Difüz interstisyel akciğer hastalıklarında tedavi
|
|
|
- Emine Ekren
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Difüz interstisyel akciğer hastalıklarında tedavi Oya KAYACAN Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara. ÖZET Difüz interstisyel akciğer hastalıkları çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişen, çoğu idiyopatik olup akciğer parankimini tutan hastalıklardır. Tedavilerinde başlıca kortikosteroidler ve immünsüpresifler kullanılır. Burada, idiyopatik interstisyel pnömoniler ve sarkoidozun tedavisinden söz edilecektir. Anahtar Kelimeler: Difüz interstisyel akciğer hastalıkları, idiyopatik interstisyel pnömoniler, sarkoidoz, tedavi, kortikosteroidler, immünsüpresif ajanlar. SUMMARY Treatment in diffuse interstitial lung diseases Kayacan O Department of Chest Diseases, Faculty of Medicine, Ankara University, Ankara, Turkey. Diffuse interstitial lung diseases are parenchymal diseases of the lung with many various etiologies and most of which are idiopathic. The mainstays of the treatment are corticosteroids and immunosuppresants. This paper deals with the treatment of idiopathic interstitial pneumonias and sarcoidosis. Key Words: Diffuse interstitial lung diseases, idiopathic interstitial pneumonias, sarcoidosis, treatment, corticosteroids, immunosuppressive agents. Çeşitli etyolojilere bağlı gelişen ve akciğer parankimini tutan çeşitli hastalıklar difüz interstisyel akciğer hastalıkları (DİAH) adı altında toplanır. Çok çeşitli etyoloji ve patogeneze sahip bu hastalıkların pek çoğu idiyopatiktir. Buna karşın tedavilerinde ortak özellikler vardır. Tedavide başlıca; 1. Kortikosteroidler, 2. İmmünsüpresif ilaçlar kullanır. Bu yazıda, başlıca nedeni bilinmeyen DİAH den idiyopatik interstisyel pnömoniler (İİP) ve sarkoidozun tedavisinden söz edilecektir. Yazışma Adresi (Address for Correspondence): Dr. Oya KAYACAN, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, ANKARA - TURKEY [email protected] 190
2 Kayacan O. İİP DE TEDAVİ İİP de tanı kadar tedavi kararı da hekimi zorlayan bir durumdur. Hastanın yaşı, eşlik eden başka hastalığı olup olmadığı, mevcut lezyonlarının aktivitesi, klinik durumu gibi faktörler klinisyeni, tedavi verip vermeme, tedavi verilecekse nasıl bir tedavi uygulanacağı konusunda karar vermek açısından etkilemektedir (1). Bu durumda kullanılacak ilaçların yan etkileri de göz önünde bulundurularak en az yan etkiyle en iyi yararı sağlamak hedef olmalıdır. Dolaşım yetmezliği, osteoporoz, diyabet, hipertansiyon ve ileri yaş gibi kortikosteroidlerin kullanımını engelleyecek klinik durumların varlığı hekimin tedavi kararında etkili olmalıdır. Bu gibi eşlik eden hastalıklar olmasa da üç-altı aylık tedaviye klinik, radyolojik ve fizyolojik parametrelerin kontrolüyle yanıt vermeyen veya ciddi yan etkiler gelişen olgular semptomatik tedavi ile izlenmelidir. Burada öncelikle tedavide kullanılan ilaçlar ve özelliklerinden söz edilecek, daha sonra teker teker alt gruptaki hastalıklarda tedavi anlatılacaktır. İİP de ortak kullanılan başlıca ilaçlar şunlardır: Kortikosteroidler, Siklofosfamid, Azatioprin, Kolşisin, Metotreksat, Penisilamin, Tek başına kortikosteroidlerle tedavi, bu ilaçların 1948 yılında ilk kez klinik tıbba girmesiyle birlikte idiyopatik pulmoner fibroz (İPF) un temel tedavisini oluşturdu (2). Ancak İİP nin sınıflaması son halini yeni aldığından, daha önceleri kortikosteroidlere iyi yanıt veren nonspesifik interstisyel pnömoni (NSİP), deskuamatif interstisyel pnömoni (DİP), kriptojenik organize pnömoni (COP) gibi olgular da İPF adıyla tedavi ediliyordu. Bu da tedavi yanıtlarının değerlendirilmesinde hatalara yol açmaktaydı. Bugün tanı kriterleri ve sınıflama çok daha dikkatli şekilde yapılmakta ve olgular buna göre takip edilmektedir. Tablo 1 de tek başına steroid tedavisine iyi yanıt kriterleri görülmektedir (3,4). Kortikosteroidler çeşitli mekanizmalarla İİP de etkili olmaktadır (Tablo 2). Kortikosteroidler, mg/kg/gün dozunda oral, tek dozda uygulanır. Günlük doz 60 mg/günü geçmemelidir. Tedavinin ikinci haftasında hasta ilacı tolere edip edemediği açısından kontrol edilmelidir. İki-üç aylık tedaviden sonra hastanın klinik, radyolojik ve fizyolojik parametreleri kontrol edilir. İyileşme Tablo 1. Kortikosteroid tedavisine iyi yanıt kriterleri. Yaşın genç olması (< 50) Kadın cinsiyet Semptom süresinin kısa olması (< 1 yıl) Dispnenin hafif, solunum fonksiyonlarının korunmuş olması YRBT de buzlu cam dansitesi ve retiküler görünüm bulunması Bronkoalveoler lavaj incelemesinde lenfosit hakimiyeti Akciğer biyopsisinde aktif inflamasyon bulunması Tanı aldığında sigara içiyor olmak Üç-altı aylık tedaviden yarar görme veya hastalığın stabil kalması YRBT: Yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografi. Siklosporin. Önce bu ilaçların etki mekanizmaları, dozları, kullanım süreleri ve yan etkilerinden söz edilecektir. Kortikosteroidler Tablo 2. Kortikosteroidlerin etki mekanizması. Fibroblast proliferasyonuna neden olan inflamatuvar sitokinleri inhibe eder. Proteazların (metalloproteazlar dahil) sentezini azaltır. Akciğerlere nötrofil ve lenfosit göçünü engeller. Lenfosit ölümüne yol açar. Fonksiyon gösteren nötrofil sayısını azaltır. Endotel yüzeylerine nötrofil adezyonunu azaltır. Alveoler makrofajların fonksiyonunu değiştirir (proteolitik enzim sekresyonunu ve kemotaktik faktör salınımını azaltarak). İmmün kompleks düzeyini azaltır. 191
3 Difüz interstisyel akciğer hastalıklarında tedavi veya stabil hastalık söz konusuysa steroid dozu haftada 1-2 mg azaltılarak 0.25 mg/kg/güne düşürülür. Bu dozda üç-altı ay daha devam edilir. Takip sırasında klinik, radyolojik ve fizyolojik parametrelerde bozulma olursa ilaç dozu arttırılmalıdır. Tedavinin ne kadar süreceği konusunda tam bir fikir birliği yoktur. Ancak bu olgular sıklıkla, hayat boyu, idame dozda steroide gereksinim duymaktadır (1). Agresif ve ciddi hastalık durumlarında kortikosteroidler, intermittant, yüksek doz ve parenteral kullanılabilir (pulse kortikosteroid tedavi). Üçbeş gün altı saat arayla 250 mg metilprednizolon intravenöz (IV) verilebilir. Yüksek doz ilacın etkisi daha iyi olmakla birlikte yan etkilerinin de daha fazla olacağı unutulmamalıdır (1). Kortikosteroidler, birçok yan etkiye sahip, iki yanı keskin bıçak denilebilecek ilaçlardır (Tablo 3). Hastalar, kortikosteroidlerin yan etkileri açısından dikkatle izlenmelidir (1). Ülkemizde özellikle tüberküloz prevalansının yüksek olmasından dolayı üç haftadan uzun süreyle 15 mg/günden yüksek dozda steroid alacak hastalara altı ay süreyle INH profilaksisi verilmelidir (1,5). Siklofosfamid Siklofosfamid alkilleyici bir ajan olup, lenfositleri azaltarak fonksiyonlarını bozar. İdame dozdaki steroide ilave olarak 2 mg/kg/gün oral verilir. Günlük en yüksek dozu 150 mg olup, 25 Tablo 3. Kortikosteroidlerin yan etkileri. Kilo artışı Su ve tuz retansiyonu ile kardiyovasküler hastalığın alevlenmesi Cilt değişiklikleri Hiperglisemi/aşikar diyabet Uykusuzluk, huzursuzluk, depresyon, psikoz (sıklıkla yaşlı kadınlarda) Osteoporoz ve eklem bozuklukları Peptik ülser İmmünsüpresyon ve fırsatçı infeksiyonlar Diğer: Hipokalemi, hipertansiyon, böbrek taşı, yara iyileşmesinde gecikme, katarakt, ekimoz, filebit, hirsutizm. mg/gün başlanıp yavaş yavaş arttırılarak bu doza ulaşılır. İlk üç ay iki haftada bir, daha sonra ayda bir lökosit sayısı izlenir. Lökosit sayısı 4000/mm 3 ün altına düşmemelidir. Hasta ayrıca hemorajik sistit açısından da gözlenmeli ve bol su içmesi önerilmelidir (1). Azatioprin Azatioprin, siklofosfamidden daha az toksik olup, İİP tedavisinde etkili bir ilaçtır. Bir pürin analoğudur ve DNA sentezi sırasında pürinlerin yerine geçer. Ayrıca, adenin deaminaz eksikliğine çok duyarlı olan lenfositleri bu enzimi inhibe ederek etkisiz hale getirir. Doğal öldürücü hücre aktivitesini baskılar. Antiinflamatuvar etkisini prostaglandin sentezini ve inflame dokuya nötrofil trafiğini inhibe ederek gösterdiği düşünülür (4). Günlük dozu 2 mg/kg/gün olup, oral kullanılır. 25 mg/gün başlanıp yavaş yavaş arttırılarak 100 mg/gün doza çıkılır. Lökosit sayısı 4000/mm 3 ün, trombosit sayısı /mm 3 ün altına düşmemelidir. Hematolojik etkilerinin yanı sıra daha sıklıkla bulantı-kusma, nadiren de peptik ulkus, kolestaz gibi yan etkilere yol açabilir (1,6). Kolşisin Kolşisin çeşitli mekanizmalarla fibrozu önleyici etki göstererek İPF tedavisinde yer almıştır (Tablo 4) (1,8). Günlük doz olarak 1-2 x 0.6 mg/gün önerilmekle birlikte ülkemizde 0.5 mg lık tabletleri olduğundan günde iki-üç tablet kullanılabilir. Kolşisin, iyi tolere edilmesi ve yan etkilerinin az olması sebebiyle özellikle yaşlılarda tercih nedenidir. Ancak çalışmalar ve klinik gözlemlerde çok etkili olduğu gösterilememiştir. Gastrointestinal yan etkilere yol açabilir (1,8). Tablo 4. Kolşisinin antifibrotik etki mekanizması. Alveoler makrofajlardan fibronektin ve alveoler makrofaj kaynaklı büyüme faktörü (AMDGF) salınımını, Tubuline bağlanarak hücre replikasyonunu, Polimorfonükleer lökositlerden sitokin salınımını inhibe eder. Fibroblastlardan kollajen sekresyonunu azaltır. Kollajenazın etkisini arttırarak kollajen yıkımına yol açar. 192
4 Kayacan O. Metotreksat Metotreksat dihidrofolat redüktazı inhibe eden bir folik asit analoğudur. T ve muhtemelen B-lenfositlerin replikasyon ve fonksiyonlarını inhibe eder. Ayrıca, nötrofil kemotaksisini bozar. Oral veya intramusküler (IM) kullanılır. Başlangıçta haftada 7.5 mg ile başlanıp haftada bir 2.5 mg arttırılarak haftada 15 mg a çıkılır. Etkisini değerlendirmek için en az dört-altı ay kullanılması önerilir. Karaciğer enzimleri ve lökosit sayısı takip edilmelidir. Bunun yanı sıra kemik iliği süpresyonu, bulantı, saç dökülmesi ve deri döküntüleri görülebilir (1). Penisilamin Kollajen sentezini inhibe eder. PO mg/gün başlanıp dört-sekiz hafta içinde arttırılarak 500 mg a çıkılır. Tolere edebilen olgularda 1000 mg a kadar çıkılabilir. Gastrointestinal, hematolojik, dermatolojik ve renal yan etkileri olabilir (1). Siklosporin Siklosporin başlıca allograft reddini önlemede kullanılır. DİAH patogenezinde Th2 immün yanıtın rol oynaması olasılığından dolayı siklosporine ilgi artmıştır. T-hücre fonksiyonlarını inhibe eder. Tedavi dozunda kemik iliği süpresyonu yapmaz. Tedavinin ilk üç-dokuz ayında 5-10 mg/kg/gün 16 dozda verilir. Hastalık stabil hale gelince 5 mg/kg/gün dozda idameye geçilir. Böbrek fonksiyonunda bozukluk, tremor, hirsutizm, hipertansiyon ve diş eti hipertrofisi yapabilir (1). İDİYOPATİK PULMONER FİBROZ (İPF) TEDAVİSİ İİP ler içinde Usual Interstitial Pneumonia (UIP) İPF olarak adlandırılmaktadır. Böylece tedaviye daha iyi yanıt veren DİP, NSİP gibi patolojiler dışlanarak klinik olarak daha homojen bir grup oluşturulmaktadır. Kortikosteroid ve İmmünsüpresif Kombinasyon Tedavisi American Thoracic Society (ATS) ve European Respiratory Society (ERS) nin 2000 yılında ortaya koyduğu uzlaşı raporuna göre, tedavide kortikosteroidlerle immünsüpresiflerin kombine edilmesi, hasta tarafından iyi tolere edilebilen ve daha iyi yanıt alınabilen bir tedavi şeması oluşturmaktadır (5-7). Tablo 5 te İPF tedavisinde kullanılan ilaçlar ve dozları görülmektedir. Hastanın vücut ağırlığı olarak ideal vücut ağırlığı (lean body weight) alınarak doz hesaplanır. Bu tedavi en az üç ay uygulanmalı, komplikasyon veya yan etki görülmüyorsa altı aya tamamlanmalıdır (5). Altı ayın sonunda hasta daha kötüye gidiyorsa medikal tedavi değiştirilmeli veya akciğer transplantasyonu düşünülmelidir. Hasta iyileşiyor veya stabil kalıyorsa ilaçlar aynı dozda 18 aya kadar devam edilebilir. Bundan sonra hastaya göre karar verilmelidir. Tedavi yanıtı klinik, radyolojik ve fizyolojik parametrelerle değerlendirilir. Tablo 6 da iyi yanıt, stabil durum ve yanıtsızlık kriterleri görülmektedir. Tablo 5. İdiyopatik pulmoner fibrozda kombine tedavi. Prednizolon Azatioprin (İmuran tab 50 mg) Siklofosfamid 0.5 mg/kg/gün PO 4 hafta 0.25 mg/kg/gün PO 8 hafta. Sonra, mg/kg/gün veya 0.25 mg/kg/gün aşırı ARTI 2-3 mg/kg/gün (en fazla: 200 mg/gün) mg/gün başlanır. Bir-iki haftada bir 25 mg arttırılarak tam doza ulaşılır. VEYA 2 mg/kg/gün (en fazla: 150 mg/gün) mg/gün başlanır. Bir-iki haftada bir 25 mg arttırılarak tam doza ulaşılır. 193
5 Difüz interstisyel akciğer hastalıklarında tedavi Tablo 6. İdiyopatik pulmoner fibrozda tedavi yanıtı kriterleri. İyi yanıt Stabil Yanıt yok Klinik Dispne ve öksürük azalır. Değişiklik olmaz. Dispne ve öksürük artar. Radyolojik PA ve YRBT de parankim Değişiklik olmaz. PA ve YRBT de opasiteler artar, değişiklikleri geriler. bal peteği görünümü ve pulmoner hipertansiyon bulguları eklenir. Fizyolojik TLC veya VC %10 TLC veya VC < %10 TLC veya VC %10 (veya en az 200 ml) (veya < 200 ml) (veya en az 200 ml) DLCO %15 (veya en az DLCO < %15 DLCO %15 3 ml/dakika/mmhg) (veya < 3 ml/dakika/mmhg) (veya en az 3 ml/dakika/mmhg) SaO 2 %4 SaO 2 < %4 SaO 2 %4 (veya egzersizde (veya egzersizde (veya egzersizde PaO 2 4 mmhg) artar. PaO 2 < 4 mmhg) artar. PaO 2 4 mmhg) azalır. İnterferon (IFN) ların fibrogenezi düzenlemede rol oynadıkları bilinmektedir. Bunlardan birisi IFN-γ1b, son yıllarda araştırma aşamasında olup, ümit veren ilaçlardandır. IFN-γ1b; Protein sentezini regüle eder. Alveoler makrofaj ve fibroblastların proliferasyonunu düzenleyerek antifibrotik etki gösterir. Kendisi Th2 sitokini olup, fibroblast proliferasyonunu ve bağ dokusu matriks proteini sentezini uyaran TGF-β yı antagonize eder. Haftada üç gün 200 µg subkütan uygulanır. Yan etkileri ateş, titreme ve kas ağrısıdır. IFN-γ1b, 18 dirençli İPF olgusunda denenmiş. Olguların bir kısmına sadece prednizon verilirken bir kısmına ise prednizonla birlikte IFN-γ1b verilmiş. Bir yıl sonraki kontrolde kombine tedavi grubunda total akciğer kapasitesi ile istirahat ve maksimal eforla PaO 2 de belirgin düzelme saptanmış (1,9). Bu ümit vadeden ilaçla incelemeler sürmektedir. Bir başka antifibrotik ilaç olan pirfenidon oral kullanılmaktadır. Fibrotik sitokinleri inhibe eder. Ellidört ileri İPF olgusunda kullanılmış, iyi tolere edildiği ve SFT parametrelerindeki bozulmayı yavaşlattığı bildirilmiştir (10). Diğer Tedavi Yöntemleri İnflamatuvar hücrelerden salınan O 2 radikallerinin İPF patogenezinde rolü olduğu düşünülür (11). Ayrıca, İPF li olguların alveol yüzey epitelinde önemli bir antioksidan olan glutatyonun eksik olduğu gösterilmiştir (12). Hem oksidan stresin artmış olması hem de antioksidan sistemdeki eksiklik bir glutatyon prekürsörü olan N-asetil sistein (N-AC) in tedavide denenmesine yol açmıştır (13). Etkinliği tam olarak bilinmemekle beraber güvenli olması, iyi tolere edilebilmesi ve teorik yararı olması nedeniyle önerilmektedir. En az 12 hafta süreyle 3 x 600 mg/gün PO verilir. ACE inhibitörleri (kaptopril), endotelin antagonistleri ve statinler (lovastatin) de antifibrotik etkileri nedeniyle halen İPF de denenmektedir. İki yeni anti-tgf ajan olan etanersept ve infliksimab da araştırılmakta olan ilaçlardır (1). İPF li olguların %85-95 inde gastroözefageal reflü (GÖR) saptanmıştır (14). Bunun İPF nin nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu bilinmemektedir. Gerçek ne olursa olsun GÖR saptanan olgulara proton pompa inhibitörleri verilmesi, hatta cerrahi yaklaşımların düşünülmesi semptomatik tedavinin bir parçası olmalıdır. Destek Tedavi Kortikosteroid ve immünsüpresiflerin yanı sıra destek tedavi de uygulanmalıdır (1). Tablo 7 de destek tedavide yapılabilecekler görülmektedir. Kalsiyum kanal blokeri ve prostasiklinin etkinliğini gösteren yeterli klinik çalışma yoksa da pulmoner hipertansiyon gelişmiş olgularda denebilir. İPF de Akut Alevlenme Bazı olgular akut ve hızlı ilerleyen bir hastalık tablosuna girebilir. Bu, akut alevlenme veya 194
6 Kayacan O. Tablo 7. İdiyopatik pulmoner fibrozda destek tedavi. O 2 desteği Aşılar Solunum fizyoterapisi Proton pompa inhibitörleri Kalsiyum kanal blokeri/prostasiklin Derin ven trombozu ve tromboemboli profilaksisi SaO 2 > %90 olacak şekilde Beş yılda bir Streptococcus pneumoniae ve her yıl sonbaharda influenza aşısı Solunum kaslarını (özellikle diyafragmayı) etkin kullanarak akciğer volümünü arttırıp dispne hissini azaltabilir. Gastroözefageal reflüsü olan olguda Pulmoner hipertansiyonda Özellikle yatağa bağımlı, kronik hipoksemik ve kronik kor pulmonale gelişmiş olgularda akselere evre olarak tanımlanabilir. Hastanın dispnesi veya öksürüğü artar, ateş, halsizlik, kilo kaybı gibi sistemik semptomlar eşlik edebilir. Radyolojik bulgularda ilerleme ve solunum fizyolojisinde bozulma izlenir. Mekanik ventilasyona gereksinim duyulacak düzeyde bir solunum yetmezliği gelişir. Olguların %90 dan fazlası altı ay içinde kaybedilir (1). Bunun dışında İPF li olguların kliniğini bozabilecek diğer faktörler Tablo 8 de görülmektedir. Kontrollerde bunlara dikkat edilmelidir. Çok yaşlı ve son dönem hastalığı olan (bal peteği akciğer, DLCO < %20) olgularda sadece destek ve palyatif tedavi verilir. İPF de Akciğer Transplantasyonu İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve hızlı progresyon gösteren olgular akciğer transplantasyonu adayıdır. Transplantasyon endikasyonları Tablo 9 da, kontrendikasyonları ise Tablo 10 da görülmektedir. Tablo 9. İdiyopatik pulmoner fibrozda transplantasyon endikasyonları. VC veya TLC < %60 DLCO < %40 Oksijene bağımlılık Tablo 10. İdiyopatik pulmoner fibrozda transplantasyon kontrendikasyonları. Yaş > 60 Psikososyal sorunlar Önemli ekstrapulmoner bozukluklar: Karaciğer Kalp Böbrek bozukluğu Prognoz Tüm çabalara karşın İPF de prognoz kötüdür. Beş yıllık sağkalım %20-30 olarak bildirilmiştir. Tablo 8. İdiyopatik pulmoner fibrozlu olguların kliniğini bozabilecek faktörler. Fırsatçı akciğer infeksiyonları Pnömotoraks Kardiyovasküler hastalık İlaç yan etkileri Pulmoner emboli Akciğer kanseri Diğer İİP lerde Tedavi Diğer İİP lerde de tedavi benzerdir. Tek başına steroid veya yanı sıra immünsüpresifler kullanılabilir. Ancak tedaviye verilen yanıt değişmektedir. NSİP li olguların çoğu steroid tedavisine iyi yanıt verir. Bu yanıt başlangıçtaki fibrozisin düzeyiyle ilgilidir. Olguların az bir kısmı 5-10 yıl içinde progresyon göstererek kaybedilir. DİP nin tedavisinde en önemli faktör sigaranın bırakılmasıdır. Bununla bile spontan remisyon görülebilir, tek- 195
7 Difüz interstisyel akciğer hastalıklarında tedavi rar sigaraya başlayan veya pasif dumana maruz kalanlarda bile nüksler görülebilir. RB-ILD de de sigaranın bırakılması çok önemlidir. Kortikosteroidlere yanıt çok iyi olup, prognoz amfizemin derecesine bağlıdır. COP li olguların 1/3 ü steroid tedavisine klinik, radyolojik ve fizyolojik parametrelerin düzelmesiyle yanıt verir. Ancak relapslar sık görülür. Bu durumda da aynı tedavi verilir. Yanıt vermeyen olgularda sitotoksik ajanlar eklenmelidir. AİP de temel tedavi destek tedavidir. Olguların çoğu solunum yetmezliğinde olduğu için mekanik ventilasyon gerekebilir. Steroid tedavisi başlangıçta yararlı olabilir, ancak geç proliferatif ve fibrotik faza geçildiğinde yanıt alınmaz. Olguların %60 ı altı ay içinde kaybedilir (1). SARKOİDOZ TEDAVİSİ Sarkoidoz, lenfoproliferatif dokuyu sistemik olarak tutan, benign, granülomatöz bir hastalıktır. En sık tutulum yeri akciğerler ve mediasten olduğundan göğüs hastalıkları uzmanlarını yakından ilgilendirmektedir. Sarkoidozda tanı konulduktan sonra ilk iş, bu hasta tedavi edilmeli mi, yoksa edilmemeli mi? sorusuna yanıt aranmasıdır. Çünkü sarkoidoz spontan remisyon gösteren, bunun yanı sıra da steroid verildiğinde daha sık nüks gözlenen bir hastalıktır. Evrelerine göre çeşitli oranda remisyon görülür. Erken evrede ve akut klinik tablo gösteren olgularda spontan remisyon daha sıktır (15). Olguların %10 u progresyon göstererek tedaviye ihtiyaç duyar ve organ yetmezliğine girebilir (16-18) (Tablo 11). Kortikosteroidler Sarkoidozda tedavinin temelini kortikosteroidler oluşturur. Kortikosteroidler sarkoidozda rol oynayan mononükleer fagositler ve T-lenfositlere etki ederek inflamasyonu önler veya hafifletir. Steroidler hücre sitoplazmasına girip steroid reseptörlerine bağlanır. Bu steroid-reseptör Tablo 11. Sarkoidozda spontan remisyon oranları. Evre I de %50-90 Evre II de %40-70 Evre III te < %30 Evre IV te 0 kompleksi nükleusa girip gen transkripsiyonunu değiştirir. Bunun sonucunda nükleer faktör kappa B (NF-κB) inaktive olur. Sitokin genlerini aktive eden ve tümör nekroz faktörü (TNF) nün proinflamatuvar etkisinin mediatörü olan bu proteinin (NF-κB) inaktivasyonu sitokinlerin sentezinin bozulmasına ve steroidlerin temel immünsüpresif etkilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Böylece, sarkoidoz patogenezinde rolü olduğu düşünülen başlıca sitokinler olan TNF-α, interlökin (IL)-1 ve IL-2, granülosit koloni stimüle edici faktör, IFN-γ inhibe olur (16). Sarkoidozda tedaviye başlamadan önce olgunun tedaviye gereksinimi olup olmadığına karar verilmelidir. Olgular önce üç-altı aylık aralarla klinik, radyolojik ve fizyolojik verilerle izlenmelidir (16). İzlemde tutulması önerilen olgular Tablo 12 de gösterilmiştir. Tablo 13 te sarkoidozda tedavi endikasyonları görülmektedir. Kortikosteroidler oküler fibrozis ve körlüğü, akciğer fibrozisini ve kalsiyum metabolizmasını düzenleyerek nefrokalsinozisi engeller. Tedavi verilecek olgular dikkatle seçilmelidir. Gerçekten gereksinimi olmayan olgularda hem istenmeyen ilaç etkileriyle klinik tablo karmaşık bir hal alır hem de steroid verilen olgularda nüksler daha sık olmaktadır. İlaç dozu konusunda tam bir fikir birliği olmamakla birlikte ideal vücut ağırlığına göre mg/kg/gün (30-60 mg/gün) prednizolon veya eş değeri önerilir. Hastalar dört-altı hafta sonra kontrol edilir. Bu sürenin sonunda stabil kalan veya düzelen hastalarda doz, dört-sekiz haftada bir 5-10 mg dü- Tablo 12. Sarkoidozda izlemde tutulması gereken olgular. Asemptomatik evre I olgular (eritema nodozum olsun veya olmasın) Solunum fonksiyonları normal veya hafif restriktif veya obstrüktif bozukluk gösteren, arter kan gazı normal evre II olgular (bunların %50 sinde üç yıl içinde rezolüsyon görülebilir) Solunum fonksiyonları normal veya hafif restriktif veya obstrüktif bozukluk gösteren, arter kan gazı normal evre III olgular (bunların %33 ünde beş yıl içinde rezolüsyon görülebilir, ancak büyük kısmı tedaviye ihtiyaç gösterir) 196
8 Kayacan O. Tablo 13. Sarkoidozda tedavi endikasyonları. Orta şiddetli veya progresif semptomlu evre II ve III olgular Israrlı sistemik semptomlar: Ateş, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik Nörolojik tutulum Posterior üveit/topikal steroide yanıt vermeyen anterior üveit Üst solunum yolu tutulumu Kardiyak tutulum Karaciğer tutulumu: Organomegali/fonksiyon bozukluğu Hipersplenizm Trombositopeni Malign hiperkalsemi/hiperkalsiüri Böbrek tutulumu Görünümü bozan cilt lezyonları/lenfadenopatiler Parotis tutulumuna bağlı ağız kuruluğu Lakrimal bez tutulumuna bağlı göz kuruluğu şürülerek 0.25 mg/kg/güne (10-15 mg/gün) inilir. İdame doz en az altı ay, toplam tedavi ise 12 ay sürdürülmelidir. Takip sırasında semptomları artan olgulara idame doza mg daha eklenerek tekrar azaltma yapılabilir (16). Steroidin, gün aşırı verilmesi yan etki oranını azaltacağından bir-üç ay, günde 40 mg uygulandıktan sonra azaltılarak gün aşırı mg a düşülmesi de önerilen şemalardandır. Genellikle bir-iki ayda tedavi yanıtı gözlemlenir. Üç ayda yanıt görülmüyorsa olgu steroide rezistan kabul edilmeli ve ilaç kesilmelidir (15). Yüksek doz steroid tedavisi ( mg/gün) kalp, göz, üst solunum yolu ve nörolojik tutulumu olan olgularda önerilir (16). İnhaler Steroidler Sarkoidozlu olguların önemli bir bölümünde yalnızca akciğer tutulumu olması, lezyonların bronkosentrik yerleşimi ve lenfositik alveolitin bulunması topikal steroid tedavisinin yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle çeşitli serilerde inhaler steroidler kullanılmıştır. Bu klinik çalışmaların sonucunda radyolojik ve fonksiyonel olarak çok belirgin yarar sağlanamasa da klinik rahatlama olmakta, sistemik steroid gereksinimi azalmaktadır. Bu nedenle nüks eden olgularda ve idame tedavide yeri olabileceği düşünülmektedir (19,20). Öksürüğü, semptom ve akciğer fonksiyonları bozukluğu hafif olan erken dönem olgularda da önerilebilir (16). Alternatif Tedaviler Steroid almak istemeyen, yan etkileri nedeniyle steroid kullanamayan olgularda tek başına veya steroid tutucu etkilerinden yararlanmak üzere steroidle kombine edilerek alternatif ilaçlar kullanılabilir. Sitotoksik ilaçlar: Steroide yanıt vermeyen veya ciddi yan etkiler ortaya çıkan olgularda sitotoksik ilaçlara başvurulur (16,21). Tablo 14 te başlıca sitostatikler ve özellikleri görülmektedir. Nonsteroidal antiinflamatuvarlar: Akut eksüdatif sarkoidozda oksifenbutazon, naproksen, indometazin gibi antiinflamatuvarlar kullanılabilir (22,23). Eritema nodozum, sarkoid poliartriti, akut üveit, fliktenli konjunktivit gibi klinik durumlarda yarar sağladıkları gösterilmiştir. Antimalaryal ilaçlar: Klorokin ve hidroksiklorokin antiinflamatuvar etkileri nedeniyle özellikle deri sarkoidozunda kullanılmaktadır. 200 mg/gün PO verilir. Retinopati yapabildiği için hastalar bu açıdan izlenmelidir. Ayrıca, hidroksiklorokinin, eksternal D vitamini sentezini inhibe ederek hiperkalsemi ve hiperkalsiüride etkili olduğu gösterilmiştir. Karaciğer ve santral sinir sistemi tutulumlarında steroide alternatif olarak kullanılabilir (24). Kolşisin: Sarkoid artritinde kullanılabilir. Allopürinol: Kronik dissemine deri sarkoidozunda remisyonu sağlayabilir. Ketokonazol: Bir antifungal olan ketokonazol D vitamini sentezini inhibe eder. Özellikle hiperkalsemili olguların tedavisinde yararlı olabilir. Günde mg önerilir (16). Antisitokinler: 1. Pentoksifilin: TNF ve IL-12 salınımını inhibe eder. Tek başına veya steroidle beraber olumlu etkileri bildirilmiştir (25). 2. Talidomid: TNF-α üretimini baskılar. Deri sarkoidozunda kullanılmıştır. Teratojeniktir (26). 197
9 Difüz interstisyel akciğer hastalıklarında tedavi Tablo 14. Sarkoidoz tedavisinde sitotoksik ajanlar. İlaç adı Metotreksat Azatioprin Klorambusil Siklofosfamid Siklosporin A Yapısı Folik asit Pürin analoğu Alkilleyici ajan T-hücrelerini aktive, Sitokin sentezini antagonisti B-hücrelerinin etkiler immünglobulin sentezini inhibe eder Etkisi Düşük dozda Steroid tutucu Kardiyak, renal, santral Granülomatöz antiinflamatuvar sinir sistemi inflamasyonu tutulumlarında azaltır Dozu 10 mg/hafta 50 mg/gün PO Düşük doz mg/gün PO 5-7 mg/kg/gün başlanır. Haftada bir steroidle kombine veya kan düzeyi: mg arttırılarak verilir g/2 hafta IV ng/ml mg/güne olmalı çıkılır. Yan Karaciğer Kemik iliği Karaciğer Hipertansiyon etkisi Kemik iliği Gastrointestinal Kemik iliği Böbrek Gastrointestinal İdiyosinkrazi Gastrointestinal Santral sinir sistemi Stomatit Karsinojenik Kan Kozmetik değ. Astım Teratojenik İAH Hiperlipidemi Pnömonitis Hemorajik sistit Hiperglisemi Cilt lezyonları Mesane kanseri Gastrointestinal Alopesi Sık infeksiyonlar Sık infeksiyonlar Sık infeksiyonlar Teratojenik Karsinojenik Teratojenik Teratojenik İzlem İlk 2 ay 2 haftada Tam kan ve karaciğer Tam kan ve karaciğer bir, sonra 4 fonksiyonları fonksiyonları haftada bir tam kan, karaciğer ve böbrek fonksiyonları g kümülatif dozdan sonra karaciğer biyopsisi Tablo 15. Sarkoidozda iyi ve kötü prognoz göstergeleri. İyi Kötü Beyaz ırk Afrika kökenli Amerikalı Löfgren sendromu Yaş > 40 HLA-DR 17 pozitifliği Progresif akciğer tutulumu Nefrokalsinozis Nörosarkoidozis Kemik tutulumu Lupus pernio 3. İnfliksimab: TNF-α antikoru olup, kortikosteroide yanıt vermeyen olgularda uygulanmıştır. İdeal vücut ağırlığına göre 5 mg/kg dozda başlangıçta ve iki, dört ve 12. haftada IV infüzyonla uygulanır. 4. Etanercept: Solubl p75 TNF-α reseptörü olup, TNF-α ya doğal reseptörden daha uzun süreli bağlanabilir. Progresif evre II ve III olgularda denenmiş ve tedavi başarısızlığı gözlenmiştir (16). Diğer Tedaviler Çeşitli sistemlerin tutulumuna bağlı komplikasyonlara yönelik tedaviler de uygulanır (15). Kalp tutulumunda antiaritmik, kalp yetmezliği tedavisi, pace-maker, kardiyoverter-defibrilatör yerleştirilmesi gerekebilir. Nörosarkoidozda hidrosefali veya kitle lezyonlar için cerrahi girişim, hatta radyoterapi önerilmiştir. Göz tutulumunda sikloplejikler ve cerrahi girişim gerekebilir. Hiperkalsiüride düşük kalsiyum içerikli diyet, bol sıvı, diüretik ve güneş ışınlarından kaçınma önerilir. 198
10 Kayacan O. Akciğerde kistik lezyonlar geliştiğinde aspergilloma oluşabilir. Antifungaller (itrakonazol) ve cerrahi girişim önerilir. Solunum yetmezliğinde O 2 tedavisi verilmelidir. Transplantasyon: Medikal tedaviye yanıt vermeyen olgularda akciğer transplantasyonu önerilir. Allograftta sarkoidoz tekrarlaması sık olmakla birlikte klinik önemi yoktur. Böbrek, karaciğer, kalp ve kalp-akciğer transplantasyonları da uygulanmıştır (2,16). Radyoterapi: Santral sinir sistemi tutulumlarında düşük dozda tüm beyin ve spinal kord ışınlaması diğer tedaviler denendikten sonra kullanılabilir (16). Prognoz Prognoz hastalığın evresine, hastanın ırkına ve HLA tipine göre değişmektedir. Erken evre olguların spontan remisyon gösterdiği, evre ilerledikçe bunun oranının azaldığı bilinmektedir. Tablo 15 te iyi ve kötü prognoz göstergeleri izlenmektedir. Olguların %10 u sekel lezyon taşır. İki yıldan uzun süredir hastalığı olan olguların yalnızca %15 i spontan remisyon gösterir. Evre I olguların bir kısmında hiler lenfadenopatiler yıllarca stabil kalabilir (1). KAYNAKLAR 1. King TE Jr. Idiopathic interstitial pneumonias. In: Schwarz MI, King TE Jr (eds). Interstitial Lung Disease. 3 rd ed. London: BC Decker Inc, Hamilton, 2003: Freudenberger T, Ragu G. Idiopathic pulmonary fibrosis: an evolving approach to diagnosis and treatment. Eur Respir Mon 2000; 14: Nagai S, Kitaichi M. Idiopathic interstitial pneumonias. In: Crapo JD, Glassroth J, Karlinsky JB, King TE Jr (eds). Baum s Textbook of Pulmonary Diseases. 7 th ed. Lippincott: Williams and Wilkins, 2004: Haslam PL, Turton CW, Lukoszeka A, et al. Bronchoalveolar lavage fluid cell counts in cryptogenic fibrosing alveolitis and their relation to therapy. Thorax 1980; 35: ATS/ERS. Idiopathic pulmonary fibrosis: diagnosis and treatment (international consensus statement). Am J Respir Crit Care Med 2000; 161: Costabel U, King TE. International consensus statement on idiopathic pulmonary fibrosis. Eur Respir J 2001; 161: Douglas WW, Ryu JH, Schroeder DR. Idiopathic pulmonary fibrosis. Am J Respir Crit Care Med 2000; 161: Douglas WW, Ryu JH, Swense SJ, et al. Colchisine versus prednisone in the treatment of idiopathic pulmonary fibrosis. Am J Respir Crit Care Med 1998; 158: Ziesche R, Hofbauer E, Wittmann K, et al. A preliminary study of long-term treatment with interferon gamma-1b and low dose prednisolone in patients with idiopathic pulmonary fibrosis. N Engl J Med 1999; 341: Raghu G, Johnson WC, Lockhatr D, Mageto Y. Treatment of idiopathic pulmonary fibrosis with a new antifibrotic agent, pirfenidone. Am J Respir Crit Care Med 1999; 159: Behr J, Maier K, Krombach F, et al. Pathogenetic significance of reactive oxygen species in diffuse fibrosing alveolitis. Am Rev Respir Dis 1991; 144: Cantin AM, Hubbard RC, Crystal RG. Glutathione deficiency in the epithelial lining fluid of the lower respiratory tract in idiopathic pulmonary fibrosis. Am Rev Respir Dis 1989; 139: Behr J, Maier K, Degenkolb B, et al. Antioxidative and clinical effects of high-dose N-acetylcystein in fibrosing alveolitis. Am J Respir Crit Care Med 1997; 156: Tobin RW, Pope CE, Pellegrini CA, et al. Increased prevalence of gastrooesophageal reflux in patients with idiopathic pulmonary fibrosis. Am J Respir Crit Care Med 1998; 158: Eklund A, Grünewald J. Sarcoidosis. In: Olivieri D, du Bois RM (eds). Intestitial Lung Diseases. Eur Respir Mon 2000; 14: Westall GP, Stirling RG, Cullinan P, du Bois RM. Sarcoidosis. In: Schwarz MI, King TE Jr (eds). Interstitial Lung Disease. 3 rd ed. London: BC Decker Inc., Hamilton, 2003: Baughman RP. Pulmonary sarcoidosis. Clin Chest Med 2004; 25: Baughman RP, Lower EE. New therapies in sarcoidosis. Clin Pulm Med 2004; 11: Özdemir Kumbasar Ö. Sarkoidoz tedavisi. Alper D, Özdemir Kumbasar Ö (editörler). Güncel Bilgiler Işığı Altında Sarkoidoz. Ankara: Bilimsel Tıp Yayınevi, 1999: Selroos O. Inhaled corticosteroids and pulmonary sarcoidosis. Sarcoidosis 1988; 5: du Bois RM, Greenhalgh PM, Southcott AM, et al. Randomized trial of inhaled fluticazone propionate in chronic stable sarcoidosis: a pilot study. Eur Respir J 1999; 13: Lynch JP, Mc Cune WJ. Immunosuppressive and cytotoxic pharmacotherapy for pulmonary disoders. Am J Respir Crit Care Med 1997; 155: Baughman RP, Lower EE. Alternatives to corticosteroids in the treatment of sarcoidosis. Sarc Vasc Diff Lung Dis 1997; 14: Siltzbach LE, Tierstein AS. Chloroquine therapy in 43 patients with intrathoracic and cutaneous sarcoidosis. Acta Med Scand 1964; 425: Zabel P, Entzian P, Dalhoff K, Schlaak M. Pentoxifylline in treatment of sarcoidosis. Am J Respir Crit Care Med 1997; 155: Moller DR, Wysocka M, Greenlee BM, et al. Inhibition of IL-12 production by thalidomide. J Immunol 1997; 159:
İNTERSTİSYEL AKCİĞER HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Akciğer parankimini tutan çeşitli patolojiler İnterstisyel Akciğer Hastalıkları (İAH) adı altında toplanır. Çok çeşitli etyoloji ve patogeneze sahip
DİFFÜZ İNTERSTİSYEL AKCİĞER HASTALIKLARI TANISAL YAKLAŞIM Dr. Oya Kayacan Ankara Üniversitesi Diffüz interstisyel akciğer hastalıkları (DİAH), akciğer interstisyumunu tutan, bilinen veya bilinmeyen nedenlere
Sarkoidoz Olgusunun Yönetimi. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar
Sarkoidoz Olgusunun Yönetimi Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Sarkoidozlu olgunun yönetiminde yaşanan sorunlar Tanının kesinleştirilmesi İzlemde yeni durumların saptanması Progresyona karar verilmesi Tedavi kararı
ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK
ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK Uveitler - Prognoz %22 sinde en az bir gözde kanuni körlükle sonuçlanmakta Morbidite İMMÜN MEKANİZMA Ön Üveit: MHC class I/CD8+ sitotoksik
Olgu Tartışması Kronik HP. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar
Olgu Tartışması Kronik HP Dr.Özlem Özdemir Kumbasar 2015 61 y, kadın hasta 1-2 yıldır giderek artan öksürük, nefes darlığı Değişik hastanelerde muayene olmuş, verilen inhaler tedavilerden yarar görmemiş
III. BÖLÜM EDİNSEL SAF ERİTROİD DİZİ APLAZİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011
ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 EDİNSEL SAF ERİTROİD DİZİ APLAZİSİ III. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU EDİNSEL SAF ERİTROİD DİZİ APLAZİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU EDİNSEL SAF ERİTROİD DİZİ APLAZİSİ TANI VE
SARKOİDOZ lu hasta yönetimi
SARKOİDOZ lu hasta yönetimi Türk Toraks Derneği XIV. Kış Okulu Prof.Dr.Benan Müsellim 20 Şubat 2015 OLGU - 1 29 yaşında Kadın Erzurum doğumlu Ev hanımı 3 yıldır efor dispnesi 4 yıl önce apandektomi Dayısının
İDİOPATİK İNTERSTİSYEL PNÖMONİLER (IIP) DE RADYOLOJİK BULGULAR. Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji ABD İzmir
İDİOPATİK İNTERSTİSYEL PNÖMONİLER (IIP) DE RADYOLOJİK BULGULAR Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji ABD İzmir IIP (İdiopatik İnterstisyel Pnömoniler) 2002 yılında ATS-ERS bir sınıflama
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Olgu sunumu. Doç Dr Göksel Kıter Pamukkale Üniversitesi Göğüs Hast.
Olgu sunumu Doç Dr Göksel Kıter Pamukkale Üniversitesi Göğüs Hast. [email protected] 54y, K, Denizli, evhanımı Ani başlayan öksürük ve nefes darlığı 2,5 ay önce hiçbir solunumsal yakınma yok 10 gün
ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK
ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM Dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmekte Gelişmiş ülkelerde artan prevalansa sahip Hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalık
NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013
NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (
Kronik ürtikerde güncel tedaviler
Kronik ürtikerde güncel tedaviler Dr. Emek Kocatürk Göncü İstanbul Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi Sunum akışı EAACI/GALEN/EDF/WAO Ürtiker Kılavuzu Amerikan Allerji İmmunoloji Akademisi Ürtiker Kılavuzu
AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015
AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu
BEHÇET SENDROMU NDA GÖZ TUTULUMU VE TEDAVİSİ
BEHÇET SENDROMU NDA GÖZ TUTULUMU VE TEDAVİSİ Y. Doç. Dr. Şengül Özdek GÜTF Göz Hastalıkları Anabilim Dalı BEHÇET SENDROMU Tıkayıcı tipte vaskülit Hulusi Behçet, 1937 Üveit, retinal vaskülit, Oral ve genital
Deomed Yay nc l k. Birinci bask Deomed, 2012.
Deomed Yay nc l k Kartalo lu / Okutan (Ed.) Sarkoidoz / Güncel Tan ve Tedavi Yaklafl mlar 16.5 x 24 cm, X + 170 Sayfa 44 Resim, 25 Tablo, 5 fiekil 32 Yazar Kat l m yla ISBN 978-975-8882-41-0 Birinci bask
Yatan ve Poliklinik Takipli Kanserli Hastalarda İlaç Etkileşimlerinin Sıklığı ve Ciddiyetinin Değerlendirilmesi
Yatan ve Poliklinik Takipli Kanserli Hastalarda İlaç Etkileşimlerinin Sıklığı ve Ciddiyetinin Değerlendirilmesi Dr. Ali Ayberk Beşen Başkent Üniversitesi Tıbbi Onkoloji BD Giriş Sitotoksik tedaviler herhangi
IPF Tedavisinde Güncel Durum. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar
IPF Tedavisinde Güncel Durum Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İdyopatik pulmoner fibrozis orta-ileri yaş erişkinlerde görülen kronik, ilerleyici, fibrotik bir hastalıktır. Görülme sıklığı net olarak bilinmese
HIV & CMV Gastrointestinal ve Solunum Sistemi
Uzm. Dr. Sinem AKKAYA IŞIK Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi HIV & CMV Gastrointestinal ve Solunum Sistemi AIDS CMV; nadir ölümcül İlk vaka 1983 Etkili ART sıklık azalmakta, tedavi şansı
Dr.Yıldız Yıldırmak Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi,İstanbul
Dr.Yıldız Yıldırmak Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi,İstanbul Edinsel aplastik anemi immun aracılı bir hastalıktır Özel çevresel uyaranlar, kişinin genetik risk faktörleri ve immun cevap özelliklerindeki
İntertisyel pnömonilere patolojik yaklaşım. Dr Büge Öz İstanbul Üniversitesi, Cerrahpasa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı
İntertisyel pnömonilere patolojik yaklaşım Dr Büge Öz İstanbul Üniversitesi, Cerrahpasa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı İnterstisyel akciğer hastalıkları, histo-morfolojik olarak interstisyel inflamasyon,
YAYGIN DANSİTE ININ BT İLE AYIRICI TANISI. Dr. Çetin Atasoy
YAYGIN DANSİTE ARTIŞININ ININ BT İLE AYIRICI TANISI Dr. Çetin Atasoy Ankara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Buzlu cam yoğunlu unluğu: u: Damar işaretlerinin seçilebildi ilebildiği i minimal yoğunluk artışı
ENFEKSİYON SEKELLERİ
ENFEKSİYON SEKELLERİ Postenfeksiyöz Bronşiyolitis Obliterans Prof. Dr. Deniz Doğru Ersöz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Ünitesi Bronşiyolitis Obliterans (BO) Alt solunum
KRONİK HİPERSENSİTİVİTE PNÖMONİSİ. Dr. Gamze KIRKIL Fırat Üniversitesi Göğüs Hastalıkları AD
KRONİK HİPERSENSİTİVİTE PNÖMONİSİ Dr. Gamze KIRKIL Fırat Üniversitesi Göğüs Hastalıkları AD OLGU 58 y E hasta 10.01.2017 de son aylarda eforla artan nefes darlığı, öksürük, yorgunluk Özgeçmiş: 10 yıldır
VI. Ulusal Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Kongresi
VI. Ulusal Yoğun Bakım Kongresi PFAPA (Marshall) Sendromu Klinik belirtiler ortaya çıktığında tek doz prednizolon/prednizon (1-2mg/kg) veya tercihen betametazon (0,3 mg/kg) verilmesi Ateşin 2-4 saat içinde
İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar
İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral
DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OLGU-1 44 yaşında, erkek olgu futbol antrenörü 10 gündür ateş, eforla olan nefes darlığı, kuru öksürük
Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ
Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal
IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011
ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik
Vaxoral. Tekrarlayan bakteriyel solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde 5. Şimdi. Zamanı. KOAH Kronik bronşit Sigara kullanımı
Tekrarlayan bakteriyel solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde 5 Şimdi KOAH Kronik bronşit Sigara kullanımı Yaşlılık Düşük bağışıklık Hırıltılı öksürük Kirli ortam Pasif içicilik Zamanı Tekrarlayan
İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.
İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,
Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi
Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite
HBV Reaktivasyonunda Rehber Önerileri
HBV Reaktivasyonunda Rehber Önerileri Dr. Orhan YILDIZ Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. e-mail: [email protected] Lok AS, et al. Hepatology.
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Behçet Hastaliği 2016 un türevi 2. TEŞHİS VE TEDAVİ 2.1 Nasıl teşhis edilir? Tanı çoğunlukla klinik olarak konulur. Bir çocuğun Behçet hastalığı için tanımlanmış
ATRİYAL FİBRİLASYON Atriyal fibrilasyon En sık görülen aritmi Epidemiyoloji Aritmiye bağlı hastaneye yatanların 1/3 ü AF li. ABD de tahmini 2.3 milyon, Avrupa da 4.5 milyon insan AF ye sahip. Sıklığı
OTO-İMMUN KÖKENLİ NÖROPATİLERDE TEDAVİ ALGORİTMASI
OTO-İMMUN KÖKENLİ NÖROPATİLERDE TEDAVİ ALGORİTMASI İmmun kökenli nöropatiler İmmun kökenli nöropatiler immunsüpresif ve immunmodulatuvar tedavilere yanıt veren hastalıklardır İmmun atak periferik sinirin
Prof. Dr. Cengizhan Erdem Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı
Prof. Dr. Cengizhan Erdem Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı LĐKEN PLANUSTA TEDAVĐ KUTANÖZ LİKEN PLANUSTA TEDAVİ Az sayıda kutanöz asemptomatik LP papülühasta ısrar etmedikçe tedaviyi
İĞER HASTALIKLARI ESKİŞ TIP FAKÜLTES
İLACA BAĞLI AKCİĞ İĞER HASTALIKLARI Dr. Ragıp Özkan ESKİŞ İŞEHİR R OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTES LTESİ RADYOLOJİ ABD Hastaneye yatırılmak zorunda kalınan hastaların % 5 i5 Hastane ölümlerinin % 0,3
İnterstisyel Hastalığı aklaşım
İnterstisyel Akciğer Hastalığı Tanıya YaklaY aklaşım Dr. Nesrin Moğulko ulkoç Ege Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Göğüs s Hastalıklar kları Anabilim Dalı Bornova - İzmirzmir Nasıl de İAH? AH? değerlendirmeliyizerlendirmeliyiz
SARKO DOZ OLGULARINDA UZUN DÖNEM ZLEM SONUÇLARI
Solunum 3: 8-9, SARKO DOZ OLGULARINDA UZUN DÖNEM ZLEM SONUÇLARI Levent TABAK* ÖZET Sarkoidoz tedavisi tartı malıdır, bazı hastalarda tedavi gerekmez iken bazılarında ömür boyu tedavi gerekebilir. Semptomatik
T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ. Sağlıklı yaşam, mutlu bireyler, güler yüzlü toplum ÜVEİT EL KİTABI
T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ Sağlıklı yaşam, mutlu bireyler, güler yüzlü toplum ÜVEİT EL KİTABI Üveit nedir? Üveit atağı nedir? Gözün iris (gözün renkli kısmı), siliyer
ININ BT İLE AYIRICI TANISI
YAYGIN DANSİTE ARTIŞININ ININ BT İLE AYIRICI TANISI Dr. Çetin Atasoy Ankara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Buzlu cam yoğunlu unluğu: u: Damar işaretlerinin i seçilebildi ilebildiği i minimal yoğunluk artışı
REHBERLER: TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI? Dr. Behice Kurtaran Ç.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD
REHBERLER: TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI? Dr. Behice Kurtaran Ç.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 1 2 3 4 ANTİRETROVİRAL TEDAVİ HIV eradiksayonu yeni tedavilerle HENÜZ mümkün değil
Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer
Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer Near East University Faculty of Medicine Infectious Diseases and Clinical Microbiology HCV tarihçesi 1989 Hepatitis C (HCV) genomu
ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz
1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR
Behçet Hastalığı Son II Yıl Damar Tutulumu ve Tedavisi
Behçet Hastalığı Son II Yıl Damar Tutulumu ve Tedavisi Dr. Kenan Aksu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çıkar Çatışması Çıkar Çatışması Yoktur. Vasküler tutuluş (% 25-62) Venöz lezyonlar arteriyel lezyonlardan
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro İlaç Tedavisi 2016 un türevi 13. Biyolojik ilaçlar Son birkaç yılda, biyolojik ajanlar olarak bilinen maddeler sayesinde yeni bakış açıları kazanılmıştır.
BİRİNCİ BASAMAKTA KORTİKOSTEROİD KULLANIMI. Dr. Gökhan Keser Reçete Günleri 19 Nisan 2012
BİRİNCİ BASAMAKTA KORTİKOSTEROİD KULLANIMI Dr. Gökhan Keser Reçete Günleri 19 Nisan 2012 KORTİKOSTEROİDLERLE TEDAVİ YARAR ZARAR Kortikosteroid Endikasyonları Yerine koyma tedavisi Hidrokortizon Alerji,
PULMONER HİPERTANSİYONUN. Prof Dr Sait Karakurt Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Ana Bilim Dalı
PULMONER HİPERTANSİYONUN YBÜ de TEDAVİSİ Prof Dr Sait Karakurt Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Ana Bilim Dalı YBÜ-pulmoner hipertansiyon PULMONER VENÖZ HİPERTANSİYON
Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan
D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bruselloz Brucella cinsi bakteriler tarafından primer olarak otçul
Romatizmal Hastalıklarda Glukokortikoid kullanımı ile İlgili Öneriler
Romatizmal Hastalıklarda Glukokortikoid kullanımı ile İlgili Öneriler Prof. Dr. Yaşar Karaaslan Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV
Sunu planı NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON DOÇ. DR. HAKAN TOPAÇOĞLU İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neden Endikasyonlar Kontrendikasyonlar Hasta seçilmesi Komplikasyonlar Solunum yetmezliği IMV
SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI
SOLUNUM SİSTEMİ HASTALARINDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Sibel KÜÇÜK Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Solunum Sistemi Hastalıklarında Evde Bakımın Amacı Progresyonu önlemek,
İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar
İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.
DOÇ. DR. GÜNAY ERTEM S. B. Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği
DOÇ. DR. GÜNAY ERTEM S. B. Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği *FG, *38 yaşında, bayan *İlk başvuru tarihi: Kasım 2010 *7 ay önce saptanan HBsAg pozitifliği
Romatoid Artrit Patogenezinde SitokinAğı
Romatoid Artrit Patogenezinde SitokinAğı Prof. Dr. Ahmet Gül İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Romatoid Artrit Kronik simetrik poliartrit q Eklemde İnflammasyon
Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress
Yaşlılarda düzenli fiziksel aktivite
Düzenli fiziksel aktivite ile kazanılmak istenen yaşam kalitesi artışı özellikle yaşlı nüfusta önemli görülmektedir. Bu kısımda yaşlılar için egzersiz programı oluşturulurken nelere dikkat edilmesi gerektiği
Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna
Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyatın Riski Ameliyatın Riski Major akciğer ameliyatı yapılacak hastalarda risk birden fazla faktöre bağlıdır. Ameliyatın Riski
İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme
İnterstisyel akciğer hastalıklar klarında klinik değerlendirme erlendirme Doç.Dr.Dr.Benan.Benan MüsellimM Solunumsal semptomlar Dispne Öksürük Balgam Göğüs s ağrısıa Hemoptizi Alveoler hemoraji sendromları
Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine
Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına
Tularemi Tedavi Rehberi 2009. Doç. Dr. Oğuz KARABAY Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği
Tularemi Tedavi Rehberi 2009 Doç. Dr. Oğuz KARABAY Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği 1 Rehber nasıl hazırlandı? Güncel kaynaklar 5 rehber, İnternet
Olgular. Kan Gazı Değerlendirilmesi Sunum planı. AKG Endikasyonları
Sunum planı Olgularla Kan Gazı Değerlendirilmesi Dr. Ayhan ÖZHASENEKLER Acil Tıp Uzmanı Diyarbakır Devlet Hastanesi Neden Arteryel Kan Gazı ( AKG)? Değerlendirilen Parametreler Neler? Asit-Baz Dengesi
Çalışmaya katılan hasta sayısı: 7601 (7599 hastanın datası toplandı)
Sevgili Arkadaşlarım, CANTAB için en önemli çalışmamız CHARM Çalışmasıdır.. Eğitimlerde söylediğim gibi adınız-soyadınız gibi çalışmayı bilmeniz ve doğru yorumlayarak kullanmanız son derece önemlidir.
YENİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ
ROMATOLOJİDE KULLANILAN YENİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR ESEN KASAPOĞLU GÜNAL İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ GÖZTEPE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ROMATOLOJİDE YENİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ SENTETİK İLAÇLAR LEFLUNOMİD
BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI
BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ FARMAKOLOJİSİ
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ FARMAKOLOJİSİ Bağışıklık sistemini etkileyen (uyaran veya baskılayan) maddeler özellikle kanser ve oto-bağışıklık hastalıklarının sağaltımında kullanılan ilaçlar Organ nakillerinde reddin
GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI
GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI Gebelikte ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler Sodyum ve su retansiyonu Sistemik kan basıncında azalma Böbrek boyutunda artma ve toplayıcı sistemde dilatasyon Böbrek kan
İdiyopatik pulmoner fibrozis (IPF, UIP) (2,3) 50 yaşından büyük ve daha çok erkek hastalar. Periferal retiküler opasiteler (özellikle akciğerlerin pos
İNTERSTİSİYEL AKCİĞER HASTALIKLARI (1) Prof. Dr. Macit Arıyürek Hacettepe Universitesi Radyoloji AD. Yaygın parenkimal akciğer hastalıkları A. Nedeni bilinen yaygın parenkimal akciğer hastalıkları a. İlaçlara
Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı
Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı Doç. Dr. Betül ULUKOL AKBULUT Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Ateş Hipotalamik set-point in yükselmesi Çevre ısısının çok artması Ektodermal
Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi
Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde
DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ
DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ Kortizol süpresyon testi; ACTH süpresyon testi; Deksametazon süpresyon testi Hipotalamus ve hipofiz bezinin kortizole cevabını ölçen laboratuar testidir. Kortizol Hipotalamus
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik
KEMOTERAPİYE BAĞLI BULANTI VE KUSMA. Prof Dr Deniz Yamaç Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD
KEMOTERAPİYE BAĞLI BULANTI VE KUSMA Prof Dr Deniz Yamaç Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Giriş Kemoterapiye bağlı bulantı/kusma hastanın yaşam kalitesini etkilediği gibi, devam edecek
YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger
YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük
BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ
BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık
Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu
Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış
24 Ekim 2014/Antalya 1
Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği [email protected] 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM
Adrenal yetmezlik var mı? Kortikosteroid verelim mi? Prof.Dr.Bilgin CÖMERT Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım BD
Adrenal yetmezlik var mı? Kortikosteroid verelim mi? Prof.Dr.Bilgin CÖMERT Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım BD Adrenal Yetmezlik Yapısal hasar Hipotalamus Hipofiz Adrenal
İnterstisyel akciğer hastalığının tanısında VATS: Beş olgu sunumu
İnterstisyel akciğer hastalığının tanısında VATS: Beş olgu sunumu Hande D. İKİTİMUR 1, Fatma TOKER 1, Tunçalp DEMİR 1, A. Kürşat BOZKURT 2, Nurhayat YILDIRIM 1 1 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi,
Kardiyopulmoner bypass uygulanacak olgularda insülin infüzyonunun inflamatuvar mediatörler üzerine etkisi
Kardiyopulmoner bypass uygulanacak olgularda insülin infüzyonunun inflamatuvar mediatörler üzerine etkisi Zeliha Özer*, Davud Yapıcı*, Gülçin Eskandari**, Arzu Kanık***, Kerem Karaca****, Aslı Sagün* Mersin
ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.
ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda
POSTTRANSPLANT DİABETES MELLİTUS DR. ÜLKEM YAKUPOĞLU ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ INTERNATIONAL HOSPITAL ORGAN NAKLİ MERKEZİ
POSTTRANSPLANT DİABETES MELLİTUS DR. ÜLKEM YAKUPOĞLU ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ INTERNATIONAL HOSPITAL ORGAN NAKLİ MERKEZİ Transplant İlişkili Hiperglisemi (TAH) Posttransplant Diabetes Mellitus
Kriptojenik Organize Pnömoni (KOP) Songül Özyurt
Kriptojenik Organize Pnömoni (KOP) Songül Özyurt İnterstisyel Akciğer Hastalıkları Sınıflaması İdiopatik İnterstisyel Pnömoniler Otoimmun İnterstisyel Pnömoniler (Bağ Dokusu Hast, İPAF) Hipersensitivite
LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:
LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop
Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı
Diyabetes Mellitus Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus komplikasyonlar Mikrovasküler Makrovasküler Diyabetik retinopati Diyabetik
Levosimendanın farmakolojisi
Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996
RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ
RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden
ASTIMDA YENİ BİYOLOJİK AJANLAR. Doç. Dr. İnsu Yılmaz Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD İmmünoloji ve Allerji Hastalıkları BD
ASTIMDA YENİ BİYOLOJİK AJANLAR Doç. Dr. İnsu Yılmaz Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD İmmünoloji ve Allerji Hastalıkları BD Astım-Yeni biyolojik tedaviler Omalizumab (Anti-IgE) Mepolizumab
DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI)
DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI) Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER Fizyoloji Anabilim Dalı Yüksek irtifa fizyolojisi İrtifa (metre) Atm.P (mmhg) At.PO 2 (mmhg) P A CO 2 (mmhg) P A O 2 (mmhg) Art.O 2
Sık Rastlanan Fungal İnfeksiyonlarda Tedavi Kılavuzu: Kriptokokkoz. Dr Meltem Avcı İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi 13.12.
Sık Rastlanan Fungal İnfeksiyonlarda Tedavi Kılavuzu: Kriptokokkoz Dr Meltem Avcı İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi 13.12. 2009/ Çeşme Kriptokok İnfeksiyonları Etken: sıklıkla C. neoformans En
Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi. Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014
Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014 Hipersensitivite Fizyopatolojisi İmmün sistem kemoterapötik ya da biyoterapötik
DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL
Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir
Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık
Magnezyum (Mg ++ ) Hipermagnezemi MAGNEZYUM, KLOR VE FOSFOR METABOLİZMA BOZUKLUKLARI
Magnezyum (Mg ++ ) MAGNEZYUM, KLOR VE METABOLİZMA BOZUKLUKLARI Dr Ali Erhan NOKAY AÜTF Acil Tıp AD 2009 Büyük kısmı intraselüler yerleşimlidir Normal serum düzeyi: 1.5-2,5 meq/l Hücre içinde meydana gelen
Bakır (Cu) Bakır anemi de kritik bir rol oynar.
Bakır (Cu) Bakır anemi de kritik bir rol oynar. Vücutta küçük miktarda bakır varlığı olmaz ise demirin intestinal yolaktan emilimi ve kc de depolanması mümkün değildir. Bakır hemoglobin yapımı için de
FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi
FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi
PROF.DR. KADİR BAYKAL GATA HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ
PROF.DR. KADİR BAYKAL GATA HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ Lokalize prostat Ca: 1-radikal prostatektomi 2- radyoterapi RP sonrası rezidü PSA olmaması gerekir. PSA nın total olarak ortadan kaldırılmasından
