BİRİNCİ KISIM İŞLETME İLE İLİŞKİLİ KONULAR BİRİNCİ BÖLÜM: İŞLETME BİLİMİ VE İŞLETMEYİ TANIYALIM 1.İŞLETME ve İLİŞKİLİ KAVRAMLAR TEMEL İŞLETMECİLİĞE GİRİŞ 1.1 Örgüt Kavramı 1.2 İşletme Kavramı ve İşletmenin Amaçları 1.3 Girişim Kavramı 1.4 Girişim ve Yönetici Kavramları 1.4.1 Girişimci 1.4.2 Yönetici 1.5 İşletme Yönetimi 2 1.6 İşletmelerde Başarı Ölçütleri 1.7 İşletme ve Çevresi 1.7.1 Genel Çevre 1.7.2 Görev Çevresi 1.8 İşletmenin Diğer Bilim Dalları İle İlişkisi 1.8.1 Ekonomi Bilimi İle İlişkiler 1.8.2 Davranış Bilimleri İle İlişkiler 1.8.3 Hukuk Bilimi İle İlişkiler 1.8.4 Matematik ve İstatistik İle İlişkisi 1.8.5 Bilgi Sistemleri İle İlişkiler Yararlanılan Kaynaklar BÖLÜM 1: İŞLETME BİLİMİ VE İŞLETMEYİ TANIYALIM 1. İŞLETME ve İLİŞKİLİ KAVRAMLAR 1.1 Örgüt Kavramı Örgüt en basit tanımıyla, bir grup insanın faaliyetlerini bilinçli bir şekilde, ortak amaç veya amaçlar etrafında koordine etmeleri olarak belirtilebilir. Bir başka tanıma göre ise örgüt, iki veya daha fazla bireyin amaçlarını gerçekleştirmek için bir araya gelerek işbirliği yaptıkları gruplar olarak belirtilebilir. Tanımlardan da anlaşılacağı gibi bir örgütün oluşturulabilmesi için iki veya daha fazla sayıda kişinin bir amaç / amaçlar doğrultusunda işbirliği yapmaları gerekmektedir. 3 4 1
1.1 Örgüt Kavramı 1.2 İşletme Kavramı ve İşletmenin Amaçları Temel olarak iki tip örgütten bahsedilebilir. Bunlar; kar amaçlı örgütler ve de kar amacı olmayan örgütler olarak belirtilebilir 3. Kar amaçlı örgütler, çevremizde gördüğümüz ve mal ve hizmetlerinden yararlandığımız, temel amacı kar elde ederek para kazanmak olan örgütlerdir. Kar amacı olmayan örgütler ise, para kazanma ve kar etme amacı olmayan, belirlenen misyonları çerçevesinde topluma hizmet etmek için kurulmuş örgütlerdir. İşletme kar sağlamak için ve toplumsal ihtiyaçları tatmin etmek için mal ve hizmet üreten, örgütlü bir çabadır. Bir diğer tanıma göre ise işletme; doğal kaynaklar, emek ve sermaye üçlüsünün belli oranda ve belli bir düzen (örgüt) içinde biraraya getirildikleri ekonomik bir birimdir. 5 6 1.2 İşletme Kavramı ve İşletmenin Amaçları 1.2 İşletme Kavramı ve İşletmenin Amaçları İşletmeler iktisadi mallar ve hizmetler üretmekte ya da pazarlamaktadırlar. İktisadi malların iki önemli özelliği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; insanların ihtiyaçlarını giderme özelliği bulunması, yani faydalı olmalarıdır. İkincisi ise kıt olmalarıdır. İktisadi mallar ve hizmetler genellikle üretim faaliyeti sonucunda ortaya çıkarılmaktadır. Üretim yapmak için ise üretim faktörleri emek, doğa ve sermeye-biraraya getirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında işletmeyi, iktisadi mal veya hizmet üretmek (ve/veya pazarlamak) için faaliyette bulunan kuruluştur. şeklinde tanımlamak mümkündür. İşletmelerin genel ve özel amaçlar olmak üzere iki tür amaçları bulunmaktadır. İşletmenin başlıca genel amaçları şu şekilde belirtilebilir. Uzun dönemde kar elde etmek, Topluma hizmet etmek yoluyla sosyal sorumluluk işlevini yerine getirmek, Varlığını sürdürmek ve büyümek. 7 8 2
