Rasyonel Beklentiler Hipotezinin Testi: Enflasyon, Faiz ve Kur 1

Benzer belgeler
Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

White ın Heteroskedisite Tutarlı Kovaryans Matrisi Tahmini Yoluyla Heteroskedasite Altında Model Tahmini

Türkiye de Kırmızı Et Üretiminin Box-Jenkins Yöntemiyle Modellenmesi ve Üretim Projeksiyonu

İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH

HİSSE SENEDİ FİYATLARI VE DÖVİZ KURU İLİŞKİSİ

Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

TÜKETİMİN TESADÜFİ YÜRÜYÜŞÜ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 11, Sayı 1,

RASYONEL BEKLENTLER DOAL ORAN HPOTEZ Türkiye çin Zaman Serisi Bulguları

TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ

ÜCRET-FİYAT SPİRALİ: TÜRK İMALAT SANAYİ ÖRNEĞİ

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI

Birim Kök Testleri 3/24/2016. Bir stokastik sürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama

Enflasyonun Borsa Performansı Üzerindeki Etkisi

Turizm Talebi ve Döviz Kuru Şokları: Türk Turizm Sektörü İçin Ekonometrik Bir Analiz

Satın Alma Gücü Paritesinin Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan İçin Geçerliliği: Birim Kök ve Eşbütünleşme Analizi

İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: VAR ANALİZİ Ferhat TOPBAŞ *

Crude Oil Import and Economic Growth: Turkey

TÜRKİYE DE ELEKTRİK TÜKETİMİ, İSTİHDAM VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ

Türkiye nin Kabuklu Fındık Üretiminde Üretim-Fiyat İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi

Birim Kök Testleri. Random Walk. Bir stokastiksürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET DENGESİ İLİŞKİSİ:

Döviz Kuru Belirsizliğinin İhracata Etkisi: Türkiye İçin Bir Uygulama

YÜKSEK ENFLASYON ENFLASYON BELİRSİZLİĞİNİ ARTIRIYOR MU?

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Ankara e-posta: Geliş Tarihi/Received:

Şeyma Çalışkan Çavdar Yildiz Technical University ISSN : scavdar@yildiz.edu.tr Istanbul-Turkey

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI

Enflasyon ve Nominal Faiz Oranı İlişkisi: Türkiye Örneği ( )

YAPISAL KIRILMALI BİRİM KÖK TESTLERİNİN KÜÇÜK ÖRNEKLEM ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

CAGAN IN PARA TALEBİ MODELİ VE ENFLASYON İLİŞKİSİ: AMPİRİK ANALİZ ( ) *

EKONOMİK PERFORMANS VE BÜROKRASİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

A nonlinear estimation of monetary policy reaction function for Turkey

Para Talebinin Belirleyenleri ve İstikrarı Üzerine Bir Uygulama: Türkiye Örneği

MEVSİMSEL EŞBÜTÜNLEŞME TESTİ: TÜRKİYE NİN MAKROEKONOMİK VERİLERİYLE BİR UYGULAMA

Mevsimsel Kointegrasyon Analizi: Güney Afrika Örneği. Seasonal Cointegration Analysis: Example of South Africa

NET YABANCI İŞLEM HACMİ İLE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDA UZUN DÖNEMLİ İLİŞKİ VAR MIDIR? Cüneyt AKAR (*)

TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU KANALININ İŞLEYİŞİ: VAR MODELİ İLE BİR ANALİZ. Seyfettin ERDOĞAN * Durmuş Çağrı YILDIRIM **

Büyüme ve İstihdam Arasindaki İlişki: Türkiye Örneği. The Relationship between Growth and Employment: The Case of Turkey

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme

PETROL FİYATLARININ BORSA İSTANBUL SANAYİ FİYAT ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

PETROL FİYATLARININ İMKB ENDEKSLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ IMPACT OF OIL PRICES ON ISE INDICES

İMKB DE YABANCI İŞLEMLERİ VE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ İLİŞKİSİ THE RELATIONSHIP BETWEEN FOREIGN INVESTMENTS AND STOCK RETURNS ON ISE

Tüketici Güveni ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004: :01)

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'de İktisadi Özgürlük ve İstihdam İlişkisi: Bir Panel Veri Analizi

BANKA KREDİ PORTFÖYLERİNİN YÖNETİMİNDE ÖDEMEME RİSKİ ANALİZİ: KALMAN FİLTRESİNE DAYANAN ALTERNATİF BİR YÖNTEM ÖNERİSİ

Sabit Sermaye Yatırımları ve Ekonomik Büyüme: Ampirik Bir Analiz

Borsa Getiri Oranı ve Faiz Oranı Arasındaki İlişkinin Doğrusal Olmayan Yöntemlerle Analizi: Türkiye Örneği

THE CAUSALITY RELATION BETWEEN CONSUMER CONFIDENCE AND STOCK PRICES: CASE OF TURKEY. Abstract

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

FİNANSAL PİYASA VOLATİLİTESİ VE EKONOMİ

TÜRKİYE NÜFUSU İÇİN STOKASTİK ÖLÜMLÜLÜK MODELLERİ

SAPAN GÖZLEM İLE YAPISAL KIRILMA NOKTASI İLİŞKİSİ VE BUNUN BAYESYEN OTOREGRESİF SÜREÇLE TESPİTİ *

EŞANLI DENKLEMLİ MODELLER

TÜRKİYE DE FISHER ETKİSİNİN GEÇERLİLİĞİ: DOĞRUSAL OLMAYAN EŞBÜTÜNLEŞME YAKLAŞIMI

Long memory and structural breaks on volatility: evidence from Borsa Istanbul

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler

İMKB NİN LATİN AMERİKA BORSALARIYLA İLİŞKİSİ ÜZERİNE ÇOK DEĞİŞKENLİ GARCH MODELLEMESİ

EĞİTİM, SAĞLIK VE İKTİSADİ BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİLER: TÜRKİYE İÇİN BİR ANALİZ

REEL DÖVİZ KURU VE ÇIKTI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( )

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

DÖVİZ KURU VE HİSSE SENETLERİ FİYATLARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ

Türk İmalat Sanayinde Sektörler Bazında Verimlilik Çıktı İlişkisi: Verdoorn Yasası

ULUSAL HİSSE SENETLERİ PİYASASI NDA ETKİNLİK

İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASINDA DEĞİŞKENLİĞİN (VOLATİLİTENİN) ARCH-GARCH YÖNTEMLERİ İLE MODELLENMESİ

Erkan Özata 1. Econometric Investigation of the Relationships Between Energy Consumption and Economic Growth in Turkey

Türkiye de Faiz Kanalı İle Parasal Aktarım Mekanizması

PARANIN YANSIZLIĞI HİPOTEZİNİN TESTİ: TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN YAPISAL KIRILMALI EŞBÜTÜNLEŞME ANALİZİ

Doğal Gaz ve Petrol Fiyatları ile BIST Sanayi Sektörü Endeksleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 1

Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller. Mehmet Vedat PAZARLIOĞLU

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nda haftanın günü etkisi ve Ocak ayı anomalilerinin ARCH-GARCH modelleri ile test edilmesi

İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI NDA EŞHAREKETLİLİK VE ASİMETRİK AYARLAMA

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ


Cari İşlemler Açığı ve Sürdürülebilirlik: Türkiye Örneği

Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 23, Sayı: 2, ENFLASYON VE BÜTÇE AÇIKLARI İLİŞKİSİ: TANZİ VE PATİNKİN ETKİSİ

Türkiye de Petrol Tüketimi İle Reel GSYİH Arasındaki Uzun Dönem İlişkinin Johansen Eş-Bütünleşme Yöntemi İle Analiz Edilmesi

Hisse Senedi Fiyatlarıyla Yabancı İşlem Hacmi Arasında Nedensellik:

FİSHER HİPOTEZİNİN TÜRKİYE İÇİN SINANMASI: DOĞRUSAL OLMAYAN EŞBÜTÜNLEŞME ANALİZİ

Discussion Paper, Turkish Economic Association, No. 2008/10

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ

ENFLASYON ve DOLAYLI VERGĐLERDEN ELDE EDĐLEN GELĐRLER ARASINDAKĐ ĐLĐŞKĐNĐN VAR YÖNTEMĐYLE ANALĐZĐ

sbd.anadolu.edu.tr 73 Anadolu University Journal of Social Sciences Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

Bölüm 3 HAREKETLİ ORTALAMALAR VE DÜZLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

Teknolojik bir değişiklik veya üretim arttırıcı bir yatırımın sonucunda ihracatta, üretim miktarında vs. önemli artışlar olabilir.

