DERLEME / ÖZET ABSTRACT
|
|
|
- Can Zengin
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Böbrek kanserlerinde gözlenen genetik değişimler Genetic alterations in kidney cancer Dr. Onur Tokgün, Dr. Hakan Akça Pamukkale Üniveristesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı, Denizli DERLEME / REVIEW ÖZET Böbrek kanserleri ürogenital kanserler içerisinde prostat ve mesane kanserlerinden sonra 3. sırada yer almaktadır. Sigara, obezite, sedanter yaşam, hipertansiyon, beslenme alışkanlıkları, meslek, kronik böbrek yetmezliği, üriner sistem enfeksiyonu ve aile öyküsü böbrek kanseri gelişiminde rol oynayan faktörlerden bazılarıdır. Böbrek kanserlerinin hem sporadik hem de ailesel formları mevcuttur. Kalıtımsal olan renal hücreli karsinomlarda etiyolojide Von Hippel Lindau, Herediter leiomyomatozis, Birt Hogg Dube sendromu, at nalı böbrek, yetişkin polikistik böbrek, tuberoskleroz, nöroblastom, malign lenfoma, vb, sporadik olan renal hücreli karsinomlarda obesite, diet, vücut kitle indeksi, sigara içimi önemli risk faktörü olarak öngörülmektedir. Böbrek tümörlerinde prognoz ile ilişkili günümüzde yapılan çalışmalar ışığında tanımlanmış pek çok faktör vardır. Cinsiyet, ırk, yaş, evre, uzak metastaz, tümör boyutu, DNA ploidi, hücre proliferasyonu, p53 overekspresyonu, MUC1 ekspresyonu, CD44s ekspresyonu, Ki67, p21, Bcl-2, PTEN, MDR ve kromozomal aberasyonlar bu faktörlerden bazılarıdır. Kanser tanısı almış hastalarda tümörün davranışının ve prognozda belirleyiciliğinin ve tümörün cinsine göre özgüllüğünün erken bilinmesi hastalık gidişini belirlemede önemlidir. Böbrek kanserlerinde tümörün davranışının bilinmesi tedaviye de yön verebilmektedir. Ancak hala bu konuda çok sayıda soru cevapsız kalmıştır. ABSTRACT Kidney cancer takes at 3rd place within urogenital cancers following prostate and bladder cancer. Smoking, obesity, sedentary life, hipertension, nutrition habituation, job, chronic kidney insufficiency, urinary system infection and family history are some of the factors that play role in development of kidney cancer. Kidney cancers have two forms including both sporadic and familial forms. In the ethiology of genetically inherited renal cell carcinomas Von Hippel Lindau, Hereditary leiomyomatosis, Birt Hogg Dube syndrome, adult polycyctic kidney, tuberosclerozis, neuroblastoma, malign lymphoma etc are prescribed as important risk factors. In the ethiology of renal cell carcinomas obesity, diet, body mass index, smoking are prescribed as important risk factors. There are many factors such as gender, race, age, stage, distant metastasis, tumor size, DNA ploidy, cell proliferation, p53 overexpression, MUC1 expression, CD44s expression, Ki67, p21, Bcl-2, PTEN, MDR and chromosomal abberations are related with the prognosis. In the patients who are diagnosed as cancer, determining tumor behavior and prognostic factors earlier is important for treatment strategy. But still there are too many questions about this. In this review we aimed to give a general information about genetic alterations which impacts tumor behavior. Bu derlemede böbrek kanserlerinde tümör davranışına etki eden genetik değişimler hakkında genel bir bilgi vermek amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Böbrek kanseri, p53, üriner sistem, Ki67, CD44 Key words: Kidney cancer, p53, urinary system, Ki67, CD44 İletişim (): [email protected] Bilim ve teknolojik gelişmelerin baş döndürücü hızla ilerlediği günümüzde hala bazı konularda aydınlatılamayan noktalar mevcuttur. Bunların başında ise büyük ölüm oranına sahip olan kanser hastalığı gelmektedir. Kanser alanında dünya genelinde birçok araştırıcı geniş bütçelerle çalışmasına rağmen halen cevap bekleyen birçok soru bulunmaktadır. Kanser üzerine yapılan araştırmalarda elde edilen sonuçlar ışığında, kanserleşen hücrelerin, normal vücut hücrelerine göre birçok değişim geçirdiğini anlayabilmekteyiz. Ancak bu değişimler her kanser tipinde aynı olmadığı gibi aynı kanser tipinin ilerleyen dönemlerinde de farklılık Cilt:12 Sayı:3 Eylül 2013 arz etmektedir. Ayrıca aynı kanser tipi insandan insana da farklılık göstermektedir. Dolayısıyla bu durum hastalığın tedavisini oldukça güçleştirmektedir. Normal hücreden, kanser hücresine dönüşüm için geçen süre karsinogenez olarak adlandırılmaktadır. Bu değişim hücrenin genetik materyalinde meydana gelen mutasyonların birikimi ile oluşur. Hücre döngüsünü kontrol eden genlerde oluşan mutasyon ile hücre sürekli olarak bölünmeye başlar ve bir süre sonra bölünme kontrolünün kaybı sonucu oluşan aşırı çoğalma eğilimi kanser gelişimine zemin hazırlar (1) Karsinogenezis çok basamaklı bir süreçtir. Bir 155
2 Böbrek kanserlerinin yaklaşık %2-3 ü bazı herediter karsinom sendromlarıyla ilişkili olmakla birlikte böbrek karsinomlarının büyük çoğunluğu genetik yatkınlık olmadan sporadik olarak görülürler. hücrede meydana gelen genetik mutasyon eğer düzeltilmeden hücre çoğalmaya başlar ve apoptozise uğramaz ise oluşan transforme hücre bölünerek çoğalmaya başlar. Ancak bu çoğalma monoklonal kitle oluşturmaz aksine yeni mutasyonlar ile daha büyük, invaziv yeteneği olan ve uzak yayılım yapabilen hücrelere dönüşür. Örneğin barsak epitel hücresi Adenomatöz poliposis coli (APC) tümör baskılayıcı genin ifadesinin kaybı sonucu epitel hücreler polip oluşturur. Oluşan bu polip bağırsak duvarına yapışık olarak iyi huylu tümör olarak çoğalır. Bu polip daha sonra K-ras geninin aktivasyonu ile kontrolsüz bölünmeye başlar ve geniş bir polip oluşturur ve sınıf II adenom adını alır. Sınıf II adenom kolorektal kanserlerde mutasyonlu (DCC) tümör baskılayıcı genin ifade kaybı ile sınıf III adenom olarak adlandırılır. Bu adenom prekanseröz olarak adlandırılır. Üç mutasyon geçiren adenom, tümör protein 53 (p53) tümör süpresör gen kaybı ile karsinoma adını alır ve invaziv yetenek kazanır. Bazal laminayı parçalayarak metastatik etki ile yayılım gerçekleştirir. Kanseri köken aldığı hücre tipine göre üç ana grupta toplayabiliriz. İnsan kanserlerinin çok büyük kısmını oluşturan epitel hücre kaynaklı karsinomlar, kas, kemik, kıkırdak ve fibröz doku kaynaklı sarkomlar ve kan veya immün sistem hücrelerinden kaynaklanan lösemi veya lenfomalar. Ayrıca kanser köken aldığı hücre haricinde oluştuğu hücreye göre de değişiklik göstermektedir. Aynı kanser türü ayrı coğrafyaya, insan ırklarına, yaşam koşullarına ve beslenme alışkanlıklarına göre de değişiklikler göstermektedir. Böbrek kanserlerinde gözlenen önemli genetik değişimler Böbrek kanserleri erişkin tümörlerinin yaklaşık %3 ünü oluşturur. Erkek/kadın oranı yaklaşık 3/2 dir (2). Böbrek kanseri nadir olarak erişkindekilere benzer görünümde ve davranışta çocukluk çağında da görülür. Çocuklarda ortalama başlama yaşı 8-9 dur ve erkek/kız oranı eşittir (3,4). Böbrek kanserli hastaların üçte biri metastatik hastalık ile başvurmakta, lokalize hastalık ile başvuran hastaların yaklaşık yarısında da metastatik hastalık gelişmektedir. Metastatik hastalıkta ortanca sağkalım bir yıl civarında, beklenen beş yıllık sağkalım ise %20 nin altında gerçekleşmektedir (5). Tanı anında uzak yayılımı olan olguların prognozları oldukça kötüdür. Böbrek hücreli karsinomlu hastalarda metastaz bölgeleri akciğer (%50-60), kemik (%30-40), karaciğer (%30-40) ve beyindir (%5) (6). Kanser gelişimi; direk olarak böbreği metastaz ve infiltrasyon, yoluyla etkileyebilir veya iskemi, obstrüksiyon oluşturabilir. İndirekt olarak da elektrolit bozuklukları, (hipokalemi, hiponatremi, hiperkalsemi) akut böbrek yetmezliği, dissemine intravasküler koagülasyon, renal ven trombozu, amiloidozis, glomerulopati, nefrokalsinozis şeklinde de böbreği etkileyebilmektedir. İlave olarak kanser tedavisi sırasında ilaç nefrotoksisitesi, radyasyon nefriti, tümör lizis sendromu ve ürat nefropatisine yol açabilmektedir. Böbrek kanseri, ürolojik malignansiler