Kadýnlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kadýnlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý"

Transkript

1 Kadýnlarda Üreme Olaylarý ile Depresyon Ýliþkisi Yrd. Doç. Dr. Fisun AKDENÝZ*, Uz. Dr. Ali Saffet GÖNÜL* Kadýnlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý erkeklerin yaklaþýk 1.7 ile 2.7 katýdýr (Kessler ve ark. 1993, Weisman ve ark. 1993). Görülme sýklýðýndaki cinsiyet farklýlýðý sadece ABD'de deðil, tüm dünyada görülmektedir. Cinsiyet farklýlýðý erken ergenlik yaþlarýnda baþlamakta ve 50'li yaþlarýn ortasýna kadar sürmektedir, yani üreme çaðýný içermektedir. Kadýnlar üreme hormonlarýnda deðiþim olduðu dönemlerde depresyona daha yatkýn hale gelmektedir. Bu deðiþim dönemleri puberte, doðum kontrol hapý kullanýmý, adet döneminin geç luteal evresi, gebelik ve loðusalýk dönemi ve perimenopoz dönemidir. Ergenlik dönemi Depresif bozukluktaki cinsiyet farklýlýðý erken ergenlikte, yaþlarý arasýnda ortaya çýkmaktadýr. Pubertedeki hormonal ve bedensel deðiþiklikler ile ayný zamana rastlamaktadýr. Cinsiyet farklýlýðýný açýklamak için çeþitli varsayýmlar ortaya atýlmýþtýr: Nörohormonal farklýlýklar, genetik etkenler, cinsiyete baðlý sosyalizasyon farklýlýklarý gibi (Kessler ve ark. 2001). Pubertal durumun (hangi puberte evresinde olduðu), pubertal zamanlamanýn (hangi yaþta pubertal deðiþimlerin baþladýðý), yaþ ve hormonlardaki deðiþimlerin genç kýzlarý olumsuz yaþam olaylarýna ve bu olaylarla baþ edememe konusunda duyarlý hale getirdikleri ileri sürülmektedir (Angold ve Rutter 1992, * Ege Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Affektif Hastalýklar Birimi, ÝZMÝR Angold ve ark. 1998). Özellikle pubertal dönemin kronolojik yaþa göre genç kýzlarda depresyon görülme sýklýðý ile baðlantýlý olduðu gösterilmiþtir. Cyranowski ve arkadaþlarý (2000) ise pubertal hormonal deðiþimlerden özellikle oksitosindeki artýþ ile yakýn duygusal iletiþim, yakýnlýk ve yanýt vermede gereksinim artýþý olduðunu ileri sürmüþlerdir. Saðlýklý ebeveyn baðlantýlarý olmayan genç kýzlarýn baþarýlý baþa çýkma yetenekleri geliþtiremediðini ve depresyona yatkýn hale geldiklerini bildirmiþlerdir. Adet öncesi (premenstrüel) dönem Bu baþlýk altýnda premenstrüel sendrom (PMS), premenstrüel disforik bozukluk (PMDB) ve duygudurum bozukluðunun premenstrüel alevlenmesi ele alýnacaktýr. Üreme çaðý boyunca adet öncesi dönemde kadýnlarýn büyük bir bölümünde farklý þiddette psikolojik ve bedensel belirtilerin ortaya çýktýðý Hippokrat'tan beri bilinmektedir. Ýlk kez 1931'de Frank premenstrüel gerginlik sendromu kavramýný ortaya atmýþtýr. 1950'lerde Premenstrüel Sendrom, 1987'de DSM-III- R'de Geç Luteal Evre Disforik Bozukluðu ve 1994'de DSM-IV'de Premenstrüel Disforik Bozukluk tanýmlanmýþtýr (Pearlstein ve Stone 1998). PMDB duygusal, davranýþsal ve bedensel belirtiler ile giden bir ruhsal bozukluktur. Bu belirtiler adet döngüsünün geç luteal evresinde ortaya çýkar, kanamanýn baþlamasý ile birlikte kýsa zamanda ortadan kalkar ve çoðu adet döngüsünde tekrarlar. Siklik 70

