PES PLANUS (DÜZTABANLIK) UN AġĠL TENDONU ĠLE BAĞLANTISI VAR MIDIR?



Benzer belgeler
Uyluk ön bölge kasları; musculus iliopsoas, musculus sartorius (terzi kası), musculus quadriceps femoris, musculus tensor fasciae latae dır.

ANATOMİ ALT TARAF KASLARI. Öğr. Gör. Şeyda CANDENİZ

GLUTEAL-UYLUK-BACAK KASLARI LAB İNDEKSİ İÇİN TEORİK BİLGİ. Yüzeysel gluteal kaslar

DERİN ENSE, SIRT, BACAK ARKA YÜZÜ, AYAK TABANI Doç.Dr.Vatan KAVAK

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

İNSAN ANATOMİSİ ve KİNESYOLOJİ

Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır.

Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır.

AYAK BILEĞI ORTEZLERI

Ön Kol Kaslarının Klinik Anatomisi. Dr. İlknur UYSAL Dr. Nurullah YÜCEL Yard. Doç. Dr. Ahmet Kağan KARABULUT

VATAN KAVAK. Doç. Dr. Bacak ve Ayak Kasları

ALT EXTREMİTE KASLARI

PES PLANUS (Düz Tabanlık) Doç. Dr.Gökhan Meriç

OSSA CARPİ (El Bileği Kemikleri)

TERMİNOLOJİ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİYOMEKANİK DERS NOTU. Doç.Dr. Akın Oğuz KAPTI

ÜST EXTREMİTE KASLARI

2) AYAK DEFORMİTELERİ ve ORTEZLERİ

Anatomi. Ayak Bileği Çevresi Deformitelerinde Tedavi Alternatifleri. Anatomi. Anatomi. Ardayak dizilim grafisi (Saltzman grafisi) Uzun aksiyel grafi

OS FEMORIS (FEMUR, UYLUK KEMI Ğ I )

MİLLİ VE AMATÖR TEKVANDOCULARIN STATİK AYAK İZLERİ ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI MORFOMETRİK ÇALIŞMA

ALT EKSTREMİTE KLİNİK ANATOMİSİ. Doç. Dr. ERCAN TANYELİ

Dr. Ayşin ÇETİNER KALE

OMUZ-KOL-ÖNKOL KASLARI LAB İNDEKSİ İÇİN TEORİK BİLGİ. İntrinsik omuz kasları

ALT TARAF EKLEMLERİ DOÇ. DR. ERCAN TANYELİ

ÖNKOL VE ELİN ARKA YÜZ KASLARI (Regio antebrachi posterior,regio carpalis posterior,regio dorsalis manus)

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula

Patolojik yürüyüş ve özellikleri 4. hafta. Prof.Dr. Serap Alsancak Ankara Üniversitesi

ORTOPEDĠK PROTEZ VE ORTEZ

OSSA MEMBRİ İNFERİORİS ALT EKSTREMİTE KEMİKLERİ

İnsan vücudu topografik olarak baş-boyun, gövde ve ekstremitelere ayrılarak incelenir. Sistematik anatomide hareket sistemi oluşumlarının işlenişinin

ANATOMİ ÜST TARAF KASLARI. Öğr. Gör. Şeyda CANDENİZ

SPOR BiYOMEKANiĞiNiN BiYOLOJiK TEMELLERi

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

Diz ekleminin hareketleri; fleksiyon ve ekstansiyon hareketleridir.

DİZ MUAYENESİ. Prof. Dr. Bülent Ülkar Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı

Kinesiyoloji ve Bilimsel Altyapısı. Prof.Dr. Mustafa KARAHAN

Aşil tendonunun gerilimini azaltmak. Aşil tendonu, gastrocnemius ve soleus kasları

FTR 208 Kinezyoloji II. El bileği III. yrd. doç. dr. emin ulaş erdem

KASLAR (MUSCLE) 6. HAFTA. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

Ağrılarınızı yaşamın doğal bir parçası olarak görmeyin. Menisküs Yırtıkları

PLANTAR FASİİT TEDAVİSİNDE KORTİKOSTEROİD ENJEKSİYONUNUN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

GONARTROZ UZM.FZT.NAZMİ ŞEKERCİ

BEDEN EĞİTİMİ ve SPOR ANABİLİM DALI

Patolojik yürüyüş ve özellikleri (uygulama ve beyin fırtınası) 5. hafta. Prof.Dr. Serap Alsancak Ankara Üniversitesi

PLAN AYAK BİLEĞİ VE AYAK YARALANMALARI. Epidemiyoloji. Anatomi. Anatomi. Ayak Bileğinin Bağları. Ayak Bileği Yaralanmaları

VÜCUT EKSENLERİ ve HAREKET SİSTEMİ

Çocuk ve Genç Sporcularda Sık Görülen Spor Sakatlıkları

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Cenk CURA Prof. Dr. Ebru ÇAL

ALT EKSTREMİTE KEMİK YAPISI

Kalça Eklemine Etki Eden Kaslar: Kalçanın Ön yüzündeki Kaslar

TOTBİD Dergisi Sürekli Tıp Eğitimi TTB-STE Değerlendirme Soruları

TİBİALİS POSTERİOR KAS YORGUNLUK PROTOKOLÜNÜN STATİK VE DİNAMİK AYAK PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

EKLEM HAREKET AÇIKLIĞI MUAYENESİ (LOMBER VE ALT EKSTREMİTE) Dr. Arif GÜLKESEN

OMUZ VE DİRSEK BÖLGESİ YARALANMALARI

VOLEYBOLDA SMAÇIN BİYOMEKANİKSEL İNCELENMESİ

FARKLI EKSTERNAL DESTEKLERİN AYAĞIN PEDOBAROGRAFİK PARAMETRELERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ

TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU 4. KADEME ANTRENÖR KURSU SPOR ANATOMİSİ VE KİNEZİYOLOJİSİ

Konjenital Vertikal Talus

TARSAL KOALİSYONLU HASTALARIMIZDA CERRAHİ TEDAVİ SONRASI ORTA DÖNEM SONUÇLARIMIZ

Pes planovalgus deformitesi, çocukluk çağında

Articulatio sternoclavicularis (sternoklaviküler eklem)

DEFORMİTE. Sagittal Plan Analizleri (Diz Kontraktürleri) DEFORMİTE (Tedavi Endikasyonlari) DEFORMİTE. Tedavi Endikasyonlari (klinik)

Postür Analizi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker. Acıbadem Maslak Hastanesi

Parsiyel ayak ve Syme protezleri ile yürüyüş bozuklukları ve çözümleri 8.hafta. Prof.Dr. Serap Alsancak Ankara Üniversitesi

HALLUKS VALGUSU OLAN HASTLARDA MC BRIDE VE CHEVRON YÖNTEMLERININ KARŞILAŞTIRILMASI

Omuz kemeri kemikleri Clavicula (köprücük kemiği)

M.sternocephalicus. Eq. M.sternomandibularis. Bo.,Cap. M.sternomandibularis M.sternomastoideus. Ov. M.sternomastoideus

Kalça eklemi mekaniği ve patomekaniği

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ayak Yaralanmaları. Anatomi. Anatomi. Anatomi. Chopart ve Lisfranc eklemleri ayağı üç bölgeye ayırır. Dr. Neslihan SAYRAÇ

Yürüme ve koşma ile oluşan şoku absorbe etmek

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

Ayak bileği ve ayak deformitelerinin İlizarov yöntemi ile tedavisi

Pars libera membri superioris

Ayak bileği ve distal tibia anatomisi

EKSTERNAL FĐKSATÖRLE TEDAVĐ EDĐLEN AÇIK TĐBĐA DĐAFĐZ KIRIKLARININ ORTA TAKĐP SÜRELĐ SONUÇLARI

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

ANATOMİK TERMİNOLOJİLERLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER VE HATIRLATMALAR. YRD. DOÇ.DR. Kadri KULUALP YRD. DOÇ. DR. Önder AYTEKİN

Alçılama sonrası izlem, sonuçlar ve nüksler

Tarihçe 4. Ayak Bileğinin Anatomisi 5 Talus 6 Distal Tibia 6 Distal Fibula 7 Eklem Kapsülü 8 Ayak Bileği Bağları 8 Ayak Bileği Çevresindeki Yapılar 10

Skeleton appendiculare (takısal iskelet) Ekstremite kemikleri

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır.

Metakarp Kırıkları ve Tedavileri

25. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi 27 Ekim 1 Kasım 2015

ÜST ÜYELER VE HAREKETLERİ. OMUZ KEMERİ: Kemikler ve Eklemler. OMUZ KEMERİ: Kemikler ve Eklemler. OMUZ KEMERİ: Hareketleri

FTR 208 Kinezyoloji II. El Bileği. yrd. doç. dr. emin ulaş erdem

OMURGA Omurganın kavisleri Skolyoz Tipik Bir Vertebra da (Omur) Bulunan Anatomik Yapılar

OMUZ VE ÜST KOL BÖLGESİNE YÖNELİK KİNEZYOLOJİK BANTLAMA UYGULAMALARI

KUVVET ANTRENMANLARININ PROGRAMLANMASI

OMURGA Omurganın kavisleri Skolyoz Tipik Bir Vertebra da (Omur) Bulunan Anatomik Yapılar

TUZAK NÖROPATİLER. Doç. Dr. Yüksel ÖZKAN Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Bursa

S.D.Ü TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI DERS YILI DÖNEM V TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI

FTR 207 Kinezyoloji I. Dirsek ve Önkol Kompleksi. yrd. doç. dr. emin ulaş erdem

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

Ön Çapraz Bağ Yırtıkları

AYAK, İŞLEVLERİ, AYAK ANATOMİSİ VE BİYOMEKANİK Ayak: Dik pozisyonda dururken insan vücudunun en alttaki organıdır. Hareket ayaklar ile

EK-4 B GRUBU FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON TANI LİSTESİ A GRUBU

Transkript:

TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ AFYON KOCATEPE ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ PES PLANUS (DÜZTABANLIK) UN AġĠL TENDONU ĠLE BAĞLANTISI VAR MIDIR? ÖZLEM YÜCEL ANATOMĠ (TIP) ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LĠSANS TEZĠ DANIġMAN Yrd. Doç. Dr. YÜCEL GÖNÜL Tez No: 2014-009 2014-AFYONKARAHĠSAR

Prof. Dr. Kağan ÜÇOK Enstitü Müdürü ii

ÖNSÖZ Yüksek lisans eğitimim sırasında bilgi ve deneyimlerini bana aktaran, tez konumun seçilmesi, yürütülmesi ve tamamlanmasında yardımlarını esirgemeyen baģta Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi DanıĢman Hocam Sayın Yrd. Doç. Dr. Yücel GÖNÜL'e, Anabilim Dalı BaĢkanı ve aynı zamanda Tıp Fakültesi Dekanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet SONGUR a, Yüksek lisans eğitimim ve tez süreci içinde karģılaģtığım soru ve sorunların çözümü için elinden gelen desteği gösteren Hocalarım Yrd. Doç. Dr. Mehmet EROĞLU, Yrd. Doç. Dr. Alper ULAġLI ve Yrd. Doç. Dr. Ozan TURAMANLAR a, Yüksek lisans eğitimim ve tez süreci içerisinde arkadaģlık ve destekleri için Yüksek lisans öğrencilerinden Hüsniye KARATEKE, Çiğdem TAġPINAR, Senem KAZANDI ve doktora öğrencilerinden Hilal GÜZEL, Yusuf SARIDERE, Alaettin ÇELĠK ve FTR Anabilim Dalı ArĢ. Gör. Ömer DĠKĠCĠ ye, Ayrıca, Canım eģim, kızım ve oğluma; destekleri, sabırları ve sevgileri için en içten duygularımla teģekkür eder, saygılarımı sunarım... iii

