engellemeyi amaçlayan bir doktor, bilim adamõ ve en önemlisi bir insan ve bu gezegenin bir sakini olduğumu vurgulamak istiyorum.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "engellemeyi amaçlayan bir doktor, bilim adamõ ve en önemlisi bir insan ve bu gezegenin bir sakini olduğumu vurgulamak istiyorum."

Transkript

1 "Toplumun Gündemi ", Dr. Matthias Rath ile röpörtaj, Nisan 2003 Websitesi: Irak savaşõna karşõ açtõğõnõz kampanyadan sonra, Arap toplumu sizi daha çok merak ediyor, lütfen başarõlarõnõz hakkõnda bize daha fazla bilgi verebilir misiniz? İlk önce, bu gezegeni bir arada tutmayõ ve bir üçüncü dünya savaşõnda yakõlõp yõkõlmasõnõ engellemeyi amaçlayan bir doktor, bilim adamõ ve en önemlisi bir insan ve bu gezegenin bir sakini olduğumu vurgulamak istiyorum. Bir doktor ve bilim adamõ olarak, daha sağlõklõ ve barõş içinde bir dünyanõn kurulmasõnõ mümkün kõlacak birçok çalõşma alanõna katkõda bulunma ayrõcalõğõna sahip oldum. Kalp-damar hastalõklarõnõn doğal sağlõk yöntemleriyle önlenmesi ve tedavisi alanõnda yaptõğõm buluşlar, şimdiki ve gelecek nesillerde, kalp krizi, felç atağõ, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, düzensiz kalp atõşõ ve bağlantõlõ diğer birçok rahatsõzlõğõn büyük ölçüde ortadan kaldõrõlmasõnõ mümkün kõlacaktõr. İnsanlõğa yaptõğõm ikinci katkõ, ilaç endüstrisinin dünyanõn en büyük yatõrõm endüstrisi olarak, insanlõk tarihindeki aldatma ve sahtekarlõğa dayalõ en büyük entrikalarõ yürüttüğünü ve desteklediğini açõğa vurmak olmuştur. Reklamlar sağlõk sözü verirken, bu yatõrõm endüstrisinin pazarõ hastalõklarõn varlõğõna ve yayõlmasõna dayanmaktadõr. Önleme, ana nedenlere yönelik tedavi ve hastalõklarõn yok edilmesi, ilaç hastalõkla yatõrõm endüstrisi ni tehdit etmektedir ve bu yüzden ilaç karteli tarafõndan engellenmeye çalõşõlmaktadõr. Haziran 1997 deki topluma açõk sunuş konuşmamda, global sağlõk hizmetleri alanõnda tekel iddiasõnda bulunan bu endüstrinin kendisinin, dünyadaki insanlarõn sağlõklõ bir hayat sürmelerinin önündeki en büyük engel olduğu analizini ilk defa formüle etmiştim. Dikkate değer bulduğum üçüncü başarõm, bu hayat kurtaran bilgiyi ve analizi global ölçekte yaymayõ başarmõş olmamdõr. Bunu yaparak, trilyonlarca dolarlõk ilaç yatõrõm grubu için o kadar büyük bir tehdit yaratmõş oldum ki, şu anda bu grup, koruma yasalarõ ve sivil haklara getirilen sõnõrlamalarla, dünyadaki insanlar üzerindeki global hakimiyetini sağlamlaştõrmaya çalõşmaktadõr. Bu stratejinin bahanesi, global terörizme karşõ savaş tõr. Bu terörizm e karşõ savaş gerçek bir savaş değildir. Amerika ve dünya çapõnda sert yasal önlemlerin uygulamaya konulmasõnõ mümkün kõlan global korku ve dehşet ortamõnõn yaratõlmasõ için stratejik olarak geliştirilmiş ve yürürlüğe konmuştur. En yakõn iş arkadaşlarõm, bu gelişmeyi on yõldan daha fazla bir süre önce öngörmüştü. Yakõn zamanda iki kez Nobel ödülü alan Linus Pauling o zamanlar, Buluşlarõn o kadar önemli ki, tüm endüstrileri tehdit etmektedir. Bir gün, sağladõğõn ilerlemelerin yaygõn kabulünü önlemek için savaşlar bile yapõlabilir. demişti. Tõp fakültesinden mezun oldunuz ve bir doktor ve araştõrmacõ olarak çalõştõnõz, doğal tedaviler alanõnda araştõrma yapmaya başlamanõza neden olan nedir? Kalp-damar hastalõklarõnõn nedenleri üzerine geleneksel araştõrmalarla işe başladõm. O zamanlar, yüksek kolesterol seviyelerinin kalp krizi ve felç ataklarõna neden olan ana faktör olduğu düşünülüyordu. Kolesterol düşürücü ilaç üreticilerinin etkisiyle, tõp doktorlarõna yüksek kolesterol seviyelerinin kan damarõ duvarlarõna hasar verdiği, kalõnlaşmalara ve tõkanmalara yol açarak kalp krizi ve felç ataklarõna neden olduğu söyleniyordu. Bugün bu konunun sadece ilaç endüstrisinin yeni bir pazarlama hikayesi olduğunu biliyoruz. Yüksek kolesterol kan damarõ duvarlarõna hasar verseydi, kan damar sisteminin her yerinde verirdi. Bu sistem, sadece kalpte veya beyinde değil her yerde tõkanõrdõ. Diğer bir deyişle, burun, kulak, dizler, bilekler, parmaklar ve vücudun diğer organlarõnda enfarktüsle karşõlaşõrdõk. Açõkça bilindiği gibi durum böyle değildir.

2 Daha sonra, insanlarda birinci ölüm nedeniyken, hayvanlarda kalp-damar hastalõklarõna rastlanmadõğõnõ keşfettim. Bir sonraki keşfim, doğal sağlõk için dünya çapõnda büyük bir ilerlemeydi. Hayvanlar vücutlarõnda, kolajen denilen vücut ve kan damarõ sistemini güçlendirici molekülleri üretmek için gerekli olan C vitaminini kendileri üretir. Daha fazla C vitamini, daha fazla kolajen, daha sağlõklõ kan damarõ duvarlarõ ve daha az kalp krizi demektir. Hayvanlar nadiren kalp krizi yaşarlar çünkü kendi vücutlarõnda yeterli miktarda C vitamini üretirler. Biz insanlar, bu vitaminden bir molekül bile üretemeyiz ve beslenmemizde çoğu kez çok az vitamin alõrõz, bu da kan damar sistemimizin zayõf kalmasõna ve birikim oluşmasõna neden olur. Bu birikimler özellikle, kalbin kan pompaladõğõ koroner damarlar gibi kan damarlarõnõn mekanik yüklenmeye maruz kaldõğõ bölgelerde oluşur. Bu buluşlar dizisi, sadece neden hayvanlar kalp krizi geçirmezken insanlarõn geçirdiğini açõklamakla kalmõyor, neden burun krizi geçirmeyip kalp krizi geçirdiğimizi de açõklõyordu. Bu arada, bu önemli buluşlar, araştõrma verileri ve klinik çalõşmalarla şüpheye yer bõrakmayacak şekilde doğrulanõyordu. Karşõlaştõğõm bilimsel buluşlar, geleneksel araştõrmalarõ bõrakõp, günümüzün hastalõklarõnõ önleyen ve tedavi eden moleküllere doğanõn kendisi tarafõndan üretilen ve hücrelerin optimum çalõşmasõ için gerekli olan moleküller yönelmemin en önemli nedenidir. Araştõrma makalelerinizin bir çoğu bilimsel dergilerde yayõnlandõ. Araştõrmalarõnõzõn odak noktasõ neydi? Kalp-damar hastalõklarõnõn doğasõ, yani kalp krizleri ve felç ataklarõnõn nedeni hakkõndaki buluş sadece bir başlangõçtõ. Vitaminler, mineraler, belirli amino asitler ve eser elementlerin, vücudumuzdaki milyonlarca hücre için biyolojik yakõt olarak gerekli olduğu anlaşõldõğõnda sadece koroner damar rahatsõzlõğõ ve kalp krizleri değil, günümüzün yaygõn sağlõk sorunlarõnõn da bu bilgiyi kullanarak önlenebileceği aşikardõ. Geçmiş yõllarda, dünya çapõnda bilim adamlarõ ve doktorlarla işbirliği içinde çalõşan araştõrma enstitüm tarafõndan aşağõdaki hastalõklarõn birincil olarak bu mikro besinlerin (vitaminler, mineraller, vs.) uzun süreli yetersiz alõmõ sonucunda oluştuğu şüpheye yer bõrakmayacak şekilde ortaya konmuştur. Günlük beslenmemiz sõrasõnda veya beslenmemize ek olarak, bu mikro besinlerden optimum miktarda alarak, aşağõdaki durumlarõ büyük ölçüde önleyebiliriz: Yüksek tansiyon (kan damarõ duvarõndaki milyonlarca hücrede uzun süreli mikro besin yetersizliği sonucunda ortaya çõkar), kalp yetersizliği (kalp kasõ hücrelerinde mikro besin yetersizliği), düzensiz kalp atõşõ, diyabetik dolaşõm bozukluklarõ ve diğerleri. Diğer bir önemli buluş, kanser hücrelerinin insan vücudunda yayõlmasõnõn doğal yollarla önlenmesiydi. Birkaç yõl önce, tüm kanser hücrelerinin, hangi kanser tipi olursa olsun ve hangi organda başlarsa başlasõn, aynõ şekilde yayõldõğõ bilgisini yayõnlamõştõm. Bu hücreler, vücudumuzun doku moleküllerini (kolajen) kesip geçme yeteneğine sahip biyolojik makaslar (enzimler) kullanõrlar. Daha saldõrgan kanser tipleri, daha fazla kolajen-sindiren enzimler üretir. Dokularõ parçalayan enzimlerin bu aşõrõ üretimi, doğal yollarla, amino asitler lisin ve prolini, C vitamini ve diğer belirli mikro besinlerle birlikte kullanarak, azaltõlabilir veya tamamen engellenebilir. Yakõn zamanda araştõrma şirketimiz, bu enzimlerin faaliyetini engellemede bu besin sinerjisinden yararlanarak, üzerinde çalõşõlan tüm kanser hücresi tiplerinin bloke edilebileceğini ortaya koymuştur. Şimdiden Avrupa ve Amerika da, kanser önleme ve tedavisinin bu doğal yolundan yararlanan onbinlerce hasta bulunmaktadõr. Yüzlercesi bu hastalõktan kurtulmuştur. Geleneksel tõpta kanserin şimdiye dek bir ölüm hükmü olduğuna dikkat edildiğinde, bu konu daha da önemlidir. Birçok kanser hastasõnõ, akciğerlerinin, kemiklerinin, bu doğal tedaviden önceki ve sonraki röntgen filmleriyle dikkatlice belgelendirdik. Bu belgelenmiş başarõyõ, Kuruluşumuzun adresli internet sitesinde görebilirsiniz. Sonuç olarak, günümüzün en yaygõn hastalõklarõnõn bazõlarõnõn kontrolüne katkõda bulunmuş olmanõn ayrõcalõklõ konumuna sahibim. Geriye kalan tek soru, neden bu bilginin bir an önce dünya çapõnda yayõlmadõğõdõr. Bu soruyu cevaplamak için, global hastalõk pazarlarõnõn yok edilmesini mümkün kõlacak her türlü ilerlemeye karşõ savaş veren ilaç yatõrõm endüstrisini yeniden ele almamõz gereklidir.

3 Yeni bir tõp kavramõ olan Hücresel Tõp õn kurucususunuz. Hücresel Tõbbõn ne olduğunu ve uygulanmasõnõn getireceği faydalarõ açõklayabilir misiniz? Günümüzde tõp, vücut organlarõna bağlõ olarak farklõ disiplinlere ayrõlmõştõr. Kalple kardiyologlar, bağõrsaklarla gastrologlar ve kemikler ve kalçayla ortopedistler ilgilenir. Bu organa dayalõ yaklaşõm, sağlõk ve hastalõğõn organ seviyesinde değil, bu organlarõ ve insan vücudunu oluşturan milyonlarca hücre seviyesinde belirlendiği gerçeğini ihmal etmektedir. Hücre fonksiyonunun zarar görmesinin ve sonuç olarak hastalõğõn en önemli nedeni hücre seviyesinde biyo-enerji eksikliğidir. Bu hücrelerin düzgün çalõşmasõ için gerekli olan en önemli biyo-enerji molekülleri, hücrelerdeki kimyasal reaksiyonlarõ hõzlandõran küçük moleküller olan biyokatalizörlerdir. Bu doğal moleküller arasõnda en önemli olanlarõ, vitaminler, mineraller, eser elementler ve belirli amino asitlerdir. Hücresel tõp, bu bilgiyi günümüzün yaygõn hastalõklarõnõn önlenmesi ve tedavisinde uygulayan yeni bir tõp alanõdõr. Hücresel tõp araştõrma enstitümüzde, kalp-damar hastalõklarõ, kanser ve bulaşõcõ hastalõklar dahil belirli hastalõklarõ önlemek ve tedavi etmek için bu mikro besinlere olan ihtiyacõ araştõrmayõ sürdürüyoruz. Şimdiden, yirmi birinci yüzyõlda tõbbõn, bu bilgiden global çapta yararlanarak, insanlõğõ kalpdamar hastalõklarõ ve kanser dahil günümüzün yaygõn hastalõklarõndan kurtaracağõ görülmektedir. Kaybedilecek zaman yoktur; dünya üzerindeki her insan, tõp diplomasõ sahibi olmasõ gerekmeksizin bu ilkeyi anlayabilir. Her sağlõk hizmetleri mensubu, halkõnõn sağlõğõndan sorumlu her politikacõ, vakit geçirmeden bu bilimsel gerçekleri öğrenmeli ve bu bilgiyi kullanarak, ulusal sağlõk hizmetleri programlarõ geliştirmelidir. Neden doğal tedavi ve kontrolün geleneksel ilaç tedavilerinden daha iyi ve verimli olduğunu düşünüyorsunuz? İlaç endüstrisi, bir yatõrõm endüstrisidir. Yapõsõ nedeniyle, hastalõklarõ önleyecek ve yok edecek ilaçlarõ üretemez ve üretmeyecektir. Çünkü bu, ilaçlarõn sürekli kullanõmõ için bir pazar oluşturan hastalõklarõ ortadan kaldõracaktõr. Bu durumu anlamak zordur, kabul etmek daha da zordur. Ancak gerçek budur ve herkesin bilmesi gereklidir. Benzer şekilde, şu anda dünya piyasasõnda bulunan ilaçlarõn %80 inin ispatlanmõş bir etkisi yoktur, sadece semptomlarõ gidermektedir. Bu gerçeğin direkt bir sonucu olarak, kalp-damar hastalõklarõ, kanser, AIDS ve diğer birçok hastalõk dahil günümüzün yaygõn hastalõklarõ kontrol altõna alõnamamõş, etkin, patentsiz alternatifler mevcut olmasõna rağmen yayõlmaya devam etmiştir. Dünyanõn her yerindeki biyoloji ve biyokimya öğrencileri, mikro besinlerin hücrelerin optimum çalõşmasõndaki rolünü öğrenmektedirler. Ne yazõk ki, ilaç endüstrisinin dünya çapõnda tõp eğitimi üzerinde kurduğu hakimiyet nedeniyle, bu bilimsel sonuçlar tõbbi problemleri çözmeye yönelik uygulamaya dönüşmemiştir. Dünyanõn doğal sağlõk tedavisinden yararlanmasõnõn ön şartõ, yeni bilimsel sonuçlarõn kabulü ve hastalõğa dayalõ ilaç yatõrõm endüstrisinin ekonomik olarak desteklediği yapay bariyerlerin ortadan kaldõrõlmasõdõr. Yakõn zamanda iki kez Nobel alan Dr. Linus Pauling başarõlarõnõzõ, önemli olarak tanõmlamõştõ. Neden böyle düşünmüştü? Linus Pauling, tek başõna iki kez Nobel ödülü alan tek bilim adamõdõr. İlk Nobel ödülünü Kimya dalõnda almõştõr ve ikincisi, 1963 teki kõsmi nükleer deneme yasağõ getiren silahsõzlanma anlaşmasõ için ortaya koyduğu çabalar için verilen, Barõş ödülüdür. Linus Pauling, yirminci yüzyõlda bilim alanõnda bir devdi. Sayõsõz inorganik ve organik molekülün moleküler yapõsõnõ çözdü. Proteinlerin yapõsal özelliklerini (alfa helis) ve ilk genetik hastalõğõ (tek hücreli anemi) bulan kişidir. Linus Pauling le yimi yõldan fazla bir süre önce, Almanya daki tõp öğrencilerinin sözcüsü ve Dünya Sağlõk Örgütü nün (WHO) tõp öğrencileri birliği yönetim kurulu üyesi iken tanõşmõştõm. O zamanki tanõşõklõğõmõz bilime dayanmõyordu daha çok barõş ve nükleer silahsõzlanma için çalõşmaya duyduğumuz ortak ilgiden kaynaklanõyordu.