arasında üçüncü sırada iken sık gözlenen kanser türleri arasında on yedinci sırada yer almaktadır (7). Her yıl yaklaşık 270,000 birey böbrek kanserine yakalanmaktadır ve her yıl yaklaşık 115,000 birey böbrek kanseri nedeniyle ölmektedir (8). Böbrek kanseri hastalarında cerrahi müdahele sonucu sıklıkla iyi sonuç alınsa da ilerlemiş hastalığı olan bireylerin %20 den azı 2 yıllık bir sağ kalıma sahiptir. Böbrek kanseri, erkeklerde kadınlara göre iki kat daha sık görülmektedir. Tanı yaşı genellikle 60 dan öncedir (9). Böbrek kanseri tek başına gözlenen bir kanser türü olmayıp, terapiye farklı yanıt veren genetik ve histolojik olarak değişik kanser türleri ile birlikte gözlenmektedir. Hastalığa sahip bireylerde gözlenen terapiye karşı yanıt farklılığı farklı genlerde gözlenen mutasyonlar nedeniyle ortaya çıkmaktadır (10). Renal hücreli karsinomlarda yapılan çalışmalara rağmen hala etiyolojisi tam olarak açık değildir (11). Kromozom anomalileri, hormonlar, çeşitli bakteriyel enfeksiyonlar, obezite, genetik yapı, çevresel atıklar, kimyasal ajanlar, mesleki alanlarda karşılaşılan kimyasal ajanlar etiyolojide araştırılmıştır (11,12). Analjezik kullanımı, alkol tüketimi, değişik hormonlar, arsenik gibi mesleki maruziyetler renal hücreli karsinomların %30 unda risk faktörü olarak rapor edilmiştir (13). Devamlı Tablo 1. Böbrek tümörü gelişiminde rol oynayan risk faktörleri Sigara Obezite Sedanter Yaşam Beslenme alışkanlıkları Hipertansiyon Meslek İyonize Radyasyon Kronik Böbrek Yetmezliği Aile Öyküsü Üriner Sistem Enfeksiyonu sigara içimi böbrek hücreli karsinom gelişimi için risk faktörüdür. Risk tüketim miktarı ile artar ve kesildiğinde her yıl tedricen azalır (14,15). Obezite diğer bir risk faktörüdür. Böbrek kanseri gelişiminde hipertansiyonun rolü tartışılmakla birlikte birçok epidemiyolojik veri neden olarak desteklemektedir. Uzun süreli diyalize maruz kalan hastalarda böbrek kanseri gelişiminin yıllık insidansı genel populasyona göre oldukça anlamlı olarak artar. Ayrıca ailesel öykü, bazal vücut kitle indeksinin fazlalığı, hipertansiyon öyküsü, sigara içimi, sık idrar yolları iltihabı gibi nedenler etiyolojide araştırılmış, bu kişilerde renal hücreli karsinom sıklığının arttığı izlenmiştir (16,17). Ailesel sendromlarla gelişen böbrek kanserlerinde genetik faktörler söz konusu olup her iki böbrekte ve multiple olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalarda von Hippel-Lindau ve tuberoz skleroz gibi gen mutasyonları olan hastalıklarda böbrek kanseri gelişme riskinin yüksek olduğunu göstermektedir (18). Böbrek tümörlerinin gelişiminde sorumlu tutulan risk faktörleri Tablo 1 de gösterilmiştir. Renal hücreli karsinomlar; immünhistokimya, sitogenetik ve moleküler genetik çalışmaların getirdiği bilgi birikimi sonucu 2004 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yeniden sınıflandırılmıştır. Artık bu başlık altında, birbirinden biyolojik davranış olarak farklı olan neoplazilerin bir arada bulunduğu kabul edilmektedir. Histolojik özellikleri esas alınmak suretiyle gruplanmış olan renal neoplazilerin, gelecek yıllarda moleküler tanısal tetkikler sayesinde daha ileri bir sınıflamaya tabii tutulmaları söz konusudur ve bu gelişmeler uygun tedavi stratejilerinin geliştirilmesine ve tümör gelişim ve yayılımının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır. 156 ÜROONKOLOJİ BÜLTENİ
3 Renal hücreli tümörler in 2004 DSÖ (WHO) ne göre histolojik sınıflaması Tablo 2 de gösterilmiştir. Böbrek kanserlerinin yaklaşık %2-3 ü bazı herediter karsinom sendromlarıyla ilişkili olmakla birlikte böbrek karsinomlarının büyük çoğunluğu genetik yatkınlık olmadan sporadik olarak görülürler. Herediter böbrek kanser sendromları üzerinde yapılan çalışmalar familyal berrak hücreli renal karsinom, familyal kromofob böbrek kanseri, familyal tip 1 ve 2 papillar böbrek kanseri, familyal nonsendromik renal karsinom ve tuberoskleroz kompleksinden sorumlu genlerin tanımlanmasına neden olmuştur (19) (Tablo 3). Böbrek kanseri çeşitlerinin herbirinde tanımlanmış olan genler enerji, besin ve hücre iyon dengesi gibi pek çok hücresel metabolik süreçte rol oynamaktadırlar (20). WHO tarafından sınıflandırmaya sokulmamış, farklı özellikler içeren böbrek karsinomları vardır. Bu tümör örneklerinde tanıda karışıklıklar vardır ve tanınmayan hücre tipleri içerirler. Sarkomatoid morfoloji içerebilirler ve epitelyal komponentleri tanınabilir değildir. Bu tümörlerden biri tubulokistik karsinomdur (Tablo 4). Diğerleri son dönem böbrek yetmezliği ile ilişkili kazanılmış kistik hastalık ile ilişkili böbrek hücreli karsinom ve son dönem böbrek yetmezliği ile ilişkili berrak hücreli papiller tip böbrek hücreli karsinomdur (19). Böbrek kanserleri ile birlikte sıklıkla görülen hastalıklar 1. von Hippel-Lindau hastalığı (VHL): RHK lar (Renal hücreli karsinom) santral sinir sistemi(genellikle serebellum) ve retinanın hemanjioblastomu, böbrek, karaciğer ve pankreas kistleri, çeşitli lokalizasyonların berrak hücreli karsinomu ve feokromositoma ile karakterize, otozomal dominant bir hastalık olan VHL lu populasyonun yaklaşık %50 sinde görülür. Bu hastalardaki RHK çok sayıdadır ve bazıları atipik değişiklikler gösteren kistlerle ilişkilidir. Kistler, atipik kistler ve renal tümörler benzer immünhistokimyasal profillere sahiptirler. VHL hastalık geni kromozom 3p25.5 üzerinde tanımlanmıştır ve VHL hastalığı bu gendeki germ line mutasyon sonucu gelişir. RHK lara eşlik eden belirgin vaskülarizasyon, VHL hastalığına eşlik eden serebellar hemanjioblastomdaki gibi, tümör hücrelerinin hipoksi indükleyen faktör(hiv), vasküler endotelyal growth faktör (VEGF), platellet derived growth faktör (PDGF), transforming growth faktör(tgf-α) ve eritropoietin gibi maddeleri aşırı şekilde üretmeleriyle açıklanabilir (21). 2. Edinsel kistik hastalık: Edinsel polikistik böbrek hastalığına sahip uzun dönem dialize giren hastaların yaklaşık yarısında renal hücreli adenom ya da karsinom gelişir. Tümörler küçük, multipl, bilateral ve genellikle konvansiyonel tümörlerden daha düşük bir proliferatif kapasiteye sahiptirler. Metastaz oranları %5-7 dir (21). 3. Polikistik böbrek hastalığının erişkin formu ve multikistik nefroma (multiloküler kist) 4. Tuberoskleroz : Her ne kadar anjiomyolipomla ilişkisi klasikleşmişse de RHK riskini de artırır (21). Tablo 2. Böbrek tümörlerinin sınıflandırılması A) Benign - Papiller adenom - Onkositom Tablo 3. Böbrek kanserleri ile ailesel öyküsü olan sendromik ve nonsendromik hastalıklar Sendrom Gen Tümör Von Hippel-Lindau VHL (3p25) Şeffaf Hücreli Tuberoz skleroz TSC1, TSC2 Anjiomyolipom, şeffaf hücreli, diğerleri Kromozom 3 translokasyonu Sorumlu gen bulunamadı WHO 2004 B) Malign - Berrak hücreli tipte renal hücreli karsinom - Multiloküler berrak hücreli karsinom - Papillar tipte renal hücreli karsinom - Kromofob tipte renal hücreli karsinom - Bellini nin toplayıcı kanal karsinomu - Renal medüller karsinom - Xp11 translokasyon karsinomu - Nöroblastom ile ilişkili karsinom - İğsi hücreli ve müsinöz tübüler karsinom - Sınıflandırılamayan renal hücreli karsinom Şeffaf hücreli Ailesel böbrek kanseri Gen tanımlanamadı Şeffaf hücreli Hereditler papiller BHT e-met Papiller tip 1 Birt-Hogg-Dube (BHD) BHD Kromofob hücreli Ailesel onkositoma Birçok kromozomda parsiyel Onkositom veya komplet kayıp Herediter leimyom-bht FH Papiller tip 2 5. Birt-Hogg-Dube sendromu : Benign deri tümörleri (fibrofolliküloma, trikodiskoma, akrokordon) ile karakterize bir sendromdur. Multipl renal tümörler ve spontan pnömotoraks bu hastalarda sıktır. Tümörler multipl ve bilateral gelişebilir. Onkositom iyi tanımlanmış ve benign olduğu düşünülen bir tümördür. Ayrıca berrak ve eozinofilik hücre popülasyonlarından oluşan adenokarsinomlar diğer histopatolojilerdir. Hastaların yaşı ortalama 50 olup hasta başına düşen ortalama tümör sayısı 5 tir. Metastatik hastalık nadirdir ve tümör çapı 3 cm.yi aştığında gelişir(22). 6. Yapısal kromozom 3 translokasyonu: Artmış RHK gelişim riski ile karakterizedir. Tanı için tek-çok sayıda, tek ya da çift taraflı RHK, aile öyküsü ve yapısal kromozom 3 translokasyonu olmalıdır. Tümörler histolojik olarak BHRHK görünümündedir(22). 7. Nöroblastom: Nöroblastom nedeniyle tedavi görmüş çocuklarda RHK geliştiğini gösteren birkaç yayın mevcuttur. Bu tümörler sitolojik olarak onkositoid görünümlü, yapısal olarak ise papiller gelişim paterni gösterirler. 8. Familyal kutanöz leiomyomatozis 9. Malign lenfoma(22). Kanser tanısı almış hastalarda tümörün davranışının ve prognozda belirleyiciliğinin ve tümörün cinsine göre özgüllüğünün erken bilinmesi hastalık gidişini belirlemede Cilt:12 Sayı:3 Eylül
