KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar



Benzer belgeler
Kronik lenfositik lösemi tedavisi güç olan hastalar

Kronik Lenfositik Lösemi- Allojeneik Kök Hücre Naklinin Yeri

KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİDE TEDAVİ, 2011

Erişkinde sık görülen lösemi türü olup batı toplumlarında tüm kanserlerin %0.8 ini ve. kronik lenfositik lösemi tedavisinde uygulanmaktadır (3).

Kronik Lenfositer Lösemi Tedavi Rehberi. Epidemiyoloji

AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİDE HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE NAKLİ

Kronik Lenfositer Lösemi Tedavide son 1 yılda neler değişti? Dr.Gülsüm Özet Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Kronik Lenfositik Lösemi Hastalarının Genel Klinik Değerlendirilmesi GENERAL CLINICAL EVALUATION OF THE CHRONIC LYMPHOCYTIC LEUKEMIA PATIENTS

Mantle Hücreli Lenfoma. Dr. Coşkun Tecimer İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi

KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİ OLGULARINDA TEDAVİ: GENÇ VE YAŞLI OLGULARDA FARKLI MI?

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa

III. BÖLÜM EDİNSEL SAF ERİTROİD DİZİ APLAZİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

LİSTEYE EKLENENLER DEĞİŞİKLİK YAPILANLAR

Hodgkin Hastalığı Tedavisinde Yeni Ajanlar

KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİLİ HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Tek Merkez Deneyimi 1

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİ

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım. Adjuvan Kemoterapi. Prof. Dr. N. Faruk AYKAN İstanbul 2004

[MEHMET ERTEM] BEYANI

TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ. bölüm

DONÖR LENFOSİT İNFÜZYONU(DLI) Hülya Baraklıoğlu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Terapötik Aferez Merkezi

Makroglobulinemi ilişkili hiperviskozite; Semptomatik hastada yönetim. Prof. Dr. Mahmut Bayık

LENFOSİTOZ VE KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİ (KLL) AYIRICI TANISI

Hodgkin lenfomada alojeneik kök hücre nakli. Dr. Gülsan Türköz Sucak

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

Akut Myeloid Lösemide Prognostik Faktörler ve Tedavi

TRANSPLANTASYONDA İNDÜKSİYON TEDAVİSİ. Dr Sevgi Şahin Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi

Graft Yetersizliğinin Tanı ve Tedavisi. Dr Şahika Zeynep Akı Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Bahçelievler Medical Park Hastanesi

Akut Myeloid Lösemi Relaps ve Tedavisi

LLM Dergi 2017;1(3): /llm Comparison of R-CHOP21 Regimen with R-CHOP14 Regimen for Diffuse Large B-Cell Lymphoma

Minimal Kalıntı Hastalık (MRD)

Hepatit C. olgu sunumu. Uz. Dr. Hüseyin ÜÇKARDEŞ Bilecik Devlet Hastanesi

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KURULUŞ 1968

Pediatrik Hastalarda Antifungal Tedavi Yaklaşımları

Multipl Myelomda otolog kök hücre nakli sonrası tedaviler. Dr. Gülsan Türköz SUCAK

EDİNSEL APLASTİK ANEMİDE

Adölesanda Lösemi & İnfant Lösemi

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU

OLGU-2. Dr. Mustafa Büyükavcı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Ünitesi Erzurum

Plazma Hücreli Lösemi. Prof.Dr.Ercüment Ovalı

İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları

Klasik Hodgkin Lenfoma Vakalarında PD-L1 Ekspresyonunun Sıklığı, EBV ile İlişkisi, Klinik ve Prognostik Önemi

BFM ALL tedavi protokolü sırasında yaşanan engeller ve problemler

Selime Aydoğdu 1, Ceyhun Bozkurt 2, Başak Adaklı 1, Zeynep Karakaş 3, Yıldız Yıldırmak 4, Tiraje Celkan 5, Tunç Fışgın 6.

HAİRY CELL LÖSEMİDE GÜNCELEME. Dr. Harika ÇELEBİ Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH

NÜKLEER KAZA veya TERÖR ST ATAKTA HEMATOPO ET K KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONU

Türk Hematoloji Derneği LENFOMA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU. (Sürüm 1 - Şubat 2012)

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı

KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU

Çocukluk Çağı AML de Tanı ve Tedavi

Kronik lenfositik lösemi (KLL) Bat yar mküresinde

OTOLOG HEMATOPOIETIK KÖK HÜCRE NAKLI YAPILAN (OHKHN) HASTALARDA, SERUM ALBUMIN DÜZEYLERININ ÖNEMI

Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e tarihinde çevirisi yapılan Kronik lenfositik lösemi (KLL)

Akut Miyeloid Lösemide Hematopoietik Kök Hücre Nakli

Relaps ve Refrakter Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma Hastalarında Transplant Dışı Tedavi

