YASED Uluslararasý Yatýrýmcýlar Derneði ODTÜ- TEKPOL Bilim ve Teknoloji Politikalarý Araºtýrma Merkezi TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNDE YABANCI SERMAYELÝ FÝRMALARIN AR-GE ETKÝNLÝKLERÝNÝN ANALÝZÝ MEVCUT DURUM, SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ (III) ÖNEMLÝ: BU BÝR ÖN RAPORDUR, ATIFTA BULUNULMAMASI ÖNEMLE RÝCA OLUNUR. Hazýrlayanlar: Erkan ERDÝL M. Teoman PAMUKÇU Yelda ERDEN Hadi Tolga GÖKSÝDAN Emek KEPENEK 1
ÝÇÝNDEKÝLER 1. GÝRݪ 5 2. SAHA ÇALIªMASI YÖNTEMÝ.6 2.1 GZFT Analizi Yöntemi ve Uygulamasý 6 2.2 Yarý Yapýlandýrýlýrmýº Mülakat (Derinlemesine Mülakat) Yöntemi ve Uygulamasý..13 3. GZFT ANALÝZÝ SONUÇLARI 14 3.1 Güçlü Yönler.15 3.2 Zayýf Yönler..18 3.3 Fýrsatlar 24 3.4 Tehditler..27 3.5 SONUÇ 28 4. YARI YAPILANDIRILMIª MÜLAKAT ANALÝZÝ SONUÇLARI..31 4. 1 Genel Firma Profili.31 4.1.1 Telekomünikasyon ve Biliºim.31 4.1.2 Ýlaç..33 4.1.3 Otomotiv.36 4.1.4 Elektronik 38 4.1.5 Diðer Sektörler.41 4.2 Genel Ar-Ge Eðilimleri ve Performans Göstergeleri..42 4.3 ݺ Çevresi ve Ar-Ge Faaliyetleri 47 4.3.1 Telekomünikasyon ve Biliºim..47 4.3.2 Ýlaç.50 4.3.3 Otomotiv..59 4.3.4 Elektronik.70 2
4.4 Yasal-Kurumsal Çerçeve ve Ar-Ge ݺbirlikleri 79 4.4.1 Telekomünikasyon ve Biliºim..80 4.4.2 Ýlaç.82 4.4.3 Otomotiv..87 4.4.4 Elektronik.90 5.SONUÇ..94 EKLER..101 3
TABLOLAR Tablo 1:GZFT Analizi Yaklaºýmý 10 Tablo 2: Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini destekleyecek güçlü yanlarý.15 Tablo 3:Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini destekleyecek güçlü yanlarý..18 Tablo 4:Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini saðlayabilecek Fýrsatlar 25 Tablo 5:Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini engelleyebilecek Tehditler.28 Tablo 6: Özet GZFT Analizi Tablosu.30 Tablo 7: Çalýºmaya Katýlan ÇUª larýn Küresel Ar-Ge Yatýrýmlarý, 2009 45 Tablo 8: Çalýºmaya Katýlan ÇUª larýn Türkiye Bazlý Özet Göstergeleri, 2009..46 ªEKÝLLER ªekil 1: GZFT Analizinin Yapýsý.8 EKLER EK 1: GZFT Analizine Davet Edilen ve Katýlan YASED Üyesi firmalarýn temsilcileri. 101 EK 2: Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasý için baðlantý kurulan firmalar. 102 EK 3: Yarý Yapýlandýrýlmýº Mülakat Sorularý 103 EK 4: GZFT Tablosu (GZFT Analizinde Oylanan Ýfadeler).107 Ek 5: GZFT Analizinde Elenen Ýfadeler..113 4
1. GÝRݪ Nihai amacý Türkiye de faaliyet gösteren yabancý sermayeli firmalarýn Ar-Ge etkinliklerinin çözümlenmesi ve bu çözümleme üzerinde politika önerileri geliºtirmek olan çalýºmanýn son bölümünde, ilk iki bölümde elde edilen veriler firmalarla yapýlan Güçlü Yönler, Zayýf Yönler, Fýrsatlar ve Tehditler-GZFT (SWOT) analizi ve mülakat sonuçlarý ile zenginleºtirilecektir. Sonuç olarak nitel ve nicel veriler kullanýlarak, Türkiye de faaliyet gösteren yabancý sermayeli firmalarýn Ar-Ge etkinlikleri üzerine politika önerileri geliºtirilecektir. Bu aºamada YASED yönetim kurulu ve YASED Ar-Ge teknik komitesinin de önerileriyle gündeme gelen dört sektör (telekomünikasyon ve biliºim; ilaç; elektronik; otomotiv) inceleme konusu olmuºtur. Yine adý geçen kurularlýn önerisi ile çalýºmaya konu olacak firmalar belirlenmiº, ayrýca bu sektörlere girmeyen ama bu sektörlerle kesiºen bazý firmalar da çalýºmaya dahil edilmiºtir. Çalýºma yöntemi ile ilgili derinlemesine bilgi bir sonraki bölümde sunulacaktýr. Bu aºamaya iliºkin rapor, adý geçen sektörlere özel birtakým saptamalar ve öneriler yapmakla birlikte, genel politika önerilerini de içerecektir. Bu çerçevede, çalýºmanýn üçüncü bölümünde ilk olarak, çalýºmanýn yöntemi detaylý bir biçimde aktarýlacaktýr. Daha sonra yapýlan GZFT sonuçlarýnýn tartýºýlmasý izleyecektir. Bu bölümde, hem katýlýmcýlarla YASED organizasyonunda gerçekleºen GZFT toplantýsýnýn sonuçlarý hem de mülakat katýlýmcýlarýna yaptýrýlan GZFT benzeri bir uygulamanýn sonuçlarý yer alacaktýr. Raporun dördüncü bölümünde yarý yapýlandýrýlmýº mülakatlar sonucu elde edilen daha çok nitel verilerden oluºan bir veri setinden faydalanýlacak ve katýlýmcý firmalarýn genel firma profili; iº çevresi ve Ar-Ge ye bakýº açýlarý; Ar-Ge kurumsal yapýsýna yaklaºýmlarý sektörel olarak incelenecektir. Burada amaç her bir sektörde önemli aðýrlýklara sahip firmalarýn yaklaºýmlarýnýn betimsel olarak ortaya konulmasýndan öte, firmalarýn verdiði bilgiler üzerinden analitik sonuçlara varýlmasýdýr. Böylesi bir yaklaºým firma bazýnda öznel bilgiler bütünü olarak görünse de; sosyal bilimler de oldukça yaygýn bir biçimde kullanýlan bir tekniktir. Önemli olan özgün ve türdeº birtakým gerçekliklerin saptanmasý, sektörler arasý farklýlýklarýn ortaya çýkarýlmasý ve bunlarý kullanarak genel yargý ve sonuçlara ulaºýlmasýdýr. Bu 5
baðlamda, raporun dördüncü bölümü mülakat bölümleri ile iliºkilendirilerek üç alt bölümden oluºacak, her alt bölümde farklý sektörleri içeren beº alt bölümden oluºacaktýr. Dördüncü bölümde ortaya konan sektörel durum ve sektörlere özgü öneriler ýºýðýnda raporun son bölümünde, Türkiye de faaliyet gösteren çok uluslu ºirketlerin (ÇUª) Ar-Ge faaliyetlerine bakýº açýsý genel olarak özetlenecek ve özellikle sektörler arasý kesiºen konu baºlýklarý üzerinden genel bir çözümleme yapýlacaktýr. Bu çözümleme sadece politika önerilerini içermekle kalmayacak, ayný zamanda olasý Türkiye de faaliyet gösteren ÇUª larýn Ar-Ge faaliyetlerini artýrmalarýna yardýmcý olacaðý düºünülen politika araçlarýnýn da tanýmlanmasýna doðru bir adým teºkil edecektir. ODTÜ-TEKPOL ve YASED iºbirliði ile geliºtirilen ve uygulanan bu çalýºma uygulanabilir, gerçekçi ve paydaºlar tarafýndan kabul edilebilir bir yol haritasý çýkarmaya yönelik önemli bir adým olacaktýr. 2. SAHA ÇALIªMASI YÖNTEMÝ Ýlk iki aºamasý ikincil verilerden yararlanan çalýºmanýn, son aºamasý çalýºma ekibi tarafýndan bizzat toplanan birincil verilere dayanmaktadýr. Toplan birincil veriler, daha önceki aºamalarda daha çok nicel analizler için kullanýlan ikincil verileri tamamlamaya yöneliktir. Bu aºamada da bir kýsým nicel veriler toplanmýº olsa da, temel hedef nicel verilerin tam olarak ortaya koyamadýðý bir takým niteliksel ölçümleri gerçekleºtirmektir. Ayrýca, bu aºamada toplanan verilere yönelik tasarým daha önceki aºamalarda derlenen ikincil veri kaynaklarýný tamamlamakla kalmamýº, doðrudan politika önerileri oluºturmaya yönelik olmuºtur. 2.1 GZFT Analizi Yöntemi ve Uygulamasý Çalýºma çerçevesinde, farklý ancak yine birbirini tamamlayan iki uygulama yapýlmýºtýr. Bunlardan ilki nitel durum tespitine yönelik GZFT analizidir. Genel anlamda GZFT, kuruluºun çevresi ile etkileºim içinde sistematik olarak incelendiði bir yöntemdir. Bu kapsamda kuruluºun içsel olarak güçlü ve zayýf yönleri ile dýºsal etkenlerden kaynaklanan fýrsatlar ve tehditler belirlenir. Bu yaklaºým, planlama yapýlýrken kuruluºun güçlü ve zayýf yönleri ile, karºý karºýya olduðu fýrsat ve tehditleri analiz etmeyi ve geleceðe dönük stratejiler geliºtirmeyi ifade eder. GZFT analizinde katýlýmcýlara analiz edecekleri bir sistem tanýmlanýr ve bu sistemi 6
referans alarak iç ve dýº deðerlendirme yapmalarý istenir. Sistem içi deðerlendirme mevcut durumun saptanmasý ve kurumun güçlü ve zayýf yönlerinin belirlenmesi sorun ve fýrsatlara karºý yanýt verebilme gücünün ortaya konmasýný ifade eder. Ayrýca kurumun mevcut paradigmasý ve deðerlerinin bir ifadesidir. GZFT analizinin temel yapýsý ªekil 1 de özetlenmiºtir. GZFT nin sistem içi deðerlendirme kýsmý çeºitli aºamalardan oluºur ve temel olarak sistemin güçlü ve zayýf yönlerini ortaya koymayý amaçlar: Sistemin kapasitesi nedir? Ne tür avantajlarý mevcuttur? Ne tür dezavantajlarý mevcuttur? Paydaºlarýn ihtiyaç ve beklentilerinin tatmininde sýnýrlamalar var mý? Paydaº ihtiyaç ve beklentileri nasýl deðiºiyor? Pozitif yönde bir deðiºme için ne gibi fýrsatlar var? türünde sorulara cevap aranýr. Öte yandan, dýº deðerlendirme ya da çevre analizi, fýrsat ve tehditleri ortaya koymaya yöneliktir. Çevre analizi yapýlýrken çevresel faktörlerin kuruluº için ne gibi fýrsatlar ve tehditler ortaya koyduðu incelenir. Çevre analizinde; dünyadaki genel eðilimler, sistemin faaliyet gösterdiði ortamdaki deðiºimler, kalkýnma planlarý ve programlar, hükümet programlarý ve varsa istikrar programlarý ile diðer kuruluºlarýn ve kesimlerin durumu ve özellikle sistemin hizmet ettiði hedef kitlenin beklentileri dikkate alýnýr. GZFT nin fýrsatlar ve tehditler aºamasýný oluºturan bugün ve gelecek açýsýndan deðerlendirmeyi ele alan aºamasýdýr: Mevcut dýºsal ortamýn koºullarý nelerdir? Devletin mali durumu nasýl? Sistemi ilgilendiren ne gibi dýºsal parametreler mevcuttur? Nasýl? Kritik olan parametreler nelerdir? o Mevcut sorunlar (yerel, ulusal, bölgesel, küresel) nelerdir ve önem dereceleri nedir? o Kamuoyunun dikkatini çeken sorun ve politika önerileri nelerdir? Sistem nasýl etkilenmektedir? 7
GZFT Analizinde Temel Baºlýklar Kuruluº Ýçi Unsurlar Güçlü Yönler Zayýf Yönler Fýrsatlar Tehditler Çevresel Unsurlar ªekil 1: GZFT Analizinin Yapýsý Dýºsal ortam nasýl deðiºebilir? Hükümetin yýllýk ve beº yýllýk harcama ve gelir tutarý nedir? Dýºsal ortamýn temel parametrelerini belirleyen güçler nelerdir? Ne gibi önemli sorunlar bekleniyor ve sistem üzerindeki etkileri neler olabilir? Bu tarz dýºsal etkilerin sistem paydaºlarýnýn davranýºlarý üzerindeki rolü neler olabilir ve hangileri en önemlidir? Geleceðe yönelik en uygun senaryolar neler olabilir? türünde sorulara yanýtlar aranýr. 8
Sistem içi deðerlendirme ve çevre analizi yapýlýrken sistemin karºýlaºabileceði riskler ve belirsizlikler özellikle tespit edilir. Bu ve benzeri konulara dönük yapýlacak çalýºmalar ve araºtýrmalar sonucunda sistemin karºý karºýya olduðu güçlü ve zayýf yönler ve fýrsatlar ve tehditler bir tabloda özetlenir. Geleceðe dönük stratejiler geliºtirilirken fýrsatlar önemli oranda etkili olacak, tehditler ise kuruluº tarafýndan yakýndan izlenecek ve bu tehditlere dönük tedbirler alýnacaktýr. Çevre analizi sonucunda sadece mevcut durum tespit edilmekle kalýnmaz; ayný zamanda gelecekle ilgili tahminler yapýlýr veya senaryolar oluºturulur. Gelecekte oluºacak çevre ºartlarýnýn sistemi nasýl, ne ölçüde ve ne yönde etkileyeceði tartýºýlýr. Çevrede meydana gelebilecek ve sistemin kontrol edemeyeceði geliºmelere karºý sistemin alternatif planlar hazýrlamasý söz konusu olabilecektir. Bu kavramsal çerçeve üzerinden gerçekleºtirilen ve firma temsilcilerinin katýlýmýyla düzenlemiº bir GZFT toplantýsý ile bu firmalarýn Ar-Ge faaliyetleri ve vizyonlarý/planlarý hakkýnda bilgi sahibi olunmuºtur. GZFT Analizine katýlacak ºirketler, Ýlaç, Elektronik, Biliºim ve Otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteren YASED üyesi firmalar arasýndan YASED yönetim kurulu ve YASED Ar-Ge teknik komitesinin de önerileriyle seçilmiºtir ve 14 Nisan 2010 tarihinde 21 kiºinin katýlýmýyla GZFT Analizi Çalýºmasý gerçekleºtirilmiºtir. GZFT Analizi Çalýºmamýzda Türkiye ekonomisinde yabancý sermayeli firmalarýn AR-GE etkinlikleri gerçekleºtirmeleri konusundaki dýºsal olan fýrsat ve tehditlerin ve içsel olan zayýf ve güçlü yönlerin analitik bir yaklaºýmla (GZFT Metodoloji) belirlenmesi, sunulmasý ve analiz edilmesi amaçlanmýºtýr. Bu amaçla, 14 Nisan 2010 tarihinde Ýstanbul da Türkiye Ekonomisinde Yabancý Sermayeli Firmalarýn Ar-Ge Etkinliklerinin Analizi GZFT Çalýºmasý, TEKPOL Proje Ekibinin (5 Kiºi), benzeri toplantýlarýn moderasyonunda deneyim sahibi bir Teknik Uzmanýn, YASED üyesi firmalardan temsilcilerin (13 kiºi), YASED i temsilen Barhan Özce ve YASED Ekonomi Uzmaný Pýnar Karaman ýn katýlýmlarýyla gerçekleºtirilmiºtir. Toplamda 26 Yased üyesi ºirket temsilcisi toplantýya davet edilmiº/katýlýmlarýný bildirmiº, ancak 13 temsilci toplantýya katýlmýºtýr. 1 Katýlým oraný %50 olarak gerçekleºmiºtir. Katýlým oraný, GZFT Çalýºmasýnýn sonuçlarýnýn istatistiksel anlamlýlýklarýnýn desteklemektedir ve genelde beklenen düzeydedir. Bu uygulamada söz konusu analiz birimini, yani sistemi Türkiye olarak kabul 1 GZFT Analizine davet edilen ve katýlan YASED Üyesi firmalarýn temsilcilerinin listesi EK 1 te verilmiºtir. 9
ederek, yabancý sermayeli firmalarýn Türkiye de Ar-Ge faaliyeti geçekleºtirmelerini destekleyecek, Türkiye Ekonomisi nin (yani sistemin) güçlü ve geliºmeye açýk/zayýf yönleri ile Türkiye nin dýº çevrede karºý karºýya bulunduðu fýrsatlar ve tehditleri belirlemeyi amaçladýk. Bu amaçla da yaratýcý fikir üretme yöntemleri yoluyla ve tüm katýlýmcýlarýn çalýºmalara baºýndan sonuna kadar aktif katýlýmýyla GZFT Çalýºmamýzý gerçekleºtirdik. Türkiye ye Ar-Ge odaklý YSY çekmeye yönelik politika önerileri oluºturmayý hedefleyen çalýºmamýzda, GZFT Analizi yönteminden mevcut durumu tespit edebilmek amacýyla faydalanýlmýºtýr. GZFT çalýºmasýnda Yabancý sermayeli ºirketlerin, Türkiye de Ar-Ge faaliyeti gerçekleºtirmeleri için Türkiye Ekonomisi nin güçlü ve geliºmeye açýk/zayýf yönleri ve dýº çevrede karºý karºýya bulunduðu fýrsatlar ve tehditler belirlenmiºtir. GZFT (SWOT) analizinin açýlýmý: Güçlü Yönler. Zayýf Yönler Fýrsatlar. Tehditler.. Strengths Weaknesses Opportunities Threats ºeklindedir ve bu ifadelerin kaynaklarý içsel ve dýºsal ve olumlu ve olumsuz olarak iki ayrý grupta toplanýr. KAYNAÐI BAKIMINDAN GZFT ANALÝZÝ Tablo 1:GZFT Analizi Yaklaºýmý ETKÝLERÝ BAKIMINDAN OLUMLU OLUMSUZ ÝÇ GÜÇLÜ ALANLAR ZAYIF ALANLAR DIª FIRSATLAR TEHDÝTLER GZFT Analizinde, 4 farklý türde faktör belirlenmiºtir (Tablo 1): Ýçsel Faktörler: Türkiye nin, Yabancý sermayeli ºirketlerin Türkiye de Ar-Ge faaliyeti gerçekleºtirmelerini etkileyecek ve kendi içindeki dinamiklerden(yani sistemin kendisinden) kaynaklanan güçlü ve zayýf yönleri Dýºsal Faktörler: Yabancý sermayeli ºirketlerin sistemin (Türkiye nin) dýº çevresinde karºýlaºtýklarý ve Türkiye de Ar-Ge faaliyeti gerçekleºtirmeleri etkileyecek fýrsatlar ve tehditler. 10
Olumlu Faktörler: Yabancý sermayeli ºirketlerin Türkiye de Ar-Ge faaliyeti gerçekleºtirmelerini destekleyecek ve olumlu etkileyecek sistemin (Türkiye nin) kendi içinden kaynaklanan güçlü yönleri ve dýºarýdan kaynaklanan fýrsatlar. Olumsuz Faktörler: Yabancý sermayeli ºirketlerin Türkiye de Ar-Ge faaliyeti gerçekleºtirmelerini olumsuz etkileyebilecek Türkiye nin geliºtirilmeye açýk/zayýf yönleri ve dýºarýdan kaynaklanabilecek tehditler. Ýlk aºamada katýlýmcýlar beºer kiºilik üç gruba ayrýlmýºtýr. Her gruba TEKPOL Proje ekibinden bir proje asistaný moderatörlük yapmýº ve çalýºmanýn tamamýnda salon moderatörü hazýr bulunmuºtur. Çalýºmanýn Koordinatörlüðünü, Doç. Dr. Erkan ERDÝL ve Doç. Dr. M. Teoman Pamukçu; 1.Grup Moderatörlüðünü Hadi Tolga GÖKSÝDAN (ODTÜ -TEKPOL), 2. Grup Moderatörlüðünü Emek Barýº KEPENEK- (ODTÜ -TEKPOL), ve 3. Grup Moderatörlüðünü Yelda ERDEN (ODTÜ -TEKPOL) yapmýºtýr. Bu aºamada gruplarýn sýrasýyla Güçlü Fýrsat Zayýf, Zayýf Tehdit Güçlü ve Fýrsat Tehdit konularýnda fikir üretmeleri saðlanmýº ve böylece çalýºma sonucunda 2 set Güçlü- Zayýf- Fýrsat-Tehdit analizi elde edilmiºtir. Çalýºma fikir üretme ve üretilen fikirlerin oylanmasý ºeklinde iki aºamadan oluºmuºtur. Çalýºma sürecinin ilk aºamasý olan fikir üretme aºamasý ºu sýrayla gerçekleºmiºtir: Gruplar içinde fikir üretimine Türkiye nin, Yabancý sermayeli ºirketlerin Türkiye de Ar-Ge faaliyeti gerçekleºtirmelerini saðlayacak (engelleyecek) güçlü yönleri açýk/zayýf yönleri) nelerdir? (geliºime Yabancý sermayeli ºirketlerin Türkiye de Ar-Ge yapmasýný destekleyecek (engelleyecek) fýrsatlar (tehditler) nelerdir? sorularý sorularak baºlanmýºtýr. Her katýlýmcý, soruya yönelik fikir üretmiº ve bu fikri tek bir post-it e yazarak önündeki, tepsi adý verilen A3 kaðýda yapýºtýrarak, bir yanýndaki katýlýmcýya iletmiºtir. 11
Her katýlýmcý, önüne gelen kaðýdýn üzerinde yazýlý diðer fikirleri inceleyerek yeni fikir oluºtururmuº ve bu iºlem bir kaç tur sürdürüldükten sonra, fikir üretimi tamamlanmýºtýr. Daha sonra, kâðýtlar üzerinde üretilen fikirler grup içerisinde okunmuº ve benzer ifadelerden sadece bir tanesi seçilmiº veya düzeltme yapýlarak yeni bir ifade oluºturulmuºtur. Oluºturulan ifadeler deðerlendirilerek, grup içerisinde çalýºýlan alanda nihai bir fikirler listesi oluºturulmuºtur. Grubun çalýºmasý gereken tüm alanlarda (Güçlü, Zayýf, vb.) bu süreç tekrarlanmýºtýr. Çalýºmanýn ikinci aºamasý olan üretilen fikirlerin oylanmasý ise ºu ºekilde gerçekleºmiºtir: Çalýºýlan alan ile ilgili (Gruplar tarafýndan oluºturulan) 2 ºer adet liste, gruplar arasýnda paylaºtýrýlmýº ve her gruptaki tüm katýlýmcýlara gösterilerek konsolide edilmiºtir. Bu noktada Salon Moderatörü Birleºtirme iºinde katýlýmcýlarý teknik olarak yönlendirmiºtir. Üzerinden oylama yapýlacak nihai güçlü yönler, zayýf yönler, fýrsatlar ve tehditler listesi oluºturulmuº ve oylama aºamasýna geçilmiºtir. Her katýlýmcýya, üretilen ifadelerin sayýsýnýn üçte biri kadar oy hakký verilmiº ve katýlýmcýlardan öncelikli gördükleri her maddeye göre bu oylarý daðýtmalarý istenmiºtir. Bu oylamayý katýlýmcýlarý teker teker her GZFT grubu için tekrarlamasý saðlanmýºtýr. Her katýlýmcýnýn dört ayrý grupta kullandýklarý oylar sayýlmýº ve verilen oylarýn daðýlýmýna göre de öncelikli ifadeler listesi oluºturulmuºtur. GZFT analizinin sonuçlarý bir sonraki bölümde tartýºýlacaktýr. 12
2.2 Yarý Yapýlandýrýlýrmýº Mülakat (Derinlemesine Mülakat) Yöntemi ve Uygulamasý Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat, konularýn derinlemesine incelenmesi amacý ile yapýlan yüz yüze görüºmeler ºeklinde gerçekleºen bir araºtýrma yöntemidir. Katýlýmcýlarla birebir (veya çift olarak) gerçekleºtirilen derinlemesine görüºmelerdir. Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat aºaðýdaki durumlarda en yüksek verimlilik saðlayan nitel bir araºtýrma tekniðidir: Kiºisel/hassas konularda bilgi toplamak, Gizli kalmýº anlam ve duygulara ulaºmak, Gruptan etkilenmeyi (sosyal onaylanma, beðenilme kaygýsý) en aza indirgeyerek kiºisel görüºleri anlamak, Birden fazla katýlýmcýnýn ayný toplantýda zaman baskýsý nedeniyle bir araya getirilememesi gibi zorluklar. Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat yöntem, bu nitelikleri itibarýyla çalýºmaya önemli katkýda bulunan ve çoðu zaman ortaya çýkmasý zor görünen bilgilere ulaºmak açýsýndan tercih edilmiºtir. Çalýºmanýn bu aºamasýnda da YASED yönetim kurulu ve YASED Ar-Ge teknik komitesinin de önerileriyle çalýºmaya katký verebilecek ve daha önce kararlaºtýrýlan sektörlerden 30 firma seçilmiº ve bunlarýn 26 sý ile yarý yapýlandýrýlmýº mülakat gerçekleºtirilmiºtir. Mülakat randevularýnýn alýnmasýnda YASED Ekonomi Uzmaný Pýnar Karaman çok önemli katkýda bulunmuº ancak kendisinin tüm çabalarýna karºýn 5 firma geri bildirimde bulunmamýºtýr. 2 Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat konu baºlýklarýna ve sorulara yine YASED ile iºbirliði içerisinde karar verilmiºtir. Bu sorular genel çerçeveyi çizmekle birlikte belli konu baºlýklarýnda ve katýlýmcýlarýn katkýda bulunmak istedikleri konularda, katýlýmcýlarýn derinlemesine görüº ve önerileri alýnmýºtýr. Çalýºmada uygulanan yarý yapýlandýrýlmýº mülakat dört ana bölümden oluºmaktadýr. 3 Birinci bölüm genel firma bilgilerinin yaný sýra, firmanýn Ar-Ge faaliyetlerinin mevcut durumunu ve gelecek üç yýldaki öngörüleri de sorgulamaktadýr. Ýkinci bölüm, firmanýn iº çevresi ile iliºkilerini; Ar-Ge faaliyeti kararlarýný nasýl aldýðýna dair süreçleri; ana firmanýn Ar-Ge 2 Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasý için baðlantý kurulan firmalarýn listesi için EK 2 de verilmiºtir. 3 Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasý sorularý EK 3 te yer almaktadýr. 13
faaliyetleri ve buna iliºkin süreçleri; Ar-Ge merkezlerinin küresel daðýlýmýný ve Türkiye deki Ar-Ge faaliyetlerinin doðasýný ve finansmaný faaliyetlerini öðrenmeye yönelik sorulardan oluºmaktadýr. Üçüncü bölüm Türkiye de var olan kurumsal ve yasal çerçeveye iliºkin görüºleri; nitelikli iºgücü gibi altyapý kaynaklarýný ve firmanýn Ar-Ge iºbirliklerini incelemektedir. Son bölümde ise bir önceki aºamada yapýlan GZFT analizi benzeri bir analiz katýlýmcýlara uygulanmaktadýr. Çalýºma çerçevesinde ayrýca yurtdýºýndaki ana firmaya da bir anket gönderilmesi düºünülmüº ve bununla ilgili firmalardan bilgi alýnmaya çalýºýlmýºtýr. Ancak yapýlan görüºmelerde böylesi bir uygulamanýn yapýlmasýnýn, çalýºmanýn zaman kýsýtlarý ile çeliºeceði düºüncesi doðduðundan bu uygulamadan vazgeçilmiºtir. 4 Çalýºmanýn bundan sonraki bölümünde GZFT analizinin sonuçlarý detaylý biçimde tartýºýlacaktýr. 3. GZFT ANALÝZÝ SONUÇLARI GZFT toplantýsýnýn ilk bölümündeki fikir üretme aºamasýndan çýkan GZFT ifadelerinin tamamý ikinci aºamada önceliklendirme yapmalarý için katýlýmcýlarýn oylamasýna sunulmuºtur. Bu ilk aºamada, konsolide edilmiº elli sekiz (58) ifadeden oluºan Zayýf /Geliºtirilmeye Açýk Yönler Listesi, yirmi sekiz (28) ifadeden oluºan Güçlü Yönler Listesi, yirmi altý (26) ifadeden oluºan Fýrsatlar Listesi ve on bir (11) ifadeden oluºan Tehditler Listesi hazýrlanmýºtýr. Bu listelerde yer alan ve çalýºmanýn sonunda elde edilen ifadelerin tamamý EK 4 deki GZFT Tablosunda, konsolidasyonun sonrasýnda yapýlan oylamada elenen ifadeler EK 5 de verilmiºtir. GZFT Analizinde her kategoride, grup içinde üretilen fikirler hakkýnda genel olarak anlaºmaya varýldýðý ve sonuçlarýn bu ºekilde oluºturulduðu önemle iºaret edilmektedir. Unutulmamasý gereken nokta ise, analizimizin, toplantýya katýlan ºirket temsilcilerinin ve dolayýsýyla ºirketlerin fikir ve katkýlarýndan yola çýkýlarak hazýrlanmýº genellemeleri içeriyor olmasýdýr. Çalýºmamýzda katýlýmcýlardan, bir önceki bölümde açýklanan yöntem çerçevesinde, gruplar tarafýndan üretilen ve kendilerine daðýtýlan Güçlü Yönler listesinden öncelikli olduðunu 4 Ancak bu uygulamanýn çalýºma sonrasýnda ayrý bir çalýºma olarak yapýlmasý düºünülebilir. 14
düºündükleri dokuz ifadeyi, Zayýf Yönler listesinden öncelikli olduðunu düºündükleri on beº ifadeyi, Fýrsatlar listesinden öncelikli olduðunu düºündükleri sekiz ifadeyi, Tehditler listesinden öncelikli olduðunu düºündükleri beº ifadeyi iºaretlemeleri istenmiºtir. Önceliklendirme sýralamasý, katýlýmcýlar tarafýndan en çok oy alan ifadeden en az oy alan ifadeye doðru yapýlmýºtýr. 3.1 Güçlü Yönler Katýlýmcýlarýn oyladýklarý Güçlü yönler ifadeleri ve aldýklarý oylar ºu ºekilde olmuºtur: Tablo 2: Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini destekleyecek güçlü yanlarý No: GÜÇLÜ YÖNLER (Olumlu-Ýçsel) OY G2 Genç ve artan nüfus (demografik güç) 12 G28 G27 G17 Ar-Ge yatýrýmý yapýlabilmesi için temel oluºturabilecek alanlarda üretim ve lojistik faaliyetleri/ teknolojileri konusunda yetkinlik birikimi Yerel pazarýn büyüklüðü ve geliºme hýzýnýn fazla olmasý (enerji, ilaç, saðlýk, otomotiv, dayanýklý tüketim malzemeleri sektörlerinde) Belli alanlarda dünya çapýnda bilgi birikimi ve tecrübe oluºmasý; dünyaya iº yapabilecek düzeyde Ar-Ge merkezlerinin kurulmasý 11 9 8 G14 Düºük yatýrým maliyetleri 8 G18 Geliºmiº ülkelere göre, mühendis ve araºtýrmacýlarýn daha kolay oluºturulabilecek ºartlarla tatmin edilebilmesi 7 G3 Dinamik bir ekonomiye sahip geliºmekte olan bir ülke olmamýz 7 G1 Genç, dinamik, iyi eðitimli, nitelikli, istekli, esnek (multitasking) ve farkýndalýðý yüksek insan kaynaðý 7 G21 Ar-Ge harcamalarýnýn GSYÝH'ye oranýnýn artmasý 6 G5 Nitelikli beyin gücünün mühendislikleri tercih etmesi (Üniversitede mühendislik bölümlerine en yüksek puanlý öðrencilerin alýnmasý) 6 G4 Yaratýcýlýk ve tetikleyici araºtýrma kabiliyeti 6 G26 Pazar, üretim ve Ar-Ge'nin birlikte var olabileceði uygun bir ortam olmasý 5 G12 Rekabetçi bir Ar-Ge teºvik kanunu olmasý 5 G9 Ar-Ge araçlarýnýn tümüne kolay eriºim 5 G16 Artan patent baºvurularý ve patent desteklerinin iyi bir seviyede olmasý 4 G7 Karºýlanmamýº yerel ihtiyaçlara yönelik Ar-Ge yapma imkaný 4 G24 Bazý endüstri sektörlerinde kümeleºme (otomotiv, savunma vb.) 3 15
G20 Türkiye'deki akademik birikim ve ortamýn Ar-Ge'ye uygun olmasý (tersine beyin göçünü destekliyor olmasý) 3 G15 Coðrafi konum avantajlarý olmasý 3 G11 Ar-Ge'nin öneminin kamu tarafýndan da anlaºýlmasý 3 G6 Artan STK faaliyetleri ve bilinç 3 G25 Ar-Ge kanun ve yönetmeliklerin AB'ye uyumluluðu ve uyum süreci 2 G22 Teknokent sayýsýnda artýº & firmalarýn Ar-Ge birimlerine daha fazla yatýrým yapmasý 2 G10 Hýzlý karar verebilme yeteneði 2 G23 Türk üniversitelerinin geliºmiº ülke üniversiteleri ile yakýn iliºki içinde olmasý 1 G19 Türkiye'nin güzelliklerinin (Güney,Ege) yabancý bilim adamlarýný çekmesinde güçlü bir taraf oluºturmasý G13 Teknolojiyi hýzlý ºekilde adapte edebilme gücü 1 G8 Uluslararasý standartlara uygun iº yapabilme kapasitesi varlýðý 1 1 Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini destekleyecek güçlü yanlarýnýn listelendiði Tablo 2 deki sýralamadan da açýkça görüldüðü gibi, GZFT toplantýmýza katýlan ºirket temsilcilerine göre, ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge odaklý yabancý sermaye yatýrýmý yapmalarýný çekici hale getirebilecek en önemli unsur, oylamamýza katýlan 15 uzmandan 12 si (%80) tarafýndan Türkiye nin bu alandaki güçlü yaný olarak belirlenmiº Genç ve artan nüfus olmuºtur. Türkiye deki bu demografik güç, hem geniº bir talep yaratacak büyük bir iç pazar olmasý, hem de iº gücü anlamýnda potansiyel olarak güçlü ve geniº bir arz yaratabilmesi anlamýnda ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge yatýrýmý yapmalarýný çekici hale getirmektedir. Türkiye deki nitelikli iº gücünün ve iyi eðitimli genç mezunlarýn varlýðý, Ar-Ge çalýºmalarýný Türkiye de baºarýyla gerçekleºtirebilecekleri konusunda ÇUª yöneticilerini ikna etmiº durumdadýr. Öte yandan toplantýmýza katýlan ÇUª temsilcilerine göre Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yapýlmasýný destekleyecek, Türkiye nin bir diðer güçlü yaný ise 11 ºirket temsilcisi(tüm katýlýmcýlarýn %73 ü) tarafýndan iºaretlenen Ar-Ge yatýrýmý yapýlabilmesi için temel oluºturabilecek alanlarda üretim ve lojistik faaliyetleri/ teknolojileri konusunda yetkinlik birikimidir. Dayanýklý tüketim malzemeleri, Elektrikli eºya, bilgi ve iletiºim teknolojileri, otomotiv ve ilaç sektörü gibi alanlarda üretim ve lojistik faaliyetlerdeki yetkinlik birikimleri oldukça önemlidir ve bu birikimler, ÇUª un kendi merkez ülkesi dýºýnda yatýrým yapacaðý ülkelere karar verirken Türkiye nin önündeki önemli rakipler olan Hindistan, Çin ve Polonya, Slovakya, Macarsitan gibi Doðu Avrupa Ülkeleri ile Türkiye karºýlaºtýrýldýðýnda, geliºtirilmesi 16
ve üzerine eðilinmesi durumda önemli bir avantaj olarak Türkiye yi cazip hale getirecek güçlü bir unsurdur. Bunun yanýsýra, Türkiye de faaliyetleri olan birçok ÇUª, Türkiye nin genelde merkezinde bulunduðu ve liderliðini yaptýðý üretim ve ihracat pazarý olarak tanýmlanmýº bölgeleri için gerçekleºtirdikleri üretimin önemli bir kýsmýný Türkiye de uzun yýllardýr faaliyet gösteren fabrikalarýnda üretmekte ve tüketim piyasalarýna Türkiye den ihracat etmektedirler. Bu durum da, Türkiye nin Ar-Ge yapýlmasý planlanan bir çok alanda önemli üretim ve lojistik faaliyetleri/teknolojileri konusunda yetkinlik birikimi elde etmesini saðlamýº ve ÇUª larýn Ar- Ge yatýrýmlarýný Türkiye ye yönlendirmeleri için Türkiye yi cazip hale getiren önemli bir faktör olmuºtur. Çok uluslu ºirketlerin Türkiye de Ar-Ge odaklý yatýrým yapmalarýný saðlayacak Türkiye nin bir diðer güçlü yaný ise, toplantýmýza katýlan 15 ÇUª temsilcisinin 9 u (%60 ý) tarafýndan iºaret edilen (enerji, ilaç, saðlýk, otomotiv, dayanýklý tüketim malzemeleri sektörlerinde) Yerel pazarýn büyüklüðü ve geliºme hýzýnýn fazla olmasýdýr. Bu nokta özellikle önemlidir, çünkü Türkiye de faaliyet gösteren ÇUª larýn önemli bir bölümü üretiminlerini ihraç etmelerine raðmen, Türkiye deki pazarý da önemsemektedirler ve tüm Ar-Ge politikalarýnýn bir parçasý olarak, piyasadaki nihai tüketiciye de hitap edebilecek ürünlerin geliºtirilebilmesi için nihai kullanýcý odaklý bir Ar-Ge politikasý geliºtirilmesinin faydalý olabileceðini düºünmektedirler. Türkiye nin, ÇUª larýn Ar-Ge odaklý yatýrým yapmalarýný saðlayacak bir diðer önemli güçlü yaný ise, toplantýmýza katýlan 15 ºirket temsilcisinin 8 i tarafýndan iºaret edilen Belli alanlarda dünya çapýnda bilgi birikimi ve tecrübe oluºmasý; dünyaya iº yapabilecek düzeyde Ar-Ge merkezlerinin kurulmasý ve Düºük yatýrým maliyetleri olarak belirlenmiºtir. Uzun yýllar önce kurulmuº üretim tesislerinde gerçekleºtirilen üretim faaliyetlerinden elde edilen üretim deneyimi, geniº bir pazara hakim olunmasýndan kaynaklanan tüketici ihtiyaçlarýna yüksek hakimiyet, nitelikli ve donanýmlý beyaz yakalý iºçi yetiºtirme potansiyeli olan eðitim sisteminin varlýðý Türkiye de belli alanlarda bilgi birikimi ve tecrübenin oluºmasýný saðlamýºtýr. Bunun yaný sýra genelde ºirketlerin kendi içlerinde ve 5746 sayýlý Ar-Ge kanunun da katkýlarýyla kurulan Ar-Ge merkezlerinin (kýsa sürede artan sayýda araºtýrmacýnýn istihdam edilmesi ve yapýlan Ar-Ge projelerinin sayýsýnda önemli artýºlar kaydedilmesi ile) hýzlý bir geliºme trendi izleyerek önemli baºarýlar elde etmiº olmasý, Türkiye deki ÇUª iºtiraklerinde kimi zaman planlý ve küresel Ar-Ge çalýºmalarýnýn bir parçasý olarak ilerleyen, kimi zaman da agresif ve 17
risk alma eðilimli bir Ar-Ge ve üretim politikasý uygulayan ve baºarýlý olmuº yönetici profilinin bulunmasý ve zaten ÇUª bünyesindeki Ar-Ge çalýºmalarýnýn doðrudan ºirket merkezleriyle baðlantýlý olarak yürütülmesinden kaynaklanan uluslararasý deneyimin kazanýlmýº olmasý, Türkiye de küresel piyasalarda iº yapacak düzeyde Ar-Ge çalýºmalarýnýn gerçekleºtirilmesini olanaklý kýlan etkenlerdir. Öte yandan, 5746 sayýlý Ar-Ge kanununda Ar-Ge odaklý doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn desteklenmesi açýkça ifade edildiði için, Ar-Ge yatýrýmý ve ºirketlerin kendi bünyelerinden Ar-Ge merkezi oluºturmalarý için önemli teºviklerin olmasý, bir yandan yaºam maliyetlerinin düºük olmasýnýn yaratmýº olduðu göreli düºük iº gücü maliyetlerinin varlýðý ve özellikle bazý sektörlerde Ar-Ge faaliyetlerindeki maliyetlerin birçok rakip ülkeyle karºýlaºtýrýlýnca düºük olmasý (ör. Ýlaç sektöründeki klinik araºtýrmanýn maliyetlerinin her anlamda düºük olmasý gibi), Ar-Ge konusunda yapýlacak yatýrýmlarýn maliyetlerini düºürmekte ve Türkiye yi bu anlamda ÇUª larýn Ar-Ge yatýrýmý yapmalarý için güçlü bir aday haline getirmektedir. 3.2 Zayýf Yönler GZFT toplantýsý ile analiz edilmesi amaçlanan, bir diðer alan olan Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesinin önünde engel oluºturabilecek Türkiye nin geliºmeye açýk /zayýf yönlerinin ifade edildiði ve katýlýmcýlarýn oyladýklarý Zayýf yönler ve aldýklarý oylar ºu ºekilde olmuºtur: Tablo 3:Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini destekleyecek güçlü yanlarý No: ZAYIF YÖNLER (Olumsuz-Ýçsel) OY Z1 Z54 Z32 Z29 Üniversitelerin sanayinin ihtiyacý olan uzman ve mühendis profilini karºýlayamamasý (eðitim programlarýndaki eksiklikler) a. Mühendislik eðitiminin sonucunda, mühendislerin ingilizcelerinin zayýflýðý, çoðunlukla ikinci yabancý dillerinin olmayýºý b. konusunda uzman son teknolojileri bilen Ar-Ge elaman eksikliði c. üniversite sanayi iºbirliðinin sistematik olamamasý / üniversitelerin sanayiden uzak oluºu Altyapý yetersizlikleri; Bilgi çalýºanýnýn doðru yönetilememesi, bilgiye ihtiyacý olan insanlarýn ulaºamamasý; Üniversitelerin bir kaç öncelikli alan belirleyerek odaklanmamalarý Teknokent yasa kapsamýnýn geniºletilmesi / ayný çatý altýnda Ar-Ge yapýlmasý zorunluluðunun kaldýrýlmasý / danýºmanlarýn çalýºma fýrsatlarýnýn saðlanmasý Faaliyetlerin güçlü baºlatýlýp, zayýf noktalanmasý, hatta noktalanamamasý; kamuda yapýlan planlarýn uygulanmayýºý (kalkýnma planlarý dahil) 10 10 9 8 18
