PEDİATRİK LENFADENOPATİLER

Benzer belgeler
Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Servikal lenfadenopatilerin ayırıcı tanısında B-mod, renkli ve power Doppler ultrasonografinin etkinliği

BAŞ-BOYUN LENF NODU GÖRÜNTÜLEMESİNDE YÖNTEM ve KRİTERLER

Çocukta LENFADENOPATİ. ve BATIN KİTLELERİ Prof Dr Ö Devecioğlu 2011

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği

LENFADENOPATİLİ ÇOCUK HASTALARIN GERİYE DÖNÜK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

Lenfadenopatili ve Splenomegalili Hastaya Yaklaşım. Hazırlayan: Int. Dr. Ezgi KAYA Ocak 2014

TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı

Papiller Tiroid Karsinomunda Santral Lenf Nodu Diseksiyonu

Lenfadenopatili Çocuğa Yaklaşım Prof. Dr. Canan Akyüz

Düşük dereceli B-hücreli Hodgkin-dışı lenfomalardan oluşan olgu sunumları OLGU IV

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PERİFERİK LENFADENOPATİLERE YAKLAŞIM

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

LOKAL-BÖLGESEL EVRELEME VE TEDAVİYE YANITIN RADYOLOJİK DEĞERLENDİRİLMESİ

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi

SLAYT SEMİNERİ TANISAL SİTOLOJİDE ALGORİTMİK YAKLAŞIM

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D.

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları. Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

Lenfadenopatiler. Prof.Dr.M.Akif Yeşilipek Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Antalya

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

Erken Evre Akciğer Kanserinde

LENF NODU ve DİĞER DOKU BİYOPSİLERİNDE TÜBERKÜLOZ BASİLİ İZOLASYONU

TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013

Tiroid nodüllerinde TİRADS skorlamasının güvenirliliği

Çocuklarda lenfadenopati nedenleri: Hacettepe Üniversitesi enfeksiyon hastalıkları deneyimi

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Onkoloji Bilim Dalı. 14 Temmuz 2017 Cuma

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI. Anabilim Dalı Başkanı. Prof. Dr.

Meme Olgu Sunumu. Gürdeniz Serin. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı. 3 Kasım Antalya

Erişkin çağı periferik lenfadenopatileri: Eksizyonel biyopsi uygulanan 67 hastanın sonuçları

TİROİD PAPİLLER KANSERİNİN SOLİTER KİSTİK LENF NODU METASTAZI

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

AKUT PULMONER EMBOLİDE RADYOLOJİK ÖNEMLİ MESAJLAR

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

HEMATOLOJİ, İMMUNOLOJİ VE ONKOLOJİ DERS KURULU SINAV GÜNLERİ. 1. KURUL SORUMLUSU ve SINAV SALON BAŞKANI: 1. KURUL SORUMLU YARDIMCISI :

ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONSENSUS KONFERANSI

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

EBUS-TBİA ESNASINDA DOPPLER MOD İLE DEĞERLENDİRİLEN VASKÜLER İMAJ PATERNİNİN BENİGN VE MALİGN LENF NODU AYIRIMINDAKİ DEĞERİ

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

TULAREMİ HİSTOPATOLOJİSİ VE AYIRICI TANI. Yrd. Doç. Dr. Banu D. Gün Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalı

Lenfadenopatiye Yaklaşım: Vaka Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi

Pediatrik kemik tümörlerinde radyolojik tanı

26. ULUSAL PATOLOJİ KONGRESİ HEMATOPATOLOJİ ANTALYA, Dr.Nazan Özsan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı İzmir

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Katlandur

Pediatrik servikal lenfadenopatilere yaklaşım

Ultrasonographic findings addition for the differentation of malign and benign lenfadenopaty

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

Çocuklarda Lenfadenopatilerin Değerlendirilmesi

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

Nodüler Guatr hastasını nasıl izleyelim? Dr.Fırat Tutal Şişli Kolan Interna4onal Hastanesi Genel cerrahi

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi

OLGU SUNUMU. Araştırma Gör. Dr. N. Volkan Demircan

Olgu sunumu. Dr. Fatma Şen İstanbul Üniversitesi, Onkoloji Enstitüsü Tıbbi Onkoloji Bilim dalı

Çocukluk çağı özofajitleri: Eozinofilik Özofajit...? Reflü Özofajit...?

