Dr. Nur Öztürk Doç. Dr. Güliz Özgen

Benzer belgeler
Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Gestasyonel Diyabette Nötrofil- Lenfosit Oranı, Ortalama Platelet Hacmi ve Solubıl İnterlökin 2 Reseptör Düzeyi

ÇOCUKLUK VE ERGENLİK BAŞLANGIÇLI BİPOLAR BOZUKLUKTA NÖTROFİL/ LENFOSİT VE TROMBOSİT/ LENFOSİT ORANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Şizofrenide QT ve P Dispersiyonu

Şizofreni ve Bipolar Duygudurum Bozukluğu Olan Hastalara Bakım Verenin Yükünün Karşılaştırılması

Hipertansiyon ve Kronik Böbrek Hastalığı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

Farklı Psikiyatrik Tanılı Hastalarda Glisemik Kontrol ile Serum Lipid Profili Arasındaki İlişki: HbA1c, dislipidemi'yi mi öngörüyor?

Hemodiyaliz Hastalarında Serum Visfatin Düzeyi İle Kardiyovasküler Hastalık Ve Serum Biyokimyasal Parametreleri Arasındaki İlişki

Kronik Böbrek Hastalarında Eğitim Durumu ve Yaşam Kalitesi. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği, Prediyaliz Eğitim Hemşiresi

ÇOCUKLARDA KRONİK BÖBREK HASTALIĞI Küçük yaş grubunda doğumda başlayabilen Kronik böbrek yetersizliği Son evre böbrek yetmezliği gelişimine neden olan

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı

Kadın ve Erkek Psikiyatri Kapalı Servislerinde Fiziksel Tespit Uygulamasının Klinik Özelliklerle İlişkisi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi. Dr.

Yatan ve Poliklinik Takipli Kanserli Hastalarda İlaç Etkileşimlerinin Sıklığı ve Ciddiyetinin Değerlendirilmesi

HEMODİALİZ HASTALARINA VERİLEN DİYET VE SIVI EĞİTİMİNİN BAZI PARAMETRELERE ETKİSİ

HEMODİYALİZ HASTALARINDA HUZURSUZ BACAK SENDROMU, UYKU KALİTESİ VE YORGUNLUK ( )

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

GÖÇMEN/MÜLTECİLERLE ÇALIŞMAK

Bruselloz tanılı hastalarda komplikasyonları öngörmede nötrofil/lenfosit oranı, trombosit/lenfosit oranı ve lenfosit/monosit oranının değeri

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

HEMODĠYALĠZ HASTALARININ UMUTSUZLUK DÜZEYLERĠ

20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu.

Türkiye Kronik Böbrek Hastalığı Prevalansı Araştırması Chronic REnal Disease In Turkey CREDIT

Maskeli Hipertansiyonda Anormal Tiyol Disülfid Dengesi

DİYABETES MELLİTUS. Dr. Aslıhan Güven Mert

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ Bipolar II Bozukluk

SoCAT. Dr Mustafa Melih Bilgi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Türkiye KBH Prevalansı Araştırması 5

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

PURE Türkiye Sağlık Çalışması 3. Yıl Analiz sonuçları. PURE Türkiye

Çok Kesitli Bilgisayarlı Tomografik Koroner Anjiyografi Sonrası Uzun Dönem Kalıcı Böbrek Hasarı Sıklığı ve Sağkalım ile İlişkisi

Prediyaliz Kronik Böbrek Hastalarında Kesitsel Bir Çalışma: Yaşam Kalitesi

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA HASTALIK ALGISI ÖLÇEĞİNİN KLİNİK SONUÇLAR İLE İLİŞKİSİ

ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

İleri Obez Diyabetiklerde Tedavi Yaklaşım Bariatrik Cerrahinin Zamanlaması

Dr. Figen HANAĞASI Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Nöroloji Bölümü

Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir.

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTALARINDA KONİSİTE İNDEKS ÖLÇÜMLERİNİN LİPİD PROFİLİ İLE İLİŞKİSİ

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

UYKU. Üzerinde beni uyutan minder Yavaş yavaş girer ılık bir suya. Hind'e doğru yelken açar gemiler, Bir uyku âleminden doğar dünya...

