ÇEKİRDEK ENFLASYON: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇEKİRDEK ENFLASYON: TÜRKİYE ÖRNEĞİ"

Transkript

1 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI Arzu TURAL ÇİPLAK ÇEKİRDEK ENFLASYON: TÜRKİYE ÖRNEĞİ YÜKSEK LİSANS TEZİ TEZ YÖNETİCİSİ Yrd. Doç. Dr. Hayai AKSU ERZURUM-2007

2 TEZ KABUL TUTANAĞI SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE Bu çalışma, İkisa Anabilim Dalının İkisa Poliikası Dalında jürimiz arafından Yüksek lisans ezi olarak kabul edilmişir. Y.Doç. Dr. Hayai AKSU Danışman / Jüri Üyesi Doç. Dr. Kerem KARABULUT Y.Doç. Dr. O.Berna İPEKTEN Jüri Üyesi Jüri Üyesi Yukarıdaki imzalar, adı geçen öğreim üyelerine aiir. 30 / 03 / 2007 Prof. Dr. Vahdein BAŞCI Ensiü Müdürü

3 İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖZET.III ABSTRACT..IV KISALTMALAR DİZİNİ...V TABLOLAR DİZİNİ.VI GİRİŞ 1 I. BÖLÜM...4 ÇEKİRDEK ENFLASYON KAVRAMI VE KAPSAMI Çekirdek Enflasyon Yaklaşımları Süreklilik Göseren Enflasyon Genelleşirilmiş Enflasyon Merkez Bankası Yaklaşımı...8 II. BÖLÜM.10 ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ Çekirdek Enflasyon Ölçüsünde Bulunması Gereken Özellikler Doğruluk ve Tarafsızlık Zamanlama Güvenilirlilik Nedensellik ve Uzun Dönem İlişki Tahmin Edilebilirlik ve Parasal Büyüklüklerle İlişki Çekirdek Enflasyon Ölçüm Yönemleri Enflasyonun Kalıcı Öğesi Yaklaşımına Göre Şekillenen Yönemler Tek Değişkenli Yönemler Çok Değişkenli Yönemler (Ekonomerik Yönemler) Sokasik Yönemler(İsaisiksel Yönemler) Enflasyonun Genel Öğesi Yaklaşımına Göre Şekillenen Yönemler Spesifik Ayarlama Yönemi Yeniden Ağırlıklandırma Yönemi...40

4 II III. BÖLÜM...45 VEKTÖR OTOREGRESSİF METODOLOJİ (VAR) Veriler Veri Kaynakları Verilerin Zaman Serisi Özellikleri Birim Kök Tesleri Eş Büünleme Analizi Vekör Ooregressif Meodoloji (VAR) Geleneksel Yapısal Modelleme ve VAR Geleneksel (Aeorik ) VAR Yaklaşımı Yapısal VAR Yaklaşımı Varyans Çözümlemesi...52 IV. BÖLÜM...54 UYGULAMA İndirgenmiş VAR Modelinin Tahmini Gecikme Uzunluğunun Tahmini Johansen Eş Büünleme Analizi Varyans Çözümlemesi...60 SONUÇ VE DEĞERLENDİRME.67 KAYNAKLAR..69 ÖZGEÇMİŞ...72

5 III ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇEKİRDEK ENFLASYON: TÜRKİYE ÖRNEĞİ Arzu TURAL ÇİPLAK Danışman: Yrd. Doç. Dr. Hayai AKSU SAYFA: 72 Jüri : Doç. Dr. Kerem KARABULUT Yrd. Doç. Dr.O. Berna İPEKTEN Yrd. Doç. Dr. Hayai AKSU Enflasyonun ölçümünde, haaların giderilmesi ve enflasyonun sürekli kısmını ifade emede, daha ekili ve güvenilir bir ölçü olan çekirdek enflasyon ölçüsü bir göserge olarak kullanılmakadır. Çekirdek enflasyonu ölçmek için çeşili yönemler gelişirilmişir. Bu yönemler genel olarak iki farklı grupa ele alınmakadır. Birinci grupa ekonomerik eoriden harekele oraya konulan ekonomerik yönemler yer alırken ikinci grupa isaisiksel yönemlerden harekele ve ekonomik eoriden bağımsız olarak gelişirilmiş yönemler bulunmakadır. Bu çalışmada çekirdek enflasyon kavramı, yaklaşımlar çerçevesinde yeniden gözden geçirilmişir. Çekirdek enflasyonun en iyi ölçüsü için gerekli krierler sıralanmış ve ölçüm yönemleri incelenmeye çalışılmışır. Sonraki aşamada TÜİK arafından hazırlanmış olan çekirdek enflasyon gösergeleri ile Geleneksel Vekör Ooregressif Meodoloji(VAR) kullanılarak Türkiye için bir uygulama çalışması yapılmışır. Son olarak da çalışmanın kısa bir değerlendirilmesi yapılmışır.

6 IV ABSTRACT MASTER THESIS CORE INFLATION: THE SAMPLES OF TURKEY Arzu TURAL CIPLAK Supervisor: Assis. Prof. Dr. Hayai AKSU PAGE: 72 Jury : Assoc. Prof. Dr. Kerem KARABULUT Assis. Prof. Dr.O. Berna IPEKTEN Assis. Prof. Dr. Hayai AKSU In he eliminaion of he errors and he expression of consan par of inflaion in inflaion measuremen, he core inflaion measure which is a more effecive and reliable crierion is used as aable/char. In order o measure he core inflaion, various mehods have been developed. These mehods are usually classified ino wo differen groups. While here are econemeric mehods developed on he basis of economeric heory in he firs group, here are mehods developed on he basis of saisical mehods and independenly from economic heory. In his sudy he concep of core inflaion was revised wihin he limis of approaches. Moreover, he needed crieria for he bes measuremen of core inflaion were lised and he mehods of measuremen were ried o be examined.in he nex phase, an applicaion sudy for Turkey was carried ou by using Tradiional Vecor Auoregressive Mehodology (VAR), and he core inflaion ables deve loped by TUIK. Finally, a shor revision of he presen sudy was done.

7 V KISALTMALAR DİZİNİ ADF :Aumened Dickey-Fuller Durağanlık Tesi AIC : Akaike Bilgi Krieri HP : Hodrick-Presco Filresi IIR : Bağımsız Enflasyon Oranı LIE : Sınırlı Ekili Tahminciler MB : Merkez Bankası SVAR : Yapısal Vekör Ooregressif Meodoloji SIC : Schwarz Bilgi Krieri TÜFE : Tükeici Fiya Endeksi TÜİK : Türkiye İsaisik Kurumu ÜFE : Üreici Fiya Endeksi VAR : Vekör Ooregressif Meodoloji

8 VI TABLOLAR DİZİNİ Tablo 2.1. Bazı Ülke Merkez Bankaları Tarafından Kullanılan Çekirdek Enflasyon Gösergeleri Tablo 2.2. Çekirdek Enflasyon Ölçüm Yönemleri Şeması Tablo 2.3. Çekirdek Enflasyon Gösergelerinin Seçimini Belirleyen Krierler Tablo 3.1 Augmened Dickey-Fuller Durağanlık Tesleri Tablo 4.1 Gecikme Uzunluklarının Tahmini Tablo 4.2. Johansen Eş Büünleme Tesi Tablo 4.3. Varyans Çözümlemesi Tahminleri

9 GİRİŞ En önemli makroekonomik sorunlardan bir anesi, fiyalar genel seviyesinin hızla yükselerek paranın saın alma gücünde önemli boyulara varan azalmaların meydana gelmesidir. Buna bağlı olarak oraya çıkan gelir dağılımında dengesizlik; nispi fiya yapısında bozulmalara yol açarak kaynakların ahsisinde israfa neden olan bir unsur olarak enflasyon olgusunu yaramışır. Enflasyon bir ekonomide dönemden döneme fiyalar genel seviyesinin hissedilir derecede ve sürekli olarak armasıdır diye anımlanabilir. Bir ekonominin en önemli makroekonomik gösergelerinden birisi olarak enflasyon oranı, hemen hemen büün ikisa poliikası uygulamalarında, ülkeler arası ekonomik performans değerlendirmelerinde ve karar birimlerinin ekonomik faaliyelerinde ekili olmakadır. Kısacası ekonomiyle ilgili büün kararlarda çok önemli bir rol oynamakadır. Sahip olduğu bu özellikler nedeniyle enflasyon oranının gerçeği yansıacak şekilde ölçülmesi, ekonomik faaliyelerin ve poliikaların sorunsuz işlemesi için hayai bir önem arz emekedir. Bu önem, fiya isikrarının merkez bankalarının ek emel nihai hedefi konumuna gelmesiyle ve bu isikrarı sağlamak amacıyla birçok merkez bankasının enflasyon hedeflemesi yönemini benimsemesiyle daha da armışır. Bu çerçevede merkez bankaları uygulanan para poliikasının fiya isikrarı hedefi ve bekleyişler üzerindeki ekilerini daha yakından izleyebilmek amacıyla saın alma gücündeki değişiklikleri yansıan geleneksel fiya endekslerinin yanında para poliikalarının fiya gelişimi üzerindeki doğrudan ekilerini yansıan çekirdek enflasyon serilerini de anımlayarak, izleme ihiyacını duymuşlardır. Böylece bir arafan enflasyonis baskıyı doğru biçimde yansıacak, diğer arafan merkez bankası arafından konrol edilebilecek bir enflasyon ölçümünün yapılması zorunluluğu doğmuşur. Bu amaçla çekirdek enflasyon olarak ifade edilen ve ölçülen enflasyon değerinden enflasyonun geçici harekelerinin çıkarılması veya diğer ekniklerle elimine edilmesiyle elde edilen ve enflasyonun daha kalıcı ya da sürekli kısmı için kullanılan bir erim oraya çıkmışır. Çekirdek enflasyon, ekonomideki

10 2 enflasyonis baskıyı yansıan ve enflasyon sürecinin uzun dönem rendini veren bir enflasyon ölçümü sağlamakadır. Genel olarak enflasyonun ölçülmesiyle ilgili iki problemden bahsedilebilir. Bunlardan ilki ölçüm haası olarak ifade edilmekedir. Ölçüm haası örnekleme ekniğinden, ağırlıklandırma biçimine kadar değişik nedenlerle oraya çıkabilir. Bu haalar am olarak giderilemese de belirli ölçüm haalarını belirli yönemlerle kısmen gidermek mümkün olabilmekedir. İkinci problem ise gürülü olarak da ifade edilen, enflasyondaki geçici ekilerdir. Bu ekiler mevsimsel yapıdan, arz şoklarından, döviz kurundaki ani değişikliklerinden, dolaylı vergilerdeki değişikliklerden vb. nedenlerden kaynaklanabilir. Bu koşullar alında enflasyon ölçümünün para poliikasının düşük enflasyon hedefine yönelik olarak yürüülmesini sağlayacak şekilde değişirilmesi gerekmekedir. Bu zorunluluk, çekirdek enflasyon ölçüm yönemlerinin gelişirilmesine yönelik çabalar ve çalışmaların emel hareke nokasını oluşurmakadır. Sonuça diyebiliriz ki; enflasyon hedeflemesi rejimiyle birlike daha güvenilir ve enflasyonun geçici ekenlerden arındırılmış rend değerini göseren bir çekirdek enflasyon ölçüsünün en azından göserge olarak kullanılması kaçınılmazdır. İşe bu nedenden dolayı bu çalışmada, Türkiye gündemine yeni girmiş olan çekirdek enflasyon kavramının ne olduğu, eorik emeli ve bu emel bazında alernaif çekirdek enflasyon ölçüm yönemlerinin incelenmesi amaçlanmışır. Çalışmanın birinci bölümünde, çekirdek enflasyon kavramı ve bu kavrama yönelik eorik yaklaşımlar ele alınmakadır. Çalışmanın ikinci bölümün de bir çekirdek enflasyon gösergesinde bulunması gerekli krierlerin neler olduğu ve lieraürde yaygın olarak kullanılan çekirdek enflasyon ölçüm yönemleri anıılmakadır. Üçüncü bölümde çekirdek enflasyon ölçüm yönemlerinden vekör ooregressif meodoloji (VAR) ayrınılarıyla açıklanmışır. Dördüncü bölümde ise TÜİK arafından hazırlanmış olan çekirdek enflasyon gösergelerinin genel enflasyonu açıklama gücü VAR modelleme ekniği kullanılarak araşırılmışır. Bu amaçla önce her bir çekirdek enflasyon gösergesi ile Genel Tüfe nin yer aldığı iki değişkenli sekiz ayrı VAR modeli ahmin edilmiş, yapılan eşbüünleşme esleri ve varyans çözümlemeleri ile bu sekiz çekirdek enflasyon

11 3 gösergesinin genel enflasyon için öncü göserge olma özellikleri oraya konulmuşur. Son bölümde ise çalışmanın sonuç ve değerlendirme kısmı yer almakadır.

12 4 I.BÖLÜM ÇEKİRDEK ENFLASYON KAVRAMI VE KAPSAMI Çalışmanın bu kısmında çekirdek enflasyon kavramı ve kapsamı konusu lieraürde yer alan üç farklı yaklaşım çerçevesinde ele alınacakır. Bu yaklaşımlar alında farklı yazarların çekirdek enflasyon anımlarından örnekler verilecekir. Çekirdek enflasyon gösergeleri uzun yıllar analisler ve poliika oorieleri arafından kullanılıyor olsa da anım ve ölçüm yönemleri ile ilgili çalışmaların geçmişi çok eskilere dayanmaz. Kavram olarak 1970 lerden beri kullanılmaka olup özellikle enflasyon hedeflemesinin gündeme geldiği 1990 lardan sonra ilgi görmeye başlamışır. Enflasyon hedeflemesi rejimi ile daha güvenilir ve enflasyonun geçici ekilerinden arındırılmış rend değerini göseren çekirdek enflasyon ölçüsünün göserge olarak kullanımı yaygın hale gelmişir. Görülmekedir ki çekirdek enflasyon ölçüsü para oorieleri arafından para poliikası ve enflasyon hedeflemesinde kullanılan bir araçır. Ancak bu aracın herkesçe kabul edilen bir anımı mevcu değildir. Ancak çekirdek enflasyon gösergesinin genel enflasyon oranındaki geçici (arz) şokların ekisini gidermesi gerekiği konusunda bir görüş birlikeliği vardır. Bir yaklaşıma göre çekirdek enflasyon ölçülmüş(mevcu) enflasyonun sürekli bir bileşeni olarak ifade edilmeke, bir diğer yaklaşımda ise ölçülmüş enflasyonun genelleşirilmiş kısmı olarak görülmekedir. Bununla beraber her iki yaklaşımda çekirdek enflasyon, ölçülmüş enflasyonun alep baskılı ve bekleniler ile ilişkili olan kısmı ile ilgilidir ve arz yönlü şokları ölçülmüş enflasyondan çıkarmayı amaç edinir.(roger 1998,s;1) Yaklaşımlardan ilki çekirdek enflasyonu, enflasyonun süreklilik göseren kısmı olarak anımlarken, ikincisi çekirdek enflasyonu, enflasyonun genelleşmiş kısmı olarak görmekedir. Son olarak Merkez Bankası yaklaşımı ise genelde ahmine dayalı çekirdek enflasyon kavramını benimsemekedir.

13 ÇEKİRDEK ENFLASYON YAKLAŞIMLARI Süreklilik Göseren Enflasyon Bu yaklaşım, ölçülen enflasyonun sürekli ve geçici bileşenlerine ayrılması emeline dayanır. Buna göre enflasyonun sürekli ya da geçici olmayan bileşeni çekirdek enflasyon olarak ifade edilirken, geçici olan kısmı çekirdek olmayan enflasyon olarak ifade edilmekedir.(yamak-ceylan 2003,s;3) Enflasyonun sürekli bileşeni olarak çekirdek enflasyon kavramı Quah ve Vahey(1995), Ecksein (1981) ve Blinder (1997) in çekirdek enflasyon anımlarında yer almakadır. Çekirdek enflasyon üzerine lieraür 1981 de Ecksein ile başlamışır. Ecksein anımıyla çekirdek enflasyon, şokların olmadığı ve alebin durağan olduğu bir oramda ekonominin uzun dönem büyüme seyrinde oluşan enflasyondur. Diğer bir ifadeyle üreim fakörleri maliyeindeki uzun dönemli arışlar, çekirdek enflasyonu vermekedir. Yani çekirdek enflasyon uzun dönem denge enflasyonu ya da uzun dönemli enflasyon olarak görülür.(yamak-ceylan 2003,s;3) Ecksein çekirdek enflasyon eorisinde; enflasyon oranı çekirdek (Pc*), alep (Pd*) ve şok (Ps*) olmak üzere üç kısma ayrışırılır. Bu durumda oplam enflasyon aşağıdaki ifade ile göserilir; P*=Pc*+Pd*+Pc* (Telaar 2002,s;110) Bu yaklaşım kısa dönem arz eğrisinde göserilecek olursa; π c [ π ( Χ ) ν ] = LR = 1 yazılabilir ve yaklaşımın çekirdek kısmını g π nc ifade eder. Çekirdek olmayan enflasyon oranı ise π g( Χ ) + ν = 1 şeklinde ifade edilebilir. Burada π : dönem oplam enflasyon oranını, LR π : uzun dönem enflasyon oranını yada rend enflasyon oranını, Χ 1 :devrevi aşırı alep baskısı ölçüsünü ve emekedir.(roger- 1998,s;2) ν : enflasyondaki geçici dalgalanmaların ölçüsünü emsil Quah ve Vahey e göre çekirdek enflasyon ise reel gelir üzerinde uzun dönem ekisi olmayan ölçülen enflasyonun bir bileşeni olarak ifade edilmekedir.

14 6 Gelir üzerinde uzun dönem ekisi olmayan enflasyon bileşeni aynı zamanda alep dalgalanmalarını da kapsayacağından dolayı bazı yazarlar bu şekilde ifade edilen çekirdek enflasyon kavramını alep yönlü enflasyon olarak yorumlamakadırlar. (Yamak-Ceylan 2003,s;3) Çalışmada Quah ve Vahey enflasyon üzerinde kalıcı ekisi olmayan arz şoklarının ekisini çıkarmaka ve geri kalan kısmı çekirdek enflasyon olarak anımlamakadır. Bu durumda kısa dönem arz eğrisi ( Χ ) π = 1 + şeklinde göserilebilir. Dolayısıyla bu ifadeden Quah ve LR π + g ν c LR Vahey in çekirdek enflasyon anımı ( π ν ) = π + g( ) π şeklinde oluşur. = Χ 1 nc Burada π = ν çekirdek olmayan enflasyonu ifade emekedir.(roger 1998,s;2) Ecksein ve Quah ve Vahey in çekirdek enflasyon anımları çekirdek ve çekirdek olmayan enflasyon özellikleri bakımından oldukça farklıdır. Quah ve Vahey in anımında çekirdek enflasyon beklenen enflasyonu oluşururken, çekirdek olmayan enflasyon beklenmeyen enflasyonu oluşur. Bu durumda çekirdek enflasyon devresel dalgalanma göserecekir. Ecksein in anımında ise çekirdek enflasyon, uzun dönem enflasyon beklenilerinin uyarlanmış olmadığı sürece herhangi bir dalgalanma gösermeyeceği şeklindedir. (Yamak-Ceylan 2003,s;3) Kısacası iki anımda da enflasyon üzerinde geçici ekiler oluşuran dalgalanmalar, genellikle arz dalgalanmalarıyla ilişkilendirilmeke ve çekirdek enflasyonun anımına girmemekedir. Bu durumda Ecksein ve Quah ve Vahey in çekirdek enflasyon anımlarının ölçülen enflasyon oranından daha az değişken ve daha sürekli bir özellik gösermesi beklenmekedir.(arısoy, 2003,s;8) Benzer şekilde Bjornland çekirdek enflasyonu, uzun dönemde reel üreim üzerinde eki yaramayan kısım olarak anımlamakadır. Bu anıma göre üm şoklar uzun dönemde üreimi ekilemeleri koşuluyla çekirdek enflasyon anımında yer alabilir.(telaar 2002,s;110) Taillon çalışmasında ise çekirdek enflasyon, ölçülen enflasyonun reel üreim üzerinde ora-uzun dönem eki yaramayan kısmı olarak anımlanmakadır. Bu anım finansal sözleşmeler ve ücre sözleşmelerinin uyumlu bir biçiminde düzenlendiği akdirde, enflasyon harekelerinin reel ekonomi açısından bir ehlike oluşurmadığı şeklindeki yaygın görüşü yansıır. (Taillon 1997,s;2)

15 Genelleşirilmiş Enflasyon Bu yaklaşıma göre çekirdek enflasyon kavramı, enflasyonun genelleşmiş ve göreli fiya dalgalanmaları olarak iki bileşene ayrılmasından oluşmakadır. Bu durumda enflasyon genelleşmiş kısmı çekirdek enflasyonu oluşururken, göreli fiya dalgalanmaları çekirdek olmayan enflasyonu oluşurmakadır. Buna göre çekirdek enflasyon beklenen enflasyon ve para arzındaki arış oranı ile ilgili olurken, çekirdek olmayan enflasyon arz dalgalanmalarıyla ilişkili olmakadır. Yani göreli fiya dalgalanmalarının arz şoklarıyla ilgili olması, enflasyon üzerinde geçici ekisinin olduğu anlamına gelmekedir. Göreli fiya dalgalanmaları gürülü (noise) olarak ifade edilmeke olup geçici özelliği uygulanan para poliikasına göre değişebilmekedir. Genel olarak bu yaklaşımın savunucuları arz dalgalanmalarını göreli fiya dalgalanmalarının emel kaynağı olarak görmeke ve çekirdek enflasyon anımına kamamakadır. Bu durumda çekirdek enflasyonu, enflasyonun genelleşmiş kısmı olarak görenlerle, enflasyonun sürekli kısmı olarak görenler arasında fark kalmamakadır. Farklılık yalnızca uygulanan yönemlerde oraya çıkmakadır. Bu durum Freeman (1998) arafından çekirdek enflasyonu ve c e geçici şokları gösermek üzere oplam enflasyon P = P + P olarak anımlanmışır. Yine enflasyondaki geçici şokların hava, arz-alep koşullarındaki dalgalanmalar v.b.olaylardan kaynaklandığı belirilmekedir. (Freeman 1998, s;144) Brayn ve Cecchei (1994) çekirdek enflasyonu, ölçülen fiya endeksinin para arzı arış oranına bir şekilde bağlı olan uzun dönem veya sürekli kısmı olarak anımlamakadır. (Taillon 1997,s;3) Başka bir ifade ile çekirdek enflasyon, genel fiya değişiminin birkaç yıl sürmesi beklenen, bu nedenle yakın ve ora vade için enflasyon öngörüsü yapılması amacıyla kullanılabilen kısmı şeklindedir. (Telaar 2002, s;108) Blinder (1997) çekirdek enflasyonu oplam enflasyonun devamlı ya da sürekli bileşeni olarak anımlamakadır.(culer 2001,s;7) Freedman (1963) çalışmasında enflasyonu genel fiya seviyesindeki güçlü ve değişmez arış olarak anımlamışır. Freedman a göre enflasyon iki kısım içine ayrışırılır. İlk kısım emelde beklenilerle ilgili olan enflasyonun sabi ya da sürekli bileşenleridir. c P e P

