Atipik Santral Sinir Sistemi Primitif Nöroektodermal Tümörü

Benzer belgeler
Primer intramedüller primitif nöroendokrin tümör: Olgu sunumu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

Adrenal lezyonların görüntüleme bulguları. Dr. Ercan KOCAKOÇ Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İntradural Spinal Tümörler. Dr. Fuldem Yıldırım Dönmez Başkent Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı, Ankara

Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi. Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013

MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ ABD. Dr.Rashad Rzazade

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

Serviko-Torasik Düzeyde Difüz Tutulum Gösteren Primer Spinal Glioblastoma Multiforme

Glial tümör olguları Hipotalamik pilositik astrositom

Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI. Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Olgu Sunumu. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Özkan Saydam

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

Çocukluk çağı yuvarlak hücreli tümörleri 21.Ulusal Patoloji Kongresi İzmir. Dr.Aylar Poyraz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

OLGU. 57 yaşında Sağ memede son 10 ayda hızla büyüyen kitle

BİRİNCİL KEMİK KANSERİ

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

MİKSOPAPİLLER EPENDİMOM ( 10 OLGUNUN KLİNİKOPATOLOJİK DEĞERLENDİRMESİ) MYXOPAPİLLARY EPENDYMOMA (CLINICOPATHOLOGIC EVALUATION OF 10 CASES) ÖZET

Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ

Rejin Kebudi, Samuray Tuncer, Omer Gorgun, F. Betul Cakır, Sema Bay Büyükkapu, Inci Ayan, Gönül Peksayar, Fulya Yaman Ağaoğlu, Emin Darendeliler

Primer Kemik Lenfomaları Olgu Sunumu. Prof. Dr. Mustafa Benekli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Ankara

OLGU SUNUMU. Dr. Ömer Fatih ÖLMEZ Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilimdalı

Ali Haydar Baykan 1, Hakan Sezgin Sayıner 2. Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Adıyaman

Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim

RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR

İNTERAKTİF VAKA TARTIŞMASI

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Primer Akciğer Tümörlerinde Soliter Beyin Metastazlı Hastada Gamma Knife ile Radyocerrahi

MEME PATOLOJİSİ Slayt Semineri Oturum Başkanları: Dr. Osman ZEKİOĞLU - Dr. Gülnur GÜLER

Türk Nöroşirurji Derneği. Temel Nöroşirurji Kursları Dönem 4, 1. Kurs. Program

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Spontan Regrese Olan Lomber Disk Hernisi: Üç Olgu Sunumu

DİĞER EMBRİYONAL TÜMÖRLER II.BÖLÜM. DR. NİL ÇOMUNOĞLU İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

Dr. Zühal ÖNDER SİVİŞ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji BD

Dr. Mehmet TÜRKELİ A.Ü.T.F İç Hastalıkları A.D Medikal Onkoloji B.D 5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Mart 2014-Antalya

Meme Olgu Sunumu. Gürdeniz Serin. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı. 3 Kasım Antalya

Adrenal kitlelerde yönetsel sorunlar

Kapalı sistem beyin biyopsi yöntemleri; histopatolojik değerlendirmede algoritma

Türkiye de NF-1 vakalarında klinik izlem konulu diğer bildirilerin özet sunumu. Dr. Sema Saltık İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

Dr. Fatma PAKSOY TÜRKÖZ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji

Dr. Merih Tepeoğlu Başkent Üniversitesi Patoloji A.B.D

Journal of Neurological Sciences [Turkish] 22:(2)#27; , 2005

Spinal Kist Hidatik Hastalığı: Yedi Olgunun Değerlendirilmesi

BEYİN CERRAHİ KLİNİĞİ YILI EĞİTİM PLANI

BİR PEDİATRİK SPONTAN SPİNAL EPİDURAL HEMATOM OLGUSU

Pediatrik Over Tümörleri Slayt Semineri

Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız

Cerrahi: Hangi Hastalara Prof. Dr. Sertaç İşlekel

Dr. Halil İbrahim SÜNER, Dr. Özgür KARDEŞ, Dr. Kadir TUFAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji A.D. Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Bukkal Bölgeden Kaynaklanan Pleomorfik Adenom: Olgu Sunumu

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

GLİAL TÜMÖRLERDE POSTOP GÖRÜNTÜLEME

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

MELANOMA PATOLOJİSİ KLİNİSYEN PATOLOGTAN NE BEKLEMELİDİR?