Z48 Z52 Yabancý ortaklara Türkiye' de Ar-Ge nin varlýðýný somut projeler ile gösterme süreçlerinde yetersizlik Amerika ve Avrupadaki ºirketlerin Türkiye'yi Hindistan ve Çin gibi ülkelerle ayný konumda görmesi; Türkiye'de yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin tanýtýmýnýn yeterince yapýlmamasý, Örneklerin baºarý hikayeleri olarak sunulmamasý; Türkiye'nin hala "low cost country" olarak görülmesinin dezavantajlarý (üretim açýsýndan); Türkiye'nin yurtdýºýndaki imajýnýn kötülüðü; Uluslararasý firmalar tarafýndan bölgesel odaklanmalarýnýn ve etnik çatýºmalarýn oluºturduðu kötü imaj; 8 8 Z49 Türkiye'nin sektörel bazda yol haritasýnýn olmamasý / belirsizliði (imkanlarýn sýnýrsýzlýðý )/ olanýn da uygulanmamasý 7 Z6 Üniversite yeteneklerinin olanaklarýnýn bölge ihtiyaçlarý ile uyumlu olmamasý 6 Z17 Çalýºma koºullarý ve sosyal haklarýn yetersizliði, motivasyon düºüklüðü; Maddi koºullarýn geliºmiº ülkelere nazaran geride kalmasý; Nitelikli iºgücünün Ar-Ge faaliyetleri için kullanýlamamasý; Ar-Ge yapan ºirketlerdeki çalýºan personel sirkülasyonu baºarýlý proje sayýsýný negatif etkiliyor olmasý, proje süreleri uzamasý 6 Z21 Export kontrol ve IPR alanlarýndaki yetersiz altyapý ve iºgücü 6 Z26 Ar-Ge kanununun ilaç sektörüne hitap etmemesi 6 Z4 Üniversitelerde Ar-Ge yapabilme yetkinliðinin ön plana çýkarýlmamasý 5 Z5 Z7 Akademisyenlerin fikirlerini / çalýºmalarýný somut ürüne dönüºtürme isteklerinin olmamasý (bilinç ve fýrsatlar) Üniversite sanayi beraber çalýºma modelinin (collaboration) geliºmiº ülkeler oranla yetersiz olmasý 5 5 Z11 Kamu/ proje "sektör bazlý" teºviklerin olmamasý 5 Z13 Z27 Z35 Z43 Z45 Z47 Ar-Ge merkezi sertifikasýnýn ve denetleme iºinin sanayi ve ticaret bakanlýðýnca kullanýlan teºviklere iliºkin denetimin Maliye Bakanlýðý'nca yapýlmasý (iki ayrý otoritenin varlýðý) Hukuk güvenliðinin yeteri ölçüde saðlanamamýº olmasý, yasal düzenlemelerin sýk deðiºmesi ve haklarýn geri alýnmasý; çok aðýr iºleyen adalet mekanizmasý Saðlanacak teºviklerin Ar-Ge çalýºan sayýsýna baðlý olmasý / doðrudan Ar-Ge iºinin niteliðine baðlý olunmasý Küçük yeniliklere odaklanma ve büyük çapta Ar-Ge yapma düºüncesinden uzak olma geçmiºi ve stratejisi Uluslararasý alanda rekabet edebilecek yan sanayi yaratýmý için özel strateji ve teºvik sisteminin olmamasý Hükümetin öncelikli geliºim alaný olarak Ar-Ge yi seçmemesi ( bu konuda köklü bir deðiºiklik yapmamasý) 5 5 5 5 5 5 Z50 Ülke Ar-Ge teºviklerinin uluslararasý platformalarda tanýtýmý yetersiz 5 Z56 ªirketlerde genel olarak inovasyonun "ºirket kültürüne" entegre olmamasý; Ýnovasyon sürecinin Ar-Ge sürecine dönüºtürülmesinde tecrübe eksikliði; "Ar-Ge anlayýºýnýn belli 5 19
bölgelerde kalmasý Z14 Yetersiz ana sanayi / yan sanayi iºbirlikleri 4 Z15 Kurumlar arasý koordinasyonun / iºbirliklerini zor olmasý (Tübitak'ýn rolü ve Sanayi Bakalýðý) 4 Z19 Fason üretim ve kolay para kazanma mantýðýnýn henüz deðiºmemesi 4 Z20 Uzman Ar-Ge personelinin azlýðý - doktoralý Ar-Ge personelinin azlýðý 4 Z22 Z2 Z3 Özel sektör / kamu iºbirliði ile devam eden Ar-Ge kümelendirme çalýºmalarýna ve projelerine katýlým ekseninde istek olmamasý Sanayinin üniversitlerdeki yetkinlikleri bilmemesi / üniversitelerdeki yeteneklerin bilinmemesi Üniversite ortamýnda akademik deðerlendirme krtiterlerinin çaðdýºý kalmasý; çalýºmalar için gerekli özerk ortamýn yaratýlmamasý (Üniversitelerde yönetimin özerk olmayýºý ve rektörlerin çoðunlukla yöneticilik özellikleri dikkate alýnmadan seçilmesi) 4 3 3 Z12 Kobi'ler için Ar-Ge altyapý desteðinin olmamasý 3 Z16 Z30 Z31 Z36 Yüksek iºgücü maliyetleri / iº gücü eðilimleri / tercihleri (uzun süreli Ar-Ge personelinin az olmasý, isteðinin olmamasý) Bürokrasi (baºvuru süreci, raporlamalar); Türkiye'de çalýºtýrýlmasý düºünülen, senior seviyesindeki mühendislerin çalýºma izni alamamalarý Patent kanunundaki eksiklikler (özellikle ilaç sektöründe); yabancý sermaye yatýrýmý yapacak firmalarýn patent konusundaki korkularý Kamu yönetimindeki üst düzey yöneticilerin ve bakanlarýn temel yönetim bilgisine sahip olmadýklarý için yapýlan hatalar 3 3 3 3 Z37 Denetleyici ve yönlendirici kurumlarýn bilgi azlýðý 3 Z39 Türkiye'deki Ar-Ge istatistikleri ile ilgili veri tabanlarýný yetersiz / eksik olmasý 3 Z41 Dýºarý beyin göçünün çok olmasý 3 Z42 Yolsuzluðun(Corruption'ýn) yoðun olmasý 3 Z46 Türkiye'nin potansiyelinin yeterince farkedilememesi - iºgücü ve üretim kapasitesi anlamýnda 3 Z8 Diðer ülkelerin Ar-Ge'ye verdikleri önem ve teºviklerin görece üstünlüðü 2 Z9 Ar-Ge sonucu ortaya çýkan ürünlerin endüstrileºmesi için teºviklerin azlýðý ve yeterli nitelikte olmamasý 2 Z23 Yerli firmalarýn finansal altyapýlarýnýn zayýflýðý - Ar-Ge için fon ayýramamasý 2 Z28 Ar-Ge sonucu ortaya çýkan ürünlerin ihracýnýn (yeni transfer fiyatlandýrmasý mevzuatý) önündeki engeller; kanunlarýn uygulanmayýºý 2 Z33 Teºviklerin kredi teºvikleri yerine vergi indirimi vb. biçimlerde olmasý / GÝB in denetimine tabii 2 20
olmasý Z40 Gayri-maddi Ar-Ge ürünlerinin (knowhow) daha az kabul bulmasý 2 Z44 Ar-Ge yatýrýmlarýnýn önemine yeterince varýlamamasý (özellikle kobilerde) 2 Z51 Sanayi'de Ar-Ge birikim yetersizliði 2 Z55 Z57 Ýstikrarlý ekonomik ortamýn olmayýºý; siyasi istikrarsýzlýk; ekonomik ve siyasi istikrarýn saðlanamamýº olmasý Bilgi ve gerçekler hakkýnda yorum yapma eðilimi, normlarýn bozulmasý; ROI imajýnýn düºük olmasý 2 2 Z18 Teºvik verilen bölgelerin nitelikli personel tarafýndan tercih edilmemesi 1 Z25 ªirket kurma ve Ar-Ge yapýmý konusunda mevzuatta týkanýklýklar (olumlu geliºme yok) 1 Z34 Gayri maddi haklarýn paylaºým esaslarýnýný mevzuatta açýk olarak yer almamasý; Ar-Ge ye yönelik gümrük mevzuatlarýnýn olmamasý 1 Z38 5746 sayýlý Ar-Ge kanununun daðýtýmdan ileri gelen giderlerin teºvik kapsamýna girmemesi 1 Z53 Siyasilerin zayýf backgroundlarý sonucu, Türkiye'nin kuvvetli olduðu alanlarda bile öne çýkamamalarý 1 Z10 Kuruluºlarýn Ar-Ge teºviklerine yeteri kadar önem vermemesi 0 Z24 Millileºtirme iºine aðýrlýk verilmesi (Ar-Ge uygulamalarý ile entegrasyon) 0 Z58 Güvensizlik, verdiðinin karºýlýðýný kendinden baðýmsýz sebeplerden ötürü alamama korkusu 0 GZFT toplantýmýzda, Türkiye nin Ar-Ge odaklý yabancý sermaye yatýrýmý çekmesinin önünde engel oluºturabilecek, Türkiye nin geliºmeye açýk/zayýf yönleri tartýºýlmýº ve gruplarýn yaratýcý fikir üretme süreçlerinde ortaya çýkan yukarýda gördüðümüz ifadeler, katýlýmcýlarýn oylamasýna sunulmuºtur. Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesi önündeki en büyük engelin, toplantýmýza katýlan 15 ºirket temsilcisinin 10 u tarafýndan iºaret edilen (%66,7) Üniversitelerin, sanayinin ihtiyacý olan uzman ve mühendis profilini karºýlayamamasý olduðuna karar verilmiºtir. Türkiye nin geliºtirmesi gereken bu yönünün, daha çok eðitim programlarýnýn, sanayinin ihtiyaç duyacaðý mühendis profilinin yetiºtirilmesini destekleyecek ºekilde tasarlanmamýº olmasýndan doðan eksikliklerden kaynaklandýðý sonucuna varýlmýºtýr. ÇUª lar istihdam ettikleri mühendis ve nitelikli iºgücünü yetiºtirmek için genellikle kendi bünyelerinde eðitim vermekte ve bu anlamda da iºgücüne fazladan yatýrým yapmak durumunda kalmaktadýrlar. Eðitim sisteminde olduðu iddia edilen bu eksikliklerin sonucunda 21
ise, mühendislerin Ýngilizcelerinin zayýf oluºu ve çoðunlukla da ikinci bir yabancý dillerinin olmamasý, konusunda uzman olan ve son teknolojileri bilen Ar-Ge elemaný açýðýnýn oluºmasý ve üniversite sanayi iºbirliðinin sistematik olamamasý / üniversitelerin sanayiden uzaklaºmasý gibi Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY nýn önünde engel oluºturabilecek etmenler oraya çýkmýºtýr. Ayný sayýda oy alarak Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yi engelleyeceði düºünülen Türkiye nin bir diðer geliºmeye açýk/zayýf yönü ise, Altyapý yetersizlikleri; Bilgi çalýºanýnýn doðru yönetilememesi, bilgiye ihtiyacý olan insanlarýn ulaºamamasý; Üniversitelerin bir kaç öncelikli alan belirleyerek odaklanmamalarý olmuºtur. Altyapý konusu, istikrarlý çevre ile birlikte ÇUª larýn Ar-Ge yatýrým kararlarýný etkileyen en önemli unsur olarak ifade edilmiºtir. Ar-Ge yatýrýmlarýnýn öncelikle fikir aºamasýnda engellere takýlmadan ilerleyebilmesi, etkin ve beklenen sonuçlar yaratabilmesi ve sonuçlarýnýn uzun vadeli etkiler yaratarak daðýlabilmesi, yeni Ar-Ge ve yenilik çalýºmalarýna sebep olacak ºekilde etkileºimli olarak sürdürülebilirlik kazanmasý ve öðrenme süreciyle içselleºtirilebilmesi için, güçlü bir bilgi ve teknik altyapýnýn olmasý ÇUª lar için çok önemlidir. Fakat bu anlamda Türkiye de önemli ilerlemeler olmasýna raðmen hala bazý altyapý yetersizliklerin mevcut olmasý, ÇUª larýn Ar-Ge odaklý YSY yapmalarýný engelleyen/erteleyen bir unsur olarak ortaya çýkmýºtýr. ªikayet edilen altyapý yetersizlikleri sektörden sektöre farklýlýk göstermesine raðmen, ulaºým konusundan, mevzuat ve uygulamadaki oturmamýºlýk ve sürekli yapýlan deðiºikliklere, eðitim sistemindeki eksikliklerden üniversite sanayi iºbirliðini destekleyecek düzenlemelerin yetersizliðine kadar geniº bir yelpazede seyretmektedir. Bu yetersizlikler beraberinde, bilgiye ulaºýlmasýnýn önünde ciddi engeller getirmekte ve hem bilgi çalýºanlarýnýn yönlendirilmesini hem de mevcut bilginin en etkin ºekilde kullanýlmasýný olumsuz etkileyerek ÇUª larýn Tükiye de Ar-Ge odaklý YSY yapma kararlarýný zayýflatmaktadýr. Teknokent yasa 5 kapsamýnýn geniºletilmesi / ayný çatý altýnda Ar-Ge yapýlmasý zorunluluðunun kaldýrýlmasý / danýºmanlara çalýºma fýrsatlarýnýn saðlanmasý ise, Türkiye de ÇUª larýn Ar-Ge odaklý YSY yapmalarýný engelleyen bir diðer zayýf yön olarak karºýmýza çýkmaktadýr. Çünkü Teknoloji Geliºtirme Bölgeleri (TGB) kanunundaki deðiºiklikle, öncelikle 5 26.6.2001 tarihinde kabul edilen 4691 Sayýlý Teknoloji Geliºtirme Bölgeleri(TGB) Kanunu için bkz: http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4691.html, 21.04.2010 tarihinde meclise gelen Teknoloji Geliºtirme Bölgeleri Kanununda Deðiºiklik Yapýlmasýna Dair Kanun Tasarýsý için bkz. http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tasari_teklif_sd.onerge_bilgileri?kanunlar_sira_no=83321 22
devam eden projelerde geliºtirilen yüksek teknolojili ve katma deðerli ürünlerin daha fazla sayýya ulaºmasý ve yaygýnlaºtýrýlmasý için bölgelere hem vergi muafiyetleri hem de istihdam anlamýndan büyük kolaylýklar saðlanmýº, projelerde çalýºanlar araºtýrmacý personelin TGB dýºýndaki faaliyetlerinde de ayný haklardan yararlanmalarýna imkan verilmiº ve bu uygulamalar da TGB lerde yapýlan Ar-Ge faaliyetlerini güçlendirirken, bu bölgeler dýºýnda Ar- Ge faaliyeti gerçekleºtirilmesini ve ÇUª larýn kendi bünyelerinde Ar-Ge yapmalarýný dezavantajlý hale getirmiºtir. GZFT toplantýsýna katýlan 15 ºirket temsilcisinin 8 i (%53,3 ü) tarafýndan, ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yapmalarýnýn engelleyeceði düºünülen Türkiye nin geliºmeye açýk/ zayýf bir diðer yönü ise, Faaliyetlerin güçlü baºlatýlýp, zayýf noktalanmasý, hatta noktalanamamasý; kamuda yapýlan planlarýn uygulanmayýºý (kalkýnma planlarý dahil) olarak belirlenmiºtir. Yapýlmasý planlanan çalýºmalarýn ilk aºamada hýzlý ve kararlýkla baºlatýlmasýna raðmen, belli bir zaman sonra çalýºmanýn sürdürülmesi için gerekli motivasyonun ve (hem maddi hem de manevi olarak) ayrýlan kaynaklarýn azalmasý iº bitirme davranýºýnýn zayýflamasýna sebep olmakta, bu da süreç içinde çalýºma ilerledikçe sabýrlý davranmayý ve uzun vadede elde edilecek sonuçlar için kararlý olmayý gerektiren Ar-Ge gibi bir faaliyet için olumsuz sonuçlar doðurmaktadýr. ÇUª yöneticilerinde bu ºekilde bir kanýnýn oluºmasý da, baºtan Ar-Ge yatýrýmý yapýlmasýný engellemeyen bir zayýf yön olarak karºýmýza çýkmaktadýr. Bir önceki ifade ile ayný oyu almýº diðer iki zayýf yön ise, Yabancý ortaklara Türkiye'de Ar- Ge nin varlýðýný somut projeler ile gösterme süreçlerinde yetersizlik VE Amerika ve Avrupa daki ºirketlerin Türkiye'yi Hindistan ve Çin gibi ülkelerle ayný konumda görmesi; Türkiye'de yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin tanýtýmýnýn yeterince yapýlmamasý, Örneklerin baºarý hikayeleri olarak sunulmamasý; Türkiye'nin hala "low cost country" olarak görülmesinin dezavantajlarý (üretim açýsýndan); Türkiye'nin yurtdýºýndaki imajýnýn kötülüðü; Uluslararasý firmalar tarafýndan bölgesel odaklanmalarýnýn ve etnik çatýºmalarýn oluºturduðu kötü imaj olarak iºaret edilmiºtir. Türkiye de yapýlan Ar-Ge çalýºmalarýnýn ve potansiyelinin yabancý ortaklara somut projelerle gösterme süreçlerindeki yetersizlikler, genellikle bürokratik süreçlerden kaynaklanan yavaºlatýcý sebeplerin etkisiyle (örneðin klinik araºtýrma da izinlerin sorun olmasý, Ar-ge merkezi kurulmasý için 50 kiºi gibi büyük bir Ar-Ge çalýºaný sayýsýna ulaºýlmasý zorunluluðu, tedarikçi firmalarýn üretim sürecine katýlmalarýnda yaºanan aksaklýklar, üniversiteden araºtýrmacýlarýn/akademisyenlerin sanayiye mesafeli 23
duruºlarý, yerli firmalarý korumaya yönelik politikalarýn maliyetlerde dengesizlik yaratarak haksýz rekabete neden olmasý ve Ar-Ge çalýºmasýný zorlaºtýrmasý gibi ), ayný projeye rakip olarak merkeze öneri sunan diðer ülkelerdeki ÇUª iºtiraklerinin avantajlý hale gelmesini ve ÇUª un Türkiye iºtirakinin de bu anlamda somut projelerde yeterince yer alamamasýna ve kendini gösterememesine sebep olmaktadýr. Bunun yanýsýra, Türkiye bazý projelerde oldukça kýsa sürelerde çok büyük baºarýlar elde etmiº olmasýna raðmen, hala ÇUª merkezleri tarafýndan yeterince tanýnamadýðý için ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yapma eðilimleri zayýflamaktadýr. 3.3 Fýrsatlar ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yapmalarýný destekleyen ve engelleyen ve Türkiye nin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan faktörler olan Güçlü Yönler ve Zayýf Yönler in yanýsýra, Türkiye nin dýº çevrede karºýlaºtýðý Fýrsatlar ve Tehditler de ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yapma eðilimlerinin etkilemektedir. GZFT toplantýsýna katýlan ÇUª temsilcilerinin oluºturduklarý ve oyladýklarý Fýrsatlar ifadelerinden görülebileceði gibi (Tablo 4), Türkiye için bu anlamdaki en önemli fýrsat, 15 ÇUª temsilcisinin 11 i tarafýndan (%73,3) tarafýndan iºaretlenen Yeni teknoloji geliºtirme ihtiyacýnýn tüm dünyada artýyor olmasýdýr. ÇUª larýn rekabetçi gücünün en önemli belirleyenlerinden biri haline gelen yeni ürün ve süreçlerin geliºtirilmesi, yeni teknolojilere duyulan ihtiyacý artýrmakta, bu da tüm dünyada yeni teknolojileri geliºtirme olanaklarýnýn derinlemesine araºtýrýlmasýný ve söz konusu olanaklardan sonuna kadar faydalanýlmasýný saðlamaktadýr. Bu da ÇUª larýn, Ar-Ge faaliyetlerini olabildiðince çeºitlendirmelerine ve temel Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleºtirdikleri mevcut Ar-Ge merkezlerini en verimli ºekilde destekleyebilecek yeni Ar-Ge çalýºmalarý yapmalarýný olanaklý hale getirmektedir. Böylece artan yeni teknoloji geliºtirme ihtiyacý, yukarda saydýðýmýz güçlü yönlerin yardýmýyla Türkiye için ÇUª larýn Ar-Ge odaklý YSY yapmalarý açýsýndan bir fýrsat haline gelmektedir. Bu anlamdaki bir diðer fýrsat ise, üretimde uzun zamandýr takip ettikleri uluslarasý iºbölümünü, yerel özellikleriyle, öðrenme süreçleri ve bilgi birikimleriyle avantajlý hale geldikleri düºünülen bölgelerde/ülkelerde Ar-Ge faaliyetlerinde de sürdürmeyi planlayan geliºmiº ülkelerin low ve midtech teknolojilerini giderek geliºmekte olan ülkelere kaydýrmalarý ve geliºmekte olan ülkelere outsource etmeleri olarak görülebilir. Bu durum 24
da, Türkiye nin ÇUª larýn Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleºtirdikleri bir merkez haline gelmesini, en azýndan küresel Ar-Ge faaliyetlerindeki iºbölümünde önemli bir yer elde etmesini saðlayacak bir fýrsat olabilecektir. Tablo 4:Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini saðlayabilecek Fýrsatlar No: FIRSATLAR (Olumlu-Dýºsal) OY F9 Yeni teknoloji geliºtirme ihtiyacýnýn tüm dünyada artýyor olmasý 11 F4 Geliºmiº ülkelerin low ve midtech teknolojilerinin giderek geliºmekte olan ülkelere kaymasý ve geliºmekte olan ülkelere outsource edilmesi 9 F20 Yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn artan Ar-Ge'lerini merkez dýºýna kaydýrma eðilimi 9 F10 Ýletiºim hýzýnýn artmasý, teknolojinin geliºmesi ve yeni teknolojilere ulaºým imkaný (elde edilebilirliðin artmasý) 7 F13 Artan Ar-Ge management kabiliyeti 7 F1 Ar-Ge'nin profesyoneller arasýnda daha kabul edilebilir bir meslek olarak görülmesi 6 F3 Yurtdýºýnda yüksek pozisyonlarda çalýºan Türk bilim adamlarý ya da yönetcilerin varlýðý 6 F7 ªirketlerin Ar-Ge ile de gelir kazanabileceklerini görmesi ve çeºitli uygulamalar (IP ile) (lisans gelirleri ile) 6 F25 Özgün ürünlerin ortaya çýkarýlmasý 6 F26 Stratejik konum ve bölge ülkelerine göre daha iyi istikrar ve güvenlik 6 F18 Avrupa'da mevzuat oluºumu sýrasýnda Türk kuruluºlarýnýn da görüºünün alýnmaya baºlanmasý 5 F21 Yabancý sermaye yatýrýmýnýn sermaye fonlarý olarak deðil de kalýcý olarak yurt içine gelmesi 5 F5 Ar-Ge maliyetlerinin rekabetçi olmadan önem kazanmasý ve indirim baskýsý 4 F11 Ýletiºim teknolojilerinin önem kazanmasý ve geliºim hýzýnýn artmasý 4 F17 Ek Ar-Ge yatýrýmlarý ile yan sanayinin geliºmesi 4 F19 F23 AB FP7 programlarýna (ve/veya diðer AB yatýrým destek fonlarýna) Türk firma ve üniversitelerinin kabul edilmesi ݺ hayatý ile akademik dünya arasýnda daha verimli iº ortaklýklarýnýn oluºturulmasý (collaboration - cooperation) 4 4 F12 Dünya Ar-Ge database (kaynaklarýna) hýzlý ve sýnýrsýz ulaºým ve dahil olma 3 F15 Türkiye'ye tersine beyin göçü 3 F24 Yurt içinde marka yaratma - lisana edinimi 3 F14 Ekonomik krizler nedeniyle yurt dýºýndaki yetiºmiº iºgücücnün geriye dönem isteði 2 F16 Altyapýlarýn geliºmesi 2 25
F22 Geliºmekte olan ülkeler olarak tanýmlanmýº bir konumda yatýrýmlarýn kanalize edildiði bir ülke olmak 2 F6 Giderek artan sayýdaki Ar-Ge çalýºanlarý için maaº ve özlük haklarý seviyesi 1 F8 Artan offsetler 1 F2 Kalifiye iºgücücü baºarýsýnýn yurtdýºý branºlarda saðladýðý görece avantajýn yatýrým kararýnýn olumlu etkilemesi 0 Baºlangýçta uluslararasýlaºma eðiliminin sadece üretim olanaklarýndan ve uygun üretim faktörü maliyetlerinden faydalanmak için ÇUª larýn merkez dýºýna taºýdýklarý üretim faaliyetleri ile sýnýrlý olmasýna raðmen, günümüzde özellikle geliºmekte olan ülkelerdeki uygun ortamýn, nitelikli iº gücünün, istikrarlý çevrenin, elveriºli altyapý olanaklarýnýn ve devlet politikalarýnýn varlýðý ile, Yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn artan Ar-Ge'lerini merkez dýºýna kaydýrma eðilimini Türkiye de ÇUª larýn YSY yapma eðilimlerini artýracak bir fýrsat olmasýný saðlamýºtýr. Genellikle Hindistan, Çin, Macaristan, Slovakya, Polonya gibi ülkelere giden ÇUª Ar-Ge yatýrýmlarý, artýk söz konusu ülkelerin avantajlarýný yavaº yavaº yitirmesi ve Türkiye nin de avantajlý olduðu konusunda ÇUª larý ikna etmek için uluslar arasý arena da önemli adýmlar atmasý, Türkiye nin söz konusu durumu YSY çekmek için fýrsata çevirebilmesini olanaklý kýlmýºtýr. Türkiye nin faydalanabileceði bir diðer fýrsat ise Ýletiºim hýzýnýn artmasý, teknolojinin geliºmesi ve yeni teknolojilere ulaºým imkaný (elde edilebilirliðin artmasý)dýr. Bu sayede Ar- Ge faaliyetlerinin belli merkezlerler sýnýrlý kalmasýný zorunlu kýlan engeller aºýlmýº ve teknolojil geliºtirme faaliyetlerinden eºanlý olarak faydalanýlmasý mümkün hale gelmiºtir. ÇUª lardaki Artan Ar-Ge management kabiliyeti, Ar-Ge faaliyetlerinin merkez dýºýna taºýnmasý durumunda aday olabilecek ülkelerden biri olarak Türkiye için de önemli bir fýrsattýr. Çünkü, ÇUª larýn Türkiye iºtiraklerinde halihazýrda Ar-Ge faaliyetlerinde çalýºan araºtýrmacýlarýn edindikleri deneyimden de önemli ölçüde faydalanarak, süreç içinde kazanýlmýº olan, merkezdeki etkin Ar-Ge yönetim kabiliyeti ile ÇUª larýn merkez dýºýndaki Ar- Ge faaliyetlerine doðrudan hakimiyeti ve bu faaliyetlerin merkezdeki Ar-Ge faaliyetleriyle koordinasyonun saðlanmasý mümkün hale gelmiºtir. Bu da, ÇUª larýn Ar-Ge faaliyetlerini merkez dýºýna taºýmalarýný olanaklý hale getirmiº, ÇUª larýn Ar-Ge odaklý YSY yi çekmeleri konusunda aday ülkeler için de önemli bir fýrsat haline gelmiºtir. 26
3.4 Tehditler Son olarak, ÇUª larýn Türkiye de Ar-Ge odaklý YSY yapma kararlarýný tehdit edebilecek dýº etmenleri (Tablo 5) inceleyecek olursak, GZFT toplantýsýna katýlan 15 ÇUª temsilcisinden 13 ü tarafýndan iºaret edilen en önemli tehdit unsuru Rakip ülkelerde çok uluslu ºirketlerin Ar-Ge yatýrýmýný kendisine çekecek spesifik teºviklerin ve politikalarýn varlýðý olmuºtur. Örneðin Polonya gibi ülkeler de, ÇUª larýn Ar-Ge odaklý yatýrýmlarýný çekmek amacýyla yürürlüðe konmuº belediye teºvikleri, Çin de ÇUª lar için önemli vergi avantajlarýnýn yanýsýra, öncelikli sektör ve bölgelerde de yatýrýmý teºvik eden mekanizmalar, Hindistan ýn doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarýný çekmek için, toplam deðeri 10 milyon dolarý aºmayan ve yurtdýºýndan sökülüp getirilen sanayi tesislerini lisanslama iºleminden muaf tutmasý, Singapur da ÇUª larla müzakere edilerek hazýrlanmýº doðrudan Ar-Ge yatýrýmlarý için esnek yapýda ve ýsmarlama(tailored) teºvikler, Ýsrail ve Ýrlanda gibi ülkelerde bu anlamda destek saðlayacak eðitim teºvikleri bu tür spesifik desteklere örnektir. Fakat Türkiye de yeni teºvikler olmasýna raðmen planlý bir önceliklendirme ve stratejik bir yaklaºým çok fazla görülmediði için, bu ºekilde hazýrlanmýº ve Ar-Ge yatýrýmlarýný Türkiye ye çekmeyi amaçlayan teºvikler mevcut deðildir. Türkiye de yabancý doðrudan yatýrýmlar için geliºmiº bir teºvik mekanizmasý ve bundan baðýmsýz olarak hazýrlanmýº belli bir Ar-Ge stratejisinin mevcut olmasýna raðmen, ikisinin kendinden bir araya gelmesi beklendiðinden ve doðrudan yabancý Ar-Ge yatýrýmý için düzenlenmiº bir mekanizma oluºturulmadýðýndan, diðer ülkelerin bu ºekilde spesifik teºvik mekanizmalarý geliºtirmiº olmalarý Türkiye ye yapýlacak olasý Ar-Ge odaklý YSY için tehdit oluºturmaktadýr. Bu tehditlerden bir diðeri ise, Rakip ülkelerdeki Ar-Ge teºvik uygulama ve politikalarýnýn daha oturmuº ve yatýrýmcý dostu (investor friendly) olmasýdýr. Çin, Güney Kore, Ýrlanda, Ýsrail gibi ülkelerin Ar-Ge teºvik ve uygulamalarýnýn daha köklü ve oturmuº olmasý ve bu ülkelerin uzun yýllar önce ve stratejik öncelikler belirlenerek hazýrlanmýº ve süreç içinde ihtiyaçlara ve yeni eðilimlere cevap verebilecek ºekilde güncellenmiº Ar-Ge teºvik politikalarýna sahip olmalarý, ÇUª larýn Ar-Ge yatýrýmlarýný Türkiye ye yapma kararlarýný bu ülkeler lehine olumsuz etkileyecek bir tehdit olarak algýnlanmýºtýr. Bahsi geçen, Kore, Hindistan, Tayvan, Ýrlanda gibi ülkelerin Sektörel bazda daha oturmuº devlet politikalarýna sahip ülkeler olmasý da Türkiye nin sektörel bazda önceliklendirilmiº bir stratejik Ar-Ge teºvik 27
politikasý olmamasýndan dolayý, Türkiye ye Ar-Ge odaklý YSY yapýlmasý açýsýndan önemli bir tehdit oluºturacaktýr. Türkiye ile karºýlaºtýrýldýðýnda düºük maliyet avantajý olan, Ar-Ge pazarý ve Ar-Ge personeli açýsýndan daha donanýmlý durumda bulunan Hindistan ve Çin gibi ülkelerin varlýðý da ÇUª larýn Ar-Ge odaklý yatýrýmlarýný Türkiye ye yönlendirme kararlarýný olumsuz etkileyecek bir diðer unsur olarak karºýmýza çýkmaktadýr. Tablo 5:Türkiye nin Ar-Ge odaklý YSY çekebilmesini engelleyebilecek Tehditler No: TEHDÝTLER OY T9 Rakip ülkelerde çok uluslu ºirketlerin Ar-Ge yatýrýmýný kendisine çekecek spesifik teºviklerin 13 ve politikalarn varlýðý(ör. Belediye teºvikleri) T3 Rakip ülkelerdeki Ar-Ge teºvik uygulama ve politiklarýnýn daha oturmuº ve yatýrýmcý 11 dostu(investor friendly) olmasý T1 Sektörel bazda daha oturmuº devlet politikalarýna sahip ülkelerin olmasý (Kore, Hindistan 9 gibi) T6 Düºük maliyet avantajý olan ülkelerin varlýðý(çin, Hindistan gibi ) 9 T7 Ar-Ge pazarý ve Ar-Ge personeli açýsýndan Çin ve Hindistan kaynaklý güçlü rekabetin varlýðý 7 T2 Rakip ülkelerde güçlü sektörel teknoloji platformlarýna varlýðý 5 T4 Alternatif ülkelerin halihazýrda var olan know how birikimleri 5 T11 Türkiye'ye karºý önyargýnýn olmasý 5 T5 Fikri mülkiyet haklarýnýn geliºmiº olduðu ülkelerin var olmasý 4 T10 Bazý alanlarda mevzuat olarak hazýr olan ülkelerin varlýðý(yeni geliºen teknolojilerin Ar-Ge ve 4 üretimi gibi) T8 BRICK ülkelerinin Pazar potansiyellerinin Ar-Ge yatýrýmýný daha fazla çekme ihtimalinin olmasý 2 3.5 SONUÇ Tablo 6 da katýlýmcýlar tarafýndan öne çýkarýlan GZFT analizi sonuçlarýný ortaya koymaktadýr. Tablo 6 da özetlenen GZFT analizi sonuçlarý gerçekte sorunlarýn çözümlerine yönelik cevaplarý ve olasý fýrsatlarý oldukça net bir biçimde ortaya koymaktadýr. Tüm sahne beº farklý unsur tarafýndan ºekillendirilmektedir: Altyapý, kurumsal geliºim, pazar, maliyet ve tanýtým. Aslýnda görece daha az oy alan sonuçlarýn da kabaca bu beº farklý unsur tarafýndan ºekillendirildiðini söylemekte yanlýº olmaz. GZFT analizinin her bir alt bileºeni detaylý olarak incelenirse, güçlü yönlerin daha çok altyapý, pazar ve maliyet unsurlarý tarafýndan baskýlandýðý gözlenmektedir. Türkiye nin beºeri sermaye miktarý, üretim- 28
lojistik deneyiminin düzeyi ve bazý alanlarda Ar-Ge deneyimi altyapý ile ilgili önemli güçlü yönlerdir. Pazar büyüklüðü ve düºük yatýrým maliyetleri de cezbedici unsurlardýr. Öte yandan, pek çok GZFT analizinde de karºýlaºýldýðý üzere güçlü yönlerin bazýlarýn nitelikleri ile ilgili sorunlar zayýf yönler olarak ortaya çýkmaktadýr. Zayýf yönlerde ise altyapý, kurumsal geliºim, maliyet ve tanýtýmýn öne çýktýðý gözlenmektedir. Bunlarýn arasýnda en önemli sorun kaynaðý da kurumsal geliºimle ilgili olanlardýr. Üniversite-sanayi iºbirliðinin kurumsal nedenlerden dolayý sistematik bir çerçeveye oturtulamamasý, yasal çerçevenin tüm çabalara karºýn yetersiz oluºu ve baºarýlý ve uygulanabilir stratejik planlama sorunlarý öne çýkan kurumsal zayýflýklardýr. Beºeri sermayenin niteliðinin istenilen düzeyde olmamasý, bilgiye ulaºamama gibi altyapý sorunlarý da zaaf olarak ortay konmuºtur. Son dönemde artan genel tanýtým çabalarýna karºýn, bu faaliyetlerin Ar-Ge özelinde yeterince odaklanamamasý ve Türkiye nin rakiplerinden farklýlýklarýnýn potansiyel Ar-Ge yatýrýmcýlarýna yeterince anlatýlamamasý da tanýtýmla ilgili zayýflýklar olarak göze çarpmaktadýr. Fýrsatlarda ise pazar ve altyapý unsurlarý çarpýcý biçimde baskýndýr. Son dönemlerde, gerek Ar-Ge talebinin niteliði, gerekse mekânsal hareketliliðinde görülen deðiºimler Türkiye için Pazar kaynaklý yeni fýrsatlar yaratmaktadýr. Bu fýrsatlarýn hýzlý ve etkin bir biçimde deðerlendirilememesi, bunlarý Türkiye için yakýn bir gelecekte tehdit haline de dönüºtürebilir. Küresel altyapýlardaki hýzlý deðiºimde Türkiye gibi yýldýzý parlayan ülkeler için önemli fýrsatlarý barýndýrmaktadýr. Zayýf yönlerde öne çýkan kurumsal unsurlarýn, beklendiði üzere tehditlerde de öne çýktýðýný görüyoruz. Rakip ülkelerdeki politikalarýn ve bunlara eklemlenmiº teºvik uygulamalarýnýn varlýðý Türkiye için ciddi bir tehdit oluºturmaktadýr. Ayrýca, maliyet, Pazar ve altyapý ile ilgili unsurlar da birtakým tehditler yaratmaktadýr. 29
Tablo 6: Özet GZFT Analizi Tablosu GÜÇLÜ YÖNLER ZAYIF YÖNLER FIRSATLAR TEHDÝTLER Genç ve artan nüfus (demografik güç) Üniversitelerin sanayinin ihtiyacý olan uzman ve mühendis profilini karºýlayamamasý (eðitim programlarýndaki eksiklikler) a. Mühendislik eðitiminin sonucunda, mühendislerin ingilizcelerinin zayýflýðý, çoðunlukla ikinci yabancý dillerinin olmayýºý b. konusunda uzman son teknolojileri bilen Ar-Ge elaman eksikliði c. üniversite sanayi iºbirliðinin sistematik olamamasý / üniversitelerin sanayiden uzak oluºu Yeni teknoloji geliºtirme ihtiyacýnýn tüm dünyada artýyor olmasý Rakip ülkelerde çok uluslu ºirketlerin Ar-Ge yatýrýmýný kendisine çekecek spesifik teºviklerin ve politikalarn varlýðý(ör. Belediye teºvikleri) Ar-Ge yatýrýmý yapýlabilmesi için temel oluºturabilecek alanlarda üretim ve lojistik faaliyetleri/ teknolojileri konusunda yetkinlik birikimi Yerel pazarýn büyüklüðü ve geliºme hýzýnýn fazla olmasý (enerji, ilaç, saðlýk, otomotiv, dayanýklý tüketim malzemeleri sektörlerinde) Belli alanlarda dünya çapýnda bilgi birikimi ve tecrübe oluºmasý; dünyaya iº yapabilecek düzeyde Ar- Ge merkezlerinin kurulmasý Altyapý yetersizlikleri; Bilgi çalýºanýnýn doðru yönetilememesi, bilgiye ihtiyacý olan insanlarýn ulaºamamasý; Üniversitelerin bir kaç öncelikli alan belirleyerek odaklanmamalarý Teknokent yasa kapsamýnýn geniºletilmesi / ayný çatý altýnda Ar-Ge yapýlmasý zorunluluðunun kaldýrýlmasý / danýºmanlarýn çalýºma fýrsatlarýnýn saðlanmasý Faaliyetlerin güçlü baºlatýlýp, zayýf noktalanmasý, hatta noktalanamamasý; kamuda yapýlan planlarýn uygulanmayýºý (kalkýnma planlarý dahil) Geliºmiº ülkelerin low ve midtech teknolojilerinin giderek geliºmekte olan ülkelere kaymasý ve geliºmekte olan ülkelere outsource edilmesi Yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn artan Ar- Ge'lerini merkez dýºýna kaydýrma eðilimi Ýletiºim hýzýnýn artmasý, teknolojinin geliºmesi ve yeni teknolojilere ulaºým imkaný (elde edilebilirliðin artmasý) Rakip ülkelerdeki Ar-Ge teºvik uygulama ve politiklarýnýn daha oturmuº ve yatýrýmcý dostu(investor friendly) olmasý Sektörel bazda daha oturmuº devlet politikalarýna sahip ülkelerin olmasý (Kore, Hindistan gibi) Düºük maliyet avantajý olan ülkelerin varlýðý(çin, Hindistan gibi ) Düºük yatýrým maliyetleri Yabancý ortaklara Türkiye' de Ar-Ge nin varlýðýný somut projeler ile gösterme süreçlerinde yetersizlik Artan Ar-Ge management kabiliyeti Ar-Ge pazarý ve Ar-Ge personeli açýsýndan Çin ve Hindistan kaynaklý güçlü rekabetin varlýðý Amerika ve Avrupadaki ºirketlerin Türkiye'yi Hindistan ve Çin gibi ülkelerle ayný konumda görmesi; Türkiye'de yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin tanýtýmýnýn yeterince yapýlmamasý, Örneklerin baºarý hikayeleri olarak sunulmamasý; Türkiye'nin hala "low cost country" olarak görülmesinin dezavantajlarý (üretim açýsýndan); Türkiye'nin yurtdýºýndaki imajýnýn kötülüðü; Uluslararasý firmalar tarafýndan bölgesel odaklanmalarýnýn ve etnik çatýºmalarýn oluºturduðu kötü imaj; Altyapý Kurumsal Maliyet Tanýtým Pazar Altyapý ve Kurumsal Maliyet ve Tanýtým Pazar ve Altyapý 30
4. YARI YAPILANDIRILMIª MÜLAKAT ANALÝZÝ SONUÇLARI Çalýºmanýn bu kýsmýnda yarý yapýlandýrýlmýº mülakat analizi sonuçlarý, mülakat alt bölümleri ve sektörler itibarýyla deðerlendirilecektir. Bu deðerlendirme esnasýnda, benzer görüº ve öneriler bir araya getirilecek, ayrýca pratik olarak çalýºmaya katký verebilme potansiyeline sahip aykýrý görüºlerle de tartýºma zenginleºtirilecektir. Çalýºmanýn bu bölümünün sonunda ayrýca, sektörel politika önerileri ortaya konacaktýr. 4. 1 Genel Firma Profili 4.1.1 Telekomünikasyon ve Biliºim Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýna katýlan 26 firmanýn 7 si bu sektördendir. Bu firmalar, Alcatel Lucent Cisco Nortel Netaº Turkcell Yapý Kredi Biliºim Ericsson ve Avea firmalarýdýr. 6 Sektörün genelinde görülen temel eðilimlerden biri, Türkiye ye bu sektörde yurtdýºýndan nitelikli bir iºgücü akýmý olmasýdýr. Bu nitelikli iºgücü, bir süre yurtdýºýnda ÇUª larda çalýºmýº ve Türkiye ye geri dönen Türk vatandaºlarýdýr. Bu durum özellikle daha çok orta ve üst kademe yönetici pozisyonunda çalýºanlar açýsýnda deðerlendirildiðinde sektöre önemli katkýlarda bulunmaktadýr. Bu çalýºmalar, uluslararasý ÇUª deneyimlerini, iº yapma ve Ar-Ge kültürünü Türkiye ye taºýmaktadýrlar. Bunun ötesinde devam eden baðlantýlarý ile gerek sektöre, gerekse çalýºtýklarý firmaya anlamlý katkýlarda bulunmaktadýrlar. Bunun ötesinde, 6 Bu firmalardan bir tanesi hariç genel firma profili bilgileri alýnmýº, birinden ise görüºülen dönemdeki zaman darlýðý nedeniyle bilgiler elde edilememiº, daha sonra gönderilen e-postalara yanýt alýnamamýºtýr. 31
uluslararasý ÇUª larla benzer dili konuºmalarý ve benzer ºirket kültürüne sahip olmalarý, diðer ÇUª larla ya da Türkiye ofisinin baðlý bulunduðu alt merkezler ve genel merkezlerle iºbirliði yapmalarýný kolaylamaktadýr. Diðer bir geliºme ise Telekomünikasyon sektöründe 1980 li yýllarda, biliºim sektöründe ise 1990 lý yýllarýn ikinci yarýsý ile 2000 li yýllarda yaºanan genel büyüme eðilimidir. Bu büyüme eðilimleri firmalar için yeni fýrsatlar sunmuº ve sunmaya devam etmektedir. Öte yandan mobil telefon piyasasýndaki son dönemde artan rekabet ise özellikle pazar için geliºtirme faaliyetlerini hýzlandýrmýºtýr. Ancak bazý firmalar son dönemlerde nitelikli Ar-Ge projelerinde bir düºüº olduðunu da belirtmiºtir. Firmalarýn kuruluº yýllarý incelendiðinde en eski firmanýn Türkiye de 1890 yýlýnda faaliyete baºladýðý, en yenisinin ise 2007 yýlýnda kurulduðu görülmektedir. Beklendiði üzere, telekomünikasyon firmalarý Türkiye de daha eski bir geçmiºe sahiptir. Biliºimde ise eðilim 2000 li yýllardýr. Görüºülen 4 biliºim firmasýnýn tamamý 2000 yýlýndan sonra faaliyete geçmiºtir. Firmalarýn merkezleri bir homojenlik göstermemektedir. Görüºülen firmalardan ikisinin merkezinin Kuzey Amerika da; ikisinin AB de, birinin Orta Doðu bölgesinde olduðu görülmektedir. Diðer iki firmanýn merkezi ise ÇUª olmalarýna raðmen Türkiye dedir. Bunlar yerli firma olarak kurulmuº ve daha sonra ortaklýk devirleri ile ÇUª haline gelmiºlerdir. Görüºülen firmalarýn Türkiye ölçeðinde çalýºan sayýsý itibarýyla büyük firmalar olduðu söylenebilir. Firmalarda çalýºan sayýsý 330 ile 2580 arasýnda deðiºmektedir. Görüºülen firmalarýn ikisinde çalýºan sayýsý binin üzerindedir. Çalýºan sayýsý itibarýyla ortalama firma büyüklüðü ise 900 kiºinin üzerindedir (934). Firmalarýn genelde büyük ölçekli olmalarý, bu sektörde Ar-Ge faaliyetlerine yaklaºýmlarý konusunda beklentileri yükseltmektedir. Bu baðlamda, beklentileri doðrular nitelikte bir sonuç ortaya çýkmaktadýr. Görüºülen firmalarýn tamamý Ar-Ge yaptýklarýný ifade etmiºlerdir. Ancak Ar-Ge faaliyetlerinin örgütlenmesi farklýlýklar göstermektedir. Bir sonraki bölümde tartýºýlacaðý üzere, bu farklýlýklarýn bir kýsmý firmalar arasý yapýlanmadan, bir kýsmý ise varolan kamusal teºviklerin farklý yapýlanmalara yol açmasýndan kaynaklanmaktadýr. Görüºülen ve bilgi veren altý firmanýn tamamýnda Ar-Ge birimi vardýr. Bir tanesi kendisini Teknoloji Geliºtirme Bölgesi nde (TGB) yer aldýðý için tamamýyla Ar-Ge ºirketi olarak tanýmlamaktadýr. Bu firmalardan 4 tanesi 5746 sayýlý yasaya göre Ar-Ge merkezidir. Firmalarda Ar-Ge merkezlerinin genel olarak artan kamusal 32