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

SENTİNEL LENF NODU BİOPSİSİ VE ADJUVAN KEMOTERAPİ. Dr. Orhan TÜRKEN

Dr. Cem UZUN Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı EDİRNE

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Giriş Güncel cerrahide tanı ve tedavi planlamalarında ultrasonografinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Ultrasonografinin cerrah tarafından gerçekleşti

Servikal Lenfadenomegalili Olgularda Renkli Doppler Ultrasonografi Bulgular n n De erlendirilmesi ve Histopatolojik Korelasyonu

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı

Olgularla Lenfoma ve Myelomada PET/BT Agresif NHL. Doç. Dr. Metin Halaç İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı

SAĞ VE SOL KOLON YERLEŞİMLİ TÜMÖRLER: AYNI ORGANDA FARKLI PATOLOJİK BULGULAR VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE DURUMU

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

Dr. Fatma PAKSOY TÜRKÖZ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TURGUT ÖZAL TIP MERKEZİ NDE LENFADENOPATİ İLE TAKİP EDİLEN ÇOCUKLARIN MALİGNİTE POTANSİYELİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Mavi Boya ile Sentinel Lenf

ÇOCUKLUKÇAĞI PERİFERİKLENFADENOPATİLERİ. EmreÇEÇEN 1

Nefrektomilerde lenfoid infiltrasyonlar

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

Bezi Ultrasonografisi

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

KANSERDE RADYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME DOÇ. DR.İSMAİL MİHMANLI

BAŞ-BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ-TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ OLGU SUNUMU. Dr. Özlem Saraydaroğlu

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz?

Meme kanserinde aksiller metastatik lenf nodu varl ğ prognoz

KOLANJİOKARSİNOMA. Sunum Planı. Safra Kanalı Kanseri-Kolanjiokarsinoma- Sunum Planı. Sunum Planı. Kolanjiokarsinoma- Lokalizasyon

Transkript:

Akan GE, Paksoy Y, Akan M, Gök M. Pediatrik Lenfadenopatiler 2014;1(5):463-470 PEDİATRİK LENFADENOPATİLER Gülhan Ertan Akan 1, Yahya Paksoy 1, Melih Akan 2, Mustafa Gök 3 1 Medipol Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, İstanbul 2 Özel Avrupa Hospital, Radyoloji Bölümü, İstanbul 3 Kafkas Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Kars Yazışma Adresi Uzm. Dr. Gülhan Ertan Akan Medipol Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, İstanbul E-posta: ertangulhan@yahoo.com Özet Pediyatrik yaş grubunda lenfadenopati sık karşılaşılan bir sorun olup, doğru değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Büyümüş lenf nodları, basit bir enfeksiyona bağlı gelişebileceği gibi, altta yatan ciddi bir hastalığın işareti olabilir. Bu nedenle patolojik olan ve olmayan nodları birbirinden ayırt etmek büyük önem taşır. Lenfadenopatilerde dikkatli fizik muayene ve anamnez ile birlikte, çocuklarda özellikle ultrasonografi (USG) ve Renkli Doppler USG yi kullanarak lenf nodlarının büyüklüğü, lokalizasyonu, şekli, sınırları, iç yapısı, hilus ekojenitesi, kalsifikasyon yada nekroz içeriği ve vaskülarizasyonunun değerlendirilmesi doğru tanıya ulaşmada oldukça yarar sağlayacaktır. ABSTRACT Anahtar Kelimeler Lenfadenopati, çocuk, ultrasonografi Lymphadenopathy is a common encountered problem in pediatric patients that warrants prompt and accurate diagnosis. Enlarged lymph nodes may point out a simple infection, or conversely a serious underlying disease. Hence, the differentiation of pathologic and non-pathologically enlarged lymph nodes bears critical importance. Ultrasound and when necessary Power Doppler ultrasound guided assessment of nodal size, location, shape, borders, internal architecture, hilum echogenicity, calcification, necrosis and vascularization pattern aids to achieve correct diagnosis besides careful physical examination and a detailed medical history. Key words: Lympadenopathy, children, ultrasonography GIRIŞ Pediyatrik yaş grubunda lenfadenopati (LAP) sık karşılaşılan bir problem olup doğru değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Çocuklarda bazı lenf nodları normal olduğu halde palpabl olabilir. Büyümüş lenf nodları, basit bir enfeksiyona bağlı gelişebileceği gibi, altta yatan ciddi bir hastalığın işareti olabilir. Bu nedenle patolojik olan ve olmayan nodları birbirinden ayırtetmek büyük önem taşır. (1) Lenfadenopati Etiyolojisi İnsan vücudunda yaklaşık 600 tane lenf nodu bulunmaktadır. Baş - boyun ve periferik lenf nodları (Şekil 1) çocuklarda bölgesel veya yaygın olarak tutulabilir. Bir lenf bezi bölgesinde LAP saptanması bölgesel lenfadenopati, birbirine komşu olmayan, 2 veya daha fazla lenf bezi bölgesinde LAP saptanması yaygın lenfadenopati olarak tanımlanır. Yaygın Lenfadenopatilerin en sık sebebi çocuklarda enfeksiyonlar olup viral, bakteriyel veya mikobakteriyel nedenli olabilir. Akut bilateral servikal lenfadenit en sık viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında, bölgesel akut lenfadenitler ise sıklıkla stafilokok ve Agrubu streptokoklar nedeniyledir. Diş çürükleri peridontal hastalıklarda anaerobik mikroorganizmalarda bu klinik tablolardan sorumlu olabilir. Günler- haftalar içinde büyüyen ağrısız yada hafif ağrılı, ısı artışı olmayan bazen fluktuasyon gösteren subakut-kronik lenfadenitlerde, mikobakteri enfeksiyonları (Tüberküloz ve atipik mikobakteriler) kedi tırmığı hastalı 463

