Nüks alt dudak kanserlerine yaklaşım

Benzer belgeler
Alt dudak kanserlerine cerrahi yaklaşım

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

Alt dudak kanserlerinde primer kitle ve boyna yaklaşım: 24 olgunun analizi

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Alt dudak kanserlerinde cerrahi tedavi yaklafl mlar m z

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

Papiller Mikrokarsinomlara Yaklaşım Türkiye Perspektifi

Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi

Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

Oral kavite skuamöz hücreli kanserlerinde evreleme ile perinöral, vasküler ve ekstrakapsüler invazyon bulgularının ilişkisi

DİL KANSERİ: 88 HASTANIN DENEYİMİ

Alt dudak kanserli hastalardaki tedavi sonuçları ile tümörün boyutu ve derinliğiyle boyun metastazı arasındaki ilişki

N0 boyun tedavisinde selektif boyun disseksiyonunun tedavideki rolü ve etkinliği

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

Yasemin Giles* (Senyurek), Fatih Tunca*, Harika Boztepe**, Faruk Alagöl**, Tarık Terzioglu*, MD, Serdar Tezelman*

Proflaktik santral disekisyon: Yeni bir tartışma alanı. Ashok R. Shaha, MD. Çeviren: Dr. Yalın İşcan*, Dr. Yasemin Giles* * İÜTF Genel Cerrahi ABD

Alt dudak kanserlerinde gizli lenf nodu metastaz oranlar ve N 0 boyna yaklafl m

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Baş ve boyun yassı epitel hücreli kanserlerinde boyun yayılım modelleri

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

SENTİNEL LENF NODU BİOPSİSİ VE ADJUVAN KEMOTERAPİ. Dr. Orhan TÜRKEN

DİLDE EPİDERMOİD KANSERLERDE YAŞ, CİNSİYET, SİGARA VE ALKOL KULLANIMININ PROGNOZA ETKİLERİ

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

Kolorektal Adenokarsinomlarda Tümör Tomurcuklanmasının Kolonoskopik Biyopsi ve Rezeksiyon Materyalleri Arasındaki Uyumu

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

Nod-pozitif Meme Kanserinde Lenf Nodu Oranı Nüks ve Mortaliteyi Belirleyen Bağımsız Bir Prognostik Faktördür

Dr Şükrü DİLEGE VKV Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Amerikan Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü

SERVİKS KANSERİNDE LESS RADİKAL CERRAHİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

EVRE I SEMİNOM DIŞI TÜMÖRLERE YAKLAŞIM

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Dudakta Yassı Epitel Hücreli Karsinom: Yalnız Cerrahi ve Cerrahi ve Postoperatif Radyoterapi ile Tedavi, Elde Edilen Sonuçlar ve Prognostik Faktörler

DİL YASSI HÜCRELİ KANSERLERİNDE CERRAHİ TEDAVİ SONUÇLARIMIZ: PROSPEKTİF ÇALIŞMA

Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler. Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi?

Larenks kanserlerinde tümör yerleşimine göre invazyon derinliği ve tümör çapının değerlendirilmesi

Evre I Seminom Dışı Testis Tümörlerinde (NSGHT) Tedavi

Papiller Tiroid Karsinomunda Santral Lenf Nodu Diseksiyonu

Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Erken Evre Meme Kanserinde Kimlere Aksiller Diseksiyon Gerekir?

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi

Giriş Güncel cerrahide tanı ve tedavi planlamalarında ultrasonografinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Ultrasonografinin cerrah tarafından gerçekleşti

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR?

Küçük renal kitlelerde aktif izlem

Mavi Boya ile Sentinel Lenf

Mide Tümörleri Sempozyumu

Vaka Eşliğinde Güncel Pratik Yaklaşım: Oligometastatik Meme Kanserine Yaklaşım. Prof. Dr. Feyyaz ÖZDEMİR K.T.Ü Tıbbi Onkoloji B.D.

TİROİD PAPİLER MİKROKARSİNOMLARDA SANTRAL LENF NODU METASTAZINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

CORRELATION of CLINICAL and HISTOPATHOLOGICAL PARAMETERS to SURVIVAL and NECK METASTASIS in LARYNGEAL SQUAMOUS CELL CARCINOMA

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

Dudak Kanserlerine Klinik Yaklaşımımız, Cerrahi ve Rekonstrüksiyon Prensipleri

ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONSENSUS KONFERANSI

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Onkoloji Bilim Dalı. 14 Temmuz 2017 Cuma

Differansiye tiroid kanserinin standart tedavisi cerrahi rezeksiyon, radyoaktif iyot ve TSH süpresyonudur. Rezidüel, yinelemeli ya da nod tutulumu

Total larenjektomi sonrası stomal nüks: Risk faktörlerinin klinik ve patolojik analizi

Dr. Mehmet TÜRKELİ A.Ü.T.F İç Hastalıkları A.D Medikal Onkoloji B.D 5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Mart 2014-Antalya

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ Nisan 2012, Antalya

Pankreas Kanserinde Rezeksiyon Sonrası Adjuvan Tedavi. Dr. Orhan Bilge

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastaz ( PBAM) Sistemik Tedavinin Yeri. o Dr. Mehmet Aliustaoğlu

Glottik Tümörlerin Tedavisinde Vertikal ve Suprakrikoid Parsiyel Larenjektomi

Rektum Kanseri Lokal Tümör Eksizyonu Radikal Bir Girişim midir?

