CONVULEX Pediatrik Şurup 50 mg/ml Formülü: (5 ml için) Aktif madde; Sodyum valproat 250mg Diğer maddeler; Lycasin, metilhidroksibenzoat, propilhidroksibenzoat, sakkarin sodyum, sodyum siklamat Farmakolojik Özellikleri: Farmakodinamik özellikleri: Sodyum valproat geniģ spektrumlu antiepileptik bir ajandır. Antikonvülsan etkisi beyinde inhibitör bir nörotransmitter olan gamma aminobutirik asid (GABA) metabolizması üzerine olan etkisine bağlı olduğu düģünülmektedir. Farmakokinetik özellikleri: Oral alınımından sonra sodyum valproat gastrointestinal kanaldan hızla ve tamamen emilir. Plazma pik seviyelerine oral alınımından 1-4 saat sonra ulaģılır. Birlikte alınan yiyeceklerle emilen madde miktarı değiģmez. Kararlı plazma konsantrasyonlarına dozlama aralıklarına bağlı olarak 3-4 gün içinde ulaģılır. Terapötik serum düzeylerinin 50-100 g/ml civarında olması yeterli tedaviyi sağlamaktadır. Sodyum valproat plazma proteinlerine %90 düzeyinde bağlanır. Beyin omurilik sıvısı konsantrasyonları aktif maddenin serbest kısmı ile doğrudan ilintilidir. Verilen dozun %1 ila 3 ü değiģmemiģ Ģekilde böbreklerden atılır. Aktif maddenin büyük bölümü karaciğerde glukuronidasyon ve oksidasyona uğrar. Metabolitleri ise böbrekler yoluyla atılır. Plazma yarı ömrü 6-16 saat arasındadır. Endikasyonları: Jeneralize ve parsiyel epilepsiler -Primer jeneralize epilepsiler: *Petit mal epilepsiler piknoleptik absans myoklonik ve astatik nöbetler (Lennox Sendromu) Ġmpulsif petit mal (myoklonik petit mal) Ġnfantil spasmlar (West sendromu) *Grand mal epilepsiler -Parsiyel nöbetler: Basit veya kompleks nöbetler -Özellikle kompleks semptomlarla karakterize sekonder jeneralize olabilen parsiyel fokal nöbetler -KarıĢık tip nöbetler 1
Çocuklarda febril konvülziyonların profilaksisinde: Yüksek risk altındaki ve en az bir kez konvülziyon geçirmiģ olan süt çocukları veya küçük çocuklarda. Kontrendikasyonları: Convulex; -Bireysel veya ailesel karaciğer hastalığında (Child-Pugh C), -Belirgin karaciğer yetmezliğinde (akut veya kronik), -Hemorajik diyatez vakalarında, -Pankreas fonksiyonlarının yetmezliğinde, -Porfiride, -Sodyum valproata karģı aģırı duyarlılığı olan vakalarda kontrendikedir. Uyarılar/ Önlemler: Uyarılar: Karaciğer disfonksiyonu: Valproik asit ile tedavi sırasında bazen fatal karaciğer yetmezliği görülebilmektedir. Ġki yaģın altındaki ve multipl antikonvülsanlar kullanan, konjenital enzim metabolik rahatsızlıkları olan, mental geriliğin eģlik ettiği Ģiddetli nöbet rahatsızlıkları olan ya da organik beyin lezyonları olan çocuklarda bu karaciğer yetmezliği riski çok daha fazladır. Bu grup çocuklarda valproik asit büyük bir dikkatle kullanılmalıdır. Genellikle tedavinin ilk altı ayı içinde non-spesifik semptomlarla (nöbetlerin kontrol edilememesi, kaslarda zaafiyet, letarji, yüzde ödem, iģtahsızlık, kusma) ortaya çıkabilen bu duruma karģı hasta yakından izlenmelidir. Erken teģhis için klinik semptomlar önemlidir. Sarılık öncesi görülebilecek aģağıdaki belirtiler, özellikle risk altındaki hastalarda