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Şaşırtan Klasikler OLGU SUNUMU

Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir

ACİL CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN ENDOKRİN PATOLOJİLER: ERKEN TANI & HIZLI TEDAVİ

OLGU SUNUMU. Prof. Dr. Yeşim Gürbüz

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

28. Ulusal Patoloji Kongresi Çıkar İlişkisi Beyanı

BAŞ BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ. Dr. Sezer Kulaçoğlu Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

ÖZGEÇMİŞ. Gsm Kurtuluş Mh. Şinasiefendi Sk. Sabuncu Apt. No:28. Kat:7 No:7 Seyhan ADANA. Adana Anadolu Lisesi ( )

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile)

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ TPOG ÇALIŞMA SONUÇLARI. Prof. Dr. Rejin KEBUDİ

Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ

Spinal ntradural Tümörlerin Tedavisi

Vaka Sunumu. Uz Dr Alper Ata Mersin Devlet Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü 23 Şubat 2013

Serebellopontin Köşe Tümörlerinde MRG Bulguları

İTF

Kendisinde veya birinci derece akrabalarında genetik testler ile BRCA 1 ve BRCA 2

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Cerrahi Patologlar için Nöroradyoloji

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Osteosarkom Tedavisinde Neoadjuvan Tedavi. Dr. Bülent Yalçın 5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, Mart 2014 Susesi Otel, Antalya

PRİMER SPİNAL GLİOBLASTOMA

Deri Tümörleri Pratik Ders İçeriği

Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi

Transkript:

Geliş Tarihi: 13.06.2011 / Kabul Tarihi: 31.10.2011 Atipik Santral Sinir Sistemi Primitif Nöroektodermal Tümörü Atypical Primitive Neuroectodermal Tumor of the Central Nervous System Olgu Sunumu Nail Özdemir 1, İsmail Ertan Sevin 2, Türkan Rezanko 3 1S.B. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroşirürji Kliniği, İzmir, Türkiye 2S.B. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroşirürji Kliniği, İzmir, Türkiye 3S.B. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, İzmir, Türkiye Bu yazı, 22-26 Nisan 2011 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 25.Türk Nöroşirürji Derneği Bilimsel Kongresinde e-poster olarak sunulmuştur. Yazışma Adresi: Nail Özdemir / E-posta: nailozdemir@mynet.com ÖZ Primitif nöroektodermal tümörler, pluripotent nöral krest hücrelerinden kaynaklanan oldukça malign bir tümör grubudur. Primitif nöroektodermal tümörler sıklıkla serebellumda ortaya çıkar fakat beyinin farklı bölgelerinde de izlenebilir. Spinal lokalizasyon ise oldukça nadirdir. Spinal kanalda hem santral hem de periferal primitif nöroektodermal tümöre rastlanabilmesinden dolayı, santral ve periferal primitif nöroektodermal tümörün ayırımını yapabilmek önemlidir. Hem santral hem de periferal primitif nöroektodermal tümörün ikiside oldukça agresif olmasına rağmen, periferal primitif nöroektodermal tümörün dokulara invazyonu ve metastazı bilinirken, santral primitif nöroektodermal tümörler ise nadiren santral sinir sistemi dışına yayılırlar. Biz bu yazımızda, 26 yaşındaki erkek bir hastada, servikal ve torakal spinal kordda kendini gösteren, atipik davranışlı santral primitif nöroektodermal tümörün klinik, radyolojik ve patolojik özellikleri sunduk. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Primitif nöroektodermal tümör, PNET, Periferal PNET, Santral PNET ABSTRACT Primitive neuroectodermal tumors, a group of malignant neoplasms, arise from pluripotent neural crest cells. Primitive neuroectodermal tumors usually develop in the cerebellum, but they may also arise in different areas of the cerebrum. It is important to make the differentiation between central and peripheral primitive neuroectodermal tumor because the spine is reported to host both central and peripheral primitive neuroectodermal tumor. Although both central primitive neuroectodermal tumor and peripheral primitive neuroectodermal tumor are aggressive tumors, peripheral tumor is known to metastasise and invade in tissues, while central primitive neuroectodermal tumor rarely metastasises outside the central nervous system. We present the clinical, radiological, and pathological features of a atypical central primitive neuroıectodermal tumor that occurred in the cervical and thoracic spinal cord of a 26-year-old-man. Keywords: Primitive neuroectodermal tumor, PNET, Peripheral PNET, Central PNET Giriş Primitif nöroektodermal tümörler (PNET); sıklıkla çocukluk ve genç yetişkinlik çağında izlenen, oldukça saldırgan, histolojik olarak kötü differansiye ve prognozları kötü lezyonlardır. Bu tümörler, sıklıkla beyincik kökenli olan santral sinir sistemi PNET i (spnet, medulloblastoma) ve spinal kord kökenli periferal PNET (ppnet) olmak üzere iki grupta incelenebilir. Her iki bacağında ağrı ile 3/5 paraparetik olarak kabul edilen hastanın manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG), torakal 1 den (Th1) başlayıp lomber 1 (L1) omurgasının orta kısmına kadar uzanan intradural lezyon mevcuttu. Lezyon Th1 den Th9 a kadar kontrast tutulumu gösteren fokal nitelikteyken, Th9-L1 arasında ise tüm spinal kanalı doldurur haldeydi. Ayrıca, lezyon servikal 5 ve 6 (C5, C6) düzeyinde pial alanda, posterior fossada ise subaraknoid mesafede kontrast tutmuştu. Bununla birlikte, 4. ventrikülde belirgin bir kitle görünümü mevcut değildi. Th9-L1 arasındaki lezyona subtotal eksizyon uygulandı ve patolojisi PNET olarak geldi. Radyoterapi (RT) ve kemoterapi (KT) planı yapılıp taburcu edilen hasta 1 ay sonra bilateral görme kaybı ve bilinç değişikliği ile tekrar başvurdu. Yapılan yeni tetkiklerinde, posterior fossadaki kontrastlanmanın değişmediği, herhangi bir kitle imajı olmadığı fakat servikotorasik bölgedeki lezyonun üst servikal alana doğru genişlediği izlendi. Medikal ve Radyasyon Onkolojisi konseyi sonrası posterior fossaya yönelik biyopsi kararı verildi ve buna yönelik dekompresyon cerrahisi yapıldı. Gönderilen sol serebellar cerrahi eksizyon materyelinin patolojik tanısıda PNET olarak geldi. RT ile KT tedavisine devamı sürecinde hasta kaybedildi. Hastanın ilk torakal cerrahi sonrasından itibaren yaşam süresi 3 aydı. Biz bu yazımızda, ayaklarındaki güçsüzlük ve ağrı yakınmasıyla Türk Nöroşirürji Dergisi 2012, Cilt: 22, Sayı: 1, 21-25 21