1.2 İşletme Kavramı ve İşletmenin Amaçları 1.3 Girişim Kavramı İşletmelerin özel amaçları ise şu şekilde belirtilebilir. Müşteri ve tüketicilere daha kaliteli mal ve/veya hizmet sunmak, Çalışanlara iyi ücret verme ve çalışma koşullarını iyileştirme, Çalışanlarını eğiterek kendilerini geliştirme ve meslekte ilerleme olanak ve fırsatları yaratmak, Çalışanlara istikrar içinde sürekli istihdam sağlamak. İşletme ile girişim kavramları çoğu zaman aynı anlamda kullanılmaktadır. Ancak bu iki terimin değişik anlamlarda da kullanıldığı görülmektedir. İşletme ile girişim arasında ayrım yapanlar, girişimi işletmeye göre daha geniş bir varlık olarak kabul etmektedirler. Bu görüşe göre işletme teknik bir birimdir fabrika, atölye, mağaza gibi. Girişim ise hukuki, iktisadi ve mali bir birimdir; bir veya birden çok işletme kurup işleten bir varlıktır. Bu sunumda iki terim de aynı anlamda kullanılacaktır. 9 10 1.4 Girişim ve Yönetici Kavramları 1.4.1 Girişimci Ekonomik mal ve hizmetlerin üretilmesi ve pazarlanması amacıyla, üretim faktörlerinin gerek temin edilmeleri gerekse bir düzen içinde kullanılmaları için bazı kişi ya da kişilerin liderlik etmeleri gerekmektedir. İşletmenin ilk kuruluş fikrinden başlamak üzere belirli görevleri (kim veya kimlerin, neyin, nasıl, nerede, ne zaman niçin üretileceğine karar vermesi gibi) üstlenecek bazı kişi ve kişilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kişiler işletme içindeki durumlarına göre girişimci ya da yönetici olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Girişimci ekonomik mal veya hizmet üretmek ve/veya pazarlamak için üretim faktörlerini ele geçirip, düzenli bir şekilde biraraya getiren, kar amacı güden ve girişimlerinin sonucu doğabilecek tüm risklere katlanan kişidir. Girişimcilerin sahip oldukları bazı ortak kişisel özellikleri bulunmaktadır. Bunlar; risk alma, yaratıcılık ve de girişkenlik olarak belirtilebilir Girişimci işletmenin hem sahibi hem de yöneticisi olabilmektedir. Bununla birlikte girişimci yönetim görevini başkalarına da devredebilmektedir. Özellikle büyük işletmelerde yönetim işlevi profesyonel yöneticiler tarafından yerine getirilmektedir. 11 12 3
1.4.2 Yönetici 1.4.2 Yönetici Yönetici ise; kar ve riski başkasına ait olmak üzere ekonomik mal veya hizmet üretmek ve/veya pazarlamak için üretim faktörlerini ele geçirip, düzenli bir şekilde biraraya getiren ve bu şekilde kurulan ya da çalışmakta olan işletmeyi amacına uygun çalıştırma sorumluluğu olan kişi olarak tanımlanabilir. Bir işletmenin yönetim piramidinde yer alan yöneticiler farklı sorumlulukların ışığında farklı işler yapmakta ve farklı düzeylerde çalışmaktadırlar. İşletme piramidinin en üst seviyesinde bulunanlar üst düzey yönetici olarak anılmaktadırlar ve bu kişiler işletmenin genel anlamda her birimindeki tüm işlerin uygun bir şekilde yönetilmesinden ve birimler arasında koordinasyondan sorumludurlar. Piramidin orta katmanında görev alan yöneticiler ise orta düzey yöneticiler olarak anılmaktadırlar. Bölüm müdürleri, kısım müdürleri veya müdür yardımcıları orta düzey yönetici örnekleridir. Piramidin en alt kısmındaki yöneticiler ise alt düzey yöneticiler olarak belirtilebilir. 13 14 1.5 İşletme Yönetimi 1.5 İşletme Yönetimi İşletme yönetimi, belirli bir amaca ulaşmak için insanların faaliyetlerini planlamak, örgütlemek, düzenlemek (koordinasyon), yöneltmek ve denetlemek olarak tanımlanabilir. İşletme yönetiminin belli başlı görevleri şu şekilde sıralanabilir. İşletme politika ve amaçlarını kararlaştırmak: Kararlaştırılan politika ve amaçlarına örgüt faaliyetlerinde yol gösterici olmaktadır. İşletme faaliyetleri bir plana bağlamaktadır. Örgüt kurar. Planı uygulamak için yapılacak işler belirlenir ve bu işleri yapacak kişiler görevlendirilir ve yapılacak işlerle görevlendirilen kişiler arasında ilişkiler kurulur. Kaynakları ele geçirir. Planı uygulamak için yöneticiler, işgörenler, bina, araç ve gereçler sağlanır. Sağlanan kaynakları, hazırlanan ayrıntılı programa göre, faaliyete geçirir ve faaliyetleri denetler. 15 16 4
