Convulex CR 500 mg Tablet Formülü: Her tablet 500 mg sodyum valproat içermektedir. Boyar madde olarak titanyum dioksit içermektedir. UYARI: HEPATOTOKSİSİTE: VALPROĠK ASĠT VE TÜREVLERĠNĠ ALAN BAZI HASTALARDA ÖLÜMLE SONUÇLANAN KARACĠĞER YETMEZLĠĞĠ ORTAYA ÇIKMIġTIR. ĠKĠ YAġ ALTINDAKĠ ÇOCUKLARDA, ÖZELLĠKLE BĠRDEN FAZLA ANTĠKONVÜLSAN ALANLARDA, KONJENĠTAL METABOLĠK BOZUKLUKLARI OLANLARDA, ZEKA GERĠLĠĞĠ ĠLE BĠRLĠKTE AĞIR NÖBET BOZUKLUĞU OLANLARDA VE ORGANĠK BEYĠN HASTALIĞI OLANLARDA FATAL KARACĠĞER TOKSĠSĠTESĠ GELĠġME RĠSKĠ YÜKSEKTĠR. BU HASTA GRUBUNDA CONVULEX KULLANILDIĞINDA, AġIRI DĠKKATLE VE TEK BĠR AJAN OLARAK KULLANILMALIDIR. TEDAVĠNĠN YARARLARI, RĠSKLERE GÖRE AĞIR BASMALIDIR. BU YAġ GRUBUNUN ÜSTÜNDEKĠ EPĠLEPTĠK HASTALARDAKĠ DENEYĠM, FATAL HEPATOTOKSĠSĠTE SIKLIĞININ YAġLI HASTA GRUBUNDA, GĠDEREK ÖNEMLĠ ÖLÇÜDE AZALDIĞINI GÖSTERMEKTEDĠR. BU DURUM GENELLĠKLE TEDAVĠNĠN ĠLK ALTI AYI ĠÇĠNDE ORTAYA ÇIKMAKTADIR, CĠDDĠ VEYA FATAL HEPATOTOKSĠSĠTE, HASTALIK HALĠ, ZAYIFLIK, LETARJĠ, YÜZDE ÖDEM, ĠġTAHSIZLIK VE KUSMA GĠBĠ ÖZGÜL OLMAYAN BELĠRTĠLERLE KENDĠNĠ GÖSTEREBĠLĠR. EPĠLEPSĠLĠ HASTALARDA NÖBET KONTROLÜ KAYBI DA ORTAYA ÇIKABĠLĠR. BU SEMPTOMLAR ĠÇĠN HASTALAR YAKINDAN ĠZLENMELĠDĠR. KARACĠĞER FONKSĠYON TESTLERĠ, TEDAVĠDEN ÖNCE VE DAHA SONRA, ÖZELLĠKLE TEDAVĠNĠN ĠLK ALTI AYI ESNASINDA, SIK ARALARLA TEKRARLANMALIDIR. TERATOJENİTE VALPROAT NÖRAL TÜB DEFEKTLERĠ GĠBĠ (ÖR. SPĠNA BĠFĠDA) TERATOJENĠK ETKĠLER OLUġTURABĠLĠR. BUNA GÖRE ÇOCUK DOĞURMA ÇAĞINDAKĠ KADINLARDA CONVULEX TABLETLERĠN KULLANIMI, YARARIN FETUSA VERECEĞĠ ZARAR RĠSKĠNDEN ÜSTÜN OLMASINI GEREKTĠRMEKTEDĠR. ÖZELLĠKLE KALICI HASAR VEYA ÖLÜM RĠSKĠ ĠLE GENELLĠKLE ĠLĠġKĠLĠ OLMAYAN SPONTAN ġekġlde GERĠ DÖNÜġÜMLÜ OLDUĞU DÜġÜNÜLEN DURUMLARIN TEDAVĠSĠNDE ÖNEMLĠDĠR. PANKREATİT VALPROAT ALAN ÇOCUKLARDA VE ERĠġKĠNLERDE YAġAMI TEHDĠT EDEN PANKREATĠT VAKALARI BĠLDĠRĠLMĠġTĠR. BAZI VAKALAR, BAġLANGIÇTAKĠ SEMPTOMLARIN HIZLA ÖLÜME ĠLERLEDĠĞĠ, HEMORAJĠK PANKREATĠT OLARAK TANIMLANMIġTIR. BU TÜR VAKALAR, KULLANIMA BAġLANDIKTAN HEMEN SONRA BĠLDĠRĠLDĠĞĠ GĠBĠ, BĠRKAÇ YILLIK TEDAVĠDEN SONRA DA BĠLDĠRĠLMĠġTĠR. KARIN AĞRISI, BULANTI, KUSMA VE/VEYA ANOREKSĠ, DERHAL TIBBĠ DEĞERLENDĠRME GEREKTĠREN PANKREATĠT SEMPTOMLARI OLABĠLECEĞĠNDEN, HASTALAR VE BAKICILARI BU KONUDA UYARILMALIDIR. PANKREATĠT TEġHĠS EDĠLDĠĞĠNDE VALPROAT KESĠLMELĠDĠR. ALTTA YATAN TIBBĠ DURUMUN KLĠNĠK OLARAK ENDĠKE OLDUĞU ġekġlde, ALTERNATĠF TEDAVĠSĠ BAġLATILMALIDIR. (UYARILAR VE ÖNLEMLER KISMINA BAKINIZ.) 1