16 8 İkinci kısım enflasyonun geçici kısmıdır. Bu kısım isenilen bekleniden daha az olduğundan poliika yapıcılar için gerekli değildir. Bu çalışmanın sonucunda sabi ve devamlı kısımlar, çekirdek enflasyonu ve enflasyon eğilimini anımlar. Aralıklı ve geçici parçalar ise ölçülen enflasyon üzerinde sadece geçici ekilere sahip olan fiya seviye şoklarını açıklar.(cihan 2002 s;25 26) Merkez Bankası Yaklaşımı Merkez bankası yaklaşımı eorik bir yaklaşımdan ziyade ahmin yaklaşımına dayanmakadır. Bu yaklaşıma göre, genel ölçülmüş enflasyon oranı üzerinde arzu edilmeyen ekilerin oradan kaldırılmasıyla oluşan enflasyon oranı çekirdek enflasyondur. Merkez bankası yaklaşımı bu haliyle genelleşirilmiş enflasyon olarak ifade edilen çekirdek enflasyon anımıyla yakın bir ilişki içinde bulunmakadır. Aralarındaki emel fark, bu anımda sadece göreli fiya dalgalanmalarının değil arzu edilmeyen diğer kalemlerinde çıkarılmasına olanak anımasıdır. Bu yönem çerçevesinde birçok ülkenin merkez bankası ölçülmüş genel enflasyon oranını faiz oranı değişimleriyle doğrudan ilişkisi olan fiya kalemlerinden arındırmakadır. Nedeni ise, sıkı para poliikasının genel enflasyon oranını bu kalemler vasıasıyla oomaik olarak arırmasıdır. Gıda ve enerji kalemlerinin dışlanması bu anım çerçevesinde oluşurulan diğer bir çekirdek enflasyon ölçüsüdür.(arısoy 2003,s;9) Ceylan ise enflasyondaki mevsimsel harekeler, döviz kurlarındaki ani değişiklikler gibi geçici harekelerin, piyasa mekanizması dışında gelişen kamu fiyalanmaları gibi ve para poliikası uygulaması için isenilmeyen faiz ekisi içeren kalemlerin çeşili şekillerde elimine edilmesiyle elde edilen yeni enflasyon ölçüsünün çekirdek enflasyon olarak adlandırılacağını belirmekedir.(ceylan 2005,s;51) Lieraürde yer alan farklı yazarların çekirdek enflasyon anımları mevcuur. Örneğin; Clark (2001) çekirdek enflasyonu, fiya değişmelerinin para poliikası ile en yakından ilişkili kısmı olarak ifade emekedir. (Telaar- 2002s;110) Smih çekirdek enflasyonu, gelecek yıllarda ya ükeici fiya endeksi

17 9 ya da kişisel ükeim harcamaları deflâörü için gelecekeki enflasyonun en iyi ahmincisi olarak anımlar. (Smih 2004,s;1019) David Laidler çekirdek enflasyonun parasal poliika ile yakından ilişkili olduğunu açıklar. Wilson çekirdek enflasyonu, üreim fakörlerinin maliyeindeki yükselme eğilimi (rendi) olarak yada birim emek maliyeiyle eş daha az verimlilik ücre eğilimi olarak anımlar.(taillon-1997,s;4) Morana (2000) göre ise çekirdek enflasyon kavramı uzun döneme ve beklenilere ilişkin bir değişkendir. (Telaar 2002,s;110). Velleman s çekirdek enflasyon yaklaşımı John W.Tukey e dayanır. Bu nedenle çekirdek enflasyon araşırması, resmi enflasyon ölçümünün rendini aramak gibi özelenebilir. (Taillon-1997,s;4) Pedersen çalışmasında ise çekirdek enflasyon kavramı ek bir anımla ifade edilemeyeceği şeklindedir. Bu çalışmada çekirdek enflasyon ile ilgili üç değişik öneriden bahsedilir. Buna göre: Çekirdek enflasyon para arzındaki büyüme ile en yüksek ilişkili ölçüdür. (Bryan ve Cecchei) Düzelilmiş rend enflasyon ile en yüksek ilişkiye sahip olan ölçüdür. (Brayn e al.1997) Enflasyonun en iyi ahmincisidir. (Smih 2005) denilmekedir. (Pedersen 2005,s;2) Çekirdek enflasyon ile ilgili son bir anım vermek gerekirse Türkiye İsaisik Kurumu (TÜİK) e göre çekirdek enflasyon, enflasyonun geleceğine ilişkin ahmin edici gücü yüksek olan, enflasyonun eğilimini belirleyen ve para poliikasının oluşurulmasına yardımcı olan özel kapsamlı fiya endeksleri olarak anımlanmakadır. Bu endeksler, ükeici fiyalarında gözlenen üm geçici ekilerin arındırılması ile fiya değişimlerini ölçmekedir. Bu nedenle, uluslararası piyasalardaki fiya harekelerine bağlı enerji fiyaları, mevsimsel ekilere maruz ürünlerin fiyaları, devlein konrolünde belirlenen fiyalar ve dolaylı vergilerin (KDV vb.), ükeici fiyaları endeksinden kademeli olarak ayrışırılması ile hesaplanmakadır. Hesaplanan bu gösergeler, gerçekleşen enflasyonun kaynağının açıklanmasında önemli bir araç olarak kullanılmakadır. Yine TÜİK arafından 2005 Ocak ayından iibaren hesaplanan 'Özel Kapsamlı TÜFE Gösergeleri' Türkiye için çekirdek enflasyon gösergeleri olarak yayımlanmakadır.

18 10 II. BÖLÜM ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ Para oorieleri geçici veya süreklilik göseren farklı karakerlerde fiya değişimleri ile karşı karşıyadırlar. Çekirdek enflasyon olarak isimlendirilen alernaif ölçüm yöneminin gelişirilmesindeki emel nedende TÜFE, ÜFE gibi indeksler arafından yapılan enflasyon ölçümlerinin indeks içinde yer alan bazı bileşenlerinin değişime duyarlılık gösermesi ve bu nedenle para poliikasının enflasyon konusundaki değerlendirmesini güçleşirmesidir. Lieraürde yer alan çekirdek enflasyon hesaplama eknikleriyle enflasyondaki uzun dönem rendin yakalanması amaçlanmakadır. Çekirdek enflasyonun ölçüm konusu Gecchei ve Groshen (2000) çalışmasında yer almış ve para poliikası yöneminin; enflasyonun nasıl konrol edileceği, enflasyon hedeflerinin nasıl seçileceği ve nasıl ölçüleceği sorunsalları olarak para poliikasının üç boyuundan birini oluşurduğu görülmekedir. (Telaar- 2002,s;112) Çekirdek enflasyonun ölçümüne yönelik lieraürde en önemli problem olarak oraya konulan husus, genel enflasyon seviyesinde sürekli arış yaraan unsurların belirlenmesidir. Lieraürde en benimsenen yaklaşım enflasyon ölçümüne baz alınan fiya endeksinden, isenilmeyen sapma (noise) gürülü olarak isimlendirilen parçaların dışlanması şeklindedir. Enflasyon ölçümlerinde sapmaların var olması enflasyon ahminlerinin yapılmasını ve enflasyondaki süreklilik göseren harekelere ilişkin erken uyarıların fark edilmesinin güçleşirir ve enflasyon hedeflemesi uygulamalarını karışık hale geirir. Bu nedenle Merkez Bankaları ekonomideki enflasyonis baskıyı göseren ve konrol edebilecekleri kesin bir ölçüme sahip olmaları gerekmekedir. Ayrıca enflasyon oranında emel olarak mevcu olan, örnekleme ekniğinden, ağırlıklandırma şekline kadar değişik biçimlerde oraya çıkan değişimin ani olmadığı ve ekisinin kalıcı olduğu ölçüm haaları vardır. Bunun yanında mevsimsel özelliklerden, arz şoklarından ve dolaylı vergilerden oraya çıkan, ekisinin geçici özellike olduğu gürülü şeklinde ifade edilen haalar da mevcuur. Ve bunlar enflasyon ölçümünde sürekli enflasyon, rend enflasyon, kar

19 11 enflasyonu gibi çeşili şekillerde adlandırılan çekirdek enflasyon kavramıyla ölçülmesi gerekiği sonucunu doğurmakadır. Çalışmanın bu bölümünde öncelikli olarak bir çekirdek enflasyon gösergesinde (ölçüsünde) bulunması gereken özellikler başlıklar halinde verilecek, daha sonra lieraürde yer alan çekirdek enflasyon ölçüm yönemleri sınıflandırılıp, yönemler hakkında açıklayıcı bilgiler verilecekir. Bu bölümde son olarak yönemlerin kısa bir değerlendirilmesi yapılacakır ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜSÜNDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER Bir çekirdek enflasyon ölçüsü değişik şekillerde elde edilebilir. Ancak çekirdek enflasyon ölçüsünün amacını ekin bir şekilde yerine geirebilmesi için bir akım ölçülere sahip olması gerekmekedir. Bu ölçülerden bazıları Culer (2001), Roger (1997), Bilke (2006), Ceylan (2006) ve Figueiredo ve Saub (1999) çalışmalarında ifade edilmekedir. Roger (1998;9 10) e göre çekirdek enflasyon ölçüsü fiyalar genel düzeyindeki sürekli ve geçici değişimleri doğru ve arafsız bir şekilde ayır emeli, genel enflasyonla eşzamanlı elde edilmeli ve hesaplanması basi olmalı ve bağımsız kurumlarca doğrulana bilmelidir. Moron ve Zegarra enflasyon hedeflemesinde kullanılacak çekirdek enflasyon ölçüsünün genel enflasyonun iyi bir ahmin edicisi olmasını ve Merkez Bankasının konrolünde olması gerekiğini savunmuşlardır. (Moron-Zegarra 1998,s;1) Culer ise çekirdek enflasyonun isenen özelliklerinin kullanım amacına göre farklı olacağını ifade emekedir. Çekirdek enflasyon hedef değişken olarak kullanılacaksa şeffaf ve düzelmeye maruz kalmamalı, eğer göserge amacıyla kullanılırsa para poliikası ve enflasyon arasındaki zaman gecikmesini dikkae almalı ve gelecek dönem enflasyon değerleri konusunda bilgilere sahip olmalıdır. (Culer 2001,s;9 ) Wynne (1999) çekirdek enflasyon ölçüsünde aranılan krierleri sıralamış ve bu sıraya göre birinci krier olarak; ölçünün am zamanında hesaplanabilir olması gerekiğini, ikinci krier olarak bazı sezgilerle ileriyi görebilen bir ölçü olması gerekiğini, üçüncü krier olarak bazı şekilsel performansa sahip olması gerekiğini, dördüncü krier

20 12 olarak halk arafından anlaşılabilir bir ölçü olması gerekiği ve son krier olarak a ekonomik yönemlerden üreilen herhangi bir çekirdek ölçünün hariç bırakılması gerekiği şeklinde açıklamışır. Çalışmada bu konuda son olarak parasal poliikayla uyumlu, bazı kuramsal emellere sahip bir ölçünün seçilmesi gerekiğini de ifade emekedir. (Wynne 1999,s;20 21) Blinder (1997) ve Lafleche (1997) göre geleceğe dönük çekirdek enflasyon ölçüsü Wynne in düşünceleri ile birbirini uar nielikedir. Bu çalışmalara göre emel enflasyon oranı ahminine göre kendi bilgilerini içeren çekirdek enflasyon ölçüsü ile değerlendirilir. (Culer 2001,s;8) Lafleche (1997) göre kayılı enflasyonun gelecek değerinin ahmininde her bir gösergenin içerdiği bilgi ölçüsü ile çekirdek enflasyon gösergeleri değerlendirilir. (Sarmeno, Neves, Marques 2005,s;2) Marques ve diğerleri (2005) göre ise çekirdek enflasyon; genel enflasyonla uzun dönemli bir ilişki içinde olmalı ve kısa dönemli ilişki çekirdek enflasyondan genel enflasyona doğru ek yönlü olmalı şeklindedir. (Marques e al 2005,s;2) Lieraürde belirilen ve çekirdek enflasyon ölçüsünde bulunması gerekli krierler şu başlıklar alında oplanabilir; Doğruluk ve Tarafsızlık Bir çekirdek enflasyon ölçüsü enflasyon harekelerinde sürekli(bekleniler ve alep ile ilgili) ve geçici(arz ile ilgili) herhangi bir rol oynamayan, yeersiz, verimsiz sorunları ayır emelidir. (Roger 1998,s;8) Başka bir ifadeyle çekirdek enflasyon gösergesi fiyalar genel düzeyindeki geçici ve sürekli değişimleri doğru ve arafsız bir şekilde ayır edebilmelidir. (Ceylan 2006,s;44) Bu krier hem poliika uygulamasında hem de analizinde önemli bir rol oynar. Eğer bu fonksiyon ekin bir biçimde yerine geirilmezse, çekirdek enflasyon gösergesi hedeflenen enflasyon oranına yönelik araflı olursa, yani enflasyon hedefini uurmak amacı güden oorie çekirdek enflasyon ölçüsünü bu doğruluda belirlerse veya zaman içinde değişirmesi söz konusu olursa bu durumunda söz konusu çekirdek enflasyon gösergesi yanlış sinyaller verecekir. Sonuça uygulanan para poliikası başarısız olacakır. Ayrıca kamuoyunun

21 13 enflasyon hedeflemesi konusundaki güveni sarsılacak ve Merkez Bankasının enflasyon hedefini sağlama şansı azalacakır. Bu krierin gerekliliği ve önemi Roger (1997), Wynne (1999), Culer (2001) çalışmalarında belirilmişir Zamanlama Zamanlılık krierine sahip olan bir çekirdek enflasyon gösergesi fiyalar genel düzeyi hakkında daha gerçekçi ve gecikmesiz bilgi sunmakadır. Bu konuda yürüülen para poliikasının ekinliği, çekirdek enflasyon gösergelerinin am zamanında oluşurulması ve kullanılmasına bağlıdır. Aksi akdirde açıklanan enflasyon oranından sonra elde edilen, geciken çekirdek enflasyon gösergesi söz konusu poliikanın değerlendirilmesinde önem arz emeyecek ve rolü azalacakır. (Roger 1997,s;10) Zamanlılık krieri Wynne çalışmasının ilk sırasında yer almakadır Güvenilirlilik Çekirdek enflasyon gösergesinin güvenilir bir ölçü olmaması durumu, para poliikası değerlendirilmesi amacıyla kullanımını da olumsuz şekilde ekileyecekir. Güvenilirlik krieri çekirdek enflasyon gösergesinin ya Merkez Bankası dışındaki bağımsız kişi ya da kurumlarca hesaplanılması ya da hiç olmazsa kolaylıkla doğrulanabilmesi durumunda sağlanabilir. Eğer çekirdek enflasyon ölçüsü ulusal isaisik acenesi gibi bağımsız kurumlar arafından kolaylıkla doğruluğu kanılanamıyorsa Merkez Bankasının mali sorumlulukaki ekisini önemli şekilde azalacakır. (Roger 1998,s;10) Bu konu Ceylan çalışmasında; çekirdek enflasyon gösergesinin Merkez Bankası dışındaki kişi ya da kurumlarca eyi edilememesi durumunda, kamuoyunun enflasyon hedeflemesinde izlenilen poliikaların başarısına ve çekirdek enflasyon gösergesine şüpheyle bakılacağı ve bu durumun Merkez Bankası arafından izlenilen poliikaların başarı şansını azalacağı şeklinde ifade edilmekedir. Ayrıca çalışmada çekirdek enflasyon gösergesinin güvenilirliğinin, gösergenin hesaplanmasının basi yada zor oluşuyla da ilgili olduğu belirilmişir.

22 14 Buna göre eğer çekirdek enflasyon gösergesi kolay ve anlaşılır bir yönemle hesaplanılıyorsa zor ve karmaşık yönemlerle hesaplananlara oranla daha güvenilir olacakır. (Ceylan 2006,s;45 ) Roger ise çalışmasında güvenilirliği, gösergenin Merkez Bankası dışında kişilerin ölçümü ile araşırılması ve kolayca yeniden yapılması ile arırılabileceğini ifade eder. (Culer 2001,s;8) Nedensellik ve Uzun Dönem İlişki Bu krier çekirdek enflasyonu uzun döneme ve beklenilere ilişkin bir değişken olduğu görüşünü benimseyenlerle bağdaşırır. Burada vurgulanan noka eğer çekirdek enflasyon gösergesinin uzun dönemde genel enflasyon oranı ile uyumlu olmaması halinde gösergenin, genel enflasyonun mevcu durumunu veya gelecekeki seyri hakkında sağlıklı bir bilgi sunamayacağı şeklindedir. Kısa dönem açısından ise çekirdek enflasyon gösergesi genel enflasyon oranına Granger anlamda neden olmalı faka sonuç olmamalıdır. Farklı bir ifadeyle çekirdek enflasyon gösergesi genel enflasyonun dışsal ahmin edicisi olmalıdır. (Ceylan 2006,s;45) Nedensellik fonksiyonunda değinilmesi gereken bir başka noka ersi durumdur. Yani genel enflasyonun çekirdek enflasyon gösergesini ekilemesi durumunda, genel enflasyonu ekileyen arz şokları, mevsimsel şoklar, devlein fiyalandırmaları, yapısal değişim v.b. fakörlerin çekirdek enflasyon gösergesini de dolaylı olarak ekileyebileceği sonucuna varılmasıdır. Nedensellik ve uzun dönemli ilişki krieri Ceylan ın çalışmasında ayrı bir başlık olarak sunulmuşur. Buna göre çekirdek enflasyon gösergesi genel enflasyon oranı ile uzun dönem ilişkili (eş-büünleşik) olmalıdır. (Ceylan 2006,s;45) Ayrıca bu fonksiyon lieraürde Freeman (1998), Marques (2000) ve Morana (2000) çalışmalarında da ifade edilmekedir.

23 Tahmin Edilebilirlik ve Parasal Büyüklüklerle İlişki Bu fonksiyonun çekirdek enflasyon gösergesinin, enflasyonun gelecek dönemlerde alabileceği değerler açısından iyi bir ahmin edici olmasını ifade emekedir. Bu krier bir değişkenin enflasyon gösergesi nieliğine sahip olabilmesi için gereklidir. Ayrıca ahmin edilebilirliğin kısa dönem için sağlanması para poliikasının ekin ve zamanında uygulanabilmesi açısından önemlidir. Diğer arafan enflasyona parasal bir olgu olarak yaklaşılması, çekirdek enflasyon ölçüsü ile parasal büyüklükler arasında uzun ve kısa dönemli ilişkilerin oluşmasına neden olur. Böylelikle çekirdek enflasyon gösergesi, para poliika uygulayıcılarının sorumluluğunda (Merkez Bankasının konrolünde) olabilecekir ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ Ekonomik lieraürde çekirdek enflasyonun ahmini için bir akım meolar yer alır. Meoların bazısı ekonomik eoriye dayanırken bazıları, ekonomerik ve isaisiksel araçların kullanılmasını gerekiren daha hesaplanabilir nielikeki meolardır. Ancak bunlar içerisinde çekirdek enflasyonu ekonomik bir modele dayandırarak oluşuran yaklaşımlar lieraürde önemli yer edinmişir.(yamak- Ceylan 2003,s;4) Çekirdek enflasyonun deneysel ölçümü 1998 yılında Johnson arafından isaisiksel ve örnek yaklaşım olarak sınıflandırılan geniş bir kapsamda ele alınmışır. İlk kapsam ölçülen enflasyonun kalıcı parçaları olarak çekirdek enflasyonu görür. İkinci kapsam ölçülen enflasyonun genelleşirilen parçaları olarak çekirdek enflasyonu görür. (Cihan 2002,s;25) Merkez Bankası arafından hazırlanmış eknik komie çalışmasına göre; çekirdek enflasyon ölçümleri geniş iki başlık alında incelenebilmekedir. Birçok durumda bu iki yaklaşımı birbirinden ayırmak zor olmasına rağmen, aşağıdaki gibi bir sınıflamaya gimek mümkündür; Kalıcı bir öğe olarak çekirdek enflasyonun ölçümü, Genel bir öğe olarak çekirdek enflasyonun ölçümü.

