T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI TÜRKİYE DE CARİ AÇIKLARIN BOYUTLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ YÜKSEK LİSANS TEZİ

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI TÜRKİYE DE CARİ AÇIKLARIN BOYUTLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ YÜKSEK LİSANS TEZİ"

Transkript

1 T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI TÜRKİYE DE CARİ AÇIKLARIN BOYUTLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ YÜKSEK LİSANS TEZİ HAZIRLAYAN Erkan AĞASLAN TEZ DANI MANI Doç.Dr. Alpaslan AKÇORAOĞLU Ankara 2008

2

3 T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI TÜRKİYE DE CARİ AÇIKLARIN BOYUTLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ YÜKSEK LİSANS TEZİ HAZIRLAYAN Erkan AĞASLAN TEZ DANI MANI Doç.Dr. Alpaslan AKÇORAOĞLU Ankara 2008

4 ONAY Erkan AĞASLAN arafından hazırlanan Türkiye de Cari Açıkların Boyuları ve Sürdürülebilirliği başlıklı bu çalışma arihinde yapılan savunma sınavı sonucunda oybirliği ile başarılı bulunarak jürimiz arafından Ekonomeri Anabilim Dalı nda Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmişir. Prof. Dr. Aziz KONUKMAN (Başkan) Doç. Dr. Alpaslan AKÇORAOĞLU Doç. Dr. Jülide YILDIRIM ÖCAL

5 . i İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...İ TABLOLAR VE EKİLLER LİSTESİ... iv GİRİ... BÖLÜM I ÖDEMELER BİLANÇOSU VE ÖDEMELER BİLANÇOSUNA TEORİK YAKLA IMLAR...2. Ödemeler Bilançosu Çif Kayı Sisemi Ödemeler Bilançosunun Ana Hesap Grupları Cari İşlemler Hesabı Sermaye Hesabı Finans Hesabı Ne Haa ve Noksan Rezerv Varlıkları Cari İşlemler Hesabına Teorik Yaklaşımlar Esneklikler Yaklaşımı J-Eğrisi Mundell Fleming Modeli BÖLÜM II DÖNEMLER ARASI YAKLA IMIN TEORİK TEMELLERİ İki Dönemli Gelir Sağlayan Küçük Ekonomi Tükeicinin Sorunu Küçük Açık Ekonomide Denge Uluslararası Borçlanma ve Borç Verme, Cari İşlemler ve Ticareen Kazançlar Oarşi Faiz Haddi ve Uluslararası Ticare Modeli... 35

6 ii 2..5 Geçici ve Kalıcı Çıkı Değişiklikleri Kamu Tükeiminin Modele Eklenmesi Yaırımın Rolü Modele Yaırımın Eklenmesi Büçe Kısıı ve Bireyin Maksimizasyonu Üreim Olanakları ve Denge Kamu Tükeiminin Modele Eklenmesi BÖLÜM III TÜRKİYE CARİ İ LEMLER AÇIĞININ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİN SINAMASI Dönemler Arası Modelin Genelleşirilmesi Cari İşlemler Hesabının Sürdürebilirlik Krierleri Cari İşlemler Hesabının Bileşimi Sermaye Kaçışı Dış Borç Soku Reel Döviz Kuru Ekonomik Büyüme Açıklık ve Ticare Bileşenleri Maliye Poliikası Gösergeleri Döviz Rezervleri Yeerlilik Gösergeleri Poliik İsikrarsızlık ve Poliika Belirsizlikleri İhalaın İhracaı Karşılama Oranı İhracaın İhalaa Bağımlılığı Ampirik Sonuçlar Ekonomerik Model Birim Kök Sınamaları Asıl Cari Dengenin Hesaplanması Opimal Cari Dengenin Hesaplanması Asıl Cari Denge İle Opimal Cari Dengenin Karşılaşırılması... 8 Sonuç... 84

7 iii Kaynakça Öze... 9 Absrac... 92

8 iv TABLOLAR VE EKİLLER LİSTESİ ekil. Küçük Ülke Koşulu. 4 ekil.2 Saıcının Para Birimine Göre Sabi Fiyalar.. 6 ekil.3 Küçük Ülke Koşulu 7 ekil.5 J Eğrisi ekil.6 Sabi Döviz Kuru ile Mundell Fleming IS-LM. 24 ekil.7 Esnek Döviz Kuru ile Mundell Fleming IS-LM 27 ekil.8 İki Dönemli Modelde Cari İşlemler ve Büçe Kısıı 35 ekil.9 Üreim Olanakları ve Denge. 43 ekil.0 Kamu Tükeiminin Modele Eklenmesi.. 46 ekil 3. Yıllık Büyüme Oranları ve Toplam İhala Arış Hızı 55 ekil 3.2 Dış Borç Soku 59 ekil 3.3 Reel Kur Endeksi 62 ekil 3.4 Rezervler. 67 ekil 3.5 İhracaın İhalaı Karşılama Oranı ekil 3.6 BEC Sınıflamasına Göre İhala ekil 3.7 BEC Sınıflamasına Göre İhraca. 69 ekil 3.8 Naki Akım Değişkeni. 7 ekil 3.9 Naki Akım Değişkeni Arındırılmış ekil 3.0 Tükeim Değişkeni 72 ekil 3. Tükeim Serisi Arındırılmış.. 73 ekil 3.2 Asıl Cari İşlemler Serisi 78 ekil 3.3 En İyi Cari İşlemler Serisi 80 ekil 3.4 En İyi Cari İşlemler Dengesi ile Asıl Cari İşlemler Dengesi... 8

9 . GİRİ Günümüzde cari işlemler hesabı gelişmeke olan ülkelerde en çok arışılan konu olarak göze çarpmakadır. Cari işlemler hesabı bir ülkenin oplam mal ile hizme ihracaı ve ransferlerinin oplamına bu mal ile hizme ve ransferlerin ihalaına olan farkıdır. Bir ülke cari işlemler hesabı açığı veriyorsa, o ülke üreiğinden çok ükeiyor anlamına gelmekedir. Bu açık borç ile finanse edildiğinden bu borcun boyuunun arması ülke ekonomisinin geleceğini de ehlike alına koymakadır. Lieraürde cari işlemler açığının olması gereken boyuunun, milli gelire oranlaması ile hesaplanırken, dönemler arası yaklaşımda ülkede gerçekleşmesi gereken en uygun cari işlemler dengesinin hesaplanmasında o ülkenin ükeimi ile yakın ilişkide olduğunu oraya koymakadır. Bu açıdan çalışmanın birinci bölümünde ödemeler dengesi içerisinde yer alan cari işlemler hesabı anımlanacak ve cari işlemler hesabına ilişkin eorik yaklaşımlar açıklanacakır. Daha sonra çalışmanın ikinci bölümünde kullanılan dönemler arası yaklaşımın eorik emelleri açıklanacakır. Türkiye Ekonomisi nin cari durumu incelenirken, sürdürülebilirlik krierlerini ekileyebilecek olumlu ve olumsuz ekonomik koşullar verilmeye çalışılacakır. Üçüncü bölümde sürdürülebilirlik analizi çerçevesinde Türkiye Ekonomisi ne ilişkin uygulama yapılacak ve cari işlemler hesabının incelenen dönemde sürdürülebilir olup olmadığına karar verilmeye çalışılacakır.

10 . 2 BÖLÜM I ÖDEMELER BİLANÇOSU ve ÖDEMELER BİLANÇOSUNA TEORİK YAKLA IMLAR Bu bölümde ödemeler bilançosu ve ödemeler bilançosuna ilişkin eorik yaklaşımlar açıklanacakır.. Ödemeler Bilançosu Dış ödemeler bilançosu ya da dengesi (balance of paymens) ülkelerin belirli bir dönem içerisindeki dış ekonomik ve mali ilişkilerinin durumunu gözler önüne sermekedir. Ödemeler bilançosu belirli bir dönem için bir ekonomiyle dünyanın geri kalan kısmı arasındaki mal, hizme ve gelir ile ilgili işlemleri, mülkiye değişikliklerini ve bu ekonominin elinde bulunan alın, özel çekme hakları (SDR) ve dünyanın geri kalan kısmına yönelik hak ve yükümlülüklerdeki diğer değişiklikleri ve karşılıksız ransferleri ve muhasebe açısından, yukarıda sözü edilen işlem ve değişikliklerle ilgili olarak yapılan kayılardan birbirini karşılıklı olarak dengelemeyenleri dengelemek için gereken karşılık kayılarını göseren isaisiksel bir rapordur (Seyidoğlu, 999:382). Başka bir ifade ile ödemeler bilançosu, bir ülke yerleşiklerinin dünyanın diğer kısmiyle ilişkilerinin sonucunu göseren hesapır. Bir ülkenin dış alemden elde eiği gelirlerin dışarıya yapığı ödemelere eşi olması arzulanan bir durumdur. Bu eşiliğin olmaması yani ödemeler bilançosunda açık ya da fazlaların oluşması, ülkelerin uluslararası ekonomik ve mali iibarının bir gösergesi olarak yorumlanacağı gibi gelir ve isihdam düzeyi, ekonomik büyüme, enflasyon oranı, döviz kuru ve faiz oranları gibi pek çok değişkeni de ekilemekedir. (Yıldırım, Karaman, 200:70)

11 3 Ödemeler dengesi poliikası ise, hükümelerin ödemeler bilançosunu dengede umak veya denge bozulur ise dengeye geirmek için yapmış olduğu üm faaliyeleri kapsayan bir poliikadır. Hükümeler kısa dönemde ödemeler dengesini sağlayabilmek için, diğer ülke veya kurumlardan borç para almak veya rezervlerini kullanarak ödemeler dengesi açığını kapamak zorundadırlar. Eğer yine ödemeler dengesi açık veriyorsa, o zaman daha köklü önlemleri uygulamaya koymak gerekmekedir. Bu önlemlerden başlıcaları şu şekilde sıralanabilir; - Para ve maliye poliikası araçlarını kullanıp ekonomide deflasyon (enflasyon) yaraarak ödemeler dengesinin açık (fazla) vermesini sağlamak, - Milli parayı devalüe (revalüe) emek - Uluslararası ekonomik faaliyeler üzerine döviz konrolü koymak, - Dış icare açık veriyorsa arifeleri yükselmek ve diğer ihal kısılamalarını arırmak, ihracaın arırılmasını eşvik emekir. (Karluk,2004:50).. Çif Kayı Sisemi Ödemeler bilançosu hazırlanırken emel unsur, kaydedilen her işlemin am olarak eşi değerde olan iki kayı ile göserilmesidir. Bu kayılardan birisi alacak kaydı olarak düzenlenir ve poziif adlı olduğu düşünülür, diğer kayı ise borç kaydı olarak adlandırılır ve negaif işare verilir. Böylece, esas iibarı ile poziif işareli büün kayıların oplamı negaif işareli büün kayıların oplamına eşiir ve rapordaki büün kayıların ne bakiyesi sıfır olmalıdır. T.C. Başbakanlık Hazine Müseşarlığı Araşırma ve Yayınları, Ödemeler Bilançosu, 997

12 4.2 Ödemeler Bilançosunun Ana Hesap Grupları Ödemeler bilançosunun kolayca yorumlanabilir ve anlaşılabilir bir araç olarak kullanılabilmesi açısından, ülkenin dış dünya ile yapığı borçlu veya alacaklı işlemler belirli orak özelliklere göre sınıflandırılarak farklı hesap gruplarına kaydedilirler (Seyidoğlu, 999:388)..2..Cari İşlemler Hesabı Ödemeler dengesi alında yer alan cari işlemler hesabı, ne haa ve noksan kalemi göz ardı edilerek düşünüldüğünde, Merkez Bankası nın muhabir harekelerini göseren döviz rezervlerindeki değişimin de dahil olduğu sermaye ve finans harekeleri dengesine mulak değer cinsinden eşiir. Cari işlemler hesabı açık verdiğinde ülke, yur dışından kazandığı paradan daha fazlasını, yur dışına göndermiş demekir. Dolayısıyla yaraılan açık, dışarıdan borçlanarak veya yur içi varlıkların saılması sureiyle kapanır. Bunun ersi durumda da, yani cari işlemler hesabı fazla verdiğinde yur içi yerleşiklerce yur dışına sermaye ransferi gerçekleşirilir. Sonuç olarak cari işlemler hesabı, yur dışı yerleşiklere karşı olan oplam yükümlülüklerimizdeki veya yur dışı yerleşik bir ülkede bulunan varlıklardaki değişimi gösermekedir. (Obsfeld ve Rogoff, 996). Cari hesapa her şeyden önce ülkenin dış alemle gerçekleşirdiği mal işlemler yer alır. Bu bağlamda cari hesapa mal ihracaı poziif, mal ihalaı ise negaif işarele göserilir. Mal işlemlerinin oplamına, icare dengesi denilmekedir. (Ünsal:2005:439) Bu hesabın fazla vermesi cari fazla, hesabın açık vermesi ise cari açık olarak abir edilmekedir. Cari açık bir ekonominin kazandığı dövizden daha fazlasını harcadığı anlamına da gelmekedir. Bunun anlamı dış borçlanmanın armasıdır. Bu

13 5 borçlanmanın geri ödenebilmesi, borç almanın devam edebilmesi için önkoşul sayılmakadır. (Kepenek, Yenürk, 2005:326) Cari işlemler dengesinin elde edilmesinde ödemeler bilançosu kayılarından elde edildiği şekilde ne mal ve hizme ihracaı ile karşılıksız ransferler dengesinin oplamından meydana gelmekedir. Mal icareinden kaynaklanan ne ihracaa ransi icare gelirleri, navlun, sigora ve aşımacılık gibi icarein gerçekleşmesini emin edici çeşili hizme gelirleri de dahil edilmekedir. Hizmeler dengesinde ise ülkenin urizm gelir ve harcamaları, yabancı yaırım gelirleri ve ülkenin dış borçluluk konumuna bağlı olarak dış borç faiz ödemeleri veya gelirleri dahil edilmekedir (Tiryaki, 2002). Cari işlemler dengesinin elde edilmesindeki ikinci yönem ise milli gelir hesaplarının kullanılmasıdır. Bu yönemle milli gelir hesapları, cari işlemler dengesi ve sermaye akımları arasındaki ekileşim göserebilmekedir. Gayri safi milli hasıla ( GSMH ), özel ükeim harcamaları ( ) C, özel yaırım harcamaları ( I ), hükümein cari harcamaları ( G ) ve ne mal ve hizme ihracaı ile ne fakör gelirlerinin ( X M) oplamından oluşmakadır. GSMH = C + I + G + X M (.) Milli gelir hesaplarındaki ikinci emel eşilik elde edilen gelirin ne yapılabileceğine yönelik ilişkiyi belirlemekedir. Milli gelir harcanabilir ( C ), asarruf edilebilir ( S ), vergi olarak hükümee akarılabilir ( T ) ya da yur dışına ransfer edilebilir ( Tr ). GSMH = C + S + T + Tr (.2)

14 6 Yukarıdaki GSMH için oluşurulan. numaralı denklem ile.2 numaralı denklemler birbirine eşi olduğundan gerekli sadeleşirmeler yapıldığında aşağıdaki denkleme ulaşılır; ( S I) + ( T G) X M Tr = (.3) Yukarıdaki eşiliğin sol arafı cari işlemler dengesini vermekedir. Cari işlemler dengesi özel asarrufların özel yaırımlardan farkı ve kamu harcamaları ile vergi gelirleri arasındaki farkan oluşmakadır. Cari işlemler dengesi ile ne sermaye akımları arasındaki ilişkiyi oraya koymak isendiğinde ise asarruf edilen her lira yur içinde fiziki yaırım yapmak, hükümein büçe açığını finanse emek için çıkardığı borç senelerini saın almak ya da yur dışında herhangi bir varlık saın almak ( FA ) sureiyle kullanabilir. S = I + (G T) + FA (.4) Yukarıdaki eşilike gerekli düzenlemeler yapıldığında aşağıdaki eşiliğe ulaşılır; ( S I) + ( T G) = X M Tr FA = (.5) İfade edilen eşilik, yur içi yaırımları finanse edebileceğinden daha yüksek mikarda asarruf eden ve bu farkan daha düşük mikarda büçe açığı bulunan bir ülkenin yabancı varlık sokunu arıracağı şeklinde açıklanabilir. Bu durum yur dışına sermaye çıkışı olarak da ifade edilebilir. Aynı zamanda bu eşiliken yur dışına sermaye çıkışının cari işlemler fazlası ile mümkün olabileceğidir (Tiryaki, 2002).

15 7.2.. Mal Hesabı Mal ihala ve ihracaı çoğu ülkelerin uluslar arası ekonomik işleri içinde en büyük yeri uar. Mal ihracaı ülkeye en çok döviz kazandıran işlemdir. Kayı ekniği açısından alacaklı bir işlem olarak akif kısma kaydedilir. Toplam mal ihalaı ile oplam mal ihracaı arasındaki farka dış icare bilançosu (balance of rade) adı verilir (Seyidoğlu, 999) Hizme Hesabı Ülkenin hizme ihali ve ihracından kaynaklanan ödeme akımları da cari işlemler bilançosunun hizmeler bölümünde yer alır. Hizme ihal ve ihracaına görünmez icare (invisiable rade) de denir. Uluslar arası hizmeler hesabının kapsamı aşağıdaki şekildedir; a. Dış Turizm: Yabancı urislerin ülkede yapıkları harcamaları belirir. Yabancı urisler gezi, oel, yiyecek, müze ziyareleri, hediyelik eşya vs. gibi dış hizmeleri karşılamak amacıyla dövizle ödemede bulunurlar. Bu kaynakan sağlanan gelirler, ele alınan ülkenin mal ihracaı gibi işlem görür. b. Uluslararası Taşımacılık: Kara, deniz ve hava yolu araçlarıyla yabancı ülkelere yolcu ve yük aşımacılığından kazanılan dövizler veya yabancılara yapırılan aşımacılık işlemleri dolayısıyla ödenen dövizler bu grupa yer almakadır. c. Uluslararası Bankacılık ve Sigoracılık: Ulusal banka ve sigora şirkelerinin uluslararası faaliyelerinden kazandıkları dövizler veya bu

16 8 hizmeler için yabancı kuruluşlara yapılan ödemeler bu kapsamda yer alır. d. Yaırım Geliri Hesabı: Yuriçindeki yabancı sermaye şirkelerinin faaliyelerinden kazanıp yur dışına ransfer eikleri karlar, ülkedeki uzun ve kısa süreli sermaye yaırımlarının geliri olarak (faiz ve emeü dışarıya gönderilen paralar ve resmi dış borç faizleri bu grupa yer alır. e. Yurdışı İşçi Gelirleri: Yurdışında çalışan işçilerin anayurda gönderdikleri paralar (remiances) da emek hizmeleri ihraç emenin karşılığıdır. Dolayısıyla işçi gelirleri alacaklı işlem olarak cari işlemlerin hizmeler bölümünde göserilirler. f. Yurdışı Resmi Hizmeler: Yurdışında ülkeyi emsil eden elçilik veya konsolosluk görevlerinin ücre ve maaşları, devlee ai bina ve arazilerin bakım ve onarımı, dışarıdaki askeri birlik ve görevlilerinin harcamaları gibi resmi harcamalar ise bu grupa oplanmakadır (Seyidoğlu, 999: ) Cari Transferler Ülkeler arasında bağış ve hibe şeklinde yapılan işlemler bu gruba girer. Karşılığında hiçbir bedel ödemede bulunmak gerekmediğinden, bu ür işlemlere ek yanlı veya karşılıksız ransfer (unilaeral ransfer) denmekedir. Bağışa bulunun arafın kişiliğine göre cari ransferler resmi ve özel nielike olabilirler. Yapılan bir karşılıksız ransfer, bağışa bulunan ülke açısından borç işlemi nieliğindedir. Dolayısıyla bu ür işlemler cari ransferler hesabının borçlu kısmına kaydedilir (Seyidoğlu, 999, ).