1.6 İşletmelerde Başarı Ölçütleri 1.6 İşletmelerde Başarı Ölçütleri İşletmeler açısından incelendiğinde etkenlik, işletmelerin başarısında temel bir göstergedir. Etkenlik, verimlilik kavramı ile zaman zaman eş anlamlı kullanılsa da gerçekte verimliliğe göre daha kapsamlıdır. Etkenlik; teknik, ekonomik ve işletme biliminde olmak üzere üç anlamda incelenir. Ekonomik etkenlik; işletmelerin ellerinde bulunan kıt kaynakların en iyi biçimde kullanımı anlamına gelmektedir. İşletme biliminde etkenlik; belirli bir girdi ile en yüksek çıktının elde edilmesi ve/veya belirli bir çıktı düzeyinin en düşük girdiyle sağlanabilmesidir. Teknik etkenlik; işletme faliyetlerinin belirlenen niceliksel standartlara ulaşabilme derecesi veya belirli bir çıktıyı elden gelen en düşük girdi ile sağlayabilmektir. 17 18 1.6 İşletmelerde Başarı Ölçütleri 1.6 İşletmelerde Başarı Ölçütleri İşletmenin etkenliği ortaya koyan üç temel ölçüt vardır. Bunlar; verimlilik, ekonomiklik ve karlılıktır. Bu kavramları kısaca ele alacak olursak: Verimlilik(Prodüktivite): Üretimden elde edilen çıktıların fiziksel niceliklerinin üretimde harcanan girdilerin fiziksel niceliklerine oranıdır. Verimlilik hesabı, işletmelerin etkenlik dercesini ortaya koyar. Verimlilik kavramını oran olarak gösterecek olursak: Ekonomiklik (Rasyonellik): Üretim satış tutarının üretim maliyet tutarına oranıdır. Sarış niceliğinin artması, satış faliyetlerinin artması, maliyet giderlerinin yükselmesi durumunda ekonomiklik artar. Ayrıca, satış niceliği ve satış fiyatı aynı düzeyde iken maliyet giderlerinin düşmesi ekonomikliği arttırır. Çıktı( üretilen mal veya hizmetler) Verimlilik: ----------------------------------------------- Girdi(iş gücü, sermaye, doğal kaynaklar) 19 20 5
1.6 İşletmelerde Başarı Ölçütleri 1.6 İşletme ve Çevresi Karlılık (Rantablite): Belirli bir zaman diliminde faaliyetlerden sağlanan toplam net karın, o zaman diliminde ortaya çıkan toplam üretim maliyetine oranıdır. Etkenlik acısından yalnızca bu kavrama dayanılarak yapılan çözümlemeler, etken olmayan bir işletmeyi etken olarak gösterebileceği gibi, etken bir işletmeyi etken değilmiş, gibi de gösterebilir. İşletmeninin etkenliğini ortaya koyan verimlilik, ekonomiklik ve karlılık kavramlarına daha sonra İşletmelerin Uygun (optimal) Kuruluş Yeri başlığı altında tekrar değinilecektir. Dış çevreyi oluşturan bileşenleri tanımlayarak ve inceleyerek, günümüz dünyasında meydana gelen ve geniş bir alanda etki gösteren değişiklikleri anlayabiliriz. Örgütün dış çevresi, örgüt dışında meydana gelen ve örgütü etkileme kapasitesi olan bütün unsurları içermektedir. Başka bir tanıma göre ise çevre, örgütün şimdiki ve gelecekteki faaliyetlerini etkileyen ve örgüt dışında kalan her şey olarak tanımlanabilir. Dış çevre iki düzeyde ele alınabilir. Bunlar uzak çevre ya da makro çevre olarak da anılan genel çevre ve yakın çevre ya da mikro çevre olarak da anılan görev çevresi olarak belirtilebilir. 