Araşırma Makaleleri REEL DÖVİZ KURU BELİRSİZLİĞİ İ TİCARET PERFORMA SI A ETKİSİ: TÜRKİYE UYGULAMASI Erşan SEVER ÖZET Bu çalışmada reel döviz kuru belirsizliğinin Türkiye nin icare performansına ekisi araşırılmışır. Döviz kuru belirsizliğini ölçmede AR- EGARCH yönemi kullanılmışır. Eşbüünleşme ve haa düzelme ekniği kullanılarak döviz kuru belirsizliği ile dış icare arasındaki ilişkiler 1988:01 2009:02 dönemi üçer aylık veriler kullanılarak araşırılmışır. Reel döviz kuru belirsizliğinin reel ihracaı negaif, reel ihalaı ise poziif ekilediği sonucuna ulaşılmışır. Anahar Kelimeler: Belirsizlik, Reel Döviz Kuru, İhraca, İhala, Egarch THE EFFECT OF REAL EXCHA GE RATE U CERTAI ITY O TRADE PERFORMA CE: THE CASE OF TURKEY ABSTRACT This sudy empirically invesigaes he impac of reel exchange rae uncerainy on Turkey s rade performance. AR-EGARCH mehod is used o measure real exchange rae uncerainy. Johansen co inegraion and vecor error correcion echniques are used o undersand he implicaion of real exchange rae uncerainy for Turkey s expor and impor, using quarerly daa from 1988:01 o 2009:02. The resuls of empirical indicae ha real exchange rae uncerainy has negaive effec on expor volume, bu posiive effec on impor volume. Keywords: Uncerainy, Real Exchange Rae, Expor, Impor, Egarch GİRİŞ Döviz kurlarının herhangi bir şekilde değişmesi faiz oranı, fiyalar, ödemeler dengesi ve isihdam gibi birçok makro ekonomik değişkeni ekileyebilmekedir. 1970 li yılların başından iibaren sabi döviz kuru * Yrd.Doç. Dr., Harran Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi İkisa Bölümü Öğreim Üyesi esever@harran.edu.r.
78 Erşan SEVER siseminin erk edilmesiyle birlike döviz kurundaki dalgalanmaların büyüklüğünde de arış meydana gelmişir. Döviz kuru dalgalanmalarına bağlı olarak oraya çıkan belirsizlikler ülkelerin dış icare seviyelerini farklı şekillerde ekilemekedir. Özellikle son 15 yıllık süreçe çeşili şekillerde meydana gelen ekonomik krizler, döviz kuru belirsizliklerinin uluslararası icare hacmi üzerindeki ekilerinin daha çok ekonomis arafından araşırılmasına neden olmuşur. Bazı çalışmalardan elde edilen sonuçlar döviz kuru belirsizliğinin dış icarei olumsuz ekilediği yönünde iken, bazıları ise olumlu ekilediği şeklinde sonuçlanmışır. Buna ilave olarak herhangi bir eki yapmadığı ya da karışık eki yapığı biçiminde sonuçlara da ulaşılmışır. Bu bakımdan döviz kurlarındaki belirsizliklerin uluslararası icarei ne yönde ekileyeceği konusunun kesinlik kazanmadığını söyleyebiliriz. Bu bağlamda Türkiye de reel döviz kuru belirsizliğinin dış icare performansına ekilerinin araşırıldığı bu çalışmanın ilk bölümünde eorik değerlendirmeler ele alınmış, ikinci kısımda ise Türkiye praiğinde reel döviz kuru belirsiliğinin ekileri eşbüünleşme esi ve vekör haa düzelme modeli yardımıyla araşırılmışır. 1. Teorik Değerlendirme Döviz kuru belirsizliklerinin dış icare üzerindeki ekileri geleneksel yaklaşım, fırsalar yaklaşımı ve alernaif yaklaşım olarak üç al başlıka incelenmekedir. 