k i o k u l k a v ra m ı, b u k u r u m u n h a le n iç in d e e tk in lik g ö ste rd iğ i o r ta m a u y g u n d ü ş m e m e k te d ir. B u d u ru m, o k u l v e to p lu m a r a s m d a k i ilişk in in y e n id e n g ö zd e n g e ç irilm e sin i g e re k tirm iş tir. İlk in c e le m e le rin o r ta y a k o y d u ğ u n a g ö re : a) K a p sa m lı b ir re fo rm y a p ılm a s ın a iliş k in ö n e rile rin ç o ğ u n d a eg e m e n o la n a n a görüş, ok u lu n g e len ek sel olarak çevresin d en so y u tla n m ış b u lu n d u ğu y olu n d aki eleştiridir. b) O k u lla r iç in y e n i ro lle r v e işle v le r a r a y ış ı için d e o la n ü lk e le r, y a p tık la rı re fo rm la rla o k u lla rın s o y u tla n m ış lığ m a b ir ö lçü d e so n v e rm e y e v e g e le n e k sel o la ra k o k u lu ç e v re s in d e n a y ır a n e n g e lle ri o r t a d a n k a ld ırm a ğ a ç a lış m ış la rd ır S o ru n a asıl k onum u z o la n ortaöğretim a çısın d an b akıld ığın da, (15-18 y a ş grubu) T ü rk iy e n in de ü y e si b u lu n d u ğ u O ECD ü lk e le rin d e, y a ş g r u b u n u n y a k la ş ık o la ra k a n c a k y a rıs ı fu ll-tim e ö rg ü n e ğ itim iç in d e d ir. G ü n e y A v ru p a d a b u o r a n ü ç te b ire d ü ş m e k te d ir. 7 + OECD, C E R İ/C D, New Functions and Structures of the school, 14 Feb. 1972, Paris 304
324 15-18 y aş g ru b u n d a k i e ro z y o n o ra n ı y ü k sek tir. O rta la m a o la ra k 15 y a ş m d a k ile rin % 68 i o k u l d a o ld u ğ u h a ld e, 18 y a ş m d a k ile r in a n c a k % 29 u h â lâ ö ğ re n im in i s ü rd ü rm e k te d ir y a ş g ru b u n d a k i ö ğ re n c ile rd e n ço ğ u o k u l d a n g e ç e rli b ir k a lifik a s y o n a s a h ip o lm a d a n a y r ıld ık la rı iç in b ir iş b u lm a k ta g ü ç lü k ç e k m e k te d irle r. Zorunlu - eğitim so n ra sı eğ itim d e so sy a l sın ıf itib a riy le K am usal eğ itim o la n a k la rın d a k i eşitsizlik çok d a h a çarpıcıdır. O EC D ü lk e le rin in tü m ü n d e d e v le t o rta ö ğ re tim k u r u m ia n n ın ç o ğ u p a ra s ız o ld u ğ u h a ld e, ö ğ re n im le rin e e rk e n s o n v e rm e k d u ru m u n d a o la n la rın ç o ğ u n lu ğ u g e lir d ü zeyi d ü ş ü k g ru p la r ın ç o c u k la rıd ır. İn celem elerin o rta y a k o y d u ğ u n a göre, y e te n ek lerin en çok isra f ed ild iğ i eğ itim d ü zeyi ortaeğitim dedir. O r ta e ğ itim d e n b a ş a rıy la m e z u n o la n la r ın ü n iv e r site y e g e ç işle rin d e so sy al b ir a y ık la m a ile k a rş ıla ş ılm a d ığ ı gibi, y ü k s e k e ğ itim i te rk e d e n le r için d e d e b ö y le b ir a y ık la m a söz k o n u s u d e ğ ild ir Z orunlu - o rta eğ itim i izley en lise dönem inde ak adem ik v e m esle k i e ğ itim a ra s ın d a k i ilişk ile r ü z e rin d e d a h a ço k d u rm a k g e re k m e k te d ir. a) Y ü k sek eğitim açısın d an, b aşlıca sorun, ü n i v ersite ö n cesi ak adem ik konuların, g en el an lam d a zih in sel (en tellek tü el) y etin m e v e ö ğren m e tek n ik lerin i 8 + OECD, ED., The Educational Situation in Member Countries/A Review o f Trends and Priority Areas for Policy, 26th April
325 g eliştirm ek ten ziyad e, d oğru dan d oğru y a ü n iv ersite k o n u la rıy la ilg ilen d irilm esin d en k a y n a k la n m a k ta dır. A y n ı zam anda, lise d ü zey in d ek i m ü fred a t p rogram ın ın konu b akım ın d an ü n iv ersiten in g erek sin m e lerin i k arşılam ak yerin e, n e ölçü de bu y a ş g ru b u n u n gerek sin m elerin i d ik k ate a lm a sın ın y erin d e o la ca ğ ı soru su da h en ü z açık lığa k avuşm u ş değildir. b) İstihdam açısın d a n ird elen d iğ in d e ise, lise m ü fred a t program ın ın h a n g i k on u lard an olu şm ası gerek tiğ i soru su da cevap b ek lem ek ted ir - n ey in sa lt an la m d a pratik eğ itim old u ğu v e n ey in m eslek eğ itim in in tem elin i olu ştu rd u ğu arasın d ak i a y ırım da a çık lık ta n uzaktır. A sıl soru lar d a d ah a çok m eslek eğ itim in in tem elin i olu ştu ran k onuların d eğ eri ü zerin d e yoğu n laşm ak tad ır. B un u n da n ed en i, m eslek eğitim i ad ı a ltın d a k am u fle ed ilerek ok u tu lan k o n u lard an çoğu n u n işin n iteliğ i ü zerin d e v ey a iş sü reçlerin in a n la şılm a sı h u su su n d a g erçek ten etkili o lm a d ığ ı k u şk u su n d an k aynak lanm aktadır. 9 + ÖZET 18. B u d e ğ e rle n d irm e v e e ğ ilim le rd e n o r ta y a çık a n eğ itim ta b lo su şu ö z e llik le ri iç e rm e k te d ir- Okul, b ir k ü ltü r a k ta rıc ıs ı o lm a k ta n z iy a d e g i d e re k bir d eğişm e aracı h a lin e gelm ek ted ir. E ğ itim in ç e şitli a m a ç la rın a u y g u n v e öğren m e olan ak ların ı y a şa m b oyu sü rd ü ren b ir m ü fred at program ı, özellik le ortaeğitim d ü zeyin d e g en iş kap- + 9 îbid îbid 306
326 sam lı bir n iteliğe b ürü n m ek te tercih ler ertelen m ek te ve seçen ek ler açık tu tu lm ak tad ır. Ş im d ik i eğ itim in te m e l y a p ıs a l b o y u tla rı, r a d ik al o la ra k d eğ işm e k te d ir. A ğırlık, öğretim d en ö ğ ren m ey e k a ym ak tadır. O kul, çevre ve to p lu m u n b ir u zan tısı, bir açık sistem olarak görülm ektedir. Y aygın eğitim in, ö zellik le k itle iletişim in in g ü cü d ah a çok an laşılm ak tad ır. Lise düzeyindek i o rta eğ itim in g elişm esi, g eçm işe oranla, gen çlerin istih d a m d u ru m u y la b ağım lı h ale gelecek tir. İşsizliğ in g id e re k a rtm a s ı, g e n ç le ri eğ itim siste m in d e n a y rılm a m a k k o n u s u n d a te ş v ik ed e cek v e y a b u d u ru m o n la rı işsiz liğ in ris k le rin d e n k o ru m a k için g e ç e rli m eslek i n ite lik le r k a z a n m a ğ a y ö n e lte c e k tir. 19. SO R U N U N ÇÖZÜM Ü ÖĞRETMENDE YATM AKTADIR E ğ itim in iy ile ştirilip g e liş tirilm e s in e ilişk in u lu sa l y a d a e v ren sel ç a b a la rın, ö ğ re tm e n s o ru n u çö züm e k a v u ş tu ru lm a d a n b a ş a rıy a u la ş m a s ı o la n a k sız d ır. O y sa b u so ru n u n, u lu s la r a r a s ı d ü z e y d e cid d iy e tin i k o ru d u ğ u ve çözüm d e n u z a k o ld u ğ u g ö rü lm e k te d ir. G e lişm işliğ in d o ru ğ u n d a b u lu n a n ü lk e le rd e b ile ö ğ re tm e n s o ru n u n a ilişk in k a y g ıla r g id e re k a r tm a k ta d ır. ö r n e ğ in b u k o n u d a A m e rik a B irleşik D e v le tle rin d ek i in c e le m e le r o ld u k ç a k a r a m s a r b ir ta b lo çiz m e k 307
327 te ve eğ itim s is te m in in «y en id en m ü k e m m e llik d ü z e y in e u la şa b ilm e si iç in ö ğ re tm e n le rin d a h a iyi y e tiş tirilm e s i v e a d a y la rın ü n iv e rs ite d e n m e z u n o la n k itle n in en ü s t d ö rtte b iri iç in d e n seçilm esi» ö zlem i d ile g e tirilm e k te d ir. Bu in c e le m e le rin b u lg u la rın a göre: K a m u sa l e ğ itim in iy ile ştirilm esi, g e le c e ğ in ö ğ re tm e n le rin e seçim i v e eğ itim i ile b a ş la m a lıd ır. D ü z en in iy ile ştirilip g e liş tirilm e s in e iliş k in d i ğ e r tü m ö n e rile r y ü zeysel v e ö n em sizd ir. O k u lu n y e te rlik d ü z e y in d e k i g e rile m e, ö ğ re t m e n y e te rliğ in d e k i g e rile m e n in so n u c u d u r. O k u lu iyi y a p a n iyi ö ğ re tm e n le rd ir. Z ay ıf ö ğ re tm e n le r ç o c u k la ra, b a z a n g id e rilm e si o la n a k s ız z a r a r la r v e r ir v e K a m u n u n o k u la k a r ş ı d u y d u ğ u g ü v e n in s a rsılm a s ın a yol a ç a r. K ö tü b içim d e eğ itilm iş, e n te lle k tü e l b a k ım ın d a n te m b e l v e k ü ltü re l y ö n d e n k ıs ır v e ç o ra k ö ğ re t m e n le r, ö ğ re n c ile rin i y e te n e k le rin in s ın ır la r ı ö lç ü s ü n d e ç a lış m a y a ö zen d irem ez. B u tip ö ğ re tm e n le r, b ire y sel g elişm ey i e n g e lle y e n b ir e r p a r a n g a g ib id irle r. ö ğ r e tm e n y e tiş tire n k u ru lu ş la r, y e n iliğ e ö n c ü lü k e tm e m e k te d irle r. Z ira b ö y le b ir g iriş im d e b u lu n m a la r ı h a lin d e, b u şim d ik i p o litik a v e u y g u la m a la r ın e tk isiz o ld u ğ u n u itir a f a n la m ın a g e le c e k tir. E ğ itim c ile rd e n b ek le n d iğ i s ü re c e h e r h a n g i b ir re fo rm o lm a y a c a k tır. 20. «N asıl b ir E ğ itim D üzeni» ve «N asıl b ir O r ta ö ğ retim» S o ru n la rın ın y a n ıtla rın ı, b u d ü z e n i v e k e s i m i y ö n le n d irm e si g e re k e n re fo rm is t b e lg e le re d a y a lı o la ra k v e e v re n se l g e lişm e le ri d e d ik k a te a la r a k, 308
328 kısaca sergiledikten sonra bu sunuşu şu vurgulam a larla bağlam ak istiyorum: Bu tü r sorulara yanıt ya da sorunlara çözüm aranırken : Her şeyden önce kendi bilimsel araştırm a m ekanizm alarım ızın harekete geçirilmesi gerekecektir. Bu da uygulayıcı devlet birimleriyle, araştırıcı akadem ik birim leri el ele çalışm asını zorunlu kılacaktır. Bugün sistemi yönlendirmesi gereken reform yasaları, bu konuda en azından özendirici olm aya çalışmış ve bunun yöntemlerini getirmiştir. Ancak bu yöntemlerin işlerlik kazanm ası için uygulayıcıların bu tü r araştırm alara istek duym aları ve sonuçlarını saygı ile karşılam aları araştırıcıların da fildişi kulelerinden çıkarak yaşanan sorunlara eğilmeyi kabul etm eleri şarttır. Reform yaklaşım ında eğitim yapısının ve k a ra r süreçlerinin organik b ir sistem bü tü n lüğü içinde ve kendini sürekli yenileyecek biçimde düzenlenmiş olm asının nedeni budur. Şimdi yapılacak iş, sistemi bu özellikleriyle algılayıp işletebilecek niteliklere sahip insangücü ile donatm ak ve reform un öngördüğü sisteme işlerlik kazandırm aktır. Aksi halde, elyordamıyla çalışmanın y aratacağı kısırdöngü kırılam ayacaktır. Böylesine bir yaklaşım ın yanısıra, sorunun evrensel boyutları da gözden ırak tutulm am alıdır. Benzer koşullarda, benzer sorunların çözümüne getirilmek istenen uluslararası yaklaşım ların, en azından deneysel olarak dikkate alınm ası bir yandan kendi araştırm a sürecimizi kısaltırken, diğer yandan da zam an, enerji ve m aliyetten ta sa rru f edilmesini ve «yetenek açığı» nm kapatılm asını sağlayacaktır. 309
329 . D e ğ erli E ğ itim ci T a r d u n u n tü m h iz m e t y a ş a m ı b o y u n c a v u rg u la d ığ ı gibi: «eğ itim v e in s a n y e tiş tirm e b ilim le ri e v re n s e ld ir, u lu s a l o la n sad e c e e ğ itim in a m a ç la rıd ır, o d a a n c a k ç a ğ d a ş o lm a k k ay d ıy la.» Amaç, insanı yarın İçin bugünden eğitmektir. Kaynaklar 1. M.E.B. Milli Eğitim Reformu Stratejisi, Resmi Gazete 3 Ekim 1972 tarih, say. 2. M.E.B. Milli Eğitim Temel Kanunu, Resmi Gazete, 24 Haziran 1973 tarih, sayı - Kanunu sayısı: D.P.T. Yeni Strateji ve Kalkınm a Planı, üçüncü Beşyıl, , Yayın N o: OECD, C E R Î/C D, New Functions and Structures of the school, 14 February 1972, Paris 5. OECD, ED. The Educational situation in M em ber Countries, A Review of Trends and priorities, Areas for Policy, 26th April 1973, Paris 6. O E C D /C E R Î/C D, Com pulsory secondary Education: Problems and Possibilities, 18th June 1974, Paris 7. OECD, ED. M 0 CERİ (CD), Options For Youth, 28th October, Grifith Francis, «Teachers are part of the problem» American Education, October Herbert Bruce E., «Educational Effectiveness, Now or Never», American Education, 8th October Szyliowicz, Joseph S., Ham als and Technocrats, The Developm ent Trends in Turkey during the next fifty years, D.P.T. june 1974, Ankara 310
330 BAŞKAN Teşekkür ederim Sayın özdil. Efendim, program a göre ikinci ra u n d a başlayalım, ondan sonra a ra verelim, tartışm a kısm ında a n ladığım kadarıyla Saym Özdil, elinde size aktarm ak istediği çok bilgiler v ar öyle görüyorum, belki o ta r tışm alar sırasında sizi biraz daha aydınlatabilecek. Ben ikinci beşer dakikalık konuşm alarını yapmak üzere üyelerimize söz veriyorum. B uyurun Saym özoğlu. PROF. DR. SÜLEYMAN ÇETİN ÖZOĞLU Efendim, ben Saym Özdil in değinm elerinden h a re ketle, görüşlerim i özetlemeye, açıklam alarım ı sü r dürm eye çalışacağım. Saym Özdil in sözünü ettiği çalışm alar, bizi yine VIII. Milli Eğitim Şûrasına götürdü. Bazı hususları hatırlıyorum. O yıldan bu yana fazla değişiklik olmamış. Beklenen gelişmeler, uygulama, am açlanan biçimde olamamış. Sorunların ve a n a konuların nitelikleri aynı, am a nicel olarak a rtmışlar. Örneğin üzerinde durduğu bir ilkeyi yeri geldiği için ele alm ak isterim. Yöneltme ilkesi. Bu, eğitim sistemin bir parçasıdır. Çünkü eğitim sistemi aktarıcı b ir sistem dir. Çünkü eğitim sistemi öğrenciyi y arg ılayan bir sistemdir ve yöneltme bir yönetim işi olarak ele alınm ıştır. Nedense Rehberlik ve Psikolojik Danışm a ile de bağdaştırılm aya çalışılmış am a kağıt üzerinde kalm ıştır. Yöneltme ilkesine göre öğrencileri yöneltme sağlanam am ıştır. Çünkü yöneltme, hiçbir zam an yönlen d irm e biçiminde ele alınmamıştır. Yönlendirm e biçiminde ele alınsa idi yönlendirm e sözcüğü yöneltm e yerine kullanılır ve onun gerekleri, ilken in açıklam asında y er alırdı. Y önlendirm e ile yönet 311
331 me arasında bir fark var mı? yok mu? O kadar büyük fark var ki yönlendirme geliştirici eğitim sisteminin bir ilkesidir ve bu sistemde yönlendirm e öğreneni, çocuğu anlam aya, bir değerlem eye dayalı olarak yapılır. Yalnız öğretmenin verdiği notlara göre yapılmaz. A m a yöneltme, şimdi salt öğretm enin verdiği n o tlara göre yapılm a durum undadır. Bu bizi nereye götürüyor? Not vermede sürekli arayışa götürüyor. Değişikliklerin çoğu, sınavla ilgili yönetm eliklerde olm aktadır. Bunda o k a d ar çok başarılıyız ki O rtaöğretimimizin, belki çok büyük başarısını şimdi Yükseköğretim im ize de hediye ettik. Bugünlerde yükseköğretim konumuz, salt öğrencinin sınıf, ders geçme-kalma k o nularına indirgendi. O rtaöğretim im izin yılların birikimi olarak sağladığı bir başarı! Espiri bir yana, fakat temel nokta olarak bireyi esas almadığımız için, yani öğrenen toplumsal bireyi esas almadığımız sürece, Ortaöğretim de öğrenciyi beklenen yöneltme de olm ayacaktır ve yönlendirmeye hiçbir zam an dönüşmeyecektir. Yönlendirme ile özlemini çektiğimiz dem okratik toplum un çağdaşlaşm ası belki sağlanabilecektir. Çünkü özgür düşünen kişi, belirli yaşlarda vermesi gereken özgür kararlarını verebilmelidir. Onun yerine gelecek yaşam ı için salt notlan karar veriyorsa, bu bir yönetim işlemidir. Bunun sağladıkları, sağlayam adıkları ortadadır. Bunlara razıysak tamam, iyi bir şey. Devam edelim. Ama razı değiliz, düzeltelim diyoruz, genelde, öyleyse sayılan o ilkelerin bir kısmının artık uygulanam adığı gerçeği bir yana, belirli b ir sistem in dışındaki sistem ler için ku l lanılam adıkları açıktır. Eğer yönlendirmeye dönüştürülm ezse, yöneltme am aca götürm üyor. Şimdi, bilgileri a k ta ra n m evcut b ir sistem in iyi olmadığını, başa 312
332 rılı olam adığını ister istemez söylüyoruz. Peki ne olacak?.. Bilgileri ak taran değil de bilgi kazanm ayı öğrenm enin ve düşünmenin öğrenildiği yaşandığı bir sistemi çağdaşlaşma çerçevesinde amaçlıyoruz ve biz bunu hayal edelim diyorum. Böyle b ir sistem in y erleşmesi için bir çaba sa rf etmemiz gerektiğini v u rg u lam aya çalışıyorum. Böyle bir sistemde ister istemez birey, öğrenci, temel olacak dedik. Ama temeldeki bu birey öyle bir birey ki toplumsal bir birey ve kendini toplumda gerçekleştirmeye çalışan bir birey. Kendini gerçekleştirmeye çalışan bir birey ise öğretilen bir kişi değil, öğrenen dinam ik bir varlık olm aktadır. Bunu kabul ettiğimiz sürece sistem kendiliğinden kendi ilkeleriyle beraber oluşacaktır diye düşünüyorum, hayal gibi gelebilir am a vurgulam aktan kendim i a la mıyorum. Kuşkusuz m evcut O rtaöğretim sistem inin öğretmenleri, başlıbaşm a bir sorun kaynağı. Kişisel olarak kendileri değil, mesleki kişilikleri çerçevesinde yaptıkları işten dolayı kendilerine verilen yetkiden dolayı yetiştirilmelerinden dolayı veya yetiştirilemem elerinden dolayı sorun kaynağı oldukları bu toplantıda vurgulandı. Hele bir meslek olarak saygınlığı tartışılan bir durum la karşı karşıyayız bugün. C um huriyetin ilk yıllarındaki öğretm enlik m esleğinin say gınlığına ve durum una özlemlerimizi her toplantıda tekrarlıyoruz. Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitimde aldığımız yolu ve ulaştığımız başarıyı vurguluyoruz. Ö ğretm enin toplum sal saygınlığıyla b erab er bu gelişmeyi iyi bir biçimde değerlendiriyoruz hatta diyoruz ki bunu bugün de sağlayabilirsek h er şeyi düzeltebiliriz. Belki konu bu kadar basit değil am a temelde şu var: öğ retm en lik m esleğinin saygınlığını a rtık toplum da kesin olarak sağlam ak durum dayız. Hiçbir 313
333 işe giremeyenlerin «öğretmen» olması uygulamasını, bir eğitimci olarak benimseyemediğimi sizlerle paylaşm ak istiyorum. Ö ğretm en yetiştirm e konusunda yeni bir biçimlendirme ile karşı karşıyayız. Üniversiter yaklaşım la öğretm eni yetiştirm e, çağdaş bir yaklaşım am a uygulam ada m aalesef bu yaklaşım pek uygun değil. Sayın Karagözoğlu belirttiler, «tarihçi» yetiştiriyoruz, öğretmen yetiştirme işlemi içerisinde. «Matematikçi» yetiştiriyoruz, «fizikçi» yetiştiriyoruz. Bunlar iyi ve gerekli işler, bunları yadsımıyoruz am a «matematik öğretmeni» yetiştirm ek «tarih öğretmeni» y etiştirmek «matematikçi» «tarihçi» yetiştirm ekten daha farklı olmak durum undadır. Ülkemizde öğretm en yetiştirm e konusu, belki eğitim uygulam alarım ızda en çok birikim kazandığımız, zam an-zam an başarılar sağladığımız bir uygulam a olmuştur. Ne yazık ki bu yeniden biçimlendirmede bu deneyimden, bu bilgi birikim inden, bu beoeriden yeterince y a ra rla n am a mış görünüyoruz. Dün de Devlet Planlam a Teşkilatı n d an gelen uzm an vurguladı, Eğitim Fakülteleri oluşturduk am a eğitimcilere o fakültelerde yer vermedik. O uzman, belirlemeyi yaptı, katılıyorum. Benim de gözlemim, eğitimciler, öğretm en yetiştirm e konusunda bir birikimin, bir deneyimin sahipleri, onlardan belirli ölçülerde Eğitim Fakültelerinde y a ra rla n m a nın, öğretm en yetiştirm e konusuna getireceği çözümler, sağlayacağı y a ra rla r büyüktür. Bir önemli husus, eğitim konusunda sık sık ta r tışılır, fa k a t zam an zam an unutulur. Eğitimde yaptığımız işleri, ürettiğimiz ürünü, kimin için yapıyoruz? Toplum için, vatandaş, veli için yapıyoruz. Ama onla ra bu işlem ler içerisinde hiç söz hakkı verem iyoruz; hiçbir veli gereksinm esi eğitim program larım ı 314