ĠÇĠNDEKĠLER KABUL ve ONAY... ii. ÖNSÖZ... ii ĠÇĠNDEKĠLER... iv SĠMGELER VE KISALTMALAR... vii ġekġller... viii TABLOLAR... ix GRAFĠKLER... x 1. GĠRĠġ... 1 2. GENEL BĠLGĠLER... 3 2.1. Ayak ve Ayak Bileği Anatomisi... 3 2.1.1. Ayak ve Ayak Bileği Kemikleri... 3 2.1.2.Ayak ve Ayak Bileği Kemiklerinin KemikleĢme Dönemleri:... 5 2.1.3. Ayağın Fasciaları... 6 2.1.4. Ayak Kasları:... 10 2.1.5. Ayağın Arterleri:... 14 2.1.6. Ayakta Bulunan Tendon Kılıfları (vaginae synoviales membri inferioris):... 14 2.1.7. Ayak Tabanının Konkavitesini OluĢturan Arcuslar:... 14 2.1.8. Ayağa ÇeĢitli Hareketler Yaptıran Kas Grupları:... 15 2.2. Pes Planus (Flatfoot)... 16 2.2.1. Pes Planus Tanımı... 16 2.2.2. Pes Planus Sınıflandırılması:... 18 2.2.3. Pes planus tanısında kullanılan yöntemler:... 22 2.2.4. Pes Planus un OluĢumunda Etkili Olan Arcus Longitudinalis Medialis in Yapısı:... 26 2.2.5. Pes Planus un Sonuçları:... 26 iv

2.2.6. Pes Planus GeliĢimine Etki Eden Faktörler:... 26 2.2.7. Esnek Pes Planus Hangi Çocuklarda Daha Sık Görülür?... 26 2.2.8.Pes Planus ta Uygulanacak Tedavi:... 27 2.3.AĢil Tendonu (Achilles Tendon = Tendo Calcaneus)... 28 2.3.1. AĢil Tendon unun Lokalizasyonu:... 28 2.3.2. AĢil Tendonunu OluĢturan Kaslar:... 30 2.3.3. AĢil Tendonu nun Histolojik Yapısı:... 30 2.3.4. AĢil Tendonu Etrafındaki Bursalar:... 31 2.3.5. AĢil Tendon un Kanlanması:... 31 3.GEREÇ VE YÖNTEM... 32 3.1. Örneklem... 32 3.2.Deney... 32 3.3. Ġstatiksel Analiz... 37 4.BULGULAR... 38 4.1.Gruplara ĠliĢkin YaĢ Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması... 38 4.2.Gruplara ĠliĢkin Boy Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması... 39 4.3.Gruplara Göre Ayakkabı Numaralarının KarĢılaĢtırılması... 39 4.4.Gruplara Göre Bacak Boylarının KarĢılaĢtırılması... 40 4.5.Gruplare Göre Ağırlığın (Kilo) KarĢılaĢtırılması:... 41 4.6.Gruplara Göre AĢil Tendon Uzunluklarının KarĢılaĢtırılması:... 41 4.7.Gruplara Göre AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının KarĢılaĢtırılması... 42 4.8.AĢil Tendon Uzunluğunun Pes Planus Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması... 43 4.9.AĢil Tendon Uzunluğunun Kontrol Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması... 44 4.10.AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının Pes Planus Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması... 44 4.11.AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının Kontrol Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması.. 45 v

4.12.AĢil Alan Ortalaması Ġle Pes Planus Ve Diğer Parametrelerin ĠliĢkisi...47 5. TARTIġMA... 48 6. SONUÇLAR... 53 7. ÖZET... 54 8. SUMMARY... 55 KAYNAKLAR... 55 vi

SĠMGELER VE KISALTMALAR A: Arteria Cm: Santimetre DSÖ: Dünya Sağlık Örgütü HBYS: Hastane Bilgi Yönetim Sistemi Lig: Ligamentum M: Musculus Mm: Musculi N: Nervus SPSS: Statistical Package for the Social Sciences Ss: Standart sapma USG: Ultrasonografi V: Vena vii

ġekġller Resim 1: Sağ ayak iskeletinin üstten ve alttan görünümü (Graff, 2001)... 4 Resim 2: Ayağın üstten ve alttan görünümü (Netter, 2010)... 6 Resim 4: Ayağın longitudinal arkı. A. Medial B. Lateral (Doğan ve ark., 2007)... 15 Resim 5: Topukta valgus deformitesi(ġenaran, 2006).... 20 Resim 6: BaĢ parmağın dorsifleksiyonu(çamurdan, 2005).... 21 Resim 7: Navicular yükseklik ölçümü (Chang ve ark, 2012).... 22 Resim 8: Jack'in parmak kaldırma testi (Yalçın ve ark, 2008)... 23 Resim 9: Yan grafide talokalkaneal açı (Yalçın ve ark, 2010)... 24 Resim 10: Ayak izi metodu (Yalçın ve ark, 2008)... 25 Resim 11: AĢil Tendonu Genel Görünümü (Netter, 2010).... 28 Resim 12: AĢil Tendonu. CT: Tendo calcaneus, SN: Nervus suralis, SSV: Vena saphenous (Apaydın ve ark, 2009).... 29 Resim 13: Kontrol grubu sağlam bir birey (sağ ayak).... 33 Resim 14: Pes planus tanısı konmuģ bir birey (sol ayak)... 34 Resim 15: AĢil tendonunun ölçümü için yüzüstü yatırılmıģ bir birey.... 35 Resim 16: Pes planus tanısı konmuģ bir birey... 35 Resim 17: Pes planuslu hasta; sağ ve sol aģil kesitsel alanı, USG görüntüsü.... 36 viii

TABLOLAR Tablo1: Gruplara ĠliĢkin YaĢ Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması... 38 Tablo2: Gruplara ĠliĢkin Boy Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması... 39 Tablo3: Ayakkabı Numaralarının Gruplara Göre KarĢılaĢtırılması... 40 Tablo 4: Gruplara Göre Bacak Boylarının KarĢılaĢtırılması... 40 Tablo5: Ağırlığın Gruplar Üzerine Etkisinin KarĢılaĢtırılması... 41 Tablo 6: AĢil Tendon Uzunluklarının Gruplara Göre KarĢılaĢtırılması... 42 Tablo7: AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının Gruplara Göre KarĢılaĢtırılması... 43 Tablo 8: AĢil Tendon Uzunluğunun Pes planus Grubu Ġçin KarĢılaĢtırılması... 43 Tablo 9: AĢil Tendon Uzunluğunun Kontrol Grubu Ġçinde KarĢılaĢtırılması... 44 Tablo 10: AĢil Tendon Kesitsel Alanının Pes Planus Grubu Ġçinde KarĢılaĢtırılması... 44 Tablo 11: AĢil Tendon Kesitsel Alanının Kontrol Grubunda KarĢılaĢtırılması... 45 Tablo 12: Backward Çoklu Regresyon Modeli; Katsayılar...47 ix

GRAFĠKLER Grafik 1: Gruplara göre yaģ, boy, kilo, ayakkabı numarası, bacak boyu, sağ-sol aģil boy, sağ-sol aģil kesitsel alan ortalamaları.... 46 x

1. GĠRĠġ Uzun yıllardır yapılan araģtırmalara göre; ayak çok sayıda kemikten, bu kemiklerin kendi aralarında yaptığı çok sayıda eklemlerden ve eklemleri birbirine bağlayan çok sayıdaki ligamentlerden oluģmuģ olup vücudun tüm yükünü taģıyan yapılardır. Ayağı oluģturan kemiklerin kendi aralarında özel bir iliģkisi olup, kemikler arasındaki bu özel iliģki sayesinde, ayak tabanının iç kısmında uzunlamasına kavis dediğimiz yapılar geliģir. Ayağın bu iç kavisinin olmayıģına ise düztabanlık (pes planus) adı verilir. Pes Planus, medial longitudinal ark ın düzleģmesi olarak tanımlanabilir (Arıncı ve Elhan, 2001; Williams ve ark, 1989). Dünya Sağlık Örgütü Pes Planus u sert (rijit) ve esnek olarak iki Ģekilde sınıflandırmıģtır. DSÖ ne göre sert Pes Planus; nüfusun %1 den daha azını kapsar, ağrılıdır ve cerrahi müdahale gerektirir. Buna rağmen esnek pes planus geliģimsel olup çok daha yaygın görülür (Banwell ve ark, 2014). Çocukluk döneminin önemli sorunlarından biri olan pes planus (düztabanlık) ayakta görülen bir Ģekil bozukluğu olup, çocukluk döneminde fizyolojiktir. Ancak hiç ayakkabı giymemiģ kiģilerde, uzun süre ayakta çalıģanlarda, aģırı ĢiĢman veya zayıflarda ayak kemerlerini destekleyen kaslarda zayıflama, ya da os calcaneus un kırılması sonucu oluģtuğu görülmektedir ve bu durum patolojiktir. Bunun yanında ayak tabanında bulunan ve en yüksek arcus u olan arcus longitudinalis medialis in çökmesi sonucu da oluģabilmektedir (Yalçın ve ark, 2008). Ġnsan vücudunun en kalın ve en güçlü tendonu olan AĢil tendonu ismini Homer'in Ġliadası'nın savaģçısı ve kahramanı olan Achilles'den almıģtır. AĢil tendon yaralanmalarıyla ilgili ilk tanımlamalar Hipokrat tarafından yapılmıģtır ve bu tendonu m.gastrocnemius ve m.soleus kaslarının tendonları oluģturmuģtur (Maffulli, 1999). Alt ekstremite patolojierinde risk artıģına neden olabilen olan düztabanlığın mekanızması tam olarak anlaģılamamıģtır. Ancak yaralanmamıģ katılımcılar kullanılarak yapılan daha önceki çalıģmalar, düztaban olan ve olmayanları karģılaģtırarak, alt ekstremite kinetik, kinematik, kas fonksiyonunda farklılıklar 1

olduğunu ileri sürmüģlerdir (Murley ve ark, 2014). Daha ince bir tendonun daha kalın bir tendona göre daha fazla rüptür ve tendinopati riski olabilir. Ayak tipi ve aģil tendinopati arasındaki iliģki kesinleģtirilememiģtir (Munteanu & Barton, 2011), Pes planusun demografik parametrelerle iliģkisine ait çalıģmalar yapılmıģ olmasına rağmen, AĢil tendonu morfometrisi ile iliģkisine dair sadece bir (Murley ve ark, 2014) çalıģma vardır. Ancak bu çalıģmada 18-50 yaģ aralığında olduğundan bizim çalıģmamız literatürde bir ilk olacaktır. Bu çalıģmanın genel amacı ise; esnek pes planus tanısı koyulmuģ 9-16 yaģ arasındaki çocukların ayaklarında ultrasonografik incelemeler yapılarak aģil tendonunun uzunluğunu ve aģil tendonunun kesitsel alanını hesaplamaktır. Ayrıca bulunan bu sonuçlara ek olarak kiģinin yaģ, boy, bacak boy, kilo, ayakkabı numarası gibi parametrelerinin pes planus üzerine etkisini ve iliģkilerini araģtırmaktır. 2