1.1. Geleneksel Yaklaşım Geleneksel modellerde döviz kuru dalgalanmaları uluslararası işlemlerde risk ve belirsizlik arışlarıyla birleşmeke ve icare üzerinde caydırıcı eki yapmakadır. Piyasa kaılımcıları risklere karşı muhalif avır sergilerlerse, bu ekonomik birimler açısından döviz kuru oynaklıklarıyla birleşen risken uzak durmanın maliyeine kalanmaya razı olduklarını gösermekedir. Bu durumda bir firmanın ihraca malı arz eğrisi döviz kuru oynaklığı nedeniyle sol arafa doğru kayacakır. Döviz kurunun değişkenlik göserdiği koşullarda her ihraca malı mikarı ya da ihala malı mikarı için uygun gelen fiya daha yüksek olacakır. Genel manada icare hacminde aşıma maliyelerindeki bir arışın neden olacağı azalmaya benzer bir biçimde gerileme meydana gelecekir (Qian ve Varangis, 1992: 1). Döviz kuru belirsizlikleri ve dış icare arasındaki ilişkiyi analiz eden ilk çalışma Clark arafından (1973) yapılmışır. Çalışmada ihraca yapan firmalar üreimlerini am rekabe koşulları alında yapmaka ve genelde saışları yur dışına yönelik olmakadır. Modelin en basi versiyonunda firma üreimini ihala girdisi kullanmadan gerçekleşirdiği ve ihraca yapığı malın fiyaının yabancı para üründen olduğu varsayılmakadır. Aynı zamanda bunlar egzojen değişken olarak modele dâhil edilmekedir. Bunun yanında
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 79 firmaların ödemeleri yabancı para üründen ve risklere karşı korunmanın kısılı vaziyee bulunduğu kabul edilmekedir. Döviz kurlarının geleceği konusundaki belirsizlikler, ulusal para üründen ihracaların ne kadar olacağı konusunda da geleceke belirslizlik meydana geirmekedir. Firmalar ihracalarını bu belirsizliği dikkae alarak yapmak durumunda kalmakadırlar. Ulusal para üründen kazanç fonksiyonunu kuadraik olduğu varsayımında faydalarını maksimize emeyi amaçlamakadırlar (U(Π)=aΠ+bΠ 2 ). Riksen uzaklaşma b kasayısı ile emsil edilmeke ve sıfırdan (b<0) daha düşük değer almakadır. Birinci koşul olarak firmaların marjinal maliyelerinin marjinal gelirlerini geçmesi gerekmekedir. İkincisi firmaların maruz kaldıkları riskleri elafi eme zorunluluğu bulunmakadır. Bu durumda arz eğrisi sol arafa doğru kaymaka, üreim ve icare hacmi azalmakadır. Risken uzak kalmak iseyen işlemeler maruz kaldıkları riskleri düşürmek iseyeceklerdir. Bunun sonucunda saışların azalması süreiyle hem kazançlar hemde kazançların değişkenliğinde azalma meydana gelirken beklenen faydada da arış meydana gelmekedir. Öe yandan girdiler ihal ediliyorsa belirsizlik oramında ihraca üreimindeki anlaşmalar daha kısa süreli olacakır. Bu şekilde kazançların varyansları döviz kuru değişkenliğine bağlı olarak oransal değişmesi engellenmeye çalışılmakadır. Burada en eksrem durum, ulusal para üründen gelir ve maliyein am korelasyonu olduğunda, daha büyük değişkenliklerin kazançların varyansına eki ememesi olarak göserilebilir (Côé, 1994: 3) Baron (1976) am rekabe koşulları alında döviz kuru dalgalanmalarının fiyalar üzerindeki ekilerini fiyalama yapılan para ürü bağlamında açıklamaya çalışmışır. İhracaçılar yabancı paradan fiyalama yapmışlarsa, bu akdirde fiya riski ile karşı karşıya kalmakadırlar. Anlaşma süresince fiyalarda değişim olmadığı için alep mikarı bilinmesine rağmen gelirler azalmaka ve kârlılık belirsizleşmekedir. Ulusal para ile fiyalama yapılırsa, bu defa da ihracaçılar mikar riski alında kalmakadırlar. Fiya değişmeleri dolayısıyla alıcılarda belirsizlik oluşması, alep düzeyinde belirsizlik meydana geirmekedir. Gelirlere ilave olarak üreim maliyelerinde de kesinlik kaybolmakadır. Her iki durum için de risken kaçınmayı arzulayan firmalar maruz kalacakları riskleri düşürmek için çaba sarf