17 9.2.2 Sermaye Hesabı Sermaye hesabına yeni borç veya eski borçlarla alakalı olarak gerçekleşirilen ödemelere bağlı olarak ülke sakini olmayanlardan elde edilen gelirler ya da ülke sakini olmayanlara yapılan ödemeler kaydedilmekedir. Sermaye hesabı, kamu ve özel sekörce gerçekleşirilen kısa ve uzun vadeli sermaye harekelerini kapsar. (Parasız, 998:467).2.2. Kısa Vadeli Sermaye Harekeleri Vadesi bir yıldan kısa olan özel ve resmi uluslararası sermaye hesabı bu hesap ürü içerisinde incelenmekedir. Bu hesap kapsamına genellikle vadesi bir ay, iki ay, üç aylık icari bonolar, finansman bonoları, ihraca kredileri, mevdua serifikaları, kısa vadeli mevdua hesapları girer. (Parasız,998:467) Uzun Vadeli Sermaye Hesabı Vadeleri biri yılı aşan hazine bono ve ahvillerinin yabancı ülke sakinlerine saılması sonucu olarak hazinenin elde eiği saan ülkeye sermaye girişini ifade emekedir. Buna karşılık, yabancı ülkenin ihraç eiği bir borcu ülke sakinlerince saın alınırsa, yabancı ülkeye ödenen para, sermaye çıkışını ifade emekedir. (Parasız, 998:467) Sermaye hesabını oluşuran sermaye girişi ile sermaye çıkışı oplamına, sermaye hesabı dengesi denmekedir.(ünsal,200:475) Sermaye Hesabı Dengesi= Sermaya Girişi + Sermaye Çıkışı (-)

18 0.2.3 Finans Hesabı Ödemeler dengesinin diğer önemli bir bölümü de finansman harekeleridir. Özel ve kamu kuruluşları arafından yapılan kısa ve uzun vadeli sermaye akımları bu hesapa incelenmekedir..2.4 Ne Haa ve Noksan Ödemeler bilançosunun oonom veya çizgi-üsü işlemlerinin ne bakiyesi ile denkleşirici ya da çizgi-alı işlemlerinin ers yönlü bakiyesi birbirine eşi olmalıdır. Bu hesap da ödemeler bilançosu muhasebe kayıları anlamında denkleşirmek amacı ile kullanılır 2. Düzenleyici hesap olarak da ifade edilen bu hesap önceki kalemler doğru olarak ölçülmüş ise, sıfıra eşi olan isaisiki bir ayarlamadır. (Begg, Fischer, Dornbusch,200:502).2.5 Rezerv Varlıkları Rezerv varlıklar, ülkenin parasal yekilisi arafından ülke ödemelerinin konrolü ve ödemelerde oraya çıkan dengesizliklerin dolaylı olarak döviz kurlarına müdahale yolu ile düzenlenmesine yönelik olarak kullanıma hazır olan dış varlıklardır. Rezerv anımı, merkezi oorienin doğrudan ve ekili konrol kavramını içermekedir. Ayrıca, yurdışından borçlanmada emina, güven sağlayıcı unsur; yuriçinde ise bazı gereksinmelerde yeerlilik ölçüsü olması da rezerv uulmasına neden olmakadır..3. Cari İşlemler Hesabına Teorik Yaklaşımlar Döviz kuru harekelerinin icare dengesi üzerine ekilerini açıklamada üç yaklaşım kullanılmakadır: a) Keynesyen Tükeim Yaklaşımı b) Parasalcı Yaklaşım ve c) Esneklikler Yaklaşımı 2 T.C. Başbakanlık Hazine Müseşarlığı Araşırma ve Yayınları, Ödemeler Bilançosu, 997

19 Keynesyen emelli ükeim yaklaşımı ve parasalcı yaklaşım makroekonomik bağlanı ve özdeşlikler üzerine odaklanırken, esneklikler yaklaşımı mikroekonomik ilişkiler üzerinde yoğunlaşır. Tükeim yaklaşımına göre milli gelir hesaplama özdeşliği korunmuşur; ( X M) = Y ( C + I + G). (.6) Yukarıdaki denklem şunu ifade emekedir, icare hesabı yalnızca ulusal çıkı büyümesi, ulusal ükeimi aşarsa gelişebilir. Devalüasyon, ulusal mallara ikameye karşılık olarak, göreli fiya değişimleri çıkıyı ükeimden daha fazla arırırsa, icare hesabını gelişirir. Keynesyen çarpan ekisinin çalışığı aşırı kapasie durumu arafından bu olası durum anlaılmışır (Edwards ve Wilcox, 2003:0). Parasalcı yaklaşıma göre, ödemeler dengesi açığı amamen aşırı para poliikası genişlemesini sebep verdiği bir olgudur. Devalüasyon sadece reel para arzı üzerindeki ekisi sayesinde ödemeler dengesine eki eder. Böylece yükselen ulusal fiyalar ile ödemeler dengesini iyileşirir ve bu sebeple reel para arzını azalır. Devalüasyonlar eğer reel para arzındaki arışlar sürerse dengesizlik yeniden oluşur ve başarısız olur. Böylece icare dengesi üzerine uzun dönem ekisi belirsizleşir. Esneklikler yaklaşımı, cari işlemler hesabına döviz kuru değişikliklerinin ekisini ölçen en yaygın yaklaşımdır. Bu yaklaşımda, icare hesabına ekisi, döviz kurundaki harekelerden fiyalardaki aran değişmelere ihala ve ihracaın yanıı arafından belirlenmişir. Bu piyasadaki reaksiyonlar arz ve alep esnekliklerinin fonksiyonunun bir sonucudur (Edwards ve Wilcox, 2003:0).

20 2.3. Esneklikler Yaklaşımı Esneklikleri kullanan analiz, çoğunlukla Bickerdike-Robinson-Mezler (BRM) koşulunun varyasyonlarına dayalı ve özellikle bu koşulun Marshall- Lerner (ML) versiyonuyla basileşirilmişir. BRM koşulu ülkenin ödemeler dengesindeki iyileşmeler ile sonuçlanan, ihala alebinin, ihala arzının, ihraca arzının esnekliklerinin büyüklüğü üzerine bir akım gerekli koşulları anımlar. Devalüasyon ihracaın ve ihalaın göreceli fiyalarını değişirir, bir bakıma da ihraca büyümesini ve ihala küçülmesini güçlendirir. Faka bu değişimler ödemeler dengesini muhakkak iyileşirmez. Devalüasyonun icare dengesi üzerine ekisi B olmak üzere, ulusal para biriminde, P x X ihracaın değeri ve ihalaın değeri P m M bağlıdır. Bu durum aşağıdaki denklemde ifade edilebilir; B = e s d ( P X ) ( P M ) x e m e (.7) Burada değişimi, e döviz kurunu, P x ihraca fiyaını, X üreilen ve saılan ihraca mikarını, P m ihala fiyaını ve M ihala ükeimini ifade emekedir. İhala ve ihraca fiyaındaki değişmeler ihala ve ihraca fiyaının nasıl değişiğine ve bu ekinin ihala ve ihraca hacmini ne kadar değişirdiğine bağlıdır. Hem fiya, hem de çıkı, ihala ve ihracaın, sırası ile ihraca ve ihala ürünleri için arz ve alebin, yabancı ve ulusal fiyalarla esnekliklerine bağlı olduğunu yanılar. Döviz kuruna cari işlemler dengesinin yanıının esnekliği E ca en yalın hali ile cebirsel olarak ifade edilecek olursa; E CA V EDX + ESM + X = V (EDX / ESX ) (.8) (ESM / EDM) M

21 3 Burada E CA icare dengesinin döviz kuru esnekliği (ihraca değeri arafından birimlendirilmiş) 3, V X ve V M ihracaın ve ihala değeri, sırasıyla E DX ve E SX ihracaın alep ve arz esneklikleri, yine sırasıyla E SM ve E DM ihalaın arz ve alep esneklikleridir. Denklem.8 de icare dengesinin döviz kuru esnekliği E CA yabancı ülke para koşullarıyla hesaplanmışır. Eğer icare dengedeyse ( V = V ) ise, icare dengesini iyileşirici koşullar, yabancı X M paranın ulusal paraya eşiliğine göre ifade edilmişir (Edwards ve Wilcox, 2003:0-). Esneklikler yaklaşımında, cari işlemler hesabının verdiği epkileri belirleyen dör önemli durum vardır. Küçük ülke koşulu ve saıcının para birimine göre sabi fiyalar, elasik olmayan alep ve alıcının para birimine göre sabi fiya koşulu. Durum. (Küçük Ülke Koşulu) Bu koşulda ülke, ihala ve ihraca mallarının fiyalarının uluslararası piyasalarca belirlendiği, fiya-alıcı 4 olarak belirlenmişir. ekil..a da ihraca alebi ihala arzı D X ve ihraca arzı hesaplanmışır. SX olarak, şekil..b de ise ihala alebi DM ve D S olarak verilmişir. Büün fiyalar ulusal para birimine göre Çünkü fiya alıcı varsayımına göre ihracaın alep eğrisi sonsuz esnek ( E DX ), bu şu anlama gelmekedir; ülke sınırları dışındaki piyasalarda küçük ülke arafından dünya fiyalarını ekilemeksizin üreilen herhangi bir çıkı mikarı ükeilebilir. Arz yönlü durumda ise, ihala arzı sonsuz esnekir ( 3 E CA = (dtb/v M )/(dr/r) burada TB icare dengesini ifade emekedir. 4 Price-aker: Firmanın piyasada ürün fiyaı üzerine ekisinin olmadığı durum.

22 4 E DM ), bu da şu anlama gelmekedir, ulusal alep mikarındaki değişmeler uluslar arası fiyaları ekilememekedir. Arz ve alep esnekliklerini denklem.8 de yerine koyacak olursak, icare dengesini gelişirici BRM koşulları aşağıdaki duruma gelecekir. E VX = ESX EDM 0 (.9) V CA > M Bu koşulda ihala alebi eğrisi aşağı doğru eğimli ve ihraca arzı eğrisi yukarı doğru eğimlidir. Bu durum şekil de açıklanabilir. ekil. Küçük Ülke Koşulu P P M S X D M D X D X S M S M 0 İhracalar 0 (a) (b) İhalalar ekil de yapılan bir devalüasyon sonucu ihraca alep eğrisi yukarıya ' D X konumuna ve ihala arz eğrisi de ' S M konumuna yukarıya kayar. Fiya değişmelerine karşılık olarak, arz edilen ihraca mikarı arar ve alep edilen ihala mikarı da düşer. İhracaın hem mikar hem de fiyaında aynı zamanda gelen bir arış nedeniyle ihracaın değeri ulusal paranın değer kaybemesinden daha büyük yüzdeyle arış göserir. İhalaın değeri düşer faka bu düşüş ihalaın değerinin ulusal paranın değer kaybemesinden kaynaklandığını ve bunun da ulusal para ile ölçüldüğünü ifade emez. Bu

23 5 durum ihala alebinin esnekliğine bağlıdır. Eğer ihala alebi esnek ise, ihalaın ulusal para karşılığı olan değeri düşer ve icare dengesi iyileşir. Eğer ihala alebi esnek değil ise, ihalaın ulusal para açısından değeri arar. İhalaın ulusal para değeri, ulusal paranın değer kaybemesinden daha fazla arış göserir. Sonuç olarak, devalüasyonların ekisinin büyüklüğü, ihraca arzının ve ihala alebinin esnekliklerine bağlıdır. Daha esnek ihraca arzı ve ihala alebi, icare dengesinde daha büyük iyileşirmelere sebebiye verir (Edwards ve Wilcox, 2003:2). Durum 2: Saıcının Para Birimine Göre Sabi Fiyalar İkinci durum ulusal paranın değer kaybemesinin icare dengesi üzerine belirsiz olan ekisini açıklayan Marshall Lerner koşulunu ifade emekedir. Bu durumda, fiyaların saıcının para birimine göre sabilendiği varsayılmışır. Dünya fiyalarının yabancı ülkenin para birimine göre ayarlandığını beklerken, bu durum küçük ülke için ihala yönlü yanlışsız bir göserimdir ( E SM ). İhraca açısından bakılacak olursa, bu varsayım am esnek ihraca arz eğrisini ifade emekedir ( E SX ). Eğer ulusal ekonomide aıl kapasie oluşursa, bu durum muhemel bir şekilde karşılanmışır 5. 5 Bu durum yerel alebin önemli bir seviyede çıkının alında olduğu, üreicilerin yedek kapasie ayırdığı ve bu fazla kapasienin ihraca piyasalarında kullanıldığı 980 lerin yanlışsız göserimi olabilir.

24 6 ekil.2. Saıcının Para Birimine Göre Sabi Fiyalar P P M D M S X S M S M D D X X 0 İhracalar 0 (a) (b) İhalalar Denklem arz esnekliklerini.8 deki yerine koyarsak, BRM koşulları aşağıdaki şekle gelecekir; E VX = ( EDX ) EDM < 0 (.0) V CA > M Yapılan devalüasyon icare dengesini iyileşirebilir veya daha köüleşirebilir. Ticare dengesinin gerçekleşiği varsayımıyla bu 2. durum bilinen Marshall Lerner koşulu gibi aşağıdaki şekilde yazılabilir. Bu eşisizlik, her iki arz eğrisi de amamen esnekse ve icare dengesi sıfır ise, döviz kurunun devalüasyonu şaye her iki esneklik oplamı birden büyük olduğunda, icare dengesini iyileşireceğini gösermekedir. E + E (.) DX DM > Bu devalüasyon, ihraca alep eğrisini D X konumundan yukarıya doğru kaydırır (Edwards ve Wilcox, 2003:3-4). D ' konumuna DX

25 7 Durum 3: Esnek Olmayan Talep Bu durum şekil 3 e aşağıda görülmekedir. Soldaki şekil ihraca piyasasını sağdaki şekil ise ihala piyasasını gösermekedir. Buradaki büün fiyalar ulusal para birimine göre hesaplanmışır. Her iki durumda da alep esnekliği sıfırdır, esnek değildir ( E = E 0 ). Mikar değişimleri fiya değişimlerine cevap vermemekedir. DX DM = ekil.3 Küçük Ülke Koşulu P X D X P M D M S M S X S M 0 İhracalar 0 (a) (b) İhalalar Esnek olmayan alepleri BRM koşullarında yerine koyduğumuzda denklem aşağıdaki şekilde küçülecekir. E = V V 0 (.2) CA X M < Yukarıdaki durumun ifade eiği şekilde esnek olmayan alep durumundaki ulusal paranın değer kaybı icare dengesini köüleşirmekedir. Bu durum şekil 3 e görülmekedir.

26 8 İhraca durumunda, yapılan bir devalüasyon ihraca alep eğrisinin yukarıya doğru kaymasına sebep olacakır. Yukarıda şekil 2 de bu durum yeni eğri ile eskisi birleşirildiğinden görülememekedir. İki alep eğrisi üzerindeki nokaların dikey uzaklıkları arasındaki mesafe, devalüasyonun yüzde değerine eşiir. İhala açısından bakıldığında arz eğrisinde yukarıya doğru S M den S M ' ne kaydıracakır. Sonuç olarak ihalaın ulusal para değeri, devalüasyonun ve icare dengesinin açık vermesi sebebiyle aynı oranda arar (Edwards ve Wilcox, 2003:3). Durum 4: Alıcının Para Birimine Göre Sabi Fiyalar Son durum ise fiyaların saın alan ülkenin para birimine göre sabi olduğu durumdur. İhraca piyasası yabancı para birimi açısından dünya fiyalarının ayarlandığı, ihalaın ulusal para birimine göre fiyalandığı piyasa ile karşı karşıya kalır. Bu varsayımlar alında her iki piyasada da alep eğrileri sonsuz esnekir ( E DX ve E DM ). Bu alep esnekliklerini denklem.8 de yerine koyacak olursak icare dengesindeki iyileşirmenin BRM koşulları aşağıdaki denkleme dönüşecekir; E VX = ESX + ESM + 0 (.3) V CA > M Buradaki edarik edilen arz esneklikleri sıfır değildir ve icare dengesi devalüasyona karşılık olarak iyileşme göserecekir (Edwards ve Wilcox, 2003:5).

27 9.3.2 J-Eğrisi Ulusal paranın devalüasyon sonucu değer kaybemesini akiben dış icare dengesi birkaç ay için köüleşir daha sonra ilerleyen dönemlerde iyileşir. Bu durum J eğrisi olarak bilinmekedir. Ticare dengesini emsil eden eğri şekil.5 en görüldüğü üzere J harfini anımsaığından bu eğriye J-eğrisi denilmekedir. Ampirik çalışmalar gösermekedir ki devalüasyon sonrası icare dengesi iyileşmeleri ülkeden ülkeye oldukça farklı zaman gecikmeleri gösermekedir. Kısa dönem esneklikleri uzun dönem esnekliklerinden daha küçükür. Büyük esneklik değerleri icare dengesinde daha poziif ekilere sebebiye verdiğinden uzun dönemde devalüasyonun ekileri daha iyileşirici olacakır. Bundan dolayı J-eğrisine kısa dönem esneklikleri sebebiye vermekedir. ekil.5 J Eğrisi J eğrisi Ticare Dengesi.. 0 zaman Kaynak: Chacholiades, 990:345 Devalüasyon 0 döneminde oluşuğundan ihala ve ihraca üzerinde ani bir ekisi 0 döneminde oluşmaz. Çünkü ihracalar ihala yapan ülkenin para birimince fauralanmışır. İhracaın değeri yabancı para birimi olarak

28 20 düşer bu sırada ihalaın değeri yabancı para birimi olarak aynı kalır. Böylece icare dengesi köüleşir. dönemine kadar üm köü eki gerçekleşir ve poziif eki döneminde başlar. (Chacholiades, 990: ) Devalüasyon ekileri hakkında yapılan pek çok araşırma bulunmaka olup, yapılan araşırmalar sonucunda, incelenmiş olan kaynakların görüşleri bize devalüasyonun ekileri her ülkede farklılık göserdiği gösermekedir. Devalüasyon uzun dönem ve kısa dönemde icari dengeleri gelişirir, bazılarına göre de bunun am ersidir. İhraca ve ihalaa alep elasikiyeleri kısa ve uzun dönemde farklılıklar gösermekedir. J eğrisinin ekisi icare dengelerini devalüasyondan sonra J modeli şekline dönüşüğü üzerinde durmuşlardır. J eğrisi arafları kısa dönemde alep elasikiyeinin ekisini yüksek düzeyde inelasik olduğunu ama uzun dönemde bunun elasik olduğunu savunurlar. Bu duruma göre, devalüasyondan sonra oluşan icare dengeleri önce yani kısa dönemde köüleşir daha sonra yani uzun dönemde iyileşir. (Alınok, Çeinkaya, 2003:50).3.4. Mundell Fleming Modeli Mundell Fleming Modeli 6, IS-LM modeline ödemeler dengesi koşullarının eklenmesi ile elde edilen modeldir. Açık ekonomi modelini, oplam arz alep eşiliği ile ifade olacak olursak, Y d = C + I + G + NX (.4) Burada NX, ne ihracaı ( ihraca eksi ihala) ifade emekedir. 6 Rober Mundell (962,963), J.M Feleming (962) çalışmalarında buldukları Mundel- Fleming modeli, Rober Mundell in 968 yılında yayımladığı, Inernaional Economics adlı kiabın 8. bölümü incelenerek oluşurulmuşur.