OLGU SUNUMU. Araştırma Gör. Dr. N. Volkan Demircan

Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Cerrahinin Yeri Var mı? Dr.Ali Kılıçgün Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi

HASEKi TIP BULTENI. the medical bulletin of haseki hospital. Editör: Doç. Dr. Mustafa YENİGÜN HASEKİ HASTANESİ VAKFI VAYIN ORGANI

Merkel Hücreli Karsinom

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

2016 by American Society of Clinical Oncology. Amerikan Klinik Onkoloji Cemiyeti (ASCO) İnvaziv Servikal Kanser Yönetimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Vaka Sunumu. Uz Dr Alper Ata Mersin Devlet Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü 23 Şubat 2013

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Serviks Kanserinde Fertilite Koruyucu Tedavi

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi

Larenks kanserinin preoperatif, intraoperatif ve postoperatif evrelemelerinin karşılaştırılması

Dr. Fatma PAKSOY TÜRKÖZ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji

Evre IB1 serviks kanserli hastalarda tedavi sonuçları: Tek merkez deneyimi

Cerrahi Dışı Tedaviler

SENTİNEL LENF DÜĞÜMÜ İŞARETLEMESİ: KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNDE YERİ VAR MI?

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET

NODULER GUATR DA CERRAHİNİN GENİŞLİĞİ. Dr. Serkan SARI SB İstanbul EAH

TİROİD CERRAHİSİ. Dr. Ömer USLUKAYA

Transkript:

BEHBUT CEVANŞİR KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI.. VE BAŞ BOYUN CERRAHİSİ DERNEĞİ Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2010;20(5):237-242 Çalışma - Araştırma / Original Article 237 Nüks alt dudak kanserlerine yaklaşım Management of recurrent lower lip carcinomas Dr. Ömer Genç, 1 Dr. Hasan Mete İnançlı, 1 Dr. Şefik Sinan Kürkçüoğlu, 1 Dr. Ümit Tunçel, 1 Dr. Murat Enöz, 2 Dr. Mehmet Haksever 1 1 Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Kliniği, Ankara, Türkiye; 2 Memorial Hizmet Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü, İstanbul, Türkiye Amaç: Bu çalışmada alt dudak kanseri tanısı ile cerrahi, elektrokoagülasyon, kriyoterapi ya da geleneksel lokal tedaviler sonrası lokorejyonel nüks gelişen hastalara uygulanacak tedavi prensipleri tartışıldı. Hastalar ve Yöntemler: Dr. Abdurrahman Yurtarslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği nde, Mart 2002 - Eylül 2007 tarihleri arasında, alt dudak kanseri tedavisi gören ancak takibinde nüks gelişen 16 hastanın (1 kadın, 15 erkek; ort. yaş 58 yıl; dağılım 30-83 yıl) kayıtları geriye dönük olarak literatür eşliğinde incelendi. Bulgular: İki hasta kendi merkezimizde tedavi alırken, 14 ü dış merkezlerde, birincil tedavi almıştı. Hastalardan dördünde nüks dudakta, dördünde sadece boynunda, kalan sekizinde ise hem dudak hem de boynunda idi. On hastaya ele gelen lenfadenopati nedeniyle radikal veya modifiye radikal boyun diseksiyonu, üç hastaya da ele gelmeyen lenfadenopati nedeniyle supraomohiyoid boyun diseksiyonu yapıldı, geriye kalan üç N0 boyunlu hastaya ise nüks alt dudak kanseri tanısını takiben eşlik eden ek hastalık nedeniyle boyun diseksiyonu yapılamadı. Ameliyat sonrası birinci yılda yedi hasta (%43) alt dudak kanseri nedeniyle ve üç hasta diğer nedenlerden kaybedildi. Altı hasta ilk iki yıl hastalıksız yaşadı. Sonuç: Uygulanacak tedavi hastanın sağkalımını önemli ölçüde etkileyecektir. Birincil alt dudak tümörlü hastalar başvurduğunda lokal tedaviler yerine, onkoloji deneyimi olan KBB hekimlerince cerrahi tedavi planlanmalıdır. Lokorejyonel nüks durumunda ise zaman kaybedilmeden cerrahi tedavi planlanmalıdır. Anahtar Sözcükler: Dudak kanseri; periost rezeksiyonu; yassı epitel hücreli karsinom; tedavi. Objectives: In this study patients who had locoregional recurrence of lower lip carcinomas after therapies such as surgery, electrocoagulation, cryotherapy or traditional local therapies are discussed. Patients and Methods: The records of 16 cases (1 female, 15 males; mean age 58 years; range 30 to 83 years) with recurrent lower lip carcinoma admitted between March 2002 and September 2007 to Dr. Abdurrahman Yurtarslan Oncology Training and Research Hospital, Ear, Nose and Throat Department were retrospectively reviewed. Results: Fourteen patients had been treated in other institutions, while two had been treated in our center. Four of the patients had recurrence in the lip, four patients had recurrence only in the neck, and the remaining eight patients had both lip and neck recurrence. Ten patients received modified radical or radical neck dissection because of their palpable lymphadenopathies, three patients received supraomohyoid neck dissection due to non palpable lymphadenopathies, and the remaining three patients did not have neck dissection because of co-morbid diseases. Seven patients (43%) died in the first postoperative year because of lower lip carcinomas and three patients died because of other reasons. Six patients survived for the first two years without any evidence of disease. Conclusion: Patient survival will be affected by the applied treatment. For patients with primary lower lip cancers, otolaryngologists experienced in oncology must plan surgery rather than local treatments. In case of locoregional recurrence, immediate treatment should be planned. Key Words: Lip cancers; resection of periosteum; squamous cell carcinoma; treatment. Geliş tarihi / Received: 6 Ekim 2009 Kabul tarihi / Accepted: 24 Ağustos 2010 İletişim adresi / Correspondence: Dr. Hasan Mete İnançlı. Bilkent Çamlık Sitesi, D3 Blok, D: 1, 06800 Bilkent, Ankara, Türkiye. Tel: +90 312-266 74 09 Faks (Fax): +90 312-334 03 52 e-posta (e-mail): hminancli@yahoo.com