edeceklerdir. Öe yandan fiya ekileri farklı şekilde oraya çıkabilmekedir. Eğer firmalar yabancı para ile fiyalama yapmışlarsa risklerdeki bir arış fiya arışlarını da beraberinde geirecekir (arz eğrisi yukarı kayar). Daha yüksek fiyalarda beklenen kârlılıklar azalır (opimal fiyalarda alep elasikikir) ve beklenen faydada düşüş görülür. Firmanın anlaşması ulusal para üründen ise hedeflenen piyasadaki alep fonksiononunun özelliğine bağlı olarak epki gerçekleşecekir. Eğer fonksiyon doğrusal ise fiyalarda gerileme meydana gelecekir. Fiya azalışları alepe arış meydana geirirken, fiya-maliye
80 Erşan SEVER marjlarını düşürmeke ve kâr beklenileri ve varyansları azalmakadır (Côé, 1994: 4). Buna ilave olarak Hooper ve Kohlhagen'in (1978) döviz kuru belirslizliklerinin dış icare ilişkisini araşıran çalışmaları bulunmakadır. Vadeli piyasalarda döviz kuru riskine karşı korunma yöneminin (hedge) oransal (% olarak) değerleri ve risken uzak kalmak iseme derecesine göre, özel firmalar için arz ve alep eğrileri oluşurulmuş ve açıklayıcı değişken olarak da anlaşma yapılan paranın ürü dâhil edilmişir. Bu çalışmanın en önemli kakısı risklere karşı korunmanın mevcu olmadığı koşullarda nominal döviz kurlarındaki dalgalanmaların risklere ekisinin ne oranda olduğunu analiz emesidir. Önceki varsayımlardan bazıları yine bu çalışmada da kullanılmışır. Piyasa fiyaını kabullenen konumundaki ihalaçılar am rekabe (bilinen alep eğrisi) ile karşı karşıya iken ihracaçılar ise monopolisik piyasa koşullarında ürünlerini yur dışına samakadırlar. Bu durumda döviz kurundaki dalgalanmaların arışından doğan döviz kuru risklerinin, arz ve alep eğrilerini aşağı doğru kaydırması fiya ve mikarları düşürmekedir. Söz konusu fiya ve mikarlardaki bu düşmeler ihalaçıların alep esnekliği ve onların risken uzaklaşma derecesine bağlıdır. İhracaçılar (üreim yapanlar) risklere maruz kaldıkça, fiyalarda arış ve mikarlarda ise azalış beklenebilir (Pickard, 2003: 3). Geleneksel yaklaşım belirsizliklerin nedenleri üzerine yoğunlaşırken, belirsizlik oamında nasıl bir davranış sergileneceği konusunda amin edici önerilerde bulunmamışlardır. Öe yandan döviz kuru risklerinin ekonomik birimler için bazı fırsaların oluşumunu sağladığı yönünde yaklaşımlar da bulunmakadır. 1.2. Risk ve Porföy Yaklaşımı Bu düşünce, geleneksel yaklaşımın emel felsefesine karşı çıkarak, döviz kuru değişkenliklerinin dış icaree her zaman olumsuz eki yapmayacağını, haa ihracaçıların kazançlı çıkabileceklerini öne sürmekedir. De Grauwe (1987) geleneksel okulun düşüncesi üzerine bir eleşiri geirerek, kârlılık fonksiyonunun dış bükey olduğu konusunda ikna edici görüşler gelişirmişir. O na göre, ihraca gelirinden beklenen fayda fonksiyonun konveks ve konkavlığı risken uzaklaşma durumunu görmeyi sağlamakadır. Konveks olması, üreicilerin yeerli düzeyde risklerden uzaklaşığını ifade emekedir. İhraca gelirlerinden beklenen fayda fonksiyonu konveks ise döviz kuru dalgalanmalarındaki yükselmeler ihracaı eşvik edecekir. Tersi durum da ise olumsuz ekileyecekir. Risken uzaklaşan ekonomik birimler döviz kuru risklerindeki yükselmeler karşısında gelirlerinin aşırı düşmesinden endişe duyarlar ve bu durumu elafi emek üzere daha fazla ihraca yapmak iserler. Öe yandan risklerden daha az İhalaın girdi olarak kullanılmasıyla üreilen mallar yur içi piyasada saılmakadır.