Hemodiyaliz hastalarında resistin ile oksidatif stres arasındaki ilişkinin araştırılması

Melek ŞAHİNOĞLU, Ümmühan AKTÜRK, Lezan KESKİN. SUNAN: Melek ŞAHİNOĞLU. Malatya Devlet Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Metabolik Sendrom ve Diyabette Akılcı İlaç Kullanımı. Dr Miraç Vural Keskinler

TND Böbrek Sağlığı Otobüsü

HEMODİYALİZ HASTALARININ GÜNLÜK YAŞAM AKTİVİTELERİ, YETİ YİTİMİ, DEPRESYON VE KOMORBİDİTE YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

BÖBREK NAKLİ SONRASI HİPERÜRİSEMİ GELİŞİMİ İLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİNİN ARAŞTIRILMASI. Dr. Şahin EYÜPOĞLU

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, Önlenebilen veya geciktirilebilen bir hastalıktır.

Üniversite Hastanesi mi; Bölge Ruh Sağlığı Hastanesi mi? Ayaktan Başvuran Psikiyatri Hastalarını Hangisi Daha Fazla Memnun Ediyor?

Beslenme ve İnflamasyon Göstergeleri Açısından Nokturnal ve Konvansiyonel Hemodiyalizin Karşılaştırılması

Metabolik Cerrahinin Diyabet Tedavisinde Yeri

Gündüz Aşırı Uykululuğun Psikiyatrik Nedenleri ve Tedavileri

Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

Uzm.Dr. KÜBRANUR ÜNAL ANKARA POLATLI DEVLET HASTANESİ TBD BİYOKİMYA GÜNLERİ, SİVAS KASIM

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI

DİYABETES MELLİTUS. Uz. Fzt. Nazmi ŞEKERC

Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT

Epidermal Büyüme Faktörü Türkiye'de Uygulama Yapılan İlk Üç Hasta

Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Serhat Tunç 1, Yelda Yenilmez Bilgin 2, Kürşat Altınbaş 3, Hamit Serdar Başbuğ 4 1

ABDli Erkek ve Kadınlarda Psöriyazis, Psöriyatik Artrit ve Gut Riski

İŞTAH HORMONU GHRELİNİN BÖBREK TRANSPLANTASYONU SONRASI VÜCUT KİTLE İNDEKSİ VE OKSİDATİF STRES ÜZERİNE ETKİLERİ

Üniversite Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER

ALİ BÜLBÜL, DERYA GİRGİN, SİNAN USLU, SELDA ARSLAN, EVRİM KIRAY BAŞ, ASİYE NUHOGLU

HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR?

PERİTON DİYALİZİ YAPAN HASTALARDA İKODEXTRİN KULLANIMININ METABOLİK SENDROM VE DİĞER KARDİOVASKÜLER RİSK FAKTÖRLERİ İLE İLİŞKİSİ

Burcu Bursal Duramaz*, Esra Şevketoğlu, Serdar Kıhtır, Mey Talip. Petmezci, Osman Yeşilbaş, Nevin Hatipoğlu. *Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Doç. Dr. Kültigin TÜRKMEN Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ UYGULANAN HASTALARIN BEDEN İMAJI VE BENLİK SAYGISI ALGILARININ KARŞILAŞTIRILMASI

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

Anksiyete Bozukluklarına eşlik eden alkol madde kullanım bozukluğu tedavi yaklaşımları

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyoistatistik AD, Bursa. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji AD, Bursa

TEŞHİS İLİŞKİLİ GRUPLAR VERİLERİNİN İSTATİSTİKSEL ANALİZİ

Açıklama Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

HEMODİYALİZ HASTALARININ HİPERTANSİYON YÖNETİMİNE İLİŞKİN EVDE YAPTIKLARI UYGULAMALAR

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Pediatri, Ankara, Türkiye 2. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Pediatrik Endokrinoloji, Ankara, Türkiye 3

VAY BAŞIMA GELEN!!!!!