Farmakolojik özellikleri: Farmakodinamik özellikler: Sodyum valproat bir antikonvülsandır. Valproatın en olası etki Ģekli gama amino bütirik asit (GABA) sentezi veya metabolizması üzerine etkiyerek, GABA nın inhibitör etkisinin güçlendirilmesidir. Farmakokinetiği: Sodyum valproat hemen hemen tam olarak emilmektedir. Kararlı durumda doruk plazma düzeylerine, Convulex CR alımından yaklaģık 6 saat sonra ulaģılır. Yiyeceklerle birlikte alınması emilim derecesini değiģtirmez, fakat emilim hızını yavaģlatabilir. Kararlı durum plazma düzeylerine dozaj aralıklarına bağlı olarak 5-6 gün sonra ulaģılır. Valproik asidin bildirilen etkin plazma terapötik düzeyleri 40-100 mg/l dir. Plazma proteinlerine bağlanması, konsantrasyona bağımlıdır. Serbest ilaç yüzdesi, genellikle toplam plazma düzeyinin %6-15 idir. YaĢlılarda, kronik karaciğer hastalığı olanlarda, böbrek yetmezliği olanlarda ve diğer ilaçların varlığında (aspirin gibi) plazma proteinlerine bağlanması azalır. Valproik asit vücutta hızla dağılır, beyinomurilik sıvısında serum konsantrasyonlarının yaklaģık %10 u, tükürükte %1 i ve sütte yaklaģık olarak %1-10 u oranında bulunmaktadır. Plasentaya geçer. Convulex CR formülasyonları kontrollü salınım formülasyonlarıdır, valproik asidin diğer hemen salım yapan formülasyonlarıyla karģılaģtırıldığında, plazma konsantrasyonlarında daha az dalgalanma göstermektedir. Valproik asit temel olarak karaciğerde beta ve omega oksidasyonla metabolize edilir, metabolitleri çoğunlukla glukronid konjugatları Ģeklinde idrarla atılır. Valproik asitin idrardaki en önemli metaboliti 2-propil-3-ketopentanoik asittir. Uygulanan dozun yaklaģık %3 ten azı değiģmemiģ ilaç olarak idrarla atılmaktadır. Sodyum valproatın yarı ömrü genellikle 8-20 saat aralığındadır. Genellikle çocuklarda daha kısadır. Endikasyonları: Jeneralize, parsiyel veya diğer epilepsilerin tedavisinde endikedir. Çocuk doğurma çağındaki kadınlarda, Convulex sadece ağır vakalarda veya diğer tedavilere dirençli olanlarda kullanılmalıdır. Kontrendikasyonları: Sodyum valproata aģırıduyarlılığı olanlarda, aktif karaciğer hastalığı, kiģisel veya ailesel ağır karaciğer fonksiyon bozukluğu (Child-Pugh C) (özellikle ilaca bağlı), porfiri hikayesi olanlarda, üre siklus bozukluğu olanlarda kontrendikedir. Uyarılar / Önlemler: Hepatotoksisite: Valproik asit ve türevlerini alan bazı hastalarda ölümle sonuçlanan karaciğer yetmezliği ortaya çıkmıģtır. Ġki yaģ altındaki çocuklarda, özellikle birden fazla antikonvülsan alanlarda, konjenital metabolik bozuklukları olanlarda, zeka geriliği ile birlikte ağır nöbet bozukluğu olanlarda ve organik beyin hastalığı olanlarda fatal karaciğer toksisite geliģme riski yüksektir. Bu hasta grubunda Convulex kullanıldığında, aģırı dikkatle ve tek bir ajan olarak kullanılmalıdır. Tedavinin yararları, risklere göre ağır basmalıdır. Bu yaģ grubunun üstünde epileptik hastalardaki deneyim, fatal hepatotoksisite sıklığının yaģlı hastalar grubunda giderek önemli ölçüde azaldığını göstermektedir. Bu durum genellikle tedavinin ilk altı ayı içinde ortaya çıkmaktadır, ciddi veya fatal hepatotoksisite, hastalık hali, zayıflık, letarji, yüzde ödem, iģtahsızlık ve kusma gibi özgün olmayan belirtilerle kendini gösterebilir. Epilepsili hastalarda nöbet kontrolü kaybı da ortaya çıkabilir. Bu tür semptomları olan hastalar yakından izlenmelidir. 2