4 Yõllar sonra kalp-damar sağlõğõ alanõndaki kendi çalõşmalarõm, vitaminlerin rolünü öğrenmemi sağladõ ve onunla bu keşifler hakkõnda konuştum. Bu keşfin önemini hemen farketti ve Kalifoniya daki enstitüsünde kalp-damar araştõrmalarõ müdürü olmam için beni davet etti. Linus Pauling ve ben, bilim alanõnda çalõşan iki iş arkadaşõndan daha yakõndõk. Daha sağlõklõ ve barõş içinde bir dünya için ortak bir görüşü paylaşõyorduk. Bu yüzden, ölümünden kõsa bir süre önce Linus Pauling in beni kendisinin yerini alacak kişi olarak gördüğünü belirtmesi şaşõrtõcõ değildir. Geleneksel bilim çevreleri sizin çalõşma ve araştõrmalarõnõza nasõl tepki gösterdi? Yeni buluşlar üç aşamadan geçer. İlk önce saçma bulunurlar, sonra bunlara karşõ yoğun mücadele verilir, en sonunda da bir gerçek olarak kabul edilirler. Kalp-damar sağlõğõ ve kanser alanõndaki buluşlarõm da istisna değildir. Bypass ameliyatlarõ ve balon kateter (anjiyoplasti) gibi mekanik çözümlerin kalp-damar salgõnõnõn çözümleri olduğu ve radyoterapi ve kemoterapinin kanserin çözümleri olduğu bir tõp dünyasõnda, doğal, güvenli ve ucuz yöntemlerle bu sağlõk problemlerinin önlenmesi ve kontrolünün mümkün olmasõ bir devrimden başka birşey değildir. Kalp-damar sağlõğõ alanõnda, temel bilimsel makalem İnsanlardaki kalp-damar hastalõğõ bilmecesinin çözümü nün yayõnlanmasõ ile yaygõn kabulü arasõnda 10 yõldan fazla süre geçmiştir. Sonunda 4 Mayõs 2002 de bu gerçekleşti. Dünyanõn önde gelen tõp fakültelerinden olan Stanford Üniversitesi, tõp fakültesi tarafõndan düzenlenen sempozyuma bu buluşumu sunmak üzere beni davet etti. Bu davet, kalp-damar hastalõğõnõn, denizci hastalõğõ iskorbütün başlangõç evresine benzediği yolundaki yeni anlayõşõmõzõn artan toplumsal kabulünü yansõtmaktaydõ. Bu sunum, yüzyõldan fazla süredir ilaç karteli tarafõndan kullanõlan, önde gelen bir tõp kurumunda, kardiyolojinin en temel çözülmemiş sorularõndan bazõlarõnõ ilk defa özetlemekteydi: Neden hayvanlar kalp krizi geçirmezken insanlar geçirir ; neden kalp krizi geçiririz ama burun krizi geçirmeyiz; neden atardamarlarõmõz sertleşir (arteriyoskleroz) ama toplardamarlarõmõz sertleşmez. Yani neden venoskleroz diye birşey yoktur. Bu sunumun tamamõ Kuruluşumuzun internet sitesinde bulunmaktadõr. Benzer şekilde kanser alanõnda, kanserin lisin ve diğer mikro besinler uygulanarak doğal şekilde engellenmesi buluşumun yayõnlanmasõ ile topluma sunulmasõ arasõnda yaklaşõk 10 yõl geçmiştir. 8 Mart 2002 de, bu ilerleme dünyanõn en büyük gazetesi USA Today de tam sayfa olarak duyurulmuştur. Hõzlõ bir şekilde yayõlmõştõr ve bir çok kurum ve ülke bu bilgiden yararlanmaktadõr. Bilimsel çevrelerden muhalefetle karşõlaşmazken, ilaç endüstrisinden gelen muhalefet çok sert oldu. Son beş yõldaki stratejileri, hastalõğa dayalõ olan trilyonlarca dolarlõk global yatõrõm endüstrilerini korumak için, doğal patentsiz sağlõk alanõndaki bu ilerlemelerin yaygõnlaşmasõnõn yasadõşõ ilan edilmesine çalõşmak olmuştur. Kitaplarõnõzõn ilaç endüstrisine etkisi ne oldu? Neden Hayvanlar Kalp Krizi Geçirmezken İnsanlar Geçirir adlõ kitabõm, ilaç endüstrisinin yasalarõ nõ ilk defa ortaya koymuştur. Bu yasalar, hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisini bir sağlõk endüstrisi değil bir yatõrõm endüstrisi olarak tanõmlar. Patent alõnabilirlik ilkesinin, bu endüstrinin araştõrmalarõnõ dünyadaki insanlarõn sağlõk ihtiyaçlarõnõ karşõlamak yerine para kazanmaya yönlendiren bir ilke olduğunu ortaya koyar. Bu kitap, dünyadaki yüzmiyonlarca insanõn erken ölümü ve toptan ekonomilerin finansal yõkõmõ ile ilgili olarak ilaç yatõrõm endüstrisini açõkça suçlamaktadõr. Dünyanõn en büyük yatõrõm endüstrisinin, trilyonlarca dolarlõk bir dolandõrõcõlõk projesi olarak maskesinin düşürülmesi cesur bir eylemdi. 21 Haziran 1997 de Almanya daki 3500 kişilik bir topluluğa bu konularõ ilk defa açõkladõğõmda, etkisi tüm dünyada hissedildi. İlaç endüstrisinin bana karşõ misillemede bulunmamasõnõn tek nedeni, bu vicdansõz hastalõkla birlikte iş le 20. yüzyõlda insanlõğa karşõ işlenmiş en büyük suç olan ikinci dünya savaşõndaki kitlesel katliamlar arasõnda bağlantõ kurmamdõr. 70 yõl önce, Avrupa nõn en büyük petrokimya ve ilaç kartelinin Hitler in iktidara gelişini finansal olarak desteklediği, tarihsel bir gerçektir. İkinci Dünya Savaşõ, öncelikli olarak Doğu Avrupa ve Asya daki doğal kaynaklarõn ele geçirilmesi için yapõlmõş bir savaştõr.

5 Nuremberg Savaş Mahkemesi 1946/47 de, I.G. Farben adlõ bu petrokimya karteli olmadan İkinci Dünya Savaşõnõn mümkün olamayacağõnõ ortaya koymuştur. Bu mahkemenin sonucunda, I.G. Farben, Bayer, BASF ve Hoechst olarak üçe bölündü ve yöneticilerinin bir kõsmõ, uluslararasõ hukuka aykõrõ bir şekilde savaş çõkarmak, katliam, yabancõ ülkelerdeki özel ve kamuya ait mallarõn istismarõ ve yağmalanmasõ ve insanlõğa karşõ yapõlmõş diğer suçlardan ceza aldõ. İkinci dünya savaşõnõn arkasõndaki şirketin tarihi, Josef Borkin in I.G. Farben in Suç ve Cezasõ adlõ kitabõnda belgelenmiştir. Bu kitap Kuruluşumuzun internet sitesinde yer almaktadõr. Böylece, maskesini düşürme stratejimi uygulamaya koymamdan hemen sonra ilaç endüstrisi savunmaya geçti. Bu yüzden, misillemeye kalkõşmamalarõ veya iftira ve karalama suçlamalarõyla dava açmamalarõ şaşõrtõcõ değildir. Bu arada, ilaç endüstrisinin trilyonlarca dolarlõk sahtekarlõk operasyonu olduğunu açõğa vurmaya yönelik on yõllõk çabalarõm, Avrupa nõn en büyük haftalõk haber dergisi Der Spiegel deki bir başyazõda onaylandõ. Bu yazõda, ilaç endüstrisine, sahtekarlõk, aldatma, insanlarõn hayatlarõnõ tehlikeye atma, dünya ülkelerinin ekonomilerini milyarlarca dolarlõk zarara uğratma suçlamasõ ve geçmiş yõllarda benim yaptõğõm birçok diğer suçlama açõk bir şekilde yöneltilmektedir. Hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisine karşõ yaptõğõm ilk toplumsal açõklamalardan sonra bu gerçekleri doğrulayan geniş medya yayõnlarõnõn yapõlmasõ için 5 yõl geçmesi gerekmiştir. Bu şaşõrtõcõ değildir, çünkü bu makalede ilaç endüstrisinin dünyadaki üst düzey politik yöneticilerle yakõn ilişki içinde olduğu da doğrulanmõştõr. Bu makalede ayrõca, bir hükümet hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisine karşõ bir eyleme girişeceği zaman, Amerikan elçiliklerinin Amerikan hükümeti adõna doğrudan devreye girdiği de açõklanmaktadõr! Sadece doğal sağlõk alanõnda değil hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisinin maskesini düşürme konusunda da öncü olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. 31 Mart 2003 tarihli Der Spiegel deki makale, öngörülebilir bir gelecekte ilaç endüstrisini yõkacak olan ilk domino taşõdõr. Diğer medya kuruluşlarõ bunu takip edecektir. Ve bu iyi bir gelişmedir. Milyonlarca insanõn hayatõ ve dünyadaki ülkelerin ekonomileri, ana amacõ gezegenimizdeki bu trilyonlarca dolarlõk sahtekarlõğõ korumak olan şu anki Amerikan ve İngiliz yönetimleri dahil, gittikçe artan sayõdaki vicdansõz politikacõyõ destekleyerek kendilerini yenileyen bir avuç yatõrõmcõya kurban edilemez. Kitaplarõnõz dünyanõn her yerinde bulunabiliyor mu? Kitaplarõm 10 dan fazla dile çevrildi ve çoğu dilde basõlõ olarak mevcuttur. İlgilenen herkesin bu bilgiye ulaşabilmesi için bu kitaplarõ internet sitemizde online olarak sunmaktayõz. Kalp-damar hastalõklarõ, kanser ve diğer yaygõn sağlõk sorunlarõnõn doğal yollardan önlenmesi ve tedavisi dahil milyonlarca insan için hayat kurtaran bu bilginin yayõlmasõnõ sürdürmek için her türlü çabayõ göstermekteyiz. Bu bilgi o kadar temel ve önemli ki vakit geçirmeden dünya çapõnda yayõlmalõdõr. Bu mesajõn önemini anlayan ve yaygõnlaştõrõlmasõna destek olan her gazete, radyo istasyonu, televizyon kanalõ ve diğer medya kuruluşlarõna açõğõz. En önemli üç kitap şunlardõr: Kalp krizleri, felç ataklarõ, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, düzensiz kalp atõşõ ve diğer kalp sorunlarõ alanõndaki ilerlemeyi anlatan Neden Hayvanlar Kalp Krizi Geçirmezken İnsanlar Geçirir adlõ kitap. Kanserin doğal yollardan kontrolündeki ilerlemeyi anlatan Kanser adlõ kitap. Bu kitapta ilk defa kanserin artõk bir ölüm hükmü olmadõğõ ifade edilmektedir. Yazdõğõm üçüncü kitap, ilaç karteline karşõ yürüttüğüm 10 yõllõk mücadelemin belgesidir. Adõ İnsanlõk Adõna dõr. Bu ilerlemeleri neden daha önce duymadõk? Cevabõ açõktõr. İlaç endüstrisi doğal bir şekilde gelişen bir endüstri değildir. Hastalõklardan para kazanmak için, doğal patentsiz tõbbi tedavilerin dünya çapõnda yaygõnlaşmasõnõ engellemek zorunda olan yatõrõmcõlar tarafõndan yapay bir şekilde yaratõlmõştõr. 20. yüzyõlõn başõnda, Rockefeller grubu Amerika ve diğer ülkelerdeki petrol endüstrisinin büyük kõsmõnõn kontrolünü elinde tutmaktaydõ. Buradan gelen trilyonlarca dolarlõk gelire dayanarak, bu yatõrõm grubu yeni bir pazar tanõmladõ: insan vücudu. Bu yatõrõmõn getirdiği kar veya gelir, icat edilen ilaçlarõn patentinin alõnmasõna bağõmlõydõ. Bu yeni yatõrõm endüstrisinin trilyon dolarlõk karlarõ, tõp bilimini sistematik olarak, ilaçlar tarafõndan yönlendirilen yatõrõm endüstrisine dönüştürmek için kullanõlmõştõr. Birkaç onyõl içinde, tõp fakülteleri, medya ve politik arenadaki etkilerini kullanan bu çõkar gruplarõ, tõp bilimini kontrolleri altõna almõşlardõr. Bu endüstrinin karşõlaştõğõ en büyük problemlerden biri, doğal sağlõk ürünlerinden gelen rekabetti ile 1935 arasõnda, optimum hücre metabolizmasõ için gerekli olan vitaminler ve

6 lüzumlu besinlerin çoğu keşfedilmişti. Bilim dünyasõ için, hücre metabolizmasõnda bu gerekli moleküller olmadan, hücrelerin düzgün çalõşmayacağõ ve hastalõklarõn kaynağõ olacaklarõ açõk bir gerçekti. İlaç yatõrõm stratejistleri, bu gerçeğin farkõna vardõ ve bu hayat kurtaran bilginin dünyadaki insanlara yaygõn bir şekilde ulaşmasõnõ engellemek için global çapta bir kampanya başlattõlar. Bu bilgiyi susturmak sadece ilk adõmdõ. Aldatmaya dayalõ ilaç endüstrisi projesini oluşturma yolunda sonraki stratejik adõmlar, bu doğal, patentsiz tedavilerle ilgili sağlõk bilgisini kötüleyerek gözden düşürmek ve sonuç olarak, doğal tedavilerin önleyici ve iyileştirici özellikleri ile ilgili beyanlarõ yasadõşõ ilan ettirmeyi içermekteydi. Tüm bu önlemlerin tek bir amacõ vardõ: Sadece semptomlarõ düzelten patentli ilaçlara dayanan ilaç yatõrõm endüstrisini, hücresel sağlõğõ korumak için gerekli olan doğal, patentsiz tedavilere karşõ korumak. Bir tezat olarak, temel hücre fonksiyonlarõ için gerekli olan ve biyoloji kitaplarõnda tanõmlanan doğal moleküllerle ilgili bilimsel gerçekler, tüm bu yatõrõm endüstrisi için ölüm kalõm meselesi haline gelmişti. Hastalõklarõn, doğal patentsiz moleküllerle hücre sağlõğõ optimum hale getirilerek önlenebilmesi, hastalõğa dayalõ olan ilaç yatõrõm endüstrisinin temelini tehdit etmekteydi. Önlenen veya yok edilen bir hastalõk, artõk bir pazar olamazdõ. Özel önem taşõyan bir konuda, ilaç endüstrisinin tõp mesleğine olan etkisidir. Amerika da, Harvard, Yale, Mayo Clinic ve diğerleri gibi Sarmaşõk Ligi üniversiteleri dahil özel tõp fakültelerinin kurulmasõyla, ilaç endüstrisi dünya çapõnda tõp çevrelerinin görüşlerini satõn almõş oldu. Artan bir şekilde, tõbbi tedavi eğitimi ilaçlara ağõrlõk vermeye başladõ ve -aynõ zamandadoğal sağlõk tedavileri eskimiş diye nitelenerek yasaklandõ. Geçtiğimiz birkaç onyõlda tõp fakültelerinden mezun olan doktorlarõn çok azõ, C vitaminin hücre metabolizmasõndaki rolü için ilk Nobel Ödülünün 1937 de verildiğini bilmektedir. Böylece, yarõm yüzyõldan fazla bir süredir, doktorlar -dünya çapõnda milyonlarcasõ- vitaminler, mineraller ve eser elementlerin hayat kurtaran rolü hakkõnda hiçbir bilgi sahibi olmadan tõp fakültesinden mezun olmaktadõr. Aşağõdaki gerçeklere bakarak, herkes bu yatõrõm stratejisinin insan sağlõğõ üzerindeki yõkõcõ sonuçlarõnõ anõnda anlayabilir. Günümüzde yaşayan 6 milyar insandan çok azõ insan vücudunun C Vitamini üretmediğini bilmektedir. Artõk, (atardamarlarõ denizci hastalõğõ iskorbütten koruduğu bilinen) bu vitamin molekülünün, kalp krizlerini, felç ataklarõnõ ve diğer kalp-damar sağlõğõ problemlerini önlemede birinci faktör olduğu, bilimsel bir gerçektir. Böylece, bu hayat kurtaran bilginin ilaç yatõrõm endüstrisinin çõkarlarõ uğruna tõp mesleğinden yasaklanmasõ, sanayileşmiş dünyada ve gelişmekte olan ülkelerin kentsel bölgelerinde bir numaralõ sağlõk salgõnõ olan kalp-damar hastalõğõ salgõnõnõ yaratmõştõr. Dünyada yaşayan çok az kişi insan vücudunun, proteinlerin yapõ taşõ olan doğal amino asit lisini üretmediğini bilmektedir. Günümüzde, bu doğal molekül lisinin kanser hücrelerinin vücutta yayõlmasõnõ engellemede en önemli faktörlerden biri olduğu anlaşõlmõştõr. Kanser, sanayileşmiş dünyadaki salgõnlar içinde ikinci sõradadõr ve bir kanser hastasõnõn hayatõnõn son ayõnda satõlan ilaçlar, hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisinin en karlõ pazarlarõndan birini oluşturmaktadõr. Böylece, 21. yüzyõlõn başõnda insanlõk bir kabustan uyanmaktadõr. Vücudumuz tarafõndan üretilmeyen ancak optimum hücre fonksiyonu için gerekli olan moleküllerle ilgili basit sağlõk bilgisinin yaygõnlaştõrõlmasõ ile sanayileşmiş dünyadaki ve riskli ülkelerdeki ölümlerin üçte ikisi engellenebilirdi. Ayrõca, dünyadaki insanlarõn bir yüzyõl boyunca uyumuş olmalarõnõn zekamõzla ilgili olmadõğõnõ anlamamõz gerekir. Aldatõcõ ve sahtekar ilaç endüstrisinin, işini sürdürebilmek amacõyla aldatma için ve insanlõğa hizmet gibi yapay bir görüntü yaratmak için milyarlarca dolar harcadõğõnõ görmeliyiz. Amacõna ulaşmak için bu endüstri, araştõrmaya harcadõğõ miktarõn iki katõnõ pazarlama ya harcamõştõr. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri savaş bakanõ olan Donald Rumsfeld, birçok çokuluslu ilaç şirketinin icra kurulu başkanlõğõnõ yapmõştõr. Bush yönetimindeki mevcut konumuna getirilmeden önce, bu endüstriye olan hizmetlerinden dolayõ çok sayõda ödül almõştõr. Rumsfeld ve Rockefeller yatõrõm gurubu dahil- bu endüstrideki tüm yöneticilerin bu gerçekleri bildiğine şüphe yoktur. Hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisiyle ilgili gerçeğin dünya çapõnda bir alev gibi yayõlmasõ karşõsõnda korkudan titremektedirler. Bu gerçekleşirse, kaderleri bellidir: Bilinçli olarak aldõklarõ kararlar sonucunda, önlenebilecek hastalõklar nedeniyle milyonlarca insanõn ölümünden sorumlu

7 tutulacaklardõr. Şunu biliyorlar: ya insanlõğõ bir savaşa ve global bir Büyük Birader senaryosunun içine sokacaklardõr ya da insanlõk onlarõ alaşağõ edecektir. Bir orta yol yoktur. Şu anki savaşõn perde arkasõ budur. Tüm gezegeni ele geçirme çabalarõnõn nedeni budur. Yüzyõldan fazla bir süredir trilyonlarca dolarlõk ilaç sahtekarlõk projesinin bir ön şartõ, günümüzün yaygõn hastalõklarõn önlenmesinde hayat kurtaran doğal, patentsiz sağlõk bilgisinin kullanõlmasõnõn yasaklanmasõ olmuştur. İşte tam bunu yaptõklarõ ve bu ilerlemeleri daha önce duymadõğõmõz için şaşõrmamamõz gerekir. Dünya Sağlõk Örgütü nün rolü ne oldu, beslenmeyi desteklemedi mi? Dünya Sağlõk Örgütü (WHO), 50 yõldan fazla bir süre önce dünya üzerindeki insanlarõn sağlõk durumlarõnõ geliştirmek amacõyla kuruldu. İlk çalõşma konularõndan biri beslenmeyle ilgili bilginin yaygõnlaştõrõlmasõ idi. Yaklaşõk on yõl boyunca, Gõda ve Tarõm Örgütü (FAO) ile birlikte yõllõk Ortak Beslenme Raporlarõ yayõnladõlar. Daha sonra, ilaç yatõrõm çõkar gruplarõ WHO nu tam kontrolünü ele geçirdi. Tam zõt bir örgüte dönüştürüldü te, WHO nun dünyadaki insanlara hizmet için kurulmasõndan sadece 15 yõl sonra, global ilaç kartelinin bir aracõ haline geldi te, mikro besinlerin (vitaminler, mineraller ve amino asitler) hastalõklarõ önlemek, tedavi etmek ve yok etmek için kullanõlmasõna karşõ mücadele etmek üzere yeni bir komisyon kuruldu. WHO/FAO Codex Alimentaris (beslenme standardõ) komisyonunun amacõ, dünyadaki insanlarõn bu doğal sağlõk bileşenlerini tedavi amacõyla kullanmasõnõ önlemek için yapay üst limitler koymaktõ. Ayrõca bu komisyon, bu mikro besinlerin ispatlanmõş bilimsel faydalarõyla ilgili doğal sağlõk bilgisinin yaygõnlaştõrõlmasõna karşõ bir kutsal savaş başlattõ. Böylece İlaç-Karteli, WHO yu global araçlarõ olarak kullanarak ilk küreselleşme yasalarõnõn patentli ilaçlarõn global sağlõk tekelini yapay bir şekilde güvenceye almak için korumacõ yasalar çõkmasõnõ sağladõ. Bu şekilde, geçen 40 yõlda, insanlarõn sağlõk durumunu geliştirmek için kurulan bu Örgüt, bir avuç yatõrõmcõnõn çõkarlarõ doğrultusunda tam ters bir amaç kullanõlmõştõr: Günümüzün yaygõn hastalõklarõnõn önlenmesinde insanlarõ hayat kurtaran bilgiden habersiz bõrakmak. Ağustos 2002 de Johannesburg da düzenlenen dünya zirvesinde 10-Noktalõ-Programõm 2002 Yõlõnda Herkes için Sağlõk õn yayõnlanmasõ bu Örgüt için dönüm noktasõ oldu. 100 den fazla Devlet Başkanõnõn, ilaç endüstrisinin hilekar yapõsõ ve doğal sağlõk alanõndaki alternatifler hakkõnda bilgilendirilmesi ile, WHO yu yeniden kazanma ve dünyadaki insanlarõn yararõna kullanma mücadelesi başlamõş oldu. Afrika, Güney Amerika ve Asya daki gelişmekteki ülkeler bu tarihi savaşa önderlik etmektedir. Ancak hata yapmamalõyõz. WHO nun içine yuvalanmõş olan ilaç kartelinin güçleri, gönüllü olarak vazgeçmeyeceklerdir. Dünyadaki insanlar, WHO yu kendi zõttõna dönüştüren çõkar gruplarõ ile Irak savaşõ ve bu gezegendeki mevcut uluslararasõ krizi çõkartanlarõn aynõ çõkar gruplarõ olduğu gerçeğini görmelidir. Yani, WHO nun kontrolünün ele geçirilmesi savaşõ, herhangi bir askeri savaş kadar vahşi bir şekilde yapõlacaktõr. Bu mukayese mantõklõdõr sonuçta, iki durumda da kurbanlar, binlerce veya milyonlarca insandõr. WHO nun kontrolünü ele geçirme savaşõnõn sonucu kesindir: dünyadaki insanlar, kendilerinin ve gelecek nesillerin iyiliği için bu savaşõ kazanacaklar ve bu dünya kurumunun kontrolünü yeniden ele geçirecekler. Bunun ne kadar zaman alacağõ, sonuçta insanlarõn bu gelişmeler hakkõnda bilgilendirilmesine ve hükümetlerinden ulusal ve uluslararasõ seviyede eyleme geçmesini istemesine bağlõdõr. Bu arada, satõn alõnamayacak, rüşvet yemeyecek veya etkilenemeyecek kurumlarõn var olmasõ çok önemlidir. Dr. Rath Sağlõk Kuruluşu bu hedefe katkõda bulunmak için kurulmuştur. Codex Alimentarius Komisyonu ndan bahsettiniz. Bu konuda daha fazla bilgi verebilir misiniz? Codex Alimentarius, WHO ve FAO nun bir komisyonudur. Üyelerinin yaklaşõk yarõsõ, ilaç endüstrisi ile doğrudan veya dolaylõ olarak bağlantõlõdõr. Codex Alimentarius, gõda koruma ile ilgili çeşitli sorulara yönelmekle birlikte, zaman, emek ve kaynaklarõnõn büyük bir kõsmõ, ilaç kartelinin vitaminler, mineraller ve diğer gerekli besinlerle ilgili doğal sağlõk bilgisinin yayõlmasõna karşõ yürüttüğü savaşta harcanmõştõr.

