Türkiye Ekonomisi nde Para ve Maliye Politikalarının Etkinlii Effectiveness of Monetary and Fiscal Policies in Turkish Economy



Benzer belgeler
RASYONEL BEKLENTLER DOAL ORAN HPOTEZ Türkiye çin Zaman Serisi Bulguları

İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI

Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ

Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

Rasyonel Beklentiler Hipotezinin Testi: Enflasyon, Faiz ve Kur 1

Birim Kök Testleri 3/24/2016. Bir stokastik sürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

DÖVZ KURU BELRSZLNN HRACATA ETKS: TÜRKYE ÖRNE

Birim Kök Testleri. Random Walk. Bir stokastiksürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

TÜRKİYE DE ELEKTRİK TÜKETİMİ, İSTİHDAM VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ

İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: VAR ANALİZİ Ferhat TOPBAŞ *

Döviz Kuru Belirsizliğinin İhracata Etkisi: Türkiye İçin Bir Uygulama

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

Avrupa Borç Krizinin Türkiye nin İhracatı Üzerindeki Etkileri The Effects of European Debt Crisis on Turkey s Exports

The Roles of Financial Factors on the Real Money Demand: Turkey Case

REEL DÖVİZ KURU VE ÇIKTI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( )

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI

Para Talebinin Belirleyenleri ve İstikrarı Üzerine Bir Uygulama: Türkiye Örneği

YÜKSEK ENFLASYON ENFLASYON BELİRSİZLİĞİNİ ARTIRIYOR MU?

Sabit Sermaye Yatırımları ve Ekonomik Büyüme: Ampirik Bir Analiz

NET YABANCI İŞLEM HACMİ İLE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDA UZUN DÖNEMLİ İLİŞKİ VAR MIDIR? Cüneyt AKAR (*)

White ın Heteroskedisite Tutarlı Kovaryans Matrisi Tahmini Yoluyla Heteroskedasite Altında Model Tahmini

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI

EKONOMİK PERFORMANS VE BÜROKRASİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

EŞANLI DENKLEMLİ MODELLER

sbd.anadolu.edu.tr 73 Anadolu University Journal of Social Sciences Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

Comparative Analysis of Monetary and Fiscal Policy: An Econometric Case Study of Turkey

Enflasyonun Borsa Performansı Üzerindeki Etkisi

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ:

Eurasian Journal of Researches in Social and Economics Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi ISSN:

8.Ders(EK) Zaman Serileri Analizi

Asymmetric Relationship Between Consumer Loans and Money Velocity: An Application On Turkey

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ

THE CAUSALITY RELATION BETWEEN CONSUMER CONFIDENCE AND STOCK PRICES: CASE OF TURKEY. Abstract

C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 11, Sayı 1,

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

DÖVİZ KURU VE HİSSE SENETLERİ FİYATLARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ

Enflasyon ve Nominal Faiz Oranı İlişkisi: Türkiye Örneği ( )

PETROL FİYATLARININ BORSA İSTANBUL SANAYİ FİYAT ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

İMKB DE YABANCI İŞLEMLERİ VE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ İLİŞKİSİ THE RELATIONSHIP BETWEEN FOREIGN INVESTMENTS AND STOCK RETURNS ON ISE

Y = 29,6324 X 2 = 29,0871 X 3 = 28,4473 y 2 = 2,04 x 2 2 = 0,94 x 2 3 = 2,29 yx 2 = 0,19 yx 3 = 1,60 x 2 x 3 = 1,06 e 2 = 0,2554 X + 28,47 X 3-0,53

KAMU BORÇLANMASI KAMU YATIRIMLARINI DIŞLIYOR MU?

Erkan Özata 1. Econometric Investigation of the Relationships Between Energy Consumption and Economic Growth in Turkey

Türkiye'de Kriz Döneminde Kur-Faiz-Borsa likilerinin Dinamik Analizi Banka-Mali ve Ekonomik Yorumlar, Sayı: 11, ss: 47-56, 2002

Tüketici Güveni ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004: :01)

SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL SSSjournal (ISSN: )

PARA ARZININ ÇIKTI ÜZERİNE ETKİLERİ

İMKB İLE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN HİSSE SENEDİ PİYASALARININ ETKİLEŞİMİ: EŞBÜTÜNLEŞME VE NEDENSELLİK YAKLAŞIMI

OTOKORELASYON OTOKORELASYON

Türkiye de Petrol Tüketimi İle Reel GSYİH Arasındaki Uzun Dönem İlişkinin Johansen Eş-Bütünleşme Yöntemi İle Analiz Edilmesi

HİSSE SENEDİ FİYATLARI VE DÖVİZ KURU İLİŞKİSİ

Hisse Senedi Fiyatlarıyla Yabancı İşlem Hacmi Arasında Nedensellik:

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ

AVRASYA Uluslararası Araştırmalar Dergisi. Cilt : 6 Sayı : 15 Sayfa: Kasım 2018 Türkiye. Araştırma Makalesi

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ VE PARA POLİTİKALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİLERİ

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'de İktisadi Özgürlük ve İstihdam İlişkisi: Bir Panel Veri Analizi

EANLI DENKLEML MODELLERN ÇÖZÜM YÖNTEMLER I: MATRSSZ ÇÖZÜM:

TESTING TO RICARDIAN EQUIVALENCE PROPOSITONS FOR TURKISH ECONOMY

Yükseköğretimin Büyümeye Etkisi: Eşbütünleşme Analizi The Effect of Higher Education on Growth: A Cointegration Analysis

ENFLASYON ve DOLAYLI VERGĐLERDEN ELDE EDĐLEN GELĐRLER ARASINDAKĐ ĐLĐŞKĐNĐN VAR YÖNTEMĐYLE ANALĐZĐ

Türkiye de Faiz Kanalı İle Parasal Aktarım Mekanizması

FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI?