Karaciğer fonksiyon testleri, tedaviden önce ve tedaviden sonra, özellikle de tedavinin ilk altı ayı esnasında sık aralarla tekrarlanmalıdır. Teratojenite: Valproat nöral tüb defektleri gibi (ör. Spina bifida) teratojenik etkiler oluģturabilir. Buna göre, çocuk doğurma çağındaki kadınlarda Convulex tabletlerin kullanımı, yararın fetusa vereceği zarar riskinden üstün olmasını gerektirmektedir. Bu özellikle kalıcı hasar veya ölüm riski ile genellikle iliģkili olmayan spontan Ģekilde geri dönüģlü olduğu düģünülen durumların tedavisinde önemlidir Pankreatit: YaĢamı tehdit eden pankreatit vakaları, valproat alan çocuklarda ve eriģkinlerde bildirilmiģtir. Vakaların bazıları baģlangıçtaki semptomların hızla ölüme ilerlediği hemorajik pankreatit olarak tanımlanmıģtır. Bu tür vakalar, ilaç kulllanıma baģlandıktan hemen sonra bildirildiği gibi, birkaç yıllık tedaviden sonra da bildirilmiģtir. Karın ağrısı, bulantı, kusma ve/veya anoreksi derhal tıbbi değerlendirme gerektiren pankreatit semptomları olabileceğinden, hastalar ve bakıcıları uyarılmalıdırlar. Pankreatit teģhis edilirse, valproat kesilmelidir. Altta yatan tıbbi durumun klinik olarak endike olduğu Ģekilde alternatif tedavisi baģlatılmalıdır. Üre siklus bozukluğu: Üre siklus bozukluğu (ÜSB), özellikle ornitin transkarbamilaz eksikliği olan hastalarda valproat tedavisinin baģlatılmasını takiben, bazan fatal olabilen hiperamonyemik ensefalopati bildirilmiģtir. Valproat tedavisine baģlamadan önce, üre siklus bozukluğundan Ģüphelenilen vakalarda plazma amonyak düzeyleri incelenmelidir. Valproat tedavisi sırasında açıklanamayan hiperamonyemik ensefalopati geliģen hastalarda, valproat tedavisi kesilmeli ve hemen gerekli tedavi giriģimi baģlatılmalıdır. Semptomsuz olarak plazma amonyak düzeyleri yükselebilir, bu durumda plazma amonyak düzeylerinin yakından izlenmesi gerekir. Yüksek düzeyler devam ederse valproat tedavisinin kesilmesi düģünülmelidir. Diabetik hastalar: Valproat, kısmen keton cisimcikleri Ģeklinde, baģlıca böbrekler yoluyla atılmaktadır: bu da, olası diabetik kiģilerde yapılan idrar testinde yalancı pozitif sonuçlar verebilir. Yaşlılarda sedasyon: Valproat hastalarının anlamlı olarak büyük bir kısmı uyku hali göstermiģtir. Uyku hali gözlenen hastaların bazıları iģtahsızlık ve kilo kaybı ile birliktedir. Bu hastalarda baģlangıçta