238 Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg Dudak kanserleri, erkeklerde daha sık görülen, 50 ile 60 lı yaşlarda ortaya çıkan, baş boyun bölgesinde sık görülen bir malignitedir. [1] Baş boyunda, melanomatöz olmayan cilt kanserleri hariç, tüm kanserlerin %12 sini, oral kavite kanserlerinin ise %25-30 unu oluşturur. [2,3] Alt dudak kanseri ise dudak kanserlerinin %88-98 ini oluşturur. [2] Bunların %95 inden fazlası yassı epitel hücreli karsinomdur ve %70 i iyi diferansiyedir. [4,5] Üst dudak kanserleri arasında ise bazal hücreli karsinom sık görülmektedir. [6] Güneş ışınına maruz kalma, sigara, kötü oral hijyen, alkol kullanımı en önemli etyolojik etmenlerdir. [1,7] Alt dudak kanserlerinde tanı sırasında servikal lenf nodu yayılımı olasılığı %2-16 arasında değişmektedir. Erken evre alt dudak kanserlerinin tedavisinde, cerrahi veya radyoterapi benzer iyileşme oranlarına sahiptir. [8] Tümör sınırlarının ve boyun lenf nodlarının değerlendirilmesi cerrahi tedavinin en önemli avantajlarıdır. [2] Tedavi sonrasında %5 oranında nüks ve %5 oranında ikinci primer görülebilir. [1] Tümör çapı, histolojik derecesi, perinöral invazyon, rejyonel lenf nodu yayılımı, lokal nüks kötü prognostik etmenlerdir. Lokal veya boyun nüksü durumunda prognoz belirgin şekilde kötü olmaktadır. [9,10] Bu çalışmada alt dudak kanseri tanısı ile cerrahi, elektrokoagülasyon, kriyoterapi ya da geleneksel lokal yöntemler gibi tedaviler sonrası lokorejyonel nüksü olan alt dudak kanserli hastalara uygulanacak tedavi prensipleri tartışıldı. HASTALAR VE YÖNTEMLER Dr. Abdurrahman Yurtarslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Kliniği nde Mart 2002 - Eylül 2007 tarihleri arasında lokorejyonel nüks alt dudak kanseri nedeniyle daha önce cerrahi veya cerrahi dışı tedavi uygulanmış 16 hasta (1 kadın, 15 erkek; ort. yaş 58 yıl; dağılım 30-83 yıl) çalışmaya alındı. Hastaların yaş, cinsiyet, risk faktörleri, tümörün alt dudaktaki yerleşim yeri, bölgesel lenf nodlarının durumu, klinik ve radyolojik evreleme, uygulanan cerrahi tedavi ve histopatolojik sonuçları, lokorejyonel nüks ve prognozu incelendi. Hastaların hepsine ayrıntılı kulak-burun-boğaz muayenesi ve fizik muayene yapıldı. Hastalar ameliyat öncesi insizyonel, eksizyonel biyopsi, ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile değerlendirildi. Lokorejyonel nüks eden tümörün yayılımı ve rejyonel lenf nodlarının durumu için, ameliyat öncesinde ultrasonografi (USG), panoramik mandibula grafisi ve gerekli olgularda BT gibi radyolojik incelemeler uygulandı. Tümörün, klinik ve radyolojik evrelenmesi için AJC (American Joint Committee) TNM (Tümör, nodül, metastaz) sınıflaması kullanıldı. [11] Nüks alt dudak tümörü 1 cm lik emniyet sınırı bırakılarak tam kat eksizyon ile çıkarıldı. Gerekli görülen olgularda fleple onarım yapıldı. Estlander, Webster, Abbe ya da Karapandzic flepleri kullanıldı. Nüks alt dudak hastalarına, daha önce boyun diseksiyonu uygulanmamış ise tümör tarafında N0, seçilmiş N1 boyna supraomohiyoid, N1, N2, N3 ise radikal veya modifiye radikal boyun diseksiyonu uygulandı. Orta hattı geçen N0 ve seçilmiş N1 nüks alt dudak tümörlerinde iki taraflı supraomohiyoid, klinik N+ hastalara lezyon-orta hat ilişkisine bağlı olarak tek taraflı veya iki taraflı modifiye radikal veya radikal boyun diseksiyonu uygulandı. Bu hastalar da lokal nüks ve boyun nüksü nedeniyle cerrahi tedavi sonrası daha önce radyoterapi almamış, ancak endikasyonu uygun hastalara, radyoterapi uygulandı. BULGULAR Hastaların çoğu uzun süreli sigara, alkol kullanıyordu. On hastada kötü oral hijyen, 12 hastada ise uzun süreli güneş ışığına maruz kalma öyküsü bulunmaktaydı. Hastaların 14 ü ilk tedavilerini dış merkezlerde, ikisi bizim merkezimizde, alt dudak karsinomu tanısı ile cerrahi veya cerrahi dışı tedavi [kriyoterapi (n=1), termal ablasyon (n=1), geleneksel yöntemler (n=1)] almakta idi. Nükslerden dördü dudaktan bağımsız boyun bölgesinde, dördü sadece alt dudakta ve kalan sekizi ise dudak ve boyunda izlendi. Ameliyat öncesinde boyunda metastatik kitle veya alt dudaktan yapılan tanı amaçlı biyopsi sonucu tüm hastalarda yassı epitel hücreli karsinom olarak bildirildi. Nüks tümörler 13 hastada iyi, bir hastada orta derecede, iki hastada az diferansiye idi. Beş hastada klinik ve radyolojik olarak mandibula invazyonu saptandı. Hastaların ilk başvurularındaki birincil tümörün TNM evreleri göz önüne alındığında T1(12), T2(4), T3(0), T4(0) ve boynun klinik ve radyolojik değerlendirilmesinde N0(16), N1(0) ve N2(0) olarak bulundu. Birincil alt dudak tümörü bulunan hastalarda lezyonların yedisi alt dudak sağ komissüre yakın, beşi sol komissüre yakın ve dördü de orta hatta yerleşim göstermekteydi (Tablo 1). Birincil tedavi sonrası lokorejyonel nüks gelişme zamanı üç ile 10 ay arasında (ort. 6.25 ay) değişmekteydi.