teºviklerle birlikte 2000 li yýllarda kurulduðunu görmekteyiz. Ancak bazý firmalar bu tarihten önce de farklý isimlerle de olsa Ar-Ge faaliyeti yapmýºtýr. Görüºmelerde ve takip eden iletiºimde Ar-Ge bütçeleri ile ilgili yanýt almakta sýkýntý yaºanmýºtýr. Görüºülen firmalarýn sadece 3 tanesi bu konuda yanýt vermiºtir. Bu yanýtlara göre Ar-Ge harcamalarý 7 ila 14,5 milyon TL arasýnda deðiºmekte bu deðerler de vergiler hariç cirolarda %1 ila %1.4 lük bir payý temsil etmektedir. Öte yandan Ar-Ge personeli sayýsý ise 62 ila 922 arasýndadýr. Ortalama Ar-Ge personeli sayýsý ise 314 tür. Bu deðer ortalama çalýºan sayýsý ile karºýlaºtýrýldýðýnda, çalýºanlarýn yaklaºýk olarak üçte biri (%33.7) Ar-Ge personelidir. Mülakatýn takip eden sorularýnda, son üç yýldaki Ar-Ge harcamalarý ve personeli deðiºimi ile, önümüzdeki üç yýla ait beklentiler sorgulanmýºtýr. Yanýtlara göre, özellikle son üç yýlda hem harcamalarda hem de personel sayýsýnda önemli artýºlar gerçekleºmiºtir. Son üç yýldaki Ar-Ge harcamalarýna yönelik soruya 4 firma cevap vermiº ve buna göre genel olarak harcamalarda %10-15 düzeyinde bir artýº olmuºtur. Bir firma ise %100 arttýðýný ifade etmiºtir. Son üç yýldaki personel artýºý sorusunu 5 firma yanýtlamýº ve %10 ila %50 arasýnda bir deðiºim ifade edilmiºtir. Ancak yine bir firma %650 bir artýºtan bahsetmiºtir. Görüldüðü kadarýyla bu firmadaki deðiºimler yapýsal birtakým dönüºümlerden kaynaklanmaktadýr. Önümüzdeki üç yýla ait beklentilerde son üç varolan eðilimlerin azalarak da olsa devam edeceði yönündedir. Buradaki azalma bir önceki dönemde yürürlüðe giren yasal düzenlemeler sonucu oluºan yüksek hýzlý yapýsal deðiºimlerin bir istikrar kazanmasý olarak deðerlendirilebilir. Önümüzdeki üç yýla ait Ar-Ge harcamasý artýºý beklentisi sorusuna yanýt veren 4 firma Ar-Ge bütçelerinde %10 ila %25 bir artýº öngörmektedirler. Ayný dönem için Ar-Ge personeli artýºý beklentisi de %5-%10 arasýnda deðiºmektedir. Bu durum sektördeki Ar-Ge faaliyetlerinde istikrarlý bir büyümeyi ve ÇUª larýn Türkiye deki Ar-Ge harcamalarýný artýrma yönünde bir planlama içinde olduklarýný göstermektedir. 4.1.2 Ýlaç Çalýºmanýn bu aºamasýna katýlan ilaç sektörü firma sayýsý 6 dýr. Katýlan firmalar, BMS 33
Johnson&Johnson MSD Sanofi Aventis Novartis ve Pfizer dir. Ýlaç sektörü pek çok açýdan bu çalýºmanýn konusu olan diðer sektörlerden anlamlý farklýlýklar sergilemektedir. Bu farklýlýklar gerek uygulama gerekse siyasalar açýsýndan incelenmesi güç bir sektör yaratmakla birlikte, özellikle katma deðeri yüksek Ar-Ge faaliyetleri nedeniyle önem arz etmektedir. Mülakatlarýn giriºinde yapýlan tartýºmalarda en çok öne çýkan konulardan ilki Türkiye nin saðlýk sektöründe bir evrim geçirdiði kanýsý olmuºtur. Firmalarýn yaºanan bu deðiºimlere koºut olarak nasýl yapýlanmasý gerektiði sorunsalý üzerinde durulan en önemli konu olmuºtur. Diðer önemle altý çizilen unsurlardan biri Türkiye de saðlýk sektörü piyasasýnýn büyüklüðü ve buna dayanarak ölçek ekonomilerinin varlýðýdýr. Sektördeki yüksek maliyetli Ar-Ge harcamalarý özellikle klinik araºtýrmalarýn risk paylaºýmý esasýnda farklý ülkelere daðýlmasýný gündeme getirmektedir. Bu çerçevede, klinik araºtýrmalar konusunda firmanýn farklý merkezleri arasýnda firma içi bir rekabetin yaºandýðý gözlenmektedir. Moleküler araºtýrmalar ise daha çok ºirket merkezlerinin bulunduðu ülkelerde ya da geliºmiº ülkelerdeki Ar-Ge merkezlerinde yapýlmaktadýr. Öte yandan klinik araºtýrmalarýn hýzý da maliyetleri etkileyici ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilecek getiriyi belirleyen bir unsur olmaktadýr. Bu faaliyetlerin daha hýzlý örgütlendiði ülkeler öne çýkmakta ve Ar-Ge projeleri bu ülkelere yönelebilmektedir. Ancak Türkiye nin pazar, hastalýk çeºitliliði, nitelikli araºtýrmacý ve benzeri konularda yakaladýðý birtakým göreli avantajlar, sýkça ºikayet edilen bürokratik, yasal ve fikri mülkiyetlerle ilgili sorunlarý dengeler gözükmektedir. Ancak görüºülen firmalarýn tümü bu sorunlar aºýldýðýnda daha yüksek miktarda Ar-Ge bütçelerinin Türkiye ye gelebileceðini ifade etmiºlerdir. Görüºülen 6 firmanýn kuruluº tarihlerine bakýldýðýnda en eskisi 1957, en yenisi ise 2006 yýlýnda faaliyete geçmiºtir. Ancak bu firmalarýn 5 i 1990 lý yýllarýn ortasýndan sonra kurulmuºtur. Firmalara merkezleri itibarýyla bakýldýðýnda ise 4 firmanýn merkezinin ABD 34
olduðu görülmektedir. Diðerleri ise Fransa ve Ýsviçre merkezlidir. Küresel anlamda ABD merkezli ÇUª larýn bu sektördeki baskýnlýðý Türkiye ye de yansýmaktadýr. Bu firmalar çalýºana sayýsý itibarýyla ise farklýlýklar göstermektedir. Bu firmalardan biri neredeyse mikro ölçekli; bir diðeri orta ölçekli; geri kalan 4 ü ise büyük ölçeklidir. Çalýºan sayýsý ölçeði üretim faaliyetlerinin büyüklüðü ile ilintilidir. Firmalardaki çalýºan sayýsý 8 ila 2400 arasýnda deðiºmektedir. Görüºülen firmalarda ortalama çalýºan sayýsý ise 1021 dir. Ýlaç sektöründe daha önce de bahsedildiði üzere Ar-Ge faaliyetlerinin geliºtirme kýsmýnýn Türkiye de yer aldýðý ve bunarlýn klinik araºtýrmalar çerçevesinde örgütlendiði görülmektedir. Araºtýrma kýsmý ise daha çok geliºmiº ülkelerdeki merkezlerde moleküler araºtýrmalar olarak örgütlenmiºtir. Bu nedenle firmalarýn sürekli çalýºan Ar-Ge personeli sayýlarý görece düºük olmakla birlikte saðlýk kuruluºlarýnda yaptýklarý klinik araºtýrmalara katký veren saðlýk personeli de bulunmaktadýr. Görüºülen firmalarýn tümünde bir Ar-Ge birimi vardýr. Bu firmalarýn sadece birinde 5746 sayýlý yasa çerçevesinde kurulmuº bir Ar-Ge birimi vardýr. Buradaki temel sorun yasadaki mekansal kýsýtlamalardýr. Katýlýmcýlar klinik araºtýrma çalýºmalarýnýn saðlýk kuruluºlarýnda yapýlmasý gerekliliðinin yasada tanýmlý niteliklere sahip bir Ar-Ge merkezi kurulmasýný engellediði yönünde ifadeler sarf etmiºlerdir. Ayrýca, görüºülen firmalardan biri de TGB bünyesinde kamusal desteklerden faydalanmaktadýr. Bu firmalarýn Ar-Ge bütçeleri 0,5 milyon- 681 milyon Amerikan Dolarý arasýnda deðiºmekte ve yine firma büyüklüðünde olduðu gibi katmanlý bir yapý sergilemektedir. Firmalarýn 2 tanesinin Ar-Ge bütçesi diðerlerine göre oldukça düºüktür, 3 ünün ise orta düzeyde olduðu ve birinin oldukça yüksek bir miktara ulaºtýðý söylenebilir. Ar-Ge örgütlenmesinin, var olan teºviklerin nitelikleri kamusal desteklerden çok fazla etkilenmediði görülmektedir. Örneðin, TGB de yer alan firma kamusal desteklerden ziyade üniversiteye yakýn olmanýn getirdiði avantajlarý ön plana çýkarmaktadýr. Cevap alýnan 5 firmanýn daimi Ar-Ge personeli sayýsý 6 ila 80 arasýnda deðiºmekte ve ortalama Ar-Ge personeli sayýsý ise 32 olmaktadýr. Bu rakam toplam çalýºan sayýsýnýn %3 üne karºýlýk gelmektedir. Ancak bu deðeri yorumlanýrken dikkatli olunmasý gerekmektedir. Firmalardan klinik araºtýrma projelerinde geçici olarak çalýºan personel sayýsýný almak mümkün olamamýºtýr. %3 lük deðer bu geçici Ar-Ge personelini içermemektedir. Bu baðlamda, ilgili deðerin daha yüksek olduðu aºikardýr. Görüºülen ilaç sektörü firmalarýnýn son üç yýldaki Ar-Ge harcamalarý ve personeli deðiºimi ile, önümüzdeki üç yýla ait beklentilerine bakýldýðýnda ise genelde artýº eðilimleri gözlenmektedir. 35
Bu sorulara yanýt veren 5 firmanýn son üç yýldaki Ar-Ge harcamalarý birinde sabit kalmakla birlikte %10 ila %50 arasýnda artmýºtýr. Firmalardan biri ºirketteki yapýsal deðiºimler nedeni ile Türkiye deki Ar-Ge harcamalarýnýn düzeyini kestirememektedir. Ayný dönemde bazý firmalarda %400 e varan personel artýºlarý görülmüºtür. Önümüzdeki üç yýllýk dönemde bu oranlarda olmasa da genelde %30 civarýnda bir artýº öngörülmektedir. Yanýt veren firmalardan biri bu artýºlarýn yasal düzenlemelere baðlý olduðunu, gerekli yasal düzenlemeler gerçekleºtiðinde, gerek harcamalarda gerekse personel sayýsýnda daha önemli artýºlarýn olacaðýný öngörmüºtür. Firmalar tarafýndan Ar-Ge faaliyetleri önünde engel olarak görülen mevzuata raðmen, sektörün Ar-Ge faaliyetleri açýsýndan bir devinim içinde olduðu görülmektedir. ÇUª larýn Türkiye deki Ar-Ge faaliyetlerini artýrma yönünde bir eðilim olduðu ve bununda diðer Ar-Ge merkezleri ile rekabet etmeye çalýºan Türkiye merkezlerinin kayda deðer çabalarý sonucu gerçekleºtiði izlenimi edinilmiºtir. Tüm görüºmeler, sektöre özel kamusal desteklerin ve güdümlü birtakým desteklerin yaratýlmasý gereðini iºaret etmiºtir. 4.1.3 Otomotiv Otomotiv sektöründen 5 firma çalýºmaya katýlmýºtýr: 7 Renault Toyota Tofaº Mercedes-Benz Ford Otomotiv sektörü son dönemde Türk sanayi geliºmesinin önemli itici güçlerinden biri haline gelmiº bir sektör olmanýn ötesinde Ar-Ge faaliyetlerinin yoðun olduðu bir sektör olarak göze çarpmaktadýr. Sektörün, tüketici elektroniði sektöründe olduðu gibi istihdam yaratma kabiliyeti de altý çizilmesi gereken önemli bir baºka noktadýr. Bunlarýn ötesinde, belki de yan sanayisi ile iliºkileri en geliºmiº sektörlerden biridir. Firmalar arasý bu iliºkiler aðý, sektörde öðrenme potansiyeline katkýda bulunmakta ve yan sanayinin küresel deðer zincirine de 7 Çalýºmaya katýlan firmalardan biri Ar-Ge yapmadýðýný belirmiº ve zaman darlýðý nedeniyle sorularýmýza çok kýsýtlý yanýtlar vermiºtir. 36
eklemlenmesini saðlamaktadýr. ÇUª larýn yoðun bir biçimde rol aldýðý ana sanayi teknolojik týrmanma açýsýndan da önemli fýrsatlar sunmaktadýr. Otomotiv sektöründe baskýn üretim teknolojisi ve buna baðlý bilgi altyapýsý, 1980 li yýllarda bir dönüºüm geçirmiºtir. Bu dönüºüm, ana sanayi ile yan sanayi arasýndaki iliºkilerle birlikte küresel üretim faaliyetlerinin yeniden örgütlenmesine ve mekânsal anlamda bir deðiºime neden olmuºtur. Küresel oyuncular ile ulusal ve uluslar arasý yan sanayi içinde hiyerarºik bir yapýnýn olduðu gözlenmektedir. Bunun yaný sýra, sektörün karmaºýk ve çok disiplinli yapýsý girift bir iliºkiler aðýnýn doðmasýna da yol açmýºtýr. Sektörün bir diðer önemli özelliði de katmanlaºmýº yapýda olmasý ve her bir katmanýn farklý uzmanlýklar gerektirmesidir. Pazardaki yoðun rekabet bir maliyet baskýsý yaratsa da Ar-Ge faaliyetlerinin baºarýsý firmalara önemli rekabetçi avantajlar yaratmaktadýr. Türkiye ekonomisinin 1950 li yýllarda dýºa açýlma çabalarýnýn bir sonucu olarak, sektör üretime 19502li yýlarlýn ikinci yarýsýnda baºlamýº ve iktisadi kriz dönemleri bir yana býrakýlýrsa giderek ivme kazanan bir büyüme potansiyeli sergilemiºtir. 1960 lý yýllarda ard arda gelen ÇUª kaynaklý yatýrýmlar bu büyümeye katkýda bulunmuºtur. 1980 li yýllarda ihracata dayalý büyüme modeli çerçevesinde uluslararasý pazarlara açýlmaya baºlayan sektör, 1990 lý yýllarda ikinci dalga ÇUª kaynaklý yatýrýmlarla tanýºmýºtýr. Bu baðlamda AB ile imzalanan gümrük birliði anlaºmasý da sektöre dinamizm kazandýrmýºtýr. Tüm bu geliºmelerin sonucunda Türkiye 2009 yýlýna gelindiðinde dünyada otomotiv üretiminde 16. sýraya, AB de ise 7. sýraya yükselmiºtir. Mülakat çalýºmasýna katýlan firmalardan dördü Türkiye de oldukça eski bir geçmiºe sahipler. Yukarýda da belirtildiði üzere bu firmalarýn kuruluº yýllarý 1959-1969 dönemine denk düºmektedir. Çalýºmaya katýlan bir firma ise 1990 yýlýnda kurulmuºtur. Firmalarýn merkezleri de deðiºkenlik göstermektedir. ÇUª merkezleri Fransa, Almanya, ABD, Japonya ve Türkiye- Ýtalya dýr. Görüºülen firmalarýn dödrdü çalýºan sayýsý hakkýnda bilgi vermiºtir. Firmalar çalýºan sayýsý itibarýyla büyük ölçekli olup, çalýºsan sayýlarý yaklaºýk 400-7500 arasýnda deðiºmektedir. Dört firmanýn ortalama çalýºan sayýsý ise 5850 dir. Firmalarýn biri hariç diðerleri Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmaktadýr. Sektör daha önce de tartýºýldýðý üzere yoðun Ar-Ge ve tasarým faaliyetlerinin yapýldýðý bir sektördür ve dört firmada ayrý bir Ar-ge birimi bulunmaktadýr. Bunun ötesinde yine bu dört firmada 5746 sayýlý yasa çerçevesinde Ar-Ge merkezleri kurmuºlardýr. Çalýºmaya katýlan firmalarýn üçünün Ar-Ge bütçeleri 15 ila 72 milyon TL arasýnda deðiºmektedir. Bir firma ise cirosunun %4,7 sini Ar-Ge faaliyetlerine ayýrdýðýný ifade 37
etmiºtir. Bu firmalarýn Ar-Ge çalýºanlarý ise 179 la 603 arasýndadýr. Bu deðerler de ortalama Ar-Ge personeli sayýsýnýn 355 olduðunu göstermektedir. Ar-Ge çalýºanlarý tüm çalýºanlara oranlandýðýnda, tüm çalýºanlarýn %6 sý civarýnda bir orana ulaºýlmaktadýr. Çalýºmanýn bir önceki bölümünde de deðinildiði üzere, bu sektörün üretim açýsýndan bir doyuma ulaºtýðý ya da ulaºmak üzere olduðu ancak Ar-Ge yatýrýmlarý için cazip bir sektör olduðu sonucuna ulaºýlmýºtý. Bu çerçevede, özellikle telekomünikasyon, biliºim ve elektronik sektörleri ile karºýlaºtýrýldýðýnda %6 gibi düºük bir düzeydeki Ar-Ge çalýºan oraný da bu saptamanýn yeniden doðrulandýðýný göstermektedir. Firmalardan geçen üç yýldaki ve önümüzdeki üç yýldaki Ar-Ge harcamalarýna dair bilgi almakta sýkýntý yaºanmýºtýr. Firmalardan biri bu verilerin tanýmý nedeniyle karºýlaºtýrýlabilir olmadýðýný ifade etmiºtir. Bir firma bilgi vermemiºtir. Bir firma sadece artýº olduðunu belirtmiº, diðer bir firma ise yýllýk %4 oranýnda bir artýº olduðunu ifade etmiºtir. Çalýºmaya katýlan firmalarýn üçü önümüzdeki üç yýllýk dönemde artýºlar olacaðýný ifade etmekler birlikte, somut yanýtlar vermemiºtir. Bu durumda firmalar ya gizlilik nedeniyle bu bilgileri vermemekte ya da Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili öngörü yapmamaktadýrlar. Bu soruya yanýt veren bir firma ise %1 den daha az bir Ar-ge harcamasý artýºýndan söz etmektedir. Geçen üç yoldaki Ar-Ge personeli artýºý ile ilgili olarak, Ar-ge faaliyetinde bulunan dört firmadan üçü bu soruyu yanýtlamýºtýr. Bu yanýtlara göre firmalarýn ikisinde %10 ila%30 arasý yýllýk ortalama Ar- Ge personeli artýºý olmuºtur. Bir firma ise sadece artýº olduðunu belirtmekle yetinmiºtir. Önümüzdeki üç yýllýk dönemde ise yýllýk ortalama %7 ila %20 arasý bir Ar-Ge personeli artýºý hedeflenmektedir. Mülakatýn birinci bölümünde elde edilen bulgular bir araya getirildiðinde ÇUª larýn Ar-Ge faaliyetlerini artýrma yönünde diðer sektörlerle karºýlaºtýrýldýðýnda daha belirsiz bir tablo ortaya çýkmaktadýr. 4.1.4 Elektronik Çalýºmaya elektronik sektöründen 5 firma katkýda bulunmuºtur. Bunlar BSH GE 38
Bosch TT Indesit ve Arçelik tir. 8 Elektronik sektörü Ar-Ge faaliyetlerinin yoðun olarak yapýldýðý, ürün ve süreç iyileºtirmelerinin sýk sýk uygulandýðý, pazardan gelen sinyallerin en kýsa sürede göz önüne alýnmasý gereken, üretim faaliyetlerinde Türkiye de anlamlý düzeyde bir tecrübenin olduðu bir sektördür. Uzun süreli üretim faaliyetlerinin varlýðýnýn sektörde yarattýðý uzmanlaºma, Ar- Ge faaliyetleri için de sektörü cazip hale getirmektedir. Görüºülen firmalar sektördeki sürekli Ar-Ge dinamizminin altýný çizmiº ve sektörde uzun soluklu baºarý için bu faaliyetlerin kaçýnýlmazlýðýný vurgulamýºlardýr. Telekomünikasyon ve Biliºim sektöründe görülen yoðun teknoloji transferi faaliyetlerinin, bu sektörde de baskýn olduðu görülmüºtür. Bunun ötesinde, sektör sadece iç piyasaya deðil dýº piyasalara da yoðun bir biçimde mal satan bu nedenle küresel eðilimleri sürekli takip eden bir yapýdadýr. Bu durum, beraberinde rekabetçi bir baskýyý da yaratmaktadýr. Görüºülen firmalar rekabet gücünü artýrmada Ar-Ge nin öneminin farkýndadýrlar. Bu nedenle, Ar-Ge projelerini ÇUª merkezlerinden Türkiye ye çekme konusunda yoðun bir çaba içindedirler. Daha sonraki bölümde detaylý bir biçimde tartýºýlacaðý üzere, Türkiye pek çok açýdan Ar-Ge yapma yeteneðinin de geliºmiº olduðunu ifade etmektedirler. Yabancý sermayeli firmalarýn genel olarak Türkiye de 1990 lý yýllarda faaliyet baºladýðý görülmektedir. Bunun tek istisnasý ise 1955 yýlýnda faaliyete geçen Arçelik tir. Yine yabancý sermayeli firmalarýn ikisi Almanya merkezli, biri Ýtalya, diðeri ise ABD merkezlidir. Görüºülen firmalarýn biri hariç diðerlerinin tüketici elektroniði konusunda uzman olduðu görülmektedir. Son dönemde Türkiye de artan enerji ve savunma sanayi yatýrýmlarýnýn bu konuda faaliyet gösteren ÇUª larý yatýrýma yönlendirdiði izlenimi edinilmiºtir. Doðal olarak bu alanlarda yapýlacak üretim ve Ar-Ge yatýrýmlarý hem elektronik sektöründe, hem de diðer sektörlerde bir yayýlma etkisi yaratabilecektir. Bu durumda bir geri belsem mekanizmasý sayesinde sektördeki Ar-Ge faaliyetlerini daha da arttýrýcý bir etki oluºturabilecektir. 8 Arçelik firmasý yabancý sermayeli bir firma olmamasýna karºýn, uluslararasý faaliyetleri nedeniyle YASED Yönetim Kurulu tarafýndan çalýºmaya dahil edilmesi önerilmiºtir. 39
Yoðun üretim faaliyetleri nedeniyle görüºülen firmalarýn bazýlarýnýn çalýºan sayýsý oldukça yüksektir. 18000 çalýºana sahip yerli sermayeli firma bir yana býrakýlýrsa, diðer firmalarda çalýºan sayýsý 86 ila 2000 arasýnda deðiºmektedir. Dört yabancý sermayeli firmanýn ortalama çalýºan sayýsý 865 tir. Bu büyük ölçekli yapý, yine Ar-Ge faaliyetlerinin varlýðýný olumlu yönde etkilemektedir. Görüºülen firmalarýn tümünde Ar-Ge birimi vardýr. Bunun ötesinde iki firmada da 5746 sayýlý yasa çerçevesinde oluºturulmuº birden fazla Ar-Ge merkezi bulunmaktadýr. Bu merkezlerin varlýðý, diðer firmalarý da benzeri merkezlerin kurulmasý yönünde faaliyet göstermeye itmektedir. Yasaya göre Ar-Ge merkezi bulunmayan diðer 3 firmadan 2 si en kýsa sürede bu merkezleri kurmayý planlamaktadýrlar. Bu doðrultuda çalýºmalara ve gerekli yeniden yapýlanma faaliyetlerini örgütlemeye baºlamýºlardýr. Sonuç olarak, son dönemde Ar-Ge faaliyetlerine yönelik yasal düzenlemelerin bu firmalarýn Ar-Ge faaliyetlerine yönelik çabalarýný olumlu anlamda etkilediðini söylemek mümkündür. Yeni yasal düzenlemelerin bu faaliyetleri daha da yoðunlaºtýracaðý yönünde bir izlenim söz konusudur. Öte yandan, firmalarýn Ar-Ge bütçelerine yönelik olarak 2 firmadan yanýt alýnmamýºtýr. Cevap veren 3 firmanýn 2009 yýlý bütçeleri 1,5 milyon TL ile 76 milyon TL arasýndadýr. Görüºülen tüm firmalarýn ortalama Ar-Ge personeli sayýsý ise 222 dir. Bu deðer ise toplam çalýºanlarýn dörtte birinden fazlasýnýn (%25,6) Ar-Ge personeli olduðunu göstermektedir. Böylesi yüksek bir oranda sektörde Ar-Ge faaliyetlerine verilen önemin bir göstergesidir. Bunun ötesinde planlanan Ar-Ge faaliyetlerinin gerçekleºmesi durumunda bu oranýn daha da artacaðý beklenmektedir. Çalýºmaya katýlan 3 firma son üç yýlda yýllýk ortalama Ar-Ge harcamalarýnda %5 ila %35 arasý bir deðiºim olduðunu ifade etmiºlerdir. Bir firma sabit bir oraný (cironun %1,5 i) korumaya çalýºtýklarýný belirtmiºtir. Diðer firma ise bu soruyu ve gelecek üç yýlda Ar- Ge harcamalarý artýºýnýn ne olacaðý yönündeki soruyu cevapsýz býrakmýºtýr. Bu sorulara cevap veren 4 firma ise önümüzdeki üç yýlda bu eðilimlerin ayný kalmasýnýn planlandýðýný ifade etmiºlerdir. Ayný dönemler için Ar-Ge personeli artýºlarý sorulduðunda ise, yine görüºülen firmalardan biri gizlilik nedeniyle bu soruya yanýt vermemiºtir. Geçen üç yýlda Ar-Ge personelinde %5-%30 arasý artýºlar olduðu belirtilmiºtir. Bu eðilimin bir miktar azalmakla birlikte önümüzdeki üç yýllýk dönemde de süreceði görülmüºtür. Firmalar önümüzdeki üç yýllýk dönemde Ar-Ge personelini %5 ila %20 arasýnda arttýracaklarýný iddia etmiºlerdir. Ar-Ge personeli çerçevesinde var olan eðilimlerin devam edeceði yönünde bir izlenim edinilmiºtir. 40
Ancak ÇUª merkezli birtakým Ar-Ge projelerinin Türkiye ye artan oranda kaydýrýlmasýnýn gerek Ar-Ge harcamalarý, gerekse Ar-Ge personeli artýºlarýný daha da hýzlandýracaðý biçiminde ifadeler sarf edilmiºtir. Bu durumun temel ºartýnýn, Türkiye nin bölgesel ve küresel cazibesinin artmasýna baðlý olduðu görülmektedir. Bu çerçevede en ümit verici bulgu ise Türkiye nin bu potansiyele sahip olduðudur. 4.1.5 Diðer Sektörler Çalýºmaya konu olan sektörlerle kesiºen diðer sektörlerden 3 firma katkýda bulunmuºtur: 9 Unilever Procter&Gamble Schott Orim Çalýºmaya dahil edilen bu firmalardan biri Türkiye de Ar-GE faaliyetinde bulunmamaktadýr. Bu firmalarýn biri Türkiye de oldukça uzun süredir (1953 ten beri) faaliyet göstermektedir. Diðerleri ise 1980 li yýllarýn ikinci yarýsýnda faaliyet göstermeye baºlamýºtýr. Firma merkezleri, ABD, Almanya, Ýngiltere-Hollanda dadýr. Bu firmalarýn ortalama çalýºan sayýsý 1816 olup, firmalar büyük ölçekli firmalardýr. Türkiye de Ar-Ge faaliyetinde bulunan iki firmada, ayrý bir Ar-Ge birimi vardýr. Ancak bu iki firmada 5746 sayýlý yasa çerçevesinde kurulmuº bir Ar-Ge merkezi yoktur. Ortalama Ar-Ge çalýºan sayýsý ise 47 dir. Bu deðerin ortalama çalýºan sayýsýna oraný ise %2,5 civarýndadýr. Firmalarýn büyüklükleri ile kýyaslandýðýnda bu deðerin oldukça düºük olduðu göze çarpmaktadýr. Son üç yýllýk dönemde firmalarýn Ar-Ge harcamalarýnda %10 civarýnda artýºlar olmuº ve yine önümüzdeki üç yýllýk dönemde benzeri artýºlar beklenmektedir. Ar-Ge personeli artýºlarý ile ilgili çok net deðerler tarafýmýza saðlanamamýºtýr. Ar-Ge faaliyetinde bulunan iki firmanýn, bu faaliyetlerini artýrma potansiyeli olduðunu düºündürecek bulgulara ulaºýlmýºtýr. Bu firmalarýn, Türkiye deki Ar-Ge destekleri konusunda bilgilendirilmesi ve farkýndalýk yaratýlmasý, Ar-Ge faaliyetlerini artýrma konusunda 9 Bu firmalar yine YASED Yönetim Kurulu nun önerisi ile çalýºmaya dahil edilmiº firmalardýr. Firma sayýsýnýn az olmasý nedeniyle, buradaki firmalara ait sayýsal bazý bilgiler detaylandýrýlmayacaktýr. 41
katkýda bulunacaktýr. Çalýºmaya katýlan ve Ar-Ge faaliyeti olmayan diðer firma ise kýsa dönemde Ar-Ge faaliyeti yapmayý düºünmemektedir. 4.2 Genel Ar-Ge Eðilimleri ve Performans Göstergeleri Çalýºmanýn bu bölümünde iki farklý veri seti kullanýlarak yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýna katýlan firmalarýn küresel ve ulusal ölçekte birtakým göstergeleri incelenecektir. Bu veri setlerinden ilki Sevilla- Ýspanya merkezli AB Ortak Araºtýrma Merkezleri nden olan IPTS (Institute for Prospective Technological Studies) merkezinin IRI (Economics of Industrial Research&Innovation) birimi tarafýndan hazýrlanan The 2010 EU Industrial R&D Investment Scoreboard adlý veri setidir. Bu veri seti AB de ve AB dýºýnda kayýtlý 1000 firmayý Ar-Ge harcamalarýna göre ayrý ayrý sýralamaktadýr. Buna ek olarak her bir firma için yer aldýðý sektördeki sýrlamasý da verilmektedir. Tablo 7 çalýºmaya katýlan ÇUª larýn 2009 yýlýna ait küresel Ar-Ge yatýrýmlarýna iliºkin ölçütleri sunmaktadýr. Tablo 7 ye göre mülakat çalýºmasýna katýlan 26 firmanýn, 22 si bu listede yer almaktadýr. Listede yer almayan firmalar Turkcell, Yapý Kredi Biliºim, Avea ve Arçelik tir. 10 Listede yer almayan firmalarýn üçü telekomünikasyon ve biliºim sektöründe faaliyet gösteren firmalardýr. Tablodan görülen en önemli genellemelerden biri mülakat çalýºmasýna katkýda bulunan firmalarýn çok büyük bir çoðunluðu sektörlerinde genelde ilk 10 içinde yer alan lider firmalardýr. Bunun ötesinde genel sýralamalarda da üst sýralarda yer almaktadýrlar. Telekomünikasyon ve biliºim sektöründe firmalarý içinde listeye giren dört firmanýn ikisi AB genel sýralamasýnda 11. ve 13. Sýrlarda yer alýrken, diðer iki firma AB dýºý sýralamada 14. ve 105. dir. Öte yandan, ayný firmalar AB sektör sýralamasýnda 2. ve 3. iken, AB dýºý sektör sýrlamasýnda ise 1. ve 7. sýradadýrlar. Ar-Ge yatýrýmlarý deðiºiminde küresel kriz koºullarýna da baðlý olarak 2008-2009 döneminde negatif deðerler görülmektedir. Bu koºullarýn yarattýðý olumsuz sonuçlar net satýº deðiºimlerinde de gözlenmektedir. 2006-2009 döneminin tümünde pozitif Ar-Ge deðiºim deðerleri sadece CISCO firmasýna aittir. Bir diðer önemli ölçüt olan Ar-Ge harcamalarýnýn net satýºlarý oraný ise sektörde istikrarlý bir yol izlemektedir. 10 Arçelik listede yer almamasýna raðmen Koç grubu listede bulunmaktadýr. Koç grubu AB dýºý sýralamada 355. ve sektör sýrlamasýnda ise 15. Sýrada yer almaktadýr. 42
Çalýºmaya bu sektörden katýlan ÇUª lara ait bu oran 2009 yýlý için %11,9 ila %17,9 arasýnda deðiºmektedir. Bu baðlamda en yüksek deðere ALCATEL LUCENT firmasý ulaºmýºtýr. Ýlaç sektöründe mülakat çalýºmasýna katýlan firmalardan biri AB listesinde yer alýrken, diðer beºi ise AB dýºý listededir. AB sýralamasýnda üçüncü olan bu firma, Ar-Ge harcamalarý itibarýyla sektör lideridir. AB dýºý genel sýrlamada ise ilk 10 da dört firma yer sýralanmaktadýr. Bu firmalarýn dördü sektör sýrlamasýnda ilk beº içindedir. Bir baºka deyiºle, mülakat çalýºmasýna katýlan ÇUª lar küresel anlamda yoðun Ar-Ge harcamasý yapan firmalardýr. Son üç yýlda Ar-Ge harcamalarýnýn deðiºimi sadece iki firma için negatif deðerler almýºtýr. Diðer firmalarýn Ar-Ge harcamalarý deðiºim oranlarý azalmasýna raðmen pozitif deðerlerdedir. Bu firmalarýn Ar-Ge harcamalarý küresel kriz koºullarýnda da artmaya devam etmiº ancak artýº hýzý yavaºlamýºtýr. Net satýº deðiºimlerinde ayný istikrar gözlemlenmese de benzeri dalgalanmalar görülmektedir. Bu sektörde de Ar-Ge harcamalarýnýn net satýºlara oraný her bir firma için büyük bir deðiºim göstermemiº, kriz koºullarýna karºýn firmalar belli oranlarý korumaya çalýºmýºlardýr. Ýlaç sektörü, çalýºmamýzda telekomünikasyon ve biliºim sektörü ile birlikte bu ölçüt için en yüksek deðerlere ulaºan sektördür. 2009 yýlýnda bu oran sektörde %11,3 ile %21,3 arasýndadýr. Çalýºmaya katýlan firmalar içinde bu oran açýsýndan en yüksek deðere ulaºan firma %21,3 ile MSD firmasýdýr. Elektronik sektöründe çalýºmaya katýlan beº firmadan dördü sýralamalarda görünmektedir. Bunlardan üçü AB sýralamalarýnda yer almaktadýr. Daha önceki iki sektör ile karºýlaºtýrýldýðýnda bu firmalarýn sýralamalarý görece daha aºaðýdadýr. Ar-ge yatýrýmlarý sütunundan da görüleceði üzere, bu durum daha önce deðerlendirilen iki sektöre göre, elektronik sektöründeki Ar-Ge harcamalarýnýn daha az olmasýndan kaynaklanmaktadýr. Ancak yine de bu firmalar sektörlerinde lider firma olma konumundadýrlar. Ar-Ge yatýrým deðiºiminde ise bir firma dýºýnda son dönemde negatif bir deðiºim görülmemektedir. Bu firmalarýn net satýºlarý ise küresel kriz koºullarýndan son dönemde çok net bir biçimde etkilenmiºtir. Biri hariç tüm firmalarda %15 civarýnda net satýº düºüºleri yaºanmýºtýr. Bu durum çalýºan sayýsýna da yansýmýº ve sektördeki istihdam da %2,5 ila %6 oranýnda daralmýºtýr. Ancak Ar-Ge harcamalarýnýn net satýºlara oranýnda ise bu biçimde deðiºimler görülmemekte ve genel olarak firma bazýnda istikrarlý bir seyir izlenmektedir. Çalýºmaya katýlan firmalar arasýnda bu oranýn 2009 yýlýnda en yüksek olduðu firma %9,4 ile BOSCH dur. 43
Otomotiv sektöründe çalýºmaya katýlan tüm firmalar, Ar-Ge harcamalarý açýsýndan AB ve AB dýºý listelere girmeyi baºarmýºtýr. Bu sektörde AB listesinde yer alan iki firma, AB dýºý listede yer alan dört firma bulunmaktadýr. Bir istisna dýºýnda bu sektördeki firmalar genel sýralamalarda çok üstlerde deðildir. Sektörlerinde ise beº firmanýn dördü ilk 10 içindedir. TOYOTA firmasý AB dýºý listede ilk sýrada yer almaktadýr ve çalýºmamýza katýlan firmalar arasýnda en yüksek Ar-Ge harcamasýný gerçekleºtiren firmadýr. Ancak küresel anlamda en yüksek Ar-Ge harcamasýný gerçekleºtiren bu firma, bir önceki bölümde de belirtildiði üzere Türkiye de Ar-Ge faaliyetinde bulunmamaktadýr. Küresel krizin Ar-ge harcamalarý ve net satýºlar üzerindeki etkileri bu sektörde de açýk bir biçimde görülmektedir. Ancak bir firmanýn krize karºýn net satýºlarý artmasýna raðmen, Ar-Ge harcamalarý oldukça düºmüºtür. Bu sektörde de çalýºan sayýsýnda net bir azalma gerçekleºmiºtir. Ar-Ge harcamalarýnýn net satýºlara oraný 2009 yýlýnda tüm firmalar için %5 düzeylerindedir. Bu da sektörde neredeyse standartlaºmýº bir davranýº kalýbýna iºaret etmektedir. Çalýºmaya diðer sektörlerden katýlan firmalarýn Ar-Ge harcamalarý sýralamasýndaki yerleri çok üstlerde olmamakla birlikte, ikisi sektörlerinde lider durumdadýr. Bu firmalar Ar-Ge harcamalarý ve net satýºlar itibarýyla görece küresel krizden daha az etkilenen firmalar olmuºlardýr. Bu firmalardan bir tanesi ise Ar-Ge harcamalarý açýsýndan istikrarsýz bir tablo çizmektedir. Ar-ge harcamalarý net satýº oranlarý ise 2008 ve 2009 yýllarýnda yaklaºýk %3 düzeyinde gerçekleºmiºtir. Sonuç olarak, özellikle ilaç sektöründe yüksek düzeyde Ar-Ge harcamasý yapýldýðý görülmektedir. Bir tür Ar-Ge yoðunluðu ölçütü olarak kullanýlabilecek Ar-Ge harcamalarý-net satýºlar oraný da bu sektörde diðer sektörlere göre bir hayli yüksektir. Bu ölçütün yüksek olduðu bir diðer sektörde telekomünikasyon ve biliºim sektörüdür. Bu iki sektörden çalýºmaya katýlan firmalarýn 2009 yýlýna ait Ar-Ge yoðunluðu ölçütleri sýrasýyla %16,2 (ilaç) ve %14,5 (telekomünikasyon ve biliºim) olarak hesaplanmaktadýr. Bu iki sektör ile diðer üç sektör arasýnda büyük bir fark vardýr. Bu iki sektörü %4,7 ortalama ile otomotiv ve %2,7 ile diðer sektörler grubu takip etmektedir. Bu ölçütün en düºük olduðu sektör ise elektronik sektörüdür. Bu ölçütler ve sýralama, çalýºmaya katýlan firmalardan Türkiye ye gelebilecek Ar- Ge faaliyetlerine yönelik harcamalarýn potansiyeli hakkýnda kabaca bir fikir vermektedir. Dikkati çeken bir diðer noktada elimizde verisi olan ve çalýºmaya katýlan 22 firmanýn küresel Ar-Ge harcamalarý toplamý Türkiye nin ulusal Ar-Ge Harcamalarý toplamýnýn yaklaºýk 20 44
katýdýr. Yine kaba bir hesapla çalýºmaya katýlan firmalarýn Ar-Ge harcamalarýnýn %10 u dahi Türkiye ye çekilebildiðinde, ulusal Ar-Ge harcamalarý üç kat artabilecektir. Tablo 7: Çalýºmaya Katýlan ÇUª larýn Küresel Ar-Ge Yatýrýmlarý, 2009 Firma Ülke AB Sýra AB Dýºý Sýra AB Sektör Sýra AB Dýºý Sektör Sýra AR-Ge Yatýrýmý (Milyon Euro) Ar-Ge Yatýrýmý Deðiºim % (2008-2009) ALCATEL LUCENT Fransa 11-2 - 2,714-14.3-6.0 69.4 15,157-10.8-5.7 25.2 78.373 0.8 17.9 18.6 CISCO ABD - 14-1 3,630 1.1 14.5 10.6 25,172-8.7 13.2 22.6 65.55-0.9 14.4 13 NORTEL TELETAª Kanada - 105-7 528-51.9-8.7-11.1 3,800-47.7-4.8-4.1 - - 13.9 15.1 TURKCELL Türkiye - - - - - - - - - - - - - - - - YAPI KREDÝ BÝLݪÝM Türkiye - - - - - - - - - - - - - - - - ERICSSON Ýsveç 13-3 - 2,402-12.1 10.4 0.4 20,155-1.2 11.3 5.6 86.36 9.3 11.9 13.4 AVEA Türkiye - - - - - - - - - - - - - - - - BMS ABD - 23-8 2,542 1.7 9.2 7.0 15,078 1.3 7.0 11.5 28,000-20.0 16.9 16.8 JOHNSON & JOHNSON ABD - 6-4 4,869-7.8-1.3 7.8 43,139-2.9 4.3 14.6 115,500-2.7 11.3 11.9 MSD (MERCK) ABD - 10-5 4,074 21.6 64.2 33.7 19,116 15.0 87.9 19.8 100,000 21.3 20.1 SANOFI-AVENTIS Fransa 3-1 - 4,569 0.2 0.9 2.7 29,785 8.0-1.7-1.1 104,867 6.8 15.3 16.5 NOVARTIS Ýsviçre - 5-3 5,156 2.5 12.6 21.1 30,852 6.8 4.2 7.5 99,834 3.2 16.7 17.4 PFIZER ABD - 4-2 5,404-2.4-1.8 6.4 34,854 3.5-0.3-7.6 116,500 42.4 15.5 16.5 ARÇELÝK Türkiye - - - - - - - - - - - - - - - - BSH Almanya 75-2 - 271 3.4-0.4 11.9 8,405-4.0-0.7 6.1 39,683-2.5 3.2 3.0 GE ABD - 25-2 2,317 10.1 0.4 1.3 107,979-13.8 19.8-10.9 304,000-5.9 2.1 1.7 BOSCH* Almanya 7-3 - 3,578-8.6 10.0 4.8 38,174-15.4-2.6 6.0 274,530-2.9 9.4 8.7 INDESIT Ýtalya 459-11 - 22 16.8-26.0 1.6 2,613-17.2-8.2 5.8 16,294-6.0 0.8 0.6 RENAULT Fransa 19-7 - 1,643-26.5-9.2 2.6 32,759-10.2-7.7-2.4 124,307-5.1 5.0 6.1 TOYOTA Japonya - 1-1 6,768-5.7 7.6 9.6 153,697-21.9 9.8 13.8 320,808 1.5 4.4 3.6 TOFAª Türkiye - 370-35 111-19.0 - -100.0 2,372 6.3 34.5 16.9 7,014-19.3 4.7 6.1 MERCEDES BENZ (DAIMLER) Almanya 5-2 - 4,164-6.2-9.2-6.6 78,924-17.7-25.9-15.3 258,628-5.7 5.3 4.6 FORD ABD - 16-4 3,415-32.9-2.7 4.2 82,454-19.1-15.2 7.7 198,000-7.0 4.1 5.0 UNILEVER Ýngiltere 28-1 - 891-3.9 6.8-4.2 39,823-1.7 0.8-1.2 168,000-3.4 2.2 2.3 PROCTER&GAMBLE ABD - 40-1 1,425-8.2 5.4 1.8 55,545-4.6 9.2 12.1 135,000-2.2 2.6 2.7 SCHOTT ORIM Almanya 219-6 - 75 5.6-8.1-27.4 2,270 1.7 3.3-3.8 17,709 3.5 3.3 3.2 Kaynak: http://iri.jrc.ec.europa.eu/research/scoreboard_2010.htm *IPTS sýralamasýnda Bosch TT adlý bir firma bulunmamaktadýr. Bunun yerine ana ºirket olarak Bosch firmasý yer almaktadýr. Türkiye de ise firma Bosch Termoteknik Sanayi ve Ticaret A.ª. olarak kayýtlýdýr. Ar-Ge Yatýrýmý Deðiºim % (2007-2008) Ar-Ge Yatýrýmý Deðiºim % (2006-2007) Net Satýºlar (Milyon Euro) Net Satýºlar Deðiºim % (2008-2009) Net Satýºlar Deðiºim % (2007-2008) Net Satýºlar Deðiºim % (2006-2007) Çalýºan Sayýsý Çalýºan Sayýsý Deðiºim % (2008-2009) Ar-Ge/Net Satýºlar (2009) Ar-Ge/Net Satýºlar (2008) Çalýºmanýn daha önceki aºamalarýnda faydalanýlan ÝSO veri setinden burada da mülakat çalýºmasýna katýlan firmalarýn Türkiye performanslarýna ait özet bir tablo oluºturulmuºtur (Tablo 8). Bilindiði üzere ÝSO Türkiye de faaliyet gösteren imalat sanayi firmalarýný üretimden net satýºlar üzerinden sýralamaktadýr. Tablo 8 den görüleceði üzere mülakat çalýºmasýna katýlan 12 firma bu sýralamada yer almamaktadýr. Bunlarýn bir kýsmý imalat sanayi firmalarý 45