Transkript:

Çukurova Üniversiesi İİBF Dergisi Cil:17 Sayı:1 Haziran 2013 ss.17-35 Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur 1 Tes of he Raional Expecaions Hypohesis: Inflaion, Ineres Rae and Exchange Rae Zehra ABDİOĞLU 2 Sinem YILMAZ 3 ÖZET Beklenilerin rasyonel olması ekonomik birimlerin ahminlerinde sisemaik haa yapmamaları anlamına gelmekedir. Para poliikasının çıkı ve isihdam üzerindeki ekileri beklenilerin rasyonel olup olmamasına bağlıdır. Bu nedenle enflasyon, faiz ve döviz kuru gibi değişkenlerinin ahminlerinin rasyonel olup olmadığını araşırmak önem arz emekedir. Bu çalışmada Türkiye de enflasyon, faiz ve döviz kuru beklenilerinin rasyonel olup olmadığı 2005-2012 dönemi iibariyle yansızlık, ookorelasyon, ekinlik, orogonallik ve uarlılık analizleri kullanılarak incelenmişir. Elde edilen sonuçlara göre enflasyon beklenileri yanlı ve uarsız iken döviz kuru ve faiz bekleni haaları ookorelasyon içermekedir. Bunun yanı sıra faiz beklenileri orogonal değildir. Sonuç olarak enflasyon, döviz kuru ve faiz beklenilerinin Türkiye de bu dönem için rasyonel olmadığı belirlenmişir. Anahar Kelimeler: Rasyonel Bekleniler, Yansızlık, Ekinlik, Orogonallik, Tuarlılık. ABSTRACT The raionaliy of expecaions mean o ha economic agens do no make sysemaic errors in making heir forecass. The effecs of moneary policy on oupu and employmen depend on wheher expecaions are raional. Therefore, i is imporan o examine wheher variables such as inflaion rae, ineres rae and exchange rae forecass exhibi raionaliy. In his sudy, we examine o wheher inflaion rae, ineres rae and exchange rae expecaions are raional in Turkey for he period of 2005-2012 using unbiasedness, auocorrelaion, efficiency, orhogonaliy and consisency analysis. According o resuls while inflaion rae expecaions are unbiased and inconsisency, exchange rae and ineres rae expecaion errors have auocorrelaion. In addiion, ineres rae expecaions are no orhogonal. Therefore, we find ha inflaion rae, exchange rae and ineres rae expecaions are no raional in Turkey for his period. Keywords: Raional Expecaions, Unbiasedness, Efficiency, Orhogonaliy, Consisency. 1 24-26 Mayıs 2012 arihleri arasında gerçekleşirilen Uluslararası Ekonomeri, Yöneylem Araşırması ve İsaisik Sempozyumunda sunulmuş ve özei yayınlanmış bildirinin gözden geçirilmiş ve düzelilmiş versiyonudur. 2 Yrd.Doç.Dr., Karadeniz Teknik Üniversiesi, İİBF Ekonomeri Bölümü, maras@ku.edu.r 3 Araş.Gör., Karadeniz Teknik Üniversiesi, İİBF Ekonomeri Bölümü, sinemyilmaz@ku.edu.r

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur 1.GİRİŞ Rasyonel bekleniler hipoezine göre ekonomik birimler piyasadaki mevcu üm bilgi seinden yararlanarak ahminde bulunurlar ve ekonomik birimlerin ahminlerinde sisemaik haa yokur. Mevcu üm bilgi kullanılarak ahmin yapıldığı için önceden uygulanacağı bilinen herhangi bir poliikanın ekonominin reel değişkenleri üzerinde ekide bulunması söz konusu olmamakadır. Rasyonel bekleniler hipoezine göre uygulanacak bir poliikanın çıkı ve isihdam gibi reel değişkenler üzerinde ekide bulunması için ilgili poliikanın beklenmeyen bir poliika olması gerekmekedir. Beklenilerin rasyonel olması, herhangi bir makro ekonomik değişken için ahmin haalarının yansız, ekin ve orogonal olması anlamına gelmekedir. Aynı zamanda bekleni haaları arasında zaman içinde her hangi bir ilişkinin bulunmaması gerekmekedir. Herhangi bir ekonomide faaliye göseren ekonomik birimlerin kendi fayda ya da karlarını maksimize ederken rasyonel davranıp davranmadıklarının espi edilmesi, uygulanan para ve maliye poliikalarının çıkı ve isihdam gibi reel değişkenler üzerinde herhangi bir ekiye sahip olup olmayacağı konusunda gerekli ön bilgiyi sağlayacakır. Diğer bir ifadeyle uygulanan poliikaların ekinliği konusunda bilgi verecekir. Lieraürde rasyonel bekleniler hipoezini es emeye yönelik çalışmalar incelendiğinde en çok üzerinde durulan konunun enflasyon beklenilerinin rasyonelliği olduğu dikkaleri çekmekedir. Bu durumun en önemli nedeni, enflasyon hedeflemesi rejimini uygulayan merkez bankları açısından gelecek dönem enflasyon hedefinin belirlenmesi aşamasında ekonomide karar veren birimlerin enflasyon beklenilerinin hayai öneme sahip olmasıdır. Bir diğer neden ise enflasyon beklenilerinin genel ekonomiyi fiya ve ücre ayarlayan ekonomik birimlerin kararları üzerinden de ekileyebilmesidir. Şöyle ki, firmalar ve işçiler sırasıyla kendi fiya ve ücre düzeylerini ayarlarken enflasyon beklenilerini dikkae almakadır. Mikro ekonomik düzeydeki bu davranış makro ekonomik düzeyde ekonominin genel fiya seviyesini önemli ölçüde ekilemekedir. Her ne kadar enflasyon kadar olmasa da lieraürde ekonomik birimlerin rasyonelliğinin sıklıkla araşırıldığı diğer değişkenler faiz ve döviz kurudur. Lieraürde faiz beklenilerinin rasyonelliği daha çok faiz nın vade yapısının belirlenmesine yönelik olarak incelenmişir. Döviz kuru beklenilerinin rasyonelliği ise özellikle döviz piyasasının ekin olup olmadığının sapanması amacıyla araşırmalara konu olmuşur. Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyei Merkez Bankası (TCMB) Bekleni Ankelerinden (BA) yararlanılarak 2005:01-2012:02 dönemi iibariyle enflasyon, faiz ve döviz kuru için rasyonel bekleniler hipoezi; yansızlık, uarlılık, ekinlik, ookorelasyon ve orogonallik kapsamında es edilmişir. Türkiye için rasyonel bekleniler hipoezinin geçerliliğine yönelik çalışmaların daha çok enflasyon beklenileri üzerinden yürüüldüğü göz önüne alınırsa bu çalışma enflasyon beklenilerinin yanı sıra döviz kuru ve faiz beklenilerini inceleyerek lieraüre kakı sağlamakadır. Çalışmanın sonraki bölümlerinde öncelikle rasyonel bekleniler hipoezini es eden çalışmaların özeleri sunulmuşur. Daha sonra çalışmada ele alınan veri sei ve kullanılan yönem anıılarak bulgular sunulmuşur. Son olarak da sonuç ve öneriler verilmişir. 18

