TEKNOLOJK KÜLTÜR VE FELSEFENN SONU *



Benzer belgeler
HEIDEGGER N VARLIK TARHYLE HESAPLAMASI Bulem Ermi

Yavuz HEKM. Egekons Prefabrike Metal Yap San. Tic. Ltd.!ti. ve. Hekim Gemi n$a A.!. Firmalarnn Kurucusu ve Yönetim Kurulu Ba$kan.

NSAN HAKLARI DÜÜNCESNN GELM

Mali Yönetim ve Denetim Dergisinin May s-haziran 2008 tarihli 50. say nda yay nlanm r.

KURUMSAL T BAR YÖNET M PROF. DR. HALUK GÜRGEN

Bölüm 8 Ön Ürün ve Hzl Uygulama Gelitirme. 8lk Kullanc Tepkileri. Dört Çeit Ön Ürün. Ana Konular. Yamal Ön Ürün. Ön Ürün Gelitirme

PARAMETRK OLMAYAN STATSTKSEL TEKNKLER. Prof. Dr. Ali EN ÖLÇEKLER

. KUÇURAD NN NSAN HAKLARI GÖRÜÜ

KANT TA VE SCHOPENHAUER DE KENDNDE EY (DING AN SICH) KAVRAMI Çetin Türkylmaz

V.A.D. Yaklamnn avantajlar. Ünite 9 Veri Ak Diagramlarnn Kullanm. Ana Konular. Temel semboller. Harici Varlklar. Veri Ak Diagramlar

BÖLÜM 2 D YOTLU DO RULTUCULAR

Proje Döngüsünde Bilgi ve. Turkey - EuropeAid/126747/D/SV/TR_ Alina Maric, Hifab 1

Ö RENME FAAL YET DOSYALAMA LEMLER AMAÇ ARA TIRMA Genel Bilgiler

Sosyal Değişime Destek: Yeni Kitle Kaynak Araçları Anketi

Ölçek Geli tirme Çal malarnda Kapsam Geçerlik ndeksinin Kullanm

KIRSAL ÇEVRE ve ORMANCILIK SORUNLARI ARATIRMA DERNE The Research Association of Rural Environment and Forestry

2 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir:

MAT223 AYRIK MATEMATİK

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır.

Sigorta irketlerinin Yaps ve Aktüerin Rolü. Aktüerler Derneği Nisan 2010

Endüstri Meslek Lisesi Örencilerinin Yetenek lgi ve Deerleri le Okuduklar Bölümler Arasndaki li"ki

1) 40* Do?u boylam?nda güne? 'de do?ar ise 27* do?u boylam?nda kaçta do?ar?

EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ. 3. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL

Anketler ne zaman kullanlr? Ünite 6 Anketlerin Kullanm. Temel Konular. Soru Tipleri. Açk-uçlu ve kapal anketler. Anketler. Anketler de0erlidir, e0er;

S = {T Y, X S T T, S S} (9.1)

Sa lk Ekonomisi. Berk KÜSBEC Bozok Üniversitesi Berk KÜSBEC (BOZOK) KT / 18

Pozitivist Yaklamn Eitim Yönetimi Alanna Yansmas, Alana Getirdii Katk ve Snrllklar

Görsel Tasar m. KaliteOfisi.com

Cebir II 2008 Bahar

Snf Öretmenlerinin Kendi Mesleki Yeterliklerine likin Görüleri: Genel Bir Deerlendirme. Dr. Halil Yurdugül Ali Çakrolu Mesude Ayan


Ulusal Eylem Planı, ne kadar planlı?

PORTER MODEL: ULUSLARARASI REKABET ÖZLEM ÖZ ODTÜ LETME BÖLÜMÜ

novasyon KalDer zmir ubesi 8. Mükemmellii Aray Sempozyomu zmir, 18 Nisan 2007 irin Elçi Technopolis Türkiye Direktörü Teknoloji Yönetim Dernei Bakan

VB de Veri Türleri 1

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni


Milton FRIEDMAN Rose D.FRIEDMAN TOPLUMSAL YAAMIN VE DÜÜNCENN DÖNÜÜMÜ * Çeviri: Gülsün G.YAY

FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ

ETMDE YABANCILAMA OLGUSU VE ÖRETMEN: LSE ÖRETMENLER ÜZERNE SOSYOLOJK BR ARATIRMA

Kazandran Uygulamalar

MER A YLETRME ve EROZYON ÖNLEME ENTEGRE PROJES (YENMEHMETL- POLATLI)

ktisadi Büyüme Paul M. Romer Bileik Büyüme Oranlar

Tangram Etkinlii ile Çevre ve Alan Hesab *

S. KERKEGAARD ve J.P. SARTRE IN VAROLUÇULUK ANLAYILARININ KARILATIRILMASI

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

f 1 (H ) T f 1 (H ) = T

Çarpm ve Bölüm Uzaylar

T.C KÜLTÜR VE TURZM BAKANLII Strateji Gelitirme Bakanl!"! (1. sayfa) ZEYLNAME

Neden Tarih Öretiyoruz?