2. GENEL BĠLGĠLER 2.1. Ayak ve Ayak Bileği Anatomisi 2.1.1. Ayak ve Ayak Bileği Kemikleri Pes ya da pedis dediğimiz ayak, apendiküler iskeletimize ait olup, 26 kemikten ve bu kemiklerin kendi aralarında yaptığı eklemlerden oluģmuģtur ve vücudun tüm ağırlığını taģıyan anatomik yapılardır. Bir ayak iskeleti; ossa tarsi (ayak bileği), ossa metatarsi ve ossa digitorum olmak üzere üç kısma ayrılır. Ayrıca os talus ve os calcaneus arka ayak kısmı, os naviculare, os cuboideum ve ossa cuneiforme orta ayak kısmı ve metatarsallar ile falankslar ön ayak kısmı Ģeklinde incelenmektedir (Moore ve Dalley, 2007; Snell, 2004). Ayak bileği eklemini talus, fibula ve tibia olmak üzere üç kemikten oluģan ginglimus tipi bir eklem yapar. Ayak bileği tibia-fibula, tibia-talus ve fibula-talus kemikleri arasında bulunan fonksiyonel eklem yüzeyleri ile bu eklemlerin her birinde bulunan bir grup bağ içeren kompleks bir eklemdir (Jahss, 1992; Marsh ve Saltzman, 2006; Ege, 1999). Ossa tarsi ayak bileğindeki kemiklerdir ve 7 kemikten oluģmuģtur. Bunlardan proksimal sırada olan talus kemiği; aģağısında os calcaneus, yukarısında os tibia, dıģ yan kısmında os fibula, iç yan kısmında os tibia ve ön tarafında ise os naviculare ile eklem yapar. Tarsal kemiklerin en büyüğü olan calcaneus kemiği, cuboideum ve talus tarsal kemikleri ile eklem yapar. Os calcaneus topuğun oluģumunda önemli bir rol oynadığı gibi bacağın arka tarafında bulunan yüzeyel fleksor kaslara da kaldıraç kolu gibi görev yapar. Os calcaneus un arka kısmında bağların tutunduğu tuber calcanei adı verilen bir çıkıntı bulunur ve bu çıkıntının ön tarafına bağlar, kaslar ve tendo calcaneus (Achillis) tutunur (Arıncı ve Elhan, 2001; Gövsa Gökmen, 2003). Os naviculare proksimal ve distal tarsal kemikler arasında bulunur ve önde üç tane bulunan cuneiform kemiklerle, arkada ise talus kemiği ile eklem yapar. Os cuboideum önde dördüncü ve beģinci metatarsal kemikler ile arkada da os calcaneus ile eklem yapar. Cuneiform kemikleri üç adet olup medialden laterale doğru cuneiforme mediale, intermedium ve laterale olarak isimlendirilir. Os cuneiforme mediale, os naviculare ile birinci metatarsal kemiğin arasındadır. Os cuneiforme 3

mediale nin eklem yaptığı kemikler os naviculare, os cuneiforme intermedium, birinci ve ikinci metatarsal kemiklerdir. Os cuneiforme intermedium; os naviculare, ikinci metatarsal, os cuneiforme mediale ve laterale ile eklem yapmaktadır. Os cuneiforme laterale os naviculare, os cuneiforme intermedium, os cuboideum, üçüncü ve dördüncü metatarsallar ile eklem yapmaktadır (Gövsa Gökmen, 2003; Hansen, 2012). Ossa metatarsi, metatarsal bölgede bulunan beģ adet metatarsal kemikten oluģur. Bu kemikler ince uzun kemikler olup ayak tarağını oluģtururlar. Bu kemikler medialden laterale doğru I II III IV V olarakbelirlenir. Metatarsal kemiklerin proksimal ucuna basis metatarsalis, distal ucuna da caput metatarsale adı verilir (Gövsa Gökmen, 2003). Ossa digitorum (phalanges) pedis baģparmakta iki, diğer parmaklarda üçer adet olmak üzere el parmaklarına benzer olarak 14 falankstan oluģur (Snell, 2004). Resim 1: Sağ ayak iskeletinin üstten ve alttan görünümü (Graff, 2001). 4

2.1.2.Ayak ve Ayak Bileği Kemiklerinin KemikleĢme Dönemleri: Ayak ilk olarak embriyonik dönemin dördüncü ile beģinci haftalarında görülür ve tarsal kemikler yoğunlaģmıģ olan mezenkimden altıncı haftaya kadar oluģur. Bu oluģumdan birkaç gün sonra kıkırdak yapılaģması baģlar ve normal bir ayak görünümü kazanılır. Ayak ve ayak bilek kemiklerinin kıkırdak yapılaģmasından sonra kemikleģme dönemleri baģlar ve bu dönem 18-20 yaģına kadar devam eder (Doğan ve ark, 2007) Ayak bileği kemiklerinden (tarsal kemikler) yalnızca calcaneus iki merkezden, diğerleri bir merkezden kemikleģirler. Ġntrauterin hayatın altıncı ayında calcaneus, yedinci ayında talus ve dokuzuncu ayında ise os cuboideum kemikleģmeye baģlar. Doğumdan sonra birinci yılda os cuneiforme laterale, dördüncü yılda da ikinci cuneiform ve os naviculare kemikleģmeye baģlar. Calcaneus un epifizinde 10.yılda baģlayan ikinci kemikleģme, puberteden sonra diğer bölüm ile kaynaģır (Arıncı ve Elhan, 2001). Metatarsalların hepsi iki merkezden kemikleģir. Birinci metatarsal kemikte biri korpusundan diğeri ise bazisinden olmak üzere iki merkezden kemikleģme geliģmektedir. Diğer dört metatarsalda ise kemikleģmenin biri korpusundan diğeri de kaputundan geliģerek oluģur. Korpuslarında kemikleģme 7-9. haftada baģlar ve uçlara doğru uzanır. Birinci metatarsalin bazisinde 3. yılda baģlar ve 18-20. yıllarda korpusu ile birleģir. Diğer metatarsallarda ise kaputlarında 5-8. yıllarda baģlar ve 18-20. yıllarda korpusu ile birleģir. Böylece metatarsallerin kemikleģme dönemleri 18 ile 20 yaģ civarında sonlanır (Arıncı ve Elhan, 2001; Williams ve ark, 1989). Falankslarda ise biri gövdeden diğeri bazisinden olmak üzere iki merkezden kemikleģir. KemikleĢme dönemleri gövde bölgesindeki 10. haftada, bazis bölgesindeki ise 4-10. yıllar arasında görülür (Arıncı ve Elhan, 2001). 5

2.1.3. Ayağın Fasciaları Ayağın plantar ve dorsal olmak üzere iki yüzü bulunur. Ayağın plantar yüzündeki deri kalın ve deri altı yağ dokusu bol miktardadır. Ancak dorsal yüzündeki deri ince ve az miktarda deri altı yağ dokusu bulunur (Taner, 2011). Resim 2: Ayağın üstten ve alttan görünümü (Netter, 2010). 6

Ayağın plantar yüzünde bulunan derin fascia ya fascia plantaris adı verilir ve bu fascia kalınlaģarak aponeurosis plantaris i oluģturur. Aponeurosis plantaris, os calcaneus un alt kısmından baģlar ve beģ bant Ģeklinde parmaklara uzanır. Fascia pedis fascia cruris in devamıdır. Fascia cruris ayak bileğinde ilave fibröz bantlarla takviye edilerek buradaki kas kiriģlerinin içinden geçeceği kanallar oluģturmak üzere kemiklere bağlanır. Kas kiriģlerinin pozisyonlarını koruyan bu kalınlaģmıģ bantlar, ayak bileği ekleminin proksimalinde ve distalinde olmak üzere üç grupta toplanan 5 adet retinakulum oluģtururlar. Bunlardan ikisi ekstensor kaslar, ikisi peraneal kaslar ve birisi de fleksor kaslar içindir (Arıncı ve Elhan, 2001; Cömert ve Uğurlu, 2011) (Resim2). Retinaculum musculorum flexorum: Os tibia nın iç malleolundan os calcaneus un iç yüzüne uzanır. Yukarısında fascia cruris ile aģağısında aponeurosis plantaris ve m.abductor hallucis in baģ kısmının tendonu ile devam eder. Bu retinaculum ile kemik arasında dört kanal oluģur ve bunlardan medialden laterale doğru birinci kanaldan m.tibialis posterior un tendonu, ikinci kanaldan m.flexor digitorum longus un tendonu, üçüncü kanaldan n.tibialis, a.ve v.tibialis posterior, dördüncü kanaldan da m.flexor hallucis longus un tendonu geçer (Arıncı ve Elhan, 2001). Retinaculum musculorum ekstensorum superius: Bacak kemikleri olan tibia ve fibula nın distal kısmının ön yüzlerine tutunur. Bu retinaculum dan m.extensor digitorum longus, m.extensor hallucis longus, m.fibularis tertius ve m.tibialis in tendonları ile a.-v.tibialis anterior ve n.fibularis profundus geçer (Williams ve ark, 1989; Taner, 2011) (Resim 3). Retinaculum musculorum ekstensorum inferius: Ayak bileğinin ön tarafında ve Y harfi Ģeklindeki bir lif topluluğudur. Ġç kısma doğru yatmıģ olan Y nin alt kısmı Os calcaneus un dıģ-üst yüzüne yapıģır. Buradan mediale doğru uzanan retinakulum m.fibularis tertius un yakınında derin ve yüzeyel olmak üzere 2 kısma ayrılır. Derin kısma ayrılan m.fibularis tertius ile m.extensorum digitorum longus un derininden diğeri de yüzeyelinden geçerek tekrar birbirleriyle birleģirler. BirleĢen bu lifler Y nin kollarını oluģturan üst ve alt kısma ayrılır. Üst kısım mediale ve yukarı doğru giderek Os tibia nın iç malleoluna tutunur. Üst kısım ise m.extensor hallucis 7

longus un, damarların ve sinirlerin yüzeyelinden geçer. M.tibialis anterior un tendonu iki kısma ayrılıp sararak geçer. Alt kısım ise aģağı ve içe doğru uzanarak aponeurosis plantaris in medial kenarına tutunur ve m.extensor hallucis longus, m.tibialis anterior, damar ve sinirlerin yüzeyelinden geçer (Cömert ve Uğurlu, 2011; Arıncı ve Elhan, 2001) (Resim 3). Bacağın lateral kısmında derin fascia nın kalınlaģması ile retinaculum musculorum fibularium superius ve inferius u oluģur (Resim 3). 8

Resim 3: Retinaculum musculorum ekstensorum superius, Retinaculum musculorum ekstensorum inferius, Retinaculum musculorum fibularium superius, Retinaculum musculorum fibularium inferius (Netter, 2010). Retinaculum musculorum fibularium superius: Os fibula nın distal kısmı ile os calcaneus un dıģ yüzü arasında uzanır. Buradan m.fibularis longus ve m.fibularis brevis in tendonları geçer. 9