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur 2.LİTERATÜR Lieraür incelendiğinde rasyonel bekleniler hipoezinin esinde odak nokasının enflasyonis bekleniler olduğu dikkaleri çekmekedir. Enflasyon beklenilerinin rasyonel olup olmadığını es eden ve alernaif hipoezlerin geçerliliğini değerlendiren çok sayıda çalışma söz konusudur. Her ne kadar enflasyon beklenileri kadar olmasa da rasyonel bekleniler hipoezi kapsamında faiz ve döviz kuru beklenilerinin lieraürde ağırlıklı olarak üzerinde durulan değişkenler arasında yer aldığı görülmekedir. Faiz beklenileri üzerinde duran ve rasyonel bekleniler hipoezi açısından dikka çeken çalışmaların başında Friedman (1980) ın çalışması gelmekedir. Friedman (1980), alı ür faiz için piyasa kaılımcılarının beklenilerini 1969-1976 dönemi iibariyle incelemişir. Piyasa kaılımcılarının yansız ahmin yapmadıklarını, ekin bir biçimde geçmiş faiz harekelerinin içerdiği bilgiden yararlanmadıklarını, uarlı ahminler yapmadıklarını ve para arzı dışında makroekonomik poliika değişkenlerinin verdiği sinyallerden yararlanmadıklarını kısaca faiz beklenilerinin rasyonel olmadığını ileri sürmüşür. Dabbs vd. (1991), ABD için faiz, GSMH, enflasyon ve M1 deki yüzde değişim olmak üzere dör faklı makroekonomik değişkenin rasyonelliğini es emişlerdir. 1983-1988 dönemi için ekonomik birimlerin rasyonel bekleniler hipoezine uygun davranış sergilemediğini sapamışlardır. Bir diğer çalışmada Liu (1994), ABD için 1977-1992 dönemi iibariyle para arzı beklenilerinin rasyonel olmadığı yönünde bulgular edinmişir. Enflasyon beklenilerinin rasyonelliğini araşıran Beach vd. (1995), 1990-1991 dönemi için ABD nin Florida, Michigan ve Texas eyalelerindeki bireysel sebze üreicilerinin fiya beklenilerinin rasyonel olmadığı sonucuna ulaşmışlardır. Bunun yanı sıra Razzak (1997), Yeni Zelanda da enflasyon beklenilerinin 1985-1996 dönemi iibariyle yeerli derecede rasyonel olduğunu vurgulamışır. Avrupa bölgesinde enflasyon beklenilerinin rasyonelliğini araşıran Forsells ve Kenny (2002), 1985-2001 dönemi için ükeicilerin ora düzeyde bir rasyonel bekleniye sahip olduğunu espi emişlerdir. Aynı şekilde Nielsen (2003), 1986-2001 dönemi için Avrupa Birliğinde enflasyonis bekleniler açısından güçlü bir rasyonelliğin söz konusu olmadığını ifade emişir. Lyziak (2003), Polonya için 1992-2002 dönemi iibariyle enflasyon beklenilerinin rasyonel olmadığını espi ederek gelecek on iki ayın fiya arış beklenisinin Polonya da Avrupa Birliğine göre mevcu dönemden daha hızlı veya mevcu dönemle aynı olacağını sapamışır. Mevcu lieraürden farklı olarak üç farklı ekinlik esi uygulayan Bakhshi vd. (2005), çalışmalarında İngilere deki enflasyon beklenilerinin 1994-2000 dönemi için rasyonel olmadığı sonucuna ulaşmışlardır. Jonsson ve Oserholm (2012), 1996-2009 dönemi iibariyle İsveç eki enflasyon beklenilerinin rasyonel bekleniler hipoezine aykırı olduğunu belirlemişlerdir. Riaz (2012), Pakisan için 1975-2008 dönemi iibariyle ükeici fiyaları enflasyonunun zayıf ekin, gıda fiyalarının ise güçlü rasyonel olduğunu bulmuşur. 19

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Döviz kuru beklenilerinin rasyonelliği konusunda lieraürde az sayıda çalışma bulunmakadır. Baillie vd. (1983), ABD de 6 çeşi döviz kuru beklenisinin 1973-1980 dönemi için rasyonel olmadığını sapamışlardır. Arora ve Du (2006), ABD doları karşısında Alman markı, İsviçre frangı, Fransız frangı, Japon yeni ve İngiliz poundunu ele alarak rasyonel bekleniler hipoezinin uzun dönemde geçerli olduğunu gösermişlerdir. Tablo 1 de uluslararası düzeyde rasyonel bekleniler hipoezini çeşili yaklaşımlarla es eden çalışmaların özeleri sunulmuşur. Buna göre çoğu ülke için rasyonel bekleniler hipoezinin geçerli olmadığını söylemek mümkündür. Bunun yanı sıra çalışmalarda en çok rasyonelliği incelenen değişkenin enflasyon olduğu ve rasyonelliğin esinde en sık kullanılan yaklaşımların yansızlık ve ekinlik olduğu da ablodan izlenmekedir. Türkiye için beklenilerin rasyonel olup olmadığını araşıran çok sayıda çalışma söz konusu olmakla birlike çalışmaların çok büyük bir çoğunluğunun sadece enflasyonis beklenilerin rasyonelliğini araşırdıkları görülmekedir. Mein ve Muslu (1999), 1986-1995 dönemi iibariyle enflasyon ve para arzının rasyonelliğini incelemişlerdir. Cagan ın modelini kullanarak Türkiye ekonomisi için beklenilerin rasyonel olmadığını espi emişlerdir. Bilgili (2001), TCMB İkisadi Yönelim Ankeinden (İYA) yararlanarak 1999-2001 dönemi için beklenilerin rasyonel olmadığı yönünde bulgular edinmişir. İYA yı kullanarak enflasyonis beklenilerin rasyonelliğini inceleyen bir diğer çalışma Oral (2002) a aiir. Oral (2002), 1997-2002 dönemi iibariyle enflasyonis beklenilerin rasyonel olmadığını gösermişir. Karadaş ve Öğünç (2003), İYA dan yararlanarak 1989-1999 dönemi için enflasyonis beklenilerin rasyonel olduğunu sapamışlardır. Barlas Özer ve Muluer (2005), yine İYA dan yararlanarak 2000-2005 dönemi için üreim seköründeki firmalar için enflasyon beklenilerinin yapısal özelliklerini incelemişlerdir. Beklenilerin yanlı olduğunu ve beklenen ve gerçekleşen enflasyonun birlike hareke eme eğiliminde olduğunu belirlemişlerdir. Kara ve Küçük Tuğer (2005), enflasyon beklenilerinin rasyonelliğini TCMB Bekleni Ankei (BA), İYA ve TUİK İmala Sanayi Eğilim Ankei (ISEA) kapsamında 2001-2004 dönemi için araşırmışlardır. Beş farklı enflasyon beklenisini anımlayarak bir ay sonrasının enflasyon beklenileri hariç diğer üm enflasyon serileri için beklenilerin rasyonel olmadığını gösermişlerdir. Bunun yanı sıra Oral vd. (2009), enflasyon beklenilerinin 2001-2006 dönemi için rasyonelliğini es emişlerdir. TCMB BA verilerini kullanarak güçlü bir rasyonelliğin olmadığını gösermişlerdir. Tablo 2, Türkiye için gerçekleşirilen çalışmaların özelerini gösermekedir. Tablo incelendiğinde rasyonelliğin ağırlıklı olarak enflasyon için araşırılmış olduğu ve elde edilen bulguların büyük çoğunluğunun rasyonel bekleniler hipoezinin reddi yönünde olduğu görülmekedir. 20