2 KADINLARDA ÜREME OLAYLARI ÝLE DEPRESYON ÝLÝÞKÝSÝ duygudurum deðiþiklikleri sadece adet döngüsünün belirli bir döneminde gözlenir. PMDB tanýsý için ileriye dönük izlemede en az iki ay yinelemesi ve belirtilerin iþlevsellikte belirgin bozulma yapmasý gerekmektedir. %3 ile 8 oranýnda görülmektedir (DSM-IV). Premenstrüel sendrom (PMS) tanýsý koymak için ise ICD-10 taný ölçütleri kullanýlýr. Bedensel ya da psikolojik belirtilerden birinin olmasý taný koymak için yeterlidir. Sosyal ya da rol iþlevselliðinde bozulma olmasý gerekmemektedir. %30 oranýnda görülmektedir. Belirtilerin sadece geriye dönük olarak taranmasý taný koymaya yetmemektedir. Ýyi bir anamnez ile birlikte fizik baký ve gerekirse laboratuvar tetikleri yapýlmalýdýr. PMDB'de görülüp major depresyonda görülmeyen belirtiler anksiyete ve gerginlik, duygulaným oynaklýðý, belirgin öfke ve irritabilite, her þeyi üzerine geliyor gibi algýlama, göðüslerde þiþkinlik-aðrý ve baþ aðrýsý gibi bedensel yakýnmalardýr. PMS ve PMDB'nin patofizyolojisi tam olarak açýklanamasa bile over kökenli streoidlerin döngüsel deðiþikliklerinin beyindeki nörotransmiter sistemler üzerine etkileri sorumlu tutulmaktadýr. PMDB tanýsý alanlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý %30 ile 70 arasýndadýr (Yonkers 1997). Ayrýca PMDB tanýsý alan kadýnlar diðer üreme ile ilgili olaylarda (loðusalýk ve perimenopoz gibi) da depresyon geçirme açýsýndan risk altýndadýr (Burt ve Stein 2002). Ayrýca uygun saðaltým alsa bile major depresyonu olan kadýnlarýn bir grubunda adet döngüsünün luteal evresinde depresif belirtilerde alevlenme, yineleme veya yeni semptomlarýn ortaya çýktýðý görülmüþtür. Bazen dürtü kontrolünde azalma ve hastaneye baþvurularda ve özkýyým giriþimlerinde artýþ gözlenir. Yonkers ve White (1992) etkin antidepresan saðaltým ile iyileþme gözlenen bir grup depresif kadýn hastada premenstrüel evrede disfori ve irritabilitede artýþ gözlemlemiþlerdir. Endicott (1993) depresif kadýnlarda premenstrüel evrede sosyal geri çekilme, öfkenin kontrol edilememesi ya da özkýyým düþüncelerinde artýþ olduðunu bildirmiþtir. Kornstein'in yaptýðý bir çalýþmada (2001) kronik depresyonu olan kadýnlarýn yarýsýnda premenstrüel evrede depresif duygudurum, irritabilite ve duygusal oynaklýk gibi semptomlarda alevlenme gözlenmiþtir. Kimi durumlarda premenstrüel sendrom bulgularýnýn özellikle de depresyon sýrasýnda var olmayýp sadece premenstrüel evrede ortaya çýkan semptomlarýn depresif bozukluðun üzerine mi çakýþtýðý yoksa var olan depresif bozukluðun premenstrüel evrede alevlenmesine mi yol açtýðýný ayýrmak güç olmaktadýr. PMDB tedavisinde antidepresanlar (SSRI'larý baþta olmak üzere), hormonlar (oral kontraseptifler, GnRH agonistleri, ooferektomi), anksiyolitikler (alprazolam, buspiron) ve egzersiz, B 6 vitamini, kalsiyum, nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar kullanýlmaktadýr. SSRI'lara yanýt daha ilk adet döngüsünde baþlar. Ýlaç kesilmesi ile birlikte yakýnmalar baþlar. Doðum kontrol hapý kullanýmý 1980'lerin baþýnda doðum kontrol haplarý ile depresyon iliþkisi popüler bir konuydu. Hatta yüksek doz doðum kontrol hapý (DKH) kullanan kadýnlarýn %30 ile 50'sinde depresyon gözlendiði ileri sürülüyordu. DKH'lerin triptofan oksijenaz enzimini indükleyerek piridoksin eksikliðine yol açtýðý ve B 6 vitamini verilerek depresyonun önleneceði bildirilmiþtir (Slap 1981). Progesteron/östrojen oraný düþük olan DKH'lerin ve progesteron dozundan baðýmsýz olarak yüksek doz östrojen içeren ilaçlarýn daha fazla depresif yakýnmalara yol açtýðý gözlenmiþtir. Monofazik DKH kullanýmýnýn trifazik DKH kullanýmýna göre duygudurumu daha stabilize ettiði bildirilmiþtir. Ayrýca DKH'ye baðlý depresyon geliþenlerde daha sýklýkta geçmiþ depresyon öyküsü, dismenore, DKH öncesi PMS, gebelik sýrasýnda depresyon, ailede DKH'a baðlý depresyon öyküsü, loðusalýk dönemi ve yaþýn risk etkeni olduðu görülmüþtür (Oinonen ve Mazmanian 2002). Gebelik Gebeliðin ruhsal bozukluklar için koruyucu bir dönem ya da "kendini iyi hissetme" dönemi olduðu savý son yýllarda kabul görmemektedir. Ancak gebe olan ve olmayan kadýnlarda depresyon görülme sýklýðý benzerdir (Altshuler ve Szuba 1994). Diðer yandan gebeliklerin %15'i düþük ile sonuçlanýr. Düþük sonrasý geliþen depresyon þiddeti ile gebelik ayý arasýnda iliþki vardýr. Düþük yapanlarda bir sonraki gebelikte de depresyon görülme riski artar. Daha önce depresyon geçirmiþ olanlarda, ailesinde depresyon öyküsü olanlarda, genç annelerde, çok çocuklu olanlarda, istenmeyen gebelikte, sosyal desteði yeterli olmayanlarda ve evlilik sorunlarý olanlarda depresyon görülme sýklýðý artar (Llewellyn ve ark. 1997). Gebelikteki diðer bir zorluk ise halen antidepresan saðaltýmý alanlarýn gebe kaldýklarý zaman saðaltýmlarýný erken kesmeleridir. 71