334 za, uygulam alarına yansımıyor. Evet, dem okratik o r tam da belki şöyle yansıyor, böyle yansıyor denecektir am a ben bunun etkin bir yansım a olduğunu söyleyemiyorum. Çağdaşlaşm a süreci içerisinde ister istemez eğitime artık dolaylı yollardan değil, veli kendi gereksinm eleri çerçevesinde katılm a d u ru m u n d a dır. Hele «paralı öğretim» uygulam alarım ız bu k a tılmayı artık kaçınılmaz hale getiriyor. Genelde bir ürün satmalacaksam, bunun biçimi hakkında, bunun verilişi hakkında da bileyim, söyleyebilmeliyim ki v erdiğim p aran ın karşılığını alayım. Veliler için de eğitim uygulam aları ve ü rü n ü hakkında durum böyle. Teşekkür ederim efendim. BAŞKAN Teşekkür ederim Saym Özoğlu. B uyurun Saym Karagözoğlu, sözü size veriyorum. DOÇ. DR. GALİP KARAGÖZOĞLU Çok teşekk ü r ederim Sayın Başkan. Bir m akro planın gereğinden bahsetm iştim, eğitim sistemimizde böyle bir planın yokluğu nedeniyle b ugünkü sorunlarla karşılaştığım ızı vurgulam aya çalışmıştım. Hemen şöyle aklımıza gelen birkaç soruyu cevaplam aya çalışalım. Fen liselerini, Anadolu Liseleri haline getirip, Türkiye de yaygınlaştırm ak istiyoruz. Niçin?.. Bu niçinin dayanm ış olduğu bir a ra ştırm a yapılmış mı?.. Hayır. A nkara daki Fen Lisesinin uygulam asına bakılmış, 22 bin öğrenciyi siz dört k a demeli bir sınav sonucunda seçmişsiniz, 98 öğrenciyi almışsınız, sonra onları 24 kişilik sınıflara koym uşsunuz, günün 24 saatinde beraber, her türlü labaratuv a r im kânları var, kütüphane im kânları v ar bu sera nın içerisinde, ben ona sera diyorum, bunları yetiş 315
335 tirm eye çalışmışsınız. Sonra üniversiteye giriş sınavların d a başarısını görünce okulun yöneticileri de dahil olmak üzere hep beraber el çırpmışız fen lisesi çok başrılıdır diye. İşte buradan iddia ediyorum ki bana o 96 öğrenciyi veriniz siz, ben Gazi Lisesine koyayım, Gazi Lisesinde bu çocuklara aynı im kânları sağlayayım, o zam an bu çocukların üniversiteye giriş sınavların d a gösterecekleri başarı, fen lisesindeki öğrencilerin gösterecekleri başarıdan d ah a düşük olm ayacaktır. İstatistiki anlam da bir farklılık görülm eyecektir. O halde bunun b ir çalışması, bunun b ir a ra ştırm ası yapılmış m ıdır ki biz Türkiye nin çeşitli yerlerinde tekrar fen liselerini, Anadolu liseleri adı altında açm ak istiyoruz. Fen lisesinden m ezun o lan lara bakıyoruz, ki Türkiye de bilim adam ı yetiştirm eye y er verecek, daha doğrusu bilim adam ı olarak yetişecek gençlerim izi eğitecek olan b ir okuldur. B uradan m e zun olmuş olan öğrencilere bakıyorsunuz, bir nevi Prem edical School gibi Tıp Fakültelerine öğrenci h a zırlayan okul durum una gelmiştir bugün fen lisemiz. O halde oturup düşünmemiz lazım, bize fen lisesi mi lazım, Anadolu Lisesi m i lazım, yoksa diğer liselerimizdeki eğitim-öğretim im kânlarını o düzeye çık arabilmek için çaba göstermemiz mi lazımdır?.. Birincisi gayet kolay, vatandaşın oylarını da ra h a tlık la alabilirsiniz dersiniz ki tam am h er ilde bir fen lisesi açacağım dersiniz ve herkesin gönlünü hoş edersiniz. Sonra bir bakrsmız ki bir iki sene sonra bunun sonuçlarını alacaksınız, göreceksiniz buradan mezun olan çocuklar yine A n k ara daki fen lisesinin b aşarı düzeyini tu ttu ram ay acak tır. Neden?.. Çünkü eğitim-öğretim ortam ını buradaki kadar mükemmel geliştirememişsiniz. Sizlere birkaç rakam vermek istiyorum. Efendim, üniversiteye giriş sınavları sonucunda öğ 316
336 re n c ile rin a lm ış o ld u ğ u p u a n la r ın y ü z d e lik ü z e rin d e n o ra n la rın ı v e rm e k istiy o ru m. A rtv in in A rd a n u ç Lisesin d e n 106 ö ğ re n ci ü n iv e rs ite y e g iriş s ın a v ın a g ir m iş v e b u n la rd a n sa d e c e iki kişi ü n iv e rs ite y e g ire b ilm iş, b a ş a rı d ü zeyi % 1.8, A rh a v i L isesin e b a k ıy o rs u n u z % 6-7, Y u su feli L isesin e b a k ıy o rs u n u z % 9-5. H a di d iy o rs u n u z A rtv in d e b u D oğu K a ra d e n iz li v a ta n d a ş la rım ız «b iraz g eri zek âlıd ır» d iy o rs u n u z b u n la r a b a k a ra k. A c a b a A ğ rı d a d u ru m n asıl?.. A ğ rı y a b a k ı y o rs u n u z A ğ rı d a d a h e m e n h e m e n a y n ı d u ru m. N a ci G ö k çe L isesi n e b a k ıy o rs u n u z 648 ö ğ re n c id e n 32 k işi ü n iv e rs ite y e g irm iş % 4.9, D o ğ u B ey azıt L isesi n e b a k ıy o rs u n u z % 5.6, p e k i o r a d a d o ğ u d u r. A c a b a A n k a r a d a n asıl?.. A n k a ra y a g e liy o rsu n u z. B ir b a k ıy o r s u n u z k i A n k a r a d a A ta tü rk E rk e k Lislsi % 37 b a ş a r ı g ö ste rm iş, C u m h u riy e t L isesi % 31, G a zi L isesi % 31, K ız L isesi 0/ 41, TED A n k a r a K oleji % 67, F en Lisesi % 69 v e e ğ e r is ta tis tik le ri b u t ü r l ü y o ru m la y a c a k o lu rs a n ız d iy e b ilirsin iz ki b ü tü n zeki in s a n la r A n k a r a d a to p la n m ış tır, z e k â d ü z e y i d ü ş ü k o la n la r d a d o ğ u ille rin d e to p la n m ıştır. B u m ü m k ü n m ü? A m a b u e ğ itim d e o rta ö ğ re tim im iz in g ö s te rm iş o ld u ğ u b a ş a r ı n ın b ir g ö ste rg e sid ir. Ü n iv e rs ite y e g iriş s ın a v ın d a k i b u y ü z d e le re h a d i g ü v e n m iy o ru z d iy elim, a c a b a b u n u k a n ıtla y a c a k b a ş k a v e r ile r v a r m ı?.. TÜ B İT A K ın y a p m ış o ld u ğ u y a rış m a m a te m a tik, fizik, k im y a d a lın d a y a p m ış o ld u ğ u y a r ış m a la r a b a k ıy o rs u n u z. B u y a r ış m a la ra, h e r o k u ld a n e n ü s tü n b a ş a rılı ü ç ö ğ re n ci k a tılır. S o n ra bu o k u lla rı b irb irle riy le k ıy a s lıy o rs u n u z, b ir b a k ıy o rs u n u z k i G ü n e y D o ğ u A n a d o lu d a n 100 ü z e rin d e n en y ü k se k p u a n d a h a d o ğ ru s u b ö lg e b i rin c is i o la c a k o lan ö ğ re n c i 100 ü z e rin d e n % 31 y a n i 31 p u a n alm ış. S o n ra A n k a r a o k u lla rın a b a k ıy o rs u n u z. A n k a r a d a k i b elli o k u lla rd a k i ç o c u k la r ise %
337 - 99 puan alarak bölge birincisi olmuş. Aynı sorular, aynı şartlar altında uygulanmış. O halde diyoruz ki ortaöğretim im iz işte böyle olm am alıdır. O rtaöğretim i miz, çocuğun yaşadığı bölgeye göre ilerde göreceği eğitimi etkileyecek b ir sistemi getirm em elidir. TÜBİ TAK ın bu konuda yapmış olduğu küçük bir model araştırm ası var, bunu bilginize sunduktan sonra sözlerime son vereceğim. Lise ve d e n g i o k u lla rın b u lu n m a d ığ ı y e rle ş m e m e rk e z le rin d e k i o rta o k u lla r, y a n i köy, k a s a b a g ib i y e rle şm e m e rk e z le rin d e k i o rta o k u lla r ı b irin ci, ik in ci, ü ç ü n c ü lü k le b itire n ö ğ re n c ile ri, TÜ B İTA K o la ra k b ir s ın a v a ta b i tu tu y o ru z. B u n la rın iç e risin d e n b ü tç e m i z in elv e rd iğ i ö lçü d e b elli s a y ıd a ö ğ ren ciy i, b u lu n d u k la rı y e rd e n alıp, e ğ itim ö ğ re tim im k â n la rı ço k iyi o la n lise le re y e rle ş tiriy o ru z. B u lis e le r A n k a ra, İ s ta n b u l ve İz m ir d e a ltı lised ir. A n k a r a d a A ta tü r k L isesi, H a lid e E dip Lisesi. İs ta n b u l d a Ç a m lıc a K ız L isesi, K a b a ta ş E rk e k Lisesi. İz m ir de A ta tü r k L isesi, İz m ir K ız L isesi. K ö y d en a lm ış o ld u ğ u n u z o ç o c u k la r, b ir b a k ıy o rs u n u z ki o rta m ı d e ğ iş tird ik te n s o n ra eğ itim, ö ğ re tim im k â n la rı d a h a iyi o la n b u lise le re k o n u ld u ğ u z a m a n b a ş a rı d ü z e y le ri sın ıfın en ö n ü n d e n g e liyor. Ü n iv e rsite y e g iriş s ın a v la rın d a b a k ıy o rs u n u z k i b u ço c u k la r, d a h a ö n ce o rta o k u lu İz m ir d e b itirm iş o la n a r k a d a ş la r ın d a n h iç de g e rid e k a lm a d a n ü n iv e r site d e h e m e n h e m e n ilk ü ç se ç e n e k le rin i k a z a n ıy o r la r. B u n u n la şu n u d e m e k is tiy o ru m d e ğ e rli a r k a d a ş la rım. S iz eğ itim s iste m in i n e k a d a r m o d el o la ra k e n so n b u lg u la ra g ö re h a z ır la rs a n ız h a z ırla y ın, o n a g ö re b ir m o d el g e liştirirse n iz, g e liştirin, ço c u ğ a k e n d i y e tiş m iş o ld u ğ u çevre iç e risin d e y e te rli d ers, a ra ç -g e re c!, ö ğ re tm e n i, k a y n a k k ita b ı, k a y n a k k işiy i, r a h a tlık la d e rs ç a lışa b ileceğ i b ir o rta m ı s a ğ la y a m a d ığ ın ız s ü r e 318
338 ce, s iste m d e k i bu ç a rp ık lık d e v a m e d e c e k tir. Ç ok ö z ü r d ilerim, sizlerle b e r a b e r ta r tış m a b ö lü m ü n d e o la m a y acağ ım. B eni d in led iğ in iz için P a n e l B a ş k a n m a ve P a n e l a rk a d a ş la rım a, s iz le re te ş e k k ü rle rim i s u n a rım efen d im. S ağ o lu n u z. (A lk ışlar) B A ŞK A N Ç ok te ş e k k ü r e d e riz S a y m K a rag ö z- o ğ lu n a, B u y u ru n S ay m O z a n k a y a. PRO F. DR. ÖZER O Z A N K A Y A C u m h u riy e t e ğ itim i b ir y a n d a n k a lk ın m a s a v a ş ın ın g e re k tird iğ i in s a n g ü c ü n ü y e tiştirm e y i, b ir y a n d a n y u r t s o ru n la rın ın id eo lo jisin i a n la y a c a k, a n la ta c a k v e k u ş a k ta n k u ş a ğ a y a ş a ta c a k y u r tta ş la r y e tiş tirm e y i a m a ç lıy o r du. Bu am acın temel bir gereği de «öğretmen yetiştirme» ye ilişkindir. A tatürk ün döneminde baş tacı edilen, çok yüksek bir gönülgücü (moral) ile çalışan öğretmenler, 1946 dan bu yana en çok itilip-kakılan bir mesleğin temsilcisi durum una düşürüldüler. Öğretm en yetiştiren kurum lar, tü rlü saldırı ve suçlam a lara hedef yapıldılar; onlarla yaz-boz tahtasıym ış gibi gelişigüzel oynandı. Tümüyle de, ortaöğretim bölümüyle de. Türkiye de eğitim sorunlarla doluysa, bu durum un kaynağında bunlar da yatm aktadır. Bu konuda da bence tek çıkar yol var: eğitim politikasını etkileyenler, siyasal partiler ve onların kurduğu h ü kümetlerdir. Türkiye Cum huriyeti nin kurum larını, m eşruluk ilkelerini anlatan sağlam dayanaklar ise herkesin bildiği üzere A tatürk ilkeleridir. Siyasal p a r tiler ve hükümetler, bu ilkeleri oy avcılığı uğruna ta r tışm a konusu, ödün konusu y apm aktan vazgeçseler, 319
339 e ğ itim k u ra m la rın ın a m a ç la rı ve o n la rla b irlik te tü m ç a ğ d a ş la ş m a a m a ç la rım ız e n e tk in b içim d e işley ip g erç e k le şir. B. GENEL TA R TIŞM A B A ŞK A N (PROF. DR. R Ü ŞTÜ YÜCE) E fe n dim, söz is te y e n le r v a r s a lü tfe n is im le rin i y a z d ırs ın la r. B u y u ru n, S a y ın T ekeli. PRO F. DR. SEV ÎM TEKELİ B u so ru m u, d a h a ço k S a y m P ro f. D r. S ü le y m a n Ç e tin Ö z o ğ lu n a y ö n e ltiy o ru m. Ç ok iy i ö ğ re tm e n y e tiş tirm e k h e p im iz in iş tir a k e ttiğ i b ir k o n u. Ö ğ re tm e n le rim iz i g e re k tiğ i b içim d e y e tiştirm e d ik ç e, n e k a d a r iyi p ro g r a m la r h a z ırla rs a k h a z ırla y a lım, y ö n e tm e lik le ri n e k a d a r g ü zel d ü z e n le rs e k d ü z e n le y e lim, b a ş a rıy a u la ş m a m ız o la n a k sız d ır. S a n ıy o ru m k i b u n a k a tılm a m a k eld e d eğ ild ir. B u ra d a b e n im v u rg u la m a k iste d iğ im b ir n o k t a v a r. Ş im d iy e k a d a r ö ğ re tm e n y e tiş tirm iş ve h â lâ d a y e tiş tirm e k te o la n p e k ço k f a k ü lte le r v a r, b e n im F a k ü lte m, Dil v e T a rih -C o ğ ra fy a F a k ü lte s i d e b u n la r d a n b iri. Ş im d i b u n la r b eğ e n ilm iy o r. E ğ itim F a k ü l te si a d ıy la b irta k ım f a k ü lte le r k u ru lu p, b u g ö re v o n la r a v e rilm e k iste n iy o r. N e d e n? N e d e n b u n la r ö ğ re t m e n o la m a z la r? B en S a y ın Doç. D r. G a lip K a rag ö z- o ğ lu n u n A n a d o lu lise le ri iç in s ö y le d ik le rin e p a ra le l b ir g ö rü ş ileri s ü rm e k istiy o ru m. S a y m K ara g ö zo ğ lu, A n a d o lu lis e le rin d e n söz e d e rk e n, h a tırım d a k a ld ığ ı k a d a rıy la şöyle dediler.- A n a d o lu lise le ri açılıy o r, a n c a k b u n la rın A n k a r a d a a ç ılm ış o la n A n a d o lu lise le r in in p a ra le lin d e o lm a sı söz k o n u s u d eğ ild ir. O rta y a 320
340 so n d e re c e ö n em li b ir p ro b le m çık ıy o r. H em A n a d o lu lise le rin i g e re k tiğ i b içim d e k u ra m a y a c a ğ ız, h e m d e ö b ü r lise le ri ih m a l e ttiğ im iz için o n la rı d a d a h a d ü ş ü k b ir d ü z e y e g e tire c e ğ iz, b a ş k a d ey im le n e y en i k u rd u ğ u m u z b ir işe y a r a y a c a k, n e d e esk iy i d o ğ ru d ü r ü s t g ö tü re b ile c e ğ iz. B ence a y n ı d u ru m, y e n i k u r u la n E ğ itim F a k ü lte le ri için d e söz k o n u su. H e p im i zin b ild iğ i g ibi b ir ö ğ re tim e le m a n ın e n a z 10 s e n e d e y e tişe b ile c e ğ in i v a rs a y a c a k o lu rs a k v e şu a n d a ö ğ re t m e n y e tiş tire n b ö lü m le rd e ö ğ re tim ü y e si sık ın tısı çek ild iğ in e göre, d e m e k k i o n se n e lik b ir s ü re için d e E ğ i tim F a k ü lte le rin d e y e te rli ö ğ re tim e le m a n ı b u lu n m a sı o la n a k sız. B u ş a r tla r a ltın d a, b u d e rm e ç a tm a k u ru la c a k, m e v c u tla rın p a ra le lin e b ile g e le m e y e c e k tir. A c a b a k o n u y a ilişk in b ir a r a ş tır m a y a p ılm ış m ı? N e g ib i e k sik le ri o ld u ğ u b e lirle n m iş m i? B en felse fe b ö lü m le ri ü z e rin d e d u r m a k istiy o ru m. B u g ü n b izim y e tiş tird iğ im iz v e fe lse fe ö ğ re tm e n i o la n ö ğ re n c ile rle b u n la r a r a s ın d a n e g ibi b ir fa rk lılık o la c a k tır? T eorik o la ra k b ile fa rk lılığ ın n e o ld u ğ u b ilin m e d e n a ç ı la c a k y e n i b ö lü m le r h e m d e v le te ç o k b ü y ü k m a d d i b ir y ü k o lacak, h e m d e m e v c u t k u r u m la r, a tıl h a le g e tirilm iş o la c a k tır. B a n a öyle g e liy o r k i b u n la r h iç b ir b içim d e p la n la n m a m ış tır, a y r ıc a k u ru lu d ü z e n i d e te h lik e y e s o k a r b iç im d e d ir. B en b u n u n ü z e rin d e d u r u la r a k k o n u n u n iy ice a y d ın la tılm a s ın ı istiy o ru m. B u s a d e c e k u ru lu o la n la rı te h lik e y e a tm a k la k a lm a y a c a k, ö ğ re tm e n lik k u ru m u n u d a te m e lin d e n s a r s a c a k tır. T e k r a r e d iy o ru m g e re k tiğ i b içim d e ü z e rin d e a r a ş tır m a y a p ılm a d a n ey lem e g eçilm iş o ld u ğ u k a n a a - tm d a y ım. T e ş e k k ü r ed erim. B A ŞK A N T e ş e k k ü r e d e riz S a y m T ekeli. B u y u ru n S a y ın E rişen. 321
341 SA T I ERİŞEN S a y m B a ş k a n izin v e rirle rs e, b e n ü ç s a p ta m a d a ve ü ç d ile k te b u lu n m a k istiy o ru m. S a p ta m a n ın b iri şu: B u g ü n d e m o k ra tik b ir d ü z e n iç in d e b u lu n d u ğ u m u z sö y len iy o r, d e m o k ra tik e ğ i tim d e n söz ediliy o r. N e d ir k i b ir e ğ itim k a m u o y u h e n ü z o lu ş m a m ış tır v e o lu şm a sı iç in d e b ir ç a b a h a r c a n d ığ ı k a n ıs ın d a d eğ ilim. B u g ü n b a s ın d a, g a z e te le rin ç o ğ u n d a -çok se v in çle k a rş ıla m a k g e r e k ir kiik tis a t s a y f a la n v a rd ır, ek o n o m i s a y f a la rı v a rd ır. Ç ü n k ü b u n la r, b izim m id em iz i ilg ile n d irm e k te d ir. A n c a k h e r ev d e b ir ço cu k b u lu n m a s ın ı k a b u l etsek, h e r evi ilg ile n d ire n e ğ itim k o n u su, n e y a z ık k i b a s ın d a y e te rin c e y e r a lm a m ış tır. H a tta ile ri b ir d ü ş ü n g a z e tesi, eğ itim sa y fa s ı a ç m ıştır, n e d ir k i b u e ğ itim s a y fa s ın ı -b elk i ço cuğu o lm a s ın ın v e y a o k u lla rd a o k u m a s ın ın d ış ın d a eğ itim le - h iç b ir ilg isi o lm a y a n b ir y ö n e tic iy e b ıra k m ış tır. B u d a erim iş g itm iş tir. B u g ü n b ileb ild iğ im izce T ü rk iy e d e ü ç ü d e A n k a r a d a y a y ım la n a n ü ç eğ itim d e rg isi v a r d ır (ki b irisi b u k u r u lu ş u n d e rg is id ir). Bu ü ç e ğ itim d e rg is in in b ü e b ild iğ i- m izce b a s k ı s a y ıs ın ın to p la m ı, ü ç ü n ü n to p la m ı b eş b i n i b u la m a m a k ta d ır. B u g ü n şu k a d a r y ü z b in le rle if a d e ed ile n b ir ö ğ re tm e n k itle si, m ily o n la rla ifa d e e d i le n a ile k itle si, eğ itim b ilin c in d e n, e ğ itim s o r u n la r ı n ın b ilin c in d e n y o k s u n d u r. B u ra d a b ir n o k ta y a d a h a d e ğ in m e k istiy o ru m. O d a şu d u r: Ü n iv e rs ite lile r lü tfe n a lın m a s ın la r. E ğ itim fa k ü lte le rin in e ğ itim b ö lü m le ri (e lb e tte b u n la rın k u r a l d ış ıla n v a r, sev in çle k a rşılıy o ru z ), O rta ö ğ re tim e ğ itim iy le (ö zellik le b u e ğ itim d ey im in i k u lla n d ım ), ilk ö ğ re tim eğ itim iy le v e o k u lö n cesiy le y e te rin c e ilg ile n m e m e k te d irle r, ilişk i k u rm a m a k ta d ır la r. B u n la rla h a ş ım e ş ir o lu p, s ın ıfa g ire re k, ço c u k la ilişk i k u r a r a k a r a ş tır m a la r y ap ıp, b u a r a ş tır m a la r ı k a m u o y u n a, k a m u o y u n u n a n la y a c a 322
342 ğı yalın bir dille (bunun atını çiziyorum ), akademik ifade ile değil, kam uoyunun anlayabileceği bir yalın dille, b u n a n kam uoyuna yeterince yan sıtm am ak tadırlar. Bunlar, kapalı devre diye adlandırdığımız bir yayın içindedirler; kendileri yazm aktadırlar, kendileri okumaktadırlar. H atta fakültelerde, bölüm lerarası ilişkilerin bile sınırlı olduğu söylenmektedir. Çünkü biri, parayı alm ayınca kitabı depodan çıkarm ıyor; öteki, depodan çıkmayınca para verip m akbuz alamıyor, falan b ir şeyler. Böylece kendi a ra ların d a iletişim bile, sanıyorum yeterli değildir. Ama diyeceksiniz ki b u gün üniversitelere sitem etmekte hakkım ız var mı yok mu?.. Evet, öğretim üyesi dostlarım dan aldığım bilgilere göre, m ektuplara göre, gazetelere yansıdığına göre, b ir öğretim üyesi yılda 250 bine yakın kağıt okum ak zorunda imiş, Allah kuvvet versin, am a kam uoyunu da onların ışıklarından yoksun etmesin. Gönül istiyor ki bu arkadaşlarım ız liselere, ortaokullara, ilkokullara yabancı k alm adan girip çıkarak b ir ay ak ları bu eğitim kuruluşlarında olmak üzere inceleme yapsınlar, çözümler bu lsu n lar ve bu çözümleri öğretmene, sınıfa giren öğretm ene ışık tutm ak üzere ve kam uoyuna sunsunlar. İk in ci s a p ta m a m şu o lacak. S a y m S ü le y m a n Ç e tin Ö zoğlu, h a lk ım ız ın e ğ itim d e söz h a k k ı o lm a s ın d a n söz etti. Bu, ço k ö zlen en, b izim d e h ü ly a la rım ız ı s ü s le y e n b ir şey. D em in d e s ö z ü n ü e ttim, b ir k a m u o y u y a r a tm a k g erek ir; a m a b u k a m u o y u n u n o lu m lu b ir k a m u o y u o lm ası d a g e re k ir. S ize b ir a y ö n ce g ö r d ü ğ ü m b ir g ö rü n tü d e n sö zed eceğ im. E fendim, E la z ığ ın H a rp u t ilçesin d e b ir s a a t k a lm a k ü z e re g ittik, o ra d a o rta o k u l ve ilk o k u l, C u m h u riy e t İlk o k u lu, y a n i C u m h u riy e t e ğ itim in i, ç a ğ d a ş e ğ itim i te m s il e d e n o kul, b ir b a r a k a d a n ib a re tti. A ta tü rk e ğ itim in i te m 323