ğı, CMV, toksoplazma, HIV, sarkoidoz en sık nedenler olup daha az sıklıkla da neoplaziler akla gelmelidir. Klinikte en sık LAP yapan neoplastik hastalıklar lösemi, hodgkin hastalığı, non-hodgkin lenfoma, solid tümör metastazları, nöroblastom, nazofrenks karsinomu, rabdomiyosarkom ve tiroid kanserleri, histiositozlar (Langerhans hücreli Histiositosis-LHH), hemofagositik sendromlardır. Akut lenfoblastik lösemili hastaların %70 inde akut myeloblastik lösemi %30 unda yaygın LAP vardır. Neoplastik hastalıklar dışında kawasaki hastalığı, rosai-dorfman, anjiofoliküler lenfoid hiperplazi (castleman hastalığı, otoimmün hastalıklar (metabolik depo hastalıkları, bazı antikonvülzyon ilaç alımı çocuklarda bölgesel veya yaygın LAP yapabilen nedenlerdir (Tablo 1) (2, 3). Tablo 1. Yaygın Lenfadenopati Nedenleri -Enfeksiyonlar Viral (EBV, CMV, kızamıkçık, suçiçeği, HIV) Bakteriyel (septisemi, tifo, sifiliz, veba) Fungal (histoplazmozis, kriptokokkozis, koksidiomikozis) -Otoimmin hastalıklar -Malignite -Depo hastalıkları -İlaç reaksiyonları -Diğer nedenler Bölgesel Lenfadenopati: Servikal LAP Mediastinal LAP lar Supraklaviküler LAP Aksiller LAP İnguinal LAP Paraziter (toksoplazma) JRA, SLE, dermatomiyozit Lenfoma, lösemi, nöroblastom, histiositozis Gaucher, niemann- pick hastalığı Fenitoin, primetamin, fenilbutazon, allopurinol, izoniazid Castleman hastalığı, sarkoidoz, serum hastalığı Enfeksiyonlar, akut lösemi, lenfoma, nöroblastom, rabdomiyosarkom gibi). Lenfoma, ALL, nörojenik tümörler, tüberküloz Malignite, nöroblastom, tüberkülöz, histoplazmozis Lokal enfeksiyonlar, kedi tırmığı hastalığı, lenfoma Enfeksiyonlar Şekil 1: Santral ve periferik lenf nodları düşünülmelidir (akut lösemi, lenfoma, nöroblastom, ve rabdomiyosarkom gibi). Hodgkin hastalığında vakaların %80-90 ında servikal LAP vardır. Nöroblastom, rabdomyosarkomlarda tümörün primer lokalizasyonuna göre değişik yerlerde genellikle bölgesel daha nadirende yaygın metastatik lenf nodları olabilir. Nazofarenks kanserlerinde submandibuler lenf nodlarına metastaz görülebileceğinden adölesanlarda bu lokalizasyonda ki LAP larda nazofarenks muayenesi mutlaka yapılmalıdır. Bölgesel Lenfadenopatilerde ise diğer lenfatik bölgelere göre daha fazla tutulan servikal LAP etyolojisinde, enfeksiyonlar ön sırada olmakla birlikte, arka servikal zincir yerleşimli lenf nodlarında daha çok malignite Mediastinal LAP lar genellikle lenfoma, ALL, nörojenik tümörler, tuberküloz gibi enfeksiyöz durumları gösteren patolojik lenfadenopatilerdir. Supraklaviküler LAP tespiti acil olarak malignite tanısının yapılmasını gerektirir. Sol supraklaviküler LAP, nöroblastom gibi abdominal maligniteyi, sağ supraklaviküler LAP ise intratorasik hastalığı düşündürmelidir. Tüberkülöz, histoplazmosis gibi patolojilerde supraklavikular LAP etyolojisinde Selçuk Pediatri 2014;1(5):463-470 464 Pediatrik Lenfadenopatiler - Akan GE, Paksoy Y, Akan M, Gök M.

