Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:4 sayý:22 Temmuz-Aðustos-Eylül 2009 RÝSK KAVRAMI VE BANKACILIKTA RÝSK Ferhat SAYIM - Dr. Selami ER, Sayfa 7 de GLOBAL KRÝZ ve ÜLKEMÝZE YANSIMALARI Sayfa 22 de ÝFLAS HUKUKUNDA VERGÝ SORUNU ve ÇÖZÜM ÖNERÝSÝ Sayfa 25 te Sýnýr Ötesi Bankacýlýk Uygulamalarý: MEVDUAT SÝGORTASI VE FÝNANSAL ÝSTÝKRAR ÜZERÝNDEKÝ ETKÝLERÝ, AB ÖRNEÐÝ Sayfa 41 de

2 TEMEL PARAMETRELER SÝGORTA VE RÝSK ÝZLEME DAÝRE BAÞKANLIÐI GENEL EKONOMÝK VERÝLER FÝYATLAR GENEL DÜZEYÝNDEKÝ GELÝÞMELER (%) (Mayýs) Aylýk 12 aylýk ortalama* Önceki yýlýn ayný ayýna göre ÜFE -0,05 8,96-2,46 TÜFE 0,64 9,49 5,24 Kaynak: TÜÝK (Veriler bir sonraki ayýn ilk haftasý açýklanmaktadýr.) (*Cari ay dahil 12 ay ortalamasýnýn, bir önceki 12 aya oraný) DÖVÝZ KURU GELÝÞMELERÝ* Mayýs 2009 Aralýk 2008 Mayýs 2008 USD 1,539 1,534 1,215 EURO 2,172 2,143 1,886 GBP 2,487 2,186 2,38 Kaynak: REUTERS *Serbest Piyasa FAÝZ ORANLARI (%) Gecelik 9, ,75 Mevduat Faizleri* **11,78 16,86 16,68 TRLIBOR (O/N) 9, ,79 Kaynak: TCMB / TBB *Sektör Ortalamasý/1 aylýk ** BORSA ENDEKSÝ Mayýs 2009 Nisan 2009 Aralýk 2008 ÝMKB Sýnai Mali Kaynak: ÝMKB YATIRIM ARAÇLARININ GETÝRÝLERÝ Son Deðer 1 ay öncesine 1 yýl öncesine ( ) göre (%) göre (%) ÝMKB ,58-12,42 Dolar 1,539-3,57 26,66 Altýn (TL/gr) 46,65 2,03 30,85 Altýn (Usd/Ons) 929,61 3,08 4,71 DÝBS Endeksi (3 aylýk)* 1108,97 0,75 5,88 DÝBS Endeksi (12 aylýk)* 1171,63 0,68 9,46 Kaynak: ÝMKB,Reuters *ÝMKB DIBS performans endeksi GSYÝH 2008 (4.çeyrek) 2007 (4.çeyrek) 2007 (yýllýk) GSYÝH (milyar TL) GSYIH (Büyüme)* -%6,2 %4,2 4,7 Kaynak: TÜÝK *Büyüme oranlarý sabit fiyatlarla ve çeyrek dönemlere aittir. Avrupa Hesaplamalar Sistemi ne (ESA95) göre hazýrlanan yeni seri ÝÞGÜCÜ VERÝLERÝ(%) Mart 2009 Aralýk 2008 Mart 2008 Ýstihdam Oraný* 39,2 41,2 40,3 Ýþsizlik Oraný15,8 13,6 11 Kaynak: TÜÝK *Ýstihdam/15 ve daha yukarý yaþtaki nüfus Mayýs 2009 Aralýk 2008 Mayýs 2008 Ýmalat Sanayi Kapasite %70,4 %64,7 82,4 Kullaným Oraný ÖDEMELER DENGESÝ ÖZET (BÝRÝKÝMLÝ) (milyon USD) Nisan 2009 Aralýk 2008 Nisan 2008 Cari Ýþlemler Hesabý Dýþ Ticaret Dengesi Toplam Ýhracat Toplam Ýthalat Ýhracat/Ýthalat %92,79 %73,53 %73,31 Kaynak: TCMB,TÜÝK (Veriler bir sonraki ayýn 2 inci haftasý açýklanmaktadýr.) MERKEZÝ YÖNETÝM BORÇ VERÝLERÝ (milyar USD) Nisan 2009 Aralýk 2008 Nisan 2008 Ýç Borç Stoku Dýþ Borç Stoku Toplam Kaynak: Hazine Müsteþarlýðý KONSOLÝDE BÜTÇE (BÝRÝKÝMLÝ) (milyar TL) Mayýs 2009 Mayýs 2008 Aralýk 2008 Gelirler Harcamalar Bütçe Dengesi Faiz Dýþý Denge Kaynak: Maliye Bakanlýðý BANKACILIK SEKTÖRÜ VERÝLERÝ ÞUBE ve PERSONEL SAYILARI (Nisan 2009) Mevduat Katýlým Kalkýnma ve Toplam Bank. Bank. Yatýrým Bank. Banka sayýsý Yurtiçi Þube Yurtdýþý Þube Yurtiçi Personel Yurtdýþý Personel BÝLANÇO BÜYÜKLÜKLERÝ (NÝsan 2009) Mevduat Katýlým Kalkýnma ve Toplam milyon TL Bank. Bank. Yatýrým Bank. Toplam Aktifler Toplam Krediler Konut Kredileri Kredi Kartlarý Takipteki Alacaklar Menkul Kýymet Mevduat/Kat.Fon. Özkaynak Toplam Bilanço Dýþý Ýþlemler -Gayrinakdi Kredi ve Yükümlülükler -Taahhütler YPNGP* MEVDUAT VE KATILIM FONU milyar TL Nisan 2009 Mart 2009 Hesap Adedi (milyon) MEVDUAT HESABI Dth oraný KATILIM FONU Dth oraný TOPLAM Dth oraný %35, % % %36, %40, %36,3 93,7 1,8 95,5 milyar TL Aralýk Aralýk Mudi Adedi* (milyon) Sigorta kapsamýndaki mevduat Dth oraný Sigorta kapsamýndaki katýlým fonu Dth oraný TOPLAM Dth oraný %24, % %24, %28, %31, %28,9 64,3 *Mudiler her bir bankada ayrý ayrý sayýlmýþtýr. BANKACILIK SEKTÖRÜ SERMAYE YETERLÝLÝK ORANI (%) % Nisan 2009 Mart 2009 Aralýk 2008 Mevduat Bankalarý Katýlým Bankalarý Kalk. ve Yat.Ban. Bankacýlýk Sektörü 17,59 15,03 58,26 19,00 17,08 15,16 57,47 18,50 16,55 15,31 59,38 18, ,3 SÝGORTA PRÝM TAHSÝLATLARI Milyon TL Mart Aralýk 2008 Mevduat Bankalarý Katýlým Bankalarý TOPLAM TMSF - Büyükdere Cad. No:143 Esentepe Ýstanbul Tel: (212) Faks: (212) Bilgi ve Önerileriniz için: Sigorta ve Risk Ýzleme Dairesi Tel: (212) Kurum içinde baþvuru kaynaðý olarak kullanýlmak üzere derlenmiþ bilgilerden oluþur. Resmi baðlayýcýlýðý yoktur. Kaynak: BDDK Kaynak: BDDK *Yabancý Para Net Genel Pozisyonumilyon USD Kaynak: BDDK NOTLAR Bankacýlýk sektörü aktif büyüklüðü Nisan 2009 tarihi itibariyle 735,8 milyar TL seviyesindedir. Toplam aktiflerin %49 unu krediler, %29 unu menkul deðerler cüzdaný oluþturmaktadýr. Toplam mevduat / katýlým fonu büyüklüðü 456,8 milyar TL seviyesindedir. Mevduat / katýlým fonunun %36 sý YP, %64 ü TP mevduat / katýlým fonlarýndan oluþmaktadýr.

3 ÝÇÝNDEKÝLER BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:4 sayý:22 Temmuz-Aðustos-Eylül 2009 RÝSK KAVRAMI VE BANKACILIKTA RÝSK Ferhat SAYIM - Dr. Selami ER, Sayfa 7 de EDÝTÖR DEN Dr. Yusuf Adýgüzel 2 TMSF ve HUKUK Ahmet ERTÜRK 3 FONUN HAZÝNE MÜSTEÞARLIÐINA OLAN BORÇLARININ TERKÝNÝ Serkan ERTÜRK 4 RÝSK KAVRAMI VE BANKACILIKTA RÝSK Ferhat SAYIM - Dr. Selami ER 7 YENÝ PRÝM TARÝFESÝ MART 2009 PRÝM DÖNEMÝNDEN ÝTÝBAREN UYGULANMAYA BAÞLANMIÞTIR Oya MUNGAN 18 GLOBAL KRÝZ ve ÜLKEMÝZE YANSIMALARI Sayfa 22 de ÝFLAS HUKUKUNDA VERGÝ SORUNU ve ÇÖZÜM ÖNERÝSÝ Sayfa 25 de Sýnýr Ötesi Bankacýlýk Uygulamalarý: MEVDUAT SÝGORTASI VE FÝNANSAL ÝSTÝKRAR ÜZERÝNDEKÝ ETKÝLERÝ, AB ÖRNEÐÝ Sayfa 41 de FAÝZSÝZ BANKACILIK Resul TÜRK 20 GLOBAL KRÝZ ve ÜLKEMÝZE YANSIMALARI1 Rýdvan ÇABUKEL 22 ÝFLAS HUKUKUNDA VERGÝ SORUNU ve ÇÖZÜM ÖNERÝSÝ Av.Deniz ABAY 25 TAZMÝN TALEBÝ YÖNETÝMÝ Ertuðrul SALICI 31 ULUSLARARASI PARA SÝSTEMLERÝ ve AVRUPA PARA BÝRLÝÐÝ Cemal KARAMUSTAFA - Muhammed METÝN 34 Sýnýr Ötesi Bankacýlýk Uygulamalarý: MEVDUAT SÝGORTASI VE FÝNANSAL ÝSTÝKRAR ÜZERÝNDEKÝ ETKÝLERÝ, AB ÖRNEÐÝ Yasemin ÞENOL 41 DÜNYADAN HABERLER Fatih DENÝZ 47 GEZÝ Ahmet YILMAZ 48 BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TMSF TMSF Adýna Sahibi : H. Bayram Babacan Yayýn Yönetmeni : Dr. Yusuf Adýgüzel Sorumlu Yazýiþleri Müdürü : Kamil Oðuz Danýþma Kurulu : Doç. Dr. Cüneyt KOYUNCU - Dumlupýnar Üniversitesi, Doç. Dr. Fuat ERDAL - Adnan Menderes Üniversitesi, Prof. Dr. Halil Seyidoðlu - Doðuþ Üniversitesi, Doç.Dr. Muhsin Kar - Kahramanmaraþ Sütçü Ýmam Üniversitesi, Doç. Dr. Rahmi Deniz Özbay - Marmara Üniversitesi, Doç. Dr. Rasim Yýlmaz - Dumlupýnar Üniversitesi, Prof. Dr. Recep Tarý - Kocaeli Üniversitesi, Dr. Ýlyas KARABIYIK - Selçuk Üniversitesi, Prof. Dr. Sabri Orman - Ýstanbul Ticaret Üniversitesi, Doç. Dr. Selahattin BEKMEZ - Muðla Üniversitesi, Doç. Dr. Yusuf Bayraktutan - Kocaeli Üniversitesi, Prof. Dr. Zekai Özdemir - Ýstanbul Üniversitesi, Dr. A. Kadir Tuna - Ýstanbul Üniversitesi, Dr. Bekir GÖVDERE Süleyman Demirel Üniversitesi Yayýn Kurulu : Dr. Rýdvan Çabukel, Fethi Çalýk, H. Bayram Babacan, Haluk Ersoy, Ahmet Yýlmaz, Ali Göçer, Ýsmail Güler, Nizamülmülk Güneþ Yayýn Türü : Yerel Süreli Yayýn Periodu : 3 Aylýk - Temmuz - Aðustos - Eylül 2009 Görsel Tasarým : 1111 Adam Yapým &Tanýtým Adres : Büyükdere C. No: Esentepe/ istanbul E-posta : Tel : Faks : Baský : FSF Printing House Baský Tel : TMSF Çatý Basýn ve Halkla iliþkiler Müdürlüðü tarafýndan hazýrlanmaktadýr. Telif haklarý TMSF'ye aittir. Yazýlarýn sorumluluðu yazarlarýna aittir.

4 22 EDÝTÖR DEN Dr. Yusuf Adýgüzel Yayýn Yönetmeni TMSF Basýn ve Halkla Ýliþkiler Müdürü Merhaba Finansal krizin etkilerini dünya ile birlikte yavaþ yavaþ üzerimizden atmaya baþlamýþken, yaz günlerinin mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye baþlamasýyla çok farklý bir sýkýntý ile karþýlaþmaya baþladýk. Bunaltýcý sýcaklardan sonra gelen yaz yaðmurlarý ile serinlemeyi ve geçtiðimiz iki yýlda yaþadýðýmýz susuzluðun yeniden yaþamamayý ümit ediyoruz. Son finansal kriz ile dünyada sayýsýz þirket sýkýntýya girerek battý veya kamulaþtýrýldý. Bütün geliþmiþ ülkelerde ekonomiler daraldý ve batamayacak kadar büyük denen bankalar ve finans kuruluþlarý battý. Ama Türk bankalarý 2009 yýlýnýn ilk çeyreðinde geçen yýlýn ayný dönemine göre yüzde 32 kar artýþý saðladý. Bankacýlýk sektörünün son krizden az etkilenmesi, daha önceki krizlerimizin bedelinin artýk ödenmemesi gibi rahatlýða meydan vermemeli. Bankasýný batýrarak kamuya milyarlarca dolar zarar vermiþ eski banka patronlarýnýn TMSF nin elindeki yetkileri kullanarak kendilerine baský yaptýðýný iddia ediyorlar. TMSF kendisine kanunlarla verilen yetkileri kamu lehine sonuna kadar kullanmak için var. Ancak kurumdan mal kaçýrmak veya üzerlerindeki kamu tahsilatý baskýsýný ortadan kaldýrmak için Fon a iftira atmayý, yýldýrmayý ve sindirmeyi deniyorlar. 5 yýldan aþkýn süredir kurumun tutumunu hala anlamamýþ gibi davranan bu batýk banka patronlarýna karþý TMSF, kararlý bir tutum sergilemeye devam edecektir. Dergimizin bu sayýsýnýn kapak konusu Risk Kavramý ve Bankacýlýkta Risk. Makale, Dr. Selami Er ve Yard. Doç. Dr. Ferhat Sayým tarafýndan kaleme alýndý. Oya Mungan Yeni Prim Tarifesi ni, Resul Türk ise Faizsiz Bankacýlýk ý, Serkan Ertürk ise Fonun Hazine Müsteþarlýðý na Olan Borçlarýnýn Terkini konularýný ele aldýlar. Baþkan Yardýmcýmýz Dr. Rýdvan Çabukel in daha önce TUMSIAD ta yapmýþ olduðu Global Kriz ve Ülkemize Yansýmalarý konuþmasýna özetlenerek yer verildi. Ýflas Hukukunda Vergi Sorunu ve Çözüm Önerileri konusunu Deniz Abay, Sigortaya Tabi Mudilerin Tazmin Talebi Yönetimi makalesini Ertuðrul Salýcý yazdý. Cemal Karamustafa ve Muhammed Metin in kaleme aldýðý Uluslararasý Para Sistemleri ve Avrupa Para Birliði, Yasemin Þenol un Sýnýrötesi Bankacýlýk Uygulamalarý dergimizin bu sayýmýzda bulabileceðiniz diðer yazý ve makaleler. Gelecek sayýmýzda buluþmak üzere... 2