Nüks alt dudak kanserlerine yaklaşım 239 Tablo 1. Hastaların birincil tedavi ve TNM bilgileri Hasta no TNM Birincil lezyonun yeri Birincil tedavi 1 T1N0M0 Alt dudak orta hat Termal ablasyon 2 T1N0M0 Alt dudak sağı Cerrahi 3 T1N0M0 Alt dudak sağı Cerrahi 4 T1N0M0 Alt dudak sağı Kriyoterapi 5 T1N0M0 Alt dudak sağı Cerrahi 6 T1N0M0 Alt dudak orta hat Cerrahi 7 T1N0M0 Alt dudak sağı Cerrahi 8 T1N0M0 Alt dudak solu Geleneksel yöntem 9 T1N0M0 Alt dudak solu Cerrahi 10 T1N0M0 Alt dudak solu Cerrahi 11 T1N0M0 Alt dudak solu Cerrahi 12 T1N0M0 Alt dudak orta hat Cerrahi 13 T2N0M0 Alt dudak orta hat Cerrahi 14 T2N0M0 Alt dudak sağı Cerrahi 15 T2N0M0 Alt dudak solu Cerrahi 16 T2N0M0 Alt dudak sağı Cerrahi TNM: Tümör, nodül, metastaz. Hastalar alt dudak insizyonel veya boyun İİAB si sonrası nüks tanısı nedeniyle ameliyat uygulandı. Alt dudakta nüks tümörü olanlarda en az 1 cm lik sağlıklı dokuyu da içerecek şekilde kitle eksizyonu uygulandı. Boyunda ele gelen lenfadenopati İİAB si ile metastatik lenf nodu saptanan hastalara tamamlayıcı klasik radikal veya modifiye radikal boyun diseksiyonu yapıldı. Boyunda ele gelen lenfadenopati İİAB ile metastatik lenf nodu saptanan hastalara tamamlayıcı klasik radikal veya modifiye radikal boyun diseksiyonu yapıldı. On hastaya ele gelen lenfadenopati nedeniyle radikal veya modifiye radikal boyun diseksiyonu ve lenfadenopati ele gelmeyen üç hastaya supraomohiyoid boyun diseksiyonu yapıldı, geriye kalan üç N0 boyunlu hastaya nüks alt dudak kanseri tanısına karşın eşlik eden ek hastalıklar ve yaşa bağlı anestezi riski nedeniyle boyun diseksiyonu yapılamadı. Toplam 16 hastadan 10 unda (%62) ele gelen lenfadenopati vardı. Boyun nüksü olan dokuz hastada (%56) metastatik lenfadenopatinin boyun 1. bölgesinde fikse kitle şeklinde olduğu görüldü. Patolojik örneğin incelenmesinde dört hastada mandibula invazyonu olmadan 1. bölgede tükürük bezi çevresinde metastatik lenfadenopati tutulumu olduğu tespit edildi. Beş hastada mandibulaya invaze tümör görüldü. Perinöral invazyon (n=3), üç metastatik veya daha fazla lenf nodu, kemik tutulumu olan toplam dokuz hastaya ameliyat sonrası adjuvan radyoterapi uygulandı. Boyun nüksleri olan hastalara boyun diseksiyonu radyoterapi sonrası uygulandı. İlk bir yıl içinde yedi hasta (%43) alt dudak kanseri nedeniyle ve üç hasta diğer nedenlerden kaybedildi. Altı hasta ilk iki yıl hastalıksız yaşadı (Tablo 2). TARTIŞMA Dudak kanserleri oral kavite kanserleri içinde en sık görülen kanserlerdir. Tüm oral kavite kanserlerinin 1 /4 ünü oluşturur. Lezyonların %85-93 ü alt Tablo 2. Nüks yerlerine göre hastaların sağkalım süresi Alt dudak nüksü Boyun nüksü Alt dudak ve boyun nüksü Toplam İlk bir yıl içinde kaybedildi 0 2 5 7 Diğer nedenle kaybedildi 3 0 0 3 (İleri yaş-riskli) Halen izlenen 1 2 3 6 Toplam 4 4 8 16