8 İskorbüt-kalp hastalõğõ bağlantõsõ ile ilgili buluşum, Neden Hayvanlar Kalp Krizi Geçirmez adlõ kitabõmõn başarõsõ ve doğal tedavilerin ABD de yasadõşõ ilan edilmesi çabalarõnõn 1994 te başarõsõz olmasõndan sonra, ilaç şirketleri Codex Alimentarus u 1995 yõlõnda yeniden canlandõrdõlar. O zamandan beri, hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisini etkin, güvenli, patentsiz mikro besinlerden korumak için yoğun çaba gösteriyorlar. Bu komisyon, her yõl kapalõ kapõlar ardõnda toplanõyor. Öncelikli görevi, vitaminler, mineraller ve diğer gerekli besinlerin önleyici ve tedavi edici özellikleri ile ilgili sağlõk beyanlarõnõ yasa dõşõ yapmaktõr. Bu vicdana sõğmayan tavsiyeler, ilaç kartelinin çõkarõna uygun olarak Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna getirilecek ve Birleşmiş Milletlere üye tüm ülkelerde, yani dünya çapõnda bağlayõcõ yasa haline getirilmesi önerilecektir. En azõndan, ilaç kartelinin planõ budur. Son bir kaç yõlda, İlaç Kartelinin Codex - planlarõna karşõ, bilimsel konferanslar, mitingler ve Codex Komisyonu üyelerini ve destekleyen hükümetleri protesto kampanyalarõ dahil düzenli protesto faaliyetleri organize ettik. Sonuncu protesto kampanyasõnda, bu vicdansõz çabayõ destekleyen ülkelerin hükümetlerine ve parlamento üyelerine 600 milyondan (!) fazla protesto mektubu ulaşmõştõr. Kasõm 2002 de Berlin deki Codex toplantõsõ öncesinde, Güney Afrika dahil dünyanõn her yerinden sağlõk uzmanlarõyla bir konferans düzenledik. Bu Codex toplantõsõ nda Güney Afrika resmi delegesi, Codex Alimentarus un arkasõnda yatan ikiyüzlülüğü ilk defa teşhir etmiştir. Bu adõmõn önemini anlamak için aşağõdaki gerçekler ortaya konmalõdõr: Sağlõklõ düşünebilen hiç kimse, doğal sağlõğõn yasaklanmasõnõ kolaylõkla desteklemez. Bu yüzden ilaç kartelinin, henüz karar vermemiş politikacõlara doğal sağlõk tedavilerini yasadõşõ hale getirmek için bir bahane bulmasõ gerekmiştir. Bu bahane, var olmayan, vitamin yan etkilerinin icadõ ile bulunmuştur. Tabi ki bu yan etkiler, ilaç çõkar gruplarõnõn hayalinde ve global halkla ilişkiler makinelerinin çizim tablolarõnda yer almaktaydõ. Vitaminler, mineraller ve amino asitler, hayatõn yapõ taşlarõdõr ve vücut bunlarõn fazlasõnõ herhangi bir sorun olmadan atabilir. Bu nokta, sentetik ilaçlar için tam tersidir. Sentetik olduklarõ için vücut onlarõ tanõmaz ve bu yüzden neredeyse tüm ilaçlarõn ağõr yan etkilerle bağlantõsõ vardõr. Journal of the American Medical Association õn 15 Nisan 1998 tarihli sayõsõna göre, ilaçlarõn bu ölümcül yan etkileri sanayileşmiş dünyadaki ölüm nedenleri arasõnda dördüncü sõrada yer almaktadõr. Bu gerçekleri göz ardõ ederek, ilaç hakla ilişkiler makinesi, dünya çapõndaki toplum görüşünü şekillendirmeye ve Codex Alimentarius un vicdana sõğmayan tavsiyelerini geçirmek için ihtiyaç duyduklarõ politikacõlarõ zorlamaya çalõşmaktadõr. Bu bilgiye dayanarak, 2002 deki Codex Toplantõsõnda, ilaç Kartelinin Codex dahilindeki on yõllõk çabalarõnõn iki yüzlüğünü resmi bir hükümet olarak açõğa vurarak bizim dile getirdiğimiz konularõ destekleyen Güney Afrika hükümetinin tutumunu takdir etmeliyiz. Ancak bu bir tesadüf değildi. İki yõl önce, Güney Afrika hükümeti AIDS ilaçlarõna patent hakkõ ödemeyi reddederek ilaç karteline savaş açmõştõ. Tezleri çok netti: Fahiş patent haklarõnõ ödemek, bu ilaçlarõn, Güney Afrika ve gelişen ülkelerdeki insanlarõn büyük çoğunluğu için ulaşõlamaz olmasõ anlamõna gelmektedir. Yani ilaç endüstrisi, yüksek kar oranlarõnda õsrar ederek, Afrika daki ve dünyadaki milyonlarca insanõn hayatõnõ bilerek tehlikeye atmaktadõr. İlaç Karteli yani Uluslararasõ İlaç Üreticileri Federasyonu Güney Afrika hükümetine Pretoria mahkemesinde dava açacak kadar kibirliydi. Beklendiği gibi, bu savaş mahkeme salonunda değil kamu vicdanõnda kazanõlmõştõ. Hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisinin çõkarõ için meydana gelen ölümler e karşõ dünya çapõnda yapõlan protestolar, ilaç kartelinin bu davayõ sürdürmesini imkansõz kõldõ. Ocak 2001 de, Güney Afrika hükümetiyle mahkemede mücadeleye giriştikten sadece haftalar sonra, ilaç karteli yenilgiyi kabui etti ve şikayetini geri çekti. Güney Afrika hükümeti, ilaç karteline karşõ tarihi bir zafer kazanmõştõ. Bu arada, bir çok ülke Güney Afrika hükümeti örneğini takip ederek ağõr patent haklarõnõ ödemek zorunda kalmadan kendi ilaçlarõnõ üretmektedir. AIDS ilaçlarõndan bahsettiniz. Bu ilaçlara doğal alternatifler var mõ? Tüm virüslerin doğal tedavilerle kõsmen veya tamamen bloke edilebilmesi bilimsel bir gerçektir. Askorbat (C vitamini), virüslerin çoğalmasõnõ (kendini kopyalamasõnõ) yavaşlatõr. Önemli bir bilimsel dergi olan Proceedings of the National Academy of Science USA de 1990 yõlõnda yayõnlanan bir çalõşma, insanlar tarafõndan günlük olarak alõnabilecek miktarlardaki C Vitamininin HIV-Virüsünün çoğalmasõnõ %99.9 un üstünde bir oranda bloke edebildiğini göstermiştir!

9 Amerika da yayõnlanan Proceedings of the National Academy of Sciences, dünyada en çok okunan bilimsel yayõnlardan biridir. Yani on yõldan fazla bir süredir, ilaç endüstrisi, Dünya Sağlõk Örgütü ve tõp kurumu, ilaçlarõn doğal, patentsiz alternatiflerinin var olduğunu bilmektedir. Daha da ötesi bu doğal tedaviler, hastalõğõ kontrol etme konusunda mevcut ilaçlara dayalõ yaklaşõmlarõn hepsinden daha etklilidir. Virüslerin yayõlmasõnõ engelleme konusunda önem taşõyan ikinci madde amino asit lisindir. Tüm virüsler, çevredeki dokuyu (kolajen) enzimler (kolajenazlar) yardõmõyla sindirerek yayõldõğõndan, bu enzimleri nötralize etmek virüsün yayõlmasõnõ yavaşlatõr veya durdurur. Doğal amino asitler lisin ve prolinin bu etkiyi yaptõğõ gösterilmiştir. Daha da ötesi, A vitamini ve diğer gerekli besinlerin bağõşõklõk sistemini güçlendirdiği ve böylece AIDS in etkin bir şekilde önlenmesi ve tedavisine katkõda bulunduğu belgelenmiştir. Bu bilgiden hemen yararlanmak ve hasta, sağlõk çalõşanlarõ ve sağlõkla ilgili politikacõlarõ ayõrt etmeden bu hayat kurtaran bilginin yayõlmasõna yardõmcõ olmak isteyen herkes için, bu çalõşmalarõn birçoğuna kuruluşumuzun internet sitesinde yer vermekteyiz. Neden BM AIDS programõnõn ilaç endüstrisinin yararõna olduğunu düşünüyorsunuz? Birleşmiş Milletler in programlarõnõn çoğunluğunda ilaç çõkar gruplarõ ağõr basmaktadõr. Aynõ şey BM-AIDS programõ için de geçerlidir. İlaç endüstrisi için, sanayileşmiş ülkelerde olduğu kadar gelişmekte olan ülkelerde de bir güvenilirlik savaşõnõn başladõğõnõ anlamalõyõz. Gittikçe artan sayõdaki ülkeler, ilaçlarõn, sadece etkin değil, aynõ zamanda çok düşük maliyetlerle, patent hakkõ ödemeden elde edilebilen doğal alternatifleri olduğunu fark etmektedir. Sonuç olarak, dünyadaki birçok hükümet, hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisinin vicdansõz yapõsõnõ ve sahtekar iş planõnõ farketmiştir ve ulusal sağlõk stratejilerini doğal sağlõk yaklaşõmlarõna yönlendirmektedir. Hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisinden uzaklaşmaya karar veren her ülkenin bu yatõrõm endüstrisinin tabutunda bir çivi olacağõnõ anlamalõyõz. Böyle bir karar sadece ilaç endüstrisinin artõk bu ülkede daha önce yaptõğõ karlarõn çok azõnõ elde edebileceği anlamõna gelmez. Çok daha önemli bir sonucu vardõr: Hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisine sõrtõnõ dönen her ülke, dünyanõn ilaç yatõrõm gruplarõ tarafõndan desteklenen yüzyõllõk hastalõkla birlikte sahtekarlõk sektörünü tanõmasõ için bir katkõdõr. Gittikçe artan sayõda ülkenin ilaç kartelinin boyunduruğundan kurtulmasõ, bu endüstri için yõkõcõ etkiye sahiptir. Sürekli artan sayõda ülkenin, AIDS salgõnõn insanlarõna yeterli miktarda C vitamini ve diğer patentsiz doğal tedavilerden optimum miktarda sağlayarak kontrol altõna alõnabileceğini farkettiğinde olacaklarõ hayal edin. İlaç endüstrisinin bu doğal maddelerle ilgili hayat kurtaran bilgiyi bilinçli olarak sakladõğõnõ farkettiklerinde insanlarõn tepkisinin ne olacağõnõ hayal edin. Şu anda bu, ilaç şirketlerinden global çapta uzaklaşmaya şahit oluyoruz. Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Nijerya, Güney Afrika, Angola, Malawi hükümetleri ve birçok diğer Afrika hükümetleri yanõnda Çin Halk Cumhuriyeti de doğal sağlõk hizmetleri stratejilerini uygulamaya karar vermiştir. İlaç yatõrõm endüstrisinin karşõ karşõya kaldõğõ şey, bir domino etkisi değildir hastalõğa dayalõ global ilaç sektörünün Berlin Duvarõ nõn yõkõlmasõdõr. AIDS ten en çok etkilenen insanlara ve uluslara hizmet etmek için, Birleşmiş Milletler ve tüm örgütleri doğal sağlõk alanõndaki ilerlemelerden yararlanmalõ ve bu bilgi ve tedavileri dünyadaki insanlara en kõsa sürede ulaştõrmalõdõr. İlaç endüstrisi gibi güçlü çõkar gruplarõna saldõrõrsanõz düşman sahibi olmaz mõsõnõz? İki defa Nobel kazanmõş olan Linus Pauling den meşaleyi aldõğõmdan beri bu güçlerle karşõ karşõya geliyorum. En başõndan beri, iskorbüt-kalp hastalõğõ bağlantõsõ keşfinin trilyonlarca dolarlõk bir ilaç pazarõnõ sonsuza dek yok ettiğinin tamamen farkõndaydõm. İnsanlõğõ bu hilekar ve ahlaksõz endüstrinin boyunduruğundan kurtarma savaşõna girişmek bilinçli alõnmõş bir karardõ. Geriye bakõldõğõnda, alõnmasõ gereken birkaç ders var. Bir bilim adamõ, bir insan, dünya üzerindeki en büyük yatõrõm endüstrisini yõkacak şekilde insanlõğõn gidişatõnõ etkileyebiliyorsa, bu

10 sadece kendi gücünden kaynaklanmamaktadõr. Birkaç insanla birlikte 20. yüzyõlõn en büyük endüstrisinin yok oluş sürecini başlatabilmemin ana nedeni, bu endüstrinin yapõsõnõn aldatmaya dayanmasõdõr: sağlõk sözü verip, daha fazla hastalõk satmak. Sahtekarlõğõ açõğa vurulduktan sonra, yok olmasõnõ engellemek artõk mümkün değildir. Bu yüzden, bunca yõl boyunca ilaç endüstrisiyle mücadele ettim ve toplum önünde onlarõ sahtekar olmakla ve milyonlarca insanõn hayatõnõ tehlikeye atmakla suçladõm, hiçbir zaman karşõ saldõrõya kalkõşmadõlar. Veya bilimsel buluşlarõmõ açõk bir şekilde sorgulamadõlar. Bunun yanõnda, bazõ ilaç sektörüne bağõmlõ fikir adamlarõ ve medya beni kişisel olarak karalamaya çalõştõ. Ancak bu, doğrular için mücadele eden herkesin kaderidir. Genç insanlarõn, gelecek nesillerin bu örnekten ders alacaklarõnõ ve zamanõ geldiğinde doğru bildikleri için mücadele edecek cesareti bulacaklarõnõ ümit ediyorum. Kişisel güvenliğim konusuna gelince, birçok insan korkup korkmadõğõmõ soruyor. John le Carré nin son kitabõ Sabit Bahçõvan õ ve ilaç endüstrisinin iş modelinin insan hayatõna saygõsõ olmadõğõnõ hatõrlatõyorlar. John le Carré önsözünde, kitabõ üzerinde çalõşõrken hikayesinin, ilaç gerçeği yanõnda tatilde yollanan posta kartõ gibi kaldõğõnõ farkettiğini yazmõştõ. Benim durumumda olduğu gibi, gelecek nesiller boyunca milyonlarca insanõn hayatõna katkõda bulunmak gibi ayrõcalõklõ bir konuma sahip olursanõz, doğru kararõ verirsiniz. Gerçekleri yüksek sesle ve her yerde dile getirmek, mücadele ettiğiniz çõkar gruplarõna karşõ en iyi korumayõ oluşturur. Kuruluşumuz adõna çeşitli ülkelerde yayõnladõğõm açõk mektuplar dizisi, bu süreçte sadece yeni bir adõmdõ. Global bilgilendirme kampanyanõz Seçiminiz Savaş Değil Sağlõk Olsun un hedefleri neydi? Şu anki uluslararasõ krizin başlangõcõndan itibaren, dünyadaki insanlar Bush yönetiminin başlattõğõ terörizmle savaş a şüpheyle yaklaşõyorlardõ. Dünyanõn herhangi bir yerinde yapõlan bir mitingde, taşõnan pankartlarda bu savaşõn gerçek nedenlerinden biri ortaya konmaktaydõ: Petrol. Hedefiniz sadece petrol ise, global çapta kitlesel histeri yaratmanõz gerekmez, - hepsi Anavatan Güvenliği bahanesi altõnda olmak üzere ABD deki toplumu askeri bir ruh haline sokmanõz ve kendi yurttaşlarõ üzerine casusluk yapan kişilik Büyük Birader bürosu kurmanõz gerekmez. Bu ancak, kendi ülkenizdeki bir şeyden korkuyorsanõz ve tüm toplum ekonomik karlarõnõzõ ve siyasi iktidarõnõzõ potansiyel olarak tehdit ediyorsa anlamlõ olabilir. Açõk mektuplarõmda tekrar tekrar anlattõğõm gibi, mevcut krizden, Irak savaşõndan ve olasõ üçüncü dünya savaşõndan en çok ilaç endüstrisi yararlanacaktõr. Ağustos 2001 deki davalarla kan kaybeden ilaç endüstrisi, 11 Eylül trajedisinden en çok yararlanan sektör olmakla kalmadõ. Sahtekarlõğa dayalõ endüstrilerinin darbe alan güvenilirliğini yeniden oluşturmak için çaba gösterirken, bu endüstrinin arkasõndaki yatõrõm gruplarõ tüm yatõrõmlarõnõn yok olmasõ tehlikesiyle karşõ karşõya kaldõ. Dünyadaki en büyük yatõrõm endüstrisini bir sahtekarlõk modeliyle yarattõysanõz ve sahtekarlõğõnõz açõğa çõktõysa, toplumun etkilenmeyen hiçbir kesimi olamayacağõnõ anlamalõsõnõz. Rockefeller grubunun karşõlaştõğõ durum, işte böyle bir durumdur. İşte bu yüzden, çokuluslu ilaç şirketlerinin yöneticiliğini yapmõş olan Donald Rumsfeld, bombalarõn nereye, ne kadar süreyle düşeceğine karar veren savaş bakanõ konumuna getirilmiştir. İşte bu yüzden, savaş gündeminin hakim olduğu Kasõm 2002 seçimleri dahil Goerge Bush un seçim kampanyalarõna en büyük bağõşõ yapan, ilaç endüstrisi olmuştur. Yokolma tehlikesiyle karşõ karşõya kalan bu çõkar gruplarõnõn tüm insanlõğõ kendileriyle birlikte sürüklemeye hazõr olduklarõ konusunda kimsenin tereddütü olmasõn. 500 yõl önce benzer bir durum Avrupa da orta çağdan modern çağa geçişi başlattõ. Yok olma tehlikesiyle karşõ karşõya kalan o dönemin yöneticileri, kendi insanlarõna savaş açtõ. 30 yõl savaşõ nda ( ) Avrupa nõn üçte biri yõkõldõ ve milyonlarca insan hayatõnõ kaybetti.