TÜRKİYE DE DÖNEMİNDE KAMU VE ÖZEL SEKTÖR ÜCRETLERİ ÜZERİNE AMPİRİK BİR UYGULAMA

DÖVİZ KURU OYNAKLIĞININ İHRACATA ETKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( )

Türkiye de Bütçe Açığı, Para Arzı ve Enflasyon İlişkisi


TÜRKİYE DE YAŞAM BEKLENTİSİ - EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: ARDL MODELİ İLE BİR ANALİZ

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme

Türkiye de Kırmızı Et Üretiminin Box-Jenkins Yöntemiyle Modellenmesi ve Üretim Projeksiyonu

Türkiye de Tüketim Eğilimi ve Maliye Politikası

Finansal İstikrarın Bankacılık Sisteminin Borç Verme Politikaları Üzerindeki Etkisi: 2008 Küresel Krizi Çerçevesinde Türkiye Üzerine Bir İnceleme

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

TÜRK EKONOMİSİNİN ENERJİ BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE BİR EŞ-BÜTÜNLEŞME ANALİZİ A CO-INTEGRATION ANALYSIS ON THE ENERGY DEPENDENCY OF THE TURKISH ECONOMY

MEVSİMSEL EŞBÜTÜNLEŞME TESTİ: TÜRKİYE NİN MAKROEKONOMİK VERİLERİYLE BİR UYGULAMA

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ

ENFLASYON BELİRSİZLİĞİNİN ÜRETİM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR VE İHRACAT İLİŞKİSİ: GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ÜZERİNE BİR NEDENSELLİK ANALİZİ

eğrileri ve sözel göstergeler olarak dört temel gruba ayırmak mümkündür. ** Bu göstergeleri, parasal göstergeler, faiz oranları, getiri

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANA BİLİM DALI TÜRKİYE NİN İTHALAT FONKSİYONUNUN EKONOMETRİK TAHMİNİ

PETROL FİYATLARININ İMKB ENDEKSLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ IMPACT OF OIL PRICES ON ISE INDICES

Gönderim Tarihi: Kabul Tarihi:

Faiz Oranı Kanalının Döneminde Türkiye de Etkinliğinin Değerlendirilmesi* The Evaluation of Interest Rate Channel in Turkey

Doğal Gaz ve Petrol Fiyatları ile BIST Sanayi Sektörü Endeksleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 1

AKADEMİK BAKIŞ Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi ISSN: X Sayı: 10 Eylül 2006

TÜRKİYE DE KAMU HARCAMALARI VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ASİMETRİK NEDENSELLİK TESTİ İLE ANALİZİ

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Ankara e-posta: Geliş Tarihi/Received:

Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller. Mehmet Vedat PAZARLIOĞLU

Uluslar arasi emtia fiyatlarindan iç fiyatlara asimetrik ve doğrusal olmayan fiyat geçişkenliği: Türkiye için nardl modeli bulgulari

Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği

Finansal Gelişme ve Ekonomik Büyüme Arasındaki Đlişkinin Ampirik Bir Analizi: Türkiye Örneği

1. Savunma Harcamalarının Ekonomiye Etkileri

Türkiye de Dış Borçlanma-Ekonomik Büyüme İlişkisi: Dönemi

ENFLASYON-BÜYÜME SÜRECİNDE SABİT SERMAYE YATIRIMLARI

CAGAN IN PARA TALEBİ MODELİ VE ENFLASYON İLİŞKİSİ: AMPİRİK ANALİZ ( ) *

Şeyma Çalışkan Çavdar Yildiz Technical University ISSN : scavdar@yildiz.edu.tr Istanbul-Turkey

Levent KÖSEKAHYAOĞLU *, İkbal KARATAŞLI ** ABSTRACT

TÜRKİYE DE FISHER ETKİSİNİN GEÇERLİLİĞİ: DOĞRUSAL OLMAYAN EŞBÜTÜNLEŞME YAKLAŞIMI

Transkript:

Türkiye Ekonomisi nde Para ve Maliye Poliikalarının Ekinlii Effeciveness of Moneary and Fiscal Policies in Turkish Economy Recep DÜZGÜN Öze Para ve maliye poliikalarının nispi ekinlii çok arıılan ancak üzerinde kesin bir sonuca ulaılamayan bir konudur. Aslında bu konunun özünde Monearis-Keynesyen arıması vardır. Monearisler, para poliikasının; Keynesyenler ise, maliye poliikasının daha ekin olduunu söylemekedirler. Bu çalımada, Türkiye ekonomisi üzerinde para poliikasının mı yoksa maliye poliikasının mı daha ekin olduu araırılmıır. Çalımada GSYH, para arzı (M2) ve kamu harcaması deikenleri kullanılmıır. Kullanılan veriler üçer aylık olup, 1987:Q1-2007:Q3 dönemini kapsamakadır. Çalımada ARDL yaklaımı kullanılmıır. Elde edilen sonuçlara göre, Türkiye ekonomisi üzerinde para poliikası deil maliye poliikası ekilidir. Maliye poliikasının ekisi ise, negaif yönlüdür. Anahar Kelimeler: para poliikası, maliye poliikası, ARDL yaklaımı, poliika ekinlii. Absrac The effeciveness of moneary and fiscal policies is an issue which is coninuously discussed bu could no be reached o any soluion. In fac, he essence of he issue is based on he Monearis-Keynesian debae. Moneariss favour moneary policy while Keynesian favour fiscal policy in he sense of effeciveness. In his sudy, i has been examined wheher moneary or fiscal policy is more effecive in Turkish economy. The variables GDP, money supply (M2) and public expendiures are employed in he sudy. The daa used are quarerly and cover he period 1987:Q1-2007:Q3. According o he findings obained from he resuls of ARDL approach, fiscal policy is more effecive han moneary policy in Turkish economy and is effec is negaive. Key Words: moneary policy, fiscal policy, ARDL approach, policy effeciveness. 1. Giri Para ve maliye poliikasının nispi önemine yönelik arıma, iki farklı gruba mensup ekonomislerce sürdürülmekedir. Monearisler (parasalcı görü), para arzının ekonomik performansı belirlemede emel bir rol oynadıını söylemekedirler. Onlar, para poliikasının ekonomi üzerindeki ekisinin maliye poliikasından daha büyük olduunu ifade emekedirler. Keynesyenler ise, ekonomik isikrar için maliye poliikasının daha önemli olduunu savunmakadırlar. Özellikle ekonomideki likidie uzaı durumu, para poliikasını ekinsiz kılmakadır. Söz konusu arıma, 1960 ve 1970 ler boyunca youn olarak yapılmıır. Ancak, o dönemde yapılan çalımalar ve elde edilen sonuçlar günümüze çok ıık umamakadır. Bu yüzden, daha güncel çalımaların yapılması gerekmekedir. Çünkü, arımanın baladıı yıllardan bugüne, özellikle Türkiye ekonomisi çok ciddi yapısal dönüümlere sahne olmuur. 1980 sonrası, piyasa ekonomisinin yerlemesi için bir akım düzenlemeler yapılmı ve 1989 yılında sermaye girilerinde kısılamalar oradan kaldırılmıır. Son yıllarda çıkarılan yasayla beraber dorudan yabancı sermaye yaırımlarının girii de armıır. Yapılan düzenlemelerle, Türkiye ekonomisi dünya ekonomisine daha enegre olmu, piyasalar genilemi ve daha kırılgan duruma gelmiir. Türkiye ekonomisinde meydana gelen gelimeler, bazı poliikaların ve poliika araçlarının ekinliini ya arırmı ya da azalmıır. Bazı poliika uygulamaları daha önemli hale gelirken, bazı uygulamalar ise önemini yiirmiir. Bu açıdan, Türkiye ekonomisinde para ve maliye poliikasının ekili olup olmadıı ve/veya hangisinin daha ekili olduuna yönelik bir uygulamanın önemli olduu görülmekedir. Para ve maliye poliikasının nispi ekinliine ilikin arıma, hem eorik açıdan hem de uygulama açısından birçok ikisaçı arafından gerçekleirilmiir. Ancak, yapılan arımalar ve uygulamalardan kesin bir sonuca ulaılamamıır. Ali vd. (2009), Sinai (1971), Friedman ve Meiselman (1963), Anderson ve Jordan (1968), Krezmer (1992), Weeks (2008) ve Cerda vd. (2006) çalımalarında para poliikasının daha ekin olduunu oraya koymulardır. Dier arafan Meha ve Bishnoi (1977), Hsing (2005) ve Ansari (1996) ise maliye poliikasının ekonomide daha ekin olduunu gösermiir. Yrd. Doç. Dr. Erciyes Üniversiesi,..B.F., kisa Bölümü, rduzgun@erciyes.edu.r