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013

İNDÜKSİYONDA YENİ ALTERNATİF ARAYIŞLARI. Doç. Dr. Kültigin TÜRKMEN Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

OTOLOG KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONU: TÜRKİYE DENEYİMİ Dr. Mustafa ÇETİN

PAROKSİSMAL NOKTURNAL HEMOGLOBİNÜRİ TANI ve TEDAVİ. ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 Yard. Doc. Dr. Gülali Aktaş İnt.Dr. Elif Uzuner Nisan 2014

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012

Hodgkin Lenfoma. Prof. Dr. Ali ÜNAL Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı ve KİT Merkezi 1. LM KONGRESİ 2010 ANTALYA

Multiple Myelom Radyoterapi Uygulamaları. Prof.Dr. Serra KAMER

Dr. Dilek Bayramgürler Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

Prof. Dr. Rabin SABA Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Memorial Sağlık Grubu

OVER KANSERİNİN SİSTEMİK TEDAVİSİNDE ÇELİŞKİLER. Prof. Dr. Nil MOLİNAS MANDEL İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji

YENİDOĞAN BEBEĞİN KORDON KANI SAKLANMALI MI?

Nazofarenks Kanseri Tedavisinde Üç Farklı İndüksiyon Rejiminin Retrospektif Değerlendirilmesi (CF vs DC vs DCF )

Fanconi Anemisinde HKHT * 1927 yılında Dr. Guido Fanconi konjenital anomali ve aplastik anemili 3 kardeş yayınladı * FA konjenital malformasyonlar, il

Richter Dönüşümü Tanı ve. Dr Şahika Zeynep Akı GUTF Hematoloji B.D.

Giriş (NHL). olarak. korteks. MCL hastaları yıllık. yeni NHL

Olgularla Lenfoma ve Myelomada PET/BT Agresif NHL. Doç. Dr. Metin Halaç İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı

Primer Kemik Lenfomaları Olgu Sunumu. Prof. Dr. Mustafa Benekli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Ankara

KANSER AŞILARI. Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi

KRON K FAZ KRON K M YELO D LÖSEM DE K NC NES L T ROZ N K NAZ NH B TÖRÜ KULLANIMI

Özel Konakta Bağışıklama. Dr. Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

ECULİZUMAB DOÇ. DR. NURHAN SEYAHİ. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

ALLOJENİK KORDON KANI BANKACILIĞINDA UMUTLAR

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Tedaviye Yanıtı Değerlendirme. Dr Şeniz Öngören İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD, Hematoloji BD

NÜKS VE DİRENÇLİ HODGKİN LENFOMA PROGNOZ BELİRTEÇLERİ VE TEDAVİ DR.NAHİDE KONUK HEMATOLOJİ BD

Hazırlık Rejimi GVHD Profilaksisi Kök Hücre Kaynakları. Doç. Dr. Barış Kuşkonmaz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik KİTÜ

FİLADELFİYA KROMOZOMU POZİTİF AKUT LENFOBLASTİK LEUKEMİADA TEDAVİ

Piperasilin-Tazobaktam(TZP) a Bağlı Hematolojik İstenmeyen Etkiler

Dr.Yıldız Yıldırmak Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi,İstanbul

Kemik tümörleri. Dr Canfeza Sezgin EÜTF Tıbbi Onkoloji BD

HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ

BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ. Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr.

BFM Protokolü ve Türkiye Deneyimi Dr. Gönül Aydoğan

Kan Kanserleri (Lösemiler)

VAKA SUNUMU. Dr. Neslihan Çiçek Deniz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü

Aplastik Anemide Hematopoetik Kök Hücre Nakli. Dr. Ülker Koçak Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji

MULTİPL PLAZMASİTOMLA SEYREDEN PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

Araştırma 2011 DEÜ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT 25, SAYI 1, (OCAK) 2011, S: 25 30

RENAL HÜCRELİ KARSİNOM METASTATİK HASTALIKTA TEDAVİ. Üroonkoloji Derneği

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e tarihinde çevirisi

Transkript:

KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar Dr. Melih AKTAN İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı Giriş Kronik lenfositik lösemi (KLL) batı yarımküresinde en sık görülen lösemi tipidir. Bu hastalığın tedavisinde son iki dekatta önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Yakın zamanlara kadar hastalar palyasyon amacıyla tedavi edilmekteydi ve KLL de şifadan bahsedilmemekteydi. Yeni geliştirilen ve daha etkili olan tedavi şekilleri artık bu hastalıkta da kür elde edilebileceğini göstermiştir. KLL hematolojik maligniteler içinde tanı konulduktan sonra tedavinin bekletilebileceği bir hastalıktır. KLL li hastaların 1/3 ünde tedavi hiç verilmemekte, 1/3 üne tanı konur konmaz tedavi başlanmakta, 1/3 üne ise hastalıkta ilerleme meydana gelene kadar tedavi verilmemektedir. Rai Evre 0 veya Binet Evre A hastalarında hastalık ilerleyene kadar tedavi verilmemektedir. Fransız KLL grubunun ve ABD den CALGB nin yaptığı çalışmalarda erken evrelerde tedavi yapmanın sağkalımı uzatmadığı, üstelik epitelyal kanserlerin gelişimini arttırarak sağkalımı azalttığı gösterilmiştir. Ancak bu çalışmalarda tedavi vermemekle alkilleyici ilaçlar karşılaştırılmıştır. Purin analoglarının erken dönemlerdeki hastalarda sağkalımı uzatıp uzatmadığı henüz bilinmemektedir. Böyle bir çalışma yapılana dek şu andaki genel eğilim erken dönemdeki hastalara tedavi vermemek tarzındadır. Smoldering KLL diye nitelendirilen hastalarda ise progresyon hiç olmamaktadır. Bu hastaların özellikleri şunlardır: Rai Evre 0 veya Binet Evre A, Hb >13 g/dl, perifer kanında mutlak lenfosit sayısı <30.000/mm 3, lenfosit sayısının ikiye katlanma zamanı >12 ay. Ulusal Kanser Enstitüsü Desteğindeki Çalışma Grubunun Tedavi Başlama Kriterleri Ulusal Kanser Enstitüsü desteğindeki çalışma grubunun 1996 yılında yeniden gözden geçirilmiş KLL rehberinde, Rai Evre III veya IV bile olsa tedavi başlamak için hastalığın aktif (progressif) olduğunun kanıtlanması gerektiği bildirilmektedir. Aktif hastalığın kriterleri şunlardır: 1. Hastalıkla ilgili şu belirtilerden en az biri olmalıdır (bu belirtileri açıklayacak başka bir hastalık olmamalıdır): a. Son 6 ay içinde vücut ağırlığının %10undan fazla kilo kaybı b. Şiddetli halsizlik (ECOG 2): Hastanın çalışmasını veya günlük aktivitesini engelleyecek derecede. c. İnfeksiyona bağlı olmayan ve iki haftadan fazla süren 38ºC ateş 2. İlerleyici kemik iliği yetersizliğinin belirtileri, yani yeni ortaya çıkan veya ağırlaşan anemi ve/veya trombositopeni 3. Steroid tedavisine iyi cevap vermeyen otoimmun hemolitik anemi ve/veya trombositopeni 4. Masif (kosta kavsini 6 cmden fazla aşan) veya progressif splenomegali 5. Masif (en büyük çapı 10 cm.den büyük) veya progressif lenfadenomegaliler 6. Progressif lenfositoz (son iki ayda %50 den fazla artış veya lenfosit sayısının ikiye katlanma süresinin 6 aydan az olduğunun tesbit edilmesi) 23