dikkate alınmalıdır. -Spesifik olmayan ve genellikle ani ortaya çıkan ve bazen sürekli kusma ve karın ağrısının eģlik ettiği asteni, anoreksi, yorgunluk hali ve baģdönmesi -Epilepsili hastalarda nöbetlerin tekrarlaması Bu tip klinik belirtiler görüldüğünde hastanın derhal doktora baģvurması gerektiği bildirilmelidir. Hasta çocuksa aynı uyarı ailesine yapılmalıdır. Klinik muayene ve karaciğer fonksiyonunun biyoloijk değerlendirilmesini içeren incelemeler derhal gerçekleģtirilmelidir. Önlemler: Tedavi baģlangıcında doktor diğer kullanılan ilaçları kesin olarak bilmelidir. Convulex (valproik asit) tedavisine baģlanmadan önce muhakkak karaciğer fonksiyon testleri ve kan koagülasyon değerleri saptanmalı ve dozaj artırıldığında veya iki aylık dönemlerle trombosit agregasyonu ve fibrinojen seviyeleri kontrol edilmelidir. Hipofibrinojemi ve koagülasyon bozuklukları, transaminaz değerlerinin yaklaģık 3 kat yükselmesi, serum alkali fosfataz ve bilirübin seviyelerinin yükselmesi gibi toksik hepatit belirtileri görüldüğünde tedavi kesilmelidir. Transaminaz değerlerinde düģük düzeyde artma görülmesi halinde ise dozaj azaltılmalı ve koagülasyon değerlerinin yanısıra karaciğer fonksiyon testleri de kontrol edilmelidir. 2
3 yaģın altındaki çocuklarda sodyum valproat uygulanacaksa monoterapi önerilir, ancak tedaviye baģlamadan önce sodyum valproatın potansiyel yararına karģılık karaciğer harabiyeti riski bu gruptaki hastalarda iyi değerlendirilmelidir. 3 yaģın altındaki hastalarda aynı zamanda salisilat kullanımı, karaciğer toksisitesi riski nedeniyle önlenmelidir. Çok ender olarak pankreatit bildirilmesine rağmen ciddi abdominal ağrı ve kusma görülmesi halinde ise serum amilaz değerleri kontrol edilmeli, sonuçların patolojik düzeyde çıkması halinde tedavi kesilmelidir. Convulex idrar analizlerinde ketonların pozitif değer vermesine neden olabilir. Convulex kullanan hastalarda cerrahi müdahelelerden önce trombosit sayısı ve pıhtılaģma ve kanama zamanı değerleri incelenmelidir. Böbrek yetersizliği olanlarda serbest valproik asidin serum yoğunluğunun artabileceği göz önünde bulundurulmalı ve doz azaltılmalıdır. Üre siklusu enzim defekti Ģüphesi olduğunda, tedaviye baģlamadan önce metabolik tetkikler yapılmalıdır. Çünkü valproatın hiperamonemiyi artırma riski vardır. Her ne kadar sodyum valproat ile immün bozukluklar çok ender görülmüģse de, sistemik lupus eritematozuslu hastalarda sodyum valproatın potansiyel yararı ile riski iyi değerlendirilmelidir. ġurup 0.05 BE/ml karbonhidrat içerdiğinden diyabetiklerde dikkat edilmelidir. Hamilelik ve emzirme döneminde kullanımı: Gebelik kategorisi D. Tedavi edilmiģ epilepsili annelerden elde edilen deneyimler sonucunda, gebelik süresince valproat kullanımına iliģkin riskler Ģu Ģekilde tanımlanmıģtır: Epilepsi ve antiepileptiklerle ilgili riskler: Epilepsisi olan ve antiepileptik tedavi gören annelerin çocuklarında malformasyon görülme riski oranı genel nüfüsunkinin (yaklaģık %3) 2-3 katıdır. Kombine tedavi gören kadınların çocuklarında