4 Kanser tanısı almış hastalarda tümörün davranışının ve prognozda belirleyiciliğinin ve tümörün cinsine göre özgüllüğünün erk en bilinmesi hastalık gidişini belirlemede önemlidir. önemlidir. Bunu belirlerken maliyetin ucuz, kolay uygulanabilir olması ve değerlendirirken kolay olması tercih edilir. Böbrek hücreli karsinomlarda tümörün davranışının bilinmesi tedaviye de yön verebilir. Bu konuda birçok araştırma yapılmıştır. Ancak hala bu konuda çok sayıda soru cevapsız kalmıştır. Böbrek tümörleri ile ilişkili prognostik faktörler; 1. Cinsiyet ve ırk: Bu faktör prognozda tek başını çok küçük bir önem taşır (23). 2. Yaş: Yaş ile prognoz arasındaki ilişki minimal olarak tespit edilmiştir. 40 yaş öncesi ile 40 yaş sonrası tanı konulan böbrek hücreli karsinomlarda hastalığın seyri aynıdır (23). 3. Evre: Tanı anında uzak metastazı olmayan hastalara cerrahi bulgulara göre evrelendirme yapılır. Nefrektomi sonrası 5 yıllık sağ kalım evre 1 de %60-80, evre 2 de %40-70, evre 3 te %10-40, evre 4 te %5 ya da daha azdır (23). 4. Uzak metastaz: Operasyon esnasında bilinen metastaz varlığı prognozda önemlidir. Cho ve arkadaşlarının yapmış olduğu 197 hastanın bulunduğu bir araştırmada tümör boyutu, nükleer derecesi, nekrozun varlığı, metastazın varlığı prognozda araştırılmış, araştırma sonunda diğer parametrelerle beraber metastazın varlığının da prognozda önemli olduğu gösterilmiştir (24). 5. Tümör boyutu: Tümörün çapı 3 cm in altında ya da 12 cm in üzerinde ise prognozda önemlidir. Belirtilen bu değerler arasındaki boyutların prognozla ilişkisi bulunmamıştır. Steiner ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada bu değer, 4 ile 7 cm olarak prognozda önemli olduğu vurgulanmıştır (25). 6. Renal ven invazyonu: Makroskobik olarak renal ven invazyonun varlığı cerrahi evrelemede kötü prognoz olarak değerlendirilir. Tablo 4. Böbrek kanseri ilişkili herediter sendromlar ile ilgili yolaklar ve klinik özellikleri Sendrom Kromozom Gen/protein Potansiyel yolak Klinik özellik Birt-Hogg Dube Herediter leiomyomatosis renal hücrel karsinom Herediter papiller renal karsinom Mikroskobik düzeyde renal ven invazyonunun varlığı da ilerde relapsların nedeni olarak tahmin edilmektedir (23). 7. Renal pelvis invazyonu: Prognoz önemli görülmemiştir (23). Ancak bir araştırmada tümörün boyutu ile beraber değerlendirildiğinde, renal pelvis ve renal sinüsteki yağlı dokuya tümör invazyonun prognozda önemli olduğu vurgulanmıştır. 8. Nükleer grade: Mikroskobik kesitler incelendiğinde nükleer grade sağ kalımla bağlantılı bulunmuştur (23). Günümüzde daha önceden bahsettiğimiz, Fuhrman nükleer dereceleme sistemi kullanılmaktadır. Bu sisteme göre nükleer derecesi 1-2 olanlar düşük, derecesi 3-4 olanlar yüksek dereceli olarak değerlendirilmiştir. Budia Alba ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada nükleer derecesi 1-2 olanlar, derecesi 3-4 olanlara göre daha iyi prognoza sahip olduğu belirtilmiştir (27). 9. Berrak-granüler sitoplazma: Berrak sitoplazmaya sahip tümörler granüler sitoplazmaya sahip tümörlerden daha az agresivdir (23). 10. Mikroskobik varyantlar: Yapılan çalışmalarda multiloküler kistik renal karsinom, Tip 1 papiller renal karsinom, tübüler ve müsinöz karsinomların prognozunun daha iyi olduğu, toplayıcı duktus karsinomları ile medüller karsinomların daha kötü prognozlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sarkomatoid transformasyonun prognozda etkili olduğu belirtilmektedir. 17p Folikülin mtor Kromofob, onkositik, hibrid,ccrcc, fibrofollikuloma 1q Fumarat hidrataz Krebs döngüsü/hif1 7q c-met Hepatosit büyüme faktörü/met Tip II papillar renal hücrel karsinom Multifokal, bilateral tip I renal hücreli karsinom Tuberus skleroz 9q/16p TSC1/TSC2 mtor Bilateral, multifokal anjiyomyolipoma, anjiyofibroma, retinal hamar toma Von-Hippel Lindau 3q VHL HIF1 ccrcc, retinal anjyoma, hemangioblastoma ccrcc: clear cell renal cell carcinoma, HIF1: hypoxia inducible factor 1, RCC: renal cell carcinoma 11. Lenfositik infiltrasyon: Bazı çalışmalarda ileri evre ve grade ile artmış T lenfosit infiltrasyonu arasında korelasyon bulunmuştur. 12. DNA ploidi: DNA sitometrisi tekniği ile tümör hücrelerinin kromozom sayılarını belirleyerek, normal kromozomlardan anormal kromozomları ayırmaya yarıyan bir uygulamadır. Tümörün çeşitliliğine bağlı olarak ploidi paternleri aynı tümörde farklı değişkenlik gösterebilir. Bir araştırmada her tümörün farklı yerlerinden örnekleme yapılmış, daha sonra DNA ploidi ölçümünün sağ kalımı belirlemede bağımsız bir prognostik faktör olduğunu bulunmuş. 13. Hücre proliferasyonu: Tümör hücre proliferasyonunu belirlemede son yıllarda birçok çalışma yapılmıştır. DNA akım sitometri de proliferasyon analizi (S fazı), Nükleer organize bölgeler (AgNOR), prolifere hücrelerin nükleer antijeni (PCNA), immünohistokimyasal olarak hücre döngüsü proteinlerini belirleyebilen yöntemler sayılabilir. Bazı çalışmalarda DNA akım sitometri ile ölçülen DNA içeriğinin böbrek hücreli karsinomlarda prognozda etkili olduğu ve aneuploid olan tümörlerin daha kötü prognoza sahip olduğu belirtilmiş. AgNOR yöntemi, gümüş boyaması ile ribozomal RNA yı kodlayan DNA luplarının belirlenmesi yöntemidir. Bu yöntemin subjektif olması nedeni ile güvenirliliği sınırlıdır. PCNA hücre döngüsünün G1 ve S fazlarında sentezlenen bir proteindir. Bir çalışmada PCNA düzeylerinin aktif hücre proliferasyonu ile ilişkili olduğu görülmüş, 158 ÜROONKOLOJİ BÜLTENİ
5 yüksek PCNA seviyelerinin kötü prognoz ile ilişkili olduğu gösterilmiş. Ancak aynı tümör içersinde protein ekspresyonunun farklılık göstermesi hücre proliferasyonunu etkileyerek PCNA seviyesini etkilediğinden bu yöntemin değerini sınırlar. Bhattacharyya ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada da PCNA, klinik evreyle beraber nükleer derece prognostik parametre olarak değerlendirmişlerdir (28). 14. p53 overekspresyonu: Yapılan çalışmalarda böbrek hücreli karsinomlarda p53 ekspresyonunun metastatik hastalıkta ve kötü sağ kalımla etkili olduğu vurgulanmıştır (23). Araştırmaların birinde p53 ile bcl- 2 ve DNA içeriği karşılaştırılmış, çalışmanın sonunda aneuploidi beraber p53 ekspresyonunun kötü prognoz kriteri olarak bulunmuş, bcl 2; p53 ten bağımsız bir parametre olarak değerlendirilmiştir. 15. CD44s ekspresyonu: CD44s ekspresyonun böbrek hücreli karsinomlarda tümörün ilerlemesi ve rekürrensi ile ilişkili olduğu çalışmalarda ileri sürülmüş. Berrak hücreli karsinomlarda yapılan bir çalışmada CD44s in tümörün ilerlemesinde etkili olduğu gösterilmiştir. 16. Damar dansitesi: Yapılan çalışmalarda böbrek hücreli karsinomlardaki mikrodamar dansitesinin prognozla ilişkisi bulunamamıştır (23). Ancak bunla ilgili çelişkili yayınlar da vardır. Sabo ve çalışma grubunun yaptığı bir çalışmada böbrek hücreli karsinomlarda mikrodamar dansitesi ile histolojik grade ve tümör nekrozu karşılaştırılmış, sonuçta tümör nekrozu ile beraber mikrodamar dansitesi değerlendirildiğinde prognozda etkili olduğu ileri sürülmüştür. 