Retinaculum musculorum fibularium inferius: Arka alt ucu os calcaneus un dıģ yüzüne tutunur ve trochlea peronealis e de yapıģır (Taner, 2011; Arıncı ve Elhan, 2001; Williams ve ark, 1989). 2.1.4. Ayak Kasları: Ayak sırtında (dorsal yüzde) bulunan kaslar: M. extensor hallucis brevis ve m. extensor digitorum brevis kaslarıdır. M. extensor hallucis brevis calcaneus un dorsal yüzünden baģlar ve hallux un birinci phalax ının basis inde sonlanır. Fonksiyonu; baģparmağa ekstansiyon yaptırır. M. extensor digitorum brevis calcaneus un üst-lateral yüzü ve retinaculum extensorum inferius un lateral ucundan baģlar ve üç tendona ayrılarak 2-4. parmaklara giden m. extensor digitorum longus un tendonları ile birleģerek sonlanır. Bu iki kasın inervasyonu n. peroneus profundus tarafından sağlanır. Ayak tabanında (plantar yüzde) bulunan kaslar: Birinci tabaka kasları: M.abductor hallucis: Tuber calcanei nin processus medialis i, aponeurosis plantaris, retunoculum musculorum flexorum dan baģlar ve baģparmağın phalanx proksimalis inin basis inin plantar yüzünde sonlanır. Bu kas baģparmağa abduksiyon ve fleksiyon yaptırır. N.plantaris medialis tarafından uyarılır. M.flexor digitorum brevis: Tuber calcanei nin processus medialis i, aponeurosis plantaris, septum intermusculare den baģlayıp, 2-5.parmakların phalanx media larının her iki tarafında sonlanır. Fonksiyonu 2-5. parmaklara fleksiyon yaptırır. Bu kas da n.plantaris medialis tarafından uyarılır. M.abductor digiti minimi: Origosu tuber calcanei nin processus medialis i, processus lateralis i, aponeurosis plantaris, septum intermusculare dir. Insertio su ise 2-5.parmakların phalanx media larının her iki tarafıdır. 5. parmağa fleksiyon ve abduksiyon yaptırır ve n.plantaris lateralis tarafından uyarılır. 10

Ġkinci tabaka kasları: M.quadratus plantae (m.flexor accessorius): Ġki baģlı olup, caput mediale; calcaneus un medial yüzünden, caput laterale; calcaneus un plantar yüzünün lateral kenarından baģlar ve m. flexor digitorum longus un tendonlarında sonlanır. Fonksiyonu 2-5. parmaklara fleksiyon ve abduksiyon yaptırır. N. plantaris lateralis tarafından inerve edilir. Mm. Lumbricales: M.flexor digitorum longus un tendonlarından baģlar ve 2-5.parmakların phalanx proksimalis lerinin basis lerinin medial yüzü ve aponeurosis dorsalislerinde sonlanır. Fonksiyonu 2-5. parmakların phalanks proksimalis lerine fleksiyon, phalanx media ve distalis lerine ekstansiyon yaptırır. Sinirsel uyarımını n. plantaris medialis ve lateralis yapar. Üçüncü tabaka kasları: M.flexor hallucis brevis: Origosu os cuneiforme laterale ve os cuboideum un plantar yüzleridir. Insertiosu baģparmağın phalanx proksimalis inin basis inin her iki tarafıdır. Fonksiyonu baģparmağın phalanx proksimalis ine fleksiyon yaptırır. N.plantaris medialis tarafından inerve edilir. M.adductor hallucis: Origosu caput obliquum baģı için os metatarsale 2-4 ün basis leri, m.peroneus longus un tendon kılıfıdır. Caput transversum baģı için ise origosu 3-5.inci parmakların lig. metatarsophalangealis plantarisleridir. Ġki baģ birleģerek baģparmağın phalanx proksimalis inin basis inin lateral yüzünde sonlanır. Fonksiyonu baģparmağa adduksiyon yaptırmaktır. N.plantaris lateralis tarafından uyarılır. M.flexor digiti minimi brevis: Origosu os metatarsale 5 in basis i, m.peroneus longus un tendon kılıfıdır. Insertiosu ise beģinci parmak phalanges proksimalis inin basis idir. Fonksiyonu beģinci parmağın phalanx proksimalis ine fleksiyon yaptırır. Siniri n.plantaris lateralis dir. 11

Dördüncü tabaka kasları: Mm. Ġnterossei plantares: Üç tanedir ve os metatarsale 3-5 in medial tarafından baģlar. 3-5.parmakların phalanx proksimalis basis lerinin medial tarafında sonlanır. Fonksiyonu 3-5.parmaklara adduksiyonve fleksiyon yaptırır. N.plantaris lateralis tarafından inerve edilir. Mm. Ġnterossei dorsales:4 tanedir ve os metatarsale 1-5 in birbirine bakan yüzlerinden baģlar, m.interossea dorsalis 1, ikinci parmağın phalanx proksimalis inin medial tarafında, diğerleri 2-4.parmakların phalanges proksimales inin lateral taraflarında sonlanır. Fonksiyonu 2-4.parmaklara abduksiyon ve fleksiyon yaptırır. N.plantaris lateralis tarafından inerve edilir (Taner, 2011; Moore ve Dalley, 2007). Ayak kubbesi ve ayak kubbesini koruyan kaslar: Ayağın ön ve arka yönde bulunan kavsini yedi tarsal, beģ metatarsal ile bunları birbirine bağlayan bağlar oluģturur. Burada bulunan kemikler ayak kubbesine esneklik sağlar. Ayağımız, arka tarafta bulunan calcaneus'un tuber calcanei'si ile ön tarafta ise beģ metatarsal kemiğin baģları ile yere değer. Ayakta iken vücut ağırlığımızın %25 i tuber calcanei'ye, %25 beģ metatarsal kemiğe gelir. Kalan kısım ise diğer ayağa geçer. Ayrıca ayak kubbesinin korunmasında plantar bağların da rolü çoktur. Ayak kubbesini koruyan kaslar: M. tibialis anterior Origo: Condylus lateralis. Tibia'nın lateral yüzünün üst yarısı ve membrana interossea Insertio: Os cuneiforme mediale ve os metatarsale 1 in basis'inin medial ve plantar yüzü Siniri: N. peroneus profundus Fonksiyon: Ayağa ekstansiyon ve inversiyon yaptırır. 12

M. peroneus(fibularis)longus Origo: Caput fibulae ve fibula'nın lateral yüzünün 2/3 üst kısmı, septum intermusculare cruris anterius ve posterius Insertio: Os cuneiforme medialis ve os metatarsale 1'in basis'inin laterali Sinir: N.peroneus(fibularis)superficialis Fonksiyon: Ayağa plantar fleksiyon ve eversiyon yaptırır. M. flexor hallucis longus Origo: Fibula nın arka yüzünün alt kısmı ve membrana interossea Insertio: Ayak baģparmağının son phalanksı Fonksiyon: Ayak baģparmağına fleksiyon yaptırır. Ayrıca ayak kubbesini destekler. Sinir: N tibialis M. flexor digitorum longus Origo: Tibia nın arka yüzü Insertio: 2.-5. Parmakların son phalanksları Fonksiyon: Ayağın plantar fleksiyonuna yardımcı olur. 2.-5. Parmakların distal phalankslarına fleksiyon yaptırır ve ayak kemerini korur. Sinir: N. Tibialis M. tibialis posterior Origo: Tibia nın arka yüzü, fibula nın arka yüzünün üst bölümü ve membrana interossea Insertio: Tuberositas ossis navicularis Fonksiyon: Ayağa plantar fleksiyon, supinasyon ve addüksiyon yaptırır. Ayak kubbesini destekler. 13

Sinir: N. Tibialis Bunlardan m. fibularis longus ve m. tibialis posterior vücut ağırlığının %15-20 kadarını karģılar. Ayakta bulunan kavislerin dıģ tarafta uzunlamasına bulunan ayak kavsini calcaneus, os cuboideum ve dördüncü, beģinci metatarsal kemikler oluģturur. Ġç tarafta ise ayak kavsini calcaneus, talus, os naviculare, üç kuneiform kemik ve ilk üç metatarsal kemik oluģturur. Ġç kavis dıģ kavisten çok daha yüksek, hareketli ve elastiktir. Ġç kavis lig. plantare longum, lig. calcaneonaviculare plantare ve aponeurosis plantaris tarafından korunur (Taner, 2011; Arıncı ve Elhan, 2001). 2.1.5. Ayağın Arterleri: A.tibialis anterior un dalı olan a.dorsalis pedis ve a.tibialis posterior un dalları olan a.plantaris medialis ve a.plantaris lateralis tarafından beslenir (Moore ve Dalley, 2007). 2.1.6. Ayakta Bulunan Tendon Kılıfları (vaginae synoviales membri inferioris): Ayakta bulunan tendonların sürtünmelere karģı korunmasını sağlamak için ayağın belirli yerlerinde vagina tendinisler bulunur ve bunlar ayaktaki retinaculum ların derininden baģlayarak distale doğru uzanır ve tendonları tek ya da gruplar halinde sararlar (Taner, 2011). 2.1.7. Ayak Tabanının Konkavitesini OluĢturan Arcuslar: Ayak kemikleri eklem yaparken konkaviteleri aģağıya bakan üç arcus u oluģturur. Bu arcusların medial ve lateraldekileri longitudinal, ortadaki ise transvers yöndedir. Kemikler arasında bulunan eklem ve ligamentler bu arcus Ģekillerini korur (Graaff, 2001). a) Arcus longitudinalis medialis: Ayağın en yüksek arcusu olan arcus longitudinalis medialis i os calcaneus, os talus, os naviculare, ossa cuneiforme ve ossa metatarsi I, II, III oluģturur. Bu arcus ayak plantigrad sırasındayken ayağa binen ağırlık dağılımını sağlayan önemli bir 14

yapıdır (Janchai ve ark, 2008; Taner, 2011; Odar, 1986; Arıcı ve Elhan, 2001; Moore, 2007) (Resim 4). b) Arcus transversus: Ossa metatarsi ve distal sıradaki ossa tarsi oluģturur. c) Arcus longitudinalis lateralis: Os calcaneus, os cuboideum ve ossa metatarsi IV ve V oluģturur (Taner, 2011). Resim 4: Ayağın longitudinal arkı. A. Medial B. Lateral (Doğan ve ark., 2007) 2.1.8. Ayağa ÇeĢitli Hareketler Yaptıran Kas Grupları: a) Ayağa fleksiyon (plantar fleksiyon) yaptıran kaslar; M.triceps surae M.plantaris M.fibularis (peroneus) longus M.fibularis (peroneus) brevis M.tibialis posterior yaptırır. 15

b) Ayağın kuvvetli fleksörleri; M.flexor hallucis M.flexor digitorum longus dur. Ayrıca m.triceps surae supinasyon, peroneal kaslar ise pronasyon yaptırır. c) Ayağa ekstensiyon (dorsal fleksiyon) yaptıran kaslar: M.tibialis anterior M.extensor hallucis M.extensor digitorum longus M.fibularis tertius tarafından yaptırılır. M.fibularis brevis, m.extensor digitorum longus ve m.fibularis tertius ile birlikte ayağa pronasyon yaptırarak, m.tibialis anterior ve m.extensor hallucis longus un süpinasyon etkisini nötralize eder. d) Ayağa supinasyon ve adduksiyon yaptıran kaslar: M.tibialis anterior M.tibialis posterior tarafından yaptırılır. M. triceps surae ayağın supinasyonuna yardımcı olan bir kastır. Ayağın pronasyonu ve abduksiyonu m.fibularis longus ve m.fibularis brevis tarafından yaptırılır (Arıncı ve Elhan, 2001; Williams ve ark, 1989; Taner, 2011) 2.2. Pes Planus (Flatfoot) 2.2.1. Pes Planus Tanımı Pes planus (düztabanlık) genel olarak ayağın arcus longitudinalis medialis yüksekliğinin azalması ya da tamamen ortadan kalkması sonucu oluģan anomalidir. BaĢka tanımlara göre pes planus; ön ayak supinasyonuna eģlik eden topuğun 16