malformasyon daha yüksek oranda görülmektedir, ancak tedavinin ve hastalığın birbiri ile bağlantıları kesin olarak saptanmamıģtır. Sık rastlananlar, dudak yarığı ve kardiyovasküler malformasyonlardır. Antiepileptik tedavinin birden kesilmesi annede hastalığın Ģiddetlenmesine neden olur, bu da fetüs üzerinde zararlıdır. Sodyum valproat ile ilgili risk: Gebeliğin ilk üç ayında sodyum valproata bağlı toplam malformasyon riski diğer antiepileptik ajanlara bağlı riskten yüksek değildir. Bu etkilerin görülme sıklığı henüz kesin saptanmamıģtır. Fasial dismorfi vakaları bildirilmiģtir. Özellikle kol ve bacaklarda olmak üzere, az sayıda multipl malformasyon vakası gözlenmiģtir. Sodyum valproat daha çok miyelomeningosel, spina bifida gibi nöral tüp defektine neden olur, bu etkinin görülme sıklığı tahminen %1-2 dir. Yukarıdaki veriler ıģığında: - Antiepileptik tedavi gören kadınnın gebe kalması tavsiye edilmez. - Eğer hasta gebe kalmak istiyorsa bu, antiepileptik tedaviyi gerektiren endikasyonun gözden geçirilmesi için bir fırsat olarak değerlendirilmeli ya da folat takviyesi düģünülmelidir. - Valproat ile yapılmakta olan antiepileptik tedavi eğer etkili ise gebelik sırasında durdurulmamalıdır. Monoterapi tercih edilmelidir; etkili minimum günlük doz, bölünmüģ dozlar halinde gün içine yayılarak uygulanmalıdır. Yine 3
de hasta antenatal dönemde özel kontrol altında tutularak nöral tüp defekti veya diğer bir malformasyon oluģursa vaktinde saptanmalıdır. Özetle; hamilelerde gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır ve daima yarar/risk oranı göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer preparatlarla kombinasyondan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Hepatik yetmezlik fatal sonuçlanabilir. Fetus üzerine teratojenik etkisi vardır. Yenidoğandaki riskler: Gebelik süresince anneleri sodyum valproat almıģ yenidoğanlarda, nadir hemorajik sendrom vakaları bildirilmiģtir. Bu hemorajik sendrom hipofibrinojenemi ile iliģkilidir; fatal olabilen afibrinojenemi de bildirilmiģtir. Bu hipofibrinojenemi muhtemelen koagülasyon faktörlerinin azalmasıyla ilgilidir. Bununla beraber bu sendromun, Vitamin K ya bağlı faktörlerin, fenobarbital ve diğer enzim indükleyici ilaçlara bağlı azalması ile ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Bundan dolayı yenidoğanda, trombosit sayımı, fibrinojen plazma düzeyi, koagülasyon testleri ve koagülasyon faktörleri tetkik edilmelidir. Laktasyonda: Anne sütündeki valproat miktarı düģük olup annenin serum düzeyinin %1 ile %10 arasındadır. Bugüne kadar neonatal dönemde kontrol altında tutulmuģ ve anne sütü ile beslenmiģ çocuklarda klinik etkilere rastlanmamıģtır. Araç ve makine kullanmaya etkisi Alkolle beraber alındığında, özellikle tedavi baģlangıcında, araba veya iģ makinesi kullanılmamalıdır. Yan Etkileri/Advers Etkiler: Çok ender ağır karaciğer ve pankreas rahatsızlıkları belirtilmiģtir (Bkz Uyarılar/Önlemler). Tedavinin ilk altı ayında mutlaka dikkat edilmesi gereken semptomlar; üst karın