29 2 NX = X my (.5) 0 Yukarıdaki eşilike X 0 ihracaı, my ise ihalaı ifade emekedir. Bu eşilike X 0 ihracalar endojen (dışsal) faka ihala ise milli gelirin bir fonksiyonu olarak alınmışır. Burada m milli gelirin bir fonksiyonu olarak marjinal ihala eğilimini, milli gelirdeki arışın ne kadarının ihalaa ayrılacağını, göserir. Bu değer sıfır ile bir arasındadır. 0 < m < dir. Toplam alebin, oplam arza eşi olduğu nokada, d Y = Y, mal piyasası dengesi elde edilir. Burada özel ükeim harcamaları en basi haliyle, C = C0 + cy, yaırım fonksiyonu I = I 0 + I( r) ve kamu harcamalarını da G = G0 dışsal olarak ve aşağıdaki genel denge modeli elde edilir; [ C + I + I(r) + G + X ]/ ( c + m) * Y = (.6) Böylece ihracalar oonom X 0 olarak girer oysa ki marjinal ihala eğilimi çarpana eklenmişir. Bu koşullara dengenin var olabilmesi için 0 < c m < eşisizliğinin gerçekleşmesi gerekmekedir ve böylece marjinal ükeim eğilimi ile marjinal ihala eğiliminin oplamı kesirli sonuca ulaşır. Açık ekonomi çarpanı, /( c + m), kapalı ekonomi çarpanından daha küçükür. Nisbi olarak IS eğrisi kapalı ekonomidekinden daha dikir. Ancak, ne ihraca gelir seviyeleri, döviz kuru ve faiz haddi seviyeleri ne ihracı çok farklı şekillerde ekilemekedir. Mundell Fleming modeli bu ekilerden bazılarını IS-LM modeli ile birleşirmekedir. Sermaye hesabı fazlalığı ve cari işlemler hesabı fazlalığının oplamı olarak ödemeler dengesi fazlalığını anımlayacak olursak; BP = NX + KA (.7)

30 22 Burada NX cari işlemler hesabı ve KA ise sermaye hesabı (yabancılar arafından edinilmiş yerli varlıklar eksi vaandaşlarca edinilmiş yabancı varlıklar) Eğer BP > 0 ise ödemeler dengesi fazlası, ersi durumda ise ödemeler dengesi açığı vardır. Ödemeler dengesinde dengeye ulaşabilmek için BP = 0 olması gerekir. Bu ilişkileri açacak olursak, ne ihracaın reel döviz kurunun bir fonksiyonu olduğu durumu ele alırsak, * ep / P buradaki e nominal döviz kuru (yabancı ülkenin para birimi başına ulusal ülkenin para birimi, örn. YTL başına Euro), P ulusal fiya seviyesi ve * P milli gelirde olduğu gibi yabancı/dünya fiyaları seviyesidir. Böylece ne ihraca fonksiyon olarak verilebilir; * ( P ) NX = T Y,eP/ (.8) Burada T y < 0 (gelir arışları gibi, ihala arışı olur ve ne ihraca düşer) ve dt/ d ( ep / P ) 0 * < ( döviz kuru arar, ne ihraca düşer, Marshall Lerner koşullarının doğru olabilmesi için bu eşisizliğin gerçekleşmesi gerekmekedir. P ve * sabi P varsayımıyla aşağıdaki eşilik şu şekilde ifade edilebilir, ( Y,e) NX = T (.9) Aksi durumunda ise, sermaye hesabı yabancı faiz haddi ile ulusal faiz haddi arasındaki farkın fonksiyonudur. * ( r r ) KA = k (.20)

31 23 Burada, dk / d( r r * ) > 0 böylece eğer ulusal faiz haddi yabancı faiz haddinden daha fazla ararsa, ulusal malların çekiciliği, sermaye hesabından daha fazla arış yapacakır. O zaman yerli ve yabancı vaandaşlar ulusal varlıkları saın alıp, yabancı varlıklardan vazgeçeceklerdir. ekil.6 da IS-LM modeline BP eğrisi de birleşirilmişir. BP eğrisi üzerindeki her nokada ödemeler dengesi eşiliği BP = 0 görülmekedir. Döviz kuru fiyalar genel seviyesi ve yabancı faiz haddi sabi, (böylece e,p,p * ve r * dışsal) olduğu varsayıldığında, yalnızca r ve Y dalgalanabilir olmakadır. Sonuç olarak Y ne ihracaa dikkae alınacak bir arış sağlar ve de r sermaye hesabında bir arış sağlayacakır. Böylece BP üzerindeki her nokada r ve Y nin üm kombinasyonları BP = NX + KA = 0 değerini verecekir. BP = 0, ödemeler dengesinin dengede olduğu nokadan başlarsak, eğer Y ararsa NX düşer ve böylece BP < 0 olur. Böylece BP nin yeniden sıfır değerini alıp denge konumuna gelmesi için, KA nın arması gerekir ve böylece ulusal faiz oranı ( r ) armalıdır. Buradan görüldüğü üzere, r ve Y arasında poziif ilişki vardır. BP eğrisinin eğimi marjinal ihala eğilimi ( T y ) ile poziif, uluslar arası sermaye akışının faiz hassasiyei ile de negaif yönde ilişkilidir. Böylece amamen sermaye harekeliliği olmadığı durumda ( k r = 0 ), o zaman BP eğrisi amamen dikey olacakır, ersi durumda ise am sermaye harekeliliği ( k r = ) olduğunda ise BP eğrisi yaay olacakır. Sabi döviz kuru rejimi durumunda, muhakkak BP = 0 olmasını gerekiren açık bir gerekçe yokur. Eğer denge ( Y *, r * ) BP eğrisinin sağ yanında (şekil.6 da F), böylece ödemeler dengesi açık verir ( BP < 0); eğer ( Y *, r * ) BP eğrisinin sağında (şekilde G) olursa ödemeler dengesi fazlası vardır.

32 24 ekil.6 Sabi Döviz Kuru ile Mundell Fleming IS-LM r IS IS BP>0 G LM LM BP r* E H F BP<0 0 Y* Y BP = 0 olduğu E nokasından başlayacak olursak, para poliikası genişlemesi durumunda LM nin LM ' kayması durumunda yeni denge nokası nokasında oluşacakır. Bu konumda ödemeler dengesi açığı elde emiş oluruz ( BP < 0). Diğer bir ifade ile para arzında bir arış, devamında Y deki bir arışla beraber cari işlemler hesabında açığa sebebiye verir ve r deki düşüşler de cari işlemler hesabını açığa sürükleyecekir. Böylece ödemeler dengesi açık vermiş olur. Tersi durumda ise E den başlanıldığında, maliye poliikası G nokasında ödemeler dengesi fazlası verecek şekilde IS den durumuna sağa kaydığında, bu durumda muhakeme yapmak zorlaşır. öyle ki, Y deki arış cari işlemler hesabını açığa göürür faka r deki arış cari işlemler hesabını fazla verme durumuna sürükler. Ve bu durumda sonuç BP ile LM nin göreceli eğimine bağlıdır. Eğer LM, BP eğrisinden daha dik konumda ise, ödemeler dengesi fazlası ( BP > 0 ), eğer LM, BP eğrisinden daha yaay ise ödemeler dengesi açığı ( BP < 0) vardır. Böylece, uluslar arası para akışının göreceli hassasiyei ile ihalaın gelir hassasiyei, fazla veya F IS '

33 25 açık verici maliye poliikası genişlemelerinde çok önemli rol oynadığı görülmekedir. Ödemeler dengesi fazlası yabancı para arz fazlası anlamına gelmekedir. Bu fazlalık Merkez Bankası arafından saın alınarak elafi edinilmesi zorundadır. Aynı şekilde am ersi durumunda da ödemeler dengesi açığı yabancı paraya olan alep fazlalığını ifade emekedir ve bu alep fazlalığına karışık gelen mikardaki yabancı para Merkez Bankası arafından edarik edilmelidir. Böylece ödemeler dengesi açığı durumunda ulusal para arzı azalılacak, ödemeler dengesi fazlalığı durumunda da ulusal para arzı arırılacakır. Çünkü Merkez Bankaları yabancı para birimlerini saın almak ve samak zorundadır. Sonuç olarak ödemeler dengesi açıkları veya fazlalıkları kendi kendilerine sürdürülemezler. Örneğin para poliikasında bir genişleme olduğu ve bunun akabinde ödemeler dengesi açığı olduğu varsayıldığında, bu durumda yabancı paraya karşı aşırı alebi ifade edecekir. ( ekilde F nokasını ifade emekedir.) Bunun bir sonucu olan ulusal para birimindeki düşüşle hükümein yabancı para saması ile LM ' kademeli olarak düşerek yeniden LM olacak ve böylece yeniden denge nokası E nokasında olacakır. F nin pozisyonunu korumak için Merkez Bankası serilizasyon poliikaları nı kullanmalıdır. Bu şu anlama gelmekedir, Merkez Bankası açık piyasa işlemleriyle veya ulusal araçlar yardımıyla, ödemeler dengesindeki açığa sebep veren yabancı para saışından kaynaklanan para arzı düşüşü kadar, para arzını dışsal olarak arırmalıdır. Böylece Merkez Bankası, para poliikası ile ödemeler dengesindeki dengesizliğin parasal ekilerini serilize emiş olur. Ödemeler dengesindeki fazlayı sürdürebilmek için Merkez Bankası serilizasyon poliikası bu sefer ersine işler. Sermaye akımının değişik durumlarında, farklı poliikalarda ve değişik döviz kuru rejimlerinde serilizasyon poliikaları da değişir. Eğer sabi döviz kuru varsayımları ve serilizasyon poliikasının olmadığı durum varsayılırsa,

34 26 maliye poliikaları, para poliikalarından daha ekindir. Bunu görebilmek için, şekil.6 ya ekrar bakılırsa, E nokasından başlamak üzere, para poliikası LM eğrisini LM ' durumuna kaydıracakır. Bu durumda aran çıkı durumuna göre (milli gelir arışının olması gerekiği durumda) para poliikası amamen ekinliği amamen yok olacakır. Diğer açıdan, E nokasından bakıldığında maliye poliikasında bir genişleme olduğunda IS eğrisi IS ' konumuna geçecekir ve bundan dolayı G nokasında ödemeler dengesi fazlası verilmiş olunacakır. Serilizasyonun olmadığı durumda, ödemeler dengesi fazlası, para arzının aracağını ve LM eğrisinin LM ' eğrisi haline geleceğini ifade emekedir. Yeni denge nokasında H konumu, uzun dönem pozisyonunu ifade emekedir. Bu durumda çıkı çok yüksek seviyede armışır çünkü para arzı harekeleri, serilizasyonun olmadığı durumlarda, maliye poliikasını güçlendirir. Böylece sabi döviz kuru rejimi alında, maliye poliikası yüksek derecede ekin iken, para poliikası ekin değildir. Maliye poliikasının ekinliği sermaye harekeliliğinin derecesine bağlıdır. Tam sermaye harekesizliği durumunda BP eğrisi dikey durumda, belirmek gerekir ki bu durumda iken aran çıkı varsayımına göre hem maliye hem de para poliikası ekin değildir. Çünkü üm genişlemeler ödemeler dengesi açığına sebep verecekir ve para arzında düşüşe ve beraberinde de çıkıyı aşağıya hareke eirecekir. Aksi durum düşünüldüğünde de, am sermaye harekeliliği olduğu durumda, BP eğrisi yaay durumdadır ve para poliikası yine ekin değildir, faka maliye poliikası am olarak ekindir. Mali genişlemenin mikarına am denk gelecek bir çıkı arığında, serilizasyonun olmadığı durumda bunun sonucu olarak para arzı da aracakır, bu faiz haddinde en ufak bir arış bile olmadığını ifade emekedir. Esnek döviz kuru siseminde analiz oldukça farklılaşmakadır. Eğer reel döviz kuru ararsa, gelirin herhangi bir düzeyi için ne ihraca düşer. Döviz kurunun armasının iki nedeni vardır; BP eğrisi yukarı kayması ve IS eğrisinin sola kayması. Aksine, reel döviz kurunda bir düşüş, ne ihracaa

35 27 arışı göserir ve BP eğrisinde ve de IS sağa kaymaya sebebiye verir. Esnek döviz kuru rejimi durumunda, ödemeler bilançosundaki açık veya fazladan dolayı para arzında arış veya düşüş yaşanmaz. Ödemeler dengesi fazlası ve sonucunda döviz kurunda görülen arışla, LM den ziyade, BP ve IS de harekee sebep olur. ekil.7 de esnek döviz kuru rejimi alında para ve maliye * * poliikalarının farklı durumları göserilmekedir. ekilde E = (r,y ) IS, LM ve BP eğrilerinin kesişiği nokadan başladığımızı ve para poliikası genişlemesi sonucu LM eğrisinin LM ' şekline dönüşüğünü varsayıldığında, başlangıça E nokasında iken, F nokasına gelinmiş olunur. Bu nokada ödemeler dengesi açığı vardır. F nokasında yabancı paraya karşı alep fazlalığı ve yabancı döviz piyasasında ulusal paraya arz fazlalığı vardır. Esnek döviz kuru rejimi alında, reel döviz kuru haddinin düşeceği anlamına gelmekle beraber, BP eğrisinin sağa kayarak BP ' ve IS eğrisinin de sağa kayarak pozisyonunu alacağı görülmekedir. Ve bu duruda şekilde J nokasına gelinmiş olunur. Bu durumda maksimum çıkı Y nokasında alınır. LM ' ve * J IS ' IS ', BP ' nin kesişiği nokada iç ve dış denge elde edilmişir. Böylece esnek döviz kuru rejimi durumunda para poliikası aran çıkı durumunda oldukça ekindir.

36 28 ekil.7 Esnek Döviz Kuru ile Mundell Fleming IS-LM r IS IS LM LM BP IS K G BP BP r* E J F 0 Y* Y K * Y J * Y Tersi durum ele alındığında, esnek döviz kuru rejiminde maliye poliikası çok belirsizdir. ekilde E nokasından başlandığında, maliye poliikası genişlemesi olduğunda IS eğrisi IS ' konumuna gelecek ve G nokasına varılacakır. Bu nokada ödemeler dengesi fazlası vardır ve döviz kurunda arış gerçekleşecekir. Bunun sonucu olarak BP eğrisi konumuna geçecek ve IS de BP ' IS ' konumuna kademeli olarak geçecekir. Yeni denge nokası K nokasında oluşur. Karşılaşırılacak olunursa, maliye poliikası genişlemesi sabi döviz kuru rejimine göre, esnek döviz kuru rejiminde daha güçlüdür.

37 . 29 BÖLÜM II Bu bölümde cari işlemler hesabının en iyi seviyesini hesaplamada kullanılacak olan dönemler arası yaklaşımın nasıl elde edildiği açıklanacakır. 2.. DÖNEMLER ARASI YAKLA IMIN TEORİK TEMELLERİ Bu bölümde anlaılan dönemler arası modelin eorik emelleri Maurice Obsfeld ile Kenneh S. Rogoff un 997 yılında yayınladıkları, Foundaions of Inernaional Macroeconomics adlı eselerinden derlenmişir. Açık ve kapalı ekonomilerdeki emel fark açık ekonomiler kaynaklarını dünyanın geri kalanına borç olarak alabilirler veya borç alabilirler. Borç alan bir ekonomi, geçici gelir açığına ve böylece de yaırım veya ükeimin keskin bir şekilde kendi ekonomisinde daralmasına sebebiye verebilir. Benzer bir şekilde yeeri kadar asarrufa sahip bir ülke kaynaklarını diğer ekonomilerce kullanımına açarak borç verebilir veya geirisi yüksek olan kendi ülkesi dışında bir yaırım projesine kaılabilir. Kaynağın bu şekilde bir yerden bir yere değişmesine dönemler arası icare denmekedir. Açık ekonomideki makroekonomik faaliyelerin çoğu ödemeler bilançosunun cari işlemler hesabınca ölçülür ve dönemler arası icare ile bağlanılıdır. Burada geçen ikisadi olayların kolay anlaşılabilmesi açısından günde bir mal icarei yapıldığı varsayılmışır.

38 İki Dönemli Gelir Sağlayan Küçük Ekonomi 2... Tükeicinin Sorunu Tükeim düzeylerinin, boyunca elde edeceği faydasını maksimize eder; i c, bağlı olan bir ükeicinin yaşam süresi U i i = u(c ) + βu(c ), 0 < β. (2.) i 2 < Yukarıdaki eşilike β sabi ercih parameresini öznel iskono fakörünü veya bireyin ükeimdeki sabırsızlığını ölçen zaman ercihi fakörünü gösermekedir. Genellikle fayda fonksiyonu, u(c i ), ükeim mikarı arıkça kesinlikle i i arış gösermeke ve içbükey olarak varsayılmakadır: u'(c ) > 0 ve u"(c ) < 0. Tükeicinin çıkı (gelir) mikarını i y ve dünya sermaye piyasasına borçlanmak veya sermaye piyasasında birinci dönemde borç vermek için geçerli reel faiz haddini de r emsil emekedir. Böylece ükeicinin yaşam süresini kapsayan büçe kısıı şöyle ifade edilmekedir; i i i i c2 y + y2 c + = (2.2) + r + r Yukarıdaki kısı çıkının bugünkü değerinin ükeim harcamasının bugünkü değerine eşi olduğunu gösermekedir. Denklem deki maksimizasyon probleminin çözümü denklem 2 ye bağlıdır ve başaki i c 2 nin yerine denklem 2 deki konulduğunda ükeicinin maksimizasyon problemi aşağıdaki şekilde kısalır;

39 3 i i i max u(c ) + βu[( + r)(y c) + y i 2 ] Bu problem için birinci sıra koşullar uygulandığında, i i u'(c ) = ( + r) u' (c ) (2.3) β 2 Yukarıdaki denklem dönemler arası Euler denklemi adını alır. Faydanın maksimum olduğu düzeyde, ükeici, ükeimin dağılımı dönemler arasında değişirerek kazanç sağlayamaz. Tükeimdeki birinci dönemde meydana gelen birimlik azalım örneğin; u(c i ) sayesinde U faydasını azalır. Tükeim birimi böylece ükeilmediği için asarruf edilir, asarruf edilen ükeim birimi ( + r) ile çarpılarak ikinci dönem ükeimi i ( + r) βu'(c2) haline gelir ve U faydası armış olur. Euler denklemi, dolayısıyla bir en iyide bu mikarlar birbirlerine eşiir. olursa; Denklem 3 e önemli ek bir açıklama alernaif bir yorum yapılacak i βu'(c2) = i u'(c ) ( + r) (2.4) Yukarıdaki denklemde sağ araf şimdiki ükeim açısından gelecekeki ükeimin değeriyken, sol araf ükeicinin şimdiki ükeiminin marjinal ikame oranını ifade emekedir. Genellikle ükeici i nin opimal ükeim planı, birinci sıra koşulu ifade eden denklem 3 (veya 4) ile dönemler arası büçe kısıının (2) birleşirilmesi ile bulunur. Buradaki önemli noka β = /( + r) dir. Böylece öznel indirim

40 32 i i fakörü piyasa iskono fakörüne eşi olur. Euler eşiliğinin u'(c ) u'(c ) olması durumunda, bu ükeicinin sabi haya boyu ükeimini arzuladığını ifade eder c = i i c2. Büçe kısıı (2) ükeimin her iki dönemde de = i c dir ve; 2 c i i i [( + r)y + y2] =. (2.5) 2 + r 2..2 Küçük Açık Ekonomide Denge Ekonomideki büün ükeiciler özdeş ve nüfus büyüklüğü olarak varsayılır. Böylece C oplam ükeimi ve Y oplam çıkıyı ifade edecek olursa, homojen nüfus büyüklüğü olduğundan, c i = C ve y i = Y nin üm " i" ükeicileri için geçerli olduğunu ifade eder. Toplam dinamik davranışı açıklayan birinci sıra koşulların göserimi, demografik varsayımın olması ile basileşir. Euler denklemi (3), bu durumda, kabul edilen varsayıma göre oplam ükeimin harekeini yöneecekir. Böylece bir ülkedeki oplam nüfus ise oplam ükeim ile bireysel ükeim ve oplam çıkı ile de bireysel çıkı birbirine eşi olacakır Uluslararası Borçlanma ve Borç Verme, Cari İşlemler ve Ticareen Kazançlar Cari Açığın Tanımı Uluslararası borçlanma ve borç verme mümkün olduğundan açık ekonomide, ükeiminin cari çıkı kadar sınırlandırılmasına gerek yokur. Üreiminden daha fazla ükeim yapması uluslararası borçlanma ile mümkündür. Temin edilen üm borçlar faizleri ile beraber geri ödenmek üzere, ekonominin dönemler arası büçe kısıı (2) bunu gösermekedir.

41 33 β = /( + r) özel durumunda, ükeim denklem 5 e = C C seviyesinde C 2 = sabiir. Faka çıkı düzeyi sabi olmak zorunda değildir. Eğer Y < Y2, birinci dönem milli geliri ikinci dönem milli gelirinden düşük ise, ülke C Y kadar yabancılardan birinci dönemde borçlanır ve ikinci dönemde bunu + r)(c Y ) olarak geri öder. Bu durumda = Y ( + r)(c Y ) olarak ( C2 2 bulunur ve ekonominin dönemler arası büçe kısıı açıkça doğrulanır. B + dönemi sonundaki ekonominin ne yabancı varlıklarını gösermek üzere, dönemindeki cari açığı, ( CA), anımlayacak olursak; CA = B B = Y + r B C (2.6) Buradaki emekedir. r B yabancı varlıklardan önceden kazanılmış faiz gelirlerini ifade Gayrisafi Milli Hasıla ve Gayrisafi Yuriçi Hasıla Denklem (2.6) ülkenin cari işlemler hesabının (veya ne ihraca fazlasının), ülkenin oplam geliri ile harcamaları arasındaki farklılığını göserir. Ülkenin milli geliri GSMH olarak ifade edilir ve iki bileşenin oplamı olarak ölçülür. Birincisi nihai çıkının (üreimi amamlanmış çıkı) değeri ve ikincisi uluslararası ne fakör ödemelerinin oplamıdır. Bu fakör ödemeleri burada ekonominin yabancı varlıklarından elde edilen kazançlar ve faiz geirilerini ifade emekedir. Yine burada açıklanan modele göre GSMH, herhangi bir dönemde Y + r B olarak göserilmişir. GSMH nin birinci bileşeni ülkenin coğrafi sınırlarında üreilen nihai çıkının değeridir ve Gayrisafi Yuriçi Hasıla, Y, olarak ifade edilmekedir. Genellikle bir ülkenin GSMH ile GSYİH arasındaki fark küçük seviyededir,

42 34 faka yabancı varlığı çok olan veya çok büyük oranda borçlanan ülkelerin GSMH ile GSYİH arasındaki farklılığı önemli seviyede olabilmekedir İki Dönemli Modelde Cari İşlemler ve Büçe Kısıı Büçe kısıı formülü (2) B = 0 olarak varsayılmışır ve CA = Y C formel modelin birinci dönemi için geçerli olur. Ekonomik faaliyelerin ikinci dönemde sona erdiği varsayılmışır. Ve böylece; B 3 = 0 ve CA 2 = Y + rb 2 2 = B 2 = CA 2 = Y + r(y C ) C = (Y C ) C 2 2 (2.7) Ekonominin dönemler arası büçe kısıı (2) ye uygun olarak devam eder. Herhangi bir dönemde, ülkenin kümülaif cari işlemler dengesi ne yabancı varlıklardaki değişmedir faka bizim iki dönemli sıfır başlangıçlı ve dönem sonunda sıfır yabancı varlığa sahip modelimizde B 0 dır. B3 = ekil. de ükeicinin farksızlık eğrileri, dönemler arası büçe kısıı ile göserildiğinde, aşağıdaki denkleme göre çizilmişir; C2 2 = Y ( + r)(c Y ) (2.8) Bu denklem kullanılarak küçük ekonominin dengesi ve dolayısıyla cari işlemler hesabının grafiksel göserimini üreilebilmekedir. Grafike β ile ( + r) arasındaki ilişkiye dair bir varsayım yapılmamışır. Ekonominin en uygun ükeim ercihi, en yüksek ulaşılabilir farksızlık eğrisine eğe olduğu C nokasındadır.

43 35 ekil.8 İki Dönemli Modelde Cari İşlemler ve Büçe Kısıı ( + r)y + Y 2 2. Dönem Tükeimi C 2 Büçe Doğrusu C2 = Y2 ( + r)(c Y Y 2. A C 2. C Y 2 + Y ( + r) Y Y B2 = C. Dönem Tükeimi C CA Birinci dönem sonundaki cari işlemler dengesi (şekil deki açık) ükeim nokası ile. dönem çıkısının yaay doğruya olan izdüşümleri arasındaki uzaklığa eşiir Oarşi Faiz Haddi ve Uluslararası Ticare Modeli Bir ekonomi, oarşi nokası A düzeyinde ükeim yapmak zorunda olduğunda, Euler denklemi (2.3) ile uarlı olan, reel faiz haddi oarşi faiz oranı A r dır. Çıkı ve ükeim değerleri yer değişirdiğinde denklem 2.4 aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş olur; βu (Y 2) u (Y ) = + r A (2.9) Bu denklem, gelecekeki ükeimin oarşi fiyaını, bugünkü ükeim cinsinden ifade emekedir.

44 36 ekil. e göre ikinci oarşi fiyaı gelecekeki ükeimin dünya göreli fiyaının alında olduğu zaman, (yani A r, r den yüksekir) gelecekeki ükeim göreceli olarak kendi ekonomisinde ucuzdur ve şimdiki ükeim nispeen pahalıdır. Böylece yerel ekonomi, (cari işlemler açığı vererek), birinci dönemde yur dışından şimdiki ükeimi ihal eder ve (yabancı açığı geri ödeyerek), gelecekeki ükeimini sonra ihraç eder. Bu sonuç uluslararası icare eorisindeki karşılaşırmalı üsünlükler ilkesi ile paralel bir uygulamadır. Cari çıkıda bir arış veya gelecek çıkıda bir azalış oarşi reel faiz haddini düşürür. Her iki olguda arzu edilen asarruf oranını, önceki oarşi faiz oranı seviyesinde yükselir. Buna karşın, kapalı ekonominin yerleşikleri ödünç vermeden daha fazla asarruf yapamadıklarından dolayı,insanlar yeni varlıklarını ükeene ve amin olana kadar A r faiz oranı azalmalıdır. Benzer bir şekilde β nin yükselmesi (daha fazla sabır göserilmesi) sonucu azalmakadır. Dolayısıyla, A r faiz oranı r nin alında kaldığında; ülke ilk dönemde cari işlemler fazlası, ikinci dönemde ise cari işlemler açığı verir. Buna karşın, ülke hala dış icareen fayda sağlayabilir. A r 2..5 Geçici ve Kalıcı Çıkı Değişiklikleri Bundan önceki bölümlerde çıkının alernaif kısa yollarının cari işlemler hesabına olan ekileri açıklanmışır. Değişen çıkının ekilerini göz önüne alan β = ( + r) koşulu burada da devam emekedir. dönüşmüşür; Bu koşul sonucunda denklem aşağıda şekle u (Y 2) u (Y ) + r = + r A (2.0)

45 37 Yukarıdaki denklem dünya faiz oranı ile oarşi faiz oranı arasındaki farklılığın kaynağının sebebinin değişen çıkı seviyesi olduğunu ifade emekedir. Bir ekonominin çıkısının sürekli olarak sabi düzeyde olması isediği varsayıldığında, ekonomi dengede olan cari işlemler hesabına sahip olacakır. Birinci dönem milli geliri, Y in arığını varsayalım, eğer ikinci dönem milli geliri, Y 2 değişmezse ekonominin oarşi faiz haddi, dünya faiz haddinin alına düşecekir. Cari işlemler fazlalığı birinci dönemde insanların ükeimlerini, çıkı fazlalıklarını yabancılara borç vererek düzleşirmelerine sebebiye verecekir. Eğer Y 2, Y ile aynı oranda ararsa oarşi faiz haddi değişmez ve cari işlemler dengesizliği oluşmaz. Alernaif olarak eğer insanlar yükselen çıkı mikarlarını her iki dönemde de ükeirse, ükeim oomaik olarak zaman boyunca sabi kalacakır. Öze olarak β = ( + r) olduğunda çıkıdaki kalıcı değişiklikler cari işlemler hesabını ekilemez, faka geçici değişiklikler cari işlemler hesabını ekiler. Geçici yükselmeler cari işlemler hesabında fazlalığa ve geçici üreim açıklarına yol açar Kamu Tükeiminin Modele Eklenmesi Kişi başına kamu harcamaları G olarak fayda fonksiyonuna eklendiğinde, fayda fonksiyonu u (C) + c(g) olarak güncellenmiş olur. Bu biçim, en basi ve en emel biçim olmasına karşın isenilen fayda fonksiyonu elde edilmişir. Buradaki G özel sekörden elde edilen vergilerden =. 2 olduğu varsayılmakadır. Böylece özel sekör büçe kısıı;

46 38 C2 Y2 G + = Y G + (2.) + r + r 2 C Kamu harcamaları aynı zamanda dönemi cari işlemler özdeşliğine eklendiğinde; CA = B + B = Y + r B C G (2.2) olarak cari işlemler hesabı dengesi yukarıdaki şekilde güncellenmiş olur. Buradaki yeni durumda hem kamu harcamaları hem de özel ükeim harcamaları, cari işlemler hesabını hesaplamak için milli gelirden çıkarılmışır. Kamu harcamalarının özel sekör konrolünün dışında olması sebebiyle Euler denkleminin geçerliliğinin sağlanabilmesi; 2.. bölümündeki aşamaların aynı şekilde izlenmesini gerekirmekedir. Kamu harcamalarının cari işlemler hesabını nasıl ekilediğine bakacak olursak, yapılan doğal değerlendirme yapısına göre β = ( + r) olarak devam emeke ve çıkı seviyesi Y 2 = = Y Y sabi olarak belirlenmişir. Kamu harcamaları yokken ükeim sabiir. Eğer G > 0 ve G 2 = 0 varsayımı yapılırsa, özel sekör vergilerin yükünü geleceğe kaydırmak için, ikinci dönemde göreceli olarak yüksek bir vergi sonrası geliri olmasına rağmen, borçlanmak iseyecekir. Ülke böylece birinci dönem açık, ikinci dönem fazla verecekir. Sabi geliri, Y, ve ne milli geliri, koyacak olursak; Y G, denklem 5 e yerine [( + r)(y G ) + Y] ( + r)g = = Y (2.3) 2 + r 2 + r C

47 39 Yukarıdaki duruma ers açıdan bakıldığında G 2 = = G G, böylece ükeim her iki dönemde de sabiir, C = Y G olacakır. Bu durumda cari işlemler hesabı sürekli olarak dengededir. Kamu harcamaları burada cari işlemler hesabının sadece boyuunu ekileyecekir Yaırımın Rolü Modele Yaırımın Eklenmesi Model yaırım da göz önüne alınarak yenilendiğinde, çıkı sermaye kullanılarak üreilmişir. Herhangi bir dönemde yeni çıkı için üreim fonksiyonu; Y = F(K) (2.4) Ekonomide genel ikisadi durumun geçerli olduğu durumdaki gibi sermaye arışı ile birlike üreim arar, faka bunun marjinal verimliliği azalır. F (K)>0 ve F (K)<0. Bilindiği üzere ekonomide çıkı üreilebilmesi için sermaye gereklidir ve sermaye olmadan üreim gerçekleşirilemez. [F(0)=0]. Temsili bir üreicinin eknolojiye erişimindeki kakısal rolü üreim olarak düşünülebilir. Bir birim sermaye, ükeim mallarından elde edilmişir. Yaırımı arırmak için ükeicinin büçe kısıını yeniden ele alınması gerekmekedir. Çünkü buradaki durumda asarruflar yabancı varlıklar gibi sermayeye kayabilmekedir. dönemi sonunda oplam özel yerel varlık B + K olur. Ne yabancı varlıklar oplamı B ve yerel varlıklar soğu K in oplamına eşiir. dönemindeki cari işlemler hesabını, sermaye yaırımlarının nasıl ekilediğine bakacak olursak; K sermaye soğu, dönemi sonundaki var

48 40 olan sermaye soğu oplamına eşiir. K ve dönemi boyunca elde yapılan yaırımlar I nin K = K + I (2.5) Bu sermaye soğu hesaplamalarında sermayenin değer kaybı göz önüne alınmamışır ve yaırımların negaif olmamasını sağlayacak bir kısılama da yapılmamışır. Denklem 2.5 ile insanların sermayelerinin bir kısmının ükeime dönüşürmelerine izin verilmişir. Böylece oplam yerel varlıklardaki değişmeyle beraber ulusal asarrufları göserecek olursak; B + K (B + K ) = Y + rb C G (2.6) Sonuç olarak bu denklemde yeniden düzenlemeler yaparak denklem (2.4) ile değişirmeler yapacak olursak, cari işlemler fazlalığı; CA = B B = Y + r B C G I (2.7) Var olan cari işlemler özdeşliğini değerlendirmenin en faydalı yolu ulusal asarrufları anımlamakır; S Y + r B C G (2.8) Buradan denklem (2.7) ye ekrar bakacak olursak, yaırımlı bir ekonomiyi ifade emekedir ve denklem (2.8) ile gerekli değişiklikleri yaparsak; CA = S I (2.9) Ulusal asarruflar yuriçi sermaye formülünden daha fazla ne yabancı varlıklar oplamına akar. Yaırım asarruf eşiliği denklem (9) cari işlemler

49 4 hesabının dönemler arası bir olgu olduğunu oraya çıkarmakadır. Yaırım asarruf özdeşliği CA = S I çok gerekli ve çözümlemeli bir araç olmasına karşın, CA, S ve I, orak dışsal şoklara karşılık veren içsel orak değişkenlerce anımlanmışlardır. Bu da cari işlemler hesabındaki dışsal asarrufların ve yaırımların ekisi sonucu meydana gelen kaymaların yanlış sebepler doğurmasına yol açabilmekedir. Burada yaırımları da içeren model ise yaırım asarruf özdeşliğindeki üç değişkenin çok çeşili dışsal şoklar sonucunda eş zamanlı olarak nasıl ekilendiğini göserecekir Büçe Kısıı ve Bireyin Maksimizasyonu Denklem (2.8) e paralel olarak dönemler arası büçe kısıını üremek için, hem harcamaları hem de yaırım olduğu durumda, varlık oplamları özdeşlikleri birinci dönem ve ikinci dönem iki için oplanır. Birinci dönem için cari işlemeler denklemi (2.7) aşağıdaki denklemde ifade edilmekedir; B 2 Y C G I = (2.20) B in sıfır olduğu haırlanacak olursa, ikinci dönem; B 2 = Y2 + rb2 C2 G2 I2 B 3 ün de sıfıra eşi olduğu haırlandığında, B 2 için denklem çözülüp, bir önceki denklemde sonuçlar yerine konulduğunda; C2 + I2 Y2 G + I + = Y G + (2.2) + r + r 2 C Ve böylece çıkının şimdiki değeri ile sınırlandırılmış ükeim arı yaırımın şimdiki değeri elde edilmiş olur.

50 42 Burada yaırımı olan ekonomide emsili bir birey denklem (0) da Y yi F (K) ile denklem (2.) de de K daki değişimleri I ile değişirerek emsili bir birey, = u(c ) + u(c ) yi denklem 5 e göre maksimize eder. Durumu U β 2 basileşirmek için, insanlar geçmişeki ikinci dönemin sonunda para aşımayı asla isemeyeceklerdir. Böylece birinci dönemde oplanan sermaye K 2, ikinci dönem sonunda ükeilecekir. Ve K 3 = 0 olacakır. Dolaylı olarak, I 2 K3 K 2 = 0 K 2 = K 2 = (2.22) Denklem (5) i kullanarak U den C 2 yi kaldırırsak böylece bireyin problemi; maxu ( C) {( + r) [ F(K ) C G I ] + F(I + K ) G + I } C + + (2.23) I β 2 2 K K geçmişe verilmişir ve birinci gün seçime bağlı değildir. Birinci sıra koşullara karşılık gelen iki Euler denklemi (3); F (K) = r (2.24) Kullanılan özdeşlik K 2 = K + I Çıkının eksra bir birimi birinci gün yaırıma akarıldığında, amamı ikinci gün çıkıya marjinal kakısı ile birlike F (K) ükeilebilir. Denklem (2.24) ün en önemli özelliği isenen sermaye soğu yuriçi ükeim ercihlerinden bağımsızdır. imdiki sisemde, yaırım kamu

51 43 harcamalarından bağımsızdır. Kamu harcamaları küçük açık ekonomide üm dünya sermaye piyasalarıyla karşılaşarak yaırımları dışlamazlar Üreim Olanakları ve Denge Kamu harcamalarının iki dönemde de sıfır olduğu varsayılsın. Grafik.9 yaırımların olduğu durumda cari işlemlerin nasıl anımlandığını gösermekedir. Oarşide uygun olan eknolojik imkanları göseren üreim olanakları eğrisi şekil. e bilgi olarak, şekil.3 e birinci dönem ükeimini ikinci dönem ükeimine çevirmek için eklenmişir. Üreim olanakları eğrisi aşağıdaki denklem ile anımlanmışır; C [ + F(K ) C] + K + F(K ) 2 F K C = (2.25) ekil.9 Üreim Olanakları ve Denge 2. Dönem Tükeimi C 2 F (K ) + 2 K 2 [ + K ] F F(K ) + F(K ) + K. B A.. C Büçe Doğrusu C2 = Y2 I2 ( + r)(c Y + I) F(K ) + K K2 F (K ) + K. Dönem TükeimiC K + 2 = K I

52 44 Bu denklem üreim olanakları eğrisinin pozisyonunu ve şeklinin nasıl olduğunu ayin eder. Eğer ekonomi birinci dönem, mümkün olan en düşük yaırım seviyesini büün sermayesini ükeerek ( I = K ) seçerse, birinci dönem oarşide mümkün olan en yüksek ükeim seviyesine ulaşmakadır. C + = K F(K ). Bu durumda ikinci dönem ükeimi mümkün olan en düşük seviyede olur. C 2 = F(0) + 0 = 0. Üreim olanakları eğrisinin yaay kesişiği noka sonuç nokasıdır, diğer marjinal durum ise, ekonomi üm kaynaklarını hiç ükemeden yaırıma birinci dönem akardığında, K. Bu karar ile ükeim sıfıra eşi olur. C = 0, I = F(K), K K F(K ) 2 = + ve [ + F(K )] + K F(K ) C2 = F K +, son durumda olan en fazla ükeim oarşide mümkündür. Üreim olanakları eğrisinin dikey ekseni kesiği noka anımlanan dağılımı göserir. Üreim olanakları eğrisinin eğimi denklem (2.25) in ürevi ile elde edilmişir; dc dc = [ + F (K )] 2 2 ekil.3 e görüldüğü gibi üreim olanakları eğrisinin içbükey olması, sermayenin azalan verimler yasasından kaynaklanmakadır. ekil.3 eki A nokası oarşi dengesini gösermekedir. Bu nokadaki üreim olanakları eğrisi, icare yapılmadan, ulaşılabilecek en yüksek farksızlık A eğrisine eğeir. İki eğrinin A nokasındaki orak eğimi, ( + r ) olarak göserilebilir. Buradaki A r önceki bölümlerde de ifade edildiği gibi oarşi faiz haddini ifade emekedir. Büün üç kapalı ekonomi dengeleri A nokasında meydana gelmekedir. Birinci durum: üreici maksimizasyonu: üreim kararları verimlidir. İkinci durum: ükeici maksimizasyonu: dönemler arası Euler

53 45 koşulları geçerlidir. Üçüncü durum: ükeim ve yaırım çıkının iki dönem oplamına eşiir. Burada A nokasında piyasanın dengeye geldiğini C ile Y + K arasındaki yaay eksen arasındaki mesafeye eşi olan oarşi K 2 gözlemlenebilmekedir. oranı ekil.3 eki A nokasında, ikili eğim aracılığıyla ekonomi oarşi faiz A r dan daha düşük bir faiz oranı olan dünya faiz oranı r ile karşı karşıya kalır. Böylece, marjinal yerel yaırım projesi dünya borçlanma maliyeinin üzerinde bir geri dönüş oranı eklif emekedir. Yabancı ülkelerle dönemler boyunca elde edilen icare fırsaı, yerel halka yeni büçe doğrusu üzerindeki B nokasında daha fazla üreerek ve daha fazla yaırım yaparak karlarını arırmalarına olanak anımakadır. B nokasındaki üreimde, ekonomiyi dünya fiyalarında mümkün olan en yüksek büçe doğrusuna yerleşirerek yerel çıkının şimdiki değeri maksimize edilmekedir. C nokasında yapılan ükeim ekonominin elde edebileceği en yüksek fayda seviyesini ifade emekedir. A nokası ile B nokası arasındaki yaay mesafe, ekonominin uluslararası piyasalara açılmasından kaynaklanan ek yaırımları ifade emekedir. A nokası ile C nokası arasındaki yaay mesafe eş zamanlı izin verilen eksra birinci dönem ükeimi ifade emekedir. Toplam birinci dönem kaynakları Y + K değişmediğinden, bu iki yaay uzaklık oplamı, B den C ye olan uzaklık, birinci dönem cari işlemler açığını ifade emekedir. C nokasından geçen fayda eğrisi, A nokasından geçen fayda eğrisinin üzerindeki bir nokadan geçmekedir. Bu iki noka arasındaki ölçüm icareen kazançları gösermekedir. Eğer dünya faiz oranı r, A r dan aşağıda olduğundan ziyade, üzerinde olsaydı, ülkede birinci dönem ükeimi cari işlemler fazlası olabilirdi faka, hala dönemler arası icare kazanımlarından fayda sağlanmakadır.

54 Kamu Tükeiminin Modele Eklenmesi Bölüm e kamu ükeiminin olmadığı varsayımı ile model kurulmuşu, bu bölümde ise grafiksel analize kamu harcamaları da eklenmişir. ekil.0 da kamu ükeimi ile cari işlemler açığı arasındaki ilişki görülmekedir. ekil.0 Kamu Tükeiminin Modele Eklenmesi Kayan Büçe Doğrusu C 2 = Y2 I 2 ( + r)( Y I G + C. B.. A C F( K K ) + K 2 Y + K. Dönem TükeimiC Kamu ükeimlerinin yol açabildiği farklılığı açıklayabilmek için, kamu ükeimlerinin sürekli olarak sıfıra eşi olduğu ve cari işlemler hesabının dengede olduğu durumdan başlamak gerekmekedir. ekil.4 e nokasındaki üreim ile ükeim, bu durumu ifade emekedir. Kamu ükeimlerinin birinci dönem sıfırdan büyük G 0 ve ikinci dönem sıfıra eşi olduğu durumda G = 2 0, üreim olanakları eğrisi sola doğru kayacak ve üreim ile ükeim B nokasına gerileyecekir. > A

55 47 ekilde birinci dönem kamu harcamaları yüksek bir oranda gerçekleşirse o dönemde cari işlemler hesabı açık verecekir. Gerçekleşmesi beklenen kamu ükeimleri ikinci dönem gerçekleşiğinde ise cari işlemler hesabı fazla verecekir.

56 . 48 BÖLÜM III TÜRKİYE CARİ İ LEMLER AÇIĞININ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİN SINAMASI 3. Dönemler Arası Modelin Genelleşirilmesi Buraya kadar yapılan açıklamalarda dönemler arası model ile cari işlemler hesabı dengesi arasındaki eorik bölüm açıklanmışır. Modelin ahmini genel olarak opimizasyon yönemine dayanmakadır. Cari işlemlerin dönemler arası modeli opimal cari işlemler hesabı dengesini vermekedir. Bu elde edilen opimal cari denge ile gerçekleşen cari işlemler hesabı arasındaki fazlalık ve noksanlık karşılaşırılmakır. Bulunan açık belirli bir boyuun üzerinde ise müdahale gerekirebilir. Tahmin edilen modele ekonomideki üm bireylerin homojen olduğu ve bir birey için elde edilen sonuçların üm ekonomi için de geçerli olduğu varsayımı ile başlanmakadır. İkisa lieraüründe bilindiği gibi mal ve hizme ükeimine dayalı olarak faydasını maksimize emek iseyen birey (homoeconomicus) dönemler arası fayda fonksiyonunda da faydasını maksimize emek için çabalamakadır. Suzee Hudson ve Rober Senne in 2003 makalelerinde de verilen bireyin fayda fonksiyonu; U = u = 2 ( C ) + u( C+ ) + u( C+ 2 + T s= β s β u( C ) s β T ) β u( C + T ) (3.)