eversiyonu ya da pronasyonu veya geniģ tabanlı ayak olarak tanımlanmıģtır. Daha ayrıntılı bir tanıma göre ise; ayağa yük verirken arka ayağın valgusu, orta ayakta arcus longitudinalis medialis in kaybolması ve ön ayağın arka ayağa göre supinasyonu olarak tanımlanır (ġenaran, 2006; Gün ve ark, 2012; Ferciot, 1972; Staheli ve ark, 1987; Lee ve ark, 2005). BaĢka bir tanıma göre ise; ayak, her yere basma hareketi sırasında topuktan ayağın ön bölümüne doğru bir esneme hareketi yaparak vücudun yaylanma mekanizmasına yardımcı olur. Bu yaylanma hareketini sağlayan en önemli bölge, ayağın iç yanında bulunan iç kavis (ark) tir. Her bir ayakta 3 er tane iç kavis bulunur. Ayağın bu iç kavisinin olmayıģına düztabanlık adı verilir (Ronald, 2004). Literatürde pes planus (düztabanlık) olarak bilinen birçok tanım kullanılmıģtır. Bunlardan bazıları weak foot, relaxed foot, pes valgus, konjenital hipermobile flat foot, hypermobile flat foot, flaccid flat food, talipes calcaneovalgus, compensated talipes equinus, kollapsing pes valgoplanus dur (Yalçın ve ark, 2008; Bordelon, 1983). Bir baģka tanıma göre ise; üzerinde kalın kaslar bulunmadığı için ayağın Ģeklini ayak iskeleti verir. Ayak iskeletini yapan kemiklerden ikisi üst üste, kalan kemikler yan yana ve arka arkaya sıralıdır. Normal pozisyonda kalkaneus un arka ucu aģağıda, ön ucu biraz yukarıdadır ve kalkaneus biraz içe dönük durumdadır. Bağ ve kasların zayıflamasından dolayı kalkaneus gövde ağırlığının etkisi ile içe doğru fazla eğilirse, talus içe ve aģağı kayar. Talus un bu hareketini navikular kemik izler ve ayak kubbesinin iç kısmı çöker ve pes planus oluģur (Odar, 1986). Sağlıklı bebeklerde 3 yaģına kadar tüm çocuklarda ayak tabanındaki yağ yastığı yüzünden ve arcus longitudinalis medialis in oluģumu tamamlanmadığı için düztabanmıģ gibi sanılabilir. Büyümeyle birlikte kemiklerin ve midtarsal eklemlerin geliģimi ve bağların kuvvetlenmesi ile arcus oluģur. Pes planus un oluģumunun nedenleri arasında bağ laksitesi, ayak tabanında cilt altı yağ dokusunun fazlalığı ve ayağın nöromusküler geliģimi sayılabilir (ġenaran, 2006; Çamurdan, 2005; Uygur, 1992). 17

2.2.2. Pes Planus Sınıflandırılması: Pes planus fizyolojik ve patolojik olarak iki kısma ayrılır (Yalçın ve ark, 2008; Staheli, 2013) 1. Fizyolojik pes planus: a) GeliĢimsel pes planus, b) Hipermobil pes planus c) Kalkaneovalguslu ayak tır. 2. Patolojik pes planus: a) AĢil tendon gerginliği ile birlikte olan pes planus, b) Tarsal koalisyonlar (talokalkaneal, kalkaneonavikular), c) Vertikal talus d) Nörojenik pes planus tur. Fizyolojik (esnek) olan pes planus geliģimsel olup, yaygın görülen tiptir. Fizyolojik pes planus lu ayaklar esnek talokalkaneal eklemden dolayı hipermobildir ve bununla birlikte aģil tendon kontraktürü çok az görülür. Ayrıca esnek pes planus ta yük bindiğinde genel görünüm kaybolur ve dorsifleksiyon sıkı aģil tendonu ile sınırlandırılır (Pandey ve ark, 2013; ġenaran, 2006; Rome ve ark, 2010). Ayrı ayrı baktığımızda ise; geliģimsel olan pes planus, infant ve çocuklarda normal geliģimin evresi olarak görülür. Bunun nedeni ise ayaktaki arcus longitudinalis medialis i oluģturacak olan kemiklerin kemikleģme dönemleri ve kendi aralarında yaptıkları eklemlerdir. Ayrıca arcus longitudinalis medialis in geliģimi çocuğun kendi ayakları üzerinde durup, kilo almaya baģladığı anda baģlar (Arıncı ve Elhan, 2001; Yalçın ve ark, 2008; Enrrique ve ark, 2012; Chang ve ark, 2012). Hipermobil pes planus eklemlerdeki laksite ile iliģkili olup down, osteogenezis ve benzeri sendromlarla birlikte görülebilir ve kalıtımsal ligamentöz laksiteyle birlikte olabilmektedir (Yalçın ve ark, 2008). Kalkaneovalguslu ayak; konjenital deformite olup, intrauterin sıkıģmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Kalkaneovalguslu ayak vertikal talus ile karıģabilir. Ayırıcı tanıda sertliğin derecesi belirlenir. Kalkaneovalguslu ayak esnektir ve kalkaneus dorsifleksiyondadır. Kalkaneovalguslu ayak pozisyonel bir deformitedir ve kendiliğinden iyileģerek tedavi gerektirmez (Staheli, 2013) (Resim 5). 18

Patolojik olan pes planus ise çeģitli derecelerde olabilir ve serttir. Esnek olan pes planus a göre daha az görülür, ağrılıdır ve tedavi gerektiren bir durumdur (Vukosinoviç ve ark, 2011). AĢil tendon gerginliği ile olan pes planus topukta valgus postürüne ve tarsal hareketlerde değiģikliklere neden olur. Tarsal koalisyonlar tarsal kemikler arasındaki füzyon(birleģme)lardır ve inversiyon-eversiyon hareketlerinde kısıtlığa neden olurlar. Bu koalisyonlar komģu eklemlerde de strese neden olurlar. Bunun sonucu olarak eklemlerde yıpranma, ağrı, peroneal kaslarda spazm ve pes planus oluģabilir. Nörojenik pes planus ise serebral palsi li çocuklarda sık görülür. Bu hastalarda spastisiteye bağlı aģil tendon kontraktürü ve kas dengesizliği görülür. Ender görülen vertikal talus da; talus, vertikal(dik) pozisyondadır ve en ciddi pes planus formudur (Staheli, 2013; Yalçın ve ark, 2008; Kramer ve Stock, 1994). Ayrıca bebeklerde sürekli aynı pozisyonda(dizleri bükerek ayak dorsumunda) oturmaya bağlı olarak geliģen gastrocnemius kısalığında da pes planus oluģabilmektedir (Uygur, 1992). Pes planus un diğer bir sınıflamasına göre pes planus; konjenital ve edinsel olmak üzere 2 kısma ayrılır (Barry ve Scranton, 1983). KONJENĠTAL 1. Rijit: a) Konjenital konveks pes valgus b) Tarsal koalisyon 2. Esnek: a) Talipes kalkaneovalgus b) Talipes valgus c) Sustentakulum hipoplazisi 19

Resim 5: Topukta valgus deformitesi(ġenaran, 2006). EDĠNSEL 1. Ligamentöz laksiteye bağlı olanlar: a) Ailesel b) Jeneralize sendromun bir parçası olarak 2. Kas zayıflığına ya da dengesizliğine bağlı olanlar: a) Tibialis posterior kası yetmezliği ile birlikte aksesuvar tarsal naviküler b) Miyopatik c) Periferik sinir yaralanmaları d) Medulla spinalis tutulumları e) Serebral palsi 3. Artrite bağlı olanlar: a) Subtalar ve midtarsal eklemlerdeki iltihabi durumlar b) Travmatik artrit 20

4. Kontraktürlere bağlı olanlar: a) Peroneal kasların kontraktürüne bağlı b) Triceps surae nin kazanılmıģ kontraktürlerine bağlı (Barry ve Scranton, 1983). Ünsaldı nın sınıflandırmasına göre ise pes planus doğuģtan ve sonradan olan pes planus diye ikiye ayrılır: DoğuĢtan gelen pes planus Hipermobil pes planus Tarsal Kemik Anomalileri ile olan rijit pes planus Sonradan olan pes planus Osseöz nedenli pes planus Ligamentöz nedenli pes planus Postrüel ya da statik pes planus (Ünsaldı, 1994). Çocuklardaki pes planus un baģka bir sınıflamasına göre pes planus; fizyolojik, primer ve edinsel olmak üzere 3 kısma ayrılır (Uygur, 1992). Resim 6: BaĢ parmağın dorsifleksiyonu(çamurdan, 2005). 21

2.2.3. Pes planus tanısında kullanılan yöntemler: Pes planus tanımlanırken; arcus longitudinalis medialis deki yükseklik kayıpları, klinik muayene, somatometrik ölçüm, radyolojik değerlendirme ve ultrasonografik incelemeler kullanılmaktadır. Bununla birlikte mürekkepli ya da dijital ayak izi ve basınç ölçümleri, fotografik teknikler de indirekt yöntemler olarak kullanılmaktadır. Pes planus tanısında kullanılan bu yöntemler elde edilen insidans değerini de etkilemektedir. Bundan dolayı literatürde bildirilen pes planus görülme sıklığı kullanılan ölçüm yöntemine göre büyük farklılık göstermektedir (Gün ve ark., 2012; Yalçın ve ark, 2010; Vukosinoviç ve ark, 2011; Yalçın ve ark, 2008). Okul öncesi çocuklarda yapılan araģtırmalarda ayak geliģiminin 2-6 yaģ arasında önemli olduğu ve 6 yaģ civarında ayak Ģekli Ģekillendiği için; Chang, okul öncesi çocuklarda yaptığı bir çalıģmada navicular yükseklik ölçümünün yaģla birlikte arttığı ve bununla birlikte ark hacminin de arttığını bildirmiģtir (Chang ve ark, 2012). Resim 7: Navicular yükseklik ölçümü (Chang ve ark, 2012). 22

Resim 8: Jack'in parmak kaldırma testi (Yalçın ve ark, 2008) Pes planus tanısı konulmuģ bir hastada pes palnus un fleksibl ya da rijit ayrımının yapılabilmesi için Jack in parmak kaldırma testi (baģparmak ekstansiyon testi) uygulanmalıdır. Hasta yere basarken baģparmak pasif hiperekstansiyona getirilir ve normal sonuç olarak arcus longitudinalis medialis in yükselmesidir (Yılmaz, 2009) (Resim 6- Resim 8). Ayrıca subtalar eklemde oluģan hareket bacağın rotasyonel hareketi ile ilgilidir ve subtalar eklemin birincil fonksiyonu bacakta meydana gelen rotasyonu ayağa aktarmaktır. Bu aktarmanın oranı 1:1 dir. Ancak pes planus var ise bu oran 1 lik internal rotasyona, 1 den fazla ise calcaneal eversiyona neden olur. Bu yüzden subtalar eklem ayaktaki pes planus ve diğer patolojilerin belirlenmesinde kullanılabilir(uygur, 1992). Radyolojik değerlendirmeler ise ayak yere bastırılarak anteroposterior ve lateral grafilerde ark ölçümleri ile yapılır. Açıların ölçülmesi için kullanılan yöntemler: a) Yan grafi: Talokalkaneal açı, talo- birinci metatars açısı, talohorizontal açı, kalkaneal pitch 23

