OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU Bir çocuk 3 yaşına geldiğinde konuşma yetisini kaybediyor, diğeri ellerini kuş gibi çırpıyor ve dakikalarca oyuncak arabasının sadece tekerleğini döndürerek oyun oynuyor. Diğer bir çocuk yüzme olimpiyatlarında derece yapabiliyorken, konu birisiyle göz göze gelip konuşma olduğu zaman bunu başaramıyor. Başka bir çocuk ise evde herhangi bir eşyanın yeri değiştirildiğinde sinir krizlerine giriyor. Tüm bu örnekleri ve daha birçok örneği açıklayan durum bugün Otizm Spektrum Bozukluğu ile ifade edilmektedir. Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir? Otizm spektrum bozukluğu gelişimin erken dönemlerinde ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur (Baykara, 2015). Günümüzde zihinsel bozuklukların tanılanmasında kullanılan Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı olarak adlandırılan ve son basımı olan DSM V e göre otizm spektrum bozukluğu tanılaması aşağıdaki gibidir: (American Psychiatric Association [DSM V], 2013). 1- Sosyal iletişim ve etkileşimde klinik açıdan belirgin, sürekli yetersizlik (Hepsinin varlığı) a. Sosyal etkileşim için kullanılan sözel ve sözel olmayan iletişimde belirgin yetersizlik (Göz kontağı ve vücut dilindeki sorunlar, yüz ifadesi ve jestlerin olmaması vb.) b. Sosyal duygusal karşılıklılığın olmaması (Sosyal etkileşim başlatma, sürdürme, devam ettirme, sohbette güçlük vb.) c. Gelişim seviyesine uygun ilişkileri geliştirme ve idame ettirmede yetersizlik
2- Sınırlı, tekrarlayıcı davranış, ilgi alanları ve faaliyetler (En az ikisinin varlığı) a. Stereotipik konuşma, motor hareketler veya nesne kullanımı b. Rutinlere aşırı bağlılık (Aynı yiyecekler ya da aynı etkinliklerde direnç gösterme vb.) c. Son derece kısıtlı, sabit ilgiler (Sürekli aynı nesne ya da etkinlikle ilgilenme vb.) d. Duyusal uyaranlara aşırı veya düşük tepki (Dönen nesnelere aşırı ilgi vb.) Bunlara ek olarak belirtilerin erken çocukluk döneminde çıkması zorunludur. Fakat çeşitli sebepler nedeniyle ileriki dönemlerde görülebilme ihtimali de vardır. Toplumda Görülme Sıklığı 1980 lerde 10.000 çocuktan 5 inde görülen otizm spektrum bozukluğu (Newschaffer ve ark., 2007) günümüzde her 68 çocuktan birinde görülmekte ve cinsiyetlere göre erkeklerde 1/42 oranında iken kızlarda ise 1/189 oranındadır (Centers for Disease Control and Prevention [CDC] 2014). Otizm spektrum bozukluğunun görülme oranının özellikle 1990 yılından itibaren artış gösterdiği ifade edilmekle beraber bu artışın sebebini artan farkındalık ve devlet desteklerine erişim gibi faktörlerle açıklayan çalışmaların yanı sıra (Raz ve ark., 2015) tanılama yaşının küçülmesi, tanı kriterlerinin değişmesi gibi faktörlerin tam olarak bu artışı açıklayamadığını gösteren çalışmalar da mevcuttur. (Hertz-Picciotto ve Delwiche, 2009). Dolayısıyla bu artışın sebeplerinin mevcut verilerle henüz netlik kazanmadığını söylemek mümkündür. Otizmin Nedenleri Otizm spektrum bozukluğu günümüzden yaklaşık yetmiş-yetmiş beş yıl önce anne babanın tutumu, sevgi yoksunluğu ya da sosyal ilişki kurma konusunda duyulan korkudan kaynaklandığı düşünülmekteydi. Fakat artık otizm spektrum bozukluğunun çocuğun yetiştirilme biçimi ya da geçmiş yaşantısıyla ilintili olmadığı, nörobiyolojik bir temele sahip olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır (Bodur ve Soysal, 2004). Çünkü otizm spektrum bozukluğu gösteren çocukların ebeveynleri ile normal çocukların ebeveynleri arasında, ailelerden kaynaklanan ilgisiz, soğuk tavır ve yetiştirilme biçimi gibi nedenlerden dolayı zarar görmüş
olmaları konusunda yapılan karşılaştırmalı çalışmalarda, normal çocuklardan belirgin bir farklarının olmadığı görülmüştür (Darıca ve ark. 2005). Bu bozukluğa neyin yol açtığı henüz kesin olarak bilinmese de yapılan çalışmalar sonucunda birçok faktörün rol oynadığı bilinmektedir (Kim ve ark., 2015). Bu faktörler genetik, prenatal faktörler, ebeveyn yaşı, ebeveyn eğitim düzeyi, çocuğun cinsiyeti, nöropatolojik faktörler, beyin fonksiyonlarındaki bozulmalar, anatomik özellikler ve psikolojik faktörlerdir (Yüce Çıtır, 2013). Fakat bu faktörlerin hangisi, hangi oranda otizm spektrum bozukluğunu etkilemektedir konusu günümüzdeki mevcut bilgilerle henüz açıklanamamaktadır (Kırcaali- İftar, 2014). Otizm spektrum bozukluğu büyük oranda genetik temelli olmasına rağmen halen davranışsal olarak tanımlanan bir bozukluktur ve tanısı gözlemlere ve birincil bakıcı bilgilerine dayanmaktadır. Bu nedenle gözlenen davranışların altında yatan mekanizmaları incelemek oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar sonucunda otizm spektrum bozukluğu olan çocukların