21 22 1.6 İşletme ve Çevresi 1.6 İşletme ve Çevresi Genel çevre, örgütü dolaylı olarak etkiler. Tüm örgütleri eşit olarak etkileyen sosyal, ekonomik, hukuki/siyasal, uluslararası, doğal ve teknolojik faktörler de buna dahildir. Devlet düzenlemelerinde meydana gelen değişiklikler ya da ekonomik gerileme, genel çevreyi oluşturan unsurlardır. Bu olaylar günlük işlemleri doğrudan değiştirmez, fakat tüm örgütleri eşit bir şekilde etkiler. Görev çevresi örgüte daha yakındır ve örgütle günlük işlemler gerçekleştiren tüm sektörleri içerir, onların temel işlemlerini ve performanslarını doğrudan etkiler. Genellikle rakipleri, tedarikçileri, müşterileri ve işgücü piyasasını kapsar. Bir de örgütün sınırları içindeki unsurları kapsayan iç çevre vardır. İç çevre örgütün çalışanlarından, yönetiminden, kurumsal kültüründen oluşmaktadır. Bu unsurlar iç çevredeki çalışan davranışlarını ve örgütün dış çevreye ne kadar iyi adapte olacağını tanımlar. 23 24 6
Politik ve Yasal Çevre Genel çevre, toplumun geniş kesimlerini, içinde yer alan sektörleri ve sektör içindeki işletmeleri dolaylı olarak etkileyerek tehdit ve fırsatlar yaratacak unsurlardan oluşabilmektedir. Genel çevrenin boyutları örgütü zaman içinde etkilemekte ama genel olarak günlük işlemleri etkilememektedir. Politik çevre, bir toplumun nasıl ve hangi politik düşünceyle yönetildiğini göstermektedir. Politik sistemin ve düşüncenin en önemli yansıması kişi ve kurumlar arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinde kendini göstermektedir. Bu şekilde ortaya kişiler arası ilişkilerin düzenlenmesinde özel hukuk sistemi, devlet ve kurumların düzenlenmesinde kamu hukuk sistemi gibi değişik hukuk alanları, kurum ve düzenlemeleri ortaya çıkmaktadır. 25 26 Politik ve Yasal Çevre Yasal çevre, işletme yönetiminde etkili olan ülkedeki anayasa ve kanunlar aynı zamanda bu alandaki hukuki uygulamalar olarak tanımlanabilmektedir. Yasal çevre, ilgili alandaki yasal ve yasal uygulamaları, antitröst, vergi ve yabancı yatırım kanunları gibi konuları içermektedir. Ekonomik Çevre Ekonomik çevre işletmenin içinde faaliyette bulunduğu ekonominin yapısı ve yönüyle ilgili tüm faktörleri içermektedir. Bu faktörler işletmenin yaşamını devam ettirebilmesi için yaşamsal önem arz etmektedir. Ekonominin göstergeleri olan faiz oranları, enflasyon oranı, para arzı, işsizlik oranları, dış ticaret, ödemeler, bütçe açık ve fazlaları, gayri safi milli hasıla, enerji kaynakları ve maliyetleri, ücretler, net gelirler, ve ülkenin alt yapı yatırım ve hizmetleri gözöüne alınması gereken ekonomik unsurlar arasında sayılabilir. 27 28 7
Demografik Çevre Demografik çevre faktörleri, ulusal makro çevre içinde yer alan tüm nüfusun; miktar, yaş, cinsiyet, eğitim ve öğretim düzeyi, mesleki durum, aile yapısı, nüfusun kent ve kırsal kesim dağılımı gibi birçok alt özellikten oluşmaktadır. Sosyokültürel Çevre Sosyokültürel çevre toplumdaki bireylerin yaşam şeklini etkileyen faktörleri içerir ve kültürel değerlerle, sosyal normlarla, yaşam tarzıyla ilgilidir. İşletmeler faaliyette bulundukları bölgelerde yaşayanların sosyokültürel özelliklerini dikkate almalı ve anlamalıdırlar. Yaşam tarzındaki farklılıklar farklı grupların işletme ve sektörden beklentilerini etkilemektedir. 