ağrıları, kusma, iģtahsızlık, yorgunluk, dermansızlık, sarılık, asit toplanması ve merkezi sinir sistemi bozukluğu. Böyle bir durumda doktora baģvurunuz. Teratojenik risk bildirilmiģtir (Bkz Uyarılar/Önlemler-Gebelik). Convulex Ģurup genelde iyi tolere edilmektedir. En sık görülen yan etkileri bulantı, kusma ve iģtahsızlıktır. Tedavi baģlangıcında görülüp, dozun düģürülmesi ile (doktor tarafından) ve ilacın yemek esnasında veya yemek sonrasında alınması ile kaybolur. Ayrıca iģtah artıģı, kilo alımı, mide ağrısı, mide spazmı, ishal ve kabızlık bildirilmiģtir. Amenore ve menstrüel düzensizlik bildirilmiģtir. Nedensel iliģkisi belirlenmemiģ polikistik over hastalığı, nadiren bildirilmiģtir. Yorgunluk hissi, baģ dönmesi, baģ ağrısı, depresif bozukluk halleri, agresyon, istemsiz hareketler, hareket güçlüğü, kramplar, ataksi, titreme, konuģma bozukluğu, nistagmus, çift görme ender görülen yan etkileridir. Konfüzyon; tedavi sırasında ender olarak stupor veya bazen geçici komaya (ensefalopati) kadar gidebilen letarji, tek baģına veya konvülziyonlarda artıģla birlikte görülmüģtür ve tedavi durdurulduğunda veya doz azaltıldığında azalmıģtır. Bu etkiler genellikle birden fazla ilaçla tedavi sırasında (özellikle fenobarbital) ve valproat dozu birden artırıldığında ortaya çıkar. 4
Delirium, bilinç kaybı çok ender gözlenmiģtir. Kan tablosu değiģiklikleri, pıhtılaģma bozuklukları (peteģiler veya ekimoz oluģumu eğilimi) ve çok ender vakalarda anemi ve kan yapım bozukluğu olabilir. Özellikle yüksek dozlarda ve genellikle klinik belirtilerin görülmediği; fibrinojende izole azalma veya kanama zamanında uzama (sodyuym valproatın trombosit agregasyonunun ikinci fazı üzerinde inhibitör etkisi vardır) bildirilmiģtir. Çok ender olarak allerjik deri döküntüleri, bazen saç dökülmesi de olabilir, geçicidir ve tedavi gerektirmez. Vaskülit görüldüğü bildirilmiģtir. Nadir vakalarda toksik epidermal nekroliz, Stevens-Johnson sendromu, eritema multiforme bildirilmiģtir. Sıklıkla karaciğer fonksiyon testlerinde değiģikliğe neden olmayan orta derecede hipermaonemi ortaya çıkabilmektedir. Bu durum tedavinin kesilmesini gerektirmez. Nörolojik semptomların eģlik ettiği hiperamonemi de bildirilmiģtir. Bu vakalarda daha ileri tetkiklere baģvurulmaldır (Bkz Önlemler). GeridönüĢümlü veya geri dönüģümsüz olabilen iģitme kaybı nadiren bildirilmiģtir; bununla beraber kesin bir neden sonuç iliģkisi henüz belirlenememiģtir. Valproat tedavisine bağlı geri dönüģümlü Fanconi sendromu birkça vakada bildirilmiģtir, fakat etki mekanizması henüz belirlenememiģtir. Ayrıca Reye sendromu da (yüksek ateģ, kusma, dezoryantasyon, hareket kaybı, kramplar, bilinç kaybı, karaciğer büyümesi, pıhtılaģma bozukluğu) bildirilmiģtir. BEKLENMEYEN BĠR ETKĠ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAġVURUNUZ İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler: Santral sinir sistemi depresanları (nöroleptikler, MAO inhibitörleri, antidepresanlar ve benzodiazepinler) ya da alkol ile birlikte kullanıldığında santral depresan etkiler artar. Bu