343 sil e d e n okul, b ir b a r a k a d a n ib a r e tti ve g ö z le rim y a ş a rd ı, u z u n b o y lu z a r if h o ş b ir ö ğ re tm e n, te rte m iz ç a ğ d a ş b ir b içim d e g iy in m iş, k r a v a tın ı -d e v le t z o ru y - la d a o lsa- b a ğ la m ış, ö y lece d e rs e g iriy o rd u. Y ü z a d ım ö te sin d e b ir tr a f ik le v h a s ı g ö rd ü m, tr a f ik le v h a s ın d a ş u n u y a z ıy o rd u : H a r p u t K u r a n K u rs u E ğ itim S itesi. O o k u n g ö ste rd iğ i y ö n e b a k tım, K u rtu lu ş L isesi n d e n çok d a h a b ü y ü k, a ltı k a tlı b ir b in a v a rd ı. B u K u r a n K u rs u d u r e fe n d ile r, b ilg ile rin iz e s u n u y o ru m. K u r a n K u rs u site sid ir. B ir ö ğ re tm e n in b ir d e rn e ğ e g irm e si u z u n iz in le re b a ğ lıy k e n, b ir tu riz m d e rn e ğ n e g irm e s i b ile u z u n iz in le re b a ğ lıy k e n, b ö y le c e h a lk ın isteğ iy le, h a lk ın iste ğ i y ö n ü n d e b öyleoe ç a ğ g erisi, (ç ağ d ışı d e m iy o ru m, ç ü n k ü ç a ğ ın ile ris i d e b ir a n la m d a ç a ğ d ı ş ıd ır) ç a ğ g e risi k u r u lu ş la r k u r u lm u ş tu r v e b ir b a r a k a d a n ib a re t C u m h u riy e t O k u lu n u n y a n ın d a g ö r k em li b ir b içim d e ç a lış m a k ta d ır. B u n u d a b ilg ile rin i ze su n u y o ru m. B en lise d e n y e tiş m iş b ir in s a n ım a m a d a h a o r ta o k u l s ır a la r ın d a ö ğ re tm e n lik a te ş i içim e d ü ş tü, ü n i v e rs ite y e g ittik, ü n iv e rs ite d e y a n i «ö ğ re tm e n y e tiş m ez» d e n ile n ü n iv e rs ite y e g ittik, Y ü k s e k ö ğ re tm e n o k u lu ö ğ re n c isi d e d e ğ ild ik. A m a b iz o ra d a P e tte r s - le rd e n d e rs g ö rd ü k, S a b ri E s a t la r d a n d e rs g ö rd ü k, S a d e ttin C e lâ lle rd e n, Ş ek ip T u n ç la r d a n d e rs g ö rd ü k. S a n ıy o ru m k i b ir e ğ itim fo rm a s y o n u a la r a k d a ç ık tık. A m a içim izd e b u a te ş v a rd ı. Ş u n u d a sö y ley ey im k i ö ğ re tm e n y in e d e ö ğ re tm e n o k u lu n d a n y e tiş ir. B u g ü n ö ğ re tm e n o k u lla rın ın k a p a n m a s ı çok b ü y ü k b ir y a n lış tır. Ü ç ü n c ü s a p ta m a şu a r k a d a ş la r : B u g ü n ö ğ re tm e n le rin s u s tu ğ u, s u s k u n o ld u ğ u, -ö ğ re tim ü y e le ri d ah ils u s tu ğ u, s u s k u n o ld u ğ u, o k u m a d ığ ı, y a z m a d ığ ı, k o 324
344 nuşm adığı bir dönemde ne yazık ki politikacılar çok fazla konuşmaktadırlar. Eğitim üzerine, çok fazla konuşm aktadırlar. Bir zam anlar kınadığınız, beğenmediğiniz politikacılar bile bir sınır koymuşlarmış. O nlar, büyüklerimizden öğrendğimize göre, «Hocala r b u ray a kadar politika, bundan sonra ve sizin göreviniz» derlermiş, ya da «Buraya k a d ar siz konuştunuz, bundan sonrasını bize bırakın» derlerm iş. Yani politika ile eğitimin sınırlan o zam anlar çizilmişmiş; a m a şimdi, bugün çizilmem ektedir ve politikacılar halktan bir iki oy koparma uğruna çok ödünler verm ektedirler eğitimden, çağdaş eğitimden, ilerici eğitim den. O çağdaş eğitim ki o ilerici eğitim ki b u g ün bizim için bir milli savunm a sorunudur. Bu eğitim yürüm ez ise arkadaşlar, biz 1919 ların gerisine düşeriz. Sanıyorum ki birtakım güçler de bunu am açlam ak tad ırlar. Politika yapmak istemiyorum; am a b u rad an saptamam şu: Bir Eğitim ve öğretim Yüksek K urulu kurulm uştur ve bu, Milli Eğitim B ak an lığ ı nın dışındadır ve Milli Eğitim Bakanlığı ndan başka, eğitimcilerden başka herkes bu kurulda vardır ve burada -ne olursa olsun eksik, fazla, yanlış, doğru, yılla rd a n beri, Cum huriyet in kurulduğundan beri, h a t ta M eşrutiyet ten beri eğitimi yürüten- Talim ve Terbiye Kurulu, burada sadece b ir sekreterya d u ru m u n a getirilmiştir. Sekreterya sözcüğü, o yasanın ifadesindedir, yahut kararnam enin ifadesindedir. Çok ric a ediyorum, eğitime sahip çıkm ak zorundayız. Eğitim ciler, öğretmenler, üniversiteliler hepimiz ve a y dın kesim, eğitime sahip çıkmak zorundayız. Sadece b u n ları söyledim, bağışlayın beni. Sağolun efendim. (Alkışlar) BAŞKAN Teşekkür ederiz. B uyurun Saym Reşat Güleken. 325
345 EMEKLİ TÜMGENERAL M. REŞAT GÜLEKEN Saym Başkan, değerli konuklar, bilim adamlarımız, eğitimimiz nasıl olmalıdır konusunu çeşitli yönleriyle ele ald ılar ve gerçekten bizi faydalandırdılar, kendilerine teşekkür ederim. Eğitimimiz nasıl olmalıdır?.. Yani bugünkü şekliyle mi devam etmeli, yoksa başka bir biçime mi dönüştürülm elidir? Kanıma göre esas sorun budur. Eğer b ugünkü biçimiyle devam ettirilm esini arzu ediyorsak, evvela bugünkü d urum u o rtay a koym akta y a ra r var. Genel liseler, bugün hemen hemen hiçbir yara r sağlayam am aktadır. Yani eğitimin amacı, ifade buyurulduğu gibi, üniversiteye öğrenci hazırlam ak değil, kişiyi, yaşamını kazanacak şekilde bir iş sahibi kılm ak ve ülkenin kalkınm asına katkıda bulunm asını sağlam aktır. Başka bir anlatım la, eğitimin amacı: ailesinin geçimini sağlayacak bir beceriye sahip olacak şekilde kişiyi yetiştirm ek olmalıdır. B ugünkü durum uyla genel liselerimizdeki b aşarı am açtan uzaktır. ö rn e ğ in Doğu A nadolu d a üniversite giriş sınavındaki başarı oranı % 4, % 8, % 9,!% 10'u dahi bulam ayan yerler var. Peki % 90 ne olacak?.. Eğer b u n la r bu genel liselere devam etm eyip de kendi bab a larının veya dedelerinin sürdürdüğü işte çalışmış olsalarda, yine bir ölçüde ülkenin üretim ine bir k atk ı da bulunacaklardı; fa k a t genel liseleri bitirerek ün i versiteye giremeyince hem o yönde hem de öbür yönde faydalı bir kişi olm aktan çıkm akta; toplum a hiçb ir fayda sağlayam am akta; işsiz, güçsüz ortalık ta dolaşan bir kişi durum una düşmektedirler. İmam Hatip liseleri, ülkenin din adam ı ihtiyacını karşılam aktan çok fazla personel yetiştirmekte, bu da aynı sonucu doğurm aktadır. 326
346 E n d ü s tri m eslek lise le rin d e g ö rü ş ü m e g ö re, üç y ıld a b ir s a n a t ö ğ ren ilem ez. N ite k im ö ğ re n ilm e m e k - ted ir. E n d ü s tri m eslek lise le rin i b itir e n ç o c u k la r, e ğ e r ü n iv e rs ite s ın a v ın ı k a z a n a m a z la rs a s e rb e s t p iy a s a d a iş b u la m a m a k ta d ırla r. Ç ü n k ü a r z u e d ile n s a n a t b e c e risin i k a z a n m ış d u ru m d a d e ğ ild irle r. P ra tik te n y e tişm iş b ir s a n a tk â r ın y a n ın d a k i ç ıra k, b u n la r a t e r cih e d ilm e k te d ir. O h a ld e b u lis e le rd e k i e ğ itim d e m a k s a tta n u z a k tır. P ek i n e y a p ılm a lıd ır? G ö rü şü m e göre: o rta ö ğ re tim ta m a m e n m e sle k i ve te k n ik e ğ itim e d o ğ ru y ö n le n d irilm e lid ir. B u g ü n k ü u y g u la m a n ın a k sin e o la ra k o rta o k u l, ilk o k u lla b irle ş tirile re k te m e l eğ itim k a p s a m ın a a lın m a m a lı, o rta o k u ld a n itib a re n lise n in s o n u n a k a d a r, y a n i 6 yıl m e sle k i ve te k n ik y ö n d e n ço c u ğ u y a ş a m a h a z ır la y a c a k b içim d e o rta - e ğ itim e b ir y ö n v erilm e lid ir. Ö y le z a n n e d iy o ru m kı böyle y e tiş tirile n b ir çocuk, ü n iv e rs ite y e g irm e d iğ i ta k d ird e, h e rg ü n b ira z d a h a e n d ü s trile ş e n T ü rk iy e n in g e le c e k te k i ih tiy a ç la rın a d a h a y a r a r lı b ir e le m a n o lacak, f a b rik a d a iş b u la c a k, s e rb e s t p iy a s a d a iş b u la c a k ve d ip lo m a lı işsiz, g ü ç sü z b ir in s a n d u ru m u n d a n k u rta r ıla c a k tır. D o lay ısıy la işsiz g ü ç sü z o rd u s u n u n b ü y ü m e siy le ü lk e n in g elecek b u n a lım la rla v e y a b azı s a r s ın tıla rla k a rş ıla ş m a s ı te h lik e s i d e o r ta d a n k a ld ırılm ış o la c a k tır. O rta ö ğ re tim d e asıl o la n k a lite li e le m a n y e tiş tirm e k tir. K a liteli p e rso n e l y e tiş tirm e k için d e ö ğ re tm e n in k a lite li o lm ası g e re k ir. Ö ğ re tm e n y e tiş tirm e k n a sıl o lacak?.. Ö ğ re tm e n b u g ü n k ü g ib i y in e ü n iv e rs ite le rd e n m i alın m a lı, y o k sa b a z ı b ilim a d a m la rım ız ın ifa d e b u y u rd u k la r ı gibi y e n id e n ö ğ re tm e n o k u lla rı m ı a ç ılm a lıd ır. Ö nem li o la n ö ğ re tm e n liğ in çekici h a le g e tirilm e sid ir. M ad e m k i in s a n y e tiş tirm e n in b a ş m im a rı ö ğ re tm e n d ir. M a d e m k i b ü tü n s o ru n la r ın çö 327
347 z ü m ü k a lite li in s a n y e tiş tirm e e s a s ın a b a ğ la n m a k ta d ır, o h a ld e ö ğ re tm e n, m a d d i y ö n d e n s ık ın tıd a n k u r ta rılm a lı, b a z ı ç e v re le rc e h o rla n a n, k ü ç ü k g ö rü le n k işi d u ru m u n d a n k u rta r ılm a lıd ır. N a sıl o la c a k bu?.. İyi y a ş a m k o ş u lla rı s a ğ la n a r a k çekici d u ru m a g e tirilm e k su re tiy le. B u g ü n n e d e n en k a lite li ö ğ re n c ile r tıp fa k ü lte sin e, ODTÜ, B o ğ aziçi Ü n iv e rs ite s in e g ir m e k iç in ç a b a h a r c a m a k ta d ır la r?.. Ç ü n k ü b u k u r u lu ş la rı b itir e n le r k o la y c a iyi iş b u lm a k ta d ır. E ğ e r ö ğ re tm e n i m a iş e t d e rd in d e n k u r ta r a c a k, o n u h e r y ö n d e n ta tm in ed ecek ö n le m le r a lın ırs a, k a lite li ö ğ re n c i le rin ö ğ re tm e n lik m e sle ğ in i seçm esi s a ğ la n a c a k tır. Y ü ce A ta tü rk ö ğ re tm e n le re, «gelecek n e s ille r sizin e s e rin iz o lacak» d e m iştir. P e k i ö ğ re tm e n h im m e te m u h ta ç s a, g elecek n e s ille ri n a s ıl y e tiş tire c e k tir?.. K a n ım a g ö re te k r a r ö ğ re tm e n o k u lla rın ı a ç s a k d a y in e a rz u e d ile n k a lite li ö ğ re tm e n e k a v u ş a m a y a c a ğ ız. H a l b u k i ö ğ re tm e n lik m e sle ğ in i çekici h a le g e tirirse k, ü n iv e rs ite d e n m e z u n o la n k iş ile rin en k a lite lile ri ö ğ re tm e n o lm a k s u re tiy le ö zlem in i d u y d u ğ u m u z k a lite li ö ğ re tm e n e k a v u ş a c a k, g e re k o rta ö ğ re tim d e, g e re k ilk ö ğ re tim d e v e g e re k s e y ü k s e k ö ğ re tim d e a r z u la d ığ ım ız k a lite li p e rs o n e l y e tiş tirm e o la n a ğ ı b u lu n a c a k tır. S o n u ç o la ra k y e n id e n ö ğ re tm e n o k u lla rı açm a k ta n s a b u g ü n k ü siste m le f a k a t ö ğ re tm e n liğ i ç e k i ci h a le g etire cek, ö ğ re tm e n i to p lu m u n e n sa y g ın k iş i si d u ru m u n a y ü k se lte c e k ü s tü n b ir y a ş a m s ta n d a r d ı- s a ğ la m a k v e en k a lite li p e rso n e li o y ö n e y ö n e ltm e k le a m a c a erişe b iliriz. Ü ç ü n c ü öğe b u g ü n o rta ö ğ re tim d e o ld u ğ u gibi h a f ta d a d ö rt, a ltı s a a t y a b a n c ı d il d e rs i v e rm e k m i y o k sa A n a d o lu lise le rin i d a h a y a y g ın h a le g e tirm e k m i?. Y o k sa ta m a m e n o rta ö ğ re tim d e lis a n d e rs le rin i k a ld ırm a k m ı?.. B ir şey d e n e n ir, e ğ e r so n u ç v erm i- 328
348 y o rs a a r tık o n u d e v a m e tirm e k te y a r a r yok. B ild iri s u n a n a r k a d a ş la r ım ız a g ö re, o rta ö ğ re tim d e b u g ü n k ü h a liy le y a b a n c ı dil d e rsi eğ itim i, a rz u e d ile n a m a c ı s a ğ la y a m a m a k ta d ır. O h a ld e n e d e n fa y d a s a ğ la m a y a n b ir u y g u la m a y ı d e v a m e ttire lim? B u n u n y e rin e to p lu m u n k a lk ın m a s ın a, e n d ü striy e, ü re tim e, ö ğ re n c in in ve a ile s in in y a ş a m ın a k a tk ı s a ğ la y a c a k b eceri, s a n a t, m e s le k k a z a n d ırm a k a m a c ın a y ö n e lik k o n u la r a a ğ ırlık v e rm e k s u re tiy le b a ş a rı s a ğ la m a y o lu n a g itm ek, k a n ım a g ö re d a h a y a r a r lı o la c a k tır. P ek i y a b a n c ı dil ih tiy a c ı d o ğ m a y a c a k m ı?.. E lb e tte k i o lacak. A c a b a b u n u A n a d o lu L iselerin i y a y g ın h a le g e tirm e k s u re tiy le s a ğ la y a b ilir m iyiz?.. K a n ım a g ö re s a ğ la y a m ay ız. N ite k im b ilim a d a m la rım ız, A n a d o lu L ise le rin in a r z u e d ile n lis a n b ilg isin i v e re m e d iğ in i b e lirtile r. B ir y ıllık h a z ırlık eğ itim iy le fizik, m a te m a tik, ta r ih ve d iğ e r d e rs le rd e n a r z u ed ile n v e rim s a ğ la n a b ile c e k m i d ir?.. K a n ım a g ö re h a y ır... B u y o ld a u ğ ra d ığ ım ız z a r a r, s a ğ la d ığ ım ız y a r a r d a n d a h a fa z la d ır. O h a ld e A n a d o lu L ise le rin in y a y g ın h a le g e tirilm e s i y a r a r lı d e ğ ild ir. D ilb ilg isi şü p h e siz lü z u m lu d u r, lis a n b ilm e k ç a ğ ım ız d a çok ö n em lid ir. A n c a k b u h u su s, y ü k s e k ö ğ re tim d ö n e m in d e s a ğ la n m a lıd ır. T e ş e k k ü r ed e rim. B A Ş K A N B en te ş e k k ü r ed erim. E fe n d im, TED i m e m n u n e d e n ü ç k o n u ğ u m u z v a r K u zey K ıb rıs T ü rk C u m h u riy e tin d e n O rta ö ğ re tim M ü d ü rü a r a m ız d a k e n d is in e söz v e rm e k istiy o ru m, b u sö zü d e b ira z s ın ırla m a k is te m iy o ru m k i o ra n ın s o ru n la r ın ı d a d in ley elim. O b a k ım d a n o sö zü k e n d i le rin e e n so n v ereceğim. O n d a n s o n ra d a p a n e l ü y e le rin e k o n u ş m a h a k k ı v ereceğim. B u y u ru n S a y m O kçu. 329
349 KADİR O K ÇU Ç ok k ısa k o n u şa c a ğ ım. G ö rü lü y o r ki y ılla rın d en eyim i, e ğ itim d e k i y e n ile ş tirm e g i riş im le rin d e ö n ce o to rite le rin sö y le d ik le rin e b ağ lılık, s o n ra d e n e y im le rle ö ğ re tm e n le rim iz in d e n e y im le riy le, e ğ itim c ile rim iz in d e n e y im le riy le b irta k ım y a r g ıla r a v a rılm ış, k a r a r la r a lın m ış, o k u lla rd a o n a g ö re d ü z e n le m e y ap ılm ış. A rtık g ü n ü m ü z d e, ç a ğ ım ız a k u ş k u s u z k işisel g ö zlem in, d e ğ e rle rin, d e n e m e le rin b ü y ü k y a r a r ı v ar; a m a b u ço k s is te m a tik b ir h a le g e tirilm iş d u ru m d a. Y a b a n c ı ü lk e le rd e y a p ıla n a r a ş tır m a la r ı, tez ö z e tle rin i iz led iğ in iz z a m a n ş a ş ırıy o rs u n u z ve a r tık g ü n ü m ü z d e b ü tü n p ro b le m le r a r a ş tır m a b u lg u la rın a, a r a ş tır m a s o n u ç la rın a g ö re g e liştiriliy o r. Ç ü n k ü d ü n y a çok h ızlı d eğ işiy o r, eğ itim s iste m i ço k h ız lı d eğ işiy o r, s ü re k li d eğ işiy o r. Ö y ley se e ğ itim d ü z e n le m e le rin i y e n ile rk e n m u tla k a a r a ş tır m a b u lg u la rın a d a y a m a k g e re k iy o r. B en im ö n e rim şu: G e rç e k te n b u g ü n T ü rk iy e d e y a p ıla n ta r tış m a la r e ğ itim a r a ş tır m a la r ın ın b ira z k ıp ırd a m a s ıy la a z a lır o lm u ştu r. Ç ü n k ü d e ğ e r le r ü z e rin d e, d e ğ e r y a r g ıla rı ü z e rin d e a n la ş m a k ço k z o rd u r. G ü n le rc e, a y la rc a, y ılla r c a ta rtış s a n ız b ir y e r e v a ra m a z sın ız ; a m a b ir a r a ş tırm a, eğ itim a ra ş tırm a s ı, ta r tış m a la r ı a z a ltıy o r. Z a m a n d a n m u a z z a m b ir şey sağ lıy o r. Ş im d i g eçm işte «P lanlam a, A ra ş tırm a, K o o rd in a sy o n D airesi» v a rd ı. Ç ok ö n em li h iz m e tle ri o la n b ir k u ru lu ş tu. M illi E ğ itim B a k a n lığ ı eğ itim h a r c a m a la r ın a g e re k li ö d e n e ğ i a y ı r m ıy o r. M illi E ğ itim B a k a n lığ ın d a k i s iste m i y e n ile m e ç a lış m a la rın a b a k tığ ın ız d a, b ir y ığ ın y in e le m e le r v ar. Y a n i k e n d i g e ç m işte u y g u la d ığ ı d e n e y im le ri b ile çöz ü m lem iş değil. B irta k ım p ro je le r u y g u la n m ış a m a b u p ro je le rin b a ş a rı d u r u m u n e d ir, b a ş a rıs ız lık d u r u m u n e d ir k o n u s u n d a y e te rli a r a ş tır m a y a p m a m ış. Ç e şitli m o d e lle r u y g u la m ış, y in e d e ğ e rle n d irm e y a p m a m ış. 330
350 TÜ B İTA K ın B ilim A d am ı Y e tiş tirm e G ru b u S e k r e te r i s a n ıy o ru m K arag ö zo ğ lu, TÜ B İT A K ın ö d en eği b u lu n d u ğ u n u a m a b u ö d e n e k le rin k u lla n ılm a d ığ ın ı b u r a d a d u y m u ş o lm am d a g e rç e k te n ilg i çekici idi. B u g ü n a r tık eğ itim a ra ş tırm a c ıla rım ız ın, b u t ü r fo n l a r b ir y a n d a v a r k e n k u lla n ıla m a m ış o lm ası ü z e rin d e d e h e r h a ld e d ü ş ü n m e s i g e re k ir. S o n ö n e rim şu: TED çok ö n em li b ir h iz m e t v e r m e k te d ir v e eğ itim e h iz m e ti g eçm iş esk i e ğ itim c ile re b ü y ü k b ir d e ğ e rb ilirlik o la ra k h iz m e t ö d ü lü s u n m a k ta d ır. B en im k ü ç ü k b ir ö n e rim şu: TED e ğ itim a r a ş t ır m a la r ı ö d ü lü de k o y m alıd ır. T ü rk iy e d e e ğ itim a r a ş tır m a la r ın a em ek v e re n, eğ itim a r a ş tır m a la r ı y a p a n in s a n la r ı a r a ş tır m a y a ö ze n d irm e lid ir. G e rç e k te n b u g ü n o rta ö ğ re tim in y e n id e n d ü z e n le n m e si, b ü tü n so r u n la r ın ın çö zü m len m esi k o n u s u n d a, m u tla k a a r a ş tır m a b u lg u la rın a, eğ itim a r a ş tır m a la r ın a ih tiy a ç v a rd ır. T e ş e k k ü r ed erim. B A Ş K A N T ü rk E ğ itim D e rn e ğ i G enel B a şk a n ı o la r a k v e B ilim K u ru lu ü y esi o la ra k b ir a ç ık la m a y a p m a k istiy o ru m. S a y m K a d ir O k ç u n u n sö y led iğ i h u s u s ü z e rin d e çok h a s s a siy e tle d u ru y o ru z. B u g ü n h iç b ir d e rn e k te o lm a y a n «a ra ş tırm a fonu» TED de m e v c u ttu r. Bu yıl iç e risin d e b ü j'ü k a r a ş tır m a p ro je le ri k a m u y a a rz e d ile c e k tir ve e ğ itim c ile rin g ö re v a l m a la r ı s a ğ la n a c a k tır. A m a siz in u y a rın ız b ize itici b ir g ü ç v e rm iş tir. T e ş e k k ü r ed iy o ru m. B u y u ru n efen d im. N İY A Z İ A LTU N A Y E fe n d im, ik i g ü n d ü r çok y a r a r lı k o n u ş m a la r d in led ik. Y a ln ız b e n im a y d ın la - n a m a d ığ ım b ir k o n u v a r. O rta ö ğ re tim n ed ir?.. Ş im di 331.