29 30 Teknolojik Çevre Genel çevre faktörleri arasında işletmelerin sistemlerini doğrudan ya da olaylı etkileyen, fırsat ve tehditler yaratan, en önemli çevresel unsurlardan biridir. Özellikle teknolojide yaşanan hızlı değişim işletme sistemlerinde de sürekli bir değişimi zorunlu kılmaktadır. Uluslararası çevre Günümüzde dünya küresel bir pazar yeri haline gelmiştir. Bu nedenle iş adamlarının genel çevresel faktörleri küreselleşme bağlamında analiz etmeleri gerekmektedir. Uluslararası çevresel faktörler arasında dikkate alınması gereken konular; mevcut piyasalardaki değişimler, yeni gelişen ülkelerarası piyasalar, önemli uluslararası, siyasal, kültürel ve ekonomik olaylar, dış ticarette ülkeler ve bölgeler arası bloklar ve işbirlikleri, uluslararası ticarette etkili kurum, kuruluş ve sözleşmeler, ülkeler ve bölgeler arası ticaret uygulamalarındaki teşvik ve engeller olarak belirtilebilir. 31 32 8
1.6.2 Görev Çevresi 1.6.2 Görev Çevresi Müşteriler Örgüt çevresinde bulunan ve örgütten mal veya hizmet alan insanlar ve örgütlerdir. Bu tanıma göre örgütün müşterileri örgütün başarısını belirleyen çok önemli bir unsur olması açısından önemlidir. Müşteriler satın aldıkları ürünleri tüketmek ya da başkasına satmak üzere alabilirler. Üç ana müşteri grubu; perakendeciler, toptancılar ve kurumsal müşteriler olarak belirtilebilir. Rakipler Aynı müşteri gruplarına mal ve hizmet sağlayan, aynı endüstride ya da iş alanında yer alan diğer örgütler rakip olarak tanımlanmaktadır Böyle piyasalarda faaliyet gösteren işletmelerden beklenen, piyasaların uygun gördüğü ve kabul ettiği ticari ahlak kurallarına uygun şekilde rekabet etmeleridir. 33 34 1.6.2 Görev Çevresi 1.6.2 Görev Çevresi Tedarikçiler Tedarikçiler örgütlerin üretim yapmaları için onlara ham madde sağlayan kuruluşlardır. İşletmeler ürünlerini üretme ve dağıtma aşamalarında çeşitli girdilere ihtiyaç duymaktadırlar. Üretilen ürünlerin kalitesi bu girdilere büyük oranda bağlı bulunmaktadır. Bu nedenle üretici işletme ile tedarikçileri arasındaki ilişkiler; kalitenin korunması, ürünlerin zamanında pazara sunulması, ihtiyaçların zamanında yetiştirilmesi ve üretim maliyetlerinin azaltılması açısından son derece önemlidir. İşgücü Piyasası İşgücü piyasası en basit ifadeyle, örgüt için çalışabilecek işgücünü temsil etmektedir. Bir başka ifadeyle, İşletme faaliyetlerinde uzman olan veya olmayan, mavi ve beyaz yakalı çalışanların oluşturduğu ve işletmelerin çalışan ihtiyacını karşıladığı ortamlar işgücü piyasası olarak anılmaktadır. Mavi ve beyaz yakalı çalışanlar ve tüm düzeydeki yöneticiler dışında, sendikalar, insan kaynakları danışman kurumları işgücü piyasasının aktörlerindendir. 35 36 9
1.7 İşletmenin Diğer Bilim Dalları İle İlişkisi 1.7 İşletmenin Diğer Bilim Dalları İle İlişkisi Bir ülkenin ekonomik gelişimini tetikleyen ve bu bağlamda toplumsal yapının gelişimine de büyük katkı yapan işletmelerin giderek daha fazla önem kazanması, işletmeciliğin bir bilim dalı olarak gelişmesine ve diğer bilim dallarından kopmadan, onlarla yakın ilişkiler içinde olmasına neden olmuştur. İşletmeyi, bir ekonomik sistem içinde gerekli olan tüm mal ve hizmet üretiminin yapılmasına olanak veren her türlü kar ya da kar amacı gütmeyen yapılar olarak düşündüğümüzde; üretim girdilerinin temininden fiziksel ve kimyasal işlemler sonucu mal ve hizmet üretilmesine, işletmeler arası olay ve faaliyetler ile ilgili neden-sonuç ilişkisinden önceden belirlenen örgütsel amaçların etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine, toplumların beklentilerinin karşılanmasından tüm yeni teknolojik süreç ve gelişmelerin kullanılmasına kadar karmaşık ve iç içe geçmiş faaliyet ve uygulamalar bütünü olarak değerlendirebiliriz. 