17. MUC1 ekspresyonu: MUC1 ekspresyonunun nükleer grade ve tümörün ilerlemesi ile korele olduğu yapılan araştırmalarda gösterilmiştir (90). Böbrek hücreli karsinomlarda MUC1 ve E-Cadherin ile yapılan bir çalışmada MUC1 in berrak hücreli karsinomlarda prognozda önemli olduğu vurgulanmıştır. 18. İnsülin benzeri büyüme faktörü- 1(IGF- 1) reseptörü: Böbrek hücreli karsinom tanısı almış kadınlarda IGF- 1 in yüksek seviyeleri kötü sağ kalımla ilişkili olduğu bulunmuştur. Böbrek hücreli karsinomlarının alt tiplerinde yapılan bir çalışmada IGF- 1 ve IGF-1R seviyeleri incelenmiş ve diğer tiplere göre berrak hücreli karsinomlarda bunların ekspresyonunun olduğu gösterilmiştir. 19. Nöral hücre adezyon molekülü: Bu belirleyicinin ekspresyonu yüksek metastaz riskiyle beraber düşük sağ kalım oranıyla ilişkili bulunmuştur. 20. Kİ67 Kİ67 antijeni, hücre nükleusuna lokalize, yaklaşık 320 k Da- 360 k Da olan iki adet polipeptid zincirinden oluşmaktadır. Hücrenin; G1, S, G2 ve Mitoz olan proliferasyon fazlarında bulunur. Hücrenin G0 fazında görülmez. Kİ67 hem normal hücrenin hem de tümörlü hücrenin aktif proliferasyonunu gösterir. Hücrenin nükleer antijeniyle reaksiyon gösteren bir monoklonal antikordur. Gerdes ve arkadaşları ilk olarak 1983 yılında Kİ67 identifiye etmişlerdir. Gerdes ve arkadaşları 1984 yılında ilk olarak Non Hodgkin lenfoma hücrelerinde nükleer antijen proliferasyonu için monoklonal antikor olarak kullanmışlardır (29). Günümüze kadar farklı tümör dokularında Kİ67 ekspresyonu çalışılarak tümörün proliferasyonu ve mitotik aktivitesi araştırılmaya çalışılmıştır. Gastrointestinal stromal tümörlerde yapılan bir çalışmada, metastaz olmayan vakalarda, Kİ67 yi prognostik parametre olarak değerlendirmişlerdir. Bir başka çalışmada oral mukozadaki yassı epitel kanserlerinde histolojik derece ile Kİ67 Tablo 5. Böbrek tümörü tipleri ve ilgili genetik değişimler Tümör tipi Kromozom Gen Mekanizma Diğer genetik değişiklikler Berrak hücreli böbrek hücreli Karsinom Papiller böbrek hücreli karsinom Kromofob böbrek hücreli karsinom 3p14:2 3p21 3p q31.1 7q31 y 1, 2, 6, 10, 13, 17, 21, y Onkositom 1, 14 11q13 Toplayıcı kanal karsinomu Xp11,2 translokasyon karsinomu Müsinöz tübüler ve iğsi hücreli karsinom Metanefrik adenom 1, 2, 6, 10, 13q, 13, 14, 15, 22 1p34 1q21 17q23 17q25 Xq12 1, 4, 6, 8, 9, 11, 13, 14, 15, 18, 22 2p13 2p FHIT RASSF1A VHL? FRA7G c-met? Delesyon, mutasyon, metilasyon Trizomi Trizomi Kazanç Kazanç Kayıp +5q22, -6q, -8p12, -9p21, -9q22, -10q, -14q +3q, +8, -9q21, +12, -14q +16, +17q21 ve +20? Multipi kromozom kayıpları 5q22, -8p, -9p23, -18q22? Kayıp Translokasyon -1p, -8p, -11q13, 14q, -19q, -21q -X/Y, der(13) t (13:16) (p11; P11) -1q32, -6p, -8p, -9p, -13q, -19q32, -21q? Delesyon -1q32, -6p, -8p, -9p, -13q, -19q32, -21q PSF-TFE3 PRCC-TFE3 CLTC-TFE3 ASLP-TFE3? NonO-TFE t(x;1) (p11.2;p34) t(x;1) (p11.2;p21) t(x;17) (p11.2;q23) t(x;17) (p11.2;q25) t(x;3) (p11.2;q12) İnv(X) (p11,2:q12)? Multipi kromozom kayıpları -8p, -9p, -11q, +12q, +16q, +17, +20q? Delesyon Kısmi monozomi inv(9) (p12q13), t(1;22) (q22;q13) t(15;16) (q21;p13) Cilt:12 Sayı:3 Eylül
6 İleri evre BHK olgularında PTEN düzeyi azalmıştır ekspresyonunu karşılaştırmışlar, mitotik indeksle ilgili olarak anlamlı sonuçlar bulmuşlardır. Bu çalışmaların sonucunda çeşitli tümör hücrelerinde mitotik aktivite potansiyel prognostik faktör olarak belirtilmektedir. Böbrek hücreli karsinomlarda (BHK); tümör çapı, lokal tümör yayılımı, surrenal bez tutulumu, büyük damar tutulumu, lenf nodu tutulumu ve uzak metastaz TNM evre parametrelerini olusturmaktadır. Histopatolojik diger prognostik parametreler; histolojik alt grup, nükleer derece, sarkomatoid diferansiasyon ve histolojik tümör nekrozudur. Bunlar arasında en önemli prognostik faktör TNM evrelendirmesidir. Ayrıca son yıllarda çesitli kapsamlı moleküler belirleyiciler önemli potansiyel prognostik faktörler olarak göze çarpmaktadır. Bunlar; hipoksi indükleyici faktörler (hipoksi indükleyici faktör, karbonik anhidraz, VHL tümör baskılayıcı protein, vasküler endotelyal büyüme faktörü), apoptozis düzenleyicileri (p53, bcl-2, Smac/DIABLO), hücre siklus düzenleyicileri (p27, PTEN) ve adezyon molekülleri (EpCam, Eph A2) dir (30). Böbrek tümörü açısından önemli moleküler belirteçler ise; DNA ya bağımlı tümör belirteçleri -Karbonik anhidraz IX: Karbonik anhidraz IX (CA IX), G250 veya MN olarak da isimlendirilir ve tümör hücrelerindeki hipoksi esnasında hücresel ph nin düzenlenmesinde görev alır. CA IX, BHK lerde normal dokuya göre daha fazla eksprese edilmektedir ve bu ekspresyon daha iyi prognozun göstergesidir. Ekspresyonu yüksek olan olguların, interleukin 2 tedavisine de daha iyi cevap verdiği gözlenmiştir (31). Bu bulgular, CA IX ekspresyonu düşük olan papiller ve kromofob BHK olgularının interleukin- 2 tedavisine cevaplarının zayıf olmasını da açıklamaktadır. CA IX, normal böbrekte eksprese edilmemektedir. Tümörlerde CA IX ekspresyonu, HIF 1α aracılığıyla hipoksi tarafından yönetilmektedir. VHL tümör supresor geninde fonksiyon kaybı da HIF 1α artışına ve CA IX ekspresyonuna neden olmaktadır (32). -Kromozom 3 kısa kol kaybı: Bu kayıp VHL gen inaktivasyonu ve klasik böbrek kanserinin gelişimi ile ilgilidir. VHL tümör supresör geninin 3p25 25 bölgesinde yüksek oranda heterozigosite kaybı gözlenmektedir. PTEN: Hücre siklus düzenleyicisidir. Profilerasyon inhibisyonu ile BHK da etkili olabileceği düşünülmektedir. İleri evre BHK olgularında PTEN düzeyi azalmıştır (33). -Multi drug rezistans genleri (MDR): MDR- 1 gibi MDR proteinlerinin (p-glikoprotein) ekspresyonunu ayrıca da ileri evre BHK un refrakter yapısına katkıda bulunurlar. Bu protein ATP bağımlı efluks pompası gibi çalışır. İlaçlara olan direnç ise bu genin ve sonuçta p-glikoproteininin aşırı ekspresyonu ile görülür. Sonuçta hücre içinde daha az ilaç konsantrasyonu oluşur. Bu gen tümörün agresifliğinin göstergesidir. - Kromozomal aberasyonlar: Kromozomal anomaliler malign hücrelerde sıklıkla görülür. Papiller tip böbrek hücreli tümörlerde ise Xp kromozom kaybı daha kısa yaşam süresi ile korele bulunmuştur (34). - VHL tümör baskılayıcı geni: VHL hastalığı olanların yaklaşık %40 ında böbrek kanseri gelişmektedir. - Proto-onkogen AxI: Programlanmış hücre ölümünde rol oynar. Böbrek kanseri ve normal böbrek dokusunda farklı olarak eksprese edilir (35). - Kromozom 14q heterozigosite kaybı Papiller olmayan böbrek kanseri olgularında muhtemel klinik sonucu saptamada yardımcıdır. - TAP geni Böbrek kanserindeki immün toleranstaki muhtemel değişimin mutasyona uğramış TAP 1 gen transferi olduğu saptanmıştır. Hücre siklusuna bağlı belirteçler - Ki-67 - p53(böbrek kanserlerinin özellikle papiller tipinde p53 aşırı ekspresyonu saptanmıştır). - p21 - Siklin A ve siklin D1 Böbrek kanserinin tüm evrelerinde siklin A güçlü ve bağımsız bir prognostik faktör olarak saptanmasına karşın Siklin D1 in anlamlı prognostik değeri bulunamamıştır. Apoptoza bağımlı tümör belirteçleri - Apoptotik indeks - Bcl-2 - F7-26 Cluster designating tabanlı (CD) tümör belirteçleri - CD10 - CD154 - CD144 - CD95(APO-1/Fas) - CD70 Tablo 5. Böbrek tümörlerinde ifadesi artan ve azalan mikrorna lar Renal Hücreli Karsinem (RHK) mir-122 mir-200c Şeffaf hücreli mir-141, mir-200c hsa-mir-16 hsa-mir-452, hsa-mir-224 hsa-mir-155 hsa-mir-210 hsa-mir-200b hsa-mir-363 hsa-mir-429 hsa-mir-514 Kromofob RHK/Şeffaf RHK mir-222 Kromofob RHK/Onkositom mir-203 Şeffaf RHK/Papiller RHK mir-203 mir q21,31 12p13,31 12p13,31 13q14,3 21q21,3 11p15,5 1p36,33 Xq26,2 1 X Xp11,3 14q32,33 14q32,33 Xq26,3 ZFHX1B, vimentin e-kaderin ZFHX1B, vimentin e-kaderin p27kip Testis Kanseri mir , mir-302a-d mir-17-5p ve mir-20a 13q31,3 E2F1 artan ifade düzeyi azalan ifade düzeyi 160 ÜROONKOLOJİ BÜLTENİ