57 49 Küçük açık ekonomide sabi bir reel dünya faiz haddinde, r*, borç alıp borç verebilen ek bir mal ile icare yapabilen emsili bireyin rasyonel beklenilere sahip olduğu varsayıldığında, Adedeji (2003:2) ve Moccero (2006:6) nin de ifade eiği bireyin dönemler arası fayda fonksiyonu; = U E β [ U(C )], U'(C ) > 0 ; U '' < 0 ; 0 < β < (3.2) = Denklem 3.2 de β = /( + r*) parameresi gelecek dönem değerlerini bugüne indirgemeye yarayan indirme oranıdır. C ekonomideki dönemindeki oplam özel ükeim mikarını ifade emekedir. Yukarıdaki eşisizlike dengesizlik olması durumunda ükeim dalgalanmalarını önlemek için ükeim şimdi yapılacak ya da gelecek bir döneme kaydırılacakır. Adedeji (200;8) de de ifade edilen, ne yabancı varlıklar ve cari işlemler arasındaki ilişki denklem 3.3 e göserilmekedir; B B = r *B + Y C G I = CA + (3.3) Denklem 3.3 e B dönemindeki ne yabancı varlıklar, Y dönemindeki gayri safi yuriçi hasılayı, C ve G dönemindeki özel ve kamu ükeim harcamalarını, I dönemindeki yaırım harcamalarını, dönemindeki cari işlemler dengesini ifade emekedir. CA Ödeme koşuluna bekleniler eklendiğinde emsili birey için dinamik büçe kısıı denklem 3.4 eki gibi güncellenmiş olur. τ E Y + ( + r *) B = E E ( Y G I ) (3.4) =τ + r * =τ + r *

58 50 M.Opoku-Afari (2005:23) e verilen ilişki, denklem 3.4 e bağlı olarak birey denklem 3.2 i maksimize emekedir. Bu ilişki ükeimin en iyi düzeyini vermekedir; = + τ r C * r *B E ( Y G I ) (3.5) + r * = + r * τ Açık ekonomideki rasyonel bekleniler ükeim fonksiyonu denklem 3.5 e verilmekedir. Planlanan ükeim sabiir faka gerçekleşen ükeim ekonomi gelişimini olasılıksal süreç olarak değişirir. 7 Denklem 3.5 i 3.3. e yerine konduğunda opimal cari işlemler hesabı dengesi elde edilmiş olunur. Opimal cari işlemler hesabı dengesi bir ülkede mevcu milli gelir, ükeim, kamu harcamaları ve yaırımlar veri iken ulaşılmak isenen en uygun cari işlemler hesabı seviyesini gösermekedir. Anella Munro ve Rishab Sehi (2006:4) e de verildiği üzere, cari işlemler hesabının büçe kısıı ile birlike ela alındığı denkleme gerekli maemaiksel düzenlemeler yapıldığında elde edilen denklem; CA r * * = Y + r *B ( + r*)b + + r * = τ + r * τ E (Y I G ) I G (3.6) 7 Burada verilen β r den farklıdır. Verilen karesel fayda fonksiyonunda, θ ; β( + r*)r * θ = ( β( + r*) 2 ) Bu duruma göre cari işlemler açığını ekileyen iki eken vardır, ükeim düzleşirilmesi ve ükeim eğilimi.

59 5 Alernaif olarak denklem 3.5 yeniden gerekli maemaiksel düzenlemeler yapıldığında aşağıdaki şekilde yazılabilir; C * r * = r *B + τ E (Y G I ) θ + r * = τ + r * + ς (3.7) Denklem 3.7 deki θ ne çıkı ile ükeim arasındaki uzun dönem eş büünleşme parameresidir. Denklem 3.6 yeniden düzenlenerek denklem 3.8 deki gibi yazılabilir 8 ; CA * = Y r * + r * r * + + r * =τ =τ + r * + r * τ τ E G r * E Y + + r * I =τ + r * τ E G (3.8) Denklem 3.8 en kısa hali ile yazılacak olursa; CA * = (Y E Ŷ ) (I E Î ) (G E Ĝ ) (3.9) 8 Değişkenin şimdiki değeri ile kalıcı değeri arasındaki ilişkiyi anımlayacak olursak; = τ + r * τ Ẑ τ = = τ + r * τ Z Böylece Z nin kalıcı değeri; Ẑ τ + r * = τ + r * τ Z = olarak anımlanmakadır. (Obsfeld ve Rogoff, 996)

60 52 Cari işlemler hesabının dönemler arası modelin emeli denklem 3.9 da verilmekedir. Cari işlemler hesabı çıkıdaki, yaırımdaki ve kamu harcamalarındaki geçici bozukluklarına karşılık bireylerin ükeimlerini zaman boyunca düzleşirebilecekleri bir ampon vazifesini yerine geirmekedir. Cari çıkıdaki bir arış, çıkının beklenen kalıcı değerinde arışa ve cari işlemler hesabı fazlalığına, cari çıkıdaki bir azalış ise çıkının beklenen kalıcı değerinde bir azalışa ve cari işlemler hesabında açığa sebebiye vererek ükeim düzleşirmesini yansımakadır. Cari çıkıdaki geçici gelir arışı çıkının uzun dönem iskono edilmiş oralamasının üzerine geçer ve ükeilmez asarruf edilir. Bunun sonucunda ne dış varlıklar B arar. Benzer bir şekilde dış borçlanma kar elde edilebilir fırsaları finanse emede yaırımı finanse emek için ükeimi kısmak yerine, dış borçlanmaya gidilecekir ve böylece cari işlemler hesabı pozisyonu köüleşecekir. Ve son olarak kamu harcamalarındaki geçici arış, geçici verimlilik şokundaki aynı ekiyi yaraacak; yüksek bir cari işlemler hesabı açığı insanları her hangi bir dönemde verilen şokun ekilerini en aza indirebilmeleri için bu ekiyi büün zamana yayacaklardır. Campbell arafından gelişirilen ükeimin sürekli gelir hipoezine benzer bir şekilde kurulan model daha özlü ve kısa bir şekilde denklem 3.9 olarak yazılabilmekedir. Bu yaklaşım modelin yapısının am kullanımını uygulanabilir hale geirmekedir. Bu biçim, cari dönemdeki cari işlemler hesabını arıran, gelecek dönemdeki ne çıkıdaki beklenen poziif değişmeleri gösermeke kullanılmakadır. Ne çıkı gayri safi yuriçi hasıla olarak anımlandığında ve oplam yaırım ile kamu harcamaları düşürüldüğünde model; Q Y I G (3.0)

61 53 Bu açıklamalara dayanarak, denklem 3.0 denklem 3. haline dönüşmekedir; CA * = Q E Qˆ (3.) Ne çıkının kalıcı değeri, Qˆ, yeniden yazılabilir; Qˆ τ = r * EτQ + r * =τ + r * (3.2) Denklem 3.2 yi denklem 3. de yerine konduğunda, τ * r * CA τ = Qτ Eτ EτQ (3.3) + r * = τ + r * olursa; Denklem 3.3 e = ψ + r olarak değişirerek yeniden düzenlenecek CA * τ = Q = Q = Q τ τ τ E Q ( ψ) τ τ =τ E ψ τ =τ τ ψ Q =τ+ τ ψ E Q τ τ =τ Q ψ τ+ =τ Q ψ τ+ Q (3.4) Denklem 3.4 e yeniden düzenleme ile denklem 3.5 içerisinde noasyon farklılığı yapılabilmekedir.

62 54 =τ ψ τ+ = τ Q = ψ Q (3.5) = + Denklem 3.5 yapılan düzenleme ile denklem 3.3 yeniden düzenlenecek olursa; CA * = E = E τ ψ Q =τ+ = + =τ+ ψ τ (Q Q ψ τ ) Q (3.6) Cari dönem emelli cari işlemler hesabı denklem 3.7 de göserilmekedir. τ * = E ( Q ) =τ+ + r * CA (3.7) Denklem 3.7 de, geçici şoklar cari işlemler hesabında değişikliklere sebep olmakadır. Cari işlemlerdeki harekein boyuu şokların azalan sürekli fonksiyonudur. Ülke ekonomisinde, cari işlemler hesabı yalnızca ne çıkının beklenen değeri geleceke geçici olarak azalacağı beklendiğinde fazla verecekir. Bu yaklaşım cari işlemler hesabı dengesini poliika uygulama farklılığı ile birçok açıdan değerlendirmekedir. İlk olarak ülke ekonomisi cari işlemler açığını yapısal bir sorun olarak görmemesi gerekiğini ecrübe emekedir. Kamu harcamalarında ve yaırımlardaki geçici arışlar veya verimlilikeki düşüşler sonucunda cari işlemler hesabının açık verdirmesi beklenmekedir.

63 55 Bu durum da gösermekedir ki bu geçici iniş ve çıkışlar sonucu oraya çıkan cari işlemler hesabı açıklarını gidermede, döviz kurunun devalüasyonu ile cari işlemler hesabı açıklarını düzelmek gibi poliika araçları kullanılarak, müdahaleler yapmak gerekmemekedir. İkinci olarak, eğer gözlenen cari işlemler hesabı açıkları özel sekör arafından, ükeim düzleşirmesine sebep olursa, gözlenen cari işlemler hesabı açıkları yabancı ülkelerden, ükeimi düzleşirmek için özel sekörce emin edilen borçların sürdürülemez olduğunu gösermemekedir. Üçüncü olarak, gözlenen cari işlemler hesabı açıkları, borç alınan yabancı asarrufların geleceke geri ödenebilmesi için, ekonominin büyümeyi hızlandırması gerekiğini göserebilmekedir.

64 Cari İşlemler Hesabının Sürdürebilirlik Krierleri 3.2. Cari İşlemlerr Hesabının Bileşimi Cari işlemler dengesizliğinde, eğer dengesizlik büyük bir icare açığından ziyade, dışarıdan elde edilen büyük ne fakör gelirlerinden kaynaklanmaka ise, bu açık daha az sürdürülebilir olabilir. Herhangi bir cari işlemler açığı ele alındığında, kalıcı ve büyük icare açıkları, yapısal rekabe edilebilirlik sorunlarını göserebilmekedir. Büyük ve negaif dış fakör gelirleri, geçmişe meydanaa gelen dış borcun eskiden kalma bakiyesi olabilir. Bu sebeple cari işlemler hesabını oluşuran icare dengesinin bileşenlerine bakmak gerekmekedir. Türkiye de cari işlemler hesabının bileşenlerine bakıldığında ekonomik büyüme cari işlemler hesabını yakından ilgilendirmekedir. Türkiye de ekonominin hızla büyüdüğü dönemlerde ihala da hızla armakadır. 20,00 00,00 Şekil 3.Yıllık Büyüme Oranları ve Toplam İhala Arış Hızı 80,00 60,00 40,00 20,00 0,00-20, ,00 İhala Büyüme Hızı GSYIH Büyüme Hızı ekil 3, de görüldüğü üzere 990 dan 2005 yılına kadar olan dönemde bu ilişkii ne bir şekilde görünmekedir. ekil üzerinde ihala

65 57 dalgalanmalarının milli gelir büyüme dalgalanmalarına oranla daha şiddeli olduğu dikka çekmekedir. Burada grafiksel olarak verilen ilişkiyi başka şekilde ifade emek de mümkündür. Ekonomimizin daraldığı ya da büyüme hızımızın düşüğü dönemlerde cari işlemler hesabında fazlaa verdiğimiz, ya da cari işlemler açığının ihmal edilebilir düzeyde olduğu yıllar; 994,998,999 ve 200 yılıdır. Türkiye ekonomisine ilişkin bu ilişki diğer ekonomerik çalışmalarla da deseklenmekedir. Özaay (200) Aydın ve diğerleri (2004) hem uzun hem de kısa dönemdee geçerli olan bu güçlü aynı yönlü ilişkiye dikka çekmekedirler. Ancak, Türkiye ekonomisinin büyümesinde büyük payı ara malı ihal emesinden kaynaklanan üreim arışı meydana geirmekedir , ,00 ekil 3.2 Cari Açık ve GSYİH , , , ,00 0, , Cari Açık GSYİH Türkiye de cari işlemler açığının büyük sebeplerindenn birisi Türkiye nin imalaa ara malı ihal emesinden kaynaklanmakadır. Dolayısı ile Türkiye de meydana gelen milli gelir büyümesi sonucu cari işlemler hesabındaki arışlar armakadır. Türkiye de son dör yılda milli gelir arışı meydana gelmişir ve

66 58 yine aynı dönemde cari işlemler hesabı açığının büyüme göserdiği görülmekedir Sermaye Kaçışı Belirli dönemler boyunca sermeye kaçışının yüksek seviyeleri, kısmen devalüasyon beklenilerini, mali açıkları beklenilerini, enflasyon beklenilerini ve negaif faiz oranıyla sonuçlanan finansal daralmayı ve poliik isikrarsızlığı yansıır. Böylece sermaye kaçışı, verilen bir ülkenin ekonomik bozukluğunun derecesini gösermede öze bir göserge olmakadır. Bu çalışmada sermaye kaçışının Dünya Bankasınca oluşurulmuş anımı kullanılmakadır; KF=CD+NFD+CAB+CIR (3.8) Burada KF sermaye kaçışı, CD dış açıkaki değişme, NFD doğrudan ne yabancı yaırım, CAB cari işlemler hesabı dengesi ve CIR ulusal rezervlerdeki değişimi gösermekedir. Sermaye kaçışını ekileyen en emel ekenlerin başında döviz kurunun izlediği isikrar göze çarpmakadır. Ülkede döviz kuru sürekli arıyor ve ülkede devalüasyonlar yapılıyor ise, yabancı sermaye açısından bu durum kardan zarara dönüşü ifade emekedir. Bunu bir örnek ile açıklayacak olursak; ülkede döviz kuru,4 YTL iken yabancı yaırımcı 000 dolarlık ürünü 00 $ karşılığı 540YTL ye saığını varsayalım. Bu durumda normal şarlarda yaırımcının karı %0 seviyesindedir. Yıl sonun yapılan bir devalüasyon ile kur,4 YTL den,8ytl ye yükseldiğinde, yabancı yaırımcı ülkeden çıkarken parasını dolara çevirdiğinde 855,5 $ elde emiş olacak ve bu devalüasyon yabancı yaırımcıya %5 zarar elde eirmiş, karını amamen zarara dönüşürmüşür. Bu sebeple ülkede döviz kuru isikrarı yabancı yaırımcıyı ülkeye çekmede en önemli ekenlerden birini oluşurmakadır.

67 Dış Borç Soku Cari işlemler açığının sürdürülebilirliği ülkenin uluslararası borç sokundan ekilenmekedir. Uluslararası borç mikarı çok büyük mikarlara ulaşırsa, cari işlemler hesabı dengesizliğini finanse emek de bir o kadar zorlaşacakır. Ayrıca, çok büyük seviyedeki borç finansı, ihraca gelirlerinin ükeimine ve büyüme için gerekli olan yaırım mallarının ihalaına engel olmakadır. Cari işlemler açığının sürdürülebilirliği incelenirken dış borç sokunun arihsel gelişimi de önem kazanmakadır. Cari işlemler dengesi ile dış borç sokunda oraya çıkan arış ve azalışlar arasında doğrudan bir ilişki bulunmakadır. Cari işlemler dengesindeki açık, uluslararası rezervlerin değişmediği varsayımı alında dış borç mikarında arışlara neden olmakadır.(adanur,aklan,2002:) Ülkelerin borç servisini ödeme güçleri finansal sisemin gelişmişliğine bağlıdır. Vergi abanının dar ve vergi ahsilaının ekin olmadığı ülkelerde, borç servis olanakları sınırlanmakadır. Bu ülkelerdeki dış borç büyüklüğü iç borçlanmanın arması anlamına gelmekedir. Dış borç faiz ödemeleri iç borçlanma veya para arzı arışları ile finanse edildiğinde enflasyonis bir süreç başlamakadır (Dornbush,993:239). Gelişmeke olan ülkelerde borç servisi genellikle para arzı arışları ile finanse edilmekedir. Yüksek ve belirsiz enflasyon oranları yaırımcıların yuriçi mali piyasalardan uzaklaşmalarına neden olmakadır. Gelişmeke olan ülkelerde borç servisi ödemeleri için yeni kaynakların sağlanması, yaırım harcamalarına ayrılan kaynaklarla mümkün olabilmekedir. Gelişmeke olan ülkelerde hükümelerin vergi oranlarını arırmak veya kamu harcamalarını azalmak yerine yaırım harcamalarına ayrılan kaynakları azalmaları daha yaygın izlenen bir poliikadır (Dornbush,993:35).

68 ekill 3.2 Dış Borç Soku (milyon $) Dış Borç ekil 3.2 en de görüleceği üzere dış borç soku seneler iibarı ile armakadır. Diğer bir yandan bakıldığında milli gelir sürekli aran bir rende sahipir. Dış borçlanmanın makroekonomi üzerindeki ekisi, kaynakların kullanım alanlarınaa göre değişmekedir. Dış borçlanma yoluyla emin edilen kaynaklar, doğrudan doğruya ükeim amaçlı kullanıldığında, reel ekonomi üzerinde enflasyonis ekiler meydana gelebilmekedir. Yaırım amaçlı kullanıldığında ise, yaırımın ürüne göre, milli gelir armaka veya azalmakadır. Borç servisi sorunu ile karşı karşıya olan ülkelerdee vergi abanları, gelecekeki borç servis ödemelerini karşılayabilmek için eşi olmayan bir şekilde armakadır. Reel ve finansal akifler yüksek oranlardan vergiye abi uulmakadır. Borç servisini gerçekleşirmek için vergilerde yaşanan bu değişimlerin yanı sıra döviz kuru belirsizliklerinin olduğu ve ihraca olanaklarının arırılamadığı şarlarda, oplumda enflasyonis bekleyişler de armakadır. Enflasyonis bekleyişlerin arığı koşullarda ulusal reel yaırımlar ve dolayısıyla reel büyüme oranları azalmakadır. Yabancı finansal akiflerin yaırımcıların porföylerindeki payları armakadır. Söz konusu şarlar alında hükümelerin ihraca olanaklarını arırmak amacıylaa devalüasyona başvurmaları, ihala olanaklarının azalmasına ve fiili çıkı seviyesinin poansiyel çıkı seviyesinin alında kalmasına neden olmakadır. Bu durum,

69 6 reel ücre ve reel serve düzeyini azalmaka,faiz oranlarını ise yükselmekedir (Dooley, Folkers...,990:6). Hükümeler dış borç geri ödemelerini para basmak sureiyle finanse emeye yöneldiklerinde ve para basımının enflasyonis (Л) ekileri dikkae alındığında, d* = Dış borç servisi/gsyih oranını gösermek üzere, büçe açığı g = (Л) + d* olarak ifade edilebilir. Dış borç servis ödemelerindeki arış, büçe açığında da arışlara neden olmakadır. Hükümeler dış borç servis ödemelerini gerçekleşirmek için kamu harcamaların azalılması, vergi oranlarının arırılması ve iç borçlanma gibi finansman yönemlerini kullanmadıkları sürece, para basmak zorundadırlar. Ayrıca dış dengeyi sağlamak için devalüasyona da başvurulabilir. Enflasyon oranı, borç servisi ve reel devalüasyonlar arıkça yükselmekedir (Dornbusch,993:20-2). İhraca rekabeliliğini arırmak amacıyla devalüasyona başvurulması, borç servisinin ulusal para cinsinden değerini arırmakadır. Bu durum, büçe açıklarının armasına neden olarak hükümelerin enflasyonis finansman ihiyacını yükselmekedir. Gelişmeke olan ülkelerde sermaye kı üreim fakörü olduğundan ulusal asarruflardaki azalma dış borçlanma ile dengelenmeye çalışılmakadır. Borçlanma ile elde edilen kaynakların geri dönüş oranı, dış borçlanmanın maliyeini aşığı sürece, dış borçlanma poliikası sürdürülebilir bir poliikadır (Ajayi and Khan,2000:). Sürdürülebilir bir dış borçlanma poliikasının sandar gösergeleri, dış borç/ihraca, dış borç servisi/ihraca ve dış borç/gsyih rasyolarıdır. Dış borçlanmanın sürdürülebilirliği, borçlanmadan elde edilen kaynaklarla, hüküme gelirlerinin gelecekeki borç servisini karşılayabilecek şekilde arırılması ile mümkündür. Mali dengesizlik durumunda para oorieleri, belli bir maliyee kalanarak yeni kaynaklar sağlamaya yönelmekedirler. Söz konusu maliye, fon arz edenlerin alebine göre belirlenen faiz oranıdır. Borç alma sürecinin sürdürülebilirliği, borç olarak