3 AKDENÝZ F, GÖNÜL AS. Geliþmiþ toplumlarda bile planlanmamýþ gebelik oraný %50'ye yakýndýr. Çoðu gebe kadýn "bebek mi yoksa ilaç mý?" sorusuna ilacý kesme ile yanýt vermektedir. Bu durumda gebelik sýrasýnda depresyonda alevlenme ya da yineleme riski doðmaktadýr. Özellikle de saðaltým kesildikten sonraki ilk 8 hafta alevlenme görülmesi açýsýndan en riskli dönemdir (Nonacs ve Cohen 2002). Gebeliðin bedensel semptomlarýný depresyonun bedensel semptomlarýndan ayýrmak güçtür. Saðaltýlmayan depresif dönemlerde özellikle özkýyým görülme riski artar. Gebelik sýrasýnda saðaltýlmayan depresyonlarýn yetersiz beslenme ve uykusuzluða baðlý olarak erken doðum, düþük doðum kilosu ve neonatal sorunlarla birlikte sigara ve alkol kullanýmýnda artýþa yol açtýðý bildirilmektedir. Gebelik sýrasýnda saðaltýlmayan depresyon, loðusalýkta daha þiddetlenmektedir (Burt ve Stein 2002). Gebelik depresyonunda görülen nöroendokrin deðiþikliklerin fetusa etkileri de tam olarak bilinmemektedir. Antidepresanlarýn hepsi plasentadan geçer ve fetusa etkileri olabilir. Bu nedenle Amerika Birleþik Devletleri Besin ve Ýlaç Yönetmeliði gebelik sýrasýnda hiçbir psikotrop ilaç kullanýmýný önermemektedir. Ancak saðaltýlmayan depresyonun yaratacaðý sorunlar da iyi bilinmektedir. Bu nedenle gebelik sýrasýnda antidepresan saðaltýmý düzenlenirken ilacýn fetusa olan etkileri ile saðaltýlmayan depresyonun gebeye ve fetusa etkileri karþýlaþtýrýlmalýdýr. Gebelikte antidepresan ilaç kullanýmý ile ilgili veriler doðal desende yapýlan çalýþmalara (olgu kontrollü çalýþmalar, kohort kontrollü çalýþmalar, hasta ve bebek izlemleri, anektodal olgu bildirimleri ve geriye dönük veri toplamaya) ve hayvan çalýþmalarýna dayanmaktadýr. En çok trisiklik antidepresanlar ile fluoksetin ile ilgili veri vardýr (Cohen ve Rasenbaum 1998). Loðusalýk Loðusalýk döneminde özellikle duygudurum bozukluklarý dramatik olarak çok sýk görülür. Doðum yapan kadýnlarýn %50 ile 80'inde "postpartum blues" görülür. Doðumdan sonraki ilk 10 günde ortaya çýkar. Genellikle iki haftadan daha uzun sürmeyen ýlýmlý duygudurumda deðiþimler, çabuk aðlama, irritabilite, anksiyete ve insomni gibi depresif bulgular ile seyreder. Loðusalýk depresyonu ise %10 ile 22 oranýnda görülmektedir. Ýlk 4-5 haftada depresyon insidansýnda 3 kat ve ruhsal yakýnmalarla hastaneye baþvurularda 7 kat artýþ söz konusudur. Loðusalýk dönemindeki depresyonun en sýk belirtileri uyku bozukluðu, yorgunluk, irritabilite, iþtah azalmasý, dikkat daðýnýklýðý, yetersizlik düþünceleri, bebeðe zarar verir miyim ya da bebeðin saðlýðý ile ilgili düþüncelerdir. Loðusalýk depresyonu için risk etkenleri gebelik sýrasýnda saðaltýlmayan depresyon, evlilikte iliþki sorunlarý yaþama, bebeðin ilk günlerinde yeterince sosyal desteðin olmamasý ve gebelik sýrasýnda geliþen olumsuz yaþam olaylarýdýr. Loðusalýk depresyonu görülen kadýnlarýn %30'unun geçmiþ depresyon öyküleri vardýr. Danacý ve arkadaþlarýnýn (2002) yaptýðý epidemiyolojik çalýþmada çocuk sayýsý, evin durumu, göç etme, önceki ruhsal bozukluk öyküsü, eþte ruhsal bozukluk öyküsü ve eþ-eþin ailesi ile þiddetli geçimsizliðin loðusalýk depresyonu için risk olduðunu bildirmiþlerdir. Loðusalýk depresyonunun etiyolojisi tam olarak açýklanmasa da doðumdan hemen sonraki hormon deðiþiklikleri sorumlu tutulmaktadýr. Doðumdan sonraki günlerde östrojendeki ani ve hýzlý düþüþün yatkýn kadýnlarda depresyonu tetiklediði varsayýlmaktadýr. Sadece kadýn üreme hormonlarý deðil, kortizol de sorumlu tutulmaktadýr. Doðumdan sonraki 5 gün içinde progesteron ve östrojen düzeyleri normal düzeylerine geri dönmektedir. Ancak kortizol 15. günde normal düzeylerine geri döner. Ayrýca loðusalýk sýrasýnda otoimmun sistemde deðiþikler gözlenir. Hipotirioidizm ve tirodite sýk rastlanmaktadýr. Tiroid iþlevlerindeki bozukluðun da depresyon görülme riskini arttýrdýðý kabul görmektedir (Harris 2002). Loðusalýk psikozu ise %0.1 oranýnda görülmektedir. Bipolar bozukluk dönemi ya da bir çeþit varyasyonu olarak kabul edilir. Loðusalýðýn ilk 3 gününde ortaya çýkar, hýzlý duygudurum dalgalanmalarý ve psikotik belirtiler gözlenir. Ýþitsel varsanýlar ve kötülük görme sanrýlarýna sýk rastlanýr. Özkýyým riski nedeniyle hýzla ve etkin bir biçimde saðaltým uygulanmalýdýr. Loðusalýk depresyonundan farklý olarak daha biyolojik etkenlere dayanan bir ruhsal hastalýktýr. Gençlerde, primiparlarda ve daha önce ruhsal bozukluk öyküsü olanlarda daha sýk görülür (Kýrpýnar ve ark. 1999). Emzirme döneminde antidepresan kullanýmý ile ilgili veriler de çeliþkilidir. Yapýlan tetkiklerde anne sütünde ve bebeðin serumunda eser miktarda serotonin geri alým inhibitörlerine rastlanmýþtýr (Miller 2002), yine de bu durum emzirme sýrasýnda SSRI'larýn güvenilir olduðunu göstermez. Eser düzeydeki antidepresanlarýn bebek üzerine uzun dönemdeki etkileri bilinmemektedir (Dodd ve ark. 2000). 72

4 KADINLARDA ÜREME OLAYLARI ÝLE DEPRESYON ÝLÝÞKÝSÝ Menopoz Doðal menopoz ardýþýk 12 ay boyunca gebelik ve loðusalýk olmaksýzýn görülen amenore ile karakterizedir. Menopoz yaþý 51 olarak kabul edilir. "Perimenopoz" ise düzenli adet görmeden anovulasyona kadar geçen 5 ile 7 yýllýk süre olarak kabul edilir. Perimenopoz baþlama yaþý yaklaþýk olarak 47.5'dir Overlerde östrojen, progesteron ve testosteron sentezi belirgin oranda azalýr. Adet kanamasýnýn 2 veya 3. günü ölçülen serum follikül uyarýcý hormonda yükselme görülme baþlar (Burt ve ark. 1998). Hala kadýn-doðum doktorlarý depresif duygudurum, irritabilite, kendine güvende azalma ve dikkat daðýnýklýðýný menopozun özgül yakýnmalarý olarak saymaktadýr. 1890'da Krapelin "involusyonel melankoli"den söz etmiþ olsa da günümüzde psikiyatristler menopoz ve depresyon iliþkisinden daha az söz etmektedirler. Geniþ tabanlý çalýþmalar menopoz döneminde depresyonun daha sýk görüldüðünü desteklememektedir. Kliniðe dayanan çalýþmalarda ise menopoz ile depresyon arasýnda yakýn iliþki olduðunun altý çizilmektedir. Kliniðe baþvuranlarýn kendini bildirim ölçeklerindeki yakýnmalarýnýn %50'si duygudurum ile ilgilidir (Burt ve ark. 1998). Depresyon öyküsü olan kadýnlarda, özellikle de loðusalýk depresyonu veya premenstrüel sendrom öyküsü olanlarda, perimenopoz biyolojik olarak duyarlý olunan bir dönemdir. Ancak pek çok kadýnda perimenopoz dönemi depresyon ile iliþkili deðildir. Doðal yolla menopoza girenlerde depresyon görülme sýklýðý düþmektedir. Ancak cerrahi yolla menopoza girenlerde semptomlar tetiklenebilir. Perimenopozal depresyonun olasý nedenleri östrojen eksikliði olabilir. Ayrýca östrojen eksikliðinin merkezi sinir sistemi üzerine etkilerinin yaný sýra "domino" etkisi ile vazomotor belirtilerin de depresif yakýnmalara yol açabileceði kabul edilmektedir. Ayrýca bu dönemde deðiþen roller ve psikososyal stresler de depresyon görülme riskini arttýrabilir. Saðaltým olarak östrojenin antidepresan etkilerinin olup olmadýðý ise tartýþmalý bir konudur. Cerrahi yolla menopoza girmiþ olanlarda ve antidepresanlara ek olarak verildiði zaman antidepresan etkileri olabileceði ileri sürülmüþtür (Stahl 1998). Sonuç Erkeklere göre kadýnlar üreme çaðý boyunca depresyon açýsýndan iki kat daha fazla risk altýndadýr. Görülme sýklýðýndaki artýþ puberte ile birlikte artmaktadýr. Üreme hormonlarýnda deðiþim olduðu dönemlerde depresyon görülme olasýlýðý artmaktadýr. Bir üreme olayý sýrasýnda depresyon ortaya çýkarsa diðerlerinde de görülme riski artmaktadýr. Depresif dönemlerle spesifik hormon deðiþimleri, olumsuz yaþam olaylarý ve hormonlarla yaþam dönemi geçiþleri arasýndaki etkileþimi açýklamaya yönelik çalýþmalara gereksinim vardýr. Altshuler LL, Szuba MP (1994) Course of psychitaric disorders in pregnancy. Neurol Clin, 12: Angold A, Rutter M (1992) The effects of age and pubertal status on depression in a large clinical sample. Dev Psychopathol, 4:5-28. Angold A, Costello EJ, Worthman CM (1998) Puberty and depression: The roles of age, pubertal satatus and pubertal timing. Psychol Med, 28: Burt VK, Altshuler LL, Rasgon N (1998) Depressive symptoms in the perimenopause: Prevalance, assessment, and guidelines for treatment. Harv Rev Psychiatry, 6: Burt VK, Stein K (2002) Epidemiology of depression: Throughout the female life cycle. J Clin Psychiatry, 63(Suppl 7):9-15. Cohen LS, Rosenbaum F (1998) Psychotropic drug use during pregnancy: Weighing the risks. J Clin Psychiatry, 59(Suppl 2): Cyranowski JM, Frank E, Young E ve ark. (2000) Adolescent KAYNAKLAR onset of the gender difference in lifetime rates of major depression: a theoretical model. Arch Gen Psychiatry, 57: Danaci A, Dinc G, Deveci A ve ark. (2002) Postnatal depression in Turkey: Epidemiological and cultural aspects. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol, 37: Dodd S, Buist A, Norman TR (2000) Antidepressants and breast-feeding: a review of the literature. Paediatr Drugs, 2: Endicott J (1993) The menstruel cycle and mood disorders. J Affect Disord, 29: Harris B (2002) Postpartum depression. Psychiatr Ann, 32: Kessler RC, McGonagle KA, Swartz M ve ark. (1993) Sex and depression in the National Comorbidity Survey, 1: lifetime prevalence, chronocity and recurrence. J Affect Disord, 29: Kessler RC, Avenevoli S, Merikangas KR (2001) Mood disorders in children and adolescents: An epidemiologic perspective. Biol Psychiatry, 49:

5 AKDENÝZ F, GÖNÜL AS. Kýrpýnar Ý, Coþkun I, Çayköylü A ve ark. (1999) First-case postpartum psychoses in Eastern Turkey: A clinical case and follow-up study. Acta Psychiatr Scand, 100: Kornstein SG (2001) Depression in women across the life span. J Clin Psychiatry, 62(Suppl 24): Llewellyn AM, Stowe ZN, Nemeroff CB (1997) Depression during pregnancy and the puerperium. J Clin Psychiatry, 58(Suppl 15): Miller L (2002) Postpartum depression. JAMA, 287: Nonacs R, Cohen LS (2002) Depression during pregnancy: Diagnosis and treatment options. J Clin Psychiatry, 63(Suppl 7): Oinonen KA, Mazmanian D (2002) To what extend do oral contraceptives influence mood affect? J Affect Disord, 70: Pearlstein T, Stone AB (1998) Premenstral syndrome. Psychiatr Clin N Am, 21: Slap GB (1981) Oral contraceptives and depression: impact, prevalence and cause. J Adolesc Health Care, 2: Stahl SM (1998) Augmentation of antidepressants by estrogen. Psychopharmacol Bull, 34: Weissman MM, Bland R, Joyce PR ve ark. (1993) Sex differences in the rates of depression: Cross-national perspectives. J Affect Disord, 29: Yonkers KA, White K (1992) Premenstrual exacerbation of depression: one process or two? J Clin Psychiatry, 53: Yonkers KA (1997) The association between premenstrual dysphoric disorder and other mood disorders. J Clin Psychiatry, 58(Suppl 15):

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Karmakarışık Gebelik ve Lohusalık. Doç Dr Esra Yazıcı Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Zirvesi

Karmakarışık Gebelik ve Lohusalık. Doç Dr Esra Yazıcı Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Zirvesi Karmakarışık Gebelik ve Lohusalık Doç Dr Esra Yazıcı Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2017- Psikiyatri Zirvesi 1 Karmakarışık olan Gebe - lohusa olmak mı? Kadın olmak mı? 2 Kadın olmak ve DDB Bipolar

Detaylı

Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005.

Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005. Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005. Postpartum blues (PPB) Puerperal dönemde disfori (üzüntü,

Detaylı

Doðum olayý önemli biyolojik, psikososyal ve

Doðum olayý önemli biyolojik, psikososyal ve Postpartum Hüzün ve Depresyonlar Uz. Dr. Nesrin KARAMUSTAFALIOÐLU*, Uz. Dr. Nesrin TOMRUK* Doðum olayý önemli biyolojik, psikososyal ve ekonomik deðiþimlerin görüldüðü bir dönemdir. Kendell ve arkadaþlarýnýn

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A² EK 17-A RÝA ÝÇÝN DEÐERLENDÝRME KONTROL LÝSTESÝ ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ Hizmet verenin sorularý: Hizmet alana aþaðýdaki sorularý sorun: Hizmet veren için kurallar: Eðer yanýtlar evet sütununda ise aþaðýdaki

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

Premenstrüel disforik bozuklukta semptomatolojinin adet döngüsüyle ilişkisi

Premenstrüel disforik bozuklukta semptomatolojinin adet döngüsüyle ilişkisi 15 Esen Danacı ve ark. 15 Premenstrüel disforik bozuklukta semptomatolojinin adet döngüsüyle ilişkisi Ayşen Esen Danacı, 1 E. Oryal Taşkın, 2 Semra Oruç Koltan, 3 Yıldız Uyar 4 ÖZET Amaç: Premenstrüel

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

Bipolar Bozukluk: Psikoeğitim Doç. Dr. Fisun Akdeniz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Affektif Hastalıklar Birimi Nerede Ne zaman Ne sıklıkta Bipolar bozukluklarda psikolojik Psikoanaliz Grup

Detaylı

Çocuk ve ergen depresyonu ile ilgili araþtýrmalar iki

Çocuk ve ergen depresyonu ile ilgili araþtýrmalar iki Çocuk ve Ergenlerde Depresyon Doç. Dr. Müge TAMAR*, Dr. Burcu ÖZBARAN* Çocuk ve ergen depresyonu ile ilgili araþtýrmalar iki önemli özelliði ortaya koymaktadýr. Bunlardan birincisi ergenlikte depresyon

Detaylı

Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði

Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði Depresyonun Seyri Uz. Dr. Figen Çulha ATEÞCÝ* Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði gibi, sýklýkla yineleme ve bazen de kronik gidiþ gösteren bir hastalýktýr. Baþlangýç yaþý genellikle 20'li

Detaylı

Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri

Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri Prevalence of Postnatal Depression and Risk Factors in Women in Sivas City Naim

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Adet Döngüsünün Duygudurum Bozuklukları Üzerine Etkisi Var mıdır?

Adet Döngüsünün Duygudurum Bozuklukları Üzerine Etkisi Var mıdır? Türk Psikiyatri Dergisi 2006; 17(4):296-304 Adet Döngüsünün Duygudurum Bozuklukları Üzerine Etkisi Var mıdır? Dr. Fisun AKDENİZ 1, Dr. Figen KARADAĞ 2 ÖZET Amaç: Bu yazıda, adet döngüsü ve duygudurum bozuklukları

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

Ýnme Sonrasý Depresyon

Ýnme Sonrasý Depresyon DERLEME Ýnme Sonrasý Depresyon Kürþat Altýnbaþ 1, E.Timuçin Oral 2, Aysun Soysal 3, Baki Arpacý 3 1 Dr., 2 Doç.Dr., Bakýrköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Saðlýðý ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi

Detaylı

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri ARAÞTIRMA Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri Selçuk Aslan 1, Esra Yancar Demir 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1 DEPRESYON

Detaylı

Psikiyatri Acil Servise Başvuran Perinatal Dönemdeki Hastaların Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri

Psikiyatri Acil Servise Başvuran Perinatal Dönemdeki Hastaların Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri Psikiyatri Acil Servise Başvuran Perinatal Dönemdeki Hastaların Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri Dr. Alevhan İnan, Dr. Kumru Şenyaşar Meterelliyoz, Doç. Dr. Pınar Çetinay Aydın Sağlık Bilimleri Üniversitesi

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

DOĞUM SONRASI DEPRESYON. Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

DOĞUM SONRASI DEPRESYON. Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD DOĞUM SONRASI DEPRESYON Prof.Dr. Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Biyolojik değişiklikler Fizyolojik bir süreç bastırılmış ve çözülmemiş çatışmalar karmaşık

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Hakan Türkçapar Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Anksiyete bozukluklarýyla depresyonun belirtileri arasýnda belirgin

Detaylı

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu ARAÞTIRMA Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu Depression and Anxiety Among First Trimester Pregnancies Pýnar Yücel 1, Yasemin Çayýr 2, Mehmet Yücel 3 1 Uz.Dr., Siyavuþpaþa Aile

Detaylı

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ 1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ Burhanettin Kaya 1, Mine Kaya 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., Ankara Halk Saðlýðý Müdürlüðü,

Detaylı

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci Sunum Özeti Neden Ebeveynlerde Psikiyatrik Hastalıklar? Madde Bağımlılığı olan Hastaların Ebeveynlerinde

Detaylı

Duloksetin: Klinik Kullanýmý

Duloksetin: Klinik Kullanýmý Duloksetin: Klinik Kullanýmý Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Major depresyonun genel toplumdaki yaþam boyu prevalansý erkekler için %12,