AKTAN M. KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar 7. Belirgin hipogammaglobulinemi veya paraproteinin ortaya çıkışı; yukarıdaki kriterler olmadıkça tedavi başlamak için kendi başına yeterli değildir. Rai evrelerine KLLli hastalarda ortanca sağkalım aşağıdaki gibidir: Evre 0 150 aydan fazla, evre I 101 ay, evre II 71 ay, evre III 19 ay, evre IV 19 ay. Binet evrelemesinde ise evre A hastalarının sağkalımı normal polülasyonla ayni bulunurlen, evre B hastalarda ortanca sağkalım 7 yıl, evre C hastalarda 2 yıldır. İleri yaştaki hastalar açısından bu sağkalımlar makul gelebilir. Ancak yaş küçüldükçe bu sağkalımlar yetersiz kalmaktadır. Genç hastalarda küratif bir tedaviye ihtiyaç vardır ve günümüz koşullarında da bu mümkündür. Genç hastaların küratif bir tedavi almasının sebebi sadece daha uzun bir sağkalım sağlaması değildir. Hasta yaşı gençleştikçe yoğun tedaviye dayanıklılığı artmakta ve sekonder tıbbi sorunların olma ihtimali azalmaktadır. Diğer hematolojik malignitelerde olduğu gibi optimal bir tedavi KLL için de henüz bulunmamıştır. Yapılması gereken söz konusu KLLli hasta için olabilecek en iyi tedavi seçeneğini bulmaktır. KLL tedavisinde öncelikli ilke, hekimlikteki önemli bir ilke olan öncelikle zarar vermemek tir. Bu ilke iki temele dayanmaktadır. Birincisi KLLli hastalar ileri yaşlardadır ve muhtemelen KLL dışında bir sebepten hayatlarını kaybedeceklerdir. İkincisi ise uygulanan tedaviler sağkalımı uzatmamakta ve hastaların ancak az bir kısmında tam remisyon sağlamaktadır. Ancak son 10 yılda, özellikle purin analogları ve monoklonal antikorlarla yapılan tedavilerde bu durum değişmektedir. KLL ile ilgili önemli bir gözlem hastalığın heterojen oluşudur. Uzun yıllar takip edilen bir çok hastada progresyon meydana gelmemektedir. Hastaların bir kısmında ise daha başlangıçta belirtiler ortaya çıkmakta, kemik iliği yetersizliği, tekrarlayan infeksiyonlar gelişmekte ve hastalık daha agressif bir forma dönmektedir. Hastaları prognostik gruplara ayırmanın ilk örnekleri Rai ve Binet sınıflamalarıdır. Bu sınflamalar yararlı olmuşlarsa da yeterli değillerdir. Yeni geliştirilen prognoz faktörleri hastaları daha iyi kategorize etmektedir. Bu faktörler şunlardır: yaş, cinsiyet, beta-2 mikroglobulin, timidin kinaz, solübl CD23 ve son yıllarda ortaya konan immunoglobulin genlerinin mutasyon durumudur. 1999da iki grup araştırmacı immunoglobulin genlerinin mutasyon durumu hafıza B hücrelerininkine uyan hastalarda hastalığın iyi seyrettiğini ve agressif form almadığını, immunoglobulin genlerinde mutasyon olmayan hastalarda ise hastalığın progressif olduğunu ve sağkalımın düşük olduğunu göstermişlerdir. Damle ve arkadaşları CD38 ekspresyonu düşük olan hastalarda immunoglobulin genlerinde mutasyon olduğunu ve prognozun iyi olduğunu bildirmişlerdir (1). Daha sonra yapılan çalışmalarda CD38 ekspresyonunun, mutasyon durumu kadar iyi bir prognoz göstergesi olmadığı anlaşılmıştır. İmmunoglobulin genlerinde mutasyon olmamasının sebebinin, mutasyonun olmadığı KLLli hastalarda aktivasyonla indüklenen sitidin deaminaz ( activation induced cytidine deaminase [AID] ) enziminin farklı olmasından ( spliced variant ) kaynaklandığı gösterilmiştir (2,3). Bu konu üzerinde şu anda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Son zamanlarda ortaya çıkan bir bulgu da mutasyonun olmadığı hastalarda bir tirozin kinaz olan ZAP70in daha fazla eksprese edildiğidir. ZAP70 diğer prognoz faktörlerinden bağımsız bir prognoz göstergesidir. Normalde B lenfositlerinde değil, T lenfositlerinde eksprese edilen bu tirozin kinaz KLL B lenfositleri tarafından eksprese edilmektedir. Önümüzdeki yıllarda CD38, ZAP70 ve immunoglobulin genlerinin mutasyon durumu ile KLLli hastaları prognostik açıdan daha iyi kategorize etmek mümkün olacaktır. KLLli hastaların KLL dışı sebeplerden hayatların kaybedecekleri düşüncesi abartılı ve yanıltıcı bir düşüncedir. Progressif KLLsi olan hastaların büyük bölümü KLLye bağlı sebeplerden, özellikle de infeksiyondan ölmektedir (4). Hastalık ilerledikçe immun sistem ve kemik iliği yetersizliği ağırlaşmakta ve infeksiyonlara eğilim artmaktadır. Bu sebeple progressif KLLsi olan hastalara daha küratif tedavilerin ugulanması gerekmektedir. KLLde küratif rejimlerin geliştirilmesinde tam remisyon kavramı önemlidir. Tam remisyon tanımında fizik muayene ile hastalık belirtilerinin ortadan kalkması ve kemik iliğinin normalleşmesi vardır. Ulusal Kanser Enstitüsü desteğindeki çalışma grubunun 1988 yılındaki ilk KLL rehberinde kemik iliğinde lenfoid nodüllerin varlığı tam remisyon tanımında kabul edilmekteydi (5). Ancak bu tip nodülleri varlığının nüks olasılığını arttırdığı daha sonra anlaşılmıştır. Kemik iliği biyopsisi ile remisyona girdiği gösterilen hastalarda bile rezidüel hastalığın varlığını ispatlamak zor değildir (6,7). İmmunofenotipleme ile CD19 ve CD5 i birlikte eksprese eden hücrelerin 24

KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar AKTAN M. %10 dan fazla olduğu hastalarda remisyonun kısa sürdüğü gösterilmiştir. PCR ile immunoglobulin gen rearanjmanına bakarak kemik iliğinde klonal hücrelerin kalmadığının gösterilmesi (moleküler remisyon)nin ilerdeki KLL çalışmalarında tedavi ile elde edilebilecek amaçlar arasına alma eğilimi vardır. Kemoterapi KLLnin yıllardan beri uygulanan tedavisi alkilleyici ilaçlardır (klorambusil veya siklofosfamid). Bunlar kendi başına veya kortikosteroidle birlikte verilir. Ancak kortikosteroidlerin infeksiyonları arttırma olasılığı vardır. Alkilleyici ilaçlar lenfomaprotokolleri tarzında kombine edilerek verilmiştir: COP, CAD ve CHOP. Bu tedavi şemalarının karşılaştırıldığı çalışmalarda hiç birinin diğerine üstünlüğü bulunmamıştır. Elde edilen cevaplar kısmi remisyon tarzındadır ve %50-%80 dolaylarındadır. Sağkalımın uzadığı gösterilememiştir (8). KLL tedavisindeki ilerleme purin analoglarının devreye girmesiyle olmuştur. Fludarabin ile daha önceden tedavi görmüş hastalarda elde edilen üstün sonuçlar, ilk tedavi olarak fludarabin verilen çalışmalarda da teyid edilmiştir. 2-deoksikloroadenozin (2-dKA- )de KLLde etkili bulunmuştur. Steroid ilavesinin yararı olmamış, hatta tam tersi infeksiyonları arttırarak zararı olmuştur. Randomize ve kontrollü çalışmalarda fludarabinin tam remisyon ve remisyon süresi bakımından CAP ve klorambusile üstün olduğu gösterilmiştir (9). Keza 2-dKA + prednizolon, klorambusil + prednizoldan daha üstün çıkmıştır. Bu çalışmalardan çıkan sonuç, purin analoglarının KLLde en aktif ilaç olduğudur. Purin analogları DNA tamirini kuvvetle inhibe. Bu sebeple DNA hasarı yapacak diğer ilaçlarla birlikte denenmiştir: Fludarabin + siklofosfamid (10), fludarabin + siklofosfamid + mitoksantron (11, 12). Bu çalışmalarda elde edilen komplet remisyon oranları, kendi başına fludarabinin kullanıldığı çalışmalardan hafifçe daha yüksektir. Çeşitli kemoterapi protokolleri ile elde edilen neticeler tabloda gösterilmiştir. Kemoterapi Hasta sayısı Tam remisyon(%) Cevap oranı(%) Klorambusil 181 3 37 Fludarabin(F) 170 20 70 Fludarabin+Siklofosfamid(FC) 34 35 88 Flu + Rituksimab 51 77 90 Flu+Rituksimab (Ardışık) 53 28 77 FC+Rituksimab 202 69 95 Monoklonal Antikorlar KLL hücrelerinin sitoplazma membranındaki moleküllere karşı antikorların geliştirilmesiyle birlikte KLL ve lenfoma tedavilerinde bu monoklonal antikorların kullanıldığı bir çok çalışma başladı. Lenfoid malignitelerde ilk kullanılan monoklonal antikor CD20ye karşı geliştirilen rituksimabtır. KLL lenfositlerinin yüzeyinde foliküler lenfoma ile kıyaslandığında CD20 molekülü daha az bulunur. Bu sebeple ilk çalışmalarda alınan cevaplar cesaretlendirici değildir. Monoklonal antikorlarla elde edilen sonuçlar tabloda gösterilmiştir. Tedavi Tedavi Almamış Tedavi Almış Doz (4 hafta) %KR+PR Rituksimab 43-375 mg/m 2 4/hafta x4 9+49 6 27 375 mg/m 2 3/hafta x4 3+42-50 500-2250 mg/m 2 4/hafta x4 0+36 Campath 0 93 30 mg 3/hafta x12 hafta IV 2+31 38-30 mg 3/hafta x18 hafta SC 19+68 KLLde rituksimaba cevabı arttırmak için iki yol denenmiştir: Birincisi haftada bir uygulanan dozların arttırılması, ikincisi rutinde kullanılan dozu haftada 3 kez uygulamak. Her iki yaklaşım da cevap oranını %40 kadar arttırmıştır. Yeni çalışmalarda daha önceden tedavi görmemiş KLLli hastalarda rituksimabın cevap oranı ve tam remisyon olasılığını arttırdığını göstermiştir (16). Bir diğer antikor olan Campath-1H (alemtuzumab) CD52ye bağlanır. CD52 KLL hücrelerinde CD20ye göre daha fazla miktarda bulunur. İlk çalışmalarda ilacın KLLde etkili olduğu gösterilmiştir. Ancak T immun supresyonu sebebiyle oportunistik infeksiyonlarda belirgin artış gözlenmiştir. CD52 hem B, hem T lenfositlerinde, hem de monositlerde eksprese edilir. İlk çalışmalardan birinde fludarabine dirençli ve daha önce alkilleyici almış hastalarda %33lük bir cevap oranı görülmüştür. Campath-1H perifer kan ve kemik iliğini KLL hücrelerinden temizlemede rituksimabtan daha etkilidir. Campath-1H ilk tedavi olarak ciltaltı uygulanmış ve fludarabine yakın bir cevap oranı elde edilmiştir. Diğer çalışmalarda minimal rezidüel hastalıkta (MRH) da etkili olduğu gösterilmiştir. Bu hastaların çoğunda PCR negatifleşmiştir. MRH için denenen diğer bir tedavi zevalin isimli monoklonal antikordur. Zevalinin 25