7 Böbrek kanseri oluşumunda da p16 mutasyon ve delesyonlarının önemi diğer kanserlerde olduğu gibi gösterilmiştir. -p16 Tümör Supresör Geni Böbrek kanseri oluşumunda da p16 mutasyon ve delesyonlarının önemi diğer kanserlerde olduğu gibi gösterilmiştir. Tüm bu saptanmış olan genetik prognostik faktörler ve değişimler dışında son zamanlarda literatürde yapılan araştırmalar sonucunda böbrek tümörü gelişiminde aktif olarak rol oynayan yeni küçük RNA molekülleri saptanmıştır. Bu RNA moleküllerinin başında nükleotid uzunluğunda gen regülasyonunda aktif olarak görev alan mikrorna lar gelmektedir. MikroRNA lar ve böbrek kanserlerindeki rolleri MikroRNA lar pek çok hücresel fonksiyonun regülasyonunda önemli bir role sahiptirler. Bu özelliklerinden dolayı mikrorna lar kanser gibi multistep bir süreçte de önemli göreve sahiptirler. Bir hücre anormal büyüme gösterdiğinde ve apoptoz yeteneğini yitirdiğinde genellikle kanser oluşumuna neden olur. Yapılan birçok çalışmada mir- NA ların hücre büyümesi ve apoptoz mekanizmasının düzenlenmesinde rol aldıkları gösterilmiştir. Böbrek kanserlerinde de hem tümör baskılayıcı olarak hem de onkogenik olarak görev yapan mikrorna lar görev almaktadırlar. mikrorna profilleme çalışmalarının sonucu olarak mir-28, mir-185, mir-7 2 mir-224, mir-142-3p, mir-185, mir-34a, mir-21, mir-155,mir-210, mir- 592, mir-122, mir-215, mir-17 ve let-7f-2 gibi pek çok mikrorna nın normal böbrek dokusuna oranla böbrek kanserli hücrelerde upregüle edildiği saptanmıştır (Tablo 5) (37). Bu farklılıktan dolayı günümüzde yapılan çalışmalar sonucunda böbrek tümörlerinde bir genetik marker olarak mikrorna lar önemli tutmaktadırlar. Sonuç Özetlemek gerekirse; onkogen, tümor baskılayıcı gen ve büyüme faktör reseptörlerini kodlayan genler gibi pek çok gende meydana gelen heterozigotluk kaybı, nokta mutasyonları, delesyonlar ve amplifikasyonlar gibi genetik değişimler kanser gelişiminde rol oynayan faktorlerin başında gelmektedirler. Böbrek kanserlerinde de bu genlerin pek mikrorna profilleme çalışmalarının sonucu olarak mir-28, mir-185, mir- 7 2 mir-224, mir-142-3p, mir-185, mir-34a, mir-21, mir-155,mir-210, mir-592, mir-122, mir-215, mir- 17 ve let-7f-2 gibi pek çok mikrorna nın normal böbrek dokusuna oranla böbrek kanserli hücrelerde upregüle edildiği saptanmıştır. çoğunda genetik değişimler meydana gelmekte ve hastalığın daha agresif bir nitelik kazanmasına katkı sağlamaktadırlar. Böbrek kanseri tanısı almış hastalarda hastalardaki olası genetik değişimlerin saptanması sonucu tümörün davranışının yorumlanması tedaviye de yön verebilme açısından çok önemlidir. Bu nedenle, böbrek kanseri tanısı almış bireylerde ki olası genetik değişimlerin saptanması ve bu değişimler ışığında yeni tedavi stratejilerinin belirlenmesi gerekmektedir. Kaynaklar 1. Aparicio C.B, Renner O., Leal JFM. and Carnero A. PTEN, More than the AKT Pathway. Carcinogenesis 2007;28(7): Kovacs G. Molecular differential pathology of renal cell tumors. Histopathology 1993;22(1): Freedman AL, Vates TS, Stewart T et al. Renal cell carcinoma in children: the Detroit experience. J Urol 1996;155(5): Asanuma H, Nakai H, Takeda M et al., Renal cell carcinoma in children: experience at a single institution in Japan. J Urol 1999;162(4): Kirkali Z, E Tuzel, and MU Mungan. Recent advances in kidney cancer and metastatic disease. BJU Int 2001; 88(8): Ritchie AW and GD Chisholm. The natural history of renal carcinoma. Semin Oncol 1983;10(4): Ferlay J, Shin HR, Bray F, et al. Estimates of worldwide burden of cancer in 2008: GLOBOCAN Int J Cancer 2010;127(12): Eble JN, Sauter G, Epstein JI, Sesterhenn In: World Health Organization Classification of Tumors. Pathology and Genetics of Tumors of the Urinary System and male Genital Organs. IARC Press: Lyon, Novick AC, Campbell SC. Retik AB, Vaughan ED, Wein AJ, Kavoussi LR,Novick AC, Partin AW, Peters CA. In: Renal Tumors. Campbell s Urology. 8thedition. New York: WB Saunders Co Ltd; sayfa Linehan WM, Srinivasan R, Schmidt LS. The genetic basis of kidney cancer: a metabolic disease. Nature Rev Urol 2010;7(5): Murai M, Oya M. Renal cell carcinoma: etiology, incidence and Epidemiology. Current Opinion in Urology 2004;14(4): Pesch B, Haerting J, Ranft U, Klimpel A, Oeischlagel B, Schill W, MURC study group. Occupational risk factors for renal cell carcinoma: agent-specific results from a casecontrol study in Germany, İnternational Journal of Epidemiology 2000;29(6): Lipworth L, Tarone RE, McLaughlin JK. The epidemiology of renal cell carcinoma. J Urol 2006;176(6 Pt 1): McLaughlin JK, Lindblad P, Mellemgaard A, Schlehofer B, Adami HO, McCredie M, Mandel JS. International renal-cell cancer study. 1. Tobacco use. Int J Cancer 1995;60(2): Hunt JD, van der Hel OL, McMillan GP. Renal cell carsinoma in relation to cigarette smoking: metaanalysis of 24 studies. Int J Cancer 2005;114(1): Stewart JH, Buccianti G, Agodoa L, Gellert R, McCredie MR, Lowenfels AB, Disney AP, Wolfe RA, Boyle P, Maisonneuve P. Cancer of the kidney and urinary tract in patients on dialysis of data from the United States, Europe, and Australia and New Zealand. J Am Soc Nephrol 2003;14(1): Neuziller Y, Lay F, Luccioni A, Daniel L, Berland Y, Coulange C, Lechevallier E. De novo renal cell carcinoma of native kidney in renal transplant recipients. Cancer 2005;103(2): Linehan WM. The Genetic Basis of Kidney Cancer: Implications for Management and Use of Targeted Therapeutic Approaches. Eur Urol 2012;61(5): Lopez-Beltran A, Scarpelli M, Montironi R, Kirkali Z WHO classification of the renal tumors of the adults. Eur Urol 2006;49(5): WM Linehan, R Srinivasan, and LS Schmidt. The genetic basis of kidney cancer: a metabolic disease Nat Rev Urol 2010;7(5): Ordonez NG. The diagnostic utility of immunohistochemistry in distinguishing between mesothelioma and renal cell carcinoma: a comparative study. Hum Pathol 2004;35(6): Cilt:12 Sayı:3 Eylül
8 22. Bruder E, Passera O, Harms D et al. Morphologic and molecular characterization of renal cell carcinoma in children and young adults. Am J Surg Pathol 2004; 28(9): Rosai J. Urinary tract. In: Ordonez NG, Rosai J. Rosai and Ackerman s Surgical Pathology, Ninth Edition. China. Mosby; sayfa Cho KS, Choi YD, Kim SJ, et al. A comprehensive prognostic stratification for patients with metastatic renal cell carcinoma. Yonsei Med J 2008;49(3): Steinner T, Knels R, Schubert J. Prognostic significance of tumour size in patients after tumour nephrectomy for localised renal cell carcinoma. Eur Urol 2004;46(3): Algaba F, Arce Y, Trias I, Santaularia JM, Rosales A. Clinical application of the current renal cancer classifications. Actas Urol Esp 2006;30(4): Budia AA, Gomez PL, Bango V. Prognostic factors for disease progression in patients with renal cell carcinoma. Actas Urol Esp 2007;31(8): Bhattacharyya NK, Chatterjee U, Sarkar S, Kundu AK. A study of proliferative activity, angiogenesis and nuclear grading in renal cell carcinoma. Indian J of pathol microbiol 2008;51(1): Gerdes J, Dallenbach F, Lennert K, Lemke H, Stein H. Growth fractions in malignant non- Hodgkin s Lenfomas (NHL) in determined in situ with the monoclonal antibody Kİ67. Hemato Oncol 1984;2(4): Shuch BM, Lam JS, Belldegrun AS, Figlin RA. Prognostic factors in renal cell carcinoma. Semin Oncol 2006;33(5): Atkins M, Regan M, McDermott D, et al. Carbonic anhydrase IX expression predicts outcome of interleukin 2 therapy for renal cancer. Clin Cancer Res 2005;11(10): Leppert JT, Lam JS, Pantuck AJ, Figlin RA, Belldegrun AS. Carbonic anhydrase IX and the future of molecular markers in renal cell carcinoma. BJU Int 2005;96(3): Lee CT, Genega EM, Hutchinson B, et al. Conventional (clear cell) renal carcinoma metastases have greater bcl-2 expression than high-risk primary tumors. Urol Oncol 2003;21(3): Jiang F, Richter J, Schraml P, et al. Genetic differences between histological subtypes. Chromosomal imbalances in papillary renal cell carcinoma. Am J Pathol 1998;153(5): Chung BI, Malkowicz SB, Nguyen TB, Libertino JA, McGarvey TW. Expression of the proto-oncogene Axl in renal cell carcinoma. DNA Cell Biol 2003; 22(8): Konac E, Onen I, Sözen S. Üroonkolojide MikroRNA (mirna) ların yeri ve önemi. Üroonkoloji Bülteni 2010; 1: White NM, Bui A, Mejia-Guerrero S, et al. Dysregulation of kallikrein- related peptidases in renal cell carcinoma: Potential targets of mirnas. Biological Chemistry 2010;391(4): ÜROONKOLOJİ BÜLTENİ