yer alabilmektedir. Aksiller LAP lokal enfeksiyonlar, kedi tırmığı hastalığı durumları yansıtabileceği gibi lenfoma ile de ilişkili olabilir. İnguinal LAP genellikle enfeksiyon kaynaklıdır (1,4). Popliteal lenf nodu palpabl olduğunda daima patolojik kabul edilmedir. Lenf nodunun doğru değerlendirilmesinde bir çok değişken parametre olduğu akılda tutulmalıdır. Öykü Genel kural olarak, 2 haftadan kısa süreli ve 1 yıldan uzun süreli LAP varlığı benign olarak düşünülsede, düşük grade Hodgkin ve non-hodgkin lenfoma ve kronik lenfositik lösemilerde 1 yıldan uzun süreli LAP bulunabilir (5). Nitelik Lenfadenopatinin ağrılı olması, üzerinde kızarıklık, ısı artışı, endurasyon veya fluktasyon varlığı enfeksiyon ile ilişkilidir. Malign nodlarda nadiren bez içerisine kanama ve kapsül gerilmesine bağlı olarak ağrılı olabilir. Yumuşak, kolay sıkıştırılan, serbest ve hareketli lenf bezleri benigndir. Sert-fikse LAP malignite başta olmak üzere tüberküloz ve sarkoidozu akla getirir. (1) Yaş Lenf nodlarını değerlendirirken, nodların normal boyutlarının yaşa göre değişkenlik gösterdiği bilinmelidir. Yenidoğan döneminde, sağlıklı yenidoğanların %34 ünde, başta inguinal bölge olmak üzere palpabl lenf nodu saptanmıştır (6). 4-8 yaş arası çocuklarda palpabl lenf nodları en sık görülmekte, bu grubun neredeyse %90 nında boyunda ele gelen lenf nodu saptanabilinmektedir (7). Erken çocukluk döneminde servikal, aksiller ve inguinal lenf bezlerinin ele gelmesi normaldir (1). Genellikle benign bulgularda, viral enfeksiyon sonrası görülebilmektedir. Zamanla çevresel antijenlerle karşılaşmayla birlikte, lenf bezi dokusu hacmi artar, lenf bezleri 8-12 yaş civarında en büyük toplam lenf bezi kitlesine ulaşıp, yıllar içerisinde diğer lenfoid dokular ile birlikte atrofiye uğrar (8, 9). Çocuklarda ortaya çıkan neoplastik hastalıkların histopatolojileride yaşa göre değişir. 6 yaşın altında servikal LAP yapan tümörler öncelikle lösemi, nöroblastom, rabdomiyosarkom, langerhans hücreli histiositozlar, hemofagositik sendromlar ve non-hodgkin lenfoma iken 6 yaş üstünde hodgkin hastalığı, non-hodgkin lenfoma öncelikli olup diğer tümörlerde bunları takip eder (3). Boyut Normal lenf nodlarının boyutu yerleştikleri lokalizasyona ve yaşa göre değişiklik gösterir. Örneğin üst servikal zincir lenf nodları, oral kavitedeki enflamasyon nedeniyle gelişen reaktif hiperplazi sonucunda daha büyük olma eğilimindedir. Çocukluk döneminde sık sık antijenle karşılaşma, antikor ve immünite kazancı nedeni ile erişkin ve adölesan döneme göre bu limitler daha esnek olabilir. Küçük çocuklarda servikal bölgede 2 cm, retrofarengeal 8 mm, aksiller bölgede 1 cm ve inguinal bölgede 1.5 cm, epitroklear bölgelerde 0.5 cm, mezenterik 0.5 mm e kadar olan değerler normal kabul edilir. Submental ve parotid lenf nodlarında kısa aksın 5 mm den büyük olması anormaldir. Palpabl supraklavikülar, epitroklear, iliak ve popliteal lenf nodu anormal kabul edilir (10). Lenf nodu boyutu kesin kriter olarak kullanılamaz. Çünkü enflamatuar lenf nodlarıda malign nodlar kadar büyüyebilir. Yada tersine küçük nodlarda malignensi bulunabilir (11). Radyolojik Değerlendirme Ultrasonografi (USG) ve renkli doppler USG, lenfadenopatinin morfolojik ve vasküler karakteristiklerini tanımlamada noninvazif, oldukça güçlü bir araçtır. Bilgisayarlı Tomografi(BT) nin iyonize radyasyon içermesi, Manyetik Rezonans Görüntülemenin (MRG) ise çocuklarda sedasyon gerektirebilmesi nedeniyle çocuklarda kullanımı kısıtlıdır. MRG mükemmel yumuşak doku kontrastına sahip olmasına rağmen benign veya malign lenfadenopati ayrımını yapamamaktadır. Bunun sebebi tümör dokusu ve lenf nodlarının benzer T1-T2 relaksasyon zamanları ve proton dansiteleridir. Malign lenf nodlarının ayırımı için MRG de tek kriter boyuttur. Transvers çapı 10 mm nin üzerinde olan lenf nodları genellikle malign olarak sınıflanır. USG bu nedenlerle çocuklarda oldukça kabul edilebilir bir tekniktir (12). Şekil Lenf nodunun şekli, normal ve malign lenf nodunun ayırımında yararlı bir kriterdir. Lenf nodunun şek- Selçuk Pediatri 2014;1(5):463-470 465 Pediatrik Lenfadenopatiler - Akan GE, Paksoy Y, Akan M, Gök M.