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 81 uzaklaşmış durumdaki birimler, söz konusu döviz kuru riski nedeniyle oluşan kayıplardan dolayı daha az endişe duyarlar ve ihracaı arırmak için yüksek oranlı çaba sarf emezler. Bu durum döviz kuru risklerdeki arışların meydana geirdiği gelir ve ikame ekisi ile daha açık ifade edilebilir. Döviz kuru riskindeki arışlar ekonomik birimlerin riskli ihraca akivielerinden daha risksiz olan uygulamalara geçmelerini sağladığından ikame ekisi kendisini göserir ve ihraca azalır. Gelir ekisi ise ihraca gelirlerinden beklenen faydanın azalmasından doğan kayıpları dengelemek amacıyla kaynakların ihraca sekörüne doğru kayması sonucunda oluşmakadır. Bu anlamda bir ekonomide gelir ekisi ikame ekisinden fazla olursa döviz kuru dalgalanmaları ihraca akivielerini poziif, diğer durumda ise negaif ekileyebilmekedir (De Grauwe, 1987: 4 5). Kârlılık fonksiyonunun dış bükeyliği icare ve döviz kuru riski arasındaki poziif ilişkiyi ifade emesine rağmen, bu yaklaşımın daha önemli emel düşüncesi modern porföy farklılaşması ışığında döviz kuru riskini açıklamasıdır. Farrell arafından özelendiği üzere, ekonomik birimler poansiyel geiri oranlarıyla bağlanılı şekilde düşük, ora ve yüksek risk akivieleri doğrulusunda yaırımlarını şekillendirerek karlılıklarını maksimize emeye çalışmakadırlar. Döviz kurlarındaki dalgalanmanın boyuunda meydana gelen arışın doğurduğu yüksek riskler, icare yapan ve nör risk isemeyen birimlerin cesareini kırmayacak, aynı zamanda porföy çeşilemesinden dolayı onlara kazançlı çıkma fırsaını sunacakır (Pickard, 2003: 3). Geçmiş dönemlere göre kıyaslandığında özellikle gelişmiş ülkelerdeki iyi çalışan vadeli işlem piyasaları, ihraca ve ihala yapan firmaların döviz kurundaki öngörülmeyen değişimler karşısında meydana gelecek olumsuzluklara karşı daha korunaklı duruma geirmişir. Haa döviz kuru dalgalanmalarının olumsuzluklarını azalacak çeşili olasılıklar da bulunmakadır. Son dönemlerde elde edilen bazı ampirik sonuçlar, firmaların döviz kuru dalgalanmaları karşısında hızlı bir şekilde ayarlama sürecine girdiklerini gösermekedir. Söz gelimi ihraca yabancı paradaki değer kaybı ile fiyalanmışsa, döviz kurundaki azalmadan kaynaklanan ihracaçıların kayıpları en azından kısmen yabancı para üründen daha yüksek fiyala dengelenmekedir. Aynı zamanda ihracaçıların parasının değeri düşen ülkelerden daha fazla ara malı girdisi kullanmalarını da sağlamakadır. Bu şekilde azalan ihraca gelirleri daha düşük girdi maliyeleri ile de kısmen dengelenmekedir. Buna ilave olarak çok sayıda ülke ile icarein yapılması durumunda bazı döviz kurlarının dengelenme yönüne doğru hareke emeleri, bir bakıma döviz kuru riskine karşı korunmayı gerçekleşirmekedir. Sonuç olarak uluslararası şirkelerin yabancı para riskine karşı ihraca ve ihalalarının olumsuz ekilenmesini önleyecek varlık porföyleri ve çeşili para ürlerinden borçlanma seçeneklerinin varlığından söz edilebilir (Clark ve diğerleri, 2004: 15).