başvuran 26 yaşındaki erkek hastada PNET kavramını netleştirmek, spnet ile ppnet ayrımında yardımcı olabilecek kriterleri belirtmek istedik. OLGU SUNUMU 26 yaşında erkek hasta, her iki bacak ağrısı ve yürüyememe nedeniyle kliniğimize başvurdu. Yapılan nörolojik muayenesinde bilinç açık, koopere, oryente; kranial sinir bakısı ve serebellar testler olağan, alt ekstremitede 3/5 paraparezi ve solda klonus pozitifliği saptandı. Torakal MRG de Th1 den başlayan ve L1 omurgasının orta kısmına kadar uzanan intradural lezyon mevcuttu. Th1 düzeyinde spinal kord posterior kesiminde, spinal kord ile izointens olan fokal lezyon kontrast tutuyordu. Bu düzeyden Th9-10 a kadar spinal kordda ekspansiyon ve patolojik T2 sinyal artımı vardı. Ancak, spinal kord içerisinde belirgin kontrast tutulumu ayırt edilmemişti. Th9-L1 düzeyinde ise spinal kanalın tamamını dolduran, spinal kord ile sınırları net ayrılamayan, kontrast verilimi ardından kontrast tutan ve bu düzeyde dural yapılarda yaygın nodüler kontrast tutulumunun eşlik ettiği lezyon dikkati çekti (Şekil 1, 2). Servikal MRG de C5ve C6 düzeyinde spinal kord posterior yüzünde T2 serilerde izointens nodülarite izlendi. Kontrast verilimi ardından bu düzeyde pial belirgin kontrastlanma görüldü (Şekil 3). Bilgisayarlı beyin tomografisinde sol serebellar orta kısımda, hiperdens, düzgün sınırlı, 4. ventriküle bası yapmayan lezyon tespit edildi (Şekil 4). Kranial MRG de ise posterior fossa sol serebellar hemisfer düzeyinde orta kesim ve superior alanda, belirgin yer kaplayıcı etki oluşturmayan, santrali T2 serilerde hiperintens küçük odak dışında, T1 ve T2 serilerde parankimden sınırları net ayırt edilemeyen ve kontrast tutmayan lezyon mevcuttu. Lezyon solda daha belirgin olmak üzere folyalarda silinmeye neden olmuştu (Şekil 5). Bunun üzerine hasta operasyona alındı ve Th9-L1 arası total laminektomi uygulandı. Dura açıldıktan sonra intramedüller lokalizasyonlu, ileri derecede invaze, gri renkli, kanamasız Şekil 2: T2 ağırlıklı sagital lomber MRG de, lezyonun L1 korpusunun orta kısmına kadar uzandığı izlenmektedir. Şekil 1: T2 ağırlıklı sagital torakal MRG de, L1 düzeyine kadar uzanan intradural lezyon izleniyor. Lezyon Th 9 a kadar fokal nitelik gösterirken, Th9-L1 arasında ise tüm spinal kanalı doldurur haldedir. Şekil 3: T2 ağırlıklı sagital servikal MRG de, Th1-Th3 arasında tümöral lezyon ile C5 ve C6 seviyesine uyan alanda fokal nodülarite izlenmektedir. 22 Türk Nöroşirürji Dergisi 2012, Cilt: 22, Sayı: 1, 21-25

Şekil 6: Damar çevresinde dizilim gösterme eğiliminde dar sitoplazmalı yuvarlak-oval nükleuslu küçük boyutlu primitif hücreler izlenmektedir (Hematoksilen&Eozin X100). Şekil 4: Bilgisayarlı beyin tomografisinde sol serebellar orta kısımda, hiperdens, düzgün sınırlı, 4. ventriküle bası yapmayan lezyon görülmektedir. Şekil 5: T2 ağırlıklı aksiyel kranial MRG de, sol serebellar hemisfer orta kesim ve superior alanda, belirgin yer kaplayıcı etki oluşturmayan, santrali hiperintens küçük odak dışında, parankimden sınırları net ayırt edilemeyen lezyon izlenmektedir ve bu lezyonun solda daha belirgin olmak üzere folyalarda silinmeye neden olduğu görülmektedir. lezyonla karşılaşıldı ve subtotal eksizyon uygulandı. Patoloji, lezyonu PNET olarak rapor etti. İmmünohistokimyasal olarak tümör hücreleri CD 99, NFP, CD 45 (-), sinaptofizin zayıf (+), GFAP ve CD 57 fokal güçlü (+) idi ve Ki-67 indeksi %80 olarak değerlendirilmişti (Şekil 6, 7A, B). Postoperatif 13. günde RT ve KT planı yapılan hasta taburcu edildi. Fakat 1.5 ay sonra bilateral görme kaybı ve bilinç değişikliği nedeniyle tekrar kliniğimize kabul edilen hastanın kranial, servikal ve torakal MRG leri tekrar edildi. Posterior fossadaki tutuluma ait belirgin değişiklik izlenmedi. Fakat servikotorasik nodüler tutulama ait olan lezyonun belirginleşip üst servikal bölgeye doğru uzandığı görüldü. Hasta için yapılan Radyasyon Onkolojisi ve Medikal Onkoloji konseyinde posterior fossa lezyonu için biyopsi kararı çıktı ve hastaya posterior fossa dekompresyon cerrahisi yapıldı. Sol suboksipital kraniektomi sonrasında duranın kalınlaştığı ve sol serebellar folyaların kaybolduğu izlendi. Vermisten başlayıp 3 cm laterale, 3 cm derinliğe ve transvers sinüse 3 cm kalasıya kadar serebellar doku eksizyonu yapıldı. Patoloji sonucu yeniden PNET olarak bildirdi. Hasta postoperatif 7. günde RT ve KT almak üzere Onkoloji servisine devredildi. Buradaki tedavisi sırasında bilinci gerileyen, genel durumu bozulan hasta 20 gün sonra kaybedildi. TARTIŞMA PNET, sıklıkla çocuk ve genç yetişkinlerde izlenen, saldırgan ve kötü differansiye bir tümördür. Bu tümörler sıklıkla çocuklarda posterior fossada izlenir ve bu spnet (medulloblastoma) olarak adlandırılır. spnet; ayrıca pineal gland, serebrum ve beyin sapında izlenebilir (1, 6, 8, 10). Primer spinal lokalizasyonlu olabilen (intramedüller, intradural ekstramedüller, epidu-ral) ppnet ise Ewing sarkoma ile aynı grup içerisinde konuşlandırılır (Ewing sarkoma ailesi) (4, 5, 6, 7, 10). spnet çok sıklıkla çocuklarda izlenirken, ppnet ise genç yetişkinler ve adultlarda görülür (3). PNET; küçük, uniform, Homer Wright rozetleri olarak adlandırılan nöral diferansiyasyon gösteren, hiperkromatik nukleuslu tümörlerdir (5, 6, 7, 9). spnet ve Ewing sarkom ailesi tümörleri, farklı prekürsör hücrelerden kaynaklanır. spnet, serebellumun dış tabakasından, 4. ventrikül subependimal matriks hücrelerinden veya pineal prekürsör hücrelerinden kaynaklanırken; ppnet inde aynı gruptan sayıldığı Ewing sarkom ailesi tümörleri ise nöral krest hücrelerinden köken alırlar (1, 9). Türk Nöroşirürji Dergisi 2012, Cilt: 22, Sayı: 1, 21-25 23