24 16 Her iki yaklaşımda da çekirdek enflasyon genellikle bekleniler ve ölçülen enflasyonun alep baskılı bileşenleri ile ilişkili olurken, arz şoklarını dışarıda bırakmakadır.(tcmb 2001,s;9) Çalışmanın ilerleyen kısmı bu sınıflandırmaların içeriğinde yer alan lieraürde önemli bir yer edinmiş olan yönemlerin anıılması, avanaj ve dezavanajları hakkında bilgiler verilmesi şeklinde yürüülecekir Enflasyonun Kalıcı Öğesi Yaklaşımına Göre Şekillenen Yönemler Bu yaklaşım, ölçülen enflasyonun kalıcı kısmı ya da isikrarlı kısmı ile geçici (ransien) kısmı arasındaki farka dayanmakadır. Genel olarak kalıcı öğe olarak çekirdek enflasyonun anımı rend enflasyon ile eşanlamlı olarak kullanılmaka ve geçici fiya şokları ile kalıcı enflasyon şokları arasındaki farkı belirlemede kullanılmakadır.(tcmb 2001,s;9) Çoğunlukla enflasyonun sürekli bileşenlerini ölçmek için iki ür yönem vardır. Bunlar ek değişkenli yönem ve çok değişkenli yönemler olarak adlandırılır. Her iki yönemde enflasyonun sürekli bileşenlerini sapamak için uğraşır Tek Değişkenli Yönemler Çekirdek enflasyonun ahmininde kullanılabilecek en basi yönemdir. Tek değişkenli yönemler, çeşili düzelme (smoohing) yönemleri kullanılarak ölçülen enflasyon serisindeki isenmeyen ve oynaklığı yüksek olan kısımların giderilmesidir.(tcmb 2001,s;10) Tek değişkenli zaman serileri yönemi aslında rend enflasyon oranını anımlamak için düzelme ekniklerine güvenir. Bu meo aylık oranlardan daha çok üç aylık ya da yıllık enflasyon oranları gibi belli dönemlerde harekeli değişkenlerin basi oralamasının alınmasıdır. Roger e göre bunlara ek olarak biraz daha karmaşık düzelme eknikleri kullanılabilir. Örneğin sabi yada harekeli mevsimsel düzelme fakörleri uygulamada ya oplulaşırılmış fiya seviyesinde yada ayrışırılmış fiya seviyesinde kullanılabilir. (Roger 1998,s;13)

25 17 Tek değişkenli yönemlere göre enflasyon serilerinin düzelilmesinde kullanılan en basi yönem serilerin belli dönemler iibariyle harekeli oralamalarının alınmasıdır. Harekeli oralama enflasyondaki isenilmeyen dalgalanmaları azalıcı bir özellik göserir. Bu açıdan bakıldığında enflasyonun kalıcı kısmını yansımada iyi bir yönemdir. Ancak yönemin uygulama şekli iibariyle, oralama serinin bugünkü enflasyondan ziyade geçmiş enflasyonu yansıması nedeniyle çekirdek enflasyon üzerindeki bilginin vakinde açıklanabilir olma özelliğini azalmakadır.(tcmb 2001,s;10) Yani çekirdek enflasyon ölçüsünde bulunması isenilen krierlerden zamanlılık fakörüne uyumsuzluk söz konusudur. Çekirdek enflasyon ölçümünde kullanılan bir diğer ek değişkenli yönem mevsimsel düzelme yönemidir. Bu yönem düzenli mevsimsellik ve büyüklük göseren geçici şokların ekisi ile ilgili olarak kullanılmakadır. Bu nedenle bu eknik, düzensiz büyüklük ya da zamanlamadaki geçici şoklara karşı güçlü bir yönem değildir. (Roger 1998,s;14) Diğer arafan eğer fiya serilerindeki mevsimsel eki isikrarlı ya da ahmin edilebilir değil ise mevsimsel olarak düzelilmiş veri, enflasyonun gerçek eğilimini am olarak yansımayacakır.(tcmb-2005,s;20) Ancak mevsimsel olarak ayarlanmış seriler genellikle kolay anlaşılabilir olması nedeniyle kamuoyu arafından kolaylıkla kabul edilebilir nielikedir. Taillon çalışmasında, rend serilerinin anımlanmasında farklı düzelme ekniklerinin kullanılabileceğini, en bilinenlerden birinin ise X11-ARIMA mevsimsel düzelme programı olduğunu ifade emekedir. (Taillon 1997,s;10) Cihan çalışmasında, birçok araşırmada aylık dalgalanmalara dayanan çekirdek enflasyon ölçümünün olduğunu (Bryan ve Pike 1991), (Bryan ve Cecchei 1993 ) ancak Roger in ( ) çalışmasında enflasyondaki üç aylık değişimlere dayanan ölçümler olduğu vurgulanmakadır. Çekirdek enflasyonun ölçümünde kullanılabilecek bir diğer ek değişkenli yönem Hodrick-Presco (HP) filresidir. HP filresi düzgün (smooh) bir uzun dönem rendin ahmin edilmesine yönelik bir yönemdir. Yöneme göre filreleme sonrasında elde edilecek olan serinin düzgünlüğünü (smoohness) konrol eden bir paramere mevcuur. Bu paramerenin değeri büyüdükçe filre sonrasında elde

26 18 edilen serinin düzgünlüğü armakadır. Bu özelliği nedeniyle, düzelme parameresinin değerine göre değişebilen sonuçlar aşıması yönemin dezavanajını oluşurur.(tcmb 2001,s;11) Sonuça denilebilir ki ek değişkenli yönemler, genellikle düzensiz fiya şoklarını ya da değişen mevsimsel yapıları amamen filre edemiyor olmaları nedeniyle güçlü yönemler değildirler. Ayrıca bu yönemler fiya dalgalanmalarının ekisini aşırı derecede azalarak, kısa ve ora döneme ai bilgilerin kaybolmasına yol açabilmekedir. Ancak yönemlerin kullanımının kolay olması ve elde edilen ölçünün aynı zamanda resmi enflasyon gösergesi olarak da ifade edilmesi avanajları olarak söylenebilir. (Taillon 1997,s;10) Çok Değişenli Yönemler (Ekonomerik Yönemler-Model Yaklaşımlar) Çok değişkenli yönemler ekonomik eori kapsamında çekirdek seriyi ve çekirdek olmayan seriyi belirlemeye çalışmakadır. Bu yaklaşımlar enflasyonun para poliikaları ile konrol edilebilen kısmını çekirdek enflasyon olarak anımlamaka ve uygulanan poliika ile çekirdek enflasyon arasındaki direk ilişkiyi kurmaya çalışmakadırlar. (TCMB 2005,s;20) Çok değişkenli yönemler konusunda birçok araşırma vardır. Faka 1995 de Quah ve Vahey in çalışmaları en belirgin olanıdır. (Cihan 2002,s;27) Çok değişkenli yönemlerden ilki vekör oo regresyon modelidir. a. VAR Yönemi Çekirdek enflasyon anımlamasına yönelik olarak gelişirilmiş alernaif bir yönem ekonomerik modellerden yararlanılmasıdır. Bu konuda yapılmış olan belli başlı çalışmalarda vekör oo regresyon (VAR) modelinden hareke edildiği ve çekirdek enflasyonun reel üreim üzerinde uzun dönem ekilere sahip olmadığı varsayımının yapıldığı görülmekedir. (Telaar 2002,s;121)

27 19 Yapısal VAR modeli çekirdek enflasyonun davranışsal emelinden hareke emekedir. Bu yaklaşım, çekirdek enflasyonun eorik anımına yer veren bir model üzerine uzun dönem kısılar veren Quah ve Vahey le (1995) lieraüre girmişir. VAR yönemi ile anılan Quah ve Vahey yapmış oldukları çalışmalarında (İngilere verileri ile ) enflasyon ve büyüme oranlarını içeren iki değişkenli yapısal vekör oo regresyon yönemi kullanmışlardır. Yönemde genel enflasyon, gelir üzerinde ora ve uzun dönemde ekili olmayan çekirdek enflasyon ile gelir üzerinde kalıcı (sürekli) ekisi olan kalını ya da şok bileşenine ayrılmakadır. Ayrışırma işlemi şoklar üzerindeki kısılamalara müsaade eden yapısal vekör oo regresyon yönemine göre yapılmakadır. (Yamak-Ceylan 2003,s;4) Söz konusu Yapısal VAR meodolojisi Quah ve Vahey in çalışmalarında önemli bir boyu kazanmışır. Quah ve Vahey çalışmalarında çekirdek ve çekirdek dışı olmak üzere birbirinden bağımsız iki ip şok kullanılmakadır.(telaar 2002,s;122) Şoklar eşanlı ve ardışık olarak üm gecikmelerde birbiriyle ilişkisizdir. Şoklardan biri olan çekirdek enflasyon şokunun kısa dönemde hem enflasyonu hem de reel üreimi ekilemesi söz konusu iken, uzun dönemde reel üreim üzerinde nör bir ekiye sahip olması yani uzun dönemde reel üreim üzerinde ekilerinin olamayacağı şeklinde kısılamalar konmuşur. Çekirdek enflasyon şoku dışında kalan; verimlilikeki değişmeler, enerji şokları, vergiler ve fiya konrolleri gibi arz şoklarının ise uzun dönemde reel üreimi sürekli ekilediği ancak çekirdek enflasyon üzerinde herhangi bir ekisinin olamayacağı şeklinde kısılamalar geirilmişir. (Yamak-Ceylan 2003,s;4) 1995 de Quah ve Vahey kendilerine ai olan sisemi enflasyon oranındaki değişim ve büyüme oranı açısından aşağıdaki gibi oluşurmuşlardır. (Wynne 1999,s;17) Burada ( ) Z= Υ = π j= 0 D ( j) n( j) ( ) 1 n = n,n 1 2 haa erimleri ikili orogonal ve Var n = olduğu varsayılmışır. π dönemi TÜFE ya da perakende fiyaındaki enflasyon oranını y, ise büyüme oranını emsil emekedir.

28 20 Uzun dönem üreim yansızlık kısıı durumda enflasyon süreci; j= 0 ( j) d11 = 0 şeklinde oluşmuşur. Bu π = d ( j) n ( j) + d ( j) n ( j) 21 1 j= 0 j= şeklinde yazılmışır. Quah ve Vahey in çekirdek enflasyon değişimi basiçe j= 0 d 21 ( j) n ( j) 1 ifadesine eşiir. (Wynne 1999,s;17) Quah ve Vahey in sisemleşirdiği SVAR yönemi lieraürde farklı şekillerde gelişirilmiş ve yeniden düzenlemelerle yapılandırılmışır. Quah ve Vahey den sonra VAR ile ilgili versiyonlar; Blix (1997), Garner ve Vehinger (1998), Dewacher ve Lusing (1997), Bjornland (2000) çalışmalarında yer almışır. Blix (1997) VAR çalışmasında; Quah ve Vahey yaklaşımının meodolojik olarak sisem içerisindeki değişkenlerin olası ko-inegresyon ilişkilerine fırsa anımadığını ileri sürmüş ve Quah ve Vahey in VAR sisemini Sock ve Wason (1988) arafından gelişirilen orak rend modeli kapsamı eşliğinde düzenlemiş ve oluşurdukları modeli G7 ülkelerine uygulamışır. Gelişirilen Blix sisemi; Υ Ρ = Χ 0 α + α r + φ α 22 n φ 1 ( L) φ n 1 şeklinde model ahmin edilir. Sisemdeki büyüme oranları aşağıdaki gibi esadüfî yürüyüş süreci içerisinde bulundukları varsayılmışır. r n r 1 φ r1 = µ + + (Wynne 1999,s;19) n 1 φ n1 Blix ve Quah Vahey sisemi arasındaki fark Wynne(1998) çalışmasında eleşirilmişir. Buna göre sisemler arasındaki en önemli fark Blix siseminin enflasyon oranından daha çok fiya ve üreim düzeyine göre kurulmuş olmasıdır. Bundan dolayı Wynne (1990) Blix yaklaşımının gerek ikisa eorisi gerekse ekonomerik açıdan Quah Vahey yaklaşımından daha ekin olduğunu savunmakadır.(yamak-ceylan 2003,s;5) Bjornland ise (2000) çalışmasında yur içinde yaraılan ve ihal edilen enflasyon parçalarını açıkça ayrışırarak, Quah ve Vahey in çalışmasını gelişirmişir. Ayrışırma işlemi küçük ve açık bir r

29 21 ekonomide enflasyonun büyük bir kısmının ihal ediliyor olmasından kaynaklanmakadır. Merkez Bankası çalışmalarında fiya sinyallerine epki verirken, yur içinde yaraılan enflasyonu ihal edilen enflasyondan ayır emesi gerekmekedir. Bunun nedeni, ihal edilen enflasyonun Merkez Bankasının konrolü dışında olması ve esas olarak ihal malları üreen ülkelerdeki gelişmeler arafından yönlendiriliyor olmasıdır. (Telaar 2002,s;122 ) Quah ve Vahey in oraya koyduğu yapısal VAR modeline göre oluşurulan çekirdek enflasyon anımları zamanla yapılan çalışmalarda farklılaşığı görülmekedir. Bu durum siseme giren değişken sayısının ve değişken üzerinde ekili olan şokların sayısının arması ve şoklar üzerinde konulan kısıların farklılaşmasından kaynaklanmakadır. Garner ve Vehinger (1998), Blix (1997) ile Dewacher ve Lusing (1997) gibi yazarlar Quah ve Vahey meodolojisini gelişirerek üç değişkenli yapısal VAR modeli oluşurmuşlardır. Garner ve Vehinger (1998) ile Dewacher ve Lusing (1997) gelir ve enflsyon yanında kısa dönem faiz oranlarını üçüncü değişken olarak siseme kaarken, Blix (1997) para sokunu üçüncü değişken olarak siseme kamışır. Ross (1998) çalışmasında kısısız VAR modeli oluşurmaka, parasal oplam, perakende fiya endeksi, oplam ücreler ve nominal para değişim oranı değişkenlerini modele kamakadır. (Ross 1998,s;13) Bununla beraber sisem değişkenlerini ekileyen şoklar ve şoklar üzerinde konulan kısılar çalışmalara göre farklılaşmakadır. Claus (1997) de eknoloji şoku, enerji şoku ve ihala fiyaları şokunu siseme ilave ederken, Blix (1997) de reel gelir şoku ve nominal fiya şoku, Garner ve Vehinger (1998) deki çalışmasında arz şoku sisem değişkenlerini ekileyen şokları oluşurmakadır. (Yamak-Ceylan 2003,s;5) VAR modeli çalışmalarında siseme giren değişkenler ve değişkenleri ekileyen şokların farklılaşması beraberinde olumsuzluklarda geirmekedir. Değişken çeşililiği, çıkan sonuçlarında değişmesine neden olmaka ve bu durum farklı ölçülmüş çekirdek enflasyon serilerinin oluşurulmasına yol açmakadır. Yani bu bağlamda bu yönemi kullanarak çekirdek enflasyonu anımlamak oldukça güçür.(tcmb 2001,s;12). VAR modeli ile elde edilen çekirdek

30 22 enflasyon ölçüleri ya da anımlamaları birbirinden farklı oluşmaka, başka bir ifadeyle elde edilen çekirdek enflasyon ölçüleri uarlılık gösermemekedir. VAR sisemini Roger (1998) de çalışmasında eleşirmiş ve VAR sisemi içerisinde yanlış spesifikasyon yapılma olasılığından söz emişir. Yine Roger VAR sisemi kapsamında yapılan çalışmaların yalnızca örnek dönemi içindeki performanslarının dikkae alındığını, örnek dönemi dışındaki performansları konusunda bir çalışma yapılmadığını ifade emekedir. Yani bu durumda VAR analizi yapılırken yeni bir gözlem değerinin dikkae alınması söz konusu olursa çekirdek enflasyonun nasıl şekilleneceği konusu cevapsız kalmakadır. Wynne (1999), bu konuda eleşiride bulunmuş ve yeni gözlemler geldikçe ahminlerin güncelleşmesi gerekliliğinin bu yönemin önemli bir dezavanajı olduğunu ifade emişir. VAR sisemi için bir diğer eleşiri bu yönemle hesaplanan çekirdek enflasyonun uygulama plaformuna akarılmasının kolay olmamasıdır. (TCMB 2001,s;11) Taillonda çalışmasında VAR modelinin kamuoyu arafından anlaşılabilir olmadığını ancak reel üreim fakörleri ile ekonomide enflasyonun hesaplanmasında önemli bir rol oynadığını ifade emekedir. (Taillon 1997,s;9) Moron ve Zegarra nın (1999) yapmış oldukları çalışmada 1996 da Quah ve Vahey arafından önerilen ölçüm çalışmasının çekirdek enflasyon ölçümünde en iyi olduğu kararlaşırılmış ancak bu ölçümün halkın anlaması açısından güç olduğu belirilmişir Bunların yanı sıra VAR modelinde yaay kesi veri kaybının olmaması ve bu yaklaşımın enflasyonun yapısı hakkındaki varsayımları, filreden geçirme ve dalgalanmayı azalma yönemlerine göre daha esnek oluşu olumlu yanları olarak ifade edilebilir. (TCMB-2005,s;20) Bu bölümde kısaca ifade edilen Vekör oo regresyon (VAR) meodolojisi üçüncü bölümde ayrınıları ile açıklanacakır. b. P* Yönemi Uzun Dönem Denge Fiya Seviyesi Yaklaşımı Bu model enflasyonun uzun dönemde para arzındaki büyüme oranından kaynaklandığını ifade eden paranın mikar eorisine dayanır. Yönem denge

31 23 fiyaını (P*), hem cari para arzı ile hem de mal piyasalarının ve finanssal piyasaların denge hali ile uyumlu bir fiya seviyesi olarak anımlamakadır. Gerçekleşmiş fiya seviyesi P ile P* arasındaki fark dengede sıfırdır. P nin P* dan sapması, gelecek dönemler için olası fiya ayarlamalarını işare emeke ve fiya ahminlerini kolaylaşırmakadır.(tcmb-2001,s;12) Mikar eorisinin sandar anlamdaki ifadesinin am ersine bu model para ile fiyalar arasındaki ilişkiyi sadece uzun dönemli olarak oluşurmakadır. En basi şekliyle mikar eorisi; P=M (V/Y) şeklinde ifade edilebilir. Burada P;fiyalar genel düzeyini, M; ulusal para sokunu, Y; reel çıkı seviyesini ve V; paranın dolaşım hızını gösermekedir. (Yamak-Ceylan 2003,s;5) Bu model, ilk olarak Hallman,Porer ve Small (1991) arafından ABD ekonomisinde dinamik enflasyon modeli olarak gelişirilmişir ve yine yukarıdaki eşiliken yola çıkarak, zaman indisinin ilavesi ve değişkenlerin logarimik ransformasyonlarının yapılmasıyla mikar eorisinin uzun dönem ilişkili denge fiya seviyesini; Ρ * = Μ y*+v * olarak belirmişlerdir. Burada P* ;denge fiya düzeyini, y* ; poansiyel üreim düzeyini ve v* ; paranın denge dolaşım hızını emsil emekedir. Hallman,Porer ve Small (1991), konu ile ilgili çalışmalarında poansiyel üreim düzeyi ile denge dolaşım hızının birbirinden ve de para sokundan bağımsız olduğunu varsaymaka ve gerçekleşen fiyalar düzeyinin, denge fiyalarına yakınsadıkça denge fiya açığının P - P* eorik olarak sıfır olacağını varsaymakadırlar.ancak uzun dönemde para sokundaki genişlemelerle oraya çıkacak olan baskı ile gerçekleşen fiyalar denge fiyaına doğru yönelecekir.yukarıdaki iki eşiliğin (kısa ve uzun dönemli mikar eorileri) bir arada düşünülmesi durumunda P -P* fiya açığının, gerçekleşen fiya genel düzeyini ers ekileyeceği sonucunu oluşurur. Bu durumda modelin ekonomerik ifadesi, geçici ekilerinde içinde olduğu bir dinamik haa düzelme modeli ile yeniden şekillenir.

32 24 Ρ ( Ρ Ρ ) + Ρ i ε = α α1 * 1 T = 1 P* gereği, haa düzelme modelinde P -P* açığının kasayısı, α 1 kasayısı negaif ve isaisiksel olarak anlamlı olduğu beklenilir. (Yamak-Ceylan 2003,s;6) Yapılan hesaplamalar ardından bu model üzerinden geçici ekiler ve haa erimi sıfıra eşilenerek çekirdek enflasyon bulunur. Model çeşili şekillerde eleşirilmişir. Modelin en önemli avanajı ekonomi eorisine dayanan bir yaklaşım olmasıdır. Modelin dezavanajı ise özellikle gelişmeke olan ülkelerdeki yapısal değişikliklerin sık sık oraya çıkıp modelin performansını olumsuz yönde ekilemesi ve yapısal değişikliklerin yanı sıra büyüklükler ile fiyalar arasında isikrarlı bir ilişki bulunmasındaki güçlüklerden dolayı böyle bir modeli anımlamanın zorlaşmasıdır. (TCMB 2001,s:12) Lieraürde en sık raslanılan modele dayalı ahminler; VAR ve P* yönemleridir. Ancak bunlara IIR ahmini de eklenebilir. Bağımsız enflasyon oranı (IIR) yönemi, Arrazola ve Hevia (2002) çalışmasında yer alır. Bu çalışmaya göre İspanya verileri kullanılarak geleneksel fiya değişimlerinin çağdaşlaşırılması için meydana geirilen IIR oranı kullanılarak çekirdek enflasyon gösergesi önerilmekedir. (Guinigundo 2004,s;2) Sokasik Yönemler (İsaisiksel Yönemler) Lieraürde enflasyondaki sürekli bileşenler dikkae alınarak çeşili çekirdek enflasyon ölçüm yönemleri gelişirilmişir. Yönemlerin hareke nokasını, enflasyondaki sürekli bileşenlerin yerine fiya değişmelerindeki geçici değişim kaynaklarının anımlanmaya çalışılması oluşurur. Bu konuda esas olarak iki farklı yaklaşımdan hareke edilmekedir; Aylık TÜFE verilerinden her ay önceden belirlenmiş bir grup malın dışlanması İlgili ay içinde büyük değişmelere konu olmuş mal gruplarının dışlanması. (Telaar 2002,s;115)

33 25 Çalışmanın bu bölümünde isaisiksel yönemler yukarıdaki iki yaklaşımı dikkae alarak lieraürdeki yaygın kullanımına göre sınıflandırılacakır. Buna göre önce dışlama yada çıkarma yönemi; gıda ve enerji hariç TÜFE olarak anıılacak, ikinci olarak uç fiyaların çıkarılmasıyla hesaplanan (düzelilmiş ) oralama ve medyan yönemleri sınırlı ekili ahminciler adı alında anlaılacak, son olarak ise edgeworh endeksi hakkında bilgi verilecekir. a.dışlama ya da Çıkarma Yönemi: Bu yönem ükeici sepei içerisinde fiyaları dönemsel olarak çok oynak olan bazı maddelerin ağırlığını sıfır kabul emek sureiyle yeni bir fiya endeksi oluşurma esasına dayanır. (Ceylan 2006,s;47) Yönem içerisinde, arz şoklarını ve mevsimsel harekeleri içeren kalemlerin yanında, piyasa fiya mekanizması dışında gerçekleşen fiyalandırmalar (kamu fiyalandırmaları ) ve para poliikası uygulaması için isenmeyen kalemlerde (faiz ekisi içeren kalemler) dışlanabilmekedir. (Ceylan 2006,s;46) Ancak uygulamada birçok Merkez Bankası çekirdek enflasyonu, hesaplanan enflasyondan özellikle gıda ve enerji fiyalarını dışarıda bırakarak hesaplamakadır. Böylece en yaygın kullanıma sahip çekirdek enflasyon ölçüsünün gıda ve enerji fiyalarındaki değişmelerden arındırılmış olan TÜFE olduğunu söyleyebiliriz. a1. Gıda ve Enerji Dışı TÜFE: Bu ölçüm, arihsel olarak en yüksek değişkenliğe (en yüksek varyansa ) sahip olduğu kabul edilen gıda ve enerji fiyalarının sisemaik olarak TÜFE den dışlanmasını içermekedir. (Telaar 2002,s;116 ) Gıda ve enerji fiyalarının dışlanması, söz konusu mal fiyalarının çoğunlukla süreksiz nielike, göreli arz şoklarına maruz kalması nedeniyle bu kalemlerin değişkenliklerinin yüksek kabul edilmesinden kaynaklanmakadır. (Ceylan-Yamak,2006,s;6) Kuraklık gibi olumsuz hava koşulları veya OPEC in üreim kısılamaları gibi dışsal kararlar söz konusu kalemlerin değişkenliklerinin kaynaklarını oluşurmaka ve gıda ve enerji fiyalarını diğer TÜFE bileşenlerinden daha değişken hale geirmekedir.

34 26 Cogley (1998), gıda ve enerji fiyalarındaki değişmelerin büyük bir kısmının parasal olmayan fakörlerden kaynaklandığını ve bununda yönemin kabul görmesinde ekili bir unsur olduğunu açıklamışır. Blinder ( ), gıda ve enerji kalemlerini dışlamakaki nedeni bu kalemlerdeki değişmelerin para poliikasının konrolü dışında gerçekleşmiş olmasına bağlamakadır. Bunlara ek olarak Bjorland (2000) faiz bileşenlerini (özellikle ipoekli faiz) TÜFE den dışlamakadır. Buradaki gerekçe bu değişkenin sergilemiş olduğu isikrarsızlıkır. Özellikle enflasyonu düşürmek amacıyla faiz oranlarının yükselilmesi, beklenin ersine, başlangıça enflasyonu arırıcı eki yaraacak ve bu durumda faiz oranını yeniden yükselilecekir. Bu durumda faiz oranının çekirdek enflasyon anımına dâhil edilmesi durumunda Merkez Bankası ifade edilen kısır döngüye girecekir. Bu nedenle faiz oranının çekirdek enflasyon hesaplarından çıkarılması gereklidir. Yönemde TÜFE, gıda ve enerjiye sıfır ağırlık verilerek yeniden ağırlıklandırılmaka ve diğer bileşenler yeniden ölçeklendirilmekedir. Buradaki emel düşünce çekirdek enflasyon ölçümüne baz oluşuracak endeksen isikrarsızlık sergileyen bileşenlerin dışlanması ve geriye kalan bileşenlerin yeniden ağırlıklandırılmasıdır. (Telaar 2002,s;117) Bu durumda enflasyon hedeflemesi gerçekleşirilirken bu kalemlerin dışlanması olumlu görülebilir. Ancak para poliikasının ekinliği konusu bir arafa bırakılırsa bu kalemlerin değişkenliklerinin yüksek olduğu şeklindeki gerekçe birçok ülkede yapılan deneysel çalışmalarla doğrulanamamışır. Şöyle ki bu kalemlerin değişkenliklerini yüksek kabul emek, bu kalemi oluşuran ve değişkenlikleri düşük olan al kalemlerin dışlanmasını oraya çıkarmaka bu ise enflasyon dinamiği konusunda bilgi kaybına neden olmakadır. (Ceylan 2006,s;46) Ayrıca hangi bileşenlerin dışlanacağı sorusu am olarak cevaplandırılamamaka, ancak ilgili ülke ekonomisinin kendine özgü nielikleri bunda ekili olmakadır. Bu durum Moron ve Zegarra (1999) ve Berkmen (2002) çalışmalarında değerlendirilmişir. Gıda ve enerji kalemlerinin özellikle az gelişmiş ülkelerde oplam sepe içindeki ağırlığının yüksek olduğu bu nedenle dışlanmasının az gelişmiş ülkeler için ya mümkün olamayacağı yada önemli bilgi kayıplarına neden olacağı şeklinde vurgulanmışır.

35 27 Yöneme bakıldığında farklı şekillerde eleşirildiği görülmekedir. Ancak eleşiriler emelde iki nedenden kaynaklanır. Bunlardan ilki bireysel kalemlerin değişkenliklerinin hesaplanmasında geleneksel değişkenlik ölçüleri olan sandar haa ve varyansın kullanılıyor olmasıdır. Bu ölçüler bireysel kalemlerin zaman serisi değerlerinin kullanılması ile elde ediliyor olmasından dolayı oluşurulan çekirdek enflasyon ölçüsü cari dönemden çok geçmiş dönem fiya seviyesine bağlı olarak oraya çıkacakır. İkinci eleşiri ise dışlamanın başlangıç değerinin espi edilmesinde objekif bir krierin olmaması ve bu işlemi gerçekleşiren kişilerin sübjekif değer ölçülerine göre değişmesidir. (Roger 1998,s;20) Bir diğer eleşiri yönemin işleyiş şeklinden kaynaklanır. Yönem gereği önce fiya endeksi kapsamındaki her bir al kalemin sandar haası veya varyansı hesaplanıp büyüken küçüğe doğru sıralanmakadır. Daha sonra en yüksek varyanslı kalemden başlamak üzere yüksek varyanslı kalemler fiya endeksinden çıkarılmakadır. Burada çıkarma işleminin nereye kadar süreceği sorunu oraya çıkmaka ve sorunun kesin bir cevabı bulunmamakadır. Bu nedenle yönemin sübjekif bir nielik aşıdığını söyleyebiliriz. (Ceylan 2006,s;47) Bu yönemle oluşan çekirdek enflasyon oranının gerçekleşen genel enflasyon oranıyla hesaplanabilmesi ve bu nedenle de geleceğe yönelik ahminlerde bulunma özelliğinin olmaması yönemin bir diğer olumsuzluğudur. (Yamak- Ceylan 2003,s;7) Bir başka eleşiri çekirdek enflasyon anımının eorik esaslarla ilişkili olmaması şeklindedir. Lieraürde de bu yöneme ilişkin yapılan çalışmalar neicesinde çeşili eleşiriler mevcuur. Yönem Taillon çalışmasında; sisemden çıkarılan bileşenlerin belirlenmesi için objekif bir krierin olmaması bağlamında eleşirilmişir. Guinigundo (1999) çalışmasında gıda ve enerji gibi isikrarsız olan belli kalemlerin dışlanması için objekif bir krierin yada kuramsal bir haklı nedenin olmamasını eleşirmeke ve üselik bu durumun enflasyonun uzun dönem eğiliminin ahmini için faydalı olabilecek olan, gerçek bilgi içerebilen kalemlerin dışlanmasına da neden olabileceğini söyler. (Guinigundo 2004,s;2) Berkmen (2002) çalışmasında gıda ve enerji kalemlerinin ümünün TÜFE den çıkarılmasının, Türkiye de uzun dönem enflasyon eğilimi için uygun olmadığını, çünkü ükeici büçesinin büyük bir kısmının bu kalemler ai giderlerden

36 28 oluşuğunu belirmişir. Yönemde yüksek değişkenliğe neden olan emel kaegorilerin alındaki kalemlerin çıkarılması gerekiğini belirmiş bu durumda exogenous fakörlerden dolayı yüksek değişkenliğe neden olan aze sebze ve meyve gibi değişkenlerinin çıkarma yönemi için en uygun aday olduklarını ifade emişir.(berkmen 2002,s;11) Dışlama yönemi; Marques ve diğerleri. (2000), Freeaman (1998), Vega ve Wynne (2001) ve Jaromillo (1998) arafından ele alınmış ve bu yönemle elde edilen çekirdek enflasyon ölçülerinin isaisiksel yönden isenilen özelliklere sahip olmadığı ve enflasyon ahmini amacıyla kullanılamayacağı sonucunu elde emişlerdir. Fiqueiredo ve Saup (2002) ise diğer yönemlere göre isaisiksel olarak başarısız sonuçlar vermesine rağmen bu yönem gibi basi ekniklerin beklenileri kırmak amacıyla kullanılabileceğini savunmuşur. Belirilen olumsuzluklara rağmen çıkarma yöneminin önemli avanajları da vardır. En önemli avanajı uygulamasının son derece basi ve dolayısıyla kamuoyunca rahalıkla anlaşılabilecek nielike olmasıdır. Bir başka avanajı, bağımsız kişi ya da kurumlarca rahalıkla eyi edilebilmesidir. Bu avanaj, yönemin sonuçlarına göre elde edilen çekirdek enflasyon ölçüsünün güvenilirlik krierini aşıdığını gösermekedir. (Yamak-Ceylan 2003,s;7) Bu durum Roger(1998) de dışlama yönemi ile elde edilen çekirdek enflasyon ölçüsü şeffaflığı ve güvenilirliği arırmakadır şeklinde açıklanmakadır. Guiniqundo (1998), Taillon (1999) çalışmalarında yönemin emel enflasyonla eş zamanla elde edilebilmesi ve şeffaf olup halk arafından kolay anlaşılması avanajlarına sahip olduğunu belirmişlerdir. Ceylan (2006) ise çalışmasında dışlama yönemiyle elde edilen çekirdek enflasyon ölçülerinin, alernaif çekirdek enflasyon ölçülerine göre genel enflasyon oranından daha az sapmalı ve daha az değişken olduğunu belirmişir. Bunun yanında genel enflasyonun dışsal ahmin edicisi olduğunu ve genel enflasyon oranındaki geçici değişimleri daha iyi belirlediğini savunmuşur. b.sınırlı Ekili Tahmin Ediciler: Sınırlı ekili ahminciler çekirdek enflasyonun ölçümünde dışlamaya dayalı meoda bir alernaif olarak 1990 larda ekonomik lieraürde oraya çıkmışır.(guinigondo 2004,s;2) Yönem gelecekeki

37 29 fiya değişmelerinin parasal değişkenler ile olan ilişkisini öngörebilme yeeneğine ve rend enflasyonu ölçebilme kapasiesine sahipir.(tcmb 2001,s;13) Sınırlı ekili ahmin edicilerin; ağırlıklandırılmış medyan (weighed median) ve uç fiyaların çıkarılmasıyla hesaplanan oralamalar (rimmed means) olarak adlandırılan iki ür uygulaması mevcuur. Her iki uygulamada belli bir dönemde her bir fiya değişiminin, yaay kesi dağılımında aşırı sapma göseren gözlemlerinin aılmasıyla oluşurulmuş fiya serilerini ön plana çıkarır.(tcmb 2001,s;12) Yönem lieraürde birçok yazar arafından savunulmuş ancak Bryan ve Cecchei (1994), Bryan ve Pike (1991) ve Bryan ve Cecchei ve Wiggins (1997) çalışmalarında en geniş şekliyle ifade edilmişir. Bryan ve Cecchei (1994), göre dışlama ya da çıkarma yöneminde göreli fiya şoklarının gıda ve enerji sekörüne ai olamayacağı, ekonomideki farklı sekörlerde de oluşabileceğini belirmişler ve göreli fiya şoklarının çekirdek enflasyon ölçümü açısından yaraığı problemin dışlanan sekörler lisesinin genişleilmesiyle çözülemeyeceği bununda sekörleri espi emenin güçlüğünden kaynaklandığını ifade emişlerdir. Bu konuda Bryan ve Cecchei nin gelişirdikleri yöneme göre; göreli fiya şoklarının enflasyon ölçümü üzerindeki ekisi fiya değişikliklerine ai yaay kesiin çarpık olup olmadığına bağlıdır. Yaay kesi simerik olursa, belirli bir yöndeki büyük çaplı göreli fiya şokları ers yöndeki değişmeler ile dengelidir ve ölçülen enflasyon değişmeden kalır. Eğer yaay kesi asimerik olursa yaay kesisel oralama uzun kuyruğun olduğu yöne doğru çekilmeke ve göreli fiya şokları geleneksel enflasyon ölçümlerini ekilemekedir. Bu ifade fiya değişmeleri dağılımının kuyruklarının oralama hesabında birbirini göürmemesi ve bu durumun fiya değişmeleri oralamasının genel enflasyon rendini hesaplamak amacıyla kullanılamayacağı anlamına gelmekedir. (Telaar 2002,s;117) Bryan ve Cecchei fiya değişmelerine ai yaay kesiin merkezi eğilimini ölçmek amacıyla düzenlenmiş oralama veya medyan gibi sınırlı ekili ahmin edicilerinin kullanılmasını önermeke ve böylelikle çekirdek indeksin göreli fiya şoklarına karşı duyarlılığının azalılabileceğini ileri sürmekedir. Bu yönem hangi sekörden kaynaklandıkları

38 30 dikkae alınmaksızın büyük fiya değişmelerine maruz kalan sekörlerin dışlanmasını (filrelenmesini) içermekedir. Bryan ve Cecchei nin çekirdek indeks oluşumuna yönelik eorileri Ball ve Mankiw (1992) in fiya belirleme modeli ile eorik olarak deseklenmekedir. Bu modele göre ekonomide iki farklı fiya belirleyici grup vardır ve firmaların nominal fiyalarını ekonominin cari durumunu gözlemeden önce belirledikleri varsayılır. Her firma fiyaını başlangıça para arzı arış oranı kadar arırmaka(m), dolayısıyla enflasyon, parasal enflasyona eşi olmakadır ve enflasyon beklenileri para arzı arış oranına eşi olduğu için çekirdek enflasyon; ρ e = m olarak anımlanır. Fiya ayarlamaları sonrasında her firmanın üreim maliye veya ürün alebi açısından bir şoka( ε i ) maruz kaldığı varsayılır ve şok firmalara iki seçenek sunar. Firma ya fiyalarını menü maliyelerine kalanarak derhal değişirecek ya da bir sonraki dönemi bekleyerek menü maliyeine kalanmaksızın değişirecekir. Firmaların şok ile beraber enflasyon oranı; olacakır. ρ i = m + ε i Modele göre fiya değişikliğinin menü maliyei yaraığı varsayımı alında yalnızca büyük şoklara maruz kalan firmalar fiyalarını değişireceklerdir. Bu durum ise modelde üm firmaların aynı menü maliyeleri ile karşı karşıya olduğunu ve fiya değişikliği kararında rol oynayan ek unsurun göreli fiya şoklarının büyüklüğü olmasına bağlanmakadır. Buna göre büyük göreli fiya şoklarına maruz kalan firmaların menü maliyeini ödemeyi, küçük şoklara maruz kalanların ise bir sonraki dönemi bekleyeceği varsayılır. Yani şokların çarpık dağılımı oralama fiya düzeyini geçici olarak değişirir. Eğer menü maliyeleri firmalar arasında farklılık göserirse, birinci durumda (firma menü maliyelerine kalanıp hemen fiya değişirirse) fiyaların esnek olduğu yani fiyaların ekonomide oraya çıkan değişmelere göre her dönem yeniden ayarlandığı kabul edilir ve bu duruma sebze meyve üreicileri örnek göserilir. İkinci durumda ise (fiya değişikliği yapmayıp eresi dönemi bekleme)

39 31 fiya ender olarak ayarlanmaka ve yüksek uyarlama maliyeleri ile karşı karşıya kalındığı varsayılır ve bu duruma ev sahipliği örnek olarak verilebilir. Bryan ve Cecchei bu çerçevede çekirdek enflasyonun ölçülmesine baz oluşuracak indeksin ikinci gruba dahil edilebilecek sekörleri kapsaması önerilmekedir. Yine modele göre; ilk grupaki gerçekleşme-bazlı fiya belirleyiciler sandar fiya indekslerinde sapma yaraır ve bu grupaki firmalar fiyalarını çabuk ve sık değişirdiklerinden enflasyonun uzun dönem rendi hakkında endişelenmezler. İkinci grupaki bekleni-bazlı fiya belirleyiciler, haaları kolaylıkla düzelemezler ve bu nedenle fiya poliikaları düzgündür ve enflasyon rendi hakkında esnek fiyalı ilk grupa mevcu olmayan bilgiler içerir. Sonuç olarak, fiyalarını para arzı arış oranı kadar arırmayı ercih eden sekörlerin çekirdek enflasyon ölçümüne dâhil edilmesi önerilmekedir.(telaar 2002,s; ) Yamak ve Ceylan çalışmasında; firmaların şoklara maruz kalması sonucunda fiya ayarlaması yapılırsa genel ve açıklanan enflasyonu aşağıdaki gibi oluşururlar; π = ln M + n i= 1 ε i max ε i ε ( ε ε ) i Bu eşilike, n;ekonomideki firma sayısıdır. Eğer şoklar simerik dağılımlı ise eşiliğin sağındaki son erim birbirini göürecek ve sonuça enflasyon oranı parasal büyümeye eşi olacakır. Ancak şokların dağılımı basıksa, eşiliğin sağındaki son erim sıfırdan farklı olacak ve enflasyon oranı hiçbir zaman parasal büyümeye eşi olamayacakır. Bu durumda enflasyon oranı ile para sokundaki büyüme oranı arasındaki fark şokların dağılım uçlarında çıkacakır. Ve oraya çıkan şokların gerçekleşen ya da açıklanan genel enflasyon oranı üzerindeki ekisini oradan kaldırmanın ek yolu sınırlı ekili ahmincilerin kullanılmasıdır. Çünkü kuyruklara daha az ağırlık veren bir ahmin edici olan arimeik oralamanın ekinliği kuyruklara daha az ağırlık veren diğer ahmin edicilere oranla düşmekedir. (Yamak-Ceylan 2003,s;8) 0

40 32 Sınırlı Ekili Tahmincilerin(LIE) iki ür uygulaması bulunmakadır; uç fiyaların çıkarılmasıyla hesaplanan oralamalar (rimmed means) ve ağırlıklandırılmış medyan (weighed median). (TCMB 2001,s;13) b1. Uç Fiyaların Çıkarılmasıyla Hesaplanan Oralamalar (Düzelilmiş Oralama): Düzelilmiş oralama olarak da bilinen bu yönemde her ay en yüksek ve en düşük fiya arışları belirli bir oranda endeksen çıkarılıp geriye kalan al grupların oralaması alınmakadır. (TCMB 2001,s;13) Bu yönem, fiya değişiklikleri dağılımının kuyruklarından belirli bir yüzdenin kesilmesi ve geri kalanın arimeik oralamasının alınması şeklinde hesaplanır.(yamak-ceylan 2003,s;8) Bu yönemde fiya değişikliği serilerinin yaay kesi analizleri kullanılmakadır. Özellikle enflasyonun normal bir dağılıma sahip olmadığı durumlarda ağırlıklı oralama verimli bir enflasyon ahmincisi olmadığından sınırlı ekili ahminci daha verimli sonuçlar vermekedir. (TCMB 2001,s;13) Uç fiyaların çıkarılmasıyla hesaplanacak oralamalar şöyle bulunmakadır. (Yamak-Ceylan 2003,s;8) Tükeici fiya endeksinde yer alan her bir maddenin fiya endeksinde aylık değişim oranları hesaplanır. n kadar maddenin değişim oranları kendi ağırlıkları ile birlike küçüken büyüğe doğru sıralanır. Sıralanan değişim oranlarına karşılık gelen ağırlıklar kümülaif olarak düzenlenir. Ağırlıklar kümülaif olarak şu şekilde anımlanmakadır; (Bryan, Cecchei,Wiggins-1997,s;9) W i w j i j= 1 Burada W i, i inci mal grubuna kadar olan kümülaif ağırlığı emsil ederken, W j,j inci mal grubunun ağırlığını emsil emekedir.

41 33 Daha sonra oralaması alınacak olan gözlem grubu ( α / 100) W < ( 1 α / 100) şeklinde belirlenip, olarak < i adlandırılır. Kümülaif ağırlığı belirli bir yüzdeden daha küçük ya da büyük olan fiya değişimleri çıkarılır. Kümülaif ağırlığı belirli bir yüzdeden daha küçük bir kümülaif ağırlığa sahip olan fiyaaki yüzdelik değişim için ağırlık olarak alınır. Benzer şekilde kümülaif ağırlığı belirli bir yüzdeden küçük olan fiyaaki son yüzdelik değişimi için ağırlık W i W i alınır. Son olarak uç fiyaların çıkarılmasıyla oralamalar aşağıdaki gibi hesaplanır; Ι a Burada 1 π a = α iειa W π π a yüzde α oranında kesilmiş oralamayı; i i W i inci mal grubunun ağırlığını; π i ise i inci mal grubunun yüzde fiya arışını emsil emekedir. Yüzde sıfır oranındaki bir kesilme ağırlıklı oralamaları emsil ederken %50 oranındaki bir kesilme medyanı ifade eder. Bu yönemde dışlanan al gruplar her ay değişiklik gösermekedir. Düzenlenmiş oralama yönemi poansiyel olarak üm göreli fiya değişimlerini dışlama ve bu şekilde genel fiya değişiminde süreklilik sergileyen kısmı yakalama yeeneğine sahipir. Bu aylık oralamanın çok üsünde veya alında fiya arışlarının gerçekleşiği sekörlerin endeksen dışlanmasından kaynaklanır. (Telaar 2002,s;120) Böylece uzun dönem enflasyon rendi ile ilişkisiz olan bu değişmelerin dışlanması ile elde edilen çekirdek indeks, enflasyonun sürekli kısmını yansıacakır. (Clark, 2001) Yönem belirli bir al grubun sisemaik olarak dışlanması yerine her ay uzun dönemde sapması en yüksek al grupların belirlenerek seriden çıkarılmasına dayanır ki; bu şekilde dağılım normale yaklaşıkça elde edilen çekirdek enflasyon geçici arz şoklarını içermez. (TCMB 2001,s;23)

42 34 Düzelilmiş oralama yönemi ekonomik ve isaisiksel uarlılık gösermeke bu nedenle akademik çevrelerce kabul görmeke ve yaygınlaşmakadır. Ancak yönem uygulama nokasında bazı sakıncalar içermekedir. Bu yöneme karşı emel eleşiri opimal kesini oranının espi edilmesi nokasında oraya çıkmaka olup hangi oranın opimal olarak alınacağı sorusu am olarak cevaplandırılamamakadır. Yani fiya değişmelerine ilişkin dağılımın kuyruklarından aılacak yüzdenin belirlenmesi sorun oluşurmakadır. Bu konuda farklı yaklaşımlar söz konusudur. Bryan ve Cecchei (1994) de bu konudaki seçimin keyfi olabileceğini belimişler ve üm düzenlenmiş ahmin ediciler arasında en düşük varyansa ve en yüksek birinci dereceden ookorelasyona sahip olduğu gerekçesiyle %15 ercih edilmesi gerekiğini ifade emişlerdir. Buna karşılık Bryan, Cecchei ve Wiggins (1997) de %18 lik kısmın aılmasının daha uygun olduğu düşüncesini benimserlerken, Clark (2001) de ve Bilke (2006) da %16 kısmın, Moron ve Zegarra (1999) de %15 lik ve Fiqueireda ve Saub (2002) de ise %20 lik kısmın TÜFE den dışlanması gerekiğini benimsemişlerdir. Berkmen (2002) ise çalışmasında en iyi düzelmenin ükeici fiya endeksi için %19, opan eşya fiya endeksi için %12 lik kısmın aılmasıyla mümkün olacağını savunulmuşur. Yöneme karşı yapılan bir diğer eleşiri, yönemin arz şoklarının ekisini yok emek iserken alep şoklarının ekisinin de yok edilmesine neden olabilecek olmasıdır. (TCMB 2001,s;14) Guinigundo (1999) çalışmasında yönemi değerlendirmeke, buna göre yönemin diğer isaisiksel davranışların emelinde de olan dışlanacak bileşenlerin seçiminden dolayı dışlama meodundan daha az sübjekif ya da keyfi olması avanaj olarak ifade edilmekedir. Bununla beraber bileşenler, her bir ayın çekirdek enflasyonunun değişim ekilerinin bileşenleri olduğundan dolayı ikisadi dönemlerde çekirdek enflasyonu yorumlamanın çok daha zor olduğu ve kamuoyu arafından anlaşılabilirlik derecesinin düşük olduğu vurgulanmışır. (Guinigundo 2004,s;2) Tillon (1999) çalışmasında yönemin avanaj ve dezavanajlarını ele almışır. Buna göre; yönemin avanajları her bir ayın belli bileşenlerini kendiliğinden dışlamaması ve yönemin hesaplanmasının basi olmasıdır. Ayrıca