albümin düzeylerinin daha düģük olduğu, valproat klerensinin daha yavaģ olduğu ve daha yüksek BUN değerlerine sahip oldukları görülmüģtür. Bu nedenle yaģlılarda, beslenme ve sıvı alınımına daha fazla dikkat edilerek, doz artırımı çok daha yavaģ yapılmalıdır. AĢırı uyku hali olan veya yiyecek ve sıvı alımı azalmıģ hastalarda doz azaltılması veya ilacın kesilmesi düģünülmelidir. Trombositopeni: YükselmiĢ karaciğer enzimleri ve trombositopeni dozla iliģkili olabilir. Hastalardaki trombositopeninin, toplam valproat konsantrasyonunun kadınlarda 110 g/ml nin, erkeklerde 135 g/ml nin üzerinde anlamlı bir Ģekilde arttığı görünmektedir. Buna göre doz ayarlaması gerekebilir veya tedavi sonlandırılabilir. Gebelik ve laktasyonda kullanım: Gebelik kategorisi D. Sodyum valproat ile tedavi edilenler de dahil olmak üzere, tedavi gören veya tedavi görmemiģ epilepsili anneden doğan yavrularda, doğumsal anomali insidansının arttığı (fasial dismorfi, nöral tüb hasarı ve özellikle uzuvlarda birden fazla malformasyonlar) bildirilmiģtir. Ġlk trimester esnasında valproat alan annelerin çocuklarında nöral tüb hasarı insidansı %1-2 dir. Yüksek riskteki kadınlarda folat suplemantasyonunun, nöral tüb hasarı insidansını azalttığı gösterilmiģtir. Hamilelik öncesi dozaj tekrar gözden geçirilmelidir ve bölünmüģ dozlarda, etkili en düģük doz kullanılmalıdır. Çocuk doğurma çağındaki kadınlara, gebelik boyunca antiepileptik tedaviyi sürdürmenin yarar ve riskleri bildirilmelidir. Hamileler alfa-feto protein ölçümü, ultrason ve uygunsa diğer tetkiklerle dikkatli bir Ģekilde izlenmelidir. 3
Anne sütü ile besleme: Anne sütünde bulunan valproik asid konsantrasyonu çok düģüktür, toplam maternal plazma düzeylerinin %1 i ila %10 u arasındadır. Valproat alan hastalar tarafından anne sütü ile beslemenin herhangi bir kontrendikasyonu görülmemektedir. Araç ve makine kullanmaya etkisi: Özellikle tedavinin baģlangıcında bazı hastalarda ve diğer antikonvülsanlarla kombinasyonda kognitif fonksiyonlar bozulabilir, bu da hastanın araba kullanma veya herhangi bir makineyi iģletme yeteneğini etkileyebilir. Yan Etkiler / Advers Etkiler: Hepatik: Uyarı bölümüne bakınız Karaciğer yetersizliğinin erken döneminde, klinik semptomlar laboratuvar araģtırmalarından daha fazla yardımcıdır. Ağır veya fatal hepatotoksisite, nöbet kontrolü kaybı, keyifsizlik, zayıflık, letarji, ödem, anoreksi, kusma, karın ağrısı, sersemlik, sarılık gibi genellikle ani baģlangıçlı, özgün olmayan semptomlar Ģeklinde görülür. Bunlar ilacın hemen kesilmesi için birer göstergedir. Hastalara, bu tür herhangi bir bulguyu doktoruna bildirmeleri söylenmelidir. Valproat tedavisi sırasında yükselmiģ karaciğer enzimleri nisbeten sıktır ve genellikle