5 TMSF 22 TMSF ve HUKUK Son dönemlerde bazý batýk banka sahiplerinin TMSF nin adalet anlayýþýný, hukuki durumunu, kanunlarý uygulama biçimlerini yüksek sesle eleþtirdiklerine þahit oluyoruz. Hatta öyle ki bazýlarý TMSF nin dava açma haklarýný ellerinden aldýðýný iddia edecek kadar ileri gidebiliyorlar. Bunun ne kadar mesnetsiz ve geçersiz bir iddia olduðunu anlamak için avukatlarýmýzýn 20 bine yakýn dava ile ilgilendiklerini söylememiz yeterli olacaktýr. Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu (TMSF) olarak banka çözümleme iþlemlerinde iki farklý yöntem izlenmektedir. Bu yöntemler de genellikle TMSF deðil, borçlu kiþinin tutumuna göre göre þekillenmektedir. Bunlardan birincisi borçlu kiþinin, kurumumuz ile masaya oturup uzlaþarak ödemeyi tercih etmesi, ikincisi ise, cebri takip yöntemi ile tahsilat süreçlerinin sürdürülmesi. Bu tahsilat süreçlerinin her ikisinde de kanunlarýn kuruma vermiþ olduðu yasal sýnýrlar dahilinde hareket edilmektedir. Eðer batýk banka patronu bütün iyi niyetiyle elindeki þirketlerini çalýþtýrarak borcunu ödemek istiyorsa, TMSF önce bu teklifin gerçekleþebilme olasýlýðýný deðerlendirmektedir. Bu teklifin kabulü halinde, borçlularýn bütün varlýklarý kamu alacaklarý tahsil edilene kadar ipotek veya rehin altýnda tutulmaktadýr. Buradaki temel anlayýþýmýz, borcunu ödemek isteyen ve bu imkana sahip olan eski banka sahipleri ile geri ödeme protokolleri imzalayarak ayný zamanda sanayiye, istihdama, üretime yapacaðý genel katkýlara imkan verilmektedir. Ancak, uzlaþarak borcunu ödemek yerine Fon dan mal kaçýrmaya çalýþan, borcunu ödememek için muvazaalý iþlemler ihdas eden, borçlarýný inkar eden, hatta kurumu borçlu göstermeye çalýþan kiþilere karþý da kamu alacaðýný tahsil için yasal yetkilerin kullanýlmasý þart olmaktadýr. Eski banka hakim ortaklarýndan kimisi her iki yöntemi birlikte kullanmak istemektedir ki bunun imkaný yoktur. Yani bir taraftan Fon un yasal yetkilerini kullanarak gerçekleþtirdiði iþlemleri mahkemeye taþýyacak, diðer taraftan da Fon ile masaya oturup borç yapýlandýracak. Bu mümkün deðildir. Veya TMSF ye biz olayý mahkemeye taþýdýk. Ýþlem ihdas etmek için mahkeme sonucu bekleyin gibi kabul edilemez tekliflerde bulunacak. Bunun anlamý ringe çýkan iki boksörün birinin ellerini ve gözlerini baðlayýp diðerinin dövmesine izin vermektir. Eðer bu alacak takibi yasal süreçler sonuna kadar tüketilerek yapýlacak ise masada uzlaþý aramanýn bir mantýðý yoktur. Bu yaklaþýmýn ne hukuk, ne adalet, ne kamu vicdanýnda yeri vardýr. Burada bizim kabul edemeyeceðimiz, bir diðer nokta da kamuoyunu yanlýþ yönlendirmeye yönelik olarak TMSF nin kullandýðý yasal yetkileri bir tehdit olarak lanse edilmesidir. Oysa bizim tavrýmýz çok nettir. Ortada bir kamu alacaðý var. Bu alacak, ya müzakere edilerek sonuçlandýrýlacak ya da hukuk süreçleri ile takip edilecek. Müzakereye baþlanmasýnýn da ön þartý doðal olarak davalarýn geri çekilmesidir. Bazý borçlular kamuoyunun gözü önünde kurumu karalama, yýldýrma, yýpratma, iftira atma gibi yöntemlere baþvuruyor. TMSF bize baský ile, zorla imza attýrýyor, TMSF yargýya gitmemizi engelliyor tarzý ifadeler de bu tutumun açýk birer örneðidir. Bugüne kadar kurumumuzun muhatap olduðu 16 binden fazlasý aleyhimize açýlmýþ 20 bine yakýn dava bulunmaktadýr. Bu davalardan bin 383 tanesi banka hakim ortaklarý ile ilgili davalardýr. Kurumumuz bünyesindeki 120 den fazla avukat hergün onlarca davaya girerken, TMSF nin yargý yolunu týkamasý inandýrýcýlýktan uzak bir iddiadýr. Öte yandan TMSF yargý denetimi yanýnda, Sayýþtay, Baþbakanlýk Teftiþ Kurulu, baðýmsýz dýþ denetim ve iç denetim olmak üzere beþ farklý denetime tabiidir. Bu kadar fazla denetimden geçen bir kurumun yetkilerini kötüye kullandýðý iddialarý haksýzlýktýr. Hiçbir hukuk sistemi bankalarýn soyulmasýný meþru gösteremez. Kanunlarýn içerikleri, aksaklýklarý, yeterli olup olmamasý elbette tartýþýlabilir. Ancak bizim gibi kurumlarýn görevi, Yüce Meclis in çýkardýðý kanunlarýn verdiði yetkileri kamu lehine kullanmaktan ibarettir. Hukukun hoþgörmediði ve izin vermediði toplumun soyulmasý suçunu bizim hoþgörmemiz ve müsamaha göstermemiz beklenemez. Bankacýlýk yasalarýný tartýþýrken, geçmiþteki suistimalleri gözardý edemeyiz. Geçmiþte yaþanan hatalarýn bedelini çok aðýr ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Toplum olarak bir daha böyle bir faturanýn altýndan kalkamayýz. Normal hukuk ve bankacýlýk sýnýrlarý içinde çalýþan kiþi ve kurumlar için TMSF nin yetkilerinin az veya çok olmasýnýn bir önemi yoktur. Sert bulunarak eleþtirilen bu uygulamalar ancak kural dýþý oynayanlar için bir tehlike arzedebilir. Ancak unutulmamalýdýr ki, kötü niyetli kiþiler için tehlike olarak görülenler, kamu menfaatleri için bir güvencedir. Ahmet ERTÜRK TMSF Baþkaný 3

6 22 ÝNCELEME FONUN HAZÝNE MÜSTEÞARLIÐINA OLAN BORÇLARININ TERKÝNÝ Hazine ile TMSF arasýndaki borç-alacak iliþkisi 2008 yýlýnýn ortalarýna kadar devam etmiþ, ancak bu durum TMSF nin borç yükünün artmasýný engelleyememiþtir. TMSF nin Hazineye olan borçlarýnýn terkin edilmesine iliþkin çalýþmalara baþlanmýþtýr terkin tarihinden bugüne kadar yaklaþýk 124 milyon USD tutarýnda serbest rezerv ve faiz geliri aktarýmý yapýlmýþtýr. Ülkemiz bankacýlýk sisteminde 1994 yýlýnda yaþanan sorunlarýn Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu (TMSF,Fon) üzerinde yarattýðý baský tam anlamýyla giderilmeden, 1998 ve müteakip yýllarda yaþanan ekonomik krizler sonucunda TMSF ye devredilen bankalarýn rehabilite edilmesi, satýlmasý ve tasfiyesi için kendi kaynaklarýnýn yanýsýra ihtiyaç duyulan kaynaklar T.C. Baþbakanlýk Hazine Müsteþarlýðýndan (Hazine) ikrazen Devlet Ýç Borçlanma Senedi (DÝBS) temini yoluyla karþýlanmýþtýr. TMSF tarafýndan bu süreçte devralýnan bankalarýn devralýndýklarý tarihler itibarýyla toplam aktiflerinin bankacýlýk sektörünün toplam aktiflerinin yaklaþýk yüzde yirmibeþini oluþturduðu dikkate alýndýðýnda, sistemik bir sektör sorununun TMSF nin mevcut rezervi ve olaðan mevduat sigortacýlýðý gelirleri ile karþýlanmasý mümkün olmamýþtýr. Bu kapsamda TMSF, yýllarý arasýnda imzalanan 5 adet ikraz sözleþmesi ile Hazineden vadeleri 10 ve 20 yýl olarak belirlenen toplam milyon USD borçlanma gerçekleþtirmiþtir. Borçlanmanýn milyon USD lik kýsmý yapýlan yasal düzenleme ile T. Ýmar Bankasý T.A.Þ. nezdindeki tasarruf mevduatýnýn tamamýnýn ödenebilmesi amacýyla temin edilmiþ, bu durum ise TMSF nin borç yükünü önemli miktarda artýrmýþtýr. Diðer yandan bankacýlýk sektörünün yeniden yapýlandýrýlmasý çerçevesinde T. Vakýflar Bankasý T.A.O. ya 2002 yýlýnda kullandýrýlan sermaye benzeri kredi nedeniyle Hazine ile 131 milyon USD tutarýnda ayrý bir ikraz sözleþmesi imzalanmýþ, bu kredi Banka tarafýndan vadesinden önce geri ödenmiþtir. Ýmzalanan ikraz sözleþmeleri çerçevesinde, para cinsine baðlý olarak söz konusu borcun faiz oranlarý deðiþkenlik arz ederken, temerrüt halinde 6183 sayýlý Amme Alacaklarýnýn Tahsili Usulü Hakkýnda Kanun hükümleri uyarýnca gecikme zammý uygulanacaðý hükme baðlanmýþ, vadesi geçen borçlar sebebiyle 2005 yýlýndan itibaren gecikme zammý 1 uygulanmýþtýr. Geçmiþ yýllarda döviz kurlarýnda yaþanan artýþlar yaklaþýk % 22 lik kýsmý döviz milyon TL Yýllar Serkan ERTÜRK Fon Uzmaný Finansman Dairesi TABLO-1:Fonun Hazineye Olan Borçlarýnýn Yýllar Ýtibarýyla Toplamý 1 Gecikme zammý oraný 6183 sayýlý A.A.T.U.H.K. nun 51 inci maddesinde düzenlenmiþ olup, tarihleri arasýnda aylýk % 4, yýllýk % 48; tarihleri ararsýnda aylýk % 3, yýllýk % 36; tarihinden itibaren aylýk %2,5, yýllýk %30 olarak belirlenmiþtir. 4

7 ÝNCELEME 22 cinsinden olan borç tutarýnýn TL karþýlýk olarak artmasýna sebep olmuþ, 6183 sayýlý Kanun hükümleri gereðince uygulanan gecikme zamlarý kamu görevini yerine getiren Fonun Hazineye olan borçlarýný katlayarak artýrmýþ ve ödenebilir olmaktan çýkarmýþ, 2006 yýlý sonunda 79,14 milyar TL olan borç tutarý 2007 yýlý sonunda 87 milyar TL ye ulaþmýþtýr (Tablo-1). Bunun yanýnda mevduat sigortacýlýðý faaliyetlerinin yaný sýra bankalara aktarmýþ olduðu kaynaklarýn geri kazanýmýný saðlamak amacýyla çözümleme faaliyetlerini de yoðun bir þekilde yürüten TMSF, bu kapsamda itibarýyla milyon USD tahsilat yapmýþ, 5472 sayýlý Kanun ile 5411 sayýlý Bankacýlýk Kanununda yapýlan deðiþiklik gereðince, söz konusu tahsilatlardan itibarýyla milyon USD diðer kurumlara aktarýlmýþtýr. Ayrýca, T.Ýmar Bankasý A.Þ. nezdinde tarihleri arasýnda off-shore havalesi karþýlýðýnda açýlan hesaplara iliþkin olarak mudilere yapýlan yaklaþýk 437 milyon USD tutarýndaki ödeme de bu tahsilatlardan karþýlanmýþtýr. Ekonominin tüm kesimlerini etkileyen böylesine büyük bir krizin ortaya çýkardýðý bankacýlýk sektörünü yeniden yapýlandýrma maliyeti, Hazine ile bankalar arasýnda kamu görevi görmek adýna aracýlýk rolünü üstlenen TMSF ye ikrazen ihraç edilen DÝBS lerden doðan borç ile ilgili olarak ise Hazineye tarihine kadar gerek ayni gerekse nakdi olarak toplam 9,2 milyar USD tutarýnda borç geri ödemesi yapýlmýþ (Tablo-2) olmakla birlikte, söz konusu ödemelerin büyük bir kýsmý faiz borçlarýna mahsup edilmiþ ve yapýlan ödemeler toplam borç tutarýndaki artýþ hýzýný önleyememiþtir Bu süreç dahilinde, TMSF bilançosu bir sigorta kuruluþunun bilançosuna göre önemli deðiþikliklere uðramýþ ve varlýklarý ile yükümlülüklerini teknik olarak karþýlayamaz duruma gelmiþ, söz konusu borç yükü nedeniyle yönetilebilir olmaktan çýkan bilanço yapýsý TMSF performansýný ölçmekten ve ilgili kiþi ve kurumlara güven vermekten uzaklaþmýþ, mevduat sigortacýlýðý fonksiyonunun gerektiði gibi ifa edilmesine engel teþkil etmiþtir. TMSF tarafýndan yapýlan ödemeler, borcun artýþ hýzýna ulaþamamýþ ve borcun ödeme yöntemi ile tasfiyesini imkansýz hale getirmiþ, bu çerçevede Hazine alacaklarýnýn zora düþmesi T.C. Sayýþtay Baþkanlýðý (Sayýþtay) tarafýndan da eleþtiri konusu yapýlmýþtýr. Gerek konu ile ilgili söz konusu eleþtirilerin giderilmesi, gerekse TMSF tarafýndan Hazineye yapýlacak ödemelerin takip ve kontrolünün yapýlarak standardizasyonunun saðlanmasýný teminen Fon ve Hazine yetkililerinin oluþturduðu ortak bir çalýþma grubu kurulmuþtur. Bu çalýþma grubu ilk toplantýsýný Ekim 2007 de Ankara da yapmýþ, çalýþmalarýnda öncelikli olarak TMSF nin mali yapýsýný detaylý bir biçimde sýnýflandýrmýþ ve TMSF nin çözümleme faaliyetlerinden elde edeceði kullanýlabilir nakit fazlasýnýn belirlenen tutarý aþmasý durumunda, yine belirlenen kýsmýný ihtiyaten muhafaza etmek koþulu ile düzenli olarak Hazineye aktarmasýnda mutabakata varmýþtýr. Varýlan mutabakat çerçevesinde her ay düzenli olarak TMSF nin çözümleme faaliyetlerine iliþkin mali durum tablolarý Hazineye gönderilmiþ, çalýþma grubu tarafýndan kabul edilen hususlar çerçevesinde ödemeler yapýlmýþtýr. Bu durum, Sayýþtay tarafýndan da olumlu bir adým olarak deðerlendirilmiþtir TMSF tarafýndan Hazineye yapýlacak ödemelerin takip ve kontrolünün yapýlarak standardizasyonunun saðlanmasýný teminen Fon ve Hazine yetkililerinin oluþturduðu ortak bir çalýþma grubu kurulmuþtur milyon USD Yýllar TABLO-2: Fon Tarafýndan Hazineye Yapýlan Borç Geri Ödemeleri 2 T.C. Sayýþtay Baþkanlýðý, 2007 Yýlý Hazine Ýþlemleri Raporu, Sayfa 66. 5