Talokalkaneal açı arka ayakta pes planusa eģlik eden kalkaneovalgus deformitesini değerlendirmek için kullanılır. Talo- birinci metatars açısı (Meary açısı) midtarsal çizgi ile navicular kemik ve birinci metatars hattını birleģtiren çizgi arasındaki açıdır. Normal olarak -4 ile +4 derece arasında olan bu açı 4-15 derecede hafif, 15-40 derecede orta ve 40 derecenin üstünde ileri derecede pes planus olarak kabul edilmiģtir. Talohorizontal açı ise talusun yere olan açısını gösterir. Normal olarak 26 derece olup 30 derece ve üstü pes planus olarak kabul edilir. Kalkaneal pitch horizontal çizgi ile kalkaneusun ön ve arka tuberositasları arasında uzanan plantar ekseni arasındaki açılardır. Ayrıca pes planusun fleksibilitesini radyolojik olarak belirlemek için feiss testi kullanırlır. Medial malleol, navikulanın tüberkülü ve birinci metatars baģı feiss çizgisi dediğimiz aynı doğrultu üzerinde bulunur. Navikula tüberkülü hem yük bindiğinde hem de yük binmezken feiss çizgisinin altında kalıyorsa rijit pes planus olarak değerlendirilir. Ancak navikula tüberkülü sadece tam bası halinde feiss çizgisinin altında kalıyorsa esnek pes planus demektir (Yalçın ve ark, 2008; Doğan ve ark, 2007; Yalçın ve ark, 2010) (Resim 9). Resim 9: Yan grafide talokalkaneal açı (Yalçın ve ark, 2010). 24

b) Ön arka grafi: Talokalkaneal açı. Talokalkaneal açı (Kite açısı): Talus uzun ekseni ile kalkaneusun uzun ekseni arasındaki açıdır. Bu açı pes planuslu ayakta valgus deforitesine eģlik etmesi durumunda kullanılır (Yalçın ve ark, 2008; Doğan ve ark, 2007). Resim 10: Ayak izi metodu (Yalçın ve ark, 2008) Ayak izi metodunda ark geniģliği ile topuk geniģliği arasındaki iliģkiye bakılır. Ark geniģliğinin topuk geniģliğine oranı 0.7 den fazla ise pes planus var kabul edilmektedir (Yalçın ve ark, 2008) (Resim 10). Pedoskop yöntemi, cam plak üstünde ayakta duran hastanın, alttan yerleģtiren ayna üzerine görüntünün yansıması ile yapılan testtir. Bu görüntü fotoğraflanabilir. Planimetrik indeks hesaplaması ile, cam yüzey üzerinde ayak izlerinin(ayak tabanının basan ve basmayan kısımları parmak alanları dikkate alınmadan) hesaplanması ile yapılan bir testtir (Yalçın, 2008; Rose ve ark, 1985; Tachdjian, 1990; Vanderwilde ve ark, 1988; Balcı ve ark, 1999; Akgün, 1997; Giallonardo, 1988). 25

2.2.4. Pes Planus un OluĢumunda Etkili Olan Arcus Longitudinalis Medialis in Yapısı: Arcus longitudinalis medialis in yapısına baktığımızda bu ark kemik yapıdan, bağlardan ve tendonlardan oluģur ve bu ark ın stabilizasyonunu yumuģak dokular yapmaktadır. Arcus longitudinalis medialis i plantar ligament, fasia aponörozis plantaris ve parmaklarda proksimal falakslara kadar uzanan tendonlar desteklemektedir. Arcus longitudinalis medialis in yüksekliği genetik faktörlere ve yaģa bağımlıdır. Ayrıca kadınlarda erkeklere oranla arcus longitudinalis medialis in daha konkav olduğu belirlenmiģtir. Bu ark ın ölçümü ile ilgili bulunan verilerin değerlendirilmesinde bir fikir birliği bulunmamaktadır (Franco, 1987; Yalçın ve ark, 2010). 2.2.5. Pes Planus un Sonuçları: Esnek düztabanlık normal kas fonksiyonuna sahiptir, eklem hareketleri normaldir. Tabanda ağrı olabilir. Ayak ağrıları dıģında, vücut ağırlık merkezinin yer değiģtirmesi sebebiyle bel ağrılarına da neden olmaktadır. Düztabanlık varsa ve düzelmediyse topuğun valgus deformitesi, genu valgum, tibia nın torsiyonel deformitesi ve Achilles tendonunun kısalması durumlarına eģlik edebilir. Kısa aģil tendonu ile birlikte olan esnek düztabanlıkta ağrı ve sakatlık gözlenebilir. Bu durumda aģil tendonu uzatma iģlemi yapılmalıdır (Ronald, 2004; Mosca, 2010). 2.2.6. Pes Planus GeliĢimine Etki Eden Faktörler: Pes planusun geliģimine birçok faktör etkilemektedir ve bunlar; aģırı kilo, cinsiyet, obezite, yaģ gibi faktörlerdir. Ayrıca Evans ın yaptığı çalıģmada düztabanlık ve aģırı kiloluluk arasında pozitif bir iliģki bulunmuģtur (Pfeiffer ve ark, 2006; Enrrique ve ark, 2012; Evans, 2011). 2.2.7. Esnek Pes Planus Hangi Çocuklarda Daha Sık Görülür? Yapılan çalıģmalara göre; pes planus erkeklerde kızlara göre daha fazla görülmüģtür. Ayrıca obezler normal kilolulara göre, ailesel geçmiģinde eklem 26

bağlarında gevģeklik olanlar olmayanlara göre daha çok pes planus belirtileri göstermiģtir. Bunun yanında Hint li ve Kongo lu çocuklarda yapılan bir araģtırmada erken çocukluk döneminde ayakkabı giyenler ayakkabı giymenlere oranla pes planus sıklığı daha fazladır (Çamurdan, 2005). 2.2.8.Pes Planus ta Uygulanacak Tedavi: Pes planusta uygulanan tedavi konservatif tedavi ve cerrahi tedavidir. Bu yöntemden hangisinin seçileceği hastanın yaģına, cinsiyetine, semptomların Ģiddetine ve fonksiyonel durumuna göre değiģmektedir. Çocukta aktiviteye bağlı ağrı veya yorgunluk oluyorsa öncelikle aģil tendonunu germe egzersizi verecektir. Ayrıca tedavi planlanmadan önce etiyolojik faktörler araģtırılmalı ve nörolojik hastalıklar elenmelidir (Giannini ve Kenneth, 1998). 27

2.3.AĢil Tendonu (Achilles Tendon = Tendo Calcaneus) 2.3.1. AĢil Tendon unun Lokalizasyonu: Ayak bileğinin arka kısmında bulunan ve ayak bileğinin güçlü plantar fleksörü olan AĢil tendonu ince bir tendon kılıfı ve bir subkutan doku arasında cildin hemen altında uzanır. AĢil tendonunun hemen lateralinde uzanan n.suralis ayağın lateral tarafının ve topuğun duyusunu sağlar. Plantaris tendonu AĢil tendonunun medial sınırı boyunca uzanarak kalkaneusun medialine yapısır. Bu ince tendon herhangi bir bölgede tendon onarımında kullanılabilir. AĢil ve plantaris tendonları ayak bileğinin arka yüzeyel tabakasında yer alır (Ege, 1999). Resim 11: AĢil Tendonu Genel Görünümü (Netter, 2010). 28

Resim 12: AĢil Tendonu. CT: Tendo calcaneus, SN: Nervus suralis, SSV: Vena saphenous (Apaydın ve ark, 2009). Daha ayrıntılı anlatacak olursak aģil tendonu vücutta bulunan en kalın, en sağlam tendondur ve alt ekstremitede önemli bir yere sahiptir. YaklaĢık olarak 1 ton çekme gücüne sahip olan tendon literatür de en çok hasarlanan tendon olarak bildirilmiģtir. Bu hasarlar genellikle spor yaralanmalarını içermekle birlikte en çok futbol ve atletizim alanında görülmektedir. AĢil tendonu bacağın orta kısmında, proksimalde m.gastrıcnemius kasına yapıģık, geniģ ve yassı bir baģlangıçla baģlar. AĢil tendonunun os calcaneus da sonlandığı yerin yaklaģık 12-15 cm proksimalinde m.gastrocnemius un her iki baģı m.soleus ile kaynaģır ve aģil tendonu bitiģ yerine kadar m.soleus dan lifler alır. Kalkaneus un 5-6 cm proksimalinde her iki kastan gelen tendonlar kaynaģır ve tek bir tendon haline gelir (Agur ve Dalley, 2009; Arıncı ve Elhan, 2001). AĢil tendonu nun uzunluğu 11-26 cm arasında değiģmekte olup ortalama 15 cm kadardır ve uzunluğu kiģinin boyuna bağlıdır. AĢil tendon kalınlığı tüm boyunda farklılık gösterir ve orta mesafesine kadar yassı olan tendon alt ucuna doğru 29

kalkaneus un yapıģma yerine 4 cm kala yuvarlak Ģekil alır. Daha sonra tekrar geniģleyerek ve yassılaģarak kalkaneus da sonlanır (Agur ve Dalley, 2009; Williams ve ark,1989). Kalkaneus un arka yüzü tipik olarak konvekstir ve aģil tendonuna posteriordan, mediyalden ve lateralden bakıldığında tendonun yapıģma yerinin tendon boyunca değiģmediği yorumu yapılabilir. Ancak transvers kesitlere bakıldığında aģil tendonunun yapıģma yerinin hilal Ģeklinde olduğu ve tendon liflerinin uzantılarının kalkaneusun medialinde laterale göre daha belirgin olduğu bildirilmiģtir (Lohrer ve ark, 2008; Agur ve Dalley, 2009; Williams ve ark, 1989). M.plantaris in tendonu ise aģil tendonunun yapısına katılmaz ancak her iki tendon da kalkaneus üzerinde sonlanır (Apaydın ve ark, 2011). 2.3.2. AĢil Tendonunu OluĢturan Kaslar: M. gastrocnemius: Ġki baģlı bir kas olup; caput laterale femurun condylus lateralis inden, caput mediale ise femurun condylus medialis inden baģlar ve bu kas m. soleus kası ile birleģerek tendo calcaneus olarak tuber calcanei de sonlanır. Ayağa en kuvvetli plantar fleksiyon yaptıran kastır. N tibialis tarafından inerve edilir. M. soleus: Tibia nın arkasındaki linea musculi solei, fibula nın arka yüzünün ¼ üst kısmı ve arcus tendineus musculi solei den baģlar ve tuber calcanei2de sonlanır. Ayağa plantar fleksiyon ve supinasyon yaptırır. Arcus tendineus musculi solei membrana interossea üzerinde tibia ile fibula arasında oluģmuģ tendon kemeridir. Altından n. tibialis, ve a.v.tibialis posterior geçer. N tibialis tarafından inerve edilir (Arıncı ve Elhan, 2001; Williams ve ark,1989). 2.3.3. AĢil Tendonu nun Histolojik Yapısı: AĢil tendonu her biri endotenon ile sarılmıģ olan kollajen lif demetlerinden oluģur. Sağlıklı bireylerde aģil tendonunu meydana getiren kollajen liflerin %95 i tip I kollajendir. Bu kollajen sayesinde tendon uzunluğu esneyerek %4 oranında 30

uzatabilir. Tendon yıprandıkça tip III kollajen daha baskın hal alır (Whittaker ve Canham, 1991). Endotenon ile sarılı olan lifler demetler halinde bir araya gelir ve epitenon ile sarılır. AĢil tendonunu oluģturan bütün bu demetler paratenon denilen ince gevģek bağ dokusu ile çevrelenmiģtir. Paratenon sinovyası olmayan gerçek bir tendon kılıfı olmayıp aģil tendonuna daha fazla koruma ve dayanıklılık sağlar. Paratenon tendonun en vasküler yapısı olup inflame olduğu zaman geniģleme özelliğine sahiptir (Canoso ve ark, 1988; Aström ve Westlin, 1994; Carr ve Norris, 1989). AĢil tendonunun lifleri sadece vertikal olarak değil, değiģken derecelerde spiralleģme gösteren yapıdadır. SpiralleĢmeye hem m.gastrocnemius hem de m.soleus dan lifler katılır ve bu yapı kalkaneus un 5-6 cm proksimalinde en belirgin haldedir. M.gastrocnemius dan baģlayan lifler kalkaneus un posterolateral kenarına yapıģırken m.soleus dan gelenler posteromedial kenarına tutunurlar. Bu spiralleģmenin derecesi her iki kasın birbirine kaynaģtığı Ģekil tarafından belirlenir. Eğer bu iki kasın kaynaģtığı yer daha distal kısımda ise rotasyon derecesi daha fazladır. Bu spiralleģmenin tendon gevģek durumdayken daha az bükülmesine ya da gergin durumdayken daha az deforme olmasına neden olur (Lozsa ve Kannus, 1997; Williams ve ark, 1989). 2.3.4. AĢil Tendonu Etrafındaki Bursalar: AĢil tendonu nun etrafında iki adet bursa bulunmaktadır. Bunların en önemlisi retrokalkaneal bursadır(bursa tendinis calcanei). Diğer bursa ise aģil tendonu nun yüzeyinde yer alan retrotendinöz bursa dır (Apaydın ve ark, 2011). 2.3.5. AĢil Tendon un Kanlanması: AĢil tendonu beslenmesi açısından üç bölgeye ayrılabilir ve proksimal ve distal 1/3 lük kısmı a.tibialis posterior tarafından, orta 1/3 lük kısmı a.fibularis tarafından beslenir. Tendonun daha az kanlanan 1/3 lük orta kısmı patolojilerin daha çok olduğu kısımdır ve bu da distal yapıģma yerinin yaklaģık 3-5 cm proksimaline denk gelmektedir. AĢil tendon yırtıkları da en çok bu bölgede görülür (Chen ve ark, 2009; Carr ve Norris, 1989). 31