Tablo 8: Çalýºmaya Katýlan ÇUª larýn Türkiye Bazlý Özet Göstergeleri, 2009 Kaynak: ÝSO Firma Sýra Satýº Hasýlatý (TL) ALCATEL LUCENT 297 331,299,517 49,437 568 35 65 CISCO - - - - - - NORTEL TELETAª 258 229,337,323 53,698 1,081 46.87 53.13 TURKCELL - - - - - - YAPI KREDÝ BÝLݪÝM - - - - - - ERICSSON - - - - - - AVEA - - - - - - BMS - - - - - - JOHNSON & JOHNSON - - - - - - MSD - - - - - - SANOFI-AVENTIS - - - - - - NOVARTIS 143 1,026,461,500 - - 0 100 PFIZER 152 696,452,220 19,830 1,426 0 100 ARÇELÝK 3 5,701,060,396 1,612,476 12,553 100 0 BSH 15 2,355,532,048 625,147 3,586 0.72 99.28 GE - - - - - - BOSCH TT 168 283,810,096 152,927-0 100 INDESIT - - - - - - RENAULT 2 5,773,432,735 3,012,429 5,947 49 51 TOYOTA 333 147,002,402 21 741 0 100 TOFAª 4 4,474,987,711 2,004,257 6,939 62.14 37.86 MERCEDES BENZ 19 2,463,786,333 523,848 3,975 7.05 84.99 FORD OTOSAN 5 5,615,262,788 2,038,704 7,729 58.96 41.04 UNILEVER 14 2,677,680,387 58,181-0.02 99.98 P&G - - - - - - SCHOTT ORIM 478 103,021,815 51,200 375 0 100 Ýhracat (1000 dolar) Ücretle Çalýºanlar Ortalamasý Sermaye Payý (Özel) Sermaye Payý (Yabancý) olmadýðýndan, bir kýsmý da performanslarý nedeniyle listeye girememiºtir. Sýralamada verisi bulunan 14 firma içinde en yüksek deðerlere, beklendiði üzere genelde otomotiv sektörü firmalarý ulaºmýºtýr. Bu sektörün çalýºmaya katýlan ve verisi olan firmalarýn toplam satýºlarý içindeki payý %58, toplam ihracattaki payý %74 ve çalýºanlar içindeki payý ise %56 dýr. 11 11 Ancak veri eksikliði nedeniyle bu sektörün payýnýn oldukça yüksek göründüðü de belirtilmelidir. 46
Çalýºmanýn bu bölümünde mülakat çalýºmasýna katýlan firmalarýn genel profili ortaya konmuº ve bu firmalarýn baðlý bulunduðu ÇUª larýn uluslararasý ve ulusal performanslarý da özetlenerek tartýºýlmýºtýr. Bir sonraki bölümde mülakat çalýºmasýnýn ikinci aºama sonuçlarý deðerlendirilecektir (Ek 3). Bu deðerlendirme yapýlýrken, firmanýn iº çevresi ile iliºkileri; Ar-Ge faaliyeti kararlarýný nasýl aldýðýna dair süreçleri; ana firmanýn Ar-Ge faaliyetleri ve buna iliºkin süreçleri; Ar-Ge merkezlerinin küresel daðýlýmý ve Türkiye deki Ar-Ge faaliyetlerinin doðasý ve finansman faaliyetleri bu deðerlendirmeye konu olacaktýr. 4.3 ݺ Çevresi ve Ar-Ge Faaliyetleri Çalýºmanýn bu bölümünde Ek 3 de verilen yarý yapýlandýrýlmýº mülakat sorularýnýn 2. bölümü sektörel bazda incelenecek ve firmalarýn iº çevresi ile iliºkileri; Ar-Ge faaliyeti kararlarýný nasýl aldýklarý; ana firmanýn Ar-Ge faaliyetleri ve buna iliºkin süreçler; Ar-Ge merkezlerinin küresel daðýlýmý ve Türkiye deki Ar-Ge faaliyetlerinin doðasý ve finansman faaliyetleri bu incelemenin kapsamýný oluºturacaktýr. 4.3.1 Telekomünikasyon ve Biliºim Yarý yapýlandýrýlmýº anket çalýºmalarý sýrasýnda iº çevresi etkenleri arasýndan ÇUª larýn Ar-Ge Yatýrýmý kararlarýný etkileyen en önemli faktörler olarak nitelikli iºgücü temini, üretimde uzmanlýk ve iç piyasa/çevre piyasa büyüklüðü ve büyüme hýzý öne çýkmýºtýr. Türkiye nin maliyetler konusundaki avantajý ve bu avantajýn Ar-Ge yatýrýmý yapma kararý üzerindeki etkileri ise firmadan firmaya deðiºen bir çeºitlilik göstermiº ve kesin bir yargýya varmayý zorlaºtýrmýºtýr. Firmalarýn genel olarak nitelikli iºgücü temininde büyük sorunlar yaºamadýðý ancak nitelikli iºgücü arzýnýn talep kadar hýzlý artmadýðý ifade edilmektedir. Öte yandan iºgücü maliyetlerinin yüksek olduðundan yakýnan firmalara da rastlanmýºtýr. Baºka bir deyiºle Türkiye nin ucuz iºgücü piyasasýna sahip olduðunu söylemenin çok geçerli olmadýðý ifade edilmiºtir. Telekomünikasyon ve biliºim sektöründe özellikle iç piyasanýn dinamik bir yapýya sahip olmasý, teknolojik deðiºimin yayýlma hýzý ve buna olan talep önemli bir avantaj olarak görünmektedir. Ýç piyasadaki talebin bu özellikleri Türkiye nin bir cazibe merkezi haline gelmesini ve buradaki birtakým Ar-Ge faaliyetleri çýktýlarýnýn çevre piyasalara da yayýlmasýný kolaylaºtýrmaktadýr. Bunun ötesinde kaliteli ürünlerin varlýðý ve bazý çýktýlarýn küresel 47
piyasalarda da talep edilir hale gelmesi Türkiye ye yönelmesi olasý Ar-Ge yatýrýmlarý için anlamlý bir çekim yaratmaktadýr. Bilgi ve iletiºim teknolojilerinde pazarýn hýzlý tepki verme özelliði Ar-Ge faaliyetleri etkilerinin çok daha hýzlý sonuç yaratmasýný da saðlamaktadýr. Telekomünikasyon ve biliºim sektörünün pek çok sektöre girdi veren bir sektör olmasý sektördeki geliºimi de olumlu yönde etkilemektedir. Ancak, sektörün Türkiye de geliºiminin potansiyel rakip ülkelere göre daha geç baºlamasý bir dezavantaj olarak deðerlendirilmektedir. Telekomünikasyon ve biliºim sektöründe Ar-Ge faaliyetinde bulunma kararýnda genel olarak yerel ofislerin etkin olduðu izlenimi edinilmiºtir. Son kertede inisiyatif her ne kadar küresel merkezde ise de yerel ofisin çalýºmalarý itici bir unsur olmaktadýr. Teºvik unsurlarýnýn varlýðý bu tip kararlarýn alýnmasýný kolaylaºtýrmakta ve merkeze karºý yerel birimlerin elini güçlendirmektedir. Ar-Ge faaliyetlerinde bir diðer baskýn eðilimin de daha çok bu faaliyetlerin pazardan gelen talepler sonucunda ürün geliºtirme ve ürün iyileºtirme yönünde olmasýdýr. Birkaç istisnai durum hariç Ar-Ge faaliyetlerinin ve Ar-ge merkezlerinin ana ülkenin dýºýna çýktýðý gözlenmektedir. Burada temel olarak Ar-Ge merkezlerinin Uzakdoðu da yoðunlaºtýðý, özelikle Hindistan ýn önemli bir çekim merkezi haline geldiði gözlenmektedir. Bir kýsým ºirketlerde ise var olan merkezler arasýnda sorumluluk deðiºimlerinin söz konusu olduðu ifade edilmiºtir. Türkiye de yapýlan Ar-Ge faaliyetlerinin genel olarak ürün geliºtirme kýsmýnda yoðunlaºtýðý ve uyarlama amaçlý olduðu görülmektedir. Telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren firmalar operatörlerin ihtiyaçlarýný karºýlamaya yönelik Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmaktadýr. Biliºim sektöründe ise iç piyasaya dönük uyarlama amaçlý Ar-Ge faaliyetlerinin yaný sýra hem iç piyasa hem de dýº piyasaya yönelik inovatif amaçlý Ar-Ge faaliyetleri yapýlmaktadýr. Bu çerçevede iç piyasadan gelen talep Ar-Ge faaliyetleri için önemli bir ivme kazandýrma potansiyeline sahiptir. Yenilikçi ürünlerin iç piyasada kabul görmesi ve yaygýnlaºmasý, uluslararasý piyasalarda da ürünün kabul görebilmesi için bir ön ºart olmaktadýr. Bu çerçevede, Ar-GE faaliyetlerinin itici gücünü iç piyasa oluºtursa da, bir kýsým ºirketlerin dýº piyasalara yönelik de anlamlý bir çaba içinde olduðunu söylemek mümkündür. Ar-Ge faaliyetlerinin performansýný ölçmek için yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýna katýlan tüm telekomünikasyon ve biliºim sektörü ºirketleri sistematik yöntemler geliºtirmiºtir. Bunlarýn içinde en önemlisi zaman ve bütçe açýsýndan Ar-Ge projelerinin planlanan ölçütlere uygunluðudur. Bunlara ek olarak müºteri memnuniyetini ölçmeye yönelik çalýºmalar ile Ar- 48
Ge faaliyeti sonucu geliºtirilen ürünün pazar payý gibi ölçütlerin de yaygýn olarak kullanýldýðý görülmektedir. Ar-Ge faaliyetlerinde dýº finansman kaynaklarý olarak kamusal teºviklerin anlamlý bir biçimde önemli hale geldiði yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýna katýlan ºirketler tarafýndan ifade edilmiºtir. Bu desteklerin artýyor olmasý firmalarýn ana merkezden Ar-Ge projelerini Türkiye ye çekme konusunda da ellerini güçlendirmektedir. TÜBÝTAK-TEYDEB ve 5746 sayýlý yasa çerçevesindeki vergi teºviklerinin ilk sýralarda yer aldýðý, bunlarý Teknoloji Geliºtirme Bölgeleri Yasasý kapsamýndaki teºvikler ile, TTGV ve AB proje desteklerinin izlediði görülmektedir. Çalýºmaya katýlan ºirketlerden biri de Sanayi Bakanlýðý SANTEZ desteðinden yararlanmýºtýr. Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýna katýlan telekomünikasyon ve biliºim ºirketlerinin hemen tümü önümüzdeki üç yýl içinde Ar-Ge birimlerinin faaliyetlerinde bir artýº öngörmektedirler. Burada sektöre özgü temel avantajlardan biri olarak Ar-Ge faaliyetleri çýktýlarýnýn hýzlý bir biçimde ürüne ve satýºa dönüºtürülebilmesidir. Yerli firmalarýn Türkiye de tasarýmý yapýlan ürünleri tercih etmeleri bu süreçte önemli bir rol oynayacaktýr. Yerli pazarda denenen ve baºarý kazanan ürünlerin, küresel pazarlarda kabul görmesi genel bir eðilimdir. Biliºim teknolojilerinin sektörler arasý öncü rolü de bu geliºmeleri destekler niteliktedir. Ancak Ar-Ge faaliyetlerinin sürekliliði bu baðlamda önem kazanmaktadýr. Baºarýlý ülke örneklerinden çýkarýlacak derslerin ne olduðu; bu ülkelerde Ar-Ge faaliyetlerinin nasýl teºvik edildiði ve ne tip süreçlerden geçildiðine yönelik çalýºmalarýn yapýlmasý gerektiði de bazý ºirketler tarafýndan ifade edilmiºtir. Öte yandan, var olan destek mekanizmalarý hakkýnda daha fazla farkýndalýk yaratýlmasý gereði de bazý ºirketler tarafýndan savunulmuºtur. Küresel ve yerel kriz dönemlerinde Ar-Ge bütçelerinde yapýlmasý olasý kesintiler önemli risklerden biri olarak ortaya çýkmaktadýr. Bir diðer riskin de geliºtirilen ürünün küresel olarak kabul görmemesi olduðu belirtilmiºtir. 49
4.3.2 Ýlaç Bu raporda incelenen sektörler arasýnda satýº hasýlatýndan Ar-Ge ye en yüksek payý ilaç sektöründeki firmalar ayýrmaktadýr 12. Yarý yapýlandýrýlmýº anket çalýºmasý için görüºülen firmalar iº çevresi etkenleri hakkýndaki sorulara aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. Türkiye de Ar-Ge maliyetinin; yani ilaçlarýn denenme aºamalarýnda (fazlarda) hasta baºýna düºen maliyetin ki bu kalem hekimlere ödenen para, hastanelere verilen hibeleri de içerir hem klinik araºtýrmayý yapan firmalar hem de hekimler açýsýndan halen büyük avantaj olduðu ve geliºtirme amaçlý yapýlan harcamalarýn standart olduðu belirtildi. Bu harcamalar; doktorlara yapýlan ödemeler, hastanelere yapýlan teçhizat yatýrýmlarý, hasta maliyetleri, proje yönetim maliyetleri, her türlü tedavi ilaç masraflarý olarak özetlenebilir. Bir ºirket, Türkiye deki Ar-Ge maliyetlerinin Çin, Romanya ve Slovakya yla karºýlaºtýrýldýðýnda daha pahalý ama Macaristan ve Yunanistan dan daha ucuz olduðunu belirtmiºtir. Ayrýca, ülkemizde hastane masraflarýnýn hastanede kalýº süresi göz önüne alýndýðýnda çok ucuz olduðuna ve bunun önemli bir avantaj olduðuna iºaret edilmiºtir. Üstelik mevcut tetkiklerin çoðunun ülkemizde yapýlabildiði ve fiyatlarýnýn da birçok ülkeyle karºýlaºtýrýnca ucuz olduðu vurgulanmýºtýr. Klinik araºtýrmalar için orta maliyet grubunda olduðumuz eklenmiºtir. Bir baºka ºirket; kurum dýºý maliyetlere gönderme yapmýºtýr. Özellikle döner sermaye kesintileri nedeniyle hekimlerin yurtdýºý örneklere göre daha az kazandýðýný, araºtýrmacýlara yapýlan geri ödemeler konusunda ciddi sýkýntýlarýn olduðu belirtilmiºtir (örneðin hekimin toplamda eline geçmesi gereken meblaðýn % 70 inin döner sermayeye gitmesi gibi). Oysa AB deki bazý uygulamalarda klinik araºtýrmalar için hekim ya da hastanelere yapýlan ödemelerin % 90 a yakýn kýsmýnýn araºtýrmayý yapanlarýn eline geçtiði vurgulanmýºtýr. Bu durumun hekimler (araºtýrmacýlar) arasýnda demotivasyon yarattýðý ve aslýnda tüm bu çalýºmalarýn halen gönüllülük esaslý olarak yürüdüðü; hekimlerin, ün (tanýnýrlýk) ve bilimde geri kalmamak için araºtýrmalara katýldýðý ifade edilmiºtir. Ayrýca araºtýrmalara katýlarak bir ölçüde early usage avantajýný saðladýklarý ve bunun kendilerine mesleklerinde itibar kazandýrdýðý da aktarýlmýºtýr. 12 Bu bulgu hem yarý yapýlandýrýlmýº mülakatlardaki sorulara verilen yanýtlara hem de Tablo 7 deki verilere dayandýrýlmaktadýr. 50
Nitelikli iºgücü ile ilgili soruya verilen cevaplar; Türkiye de çok yetenekli insanlarýn olduðu ancak ilaç sektöründe gerekli bilgi ve birikim donanýmý ihtiyacýný zaten mevcut ºirketlerin verdiðine iºaret etmektedir. Yani yeni bir çalýºan, hangi birikimle gelirse gelsin muhakkak verilen eðitimleri almak zorunda oluyor. Ayrýca ülkemizde çok sayýda hekimin klinik araºtýrmalar konusunda yetiºtiði, hastane ve teknik altyapýlarýn da uygun ve yeterli olduðu belirtilmiºtir. Ankete katýlan ºirketlerden biri, ülkemizde ilaç sektöründe üretimde uzmanlýk olmadýðýný belirtmiºtir. Bir baºka ºirket ise uzmanlýðýn önemli olduðuna, ancak ilaç sektöründe üniversiteden uzmanlýkla mezun olma gibi bir durumun söz konusu olmadýðýna dikkati çekmiºtir. Baºka ºirketlerden transferler olduðunu, uzmanlýðýn öncelikleri olmadýðýný zira kendi uzmanlarýný kendilerinin yetiºtirdiðini belirtmiºtir. Eðitim sisteminde klinik araºtýrmaya yönelik hiçbir bilgilendirme yapýlmadýðý, endüstri eczacýlýðý alanýnýn yeni bölümleºmeye baºladýðý ama çok yaygýn olmadýðý eklenmiºtir. Türkiye de Ar-Ge yapma kararýný iç pazarýn ya da çevre piyasalarýn büyüklüðünün ya da büyüme hýzýnýn ne ölçüde etkilediðine yönelik soruya gelen yanýtlar iki grupta toplanabilir. Ýlk grupta yer alan ºirketler, Türkiye deki pazarýn bu konuda belirleyici olmadýðýný zira dünya piyasalarý için ürünler geliºtirdiklerini belirtmiºtir. Her ne kadar bazý hastalýklarýn sadece bazý toplumlarda görüldüðü ve özel ilaç geliºtirilmesi gerektiðini kabul etseler de, bu ºirketler ilaç profillerinin böyle olmadýðýný, tüm dünyada görülen bazý hastalýklar için (kanser gibi) ilaç geliºtirdiklerini belirtmiºlerdir. Ýkinci gruptaki ºirketler ise Türkiye nin jeopolitik önemine dikkati çekmiº ve ülkemiz üzerinden bölgesel yatýrým kararlarý alýndýðýný belirtmiºlerdir. Ayrýca bu gruptaki bazý ºirketler, bir ülkedeki hasta potansiyelinin yani ilacýn satýlacaðý bir pazarýn olmamasý durumunda klinik araºtýrma yapýlmasýnýn mümkün olmadýðýný belirtmiºlerdir. Bir baºka ºirket, merkezdeki projelerin fizibilite için bütün ülkelere gönderildiðini, bütün ºartlarýn karºýlanmasý için, araºtýrma yapýlacak ülkede ilaç geliºtirilebilecek pazarýn da olmasý gerektiðini, aksi takdirde o ülkede ilacý geliºtirmenin anlamý olmadýðýný vurgulamýºtýr. Mesela bir ilaç geliºtirilmesi aºamasýnda eðer Türkiye deki hasta ve araºtýrmacý sayýsý yeterliyse, projede belirtilen tetkikler yapýlabiliyorsa, bazý ilaçlarla kombine kullanýlma olasýlýðý varsa ve kontrol grubu çalýºmalarýna saðlýk otoritesi izin veriyorsa o ilaç için Ar-Ge faaliyetinin 51
yapýlmasýnýn daha mümkün hale geldiðini eklemiºtir. Son olarak, bir baºka ºirket, ülkelerin nüfuslarý yaºlandýkça saðlýk teknolojilerinin getirisinin düºtüðüne ve genç nüfusa yapýlan yatýrýmýn marjinal getirisinin daha yüksek olduðuna iºaret etmiºtir ki bu Türkiye baðlamýnda iç pazarýn önemini göstermektedir. Pazarýn niteliðinin Ar-Ge kararýna olasý etkisi hakkýnda ºirketler, Türkiye nin jeopolitik konumunun, ýrk çeºitliliðinin ve görece nüfus yoðunluðunun klinik araºtýrmalar için benzersiz bir çeºitlilik yarattýðýný vurgulamýºlardýr. Ayrýca nüfusun önemli bir tetikleyici olduðuna, hastalýk gruplarýnýn büyüme hýzlarýnýn ülkemizde farklý olduðuna ve bunun da Türkiye nin cazibe merkezi olmasý yönünde olumlu bir etki yaptýðýna iºaret etmiºlerdir. Bir baºka ºirket, bazý spesifik durumlar için pazarýn önemli olduðunu - örneðin Behçet hastalýðý - ama bunun dýºýnda bir belirleyiciliði olmadýðýný söylemiºlerdir. Ar-Ge nin ticarileºme hýzýnýn, özellikle de klinik araºtýrmalarýn hýzla yapýlabilmesinin ve bürokrasinin az olmasýnýn Ar-Ge yapma kararý verilmesinde etkili olduðu belirtilmiºtir. Molekül araºtýrmalarýnda, Ar-Ge nin ticarileºme hýzý yani keºiften hastaya ulaºmasýnýn 12-15 yýl kadar sürdüðü, Saðlýk Bakanlýðý nýn ilaç sektöründeki büyümeye verdiði desteðin Türkiye nin güçlü yaný olduðu eklenmiºtir. Vergiler ve teºvikler konusunda ºu görüºler dile getirilmiºtir. Teºviklerin güçlü olduðu ama klinik araºtýrma yapabilmek için hastanelere eriºimin kolay olmadýðý, hastanelerin klinik araºtýrma aºamasýnda ºirketlerle yakýn iliºkiler kurmasý gerektiði, doktorlarla birebir iliºkilerin olmasý gerektiði ancak iºin finansal yanýnýn onlar için çok karlý olmadýðý belirtilmiºtir (hastanelerin çok kesinti yaptýklarý, hekimlerin eline yapýlan ödemenin %30 dan fazlasýnýn geçmediði, onlarýn da bu yüzden araºtýrmalara katýlmak istemediði belirtilmiºtir). Bir baºka ºirket, vergilerin ve kesintilerin çok sorunlu olduðunu ve herhangi bir devlet teºvikinin olmadýðýný, ºu anda bir teºvik olsa firmalarýn bu teºviklerden yararlanacaklarýný ve yatýrýmlarýný artýracaklarýný belirtmiºtir. En azýndan Ar-Ge nin Ge sinin yurtdýºýndan daha 52
yoðun geleceði ve bunun ötesinde daha sonra Ar ýn da geleceði ifade edilmiºtir. Ar ýn gelmemesinin baºlýca nedeninin yasa ve eksik mevzuat olduðu ifade edilmiºtir 13. Fikri mülkiyet (haklarý) mevzuatýnýn Türkiye de Ar-Ge yapma kararý üzerindeki etkisi hakkýnda ºu görüºler dile getirilmiºtir. Ýlaç sektöründe yeni bir ilacýn pazara sunulma maliyeti (yeni molekülün keºfi ve klinik araºtýrmalarýn maliyeti) yaklaºýk 1,3 milyar dolar tutmaktadýr. Bu yüzden patent ve veri koruma 14 ilaç sektöründe dikkat edilmesi gereken hususlardýr. Türkiye de hem patent kopyalamada (yani ilaç kopyalama) hem de veri kopyalamada ciddi sorunlar olduðu, bu durumun ciddi sýkýntý yarattýðý belirtilmiºtir. Bir baºka ºirket, ilaç sektöründe zaten patent sürelerinin çok kýsa olduðunu (klinik araºtýrma aºamasýnýn bitip ürünün pazara sunulmasýndan sonra yaklaºýk beº yýllýk bir korumadan yararlanýldýðý) ama Türkiye de hem jenerik ilaç sektörünün yaygýn olmasýnýn 15 hem de patent korumasýnýn etkin olmamasýnýn Ar-Ge yi olumsuz etkilediðine iºaret etmiºtir. Son olarak, ülkemizdeki mevcut kaynaklarýn bilgi üretmek yerine, bilgiyi korumaya harcandýðý ve fikri mülkiyet haklarýna uyulmamasý durumunda verilen cezalarýn hafifletildiði belirtilmiºtir. Diðer firma ve üniversitelerle yapýlan iºbirliklerinin Ar-Ge ye etkisi konusu ilaç sektörü için önemli bir meseledir zira klinik araºtýrmalar Ar-Ge nin Ge si hastanelerde hekimlerin gözetimi altýnda gerçekleºtirilmektedir. Görüºülen ºirketlerden biri, ilaç sektöründe faaliyet gösteren iki teknoparktan birinin Ankara da, diðerinin ise Antalya da olduðunu belirtmiº, Teknoparklarda Ar-Ge yapmanýn iyi bir baºlangýç olabileceðine 16 ancak devamýný getirirken sorunlar çýkabileceðine iºaret etmiºtir: 13 Örnek vermek gerekirse, örneðin altmýº günlük onay süresinin uzamasý; devlete hastaneler üzerinden ödenen paylarýn yüksek olmasý nedeniyle kaliteli hekimlere ulaºamama ve dolayýsýyla çalýºmalarýn kalitesinin beklenen düzeyde olmamasý. 14 Klinik araºtýrmalarla elde edilen ve Saðlýk Bakanlýðý na iletilen bilgilerin korunmasý. 15 Jenerik ilaç üreten firmalar patenti aºmak amacýyla Ar-Ge yapýyor. 16 Hekimlere teknoparklar üstünden ödemelerin yapýlmasý ile hekimlerin kazançlarýnýn artmasý söz konusu olabilmektedir. 53
Bu sorunlarýn fikri mülkiyet alanýnda ortaya çýkabileceði ya da doktorlarýn teknoparklarda iºbirliði yapmasýný saðlayacak avantajlarýn olmamasýndan kaynaklanacaðý vurgulanmýºtýr. Sonuçta klinik araºtýrmalarda yapýldýðý saðlýk kurumlarýna sadece donaným saðlamakla veya teknokentlerde firmalarla iºbirliðine girmekle bir sonuç alýnamayabileceði ifade edilmiºtir. Kamunun bu tür iºbirlikleri teºvik etmesinin çok anlamlý olmayacaðý zira ne kadar imkan saðlanýrsa saðlansýn, üniversitedeki en iyi araºtýrmacýlarýn pozisyonlarýný býrakmak istemediði belirtilmiºtir. Bir baºka sorun da, yurtdýºýndaki uygulamalarýn aksine Türkiye de klinik araºtýrmalarda doktorlara hastaneleri aradan çýkararak ulaºýlamamasý olduðu vurgulanmýºtýr. Sonuçta hastanelere ödenen paylar ile birlikte döner sermayeden hekimlere kalan çok az bir miktar söz konusudur. Dokümantasyon vs. gibi zaman alan iºler de göz önünde bulundurulursa mevcut sistemin hekimlere bir getirisinin olmadýðý, yani teºvik edici olmadýðý ifade edilmiºtir. Görüºülen firmalardan sadece biri mevcut teknoparklardan biriyle iºbirliði yaptýðýný belirtmiºtir. Bu sayede teknoparkýn bulunduðu üniversitenin araºtýrma olanaklarýný kullanacaðý ve %20-25 oranýnda mali destek saðlayacaðý bir ºirketle iºbirliði yapmaya baºlayan firma, üniversitenin araºtýrmacýlarýyla birlikte fikirleri inovasyona çevirmek için çalýºtýðýný ifade etmiº, ayný ºirketin Türkiye dýºýnda da buna benzer elliye yakýn iºbirliði olduðu bilgisini vermiºtir. Görüºülen ºirketler Türkiye de ilaç sektöründe Ar-Ge uzmanlýðý hakkýndaki sorularý ºu ºekilde yanýtlamýºlardýr. Bir ºirket, bu alandaki uzmanlýðýn Ar-Ge faaliyeti için çok belirleyici olmadýðýný belirtmiº, Ýrlanda ve Singapur örneðini vermiºtir. Ýlaç sektöründe Ar-Ge konusunda iki baºarýlý örnek olan Ýrlanda ve Singapur da ilaç sektörünün daha önceden bulunmadýðýna dolayýsýyla bu sektörde bir uzmanlýk olmadýðýna ama yine de bu iki ülkede çok sayýda Ar-Ge merkezi kurulduðuna zira siyasi ve ekonomik istikrar ve iyi bir altyapý olduðuna, ºirketlere üniversitelerle iºbirliði yapma imkaný saðlandýðýna iºaret edilmiºtir. Bir baºka ºirket, Türkiye de Ar-Ge harcamalarýnýn artmasýna raðmen henüz Çin ve Hindistan gibi büyük oyuncu olmadýðýmýzý, araºtýrmalar ve diðer tüm faktörler nezdinde daha çok AB profiline yakýn olduðumuzu belirtmiºtir. Baºka bir deyiºle, klinik araºtýrma kriterleri gözetildiðinde (kaliteli veri elde edilmesi, proje yönetimi yeteneði, hekimlerin verdiði bilimsel katkýlar vb.) Türkiye belli standartlarýn üstündedir. Ancak Çin ve Hindistan gibi ülkelerle bu ülkelere yapýlan yatýrýmlar bazýnda (benzer projelerin yürütülmesi, merkezden verilen mali destekler vb.) aramýzda ciddi farklar vardýr. Bir baºka ºirket, sektörde Ar-Ge konusunda uzmanlýk ve 54
birikimin yeterince olmadýðýný ancak hýzlý bir artýº trendi olduðunu ifade etmiºtir. Yýllarca sektörde satýº ve pazarlamanýn ön planda olduðunu, bunun ise yeni ilaç keºfinin kurumsal yapýya iºlenmemesinden kaynaklandýðýný, kendilerinin bundan farklý olarak ilaç satmak amacýyla da Ar-Ge yapýlmasý gerektiðini düºündüklerini vurgulamýºtýr. Tedarikçilerle iliºkilerle Ar-Ge kararý arasýndaki iliºki hakkýnda yöneltilen soruya sadece bir ºirket cevap vermiº, kendilerinin sözleºmeli araºtýrmacý firmalarla yani kendileri için klinik araºtýrma yapan tedarikçilerle çalýºtýklarýný 17 ancak bu firmalarýn Ar-Ge konusunda katkýlarýnýn çok belirleyici olmadýðýný belirtmiºlerdir. Yasal düzenlemeler ve hukuki mevzuatla ilgili soruya firmalar benzer cevaplar vermiºler, özellikle döner sermaye yasasýnýn sorunlu olduðunu ve 2008 de çýkarýlan Ar-Ge merkezleri yasasýnýn ilaç sektörü için teºvik edici olmadýðýný vurgulamýºlardýr. Bir firma, teknoparklar bazýnda ödemeler ve saðlanan kolaylýklar için ºu anki yasaya göre Antalya örneði 18 üzerinde önemle durulmasý gerektiðini belirtmiºtir. Bu örnekte olduðu gibi iºleyiºi kolaylaºtýracak bir yapý olmasý gerektiðine yani hastanelere ve hekimlere ºirketler üzerinden ödemeler yapýlabilmesinin gerekliliðine iºaret etmiºlerdir. Firmalarýn altýný çizdiði bir baºka sorun ise, yeni Ar-Ge yasasýnda bulunan klinik araºtýrmalarda iki fazýn bir arada yapýlmasýna ve 50 kiºilik tam zaman eºdeðer Ar-Ge kadrosu bulundurmaya yönelik zorunluluktur. Ayný ürünün Faz 2 ve Faz 3 ünün birlikte yapýlmasý koºulunun bir anlamý olmadýðý, fazlar arasý geçiºlerin Ar-Ge projelerinin yani klinik araºtýrmalarýn tabiatýndan kaynaklanmadýðý belirtilmiºtir (örneðin Faz 1 deneyleri ºirketin merkezinin olduðu ülkede, Faz 2 ise Türkiye de yapýlabilir). Bu tarz stratejik kararlarýn yasalar tarafýndan belirlenmesinin ve ardýºýk olmasýnýn istenmesinin rasyonel olmadýðý vurgulanmýºtýr. Ayrýca tam zaman eºdeðer 50 Ar-Ge personelini üstelik ayný bölgede çalýºtýrma zorunluluðu getirilmesinin, klinik araºtýrmalar için bu yeni Ar-Ge yasasýndan yararlanmayý zor hatta imkansýz hale getirdiði ifade edilmiºtir. Firmalar merkeze Türkiye de Ar-Ge yapýlabilir/yapýlmalý görüºünü savunmak için güçlü teºviklerin varlýðýnýn önemli bir unsur olduðu konusunda hemfikirdir. 17 Bu firmalar hem Saðlýk Bakanlýðý tarafýndan onaylanmýº firmalardýr, hem de yabancý iºtirak kendi akreditasyonunu yapmaktadýr. 18 Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi ndeki klinik araºtýrmalar için doktorlara yapýlan ödemeler kesintilerin çok olduðu döner sermaye üzerinden yapýlmamakta, bunun yerine yasal mevzuatta bulunan olanaklardan faydalanýlarak doktorlara yapýlacak ödemeler Teknokent üzerinden yapýlmaktadýr. 55
Ýlaç sektöründe Ar-Ge faaliyetinde bulunma kararýnda yerel ofislerle küresel merkezler arasýndaki etkileºimin belirleyici olduðu görülmektedir. Bu kararýn verilmesinde Türkiye ye özgü bazý etmenlerin de önemli olduðu görülmektedir. Görüºülen bir firma, klinik araºtýrmanýn Türkiye de yapýlýp yapýlmayacaðýnýn küresel bir karar sonucu alýndýðýný belirtmiºtir. Bu kararýn verilmesinde; araºtýrmanýn ne kadar sürede yapýlabileceði, bürokratik iºlemlerin azlýðý ve istikrarlý bir ortamýn varlýðý gibi etmenlerin belirleyici olduðu ifade edilmiºtir. Yerel iºtirakin de bazý yönlendirmeleri olacaðý, örneðin araºtýrma alanýnda Türkiye de yeterli sayýda hastanýn, yeterli imkanlara sahip hastanelerin, görülen hastalýklarýn çeºitliliðinin olduðu bilgisi verilirse, Ar-Ge kararýna etkisi olabileceði ifade edilmiºtir. Öte yandan, merkezin verdiði kararlar üzerinde buradaki koºullarýn da önemli etkileri olduðu, mesela klinik araºtýrma sürecinin yavaº olmasýndan dolayý bazý projelerin iptal edildiði aktarýlmýºtýr. Bir baºka firma, Ar-Ge kararýnýn verilmesinde ABD ve Avrupa ya baðlý olduklarýný belirtmiº ve klinik araºtýrma projesi sürecinin iºleyiºini ºu ºekilde tarif etmiºtir: (i) merkez ofislerden her çalýºma için fizibilite gönderiliyor (ii) çalýºma alanlarýnýn, hasta gruplarýnýn, hekimlerin seçimi gibi farklý kriterlere baðlý kalýnarak seçime yerel Ar-Ge birimi karar veriyor, yani çalýºmaya katýlmaya ya da katýlmamaya karar veriyor. Ayný firmanýn görüºülen yetkilileri hem merkez için hem de baºka firmalar için klinik çalýºmalar yapýldýðýný ifade etmiºlerdir. Yani veri üretme anlamýnda (hastalar üzerinde yapýlan deneyler, bunlardan elde edilen veriler, akademik-uygulamalý bulgular) alt yüklenici olunduðu durumlar vardýr ve Ar-Ge sadece satýºa sunulacak ürünler için yapýlmamaktadýr. Bir baºka firma, Ar-Ge yapma kararýnýn eºzamanlý olarak alýndýðýný ifade etmiºtir. Türkiye de üretilen verinin kaliteli olmasýndan dolayý ortak karar alýnarak Ar-Ge biriminin 2005 yýlýnda kurulduðu, iºlerin ve ofisin varlýðýnýn sürdürülebilirliðinin güven ve kaliteye dayalý olduðu, güven yaratýmýnda ise uluslararasý ekibin bir parçasý olmanýn etkili olduðu belirtilmiºtir. Ancak bu kararlarýn merkez tarafýndan sistemik audit ile alýndýðý; tüm yetkinlikler bazýnda bir deðerlendirme yapýldýðý aktarýlmýºtýr. Son olarak, teknokentte bir araºtýrma merkezi kuran firma ancak uluslararasý firmalarýn bilim adamýnýn fikrini ticarileºtirebileceðini ifade etmiº, Türkiye nin henüz uluslararasý firmalarýn radarýna girmediðini belirtmiºtir. Ýlaç firmalarýnýn yakýn bir geçmiºe kadar kapalý sistemde fikir bulmaya çalýºtýklarýný ancak son beº yýlda Ar-Ge birimini daðýnýk hale getirmeye, entegre sistemlerle araºtýrma yapmaya çalýºtýklarýna iºaret etmiºtir. Firma, bu eðilime geç uyum saðladýðýný belirtmiº, Türkiye de yatýrým destek ajansý ile mutabakat imzaladýklarýný ve Teknokent ile kapsamlý iºbirliðine baºladýklarýný hatýrlatmýºtýr. Teknokentin bulunduðu 56
üniversitenin bilim adamlarý ile firmanýn bilim adamlarý arasýnda bir að kurmaya baºladýklarýný, bu tür iºbirliklerinin ilaç keºiflerini artýracaðýný, buradaki birimin dünyadaki 14. klinik araºtýrma merkezi olduðunu söylemiºtir. Görüºülen firmalar, Türkiye de Ar-Ge faaliyetinin hangi alanlarda yapýlacaðýna kimin ne ºekilde karar verdiði sorusunu daha ziyade Türkiye nin bu alandaki üstünlüklerine vurgu yaparak yanýtlamýºlardýr. Görüºülen bir firma yetkilisi, klinik araºtýrmalarda kullanýlan örneklemlerin seçilmesi aºamasýnda Türkiye nin göreli üstünlük saðlayabileceðini belirtmiºtir. Kaliteli veri elde edilebilmesi için, klinik araºtýrmalarda gözlenen örneklem sapmasý sorununu bertaraf etmenin bir yolunun çekilen örneklemlerde farklý profillerden hastalarla, hastalýðýn farklý aºamalarýndaki farklý etkilerini gözeterek gerekli çalýºmalarýn yapýlmasý gerektiðine iºaret edilmiºtir. Mevcut örneklemlerde bu sapma sorununa sýkça rastlandýðý, ancak Türkiye nin nüfusundan dolayý (sayý ve çeºitlilik 19 ) bu noktada bir avantajý olduðu belirtilmiºtir. Bir diðer firma, bu alanda genelde kararýn merkezden geldiðini ancak yabancý iºtiraklerde doðrudan global kadroda çalýºanlar olduðu için koordinasyon ve yerelin imkânlarýnýn/düzenlemelerinin önem taºýdýðýný belirtmiºtir. Ar-Ge raporlarýnýn aslýnda merkezde hazýrlandýðý ve oraya sürekli elektronik veri akýºý olduðu, istatistiksel deðerlendirme ve raporlamanýn merkezde yapýldýðý ifade edilmiºtir. Bir diðer firmanýn yetkilileri, Türkiye nin hangi noktada farklýlýklarý olduðunu ortaya koymanýn önemli olduðunu, bu alanlarý teºvik edecek politikalarýn olmasýnýn Türkiye nin elini güçlendireceðini belirtmiºlerdir. Akdeniz ateºi gibi az rastlanan hastalýklarýn olmasýnýn bir avantaj olduðunu söylemiºlerdir. Çin in sektör içindeki önceliklerini belirlediði ve Türkiye nin core country ya da high-volume country olarak tanýmlandýðý ifade edilmiºtir. Ayrýca Ar-Ge faaliyetlerinin nasýl ve nerede yapýlacaðýna ABD veya AB de karar verildiði, proje için seçilmeyen ülkelerin neden seçilmediðinin açýklandýðý, kaliteli bilim adamý, yeterli hasta sayýsý ve düzenlemenin burada önemli olduðu vurgulanmýº, bu alanlardaki üstünlüklerin küresel çalýºma takýmlarýna katýlmayý saðladýðý aktarýlmýºtýr. 19 Bu durumda hastalýðýn farklý etkileri farklý hastalarda gözlemlenebilir, ilaç denemeleri yapýlabilir. 57
Baðlý bulunduklarý ºirketin Ar-Ge merkezlerinin ülke dýºýna çýkýp çýkmadýðýna dair yöneltilen soruya firmalar; son on yýlda geliºtirme merkezlerinin geliºmekte olan ülkelere kaydýðýný 20, bu ülkelerin bazýlarýnýn geliºmiº ülkelerin dahi önüne geçtiðini ifade etmiºlerdir. Ar-Ge maliyetleri geliºmiº ülkelerde yüksek olduðu için beº yýl sonra Çin ve diðerlerinin geliºmiº ülkelerin yerini alacaðý beklentisi aktarýlmýºtýr. Firmalara Türkiye de ne amaçla Ar-Ge yaptýklarý ve bu Ar-Ge nin özellikleri hakkýnda yöneltilen soruya; bir firma daha ziyade uyarlama amaçlý Ar-Ge yaptýklarýný ama erken faz çalýºmalarý olduðu için kesinlikle daha inovatif çalýºmalar da yapýldýðýný belirtmiºtir. Bir diðer firma, Türkiye de klinik araºtýrma yapýldýðýný, bu araºtýrmalarýn özellikle Faz 2 ve Faz 3 de gerçekleºtiðini vurgulamýºtýr. Burada Faz 1 deki deneylerin gönüllü denekler üzerinde yapýldýðý, kendilerine ödeme yapýldýðý hatýrlatýlmalýdýr (saðlýklý gönüllülerde ilacýn para karºýlýðý denenmesi söz konusu). Faz 2 ve Faz 3 de hastalar üzeride deneme yapýlýyor ve yasal düzenlemelerden dolayý ülkemizde sadece Faz 2 ve 3 yapýlabiliyor. Firma yetkilileri, Ar-Ge faaliyetlerine destek veren bir kamu kuruluºunun, farma alanýnda Faz 2 ve 3 te klinik araºtýrma yapýlýrsa destek alabileceklerini kendilerine ilettiðini buna göre proje baºvurusu yaptýklarýný fakat iki kere reddedildiðini aktarmýºlardýr. Bu desteði alabilmeleri halinde Ar-Ge merkezi kurmayý planladýklarýný ancak baºvurularýnýn Ar-Ge faaliyeti olmadýðý gerekçesiyle reddedildiðini belirtmiºlerdir. Türkiye de yaptýklarý Ar-Ge faaliyetlerinin iç piyasaya mý yoksa belli ülke gruplarýna mý yönelik olduðu sorusuna firmalar aºaðýdaki ºekilde cevap vermiºlerdir. Bir firma, Ar-Ge faaliyetlerinin küresel yanýna dikkati çekmiº ve Ar-Ge sürecini ºu ºekilde tarif etmiºtir: (i) Ana firma ilaç denemelerine iliºkin çalýºmalarý proje olarak ihale ediyor (ii) dünyadaki deðiºik iºtirakler (Ar-Ge ofisleri) projenin öngörülen bölümlerinin sorumluluðunu üstleniyor (iii) bu iºtiraklerdeki araºtýrmalar ana firmadan baðýmsýz yürütülüyor, sadece denetlemeler ve belirli kýsýtlar dikkate alýnýyor ve (iv) elde edilen bulgular (yani kaliteli olmasý beklenen veriler) merkez ile paylaºýlýyor. Bir baºka firma, hem iç piyasa hem de dünya piyasalarýný hedeflediklerini; elde edilen bilgilerin her iki alanda da kullanýlacaðýný, sonuçta 20 BRICs ülkeleri, Meksika, Türkiye, Doðu Avrupa ülkeleri. 58
bilginin evrensel ve her yerde eºit olarak kullanýlmasý gerektiðini vurgulamýºtýr. Bir baºka firma, iç piyasanýn öneminin bir ülkede klinik araºtýrmanýn (yani farma alanýndaki geliºtirme faaliyeti) yapýlmasý için gerekli hasta sayýsýnýn yeterli olmasýyla doðrudan iliºkili olduðunu belirtmiºtir. Örneðin Behçet Hastalýðý gibi Türkiye de görülen bazý hastalýklar olduðu, bu hastalýðýn araºtýrma faaliyetlerinin neredeyse tamamýnýn ülkemizde gerçekleºtirildiði ve bu nedenle pazarýn büyüklüðünün ilaç sektörü için önemli olduðu ifade edilmiºtir. Ancak bunun dýºýnda geliºtirilen ilaçlarýn tek bir pazara yönlendirilmesi veya tek bir pazara yönelik ilaç geliºtirmesinin söz konusu olmadýðý aktarýlmýºtýr. Ar-Ge faaliyetlerinin performansýnýn nasýl ölçüldüðüne yönelik soruya firmalar ºu cevaplarý vermiºlerdir. Süreçlerin iyi kontrolü ve yürütülmesinin önemi; araºtýrmanýn baºýnda verilen hedeflere/ölçütlere uyum ve geçme durumu dikkate alýnmalýdýr. Öte yandan diðer merkez araºtýrma ofisleri ile olan iliºkiler de önemlidir. Yani araºtýrmalarda kalite güvencesi verilmeli; çalýºmalarýn verileri deðerlendirme-alabilme performansý önemlidir. Ayrýca deðerlendirmede hasta sayýsýnýn önemli olduðu, kaliteli verinin de ayný ºekilde önemli olduðu vurgulanmýºtýr. 4.3.3 Otomotiv Yarý yapýlandýrýlmýº anket çalýºmasý için görüºülen firmalar iº çevresinin Ar-Ge üzerindeki etkileri ile ilgili sorulara aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. Bir firma Ar-Ge maliyeti hakkýnda; Türkiye de Ar-Ge faaliyetini gerçekleºtirecek yetiºmiº mühendislerin bulunduðunu; performans ve kalite ile beraber ucuz iºgücünün varlýðýnýn Türkiye nin bu sektördeki konumunu olumlu etkilediðini belirtmiºtir. Mühendislik maliyetlerinin örneðin Polonya dan üç kat yüksek olduðuna ancak yine de AB ülkelerine göre belli bir maliyet avantajýnýn söz konusu olduðuna ve AB ülkelerinde yeteri kadar kaliteli iºgücü olmadýðý için Türkiye nin bu alanda ciddi bir avantajý olduðuna vurgu yapýlmýºtýr. Otomobil üretiminde ciddi anlamda bir tecrübenin, bir bilgi birikiminin var olduðuna ve mühendislik yeteneðinin yaný sýra üretim hattýnda çalýºanlarýn da eðitimli olduðuna iºaret edilmiº, iºgücü maliyetleri yükseldiði için ucuzluðun bir koz olmaktan çýktýðýna vurgu yapýlmýºtýr. Aslýnda maliyetler anlamýnda bu durumun bir tehdit olarak deðerlendirilebileceði, merkez ülke ile %30 luk iºgücü maliyeti farkýnýn hýzla kapanmakta olduðu ifade edilmiºtir. 59