3 1 x 2 ( ) 2 = E) f( x) ... Bir sigorta portföyünde, t poliçe yln göstermek üzere, sigortal saysnn

Bir torbada 6 beyaz 5 krmz ve 4 siyah bilye vardr. Torbadan rastgele çekilen 3 bilyenin a) Üçünün de beyaz olma olasl" b) Üçünün de ayn renkte olma

philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi

2. Senkron motorla ayn milde bulunan uyart m dinamosunu motor olarak çal rarak yol vermek.

BÖLÜM 3. A. Deneyin Amac

PC Bu Should Windows 8 Run Ve miyim?can Your PC Run Windows 8, And Should It?

irketlerde Kriz Yönetimi

Belirli Gerilim Snrlar Dahilinde Kullanlmak Üzere Tasarlanm Elektrikli Teçhizat ile lgili Yönetmelik (73/23/AT)

Eğitim Psikolojisi. Ed törler: Prof. Dr. Yaşar ÖZBAY Prof. Dr. Serdar ERKAN. 6. Baskı

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ- FELSEFE DOKTORA PROGRAMI BİLGİ PAKETİ

Fotoğraf makinesi alma kılavuzu

Terapötik ileti imin bile enleri;

Matematiksel denklemlerin çözüm yöntemlerini ara t r n z. 9. FORMÜLLER

GR DÜZEYNDEK SINIF ÖRETMEN ADAYLARININ ÖRETMEN KAVRAMINA LKN LER SÜRDÜKLER METAFORLAR. Ahmet SABAN *

#$% &'#(# Konular. Bits of Information. Binary Özellikler Superimposed Coding Signature Formation Deerlendirme

YAPI KRED EMEKLLK A.. GELR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVZ) EMEKLLK YATIRIM FONU 2003 YILINA LKN YILLIK RAPOR

Y = 29,6324 X 2 = 29,0871 X 3 = 28,4473 y 2 = 2,04 x 2 2 = 0,94 x 2 3 = 2,29 yx 2 = 0,19 yx 3 = 1,60 x 2 x 3 = 1,06 e 2 = 0,2554 X + 28,47 X 3-0,53

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

Matematik Ve Felsefe

MC 311/ANAL Z III ARA SINAV I ÇÖZÜMLER

Fen Eitimi Ve Yaratclk

(i) (0,2], (ii) (0,1], (iii) [1,2), (iv) (1,2]

V. Descartes ve Kartezyen Felsefe

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER *

,$( -./(,$( 0$0$ (,$(

IRROMETER NASIL ÇALIIR...

Yrd.Doç.Dr. BERFİN KART

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ KISIM FELSEFENİN AMAÇLARI VE DEĞERLERİ 7

TIBB BEYAN. mza Tarih Ebeveyn ya da Velinin mzas Tarih

2013 YILI II. SEVYE AKTÜERLK SINAVLARI FNANS TEORS VE UYGULAMALARI ÖRNEK SINAV SORULARI

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

ÖZEL E T M VE REHAB L TASYON MERKEZLER NDE ÇALI AN E T MC LER N MESLEK YETERL L K ALGISI LE DOYUMLARININ NCELENMES. S.Barbaros YALÇIN Haf z BEK

tarafından hazırlanan bu iyeri yönetmelii tüm irket çalıanları için geçerlidir.

T.C. M LLÎ E T M BAKANLI I Talim ve Terbiye Kurulu Ba kanl YANGIN E T M KURS PROGRAMI

2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetiim Sempozyumu Ekim 2007, zmir

ÖZELL?KLER? Sosyal etkile?imde yetersizlik. Göz konta??nda s?n?rl?l?k. Ortak ilgide s?n?rl?l?k. Ba?kalar?n?n yapt???na ilgisizlik

DÜÜNCE KALTES NASIL GELR?

THOMAS ALVA EDISON UN BETONARME EV PATENT VE TOPLU KONUT YAPIMINI BALATMA GRM. Özet

Transkript:

TEKNOLOJK KÜLTÜR VE FELSEFENN SONU * Michael Zimmerman, TULANE ÜNVERSTES Yllardr çeitli filozoflar felsefenin sonunu ilan etmekteler. Bu, tarihsel bilincin gelimesinin bitiinin Hegel in sistemi oldu-unu iddia eden Hegelcileri de kapsar. E-er felsefe mutlak Geist n tarihinin sergisi olarak belirlenirse, felsefe Hegel in çalmasnda (Geist n) kendi kendini sergilemesiyle sonlanr. Felsefeyi dünyay kavramak için sadece bir giriim olarak belirlersek, Marksistler de felsefenin sonlanmakta oldu-unu iddia ederler. Söylendi-i üzere, felsefe dünya içinde insano-lunun yerini bulmak için onu yorumlamay aratrmaktadr. Ama amaç, gerçek insan özgürlü-üne bir yer oluturmak için dünyay deitirmektir. Martin Heidegger de felsefenin sonlanmakta oldu-unu söylemekte; gerçekten baz yazlarnn son çevirisi Felsefenin Sonu 1 bal-n tar. Heidegger e göre felsefe, Platon ile balayan ve Nietzsche ile sonlanan öznel metafiziksel düünmeyle özdetir. Bu çeit bir düünmenin, tüm varlklarn daha fazla Güç için insano-lunun dürtüsünü arttran yeteneklerine göre de-erlendirildi-i teknolojik bir dünyay mümkün kld- söylenir. Bir kere öznel düünmeyi insano-lu için tüm eylerin ölçüsü hâline getirmek mümkün olursa, öznel düünme (Heidegger de felsefe) baka gelime olanaklarna sahip de-ildir. Bu makalede, felsefenin sonunu iki ekilde (her ikisi de teknolojik kültür ile ilikisinde) ele alaca-m. lk olarak, daha detayl bir biçimde Heidegger in felsefenin sonu ile ne ima etti-ini ve bu felsefenin teknolojik kültüre nasl neden oldu-unu düünece-im. kinci olarak, felsefenin bir kültür eletirisi olarak anlalabilece-ini ve teknolojik kültürün eletiri ya da düüncede bir yere sahip olmad-n göstermeye çalaca-m. Bu nedenle, profesyonel felsefe, ço-unlukla kendisinde teknik bir disiplin hâline gelmekte; kültürel bir kurum olarak felsefe, kültürünün taleplerini yanstr hâle gelmektedir. Heidegger in felsefenin sonu tartmalar sonraki yazlarna yaylmtr, fakat onlar (tartmalar), onun geni Nietzsche 2 çalmasnn * Research in Philosophy & Technology-Volume 2, JAI Press Inc., 1979, ss.137-145. 1 Çev: Joan Stambaugh (New York: Harper & Row, 1973). 2 (Pfullingen: Günther Neske, 1961). 1

ikinci cildinde göze çarpan bir ekilde önemli bir rol oynarlar. Burada, o (Heidegger) felsefe tarihinin yönünün kaçrld-n ve böylece temel metafizik olanaklarnn bitirildi-ini iddia eder. 3 Böyle bir iddiaya ilk tepki, onun saçma oldu-unu söylemek olabilir, çünkü Kant döneminden bu yana ve özellikle son zamanlarda metafiziksel düünme saldr altnda olmasna ra-men- metafizik, ölümden geri dönmektedir. Hatta bugün bile, metafizikçi olarak düünülen ve yeni sistemin yarn ne ortaya çkaraca-n söyleyen kiiler vardr. Fakat Heidegger metafizik yazlarn görünmeye devam edece-ini reddetmez; onun iaret etmek istedi-i udur: burada artk, (onun felsefeyle bir tuttu-u) metafizik ile farkna varlan herhangi temel olanaklarn kalmad-dr. 4 Hegel ve Nietzsche nin metafiziksel düünmeyi mantksal sonuca getirdikleri/tadklar söylenir; ça-da metafizikçiler sadece varolan kartlar kartrrlar. Heidegger in, Hegel ve Nietzsche nin metafizi-in olanaklarn tüketti-ini söylediklerinde ne ima etti-ini ksaca inceleyelim. Öncelikle, metafizi-in (felsefenin) Heidegger e göre felsefe öncesi olan sadece Pre-Sokratiklerle deil fakat ayn zamanda Platon ile balad-na Heidegger in inand-na dikkat etmeliyiz. Çünkü Platon Pre-Sokratik varlk görüünü (kendi kendine meydana çkan ve kendi kendini geçindiren var olan olarak) öznelcili-in ilk formuna dönütürdü. Felsefe bu öznelci dönü ile tam/do-ru balar. Felsefe tarihi insano-lunun mutlak gerçeklik ölçütünü ve tüm var olanlarn de-erini, kendi projelerini ve arzularn gerçekletirerek kendini nasl sonlandrd-nn hikayesi olan öznelcili-in parlak baarsnn tarihidir. Heidegger in tartmal Platon yorumu, Platon un ilk filozof (öznelci düünür) oldu-unu söyler çünkü o, Formlarn (mutlak Varlk) aç-a çkmasn onlar gözlemleyenin bu formlar nasl algladna ba-lar. 5 O zamandan beri, felsefe sadece Varlk olarak Varlk la de-il, fakat ayn zamanda varlklarla ve özellikle de bir varlkla, insanla ve insann varlklarla nasl ilgilendi-iyle de ilgilenir. Descartes n düüncesi modern öznelcilik için çok önemlidir, fakat onun baard- ey, sadece Platon tarafndan açlan bir ufuk ile olanakldr. Descartes n baars, insan tüm eylerin gerçekli-ini ve hakikatini 3 A.g.y., s.201. 4 A.g.y. 5 Martin Heidegger, Plato s Doctrine of Truth, çev: John Barlow, in Philosophy in the Twentieth Century, vol. II, editör: William Barrett ve Henty D. Aiken (New York: Harper & Row, 1971), ss. 173-192. 2