AKTAN M. KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar miyelosupresif etkisi belirgindir. Epratuzumab and anti-hu1d10 gibi monoklonal antikorlar KLLde denenmektedir. In vitro çalışmalarda rituksimab KLL hücrelerini fludarabin, siklofosfamid gibi kemoterapötik ilaçlara hassaslaştırdığı gösterilmişitir. Ayrıca rituksimab bcl-2 ekspresyonunu azaltmaktadır. Fludarabin de kompleman defans proteinleri olan CD55 and CD59un ekspresyonunu azaltmaktadır. Bu sinerjistik etkiler sebebiyle rituksimab ve fludarabinin birlikte kullanıldığı çalışmalar yapılmaktadır. Cancer and Leukemia Group B (CALGB) birlikte uygulanan fludarabin ve rituksimab ile önce fludarabin, ardından rituksimab uygulamasını karşılaştırmıştır (14). Birlikte uygulanan kolda tam cevap oranı daha fazladır. Ayrıca nötropeni dışında toksisitede artış yoktur. MD Anderson Kanser Merkezinde tasarlanan FCR protokolünde fludarabin ve siklofosfamid rituksimab ile kombine edilmiştir. FCR protokolünde fludarabin 25 mg/m 2 dozuyla ilk 3 gün, siklofosfamid 250 mg/m 2, ilk üç gün, verilmektedir. Rituksimab ise birinci gün 375-500 mg/m 2 dozuyla verilmektedir. İleri evre veya progresif KLLli ve daha önce tedavi görmemiş 204 hasta çalışmaya alınmıştır. Cevap oranı %95, tam remisyon oranı ise %69dur. Tam remisyondaki hastaların %82sinde kemik iliğinde CD5 + 19 birlikte pozitif hücreler %1in altındadır. Ayrıca hastaların yarısında PCR negatifleşmiştir. Kısmı remisyonlu hastaların bir kısmında kemik iliği tamamen temizlendiği halde sitopeniler devam ettiği için bu hastalar tam remisyon grubuna girememiştir. Bu tedaviyle bazı hastalarda tümor erime sendromu gelişmiştir. Bu sebeple allopurinolle birlikte verilmesi gerekmektedir. Üçüncü ve dördüncü derecelerde nötropeni sıktır, ancak ciddi infeksiyon %2 hastada görülmüştür. Tam remisyon oranı ve remisyon süresi, fludarabin ve siklofosfamid kombinasyonuna göre belirgin biçimde üstündür. Fludarabin ve alemtuzumab kombinasyonu konusunda bilgilerimiz sınırlıdır. İngiltere ve Almanya da yapılan çalışmalardan tam cevap oranının ve tam remisyon oranının yüksek olduğu bildirilmiştir. Kök Hücre Nakli Kök hücre nakli (KHN) KLL tedavisinde uzun yıllardır yeterince yer bulamamıştır. Purin analogları geliştirilmeden önce kemik iliğinden KLL hücrelerinin yeterince temizlenmesi mümkün olmadığından otolog nakil söz konusu değildi. Ayrıca KLLli hastaların ileri yaşta olmaları allojenik nakli mümkün kılmıyordu. 1996da allojeneik KHN yapılmış 54 hasta yayınlanmıştır(17). 27 aylık ortanca takipte 24 hasta hala tam remisyondadır. Diğer çalışmalardaki hasta sayısı daha düşüktür. Bu çalışmalar uzun sürede %30 - %40 hastaya sağkalım vadetmektedir. Otolog nakil yapılan hasta sayısı daha fazladır. En büyük hasta sayısı Dana-Farber Enstitüsündendir. Yüzellidört hastanın 6sı tedaviye bağlı olarak hayatını kaybetmiştir. Beş yıllık hastalıksız sağkalım %65dir (18). 14 hastalık otolog KHN çalışmasında 9 hasta MRH negatif olmuştur. Bu dokuz hastanın 2si nüks etmiş, 4ü ise MRH pozitifleşmiştir. MRH negatifleşmeyen 5 hastadan ise 4ü nüks etmiştir. Ayni çalışmadaki 12 allojeneik transplantasyon hastasında ise 3 hasta ölmüş, geri kalan 9 hastadan 8inde MRH negatifleşmiştir. Diğer allojeneik transplantasyonlarda olduğu gibi KLLde de graft-versus-leukemia etkisi görülmektedir. Bu etkiden yararlanmak için nonmiyeloablatif allojeneik nakiller (NAN) KLLde giderek daha çok yapılmaktadır. Alman KLL çalışma grubunun NAN yaptığı 30 hastadan 12sinde tam remisyon elde edilmiş olup 8inde MRH negatiftir. Ancak izlem süresi henüz kısadır. Avrupa Kemik İliği Nakli Kayıt Merkezine ( registry ) kayıtlı NAN yapılan 77 hastada 3-4 yıllık olaysız sağkalım %50 olarak öngörülmektedir. Uygulanan hazırlık rejimi hastaların çoğunda düşük doz total vücut ışınlaması ve fludarabin + siklofosfamid kombinasyonu biçimindedir (19). NANlerin geliştirilmesi nakil yaşını 75e çıkarmıştır. MD Anderson Kanser Merkezinde ablatifle NANler kıyaslandığında uzun süreli sağkalımın %40lar civarında olduğu gösterilmiştir. Son olarak NAN ile birlikte immunomanipülasyonlar (immunsupressif ilacın kesilmesi, donör lökosit infüzyonu, rituksimab uygulanması) denenmiştir. Bu biçimde tedavi edilen 17 hastada hazırlık rejimi olarak fludarabin 30 mg/m 2 3 gün, siklofosfamid 750 mg/m 2 3 gün kullanılmıştır. 16 hastada cevap olup bunlardan 12sinde tam remisyon elde edilmiştir (20). 26

KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar AKTAN M. Tedavi Stratejisinin Seçimi Yeni kemoimmunoterapi rejimlerinin geliştirilmesi, MRH için antikorların kullanılması, otolog ve allojeneik, miyeloablatif ve nonmiyeloablatif nakil gibi seçeneklerin artması KLLde tedavi kararını zorlaştırmıştır. Diğer hastalıklarda MRH negatifliği sağlandığında bunun uzun süreli sağkalım anlamına geldiğinin anlaşılması, KLLli hastalarda olabilecek en etkili remisyon indüksiyonu tedavisinin seçiminin uygun bir strateji olacağını düşündürmektedir. MRH negatifliği sağlanan hastalara daha fazla tedavi yapmamalıdır. MRH negatifliği sağlanamadığı takdirde veya negatifken pozitifleştiği takdirde antikor tedavisi veya kök hücre nakli makul gözükmektedir. Otolog kemik iliği nakli küratif izlenimi vermemektedir. Graft-versus-leukemia etkisinden yararlanmak için ablatif veya NAN uzun süreli sağkalım için iyi bir seçenektir. Sonuç Günümüzde KLL tedavisi palyatif tedaviden küratif tedaviye geçmektedir. Önümüzdeki yıllarda ise çok büyük oranlarda hastada kür sağlanma umudu vardır. Yeni tedavi ajanlarıyla birlikte tedavi stratejilerinin değişimi devam edecektir. Aşı veya gen tedavisi ile yapılacak immun terapiler MRHda umut vadetmektedir. Ayrıca KLLli hastalarda immunoglobulin gen repertuarı çalışmaları, anti-idyotipik antikor tedavilerinin de KLL söz konusu olabileceği umudunu vermektedir. KLL bir ileri yaş hastalığıdır. Hangi hastaların genç hasta sayılması konusunda bir sınır yoktur. Ayrıca diğer hastalıklarda ve özellikle kemik iliği naklindeki yaş sınırlamaları da yıllar içinde daha ileri yaşlara kaymaktadır. Ayrıca toplumda ortalama yaşam da son dekatlarda giderek artmıştır. Bu eğilimin devam edeceği de şüphesizdir. Geriatrideki gelişmeler ileri yaştakilere daha doyumlu bir yaşam umudu vermektedir. Bu sebeple KLLde 70, hatta 75 yaşındaki hastalara küratif tedavi yapma eğilimi vardır. Sonuç olarak şu anda en makul gözüken tedavi seçiminin purin analoğu ve rituksimab kombinasyonu olduğu, MRH sağlanamayan hastalarda ise monoklonal antikorla tedaviye devam etmek veya NAN yapmak biçimindedir. Smoldering KLL li hastalarda tedaviye hemen başlayıp başlamama sorusunun cevabı henüz bilinmemektedir. Yeni prognoz faktörlerinin devreye girmesi ve çalışmaların uzun süreli sonuçlarının ortaya çıkışı bu soruların cevabını kolaylaştıracaktır (21). Kaynaklar: 1. Damle RN, Fais F, Wasil T, et al. B-cell patients can be divided into two distinct clinical categories based on CD38 expression and IgV gene mutation status. Blood. 1998;92:431a. 2. McCarthy H, Wierda WG, Barron LL, et al. High expression of activation-induced cytidine deaminase (AID) and splice variants is a distinctive feature of poor-prognosis chronic lymphocytic leukemia. Blood. 2003;101:4903 4908. 3. Oppezzo P, Vuillier F, Vasconcelos Y, et al. Chronic lymphocytic leukemia B cells expressing AID display dissociation between class switch recombination and somatic hypermutation. Blood. 2003;101: 4029 4032. 4. Diehl LF, Karnell LH, Menck HR. The National Cancer data base report on age, gender, treatment, and outcomes of patients with chronic lymphocytic leukemia. Cancer. 1999;86:2684 2692. 5. Cheson BD, Bennett JM, Rai KR, et al. Guidelines for clinical protocols from chronic lymphocytic leukemia. Recommendations of the National Cancer Institute-sponsored Working Group. Am J Hematol. 1988;29:152. 6. Robertson LE, Huh YO, Butler JJ, et al. Response assessment in chronic lymphocytic leukemia after fludarabine plus prednisone: clinical, pathologic, immunophenotypic, and molecular analysis. Blood. 1992;80:29 36. 7. Vuillier F, Claisse JF, Vandenvelde C, et al. Evaluation of residual disease in B-cell chronic lymphocytic leukemia patients in clinical and bone-marrow remission using CD5-CD19 markers and PCR study of gene rearrangements. Leuk Lymphoma. 1992;7:195 204. 8. French Cooperative Group on Chronic Lymphocytic Leukemia: Is the CHOP regimen a good treatment for advanced CLL? Results from two randomized clinical trials. Leuk Lymphoma 13:449, 1994. 9. Rai KR, Peterson BL, Appelbaum FR, et al. Fludarabine compared with chlorambucil as primary therapy for chronic lymphocytic leukemia. N Engl J Med. 2000;343:1750 1757 10. O Brien SM, Kantarjian HM, Cortes J, et al. Results of the fludarabine and cyclophosphamide combination regimen in chronic lymphocytic leukemia. J Clin Oncol. 2001;19:1414 1420 11. Bosch F, Ferrer A, Lopez-Guillermo A, et al. Fludarabine, cyclophosphamide and mitoxantrone in the treatment of resistant or relapsed chronic lymphocytic leukemia. Br J Haematol. 2002;119(4):976 984 12. Bosch F, Ferrer A, Lopez-Guillermo A, Gine E, et al. Fludarabine, cyclophosphamide and mitoxantrone in the treatment of resistant or relapsed chronic lymphocytic leukaemia. Br J Haematol. 2002; 119(4):976-84. 27