ݺgücü kalitesi ile halen farklý bir avantajýn kullanýldýðý ancak durumun deðiºtiði belirtilmiº, üretimde optimum maliyetlere ulaºýldýðýna ve birim maliyetlerin iºçilik bazýnda hala örneðin Slovenya dan daha az olduðuna iºaret edilmiºtir. Bir diðer firma, maliyetlerin geçmiºte düºük olduðunu ama artýk Çin, Hindistan gibi daha ucuz ülkelerin ortaya çýktýðýný belirtmiºtir. Ayrýca Türkiye de nitelikli iºgücünün pahalý olduðuna dikkat çekilmiº 21 ancak AB ile kýyaslayýnca teknisyenlerde ücret farkýnýn çok fazla olmadýðý vurgulanmýºtýr. Her ne kadar Türkiye de çalýºma saatlerinin daha uzun olduðu ve bunun iºgücü maliyeti açýsýndan bir üstünlük saðlayacaðý kabul edilse de, AB de verimliliðin daha yüksek olduðu, dolayýsýyla Türkiye de maliyetler düºük olduðu için Ar-Ge faaliyetleri buraya kayýyor gibi bir durumun söz konusu olmadýðý belirtilmiºtir. Görüºülen son firma, ülkemizde saat baºýna maliyetlerin AB dekinden daha düºük olduðunu, bu durumun Türkiye deki saat ücretinin ve iºyerindeki hastalýk oranlarýnýn AB ye göre daha düºük, çalýºma saatlerinin ise daha fazla olmasýndan kaynaklandýðýný ifade etmiºtir. Nitelikli iºgücü ve eðitim sistemi ile ilgili sorulara firmalar aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. Bir firma, mühendislik için iº baºýnda eðitimin ºart olduðunu, kendilerinin ilk bir sene boyunca verilen eðitimle % 60 lýk verim artýºý hedeflediklerini belirtmiºtir. Ana firmanýn bulunduðu AB ülkesinde mühendislik eðitiminde Türkiye den farklý olarak bir dönem eðitim; bir dönem çalýºma sisteminin uygulandýðýna oysa Türkiye de halen saðlýklý bir staj kavramýnýn yerleºmediðine iºaret etmiºtir. Bu firma, Ar-Ge merkezinde çalýºanlarýn %71 inin lisans, %13 ünün yüksek lisans ve %1 inin doktora diplomasý olduðunu belirtmiº, bu personelin en az üçte ikisinin en az bir yabancý dil bildiðini vurgulamýºtýr. Ayrýca özellikle TÜBÝTAK-TEYDEB e verilen projeler sonrasýnda üniversitelerle iliºkilerin baºladýðýna iºaret edilmiºtir. Bir baºka firma, Türkiye de nitelikli iºgücünün ve yetiºmiº eleman sayýsýnýn Ar-Ge yapmada önemli bir etken olduðunu, ayrýca çalýºanlarýn iºlerine ve Ar-Ge faaliyetine yaklaºýmlarýnýn olumlu olduðunu vurgulamýºtýr. Türkiye de Ar-Ge altyapýsýnýn mevcut olduðu ve otomotivde istenen 21 Bu firma, ana ºirketin bulunduðu ülkede 1300-1400 avroya mühendis çalýºtýrmanýn mümkün olduðunu ama Türkiye de bu ücretlerle mühendis bulmanýn zor olduðunu zira ücretlerin 2000-3000 avro civarýnda seyrettiðini belirtmiºtir. 60
kalitede eleman bulmakta sorun yaºanmadýðý eklenmiºtir. Görüºülen son firma, Türkiye otomotiv sektöründeki iºgücünün esnek, genç ve dinamik olduðuna iºaret etmiºtir 22. Üretimde uzmanlýk hakkýndaki sorulara firmalar ºu ºekilde yanýt vermiºlerdir. Bir firma; Türkiye nin otomotiv sektöründeki en güçlü yanýnýn üretimde olduðuna, kendilerinin her türlü ürünü yapabilecek kapasiteye sahip olduklarýna, otomotiv sektöründe bilgi birikimi ve tecrübenin mevcut olduðuna iºaret etmiºtir. ݺgücü hareketliliðinin düºük olmasýnýn önemli bir avantaj olarak görüldüðünü ifade etmiºtir. Son olarak satabildikleri tek ºeyin nitelikli iºgücü, bilgi ve tecrübe olduðu vurgulanmýºtýr. Bu soruya cevap veren diðer iki firma, otomotiv sektöründe hem ana sanayi hem de yan sanayinde önemli bir altyapý ve birikim oluºtuðunu ve bunun Ar-Ge kararý üzerinde olumlu etkileri olabileceðini belirtmiºtir. Ýç ve çevre piyasalarýn büyüklüðü ve büyüme hýzýnýn Ar-Ge faaliyeti üzerindeki etkisine yönelik soruya ºu cevaplar verilmiºtir. Bir firma, iç ve çevre piyasalarýn büyüme hýzýný olumlu bulmuº ancak pazar büyüklüðü konusunda olumlu bir durum olmadýðýný belirtmiºtir. Bir diðer firma, Türkiye deki iç pazarýn büyüklüðünün Ar-Ge yi negatif etkilediðini zira otomobilden alýnan dolaylý vergilerin çok yüksek olduðunu vurgulamýºtýr 23. Brezilya da pazar daha büyük olduðu için Ar-Ge faaliyetleri yapýldýðý; Türkiye de ise pazar büyüklüðünün vergilerden olumsuz etkilendiði belirtilmiºtir. AB de pazar büyürken Türkiye de vergilerden dolayý çok yavaº geniºlediði, bunun da Ar-Ge yi olumsuz etkilediði eklenmiºtir. Pazarýn niteliðinin (öncü pazar mý, öncü tüketiciler mi?) inovatif Ar-Ge üzerindeki etkisine iliºkin sorulara aºaðýdaki yanýtlar verilmiºtir. Bir firma aðýrlýkla Avrupa pazarý için üretim yaptýklarýný; Türkiye de Ar-Ge nin yapýlmasýný teºvik edecek büyüklükte bir iç pazardan söz edilemeyeceðini belirtmiºtir. Bir diðer firma, iç piyasa ve dünya piyasasý arasýndaki talep ve düzenleme farklýlýklarýndan kaynaklanan - 22 Örneðin Brezilya da bulunan iºtiraklerde Portekizce, Japonya dakilerde Japonca, Türkiye de ise Ýngilizce ve Almanca konuºulduðuna iºaret edilmiºtir. 23 Türkiye de binek otomobildeki vergi oranýnýn %67, AB de ise %27 düzeyinde olduðu belirtilmiºtir. 61
uyarlama amaçlý- Ar-Ge faaliyetlerinde bulunduklarýna iºaret etmiº, kamyon ve otobüs üretiminden örnekler vermiºtir. Kamyon için AB de filolarýn, Türkiye de bireysel sahipliðin olduðuna iºaret edilmiº, bu durumun Türkiye ye özgü çözüm ve beklentileri birlikte getirdiðine dikkat çekilmiºtir. Somut bir örnek olarak, hem ºoförlerin eðitim düzeylerinin düºük olmasýndan hem de maksimum ve ekonomik ºekilde yük taºýma hedefinden kaynaklanan dört akslý araç üretimi verilmiºtir (ki bu araç ana firmanýn bulunduðu ülkede üretilmemektedir). Otobüsler için ana firmanýn diðer iºtirakleriyle birlikte ortak projelerin yapýldýðý ve pazarlar arasýnda düzenleme farklýklarýndan kaynaklanan deðiºiklik talepleri olduðu belirtilmiºtir (okul otobüsü gibi). Burada Türkiye pazarý için en büyük ihtiyacýn geniº bagaj hacmi olduðu ifade edilmiº, her ne kadar bu özelliklere sahip otobüsler ihraç edilse de daha ziyade iç pazar için üretildiði vurgulanmýºtýr. Ayrýca kurallar konusunda öncü olmadýðýmýza da deðinilmiºtir. Bu baðlamda, AB de güvenlik kurallarýnýn sürekli deðiºtiðine ve sayýsýnýn arttýðýna, bu kurallarýn Türkiye de gecikmeli olarak uygulandýðýna iºaret edilmiº ve gecikmeli takipçi olduðumuz ifade edilmiºtir 24. Bunun baºlýca nedeninin ise Türkiye pazarýnýn AB de yürürlüðe giren düzenlemelerin gecikmeli olarak uygulanmasýný talep etmesidir. Çünkü yeni teknolojilerin kullanýlmasýnýn araçlarýn fiyatýný artýrdýðýna iºaret edilmiºtir. Bu durumun daha ziyade iç pazara yönelik kamyon üretimi için geçerli olduðu, AB ye ihracatýn daha yoðun olduðu kamyon üretiminde yeni teknolojiye çok daha çabuk geçildiði vurgulanmýºtýr. Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileºme hýzý ile ilgili soruyu yanýtlayan firma, Ar-Ge ve üretimi Türkiye de yapýlan iki yeni modelin piyasaya çýkmasý ve baºarýlý olmasý sonrasýnda yüksek satýº rakamlarýna ulaºtýklarýný belirtmiºtir. Ana firmanýn Ar-Ge alanýnda kendi içinde iºbölümü olup olmadýðýna yönelik soruyu iki firma yanýtlamýºtýr. Bir firma, iºbölümü olduðunu doðrulamýº, kendilerinin de bu iºbölümünün bir parçasý olarak Türkiye de üretime yönelik Ar-Ge faaliyetleri gerçekleºtirdiklerini ifade etmiºtir. Diðer firma ise yeni araç tasarlama faaliyetlerinin merkezde yapýldýðýný, varyasyon azaltýlmasýnýn küresel ürün imalatýnda bir çözüm olarak görüldüðünü vurgulamýºtýr. 24 Örnek olarak airbag ve egzos salýným deðerleri verilmiºtir. 62
Vergilerin Ar-Ge harcamalarý üzerindeki etkisi hakkýndaki soruya verilen yanýtlar ayný yönde negatif etki olmuºtur. Vergilerin yüksek olduðuna - kaynak kullanýmý destekleme fonu örneði verilmiºtir, teºvik alabilmek için üretimin bir kýsmýnýn ihracata kaydýrýlmasý gerektiðine, iç piyasaya sunulan kýsýmda ise teºvik olmadýðýna iºaret edilmiºtir. Oysa vergilerin düºmesi durumunda üretimin artacaðýna ve birim maliyetlerin düºeceðine; bunun da talebe olumlu etkisi olacaðý için vergi gelirlerinin artacaðýna iºaret edilmiºtir. Bir diðer firma, otomobil satýºlarýndan alýnan vergilerin, pazarýn geniºlemesini ve dolayýsýyla Ar-Ge faaliyetlerine ayrýlan kaynaklarýn artmasýný engellediðini belirtmiºtir. Otomotiv sektöründeki teºviklerin Ar-Ge etkinliði üzerine etkileriyle ilgili soruya aºaðýdaki yanýtlar verilmiºtir. Bir firma 5746 sayýlý Ar-Ge yi teºvik yasasýndaki bazý sorunlu yanlara deðinmiºtir. Örneðin Ar- Ge merkezinde çalýºan bir iºçinin bir gün izin almasý durumunda tam zamanlýdan yarý zamanlý konumuna düºtüðüne ve bunun da alýnan teºvik miktarýný düºürdüðüne iºaret edilmiºtir. Benzer ºekilde, bir araºtýrmacýnýn teblið sunmak için Ar-Ge merkezinde bulunmamasýnýn ciddi bir kayýp olduðu vurgulanmýºtýr. Esasen Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý nýn bu sorunlarý kabul ettiði ancak gelir idaresine göre bu durumun kabul görmediði eklenmiºtir. Ana sanayiyi geliºtirmeye yönelik politikalarýn var olduðundan ancak yan sanayiyi geliºtirmeye yönelik politikalarýn yetersiz kaldýðýndan bahsedilmiºtir. Yan sanayinin yatýrýmda ve Ar-Ge de avantajlarý olmadýðý, 5746 sayýlý yasadan yararlanýlabilmesi için bu yasada bulunan bazý eºik deðerlerin KOBÝ ler için gözden geçirildiði takdirde yan sanayi üretici bütünleºmesinin artabileceði belirtilmiºtir. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý nýn eºgüdümünde büyük firmalardan gelecek taleplere yönelik bir maliyet düºürücü önlemler paketi ile tüm otomotiv firmalarýný kapsayacak teºviklerin yan sanayiye verilmesi gerektiði ifade edilmiºtir. Ayrýca SANTEZ sisteminin iyi iºlemediðine, akademisyenlerin iºin bürokrasisinden kaçtýðýna, firmalarýn proje yapmak için yetkin üniversite bulmakta zorlandýðýna iºaret edilmiºtir 25. Bir diðer firma, devlet teºviklerinin Türkiye nin Ar-Ge merkezi olma yolunda cazibesini artýrdýðýný belirtmiºtir. Örneðin TÜBÝTAK-TEYDEB desteklerinin bazý Ar-Ge projelerinin Türkiye ye gelmesini ve Ar-Ge kabiliyetlerinin artmasýný saðladýðýna, yürütülen projelerde %40-60 arasýnda destek alýndýðýna 25 Akademisyenlerin TEYDEB projesi yaptýðý ama SANTEZ projesi yapmak istemediði belirtilmiºtir. 63
iºaret etmiºtir. Ancak finansmaný saðlayan kurumun teºviklerin sürdürülebilirliði konusundaki tutumu eleºtirilmiº ve mevcut uygulamanýn biz sizi uzun zamandýr destekliyoruz artýk bundan sonra siz kendi kaynaklarýnýzla devam edin ºeklinde olduðu belirtilmiºtir. Kendilerinin rekabet ettiði küresel ºirketlerin milyarlarca dolarlýk Ar-Ge bütçelerinin olduðuna, onlarla saðlýklý bir ºekilde rekabet edebilmek için kaynak konusunda sýkýntýlarýnýn olmamasý gerektiðine vurgu yapýlmýºtýr. Üniversitelerle iliºkilere yönelik soruya verilen yanýtta; Türkiye de üniversite-sanayi iliºkilerini tanýmlayan bir strateji belgesi olmadýðýna iºaret edilmiº, devlet üniversitelerinden akademisyenlere mali destek vermek suretiyle danýºmanlýk hizmeti alýnmasýna yönelik politikalarýn geliºtirilmesi gerektiðine iºaret edilmiºtir. Ayrýca üniversite öðrencilerine staj olanaklarý tanýndýðý ve bitirme projelerine finansman saðlandýðý belirtilmiºtir. Bir diðer firma, bir üniversite ile cüzi miktarda çalýºma yapýldýðýný, bilgi aktarýmýnýn kendilerinden üniversiteye doðru (uzmanlar öðrencilere dersler, seminerler vermiºtir) gerçekleºtiðini, diðer yönde danýºmanlýk ve bilgi akýºýnýn az olduðu eklenmiºtir. Sektördeki Ar-Ge uzmanlýðý ile ilgili soruya bir firma; Ar-Ge etkinliðinin bilim tabanlý bir faaliyet olarak düºünülmesi gerektiðini oysa verilen desteklerin daha ziyade mevcut ürün ya da süreçlerdeki iyileºtirmelere yönelik olduðunu belirtmiº, bu faaliyetlerin Ar-Ge den ziyade Ür-Ge (Ürün-Geliºtirme) olarak tanýmlanmasý gerektiðine iºaret etmiºtir. Sonuçta desteklerden yararlanan çalýºmalarýn katma deðer yaratýp yaratmadýðýnýn deðerlendirilmesinin, bunun için de etki analizi çalýºmalarýnýn yapýlmasýnýn ºart olduðu vurgulanmýºtýr. Bir diðer firma, sektörde Ar-Ge alanýnda önemli bir uzmanlýk ve birikim olduðunu, bu birikimin ana firmanýn deðiºen imajý çerçevesinde gerçekleºtirdiði yeni küresel projelerden ülkemizin önemli bir pay almasýný saðlayacaðýný belirtmiºtir. Tedarikçilerle iliºkilerin sektördeki Ar-Ge faaliyetlerine etkisi hakkýndaki soruya firmalar aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. Bir firma, tedarikçi firmalarýn çoðunun geçmiºte ana sanayide çalýºanlar tarafýndan kurulduðunu, yerli firma oranýnýn % 50-70 arasýnda deðiºtiðini ve bu oranýn giderek arttýðýný söylemiºtir. Tedarikçilerinin güçlü olduðuna ancak rekabetçilik konusunda kendilerine bir üstünlük saðlamadýklarýna iºaret etmiºtir. Öte yandan tedarikçilerde bulunan yetiºmiº iºgücünün geliºmesi için örneðin ortak proje geliºtirme aºamalarýnda ana firma ile muhatap 64
olduklarý; bu anlamda Türkiye ile merkez ülke mühendislerinin irtibat halinde kalabildikleri vurgulanmýºtýr. Bir diðer firma, tedarikçilerinin kendileriyle üretimde iºbirliði yapabilmesi ve iºi öðrenmesi açýsýndan Ar-Ge faaliyetlerinin önemli olduðunu ve dolayýsýyla tedarikçilerin zorunlu olarak Ar-Ge yaptýklarýný belirtmiºtir. Bir firmanýn Ar-Ge yapýyor olmasýnýn tedarikçi olarak seçilmesine olumlu etki yapacaðýna iºaret etmiºtir. Ayrýca tedarik zincirindeki firmalarýn da belli kabiliyetlerinin olmasý gerektiðine ancak Türkiye de bunun sýnýrlý olduðuna vurgu yapýlmýºtýr. Bir diðer firma hem tasarým hem de imalat aºamalarýnda yan sanayi ile uzun süredir birlikte çalýºtýklarýný ifade etmiºtir. Döküm, plastik ve enjeksiyon gibi alanlardaki tedarikçilerle ortak geliºtirme faaliyetleri yapýldýðý ve uzun dönemli iliºkiler kurulduðu, kesinlikle sadece ürünler ucuz diye gidilmediði, tedarikçilerden yüksek kalite beklentilerinin olduðu ama standartlarý saðlayan tedarikçi sayýsýnýn az olduðu belirtilmiºtir. 26 Belki de kýsmen bunun bir sonucu olarak örneðin otobüs üretiminde girdilerin % 80 inin ithal edildiði eklenmiºtir. Ayrýca ana firmanýn bulunduðu ülkeden Türkiye ye gelen yan sanayi firmalarý olduðuna ve bu ºekilde yerli tedarikçilerle yabancýlarýn bir araya geldiðine iºaret edilmiºtir. Otomotiv sektöründe Ar-Ge faaliyetinde bulunma kararýnýn nasýl alýndýðýna yönelik soruya firmalar aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. Bir firma, talebin kendilerinden ana firmaya gittiðini, Türkiye de Ar-Ge avantajý elde edilebileceðini savunduklarýný yani fikrin kendilerinden çýktýðýný savunmuºtur. Bir diðer firma, Türkiye de Ar-Ge yapma kararýnýn baºlangýçta üretim, kalite ve maliyet ile ilgili sorunlarý çözmek ve pazarla doðru iliºkiler kurmak amacýyla alýndýðýný, zaman içinde Ar-Ge kabiliyetlerinin geliºmesiyle kapsamýnýn da geniºlediðini belirtmiºtir 27. Ayrýca Türkiye de Ar- Ge yapýlmasý kararýný belirleyen etmenler arasýnda yeterli ve nitelikli iºgücü, yüksek eðitim seviyesi ve teºviklerin cezbedici olduðu belirtilmiºtir. Ana firmanýn bulunduðu ülkede yeterli sayýda iºgücü bulmakta zorlandýklarýna, toplam maliyetlerin fazla olduðuna ayrýca proje sayýsý arttýkça merkezde yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin tüm mevcut projeleri tamamlamasýnýn 26 Cam saçý gibi bazý girdilerde bir ya da iki alternatif olduðu ifade edilmiºtir. 27 Görüºülen firma yetkilisi kendisinin daha önce bir AB ülkesinde faaliyet gösteren çok uluslu bir ºirketin Ar-Ge müdürü olarak çalýºtýðýný belirtmiº ve Türkiye ye gelmesinin bir nedeninin de buradaki ºirkette Ar-Ge yapýlmasý olduðuna vurgu yapmýºtýr. 65
mümkün olmadýðýna iºaret edilmiºtir. Türkiye de Ar-Ge teºviklerinin varlýðýnýn ve iºgücü arzýnýn fazla olmasýnýn, Ar-Ge yapýlmasýný olumlu etkilediði de ifade edilmiºtir. Ar-Ge faaliyetlerinin hangi alanlarda yapýlacaðýna dair kararlarýn kimler tarafýndan nasýl verildiðine yönelik soru aºaðýdaki ºekilde yanýtlanmýºtýr. Bir firma, Ar-Ge onayýnýn merkeze ait olduðunu belirtmiºtir. Fikirlerin aºaðýdan geldiðine, fizibilite ve rantabiliteye bakýlarak karar verildiðine ( Ar-Ge gelirleri ile giderleri ayný safhada deðil ) iºaret etmiºtir. Araºtýrma talebinin ana firmadan geldiði, projeye baðlý olarak burada altyapý kurulduðu ifade edilmiº ancak Türkiye de araºtýrma altyapýsýnýn oldukça zayýf olduðu vurgulanmýºtýr. Bu alandaki eksiklikleri gidermek amacýyla gelecekte üniversiteler ile iºbirliði yapýlmasýnýn ve araºtýrmalarýn üniversitelere de kaydýrýlmasýnýn planlandýðý belirtilmiºtir. Bir diðer firma, Türkiye de Ar-Ge yapma kararýný kendilerinin verdiðini, genel hatlarýyla ana firmanýn ilgi alanlarýný bildiklerini ve ona paralel olarak bazý iºleri burada özerk olarak kendilerinin yaptýðýný ifade etmiºtir 28. Ar-Ge faaliyetlerinin tamamýyla burada gerçekleºtirildiði ve üniversitelerdeki birikimden faydalanarak yapýldýðý, Ar-Ge bütçelerinin merkezden ayrý olduðu vurgulanmýºtýr. Üçüncü bir firma, projenin uluslararasý boyutuna ve araç platformuna baðlý olarak ana firma ile ortak karar verildiðini belirtmiºtir. Ana firmanýn Ar-Ge merkezlerinin ana ülke dýºýna çýkýp çýkmadýðýna yönelik soruya aºaðýdaki cevaplar verilmiºtir. Bir firma Ar-Ge etkinliðinin zaten uluslararasý bir etkinlik olduðunu ve tasarlanan modellere göre farklý iºlerin farklý merkezlere (ülkelere) ihale edildiðini belirtmiºtir. Bir baºka firma, Brezilya da Ar-Ge merkezlerinin bulunduðunu, Çin ve Hindistan da yeni merkezlerin kurulacaðýný belirtmiºtir. Türkiye deki Ar-Ge merkezinin ana firmanýn AB deki ikinci, dünyadaki üçüncü büyük Ar-Ge merkezi olduðu ifade edilmiºtir. Brezilya daki Ar-Ge faaliyetlerinin biraz farklý olduðu zira orada kapalý ve kendi kurallarý olan bir pazar ve düzenin olduðu vurgulanmýºtýr. Bir baºka firma, ana firmanýn otobüse yönelik Ar-Ge yatýrýmlarýný çok dýºarý çýkarmadýðýný belirtmiºtir. Ar-Ge merkezi seçimi için Hindistan dan bahsedildiði ancak bu konunun karara baðlanmadýðý zira Türkiye de ve AB de üretilen araçlarýn çok ucuz olmadýðý için Hint pazarýna uygun olmadýðý ifade edilmiº, Türkiye de geliºtirme çalýºmalarýnýn, 28 Örnek olarak elektrikli araç projesi verilmiºtir. 66
Hindistan da ise üretimin gerçekleºebileceði vurgulanmýºtýr. Görüºülen son firma, ana firmanýn bulunduðu ülkedeki Ar-Ge merkezine ek olarak farklý kýtalarda da Ar-Ge merkezleri bulunduðunu belirtmiºtir. Ar-Ge merkezlerinin küresel daðýlýmý ile ilgili soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Merkezi AB de bulunan bir firma Kore, Romanya, Fransa, Rusya, Güney Kore ve Arjantin de Ar-Ge merkezleri bulunduðunu belirtmiºtir. Merkezi AB de bulunan bir diðer firma Brezilya da ve Türkiye de Ar-Ge merkezlerinin olduðunu, Çin ve Hindistan da yeni merkezler kurmayý planladýklarýný ifade etmiºtir. Merkezi yine AB de bulunan üçüncü bir firma, kamyon Ar-Ge sini Stuttgart, Portland ve Tokyo da yaptýklarýný, Sao Paolo ve Türkiye de (üretimle baðlantýyý saðlayan birimde) geliºtirme merkezleri olduðunu belirtmiºtir. Bir baºka ürün olan otobüste ise Fransa ve Çek Cumhuriyeti nde Ar-Ge merkezlerinin bulunduðuna, bu iki ülkede hem üretim hem de Ar-Ge yapýldýðýna iºaret edilmiºtir. Türkiye deki tesislerde deneme testleri yapýldýðý, bunun doðal olarak Ar-Ge den farklý olduðu vurgulanmýºtýr. Son olarak, ana ºirketi ABD de olan bir firma Amerika, Avrupa, Avustralya ve Asya da Ar-Ge merkezlerinin olduðunu belirtmiºtir. Ana firmanýn yakýn bir gelecekte yeni Ar-Ge merkezleri kurmayý planlayýp planlamadýðýna dair sorulan soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma, mülakatýn yapýldýðý tarih itibariyle böyle bir planýn olmadýðýný, daha ziyade mevcut merkezlerde güçlendirmelere gidileceðini belirtmiºtir. Ýkinci firma, ºirket birleºmesinden dolayý ABD de Ar-Ge yapmaya baºlayacaklarýný ifade etmiºtir. Bir diðer firma, küreselleºme sürecinin dayattýðý rekabette yeni ürün ve üretim sistemleri ile yeni teknoloji kullanýmýnýn öne çýktýðýný belirtmiº; yeniyi ve yeniliði yaratmanýn ve buna baðlý olarak rekabetçi bir yapýya sahip olabilmenin yolunun ise Ar-Ge faaliyetlerinden geçtiðini ve bu doðrultuda gerçekleºtirilecek projelere baðlý stratejilere göre Ar-Ge yapýlacak lokasyonlarýn belirlendiðini vurgulamýºtýr. Türkiye de Ar-Ge faaliyetinde bulunan firmalara ne amaçla Ar-Ge yaptýklarý sorulmuº, aºaðýdaki cevaplar alýnmýºtýr. 67
Bir firma, genelde uyarlama amaçlý Ar-Ge yaptýklarýný, elektrikli araçlara yönelik çalýºmalarýn ise daha inovatif araºtýrmalar içerdiðini belirtmiºtir. Ar-Ge faaliyetleri arasýnda yerlileºtirme, geliºtirme ve tasarým deðiºiklikleri olduðu gibi iç ve dýº piyasalar için ortak ürün ve süreç geliºtirmelerinin de söz konusu olduðuna da iºaret edilmiºtir. Bir baºka firma, Ar-Ge nin deðiºik türleri olduðunu belirtmiº, ileri teknoloji içeren Ar-Ge nin yaklaºýk on yýl sürdüðünü, ürün Ar-Ge sinin ise iki yýl kadar sürdüðünü hatýrlatmýºtýr. Firmalarýn sermaye yapýlarýna göre hangi Ar-Ge yi gerçekleºtireceklerine karar verdiklerini ve Türkiye de genellikle yeni ürün Ar- Ge si yaptýklarýný vurgulamýºtýr. Ülkemizde yapýlan üretimin %80 i ihraç edildiði için zaten doðrudan ihraç pazarlarýna yönelik yeni ürün Ar-Ge si yapýldýðý belirtilmiº, ithal edilen ara mallarýn Ar-Ge sini yapmayý düºünür müsünüz? sorusuna bunun çok zor olduðu yanýtý verilmiºtir. Bir diðer firma, kamyon taºýmacýlýðýnda AB de filolarýn, Türkiye de bireysel sahipliðin baskýn olduðunu belirtmiº, bunun Türkiye ye özgü çözüm ve beklentileri birlikte getirdiðine iºaret etmiºtir. Somut bir örnek olarak, hem ºoförlerin eðitim düzeylerinin düºük olmasýndan hem de maksimum ve ekonomik ºekilde yük taºýma hedefinden kaynaklanan dört akslý araç üretimi verilmiºtir. Ar-Ge çalýºmalarý ve pazara uyarlama çalýºmalarýnýn olduðu belirtilmiºtir 29. Ana firmanýn bulunduðu ülkedeki bazý birimleri kapatýp Türkiye ye getirmekteki bir zorluðun da sendikalarýn olasý tepkisi olduðu vurgulanmýºtýr. Her halukarda gerekiyorsa önce üretimin aktarýlacaðý, sonra da uyarlama ve geliºtirme kapasitesinin artýrýlabileceði belirtilmiºtir. Otobüs için ana firmanýn diðer iºtirakleriyle birlikte ortak projelerin yapýldýðý ve pazarlar arasýnda düzenleme farklýklarýndan kaynaklanan deðiºiklik talepleri olduðu belirtilmiºtir. Burada Türkiye pazarý için en büyük ihtiyacýn geniº bagaj hacmi olduðu ifade edilmiº, her ne kadar bu özelliklere sahip otobüsler ihraç edilse de daha ziyade iç pazar için üretildiði vurgulanmýºtýr. Görüºülen son firma, yerli ve ihracat pazarlarýna yönelik araç, motor ve aktarma organlarý geliºtirmek için Ar-Ge faaliyetleri yaptýklarýný belirtmiºtir. Ar-Ge faaliyetlerinin performansýnýn nasýl ölçüldüðüne iliºkin soruya verilen yanýtlar aºaðýdadýr. 29 Bazý Ar-Ge sonuçlarý merkeze aktarýlýyor olsa da bunun çok sýk rastlanmayan bir durum olduðu belirtilmiºtir. 68
Bir firma performansý, yürütülen projeler bazýnda deðerlendirdiklerini; maliyet, süre, kalite ve audit gibi etmenlerin önemli olduðunu belirtmiºtir. Bir baºka firma, kullanýlan kriterler arasýnda patent sayýsýnýn, yeni ürünü devreye alma hýzýnýn yani tasarýmdan seri imalata kadar geçen sürenin ve daha sonra da ayný ürünün satýºlardaki payýnýn olduðuna iºaret etmiºtir. Ayrýca ürün geliºtirmenin alt süreçlerinin hýzýnýn, Ar-Ge nin hýz ve kalitesinin performans ölçüm kriterleri arasýnda bulunduðu vurgulanmýºtýr. Ayrýca son üç yýldýr ürünlerin tamamýnda kullanýlan performans kriterlerinin genellikle %99 oranýnda baºarýya iºaret ettiði ifade edilmiºtir. 2007 ve 2008 yýlýnda üretime baºlanan iki yeni araba modelinin tamamen Türkiye deki Ar-Ge faaliyetleri sonucu üretildiðini ve 2009 yýlýnda bu iki aracýn satýºýnýn cirolarýnda önemli bir yer tuttuðunu eklemiºtir. Bir baºka firma, kriter olarak proje yönetiminin kalite kapýlarýyla takip edildiðini belirtmiºtir. Bu ºekilde ne kadar gelir elde edildiði, masraflarýn ne kadar zamanda karºýlandýðý, müºterinin talebinin ne ölçüde karºýlandýðý ve aylýk bazda hangi bütçeyle projede nereye ulaºýlýyor gibi sorulara cevap arandýðý ifade edilmiºtir. Görüºülen son firma, en gerçekçi göstergelerin Ar-Ge harcamalarý, sýnai mülkiyet haklarýnýn korunmasýna yönelik yapýlan faaliyetler, nitelikli Ar-Ge personeli sayýsý ve gerçekleºtirilen/planlanan Ar-Ge proje sayýsý olduðunu belirtmiºtir. Ar-Ge harcamalarýnýn dýº finansman kaynaklarýyla ilgili soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma TEYDEB in doðrudan Ar-Ge destekleri dýºýnda vergi teºviklerinden de yararlandýklarýný belirtmiºtir. Bir baºka firma, TEYDEB destekleri ve vergi teºviklerinin dýº finansman kaynaklarý arasýnda bulunduðunu; AB projelerine de baºvurduklarýný fakat oradaki temel amacýn öðrenmek, o platformlarda varlýk göstermek olduðunu ifade etmiºtir. Bir firma, TEYDEB tarafýndan desteklenen bir projeleri bulunduðunu, 2000 yýlýndan önce de olduðunu ve önümüzdeki üç yýl için yürütülecek projeleri olduðunu belirtmiºtir. Ayrýca merkezin yürüttüðü AB projelerinin ortaðý olduklarýný ve bu ºekilde de finansman saðladýklarýný vurgulamýºtýr. Son firma, TEYDEB teºviklerinden ve vergi teºviklerinden yararlandýklarýný ifade etmiºtir. Firmalar üç yýl içinde Türkiye deki Ar-Ge biriminin durumunu nasýl gördüklerine yönelik soruyu aºaðýdaki ºekilde yanýtlamýºlardýr. 69
Bir firma, Ar-Ge biriminin kýrk yýllýk geçmiºi ve altyapýsý olduðunu belirtmiº, daha da geliºeceklerini söylemiºtir. Her aracýn bir tepe yöneticisi olduðunu, yeni modeller için her zaman rekabet olduðunu ama güçlü altyapýlarý ile rekabette baºarýlý olacaklarýný vurgulamýºtýr. Mühendislik maliyetleri açýsýndan da görece avantaj yaratabilirlerse gelecek beº yýlda kalýcý bir Ar-Ge merkezi olabilecek potansiyele sahip olduklarýný ifade etmiºlerdir. Bir diðer firma Ar-Ge faaliyetlerinin artarak devam edeceðini belirtmiºtir. Bir firma gelecek üç yýl için iº alýndýðýný, otobüs için Ar-Ge merkezinin öneminin giderek artacaðýný (ana firma için bazý sistemler Türkiye de yapýlýyor), kamyonda Ar-Ge teºviklerinden yararlanýlýrsa ekonomik avantaj doðacaðýný ve bazý fonksiyonlarýn buraya aktarýlacaðýný belirtmiºtir. 4.3.4 Elektronik Yarý yapýlandýrýlmýº anket çalýºmasý için görüºülen firmalar iº çevresinin Ar-Ge üzerindeki etkileri ile ilgili sorulara aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. Elektrik sektöründeki maliyetlerin Ar-Ge faaliyeti üzerine etkisi hakkýnda, dört firma Türkiye de maliyetlerin özellikle de iºgücü maliyetinin düºük olmadýðýný belirtmiºlerdir. Bazý firmalar maliyetlerin Çin ve Polonya dan daha yüksek olduðuna iºaret etmiºlerdir. Bazý firmalar Türkiye de maliyetlerin genelde AB den yüksek, bazýlar ise düºük olduðunu vurgulamýºlar, bu baðlamda desteklerin saðladýðý Ar-Ge fonlarýnýn telafi edici etkisi olduðuna iºaret etmiºlerdir. Görüºülen son firma özellikle çýplak ücretler göz önüne alýndýðýnda Türkiye nin hala düºük maliyetli bir ülke olduðunu belirtmiº, nitelikli iºgücü bulmakta zorlandýklarýný eklemiºtir. Nitelikli iºgücü konusundaki sorulara ºu cevaplar verilmiºtir. Bir firma nitelikli iºgücünün yeterli sayýda olduðunu, ihtiyaçlara uygun mühendis bulabildiklerini ifade etmiº, sanayinin ihtiyaçlarýný karºýlamak için yine de eðitim programlarýný güncellemek gerektiðine dikkati çekmiºtir. Üniversite ile iºbirliði yaptýklarýna ve kendilerinin de bu konuda geri-beslemelerde bulunduklarýna iºaret etmiºlerdir. Bir diðer firma, yeterli sayýda nitelikli iºgücü bulabildiklerini, iºgücü konusunda yaºadýklarý sorunun daha ziyade yetiºmiº eleman azlýðý olduðunu belirtmiºtir. Mühendislik bölümlerinde okutulan derslerin ve dolayýsýyla mezunlarýn endüstriye uzak olduklarý, bu anlamda iºgücü 70
bulmanýn zor olduðu vurgulanmýºtýr. Bir firma, Türkiye de son derece yetkin mühendisler yetiºtiren kaliteli üniversitelerin bulunduðunu, iºyerinde doktora diplomalýlarýn ve mühendislerin teknik konularda çok yetkin olduklarýný belirtmiºlerdir. Yetkin araºtýrmacýlarýn makul bir ücret karºýlýðýnda çalýºtýklarýna, bunun Türkiye için bir üstünlük olduðu vurgulanmýºtýr. Ayrýca mühendislerin esnek ve çalýºkan olduklarýna, üzerinde çalýºtýklarý projelere kendilerini adadýklarýna ve yüksek motivasyonlu olduklarýna iºaret edilmiºtir bu hususun Orta Avrupa dan çok farklý olduðu vurgulanmýºtýr. Görüºülen son firma ara eleman bulmakta zorlandýklarýný, Türkiye nin AB deki ortalama eðitim kalitesinin çok gerisinde olduðunu belirtmiºtir. Üretimde uzmanlýðýnýn Ar-Ge üzerindeki etkisi hakkýnda sorulan soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma üretimde uzmanlýðýn ve üretim yetkinliðinin çok üst seviyede olduðunu, bir süredir lisans ve patent kullanmadýklarýný belirtmiº, ayrýca tesis kurma ve çalýºtýrma yetkinliðine sahip olduklarýna iºaret etmiºtir. Bir diðer firma, üretimde uzmanlýðýn kendileri için çok önemli olduðunu, dünya çapýnda elliye yakýn üretim tesisleri olduðunu ama en önemlilerinden birinin Türkiye de bulunduðunu belirtmiºtir. Faaliyetlerini Ar-Ge ile devam ettirmeye karar verdiklerini, kanýtlanmýº olan bir ºeyin sürdürülebilirliðinin önemli olduðunu vurgulamýºlardýr. Bir firma, üretim yetkinliklerinin üst düzeyde olduðunu ve ayrýca tedarikçilerinin yetkinliðine olumlu katký yaptýklarýný belirtmiºtir. Tedarikçilerinin % 34 ünün yerli olduðu ve bu oraný artýrmayý hedefledikleri ifade edilmiºtir. Görüºülen son firma, Türkiye de üretimde uzmanlýðýn olmadýðýný ancak çok baºarýlý bir yan sanayi olduðunu belirtmiºtir. Yan sanayinin baºarýlý olmasýný ise taklit etme yeteneðinin ve görerek öðrenme nin yüksek olmasýna baðlamýºtýr 30. Örneðin kendi baºlýca ürünlerini yapa yapa öðrendiklerini, bir baºka firmadan yönetici transfer ettiklerini ve yetiºmiº eleman aldýklarýný eklemiºlerdir. 30 Örneðin yan sanayinin makine yapmayý çok iyi öðrendiði, mühendislik yeteneklerinin sürekli taklit ederek geliºtiði için yüksek olduðu ama örneðin malzeme konusunda iyi olunmadýðýný vurgulanmýº, iyi malzeme üretememe sebebi olarak ise malzeme biliminin geliºmediði belirtilmiºtir. Bunun bozup yeniden yapmakla, görerek taklit etmekle öðrenilmeyeceði vurgulanmýºtýr. 71
Türkiye de Ar-Ge yapma kararýný iç pazarýn ya da çevre piyasalarýn büyüklüðünün ya da büyüme hýzýnýn ne ölçüde etkilediðine yönelik soruya gelen yanýtlar ºunlardýr. Bir firma, küresel bir ºirket olduklarýný bu yüzden iç piyasanýn tek baºýna önemli olmadýðýný belirtmiº, Ar-Ge nin deðer yaratmak için zorunlu olduðuna iºaret etmiºtir. Bir diðer firma, iç pazarýn büyüme hýzýnýn kendileri için tetikleyici olduðuna, üretim artýºlarýnýn iç pazarla paralel gittiðine iºaret etmiºtir. Bir firma, Türkiye nin özellikle iç piyasada avantajý olduðuna, büyüme hýzýnýn yüksekliðine ve kriz sonrasýnda talebin çabuk toparlandýðýna iºaret etmiºtir. Ýhracat olanaklarýnýn ve Türkiye nin jeopolitik konumunun önemli olduðu vurgulanmýºtýr 31. Bir diðer firma, iç pazarýn büyük ancak kendi paylarýnýn düºük olduðunu belirtmiºtir. Bir ºirketin pazardaki payýnýn yüksek olmasýnýn getirdiði avantajlardan birinin de enerji verimliliði gibi yasalarýn çýkmasýný etkileyebilmesi olduðu belirtilmiºtir. Görüºülen son firma, Türk tüketicisinin bilinçlendiðine, taleplerinin kalitesinin arttýðýna ve bunun da kendileri için tetikleyici ama çok belirleyici olmadýðýna iºaret etmiºtir. Ayrýca Türkiye de kendi sektörlerinde rekabetin yüksek olduðu belirtilmiº, marka olmanýn önemine vurgu yapýlmýºtýr. Ar-Ge nin ticarileºme hýzýna yönelik soruya aºaðýdaki cevaplar verilmiºtir. Bir firma, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileºme hýzýnýn 3-4 yýl olarak düºünülebileceðini belirtmiº ve Ar-Ge faaliyetlerini üç gruba ayýrdýklarýný eklemiºtir 32. Bir diðer firma, Türkiye de ticarileºme hýzýnýn diðer ülkelere göre yüksek olduðunu belirtmiºtir. Örnek olarak, daha iki yýl öncesine kadar hiçbir deneyimlerinin olmadýðý bir alanda TÜBÝTAK destekli bir Ar-Ge projesi ile bir makine tasarlayýp ürettiklerini ve pazarladýklarýný söylemiºlerdir. Görüºülen son firma, Türkiye de uyarlama ve uygulamalý araºtýrma için ticarileºme hýzýnýn yüksek olduðunu belirtmiº ancak kendilerinin temel araºtýrma yapmadýklarýný ifade etmiºtir. TÜBITAK desteði alabilecek çok sayýda ºirket olduðuna ancak bunlardan onda birinin bile baºvuru yapmadýðýna iºaret etmiºtir KOBÝ lerin de yeni fikirleri olduðu ama onlarýn ticarileºmesinin çok hýzlý olmadýðý hatta çoðunun hayata bile geçmediði vurgulanmýºtýr. 31 Firma yetkilileri saðlýk birimlerinin 80 ülkeyi buradan yönettiðini belirtmiºtir. 32 Ürüne dönen çalýºmalar (2-3 yýl); orta vade (3-10 yýl ) ve uzun vadeli (30 yýl;) çalýºmalar. 72