11 Orta Çağõn sona ermesi ile günümüz arasõndaki tarihi benzerlik üzerine yorum yapabilir misiniz? 400 yõl önce, Avrupa daki milyonlarca sõradan insan, matbaanõn icadõ ve kitaplarõn Latince den konuşulan dillere çevrilmeye başlanmasõ sayesinde okuma yazma öğrendi. Bu cahillikten kurtuluş Avrupa da ortaçağõ sona erdirdi ve modern çağõ başlattõ. Hiçbir kuvvet, savaş veya diktatörlük, milyonlarca sõradan insanõn okuma, yazma, bilgi ve onurlu bir yaşam haklarõndan vazgeçmelerini sağlayamazdõ. Benzer şekilde günümüzde, sivil haklarõn kaldõrõlmasõ veya Büyük Birader durumu, insanlõğõn ilaç kartelinin boyunduruğundan kurtarõlmasõnõ durdurmaya yetmeyecektir. Çok sayõda insan boş yere öldü, çok sayõda ekonomi bu şirket çõkarlarõndan dolayõ zarar gördü ve artõk dünyadaki insanlar bütün bunlarõn nedenini anlamaktadõr ve doğal sağlõk haklarõ için mücadele etmeyi sürdüreceklerdir. Seçiminiz Savaş Değil Sağlõk Olsun kampanyamõz, ilaç endüstrisinin, bu savaş ve eski CIA- Başkanõ James Woolsey tarafõndan açõklanan sonraki dünya savaşõ nõn arkasõndaki çõkarlarõnõ ortaya koymaktadõr. Aynõ zamanda bunun olmasõnõ önlemek için harekete geçme çağrõsõ niteliğindedir. Dünyanõn her yerindeki insanlar, vakit geçirmeden doğal sağlõk alanõndaki büyük ilerlemelerden yararlanmaya başlayabilir. Doğal sağlõk yaklaşõmlarõndan yararlanan her ev, her doktor muayenehanesi, her hastane ve her sağlõk hizmetleri sistemi, ilaç çõkar gruplarõnõ, bir sonraki savaşõ finanse etmek için ihtiyaç duyduklarõ paradan mahrum bõrakacaktõr. Bu iki konu bu yüzden birbiriyle tamamen bağlantõlõdõr. Dünyadaki insanlar, maddi çõkarlarõ için milyonlarca insanõn hastalõklardan ölmesine göz yuman çõkar gruplarõ ile insanlõğõ üçüncü dünya savaşõna sürükleyenlerin aynõ çõkar gruplarõ olduğunu görmeye başlamõşlardõr. Ve dünyadaki insanlar, gezegenimizin kaderini daha sağlõklõ ve barõş içinde bir dünyaya doğru yönlendirecek tek stratejik sektörün bu sağlõk sektörü olduğunu farketmeye başlamõşlardõr. Denklem basittir. Bir yanda hastalõklardan ve savaştan çõkar sağlamayõ sürdürmek isteyen bir avuç yatõrõmcõ varken, öte yanda 6 milyar insanõn hastalõksõz ve savaşsõz bir dünya ile ilgili çõkarlarõ vardõr. Bu savaşõn sonucu kesindir. Biz, insanlar kazanacağõz ancak sürekli daha fazla insanõn katõlmasõ gereklidir. Seçiminiz Savaş Değil Sağlõk Olsun kampanyanõzõ kim finanse etti? Bu kampanya, doğal sağlõk tedavilerinden faydalanan insanlarõn katkõlarõ sayesinde mümkün olmuştur. Araştõrma enstitümüz, kalp hastalõğõ, kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, diyabetik dolaşõm bozukluklarõ, kanser, osteoporoz ve diğer birçok sağlõk sorunu olan insanlara, vitamin araştõrmalarõ ve hücresel tõp alanõndaki doğal sağlõk ilerlemelerinden yararlanmalarõ için bilgi ve doğal sağlõk programlarõ sunmaktadõr. Yüzbinlerce insan ve 5 kõtadan hastalar bu ilerlemelerden yararlanmaktadõr. Birçok vakada, sağlõkla ilgili elde ettikleri faydalar ilaçlarõn verdiğinin çok ötesine geçmektedir. Sonuç olarak, bu doğal sağlõk yaklaşõmlarõndan yararlanmakla kalmayõp, bu ilerlemeleri bilmeyen diğer insanlara yardõmcõ olmak için bu bilginin dünya çapõnda yayõlmasõnõ istemektedirler. Yani, bu kampanyaya olan destek, çoğu durumda hayatlarõ ve vücutlarõ ile ilgili olarak inandõklarõnõn ve mücadelelerinin yararlarõnõ görmüş olan insanlardan gelmiştir. Aksi takdirde, bu dünya çapõndaki bilgilendirme kampanyasõ mümkün olamazdõ. Seçiminiz Savaş Değil Sağlõk Olsun kampanyanõzõn en önemli sonuçlarõ nelerdir? İlaç endüstrisini, mevcut uluslararasõ kriz ve savaşõn kõşkõrtõcõsõ ve bundan faydalanan ana sektör olduğunu açõklayarak, bu savaşa uluslararasõ toplum tarafõndan hukuki onay verilmesinin reddedilmesine önemli bir katkõda bulunduk. Dünyadaki insanlar bu talebin arkasõnda birleştiğinde, savaşõ yürütenler ömürleri boyunca uluslararasõ mahkemeler önünde sorumlu tutulabilecektir. Açõk mektuplarõmõn New York Times da yayõnlanmasõ bilinçli bir seçimdi. New York Times, Birleşmiş Milletlere ev sahipliği yapan şehirde yayõnlanmaktadõr. Bu yõlõn Şubat ve Mart aylarõnda tarihte görülmemiş sayõda politikacõ, devlet başkanõ ve hükümet temsilcileri Birleşmiş Milletlerde bir araya geldi. Böylece, Açõk mektuplarõmdaki bilgiler ve ilaç endüstrisinin bu savaştan en çok

12 yararlanan sektör olduğu gerçeği, dünyadaki her ülkeye ulaştõ. Daha da ötesi, Şili, Pakistan, Kamerun vs. gibi BM Güvenlik Konseyinde koltuğa sahip küçük ülkelerin ayrõca Türkiye nin gazeteleri açõk mektuplarõmõ ülkelerinde yayõnladõlar. Bu küçük ülkelerdeki insanlarõn bu savaşõn arkasõndaki sektör hakkõnda uyarõlõp bilgilendirilmiş olmasõ, hükümetlerinin, Amerika ve İngiltere yönetimlerinin politik baskõsõ ve ekonomik rüşvetlerine direnmesinin arkasõndaki önemli faktörlerden biridir. Bu iki ülke, dünyadaki en büyük ilaç ihracatçõsõ ulustur. Dünyada satõlan her üç ilaçtan ikisinin geliri bu ülkelere geri dönmektedir. Çürümüş ve bağõmlõ politikacõlarõ Beyaz Saray a ve Downing Caddesine getiren bu paradõr ve Orta Doğu daki savaşõ ve şimdiden açõklanmõş olan Dünya Savaşõ nõ finanse etmek için kullanõlan yine bu paradõr. Ulaştõğõmõz ikinci hedef, Irak savaşõnõn nükleer veya biyokimyasal bir soykõrõma dönüşmemiş olmasõdõr. Bu savaşõn arkasõndaki çõkarlarõ ortaya koyarak, kitle imha silahlarõ kullanõlarak yapõlan bir savaşõn, otomatik olarak ilaç endüstrisinin, tekelini sağlamlaştõrmak için, global sõkõyönetim yasalarõnõn uygulanmasõ ve dünyadaki ülkelerde sivil haklarõn kaldõrõlmasõ stratejik hedefine hizmet edeceğini de ortaya koymuş olduk. İlaç endüstrisinin varlõğõnõ sürdürmesi, kitle imha silahlarõnõn kullanõldõğõ bir savaşa veya yurt içindeki aşamalõ saldõrõlara bağõmlõdõr. Bunun olmadõğõ her gün, her hafta, ilaç endüstrisinin, global çapta kõsõtlayõcõ yasalarõn uygulanmasõ ve böylece global hastalõk pazarõ tekelini sağlamlaştõrmasõ fõrsatõndan mahrum bõrakõlmasõ anlamõna gelmektedir. Bu planlarõ açõkça ve dünya çapõnda ortaya koyarak, ilaç yatõrõm çevrelerinin hedeflerine ulaşmasõna fõrsat vermemiş olduk. Bir yan not olarak, bu açõk mektuplarõn bir casus romanõ veya Dedektif Kolombo nun bir bölümüne benzediğini belirteyim. Polis, bir şüphelinin suçu işleyip işlemediğinden emin olmadõğõ zaman, şüpheliye bazõ kanõtlar göstererek tepkisini ölçer. Bu açõk mektuplarõ yayõnladõğõmda benim de niyetim buydu. Haklõ idiysem (haklõ olduğumu biliyordum), suçlular harekete geçecekti. Tepkileri de büyük oldu. İlaç endüstrisinin, 11 Eylül trajedisi ve şu anki savaştan en çok yararlanan sektör olduğunun açõklanmasõndan sadece 24 saat (1 gün) sonra, 11 Eylül ün beyni şaşõrtõcõ şekilde dünya kamuoyunun karşõsõna çõkarõldõ. Çeşitli ülkelerin ordularõ, 11 Eylül ün arkasõndaki beyinler olduklarõ iddia edilen kişileri Hindukuş Dağlarõnda bir buçuk yõl boyunca aradõktan sonra, Pakistan da bir apartman dairesinde bir şeyh, huzur içinde uyurken bulundu ve tutuklandõ. Tam bir hafta boyunca, önde gelen Amerikan medya organlarõ bu Günün Olayõ nõ işlediler medyanõn organize bir gündem değiştirme operasyonu olduğu açõktõ. Ancak, Amerika dõşõndaki çok az insan bu medya oyununa inandõ. Uluslararasõ basõn savaş cephesi nin medya organlarõ dahil gizli nedenlerden şüpheleniyordu. İngiliz gazetesi The Independent, aniden bulunan şeyh hakkõnda Ne kadar uygun bir keşif diye yazmõştõ. Amerikan kongresinin ve icra çevrelerinin tepkileri daha da önemliydi. Amerika daki birçok zeki insan, 11 Eylül saldõrõsõnõn arkasõnda gizli bir neden olduğundan şüphe etmekteydi. FBI õn saldõrõyla ilgili kesin uyarõlarõnõn göz ardõ edildiği ve FBI yöneticilerinin saldõrõyõ bildirenleri susturduğu haberlerini inanmadan dinlediler. Daha da şüphe çeken bir konu, bir yõldan fazla bir süre boyunca, Dünya Ticaret Merkezinde ölen kurbanlarõn yakõnlarõ bu trajediyle ilgili resmi bir soruşturmadan mahrum bõrakõlmalarõdõr. Bu soruşturmayõ engelleyen yetkili, Beyaz Saray ve Başkan Bush tan başkasõ değildi. Kurbanlarõn yakõnlarõ sadece gerçeği istiyorlardõ. Bu saldõrõ gerçekten teröristler in işi olsaydõ, her hükümet, hemen ve tüm kaynaklarõnõ kullanarak gerçeği soruştururdu sadece kurbanlarõn yakõnlarõ için değil, tüm kamuoyu için bunu yapardõ. Kendilerine, Bush yönetiminin soruşturmayõ engelleyerek neyi saklamaya çalõştõğõnõ sordular. Bu şüpheler, şaşõrmõş Amerikan kongresi üyeleri, Amerikan icra çevreleri ve genel olarak kamuoyuna benzer bir olayõn 70 yõl önce meydana geldiğini anlatan açõk mektuplarõmla güçlenmişti. 28 Şubat 1933 te Alman parlamentosu ateşe verildi. Bu olay da, ticari ve politik diktatörlüğün ve İkinci Dünya Savaşõnõn yasal temelini oluşturan, sivil haklarõn kaldõrõlmasõ ve yetki yasalarõnõn (Anavatan Güvenlik Yasasõ) çõkarõlmasõ için bahane olarak kullanõlmõştõ. Günümüzde, Alman Parlamentosu ( Reichstag ) saldõrõsõnõn, bunu Alman toplumunu fetih savaşlarõna II. Dünya Savaşõ - hazõrlamak için kullanan çõkar gruplarõ tarafõndan önceden dikkatlice planlandõğõ tarihsel bir gerçektir. Çoğu sivil haklarõ kaldõran yasanõn önceden

13 hazõrlanmõş olduğu da bir gerçektir. Bugün, 70 yõl sonra politik çevreler ve Amerikan halkõ aynõ göz boyamanõn kendilerine uygulandõğõnõ öğrendiler. Ve bu projeyi geliştirenler, sözcükleri değiştirmeye bile zahmet etmediler. 70 yõl önce sivil haklarõ kaldõran yasalarõn adõ Gesetz zum Schutz von Heim und Reich idi. 11 Eylül ü kullananlar, şaşõrtõcõ benzerlikle Anavatan Güvenlik Yasasõ adõnõ verdiler. Bu yasa yapõcõlar, dünyadaki insanlarõn 70 yõl geriye ve bu projenin arkasõna bakamayacağõna gerçekten inandõlar mõ? Kongre üyeleri arasõnda, politik ve icra çevrelerinde itiraz sesleri yükseldi. Bush yönetimini, teröristlere karşõ savaş yapõldõğõ inancõyla desteklemişlerdi. Şimdi, Beyaz Sarayõ yönetenlerin gizli planlarõnõ öğrendiler. Daha da ötesi, Amerikan politikacõlarõ ve Amerikan hukuk çevreleri, Amerika daki insanlarõn oy verenler New York Times okuyabileceğini ve cevap veremeyecekleri sorular sorabileceğini biliyorlardõ. Beyaz Saray ve ABD Adalet Bakanlõğõnõn telefonu susmadõ. Korkmuş politikacõlar ve yasa yapõcõlar, Rockefeller Grubu ve Beyaz Saraydaki politik kuklalarõnõn adõna böyle bir darbe nin parçasõ olmak istemediklerini bildirdiler. Tepki çabuk bir şekilde geldi. Dört gün sonra ABD Başsavcõsõ John Ashcroft sürpriz bir şekilde Vatansverlik Yasasõ No. 2 yi topluma açõkladõ. Amerika daki şaşõrmõş kamuoyu, terörizme karşõ mevcut yasalarõn sözde yetersiz olduğunu ve yenilenmesi gerektiğini öğrendiler. Bu yenilemenin özü, Bush yönetiminin emirlerini yerine getiren icra kurumuna verilen genel bağõşõklõktan başka birşey değildi. Böylece, Bush, Ashcroft ve Kartelin diğer politik kuklalarõ, bir kalem hareketiyle, vicdansõz eylemlerini ve savaş suçlarõnõ destekleyen herkese bağõşõklõk kazandõrmaya çalõştõlar. 11 Eylül ün ve mevcut uluslararasõ krizin arkasõndaki gerçek neden hakkõnda soru işareti kaldõysa, Bush yönetiminin açõk mektuplarõmdaki bilgiye verdikleri bu tepkilerin dünyanõn her yerindeki akõllõ insanlarõn gözünü açacağõnõ sanõyorum. Amerika veya New York ta yaşayan insanlardan tepkiler aldõnõz mõ? Dünyanõn her yerinden tepkiler aldõk. Önde gelen üniversiteler, hükümet kuruluşlarõ, doktorlar ve tabi ki çok sayõda hasta ve diğer insanlardan... En çok gelen tepki, ilaç endüstrisinin varolma savaşõ ve mevcut uluslararasõ kriz arasõndaki bağlantõya dikkat çektiğimiz için teşekkür mesajlarõ idi. Birçoğu, doğal sağlõk alternatifleri alanõnda veya hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisi hakkõnda bilgi istiyordu. Özellikle dikkat çekici olan, hükümetlerinin kendi insanlarõnõn değil, Rockefeller petrokimyasal ve ilaç şirketlerinin hisse sahibi küçük bir grubun çõkarlarõnõ temsil ettiğini farkeden Amerikalõ insanlarõn tepkileriydi. New York ta yaşõyorsanõz ve 11 Eylül le ilgili resmi hikayeye şüpheyle yaklaştõysanõz, birisi kendi hükümetinizin resmi, bağõmsõz bir soruşturmayõ neden engellediğini açõkladõğõnda minnettar kalõrsõnõz. Sadece New York taki değil, dünyadaki tüm insanlarõn 11 Eylül trajedisinin arka planõ hakkõndaki gerçeği öğrenmesinin zamanõnõn geldiğini düşünüyorum. Dünya hayali teröristlere karşõ bir savaşa zorlanarak, bu oyun global seviyede tekrarlanmak istendiğinden, bu işin daha acil hale geldiğini düşünüyorum. İnsanlar bana sordu: Gerçekten Bush ve çevresinin 11 Eylül de 3000 insanõn hayatõnõ bilerek riske attõğõnõ düşünüyor musunuz? Cevabõm basit: bu her on günde (!) ilaçlarõn yan etkileri nedeniyle ölen insanlarõn sayõsõyla yaklaşõk olarak aynõdõr. Beyaz Saray bir yandan soruşturmayõ engelleyip öte yandan bu olayõ bir dünya savaşõ başlatmak için kullandõğõndan, bu konu artõk ABD nin milli meselesi değildir. Bu trajediyle ilgili bağõmsõz bir soruşturma istemek ve başlatmak Birleşmiş Milletlerin görevidir. Bu hukuki bir taleptir çünkü New York sadece Birleşmiş Milletlere ev sahipliği yapan şehir değildir, ayrõca dünya forumundaki bir buçuk yõllõk tartõşma ve toplantõlar bu trajedinin gölgesinde kalmõştõr. Dünyadaki insanlar ve hükümetler harekete geçip 11 Eylül ün arka planõ hakkõndaki sorularõ ortadan kaldõrmalõdõr. Amerikan hükümeti bu uluslararasõ soruşturmayla işbirliği yapmalõdõr aksi takdirde güvenilirliğini kaybedecektir.

