KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 8. ULUSLARARASI FELSEFE SEMPOZYUMU MAYIS 2010

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 8. ULUSLARARASI FELSEFE SEMPOZYUMU 11-12-13 MAYIS 2010"

Transkript

1 KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 8. ULUSLARARASI FELSEFE SEMPOZYUMU MAYIS 2010 BİLDİRİ SEYDİ ÇELİK 1

2 II. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA ORTAYA ÇIKAN YENİ BİR HAK KATEGORİSİ OLARAK DAYANIŞMA HAKLARI Yrd. Doç. Dr. Seydi ÇELİK KOÜ Hukuk Fakültesi Özet Ġnsan hakları kavramının oluģmaya baģladığı 17. Yüzyıldan günümüze kadar insan haklarını sayan ve sınıflandıran çok sayıda liste olmuģtur. Bugün insan haklarının üç kuģak hak kategorisi altında sınıflandırıldığını görmekteyiz. Birinci KuĢak Haklar altında Klasik Haklar yer alır. Ġkinci KuĢak Haklar altında ise Sosyal Haklar sıralanmıģtır. Birinci kuģak hakların temel özelliği, burjuvazinin talebi olarak ortaya çıkması ve bireylere devletin müdahale edemeyeceği özgür bir alan yaratmasıdır. Ġkinci kuģak haklar ise sanayi devrimi ile ortaya çıkan iģçi sınıfının talepleri ve mücadeleleri sonucunda elde edilmiģtir ki bu kuģak hakların temel özelliği gerçekleģebilmesi için devletin müdahalesine ihtiyaç duymasıdır. II. Dünya SavaĢından sonra ise, 20. yüzyılın son dönemlerinde yaģana teknolojik ve bilimsel geliģmelerin yarattığı sorunların da etkisiyle daha öncekilerden farklı yeni hakların ortaya çıktığını görüyoruz. Üçüncü KuĢak Haklar olarak sınıflandırılan bu yeni hak kategorisinin bir baģka adı da DayanıĢma Hakları dır. Diğer kuģak haklardan farklı olarak bu hakların gerçekleģmesi için devletin, bireylerin ve grupların dayanıģmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bildirimizde DayanıĢma Haklarının neler olduğu, doğuģu, geliģmesi ve diğer hak kategorileriyle olan farkı ve iliģkisi irdelenecektir. Abstract From the 17th century onwards there has been many lists counting and classifying human rights. Today we see that the divisions of human rights are classified into three generations of rights. Classical rights are placed under the first generation rights. Second-generation human rights are fundamentally social rights. The main characteristics of first generation rights is that these rights emerged as a bourgeoisie s claims, and that they create a sphere with which the state shall not interfere. Second generation rights, however, are the rights claimed by the working class that came on the scene through and following the industrial revolution. The major trait of these rights is that they cannot be realized without the State s positive involvement. After the Second World War, a new category of rights has come out with the effects of the problems stemmed from the developments in technology and science in the late 20 th Century. These new category of rights classified as the third generation rights is also called Solidarity Rights. Different from the other categories of rights, third generation rights are those rights which their realization depends on, and requires, the solidarity among the state, individuals and groups. Our paper will be dealing with what the solidarity rights are, their developments and difference from the other categories of rights, and also the relationship between the said categories of rights. 2

3 Giriş Ġnsanı diğer hayvanlardan ayıran en temel özellik, yalnızca biyolojik ihtiyaçlarını gidermeye yönelik davranıģlara sahip olmamasıdır. Bu bağlamıyla insan, etik doğaya da sahiptir ve sırf bu nedenledir ki biyolojik yaģamını sürdürme ihtiyacının yanında onurlu bir yaģam sürdürmeye de ihtiyaç duyar. Bu nedenle etik bir varlık olan insanın onurunu güvenceye alan tüm kurallar insan hakları kapsamına girer. Dolayısıyla insan haklan kavramı, onurlu bir yaģam sürdürme ihtiyacından kaynaklanan ve kiģinin sırf insan olduğu için sahip olduğu haklar anlamına gelmektedir. Bu nedenle hakları ihlâl edilen bir kimsenin sadece ihtiyaçlarının değil, onun insanlığının inkâr edildiği kabul edilmektedir. Ġnsanın maddî ve manevî varlığının geliģmesini amaçlayan bu tür hakların dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez olarak formüle edilmesi gerekir ki insan kiģiliğinin onur ve değeri korunabilsin. Nitekim BirleĢmiĢ Milletler AntlaĢması (1945) ve BM Evrensel Ġnsan Haklan Bildirgesi'nde (1948); "insanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan onurun ve onların eşit ve vazgeçilmez haklarının tanınmasının dünyada özgürlük, adalet ve barışın temelini oluş"turacağı kabul ve ilân edilmiģtir. Hiçbir Ģekilde insanın elinden alınamayacak olması bakımından insan hakları, üstün kurallar bütünüdür. Zaman içerisinde insan haklarının kapsamı giderek geniģlemiģtir. İnsan Hakları Düşüncesinin Tarihsel Gelişimi Ġnsan hakları insanlığın tarih boyunca yaptığı zorlu mücadeleler sonucunda bugünkü halini almıģ ve dünyada kabul görür bir duruma gelmiģtir. Genel anlamda insan haklarının tarihsel geliģimiyle ilgili 3 kuģaktan söz edilebilir. KiĢisel Haklar veya Negatif Statü Hakları da adı verilen 1. KuĢak Haklar, Ekonomik, Sosyal, Siyasal ve Kültürel Haklar veya Pozitif Statü Hakları da adı verilen 2. KuĢak Haklar, ve son olarak DayanıĢma Hakları veya Halkların Hakları da adı verilen 3. KuĢak Haklar. 1. Kuşak Haklar: Kişisel Haklar (Negatif Statü Hakları) 17. ve 18. yüzyılda kazanılan bu haklar, aydınlanma çağı düģünürlerinin büyük ölçüde fikrî desteğine dayalı olarak biçimlenmiģtir. KiĢisel hakların belge haline getirilmesi tarihini 1215 tarihli Magna Charta dan baģlatmak ve 1789 Fransız VatandaĢ ve Ġnsan Hakları Bildirgesi ne kadar getirmek mümkündür. Gerçekten de Magna Charta Libertatum (1215) ile 3

4 Ġngiltere de kralın keyfi müdahalelerine karģın kiģi hak ve özgürlüklerinin sınırlarının geliģtirilmesi sağlanmıģtır. Yine 1789 öncesinde, Ġngiliz Parlamentosu tarafından kabul edilen ve yaģam, hürriyet ve mülkiyet haklarını güvence altına alan Haklar Bildirgesi ni (1689), yaģam, hürriyet ve mülkiyet haklarıyla beraber mutluluğu arama hakkından bahseden Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi (1775) ile nihayet hürriyet, mülkiyet, güvenlik ve zulme karģı direnme haklarını tespit eden Fransız VatandaĢ ve Ġnsan Hakları Bildirgesi ni (1789) önemli örnekler olarak saymak gerekir. Özetle, bireyciliği esas alan ve yasal eģitlik, kiģi güvenliği, bireysel özgürlük, düģünce ve inanç özgürlüğü, siyasal haklar ve mülkiyet gibi hakları içeren birinci kuģak insan hakları, bireye ait olan ve devletin, toplumun ve üçüncü Ģahısların dokunamayacağı özel, bağımsız bir eylem alanının sınırlarını çizmektedir. Bu haliyle birinci kuģak haklar, devleti sınırlandırmakta, devletin konumunu daha çok tarafsızlık ve karıģmama ilkesi üzerine oturtmaktadır. Burjuvazi, bu kuģak hakların sağlanmasında en etkili grup ortaya çıkmıģ ve 19. yüzyılın baģlarından itibaren önce Avrupa ülkelerinin, sonra bütün uygar ülkelerin anayasalarında ve yasalarında yer almasının itici gücünü oluģturmuģtur. 2. Kuşak Haklar: Ekonomik, Sosyal, Siyasal ve Kültürel Haklar (Pozitif Statü Hakları) Birinci kuģak insan haklarına yöneltilen en büyük eleģtiri, bu kuģak hakların kağıt üzerinde kaldığı; ekonomik ve sosyal güçten yoksun halkın bundan yararlanamadığı üzerinedir. Nitekim Avrupa da sanayi devriminin etkisiyle feodal yaģam tarzı çökmüģ, toprağın ekonomik değerini yitirmesi nedeniyle mülksüzleģen büyük insan kitleleri Ģehirlere göç etmiģ ve hiçbir güvenceye sahip olmadan sadece hayatta kalmaya çalıģmıģlardır. Birinci kuģak hakların varlığı, kol gücünden baģka hiçbir Ģeyleri olmayan bu insanlar için bir anlam taģımamaktadır. Konut dokunulmazlığı hakkı nın var olması konutu olmayan bir insan için hiçbir Ģey ifade etmemektedir. ĠĢte, yeni ortaya çıkmıģ olan iģçi sınıfının, sanayi devriminin yarattığı bu olumsuz sonuçlara, siyasal ve sosyal eģitsizliklere tepkisi gecikmemiģ, bu sınıfın düģünürleri soyut insanı değil gerçek insanı hedef alan bir yeni hak kategorisini talep etmeye baģladılar. Ġnsanlar, yasalar önünde eģit olmanın "sosyal eģitlik"le taçlandırılmadığı sürece kağıt üzeri haklar yaratmaktan öteye gidemeyeceği düģüncesinden hareketle Ġkinci kuģak hakları talep etmeye baģlamıģlardır. ĠĢçi sınıfının itici gücüyle insanlar, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar adı verilen bu haklarını nihayet 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın ikinci yarısı arasında elde etmeyi ve anayasalara sokmayı baģardılar. Özellikle 20. yüzyılın ilk yarısında yaģanan ve milyonlarca insanın öldüğü Dünya savaģlarının, insan haklarının önemini ve gerekliliğini ortaya koyması ve BirleĢmiĢ 4

5 Milletlerin 1948 yılında kabul ettiği insan Hakları Evrensel Bildirgesi ile insan haklarının kapsamı geniģledi. Birey; sosyal güvenlik, çalıģma, sağlıklı yaģama, konut edinme, dinlenme, eğitim ve öğretim gibi ekonomik, sosyal ve kültürel haklara kavuģtu. Birinci kuģak insan hakları, bireye özgürce hareket edebileceği ve devletin, toplumun ve üçüncü Ģahısların dokunamayacağı özel, bağımsız alan yaratmayı amaçlarken, Ġkinci kuģak hakların büyük çoğunluğu devlete bir hizmet sunma ödevi yüklemekteydi. Sağlık hakkının kullanılabilmesi için devletin öncelikle doktor yetiģtirmesi ve hastaneler açması gerekmektedir. Böylece, birinci ve ikinci kuģak haklar onurlu bir insan hayatı için birbirlerini tamamlama iģlevini yüklenmiģ oldular. 3. Kuşak Haklar: Dayanışma Hakları (Halkların Hakları) XX. yüzyılın son dönemlerinde savaģların, teknoloji ve bilimsel ilerlemenin yol açtığı zararlar, halkların hakları adı da verilen dayanıģma haklarını gündeme getirmiģtir. Bu haklar, 1970 li yılların baģlarında BirleĢmiĢ Milletler Ġnsan Hakları Komisyonu ve UNESCO tarafından geliģtirilmiģ, insan hakları kapsamına alınması için çalıģılmıģtır. Belirttiğimiz gibi birinci kuģak haklar en önemli niteliği devletin müdahale edemeyeceği bir alan yaratma arayıģıyken, ikinci kuģak hakların en önemli niteliği bizatihi devletin müdahalesine gereksinim duymasıydı. Oysa üçüncü kuģak insan haklarını birinci ve ikinci kuģak haklardan ayıran en önemli nitelik, gerçekleģmesinde devletin çabasının yeterli görülmemesi, birey ve grupların da devreye girerek, bir dayanıģmayı zorunlu kılmasıdır. üçüncü kuģak hakların bir baģka çımazı, çatıģmayı ve mücadeleyi değil, uzlaģmayı ve dayanıģmayı öne çıkarmasıydı. Bu bağlamıyla üçüncü kuģak insan haklarının yaģama geçmesi için, kiģiler, gruplar ve devletler kadar, ekonomik sınıfların da desteği ve dayanıģması adeta bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor XX. yüzyılda yaģanan iki dünya savaģı sonucunda milyonlarca insanın ölmesi, insanlığın düģünce, bilim ve sanat mirası olan birçok eserin yok edilmiģ olması, dünyanın büyük bir ekonomik çöküntüye girmesi, yine bu yüzyıl içerisinde teknoloji ve bilimsel ilerlemenin yol açtığı çevre zararları ve bundan çıkmak için küresel ölçekte iģbirliğine duyulan ihtiyaç, sömürge ülkelerin varlığı, geliģme sorunları ve uluslar arası toplumun bu konulara yönelik duyarlılığının artmasıyla bağlantılı olarak, dayanıģma haklarının insan hakkı olarak sınıflandırılması gerekliliğini ortaya koymuģtur. Bütün bu sorunların varlığı, Ġnsan Haklarının sadece devletlerin iç meselesi olmadığını, bütün uluslar arası toplumu ilgilendirdiğini ve bu sorunların çözümünde bütün insanlığın katkısına ihtiyaç duyulduğunun anlaģılmasına neden olmuģtur. Özellikle bağımsızlığını ilan etmiģ eski sömürge devletlerinin ısrarı ve üçüncü dünya ülkelerinin baskısı ile dayanıģma hakları uluslararası düzlemde 5

6 gündeme gelebilmiģtir. Bu geliģmelerin sonucu olarak 1982 yılında DayanıĢma haklarına ĠliĢkin Uluslararası Üçüncü Pakt Önerisi hazırlanmıģ 3. KuĢak Haklar olarak kategorize edilen bu öneriler listesinde barıģ hakkı, çevre hakkı, geliģme hakkı, insanlığın ortak mal varlığına saygı hakkı birer dayanıģma hakkı olarak sınıflandırılmıģlardır. Bu hakların somutlaģtırılması yönündeki en önemli adım aslında 1968 yılında düzenlenen Ġnsan Hakları Uluslararası Konferansı sonunda yayımlanan Tahran Bildirgesi ile atılmıģtı. Bu geliģmelerden sonra, üçüncü kuģak haklar kategorisi içinde yer verilen hakların bazılarının uluslararası belgelerde de yer almaya baģladığını görüyoruz. Bu konuda bölgesel bağlamda olmasına karģın, sözleģme formunda olduğu için önemi büyük olan bir belge örneği 1986 tarihli Afrika Ġnsan ve Hakların Halkları ġartı dır (AĠHHġ). Gerçekten de AĠHHġ, geliģme hakkı, barıģ ve güvenlik hakkı, tatminkâr çevreye sahip olma hakkı gibi en önemli üçüncü kuģak haklara yer vermiģtir. Bir diğer adı da halkların hakları olan üçüncü kuģak haklar konusunda zengin olan bu belgede öznesi halklar olarak bir dizi hakkın da düzenlendiğini görüyoruz. Nitekim bu sözleģmesel belgede, bütün halkların eģit ve aynı haklara sahip olduğu, tahakkümün gayri meģru olduğu; bütün halkların varolma hakkı, kendi kaderini tayin hakkı ve siyasi statülerini özgürce belirtme hakkı olduğu; yabancı tahakkümüne karģı özgürlük mücadelesi verme ve verilen özgürlük mücadelesine yardımcı olma hakkı olduğu; bütün halkların kendi zenginlik ve doğal kaynaklarını özgür/serbest kullanma ve bunlardan yararlanma hakkının olduğu belirtilmiģtir. Bununla birlikte, halkların hakları kavramı AĠHHġ ten önce BirleĢmiĢ Milletler (BM) tarafından üretilen değiģik formlardaki belgelerde de kullanılmıģtır. BM Genel Kurulunun tarih ve 1514 (XV) sayılı kararıyla kabul edilen sömürge Ülkelere ve Halkalara Bağımsızlık Tanınması Bildirisi ; BM Genel Kurulunun tarih ve 1803 (XVII) sayılı kararıyla kabul edilen Doğal kaynaklar Üzerinde Sürekli Egemenlik Hakkında Genel Kurul Kararı ; BM Genel Kurulunun tarih ve 2037 (XX) sayılı kararıyla kabul edilen Gençlerde, Halklar Arasındaki BarıĢ, KarĢılıklı ve AnlayıĢ Ġdeallerinin GeliĢtirilmesi Bidirisi ; UNESCO Genel Konferansının 14. oturumunda tarihinde kabul edilen Uluslar arası Kültürel ĠĢbirliği Ġlkeleri Bildirisi, halkların hakları kavramına yer veren belgelerdendir. Ayrıca, BM Genel Kurulunun tarih ve 2200 (XXI) sayılı kararıyla kabul edilen Medeni ve Siyasal Haklar SözleĢmesi ile Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar SözleĢmesi nin her ikisinde de ortak içerikle yer alan (md.1/1) hükümlerinde bütün halkların kendi kaderini tayin hakkı, kendi siyasal statülerini özgürce belirleme hakkı, ekonomik, sosyal ve kültürel geliģmelerini özgürce gerçekleģtirme hakkı ve (md.1/2) de bütün halkların, kendi doğal zenginlik ve kaynaklarından özgürce yararlanabilme hakkı 6

7 düzenleyen sözleģme formuna sahip olan belgelerdir. Gene BM Genel Kurulunun tarih ve 2625 sayılı kararıyla kabul edilen BirleĢmiĢ Milletler ġartı Uyarınca Devletler Arasında Dostça ĠliĢkiler ve ĠĢbirliğine ĠliĢkin Uluslar arası Hukuk Ġlkeleri Bildirisi nde barıģ hakkı, kuvvet kullanmaktan kaçınma ödevi, halkların eģit haklara ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olduğu vurgusuna yer verilmiģtir. BM Genel Kurulunun BarıĢ Ġçinde YaĢam için Toplumların Hazırlanması Bildirisi adını taģıyan ve tarih ve 33/73 sayılı kararıyla kabul edilen bir baģka bildirisinde de halkların hakları kavramı yanında barıģ içinde bir yaģam hakkı nın da düzenlendiğini görmekteyiz. Aynı yıl UNESCO tarafından, halkların temel eģitliği ve tam geliģme hakkı nı içeren Irk ve Irksal Önyargılar Hakkında Bildiri ilan edilmiģtir yılında ise, BM tarafından bizatihi barıģ hakkına özgülenmiģ olarak kabul edilen Halkların BarıĢ Hakkı Bildirisi yayımlanmıģ ve Bildiri, halkların kutsal bir barıģ hakkına sahip oldukları nı düzenlemiģtir. BM, 1986 yılında ise GeliĢme Hakkı Bildiri adıyla geliģme hakkına özgülenmiģ bir bildiriyi daha kabul ederek, üçüncü kuģak hakların kategorileģtirlmesine, uluslar arası meģruiyetinin kurulmasına katkı vermiģtir. Dayanışma Hakkı Olarak: Barış Hakkı 20. yüzyıla kadar barıģ hakkından değil, savaģ hakkından söz etmek mümkündür. Nitekim uluslararası hukuk öğretisinde SavaĢ Hukuku ve BarıĢ Hukuku olmak üzere iki olgudan söz edilmekteydi. SavaĢı düzenleyen bir hukukun olduğu bir yerde savaģlar meģru demektir. Uluslararası hukukta devletlerarasındaki anlaģmazlıkları çözen, kural koyan ve yaptırım uygulayan merkezi bir otoritenin bulunmaması nedeniyle devletler, sorunlarını savaģ tercihi ile çözme noktasında serbest bırakılmıģlardı. Uluslararası hukuk sadece savaģ halinin meģru zeminini belirliyordu. BirleĢmiĢ Milletler ġartı (1945) ile birlikte bu durum değiģti. BarıĢ hakkı, söz konusu antlaģmanın 1. maddesindeki, Uluslararası barıģ ve güvenliği korumak ve bu amaçla, barıģı bozmaya yönelik tehditleri önlemek, kaldırmak, saldırganlık ya da barıģın baģka yollarla bozulması eylemlerini bastırmak üzere etkin ortak önlemler almak, adalet ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak, barıģın bozulmasına yol açabilecek nitelikteki uluslararası anlaģmazlık veya durumların düzeltilmesini ya da çözülmesini barıģçı yollarla gerçekleģtirmek ifadesi ve kuvvet kullanmayı yasaklayan diğer maddeleriyle, siyasal ve hukuksal dayanaklarına kavuģmuģtur. Böylelikle savaģ hukuku/ barıģ hukuku ikiliği ortadan kalkmıģ ve barıģ hukuku egemen kılınmıģtır. Her ne kadar asıl amacı savaģı sınırlandırmaktan çok, belirli savaģ eylemlerini sınırlandırmak olsa da, 1899 ve 1907 Lahey BarıĢ Konferanslarının da barıģ hakkının hukuksallaģmasına katkısı yadsınamaz. Daha sonra 1948 tarihli BM Evrensel Ġnsan Hakları Bildirgesi, 1984 tarihli BM Hakların BarıĢ Hakkı 7

8 Üzerine Bildirisi ve 1986 tarihli Afrika Ġnsan ve Hakların Halkları ġartı barıģ hakkını düzenleyen ve içeriğini belirleyen önemli belgeler olarak ortaya çıkmıģtır. Dayanışma Hakkı Olarak: Gelişme Hakkı Ulusların geliģmesi söylemi, sömürgecilik döneminin ardından bağımsızlığına kavuģan ülkelerin, karģılaģtıkları sosyo-ekonomik sorunlar nedeniyle ortaya koydukları yeni bir hak talebidir. Bu hakkın içeriğinde yoksullukla mücadele ve azgeliģmiģliğin ortadan kaldırılması gibi talepler bulunmaktadır. Ġlk anda ulus devletlerin taleplerinden ibaretmiģ gibi duran bu telepler, giderek, insanlığın ortak malvarlığından eģit yararlanma ve dünya ekonomik refahının hakkaniyetli dağıtımından pay alma hakkı olarak uluslararası insani bir boyut kazanmıģtır. BirleĢmiĢ Milletler ġartı nın (1945) baģlangıç bölümünde belirtilen tüm halkların ekonomik ve toplumsal geliģmesini hızlandırmak üzere uluslar arası yollara baģvurma gayesi, bu hakkı uluslararası hukukun konusu haline getirmiģtir. Daha sonra Evrensel Ġnsan Hakları Bildirgesine yollama yapan 1966 Paktlarının baģlangıç bölümünde yer verilen yoksulluktan arınmıģ özgür insan deyimi örtülü de olsa geliģme hakkına değinmiģtir. Nihayet, BirleĢmiĢ Milletler Genel Kurulunun 4 Aralık 1986 tarih ve 41/128 sayılı Kararıyla ilan edilen BM GeliĢme Hakkına Dair Bildiri, geliģme hakkını, bireylerin ve halkların bir hakkı olarak kabul ederken, bu hakkı her insanın ve bütün halkların ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal geliģmeye katılma, katkıda bulunma ve ondan yararlanma hakkı biçiminde çerçevelendirlimiģtir. Bildiri, - Gelişme kavramından, içinde bütün insan haklarının ve temel özgürlüklerinin tamamen gerçekleģtirilebileceği bir ortamı kastetmekte (m. 1/1), - Tüm birey ve halkların bireysel ve toplumsal yükümlülükle geliģme hakkının gerçekleģtirilmesinde sorumlu olduklarını (m.2/2), - Devletlerin de, tüm insanların geliģmeye katılmaları ve bundan kaynaklanan menfaatlerin adil bir biçimde dağıtılması esasına dayanan ve nüfusun tamamının ve bütün bireylerin refahını sürekli olarak geliģtirmeyi amaçlayan ulusal geliģme politikalarını formüle etme yetkisi ve görevi olduğunu (m.2/3), ifade etmektedir. Dayanışma Hakkı Olarak: Çevre Hakkı Ġnsan hakları kavramı bağlamında kurumsallık kazanmaya baģlayan çevre hakkı, kapitalist sistem içinde sanayileģmenin ve teknoloji kullanımının çevre ve onun bir öğesi olan insan aleyhine doğurduğu sonuçların yarattığı tepkinin bir ürünüdür. Artık günümüzde pek çok uluslararası belgede, çevre, çevre hakkı ve katılım ile ilgili hükümler yer almaktadır. Bu çalıģmaların ilk nüveleri ana konusunu daha çok tabiatın, Tabii manzaraların, 8

9 tabii bitki örtüsünün, vahģi hayvanların, kültür varlıklarının korunması oluģturmakla beraber 1913 yılında yapılan Bern Konferansı ve 1923 yılında yapılan Paris ve Londra konferansları ile atılmıģtır. Çevre hakkının ilk kez uluslararası belgelerde yer bulması BM nin 1972 de toplanan ve 100 den fazla ülke temsilcisinin katıldığı Stockholm Ġnsan Çevresi Zirvesi nden sonra yayımladığı Stockholm Bildirgesi yle mümkün olmuģtur. Bu Bildirge ile insanlar, kendisine onurlu ve iyi bir yaģam sürmeye olanak veren nitelikli bir çevrede, özgürlük, eģitlik ve tatmin edici yaģam koģulları temel hakkına sahip kılınmıģtır. BM nin 1982 tarihli Dünya Doğa ġartı ise daha somut ilkeler ortaya koyarak, çevre hakkının uygulamaya sokulması konusunda devletlerin yükümlülüklerini ve bireylerin yapabileceklerini saptamıģtır. Tüm dünyada geliģen çevreci toplumsal hareketler sonucu nihayet, 1992 de Rio da toplanan BM in Yeryüzü Zirvesinde kabul edilen Rio Bildirgesi çevre haklarının bir insan hakkı kategorisi olduğunu kabul ve ilan etmiģtir. Bildirgenin birinci ilkesi, insanları sürdürülebilir ve dengeli kalkınmanın merkezinde tutmuģ ve çevre hakkını Doğa ile uyum içerisinde sağlıklı ve verimli bir yaģama hakkı olarak tanımlamıģtır deki Helsinki belgesinde ekolojik dengenin sürdürülmesi için devletlerarası iģbirliği ihtiyacına vurgu yapılmıģtır. Nihayet, Rio Zirvesinden 10 yıl sonra toplanan Johannesburg zirvesinde de çevre sorunlarıyla yoksulluğun önlenmesi ve insan hakları konusunda bağlar kurulmuģ, sürdürülebilirliğin toplumsal boyutlarına vurgu yapılmıģtır. Türkiye iç hukukunda çevre hakkına 1982 Anayasasının, Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler bölümünde yer verilmiģ ve Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaģama hakkına sahiptir. Çevreyi geliģtirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaģların ödevidir. (md.56) biçiminde düzenlenmiģtir. Bu hükümle, 1982 Anayasası, çevre hakkını oldukça geniģ bir biçimde tanıyan anayasalar arasında yer almıģtır. Dayanışma Hakkı Olarak: İnsanlığın Ortak Mirası Ġnsanlık; gelmiģ geçmiģ bütün insanları kapsayan ortak bir kavramdır. Ġnsanlığın ortak mirası ise, sadece belirli bir kuģağın kendinden sonrakilere bıraktığı Ģeyler değil, geçmiģteki bütün insanlık tarihini ve geleceği de içine alan maddi ve manevi değerlerin tümü olarak tanımlanmaktadır. Her toplum bilim, teknoloji, sanat, edebiyat ve düģünce gibi alanlarda sürekli bir Ģeyler üretir. Bu ürünler yalnızca üreten toplum için değil; diğer toplumlar için de değer taģır. Bu nedenle insanlığın ortak mirası olarak görülürler. Ġnsanlığın yüzyıllarca süren çabası ve birikimi sonucudur ki günümüzdeki atom ve bilgisayar çağı ortaya çıkmıģ, insan yaģamında büyük kolaylıklar sağlanmıģtır. Ġnsanlar bu mirası oluģturmamıģ olsaydı doğaya egemen olamaz ve bugünkü iyi yaģam koģullarına 9

10 kavuģamazdı. Bu nedenle bütün insanların mutluluğu için bütün ulusların ortak mirasa katkıda bulunabilmeleri sağlanmalı ve ortak mirastan bütün uluslar yararlanabilmelidir. Bu durum bilim, sanat, edebiyat gibi alanlardaki eserlerin korunmasını ve bu ortak mirasın korunması için oluģturulan müzeler, sit alanları ve kütüphanelerin varlığını gerekli hale getirir. 1970'li yılların baģında insanlığın ortak mirası kavramının uluslararası toplumda giderek artan ölçülerde kabul görmeye baģlamasının etkisiyle, UNESCO 16 Kasım 1972'de düzenlediği Genel Konferansı'nda Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair SözleĢme yi kabul etmiģti. 17 Aralık 1975 yılında yürürlüğe giren ve doğal veya insan eliyle ortaya çıkmıģ belli bazı nadide yapıtların, tek bir devlete ait olmanın ötesinde, ayrı bir önem taģıdıklarını kabul eden SözleĢme'ye Türkiye 1982 de katılmıģtır. Ġnsanlığın ortak mirasının korunmasına yönelik çabalarda herkesin hem yararının bulunduğu, hem hak sahibi olduğu fikri de SözleĢme metnine yansımıģtır. SözleĢmenin bir önemi de devletlerin, ulusal miraslarını saptayarak muhafaza etme gayretlerini destekleyen bir uluslararası iģbirliği ve yardım sistemini kurmuģ olmasıdır. "Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması için Hükümetlerarası Komite, "Dünya Mirası Listesi, "Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi ve "Dünya Kültürel ve Doğal Mirasını Koruma Fonu bu amacı gerçekleģtirmeye yönelik mekanizmalar olarak öngörülmüģtür. Sonuç yerine Tarihsel olarak baktığımızda felsefi ve etik bir zeminin üstüne oturtulmaya çalıģılan insan hakları sınıflandırmasının bir yönü de aslında siyasi bir zemine yaslanmaktadır. Bu nedenle I. ve II. KuĢak haklarda olduğu gibi dayanıģma haklarının da bir insan hakkı olarak kabul edilmesi sürecinin sancılı geçtiğini görmekteyiz. Birinci kuģak hakların ortaya çıkıģında burjuvazinin tarihsel rolü, ikinci kuģak hakların ortaya çıkıģında ise iģçi sınıfının tarihsel rolü ön plandadır. Burjuvazi ve aristokrasi çatıģması birinci kuģak hakları, burjuva ve iģçi sınıfının çatıģması ise ikinci kuģak hakları ortaya çıkarmıģtı. Her iki hak kategorisini uygulamaya koymak isteyen toplumsal kesim, bu hakları kendi çıkarına uygun görmeyen diğer bir toplumsal kesimle mücadele etmek ve ona zor yoluyla da olsa bunu kabul ettirmek zorunda kalmıģtır. DayanıĢma hakları adı verilen üçüncü kuģak haklar da benzer bir çatıģma ikliminde yeģermektedir. Bu hakları uygulamaya sokmak isteyenlerin Üçüncü Dünya devletleri olarak da adlandırılan az geliģmiģ ve geliģmekte olan ülkeler olması, aslında bu hak taleplerine, dünya siyasi sistemine yapılmıģ bir eleģtiri olma niteliği kazandırmaktadır. Bir yanda çevreyi tüketen muazzam sanayi büyümesi, diğer yanda kalkınmakta olan ülkeler ve bağımsızlığına yeni kavuģmuģ az geliģmiģ devletlerin karģı karģıya bulunduğu ciddi ekonomik sorunlar Bir yanda dev adımlarla yol alınan bilimsel ve teknik ilerlemeler, diğer yanda ise insanoğlunun 10

11 varlığını sürdürme sorunu ĠĢte bütün bu çeliģkiler insan hakları üzerinde yeniden düģünmeyi gerekli kılmıģtır. Özellikle bağımsızlığını ilan etmiģ eski sömürge devletlerinin talebi olan üçüncü kuģak haklar, son tahlilde kapitalist geliģme modeli karģısında bir eleģtirel tutumun varlığına iģaret ediyor. Üçüncü kuģak haklar ve bu bağlamda kullanılan kavramlar, sömürgeci/kapitalist geliģmiģ devletlere karģı bir direncin söylemini kurmakta kullanılıyor. Ama kapitalizmin gücü karģında bu hareketlerin ikincil akımlar olma pozisyonunu aģmaları kolay olmamaktadır. Bu nedenle insan hakkı olarak kabul edilmelerindeki süreç sancılı geçmektedir. Bunun bir nedeni de birazda dayanıģma haklarının bir niteliğinden kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi, Üçüncü kuģak hakların uygulamaya geçmesi için, kiģiler, gruplar ve devletler kadar, ekonomik sınıfların da desteği ve dayanıģmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum I. dünya olarak adlandırılan geliģmiģ ülkelerle, azgeliģmiģ III. Dünya ülkeleri arasındaki gerilimin ve mücadelenin, uzlaģmaya ve dayanıģmaya dönüģmesini zorunlu kılar ki süreci çıkmaza sokan temel etmen iģte budur. Gerçekten de egemen kapitalist devletler, bir yandan bu yeni hak taleplerini küçümseyip insan hakkı olarak sayılmasına karģı çıkarken, diğer yandan bunu baģaramadıkları yerlerde bu hakların kendi çıkarlarına zarar vermeyecek hale dönüģtürülmesine, uyumlaģtırılmasına çalıģıyorlar. Komünist bloğun çökmesinin ardından, yeni dünya düzeni söylemiyle ortaya çıkan kapitalist blok, II. KuĢak haklardan olan sosyal ve ekonomik hakları dahi tartıģmaya açmıģtır. II. KuĢak hakların insan hakkı olmadığını iddia ederek tırpanlamaya baģlayan neo-liberalizm öğretisinin yeni hak kategorilerine bakıģı da farklı olmamaktadır. Bunun için dayanıģma haklarının öznesinin insan olmadığından, konularının belirsiz olduğundan bahsederek insan hakkı sayılamayacağını ifade etmektedirler. Uluslar arası bir yaptırım mekanizmasıyla (mahkeme gibi) korunmadığı için sadece dilek ve temennilerden ibaret sözde haklar olarak kalacaklarını söylemekten çekinmemektedirler. Üstelik bu kadar insan hakkı taleplerinin bir enflasyon yaratacağını ve bu durumun diğer daha önemli hakları bayağılaģtıracağını iddia etmektedirler. Oysa bütün diğer hakların ortaya çıkıģına bakıldığında insan haklarının bir sürecin ürünü olduğu görülmektedir. Nitekim iddianın aksine dayanıģma haklarının öznesi son tahlilde insandır; bugünün ve daha da çok geleceğin insanıdır. Aslında dayanıģma hakları I. kuģak hakların varlık teminatı olarak iģlev görecek bir niteliğe sahiptir. Gerçekten de örneğin barıģ hakkı olmazsa, barıģın tüm dünyada tesis edilmesi sağlanamazsa, hakların varlığının hiçbir anlamı olmayacaktır. Bu bağlamıyla dayanıģma hakları, klasik haklardan olan yaģam hakkının zeminini kurmaktadır; insan yaģamını tehdit eden kirli bir çevrede ya da herkesin 11

12 birbirini öldürdüğü bir yerde yaģam hakkı kağıt üzerinde kalacaktır. Dolayısıyla insan haklarının çeģitli kıstaslara vurularak ayrı kategorilere ayrılabilmeleri mümkün görünse de, bir bütün oldukları unutulmamalıdır. Söz konusu üç kuģak hak, insanların onurlu bir yaģam sürdürebilmeleri için gerekli haklar olarak birbirlerini tamamlamaktadır. Bütün bu olumsuz sürece ve dayanıģma hakları hakkında ileri sürülen tüm eleģtirilere rağmen, geliģmekte olan ülkelerin itici gücüyle bu haklar uluslar arası belgelere girmeyi baģarmıģtır. Bu doğrultuda önce psikolojik etkisiyle ön açıcı olan bildirilerde, daha sonrada imzacı devletler üzerinde bağlayıcı etkisi olan sözleģmelerde yer bulmuģ olan dayanıģma hakları kategorisine dahil haklar, artık hukuki, siyasi ve ahlaki meģruiyetlerini ve geçerliliklerini tescil ettirmiģlerdir. KAYNAKÇA AKILLIOĞLU, Tekin, Ġnsan Hakları, Ank.Ünv. SBF yayınları, Ankara, ASLAN, Betül, Devletin Temel Amaç ve Ödevleri IĢığında Öznel GeliĢme Hakkı, XII. Levha yayınları, Ġst., ÇEÇEN, Anıl, Ġnsan Haklan, Gündoğan Yayınları, Ankara DONNELLY, Jack, Teoride ve Uygulamada Evrensel Ġnsan Hakları, Yetkin Yay., çev: M. Erdoğan-L. Korkut, Ank., GEMALMAZ, M. Semih, Ulusalüstü Ġnsan Hakları Hukukunun Genel Teorisine GiriĢ, Beta Yay., Ġst., GÜLMEZ, Mesut, Ġnsan Hakları ve Demokrasi Eğitimi, TODAlE yayınları, Ankara, Haklar ve Özgürlükler Antolojisi, Ed:CoĢkun Can Aktan, Hak-ĠĢ Yayınları, Ankara, HAYEK, Friedrich A., Kölelik Yolu, çev: Turhan Feyzioğlu- Yıldıray Arsan, Liberte yay., Ankara, KABAOĞLU, ibrahim Ö., DayanıĢma Haklan, TODAĠE yayınlan Ankara KABAOĞLU, ibrahim Ö., Ġnsan haklarının GeliĢmeci Özelliği ve Anayasa Yargısı Er: KABAOĞLU, ibrahim Ö., Hak ve Özgürlükler anlayıģındaki GeliĢmelerin Anayasa ya yansıtılması Sorunu, ibrahimkaboglu.pdf, Er: KABAOĞLU, Ġbrahim, Özgürlükler Hukuku, Ġmge Kitabevi, MOUGON, Jacgues, Ġnsan Hakları (çev:a,emekçi, A.Türker) iletiģim Yayınları, Ġstanbul UYGUN, Oktay, Türkiye'de Demokrasi ve Ġnsan Haklan, TODAlE Yayınları, Ankara

13 UYGUN, Oktay, Ġnsan Hakları Kuramı, Ġnsan Hakları, Ed:Gökçen Alpkaya ve Diğerleri, Yapı Kredi Yayınları, ÖZDEK, Yasemin, Uluslar arası Politika ve Ġnsan Hakları, Öteki yay., Ankara,

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU İran ın Nükleer Programı ve Türkiye nin Güvenliğine Etkileri Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU www.mustafakibaroglu.com Bilkent Üniversitesi Uluslararası ĠliĢkiler Bölümü 15 Ekim 2009 Atılım Üniversitesi Ankara

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ Türk Akreditasyon Kurumu Personel Akreditasyon Başkanlığı Akreditasyon Uzmanı 1 Ülkemizde ve dünyada tüm bireylerin iģgücüne katılması ve iģgücü piyasalarında istihdam edilebilmeleri için; bilgiye dayalı

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ

Detaylı

T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI AVRUPA BİRLİĞİ NİN İNSAN HAKLARI POLİTİKASININ FELSEFİ

T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI AVRUPA BİRLİĞİ NİN İNSAN HAKLARI POLİTİKASININ FELSEFİ T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI AVRUPA BİRLİĞİ NİN İNSAN HAKLARI POLİTİKASININ FELSEFİ TEMELLERİ VE TARİHSEL GELİŞİMİ YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan Elif

Detaylı

ĠLE MESLEKĠ ĠLGĠLERĠ ARASINDAKĠ

ĠLE MESLEKĠ ĠLGĠLERĠ ARASINDAKĠ M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi Yıl: 1995, Sayı: 7 Sayfa: 239-250 GĠRĠġ LĠSE SON SINIF ÖĞRENCĠLERĠNĠN KĠġĠLĠK ÖZELLĠKLERĠ ĠLE MESLEKĠ ĠLGĠLERĠ ARASINDAKĠ ĠLĠġKĠLER: PĠLOT BĠR ÇALIġMA

Detaylı

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ HEDEFLER Bu üniteyi çalıģtıktan sonra; Sağlık hukukuna iliģkin Anayasal bilgileri edinecek, SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK Sağlık hukukuna iliģkin yasal mevzuatı öğrenmiģ olacaksınız.

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU 2012 ĠÇĠNDEKĠLER ÜST YÖNETĠCĠ SUNUġU I- GENEL BĠLGĠLER A- Misyon ve Vizyon.. B- Yetki, Görev ve Sorumluluklar... C- Ġdareye

Detaylı

İNSAN GENOMU VE İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

İNSAN GENOMU VE İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ İNSAN GENOMU VE İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ UNESCO Genel Konferansı, UNESCO Anayasası Başlangıç Bölümü nün insan onuru, eşitliği ve insanın kişiliğine saygıya ilişkin demokratik ideal e atıfta bulunduğunu

Detaylı

ĠZMĠR KENT KONSEYĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ BĠLĠġĠM ÇALIġMA GRUBU ETKĠNLĠK VE EĞĠTĠMLERĠ. Simge SavaĢan & Baran Güntan

ĠZMĠR KENT KONSEYĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ BĠLĠġĠM ÇALIġMA GRUBU ETKĠNLĠK VE EĞĠTĠMLERĠ. Simge SavaĢan & Baran Güntan ĠZMĠR KENT KONSEYĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ BĠLĠġĠM ÇALIġMA GRUBU ETKĠNLĠK VE EĞĠTĠMLERĠ Simge SavaĢan & Baran Güntan AJANDA Kent Konseyi Nedir? Gençlik Meclisi Nedir? Ġzmir Gençlik Meclisi BiliĢim ÇalıĢma Grubu

Detaylı

HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ

HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ Hak sözcüğü, hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey diye tanımlanmaktadır. Hasta hakları, esasta insan haklarının sağlık

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ Sağlıkta yapılan dönüģümü değerlendirirken sadece sağlık alanının kendi dinamikleriyle değil aynı zamanda toplumsal süreçler, ideolojik konumlandırılmalar, sınıflararası

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

ULUSLARARASI SÖZLEġMELERDE VE TÜRK HUKUKUNDA ADĠL YARGILANMA HAKKI

ULUSLARARASI SÖZLEġMELERDE VE TÜRK HUKUKUNDA ADĠL YARGILANMA HAKKI T.C. BAġBAKANLIK Ġnsan Hakları BaĢkanlığı ULUSLARARASI SÖZLEġMELERDE VE TÜRK HUKUKUNDA ADĠL YARGILANMA HAKKI BAġBAKANLIK UZMANLIK TEZĠ Hazırlayan Hatice YÜKSEL Tez DanıĢmanı Ġsmail ĠNCEOĞLU Ankara 2010

Detaylı

Türk Çevre Mevzuatı ve Çevre Politikaları ile Beton Sektörünün Etkileşimi. RMC and Environment Policies& Regulations

Türk Çevre Mevzuatı ve Çevre Politikaları ile Beton Sektörünün Etkileşimi. RMC and Environment Policies& Regulations Şafak Özsoy ( Bu bildirim, THBB Konferansı, konferans kitabında yayınlanmıştır. Haziran 2003) Türk Çevre Mevzuatı ve Çevre Politikaları ile Beton Sektörünün Etkileşimi RMC and Environment Policies& Regulations

Detaylı

MARKA ŞEHİR ÇALIŞMALARINDA AVRUPA ŞEHİR ŞARTI SÖZLEŞMESİ DİKKATE ALINMALI

MARKA ŞEHİR ÇALIŞMALARINDA AVRUPA ŞEHİR ŞARTI SÖZLEŞMESİ DİKKATE ALINMALI ENER DEN MARKA ŞEHİR AÇIKLAMASI VAHDET NAFİZ AKSU, ERZURUM DA YAPILAN MARKA ŞEHİR TOPLANTISINI DEĞERLENDİRDİ: ENER olarak, Erzurum un Marka Şehir haline gelmesini yeni kalkınma paradigması oluşturulmasıyla

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge ġubesi Koordinatörlüğünde IV. Uluslararası PolimerikKompozitler

Detaylı

TÜRK ANAYASALARINDA ĠNSAN HAKLARI

TÜRK ANAYASALARINDA ĠNSAN HAKLARI T.C. BAġBAKANLIK Ġnsan Hakları BaĢkanlığı TÜRK ANAYASALARINDA ĠNSAN HAKLARI Uzmanlık Tezi HAZIRLAYAN: MEHMET ALTUNTAġ TEZ DANIġMANI: Mehmet ERGÜN ANKARA Kasım 2002 BaĢbakanlık Ġnsan Hakları BaĢkanlığı

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG. AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG 22 Temmuz 2014 İşbu karar kesinleşmiş olup şekli bazı değişikliklere tabi

Detaylı

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI

ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI ULUSLARARASI ÇEVRE MEVZUATI 1. Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (1969) Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (The Vienna Convention on the Law of Treaties, 1969 (VCLT)), uluslararası hukuk araçlarının

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI Birinci Bölüm Çevre Hukukunun Temelleri I. Genel Olarak...1

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

KASIM KARAGÖZ. ÖZGEÇMĠġ

KASIM KARAGÖZ. ÖZGEÇMĠġ KASIM KARAGÖZ ÖZGEÇMĠġ I. KĠġĠSEL BĠLGĠLER Adı Soyadı : Doç. Dr. Kasım KARAGÖZ. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Anayasa Hukuku Anabilim Dalı. Doğum Yeri ve Yılı: Yeşilhisar/KAYSERİ, 03.04.1973.

Detaylı

AHMET SELAMOĞLU. ÇalıĢma Ekonomisi ve Endüstri ĠliĢkileri Bölümü

AHMET SELAMOĞLU. ÇalıĢma Ekonomisi ve Endüstri ĠliĢkileri Bölümü AHMET SELAMOĞLU, Ġktisadi ve Ġdari Bilimler Fakültesi,, Umuttepe YerleĢkesi, Eski Ġstanbul Yolu, 10. Km. Ġzmit / Kocaeli 0262 303 15 50 direkt / 0262 303 15 48 sekreter 0262 303 15 03 faks 0532 661 88

Detaylı

KENTTE YAŞAMAK HAKLAR VE SORUMLULUKLAR. PROF. DR. HASAN ERTÜRK herturkulu@hotmail.com

KENTTE YAŞAMAK HAKLAR VE SORUMLULUKLAR. PROF. DR. HASAN ERTÜRK herturkulu@hotmail.com KENTTE YAŞAMAK HAKLAR VE SORUMLULUKLAR PROF. DR. HASAN ERTÜRK herturkulu@hotmail.com KENT NEDİR? KENTLER TARİHİN DEĞİŞİK DÖNEMLERİNDE FARKLI SOSYO-EKONOMİK İŞLEVLER ÜSTLENMİŞLERDİR. MEDİNE KARYE CİTE POLİS

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü

UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü Esra HATİPOĞLU İletişim Sektör Uzmanı 31 Ekim - 1 Kasım 2014, Antalya Bilgi toplumları inşa etmek UNESCO Bilgi ve İletişim Sektörü, şimdiki hâliyle 1990 yılında UNESCO

Detaylı

T.C. B A ġ B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/14200 3 ARALIK 2009 GENELGE 2009/18

T.C. B A ġ B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/14200 3 ARALIK 2009 GENELGE 2009/18 I. GİRİŞ GENELGE 2009/18 2007-2013 döneminde Avrupa Birliğinden Ülkemize sağlanacak hibe niteliğindeki fonlar Avrupa Konseyinin 1085/2006 sayılı Katılım Öncesi Yardım Aracı Tüzüğü ve söz konusu Tüzüğün

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Somut Olmayan Kültürel Miras. İrem ALPASLAN

Somut Olmayan Kültürel Miras. İrem ALPASLAN Somut Olmayan Kültürel Miras İrem ALPASLAN Sunum Planı Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşme Öncesinde Önemli Süreçler Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi Sözleşme Madde 2: Tanımlar Listeler

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

FIRAT ÜNİVERSİTESİ DENEYSEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULUŞ VE İŞLEYİŞ YÖNERGESİ

FIRAT ÜNİVERSİTESİ DENEYSEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULUŞ VE İŞLEYİŞ YÖNERGESİ FIRAT ÜNİVERSİTESİ DENEYSEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULUŞ VE İŞLEYİŞ YÖNERGESİ 1. BÖLÜM: Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı, Tarım ve KöyiĢleri Bakanlığının 16 Mayıs 2004

Detaylı

İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından

İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından Övgü PINAR Günümüzde ekonomik kalkınma açısından hayati öneme sahip sektörlerden biri de enerjidir. Tarihsel sürece baktığımızda enerji kaynakları nedeniyle çıkan

Detaylı

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir.

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir. Durumsallık YaklaĢımı (KoĢulbağımlılık Kuramı) Durumsallık (KoĢulbağımlılık) Kuramının DoğuĢu KoĢul bağımlılık bir Ģeyin diğerine bağımlı olmasıdır. Eğer örgütün etkili olması isteniyorsa, örgütün yapısı

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI

TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN İNSAN HAKLARI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İNSAN HAKLARI ANABİLİM DALI TARİHSEL BİR VARLIK OLARAK İNSAN VE İNSAN HAKLARI Mehmet Ali UZUN Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN İstanbul, Aralık 2011 GİRİŞ

Detaylı

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY GİRİŞ ÇalıĢmak yaģamın bir parçasıdır. YaĢamak nasıl bir insan hakkı

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Mustafa Kemal Üniversitesi

Detaylı

KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR

KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR Suyun insan hayatındaki önemi herkesçe bilinen bir konudur. Ġnsan yaģamı açısından oksijenden

Detaylı

İzbillo KHOJAEV * * Tacikistan Anayasa Mahkemesi Başkanı

İzbillo KHOJAEV * * Tacikistan Anayasa Mahkemesi Başkanı İzbillo KHOJAEV * Sayın Başkan, Sayın Bayanlar ve Baylar, Öncelikle, bu saygın Sempozyum da yer almak için davet edilmekten ve bir konuşma yapma fırsatı bulmaktan ötürü samimi takdirlerimi sunmak isterim.

Detaylı

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İNSAN HAKLARı Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İnsan hakları düşüncesi tamamlanmamış bir düşüncedir İnsan

Detaylı

Okul-Kütüphane ĠliĢkisinde Öğretmenin Yeri : Öğretmen Kütüphaneci ĠĢbirliği

Okul-Kütüphane ĠliĢkisinde Öğretmenin Yeri : Öğretmen Kütüphaneci ĠĢbirliği Okul-Kütüphane ĠliĢkisinde Öğretmenin Yeri : Öğretmen Kütüphaneci ĠĢbirliği 1 ÇağdaĢ Eğitim Nedir? Birey Bilgi Etkin DüĢünen Sorgulayan 2 Türk Milli Sisteminin Amacı Hür Bilimsel Yaratıcı Etik 3 ÇağdaĢ

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI

HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI Yard. Doç. Dr. Hamide TACİR Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi GİRİŞ...1 Birinci Bölüm HASTANIN KENDİ

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

UNESCO TARAFINDAN İLAN EDİLEN GÜNLER

UNESCO TARAFINDAN İLAN EDİLEN GÜNLER UNESCO TARAFINDAN İLAN EDİLEN GÜNLER 27 Ocak - Uluslararası Soykırım Kurbanlarını Anma Günü 21 Kasım 2005 tarihinde gerçekleşen Birleşmiş Milletlerin 60. Genel Kurulunun 7. maddesi ve 16 Ekim 02 Kasım

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu T.C. Sağlıklı Kentler Birliği 2008 Faaliyet Raporu SAĞLIKLI KENTLER BİRLİĞİ FAALİYETLERİ MECLĠS TOPLANTILARI EĞĠTĠM ÇALIġMALARI KONFERANSLAR DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AVRUPA SAĞLIKLI ġehġrler ULUSAL AĞLARI ÇALIġMALARI

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

İnsan Kaynakları Yönetiminin Değişen Yüzü

İnsan Kaynakları Yönetiminin Değişen Yüzü İnsan Kaynakları Yönetiminin Değişen Yüzü İnsan Kaynakları Yönetiminin Değişen Yüzü 21. yüzyılda Ģirketlerin kurumsallaģmasında, insan kaynakları yönetiminin Ģirketlerde etkin bir Ģekilde iģlemesi, giderek

Detaylı

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Amaç ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Madde 1- Ankara Çocuk Dostu ġehir Projesinin amacı Ankara yı; Çocuk Hakları SözleĢmesini

Detaylı

Av. Füsun GÖKÇEN. TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU

Av. Füsun GÖKÇEN. TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU Av. Füsun GÖKÇEN Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası 4857 sayılı ĠĢ Kanunu MADDE 77 ĠġVERENLERĠN VE ĠġÇĠLERĠN

Detaylı

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ Doç. Dr. Abdurrahman EREN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ İÇİNDEKİLER

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE YAYIN ETĠĞĠ. Prof. Dr. Besti Üstün

BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE YAYIN ETĠĞĠ. Prof. Dr. Besti Üstün BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE YAYIN ETĠĞĠ Prof. Dr. Besti Üstün ARAġTIRMA ETĠK BĠLĠM ETĠK NEDĠR???? Değerler felsefesinde; estetik güzel ve çirkini, etik iyi ve kötüyü sorgular. Ġyinin ve kötünün, doğrunun ve

Detaylı

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Yrd.Doç.Dr. Gül GÜNEŞ Atılım Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü İşletme Fakültesi ggunes@atilim.edu.tr

Detaylı

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ Erdem ALPTEKĠN Türk finans sistemi incelendiğinde en büyük payı bankaların, daha sonra ise sırasıyla menkul kıymet yatırım fonları, sigorta

Detaylı

TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYONU KURULLARININ GÖREVLERİNE İLİŞKİN TALİMAT. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYONU KURULLARININ GÖREVLERİNE İLİŞKİN TALİMAT. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÖNETĠM KURULU: DAĞCILIK FEDERASYONU KARAR TARĠHĠ : 21.01.2007 KARAR NO : 02 TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYONU KURULLARININ GÖREVLERİNE İLİŞKİN TALİMAT BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

Dr. Deniz Defne KIRLI AYDEMİR. Milletlerarası Usul Hukukunda İHTİYATİ TEDBİRLER

Dr. Deniz Defne KIRLI AYDEMİR. Milletlerarası Usul Hukukunda İHTİYATİ TEDBİRLER Dr. Deniz Defne KIRLI AYDEMİR Milletlerarası Usul Hukukunda İHTİYATİ TEDBİRLER (Brüksel I Tüzüğü, UNIDROIT İlkeleri ve Türk Yargılama Hukuku Çerçevesinde) İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ULUSAL SİSTEMLERİ NİN, SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASINA VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINA

Detaylı

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL 21 MART 2011 HOġ GELDĠNĠZ IFAC in Sayın Başkanı, Kurul Üyeleri, Dünyanın dört bir yanından gelmiş

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] BİRLEŞMİŞ MİLLETLER A Genel Kurul Dağıtım GENEL A/RES/53/144 8 Mart 1999 Elli üçüncü oturum Gündem maddesi 110 (b) GENEL KURUL KARARI [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] 53/144. Evrensel Olarak

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ Dr. Tamer BUDAK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası Siyaset SPRI 322 2 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. İnsan Hakları Hukuku SPRI 440 2 3+0 3 5

Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. İnsan Hakları Hukuku SPRI 440 2 3+0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İnsan Hakları Hukuku SPRI 440 2 3+0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ ÇALIŞTAY RAPORU

İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ ÇALIŞTAY RAPORU İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ ÇALIŞTAY RAPORU DENETİM GÖZETİM SORUMLUSU Ġdris YEKELER (1078) İÇ DENETÇİLER YaĢar ÖKTEM (1056) Sedat ERGENÇ (1028)

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/02/2012-29/02/2012)

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/02/2012-29/02/2012) T.C. ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 14/03/2012 AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/02/2012-29/02/2012) İÇİNDEKİLER 1- DĠĞER FAALĠYETLER... 3 1.1- TÜRKĠYE BÜYÜK MĠLLET MECLĠSĠNDE YAPILAN TOPLANTILAR...

Detaylı

PSĠKOLOJĠK DANIġMANLAR ĠÇĠN ETĠK VE YASAL KONULAR

PSĠKOLOJĠK DANIġMANLAR ĠÇĠN ETĠK VE YASAL KONULAR PSĠKOLOJĠK DANIġMANLAR ĠÇĠN ETĠK VE YASAL KONULAR Prof.Dr. Binnur Yeşilyaprak Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Başkanı SUNU PLANI Toplumsal YaĢamı

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

CITES 16. Taraflar Konferansı Bangkok TAYLAND

CITES 16. Taraflar Konferansı Bangkok TAYLAND CITES 16. Taraflar Konferansı Bangkok TAYLAND 03-14 Mart 2013 Murat TOPLU Grup Sorumlusu Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İÇERİK - CITES NEDĠR? - CITES IN TÜRKĠYE DEKĠ KURUMSAL YAPISI - 16. TARAFLAR

Detaylı

İNSAN HAKLARI ADAY MEMUR EĞİTİMİ TEMEL EĞİTİM PROGRAMI. Hazıralayan: Cihan YALVA İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü 05.10.

İNSAN HAKLARI ADAY MEMUR EĞİTİMİ TEMEL EĞİTİM PROGRAMI. Hazıralayan: Cihan YALVA İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü 05.10. İNSAN HAKLARI ADAY MEMUR EĞİTİMİ TEMEL EĞİTİM PROGRAMI Hazıralayan: Cihan YALVA İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü 05.10.2012 İNSAN HAKLARINA GİRİŞ Bir tarihsel süreç olarak incelendiğinde

Detaylı

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi

Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Uluslararası Süreçler Çerçevesinde Çevre Eğitimi Doç. Dr. Barbaros GÖNENÇGİL Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yrd. barbaros@istanbul.edu.tr Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/5464 30 NĠSAN 2010 GENELGE 2010/11

T.C. B A Ş B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/5464 30 NĠSAN 2010 GENELGE 2010/11 GENELGE 2010/11 Dokuzuncu Kalkınma Planında yer alan Ġstanbul un uluslararası finans merkezi olması hedefini gerçekleģtirmek üzere yapılan çalıģmalar kapsamında, Ġstanbul Uluslararası Finans Merkezi Stratejisi

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA Prof Dr. Binnur YEġĠLYAPRAK ANKARA Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi (TÜRK PDR-DER BaĢkanı)

DUYGUSAL ZEKA Prof Dr. Binnur YEġĠLYAPRAK ANKARA Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi (TÜRK PDR-DER BaĢkanı) EQ DUYGUSAL ZEKA Prof Dr. Binnur YEġĠLYAPRAK ANKARA Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi (TÜRK PDR-DER BaĢkanı) DÜġÜNME VE TARTIġMA SORULARI Zeka duygusal olabilir mi? Duygular zeki olabilir mi? Duygusuz

Detaylı

FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI

FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI Nisan 2011 FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ LĠSELERARASI ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI (USOBO) 1) AMACI Bu olimpiyatın düzenlenmesindeki

Detaylı

Bildirge metninin geniş çapta dağıtımının arzu edilir olduğunu düşünerek,

Bildirge metninin geniş çapta dağıtımının arzu edilir olduğunu düşünerek, . BIRLEŞMIŞ MILLETLER ANTLAŞMASI DOĞRULTUSUNDA DEVLETLER ARASINDA DOSTÇA ILIŞKILER VE IŞBIRLIĞINE ILIŞKIN ULUSLARARASI HUKUK ILKELERI KONUSUNDAKI BILDIRGE VE EKI Genel Kurul, Devletler arasında dostça

Detaylı