li kısa/uzun aks oranı ile değerlendirilir. Kısa / uzun aks oranı 0.5 in altında oval şekilli, 0.5 ya da üzerinde ise yuvarlak şekilden bahsedilir (13-17). Oval şekil normal lenf nodunu gösterir (Resim 1). Malign lenf nodları ise yuvarlak şekilli olmaya eğilimlidir (Resim 2). (13,15,16,18-20). Bununla beraber normal submandibular ve parotid lenf nodları genellikle yuvarlak şekilli olduğu akılda tutulmalıdır (14, 21). Metastatik, lenfamatoz (hodking yada non hodking) ve tuberküloz nodları sıklıkla yuvarlak olurken, normal yada reaktif nodlar oval yada düzdür (11) Pediyatrik hastalarda reaktif lenf nodları uzun ve oval şekilli olma eğilimindedir. Halbuki enfeksiyöz mononükleozis, bakteriyel lenfadenit, lenfoma, kedi tırmığı hastalığı ve kawazaki hastalığında yuvarlak olma eğilimindedir (22). lenfoma ve bakteriyel lenfadenitler dar- irregüler hilus içerirler ya da ekojenik hilusları yoktur (22). Ekzantrik kortikal hipertrofi malign nodu tespit etmede bir diğer yararlı bulgudur. Nod içinde fokal tümör infiltrasyonunu gösterebilir (18) (Resim 3). Nodal Sınır Genel kanı olarak malign nodlar keskin sınırlı, benign nodlar ise silik sınırlı olmaya eğilimlidir (23). Malign nodlarda, tumor hücrelerinin infiltrasyonu ve azalan yağ infiltrasyonu ile lenf nodları ve çevre dokular arasında akustik impedans farklılığının artışının neden olduğu düşünülür (23-24). Malign nodlarda, görülebilinen silik sınırın ise ekstrakapsüler yayılımın bir göstergesi olabileceği akılda tutulmalıdır. Tüberküloz nodları, çevre yumuşak dokudaki ödem ve aktif enflamasyon nedeniyle sıklıkla silik sınırlardadır (11). Pediyatrik hastalarda reaktif ve lenfomatoz lenf nodları ve enfeksiyon mononukleozus lenf nodları keskin sınırlı (sırasıyla % 100, %82, %100) halbuki bakteriyel, tüberküloz lenfadenit ve kedi tırmığı hastalığındaki lenf nodları silik sınırlıdır (%79, %60 ve %80 ) (25). Ekojenik Hilus Normal lenf nodlarının çoğunda izlenen santral ekojenik hilus benignite işareti olarak düşünülür (11) (Resim 1). Büyük nodlarda, küçük olanlara kıyasla daha sık görülür. Ekojenik hilus hiperekoik lineer yapı şeklindedir. Lenfatik sinus, inranodal arter- ven ve yağ infiltrasyonu içerir. Ultrasonografide komşu yağ doku ile devamlılık gösterir. Pediyatrik hastalarda reaktif lenf nodları ve enfeksiyöz monolükleuzus nodları ekojenik hilusa sahipken Resim 1: USG incelemede, oval şekilli, santralde hiler kanlanması olan normal lenf nodu izlenmektedir. Yapılan bir kaç çalışmada (18) metastatik lenf nodlarındada ekojenik hilus olabileceği gösterilmiştir. Erken dönemde henüz lenfatik sinüsler bozulmadığı için ekojenik hilus görülmesi mümkündür. Metastatik, lenfamatoz ve tbc nodlarında hilusu görmeyebiliriz (11). Lenf Nod Ekojenitesi Metastatik nodlar çevre kaslara kıyasla genellikle hipoekoiktir (11). Bununla beraber troid papiller CA metastazı, nod içinde üretilen tiroglobüline sekonder hiperekoik olma eğilimindedir. Bu yüzden sonografide hiperekoik nod görüldüğünde primer tümör açısından troide bakılmalıdır. Tuberküloz nodları ise intranodal kistik nekrozdan dolayı sıklıkla hipoekoiktir (11, 13). 466