240 Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg dudaktan kaynaklanır. Histopatolojisinin %97 sini epidermoid karsinom oluşturmaktadır. Oral kavite kanserlerinde %20 oranında servikal lenf nodu yayılımı görülebilmektedir. [11,12] Boyun yayılımı varlığında sağkalım önemli ölçüde azalmakta, prognoz kötüleşmekte ve mortalite artmaktadır. Yayılım varlığında, agresif cerrahi tercih edilmelidir. Cruse ve Radocha [13] 117 olgudan oluşan çalışmalarında servikal yayılımların bulunması durumunda yaşam süresinin %90 dan %50 ye düştüğünü, boyun nüksü gelişen olgularda ise %10 a düştüğünü belirtmişlerdir. Yaptığımız çalışmada boyun yayılımı olan hastaların %50 si takiplerinde ilk bir yıl içinde hayatını kaybetti. Alt dudakta nüks görülmesi durumunda yayılım gelişim riski daha fazla olmaktadır. Çalışmamızda alt dudakta nüksü olan 12 hastadan sekizinde (%66.6) boyun yayılımı gelişti. Etkili bir tedavi için en önemli etmen; estetik ve fonksiyonel olarak başarılı sonuçlara imkan sağlayan erken tanıdır. [12-14] Oral kavite kanserlerinde tümör büyüklüğü, lenf nodu yayılımı varlığı, invazyon derinliği, perinöral ve vasküler invazyon varlığı, diferansiyasyon, hastanın yaşı ve genel durumu, seçilen tedavi veya tedavi kombinasyonları prognozu etkileyen faktörlerdir. [15] de Visscher ve ark. [16] erken evre alt dudak kanserlerinde radyoterapi ile cerrahiyi karşılaştırmış ve tümör çapı arttıkça radyoterapi grubunda bölgesel nüksün arttığını gözlemişlerdir. Erken evre lezyonlarda radyoterapi ve cerrahi ile benzer sonuçlar alınmakla birlikte, hangi evrede olursa olsun, tümör sınırlarının değerlendirilebilmesi, nodal durumun belirlenebilmesi, ileri evre lezyonlarda daha yüksek iyileşme oranlarının olması, fonksiyonel veya kozmetik sonuçların iyi olması, hızlı rehabilitasyon sağlanabilmesi ve radyoterapinin erken veya geç komplikasyonlarının olması nedeniyle dudak kanserleri tedavisinde cerrahi tedavi ilk planda önerilmektedir. [2,17] Erken evre alt dudak kanserlerinde elektrokoagülasyon, kriyocerrahi ile eksizyon ve radyoterapi uygulanabilmektedir. Bunlarda patolojik örnek elde edilememesi ve tümörün tamamen yok edilmediğinin tam olarak anlaşılamaması asıl güçlüktür. Erken evre tümörlerde radyoterapi başarısı tartışılmaz ama boyun lenfatiklerine etkisi tartışmalıdır. Cerrahi, tercih edilmesi gereken tedavi şeklidir. Çalışmamızdaki üç hastadan biri, cerrahi dışı tedavi olarak, alt dudaktaki lezyon bölgesine makine yağı ile bir aylık geleneksel tedavi denemiş ve lezyonun geçmemesi