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Tablo 1: Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesine Yönelik Uluslararası Lieraür Özei Çalışma Dönem Ülke Değişken Yönem Sonuç Friedman (1980) 1969-1976 ABD 6 çeşi faiz Yansızlık, ekinlik, uarlılık ve orogonallik esi Yansızlık esi Baillie vd. (1983) 1973-1980 ABD 6 çeşi döviz kuru Dabbs vd. 1983-1988 ABD Faiz, Yansızlık ve (1991) GSMH, ekinlik esi enflasyon, M1 Liu (1994) 1977-1992 ABD Para arzı Engle-Granger eş büünleşme esi Beach vd. (1995) Razzak (1997) Forsells ve Kenny (2002) Nielsen (2003) Lyziak (2003) Bakhshi vd. (2005) 1990-1991 ABD Enflasyon 1985-1996 Yeni Zelanda Enflasyon 1986-2000 ABD Enflasyon 1986-2001 Avrupa Birliği Enflasyon 1992-2002 Polonya Enflasyon Oranı 1994-2000 İngilere Enflasyon Arora ve Du (2006) 1985-1988 ABD 5 çeşi döviz kuru Jonsson ve 1996-2009 İsveç Enflasyon Oserholm (2012) Riaz (2012) 1975-2008 Pakisan Gıda ve ükeici fiyaları enflasyonu Yansızlık, ekinlik ve orogonallik esi Yansızlık, ekinlik ve orogonallik esi Yansızlık, ekinlik, uarlılık esi Tuarlılık esi Yansızlık, ekinlik esi Yansızlık, ekinlik, varyans sınır esi Tuarlılık Yansızlık, ekinlik esi Yansızlık, ekinlik, orogonallik esi Enflasyon ve GSMH için rasyonellik Rasyonellik Rasyonellik Zayıf rasyonellik Rasyonellik Tükeici fiyaları için zayıf ekinlik, gıda için güçlü rasyonellik 21

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Tablo 2: Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesine Yönelik Türkiye Lieraürü Çalışma Dönem Değişken Veri Yönem Sonuç Mein Muslu (1999) Bilgili (2001) ve 1986-1995 Enflasyon ve para arzı 1999-2001 Enflasyon Oral (2002) 1997-2002 Enflasyon Karadaş ve Öğünç (2003) Kara ve Tuğer (2005) Barlas Özer ve Muluer (2005) Oral vd. (2009) 1989-1999 Enflasyon 1991-2004 Enflasyon 2000-2005 Enflasyon 2001-2006 Enflasyon TCMB İkisadi Yönelim Ankei TCMB İkisadi Yönelim Ankei TCMB İkisadi Yönelim Ankei Engle- Granger eş büünleşme esi, yansızlık, ekinlik esi Yansızlık, ekinlik ve orogonallik esi Ekinlik ve orogonallik esi Yansızlık ve ekinlik esi TCMB Bekleni Ankei, TCMB İkisadi Yönelim Ankei ve TUİK İmala Sanayi Eğilim Ankei TCMB İkisadi Yönelim Ankei TCMB Bekleni Ankei Cagan modeli Yansızlık esi, logi analizi Yansızlık esi, Pedroni, Kao ve Engle- Granger eş büünleşme analizleri Rasyonellik 3.EKONOMETRİK YÖNTEM VE VERİ SETİ 3.1.Ekonomerik Yönem Çalışmada rasyonel bekleniler hipoezini es emek amacıyla yansızlık, ookorelasyon, ekinlik, orogonallik ve uarlılık esleri kullanılmışır. İlgili eslerin gerçekleşirilebilmesi için öncelikle kullanılan serilerin durağan olması gerekmekedir. Ele alınan serilerin durağan oldukları seviyelerin espiinde genişleilmiş Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips-Perron (PP) birim kök esleri birlike kullanılmışır. Dickey-Fuller (1979) yaklaşımında haa erimlerinin isaisiksel olarak bağımsız ve homojen olmaları varsayımı 22

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur söz konusu iken Phillips-Perron (1988) yaklaşımında haa erimlerinin zayıf bağımlı ve heerojen oldukları varsayılmakadır. ADF esi için (1) ve (2) numaralı denklemler kullanılmışır. (1) numaralı denklem sabili, (2) numaralı denklem ise sabili ve rendli ADF denklemlerini gösermekedir. ADF denklemlerinde olası ookorelasyonun önlenmesi amacıyla bağımlı değişkenin gecikmeli değerleri denklemin sağ arafına açıklayıcı değişken olarak ilave edilmekedir. ADF denklemlerinde bağımlı değişkenin gecikme uzunluklarının belirlenmesi için Schwarz Bilgi Krieri (SIC) kullanılmışır. Δy Δy β δy β δy p φ Δy v 1 i i (1) i 1 p 1 φiδy i γrend v (2) i 1 (1) ve (2) numaralı denklemlerde y; durağanlığı incelenen değişkeni, β, δ, φ ve γ ; kasayıları, v; haa erimini ve p ise opimal gecikme uzunluğunu gösermekedir. kasayısının isaisiği MacKinnon ablo kriik değeriyle karşılaşırılarak serinin durağan olup olmadığına karar verilir. Eğer isaisiğinin mulak değeri MacKinnon ablo kriik değerinin mulak değerinden büyükse seri seviyesinde durağandır. PP esinde bağımlı değişken gecikmeleri söz konusu değildir. Çünkü PP esinde Newey-Wes bağımlı değişken gecikmelerini espi eden bir krier değil, bir uyarlama ahmincisidir. PP esi için (3) ve (4) numaralı denklemler kullanılmışır. y (3) y 1 1 y y rend (4) (3) ve (4) numaralı denklemlerde y; durağanlığı incelenen değişkeni,, ve ; kasayıları, ise haa erimini ifade emekedir. kasayısının isaisiği MacKinnon ablo kriik değeriyle karşılaşırılarak serinin durağan olup olmadığına karar verilir. Çalışmada seriler arasındaki olası uzun dönem ilişkinin espi edilmesi amacıyla Johansen (1988) ve Johansen ve Juselius (1990) eş büünleşme yönemi kullanılmışır. Johansen eş büünleşme yönemi aynı seviyede durağan olan seriler arasındaki uzun dönem ilişkiyi es emek amacıyla kullanılmakadır. Bu yönem durağan olmayan zaman serileri arasındaki eş büünleşme vekörlerini gösermek için maksimum olabilirlik sürecine başvurmakadır. Bu süreç durağan olmayan serilerin vekör ooregresif (VAR) model ile ahmin edilmesi sonucu elde edilir. X k 1 i X i X k (5) i 1 23

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur (5) numaralı denklemde X; durağan olmayan değişkenler vekörünü ve ise sabi erimi ifade emekedir. dır. marisi uyarlama kasayısını, marisi ise eş büünleşme vekörlerini gösermekedir. Johansen (1988) prosedürü bir marisin rankı ile onun karakerisik kökleri arasındaki ilişkiye dayanmakadır. Tese göre karakerisik köklerin sayısı (6) numaralı iz (race) ve (7) numaralı maksimum öz değer (max) isaisikleri ile belirlenebilir. n race r) T ln(1 ˆ i ) i r 1 ( (6) r, r 1) Tln(1 ˆ ) (7) max ( r 1 (6) ve (7) numaralı eşiliklerde λ i ; karakerisik birim köklerin ahmini değerini, T; gözlem sayısını ve r ise eş büünleşme vekörlerinin sayısını ifade emekedir. Johansen eş büünleşme esine göre hesaplanan iz ve maksimum öz değer isaisikleri Johansen ve Juselius (1990) arafından sunulan kriik değerler ile karşılaşırılmak sureiyle eş büünleşme ilişkisi olup olmadığı espi edilir. Hesaplanan iz ve maksimum öz değer isaisikleri kriik değerlerden büyük ise seriler arasında uzun dönemli ilişkinin var olduğuna karar verilir. Engle ve Granger (1986), değişkenler arasında eş büünleşme ilişkisinin varlığı durumunda en az bir yönlü nedensellik ilişkisinin olması gerekiğini vurgulamışlardır. Çalışmada Engle ve Granger (1987) izlenerek eş büünleşik seriler arasında aşağıda göserilen haa düzelme modelleri ahmin edilmişir. y p k 1 res1 1 i y i i i 1 i 1 x v (8) i x m n 2 res2 1 i x i i i 1 i 1 y u (9) i (8) ve (9) numaralı denklemlerde p, k, m ve n, opimal gecikme uzunluklarını; y ve x, aralarında eş büünleşme ilişkisi olan değişkenleri; φ ve, haa düzelme erimlerini;,, ve, kasayıları; ise sabi erimi gösermekedir. Eğer i ve i ler isaisiksel olarak anlamlı ise veya res -1 lerin kasayısı negaif, birden küçük ve isaisiksel olarak anlamlı ise seriler arasında nedensellik ilişkisi olduğuna karar verilir. Çalışmada kullanılan üm serilerin durağanlık analizleri yapıldıkan sonra rasyonel bekleniler hipoezinin esine geçilmişir. Rasyonel bekleniler hipoezi çalışmada yansızlık, ekinlik, ookorelasyon, orogonallik ve uarlılık esleri ile sınanmışır. 24