geçicidir ya da dozaj azaltılmasına yanıt verir. Böyle biyokimyasal anormallik gösteren hastalar, klinik olarak tekrar değerlendirilmelidir ve protrombin zamanı gibi karaciğer fonksiyon testleri, bunlar normale dönünceye kadar izlenmelidir. Ancak, özellikle diğer bağlantılı anormalliklerle iliģkili anormal bir Ģekilde uzamıģ protrombin zamanı, tedavinin kesilmesini gerektirir. Aynı metabolik yolu kullandıkları için, birlikte kullanılan salisilat varsa kesilmelidir. Metabolik: Karaciğer fonksiyon testlerinde değiģiklik olmaksızın hiperamonyemi ortaya çıkabilir. Tek baģına ve orta derecede bir amonyemi ortaya çıkabilir, genellikle geçicidir ve tedavinin kesilmesine neden olmaz. Ancak, klinik olarak kusma, ataksi ve bilinç bulanıklığında artma bulunabilir. Bu semptomlar görülürse Convulex CR kesilmelidir. Periferik ödem nadiren bildirilmiģtir. Anormal üre siklusundan Ģüphelenildiğinde (ornitin transkarbamilaz eksikliği), tedavi öncesi amonyak düzeyleri ölçülmelidir. Hiponatremi, uygunsuz ADH sekresyonu, hiperglisemi bildirilmiģtir. Pankreatik: Uyarı bölümüne bakınız Nörolojik: Sedasyon tek baģına valproat tedavisi sırasında da görülmekle birlikte, genelde kombine tedavi sırasında daha sık ortaya çıkmaktadır. Genellikle diğer antiepileptik ilacın düģürülmesiyle hafiflemektedir. Uyku hali, tremor, sersemlik, baģ ağrısı, ataksi, unutkanlık, nistagmus, vertigo, emosyonel düzensizlik, anormal düģünceler, uykusuzluk, sinirlilik,depresyon, anksiyete, psikoz, saldırganlık, hiperaktivite, davranıģsal bozukluk, anormal rüyalar, halüsinasyon, kiģilik bozukluğu, konfüzyon, anormal yürüyüģ, parestezi, hiperestezi, koordinasyonsuzluk, çift görme, konuģma bozukluğu, parkinsonizm valproat tedavisi ile bildirilmiģtir. Tek baģına veya fenobarbital ile birlikte valproat tedavisi sırasında nadiren koma durumu ortaya çıkmıģtır. Nadir durumlarda, karaciğer fonksiyon bozukluğu veya uygun olmayan bir yüksek plazma valproat düzeyleri olmaksızın, valproat monoterapisine baģlanmasından kısa süre sonra, ateģ ile veya ateģ olmaksızın ensefalopati geliģmiģtir. Ġlacın kesilmesini takiben tam bir iyileģmenin tanımlanmasına rağmen, özellikle üre siklus bozukluğu olan, hiperamonyemik ensefalopatili hastalarda ölümler olmuģtur. Valproat tedavisi ile iliģkili geri dönüģlü serebral atrofi ve demans birkaç vakada bildirilmiģtir. Gastrointestinal: Tedavi baģlangıcında en fazla bildirilen yan etkiler, bulantı, kusma ve hazımsızlıktır. Bu etkiler genellikle geçicidir, nadiren tedavinin kesilmesini gerektirebilir. Ġlacın yemeklerle veya yemeklerden sonra uygulamasıyla, bu sorunların üstesinden gelinebilir. Karın ağrısı, diyare, dispepsi, kabızlık, karında gaz oluģumu, 4