231 Fehke ve Policano (1981), her iki poliikanın ekinlik gücünün aynı olduunu; Ansari (2002) ise, çalımasında ekinlik konusunda ne bir eyin söylenemeyeceini oraya koymuur. Bu çalımanın amacı, Para poliikası mı maliye poliikası mı ekonomik performans üzerinde anlamlı ve daha büyük ekiye sahipir? eklindeki arımalı konuyu ampirik olarak araırmak ve Türkiye ekonomisi balamında konuyu es emekir. Çalımada, ARDL yönemi kullanılarak deikenler arasındaki e büünleme ilikisi analiz edilmiir. Söz konusu analiz için üç deiken kullanılmıır. Bunlar: GSYH, para arzı ve kamu harcamalarıdır. Bu deikenlerden GSYH, ekonomik performans ölçüü; M2, para poliikası gösergesi; G ise, maliye poliikası gösergesi olarak deerlendirilmiir. Elde edilen sonuçlar, maliye poliikasının daha ekin olduunu oraya koymakadır. Çalıma dör bölümden olumakadır. kinci bölümünde, para ve maliye poliikalarının ekinliine yönelik eorik ve ampirik lieraür öze olarak verilmiir. Üçüncü bölümde, poliika ekinlii konusu Türkiye balamında es edilmi ve bulgulara yer verilmiir. Son bölümde ise, çalımadan elde edilen sonuçlar ve poliika önerileri üzerinde durulmuur. 2. Lieraür kisa biliminde farklı ekonomik yaklaımların oraya çıkmasının nedenlerinden birisi, ekonomik problemlerin çözümünde hangi ikisa poliikasının ve hangi poliika aracının baarılı olduuna ilikin düüncelerdir. Özellikle para ve maliye poliikasından hangisinin, ekonomik akivieler üzerinde ekili olduuna yönelik arıma bugün bile devam emekedir. Söz konusu arıma, Monearis- Keynesyen görü çerçevesinde younlamakadır. Monearisler, maliye poliikasının ekin olmadıına ilikin fikir ileri sürmeke ve bu düüncelerini dılama ekisine dayandırmakadırlar. Bu görü, para soku ve çıkı arasındaki poziif ilikiye vurgu yapmakadır. Bir baka ifadeyle, para poliikası genel olarak ekonomi üzerinde daha büyük bir ekiye sahipir ve para poliikasının yaırım ile büyüme üzerindeki ekisi, maliye poliikasının ekisine göre daha baskındır. Rasyonel Bekleniler Teorisi (RBT), para poliikasının ekinlii konusunu, poliika uygulamasının ekonomik birimlerce beklendii ve beklenmedii durumlara göre farklı boyua deerlendirmekedir. RBT ye göre, para arzındaki beklenmeyen arılar ekonomi üzerinde ekili iken, beklenen para poliikası uygulamaları ekonomide herhangi bir ekiye sahip olmayacakır (Barro, 1978). Dier arafan, Keynesyen yaklaımda likidie uzaı durumu, poliika ekinlii açısından son derece önem arz emekedir. Buna göre, eer reel faiz oranı oldukça düerse, o zaman para arzındaki bir arı, çıkıyı ve büyümeyi hızlandırmayacakır. Faiz oranının böylesi bir minimum düzeyinde, para arzındaki arı faiz oranlarını daha fazla düürmeyecekir. Dier arafan, yaırımın faize duyarsız olması da para arzındaki arıın ekinsizliine yol açmakadır. Keynesyenler, Ekonomik isikrar için maliye poliikası daha önemlidir. fikrini savunmakadırlar. Onlara göre, genileici maliye poliikası ekonomide oplam alep yeersizliini amada ve böylece isihdam ile gelirin armasında oldukça önemlidir. Ancak Barro (1976), Ricardo Denklii Hipoezi adını verdii eorik açıklamasında, genileici maliye poliikası uygulamasının ekonomide ekili olmayacaını ifade emekedir. O na göre, büçe açııyla finanse edilen kamu harcaması uzun dönemde yansız bir ekiye sahip olacakır. Çünkü, vergi ödeyenler bugünkü vergi indiriminin geleceke vergi arıı anlamına geleceini düüneceklerdir. Teorik ve ampirik araırmaların önemli bir kısmı, para ve maliye poliikasının ekonomik performans üzerindeki nispi gücü konusunda kesin bir sonuca ulamamılardır. Bazı araırmalar Monearis görüü deseklerken, dier bazı araırmalar da Keynesyen görüü deseklemekedirler. Ali vd. (2009), Güney Asya ülkeleri balamında, zaman serisi yönemini kullanarak para (M2) ve maliye poliikasının (büçe dengesi) nispi ekinliini araırmılardır. Çalımada, 1990-2007 dönemine ilikin veri sei kullanılmı ve ARDL eknii ile ahmin yapılmıır. Elde edilen sonuçlara göre, hem kısa hem de uzun dönemde para poliikası deikeni anlamlıdır. Dier bir ifadeyle, para poliikası ekonomik büyümeyi arırmada maliye poliikasına göre daha güçlü bir araçır. Sinai (1971), çalımasında ek denklemli model ve eanlı denklemler yaklaımıyla para ve maliye poliikasının ekinliini karılaırmıır. Yazar, para poliikası için para arzı, maliye poliikası için kamu harcaması deikenlerini kullanmı ve her iki deikene ilikin çarpan kasayısını hesaplamıır. Elde edilen sonuçlar, hem para poliikası hem de maliye poliikasının ekin olduunu, ancak para poliikasının daha ekin olduunu oraya koymuur. Friedman ve Meiselman (1963), ABD için yapıı çalımada 1897-1958 dönemine ilikin veri kullanmılardır. Çalımada, para ve maliye poliikası deikenleri ile ükeim arasındaki basi iliki karılaırılmıır. Yazarlar, ükeim harekelerinin mali deikenlerden çok, parasal deikenlere Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research