sorgulayan mutlak ölçüt, Özne, ego cogito yapmasdr. Descartes, insan Do-a nn sahibi ve efendisi hâline geldi-inde ve gerçekten özerk oldu-unda, üphe edilemez yarglarn olumas için mutlak kesin bir temel kefetmesi gerekti-ini gösterir. Özne nin kendi kesinli-ine sa-lam temel olmasn ve tüm yarglarn kendi geçerlilikleri açsndan de-erlendirilmesi gerektirildi-i ölçütünün aç-a çkartlmasna neden olan ey, Descartes n dahasdr. Bizler Descartes n düüncesinin sonuçlarna alknz. Dünya aslnda matematiksel bir alan olarak gözlemlenebilir hâle gelir. Gerçek olan ey, bilinebilir eydir; bilinebilen ey de, açk, seçik ve kesinlikle bilinebilendir; ve sadece matematiksel olan bu ekilde bilinebilir. Tabi ki, bilinebilen ey denetlenebilen eydir. Descartes, evreni kendi isteklerimize göre düzenlenmi ya da sunulmu bir alan olarak gözlemleme olanaklarn açar. Bilgi Gücü getirir. Heidegger Descartes n felsefesinin unlar baard-n söyler: Bir bütün olarak varlk ve tüm eylerin bilinci, tüm kesinli-in sa-lam bir temeli olarak insan öznelli-inin kendi bilinçlili-ine yol gösterir. Gerçe-in hakikati bundan böyle özne vastasyla anlalan ve onun için atlan ve ona kar ertelenen ey gibi nesnellik olarak belirlenir. Gerçekli-in hakikati, önümüzde hazr/mevcut olann (Vorgestelltheit) aracl- ve Özne nin ortaya çk içindir. 6 Heidegger e göre, Kartezyen düüncesinde insan hâlâ bir yaratlan oldu-u sürece tam olmayan Descartes n öznelcili-inin olanaklarn gerçekletirmeyi aratrd. Fakat Hegel insan tanr-benzeri olarak yorumlar. nsann entelektüel gücü artk sonlu yarat-nki gibi de-ildir; aslnda insan daha çok kendisini mutlak Geist n kendi kendisini aç-a çkard- bir yer (alet) olarak görür. nsan, kendi bilinçlili-i baarma sürecindeki bir Evren dir. nsan tüm eylerin merkezi hâline gelir ve tüm eyler, bilinçlili-in tarihsel gelimesine nasl uydu-una göre yorumlanr ve açk bir ekilde ifade edilir. Fakat Heidegger in ifade etti-ine göre, Hegel in düüncesi -hatta o, bir anlamda öznelcili-i bir sona götürmesine ra-men- öznelci düüncenin olanaklarn tüketmez, çünkü Hegel in düüncesi temel olarak reflektif/yanstcdr (Marx n daha iyi bir ekilde gösterdi-i üzere). O (Hegel in düüncesi) öznelcili-in mantksal sürecini (metafizik ve felsefe) tamamlamak için Nietzsche nin Güç steminin öznelcili-ine gereksinim duyar. Heidegger e göre, Nietzsche varlklarn sadece insann Gücü nü 6 Heidegger, Nietzsche, vol. II,s.129. 3