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur 3.1.1.Yansızlık Tesi Rasyonellik için gerekli koşullardan bir anesi beklenilerin yansız olmasıdır. Yansız bekleniler, uzun dönemde ükeicilerin oralama olarak eksik veya fazla ahmin yapmalarına engel olmakadır. Bu çalışmada kullanılan yansızlık esi ile ele alınan serilerin beklenen ve gerçekleşen değerleri arasında sisemaik bir ilişki olup olmadığının incelenmesi amaçlanmışır. Bu amaçla (10) numaralı denklem enflasyon, faiz ve döviz kuru için ahmin edilmişir. X e X u (10) e (10) numaralı denklemde X, değişkenin gerçekleşen değerini; X, değişkenin beklenen değerini; α ve β, kasayıları; u, haa erimini emsil emekedir. Beklenilerin yansız olması için isaisiksel olarak (10) numaralı denklemdeki sabi eriminin sıfıra, değişken kasayısının ise 1 e eşi olması gerekmekedir. Beklenilerin yansız olup olmadığı H 0 : α = 0, β = 1 hipoezi ile sınanmışır. İlgili hipoezin kabul edilmesi beklenilerin yansız olduğu anlamına gelmekedir. Tahmin sonucunda elde edilen kasayıların birlike anlamlılığı ise Wald esi ile araşırılmışır. 3.1.2.Ookorelasyon Tesi Rasyonellik için uygulanması gereken bir diğer es ise ookorelasyon esidir. Ookorelasyon esi ile ele alınan üm seriler için ahmin haalarının kendi geçmiş değerleri ile ilişkili olup olmadığı araşırılmışır. Bunun için aşağıdaki (11) numaralı denklem ahmin edilmişir. k i i 1 i u (11) Burada ahmin haasını, k gecikme uzunluğunu ifade emekedir ve her i=1,2,..,k için sıfır hipoezi H 0 : i 0 şeklindedir. Bekleni haaları arasında ilişki olup olmadığı EKK yönemi ile ahmin edilen (11) numaralı denklemin kasayılarının isaisiksel olarak anlamlılığı dikkae alınarak diğer bir ifadeyle kasayılara ilişkin isaisiklerine bakılarak belirlenmişir. 3.1.3.Ekinlik esi Rasyonel bekleniler hipoezinin bir diğer koşulu beklenilerin ekin olmasıdır. Bu çalışmada ekinlik esi ile ele alınan üm değişkenlerin gerçekleşen değerleri ile ahmin 25

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur haalarının ilişkili olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmışır. Bunun için aşağıdaki (12) numaralı denklem ahmin edilmişir. k i 1 i X u (12) i (12) numaralı denklemde, X i değişkenler için gerçekleşen geçmiş dönem değerlerini gösermekedir. Bekleni haalarının minimum varyanslı olup olmadığına karar verirken EKK yönemiyle ahmin edilmiş olan (12) numaralı denklemin kasayılarının bireysel isaisiklerine bakılmışır. Her i=1,2,..,k için sıfır hipoezi H 0 : 0 şeklindedir. 3.1.4.Orogonallik esi Orogonallik esi ile ahmin haalarının açıklanmasında mevcu üm bilgi seinin kullanılıp kullanılmadığı es edilmekedir. Bu çalışmada uygulanan orogonallik esi ile ahmin haalarının diğer makroekonomik değişkenler arafından açıklanıp açıklanmadığı araşırılmışır. S u (13) i (13) numaralı denklemde S i kullanılan bilgi seini ifade emekedir. (13) numaralı denklem EKK yönemi ile ahmin edilerek H 0 : 0 hipoezi çerçevesinde bağımsız değişken gecikmelerinin kasayılarının birlike sıfıra eşi olup olmadığı Wald esi ile es edilmişir. Sıfır hipoezinin kabul edilmesi ahmin haalarının orogonal olduğu anlamına gelmekedir. 3.1.5.Tuarlılık esi Tuarlılık, rasyonellik için gerek bir şar olsa da rasyonelliken daha zayıfır. Diğer bir ifadeyle rasyonellik için yeer bir şar değildir. Çünkü uarlılık, bekleni sürecinin gerçekleşen değişkenin yaraığı sokasik sürece uymasını gerekirmez (Froo ve Io, 1988: 4). Çalışmada uarlılığın es edilmesi amacıyla aynı dereceden enegre olan gerçekleşen ve beklenen seriler arasında uzun dönem ilişki olup olmadığı es edilmişir. Uzun dönem ilişkinin varlığı espi edildiken sonra beklenilerin uarlı olduğuna diğer bir ifadeyle zayıf rasyonel olduğuna karar verebilmek için gerçekleşen ve beklenen seriler arasında karşılıklı nedensellik ilişkisi olup olmadığı (8) ve (9) numaralı denklemlerde göserilen haa düzelme modeli ile sınanmışır. Beklenen ve gerçekleşen seriler arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin olması beklenilerin uarlı olduğunu gösermekedir. 3.2.Veri Sei Çalışmada enflasyon, faiz ve döviz kuru değişkenleri iibariyle rasyonel bekleniler hipoezinin geçerli olup olmadığı es edilmişir. Bu amaçla TCMB Bekleni Ankelerinden yararlanılarak ilgili değişkenlere ai bekleni serileri kullanılmışır. Bekleni i 26

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Ankei nin amacı, ükeici enflasyonu, faiz oranları, döviz kuru, cari işlemler dengesi ve GSYİH büyüme hızına ilişkin mali ve reel sekörde karar alıcı ve uzman kişilerle, profesyonellerin beklenilerini sapamakır. Anke her ayın birinci ve üçüncü hafalarında olmak üzere ayda iki kez uygulanmakadır. Yayımlanan oplu sonuçlarda her soru için gözlem sayısı, en küçük, en büyük değerler, sandar sapma, arimeik oralama, medyan, mod ve uygun oralama gibi anımsal isaisikler kullanıcılara sunulmakadır. 2006 yılında başlaılan açık enflasyon hedeflemesi uygulamasının gereksinimlerini de dikkae alarak yapılan gözden geçirme sonucunda, anke sorularında 2006 yılı Nisan ayında daha uzun döneme ilişkin beklenileri yansıacak şekilde değişiklikler yapılmışır (TCMB). Çalışmada kullanılan veri seinin amamı TCMB Elekronik Veri Dağıım Siseminden derlenmişir. Kullanılan serilere ilişkin açıklayıcı bilgiler aşağıda sunulmuşur. Gerçekleşen enflasyon (GENF); ükeici fiya endeksinin (TÜFE, 2003=100) yüzdelik değişimi, beklenen enflasyon (BENF); cari ayın TÜFE beklenisi (% değişim), gerçekleşen faiz (GFAİZ); İMKB repo-ers repo pazarındaki ağırlıklı oralama faiz, beklenen faiz (BFAİZ); cari ay sonu İMKB repo-ers repo pazarındaki gecelik faiz beklenisi, gerçekleşen döviz kuru (GKUR); bankalar arası para piyasasındaki dolar kuru, beklenen döviz kuru (BKUR); cari ay sonu bankalar arası para piyasasındaki dolar kuru, sanayi üreim endeksi (SUE, 2005=100) ve M1 para arzı. 4.BULGULAR İlk olarak çalışmada kullanılan değişkenlerin enegrasyon dereceleri ADF ve PP esleri kapsamında belirlenmişir. Tablo 3, serilere ai birim kök esi sonuçlarını gösermekedir. Tablodan gözlemleneceği üzere gerçekleşen ve beklenen enflasyon serileri ile sanayi üreim endeksi seviyesinde durağan iken faiz ve döviz kuru serilerinin hem gerçekleşen hem de beklenen değerleri 1. farkında durağan bulunmuşur. M1 para arzının 1. farkında durağan olduğu belirlenmişir. 27