14 11 Eylül saldõrõsõnõn Amerika Birleşik Devletleri ni bir diktatörlüğe dönüştüreceğini mi düşünüyorsunuz? Bu çoktan olmuştur. Bir adamõn veya siyasi partinin diktatörlüğünden bahsetmiyoruz. Mevcut yönetimi, global çõkarlarõnõ korumak için kukla gibi kullanan küçük bir ekonomik çõkar grubunun diktatörlüğünden bahsediyoruz. Bu yõlõn Ocak ayõnda, Ralph Nader, aktris Susan Sarandon ve çevre örgütü Green Peace in temsilcileri dahil bir grup sorumluluk sahibi vatandaş, New York Times da tam sayfa, Büyük Birader gelmiyor Çoktan burada başlõklõ bir uyarõ yayõnladõlar. Büyük Birader sözü, George Orwell in 1984 adlõ, özel hayatõn her alanõna erişim hakkõna sahip küçük, özel bir çõkar grubu tarafõndan kontrol edilen, yönlendirilen ve kullanõlan bir toplumu anlattõğõ hikayesine yapõlan bir atõftõr. Aslõnda, bunlarõn bir çoğu Amerika nõn şu anki durumuyla üst üste düşmektedir. Mahkeme kararõ olmadan, banka hesaplarõ izlenebilir, ler okunabilir, telefon konuşmalarõ kaydedilebilir, evler aranabilir ve diğer sivil haklar ihlal edilebilir. Tüm bu ürkütücü yasalar, 11 Eylül ün aşamalõ olaylarõ ve Terörizmle Savaş bahanesi altõnda haklõ gösterilmeye çalõşõlmõştõr. Mevcut Bush yönetiminin Amerika daki insanlarõn elinden almaya çalõştõğõ en önemli temel insan haklarõndan biri, doğal sağlõk bilgisine serbest erişim hakkõdõr. Beslenme Desteği Sağlõğõ ve Eğitim Yasasõ Ağustos 1994 te oybirliğiyle geçtiğinden, Amerikan halkõ için bu sivil hak, yasalar tarafõndan güvenceye alõnmõştõr. Doğal sağlõk tedavilerine ve hastalõklarõn doğal yollarla önlenmesi ve tedavisi ile ilgili bilgiye erişimin sõnõrlanmasõ Amerikan halkõ için o kadar ciddi bir olaydõr ki, barõş zamanõnda böyle bir şeye izin vermezler. Amerikan halkõnõn %50 den fazlasõ, sağlõk durumlarõnõ geliştirmek için günlük olarak mikro besinler almaktadõr. Bu hakkõ geri almanõn tek yolu, bunu sõkõyönetim altõnda yapmaktõr. İşte bu, Bush Yönetiminin Orta Doğu da barõşõ hedeflemeyeceğinin göstergesidir. Tersine, savaş sonrasõ Irak õ, uluslararasõ krizi tõrmandõrmak ve kitle imha silahõ içeren yeni savaşlar başlatmak için atlama tahtasõ olarak kullanacaklardõr. Bu boyuttaki global terör olmadan bu hedeflere ulaşamazlar! Amerika ve dünyadaki insanlar, sözde Terörizmle Savaş maskesinin ardõnda kendi gerçek amaçlarõna ulaşmaya çalõşan kartel ve politik hissedarlarõ tarafõndan önlerine konan karmaşõk taktik ve hile labirentini görmeleri için uyanõk olmalõdõr. İlaç kartelinin, kitle imha silahlarõnõn kullanõldõğõ bir savaştan yarar sağlayacağõnõ söylüyorsunuz. Bu konu hakkõnda daha fazla bilgi verebilir misiniz? New York ta iki binayõ yõkan ve 3000 kişiyi öldüren bir olayõn, tüm bir ülkeyi korku içine sokmak ve böylece herhangi bir sivil hakkõn kaldõrõlmasõnõ mümkün kõlmak için kullanõldõğõnõ gördüğünüzde, kendi kararõnõzõ kendiniz veriyorsunuz. İlaç kartelinin çõkarlarõ, yapõsõ gereği globaldir. Bir kõta, hatta birkaç ülkenin kontrol mekanizmalarõnõn dõşõna çõkmasõna izin veremez. Örneğin, Güney Amerika ülkeleri doğal sağlõk tedavilerinin ilaçlara üstünlüğünü belgelerse, bu durum ilaç sahtekarlõk sektörünün global tekelini yõkar. İnternet ve global haberleşme çağõnda, dünyanõn bir köşesinde tüm hastalõklarõn doğal yollarla yok edilmesi, anõnda tüm diğer köşelere yayõlõr. İlaç kartelinin stratejik olarak alacağõ her karşõ-önlem, yapõsal açõdan global seviyede olmalõdõr. Bu yüzden ilaç kartelinin planõ, 11 Eylül ün yarattõğõ psikolojik korku faktörünü global seviyede katlayarak artõrmaktõr. Bunu yapmanõn en iyi yolu, kitle imha silahlarõnõn kullanõldõğõ bir savaş çõkarmaktõr. Böyle bir savaşõ kõşkõrtmanõn en iyi yolu, kitle imha silahlarõna sahip olduğuna inanõlan ve yok olmaktan kurtulmak için bunlarõ kullanabilecek ülkelerin bulunduğu bir bölgede bir savaş başlatmaktõr. Savaş alanõnda veya Londra da veya New York metrosunda, savaşõn acõmasõzlõğõnõn kõşkõrttõğõ insanlarõn intikam duygularõyla, kitle imha silahlarõnõn kullanõlmasõ, ilaç kartelinin global çapta sõkõyönetim yasalarõnõn kullanõlmasõ talebine hukuki temel sağlar. Bu da, şu anda ABD de kurulmakta olan Büyük Birader rejiminin global çapta yayõlmasõ için gerekli uluslararasõ atmosferi yaratõr. Bu planõn, açõk mektuplarõmda ve bu röportajda açõklanmasõ bu stratejiyi öldürdüğünden, alternatif bir plan geliştirilmiştir. Yeni salgõn SARS õn yeni global korku faktörü olmasõnõn, Irak savaşõnõn arkasõndaki stratejistlerin kitle imha silahlarõnõn kullanõldõğõ bir savaşõ kõşkõrtma planlarõnõ uygulayamayacaklarõnõ farketmeleriyle aynõ haftaya denk gelmesi bir tesadüf değildir.

15 SARS etrafõnda medya tarafõndan yaratõlan global histeri durumunun, bu salgõnõn yarattõğõ gerçek korku ile bir ilgisi yoktur. SARS, diğer viral hastalõklar gibi, optimum miktarlardaki askorbat (C vitamini) ve diğer belirli doğal moleküllerle kontrol edilebilen ve önlenebilen bir viral hastalõktõr. Bu moleküllerin patenti alõnamaz ve bu yüzden promosyonu yapõlamaz. Promosyonu yapõlan, gizemli bir salgõnõn yarattõğõ global korkudur ve bu korku sadece Kartel e hizmet etmektedir: İnsanlarõn aklõnõ yeniden ilaç endüstrisine bağõmlõlõğa yönlendirmekte ve istedikleri yasalarõn en azõndan bazõlarõnõn geçirilmeye zorlanabileceği bir ortam yaratmaktadõr. SARS tan korkmak için bir neden yoktur. Nedeni, uzun zamandõr bilinen korona virüsüdür. Günde iki kaşõk C vitamini ile birlikte bağõşõklõk sistemini güçlendiren diğer bazõ vitaminler, diğer herhangi viral hastalõk gibi SARS õn kontrolü için en iyi önlemdir. Askorbat (C vitamini), bilinen en saldõrgan virüsü HIV/AIDS - %99 dan yüksek bir oranda bloke edebildiğiden, SARS õ da etkin bir şekilde kontrol edebilir. Özel çõkar gruplarõna hizmet eden gizemli bir korku yaratmak yerine, sağlõkla ilgili politikacõlar, sağlõk çalõşanlarõ ve insanlar, diğerlerini SARS ve diğer sağlõk sorunlarõnõ kontrol etmenin doğal yollarõ hakkõnda eğitmelidir. Açõk mektuplarõnõzõn birinde, Rockefeller grubu ve Rockefeller tarafõndan finanse edilen Üçlü Komisyonun, George Bush ve yönetiminin arkasõndaki ana kuruluş olduğunu belirtmiştiniz. Üçlü Komisyon nedir ve bu bilgi için kaynaklarõnõz nelerdir? 13 Eylül 1998 de, George Bush un seçilmesinden iki yõl önce, New York Times Başka bir Bush un üstlenebileceği bir rol var mõ? başlõklõ uzun bir araştõrma makalesi yayõnladõ. Bu makale, Bush hanedanõ ile Rockefeller grubu, petrokimya endüstrisi arasõndaki bağlantõyõ ve diğer ulusal ve uluslararasõ bağlantõlarõ ortaya koymaktadõr. Makale, oğul George Bush ile birlikte Rockefeller tarafõndan finanse edilen Üçlü Komisyon un yeniden Beyaz Saraya gireceğini ifade etmekteydi. Makale ayrõca, Reagan zamanõnda başkan yardõmcõsõ ve birinci Irak savaşõ sõrasõnda başkan olan baba George Bush un bu Üçlü Komisyon un yönetim kurulunda görev yapmõş olduğu gerçeğini de ortaya koymaktadõr. Bu komisyonun geçmişi hakkõnda bilgi verebilir misiniz? Rockefeller konsorsiyumu, yirminci yüzyõlõn ilk yarõsõnda gücünü pertrokimya sektöründen ilaç sektörüne genişletti. Daha fazla sermayenin yönetilmesi ve yeniden yatõrõma yönlendirilmesi gerektiğinden, Rockefeller grubunun ulusal çerçevesinin global bir yatõrõm kuruluşunun ihtiyaçlarõnõ karşõlayamayacağõ anlaşõldõ. Bu yüzden, 1972 de Rockefeller grubu, dünya çapõndaki mali çõkarlarõnõ koordine edecek gayrõ resmi bir grup kurmayõ kararlaştõrdõ. Bu kuruluşun üç ayağõ, günümüzün üç ekonomik güç merkezini temsil etmektedir; Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Japonya Üçlü ifadesi buradan gelmektedir. Bu komisyonun ilk başkanõ ve halen onursal başkanõ David Rockefeller in kendisidir. Bu grup, sadece davetle katõlabilen, bankacõlar, şirket yöneticileri ve diğer global oyuncular õ içermektedir. Toplantõlarõ toplumdan saklanmaktadõr ancak ilginç bir şekilde, resmi bir internet siteleri bulunmaktadõr Bu site bu grubun üyelerinin listesini vermektedir ve bu liste yüksek finans çevrelerinin Kim Kimdir kitabõ niteliğindedir. Böyle bir örgüt hedefsiz kurulmaz. Üçlü Komisyonun hedefi, dünya gezegenini Petrokimya/İlaç Kartelinin çõkarlarõna göre yönlendirecek Yeni Dünya Düzeni ni kurmaktõr. Bu gerçeği hiç gizlemediler ve fikirleri, Richard Perle, Paul Wolfewitz, Donald Rumsfeld ve Pentagon ve Bush Yönetiminin içinde ve çevresindeki diğer bazõlarõ gibi maşalar tarafõndan benimsendi. Bir ile biri toplayõp iki elde etmek için tarih veya siyasal bilimler diplomasõ gerekmez yõlõnda yayõnlanan New York Times makalesindeki endişeler gerçek oldu, Bush yönetimi ile birlikte Rockefeller tarafõndan finanse edilen Üçlü Komisyon, dünyanõn en güçlü politik ve askeri merkezleri olan Beyaz Saray ve Pentagon a girdi. Üçlü Komisyonun kuklalarõnõn, bu fõrsatõ Yeni Dünya Düzeni hedefine ulaşmak üzere büyük gayretle ve vicdansõzca kullanacağõna şüphe yoktu. Şüphe duyanlar, şu anki yönetimin 2000 seçiminin sonuçlarõnõ kendi yararõna nasõl çarpõttõğõnõ ve yönetimdeki tüm stratejik pozisyonlarõ, Rockefeller grubunun Yeni Dünya Düzeni hedeflerini

16 gerçekleştirmek için uzlaşmaz yapõdaki şahinler le doldurduğunu hatõrlayabilir. New York Times da yayõnlanan açõk mektuplardan birinde bir dünya savaşõ arayõşõnõn arkasõndaki Rockefeller bağlantõsõnõ belgelemeyi gerekli ve önemli buldum. Rockefeller maşasõ Richard Perle, Üçlü Komisyonun açõk mektubumda açõklanmasõna sadece birkaç gün dayanabildi. Sonunda, bir bahane ileri sürerek Pentagon daki görevinden istifa etmek zorunda kaldõ. Tarihin gidişatõ, bu gezegenin geleceği, bu bağlantõlar açõklanmadõkça ve bu bilgi dünyadaki insanlara ulaştõrõlmadõkça, değişemez ve değişmeyecektir. Hastalõklardan ve bir üçüncü dünya savaşõndan para kazanan çõkar gruplarõnõn isimleri ve yüzleri vardõr. Bu isimler ve yüzlerin, dünyadaki insanlar tarafõndan tanõnmasõ gereklidir. Bu yüzden, internet sitemizde, Üçlü Komisyonla ilgili resmi bilgiden alõnan isimlerin listesi yayõnlanmaktadõr. Bu insanlar dünyaca tanõnmaktadõr. Rockefeller in Üçlü Komisyonuna hizmet ettikleri için, Rockefeller Kartelinin icraatlarõ ile ilgili sorumluluk taşõmaktadõrlar. Sonuç olarak, Bush yönetiminin yaptõğõ herşeyden sorumlu tutulmalõdõrlar. Bu yönetim uluslararasõ hukuka aykõrõ bir savaş yürüttüğü için, bu çõkar gruplarõ işlenen savaş suçlarõ için de sorumlu tutulmalõdõr. Kitlesel katliam, savaş suçlarõ, istismar, yağma ve Bush yönetiminin yürüttüğü diğer yasadõşõ eylemlerle ilgili olarak bu George Bush u yaratanlar a dava açõlmalõdõr. Bu yöneticilerin bu konuyu bilmesi gereklidir. Bu yõlõn Mart ayõnda Hollanda nõn Hague şehrinde Uluslararasõ Suçlar Mahkemesi (http://www.icc-cpi.int/index.php) kurulmuştur. Bush yönetiminin bu mahkemenin kurulmasõna karşõ yoğun bir şekilde mücadele etmiş olmasõ şaşõrtõcõ değildir. Sorumlular adalet önüne çõkarõlõrken, mahkemeye ilk çõkarõlacaklarõn kendileri olacağõnõ ve icraatlarõnõn dünya tarafõndan ayrõntõlõ bir şekilde inceleneceğini biliyorlardõ de Nuremberg Savaş Mahkemesinde, II. Dünya Savaşõnõ kõşkõrtan endüstrilerin yöneticileri de petrokimya/ilaç karteli I.G. Farben in yöneticileri benzer savaş suçlarõndan ceza almõşlardõ. Dünyadaki insanlar, Irak savaşõ ve gelecekteki herhangi bir savaşõ kõnamak için birleşmişken, Rockefeller tarafõndan finanse edilen Üçlü Komisyonun üyeleri adaletin önüne çõkarõlmaktan kurtulabileceklerini nasõl düşünebilirler? Üst düzey yöneticilerin dar görüşlülüğü beni şaşõrtmaktadõr. Şeffaf iletişim dünyasõnda, bu bilginin yayõlmasõnõ ve sonrasõnda sorumlu tutulmayõ engellemek için global sõkõyönetim yasasõ gereklidir. Tek soru şudur: Mahkeme ne zaman gerçekleşecektir. Rockefeller ismi çok fazla kamuoyunun gündeminde değil. Bu kadar etkililerse, neden onlarõ toplum içinde daha fazla görmüyoruz? Dünyanõn bazõ bölgelerinde, yöneticiler hala göz önündedir ve resimleri her yere asõlarak insanlarõ tarafõndan onurlandõrõlõrlar. Dünyadaki en güçlü insanlar kendilerine başka bir yol seçmiştir. Güçlerini el altõndan uygularlar ve göz önünde olmaktan nefret ederler. Rockefeller grubu, irili ufaklõ 200 den fazla ilaç şirketini kontrol etmektedir ve kimse bu konudan kamuoyu önünde söz etmemektedir. Rockefeller grubu, Chase Manhattan Bank ve diğerleri dahil dünyanõn en etkili finansal kuruluşlarõnõn arkasõndadõr. Rockefeller grubu, tabii ki, Exxon konsorsiyumu ve diğer çokuluslu petrokimya şirketlerinin sahibidir. Tek başõna Exxon un yõllõk kazancõ, dünyadaki ülkelerin yarõsõnõn gayrisafi milli hasõlasõnõn toplamõndan fazladõr. Ayrõca Rockefeller konsorsiyumu, Time Warner, CNN ve bir gazete, radyo ve TV kanalõ ağõ dahil medyayõ da kontrol eder. Bu yüzden, masum insanlar uluslararasõ hukuka aykõrõ bir savaş gibi yasadõşõ eylemleri destekleyecek kadar yanlõş yönlendirilerek Amerikan kamuoyunun manipüle edilmesi şaşõrtõcõ değildir. Ve tereddüdü olanlar, sonuçlarõ New York Times da ve diğer yerlerde açõkça sorgulanan anketler aracõlõğõyla daha da fazla manipüle edilmektedir. Amerika daki Rockefeller grubunun İngiltere deki karşõlõğõ, ilaç ihraç eden ülkeler arasõnda ikinci sõrada bulunan bu ülkenin ilaç endüstrisini kontrol eden yatõrõmlarõyla Rothchild grubudur.