arttrma için de-erli oldu-u anlamnda gerçek (geçerli, anlaml) oldu-unu iddia eder. Descartes n düüncesinin sadece en uzak anlatm olan Nietzsche nin düüncesi, insann kendi ihtiyaçlarn mutlak olarak yorumlad- ça-a girdi-ini belirtir ve bütün Evrene bu ihtiyaçlarn doyumunda tüketilmesi gereken ham bir madde olarak bakar. Heidegger, Nietzsche ve Modern Ça-la ilgili olarak unlar söyler: Öznellik, sadece her snrdan snrsz de-ildir; imdi o, her çeit snrlandrma ve hudut çizmeye göre düzenlenir. Öznenin öznelli-i sadece varlk içindeki insann pozisyonunu ve özünü de-itirmez. Tersine bir bütün olarak varlk zaten öznenin kayna-n ald- ey vastasyla, varl-n hakikati vastasyla di-er durumu deneyimlemektedir. Böylece modern insan tarihi sadece yeni ba-lamlar ve eylem alanlar ile de-il, insan-varl-nn Özne ye dönüümü ile kavranr, çünkü tarihin yönü kendi kendine farkl bir ey hâline gelir. Açkça, her ey sadece gizlenmemi bir dünya, aratrlan bir dünya, açklanan bir dünya, düzenlenen bir dünya ve insano-lunun kendi kendisini açt- ve açmann sonucu olarak kendi kendini yayd- ve donuklatrd- ve özünü kaybetti-i, egemen olunan bir dünyadr. Fakat böylece hakikatte ilk olarak insanl-n koulsuz öznelli-inin belirlenmesine göre temel özellikleri çizilir. 7 Modern ça-n mutlak öznelli-i, Nietzsche tarafndan belirtildi-i üzere, metafiziksel-felsefi düünmenin olanaklarn tüketir, çünkü insan imdi tüm eylerin mutlak ölçütü hâline gelir. Hiçbir ey akn de-ildir, hiçbir ey ebedi de-ildir, hiçbir ey insann hüküm alannn ötesinde de-ildir. Leo Strauss, di-er bir ba-lamda Heidegger i destekler. Strauss unlar söyler: Nietzsche den sonra, güç istemi felsefesinde esas güçlük, sonsuzluk düüncesinden vazgeçmeye neden oldu. Modern düüncede, en radikal tarihselcilikte yani sonsuzluk düüncesine ilgisizli-i açkça knamada, en yüksek kendi bilinçlilik olan sonuna ular. Çünkü kaderi yenmek, do-ann sahibi ve efendisi hâline gelmek, kesinlikle mutlak olma giriimi için, sonsuzlu-u unutmak ya da insann en derin arzularndan ve hemen ilk sorundan uzaklamak balangçtan beri modern insann ödemesi gereken bir ücrettir. 8 Mutlak düünce ve nedensiz akl dönemi Hegel in düüncesiyle sonlanmasna ra-men, Nietzsche nin metafizi-i modern insann sadece dünyay yapmakla ve kendisini açk hâle getirmekle de-il fakat ayn 7 A.g.y., s.199. 8 Leo Strauss, What is Political Philosophy?, (Glencoe: The Free Press, 1959), s.55. 4

zamanda onun (insann) taleplerini yerine getirmek için onu (dünyay) zorla yönlendirmekle de ilgili oldu-unu gösterir (baknz Marx, Dewey). Heidegger e göre Nietzsche en son metafizikçi ve en son filozoftur, çünkü felsefe tarihi, en azndan potansiyel olarak insann mutlak egemenlik amacn baarmasyla sonlanmaktadr. Bat düüncesinin amac olan özgürlük, insann arzulad- ekilde dünyay yok eden özgürlük olarak kazanlr. Heidegger felsefeyi Bat fenomeni olarak görür; sadece Batl insann düüncesi dünyay, insano-lunun Gücünün artmas için ham madde kayna- olarak görerek sonlanmaktadr. Böylece Ren Nehri hidro-elektrik gücü, Rocky da-lar da killi kistten elde edilmi petrol rezervleri olarak ortaya çkarlr. Dünyann kalannn imdi Batlam hâle gelmesi sadece dünyay kavramamzla serbest braklan en büyük gücü gösterir; bizimkilerden farkl olan kültürler ilkel ve bo inançlara inanan olarak yorumlanr ve genellikle onlara zarar verilir, daha sonra onlar (bu kültürler) insanlarn iyilemeleri için yeniden ekillendirilir. Fakat Heidegger felsefenin sonlanmakta oldu-unu söylemekle düüncenin sonlanmakta oldu-unu söylemez. Gerçekte insann Varl- hakkndaki temel düünce hatta henüz balamad bile. 9 Bu yeni düünce formunun almak zorunda oldu-u ey, e-er felsefe-bilim-teknolojinin öznelci düüncesinin ötesine geçerse açk olamaz. Fakat Heidegger yeni yolun varlklarn olmasna izin veren, yani onlarn kendilerini tüm güçlü Özneler için sadece obje olarak de-il, kendi varl-nda ve de-erinde kendilerini belirtmesi/açmas gerekti-ini gösterir. Evreni aç-a çkartma, Gücümüzün art için bilinebilen ve kontrol edilebilen kaynak sahas olarak belirlenirse, felsefe bütünüyle rasyonel teknoloji dünyasn mümkün hâle getirme amacna ulat- sürece onun sonlanabilece-ini görmekteyiz. Böylece teknoloji matematiksel fizik ve insano-lunun ve Do-ann kontrolüyle birletiren tüm çeitli teknikler olarak belirli teknoloji örneklerini olanakl klan dünyay anlamaya karlk gelip. Fakat felsefenin kültürü eletiren ve ileri süren bir fonksiyona sahip oldu-u da söylenebilir. Buna karlk, teknolojik kültür kendini-yanstmak için bir gereksinme duymad- sürece felsefenin bu önemli amacnn sonlanmas da ortaya çkacaktr. Teknolojik kültürün dünyay anlama yolunun sadece rasyonel (do-ru) bir biçimde oldu-u üphesizce kesindir. Teknolojik 9 Karlatrnz Martin Heidegger, What is Called Thinking?, çev: Fred D. Wieck and J. Glenn Gray (New York: Harper & Row), 1972). 5