232 daha duyarlı olduunu bulmulardır. Anderson ve Jordan (1968), 1952-1968 dönemini incelemiir. Çalımada baımlı deiken olarak nominal GSMH, baımsız deiken olarak para sokundaki (M1) deimenin cari ve gecikmeli deerleri, harcamalar ve vergi alımı kullanılmıır. Elde edilen sonuçlara göre, parasal deikenlerin kasayılarının oplamı anlamlı iken; her iki mali deikenin kasayıları oplamı anlamsız çıkmıır. Meha ve Bishnoi (1977) çalımasında, Anderson ve Jordan ın kullandıı ipeki ek denklemli modeli es emiir. Cari ulusal gelir, oplam kamu harcaması ve M1 kullanılarak yapılan analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, hem para hem de maliye poliikası önemli olmasına ramen, maliye poliikası para poliikasına göre daha güvenilirdir. Krezmer (1992), daha önce yapılan çalımalardaki meodolojik problemleri ve ABD ekonomisindeki deimeleri hesaba kaarak, para ve maliye poliikasının ekinlii arımasına kakıda bulunmuur. Yazar ın elde eii bulgulara göre, para poliikası yıllar boyunca daha az ekin hâle gelmiir. Ancak, yinede para poliikası maliye poliikasından daha ekindir. Dönek, 1950 1990 yılları arasında Türkiye de uygulanan para poliikasının, maliye poliikasından daha ekin olduunu oraya koymuur. Dier bir ifadeyle, para poliikası nominal gelir üzerinde daha ekilidir. Fehke ve Policano (1981), para poliikası ve arz yönlü poliikaların çıkı ve fiya üzerindeki dalgalanmaları konrol emedeki ekinliini araırmılardır. Arz yönlü program, isihdamdaki vergi indirimini ifade emekedir. Çalımanın sonucuna göre, isihdamdaki vergi indirimi ve para poliikası çıkıdaki dalgalanmaları dengeleme konusunda ei ekiye sahipir. Buna karın, para poliikasının ekisi dolaylı yolla gerçekleirken; vergi indiriminin ekisi dorudandır. Weeks (2008) çalımasında, am esnek sermaye akıı ve esnek döviz kuru siseminde, para poliikası ve maliye poliikasından hangisinin daha ekin olduunu araırmıır. Yazara göre, para poliikası daha ekindir. Hsing (2005), Venezüella nın GSYH si üzerinde para ve maliye poliikalarının hangisinin daha ekili olduunu araırmıır. 1959-2001 dönemine ai yıllık verilerin kullanıldıı çalımada elde edilen sonuçlara göre, maliye poliikasının reel GSYH üzerindeki ekisi para poliikasının ekisinden daha fazladır. Ancak, kamu açıkları reel çıkıyı arırsa da bu, kamu açıklarına ve harcamalarına sınırlama geirilmemesi anlamına gelmemekedir. Yazar a göre, kamu borcu armaya devam ederse, faizler aracak ve özel harcamalar dılanacakır. Cerda vd. (2006), 1833-2000 dönemine ilikin yıllık veriler kullanarak maliye poliikasının ekonomik akivie üzerindeki ekisini incelemilerdir. Kamu harcaması, vergi gelirleri ve GSYH deikenlerinin ele alındıı çalımada, maliye poliikasının non-keynesyen (Keynesyen karıı) ekisine yönelik delile ulaılmıır. Bir baka ifadeyle, geleneksel Keynesyen maliye poliikası anlayıının ersi bir sonuca ulaılmıır. Ansari (1996), Hindisan ekonomisinde para ve maliye poliikasının ekinliini araırmıır. 1963-1993 arası yıllık verilerin kullanıldıı çalımada, nedensellik esleri, varyans ayrıırması sonuçları ve ekiepki analizi sonuçları, Hindisan da maliye poliikasının nispi önemini oraya koymuur. Buna karın, Parasalcı görüü desekleyen çok az delil elde edilmiir. Ansari (2002), Malezya için yapıı çalımasında Monearis-Keynesyen görü çerçevesinde para ve maliye poliikasının ekinliini araırmıır. Ancak, hangi poliikanın daha ekin olduuna yönelik kayda deer bir bulguya ulaamamıır. Tablo 1 de para ve maliye poliikasının ekinliinin es edildii çalımalar ve bulguları öze bir ekilde sunulmuur. Tablo 1: Ampirik Çalımaların Bulgularına likin Öze Tablo Yazar Yıl Ekin Poliika Yazar Yıl Ekin Poliika Ali vd. 2009 Para Krezmer 1992 Para Sinai 1971 Para Ansari 1996 Maliye Friedman, Meiselman 1963 Para Ansari 2002 Belirsiz Anderson, Jordan 1968 Para Hsing 2005 Maliye Meha, Bishnoi 1977 Maliye Cerda vd. 2006 Para Fehke, Policano 1981 Para ve maliye Weeks 2008 Para Dönek 1995 Para 3. Uygulama 3. 1. Model ve Veriler Para ve maliye poliikalarının nispi ekinliinin es edildii çalımalarda, ilgili poliikaları emsilen farklı deikenler kullanılmıır. Maliye poliikasını emsilen genelde büçe dengesi, kamu gelirleri ve kamu harcaması kullanılırken; para poliikasını emsilen para arzı ve faiz oranı deikenleri kullanılmıır. Bu çalımada kullanılan model ve veri sei, lieraürdeki uygulamalardan yararlanılarak oluurulmuur. Söz konusu model aaıdaki ekildedir: Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research

233 GSYH = f (M2, G) Çalımada kullanılan veriler TCMB Elekronik Veri Daıım Sisemi nden (EVDS) emin edilmiir. Veriler üçer aylık olup, 1987:Q1-2007:Q3 dönemini kapsamakadır. Böylece, çalımada kullanılan orijinal serilerin her biri 83 gözleme sahip olmakadır. TCMB-EVDS'den alınan bu verilerin anımlamaları ve kodları Tablo 1 de verilmekedir. Tablo 1. Analizde Kullanılan Deikenler (Bin TL, Sabi fiyalarla) Deiken GSYH M2 G EVDS Kodu TP.UR.G23.1: (Harcama) TP.PG.P09.1 TP.UR.G08.1: (Harcama) Çalımada ilgili deikenler sırası ile; gayri safi yur içi hasıla (GSYH), geni para arzı (M2) ve devlein nihai ükeim harcamaları (G) olarak isimlendirilmiir. Serilerin hepsi reel deerlere sahipir. Öncelikle, serilerin deien varyans problemine sahip olabilecei ihimali için serilerin logarimaları alınmıır. Daha sonra, seriler üçer aylık olduu ve mevsimsellik içerdiinden dolayı oplamsal ayrıırma meodu kullanılarak mevsimselliken arındırılmıır. Teslerin yapılmasında E-views 5.1 ve Microfi programlarından yararlanılmıır. 3. 2. Birim Kök Tesi Duraanlık analizlerinde aaıdaki Dicky-Fuller (1981) regresyon denklemleri akip edilecekir. Denklem 1, baımlı deiken (X ) ve baımsız deiken X -1 in yer aldıı regresyonu; Denklem 2, Denklem 1 e sabi erimin ilave edildii regresyonu; Denklem 3 ise, Denklem 2 ye rendin dahil edildii regresyonu gösermekedir (Dickey ve Fuller, 1981, s. 1057-1072). X = αx + e 1 X = a + αx + e 1 X = a + b + αx + e 1 Denklemlerde X serisinin birim köke sahip olduunu (α = 0) yani, duraan olmadıını ileri süren yokluk hipoezinin esi yapılacakır. Regresyon sonucu, eer - (mulak au deeri) Mac Kinnon (1990) mulak deerinden büyükse, yokluk hipoezi re edilerek ilgili serinin duraan olduu sonucuna ulaılacakır. Eer Denklem 1, 2 ya da 3 en elde edilen kalını eriminin (e) ardıık olarak baımlı olduu görülüyor ise, bu baımlılık oradan kalkıncaya kadar, ilgili denkleme, ele alınan serinin farkının gecikmeleri (X -i ) ilave edilir. Örnein, Denklem 3 deki (e) nin ardıık baımlı olduunu varsayarsak, Denklem (3 ) e göserildii gibi, Denklem 3 e, kalını erimi (e) beyaz gürülü (whie noise) oluncaya kadar X -i ilave edilecekir. m 1 + β i 1 X = a + b + αx = X + e i Denklem (3 ) e genileilmi DF (Augmened DF) denklemi de denilmekedir. Duraanlık esleri sonucunda X serisi kendi seviyesinde ya da fark(ları) seviyesinde duraan çıkabilir. Tablo 2, GSYH, M2 ve G deikenlerine ai birim kök esinin sonuçlarını gösermekedir. 1 2 3 3 Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research