8 22 ÝNCELEME TMSF nin Hazineye olan toplam 93,3 milyar TL tutarýndaki borcu bütçe hesaplarý ile iliþkilendirilmeksizin tarihi itibarýyla terkin edilmiþ, çözümleme faaliyetleri sonucunda oluþacak nakit fazlasýnýn Hazineye aktarýlmasýna dair usul ve esaslar TMSF ye teblið edilmiþtir. Hazine ile TMSF arasýndaki borç-alacak iliþkisi 2008 yýlýnýn ortalarýna kadar bu þekilde devam etmiþ, ancak bu durum TMSF nin borç yükünün artmasýný engelleyememiþtir. TMSF mali tablolarýnýn hem ülke içinde hem de ülke dýþýnda mali sisteme güven telkin etmesini saðlayacak görüntüye kavuþturulmasý, gerekse Hazine alacaklarýna ait verilerin daha gerçekçi olarak takip edilmesini teminen TMSF nin Hazineye olan borçlarýnýn terkin edilmesine iliþkin çalýþmalara baþlanmýþtýr. Bu kapsamda yapýlan çalýþmalar neticesinde, 23/07/2008 tarih ve sayýlý Resmi Gazetede yayýmlanarak yürürlüðe giren 16/07/2008 tarih ve 5787 sayýlý Kamu Finansmaný ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkýnda Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanunun çerçeve 18 inci maddesi ile 4749 sayýlý Kamu Finansmaný ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkýnda Kanuna geçici 17 nci madde eklenmiþ, Hazine tarafýndan 31/12/2007 tarihine kadar TMSF ye verilen özel tertip DÝBS lerden doðmuþ ve/veya doðacak anapara, faiz, masraf ve gecikme zammýndan oluþan Hazine alacaklarýnýn bütçenin gelir ve gider hesaplarý ile iliþkilendirmeksizin terkininin Bakanýn teklifi üzerine Maliye Bakaný tarafýndan yerine getirileceði hükmedilmiþtir. Söz konusu maddenin ikinci fýkrasýnda ise TMSF nin, faaliyet izni kaldýrýlan veya yönetimi ve denetimi kendisine devredilen bankalarýn her türlü mal, hak ve alacaklarýndan elde ettiði veya edeceði nakdi gelirlerinden, mevcut ve muhtemel çözümleme giderleri ve bu kapsamda diðer kurumlara yapýlmasý zorunlu ödemeler düþüldükten sonra kalan tutarý Hazinenin ilgili hesaplarýna Hazine tarafýndan belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde aktaracaðý hükme baðlanmýþtýr. Bahsi geçen Kanun maddesi çerçevesinde gerekli iþlemler Hazine tarafýndan gerçekleþtirilmiþ, TMSF nin Hazineye olan toplam 93,3 milyar TL tutarýndaki borcu bütçe hesaplarý ile iliþkilendirilmeksizin tarihi itibarýyla terkin edilmiþ, çözümleme faaliyetleri sonucunda oluþacak nakit fazlasýnýn Hazineye aktarýlmasýna dair usul ve esaslar TMSF ye teblið edilmiþtir. Söz konusu usul ve esaslarda, TMSF tarafýndan üç ayda bir cari yýl için aylýk, cari yýldan sonraki dönemler için yýllýk olmak üzere gelir ve gider projeksiyonlarýnýn hazýrlanacaðý, aylýk gerçekleþen çözümleme faaliyetleri çerçevesinde oluþan rezervden ihtiyaten elinde tuttuðu rezerv ve blokede tutmak zorunda olduðu tutarlarýn mahsup edilmesi sonucu oluþan serbest rezerv ile bu faaliyetlerden elde ettiði nemalarý Hazineye aktaracaðýna dair hususlar belirlenmiþtir. Bu çerçevede, TMSF tarafýndan usul ve esaslar gereðince gerekli projeksiyonlar hazýrlanmýþ, terkin tarihinden bugüne kadar yaklaþýk 124 milyon USD tutarýnda serbest rezerv ve faiz geliri aktarýmý yapýlmýþtýr. 6

9 MAKALE 22 RÝSK KAVRAMI VE BANKACILIKTA RÝSK Alýnýp satýlan þeyin para olmasý ve bilgi asimetrisi nedeni ile güven esasýna göre çalýþan bankacýlýk sektöründe risk çok önemli bir kavramdýr. ÖZET Günümüzde her alanda sýkça kullanýlan risk kavramý, mali piyasalar ve özellikle bankacýlýk sektörü için ayrý bir önem taþýmaktadýr. Zira bankacýlýk sektörü eksik bilgi-yüksek mali kaldýraç oraný ile çalýþmakta ve deðiþime konu olan þey ise paranýn kendisi olmaktadýr. Tarih boyunca çeþitli þekillerde kullanýlan risk kavramý günümüzde doðal risk ve imal edilmiþ risk þeklinde ayrýþtýrýlmakta ve imal edilmiþ risklerin tahmini daha güç olmaktadýr. Genel olarak mali risk, teknoloji riski, Pazar riski ve insan faktörüne baðlý riskler olarak bir ayrýþtýrma yapýlabilir. Bankacýlýk sektöründe ise faiz oraný riski, kur riski, menkul kýymet fiyat riski, kredi riski, likidite riski ve operasyonel risk þeklinde bir ayrým yapýlabilir. Bu makalede risk kavramýnýn geliþimi ve genel mali risklerden sonra bankacýlýk sektöründeki riskler anlatýlarak günümüzde bankacýlýk sektöründe yaþanan geliþmeler risk kavramý çerçevesinde deðerlendirilmiþtir. ABSTRACT Nowadays the risk concept is used in services and especially in financial sector. Because banking sector works in condition with imperfect information and high financial leverage and because exchange matter is money itself. Was used in several ways in history risk concept, is now separated as natural and produced risk today. Produced risk is harder to predict. In general financial risk can be defined as a composition of technological risk, market risk and personal risk. In banking sector it can be defined as a composition of interest rate risk, exchange rate risk, stock quotation risk, credit risk, liquidity risk and operational risk. The purpose of this article is to define the development of risk concept and general financial risk. After those, the risks in the banking sector and developments in the today s banking sector is evaluated as a part of risk concept. 1.GÝRÝÞ Günümüzde hemen her sektör ve alanda sýkça kullanýlan risk kavramý, mali piyasalar için ayrý bir önem taþýmaktadýr. Zira, eksik bilgi ya da bilgi asimetrisi ile çalýþan mali piyasalarda, iþleme konu olan þeyin (mal yada hizmet) kendisi deðiþim para, bono, hisse senedi gibi enstrümanlardýr. Özellikle alýnýp satýlan þeyin para olmasý ve bilgi asimetrisi nedeni ile güven esasýna göre çalýþan bankacýlýk sektöründe risk çok önemli bir kavramdýr. Bazen olumlu anlamda cesaret gerektirir bir giriþim olarak adlandýrýlan risk alan tabiri günlük hayatta genellikle olumsuz anlamda kullanýlmaktadýr. Toplumun ve/veya bireyin duyduðu her yeni olumsuzluðu kendi baþlarýna gelme korkusuyla risk kavramý ile özdeþleþtirdiði gözlenebilmektedir. Bu durumun daha çok gözlemlendiði çevrelerde poliçesi hazýrlatýlan sigorta türleri daha çok olmaktadýr. Risk; Portekizce "cesaret" anlamýna gelmektedir. 'Kader, tehlike, tehdit' kavramlarý ise riskten önce var olan ve geleneksel toplumlara özgü olan kavramlardýr. Risk sonradan ortaya çýkan, modern toplumun ürünü bir kavramýdýr. Bir baþka görüþe göre ise; 'Risk' sözcüðünün Ýngilizce'ye on yedinci yüzyýl içinde girdiði sanýlmaktadýr ve bir olasýlýða göre, kayalýklara doðru gitmek veya tehlikeye girmek anlamýndaki bir denizcilik teriminden gelmektedir. Geçmiþ deneyimlerden yararlanarak sürekli önünü daha fazla görme ve toplumsal paradigmalarla geleceði kurma ile ilgilidir. Geleneksel kültürler risk kavramýna ihtiyaç duyacak hayat ortamýna sahip deðillerdi. Ferhat SAYIM Yrd. Doç. Dr. Ýstanbul Aydýn Üniversitesi ÝÝBF Öðretim Üyesi 1 Ýstanbul Aydýn Ün. ÝÝBF, Beþyol Mahallesi Ýnönü Caddesi No:40 Sefaköy-Küçükçekmece / ÝSTANBUL 2 T.C. Sayýþtay Baþkanlýðý, Balgat/ANKARA Dr. Selami ER Sayýþtay Baþdenetçisi 7

10 22 MAKALE Risk analizi ve yönetiminin amacý:kurum içinde olabilecek tehlikelere uygun cevap verebilecek kasýtlý ya da kasýtsýz tehditlerin etkisini ve olma ihtimalini azaltýcak hazýrlýklarý, prosedürleri ve kontrolleri teþhis etmektir. Risk, gelecekteki olasýlýklar etkin bir biçimde deðerlendirilerek tehlike ihtimallerini anlatýr. Dolayýsýyla, ancak gelecek için planlarý olan, geleceðe yönelmiþ (geleceði kesinlikle fethedilebilecek ya da sömürgeleþtirilecek bir bölge olarak gören) bir toplumda geniþ bir kabul görecektir. Risk, modern sanayi uygarlýðýnýn geçmiþten kopmak ve yeni bir gelecek planlamak için fiili uðraþ vermesinin karakteristik özelliði olarak varsayýlýr. Günümüzde 21. yüzyýl toplumu tanýmlamalarý arasýnda "risk toplumu" kavramlaþtýrmasý da yer almýþtýr. (Karakurt, 2003) Bilgi toplumunda risk olgusu çeþitli iþ imkanlarý ve büyük sektörlerin varlýðýna neden olmaktadýr. Þirket yönetim danýþmanlarý, sigortacýlar, siyasî danýþmanlar, sosyologlar, psikologlar ve benzerleri, risk analizi, risk yönetimi ve risk iletiþimi gibi pek çok baþlýk altýnda öneri ve strateji kurgularý geliþtirmektedirler. Medyanýn da konuya ilgisi giderek artmakta, içinde risk, kaos gibi kelimeler geçen manþetler, haberler, makaleler, programlar daha dikkat çekici olduklarýndan sýkça yayýnlanmaktadýr. (Yalçýnkaya ve Özsoy, 2003) Risk ve tehlike kavramlarý genellikle karýþtýrýlabilmektedir. Risk, belirli bir tehlikeyle ilgili olarak oluþabilecek hasar, zarar etme, ve baþka olumsuzluklarýn meydana gelme ihtimalini ifade ederken tehlike ise genelde insanlara ve onlarýn deðer verdikleri varlýklara yönelik bir tehdit olarak tanýmlanmaktadýr. (Karakurt, 2003) Muhtemel tehlike noktalarýnýn tespiti edilmesi ile gerek hizmet üretimi gerekse de mal üretimi alanýnda gerçekleþmesinden korkulan bu tehlikelerin önlenmesi için çeþitli kontrol sistemleri ve protokoller oluþturulmaktadýr. Dolayýsýyla tehlike kavramýnýn içeriði üzerinde analiz yapýlan alanýn özelliklerine göre deðiþmektedir. Örneðin Kritik Kontrol Noktalarýnda Tehlike Analiz Sistemi adý verilen sistemde bahsedilen tehlike kavramý, insan tüketimi için güvenli olmayan bir gýdanýn neden olabildiði, biyolojik, kimyasal ve fiziksel özellikler anlamýndadýr. (Tayar, 2009) Risk analizi ve yönetiminin amacý:kurum içinde olabilecek tehlikelere uygun cevap verebilecek kasýtlý ya da kasýtsýz tehditlerin etkisini ve olma ihtimalini azaltýcak hazýrlýklarý, prosedürleri ve kontrolleri teþhis etmektir.(durmuþ: 3) Toplumun riskli olarak öngördüðü haller genelde yaþantý ve tarih kaynaklý olarak öðrenilen durumlarla ilgili olmaktadýr. Kendine, yeni risk alanlarýný bulma ya da tahmin etmeyi görev ya da iþ alaný edinen bazý kurum, þirket ve akademisyenler ise topluma henüz yaþamadýklarý tehlikeli durumlarý da risk kavramý ile önemsetmeye çalýþmaktadýrlar. Bu yönüyle ince düþünüldüðünde, riskli alan tanýmlamalarýnýn yeni bir þey keþfetmekten ziyade var olan bir durumun toplum tarafýndan ortak bir anlayýþ þekliyle ve kaygýyla izlenmesini saðlamaya yönelik çabalar olduðu da söylenebilecektir. Risk terimi günlük kullanýmýmýzda daha çok tehlike olasýlýðý þeklinde kullanýlmaktadýr. Ancak bu olumsuz çaðrýþýmýna karþýn, istenilen bir neticeye ya da kazanca ulaþýlmasý için risk almanýn gerektiði ni ifade eden toplumsal ve akademik öðreti düþünüldüðünde risk kavramý içinde istenilen durum ve hedeflenen kazanç ýn da, olumlu netice olasýlýðý olarak yer aldýðýný kabul edebiliriz. Özellikle riskli ekonomik faaliyetlerde çoðu zaman bir kiþinin kazancý bir diðerinin kaybý anlamýna gelmektedir. Dolayýsýyla biri için olumlu beklenti olasýlýðý gerçekleþmiþken diðeri için olumsuz beklenti ihtimali gerçekleþmiþtir. 1.1.RÝSK TANIMLAMALARI: DOÐAL RÝSK, ÝMAL EDÝLMÝÞ RÝSK Risk tanýmlamasýnda riski "doðal olan risk" ve "imal edilmiþ risk" olarak ikiye ayýrmak mümkündür. Doðal olan yani doðal güçlerin etkisiyle meydana gelebilecek bazý riskleri hesaplamak belli koþullarda mümkün iken, ikinci kategoride yer alan imal edilmiþ riskleri risk imalatýnda yer alanlar dýþýnda hesaplamak mümkün deðildir. Yaþadýðýmýz modern toplum, doða ve gelenek kaynaklý dýþsal tehlikeleri belli ölçülerde kontrol altýna almýþtýr ama çevresel sorunlar, silahlanma, nükleer tehlike ve oynak finans piyasalar gibi kendi imal ettiðimiz riskler, bir anda büyük felaketlere yol açma olasýlýðýný taþýmaktadýr. Ýþte risk toplumu olarak adlandýran toplumsal yapýyý geçmiþ dönemlerden ayýran en önemli özellik burada yatar. Ýnsanoðlu tarih boyunca doðadan gelen tehditlerle mücadele etmiþ ve çözüm bulmaya çalýþmýþtýr. Doðadan gelecek tehlikelerin neler olduðu genel anlamda bilindiði için ne gibi önlemler alýnmasý gerektiði de tahmin edilmektedir. Oysa insanlýðýn teknolojik geliþmelere baðlý olarak kendi ürettiði tehlikelerin neler olduðu henüz tam olarak bilinememekte ve bilinenlerin hepsine de önlem alýnamamaktadýr. (Karakurt, 2003) Doðal risk olarak tanýmlanan durumlarýn tahmin edilebilirliði; toplum fertlerinin çoðunluðunun bu olaylarýn yaþandýðý süreçte benzer tepkiler verebilmesinden ve benzer 8