hematemez, diģ absesi bildirilmiģtir. ĠĢtah ve kilo artıģı nisbeten sıktır. Daha az sıklıkla iģtahsızlık ve kilo kaybı da bildirilmiģtir. Kardiyovasküler: TaĢikardi, çarpıntı, hipertansiyon, göğüs ağrısı.. Solunum sistemi: Nezle, solunum yolu enfeksiyonu, rinit, burun kanaması, sinüzit, farenjit, bronģit, öksürük artıģı, dispne, pnömoni. Hematolojik: Valproik asid trombosit agregasyonunun ikinci basamağını engeller. Kanama zamanında geri dönüģlü uzama ve sık ortaya çıkan trombositopeni bildirilmiģtir, fakat genellikle önerilen doz düzeylerinin üstündeki dozlarla iliģkilidir. Herhangi bir gereksiz kanama komplikasyonu potansiyeli olmadığından emin olmak için, tedavi baģlangıcında ve ayrıca cerrahi giriģim öncesi uygun kan testleri araģtırılmalıdır. Ekimoz, peteģi bildirilmiģtir. Kendiliğinden berelenme veya kanama, ilacın kesilmesi için bir göstergedir. Nisbi lenfositoz, makrositoz, hipofibrinojenemi, lökopeni, eozinofili, folat eksikliği ile birlikte veya folat eksikliği olmaksızın makrositik anemi, kemik iliği supresyonu, pansitopeni, aplastik anemi ve akut intermittant porfiri. Kas-iskelet sistemi: Miyalji, eklem ağrıları, bacaklarda kramp, sırt ağrısı, kas seğirmesi, kaslarda güçsüzlük, miyasteni. Dermatolojik: Geçici saç kaybı, deri döküntüleri, ıģığa hassasiyet, yaygın kaģıntı, deri kuruluğu, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroz. Endokrin: Menstürasyon düzensizlikleri, sekonder amenore, göğüslerde ĢiĢkinlik, galaktore, parotis bezi ĢiĢmesi. Nedensel iliģkisi belirlenmemiģ polikistik over hastalığı, nadiren bildirilmiģtir. Polikistik over sendromu için kilo artıģı bir risk faktörü olarak dikkatlice izlenmelidir. Ürogenital: Ġdrar inkontinansı, vajinit, dismenore, amenore, sık idrar çıkma, idrar yolu enfeksiyonu. Özel duyular: ĠĢitme kaybı geri dönüģlü veya geri dönüģsüz olarak nadiren bildirilmiģtir ve bununla ilgili nedensel bir iliģki belirlenememiģtir. Kulak ağrısı, kulak çınlaması, orta kulak iltihabı, görme bulanıklığı ve tat duyusu değiģikliği bildirilmiģtir. Diğer: Anafilaksi, ekstremitelerde ödem, lupus eritematosus, kemik ağrısı, bradikardi, kutanöz vaskülit ve ateģ. BEKLENMEYEN BĠR ETKĠ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAġVURUNUZ. İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşmeler: Birçok diğer ilaç gibi, sodyum valproat nöroleptiklerin, monoaminoksidaz inhibitörlerinin ve diğer antidepresanların etkilerini güçlendirebilir. Valproatın enzim indükleyici etkisi, diğer bazı antikonvülsanlarınkinden daha azdır ve oral kontraseptif ajanlarla bir sorun teģkil etmez. Antikoagülanlarla ve antikoagülan özelliği olan ürünlerle (salisilatlar ve varfarin gibi) uygulamada dikkat edilmelidir. Asetilsalisilik asit, plazma proteinlerine