37 38 1.7 İşletmenin Diğer Bilim Dalları İle İlişkisi 1.7.1 Ekonomi Bilimi İle İlişkiler Tüm bu süreç içinde işletme bilimi ile ekonomi, davranış bilimleri, hukuk, matematik, istatistik ve bilgi sistemleri gibi çeşitli bilim dalları arasında bir ilişki olduğu söylenebilir. Söz konusu bu ilişki ağı aşağıda açıklanmıştır. Ekonomi bilimini üretimle tüketim arasında denge kurmaya çalışan bir bilim dalı olarak tanımladığımızda, ekonomi ve işletme arasındaki ilişki ağının net ve açık olduğunuz söyleyebiliriz. Daha açık bir ifadeyle söz konusu ekonomi tanımını göz önüne aldığımızda; üretim faaliyetinin işletmecilik ile ilişkili ve bunun yanında üretildiği kadar tüketmek, tüketildiği kadar üretmek ilişkisinin de yine işletmeler ile sağlandığını görülmektedir. 39 40 10
1.7.1 Ekonomi Bilimi İle İlişkiler 1.7.1 Ekonomi Bilimi İle İlişkiler Bu bağlamda baktığımızda bir toplumun tahmini tüketimini niteliksel olarak öngörebilen ise ekonomi bilimidir. İşletmecilik bilim dalı bu öngörüye dayalı olarak üretimi geçekleştirir. Genel olarak ele aldığımızda ekonomi bilimi, işletme bilimini içine alır, genel çalışma prensiplerini ve sınırlarını belirler. Hem işletme biliminin hem de ekonomi biliminin temel amacı toplumun gereksinimlerini en iyi şekilde karşılamaktır. Bu bağlamda işletme bilimi toplum gereksinimlerinin doğru bir biçimde saptanarak üretime nasıl bir yön verilmesi gerektiğini incelerken, ekonomi bilimi ise toplumsal gereksinmelerin ve toplumsal refahın nasıl karşılanacağını araştırmaktadır. 41 42 1.7.1 Ekonomi Bilimi İle İlişkiler 1.7.2 Davranış Bilimi İle İlişkiler Bu nedenle işletme bilimi toplumsal refahtan çok işletmenin kendi içinde karşılaştığı ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm aramaktadır. Örnek vermek gerekirse, sanayi kuruluşlarının kredi gereksinimleri ya da faiz oranlarıyla ekonomi bilimi uğraşırken, işletme bilimi kendi kuruluşlarından hangi koşullarda fon sağlanabileceğini araştırır. İşletmeler insanlardan oluşan ve onların ortaya koydukları emek ve çaba sayesinde faaliyetlerini gerçekleştirebilen bir sistem olduğundan dolayı bu sistemlerde insan unsurunun iyi tanınması, yönetilmesi ve önceden belirlenen örgütsel amaçlar doğrultusunda yönlendirilmesi, işletmenin başarısı için en önemli koşul olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, işletmenin yönetimi de sürekliliği ön planda olmak üzere, tüm işletme işlevlerinin gerçekleştirilmesinde insan unsurunun başarılı bir şekilde yönetilmesi, güdülenmesi, veriminin artırılması, mutlu kılınması ve iyi iş ilişkilerinin kurulabilmesi vb. konularda işletmecilik bilgisi, insan ve insan davranışlarını inceleyen davranış bilimlerinden yararlanmaktadır. 43 44 11