234 Tablo 2: ADF Birim Kök Tesi Sonuçları Deiken Düzey Deeri Birinci Farklar Sabisiz rendsiz Sabili Sabili rendli Sabisiz rendsiz Sabili Sabili rendli GSYH 3,19(2)* ** -0,13(2) -2,52(2) -11,11(1) -12,16(1) -12,09(1) M2 2,06(0) 0,68(0) -1,98(0) -9,25(0) -9,68(0) -10,05(0) G 3,48(3) -0,17(3) -1,84(3) -9,21(2) -10,47(2) -10,40(2) No: *Paranez içindeki deerler SC krierine göre seçilen gecikme sayısını gösermekedir. ** ADF esi için %5 güven aralıında Mac Kinnon (1996) kriik deeridir. Birim kök esi; sabisiz rendsiz, sabili ve sabili rendli olmak üzere üç model için yapılmıır. Çalımada kullanılan deikenlerinin düzey deerleri için, her üç modele göre elde edilen DF deerleri incelendiinde, söz konusu deikenlerin kendi seviyelerinde duraan olmadıkları, birinci farkında duraan oldukları görülmekedir. 3. 3. ARDL Yönemi ve Sınır Tesi Zaman serileri arasındaki uzun dönemli e büünleme ilikisinin olup olmadıını es emek için birçok yönem vardır. Bunlar arasında en çok kullanılanı Engle ve Granger (1987) esi ve Johansen ve Juselius un (1990) e büünleme esidir. Ancak, bu eslerde kullanılan deikenlerin aynı düzeyde duraan olmaları koulu bulunmakadır. Son dönemde, bu koulu önemsiz hale geiren ve deikenlerin, farklı düzeylerde duraan olsalar bile, e büünleme ilikisinin olabileceini oraya koyan es yaygınlamıır. Söz konusu es, ARDL (Auoregressive Disribues Lag) yönemidir. Pesaran vd. (2001) arafından geliirilen ARDL yaklaımında serilerin I(0) veya I(1) olması yeerli olmakadır. Bu yaklaımın dier bir avanajı, küçük örneklemlerde salam ve ekin sonuçlar vermesidir. Ayrıca haa düzelme modeli (HDM) sayesinde, kısa dönem dinamikleri ile uzun dönem dengesi, uzun dönem bilgisini kaybemeden büünleebilmekedir. Pesaran vd. nin geliirdii sınır esi yaklaımında ilk olarak, 4 nolu denklemdeki deikenler arasında uzun dönemli ilikinin olup olmadıının es edilmesi gerekmekedir. Daha sonra, 4 nolu denklemden kısa ve uzun dönem paramereleri üreilmeke ve ahmin edilmekedir. Deikenler arasında uzun dönemli ilikinin varlıını es emek için; denklem 4 gibi bir kısılanmamı haa düzelme mekanizması oluurulmuur. m lngsyh = a 0 + i= 1 b i lngsyh -i + i= 0 c i lng -i + i= 0 d i lnm2 -i + 1 lngsyh -1 + 2 lng -1 + 3 lnm2-1 + 1.......4 m m Sınır esi yaklaımıyla deikenler arasında uzun dönemli ilikinin varlıının espii için ilk yapılması gereken, ahmin edilecek EKK denklemi için en uygun gecikme deerinin belirlenmesidir. Tablo 3 de gecikme sayısının belirlenmesine ilikin VAR sonuçları verilmiir. Gecikme sayısının belirlenmesinde AIC, SC ve H-Q (Hannan-Quinn) gibi krierler kullanılmakadır. Ancak, belirlenen gecikme düzeyinde haa erimine ilikin eslerin de uygun sonuçlar vermesi gerekmekedir. Her ne kadar gecikme 1 deki deerler en küçük olmasa da, dier gecikmelerdeki haa esleri olumsuz sonuç verdiinden dolayı, gecikme sayısı 1 olarak espi edilmiir. Gecikme 1 e ai haa esleri u ekildedir: Jarque-Bera = 9.716 (prob. 0.137), LM esi = 29.99 (prob. 0.87) ve Whie Tesi = 39.585 (prob. 0.313). Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research