351 b u ta n ım ı, b u so n p a n e l m e n s u p la rın ın y a p a r a k k o n u ş m a y a b a ş la m a la rı d o ğ ru s u b iz im iç in çok y a r a r lı o lu rd u, a y d ın la tıc ı o lu rd u. K a ra g ö z o ğ lu b u r a d a o lm a d ığ ı iç in k e n d is in d e n a ç ık la m a d in le y e m e y e c e ğ im a m a b elk i ile rid e b u k o n u ş m a la rın m e tn i b a s ılırs a c e v ap lü tfe d e r v e m e tn e g e ç e r d iy e b e n y in e o n a y ö n e ltm e k iste d iğ im s o ru y u s o ra c a ğ ım b ira z so n ra. Ş im d i b ir o r ta ö ğ re tim ç a tısı iç e risin d e, d e ğ iş ik a m a ç lı b ir m o d el u y g u la m a ö n e risin e k a tılıy o ru m. A n c a k şu v ar. Ş im d i b ü tü n ö ğ re n c ile r, te m e l e ğ itim i y a d a ilk ö ğ re tim i b i tir e n b ü tü n ö ğ re n c ile r, o rta ö ğ re tim e g eçm e li m i?.. T a b ii b u g ü n k ü lisey i a ş a ğ ı y u k a r ı o rta ö ğ re tim o la ra k k a b u l ed e rse k, b u lise p ro g ra m ın a, b u o rta ö ğ re tim p ro g ra m ın a b ü tü n ö ğ re n c ile r g eçm eli m id ir? B ence d o ğ ru değil, a n c a k b u n u p la n h e d e fle ri a ç ıs ın d a n ele alm ıy o ru m. Y a n i p la n la ş u k a d a r k işi g eçsin b u k a d a r k işi g e ç m e m e lid ir g ib i d ü ş ü n m ü y o ru m. A n c ak b irç o k ö ğ re n c in in, b u g ü n k ü lise d e d iğ im iz o rta ö ğ r e tim p ro g ra m ın ı b a ş a ra c a k d ü z e y d e o lm a d ık la rı g ö rü n ü y o r. S a n k i lise, b u ö ğ re n c ile rin b a ş a rıs ız lığ ın ı k a n ıtla m a k iç in b ir a r a ç g ib i o r ta y a çık ıy o r. B u y ö n e ltm e k o n u su ü z e rin d e d u r a n s a y m k o n u ş m a c ıla rd a n b u k o n u d a a ç ık la m a is te y e b ilir m iy im? B ir d iğ e ri, y o ğ u n y a b a n c ı d il ö ğ re tim in d e n söz e t ti S a y m K a rag ö zo ğ lu, b u n u z a m a n d a rlığ ı n e d e n iy le o lsa g e re k, fa z la a ç a m a d ı. A c a b a b u y o ğ u n dil ö ğ re tim in in b u g ü n k ü A n a d o lu L iseleri u y g u la m a s ı ile f a r k ı n e d ir? B ir d e o rta ö ğ re tim m o d e lin d e n n e le r b ek liy o r? Y a n i o rta ö ğ re tim d e ö ğ re n c in in, h a n g i d a v r a n ış la rı g e liş tirm e s in i is tiy o ru z? O rta ö ğ re n im k a v ra m ı a ç ılsın d e rk e n b u n u d a b e k liy o ru m, ö r n e ğ in b u n u n iç e ris in d e fe n ve bilim k o n u s u n d a n e g ib i iç e rik k a te g o rile ri y e r a lm a lı k a b a h a tla r ıy la? S a n a ts a l ve e s te tik d o n a- 332
352 ııım y ö n ü n d e n n e k o n u lm a lı? Ç ü n k ü b u k o n u d a S a y m S a n a so ru y ö n eltem ed ik s a b a h le y in s ın ırla n d ırıld ığ ı m ız için. Ö rn e ğ in s a n a t yok, s a n a t ta r ih i v a r. B u n u n a s ıl aç ık la y c a ğ ız? R esim yok, m ü z ik yok, s a n a t t a r i h i v a r. B enim çalıştığ ım o k u lla rd a, r a s la n tı eseri, çok d e ğ e rli s a n a t ta rih i ö ğ re tm e n le ri çalıştı. G e rç e k te n sa y g ı d u y d u ğ u m g en ç a rk a d a ş la r d ı. B u n la r, d e rs te n ç ık tık ta n s o n ra b ü y ü k b ir ü z ü n tü ile ç ık a r la r v e e f k â r d a n s ig a ra la r a r k a a r k a y a e k le n ir. Ş u k o n u ş m a la r ın a ta n ık oldum : «H ocam h iç b ir şey ö ğ re te m e d ik, işte M im a r S in a n ın fa la n y e rd e k i k e m e rin i b ir tü r lü a n la ta m a d ık.» G erek li m i?.. Ö n c e A n k a r a d a h iç b ir s e rg iy i izlem em iş o la n çocuk, ö ğ re n ci, re s im h e y k e l m ü z e sin i v e y a se rg isin i g ezm e y en, çizgi ç izm e y en ço cu k, n e y le sin s a n a t k o n u s u n d a k i te o rik b ilg iy i. Biz h e p ö n c e te o rik b ilg id e n b a ş la y ıp g eliy o ru z. O y sa lise d ü zeyi a y r ı b ir şey. K en d isi s a n a tla ta n ış m a d a n, s a n a t k o n u s u n d a d u y a rlı o lm a d a n n e y ap a b ile c e k?.. B u b ir ö rn e k, a y n ı şey leri d iğ e r k o n u la r iç in d e sö y ley e b iliriz. B ir d e so sy al b ilim le r ö ğ re tim i k o n u s u n d a S a y m P ro f. D r. Ö z er O z a n k a y a d a n b elk i b ir a ç ık la m a b e k le y e b ilirim. Şim di siy a se ti e ğ itim e b u la ş tırm a y a lım d iy o ru z fa k a t h e p d e b u la ş tırıy o ru z. D em ek ki b u la ş m a s ı zo ru n lu. E ğ itim in s iy a s e te b u la ş m a s ı k a ç ı n ılm a z b ir şey. H a y a tım ız ın b ü tü n a ş a m a la rı b u la ş ı y or. Ö y ley se d o ğ ru d ü r ü s t b ir s iy a s e t e ğ itim i y a p ıla m a z m ı, so sy al b ilim le r ö ğ re tim i içerisin d e?.. G e re k ilk o k u lla r d ü zeyin d e, so sy al b ilg ile r, g e re k lise d ü z e y in d e b u n a sıl o lacaktır?.. Ş im d i s is te m a tik fe lse fe o k u tu ru z, ço cu k A ris to n u n d ü ş ü n d ü ğ ü n ü d ü ş ü n ü r, o n u ö ğ re n ir; fa k a t b u g ü n k e n d isi b ir fe lse fi g ö rü ş geliştire m e z. Y in e ay n ı şek ild e, to p lu m s a l o la y la r ü z e rin d e d o ğ ru b ilg i v erem ez, d ü şü n e m e z, e le ştire m e z b ir şey söyleyem ez. Ş im d i b u a lış k a n lık g id e g id e en 333
353 y ü k s e k d ü zeydek i g ö re v lile re k a d a r y a n sıy o r. İşte b ir z a m a n la r G e n e lk u rm a y B a şk a n lığ ı g ibi E ğ itim B a k a n lığ ı d a a y rılsın, d o ğ ru d a n d o ğ ru y a C u m h u rb a ş k a n lığ ın a b a ğ lı o lsu n, ic ra o rg a n ı iç e risin d e y e r a lm a sın, b u m ü m k ü n değil. İşte Y Ö K ü a y ırd ık, şim d i g ö re c e ğiz, e ğ e r Y Ö K iz in v e rirse, M illi E ğ itim B a k a n lığ ı ö ğ re tm e n y e tiştire c e k, M illi E ğ itim T em el K a n u n u n d a k i so n d eğ işik liğ e göre, n e k a d a r iz in v erecek?.. Böyle g a rip b ir şey o lu r m u?.. M illi E ğ itim in e n b a şın d a, d ü n y a n ın h e r ta r a f ın d a E ğ itim B a k a n lığ ı b u lu n u r. B u n u p o litik a n ın d ış ın a ç ık a ra lım d e rk e n, b ü s b ü tü n e ğ itim i, g ü n lü k p o litik a y a a le t e tm e k g ib i b ir risk le, te h lik e ile k a rş ı k a rş ıy a y ız. B u p o litik a y ı d o ğ ru d ü r ü s t ö ğ re n se k, ö ğ re ts e k n a s ıl o lu r?.. S a y m Ö zd il d e d ile r k i işte b ir s tra te ji y ap ıld ı, e ğ itim in u y g u la m a s ı b irta k ım y a p tırım la ra b a ğ la n d ı v e b u M illi E ğ itim T em el K a n u n u n a k o n u ld u, b u u y g u la n m a k z o r u n d a d ır. Bu, y a n lış tır, b ir k e re d e m o k ra s i a n la y ış ın a a y k ı rıd ır. S iy a si ik tid a rın e ğ itim ü z e rin d e b ir t a s a r r u f h a k k ı o ld u ğ u n u k a b u l edip, b u n u v a rs a y ıp, v e ri k a b u l edip, o n d a n s o n ra ta rtış m a y ı y ü rü te c e k s in, b u m ü m k ü n değil. B u n u k a n u n a, b a ğ la y a m a z s ın ız. A m a e ğ itim in e lb e td e d e ğ işm e y e c e k b irta k ım ö ğ eleri b u lu n a c a k tır, b u d a z a te n A n a y a s a d a b e lirle n m iş d u ru m d a d ır. S a b rın ız a te ş e k k ü r ed erim. B A ŞK A N B u y u ru n S a y m K a ra s a r. PRO F. DR. N İY A Zİ K A R A SA R S a y m B aşk an, d e ğ e rli k o n u k la r; G e rç e k te n b u so n o tu ru m d a ö n ce TED in S a y ın B aşk an ın!, Bilim. K u ru lu B a ş k a n ı v e d iğ e r y ö n e tic i le rin i c a n d a n k u tla m a k istiy o ru m. Ç ü n k ü e ğ itim k o 334
354 n u s u n u g ü n c e l tu tm a y a g a y r e t e d e n k u r u m la r d a n ö n em li b irin i tem sil e d iy o rla r. B u y ö n ü y le d e b ü y ü k k a tk ıla rı o lu y o r. E fen d im, önce b ir ik i n o k ta d a b e lirg in s o ru la r y ö n e ltm e k istiy o ru m. D a h a s o n ra k işise l g ö rü ş le rim i b ir iki d a k ik a için d e ö zetle y ceğ im. B irin cisi S a y ın Ö zoğlu H o cam ıza, lise le rin o rta ö ğ re tim in y ü k s e k ö ğ re tim e y e tiş tirm e işlev in d e b ile b a ş a rılı o la m a d ığ ın ı ve k u r s la rın ik in ci b ir siste m o la ra k g elişm iş o ld u ğ u n u sö y led iler. B en b ira z fa rk lı b a k m a k istiy o ru m o lay a. Ş u n u s o rm a k istiy o ru m. Y ü k s e k ö ğ re tim e a lış ta k i s is te m im iz b ir s ıra la m a siste m i o ld u ğ u n a g ö re, y a n i y ü k sek ö ğ re tim d e k i b ir k a p a s ite d a rlığ ın d a n k a y n a k la n a n b ir s ıra la m a s iste m i o ld u ğ u n a g ö re, lis e le r n e k a d a r iyi y a d a k ö tü y e tiş tirirs e y e tiş tirs in, y ü k s e k ö ğ re tim e g itm e g ü d ü s ü o lan, a m a c ı o la n h e rk e s, b u r a y a b a ş v u r u n c a so n u ç z a te n b ö y le o lm a y a c a k m ı d i y o ru m?.. T ab ii S a y m Ö zd il H o cam a, b u e ğ itim d e n ö d ü n v e rm e d e n y a k la ş m a k iste d iğ i ve b u y ö n ü y le d e b iz le re d a im a ö rn e k o ld u ğ u iç in ö n ce m ü te ş e k k irim. Bu y a p tırım la rın u y g u la n a m a m a s ı, u y g u la n m a m a s ı, g ö r m e z lik te n g elin m esi n e d e n le ri h a k k ın d a, b u k o n u d a k i g e n iş te c rü b e s in d e n y a r a r la n a r a k b iz le ri b ira z d a h a a y d ın la ta b ilirle r m i? P la n la rım ız ı u y g u la m a y a a k t a r a m a d ığ ım ız sü re c e b ir y e re u la ş m a m ız söz k o n u s u o la m a y a c a k tır. B u n e d e n le, b u k o n u so n d e re c e ö n e m lidir. S a y m O z a n k a y a H o cam ızın, s o n z a m a n la rd a h e m en h e r to p la n tıd a g ü n d e m e g e tird iğ i ve g e rç e k te n g ü n d e m e g e tirilm e si g e re k e n A ta tü r k ü n y a z d ırttığ ı «M edeni B ilgiler» k ita b ın ın b u g ü n ü n T ü rk ç e siy le y e n id e n y a y ın la n m a s ı k o n u s u n d a a c a b a T ü rk E ğ itim 335
355 D e rn e ğ iy le d e b ir iş b irliğ i y a p ıla m a z m ı? B u v esile y le, o n u T ü rk E ğ itim D e m e ğ in e b ir ö n e ri o la ra k s u n m a k istiy o ru m. G e re k S a y ın Ö z a n k a y a v e g e re k s e S a y m D e rn e k y ö n e tic ile ri, b u k o n u d a k i g ö rü ş le rin i a ç ık la rla rs a m e m n u n o lu ru m. E fendim, ta b ii b ü tü n b u n la r g ü zel şey ler. A n cak, b irta k ım d o ğ ru la rın, S a y m Ö zd il H o c am ın b e lirttiğ i g ib i e v re n se l o la n la r ın b ilin m e si g e re k ir. E ğ itim a ç ı s ın d a n e v re n s e l o la n b irta k ım n ire n g i n o k ta la rı, b ir ta k ım d o ğ ru la r v a rd ır. D a h a b iz o n la rın ü z e rin d e a n la ş m a s a ğ la y a m a d ık g ib i g ö rü n ü y o r. Y a n i ö n ce b u n la r n e d ir, b u e v re n s e l d o ğ r u la r d ed iğ im iz d o ğ ru la r n e d ir, b u n la rı te s p it v e te sc il e tm e k ve y a y m a k, b ir k a m u o y u o lu ş tu rm a k z o ru n d a y ız. T ab ii çok g ü zel fik irle rin ta rtış ıld ığ ı b u to p la n tıd a d a g ö rd ü ğ ü m ü z g ib i b u k a m u o y u n u b ir tü r lü y a ra ta m ıy o ru z. B ir b a ş k a a la n d a b ir to p la n tı o lsay d ı, öyle s a n ıy o ru m k i b a s ı n ıy la, ra d y o s u y la, te le v iz y o n u y la çok d a h a g en iş b ir k a tılım, ço k d a h a g e n iş b i r y a y ılm a o la c a k tı. F a k a t e ğ itim to p la n tıs ı m a a le s e f b ö y le o lu y o r. B u n u n ü z e rin d e d e d u rm a m ız g e re k iy o r. B u n ire n g i n o k ta la rın ı, b u b a k ış a ç ıla rın ı, b u ç a ğ ın k a b u lle rin i d o ğ ru la r o la r a k ö n celik le o rta y a k o y m a k v e b u n la rı sık sık te k r a rla m a k, v e ö d ü n v e rm e m e n in k işiy e g e tire c e ğ i b ir ta k ım g ü ç lü k le ri g ö ğ ü sle m e k z o ru n d a y ız. E ğ itim b i lim in in b ir b ilim d a lı o la ra k g e liş tirilip y e şe rtilm e si, y a y g ın la ş tırılm a s ı, b u a la n d a ö n c ü g irişim le ri o la n k u r u m la r a v e k işile re d ü ş e n b ir te m e l so ru m lu lu k, b ir a h la k i g ö re v gibi g e liy o r b a n a. B u n ire n g i n o k ta la rıy la, fe lse fe siy le ve ü lk e y e özg ü, T ü rk iy e y e ö zg ü a m a ç la rıy la y in e e v re n se l b ir ta k ım s ta n d a r tla r ıy la b u o la y m a k ro d ü zey d e, fik ir d ü z e y in d e b e lirle n m e d iğ i v e k a b u l g ö rm e d iğ i sü re c e t a 336
356 b ia tıy la b u n u n u y g u la m a y a y a n s ım a s ı d a çok z o r o la c a k tır. B ü tü n a rk a d a ş la rım ız ın o rta k b ir n o k ta d a b irle ş tik le ri m esele de şu idi: ö ğ re tm e n, e v e t g e rç e k te n ö ğ re tm e n. B u g ü n ö ğ re tm e n, ö ğ re tm e n o ld u ğ u n u g ö ğ s ü n ü k a b a r ta k a b a r ta sö y ley em iy o r. G ö ğ s ü n ü k a b a r ta r a k ö ğ re tm e n o ld u ğ u n u sö y ley em e d iğ i m ü d d e t çe d e e ğ itim d e iste n e n b a ş a rıy a u la ş m a m ız ın çok z o r o la c a ğ ın ı sa n ıy o ru m. Ü st d ü zeydek i fik irle rd e, id e a lle rd e, m a k ro d ü z e y d e k i id e a lle rd e a n la ş m a k k o la y d ır. K im se m illiy etçi d e ğ ilim d e r m i, dem ez; k im se A ta tü rk ç ü d e ğ ilim d e r m i, k im s e d e m o k ra tik re jim i se v m iy o ru m d e r m i?.. D em ez, g e rç e k te n d e d ü ş ü n d ü ğ ü iç in d e m e z y a n i. A m a d e m o k ra s i n ed ir, d e m o k ra tik d a v r a n ış n e d ir? B ir m illiy e tç in in n e y a p m a s ı g e re k ir, b ir A ta tü r k ç ü n ü n n e y a p m a s ı g e re k ir d ed iğ in iz z a m a n, h a d i ş u n la r ı m a d d e le y e lim ve b u n la r a u y u p u y m a d ığ ım ız ı g ö re lim d e d iğ im iz zam an, a y n ı cid d iy etle k o n u y a y a k la ş m ıy o ru z. G enellik le işi b u n o k ta y a g e tirm e d iğ im iz s ü re c e d ü n b ir say m h o cam ız ın, P ro fe sö r O ğ u z k a n m b e lirttiğ i g ib i b irta k ım e sk iz le r çizm e y e d e v a m e d e ceğiz. B u e sk iz le r de bizi m a a le s e f p e k b ir y e re g ö tü r m ü y o r. G ö tü rm e d iğ i d e h e rh a ld e b u k a d a r y ıllık te c rü b e le rim iz d e n an laşıld ı. H iç m i g elişm e yok?.. M u h a k k a k v a r, a m a b elk i b a z ı k o n u la rd a ç a ğ ın d a v r a n ış la r ın ı y itirm e bile sö zk o n u su. B en d en ö n ce k o n u ş a n S a y ın K a d ir O kçu B eyin d e b e lirttiğ i g ibi a r a ş tır m a la ra, a r a ş tır m a g e liştirm e ç a lış m a la rın a e ğ ild iğ im iz s o m u t a r a ş tır m a la r ı ve a r a ş tır m a b u lg u la rın ı ta rtış - d ığ ım ız. o n la rın y o ru m u n u y a p m a y a ç a lıştığ ım ız z a m a n, s a n ıy o ru m k i p ro b le m le rim iz e g e rç e k ç ö z ü m le r b u lm a y a d a b aşlay a cağ ız. T e ş e k k ü r eder, s a y g ıla r s u n a n m efen d im. (A lk ışla r) 337
357 B A Ş K A N Biz de teşekkür ederiz efendim. B u y u ru n S a y m B a ş a ra n. PRO F. DR. FA TM A B A Ş A R A N S a y m B aşk an, s a y m k o n u k la r, S ö y le y e c e k le rim in b irç o ğ u n a d e ğ in ild i, a m a b azı şe y le ri v u r g u la m a k ta y a r a r g ö rü y o ru m. B en h e m b ir ü n iv e rs ite li, h e m d e b ir ö ğ re tm e n o la ra k k o n u ş u y o ru m, ç ü n k ü ö ğ re tm e n liğ in h e r k a d e m e s in d e b u lu n d u m. E fendim, b u g ü n h e p im iz in b ild iğ i gibi, k a lk ın m a, s a d e c e ek o n o m ik d eğ il, ek o n o m ik, siy asi, id a ri, h u k u k i çe şitli b o y u tla rı o la n b ü tü n b ir s ü re ç tir. B u s ü re c in iç in d e a r tık a n la ş ılm ış tır k i in s a n u n s u r u çok ö n e m lid ir. Ç ü n k ü, in s a n u n s u r u n u d ik k a te a lm a d a n k a lk ın m a b a ş a rılı o la m ıy o r. B u in s a n u n s u r u ü z e r in d e işle y e n e n ö n em li k u ru m ise eğ itim. A ra ş tır m a la r g ö ste riy o r; k a lk ın m a d a, so sy al d e ğ işm e d e çok e tk ili f a k tö r e ğ itim d ir. B u n e d e n le, e ğ itim in ü z e rin d e n e k a d a r d u rs a k y e rin d e o lu r. E ğ itim in ise ö ğ re tm e n, en c a n a lıc ı ö ğ esid ir. O n u n iç in ö ğ re tm e n m e se le si çok ö n e m lid ir. B en b u r a d a ö z e llik le ş u n u n ü z e rin d e d u r m a k is tiy o ru m. S a n ıy o ru m, a rk a d a ş ım, m e sle k ta şım, ü z e rin d e d u rd u la r ; h a k ik a te n ö ğ re tm e n lik, say g ın, iç te n lik le is te n e n c a z ip b ir m e sle k h a lin e g elm ed ik çe, b u so r u n u n çö z ü lm e sin e im k â n y o k tu r, b u n u n iç in d e g ö z le m le rim v e y a p tığ ım b a z ı k ü ç ü k in c e le m e le r b e n i pek. iy im s e r k ılm ıy o r. Ş ö y le k i Ü n iv e rs ite d e a s is ta n lığ ım d a n b u y a n a, h e m e n -h e m e n h e r y ıl g e le n ö ğ re n c ile re ilk d e r s te so ra rım : «T ercih s ır a n ız a g ö re ö ğ re tm e n lik n e re d e idi?» y a n i «B u ray a k a ç ın c ı te rc ih in iz le g e ld i niz?» «E ğer elin izd e o lsa y d ı n e re y e g itm e k is te rd i niz?» in a n ın b e ş in c in in a ltın d a o la ra k p e k a z s a y ı 338
358 d a k işiy e ra s tla d ım, b irç o ğ u sek izin c i, o n u n c u, o n ik in ci. B öyle te rc ih, te rc ih m id ir? S o ra n m... B u te rc ih d eğ ild ir, ö ğ r e tm e n y e tiş tire n b ir fa k ü lte y e b ö y le g e liy o rla r. B u b e n i çok d ü ş ü n d ü rü y o r. Lise ö ğ re tm e n liğ i y a p tığ ım s ır a d a d a h e p ö ğ re n c ile rim in m ü h e n d is o l m a y a, d o k to r o lm a y a v e b e n z e ri m e s le k le re y ö n e ld ik le rin i g ö rd ü m ; ö ğ re tm e n o lm a y a is te k li (b ir v e y a ik i is tis n a ile) g ö rm ed im y ıl ö n ce b e n v e a r k a d a ş la rım p e k çok fa k ü lte y e im tih a n s ız v e b a z ıla r ın a p a ra s ız y a tılı o la ra k (p ekiy i d ip lo m a d e re c e le riy le ) g ir m em iz m ü m k ü n k e n, ö ğ re tm e n y e tiş tire n m ü essese le - r e iste k le, k o ş a k o şa g eld ik. B u rs iç in im tih a n la r a g ird ik. B u g ü n d u ru m b ö y le değil. Ç o k ü z ü le re k sö y lü y o ru m. E tra fım d a b u m e sle ğ e k a r ş ı ilg i v e is te k g ö re m iy o ru m. Ş im d i b a ş k a b ir k o n u y a d e ğ in eceğ im ; o d a g ö z le m le rim d e n, y a ş a n tım d a n ; D iy a rb a k ır L isesin d e F elsefe ö ğ re tm e n liğ i y a p tığ ım z a m a n la r, ö ğ re tm e n o k u lu n d a b o ş d e rs v a rd ı, b a n a r ic a e ttile r, k a b u l ettim. Yıl, İlk psik o lo ji d e rsin i v erd im, ik in c i d e r s te, o g ü n e k a d a r ö ğ re tm e n o k u lu n d a h iç ö ğ re tm e n lik y a p m a d ığ ım için, ö ğ re n c ile re, d e rs in n e k a d a r a n la ş ıld ığ ın ı a n la m a k a m a c ıy la te stim si, k ıs a s o r u la r s o r d u m. E rte s i g ü n k â ğ ıtla r a b a k tım ; ö rn e ğ in, d ire k tö r d e m işim, d ik ta tö r an la şılm ış, h â k im le h e k im k a r ış m ış, vb. y a n lış la r... H e m e n M ü d ü r e g ittim, d e d im k i «M ü d ü r Bey, b u n la r im tih a n la g e lm e d ile r m i? B en ö ğ re n c ile ri lisey e n a z a r a n z a y ıf g ö rd ü m. «M ü d ü r (Zeki B ey) s a m im iy e tle «V allah i n e y a p a lım, 100 k işi a la c a k tık, 98 m ü ra c a a t oldu, h e p s in i ald ık» d ed i. O n u n ü z e rin e d u ru m b e n i d a h a ço k d ü ş ü n d ü rd ü. E rte s i d e rs ç o c u k la ra «h em en b ire r k â ğ ıt k a le m ç ık arın», d ed im. Ç ü n k ü b en, d o k to ra y a p m ış o la ra k g itm iştim, g e n ç tim, a r a ş tır ıc ı ta ra fım v a rd ı, ö ğ r e n c ile r e s o r u la r so r- 339