1.7.2 Davranış Bilimi İle İlişkiler 1.7.2 Davranış Bilimi İle İlişkiler Davranış bilimleri birey veya grup halindeki insanların tutum, özelliklerini ve karşılıklı etkileşimlerini inceleyerek birtakım sonuçlara varmaya çalışan toplumsal bilimlerin bir alt grubunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda işletmeci, işletmelerde önemli bir unsur olan insanın yönetimi ve aralarındaki ilişkilerin düzenlenmesini sağlayan psikoloji, sosyoloji ve sosyal psikoloji gibi davranış bilimlerini kullanabilmektedir. İşletme bilimi açısından davranış bilimlerinin işlevi, işgören veya yönetici olarak insanın işletmeye girdiği noktadan itibaren başlayarak önem kazanır. İnsan, iş ilişkileri, çalışma koşullarının düzenlenmesi, işgören-yönetici ilişkileri, çalışma özgürlüğü, rol ve statü verilmesi, yetki ve sorumluluk dağılımı gibi doğrudan işletme çıkarlarını ilgilendiren konularda davranış bilimlerinden yararlanılmaktadır. 45 46 1.7.3 Hukuk Bilimi İle İlişkiler 1.7.3 Hukuk Bilimi İle İlişkiler Toplumsal yaşam gelenek, görenek ve birbirinden farklı yasalarla düzenlenmiştir. Dolayısıyla aynı toplumsal yaşam içinde bulunan işletme yapıları ve iş yaşamının da, mevcut hukuki sistemlerden soyutlamak mümkün değildir. Bu bağlamda tüm işletmeler, iş yaşamına ve işletmelere yönelik devletin koyduğu kurallardan, geleneksel değer yargılarına göre söz konusu mesleği yürütenlerin uyması gereken mesleki kurallardan, yasal veya yarı yasal nitelikteki meslek örgütlerinin getirdiği düzenleme, kural ve uygulamalardan ve daha kapsamlı olarak uluslararası boyutta hukuki düzenleme ve kurallardan son derece güçlü bir şekilde etkilenmektedir. İşletmeler daha kuruluş aşamasında işletme türüne bağlı olarak farklı hukuksal düzenlemelere tabi olur, devamında kuruluş yeri seçimi, ilan, reklam ya da çevre temizlik gibi konularda yerel yönetimin belirlediği kurallara göre hareket etmek zorundadır. 47 48 12
1.7.3 Hukuk Bilimi İle İlişkiler 1.7.4 Matematik ve İstatistik Bilimi İle İlişkiler Kuruluşunu tamamlayıp faaliyete geçen işletmeler, üretim ve pazarlama faaliyetleri ve bunlara ilişkin sözleşmeler için Borçlar Hukuku, işçi çalıştırma ile ilgili iş hukuku, muhasebe kayıtları vb. işlemler için Ticaret Hukuku, ödenecek vergilerin takibi ve miktarı için Vergi Hukuku, borçlarını karşılayamaz duruma gelip faaliyetlerin durması durumunda İcra ve İflas Hukuku gibi hukuksal süreçlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bütün bu açıklamalar ışığında işletmenin hukuk bilim dalının her dalı ile çok yakından ilişki içinde olduğu görülmektedir. Dinamik bir yapıya sahip olan işletmelerde, iktisadi mal ve hizmet üretim faaliyetleri devam ederken yapılan her işlem, bir yandan işletmenin önceden belirlediği amaçlarını bir yandan da karını ve zararını etkilemektedir. Bu manada, işletme faaliyetlerinin işletme amaçları üzerindeki etkisini ölçebilmek ve en doğru ve rasyonel kararı alabilmek için işletme yöneticilerinin bir dizi istatistik ve matematik tekniklerinden yararlanması gerekmektedir. Söz konusu bu istatistik ve matematik teknikleri, işletme yöneticilerinin kullanabileceği vazgeçilmez enstrümanlar durumundadır. 49 50 1.7.4 Matematik ve İstatistik Bilimi İle İlişkiler Bunun yanında faiz, stok, fiyatlandırma, talep, üretim, işgören sayıları ve piyasa değerleri gibi sürekli değişiklik gösteren ve işletme ile doğrudan ilişkili olan verilerin yakından izlenmesi ve karşılaşılabilecek sorunların çözümü için yöneylem araştırmasından yararlanılması da hem istatistik hem de matematik bilimi ile ilişkileri gösteren önemli örneklerdir. Son olarak işletmelerde etkili bir denetim sisteminin kurulup işletilmesinde, işletmenin hangi durumda bulunduğunun araştırılmasında (pazar araştırması) ve geleceğe yönelik gözlem ve analizlerin yapılmasında matematiksel ve istatistiksel