235 Tablo 3. Gecikme uzunluunun belirlenmesi Lag AIC SC HQ 0-8.274219-8.184893-8.238406 1-8.347527-7.990223-8.204274 2-8.733348-8.108066-8.482655 AIC: Akaike Bilgi Krieri SC: Schwarz Bilgi Krieri HQ: Hannan-Quinn Bilgi Krieri Uzun dönemli ilikinin espiinde daha sonra, denklem 4 eki eiliin, 1 gecikme sayısına göre ahmin edilmesi ve H 0 : 1 = 2 = 3 = 0 ve H 1 : 1 0, 2 0, 3 0 hipoezlerinin es edilmesi gerekmekedir. Söz konusu hipoez esi, Wald esi sonucunda elde edilen F isaisik deeri kullanılarak yapılmakadır. Buna göre hesaplanan F deeri, Peseran vd. (2001) de verilen al ve üs sınır deerlerinin içinde kaldıında, deikenler arasında e büünleme olup olmadıı hakkında bir karar verilememekedir. Aksine, hesaplanan F deeri üs kriik deerin üzerinde ise, seriler arasında bir e büünleme ilikisi olduuna, al sınır deerin alında ise e büünleme ilikisinin bulunmadıına karar verilir. Tablo 5. Sınır Tesinde Hesaplanan F Deerinin, Kriik Deerlerle Karılaırılması k 2 Kriik Deerler (%1 Anlamlılık) Hesaplanan F Al Sınır Üs Sınır 3.576 2.17 3.19 No: k (4) numaralı denklemdeki baımsız deiken sayısıdır. Kriik deerler Pesaran vd.(2001) deki Tablo CI(i) Case I den alınmıır. Tablo 5 e H 0 ve H 1 hipoezlerini sınamak için hesaplanan F deeri ile Pesaran vd. (2001) den alınan kriik deerler yer almakadır. Tablo 5 e, hesaplanan F deeri Peseran vd. deki üs kriik deerden daha büyük olduu görülmekedir. Bu durumda ele alınan deikenler arasında bir e büünleme ilikisinin mevcu olduu sonucuna ulaılmakadır. 3. 4. Uzun Dönemli liki Yapılan sınır esi sonucunda, deikenler arasında uzun dönemli ilikinin varlıı espi edildiken sonra, uzun ve kısa dönem ilikileri belirlemek için ARDL (0,0,1) modeli ahmin edilmiir. Tablo 6 da uzun dönem kasayıları verilmiir. Buna göre, para arzı deikeninin kasayısı poziif ve anlamsız; kamu harcaması deikeninin kasayısı negaif ve anlamlı çıkmıır. Para poliikasının GSYH üzerindeki ekisinin anlamsız çıkması, para poliikasının ekinsiz olduu anlamına gelmekedir. Dier arafan, maliye poliikasının GSYH üzerindeki ekisi negaifir. Kamu harcamalarına ilikin kasayının negaif çıkması, maliye poliikasının dılama ekisini (crowding-ou effec) gösermekedir. öyle ki; kamu harcamalarındaki arı, büçe açıını arırmaka ve borçlanma gereini yükselmekedir. Borçlanma ihiyacının arması da faizlerin armasına neden olmakadır. Faizlerin yükselmesi de yuriçi yaırımların ve böylece GSYH nin azalmasına yol açmakadır. Buna karın, para arzındaki genileme reel geliri arırmakadır. Tablo 6. ARDL (0,0,1) Modeli ve Uzun Dönem Tahmin Sonuçları Deikenler Kasayı T- saiii Anlamlılık Düzeyi Baımlı deiken: DGSYH M2 0.116 1.123 0.265 G -0.544-2.690 0.009 Serisel Korelasyon= 6.22 (0.183) Deien varyans= 0.017 (0.896) Normallik= 3.28 (0.194) Fonksiyonel yapı= 0.034 (0.853) Para poliikasını emsil eden deikenin iareinin poziif ve maliye poliikasını emsil eden deikenin iareinin negaif çıkması Parasalcı yaklaımın eorik açıklamalarına uygundur. Kasayıların iarei, anlamlılıkları ve büyüklüü dikkae alındıında, maliye poliikasının GSYH üzerinde daha ekili olduu görülmekedir. Çalımada 1994:Q2 ve 2001:Q1 yıllarına ilikin kukla deiken kullanılmı ancak, bu deikenler isaisiki olarak anlamsız çıkmıır. Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research