a b Şekil 7: Tümör hücrelerinde yüksek Ki-67 proliferasyon indeksi (a) ve Sinaptofizin ile pozitif boyanma (b) görülmektedir (İmmunohistokimya X100, X200). spnet ve ppnet histolojik olarak benzerlik göstermesine rağmen, immünohistokimyasal ve genetik profil açıdan farklılık gösterirler. Patolojik incelemede Homer Wright rozetlerinin varlığı ve 2 ya da daha fazla nöral immünohisyokimyasal belirteçlerin varlığı (nöron spesifik enolaz, S100 protein, sinaptofizin, nörofilament proteinler, Leu 7) ppnet tanısı için gereklidir. Ayrıca intraselüler glikojen varlığı ppnet tanısını güçlendirir. İmmünohistokimyasal boyamada CD99 ekspresyonu ppnet için oldukça spesifiktir. spnet izokrom 17q gibi sitogenetik anomalilerle birliktedir. ppnet de t(11;22)(q24;q12) respirokal translokasyonu karakteristikken, bu durum spnet de görülmez (4, 6, 7, 10). spnet ve ppnet tümör büyümesi ve yayılımı açısından da farklılık gösterir. ppnet sıklıkla epidural alandan kaynaklanır ve paravertebral dokulara doğru gelişir. spnet nadiren santral sinir sistemi dışına metastaz yaparken ppnet de akciğer, kemik ve kemik iliği metastazlarına rastlanır (2, 7). İnfratentoriyal spnet li çocuklarda, en sık kullanılan tedavi protokollerinde, hem başlangıç olarak hem de izleyecek RT ile birlikte KT, şu anda standart tedavi durumundadır. ppnet hastalarında, erken tam tümör rezeksiyonunu izleyen KT ve RT tercih edilmelidir. ppnet hastalarında prognoz oldukça çok kötüdür ve hastaların %63 ünün 36 ay içinde kaybedildiği bilinmektedir. Prognoz; tümörün lokalizasyonuna, büyüklüğüne, rezektabilitesine ve metastazın varlığına göre değişebilmektedir (4, 5, 10). Yukarıdaki bilgiler ışığında bizim hastamızı değerlendirirsek, hastamızın ilk başvurusunda alt torakal alanda spinal kordu dolduran kitle yanında üst torakal ve orta servikalde nodüler tutulum mevcuttu. Ayrıca serebellumda belirgin kitle olmamasına rağmen kontrastlanma mevcuttu. Torakal bölgeye yapılan cerrahi sonrasında kranial lezyon değişmemiş ama servikal lezyon büyümüş ve belirgin kitle imajıyla üst servikale uzanmıştı. Hastanın immünohistokimyasal incelemesinde CD99 (-) ti. İlk tanı anında kranial lezyonunda olması hastamızın primer ppnet olmadığı kanısına vardırdı. Bununla birlikte primer olarak spnet lezyonunun spinal kanala yayılımı olarak kabul ettiğimiz hastamızı; klinik, radyolojik ve prognoz açısından da değerlendirdiğimizde oldukça atipik davranışta olduğunu görüyoruz. Buradan yola çıkarak spnet ve ppnet tanımlamasında ve ayırıcı tanısının yapılmasında sitogenetik çalışmalara ağırlık verilmesinin gerekli olduğunu ve bu ayırım yeterli düzeyde yapılabilirse de tedavi ve prognozda farklılıklar yaratılabileceğini düşünüyoruz. KAYNAKLAR 1. Albrecht CF, Weiss E, Schulz-Schaeffer WJ, Albrecht T, Fauser S, Wickboldt J, Hess CF: Primary intraspinal primitive neuroectodermal tumor: report of two cases and review of the literature. J Neurooncol 61:113-120, 2003 2. Benesch M, Sperl D, von Bueren AO, Schmid I, von Hoff K, Warmuth-Metz M, Ferrari R, Lassay L, Kortmann RD, Pietsch T, Rutkowski S: Primary central nervous system primitive neuroectodermal tumors (CNS-PNETs) of the spinal cord in children: Four cases from German HIT database with a critical review of the literature. J Neurooncol 22: (epub ahead of print). 3. De Tommasi A, De Tommasi C, Occhiogrosso G, Cimmino A, Parisi M, Sanguedolce F, Ciappetta P: Primary intramedullary primitive neuroectodermal tumor (PNET)- case report and review of the literature. Eur J Neurol 13:240-243, 2006 4. Dorfmüller G, Würtz FG, Umschaden HW, Kleinert R, Ambros PF. Intraspinal primitive neuroectodermal tumour: Report of two cases and review of the literature. Acta Neurochir (Wien) 141:1169-1175, 1999 24 Türk Nöroşirürji Dergisi 2012, Cilt: 22, Sayı: 1, 21-25

5. Harimaya K, Oda Y, Matsuda S, Tanaka S, Chuman H, Iwamato Y: Primitive neuroectodermal tumor and extraskeletal Ewing Sarcoma arising primarily around tje spinal column. Report of four cases and review of the literature. Spine 28:E408-E412, 2003 6. Isotalo PA, Agbi C, Davidson B, Gırard A, Verma S, Robertson SJ: Primary primitive neuroectodermal tumor of the cauda equina. Hum Pathol 31: 999-1001, 2000 7. Kampman WA, Kros JM, De Jong THR, Lequin MH: Primitive neuroectodermal tumours (PNETs) located in the spinal canal; the relevance of classification as central or peripheral PNET. Case report of a primary spinal PNET occurrence with a crtical literature review. J Neurooncol 77:65-72, 2006 8. Louis DN, Ohgaki H, Wiestler OD, Cavenee WK, Burger PC, Jouvet A, Scheithauer BW, Kleihues P: The 2007 WHO Classification of tumours of the central nervous system. Acta Neuropathol 114:97-109, 2007 9. Navarro R, Laguna A, De Torres C, Cıgudosa JC, Sunol M, Cruz O, Mora J: Primary Ewing sarcoma of the tentorium presenting with intracranial hemorrhage in a child. Case report and review of the literature. J Neurosurg Pediatrics 107:411-415, 2007 10. Ozdemir N, Usta G, Mınoglu M, Erbay AM, Bezırcıoglu H, Tunakan M: Primary primitive neuroectodermal tumor of the lumbar extradural space. Case report. J Neurosurg Pediatrics 2:215-221, 2008 Türk Nöroşirürji Dergisi 2012, Cilt: 22, Sayı: 1, 21-25 25