kültürün ilenmeye hazr güçleri dünyay anlamann ve dünya ile çalmann di-er yollarnn en iyi hâlde artc, en kötü hâlde anlamsz olarak yönünü de-itirdi-i böylesi acayip sonuçlar elde eder. Amerikallara göre anlalmas en güç ey, dünyann teknik anlamasn tarafsz bir anlama olmad-dr; o sadece politik ve sosyal projelerimiz için hizmetçi görevini yapan teknikleri sa-lamaz. Jürgen Habermas n iaret etti-i üzere, teknoloji bir çeit ideolojidir. nsana pasif bir hizmetçi olmaktan çok uzak olan o (teknoloji) kendisinin sonu hâline gelir. 10 Gerçek politik eylem (praxis) yava yava, teknolojik dünyann kendi kendini yükseltme eylemi karsnda gücünü ve anlamn kaybeder. Bir zamanlar toplumun egemen yaplar olan sosyal ve politik kurumlar, teknolojinin kendi kendisine yetki verme etkinli-i içinde uygun yer bulmak için hzl bir biçimde yeniden belirlenmi hâle gelir. Bu kültürün baarlarn iyi bildi-imiz ve çok daha fazla Güç oluturmaya kendimizi kaptrd-mz için, biz Amerikallar teknolojinin ideolojik karakteriyle ço-unlukla kör edilmekteyiz. Bize göre, bilim ve teknolojik becerilerin eletirisi, insan yaamnn yüceltilmesini anlad-mz bir Süreç in eletirisidir. Son zamanlara kadair ço-umuzda Do-ann bütün kontrolünde her denemenin, felaket olaca- kant olumad. Marksist ve Freudçu düünceyle iliki kurdu-u için, bu ülkedeki profesyonel felsefeciler tarafndan ço-unlukla reddedilen Herbert Marcuse, modern dünyann do-ru totoliterizminin açk bir ekilde politik olmad-, çünkü politikann çoktan beri çok uluslu anonim irketlerin hemen hemen zapt edilemeyen güçlerini ve gerçekte kavranlmaz olana uygun olarak böylesi büyük kartelleri içinde bulunduran teknolojik kültürün ard arkas kesilmeyen isteklerini boyun e-erek selamlad- (düüncesinde) hem Habermas hem de Heidegger ile hem fikirdir. Teknoloji sadece teknolojik aratrmalar tarafndan mümkün hâle getirilen belirli becerilerden bahsetmez, fakat daha çok teknolojinin kendi kendini ayarlama amaçlarna uygun olarak dünyay hakim olunacak ve kendi çkarlar için kullanlacak bir yer olarak gören öznelci tutumun da ismini koyar. nsan varl- dünyann bir parças oldu-u sürece onlar ve belki de onlarn büyük ço-unlu-u da kontrol edilmelidir çünkü onlar önceden bilinemezler ve bu yüzden teknolojik devletin sorunsuz fonksiyonlarna potansiyel olarak çok zararldrlar. Böylece modern endüstriyel devlet aslnda totaliterdir, çünkü o aslnda mal 10 Jürgen Habermas, Toward a Rational Society: Student Protest, Science and Politics, çev: Jeremy Shapiro (Boston: Beacon Press, 1970), ss.81-122. 6