43 35 bu ölçünün resmi enflasyon ölçüsü olarak işe yarıyor olması, yönemin dışlama yönemine göre daha az sübjekiflik gösermesi ve isaisiksel davranışın emeline dayanmasından dolayı dışlanacak bileşenlerin seçiminde daha az keyfilik aşıması diğer avanajlarıdır. Yönemin Taillon a göre dezavanajları ise; dışlamada kesin başlangıcın amamen keyfi olması söz konusu iken, bu yönem de bir ayın başka bir aya benzemediği, her bir ayın karışık bileşenler içermesinden dolayı ekonomik dönemlerde çekirdek enflasyonun yorumlanmasının çok güç olabilmesidir. (Taillon 1997,s;8) Bu yönem lieraürde çoğu araşırmacı arafından değerlendirilmişir. Bihan ve Sedillo (2000) çalışmasında, diğer çekirdek enflasyon gösergeleri içersinde düzelilmiş oralama yönemini desekleyici bazı deneysel sonuçlara ulaşmışlardır. Marques, Neven ve Sarmeno (2001) çalışmasında, ABD verileri kullanarak, gıda ve enerji dışı ölçüleri karşılaşırmış, gelecekeki enflasyonun yol göserici gösergeleri olarak gerekli olan krierleri karşılayanların, düzelilmiş oralama ve ağılıklı medyan olduğu sonucuna ulaşmışır. Figueiredo ve Saub (2002) Brezilya verileri için dışlamaya dayalı ölçümün performans dışı olduğunu, düzelilmiş oralama ölçüsü değişkenlerinin ise çekirdek enflasyonun ahmininde en iyi olduğusonucuna ulaşmışlardır. (Guinigundo 2004,s;3) b2. Ağırlıklı Medyan (Medyan Tüfe, Medyan): Bu meo, gıda ve enerji dışı TÜFE gösergesine alernaif bir yaklaşım olarak 1991 de Bryan ve Pike arafından önerilmiş ve Bryan ve Cecchei (1994) arafından gelişirilmişir. (Taillon 1997,s;8) Medyan; aylık enflasyona ilişkin yaay kesi hisogramında merkezi nokadır. Medyan yaklaşımında fiya arışları endekseki arışlarıyla birlike en yükseken en düşüğe doğru sıralanmaka ve bu sıralamanın oranca değeri olan fiya arışı medyan değerini gösermekedir. (MB 2001,s;114) Sadece oradaki değerin alınmasıyla medyan arışı hesaplanabileceği gibi medyan olarak seçilen al grupların frekanslarına göre yeniden ağırlıklandırma yaparak ağırlıklı medyan hesaplamak da mümkündür. Her iki yönemde de normal olmayan bir dağılıma sahip olan fiya değişimleri daha ekin bir biçimde ahmin edilebilmekedir. (TCMB-2005,s;23)

44 36 Telaar a göre medyan TÜFE nin harcamaları ile ağırlıklandırıldığında medyan TÜFE gösergeleri ağırlıklandırılmış medyan olarak da isimlendirilir. Yöneme göre fiya dağılımlarına ilişkin dağılımın orak nokası dışındaki üm bileşenler dışlanmakadır.(telaar 2002,s;120) Ağırlıklandırılmış medyan şu şekilde hesaplanmakadır; Tükeici fiya endeksinde yer alan her bir maddenin fiya endeksinde aylık değişim oranları hesaplanır. n kadar maddenin değişim oranları kendi ağırlıkları ile birlike küçüken büyüğe doğru sıralanır. Sıralanan değişim oranlarına karşılık gelen ağırlıklar kümülaif olarak düzenlenir. Daha sonra serinin medyanı bulunur.(yamak-ceylan 2003,s;8) Ağırlıklı medyan isaisiksel ve ekonomik manığının düzenlenmiş oralama ile aynı olduğu söylenebilir. Medyan TÜFE nin düzelilmiş oralamadan daha iyi bir performans gösermesi, ek ek fiya değişmelerine ai dağılımın isaisiksel özelliklerine bağlı olmakadır.(telaar 2002,s;121) Taillon (1999) da çalışmasında ağırlıklı medyan meodu; düzelilmiş oralama meoduna benzediği, her iki meodunda asimerik olan farklı ükeici fiya endeksi bileşenlerinin harekeli fiyalarının olduğu gözlemine dayandırılır. Yine bu çalışmada ağırlıklı medyan meodunun resmi ölçü (göserge) bileşenlerinin üsündeki fiya harekelerinin oralaması alınarak bulunduğu açıklanmışır. Taillon a göre yönemin avanajları şu şekilde sıralanabilir; ağırlıklı medyan meodu düzelilmiş oralama meodunun yapığı gibi bileşenlerin bazılarının çıkarılmasından(elenmesinden) daha çok ükeici fiya endeksinin üm bileşenlerini kullanır ve yönemin hesaplanması basiir. Ayrıca yönem gereği; harcamaların ekisi ile ilişkisinde oralamalara dayandırılan meodlar genellikle arimeik oralamalara dayandırılan meolardan daha güçlüdür. Çalışmada son bir avanaj olarak ölçünün, aynı zamanda resmi enflasyon ölçüsü olarak kullanılması ifade edilmişir. Aynı çalışmada yöneme yapılan eleşirilerde açıklanmışır. Buna göre, medyanın (oralamanın) kullanımı, arimeik oralamanınkinden daha az sezgiseldir. Bu meodun halk arafından anlaşılması daha zor olabilir ve yönemin

45 37 hangi ayrışırma seviyesine bağlı olduğunun uygulamalarla mümkün olabilecekir. (Taillon 1997,s;9) Bu meo MB arafından da çalışılmışır. MB ına göre yönemin en önemli avanajı üreilmesinin çok praik olması ve ekonomide karar alan kesimler arafından kolayca anlaşılabilir olmasıdır. Ayrıca bu yönemle oluşurulan çekirdek enflasyon sepeinin ağırlıklarının her ay değişmesi nedeniyle, bu yönemle elde edilen seriler, cari dönem bilgilerini içeren dinamik bir yapıya sahipir. Diğer bir avanaj olarak a fiya değişmelerinin yaay kesi dağılımları baz alınarak oluşurulması ve böylelikle de verilerin yenilenmesi durumunda hızlıca ve doğrulukla hesaplanabilmesidir. Denilebilir ki bu yönem nispi fiya şoklarının kaynağının önceden açıkça belirilmesine ihiyaç duyurmayan bir meour. Çekirdek Enflasyon Çalışma Raporuna göre yönemin dezavanajları ise; yönem doğrusal olmayan bir yapıya sahip olduğundan, ölçüm değeri zamana bağımlılık göserir. Yani, TÜFE deki değişimlerin aylık ve 3 aylık fiya serilerinden oluşması durumunda hem hesaplanan medyan hem de endeksin al deayının kapsamına göre hesaplanan medyan farklı olacakır. Bir diğer dezavanaj ise hesaplanan serinin birden fazla ekrar eden gözlem içermesi durumunda medyanın yanlı olması (biased) yani genel eğilimi sapamaka arık ekin bir hesaplama yönemi olmakan çıkmasıdır. (TCMB-2005,s;24) c-edgeworh Endeksi: Bu endeks yeniden ağırlıklandırma yönemlerinin başlangıç nokasını oluşurmaka olup, farklı olarak değişkenliği diğer bir ifade ile varyansı yüksek olan kalemler dışlanmamaka, endeksi oluşuran sepeeki kalemleri varyans değerlerine göre yeniden ağırlıklandırılması emeline dayanmakadır. Bu işlem için genellikle sandar haa kullanılmakadır. Bu yöneme göre yeni ağırlıklar, endeksi oluşuran kalemlerin ağırlıklar ile o kaleme ai varyans ya da sandar haa değerinin ersinin çarpımı ile elde edilmekedir. Edgeworh endeksinde yeni ağırlıklar şöyle anımlanmakadır. dw i 1 w i σ i = m 1 w i i= 1 σ i

46 38 Burada σ ; bireysel fiya değişimlerinin varyansını ya da sandar haasını, ; i mevcu ağırlıkları ve m; al bileşen sayısını emsil emekedir. Bu ağırlıklar kullanılarak Edgeworh endeksi aşağıdaki şekilde oluşurulur: P = m i= 1 P dw i i Bu yönem enflasyonun günümüz değerlerinden çok geçmiş değerlerine öncelik vermesi dolayısıyla eleşirilmekedir. Çekirdek enflasyonu bu şekilde bulmaya çalışan deneysel çalışmaların sayısı pek fazla değildir. Bu ür çalışmalara Euro bölgesine uygulayan Vega ve Wynne (2001), ABD ye uygulayan Dow(1994), Pedersen (1999) ve Wynne (2001) ve Porekiz e uygulayan Marques,Neves ve Sarmeno (2000) çalışmalarını örnek olarak verilebilir. (Yamak-Ceylan 2003,s;9) w i Enflasyonun Genel Öğesi Yaklaşımına Göre Şekillenen Yönemler Enflasyonun genel öğesi olarak çekirdek enflasyon hesaplaması enflasyon davranışlarını oplulaşırılmış bir seviyede incelemeken ziyade ayrışırılmış al kalemler bazında incelemeye dayanır. Bu yaklaşım herhangi bir malın ya da öğenin fiya değişimlerinin bir genel fakör ve bir göreli fiya değişim öğesinin oplamından oluşuğu varsayılmakadır. Enflasyonun genel kısmı enflasyon beklenilerini, alep harekelerini ve parasal gelişmeleri yansıırken; göreli fiya değişimleri sekörsel arz şoklarını yansımakadır. Bu yaklaşım kısaca; ölçülen enflasyonu iki kısma ayırmakadır. Birincisi genel kısım(çekirdek enflasyon) ve ikincisi arz şoklarına bağlı olan çekirdek olmayan(none-core) kısımdır. (TCMB 2001,s;10) Bu yönemle yapılan deneysel çalışmalar genellikle arz şoklarına karşı ölçülen enflasyon üzerinde yapılan spesifik ayarlamalar ya da ölçülen enflasyonun büün al gruplarının, arz şoklarının ekisini yok emede yada azalmada genel fiya rendine olan kakılarına göre yeniden ağırlıklandırılmasını içermekedir. (TCMB 2001,s;10)

47 Spesifik Ayarlama Bu yönemde ölçülen enflasyon oranından geçici şoklar arındırılmakadır. Geçici şoklar dolaylı vergileri, sübvansiyonları, uluslar arası icareeki fiya şoklarını ve isisnai kur değişimlerinin ekilerini içermekedir. Yönemin amacı Taillon un çalışmasında; alebin yukarıya doğru baskısı ile hiçbir ilişkisi olmayan anımlanabilir şokları yok emekir şeklinde ifade edilmeke ve ayarlamanın ad hoc emelinde yapılacağı şeklinde belirilmekedir.(taillon 1997,s;6) Roger e göre amaç ise; ahmin edilen emel (headline ) serilerde, oluşan dağılımın nedenlerini ya da spesifik ürün ekilerini arımak olarak ifade edilir. Bu yönem dışlama olabilen ürleri göz önünde uan ahmin edilen fiya şoklarının ekilerini dışlar. Bu oplam enflasyon oranını yalnız geçici olarak ekileyen fiya değişimlerinin spesifik ayarlama düzelmeleri olduğu anlamına gelir. Meo dolaylı vergilerin ekilerini, sübvansiyon ya da hüküme zorlamaları, uluslararası icareeki fiya şokları ve isisnai döviz kuru harekelerinin ekilerini ahmin eder. Bu bakımdan bu meo gerçek enflasyon oranı içinde çekirdek enflasyonu ve geçici bileşeni ayrışırmada çok çekici görülebilir. (Cihan 2002,s;31) Faka yönemin hem kavramsal hem de uygulamalı bazı zorlukları vardır. Cihan, yönemin şokları büyüklük ve ürlerine göre sınıflandırdığı faka üm gerçek fiya şokları için ayarlama yapmanın mümkün olamayacağını ve bu ür sınıflamanın çok subjekif olacağını çalışmasında bu yönemin dezavanajı olarak ifade emekedir. (Cihan 2002,s;31) Yönemin olumsuzlukları MB arafından hazırlanan çalışmada da sunulmuşur. Buna göre; dışlanacak şokların nieliği ve büyüklüğü üzerine kesin bir yargıya ulaşmanın güçlüğü ve çekirdek serilerin oluşurulmasının öznel krierlere dayandırılması yönemle ilgili dezavanajları oluşurmakadır. Başka bir ifade ile göreli fiya şokları kısılaması yönemin önemli bir dezavanajıdır. Bununla birlike bu yönem kullanılarak elde edilen serilerin güvenilirliliği ve güçlülüğü, geleneksel endeksler içinde farklı ürdeki fiya şoklarının bir anda geçirilmeke olmasından dolayı oldukça zayıfır. (TCMB 2001,s;15)

48 Yeniden Ağırlıklandırma Yönemleri Bu yönem, göreli fiya dalgalanmalarına göre al grupların yeniden ağırlıklandırılmalarını kapsamakadır. Yönemde çeşili yaklaşımlar bulunmakadır. Örneğin; Kanada ve Peru Merkez Bankası arafından kullanılan yönemdir ki göreli fiya değişimlerinin sandar sapmaları başlangıç ağırlıkları ile birlike, ikinci ağırlık sei olarak kullanılmakadır. (TCMB 2001,s;15) Cihan (2002,s;32) çalışmasında bu meodu; bireysel al indeksin yaay kesi dağılımında ayarlamalar yapan yaklaşım olarak anımlamakadır. Bu ölçülerde özellikle al indekslerde ki büyüklük ve değişken harekeliliği, bireysel fiyalarla emsil edilmediği ve oplam fiyaan dışlanan dalgalanmalar gibi yorumlanır. Yüksek değişken al indeksler dışlandıkan sonra geriye kalan parçalar yeniden ağırlıklandırılır, yani bu al indeksen ara kalanın ağırlıklandırılmış oralaması çekirdek enflasyon olarak adlandırılır ve hesaplanır. Bu meo arz şoklarının dışlanan parçalarını sunar. Genelliklede enerji ve aze yiyecek fiyaları dışlanan kalemlerdir. Üselik dışlanan bu kalemler yerine, ükeici fiya endeksinin al indeks serileri gerçek değişkenlere göre yeniden ağırlıklandırılır. (Cihan 2002,s;32 33) Diğer bir yaklaşım; dinamik fakör indeksidir. Fiya serilerinin her bir al grubu hem orak şoklardan hem de göreli fiya şoklarından ekilenmekedir. Bu yöneme göre elde edilen çekirdek fiya endeksinde fiya serileri orak şoklardan ekilenme oranlarına göre yeniden ağırlıklandırılmakadır. Yeniden ağırlıklandırma yönemleri hiçbir maddeyi dışlamadığı ve ağırlıkları enflasyonis sinyallerin gücüne göre belirlediği için dışlama yöneminden kaynaklanan sorunları yok emekedir. Ancak yeniden ağırlıklandırma yönemlerinin sonucunda oluşan yeni endekslerin ükeici kalıbını yansıma ihimali bulunmakadır. Ayrıca yeni ağırlıkların seçiminin örneklem dönemi ile bağınılı olması sorunu vardır. Bu nedenle ağırlıkların zaman içinde değişmesi söz konusudur. Bunun yanı sıra oluşurulan yeni endeksin ölçülen enflasyon rendinden farklı bir eğilim sergilemesi de olasıdır. Bu ür problemler

49 41 özellikle yapısal değişim geçiren ekonomilerde daha da önem kazanmakadır. (TCMB 2001,s;16) Yukarıda açıklanan çeşili çekirdek enflasyon gösergeleri farklı ülkelerin Merkez Bankaları arafından enflasyonu açıklamak için kullanılmakadır. Tablo 2.1 de bazı ülke Merkez Bankaları arafından kullanılan çekirdek enflasyon gösergelerinden örnekler verilmişir.

50 42 Tablo 2.1. Bazı Ülke Merkez Bankaları Tarafından Kullanılan Çekirdek Enflasyon Gösergeleri Ülkeler Çekirdek Enflasyon Gösergeleri ABD TÜFE Eksi Ağırlıklı Orancalı Gıda ve Enerji Kalemleri Almanya TÜFE Eksi Dolaylı Vergiler Avusralya TÜFE Eksi Konu Kredisi Faiz Ödemeleri, Kamu Konrollü Fiyalar ve Enerji Fiyaları Belçika TÜFE Eksi Paaes, Meyve ve Sebzeler Çek Cumhuriyei TÜFE Eksi Ücre ve Konrol Alındaki Fiyalar Filipinler Trend Doğrusu Finlandiya TÜFE Eksi Konu Sermaye Maliyeleri, Dolaylı Vergiler ve Sübvansiyonlar Fransa TÜFE Eksi Vergilerdeki Değişim, Enerji Fiyaları, Gıda Fiyaları ve Konrol Alındaki Fiyalar Hollanda TÜFE Eksi Sebze, Meyve ve Enerji İngilere Perakende Saış Fiyaı Endeksi Eksi Konu Kredisi Faiz Ödemeleri İrlanda TÜFE Eksi Konu Kredisi, Yiyecek ve Enerji Kalemleri İspanya TÜFE Eksi Konu Kredi Faiz Ödemeleri İsrail TÜFE Eksi Kamu Malları, Konu, Meyve ve Sebzeler İsveç TÜFE Eksi Konu Kredi Faizleri ve Vergi Sübvansiyon Ekileri Japonya TÜFE Eksi Taze Gıdalar Kanada TÜFE Eksi Dolaylı Vergiler, Gıda ve Enerji Kalemleri Kolombiya Dör Gösergenin Oralaması(TÜFE Eksi Gıda ve Üç Tane Sınırlı Ekili Tahmin Ediciler) Norveç TÜFE Eksi Elekrik Enerji Fiyaları ve Dolaylı Vergiler Peru TÜFE Eksi Dokuz Değişken Kalem (Yiyecek, Meyve ve Sebzeler ve Taşıma Ücreleri Polonya Üç Gösergelik Bir Se (TÜFE Eksi Konrol Alındaki Fiyalar, TÜFE Eksi En Yüksek Değişkenlikli Fiyalar ve %15 Uç Fiyaların Dışlanması) Porekiz %10 Uç Fiyaların Çıkarılmasıyla Hesaplanan TÜFE Oralaması Singapur TÜFE Eksi Özel Karayolu Ulaşım Maliyei ve Konaklama Şili TÜFE Eksi Bozulabilir Gıdalar ve Enerji Tayland TÜFE Eksi Taze Gıda ve Enerji Yeni Zelanda TÜFE Eksi Tarımsal Ürün Fiyaları, Konrol Alındaki Fiyalar, Faiz ve Kredi Maliyeleri Yunanisan TÜFE Eksi Gıda ve Yakı Kaynak: Figueiredo ve Sub (2002), Guinigundo (1999)

51 43 Çekirdek enflasyon ölçüm yönemleri verilerin oluşum biçimi ve zaman perspekifi dikkae alınarak sınıflandırılabilir. Bu durum aşağıda ablo 2.2 de göserilmekedir. Tablo 2.2 Çekirdek Enflasyon Ölçüm Yönemleri Şeması Çekirdek Enflasyon Ölçüm Yönemleri Şeması Zaman Perspekifi Yaay-Kesi Zaman Serileri Gıda ve Enerji Hariç TÜFE, Sınırlı Ekili Tahminciler, Neo- Bireysel Fiya Değişimleri Edgeworh Dinamik Fakör İndeksi İndeksi(Varience Weighed) Ham Veri Temel(Genel) Enflasyon Oranı NA Harekeli Oralamalar, Filrelenmiş Seriler, Üssel Düzelilmiş Seriler Fiya Verileri (Hem genel hem de ayrışırılmış ) arı diğer oplamlar NA VAR Ölçümler Kaynak: Wynne (1999)

52 44 Bir çekirdek enflasyon gösergesi genel olarak, doğruluk ve arafsızlık, zamanlama, güvenilirlilik, nedensellik ve uzun dönemli ilişki ve ahmin edilebilirlik ve parasal büyüklüklerle ilişki gibi krierleri sağlayabilmelidir. Tablo 2.3 de söz konusu krierler ile çeşili çekirdek enflasyon gösergelerinin krierleri sağlayıp sağlayamama gücü ile ilgili çalışma verilmişir. Tablo 2.3. Çekirdek Enflasyon Gösergelerinin Seçimini Belirleyen Krierler Çekirdek Enflasyon Gösergelerinin Seçimini Belirleyen Krierler Gıda ve Edgeworh Dinamik Enerji Harekeli Düzelilmiş İndeksi(Var Fakör VAR Hariç Oralamalar Oralama ience İndeksi Ölçümler TÜFE Weighed) Tam Zamanında Hesaplana- Bilirlik Eve Olabilir Eve Eve Eve Eve İleriyi Görebilme Hayır Hayır (?) Hayır Hayır Hayır Eve Şekilsel performans Eve Eve (?) Eve Eve (?) Eve Eve Halk Tarafından Anlaşılma Tarihsel Değişmez- Lik Eve Eve (?) Olabilir Hayır Hayır Hayır Eve Olabilir Eve Hayır Hayır Hayır Teorik Temeller Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır Eve Kaynak: Wynne (1999)

53 45 III. BÖLÜM VEKTÖR OTOREGRESSİF METODOLOJİ (VAR) 3.1 Veriler Veri Kaynakları Çalışma 2003: :12 dönemini kapsamakadır. Bu dönemi kapsayan aylık veriler TÜİK yayınlarından elde edilmişir. Çalışmada TÜİK arafından oluşurulmuş olan çekirdek enflasyon verilerinin, Geleneksel VAR meodolojisi kullanılarak gelecekeki genel enflasyonun iyi bir belirleyicisi olup olamayacağının araşırılması amaçlanmışır. Modelde kullanılan veriler TÜİK arafından cari dönemde hesaplanıp, yayınlanan Türkiye Genel ve Özel Kapsamlı TÜFE Gösergeleridir. Bu endeks 2003 baz yıllıdır. Seçilen seriler ile ilgili açıklamalar aşağıda göserilmekedir. Seçilen serilerin açıklamaları: X1: TÜFE (Genel) X2: Mevsimlik Ürünler Hariç TÜFE X3: İşlenmemiş Gıda Ürünleri Hariç TÜFE X4: Enerji Hariç TÜFE X5: İşlenmemiş Gıda Ürünleri Enerji Hariç TÜFE X6: Enerji, Alkollü içkiler ve Tüün Ürünleri Hariç TÜFE X7: Enerji, Alkollü içkiler, Tüün Ürünleri, Fiyaları Yöneilen /Yönlendirilen Diğer Ürünler ve Dolaylı Vergiler Hariç TÜFE X8: Enerji, Alkollü içkiler, Tüün Ürünleri, Fiyaları Yöneilen /Yönlendirilen Diğer Ürünler, Dolaylı Vergiler ve İşlenmemiş Gıda Ürünleri X9: Enerji, Alkollü içecekler, Tüün Ürünleri, İşlenmemiş Gıda Ürünleri ve Alın Hariç TÜFE

54 3.2 Verilerin Zaman Serisi Özellikleri Bir VAR modelinin anımlanabilmesi için gecikme derecesinin belirlenmesi ve her bir serinin durağanlığının espii gerekir. Ayrıca seriler arasında eşbüünleşmenin varlığı farklı VAR modellemesine gidilmesini zorunlu kılar. Bu fakörlerin önemi ise şöyle ifade edilebilir: Model söz konusu veri oluşum sürecinin iyi bir emsilcisi olmalıdır. Bir VAR modelinin Harekeli Oralama sunumuna sahip olması için durağanlık şarının gerçekleşmesi gerekir. Eğer seriler arasında koinegrasyon var ise Haa Düzelmeli Var modelinin oluşurulması gerekir. Bu nedenlerden dolayı zaman serisi verileriyle oluşurulmuş ekonomerik modellerde kullanılan verilerin zaman serisi özelliklerinin bilinmesi ve dikkae alınması gerekir. Bir verinin zaman serisi özellikleri genellikle iki şekilde incelenir. Bunlar, deerminisik ve sokasik özelliklerdir. Serilerde deerminisik ve sokasik özellikler ilgili serilerde rend, arz şokları, mevsimsellik ve konjekürel bileşenlerin olup olmadığı ve bu serilerin durağan olup olmadıklarıyla ilgilidir. (Aksu 1996,s;56) VAR modellerinde verilerin deerminisik ve sokasik bileşen içermemeleri gerekir. Bu nedenle modelde kullanılan verilerde TÜİK arafından hazırlanan rend, ve mevsimsel ekilerden arındırılarak yayınlanmış olan seriler kullanılmışır. Zaman serilerinin durağan olmaması da ekonomerik analizlerde her zaman bir problem olarak kabul edilmişir. Durağan olmayan zaman serisi kullanılan çoğu çalışmada, sahe regresyon sorunu sebebiyle analizlerin isaisikî sonuçlarının sağlıksız olduğu oraya konulmuşur. Sahe regresyon problemi, birim köke maruz olan zaman serilerinden elde edilen sonuçlar isaisikî olarak genellikle anlamlı es sonuçları vermesine rağmen, ilişkinin kullanılan verilerden desek sağlayıp sağlamadığını espi emeyi imkânsız kılar. Verilerin durağan olup olmadıkları (3.2.1) bölümde yapılacak olan eslerle araşırılmış ve durağan olmayan verilerin birinci farkları alınmak sureiyle durağanlaşmaları sağlanmışır.