17 Dünya daki hükümetlere, George Bush, Donald Rumsfeld ve diğerleri ile ilgili olarak Hague daki Uluslararasõ Suçlar Mahkemesine şikayette bulunmalarõnõ mõ tavsiye ediyorsunuz? Kesinlikle evet! Dünya kamuoyu, amacõ uluslararasõ hukuk ihlallerini, özellikle uluslararasõ hukuka aykõrõ bir şekilde başlatõlan veya yürütülen savaşlarda işlenen savaş suçlarõnõ yargõlamak olan bu mahkemeyi kurmak için uzun süreli bir çaba gösterdi. Irak savaşõnõ başlatan ve çatõşmalarõ diğer ülkelere yaymak üzere olan kişilerin adalet önüne çõkarõlmasõ şimdi olmayacaksa ne zaman olacaktõr? Şimdi durdurulmazlarsa, insanlarõn hayatlarõnõ tehlikeye atarak ve kendi yok oluşlarõna dünyayõ da sürükleyerek, dünyadaki insanlara zarar vermeye devam edeceklerdir. Tekrar ediyorum, dünyadaki insanlar, dünyanõn en büyük yatõrõm endüstrisi olan ilaç endüstrisinin sonunun geldiğini anlamalõdõr. Yok olacaktõr ama sadece zamanõ belli değildir. İkincisi, bu hastalõğa dayalõ vicdansõz sektörü yönetenlerin ve milyonlarca insanõn gereksiz ve erken ölümünü haklõ göstermeye çalõşanlarõn onlarla birlikte sonunun geldiğine şüphe yoktur. Gönüllü olarak vazgeçeceklerine inanõyor musunuz? Dünyadaki insanlar ve seçilmiş hükümetleri bu gerçeği görmelidir. Bush Yönetimi, yeni bir dünya savaşõna doğru gidişin tohumlarõnõ açõk bir şekilde saçmaktadõr. Dünyadaki insanlar onlarõ durdurmazsa bunu da yapacaklardõr. Bir dünya savaşõ tehlikesine yol açmadan askeri yollardan durdurulamayacaklarõndan, mevcut diğer iki yolla durdurulmalõdõrlar: Ekonomik ve politik yollar. Ekonomik yol, dünyadaki ülkelerin ulusal sağlõk hizmetleri sistemleri doğal sağlõğa yönlendirilmesi ve örneğin antibiyotikler gibi halen ihtiyaç duyulan az miktardaki ilaca patent hakkõ ödemenin reddedilmesi ile hastalõğa dayalõ ilaç sektörünün bloke edilmesidir. Politik yol, hukuki açõdan önem taşõmaktadõr ve gecikmeden uygulanmalõdõr. Dünyadaki insanlar, hükümetlerini Bush ve Blair yönetimlerine karşõ savaş suçlarõ ve insan haklarõnõ ihlal suçlarõyla ilgili yasal işlem başlatmalarõ için zorlamalõdõr. Bu ihlallerle ilgili gidilecek mahkeme, Hollanda nõn Hague şehrindeki Uluslararasõ Suçlar Mahkemesidir. Uluslararasõ hukuka aykõrõ bir savaş başlatmak ve yürütmek, kitlesel katliam, istismar, kamuya ait ve özel mülkün yağmalanmasõ, insanlõğa karşõ işlenmiş diğer suçlar ve uluslararasõ hukukun ihlali ile ilgili bir şikayet dosyasõ hazõrlanmalõdõr. Biz, dünyadaki insanlar ve 180 ülkenin hükümeti, Bush, Blair, Rockefeller Karteli ve Üçlü Komisyonun üyelerinin dünyayõ yasadõşõ savaşlarõyla terörize edip sorumlu tutulmadan bu işten kurtulmalarõna izin verirsek, Birleşmiş Milletler, Uluslararasõ Hukuk Altyapõsõ ve BM Yargõ Sisteminin hiçbir değeri kalmaz. Sadece hükümetin veya şirketlerin sanõk olarak belirtilmeleri yeterli değildir. Hükümetin üyeleri, George Bush, Condolezza Rice, Donald Rumsfeld, John Ashcroft ve diğerleri ayrõ ayrõ belirtilmelidir. Uluslararasõ bir karar olmadan bu savaşõ yürüten Tommy Franks ve generaller ayrõ ayrõ belirtilmelidir. Rockefeller Grubu, Üçlü Komisyon ve yabancõ ülkelerin yağmalanmasõnõ kõşkõrtan, destekleyen ve bundan ekonomik çõkar sağlayan diğer kuruluşlarõn üyeleri ayrõ ayrõ belirtilmelidir. Aynõ şey İngiliz tarafõ için geçerlidir. Sadece Blair Yönetimi değil, Rothschild Bankalarõnõn yöneticileri ve bu yasadõşõ savaştan doğrudan veya dolaylõ çõkar sağlayan herkes teşhir edilmelidir. Bu listede, ABD, Avrupa veya dünyanõn başka bir yerinden olmasõna bakõlmaksõzõn, bankacõlar, politikacõlar ve diğer şirket yöneticileri yer almalõdõr. Başka bir şikayet dosyasõ, ilaç endüstrisi yöneticilerinin ilaç yatõrõm endüstrisi adõna dünyadaki insanlara ve hükümetlere karşõ işledikleri suçlarla ilgili olarak hazõrlanmalõdõr. Tüm bunlarõn vakit kaybetmeden yapõlmasõ gereklidir. Bu adõmlarõ kolaylaştõrmak için, Kuruluşumuzun internet sitesinde şikayetlerin bir taslağõnõ ve en önemli sanõklarõn bir listesini yayõnladõk. Her hükümete bu şikayet dosyalarõnõn resmi olarak hazõrlanmasõ amacõyla acil adõmlar atõlmasõ için çağrõda bulunuyoruz. İdeal olan, bu adõmlarõn birçok devlet tarafõndan bir arada örn. Afrika birliği, Güney Amerika ülkeleri ve Asya ülkeleri olarak atõlarak, bu karteller tarafõndan ekonomik misilleme yapõlmasõ olasõlõğõnõn en aza indirilmesidir. En önemlisi, dünyadaki insanlarõn hükümetlerine bu eylemlerle ilgili verdiği destektir. Dünya üzerindeki her insanõ, hükümetini bu çõkar gruplarõ ile ilgili resmi şikayet dosyasõ hazõrlamasõ için zorlamaya çağõrõyorum

18 Ya biz insanlar, bu güçlerin gezegenimizi cehenneme çevirmelerine izin vereceğiz, ya da hemen kontrolü ele geçireceğiz. Tabi ki hükümetlerimizi Hague da resmi şikayet başvurusu yapmasõ için zorlamamõz gerekebilir. Hükümetler yavaştõr ve özellikle birisi büyük bir ekonomik gözdağõ aracõna sahipse kolayca korkabilir. Fakat biz insanlarõz. Bunu yapabilir miyiz? Tabi ki! Ve dünyadaki insanlarõn bu amaç üzerinde birleşmesi gereklidir. Şunu anlamalõyõz: Savaş çabalarõnõn arkasõnda bu çõkar gruplarõnõn olduğunun açõklanmasõ, yeni bir dünya savaşõnõ önlemek yolunda atõlmõş en önemli adõmdõr. Dünya, her an üçüncü dünya savaşõnõn çõkmasõ riskini taşõyan, Irak savaşõ gibi yeni bir savaşõ kaldõramaz. Şimdi harekete geçme zamanõdõr. Her sorumlu politikacõ, dünya gezegenin her yurttaşõ, bu fõrsatõ farketmeli ve harekete geçmelidir. Biz insanlar ne yapabiliriz? Herkes doğal sağlõk alanõndaki ilerlemeleri öğrenmelidir. Yeni Delhi, Kahire, Johannesburg, New York, Buenos Aires veya Mexico City, nerede yaşarsa yaşasõn, ister gelişmekte olan, ister sanayileşmiş bir ülkede yaşasõn, herkes, mevcut reçeteli ilaçlarõn %80 inin yerini etkin ve hõzlõ bir şekilde alabilecek doğal sağlõktaki ilerlemelerle ilgili bilgi sahibi olmalõdõr. Doğal sağlõk alanõndaki yeni araştõrmalarla, önümüzdeki yõllarda ilaçlarõn %95 inin gereksiz hale geleceğini tahmin ediyorum. Bu da, dünyadaki insanlarõn, ilaç kartelinin vicdansõz işini sürdürmek ve Tony Blair ve George Bush gibi politikacõlarõn seçim kampanyalarõna destek olmayõ sürdürmek için kullanacağõ gelirlerinin %95 ini elinden almasõ anlamõna gelmektedir. Bir düşünün! Herkes için, daha sağlõklõ bir dünyaya hemen katkõda bulunmak ve bu neslin geleceğinde ve çocuklarõmõzõn ve torunlarõmõzõn nesilleri boyunca barõşõ güvenceye almak için ne büyük bir fõrsattõr bu. Ayrõca, hükümetinizin Hague a ve diğer mahkemelere resmi şikayette bulunmasõnõ sağlamak, mevcut global krizin arkasõndakileri ve bundan çõkar sağlayanlarõ adaletin karşõsõna çõkarmak için yerel destek gruplarõ organize etmeniz gerekmektedir. Bu kuvvetleri ve faaliyetleri gün õşõğõna çõkarmak, gelecekteki etkilerini yok etme ve bu çõkar gruplarõn gezegenimize ve insanlarõna daha fazla zarar vermesini önlemenin ön şartõdõr. Bana sõk sõk, neden şu anki savaş senaryosunun arkasõndaki ilaç endüstrisi çõkarlarõnõ daha önce duymadõk veya görmedik diye sorulmaktadõr. Cevabõ çok basittir. Bu çõkar gruplarõ, hayõrseverlik ve bu gezegeni iyiliği için çalõşma maskesinin arkasõna gizlenmiştir. İlaç sektörü iş modelinin vicdansõzlõğõnõ ve kötülüğünü anlamadan önce, hastalõğa dayalõ ilaç sektörünün vicdansõz yatõrõm karakterinin gerçek yapõsõnõ görmek için bu hayõrseverlik maskesini yõrtmalõsõnõz. Bu yapõldõğõna göre, kaybedilecek zaman yoktur. Bu ropörtaj, dünyadaki insanlara ve siyasi temsilcilerine, gezegenimizi korumak ve çocuklarõmõza daha sağlõklõ ve barõş içinde bir dünya bõrakmak amacõyla acilen harekete geçmek için bir strateji sunmaktadõr. Birleşmiş Milletlerin gelecekteki rolünü nasõl görüyorsunuz? Birleşmiş Milletlerin, Irak savaşõ sonrasõ hükümet kurma konusunda Amerika Birleşik Devletleri ile rekabet etmesi yeterli değildir. Bir dünya kurumunu böyle bir rolle sõnõrlamak, petrokimya ve ilaç kartelleri ile siyasi ve askeri işbirlikçileri önünde bir kapitülasyondan başka birşey değildir. Böyle bir şey kesinlikle olmamalõdõr. Birleşmiş Milletlerin kendisi, George Bush, Tony Blair ve uluslararasõ hukuku ihlal eden diğer kişileri adaletin önüne çõkarma konusunda itici güç olmalõdõr. Dünya kurumunun, Birleşmiş Milletler genel kurulunun çoğunluğu adõna böyle bir şikayeti işleme koymasõnõn ne kadar büyük bir adõm olacağõnõ düşünün. Böyle bir kararõn alõnabileceğinden ve alõnacağõndan şüphe duymuyorum. Birleşmiş Milletler korunmalõdõr. Ancak, ilaç kartelinin çõkarlarõna teslim olarak ve onlara taviz vererek korunamaz. Birleşmiş Milletler gelecekte bir rolü olmasõnõ istiyorsa, bu rol, kendine güven ve kendi otoritesini uygulamasõ dahilinde olacaktõr. Hiç kimsenin, dünyadaki en güçlü hükümet dahil hiçbir hükümetin, Birleşmiş Milletlerin kararlarõnõ gözardõ etmesine ve bu durumdan bedel ödemeden kurtulmayõ mümküm görmesine izin verilmemelidir. Bunu yapanlar adaletin önüne çõkarõlmalõ ve davranõşlarõnõn nedenleri dünya

19 kamuoyuna açõklanmalõdõr. Bu, Birleşmiş Milletlerin acil olarak ve derhal üstlenmesi gereken roldür. Tabi ki, aynõ şey Dünya Sağlõk Örgütü gibi Birleşmiş Milletlerin alt örgütleri için de geçerlidir. İlaç endüstrisinin çõkarlarõndan acil olarak arõndõrõlmasõ gereklidir. İnsanlar, sağlõklarõnõ koruyan bir kuruluş olarak Dünya Sağlõk Örgütü ne inanõrken, WHO nun uzun süreden beri olduğu gibi ilaç endüstrisi çõkarlarõnõn bir aracõ işlevini görmesi artõk kabul edilemez. Bu son bulmalõdõr. İlaç endüstrisinin mevcut krizden en çok faydalanan sektör olduğunun ortaya konulmasõ, Dünya Sağlõk Örgütü nün kötüye kullanõlmasõna son verme ve bu örgütü kuruluş amacõna yeniden döndürmeye yönelik önemli bir katkõdõr: Bu amaç, global seviyede, özellikle bu örgüte en çok ihtiyaç duyulan gelişmekte olan ülkelerde, sağlõğõ iyileştirmektir. Kuruluşunuzun hedefi 2020 Yõlõnda Herkes İçin Sağlõk tõr. Bu hedefe ulaşõlabileceğine gerçekten inanõyor musunuz? Vitamin araştõrmalarõ ve hücresel tõp alanõndaki mevcut bilimsel bilgi ile, sanayileşmiş dünyadaki hastalõklarõn dörtte üçünü büyük oranda yok etmek mümkündür. Gelişmekte olan ülkelerde, 2 milyardan fazla insan kendilerini bulaşõcõ hastalõklara ve diğer sağlõk problemlerine maruz bõrakan mikro besin yetersizliği çekmektedir. Eğitim, daha iyi hijyen ve açlõk ve işsizlikle mücadele önlemleri ile birlikte, mikro besinlerin sağlõğa yararlarõ ile ilgili bilgi, gelişmekte olan ülkelerdeki insanlarõn sağlõğõnõ ve genel durumunu geliştirmede ana faktör olacaktõr. İlaç endüstrisi ve etkili ve güvenilir olmayan hastalõğa dayalõ iş ine akan para kesildiği zaman, eğitim ve diğer sosyal önlemler için ne kadar büyük bir miktarõn serbest kalacağõnõ düşünün. İlaç endüstrisi bu gezegende büyük oranda yasaklandõğõ zaman, önleyici sağlõk tedbirleri, eğitim ve diğer sosyal ihtiyaçlara global seviyede aktarõlabilecek trilyonlarca dolardan bahsediyoruz yõlõnda tabi ki hastalõklar olacak ama kalp krizleri, felç ataklarõ, kanser, osteoporoz ve günümüzün diğer yaygõn sağlõk sorunlarõ salgõn niteliğinde olmayacak. Kuruluşumuzun, 2020 Yõlõnda Herkes İçin Sağlõk hedefine ulaşma yolunda insanlõğa önemli bir katkõ sağlayacağõna inanõyorum. Bu ropörtajda, gezegenimizin varlõğõnõ sürdürmesine yönelik bir strateji geliştirmeye büyük özen gösterdim. On yõlõ aşkõn bir süredir, sağlõklõ ve barõş içinde bir dünya kurulmasõnõ engelleyenlerle mücadele veren ve bunlarõ kamuoyuna teşhir eden bir bilim adamõ olarak, dünyadaki insanlara böyle bir katkõ yapmayõ sorumluluğum olarak görüyorum. Dünyanõn herhangi bir yerindeki bir kişi, nasõl kuruluşunuzla birlikte çalõşabilir ve hedeflerinizi destekleyebilir? Şu anda, ana iletişim yolumuz internettir. Dünya Sağlõk Örgütü, dünyadaki insanlara doğal sağlõk bilgisini ulaştõrma misyonunu yerine getirmediği için, bu görevi ana hedeflerimizden biri olarak biz üstlenmekteyiz. Kuruluşumuzun internet sitesi, dünyanõn her yerindeki hastalar, sağlõk çalõşanlarõ ve sağlõkla ilgili politikacõlar için doğal sağlõk bilgisinin ana kaynağõ haline gelmiştir. Bu bilginin mümkün olduğu kadar çok dilde yayõnlanmasõ için yoğun bir şekilde çalõşmaktayõz. Herkesten, bizimle mektup, faks veya aracõlõğõyla iletişim kurarak, yaşadõğõ köy, topluluk veya ülkede doğal sağlõk uygulamasõnõ başlatan, var olan veya plan aşamasõndaki pilot projeler hakkõnda bilgi göndermesini bekliyoruz. Kuruluşumuz, hastalõk ve savaştan çõkar sağlayanlarõ adaletin önüne çõkarmalarõ amacõyla dünyadaki hükümetlere baskõ uygulama kampanyasõ için bir merkez görevi görmektedir. Bu süreci kolaylaştõrmak için, Hollanda nõn Hague şehrinde, bu çõkar gruplarõnõ teşhir etmek amacõyla mevcut bilgiyi bir araya getirecek uluslararasõ bir toplantõ hazõrlõğõ içindeyiz. Böylece, dünyadaki hükümetlerin aynõ şehirdeki Uluslararasõ Suçlar Mahkemesine resmi şikayet başvurusunda bulunmalarõnõ kolaylaştõrmayõ amaçlõyoruz. Bunlar, dünyadaki herkesin elindeki araçlarla katõlmasõnõ beklediğimiz en acil projelerden ikisidir.

20 Yeni bir Dünya için Anayasa önermiştiniz. İçeriği nedir ve neden böyle bir girişimde bulundunuz? Dünyadaki insanlar asker evladõnõ kaybetmiş New York lu anneden, çocuğunu kaybetmiş Bağdat lõ babaya ve gezegenimizdeki adaletsizliğin bedelini ödeyen, gelişmekte olan ülkelerdeki milyarlarca insana kadar herkes - tarihte ilk defa barõş içinde bir dünya arzusu etrafõnda bu kadar sõkõ bir biçimde kenetlenmiştir. Amerikan askeri gücünden halen korkan ve dünyanõn bir araya gelerek sözünü söylemesi gerektiğini farketmekte çok yavaş davranan hükümetlerin yanõnda, birisinin öne çõkõp milyonlarca insanõn düşüncesini açõk bir şekilde dile getirmesi lazõmdõr: dünyadaki insanlarõn birlik olarak eldeki problemi çözmesi ve yeni bir dünya kurmasõnõn zamanõdõr. Buluşlarõ, ilaç kartelini tek kurtuluş yolu olan kendi yok oluşlarõna bütün dünyayõ sürüklemek konusunda köşeye sõkõştõrmaya katkõda bulunmuş bir bilim adamõ olarak, insanlarõn ihtiyaçlarõna hizmet eden yeni, ortak bir dünya için bir anayasa ve eylem planõ niteliğindeki bu Gündem 21 i önermeyi sorumluluğum olarak görmekteyim. İnsanlar için Gündem 21 aşağõdadõr: "Barõş, Sağlõk ve Sosyal Adaletin Hüküm Sürdüğü Yeni, Ortak bir Dünya için Anayasa" Üçüncü milenyumun başlangõcõnda insanlõk bir kavşakta durmaktadõr. Bir yanda, barõş dolu bir dünyada onurlu ve sağlõklõ bir hayat sürmek isteyen, gezegenimizde yaşayan altõ milyar insanõn ve tüm gelecek nesillerin çõkarlarõ vardõr. Öte yanda, tüm insanlõğa bu temel insan haklarõnõn verilmesine tek bir nedenle maddi hõrs karşõ çõkan küçük bir çõkar grubu bulunmaktadõr. Bu durumda, biz, dünyadaki insanlar iki seçeneğe sahibiz: ya bize savaş ve hastalõk dayatan bu yatõrõm endüstrilerinin boyunduruğunu kabul etmeye devam edeceğiz ya da kendimizi bu yükten kurtaracak ve barõş, sağlõk ve sosyal adalet ilkelerinin belirlediği bir dünya kurmaya başlayacağõz. Biz, dünyadaki insanlar, barõşõ korumak, hastalõğa dayalõ yatõrõm işi ni sona erdirmek ve şirket çõkarlarõ için barõşõ ve sağlõğõ kurban edenleri adaletin önüne çõkarmak için tarihte ilk defa, bu kadar sõkõ bir şekilde kenetlendiğimizin bilincindeyiz. Bu yüzden, biz, Doğu ve Batõda, Kuzey ve Güneyde, zengin ve yoksul ülkelerdeki insanlar, kendimiz ve gelecek nesiller için, bir barõş, sağlõk ve sosyal adalet dünyasõ kurmaya karar verdik. Temel haklarõmõz aşağõdadõr: BARIŞ HAKKI. Biz, dünyadaki insanlar, barõş hakkõmõzõ mümkün olan her yola başvurarak korumaya kararlõyõz. Kitle imha silahlarõ çağõnda, artõk savaş uluslararasõ anlaşmazlõklarõ çözmek için bir seçenek değildir. Hukuki uluslararasõ bir karar olmadan savaş yürütenler, sorumlu tutulacak ve işledikleri suçlar nedeniyle adaletin önüne çõkarõlacaktõr. Ekonomik veya politik sonuçlarõ ne olursa olsun, bu kişiler ceza alana kadar durmayacağõz çünkü bunun gezegenimizi yõkõmdan korumak için tek yol olduğunun bilincindeyiz. HAYAT HAKKI. Biz, dünyadaki insanlar, hayat hakkõmõzõ mümkün olan her yola başvurarak korumaya kararlõyõz. İnsanlarõn ömrünü kõsaltan tüm faktörler ortadan kaldõrõlana kadar durmayacağõz. Açlõk, yetersiz beslenme ve her yõl bebekler ve çocuklar dahil milyonlarca insanõ öldüren diğer faktörlerle savaşacağõz. Ayrõca, insanlõk tarihindeki tüm savaşlarda ölen insanlarõn toplamõndan daha fazla insanõn erken ölümüne neden olan hastalõğa dayalõ yatõrõm iş ine son vereceğiz. SAĞLIK HAKKI. Biz, dünyadaki insanlar, sağlõk hakkõmõzõ mümkün olan her yola başvurarak korumaya kararlõyõz. Şirket çõkarõ için hastalõklarõ bilinçli olarak destekleyen, hastalõğa dayalõ ilaç endüstrisi nin dünya çapõnda yasadõşõ ilan edilmesini sağlayacağõz. Hastalõklarõ bilinçli olarak destekleyen ve doğal, patentsiz tedavilerle ilgili bilgiyi saklayanlarõ adaletin önüne çõkaracağõz. Toplumlarõmõza sağlõk

DÜNYADAKİ İNSANLAR ADINA. Bağlantõlõ Olarak İşlenen. İlgili Şikayet

DÜNYADAKİ İNSANLAR ADINA. Bağlantõlõ Olarak İşlenen. İlgili Şikayet DÜNYADAKİ İNSANLAR ADINA Hastalõğa Dayalõ İlaç Endüstrisi ve Yakõn Zamanlõ Irak Savaşõ ile Bağlantõlõ Olarak İşlenen Soykõrõm ve İnsanlõğa Karşõ Diğer Suçlarla İlgili Şikayet Bu şikayet Matthias Rath MD

Detaylı

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kurumsal Yatõrõmcõ Yöneticileri Derneği K u r u l u ş u : 1 9 9 9 www.kyd.org.tr info@kyd.org.tr KYD Aylõk Bülten Ağustos 2003 -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Prof. Dr. Giso Deussen Bill Gates yazõlõ basõnõn geleceğini karanlõk görüyor: Yazõlõ basõnõn sonunun geldiğine inanõyor. Microsoft un kurucusu Ekim 2005 sonunda Fransõz gazetesi Le Figaro" ile yaptõğõ

Detaylı

1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn yönetime katõlõmõ, serbest seçimler, partiler)

1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn yönetime katõlõmõ, serbest seçimler, partiler) Walter Bajohr 1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Düşünce özgürlüğü, basõn-yayõn özgürlüğü - Hukuk devleti (İnsan haklarõ, bağõmsõz yargõ) - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn

Detaylı

E-Business ve B2B nin A B C si

E-Business ve B2B nin A B C si E-Business ve B2B nin A B C si Hazõrlayan : Cengiz Pak diyalog Bilgisayar Üretim Sistemleri Yazõlõm ve Danõşmanlõk Ltd. Şti Büyükdere Caddesi No : 48 / 4 Mecidiyeköy İstanbul URL : www.diyalog.com Öneri

Detaylı

Türkiye deki Yabanc lar için Gazeteler

Türkiye deki Yabanc lar için Gazeteler Yusuf Kanl Kuşkusuz 45 yõllõk tarihiyle ülkemizin günlük ilk İngilizce gazetesi olmasõ nedeniyle genel yayõn yönetmenliğini yapmakta olduğum Turkish Daily News gazetesi hem diğer yabancõ dilde yayõn yapan,

Detaylı

Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri

Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri Özet Bulgular 09 Ekim 2002 TS/BAS/02-83 TÜSİAD tarafõndan hazõrlanan Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri

Detaylı

81221- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. porselenden 81229- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. diğer.