Oytun Erbaş, Hüseyin Sedar Akseki, Dilek Taşkıran

PSİKİYATRİ KLİNİĞİNDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERDE İŞ DOYUMU, TÜKENMİŞLİK DÜZEYİ VE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLERİN İNCELENMESİ

Transkript:

Dr. Nur Öztürk Doç. Dr. Güliz Özgen Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 6.Psikiyatri Kliniği

Pürinler nöromodülasyon ve nörotransmisyon süreçlerinde önemli görevlere sahiptir. Bir pürin nükleozid olan adenozinin agonistleri sedatif, antikonvülzan, antiagresif etkiler gösterirken (Zarate ve Manji, 2008) kafein gibi antagonistleri mani benzeri stimülan etkilere sahiptir(veira, 2012). Ürik asit, pürin metabolizmasının son ürünüdür ve kanda bulunan serbest radikallerin neredeyse %60'ını temizlemektedir(grassi ve ark., 2013).

19. yüzyıldan bu yana bazı araştırmacılar ürik asit diyatezi konseptini ortaya atarak mental bozuklukların ürik asit imbalansının bir sonucu olabileceğini iddia etmiştir. Kraepelin (1921) de manik belirtiler, ürik asit ve gut arasındaki ilişkiden bahsetmiş birkaç dekad sonrasında Cade (1945) lityumu ürik asidin çözünürlüğünü arttırmak üzere kullanmış ve anti manik etkilerini keşfetmiştir.

Ürik asit ve bipolar bozukluk arasındaki ilişki net olmamakla birlikte ön çalışmalar depresif veya ötimik dönemlerden ziyade manik dönemin artmış serum ürik asit seviyesi ile ilişkili olabileceğini bildirmektedir (DeBerardis ve ark., 2008; Muti ve ark., 2015) Ürik asidin bipolar bozukluk mekanizmasındaki rolüne ilişkin dolaylı bir diğer kanıt ise pürinerjik modülatörlerin mani tedavisinde ekleme tedavisi olarak etkinliğini gösteren klinik araştırmalardır. (Akhondzadeh ve ark., 2006; Jahangard ve ark., 2014). Yapılan bir meta analizde bipolar bozukluk tanılı hastaların sağlıklı kontrollere kıyasla serum ürik asit düzeylerinde istatiksel anlamlı artış olduğu bulunmuştur (Bartoli ve ark., 2016) Yazarlar serum ürik asit seviyelerinin birçok fizyolojik ve patolojik durumdan etkilenebileceğini, diyet paternleri, kafein veya alkol alımı gibi klinik faktörler açısından kontrol edilmemiş olmasını kısıtlılık olarak sunmuştur.

Önceki bazı çalışmalar, mental bozukluklarda görülen metabolik bozuklukların serum ürik asit düzeyindeki artış ile ilgili olabileceğini öne sürmüştür (Bortolasci ve ark., 2015, Chiu ve ark., 2012, Godin ve ark., 2015). Bipolar bozukluk tanılı hastaların genel popülasyona kıyasla daha çok metabolik bozulma gösterdiğine dair sonuçlar da bulunmaktadır (Fagiolini ve ark., 2008; Mclyntre ve ark., 2010; Carra ve ark., 2014) Dolayısıyla bipolar bozukluk tanılı hastalarda görülen serum ürik asit düzeyindeki bu artış yüksek metabolik bozulma oranlarından da kaynaklanıyor olabilir.

Glukokortikoid/insülin sinyal mekanizmaları ve immünoinflamatuar efektör sistemler bipolar bozukluk ile stres duyarlı genel tıbbi durumlar arasındaki patofizyolojiye ișaret eden kesișim noktalarıdır (Kesebir ve Gençer, 2010) Bipolar bozukluk ile insülin rezistansı ve glukotoksisite ilişkisini inceleyen bir çalışmada bunlar arasında ilişki bulunamazken, insulin rezistansı inflamatuar, oksidatif ve nitröz işaretleyiciler ile ilgili bulunmuştur (Landucci ve ark., 2017). Bipolar bozuklukta metabolik parametrelerin ürik asit düzeyi üzerine olan etkisini inceleyen bir çalışmada metabolik sendrom (%22), bel çevresi (%30) parsiyel düzenleyici role sahipken trigliserid düzeyi ile ilişki bulunamamıştır.bu sonuçlar metabolik bozulmalardan bağımsız olarak bipolar bozukluk etyolojisinde pürinerjik disregülasyonu gösteriyor olabilir (Bartoli ve ark., 2016)