yöntemlere yaygın bir biçimde ihtiyaç duyulmaktadır. Bir işletme için bilgi sisteminden söz edildiğinde, işletme içi ve dışı tüm süreçler ile ilgili geçmiş, mevcut ve gelecekte olası var olabilecek bütün verilerin toplanması, depolanması ve gerektiğinde iletilmesi için geliştirilmiş planlı bir sistemi kastedilmektedir. Günümüzde bilgi sistemlerinin çoğunluğunda bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojisi kullanılmaktadır ve bu sistem özellikle büyük ölçekli işletmelerde doğrudan üst yönetime bağlı olarak hizmet vermektedir. 51 52 13
Bu bölümden sorumlu yönetici elde ettiği tüm verileri hızlı bir şekilde üst yönetiminin bilgisine sunabilir ve olası herhangi bir soruna doğrudan müdahale edebilme şansı kazanılmış olur. Her ne kadar elektronik posta, kablosuz iletişim ve video konferans gibi uygulamalar tam olarak telefon görüşmelerinin, kağıt israfının ve yüz yüze yapılan toplantıların yerini alamasa da, günümüzde bir çok işletme bilgi akışını doğru ve etkin bir şekilde yönetebilmek için bilgi sistemlerinden artık daha fazla yararlanmaktadır. İşletmelerin yönetiminden sorumlu tüm yöneticiler için işletme içinde ve dışında olanlar ile ilgili bilgi sahibi olmak önemli bir olgudur ancak sahip olunan söz konusu bilgiyi işletmenin lehine ve amaçlarına uygun şekilde kullanabilmek çok daha büyük bir önem taşımaktadır. Elde edilen bilginin depolanması, kullanıma hazır hale getirilmesi, işlenmesi ve gerektiğinde karmaşık sorunların çözümünde kullanılmak üzere karar seçenekleri haline getirilmesi bilgi sistemleri sayesinde mümkün olabilmektedir. 53 54 Bilgi sistemlerinden özellikle yönetim bilgi sistemleri, işletme yöneticileri tarafından yaygın bir biçimde kullanılan sistemdir. Yönetim bilgi sistemi, karar alıcılar için gerekli olan bilgiyi hızlı ve doğru olarak toplayan, analiz eden, sonuçları rapor eden ve bilgiyi saklayan sistemlerdir. İşletmelerde bu sistemler kurulurken aşağıdaki soruların cevapları aranmaktadır: Yönetim hangi bilgilere, ne zaman, nerede ve hangi biçimde gereksinim duymaktadır? Bu bilgilerin maliyeti ne kadar olacaktır? Hangi bilgilere ve verilere öncelik verilecektir? 55 Bilgiler sıralama, birleştirme, anlamlı şekilde işleme ve en kısa zamanda karar organlarının kullanımına hangi yöntemle sunulacaktır? 56 14
Dinamik bir yönetim sağlamak ve gerekli denetim döngüsü için gereksinimler nelerdir? Kurulan yönetim bilgi sistemleri değerleme ve düzeltme mekanizması nasıl işlemektedir? Yönetim bilgi sistemleri işlevsel olarak alt sistemler halinde kullanılmaktadır. En çok kullanılan bilgi sistemleri aşağıdaki şekilde 4 grup altında sınıflandırılabilir: Pazarlama Bilgi Sistemleri Satış planlama Satış başarısının izlenmesi Reklam-Promosyon seçim ve değerlendirme Marka ve ürün planlama Kısa ve uzun vadeli satış tahmini Pazara ilişkin veri toplama ve analiz İnsan Kaynakları Bilgi Sistemleri Mevcut personelin kişisel bilgileri Personel devamlılık oranları Personel performans değerlendirme Rakip işletmelerin İK bilgileri Başvuru yapanların CV bilgileri Sendika ile yapılan sözleşme bilgileri 57 58 Muhasebe ve Finans Bilgi Sistemleri Borç-alacak hesapları Ücret bordroları Bütçeler Finansal tablolar Satış gelirleri Giderler vs. Üretim Bilgi Sistemleri Fabrika yeri seçimi Üretim planlaması Hammadde kaynakları Stok bilgileri Ürün raporları Makine ve araç gereç listeleri vs. 59 15