11 MAKALE 22 deðerlendirmeler yapabilmesinden kaynaklanmaktadýr. Örneðin bir deprem olasýlýðýna karþý toplumun büyük çoðunluðu ayný çerçeveden bakabilmekte ve ona göre önlemler peþinde koþabilmektedirler. Tabi tarihçiler baþta olmak üzere bir kýsmýmýzýn olaylara farklý bakýp farklý deðerlendirmeleri de mümkündür. Ýmal edilmiþ denilen risk türünde ise toplumun genelinde farklý duruma maruz kalmak veya farklý bilgiye sahip olmak sebebi ile ayný bakýþ açýsýna sahip olunmamaktadýr. Örneðin, bazý fertlerin kaybettik psikolojisine mukabil, bazý kiþilerde kazandým psikolojisi içine girmekte, bir kýsmý ise bu iki psikolojinin arasýnda çeþitli hisleri yaþayabilmektedir. Bu durumda toplumun genelinde ayný bakýþ açýsý olmamakta ve benzer tepkilerle, benzer önlemler alýnamamaktadýr. Bu tür imal edilmiþ risk tanýmlarý ne zaman ki toplumun hakim çoðunluðu için ayný sonuçlarý vermeye baþlarsa o zaman, bir tür bilinçlenme açýklamasýyla, benzer tepkiler verilmeye baþlanmaktadýr. 1.2.GÜNÜMÜZDE RÝSK VE TÜRLERÝ Günümüzde þirket yönetimlerinde risk deðerlendirmesi kaçýnýlmaz bir olgu ve zorunluluk haline gelmiþtir. Küreselleþen dünyamýzda her an siyasal, ekonomik, toplumsal bir olay olmakta ve tüm ülkeleri bir anda etkisi altýna alabilmektedir. Uluslararasý arenada oynayan bir þirket yöneticisinin bütün bu süprizlerin dýþýnda kalmasý mümkün deðildir. Önemli olan bu süprizleri ve riskleri fýrsata dönüþtürebilmek veya önceden öngörüp gerekli tedbirleri almaktýr. Gözü kapalý risk alarak baþarýlý olmak, sadece kumarbazýn aldýðý riske eþdeðerdir. Sonunda kayýp kaçýnýlmazdýr. Hiç risk almamanýn en iyi seçenek olduðunu iddia edenler de vardýr. Ancak bu günün dünyasýnda hiç risk almayan tutucu yönetimler küçülür veya en azýndan yerinde sayarlar. Büyümek için hesaplanmýþ risk almak gerekliliktir. (Argun, 1999) Bugün matematik bilimi, kaos teorileri, oyun teorileri gibi karmaþýk teorileri yönetim biliminin hizmetine sunmuþtur. Stokastik ve ihtimal hesaplarý, pareto analizleri, swot analizleri risk yönetiminin ayrýlmaz birer parçasý olmuþtur. Bilimi, içgüdü ve deneyimleri ile birleþtirebilen yöneticiler baþarýlý olmaktadýr. Risk almak, çoðumuzun zaman zaman çevremizde ve belki de kendi içimizde hissettiðimiz bir yaþantý ve yönetim þeklini alabilmektedir. Herkesin az veya çok, büyük bir þirket, banka, küçük iþletme, aile yaþantýsý, kendi hayatý v.b. kendisini sorumlu hissettiði bir yaþam alaný olmaktadýr. Bireyler kendilerini sorumlu hissettikleri varlýklarýný geliþtirmek için çabalarken bazen kazanma dürtüsüyle bazen de iþin akýþýyla ilgili olarak riskli gördükleri alanlarda faaliyet yürütmektedirler. Bir baþka deyiþle risk almaktadýrlar. Tabi insan topluluklarýnýn oluþturmuþ olduðu devlet, þirket, kurum ve kuruluþlar da kendi faaliyet alanlarýnda risk almaktadýrlar. Küreselleþen dünyamýzda artýk sürprizler arasýnda geçen süre oldukça kýsa olmakta ve dünyanýn her yerinde her an siyasal, ekonomik, toplumsal bir olay tüm ülkeleri bir anda etkisi altýna alarak krizler oluþturabilmektedir. Günümüzde riski, istenmeyen durumu ifade eden ve tehlike olarak tanýmlanan olayýn gerçekleþme ihtimali olarak tanýmlayabiliriz. Daha çok ekonomik anlamada bir baþka tanýmla; gerçekleþen gelirler ile beklenen gelirler arasýndaki fark sonucu zararýn doðma olasýlýðý (Babuþçu, 1997: 60) þeklinde yapýlmaktadýr. Þirket yönetimleri yukarýda bahsettiðimiz hýzlý deðiþikliklerden zarar görmemek, üstüne kazanç saðlamak için mevcut risklerin tanýmlanýp yönetilmesine büyük önem vermektedir. Çünkü hiçbir riski almam diyen yönetimler için bile bazý risklerin var olduðu muhakkaktýr. Ne kadar yeni risk almanýn optimum getiri (veya kar) düzeyi oluþturacaðý iþin püf noktasýdýr. Yönetimde karþýlaþtýðýmýz risk alanlarýný þu þekilde sýnýflandýrabiliriz; (Argun, 1999) Þekil 1: Risk Türleri 2.MALÝ RÝSKLER Mali (finansal) piyasalar güven esasýna dayanarak çalýþmaktadýrlar. Ýþleme konu olan þey para veya türevleri olduðundan güvenin zedelenmesi ile riskler hýzla realize olabilmektedirler. Örneðin ekonomisi bozulan bir ülkenin para birimi hýzla deðer kaybedebilmekte, mali bünyesi bozulan bir Günümüzde þirket yönetimlerinde risk deðerlendirmesi kaçýnýlmaz bir olgu ve zorunluluk haline gelmiþtir. Küreselleþen dünyamýzda her an siyasal, ekonomik, toplumsal bir olay olmakta ve tüm ülkeleri bir anda etkisi altýna alabilmektedir. 9

12 22 MAKALE 1970 li yýllarýn ikinci yarýsýnda ekonomik büyüme ve ticaret hacminde geniþleme neticesinde, artan uluslararasý þirketlerin de etkisiyle farklý para birimlerinin dolaþýmýnýn artmasýndan, özellikle geliþmekte olan ülkelerin ödemeler dengesi finansmanýna yönelik fon talebinin arttýðýndan, getirilen serbestilerin de etkisiyle yeni iþ olanaklarý ve risk alanlarýnýn doðduðundan bahsedilebilir. bankanýn müþterileri paralarýný geri istediklerinde banka batabilmektedir. Finansal riskler; döviz kurlarýnýn deðiþiminden dolayý ortaya çýkabilecek kar veya zarar, kur riski; faizlerin deðiþimi, faiz riski; ödemeler için gerekli nakitin zamanýnda bulunamamasý, likidite riski; fiyatlarýn deðiþiminden kaynaklanan kar ve zarar, fiyat riski; karþý tarafýn taahhüdünü yerine getirmemesi, kredi riski olarak tanýmlanmaktadýr. Para piyasalarýnda uzun vadeli borç verip bunlarý kýsa vadede fonlamak ve döviz piyasalarýnda bir para cinsinden çok büyük pozisyon taþýmak, borsalara yapýlan yatýrýmlarýmýz, hesaplamamýz gereken finansal risklerdendir. (Argun, 1999) Risk çeþitlerini arttýrmak veya tanýmlarýný deðiþtirerek kapsamýný geliþtirmemiz de mümkündür. Yukarýda saydýðýmýz mali riskler konusunda doðru tahminler ve zamanýnda önlemler almak konusunda sergilenen baþarýyý riski kavramak veya yönetmek olarak tanýmlýyoruz. Ayrýca bu noktada 1970 li yýllarýn ikinci yarýsýnda ekonomik büyüme ve ticaret hacminde geniþleme neticesinde, artan uluslararasý þirketlerin de etkisiyle farklý para birimlerinin dolaþýmýnýn artmasýndan, özellikle geliþmekte olan ülkelerin ödemeler dengesi finansmanýna yönelik fon talebinin arttýðýndan, getirilen serbestilerin de etkisiyle yeni iþ olanaklarý ve risk alanlarýnýn doðduðundan bahsedilebilir. (Babuþçu, 1997: 59) Yine, Bretton Woods sabit kur sisteminin bozulmasý ile birlikte döviz kurlarý ile oynayan spekülatörlerin yeni arayýþlar içine girmesi ve bu çerçevede bu tür risklere karþý forward, future, swap, option, gibi finansal türevleri ortaya çýkarak birer risk yönetim ürünü haline getirdiklerinde de bahsedilebilir. (Argun, 1999) 2.1.PAZAR RÝSKÝ Ortaçaða kadar Pazar anlayýþý genellikle kiþilerin yaþadýðý þehir ile sýnýrlý olmaktaydý. Þehir dýþýnda pazarlara ulaþmak hem zaman aldýðýndan ve hem de maliyetli olduðundan az baþvurulan bir yöntemdi. Ulaþým araçlarýnýn geliþtirilmesi ile yapýlan keþifler beraberinde yeni pazarlar da getirmiþtir. Küreselleþen dünyada ise artýk þehirler deðil kýtalar ötesi pazarlar da þirketlerin ilgi alanýna girmektedir. Özellikle de uluslararasý þirketler, hitap ettikleri pazarlarýn ürettikleri mal ve hizmetlere doymasýyla, elde ettikleri üretim teknolojisi ve gücünü düþürmemek ve daha da büyümek için yeni pazar arayýþlarýna girmektedirler. Özellikle üretim teknolojileri açýsýndan yeterli güce sahip olmayan ancak yaptýklarý yatýrýmýn karþýlýðý olarak elde edebilecekleri çeþitli potansiyelleri olan ülkeler için, çeþitli yatýrýmlarda bulunmakta, fabrikalar kurmakta, pazarlama faaliyetlerine giriþmekte, daðýtým kanallarý oluþturmaktadýrlar. Bütün bu yatýrýmlarýn büyüklüðü yatýrým sonucunda elde edilecek ticari karýn yatýrýmý karþýlayýp kara geçirme süresine de doðrudan etki etmektedir. Ancak büyüklüðüne ve baþarýsýna göre geri dönüþ süreci deðiþecek olan bu yatýrýmýn sekteye uðramasý, pazarýn yeterince tanýnmamasý, yatýrým yapýlan yerde ani siyasal, ekonomik ve toplumsal deðiþikliklerin olmasý olasýlýðý da her zaman mevcuttur. Ýþte bu noktada hedef pazarda olabilecek ani deðiþikliklerle yapýlan yatýrýmlarýn boþa çýkmasýný ya da pazarýn kaybedilmesini pazar riski olarak tanýmlayabiliriz. Sovyetler Birliði nin daðýlmasý ve rejimin çökmesi ile ortaya çýkan baðýmsýz devletler bir çok iþ adamý için birer fýrsat oluþturmuþtur. Gerek Rusya dahil bu ülkelerde, gerekse de büyük bir pazar olarak ortaya çýkan Çin de yeni yatýrýmlar bir yönüyle bu tür riskler taþýdýklarýndan zaman zaman bu yeni pazarlarýn deðiþen þartlarý arasýnda etkilenen büyük ölçekli firma ve sektörler görülmektedir. Bu noktada daha belirgin bir örnek olmasý için Türkiye de Laleli piyasasý olarak adlandýrýlan bölge esnafýnýn ve bu esnafa mal satan üreticilerin 1997 yýlýndan itibaren Pasifik ülkeleri ve Rusya da oluþan krizden çok kýsa bir süre de etkilenmelerini hatýrlatabiliriz. Yine günümüzde geliþmiþ piyasalarda baþ gösteren finansal krizlerin bu ülkelerin ekonomilerinde yol açtýðý duraksama ya da küçülme sonrasýnda bu ülkelere mal satan ülekleri de derinden etkilemesini pazar riskine örnek olarak gösterebiliriz. 2.2.TEKNOLOJÝ RÝSKÝ Schumpeter in büyüme teorisi, büyümeyi yapýlan yeniliðe, yeni geliþtirilen ürüne baðlamaktadýr. Yani yeni bir teknoloji ile geliþtirilen ya da daha kolay, daha az maliyetle üretilebilen bir ürün, öncelikle onu ilk bulan/üretenin karýný arttýrtacak, sonrasýnda bu yeni teknik/ürün hýzla yayýlarak baþka üreticilerin de onu üretmesi (arz) ile talep doyuncaya ya da kar oranlarý düþünceye kadar üretimin hýzla artmasýna neden olacak ve ekonomik büyüme gerçekleþcektir. Teknolojik yenilikleri herkesten önce pazara sokup piyasaya yeni ürünlerle çýkmak, piyasa doyana kadar, tabir uygunsa bunun kaymaðýný yemek birçok kiþi ve kurumun hatta ülkenin 10

