Deliryum ve Demans Oluşum Mekanizmaları

Benzer belgeler
Demans. Demans 08/10/14. Demans Tanı

Deliryum. Deliryum 07/10/14. Deliryum Tanım. Deliryum Epidemiyoloji. Deliryum Risk etkenleri İleri yaş. Deliryum Risk etkenleri

Deliryum. Deliryum 07/02/15. Deliryum Risk etkenleri. Deliryum Epidemiyoloji. Deliryum. Deliryum gelişsren hastalar (NICE 2010); Tanım

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

Deliryum, Demans ve Diğer Amnestik Bozukluklar. Deliryum DELİRYUM. Deliryum Tanım. Deliryum Risk etkenleri. Deliryum Epidemiyoloji

Demans ve Alzheimer Nedir?

anosognozi birincil sıra belirtiler görsel varsanılar

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA

DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme. Demet Özbabalık Adapınar

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Majör Depresyon Hastalarında Klinik Değişkenlerin Oküler Koherans Tomografi ile İlişkisi

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Yaşlılıkta Uyku Doç. Dr. Turan Atay

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Unutkanlıktan Bunamaya

İçİnDEkİLER Bölüm 1 İÇKİLER 1

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

Psikofarmakolojiye giriş

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi


ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D

DELİRYUM. Doç. Dr. Sibel Ertan CTF Nöroloji ABD

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Küçük Damar Hastalığı; Semptomatoloji. Kürşad Kutluk Dokuz Eylül Üniversitesi 27 Mayıs 2017, İzmir

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

REM UYKU ĠLĠġKĠLĠ PARASOMNĠLER. Dr Selda KORKMAZ Ģubat 2012

Prof. Dr. Erbil Gözükırmızı İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. Nöroloji A.D. 11. Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi 6-10 Kasım 2010, Antalya

Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuğa yaklaşım Epileptik sendrom kavramı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARININ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ. Doç.Dr.Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı


2014

Obsesif Kompulsif Bozukluk. Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5.

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı

Prediyaliz Kronik Böbrek Hastalarında Kesitsel Bir Çalışma: Yaşam Kalitesi

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Yrd. Doç.Dr. Mehmet AK GATA Psikiyatri AD

Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D.

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

YAŞLILIKTA PSİKO-SOSYAL YAŞAM

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Dr.Adalet ARIKANOĞLU DAVRANIŞ NÖROLOJİSİ

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

KAN VE SIVI RESÜSİTASYO N -1 AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP ANABİLİM DALI Dr.İlker GÜNDÜZ

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

KEMOTERAPİ İLE İLİŞKİLİ KOGNİTİF BOZUKLUKLARDA

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 5 PSİKİYATRİ STAJ TANITIM REHBERİ

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA ANTİEPİLEPTİKLERİN KULLANIMI

Yatan ve Poliklinik Takipli Kanserli Hastalarda İlaç Etkileşimlerinin Sıklığı ve Ciddiyetinin Değerlendirilmesi

Depresyonda Güncel Tedaviler. Doç. Dr. Murat ERKIRAN

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

DSM-V e göre alttipler

Ruhsal Bozukluklar ile İlgili Sık Görülen Yanlış İnançlar ve Gerçekler. Osman SEZGİN

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik

Oksipital Loblar ve Görme. Dr. Timuçin Oral

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN ANATOMİSİ 2

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Beslenme ve İnflamasyon Göstergeleri Açısından Nokturnal ve Konvansiyonel Hemodiyalizin Karşılaştırılması

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Hemodiyaliz Hastalarında Atriyal Fibrilasyon Sıklığı ve Tromboembolik İnmeden Koruma Yönelimleri

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji

Hemodiyaliz hastalarında resistin ile oksidatif stres arasındaki ilişkinin araştırılması

İŞTAH HORMONU GHRELİNİN BÖBREK TRANSPLANTASYONU SONRASI VÜCUT KİTLE İNDEKSİ VE OKSİDATİF STRES ÜZERİNE ETKİLERİ

HAFİF TRAVMATİK BEYİN HASARI (mtbi) ve GENEL TEDAVİ İLKELERİ

PSİKİYATRİK HASTALIKLARDA ALTERNATİF VE DESTEKLEYİCİ FARMAKOLOJİK TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen

Transkript:

ve Oluşum Mekanizmaları Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR GOP Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD DELİRYUM Tanım ; Bilinç, dikkat, kognisyon ve algılamada Saatler ya da günler gibi kısa sürede gelişen bozulma ile karakterize, Düşünceyi, psikomotor ak@viteyi ve emosyonel durumu da etkileyen nörodavranışsal belir2lerin olduğu, Genellikle geriye dönüşlü, Çok sayıda etkenin neden olduğu, hastalığının seyri ile açıklanamayan, Gün içinde dalgalı seyir gösteren bir klinik sendromdur. Sıklıkla genel Ebbi sorunlar nedeniyle yatrılan hastalarda gözlenir. Mevcut bedensel hastalığın kötüye givğini ya da yaşamı tehdit eden ek bir sorunun gelişwğinin habercisi olabilir. ; Hastanede yaeş süresi, Morbidite ve mortalitede artma, Gelecekte daha kötü bilişsel ve fiziksel işlevsellik düzeyi ile anlamlı derecede ilişkilidir. Epidemiyoloji en sık yaşlı hastalarda, ameliyat sonrasında ve hastalıkların son evrelerinde görülür. Genel hastane ortamlarında %10-30 oranında görülmektedir. Yaşlı hastalarda %10-30 Acil servislerde %46 Yoğun bakım ünitelerinde %20-70 Son evre hastalığı olanlarda %80 hastalarında %22-89 Yatarak tedavi gören kanser hastalarında %18 İleri yaş (özellikle >=80 yaş) Bilişsel işlevlerde bozukluk Alkol kötüye kullanımı/bağımlılığı Sigara içme öyküsü SedaWf- hipnowk kötüye kulanımı/ bağımlılığı Çoklu ilaç kullanımı öyküsünün varlığı Serebrovasküler hastalık öyküsü Hipertansiyon Ateş ya da hipotermi Dehidratasyon Risk etkenleri Anormal bilirubin düzeyleri Azotemi Hipoalbüminemi Acil cerrahi Ameliyat öncesi Depresif belirw varlığı NarkoWk analjezik kullanımı Anormal sodyum, potasyum ve glukoz düzeyleri > 4 saat ameliyat süresi Ameliyat sonrası kontrol edilemeyen ağrı Risk faktörlerinin kontrol altna alınması deliryum riskini %30-40 azaltr. 1

Risk etkenleri İleri yaş İleri yaşta deliryuma duyarlılığın artşının sebepleri; Beyinde kolinerjik ak@vite Çeşitli kronik hastalıkların olması Görme ve işitme işlevlerinde İlaç metabolizmasında değişiklikler lı hastalarda deliryum daha kolay gelişir. Hastaneye çeşitli sebeplerle yatan ve özellikle ameliyat edilecek yaşlı hastalarda bilişsel işlevlerin değerlendirilmesi ve bir bozukluğun varlığında deliryum yönünden yakından izlenmesi önemlidir. Risk etkenleri İyatrojenik etkenler Çoklu ilaç uygulamaları, analjezik, anwkolinerjik ve sedawf etkili ilaçların kullanımı iyatrojenik risk etkenleridir. Ameliyat öncesi narkowk analjezik alanlarda x 2 Analjezikler ameliyat sonrasında kullanıldığında risk Ameliyat öncesi alkol, benzodiazepin kullananlarda deliryum daha sık görülür. Risk etkenleri Çevresel etkenler Önemli bir kısmı önlenebilir niteliktedir. Sık mekan değişikliği Okuma gözlüğü ve saat yokluğu Bir aile üyesinin olmaması Tıbbi ya da fiziksel kısıtlamalar deliryumun şiddewyle ilişkilidir. E2yoloji tek bir nedenden ziyade, birden çok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçlar deliryumun %40 ından sorumludur. AnWkolinerjik yan etkileri olanlar, sedawf- hipnowkler, narkowk analjezikler Olguların yaklaşık yarısında özgül neden bulunamamaktadır. En sık görülen sebepler Merkezi Sinir Sistemi Bozuklukları Ameliyat sonrası durum Şiddetli travma İlaçlar ve toksinler NarkoWk analjezikler Non- steroid anwinflamatuvar Epilepsi (iktal, intraiktal, poswktal) Malnutrisyon ilaçlar Serebrovasküler olaylar Kardiyopulmoner hastalıklar AnW- biyowkler Migren SedaWf- HipnoWkler Kafa travması Miyokard enfarktüsü Enfeksiyonlar Aritmiler KonjesWf kalp yetmezliği NeoplasWk hastalıklar KonjesWf kalp yetmezliği Metabolik bozukluklar Akciğer yetmezliği EndokrinopaWler Madde kötüye kullanımı Sıvı- elektrolit bozuklukları Alkol Amfetamin Asit- baz dengesi bozuklukları Kokain Hipoglisemi Kannabis Hipoksi Opiyatlar Halüsinojenler Tiamin eksikliği Böbrek yetmezliği AnWhistaminikler AnWkonvülzanlar AnWparkinson ilaçları AnWhipertansif ve kardiyovasküler ilaçlar KorWkosteroidler AnWastmaWk ilaçlar Lityum ve anwkolinerjik özellikli psikotroplar Organofosfatlar Karbonmonoksit Tanı DSM- IV- TR Genel Tbbi duruma bağlı deliryum Madde intoksikasyonu deliryumu Madde yoksunluğu deliryumu Çoğul ewyolojiye bağlı deliryum 2

Tanı DSM- IV- TR A. Dikka@ belirli bir konu üzerinde odaklama, sürdürme ya da yeni bir konuya kaydırma yewsinde azalma ile giden bilinç bozukluğu (yani çevrede olup bitenin farkında olma düzeyinin azalması) B. Daha önce var olan yerleşik demans ile açıklanamayan algı bozukluğunun ortaya çıkması ya da bilişsel değişiklik (bellek, yönelim ya da dil bozukluğu gibi) olması C. Bu bozukluklar kısa süre içinde gelişir (genellikle saatler ve günler içinde) ve gün içinde dalgalanmalar gösterme eğilimi taşır. D.. Tıbbi neden, madde inwksikasyonu/yoksunluğu, çoğul ewyoloji Klinik görünüm Bilinç bozukluğu; un değişmez bulgusudur. Çevresel uyaranlara farkındalık DikkaW bir konuda toplamakta ve sürdürmekte güçlük Dikkat bozukluğu; Dikkat önemsiz uyaranlara kolayca dağılır Sorulan soruları ve verilen emirleri anlamaz ya da bunlara tekrar tekrar aynı sözel ve motor yanıtları verebilir. Klinik görünüm (Devam) Zaman Yer Kişi Algı bozukluğu; İllüzyon ve halüsinasyonları içerir. En sık görsel halüsinasyon izlenir (%27-77) Basit ya da karmaşık halüsinasyonlar olabilir. İşitsel halüsinasyonlar %4-15 Dokunsal halüsinasyonlar %2,7 İllüzyonlar %9-23 Hastaların %60 ında bulunur. Klinik görünüm (Devam) Bellek bozukluğu; Kaydetme, tutma ve haerlama gibi bellek işlevleri bozulur. Yakın bellekte bozulma uzak bellekteki bozulmadan daha çoktur. Geri dönüşlüdür. Klinik görünüm (Devam) Düşünce akışı ve içeriğinde bozukluklar; Dikkat kusurları bilginin elde edilmesini, organizasyonunu ve kullanımını bozar. Düşünce mantksız ve anlaşılmaz hale gelebilir ve hezeyan gelişir. lu hastaların %18-62 sinde hezeyanlar görülür. Sıklıkla kötülük görme türündedir. Yönelim bozukluğuyla bağlantldır. 3

Klinik görünüm (Devam) Konuşma bozuklukları; Hastaların %47-93 ünde görülür. Konuşma birbiriyle ilişkisiz ve anlamsız bir hal alabilir, konudan konuya geçişler ve çevresel konuşma görülebilir. Belir@lerin diürnal değişikliği; da belirwlerin şiddewnin gün içinde dalgalanma göstermesi Wpik bir görünüm olup, hastaların hemen hepsinde görülür. BelirWler özellikle geceleri kötüleşir. Hastayla muayene anındaki gözlemlere güvenilmemeli, yakınlarından ve tedavi ekibinden bilgi alınmalıdır. Klinik görünüm (Devam) Emosyonel durum, uyku- uyanıklık döngüsü ve psikomotor akwvite bozuklukları tanı ölçütlerinde yer almasa da deliryumu olan bireylerde sık görülür. lu birey; anksiyete, korku, öfori, irritabilite, apa@ ve ilgisizlik sergileyebilir. Duygulanımı oynak olabilir. Gündüz vakw uykulu olma, gece vakwnde ajitasyon/eksitasyon görülebilir. Psikomotor ak@vitede artma veya azalma olabilir. Klinik görünüm (Devam) Psikomotor akwviteye göre deliryum üçe ayrılır; Hipoak@f deliryum (%24) Uyanıklık düzeyinde azalma, konuşmada yavaşlama, laterji, apaw ve motor akwvitede azalma vardır. Hiperak@f deliryum (%30) Aşırı uyarılmışlık hali, huzursuzluk, hızlı ve yüksek sesle konuşma, irritabilite, öfori, dikkat dağınıklığı, gezinme, kabus görme yanında otonomik belirwler (ateş basması, tremor, taşikardi) Prognozu diğer türlere göre daha iyidir. Karma (mikst) tablolar (%46) Gidiş ve Prognoz Yatan hastaların çoğunlukla yaeşının ilk 5 günü içinde gelişiri ve ortalama aynı sürede düzelir. Şiddetli durumlarda düzelme 6-8 hagayı bulabilir. Geri dönüşlü olsa da yaşlı hastaların %15 inde bir yıl sonra bile belirwler devam edebilir. lı olgularda bu oran %50 ye kadar çıkar. Hiperak@f formu daha iyi prognoza sahip. un Oluşumu Hakkındaki Hipotezler Oksijen Debrivasyon Hipotezi Nörotransmiqer Hipotezi Nöronal Yaşlanma Hipotezi İnflamatuar Hipotez Fizyolojik Stres Hipotezi Hücre- sinyal hipotezi Hiçbiri tek başına deliryum fenomenini açıkla(ya)maz. un Oluşumu Hakkındaki Hipotezler Oksijen Debrivasyon Hipotezi Beyinde azalmış oksijen metabolizması çeşitli nörotransmiqer sistemlerde anormalliklere yol açarak serebral disfonsiyona yol açar. Nörotransmiqer Hipotezi Azalmış kolinerjik fonksiyon, aşırı dopamin, norepinefrin ve glutamat salınımı, hem artmış hem azalmış serotonin ve GABA düzeyleri deliryumun belirwlerinin ortaya çıkmasına sebep olur. 4

un Oluşumu Hakkındaki Hipotezler Nöronal Yaşlanma Hipotezi Yaşlandıkça stresin düzenlediği nörotransmiqerlerde ve hücre içi sinyal ilewminde görülen değişiklikler sebebiyle yaşlı hastaların deliryum gelişwrmeye yatkın olduğunu ortaya atar. İnflamatuar Hipotez Fiziksel stres sonucu sitokinlerin beyinde salgısının artşının deliryuma sebep olduğunu savunur. un Oluşumu Hakkındaki Hipotezler Fizyolojik Stres Hipotezi Travma, şiddetli hastalık veya cerrahi gibi durumlar kan- beyin bariyerinin geçirgenliğini değişwrir à hasta öwroid sendromuna, Wroid salınımında bozukluğa ve HPA aksının akwvitesinde artşa sebep olur. à Nörotransmiqer senteinde değişiklikler à deliryum belirwleri Hücre- sinyal hipotezi Nöron içi sinyal ilewmi gibi temel süreçlerde bozulma à nörotransmiqer sentezini bozar à deliryum belirwleri da Nörokimyasal Yolaklar, merkezi kolinerjik akwvitede bozukluk sonucu gelişir. hastalarında plazma ve BOS ta asewlkolin (Ach) seviyelerinde azalma bildirilmişwr 1,2. Yaşlanmayla birlikte beyinde asewlkolin üreten hücrelerin hacminde azalma 3 ve oksidawf metaobilzmada azalma 4 olur.à Ach sentezi ve salınımı ê 1 Flacker, J. M., Cummings, V., Mach, J. R., Jr., BeVn, K., Kiely, D. K., & Wei, J. (1998). The associawon of serum anwcholinergic acwvity with delirium in elderly medical pawents. Am J Geriatr Psychiatry, 6(1), 31-41. 2 Trzepacz, P. T. (2000). Is there a final common neural pathway in delirium? Focus on acetylcholine and dopamine. Semin Clin Neuropsychiatry, 5(2), 132-148. doi: 10.153/SCNP00500132 3 Gibson, G. E., Peterson, C., & Jenden, D. J. (1981). Brain acetylcholine synthesis declines with senescence. Science, 213(4508), 674-676. 4 Gibson, G. E., & Peterson, C. (1981). Aging decreases oxidawve metabolism and the release and synthesis of acetylcholine. J Neurochem, 37(4), 978-984. Yaşlanma ve Yaşlanmayla birlikte kardiyovasküler ve respiratuar kapasite azalır. Beyne giden oksijen miktarı azalır. à Kronik oksidawf hasar meydana gelir à Kronik hipoperfüzyon subkorwkal iskemik vasküler demansa yol açar. Özellikle beynin belirli bölgeleri iskemiye daha duyarlıdır. Bu bölgeler; Periventriküler beyaz cevher, bazal ganglionlar ve hipokampustur. à zarar görmeleri bilişsel bozukluk ve hazza problemlerine yol açar. İlaçların Sebep Olduğu İlaçların sebep olduğu deliryumla ilişkili faktörler; Alınan ilaçların sayısı (genelde > 3 çeşit) PsikoakWf ilaçların kullanılması AnWkolinerjik etkisi olan ilaçların kullanılması Sıklıkla kullanılan ilaçlarda deliryum riski Yüksek riskli Orta riskli Düşük riskli Opioid analjezikler AnWparkinsonian ajanlar (özellikle anwkolinerjik ajanlar) Benzodiazepinler Merkezi etkili ajanlar KorWkosteroidler Lityum α- blokörler AnWaritmik ilaçlar (lidokain en yüksek risk) AnWpsikoWkler (özellikle sedawf etkililer) β- blokörler Digoksin NSAI İlaçlar Postganglionik sempawk blokörler ACE inhibitörleri AnWhistaminikler (en yüksek risk aminofilin, en düşük risk inhale ajanlar) AnWbakterieller AnWkonvülzanlar Kalsiyum kanal blokörleri DiüreWkler H 2 - antagonistleri Bowen, J. D., & Larson, E. B. (1993). Drug- induced cogniwve impairment. Defining the problem and finding soluwons. Drugs Aging, 3(4), 349-357. 5

Uyku Bozuklukları ve Dehidratasyon Kronik parsiyel uyku debrivasyonu (5 gün üst üste 4 sat uyku) à dikkaqe, kriwk düşünmede, reakyon zamanında ve hatrlama işlevinde boxulmaya yol açar 1. Uyku debrivasyonu (36 saat uykusuz kalmak) amigdala ve prefrontal korteks arasındaki bağlantyı bozarak duygusal dengenin bozulmasına (sinirlilik, duygulanım dalgalanmaları, aşırı duygusal yanıt vb.) yol açar 2. Hücre içi etkiler Sitokin konsantrasyonunda artma Değişmiş farmakokinewk AnWkolinerjik yükte artş İntravasküler hacim azalması Serebral hipoperfüzyon Kardiak iskemi Tromboembolik bozukluk Bilişsel bozukluk Hücre dışı etkiler Elektrolit dengesinde bozukluk Akut böbrek yetmezliği sebebiyle üremi Alkoloz 1 Dinges, D. F., Pack, F., Williams, K., Gillen, K. A., Powell, J. W., Oq, G. E.,... Pack, A. I. (1997). CumulaWve sleepiness, mood disturbance, and psychomotor vigilance performance decrements during a week of sleep restricted to 4-5 hours per night. Sleep, 20(4), 267-277. 2 Yoo, S. S., Gujar, N., Hu, P., Jolesz, F. A., & Walker, M. P. (2007). The human emowonal brain without sleep- - a prefrontal amygdala disconnect. Curr Biol, 17(20), R877-878. doi: 10.1016/j.cub.2007.08.007 Wilson, M. M., & Morley, J. E. (2003). Impaired cogniwve funcwon and mental performance in mild dehydrawon. Eur J Clin Nutr, 57 Suppl 2, S24-29. doi: 10.1038/sj.ejcn.1601898 DEMANS Bellek ve dil yewleri, soyut düşünme, yargılama gibi zihinsel işlevlerde görülen edinilmiş, süregen bir yetersizlik durumudur. Doğrudan bir hastalık tanısı değil, çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir durumdur. hastalarının %11 i tedavi edilebilir. Tanı konulduğunda nedene yönelik incelemeler yapılmalıdır. çoğu zaman süregen ve ilerleyicidir. Sıklık ve Yaygınlık Yaşlı nüfus çoğaldıkça demans sıklığı artmaktadır. Kafa travmaları ve kronik alkolizm sebebiyle son yıllarda demans artş göstermişwr. Amerika da; > 65 yaş %5 > 85 yaş %20-40 Avrupa ülkelerinde; > 65 yaş %5,9-9,4 Ayaktan tedavide hastaların %15-20'sinde Kronik bakım kurumlarında kalanların %50'sinde demans görülür. Tanı tanısı koymak için bellek bozukluğu mutlaka olmalıdır. Bellek bozukluğu yanında ek olarak aşağıdaki belirwlerden en az birinin olması gerekir; Afazi Agnozi Apraksi Frontal lob yürütücü işlevlerinde bozulma Bu belirwlerin varlığı günlük sosyal ve mesleki yaşamı engelleyecek kadar şiddetli olmalıdır. 6

Belir2 ve Bulgular Genel görünüm ve davranış Hasta çoğu kez dış görünüşüne karşı aldırmaz ve ilgisizdir. Giyimi eskisi kadar @@z ve temiz değildir. Davranışlarında bazen durgunluk, ilgisizlik, bazen taşkınlık ve genel bedensel durumuna bağlı belirwler görülür. Konuşma ve ilişki kurma Hastada değişik derecelerde afazi, dizartri (vasküler bunama), ses kısıklığı (Parkinson hastalığı) olabilir. Belir2 ve Bulgular Duygulanım BunalE Bellek, yönelim ve yargılamadaki bozukluklar yüzünden panik derecesinde korku ve bunatya kapılabilir. Depresyon hastalarında depresyon belirwleri sık görülür. Belir2 ve Bulgular Duygulanım (Devam) Patolojik gülme ve ağlama Beynin vasküler ve dejenerawf hastlıklarında görülür. Küçük bir uyarıdan tewklenen duygusal yanıt çok abartlıdır. ApaW ve ilgisizlik Kimi hastalar durgun, ilgisiz ve kaygısız olabilir. Çoşku ve taşkınlık Çok sık olmamakla birlikte bazı hastalarda ikincil mani biçiminde coşku ve taşkınlık belirwleri izlenebilir. Belir2 ve Bulgular Bilişsel ye2ler (Devam) Bilinç: açıker. Yönelim: ağır demansta hasta insanları, yakınlarını tanımayabilir, evde odaları karıştrabilirler. Dikkat: dağınıker. DikkaW belli bir konuya uzun süre veremezler Algı: Sıklıkla görme, daha ender işitme varsanıları olur. Varsanılar en sık Lewy cisimcikli demans ve Parkinson hastalarında görülür. Belir2 ve Bulgular Bilişsel ye2ler (Devam) Bellek En temel, olmazsa olmaz belirti bellek bozukluğudur Kayıt, depolama ve çağırma özellikleri bozulur En son öğrenilen ilk unutulur. Başlangıçta yakın bellek bozulur. Hastalık ilerledikçe uzak bellek de etkilenir. Belir2 ve Bulgular Bilişsel ye2ler (Devam) Frontal lob yürütücü işlevleri Soyut düşünme, planlama, başlama, sıraya koyma ve karmaşık hareketleri sonlandırabilmyi içeren frontal lob yürütücü işlevleri bozulur. Atasözleri, deyimleri ve şakaları anlayamazlar Benzerlik ve farklılıkları algılayamazlar Hesaplama 7

Belir2 ve Bulgular Bilişsel ye2ler (Devam) Yargılama Düşünceleri, eğilimleri, dürtüleri yargılama ve denetleme yewsi zayıflar Neden sonuç ilişkisi kuramazlar Çabuk kızar, uygunsuz sözler söyler, saldırgan ya da cinsel davranışlarda bulunabilirler. Belir2 ve Bulgular Bilişsel ye2ler (Devam) Diğer temel bilişsel bozukluklar Afazi (dil işlevlerinde bozulma) En temel belirwlerden Konuşmanın akıcılığı, anlama, tekrarlama, adlandırma, okuma, yazmada bozuklukl görülebilir. Apraksi Bilinç açıkken, motor işlevlerde bozukluk olmadığı halde ortaya çıkan motor beceriksizlik Agnozi Duyu organlarında bozukluk olmadığı halde nesneleri tanıyamama durumudur. Belir2 ve Bulgular Düşünce süreci ve içeriği Hastanın düşüncesi farkirleşir Bellek bozukluğu sebebiyle çağrışımlar kopuk ve dağınık olabilir. Hasta bazı sözleri ve hareketleri kalıplaşmış şekilde yineleyebilir (perseverasyon) SaplanElar, cimrilik tutukuları, mal, mülk, ölüm düşünceleri olabilir. Kıskançlık, kötülük görme sanrıları izlenebilir. Belir2 ve Bulgular Bedensel ve fizyolojik belir2ler Uyku genellikle bozulur Uykusuzluk ya da uykuya aşırı eğilim Yeme isteksizliği veya aşırı yeme görülebilir. Süregen ve inatçı kabızlık önemli bir sorun olabilir. Belir2 ve Bulgular Kişilik değişimi ta belirgin kişilik değişimi görülebilir. Eski kişilik özellikleri abartlı şekilde belirebilir. Kimi hastalarda da eski kişilik özelliklerinin tersi görülür. Orta yaş ve sonrasında görülen kişilik değişikliklerinde hastayı demans yönünden değerlendirmek gerekir. Beynin dejenerawf hastalıkları Alzheimer Hastalığı Lewy Cisimcikli demans Pick hastalığı HunWngton koresi Parkinson hastalığı Serebrovasküler nedenler Enfarktlar Binswanger hastalığı (SubkorWkal lökoensefalopaw) Metabolik ve endokrin hastalıklar Kronik böbrek yetmezliği HipoWroidizm Hipopituitarizm, Hipo/hiperparaWroidizm Adison Cushing Hiperinsülinizm Hipoksi Anoksi Wilson Hastalığı (HepatolenWküler dejenerasyon) Paget hastalığı Porfiri Vitamin eksiklikleri E2yoloji B1, folat, B12, nikownik asid Vitamin zehirlenmeleri A ve D vitamini Kanserin uzak etkisi Beyin içinde yer tutan lezyonlar Urlar Kafa travması Subdural hematom Epilepsi Enfeksiyonlar Sifiliz AIDS Kronik menejit Beyin absesi Lyme hastalığı Whipple hastalığı Kuru Subakut sklerozan panensefalit Profresif mulwfokal lökoensefalopaw Piron hastalıkları (Creutsfeld- Jacob Hastalığı) Zehirlenmeler Alkol Ağor metaller Karbonmonoksit İlaçlar AnWkolinerjikler Barbitüratlar Radyasyon Organik bileşikler Nitrobenzen Organofosfat Normal basınçlı hidrosefali Güneş çarpması Elektrik çarpması Kan hastalıkları Anemi Eritremi TromboWk trombositopenik purpura Demyelizan hastalıklar MulWple Skleroz Başka nedeni bilinmeyen hastalıklar Sarkoidoz HisWositosis 8

E2yoloji Tüm demanslar içinde; Alzheimer Wpi demans %60 Vasküler Wp demans %15 Tedavi edilebilir sebeplere bağlı demans %5-11 Beynin dejenerawf hastalıkları Alzheimer Hastalığı Lewy Cisimcikli demans Pick hastalığı HunWngton koresi Parkinson hastalığı Serebrovasküler nedenler Enfarktlar Binswanger hastalığı (SubkorWkal lökoensefalopaw) Metabolik ve endokrin hastalıklar Kronik böbrek yetmezliği Hipo@roidizm Hipopituitarizm, Hipo/hiperpara@roidizm Adison Cushing Hiperinsülinizm Hipoksi Anoksi Tedavi edilebilir demans sebepleri Wilson Hastalığı (HepatolenWküler dejenerasyon) Paget hastalığı Porfiri Vitamin eksiklikleri B 1, folat, B 12, niko@nik asid Vitamin zehirlenmeleri A ve D vitamini Kanserin uzak etkisi Beyin içinde yer tutan lezyonlar Urlar Kafa travması Subdural hematom Epilepsi Enfeksiyonlar Sifiliz AIDS Kronik menejit Beyin absesi Lyme hastalığı Whipple hastalığı Kuru Subakut sklerozan panensefalit Profresif mulwfokal lökoensefalopaw Piron hastalıkları (Creutsfeld- Jacob Hastalığı) Zehirlenmeler Alkol Ağor metaller Karbonmonoksit İlaçlar AnWkolinerjikler Barbitüratlar Radyasyon Organik bileşikler Nitrobenzen Organofosfat Normal basınçlı hidrosefali Güneş çarpması Elektrik çarpması Kan hastalıkları Anemi Eritremi TromboWk trombositopenik purpura Demyelizan hastalıklar MulWple Skleroz Başka nedeni bilinmeyen hastalıklar Sarkoidoz HisWositosis Tipleri Alzheimer Tipi Vasküler Tip Pick Hastalığı (Frontotemporal ) Lewy Cisimcikli HungWngton Hastalığı Presenil la Birlikte Ailevi MulWple Sistem TaupaW Kafa Travması İlişkili Alkol Kullanımına Bağlı HIV İlişkili Alzheimer Hastalığına Bağlı Tüm demansların %60 ını oluşturur. Nöropatolojik bir tanıdır. Diğer demans nedenleri ekarte edildikten sonra tanı konur. Başlangıcı sinsi ve ilerleyicidir. Fokal nörolojik bulgu yoktur. Bellek ve bütün bilişsel işlevlerde ilerleyici bozulma ve yıkım olur. Hastalığın erken dönemlerinde bile adlandıramama (afazi), yazı yazamama (agrafi), okuyamama (aleksi), apraksi, tanıyamama (agnozi) ve fronral lob yürütücü işlevlerinde bozulma görülebilir. Hesaplama erken dönemde bozulur Kayıt belleğinde bozulma belirgindir. Alzheimer Hastalığına Bağlı Risk Faktörleri GeneWk yatkınlık Aile öyküsü Down Sendromu Kafa travması EğiWm düzeyi (eğiwm seviyesi arkça daha geç başlar) Kadın cinsiyet Vasküler Tip Tüm bunamaların yaklaşık %15 ini oluşturur. Bellek bozukluğu belir@leri diğer demanslardan daha az bozulmuştur. Risk faktörleri İleri yaş Erkek cinsiyet Ateroskleroz gelişimi için risk faktörler; Hipertansiyon, Diabetes Mellitus, Hiperkolesterolemi vb. 9

Pick Hastalığı (Frontotemporal ) Frontotemporal bölgede atrofi mevcuqur. Postmortem örneklerde hastaların beyinlerinde Pick cisimcikleri görülür. Fakat tanı için bu cisimciklerin görülmesi şart değildir. Geridönüşsüz demansların %5 ini oluşturur. Özellikle birinci derece akrabalarında bu hastalık görülen erkeklerde daha sıktr. Vakaların yarısı kadarı ailevidir. Klüver- Bucy sendromu AH dan daha sık görülür. Lewy Cisimcikli Kliniği AH ye benzer fakat beraberinde halüsinasyonlar ve Parkinsonien belirwler ile ekstrapiramidel sistem belirwleri görülür. Capgras Sendromu (redublicawve paraamnesia) sıklıkla bu klinik tablonun parçası olarak görülebilir. Hastaların beyinlerinde görülen Lewy cisimciklerinin içinde alfa- sinüklein agregatları bulunmaktadır. Alzheimer ile eş zamanlı görülebilir yalnız patoloji amigdala ile sınırlıdır. Presenil la Birlikte Ailevi MulWple Sistem TaupaW Senil plaklarla ilişkili olmayan ve yakın zamanda tanımlanmış bir demans türüdür. Hastalığa sebep olan gen; kromozom 17 üzerinde Hastalık; Kısa süreli bellek problemleri, Dengenin sağlanmasında güçlük, Yürüme problemleri ile karakterizedir. Kırk- ellili yaşlarda başlar ve sağ kalım ortalama 11 yıl kadardır. Bu hastalıkta tau proteinleri nöronlarda ve glia hücrelerinde birikerek sinir hücrelerini öldürmektedir. Diğer lar HungWngton Hastalığı Subkortkal Wp demanstr. Bazal ganglionları tutar. Psikomotor yavaşlama, karmaşık görevleri yerine gewrmekte güçlük vardır. Hazza, dil ve içgörü görece korunmuştur. Kafa Travması İlişkili Punch- Drunk Sendromu=demanWa pugiliswca Özellikle boksörlerde sürekli ve şiddetli kafa travmalarına maruz kalmayla gelişen demanstr. Duygusal labilite, dizartri ve dürtüsellikle karakterizedir. Diğer lar (Devam) Alkol Kullanımına Bağlı Tüm demansların %4 ünü oluşturur. HIV İlişkili Parkinson Hastalığı Genelde depresyon ve demansla ilişkilidir. Parkinson hastalarının %20-30 kadarında demans ve ek olarak %30-40 ında bilişsel bozukluklar vardır. Hastalarda bradifreni (düşünce yavaşlaması) görülür. ın Nöropatolojisi Alzheimer Wpi demansta hastadaki nörogörüntüleme bulguları; 1. Yaygın beyin atrofisi 2. Düzleşmiş korikal sulkuslar 3. Genişlemiş serebral ventriküller 10

ın Nöropatolojisi (Devam) Alzheimer Wpi demanslarda mikroskobik bulgular; 1. Senil plaklar 2. Nörofibriler yumaklar 3. Nöron kaybı 4. Sinaps kaybı ın Nöropatolojisi Senil Plaklar 1 Senil plakların içeriği; Beta/A4 proteini depozitleri Astrosit Distrofik nöronal işlevler Mikroglialardan Beta/A4 proteinlerinin birkmesinin nörotoksik etkileri vardır 2 ; OksidaWf hasara, Hücre zarındaki lipidlerin peroksidasyonuna, İnflamasyona, Tau proteinlerinin hiperfosforilasyonuna Glutamaterjik eksitotoksisitenin artmasına yol açarlar. Postmortem olarak incelendiğinde plakların yoğunluğu hastalığın şiddewyle doğru orantlıdır. 1 hqp://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e5/pbb_protein_app_image.jpg 7.2.2015 15:33 tarihinde erişildi. 2 Cummings, J. L. (2004). Alzheimer's disease. N Engl J Med, 351(1), 56-67. doi: 10.1056/NEJMra040223 ın Nöropatolojisi Nörofibriler Yumaklar Genellikle bulundukları yerler; Korteks Hipokampüs Substansia nigra Lokus cerelous Hücre iskelew elemanlarından (temelde fosforile olmuş tau proteinlerinden) oluşurlar. ın Nöropatolojisi Nörofibriler Yumaklar (Devam) Yalnızca Alzheimer Wpi demanslara özgü değildirler; DemanWa pugiliswca Down Sendromu Parkinson demansı Guam kompleksi Hallervorden- Spatz Hastalığı Normal yaşlanma sürecinde ın Nöropatolojisi Nörotransmi^erler ın nöropatolojisinde etkili olduğu düşünülen nörotransmiqerler; AseWkolin HipoakWf asewlkolin akwvitesi mevcuqur. Meynert in basal nükleusunda kolinerjik nöron dejenerasyonu vardır. AseWklolin sentezinde anahtar önemi olan kolin asewktransferans enzimi akwvitesi kolinerjik nöronlarda azalmıştr. Norepinefrin AH da hipokwf norepinefrin akwvitesi mevcuqur. Lokus cerelous ta norepinefrin içeren nöronlarda azalma görülür. SomatostaWn KorWkotropin ın Nöropatolojisi Diğer sebepler Membran fosfolipid metabolizmasındaki anormalliklerin Normalden daha rijit hücre zarına yol açar. Aluminyum toksiwtesi İlk başta demans oluşumunda etkili olabileceği düşünülmüş fakat son bilgilere göre demans ewyolojiinde öneminin az olduğu anlaşılmıştr. 11

ın Nöropatolojisi Diğer sebepler (Devam) Aşırı glutamat uyarısı Nöronlarda hasara yol açar. Hiperkolesterolemi Artmış plazma kolesterol seviyeleri kolesterol tarazndan arrılan amiloid birikimi sebebiyle- demans için bağımsız bir risk faktörüdür 1. Hiperhomosisteinemi Homosistein oksidawf stresi arrarak nöron hasarını arrmaktadır. Hiperhomosisteineminin geriye çevrilmesinde B 6, B 12 vitaminleri ve folik asit tedavisi faydalıdır 2. 1 Notkola, I. L., Sulkava, R., Pekkanen, J., ErkinjunV, T., Ehnholm, C., Kivinen, P., Nissinen, A. (1998). Serum total cholesterol, apolipoprotein E epsilon 4 allele, and Alzheimer's disease. Neuroepidemiology, 17(1), 14-20. 2 Weiner, M. F. (2003). DemenWa. In A. M. Mellow (Ed.), Geriatric Psychiatry (pp. 35-74). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing, Inc. ın Nöropatolojisi Gene2k faktörler Alzheimer Hastalığı nın monozigot ikizlerde ve dizigot ikizlerde görülme oranı sırasıyla %43 ve %8 dür. Alzheimer Wpi demansın ilgili olduğu düşünülen kromozomlar 1 ; 1. (Presenilin 2 PSEN2), 14. (Presenilin 1 PSEN1), 19. (Apolipoprotein E ApoE) 21. (Amiloid Prekürsör Protein APP) kromozomlardır. 1 Ertekin- Taner, N. (2007). GeneWcs of Alzheimer's disease: a centennial review. Neurol Clin, 25(3), 611-667, v. doi: 10.1016/j.ncl.2007.03.009 ın Nöropatolojisi Gene2k faktörler Amiloid Prekürsör Protein Gen kromozom 21 in uzun kolundadır. Beta/A4 proteininin öncülüdür. Beta/A4 proteini; Amiloid prekürsör proteinin bir yıkım ürünü olup, 42- aminoastlik pepwd zincirinden oluşur. Alzheimer Hastalığı nda beyinde görülen senil plakların ana bileşenidir. Down Sendromun olan hastalarda amiloid prekürsör preoteinin 3 kopyası mevcut olup bunun sonucunda beyinde aşırı beta/a4 proteini birikimi görülür. Bu sebeple Down sendromu demans için önemli bir risk faktörüdür. ın Nöropatolojisi Gene2k faktörler Mul2ple E4 genleri E4 geninin bir kopyasına sahip bireylerde demans gelişme olasılığı 3 kat, iki kopya olanlarda 8 kat fazladır. 12