Ar-Ge faaliyetlerindeki iºbölümü hakkýndaki soruyu bir firma yanýtlamýºtýr. Bu firma, genelde Ar-Ge faaliyetlerinin AB deki merkezde yapýldýðýna ama merkez dýºýnda üretim tesislerinin olduðu yerlerde de Ar-Ge merkezlerinin bulunduðuna iºaret etmiºtir. Ar-Ge de katý bir iºbölümünün olmadýðý, bir iºi en kýsa sürede ve en inovatif ºekilde kim gerçekleºtiriyorsa projenin ona verildiði ifade edilmiºtir. Vergilerin Ar-Ge faaliyetleri üzerindeki etkisi hakkýnda aºaðýdaki görüºler belirtilmiºtir. Bir firma, geçmiºte vergilerle ilgili bir sorun yaºamadýklarýný ve Türkiye ye büyük miktarda yatýrým yaptýklarýný belirtmiº ancak bir süredir tüketici vergilerinin çok yüksek düzeyde olduðunu ve bunun Ar-Ge için ciddi bir engel oluºturduðunu eklemiºtir. Diðer bir firma, ücretlerden alýnan vergilerin çok yüksek olduðunu, AB de vergi mevzuatýnýn çok açýk olduðu halde, Türkiye dekinin anlaºýlmasýnýn çok zor olduðunu belirtmiºtir. Ar-Ge ye saðlanan devlet teºvikleri hakkýnda firmalar aºaðýdaki görüºleri ifade etmiºlerdir. Bir firma, Ar-Ge teºviklerinin olumlu bir ortam yarattýðýný, ºirket içindeki Ar-Ge nin geliºmesi açýsýndan bu teºviklerin önemli olduðunu belirtmiºtir. Gelecek için; daha fazla kaynak aktarýlmasýndan ziyade destek süreçlerinin daha esnek hale getirilmesinin ve bürokrasinin daha kolay, anlaºýlýr ve iºler hale getirilmesinin önemi vurgulanmýºtýr. Bir diðer firma, vergi ve doðrudan teºviklerin çok önemli olduðunu ve teknoloji iºbirlikleri ile birlikte deðerlendirilmesi gerektiðini vurgulamýºtýr. Ancak küresel yarýºta baºarýlý olmak için verilen desteðin yeterli olmadýðýný da belirtmiºtir. Görüºülen son firma, AB ülkeleriyle karºýlaºtýrýldýðýnda Türkiye de Ar-Ge ye saðlanan doðrudan ve dolaylý teºviklerin hem miktar hem de kapsam olarak yetersiz kaldýðýna iºaret etmiºtir. Diðer firma ve üniversitelerle iºbirlikleri hakkýndaki soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma yetkilisi, çeºitli fakülte danýºma kurullarýnda yer aldýklarýný ve müfredatýn gözden geçirilmesine katkýda bulunduklarýný belirtmiºtir. Bir dizi devlet ve vakýf üniversiteleri ile yüksek lisans ve doktora bazlý protokoller olduðu ifade edilmiºtir. Böylece hocalarýn sanayinin reel problemlerini tez olarak ele alabilmesinin saðlandýðý ve öðrencilerin finanse edildiði 73
vurgulanmýºtýr. Bu protokollerle üniversitelere know-how aktarýldýðý ama sonunda öðrenciler mezun olduðunda akademik yetkinliklerinin birlikte daha donanýmlý bir insan profili elde edildiði belirtilmiº ve 160 ýn üstünde yüksek lisans ve doktora tezinin tamamlandýðý eklenmiºtir. Ayrýca bu protokoller ile fikri mülkiyet haklarýnýn korunduðu ve yönetildiði ifade edilmiºtir. Bir diðer firma, aralarýnda ODTÜ ve TAÝ nin de bulunduðu üniversite ve ºirketlerle iºbirliði yaptýklarýný, yurtdýºýndan da iº yaptýrdýklarý ºirketler olduðunu belirtmiºtir. Görüºülen firmalar elektronik sektöründe tedarikçilerle iliºkiler hakkýndaki soruyu aºaðýdaki ºekilde yanýtlamýºlardýr. Bir firma, tedarikçiler ile iliºkilerde Türkiye nin avantajlý olduðunun söylemenin güç olduðunu ve tedarikçilerin kendi Ar-Ge lerini yapmakta zorlandýklarýný belirtmiºtir. Tedarikçilerle birlikte ortak proje geliºtirme gibi çalýºmalarýn bazen gündeme geldiðine, örneðin elektronik projelerinde tedarikçilerin Ar-Ge dahil projenin tamamýný teslim edebildiðine ama genelde tedarikçilerle birlikte yapýlan ortak Ar-Ge çalýºmasýnýn az olduðuna iºaret edilmiºtir. Bir diðer firma, örneðin Ýspanya da ana sanayi firmalarýnýn tedarikçiler ile birlikte yeni ürünler ortaya çýkardýðýný belirtmiº, Türkiye de ise önce kendilerinin geliºmesi gerektiðini, tedarikçilerin geliºmesinin sonra geleceðini ifade etmiºtir. Stratejilerinin bir parçasý olarak tedarikçi geliºim programlarý baºlattýklarýný ve amaçlarýnýn ileride kendi problemlerini çözebilen tedarikçiler yaratmak olduðunu ancak hala o noktadan uzakta bulunduklarýný vurgulamýºtýr. Yasal düzenleme ve hukuki mevzuat ile Ar-Ge faaliyeti arasýndaki iliºki hakkýndaki soruya ºu cevaplar verilmiºtir. Bir firma, proje bazlý desteklerde yan sanayi ve tedarikçilerin daha fazla desteklenmesi gerektiðine iºaret etmiºtir. Bir diðer firma, Ar-Ge teºviklerine olumlu yaklaºtýklarýna ancak bu desteklerin yerinde ve zamanýnda alýnmasýnýn çok zor olduðuna, önemli bir vakit kaybý yaºadýklarýna iºaret etmiºtir. Ayrýca Çin ve Polonya örneði verilmiº ve Türkiye deki doðrudan ve dolaylý Ar-Ge desteklerinin bu iki ülkedeki kadar kapsamlý olmadýðý belirtilmiºtir. Elektronik sektöründe Ar-Ge faaliyetinde bulunma kararýnýn nasýl alýndýðýna yönelik soruya firmalar aºaðýdaki yanýtlarý vermiºlerdir. 74
Bir firma, Türkiye de Ar-Ge faaliyetine baºlama konusunda merkezi ikna etmek için üç neden ileri sürdüklerini belirtmiºtir. Bunlardan ilki; Türkiye de üretim üssü kurduklarýný ve dolayýsýyla teknoloji geliºtirmeleri gerekliliði, ikinci olarak 5746 sayýlý Ar-Ge merkezleri yasasýnýn ortamý olumlu etkilemiº olmasý ve son olarak, Türkiye de üniversitelerle iºbirliklerinin kurulmasýdýr. Bir diðer firma, aslýnda Ar-Ge kararýný ana firmanýn verdiðini ancak eðer yabancý iºtirakler Ar-Ge faaliyeti yapmak isterlerse ve yapabilecekleri konusunda merkezi ikna edebilirlerse, bu faaliyeti gerçekleºtirebildiklerini ifade etmiºtir. Görüºülen son firma, Türkiye de Ar-Ge yapýlmasý önerisinin kendilerinden geldiðini, üzerlerinde zaman baskýsý olduðunu ve vaat ettikleri iºleri vaat ettikleri zamanda yapabileceklerine kimsenin inanmadýðýný belirtmiºtir. Bu engeli aºmak için hýzlý ve mühendislik açýsýndan güçlü olduklarýný kanýtlamak için çaba sarf ettiklerini belirtmiºlerdir. Ayrýca iletiºimin hýzlý ve rafine bilgiler üzerinden yürümesinin beklendiðini, baºka bir deyiºle merkezin hýzlý ilerleyen süreçleri ve nokta atýºý yapýlan bilgilendirmeleri tercih ettiðini ve kendilerinin de bu beklentiyi karºýlayarak kendilerini kanýtlayabildiklerini ifade etmiºlerdir. Özellikle de üretim konusunda merkezin beklemediði projeler getirdiklerini ve bu projeleri baºarýyla gerçekleºtirdiklerini belirtmiºtir. Esneklik, hýz, sonuç odaklý çalýºma, teºvik ve baºarýlý bir yan sanayinin 33 Türkiye de Ar-Ge yapýlmasý kararýnda önemli rol oynadýðý ifade edilmiºtir. Ar-Ge faaliyetinin hangi alanlarda yapýlacaðýna kimlerin ne ºekilde karar verdiði sorusuna firmalar ºu cevaplarý vermiºlerdir. Bir firma; sistematik ºekilde gelecek beº yýl için ilgili tüm birimler ile birlikte uzun vadeli planlar yapýldýðýný, ürün-pazar-teknoloji yol haritasý hazýrlandýðýný, trend, rekabet vb. faktörlerin belirlendiðini ve teknoloji takip ederek öngörüler yapýldýðýný (çevre teknolojileri vb) ve nihayetinde tüm bu faktörler birleºtirilerek Ar-Ge kararý ile ürün haritasý çýkartýldýðýný belirtmiºtir. Sonra da pazarlama tarafýndan önceliklerin belirlendiði ve üst yönetim tarafýndan hangi alanlarda Ar-Ge faaliyetlerinin gerçekleºtirileceðine yönelik nihai kararýn verildiði ifade edilmiºtir. Bir baºka firma, ürün geliºtirme ve geliºtirme öncesi aºamalar için uyulmasý gereken ana hatlar olduðunu, bu çerçevede farklý ülkelerdeki iºtiraklerin merkeze proje önerileri verdiklerini, aralarýnda rekabet olduðunu ve hangi projelerin hayata 33 Yan sanayi yetkin olmasý çok sayýda firmaya çok çeºitli iºler yapýyor olmasýna ve bunun onlara önemli bir bilgi birikimi ve deneyim saðlýyor olmasýna baðlanmýºtýr. 75
geçirileceði hakkýnda nihai kararýn merkez tarafýndan verildiðini belirtmiºtir. Türkiye deki Ar- Ge biriminin 46 farklý mekan arasýndan ilk beºte olduðu eklenmiºtir. Bir baºka firma, Ar-Ge projelerinin önerilmesi ve kabulünde farklý bir sürecin varlýðýndan bahsetmiºtir. Ýlk süreçte, ana firma bir Ar-Ge projesi önerisiyle gelmekte ve iºtirakler bunu gerçekleºtirebilmek için rekabet etmektedir. Ýkincisi ise, daha az merkezi bir sürecin söz konusu olduðuna, her iºtirakin konumuna ve portfolyosuna göre Ar-Ge projesi önerilerinde bulunabildiðine ve merkezi ikna ettiði takdirde projeyi hayata geçirebildiðine iºaret edilmiºtir. Bu firmanýn Ar-Ge kararý verme sürecinde iºtiraklerin özerk olduðu ve kendi kararlarýný verebildiði ifade edilmiº ancak yine de kaynak ve onayýn merkezden alýnmasý gerektiði ölçüde hayati olan noktanýn merkezin ikna edilmesi olduðu vurgulanmýºtýr. Görüºülen son firma; çamaºýr, fýrýn, soðutucu, elektronik alanlarýndaki Ar-Ge faaliyetlerinin ve inovasyon birimlerinin ana firmanýn bulunduðu ülkede olduðunu belirtmiºtir. ªu anda sadece buzdolabý üretimi yaptýklarýný, önceden bulaºýk makinesi ve bir dizi diðer ürün de imal ettiklerini ancak merkezin uzmanlaºmaya yönelik bir strateji izlemesi sonucunda Çin de Ar-Ge merkezi açýlýnca üretimi devrettiklerini ifade etmiºtir. Rusya da ve Polonya da Ar-Ge merkezlerinin olduðu, Türkiye de ise en kýsa sürede açmayý planladýklarý ifade edilmiºtir. Merkezdeki Ar-Ge merkezinin tasarým biriminin baºýnda Türkiye den giden bir yöneticinin olduðu da eklenmiºtir. Türkiye deki iºtirakin baðlý bulunduðu firmanýn Ar-Ge merkezlerinin yurtdýºýna çýkýp çýkmadýðýna yönelik soruya firmalar genelde olumlu yanýt vermiºler, Çin in bu alanda artan önemine dikkat çekmiºlerdir. Ar-Ge merkezlerinin küresel daðýlýmý hakkýndaki soru ºu ºekilde yanýtlanmýºtýr. Bir firma, Ýspanya, Polonya, Çin, ABD, Almanya ve Türkiye de Ar-Ge merkezlerinin olduðunu belirtmiºtir. Bir baºka firma; Fransa da, Almanya da, Hollanda da, Ýngiltere de ve Türkiye de Ar-Ge merkezleri olduðunu ifade etmiºtir. Ar-Ge nin merkezinin merkez ülkede olduðu ancak merkez dýºýndaki iºtirakler arasýnda Ar-GE iºbirlikleri olduðu vurgulanmýºtýr 34. Türkiye deki iºtirakin uzman olduðu ve Ar-Ge yaptýðý alanlarda diðer ülkelerdeki iºtiraklerden yardým talebi geldiði takdirde uzmanlýklarýndan yararlanabileceklerini belirtmiºlerdir. Görüºülen son firma, Fransa da, Ýtalya da ve Çin de Ar-Ge merkezi olduðunu, önceden Ýngiltere de de 34 Türkiye nin proje lideri olduðu, Hollanda, Almanya ve Türkiye deki iºtiraklerin katýldýklarý bir Ar-Ge iºbirliði örnek olarak verilmiºtir. 76
olduðunu ama kapandýðýný belirtmiºtir. Ayrýca Rusya da ve Polonya da da merkezlerin olduðu ve yakýnda Türkiye de de kurmayý planladýklarý ifade edilmiºtir. Firmalarýn ana merkezin önümüzdeki yýllarda yeni Ar-Ge birimleri kurma planlarý hakkýndaki soruya verdikleri yanýtlar daha ziyade yeni planlarýn olmadýðý ºeklinde olmuºtur. Türkiye de ne amaçla Ar-Ge yaptýklarýný öðrenmek için yöneltilen soruya firmalar ºu yanýtlarý vermiºlerdir. Bir firma, hem iç piyasayý hem de küresel pazarlarý hedef alan Ar-Ge gerçekleºtirdiklerini belirtmiºtir. Bir baºka firma, uyarlama amaçlý Ar-Ge yaptýklarýný ve ürün iyileºtirme, maliyet düºürme gibi etkinliklerin temel ve asýl görevleri arasýnda olduðunu vurgulamýºtýr. Ancak daha inovatif ürünlerin de tasarlanýp imal edildiði ABD için de özel buzdolaplarý örneði verilmiºtir belirtilmiºtir. Bir firma, satýºlarýnýn % 80 ninin ihracata (32 ülke), geri kalan %20 sinin iç pazara yönelik olduðunu belirtmiº, Ar-Ge nin piyasalardan gelen talepleri karºýlamak için yapýldýðýný, standart olmaktan ziyade yerel ve özgül koºullarý dikkate aldýklarýný ifade etmiºtir. Uyarlama amaçlý Ar-Ge yaptýklarý ancak daha inovatif olan Ar-Ge nin göreli öneminin son yýllarda arttýðý vurgulanmýºtýr. Görüºülen son firma, daha ziyade deneysel uygulama yaptýklarýný, mevcut sinyallere uyarak inovasyonlar yapmanýn asýl amaçlarý olduðunu ve radikal inovasyon yapmadýklarýný belirtmiºtir. Ar-Ge faaliyetlerin kapsamý (iç pazara mý yönelik, dýº pazarlara mý?) sorusuna; iki firma Ar- Ge faaliyetine her iki pazarýn da kaale alýndýðýný, diðer iki firma ise sadece dýº pazarlarýn özelliklerinin göz önünde bulundurulduðunu belirterek cevap vermiºlerdir. Ar-GE faaliyetlerinin performansýnýn nasýl ölçüldüðüne yönelik soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma, Ar-Ge performansýný yeni ürünlerin cirodaki payý, rekabetçilik, satýº performansý ve pazar payý ile ölçtüðünü ifade etmiºtir. Bir diðer firma performansýn satýºlarla, patent sayýsýyla ölçüldüðünü ve firma içi denetlemelerin olduðunu vurgulamýº; Ar-Ge nin maliyetlere ve kaliteye etkisine de bakýldýðýný eklemiºtir. Bir firma, bir projenin farklý aºamalardan ve süreçlerden geçtiðini, bu süreçlerin her birinin deðerlendirmeye tabi tutulduðunu belirtmiºtir. Kalite kapýlarý, kalite dönüm noktalarý, zaman-kalite-maliyet deðerlendirmeleri 77
kalite birimi tarafýndan teste edilmektedir. Ar-Ge ve daha genel denetlemeler merkez tarafýndan yapýlmaktadýr. Görüºülen son firma, Türkiye de patent alýnmadýðýný zira Ar-Ge merkezde yapýldýðý için patentin de orada alýndýðýný vurgulamýº, hesaplamalarý ve performans ölçümlerini de merkezin yaptýðýný ifade etmiºtir. Bu firma, kendilerine zorluk derecesi en fazla olan ve en hýzlý yapýlmasý gereken projelerin geldiðini belirtmiº, ekiplerin birbirleriyle iyi çalýºmasý anlamýnda AB deki iki büyük ülkeden daha iyi olduklarýný ifade etmiºtir 35. Son olarak kendilerinin programlar yazýp hedeflerini gerçekleºtirme yüzdelerini artýrmaya çalýºtýklarý vurgulanmýºtýr. Ar-Ge faaliyetlerinin dýº finansman kaynaklarý ile ilgili soruya firmalar ºu yanýtlarý vermiºlerdir. Bir firma; TÜBÝTAK-TEYDEB desteði aldýklarýný, SANTEZ ve TÜBÝTAK 1001 ve 1002 (ortaklarla) projeleri yürüttüklerini belirtmiº ve FP7 de de bazý projeleri olduðunu ifade etmiºtir. Bir diðer firma, TEYDEB desteklerinden ve Ar-Ge vergi teºviklerinden yararlandýklarýna ancak bunlarýn büyük bir getirisi olmadýðýna iºaret etmiºtir. Serbest bölgede faaliyet gösteren bir firma, TEYDEB ve AB destekleri ile vergi teºviklerinden yararlandýklarýný, gelecekte bu kaynaklarý daha aktif kullanmayý düºündüklerini belirtmiºtir. Bir firma, 2008 yýlýnda kombiler için özellikli parça üreten bir makinenin üretilmesi için TÜBÝTAK tan destek aldýklarýný, daha sonra ayný kuruma iki proje verdiklerini ama destek alamadýklarýný belirtmiºtir (bu iki proje merkezden saðlanan kaynaklar sayesinde hayata geçirilmiºtir). Ayný firma yerel geliºtirme ve inovasyon faaliyetleri içeren bir baºka bir proje hazýrlamakta olduklarýný ve destek almak için TÜBÝTAK a vereceklerini ifade etmiºtir. Görüºülen son firma, beº proje baºvurularýnýn olduðunu, dördünün sona erdiðini, üç milyon avro destek aldýklarýný, bunlarýn içinde ºirketin kendi fonlarýnýn da olduðunu belirtmiºtir. AB projeleri olmadýðý, aslýnda proje fikri olduðu ancak bunun için ayrý bir ekipleri olmadýðý vurgulanmýºtýr. Baºlýca hedeflerinin üretimdeki inovasyonu hayata geçirmek olduðu ifade edilmiºtir. 35 Vardiyalý üretim yapan fabrika personelinden Ar-Ge çalýºanlarýna ve hatta fabrika yöneticilerine kadar çok uyumlu bir ekiplerinin olduðu ifade edildi. 78
Önlerindeki üç yýl içinde Türkiye deki Ar-Ge birimlerinin durumunu nasýl gördükleri hakkýndaki soruya firmalar ºu ºekilde yanýt vermiºlerdir. Bir firma, Türkiye de Ar-Ge nin geliºeceðini; Ar-Ge ye talebin arttýðýný, bunun da Ar-Ge odaklý bir arz yarattýðýný belirtmiº, Türkiye de Ar-Ge ikliminin ilerleyen yýllarda daha olumlu hale geleceðini vurgulamýºtýr. Bir diðer firma, Türkiye için geleceðin pozitif göründüðünü zira pek çok çokuluslu ºirketin Ar-Ge faaliyetlerini global olarak daðýttýðýný, AB üyesi olmayan ülkelere dolayýsýyla Türkiye ye de Ar-Ge birimlerini kaydýrabileceðini belirtmiºtir. Ancak inovasyonun ilk aºamalarýnda ülkeler arasýnda çok ciddi bir rekabet olduðuna, tüm paydaºlarla pazarlýk yapmanýn gerektiðine; bu noktada belki de Türkiye nin bu sürece hala tam hazýr olmadýðýna deðinilmiºtir. Bir firma yöneticisi, ana merkezin Türkiye deki iº yapma zihniyetine güven duyduðunu ifade etmiºtir. Türkiye de etkinliðin, düºük maliyetlerin, teºviklerin, mühendislerin ve diðer çalýºanlarýn iºe baðlýlýðý ile ana merkezin Ar-Ge vizyonunun paylaºýlmasýnýn olumlu unsurlar olduðu ifade edilmiºtir. Görüºülen son firma, üç yýl içinde kendilerine gelecek proje sayýsýnýn artacaðýný, ekipler arasýnda bilgi deðiºiminin gerçekleºeceðini belirtmiºtir. Türkiye deki ekip olarak buradaki her türlü fýrsatý ana merkeze ilettiklerini ifade etmiºtir. Bir süredir yabancý ülkelerdeki firmalarýn yöneticilerinin de yabancý olduðuna yani artýk merkezdeki akýllý bilgili, yereldekiler onlara uymak zorunda anlayýºýnýn iºlemediðine iºaret edilmiºtir. Türkiye de ºirket açýldýðýnda kendilerinden beklentilerin çok düºük olduðu ancak ºimdilerde ana merkezin Türklerin en iyi paydaºlarý olduðunu kabul ettikleri vurgulanmýºtýr. Bu durumun kuºkusuz, Türkiye deki Ar-Ge faaliyetleri için bir fýrsat penceresi oluºturacaðýna vurgu yapýlmýºtýr. 4.4 Yasal-Kurumsal Çerçeve ve Ar-Ge ݺbirlikleri Çalýºmanýn bu bölümünde Ek 3 de verilen yarý yapýlandýrýlmýº mülakat sorularýnýn 3. bölümü sektörel bazda incelenecektir. Bu baðlamda, Türkiye deki yasal, kurumsal ve politik çerçeve; ºirketlerin Ar-Ge iºbirlikleri; yurtdýºýndan nitelikli iºgücü çekme gibi konularda sorulan sorulara verdikleri yanýtlar ortya konacaktýr. 79
4.4.1 Telekomünikasyon ve Biliºim Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýnda görüºülen telekomünikasyon ve biliºim firmalarýnýn tümü 5746 sayýlý Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi hakkýndaki kanunun genel olarak olumlu etkilerinin olduðunu ve bu etkilerin devam edeceðini düºünmektedirler. Çalýºmaya katýlan firmalarýn bir kýsmý ise yasanýn bazý eksiklikleri olduðunu ve bu eksikliklerin zaman içinde giderilmesi gerektiðini ifade etmiºlerdir. Bu eksiklikler arasýnda sektörel önceliklendirmenin olmamasý; sistematik ve stratejik bir yaklaºýmýn benimsenmemesi; elli tam zaman eºdeðer Ar-Ge çalýºaný sayýsýnýn özellikle biliºim sektörü için gerçekçi bulunmamasý öne çýkmaktadýr. Çalýºmaya katýlan telekomünikasyon ve biliºim firmalarý, Türkiye nin yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný çekmeye yönelik bir stratejisi olmadýðý konusunda hem fikir görünmektedirler. Son dönemde genel olarak Ar-Ge teºvikleri vasýtasýyla Ar-Ge harcamalarýnýn toplam firma bütçesi içindeki payýný arttýrmaya yönelik bir strateji izlenmekle birlikte yabancý sermaye kaynaklý Ar-Ge yatýrýmlarýna özel bir çaba gözlenmemektedir. Aslýnda var olan Ar-Ge harcamalarýna yönelik politikalar ile yabancý sermaye çekmeye yönelik politikalarýn birbirinden kopuk olduðu ve koordine edilmeye ihtiyaç duyulduðunun altý çizilmektedir. Doðrudan yabancý Ar-Ge yatýrýmý çekmeye yönelik düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadýr. Küresel ºirketlerin Türkiye ye dikkatini çekecek geniº çaplý bir strateji gerektiði belirtilmiºtir. Bu strateji sadece parasal teºviklerle sýnýrlý olmamalý, sektörel önceliklendirmelerin yapýldýðý, gerektiðinde hizmet içi eðitim, nitelikli iº gücü çalýºtýrma gibi yerel ve bölgesel desteklerle de zenginleºtirilen bütünleºik bir yaklaºýmý içermelidir. Firmalar genelde yabancý olmanýn getirdiði ciddi bir sorunla karºýlaºmadýklarýný, negatif ya da pozitif bir ayrýmcýlýkla yüz yüze kalmadýklarýný ifade etmiºlerdir. Çalýºmaya katýlan firmalardan biri yerli sermaye firmalarýna karºý örtük bir pozitif ayrýmcýlýk sezinlediklerini, yabancý sermaye firmalarýnýn zaten kendiliðinden belli yatýrýmlarý yapacaðýna dair bir kanýnýn yerleºik olduðunu belirtmiºtir. Yine çalýºmaya katýlan firmalardan biri yabancý sermaye firmalarýna karºý pozitif bir ayrýmcýlýðýn olmasý gerektiðini, 5746 sayýlý yasaya ilaveten yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný çekmeye yönelik düzenlemelerin yapýlmasý gerektiðini ifade etmiºtir. 80
Çalýºmaya katýlan firmalarýn önemli bir kýsmý genelde ana ºirketin yurtdýºýndaki iºtirakleriyle ortak projeler yürütmektedirler. Genelde diðer iºtiraklerin Ar-Ge merkezleri ile iºbirliðiyle gerçekleºtirilen projeler ortaklaºa yürütülmektedir. Bazý durumlarda ise bir merkez tarafýndan baºarýlý biçimde sonlandýrýlan bir proje, diðer ülkedeki Ar-Ge merkezi tarafýndan da uygulanabilmektedir. Bir firma ise özellikle AB projelerinde diðer firmalarla, ana firmanýn iºtirakleriyle ve üniversitelerle iºbirliði yaptýðýný bildirmiºtir. Bir firmanýn bu çerçevede iyi örnek olabilecek bir giriºimi olduðu görülmüº, kurulan akademi birimi üniversite-sanayi iºbirliðini düzenleyen ve gerektiðinde üniversiteden bilgi transferi yapýlmasýný saðlayan bir birim olarak faaliyet göstermektedir. Bu birim Ar-Ge biriminin iºbirliði için iliºki kurmak istediði durumlarda idari iºleri yüklenmekte ve iºbirlikleri için kolaylaºtýrýcý bir rol oynamaktadýr. Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýnda görüºülen telekomünikasyon ve biliºim firmalarýnýn büyük bir kýsmý yurtdýºýndan nitelikli iºgücü getirirken sorun yaºamadýklarýný ifade etmiºlerdir. Oturma ve çalýºma izni gibi birtakým idari iºlemlerde sorunlar olduðu görülmektedir. Genel olarak firmalar yurtdýºýndan nitelikli iºgücü getirme konusundaki destek ve teºviklerden haberdardýrlar. Bu desteklerden en çok bilinen ve kullanýlaný da AB çerçeve programlarýnda dolaºým ve geri dönüºü destekleyen Marie Curie programýdýr. Yurtdýºýnda yaºayan üçüncü kuºak Türk gençlerinin de istihdam edildiði ºirketler bulunmaktadýr. Firmalardan biri ise bu desteklerin ve yurtdýºýndan gelenlerin çok büyük bir katma deðer yaratmadýðýný düºünmektedir. Diðer bir firma ise sosyal bir iº aðý kurarak fiziksel olarak yurtdýºýndan gelmeseler bile projelerin belli aºamalarýnda yurtdýºýnda yaºayan bilim insanlarýndan destek aldýklarýný, gerektiðinde rapor hazýrlattýklarýný belirtmiºtir. Firmalara bu bölümde son olarak doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarýný ve özellikle Ar-Ge yatýrýmlarýný çekmeye yönelik politikalarda son dönemde Türkiye de bir deðiºiklik olup olmadýðý sorulmuºtur. Bu soruya verilen yanýtlar olumlu geliºmeler olsa dahi, özellikle yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný çekmeye yönelik sistematik bir deðiºimin olmadýðý yönünde olmuºtur. Yabancý sermayeyi çekmeye yönelik politikalar ile Ar-Ge harcamalarýný arttýrmaya yönelik politikalarýn birbirinden kopuk olduðu ve bunlarýn otomatikman birleºebilmesinin zor olduðu ifade edilmiºtir. Özellikle sektör spesifik veya önceliklendirilmiº sektörlere yönelik çalýºmalarýn olmadýðý belirtilmiºtir. Bu çerçevede yatýrým ajansýnýn daha fazla katký yapmasý ve destek veren kurumlarla birlikte ortaklaºa programlarýn geliºtirilmesi beklenmektedir. 81
Mülakatlar sýrasýnda Türkiye nin hangi sektörlerde öne çýkabileceðine dair yetenek analizlerinin yapýlmasý; yerel yeteneklerin yurtdýºý yetenekler ve bilgi ile eºleºtirilmesi; maliyetleri düºürmeye yönelik adýmlarýn atýlmasý; istihdam ve eðitim politikalarýnýn gözden geçirilmesi; farkýndalýðý arttýrýcý faaliyetlerin daha fazla olmasý gerekliliði gibi öneriler ön plana çýkmýºtýr. Sonuç olarak, yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasýnda görüºülen telekomünikasyon ve biliºim firmalarý özellikle sistematik bir politika eksikliðini, farklý stratejilerin birbiriyle iliºkisinin kurgulanmamasýný, sektörel önceliklendirmelerin olmamasýný, 5746 sayýlý yasada sektör için sorun olabilecek birtakým kýsýtlarýn kaldýrýlmasýný acilen çözülmesi gereken sorunlar olarak ortaya koymuºlardýr. 4.4.2 Ýlaç Ýlaç sektöründe faaliyet gösteren firmalar, 5746 sayýlý Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi hakkýndaki kanuna genel yaklaºýmlarý hakkýndaki soruya ºu ºekilde cevap vermiºlerdir. Ýlk olarak, bazý firmalar bu soruyu daha önce yasal düzenlemeler ve hukuki mevzuatla ilgili bölümde yanýtladýklarýný söylemiºlerdir. Bir diðer firma, 5746 sayýlý yasa için Faz 1 ve 2 desteði olduðunu, Türkiye de faaliyet gösteren bir baºka ilaç firmasý ile birlikte ortak olarak bu yasadan yararlandýklarýný belirtmiºtir.ayný ürünle ilgili iki ayný fazýn Ge faz ýnýn ardýºýk olarak bir koºul olmadan yasa içine sokulmasý; yani eº zamanlý olarak tek tek girmesi gerektiðini vurgulamýºlardýr. Bir baºka firma ise, bu yasanýn kendileri için doðrudan anlamlý olmadýðýný çünkü farma alanýnda Ar-Ge faaliyetlerinin doðasý gereði tam zaman eºdeðer elli kiºiyi istihdam etmenin çok zor olduðunu vurgulamýº, molekül geliºtirmeye yönelik araºtýrma faaliyetinin genelde merkezde yapýldýðýný kendilerinin ise Ar-Ge faaliyeti olarak klinik araºtýrma kolunda yer edinmek istediklerini eklemiºtir. Son olarak bir firma, 5746 sayýlý yasa teºviklerinin ilaç sektörü için çok anlamlý olmadýðýný, Ar-Ge nin geliºtirme ve araºtýrma kýsmýnýn ikiye ayrýlmasý gerektiðini ve ayrýca vergi indirimi, SSK prim muafiyetleri gibi teºviklerin ilaç için anlamlý olmadýðýný belirtmiºtir. 82
Türkiye nin yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný çekme konusunda bir stratejisi olup olmadýðýna yönelik soruya firmalar aºaðýdaki ºekilde cevap vermiºlerdir. Bir firma, bu konuda herhangi bir strateji dokümaný görmediklerini dolayýsýyla hükümetin yaklaºýmýnýn ne olduðunu tam olarak bilmelerinin mümkün olmadýðýný belirtmiºtir. Öte yandan, bazý çalýºma planlarý olduðunu ancak onlarýn amacýnýn daha ziyade yerel üreticiyi korumak olduðunu 36 belirtmiº, buradaki varsayýmýn üreticilerin sadece iç piyasaya yönelik üretim yapacaklarý gibi bir yanýlgýya dayalý olduðunu ama ilaç sektöründe piyasanýn farklý olduðunu eklemiºlerdir. Diðer bir firma, herhangi bir strateji olmadýðýný; Türkiye de ݺ ve Yatýrým Ýklimi isimli bir raporun var olduðunu, bu rapordaki memnuniyet seviyesinin %60-70 seviyelerinde seyrettiðini yani iyileºmediðini ama kötüleºmediðini de ifade etmiºtir. Ýlaç sektöründe yabancý sermaye yatýrýmlarýnda (politik yetersizlikler nedeniyle) en yüksek hale gelinen durumdan en düºük hale gelindiði, sonuçta Türkiye de klinik araºtýrmalarýn sekiz senelik geçmiºi olduðu ve Türkiye deki sistemin çok hantal iºlediði eklenmiºtir. Bu firma ayrýca ilaç sektörünün ülkemiz için stratejik bir endüstri olduðunu, kamunun katma deðer yaratacak ºirketleri çekmek istediðini, yabancý ºirketlere karºý çok konuksever olunduðunu fakat Türkiye de Ar-Ge faaliyetini tetikleyecek uzun vadeli bir strateji bulunmadýðýný belirtmiºtir. Sonuçta Türkiye nin dünyada diðer ülkelerle rekabet eden bir ülke olduðu ve son kertede serbest piyasa koºullarýnýn hangi ülkede hangi faaliyetin yapýlacaðýna karar verdiði aktarýlmýº, Türkiye de çok büyük ºirketler, önemli araºtýrmacýlar ve imkanlar olduðu ancak bunun yeterli olmadýðý zira Ar-Ge etkinliðinin küresel bir süreç olduðu hatýrlatýlmýºtýr. Bir baºka firma yetkilisi, ilaç sektörü için Ar-Ge alanýnda bir teºvik olduðunu söylemenin güç olduðunu, ilaçlarý teºvik için farkýndalýk gerektiðini, ancak ciddi bir strateji olmadýðýný belirtmiºtir. Bu konuda ilaç sektörü için özel bir yasa olmasý gerektiðini, ancak bu sayede Ar- Ge nin Ge aºamasý için daha fazla veri geliºtirebilecek duruma gelineceðini eklemiºlerdir. Yine bir diðer firma, Türkiye de ilaç sektörüne yönelik bir Ar-Ge stratejisinin olmadýðýný; ana firmanýn Ar-Ge ye ayýrdýðý kaynaklarýn oldukça fazla olduðunu fakat bürokrasi 37 yüzünden bu kaynaklardan yeteri kadar yararlanamadýklarýný belirtmiºtir. Bu firma; Ar-Ge konusunda merkezden önemli destek aldýklarýný, Ar-Ge alanýndaki insan güçlerinin güçlü ve baºarýlý 36 örneðin GMP certification ýn korumacý bir önlem olduðuna iºaret edilmiºtir. 37 Ýki ayrý mekanizmanýn varlýðý yani SGK ve Saðlýk Bakanlýðý ile ayrý ayrý yürüyen çalýºmalar ve birleºmediði için de uzayan süreçlere atýf yapýlmýºtýr. 83
çalýºmalar yaparak kendisini kanýtladýðýna ama önlerinin açýlmasý ve Ar-Ge faaliyetlerinin Türkiye de gerçekleºmesi için kendi dýºlarýnda iºleyen süreçlerin iyileºtirilmesinin gerektiðine iºaret etmiºtir. Ülkemizde bu alanda bir strateji, yeterli altyapý, planlama ya da hedef olmadýðýný düºündüklerini vurgulamýºtýr. Görüºülen son firma, Ar-Ge için Türkiye yi diðer ülkelerden farklýlaºtýran teºviklerin olmasýnýn ve patent hakkýnýn saðlanmasýnýn (ve korunmasýnýn) önemine iºaret etmiºtir. Klinik araºtýrmalar alanýnda 1993 ve 2008 de iki yönetmeliðin çýktýðýný ancak dava konusu olduðunu ve çýkan son yönetmeliðin iptal edildiðini belirtmiºtir. Ýlaç sektöründe molekül keºfi ile pazara çýkma arasýnda 15 yýl olduðu, bu nedenle klinik araºtýrmada ülkeler arasýndaki rekabette ölçümlerin ve hýzýn- erken ölçebilmenin- çok önemli olduðu vurgulanmýºtýr. Yabancý Ar-Ge yi çekmenin bir yolunun patent koruma süresini 20-25 yýla çýkarmak olacaðý belirtilmiºtir. Macaristan dan örnek verilerek bu ülkede 60-70 günde klinik araºtýrma onayý alýnabildiði Türkiye de ise 150 gün beklemek gerektiði ifade edilmiº, eðer küresel bir Ar-Ge projesine bir hafta geç baºlanýrsa projeye dahil edilmeme riskinin arttýðý belirtilmiºtir. Ayrýca Ar-Ge yasalarýnýn çok genel nitelikte olduðu oysa muhakkak sektörel bazda farklýlaºmalar olmasý gerektiði ifade edilmiº ve örnek olarak Ýngiltere Baºbakanýnýn ilaç sektörü CEO larýný toplayýp Ýngiltere için Office of Life Sciences adlý bir birim kurarak ilaç sektöründe Ýngiltere de nasýl Ar-Ge merkezleri kurulur sorusuna cevap aradýðý belirtilmiºtir. Türkiye Yatýrým Ajansý nda bir takým çalýºmalarýn olduðundan bahsedilmiº; ilaç, rüzgar ve güneº enerjisi ile biliºim alanlarýnýn öncelikli olmasý gerektiði vurgulanmýºtýr. Son dönemde ülkemizde Ar-Ge yi artýrma ve yabancý sermaye konusunda geliºmeler olduðuna ve bir kararlýlýk durumuna iºaret edilmiº ancak eyleme geçme aºamasýnda ciddi sorunlarýn olduðu belirtilmiºtir. Ar-Ge destek ve teºvikler konusunda Türkiye de yabancý olmanýn getirdiði sorunlar hakkýndaki soruya firmalar farklý yanýtlar vermiºlerdir. Görüºülen firmalardan biri, yabancý olmanýn pozitif veya negatif bir ayrýmcýlýða sebep olmadýðýný, bunun baºlýca sebebinin ise Ar-Ge faaliyetlerinin tüm finansmanýný kendilerinin yapýyor olmasý olarak göstermiºtir. Bir diðer firma ise ayrýmcýlýðýn çok detaylý bir biçimde olmadýðýný ama bir baðlamda negatif algý olduðunu, bunun da klinik araºtýrmalar yapmak isteyen yabancý firmalarýn kobay arayan firmalar olarak görülmesinden kaynaklandýðýný belirtmiºtir. Ayrýca hekimlere klinik araºtýrmalar karºýlýðýnda yeterli ödeme yapýlmamasýnýn 84
negatif bir etmen olduðu belirtilmiº, sistemin halen gönüllülük esasýna dayalý bir ºekilde yürüyor olduðunu hatýrlatmýºtýr 38. Bir diðer firma, Türkiye de jenerik üretim yapan (yerli) firmalarýn Ar-Ge yapmadýklarýný, araºtýrmacý ilaç ºirketlerinin ise toplam cirolarýnýn azýmsanmayacak bir kýsmýný geliºtirme faaliyetlerine ayýrdýðýný vurgulamýºtýr. Bir diðer firma, doðrudan Ar-Ge teºvikleri ve destek konusunda olmasa da, yerli firmalara pozitif bir ayrýmcýlýk söz konusu olduðunu savunmuºtur ve ºu noktalara vurgu yapýlmýºtýr. (i) yeni çýkan fiyat kararnamesi ile ilaç fiyatlarý dünya piyasasýndaki en ucuz ülkenin bile %23 altýnda seyretmektedir ki bu ciddi anlamda zarar edilmesi anlamýna gelmektedir (ii) en pahalý jenerik ilaçlar ülkemizde satýlmakta ve yerli firmalar çok fazla Ar-Ge yapmamaktadýr. Bu durumda yabancý firmalar bu konuda önemli bir zarar görürken yerli firmalar bu kadar ciddi bir erozyona uðramamaktadýr (iii) yabancý firmalar eðer ilacýn üretimini Türkiye de yapmýyorlarsa onlara ruhsat vermemek gibi bir yaklaºýmla karºýlaºmaktadýr (iv) yerli firmalarýn Ar-Ge merkezi kurup, yeni ilaç üretip patent alma gibi bir eðilimleri yoktur ancak jenerik ilaç konusunda 2005 yýlýna kadar istedikleri gibi üretip satabiliyorlardý. Bu konuda 2005 yýlýnda yasa deðiºikliði oldu ama o da çok fazla etkili deðildir zira Türkiye de patent korumasý çok etkili deðildir. Görüºülen son ºirket, yabancý ilaç ºirketlerine karºý negatif ayrýmcýlýk olduðunu savunmuº, birçok yabancý ilaç firmasýnýn patent ihlali olmasý durumunda nasýl olsa kazanamayacaklarýný düºündükleri için mahkemeye baºvurmadýklarýný belirtmiºtir. Firmalar, yurtdýºýndaki Ar-Ge iºbirlikleri hakkýndaki soruya aºaðýdaki ºekilde yanýt vermiºlerdir. Bir firma, hem küçük ºirketlerle hem de büyük ºirketlerle çok sayýda iºbirliði yaptýklarýný belirtmiºtir. Küçük ºirketlerle olan iºbirliklerinin, genellikle geliºtirmiº olduklarý molekülleri onlardan satýn alýp ilaçlarýn klinik araºtýrmasýnýn yapýlmasý ve ticarileºmesi aºamalarýný üstlenmek ºeklinde olduðuna; büyük ºirketlerle de güç birliði yaptýklarýna ve imkanlarýný birleºtirerek daha geniº çaplý Ar-Ge faaliyetleri yapmayý amaçladýklarýna iºaret etmiºtir. Diðer firmalar ºirketin diðer iºtirakleriyle ve ana firmayla yoðun iºbirliði içinde olduklarýný belirtmiºlerdir. 38 Hekimlerin çalýºmaya maddi beklenti duymadan gönüllü (ün ve tanýnýrlýk saðlamasý için), hastalarýn da hekimlere ve çalýºmalara duyduklarý güven ile gönüllü olarak katýlmalarý. 85