(eya) olarak baklan ve böylece de onlar için düünülen ve teknolojinin ihtiyaçlarna dayandrlan yoldan baka bir ekilde varoluunu alglayamayan insan varlklar üretir. Gerçekte, yaamn imdiki ekline (tarzna) alternatifler irrasyonel ya da uygulanamaz olarak reddedilir. Hatta devrimler ve ayaklanmalar kolaylkla sisteme de-iiklik yanlsamas üreten yenilikler olarak dahil edilir. 11 Teknolojik kültür tüm aktivitelerini kendisini güçlendiren ve arttran de-imezli-e aktmay amaçlar. Bu noktaya ulancaya kadar, egemenlik -özgürlük ve refah görünüünde- kiisel ve toplumsal varoluun tüm alanlarna uzar, tüm otantik kartlklarla bütünleir, tüm alternatifleri içine çeker. Toplumun, do-ann, zihin ve bedenin, bu evrenin savunulmas için daimi bir seferberlik durumunda tuttu-u tamamen totaliter bir evren yaratarak, teknolojik aklclk daha iyi bir egemenli-in büyük bir amac hâline getirdi-i için, o politik karakterini gösterir. 12 Teknolojik hâle gelen bir kültür olarak anlald- için Amerika Birleik Devletleri nde profesyonel felsefecilerin rolü nedir? Pragmatik hareketin vefatndan sonra, Amerikan felsefesine, hemen hemen tamamiyle ngiliz üniversitelerindeki gelimelerle yol gösterildi. ngiltere de yüzyln dönüünü söylemek haricinde bu tarihi (dönemi) hatrlamaya ihtiyaç yoktur, ar idealizme kar bir tepki vard ve felsefenin artk düünce sistemi oluturmak için aratrma yapmad-, fakat ya gerçek bilgiyi elde etmek için sadece geçerli bir yol olan bilimin hizmetçisi olmas gerekti-i ya da dikkatli ve yöntemsel dil analizi: felsefi dilsel vastasyla kendi kendini mümkün oldu-u kadar bilimsel hâle getirdi-i inanc ortaya çkt. ngiltere de ve Amerika Birleik Devletleri nde felsefi ihtiam günlerinin son oldu-u söylenir ve aslnda ayn nedenler, tpk felsefenin sonunun Heidegger in ilannn temelinde bulundu-u gibi, bu ilann temelinin altnda yatar. Yani öyle ki, Hegel den sonra, bir filozofun sistem oluturarak yapabilece-i baka hiçbir ey yoktu; mutlak bilgi denenmiti ve istenen bulunmutu. Temelsiz spekülasyon gibi görünen ey, bilim tarafndan kaydedilen emsalsiz zafer karsnda kolaylkla terk edildi. Teknolojik kültür artk rasyonel eletiriye gereksinim duymaz, çünkü böyle bir kültür bilimlerde ve onlarn teknik uygulamalarnda sergilendi-i için kendi kendisinin Akln isteklerine göre her eyi birletirdi-ine inanr. Bu nedenle, ABD de felsefe 11 Herbert Marcuse, One-Dimensional Man (Boston: Beacon Press, 1964), s.14. ve her yerinde 12 A.g.y., s.18. 7

için sürdürülebilir/uygulanabilir bir rol yoktur; kültürümüz eletiricilik için bir yere sahip de-ildir. Kültürün kendisinin do-ann problemi dnda, her anlalabilir problem ile rasyonel olarak ilgilenmek için kararlatrlan uzmanlar vardr. Kültürel eletiricilik, imdiki dünyann vatandalar lehinde tüm insanlk baarlarn nasl engelleyece-ini kantlayarak daha iyi bir dünya eklini kefetmeyi amaçlayan bir çeit felsefi aktivitedir. Teknolojik kültür, görünüte insanl-n hizmetinde olan kendi gücünün baarlarna do-ru öylesine bütünsel tarzda organize edilmitir ki söz konusu kültürü eletirmek, insann iyi amaçlarn çökerten bir giriim olarak de-erlendirilir. Teknolojik kültür kendi kendisinin gerçekte, teorikte de-il, Akln kendisinin göstergesi oldu-una inanr. Ve bütünüyle maddenin oluturulmu da-lmnda öyle iyi bir biçimde ortaya koyuldu-u için, bu belli ussallk, i, hükümet, e-itim sistemleri vb. gibi çeitli sektörler arasndaki ilikiyi dikkatli bir biçimde oluturdu. Marcuse nin iaret etti-i üzere, bu açk ussallk, teknolojik kültürün ana irrasyonalitesini gizler. O (ussallk) artk kendi kendisini anlayamad- ve artk kültürün amacnn, kendi gücünün ve varl-nn ilerlemesini sa-lama hâline geldi-ini fark edemedi-i için, ussal de-ildir. Onun (ussallk) varolmak için tek ussal yol oldu-una inanmaya yol açarak kültürümüz ile tatmin edilece-imizi bize ö-retir. Çünkü teknolojik kültür tüm önemli sorular insan kimdir?- insan kendi gelimesi u-runa e-itilmeye, anlalmaya ve kontrol edilmeye ihtiyaç duyan do-al bir varlktan daha fazla bir ey de-ildir diyerek yantlar. Böylece insan, di-er herhangi bir ey gibi kontrol edilmesi gereken bir ey hâline gelir. Gerçek özgürlük, toplumun sonsuz fonksiyonlar için bir statü gibi bir eyin kabulü hâline gelir. Davransal mühendislik, bu kültüre yararl saylan bir biçimde davranmak için bu kültürün anormal üyelerini mecbur eden araçlar, çok ince olmayan fakat ince araçlar vastasyla, bulan kültürün isteklerinin göstergesidir. ABD deki profesyonel felsefeciler genel olarak, kültürel eletiri görevinden vazgeçmektedirler, çünkü onlar kültürümüzün zaten en iyi ussal yöntemi olan bilime dayand-na inanrlar. Felsefe artk insan kimdir gibi böylesi acayip sorularla kendi kendine ilgilenmez, çünkü bu sorunun yantn zaten biliyoruz. Spekülasyon ça- ve temel sorularn ortaya atlmas sonlanmakta, çünkü insan yaamyla ne yapaca-n belirleyen saf düünceden daha iyi bir yöntem vardr. Teknolojik dünya anlayyla serbest braklan muazzam güçlerin baars karsnda, felsefe kültür içindeki kendi görevine tekrar de-er biçti ve onun ne bir yetenek ne de sorumluluk ne de 8