Resim 2: USG incelemede hipoekoik, yuvarlak yapıda, troid medüllar kanserine ait patolojik LAP izlenmektedir. İntranodal Nekroz İntranodal nekroz bulunan lenf nodları boyutundan bağımsız olarak patolojiktir (Resim 4). Non tüberküloz mikobakteriyel servikal lenfadenitli pediatrik hastalarda tutulan lenf nodları intranodal kistik nekroz gösterme eğilimindedirler. Kistik alanlar (kistik nekroz) yada ekojenik alanlar (koagulasyon nekrozu) şeklinde görülebilir. Kistik nekrozlar lenf nodları içinde ekolüsent alanlardır ve genellikle sküamöz hücreli karsinoma, tüberküloz nodları ve tiroidin papiller karsinomasının metastatik nodlarında bulunur. Lenf nodunun tümor ile invazyonunun geç bulgusudur. Koagülasyon nekrozu sık değildir ve lenf nodu içerisinde ekojenik fokuslar olarak görülür. Hem malign hemde inflamatuar nodlarda bulunabilir. Kalsifikasyon Lenf nodlarında kalsifikasyon sık değildir. Bununla birlikte pediatrik hastalarda intranodal kalsifikasyon atipik mikobakteriyel lenfadenitlerde enfeksiyonun geç döneminde bulunabilir. Aynen erişkin hastalardaki gibi papiller tiroid karsinomun metastatik nodlarında ve kemoterapi sonrasında da intranodal kalsifikasyon görülebilir. Resim 4: USG incelemede, asimetrik kortikal kalınlaşma ve intranodal nekroz izlenmektedir. Resim 3: USG incelemede, asimetrik kortikal kalınlaşma izlenmektedir. Eşlik Eden Bulgular Başlıca eşlik eden bulgular nodların konglomerasyonu ve komşu yumuşak doku ödemidir. Tüberküloz lenfadenitlerinde komşu yumuşak dokuda ödem oldukça sıktır. Bunun perinodal inflamatuar reaksiyon nedeniyle oluştuğu düşünülür (periadenitis). Metastatik ve granülamatöz lenf nodları hem tümör infitrasyonu, hemde çevre inflamatuar cevap nedeniyle çevre yumuşak dokularda ödeme yol açabilir fakat sık değildir. Radyasyon terapisi sonrasında yumuşak doku ödemi görülebilir. Pediyatrik hastalarda lenf nodunun kümeleşme yada konglemerasyonu Kawasaki hastalığı, enfeksiyoz mononukleoz, bakteriyel ve tüberküloz lenfadenitlerde görülür (11, 22) (Resim 5). 467