bağlanma yerinde valproat ile yer değiģtirebilir ve daha yüksek serbest valproat düzeylerine neden olur. Valproat, varfarinin proteinlere bağlanmasını azaltabilir, fakat klinik olarak önemli etkilere yol açmayabilir. Klonazepam ile birlikte kullanıldığında, absans tipi nöbeti olan hastalarda, absans statusu oluģabilir. Fenitoin düzeyleri valproat tarafından etkilenebilir ve bunların plazma düzeyleri izlenmelidir; toplam düzeylerde bir baģlangıç azalmasını takiben, özellikle serbest formu artabilir. Fenobarbital ile birlikte kullanıldığında, fenobarbital kan konsantrasyonunu yükseltebilir; mümkün olduğunda fenobarbitalin dozajı azaltılmalıdır. Valproat, lamotrijin metabolizmasını inhibe edebilir ve yarılanma ömrünü uzatır; birlikte kullanıldığında lamotrijin dozu azaltılmalıdır. Diğer antikonvülsanlarla birlikte kullanıldığında dozaj ayarlaması gerekebilir. 5
Simetidinin (fakat ranitidin değil) ve eritromisinin valproat yarı ömrünü uzatabildiğine ve valproat klerensini azaltabileceğine ve ayrıca meflokinin valproat serum düzeylerini azaltabileceğine dair bulgular vardır. Valproat emilimi kolestiramin varlığında azalabilir. Kullanım Şekli ve Dozu: Convulex CR tabletler oral uygulama içindir. Convulex CR sodyum valproatın uzatılmıģ salımlı bir formülasyonudur, doruk konsantrasyonlarını düģürür ve gün boyunca daha emin plazma konsantrasyonları sağlar. Convulex CR günde bir veya iki kez verilebilir. Convulex CR tabletler yarıya bölünebilir, fakat ezilmemelidir. Tabletler bir miktar sıvı ile birlikte veya yiyeceklerden sonra alınmalıdır. Günlük dozaj ayarlamaları yaģa ve vücut ağırlığına göre değiģir. Monoterapi: Erişkinlerde: Dozaj günlük 500-600 mg ile baģlamalıdır, nöbet kontrolüne ulaģılıncaya kadar üç günlük aralarla dereceli olarak artırılarak devam edilir. Genellikle dozaj, vücut ağırlığına göre 20-30 mg/kg Ģeklinde, günde 1000-2000 mg aralığındadır. Bu doz aralığında yeterli nöbet kontrolüne ulaģılmadığında, doz günde 2500 mg a kadar artırılabilir. 20 kg ın üstü çocuklarda: BaĢlangıç dozajı, nöbet kontrolüne ulaģılıncaya kadar, aralıklı artıģlarla 250-300 mg/gün (kilo dikkate alınmaksızın) olmalıdır; bu genellikle vücut ağırlığı baģına günde 20-30 mg/kg aralığı içindedir. Bu doz aralığında yeterli nöbet kontrolüne ulaģılmadığında, doz günde 35 mg/kg a artırılabilir. Yaşlılarda: Valproat farmakokinetiği yaģlılarda değiģmesine rağmen, bunun klinik önemi sınırlıdır ve dozaj nöbet kontrolüyle belirlenmelidir. Yeterli nöbet kontrolüne ulaģılan hastalarda, Convulex CR formülasyonlar eģdeğer günlük dozaj bazında, konvansiyonel ya da modifiye salım formülasyon Ģeklindeki diğer valproik asid ve sodyum valproat içeren preparatlarla değiģtirilebilir. Kombine