82 Erşan SEVER Ayrıca büyük ulusal piyasalarla büünleşen uluslararası firmaların varlığında döviz kuru dalgalanmaları, bu firmalara üreimlerini yur içi ve yur dışı piyasalarlar arasında yeniden dağıım imkânlarını vermeke ve uluslararası icareen yararlanma poansiyelini arırmakadır (Chi, Rizov, Willenbockel, 2008: 7) Bununla birlike döviz kuru belirsizliklerinin dış icaree ekilerini bamış maliyeler ve icarein kompozisyonu bakımından ele alan çalışmalar da bulunmakadır. Bunlar, diğer yaklaşımlar başlığı alında ele alınmakadır. 1.3. Diğer Yaklaşımlar Dış icare ve döviz kurları arasındaki ilişkinin başka bir yönü bakımından bamış maliyein (önceden yapılan harcamlar) fonksiyonu üzerinde durulmakadır. Dış piyasalara uyumlu olması nedeniyle önemli yaırımlar sonrasında üreilen çeşili malların alım-saım işlemlerinin gerçekleşirildiği uluslararası piyasalarda ihracaa yönelik firmalar pazarlama ve dağıım ağını ihraca piyasaları için özel olarak oluşurulmakadırlar. Bamış maliyeler esasında döviz kurlarındaki kısa dönemli harekeler karşısında firmaların daha az epki vermelerini sağlamakadır. Belirsizlikler karşısında firmalar genelde bekle gör akiği izleyerek, değişken maliyelerin iyileşmesini bekleyebilmeke ve ihraca piyasasında kalabilmekedirler. Döviz kurlarının eski seviyesine düşmesiyle, baan maliyelerin bir kısmını elafi edebilmekedir. Bamış maliyeler konusunda Mc Donald ve Segel (1986), Dixi (1989), Krugman (1989) ve Franke (1991) gibi ikisaçıların çalışmaları bulunmakadır. Buradan çıkan genel kanaa, ihraca piyasasına giriş ve çıkış kararlarında bilinen sabi ve değişen maliyeler yanında uygulamada karşılaşılan maliyeler de ekili olmakadırlar. Döviz kurundaki dalgalanmaların giderek arması firma kararlarının daha da korunması düşüncesini hâkim kılmakadır. Döviz kurlarındaki dalgalanma aralığı ararsa firmalar ya piyasada kalmaya devam emekeler ya da hiç girmemekedirler. Bu bakımdan döviz kurları dalgalanmaları piyasaya giriş ve çıkış kararlarını erelemeyi arırmakadır (Clark ve diğerleri, 2004: 16-17). Bunun yanında Kumar (1992) arafından yapılan çalışmada döviz kuru risklerinin icare hacmini azalma ihimaline karşın, endüsri içi icarei gelişirebileceği vurgulanmışır. Döviz kuru riskleri ne icarei azalırsa, mukayeseli avanajlarda gerilemeler oraya çıkmakadır. Mukayeseli avanajlar azaldığı zaman ekonomiler daha çok birbirine benzemeke, uzmanlaşma azalmaka ve endüsri içi icare gelişmekedir. Çünkü riske maruz kalmak isemeyen müeşebbisler kaynaklarını mukayeseli üsün oldukları icare sekörü yerine dış icarein yapılmadığı diğer sekörlere kaydırmakadırlar. Bu nedenle döviz kuru riskindeki bir arış eknolojik değişimi ve ülkelerarasındaki icarei olumsuz ekileyebilir (Côé, 1994: 10). Öe yandan Osler ve Carlson büyük para piyasalarında fiya belirsizliği ve icare hacmi arasında sıkı bir korelasyon olduğuna dikka