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Tablo 3: ADF ve PP Durağanlık Tesleri Seriler ADF PP Sabili Sabili Trendli Sabili Sabili Trendli GENF -7.2304 (0) a -7.1862 (0) a -7.0292 a -6.9746 a GFAİZ -0.8793 (1) -1.9161 (1) -0.8108-1.6215 ΔGFAİZ -4.5133 (8) a -4.9006 (8) a -8.4763 a -8.4828 a GKUR -1.0436 (0) -1.8952 (0) -1.2317-2.1215 ΔGKUR -8.5195 (0) a -8.4971 (0) a -8.5081 a -8.4828 a BENF -6.7622 (1) a -6.7277 (1) a -4.9834 a -4.9427 a BFAİZ -1.0541 (2) -2.0704 (1) -1.3261-1.3226 ΔBFAİZ -5.0542 (0) a -5.0554 (0) a -4.9100 a -4.9129 a BKUR -1.2661 (1) -2.2554 (1) -0.8286-1.9492 ΔBKUR -6.8455 (1) a -6.8644 (1) a -6.5632 a -6.5477 a LM1-1.0582 (0) -3.4719 (0) b -1.0307-3.3929 c ΔLM1-10.4397 (0) a -10.4373 (0) a -10.7654 a -10.7768 a LSUE -3.2751 (1) b -4.8707 (0) a -4.1106 a -4.8672 a Paranez içindeki değerler opimal gecikme uzunluklarıdır. Opimal gecikme uzunluğu Schwarz krierine göre belirlenmişir. Kriik değerler, MacKinnon (1991) a aiir. Uyarlama gecikmesi (runcaion lag), q = 4(N/100) 2/9 =4 olarak hesaplanmışır (Newey-Wes, 1987). L; serinin logarimasının, Δ ise birinci farkının alındığını gösermekedir. a ve b sırasıyla %1 ve %5 anlamlılık seviyesinde serinin durağan olduğunu ifade emekedir. Gerçekleşen ve beklenen faiz ve döviz kuru serileri 1. farklarında durağan oldukları için yansızlık esinin serilerin seviyeleri ya da 1. farkları üzerinden yapılıp yapılmayacağını belirlemek amacıyla faiz ve kur serilerinin beklenen ve gerçekleşen değerleri arasında uzun dönem ilişkisi olup olmadığına bakılmışır. Bu amaçla çalışmada Johansen eş büünleşme yönemi kullanılarak elde edilen bulgular Tablo 4 ve 5 de sunulmuşur. Tablo 4, gerçekleşen ve beklenen döviz kuru serileri arasında hem maksimum öz değer hem de iz isaisiklerine göre %5 anlamlılık düzeyinde uzun dönemli ilişki olduğunu gösermekedir. Tablo 5, gerçekleşen ve beklenen faiz serilerinin uzun dönemde birlike hareke emediğini ifade emekedir. Tablo 4: Johansen Eş Büünleşme Tesi: GKUR-BKUR H 0 İz İsaisiği 0.05 Kriik Değeri Prob. r 0 19.98215 a 15.49471 0.0098 r 1 1.689353 3.841466 0.1937 Max-Öz değer İsaisiği H 0 0.05 Kriik Değeri Prob. r 0 18.2928 a 14.2646 0.0109 r 1 1.6893 3.8414 0.1937 VAR modelinde opimal gecikme uzunluğu Schwarz bilgi krierine göre 1 olarak belirlenmişir. a, %1 düzeyinde seriler arasında uzun dönem ilişki olduğunu ifade emekedir. 28

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Tablo 5: Johansen Eş Büünleşme Tesi: GFAİZ-BFAİZ H 0 İz İsaisiği 0.05 Kriik Değeri Prob. r 0 6.2614 15.4947 0.6646 r 1 1.3123 3.8414 0.2520 Max-Öz değer İsaisiği H 0 0.05 Kriik Değeri Prob. r 0 4.9490 14.2646 0.7483 r 1 1.3123 3.8414 0.2520 VAR modelinde opimal gecikme uzunluğu Schwarz bilgi krierine göre 4 olarak belirlenmişir. Johansen eş büünleşme eslerinin sonuçları hem yansızlık hem de uarlılık esleri açısından son derece önem arz emekedir. Şöyle ki, seviyesinde durağan olmayan beklenen ve gerçekleşen serilerin uzun dönem ilişkiye sahip olması serilerin seviyeleri üzerinden yansızlığı es emek için ahmin edilecek olan regresyonlarda sahe regresyon problemini oradan kaldıracakır. Dolayısıyla yansızlık esi döviz kuru için serilerin seviyeleri üzerinden faiz için ise 1. farkları üzerinden yapılacakır. Enflasyon serileri zaen seviyesinde durağan bulunmuşur. Tuarlılık eslerinde uzun dönem ilişki uarlılığın ilk şarını gösermekedir. Diğer bir ifadeyle aralarında uzun dönem ilişki belirlenemeyen beklenen ve gerçekleşen seriler için uarlılık es edilememekedir. Tablo 6, enflasyon, faiz ve kur serileri için yansızlık esi sonuçlarını gösermekedir. Wald esine göre yansızlık için es edilen sıfır hipoezi sadece enflasyon serisi için reddedilmişir. Bu sonuç enflasyon beklenilerinin yanlı, faiz ve döviz kuru beklenilerinin ise yansız olduğunu ifade emekedir. Diğer bir deyişle, faiz ve kur serileri iibariyle yansızlık denklemindeki paramere kısıları doğrulanmışır. Tablo 6: Yansızlık Tesi Bağımlı Değişken α β R 2 2 (Wald) LM GENF -0.0049 a 1.7757 a 0.5198 8.6294 a 1.1637 (0.0013) (0.1873) Δ GFAİZ 0.0046 0.1127 0.0007 3.6232 0.3036 (0.0296) (0.4713) GKUR -0.0366 1.0244 a 0.9020 0.4666 39.9018 * (0.0542) (0.0370) GKUR ± 0.0064 0.9952 a 0.7539 0.0071 0.4168 (0.0933) (0.0627) a; %1 anlamlılık düzeyinde kasayının anlamlı olduğunu, * ise denklemin ookorelasyon problemi içerdiğini gösermekedir. isaisiği H 0:α=0, β=1 hipoezini es emekedir. ± Ookorelasyon sorunu Cochrane-Orcu yönemi ile giderilmişir. r=0.6887 (prob: 0.0000) Rasyonel bekleniler hipoezinin esi için ikinci olarak enflasyon, faiz ve döviz kuru serileri iibariyle dönemi bekleni haasının -i dönemi bekleni haasıyla ilişkili olup olmadığı es edilmişir. Tablo 7, ookorelasyon esi sonuçlarını gösermekedir. Tablo 7 den gözleneceği üzere faiz ve kur serileri için bekleni haaları ilişkili iken enflasyon serisi için bekleni haası geçmiş dönem değerleri ile herhangi bir ilişki sergi- 29