13 MAKALE 22 isteðidir. Nitekim bu tür yeniliklerle ortaya çýkýp hem insanlýða büyük atýlýmlar kazandýran hem de büyük ticari kazanýmlar elde eden kiþi ve kurumlar vardýr. Dolayýsýyla yeni teknoloji ve ürünler için müthiþ bir rekabetin yaþandýðý ve bu iþ için devasa boyutlarda para, emek ve zamanýn harcandýðý da bir gerçektir. Ancak bu yatýrým türündeki riskleri de görmemiz gerekmektedir. Ar-Ge faaliyetleri için ekip kurmak, altyapýyý saðlamak ve yatýrým yapmak; bütün bu harcamalarýn sonunda harcamalarýn geri dönüþünü saðlayacak bir ürün garantisi vermemektedir. Ya da üretilen yeni ürünün önemini yitirmesine sebep olacak yeni bir teknolojinin çok kýsa zamanda keþfedilmesi/üretilmesi yapýlan yatýrýmlarý boþa çýkarabilir, zarar ettirebilir veya beklenen karýn elde edilmesini engelleyebilir. Tersinden düþünürsek; Ar-Ge faaliyetlerine girmeksizin mevcut teknolojileri kullanarak bir fabrika, bir þirket bir yatýrým kurmak, ya da süregelen bir iþletmeyi devralarak yatýrým yapmak da geliþen teknoloji ile birlikte üretilen yeni ürün ve hizmetler sebebi ile ürün ve hizmetlerinize olan talebi azaltabilir ya da tamamen durdurabilir. Dolayýsýyla geliþen ve deðiþen teknolojinin süregelen talepleri deðiþtirmesi ya da beklenen talebin önünü kesmesini mal ve hizmet üreten kurumlar için Teknoloji Riski olarak tanýmlayabiliriz. 2.3.ÝNSAN FAKTÖRÜNE BAÐLI RÝSK Üretimi ya da hizmeti gerçekleþtiren insan olduðundan ve üretimin ya da hizmetin amacý da insana ürün ya da hizmeti sunmak olduðundan insana ait riskler ihmal edilemez. Ýnsanýn içinde olduðu her faaliyetin insana baðlý riskleri de vardýr. Yapýlan bütün planlamalar ve organizasyonlar iþletmede çalýþan insanlarla deðer bulacaktýr veya bir baþka deyiþle gerçekleþtirilebilecektir. Tabi bu önerme tersi içinde geçerlidir. Yani hazýrlanan bütün planlamalar ve organizasyonlar çalýþan insanlarla deðer kaybedebilecek veya gerçekleþemeyecektir. Ýnsana güvenerek, bir riske girer ve çalýþanlarýn sorumluluðunu arttýrýr, terfi ettirerek çok önemli bir görev verilebilir. Bu noktada risk baþlamýþtýr. Kiþi vereceði kararlarla ve yapacaðý eylemlerle beklentileri karþýlayýp baþarý olarak tanýmlanan pozisyona da gelebilir, tam tersi de olabilir. Ýnsan faktörüne baðlý riski, çalýþan, karar veren, planlayan olarak insan faktörünün mal ve hizmet üreten kurumlarda, þirketlerde beklenen sonucu olumsuz yönde etkileme tehlikesi olarak tanýmlayabiliriz. Ýnsan faktörüne baðlý risklerde çalýþana verilen sorumluluk ve hareket kabiliyetinin büyüklüðü ile kontrol mekanizmalarýnýn esnekliði riskin sýnýrlarýný belirlemede etken olacaktýr. 3.BANKACILIK SÝSTEMÝ ÝÇÝN TANIMLANAN RÝSKLER Þirket olarak bir bankanýn teorik bir yaklaþýmla risk teriminin kullaným þartlarýna baktýðýmýzda aþaðýdaki grafikteki sýralamayý görmekteyiz; Þekil 2: Bir Þirket Olarak Bankacýlýkta Risk bir olay yada iþlemde (kredi yada mevduat sözleþmesi) Umulan faydanýn en fazla olup olmayacaðýnýn belirsizliði (tercih edilmeyen diðer kaynak yada yatýrým seçeneklerinin getiriþinin daha fazla olmasý) ya da; Olay yada iþlemin neticelenmesi durumunda umulan faydanýn dýþýnda, olmasý ihtimal dahilinde, ölçülebilir yada ölçülemez zararlardýr, diyebiliriz. (Sözleþme þartlarýna uyulmamasý neticesinde zarar edilmesi) Yapýlan bütün planlamalar ve organizasyonlar iþletmede çalýþan insanlarla deðer bulacaktýr veya bir baþka deyiþle gerçekleþtirilebilecektir. Tabi bu önerme tersi içinde geçerlidir. Yani hazýrlanan bütün planlamalar ve organizasyonlar çalýþan insanlarla deðer kaybedebilecek veya gerçekleþemeyecektir. 11

14 22 MAKALE Bir ekonomide finansal riskler gerçekleþmeye baþladýðýnda bütün ekonomiyi etkileyerek kriz ortamýna sürükleyecek güçte olabilmektedir. Ayrýca finansal þoklarýn tetikleyici etkisi ile derinleþen ekonomik krizlerin ilk olumsuz etkileri de finansal sistemde faaliyet gösteren kurumlarda özellikle bankalarda ortaya çýkmaktadýr. Esasen risk alýp sattýðý söylenebilen bankalar için risk; bir iþlemin önceden görülüp düþünülmesi mümkün olmayan sebeplerle belli bir süre sonunda beklendiði þekilde sonuçlanmamýþ olmasý, (Erez, 1975: 198) ya da planlanan ve arzu edilen baþarýnýn gerçekleþmemesi (Demirtaþ, 2000: 46) þeklinde ifade edilebilir. Bankalarýn diðer mal ve hizmet üretim þirketlerinden ayrýldýðý yönler vardýr. Bununla beraber, bankalar kendilerine has çalýþma alanlarý ve kanunlarý olsa da birer þirket olarak kurulur, Ticaret ve Vergi Kanunlarýna tabi olur, büyüme stratejileri güder, diðer þirketlerde olduðu idari organizasyonlar içinde bulunur, sermaye artýrýmýnda bulunur, temettü daðýtýr, belli düzenlemelere tabi olarak hisse devirlerine konu olur. birleþip bölünebilirler. Bankalar hukuki yönden kendi kanunlarýndaki bazý sektörel düzenlemeler dýþýnda, kanunlar önünde diðer Anonim Þirketlerle birlikte eþit haklara ve ödevlere sahiptirler. Sektörel bazda has düzenlemeleri olan, Bankacýlýk Düzenleme ve Denetleme Kurulu benzeri ayrý ve baðýmsýz bir düzenleyici kurum tarafýndan düzenlenen ve denetlenen birçok sektöre ait üst kurul ayný dönemlerde kurulmuþ ve kanunlarýnýn ayný dönemlerde çýkarýlmýþtýr. Bu çerçevede Bankacýlýk Sektörü için tanýmlayacaðýmýz riskler, diðer anonim þirketler için tanýmlanan risklerden çok ta farklý olmayacaðýný söyleyebiliriz. Ancak isimleri ayný olsa da önem dereceleri farklý olacaktýr. Bankacýlýk sektöründe iþleme konu olan, alýnýp satýlan þey paranýn kendisi olduðundan ve fon arz ve talebi arasýnda aracýlýk görevi sonucu yüksek kaldýraç oraný ile çalýþýldýðýndan diðer sektörlere göre daha kýrýlgan bir yapý arzederler ve belli riskler daha fazla hissedilir. Finansal Riskler, Pazar riski, Teknolojik Riskler ve Ýnsan Faktörüne Baðlý Riskler baþlýklarý altýnda sýraladýðýmýz risklerin her biri bir anonim þirket olarak bankalar için de geçerlidir. Bunlardan bankacýlýk sektörü için çok daha önemli ve daha hissedilir olan Finansal Risklerdir. Nitekim Finansal Risk adý altýnda tanýmlanan riskler literatürde de çoðu zaman banka kaynaklý olarak gösterilmektedir. Bir ekonomide finansal riskler gerçekleþmeye baþladýðýnda bütün ekonomiyi etkileyerek kriz ortamýna sürükleyecek güçte olabilmektedir. Ayrýca finansal þoklarýn tetikleyici etkisi ile derinleþen ekonomik krizlerin ilk olumsuz etkileri de finansal sistemde faaliyet gösteren kurumlarda özellikle bankalarda ortaya çýkmaktadýr. (Ünal, 2004: 2). Bu durum bir kýsýr döngüye sebep olmakta ve tüm ekonomi çok kýsa bir sürede dengesini yitirmektedir. Bankacýlýk sektöründe riskler için riskin tek bir müþteride mi yoksa genel müþteri portföyü içinde mi gerçekleþtiðine dair olarak risklerin özel risk ve genel risk olarak sýnýflandýrýlmasý (Erez, 1975: 198) da bulunmaktadýr. Bankalarý öncelikli etkileyecek finansal riskleri iki ana gruba ayýrmak mümkündür. Birinci olarak sistematik diye de adlandýrýlan ve kurum dýþýnda geliþen deðiþikliklerden kaynaklanan riskler (Faiz, Kur, Menkul Kýymet Fiyatlarý Riski); ikinci olarak ta piyasaya baðlý deðiþkenlerden çok kurumun bilançosundan kaynaklanan ve borç-alacak portföyünün yapýsýndan kaynaklanan riskler (Kredi, Likidite, Operasyon Riski) incelenecektir. 3.1.FAÝZ ORANI RÝSKÝ Mevduat bankalarý genellikle yüksek kaldýraç oraný ve uzun vadeli alacaklarý (kredi) yanýnda uzun vadeli borçlar (mevduat) ile çalýþýrlar. Örneðin ülkemizde mevduat genellikle bir ve üç ay vadeli iken krediler genellikle bir yýl ve üzerinde vadeye sahiptir. Bu durumda baþlangýçta borç ve alacak faiz oraný bankanýn kar edeceði þekilde planlanýp verilse de deðiþen koþullara göre faiz oranlarý deðiþmektedir. Kredilerin uzun vadeli verilip mevduatýn kýsa vadeli olarak toplanmasý faiz riskinin temelini oluþturur. Bu durumda banka uzun vadeli olarak verdiði krediyi fonlamada kullandýðý kýsa vadeli kaynaðý, kredinin vadesi bitip dönene kadar ne maliyetle olursa olsun elinde tutmak zorunda kalmaktadýr. Çünkü bankanýn vadesi gelen borcunu (mevduatý) büyük oranda ödemesi mümkün deðildir ve yeni borç (yeni mevduat veya eski mevduatý tekrar vadelendirmek suretiyle) ile borcu çevirmek zorundadýr. Bankanýn, herhangi bir kriz anýnda yükselen faizler sebebiyle, mevduatýný çekip yüksek faiz alacaðý bankaya götürmek isteyen mudilere, uzun vadeli olarak daðýttýðý kredilerden dolayý verecek yeterli parasý olmayacaktýr. Bu yüzden mevduatýn istenmesini engellemek için faizlerini yükselterek, krediden elde edeceði faizin üstünde faiz vermek zorunda kalabilecektir. Yakýn zamanlarda portföyünde bol miktarda hazine bonosu bulunduran Demirbank ýn aniden yükselen mevduat maliyetleri sebebiyle yükümlülüklerini karþýlayamaz duruma gelmesini ve fonlama maliyetlerindeki artýþý kredilerine yansýtamayarak (Zaten aktifinin büyük kýsmý Hazine kaðýtlarýna baðlýdýr ve bunlarýn faizlerini deðiþtiremez) zora giren 12

15 MAKALE 22 Bu açýklamalar çerçevesinde faiz riskini bir banka için; verdiði kredi için bulduðu kaynaða, zaman içinde krediden elde ettiði faiz gelirinden daha fazla faiz gideri yapmak zorunda kalmasý þeklinde tanýmlayabiliriz. Katýlým bankacýlýðýnda ise toplanan kaynak için vade baþlangýcýnda herhangi bir faiz taahhüt edilmediði için katýlým bankalarý faiz riski almamaktadýrlar. Bunlar çalýþma sistemleri gereði elde ettikleri getiriden bir kýsmýný yönetim payý olarak kestikten sonra kalanýný hesaplara kar payý olarak daðýtmaktadýrlar. Bu sistemde faiz riski elimine edilmiþ olmaktadýr. Ancak üstlenilen faiz riski, kredi faiz oranlarý ile mevduat faiz oranlarýnýn yüksek olduðu dönemlerde mevduat bankalarýna yüksek kar imkaný da saðlayacaktýr. Katýlým bankalarý ise bu riski üstlenmedikleri için yüksek kar dönemlerinde elde ettikleri bu karlarýn da önemli bir kýsmýný daðýtmak zorundadýrlar. 3.2.KUR RÝSKÝ Türkiye nin 1990 ve 2000 li yýllarda yaþadýðý kriz dönemlerinde birçok kiþi ve kurumun zarara uðramasýna sebep olmuþ bu risk, bankalar için daha fazla önem arzetmektedir. Kur riskini bankalar için; bankanýn bir para cinsinden varlýklarý ve yükümlülükleri arasýnda fark olmasý durumunda kurdaki deðiþim yönünün, bankanýn yükümlülüklerinde artýþ, varlýklarýnda ise azalýþ meydana getirme tehlikesi olarak tanýmlayabiliriz yýlý sonunda baþlayan küresel krizin ülkemize yansýmalarýndan birisi de artan döviz fiyatlarý olmuþtur. Döviz cinsi borcu ayný cinsten alacaðýndan fazla olanlar ya da döviz cinsi alacaðýný tahsil edemeyip ayný cinsten borcunu ödemek durumunda kalanlar bu risk ile karþý karþýya gelmiþlerdir da da devam eden küresel krizde döviz cinsinden borcu olanlar kur riskine daha önceki kriz dönemlerine oranla daha hazýrlýklý olmanýn yollarýný aramaktadýrlar. Farklý para birimlerinin deðer kazanma ve kaybetme oranlarýnýn zaman içinde farklýlýk arzetmesi ve deðiþkenliðin artmasý bu risk türünün önemli kaynaklarýndan birisi olarak görülmektedir. (Babuþçu, 1997: 74) Bu risk, türü itibariyle, dövizli alýþveriþler ve artan dýþ ticaret hacminden dolayý banka dýþý kurum ve kiþileri de sýkça etkilemektedir. Bir bankanýn borçlarý ve alacaklarý farklý para cinsinden olabilmektedir. Örneðin döviz tevdiat hesaplarýyla Amerikan Dolarý cinsinden mevduat toplayýp (borçlanýp), Türk Lirasý kredi daðýtabilir. (alacaklanýr) Alacaklý olduðu para biriminin borçlu olduðu para birimine göre deðer kaybetmesi durumunda alacaklarý deðer yitirecek borçlarý ise büyüyecek ve zarara yol açacaktýr. Tersi durumda ise alacaklarý deðer kazanýp borçlarý deðer kaybedeceðinden kar oluþacaktýr. Tabi her iki durumda bir kazananýn yanýnda bir de kaybeden vardýr. (Teoride buna sýfýr toplamlý oyun denmektedir) Bankalar kar elde etmek için kurulmuþ kuruluþlar olduðu ve halktan topladýklarý mevduatý deðerlendirdikleri için bu riski fazlaca üstlenmemelidirler. Zaten bu yüzden Merkez Bankalarý ve Merkezi Yönetimler ile ekonomi bilimi, bu konuda bankalarla birlikte tüm kiþi ve kurumlarý uyarmaktadýr. Döviz varlýklarý ile yükümlülüklerinin eþit olduðu duruma kare (Square position) pozisyon denmektedir. (Babuþçu, 1997: 74) Bir para biriminden borçlarýn ayný para biriminden alacaklara göre fazla olmasý o para birimi için açýk pozisyon olarak adlandýrýlmaktadýr. Tersi durum ise, kapalý pozisyon olarak tanýmlanmaktadýr. 1994, 2001 ve yaþamakta olduðumuz küresel krizde ülkemizde, dövizde açýk pozisyon taþýyan banka, kiþi ve kuruluþlar bu zararý yüklenmek durumunda kalmýþlardýr. Þekil 3: Kur (Pozisyon) Riski 2008 yýlý sonunda baþlayan küresel krizin ülkemize yansýmalarýndan birisi de artan döviz fiyatlarý olmuþtur. Döviz cinsi borcu ayný cinsten alacaðýndan fazla olanlar ya da döviz cinsi alacaðýný tahsil edemeyip ayný cinsten borcunu ödemek durumunda kalanlar bu risk ile karþý karþýya gelmiþlerdir. 13