3.GEREÇ VE YÖNTEM ÇalıĢmamız kapsamında öncelikle Afyon Kocatepe Üniversitesi Klinik DıĢı ÇalıĢmalar Etik Kurulu ndan etik çalıģma onayı (Etik Kurul Onay No: 11.07.2013 tarihli 2013/7 toplantı numarası ile karar 102) alındı. 3.1. Örneklem ÇalıĢmamızda; 2005-2013 yılları arasında Afyon Kocatepe Üniversitesi Hastanesi nin bölümleri olan Ortopedi ve Travmatoloji ya da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniklerine baģvuran, Pes Planus tanısı koyulmuģ ve baģka bir hastalığı olmayan 9-16 yaģ arasındaki 30 çocuğun bulguları geriye dönük olarak değerlendirildi ve hastalara ulaģılıp Pes planus grubu olarak değerlendirilmeye alındı. Aynı zamanda Ortopedik, Nörolojik, Kas ve Ġskelet sistemine ait herhangi bir patolojisi olmayan 9-16 yaģ arasındaki 29 çocuktan oluģan kontrol grubu olarak değerlendirmeye alındı. Çocuklar öncelikle iki gruba ayrıldı. Bunlar: 1. Grup (Pes Planus): Pes Planus tanısı koyulmuģ 9-16 yaģ arasında 30 çocuk. 2. Grup (Kontrol): 9-16 yaģ arasında 29 çocuk. 3.2.Deney 2005-2013 yılları arasında Afyon Kocatepe Üniversitesi Hastanesi nin bölümleri olan Ortopedi ve Travmatoloji ya da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniklerine baģvuran ve bulgu sonuçlarına göre Pes Planus tanısı konulan tüm hastaların HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden arģiv taraması yapıldı. ÇalıĢmamızda kullanılması için bu bireyler arasından cinsiyet ayrımı yapılmaksızın 9-16 yaģ aralığında olanlar seçildi. Seçilen bireylerde ayağın zaman içerisinde Ģeklinin değiģebileceği ve pes plans un rijit mi yoksa esnek mi olduğu düģünülerek yürüme Ģekli, bağ laksitesi değerlendirildi ve Jack in parmak kaldırma testi yapıldı. Daha önce çekilmiģ röntgen filmleri incelendi. Klinik açıdan pes planus tanısı konulan hastalar ultrasonografik değerlendirme için Afyon Kocatepe Üniversitesi 32

Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğine yönlendirildiler. Bu hastaların ultrasonografi (USG-saote MyLab 70X vision) incelemeleri yapılarak aģil tendon uzunluğuna, kesitsel alanına, kalınlığına ve ayrıca aģil tendonun yapıģma yerine bakıldı. Ayrıca araģtırmamıza katılan bireylerin yaģları, boyları ölçüldü. Kiloları tartılarak ve ayakkabı numaraları alınarak kaydedildi. Resim 13: Kontrol grubu sağlam bir birey (sağ ayak). AĢil tendonun USG ile değerlendirilmesi, longidutinal ve transvers düzlemde yapıldı (Hashimoto BE, Kramer DJ, Wiitala L:Applications of musculoskeletalsonography. J Clin Ultrasound 1999). 33

Resim 14: Pes planus grubu tanısı konmuģ bir birey (sol ayak) Ultrasonografik muayenede; Öncelikle ultrasonografik görüntü alınmadan önce makine ayarları standardize edildi. AĢil tendonunu optimal düzeyde görselleģtirme için hasta muayene masası üzerine ayaklar masanın dıģında kalacak Ģekilde yüzüstü yatırıldı ve çorapları çıkarıldı. Kıyafeti diz kapak üzerine kadar çekilerek, ayakların nötral pozisyona getirilmesi sağlandı (Resim 15). Transdüktör ayak bileğinde dikdörtgen bir Ģekilde yerleģtirildi. Transdüktör aģil tendonun elipsoit yapısından dolayı ve aģil tendon çapının maksimum değere ulaģmasını sağlayıncaya kadar eğimli hale getirdi ve ilk olarak aģil tendon longitudinal düzlemde tarandı. Daha sonra transdüktör kesitsel eksende görüntü almak için 90 derece döndürüldü. Bu pozisyonda yakın ve uzak sınırları gösterildi. Görüntüler aralıklı olarak ultrasound sistemde kaydedildi ve ultrasonografik görüntü alınarak, transvers ve longitudinal düzlemde değerlendirildi. 34

Resim 15: AĢil tendonunun ölçümü için yüzüstü yatırılmıģ bir birey. Longitudinal düzlemde değerlendirme için; ilk olarak ultrasound probu longitudinal olarak aģil tendonu üzerine yerleģtirildi. AĢil tendonunun kalkaneusa yapıģtığı yer görüntülenerek bir kalem ile cilt üzerine iģaretlendi. Daha sonra prob proksimale doğru aģil tendonu boyunca hareket ettirildi. Musculotendinous juction unun görüntülendiği yer tekrar cilt üzerinde iģaretlendi. Bir mezura (metraj ölçme amaçlı bir alet) ile iki nokta arası ölçümü kaydedildi. Resim 16: Pes planus tanısı konmuģ bir birey 35

AĢil tendonunun transvers alanının ölçümü için; ultrasound probu aģil tendonunun distalde kalkaneus a yapıģtığı yere tranvers olarak yerleģtirildi. Prob proksimale doğru transvers olarak hareket ettirilir ve kalkaneus görüntü alanından çıktığı yerden aģil tendonun transvers olarak kesit alanı ölçümü yapıldı (Resim 17). Bu ölçümler diğer ayak için de aynı Ģekilde tekrarlandı. Resim 17: Pes planuslu hasta; sağ ve sol aģil kesitsel alanı, USG görüntüsü. 36

3.3. Ġstatiksel Analiz Pes planus tanısı koyulan ve kontrol grubu olarak sağlıklı bireylerden oluģan kiģilere ait veriler SPSS for Windows 18.0 paket istatistik programında analiz edildi. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile incelendi. Gruplar arası karģılaģtırmalarda Normal dağılıma uyan verilerin analizi için bağımsız örneklemler için t-testi (Independent Samples T Test) uygulandı. Normal dağılıma uymayan verilerde ise Gruplar arası ikili karģılaģtırmalar Mann-Whitney U- testi ile yapıldı. Aynı hastada sağ sol taraf verilerinin karģılaģtırılmasında ise veriler normal dağılıma uyduğu için bağımlı t-testi (Pared Samples T Test) uygulandı. Analiz sonucunda P değeri 0.05 den küçük olan değerler istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. AĢil tendon kesitsel alanı ile pes planus ve diğer parametrelerin iliģki analizi için backward çoklu regresyon analizi yapıldı, p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Modellere ait ilk olarak R², ikinci olarak DüzeltilmiĢ R² değerlerine bakılarak; en yüksek R² değerlerine sahip olan model seçildi. Anova varyans analiz tablosunda modelin Df, F ve p değerleri incelenerek modelin anlamlılığı test edildi. Standardize edilmemiģ katsayılardan Beta ve p değerine (P<0.05) göre bağımlı ve bağımsız değiģkenler aralarındaki + ve korelasyonlar rapor edildi (Tablo14). 37

4.BULGULAR Yapılan ölçümlerde 2 gruba ait (pes planus ve kontrol) yaģ, boy, ağırlık, ayakkabı numaraları, aģil tendon boyları ve aģil tendon kesitsel alanları kaydedildi ve istatistik olarak değerlendirildi. Ayrıca iki grup içinde de asimetri olup olmadığının değerlendirilmesi için sağ-sol aģil alan ve boyu da karģılaģtırıldı. Elde edilen bulgular aģağıda on iki baģlık altında sunuldu. 4.1.Gruplara ĠliĢkin YaĢ Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması Bu araģtırmada pes planus tanısı konan 30 birey ve kontrol grubundaki 29 çocuğun yaģlarının karģılaģtırılmasına iliģkin t-testi sonuçları tablo-1 de sunuldu. Tablo-1 deki analiz sonuçlarına göre Pes planus ve kontrol grupları arasında yaģ ortalamalarında anlamlı bir fark görülmedi.(t:1.038; P>0.05). ÇalıĢmanın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyin yaģ ortalaması 11.60 olarak bulunmuģ olup, pes planus grubunun yaģ ortalaması 11.96±2.44, kontrol grubunun 11.34±2.14 olarak hesaplandı. Tablo1: Gruplara ĠliĢkin YaĢ Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması Gruplar N Ort±S.S. t p Pes planus 30 11.96±2.44 Kontrol 29 11.34±2.14 1.038 0.304 YaĢ ortalaması; kontrol grubu ile pes planus grubu karģılaģtırıldığında pes planus grubunda yükselmesine rağmen istatistiksek olarak anlamlı değildi(p>0.05). 38

4.2.Gruplara ĠliĢkin Boy Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması AraĢtırmamızda gruplar arasında çocukların boy ortalamalarının karģılaģtırılmasına iliģkin t-testi sonuçları tablo-2 de sunuldu. Tablo-2 deki analiz sonuçlarına göre Pes planus ve kontrol grubu arasında boy ortalamalarında anlamlı bir farklılık görülmedi.(t:1.542; P>0.05). ÇalıĢmanın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyin boy ortalaması 146.62 olarak bulunmuģ olup, pes planus tanısı konan grubun boy ortalaması 149.47 ±15.33, kontrol grubunun ise 143.69 ±13.34 olarak hesaplandı. Tablo2: Gruplara ĠliĢkin Boy Ortalamalarının KarĢılaĢtırılması Gruplar N Ort±S.S. t p Pes planus 30 149.47±15.33 Kontrol 29 143.69±13.34 1.542 0.129 Boy ortalaması; kontrol grubu ile pesplanus grubu karģılaģtırıldığında; pes planus grubunda yükselmesine rağmen istatistiksek olarak anlamlı değildi. 4.3.Gruplara Göre Ayakkabı Numaralarının KarĢılaĢtırılması AraĢtırmamızda gruplar arasında ayakkabı numaralarının karģılaģtırılmasına iliģkin t-testi sonuçları tablo-3 te sunuldu. Tablo-3 teki analiz sonuçlarına göre Pes planus ve kontrol grupları arasında ayakkabı numaralarında anlamlı bir fark görülmedi(t:1.308;p>0.05). ÇalıĢmamızın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyin ayakkabı numaraları ortalaması 36.23 olarak bulunmuģ olup, pes planus grubunda ayakkabı numaraları ortalaması 36.77±3.158, kontrol grubunda ise 35.69±3.163 olarak hesaplandı. 39