Son olarak, Türkiye de yabancý sermaye yatýrýmlarý ve özellikle Ar-Ge yatýrýmlarýný çekmeye yönelik politikalarda son dönemlerde deðiºiklik olup olmadýðýna yönelik soruya firmalar ºu ºekilde cevap vermiºlerdir. Bir firma, olumlu deðiºmelerin olduðundan, daha istikrarlý, standardize olmuº bir yaklaºýmýn yerleºmeye baºladýðýndan bahsetmiºtir. Öte yandan negatif geliºmelerin de olduðuna, müdahaleci bir yaklaºýmýn ülkenin istikrarlý olma durumuna güveni azalttýðýna, belirsizliði artýrdýðýna iºaret etmiºtir. 39 Sýrf bundan dolayý kaybettikleri klinik araºtýrmalar olduðunu (on tane yapmayý planladýklarýný ama dört tanesini kaybettiklerini, özellikle de birinin kendileri için büyük stratejik öneme sahip bir çalýºma olduðunu) belirtmiºtir. Bu durumun sadece kendileri için deðil tüm ilaç ºirketleri için geçerli olduðu ancak proje kaybetmenin kendileri gibi orta büyüklükteki bir ºirkete verdiði zararýn büyük ºirketlere nazaran daha fazla olduðu vurgulanmýºtýr. Eðer süreç içinde herhangi bir deðiºiklik olmayacaðýnýn garantisi verebilirse, Ar-Ge çalýºmalarýnýn daha rahat yürüdüðüne ama süreç içinde deðiºmeler yaºandýðýna ve yeni deðiºikliklerin olmasý beklendiðinde durumun biraz daha zor olduðuna iºaret edilmiºtir. Bir baºka firma, geçtiðimiz 6-7 yýlýn ilk üç yýlýnda daha business friendly bir ortam var iken ºimdilerde bu ortamýn bulunmadýðýný belirtmiº, bu aºamada bir diyalog sýkýntýsý yaºandýðýna ve bunun baºlýca sebebinin ekonomik kriz olduðuna iºaret etmiºtir. Bir diðer firma, Ar-Ge çekmeye yönelik politikalarda son yýllarda deðiºikler olduðunu ama yeterli olmadýðýný belirtmiº, özellikle ilaç ºirketlerinin iºlerini kolaylaºtýracak uygulamalara ihtiyaç olduðunu söylemiºtir. Türkiye de teknoparklarýn olduðuna ancak ilaç sektörü için geliºtirilebilecek iºbirlikleri için farkýndalýk olmadýðýna vurgu yapmýºtýr. Eczacýlýk fakültelerinde Ar-Ge faaliyeti bulunduðuna ama doðrudan sanayi ile iºbirlikleri yaparak ilerlemediðine ve çok düºük düzeyde gerçekleºtirildiðine iºaret edilmiºtir. Görüºülen son firma, son dönemde Türkiye de de Ar-Ge ve yabancý sermaye yatýrýmlarýný artýrma konusunda bir kararlýlýk olduðunu ama sorunun eylemden kaynaklandýðýný belirtmiºtir ve çok sayýda olumsuz geliºmeye dikkat çekmiºtir (patent ihlallerinde cezalarýn hafifletilmesi, ilaç ruhsatlarýnýn ancak 1,5 yýlda çýkmasý ve geri ödemelerin sorunlu olmasý gibi). 39 Burada istikrar ile klinik araºtýrmalar alanýndaki yasal mevzuat ve düzenlemelerin fazla deðiºmemesi kastedilmektedir. 86
4.4.3 Otomotiv Görüºülen firmalara 5746 sayýlý Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik yasa hakkýndaki genel yaklaºýmlarý sorulmuº ve aºaðýdaki cevaplar alýnmýºtýr. Bir firma, Ar-Ge yi teºvik yasasýndaki bazý sorunlu yanlara deðinmiºtir. Örneðin Ar-Ge merkezinde çalýºan bir iºçinin bir gün izin almasý durumunda tam zamanlýdan yarý zamanlý iºçi konumuna düºtüðüne ve bunun da alýnan teºvik miktarýný düºürdüðüne iºaret edilmiºtir. Benzer ºekilde, bir araºtýrmacýnýn teblið sunmak için firma dýºýnda bulunmamasýnýn ciddi bir kaybý olduðu vurgulanmýºtýr. Bir diðer firma, 5746 sayýlý yasayla ilgili bir dizi sorunu gündeme getirmiºtir. Bunlar özellikle personel sayýsý, mevcudiyet 40 ve coðrafi lokasyonla 41 ilgili sorunlardýr. Yasa metninin Türkçesi ve Ýngilizce çevirisinin olduðuna oysa firma genel müdürünün ana dilinin üçüncü bir dil olduðuna iºaret edilmiº, hukuki incelikleri olan bir metni firma çalýºanlarýnýn tercüme etmek zorunda kaldýðý belirtilmiºtir. Ayrýca görüºülen kiºiler bu yasa çerçevesindeki denetleme kriterlerinin ne olduðunun bilinmediðine vurgu yapmýºlardýr. Ayrýca henüz teºvik alýnmadýðý, audit olmadýðý için olasý sýkýntýlarý henüz bilemedikleri kaydedilmiºtir. Ayrýca ilk baºta hedefin Ar-Ge personelinin teºviki olduðu, oysa daha sonra uygulamada bizzat firmalarýn teºviklerden yararlanýlmasýna gidildiði eklenmiºtir. Türkiye deki mevcut ºartlarda ve teknoloji düzeyinde, destek ve teºviklerle, firmanýn merkezdeki Ar-Ge faaliyetlerini ya da sýfýrdan teknoloji geliºtirmeye yönelik faaliyetlerini Türkiye ye kaydýrmasýnýn çok zor olduðuna iºaret edilmiºtir. Projelerde muhakkak inovasyon arandýðý oysa uyarlama amaçlý Ar-Ge faaliyetlerinin de teºvik kapsamýna alýnmasý gerektiði vurgulanmýºtýr. Ayrýca geniº anlamda tasarýma yönelik faaliyetlerin de bu yasadan yararlanmasý gerektiði ifade edilmiºtir 42. Son olarak söz konusu yasanýn yan sanayiye bilgi ve know-how transferini özendirmesi gerektiði vurgulanmýºtýr. Türkiye de yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný çekmeye yönelik bir strateji olup olmadýðýna yönelik soru aºaðýdaki ºekilde cevaplanmýºtýr. 40 Örneðin, çalýºanlarýn beº-altý ay Almanya ya eðitime gönderilmesinin sorun yarattýðý belirtilmiºtir. 41 Ar-Ge merkezinde çalýºanlarýn ayný binada, ayný çatý altýnda olmasý gerekiyor. 42 Burada tasarým tanýmýnýn önemli olduðu, kullanýlan tanýmýn her türlü mühendislik faaliyetini kapsamasý gerektiði ayrýca belirtilmiºtir. 87
Bir firma, doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarýný (DYSY) çekebilecek bir stratejinin olmadýðýný ancak tasarlanmasý gerektiðini belirtmiºtir. Örneðin Türkiye nin belli alanlarda çekim merkezi olabilmesi için ºartlarýn ne olmasý gerektiðinin tartýºýlmasýna ihtiyaç olduðu ifade edilmiºtir. Bu baðlamda teºvik ve maliyetlerin önem kazandýðý ifade edilmiº ancak stratejinin hiçbir konuda belli olmadýðýna iºaret edilmiºtir. Ayrýca mevcut avantajlar ve yetkinliklerin daha rasyonel kullanýlmasý ve avantajlarýn korunmasý için politikalarýn uygulanmasý gerektiði belirtilmiºtir. Bir baºka firma, DYSY ye yönelik strateji ve politika çalýºmalarýnýn dökümanlarýnýn var olduðunu ama çok açýk, net ve kolay anlaºýlýr olmadýðýný belirtmiºtir. Görüºülen kiºiler sonuçta bir strateji olduðunu; genel anlamda bir hedef saptandýðýný; bu hedefe yönelik bir yol haritasý oluºturulduðunu ama ek süreçlerin yetersiz ve karmaºýk olduðunu savunmuºtur. Bir baºka firma yerli ortaðý ayrýldýktan sonra Ar-Ge faaliyetlerine son verdiðini belirtmiºtir. Yerli ortaðýn bu anlamda her zaman bir problem çözücü ve engel aºýcý (politik, ekonomik, bürokratik) bir rol oynadýðý teslim edilmiºtir. Bu anlamda yerli ortak ayrýldýktan sonra beklenen ölçüde katma deðer yaratmayan Ar-Ge faaliyetleri askýya alýnmýº, firmanýn iºleyiºinden memnun olmadýðý için Türkiye deki Ar-Ge sistemine dahil olmayý reddettiði ifade edilmiºtir 43. Bir diðer firma, DYSY ve Ar-Ge için bir strateji belgesi görmediklerini belirtmiºtir. TÜBITAK TEYDEB teºvikleri aracýlýðýyla birçok iº yapýldýðýna, Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý nýn hazýrladýðý Otomotiv Strateji Belgesi baºlýklý bir belge olduðuna ama orada da doðrudan Ar-Ge yi ilgilendiren bir çalýºma olmadýðýna iºaret edilmiºtir. Bu alanda strateji üretebilecek oluºum olarak Teknoloji Platformlarýnýn varlýðýna dikkat çekilmiº ancak onlardan da beklentilerin aºýrý olmamasý gerektiði vurgulanmýºtýr 44. Rekabet öncesi iºbirliði projelerinin de bekleneni vereceðinden pek emin olmadýklarýna, zira verimli olmalarý için ºirketlerin homojen bir yapýsýnýn olmasý ve üniversitelerin iºbirliði 43 Örneðin, görüºülen firmaya üretim tesisinin yapýlmasý esnasýnda saðlanan destekler ile bir baºka yabancý sermayeli ºirketin fabrikasýnýn yapýmý esnasýnda verilen destekler arasýnda önemli farklýlýklar olduðu belirtilmiºtir. Görüºülen firma üretim kapasitelerinin daha fazla olmasýna raðmen kesinlikle daha az teºvik aldýklarýný ifade etmiºtir. Dolayýsýyla kesinlikle firmalara eºit olanaklarýn saðlandýðý daha saðlam politikalarýn yürürlüðe konmasýnýn ºart olduðu düºünülmektedir. 44 Çünkü bu platformlarýn birkaç kiºinin zorlamasýyla ayakta durmaya çalýºtýðýna ve altýndan kalkamayacaklarý misyonlar yüklenmiº olduklarýna iºaret edilmiºtir. 88
konusunda çok yetkin olmasý gerektiðine iºaret edilmiºtir 45. Görüºülen son firma, Türk otomotiv sektörünün bugün kazandýðý ivmenin ve baºarýnýn sürdürebilirliði için önümüzdeki eºiðin Tasarým Üssü haline gelmek olduðunu, aksi takdirde yabancý sermayenin ucuz iºçilik ve mühendisliði bulacaðý Çin, Hindistan gibi ülkelere gideceðini vurgulamýºtýr. Bu anlamda, Ar-Ge teºviklerinin öneminin de yadsýnamaz olduðu, vergi teºvikleri ve TEYDEB gibi kaynaklarýn Ar-Ge faaliyetlerini olumlu yönde etkilediði ifade edilmiºtir. Ar-Ge destek ve teºvikleri konusunda yabancý olmanýn getirdiði sorunlarla ilgili soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma tarafýndan, pozitif ya da negatif ayrýmcýlýðýn olmadýðý, sektördeki konumlarýnýn belli olduðu ve bundan dolayý pozitif bir yaklaºýmýn söz konusu olduðu belirtilmiºtir. Hali hazýrda iletiºim kalitesinin de oldukça yüksek olduðu, bunun da görece bir avantaj saðladýðý belirtilmiºtir. Bir diðer firma, yabancý olmanýn getirdiði negatif yanlarýn olduðuna iºaret etmiº, öte yandan bunun avantajlarýnýn da olduðunu ifade etmiºtir 46. Bir firma kendilerini Türkiye menºeli bir firma olarak gördüklerini ve bu ºekilde algýlandýklarýný belirtmiºtir. Diðer iki firma da yabancý olmanýn getirdiði herhangi bir sorunla karºýlaºmadýklarýný belirtmiºtir. Firmalar yurtdýºýnda kurduklarý iºbirliklerine yönelik soruyu ºu ºekilde cevaplamýºlardýr. Bir firma, yurtdýºýndaki firmalarla Ar-Ge iºbirliklerinin olduðunu ancak bunlarýn sayýca az olduðunu belirtmiºtir. Ar-Ge faaliyeti olmayan tek firma, ana firmanýn diðer üretim üsleri ile iºbirliklerinin olduðunu belirtmiºtir. Bir diðer firma, ana firmanýn ileri araºtýrma merkezinin olduðunu ve onlarla iºbirliði yaptýklarýný ifade etmiº, ayrýca Brezilya daki iºtirakleriyle proje bazýnda iºbirliðine gidildiði eklenmiºtir. Yakýn geçmiºteki bir ºirket birleºmesinden sonra telekonferanslarýn yapýldýðýna ve bunun bir tür iºbölümünden ziyade daha çok fikir alýºveriºi gibi görülmesi gerektiðine iºaret etmiºlerdir. Yurtdýºýnda Ar-Ge iºbirliklerini en yoðun olarak ana firmanýn araºtýrma merkeziyle gerçekleºtirdiklerinin altýný çizmiºlerdir. Bir firma, ana firmanýn Türkiye dýºýndaki iºtirakleriyle ortak projeler yürütebildiklerini, ayrýca merkezin AB 45 Bir ºirkete verilen teºvik; ºirketin faaliyet gösterdiði sektöre, bu sektördeki yerine ve büyüklüðüne göre farklý sonuçlar doðurmasý beklenmektedir. Dolayýsýyla teºviklerin hacminin ve saðlanma ºekillerinin farklýlýk göstermesi gerektiði oysa mevcut teºvik sisteminde bunun göz önünde bulundurulmadýðý iºaret edildi. 46 Türkiye de yatýrým kararlarý için müsteºar seviyesinden çok destek alýndýðý, yani hala kiºilere dayanan bir sistem olduðu ve bürokrasinin büyük engel oluºturduðu ifade edilmiºtir. 89
projelerinde de yer aldýklarýný ifade etmiºlerdir. Görüºülen son firma, ulusal ve/veya uluslararasý alt sistem tasarlayan firmalarla, ana firmanýn diðer Ar-Ge merkezleriyle, ulusal araºtýrma enstitüleri ve üniversitelerle iºbirlikleri yapýldýðýný belirtmiºtir. 4.4.4 Elektronik Görüºülen firmalara 5746 sayýlý Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik yasa hakkýndaki genel yaklaºýmlarý sorulmuº ve aºaðýdaki cevaplar alýnmýºtýr. Bir firma, bu yasanýn bir farkýndalýk rüzgarý yarattýðýný, Ar-Ge ye olumlu etkileri olduðunu ancak Ar-Ge kanunu ekseninde getirilenlerin halen istenen seviyede olmadýðýný belirtmiºtir. Bir diðer firma, faaliyetlerini serbest bölgede sürdürdüklerini, zaten teºvik süresinin uzadýðýný ve bu nedenle 5746 sayýlý yasaya tabi olmadýklarýný ifade etmiºtir. Bir firma; ilk zamanlar Türkiye ye sadece üretim tesisi gözüyle baktýklarýný fakat zamanla buradaki mühendislerin ve yapýlan iºin kalitesini fark ettiklerini, Türkiye de Ar-Ge faaliyetinin de yapýlabileceðine kanaat getirdiklerini vurgulamýºtýr. Sonuç olarak Ar-Ge stratejilerini deðiºtirdiklerini ve 5746 sayýlý yasaya olumlu yaklaºtýklarýný belirtmiºtir. Görüºülen son firma, Ar-Ge merkezi kurulmasý için gerekli ºartlardan biri olan en az tam zaman eºdeðer elli araºtýrmacýnýn istihdam edilmesinin iyi bir politika olmadýðýný, bunun için bazý elemanlarýn Ar-Ge birimine kaydýrýlmasý gerekebileceðini (üretim mühendisini Ar-Ge mühendisi yapmak gibi), bunun da tanýnýrlýðý ve güvenilirliði zedeleyebileceðini belirtmiºtir. Türkiye de yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný teºvik etmeye yönelik bir stratejinin olup olmadýðý hakkýndaki soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma, bu yönde bir stratejinin olduðunu ama çok net olmadýðýný belirtmiºtir. Bir diðer firma, böyle bir stratejinin hayata geçirilmesi için yetiºmiº eleman olmasý gerektiðine deðinmiº, bunun için Ar-Ge mühendisliðinin sürdürülebilir kariyer olanaklarý ile güçlendirilmesi gerektiðine oysa bunu engelleyecek biçimde genelde Ar-Ge den iºletme yönetimine (management) kayma olduðuna iºaret etmiºtir. Üniversitelerin burada önemli bir rol oynayabileceðine zira teknoloji kariyeri profili nin çizilmesine katkýlarý olabileceðine; yani 90
farklý rütbelerin ve derecelerin getirilerinin ayný olmasýnýn ºart olduðu ifade edilmiºtir 47. Ar- Ge stratejisinde hem yönetsel hem de strateji anlamýnda kuvvetli olunmasý gerektiði vurgulanmýºtýr. Bir diðer firma; Türkiye de Ar-Ge yatýrýmý çekme konusunda önemli adýmlar atýldýðýna, Türkiye ye daha fazla ºirketin yatýrým yapmak için geldiðine, teºviklerin artmasýnýn bunda önemli bir rol oynadýðýna, yabancý ºirketlerin bunlardan yararlanmak için daha fazla çaba sarf ettiðine vurgu yapmýºtýr. Görüºülen bu firma, bu teºvikler sayesinde Türkiye de Ar- Ge yatýrýmý yapmak için daha yoðun çalýºtýðýný ve Türkiye de yabancý yatýrýmlar için oluºturulmuº elveriºli ortam sonucu Mercedes ile iºbirliði yaptýðýný belirtmiºtir. Öte yandan iki de uyarýda bulunulmuºtur. Ýlk olarak, yabancý sermayeyi çekmeye yönelik ülkeler arasýndaki yarýº ortamýnda Türkiye çok uluslu firmalara gereðinden fazla taviz verebilir ve bu faydadan çok zarar getirebilir. Ýkinci olarak, kapsamlý teºvik ve destek mekanizmalarýnýn düzenli izlenmesi ve deðerlendirilmesi gerektiði gerçeðidir. Ayrýca (i) Ar-Ge teºviklerinin proje bazýnda tahsisinin ve deðerlendirilmesinin çok dikkatli yapýlmasý gerektiðini ve (ii) yabancý Ar- Ge stratejisinin öncelikli yatýrým alanlarýný muhakkak belirlemesi gerektiðini belirtmiºtir. Görüºülen son firma, Türkiye de yabancý Ar-Ge yi çekmeye yönelik bir strateji olduðuna inanmadýðýný belirtmiº, böyle bir strateji olmadýðý için de ºirketlerin kendi baºlarýna ºirket olarak iºler yapýp bir bütünün parçasý olamadýklarýna iºaret edilmiºtir. Tüm teºvik ve desteklerin listesinin olduðu ve tanýtýldýðý, bilgi veren bir sitenin olmadýðý oysa böyle bir hizmetin getirisinin çok yüksek olacaðý ifade edilmiºtir. Bir çok imkanýn olduðuna ama bu imkanlardan çok az kiºinin/firmanýn haberdar olduðuna, farkýndalýðýn az olduðuna deðinilmiºtir. Yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýna yönelik desteklerden yararlanýlmasý için, faydalanacak birimlere en iyi ºekilde ulaºýlmasý gerektiði belirtilmiºtir. Türkiye deki Ar-Ge destek ve teºviklerinden yararlanmada yabancý olmanýn getirdiði sorunlara yönelik soruya ºu cevaplar verilmiºtir. Bir firma, yabancý firmalar için Türkiye de pozitif ayrýmcýlýk olduðunu sanmadýðýný ama negatif ayrýmcýlýk tehlikesi olduðunu belirtmiº ve Ar-Ge desteði veren kurumlarýn 47 Örneðin, AR-Ge mühendisi ile üretim mühendisi arasýndaki gerek teknik yetenek gerek kapasite özellikleri gerekse ºirket içindeki pozisyon ve prestijlerinin farkýna varýlarak yaptýklarý iºe uygun maddi ve manevi getirilerin saðlanmasý gereklidir; yani, özellikle daha fazla iº yükü olan üretim mühendisleri ile daha az iº yükü varmýº gibi görünen Ar-Ge mühendisleri arasýnda yapýlan iºin niteliði/kalitesi karºýlaºtýrýlarak eºit iº-eºit getiri prensibi uygulanmalýdýr. 91
Türkiye deki yabancý firmalarýn Ar-Ge projelerini destekledikleri takdirde onlarýn katma deðer yaratabileceklerinden ºüphe duyduklarýný dile getirmiºtir. Yerli oyuncularýn yabancý firmalarla iºbirliðine gittikleri takdirde küresel arenada etkin olabilecekleri hatýrlatýlmýºtýr. Bir diðer firma da negatif ayrýmcýlýk olduðunu, devlet olarak deðil ancak genel bakýº neticesinde tüm Ar-Ge yatýrýmlarý için oldukça büyük sýkýntýlarýn olduðunu, kendileri için zaten büyük ºirket dolayýsýyla kendi kendine (Ar-Ge) yapabilir görüºünün hakim olduðu, o yüzden teºvik sisteminin Türkiye de kendilerine yeterince katma deðer yaratmadýðý, baºarý için her türlü desteðin gerekli olduðu ifade edilmiºtir. Özellikle High technology konusunda yatýrýmlarýn yerli statüsünde deðerlendirilmesi gerektiði belirtilmiºtir. Bir baºka firma, bazý (yerli) firmalarýn destek için baºvurmadan önce yetkililerle görüºtüklerine ve projelerinin kabul edilmesi için gerekli kriterleri ve beklentileri karºýlayacak ºekilde hazýrlandýðýna dair söylentilerin dolaºtýðýný ifade etmiºtir. Ayrýca söz konusu firmalarýn destek veren kurumlar üzerinde azýmsanmayacak bir etkiye sahip olduðu da dile getirilmiºtir. Görüºülen son firma, Ýlk kez TUBÝTAK a Ar-Ge desteði almak için baºvurduklarýnda ºirketin içinde Polonyalý ve Rus paydaºlarýn ön planda olduðunu ve biraz da bu yüzden TÜBÝTAK ýn kendilerine yaklaºýmýnýn biraz mesafeli olduðunu ama zamanla TÜBÝTAK yöneticilerinin, Ar-Ge departmanýnýn baºýndaki kiºinin ve çalýºanlarýn Türk olduðunu gördüklerinde onlara yaklaºýmlarýnýn deðiºtiðini ve bu sayede birlikte daha fazla isler yapabildiklerini ifade etmiºtir. Artýk TÜBÝTAK ile aralarýnda çok saðlam baðlar olduðunu dile getirmiºlerdir. Kýsacasý Türkiye de Ar-Ge yapmaya baºladýklarýnda ºirketin içinde Polonya ve Rusya ön planda olduðundan biz aðzýmýzla kuº tutsak da, çok iyi performans sergilesek de, yabancý olduðumuz için ne kadar rekabet edebileceklerini bilmedikleri söylenmiºtir. Bu noktada TÜBÝTAK ýn desteðinin kendileri için çok önemli olduðu, eðer bu destekler olmasaydý Ar-Ge nin buraya gelmeyebileceði, üretimin buraya kaymayabileceði ifade edilmiºtir. Yabancý firmalarýn Türkiye dýºýndaki Ar-Ge iºbirliklerine yönelik soru ºu ºekilde cevaplanmýºtýr. Bir firma, AB ve ABD deki araºtýrma enstitüleri ve ºirketler ile iºbirlikleri olduðunu belirtmiºtir. Beyaz eºyada ortaklýklarýn daha fazla olduðu, elektronikte Uzak Doðu ile iºbirlikleri (örneðin Sony ile ) olduðu örneðin tasarýmda daha çok Tayvan ve Uzak Doðu yla iºbirliði yaptýklarý, -Hindistan da da mühendislik firmalarý ile iliºkileri olduðu ifade edilmiºtir. 92
Bir baºka firma, saðlam bir iºbirliði aðý olduðunu ana merkezdeki Ar-Ge merkezleri ön planda olmak üzere Ýspanya ve Çin ile iliºki içerisinde olduklarýný belirtmiº ve asýl önemli olanýn bu aðlara eklemlenebilmek olduðunu dile getirmiºtir. Bir firma, hem yerli hem de yabancý firmalarla ortak ürün geliºtirme projeleri olduðunu belirtmiº, hatta yabancý firmanýn rakipleri olmasýna raðmen pazarlardaki geliºmelere göre onunla geliºtirme alanýnda iºbirliðine gidildiðini ifade etmiºtir. ODTÜ ve Ege Üniversitesi gibi tanýnmýº üniversitelerle iºbirliði yaptýklarý, bunun da baºlýca nedeninin geliºtirme öncesi faaliyetlerde yetkinlik kazanmak istemeleri olduðu ifade edilmiºtir. Görüºülen son firma, geliºtirme faaliyetlerinde ana firmanýn baºka iºtirakleriyle özellikle ana merkezdekilerle iºbirliklerinin olduðunu belirtmiºtir. Fakat Çin, Rusya ve Polonya ile bu tür iºbirliklerine gidilmediðini eklemiºlerdir. Yan sanayiyle yüksek düzeyde iºbirlikleri olduðunu, onlara eðitim verdiklerini, üretim sistemlerini kurduklarýný bunu baºlýca sebebinin ise yan sanayinin kendileri için önemli olmasýndan kaynaklandýðý ifade edilmiºtir. Örneðin buzdolabýnýn %60 ýnýn girdisinin ithal kaynaklý olduðuna, örneðin kompresörün Türkiye de üretilmediðine oysa üretme potansiyelinin var olduðuna dikkat çekilmiº, ülkemizin potansiyelleri deðerlendirmede çok baºarýlý olamadýðý belirtilmiºtir 48. Üniversitelerle çok fazla iºbirliklerinin olmadýðýna, örneðin 9 Eylül, Celal Bayar, ÝTÜ gibi üniversitelerin kendilerine çok uzak olmadýðýna ama buna raðmen bir iletiºimin de olmadýðýna iºaret edilmiºtir (Celal Bayar da makine mühendisliði olduðu ama termodinamik alanýnda kimsenin olmadýðý eklenmiºtir). Yurtdýºýndan nitelikli iºgücü getirme konusunda sorulan soruya ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma, eðitim almýº Türkiye kökenli personel getirebildiklerini, yurtdýºýndan gelen cazip ve deneyimli personeli istihdam ettiklerini, üçüncü kuºak olarak sýnýrlamadýklarýný eklemiºlerdir. Yabancý pasaportlu kiºileri istihdam etmek için çok aktif olmadýklarýný, zaten buna gerek kalmadýðýný ama yabancýlar için iº ve oturma izni almanýn çok sýkýntýlý olduðunu dile getirmiºlerdir. Sonuç olarak, uluslararasý aðlarýn güçlendirilmesi amacýyla yabancý eleman istihdamýna gidilebileceðine ancak bilgi altyapýsý ve tecrübe konusunda yeterli olduklarýna ve 48 Ýthal kaynaklý ara mal ve yan sanayi ürünlerinin yerli üretiminde çok baºarýlý olmadýðýmýzý gösteren baºka bir örnek olarak kümes teli verilmiºtir. Buzdolabý kompresörlerinin bir malzemesinin üretim sürecinin kümeslerde kullanýlan tellerin üretim sürecine çok yakýn olduðu, kümes telinde yerli üretim iç talebi karºýladýðý halde hadi bu bilgiyi kullanýp buzdolabý üretiminde önemli bir ara mal olan ve ithal edilen kompresörü üretelim gibi bir mantýk olmadýðýna iºaret edilmiºtir. 93
bu yüzden yurtdýºýndan gelen taleplere olumlu bakmadýklarýna iºaret etmiºlerdir. Türkiye nin bu aðyapýnýn bir ayaðý olarak cazibe odaðý olabilmesi için bu alandaki yasalarýn iyileºtirilmesinin ºart olduðu belirtilmiºtir. Bir baºka firma, mevcut teºviklerden haberdar olduklarýný ama faydalanmayý düºünmediklerini dile getirmiº, üçüncü kuºakla ilgili irtibatlarýnýn olduðunu eklemiºtir. Birçok milletten özellikle yönetim seviyesinde rotasyonun söz konusu olduðu, eðitim ve tecrübe konusunda bu rotasyonun ºart olduðu ifade edilmiºtir. Bir firma, doksanlý yýllarda Almanya dan Türk eleman getirmek istediðini ancak 1999 dan sonra bu konunun çok üzerinde durulmadýðýný belirtmiºtir. Bunun baºlýca nedenleri Almanya daki üçüncü kuºaðýn Türkiye ye gelmekte çok istekli olmamasý ve zaten nitelikli iºgücü konusunda Türkiye deki genç ve eðitimli nüfustan faydalanmalarýdýr. Bu öðrencilerde iº tecrübesi çok ta aranmýyor zira gerekli eðitim ve iº kültürünü firma içinde ediniyorlar. Doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarý ve özellikle Ar-Ge yatýrýmlarý çekmeye yönelik politikalarla ilgili sorulara ºu yanýtlar verilmiºtir. Bir firma, 2008 yýlýnda çýkan Ar-Ge yasasý sayesinde olumlu bir deðiºiklik olduðunu belirtmiºtir. Bir diðer firma, her ne kadar farkýndalýk arttýysa da aslýnda çok büyük bir deðiºim olmadýðýný dile getirmiºtir. On sene öncesine göre Ar-Ge meseleleri daha fazla konuºuluyor olsa da yine de Türkiye de küresel süreçlere hýzlý uyumun çok baºarýlý olmadýðýný belirtmiº, ülkemizin küresel geliºmeler karºýsýnda reaksiyon anlamýnda zayýf kaldýðýna iºaret etmiºtir. Bir firma, özellikle 2009 dan bu yana Ar-Ge politikalarýnda önemli deðiºiklikler olduðunu kabul etmiºtir. Görüºülen son firma, Ar-Ge çekmeye yönelik politikalarda önemli geliºmelerin olduðunu kabul etmiº, ancak desteklerin daha derin ve eºgüdümlü olmasý gerektiðine dikkat çekmiºtir. 5.SONUÇ Bu bölümde öncelikli olarak firmalarla yapýlan saha çalýºmalarýnýn sonuçlarý sektörel çerçevede tartýºýlacak, daha sonra ise genel deðerlendirmeler ortaya konacaktýr. Bu bölümde gerek sektörel, gerekse genel anlamda politika önerileri sunulacaktýr. Telekomünikasyon ve biliºim sektörü firmalarý Türkiye de sektörel önceliklendirmenin olmamasýndan yakýnmaktadýrlar. Bu sorunun çözümü için sektörel bir yetenek analizinin 94
gerekliliði vurgulanmýºtýr. Bu tip bir önceliklendirmenin yapýlmýº olmasý, Türkiye ye belirlenen alanlardaki yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýnýn çekilmesini kolaylaºtýracaktýr. Ar-Ge ve yabancý sermaye politikalarý arasýndaki koordinasyon eksikliði de bir diðer sorun olarak öne çýkmaktadýr. Bu eksikliðin giderilmesi için yatýrým ajansýnýn daha aktif bir rol alarak ilgili kurumlar arasýnda eºgüdüm saðlamasý beklenmektedir. Telekomünikasyon hizmetlerinden alýnan dolaylý vergilerin yüksekliði de bu sektördeki büyüme ve buna baðlý olarak Ar-Ge performansýný olumsuz yönde etkilemektedir. Öte yandan biliºim sektöründeki firmalarýn görece küçük ölçekli olmasý 5746 sayýlý yasadaki desteklerden yararlanmalarý konusunda bir engel teºkil etmektedir. Ýlaç sektöründeki Ar-Ge süreci doðasý itibarýyla diðer sektörlerden farklýdýr. Ýlaca temel teºkil edecek molekülün bulunmasý ve patent alýnmasý bu sürecin baºlangýcýdýr ve daha sonra klinik araºtýrma fazý gelmektedir. Bu fazýn amacý, ilaçlarýn hastalardaki olasý negatif yan etkilerini en aza indirmek ya da kaldýrmaktýr. Klinik araºtýrmalar ilk olarak gönüllü denekler üzerinde (hastane dýºýnda), sonra da hastanede tedavi gören hastalarda yapýlmaktadýr. Uzun bir zaman dilimine yayýlan klinik araºtýrmalar ilaç firmalarýnda gerçekleºmemekte, hekimler ve diðer hastane personeli geliºtirme aºamasýnýn bir parçasý olmaktadýr. Klinik araºtýrmalarýn ve dolayýsýyla yeni bir ilacýn ticarileºmesi uzun zaman almakta ve sonuç olarak fikri mülkiyet haklarýnýn korunma süresi de kýsalmaktadýr. Bu durum ilaç geliºtirme faaliyetlerinin hýzlý bir biçimde yapýlmasýný gerektirmektedir. Ancak Türkiye deki mevcut mevzuat bu yönde bir engel teºkil etmektedir. Hastanelerde klinik araºtýrmalara katýlan saðlýk personeline ve özellikle hekimlere yapýlan ödemeler hastaneler ve üniversiteler üzerinden yapýldýðý için bu ödemelerin büyük bir kýsmý döner sermaye kesintisine tabii olmaktadýr. Bu durum, klinik araºtýrmalarýn arzu edilen hýz ve düzeyde olmasýný engellemektedir. Öte yandan ilaçlarýn ruhsatlandýrmasý süreci de Türkiye de AB ülkelerine göre daha uzun sürmektedir. Tüm bu sorunlara ek olarak sýk sýk yapýlan mevzuat deðiºikliklerinin de çokuluslu ºirketlerin Türkiye deki Ar-Ge faaliyetlerine yaklaºýmýný olumsuz etkilediði belirtilmiºtir. Patentli ilaç kopyalanmasý veya klinik araºtýrmalar sýrasýnda elde edilen verilerin gizliliðinin saðlanamamasý ºeklinde ortaya çýkan fikri mülkiyet haklarý ihlallerinin mevcut ve potansiyel yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýnýn üzerinde olumsuz etkileleri vardýr. Öte yandan, fikri mülkiyet haklarý ihlallerine verilen cezalarýnda hafifletildiði görüºü dile getirilmiºtir. Önemli bir baºka husus, jenerik ilaçlarýn piyasa payýnýn artmasý ve kamunun bu tip ilaçlarý sosyal güvenlik 95
harcamalarýný azaltmak için tercih etmesidir. Jenerik ilaçlarýn varlýðý yabancý sermaye firmalarýnýn Ar-Ge yatýrýmlarýný iki ºekilde olumsuz etkilemektedir: (i) jenerik ilaçlardan kaynaklanan rekabet baskýsý ve bunun Ar-Ge üzerine negatif etkisi ve (ii) Türkiye de jenerik ilaçlarýn üretiminin teºvik edilmesi ve Ar-Ge yapan bir kýsým yabancý firmanýn da jenerik ilaç piyasasýna da yönelmesi. Yukarýda ifade edilen sorunlar ilaç sektöründeki Ar-Ge sürecinin özgünlüklerinden kaynaklanmaktadýr. Teºvik mekanizmalarý itibarýyla karºýlaºýlan en belirgin sorunlar ise ºunlardýr. Ýlk olarak firmalar 5746 sayýlý yasanýn kendileri için uygun olmadýðýný, istihdam ettiklerini Ar-Ge personelinin daha çok veri akýºýný denetlediði için Ar-Ge personel sayýsýnýn elli tam zaman eºdeðer araºtýrmacýya ulaºmasýnýn mümkün olamayacaðýný ifade etmiºlerdir. Öte yandan hastanelerde yürütülen klinik araºtýrmalarda çalýºan saðlýk personelin de 5746 sayýlý yasa kapsamýna girmemesi bir diðer sorun olarak ortaya çýkmaktadýr. Ýkinci olarak, ilaç firmalarý iki temel nedenden dolayý Ar-Ge faaliyetlerine verilen doðrudan desteklerden yararlanamamaktadýrlar: Bu destekleri veren kuruluºlar Ar-Ge faaliyetlerinin ardýºýk fazlarda olmasýný istemekte ve klinik araºtýrmalar sadece 3. ve 4. fazlarda yapýldýðý takdirde Ar-GE faaliyetleri desteklenmemektedir. Sektörde öncelikle, paydaºlarýn farklý beklentilerinin belrilenmesi ve karºýlanmasýna yönelik bir diyalog sürecinin baºlayýp geliºtirilmesi gerekli görünmektedir. Diyalog sonucunda paydaºlarýn asgari beklentilerini karºýlayan mevzuat deðiºikliklerinin yapýlmasý ve sektörde mevzuat açýsýndan istikrarlý bir ortamýn saðlanmasý gerekmektedir. Bu diyalog sürecinin bir sonucu da ruhsatlandýrmaya yönelik iºlemlerin makul sürelere çekilmesi olacaktýr. Sektördeki Ar-Ge faaliyetleri için ya sektöre özgü bir destek yasasý çýkarýlmasý ya da mevcut yasaya bu sektöre yönelik birtakým eklemelerin yapýlmasý gereklidir. Tüm bunlara ek olarak Teknoloji Geliºtirme Bölgeleri nin ilaç sektörü ile etkileºimini arttýrmaya yönelik düzenlemeler yapýlmalýdýr. Jenerik ve orijinal ilaçlar arasýndaki pazar dengesi yukarýda sözü edilen diyalog sürecinin bir parçasý olmalýdýr. Otomotiv sektöründe, Türkiye için ucuz iºgücü anlamýnda maliyet avantajý bir koz olmaktan çýkmaktadýr. Bu durum sektörün daha inovatif ürünlere yönelik yatýrýmlar yapmasýný gerektirmektedir. Bu eðilim Ar-Ge faaliyetlerinin önemini arttýrmaktadýr. Yan sanayi ile ana sanayi arasýndaki iliºkilerin artýrýlmasý, iºbirliklerinin yapýlmasý ve hatta bütünleºme sürecinin 96
ilerlemesi bu anlamda çok önemli ve acil bir ihtiyaçtýr. Türk otomotiv yan sanayi birtakým geliºmeler kaydetmekle birlikte, özellikle Ar-Ge faaliyetlerindeki konumu itibarýyla istenilen düzeyde deðildir. 5746 sayýlý yasa yan sanayideki Ar-Ge faaliyetlerini teºvik etmek konusunda yetersizdir (özellikle de teºviklerden yararlanmak için elli tam zaman eºdeðer Ar-Ge personeli istihdam koºulu nedeniyle). Ana ve yan sanayi arasýndaki yetenek farklýlýklarýnýn kýsmen de olsa kapanmasý ºu iki önlemle gerçekleºebilir: (i) yeni yasal düzenlemelerle yan sanayinin Ar- Ge faaliyetlerinin arttýrýlmasýnýn teºvik edilmesi ve (ii) Ar-Ge aðýrlýklý doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn artmasýndan kaynaklanacak olan olasý teknoloji yayýlmalarýndan yan sanayi firmalarýnýn yararlanmasýnýn saðlanmasý. Sektörde sýkça dile getirilen bir baºka sorun, nihai ürünler üzerindeki dolaylý vergilerin yüksekliðidir. Bu durum iç pazarýn daha fazla büyümesinin önünde bir engel teºkil etmekte, bu ise satýºlarýn artmasýný olumsuz yönde etkileyerek, Ar-Ge harcamalarýnýn istenilen düzeyde olmasýný engellemektedir. Bu vergilerin daha düºük olduðu bir pazar (AB ülkeleri örnek alýnabilir) daha inovatif ürünleri talep eden öncü bir pazar yaratabilir ve sektördeki Ar-Ge harcamalarýnýn artmasýný saðlayabilir. Ýç pazarýn öncü bir pazara dönüºmesi ihracat performansýný da olumlu yönde etkileyecek ve ihracattan gelen katma deðeri arttýracaktýr. Bir diðer göze çarpan sorun da var olan Ar-Ge teºvik sistemindeki Ar-Ge tanýmýnýn çok açýk olmamasýdýr. Türkiye gibi ülkelerde daha sýk görülen, tüketici tercihlerindeki özgünlüðün tetiklediði uyarlama amaçlý Ar-Ge faaliyetlerinin Ar-Ge teºvikleri kapsamýnda olup olmadýðýna dair belirsizlikler vardýr. Bu konudaki belirsizliðin giderilmesi, firmalarýn Ar-Ge faaliyetleri anlamýnda önlerini görmelerini saðlayacaktýr. Yapýlan faaliyetlerin Ar-Ge den çok Ür-Ge olduðuna dair bir endiºe de zaman zaman ifade edilmiº ve desteklerin bir etki analizinin yapýlmasýnýn gerekli olduðu vurgulanmýºtýr. Bazý doðrudan desteklerin verilmesi sürecinde büyük ve yabancý firmalara karºý negatif bir ayrýmcýlýk yapýldýðý görüºü dile getirilmiºtir. Yapýlan baºvurularda bu firmalara ya hiç destek verilmediði, ya da birkaç proje desteklendikten sonra firmanýn Ar-Ge faaliyetlerine kendi özkaynaklarý ile devam etmesi gerektiði ºeklinde bir yaklaºýmýn var olduðu ifade edilmiºtir. Öte yandan Türkiye de faaliyet gösteren yabancý sermaye firmalarýnýn küresel piyasalardaki rakiplerinin baºka ülkelerde benzer teºviklerden daha fazla yararlandýðýnýn altý çizilmiºtir. Bu durumun Türkiye de Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmayý düºünen yabancý firmalarý olumsuz etkileyeceði ve yatýrýmlarýný rakip ülkelere kaydýrmasý sonucunu doðurabileceði beklenebilir. 97
Türkiye otomotiv sektörü elli yýllýk geçmiºi sayesinde yerli üretim ve ulusal inovasyon sistemi ile iliºkilerini önemli ölçüde güçlendirmiºtir. Öte yandan sektördeki teknolojik deðiºim hýzý (mevcut taºýtlarda teknolojinin daha yoðun kullanýlmasý ve elektrikli ve hibrid taºýtlarýn üretim payýnýn artmasý) artmakta ve buna pararel olarak Ar-Ge nin bu sektördeki önemi de arttýrmaktadýr. Son olarak, 5746 sayýlý yasanýn yabancý dillere tercüme edilmesi gerektiði belirtilmiº, bu çeviri ihtiyacýnýn hukuki metinin üst düzey yöneticiler tarafýndan tam olarak anlaºýlmasý gereðinden kaynaklandýðýna iºaret edilmiºtir. Oysa var olan Ýngilizce çeviri bu beklentileri karºýlamadýðý gibi, yasa metni Ýngilizce dýºýnda herhangi bir dile çevrilmemiºtir. Bu alanda gösterilecek bir çaba hem mevcut hem de potansiyel yabancý yatýrýmcýlarýn Ar-Ge teºviklerinden yararlanmalarýný ve Ar-Ge harcamalarýný artýrmalarýný kolaylaºtýracaktýr. Sektördeki dolaylý vergilerin daha makul düzeylere çekilmesi acil bir önlem olarak görülmektedir. Yan sanayinin yeteneklerini arttýrabilmek için, yan sanayiye özgü Ar-Ge teºviklerinin tasarlanmasý, özellikle 5746 sayýlý yasanýn buna göre gözden geçirilmesi olasý bir yöntemdir. Eðitim sistemi ile üretim sistemi arasýndaki kopukluk, iºgücü piyasasýna giren mühendislerin yeterli pratik donanýmýnýn olmamasý sonucunu doðurmaktadýr. Bu çerçevede, var olan staj sisteminin daha etkin hale getirilmesi, sanayinin ihtiyaçlarýna cevap veren SANTEZ gibi ortak projelerin yaygýnlýðýnýn artýrýlmasý gibi önlemler düºünülebilir. Teknoloji platformu gibi yapýlanmalarýn yürüttüðü stratejik plan sonuçlarýnýn uygulamaya aktarýlmasý ve kamu-üniversite-sanayi iºbirliklerinin bu uygulama sürecinde hayata geçirilmesi gereklidir. Bu da sektörün önünü görmesini saðlayacak ve olasý belirsizlikleri azaltacaktýr. Bu sektörde ana-yan sanayi iºbirliðinin oldukça baºarýlý bir Ar-Ge süreci açýsýndan önemli olmasý, var olan teºvik ve destek mekanizmalarýna bu iºbirliðini güçlendirmeye yönelik unsurlarýn dahil edilmesini gerektirmektedir. Elektronik sektöründe öne çýkan sorunlardan biri yine dolaylý vergilerin yüksek olmasýdýr. Bu durumun yukarýda da tartýºýldýðý üzere iç pazarýn büyüme potansiyeli ve Ar-Ge harcamalarý üzerinde olumsuz etki yaratmasý beklenmektedir. Bir diðer benzer sorun da, iºgücü piyasasýna giren mühendislerin yeterli pratik donanýmýnýn olmamasýdýr. Bu durum yine eðitim sistemindeki sorunlara iºaret etmektedir. Öte yandan, Türkiye deki yabancý firmalarýn Ar-Ge projelerinde baºarýlý olmalarý daha fazla Ar-Ge projesinin gelmesine ve Ar-Ge alanýnda Türkiye ye yönelik farkýndalýðýn artmasýna neden olmaktadýr. Tabii ana firmada çalýºan Türk yöneticilerin varlýðý da etkilidir. Türkiye deki yetiºmiº iºgücü, bu iºgücünün esnekliði ve iºine 98