İnflamasyon sitokin kaskadları ve oksidatif faktörler üzerinden gerçekleşir ve çeşitli parametreler ile gösterilebilir. Kolay ve ucuz bir seçenek olarak nötrofil lenfosit oranı (NLO) bunlardan biridir. Bipolar bozukluk tanılı hastalarda artmış NLO düzeyinin saptandığı bir çalışmada hastalık süresi ve şiddeti ile NLO arasında ilişki bulunamamıştır (Çakır ve ark., 2015). Manik dönemde bulunan hastalarla yapılan başka bir çalışmada da artmış NLR düzeyi saptanmıştır (Mayda ve ark., 2016). Ürik asidin plazmadaki antiinflamatuar etkilerinin yanı sıra adipöz doku ve pankreasta hücre düzeyinde proinflamatuar etkilerine dair çalışmalar da bulunmaktadır (Baldwin ve ark. 2011; Roncal- Jimenez ve ark., 2014).

Bu araştırmada bipolar bozukluk tanısı ile yatarak izlemi yapılan hastaların serum ürik asit değeri ile sosyodemografik, klinik özelliklerinin ve lipid profili, açlık glukoz ve subklinik inflamasyon belirteci olarak nötrofil lenfosit oranı gibi bazı laboratuvar değerlerinin ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2017 yılı nisan-temmuz ayları arasında Bipolar Bozukluk tanısı ile yatarak izlemi yapılan hastaların tıbbi kayıtları ve laboratuvar verileri geriye dönük incelenmiş, yatışında yapılan laboratuvar incelemelerinde serum ürik asit çalışılan 69 hasta dosyası çalışmaya dahil edilmiştir.

Örneklemimizi oluşturan 69 hastanın 45'i (%65,2) erkek, 24'ü (%34,8) kadın olup yaşları 25 ile 55 arasında değişmekteydi. Hastaların yaş ortalaması 39,2 olarak tespit edilmiştir Diğer sosyodemografik veriler Tablo 1 üzerinde gösterilmiştir. Tablo.1 Sosyodemografik Özellikler Cinsiyet Kadın Erkek Medeni Durum Bekar Evli Boşanmış/Dul N % 24 45 24 33 12 34,8 65,2 34,8 47,8 17,4 Eğitim Durumu Yok İlkokul Mezunu Ortaokul Mezunu Lise Mezunu Üniversite Mezunu Çalışma Hayatı Var Yok 3 24 9 24 9 33 36 4,3 34,8 13,0 34,8 13,0 52,2 47,8

3 hastanın ilk psikiyatrik yatışı olmakla birlikte ortalama yatış sayısı 6,6; hastalık süresi 13,3 yıl olarak belirlenmiştir. Adli sebeplerle yatan remisyondaki 6(%8,6) hasta dışında hastaların tamamının yatış esnasında manik epizodda olduğu tespit edilmiştir. 51 (%73,9) hastanın yatış öncesi bipolar bozukluğa yönelik herhangi bir fermakoterapi almadığı, 9 (%13) hastanın lityum veya lityum atipik antipsikotik kombinasyonu, 9 (%13) hastanın ise valproat veya valproatatipik antipsikotik kombinasyonu kullandığı saptanmıştır. Hastaların 9'unun (%13) öyküsünde suisid girişimi öyküsü bulunmaktayken bu yatışında suisid girişimi olan hasta yoktu. 54 (%78,2) hastanın alkol veya psikoaktif madde (PAM) kullanımı yoktu. 3 (%4,3) hastanın hem alkol hem PAM kullanımı 6 (%8,69) hastanın yalnızca alkol ve 6 (%8,69) hastanın yalnızca PAM kullanımı olduğu saptandı.

Komorbid tıbbi hastalıklar açısından incelendiğinde hastaların 3'ünde (%4,3) koroner arter hastalığı, 3'ünde (%4.3) diyabetes mellitus, 9'unda (%13) hipotirodi, 6'sında (%8,7) ise kronik böbrek yetmezliği olduğu görülmüştür. Çalışmamızda kontrol grubu olmadığından hiperürisemi için laboratuvar üst sınır değeri olan 7mg/dl belirlendi.12(%17) hastada hiperürisemi saptanırken hastaların ürik asit değerleri 2,90-11,1 arasında değişmekte ortalama serum ürik asit değeri 5,4 mg/dl idi. Hastaların cinsiyetleri, şimdiki epizodun türü, ilaç kullanımı açısından ürik asit değerleri arasında anlamlı farklılık bulunamadı

KBY tanısı bulunan 6 hastanın tamamında hiperürisemi olduğu ürik asit değerlerinin 8 ile 11.1 mg/dl arasında değiştiği görülmüştür. Yatış öncesi bilinen bir tıbbi hastalık öyküsü olmayan fakat yapılan laboratuvar incelemelerinde LDL yüksekliği saptanan 24 hastanın 12'sinde de hiperürisemi saptanmıştır. Yani hiperürisemisi bulunan hastaların tamamında aynı zamanda hiperlipidemi bulunmaktadır. Yapılan laboratuvar incelemelerinin herhangi biri ile ürik asit değeri arasında istatiksel anlamlı korelasyon bulunamamıştır. Hastaların ortalama NLO değeri 2,04 olarak belirlenirken hiperürisemisi olan ve olmayan hastalar arasında NLO açısından anlamlı farklılık bulunamamıştır..

Bipolar Bozukluk ile ürik asit ilişkisi halen tam olarak anlaşılamamıştır. Yazında özelikle manik epizod etyolojisi ile ilişkilendirildiği çalışmalar bulunmaktadır (Muti ve ark., 2015).Bununla birlikte bipolar bozuklukta metabolik bozuklukların sıklıkla görüldüğü hatta bu bozuklukların ortak inflamatuvar süreçlerden kaynaklandıklarından bahseden çalışmalar bulunmaktadır (Kesebir ve Gençer, 2010; Chiu ve ark., 2012; Godin ve ark., 2015). Bizim çalışmamızda bulunan 69 hastanın 6'sında KBY tanısı bulunduğu ve bu hastaların tamamında beklenildiği üzere ürik asit yüksekliği olduğu görülmüştür. Aynı zamanda hiperürisemisi bulunan 12 hastanın tamamında LDL yüksekliği olduğu görülmüştür.

Yapılan bir çalışmada herhangi bir sağlık problemi olmayan 1070 kişilik bir popülasyonda NLO değerinin 2,57'nin üzerinde olması diyabet, hipertansiyon gibi kronik inflamatuvar süreçler ile ilişkilendirilmiştir (Imtiaz ve ark., 2012). Ülkemizde yapılan bir çalışmada ise NLO değeri için yaş ve cinsiyete göre farklı referans aralıkları olacağı bildirilmiştir(aydın ve ark., 2015).Araştırmaclar ortalama NLO değerini 30-39 yaş arası kadınlar için 2,14 olarak erkekler için ise 2,1 olarak bulmuşlardır. Örneklemizde erkek ve kadın hastaların yaş ortalamaları birbirine eşit bulunmuş tüm örneklem için ortalama NLO değeri 2,04; kadın hastalarda 2,3 erkek hastalarda ise 1,89 olarak saptanmıştır.

Çalışmamızın retrospektif özelliği, örneklem genişliği ve kontrol grubu bulunmaması gibi kısıtlılıkları mevcuttur. Yapılan bir çok çalışmada talarda laboratuvar anlamda hiperürisemi saptanmasa da kontrol grubuna göre anlamlı yükseklik olduğu görülmektedir. Bipolar bozukluk etyolojisi ve tedavisi için ürik asit daha iyi anlaşılmadır. Bu nedenle daha geniş örneklemlerle randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç olacaktır.