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur lememekedir. Diğer bir ifadeyle sadece enflasyon serisi için bekleni haası ookorelasyon içermemekedir. Tablo 7: Ookorelasyon Tesi Bağımlı Değişken 1 2 Haa ENF 0.0057 (0.1093) Haa FAİZ 1.2898 a (0.1052) Haa KUR 0.6879 a (0.0795) -0.3397 a (0.1118) Gecikme uzunluğunun espiinde Schwarz krieri kullanılmışır. a, ilgili kasayının %1 anlamlılık düzeyinde anlamlı olduğunu ifade emekedir. Rasyonel bekleniler hipoezinin es edilmesi amacıyla üçüncü olarak ekinlik esine başvurulmuş ve bulgular Tablo 8 de sunulmuşur. Tablodan izleneceği gibi enflasyon, faiz ve kur seriler için bekleni haaları ekindir. Diğer bir ifadeyle geçmiş dönem gerçekleşen enflasyon, faiz ve döviz kurunun içerdiği mevcu üm bilgi beklenilerin ahmininde kullanılmışır. Tablo 8: Ekinlik Tesi Bağımlı Değişken X 1 Haa ENF 0.0332 (0.0644) Haa FAİZ 0.0024 (0.0078) Haa KUR 0.0364 (0.1280) Gecikme uzunluğunun espiinde Schwarz krieri kullanılmışır. Rasyonel bekleniler hipoezinin es edilmesine yönelik bir diğer yaklaşım orogonallik esidir. Orogonallik esi ile piyasadaki mevcu üm bilginin ahmin aşamasında kullanılıp kullanılmadığı es edilmekedir. Bu amaçla ilk olarak enflasyon için bekleni haasının döviz kuru, faiz, para arzı ve SUE ile ilişkili olup olmadığı es edilmişir. Aynı şekilde faiz bekleni haasının enflasyon, döviz kuru, para arzı ve SUE ile ilişkisi incelenmişir. Son olarak da döviz kuru bekleni haasının enflasyon, faiz, para arzı ve SUE ile ilişkisi araşırılmışır. Orogonallik esi sonuçları Tablo 9 da sunulmuşur. Wald esi sonuçları sadece faiz bekleni haasının orogonal olmadığını ifade emekedir. Enflasyon ve döviz kuru için bekleni haaları ile diğer makro ekonomik değişkenler arasında herhangi bir ilişki olmadığını söylemek mümkündür. 30

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Tablo 9: Orogonallik Tesi Bağımlı Değişken Haa ENF Haa FAİZ Haa KUR KUR -1-0.0044-0.0333 (0.0152) (0.0363) FAIZ -1-0.0003 0.0182 (0.0025) (0.0222) FAIZ -2 0.0066 a (0.0025) M1-1 0.0192 0.0679 c -0.0246 (0.0160) (0.0381) (0.1368) SUE -1-0.0034-0.0926 a 0.0768 (0.0067) (0.0157) (0.0571) ENF -1 0.1166-0.4957 (0.2006) (0.7261) R 2 0.0940 0.3180 0.0344 2 (Wald) 7.9902 36.3754 a 2.7843 Gecikme uzunluğunun espiinde Schwarz krieri kullanılmışır. a ve c sırasıyla ilgili kasayının %1 ve %10 anlamlılık düzeyinde anlamlı olduğunu ifade emekedir. Tablo 10: Tuarlılık Tesi: Haa Düzelme Modeli Bağımlı Değişken ΔGKUR ΔBKUR 1-0.382621 a -0.007965 (0.13937) (0.11240) [-2.74535] [-0.07086] ΔGKUR -1 0.055913-0.046278 (0.17703) (0.14277) [ 0.31584] [-0.32414] ΔBKUR -1 0.018025 0.300575 (0.22716) (0.18320) [ 0.07935] [ 1.64065] Sabi 0.006043 0.004994 (0.00698) (0.00563) [ 0.86555] [ 0.88697] R 2 0.106391 0.068916 F-İsaisiği 3.135185 b 1.949109 VAR sisemi için LM(1)= 3.8542 (prob:0.4261), LM(12)=1.1186 (prob: 0.8913) Paranez içindeki değerler sandar haaları, köşeli paranez içindeki değerler ise isaisiklerini gösermekedir. a ve b sırasıyla %1 ve %5 anlamlılık düzeyinde anlamlılığı ifade emekedir. Beklenilerin uarlı olup olmadığını es emek için beklenen ve gerçekleşen enflasyon, faiz ve döviz kuru serilerinin aynı dereceden enegre olmaları gerekmekedir. Gerçekleşirilen durağanlık analizleri neicesinde döviz kuru ve faiz serilerinin gerçek ve beklenen değerlerinin 1. farklarında, beklenen ve gerçekleşen enflasyon serilerinin ise seviyesinde durağan olduğu belirlenmişir. Dolayısıyla sadece faiz ve döviz kuru serileri iibariyle beklenilerin uarlı olup olmadığı es edilebilmişir. Beklenilerin uarlılık analizlerinin ilk ayağı seriler arasında uzun dönem ilişki olup olma- 31

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur dığının belirlenmesidir. Tablo 4 ve 5 de sunulan Johansen eş büünleşme esi sonuçlarına göre sadece beklenen ve gerçekleşen döviz kuru serileri arasında uzun dönem ilişki söz konusudur. Tuarlılık analizinin ikinci ayağı aralarında uzun dönem ilişki bulunan serilerin kısa dönem iibariyle en az bir yönlü nedensellik ilişkisinin bulunup bulunmadığının es edilmesidir. Bu amaçla gerçekleşen ve beklenen döviz kuru serileri için haa düzelme mekanizması çalışırılarak nedenselliğin yönü belirlenmeye çalışılmışır. Döviz kuru serileri için haa düzelme modeli sonuçları Tablo 10 da sunulmuşur. Elde edilen sonuçlara göre haa düzelme eriminin kasayısı negaif ve isaisiksel olarak anlamlı olduğundan sadece döviz kurunun beklenen değerinden gerçekleşen değerine doğru bir nedensellik ilişkisi söz konusudur. Gerçekleşen kur serisinden beklenen kur serisine doğru herhangi bir nedensellik ilişkisi yokur. Bu sonuç rasyonellik açısından değerlendirildiğinde beklenen ve gerçekleşen seriler arasındaki ek yönlü nedenselliğin zayıf bir rasyonelliği ifade eiği söylenebilir. Yine de gerçekleşen değişkenin beklenen değişkenle aynı uzun dönem davranışı sergilemiş olması para poliikası açısından önem arz emekedir. 5.SONUÇ Bu çalışmada bekleni ankelerinden yararlanılarak Türkiye için 2005-2012 dönemi iibariyle para ooriesinin poliika amaçları doğrulusunda müdahale eiği enflasyon, faiz ve döviz kuru serileri için rasyonel bekleniler hipoezi; yansızlık, ekinlik, ookorelasyon, orogonallik ve uarlılık varsayımları alında es edilmişir. Edinilen bulgulara göre enflasyon yanlı iken faiz ve döviz kuru serileri için yansızlık şarı sağlanmışır. Enflasyon serisi için bekleni haası geçmiş dönem değerleri ile ilişkili değilken, faiz ve döviz kuru serilerinin bekleni haaları geçmiş dönem bekleni haalarıyla ilişki sergilemekedir. Ekinlik esi kapsamında geçmiş dönem enflasyon, faiz ve döviz kurunun içerdiği mevcu üm bilginin ilgili değişkenlerin beklenilerinin ahmininde kullanıldığı belirlenmişir. Bunun yanı sıra enflasyon ve döviz kuru değişkenleri için bekleni haalarının diğer makro ekonomik değişkenler ile herhangi bir ilişki içinde olmadığı, faiz için bekleni haasının orogonal olmadığı espi edilmişir. Son olarak uarlılık analizi ile sadece döviz kurunun gerçekleşen ve beklenen değerlerinin uzun dönemde birlikelik sergilediği ve kısa dönem iibariyle yalnızca beklenen döviz kurundan gerçekleşen döviz kuruna doğru ek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğu espi edilmişir. Çalışma kapsamında ele alınan seriler için beklenilerin rasyonel olup olmadığına seriler iibariyle gerçekleşirilen yansızlık, ookorelasyon, ekinlik, orogonallik ve uarlılık şarlarının hepsinin bir arada sağlanıp sağlanmadığına bakılarak karar verilmişir. Enflasyon, yansızlık ve uarlılık şarlarını sağlamazken, döviz kuru ookorelasyon şarını yerine geirmemişir. Faiz ise ookorelasyon, orogonallik ve uarlılık şarlarını sağlamamışır. Bu kapsamda enflasyon, döviz kuru ve faiz beş şarın amamını birden sağlayamadıkları için beklenilerin rasyonel olmadığını söyleyebiliriz. Ancak uarlılık yaklaşımı çerçevesinde döviz kurunun beklenen ve gerçekleşen değerleri arasındaki uzun dönem birlikeliğin sapanması ve kısa dönemde beklenen kurdan 32