kendisini adamasý küresel merkezin dikkatini çekmekte ve Ar-Ge projelerinin daðýtýmýnda Türkiye için bir avantaj oluºturmaktadýr. Firmalar, genel olarak Ar-Ge destekleri hakkýnda olumlu görüº bildirmekle birlikte yetersiz olduðunu ifade etmiºler, bu yetersizliklerin desteklerin kapsamýndan, miktarýndan ve bürokratik süreçlerden kaynaklandýðýný vurgulamýºlardýr. Saðlanan desteklerin Türkiye de faaliyet gösteren yabancý sermayeli firmalarýn küresel rekabetle baºa çýkmasýný saðlamaktan uzak olduðuda belirtilmiºtir. Firmalar yan sanayinin yeteri kadar yetkin olmadýðýný ve ortak üretim ve Ar-Ge planlamasý yapmakta sýkýntýlar yaºadýklarýný vurgulamýºlardýr. Ayrýca, desteklerin tedarikçilerle iºbirliðini arttýrmaya yönelik önlemleri içermesi talep edilmiºtir. Destek sistemindeki bir diðer sorun da yabancý firmalara karºý birtakým önyargýlarýn olmasýdýr. Buna ek olarak, sektördeki yerli firmalarýn destek saðlayan kuruluºlarla irtibata geçerek, projelerinin kabul edilmesini kolaylaºtýracak birtakým bilgilere ulaºtýklarýný dile getirmiºlerdir. Bu sektörde Ar-Ge projelerinin seçiminde ana firmanýn önemli bir rolü olduðu kabul edilmekle birlikte iºtiraklerin de proje önerme konusunda inisiyatif alabildikleri ve merkezin bu projeleri kabul ettiði görülmektedir. Bu mekanizmayý kullanarak Türkiye nin Ar-Ge alanýnda kayda deðer bir yetkinliðinin olduðunu gösteren firma örneklerine rastlanmýºtýr. Ar-Ge kararlarýnýn alýnmasýndaki bu esnek mekanizmanýn Türkiye de alýnan teºviklerle de desteklenmesi firmalarýn daha sonra ana merkezden baºka projeler almasýný da kolaylaºtýracaktýr. Yukarýdaki saptamalar ve onlardan hareketle yapýlan politika önerileri sektörlere özgüdür. Ancak bir bütün olarak baktýðmýzda birçok sektörde benzer sorunlarýn olduðu gözlenmektedir. Bu ortak sorunlar aºaðýda sýralanmýºtýr: Nihai ürün veya hizmetten alýnan dolaylý vergilerin yüksek olmasý Yan sanayinin teknolojik yeteneklerinin zayýf kalmasý, ana-yan sanayi iºbirliðinin istenen düzeyde olmamasý ve 5746 sayýlý yasanýn yan sanayide Ar-Ge yi teºvik etmede yetersiz kalmasý veya bunu gerçekleºtirmek için uygun olmamasý Türkiye deki yüksek öðrenim sisteminin iºleyiºinin getirdiði iºgücünün pratik yetenek ve donanýmýnýn zayýf olmasý Yabancý firmalara karºý negatif ayrýmcýlýðýn var olmasý Yabancý firmalarýn üniversitelerle iliºki ve iºbirliðinin zayýf kalmasý 99
Ar-Ge politikasý ile yabancý sermaye politikalarýnýn birbirinden kopuk olmasý Sektörel ve teknolojik önceliklerin belirlenmemiº olmasý Ar-Ge teºvik ve desteklerinden yararlanmanýn önündeki bürokratik engeller Yukarýda sýralanan sorunlar yüksek eðitim sistemi, vergi politikalarý, ana- yan sanayi iliºkileri, yabancý sermaye politikasý gibi sadece yabancý Ar-Ge ile sýnýrlý olmayan çok geniº bir yelpazeye yayýlmaktadýr. Doðal olarak bu sorunlarýn çözümüne yönelik politika önerileri de bu geniº yelpazede yer alacak, bu farklý alanlarda faaliyet gösteren aktörlerin iºbirliði sonucu tasarlanýp uygulanacaktýr. Bu durum, yabancý Ar-Ge nin Türkiye ye çekilmesi için geniº bir politika paketinin ( policy mix) hazýrlanmasýna ve eºgüdüm içinde uygulanmasý gerektiðine iºaret etmektedir. 100
EK 1: GZFT Analizine Davet Edilen ve Katýlan YASED Üyesi firmalarýn temsilcileri GZFT Analizine Davet Edilen Firmalar Katýlanlar 1 Koç Katýlmadý 2 MSD Katýlmadý 3 Novartis Katýlmadý 4 GE Infrastructure Aviation Reha Haymanalý 5 JNJ Katýlmadý 6 Tofaº Kemal Yazýcý 7 Netaº Özlem Sivrioðlu 8 Indesit Semra Akargün Aslan 9 Pfizer Iºýn Nur Ciceralý ve Pelin Taplamacýoðlu 10 Cognis Katýlmadý 11 KPMG Katýlmadý 12 Turkcell Teknoloji Hatice Ayan 13 PWC Recep Býyýk 14 Avea Katýlmadý 15 Mercedes Benz M. Tolga Onat 16 AIFD Katýlmadý 17 Renault Katýlmadý 18 Siemens Erdem Alptekin ve Ayºen Akýn* 19 Ericsson Katýlmadý 20 Frito Lay Katýlmadý 21 Unilever Katýlmadý 22 Bosch TT Ahmet Hüseyni 23 BSH Ev Aletleri Katýlmadý 24 Bristol Myers Katýlmadý 25 Ford Katýlmadý 26 Scott Orim Hilmi Altýn 27 YASED Barhan Özce ve Pýnar Karaman * Baðýmsýz görüº olarak 101
EK 2: Yarý yapýlandýrýlmýº mülakat çalýºmasý için baðlantý kurulan firmalar Schott Orim Mercedes Sanofi Aventis Unilever Ericsson GE Tofaº Johnson Johnson Toyota Turkcell Teknoloji MSD P&G Nortel Avea Novartis Bosch TT Indesit Pfizer BSHG Renault Alcatel Cisco Arçelik Ford Yapý Kredi BMS Vodafone* BP* Philips* ABB* *Mülakat yapýlamamýºtýr. 102
Ek 3: Yarý Yapýlandýrýlmýº Mülakat Sorularý BÖLÜM 1 1. Görüºülen kiºinin ünvaný ve iº tanýmý 2. Kuruluº yýlý 3. ªirket merkezi hangi ülkede? 4. ªirketin yurtiçi ve yurtdýºýndaki baºlýca faaliyet alanlarý nelerdir? 5. Çalýºan sayýsý-2009 6. Ar-Ge birimi var mý? Ne zaman kuruldu? 5746 sayýlý yasaya göre ºu anda Ar-Ge merkezi misiniz? 7. Ar-Ge harcamalarý-2009 8. Ar-Ge çalýºan sayýsý 9. Son üç yýlda yýllýk ortalama Ar-Ge harcamasý artýºý ne kadardýr? 10. Önümüzdeki üç yýlda yýllýk ortalama Ar-Ge harcamasý artýºý ne kadar olacak? 11. Son üç yýlda yýllýk ortalama Ar-Ge personeli artýºý ne kadardýr? 12. Önümüzdeki üç yýlda yýllýk ortalama Ar-Ge personeli artýºý ne kadar olacak? BÖLÜM 2 1. Türkiye de Ar-Ge yapma kararýný etkileyen temel unsurlar nelerdir? ݺ Çevresi Unsurlarý Maliyet (emlak fiyatlarý, kiralar, ücretler, faizler, girdi fiyatlarý ) Nitelikli iºgücü (yeteri kadar var mý? gerekli niteliklere sahipler mi? nerede buluynuorlar? maliyeti? ) Üretimde uzmanlýk (manufacturing expertise) 103
Ýç piyasa/çevre piyasa büyüklüðü veya büyüme hýzý (Ar-GE yi tetikleyici özelliði var mý?) Pazarýn niteliði (öncü pazar mý, öncü tüketiciler mi?) daha ziyade inovatif Ar-GE için Ar-Ge faaliyetinin ticarileºme hýzý ÇUª açýsýndan Ar-Ge nin kendi içinde iºbölümü var mý? Vergiler Devlet teºvikleri Eðitim Sistemi Fikri Mülkiyet Haklarý mevzuatý (IPR) Diðer firma ve üniversitelerle iºbirlikleri (Teknokent) Sektördeki Ar-Ge konusundaki uzmanlýk, birikim Tedarikçilerle iliºkiler Yasal düzenlemeler, hukuki mevzuat 2. Türkiye de Ar-Ge yapma kararý nasýl alýndý? Nasýl bir süreç izlendi? Öneri sizden mi gitti yoksa ana firmadan mý geldi? 3. Ar-Ge faaliyetinin hangi alanlarda yapýlacaðýna kim ve nasýl karar veriliyor? 4. Baðlý bulunduðunuz firmanýn Ar-Ge merkezleri ana ülkenin dýºýna çýkýyor mu (eðilim)? 5. Ar-Ge merkezlerinin küresel daðýlýmý hakkýnda bilgi veriniz. 6. Önümüzdeki yýllarda ºirket ana merkezi yeni Ar-Ge birimleri kurmayý planlýyor mu ve nerelerde? Yeni AB üyeleri (Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti), ABD, BRICs, Asya (Çin) vs. 7. Türkiye de ne amaçla Ar-Ge yapýlýyor, özellikleri nelerdir? 104
Uyarlama amaçlý mý (iç piyasada tüketicilerin taleplerine daha uygun ürünler piyasaya sunmak için olabilir ya da üretim sürecinde yaºanan sorunlarý çözmek için olabilir) Daha inovatif ürünler piyasaya sürmek için mi (iç piyasa ve/veya bir çok ülke için)? 8. Ar-Ge faaliyetleri iç piyasaya mý yönelik yoksa belli ülke gruplarýna mý yönelik? 9. Ar-Ge faaliyetlerinizin performansýný nasýl ölçüyorsunuz? (yeni ürünlerin satýºlardaki payý, yeni ürün sayýsý, patentler,.) 10. Ar-Ge dýº finansman kaynaklarýnýz nelerdir? (TEYDEB, TTGV, AB projeleri, vergi teºvikleri) 11. Önümüzdeki üç yýl içinde Türkiye deki Ar-GE biriminin durumunu nasýl görüyorsunuz (konumunuz, ºansýnýz, avantaj ve dezavantajlarýnýz nelerdir)? BÖLÜM 3 1. 5746 sayýlý Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenemsi hakkýndaki kanuna genel yaklaºýmýnýz nedir? 2. Sizce Türkiye nin yabancý Ar-Ge yatýrýmlarýný çekme konusunda bir stratejisi var mý? Varsa temel unsurlarý ve olumlu-olumsuz yönleri nelerdir? Yoksa nasýl olmalýdýr? 3. Ar-Ge destek ve teºvikler konusunda yabancý olmanýn getirdiði sorunlar var mýdýr? Negatif ya da pozitif ayrýmcýlýk söz konusu mu? 4. Yurdýºýndaki baºka firmalarla, ana ºirketin diðer iºtirakleriyle, kurum ve kuruluºlarla (AB) Ar-Ge iºbirlikleriniz var mý? 5. Yurtdýºýndan nitelikli iºgücü getirirken sorun yaºadýnýz mý? Bu amaçla kullabileceðiniz teºvikler olduðundan haberdar mýsýnýz? Yurtdýºýnda yaºayan (üçüncü kuºak) Türk gençleri ile irtibatýnýz oldu mu? 6. Doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarý ve özellikle Ar-Ge yatýrýmlarý çekmeye yönelik politikalarda sizce son dönemde Türkiye den bir deðiºikliði oldu mu? 105
BÖLÜM 4 GZFT benzeri analiz. Kapanýº Sorusu: Yurtdýºýna ana ºirkete anket gönderilirse cevaplanýr mý? 106
EK 4: GZFT Tablosu (GZFT Analizinde Oylanan Ýfadeler) No: G1 G2 G3 G4 G5 G6 G7 G8 G9 G10 G11 G12 G13 G14 G15 G16 G17 G18 G19 G20 G21 G22 G23 G24 GÜÇLÜ YANLAR (Olumlu Ýçsel) Genç, dinamik, iyi eðitimli, nitelikli, istekli, esnek (multitasking) ve farkýndalýðý yüksek insan kaynaðý Genç ve artan nüfus (demografik güç) Dinamik bir ekonomiye sahip geliºmekte olan bir ülke olmamýz Yaratýcýlýk ve tetikleyici araºtýrma kabiliyeti Nitelikli beyin gücünün mühendislikleri tercih etmesi (Üniversitede mühendislik bölümlerine en yüksek puanlý öðrencilerin alýnmasý) Artan STK faaliyetleri ve bilinç Karºýlanmamýº yerel ihtiyaçlara yönelik Ar-Ge yapma imkaný Uluslararasý standartlara uygun iº yapabilme kapasitesi varlýðý Ar-Ge araçlarýnýn tümüne kolay eriºim Hýzlý karar verebilme yeteneði Ar-Ge'nin öneminin kamu tarafýndan da anlaºýlmasý Rekabetçi bir Ar-Ge teºvik kanunu olmasý Teknolojiyi hýzlý ºekilde adapte edebilme gücü Düºük yatýrým maliyetleri Coðrafi konum avantajlarý olmasý Artan patent baºvurularý ve patent desteklerinin iyi bir seviyede olmasý Belli alanlarda dünya çapýnda bilgi birikimi ve tecrübe oluºmasý; dünyaya iº yapabilecek düzeyde Ar-Ge merkezlerinin kurulmasý Geliºmiº ülkelere göre, mühendis ve araºtýrmacýlarýn daha kolay oluºturulabilecek ºartlarla tatmin edilebilmesi Türkiye'nin güzelliklerinin (Güney, Ege) yabancý bilim adamlarýný çekmesinde güçlü bir taraf oluºturmasý Türkiye'deki akademik birikim ve ortamýn Ar-Ge'ye uygun olmasý (tersine beyin göçünü destekliyor olmasý) Ar-Ge harcamalarýnýn GSYHÝ'ye oranýnýn artmasý Teknokent sayýsýnda artýº & firmalarýn Ar-Ge birimlerine daha fazla yatýrým yapmasý Türk üniversitelerinin geliºmiº ülke üniversiteleri ile yakýn iliºki içinde olmasý Bazý endüstri sektörlerinde kümeleºme (otomotiv, savunma vb.) 107
G25 G26 G27 G28 No: ZZ1 Z2 Z3 Z4 Z5 Z6 Z7 Z8 Z9 Z10 Z11 Z12 Z13 Z14 Z15 Z16 Z17 Ar-Ge kanun ve yönetmeliklerin AB'ye uyumluluðu ve uyum süreci Pazar, üretim ve Ar-Ge'nin birlikte var olabileceði uygun bir ortam olmasý Yerel pazarýn büyüklüðü ve geliºme hýzýnýn fazla olmasý (enerji, ilaç, saðlýk, otomotiv, dayanýklý tüketim malzemeleri) Ar-Ge yatýrýmý yapýlabilmesi için temel oluºturabilecek alanlarda üretim lojistik faaliyetleri teknolojileri konusunda yetkinlik birikimi ZAYIF YÖNLER (Olumsuz-Ýçsel) Üniversitelerin sanayinin ihtiyacý olan uzman ve mühendis profilini karºýlayamamasý (eðitim programlarýndaki eksiklikler) a. Mühendislik eðitiminin sonucunda, mühendislerin Ýngilizcelerinin zayýflýðý, çoðunlukla ikinci yabancý dillerinin olmayýºý b. konusunda uzman son teknolojileri bilen Ar-Ge eleman eksikliði c. üniversite sanayi iºbirliðinin sistematik olamamasý / üniversitelerin sanayiden uzak oluºu Sanayinin üniversitelerdeki yetkinlikleri bilmemesi / üniversitelerdeki yeteneklerin bilinmemesi Üniversite ortamýnda akademik deðerlendirme kriterlerinin çaðdýºý kalmasý; çalýºmalar için gerekli özerk ortamýn yaratýlmamasý (Üniversitelerde yönetimin özerk olmayýºý ve rektörlerin çoðunlukla yöneticilik özellikleri dikkate alýnmadan seçilmesi) Üniversitelerde Ar-Ge yapabilme yetkinliðinin ön plana çýkarýlmamasý Akademisyenlerin fikirlerini / çalýºmalarýný somut ürüne dönüºtürme isteklerinin olmamasý (bilinç ve fýrsatlar) Üniversite yeteneklerinin olanaklarýnýn bölge ihtiyaçlarý ile uyumlu olmamasý Üniversite sanayi beraber çalýºma modelinin (collaboration) geliºmiº ülkeler oranla yetersiz olmasý Diðer ülkelerin Ar-Ge'ye verdikleri önem ve teºviklerin görece üstünlüðü Ar-Ge sonucu ortaya çýkan ürünlerin endüstrileºmesi için teºviklerin azlýðý ve yeterli nitelikte olmamasý Kuruluºlarýn Ar-Ge teºviklerine yeteri kadar önem vermemesi Kamu/ proje "sektör bazlý" teºviklerin olmamasý KOBÝ'ler için Ar-Ge altyapý desteðinin olmamasý Ar-Ge merkezi sertifikasýnýn ve denetleme iºinin sanayi ve ticaret bakanlýðýnca kullanýlan teºviklere iliºkin denetimin Maliye Bakanlýðý'nca yapýlmasý (iki ayrý otoritenin varlýðý) Yetersiz ana sanayi / yan sanayi iºbirlikleri Kurumlar arasý koordinasyonun / iºbirliklerini zor olmasý (TÜBÝTAK'ýn rolü ve Sanayi Bakalýðý) Yüksek iºgücü maliyetleri / iº gücü eðilimleri / tercihleri (uzun süreli Ar-Ge personelinin az olmasý, isteðinin olmamasý) Çalýºma koºullarý ve sosyal haklarýn yetersizliði, motivasyon düºüklüðü; Maddi koºullarýn geliºmiº ülkelere nazaran geride kalmasý; Nitelikli iºgücünün Ar-Ge faaliyetleri için kullanýlamamasý; Ar-Ge yapan ºirketlerdeki çalýºan personel sirkülasyonu baºarýlý proje sayýsýný negatif etkiliyor olmasý, proje süreleri uzamasý 108
Z18 Z19 Z20 Z21 Z22 Z23 Z24 Z25 Z26 Z27 Z28 Z29 Z30 Z31 Teºvik verilen bölgelerin nitelikli personel tarafýndan tercih edilmemesi Fason üretim ve kolay para kazanma mantýðýnýn henüz deðiºmemesi Uzman Ar-Ge personelinin azlýðý - doktoralý Ar-Ge personelinin azlýðý Export kontrol ve IPR alanlarýndaki yetersiz altyapý ve iºgücü Özel sektör / kamu iºbirliði ile devam eden Ar-Ge kümelendirme çalýºmalarýna ve projelerine katýlým ekseninde istek olmamasý Yerli firmalarýn finansal altyapýlarýnýn zayýflýðý - Ar-Ge için fon ayýramamasý Millileºtirme iºine aðýrlýk verilmesi (Ar-Ge uygulamalarý ile entegrasyon) ªirket kurma ve Ar-Ge yapýmý konusunda mevzuatta týkanýklýklar (olumlu geliºme yok) Ar-Ge kanununun ilaç sektörüne hitap etmemesi Hukuk güvenliðinin yeteri ölçüde saðlanamamýº olmasý, yasal düzenlemelerin sýk deðiºmesi ve haklarýn geri alýnmasý; çok aðýr iºleyen adalet mekanizmasý Ar-Ge sonucu ortaya çýkan ürünlerin ihracýnýn (yeni transfer fiyatlandýrmasý mevzuatý) önündeki engeller; kanunlarýn uygulanmayýºý Faaliyetlerin güçlü baºlatýlýp, zayýf noktalanmasý, hatta noktalanamamasý; kamuda yapýlan planlarýn uygulanmayýºý (kalkýnma planlarý dahil) Bürokrasi (baºvuru süreci, raporlamalar); Türkiye'de çalýºtýrýlmasý düºünülen, senior seviyesindeki mühendislerin çalýºma izni alamamalarý Patent kanunundaki eksiklikler (özellikle ilaç sektöründe); yabancý sermaye yatýrýmý yapacak firmalarýn patent konusundaki korkularý Z32 Teknokent yasa kapsamýnýn geniºletilmesi / ayný çatý altýnda Ar-Ge yapýlmasý zorunluluðunun kaldýrýlmasý / danýºmanlarýn çalýºma fýrsatlarýnýn saðlanmasý Z33 Z34 Z35 Z36 Z37 Z38 Z39 Z40 Teºviklerin kredi teºvikleri yerine vergi indirimi vb. biçimlerde olmasý / GÝB in denetimine tabii olmasý Gayri maddi haklarýn paylaºým esaslarýnýný mevzuatta açýk olarak yer almamasý; Ar-Ge ye yönelik gümrük mevzuatlarýnýn olmamasý Saðlanacak teºviklerin Ar-Ge çalýºan sayýsýna baðlý olmasý / doðrudan Ar-Ge iºinin niteliðine baðlý olunmasý Kamu yönetimindeki üst düzey yöneticilerin ve bakanlarýn temel yönetim bilgisine sahip olmadýklarý için yapýlan hatalar Denetleyici ve yönlendirici kurumlarýn bilgi azlýðý 5746 sayýlý Ar-Ge kanununun daðýtýmdan ileri gelen giderlerin teºvik kapsamýna girmemesi Türkiye'deki Ar-Ge istatistikleri ile ilgili veri tabanlarýný yetersiz / eksik olmasý Gayri-maddi Ar-Ge ürünlerinin (knowhow) daha az kabul bulmasý 109
Z41 Z42 Z43 Z44 Z45 Z46 Z47 Z48 Z49 Z50 Z51 Z52 Z53 Z54 Z55 Z56 Z57 Z58 No: F1 F2 F3 F4 F5 Dýºarý beyin göçünün çok olmasý Yolsuzluðun (Corruption'ýn) yoðun olmasý Küçük yeniliklere odaklanma ve büyük çapta Ar-Ge yapma düºüncesinden uzak olma geçmiºi ve stratejisi Ar-Ge yatýrýmlarýnýn önemine yeterince varýlamamasý (özellikle KOBÝ lerde) Uluslararasý alanda rekabet edebilecek yan sanayi yaratýmý için özel strateji ve teºvik sisteminin olmamasý Türkiye'nin potansiyelinin yeterince fark edilememesi - iºgücü ve üretim kapasitesi anlamýnda Hükümetin öncelikli geliºim alaný olarak Ar-Ge yi seçmemesi ( bu konuda köklü bir deðiºiklik yapmamasý) Yabancý ortaklara Türkiye' de Ar-Ge nin varlýðýný somut projeler ile gösterme süreçlerinde yetersizlik Türkiye'nin sektörel bazda yol haritasýnýn olmamasý / belirsizliði (imkânlarýn sýnýrsýzlýðý )/ olanýn da uygulanmamasý Ülke Ar-Ge teºviklerinin uluslararasý platformlarda tanýtýmý yetersiz Sanayi'de Ar-Ge birikim yetersizliði Amerika ve Avrupa daki ºirketlerin Türkiye'yi Hindistan ve Çin gibi ülkelerle ayný konumda görmesi; Türkiye'de yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin tanýtýmýnýn yeterince yapýlmamasý, Örneklerin baºarý hikâyeleri olarak sunulmamasý; Türkiye'nin hala "low cost country" olarak görülmesinin dezavantajlarý (üretim açýsýndan); Türkiye'nin yurtdýºýndaki imajýnýn kötülüðü; Uluslararasý firmalar tarafýndan bölgesel odaklanmalarýnýn ve etnik çatýºmalarýn oluºturduðu kötü imaj; Siyasilerin zayýf backgroundlarý sonucu, Türkiye'nin kuvvetli olduðu alanlarda bile öne çýkamamalarý Altyapý yetersizlikleri; Bilgi çalýºanýnýn doðru yönetilememesi, bilgiye ihtiyacý olan insanlarýn ulaºamamasý; Üniversitelerin bir kaç öncelikli alan belirleyerek odaklanmamalarý Ýstikrarlý ekonomik ortamýn olmayýºý; siyasi istikrarsýzlýk; ekonomik ve siyasi istikrarýn saðlanamamýº olmasý ªirketlerde genel olarak inovasyonun "ºirket kültürüne" entegre olmamasý; Ýnovasyon sürecinin Ar-Ge sürecine dönüºtürülmesinde tecrübe eksikliði; "Ar-Ge anlayýºýnýn belli bölgelerde kalmasý Bilgi ve gerçekler hakkýnda yorum yapma eðilimi, normlarýn bozulmasý; ROI imajýnýn düºük olmasý Güvensizlik, verdiðinin karºýlýðýný kendinden baðýmsýz sebeplerden ötürü alamama korkusu FIRSATLAR (Olumlu Dýººsal) Ar-Ge'nin profesyoneller arasýnda daha kabul edilebilir bir meslek olarak görülmesi Kalifiye iºgücü baºarýsýnýn yurtdýºý branºlarda saðladýðý görece avantajýn yatýrým kararýnýn olumlu etkilemesi Yurtdýºýnda yüksek pozisyonlarda çalýºan Türk bilim adamlarý ya da yöneticilerin varlýðý Geliºmiº ülkelerin low ve midtech teknolojilerinin giderek geliºmekte olan ülkelere kaymasý ve geliºmekte olan ülkelere outsource edilmesi Ar-Ge maliyetlerinin rekabetçi olmadan önem kazanmasý ve indirim baskýsý 110
F6 F7 F8 F9 F10 F11 F12 F13 F14 F15 F16 F17 F18 F19 F20 F21 F22 F23 F24 F25 F26 No: T1 T2 T3 T4 T5 Giderek artan sayýdaki Ar-Ge çalýºanlarý için maaº ve özlük haklarý seviyesi ªirketlerin Ar-Ge ile de gelir kazanabileceklerini görmesi ve çeºitli uygulamalar (IP ile) (lisans gelirleri ile) Artan offsetler Yeni teknoloji geliºtime ihtiyacýnýn tüm dünyada artýyor olmasý Ýletiºim hýzýnýn artmasý, teknolojinin geliºmesi ve yeni teknolojilere ulaºým imkâný (elde edilebilirliðin artmasý) Ýletiºim teknolojilerinin önem kazanmasý ve geliºim hýzýnýn artmasý Dünya Ar-Ge database (kaynaklarýna) hýzlý ve sýnýrsýz ulaºým ve dahil olma Artan Ar-Ge management kabiliyeti Ekonomik krizler nedeniyle yurt dýºýndaki yetiºmiº iºgücücünün geriye dönem isteði Türkiye'ye tersine beyin göçü Altyapýlarýn geliºmesi Ek Ar-Ge yatýrýmlarý ile yan sanayinin geliºmesi Avrupa'da mevzuat oluºumu sýrasýnda Türk kuruluºlarýnýn da görüºünün alýnmaya baºlanmasý AB FP7 programlarýna (ve/veya diðer AB yatýrým destek fonlarýna) Türk firma ve üniversitelerinin kabul edilmesi Yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn artan Ar-Ge'lerini merkez dýºýna kaydýrma eðilimi Yabancý sermaye yatýrýmýnýn sermaye fonlarý olarak deðil de kalýcý olarak yurt içine gelmesi Geliºmekte olan ülkeler olarak tanýmlanmýº bir konumda yatýrýmlarýn kanalize edildiði bir ülke olmak ݺ hayatý ile akademik dünya arasýnda daha verimli iº ortaklýklarýnýn oluºturulmasý (collaboration - cooperation) Yurt içinde marka yaratma - lisana edinimi Özgün ürünlerin ortaya çýkarýlmasý Stratejik konum ve bölge ülkelerine göre daha iyi istikrar ve güvenlik TEHDÝTLER (Olumsuz-Dýºsal) Sektörel bazda daha oturmuº devlet politikalarýna sahip ülkelerin olmasý (Kore, Hindistan gibi.. Rakip ülkelerde güçlü sektörel teknoloji platformlarýna varlýðý Rakip ülkelerdeki Ar-Ge teºvik uygulama ve politikalarýnýn daha oturmuº ve yatýrýmcý dostu(investor friendly) olmasý Alternatif ülkelerin hali hazýrda var olan know how birikimleri Fikri mülkiyet haklarýnýn geliºmiº olduðu ülkelerin var olmasý 111
T6 T7 T8 T9 T10 T11 Düºük maliyet avantajý olan ülkelerin varlýðý(çin, Hindistan gibi ) Ar-Ge pazarý ve Ar-Ge personeli açýsýndan Çin ve Hindistan kaynaklý güçlü rekabetin varlýðý BRICK ülkelerinin Pazar potansiyellerinin Ar-Ge yatýrýmýný daha fazla çekme ihtimalinin olmasý Rakip ülkelerde çok uluslu ºirketlerin Ar-Ge yatýrýmýný kendisine çekecek spesifik teºviklerin ve politikalarýn varlýðý(ör. Belediye teºvikleri) Bazý alanlarda mevzuat olarak hazýr olan ülkelerin varlýðý(yeni geliºen teknolojilerin Ar-Ge ve üretimi gibi) Türkiye'ye karºý önyargýnýn olmasý 112
Ek 5: GZFT Analizinde Elenen Ýfadeler GÜÇLÜ YANLAR (Olumlu Ýçsel) Türkiye'de yatýrým potansiyelinin olmasý Saðlýk sektörü bilgi birikiminin ve yatýrýmlarýnýn artmasý Geliºmiº ülkelere yakýn ve ucuz, fakat yetiºmiº iºgücü olmasý ÇUª yöneticilerinde Türkiye'de Ar-Ge'de yapýlabileceðine olan inancýn oluºmaya baºlamasý Esnek iºgücü varlýðý Yabancý dilde eðitim almýº mühendis ve diðer çalýºan sayýsýnýn yeterli olmasý Ar-Ge/üretim/ satýº iliºkilerini destekleyen ortam ve olanaklar, Özel üniversitelerin baºlatmýº olduðu tersine beyin göçü Ulaºýlmamýº Pazar olanaklarý Demografik yapý Mevzuatý iyileºtirme çalýºmalarý Ar-Ge destek/teºvik programlarýnda kaliteye verilen önem Coðrafik konum Diðer geliºen pazarlara yakýnlýk Enerji sektöründeki büyük Pazar ve potansiyel Üretim teknolojileri konusunda yetkinlik birikimi, Lojistik faaliyetlerdeki uzmanlýk Türkiye Yatýrým Destek Ajansý Hükümetin FDI'a verdiði önem Ar-geyi destekleyici devlet politikalarý Elveriºli yatýrým ortamý yaratma çalýºmalarýnýn kamu ve özel sektör iºbirliði ile yürütülmesi STK çeºitliliði Ar-Ge ayrýlan yüksek kamu kaynaðý Nitelikli iºgücü Genç, yeni ºeyler yaratmaya hevesli mühendislerin varlýðý ZAYIF YÖNLER (Olumsuz-Ýçsel) Karmaºýk ve çeliºen kanunlar, uygulamalar Ar-Ge istatistiklerinin istenilen düzeyde toparlanamamasý Üniversitelerde Ar-Ge'nin öneminin henüz yeteri kadar vurgulanmamasý Teºviklerin edinilmesi için ayný bölgede bulunma zorunluluðu 500'ün altýnda Ar-Ge çalýºaný olan kuruluºlarýn ek teºviklerden yararlanamamasý Üniversite eðitim programlarýnýn ihtiyaçlarla örtüºmemesi KOBÝ lerdeki Ar-Ge farkýndalýðýnýn yetersiz olmasý Ar-Ge desteklerinde azalan trend Yabancý Ar-Ge elemaný çalýºtýrma zorunluluðu Konu/ proje bazlý destek sistemlerinin uygulanmamasý Yeterli nitelikte teºviklerin olmamasý Sektörel bazda destekler/ kanunlar yerine çatý destekler/kanunlarýn varlýðý Dünya finansmanýnda geri dönüºümün zayýflamasý Sektörel bazda destekler/kanunlar yerine çok çatý destekler/kanunlar Karmaºýk ve çeliºen kanunlar, uygulamalar Ar-Ge istatistiklerinin istenen düzeyde hala toparlanamamasý Üniversitelerde Ar-Ge'nin öneminin henüz yeteri kadar vurgulanamamasý 113
Teºviklerin edinilmesi için ayný bölgede bulunma zorunluluðu 500'ün altýnda Ar-Ge çalýºaný olan kuruluºlarýn ek teºviklerden yararlanamamasý KOBÝ'lerdeki Ar-Ge farkýndalýðýnýn yetersiz olmasý Yeterli olmayan üniversite ve öncesi eðilim(çok genel, PM Engineers) Üniversite eðitim programlarýnýn ihtiyaçlarla örtüºmemesi Yabancý Ar-Ge elemaný çalýºtýrma zorunluluðu Konu/proje bazlý teºvik sisteminin uygulanmamasý Teºviklerin artmasýnýn yaný sýra halen yeterli nitelikte teºviklerin olmamasý Uluslarasý alanlarda rekabet edebilecek yan sanayi yaratmak için özel strateji ve teºvik sisteminin olmamasý Hükümetin öncelikli geliºim alaný olarak Ar-Ge'yi belirlememesi(bu konuda altyapý konusunda köklü bir deðiºiklik yapmamasý) Türkiye'nin potansiyelin yeterince tanýtýlmamasý(özellikle iºgücü ve kapasite anlamýnda) Yabancý ortaklara Türkiye'de Ar-Ge yeteneðinin varlýðýnýn somut projelerle göstermede yetersizlik Türkiye'nin sektörel bazda teknoloji yol haritasýnýn belirsiz olmasý, iºbirliði imkanlarýnýn sýnýrlý olmasý Türkiye'de çalýºtýrýlmasý düºünülen istenilen senior seviyede mühendislerin çalýºma izni alamamalarý, ºirketlerin bu kalitedeki mühendisleri bünyesinde bulundurmamasý Bilgi Akýºýnýn doðru yönetilememesi, bilgiye ihtiyacý olan insanlara ulaºamamasý Çalýºma koºullarý ve sosyal haklarýn yetersizliði, motivasyon düºüklüðü Ar-Ge yapan ºirketlerdeki çalýºan personel sirkülasyonu baºarýlý/tamamlanmýº proje sayýsýný negatif etkiliyor, proje süreleri uzuyor Fason üretim ve kolay para kazanma mantýðýnýn henüz deðiºmemesi ݺgücü eðilimleri-uzun süre Ar-Ge mühendisi olarak çalýºmak isteyen kiºi sayýsý az Uzman Ar-Ge personelinin yeterli sayýda olmamasý, doktoralý personelin az olmasý Yüksek iºgücü maliyetleri Özel kamu iºbirliði ile devam eden Ar-Ge kümelerinin ve projelerinin ile ilgili firmalarda istek olmamasý Export kontrol ve IP alanlarýndaki yetersiz altyapý-iºgücü Nitelikli iºgücünün Ar-Ge faaliyetleri için kullanýlmamasý Maddi koºullarýn Ar-Ge'si geliºmiº ülkelere nazaran geride kalmasý Teºvik verilen bölgelerin nitelikli personel tarafýndan tercih edilmemesi Türkiye'de yürütülen Ar-GE faaliyetlerinin tanýtýmýnýn yeterince yapýlmamasý. Örneklerin baºarýlý hikâyeler olarak sunulmamasý Amerika ve AB'deki ºirketlerin Türkiye'yi Hindistan ve Çin gibi ülkelerle ayný konumda görmesi Türkiye'nin hala low cost country olarak görülmesinin dezavantajlarý(sadece üretime yönelik yatýrýmlar) Uluslararasý firmalar tarafýndan bölgesel odaklanmalarýn ve etnik çatýºmalarýn oluºturduðu imaj Siyasilerin zayýf backgroundlarý sonucu, Türkiye'nin kuvvetli olduðu alanlarda bile öne çýkamamalarý Ar-Ge sonrasý çýkan ürünlerin endüstrileºmesi için teºviklerin azlýðý ve yeterli nitelikte olmamasý Diðer ülkelerin Ar-Ge'ye verdikleri önemin ve teºviklerin göreceli üstünlüðü Kuruluºlarýn Ar-Ge teºviklerine yeteri kadar önem vermemeleri Konu/proje/sektör bazlý teºvik sisteminin olmamasý KOBÝ ler için Ar-Ge altyapý desteðinin olmamasý Ar-Ge merkez sertifikasýnýn ve denetleme iºinin Sanayi ve Ticaret Bakanlýðýnca, kullanýlan teºviklere iliºkin denetimin Maliye Bakanlýðýnca yapýlmasý (iki ayrý otorite) Yerli firmalarýn finansal yapýsýnýn zayýflýðý ve Ar-Ge için fon ayýramamasý Millileºtirme iºine aðýrlýk verilmesi(ar-ge uygulamalarý ile entegrasyon) Sanayi/Ar-Ge birikim yetersizliði Bir süre devam eden istikrarýn tekrar bozulmuº olmasý. Ar-GE'den baðýmsýz olarak genel yatýrýma negatif etkisi Hukuk güvenliðinin yeteri ölçüde saðlanamamýº olmasý, yasal düzenlemelerin sýk deðiºmesi ve haklarýn 114
geri alýnmasý Çok aðýr iºleyen adalet (yargý) mekanizmasý Saðlanacak teºviklerin Ar-Ge çalýºan sayýsýna baðlý olmasý, doðrudan Ar-Ge iºinin niteliðine baðlý olmamasý Ar-Ge'nin sonucu ortaya çýkan ürünlerin (bilgi vb.) ihracýnýn önündeki engeller Ar-Ge'ye yönelik daha kolay gümrük mevzuatýnýn olmamasý 5746 sayýlý kanunda daðýtýmdan gelen giderlerin teºvik kapsamýna girmemesi Teknokent kapsamýnýn daha da geniºletilmesi ve ayný çatý altýnda Ar-GE yapýlmasý zorunluluðunun kaldýrýlmasý (Danýºmanlara çalýºma fýrsatýnýn tanýnmasý) Teºviklerin kredi desteði yerine vergisel olmasý (GÝB'nin denetimine tabi olmasý) Gayri maddi haklarýn paylaºým esaslarýnýn mevzuatta açýk olarak yer almamasý Patent kanunundaki eksiklikler (özellikle sektörel bazda), yabancý firmalarýn bu konudaki korkularý Türkiye'de üniversite kabiliyetlerinin sanayi için belirgin olmamasý, eðitim programlarýnýn belirsiz olmasý, Ar-Ge'nin öneminin vurgulanmamasý Bürokrasi(Baºvuru süreci, raporlamalar) ªirket kurma ve Ar-Ge yapma konusunda mevzuatta önünün açan geliºme yok Kanunlar ve yönetmeliklerin sýk deðiºtirilmesi ve kiºi veya kuruluºlara baðlý uygulamalar yapýlabilmesi Ar-Ge kanunun tüm sektörlere hitap etmemesi Kamuda yapýlan planlarýn uygulanmamasý (kalkýnma planlarý da dahil) Üniversite ortamýnda akademik deðerlendirme kritelerinin çaðdýºý kalmasý Mühendislik eðitimi sonunda mühendislerin Ýngilizcelerinin zayýflýðý, ikinci yabancý dillerinin genellikle olmayýºý Çalýºmalar için gerekli özgür ortamýn yaratýlmamasý Üniversitelerdeki uzmanlýklarýn bölge ihtiyaçlarý ile uyumlu olmamasý Üniversitelerde yönetimin özerk olmayýºý ve rektörlerin çoðunlukla yöneticilik özelliklerinin dikkate alýnmadan seçilmeleri Konusunda uzman son teknolojileri bilen Ar-Ge elemaný yetersizliði Akademisyenlerin fikirlerini çalýºmalarýný somut ürüne dönüºtürme isteklerinin (bilinç, fýrsat) olmamasý Üniversitelerin sanayiden uzak oluºu, akademik personelin kampus yaºamý Üniversite sanayi iºbirliðinin geliºmiº ülkelere nazaran yetersiz olmasý Üniversite sanayi iºbirliði sistematik deðil Kurumlar arasý koordinasyonun ve iletiºimn zayýf olmasý (TUBÝTAK Sanayi Bakanlýðý) Yetersiz ana sanayi yan sanayi iºbirliði Ýntangible R&D ürünlerinin (know how) daha az kabul bulmasý Türkiye'de Ar-Ge istatistikleri ile ilgili veri tabanlarýnýn yetersiz olmasý Hala süren beyin göçü Yozlaºmanýn (corruption) maalesef hala yaygýn olmasý (kamuda) Ar-Ge yatýrýmlarýnýn öneminin yeterince farkýna varýlamamasý (özellikle KOBÝ lerde) Küçük yeniliklere odaklanma ve esaslý Ar-Ge yapma düºüncesinden uzak olma geçmiºi ve stratejisi Ekonomik ve sisyasi istikrarýn saðlanamamýº olmasý inancý Ýnovasyon sürecinin Ar-Ge sürecine dönüºtürülmesindeki tecrübe eksikliði ªirketlerde genellikle inovasyonun ºirket kültürüne entegre olmamasý Denetleyici ve yönlendirici kurumlarýn bilgi azlýðý Kamu yönetimindeki temel üst düzey yönetici ve bakanlarýn temel yönetim bilgisine sahip olmadýklarý için yaptýklarý korkunç hatalar Bilgi ve gerçekler hakkýnda yorum yapma eðilimi, normlarýn bozulmasý Güvensizlik, verdiðinin karºýlýðýný kendinden baðýmsýz sebeplerden dolayý alamama korkusu Bütün geliºmelere raðmen teºviklerin göreceli azlýðý 115
Vergi teºviklerinin beklenen etkiyi göstermemesi (baºta kayýt dýºý ekonomi nedeniyle) Dýºarý beyin göçünün çok olmasý Üniversitelerin birkaç öncelikli alan belirleyerek odaklanmamalarý Faaliyetlerin güçlü baºarýlmasý ama zayýf noktalanmasý/noktalamamasý Sosyal kýrýlýmýn kalýn çizgilerle olmasý Ýstikrarlý ekonomik ortamýn olmayýºý Siyasi istikrarsýzlýk(uzun dönem) Kanunlarýn uygulanmayýºý Türkiye'nin dýºarýdaki imajýnýn kötülüðü Ülke Ar-Ge teºviklerinin yabancý sermayeye tanýtýmý yetersiz FIRSATLAR (Olumlu Dýººsal) Geliºmiº ülkelerin low and midtech ürün Ar-Ge lerinin geliºmekte olan ülkelere veya kendi ülkelerindeki uzak firmalara kaydýrarak outsource etmesi Ar-Ge maliyetlerinin rekabetçi olmada önem kazanmasý ve dünyada maliyet indirim baskýsý Artan Ar-Ge çalýºanlarý için maaº ve özlük hak seviyeleri ªirketlerin Ar-Ge ile de gelir kazanabileceklerini görmeleri ve buna yönelik uygulamalar Üniversitelerde daha odaklý eðilimler, özel alanlar Stratejik konum ve bölge ülkelerine göre daha iyi istikrar ve güvenlik Ar-Ge nin potansiyel iºler arasýnda daha kabul edilebilir meslek olarak görülmesi Kalifiye iºgücünün impact olarak yurt dýºý branºlarýnda çalýºarak yabancý sermayenin ileriye dönük yatýrým kararýný etkilemesi Yabancý firmalarda yüksek postlarda çalýºan Türk bilim adamlarý veya yöneticilerinin varlýðý TEHDÝTLER (Olumsuz-Dýºsal) Sektörel bazda daha oturmuº devlet politikalarýna sahip ülkelerin varlýðý (Güney Kore, Hindistan..vb) Ülkelerin öncelikli sektörler belirlemesi ve bunlarý kendisine çekmek için özel mekanizmalarý geliºtirmesi Stratejik öneme sahip sektörlere yeterli önemin verilmemesi Sektörel teknoloji platformlarýnýn yetersizliði Yasa ve yönetmelik uygulamalarýnýn standartlaºmadan uzak, kiºilerin yorumuna baðlý iºlemesi Devlet politikalarýndaki yoðun bürokrasi Üniversite ve araºtýrma kurumlarýmýzýn gelecek teknolojiler üzerine yeterli birikime sahip olmamasý Düºük maliyet avantajý olan ülkelerin varlýðý Uzakdoðu Ar-Ge personeli birim fiyat avantajý Çin ve Hindistan kaynaklý güçlü rekabet Fikri mülkiyet haklarýndaki zayýf yönler Eðitim politikasý yatýrýmlarýmýzýn genç nüfusumuzu yetiºtirmedeki yetersiz kalmasý Sektörlerin ihtiyaç duyduðu nitelikli iº gücünün saðlanamamasý Türkiye'nin repütasyonu Yeni geliºen teknolojilerin ülkemize adaptasyonu içim mevzuat ve altyapý eksikliði Yerel teºvik avantajý sunan AB ülkeleri Avrupa daki Ar-Ge destekleri Yabancý yatýrým çekme amacýyla rekabet edebilir politikalarýmýz var mý? 116