81221- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. porselenden 81229- Seramikten musluk taşõ, lavabo, küvet, bide, pisuar vb. diğer. I. ÜRÜN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ Sõhhi Tesisat ürünleri genellikle banyo ve mutfaklarda kullanõlan ve hijyenik yönüyle öne çõkan küvvet, lavabo, klozet, rezervuar, musluk gibi sürekli suyla temas halindeki

Detaylı

Girdilerin en efektif şekilde kullanõlmasõ ve süreçlerin performansõnõn yükseltgenmesi,

Girdilerin en efektif şekilde kullanõlmasõ ve süreçlerin performansõnõn yükseltgenmesi, GENEL TANIM Hepimizin bildiği üzere Endüstri Mühendisliği, insan, makine, malzeme ve benzeri elemanlardan oluşan üretim ve hizmet sektöründeki bu bütünleşik sistemlerin incelenmesi, planlamasõ, örgütlenmesi,

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI 19 Aralõk 2003 İzmir Sayõn Bakan, sayõn milletvekilleri,

Detaylı

KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ)

KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ) KENTSEL ULAŞIM SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (BALIKESİR ÖRNEĞİ) Turgut ÖZDEMİR 1, Ayşe TURABİ 2, Füsun ÜÇER 3, Ayhan ARIK 4 SUMMARY The present transportation infrastructures couldn t enough

Detaylı

BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI

BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜM POLİTİKASI I Gİ R İŞ Bilgi, geleneksel faktörlerin yanõ sõra üretimin en temel girdisi haline gelmiştir. Dünya ekonomisindeki küreselleşme ile bilgi ve iletişim teknolojilerindeki

Detaylı

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kurumsal Yatõrõmcõ Yöneticileri Derneği K u r u l u ş u : 1 9 9 9 www.kyd.org.tr info@kyd.org.tr KYD Aylõk Bülten Eylül 2003 -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

sahiptir. 450 kişilik oturma kapasitesi bulunan kütüphanede, 15 adet Internet bağlantõ noktasõ

sahiptir. 450 kişilik oturma kapasitesi bulunan kütüphanede, 15 adet Internet bağlantõ noktasõ GENEL BİLGİ Ege Üniversitesi Tõp Fakültesi Tõp Kütüphanesi 1956 yõlõnda hizmet vermeye başlamõştõr. Kütüphane yaklaşõk 2000 m² kullanõm alanõna sahiptir. 450 kişilik oturma kapasitesi bulunan kütüphanede,

Detaylı

SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE

SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukukî Dayanak ve Tanõmlar Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacõ; sağlõk tesislerinde yaşanan, hasta haklarõ ihlalleri

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN YÜKSEK İSTİŞARE KONSEYİ KONUŞMASI 12 Aralõk 2003 Ankara Sayõn Başkan, saygõdeğer konuklar, değerli üyeler, değerli

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI 22 Ocak 2004 SABANCI CENTER Sayõn Başkan, değerli üyeler, değerli basõn mensuplarõ

Detaylı

Pandora Vakfı VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ. oluyor mu? Stichting Pandora, 2003 1/5

Pandora Vakfı VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ. oluyor mu? Stichting Pandora, 2003 1/5 Stichting Pandora, 2003 1/5 VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ oluyor mu? Luistert u nog weleens naar u zelf? Over wat (niet) te doen bij psychische klachten. Pandora Vakfı Stichting Pandora, 2003 2/5 Vücudunuzu

Detaylı

Nitelikli Elektronik Sertifikanõn İptal Edilmesi EİK m.9 f.1 e göre,

Nitelikli Elektronik Sertifikanõn İptal Edilmesi EİK m.9 f.1 e göre, 15 Ocak 2004 tarihinde T.B.M.M. tarafõndan kabul edilerek yasalaşan ve 23 Ocak 2004 tarihli ve 25355 sayõlõ Resmi Gazete de yayõnlanan 5070 sayõlõ Elektronik İmza Kanunu ( Kanun veya EİK ) -25. maddesinde

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN ADANA SİAD KONUŞMASI 06 Eylül 2004 Adana Adana ilinin değerli yöneticileri, sevgili Adanalõ dostlar, sayõn basõn mensuplarõ Aile köklerimizin bulunduğu kentte,

Detaylı

ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ

ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ 375 Çocuk Haklarõnõn Kullanõlmasõna İlişkin Avrupa Sözleşmesi ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ Sözleşme 25 Ocak 1996 tarihinde Strasbourg da imzalanmõş ve 21. maddeye uygun olarak

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİK RAPORU TANITIM TOPLANTISI KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİK RAPORU TANITIM TOPLANTISI KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE'DE GİRİŞİMCİLİK RAPORU TANITIM TOPLANTISI KONUŞMASI 27 ŞUBAT BEYLİKDÜZÜ FUAR VE KONGRE MERKEZİ Sayõn konuklar, değerli basõn mensuplarõ, Türk Sanayicileri

Detaylı

Bildirge metninin geniş çapta dağõtõmõnõn arzu edilir olduğunu düşünerek,

Bildirge metninin geniş çapta dağõtõmõnõn arzu edilir olduğunu düşünerek, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ANTLAŞMASI DOĞRULTUSUNDA DEVLETLER ARASINDA DOSTÇA İLİŞKİLER VE İŞBIRLİĞİNE İLİŞKİN ULUSLARARASI HUKUK İLKELERİ KONUSUNDAKİ BİLDİRGE VE EKİ Genel Kurul, Devletler arasõnda dostça ilişkiler

Detaylı

Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar

Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar Almanya - Türkiye: Az nl klar ve Ço unluklar Baha Güngör Türkiye Denek Taşõ ve Avrupa İçin Bir Şans Almanya da Almanlarla geçirdiğim 45 yõldan sonra, insanlarõ kendi ulusal, kültürel ve dini kökenlerinden

Detaylı

Elektronik Ticaret Bülteni Eylül 2007. Haberler. e-devlet sõralamasõnda Türkiye 9. sõraya yükseldi

Elektronik Ticaret Bülteni Eylül 2007. Haberler. e-devlet sõralamasõnda Türkiye 9. sõraya yükseldi Haberler e-devlet sõralamasõnda Türkiye 9. sõraya yükseldi Brown Üniversitesi tarafõndan gerçekleştirilen ve 198 ülkedeki kamu sitelerinin değerlendirildiği araştõrma raporuna göre Türkiye, bu yõl 27.

Detaylı

Daha yeşil bir gelecek için suyun

Daha yeşil bir gelecek için suyun Daha yeşil bir gelecek için suyun dönüşümü Yağmur sularõ, sel sularõ, arõndõrõlmõş sularõn tamamõ, istenildiği şekilde arõtõldõğõ durumda, sulama, meracõlõk, sebze ve meyvecilik, endüstriyel üretim alanõ

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafõndan 10 Aralõk 1948 günü kabul ve ilan edilen İnsan Haklarõ Evrensel Bildirgesi'nin tam metni. Bu tarihi kararõn ardõndan Genel Kurul tüm üye ülkeleri Bildirge metnini,

Detaylı

POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU

POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU POMPALARDA ENERJİ TASARRUFU Serkan ÖĞÜT Alarko-Carrier San. ve Tic. A.Ş. KISA ÖZET Enerji tasarrufunun temelde üç önemli faydasõ bulunmaktadõr.en kõsa vadede şahõs veya firmalar için görünen faydasõ maliyetlerin

Detaylı

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL

ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL 171 ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME YE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMALARI KONUSUNDAKİ SEÇMELİ PROTOKOL Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 25 Mayõs 2000 tarih ve A/RES/54/263 sayõlõ Kararõyla

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİNYIL BİLDİRGESİ

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİNYIL BİLDİRGESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİNYIL BİLDİRGESİ Genel Kurul, Aşağõdaki Bildirge yi kabul etmiştir: Birleşmiş Milletler Binyõl Bildirgesi I. Değerler ve İlkeler 1. Devlet ve Hükümet Başkanõ olan Bizler, daha barõşcõ,

Detaylı

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan'õn Türkiye SİAD Platformu Kayseri Başkanlar Kurulu konuşmasõ

Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan'õn Türkiye SİAD Platformu Kayseri Başkanlar Kurulu konuşmasõ TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanõ Tuncay Özilhan'õn Türkiye SİAD Platformu Kayseri Başkanlar Kurulu konuşmasõ 14 HAZİRAN 2001 KAYSERİ Sayõn Vali, Kayseri ilimizin değerli

Detaylı

SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME

SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME 33 Soykõrõm Suçunun Önlenmesine ve Cezalandõrõlmasõna Dair Sözleşme SOYKIRIM SUÇUNUN ÖNLENMESİNE VE CEZALANDIRILMASINA DAİR SÖZLEŞME 9 Aralõk 1948 tarihinde Paris'te toplanan Birleşmiş Milletler Genel

Detaylı

Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas

Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas Türkiye nin Yak n Do u D fl ve Güvenlik Politikas Dr. Thomas Gutschker Çõkmazda - Orta Doğu daki Türk Dõş Politikasõ ve Güvenlik Politikasõ Bu konuya olan ilgi, Türkiye nin AB üyeliği hakkõndaki tartõşmayla

Detaylı

ALAN YATIRIM. Migros 1Ç 2006 Sonuçları. 18 Temmuz 2006. Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor

ALAN YATIRIM. Migros 1Ç 2006 Sonuçları. 18 Temmuz 2006. Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor ALAN YATIRIM 18 Temmuz 2006 Migros 1Ç 2006 Sonuçları AL Cirodaki Yüksek Artõş Karlõlõğõ Olumlu Etkiliyor Migros un 1Ç 2006 net satõşlarõ 719 milyon US$ olarak gerçekleşmiş ve şirketin cirosu geçen senenin

Detaylı

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr.

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 13 Temmuz 2005 Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 01 Günlük Bülten 13 Temmuz 2005! Hükümet ten sosyal güvenlik yasasõ ile ilgili çelişkili açõklamalar

Detaylı

Kõrgõzistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türk Cumhuriyetleri hakkõnda genel bilgiler veren yayõndõr.

Kõrgõzistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türk Cumhuriyetleri hakkõnda genel bilgiler veren yayõndõr. HAZİRAN 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Bilgi Merkezi nden Önemli Hizmetler 4! Veri Tabanlarõ 5! Süreli

Detaylı

YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar

YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacõ,uluslararasõ Yelken Federasyonu Yelken Yarõş Kurallarõ uyarõnca yurt içinde düzenlenecek yelken

Detaylı

... A.Ş.../../200. TARİHLİ YATIRIMCIYI BİLGİLENDİRME FORMU 1

... A.Ş.../../200. TARİHLİ YATIRIMCIYI BİLGİLENDİRME FORMU 1 ... A.Ş.../../200. TARİHLİ YATIRIMCIYI BİLGİLENDİRME FORMU 1 A.Ş. yönetim kurulu bu bilgi formunun ilan tarihi itibarõ ile aracõ kurumun cari hukuki ve mali durumunu tam ve doğru olarak yansõttõğõnõ tasdik

Detaylı

Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik

Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik yönlerden destekler, içinde bulunduklarõ durumun olumsuz

Detaylı

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL 127 Kadõnlara Karşõ Her Türlü Ayrõmcõlõğõn Önlenmesine Dair Sözleşmeye Ek Protokol KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN SEÇMELİ EK PROTOKOL Birleşmiş Milletler

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN AVRUPA BİRLİĞİ KONFERANSI KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN AVRUPA BİRLİĞİ KONFERANSI KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER SABANCI NIN CUMHURİYET İLKELERİ IŞIĞINDA AVRUPA BİRLİĞİ KONFERANSI KONUŞMASI 27 Ekim 2004 Galatasaray Üniversitesi Değerli konuklar,

Detaylı

EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 16 Aralõk 1966 tarih ve 2200 A

EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 16 Aralõk 1966 tarih ve 2200 A 83 EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL HAKLAR ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 16 Aralõk 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayõlõ Kararõyla kabul edilip imza, onay ve katõlõma açõlmõştõr.

Detaylı

RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve 25269 sayılı)

RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve 25269 sayılı) RESMİ GAZETE (24 Ekim 2003 tarih ve 25269 sayılı) BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU Kanun No. 4982 Kabul Tarihi : 9.10.2003 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanõmlar Amaç MADDE 1.- Bu Kanunun amacõ; demokratik ve

Detaylı

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr.

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 07 Temmuz 2005 Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 01 Günlük Bülten 07 Temmuz 2005! Cari açõk artmaya devam ediyor; parasal ve mali disiplinin, yapõsal

Detaylı

yaşlõlara olanaklar sunan, destekleyici ortamlarõn sağlanmasõ konusunda bilgiler veren yayõndõr.

yaşlõlara olanaklar sunan, destekleyici ortamlarõn sağlanmasõ konusunda bilgiler veren yayõndõr. EKİM 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Veri Tabanlarõ 4! Süreli Yayõnlar 5! Seçilmiş Makaleler 6! Seçilmiş

Detaylı

HSBC. 19 Nisan 2006. 19 Nisan 2006. ! Merkez Bankasõ Başkanlõğõ'na, Banka Meclisi ve Para Politikasõ Kurulu üyesi Durmuş Yõlmaz atandõ

HSBC. 19 Nisan 2006. 19 Nisan 2006. ! Merkez Bankasõ Başkanlõğõ'na, Banka Meclisi ve Para Politikasõ Kurulu üyesi Durmuş Yõlmaz atandõ 19 Nisan 2006 HSBC 7701 Günlük Bülten 19 Nisan 2006! Merkez Bankasõ Başkanlõğõ'na, Banka Meclisi ve Para Politikasõ Kurulu üyesi Durmuş Yõlmaz atandõ! Emeklilik ve genel sağlõk reformlarõnõn bu hafta yasalaşmasõ

Detaylı

POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ

POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ Serkan ÖĞÜT Alarko-Carrier San. ve Tic. A.Ş. KISA ÖZET Genel olarak pompalar, sõvõlara hidrolik enerji kazandõrarak bir yerden bir yere naklini sağlamak ve akõşkanlarõn enerji

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN Yabancõ sermaye yatõrõmlarõ için Hazine Müsteşarlõğõ ndan ön izin alma mecburiyetinin 2003 Haziran ayõnda

Detaylı

Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma

Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma Almanya daki Türkler Entegrasyon veya Gettolaflma Prof. Dr. Faruk fien Giriş Türkiye nüfusunun yaklaşõk % 8 nin ülke dõşõnda yaşadõğõ tüm dünyadaki Türklerin en kalabalõk grubu Federal Almanya da yaşamaktadõr.

Detaylı

7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU

7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU 7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!!

SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! SU OLMAZSA HAYAT OLMAZ!!! TEMMUZ 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Veri Tabanlarõ 4! Süreli Yayõnlar

Detaylı

İklim koşullarõnda tuhaf şeyler olmakta.

İklim koşullarõnda tuhaf şeyler olmakta. İklim koşullarõnda tuhaf şeyler olmakta. Sera etkisine ilişkin 10 soru 10 yanõt. Bildhuset / Jan Hهkan Dahlstr m Dünyanõn iklimi değişiyor. Birleşmiş Milletler Hükümetlerarasõ İklim Değişikliği Paneli

Detaylı

Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapõlmasõ Hakkõnda Kanun

Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapõlmasõ Hakkõnda Kanun Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapõlmasõ Hakkõnda Kanun Kanun No. 5195 Kabul Tarihi: 22.6.2004 MADDE 1.- 9.1.2002 tarihli ve 4737 sayõlõ Endüstri Bölgeleri Kanununa 1 inci maddeden sonra gelmek

Detaylı

5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR

5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR 5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR Alt Komisyon Raporu, 28 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy

Detaylı

İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI

İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI Y.Doç.Dr. Tahsin YOMRALIOĞU Araş.Gör. Bayram UZUN Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü 61080 - Trabzon 1. GİRİŞ Kentin

Detaylı

27 Şubat 2003 TS/BAS/03-018 TÜRKİYE DE GİRİŞİMCİLİK ÖZET BULGULAR

27 Şubat 2003 TS/BAS/03-018 TÜRKİYE DE GİRİŞİMCİLİK ÖZET BULGULAR 27 Şubat 2003 TS/BAS/03-018 TÜRKİYE DE GİRİŞİMCİLİK ÖZET BULGULAR Türk Sanayicileri ve İşadamlarõ Derneği (TÜSİAD) nin Türkiye de Girişimcilik raporu Sabancõ Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Dilek Çetindamar

Detaylı

İŞ ORTAMINDA STRES VE STRESLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ: BİR ALAN UYGULAMASI

İŞ ORTAMINDA STRES VE STRESLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ: BİR ALAN UYGULAMASI 1 İŞ ORTAMINDA STRES VE STRESLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ: BİR ALAN UYGULAMASI Uz.Mustafa Okutan * Doç.Dr.Dilaver Tengilimoğlu ** ABSTRACT Stress is an important issue on which the business managers should

Detaylı

Lider mi, yönetici mi?