70 62 alınan kaynakların oorieler arafından ekin bir şekilde kullanılmasıyla mümkündür. Ancak bu şekilde borç servisi yeni borçlanmaya başvurmaksızın karşılanabilmekedir Reel Döviz Kuru Ülkenin reel döviz kuru kesin eşik değerinin öesinde aşırı değerlendiğinde veya geçmiş yılların oralamasının üzerine çıkığında, bu durum cari işlemler hesabı ile ilişkilendirilmiş demekir ve bu şekilde bir cari işlemler hesabının sürdürülemez olduğu ahmin edilmekedir. Bunu ifade ederken cari işlemler hesabını ekileyen, iyi ve köü reel döviz kuru arışını birbirinden ayırmak gerekmekedir. Enflasyon aalei ile birleşen sabi döviz kuru rejiminden kaynaklanan reel değer kazanımı, dış dengesizliği gidermede zararlıdır. Diğer arafan, doğrudan dış yaırım akışıyla sonuçlanan sabilizasyon poliikası ve diğer sermaye akışları, döviz kuru değerlenmelerine yol açabilir. Ülkenin yükümlülüklerinin önemli bir kısmı döviz cinsinden olduğunda, devalüasyon, faiz hesabının ulusal para cinsinden değerini arırmakadır. Bu eki, dış icare dengesindeki azalmayı yavaşlaan önemli bir gelişmedir. Bu nokadan harekele devalüasyonun dış icare dengesi açıklarının kapanmasına yardımcı olup olamayacağı, kesin değildir. Devalüasyon, ihracaı yabancı paralar cinsinden ucuzlaırken, ihalaın ulusal para cinsinden maliyeini yükselmekedir. Bu durum, dış icare dengesinin açık vermesine neden olmakadır. Bu anlamda cari işlemler açıklarının giderilmesinde devalüasyon her zaman çözüm olmayabilir (Pichford,995:6). Reel faiz oranı uygulaması, sermaye çıkışını azalan önemli bir gelişmedir. Ancak söz konusu faiz poliikasının uzun dönemde uygulanabilirliği yokur. Ekonomik birimlerin ulusal para umaları karşılığında enflasyon riskine karşı korunmaları, büçeye önemli maliyeler geirerek finansal isikrarsızlığı arırmakadır. Ayrıca finansal akiflerin geiri oranlarının

71 63 reel akiflerin üzerinde belirlenmesi, vergi abanını aşındırarak ödünç verilebilir fonların sisem dışına çıkmasına neden olarak finansal sisemi isikrarsızlaşırmakadır (Dornbush,993:98) Şekil 3.3 Reel Kur Endeksi TÜFE Bazlı Kur Endeksi ÜFE Bazlı Kur Endeksi Ağusos 989 arihli Resmi Gazeede yayınlanan, Türk Parasının Kıymeini Koruma Hakkındaki Kanuna dayalı olarak çıkarılan 32 Sayılı Kararname ile yabancı sermaye üzerindeki mikar kısılamaları kaldırılmış ve yabancıların Türkiye deki menkul kıyme piyasasından alım yapabilmelerine izin verilmişir. 32 Sayılı Kararname ile serbesleşmee sürecine giren Türkiye de reel faiz hadlerinin yükselmesinin ekisiyle yabancı sermaye girişlerinde önemli arışlar olmuşur. ekil 3.6 da Reel Kur Endeksi serisine bakıldığında ilgili seneden sonraki yıllarda döviz kurunda yükselme meydana geldiği görülmekedir. Ayrıca, 32 Sayılı Kararname ile geirilen diğer bir yenilik, gayrimenkuller ve ayni haklar üzerindeki blokaj hükmünün kaldırılmasıdır. Buna göre; yabancıların döviz bozdurmaksızın yur içinde elde eikleri gayrimenkullere ve ayni haklara ai gelirlerin, yur içinde kullanımı veya yur dışına ransferi serbes bırakılmışır. 32 Sayılı Kararname ile sadece kısa vadeli sermaye girişi eşvik edilmemiş, aynı zamanda özel seköre ara girdi ihalaında da kolaylıklar sağlanmışır.

72 dan sonra ülkenin yerleşik bir kur poliikası oluşmuş ve 2000 yılında resmi olarak sabi döviz kurunu kabul eiği arihe kadar devam emişir. 994 yılına kadar iç borçlanmayı sürdüren ekonomi 994 yılında iç borçlanmadan vazgeçiğini deklere emesi ve yur dışından borçlanmayı sürdüreceğini ilan emesi ile dövize karşı aşırı alep başlamışır. Beklenen yur dışı kaynağında çıkan olumsuzluklar ile başarısızlık gerçekleşmiş ve dolara karşı aşırı alep başlamışır. 5 Nisan 994 e yapılan devalüasyon ile Türk Lirası nın cazip hale geirilmişir. Bunun sonucu olarak dövizin arış beklenisi sona ermiş ve özellikle 994 yılının haziran ayında %50 faiz oranında hazine bonosu ihraç edilerek iç borç vasıası ile Türk Lirası na olan alep canlandırılmışır ile 200 yılları arasında Türkiye döviz kuru hedeflemesi rejimini resmi olarak kabul emiş ve uygulamışır. Bu durum 200 yılında yaşanan krize kadar devam emiş ve 200 yılında yaşanan krizden sonra döviz kuru rejimi değişikliğine gidilerek dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaya başlanmışır. 22 uba 200 den iibaren dalgalı döviz kuru rejimi çerçevesinde kur piyasa mekanizması arafından belirlenmekedir ve bu durum şekil 3.6 üzerinde serinin arışa geçiği kırılma nokası olan 200 yılından sonraki dönemi ifade emekedir. 200 yılında uygulanmaya başlanan yeni program ile ulusal para değer kazanmaya devam emiş ve bu durum cari işlemler dengesini olumsuz olarak ekilemişir. Sürekli olarak döviz birikirmeyi gerekiren bu yeni poliika ile yüksek oranda döviz rezervlerde bekleilmeke ve faiz kazancı elde eme durumunu engellediğinden bu sok yüksek maliyee sebebiye vermekedir Ekonomik Büyüme Bir ülkenin GSYİH büyüme oranı ne kadar yüksekse, cari işlemler hesabı da o kadar dengesizdir. Cari işlemler açığı, dış borcun, GSYİH ya oranı yükselilmeden sürdürülebilmekedir. Aynı zamanda, yüksek GSYİH büyümesi yüksek karlılık beklenisince elde edilen sürdürülebilir sermaye birikimi oranını gösermekedir. Eğer büyüme oranı dış açık üzerindeki

73 65 yaırımın reel oranını geçerse, oplam GSYIH a ekleni dış açıkan daha fazla olur. Böylece ülkenin dış pozisyonunu değerlendirmede ekonomik büyüme önemli bir değişken olmakadır. Ekonomik büyüme hızımız cari işlemler hesabını yakından ekilemekedir. Bu ilişki büyük ölçüde aran üreimin ara malı ihalaını da arırması yoluyla oraya çıkmakadır. Ayrıca, yaırımların büyüdüğü dönemlerde yaırım malı ihalaının da arığı bilinmekedir. Sonuç olarak, ekonomimizin hızla büyüdüğü dönemlerde ihalaımız da hızla armakadır.(özaay:2006:39) Açıklık ve Ticare Bileşenleri Daha açık bir ekonomi (yüksek ihraca GSYİH oranlı ekonomi) de yüksek döviz gelirleri beklenmekedir ve dış borcu finanse emede daha iyi pozisyon alacağı beklenmekedir. Bununla beraber, ihraca abanı zayıf ise, büyük orandaki açıklık, ülkenin dış kaynaklı krizlere yakalanma oranını arırmakadır Maliye Poliikası Gösergeleri Bir ülkenin cari işlemler açığı kamunun yaırım-asarruf dengesinden, özel sekör yaırım asarruf dengesinden ya da her ikisinin bileşiminden kaynaklanabilmekedir. Eğer özel sekör dış sorumluluklarını kamu ile garani alına almadıysa, (eğer özel borç, kamu borcu haline dönüşmez ise) ve özel ikisadi birimlerin asarruf kararını, beklenen sürekli gelir gibi ilgili ekonomik değişkenlerin kesin öngörüsüne dayandırırlarsa (eğer aşırı iyimser beklenen gelir, cari ükeim düzeyinin sürdürülebilir olmasına sebep olmuyorsa) özel sekör asarruf-yaırım dengesinden oraya çıkan cari işlemeler açığı, kamu kesimi asarruf-yaırım dengesinden oraya çıkan cari işlemler açığından daha fazla sürdürülebilir demekir.

74 66 Bu varsayım, mali açıkların, özellikle sabi döviz kuru rejimi alında spekülaif krizlerin meydana gelme olasılığını yaraan mali açıkların aşırı parasal büyümeye sebebiye verebileceğini gösermekedir. Eğer yabancı yaırımcı, hükümein dış borcunu finanse emede iseksiz veya yeersiz olduğundan şüphelenirse, bu durum özel sekörün sermaye akışının durmasına ve krizle sonuçlanan kısa vadeli yabancı yaırımların geri çekilmesiyle sonuçlanabilir. Maliye poliikası ile ödemeler dengesi arasında ilişki söz konusudur. Kamu harcamalarının finansmanında, kamu gelirleri ve özel asarruf arışlarından yararlanılamadığında, cari işlemler bilançosu açıkları armakadır. Cari işlemler bilançosu açıkları, büçe açıklarında cari işlemler bilançosu açıklarına eşi uarda bir azalış meydana gelmediği durumda armakadır (Zloch,987:56) Döviz Rezervleri Yeerlilik Gösergeleri Geleneksel yaklaşım ihala yapılan aylarda uluslararası rezervlerin açıklanmasını ifade emekedir. Eğer sermaye amamen harekeli ise, bu yönem, sermaye yeerliliğini en uygun ölçme yönemi olmayabilir. Sermaye kaçışı döviz kuru üzerine baskı yaraır ve sonraki arışlar döviz kuru rezervlerinin genişlemesini gerekirir. Üselik eğer rezervler kısa dönem dış borcu finanse emede yeersiz ise, ülke hala dış kaynaklı bir kriz yaşabilecekir. Ayrıca, ekonomik açıdan risk dönemlerinde, naki varlıkları dövize çevirme eğilimleri vardır. Bu da döviz kuru üzerine baskı yaraır ve bu yükselişler döviz rezervlerini arırmayı gerekirir. Türkiye ekonomisinin geçmişeki döviz rezervlerine bakıldığında kriz dönemlerinden sonra rezervlerde arış göz çarpmakadır. Ve piyasaya müdahaleler kur rejimine göre değişmekedir. Kısaca kur rejimlerinden bahsedecek olursak; sabi kur rejimine göre Merkez Bankası hedeflediği bir belirli kur seviyesi hedefine ulaşma amacı vardır. Bunun için piyasaya her

75 67 ürlü müdahaleyi yapabilmekedir. uba 200 de geçilen dalgalı kur rejimine göre ise Merkez Bankası sadece fiya isikrarını sürdürmekle yükümlü olup ulaşmak isediği veya belirlediği bir kur seviyesi yokur. Döviz kuru serbes piyasa koşullarına göre belirlenmekedir. Piyasaya ancak aşırı oynaklığın görüldüğü ve spekülaif amaçlı alebin gerçekleşiği dönemlerde müdahale eme yekisi bulunmakadır. Poliik isikrarsızlıkların olduğu dönemlerde bireyler olası krizlerden korunmak amacı ile liki varlıklarını dövize çevirme ihiyacı hissederler. Bu durum sonucunda dövize karşı olan aşırı alep dövizin aşırı değerlenmesini sağlar. Ülkede bulunan Merkez Bankası bu durumda piyasaya müdahale edebilmek için yeeri kadar döviz rezervi umakadır. Faka Türkiye ekonomisine bakıldığında 200 yılında yaşanan bankacılık krizinin ve kur poliikası değişimi ekileri nedeni ile rezervlerdeki arış görülmekedir. Bunun sebebi son yayınlanan Kasım ayındaki niye mekubuna göre piyasan Merkez Bankasının ihiya gereği rezerv arışına devam emesi gerekmekedir ve günlük döviz alım ihalesi minimum 5 milyon dolardır. Dolayısı ile Merkez Bankasının rezervlerindeki 200 yılından sonra gerçekleşen bu arışın emel nedeni piyasadaki dövizi saın alma zorunluluğundan gelmekedir.

76 68 Milyon $ ,0 ekil 3.4 Rezervler , , , , , , , , , , , , , , 9.78, , , ,5 6.06,6.506, , ,5 4.82, ,2 0, , , Rezervler Poliik İsikrarsızlık ve Poliika Belirsizlikleri Cari işlemler hesabının sürdürebilirliğinin içeriğinde, poliik isikrarsızlıklar bir çok farklı açıklama için anlamlı olabilmekedir. Bu yerli ve yabancı yaırımcıları, cari poliik duruşun azalan kredibiliesi ve ani poliika değişiminin riskiyle karşı karşıya geirir. Eğer hüküme sermaye konrolü uygulaması eğilimi yerine, serbes sermaye dolaşımını ercih ederse, sermaye kaçışının oluşumu daha muhemeldir İhalaın İhracaı Karşılama Oranı Cari işlemler hesabının en büyük kalemlerini oluşuran ihalaın ihracaan farkı dış icare açığını ifade emekedir. Dış icare açığı ne kadar

77 69 büyürse cari işlemler hesabı da o derece açık verecekir. ekil 3.5 e bakıldığında, ihracaın ihalaı karşılama oranı yıllar iibarı %00 ün alında gerçekleşmekedir. Bu da bize dış icare dengesinin bozukluğunu ve cari işlemler hesabına olan negaif ekisini gösermekedir. ekil 3.5 İhracaın İhalaı Karşılama Oranı ,4 73,6 64,3 58, 64,6 52, 77,8 60,6 65,4 58,7 53,2 54, 50,9 75,7 69,9 68,, 64,8 62,9 62, 62, ve 200 yıllarında yapılan devalüasyonlar ile döviz değeri yükselilmiş ve ihala pahalılaşmışır. Bunun sonucu ihalaın önü bir mikar da olsa kesilmişir. İhalaın mikarının düşmesi de ihracaın ihalaı karşılama oranını şekil 3.5 de görüldüğü üzere değişmekedir. 996 dan günümüze kadar dış icareimize genel haları ile bakılacak olursa bu durum, şekil 3.6 ile 3.7 de ne bir şekilde görülmekedir. Türkiye de dış icare dengesinin açık vermesine sebep olan en büyük ekenin hammadde ihalaının (ara malları) olduğu göze çarpmakadır.

78 ekil 3.6 BEC Sınıflamasına Göre İhala (000$) Hammadde (Ara Mallar) Yaırım (sermaye) Malları Tükeim Malları ekil 3.6 da görüldüğü üzere ihalaın en büyük kalemlerini sırası ile ifade edecek olursak; en büyük kalemin hammadde, bunu izleyen yaırım malları ve son olarak da ükeim mallarını görülmekedir ekil 3.7 BEC Sınıflamasına Göre İhraca (000$) Yaırım (sermaye) Malları Hammadde (Ara Mallar) Tükeim Malları ekil 3.7 e bakıldığında ise ihracaa en büyük payı malları, hammadde ve yaırım malları almakadır. sırası ile ükeim

79 İhracaın İhalaa Bağımlılığı Türkiye imala sanayinde ihracaa dönük sekörlerde giderek aran oranlı ihal girdilere bağımlı hale geldiği gözlenmekedir. Ersungur ve Kızılan ın da 2005 yılında yapıkları çalışmalarında Türkiye nin ihracaında ihalaa bağımlılığını ampirik uygulama ile deseklemişlerdir yılları arasında Türkiye de ihalaın yüzde 72 si ara mallarından ve yüzde 8 i sanayi ürünlerinden oluşmuşur. Bu sebeple ihraç ürünleri giderek aran oranlarda ihal girdiler yoluyla dış dünyaya kama değer akarmakadır. Bu durum da cari işlemler hesabında yapılan iyileşirmeden çok ihala sebebi ile bozucu eki yapmakadır döneminde ihraca oralama olarak yüzde 9 ararken, imala sanayindeki büyüme yüzde 4 seviyesinde kalmışır. Tuncel in 2002 yılında yapığı 9, nedensellik çalışmasında da ilgili dönemde yaşanan ikisadi büyümenin ihracaan değil, ihalaan milli gelire ve milli gelirden ihracaa doğru olduğunu gösermekedir. 3.3 Ampirik Sonuçlar 3.3. Ekonomerik Model Çalışma, asıl cari denge ile en iyi cari dengenin ahmini ve sonucun karşılaşırılmasını içerecekir. Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası nca yayınlanan 987 yılının birinci çeyreğinden başlamak üzere, 2006 yılının son çeyreğini kapsayan üçler aylık veriler kullanılmışır. Denklem (3.7) yi anımsayacak olursak; 9 Türkiye de İhraca, İhala ve Büyüme, Çukurova Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü Dergisi, Yıl:2002, Sayı:9

80 72 = Burada döneminde en iyi ükeim düzeyini, ükeim kayma büyüklüğünü göseren paramereyi ifade emekedir. Gerçekleşen cari işlemler hesabını ahmin edebilmek için parameresini ahmin emek gerekmekedir. Gerçekleşen cari işlemler dengesi serisini elde emede kullanılan denklem (3.9) da göserilmekedir. = (3.9) Denklem (3.9) da ca, ekonomerik modelden elde edilen cari işlemler dengesini, nad, naki akım değişkenini 0 ve c ise ükeim serisini ifade emekedir. parameresi naki akım değişkeni ile ükeim serilerinin eşbüünleşme ilişkisi kurulması ile bulunmakadır. Modelde kullanılacak verilerin üçer aylık dönemleri içermesi sebebiyle serilerde mevsimsel dalgalanmalar gözlenmekedir. ekil 3.8 dan görüleceği üzere nad serisi mevsimsel dalgalanmalara sahipir. ekil 3.8 Naki Akım Değişkeni NAD 0 Naki akım değişkeni = gsyih g - i

81 73 E-Views pake programında mevsimselliği giderme yönemi olarak Tramo kullanılmış ve seriler mevsimselliken arındırılmışır. ekil 3.9 Naki Akım Değişkeni Arındırılmış F ina l s e a s o na lly a d jus e d s e rie s Naki akım değişkeni mevsimsel ekiden arındırıldıkan sonra şekil 3.0 deki şekle dönüşmüşür. ekil 3.0 Tükeim Değişkeni TUKETIM Aynı durum ükeim serisi için de geçerli olmuş ve seri mevsimselliken arındırılmışır.

82 74 ekil 3. Tükeim Serisi Arındırılmış F ina l s e a s o na lly a d jus e d s e rie s Bilindiği üzere iki değişkenin eşbüünleşme ilişkisinden söz edilebilmesi için aynı dereceden durağan olmaları gerekmekedir. İlgili serilerin durağanlık sınamaları yapılması amacı ile Genişleilmiş Dickey- Fuller (98) (ADF) birim kök sınaması kullanılmışır Birim Kök Sınamaları Dickey ve Fuller (979) çalışmasında, ε haa erimleri arasındaki ookorelasyon sorununu göz ardı emişir. Eğer ε haa erimleri arasında bir ookorelasyon söz konusu ise, = + eşiliğinde klasik en küçük kareler ahmin edicileri ekin olmayacakır. Bu nedenle, Dickey ve Fuller (98) çalışmasında, bu ookorelasyon sorununu gidermek için Genişleilmiş Dickey Fuller (ADF) esini önermişir. Dickey ve Fuller (98), bağımlı değişkenin gecikmeli değerlerini regresyona açıklayıcı değişken olarak kaarak ookorelasyon sorununu önlemişir. ADF esinde = + eşiliği aşağıdaki gibi ifade edilebilir.

83 75 = + +. (3.7) eşiliğinin her iki arafından y bağımlı değişkeninin bir gecikmeli değeri çıkarıldığında eşilik aşağıdaki hale dönüşür. = + +. = + +. = + +. Burada birinci sıra fark operaörünü, k gecikme uzunluğunu ve ε ise haa erimini gösermekedir., haa erimi beyaz gürülü sürecine sahip, oralaması sıfır, varyansı sabi, birbirinden bağımsız ve aynı dağılıma sahip olduğu varsayılmakadır. (3.23) eşiliğinde = dir. Bir serinin durağanlığını araşırırken, yokluk ve alernaif hipoezler aşağıdaki gibi kurulur.

84 76 (3.20) ve (3.2) eşiliklerine göre kullanılan hipoezler: : = veya γ=0 : < veya γ<0 Yokluk hipoezi, y serisinin birim kök içerdiğini yani durağan olmadığını gösermekedir. Yokluk hipoezinin kabul edilmesi durumunda seri durağan olmadığından, seriyi durağan hale geirmek için fark alma işlemi uygulanır. Yokluk hipoezinin reddedilmesi durumunda ise durağandır. y serisi ADF birim kök esinde, DF esinde olduğu gibi modele sabi erim ve/veya zaman rendi kamak mümkündür. Bu durumda, ADF esinin en genel haliyle yazılımı aşağıdaki gibidir: = Δ + veya = Δ (3.24) eşiliğinde (veya (3.25) eşiliğinde) yukarıdaki eşiliklerde olduğu gibi birim kök yokluk hipoezi = =0 dir. Tablo 3. Değişkenlerin ADF Tes Sonuçları ADF Tes Seriler Gecikme Kriik Değer a Kriik İs. Değer b C NAD C ΔNAD a: % anlamlılık düzeyinde, b: % 5 anlamlılık düzeyinde MacKinnon (996) kriik değerleri

85 77 Tablo 3.. den görüleceği üzere değişkenlerin düzeydeki ADF es isaisikleri kriik değerleri, es isaisiği değerlerine göre değişkenlerin birim köklerin olduğunu savunan hipoez esleri reddedilememişir. Aynı ablodan bakıldığında serilerin bir gecikmeleri alındığında es isaisiği değerleri, kriik değerlerinden daha küçük çıkığından, birim köklerinin olmadığını savunan yokluk hipoezi reddedilebilmekedir. Bu sonuçla serilerin birinci sıra fark durağan Ι olduğuna karar verilmişir Asıl Cari Dengenin Hesaplanması Buradan harekele ükeim ile naki akım değişkeni arasında eşbüünleşme ilişkisinin sınanmasında Johansen coinegraion esi uygulanmışır. Johansen meodu VAR yapısına dayanmakadır. Y değişken vekörü için bir VAR modeli; k Y = πiy i + ε, Y = ( Y, Y2 ) i= 3.26 olsun. Sisemdeki değişkenler Ι ( ) olmak üzere haa düzelme modeli aşağıdaki gibidir. Y Γ i = πy = ( π + π + + π ) i+ + i= k i= i+ 2 π = ( Ι π ) k i Γ Y i + ε k 3.27 Burada eğer π marisinin rankı r ise sisemde r kadar eşbüünleşme vekör vardır denir. Aynı zamanda rank( π)<p ise π = αβ olacak şekilde, β

86 78 eşbüünleşme vekörü ve α her bir denkleme girecek eşbüünleşme vekörünün ağırlıkları hesaplanır. Johansen meodunda α ve β vekörleri en çok olabilirlik ahmini ile ahmin edilmekedir. Burada, β vekörü, λskk Sk0S00S0k = denklemde isaisiksel olarak anlamlı r ade özdeğer vekörünün çözülmesiyle elde edilmekedir. Burada, S 00 : Y nin üzerine yapılan regresyonundan elde edilen birinci haa Y i S kk : momen marisi Y nin Y k i üzerine yapılan regresyonundan elde edilen ikinci haa momen marisi S 0k : Çapraz çarpım momen marisi şeklindedir. En fazla r kadar eşbüünleşme vekör vardır yokluk hipoezi iki olabilirlik esi ile es edilmekedir. İlk isaisik LR = T n i= q+ log( λ i ) 3.30 r kadar eşbüünleşme vekörün q dan az olduğu yokluk hipoezini es ederken, ikinci isaisik LR = T log( λ q+ ) 3.3 r kadar eşbüünleşme vekörün q ya eşi olduğu yokluk hipoezini es emekedir. Bu iki es isaisiği için kullanılacak kriik değerler ablosu Enders (2004: 443) de mevcuur.

87 79 Gecikme uzunluğu Schwarz krierine göre olarak belirlenmiş ve eşbüünleşme kasayısı olarak ahmin edilmişir. Tükeim kaydırma parameresi olarak belirlenen bu kasayı denklem (3.9) da yerine konulduğunda ( = ) asıl cari denge serisi elde edilmiş olur. Önceki bölümlerde de ifade edildiği gibi cari dönem ile gelecek dönemler arasındaki kaymayı ifade eden parameresi r ile farkından oluşmakadır. Denklem (3.7) ye göre ükeim kaydırma parameresi den büyük olduğunda ükeim düzeyi naki akım düzeyinin alında gerçekleşmişir. Tükeim gelecek döneme erelenecekir denilmekedir. Tersi durumunda ise ükeim şimdi dönem gerçekleşecekir. ekil 3.2 Asıl Cari İşlemler Serisi ASIL_CARI Ekonomerik modelden elde edilen asıl cari denge serisi şekil 3.2 e görülmekedir. Kullanılan model gereği en iyi cari dengeyi bulabilmek amacı ile denklem (3.7) ahin edilmelidir Opimal Cari Dengenin Hesaplanması Denklem (3.7) nin ahmininde bir gecikmeli değerler dahil edilerek iki değişkenli Δnad,Δca VAR analizi yapılır.

88 80 = Modelin ahmininde Ghosh ve Osry(995) nin gelişmeke olan ülkeler için gecikmeli değer kullandığı ve Selçuk (997) un Türkiye için yapılan ahmininde gecikme aldığı dikkae alındığında, yapılan bu analizde de bir dönem gecikmeler kullanılarak ahmin yapılmışır. Δ Δ = Ψ Ψ Ψ Ψ Δ Δ Denklem (3.26) da naki akım değişkeninin bir gecikmesi ile asıl cari dengenin bir gecikmesi yukarıdaki VAR denklemine göre ahmin edilir. Tahmin edilen cari işlemler dengesi olduğunda cari işlemler hesabı değişkenini elde emede kullanılacak olan denklem, denklem (3.27) de göserilmekedir; = 0 + Ψ + Ψ Δ Δca ΦΔnad ΦΔca Δnad Δca 3.33 Burada Ι 2x2 boyuunda birim marisi ve r dünya reel faiz oranını emsil emekedir. Temel olarak alınan dünya reel faiz haddi Obsfeld ve Rogoff un 994 e cari işlemler hesabına dönemler arası yaklaşım isimli çalışmalarında ve diğer çalışmalarda reel faiz haddini 0,05 kabul ederek hesaplamalar yapıklarından bu çalışmada da diğer çalışmalarda olduğu üzere reel faiz haddi 0.05 olarak yapılmışır. Denklem (3.27) de ahmin edilen VAR ahmin sonuçları denklem (3.27) de yerine konulduğunda cari dengenin opimal serisi elde edilmiş olur.

89 8 Tablo 3.2 VAR Tahmini Sonuçları Değişkenler D(NAD_SA) D(ASIL_CARI(-)) D(NAD_SA(-)) D(ASIL_CARI(-)) Tablo 3.2 de elde edilen sonuçlar denklem (3.26) da yerine konulacak olursa ilgili denklem yeniden düzenlendiğinde; Δ = Δ Δ + Δ 3.34 Olarak denklem (3.26) elde edilir ve sonuçlar denklem (3.27) de yerine konulduğunda cari işlemler hesabının opimal serisi şekil 3.3 de olduğu gibi elde edilmişir. ekil 3.3 En İyi Cari İşlemler Serisi OPT Asıl Cari Denge ile Opimal Cari Dengenin Karşılaşırılması En iyi cari işlemler dengesinin ahmininde kullanılan denklemin VAR şeklinde görünümü denklem (3.35) de göserilmekedir. _ = _ + 2 ı _ 3.35

90 82 _ = 3 _ + 4 ı _ Ghosh ile Osry (995) çalışmasına göre opimal cari denkleminde (3.27) marisin bulunan marisine, 0 marisinin isaisiki yönden eşi olduğu kanılandığında opimal cari denge ile asıl cari denge serilerinin birbirine eşiliği kabul edilmiş ve bu durumda cari işlemler hesabının sürdürülebilir olduğu açıklanmış olur. ekil 3.4 En İyi Cari İşlemler Dengesi ile Asıl Cari İşlemler Dengesi VAR modelinde kullanılan kısılar; C()=c(3) C(2)-C(4)=.05 dir.

ÜSTEL VE LOGARİTM FONKSİYONLAR

ÜSTEL VE LOGARİTM FONKSİYONLAR ÜSTEL VE LOGARİTM TMİK FONKSİYONLAR Şekil 5.1a Üsel Fonksiyonlar 2 y 10 8, 1 y = f = b b> 6 4 2-3 -2-1 1 2 3 Şekil 5.1b Üsel Fonksiyonlar 3 y 50 2 y = f = 2 40 30 20 y = f = 2 10-2 -1 1 2 3 4 Şekil 5.1c

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ

ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ ELEKTRİK DAĞITIM BÖLGELERİNDE UYGULANACAK FİYAT EŞİTLEME MEKANİZMASI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar ve Kısalmalar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1Bu Tebliğ, 4628 sayılı

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

I. Uluslararası Parasal Ortam 1

I. Uluslararası Parasal Ortam 1 İÇİNDEKİLER Ön Söz Teşekkür Öğrenciye Editör ün Notu XI XIII XV XIX I. Uluslararası Parasal Ortam 1 1. Döviz Piyasası 3 Döviz İşlem Hacmi 3 Coğrafi Döviz Kuru İşlemi 4 Spot Döviz Kurları 7 Döviz Arbitrajı

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

IS-LM-BP Grafikleri. A. Sabit kur rejimi ve tam (sınırsız) sermaye hareketliliği altında politikaların etkinliği:

IS-LM-BP Grafikleri. A. Sabit kur rejimi ve tam (sınırsız) sermaye hareketliliği altında politikaların etkinliği: IS-LM-BP Grafikleri A. Sabit kur rejimi ve tam (sınırsız) sermaye hareketliliği altında politikaların etkinliği: A.1. Sabit kur rejimi, sınırlı sermaye hareketliliği ve BP nin eğimi, LM in eğiminden düşükken

Detaylı

IS-LM-BP Grafikleri. B. Sabit kur rejimi ve tam (sınırsız) sermaye hareketliliği altında politikaların etkinliği:

IS-LM-BP Grafikleri. B. Sabit kur rejimi ve tam (sınırsız) sermaye hareketliliği altında politikaların etkinliği: IS-LM-BP Grafikleri B. Sabit kur rejimi ve tam (sınırsız) sermaye hareketliliği altında politikaların etkinliği: B.1. Sabit kur rejimi ve sınırsız sermaye hareketliliği durumunda para politikasının etkinliğini

Detaylı

ÖDEMELER BİLANÇOSU VE DENGESİ

ÖDEMELER BİLANÇOSU VE DENGESİ ÖDEMELER BİLANÇOSU VE DENGESİ I. Temel Yapı Ülkede yerleşik kişilerin belirli bir dönem boyunca yabancı ülkelerde yerleşik kişilerle yaptıkları tüm ekonomik işlemlerin sonucunu gösteren sistematik kayıtlarına

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

Ödemeler Bilançosunda Denge: BP Eğrisi

Ödemeler Bilançosunda Denge: BP Eğrisi Ödemeler Bilançosunda Denge: BP Eğrisi Dışa açık bir ekonomide ekonomi politikalarını ve çeşitli şokların etkilerini inceleyebilmek için IS-LM modelinin kapalı ekonomi için geliştirilen versiyonu yeterli

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

FİYATLAR GENEL DÜZEYİ VE MİLLİ GELİR DENGESİ

FİYATLAR GENEL DÜZEYİ VE MİLLİ GELİR DENGESİ FİYATLAR GENEL DÜZEYİ VE MİLLİ GELİR DENGESİ Bu bölümde Fiyatlar genel düzeyi (Fgd) ile MG dengesi arasındaki ilişkiler incelenecek. Mg dengesi; Toplam talep ile toplam arzın kesiştiği noktada bulunacaktır.

Detaylı

SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI

SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır;

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır; B.E.A. Para Piyasaları (Finans Piyasaları): Ekonomide mal-hizmet piyasalarının yanında para piyasaları bulunmaktadır. Bu piyasanın amacı mal piyasasının (reel veya üretim piyasaları) ihtiyaç duyduğu ihtiyaçları

Detaylı

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI 1. John Maynard Keynes e göre, konjonktürün daralma dönemlerinde görülen düşük gelir ve yüksek işsizliğin nedeni aşağıdakilerden

Detaylı

1. Yatırımın Faiz Esnekliği

1. Yatırımın Faiz Esnekliği DERS NOTU 08 YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ, PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİKLERİ, TOPLAM TALEP (AD) EĞRİSİNİN ELDE EDİLİŞİ Bugünki dersin içeriği: 1. YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ... 1 2. PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ

Detaylı

ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER: IS-LM-BP MODELİ

ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER: IS-LM-BP MODELİ ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER: IS-LM-BP MODELİ Bu ünite tamamlandığında; Farklı döviz kuru sistemlerini açıklayabileceğiz Net ihracat eğrisinin eğiminin ve konumunun değişmesine neden olan faktörleri

Detaylı

Ödemeler Dengesi Tanım ve Kapsam:

Ödemeler Dengesi Tanım ve Kapsam: Ödemeler Dengesi Ödemeler bilançosu, bir ülkede yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yabancı ülkelerle yaptıkları iktisadi işlemlerin sistematik kayıtlar olarak tutulmasıdır. Mal ve hizmetlerin yanı sıra

Detaylı

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI BÖLÜM 10 TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI IS-LM Modelinin Oluşturulması Klasik teori 1929 ekonomik krizine çare üretemedi Teoriye göre çıktı, faktör arzına ve teknolojiye bağlıydı Bunlar ise

Detaylı

BAHAR DÖNEMİ MAKRO İKTİSAT 2 DERSİ KISA SINAV SORU VE CEVAPLARI

BAHAR DÖNEMİ MAKRO İKTİSAT 2 DERSİ KISA SINAV SORU VE CEVAPLARI 2015-2016 BAHAR DÖNEMİ MAKRO İKTİSAT 2 DERSİ KISA SINAV SORU VE CEVAPLARI 1. Toplam Talep (AD) doğrusunun eğimi hangi faktörler tarafından ve nasıl belirlenmektedir? Açıklayınız. (07.03.2016; 09.00) 2.

Detaylı

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler Dolar Kurundaki Günlük Harekeler Üzerine Bazı Gözlemler Türkiye Bankalar Birliği Ekonomi Çalışma Grubu Toplanısı 28 Nisan 2008, İsanbul Doç. Dr. Cevde Akçay Koç Finansal Hizmeler Baş ekonomis cevde.akcay@yapikredi.com.r

Detaylı

M2 Para Tanımı: M1+Vadeli ticari ve tasarruf mevduatları (resmi mevduatlar hariç)

M2 Para Tanımı: M1+Vadeli ticari ve tasarruf mevduatları (resmi mevduatlar hariç) PARA ARZI Dar tanımlı para arzı dolaşımdaki nakit ile bankacılık sisteminde vadesiz mevduatların toplamından oluşmakta, geniş tanımlı para arzı ise bu toplama bankacılık sistemindeki vadeli mevduatların

Detaylı

DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler

DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġstenecek Veriler DOĞAL GAZ DEPOLAMA ġġrketlerġ ĠÇĠN TARĠFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BĠRĠNCĠ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Ġsenecek Veriler BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde

Detaylı

Su Yapıları II Aktif Hacim

Su Yapıları II Aktif Hacim 215-216 Bahar Su Yapıları II Akif Hacim Yrd. Doç. Dr. Burhan ÜNAL Bozok Üniversiesi Mühendislik Mimarlık Fakülesi İnşaa Mühendisliği Bölümü Yozga Yrd. Doç. Dr. Burhan ÜNAL Bozok Üniversiesi n aa Mühendisli

Detaylı

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER Bu ünite tamamlandığında; o Ekonomik karar birimlerini ve faaliyetlerini ortaya koyabileceğiz o Ekonomik faaliyetlerin bileşenlerini sıralayabileceğiz

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası Sayı: 2010-8 / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI TCMB Faiz Kararlarının Piyasa Faizleri Ve Hisse Senedi Piyasaları Üzerine Ekisi Mura Duran Refe Gürkaynak Pınar Özlü Deren

Detaylı

Burada C tüketimi, I yatırımı ve G kamu harcamalarını temsil etmektedir. Bu üç harcamanın toplamı iç talebi temsil etmektedir.

Burada C tüketimi, I yatırımı ve G kamu harcamalarını temsil etmektedir. Bu üç harcamanın toplamı iç talebi temsil etmektedir. B.E. A. Açık Bir Ekonomide Mal Piyasası Bir ekonomide mal piyasasına yönelen bir iç talep (yurtiçi vatandaşlardan kaynaklanan) mevcuttur. Aynı zamanda aynı ekonomide mal piyasasında yerli üretilen mallara

Detaylı

SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI

SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI Problem 1 (KMS-2001) Bir ekonomiyle ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmiştir: Y net milli geliri, Ca tüketimi, In net yatırımı, Xn net ihracatı, G hükümet

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ EKONOMETRİ ANABİLİM DALI CARİ İŞLEMLER AÇIKLARI VE MAKRO EKONOMİK FAKTÖRLER: TÜRKİYE ÜZERİNE AMPİRİK BİR ANALİZ YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan Ebru BAŞBOLAT

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu ünite tamamlandığında; Alternatif yöntemleri kullanarak IS eğrisini elde edebileceğiz IS eğrisinin eğiminin hangi faktörlere bağlı olduğunu ifade edebileceğiz

Detaylı

ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER: IS-LM-BP MODELİ. Yrd. Doç. Dr. Hasan GÖCEN MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER: IS-LM-BP MODELİ. Yrd. Doç. Dr. Hasan GÖCEN MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER: IS-LM-BP MODELİ Yrd. Doç. Dr. Hasan GÖCEN MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ IS-LM-BP Modeli IS-LM Modelini incelerken ekonominin dışa kapalı olduğu varsayımı ile hareket etmiş ve dış

Detaylı

Dengede; sızıntılar ve enjeksiyonlar eşit olacaktır:

Dengede; sızıntılar ve enjeksiyonlar eşit olacaktır: Sızıntılar: Harcama akımından çıkanlar olup, kapalı ekonomide tasarruflar (S) ve vergilerden (TA) oluşmaktadır. Enjeksiyonlar: Harcama akımına yapılan ilaveler olup, kapalı bir ekonomide yatırımlar (I),

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR... 1 1.1. EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER... 3 1.1.1. Romalıların Ekonomik Düşünceleri... 3 1.1.2. Orta Çağ da Ekonomik Düşünceler...

Detaylı

Teknolojik bir değişiklik veya üretim arttırıcı bir yatırımın sonucunda ihracatta, üretim miktarında vs. önemli artışlar olabilir.

Teknolojik bir değişiklik veya üretim arttırıcı bir yatırımın sonucunda ihracatta, üretim miktarında vs. önemli artışlar olabilir. YAPISAL DEĞİŞİKLİK Zaman serileri bazı nedenler veya bazı fakörler arafından ekilenerek zaman içinde değişikliklere uğrayabilirler. Bu değişim ikisadi kriz, ikisa poliikalarında yapılan değişiklik, eknolojik

Detaylı

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI ÇOKLU DOĞRUSALLIĞIN ANLAMI Çoklu doğrusal bağlanı; Bağımsız değişkenler arasında doğrusal (yada doğrusala yakın) ilişki olmasıdır... r xx i j paramereler belirlenemez hale gelir.

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU. TARTIŞMA METNİ 2012/25 http ://www.tek.org.tr TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI. Ercan Uygur

TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU. TARTIŞMA METNİ 2012/25 http ://www.tek.org.tr TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI. Ercan Uygur TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 202/25 hp ://www.ek.org.r TÜRKİYE DE CARİ AÇIK TARTIŞMASI Ercan Uygur Bu çalışma "GAP BÖLGESİNDE DIŞ TİCARET ve TARIM", başlığı ile Prof. Dr. Ercan UYGUR ve Prof.