tedavi: Halihazırda diğer antikonvülsanlarla tedavi gören hastalarda Convulex CR baģlanırken, bu antikonvülsanların dozu yavaģca dereceli olarak azaltılmalıdır; daha sonra yaklaģık 2 hafta sonra hedef doza ulaģılacak Ģekilde Convulex CR tedavisinin baģlatılması, kademeli olarak yapılmalıdır. Fenitoin, fenobarbital ve karbamazepin gibi karaciğer enzim aktivitesini artıran antikonvülsanlarla kombine olarak kullanıldığında, belli vakalarda dozu 5-10 mg/kg/gün Ģeklinde artırmak gerekebilir. Enzim indüksiyonu yapan ilaç kesildiğinde, nöbet kontrolünün devamlılığı için, Convulex CR dozunun azaltılması gerekebilir. Barbitüratlarla birlikte verilmeye baģlandığında ve özellikle sedasyon görüldüğünde (özellikle çocuklarda) barbitürat dozu azaltılmalıdır. Not- 40 mg/kg/gün dozundan daha büyük dozlar gereken çocuklarda, klinik kimya ve hematolojik parametreler izlenmelidir. Optimum dozaj, esas olarak nöbet kontrolü ile belirlenmelidir ve rutin plazma düzeylerinin ölçülmesi gereksizdir. Ancak, plazma düzeyi ölçümleri, nöbet kontrolünün zayıf olduğu durumlarda veya yan etkilerden Ģüphelenildiğinde yardımcıdır. Doz Aşımı ve Tedavisi: Kazaen veya intihar amaçlı aģırıdoz valproat vakaları bildirilmiģtir. Maksimum terapötik düzeylerin 5 ila 6 katına kadarki plazma konsantrasyonlarında bulantı, kusma ve baģ dönmesinden baģka herhangi bir semptoma fazla rastlanmaz. Maksimum terapötik düzeylerin 10 ila 20 katına kadar olan plazma konsantrasyonları gibi çok aģırı dozda, ağır SSS depresyonu olabilir ve solunum bozulabilir. Ancak semptomlar değiģken olabilir ve çok yüksek plazma düzeylerinin varlığında nöbetler bildirilmiģtir. Büyük miktarda aģırı dozu takiben ölümler ortaya çıkmıģtır. Genellikle 6
kusturma, gastrik lavaj, solunum yardımı ve diğer destekleyici giriģimlerle tedaviyi takiben tam iyileģme meydana gelmektedir. Saklama Koşulları: 25 o C nin altında, oda sıcaklığında, ıģıktan koruyarak ve kuru yerde saklayınız. ġiģe sıkıca kapatılr. KırılmıĢ tabletler ĢiĢede saklanır. Ticari Takdim Şekli ve Ambalaj Muhtevası: Convulex CR 500 mg Tablet, 30 ve 50 tabletlik ĢiĢelerde. Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri: Convulex CR 300 mg Tablet, 50 tabletlik ĢiĢelerde. Convulex 150 mg Kapsül, 60 kapsüllük blister ambalajlarda Convulex 300 mg Kapsül, 60 kapsüllük blister ambalajlarda Convulex 500 mg Kapsül, 60 kapsüllük blister ambalajlarda Convulex 50 mg/ml Pediyatrik Ģurup, 100 ml lik ĢiĢelerde Ruhsat Sahibi: Liba Laboratuarları A.ġ., Otağtepe Cad. No:5 81610 Kavacık- Anadoluhisarı / Ġstanbul Ruhsat Tarih ve No: 17. 06. 2003-114/9 Üretim Yeri: Gerot Pharmazeutika GmbH, Arnethgasse 3, 1160 Viyana, Avusturya Reçete ile Satılır. Prospektüs onay tarihi: 16.10.2006 7