RLERİ. Prof. Dr. Kutsal YÖRÜKOY. Patoloji Anabilim Dalı
PATOLOG GÖZÜYLE G BÖBREK BREK TÜMÖRLERT RLERİ Prof. Dr. Kutsal YÖRÜKOY KOĞLU Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı ANTAKYA 2008 SINIFLAMA (WHO 2004) Renal hücreli tümörlert
MESANE TÜMÖRLERİNİN DOĞAL SEYRİ
MESANE TÜMÖRLERİNİN DOĞAL SEYRİ ve MOLEKÜLER PROGNOSTİK FAKTÖRLER Prof. Dr. Levent Türkeri Üroloji Anabilim Dalı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mesane Tümörü (Transizyonel Hücreli Karsinom) Yüzeyel
Böbrek Tümörlerinin Prognostik Kategorizasyonu
Böbrek Tümörlerinin Prognostik Kategorizasyonu Dr. Özgür Yaycıoğlu Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Ürolojik Cerrahi Derneği Böbrek Tümörü ve BPH Toplantısı,
MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ
MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller
KANSER EPİDEMİYOLOJİSİ VE KARSİNOGENEZ
KANSER EPİDEMİYOLOJİSİ VE KARSİNOGENEZ Gökhan Erdem GATA Tıbbi Onkoloji BD 19 Mart 2014 5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, 19-23 Mart 2014, Antalya EPİDEMİYOLOJİ Epidemiyoloji, sağlık olaylarının görünme
Klasik Hodgkin Lenfoma Vakalarında PD-L1 Ekspresyonunun Sıklığı, EBV ile İlişkisi, Klinik ve Prognostik Önemi
Klasik Hodgkin Lenfoma Vakalarında PD-L1 Ekspresyonunun Sıklığı, EBV ile İlişkisi, Klinik ve Prognostik Önemi Dr. Süleyman ÖZDEMİR, Uzm. Dr Özlem TON, Prof Dr. Fevziye KABUKÇUOĞLU Sağlık Bilimleri Üniversitesi
AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM
AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik
SAĞ VE SOL KOLON YERLEŞİMLİ TÜMÖRLER: AYNI ORGANDA FARKLI PATOLOJİK BULGULAR VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE DURUMU
SAĞ VE SOL KOLON YERLEŞİMLİ TÜMÖRLER: AYNI ORGANDA FARKLI PATOLOJİK BULGULAR VE MİKROSATELLİT İNSTABİLİTE DURUMU Ezgi Işıl Turhan 1, Nesrin Uğraş 1, Ömer Yerci 1, Seçil Ak 2, Berrin Tunca 2, Ersin Öztürk
Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi
Akciğer Karsinomlarının Histopatolojisi Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Akciğer karsinomlarının gelişiminde preinvaziv epitelyal lezyonlar; Akciğer karsinomlarının gelişiminde
KOLOREKTAL KANSERLERİN MOLEKÜLER SINIFLAMASI. Doç.Dr.Aytekin AKYOL Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 23 Mart 2014
KOLOREKTAL KANSERLERİN MOLEKÜLER SINIFLAMASI Doç.Dr.Aytekin AKYOL Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı 23 Mart 2014 Kolorektal Kanserler; Sunum Planı Genel bilgiler Moleküler
NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ
NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem
Nefrektomilerde lenfoid infiltrasyonlar
Nefrektomilerde lenfoid infiltrasyonlar Dr. Kürşat Yıldız Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi 22. Ulusal Patoloji Kongresi, 8 Kasım 2012 Olgu sunumu 60 yaşında kadın hasta Mesanenin düşük dereceli papiller
TÜMÖR BELİRTEÇLERİNİN KLİNİK TANIDA ÖNEMİ. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006
TÜMÖR BELİRTEÇLERİNİN KLİNİK TANIDA ÖNEMİ Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006 1 Tümör (kanser), Vücudumuzun herhangi bir hücre veya hücre topluluğunun kontrolsüz bir şekilde çoğalması, büyümesi,
İNVAZİV MESANE TÜMÖRLERİ. -Patoloji- Dilek Ertoy Baydar Hacettepe Ün. Patoloji AD
İNVAZİV MESANE TÜMÖRLERİ -Patoloji- Dilek Ertoy Baydar Hacettepe Ün. Patoloji AD İnvaziv Mesane Karsinomları Mesane karsinomlarının %30 u Papiller tümörün tabanında veya içinde Karsinoma in-situ beraberinde
Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği
Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği Tiroid kanserleri bütün kanserler içinde yaklaşık % 1 oranında görülmekte olup, özellikle kadınlarda
İKİNCİL KANSERLER. Dr Aziz Yazar Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD. Tıbbi Onkoloji BD. 23 Mart 2014, Antalya
İKİNCİL KANSERLER Dr Aziz Yazar Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD. Tıbbi Onkoloji BD. 23 Mart 2014, Antalya Tanım Kanser tedavisi almış veya kanser öyküsü olan bir hastada histopatolojik
KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ
KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ Ruksan ELAL 1, Arsenal SEZGİN ALİKANOĞLU 2, Dinç SÜREN 2, Mustafa YILDIRIM 3, Nurullah BÜLBÜLLER 4, Cem SEZER 2
En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test
En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test Yeni Nesil DNA Dizileme (NGS), İmmünHistoKimya (IHC) ile Hastanızın Kanser Tipinin ve Kemoterapi İlacının Belirlenmesi Kanser Tanı
Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm
BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,
PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler
PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ Klinik ve patolojik özellikler Neslihan KURTULMUŞ,, Mete DÜREN, D Serdar GİRAY, G Ümit İNCE, Önder PEKER, Özlem AYDIN, M.Cengiz
Adrenalde sık ve nadir görülen lezyonlar. Dr.Aylar Poyraz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD
Adrenalde sık ve nadir görülen lezyonlar Dr.Aylar Poyraz Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji AD Feokromositoma Kromafin hücrelerden köken alır 2 tip hücre içerir:kromafin hücreler ve sustentaküler
MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ
MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ Aslı ÇAKIR 1, Özgür EKİNCİ 2, İpek IŞIK GÖNÜL 2, Bülent ÇETİN 3, Mustafa BENEKLİ 3, Ömer ULUOĞLU 2 1 Çorlu Devlet Hastanesi
Çocukluk Çağı Kanserlerinin Epidemiyolojisi Prof. Dr. Tezer Kutluk
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Herkes İçin Çocuk Kanserlerinde Tanı Sempozyum Dizisi No: 49 Mayıs 2006; s.11-15 Çocukluk Çağı Kanserlerinin Epidemiyolojisi Prof. Dr. Tezer
ENDOMETRİAL KARSİNOM SPORADİK Mİ? HEREDİTER Mİ? Dr Ş.Funda Tanay Eren Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı
ENDOMETRİAL KARSİNOM SPORADİK Mİ? HEREDİTER Mİ? Dr Ş.Funda Tanay Eren Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 26.ULUSALPATOLOJİ KONGRESİ ANTALYA 2016 Kalıtsal kanser sendromlarının tespit
Over Kanserinde Tedavi. Dr. M. Faruk Köse Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Over Kanserinde Tedavi Dr. M. Faruk Köse Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Over Ca Tipleri Tip 1 Tip 2 Yavaş ilerleyen İyi belirlenmiş borderline prekürsör lezyonları
Dr.Bahar Müezzinoğlu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr.Bahar Müezzinoğlu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Gleason Derecelendirme Sistemi 1960 lar Dr Gleason 1920-2008 40 yılda Prostat kanserinde neler değişti? serum PSA (tarama programları) Tümörler lokal
Endometrium Karsinomları
Endometrium Karsinomları Prof. Dr. Türkan KÜÇÜKALİ Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Ankara Endometrium Adenokarsinomlarının Histolojik Tipleri Endometrioid adenokarsinom Silli
ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI
ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI 27.11.2014 GEBELİK VE LAKTASYON DÖNEMİNDE MEME KANSERİ Dr.Pınar Uyar Göçün Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 41 y, kadın Sağ memeden
Kanser Tedavisi: Günümüz
KANSER TEDAVİSİNDE MOLEKÜLER HEDEFLER Doç. Dr. Işık G. YULUĞ Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü [email protected] Kanser Tedavisi: Günümüz Geleneksel sitotoksik ilaçlar ve
MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ
MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ Sait Murat Doğan, A. Pınar Erçetin, Zekiye Altun, Duygu Dursun, Safiye Aktaş Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, İzmir Slayt 1 / 14 Meme Kanseri
Meme Olgu Sunumu. Gürdeniz Serin. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı. 3 Kasım Antalya
Meme Olgu Sunumu 3 Kasım 2016 Antalya Gürdeniz Serin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Olgu 35 yaşında kadın Sağ meme de kitle Özgeçmişinde: SLE - Renal Tx Radyoloji Mamografi: Sağ
Kolorektal Adenokarsinomlarda Tümör Tomurcuklanmasının Kolonoskopik Biyopsi ve Rezeksiyon Materyalleri Arasındaki Uyumu
Kolorektal Adenokarsinomlarda Tümör Tomurcuklanmasının Kolonoskopik Biyopsi ve Rezeksiyon Materyalleri Arasındaki Uyumu Saime Ramadan 1, Burcu Saka 2, Gülbanu Erkan Canoğlu 3, Mustafa Öncel 4 Başkent Üniversitesi
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ
POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ Prof. Dr. Fırat ORTAÇ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Jinekolojik Onkoloji Departmanı Polikistik Over Sendromu(PKOS)
Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle
Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör
Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi
Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına
KHDAK da Güncel Hedef Tedaviler
KHDAK da Güncel Hedef Tedaviler Prof.Dr. Adnan Aydıner İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü İstanbul William, WN et al. Nature Reviews, 2009 a Güncel Hedef Tedaviler EGFR İnhibitörleri EGFR: transmembran
Dr. Fatma PAKSOY TÜRKÖZ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji
Dr. Fatma PAKSOY TÜRKÖZ Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Mide Kanserinde Kemik Metastazı Klinik çalışmalarda; %0.7 - %3.4 Otopsi çalışmalarında;
ÜST ÜRİNER SİSTEM KANSERLERİNDE GÖRÜNTÜLEMENİN ÖNEMİ
Disiplinler arası üroonkoloji toplantısı-2014 ÜST ÜRİNER SİSTEM KANSERLERİNDE GÖRÜNTÜLEMENİN ÖNEMİ Dr. Mustafa HARMAN EÜTF Radyoloji 1 SUNUM AKIŞI Görüntüleme yöntemleri Görüntülemeden beklentiler - Tespit
TAKD olgu sunumları- 21 Kasım Dr Şebnem Batur Dr Büge ÖZ İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji AD
TAKD olgu sunumları- 21 Kasım 2012 Dr Şebnem Batur Dr Büge ÖZ İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji AD Konuşma akışı; ALK mutasyonu değerlendirmedeki sorunlar ROS-1 mutasyonu Avrupa pulmoner patoloji çalışma
ÇOCUKLUK ÇAĞI PAPİLLER TİROİD KANSERİNDE BRAF V600E MUTASYONU İLE KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİ VE NÜKS ORANI ÜZERİNE ETKİSİ
ÇOCUKLUK ÇAĞI PAPİLLER TİROİD KANSERİNDE BRAF V600E MUTASYONU İLE KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİ VE NÜKS ORANI ÜZERİNE ETKİSİ Ecem Nekay 1, Yalın İşcan 1, Abdülmuttalip Baysal 1, İsmail
İTF
Vaka takdimi 65 yaş, E Sağ sternoklaidomastoid kas posteriorunda 3,5x2,5 cm Yoğun kontrast tutulumu gösteren metastatik lenf nodu Klinik tanı: Tiroid Ca met? İİA yapıldı Prot. No. 24738-11 Hasta başı yeterlik
Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım
Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik
Prostat Tümörlerinde WHO 2016 Sınıflandırması DR. BORA GÜREL KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI
Prostat Tümörlerinde WHO 2016 Sınıflandırması DR. BORA GÜREL KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI Giriş En son WHO sınıflandırması 2004 yılında Son 12 yılda hatırı sayılır yenilikler
KARSİNOGENEZ Prof.Dr.Şevket Ruacan
KARSİNOGENEZ 2007 Prof.Dr.Şevket Ruacan Kanser anormal bir doku kitlesidir. Büyümesi normal dokulardan daha hızlıdır ve onlarla uyumlu değildir. Bu bozukluk değişimi başlatan uyarı ortadan kalktıktan sonra
ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY
ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam
Böbrek kanseri tanı ve sınıflaması
Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe 32 Böbrek kanseri tanı ve sınıflaması Altı çizili terimler sözlükte listelenmiştir. Tümörün evre, alt grup ve agresifliği sınıflamayı oluşturur. Çoğu böbrek kanseri hastası
TÜMÖR BELİRTEÇLERİ: BİYOKİMYASAL YAKLAŞIM. Prof. Dr. Erdinç DEVRİM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya AD
TÜMÖR BELİRTEÇLERİ: BİYOKİMYASAL YAKLAŞIM Prof. Dr. Erdinç DEVRİM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya AD [email protected] 2 Tümör Belirteçleri Tümör veya oluşan tümöre karşı vücudun diğer
Küçük renal kitlelerde aktif izlem
Küçük renal kitlelerde aktif izlem Prof Dr.Tarık Esen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Epidemiyoloji Erişkin malign tm: ~ % 3 İnsidansı artmakta 7.1 / 100,000 (1983) 10.8
Metastatik Renal Kanserlerinde Birinci Basamak Tedavi Seçenekleri
Metastatik Renal Kanserlerinde Birinci Basamak Tedavi Seçenekleri Dr. Deniz Tural Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Tıbbi Onkoloji İnsidans ve Epidemiyoloji İnsidans ve Epidemiyoloji
29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu
29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize
Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi
Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi 14.04.2017 Dr. Ebru YILMAZ İstanbul Üniveristesi İstanbul Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Neden evreleme yapıyoruz? Prognostik bilgi Hastalık
KARSİNOGENEZ. Prof.Dr.Şevket Ruacan
KARSİNOGENEZ Prof.Dr.Şevket Ruacan Kanser anormal bir doku kitlesidir. Büyümesi normal dokulardan daha hızlıdır ve onlarla uyumlu değildir. Bu bozukluk değişimi başlatan uyarı ortadan kalktıktan sonra
Doç. Dr. Ahmet ALACACIOĞLU
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ĠZMĠR KATĠP ÇELEBĠ ÜNĠVERSĠTESĠ ATATÜRK EĞĠTĠM VE ARAġTIRMA HASTANESĠ Ġç Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu: Prof. Dr. Servet AKAR GASTROĠNTESTĠNAL STROMAL TÜMÖRLERDE NÖTROFĠL/LENFOSĠT
Böbrek Kanserinde Prognostik Sınıflamalar
Böbrek Kanserinde Prognostik Sınıflamalar Dr. Özgür Yaycıoğlu Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Üroonkoloji Derneği Antakya Toplantısı, 8 Mart 2008 Giriş
ÜNİTE 19 KANSER VE GENETİK
ÜNİTE 19 KANSER VE GENETİK Prof. Dr. Gönül OĞUR 19.1. Normal Hücre-Kanser İlişkisi Vücut hücreleri, konsepsiyonu (spermin ovumu döllemesi) takiben oluşan zigotun ilk hücrelerinin defalarca tekrarlanan
BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ
BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık
mrcc Tedavisinde Olgular Eşliğinde Tartışma
mrcc Tedavisinde Olgular Eşliğinde Tartışma Doç.Dr.Adnan Şimşir - Yaklaşım,Risk Grupları Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji ABD Prof.Dr.İbrahim Cüretlibatır - Sitoredüktif Cerrahi Ege Üniversitesi
MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI
MEME KANSERİNDE YÜKSEK RİSK TANIMI DOÇ DR GÜL DAĞLAR ANEAH GENEL CERRAHİ MEME ENDOKRİN CERRAHİSİ KLİNİĞİ Prof Dr Lale Atahan Risk nedir? Absolut risk Belli bir sürede belli bir hastalığın bir olguda gelişme
KANSER AŞILARI. Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi
KANSER AŞILARI Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi Bir Halk Sağlığı Sorunu Şu an dünyada 24.600.000 kanserli vardır. Her yıl 10.9 milyon kişi kansere yakalanmaktadır. 2020 yılında bu rakam %50
KOLOREKTAL KARSİNOMA VE ÖNCÜ LEZYONLARINDA MİKROSATELLİT İNSTABİLİTESİNİN İMMÜNHİSTOKİMYASAL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
KOLOREKTAL KARSİNOMA VE ÖNCÜ LEZYONLARINDA MİKROSATELLİT İNSTABİLİTESİNİN İMMÜNHİSTOKİMYASAL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Seher YÜKSEL 1, Berna SAVAŞ 2, Elçin KADAN 3, Arzu ENSARİ 2, Nazmiye KURŞUN 4 1 Gümüşhane
TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile)
TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) 1. Gün 1. Oturum: Meme kanserine giriş, Patoloji ve Alt
Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012
Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve
Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN. Genel Cerrahi A.B.D.
Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN İ.Ü.. Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Genel Cerrahi A.B.D. Polip:Epitelyal yüzeyden doğan bir çıkıntı anlamındad ndadır Kolon Polipleri 1. Neoplastik:adenomatöz poliplerdir. a)tubüler
Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı
Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de
Over kanseri ve Endometriosis ilişkisi var mı? Yrd.Doç.Dr.H.Çağlayan ÖZCAN Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi KadınHastalıkları ve Doğum AD
Over kanseri ve Endometriosis ilişkisi var mı? Yrd.Doç.Dr.H.Çağlayan ÖZCAN Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi KadınHastalıkları ve Doğum AD Endometriozis Endometrial gland ve stromanınuterinkavite dışında
PI3K/AKT/mTOR Yolağı
PI3K/AKT/mTOR Yolağı PI3K/AKT/mTOR Yolağı Phospha'dilinositol 3-kinaz/protein kinaz B/mammalian target of rapamycin (PI3K/Akt/mTOR) Normal hücresel fonksiyonların yerine ge'rilebilmesi için gerekli olan
TÜMÖR NEDENLİ NEFREKTOMİLERDE RENAL PARANKİM LEZYONLARI. - Olgu Sunumu -
TÜMÖR NEDENLİ NEFREKTOMİLERDE RENAL PARANKİM LEZYONLARI - Olgu Sunumu - Prof. Dr. Dilek Ertoy Baydar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Hikaye 78 yaşında kadın hasta. Halsizlik
Endometrial stromal tümörler
Endometrial stromal tümörler WHO-2014 sınıflamasında neler değişti? Dr. Şennur İlvan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji AD Endometrial stromal tümör (1966) Endometrial stromal nodül Low grade endometrial
Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...
Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk
Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)
Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya
Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi
Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ
Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.
GİRİŞ: Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. Foliküler adenomlar iyi sınırlı tek lezyon şeklinde olup, genellikle adenomu normal tiroid dokusundan ayıran kapsülleri vardır. Sıklıkla
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları
KANSERDE RADYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME DOÇ. DR.İSMAİL MİHMANLI
KANSERDE RADYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME DOÇ. DR.İSMAİL MİHMANLI AMAÇ Kanser ön ya da kesin tanılı hastalarda radyolojik algoritmayı belirlemek ÖĞRENİM HEDEFLERİ Kanser riski olan hastalara doğru radyolojik tetkik
Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz?
Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz? Prof. Dr. Banu Bilezikçi Ankara Güven Hastanesi, Patoloji Bölümü Ankara Meme Hastalıkları Derneğinin III. Toplantısı 24 Kasım
PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ
PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ Dr. Nimet Karadayı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği Lenf nodları metastatik malignitelerde en
Dr. Filiz FİLİZ. T.C.S.B. Nusaybin Devlet Hastanesi
Dr. Filiz FİLİZ T.C.S.B. Nusaybin Devlet Hastanesi MEME KARSİNOMU Meme kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen malign tümördür. Spesifik morfolojik ve immünhistokimyasal özellikleri ve klinik
TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS. Reha Aydın. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS Reha Aydın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS Reha Aydın, İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe
Tartışma. Dr.Ali Arıcan
MİDE KANSERİNDE P53 EKSPRESYONUNUN PROGNOSTİK ÖNEMİ: META-ANALİZ Tartışma Dr.Ali Arıcan 5.Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi 22.Mart.2014 Antalya Mide Kanserinde P53 Ekspresyonunun Prognostik Önemi: Meta-analiz
24- HÜCRESEL RADYASYON CEVABININ GENETİK KONTROLÜ
24- HÜCRESEL RADYASYON CEVABININ GENETİK KONTROLÜ Radyasyona aşırı duyarlı bazı hücreler kullanılarak hücresel radyasyon cevabının genetik kontrolü ile ilgili önemli bilgiler sağlanmıştır.bu hücreler genellikle
AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi
AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin
Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya
Prostat Spesifik Antijen ve Günümüzdeki Gelişmeler Prostat Kanseri 2004 yılı öngörüleri Yeni tanı 230.110 Ölüm 29.900 Jemal A, CA Cancer J Clin 2004 Kanserler arasında görülme sıklığı #1 Tümöre bağlı ölüm
Birincil IgA Nefropatisinde C4d Varlığının ve Yoğunluğunun Böbrek Hasarlanma Derecesi ve Sağkalımı ile Birlikteliği
Birincil IgA Nefropatisinde C4d Varlığının ve Yoğunluğunun Böbrek Hasarlanma Derecesi ve Sağkalımı ile Birlikteliği 32. Ulusal Nefroloji, Hipertansiyon, Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi Dr. Cihan Heybeli
Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.
HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf
5. SINIF DERS NOTLARI BÖBREK TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Yaşar BOZKURT
5. SINIF DERS NOTLARI BÖBREK TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Yaşar BOZKURT I-Etyoloji ve sınıflama Böbrek tümörlerinin etiyolojisinde değişik faktörler rol alır. Ancak kesin bir neden de gösterilememiştir. Tütün kullanımı,
Pediatrik Over Tümörleri Slayt Semineri
Pediatrik Over Tümörleri Slayt Semineri Dr. H. Serap Toru Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji A.D. Antalya /Türkiye Takip 4 yıl, hastalıksız takipte Östradiol ve inhibin düzeyleri Pelvik USG 13
OLGU. 57 yaşında Sağ memede son 10 ayda hızla büyüyen kitle
OLGU 57 yaşında Sağ memede son 10 ayda hızla büyüyen kitle Meme USG; Sağ memeyi bütünüyle dolduran, düzgün sınırlı, içerisinde yer yer kistik alanların ve kalsifikasyonların izlendiği, yoğun vasküler sinyal
6 ay önce kadavradan kalp nakli olan 66 yaşındaki kadın hastada inguinal bölgede 3X3 cm da lenf düğümü saptandı. Lenf düğümü cerrahi olarak eksize
6 ay önce kadavradan kalp nakli olan 66 yaşındaki kadın hastada inguinal bölgede 3X3 cm da lenf düğümü saptandı. Lenf düğümü cerrahi olarak eksize edildi. CD20 CD10 Bcl-6 Bcl-2 Ki-67 MUM-1
SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI
SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı
Tıbbı Onkoloji Dışkapı Yıldırım Beyazıt E.A.H Görevler: Görev Unvanı Görev Yeri Yıl Uzman Doktor-
TANITIM Adı Soyadı: Semiha URVAY (Elmacı) Doğum Tarihi:22 Temmuz 1979 Unvanı: Tıbbı Onkoloji Uzmanı Öğrenim Durumu: Tıpta Uzmanlık Yabancı Dil: İngilizce UDS puanı:84 e-mail: [email protected]
MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ
MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ Prof. Dr. Şahsine Tolunay Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 17.10.2015 OLGU 43 yaşında kadın 2 çocuğu var Sol memede ağrı ve kitle yakınması mevcut
İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI
RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011
KANSER NEDİR? ONKOGEN VE KANSER. Hücre döngüsü. Siklin-Siklin Kinaz 1/30/2012 HÜCRE DÖNGÜSÜ. Siklin Kinaz inhibitörleri BÜYÜME FAKTÖRLERİ
KANSER NEDİR? ONKOGEN VE KANSER Prof.Dr.Dildar Konukoğlu Bir hücre veya hücre grubunun kontrol dışı büyümesi ve çoğalması ve Bu hücrelerin bulundukları yerden ayrılarak farklı lokalizasyonlarda bu faaliyetlerini
PROSTAT ADENOKARSİNOMLARINDA MAMMALIAN TARGET OF RAPAMYCIN (mtor) YOLAĞININ PROGNOZA ETKİSİ
PROSTAT ADENOKARSİNOMLARINDA MAMMALIAN TARGET OF RAPAMYCIN (mtor) YOLAĞININ PROGNOZA ETKİSİ Uzm. Dr. Nilhan KAYA* Prof. Dr. Kutsal YÖRÜKOĞLU* *Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim
Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi
Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi Deniz Eda Orhan, Ayşenur Şahin, Irmak Üstündağ, Cenk Anıl Olşen, Aziz Mert İpekçi Danışmanlar: Doç. Dr. Ömer Dizdar Dr.
Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde
GERİATRİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA KOMORBİDİTE VE PERFORMANS SKORLAMALARININ PROGNOSTİK ÖNEMİ; TEK MERKEZ DENEYİMİ
GERİATRİK HEMODİYALİZ HASTALARINDA KOMORBİDİTE VE PERFORMANS SKORLAMALARININ PROGNOSTİK ÖNEMİ; TEK MERKEZ DENEYİMİ Murat Tuğcu, Umut Kasapoğlu, Çağlar Ruhi, Başak Boynueğri, Özgür Can, Aysun Yakut, Gülizar
DOÇ.DR.YAŞAR BOZKURT
DOÇ.DR.YAŞAR BOZKURT ETYOLOJİ Tütün kullanımı kadmiyum asbest petrol ürünleri herpes virüs obezite BENİGN TÜMÖRLER Böbrek kistleri Adenom Onkositom Angiomyolipom(Hamartom) Leiomyolipom Juxtaglomerüler
TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ
TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ Dr. Zümre ARICAN ALICIKUŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi AD Mart 2014 Sunum Planı: Meme Kanserinde Radyoterapinin Yeri Triple Negatif Meme
PROSTAT KANSERİNDE YENİ DERECELENDİRME SİSTEMİ. Prof. Dr. Işın Kılıçaslan İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı
PROSTAT KANSERİNDE YENİ DERECELENDİRME SİSTEMİ Prof. Dr. Işın Kılıçaslan İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı GLEASON DERECELENDİRME SİSTEMİ GLEASON SKORU Hastalığın evresi Biyokimyasal ve