AKTAN M. KLL Tedavisi: Genç ve Refrakter Hastalar 13. O Brien SM, Kantarjian HM, Cortes J, et al. Results of the fludarabine and cyclophosphamide combination regimen in chronic lymphocytic leukemia. J Clin Oncol. 2001;19:1414 1420. 14. Byrd JC, Peterson BL, Morrison VL, et al. Randomized phase 2 study of fludarabine with concurrent versus sequential treatment with rituximab in symptomatic, untreated patients with B-cell chronic lymphocytic leukemia: results from Cancer and Leukemia Group B 9712 (CALGB 9712). Blood. 2003;101:6 14. 15. Keating MJ, Manshouri T, O Brien S, et al. A high proportion of true complete remission can be obtained with a fludarabine, cyclophosphamide, rituximab combination (FCR) in chronic lymphocytic leukemia. Blood. 2003;22:569. 16. Thomas DA, O Brien S, Giles FJ, et al. Single agent Rituxan in early stage chronic lymphocytic leukemia (CLL). Blood. 2001;98:364a. 17. Michallet M, Archimbaud E, Bandini G, et al. HLAidentical sibling bone marrow transplantation in younger patients with chronic lymphocytic leukemia. Ann Intern Med. 1996;124(3):311 315. 18. Krackhardt AM, Gribben JG. High-dose therapy and stem cell support in chronic lymphocytic leukemia. In: BD Cheson, ed. Chronic Lymphoid Leukemias. Marcel Dekker Inc; 2001:393 415. 19. Dreger P, Brand R, Hansz J, et al. Treatment-related mortality and graft-versus-leukemia activity after allogeneic stem cell transplantation for chronic lymphocytic leukemia using intensity-reduced conditioning. Leukemia. 2003;17:841 848. 20. Khouri IF, Lee MS, Saliba RM, et al. Nonablative allogeneic stem cell transplantation for chronic lymphocytic leukemia: impact of rituximab on immunomodulation and survival. Exp Hematol. 2004 Jan;32(1):28-35. 21. Keating MJ, Chiorazzi N, Messmer B, Damle RN, Allen SL, Rai KR, Ferrarini M, Kipps TJ. Biology and treatment of chronic lymphocytic leukemia. Hematology (Am Soc Hematol Educ Program). 2003;:153-75. 28