55 47 Bunlara ek olarak çalışmada kullanılan veriler arasında eşbüünleşme ilişkilerin olup olmadığı Johansen eşbüünleme esi yapılarak araşırılmışır Birim Kök Tesleri Υ değişkeni sokasik bir süreç olarak anımlanırsa yani Υ = Υ 1 + ε koşulunu aşırsa Υ nin durağan olabilmesi için aşağıdaki şarlara sahip olması gerekir: Ε Ε Ε ( Υ ) = µ 2 ( 0) [( Υ µ ) ] = χ ( τ ) [( Υ µ )( Υ µ )] = χ τ, τ = için Bu şarlar zayıf durağanlık anımlamasıdır. 1. ve 2. eşilik anım içinde sabi oralama ve sabi varyans şarını belirirken, 3. eşilik ise seride nin herhangi iki değeri arasındaki kovaryansın bu iki değer arasında yalnızca zamana bağlı bir farkın olacağını ifade eder.(aksu 1996,s;69) Bu çalışmada kullanılan verilerin durağanlıklarının belirlenmesi için gelişirilmiş Dickey-Fuller (ADF) Durağanlık Tesleri kullanılmış olup seviye ve birinci fark değerlerinin birim köke sahip olup olmadıkları araşırıldı. Tablo:3.1 Augmened Dickey-Fuller Durağanlık Tesleri SEVİYE 1.FARK SABİTLİ SABİT+TREND SABİTLİ SABİT+TREND X (c) (a) (a) X (a) (a) X (a) (a) X (a) (a) X (a) (a) X (a) (a) X (c) (a) (a) X (a) (a) X (a) (a) Önem Seviyesi SABİTLİ SABİT+TREND 1% % % No: (a) %1 seviyesinde önemli (b) %5 seviyesinde önemli (c) %10 seviyesinde önemli Tablo:3.1 den serilerin birinci farklarının durağan oldukları görülmekedir. Υ

56 Eş Büünleme Analizi Bir sisemde kullanılan her bir seri durağan olmamasına karşın ilgili seriler linear birleşimleri durağan olabilir. Bu durum eş büünleme kavramı ile açıklanır. Teorik olarak birbirleriyle ilişkili olduğu düşünülen çok sayıdaki ekonomik değişkenden iki veya daha fazlasının birlike hareke edip emediği eş büünleme analizi ile espi edilebilir. Eş büünleme analizi özellikle ikisa eorisinde değişkenler arasında uzun ve kısa dönemli ilişki ayrımının yapılması ve bunların açıklanmasında önemli sonuçlar içerir. Değişkenler arasında bir eş büünleme ilişkisi varsa ve ilgili VAR modelinin uzun dönemli ilişkileri de kapsaması nedeniyle farklı şekilde anımlanması gerekir ve durum eş büünleme analizinin olup olmadığının araşırılması ile mümkün olmakadır. Herhangi bir sisemde kullanılan değişkenler arasında eşbüünleme analizi genellikle Engle ve Granger (1987) in iki aşamalı yönemine göre ve Johansen (1990) ın ençok olabilirlik yönemine göre araşırılabilir Vekör Ooregressif Meodoloji Geleneksel Yapısal Modelleme ve VAR Yapısal ekonomeri, özelliklede çok eşilikli model oluşurma 1950 li ve 60 lı yıllar da ilgi oplamışır. Özellikle çok çeşilikli model oluşurma uygulamaları, kesirim ve poliika analizi kullanılan ve birçok durumda çok sayıda eşilik ve birkaç yüz içsel ve dışsal değişkeni içeren büyük karmaşık, ekonomerik modeller üzerinde yoğunlaşmışır.1970 lere gelindiğinde ekonomeride geleneksel yapısal modellemeye karşı birakım eleşiriler başlandı. Bu eleşiriler çalışmalarda denklemlerdeki paramereler üzerine sıfır sınırlandırmaların konulması ve değişkenlerin içsel-dışsal ayrımı üzerine yönlendirildi.(aksu 1996,s;33) Eleşirilerin emelindeki gerekçe modellerin anımlanmasını gerçekleşirmek için çok fazla ekonomik sebep olmaksızın bazı değişkenlerin eşiliklere sokulması, bazılarının da eşiliken çıkarılması (yani sıfır sınırlandırma konulması ) ile formüle ve ahmin edilmesidir. Çünkü birçok model ekonomerik

57 49 eoriyle am olarak deseklense bile bu eori, model am olarak anımlanmazsa herhangi bir ekonomerik deseğe sahip olmayacakır. Böyle bir durunda araşırmacı ekonomik desek zayıf olsa bile sırf eşiliğin anımlanmasını sağlamak için her bir eşiliğe gereksiz farklı değişkenler eklemeye yönelecekir. Bu durumda Liu denklemlerin indirgenmiş formunu ahmin emeyi önerir. Bu indirgenmiş form denklemlerin her birisinde bir içsel değişkenin, dışsal değişkenlerin bir fonksiyonu olarak anımlamayı ifade eder. Sims (1980), vekör ooregresyon (VAR)modellerinin kullanımını önerir. VAR meodolojisinde model oluşurmanın başlangıç aşaması; genel, sınırlanılmamış bir VAR modelinin anımlanarak, her bir cari değişkenin belirli bir periyo sayısınca modeldeki üm değişkenler üzerine regresyona abi uulmasından oluşur. Her hangi bir dışsal değişken önerilmez. Sims e göre hiçbir ekonomik eori yapısal ilişkiler üzerine önsel sınırlamaları belirlemeye ihiyaç duymaz. Buna göre ekonomik eori sadece değişkenlerin ve gecikme uzunluğunun seçimine yardım ederken rol oynar. VAR ı herhangi bir yapısal modelin indirgenmiş formu olarak görür. Sınırlandırılmamış bir VAR modeli şöyle anımlanabilir; Χ = k p= 1 A p Χ + ε (3,4) p Bu eşilike, Χ ; modeldeki büün değişkenlerin cari değerlerini, Χ p ;büün değişkenlerin gecikmeli değerlerini içeren kolon vekörleri, ; gecikmeli değişkenlerin kasayılar marisleri ve e ; esadüfî haaların bir kolon vekörüdür.(aksu 1996,s;34 35) Α p Geleneksel (Aeorik ) VAR Yaklaşımı Sims(1980) arafından yapılan ve VAR modellemesi yöneminin ilk olarak formülüne öncü olması için şu prensipler oraya konulmuşur; Değişkenler arasında önceden içsel- dışsal ayrımı yokur. Paramereler üzerine sıfır sınırlandırmalar konulmaz. Modelin dayandırıldığı kaı bir ekonomik eori yokur.

58 50 Bu ilkeler yenilikçi olup şu sonuçları içerir. Sıfır sınırlandırmaların olmaması ve önceden içsel-dışsal değişken ayrımının yapılmaması anımlama probleminin yanlış yapıldığını veya farklı anımlanır hale geldiğini ifade eder. Üçüncü ilke ise sıfır sınırlandırma olmaması ve değişkenler arasında önceden içsel-dışsal ayrımın yapılmaması durumlarının bir sonucudur. Eğer bir modelde herhangi bir eşiliken dışlanacak değişken yoksa ve hiçbiride dışsal değilse bu durum şunu ifade eder; her değişken, diğer değişkene neden olabilir ve başlangıç aşaması için çok genel ekonomik ilkelerden başka herhangi bir varsayım yapmaya gerek yokur. Yani modelin dayandırıldığı kaı bir ekonomik eori yokur. Bu fikirler Sims meodolojisinin Aeorik olarak adlandırılmasının nedenini açıklar.(charemza ve Deadman,1992) Geleneksel VAR uygulamasında, residuallerin kovaryans marisinin choleski çözümlemesi ile bu residualler dikey şoklara ayrılırlar. Bu çözümleme aşağıdaki eşiliği sağlayan yegane I alüçgen maris bulunarak elde edilir: = e ' λλ (3,5) Bu çözümleme, Χ deki yer alan değişkenlerin sıralanmasına bağlı olarak farklı sonuçlar doğurur. Örneğin m,r ve p değişkenlerinden meydana gelen bir modelde bu değişkenlerin sıralanmasına bağlı olarak ; e = v (3,6) e e m r p m = Α e = Α m 1 e m 2 + v r + Α e r 3 + v p gibi bir yapısal anımlamaya benzeyen model oluşurulmuş olur. Uygulamada yapısal olmayan VAR çalışmalarında farklı sıralamalardan oluşan sonuçlar, örneğin sisemin mümkün olan sıralama sayısı n değişkenli bir modelde n! kadar olacakır ve n! kadar farklı sonuçlar doğuracağından dolayı arışma konusu olmakadır. Yapısal olmayan (Aeorik) yaklaşım çeşili çalışmalarda eleşirilmiş, bu eleşiriler; öncülüğü Bernanke(1986), Blanchard ve Wason(1986) ve Sims (1986) arafından yapılan Yapısal VAR yaklaşımının gelişirilmesine neden olmuşur. Yapısal VAR modeli indirgenmiş biçimli VAR modelinin yapısal eşilikler sisemine dönüşürülmesinde ekonomik eorinin uygulanmasını sağlar ve

59 51 paramereler eşzamanlı yapısal sınırlandırmalar konulmak surei ile ahmin edilir. Aeorik ve yapısal VAR arasındaki en önemli fark; yapısal VAR dan yapısal yorumlamaların yapılması ve VAR meodolojisinde ise poliika analizi için kullanılan eki-epki fonksiyonu ve varyans ayrımlaşmasının yapılanabiliniyor olmasıdır Yapısal VAR Yaklaşımı Yapısal VAR modelinin açıklanabilmesi için öncelikli olarak içsel ve dışsal değişkenler arasındaki dinamik ilişkileri oraya koyan simülane bir denklem siseminin VAR şekli yazılmalıdır; ΑΧ = C ( L) Χ + D (3,9) 1 z Burada; Χ içsel değişkenlerin, Z ise dışsal değişkenlerin bir vekörüdür. A kare marisinin elemanları eşzamanlı içsel değişkenler arasındaki yapısal paramereleri, C(L), L gecikme işlemcisinin ikinci dereceden bir maris polinomialidir. Yani C(L)= C + C + L + C L C L k k dir. Bu eşilikeki büün C ler kare marisir. D marisi dışsal değişkenlerin içsel değişkenlere eşanlı epkisinin ölçümünü verir. Z vekörü ise dışsal değişkenlerin gözlemleyeceği, gözlenemeyen dışsal değişkenleri emsil eder. (3.2 ) eşiliğinin indirgenmiş şekli ise şu şekildedir; 1 1 Χ = Α C( L) Χ + Α D (3.10) 1 0 z Bir VAR sunumu elde emek için Z haa eriminin belirli bir yapısal anımlamasına gerek duyulur. Bu anımlamada en yaygın olarak iki alernaif varsayım kullanılır. Bunlar şokların ya geçici ya da sürekli ekilere sahip olduğudur. Blanchard ve Quah (1989) bazı değişkenlerin durağan, diğerlerinin birim köklere sahip olduğu varsayımı alında VAR modeli ahmin emişlerdir. VAR modellerinin sınırlandırılmamış modelleri en küçük kareler meodu ile ahmin edilir. Çünkü böyle bir sisemin EKK ahminleri, her bir eşiliğin am olarak aynı açıklayıcı değişkenlere sahip olması durumunda ekin ve uarlıdır. Aksine modeldeki her bir eşilik farklı değişken ve farklı gecikme uzunluklarına 2

60 52 sahipse, görünürde ilişkisiz ve ya çok değişkenli regresyon ahmin meolarının uygulanması gerekir. (Charamza, 1993) Varyans Çözümlemesi Sims (1980) çalışmaları ile oraya çıkan VAR modellemesinin ekonomik analizlerde kullanımında, değişkenlerden birisindeki kalınılara karşı sisemin epkisinin oraya konulması ve öngörü haası varyansının ayrımlaşırılması sandar bir araç olarak kullanılmakadır.(lükepohl ) Eki epki fonksiyonunun oluşumunu ifade emek için bir VAR modelinin harekeli oralama sunumu değişkenlerin seviyeleri cinsinden şöyle yazılabilir; Χ = 1 1 [ 1 B( L) L] Α Dε = θ ( L) ε (3.11) Burada θ L ) = = ( θ i Li i i 0 Boyulu marisidir. Eşilik (3.11) i =0,1,2. olmak üzere ve her bir θ yapısal modeldeki paramerelerinin n x n Χ + i in, ε ye epkisinin θ i olduğunu ifade eder. θ i, değişkenlerinin şoklara dinamik epkisini göserir.eğer X eki değişkenler durağansa, bu durumda eki epkiler, i büyüdükçe sıfıra yaklaşmalıdır. Varyans ayrımlaşırması ayrıca her bir değişkenin kesirim haa varyansını bireysel şoklara ayırır. Böylece isaisiksel şokların değişkenler üzerinde sahip olduğu niceleyici ekiyi ölçerler. Eğer Ε Χ, in -j zamanındaki mevcu üm bilgilere dayalı olarak j Χ beklenen değerine eşise kesirim haası; Χ Ε j Χ = j 1 i= 0 ϑ ε i j (3.12) ye eşi olur. Şoklar serial olarak ilişkisiz olduğundan -j zamanıda ve daha önceki bilgiler oluşan üm ε leri içerir ve gelecek ε şarlı beklenileri sıfır olur. Bireysel seriler için ise kesirim haa varyansları aşağıdaki marise diyagonal üzerindeki elemanlardır. j 1 ı ( Ε Χ )( Χ Ε Χ ) = θ j j i Ε Χ = i= 0 θ ı ε i (3.13)

61 53 Eğerθ ivs, θ i deki (v,s) elemanı ise ve σ s, s (s=1,.,n) bozulması için sandar sapması ise v inci değişkenin j adım ilerisindeki kesirim varyansı şöyledir; j 1 n ( Χ v Ε j Χ v ) = θivsσ s Ε, v=1,2,., n (3.14) i= 0 s= 1 Varyans ayrımlaşırma fonksiyonu k ıncı şoka yansıılabilecek v değişkeni için kesirim haa varyansının j adım öedeki yüzdesini verir: 2 2 θ ivkσ k VAF(v,k,j)= i= 0 j 1 n θ σ i= 0 j 1 s= 1 ivs s (3.15) Yapısal VAR meodolojisi ekonomik eoriye dayalı bir modelden elde edilen paramereleri kullanarak eki-epkiler ve varyans ayrımlaşırmaları (VA) üreir. Bu eki-epkiler ve VA ların kullanılan yapısal modelle uyumlu bulunması eorik modele desek sağlarken, uyumsuzluk durumu ise ampirik modelin yanlış anımlanacağını göserir.

62 54 IV. BÖLÜM UYGULAMA 4.1. İndirgenmiş VAR Modelinin Tahmini Genel enflasyon ile her bir çekirdek enflasyon verisinin yer aldığı ayrı ayrı sekiz model ahmin edilmişir. Her bir model için gecikme uzunlukları AIC ve SIC ile belirlenmiş ve bu gecikme uzunlukları esas alınarak ahmin yapılmışır.

63 Gecikme Uzunluğunun Tahmini Tablo:4.1 Gecikme Uzunluklarının Tahmini X1 X2 X1 X3 X1 X4 X1 X5 X1 X6 X1 X7 X1 X8 X1 X9 AIC SIC AIC SIC AIC SIC AIC SIC AIC SIC AIC SIC AIC SIC AIC SC Krierlerin seçiği gecikme uzunlukları bold göserilmişir. AIC: Akaike bilgi krieri SIC: Schwarz bilgi krieri Tahmin edilen VAR modellerinde uygun gecikme uzunluğu AIC ve SIC kullanılarak ahmin edilmiş ve sonuçlar ablo 4.1 de göserilmişir.

64 Johansen Eşbüünleme Analizi Bu sekiz model için Johansen Eş Büünleme esi yapılarak genel enflasyon ile çeşili çekirdek enflasyon verileri arasında uzun dönemli bir ilişkinin olup olmadığı araşırılmışır. Çekirdek enflasyon serilerinin her biri ile genel enflasyon serisi arasında uzun dönemli ilişki olması beklenirken sadece X2, X6 ve X7 arasında eş büünleme olduğu Tablo (4.2) de görülmekedir. Eş büünlemenin varlığı indirgenmiş VAR modelinin oluşumunu da farklı kılmakadır. X2, X6 ve X7 değişkenlerinin yer aldığı model 1, model 5 ve model 6 da indirgenmiş VAR ahmin edilirken her bir modele haa düzelme sürecide kaılmışır. Tablo 4.2 Johansen Eş Büünleme Tesleri Model:1 (Seriler: X21 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r 1 * r 1, r Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r 1 * r 1, r Model:2 (Seriler: X31 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r

65 57 Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Model: 3 (Seriler: X41 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Model: 4 (Seriler: X51 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r

66 58 Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Model:5 (Seriler: X61 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r 1 * r 1, r Model:6 (Seriler: X71 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r

67 59 Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Model:7 (Seriler: X81 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r Model:8 (Seriler: X91 X11) Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (İz) 0.05 H o,h 1 Özdeğer İz İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r

68 60 Sınırlandırılmamış Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Özdeğer) Hipoez Max.Özdeğer 0.05 H o,h 1 Özdeğer İsaisiği Kriik Değer Prob.** r =0, r r 1, r ( * ) İşarei Hipoezin % 5 önem düzeyinde anlamlı olduğunu belirir ** P değerleri MacKinnon-Haug-Michelis (1999) den alınmışır Varyans Çözümlemesi Yukarıda anlaıldığı üzere ahmin edilen sekiz ane indirgenmiş VAR modelinden varyans çözümleme abloları oluşurulmuşur. Varyans çözümlemesi bir değişken şokunun diğer değişken üzerine olan kakısını gösermekedir.bir başka deyişle çalışmanın amacına uygun olarak genel enflasyonun oluşumuna her bir çekirdek enflasyon gösergesinin dönemler iibariyle ne kadarını açıkladığını oraya koyması açısından önemlidir. Varyans çözümlemesi abloları incelendiğinde çekirdek enflasyonun anımı gereği, çekirdek enflasyonun oluşumunda genel enflasyonun kakısının önemsiz olduğu görülmekedir. Genel enflasyonun oluşumunda her bir çekirdek enflasyon gösergesinin kakısının önemi büyükür. Bu kakının yönü ve büyüklüğü dönemler içersinde değişiklik gösermekedir. Model 1 incelendiğinde X2 nin birinci dönemde genel enflasyon oluşumunu %22 açıklarken, onikinci dönem sonunda bu açıklama %73 e yükselmekedir. Model incelendiğinde ise X3 ün birinci dönemde genel enflasyonun oluşumunun %45 ini açıkladığı görülürken onikinci dönem sonunda bu açıklama %51 e yükselmekedir. Model 3 de X4 değişkeni birinci dönemde genel enflasyonun oluşumunu %94 açıklarken onikinci dönemde bu açıklama düzeyi %91 e düşmekedir. Model 4 de X5 in birinci dönemde genel enflasyonun

69 61 oluşumunu açıklama gücü %40 iken onikinci dönemde bu rakam %51 e yükselmekedir. Model 5 de X6 ı birinci dönemde genel enflasyonun %89 unu açıklarken onikinci dönem sonunda bu açıklama %29 a düşmüşür. Model 6 da X7 değişkeni genel enflasyonun oluşumu birinci dönemde %79 açıklarken onikinci dönemde açıklama düzeyi %38 e düşmekedir. Model 7 incelendiğinde X8 in birinci dönemde genel enflasyonun oluşumunu %41 açıkladığı görülmüş ve bu açıklama onikinci dönem sonunda da değişmemiş %41 olarak kalmışır. Son olarak model 8 incelendiğinde X9 değişkeni genel enflasyonun oluşumunu birinci dönemde %27 açıklarken onikinci dönemde bu açıklama %45 yükselmekedir. Ayrıca çekirdek enflasyon gösergeleri birlike karşılaşırıldığında model 3 de X4 değişkeninin genel enflasyonun açıklanmasında en güçlü göserge olduğu buna karşılık model 8 de X9 değişkeninin genel enflasyonun oluşumunda en zayıf göserge olduğu görülmekedir. Model:1 X21 in Varyans Çözümlemesi Dönem S.E. X21 X X11 in Varyans Çözümlemesi Dönem S.E. X21 X

70 62 Model.2 DX3 ün varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX3 DX DX1 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX3 DX Model: 3 DX4 ün varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX4 DX

71 63 DX1 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX4 DX Model: 4 DX5 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX5 DX DX1 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX5 DX

72 64 Model:5 X61 in Varyans Çözümlemesi Dönem S.E. X61 X X11 in Varyans Çözümlemesi Dönem S.E. X61 X Model:6 X71 in Varyans Çözümlemesi Dönem S.E. X71 X

73 65 X11 in Varyans Çözümlemesi Dönem S.E. X71 X Model: 7 DX8 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX8 DX DX1 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX8 DX

74 66 Model: 8 DX9 un varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX9 DX DX1 in varyans çözümlemesi Dönem S.E. DX9 DX

75 67 SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Son yıllarda fiya isikrarının, birçok merkez bankası arafından nihai ve emel hedef olarak kabul edilmesiyle birlike bu isikrarı sağlamaya yönelik olarak uygulanan para poliikalarının önemi de armışır. Uygulanan bu poliikaların merkezinde ise enflasyon hedeflemesi yer almakadır. Enflasyon hedeflemesi yöneminde uygulanan para poliikası, ölçülen enflasyon oranı yanında öngörülebilen bir enflasyon ölçüsüne ihiyaç duymakadır. Bu ihiyaç, genellikle arz şokları olarak nielendirilen enflasyondaki geçici ekilerin enflasyon değerleri ve sonuça para poliikası üzerindeki ekilerinden kaynaklanmakadır. Enflasyon üzerinde bu ekilerin sürekli olmaması, bir diğer ifadeyle, enflasyon rendi dışında gerçekleşmesi enflasyon hedeflemesi açısından yeni bir enflasyon gösergesinin oluşurulması ve kullanılmasını, uygulanan poliikaların isenen sonuçları verebilmeleri açısından zorunlu kılmakadır. Bu bağlamda çekirdek enflasyon bir göserge olarak, özellikle 1990 lı yıllardan iibaren para poliikaları uygulamalarında kullanılmasına karşın henüz üzerinde fikir birliğine varılmış ek bir anıma sahip değildir. Buna rağmen, çekirdek enflasyonun emel enflasyon rendinin iyi bir gösergesi olduğu konusunda yine çekirdek enflasyonun uzun döneme ve beklenilere ilişkin bir kavram olduğu konusunda görüş birliğine ulaşıldığı görülmekedir. Genel yaklaşım, çekirdek enflasyonun, genel enflasyon oranındaki geçici şokların ekisini gidermesi gerekiği yönündedir. Çekirdek enflasyon konusunda emel olarak üç farklı yaklaşım mevcuur. Bunlardan ilki çekirdek enflasyonu, enflasyonun süreklilik göseren kısmı olarak anımlarken, ikincisi çekirdek enflasyonu enflasyonun genelleşmiş kısmı olarak görmekedir. Son yaklaşım ise çekirdek enflasyonu para poliikasının ekinliğini arırmak için arzu edilmeyen fiya kalemlerinin dışındaki TÜFE enflasyonu olarak görmekedir. Çekirdek enflasyon kavramı nasıl ifade edilirse edilsin, amacını ekin bir biçimde yerine geirebilmesi için doğruluk ve arafsızlık, güvenilirlilik, zamanlılık, nedensellik ve uzun dönem ilişki ve ahmin edilebilirlik ve parasal büyüklüklerle ilişki gibi bir akım krierlere sahip olması gerekmekedir.