Detaylı

OBEZİTE ÇOCUK SAHİBİ OLMA ORANINI AZALTIYOR! AKŞAM GAZETESİ

OBEZİTE ÇOCUK SAHİBİ OLMA ORANINI AZALTIYOR! AKŞAM GAZETESİ OBEZİTE ÇOCUK SAHİBİ OLMA ORANINI AZALTIYOR! AKŞAM GAZETESİ İnfertilite (Kısırlık); döl oluşturma yeteneğinin azalması ya da yokluğu ile karakterize edilen tıbbi bir durumdur. Hem erkeklerde, hem de kadınlarda

Detaylı

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite Bedensel Hastalýklarda Depresyon Uz. Dr. Özen ÖNEN SERTÖZ*, Prof. Dr. Hayriye ELBÝ METE* Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir klinik sendromdur (Cassem 1991,

Detaylı

Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler

Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler Hatice GÜZ* ÖZET Bu çalýþmada, DSM-IV taný kriterlerine göre þizofreni tanýsý alan 160 hastada (95'i erkek, 65'i kadýn) baþlangýç yaþý

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý

Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý Lut TAMAM* ÖZET Selektif serotonin geri alým inhibitörleri (SSRI) depresyon baþta olmak üzere, anksiyete bozukluklarý, obsesif kompulsif

Detaylı

Antidepresan Güçlendirme Tedavileri

Antidepresan Güçlendirme Tedavileri Antidepresan Güçlendirme Tedavileri M. Hakan TÜRKÇAPAR*, Süreyya Özel ERVATAN** ÖZET Uygun antidepresan tedavi almalarýna karþýn önemli bir oranda depresif hastanýn tedavisinde hala baþarýsýz kalýnmaktadýr.

Detaylı

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar Doç Dr Selim Tümkaya ANKSİYETE BOZUKLUKLARI Anksiyete bozukluklarının yaşam boyu prevalansı yaklaşık %29 dur. Kessler ve ark 2005 Uzunlamasına çalışmalar

Detaylı

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Ayşe Devrim Başterzi Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Epidemiyoloji ve eğitim mi? Eğitim ve epidemiyoloji mi?

Detaylı

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Süheyla ÜNAL*, Levent KÜEY**, Cengiz GÜLEÇ***, Mehmet BEKAROÐLU***, Yunus Emre EVLÝCE****, Selçuk KIRLI***** ÖZET * Prof. Dr., Ýnönü Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. OBEZİTE VE DEPRESYON Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. Obezite nedir? Obezite BKİ>30 kg/m² Çoğul etyolojili Kronik Tekrarlayıcı Yaşam kalitesini bozan Çeşitli

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı Hoş olmayan bir uyaran Duygusal Algısal Bilişsel ve davranışsal Biyopsikososyal

Detaylı

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD

Detaylı

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Aslýhan Sayýn 1 1 Uz.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Sosyal anksiyete bozukluðunun (SAB) tedavisi,

Detaylı

Çeþitli organ ve sistemleri tutan týbbi hastalýklarýn

Çeþitli organ ve sistemleri tutan týbbi hastalýklarýn Týbbi Durumlar ve Depresyon Doç. Dr. Nalan Kalkan OÐUZHANOÐLU* Çeþitli organ ve sistemleri tutan týbbi hastalýklarýn seyri sýrasýnda gerek belirti gerek sendrom düzeyinde görülen en yaygýn bozukluk depresyondur.

Detaylı

Sosyal Kaygý Bozukluðu ile Panik Bozukluðu Olgularýnýn Demografik ve Bazý Klinik Özellikler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý

Sosyal Kaygý Bozukluðu ile Panik Bozukluðu Olgularýnýn Demografik ve Bazý Klinik Özellikler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý Sosyal Kaygý Bozukluðu ile Panik Bozukluðu Olgularýnýn Demografik ve Bazý Klinik Özellikler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý Hatice GÜZ*, Nesrin DÝLBAZ** ÖZET Bu çalýþmada sosyal kaygý ve panik bozukluðu olan

Detaylı

Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar

Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Sibel Örsel Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Depresyondaki patoloji bir duygulaným, yani mevcut duygusal

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Major Depresyon, Davraným Bozukluðu ve Madde Kullaným Bozukluðu olan Ergenlerde Fluoksetin ve Biliþsel Davranýþcý Terapinin Karþýlaþtýrýldýðý Randomize Kontrollü Çalýþma Riggs

Detaylı

Kronik depresyon (distimi) tanýmý güvenilir çalýþmalara

Kronik depresyon (distimi) tanýmý güvenilir çalýþmalara Kronik Depresyon (Distimi) Doç. Dr. Rüstem AÞKIN* Kronik depresyon (distimi) tanýmý güvenilir çalýþmalara imkan vermeyecek ölçüde farklý anlamlarda ve en çok nörotik depresyon için kullanýlýr (Invernizzi

Detaylı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı Doç. Dr. Cengiz TUĞLU 46. Ulusal Psikiyatri Kongresi 08 Ekim 2010, İzmir Açıklama Konuşmacı Araştırma Danışma Kurulu Janssen Cilag X X Eli Lilly X X X BMS X AstraZeneca

Detaylı

Cinsel Kimlik Bozuklukları

Cinsel Kimlik Bozuklukları Endokrinolog Gözü ile Cinsel Kimlik Bozuklukları Dr. Kürşad Ünlühızarcı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Cinsel Kimlik Bozukluğu (Transseksüalite) Bir kişinin normal seksuel

Detaylı

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017 Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017 AÇIKLAMA 2012-2017 Araştırmacı: yok Danışman: yok Konuşmacı: yok Olgu 60 yaşında kadın, evli, 2 çocuğu var,

Detaylı

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý

Detaylı

AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI

AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI AĞIR ŞİDDETTE DEPRESYON SAĞALTIMI Yrd. Doç. Dr. Faruk KILIÇ Süleyman Demirel Üniversitesi Psikiyatri AD Sağaltımdaki Temel Hedefler Ağır seviye depresyon: Depresyon tanı ölçütlerinde belirtilen semptomlardan

Detaylı

Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır.

Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır. 1 2 + Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır. + + Üçüncü basamak nöroloji yataklı servisinde psikiyatrik görüşme ile tespit edilen

Detaylı

Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi

Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi Türk Psikiyatri Dergisi 2007; 18(3):223-230 Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi Dr. Cebrail KISA 1, Dr. Çiğdem AYDEMİR 2, Dr. Aydın KURT 3, Dr. Sema GÜLEN 4, Dr. Erol GÖKA 2

Detaylı

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler:

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler: Obezite alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıyla oluşur. Bunu genetik faktörler, metabolizma hızı, iştah, gıdaya ulaşabilme, davranışsal faktörler, fiziksel aktivite durumu, kültürel faktörler

Detaylı

Dr.ERHAN AKINCI 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ

Dr.ERHAN AKINCI 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ Dr.ERHAN AKINCI Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ Ekim 2010, İZMİR Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: yok Danışman: yok Konuşmacı: yok GREGOR MENDEL

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı

Evrende ve onun parçasý olan dünyamýzda bir

Evrende ve onun parçasý olan dünyamýzda bir Duygudurum Bozukluklarý ve Biyolojik Ritm Yrd. Doç. Dr. Okan ÇALIYURT* Evrende ve onun parçasý olan dünyamýzda bir düzen ve ritmin, üzerinde yaþayan canlýlarda da biyolojik bir ritmin varlýðý söz konusudur.

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk Doç. Dr. Sibel Çakır İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları Birimi Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: ELAN Danışman:

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Dersin adı Üreme Sağlığı Anabilim dalı Sorumlu öğretim üyesi E-posta adresi Halk Sağlığı Prof.Dr.Haldun SÜMER

Detaylı

Affektif bozukluklarýn etiyoloji, taný ve tedavisi

Affektif bozukluklarýn etiyoloji, taný ve tedavisi Affektif Bozukluklar ve Kolesterol Yrd. Doç. Dr. Ali ÇAYKÖYLÜ* Affektif bozukluklarýn etiyoloji, taný ve tedavisi ile ilgili olarak son yýllarda önemli geliþmeler olmuþtur. Biyolojik göstergelerin gittikçe

Detaylı

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol Klinik Pediatri, 2004;3(1):5-11. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisinde Acil Durumlar Dr. Dilþad FOTO ÖZDEMÝR*, Prof. Dr. Þahnur ÞENER* Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol bulunamamýþtýr.

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

Antiepileptik tedavi alan çocuklarda serum hormon düzeyleri

Antiepileptik tedavi alan çocuklarda serum hormon düzeyleri Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2002; 46: 182-186 Orijinal Makale Antiepileptik tedavi alan çocuklarda serum hormon düzeyleri Bülent Ünay 1, Süleyman Kalman 1, Muhittin Serdar 2, Rýdvan Akýn 3, Erdal

Detaylı

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR Yetişkin Psikopatolojisi Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR Yetişkin psikopatolojisi içerik: Sınıflandırma sistemleri Duygudurum bozuklukları Anksiyete bozuklukları

Detaylı

Doç. Dr. Fisun Akdeniz EÜTF Psikiyatri

Doç. Dr. Fisun Akdeniz EÜTF Psikiyatri Emzirme döneminde Duygudurum dengeleyicileri ve Antipsikotikler Doç. Dr. Fisun Akdeniz EÜTF Psikiyatri Kurum ve kuruluşlar ile ilgili bildiri Araştırmacı olarak Astra Zeneca, Lundbeck Konuşmacı olarak

Detaylı

Bipolar Bozukluk ve Hipotalamo pituiter pituiter adrenal sistem Doç. Dr. Vesile Şentürk Ankara Ü.T.F. Psikiyatri A.D Janssen Astra Zeneca Hipotalamo pituiter pituiter son organ Hipotalomo Hipotalomo pituiter

Detaylı

Anksiyete ve depresyon sözcükleri hem genel

Anksiyete ve depresyon sözcükleri hem genel Mikst Anksiyete Depresyon ve Eþtanýlý Durumlar Prof. Dr. Hüray FÝDANER*, Prof. Dr. Tunç ALKIN* Anksiyete ve depresyon sözcükleri hem genel týpta hem de psikiyatri ve klinik psikoloji alanýndaki çalýþmalarda

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI STAJ DÖNEMİNDE EĞİTİM VE ÖĞRETİMDEN SORUMLU ÖĞRETİM ÜYELERİ:

Detaylı

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý ARAÞTIRMA Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý Symptoms and Diagnosies of Patients Referring to A Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic

Detaylı

Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin

Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin Yaþlýlýk Çaðý Depresyonlarý Yrd. Doç. Dr. Lut TAMAM*, Dr. Seva ÖNER* Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin geliþimine koþut olarak ortalama insan ömrü uzamaktadýr. Bunun sonucunda yaþlý olarak

Detaylı

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi

Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Dr. Berker Duman Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri AD, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi BD Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları

Detaylı

ARAÞTIRMA RESEARCH ARTICLE Acil Servisine Baþvuran Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi Dr. Gürkan Genç, Dr. Avni Saraç, Dr. Ülker Ertan Dr. Sami Ulus Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Hastanesi, ANKARA

Detaylı

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði DERLEME Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði Comorbidity of Eating Disorders and Bipolar Disorder Asena Akdemir 1, Bahar Sarý Narðis 2 1 Prof.Dr., Selçuk Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB)

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) Bipolar Bozukluk ve Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Arasýndaki Ýliþki Yrd. Doç. Dr. Cengiz TUÐLU* Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) ilk olarak çocukluk çaðýnda kendini gösteren ve

Detaylı

Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ

Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ Sosyal Anksiyete Bozukluðunun Farmakolojik Tedavisi Dr. Ali ÖZGEN*, Prof. Dr. Sunar BÝRSÖZ* Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ ortamýnda toplumla iliþkide bulunma yeteneklerini direkt etkileyen