236 3. 5. Kısa Dönemli liki Uzun dönem ilikisinden elde edilen haa erimleri kullanılmak sureiyle, söz konusu deikenlerin fark deerleriyle kısa dönemli iliki ahmin edilmekedir. HDM nin emeli, oluurulan bir zaman serisi modelinin kısa dönem dinamiklerini, haa düzelme erimi aracılııyla uzun dönem ilikisini de dikkae alan analize dayanmakadır. Haa düzelme kasayısı, kısa dönemdeki dengesizliin ne kadarının uzun dönemde dengeye geleceini ifade emekedir. Teorik olarak haa düzelme eriminin negaif, anlamlı ve büyüklük olarak -1 e -1 < 0 arasında olması beklenmekedir. e -1 = -1 olduunda, son dönemdeki dengesizliklerin amamını oradan kaldırılmakadır. -1 < e -1 <0 ise, son dönem dengesizliklerin sadece bir kısmının oradan kaldırıldıını ifade emekedir. Tablo 7. ARDL (0,0,1) Modelinde Haa Düzelme Modeli Tahmin Sonuçları Deikenler Kasayı T- saiii Anlamlılık Düzeyi Baımlı deiken: DGSYH M2 0.116 1.123 0.265 G -0.275-2.690 0.009 HDT -1,000 R 2 = 0.56 F hes = 53.194 (prob. 0.00) DW= 1.979 Tablo 7 den de görülecei üzere, haa düzelme erimine ilikin kasayının iarei negaif çıkmıır. Kasayının 1 e ei olması, dengesizliklerin amamının bir dönem sonra oradan kalkacaını ifade emekedir. Kısa dönem kasayılarının iareleri ve bu kasayıların büyüklüü, uzun dönem ilikide yapılan yorumları deseklemekedir. Uzun dönemde olduu gibi, kısa dönemde de maliye poliikasının reel gelir üzerindeki ekisi daha büyükür. Sonuç Bir ülkede uygulanan poliikaların hangisinin daha ekili olduunun bilinmesi son derece önemlidir. Özellikle, sürekli ekonomik krizlerle karı karıya kalan bir ekonomide, krizden çıkı için oluurulacak reçeede bu bilgi oldukça deerli olacakır. Uygulanacak olan ekonomik programlarda, ekonomi üzerinde daha ekili olan poliika ve poliika araçlarına fazlasıyla yer verilecekir. Bu çalımada, Türkiye ekonomisi üzerinde hangi poliikanın daha ekili olduu araırılmıır. Çalımada, para poliikası için geni para arzı (M) deikeni; maliye poliikası için ise kamu harcaması deikeni kullanılmıır. Söz konusu deikenler üçer aylık olup, 1987:Q1-2007:Q3 dönemine ilikindir. ARDL yöneminin kullanıldıı bu çalımada elde edilen bulgulara göre, Türkiye ekonomisi üzerinde para poliikası poziif ama anlamsız bir ekiye sahipken; kamu harcaması negaif ve anlamlı bir ekiye sahipir. Genileici bir para poliikası ekonomiyi canlandırırken, genileici bir maliye poliikası ekonomiyi daralmakadır. Genileici maliye poliikasının neden olduu büçe açıı, faizler aracılııyla özel yaırımı azalacak ve ekonomiyi daralacakır. Her iki yöndeki bulgular, Monearis görüün geçerli olduunu oraya koymakadır. Ancak, para poliikasını emsil eden deikenin anlamsız çıkması, para poliikasının ekonomi üzerinde ekinsiz olduunu oraya koymakadır. Sonuç iibariyle, maliye poliikası Türkiye ekonomisi üzerinde daha ekilidir. Poliik çıkarım açısından bakıldıında, ekonomik krizden çıkı için, daralıcı maliye poliikası uygulanması gerekii görülmekedir. Ayrıca, oplam alep düzeyindeki dalgalanmaları dengelemede maliye poliikaları önemli bir araç haline gelmiir. KAYNAKÇA AL S.; IRUM, S. and AL, A. 2009. Wheher Fiscal Sance or Moneary Policy is Effecive for Economic Growh in case of Souh Asian Counries?, 24h AGM, Pakisan Insiue of Developmen Ecenomics (PIDE). ANDERSON L. C.; JORDAN, J. L. 1968. Moneary and Fiscal Acions: A Tes of Their Relaive Imporance in Economic Sabilizaion, Federal Reserve Bank of S. Louis Review, Volume 50, pp.11-23. ANSARI M. I. 1996. Moneary vs. Fiscal Policy: Some Evidence From Vecor Auoregression for India, Journal of Asian Economics, Volume 7, Issue 4, pp. 677-698. ANSARI M. I. 2002. Impac of Financial Developmen, Money and Public Spending on Malaysian Naional Income: An Economeric Sudy, Journal of Asian Economics, Volume 13, pp. 72-93. Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research

237 BARRO R. 1974. Are Governmen Bonds Ne Wealh?, Journal of Poliical Economy, Volume 82, pp. 1095-1117. BARRO R. 1978. Unanicipaed Money, Oupu and he Price Level in he Unied Saes, Journal of Poliical Economy, Volume 86, pp. 549-580. CERDA R. A., GONZALES H.; LAGOS L. F. 2006. Is Fiscal Policy Effecive? Evidence for an Emerging Economy: Chile 1833-2000, Applied Economics Leers, Volume 13, pp. 575-580. DICKEY D. A.; FULLER, W. A. 1981. Likelihood Raio Saisics for Auoregressive Time Series wih a Uni Roo, Economerica, Volume 49, Issue 4, pp.1057-1072. DÖNEK E. 1995. Relaive Effeciveness of Moneary and Fiscal Policies on GNP in he Turkish Economy, Erciyes Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Dergisi, S. 6, s. 409-415. FETHKE G. C.; POLICANO A. J. 1981. Long-Term Conracs and he Effeciveness of Demand and Supply Policies, Journal of Money, Credi and Banking, Volume 13, Issue 4, pp. 439-453. FRIEDMAN M.; MESIELMAN D. 1963. The Relaive Sabiliy of Moneary Velociy and he Invesmen Muliplier in he Unied Saes, 1887-1958, In Sabilizaion Policies, Englewood Cliffs, Prenice-Hall. HSING Y. 2005. Impac of Moneary Policy, Fiscal Policy and Currency Depreciaion on Oupu: The Case of Venezuela, Briefing Noes in Economics, No: 65. KRETZMER P. E. 1992. Moneary vs. Fiscal Policy: New Evidence on an Old Debae, Economic Review, Second Quarer, pp. 21-30. MEHTA B. C.; BISHNOI, C. R. 1977. "The Relaive Efficiency of Moneary and Fiscal Policies in India," Rajashan Economic Journal. PESARAN M. H.; SHIN Y.; SMITH R. J. 2001. Bound Tesing Approaches o The Analysis of Level Relaionships, Journal of Applied Economerics, Volume 16, pp. 289 326. SINAI A. 1971. Relaive Effecs of Moneary and Fiscal Acions, Quarerly Journal of Finance and Accouning, Auumn, Volume 10, Issue 4, pp. 26-36. WEEKS J. 2008. The Effeciveness of Moneary Policy Reconsidered, Technical Paper, Inernaional Povery Cenre, No: 3. Uluslararası Sosyal Araırmalar Dergisi The Journal of Inernaional Social Research