76 68 Lieraürde enflasyon beklenilerine özdeş olarak anımlanan çekirdek enflasyonu ölçmeye yönelik olarak gelişirilmiş çeşili yönemler bulunmakadır. Bu yönemler, genel olarak iki farklı grupa ele alınabilir. Birinci grupa, ekonomerik eoriden harekele oraya konulan ekonomerik yönemler yer alırken ikinci grupa isaisiksel yönemlerden harekele ve ekonomik eoriden bağımsız olarak gelişirilmiş yönemler bulunmakadır. İlk grupa P* yönemi- uzun dönem denge fiya seviyesi yaklaşımı ve vekör ooregresyon modeli açıklanmışır. İkinci grupa ise, lieraürde yaygın kullanıma sahip dışlama yönemi (gıda ve enerji dışı TÜFE ), Edgeworh endeksi ve sınırlı ekili ahminciler (düzelilmiş oralama, ağırlıklı medyan) yönemleri açıklanmışır. Çekirdek enflasyon ve çekirdek enflasyon ölçümlerinin espiinde, çekirdek enflasyon ile mevcu enflasyon arasındaki nedensellik ilişkilerinin ve çekirdek enflasyonun gelecek dönem oluşacak enflasyon değerlerini öngörme gücünün irdelenmesi gerekmekedir. Çalışmada bu amaçla TÜİK in çekirdek enflasyon gösergesi olarak kullanılmak üzere hazırladığı özel kapsamlı TÜFE gösergeleri VAR modellemesi yardımıyla eşbüünleşme ve varyans çözümlemesi analiziyle genel enflasyonun iyi bir öncü gösergeleri olup olmadığı araşırılmışır. Araşırma sonucu TÜFE (Genel) ile İşlenmemiş Gıda Ürünleri Hariç TÜFE, Enerji Hariç TÜFE, İşlenmemiş Gıda Ürünleri Enerji Hariç TÜFE, Enerji, Alkollü içkiler, Tüün Ürünleri, Fiyaları Yöneilen /Yönlendirilen Diğer Ürünler, Dolaylı Vergiler ve İşlenmemiş Gıda Ürünleri ve Enerji, Alkollü içecekler, Tüün Ürünleri, İşlenmemiş Gıda Ürünleri ve Alın Hariç TÜFE değişkenleri arasında uzun dönemli bir ilişkinin olmadığı görülmüşür. Diğer, Mevsimlik Ürünler Hariç TÜFE, Enerji, Alkollü içkiler ve Tüün Ürünleri Hariç TÜFE ve Enerji, Alkollü içkiler, Tüün Ürünleri, Fiyaları Yöneilen /Yönlendirilen Diğer Ürünler ve Dolaylı Vergiler Hariç TÜFE değişkenleri ile TÜFE (Genel) arasında ise uzun dönemli bir ilişkinin var olduğu espi edilmişir. Özel kapsamlı TÜFE endekslerinden model 3 de Enerji Hariç TÜFE değişkeninin genel enflasyonu açıklamada daha iyi olduğu görülmüşür. Çalışmada en önemli sınırlayıcı fakör, kullanılan veri seinin kapsadığı dönemin kısa olmasıdır. İlerde yapılacak çalışmalarda veri sei döneminin genişlemesiyle daha sağlıklı sonuçlar elde edilebilecekir.

77 69 KAYNAKLAR Aksu, H. (1996), Türkiye de Enflasyon ( )- Bir Yapısal VAR Uygulaması, Aaürk Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü İkisa Anabilim Dalı, Dokora Tezi. Arısoy,İbrahim (2003) Enflasyon Ölçümüne Alernaif Bir Yaklaşım Olarak Çekirdek Enflasyon Ve Ölçüm Yönemleri, Seminer Çalışması Berkmen, P. (2002), Measuring Core Inflaion for Turkey, Cenral Bank Rebuplic of Turkey Review, vol. 2, no. 2, July. Bjornland, H.C. (2000), İdenifying Domesic and Impored Core İnflaion,IMF working paper no.4. Blinder, A. S. (1997), Commenary, Federal Reserve Bank of ST. Louis Review, May/June Bryan, M. F. and Cecchei S. (1994), Measuring Core Inflaion,in N.G. Mankiw(ed.),Moneary Policy, NBER Sudies in Business Cycles. Volume 29, Bryan,M.F., Cecchei, S.G ve Wiggins II,R.L. (1997). Efficen InflaionEsimaion., NBER Working Paper, No:6183 Bryan, M. F. and C.J. Pike. (1991), Median Price Changes: An Alernaive Approach o Measuring Curren Moneary İnflaion, Commenary, Federal Reserve Bank of Cleveland. Ceylan S. Ve Yamak N.(2003), Alernaif Çekirdek Enflasyon Serilerinin Elde Edilmesinde Kullanılan Yönemler ve Karşılaşırılması, IV.Ulusal Ekonomeri ve İsaisik Sempozyumu, Mayıs 2003, Gazi Üni., Ankara Ceylan, S. (2005), Çekirdek Enflasyon Kavram, Lieraür ve Uygulama, KTU- Sosyal Bilimler Ensiüsü İkisa ABD. Dokora Tezi, Şuba., (2006), Dışlama Yönemi ve Türkiye de Çekirdek Enflasyon, KTU- Sosyal Bilimler Araşırma Dergisi, s;41-56 Cihan, C. (2002), Measuring Core Inflaion in Turkey, Yüksek Lisans Yezi, Ora Doğu Teknik Üniversiesi, Ankara Clark, T.E. (2001), Comparing Measures of Core İnflaion, Federal Reserve Bank of Kansas Ciy Economic Review, secon quarer, 5-31 Cogley, T. (1998), A Simple Adapive Measure of Core İnflaion Federal Reserve Bank of San Francisco, working paper no.6

78 70 Culer, J. (2001), Core Inflaion in he UK, Exernal MPC, Uni Discussion Paper no:3, Bank of England. DİE (2005), Tükeici Fiyaları Endeksi ve Üreici Fiyaları Endeksi, Sorularla İsaisikler Dizisi Ecksein, O. (1981), Core Inflaion. Englewood-Cliffs, NJ: Prenice-Hall. Figueiredo F.M.R. ve Saub R.B.(2002), Evaluaing and Combinaion of Core Inflaion Measures for Brazil, Freman D.(1998), Do Core Inflaion Measure Help Forecas Inflaion?, Economic Leers,58,s Guinigundo, D.C. (2004), An Official Core Inflaion Measure for he Philippines, Hallman J., Porer R. and Small d., (1991), Is he Price Level Tied o he M2 Moneary Aggregae in he Longre Run?, American Economic Review, Sepember, Marques,C.,Neves, P. and Sarmeno, L. (2003), Evaluaing Core Inflaion Indicaors, Economic Modelling, Volume 20, no:4. Moron E.and Zegerra L. F.(1999), Predicabiliy of Compeing Measure of Core Inflaion:An Aplicaion of Peru, Quah D.and Vahey P. S.(1995), Measuring Core Inflaion, The Economic Journal, vol. 105, Pedersen M. (2005), Av Alernaive Measure of Core Inflaion, Danmarks Naionalbank Working Papers, 33. Roger S. (1998), Core Inflaion: Concep, Uses and Measuremens, Reserve Bank of New Zealand Discussion Paper Series G98/9. Ross, K.(1998), Pos Sabilizaion Inflaion Dynamics in Slavenia, Working Paper of he Inernaional Moneary Fund. Smih,J.K. (2005), Inflaion Targeing and Core Inflaion, Canadian Journal of Economics, Vol.38, No.3 Taillon, J.(1997), Review of eh Lieraure on Core Inflaion, Analyical Series, Number 4, Prices Division, Saisics Canada. TCMB (2001), Çekirdek Enflasyon Teknik Komie Çalışma Raporu, Mayıs, 2001/1

79 71 TCMB (2005), Çekirdek Enflasyon Çalışma Raporu Türkiye İçin Özel Kapsamlı TÜFE Gösergeleri, TCMB Araşırma Genel Müdürlüğü. Telaar, Erdinç. (2002), Çekirdek Enflasyon: Tanım ve Ölçüm Yönemleri Ekonomik Yaklaşım Dergisi, Cil: 13, Sayı: Vega J.L. and Wynne, M.A. (2001), An Evaluaion of Some Measures of Core Inflaion for he Euro Area,European Cenral Bank Working Paper series. Wynne, M.A. (1999). Core Inflaion: A Review of Some Concepual Issues. European Cenral Bank Working Paper No

80 72 ÖZGEÇMİŞ 1977 de Ordu da doğdu. İlk, ora ve lise öğrenimini Ordu da amamladı da Aaürk Üniversiesi Baybur Meslek Yüksekokulu nda ön lisans eğiimine başladı ve 1998 de mezun oldu de Aaürk Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi İkisa Bölümü nde lisans eğiimine başladı ve 2002 de mezun oldu de Aaürk Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü nde İkisa Anabilim dalı İkisa Poliikası Bilim Dalı nda yüksek lisans öğrenimine başladı. Halen Aaürk Üniversiesi Narman Meslek Yüksekokulu Sosyal Programlarda Araşırma Görevlisi olarak görev yapmakadır.

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler Dolar Kurundaki Günlük Harekeler Üzerine Bazı Gözlemler Türkiye Bankalar Birliği Ekonomi Çalışma Grubu Toplanısı 28 Nisan 2008, İsanbul Doç. Dr. Cevde Akçay Koç Finansal Hizmeler Baş ekonomis [email protected]

Detaylı

TÜSİAD - KOÇ ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK ARAŞTIRMA FORUMU KONFERANSI. Zafer A. YAVAN - TÜSİAD Yasemin TÜRKER KAYA - BDDK

TÜSİAD - KOÇ ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK ARAŞTIRMA FORUMU KONFERANSI. Zafer A. YAVAN - TÜSİAD Yasemin TÜRKER KAYA - BDDK Üreim Fonksiyonu Yaklaşımına Vurguyla Poansiyel Çıkı Açığı Tahmin Eme Yönemleri ve Yapısal İşsizlik Öğesi: Lieraür Değerlendirmesi ve Türkiye Örneği TÜSİAD - KOÇ ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK ARAŞTIRMA FORUMU

Detaylı

EŞANLI DENKLEMLİ MODELLER

EŞANLI DENKLEMLİ MODELLER EŞANLI DENKLEMLİ MODELLER EŞANLI DENKLEMLİ MODELLER Eşanlı denklem siseminde, Y den X e ve X den Y ye karşılıklı iki yönlü eki vardır. Y ile X arasındaki karşılıklı ilişki nedeniyle ek denklemli bir model

Detaylı

Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama

Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama Kocaeli Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Dergisi (6) 2003 / 2 : 49-62 Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama Hüdaverdi Bircan * Yalçın Karagöz ** Öze: Bu çalışmada geleceği

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI TCMB Faiz Kararlarının Piyasa Faizleri Ve Hisse Senedi Piyasaları Üzerine Ekisi Mura Duran Refe Gürkaynak Pınar Özlü Deren

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN ALTERNATİF ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜTLERİ

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN ALTERNATİF ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜTLERİ TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN ALTERNATİF ÇEKİRDEK ENFLASYON ÖLÇÜTLERİ Serve CEYLAN (*) Öze: Lieraürde bir çok alernaif çekirdek enflasyon ölçüm yönemi vardır. Bu durum poliika uygulamaları için kullanılacak çekirdek

Detaylı

GEFRAN PID KONTROL CİHAZLARI

GEFRAN PID KONTROL CİHAZLARI GEFRAN PID KONTROL CİHAZLARI GENEL KONTROL YÖNTEMLERİ: ON - OFF (AÇIK-KAPALI) KONTROL SİSTEMLERİ: Bu eknik en basi konrol ekniğidir. Ölçülen değer (), se değerinin () üzerinde olduğunda çıkış sinyali açılır,

Detaylı

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI Ekonomeri 8 Ocak, 0 Gazi Üniversiesi İkisa Bölümü SORU SETİ 0 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI PROBLEM Aşağıda verilen avuk ei alebi fonksiyonunu düşününüz (960-98): lny = β + β ln X + β ln X + β ln X +

Detaylı

Çift Üstel Düzeltme (Holt Metodu ile)

Çift Üstel Düzeltme (Holt Metodu ile) Tahmin Yönemleri Çif Üsel Düzelme (Hol Meodu ile) Hol meodu, zaman serilerinin, doğrusal rend ile izlenmesi için asarlanmış bir yönemdir. Yönem (seri için) ve (rend için) olmak üzere iki düzelme kasayısının

Detaylı

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI Arş. Gör. Furkan EMİRMAHMUTOĞLU Yrd. Doç. Dr. Nezir KÖSE Arş. Gör. Yeliz YALÇIN

Detaylı

FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI?

FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? Ehem ESEN, Zekeriya YILDIRIM, S. Faih KOSTAKOĞLU FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI? Ehem ESEN Yrd.Doç.Dr. Anadolu Üniversiesi,

Detaylı

Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği

Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Ekileri: Türkiye Örneği Öze Ahme Mura ALPER Bu çalışma Türkiye deki reel döviz kuru dalgalanmalarının kaynaklarını açıklamayı amaçlamakadır.

Detaylı

Teknolojik bir değişiklik veya üretim arttırıcı bir yatırımın sonucunda ihracatta, üretim miktarında vs. önemli artışlar olabilir.

Teknolojik bir değişiklik veya üretim arttırıcı bir yatırımın sonucunda ihracatta, üretim miktarında vs. önemli artışlar olabilir. YAPISAL DEĞİŞİKLİK Zaman serileri bazı nedenler veya bazı fakörler arafından ekilenerek zaman içinde değişikliklere uğrayabilirler. Bu değişim ikisadi kriz, ikisa poliikalarında yapılan değişiklik, eknolojik

Detaylı

PARA ARZININ ÇIKTI ÜZERİNE ETKİLERİ

PARA ARZININ ÇIKTI ÜZERİNE ETKİLERİ Marmara Üniversiesi İ.İ.B.F. Dergisi YIL 2007, CİLT XXIII, SAYI 2 PARA ARZININ ÇIKTI ÜZERİNE ETKİLERİ Öze Araş. Gör. Burak Güriş * Araş. Gör. Burcu Kıran * Çalışmada para arzının çıkı üzerindeki ekileri

Detaylı

CAGAN IN PARA TALEBİ MODELİ VE ENFLASYON İLİŞKİSİ: AMPİRİK ANALİZ ( ) *

CAGAN IN PARA TALEBİ MODELİ VE ENFLASYON İLİŞKİSİ: AMPİRİK ANALİZ ( ) * CAGAN IN PARA TALEBİ MODELİ VE ENFLASYON İLİŞKİSİ: AMPİRİK ANALİZ (1981-2003) * Şenay SARAÇ ** Öze Cagan (1956), hiperenflasyon koşulları alında yarı logarimik bir reel para alebi denklemi kullanarak,

Detaylı

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ İsmail KINACI 1, Aşır GENÇ 1, Galip OTURANÇ, Aydın KURNAZ, Şefik BİLİR 3 1 Selçuk Üniversiesi, Fen-Edebiya Fakülesi İsaisik

Detaylı

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI ÇOKLU DOĞRUSALLIĞIN ANLAMI Çoklu doğrusal bağlanı; Bağımsız değişkenler arasında doğrusal (yada doğrusala yakın) ilişki olmasıdır... r xx i j paramereler belirlenemez hale gelir.

Detaylı

A Study on the Estimation of Supply Response of Cotton in Cukurova Region

A Study on the Estimation of Supply Response of Cotton in Cukurova Region MPRA Munich Personal RePEc Archive A Sudy on he Esimaion of Suly Resonse of Coon in Cukurova Region Erkan Akas Faculy of Economics & Admin.Sciences a BIGA 2006 Online a h://mra.ub.uni-muenchen.de/8648/

Detaylı

Türkiye de Kırmızı Et Üretiminin Box-Jenkins Yöntemiyle Modellenmesi ve Üretim Projeksiyonu

Türkiye de Kırmızı Et Üretiminin Box-Jenkins Yöntemiyle Modellenmesi ve Üretim Projeksiyonu Hayvansal Üreim 53(): 3-39, 01 Araşırma Türkiye de Kırmızı E Üreiminin Box-Jenkins Yönemiyle Modellenmesi ve Üreim Projeksiyonu Şenol Çelik Ankara Üniversiesi Fen Bilimleri Ensiüsü Zooekni Anabilim Dalı

Detaylı

İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: 1975 2005 VAR ANALİZİ Ferhat TOPBAŞ *

İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: 1975 2005 VAR ANALİZİ Ferhat TOPBAŞ * İşsizlik ve İnihar İlişkisi: 1975 2005 Var Analizi 161 İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: 1975 2005 VAR ANALİZİ Ferha TOPBAŞ * ÖZET İşsizlik, birey üzerinde olumsuz birçok soruna neden olan karmaşık bir olgudur.

Detaylı

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ Cenral Bank Review Vol. 10 (July 2010), pp.23-32 ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2010 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ

Detaylı

İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH

İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH Doğuş Üniversiesi Dergisi, (), 57-65 İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH Serve CEYLAN Giresun Üniversiesi İİBF, İkisa

Detaylı

YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İstenecek Veriler

YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İstenecek Veriler YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde

Detaylı

THE CAUSALITY RELATION BETWEEN CONSUMER CONFIDENCE AND STOCK PRICES: CASE OF TURKEY. Abstract

THE CAUSALITY RELATION BETWEEN CONSUMER CONFIDENCE AND STOCK PRICES: CASE OF TURKEY. Abstract Ekonomik ve Sosyal Araşırmalar Dergisi, Bahar 20, Cil:7, Yıl:7, Sayı:, 7:53-65 TÜKETİCİ GÜVENİ VE HİSSE SENEDİ FİYATLARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ * Yusuf Volkan TOPUZ ** THE CAUSALITY

Detaylı

Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5

Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Araşırma ve Para Poliikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler K. Azim ÖZDEMİR Temmuz 2009 Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası

Detaylı

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıılmış Gecikme ve Ooregresiv Modeller 1 Zaman serisi modellerinde, bağımlı değişken Y nin zamanındaki değerleri, bağımsız X değişkenlerinin zamanındaki cari

Detaylı

DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ

DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ ARAŞTIRMA RAPORU (Kamuya Açık) DÖVİZ KURU POLİTİKALARI VE TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ ETKİLEŞİMLERİ DR. MUSTAFA ÖZÇAM BAŞUZMAN ARAŞTIRMA DAİRESİ 27.02.2004 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 1 2. DÖVİZ KURU

Detaylı

SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI

SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

Tüketici Güveni ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004: :01)

Tüketici Güveni ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004: :01) June 7-9, 2009, Eskişehir, Turkey. Tükeici Güveni ve Hisse Senedi Fiyaları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004:0-2009:0) Yusuf Volkan Topuz * İkisadi İdari Bilimler Fakülesi, İşleme Bölümü,

Detaylı

ÜCRET-FİYAT SPİRALİ: TÜRK İMALAT SANAYİ ÖRNEĞİ

ÜCRET-FİYAT SPİRALİ: TÜRK İMALAT SANAYİ ÖRNEĞİ 45 ÜCRET-FİYAT SPİRALİ: TÜRK İMALAT SANAYİ ÖRNEĞİ Zehra ABDİOĞLU * ÖZET Bu çalışma Türkiye için 2005-2012 dönemi iibariyle ara malı, dayanıklı ükeim malı, dayanıksız ükeim malı, enerji ve sermaye malı

Detaylı

TÜRKİYE'DE ŞEKER FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİMİN OLASI ETKİLERİNİN TAHMİNİ: BİR SİMÜLASYON DENEMESİ

TÜRKİYE'DE ŞEKER FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİMİN OLASI ETKİLERİNİN TAHMİNİ: BİR SİMÜLASYON DENEMESİ TÜRKİYE'DE ŞEKER FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİMİN OLASI ETKİLERİNİN TAHMİNİ: BİR SİMÜLASYON DENEMESİ Yrd.DoçDr. Halil FİDAN Doç.Dr. Erdemir GÜNDOĞMUŞ rof.dr. Ahme ÖZÇELİK 1.GİRİŞ Şekerpancarı önemli arım ürünlerimizden

Detaylı

RASYONEL BEKLENTLER DOAL ORAN HPOTEZ Türkiye çin Zaman Serisi Bulguları 1950-1995 1

RASYONEL BEKLENTLER DOAL ORAN HPOTEZ Türkiye çin Zaman Serisi Bulguları 1950-1995 1 RASYONEL BEKLENTLER DOAL ORAN HPOTEZ Türkiye çin Zaman Serisi Bulguları 950-995 Rahmi YAMAK * Yakup KÜÇÜKKALE ** ÖZET Bu çalımada, Rasyonel Bekleniler Doal Oran Hipoezinin, Çıkı (ya da isizliin) alep (ya

Detaylı

YAPISAL KIRILMALI BİRİM KÖK TESTLERİNİN KÜÇÜK ÖRNEKLEM ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

YAPISAL KIRILMALI BİRİM KÖK TESTLERİNİN KÜÇÜK ÖRNEKLEM ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI YAPISAL KIRILMALI BİRİM KÖK TESTLERİNİN KÜÇÜK ÖRNEKLEM ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI TC. Pamukkale Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Yüksek Lisans Tezi Ekonomeri Anabilim Dalı Abdullah Emre ÇAĞLAR

Detaylı

Türkiye de Bütçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi

Türkiye de Bütçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi Türkiye de Büçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi Asuman OKTAYER * Öze Geleneksel yaklaşıma göre enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur. Bununla birlike yapılan araşırmaların çok bir

Detaylı

ÜRETİCİ FİYATLARINA GEÇİŞ ETKİSİNDE ARA MALLARI İTHALATININ ROLÜ

ÜRETİCİ FİYATLARINA GEÇİŞ ETKİSİNDE ARA MALLARI İTHALATININ ROLÜ ÜRETİCİ FİYATLARINA GEÇİŞ ETKİSİNDE ARA MALLARI İTHALATININ ROLÜ Şenkan ALDEMİR (*) Öze: Döviz kuru değişimlerinin TÜFE ve ÜFE bazlı yuriçi fiyalara geçiş süreci, son yıllarda üzerinde önemle durulan konulardan

Detaylı

REEL KURLAR VE BALASSA- SAMUELSON HİPOTEZİ. Arş. Gör. Almıla BURGAÇ ÇİL

REEL KURLAR VE BALASSA- SAMUELSON HİPOTEZİ. Arş. Gör. Almıla BURGAÇ ÇİL REEL KURLAR VE BALASSA- SAMUELSON HİPOTEZİ Arş. Gör. Almıla BURGAÇ ÇİL Çalışmanın Amacı Finansal serbesinin başladığı 1990 sonrası dönemini kapsayan süreçe Türk Lirası nın değerlenmesinin Balassa- Samuelson

Detaylı

İnönü Bulvarı No:27, 06490, Bahçelievler / Ankara-Türkiye [email protected], [email protected]. [email protected].