359 d u m, «B u ra y a ö ğ re tm e n o lm a k iç in m i g eld in iz»? «İlerid e ö ğ re tm e n o lm ay ı m ı d ü ş ü n ü y o rs u n u z?» gibi. A l d ığ ım c e v a p la rın ço ğ u şö y ley d i, «B aşk a b ir o la n a ğ ım o lm a d ığ ı iç in b u r a y a geldim», «İm k ân o lu r o lm az b a ş k a b ir y e re a tla y a c a ğ ım». Y a n i id e a l o la ra k ö ğ re tm e n o k u lu n a g e lm em işlerd i. B u d a b e n i ço k d ü ş ü n d ü rm ü ş v e ü z m ü ş tü. Bu, s e n e ev v e l o la n b ir şey. O n u n iç in b e n S ü le y m a n B ey a r k a d a ş ım ın esk isi g ib i ö ğ re t m e n o k u lla rı k u ru lm a s ın a iliş k in ö n e ris in i y a r a r lı g ö re m iy o ru m. B u g ü n o o k u lla r o lsa da, b u r a la r a g id e n ta le b e le r, y in e iste d iğ im iz n ite lik te o lm a y a c a k. Y ani; d a h a u z u n y ılla r ö n c e b u r a y a ta le p le r a z a lm ıştı. G e n ellik le, b a s a m a k o la ra k, b a ş k a o la n a k b u lu n m a d ığ ı iç in k a b u l ed iliy o rd u. D iğ e r ta r a f ta n, s a n ıy o ru m ki te k n ik ö ğ re tim e, o r ta ö ğ re tim sev iy esin d e ç o c u k la rı y ö n e ltm e k için, o d ış t a ö rn e k le rin i g ö rd ü ğ ü m ü z «çok gayeli» o r ta o k u lla r v e y a h u t d a İn g iliz le rin «c o m p re h e n siv e school» d e d i ği ta r z d a g e ç işle re o la n a k v e re n, h e rk e s e d a h a g en ç y a ş la r d a te k n ik e ğ itim, tic a r e t v e y a ü n iv e rs ite y e h a z ırla n m a k o la n a ğ ı v e re n o k u lla r, b elk i, h a l ç a re s i o la b ilir. B ir de ta b ii k ü ltü re l d e ğ e rle rim iz d e n g e le n b ir şey v a r, b e y a z y a k a lı o lm a k m eselesi. B u k ırs a l k e sim d e h â lâ geçerli. Ö ğ re tm e n liğ in s a y g ın b ir m e s le k h a lin e g elm esi için, h e m so sy o -ek o n o m ik ş a r tla r ın d ü z e n le n m e si, h e m d e ö ğ re tm e n lik m e s le ğ in in y itir i le n p re s tijin in y ü k s e ltilm e si g e re k ir. B u a m a ç la k itle ile tişim a r a ç la r ın d a n y a r a r la n a r a k k a m u o y u g e liş tirilm e s i d e g e re k lid ir. B u k o n u d a B a k a n lık, S o sy al B i lim c ile r v e b a s m -y a y m o r g a n la r ı işb irliğ i y a p m a lıd ırla r. T e ş e k k ü r ed e rim. B A ŞK A N B en te ş e k k ü r ed e rim. 340
360 P a n e lc ile re sö zü v e rm e d e n ö n ce a r a m ız d a m is a fir o la ra k, k o n u k o la ra k b u lu n a n K u zey K ıb rıs T ü rk C u m h u riy e ti G enel O rta ö ğ re tim M ü d ü rü S a y m E ro l Ö z çelik i d a v e t ed iy o ru m. KUZEY KIBRIS TÜRK C U M H U R İY ETİ GENEL O R TA Ö Ğ R ETİM M Ü D Ü R Ü EROL ÖZÇELÎK S a y m b a ş k a n, sa y m k o n u şm a c ıla r, s a y ın izley iciler. H e rh a n - h i b ir so ru so rm a k v e y a k a tk ıd a b u lu n m a k n e d e n iy le h u z u r la rın ız d a b u lu n m u y o ru m. «B u g ü n d en Y a rın a O rta ö ğ re tim im iz» k o n u lu b ilim se l to p la n tıy ı n a z ik d a v e tle riy le bize d u y u ra n ve b u to p la n tıy a izley ici o la ra k k a tılm a m ız ı s a ğ la y a n TED Y ö n e tim K u ru lu n a te ş e k k ü r etm e g ö re v in i ifa e tm e k iç in h u z u r la rın ız d a b u lu n u y o ru m. K u zey K ıb rıs T ü rk C u m h u riy e ti M illi E ğ itim B a k a n lığ ın d a n b e n G e n el O rta ö ğ re tim M ü d ü rü E ro l ö z - ç e lik ve M esleki T e k n ik ö ğ re tim M ü d ü rü O s m a n Ö z a lp ile T eftiş D a iresi M ü d ü rü D o k to r V e h b i Z eki S erte r, b u b ilim sel to p la n tıy a k a tılm ış b u lu n m a k ta y ız. K u ru lu ş u n u n b irin c i y ılın ı d ü n ta m a m la y a n, A ta tü rk îlk e v e İn k ıla p la rın a y ü re k te n b ağ lı g e n ç C u m h u riy e tim iz in, e ğ itim e tk in lik le rin d e y ö n e tic i k iş ile r o la ra k b u b ilim se l to p la n tıd a bizce ço k y a r a r lı o la n te b liğ leri, k o n u ş m a la rı v e ta r tış m a la r ı ilg i d u y a r a k izled ik. K o n u ş m a la rd a k i ilgi çekici g ö rü ş le ri v e ö n e rile ri, g en ç C u m h u riy e tim iz e g ö tü rm e k te n v e o n la rı d e ğ e rle n d i r e r e k ü lk e m iz g e re k s in m e le ri d o ğ ru ltu s u n d a u y g u la n a b ilir o la n la rı, u y g u la m a s a f h a s ın a k o y m a k ta n b ü y ü k b ir h a z d u y acağ ız. B u b ilim se l to p la n tıy ı d ü z e n le y e n T ü rk E ğ itim D e rn e ğ in in S a y m B a ş k a n ve Y ö n e tim K u ru lu ü y e le rin i K u zey K ıb rıs T ü rk C u m h u riy e ti M illi E ğ itim B a k a n ı O rh a n Z ih n i B ilg e h a n a d ın a iç te n lik le k u tla r s a y g ıla r s u n a rım. 341
361 Teşekkür ederim. (A lkışlar) B A ŞK A N T e ş e k k ü r e d e rim. E fendim, s o ru la rın ız a y a n ıtla r v e rm e k ü zere, S a y m Ö zo ğ lu b u y u ru n. PRO F. DR. SÜ LEY M A N Ç ETİN Ö ZO Ğ LU E fe n d im, k u ş k u s u z s o ru la r ın b ir k ıs m ın a d ilim in d ö n d ü ğ ü k a d a r y a n ıt v e rm e y e ç a lışa c a ğ ım. Y a ln ız ö n ce b ir b e lirle m e y a p m a k ta b ü y ü k b ir y a r a r v a r. Ö zellik le ö ğ re tm e n y e tiş tirm e k o n u s u n d a b e n h e r h a n g i b ir k u r u lu ş u n m e z u n la rın ın ö ğ re tm e n o lm a la rı v e y a o lm a m a la r ı k o n u s u n a ö zellik le d e ğ in m e d im. Ç ü n k ü k u r u lu ş la r ın p ro g ra m la rın ı b ilm iy o ru m. H ele D il v e T a rih C o ğ ra fy a F a k ü lte si m e z u n la rın ın ö ğ re tm e n o lm a m a la r ı g ib i b ir k o n u y u n e b u g ü n, n e d e b u n d a n ö n ceki k o n u ş m a la rım d a o r ta y a a ttım. K u şk u su z k u r u lu ş la r a m a ç o la ra k e ğ e r ö ğ re tm e n y e tiş tiriy o rla rs a, m e z u n la rı ö ğ re tm e n o la c a k tır. G e re k tiğ i g ib i y e tiş tiriy o rla r m ı y e tiş tirm iy o rla r m ı b e n im b e lirle m e m e, şu a n d a o la n a ğ ım yok. B en im ö ğ re tm e n y e tiş tirm e k o n u s u n d a v u rg u la m a k is te d iğ im b ir n o k ta v ar: O d a ç a ğ d a ş la ş m a çe rç e v e sin d e ö ğ re tm e n y e tiş tirm e n in ü n i- v e r s ite r d ü z e y d e ele a lın m a s ı v e u y g u la n m a s ı. B u b i çim sel y a p ılm ış g ö rü n ü y o r b u g ü n, a m a u y g u la m a m a a le s e f h iç d e b e k le n e n b içim v e d ü z e y d e değil. O y ö n ü y le s o ru la ra, b u k o n u d a s o r u la n y ö n e lte n s a y m k o n u ş m a c ıla rın g ö rü ş le rin e k a tılıy o ru m. S a y m T ekeli n in k o n u y a ilişk in g ö rü ş le rin e k a tılıy o ru m. B ir k u ru lu ş ö ğ re tm e n y e tiş tiriy o rs a, n iç in m e z u n la rı ö ğ re t m e n o lm a sın? İlg in ç b ir ç e lişk i v a r g a lib a, in c e le y e m ed im, a m a ed in d iğ im iz le n im şu: Y en i ç ık a n Y Ö K y a s a s ın d a n so n ra, ö ğ re tm e n y e tiş tirm e için y e n id e n b iç im le n d irile n E ğ itim F a k ü lte le ri s a lt E ğ itim F a k ü l te le ri g ö re v le n d irilm iş g ö z ü k ü y o r a n la d ığ ım k a d a - 342
362 rıy la. A m a, h a z ır k u ru lm u ş iş le y e n b ir b ö lü m, b ir p ro g ra m b ir b irik im v a r, ö ğ re tim ü y e le ri v a r, a r a ş t ır m a v a r, ç a ğ ın g e re k tird iğ i, b ilim in g e re k tird iğ i h a z ırlık la ö ğ re tm e n y e tiş tirm e k iç in v a r ve b u g ü n e k a d a r o iş b a ş k a b ir y e rd e te k b ir e le m a n la, işlem iş. Y e n i u y g u la m a ile ise, iz in v e rirs e n iz şu te rim i k u lla n a cağım, ta ş ım a su ile d ö n d ü rü lm e y e çalışılıy o r. B ir y e r de, fe ls e fe b ö lü m ü v a r eğ itim fa k ü lte s in d e, e le m a n ı y e tişm iş ö ğ re tim ü y esi çok a m a ço k sın ırlı, k a p a s ite s i yok, a m a o ra s ı felsefe ö ğ re tm e n i y e tiş tirm e k ü z e re g ö re v le n d irilm iş, o ç ırp m ıy o r b u işi y a p m a y a ç a lışıy o r. B u n u n y a n ı s ıra d iğ e r y e rd e, y e rle ş m iş fe lse fe b ö lü m le ri v a r, isim y ap m ış, y e r y a p m ış u lu s la r a r a s ı d ü z e y d e b ilin e n k u ru lu ş la r a m a b u g ö re v o n la ra v e rilm iy o r. B u çelişk iy i b e n a n la m a d ım. A n la m a d ığ ım iç in b u u y g u la m a y ı d eğ il s a v u n m a k, d u y u n c a ü rp e rd im. B öyle ö ğ re tm e n y e tiş tirm e p ro g ra m ı h e r h a ld e o lm az. B e n im v u rg u la m a k iste d iğ im n o k ta ö zetle ş u d u r: H e r b i le n ö ğ re tm e n olm az. H e r ö ğ re n d iğ i k a b u l ed ile n e, ö ğ re tm e n lik g ö re v i v erilm ez. Ç ü n k ü ö ğ re tm e n lik, b ir p ro fe sy o n e l m e sle k tir. H e r p ro fe sy o n e l m e sle ğ e n a s ıl k i m e s le k ö n cesi b ir p ro g r a m la h a z ırla n ılır, ö ğ re t m e n liğ e d e b u m esleğ in g e re k tird iğ i b iç im d e m e sle k ö n cesi b ir p ro g ra m la h a z ır la n m a k g e re k ir. B u m e sle k ö n c e si p ro g ra m u y g u la n m a s ı s a ğ la n m a d ığ ı sü re c e, k u r u lu ş la r ın ö ğ re tm e n y e tiş tirm e s i v e y a y e tiş tirm e m esi ö n e m li d eğ ild ir, ö ğ re tm e n lik m e s le ğ in d e n ek o n o m ik d o y u m v e re n b ir m e sle k o la r a k söz e tm e o lası d e ğ ild ir. B u g ü n ta m o la ra k, b ilim se l o la ra k, ö ğ re t m e n lik m e s le ğ in d e n söz e d e m iy o ru z. A m a s ın ıfla ra g ire n, sessizliğ i s a ğ la y a n k ita p la rı a k t a r a n k iş ile rd e n söz ed e b iliy o ru z. B u n u şu a n d a a y r ın tıla r ıy la ta r tış a c a k d u r u m d a d eğ ilim. K im in h a n g i k u r u lu ş u n ö ğ 343
363 r e tm e n y e tiş tirm e s i k o n u s u, a n la d ığ ım k a d a rıy la şu a n d a Y Ö K K a n u n u n u n b e lirle d iğ i b ir g erç e k. B ir s a y m k o n u ş m a c ı b elirled i: Y Ö K iz in v e rirse, M illi E ğ i tim B a k a n lığ ı y e tiştire c e k m iş. H e rh a n g i b ir k u r u lu ş u n m e z u n la rın ın ö ğ re tm e n o lm a k o n u s u n u a y a k ü s tü y ü z e y se l o la ra k k a r a r la ş tır m a d u ru m u n d a o lm a d ığ ım ızı, o lm a m a m ız g e re k tiğ in i b u n d a n ö n ceki k o n u ş m a la rım d a d a şim d i d e t e k r a r v u rg u lu y o ru m. B ir k u ru lu ş, m e z u n la rın a ö ğ re tm e n lik m e sle ğ i için g e re k li h a z ırlığ ı v e riy o rsa, v e b e lirli a k a d e m ik, b ilim se l d ü ze y d ey se, o n u n m e z u n la rın a ö ğ re tm e n o lm a h a k k ı v e rile b ilm e lid ir. D a h a ö n c e le ri b u b ö y ley d i, şim d i h e r h a ld e b ir d e ğ işik lik o lm u ş, a m a iy i b ir d e ğ işik lik g ib i g ö rü n m ü y o r. D ü z e ltilm e lid ir d e m e k iste rim. B u k o n u d a ş u n u d a ek lem e liy im. Ö ğ re tm e n, b ile n b ir k işid ir, k u şk u su z. A m a b ilm ek, ö ğ re tm e n lik m e s le ğ in in te k b ir ö ğ esid ir. B u n u n y a n ın d a d iğ e r ö ğ e le re d e y e r v e rm e k g e re k ir. Ö ğ re tm e n e ğ e r ö ğ re te c e ğ i d i s ip lin in y a p ış ım b iliy o rsa b u b ir g e re ğ i k a rş ıla r. A m a b ir ö ğretm e işin e g irilecekse, o işi d e y a n i ö ğ re tm e y i d e b ilm e k g e re k ir. L ü tfen, b ilim a d a m la rım ız d isip lin s a h ip le ri, d is ip lin le rd e k i o to rite le rim iz d e ö ğ re tm e n lik m e sle ğ i a ç ıs ın d a n b u g e rç e ğ i k a b u l e tm e d u r u m u n d a o ld u k la rın ı g ö rs ü n le r a r tık. K o rk a rım k i ü n i v e rsite h e n ü z b u ta rtış m a y ı d a h i b ilim se l o la ra k y a p m a m ış tır. Ç ü n k ü ö ğ re tm e n y e tiş tirm e k o n u s u n a h iç b ir z a m a n b ilim se l o la ra k e ğ ile m e m iştir. S o ru n la rla k a r ş ıla ş tık la rı z a m a n b ir «pedagoji» d e rs i v e ririz, b u ö ğ re tm e n lik işin i d e h a lle d e riz d e m iş le rd ir. B ir h a f ta lık, ik i h a f ta lık «pedagoji» d e rsle riy le y e tiş tir d ik le rini; m e z u n la rın ı h a z ırla d ık la rın ı, iş b u ld u k la rm ı k a b u l e tm iş tir b e lirli k u ru lu ş la r. B u ra d a n h e m e n şu so r u y a a tla m a k is tiy o ru m v e y a o s o ru ile b a ğ d a ş tırm a k istiy o ru m. Ü n iv e rsite, b u g ü n o rta e ğ itim im iz e v e y a 344
364 ö ğ re tim im iz e g ere ğ i gibi b ilim in g e re k tird iğ i b içim d e d e e ğ ilem em iştir, b u n u r a h a tlık la sö y ley eb iliy o ru m. A n c a k ü n iv e rs ite y e g iriş s ın a v la rı ç e rç e v e sin d e e ğ ilm iştir, k a p ıs ın a b irço k ö ğ re n c i g e ld iğ i z a m a n e ğ ilm iştir, ö ğ re n c ile rin y e te rsiz liğ i s o ru n u iç in d e e ğ ilm iştir. O rta ö ğ re tim bize y e te rli d ü zey d e, k a lite li ö ğ re n c i g ö n d e rm iy o r d e m iştir. A m a n e d e n v e n iç in in e e ğ ile m e m iştir. Ü n iv e rs ite r d ü zeyde ve b iç im d e b u n a ve b e n z e r s o r u n la r a eğ ilm ek söz k o n u s u o la m a m ış tır. Z a m a n z a m a n y ap ılm ış ç a lış m a la r v a rd ır; a m a b u n la r b ir ü n iv e rs ite r y a k la ş ım ın ü r ü n ü o la n a r a ş tır m a la r b iç im in d e n u z a k tır diye d ü ş ü n ü y o ru m. Ö y ley se S a y m T ek eli ile h em fik iriz, S a y m B a ş a r a n ile h e m fik iriz. B en, k e s in o la ra k ve b ir k u ru lu ş h e r şey e ra ğ m e n ö ğ re tm e n y e tiş tirs in diy e b ir s a v u n m a y a p m ış d eğ ilim. H ele ö ğ re tm e n o k u lla rın ın y e n id e n a ç ılm a s ı k o n u s u n u ö n e s ü rd ü ğ ü m ü h a tırla m ıy o ru m, b e n sö y le m e d im g a lib a, g a lib a K a rag ö zo ğ lu o n u v u rg u la d ıla r. B u k o n u a y r ıc a ta rtış ılm a lıd ır. K u ru lu ş la r a ç ıs ın d a n çok ö ğ re tm e n y e tiş tirm e b içim v e s ü re c i a ç ısın d a n. Ü n iv e rs ite o rta ö ğ re tim i y e te rli b u lm u y o r a m a n e y a p ıy o r?.. B ilem iy o ru m, iz ley e b ild iğ im iz b ir ç a lış m a s ın a ra s tla y a m a d ım h en ü z. H e rh a ld e b u n d a n s o n ra d a b u s o ru y u b ilm iy o ru m c e v a b ın ı v e re c e ğ im. Ü n i v e rsite n in o rta ö ğ re tim im iz e, b ilim sel b o y u tta e ğ ilm e si z o ru n lu d u r. S a y m E riş e n e y ü re k te n k a tılıy o ru m. B ir sö z ü n ü a la r a k g ö rü ş ü m ü v u rg u la m a k iste rim. V e rd iğ i ö rn e k te, b ir g e rç e k te n söz e tm işti. Bu b ir p a r a s a l y o k lu k ta n m ıd ır, y o k s u llu k ta n m ıd ır d iy e d ü ş ü n d ü m. K end i-k e n d im e y a n ıtım şu oldu: H a y ır b u p a r a s ız lık ta n d e ğ ild ir, b u b a k ış a ç ısın d a n, y a k la ş ım d a n o lu şm u ş b ir ü r ü n d ü r. H e rh a ld e p a ra m ız o lm a s a idi, ö rn e k 345
365 v e rd iğ i k u ru lu ş y a n ın d a d iğ e r k u ru lu ş u d a g ö re m e z d ik d iy e d ü ş ü n ü y o ru m. B u bizi ş u n a g e tiriy o r: Ç özm e k is te rs e k, o rta e ğ itim s o ru n u m u z u d a g ü n ü m ü z ü n y ö n te m i ile b ir «E ğitim Fonu» g e liştirip, b u s o r u n la r a y a k la ş a b iliriz ; a m a çözm ek is te rs e k. G ö rü n d ü ğ ü g ib i k o n u p a r a s a l d eğ il. K o n u ek o n o m ik değil, k o n u to p lu m s a l b ir s o ru n o la r a k e ğ itim e b ak ışım ız. O n d a n k e n d i a n la y ış ım ız a g ö re b e k le d ik le rim iz. B ir k o n u şm a c ım ız, p o litik a y a p m a y a lım, y a p a lım ta r tış m a s ın ı g e tird i. L ü tfe n e ğ itim c ile r, a y d ın la r o la ra k, e ğ i tim p o litik a sı y a p a lım, b u b iz im g ö re v im iz, işim iz, e ğ e r b u n u y a p m a z s a k k e n d im iz e o lan, m e sleğ im ize o la n sa y g ım ız ı d a k a y b e d e riz. L ü tfe n e ğ itim p o litik a s ın ı g ö re v im iz in iç e ris in d e y a p m a o la n a ğ ım ız v a r s a y a p a lım, g ü n lü k y a ş a m ım ız d a v a r s a y a p a lım. Ç ü n k ü a n la d ığ ım k a d a r ıy la k e n d im iz i e ğ itim in d ış ın d a t u t m a o la n a ğ ım ız yok. K e n d im iz i s o y u tla y a n la y ız e ğ itim u y g u la m a la rın d a n. B ir ö n e m li s o ru n d a h a g e tirild i g ü n d e m e, o n a d a d e ğ in m e k istiy o ru m. T ü m ö ğ re n c ile r ilk o k u ld a n b a ş la s ın g ru p h a lin d e t a y ü k s e k ö ğ re tim in s o n u n a k a d a r g itsin. B öyle b ir d u ru m o lm az, d ü n y a d a b ö y le b ir ö r n e k d e y o k tu r. K u ş k u s u z in s a n la r, b ire y le r e ş ittir a m a p sik o lo jik o la r a k e ş it d e ğ ild irle r. B ire y le ri e ğ i tim d e n g e ç irirk e n p sik o lo jik ö z e llik le rin i d ik k a te a l d ığ ım ız z a m a n g ö re c e ğ iz k i h e r d ü z e y d e b e lirli ö lç ü d e b ire y le ri b elli d ü z e y le rd e b a z ı iş le re h a z ır la m a k d u ru m u n d a y ız. İlk o k u lu b itir e n le rin tü m ü n ü n o r ta o k u la g irm e s i u y g u la m a v e siste m i s a v u n u la m a z. A m a siste m d e, b e lirli a ş a m a la r d a ö ğ re n c i geçişi, b u b ilim se l y a k la ş ım ç e rç e v e sin d e, ö ğ re n c ile rin k işilik y a p ıla r ın a g ö re, ö ğ re n c ile r m e rk e z d e o lm a k ü z e re y ö n le n d irm e ile s a ğ la n a b ilm e li g ö rü şü n d e y im. B u y a p ıla b ilir m i, y in e n iy e t y a k la ş ım m esele si, is te rs e k 346
366 y ap a b iliriz ; a m a iste m e k iç in d e b a z ı a lış k a n lık la rım ız d a n, ö n y a rg ıla rım ız d a n h e r h a ld e v a z g e ç m e k d u r u m u n d ay ız. K u şk u su z ö ğ re tm e n y e tiş tirm e d e te m e l h u s u s ş u d u r v e y a b u d u r a m a is te r ö ğ re tm e n y e tiş tirin, is te r h e r h a n g i b ir b ire y i e ğ itim d e n g e ç irin, o n u siste m d e y a ş a tm a z s a n ız, y a ln ız o n a b ilg i a k ta r ırs a n ız, b u u y g u la m a n ın ü r ü n ü b ellid ir. B u ü r ü n ü iste d iğ in iz k a d a r g ü zel g ö ste rm e y e çalışın, b u ü r ü n k o rk a rım k e sin b a tla r ıy la b ir ro b o ta çok y a k la ş a b ilir. Y a şa tırs a n ız, d ü ş ü n d ü rü rs e n iz, o n d a sev g i g e liş tirirs e n iz, ö z g ü rc e d ü ş ü n m e s in i s a ğ la rsa n ız, h e r h a ld e o n u to p lu m a k a z a n d ırırs ın ız d iy e d ü ş ü n ü y o ru m. B u ü rü n, to p lu m u v e u y g u la m a la rın ız ı g e liştirir. S a y m K a r a s a r m b ir s o ru s u n a y a n ıt v e rm e k is tiy o ru m. Z a n n e d e rim k e n d ile ri d e b e n im le h e m fik ir o la c a k la rd ır. B enim, lise n in a m a c ın a u la ş m a k o n u s u n d a y a p tığ ım b elirlem e, b ir a r a ş tır m a n ın so n u c u idi. K e n d ile ri d e g a y e t iyi b ilirle r, b e n o a r a ş tır m a m ı, o a r a ş tır m a m d a k i d e ğ e rle ri ü n iv e rs ite g iriş s ın a v s o n u ç la rıy la b a ğ d a ş tırm a d ım. A m a c a u la ş ıp u la ş a m a m a k o n u s u n u ü n iv e rs ite y e şu k a d a r ö ğ re n c i g ird i, b u k a d a r g ird i ö lç ü tü ile değil, b u işi y a p a n la r a s o r a r a k s a p ta d ım. Ö ğ re tm e n e so rd u m, y ö n e tic iy e so rd u m, b e l li ö lçü d e ö ğ re n c in in b ü y ü k b ir g r u b u n a so rd u m. O n la rın y a n ıtla r ın a d a y a lı is ta tis tik le r y ü k s e k ö ğ re tim e h a z ırla m a, y e tiş tirm e a m a c ın a u la ş ıla m a d ığ ın ı b e lirliy o r. O n la r ın y a n ıtla rı bu. K u şk u su z ü n iv e rs ite g iriş te d iğ e r s ır a la m a işle m le riy le d e d e s te k le n iy o r. Ç ok y a k ın d a n b ild ik le ri g ib i b u g ü n ü n iv e rs ite y e g iriş siste m i b ü tü n ü y le ö ğ re n c ile ri, a d a y la rı b ir s ır a la m a işid ir. Ç o k ç a rp ıc ı b ir ö rn e k o la ra k b e lirle m e k g e re k irs e, so y a d ı s ıra la m a s ın a g ö re ö ğ re n c iy i s ıra la m a k la, te s t 347