Lider mi, yönetici mi? Lider mi, yönetici mi? HÜSEYİN ÇIRPAN Hüseyin Çõrpan, 1965 yõlõnda doğdu. 1986 yõlõnda Hacettepe Üniversitesi İşletme Yönetimi Bölümü nden mezun oldu. 1993 yõlõnda İngiltere, Devon, Exeter University de

Detaylı

DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK

DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ BİLDİRİ DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK Dursun Z. ŞEKER

Detaylı

AVRUPA KONSEYİ. CPT/Inf/E (2002) 1 Türkçe / Turkish / Turc. Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) CPT Genel Raporlarõnõn

AVRUPA KONSEYİ. CPT/Inf/E (2002) 1 Türkçe / Turkish / Turc. Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) CPT Genel Raporlarõnõn AVRUPA KONSEYİ CPT/Inf/E (2002) 1 Türkçe / Turkish / Turc Avrupa İşkencenin ve İnsanlõkdõşõ veya Onurkõrõcõ Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) CPT Genel Raporlarõnõn Temel Bölümleri 3 İÇİNDEKİLER

Detaylı

DPT Bünyesindeki Kurullar:

DPT Bünyesindeki Kurullar: DPT Bünyesindeki Kurullar: Yüksek Planlama Kurulu ve Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Mustafa Ateş Nisan 2001 Sayfada yer alan bilgiler Kurullar Sekreteryasõ Uzmanõ Mustafa Ateş in, 1999 yõlõnda Teşkilatça

Detaylı

BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME. MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.

BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME. MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim. BENİM HAKLARIM ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME MADDE 1. Ben çocuğum Onsekiz yaşõna kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim. MADDE 2. Bu haklar, bütün çocuklar içindir; beyaz çocuk, kara çocuk,

Detaylı

GİRİŞ... 1 REHBERİN AMACI VE KAPSAMI... 3 TANIMLAR... 5. A- STRATEJİK PLAN, PERFORMANS PROGRAMI ve BÜTÇE... 9

GİRİŞ... 1 REHBERİN AMACI VE KAPSAMI... 3 TANIMLAR... 5. A- STRATEJİK PLAN, PERFORMANS PROGRAMI ve BÜTÇE... 9 1 içindekiler GİRİŞ... 1 REHBERİN AMACI VE KAPSAMI... 3 TANIMLAR... 5 A- STRATEJİK PLAN, PERFORMANS PROGRAMI ve BÜTÇE... 9 B- PERFORMANS PROGRAMI HAZIRLAMA SÜRECİ... 10 1- Program Dönemi Stratejisinin

Detaylı

YAZICILAR HOLDİNG A.Ş.

YAZICILAR HOLDİNG A.Ş. 31.03.2008 Tarihinde Sona Eren Üç Aylõk Döneme İlişkin Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Kurumsal Yapõ 2.1. Ortaklõk Yapõsõ 2.2. Yönetim Kurulu 2.3. İdari Yapõ 2.4. Başlõca

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU

SERMAYE PİYASASI KURULU SERMAYE PİYASASI KURULU 2003/27 HAFTALIK BÜLTEN 02.06.2003 06.06.2003 A. 1.1.2003 06.06.2003 TARİHLERİ ARASINDA KAYDA ALMA KARARI VERİLEN İHRAÇ TALEPLERİ: 01.01.2003 06.06.2003 tarihleri arasõnda Sermaye

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Akreditasyon Üst Kurulu DERS DOSYASI HAZIRLAMA REHBERİ

Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Akreditasyon Üst Kurulu DERS DOSYASI HAZIRLAMA REHBERİ Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Akreditasyon Üst Kurulu DERS DOSYASI HAZIRLAMA REHBERİ Ocak 2003 Hazõrlayan ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ AKREDİTASYON ÜST KURULU Başkan Prof. Dr. Erdal EMEL Başkan Yardõmcõlarõ

Detaylı

A. Avrupa. Kömür ve Çelik Topluluğunu. Kuran Antlaşma

A. Avrupa. Kömür ve Çelik Topluluğunu. Kuran Antlaşma A. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran Antlaşma 1 I- ANTLAŞMA METNİ 2 FEDERAL ALMANYA CUMHURBAŞKANI, ALTES RUAYAL BELÇİKA PRENSİ, FRANSA CUMHURBAŞKANI, İTALYA CUMHURBAŞKANI, ALTES RUAYAL LÜKSEMBOURG

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU

DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU SEKİZİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI DPT: 2514 ÖİK: 532 DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU ANKARA Mayõs 2000 Ö N S Ö Z Devlet Planlama Teşkilatõ nõn Kuruluş ve Görevleri

Detaylı

21. YÜZYILA HAZIRLANMAK

21. YÜZYILA HAZIRLANMAK 21. YÜZYILA HAZIRLANMAK 1. ESKİ VE YENİ ARAYIŞLAR 21. YÜZYILA HAZIRLANMAK Paul Kennedy 18. yüzyõlda Avrupa da ortaya çõkan devrimci eğilimler ve hareketler, mevcut sistemlerin yapõsal değişiklik ihtiyacõnõ

Detaylı

Kurum :Ceza İnfaz kurum ve tutukevlerini, İdare :Ceza İnfaz kurum ve tutukevleri müdürlüklerini, ifade eder. Esaslar

Kurum :Ceza İnfaz kurum ve tutukevlerini, İdare :Ceza İnfaz kurum ve tutukevleri müdürlüklerini, ifade eder. Esaslar CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİNDE HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARIN DIŞARIDAKİ YAKINLARIYLA TELEFONLA GÖRÜŞMELERİ HAKKINDA YÖNETMELİK Amaç ve Kapsam Madde - Bu Yönetmelik, ceza infaz kurumlarõ ve tutukevlerinde

Detaylı

BİTKİSEL ÜRETİM ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU SÜS BİTKİLERİ ALT KOMİSYON RAPORU

BİTKİSEL ÜRETİM ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU SÜS BİTKİLERİ ALT KOMİSYON RAPORU SEKİZİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI DPT: 2645 - ÖİK: 653 BİTKİSEL ÜRETİM ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU SÜS BİTKİLERİ ALT KOMİSYON RAPORU ANKARA 2001 ISBN 975 19 2909-1 (basõlõ nüsha) Bu Çalõşma Devlet Planlama

Detaylı

EK A A.1 ABD DE ACİL DURUM YÖNETİMİ (FEMA)

EK A A.1 ABD DE ACİL DURUM YÖNETİMİ (FEMA) EKLER EK A A.1 ABD DE ACİL DURUM YÖNETİMİ (FEMA) ABD de olağanüstü hal ve afet yönetiminden sorumlu koordinatör kuruluşu, Amerika Birleşik Devletleri Federal Acil Durum Yönetim Kurumu dur (FEMA). FEMA

Detaylı

Teminatlandõrma ve Kar/Zarar Hesaplama

Teminatlandõrma ve Kar/Zarar Hesaplama Giriş Borsada kullanõlan elektronik alõm satõm sisteminde (VOBİS) tüm emirler hesap bazõnda girilmekte, dolayõsõyla işlemler hesap bazõnda gerçekleşmektedir. Buna paralel olarak teminatlandõrma da hesap

Detaylı

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK Öğretmen Kitaplarõ Dizisi PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK TEORY ve UYGULAMA Prof. Dr. Hasan Tan İstanbul, 2000 3. BASKI İÇİN ÖNSÖZ İlk baskõsõ 1986 yõlõ içinde okuyucularõn hizmetine sunulmuş olan bu kitap,

Detaylı

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr.

HSBC. HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş. Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 14 Temmuz 2005 Bu rapor HSBC Yatõrõm Menkul Değerler A.Ş nin Bireysel Müşterileri için hazõrlanmõştõr. 01 Günlük Bülten 14 Temmuz 2005! Birinci ve ikinci stand-by gözden geçirmeleri birleştirilebilir!

Detaylı

44 Bu dokümanõn hiçbir kõsmõ yazarlarõn yazõlõ izni olmadan herhangi bir biçimde kopyalanamaz, çoğaltõlamaz.

44 Bu dokümanõn hiçbir kõsmõ yazarlarõn yazõlõ izni olmadan herhangi bir biçimde kopyalanamaz, çoğaltõlamaz. 4. SÜRE YÖNETİMİ 44 4.1 GİRİŞ İnsanlarõ, ekipmanlarõ, araçlarõ ve parayõ projede en etkin biçimde kullanmak için, etkin çalõşan bir süre yönetim sistemine ihtiyaç vardõr. Doğru planlama, programlama ve

Detaylı

http://www.ozetkitap.com 2

http://www.ozetkitap.com 2 BÜYÜK DÜŞKIRIKLIĞI BÜYÜK DÜŞKIRIKLIĞI Dünya Bankasõ nda görevli olduğum yõllarda küreselleşmenin bilhassa gelişmekte olan ülkeler ve onun yoksul halklarõ üzerinde yõkõcõ etkilerini gördükten sonra bu kitabõ

Detaylı

ISG Yönetim Sisteminin Başarõsõnda. CEM SÜREN İş Güvenliği Mühendisi

ISG Yönetim Sisteminin Başarõsõnda. CEM SÜREN İş Güvenliği Mühendisi ISG Yönetim Sisteminin Başarõsõnda Çalõşanlarõn Rolü CEM SÜREN İş Güvenliği Mühendisi İÇERİK 01 02 03 BİR FİLMİMİZ VAR Oyak Renault da 1 gün İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ ORGANİZASYONU Hiyerarşik ve Fonksiyonel

Detaylı

GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN ORTA ÖLÇEKLİ CBS ÇALIŞMALARINDA KULLANILABİLİRLİĞİ

GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN ORTA ÖLÇEKLİ CBS ÇALIŞMALARINDA KULLANILABİLİRLİĞİ Selçuk Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Öğretiminde 30. Yõl Sempozyumu,16-18 Ekim 2002, Konya SUNULMUŞ BİLDİRİ GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI 2 EYLÜL 2003 BERLİN Sayõn Başbakanõm, Sayõn Bakanlar, Milletvekilleri,

Detaylı

YAZICILAR HOLDİNG A.Ş.

YAZICILAR HOLDİNG A.Ş. 30.06.2008 Tarihinde Sona Eren Altõ Aylõk Döneme İlişkin Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Kurumsal Yapõ 2.1. Ortaklõk Yapõsõ 2.2. Yönetim Kurulu 2.3. Denetleme Kurulu

Detaylı

ANADOLU EFES (AEFES.IS)

ANADOLU EFES (AEFES.IS) ANADOLU EFES (AEFES.IS) TUT (TL18,100/ABDc1.25) Risk: Düşük Bira, Meşrubat 12 aylõk hedef fiyat: ABDc1.3 Aylin Çorman 05.12.2003 ABDc 1.65 1.45 1.25 1.05 0.85 0.65 0.45 0.25 0.05 01.01 02.01 05.01 06.01

Detaylı

Araştõrma/İnceleme/Çeviri Dizisi REHBERİ. Hülya Demirkaya Uzman Denetçi Araştõrma ve Tasnif Grubu

Araştõrma/İnceleme/Çeviri Dizisi REHBERİ. Hülya Demirkaya Uzman Denetçi Araştõrma ve Tasnif Grubu Araştõrma/İnceleme/Çeviri Dizisi PERFORMANS ÖLÇÜM REHBERİ Çeviri Hülya Demirkaya Uzman Denetçi Araştõrma ve Tasnif Grubu Şubat 2000 PERFORMANS ÖLÇÜM REHBERİ Çeviri Hülya Demirkaya Uzman Denetçi Araştõrma

Detaylı

Türk Akreditasyon Kurumu. LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: P704 Revizyon No: 03. Hazõrlayan Kontrol Onay

Türk Akreditasyon Kurumu. LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: P704 Revizyon No: 03. Hazõrlayan Kontrol Onay Doküman Adõ: YETERLİLİK DENEYLERİ VE LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: Revizyon No: 03 5.2,5.3 03 5.2 ve 5.3 maddeleri değiştirildi 3, 4 02 5.2. Karşõlaştõrma Ölçümleri

Detaylı

KİTAPLAR. " Avrupa Birliği Balõkçõlõk Müktesebat Rehberi. Bandõrma Ticaret Odasõ.2007, 287 s.

KİTAPLAR.  Avrupa Birliği Balõkçõlõk Müktesebat Rehberi. Bandõrma Ticaret Odasõ.2007, 287 s. KASIM 2007 İÇİNDEKİLER! Bilgi Merkezimize Gelen Yeni Yayõnlar 1! Yeni Çõkan İTO Yayõnlarõ Özet Bilgileri 2! Bilgi Kaynaklarõnõn Tanõtõmõ 3! Veri Tabanlarõ 4! Süreli Yayõnlar 5! Seçilmiş Makaleler 6! Seçilmiş

Detaylı

AGİT (AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI) Demokrasi Kurumlarõ ve İnsan Haklarõ Şubesi

AGİT (AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI) Demokrasi Kurumlarõ ve İnsan Haklarõ Şubesi AGİT (AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI) Demokrasi Kurumlarõ ve İnsan Haklarõ Şubesi TÜRKİYE CUMHURİYETİ NDE 3 KASIM 2002 TARİHİNDE YAPILAN GENEL SEÇİMLER AGİT/DEMOKRASİ KURUMLARI VE İNSAN HAKLARI

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1 - Bu Yönergenin amacõ, Dokuz Eylül Üniversitesi İç Denetim Birimi Başkanlõğõnõn işleyişi

Detaylı

YATIRIMCI REHBERİ. Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasõ (VOB) Nedir?

YATIRIMCI REHBERİ. Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasõ (VOB) Nedir? YATIRIMCI REHBERİ o o o o o o o Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsasõ (VOB) Nedir? VOB da ne alõnõp satõlõr? VOB da nasõl işlem yapõlõr? VOB da niçin yatõrõm yapõlõr? VOB un hukuki çerçevesi nedir? VOB da işlem

Detaylı

DOĞU ANADOLU PROJESİ ANA PLANI

DOĞU ANADOLU PROJESİ ANA PLANI T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI DOĞU ANADOLU PROJESİ ANA PLANI YÖNETİCİ ÖZETİ RAPORU HAZIRLAYAN ORTAK GİRİŞİM ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FIRAT ÜNİVERSİTESİ İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ KAFKAS ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

KOSGEB STRATEJİK PLANI ( 2008 2012 )

KOSGEB STRATEJİK PLANI ( 2008 2012 ) KOSGEB Stratejik Planı KOSGEB STRATEJİK PLANI ( 2008 2012 ) KOSGEB Stratejik Planı BAKAN SUNUŞU Ülke ekonomisinin can damarõ olan küçük ve orta ölçekli işletmeler; işsizliğe getirdiği çözümler ve bölgesel

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU

SERMAYE PİYASASI KURULU SERMAYE PİYASASI KURULU 2003/48 HAFTALIK BÜLTEN 29/09/2003 03/10/2003 A. 1.1.2003 03.10.2003 TARİHLERİ ARASINDA KAYDA ALMA KARARI VERİLEN İHRAÇ TALEPLERİ: 01.01.2003 03.10.2003 tarihleri arasõnda Sermaye

Detaylı

Sağlõklõ Bir Gelecek: Sağlõk Reformu Yolunda Uygulanabilir Çözüm Önerileri başlõklõ çalõşma, Özet Bulgular

Sağlõklõ Bir Gelecek: Sağlõk Reformu Yolunda Uygulanabilir Çözüm Önerileri başlõklõ çalõşma, Özet Bulgular 23 EYLÜL 2004 TS/BAS-BÜL/04-81 Sağlõklõ Bir Gelecek;Sağlõk Reformu Yolunda Uygulanabilir Çözüm Önerileri Özet Bulgular Sağlõklõ Bir Gelecek: Sağlõk Reformu Yolunda Uygulanabilir Çözüm Önerileri başlõklõ

Detaylı

Türkiye ve Avrupa AB Üyelik Görüflmeleri Bafllang c ndan Sonra ve Yeni Alman Hükümeti ile

Türkiye ve Avrupa AB Üyelik Görüflmeleri Bafllang c ndan Sonra ve Yeni Alman Hükümeti ile Türkiye ve Avrupa AB Üyelik Görüflmeleri Bafllang c ndan Sonra ve Yeni Alman Hükümeti ile Dr. Cengiz Aktar Almanya ve Avrupa Birliği Üyeliğimiz Son Alman seçimlerinde Hõristiyan Demokratlarõn galip geleceği

Detaylı

Kabul Tarihi : 15.1.2004

Kabul Tarihi : 15.1.2004 ELEKTRONİK İMZA KANUNU Kanun 5070 No. Kabul Tarihi : 15.1.2004 BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam ve Tanõmlar Amaç MADDE 1.- Bu Kanunun amacõ, elektronik imzanõn hukukî ve teknik yönleri ile kullanõmõna ilişkin

Detaylı

İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6, 7 12 ve 13)

İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6, 7 12 ve 13) Version turque/turkish version Çeviri İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6, 7 12 ve 13) 11. Protokol ile değiştirilen metin Sözleşme metni,

Detaylı

Makroskop. Haftalõk Ekonomi ve Strateji Raporu. Merkez e Güven, Gerisini Merak Etme Sen...

Makroskop. Haftalõk Ekonomi ve Strateji Raporu. Merkez e Güven, Gerisini Merak Etme Sen... Kurumsal Bankacõlõk Küresel Piyasalar Ekonomik Araştõrmalar ve Strateji Makroskop 20-26 Aralõk 2010 Haftalõk Ekonomi ve Strateji Raporu Haluk Bürümcekçi (Yönetici Direktör) Tel: 0212 318 34 49 Email: haluk.burumcekci@fortis.com.tr

Detaylı

Medya ve Demokrasi. Prof. Dr. Suat Gezgin

Medya ve Demokrasi. Prof. Dr. Suat Gezgin Prof. Dr. Suat Gezgin Basõn, parlamenter demokrasilerin vazgeçilmez bir yapõ taşõdõr ve basõn özgürlüğü olgusu da yine demokratik ülkelerde ortaya konulmuş bir kavramdõr. 17. yüzyõldan başlayarak yazõlõ

Detaylı

HSBC. 20 Aralõk 2005. ! Cumhurbaşkanõ Sezer, cari açõk ve işsizlik gibi sorunlarõn üzerinde durulmasõ gerektiğini söyledi

HSBC. 20 Aralõk 2005. ! Cumhurbaşkanõ Sezer, cari açõk ve işsizlik gibi sorunlarõn üzerinde durulmasõ gerektiğini söyledi 21 Aralõk 2005 HSBC 01 Günlük Bülten 21 Aralõk 2005! Cumhurbaşkanõ Sezer, cari açõk ve işsizlik gibi sorunlarõn üzerinde durulmasõ gerektiğini söyledi! İmalat sanayi verimlilik endeksi 3Ç de %6.1 oranõnda

Detaylı

İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6 ve 7)

İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6 ve 7) Version turque/turquish version Çeviri İnsan Haklarõ ve Temel Özgürlüklerin Korunmasõna ilişkin Sözleşme (ile Ek Protokol ve Protokol no. 4, 6 ve 7) 11. Protokol ile değiştirilen metin Sözleşme metni,

Detaylı

GELİŞİM PLANI ÇALIŞMALARI

GELİŞİM PLANI ÇALIŞMALARI T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ GELİŞİM PLANLAMA KURULU SEKRETERLİĞİ GELİŞİM PLANI ÇALIŞMALARI ARALIK 2002 BURSA İÇİNDEKİLER Araştõrma Geliştirme Alt Kurulu Raporu ve Güçlülük Zayõflõk Analizi...1

Detaylı