üzerine hastaya, dış merkezde (T1N0M0) alt dudak karsinomu tanısıyla kama rezeksiyonu uygulanmış, uygulamadan üç ay sonra hasta, lokal ve mandibulaya fikse kitle ile kliniğimize başvurdu. Diğer bir hastaya da alt dudak sol kesiminde (T1N0M0) iyileşmeyen yara nedeniyle dış merkezde alt dudak kanseri tanısı ile bir dermatolog tarafından kriyoterapi uygulanmış ve mevcut tümör tedavi edilmiş. Tedaviyi takiben dört ay sonra hasta sol mandibulaya fiske kitle ile kliniğimize başvurdu. Bir diğer hastaya da T1N0M0 alt dudak tümörü nedeniyle birincil tedavi olarak radyoterapiyi takiben lezyonun iyileştiği belirtilmiş. Hasta sekiz ay sonra nüks alt dudak kanseri nedeniyle (T2N0M0) kliniğimize başvurdu. Diğer 13 hastada birincil cerrahi tedavi uygulanmasını takiben lokorejyonel nüks gelişti. Kriyoterapi ve geleneksel yöntem uygulanan hastalarda lokorejyonel nükslerin çok agresif seyir gösterdiği görüldü. Bu iki hastada nüksler, üç ve dört ay gibi kısa bir zaman sonra alt dudakta skar bölgesinde ve boyunda 1. bölgede submandibüler alanda fiske kitle (N2) şeklinde kendini gösterdi. Tomografik incelemede bu hastalarda mandibula değerlendirildi ve kortikal tutulum raporlandı. Alt dudak lezyon eksizyonunu takiben boyunda fiske kitlenin olduğu bölgeye radikal boyun diseksiyonu ve hemimandibulektomi uygulanarak, patolojik örnekte her iki hastada mevcut kitlenin metastatik lenfadenopati ile uyumlu olduğu kemik invazyonu ile birlikte perinöral invazyon izlendiği görüldü. Bu hastalardan anlaşılacağı üzere cerrahi dışı lokal girişimler, tümör erken evre olsa bile lokorejyonel nüks durumunda agresif seyir izlemekte ve patolojik örnek incelemede bu hastalarda olduğu gibi iyi diferansiye durumdan nükste orta diferansiye duruma geçebilmekte ve bu durum hastanın yaşam beklentisini olumsuz etkilemektedir. Bu iki hastamız 6-8 aylık bir zamanda hayatlarını kaybetti. Lokal ve bölgesel kontrol, sağkalımda iki önemli etmendir. Pozitif cerrahi sınır, lokal nüksten sorumludur. Hastanın tedavisi planlanırken iki elle muayene yapılarak tümörün endürasyonuna bakılmalı ve endofitik yayılımı hakkında fikir sahibi olunmalıdır. Endürasyon sınırları lezyondan daha geniş ise eksizyon sırasında endürasyon sınırları göz önüne alınmalıdır. Bu tümörün eksizyon sınırları hakkında daha emin cerrahi sınır oluşturulmasını sağlayabilir. Hala emin olunamıyorsa ameliyat sırasında frozen kesit patoloji incelemesi ile cerrahi sınır değerlendirilmelidir. En az 1 cm cerrahi sınır gözetilerek tümör çıkarılmalıdır. Bazı

Nüks alt dudak kanserlerine yaklaşım 241 kaynaklara göre erken evre (Evre I-II) hastalarında 5 mm cerrahi sınırla çıkarılabilir. [16] de Visscher ve ark. [18] birincil rezeksiyon sonrası pozitif cerrahi sınırı olan yedi hastanın takiplerinde üç hastada 58, 72 ve 82 hafta sonra tekrarlayan tümör tespit etmişlerdir. İkinci önemli nokta servikal yayılımdır. Boynun elle muayenesi ile yalancı pozitiflik oranı %41-79, yalancı negatiflik %30 olarak bildirilmiştir. [19] Çalışmamızda hastaların yapılan patolojik incelemesinde alt dudak tümörü ve boyun örneğinde cerrahi sınırlar negatif bulundu. Lokal nüksün birincil lezyonun boyutuyla ilişkili olduğu bildirilmiştir. [20,21] Lezyonun büyüklüğü arttıkça lokal nüks oranı artmaktadır. İki santimetreden küçük lezyonlarda lokal nüks oranı %12-15 arasında değişmektedir. [6] Boyun diseksiyonu yapılmayan ve nüks eden hastalarda prognoz kötüdür. [1] Bizim hastalarımızın ilk başvurularında 12 sinde tümör boyutu T1, dördünde T2 olarak bulundu. İleri evre tümörlerde mandibula ve ağız tabanı tutulumunda kısmi mandibula rezeksiyonuyla birlikte boyun diseksiyonu da yapılarak tümör enblok rezeke edilir. Mandibula invazyonu, tümörlü yerden diş çekilmesi, rezeksiyon sınırı pozitifliği, servikal yayılım, T3-T4 tümörler yineleme riskini artırır. [1] Bu çalışmada hastalardan dokuzunun boyun 1. bölgesinde metastatik lenfadenopati tespit edilmesi nedeni ile yapılan radyolojik incelemede (BT, Panaromik mandibula grafisi) beş hastada mandibula kortikal tutulumu izlendi. Diğer dört hastada mandibula tutulumu radyolojik olarak izlenmedi. Mandibulaya yapılan cerrahi girişimler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir (Tablo 3). Tablo 3. Hastalara uygulanan mandibula cerrahi girişimi çeşitleri Yöntem Sayı Hemimandibulektomi 5 Segmental mandibulektomi 3 Marjinal mandibulektomi 2 Yapılmayan 6 Toplam 16 Kanser cerrahisinde lenf yolları ve yayılım sıklığı önemlidir. Alt dudak kanserlerinde yerleşim yerine göre yayılım yapacağı lenf nodları farklıdır. Ancak belirli bir sıra izler. Alt dudak orta kısım tümörleri submental ve submandibüler nodlara yayılım yaparlar. Diğer oral lezyonların aksine, bu bölgelere yayılım yaptıktan sonra üst, orta ve alt derin servikal bölgelere yayılım olur. Submandibüler ve submental nodlara yayılım olmadan bu bölgelere yayılım olmaz. [19] Ünsal-Tuna ve ark. [9] yaptıkları çalışmada 47 alt dudak kanserli hastadan lenf nodu saptanan sekiz hastanın, altısında (%75) yayılım boyunda I. bölge lenf nodlarında, ikisinde ise (%25) I. ve II. bölge lenf nodlarındaydı. Bizim çalışmamızda 16 hastanın dokuzunda boyun yayılımı saptandı. Bu yayılımların yedisinin tükürük bezi bölgesinde, ikisinin ise submental bölgede olduğu görüldü. Alt dudak kanserlerinde cerrahi tedavi sırasında tümöral doku en az 1 cm lik cerrahi sınır ile çıkarılırken tabanındaki mandibula periostunun da patolojik örneğe dahil edilmesi ve mümkünse boyun örneği ile beraber enblok olarak çıkarılması onkolojik prensip açısından uygun yaklaşım olacaktır. [22] Çünkü buradaki lenfatiklerin mandibula periostu ile sıkı bağlantılı olduğu bilinmektedir. Alt dudak lenfatikleri periosta yakın seyreder ve mental foramene girer. Lenfatikler üst derin juguler ve orta derin juguler nodlara boşalır. [23] Alt dudak lenfatikleri mandibula periostuna yakın seyrettiğinden mandibula corpusunu örten periost alt kenar dahil edilerek dudak örneği ile birlikte çıkarılmalıdır. Çalışmamızda dış merkezde girişimde bulunulan 14 hastada mandibula periostuna herhangi bir girişimde bulunulmadığı gözlendi. Bu hastaların beşinde mandibula yayılımı izlendi ve 10 hastada mandibulektomi ameliyatlarına gereksinim duyuldu. Mandibula invazyonunun olması hastaların morbidite ve mortalitelerinin artmasına neden olmaktadır. [24,25] Boyun yayılımı, lokal eksizyon sonrası boynu tedavi edilmeyen hastalarda ortalama dokuz ayda (dağılım 3-18 ay) görüldü. Toplam dokuz hastaya radyoterapi verildi. Çalışmamızda sunulan olgular arasında tümöre komşu mandibula periostunun patolojik örneğe dahil edilmediği olgularda, mandibulayı tutan tümör nüksü oranının yüksek olması, alt dudak kanserlerinin tedavisi sırasında mandibula periostunun tümöre yakın kısımlarının rezeke edilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Mandubula periostu rezeksiyonunun dudak kanserlerinin cerrahi tedavisindeki başarı oranlarına etkisi ile ilgili olarak literatürde yeterli kaynak bulunmaması, makalemizi bilimsel olarak değerli kılmakla birlikte, bu konunun daha kapsamlı çalışmalarda incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

242 Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg Sonuç olarak, alt dudak kanserleri hangi evrede olursa olsun tedavileri ciddiye alınmalı ve hastaya tanı konulur konulmaz, onkolojik prensiplerden taviz vermeden, yeterli sağlam sınır göz önünde bulundurularak cerrahi tedavi önerilmelidir. Nüks olguları genellikle yetersiz cerrahi tedavi sonucu olmaktadır. Lokorejyonel nüks durumunda tedavi zaman kaybetmeden planlanmalıdır. Sonuçta uygulanacak tedavi protokolü hastanın sağkalımını önemli ölçüde etkileyecektir. Hastalar birincil alt dudak tümörü ile başvurduğunda lokal tedaviler uygulamak yerine, zaman kaybetmeden onkoloji deneyimi olan KBB hekimlerince cerrahi tedavilerinin planlanması gerekmektedir. Birincil tedavi cerrahi olarak belirlendiğinde lezyonun birincil olarak çıkarılması ile birlikte boyun diseksiyonu sırasında boyun birinci bölge diseksiyonuna mandibula periostunun da dahil edilmesinin lokal nüks oranını azaltacağı kanısındayız. Bu konunun daha fazla olgu sayılarının olduğu kapsamlı çalışmalarla incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. KAYNAKLAR 1. Wurman LH, Adams GL, Meyerhoff WL. Carcinoma of the lip. Am J Surg 1975;130:470-4. 2. Zitsch RP 3rd. Carcinoma of the lip. Otolaryngol Clin North Am 1993;26:265-77. 3. Renner GJ, Zitsch RP III. Cancer of the lip. In: Myers EN, Suen JY, editors. Cancer of the head and neck. 3rd ed. Philadelphia: W. B. Saunders; 1996. p. 294-320. 4. Jorgensen K, Elbrond O, Andersen AP. Carcinoma of the lip. A series of 869 cases. Acta Radiol Ther Phys Biol 1973;12:177-90. 5. Hendricks JL, Mendelson BC, Woods JE. Invasive carcinoma of the lower lip. Surg Clin North Am 1977; 57:837-44. 6. Luce EA. Reconstruction of the lower lip. Clin Plast Surg 1995;22:109-21. 7. Baker SR, Krause CJ. Carcinoma of the lip. Laryngoscope 1980;90:19-27. 8. Jesse RH. Extensive cancer of the lip. Surgical therapy. Arch Surg 1967;94:509-16. 9. Unsal-Tuna E, Oksüzler O, Ozbek C, Ozdem C. Surgical management of lower lip cancers. [Article in Turkish] Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2008;18:148-52. 10. Minovi A, Hertel A, Ural A, Hofmann E, Draf W, Bockmuehl U. Is PET superior to MRI in the pretherapeutic evaluation of head and neck squamous cell carcinoma? [Article in Turkish] Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2007;17:324-8. 11. Onerci M, Yilmaz T, Gedikoğlu G. Tumor thickness as a predictor of cervical lymph node metastasis in squamous cell carcinoma of the lower lip. Otolaryngol Head Neck Surg 2000;122:139-42. 12. Altinyollar H, Bulut H, Berberoglu U. Is suprahyoid dissection a diagnostic operation in lower lip carcinoma? J Exp Clin Cancer Res 2002;21:29-30. 13. Cruse CW, Radocha RF. Squamous cell carcinoma of the lip. Plast Reconstr Surg 1987;80:787-91. 14. Lindeløv B, Kirkegaard J, Hansen HS. Squamous cell carcinoma of the oral cavity. An unselected material from a 5-year period. Acta Oncol 1990;29:1011-5. 15. Uğurluer G, Ozyurt SC, Aksaray F, Aslan N, Habiboğlu R, Tümöz M. Prognostic factors and survival rates in oral cavity cancers. [Article in Turkish] Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2006;16:64-71. 16. de Visscher JG, Botke G, Schakenraad JA, van der Waal I. A comparison of results after radiotherapy and surgery for stage I squamous cell carcinoma of the lower lip. Head Neck 1999;21:526-30. 17. Guney E, Yigitbasi OG. Functional surgical approach to the level I for staging early carcinoma of the lower lip. Otolaryngol Head Neck Surg 2004;131:503-8. 18. de Visscher JG, van den Elsaker K, Grond AJ, van der Wal JE, van der Waal I. Surgical treatment of squamous cell carcinoma of the lower lip: evaluation of long-term results and prognostic factors-a retrospective analysis of 184 patients. J Oral Maxillofac Surg 1998;56:814-20. 19. Kutluhan A, Kiriş M, Kaya Z, Kisli E, Yurttaş V, Içli M, et al. Squamous cell carcinoma of the lower lip and supra-omohyoid neck dissection. Acta Chir Belg 2003; 103:304-8. 20. Brown RG, Poole MD, Calamel PM, Bakamjian VY. Advanced and recurrent squamous carcinoma of the lower lip. Am J Surg 1976;132:492-7. 21. Creely JJ Jr, Peterson HD. Carcinoma of the lip. South Med J 1974;67:779-84. 22. Brown JS, Kalavrezos N, D Souza J, Lowe D, Magennis P, Woolgar JA. Factors that influence the method of mandibular resection in the management of oral squamous cell carcinoma. Br J Oral Maxillofac Surg 2002; 40:275-84. 23. Zitsch RP 3rd. Carcinoma of the lip. Otolaryngol Clin North Am 1993;26:265-77. 24. Villaret AB, Cappiello J, Piazza C, Pedruzzi B, Nicolai P. Quality of life in patients treated for cancer of the oral cavity requiring reconstruction: a prospective study. Acta Otorhinolaryngol Ital 2008;28:120-5. 25. Kocatürk S, Ozdemir N, Erkam U, Uzun H, Babila A, Oztürk E. Evaluation of occult lymph node metastasis in lower lip cancers and approach to N(0) neck metastasis. [Article in Turkish] Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2002;9:41-5.