Detaylı

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ Problem 1 (KMS-2001) Marjinal tüketim eğiliminin düşük olması aşağıdakilerden hangisini gösterir? A) LM eğrisinin göreli olarak yatık olduğunu B) LM eğrisinin göreli olarak dik

Detaylı

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ Problem 1 (KMS-2001) Marjinal tüketim eğiliminin düşük olması aşağıdakilerden hangisini gösterir? A) LM eğrisinin göreli olarak yatık olduğunu B) LM eğrisinin göreli olarak dik

Detaylı

1. KEYNESÇİ PARA TALEBİ TEORİSİ

1. KEYNESÇİ PARA TALEBİ TEORİSİ DERS NOTU 06 IS/LM EĞRİLERİ VE BAZI ESNEKLİKLER PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİKLERİ TOPLAM TALEP (AD) Bugünki dersin içeriği: 1. KEYNESÇİ PARA TALEBİ TEORİSİ... 1 2. LM EĞRİSİ VE PARA TALEBİNİN

Detaylı

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ,, 15(),71-79 AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ Selim Adem HATIRLI Vecdi DEMİRCAN Ali Rıza AKTAŞ Süleyman Demirel Üniversiesi Ziraa Fakülesi Tarım

Detaylı

A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışlardır. Temel olarak ortaya çıkış nedenleri üçe ayrılır:

A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışlardır. Temel olarak ortaya çıkış nedenleri üçe ayrılır: A. ENFLASYON VE İŞSİZLİK A.1. Enflasyon ve Tanımı: Fiyalar genel düzeyindeki sürekli arışlardır. Temel olarak oraya çıkış nedenleri üçe ayrılır: Birincisi, Maliye Enflasyonu üreim girdilerinin fiyaları

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

1 TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR

1 TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR 11 1.1. İktisat Biliminin Temel Kavramları 12 1.1.1.İhtiyaç, Mal ve Fayda 12 1.1.2.İktisadi Faaliyetler 14 1.1.3.Üretim Faktörleri 18 1.1.4.Bölüşüm

Detaylı

ÖDEMELER DENGESİ. Dr. Süleyman BOLAT

ÖDEMELER DENGESİ. Dr. Süleyman BOLAT ÖDEMELER DENGESİ 1 ÖDEMELER DENGESİ NEDİR? Ödemeler dengesi (balance of payments, BP) : Bir ülkedeki yerleşiklerin diğer ülkelerle (dış alemle), belirli bir dönemde (yılda) gerçekleştirdikleri iktisadi

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI Ekonomeri 8 Ocak, 0 Gazi Üniversiesi İkisa Bölümü SORU SETİ 0 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI PROBLEM Aşağıda verilen avuk ei alebi fonksiyonunu düşününüz (960-98): lny = β + β ln X + β ln X + β ln X +

Detaylı

BÖLÜM FAİZ ORANI-MİLLİ GELİR DENGESİ. Bu bölümde, milli gelir ile faiz oranı arasındaki ilişkiler incelenecektir.

BÖLÜM FAİZ ORANI-MİLLİ GELİR DENGESİ. Bu bölümde, milli gelir ile faiz oranı arasındaki ilişkiler incelenecektir. BÖLÜM FAİZ ORANI-MİLLİ GELİR DENGESİ Bu bölümde, milli gelir ile faiz oranı arasındaki ilişkiler incelenecektir. IS-LM modeli ; J.M.KEYNES tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre ekonomide; 1. MAL PİYASASI

Detaylı

Türkiye de İktisadi Çıkarsama Üzerine Bir Açımlama: Sürprizler Gerçekten Kaçınılmaz mı?

Türkiye de İktisadi Çıkarsama Üzerine Bir Açımlama: Sürprizler Gerçekten Kaçınılmaz mı? Türkiye de İkisadi Çıkarsama Üzerine Bir Açımlama: Sürrizler Gerçeken Kaçınılmaz mı? Hazırlayan ve Sunan: Eren Ocakverdi* eren.ocakverdi@yaikredi.com.r Boğaziçi Üniversiesi Finans Mühendisliği 26 Ekim

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT 2 1. A malının fiyatındaki bir artış karşısında B malına olan talep azalıyorsa A ve B mallarının özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A) A ve B

Detaylı

2016 YILI I.DÖNEM AKTÜERLİK SINAVLARI EKONOMİ

2016 YILI I.DÖNEM AKTÜERLİK SINAVLARI EKONOMİ SORU 1: Aşağıdakilerden hangisi/hangileri tüm dünyada görülen artan işsizlik oranını açıklamaktadır? I. İşsizlik yardımı miktarının arttırılması II. Sendikalaşma oranında azalma III. İşgücü piyasında etkin

Detaylı

IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI

IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI Soru KPSS 2001 Otonom tüketim harcamalarının artması aşağıdakilerin hangisine neden olur? a) Denge üretim düzeyinin artmasına, LM eğrisinin sağa doğru kaymasına b) Denge üretim

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ Giriş... 1 1. Makroekonomi Kuramı... 1 2. Makroekonomi Politikası... 2 2.1. Makroekonomi Politikasının Amaçları... 2 2.1.1. Yüksek Üretim ve Çalışma Düzeyi...

Detaylı

IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI

IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI IS ve LM eğrilerinin kesiştiği nokta milli geliri belirliyor. Birinin kayması kısa dönem dengeyi değiştiriyordu. Maliye politikası Hükümet harcamaları artışı IS eğrisi sağa

Detaylı

9. DERS : IS LM EĞRİLERİ: MALİYE VE PARA POLİTİKALARI

9. DERS : IS LM EĞRİLERİ: MALİYE VE PARA POLİTİKALARI 9. DERS : IS LM EĞRİLERİ: MALİYE VE PARA POLİTİKALARI 1. Maliye Politikası ve Dışlama Etkisi...2 A. Uyumlu Maliye ve Para Politikaları...4 2. Para Arzı ve Açık Piyasa İşlemleri...5 3. Klasik Para ve Faiz

Detaylı

Ekonomi II. 21.Enflasyon. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 21.Enflasyon. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 21.Enflasyon Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 21.1.Nedenlerine Göre Enflasyon 1.Talep Enflasyonu:

Detaylı

2009 VS 4200-1. Gayri Safi Yurt içi Hasıla hangi nitelikte bir değişkendir? ) Dışsal değişken B) Stok değişken C) Model değişken D) kım değişken E) içsel değişken iktist TEORisi 5. Kısa dönemde tam rekabet

Detaylı

Ayrım I. Genel Çerçeve 1

Ayrım I. Genel Çerçeve 1 İçindekiler Önsöz İçindekiler Ayrım I. Genel Çerçeve 1 Bölüm 1. Makro Ekonomiye Giriş 3 1.1. Ekonominin Tanımlanması ve Bir Bilim Olarak Ekonomi 4 1.2. Ekonomi Teorisi ve Politikası 5 1.3. Makro Ekonomi

Detaylı

İKTİSAT. İktisata Giriş Test Dolmuş ile otobüs aşağıdaki mal türlerinden

İKTİSAT. İktisata Giriş Test Dolmuş ile otobüs aşağıdaki mal türlerinden İktisata Giriş Test - 1 1. Doğada insan ihtiyaçlarına oranla kıt olan elde etmek için çaba sarf edilen ve fiyatı olan mallara ne ad verilir? A) Serbest mallar B) İktisadi mallar C) Nihai mallar D) Üretici

Detaylı

2001 KPSS 1. Aşağıdakilerden hangisi A malının talep eğrisinin sola doğru kaymasına neden olur?

2001 KPSS 1. Aşağıdakilerden hangisi A malının talep eğrisinin sola doğru kaymasına neden olur? 2001 KPSS 1. Aşağıdakilerden hangisi A malının talep eğrisinin sola doğru kaymasına neden olur? A) A malını tüketen insanların sayısının artmasına yol açan bir nüfus artışı B) A normal bir mal ise, tüketici

Detaylı

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıılmış Gecikme ve Ooregresiv Modeller 1 Zaman serisi modellerinde, bağımlı değişken Y nin zamanındaki değerleri, bağımsız X değişkenlerinin zamanındaki cari

Detaylı

YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İstenecek Veriler

YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İstenecek Veriler YER ALTI DOĞAL GAZ DEPOLAMA ŞİRKETLERİ İÇİN TARİFE HESAPLAMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İsenecek Veriler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde

Detaylı

BÖLÜM 11: ÖDEMELER DENGESİ, FAİZ HADDİ VE HASILA DÜZEYİ: IS-LM-BP MODELİ (MUNDELL-FLEMİNG MODELİ)

BÖLÜM 11: ÖDEMELER DENGESİ, FAİZ HADDİ VE HASILA DÜZEYİ: IS-LM-BP MODELİ (MUNDELL-FLEMİNG MODELİ) BÖLÜM 11: ÖDEMELER DENGESİ, FAİZ HADDİ VE HASILA DÜZEYİ: IS-LM-BP MODELİ (MUNDELL-FLEMİNG MODELİ) 1 Bu bölümde IS-LM modeli, uluslararası mal ve sermaye hareketlerini kapsayacak şekilde genişletilecektir.

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden 1. Her arz kendi talebini yaratır. şeklindeki Say Yasasını aşağıdaki iktisatçılardan hangisi kabul etmiştir? A İKTİSAT 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli

Detaylı

BÖLÜM 9. Ekonomik Dalgalanmalara Giriş

BÖLÜM 9. Ekonomik Dalgalanmalara Giriş BÖLÜM 9 Ekonomik Dalgalanmalara Giriş Çıktı ve istihdamdaki kısa dönemli dalgalanmalara iş çevrimleri diyoruz Bu bölümde ekonomik dalgalanmaları açıklamaya çalışıyoruz ve nasıl kontrol edilebileceklerini

Detaylı

BÖLÜM 11: ÖDEMELER DENGESİ, FAİZ HADDİ VE HASILA DÜZEYİ: IS-LM-BP MODELİ (MUNDELL-FLEMİNG MODELİ)

BÖLÜM 11: ÖDEMELER DENGESİ, FAİZ HADDİ VE HASILA DÜZEYİ: IS-LM-BP MODELİ (MUNDELL-FLEMİNG MODELİ) 1 BÖLÜM 11: ÖDEMELER DENGESİ, FAİZ HADDİ VE HASILA DÜZEYİ: IS-LM-BP MODELİ (MUNDELL-FLEMİNG MODELİ) Bu bölümde IS-LM modeli, uluslararası mal ve sermaye hareketlerini kapsayacak şekilde genişletilecektir.

Detaylı

Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5

Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Araşırma ve Para Poliikası Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No:09/5 Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler K. Azim ÖZDEMİR Temmuz 2009 Türkiye Cumhuriye Merkez Bankası

Detaylı

REEL KURLAR VE BALASSA- SAMUELSON HİPOTEZİ. Arş. Gör. Almıla BURGAÇ ÇİL

REEL KURLAR VE BALASSA- SAMUELSON HİPOTEZİ. Arş. Gör. Almıla BURGAÇ ÇİL REEL KURLAR VE BALASSA- SAMUELSON HİPOTEZİ Arş. Gör. Almıla BURGAÇ ÇİL Çalışmanın Amacı Finansal serbesinin başladığı 1990 sonrası dönemini kapsayan süreçe Türk Lirası nın değerlenmesinin Balassa- Samuelson

Detaylı

GEFRAN PID KONTROL CİHAZLARI

GEFRAN PID KONTROL CİHAZLARI GEFRAN PID KONTROL CİHAZLARI GENEL KONTROL YÖNTEMLERİ: ON - OFF (AÇIK-KAPALI) KONTROL SİSTEMLERİ: Bu eknik en basi konrol ekniğidir. Ölçülen değer (), se değerinin () üzerinde olduğunda çıkış sinyali açılır,

Detaylı

iktisaoa GiRiş 7. Ürettiği mala ilişkin talebin fiyat esnekliği değeri bire eşit olan bir firma, söz konusu

iktisaoa GiRiş 7. Ürettiği mala ilişkin talebin fiyat esnekliği değeri bire eşit olan bir firma, söz konusu 2009 BS 3204-1. şağıdakilerden hangisi dayanıksız mal veya hizmet grubu içerisinde ~ almaz? iktiso GiRiş 5. Gelirdeki bir artış karşısında talebi azalan mallara ne ad verili r? ) Benzin B) Mum C) Ekmek

Detaylı

A ALAN BİLGİSİ TESTİ İKTİSAT

A ALAN BİLGİSİ TESTİ İKTİSAT ALAN BİLGİSİ TESTİ İKTİSAT İKTİSAT ALANINA AİT SORULARIN CEVAPLARINI CEVAP KÂĞIDINIZDA BU ALANLA İLGİLİ YERE İŞARETLEYİNİZ. 81. Bir tüketicinin bir mala ilişkin bireysel talep eğrisini elde etmek için

Detaylı

Doç. Dr. M. Mete DOĞANAY Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

Doç. Dr. M. Mete DOĞANAY Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ TAHVİL DEĞERLEMESİ Doç. Dr. M. Mee DOĞANAY Prof. Dr. Ramaza AKTAŞ 1 İçerik Tahvil ve Özellikleri Faiz Oraı ve Tahvil Değeri Arasıdaki İlişki Tahvili Geiri Oraı ve Vadeye Kadar Geirisi Faiz Oraı Riski Verim

Detaylı

TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLER

TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLER Karadeniz Teknik Üniversiesi Mühendislik Fakülesi * Elekrik-Elekronik Mühendisliği Bölümü Elekronik Anabilim Dalı * Elekronik Laborauarı I 1. Deneyin Amacı TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLER Transisörlerin yükseleç

Detaylı

MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA

MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA Ekonomik Faaliyetlerin Döngüsü Mal ve Hizmetler C HANEHALKLARI Tüketim Harcamaları Faktör Ödemeleri B A FİRMALAR Üretim Faktörleri GSYH ÖLÇME YÖNTEMLERI Üretim Yöntemi: Firmaların

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Ödemeler Bilançosu ve Cari İşlemler Açığı

Ödemeler Bilançosu ve Cari İşlemler Açığı Ödemeler Bilançosu ve Cari İşlemler Açığı Ödemeler Bilançosu ve Cari İşlemler Açığı Ödemeler Bilançosu Ödemeler Bilançosunun Parçaları: Cari İşlemler Hesabı Sermaye ve Finans Hareketleri Hesabı Cari İşlemler

Detaylı

Doç.Dr.Gülbiye Y. YAŞAR

Doç.Dr.Gülbiye Y. YAŞAR Doç.Dr.Gülbiye Y. YAŞAR Paranın Fonksiyonları İktisadi analizde para, malların ve hizmetlerin satın alınmasında ve borçların geri ödenmesinde genel olarak kabul edilen şey olarak tanımlanmaktadır. Para

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 15 Ağustos 2016, Sayı: 32. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 15 Ağustos 2016, Sayı: 32. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 32 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER KASIM 2016 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 30 Kasım 2016 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

ÜNİTE:1. Para ve Finansal Sistem ÜNİTE:2. Mali Varlık Fiyatlarının Belirlenmesi ÜNİTE:3. Finansal Kurumlar ve Piyasalar ÜNİTE:4

ÜNİTE:1. Para ve Finansal Sistem ÜNİTE:2. Mali Varlık Fiyatlarının Belirlenmesi ÜNİTE:3. Finansal Kurumlar ve Piyasalar ÜNİTE:4 ÜNİTE:1 Para ve Finansal Sistem ÜNİTE:2 Mali Varlık Fiyatlarının Belirlenmesi ÜNİTE:3 Finansal Kurumlar ve Piyasalar ÜNİTE:4 Bankacılık Sektörü ve Banka Yönetimi ÜNİTE:5 1 Para Arzının Belirlenmesi ve

Detaylı

Para Piyasasında Denge: LM (Liquit Money) Modeli

Para Piyasasında Denge: LM (Liquit Money) Modeli 11. Hafta Para Piyasasında Denge: LM (Liquit Money) Modeli Para piyasasının dengede olduğu (reel para arzının, reel para talebine eşit olduğu) faiz ve reel gelir düzeylerini gösteren eğriye, LM eğrisi

Detaylı

Selçuk Üniversitesi 26 Aralık, 2013 Beyşehir Turizm Fakültesi-Konaklama İşletmeciliği Genel Ekonomi Dr. Alper Sönmez. Soru Seti 3

Selçuk Üniversitesi 26 Aralık, 2013 Beyşehir Turizm Fakültesi-Konaklama İşletmeciliği Genel Ekonomi Dr. Alper Sönmez. Soru Seti 3 Soru Seti 3 1) Q D = 100 2P talep denklemi ve Q S = P 20 arz denklemi verilmiştir. Üretici ve tüketici rantlarını hesaplayınız. Cevap: Öncelikle arz ve talep denklemlerini eşitleyerek denge fiyat ve miktarı

Detaylı

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Geçiş Sürecinin Planlanmasında Doğrusal En İyileme Tekniğinin Kullanılması

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Geçiş Sürecinin Planlanmasında Doğrusal En İyileme Tekniğinin Kullanılması Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Geçiş Sürecinin Planlanmasında Doğrusal En İyileme Tekniğinin Kullanılması Ahu Soylu, Mein Türkay* Koç Üniversiesi Endüsri Mühendisliği Bölümü Sarıyer, İsanbul ahusoylu@ku.edu.r,

Detaylı

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. 2014 Pegem Akademi Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları Pegem Akademi

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu bölümde faiz oranlarının belirlenmesi ile faizin denge milli gelir düzeyinin belirlenmesi üzerindeki rolü incelenecektir. IS LM modeli, İngiliz iktisatçılar John

Detaylı

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE)

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Ünite 10: TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Tam rekabetçi bir piyasada halen çalışmakta olan firmalar kısa dönemde normal kârın üzerinde kâr elde ediyorlarsa piyasaya yeni firmalar

Detaylı

8.1 KLASİK (NEOKLASİK) MODEL Temel Varsayımlar: Rasyonellik; Para hayali yoktur; Piyasalar sürekli temizlenir.

8.1 KLASİK (NEOKLASİK) MODEL Temel Varsayımlar: Rasyonellik; Para hayali yoktur; Piyasalar sürekli temizlenir. 1 BÖLÜM 8: HASILA VE FİYAT DÜZEYİ: ALTERNATİF MAKRO MODELLER Bu bölümde AD ve farklı AS eğrileri birlikte ele alınarak farklı makro modellerde P ve Y düzeylerinin nasıl belirlendiği incelenecektir. 8.1

Detaylı

İÇSEL BÜYÜME VE TÜRKİYE DE İÇSEL BÜYÜMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN AMPİRİK ANALİZİ

İÇSEL BÜYÜME VE TÜRKİYE DE İÇSEL BÜYÜMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN AMPİRİK ANALİZİ T. C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANA BİLİM DALI İÇSEL BÜYÜME VE TÜRKİYE DE İÇSEL BÜYÜMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN AMPİRİK ANALİZİ DOKTORA TEZİ DANIŞMAN YRD.DOÇ. DR. AHMET AY HAZIRLAYAN

Detaylı

= t. v ort. x = dx dt

= t. v ort. x = dx dt BÖLÜM.4 DOĞRUSAL HAREKET 4. Mekanik Mekanik konusu, kinemaik ve dinamik olarak ikiye ayırmak mümkündür. Kinemaik cisimlerin yalnızca harekei ile ilgilenir. Burada cismin hareke ederken izlediği yol önemlidir.

Detaylı

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ Cenral Bank Review Vol. 10 (July 2010), pp.23-32 ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2010 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ

Detaylı

13 Hareket. Test 1 in Çözümleri. 4. Konum-zaman grafiklerinde eğim hızı verir. v1 t

13 Hareket. Test 1 in Çözümleri. 4. Konum-zaman grafiklerinde eğim hızı verir. v1 t 3 Hareke Tes in Çözümleri X Y. cisminin siseme er- diği döndürme ekisi 3mgr olup yönü saa ibresinin ersinedir. cisminin siseme erdiği döndürme ekisi mgr olup yönü saa ibresi yönündedir. 3mgr daha büyük

Detaylı

Ünite. Kuvvet ve Hareket. 1. Bir Boyutta Hareket 2. Kuvvet ve Newton Hareket Yasaları 3. İş, Enerji ve Güç 4. Basit Makineler 5.

Ünite. Kuvvet ve Hareket. 1. Bir Boyutta Hareket 2. Kuvvet ve Newton Hareket Yasaları 3. İş, Enerji ve Güç 4. Basit Makineler 5. 2 Ünie ue e Hareke 1. Bir Boyua Hareke 2. ue e Newon Hareke Yasaları 3. İş, Enerji e Güç 4. Basi Makineler. Dünya e Uzay 1 Bir Boyua Hareke Tes Çözümleri 3 Tes 1'in Çözümleri 3. 1. Süra skaler, hız ekörel

Detaylı

Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir

Para Politikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası Gelişmeler. K. Azim Özdemir Cenral Bank Review ISSN 1303-0701 prin / 1305-8800 online 2009 Cenral Bank of he Republic of Turkey hp://www.cmb.gov.r/research/review/ Para Poliikası, Parasal Büyüklükler ve Küresel Mali Kriz Sonrası

Detaylı

16.Bölüm:Gelir ve Fiyat Düzeyinin Belirlenmesi: Toplam Talep-Toplam Arz Modeli. Doç.Dr.Tufan BAL

16.Bölüm:Gelir ve Fiyat Düzeyinin Belirlenmesi: Toplam Talep-Toplam Arz Modeli. Doç.Dr.Tufan BAL Ekonomi II 16.Bölüm:Gelir ve Fiyat Düzeyinin Belirlenmesi: Toplam Talep-Toplam Arz Modeli Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır.

Detaylı

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Tanım Ve Açıklamalar İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Tanımlar... 3 II- Türkiye de Özel Sektörün Dış

Detaylı