Tablo3: Ayakkabı Numaralarının Gruplara Göre KarĢılaĢtırılması Gruplar N Ort±S.S. t p Pes planus 30 36.77±3.158 Kontrol 29 35.69±3.163 1.308 0.196 Ayakkabı numaraları ortalaması; kontrol grubu ile pes planus grubu karģılaģtırıldığında; pes planus grubunda yükselmesine rağmen istatistiksek olarak anlamlı değildi(p>0.05). 4.4.Gruplara Göre Bacak Boylarının KarĢılaĢtırılması ÇalıĢmamızın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyin bacak boyu ortalaması 37.35 olarak bulunmuģ olup, pes planus tanısı konan grubun bacak boyu ortalaması 38.33±5.03, kontrol grubun 36.34±4.18 olarak hesaplandı. AraĢtırmamızda pes planus tanısı konan 30 birey ve pes planus görülmeyen 29 bireyin bacak boylarının karģılaģtırılmasına iliģkin t-testi sonuçları tablo-4 te sunuldu. Tablo 4: Gruplara Göre Bacak Boylarının KarĢılaĢtırılması Gruplar N Ort±S.S. t p Pes planus 30 38.33±5.03 Kontrol 29 36.34±4.18 1.647 0.105 Bacak boyu ortalaması; kontrol grubu ile pes planus grubu karģılaģtırıldığında; pes planus grubunda yükselmesine rağmen istatistiksek olarak anlamlı değildi. 40

4.5.Gruplare Göre Ağırlığın (Kilo) KarĢılaĢtırılması: AraĢtırmamızda kiloları 19 kg ile 78 kg arasında değiģen, pes planus tanısı konan 30 birey ve kontrol grubunu oluģturan 29 bireyin ağırlıklarının karģılaģtırılmasına iliģkin t-testi sonuçları tablo-5 te sunuldu. Tablo-5 teki analiz sonuçlarına göre pes planus görülen ve görülmeyen grupların ağırlık ortalaması arasında anlamlı(önemli) bir farklılık görülmüģtür.(t:3.080;p<0.05). ÇalıĢmanın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyin ağırlık ortalaması 42.81olarak bulunmuģ olup, pes planus tanısı konan grubun ağırlık ortalaması 48.70±16.50, kontrol grubunun 36.72±13.09 olarak hesaplandı. Tablo5: Ağırlığın Gruplar Üzerine Etkisinin KarĢılaĢtırılması Gruplar N Ort±S.S. t p Pes planus 30 48.70±16.50 Kontrol 29 36.72±13.09 3.080 0.003 P<0.05 (anlamlı fark var) Bireylerin ağırlık ortalaması; kontrol grubu ve pes planus grubu karģılaģtırıldığında; pes planus grubunda anlamlı olarak yükseldiği gözlendi. 4.6.Gruplara Göre AĢil Tendon Uzunluklarının KarĢılaĢtırılması: ÇalıĢmamızın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyden pes planus tanısı konan grubun aģil tendon boy ortalaması 21.62±2.96, kontrol grubunun aģil tendon boy ortalaması 21.28±3.19 olarak hesaplandı. Yapılan test sonucunda p değeri 0.680 olarak bulunmuģ olup (0.680 0.05), aģil tendon uzunluğu gruplar arasında anlamlı düzeyde farklı değildi. AĢil tendon 41

uzunluğu ortalaması; kontrol grubu ile pes planus grubu karģılaģtırıldığında; pes planus grubunda yükselmesine rağmen istatistiksek olarak anlamlı değildi (Tablo 6). Tablo 6: AĢil Tendon Uzunluklarının Gruplara Göre KarĢılaĢtırılması DeğiĢken Gruplar N Ort±S.S. t p Sol asil boy Sag asil boy Ort Asil boy Pes planus 30 21.70±3.03 Kontrol 29 21.31±3.18 Pes planus 30 21.53±2.93 Kontrol 29 21.26±3.22 Pes planus 30 21.62±2.96 Kontrol 29 21.28±3.19 0.482 0.632 0.343 0.733 0.415 0.680 Sağ, Sol, Ortalama AĢil tendon uzunluklarının gruplar arası karģılaģtırılmasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0.05). 4.7.Gruplara Göre AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının KarĢılaĢtırılması ÇalıĢmamızın örneklem grubunu oluģturan ve yaģları 9-16 arasında değiģen 59 bireyden pes planus tanısı konan grubun aģil tendon kesitsel alan ortalaması 45.15±11.76, kontrol grubunun aģil tendon kesitsel alan ortalaması 47.02±8.00 olarak hesaplandı. Sağ, sol, ortalama aģil tendon kesitsel alanı gruplar arasında anlamlı düzeyde farklı değildi. Sağ, sol, ortalama aģil tendon kesitsel alanı; kontrol grubu ile pes planus grubu karģılaģtırıldığında; pes planus grubunda azalmasına rağmen istatistiksek olarak anlamlı değildi (Tablo 7). 42

Tablo7: AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının Gruplara Göre KarĢılaĢtırılması DeğiĢken Gruplar N Ort±S.S. t p Sol AĢil Kesitsel Alan Sağ AĢil Kesitsel Alan AĢil Kesitsel Alan ort. Pes planus 30 45.17±11.92 Kontrol 29 47.06±8.10 Pes planus 30 45.13±11.66 Kontrol 29 46.96±7.94 Pes planus 30 45.15±11.76 Kontrol 29 47.02±8.00 0.715 0.478 0.703 0.485 0.711 0.480 AĢil tendon kesitsel alanları gruplar arası karģılaģtırılmasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi(p>0.05). 4.8.AĢil Tendon Uzunluğunun Pes Planus Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması Yapılan değerlendirmede pes planus grubuna ait 30 bireyin aģil tendon uzunluklarının karģılaģtırılmasına (sağ aģil tendon uzunluğu ve sol aģil tendon uzunluğu) iliģkin Bağımlı Student T-testi sonuçları Tablo-8 de sunuldu. Tablo-8 deki analiz sonuçlarına göre aģil tendon boyları arasında anlamlı bir farklılık görülmedi (t:1.242;p>0.05). Tablo 8: AĢil Tendon Uzunluğunun Pes Planus Grubu Ġçin KarĢılaĢtırılması Gruplar N Ort±S.S. t P Sol aģil boyu 30 21.70±3.03 Sağ aģil boyu 30 21.53±2.93 1.242 0.224 Yapılan test sonucunda p değeri 0.224 bulunmuģ olup (0.224 0.05), AĢil tendon uzunluğu gruplar arasında anlamlı düzeyde farklı değildi. 43

4.9.AĢil Tendon Uzunluğunun Kontrol Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması Yapılan değerlendirmede kontrol grubuna ait 29 bireyin bireyin aģil tendon uzunluklarının karģılaģtırılmasına (sağ aģil tendon uzunluğu ve sol aģil tendon uzunluğu) iliģkin Bağımlı Student T-testi sonuçları Tablo-9 da sunuldu. Tablo-9 daki analiz sonuçlarına göre kontrol grubunda aģil tendon boyları arasında anlamlı bir farklılık görülmedi(t:0.112;p>0.05). Tablo 9: AĢil Tendon Uzunluğunun Kontrol Grubu Ġçinde KarĢılaĢtırılması Parametreler N Ort±S.S. t P Sol aģil boyu 29 21.31±3.18 Sağ aģil boyu 29 21.26±3.22 0.112 0.912 4.10.AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının Pes Planus Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması Yapılan değerlendirmede pes planus grubuna ait 30 bireyin bireyin aģil tendon kesitsel alanlarının karģılaģtırılmasına (sol aģil tendon kesitsel alanı ve sağ aģil tendon kesitsel alanı) iliģkin Bağımlı Student t-testi sonuçları Tablo-10 da sunuldu. Tablo-10 daki analiz sonuçlarına göre aģil tendon kesitsel alanları arasında anlamlı bir farklılık görülmediv(t:0.593;p>0.05). Tablo 10: AĢil Tendon Kesitsel Alanının Pes Planus Grubu Ġçinde KarĢılaĢtırılması Parametreler N Ort±S.S. t P Sol aģil tendon kesitsel alanı Sağ aģil tendon kesitsel alanı 30 45.17±11.92 30 45.13±11.66 0.593 0.558 44

Yapılan test sonucunda p değeri 0.558 bulunmuģ olup (0.558 0.05), AĢil tendon kesitsel alanı gruplar arasında anlamlı düzeyde farklı değildi. 4.11.AĢil Tendon Kesitsel Alanlarının Kontrol Grubu Ġçerisinde KarĢılaĢtırılması Yapılan değerlendirmede kontrol grubuna ait 29 bireyin bireyin aģil tendon kesitsel alanlarının karģılaģtırılmasına (sol aģil tendon kesitsel alanı ve sağ aģil tendon kesitsel alanı) iliģkin Bağımlı student t-testi sonuçları Tablo-11 de sunuldu. Tablo-11 deki analiz sonuçlarına göre aģil tendon kesitsel alanları arasında anlamlı bir farklılık görülmedi(t:0.516;p>0.05). Tablo 11: AĢil Tendon Kesitsel Alanının Kontrol Grubunda KarĢılaĢtırılması Parametreler N Ort±S.S. t P Sol aģil kesitsel alan Sağ aģil kesitsel alan 29 47.07±8.10 29 46.96±7.94 0.516 0.610 Yapılan test sonucunda p değeri 0.610 bulunmuģ olup (0.610 0.05), AĢil tendon kesitsel alanı gruplar arasında anlamlı düzeyde farklı değildi. 45

60,00 50,00 40,00 30,00 20,00 10,00 kontrol pes planus 0,00 Grafik 1: Gruplara göre yaģ, boy, kilo, ayakkabı numarası, bacak boyu, sol aģil boy, sol aģil kesitsel alan, sağ aģil boy ve sağ aģil kesitsel alan ortalamaları. 4.12.AĢil Alan Ortalaması Ġle Pes Planus Ve Diğer Parametrelerin ĠliĢkisi. Backward çoklu regresyon modelinde bağımlı değiģken olarak AĢil Alan ortalamasını aldığımızda bazı parametlerde önemli bulundu (F6,52=10.035, P<0.001;) Bu modele göre AĢil alan ortalaması ile pes planus arasında negatif korelasyon (Beta= -4.93, p=0.01), AĢil alan ortalaması ile yaģ arasında negatif korelasyon (Beta= -1,96, p=0.04), AĢil alan ortalaması ile ayak numarası (Beta=2.13, p=0.007) ile pozitif korelasyon bulundu. Diğer parametrelerle anlamlı bir iliģki yoktu (Tablo 14). 46

Tablo 12: Backward Çoklu Regresyon Modeli; Katsayılar Bağımlı DeğiĢken AaO; AĢil Alan Ortalaması a. Bağımsız DeğiĢkenler (Sabit), PP,AbO,kilo, yas, BacB, ayak no, boy b. Bağımsız DeğiĢkenler: (Sabit), PP, AbO, yas, BacB, ayak.no, boy c. Bağımsız DeğiĢkenler: (Sabit), PP, yas, BacB, ayak.no, boy d. Bağımsız DeğiĢkenler: (Sabit), PP, yas, ayak.no, boy e. Bağımsız DeğiĢkenler: (Sabit), PP, yas, ayak.no f. Bağımsız DeğiĢkenler: (Sabit), PP, ayak.no 47