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

Depresyon: Sosyo-ekonomik ve Kültürel Pencereden Bakýþ

Depresyon: Sosyo-ekonomik ve Kültürel Pencereden Bakýþ Depresyon: Sosyo-ekonomik ve Kültürel Pencereden Bakýþ Burhanettin Kaya 1 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ DSÖ ve Dünya Bankasý nýn raporlarýna göre toplumda

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Tıpta Doktora Farmakoloji Marmara Üniversitesi 1989

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Tıpta Doktora Farmakoloji Marmara Üniversitesi 1989 Adı Soyadı: Mehmet Emin Ceylan Doğum Tarihi: 25 08 1956 Unvanı: Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Diploması Lisans Eğitimi Sivas Tıp Fakültesi Hacettepe Tıp Fakültesi Cumhuriyet

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

Bipolar bozuklukta cinsiyete göre klinik ve. ve sosyodemografik özelliklerin karşılaştırılması

Bipolar bozuklukta cinsiyete göre klinik ve. ve sosyodemografik özelliklerin karşılaştırılması ARAŞTIRMA Gülhane Tıp Derg 2012; 54: 279-283 Gülhane Askeri Tıp Akademisi 2012 doi:10.5455/gulhane.14940 Bipolar bozuklukta cinsiyete göre klinik ve sosyodemografik özelliklerin karşılaştırılması Süleyman

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Premenstruel Sendrom ve Premenstruel Disforik Bozuklukta Taný ve Tedavi: Bir Gözden Geçirme

Premenstruel Sendrom ve Premenstruel Disforik Bozuklukta Taný ve Tedavi: Bir Gözden Geçirme DERLEME Premenstruel Sendrom ve Premenstruel Disforik Bozuklukta Taný ve Tedavi: Bir Gözden Geçirme Diagnosis and Treatment of Premenstrual Syndrome and Premenstrual Dysphoric Disorder: A Review A. Figen

Detaylı

FETAL HAYATTAN ÇOCUKLUĞA ĠLK 1000 GÜNDE BESLENME VE AĠLE HEKĠMLĠĞĠ SĠSTEMĠNDE HEMŞĠRENĠN ROLÜ

FETAL HAYATTAN ÇOCUKLUĞA ĠLK 1000 GÜNDE BESLENME VE AĠLE HEKĠMLĠĞĠ SĠSTEMĠNDE HEMŞĠRENĠN ROLÜ FETAL HAYATTAN ÇOCUKLUĞA ĠLK 1000 GÜNDE BESLENME VE AĠLE HEKĠMLĠĞĠ SĠSTEMĠNDE HEMŞĠRENĠN ROLÜ Yrd.Doç.Dr. Gülten KOÇ Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Doğum-Kadın Hastalıkları Hemşireliği Anabilim

Detaylı

Dr. Pembe Keskinoðlu*, Dr. Özgü Özkul**, Dr. Ruhan Ayan**, Dr. Gamze Norgaz**, Dr. Hatice Giray*, Dr. Bülent Kýlýç***

Dr. Pembe Keskinoðlu*, Dr. Özgü Özkul**, Dr. Ruhan Ayan**, Dr. Gamze Norgaz**, Dr. Hatice Giray*, Dr. Bülent Kýlýç*** Ýzmir de Bir Saðlýk Ocaðý Bölgesi nde 50-54 Yaþ Arasý Kadýnlarda Menopoz Durumu ile Diðer Etmenlerin Depresyon Görülme Sýklýðýna Etkisi Depression Prevalance and Effects of Menauposal Status and Other

Detaylı

POSTPARTUM DEPRESYONUN ANNELERÝN BEBEKLERÝNÝ. Hatice BAª DÖNMEZ

POSTPARTUM DEPRESYONUN ANNELERÝN BEBEKLERÝNÝ. Hatice BAª DÖNMEZ AFYONKARAHÝSAR KOCATEPE ÜNÝVERSÝTESÝ SAÐLIK BÝLÝMLERÝ ENSTÝTÜSÜ POSTPARTUM DEPRESYONUN ANNELERÝN BEBEKLERÝNÝ EMZÝRMELERÝ VE BEBEK BÜYÜMESÝ ÜZERÝNE OLAN ETKÝSÝ Hatice BAª DÖNMEZ ÇOCUK SAÐLIÐI VE HASTALIKLARI

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI

MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI DOÇ DR GÜL DAĞLAR ANEAH GENEL CERRAHİ MEME ENDOKRİN CERRAHİSİ KLİNİĞİ Prof Dr Lale Atahan Risk nedir? Absolut risk Belli bir sürede belli bir hastalığın bir olguda gelişme

Detaylı

Genç Kadýnlarda Premenstrüel Disforik Bozukluk Prevalansý #

Genç Kadýnlarda Premenstrüel Disforik Bozukluk Prevalansý # Genç Kadýnlarda Premenstrüel Disforik Bozukluk Prevalansý # Ýptisam Ýpek MÜDERRÝS*, Ali Saffet GÖNÜL**, Seher SOFUOÐLU***, Sultan TAÞCI****, Meral BAYATLI**** ÖZET Þikayetleri için kliniðe baþvurusu olmayan

Detaylı

Çocukluk ve Ergenlik Dönemi Þizofrenisinde Tedavi

Çocukluk ve Ergenlik Dönemi Þizofrenisinde Tedavi Çocukluk ve Ergenlik Dönemi Þizofrenisinde Tedavi Selahattin ÞENOL* ÖZET Þizofreniye iliþkin en tutarlý bilgiler bozukluðun geç ergenlik ya da erken eriþkinlik döneminde baþladýðýdýr. Çocuk ve ergenlerde

Detaylı

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte Distimi Prof. Dr. Olcay YAZICI* 1. KAVRAMIN ORTAYA ÇIKIÞI VE TARÝHÇESÝ Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte olan distimi sözcüðü, Yunanca'da 'kötü-mizaçlý' anlamýna gelmektedir. Mizaç (humour),

Detaylı