davranışlarının altında yatan bilişsel süreçler 3 kuram altında ele alınmaktadır. Bunlar sosyal biliş yetersizlikleri (OSB de görülen sosyal etkileşimsel iletişimsel bozuklukları açıklar) yürütücü işlev bozuklukları (OSB de görülen tekrarlayıcı ve basmakalıp davranış ve sınırlı ilgi alanlarını açıklar) ve zayıf merkezi bütünleştirmedir (OSB da görülen özel yetenekler ve bazı alanlardaki gelişmiş becerileri açıklar) (Köse, 2015). Otizmin Tedavisi Otizm spektrum bozukluğuna eşlik eden birçok hastalığın ve problem davranışın olduğu bilinmektedir. Ve bunlara psikiyatrik bozukluklar da eşlik etmektedir. En çok görülen psikiyatrik bozukluklar ise kaygı bozuklukları, depresif bozukluklar, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, uyku bozuklukları, tik bozuklukları ve saldırganlıktır (Mukaddes ve Tanıdır, 2015). Otizm spektrum bozukluğunun nedeni henüz bilinmediği için buna uygun tedaviler tam olarak söz konusu değildir. Yani otizm spektrum bozukluğunun ana belirtileri üzerine etkili ilaç tedavileri bulunmamaktadır (Tahiroğlu, 2015). Fakat hem eşlik eden hastalıkların semptomlarını hafifletmek hem de problem davranışları ve psikiyatrik
bozuklukları azaltmak amacıyla ilaçlar kullanılmaktadır. İlaç kullanımına ek olarak çeşitli terapi yöntemleri (Ergo terapi, yunus terapi vs.) ve alternatif tedaviler (vitamin, diyet vs.) vardır. Günümüzde en etkili tedavi yönteminin yoğun özel eğitim olduğu ve otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sosyal bilişsel yetersizlikleri olduğu artık çok iyi bilinmektedir. Bu yüzden göz teması ve yüze bakışı arttırıcı ve duyguları tanıyıp onları uygun şekilde ifade edebilmeyi sağlayan sosyal beceri eğitimlerinin verilmesi önemli görülmektedir. Aynı zamanda artmış detaya odaklanma becerileri de göz önüne alınarak yapılacak eğitim planlamasıyla bu özelliklerinden de olumlu yönden faydalanılabileceği, zihin kuramı, paylaşılmış dikkat gibi diğer bilişsel alanlardaki sorunlarla da oldukça ilişkisi olduğu bulunan yürütücü işlev yetersizliklerinin giderilmesine yönelik de eğitimler oldukça önemli görünmektedir (Köse, 2015). KAYNAKÇA Baykara, H. B. (2015). Otizm spektrum bozukluğunun etiyolojisinde genetik ve epigenetik etkenlerin rolü. Türkiye Klinikleri Journal of Child Psychiatry-Special Topics, 1(2), 11-16. Bodur, Ş. & Soysal Ş. (2004). Otizmin erken tanısı ve önemi. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi, 13(10). 394-398. CDC. (2014). Prevalence of autism spectrum disorder among children aged 8 years - autism and developmental disabilities monitoring network, 11 sites, United States, 2010. MMWR Surveill Summ 63,1 13. Darıca, N., Gümüşçü, Ş. & Abidoğlu, Ü. (2005). Otizm ve otistik çocuklar. İstanbul: Özgür Yayınları. DSM V. (2013). Fifth edition of the diagnostic and statistical manual of mental disorders <http://www.dsm5.org> Hertz-Picciotto, I., & Delwiche, L. (2009). The rise in autism and the role of age at diagnosis. Epidemiology (Cambridge, Mass.), 20(1), 84. Kırcaali-İftar, G. (2014). Otizm spektrum bozukluğuna genel bakış. (Ed. E. Tekin-İftar), Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar ve eğitimleri içinde (s. 17-43). Ankara: Vize Yayıncılık.
Kim, Y. S., Fombonne, E., Koh, Y. J., Kim, S. J., Cheon, K. A., & Leventhal, B. L. (2014). A comparison of DSM-IV pervasive developmental disorder and DSM-5 autism spectrum disorder prevalence in an epidemiologic sample. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry, 53(5), 500 508. Köse, S. (2015). Otizm spektrum bozukluğunda nörobilişsel süreçlerin nedensel rolü. Türkiye Klinikleri Journal of Child Psychiatry-Special Topics, 1(2), 17-29. Mukaddes, N. M., & Tanıdır, C. (2015). Otizm spektrum bozukluklarında psikiyatrik komorbidite. Türkiye Klinikleri Journal of Child Psychiatry-Special Topics, 1(2), 30-42. Newschaffer, C. J., Croen, L. A., Daniels, J., Giarelli, E., Grether, J. K., Levy, S. E.,... & Reynolds, A. M. (2007). The epidemiology of autism spectrum disorders. Annu. Rev. Public Health, 28, 235-258. Raz, R., Weisskopf, M. G., Davidovitch, M., Pinto, O., & Levine, H. (2015). Differences in autism spectrum disorders incidence by sub-populations in Israel 1992 2009: A total population study. Journal of autism and developmental disorders, 45(4), 1062-1069. Tahiroğlu, A. Y. (2015). Yaygın gelişimsel bozukluklarda psikofarmakolojik tedaviler. Türkiye Klinikleri Journal of Child Psychiatry-Special Topics, 1(2), 43-66. Yüce Çıtır, S. (2013). Yaygın gelişimsel bozukluğu olan bireylerde otizm spektrum anketinin (OSA) geçerliğinin gösterilmesi. Tıpta Uzmanlık Tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara..