RETİNOBLASTOMA. Prof.Dr.Atilla TANYELİ
|
|
|
- Koray Bayar
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 RETİNOBLASTOMA Prof.Dr.Atilla TANYELİ Retinoblastoma embriyonik nöral retinanın malign bir tümördür. Genelde doğumu takiben tanınmasına rağmen konjenitaldir. Bir gözden ya da her ikisinden kaynağını alabilir. Tek ya da multipl odaktan gelişebilir. Retinoblastoma, çocukluk çağındaki en sık görülen intraoküler tümördür. Sporadik olarak görüldüğü gibi, herediter olarak da gelişebilir. Herediter formlarında diğer malign tümörlere meyil mevcuttur. EPİDEMİYOLOJİ: doğumda bir rastlanır. %20-30 oranında bilateral görülür. Hastaların %80'inde ilk 3-4 yaşta tanı konur (ortalama 2 yaş). Bileteral olgularda daha erken tanınabilir. Beraberinde görülen konjenital anomaliler, konjenital kardiyovasküler defektler, yarık damak, Bloch-Sulzberger Sendromu, infantil kortikal hiperostozis, dentinomental imperfekta, familyal konjenital katarakt olarak sıralanabilir. Bazı hastalarda mental retardasyon ile birlikte D-delasyon sendromu görüşülmüştür. GENETİK: Retinoblastoma herediter ve nonherediter olarak gelişebilir. Herediter formlarında retinoblastoma geninin ebeveynlerle taşındığı gösterilmiştir. Olguların %90'ı sporadik vakalardır. Herediter vakalarda genelde bilateral tutulum tesbit edilmektedir. Fakat sporadik görülen bazı herediter olgularda da %10-12 oranında tek taraflı tutulum görülebilir. Retinoblastoma olgularında 13q14 kromozom bölgesinde delesyona sık rastlanır. Retinoblastomanın hücre dizelerini etkileyen iki mutasyonal olayın sonucu olarak geliştiği ileri sürülmektedir. Bu hipoteze göre; herediter retinoblastoma olgularında ilk olay germinal hücrelerin etkilenmesidir.bunu ikinci olay olarak hedef organın etkilenmesi takip eder. Herediter olmıyan hastalarda aynı iki olay gelişmekle beraber,ikinci olayda,aynı hücre dizisini etkileme olasılığı daha azdır.bu yüzden tümör tekdir. Sonuç olarak herediter germinal mutasyona sahip olan hastalarda bir ya da her iki gözde multipl tümörler gelişir ve daha erken ortaya çıkar. Karyotiplendirme, retinoblastomaya sahip olgularda her zaman anormallik göstermez. Fakat bilateral olgularda 13.kromozomda translokasyon ya da delesyon tesbit edilebilir. Böyle hastalarda mikrosefali, kulak anomalileri, göz defektleri, yarık ve yüksek damak, multibl iskelet anomalileri, hipoplastik baş parmak ve psikomotor retardasyon görülebilir. Genetik haritada retinoblastoma geni 13.kromozom üzerinde 13q14 bölgesinde tesbit edilmiştir. Retinoblastoma geni resesiftir. RB alellerinden birinin kaybı sonucu tümör gelişmesi olmaz. Bu nedenle retinoblastoma gen lokuslarında homozigot bir gelişim, tümör gelişimine yol açamaktadır. Bilateral ve tek taraflı olguları ayrı değerlendirmek gerekmektedir. Bilateral sporadik vakalar daima herediterdir ve yaşayan hastaların her birinin çocuğunda %50 retinoblastoma gelişme riskine mevcuttur. Tek taraflı vakalar herediter veya non herediter olabilir. Bunların %10-12 sinin herediter olabilme riski mevcuttur. Çocuklarda görülme riski ise %5-6 dır. Sporadik olgular genelde spontan mutasyonlar sonucu gelişir. Fakat yinede ebeveynlerin etkilenmemiş taşıyıcı olma riski azda olsa vardır. Bu yönden ebeveynlerde oftalmolojik muayeneden geçirilmelidir. Normal bir ebeveynden doğan retinoblastomalı çocuğun kendisinde hastalığın gelişme riski tek taralı olgularda %1, çift taraflı tutulumu olan hastalarda ise %6 'dır. Son yıllarda rekombinant DNA proplarının kullanılması ile asemptomatik taşıyıcılar tesbit edilebilmektedir. PATOGENEZİS: Retinoblastoma hızlı büyüyen bir tümördür ve kaynağını aldığı retinada büyük bir kitleye haftalar içinde ulaşabilir. %1 oranında spontan regresyon görülebilir. Bu iki şekilde olabilir. Birincisi gerçek regresyondur ve büyük intraoküler tümör gerileyerek nekrotik bir dokuya dönüşür. Gözde de atrofi gelişir ve körlük mevcuttur. İkincisinde ise retinoblastomanın selim bir varyantıdır. Gözler normal ya da normale yakın fonksiyona sahiptir. Bu tümörlere RETİNOCYTOMA veya RETİNOMA denir. Çoğu kez retinoblastoma ile karıştırılır.
2 Retinoblastomada ikinci malign tümör riski zamanla artmaktadır. Örneğin 10 yıldan sonra %20, 20 yıldan sonra %50 ve 30 yıldan sonra %90'a çıkmaktadır. Bu risk radyoterapi alan hastalarda daha fazla olup, sarkoma ve osteosarkomalar en sık rastlanan tümörlerdir. Kullanılan kemoterapi (özellikle cyclophosphamide) ikinci tümör riskini oluşturmaktadır. PATOLOJİ: Retinoblastoma çekirdekli retinal tabakanın herhangi bir yerinden kaynağını alan malign bir tümördür. Genelde dar stoplazmalı, hiperkromatik nüveli, çeşitli boyda hücrelerden ibarettir. Rozet oluşturmaya meyillidirler. Tümörün büyümesi ile gözün normal yapısında sütrüktürel değişiklikler meydana gelir. Endofitik retinoblastomada retinanın iç tabakasından vitreousa doğru, eksofitik retinoblastomada retinanın dış tabakasından sub-retinal sahaya doğru yayılım meydana gelir. Bazende tümör her iki şekilde de yayılabilir. Büyük tümörlerde retinal ayrılmaya sık olarak rastlanır (bilhassa ekzofitik tiplerde). Ayrılma genelde yaygındır. Retina lensin arka yüzeyi karşısında öne doğru itilir ve retinoblastoma görülür hale gelebilir. Tedaviden sonra düzelir. Retinoblastoma hücreleri bazen dağılarak ana tümörden bağımsız olarak yeni odaklar meydana getirir. Bazen bu yavrulaşmış hücreler vitreusta tesbit edildiğinde inflamatuvar hücrelerle karıştırılabilir. Bunlar genelde retina üzerinde yerleşirler ve yeni retinal kitlelere sebep olurlar. Nadiren de iris veya ön kameraya yerleşebilirler. Subretinal yayılım retinal pigment epiteli vasıtasıyla olur ve choroid içine doğru olur. Choroid'in vaskülarizasyonu zengin olduğu için heterojen yayılım olabilir. Retinoblastomanın bazı vakalarında Glokom gelişebilir. Birincisinde ya tümör büyüyerek BOS akışının engellenmesine sebep olur. Bu da intraoküler basınç artışına neden olur. Retinoblastoma orbita içine direkt yayılım ile, skleral damarlar vasıtasıyla optik sinirin invazyonu ile, hematojen yolla ve lenfatik yayılım ile metastaz yapabilir. Bütün retinoblastomalar optik sinire yayılma eğilimindedirler. Optik sinire yayılım olduktan sonra aksonlar boyunca beyine veya subaraknoid sahaya geçebilir. Lenfoid yayılma daha nadir rastlanır. Göz veya orbitanın genelde lenfatik drenajının olmadığı düşünülür. Fakat konjonktiva ve göz kapağının lenfatik drenajı preauriküler ve submandibular lenf nodlarına doğru mevcuttur. Bu lenf nodları bazı ilerlemiş olgularda etkilenebilir. Hematojen yayılım ile kemik, beyin ya da diğer organlara yayılım gelişebilir. Olguların 1/3'ünde sadece kranial metastazlar görülürken, 2/3'ünde kranial + diğer metastazlar görülür. KLİNİK: Tümörlerin çoğu retinoblastomanın intraoküler durumda olduğu sırada teşhis edilir ve genelde metastaz yoktur. Bazı merkezlerde (özellikle gelişmekte olan ülkelerde) tümör ileri evrelerde teşhis edilmektedir. Klinik bulguları tümörün büyüklüğüne ve pozisyonuna göre değişmektedir. En sık rastlanan bulgu LEUKOCORIA'dır. Bu kedi gözü refleksi olarak da tabir edilmektedir. Aile gözün bu mutad olmayan görünümünden şikayetçidir. Leukocaria tümör oldukça büyük hacme ulaştığı zaman ya da total retinal ayrılma olduğu zaman görülür. Pupil vasıtasıyla görülen retrolental bir tümör kitlesidir. Diğer bir sık rastlanılan bulguda strabismus'tur. Tümörün makula'ya yayılması sonucu santral görmenin kaybına bağlıdır. Diğer bulgular ise orbital inflamasyon, fikse pupiller ve irisin heterokromiası olarak sıralanabilir. Görme kaybı bir semptom değildir. Çünkü küçük çocukta tek taraflı görme kaybından şikayetçi olamazlar. İntraoküller tümörler ağrılı değildir. Ancak inflamasyon veya glokom geliştiğinde bulunur. Olguların %20-30'unda ilk tanı anında bilateral tutulum tesbit edilmektedir. Bilateral hastalıkta multifokal odaklara her iki gözde de sık olarak rastlanır. TEŞHİS: Genelde aile tarafından çocuğun gözündeki anormallik farkedilir ve oftalmaskobik muayenesi ile de teşhis konur. Muayenede retinoblastoma kitlesi pembeden beyaza kadar renk değişikliğine sahip bir kitle olarak görülür. Beraberinde retinal ayrılma vitreus da kanama olabilir. Retinanın tam muayenesi pupil dilatasyonu sağlanarak yapılmalıdır. Gerektiğinde genel anestezi altında retina incelenmelidir. 2 boyutlu B-scan ultrasonografi, bilhassa fundusun retinal ayrılma ya da kanama ile tıkandığı vakalarda, arka segmentte bir kitle olup olmadığının araştırılmasında oldukça yararlıdır. CT'de intraoküller ve ekstraoküller lezyonların gösterilmesinde yardımcı olur. Son yıllarda MRI leukokori'nin ayırıcı tanısında,
3 SSS tutulumunun tesbitinde ve orbital tutulumun derecesi hakkında oldukça yararlı bilgiler sağlanmaktadır. MRI,CT'nin tamamlayıcısıdır. Direkt kafa filmlerinde kalsifikasyonlar tesbit edilebilir. Retinoblastoma şüphesi olan olgularda kemik iliği ve BOS incelenmesi yapılmalıdır. Aquoz sıvıda LDH seviyesinin yüksekliği tanıda yardımcıdır. Fakat bu test rutinde yapılmamalıdır. Çünkü iğne ile tümörün yayılmasına sebep olunabilir. Ayrıca tanı; retrolental fibroplasia, persistant hiperplastik primer vitreous, toxocara canis, toxoplasmosis ve ciddi uveitis olguları ila yapılmalıdır. Tanı genelde tam olarak konmakla birlikte, enuklue edilen olguların 1/4'ünde neoplastik olmayan lezyonların tesbit edilebileceği unutulmamalıdır. Bazı vakalarda endoftalmitis veya uveitis gibi tanılarla, teşhis gecikebilir (%14).Kesi tanı önemlidir.çünkü retinoblastoma hızla büyüyen tümördür. STAGİNG: Retinoblastomanın tedavisi tümörün büyüklüğüne ve yayılımına göre değiştiği için staging önemlidir. REESE-ELLSWORTH klasifikasyonu genelde intraoküler hastalıklarda kullanılır. Bu şema ile tümörün kontrol edilebilme ve görmenin korunma olasılığı önceden tesbit edilebilir. Fakat survival tahmin edilemez. Her bir göz ayrı olarak değerlendirilmelidir. Hastalık için standart staging sistemi yoktur. St jude Children's Research Hospital de yapılan değerlendirmeye göre: Stage I: Tümör retinada sınırlı kalmıştır. Stage II: Tümör göz küresi içinde sınırlı kalmıştır. Stage III: Extraoküler yayılım (bölgesel) Stage IV : Uzak metaztazlar mevcuttur. TABLO: REESE-ELLSWORTH KLASİFİKASYONU GRUP I: Çok iyi huylu (Ekvetorda yada arkasında) A: 4 disk çapından daha küçük soliter tümör B: Hiç biri 4 disk çapından büyük olmayan multibl tümör GRUP II: İyi huylu A: 4-10 disk çapında soliter tümör(ekvetorda veya arkasında) B: 4-10 disk çapında multibl tümör (ekvetor arkasında) GRUP III: Şüpheli A: Ekvetorun ön kısmında herhangi bir lezyon B: Ekvetor arkasında 10 disk çapından daha büyük soliter tümör GRUP IV: Kötü Huylu A: 10 disk çapından daha büyük, multipl tümörler B: Ora serreta'nın ön kısmına yayılan herhangi bir lezyon GRUP V: Çok Kötü Huylu A: Retinanın yarısından daha fazlasını etkileyen tümörler B: Vitreusa yayılım. TEDAVİ VE PROGNOZU ETKİLEYEN DURUMLAR: Tümör göz küresine lokalize olduğu sürece tedavi şansı yüksektir.tedavinin seçimi lezyonun sayısına, lokalizasyonuna veya büyüklüğüne göre değişir. Görmesi bozulmuş ya da görme potansiyeli olmayan tek taraflı retinoblastomaya sahip çocuklarda enuklasyon kaçınılmaz bir sonuçtur. Böylece erken
4 safhada yakalanan çocuklarda görmeyi koruma girişimleri ön plandadır (Fotokoagülasyon, kriyoterapi veya RT gibi ). İki taraflı tutulumlarda her iki gözde de görmesi olan çocuklarda enuklasyon yapılmamalıdır. RT denenmelidir. Optik sinir tutulumu olan çocuklarda prognoz kötüdür. Optik sinir tutulumu olmayan hastalarda survival %100'e yaklaşır. 1-Enüklasyon : Görme ihtimali olmayan hastalar Neovasküler Glaukoma Konservatif tedavilerle tümörün kontrol edilememesi. 2-Kriyoterapi : Retinanın ön kısmında küçük primer tümör (4 disk çaplı).rt'den sonra küçük nüksler. 3- Fotokoagülasyon: Retina arka kısmında küçük ( 4 disk çapında küçük) Radyasyon retinopatisi dolayısı ile retinal neovaskülarizasyon. TEDAVİ: Tümörün -Tek taraflı veya çift taraflı olmasına göre -Görme olup olmadığına -Göz küresinde sınırlı olup olmadığına -Optik sinire yayılımın olup olmadığına -Orbital SSS; hematojen yayılım olup olmadığına göre değişmektedir. CERRAHİ: Görme şansı olmayan hastalarda tümör kontrol edilse bile enukleasyon kaçınılmazdır. Örneğin, RB tüm retinayı kaplamış ve hiç bir görme şansı olmayan hastalarda olduğu gibi yine tedaviden önce tesbit edilen glokoma,konservatif tedaviden sonra daha kötü duruma gelmiş ise enukleasyon yapılmalıdır. Genelde enukleasyondan 6 hafta sonra protez kullanılabilir. Fakat 3 yaşın altındaki çocuklarda gözün çıkarılmasından sonra orbita büyümeye devam ettiği için protezler başarılı olmazlar. Kriyoterapi ve fotokoagülasyon endikasyonları benzerdir. Her iki tedavi metodu ile 4 disk çapındaki küçük tümörler başarı ile tedavi edilebilmektedir.tedavi şansı %95'dir. Ön yüzeydeki tümörlere, fotokoagülasyonda arka yüzdeki tümörlere daha kolay uygulanabilir. RADYOTERAPİ: RT'nin amacı görmeyi korurken lokal hastalığı tedavi etmelidir. Fakat RT'nin kısa ve uzun vadeli komplikasyonları mevcuttur.rt'nin dozu merkezlere göre değişir. MD Anderson hastanesinde 3500 cgy, 3 hafta süre ile grup-i,iii için, 4500 cgy grup IV-V için. 4 hafta müddetle fraksiyone olarak uygulanmalıdır. Retinoblastoma radyosensitif bir tümördür. Abromson intraoküler tümörlerin %75 oranında RT ile tedavi edilebileceğini ileri sürmüşlerdir.rt'ye krioterapi de eklendiğinde bu oran %90'a çıkmaktadır. KEMOTERAPİ: Retinoblastomada kemoterapinin rolü tartışmalıdır. Geçmişte kullanılan TEM(Triettilen Melamin) intracoroid olarak verilerek tedavi edilmekte idi. Fakat bu tedavinin RT'ye üstünlüğü tesbit edilememiştir. Yine grup IV'deki hastalığa sahip çocuklar enükleasyondan sonra Adjuan KT almışlar, fakat sadece enükleasyon ile tedavi edilen çocuklara göre üstünlüğü saptanamamıştır. Cyclophosphamide, Vincristine, Adriamycin gibi kemoterapötiklerle yapılan tedavilerde istenen sonuç elde edilememiştir. Ancak RT'den önce uygulanan kombine kemoterapilerle (VCR-CYP-ACD, CYP- DOX, Cisplatin-VP16) tam cevap alınabilmektedir. Yine de yeni kemoterapötik ilaçlara gereksinim vardır. SONUÇLAR: Retinoblastomaya sahip yaşayan hastalarda survival çok iyidir. Genelde %90 veya daha yüksek cevap alınabilmektedir. Tek taraflı hastalığa sahip hastalarda, metastazlardan ölüm oranı azalmıştır. Fakat bileaeral olgularda hala istenen sonuçlar alınamamıştır. 4 yıldan sonra genelde tek taraflı olgularda görülmezken, iki taraflı Retinoblastomaya sahip olgularda sekonder malıgn hastalık riski oldukça yüksektir. Görme fonksiyonları Stage I-II'deki hastalarda iyidir. Rekürrensler RT ile tedavi edilebilir.
5 TEDAVİ KOMPLİKASYONLARI: -RT'yi takiben sekonder residuel tümör gelişimi -Vitreus içine kanama -RT'den sonra katarakt gelişme riski -Retinal vasküler hasar (geç RT komplikasyonu) ve optik atrofi -Enüklasyondan sonra orbitanın gelişmesinin yavaşlaması -Sekonder malign tümör riski (Osteosarkoma). TAKİP: Retinoblastomalı hastalar yakınan takip edilmelidir(özellikle sekonder malign hastalık yönünden). Rekürrenslerin çoğunluğu teşhisten sonraki ilk 3 yıl içinde gelişir. RT'den sonra 1-2. ayda bir genel anestezi altında muayene yapılmalıdır. İkinci yılda 3-4 ayda, 6 yıla kadar her 6 ayda bir devam edilmelidir.
6 RETİNOBLASTOM: TANI, TEDAVİ VE SONUÇLAR Doç.Dr. Müslime Yalaz, Arş.Gör.Dr. Aysel Anlı, Y.Doç.Dr. Meltem Yağmur, Y.Doç.Dr. Nihal Demircan, Prof.Dr. Gülhan Slem Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları A.B.D.,ADANA ÖZET Ekim 1987-Mart 1995 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Tümör biriminde retinoblastom nedeniyle takip edilen olgularda tanı ve tedavi yöntemleri ile sonuçların irdelenmesi amaçlanmıştır. 38 retinoblastom olgusu bu çalışmada retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Olguların tanısında indirekt oftalmoskopi, oftalmik ultrasonografi, orbital ve beyin tomografisi, renkli Doppler ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemlerinden birkaçı veya hepsi uygulanmıştır. Olguların sistemik tutulumları ile birlikte değerlendirilebilmesi amacıyla St. Jude Children's Reseach Hospital grubunun hazırlamış olduğu sınıflandırma kullanılmıştır. Olguların 21'i erkek ve 17'si kızdır. 32 olgu unilateral (16 sağ, 16 sol göz) iken, 6'sı bilateraldir. En küçük yaş 1 ay, en büyük yaş 84 ay olup, ortalama yaş 32.75±23.44 tür. 23 olgu lökokori, 7 olgu gözde büyüme, 5 olgu kayma, 3 olgu gözde kızarıklık ve kaşıntı yakınmaları ile getirilmiştir. Başvuru sırasında olguların 1'i evre İ, 9'u evre II, 10'u evre III ve 6'sı ise evre IV idi. Tanı konulduktan sonra 12 olgu tedaviyi kabul etmemiştir. 11 olgu ise enükleasyon yapıldıktan sonra tedavi ve takip için gelmemiştir. Tedavide 12 olguya enükleasyon, 6 olguya enükleasyon ve kemoterapi, 3 olguya enükleasyon,kemoterapi ve radyoterapi, 4 olguya egzenterasyon ve kemoterapi, bir olguya ise egzenterasyon uygulanmıştır, bu olgu takibe gelmediği için kemoterapi ve radyoterapi uygulanamamıştır.izlem süresi en az 1 ay, en çok 56 ay olup, ortalama 14.38±11.58 dir. Bu izlem süresi içinde 17 olgunun takibe gelmediği, 7 olgunun eks olduğu saptanmıştır. 14 olgu ise yaşamaktadır. Retinoblastom olgularının kliniğe ilk başvuruları sırasında çoğunlukla ileri evrede olduğu ve yarıdan çoğununda verilen tedavi protokolüne uymayıp takibe gelmediği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Retinoblastom, tanı, tedavi, sonuçlar. RETINOBLASTOMA; DIAGNOSIS, THERAPY, RESULTS We retrospectively evaluated the diagnosis, theurapeutic methods and prognosis in 38 cases with retinoblastoma, who admitted to Çukurova University Medical Faculty Ophthalmology Department between We performed indirect ophthalmoscopy, ophthalmic ultrasonography, orbital and cranial computed
7 tomography, color Doppler ultrasonography, magnetic rezonans imaging. Diagnosis was confirmed histopathologically in 26 operated cases. We used St. Jude Children's Reseach hospital group's classification for diagnosis. The study group consisted of 21 male, 17 female aged 1-84 months (32.75±23.44). 32 cases were unilateral (16 right-16 left), 6 were bilateral. 23 cases admitted with a complaint of leucocoria, 7 with enlargement of the eye, 5 with strabismus, 3 with redness and itching. 1 case was in stage I, 9 in stage II, 10 in stage III, and 6 in stage IV. 23 cases rejected thearpy, 12 after learning the diagnosis and 11 after enucleation. We performed enucleation to 12; enucleation and chemothearpy to 6; enucleation, chemothearpy and radiothearpy to 3; exenteration and chemotherapy to 4 cases; and only exenteration to 1 case. Radiotherapy and chemotherapy couldn't be applied to this case because he did not come to controls. The follow up period ranged from 1 month to 56 months with a mean 14.38±11.58 months. During the follow up period 17 cases did not come to control examinations, 7 cases died, 14 cases are alive. As a results, we can say that retinoblastoma cases admit to clinics in high grades and nearly half of them do not obey thearpy protocols. Key words: Retinoblastoma, diagnosis, thearpy and results. GİRİŞ Retinoblastom çocukluk çağının en sık görülen intraoküler malign tümörüdür. Tüm çocukluk çağı tümörleri arasında lösemi ve nöroblastoma ile birlikte ilk üç sırayı almaktadır 1. Embriyonik nöral retinadan orijin alır 2. Konjenital olabileceği gibi çoğunlukla ilk üç yaş içerisinde görülmektedir. 5 yaşın altındaki her bir milyon çocuktan 11'inde veya her canlı doğumun birinde retinoblastom geliştiği bildirilmektedir 3. Etyolojisi bilinmemekle beraber, herediter, nonherediter ve kromozomal delesyon formları vardır 2. Yaklaşık % olgu bilateraldir 1-4. Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Tümör birimine gönderilen 38 retinoblastom olgusuna ait özelliklerin, tanıda kullanılan yöntemlerin ve sonuçların irdelenmesi amaçlanmıştır. MATERYAL VE METOD Ekim 1987 ve Mart 1995 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Tümör birimine gönderilen 38 retinoblastom olgusu bu çalışmada retrospektif olarak incelenmiştir. Retinoblastom ön tanısı ile gönderilen olguların her iki pupillası dilate edilerek genel anestezi altında indirekt oftalmoskopi ile muayeneleri yapıldıktan sonra, tanıda ve takipte ayrıca oftalmik ultrasonografi (US), orbital ve beyin tomografisi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve oftalmik renkli Doppler ultrasonografi (RDG) yöntemlerinden birkaçı veya hepsi uygulanmıştır. Ayrıca atipik olan bir olguda da ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılmıştır. Olguların tanısı konulduktan sonra sistemik tutulum açısından Pediatrik
8 Onkoloji Anabilim Dalı ile konsülte edilmiştir. Tümörün büyüklüğüne, lokalizasyonuna ve yayılımına göre enükleasyon, kemoterapi, radyoterapi ve ekzenterasyon yöntemlerinden biri veya birkaçı kombine olarak uygulanmıştır. Olguların evrelendirilmesinde St. Jude Children's Research Hospital çalışma grubunun hazırlamış olduğu evrelendirme kullanılmıştır (Tablo 1) 5. Evrelendirme sonunda olguların Pediatrik Medikal ve Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalları ile ortak tedavi takipleri yapılmıştır. TABLO 1. St.Jude Children's Research Hospital Evrelemesi. Evre I Evre II Evre III Evre IV Tümör retinada lokalize Tümör glob içerisinde lokalize Ekstraoküler yayılım Uzak metastaz mevcut TABLO 2. Retinoblastomlu Olguların Başlangıç Yakınmaları Yakınma Sayı % Lökokori Gözde büyüme Şaşılık Kızarıklık SONUÇLAR Bu çalışma 38 retinoblastom olgusunu kapsamaktadır. Olguların 21'i (% 55.27) erkek, 17'si (% 44.73) kızdır. En küçük yaş 1 ay, en büyük yaş 84 ay olup, ortalama yaş ± aydır. 32 olgu (% 84.22) unilateral ve 6 olgu ise (%15.78) bilateraldir. Unilateral olgularda ilk başvuru sırasında ortalama yaş 37 ay, bilateral olgularda ise 11 aydır. En sık görülen belirti lökokori olup, daha az sıklıkta gözde büyüme, strabismus ve oküler irritasyona rastlanmıştır (Tablo 2). Opere edilen 26 olguda (% 68.43) histopatolojik tanı konulmuştur. 12 olgu (% 31.57) tanı konulduktan sonra tedaviyi kabul etmemiş, 11 olgu (% 28.97) ise ilk tedaviden sonra takibe gelmemiştir. Bir olguda oküler inflamasyon düşünülmüş ince iğne aspirasyon biyopsisi sonucunda retinoblastom olarak değerlendirilmiş ve enükleasyon yapılmıştır. Olguların evrelere göre dağılımı Tablo 3'te, uygulanan tedavi yöntemleri
9 de Tablo 4'de görülmektedir. Olguların izleme süresi en az 1 ay en fazla 54 ay olup, ortalama takip süresi ± aydır. Bu izleme süresi içerisinde 17 olgunun takibe gelmediği, 7 olgunun da eks olduğu saptanmıştır. 14 olgu ise yaşamaktadır. TABLO-3: Retinoblastomlu Olguların Evrelere Göre Dağılımı. Olgular Sayı % Evre I Evre II Evre III Evre IV TABLO-4: Retinoblastomlu Olgularda Uygulanan Tedavi Yöntemleri Yöntem Sayı % Enükleasyon Enükleasyon+KT * 6 23 Enükleasyon+KT * +RT ** Ekzenterasyon+KT * Ekzenterasyon *** 1 4 * : Kemoterapi ** : Radyoterapi *** : İlk Tedaviden sonra takibe gelmediği için kemoterapi ve radyoterapi ile kombine edilememiştir. TARTIŞMA Retinoblastom çocukluk çağının en sık görülen intraoküler tümörü olmakla birlikte erken tanı ile tedavisi mümkün olup, gecikmiş tanıda mortalitesi yüksek olan bir
10 malignansidir. En sık görülen klinik belirti lökokori olup, daha az sıklıkta strabismus, orbital inflamasyon, hifema ve diğer bulgularla ortaya çıkmaktadır 2,4. Olgularımız % 60 civarında lökokori nedeniyle başvurmuş olup, bu oran diğer serilerle de uyumludur 1,2,4. Ancak gözde büyüme yani proptozis nedeniyle başvuru oranı % olup, bu oran Türkiye'de yayınlanmış en geniş seri olan Arslan ve Günalp'in 500 olguyu kapsayan çalışmalarında bildirdikleri orandan daha büyüktür (% 7.6) 1. Ayrıca yurt dışı serilerde proptozisin çok daha nadir olduğu bildirilmektedir 2. Oftalmoskopik olarak retinoblastomun göz dibinde görülmesi tanı için çoğu kez yeterli olmakla birlikte, tümörün topografik görünümü, ekstraskleral yayılımı ve optik sinir tutulumunun olup olmadığının değerlendirilmesinde, bilgisayarlı tomografi uygulanmaktadır 6. Ayrıca lökokorili bir bebekte oftalmik ultrasonografi ile göz içinde multifokal kitlelerin veya kalsifikasyon içeren bir lezyonun görülmesi, renkli Doppler görüntülemede de, yine göz içinde vasküler bir kitlenin varlığı retinoblastomu düşündürür. Özellikle nükslerin araştırılmasında manyetik rezonans önerilmektedir 7. Bizim çalışmamızda da oftalmoskopi dışında birçok tanı yöntemine tanıda ve takipte başvurulmuştur. Arslan ve Günalp'in serilerinde tüm olgularda ortalama yaşın üç olduğu 1, Rubenfield ve arkadaşlarının çalışmalarında da tek taraflı olgularda ortalama tanı yaşının 24 ay, bilateral olgularda ise 13 ay olduğu bildirilmektedir 8. Bizim olgularımızda da tüm olgularda ortalama yaş 32 ay olup, tek taraflı olgularda ortalama yaş 37 ay iken bilateral olgularda ise 11 aydır. Oftalmoskopik bulgulara dayanan Reese-Ellshworth sınıflandırması oftalmolojide en çok kullanlılan evrelendirme şeklindedir 9. Bu sınıflandırmada tümörün kontrolü ve görmenin korunması amaçlanmıştır, ancak yaşamı göstermemektedir 2. Göz küresinin gerisine uzanan kitleler için standart bir sınıflandırma yoktur. Bu amaçla St.Judge Children's Research Hospital'de bir grup araştırmacı bir sınıflandırma hazırlamış olup bizim olgularımızda da bu sınıflandırma kullanılmıştır 5. Bu sınıflandırmaya göre olgularımız değerlendirildiğinde çoğunun ileri evrede olduğu dikkat çekicidir. Yapılan araştırmalar tümörün sadece göz içinde olduğu olgularda ortalama yaşam süresinin % 90'ının üzerinde olduğunu, ekstraskleral yayılım ve optik sinir tutulumu olan olgularda ise ortalama yaşam süresinin % 40'a indiğini göstermektedir 2,4. Olguların erken tanınıp tedavilerinin ve takiplerinin yapılması ile mortalitenin çok azalacağı aşikardır. Sonuç olarak ülkemizde ve özellikle bölgemizde ailelerin ve pediatristlerin retinoblastom hakkında bilgilendirilmesinin önemi son derece açıktır. Özellikle ilk 3 yaş içerisinde rutin oftalmoskopik muayenenin yapılmasının bu oranları değiştireceğine inanmaktayız. Çalışmamızda tanıları konulan olguların başka merkezlere de gitmesi ile tedavi ve takibe gelmeyen olgu sayısını artırmıştır. Ayrıca bir olgunun birden fazla merkezden görülmesi ve kaydedilmesi nedeniyle gerçek bir insidans çalışmasını yapmayı engellemektedir. KAYNAKLAR 1. Arslan Y, Günalp İ: Retinoblastomun klinik ve tedavi özellikleri. 500 olguda tartışma. Türk Oftalmoloji Derneği XXII.Ulusal
11 Kongresi Bülteni. Doğan ÖK, Okutan S, Özkan F (edler), Ürgüp, Cilt 2, , Donaldson S, Egbert PR: Retinoblastoma. In Principles and practice of Pediatric Oncology. Pizzo PA, Poplack DG (eds), Jb Co, Philadelphia, part four, chap. 25: , Devesa SS: The incidence of retinoblastoma. Am J Ophthalmol, 80: , Murphree AL, Rother C: Retinoblastoma. In Retina, Schacat AP (ed), The CV Mosby Co., St. Louis, Chap. 27: , Pratt CB: Management of malignant solid tumors in children. Pediatr Clin North Am. 19: , Arrig PG, Hedges TR, Char DH: Computed tomography in the diagnosis of retinoblastoma. Br J Ophthalmol, 67: , Haik BG, St Louis L. Smith ME, Ellsworth RM, et al: Computed tomography of MRI in the evaluation of leukocoria. Ophthalmol, 92: , Rubenfield E, Abrhamson Dh. Ellsworth RM. Kitchin FD: Unilateral and bilateral retinoblastoma-correlations between age at diagnosis and stage of ocular disease. Ophthalmol, 93: , Ellsworth RM: The pratical management of retinoblastoma. Trans Am Ophthalmol Soc, 67: , Başka bir merkezde 7 yıl önce sağ retinoblastom nedeniyle enükleasyon yapılan 13 yaşındaki kız hasta kliniğimize hirsutizm, kliteromegali ve ses kalınlaşması yakınmaları ile başvurdu. Pelvik USG de sağ overde 9x7x5 cm boyutlarında kitle saptandı.testesteron düzeyinin artmış ( 17.5pg/ml,N: ), FSH düzeyinin azalmış ( 0 IU/L,N:1.8-18) olduğu. Yapılan laparotomide sağ overde yer yer solid ve kistik komponentleri olan kitle saptandı ve total olarak çıkarıldı. Histopatolojik inceleme Sertoli-Leydig hücreli tümör olarak bildirildi. Retinoblastom hastalarının çoğunda 5 yıl sonra ikincil malignensiler görülmektedir. Sekonder tümörlerden en sık osteogenik sarkomaya rastlanmaktadır. Bunun yanında yumuşak doku
12 tümörleri, lösemiler ve epitelial tümörler görülmektedir. Sekonder malignensilerin yaklaşık % 65 i ışınlanan alanda, kalanı ışın almayan bölgelerde ortaya çıkmaktadır.retinoblastomdan sorumlu proteinlerin (prb, p107, p130) fare testislerinde hücre gelişimi, differansiasyonu ve apoptozisinde potent regülatör oldukları gösterilmiştir. Germ hücre siklusunun kontrolüne katılan ve germ hücre proliferasyonu sırasında hücre siklusunda faza spesifik rolü bulunan bu proteinler hastamızda oluşan sekonder over tümörünün gelişiminde rol almış olabilir. Çocukluk çağında retinoblastoma ve sekonder over tümörlerine oldukça nadir rastlanmaktadır. Literatürde sekonder over tümörü olan 18 hastanın bir tanesinde primer tümör retinoblastom olarak tesbit edilmiştir.
Pediatrik Göz Tümörleri Prof. Dr. Halit Pazarlı
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Herkes İçin Çocuk Kanserlerinde Tanı Sempozyum Dizisi No: 49 Mayıs 2006; s.49-54 Pediatrik Göz Tümörleri Prof. Dr. Halit Pazarlı Pediatrik
Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım
Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik
Arka Vitreus Dekolmanı, Retina Yırtıkları ve Latis Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi)
Arka Vitreus Dekolmanı, Retina Yırtıkları ve Latis Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi) İlk Muayenede Hiakye (Anahtar ögeler) AVD semptomları (II+, Retina dekolmanı, ilişkili genetik bozukluklar
Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak
Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine
Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.
BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.
İKİNCİL KANSERLER. Dr Aziz Yazar Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD. Tıbbi Onkoloji BD. 23 Mart 2014, Antalya
İKİNCİL KANSERLER Dr Aziz Yazar Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD. Tıbbi Onkoloji BD. 23 Mart 2014, Antalya Tanım Kanser tedavisi almış veya kanser öyküsü olan bir hastada histopatolojik
PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı
PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Tanım Prematüre bebeklerde retina damarlarının gelişim bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır.
HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM
HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve
Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.
GİRİŞ: Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. Foliküler adenomlar iyi sınırlı tek lezyon şeklinde olup, genellikle adenomu normal tiroid dokusundan ayıran kapsülleri vardır. Sıklıkla
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ TPOG ÇALIŞMA SONUÇLARI. Prof. Dr. Rejin KEBUDİ
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ TPOG ÇALIŞMA SONUÇLARI Prof. Dr. Rejin KEBUDİ İ.Ü., Cerrahpaşa T. F., Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D. & İ.Ü., Onkoloji Enstitüsü, Pediatrik Hematolojik-Onkoloji B.D. ÇOCUKLUK
Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm
BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,
Nörofibromatozis Tip 1 Tanılı Olguların Değerlendirilmesi: Tek Merkez Deneyimi
Nörofibromatozis Tip 1 Tanılı Olguların Değerlendirilmesi: Tek Merkez Deneyimi Nurşah Eker, Ayşe Gülnur Tokuç, Burcu Tufan Taş, Berkin Berk, Emel Şenay, Barış Yılmaz Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim
Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.
HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf
Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi. Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013
Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013 RT nin yeri varmı? RT endike ise doz ve volüm? Hangi teknik? Kurtarma tedavisinde RT?
Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi
Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi 1 Öğrenme hedefleri Metastazların genel özellikleri Görüntüleme Teknikleri Tedavi sonrası metastaz takibi Ayırıcı tanı 2 Metastatik Hastalık Total
Penetran Göz Yaralanmaları
Penetran Göz Yaralanmaları Pelin Özyol Oküler yaralanmalar özellikle düşük sosyoekonomik düzeydeki bireylerde ve az gelişmiş ülkelerde olmak üzere genel olarak tüm dünyada önemli morbidite nedenidir. Yaralanmaların
Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi
Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına
Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi
Mediastenin Nadir Görülen Tümörleri Tüm mediastinal kitlelerin %10 dan azını meydana getiren bu lezyonlar mezenkimal veya epitelyal kökenli tümörlerden oluşmaktadır. Journal of linical and nalytical Medicine
Rejin Kebudi, Samuray Tuncer, Omer Gorgun, F. Betul Cakır, Sema Bay Büyükkapu, Inci Ayan, Gönül Peksayar, Fulya Yaman Ağaoğlu, Emin Darendeliler
Rejin Kebudi, Samuray Tuncer, Omer Gorgun, F. Betul Cakır, Sema Bay Büyükkapu, Inci Ayan, Gönül Peksayar, Fulya Yaman Ağaoğlu, Emin Darendeliler İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi & Onkoloji
MEME KANSERİ TARAMASI
MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme
PEDİATRİK TÜMÖRLERDE İKİNCİ SERİ IŞINLAMA Dr. Ahmet Dirier Gaziantep Üniversitesi
PEDİATRİK TÜMÖRLERDE İKİNCİ SERİ IŞINLAMA Dr. Ahmet Dirier Gaziantep Üniversitesi Başlıca Çocukluk Çağı Tümörleri Lenfoma Ewing's ve diğer sarkomlar Wilms Tümörü Baş-Boyun Kanserleri Nöroblastom SSS Tümörleri
ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY
ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam
SEMİNOM-DIŞI TESTİS TÜMÖRLERİNİN TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ. Doç. Dr. Mert Saynak
SEMİNOM-DIŞI TESTİS TÜMÖRLERİNİN TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ Doç. Dr. Mert Saynak Clinical Radiation Oncology, Third Edition OLGU 30 yaşında bir hentbol oyuncusu, Migren tanısı var Son maçı esnasında
İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği
İnsidental kanser Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Tanım Preoperatif tanı yöntemleriyle saptanamayan, ancak benign hastalıklar nedeniyle
OVER KANSERİ. Yumurtalık kanseri; Over tümörü; Over kanseri neden olur?
OVER KANSERİ Yumurtalık kanseri; Over tümörü; Over hücrelerinden kaynaklanan kanserdir. Kadınlarda yumurtalıklara over denir. Over ler döllenme için gerekli yumurtaların hazırlandığı ve kadın hormonlarının
TPOG İSKİP Merkez Çalışma Kodu: Hasta TC Kimlik No Hasta İsim, Soyadı. Gönüllü Bilgilendirilmiş Onam Formu. Sayın Anne Babalar,
TPOG İSKİP 2011 Gönüllü Bilgilendirilmiş Onam Formu Sayın Anne Babalar, Bu bir klinik araştırma çalışmasıdır. Klinik araştırmalar sadece bu çalışmaya katılmayı seçen hastaların dahil edildiği protokollerdir.
Kan Kanserleri (Lösemiler)
Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi)
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi) İlk Muayenede Hikaye (Anahtar ögeler) Semptomlar (metamorfopsi, görmede azalma, skotom, fotopsi, karanlık adaptasyonu) (II-, GQ, SR) Tedavi
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları
GÖZ HASTALIKLARI STAJI
GÖZ HASTALIKLARI STAJI STAJIN TANITIMI EĞİTİM DÖNEMİ STAJ SÜRESİ YERLEŞKE EĞİTİM BİRİMLERİ DERSHANE : Dönem V : 6 iş günü : Cebeci Hastanesi : Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Kliniği, Polikliniği ve Dershanesi
MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu
MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ NEDİR? Meme süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşan
Retinoblastomun Tedavi Kararındaki Zorluklar*
91 Olgu Sunumu Retinoblastomun Tedavi Kararındaki Zorluklar* DIFFICULTIES IN DECISION OF RETINOBLASTOMA TREATMENT Mahmut KAYA 1, Dilek GÜNEŞ 2, Nilüfer KOÇAK 1, Kamer MUTAFOĞLU UYSAL 2, Erdener ÖZER 3,
Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim
Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim Murat Özdemir, Özer Makay, Tevfik Demir*, Berk Göktepe, Kamil Erözkan, Barış Bingül**, Yeşim Ertan**, Hüsnü Buğdaycı***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız
Omurga-Omurilik Cerrahisi
Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve
Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER
Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez
Prof. Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Prof. Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Seminom GHTT in %60 ı Seminom dur Ayrıca %10 kadar da mix tümörler içinde yer alırlar Tanı anında %75-80 i Evre I Diğer türlere göre daha iyi prognozlu
Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi
Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Emine AKSOY, Güliz ATAÇ, Emin MADEN, Nil TOKER, Tülin SEVİM S.B. İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları
Diyabetik Retinopati Tanı, Takip ve Tedavisi
Diyabetik Retinopati Tanı, Takip ve Tedavisi Diyabeti olan her hasta diyabetik retinopati riski taşır. Gözün anatomisi nedeni (resim 1a) ile iyi görüyor olmak göz sağlığının kusursuz olduğu göstermez,
MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ
MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik
29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu
29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize
Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD
Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın
SAĞ VE SOL KOLON YERLEŞİMLİ TÜMÖRLER: AYNI ORGANDA FARKLI PATOLOJİK BULGULAR VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE DURUMU
SAĞ VE SOL KOLON YERLEŞİMLİ TÜMÖRLER: AYNI ORGANDA FARKLI PATOLOJİK BULGULAR VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE DURUMU Ezgi Işıl Turhan 1, Nesrin Uğraş 1, Ömer Yerci 1, Seçil Ak 2, Berrin Tunca 2, Ersin Öztürk
Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)
Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya
Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği
Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği Tiroid kanserleri bütün kanserler içinde yaklaşık % 1 oranında görülmekte olup, özellikle kadınlarda
Çocukluk Çağı Kanserlerinin Epidemiyolojisi Prof. Dr. Tezer Kutluk
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Herkes İçin Çocuk Kanserlerinde Tanı Sempozyum Dizisi No: 49 Mayıs 2006; s.11-15 Çocukluk Çağı Kanserlerinin Epidemiyolojisi Prof. Dr. Tezer
AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert
AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP n Ameliyat sonrası evreleme; - TNM sınıflaması kullanılmakla beraber eksiklikleri var; post-op kalsitonin- CEA ölçümü, CEA
Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi
Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Akciğer karsinomlarının gelişiminde preinvaziv epitelyal lezyonlar; Akciğer karsinomlarının gelişiminde
ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU
ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ
HODGKIN DIŞI LENFOMA
HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf
GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR?
P.O. Number Terms Rep Ship Via F.O.B. Project Quantity Item Code Description Price Each Amount GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR? Dr.Aytekin Altıntaş Total GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER
Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...
Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk
MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ
MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller
Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012
Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve
GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)
Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne
XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ
XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ İnteraktif Olgu Sunumu KEMİK TÜMÖRLERİ . 17 yaşında bayan hasta. 2.5 yıldır sol bacakda yürürken ağrı Enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu tedavisi uygulanmış. Son 6 aydır ağrı
LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR!
LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR! Lenfödem, lenf sıvısının dolaşımındaki yetersizlik yüzünden dokular arasında proteinden zengin sıvı birikimine bağlı olarak şişlik ve ilerleyen
Amaç: Temel refraksiyon açıklaması ve myopi, hipermetropi ve astigmatizmatizma izahıve nasıl düzeltilebildiklerini anlatmak.
DÖNEM 3 DERSLERİ.. GÖZÜN ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ GÖZ MUAYENE YÖNTEMLERİ KIRMA KUSURLARI VE TEDAVİSİ ŞAŞILIK VE TEDAVİSİ GÖZ YAŞI YAPISI, DRENAJ VE HASTALIKLARI KIRMIZI GÖZ GLOKOM OPTİK SİNİR VE GÖRME YOLLARI
Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları. Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul
Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenme hedefleri Adrenal bez kitlelerinin BT ile değerlendirilmesinde temel prensip ve bulguları öğrenmek
Adölesanda Lösemi & İnfant Lösemi
Adölesanda Lösemi & İnfant Lösemi Prof. Dr. Özcan Bör Eskişehir Osmangazi Üniversitesi TPHD OKULU 18 20 Kasım 2016 Ankara 1 Adölesanda Lösemi Dünya Sağlık Örgütü 10 19 yaşlarını Adölesan Dönemi olarak
MENOPOZ. Menopoz nedir?
MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona
METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG)
METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) Metastatik tümörler en sık görülen beyin tümörleridir. Her geçen yıl çok daha fazla sayıda
NEDENLERİ. Endometrial polipler ile sigara kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı ve yapılan doğum sayısı arasında bir ilişki yoktur.
Polipler küçük ve çoğu zaman iyi huylu küçük tümoral oluşumlardır. Vücutta rahim ağzı, rahimin içi (endometrium), ses telleri ve barsaklar gibi pekçok değişik bölgede görülebilir. Endometrial polip rahimin
Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı
Prognostik Öngörü Tedavi Stratejisi Belirleme Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik faktörlerin idantifikasyonu ve analizi Primer tumor; BRESLOW Tumor kalınlığı Mitoz oranı Ulserasyon CLARK seviyesi Anatomik
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde
Mide Tümörleri Sempozyumu
Mide Tümörleri Sempozyumu Lokal İleri Hastalıkta Neoadjuvan Radyoterapi ve İORT Prof. Dr. Ahmet KİZİR İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü 17 Aralık 2004 İstanbul Neoadjuvan Radyoterapi Amaç : Lokal ileri hastalıkla
[RABİA EMEL ŞENAY] BEYANI
Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı 10. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi 3 6 Haziran 2015, Ankara [RABİA EMEL ŞENAY] BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam yoktur. Çalıştığı Firma (lar) Danışman
Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı
Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı Dr. Zeynep Yazıcı Uludağ Üniversitesi, Tıp Fak., Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Bursa Primer karaciğer kitleleri Tüm pediatrik solid tm lerin %1-4 ü ~%65 i
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik
MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler
MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik
Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız
Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız Dr.Levent Alpay Süreyyapaşa Egitim vearaştırma Hastanesi Mart
AKCİĞER KANSERİ AKCİĞER KANSERİNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER
AKCİĞER KANSERİ Akciğer kanseri; akciğerlerde anormal hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması sonucu ortaya çıkar. Kanser hücreleri akciğerlere, komşu dokulara veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilir.
AKCİĞER KANSERİ TANISI KONULDUKTAN SONRA NE YAPILIR HASTA NASIL TAKİP VE İDARE EDİLİR
AKCİĞER KANSERİ TANISI KONULDUKTAN SONRA NE YAPILIR HASTA NASIL TAKİP VE İDARE EDİLİR Akciğer kanseri olmak her şeyin sonu değildir. Bu hastalığı yenmek için mutlaka azimli, inançlı ve sabırlı olmanız
Cerrahi Dışı Tedaviler
KÖTÜ HUYLU YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ Cerrahi Dışı Tedaviler Dr.Selami ÇAKMAK GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi 50 den fazla yumuşak doku sarkomu tipi Kaynaklandığı doku, Klinik gidişat, Görülme yaşı, Agresifliği,
Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler
Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Dr. M. Murat Naki Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi BD Epidemiyoloji ABD de 300
Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi
Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi Lokal ileri evre akciğer kanserli olgularda cerrahi tedavi, akciğer rezeksiyonu ile birlikte invaze olduğu organ ve dokuların rezeksiyonunu
Sunum planı. Kranyal ve spinal vasküler hastalıklarda radyocerrahi. Radyasyonun damarlar üzerindeki etkileri. Radyasyonun damarlar üzerindeki etkileri
Kranyal ve spinal vasküler hastalıklarda radyocerrahi Dr. Ömer Uzel Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Sunum planı Radyasyonun damarlar üzerindeki etkisi Radyocerrahi İntrakranyal
ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONSENSUS KONFERANSI
ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONSENSUS KONFERANSI TİROİD NODÜLÜNDE AMELİYAT ENDİKASYONLARI Tüm tiroid nodülleri ameliyat endikasyonudur Nodülün hızlı büyümesi (6 ayda çapın > %20) İİAB gerektirmeksizin ameliyat
Vestibüler Schwannoma Fasial Fonskiyonların Korunması
Vestibüler Schwannoma Vestibüler schwannomalar (VS) intrtakranial tümörlerin %10 unu oluşturan iyi huylu tümörlerdir. Toplumda görülme sıklıklarının 1/100.000 olduğu kabul edilmektedir. Yani kabaca ülkemizde
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Onkoloji Bilim Dalı. 14 Temmuz 2017 Cuma
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Onkoloji Bilim Dalı 14 Temmuz 2017 Cuma Arş. Gör. Ayşenur Bostan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve
Dr.Ceyhun Bozkurt Dr.Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları EAH Çocuk Onkoloji Bölümü 20.04.2013
Dr.Ceyhun Bozkurt Dr.Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları EAH Çocuk Onkoloji Bölümü 20.04.2013 S.T. 15 Yaş Kız Hasta Başvuru tarihi: 12.08.2010 Yakınması: Mide bulantısı Kusma İshal Kolunda
Bu amaçları yerine getirebilmek için genetik danışmanın belli basamaklardan geçmesi gerekir. Bu aşamalar şunlardır:
Genetik danışma, genetik düzensizliklerin temelini ve kalıtımını inceleyerek hasta ve/veya riskli bireylerin hastalığı anlayabilmesine yardımcı olmak ve bu hastalıklar açısından evliliklerinde ve aile
Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi
Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen
Merkel Hücreli Karsinom
Merkel Hücreli Karsinom Doç. Dr. Filiz Canpolat Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği IV. DOD Dermatoloji Gündemi, 3-6 Eylül 2015, Eskişehir Merkel Hücreli Karsinom
BİRİNCİL KEMİK KANSERİ
BİRİNCİL KEMİK KANSERİ KONDROSARKOM (KS) PROF. DR. LEVENT ERALP Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı İÇİNDEKİLER Kondrosarkom Nedir? KS dan kimler etkilenir? Bulgular nelerdir? KS tipleri nelerdir? Risk faktörleri
TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08
TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup
Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle
Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör
PROF.DR. KADİR BAYKAL GATA HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ
PROF.DR. KADİR BAYKAL GATA HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ Lokalize prostat Ca: 1-radikal prostatektomi 2- radyoterapi RP sonrası rezidü PSA olmaması gerekir. PSA nın total olarak ortadan kaldırılmasından
Vaka Sunumu. Uz Dr Alper Ata Mersin Devlet Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü 23 Şubat 2013
Uz Dr Alper Ata Mersin Devlet Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü 23 Şubat 2013 İ.K. 40 Y, Erkek, seyyar satıcı, Mersin Şikayeti; (2007) sağ ayak üst yüzeyinde düzensiz sınırlı, koyu renkli, yeni gelişen cilt
Hodgkin Lenfoma. Prof. Dr. Ali ÜNAL Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı ve KİT Merkezi 1. LM KONGRESİ 2010 ANTALYA
Hodgkin Lenfoma Prof. Dr. Ali ÜNAL Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı ve KİT Merkezi 1. LM KONGRESİ 2010 ANTALYA Thomas Hodgkin (1798-1866) Hodgkin lenfoma (HL); 1832 yılında Sir
Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı
Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü
MULTİPL PLAZMASİTOMLA SEYREDEN PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMI
MULTİPL PLAZMASİTOMLA SEYREDEN PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMI PROF. DR. RAUF HAZNEDAR Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İlik dışı plazmasitomlar ; Plazma hücre hastalıklarının
Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD
Dr. Zeynep Özsaran E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Son cümle: Geçmiş yıllarda yapılan randomize çalışmalarda endometrium kanserinde RT nin rolü tanımlanmıştı Ancak eksternal RT nin yeri yüksek risk faktörlü
LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE
LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE NEOADJUVAN KıSA DÖNEM VE UZUN DÖNEM KEMORADYOTERAPI SONRASı HAYAT KALITESI DEĞERLENDIRILMESI SORUMLU ARAŞTIRMACI: Prof.Dr.ESRA SAĞLAM YARDIMCI ARAŞTIRMACI: Dr. ŞÜKRAN ŞENYÜREK
OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL
OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları
OVER KAYNAKLI MALİGN MİKST MÜLLERİAN TÜMÖRLERDE TEDAVİ YAKLAŞIMI. Mustafa ÖZGÜROĞLU Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı
OVER KAYNAKLI MALİGN MİKST MÜLLERİAN TÜMÖRLERDE TEDAVİ YAKLAŞIMI Mustafa ÖZGÜROĞLU Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Malign mikst müllerian tümör Diğer isimleri Malign mikst mezodermal
Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi
Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ
Karsinoid Tümörler Giriş Sınıflandırma: Göğüs Cer rahisi rahisi Göğüs Cer Klinik:
Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Karsinoid Tümörler Giriş Ender görülen akciğer tümörleridirler Rezeksiyon uygulanan akciğer tümörlerinin %0,4- %3 ünü oluştururlar Benign-malign
ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)
ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla
DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ
DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya
