Kolorektal Polipler ve Polipozis Sendromlar



Benzer belgeler
Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN. Genel Cerrahi A.B.D.

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

Gastrointestinal Polipler. Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Tıp F.Gastroenteroloji BD

Gastrointestinal Polipler Kolorektal Polipler Diminutive polipler

KOLOREKTAL KANSER. Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

Gastrointestinal Polipler

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

KOLOREKTAL KANSER. Plan. Plan. Olgu Sunumu Hikaye. Olgu Sunumu Fizik Muayene. Olgu Sunumu Laboratuvar

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Polipektomi sonrası izlem ilkeleri

Doç. Dr. Abdullah BÖYÜK

İNTERAKTİF VAKA TARTIŞMASI

POLİP; Kolon ve rektum mukozasından lümene çıkıntı yapan normal dışı tüm yapılar olarak adlandırılır. Psödopolip; örneğin ülseratif kolitte olduğu

KOLON POLİPLERİ. Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 SINIFLAMA

KOLOREKTAL KANSERLERİN MOLEKÜLER SINIFLAMASI. Doç.Dr.Aytekin AKYOL Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 23 Mart 2014

Kolon poliplerinin boyut, lokalizasyon ve histopatolojik yapılarının değerlendirilmesi

Özofagus Tümörleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016

ENDOMETRİAL KARSİNOM SPORADİK Mİ? HEREDİTER Mİ? Dr Ş.Funda Tanay Eren Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı

KOLON KANSERİ. Op.Dr.Aytekin COŞKUN VAKIF GUREBA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Herediter Meme Over Kanseri Sendromunda. Prof.Dr.Mehmet Ali Ergün Gazi Üniversitesi Tı p Fakültesi T ı bbi Genetik Anabilim Dalı

Familyal Adenomatöz Polipozis Koli Olgu Grubu

KOLON POLĠPLERĠ. Polipler histolojik tiplerine göre 4 gruba ayrılırlar. 1-Neoplastik Polipler: Tubuler. adenoma,villöz adenoma,tübülovillöz adenoma.

Herediter Kanser ve Polipozis sendromları: Alt GİS. Arzu Ensari AÜTF Patoloji ABD

Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM

KOLOREKTAL KARSİNOMA VE ÖNCÜ LEZYONLARINDA MİKROSATELLİT İNSTABİLİTESİNİN İMMÜNHİSTOKİMYASAL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

NEOPLAZİ D R. Y A S E M İ N S E Z G İ N. yasemin sezgin

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

TÜRKİYE DE MİDE KANSERLİ HASTALARIN KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLERİ: -Çok Merkezli Retrospektif Çalışma- Türk Onkoloji Grubu

Midenin Premalign Lezyonlarında Tanı, İzlem ve Tedavi

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA

Rektosigmoid Poliplerin Özellikleri Đle Senkron Polip ve Tümör Yandaşlığı Đlişkisi

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi

KOLOREKTAL KANSERLERDE TARAMA ( PĐLOT ÇALIŞMA )

epigenomics Epi procolon 2.0 CE, kolorektal kanser taramasına yönelik bir kan testidir. Kanda Kanser Tanısı

Kolorektal kanser (KRK), dünyada en sık

Karsinogenez. Karsinogenez 5/23/2014 KARSİNOGENEZ - I. Doç. Dr. Yasemin Özlük

KOLOREKTAL ADENOM VE SERRATED POLİPLERDE KRAS MUTASYONU, BRAF MUTASYONU VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE VARLIĞININ ANALİZİ

Kolorektal Polipler. Colorectal Polyps

Kolorektal Kanserler. Doç. Dr. Abdullah BÖYÜK

KANSERDE RADYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME DOÇ. DR.İSMAİL MİHMANLI

GASTRİK KARSİNOM. Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş

Meme ve Jinekolojik Kanser Kontrolünde Genetik Faktörlerin Rolü

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Amiloidozis Patolojisi. Dr. Yıldırım Karslıoğlu GATA Patoloji Anabilim Dalı

Anormal Servikal Sitolojide Yönetim. Dr. M. Coşan Terek Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalı

MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Nörofibromatozis Tip 1 Tanılı Olguların Değerlendirilmesi: Tek Merkez Deneyimi

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ

KOLON KANSERĐ. Epidemiyoloji. Prof.Dr.Ahmet Dobrucalı

TÜRKİYE DE MİDE KANSERLERİ SIKLIĞI, COĞRAFİ DAĞILIMI VE KLİNİK ÖZELLİKLERİ. Prof.Dr.Fikri İçli

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

MIDE KANSERİ. Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI

Over Kanserinde Tedavi. Dr. M. Faruk Köse Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Gastrointestinal poliplerin boyut, lokalizasyon ve histopatolojik tipleriyle değerlendirilmesi

KOLANJİOKARSİNOMA. Sunum Planı. Safra Kanalı Kanseri-Kolanjiokarsinoma- Sunum Planı. Sunum Planı. Kolanjiokarsinoma- Lokalizasyon

Pediatrik karaciğer kitlelerinde ayırıcı tanı

Mide Kanseri. Anahat. Mide Kanseri: Epidemiyoloji. Anahat. Mide Kanseri: Epidemiyoloji. Epidemiyoloji Klinik bulgular Tanı Evreleme Tedavi Tarama

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

MEMENİN SELİM PREKANSERÖZ HASTALIKLARININ YÖNETİMİ. Op. Dr. Gülden BALLI İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Gastrointestinal Sistemde Displazi Kavramı ve Raporlanması Prof. Dr.Gülen Bülbül Doğusoy

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

KOLOREKTAL KARSİNOGENEZİSTE MİKRO RNA NIN ROLÜ

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Crohn Hastalığı. İnflamatuar Barsak Hastalıkları. Patofizyoloji. Klinik. Dr. Erkan GÖKSU Acil Tıp A.D.

İNDETERMİNE KOLİT TANI. Patoloji. Makroskopik bulgular

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI

Kanser ve genler. Bağırsak kanseri ve Polipsiz kalıtsal kolon kanseri. Polipsiz kalıtsal kolon kanseri

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

GLANDÜLER LEZYONLARDA YÖNETİM. DR. ZELIHA FıRAT CÜYLAN SBÜ. VAN EĞITIM VE ARAŞTıRMA HASTANESI

MEME KANSERİ RİSKLERİ NELERDİR? RİSK DEĞERLENDİRİLMESİ NASIL YAPILIR?

KOLOREKTAL KANSERLER: EPİDEMİYOLOJİ, ETİYOLOJİDE ROL OYNAYAN ETKENLER, TARAMA VE KEMOPREVANSİYON

Dr. Ayşe Erbay Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Turgut Noyan Adana Uygulama Araştırma Merkezi 30/09/2017

Kolon Kanseri Nedir? Prof. Dr Tahsin ÇOLAK. MEÜ Tıp Fakültesi. Kolorktal Cerrahi Ünitesi. Genel Cerrahi AD

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ

Familyal Adenomatöz Polipozis Nedeniyle Ameliyat Etti imiz 24 Hastan n Analizi

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ

Sorular. U UR SUNGURTEK N Pamukkale Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dal, Denizli-Türkiye

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi

Genel tümör bilgisi ve kanser cerrahisinin temel prensipleri. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

IYE'D -' """ A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T.

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Endoskopi indikasyonları. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği

İnsidental Medüller Tiroid Kanserinde Ne Yapalım

Transkript:

Güncel Gastroenteroloji Kolorektal Polipler ve Polipozis Sendromlar Prof. Dr. Vedat GÖRAL Dicle Üniversitesi T p Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dal, Diyarbak r ADENOMA-KARS NOMA H POTEZ NDE SON GÖRÜfiLER Polip, gastrointestinal traktüsde lümene do ru çıkıntı yapan olu umlara denir. Yani, mukozal yüzeyin luminal protrüzyonu veya elevasyonu polip olarak adlandırılır. Literatürde ilk polip vakası, yakla ık 300 yıl önce rapor edilmi tir ( ). Klinikte karın a rısı, kanama, anemiye ait semptomlar yapabilir. Özellikle adenomatöz polipler, malignle me riski ta ırlar. Adenomatöz poliplerin erken tanısı ve çıkarılması, geli mi ülkelerde kolorektal kanser insidansını azaltmaktadır. Poliplerin, kolonik mukozada normal hücre proliferasyonu ve diferansiasyondaki veya apoptozisin herhangi bir basama ındaki yetersizlik sonucu, olu tu u sanılmaktadır. Normal kolon kriptalarında sadece kriptin alt /3 teki kolonositler prolifere olur. Adenomalarda, hücre proliferasyonu kriptanın üst bölümüne do ru uzanmaktadır. Genelde, adenomaların, kolon epitelindeki anormal bir hücrenin monoklonal expansiyonundan geli ti i dü ünülmektedir. KOLOREKTAL POL PLERDE SINIFLANDIRMA: Kolon polipleri, ba lıca 3 gruba ayrılır: ) Neoplastik polipler 2) Non-neoplastik polipler 3) Submukozal lezyonlar ) Neoplastik Mukozal Polipler: A) Adenoma - Tubuler adenoma - Tubulovillöz adenoma - Villöz adenoma B) Karsinoma ) Noninvazif karsinoma a) Karsinoma insitu: ntrakriptal hücre proliferasyonu ile birliktedir. Bazal membran intaktır. b) ntramukozal karsinoma: Neoplastik hücre fokusu, BM ötesinde ve mukozanın L. propriası içinde bulunur. 2) nvazif Karsinoma 2) Non-neoplastik Mukozal Polipler: Hiperplastik polip Jüvenil polip Peutz-Jeghers polipleri nflamatuvar polipler - BH -Bakteriyel enfeksiyonlar veya amebiazis -Shistosomiazis -Cap polipozis 32 Güncel Gastroenteroloji 7/1

3) Submukozal lezyonlar: ADENOMALAR Colitis cystica profunda Pneumatosis cystoides intestinalis Lenfoid polipler Lipomalar Karsinoidler Tubüler Adenoma Metastatik neoplasmlar Di er nadir lezyonlar Ayrıca, ekillerine göre de, sesil (sapsız) polip, pedinküllü (saplı) polip, flat (düz) polip olarak da sınıflandırılır. Tubulovillöz adenoma Kolorektal polipler, klinik verilere göre de de i ik bir ekilde sınıflandırılmaktadır(2). ) Sporadik Polipler: a) Non-neoplastik polipler - Hiperplastik (metaplastik) Villöz adenoma - nflamatuvar polipler - Jüvenil polipler - Lenfoid polipler b) Neoplastik polipler - Adenoma - DALM (Dysplasia-associated lesion or mass) 2) Herediter Polipler ve Polipozis - Non-neoplastik Polipler Hiperplastik Polipler Jüvenil Polipozis Peutz-Jeghers Sendromu - Neoplastik Polipler HNPCC - Neoplastik Polipozis FAP Flat Adenoma Sendrom Resim. Adenomaların kolonoskopik görünümü A) NEOPLAST K POL PLER Adenomalar Poliplerin ço u, adenomatoz poliplerdir. Adenomatöz polipler, ABD de 50 ya ve yukarısında genel populasyonda, % 25-40 oranında görülmektedir (Resim ). Bu poliplerin önemi, malign dejenerasyona dönü mesidir. Batı populasyonunda, birçok kolorektal kanser, adenomalardan geli mektedir. Adenoma, predominant glandüler paternin histolojik yapısına göre sınıflandırılır. Tubuler adenoma % 80-86, tubulovillöz adenoma % 8-6, villöz adenoma % 3-6 oranında görülmektedir. Tubüler adenomalar genelde cm den küçük olan poliplerdir. Villöz adenomalar biraz daha büyük yapıdadır. Polip büyüklü ü sol kolonda ve kolon Ca nın sık oldu u bölgelerde daha fazladır. Bütün kolorektal adenomalar displaziktir (Tablo ). GG 33

NON-NEOPLAST K POL PLER Adenom Büyüklü ü Displazi Derecesi Hiperplastik polip T P < cm -2 cm < 2 cm Hafif Orta iddetli Tubuler % 76 % 20 % 4 % 88 % 8 % 4 Tubulovill % 25 % 46 % 29 % 58 % 26 % 6 Villöz % 4 % 26 % 60 % 4 % 38 % 2 Peutz-Jeghers sendromunda hamartomatöz polip Crohn hastalı ında iltihabi polipler Colitis ülserozada iltihabi polipler Resim 2. Non-neoplastik poliplerin koloskopik görünümü Adenomaların malign potansiyeli, a) büyüklük b)histolojik tip c) displazi derecesi ile ili kilidir. Tübüler adenomalar hafif displazik, villöz adenomalar daha fazla displaziktir. Büyük polip, villöz histoloji ve high grade displazi varsa, polip, o kadar fazla malign potansiyel içerir. Flat adenomalar; lk olarak, Muto ve ark. tarafından tarif edilmi tir(3). Makroskopik olarak, düz veya ortası deprese (deprese adenoma) olabilir.genelde, multipl ve cm den küçüktür, endoskopide gözden kaçabilir. Malignle me riski yüksektir. Adenom Büyüklü ü Displazi Derecesi Diminutive polipler, 5 mm veya daha küçük poliplerdir. Endoskopide sık olarak görülür. nvazif karsinoma içermezler. % den azı villöz yapı veya iddetli displazi içerir. Asemptomatik ki ilerde rektosigmoidoskopi yapılıp diminutive polip saptandı- ında ve bunlara full kolonoskopi yapıldı ında, % 33 oranında, ba ka bir çalı mada % 24-34 oranında, senkronöz proksimal polipler saptanmı tır. ADENOMA - KARS NOMA H POTEZ Günümüzde adenomaların nasıl kansere dönü tü- ü merak edilmekte, bu hususta bir çok görü ileri sürülmektedir (4,5). Bu görü lerden bazıları unlardır: ) Epidemiyolojik deliller: Adenomaların bir toplumda görülme sıklı ı, o toplumda- ki kolon kanseri prevalansı ile paraleldir. Toplumda kolon Ca insidansı fazla ise, o toplum- da adenoma insidansı da fazladır. Adenoma prevalansı, dü ük kolon Ca riskli bölgeden, yük-sek riskli bölgeye göç edenlerde artmaktadır. Adenoma ve kolon Ca prevalansı, ayrıca, ya ile de artmaktadır. Ya da ılımı e risine göre, adenomalar, kanserden 5-0 yıl önce olu maktadır. Sporadik adenomada bile polipkanser intervali en azından 4 yıl, FAP de ise 0-2 yıldır. 2) Klinikopatolojik deliller: Kanserlerin, adenomlardan geli ti i gösterilmi tir. National Polyp Study grubunun çalı masına göre, adenomaların polipektomi ile çıkarılması, kanser insidansını azaltmı tır. Ayrıca, proktosigmoidoskopik tarama, rektal kanser mortalitesini ve insidansını azaltmı tır. 3) Moleküler genetik deliller: Adenoma-karsinoma hipotezinde, onkogenlerin aktivasyonu, tümör süpresör genlerin inaktivasyonu önemli rol oynamaktadır ( ema, 2). Kolonik neoplazmlarda en sık görülen onkogen de i ikli i, k-ras onkogende olur. Bu onkogen, gende nokta mutasyonuna yol açar. Küçük adenomaların % 9 nda, cm den büyük adenomaların % 58 inde, kolon Ca da % 47 oranında k-ras gen mutasyonu vardır. K-ras aktivasyonu, tümörogenezisde ara basamakta rol oynar ve polipoid growth paterne katkıda bulunur. Ancak, büyük sayıda adenom veya kanserlerin k- ras gen mutasyonu içermemesi, di er genetik olayların rolünü dü ündürür. Tümör supresör genler, normalde tümör geli imini 34 Mart 2003

Tablo. FAP ve varyantlarının özellikleri SENDROM POL PLER EXTRA NTEST NAL BEL RT LER GENET K LEZYON Klasik FAP Kolonik adenoma Duodenal adenoma Jejunoileal adenoma Gastrik fundus bez hiperplazisi leal lenfoid polipler Mandibüler osteoma Dental anormallikler APC gen mutasyonu Gardner s varyantı FAP gibi Mandibula, kafatası, akci er ve kemiklerde osteoma CHRPE* Desmoid tümörler Epidermoid kistler Fibroma, lipoma Thyroid, adrenal, hepatobiliyer tm FAP gibi Attenüe FAP Kolonik adenoma Duodenal periampuller adenoma Gastrik fundus bez hiperplazisi Mandibuler osteoma (nadir) 5 bölgesinde APC mutasyonu Turcot s varyantı Kolonik adenomalar Medulloblastoma CHRPE (Retinal pigment epitelinin konjenital hipertrofisi) Glioblastoma multiforme FAP gibi DNA mismatch repair enzim mutasyonları süprese eden genlerdir. Kolorektal neoplazilerde, bu genler, sık olarak inaktive edilmi tir (mutasyon, allelik delesyon v.s sonucu). 5q, 8q ve 7p kromozomunda lokalize tümör süpresör genin fonksiyon kaybı, kolorektal tümörogenezisde önemli rol oynar. Cyclo-oxygenase ların (COX ve COX2) a ırı expresyonu ve DNA hipometilasyonu da, sorumlu tutulan di er faktörlerdir. SMAD4, bir tümör süpresör gen olup, 8q2 kromozonunda bulunur. SMAD4 genindeki mutasyon, normal inhibitör TGF-ß yolunda regülasyon bozuklu una ve sonuçta stromal proliferasyona neden olur. Muhtemelen, geç adenoma devresinde, etkili olmaktadır. SMAD4 mutasyonu, kolorektal kanserlerin % 5 nde bulunmaktadır (4). APC gen (5. kromozomun uzun kolunda bulunur) mutasyonu veya bu genin kaybı, ili kili hücrelerde artmı hücresel büyümeye, FAP veya sporadik adenomalarda, kanser geli imine neden olur. Di er bir tümör süpresör gen, DCC (Deleted in Colon Cancer) dir. 8. kromozomda lokalizedir. Bunun kaybı, adenoma-kanser ili kisinin geç döneminde rol oynar. Bu lokusun delesyonu, tubülo-villöz adenomalarda % - 3, kanser fokusu olan adenomalarda % 47, kolon kanserinde % 73 oranında bulunmu tur. 7p kromozomda allelik delesyon (p53 geninde), kolorektal kanserde en sık allelik delesyondur. Bu olay, adenoma-kanser progresyonunun belki de geç döneminde rol oynar. HNPCC de, DNA nın mismatch repair (MMR) genlerinde mutasyon vardır. Bu enzimlerdeki mutasyon sonucu, microsatelite instability olu ur ve sporadik kolon Ca da % 5, HNPCC de geli en kolon Ca da % 85 oranında görülür. Bu yüzden, microsatelite instability, adenoma-karsinoma geli iminde rol oynayabilir ( ema ). ema. Adenoma-karsinoma geli me hipotezi. GG 35

Sonuç olarak, APC geninde mutasyonlar ve DNA metilasyonu, epitel hücrelerinin hiperproliferatif olmalarına neden olur. Daha sonra, k-ras onkogendeki mutasyonların birikimi ve p53 ile DCC tümör süpresör genlerindeki delesyonlar, hücresel atipiye neden olmakta ve neticede malignite geli imi ile sonuçlanmaktadır. EP DEM YOLOJ VE ETYOLOJ Adenoma prevalansı: a) popülasyona özgü nedenler ve b) ya ile ilgilidir. Adenomaların prevalansı, kolon Ca nın sık oldu u toplumlarda daha fazladır. Japonya da adenom riski dü ük iken, kolon Ca nın yüksek oldu u Hawai ye göç eden Japonlarda, bu oran daha yüksektir. Yine Japonya da kolon Ca nın yüksek oldu u yörelerde, adenom insidansı da yüksektir. Ya artıkça, adenom sıklı ı, sayı, displazi ve büyüklük de artmaktadır (6). Otopsilerde adenomalar, kolorektal bölgede uniform olarak bulunmu ken, semptomatik ve asemptomatik ki ilerdeki kolonoskopi incelemelerinde farklı da ılım oranı bulunmu tur. Genelde, distal bölgede adenom daha sık görülmektedir. R SK FAKTÖRLER ) Genetik yatkınlık: Herediter polipozis ve herediter nonpolipozis sendromları, buna örnektir. Kolorektal adenoma bulunanların. derece akrabalarında, normale göre 2-3 kat daha fazla adenoma bulunmaktadır. kizlerde ve adenomatoz polipozisli hastaların ailelerinde de, risk fazladır. 2) Diyet ve ya am stili: Lifli diyet, bitkisel yiyecekler ve karbonhidrat, adenom geli imine kar ı koruyucudur. Dü ük folat alınımı, diyette ya ve a ırı alkol alınımı, adenom riskini artırır. Diyetin içerdi i ya, safra asitlerinin sentezini ve kolona verilmesini artırmaktadır. Bu safra asitlerinden bazılarının, kanser promote edici özellikleri vardır. Avustralya da yapılan bir çalı mada, -2 yıl süreyle dü ük ya ve bol lifli diyet uygulandı ında, rekürren adenomaların sayısında de i me olmazken, cm den büyük adenomaların sıklı ında azalma olmu tur (7 ). Fiziksel inaktivite, sigara ve obezite, adenoma riskini artırır. Aspirin ve NSAID, adenomların sıklı ını azaltır. Diyete E vit, C vit ve beta-karoten ilavesinin etkisi yoktur. 3) Kolon adenomalarının geli imi ile, barsak dı ı bazı hastalıklar arasında da ili ki vardır. Bunlar; a) Akromegali de kolon Ca ve adenoma insidansı artmı tır. Kolonik neoplaziler genç akromegalilerde daha fazladır. b) Ureterosigmoidostomide, 2-38 yıl sonra adenoma geli ebilir. Fekal flora varlı ında, üriner N-nitrozaminlerin etkisine ba lı olabilir. c) Str. bovis bakteriyemi sinde adenoma açısından, kolonoskopik tetkik yapılmalıdır. d) Achrocordon (deri tag), kolonik neoplazilerin kutanöz marker ı olabilir, ancak her zaman korelasyon yoktur. e) Arteryoskleroz ile kolorektal karsinoma ve adenoma arasında pozitif ili ki vardır, ancak kolesterol seviyesi ile adenoma arasında ili ki yoktur. f) Kolesistektomi (primer safra asitlerinden sekonder safra asitlerine de i im, kolonun proliferatif etkisini artırır) ile kolorektal karsinoma arasında ili ki varken, adenoma arasında ili ki yoktur. g) Meme Ca ile kolorektal karsinoma arasında ili ki varken, adenoma arasında ili ki yoktur. Klinik Özellikler Adenomatöz polipler, cm veya daha büyük boyuta ula ana kadar asemptomatiktirler. Semptomatik olduklarında, anemiye ait bulgular veya bariz kanama bulguları vardır. Villöz adenomalar, sekretuvar diyare ve hipovolemiye neden olabilir. Akut alt G S kanamaları, kabızlık, abdominal distansiyon, barsak obstrüksiyonu nadiren de olsa yapabilirler. Kolon adenomaları premalign lezyonlardır. Adenokarsinoma riski; cm lik poliplerde tanıdan sonraki ilk 5 yılda % 3, 0 yılda % 8, 20 yılda % 24 tür. Yıllar boyunca yapılan seri çalı malarda, bazı polipler stabil kalmakta yada regrese olmaktadır. Adenomdan karsinomaya geçi in, ortalama 7 yılda, iddetli atipi gösterenlerde ortalama 4 yıl, hafif atipi gösterenlerde ise yılda, kansere progrese olmaktadır. TEfiH S Semptom ve bulgular de erlendirilir. GGK testi (hemooccult test) sonucu, her zaman polip varlı ı ile korelasyon göstermez. Ba lu çift kontrastlı kolon grafisi, flexibil rektosigmoidoskopi (Resim ve 2), kolonoskopi (gold standart) ve biyopsi ile tanıya gidilir. Tanıda yeni yöntemler: Helical CT, virtual kolonoskopi, hidrokolonik USG, magnifiye kolonoskopi, chromoen- doskopi, endoskopik ultrasonografi v.s yol göstericidir. 36 Mart 2003

TEDAV Soliter adenoma saptandı ında, mutlaka, tedaviden önce kolonoskopi yapılmalıdır. Özellikle, rektosigmoidoskopide tek adenom, cm den büyük polip, villöz yapı veya high grade displazi varsa, senkron ilerlemi (advanced) neoplazi açısından, kolonoskopi yapılmalıdır. Kolonoskopik polipektomi yapıldıktan sonra,., 3. ve 2. ayda kolonoskopik kontrol yapılmalıdır. Nüks oranı, yılda % 5-5 olup, % 30-35 gibi rakamlar da bildirilmi tir. Bu yüksek oranlar, gözden kaçan senkronöz adenomalara ba lı olabilir. Uzun dönem takiplerde, kümülatif adenoma nüksü 5 yılda % 20, 5 yılda % 50 civarındadır. Polipektomiden sonra 2. kolonoskopi 3 yıl sonra yapılmalıdır, test negatif ise, kolonoskopi 5 yıl sonra yapılmalıdır. Tek seansda polip çıkarılamazsa, 2-3 seansda ve parçalanarak da çıkarılabilinir. Polipde; kötü diferansiyasyon, lenfatik veya damar invazyonu varsa, polipektomi sınırının içine 2 mm girmi se, submukoza infiltre olmu sa, cerrahi tedavi yapılır. B) NON-NEOPLAST K POL PLER (Resim 2) ) Hiperplastik polipler: En sık görülen non-neoplastik poliplerdir. Genelde 5 mm den küçük poliplerdir. Kolonoskopik serilerin % 5 nde vardır. Tüm minik boyuttaki poliplerin, % 50 sinden fazlasını olu turur. Hiperplastik poliplerde % 3 vakada, adenomatöz transformasyon olu ur. Buna mixed hiperplastik -adenomatöz polip denir. E er bu polip, büyük ise, nüklear atipi ve göze çarpan yapısal distorsiyon varsa, hiperplastikten ziyade adenomatöz yapı gösteriyorsa, buna serrated adenoma denir. Hiperplastik polipler ve neoplastik polipler, aynı kolonda görülebilir (8). 50 ya ve yukarısındaki asemptomatik bireylerde % 9-0 oranında görülür. Erkeklerde % 30-3 oranında rastlanır. Otopsilerde % 20-35 oranında bulunur. En sık rektosigmoid bölgede görülür. Ya ile sıklık artar. Gerçek hiperplastik polip, malign potansiyel içermez. Ancak, görüntü olarak adenomatöz poliplerden ayırt etmek zor oldu undan, sıklıkla bu nedenle rezeke edilir (Resim 2). 2) Mukozal polipler: Klinik önemleri yoktur. Genelde küçük ve kolonoskopik biyopsi örneklerinde, % 8-20 oranını olu turur. 3) Jüvenil polipler: Hamartomatöz poliplerdir. - 0 ya larında görülür. 5 ya öncesi görülen poliplerin % 95 ni olu tururlar. Pediküllü, düz, kiraz kırmızısı renginde poliplerdir. Kendili inden küçülüp, atılabilir. Genelde, tek ve pedinküllüdür. Büyüklü ü, 3 mm-2 cm arasında de i ebilir. Tek olduklarında malign potansiyeli yoktur. Multipl olduklarında, kanser geli me riski vardır. 4) Peutz-Jeghers polipleri 5) nflamatuvar (psödopolipler) polipler: Kronik enflamasyona yanıt olarak geli en, mukoza rejenerasyonu ve granulasyon dokusu olan yerlerde olu urlar. BH, ambik kolitis, bakteriyel dizanteri ve shhistomisiasis gibi durumlarda görülür. C) SUBMUKOZAL LEZYONLAR ) Colitis cystica profunda: Submukozada, dilate, içi mukus dolu bezlerle karakterize, soliter veya multipl poliplerdir. 3 cm den küçük olup, rektumda sıktır. Displazi yoktur. Koloid karsinomalardan ayırt edilmelidir. Cerrahi yara veya inflamasyonun iyile mesi esnasında olu ur. Soliter rektal ülsere benzer, rektal prolapsus olu turabilir. ema 2. Adenoma-kanser sekansı ve kolorektal tümörogenezisde genetik model ( 6). GG 37

2) Pneumatosis cystoides intestinalis: Submukozada, multipl, içi hava dolu kistler, polipoid görünüm yapar. Radyolojik ve patolojik olarak, intramural gaz dolu kistler vardır. Endoskopide bu polipler, skleroterapi i nesi veya biyopsi forsepsi ile aspirasyon sonrası kollabe olur. Fulminan mukozal proçesle beraber olan form, çocuk ve yeti kinlerde görülür. Tek bir oksijen tedavisi ile ( 5-6 lt/dk ) düzelme gösterir. 3) Di er submukozal lezyonlar (karsinoid, lenfoma, lipoma v.s) bu grupta bulunur. GASTRO NTEST NAL POL POZ S SEND- ROMLARI Familyal Adenomatöz Polipozis (FAP) Otozomal dominant geçi gösteren bir hastalık olup, kolonda yüzlerce veya binlerce sayıda intestinal poliplerin, erken ya larda ortaya çıkı ı ve kolon kanserine dönü ün kaçınılmaz olması ile karakterize bir hastalıktır. Tüm kolon karsinomalarının % 0.5 i FAP den kaynaklanmaktadır. Gardner sendromu, Attenüe FAP, Turcot sendromu gibi varyantları vardır. Kolon polipleri, tübüler, tubulovillöz ve villöz yapıdadır. Toplumda, /5.000- /7500 oranında görülür. PATOGENEZ: FAP, 5. kromozomda bulunan APC genindeki mutasyondan olu maktadır (9, 0, ). 987 yılında gen haritası çalı maları ve RFLP (restriction fragment length polymorphism) analizi ile FAP geni, 5q2 -q22 bölgesinde saptandı. 99 yılında, FAP den sorumlu gen, APC geni olarak adlandırıldı. FAP e neden olan mutasyonlar, APC proteinin uç kısmından delesyonuna da neden olmaktadır. Uç kısmından kesilmeye u rayan protein, normal APC allelinden olu an normal APC proteinini inaktive etmektedir. FAP hastalarındaki tüm kolon epiteli; kriptalar boyunca artmı proliferasyonla karakterize olup, APC genindeki inaktivasyonunun bu proliferasyondan sorumlu olabilece i dü ünülmektedir. Bu hiperproliferatif epitel, takiben olu an mutasyonlar yada gen delesyonları ile, neoplastik transformasyona u rar. APC geni, muhtemelen, G S de, hiperproliferasyondan ve extraintestinal belirtilerden sorumludur. Ayrıca, apoptozisde azalma, anormal musin sentezi ve deri fibroblastlarında bazı de i iklikler mevcuttur. Genelde puberteye kadar asemptomatiktirler. Birinci dekatta polipler saptanmaya ba lar. Semptomatik olgularda; rektal kanama, diyare ve abdominal a rı bulunur. Semptomların ortaya çıktı ı dönemde, vakaların % 70 nde kolon kanseri bulunur. Te his için ortalama ya 36, kanser için 39, kanserden ölüm 42 ya tır. Hastaların % 40-00 nde gastrik hiperplastik polipler bulunur. Genellikle asemptomatiktirler. % 4-90 olguda duodenal adenomatöz polipler bulunur. Bu hastalarda barsak dı- ı da bir çok bulgu mevcuttur. Gardner sendromu, attenüe FAP ve Turcat sendromu, FAP varyantlarıdır (Tablo ). Cerrahi olarak, total proktokolektomi ve konvansiyonel ileostomi, ileal pouch-anal anastomoz veya subtotal kolektomi ile birlikte ileorektal anastomoz, mukozektomi v.s gibi bazı cerrahi giri imler yapılır. Sulindac tedavisi, FAP de kolonik poliplerde regresyona neden olmu tur. Sulindac, siklooksijenaz aktivitesinin inhibe eder, ayrıca defektif apoptozisi de düzeltir. COX-2 inhibisyonu, adenomda regresyona neden olur. Mesalazinin de benzer etkisi oldu u bildirimektedir. TURCOT SENDROMU (Glioma-Polipozis): FAP ile birlikte SSS tümörleri vardır. FAP ın gerçek varyant formu olup, ailevi özelli i vardır. Aile bireylerine de kolonoskopi ve beyin taraması tetkikleri yapılmalıdır Familyal Hamartomatöz Polipozis Bu grupta, Peutz-Jeghers sendromu (PJS), Jüvenil polipozis, Nörofibromatozis, Cowden sendromu, Bazal hücreli nevüs sendromu, Bannayan-Riley- Ruvalacaba sendromu bulunur( 2). (Tablo 2). Peutz-Jeghers Sendromu: 92 yılında Peutz, 949 yılında Jegher tarafından tanımlanmı tır. Otozomal dominat geçi gösterir( 3). Spesifik gen mutasyonu, 9p 3.3 kromozomunda lokalizedir. Bu gendeki mutasyon (LKB =serin-throzin kinaz proteini), hamartoma yapısına meyil olu turur. A ız, göz, bukkal mukoza, parmaklar, burun deli i, ayak parma ı, perianal bölge ve ayak tabanında mavi veya siyah pigmente, mukokutanöz lezyonlar bulunur. Küçük intestinal hamartomatöz polipler vardır, ince barsak % 96, kolon % 27, mide % 24, rektum % 24 oranında hastalı a katılmı tır. Jejunum, ileuma göre daha fazla etkilenmi tir. Bu hastalarda, gastrointestinal ve barsak dı ı malignite açısından artmı bir risk vardır. Meme Ca, serviks Ca ve over tümörleri kadınlarda, testiküler tümörler erkeklerde, pankreas tümörleri de her 2 cinsiyette en sık görülen tümörlerdir. Cowden Sendromu (Multipl Hamartoma Sendromu) : Herediter otozomal dominanttır ( 4). 0q23 kromozomunda (PTEN=protein-throzin phosphatase homolog u kodlar) gen mutasyonu vardır. Deri 38 Mart 2003

Tablo 2. Familiyal Hamartomatöz Polipozis Sendromlarının Özellikleri SENDROM PATOLOJ LOKAL ZASYON D ER BULGULAR Peutz-Jeghers Sendromu Lamina propriada düz kas bandlı hamartoma nce barsak, aynı zamanda mide ve kolon A ız, eller ve ayakta pigmente lezyonlar, Ovaryal sex kord tm. Testisde Sertoli tümörü, G S kanserleri Jüvenil Polipozis Jüvenil polipler Kolonik, aynı zamanda ince barsak ve mide Bazı ailelerde kolon Ca Neurofibromatozis Nörofibromlar Mide ve ince barsak Yaygın nörofibromatozis Cowden s sendromu Organize olmayan muskularis mukozalı hamartomalar Mide ve kolon Papilloma, trichilemmoma, meme Ca, multipl di er hamartomalar Bazal hücreli nevüs sendromu Hamartoma Kolon Multipl bazal cell Ca ve mukus membranların diffüz hamartomaları ile karakterize bir hastalıktır. Adölesan ça da, fasial keratotik papüller vardır. Oral kavitede noktamsı kırmızılıklar ve varriköz papüller bulunur. Santral sinir sistemi bulguları (makrosefali, mental retardasyon) % 0 oranında görülür. /3 vakada gastrointestinal hamartomalar vardır. Tiroid, meme maligni- telerinin insidansı artmı tır. Bannayan-Riley-Ruvalacaba sendromu (BRRS): Otosomal dominant bir hastalıktır. 0q23 kromozomunda PTEN gen mutasyonu vardır. Önceleri, Cowden s sendromunun allelik varyasyonu olarak bilinirdi. Karakteristik dermatolojik bulguları vardır. Vulva ve penisde lentigines, verruka, akantozis nigricans, penis derisinde hiperpigmentasyon vardır. Extraintestinal belirtiler olarak, normal ventrikül büyüklü ü ile birlikte olan makrosefali, subkutan lipomalar, visseral lipomalar, vasküler malformasyonlar, iskelet anomalileri, retinal anomaliler bulunur. Santral sinir sistemi anormallikleri (hipotoni, felç, mental gerilik, gecikmi psikomotor geli me), % 50 oranında bulunur. Gardner s Sendromu:G S polipozisi, kafatasında, mandibula ve uzun kemiklerde osteoma lar, benign yumu ak doku tümörleri ve di er extraintestinal bulgular içerir. Gardner s sendromu ve FAP, APC genindeki tek bir genetik lokusdaki de i imden olu an, farklı 2 grub hastalıktır. CHRPE (konjenital retinal pigment epitel hipertrofisi) bulunur. % 90 vakada oküler pigmente fundus lezyonları bulunur, multipldir ve % 87 vakada bilateraldir. Cronkhite-Canada Sendromu: Mide, ince barsak ve kolon boyunca, jüvenil tipte jeneralize gastrointestinal polipozis ile karakterdir ( 5). Bu poliplerde adenomatöz de i iklikler ve kolon kanseri geli ebilir. Kutanöz hiperpigmentasyon, alopesi, onikodistrofi, diyare, kanama, kilo kaybı vardır. Bazı vakalarda, malabsorpsiyon sendromu tedavisinde, kortikosteroidler, antibiyotik ve TPN yarar sa lamaktadır. KAYNAKLAR 1) Mentzel D. De excrentiis verracosocristasis. Acta Med Berlin 1721; 9: 78. Cited by Bacon HE (ed). J Int Coll Surg 1957;28:346-356. 2) Rubio C.A, et al. Classification of colorectal polyps: Guidelines for the endoscopist. Endoscopy. 2002:34:226-236. 3) Muto T., Kamiya J, Sawada T, et al. Small flat adenoma of the large bowel with special refrence to its clinicopathologic features. Dis Colon Rectum 1985, 28, 847-854. 4) Marlyn JB, and David Am. Polyp Growth and polyp-cancer sequence. Clinics in Colon and Rectal Surgery. 2002, 15 (2),97-104. 5) Jacoby RF, Marshall, DJ, Kaillas L, et al. Genetic instability associated with adenoma to carcinoma progression in hereditary nonpolyposis colon cancer. Gastroenterology 1995,109, 73-78. 6) Peipins LA, and Sandler, RS. Epidemiology of colorectal adenomas. Epidemiol Rev1994, 16, 273-274. GG 39

7) MacLennan R, Macrae F, Bain C, et al. Randomized trial of intake of fat, fiber, and beta carotene to prevent colorectal adenomas. J Natl Cancer Inst 1995, 87:1760-1766. 8) Jass JR. Nature and clinical significance of colorectal hyperplastic polyps. Semin Colon Rectal Surg 1991;2:246-252. 9) Burt RW and Groden J. The genetic and molecular diagnosis of adenomatosis polyposis coli. Gastroenterology 1993, 104:1211-1216. 10) Joel E, Goldberg, and Janice F. Rafferty. Other polyposis syndromes. Clinics in Colon and Rectal Surgery. 2002, 15 (2),113-120. 11) Rustgi AK. Hereditary gastrointestinal polyposis and nonpolyposis syndromes. N Engl J Med 1994;331:1694-1702. 12) Wirztfeld Da, Petrelli NJ, Rodriguez-Bigas MA. Hamartomatous polyposis syndromes: molecular genetics, neoplastic risk, and surveillance recommendations. Am Surg Oncol 2001; 8, 319-327. 13) McGarrrity TJ, Kulin HE, Zaino RJ. Peutz-Jeghers syndrome. Am J Gastroenterol 2000,95: 569-604. 14) Salem OS, and Steck WD. Cowden s disease (multipl hamartoma and neoplasia syndrome). J Am Acad Dermatol 1983, 8:686-691. 15) Daniel ES, Ludwig SL, Lewin KJ. Et al. Cronkhite-Canada syndrome associated: An analysis of the pathologic features and therapy in 55 patients. Medicine 1982, 61: 293-298. 16) Navaratnam RM, Chowaniec J, Winslet MC. The molecular biology of colorectal cancer development and the associated genetic events. Ann R Coll Surg Engl 1999;81:312-319. 40 Mart 2003