16 22 MAKALE Finansal pazarlarda katýlýmcýlarýn bilgi düzeyinin farklý olmasý ile sözleþmelerin kontrol ve uygulama süreçlerinin maliyetli olmasý, asimetrik bilgi sorununu ortaya çýkarmakta ve finansal pazar ve kurumlarýn iþlevlerini yerine getirmelerini zorlaþtýrmaktadýr krizi sonrasýnda BDDK, açýk pozisyonlar için sýký düzenlemeler getirdiðinden bankacýlýk sektörü, 1994 ve 2001 krizlerine göre yaþanan küresel krizden daha az etkilenmiþ, büyük zarar doðuran bir durumla karþýlaþýlmamýþtýr. 3.3.MENKUL KIYMET FÝYAT RÝSKÝ Menkul kýymet riski artan menkul kýymet çeþitliliði, halka arzlar ve diðer menkul kýymetleri çýkaran özel þirket ve devlet kurumlarýnýn artmasýyla giderek daha fazla gündeme gelmektedir. Bankalarýn yaný sýra borsa da iþlem yapan kiþi ve kurumlar ile devlet ya da özel sektör tahvili alanlarýn da maruz olduðu bu riskin Bankanýn hisse senetlerine ve özel veya kamu kesimi borçlanma senetlerine yatýrým yapmasýndan kaynaklandýðý söylenebilir. Borsada hisse senedi fiyatlarý büyük dalgalanmalar gösterebileceðinden bankalarýn yatýrýmlarý da büyük zarar görebilecektir. Yine faiz riskinin bir uzantýsý olarak borçlanma araçlarýna yapýlan yatýrýmdan bankalarýn zarar görmeleri söz konusu olabilecektir. (Mandacý, 2003:71) 2000 li yýllarýn baþýnda Türkiye de meydana gelen krizde de bazý bankalar ellerinde bulundurduklarý çok miktardaki borçlanma senetleri sebebiyle zora girmiþti. Hisse senedi yatýrýmlarýnda genellikle senedin üzerinde yazýlý itibari deðerin üstünde bir bedel ödenmektedir. Piyasadaki dalgalanmalar aktifteki bu kalemin önemli ölçüde deðer yitirmesine sebep olabilir. Þirket bu senetleri elden çýkarmak istediðinde çok düþük fiyattan satabilir veya satamayabilir. Þekil 4: Menkul Kýymet Fiyat Riski Ancak devlet tarafýndan yada devlet garantisi verilerek bir kamu kurumu tarafýndan çýkarýlan menkul kýymete (borçlanma kaðýdý) baðlý borcun ödenmeme riski oldukça düþük kabul edilmektedir. Sistematik olmayan (kuruma özgü) riskler kredi riski, likidite riski ve operasyon riski olarak (Mandacý, 2003: 71) temel baþlýklar halinde sýralanacaktýr. 3.4.KREDÝ RÝSKÝ Bankalara ihtiyaç duyulmasýnýn temel nedeni, fon fazlasý olan þahýs veya kurumlarýn karþýlarýnda yer alan fon talep eden þahýs ve kurumlarýn mali yapýlarý, fonun geriye dönüþ ihtimali vs. hakkýnda yeterli bilgiye sahip olamamalarý sonucu arada bilgi sahibi ve bu konuda uzman bir aracýya ihtiyaç duyulmasýdýr. Bu nedenle, temel iþlevi bilgi elde etmek ve bunlarý yorumlamak olan mali piyasalar, mal ve hizmet piyasalarýndan ayrýlmaktadýr. (Aslan, 1996: 19) Finansal pazarlarda katýlýmcýlarýn bilgi düzeyinin farklý olmasý ile sözleþmelerin kontrol ve uygulama süreçlerinin maliyetli olmasý, asimetrik bilgi sorununu ortaya çýkarmakta ve finansal pazar ve kurumlarýn iþlevlerini yerine getirmelerini zorlaþtýrmaktadýr. (Aras ve Müslümov, 2004: 56) Bilgi elde etme için gerekli harcamalar yüksek maliyetler taþýdýðýndan bilgi yoðun piyasalardan eksik rekabet piyasasý olarak bahsedilebilir. Kredi piyasalarýnda genellikle ters seçim ve ahlaki riziko olmak üzere iki çeþit asimetrik enformasyon problemi vardýr. Bunlardan ters seçim, taraflar arasýnda kredi sözleþmesi yapýlmadan önce borç verenlerin borç alanlar Hisse senetlerine yapýlan yatýrýmda banka kendi yönetiminde olmayan bir þirkete finansman saðlamýþ olduðundan bir nevi kredi vermiþ olacaktýr. Banka Menkul Deðerler Cüzdanýnda bulundurduðu tahvil ve bonolarla da bunlarý çýkartan kurum ya da ülkenin bu borçlarýný ödememe riskinin dýþýnda fonlama faizlerinin artýþýna baðlý olarak faiz riskini taþýyacaktýr. hakkýnda yeterince bilgi sahibi olmamasý nedeni ile meydana gelir. Ahlaki riziko probleminde ise kredi sözleþmesi yapýldýktan sonra borç alanlarýn borçlarýný geri ödemeyi istememelerinden ve bunu baþtan planlamalarýndan kaynaklanmaktadýr. (Kutlar ve Sarýkaya, 2003: 2) Kredi riskini, verilen kredinin tahsil edilememesi, 14

17 MAKALE 22 eksik tahsil edilmesi ya da zamanýnda tahsil edilememesi olarak tanýmlayabiliriz. Bu durumda bankanýn karý ve öz kaynaklarý azalacaðýndan mali bünyesi bozulacak ve beklide geri dönmeyen kredilere baðlý olarak iflas edebilecektir. Bir baþka þekilde tanýmlarsak kredi riski, ödenmeme veya geç ödemeden dolayý net kar ve öz varlýðýn piyasa deðerindeki olasý deðiþimdir/düþüþtür (Mandacý, 2003: 71) Özellikle geliþmiþ ülkelerde ticari bankalarýn aldýklarý en önemli riskin kredi riski olmasýna karþýn Türkiye de, yakýn zamana kadar bankalarýn kredi portföylerinin küçük olmasýnýn ve az sayýda bilinen müþteriyle çalýþýlmasýndan dolayý kredi riskinin en büyük risk olmadýðý söylenebilmektedir. (Köylüoðlu, 2001: 17) Ancak bunun doðruluðu kabul edilecek olsa bile Türkiye örneðinde bankalarýn kredileri çeþitli yollardan kendi grup þirketlerine veya belli þirketlere/belli sektörlere kullandýrmalarý, riskin daðýlmasýný engellediði için kredi riskinin yine artmasýna sebep olmaktadýr. Türkiye de daha çok bankalarýn kendi gruplarýna verdikleri limit üstü krediler ve devlet kontrolündeki bankalardan verilen usulsüz kredilerin yol açtýðý zararlar kredi riskine konu olmaktaydý. Nitekim 2001 yýlýnda ortaya çýkan krizlerde bunlar daha da su yüzüne çýkmýþ, grup kredilerinin etkisiyle yükümlülüklerini karþýlayamayan birçok bankaya Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunca el konulmuþtur. Kamu bankalarýnda ise yine siyasi nitelikli geri dönme olasýlýðý düþük krediler ile ciddi zararlar oluþmuþ, kamu bankalarý yeniden yapýlanmaya gidilmiþtir larýn ikinci yarýsýnda bankalarýn bünyesinde oluþturulmaya çalýþýlan risk yönetim departmanlarýnýn (departmanýn yöneticisi doðrudan yönetim kuruluna bilgi verecek bir konuma sahip) amacý, bir yandan bankacýlýk risklerinin yönetiminde banka yönetiminin saðladýðý baþarýyý ölçmek diðer yandan söz konusu risklerin kamu otoritesi tarafýndan saðlýklý bir þekilde izlenmesini saðlamaktýr. Bu düzenleme, bir anlamda Basel kriterlerinin uygulanmasýna zemin oluþturmak amacýyla gerçekleþtirilmiþtir. Ayrýca yapýlan mevzuat gereði bankalar 2001 yýlýnda itibaren risk izleme birimleri ve buna baðlý olarak iç kontrol birimleri kurmuþlardýr. Bu birimler 1990 larýn ikinci yarýsýnda bankalarýn bünyesinde oluþturulmaya çalýþýlan ve amacý bir yandan bankacýlýk risklerinin yönetiminde banka yönetiminin saðladýðý baþarýyý ölçmek diðer yandan söz konusu risklerin kamu otoritesi tarafýndan saðlýklý bir þekilde izlenmesini saðlamak olan risk yönetim departmanlarýnýn (Ünal, 2003: 10) mevzuatla þekillendirilmiþ son hali olarak da görülebilir. Yine bu dönemde dikkati çeken bir baþka geliþme ise özellikle kredi kartlarý olmak üzere bireysel kredilerde oluþan büyümedir. Bankalar bireysel kredilere ve de özellikle kredi kartý yoluyla kullandýrýlan kredilere büyük önem vermektedir. Buna sebep olarak da yukarýda ifade etmeye çalýþtýðýmýz kredinin geri dönmeme riskinin; bireysel kredilerde riskin fazlaca müþteri üzerine yayýlmasýndan dolayý az olmasýný gösterebiliriz. Tabi bu stratejinin yeni riskleri doðurmayacaðý garanti edilemeyecektir. 3.5.LÝKÝDÝTE RÝSKÝ Likidite riski bankacýlýkta cam topa benzetilmektedir. Karlýlýk ise lastik topa benzetilir. Çünkü býraktýðýnýzda zýplar, yani bir sene zarar da edilse sonraki sene kara dönüþebilir. Ancak likidite sýkýntýsý yaþanýrsa geri dönüþü yüksek olasýlýkla olmayacaktýr. Yani cam top býrakýldýðýnda kýrýlacaktýr. Bankacýlýk sistemi güven esaslý çalýþmaktadýr, bankalar kendilerine duyulan güven sayesinde fon toplamaktadýrlar. Bu güveni de bilançolarýnýn, her zaman için vadesi gelen yükümlülüklerini karþýlar vaziyette olmasý hatta olaðanüstü durumlarda iþe yarayacak nakit paranýn olmasý yada bu parayý kolayca temin edebilecekleri kabulü ile saðlayabilirler. Dolayýsýyla borç ve alacaklarýn vadelerinin birbiriyle uyumlu olmasý ve nakit dengesinin her zaman için saðlanmýþ olmasý, gerektiði zaman para bulabilmesi bir banka ve mudileri için hayati önem taþýmaktadýr. Likidite riski bankanýn gerektiðinde (yükümlülüklerini yerine getirmesi amacýyla) menkul kýymet satýþý veya yeniden borçlanma yoluyla uygun maliyetli nakit saðlama zorluðu içerisine girmesi tehlikesidir. Bu risk tahmin edilenin üstünde banka müþterilerinin hesaplarýndaki paralarýný çekmesi ve bankanýn nakit kaynaklarýnýn yer aldýðý interbank piyasalarýna ve/veya uluslar arasý finans piyasalarýnda kaynak saðlayamamasý durumunda büyür. (Mandacý, 2003: 72) Likidite sýkýntýsý yaþayan banka, bir anda tahmin edilenin üstünde doðan kaynak ihtiyacýný karþýlayamaz ise, hýzla yayýlan bu bilgi diðer mudilerin de bankadan mevduatlarýný çekmek istemelerine (bank run) neden olacak ve bankanýn iflasý gerçekleþecektir. Likidite sýkýntýsý bu þekilde bankanýn iflasýný getirmese de; likidite sýkýntýsý içine giren bankanýn acilen Likidite riski bankacýlýkta cam topa benzetilmektedir. Karlýlýk ise lastik topa benzetilir. Çünkü býraktýðýnýzda zýplar, yani bir sene zarar da edilse sonraki sene kara dönüþebilir. Ancak likidite sýkýntýsý yaþanýrsa geri dönüþü yüksek olasýlýkla olmayacaktýr. 15

18 22 MAKALE Bankalarýn müþterileri ya da üçüncü þahýslar dýþýnda bizzat çalýþanlarý tarafýndan da dolandýrýlmalarý ya da hatalý iþlemler yoluyla zarar ettirilmeleri mümkündür. Bu yüzden Bankadaki idari yapýlanmadan, sistemin iþleyiþine kadar her türlü organizasyon, operasyonel risklere karþý sýkýca denetlemeli, gerekli deðiþiklik ve önlemler zamanýnda alýnabilmelidir. kaynak bulma ihtiyacýnýn da etkisiyle kaynak maliyeti büyüyecektir. Maliyetlerin artmasý zararý getirecek; durumun belli noktada düzeltilememesi ise bankanýn iflas etmesine sebep olabilecektir. 3.6.OPERASYONEL RÝSK Basel komitenin operasyonel riskle ilgili 2001 tarihli bir dokümanýnda Operasyonel risk legal risklerin içerildiði bir tanýmlamada, yetersiz veya baþarýsýz içsel süreçlerden, personel ve sistemlerden ya da dýþsal olaylardan kaynaklanan, doðrudan veya dolaylý zarar riski olarak tanýmlanmaktadýr. (Basel Komite, 2001:2) BDDK nýn çýkarmýþ olduðu 1 Kasým 2006 tarihli Resmi Gazetede yayýmlanan Bankalarýn Sermaye Yeterliliðinin Ölçülmesine ve Deðerlendirilmesine Ýliþkin Yönetmeliðin 3. Maddesinde Operasyonel risk: Banka içi kontrollerdeki aksamalar sonucu hata ve usulsüzlüklerin gözden kaçmasýndan, banka yönetimi ve personeli tarafýndan zaman ve koþullara uygun hareket edilememesinden, banka yönetimindeki hatalardan, bilgi teknolojisi sistemlerindeki hata ve aksamalar ile deprem, yangýn ve sel gibi felaketlerden veya terör saldýrýlarýndan kaynaklanabilecek zarar olasýlýðýný göstermektedir. Banka dahil bütün kurumlar gerek kendi faaliyet alanlarýyla ilgili olsun gerekse de ticari yaþamýn ortak gerekleri olarak çeþitli faaliyetlerde bulunmaktadýr. Bu faaliyetler kurumun içinde bulunduðu sektörle ilgili olarak piyasada yapacaðý iþlemler olabileceði gibi kurumun insan kaynaklarý biriminden muhasebe birimine, lojistik hizmetlerini saðlayan idari sosyal iþler birimine kadar iç bünyede yapýlan iþlemler olabilir. Ýþte kurumun bütün bu sistemiyle ve iç bünyesi ile yaptýðý faaliyetler ayrý bir risk oluþturmaktadýr. Bunu operasyonel risk olarak tanýmlayabiliriz. Bankacýlýk açýsýndan bir bankanýn maliyetlerinin gelirlerini aþan bir biçimde faaliyette bulunmasý ve bu nedenle öz kaynaklarýný yitirmesi anlamýnda kullanýlmaktadýr. Bankalarýn ödeme sisteminde yeterli kontrolün olmamasý ya da bilgisayar teknolojisinin yarattýðý olanaklar nedeniyle müþterileri tarafýndan dolandýrýlmasý da bir tür operasyon riski olarak tanýmlanabilmektedir. (Mandacý, 2003: 72) Bankalarýn müþterileri ya da üçüncü þahýslar dýþýnda bizzat çalýþanlarý tarafýndan da dolandýrýlmalarý ya da hatalý iþlemler yoluyla zarar ettirilmeleri mümkündür. Bu yüzden Bankadaki idari yapýlanmadan, sistemin iþleyiþine kadar her türlü organizasyon, operasyonel risklere karþý sýkýca denetlemeli, gerekli deðiþiklik ve önlemler zamanýnda alýnabilmelidir. Bankalar sürekli yeni teknoloji ve sistemler geliþtirmelerine karþýn banka teftiþ kurullarýna, polis ve mahkemelere bu türden suiistimaller intikal etmektedir. Nitekim dünyada da özellikle Japonya da örnekleri görülen olaylarda banka görevlilerinin yaptýðý hatalý ve riskli iþlemler neticesinde oluþan zararlarýn bir kýsmý uzun süre fark edilememiþ, ancak devasa boyutlara ulaþtýktan sonra ortaya çýkarýlmýþtýr. SONUÇ Günümüzde sektör olarak ifade edilen iþ kollarýnýn geneline baktýðýmýzda çoðu iþ kolunun bir üretim konusu olduðu ve insanoðlunun somut olarak bünyesel bir ihtiyacýný karþýlamaya yönelik bir ürün ya da hizmet ürettiði ve bunu pazarlamaya çalýþtýðý bir gerçektir. Bankacýlýk sektörüne baktýðýmýzda ise bu sektörün üretiminin insanoðlunun fiziki ihtiyacýný karþýlamaya yönelik nihai bir ürün deðil bu ürünlerin üretiminde deðiþ tokuþ ve daðýtýmýnda aracýlýk faaliyeti gören para ve benzerlerinin depolanmasý, deðiþ tokuþ ve ticaretinin organizesi olduðunu görmekteyiz. Yani bir banka insanoðluna nihai bir ürün deðil nihai ürünün eline geçmesini kolaylaþtýran bir araç olan ve bir devlet ya da benzer bir prestij kurumunun kefaletini ifade eden üzeri imzalý bir kefalet senedi (para) ya da benzerini sunmaktadýr. Bu durumda diðer bir çok iþkolu, aktifinde bulunan fabrika, makine teçhizat, hammadde, ürün stoklarý ile bireyler için somut ve her zaman ölçülebilir bir deðer taþýrken bankalar ise aktiflerinde tuttuklarý para ve benzeri araçlarla kendileri dýþýnda bir kýsým devlet ya da kurumlarýn söz ve imzalarýný aktiflerinde bulundurmakta ve bireylerin fiziksel yada ruhsal ihtiyaçlarý için bir çok yönüyle soyut bir malvarlýðý taþýmaktadýrlar. Birey olarak tek insanýn yada toplumun fiziki ve ruhsal ihtiyaçlarýný karþýlayan mal ve hizmetlerin miktarý çok hýzlý bir þekilde deðiþmemektedir. Ýhtiyaç duyulan ürün ve hizmetlerin miktarý ancak birey ya da toplumlarýn beðeni ve beklentilerinin deðiþmesiyle yada nüfusun artmasýyla zaman içinde ve yavaþ yavaþ deðiþecektir. Dolayýsýyla bu ürün ve hizmetler ne þekilde üretilmiþ yada elde edilmiþ olursa olsun ihtiyaçlar kadarý mutlaka insan için deðerli olacaktýr. Ürün ve hizmetlerin üretimin artmasý yada azalmasý bunlarý elde etmek için gösterilen çabanýn artmasý yada azalmasý bir baþka ifade fiyatlamanýn (insan emeðine dayalý bir 16

19 MAKALE 22 fiyatlamadan bahsetmekteyiz-birim çalýþma süresi) deðiþmesi sonucunu ya da ikame etkisini doðurabilecektir. Ancak bu deðiþimler mutlaka belli üretim süreçleri ve yatýrýmlara baðlý olacaðýndan hareketlenmeler çok ani olmayacaktýr ve fiziki ya da ruhsal ihtiyaç sürdüðü için deðer sýfýrlanmayacaktýr. Finansal araçlara baktýðýmýzda ise bu araçlarýn daha çok birey yada toplumlarýn inanç ve güvenine baðlý olarak deðer kazandýðý görülmektedir. Duyulan bu güven ve ortaya çýkan toplumsal yönlendirmeler, bazý finansal araçlara kayýtlý deðerinin ya da fiziki deðerinin çok üstünde bir fiyatlama (birim çalýþma süresi) getirebilmektedir. Ýþte bu noktada fiziki deðerin üstünde olan fiyatlamanýn soyut bir nitelik taþýdýðýný ifade edebiliriz. Ýnsanlar bir kurum yada devlete olan inancýný bazen toplumun yönlendirmesi ile çok çabuk arttýrabildikleri gibi bu güveni çok çabuk yitirebilmektedirler de. Dolayýsý ile çoðu finansal ürünün fiyatlamasý Kaynaklar (birim çalýþma süresi) soyut olan güven kavramý ile olmaktadýr. Mali sektörde olan dalgalanmalarý, ani iniþ ve yükseliþleri düþündüðümüzde bu soyutluðun daha somut anlaþýlacaðýný düþünüyoruz. Ayrýca üretime dönük iþ alanlarý için kullandýðýmýz Reel Sektör tanýmýnýn da Mali Sektörün soyutluðu karþýsýnda somut ve gerçekliði ifade ile bu betimlemeyi aldýðýndan bahsedebiliriz. Risk çeþitleriyle ilgili bu ifadelerimizle özellikle Bankalarýn, iþlemleri yönünden büyük ölçekli finansal risklere maruz bulunduðunu ortaya koymaya çalýþtýk. Bu kadar yüksek riskli faaliyet alanlarý olan ve meydana gelebilecek bir sorunun tüm ekonomiyi etkileyeceði düþünüldüðünde; bankalarýn, riskli faaliyetleri oranýnda fazlaca sermayeye sahip olmasý ve düzenleyici ve denetleyici otoriteler tarafýndan kamu adýna sýký bir þekilde denetlenmeleri gerekmektedir. ARAS G. ve MÜSLÜMOV A, (2004) Kredi Piyasalarýnda Asimetrik Bilgi ve Bankacýlýk Sistemi Üzerindeki Etkileri, Ýktisat, Ýþletme ve Finans Dergisi, Eylül 2004 ARGUN, T. Risk Yönetimi, (1999) mkl_gos.php?nt=13, (Eriþim: ) ASLAN, N., (1996), Finansal Piyasalarýn Serbestleþmesi, Banka ve Ekonomik Yorumlar Dergisi, Ocak 1996 BABUÞÇU, Þ. (1994), Bankacýlýkta Risk Derecelendirmesi (Rating) ve Türk Bankacýlýk Sektörüne Uygulanmasý, Ankara: Sermaye Piyasasý Kurulu Yayýnlarý: Yayýn No: 94 BASEL COMMÝTTEE, (2001), Operational Risk, Consultative Document, s.10. ( ) DURMUÞ, G. (2009) Risk Analizi, Eriþim: DEMÝRTAÞ, N. (2000), Bankacýlýkta Kredi Deðerliliðnin Tespiti ve Kredi Riski Yönetimi BDDK Yetki Etüdü Raporu, Ýstanbul: BDDK Bankalar Yeminli Murakýplarý Kurulu, Aralýk 2000 EREZ, M. (1975) Bankalar Sistemi ve Devlet Kontrolü, Ankara: Eskiþehir Bankasý Yayýný, 1975 KARAKURT, E. (2003) Risk Toplumunda Birey Ýþ, Güç Dergisi, C.5, (Eriþim: ) KÖYLÜOÐLU, H.U. (2001), Risk Yönetimi! Zaman Geçirmeden Neden! Nasýl! Active Finans, (Mart-Nisan 2001) KUTLAR A. ve SARIKAYA M., (2003) Asimetrik Enformasyon ve Marjinal Maliyet Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Türkiye de Kredi Tayýnlamasý ve Faiz Oranlarýnýn Tahmini, Cumhuriyet Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Dergisi, Cilt 4, Sayý 1, 2003 MANDACI, P. E. (2003) Türk Bankacýlýk Sektörünün Taþýdýðý Riskler ve Finansal Krizi Aþmada Kullanýlan Risk Ölçüm Teknikleri, Dokuz Eylül Ün. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, C.5; (Eriþim: ) TAYAR, M. HACPP, Ders Notu, 2005, (Eriþim: ) ÜNAL, T., (2004), Düzenleme ve Denetim Kalitesinin Finansal ve Ekonomik Sonuçlarý, Sürdürülebilirliðe Etkisi, Active Academy 2.Uluslararasý Finans Zirvesi- Ýstanbul: 3 Aralýk 2004, Eriþim: ÜNAL, T. (2003) Bankacýlýk Sisteminin Yapýsal Sorunlarý Henüz Çözümlenmiþ Deðil, Röportaj - Active Finans Interview, Ýstanbul, Ekim 2003, Eriþim: YALÇINKAYA, T. ve ÖZSOY E. Risk Toplumu: Bilgi Toplumunun Evriminde Yeni Boyut, 2003, mkl_gos.php?nt=251 (Eriþim: ) Yüksek riskli faaliyet alanlarý olan ve meydana gelebilecek bir sorunun tüm ekonomiyi etkileyeceði düþünüldüðünde; bankalarýn, riskli faaliyetleri oranýnda fazlaca sermayeye sahip olmasý ve düzenleyici ve denetleyici otoriteler tarafýndan kamu adýna sýký bir þekilde denetlenmeleri gerekmektedir 17

20 22 ARAÞTIRMA YENÝ PRÝM TARÝFESÝ MART 2009 PRÝM DÖNEMÝNDEN ÝTÝBAREN UYGULANMAYA BAÞLANMIÞTIR Bankalar; sermaye yeterliliði, aktif kalitesi, karlýlýk, likidite ve diðer risk alanlarý olarak belirlenen beþ bölüm altýnda yer alan toplam 14 adet risk faktörü üzerinden deðerlendirilmekte ve her bir bölüm için belirlenmiþ olan eþik deðerlere göre en düþük 0 ve en yüksek 100 deðer aralýðýnda toplam puan almaktadýrlar. Oya MUNGAN Fon Uzmaný Sigorta ve Risk Ýzleme Daire Baþkanlýðý Sigortaya Tabi Mevduat ve Katýlým Fonlarý ile Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik (Prim Yönetmeliði) te prim tarifesine iliþkin yapýlan deðiþiklik 01/01/2009 tarihinde yürürlüðe girmiþ ve yeni tarife ilk olarak Mart 2009 prim döneminde uygulanmaya baþlanmýþtýr. Mart 2003 döneminden itibaren uygulamada olan mevcut sigorta prim tarifesi, ilk uygulandýðý dönemlerde bankalarýn önemli bir kýsmýnýn temel prim oranýndan farklý oranlarda prim ödemelerini saðlamýþ, ancak zaman içinde risklilik düzeylerine göre prim oranlarýný farklýlaþtýrmadaki etkinliði azalmýþtýr. Bu nedenle bankalarýn Bankacýlýk Sistemi içerisinde yarattýklarý riske göre sigorta primi ödemelerini saðlamak ve daha düþük seviyelerde risk almalarý konusunda teþvik etmek amacýyla yeni Risk Faktörleri Sermaye Yeterliliði 1. Sermaye Yeterliliði 1.1. Sermaye Yeterliliði Standart Oraný (Solo) 1.2. Sermaye Yeterliliði Std. Oraný (Konsolide) 1.3. Ana Sermaye Yeterlilik Oraný (Solo) 2. Varlýk Sermaye Çarpaný Aktif Kalitesi 1. Grup Kredileri Oraný 2. Nakdi Kredi Yoðunlaþma Oraný 3. Takipteki Krediler Oraný 4. Ortalama Büyüme Oraný Karlýlýk 1. Karlýlýk Oraný 2. Etkinlik Oraný Likidite 1. Serbest Sermaye Oraný 2. Sigortalý Mevduat Oraný Diðer 1. BDDK Derecelendirme Notu 2. Halka Açýklýk Oraný Toplam Puan bir prim tarifesi oluþturulmasýna ihtiyaç duyulmuþ ve bu amaçla Türk bankacýlýk sektörünün yapýsýna uygun bir tarife modeli oluþturulmaya çalýþýlmýþtýr. Yeni prim tarifesinde bankalar çeþitli risk faktörleri bakýmýndan deðerlendirmeye tabi tutulmaktadýr. Bu kapsamda, bankalara uygulanacak sigorta prim oranlarýný risklilik derecelerine göre farklýlaþtýrmak amacýyla, öncelikle mevcut tarifede 5 olan risk faktörlerinin sayýsý yeni tarife ile 14 e çýkarýlmýþtýr. Bankalar; sermaye yeterliliði, aktif kalitesi, karlýlýk, likidite ve diðer risk alanlarý olarak belirlenen beþ bölüm altýnda yer alan toplam 14 adet risk faktörü üzerinden deðerlendirilmekte ve her bir bölüm için belirlenmiþ olan eþik deðerlere göre en düþük 0 ve en yüksek 100 deðer aralýðýnda toplam puan almaktadýrlar. (Tablo. 1) Eþik Deðerler % % % % 8-15 % % 1-3 % % 3-5 % % % % Puan

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- 2004 YILI GENEL EKONOMÝK HEDEFLERÝ... 9 A. BÜYÜME... 9 B. KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESÝ... 10 II- MÝLLÝ

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr.