temel ve tam kültürel eletiriyi kantlama arzusu oldu-una karar verdi. Kesinlikle kürtaj, sava, kadn haklar vs. gibi en son ahlâkî sorunlarla ilgilenen felsefi dergilerde tartmalar vardr. Fakat bu tartmalar, böylesi sorunlarn insann do-as temel sorusuna kadar geri götürmeyi reddeden boyutta temelsiz kalr. Herkes belli yant zaten bildi-i için böylesi bir sorunun ortaya çkmasn hiç kimse istemez. nsan, makine teknolojisiyle elde edilebilir kontrol yöntemleriyle en iyi karlanan gereksinmeleri olan do-al bir varlktr. Bu nedenle ahlâk sorular, teknolojik kültürün kendisini güçlendirme ve devam ettirme hizmetine göre kontrol baars olan çok önemli bir de-ere (do-ru) azaltlmaktadr. Ahlâk sorunlar imdi kültürün Gücü nün gelimesi için gerekli olan eyin temeli üzerinde belirlenmelidir. Her ne kültürü zayflatrsa, yani her ne onun gelimesinin gereksinmelerine uygun görünmezse, o irrasyonel ve böylece de çok kötü saylr. Tabi ki, bir kii, yansmay ve eletiriyi böylesine baarl bir biçimde reddeden bir kültür içinde profesyonel felsefecilerin kültürel eletiricisi oldu-unu azlkla düünebilir. Felsefenin kendisinin baka bir sektör ya da teknolojik toplum içinde tek bir i yapma alan hâline gelmesi, onun pratisyenlerinin radikal yansmasnn de-ersiz ve irrasyonel oldu-u zayf basksna yenik dümesi kaçnlmazdr, çünkü saf yansma olmayan teknolojik düünme, insan kimdir ve onun ne yapmas gerekti-ini (sorularn) en iyi olanak ekilde yantlamaktadr. Di-er taraftan o hâlde, felsefenin sonu geldi-ini söylemek öznelci düünmenin bütün olanaklarnn en iyi bir ekilde sonland- anlamna gelir, çünkü bizler bu çeit bir düünmeyle olanakl hâle getirilen dünyada yayoruz. Di-er taraftan, felsefenin sonu Sokrates in döneminden beri felsefeye ait olan eletirel düünmenin sonundan bahseder. çinde yaad-mz dünya böyle aktiviteleri sadece saçma de-il, fakat ayn zamanda irrasyonel hâle getirir. Felsefe bir zamanlar sahip oldu-u genel eletirel ve yapc fonksiyonu olmakszn tamamlanr ve hayatta kalmas için onun kendisi için bir çalma alan oluturmas gerekti-ini belirler; o (felsefe) gerçek bilginin formlar olan bilimle paralel gibi görünen bir disiplin hâline gelmelidir. Felsefe kendi profesyonel üyelerinin dndaki herhangi birisine yetersiz bir ilgiyle analiz olur. Amerika Birleik Devletleri nde filozofun öneme sahip olmad-n iddia etmek (örne-in en profesyonel filozoflar yarn ortadan kaybolsayd, ülke hemen hemen az bir gelimeyi kaçrrd) özerklik idealinin kültürümüzde canll-n kaybetti-i anlamna gelir. Çünkü özerklik sürekli kendi kendine-eletirel de-er biçmeyi, ar yansmay talep eder. Bu aktivite 9

(kendi kendine-eletirel de-er biçme) kendisini ve insann do-asn belirleme görevinin sonuna geldi-ine hüküm veren bir kültür içinde yer alamaz. Bilinçli olmayan, yansmal/refleksiyonlu düünmeyen kültürün vatandalarnn gerçek bir biçimde özerk varlklar olacaklar güçlükle düünülebilir. Filozofun eletirel düünmesine, bir kültüre yol gösteren ve genellikle yanl bir ekilde yol gösteren temel varsaymlar aç-a çkarmay aratran düünürlere yas tutmayanlarn, hatta felsefenin olgunlama snn bir kant olarak onun uygun snrlar nn felsefe tarafndan tannmas olarak sona ermesini alklayanlarn, derin düünmeyen, eletirel olmayan ve bu boyutta daha az insanî boyuta gelen bir kültürün temsilcisi oldu-unu ö-renmekten gurur duyulmaz. Çeviren: Neziha DALGIÇ 10