Resim 5: USG incelemede, kümeleşme gösteren tüberkü loz lenfadenopatileri izlenmektedir. Vasküler Patern Normal ve reaktif lenf nodları hiler vaskülarite gösterir ya da avaskülerdir. Metastatik nodlar periferal ya da miks vaskülarite (periferal ve hiler) gösterebilir (Resim 6). Miks vaskülarite lenfadenomatöz nodlarda oldukça sık, periferik vaskülarite ise nadirdir. Periferik vaskülaritenin varlığı hiler vaskülarite eşlik etsin ya da etmesin malignensiyi kuvvetle düşündürür. Malign nodlardaki vasküler değişiklikler tümör anjiogenezisi yada dezmoplastik reaksiyon ile ilişkilidir. Power renkli doppler USG ile lenf nodunun vasküler paterninin gösterilmesi metastatik ve reaktif nodların birbirinden ayrımında yüksek sensitif (% 83-89) ve spesifiktir (% 87-98) (11, 25-27). Tüberküloz nodlarının vasküler özellikleri ise benign ve malign özellikler gösterebilir. Periferik vaskülarite % 31 inde bulunabilir yada avasküler olarak izlenebilir (27). Bu tuberküloz nodlarındaki kan damarlarında bozulmayla birlikte geniş kistik nekroz nedeniyle olabilir. Tuberküloz nodlarındaki avaskülarite, intranodal damarlarda obliterasyon ve kompresyona yol açan fibrozis ve hiyelizasyonun olduğu geç evreleri gösterir. Tüberküloz lenf nodlarında intranodal vasküler yapıların deplasmanı görülebilir. Deplase vaskülarite normal nodlarda bulunmaz, diğer patolojik nodlarda pek sık değildir. Bu nedenle tespit edildiğinde öncelikle tüberküloz nodları düşündürmelidir (11). Vasküler Rezistans Vasküler rezistans parametlerinin benign ve malign nod ayrımındaki rolü tartışmalıdır. Reaktif lenf nodlarının rezistiv indeks (RI) ve pulsatil indeks (PI) değerleri metastatik lenf nodlarına göre düşüktür. Bununla birlikte bazı çalışmalarda benign ve malign nodların RI ve PI değerleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Doppler USG de artmış vasküler rezistans yüksek RI ve PI değerleri (RI >0.8, PI >1.5) lenf nodu damarlarının neoplastik hücreler ile masif infiltasyonundan dolayıdır. Malign lenfomada ise malign ve benign nodlar arasında vaskülarite gösterir (28, 29). Biyopsi Lenfadenopati 2 hafta içerisinde hızla büyüyor, 4-6 hafta içerisinde küçülmüyor, 8-12 hafta içerisinde tamamen gerilemiyor ise biyopsi planlanmalıdır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB ) lenfadenitlerde yararlı olmakla beraber alınan doku minimal olduğu için lenfoma tanısını koyabilmede yetersizdir. Ayrıca atipik mikobakterilere bağlı lenfadenopatilerde İİAB ile fistülizasyon riskinin artacağı unutulmamalıdır. (1) Resim 6: USG incelemede, troid medüllar kanser lenfadenopatisinin hiler ve periferik vaskülarizasyonu izlenmektedir. Sonuç Lenfadenopatilerde dikkatli fizik muayene ve anamnez ile birlikte, çocuklarda özellikle USG ve Renkli Doppler USG yi kullanarak lenf nodlarının büyüklüğü, lokalizasyonu, şekli, sınırları, iç yapısının ve vaskülarizasyonunun değerlendirilmesi doğru tanıya ulaşmada oldukça yarar sağlayacaktır. 468