nedenle klinik takip ve gerekiyorsa doz ayarlanması önerilir. Alkolle birlikte kullanılmaması önerilir. Valproik asit, fenobarbitalin serum düzeylerini artırır (karaciğerde yıkımı inhibe olduğu için). Bu da ciddi santral sinir sistemi depresyonu ile sonuçlanabilir. Özellikle çocuklarda sedasyon görülebilir. Kombine tedavinin ilk 15 gününde hasta yakından izlenmeli ve ilk sedasyon belirtileri görüldüğünde hemen fenobarbital dozu azaltılmalıdır. Gerekirse plazma fenobarbital düzeyleri kontrol edilmelidir. Primidon da keza barbitürata metabolize olduğundan aynı etkileģim söz konusudur. Fenitoin ile birlikte kullanımı sırasında fenitoin dozu klinik duruma göre ayarlanmalıdır. Sodyum valproat fenitoinin total plazma konsantrasyonunu artırır. Daha da önemli olarak serbest fenitoin yoğunluğu artabilir, bu durumda doz aģımı belirtileri ortaya çıkabilir (valproik asit plazma proteinlerine bağlanma noktalarında fenitoinin yerini alır ve karaciğerde parçalanmasını yavaģlatır). Bu nedenle klinik takip önemlidir ve fenitoin plazma düzeyleri saptanırken serbest formu dikkate alınmalıdır. Valproat karbamazepinin toksik etkisini potansiyelize edebileceğinden, bu iki ilacın kombine kullanımında klinik toksisite olabileceği bildirilmiģtir. Kombine 5
tedavinin özellikle baģlangıç döneminde gerekli görüldüğünde doz ayarlaması ile birlikte klinik takip önemlidir. Valproat lamotrijinin metabolizmasını azaltır; gerektiğinde dozlar (lamotrijin dozu azaltılarak) yeniden düzenlenmelidir. Valproat zidovudinin plazma konsantrasyonunu artırarak, zidovudinin toksisitesini artırabilir. Enzim indükleyici etkisi olan antiepileptikler (fenitoin, fenobarbital, karbamazepin) valproatın serum yoğunluklarını azaltır. Kombine tedavide dozlar kan düzeyine göre ayarlanmalıdır. Diğer yandan, felbamat ile valproatın kombine kullanımı, valproat serum konsantrasyonunu artırabilir. Valproat dozu izlenmelidir. Meflokin, valproik asit metabolizmasını artırır ve konvülzan etkisi vardır. Bu nedenle kombine tedavide epileptik nöbetler görülebilir. Yüksek oranda serum proteinlerine bağlanan ilaçlarla birlikte alındığında ise (aspirin, karbamazepin ve dikumarol gibi) serum valproat düzeylerinde değiģiklikler olur. Serumdaki serbest valproat düzeyi artabilir. Klonazepam ile birlikte kullanımı sırasında her iki ilacın da terapötik etkilerinin azalması söz konusudur. Valproatın serum düzeyleri aynı zamanda simetidin veya eritromisin kullanılırsa artabilir. Valproatla birlikte proteinlere yüksek oranda bağlanan ajanlar (asetil salisilik asit) kullanıldığında serumdaki serbest valproat düzeyi artabilir. Valproatın genelde enzim indükleyici etkisi yoktur; bu nedenle, hormonal kontraseptif kullanan kadınlarda östroprogestatiflerin etkisini azaltmaz. Aynı zamanda vitamin K antagonisti antikoagülan kullanılıyorsa protrombin düzeyi yakından takip edilmelidir. Kullanım Şekli ve Dozu: Günlük doz hastanın yaģı ve vücut ağırlığı dikkate alınarak düzenlenmelidir ve kiģiden kiģiye değiģen yanıt gözönünde bulundurulmalıdır. Serum konsantrasyonu ve terapötik etki arasında net bir iliģki kurulamadığından, günlük doz klinik yanıta göre hesaplanmalıdır. Eğer nöbetlerin kontrolü yeterli düzeyde değilse veya advers etkilerden Ģüphe ediliyorsa klinik takibe ek olarak valproik asidin plazma düzeyinin saptanması düģünülebilir. Gastroentestinal tahriģ Ģikayeti olan vakalar Convulex Ģurubu yiyeceklerle birlikte ve bir miktar su içerek alabilirler. Convulex Ģurubun baģlangıç dozu genellikle 10-15 mg/kg/gün olarak hesaplanır. Bu doz bir haftalık dönemlerle 5-10 mg/kg/gün olmak üzere, nöbetler önlenene kadar artırılabilir. Günlük ortalama doz; süt çocukları ve çocuklarda 30 mg/kg, ergenlik çağındaki çocuklarda ve eriģkinlerde 20-30 mg/kg (kapsül veya CR tablet formları tercih edilmelidir) Ģeklindedir. Günlük maksimum doz 60 mg/kg dır. Çocuklarda ortalama doz tablosu: 7.5-14 kg 3-9 ml 14-21 kg 6-12 ml 21-32 kg 12-18 ml Yukarıda verilen günlük dozun birkaç defaya bölünmesi önerilmektedir. Günlük tedavi dozunun 15 mg/kg ı geçmediği ve valproik asit ile monoterapi yapıldığı durumlarda bu doz günde bir defada ve akģamüstü verilebilir. 6
Bir baģka antiepileptik tedaviden Convulex tedavisine geçerken, iki hafta içinde yavaģ yavaģ Convulex dozu artırılarak optimum doz ayarlanmalı ve diğer preparatlarla tedavi azaltılarak kesilmelidir. Eğer gerekiyorsa baģka bir antiepileptik ilavesi yavaģ yavaģ doz artırılarak yapılmalıdır (Bkz. Ġlaç etkileģimleri). Doz Aşımı: Sodyum valproatın aģırı dozda alınması, musküler hipotoni, hiporefleksi, myozis somnolans ve solunum fonksiyonlarının eģlik ettiği komaya neden olabilir. Ancak semptomlar değiģiklik gösterebilir ve çok yüksek plazma düzeylerinde nöbetler bildirilmiģtir. Tedavi: Ġlacın mide barsak kanalından hızlı emilmesi nedeniyle gastrik lavajın çok yararı yoktur. Gastrik lavaj ilacın alımından 10-12 saat sonrasına kadar yararlı olabilir. Tedavi destekleyicidir (ozmotik diürez, kardiyak ve respiratuar takip). Önemli olan idrar çıkıģının sağlanmasıdır. Ağır vakalarda diyaliz veya kan değiģtirilmesi uygulanabilir. Nalokson un valproik asidin santral depresan etkilerinin ortadan kaldırılmasında yararlı olduğu bildirilmiģtir. AĢırı miktarda doz aģımı fatal olabilir, ancak genellikle müdahaleden baģarılı sonuç alınır. Saklama Koşulları: 25 C altında ve ıģıktan korunarak saklanmalıdır. Çocukların ulaģamayacağı yerlerde saklayınız. Ticari Şekli ve Ambalaj Muhtevası: 100 ml'lik ĢiĢelerde. 7
Piyasada mevcut diğer farmasötik dozaj şekilleri: Convulex CR 300 mg Tablet, 50 tabletlik ĢiĢelerde. Convulex CR 500 mg Tablet, 50 tabletlik ĢiĢelerde. Convulex 150 mg Kapsül, 60 kapsüllük blister ambalajlarda Convulex 300 mg Kapsül, 60 kapsüllük blister ambalajlarda Convulex 500 mg Kapsül, 60 kapsüllük blister ambalajlarda Ruhsat Sahibi : Liba Laboratuarları A.ġ. Otağtepe Cad. No. 5 Kavacık Anadoluhisarı - 34810- Ġstanbul Ruhsat Tarih ve Numarası: 25.02.1997-101/43 Üretim Yeri : Gerot Pharmazeutika GmbH Arnethgasse 3 Viyana, Avusturya REÇETE ĠLE SATILIR. Prospektüs onay tarihi: 26.06.2006 8