367 s o n u ç la r ın a g ö re s ıra la m a k a r a s ın d a b ü y ü k b ir fa rk o lm a d ığ ı sö y len eb ilir. E n a z ın d a n a ltı yıl te s tle ilg ili b ir y ü k s e k ö ğ re tim ö ğ re tim i y a p tığ ım ı e k le y e re k b u n u r a h a tlık la sö y le y eb iliy o ru m. Ç ü n k ü h e r yıl s ın a v y a p ıy o ru z, b itiy o r. S o y ad ı s ıra s ın a g ö re s ır a la r s a k b elk i o n u n y ö n te m in d e g e ç e rliliğ i o la c a k. A m a g iriş s is te m in in tü m ü n ü ta rtış m ıy o ru m, o a y r ı b ir k o n u. S iste m a d a le ti sa ğ lıy o r, d ü z e n i sa ğ lıy o r. F a k a t b ilim sel o la r a k o sis te m in b elli b ir s ır a la m a d a n ö tey e g ittiğ in i sö y le m e k o lası değil. A r a ş tır m a la r d a b u n u b ir ö lç ü d e g ö sterd i. İ s te r iste m e z ş u s o r u n la v e g e rç e k le k a rş ı k a rş ıy a y ız : H e r s ıra la m a işi, h e r y a rış, h e r m aç, a n t r e m a n b içim in i, a n tr e m a n a r a ç la r ın ı v e a n tre n ö rle rin i y a n ın d a g e tir ir ve g e liş tirir. B u g ü n özel d e rs a n e le r, özel d e rsle r, b u s ıra la m a s is te m in in b ir ü rü n ü d ü r, k e n d i iç e risin d e b ir b ü tü n lü ğ ü v a rd ır. E ğ itim e k a tk ı sı v a rd ır, y o k tu r ta rtış m a s ı y a p ıla b ilir. B en im b e lir t m e k is te d iğ im şu idi: O rta ö ğ re tim im iz, y ü k s e k ö ğ re tim e ö ğ re n c i y e tiş tiriy o r v e h a z ırlıy o r ise b u özel d e rs a - n e le rin v e özel d e r s le rin b ira z d a h a a z olm ası, b u n la r a d a h a a z g e re k d u y u lm a s ı g e re k ird i. Ö y ley se o r t a ö ğ re tim n e y a p ıy o r? s o ru s u s o ru la b ilir. H e rh a ld e b e lirli b ir g ru b u, b e lirli y ılla rd a b e lirli d e rs le rd e n, u y g u la m a la r d a n g e ç iriy o r v e b elli b ilg ile ri a k ta rıy o r. D e rs le rin say ısı k i b ir s o ru d a b u n u n la ilg ili idi. P ro g ra m la r d a h a n g ile r in e y e r v e rilm e li k o n u su. B u n u n y a n ıtın ı h e rk e s d e ğ işik v e re c e k tir. B en im y a n ı tım ise şu o la c a k tır: K im g ü ç lü y s e o n u n is te k le ri, d e r s le r o la ra k p ro g r a m d a y e r a la c a k tır. T ra fik d e rsi y e r a la c a k tır, sa ğ lık d e rsi y e r a la c a k tır, s a n a t d e rsi y e r a la c a k tır. B ir eğ itim b ü tü n lü ğ ü iç e ris in d e b u n la rı d ü ş ü n m e n in, ta r tış m a n ın o la n a ğ ı y o k tu r. B elki d e b u yıl p ro g r a m a y en i d e r s le r k o n a c a k tır. Y a b a n c ı dil ç e rç e v e sin d e A ra p ç a k o n a c a k tır, b a ş k a d e rs le r k o n a - 348
368 ç a k tır. Ç ü n k ü eğ itim, h e r d e rs in d ev a sı, b ir a r k a d a ş ı m ız ın b e lirttiğ i gibi a m a h iç b ir d e rd im iz e d e ç a re o la m a y a n b ir ö zelliğ in i s ü r d ü r ü r g ö z ü k m e k te d ir to p lu m y a şa m ım ız d a. H e rk esi ilg ile n d ire n v e h e rk e s in b ild i ğ in i k a b u l edeb ild iğ i b ir k o n u. B ile m iy o ru m tü m s o ru la rı k a p s a d ı m ı? Ü n iv e rs i te m iz in o rta ö ğ re tim e b ilim sel o la ra k eğ ilm e si g e re ğ i ile b ir «E ğitim Fonu» g e liştirilm e si g e re ğ in i te k r a r v u r g u la y a r a k sö zlerim i b itiriy o ru m v e s a y g ıla r s u n u y o ru m. B A ŞK A N Biz de te ş e k k ü r ed e riz. B u y u ru n, S ay m O z an k ay a. PRO F. DR. ÖZER O Z A N K A Y A O rta ö ğ re tim i m iz in s o ru n la r ı a r a s ın d a ü z e rin d e d u rm a k iste d iğ im b ir ta n e s i d e b u k u ru m la rın «y aln ızca y ü k s e k ö ğ re tim e a d a y h azırlay ıcı» k u r u m la r o la ra k d ü ş ü n ü lm e s i ve b u n u d a b a ş a ra m a m a s ıd ır. B a ş a ra m a z d a. Ç ü n k ü h iç b ir işlev sel o rta ö ğ re tim sistem i, m eslek, b e c e ri k a z a n d ırıc ı o lm a d a n, y ü k s e k ö ğ re tim e ö ğ re n c ile ri b a ş a rılı o la ra k h a z ırla y a m a z. O rta ö ğ re tim y a ş la rı, y a ş la r, in s a n la rın k esin lik le y e te n e k le rin e g ö re ç a lış m a y a ş a m ın a y ö n le n d irilm e le ri ve b u k o n u d a k i tem el b ilg i v e b e c e rile ri k a z a n m a la rı g e re k e n y a ş la rd ır. B i zim o rta ö ğ re tim im iz b u n u y a p m a d ığ ı için, b a k ın e n b a s it ve en tem el k a tk ıs ın ı bile g e rç e k le ştire m iy o r: T ü rk ç e y i ö ğ re te m iy o r. B ilin d iğ i g ibi b u g ü n tü m y ü k s e k ö ğ re tim k u ra m la rım ız d a k i ö ğ re n c ile re z o ru n lu «T ürkçe» d e rs le ri v eriliy o r. E ğ er b ir ü lk e d e o rta ö ğ r e tim k u r u m la n ö ğ re n c ile rin e, a n a d ille rin i d o ğ ru o la ra k k u lla n m a y ı b ile ö ğ re te m iy o rsa, d a h a n e y i ö ğ re tiy o r? G ö rü ld ü ğ ü gibi işlevsel o la ra k d ü z e n le n m e y e n k u ru m la r, en b a s it g ö re v le rin i b ile b a ş a ra m a m a k ta - d ırla r. 349
369 B ir ik in ci ö rn e k d e T ü rk D e v rin i T a rih i d e r s le r i dir. 6 y ıl b o y u n c a o rta ö ğ r e tim k u r u m la r ın d a z o ru n lu o la ra k o k u tu la n, iş le n e n T ü rk D e v rim i ve İlk e le ri 4 yıl ü s tü s te y e n id e n o k u tu lm a k ta ; O rta ö ğ re tim, A ta tü r k ilk e v e d e v rim le rin i, C u m h u riy e tin k u r a m la r ın ı a n la tıp b e n im s e te m iy o rs a, d a h a n e işe y a rıy o r, d iy e s o ru lm a z m ı? «Y aban cı Dil» ö ğ re tim i k o n u s u d a, k a n ım c a o r t a ö ğ re tim im iz in e tk in o lm a y a n işle y iş in d e n k a y n a k la n ıy o r. B u y ö n ü d ü ş ü n m e d e n, «m ad em ö ğ re tile m iy o r, ö y ley se y a b a n c ı d il d e rsle rin i k a ld ıra lım, y a d a is te ğ e b ıra k a lım» g ib i k o lay cı, a m a ço k s a k a t y ö n e lim le rd e n sa k ın m a lıy ız, ö ğ r e tim tek n o lo jisin in, g ö ze ve k u la ğ a s e s le n e n ö ğ re tim a r a ç g e re ç le rin in, e n ile ri p e d a g o ji ilk e le rin e g ö re h a z ır la n a n k ita p la r ın... çok k o la y c a s a ğ la n a b ild iğ i b ir ç a ğ d a, ö ğ re tm e n y e tiş tirm e s o ru n u n a çö zü m g e tiric i ç a b a la n g ö ste re c e k y e rd e, «o k u lla r o lm asay d ı!» d iy e n O s m a n lı «M aarif N a z ın» g ib i y a b a n c ı dil ö ğ re tim in i k a ld ır m a ö n e rile ri, cid d i cid d i o rta y a a tılıy o r. Y a b a n c ı dil ö ğ re tim n in y a r a r la rı, v azgeçilm ez d e n e c e k ö lçü d e e n g in y a r a r l a n b ir ç ırp ıd a göz a rd ı e d ile re k, b u n c a r a h a tlık la, «k a ld ıra lım y a d a iste ğ e b a ğ lı y ap alım!» g ib i b e n c e s o ru m s u z c a ö n e rm e le rd e b u lu n u lu y o r. B u tu tu m la r d a n v a z g e ç m e k d e o rta ö ğ re tim im iz in te m e l b ir g e re ğ id ir. U n u tu lm a m a lıd ır k i k a lıc ı o la n ş e y le r g ü ç e ld e e d ile n le r d ir. K o lay v a r ıla n s o n u ç la r d a h e m d e ğ e rs iz o lu r, h e m d e k ıs a z a m a n d a y o k o lu p g id er. T e ş e k k ü r ed e rim. B A ŞK A N T e ş e k k ü r e d e riz S a ja n O z a n k a y a. DR. İLH A N ÖZDİL T e ş e k k ü r e d e rim S a y ın B aşk a n. 350
370 K atılım cıları d ik k atle d in led im. H em en h em en h ep sin d e ortak olan bir h u su s var, o da, b en im ilk tu r d a v u rg u la d ığ ım gibi, ö ğ retm en ö ğ esin in sistem için deki y eri v e rolü nü v u rg u la m ış olm aları. İkinci raundd a eğitim soru n larının evren sel b o y u tla rın a d eğ in m iştim. B unu ben k en dim za m a n -za m a n yap ıyorum, a m a şu n u n için değil: «ne yap alım, o n la rd a da ö y ley m iş bizde d e b öyle olm uş n e çıkar» d em ek için d eğil. S a d ece n e kadar ortak so ru n la r old u ğ u n u v u rg u la y a b ilm ek için. A yrıca d a bu ortak v e b en zer k o şu lla r d a o lu şan soru n ların çözü m lerin e y ö n elik a ra y ışla r d a da b en zerlik varsa, b u n la rı p a y la şa b ilm ek için. Ç ünkü bir d e işin zam an ta sa rru fu, ek on om ik ça lışm a y ö n ü var. Ş im di en so n d eğ in d iğ im ö ğ retm en soru n u n a g e lelim. Bu k o n u d a elim de b irkaç ta n e y a b a n cı k a y n a k lı y en i rapor var. Ü lk en in ad ın ı d a vereyim : A m erika. Bu ü lk ed e çizilen tab lo ö y lesin e k a ra m sa r ki belirli k o m isy o n la rın yap tığı ça lışm a la ra d a y a lı o la n bu ra p orlara göre (ki bunu b en de şa h sen g özlem led im so n üç dört y ıl iç in d e ), ö ğ retm en lik m e sle ğ in e g ireb ilm ek için «sad ece y a şa m b elirtisin e sah ip olm ak» y e terli h a le gelm iştir. Bu bir a b a rtm a gib i görünüyor, a m a p ek d e d eğil. «H ayat b elirtisi gösteriyorsa, n e yap alım, gelsin.» N eden? Yok, b a şk a sı gelm iyor! Bu d arb oğazd an çık ışın yolu n u a ra y a b ilm ek için, B aşkan lık m ak am ı tarafın d an o lu ştu ru la n k o m isyon lar da n ih a y e t şu n u ön erm ek zo ru n d a kalabiliyorlar: Bu ö n eriy e göre, öğretm en a d a y la rı ü n iv ersite m e zu n la rın ın en ü st d örtte biri için d en seçilerek a lın m ak k aydıyla, in sa n y etiştirm e d ü zen i bu d arb oğazd an k u rtarılab ilir. Tabii, bu oldum o la sı h ep im izin de özlem idir. 351
371 B uradan y in e ö ğ retm en le ilg ili ta rtışm a y a g eçiy o rum. O da öğretm en ok u lları olm alı m ı, olm am alı m ı? B en k en dim de, y ılla r b oyunca, T ü rk iye dek i ö ğ retm en lik m esleğ in in tüm a şa m a la rın d a n g eçm iş bir k im se olarak, ö ğ retm en liğ in an cak üniversiter b ir d ü zen için d e az önce sö y led iğ im k uru lu k tan, k u rak lık tan k u rta n la b ileceğin e in a n d ığ ım için d ir ki b öyle bir m od eli savu n ageld im. A n cak b u g ü n k ü n e b en zer bir u y g u la m a y ı sa v u n m a d ım h içb ir zam an. Ç ünkü ü n i v ersiter d ü z en için d e v e bu d ü zeyd e olm ak d em ek h er b ak ım d an us özgürlüğü ne sah ip olabilm ek d e m ektir. A ta tü rk ün sözleri b o şu n a m ı? «Fikri, irfanı, v icd a n ı özgü r in sa n...» olarak «yeni n esilleri de siz y e tiştirecek siniz» diyor, M u sta fa K em al öğretm en lere. B unlar sa d ece slo g a n d eğil ki ey lem e y ö n elik d irek tiflerd ir bu sözler. H er za m a n söylem işim dir; D il-t arih - C oğrafya F a k ü ltesi n in cep h esin d e y a zılı olan «Hay a tta en h akik i m ü rşit ilim dir.» sözleri, bir d övizden ib a ret değildir, b ir d a v ra n ışı y a n sıtır o. N ered e bu d avran ış? B unu sistem v erecek, a m a bu davran ış, s is tem d e a n ca k b elirli b ir d ü zey e g elin d iğ i zam an v erilem ez. S ü recin tüm ü için d e k a za n ıla caktır bu d a v ra nış. O nun içindir ki sö zü n ü ettiğ im S tra teji y e g irm iştir bunlar, «bilim sellik, planlılık» ilk eleri olarak. B urada, biraz da şa h sım a y ö n elik old u ğu n u sa n dığım, b ir soru ya d eğ in eceğ im. Soru sah ib i N iy a zi A l tu n y a arkadaşım ız, S trateji v e Y a sa k o n u su n a d e ğ in di v e bu y a k la şım ın dem okratik olm ad ığın ı söyledi; «çünkü siy a si ik tid arların eğitim ü zerin d e de ta sa r ru f h a k la n vardır» dedi. İzn in izle şunu b elirtm ek istiyoru m ki böyle bir ta sa rru f h akkı siy a si iktidar o l m a a çısın d a n yoktur. İn san y etiştirm e düzeni, b elirli bir A n a y a sa da ta n ım la n m ış olan d e v le t in n itelik leriy le doğru oran tılı olm ak zorundadır. (S aym H oca- 352
372 m ızm da belirttiği gibi) bu d ev let dem ok ratik bir d ev let ise, on u n tüm sü reçlerin e v e k u r u m la n n a k a tılab ilm ek için, o d ü zen in in sa n ın ı da y etiştirm ek zo rundasın ız. B unun n ed en an tid em ok ratik olm ad ığın ı d a açık layayım. Zira d em ok ratik b ir d ü zen d e siy a si ik tid arlar «tasarruf haklarını» a n ca k p a rla m en ter v e dem ok ratik sü reçler için d e k ullan acak lard ır. E ğer g etirilen m od eld e çağm g ereğ i, k en d i a n la y ışla rın ın g ereğ i, ters bir durum var ise, b u n u o a n la m d a d eğ iştirm eğ e h em a n a y a sa l h a k la rı vardır, h em de ik tid ar olarak h akları vardır, a m a bu girişim d em okratik v e a n a y a sa l k uralların d ışın d a olm a m a k k ayd ıyla. O ysa sözü n ü ettiğ im STRATEJİ, b ir siy a set y a p m a a n la m ın d a h azırlan m ış değildir. İn san yetiştirm en in, ç a ğ daş, evren sel v e b ilim sel ilk elerin i g etiriy o r bu str a teji. «Y önlendirm e» diyor; in sa n g ü cü n d en ta sa rru f e t m ek için bir in sa n ın b irik im in i b o şa h a rca m a m a k için, sın ıf g eçm e değil, ders g eçm e diyor; ölçm e b u gü n artık b ilim sel ölçülerle, ö zellik le eğ itim se l bir y ö n le n d irm e v e d eğerlen d irm e a ra cı o la ra k ele a lın m a sı g e rek tiğ in e göre, bunu g elişi g ü zel h erk es k en d in e özgü olarak y ap am az diyor. B unun siy a si ta sa rru fla n e ilg isi var? G etirilen ilkeler, ta m a m en b u y ö n d e v e n i telik te ilkelerdir, b ilim sellik tir, p lan lılık tır. «Planlılık» diyoruz; bir ark ad aşım ız da değindi, ikid e bir p la n la m a d airesi oluşturuyoruz; m akro p la n ın m ikro d ü zey d e u y g u la m a y a d önü ştü rü lm esi için. A radan b ir za m a n geçiyor, tek rar g ö rev e d ön ü yorsu n u z, b a k ıy o r su n u z k i p la n la m a n ın y erin d e y elle r esiyor. N ed en bu böyle? Ç ünkü a ra ştırm a y a d a y a lı olm ak, p la n a b ağlı olm ak b ireyleri, k işisel ta sa rru fla rd a b u lu n m a k ta n alıkoyar. 'K en d in e göreliği» ortad an kaldırır. Bu da «otoritelerin» işin e gelm ez. O ysa dem ok ratik düzen, bu tü r d isip lin lere en çok ih tiy a cı o la n düzendir. Bu 353
373 tü r ta rtışm a la r zam an -zam an olm uştur; fa k a t bu y a k laşım lar, d em ok rasin in öz v a rlığ ı için tehlikelidir; ben şa h sen öyle görürüm. Bu n ed en le ken di h izm et y a şa m ım ın son on yılın d a «eğitim in siy a sa l değil, A n a y a sa l bir araç ve sü reç olduğunu» v u rg u la y a geldim. A yrıca, bu g eçen y ılla r içinde, b ü tü n toplum, siy a si tercih lere d a y a lı o larak d ev let n a sıl p a rsellen m işse, eğ itim in de o siy a si m ek a n izm a y ı o lu ştu ra n la ra göre p arsellen m iş olduğu nu h erh a ld e y a şa m ışla r v e görm üşlerdir! D eğin ilen bir d iğer n o k ta da b ilgi ve b ecerilerle ilgilidir. E ğitim b ilim leri a la n ın d a k i ark ad aşlarım ız tak d ir ederler. Bazı k a v ra m la r k o la y lık la öğrenilir. E ğitim in a m a cın ın «bilgi, b eceri v e d a v ra n ışla rı g e liştirm ek» old u ğu söylenir. S a n k i b u n la r b irbirlerinden ayrı k om p artım an larm ış gibi! H albuki d avranış, bu ik isin in sonucudur. D a v ra n ışa d önüşm em iş olan b ilg in in za ten b ilgi d eğ eri de yoktur. B u n la n, bu k a v ram ları bu şek ild e b irb irleriy le k en etlen m iş b ir işlerlik süreci için d e alg ıla y a b ilirsek, a n ca k o zam an a n la m taşırla r. K arasar a rk ad aşım ın d eğ in d iğ i v e soru h alin d e y ö n elttiğ i bir k onu var. B unu d a az ön cek i «eğitim in siy a sa l d eğil, bir a n a y a sa l ara ç v e sü reç olm ası» o lg u su y la b a ğ la n tılı görüyorum. «Peki, h em Strateji var, h em yap tırım var, n ed en işlem iyor? A caba d en ey im leri ışığ ın d a b ize a çık la m a la rd a b u lu n ab ilirler mi?» diyor, K arasar. Ş ahsi d en ey im im e dayalı olarak şu n u söyleyeb ilirim : A z ö n ce S a y ın H ocam ız da d eğin d iler. T ürkiye d em okratik b ir d ev lettir v e n itelik leri A n a y a sa da ta n ım la n m ıştır. Bu n itelik lerin a y n ı za m a n d a in sa n y etiştirm e d ü zen in e de yön verm esi gerek ir am a T ü rk iye deki «dev 354
374 let devam lılığı» son 25 yıl için d e fa z la sıy la zed elen m iştir. Bu «devlet d evam lılığı» sa d ece d ev leti o lu ştu ran k urum ların varlığından ib aret k abul ed ileg elm iştir. O ysa d evletin asıl in san d a d evam ettiğ in i biz pek fa rk ed em ez h ale gelm işiz. Z am an-zam an, b iraz özel sek tö re de kaydığım ız için, işittiğ im iz b azı h ik â y eler var. Ö rneğin, bir yabancı, (ism i g erek m ez) çok b ü yü k bir yatırım cı kurulu şa geliyor v e orad a b akıyor ki d u vard a bir d izi resim var, tab lo var. «N edir b u n lar?» «E fendim bunlar, son on y ılın g en el m ü d ü rleridir» diyor, k urulu şun başkanı. Y abancı: «affed ersiniz, biz sizin le iş yapam ayız» diyor. «Bir d ü zen d e in sa n ö ğ esin in bu kadar d eğişken old u ğu bir ortam da biz k a lıcı bir h izm et üretem eyiz.» d eyip bırakıp g id i yor. «D evlet D evam lılığı» in san d a d a d ev a m lılık o la rak kabul ed ildiği takdirde, d ev let b ü yü k bir d in a m izm k azanacaktır. A ncak bu in sa n ın h izm ette y a şa m b oyu d evam lılığı a n la m ın a elb et d e gelm ez. B u n u n da k uralların ı d evlet koym aktadır. A n a y a sa k o y m aktadır. Bir insan göreve n a sıl gelir, n a sıl gider; n e y a p a rsa kalır, ne y a p a m a zsa k alam az. D evlet a y n ı za m a n d a in san d ak i bir birikim dir. B öyle an laşılıp u y g u la n m a d ığ ı takdirde, bu birikim sü rek li olarak o rtadan kalkacaktır. Az önce sord u ğu m soru yu ben o n u n için sordum: A caba bu stratejilerin, bu y a sa la rın v a rlığ ın d a n habersiz m iyiz, yoksa çok h a b erd a n z d a b u n ları y etersiz mi görüyoruz? İzn in izle sözüm ü h azırlad ığım b ild irinin b a şın daki p ara g ra fla bitireyim : «İnsan v e toplum ların, k ı sa, orta v e u zu n vadede tüm y a şa m la rın ı ilg ilen d iren bir k on u ve u ğraşı olm asın a karşın, eğitim, k a lk ın m ışlığ ın doruklarında dolaşan top lu m lard a bile, sa n k i m ev sim lik bir olay olm ak tan ileri gid em iyor ve g e çen m evsim le birlikte unutu lup gidiyor. B öylece so- 355
375 r u n la n n çözüm ü de, sö zü n gelişi, hep g elecek b a h a r a kalm aktadır. Tüm d ü n y a d a eğitim a la n ın d a ciddi b ir b u n alım n o k ta sın a u la şılm ış o lm a sın ın n ed en i de h erh a ld e bu o lsa gerektir.» S a y g ıla r sunarım. BA ŞK A N (PROF. DR. R Ü ŞT Ü YÜCE) E fendim arıladığım k a d a rıy la so ru la ra y a n ıtla r v e p a n el ü y e lerin in görü şleri d e ta m a m la n d ı v e iki g ü n lü k ça lışm am ız so n a erdi. B en B ilim K urulu ad ın a, B ilim K u ru lu B aşk an Y ardım cısı K em al G ü çlü ol d an b ir g en el d eğerlen d irm e rica ed eceğim. TED n in rek lam ın ı y a p a r m a h iy ette sa k ın a lm a yın, b irkaç cüm le sö y lem ek istiyoru m. D eğ erli kon u k la r v e eğitim ciler; TED, k a m u y a y a ra rlı d em e k ler a ra sın d a Türk eğitim in e g erçek ten k atk ı veren, v erm ek a rzu su için de olan T ü rk iy e de k u m lu n a d ir d ern ek lerd en bir tanesi. B en b u n u n için d eyim, y a şıy o rum, h issediyoru m. Ö yle bir d ern ek ki, p a ra sa l k a y n a ğını, eğ itim ça lışm a la rın ın v e ara ştırm a la rın ın em rin e v erm ek ten kaçınm az. Bir d e m e k ki y ö n etim k u ru lu ü yeleri, g e c e gü n d ü z h erh a n g i b ir m en fa a t b ek lem ed en çalışır, b ir d e m e k k i T ü rk iy e n in en seçk in b ilim ad am ların d an k u m lu bir B ilim K u m lu n a sahip, bu bilim k u m lu ki g ece gü n d ü z çalışır. T ek am acı, o k u tu la n fak ir öğren cilerin, işletilen yurtların, v a k ıf h a lin e d ö n ü ştü rü len o k u lla n n y a n ı sıra, Türk e ğ i tim in e k a tk ıd a bulu nm ak. E ğer siz bu d e m e ğ in a r k a sın d a b ulu nursan ız, Türk eğ itim in in şu d ile g etirilen so r a n la n n ı çözm ek, b izler için soru n olmaz,. Biz siz i bu cam ia altında, h e r za m a n görm ek istiyoruz. H angi araştırm ayı getirirsen iz, biz onu h em en g ü n d em e a lm a y a h a zm z. P aram ız v a r A lla h a şükür, y eter ki1 so ru n la r çözülsü n. B ize to p la n tıla r sıra sın d a sö y 356
376 led iğ in iz iltifat k abilinden sözlere d e çok m ü teşek k i riz, on ların k arşılığın ı v ereceğ iz b u n d an em in olun. Bu D erneği, Türk eğitim in in h izm etin e koyduk, k o y a cağız. R auf İnan h ocam ızın h er za m a n d ile g etird iğ i gib i M illi E ğitim B akan lığı n d a n k a tıla n o lsu n o lm a sın, biz bu y o la k afam ızı koyduk, ilerley e ceğ iz v e sizlerin d esteği ile de d a h a iyi h a le getireceğiz. Y eter ki d ed iğim gibi b izlere d estek olun. B enim görd ü ğü m k a d a rıy la S a lı gü nü y a p ıla ca k o la n B ilim K urulu to p la n tısın a sizlerden iki tan e öneri geld i. B unlard an bir ta n e si A ta tü rk ün el y azısı ile y a zd ığ ı «V atandaş İçin M edeni Bilgiler» adlı k ita b ın TED ta ra fın d a n g ü n ü m ü z T ürkçesiyle b asılm ası, b u n u şim d id en yap a rız d iy em em a m a B ilim K urulu m u zu n b u n u çok o lu m lu y a k la şa c a ğ ın a em inim. B ir d iğ er konu da S a y m K adir O kçu B ey ta ra fın d a n o rta y a atıldı, eğitim a ra ştırm a ö d ü lü ad ı a l tın d a b ir öd ül verilm esi. Bu ön eriy i d e götü receğim. S özü g en el d eğerlen d irm e y a p m a sı için K em al G ü çlü o l a veriyorum. S abrm ız v e k atılım ın ız için çok teşek k ü r ederim TED ad ın a. 357
377 TED BİLİM KURULU B A ŞK A N YARDIM CISI DOÇ. DR. KEMAL GÜÇLÜOL U N VIII. EĞİTİM TOPLANTISINI K O N U ŞM A SI DEĞERLENDİRME E fendim, h ep in izi sa y g ıy la selam larım. G en el d eğ erlen d irm e y a p m a y a a sıl y etk i v e h ak sa h ib i olarak, bu sa a te k a d a r h içb ir k a rşılık b ek lem e den, isted iği-istem ed iği, b eğ en d iğ i-b eğen m ed iğ i h er şey i k ib arlık ve o lg u n lu k la d in ley en, k a tk ıla rın ı esirgem iy en, siz; sa y m d in ley icilere b ırakm anın d a h a doğ a l old u ğu n u sanıyorum. ik i gü n b oyunca orta ö ğ retim in tüm sorunları, a k lım ıza g eleb ilen d arb oğazları, y en ilik çabaları, uyg u la m la r v e çözüm y o lla n d ü şü n ü lerek in celen d i. B ild iğin iz gibi, Türk E ğitim D e m e ğ i B ilim K urulu G enel Y ön etim K u m lu n a b a ğ lı bir u zm a n la r grubu olarak çalışır. Bu to p la n tıy ı d ü zen lerk en B ilim K u m lu m u z ik i seçen ek le k arşı k a rşıy a y d ı. B irincisi b irşey yap m am ak, y a n i bu k o n fera n s k o n u su dahil, h içb ir k o n u y u seçm em ek v e so m m lu lu k y ü k len m em ek - ti. İkincisi is e m ev cu t o la n a k la rı k ullan arak, bir k o n u ü zerin d e bu y ü k i to p la n tım ızı da yapm ak. Bilim K u m lu ik in ci seçen eğ i b en im sed i. B öylece, görd ü ğü n ü z gibi, a d etâ soru n lar y u m a ğ ın ı a n d ıra n b ir çerçev e çık tı k arşım ıza. 358
378 A slında dikkat edilirse, k a rşım ızd a old u k ça k a ram sar bir görüntü var. A m a bu, b ize k a lır sa k ork u lacak bir durum olm ak y erin e soru n ların tan ım ı v e tartışılm asın ı, çözüm e yön elm e o la n a ğ ın ı sa ğ la m a yolu n d a ön em li bir adım olabilir. Ş ü p h esiz bu k onuda şa irlerin y a k laşım ın d an çok b ilim sel y a k la şım ı b e n im sem ek zorundayız. İnsan n iteh k lerin in, d in am ik özellik lerin in bir son ucu olarak o rta y a çık an y a şa m eğ itim in etkin lik a la n ı old u ğ u n a göre, y a şa m la onu olu ştu ran in sa n ve çev resiy le u ğ ra şa n eğ itim in de g erçek lere dönük olm ası k açınılm azdır. B edri R ah m i n in «A dam ın can ı d ostlara g ü zel h a b erler götü rm ek ister-a k si gibi n e dost var ortada n e de g ü zel haber» yollu b elirttiğ i güzel görü n üm lü b ir tü r k ötü m serlik örn eğ in e bu tür bir y a k la şım d a ö n celik verm em ek gerek ir. B ize öyle geliyor ki burada ta rtışıla n k onular, v e rilen b ild iriler ve soru lan soru la rd a n ö n em li bazı ö zü m lem eler ortaya çıkm ıştır. Bu a ra d a b azı a y d ın lık n o k ta la r d a belirm iştir. Belki de a sıl y a p ılm a sı gerek en şey bard ağın sa d ece y a rısın ın dolu old u ğunu v e y a y a rısın ın boş olduğu nu sö y ley ip orad a b ırak m a k yerin e, b ard ağın h er iki y a rısın ın d a g erçek old u ğu n u k abul ederek, boş olan y a rısın ı - g erek iy o r sa - d old u rm aya yönelm ektir. Bu a ra d a gen ç bir ü n iv ersiteli a rk a d a şım ız b ize geldi. «Siz bu k onferan sla ilg iliy m işsin iz, görevliler k orsan b ild irilere n ed en izin veriyorlar?» K arnı a cık m ış, sab ırsızlanm ıştı v e bazı şey lerin tekrarından, sö zlerin g erek siz yere u za tılm a sın d a n h o şla n m ıy o r du. «K orsan bildiri» d iy e ad lan d ırd ığı, soru d u ru m u n d a olup da a slın d a k üçük bildiri n iteliğ in d ek i k o n u ş m alardı. Bu tü r toplantılarda sık g ö rü len b ir so ru n 359
379 du. B u n a ra ğ m en h o şg ö rü n ü z b ilim sel ça lışm a la ra ilg in iz bu top lan tın ın d a so n u n a b a şa rıy la u la şılm a sın ı sağlad ı. H u zu ru n u zd a Türk E ğitim D ern eği m erk ez yön etim k u ru lu n a teşek k ü r ed eriz. A yrıca, g ü zel bir h a b eri de sizlerle p a y la şm a k istiyoru m. Türk E ğitim D ern eğ i bu yılk i b ü tçesin d e beş m ily o n h ra a ra ştırm a ö d en eğ i koym u ş bulu nuyor. B ilim K urulunca, a ra ştırm a la r belli b ir y ö n etm eliğ e göre seçilip destek len eb ilecek tir. Bize göre, bu, b ilim sel ça lışm alara b ö y lesin e ön em veren bu grup için g ü zel bir h a b erdir. T ürkiye gerçek ten g ü zel bir m em lek et. B izler de onu g erçek ten çok seviyoru z. B urada, tartışılan çoğu k o n u la ra ilişk in, old u k ça k ö tü m ser tab lolar çizilm iş olm a sın a ra ğ m en ü m itsiz d eğiliz. Ü stelik h içbir k a r şılık b ek lem ed en soru n ların b irer u cu n d an tu tm a ğ a g ö n ü llü olanlarım ızın ço k lu ğ u da ü m id im izi artın y o r. B öylece, soru n larım ızın «çözülm ez» o lm a y ışı d ah a b elirg in olarak ortaya çıkıyor. N e var ki bu k onuda tü m eğ itim yetk ililerim izle eğ itim k o n u su n d a a k a d e m ik ça lışm a yap anların k a rşılık lı an la y ış, iletişim ve etk ileşim için d e b u lu n m ası k açınılm azdır. B öylesin e b ir işb irliğ i v e a n la y ışın za m a n ı ço k ta n gelm iştir. G eç k a lın m ış olm ası b a şla m a y ı v e ça b a la n ön lem em elidir. S a y m m isafirlerim iz, G örd üğü n üz gib i to p la n tım ızın so n u n a gelm iş b u lu nuyoru z. H epinize, k a tıla n la r v e izley en ler o la rak, B ilim K urulu adına, teşek k ü r eder, sa y g ıla r su n a n ın. 360 İn şallah tekrar g ö rü şeceğ iz efen dim. (A lkışlar)
380 EK : I TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ VIII. EĞİTİM TOPLANTISI BUG ÜNDEN YARINA ORTAÖĞRETİMİMİZ Kasım 1984 Perşembe - Cuma Yer : Türk Eğitim D em eği Salonu «TED Ankara Koleji Lise Kısmı Binası yanı»
381 15 Kasım 1984 Perşembe BİRİNCİ O TURUM B aşkan Doç. Dr. Mahmut ÂDEM (T.E.D. B ilim K urulu B aşkanı) AÇILIŞ T.E.D. G en el B a şk a n ı n m konuşm ası K onuşm acı Prof. Dr. Turhan OĞUZKAN (B oğaziçi Ü n iv ersitesi E ğitim F akültesi E ğitim B ilim leri B ölüm ü B aşkanı) K onu «B ugünkü O rtaöğretim im ize G enel Bir Bakış» TARTIŞM A ARA İKİNCİ OTURUM B aşkan Doç. Dr. Özcan DEMİREL (H.Ü. E ğitim F a k ü ltesi Y abancı D iller E ğitim i B ölüm ü Ö ğretim Ü yesi) K onuşm acı Doç. Dr. Kemal GÜÇLÜOL (ODTÜ E ğitim F ak ü ltesi E ğitim B ilim leri B ölüm ü B aşkan ı) K onu «O rtaöğretim im izde G en el E ğilim ler ve Y enilikler» TARTIŞM A ARA Ü Ç Ü N C Ü OTURUM B aşkan 362 Doç. Dr. Barlas TOLAN (G. Ü. İk tisadi v e İdari B ilim ler F akültesi K am u Y ön etim i B ölüm ü ö ğ r e tim Ü yesi)
382 K onuşm acı Konu B aşkan Konu K atılanlar Prof. Dr. Cahit TANYOL (İ. Ü. E debiyat F akültesi E m ekli Ö ğretim Ü yesi) «V atandaşlık E ğitim i v e O rta ö ğ retim i miz» TARTIŞMA ÖĞLE TATİLİ DÖRDÜNCÜ OTURUM PANEL I Prof. Dr. Süleym an Çetin ÖZOĞLU (T.E.D. Bilim K urulu Eski B aşkan ı) «O rtaöğretim im izin B aşlıca S oru n ları Nelerdir» Prof. Dr. Niyazi KARASAR (100. Yıl Ü n iv ersitesi Fen - E debiyat F akültesi Ö ğretim Ü yesi, S o sy a l B ilim ler E nstitüsü M üdürü) Doç. Dr. C evat ALKAN (A. Ü. E ğitim B ilim leri F a k ü ltesi E ğitim P rogram ları ve Ö ğretim B ölüm ü Ö ğ retim Ü yesi) Doç. Dr. Yıldız KUZGUN (A. Ü. E ğitim B ilim leri F ak ü ltesi E ğitim d e Psikolojik H izm etler B ölüm ü Ö ğ retim Ü yesi) Y. Doç. Dr Aytaç AÇIKALIN (A nadolu Ü n iv ersitesi E ğitim F ak ültesi ö ğ r e tim Ü yesi) 363
383 ARA TARTIŞM A 16 Kasım 1984 Cuma Dr. F erhan OĞUZKAN (A. Ü. E ğitim B ilim leri F ak ültesi E ğitim P ro g ram la n v e Ö ğretim Bölüm ü ö ğ r e tim G örevlisi) Dr. İsm ail BİRCAN (D evlet P lâ n la m a T eşkilatı U zm anı) BEŞİNCİ O TURUM B aşk an Dr. Mesut ÖZGEN (TRT K urum u TV E ğitim ve K ültür P rogram ları M üdürü) K onuşm a- Prof. Dr. Sevim TEKELİ cıla r (A. Ü. D il v e T arih - C oğrafya F akültesi E ğitim P rogram ları ve Ö ğretim B ölüm ü Ö ğretim Ü yesi) Doç. Dr. İnci SAN (A. Ü. E ğitim B ilim leri F ak ültesi E ğ i tim P rogram ları v e Ö ğretim Bölüm ü Ö ğretim Ü yesi) K onu «Y aratıcı K işiliğin G eliştirilm esin d e O rtaöğretim in Rolü) TARTIŞM A ARA ALTINCI O TURUM 364
384 B aşk an Doç. Dr. Haydar TAYMAZ (A. Ü. E ğitim B ilim leri F ak ü ltesi E ğitim Y ön etim i v e P lâ n la m a sı B ölüm ü Ö ğretim Ü yesi) K onuşm acı Y. Doç. Dr. Kemal TAMER (ODTÜ B ed en E ğitim i Spor ve R ek reasyon B ölüm ü B aşkan ı) K onu «O rtaöğretim de S p ortif E tkinliklerin Önemi» TARTIŞMA ARA YEDİNCİ OTURUM B aşkan Y. Doç. Dr. Ömer PEKER (G. Ü. M esleki E ğitim F ak ü ltesi T eknoloji B ölüm ü B aşkan ı) K onuşm acı Doç. Dr. Aydın KÖKSAL (H. Ü. M ü h en dislik F ak ü ltesi B ilg isa yar B ilim leri M ü h en d isliği B ölüm ü B aşkanı) K onu «B ilgisayarın O rtaöğretim im ize K atkısı N e Olabilir?» TARTIŞMA ÖĞLE TATİLİ SEKİZİNCİ O TURUM B aşkan PANEL II Prof. Dr. Rüştü YÜCE (G. Ü. M ü h en d islik - M im arlık F ak ü l tesi İn şaat M ü h en d isliği B ölüm ü ö ğ retim Ü yesi) 365
385 K onu «O rta ö ğ retim im iz N a s ıl O lm alıd ır?» K atılanlar Prof. Dr. M etin A N D (A. Ü. D il v e T arih - C oğrafya Fakültesi T iyatro B ölüm ü B aşkan ı) ARA TARTIŞM A Prof. Dr. Süleym an Çetin ÖZOĞLU (T. E. D. B ilim K urulu Eski B aşkanı) Prof. Dr. Özer OZANKAYA (A. Ü. S iy a sa l B ilgiler F ak ü ltesi K am u Y önetim i B ölüm ü Ö ğretim Ü yesi) Doç. Dr. G alip KARAGÖZOĞLU (TÜBİTAK B ilim A dam ı Y etiştirm e G rubu B aşkan ı) Dr. İlhan ÖZDİL (M. E. B. Eski M üsteşarı) GENEL DEĞERLENDİRME 366
386 EK : II S a y m D ern eğim izce d ü zen len en v e K asım 1984 tarih lerin d e Türk E ğitim D ern eğ i T oplan tı S a lo n u n d a y ap ılm ış b u lu n an «BUG ÜNDEN Y A R IN A ORTA ÖĞRETİMİMİZ» konulu, «T.E.D. B ilim sel Toplantısı» n d a su n u la n P anel v e B ild irilerin b ir k itap h a lin e g e tirilm esi ça lışm a la rı sü rü dürü lm ek tedir. Bu toplantıda,... k on u lu, BİLDİRİ / PANEL ile ilg ili olarak; ( ) S u n d u ğu n u z k onuşm an ın, ( ) İzleyicilerin y ö n eltm iş old u k ları so ru la ra verd iğin iz cevapların, ( ) İzleyici olarak, to p la n tın ın «Tartışm a» k ı sım larında; katkı n iteliğ in d ek i k on u şm a n ız v ey a b ildiri sah ib in e ya da p anel ü y elerin e y ö n elttiğ in iz so ruların, ses alıcı gerçek ten b elirlen eb ilen m etn i ek te su nulm uştur. 367
387 1 M art 1985 ta rih in e kadar ek te su n u la n m etin de y a p ılm a sın ı g erek li g örd ü ğünüz d ü zeltm eleri, ek lem eleri v e çık arm aları y a p a ra k y a y ın la n m a sın ı isted iğ in iz m etn in, D ern eğ im ize u la ştırılm a sın ı d ilem ek teyiz. Bu y a y ın ım ızın k ısa sü red e y a y ın la n m a sı p la n lanm ak tad ır. Bu b akım dan, gerek li d ü zen lem elerd en sonra, y a zın ızı m ü m k ü n se b a sım a h a zır bir biçim de d aktilo ile y a zılm ış olarak g ön d erm en izi b ek lem ek teyiz. A yrıca, h a len d ü zeltm e - ek lem e - çık arm aları yapm ak ü zere gön d erd iğim iz ek tek i m etinde, gerek li d ü zen lem eleri y a p tık ta n son ra, bu m etn in ve toplantı sıra sın d a v erd iğ in iz (şa y et verd iy sen iz) bildiri v ey a p anel k o n u şm a n ızın m etn in in b a sılm a sın ı belirten, «basılabilir» ib a resi ile im za lı olarak gön d erm en izi ö n em le rica etm ek teyiz. B ilgin izi rica eder, ilg ilerin iz için teşek k ü r ed e rim. S aygılarım ızla, Şeydi DİNÇTÜRK G en el M üdür N O T : Ekte sunulan m etnin düzeltilerek, yeniden yazılması halinde, tarafımızdan gönderilen metinle birlikte iadesi rica olunur. 368
388 i a t ı : TL.
GENÇLER ÜRETİYOR SANAYİ GELİŞİYOR
GENÇLER ÜRETİYOR SANAYİ GELİŞİYOR Bu proje, T.C. Ankara Kalkınma Ajansı tarafından finanse edilmektedir. Bu araştırmada kullanılan veri toplama araçları ve raporu Sn. Dr. Özgür Dirim Özkan ve Sn. Oğuzhan
GELECEĞİ DÜŞÜNEN ÇEVREYE SAYGILI % 70. tasarruf. Sokak, Park ve Bahçelerinizi Daha Az Ödeyerek Daha İyi Aydınlatmak Mümkün
www.urlsolar.com S L D-S K -6 0 W ile 1 5 0 W St an d art S o kak L a m ba sı F iya t K arşılaşt ırm a sı kw h Ü c reti Yıllık Tü ke tim Ü cre ti Y ıllık T ü ketim Fa rkı kw Sa at G ü n A y Stan d art
H A S T A N E E N F E K S İY O N L A R IN I Ö NLEM E. E L İF C O Ş K U N E n fe k s iy o n K o n tr o l H e m ş ir e s i
H A S T A N E E N F E K S İY O N L A R IN I Ö NLEM E E L İF C O Ş K U N E n fe k s iy o n K o n tr o l H e m ş ir e s i H ip o k r a t (M.Ö. 4 6 0-3 7 0 ) Ö n c e lik le z a r a r v e r m e 2 F lo r e
Kırsal Kesimde Kadınlar Arası Yardımlaşma ve Bunu Etkileyen Faktörler Üzerine Bir Araştırma (Niksar Ovası Örneği)
Türkiye V. T arım Eko nom isi Kongresi 18-20 E y lü l 2002 Erzurum Kırsal Kesimde Kadınlar Arası Yardımlaşma ve Bunu Etkileyen Faktörler Üzerine Bir Araştırma (Niksar Ovası Örneği) A. Ahmet Yl'CER1 Nurettin
3-P C ile h a b e r le şm e y e u y g u n b ir a r a b ir im. (IS A, P C I, U S B g ib i )
M O D E M N E D İR : M o d u la to r -D e m o d u la to r k e lim e le r in in k ıs a ltm a s ı M O D E M. Y a n i v e r ile r i s e s s in y a lle r in e s e s s in y a lle r in i v e r ile r e d ö n
MACARİSTAN DA LİSANS DÜZEYİNDE VE MEZUNİYET SONRASI ORMANCILIK EĞİTİMİ1
MACARİSTAN DA LİSANS DÜZEYİNDE VE MEZUNİYET SONRASI ORMANCILIK EĞİTİMİ1 B erene B E L D İ2 G İR İŞ B ü tü n d ü n y ad a son y ıllard a genel an lam d a b ir eğitim refo rm u n u n g erçek leştirilm esi
Dünya da ve Türkiye'de Kırsal Turizm
T ü r k iy e V. T a rım E k o n o m is i K o n g re s i 18-20 E y lü l 2 0 0 2 E rz u ru m Dünya da ve Türkiye'de Kırsal Turizm I. Uiilcnt C;URBtZ A.Orkuıı EROL Orhan VAVLZ Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi
AB ve Türkiye de Tarım Kesiminde Çalışanların Sosyal Güvenlik Açısından Değerlendirilmesi
T ü r k iy e V. T a r ım E k on om isi Kongresi 18-20 Eylül 2002 Eminim AB ve Türkiye de Tarım Kesiminde Çalışanların Sosyal Güvenlik Açısından Değerlendirilmesi i. Bülent GÜRBÜZ Orhan YAVUZ Uludağ Üniversitesi
Gü ven ce He sa b Mü dü rü
Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.
Türkiye Antepfıstığı Sektörünün Ekonometrik Analizi
I ürkiye V. Tarım Ekonomisi Kongresi 18-20 Eylül 2002 Erzurum Türkiye Antepfıstığı Sektörünün Ekonometrik Analizi Adcnı AKSOY Tecer ATSAN Fahri YAVUZ Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi larıın Ekonomisi
İslam da İhya ve Reform, çev: Fehrullah Terkan, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2006.
Faz lur Rah man: 21 Ey lül 1919 da Pa kis tan n Ha za ra şeh rin de doğ du. İlk öğ re ni mi ni Pa kis tan da Ders-i Niza mî ola rak bi li nen ge le nek sel med re se eği ti mi şek lin de biz zat ken di
HALKLARIN YASASI VE. 2. Baskı İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI
Jo h n R a v v l s HALKLARIN YASASI VE Ka m u s a l A kil D ü ş ü n c e s İn İn Y e n İde n Ele A l in m a s i 2. Baskı İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI J O H N R A W L S John Rawls 1921 yılında
-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di
-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di ne: Sen gü neş li so kak lar da do laşı yor sun, is
STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI
22 STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI 406 A GRUBU STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI 22 A GRU BU STAJ ARA DÖ NEM DE ER LEN D R ME S AY RIN TI LI SI NAV KO NU LA
S TR E S Y Ö N E T M İ İ
STR E S Y ÖN E TİMİ K ON U B A ŞL IK L A R I Stres N edir? Stresin B elirtileri Stres Ka yn a kla rı Stresin O lum lu E tkileri O lum suz Stres Ö rgütsel Stres K a yn a kla rı K işisel Stres Yön etim i
Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar
Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar la da gi di le mez. Çün kü uçak lar çok ya kın dan geçi
ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ. SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE
SE R Î CÎLT SAYI SER IES p VOLÜME NUMBE.R ~ M I H SER IE O BAND t ö H EFT ^ İV/O SER IE TOME FASCICULE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ R E V IE W O F T H E F A C U L T Y O F FO R E ST R Y,
YÖNETMELİK TEHLİKELİ M ADDELER VE M ÜSTAHZARLARA İLİŞKİN GÜVENLİK BİLGİ FORMLARININ HAZIRLANMASI VE DAĞITILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM
26 A ralık 2008 C U M A Resm î G azete S ayı : 27092 (M ü kerrer) YÖNETMELİK Çevre ve Orm an Bakanlığından: TEHLİKELİ M ADDELER VE M ÜSTAHZARLARA İLİŞKİN GÜVENLİK BİLGİ FORMLARININ HAZIRLANMASI VE DAĞITILMASI
AĞUSTOS / 2017 AYI İTİBARİYLE K TÜRÜ YETKİ BELGESİ SÜRESİ BİTECEK FİRMALAR
AĞUSTOS / 2017 AYI İTİBARİYLE K TÜRÜ YETKİ BELGESİ SÜRESİ BİTECEK FİRMALAR SIR A NO U -N ET NO FİRM A Ü N VANI BELGE TÜ RÜ BELG E G E Ç ER LİLİK TA R İH İ 1 47894 E R H A LLA R D.Ç SA N. T İC.A.Ş K İ 2
B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir kon u yu, eğ itim k on u su n u, yerel
Recep Tayyip ERDOĞAN S ayg ıd eğer h ocalarım, Kıym etli m isafirler, Yazılı ve g örsel B asın ın D eğerli tem silcileri; B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir
U MK E K A MP Ç IL IK E Ğ T İ M İ İ 2008
U MK E K A MP Ç I L I K E ĞİT İMİ 2008 K A MP Y E R İ S E Ç İMİ V E Ö ZE L L İK L E R İ (Y A Z OP E R A S Y ON L A R I ) U L A Ş I M İÇ İN A R A Ç V E Y A Y A Y A Y OL U N A Y A K I N OL MA L I D I R.
İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII. ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII. ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ...
r İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ...1 Birinci Böliim KARAYOLU TAŞIMACILIĞI İLE İLGİLİ TEMEL KURALLAR 1.
10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ
10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,
mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi
mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi al mak için ka fası nı sok tu. Ama içer de ki za rif
TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ
TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ BELGELENDİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI YENİ DÜNYANIN YENİ YÖNETİM SİSTEMLERİ TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ 1 TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ 13.03.2014 TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 13 298 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE
36. AVRUPA BRİÇ ŞAMPİYONASI WIESBADEN / ALMANYA
36. AVRUPA BRİÇ ŞAMPİYONASI WIESBADEN / ALMANYA 1983 MİL Lİ TA IM SEÇ ME LE Rİ Al man ya, Wi es ba den 1983 Av ru pa Şam pi yo na sı için mil li ta kım seç me le ri, yi ne ba zı yö ne ti ci le rin is te
M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U
M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U S ınava girm ek istediğiniz ili seçiniz İstanbul Ankara 4,5*6 eb ad ın dakifoto ğrafın ızı yap ıştırın ız İzm ir B ilim sınavına girm
TÜRKİYE EĞİTİM DERGİSİ
TÜRKİYE EĞİTİM DERGİSİ Uluslararası Hakemli E- Dergi ISSN: 2587-1390 Yayın Sıklığı Yayın Türü Yayın Dili Yılda İki Kez Yaygın Süreli Editör (Editor) Ali Fuat ARICI Yardımcı Editör (Associate Editor) Suat
YURTTAŞLIK VE EĞİTİM
r L YURTTAŞLIK VE EĞİTİM r TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ YAYINLARI YURTTAŞLIK ve EĞİTİM T Ü R K E Ğ İT İM D E R N E Ğ İ X X. E Ğ İT İM T O P L A N T I S I 21-2 2 K A S IM 1 9 S 6 ISBN 975-7583-15-4 f 3Ü ZELİŞ O
Abdullah Öcalan. Weşanên Serxwebûn 85
Abdullah Öcalan Ta rih gü nü müz de giz li ve biz ta ri hin baş lan gı cın da giz li yiz Abdullah Öcalan Ta rih gü nü müz de giz li ve biz ta ri hin baş lan gı cın da giz li yiz Weşanên Serxwebûn 85 Abdul
ÇAY İŞLETM ELERİ GENEL W MUDURLUGU. 01.Ocak Aralık.2017 Dönemi Bağımsız Denetim Raporu BDRPR:29/06/
ÇAY İŞLETM ELERİ GENEL W MUDURLUGU 01.Ocak.2017-31.Aralık.2017 Dönemi Bağımsız Denetim Raporu BDRPR:29/06/2018-2018003 Ç A Y K U R 2 0 1 7 D E N E TİM RAPORU i ç i n d e k i l e r D E N E T İM G Ö R Ü
TEST 1. Hareketlilerin yere göre hızları; V L. = 4 m/s olarak veriliyor. K koşucusunun X aracına göre hızı; = 6 m/s V X.
TEST 1 ÇÖZÜER BAĞI HAREET 1 40m a =3m/s 4m/s 3 1m/s 6m/s 4m/s ere göre yüzücünün hızı: = 5 m/s olur I yargı doğrudur a =3m/s y =4m/s + Hareketlilerin yere göre hızları; = 1 m/s = 6 m/s = 4 m/s olarak veriliyor
T.C. ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Planlama Şube Müdürlüğü
Antalya Büyükşehir Belediyesi Planlama Şube Müdürlüğü Sayı: 90852262-301.03-E.15 Tarih: 02.01.2017 22:26 Dosya Numarası: 2017-263 T.C. ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İmar ve Şehircilik Dairesi
PROJE BİRİM FİYAT POZ TARİFLERİ İşin Adı : MEMURSEN TOKİ İMAM HATİP ORTAOKULU SONDAJ YAPIM İŞİ
Poz No 1 1.7/002 S ıra No: 1 T an ım ı T E K A S K I T E R T İB A T I : 2 6 6 8 0 0 B irim i: T K T ü rkiye E le ktrik D a ğıtım A.Ş. (1.Bölge) (TE1) a) M a lz e m e : Ş a rtn a m e s in e, s ta n d a
VEKTÖRLER BÖLÜM 1 MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ MODEL SORU - 2 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ
BÖÜ 1 VETÖE ODE SOU - 1 DEİ SOUAI ÇÖZÜEİ ODE SOU - DEİ SOUAI ÇÖZÜEİ 1. Bir vektörün tersi doğrultu ve büyüklüğü aynı yalnızca yönü ters olan vektördür:. = olacağından, I. eşitlik yanlıştır. II. eşitlik
30 MALİ BORÇLAR *** En çok bir yıl içinde ödenmesi gereken ve ödenmeleri dönen varlıklarla gerçekleştirilecek
30 MALİ BORÇLAR *** 3.. KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR En çok bir yıl içinde ödenmesi gereken ve ödenmeleri dönen varlıklarla gerçekleştirilecek olan borçlardır. 30 Mali Borçlar 14 32 Ticari Borçlar 33
RAMAZAN MEYDAN OKUYOR 28 AÇIKOTURUM. R a m a z a n Ö r n e k B i r M o d e l S u n u y o r. K a t ıla n la r : M e h m e t A k i f A k,
ümran j g g düşünce kültür sivasei Sahibi Üm ran Yayıncılık Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına Abdullah Yıldız Yayın Danışmanı Yusuf Kaplan Yazı İşleri M üdürü Veli Kahraman Yayın K urulu Uğur Altım,
SIVI BASINCI. 3. K cis mi her iki K. sı vı da da yüzdü ğü ne gö re ci sim le re et ki eden kal dır ma kuv vet le ri eşittir. = F ky 2V.d X.
BÖÜ SIVI BSINCI IŞTIRR ÇÖZÜER SIVI BSINCI 4a a a a a a a a a a 4a ka bı nın ta ba nın a ki sı vı ba sın cı, 4ag ka bı nın ta bı nın a ki sı vı ba sın cı, ag ve ba sınç la rı ta raf ta ra fa oran la nır
ULUSLARARASI USKUDARSEMPOZYUMU
ULUSLARARASI.... USKUDARSEMPOZYUMU V 1-5 Kasım 2007 BİLDİRİLER CİLT I EDİTÖR DR. COŞKUN YILMAZ USKUDAR SEMPOZYUMU V KURULU Prof. Dr. Mehmet Prof. Eriinsal Prof. Dr. Mustafa Uzun Prof. Dr. Zekeriya Prof.
Gıda Maddeleri Üretimi ve Tüketiminde Denetim Hizmetleri Etkinliğinin Değerlendirilmesi (Tokat İli Örneği)
Türkiye V. Tarım Ekonomisi Kongresi 18-20 Eylül 2002 Erzurum Gıda Maddeleri Üretimi ve Tüketiminde Denetim Hizmetleri Etkinliğinin Değerlendirilmesi (Tokat İli Örneği) A. Ahmet YÜCER Tokat Tarım tl Müdürlüğü.Tokat,
T.C. ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı REKTÖRLÜK MAKAMINA
Evrak Tarih ve Sayısı: 28/10/2015-6400 A t ERZURUM Tf K-NİK UN İVERSI I ISI T.C. ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı B E K A Sayı :78096178-100/ Konu :Eğitim REKTÖRLÜK
DİRİLİŞ TAMAMLANDI SIRA KURTULUŞTA
ABDULLAH ÖCALAN DİRİLİŞ TAMAMLANDI SIRA KURTULUŞTA Seçme Röportajlar (Cilt II) Ertuğrul Kürkçü ve Ragıp Duran'ın kapatılan Özgür Gündem gazetesi adına PKK Genel Başkanı Abdullah Öcalan'la yaptıklarıröportaj
VE R M L ÇA LIŞ MA NIN L KE LE R
Ve rim li ça lış ma nın il ke le ri ni açık la ya bi lir mi si niz? VE R M L ÇA LIŞ MA NIN L KE LE R Bil di ği niz gi bi, Ba şa rı lı Ol mak için dü zen li, prog ram lı, is tek li, is tik râr lı bir şe
Eynu Bat Çin: Sar Uygurca ve Salarca Kuzeydoğu Güney Sibirya Şorca Sayan Türkçesi Bat Moğolistan Duha...
İÇİNDEKİLER Türkçe Çeviri Hakk nda.............................................................. 7 kinci Bask Hakk nda................................................................ 8 Sahada Dil Dokümantasyonu....................................................
4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı
4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*
BU KALEM UN(UFAK)* SEL YAYINCILIK. Enis Batur un yayınevimizdeki kitapları:
BU KALEM UN(UFAK)* Enis Batur un yayınevimizdeki kitapları: 60 mm Dizüstü Meşkler ve İçcep Meşkleri Elma / Örgü Teknikleri Üzerine Bir Roman Denemesi Bu Kalem - Bukalemun Bu Kalem - Melûn Bu Kalem - Un(Ufak)
ya kın ol ma yı is ter dim. Gü neş le ısı nan top rak üze rinde ki çat lak la rı da ha net gö rür düm o za man. Bel ki de ka rın ca la rı hat ta yağ
SAKARKÖY Uzun boy lu bir can lı ol ma yı ben is te me dim. Ben, doğ du ğum da da böy ley dim. Za man la da ha da uzadım üs te lik. Bü yü düm. Ben bü yü dük çe di ğer can lılar kı sal dı lar, kü çül dü
1 3 P G^ ANTALYA B 0 5Y 0 5K 0 5EH 0 2R BELED 0 2YES 0 2 PLAN VE b t 0 4 e k o m 0 2s y o n u r a p o r u
3 P G^ ANTALYA B 0 5Y 0 5K 0 5EH 0 2R BELED 0 2YES 0 2 PLAN VE b t 0 4 e k o m 0 2s y o n u r a p o r u B 0 2R 0 2M MECL 0 2S TOPLANTISININ TAR 0 2H 0 2 VE G 0 5NDEM MADDES 0 2 KONU M ali Hizmetler Dairesi
T.C. M E R S İN V A L İ L İ Ğ İ İl M illi E ğ itim M ü d ü r lü ğ ü. ... V A L İ L İ Ğ İ N E (İl M illi E ğ itiın M ü d ü r lü ğ ü )
T.C. M E R S İN V A L İ L İ Ğ İ İl M illi E ğ itim M ü d ü r lü ğ ü Sayı : 93525931/310-01/ K o n u : 6. U lu s la ra ra s ı A h m e t Y eşil R esim Y arışm a sı 1 1 Şubat 2013... V A L İ L İ Ğ İ N E (İl
SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA
SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA YÖNETMELİK 23 424 SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ
DENEME 8 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ
DENEME 8 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ. 99 98 9 ( ).( ).( ) ( ).( ).( ) = = = 00 00 ( ).. + bulunur. 5. a b+ = 0 ise b a b + = 0 ve b 0 ol ma lı b dir. a. + 0 ol ma lı a 0 a. A). = ise ( ) = B). = ise ( ) =
GAZ BASINCI. 1. Cıva seviyesine göre ba- sınç eşitliği yazılırsa, + h.d cıva
. BÖÜ GZ BSINCI IŞTIRR ÇÖZÜER GZ BSINCI 1. Cıva seviyesine göre ba- sınç eşitliği yazılırsa, P +.d cıva.g Düzenek yeterince yüksek bir yere göre götürülünce azalacağından, 4. Y P zalır zalır ve nok ta
Weşanên Serxwebûn 107. Kutsallık ve lanetin simgesi URFA
107 Weşanên Serxwebûn 107 Abdullah ÖCALAN SAVUNMALARIM Kutsallık ve lanetin simgesi URFA Dic le-fı rat hav za sın da ta rih KUTSALLIK VE LANETİN SİMGESİ URFA Dicle-Fırat havzasında tarih KUTSALLIK VE LANETİN
DÜZLEM AYNALAR BÖLÜM 25
DÜZE AAAR BÖÜ 5 DE SRU 1 DE SRUAR ÇÖZÜER 4 1 A B C D E F ışık ışını B noktasından geçer ışık ışını E noktasından geçer 5 ESE AAR ışını ve düzlem aynalarında yansıdığında, n = 3 ve n = 1 olur Bu durumda
MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ
ÖLÜ ÜRESEL YNLR OEL SORU - Eİ SORULRN ÇÖZÜLERİ 4 a a a d Şe kil de ö rül dü ğü i bi, ve ışık ışın la rı yansı ma lar so nu u ken di üze rin den e ri dö ner CEVP Şekilde örüldüğü ibi, aynalar arasındaki
B T A n a l o g T r a n s m i t t e r. T e k n i k K ı l a v u z u. R e v 1. 2
B T - 111 A n a l o g T r a n s m i t t e r T e k n i k K ı l a v u z u R e v 1. 2 1. Ö N G Ö R Ü N Ü M, Ü S T Ü N L Ü K L E R İ VE Ö Z E L L İ K L E R İ M i k r o k o n t r o l ö r t a b a n l ı BT- 111
Din İstismarı Üzerine
ARAŞTIRMA VE İNCELEME Din İstismarı Üzerine Prof.Dr. Hüseyin CERTEL a a Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Din Psikolojisi AD, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Isparta Ge liş Ta ri hi/re
Afetler ve İlişkilerimiz
Afetler ve İlişkilerimiz DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Sayfa 2 DEPREM, KAYIPLAR VE EŞLER ARASI İLİŞKİLER Sayfa 10 DEPREM, KAYIPLAR VE DOSTLUKLAR Sayfa 14 DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Aşa ğı da ki bil gi ve
S E R İ ü C İL T 3 ^ SA Y I i 1985 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ
S E R İ ü C İL T 3 ^ SA Y I i 1985 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ ORMAN ÜRÜNLERİNİN TAŞINMASINDA KULLANILAN KABLO HATLAR Prof. Dr. Turgay AYKUT 1 K ı s a Ö z e t Bu yazıda oruıan ürünlerinin
OKUL ÖNCESİ DİN VE AHLÂK EĞİTİMİ
OKUL ÖNCESİ DİN VE AHLÂK EĞİTİMİ Değerler Eğitimi Merkezi Eserin her türlü basım hakkı anlaşmalı olarak Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları na aittir. Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları bir Ensar Neşriyat
amaçlı olarakta sürekli! olarak ğüncellenmektedir. Bu amaçla Facebook Kurumsal Sayfamıza ana sitemizden daha hızlı ulaşabilir.
WEB SİTELERİ www.kabala.info.tr Bnei Baruch Kabala Eğitim Merkezinin 2004 yılından beri Türkçe olarak yayında olan ana sitesidir. Kabala hakkında temel makalelerin ve bir çok çalışma metinlerinin bulunduğu
T.C. İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYELİĞİNE YÜKSELTME ve ATANMA YÖNERGESİ
T.C. İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYELİĞİNE YÜKSELTME ve ATANMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK ve TANIMLAR Amaç MADDE 1: Bu yönergenin amacı, İstanbul AREL Üniversitesinde açık bulunan
KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26
ÜRESE AYNAAR BÖÜ 6 ODE SORU DE SORUARN ÇÖZÜER d d noktası çukur aynanın merkezidir ve ışınlarının izlediği yoldan, yargı doğrudur d noktası çukur aynanın odak noktasıdır d olur yargı doğrudur d + d + dir
VEKTÖRLER. 1. Ve ri len kuv vet le ri bi le şen le ri ne ayı rır sak, x y. kuv vet le ri ( 1) ile çar pı lıp top lanır. ve F 3
ALIŞTIMALA. BÖLÜM VETÖLE ÇÖZÜMLE VETÖLE. Ve ri len kuv vet le ri bi le şen le ri ne ayı rır sak, x y : 0 : 4. ve kuv vet le ri ( ) ile çar pı lıp top lanır sa, kuv ve ti el de edi lir. x y : 0 : 4 : 0
T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı
Evrak Tarih ve Sayısı: 17/06/2015-26320 T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı *BEACS1FR* Sayı :83768245/300/ Konu :Felsefe Yaz Okulu FELSEFE BÖLÜM BAŞKANLIĞINA Fakültemiz
SÖMÜRGECİ CUMHURİYET KİRLİ VE SUÇLUDUR
ABDULLAH ÖCALAN ABDULLAH ÖCALAN Sömürgeci Cumhuriyet Kirli ve Suçludur SÖMÜRGECİ CUMHURİYET KİRLİ VE SUÇLUDUR WeŞanên Serxwebûn 78 Abdul lah ÖCA LAN Sömürgeci Cumhuriyet Kirli ve Suçludur Weşanên Serxwebûn:
TORK VE DENGE BÖLÜM 8 MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ. 4. Kuvvetlerin O noktasına
BÖÜM 8 R VE DEE MDE SRU - 1 DEİ SRUARI ÇÖZÜMERİ 1 1 yönü (+), yönü ( ) alınırsa kuvvetlerin noktasına torkları, x = d d = d olur evha 1 yönünde, d lik torkla döner d d 1 d 4 uvvetlerin noktasına göre torkların
fi YASALARI Dr. Ender Gülver stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Tankut Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Tankut Centel Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Ender Gülver stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi fi YASALARI Anayasa fl Kanunu 1475 say l fl Kanunu Deniz fl Kanunu Bas n fl Kanunu Borçlar
SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK MESLEKLERİNE İLİŞKİN HAKSIZ REKABET VE REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ
SERBEST MUHASEBECİLİK, 24 SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK MESLEKLERİNE İLİŞKİN HAKSIZ REKABET VE REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ 478 SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ
DE NÝZ leri Anmak, YA DEV RÝM YA Ö LÜM Þiarýný Haykýrmaktýr!
DE NÝZ leri Anmak, YA DEV RÝM YA Ö LÜM Þiarýný Haykýrmaktýr! 6 Ma yýs 1972, üç ko mü nist ön de rin, dev ri me bað lý lý ðýn, halk la rýn kur tu luþ mü ca de le si ne i nan cýn, mark sizm-le ni nizm bay
T.C. Ü M R A N İY E K A Y M A K A M L IĞ I İlçe Y azı İşleri M üdürlüğü. U 'n r t n f f l ^ E g f k r )
T.C. Ü M R A N İY E K A Y M A K A M L IĞ I İlçe Y azı İşleri M üdürlüğü Savı :B.0 5.4.V L K.0.3 4.76.0 1-870-714 K onu : G önül E lçileri Projesi (K oruyucu A ile) A C E LE 19/02/2013 U 'n r t n f f l
T.C. EBELİK, LİSANS PROGRAMI, (ÖRGÜN ÖĞRETİM) EBELİK, LİSANS PROGRAMI, (ÖRGÜN ÖĞRETİM)
T.C. Sıra No Aday No Kimlik No Ad Soyad Lisans Lisans Puanı Mülakat Puanı Nihai Ortalama BHP EBELİK, TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI, (İKİNCİ (* Bu programda mülakat sınavını kazanan öğrenci sayısı 7'nin
Seçme Röportajlar ABDULLAH ÖCALAN. Onbinlerce İnsan Ölmesin. Abdullah Öcalan. Cilt-III. WeŞanen SerxWebûn 84
Abdullah Öcalan Seçme Röportajlar Cilt-III ABDULLAH ÖCALAN Seçme Röportajlar Cilt-III Onbinlerce İnsan Ölmesin Doğu Perinçek'in Ümit Sezgin Güneri Cıvağolu/Ramazan Öztürk Rafet Ballı Soner Ülker Yeni Asır
Tarımsal Yayımda Yeni Yaklaşımlar ve Tarımsal Danışmanlık
Tü rkiye V. Tarım Ekonomisi Kongresi 18-20 Eylül 2002 Erzurum Tarımsal Yayımda Yeni Yaklaşımlar ve Tarımsal Danışmanlık İ.Bülent GÜRBÜZ A. Orkun EROL Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi. Iarım Ekonomisi
SERÎ B CİLT 34 SAYI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ
SERÎ B CİLT 34 SAYI 2 1984 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ TÜRKİYE DE EN YAŞLI SEDİR AĞACI AMBAR KATRAN Doç. Dr. M. D oğan KANTARCI3 K ı s a Ö z e t Sedir orm anlarım ızdaki araştırm alarım
GİRİŞ CÜMLESİ. Giriş ü lesi, ko uya girişi yapıldığı, ko u u ta ıtıldığı ü ledir.
PARAGRAF TAMAMLAMA GİRİŞ CÜMLESİ Giriş ü lesi, ko uya girişi yapıldığı, ko u u ta ıtıldığı ü ledir. Paragrafı konusu u ü lede ortaya atılır. Tü de geli ge elde özele yö te i i uygula dığı paragraflarda
Abdullah Öcalan. SEÇME YAZILAR Cilt VI
Abdullah Öcalan SEÇME YAZILAR Cilt VI ABDULLAH ÖCALAN SEÇME YAZILAR CİLT 6 WEŞANÊN SERXWEBÛN 74 Abdul lah ÖCA LAN SEÇME YAZILAR / CİLT 6 Weşanên Serxwebûn: 74 Birin ci baskı: Temmuz 1995 Hera us ge ber:
Günlük GüneşlIk. Şarkılar. Ali Çolak
Günlük GüneşlIk Şarkılar Ali Çolak Alý Ço lak; 1965 yýlýnda Na zil li de doð du. Ga zi Üni ver si te si Teknik Eði tim Fakülte si nde baþ ladýðý yüksek öðre ni mi ni, Do kuz Eylül Üni ver si te si Bu ca
Kadının Kırsal Kalkınmadaki Yeri: GAP Örneği
Tü rkiye V. Tarım ko nom isi Kongresi 18-20 y lü l 2002 rzurum Kadının Kırsal Kalkınmadaki Yeri: GAP Örneği Aygül FA/LIOĞLÜ C ıa T Gölge K a lkın m a İdaresi Başkanlığı, W illy Grandi Sok N o.5 Çankaya/
MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ
3. BÖÜ GAZ BASINCI ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖZÜERİ 3. ı ı Z ı 1. I II III,, muslukları açıldığında: I düzeneğinde: aptaki yüksekliği arttığından, kabın tabanına yapılan toplam basınç artar. Borudaki
HEMOVİGİLANS. Dr. Hüsnü ALTUNAY
HEMOVİGİLANS Dr. Hüsnü ALTUNAY TANIM Hemovijilans, kan bağışçısı veya alıcılarda ortaya çıkan istenmeyen ciddi etki ve olaylar ile kan bağışçılarının epidemiyolojik takibinin sağlandığı işlemlerin bütününü
FRANSIZCA-TÜRKÇE SÖZLÜK
Tahsin Saraç... Büyük FRANSIZCA-TÜRKÇE SÖZLÜK... GRAND DICTIONNAIRE FRANÇAIS-TURC Can Yayınları: 1806 Tahsin Saraç, 2009 Can Sanat Yayınları Ltd. Şti., 2009 Türk Dil Ku ru mu n da 1. ba sım: 1976 Adam
www.ottobock.com.tr [email protected]
Bu broşürü size ulaştıran: www.ottobock.com.tr [email protected] Yaşamaya yeniden başlamak İndeks Önsöz...4 İlk Uygulama...5 Gögüs Protezinin Seçimi...6 Slikon Protezler...8 Bakım...9 Lenfödem...10
Hemşirelerin İş Yaşamı Kalitesi ve Etkileyen Faktörlere İlişkin Görüşleri
- ORĐJĐNAL ARAŞTIRMA Hemşirelerin İş Yaşamı Kalitesi ve Etkileyen Faktörlere İlişkin Görüşleri Dr. Esra UĞUR, a Dr. Süheyla ABAAN b a Hemşirelik Hizmetleri Eğitim Koordinatörü, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi,
Türkçe Dil Bilgisi B R N C BÖ LÜM SES B L G S. a b c ç d e f g h i j k l m n o ö p r s t u ü v y z TÖMER. Gazi Üniversitesi 17
B R N C BÖ LÜM SES B L G S a b c ç d e f g h i j k l m n o ö p r s t u ü v y z TÖMER Gazi Üniversitesi 17 1-ALFABE Tür ki ye Türk çe sinin alfabesinde 29 harf var d r. A a (a) ayakkab B b (be) bebek C
T E K L İF M EK TU BU
T O Î.V A I D E S T fk P R O G R A M I ' ^ ı r. VAN \ALİI V A N H A L K S A Ğ L IĞ I M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü (B ÎZ D E V A R IZ ) S A Y I ; 2 0 1 4 K O N U : P iy a sa A ra ştırm a sı T E K L İF M EK TU BU S
1. sınıflar için. Öğretmen El Kitabı
1. sınıflar için Öğretmen El Kitabı HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Selahiddin Ö ÜLMÜfi (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi) Yrd. Doç. Dr. Cem BABADO AN (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi)
İZ OLAS Y ON. Doç. Dr. Turan A slan 11.12.2009
İZ OLAS Y ON Y ÖN TE M LE R İ Doç. Dr. Turan A slan 11.12.2009 İZ O L A S Y O N Y Ö N T E M L E R İ S ta n d a r t Ö n le m le r S o lu n u m İz o la s y o n u D a m la c ı k İz o la s y o n u T e m a
T.C. Sıra No Aday No Kimlik No Ad Soyad Lisans Lisans Puanı Mülakat Puanı Nihai Ortalama
T.C. Sıra No Aday No Kimlik No Ad Soyad Lisans Lisans Puanı Mülakat Puanı Nihai Ortalama 1 A370094 58*******92 MU*** KA*** SAĞLIK YÖNETİMİ, LİSANS TAMAMLAMA 94.50 94,5 PROGRAMI, 2 A372539 71*******12 NU***
Türkiye Yaş Meyve ve Sebze Pazarlamasında Toptancı Hal Sisteminin Değerlendirilmesi: Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Örneği
Türkiye V. Tarım Ekonomisi Kongresi 18-20 Eylül 2002 Erzurum Türkiye Yaş Meyve ve Sebze Pazarlamasında Toptancı Hal Sisteminin Değerlendirilmesi: Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Örneği Serpil
MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ
1. BÖÜM A DAGAARI MDE SRU - 1 DEİ SRUARIN ÇÖZÜMERİ 5. T 1. uvvet vektörünün dengeden uzaklaşan ucu ile hız vektörünün ları çakışık olmalıdır. Buna göre şeklinde CEVA C 2. Dal ga la rın gen li ği den ge
L BERAL MARX STE FAfi ST NASYONAL SOSYAL ST VE SOSYAL DEVLET
Prof. Dr. AYFER GÖZE L BERAL MARX STE FAfi ST NASYONAL SOSYAL ST VE SOSYAL DEVLET Yedinci Basım Yay n No : 2328 Hukuk Dizisi : 1153 5. Bas m - Eylül - stanbul 2009 T pk 6. Bas m - Ekim - stanbul 2010 7.