Kaynaklar 1. Çeçen E, Çocukluk çağı periferik Lenfadenopatileri. Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2009; 10: 45-52. 2. Mohseni S, Shojaiefard A, Khorgami Z, Alinejad S, Ghorbani A, Ghafouri A. Peripheral lymphadenopathy: approach and diagnostic tools. Iran J Med Sci 2014 ; 39:158-70. 3. Akyüz C. Lenfadenopatili Çocuğa Yaklaşım, Herkes İçin Çocuk Kanserlerinde Tanı Sempozyum Dizisi No: 49 Mayıs 2006; s.17 28. 4. Ayata A. Çocukluk çağında lenfadenopatiler. SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi 2004;11:26-9. 5. Lukić S, Marjanović G, Živanović J. Palpable Lymphadenopathy in Primary Care Scientific Journal of the Faculty of Medicine in Niš 2011;28:17-23. 6. Bamji M, Stone RK, Kaul A, Usmani G, Schachter FF, Wasserman E. Palpable lymph nodes in healthy newborns and infants. Pediatrics 1986;78: 573-75. 7. Park YW. Evaluation of neck masses in children. Am Fam Physician 1995; 51: 1904-12. 8. Perkins SL, Segal GH, Kjeldsberg CR. Work-up of lymphadenopathy in children. Semin Diagn Pathol 1995; 2: 284-7. 9. Twist CJ, Link MP. Assessment of lymphadenopathy in children. Pediatr Clin North Am 2002;49: 1009-25. 10. Ataş E, Kesik V, Fidancı MK, Kısmet E, Köseoğlu V. Lenfadenopatili çocukların değerlendirilmesi, Turk Arch Ped 2014; 49: 30-35. 11. Ahuja A, Ying M. Sonography of Neck Lymph Nodes. Part II: Abnormal Lymph Nodes Clinical Radiology 2003; 58: 359-366. 12. Ying M, Ahuja A. Sonography of Neck Lymph Nodes. Part I: Normal Lymph Nodes Clinical Radiology 2003;58: 351-358. 13. Ahuja A, Ying M, King W, Metreweli C. A practical approach to ultrasound of cervical lymph nodes. J Laryngol Otol 1997;111: 245-256. 14. Ying M, Ahuja A, Brook F, Brown B, Metreweli C. Sonographic appearance and distribution of normal cervical lymph nodes in a Chinese population. J Ultrasound Med 1996; 15: 431 436. 15. Solbiati L, Cioffi V, Ballarati E. Ultrasonography of the neck. Radiol Clin North Am 1992; 30: 941 954. 16. Tohnosu N, Onoda S, Isono K. Ultrasonographic evaluation of cervical lymph node metastases in esophageal cancer with special reference to the relationship between the short to long axis ratio (S/L) and the cancer content. J Clin Ultrasound 1989; 17: 101 106. 17. Sakai F, Kiyono K, Sone S. et al. Ultrasonic evaluation of cervical metastatic lymphadenopathy. J Ultrasound Med 1988; 7: 305 310. 18. Vassallo P, Wernecke K, Roos N, and Peters P.E. Differentiation of benign from malignant superficial lymphadenopathy: the role of high-resolution US. Radiology. 1992; 183: 215 220. 19. Vassallo P, Edel G, Roos N, Naguib A, Peters P.E. In-vitro high-resolution ultrasonography of benign and malignant lymph nodes. A sonographic pathologic correlation. Invest Radiol 1993; 28: 698 705. 20. Ahuja A, Ying M. Grey-scale sonography in assessment of cervical lymphadenopathy: review of sonographic appearances and features that may help a beginner. Br J Oral Maxillofac Surg 2000; 38: 451 459. 21. Ying M, Ahuja A, Metreweli C. Diagnostic accuracy of sonographic criteria for evaluation of cervical lymphadenopathy. J Ultrasound Med. 1998;17:437-45. 22. Ying M, Lee YYP, Wong KT, VYF Leung VYF, Ahuja AT Ultrasonography of Neck Lymph Nodes in Children HK J Paediatr (New Series) 2009; 14: 29-36. 469

23. Shozushima M, Suzuki M, Nakasima T, Yanagisawa Y, Sakamaki K, Takeda Y. Ultrasound diagnosis of lymph node metastasis in head and neck cancer. Dentomaxillofac Radiol 1990;19: 165-70. 24. Ishii J, Amagasa T, Tachibana T, Shinozuka K and Shioda S. Ultrasonic evaluation of cervical lymph node metastasis of squamous cell carcinoma in oral cavity. Bull Tokyo Med Dent Univ 1989; 36: 63 67. 25. Papakonstantinou O, Bakantaki A, Paspalaki P, Charoulakis N, Gourtsoyiannis N. High-resolution and color Doppler ultrasonography of cervical lymphadenopathy in children. Acta Radiol 2001; 42: 470-6. 26. Ahuja A, Ying M, Yuen Y.H, and Metreweli, C. Power Doppler sonography to differentiate tuberculous cervical lymphadenopathy from nasopharyngeal carcinoma. AJNR Am J Neuroradiol 2001; 22: 735 40. 27. Ioachim H.L. Metastatic nasopharyngeal carcinoma. Lymph Node Pathology. Second edn. J.B. Lippincott Company, Philadelphia; 1994. 28) Na DG, Lim HK, Byun HS, Kim HD, Ko YH, Beak JH. Differential diagnosis of cervical lympadenopathy:usefulness of color Doppler sonography American Journal of Roentgenology 1997; 168: 1311-16. 29) Shirakawa T, Miyamoto Y, Yamagishi J, Fukuda K and Tada S., Color / power Doppler sonografik differential diagnosis of superficial lympadenopathy: metastasis, malignant lymphoma and beningn process. JUM 2001;20:525-32. Selçuk Pediatri 2014;1(5):463-470 470 Pediatrik Lenfadenopatiler - Akan GE, Paksoy Y, Akan M, Gök M.