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur gerçekleşen kura doğru ek yönlü bir nedenselliğin belirlenmesi para poliikası açısından önemli bir bulgu olarak görülebilir. Çalışmadan edinilen bulgulara göre özellikle de para poliikası açısından son derece önemli olan enflasyon, faiz ve kur için bekleniler rasyonel değildir. Beklenilerin rasyonel olmaması ilk olarak merkez bankasının uygulayacağı para poliikasının sonuçlarının önceden ahmin edilirliğini oradan kaldırmakadır. İkinci olarak ekonomik birimler arafından doğru öngörülemeyen poliika uygulamaları merkez bankası arafından izlenen para poliikasının ekonominin reel değişkenleri üzerindeki ekisini arırmakadır. Buna göre ekonomik birimlerin rasyonel olmayan davranışları dolayısıyla Türkiye de poliika ekisizliği hipoezinin geçerli olmadığını da söyleyebiliriz. Çalışmada ele alınan seriler bekleni ankelerinden derlenmişir. Bekleni ankeleri mali ve reel sekörde karar alıcı ve uzman kişilerle gerçekleşirilen ankeler olmakla birlike TCMB de bekleni verileri arimeik oralama gibi merkezi eğilim ölçüleri kapsamında verilmekedir. Çalışma kapsamında ele alınan veri sei oplulaşırılmış bir veri seidir. Rasyonel bekleni hipoezinin geçerliliğini es emek amacıyla oplulaşırılmış verilerden ziyade bireysel anke verilenin kullanılmasının edinilecek bulguların güvenilirliği açısından daha uygun olduğunu söylemek mümkündür. KAYNAKÇA Arora, H. K. ve Du, S. D. (2006), Exchange Rae Expecaion Formaion Process: A Consisency Tes Applied Economics, 25(6): 845-851. Baillie, R. T., Lippens, R. E. ve McMahon, P. C. (1983), Tesing Raional Expecaions and Efficiency in he Foreign Exchange Marke" Economerica, 51(3): 553-563. Bakhshi, H., Kapeanios, G. ve Yaes, A. (2005), Raional Expecaions and Fixed- Even Forecass: An Applicaion o UK Inflaion Empirical Economics, 30(3): 539-553. Barlas-Özer, Y. ve Muluer, D. (2005), Inflaion Expecaions in Turkey: Saisical Evidence from he Business Tendency Survey Cenral Bank Review, 5(2): 73-97. Beach, E. D., Fernandez-Cornej, J. ve Uri, N. D. (1995), Tesing he Raional Expecaion Hypohesis Using Survey Daa from Vegeable Growers in he USA Journal of Economic Sudies, 22(6): 46-59. Bilgili, F. (2001), The Unbiasedness and Efficiency Tess of he Raional Expecaions Hypohesis MPRA Paper, 24114: 1-21. 33

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Dabbs, R. E., Smih, K. L. ve Brocao, J. (1991), Tess on he Raionaliy of Professional Business Forecasers wih Changing Forecas Horizons Quarerly Journal of Business and Economics, 30(2): 28-50. Dickey, D. ve Fuller, W. (1979), Disribuion of he Esimaors for Auoregressive Time Series wih a Uni Roo Journal of he American Saisical Associaion, 74: 427-431. Engle, R. F. ve Granger, C. W. J. (1987), Co-inegraion and Error Correcion: Represenaion, Esimaion and Tesing Economerica, 55 (2): 1251 1276. Foresells, M. ve Kenny, G. (2002), The Raionaliy of Consumer Inflaion Expecaions: Survey-Based Evidence for he EURO Area European Cenral Bank Working Paper, 163: 1-39. Friedman, B. M. (1980), Survey Evidence on he Raionaliy of Ineres Rae Expecaions Journal of Moneary Economics, 6(4): 453-465. Froo, K. A. ve Io, T. (1988), On he Consisency of Shor-run and Long-run Exchange Rae Expecaions NBER Working Paper Series, 2577: 1-20. Johansen, S. (1988), Saisical Analysis of Co-inegraion Vecors Journal of Economic Dynamics and Conrol, 12: 293-300. Johansen, S. ve Juselius, K. (1990), Maximum Likelihood Esimaion and Inferences on Co-inegraion wih Applicaions o he Demand for Money Oxford Bullein of Economics and Saisics, 52: 169 210. Jonsson, T. ve Oserholm, P. (2012), The Properies of Survey-Based Inflaion Expecaions in Sweden Empirical Economics, 42: 79-94. Kara, H. ve Küçük-Tuğer, H. (2005), Some Evidence on he (Ir)Raionaliy of Inflaion Expecaions in Turkey The Cenral Bank of The Republic of Turkey Working Papers, 12: 1-25. Karadaş, E. ve Öğünç, F. (2003), An Analysis of Inflaion Expecaions of Turkish Privae Manufacuring Indusry Cenral Bank Review, 3(2): 57-83. Liu, P. C. (1994), Are Money Announcemen Forecass Raional? Oxford Bullein of Economics and Saisics, 56(4): 475-483. Lyziak, T. (2003), Consumer Inflaion Expecaions in Poland European Cenral Bank Working Paper Series, 287: 1-59. 34

Rasyonel Bekleniler Hipoezinin Tesi: Enflasyon, Faiz ve Kur Mein, K. ve Muslu, İ. (1999), Money Demand, he Cagan Model, Tesing Raional Expecaions vs Adapive Expecaions: The Case of Turkey Empirical Economics, 24: 415-426. Newey,W.K. and K.D.Wes, (1987), A Simple, Posiive Semi-Definie, Heeroskedasiciy and Auo-correlaed Consisen Covariance Marix, Economerica, 55: 703-708. Nielsen, H. (2003), Inflaion Expecaions in he EU- Raional? hp://www.econ.kuleuven.be/smye/absracs/p325.pdf.(03.01.2012). Oral, E. (2002), Inflaion Expecaions Derived from Business Tendency Survey of he Cenral Bank ERC/METU VI. Inernaional Conference in Economics, 11-14 Eylül, Ankara. Oral, E., Saygılı, H., Saygılı, M. ve Tuncel, S. Ö. (2009), An Assessmen of he Cenral Bank of he Republic of Turkey s Survey of Expecaions İkisa İşleme ve Finans Dergisi, 24(276): 23-51. Phillips, P. ve Peron, P. (1988), Tesing for a Uni Roo in Time Series Regressions Biomerika, 75(2): 335-346. Razzak, W. A. (1997), Tesing he Raionaliy of he Naional Bank of New Zealand s Survey Daa Reserve Bank of New Zealand Discussion Paper, G97/5: 1-24. Riaz, M. (2012), Forecas Analysis of Food Price Inflaion in Pakisan: Applying Raionaliy Crierion for VAR Forecas Developing Counry Sudies, 2(1): 63-72. TCMB (2012), hp://www.cmb.gov.r/ik-yonelim/bekleni/bilginou.pdf.(03.11.2012). 35