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. V KAMU MALÝYESÝ 73 74 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 2000 yýlýnda uygulamaya konulan

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

VIII MALÝ PÝYASALAR 125

VIII MALÝ PÝYASALAR 125 VIII MALÝ PÝYASALAR 125 126 MALÝ PÝYASALAR Para ve sermaye piyasalarýndan oluþan mali piyasalara iliþkin geliþmeler aþaðýdadýr. I. PARA PÝYASALARI Kýsa vadeli fonlarýn arz ve talebinin karþýlaþtýðý piyasalarýn

Detaylı

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu

Detaylı

BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:4 sayý:21 NÝsan-Mayýs-Haziran 2009 YENÝ MEVDUAT SÝGORTACILIÐI DÝREKTÝFÝ Fatih DENÝZ, Sayfa 4 te EKONOMÝK BALONLAR ve ETKÝLERÝ Sayfa 27 de ÝFLAS

Detaylı

Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:2 sayý:17 Nisan-Mayýs-Haziran 2008 SOYGUNU GÖRMEK ÝÇÝN PERDENÝN ARKASINA BAKALIM Ahmet ERTÜRK, Sayfa 3 te 1. ULUSLARARASI TÝCARET HUKUKU SEMPOZYUMU

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ 1. TEK DÜZEN HESAP PLANI

ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ 1. TEK DÜZEN HESAP PLANI ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ 1. TEK DÜZEN HESAP PLANI 1.1.Sektörel Hesap Planý... 19 1.2.TDHP'nýn Amaç ve Kapsamý... 20 1.3. TDHP'nýn Yapýsý... 21 2. GENEL NÝTELÝKLÝ ÝÞLEMLER MUHASEBESÝ 2.1.Sigortacýlýk Dýþý Ýþlemler...

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TABLOLAR LÝSTESÝ GRAFÝKLER LÝSTESÝ GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝNÝN FÝNANSMAN PROBLEMÝ VE SONUÇLARI

ÝÇÝNDEKÝLER TABLOLAR LÝSTESÝ GRAFÝKLER LÝSTESÝ GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝNÝN FÝNANSMAN PROBLEMÝ VE SONUÇLARI ÝÇÝNDEKÝLER TABLOLAR LÝSTESÝ GRAFÝKLER LÝSTESÝ GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝNÝN FÝNANSMAN PROBLEMÝ VE SONUÇLARI 1. SOSYAL GÜVENLÝK KAVRAMI VE KAMUSAL MÜDAHALE...29 1.1. SOSYAL GÜVENLÝK KAVRAMI

Detaylı

ÖDEME YÖNETÝMÝ SFS FÝNANSAL SÝSTEM ÇÖZÜMLERÝ Tahsilat Sorununa Kesin Çözüm S Ý G O R T A Þ Ý R K E T Ý B A N K A A C E N T E SÝGORTA ÜRÜNLERÝ TAHSÝLATINDA EN ÝLERÝ TEKNOLOJÝ Poliçe / Tahakkuk - Ýptal Zeylname

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

*4968013709440* FATURA ID: BC3200810000005054. Abone Numarasý : Ödenecek Tutar : Son Ödeme Tarihi : 9905212772 118,52 YTL.

*4968013709440* FATURA ID: BC3200810000005054. Abone Numarasý : Ödenecek Tutar : Son Ödeme Tarihi : 9905212772 118,52 YTL. AVEA Ýletiþim Hizmetleri A.Þ. Abdi Ýpekçi Caddesi No:75 Maçka / Þiþli 34367 Ýstanbul Vergi Dairesi Vergi No : : Büyük Mükellefler 8590380323 FATURA ID: BC3200810000005054 Abone Numarasý : Ödenecek Tutar

Detaylı

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

VII PARA VE BANKA 105

VII PARA VE BANKA 105 VII PARA VE BANKA 105 106 PARA VE BANKA A. GENEL DURUM Uygulamaya konulan ekonomik program çerçevesinde 2000 yýlý para politikasýnýn temelini, yýl baþýndan itibaren 18 aylýk bir sürede döviz kurunun dönem

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7. GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları 2 Grafik I.5. Seçilmiş

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Döviz Kurları 2 Grafik I.4. ABD 10 Yıllık Devlet Tahvili Getirisi 2 Grafik I.5. Gelişmiş

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2

Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. Seçilmiş Ülkelerde Yıllık Büyüme Oranları 1 Grafik I.2. 2012 Yılı için Yapılan Büyüme Tahminleri 1 Grafik I.3. ABD Enflasyon, İşsizlik ve Fed Bilanço Büyüklüğü Değişiminin Gelişimi

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

1.1.3.2.8.2. Taþýmanýn Zamanýnda Tamamlanmamasý Sonucu Doðan Zarar...42 1.1.3.2.8.3. Kusursuz Sorumluluk ve Taþýyýcýnýn Sorumluluktan Kurtulmasý...

1.1.3.2.8.2. Taþýmanýn Zamanýnda Tamamlanmamasý Sonucu Doðan Zarar...42 1.1.3.2.8.3. Kusursuz Sorumluluk ve Taþýyýcýnýn Sorumluluktan Kurtulmasý... ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SORUMLULUK KAVRAMI, SORUMLULUK SÝGORTLARI, NAKLÝYAT BRANÞINDA TAÞIYICININ MALÝ SORUMLULUÐU SÝGORTALARI VE ULUSLARARASI KARAYOLU TAÞIMACILIÐI 1.1. Sorumluluk Kavramý, Sorumluluk

Detaylı

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2

Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1 Seçilmiş Ülkelerde Piyasa Güven Göstergeleri 1 Grafik I.2 Kredi İflas Takası Endeksleri 2 Grafik I.3 Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4 Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkeler

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

ORDU SERBEST MUHASEBECÝ MALÝ MÜÞAVÝRLER ODASI

ORDU SERBEST MUHASEBECÝ MALÝ MÜÞAVÝRLER ODASI T I K B ÝÞÝN MAHÝYETÝ ORDU SERBEST MUHASEBECÝ ( C h a m b e r C e r t i f i e d P u b l i c A c c o u n t a n t s O f O r d u ) 2011 YILI SERBEST MUHASEBECÝ MALÝ MÜÞAVÝRLÝK ASGARÝ ÜCRET TARÝFESÝ DEFTER

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

www. adana.smmmo.org.tr

www. adana.smmmo.org.tr Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2013-2014-2015 BÜTÇE TEKLİFLERİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2013-2014-2015 BÜTÇE TEKLİFLERİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 2013-2014-2015 BÜTÇE TEKLİFLERİ TBMM 2011 MALİ YILI KESİN HESABI, 2012 YILI BÜTÇE UYGULAMALARI VE 2013-2015 DÖNEMİ BÜTÇE TEKLİFLERİ Saygıdeğer Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonunun

Detaylı

BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:7 sayý:29 Ocak - Þubat - Mart 2012 Dünya Mevduat Sigortacýlarýný TMSF de Aðýrlamaktan Dolayý Gururluyuz Þakir Ercan GÜL, Sayfa 3 te BANKA DEÐERLEME

Detaylı

Motor kademeleri ile otomasyon seviyeleri arasýnda akýllý baðlantý Akýllý Baðlantý Siemens tarafýndan geliþtirilen SIMOCODE-DP iþlemcilerin prozeslerinin hatasýz çalýþmasýný saðlamak için gerekli tüm temel

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ. Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ. Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- 2005 YILI GENEL EKONOMÝK HEDEFLERÝ... 9 A. BÜYÜME... 9 B. KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESÝ... 10 II- III-

Detaylı

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

ŞEKER FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ

ŞEKER FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ ŞEKER FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ 31Aralık 2014 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu na Göre Yönetim Kurulu Tarafından Hazırlanan Bağlı Şirket Raporu 27 Şubat 2015

Detaylı

ORTAKLAR SERMAYE PAYI HÝSSE

ORTAKLAR SERMAYE PAYI HÝSSE ÝZULAÞ GÖREV TANIMI 1990 yýlýnda kurulan Ýzulaþ'ýn hedefi Ýzmir kent içi ulaþým hizmetleri, otopark iþletmeciliði, araç bakým onarým üniteleri kurup iþletmek, petrol daðýtým taþýmacýlýðý, kara - deniz

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

VOBJEKTÝF VADELÝ ÝÞLEM VE OPSÝYON BORSASI HABER BÜLTENÝ Sayý6 Eylül 2005 VOB ilk altý ayýný baþarýyla tamamladý! Döviz mi? DöVÝS mi? Aracý kurum gözüyle VOB VOB Takas Merkezi: TAKASBANK Türev ürünler ve

Detaylı

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ com Hakkýmýzda Firma Hakkýnda Otomasyon sektörünün önde gelen firmalarýndan olan ECM ENDÜSTRÝYEL OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ, kurulduðu tarihten bu yana uzmanlaþtýðý her alanda, ülkemizde

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER I. DENETÝMÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVESÝ

ÝÇÝNDEKÝLER I. DENETÝMÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVESÝ ÝÇÝNDEKÝLER I. DENETÝMÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVESÝ 1. Denetimin tanýmý... 15 2. Denetimin türleri... 17 2.1.Denetimin Amacý Yönünden Denetim Türleri... 17 2.1.1. Finansal Tablo Denetimi... 18 2.1.2. Uygunluk

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

ALBARAKA TÜRK ALBARAKA TÜRK FAALÝYET RAPORU 2001 2001 BAÞKAN IN MESAJI GENEL MÜDÜR ÜN MESAJI 2001 DE TÜRK EKONOMÝSÝ Dileðimiz, herkesin 2001 yýlýnda yaþananlardan gerekli sonuçlarý çýkararak üzerine düþeni

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:2 sayý:18 Temmuz-Aðustos-Eylül 2008 Ahmet ERTÜRK, Sayfa 3 te GLOBAL KRÝZÝN RÝSK YÖNETÝMÝ PERSPEKTÝFÝNDEN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ MEVDUAT SIGORTACILIÐI

Detaylı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığından

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığından SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Detaylı

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.

Detaylı

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken

Detaylı

MALÝ HÝZMETLER DAÝRE BAÞKANLIÐI

MALÝ HÝZMETLER DAÝRE BAÞKANLIÐI MALÝ HÝZMETLER DAÝRE BAÞKANLIÐI BÜTÇE ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI 5216 Büyükþehir Belediye Kanunu ile 5393 sayýlý Belediye Kanununun, Ýçiþleri Bakanlýðý'nca yayýnlanan Mahalli Ýdareler Bütçe ve Muhasebe

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Uygulamada Karþýlaþýlan Sorunlar

Uygulamada Karþýlaþýlan Sorunlar MALÝ YÖNETÝM-MUHASEBE Kamu Ýdareleri Paylarý Hesabý ve Uygulamada Karþýlaþýlan Sorunlar Ömer DAÐ Devlet Muhasebe Uzman Yardýmcýsý (Serbest Muhasebeci Mali Müþavir) odag@muhasebat.gov.tr GÝRÝÞ Tahakkuk

Detaylı

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR BÝRÝNCÝ DUYURU DÜZENLEME KURULU Deðerli Meslektaþlarýmýz, Yeminli Mali Müþavirler Odalarý olarak 8 odanýn ortaklaþa ilk defa düzenlediði "I. Yeminli Mali Müþavirlik Denetim ve Tasdik Sempozyumu" 13-17

Detaylı

rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Modüler Proses Sistemleri

Modüler Proses Sistemleri Ürünler ve Hizmetlerimiz 2011 Modüler Proses Makineleri Modüler Proses Sistemleri Proses Ekipmanlarý Süt alým tanklarý Süt alým degazörleri Akýþ transfer paneli Vana tarlasý Özel adaptör Tesisat malzemeleri

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Türkiye Ekonomisi için Kriz Önlemleri

Türkiye Ekonomisi için Kriz Önlemleri TEPAV Küresel Kriz Çalýþma Grubu Mart 2009 Economic Policy Research Foundation of Turkey TEPAV Küresel Kriz Çalýþma Grubu Raporu Mart 2009 Yönetici Özeti 1. Giriþ 2. Krizin Türkiye ye Etkileri ve Mevcut

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

ŞEKER FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ

ŞEKER FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ ŞEKER FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ 31Aralık 2013 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu na Göre Yönetim Kurulu Tarafından Hazırlanan Bağlı Şirket Raporu 26 Şubat 2014

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR... ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde

Detaylı

GENEL EKONOMÝK VERÝLER MERKEZÝ YÖNETÝM BORÇ VERÝLERÝ

GENEL EKONOMÝK VERÝLER MERKEZÝ YÖNETÝM BORÇ VERÝLERÝ BÝLÝMSEL YAYIN ORGANI TASARRUF MEVDUATI SÝGORTA FONU TMSF yýl:2 sayý:15 Ekim-Kasým-Aralýk 2007 KATILIM BANKACILIÐINDA MEVDUAT SÝGORTA SÝSTEMÝ ve TÜRKÝYE ÖRNEÐÝ Sayfa 3 te MEVDUAT SÝGORTA REZERVÝNDE ÜLKE

Detaylı

CHEMORBIS ONLINE REKLAM ÇÖZÜM TEKLÝFÝ Alternatif Çözümler ChemOrbis e reklam vermek, web sayfasýnda ve e-bültenler üzerinden olmak üzere iki þekilde mümkündür. 1) ChemOrbis Web Sayfasýnda a) Ana Sayfada

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

Fiilen 1987, resmen ise 1992 Yýlýnda Adapazarý nda kuruldu. Kýsa sürede büyüyerek dünyanýn önde gelen Alçak Gerilim Þalt Cihazlarý üreticileri arasýnda yerini aldý. 25. 000 m 2 si kapalý alan olmak üzere

Detaylı

ALBARAKA TÜRK FAALÝYET RAPORU 2002 ALBARAKA TÜRK Faaliyet Raporu 2002 Aksaray yöresinde dokunan kilim, koyun yününden imâl edilip kök boyayla renklendirilmiþtir. Dokumada kullanýlan Elibelinde motifi,

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK 07/11/ 2006 Tarih ve 26339 Sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

98 TÜPRAÞ 2008 FAALÝYET RAPORU 99 BAÐIMSIZ DENETÝM RAPORU Türkiye Petrol Rafinerileri A.Þ. nin Yönetim Kurulu na 1. Türkiye Petrol Rafinerileri A.Þ ( TÜPRAÞ ), baðlý ortaklýklarý ve müþterek yönetime tabi

Detaylı

MEVZUAT ASGARÝ GEÇÝM ÝNDÝRÝMÝ GELÝR VERGÝSÝ GENEL TEBLÝÐÝ (SERÝ NO: 265) (R.Gazete: 14 Aralýk 2007-26720)

MEVZUAT ASGARÝ GEÇÝM ÝNDÝRÝMÝ GELÝR VERGÝSÝ GENEL TEBLÝÐÝ (SERÝ NO: 265) (R.Gazete: 14 Aralýk 2007-26720) MEVZUAT 1. Giriþ ASGARÝ GEÇÝM ÝNDÝRÝMÝ GELÝR VERGÝSÝ GENEL TEBLÝÐÝ (SERÝ NO: 265) (R.Gazete: 14 Aralýk 2007-26720) 5615 sayýlý Kanunla 193 sayýlý Gelir Vergisi Kanununda yapýlan deðiþiklikler sonucu vergi

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

TexArt Tekstil Üretim Yönetim Sistemi TexArt, iplik üretimi, dokuma kumaþ, örme kumaþ üretimi ve her türlü boya ve terbiye tesisleri için tasarlanmýþ bir iþ çözümü yazýlýmýdýr. Hýzla deðiþen dünyamýzda

Detaylı