İnönü Bulvarı No:27, 06490, Bahçelievler / Ankara-Türkiye hasan.tiryaki@euas.gov.tr, mehmet.bulut@euas.gov.tr. ikocaarslan@kku.edu. Termik Sanralların Konrol Sisemlerinde Teknolojik Gelişmeler ve Verimlilik Technologic Developmens on Conrol Sysems of Thermal Power Plans and Efficiency Hasan TİRYAKİ 1, Mehme BULUT 2, İlhan KOCAARSLAN

Detaylı

PNÖMATİK TAŞIMA SİSTEMLERİ VE OPTİMUM TAŞIMA HIZININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN EŞİTLİKLER

PNÖMATİK TAŞIMA SİSTEMLERİ VE OPTİMUM TAŞIMA HIZININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN EŞİTLİKLER 105 PNÖMATİK TAŞIMA SİSTEMLERİ VE OPTİMM TAŞIMA HIZININ BELİRLENMESİNDE KLLANILAN EŞİTLİKLER Faih YILMAZ ÖZET Kaı akışkanların (oz,küçük aneli) aşınmasında kullanılan sisemlerden biriside Pnömaik Tasıma

Detaylı

İSTATİSTİK ANABİLİM DALI

İSTATİSTİK ANABİLİM DALI ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Adnan KARAİBRAHİMOĞLU İNDEKS SAYILARIN KULLANIMI İSTATİSTİK ANABİLİM DALI ADANA, 27 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNDEKS

Detaylı

Birim Kök Testleri. Random Walk. Bir stokastiksürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

Birim Kök Testleri. Random Walk. Bir stokastiksürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde Yıldız Teknik Üniversiesi İkisa Bölümü Ekonomeri II Ders Noları Ders Kiabı: J.M. Wooldridge, Inroducory Economerics A Modern Approach, 2nd. ed., 02, Thomson Learning. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök

Detaylı

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ,, 15(),71-79 AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ Selim Adem HATIRLI Vecdi DEMİRCAN Ali Rıza AKTAŞ Süleyman Demirel Üniversiesi Ziraa Fakülesi Tarım

Detaylı

Enflasyonun Borsa Performansı Üzerindeki Etkisi

Enflasyonun Borsa Performansı Üzerindeki Etkisi Kocaeli Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Dergisi (7) 2004 / 1 : 23-35 Enflasyonun Borsa Performansı Üzerindeki Ekisi Osman Karamusafa * Ayku Karakaya ** Öze: Bu çalışmanın amacı, enflasyon oranının

Detaylı

Birim Kök Testleri 3/24/2016. Bir stokastik sürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

Birim Kök Testleri 3/24/2016. Bir stokastik sürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde Yıldız Teknik Üniversiesi İkisa Bölümü Ekonomeri II Ders Noları Ders Kiabı: J.M. Wooldridge, Inroducory Economerics A Modern Approach, 2nd. ed., 2002, Thomson Learning. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök

Detaylı

ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ

ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısalmalar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1Bu Tebliğ, 4628 sayılı

Detaylı

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ Marmara Üniversiesi İ.İ.B.F. Dergisi YIL 2007, CİLT XXII, SAYI 1 TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ Araş. Gör. Burcu KIRAN * Öze Bu çalışmada, reel döviz kuru

Detaylı

24.05.2010. Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

24.05.2010. Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri Yıldız Teknik Üniversiesi İkisa Bölümü Ekonomeri II Ders Noları Ders Kiabı: J.M. Wooldridge, Inroducory Economerics A Modern Approach, 2nd. ed., 2002, Thomson Learning. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök

Detaylı

Effects of Agricultural Support and Technology Policies on Corn Farming in Çukurova Region

Effects of Agricultural Support and Technology Policies on Corn Farming in Çukurova Region MPRA Munich Personal RePEc Archive Effecs of Agriculural Suppor and Technology Policies on Corn Farming in Çukurova Region Erkan Akas and Oğuz Yurdakul Universiy of Cukurova Dep. Agriculural Economics,

Detaylı

Zekeriya Yıldırım ENFLASYON REJİMLERİ VE ÜRETİCİ ENFLASYONUNDAN TÜKETİCİ ENFLASYONUNA GEÇİŞKENLİK

Zekeriya Yıldırım ENFLASYON REJİMLERİ VE ÜRETİCİ ENFLASYONUNDAN TÜKETİCİ ENFLASYONUNA GEÇİŞKENLİK Cenral Bank Review Forhcoming, pp.1-26 ISSN 1303-0701 prin 1305-8800 online 2015 Cenral Bank of he Republic of Turkey hps://www3.cmb.gov.r/cbr/ ENFLASYON REJİMLERİ VE ÜRETİCİ ENFLASYONUNDAN TÜKETİCİ ENFLASYONUNA

Detaylı

Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri Yıldız Teknik Üniversiesi İkisa Bölümü Ekonomeri II Ders Noları Ders Kiabı: J.M. Wooldridge, InroducoryEconomericsA Modern Approach, 2nd. ed., 2002, Thomson Learning. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Bilgin Bari - Prof.Dr. İlyas Şıklar

Yrd. Doç. Dr. Bilgin Bari - Prof.Dr. İlyas Şıklar Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi Anadolu Universiy Journal of Social Sciences Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini*

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Türkiye Ekonomisinde Enerji Tükeimi ve Ekonomik Büyüme Mehme MUCUK * Doğan UYSAL ** Öze Genel olarak enerji, ekonomik ve endüsriyel kalkınma için önemli bir girdi kabul edilmekedir. Ancak enerjinin bazı

Detaylı

Bölüm 3 HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

Bölüm 3 HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME YÖNTEMLERİ Bölüm HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME ÖNTEMLERİ Bu bölümde üç basi öngörü yönemi incelenecekir. 1) Naive, 2)Oralama )Düzleşirme Geçmiş Dönemler Şu An Gelecek Dönemler * - -2-1 +1 +2 + Öngörü yönemi

Detaylı

Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller. Mehmet Vedat PAZARLIOĞLU

Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller. Mehmet Vedat PAZARLIOĞLU Dağıılmış Gecikme ve Ooregresiv Modeller Mehme Veda PAZARLIOĞLU Saik Model Nedir? Saik Model, Y ve X arasında aynı dönemde yani döneminde oraya çıkan ilişkiden gelmekedir. Y = b 0 + b 1 X + u, (=1,2,,n.)

Detaylı

BÖLÜM 5 İKTİSAT POLİTİKALARININ UZUN DÖNEMLİ BÜYÜMEYE ETKİLERİ: İÇSEL BÜYÜME TEORİLERİ ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRME

BÖLÜM 5 İKTİSAT POLİTİKALARININ UZUN DÖNEMLİ BÜYÜMEYE ETKİLERİ: İÇSEL BÜYÜME TEORİLERİ ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRME BÖLÜM 5 İKTİSAT POLİTİKALARININ UZUN DÖNEMLİ BÜYÜMEYE ETKİLERİ: İÇSEL BÜYÜME TEORİLERİ ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRME 42 Bu bölümde, büyüme sürecini uzun dönemde ekileyebilecek ikisa poliikalarınıı (vergileme,

Detaylı

TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ

TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ ZKÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cil 3, Sayı 6, 2007, ss. 8 88. TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ Arş.Gör. Erman ERBAYKAL Balıkesir Üniversiesi

Detaylı

Türkiye ve Brezilya da Beklentilerin Enflasyon Tahminine Etkisi

Türkiye ve Brezilya da Beklentilerin Enflasyon Tahminine Etkisi Türkiye ve Brezilya da Beklentilerin Enflasyon Tahminine Etkisi CEM ÇAKMAKLI K O Ç Ü N İ V E R S İ T E S İ, A M S T E R D A M Ü N İ V E R S İ T E S İ, KU- T U S İ A D E A F Türkiye de Enflasyon Dinamikleri:

Detaylı

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ VE PARA POLİTİKALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİLERİ

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ VE PARA POLİTİKALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİLERİ TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ VE PARA POLİTİKALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİLERİ Eem Hakan ERGEÇ Eskişehir Osmangazi Üniversiesi Mura TAŞDEMİR Eskişehir OsmangaziÜniversiesi Öze İnşaa sekörü çıkısının

Detaylı

PETROL FİYATLARININ BORSA İSTANBUL SANAYİ FİYAT ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

PETROL FİYATLARININ BORSA İSTANBUL SANAYİ FİYAT ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ PETROL FİYATLARININ BORSA İSTANBUL SANAYİ FİYAT ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Yrd.Doç.Dr. Cüney KILIÇ Çanakkale Onsekiz Mar Üniversiesi Biga İ.İ.B.F., İkisa Bölümü Yrd.Doç.Dr. Yılmaz BAYAR Karabük Üniversiesi

Detaylı

YAPAY SİNİR AĞLARI İLE DOĞALGAZ TÜKETİM TAHMİNİ

YAPAY SİNİR AĞLARI İLE DOĞALGAZ TÜKETİM TAHMİNİ Aaürk Ü. İİBF Dergisi, 0. Ekonomeri ve İsaisik Sempozyumu Özel Sayısı, 20 463 YAPAY SİNİR AĞLARI İLE DOĞALGAZ TÜKETİM TAHMİNİ Oğuz KAYNAR Serkan TAŞTAN 2 Ferhan DEMİRKOPARAN 3 Öze: Doğalgaz emini nokasında

Detaylı

TURİZM GELİŞMESİNİN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ

TURİZM GELİŞMESİNİN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI TURİZM GELİŞMESİNİN TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN EKONOMETRİK ANALİZİ UZMANLIK TEZİ Selim DAĞLIOĞLU EKİM - 010 ANKARA T.C. KÜLTÜR

Detaylı

A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışlardır. Temel olarak ortaya çıkış nedenleri üçe ayrılır:

A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışlardır. Temel olarak ortaya çıkış nedenleri üçe ayrılır: A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyalar genel düzeyindeki sürekli arışlardır. Temel olarak oraya çıkış nedenleri üçe ayrılır: Birincisi, Maliye Enflasyonu üreim girdilerinin fiyaları

Detaylı

ENFLASYON ve DOLAYLI VERGĐLERDEN ELDE EDĐLEN GELĐRLER ARASINDAKĐ ĐLĐŞKĐNĐN VAR YÖNTEMĐYLE ANALĐZĐ

ENFLASYON ve DOLAYLI VERGĐLERDEN ELDE EDĐLEN GELĐRLER ARASINDAKĐ ĐLĐŞKĐNĐN VAR YÖNTEMĐYLE ANALĐZĐ ENFLASYON ve DOLAYLI VERGĐLERDEN ELDE EDĐLEN GELĐRLER ARASINDAKĐ ĐLĐŞKĐNĐN VAR YÖNTEMĐYLE ANALĐZĐ Dr. Burcu GÜVENEK Selçuk Üniversiesi Đ.Đ.B.F. Đkisa Bölümü Dr. Volkan ALPTEKĐN Selçuk Üniversiesi Đ.Đ.B.F.

Detaylı

GÖRÜNMEZ AMA HĐSSEDĐLMEZ DEĞĐL: TÜRKĐYE'DE ÇIKTI AÇIĞI

GÖRÜNMEZ AMA HĐSSEDĐLMEZ DEĞĐL: TÜRKĐYE'DE ÇIKTI AÇIĞI Cenral Bank Review Vol. 11 (July 211), pp.15-28 ISSN 133-71 prin / 135-88 online 211 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ GÖRÜNMEZ AMA HĐSSEDĐLMEZ DEĞĐL: TÜRKĐYE'DE

Detaylı

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ:

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ: Ekonomeri ve İsaisik Sayı: 005 9 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT FAKÜLTESİ EKONOMETRİ VE İSTATİSTİK DERGİSİ REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ: Prof.Dr. Rahmi YAMAK; Abdurrahman KORKMAZ * Absrac

Detaylı

BELİRSİZ FİYAT VE TALEP KOŞULLARI ALTINDA SATINALMA POLİTİKALARI. Ercan ŞENYİĞİT*

BELİRSİZ FİYAT VE TALEP KOŞULLARI ALTINDA SATINALMA POLİTİKALARI. Ercan ŞENYİĞİT* Erciyes Üniversiesi Fen Bilimleri Ensiüsü Dergisi 24 (1-2) 165-176 (2008) hp://fbe.erciyes.edu.r/ ISSN 1012-2354 BELİRSİZ FİYAT VE TALEP KOŞULLARI ALTINDA SATINALMA POLİTİKALARI ÖZET Ercan ŞENYİĞİT* Erciyes

Detaylı

Şeyma Çalışkan Çavdar Yildiz Technical University ISSN : 1308-7444 [email protected] 2010 www.newwsa.com Istanbul-Turkey

Şeyma Çalışkan Çavdar Yildiz Technical University ISSN : 1308-7444 scavdar@yildiz.edu.tr 2010 www.newwsa.com Istanbul-Turkey ISSN:1306-3111 e-journal of New World Sciences Academy 2011, Volume: 6, Number: 4, Aricle Number: 3C0085 SOCIAL SCIENCES Received: May 2011 Acceped: Ocober 2011 Şeyma Çalışkan Çavdar Series : 3C Yildiz

Detaylı

Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir

Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir Cenral Bank Review ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2009 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası

Detaylı

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıılmış Gecikme ve Ooregresiv Modeller 1 Saik Model Y = b 0 + b 1 X + u, (=1,2,,n.) Saik Model, Y ve X arasında aynı dönemde yani döneminde oraya çıkan ilişkiden

Detaylı

Enflasyon Hedeflemesi, Büyüme ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Enflasyon Hedeflemesi, Büyüme ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Bankacılar Dergisi, Sayı 68, 2009 Enflasyon Hedeflemesi, Büyüme ve Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası Doç. Dr. Haydar Akyazı * - Ayku Ekinci ** Bu çalışma, enflasyon hedeflemesi (EH) döneminde ilk defa ciddi

Detaylı

Türkiye de Faiz Kanalı İle Parasal Aktarım Mekanizması

Türkiye de Faiz Kanalı İle Parasal Aktarım Mekanizması Türkiye de Faiz Kanalı İle Parasal Akarım Mekanizması Seyfein ERDOĞAN Doç Dr., Kocaeli Üniversiesi, İİBF İkisa Bölümü [email protected] Durmuş Çağrı YILDIRIM Arş. Gör., Kocaeli Üniversiesi, SBE [email protected]

Detaylı

TÜRKİYE DE CARİ İŞLEMLER DENGESİ VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ. Özet. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Cari Denge.

TÜRKİYE DE CARİ İŞLEMLER DENGESİ VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ. Özet. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Cari Denge. TÜRKİYE DE CARİ İŞLEMLER DENGESİ VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ Öze Yakup Koray Duman 1 Türkiye ekonomisinin 1980 den sonra en önemli ekonomik sorunu haline gelen cari işlemler açığı, yıllar geçikçe

Detaylı

Para Talebinin Belirleyenleri ve İstikrarı Üzerine Bir Uygulama: Türkiye Örneği

Para Talebinin Belirleyenleri ve İstikrarı Üzerine Bir Uygulama: Türkiye Örneği YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:3 Cil: Sayı: Celal Bayar Üniversiesi İ.İ.B.F. MANİSA Para Talebinin Belirleyenleri ve İsikrarı Üzerine Bir Uygulama: Türkiye Örneği Yrd. Doç. Dr. Burcu ÖZCAN Fıra Üniversiesi, İ.İ.B.F.,

Detaylı

DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler

DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġsenecek Veriler BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde

Detaylı

Kırılgan Beşlide Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) Hipotezinin Test Edilmesi The Test of Purchasing Power Parity Hypothesis for Fragile Five

Kırılgan Beşlide Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) Hipotezinin Test Edilmesi The Test of Purchasing Power Parity Hypothesis for Fragile Five Journal of Yasar Universiy, 205 0(37) 638-6477 Kırılgan Beşlide Saın Alma Gücü Pariesi (SAGP) ipoezinin Tes Edilmesi The Tes of Purchasing Power Pariy ypohesis for Fragile Five İsmail ÇEVİŞ, Pamukkale

Detaylı

NET YABANCI İŞLEM HACMİ İLE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDA UZUN DÖNEMLİ İLİŞKİ VAR MIDIR? Cüneyt AKAR (*)

NET YABANCI İŞLEM HACMİ İLE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDA UZUN DÖNEMLİ İLİŞKİ VAR MIDIR? Cüneyt AKAR (*) NET YABANCI İŞLEM HACMİ İLE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDA UZUN DÖNEMLİ İLİŞKİ VAR MIDIR? Cüney AKAR (*) Öze: Bu çalışmada ne yabancı işlem hacmiyle hisse senedi geirileri arasında uzun dönemli bir ilişkinin

Detaylı

BÖLÜM-8 HİDROGRAF ANALİZİ 8.1 GİRİŞ 8.2 HİDROGRAFIN ELEMANLARI

BÖLÜM-8 HİDROGRAF ANALİZİ 8.1 GİRİŞ 8.2 HİDROGRAFIN ELEMANLARI BÖLÜM-8 HİDROGRAF ANALİZİ 8.1 GİRİŞ Taşkınların ve kurak devrelerin incelenmesinde akımın zaman içinde değişimini göseren hidrografı bilmek gerekir. Bu bölümde oplam akış hacminin akarsuyun bir kesiinde

Detaylı

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Ankara e-posta: [email protected]. Geliş Tarihi/Received:30.05.2012

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Ankara e-posta: selma@kayalak.com. Geliş Tarihi/Received:30.05.2012 Türkiye de Fındık Üreim Alanlarının Armasında Deseklemelerin Ekisi Selma KAYALAK 1 Ahme ÖZÇELİK 2 1 Çanakkale Onsekiz Mar Üniversiesi Ziraa Fakülesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Çanakkale 2 Ankara Üniversiesi

Detaylı

FİNANSAL PİYASA VOLATİLİTESİ VE EKONOMİ

FİNANSAL PİYASA VOLATİLİTESİ VE EKONOMİ FİNANSAL PİYASA VOLATİLİTESİ VE EKONOMİ Yrd. Doç. Dr. Hülya Kanalıcı Akay Uludağ Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi Mehme Nargeleçekenler Uludağ Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi

Detaylı

Makine Öğrenmesi 8. hafta

Makine Öğrenmesi 8. hafta Makine Öğrenmesi 8. hafa Takviyeli Öğrenme (Reinforcemen Learning) Q Öğrenme (Q Learning) TD Öğrenme (TD Learning) Öğrenen Vekör Parçalama (LVQ) LVQ2 LVQ-X 1 Takviyeli Öğrenme Takviyeli öğrenme (Reinforcemen

Detaylı

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ Doç. Dr. Macide Çiçek Dumlupınar Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi Öze Bu çalışmada Türkiye de devle iç borçlanma seneleri,

Detaylı

Reel Kesim Güven Endeksi ile İMKB 100 Endeksi arasındaki dinamik nedensellik ilişkisi

Reel Kesim Güven Endeksi ile İMKB 100 Endeksi arasındaki dinamik nedensellik ilişkisi İsanbul Üniversiesi İşleme Fakülesi Dergisi Isanbul Universiy Journal of he School of Business Adminisraion Cil/Vol:38, Sayı/No:1, 009, 4-37 ISSN: 1303-173 - www.ifdergisi.org 009 Reel Kesim Güven Endeksi

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN NAIRU TAHMİNİ

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN NAIRU TAHMİNİ Ekonomik Yaklaşım, Cil : 23, Sayı : 83, ss.69-91 TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN NAIRU TAHMİNİ Özlem YİĞİT * Ailla GÖKÇE ** Öze Bu çalışmanın emel amacı, Türkiye ekonomisi için Yapısal VAR yönemi kullanılarak NAIRU

Detaylı

SON YILLARDA ÎÇ TİCARET HADLERİ YÖNÜNDE TARIM SEKTÖRÜNÜN DURUMU

SON YILLARDA ÎÇ TİCARET HADLERİ YÖNÜNDE TARIM SEKTÖRÜNÜN DURUMU SON YILLARDA ÎÇ TİCARET HADLERİ YÖNÜNDE TARIM SEKTÖRÜNÜN DURUMU Uzman Ergün ŞİMŞEK* Prof. Dr. Halil ÇİVİ* Yrd. Doç. Dr. A. Zafer GÜRLER* Genel olarak ekonomik gelişme, uzun vadede göreceli olarak, sanayi

Detaylı

Türkiye nin İthalat ve İhracat Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama

Türkiye nin İthalat ve İhracat Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama EGE AKADEMİK BAKIŞ / EGE ACADEMIC REVIEW Cil: 3 Sayı: 2 Nisan 203 ss. 9-208 Türkiye nin İhala ve İhraca Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama Dependency of Impor and Expor of

Detaylı

PARASAL ANALĐZE BĐR BAKIŞ: TÜRKĐYE ÖRNEĞĐ

PARASAL ANALĐZE BĐR BAKIŞ: TÜRKĐYE ÖRNEĞĐ Cenral Bank Review Vol. 11 (July 2011), pp.29-48 ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2011 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ PARASAL ANALĐZE BĐR BAKIŞ: TÜRKĐYE

Detaylı

TÜRK EKONOMİSİNİN ENERJİ BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE BİR EŞ-BÜTÜNLEŞME ANALİZİ A CO-INTEGRATION ANALYSIS ON THE ENERGY DEPENDENCY OF THE TURKISH ECONOMY

TÜRK EKONOMİSİNİN ENERJİ BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE BİR EŞ-BÜTÜNLEŞME ANALİZİ A CO-INTEGRATION ANALYSIS ON THE ENERGY DEPENDENCY OF THE TURKISH ECONOMY Journal of Yasar Universiy 22 26(7) 4392-444 TÜRK EKONOMİSİNİN ENERJİ BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE BİR EŞ-BÜTÜNLEŞME ANALİZİ A CO-INTEGRATION ANALYSIS ON THE ENERGY DEPENDENCY OF THE TURKISH ECONOMY M. Ali Bilginoğlu

Detaylı

İMKB 100 endeksindeki kaldıraç etkisinin ARCH modelleriyle iki alt dönemde incelenmesi

İMKB 100 endeksindeki kaldıraç etkisinin ARCH modelleriyle iki alt dönemde incelenmesi İsanbul Üniversiesi İşleme Fakülesi Dergisi Isanbul Universiy Journal of he School of Business Adminisraion Cil/Vol:41, Sayı/No:, 1, 14-6 ISSN: 133-173 www.ifdergisi.org 1 İMKB 1 endeksindeki kaldıraç

Detaylı