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 83 çekmekedir. Ticare hacmindeki belirsizliklerin ahvil ve hisse senedi piyasalarındaki gelişmelerle yakından ilgili olduğu vurgulanmışır. Burada üzerinde durulan konu yüksek fiya belirsizliğinin eşvik eiği yüksek spekülaif harekelerin icare hacmi üzerinde eki yapmasıdır. Bu bağlamda Japonya, Hong Kong ve Singapur da piyasadaki yabancı kaılımcıların yüzde 90 ı belirsizlik arışlarının nedeni olarak spekülasyon harekelerini görmekedirler (Carlson ve Osler, 1998:1). Öe yandan rasyonel nielikli spekülasyonlar döviz kuru belirsizliğini azalıcı eki yapığı yönünde görüşler de bulunmakadır. Bu düşünceye göre rasyonel spekülaörler yüksek fiyalardan saıp, düşük fiyalardan para alarak piyasada dengeleyici rolü üslenmekediler. Bu anlamda spekülaörlerin çok nadir olarak isikrarı bozucu ekisi olabileceğinden söz edilebilir. Haa Friedman a göre piyasada rasyonel spekülaörler daha başarılı sraeji izledikleri için piyasada kalmaya ve dengeleme fonksiyonunu sürdürmeye devam ederler, diğerleri ise kısa süre içerisinde piyadan çıkmak zorunda kalırlar(carlson ve Osler, 3).. 2. Amprik Çalışmalar ve Sonuçları Döviz kuru belirsizliklerinin dış icare üzerindeki ekilerini analiz eden çok sayıda ampirik çalışma bulunmakadır. Faka bu çalışmalardan elde edilen bulgularda çeşililik olduğu gözlemlenmekedir. Kimi çalışmalarda belirsizlikler dış icarei olumsuz ekilerken, kimi çalışmamarda ise olumlu ekilenmekedir. Öe yandan döviz kuru belirsizliklerinin herhangi bir eki yapmadığı yönünde sonuçlara da ulaşıldığı görülmekedir. Koray ve Lasrapes (1989) VAR modeli kullanarak dalgalanmanın icaree ekilerini araşırmışlardır. Onlar icarein yalnızca döviz kuru dalgalanmasından ekilenmediği varsayımından yola çıkarak çalışmalarına dış icarei ekileyen dışsal makro değişkenleri de dâhil emişlerdir. Kanada'nın da dâhil olduğu 5 ülke örneğinde reel döviz kuru dalgalanmalarının ihala üzerindeki ekileri sabi kurların uygulandığı dönem (1961 1971) ve esnek kurların uygulandığı (1975 1985) dönem ayrışımı yapılarak araşırılmışır. Sabi kurlardan esnek kurlara doğru geçildiğinde dalgalanma mikarları armaka, faka döviz kuru dalgalanması ile icare arasındaki ilişki zayıf oranda da olsa negaif yönlü olmakadır. ABD nin ihalaındaki varyans ayrışımlarında dalgalanmalardaki değişmelerin oranı çok düşük düzeydedir. İhalaa Kanada'nın ABD'yi açıklayıcı değeri yaklaşık %4 civarındadır. En büyük ekinin %11 ile Japonya'ya ai olduğu gözlenmişir. Bini-Smaghi (1991) Avrupa Para Sisemi içerisinde sanayi malları icarei üzerine bir araşırma yapmışır. 1976 1984 dönemi için Almanya, Fransa ve İalyanın ihraca hacmi ile Avrupa Para Sisemi içindeki effekif
84 Erşan SEVER kurların değişim oranları arasındaki ilişkiyi incelemişir. İncelenen üç ülkenin icare hacmi ile döviz kuru dalgalanması arasında negaif ve önemli ilişkiye raslanmışır. Bu dalgalanmanın aynı zamanda fiyaları da ekilediği gözlenmişir. Almanya da fiyalar negaif değer alırken diğer ülkelerde ise poziif değer almakadır. Bu sonuçlar Almanya ve İalya için risklerin önemli kısmının ihracaçılar arafından kalanıldığını gösermekedir (Côé, 1994: 20). Kroner ve Lasrapes (1993) döviz kuru dalgalanmalarının icare hacmi ve fiyalar üzerindeki ekilerini iki aşamalı yönem yerine GARCH modeli kullanarak analiz yapmışır. ABD nin de dahil olduğu 5 gelişmiş ülke ekonomisinde nominal döviz kuru dalgalanmalarının icarei ekilediği yönünde kanılara raslanmışır. Bulgulara göre ABD için dalgalanmanın ekilerinin daha kesin olduğunu söyleyebiliriz. Faka her ülke için dalgalanmanın büyüklüğü ve işarei değişebilmekedir. ABD, Fransa ve Japonya için dalgalanmaların fiyalar üzerindeki ekileri geçici olmakadır. ABD ve İngilerede döviz kuru dalgalanmaları icarei olumsuz ekilerken, Fransa ve japonyada poziif faka önemsiz düzeyde eki yapmakadır. Dell'Ariccia (1999) 15 Avrupa birliği üyesi ile ve İsviçre arasında 1975 1994 yılları aralığında döviz kurlarındaki dalgalanmaların dış icare üzerindeki ekilerini araşırmışır. aylık nominal ve reel döviz kurlarının logarimik birinci farklarının sanar sapmaları, vadeli kurların haalarının karesi oplamı, spo kurların maksimum ve minimumları arasındaki farkların % değerleri gibi dör faklı belirsizlik değişkenleri kullanmışır. Basi regresyon modelinde döviz kuru dalgalanması küçük oranlı da olsa icarei olumsuz ekilemekedir. 1994 yılı için oplamda dalgalanmanın sıfıra inmesiyle nominal döviz kurları %12, reel kurlar %13 ve vadeli kurların haaları ise %10 oranında icare seviyelerini arırıcı eki yapmışır. Burada üzerinde durulması gereken konu nominal döviz kuru dalgalanmasından elde edilen sonuçlar ile reel döviz kuru dalgalanmasından elde edilen sonuçlar yakın değerde çıkmasıdır. Yani, nominal ve reel döviz kuru dalgalanmaları arasında sıkı bir korelasyon bulunmasıdır. Rose (2000) 186 ülke bazında ve 1970 1990 dönemini beşer yıllık aralıklarla oplamış olduğu verileri kullanarak incelemişir. Çalışmada para birliğinin ekileri yanında döviz kurundaki değişkenliğinin ekilerini es emek amaçlanmışır. Değişkenlik ölçüsü olarak iki yanlı döviz kurları arasındaki aylık verilerin doğal logariması alınan serilerin birinci farklarının sandar sapması ercih edilmişir. Kullanmış olduğu havuzdaki oplamış olduğu daalara göre belirsizlikler küçük ama negaif eki yapmakadır. Sandar sapmadaki birimlik azalma icarei %7 ve oralamadan sapmadaki bir birimlik azalmada ise icarei %5 oranında arırmakadır.
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 85 Grier ve Smallwood (2007) 9 gelişmiş ve 9 gelişmeke olan ülke bazında döviz kurlarının uluslararası icare üzerindeki ekilerini araşırmışır. Ülkelerin gelişmişlik durumlarına göre ayırışım yapılarak analiz edilen bu çalışmanın sonuçları, ele alanın gelişmeke olan ülkelerin amamında döviz kuru belirsizliklerinin negaif ve önemli ekiye sahip olduklarını, gelişmiş ülkelerde ise önemsiz düzeyde eki yapığını gösermekedir. Bunun yanında her iki ülke grubunda için yur dışı gelir belirsizliklerinin reel döviz kuru belirsizliğinden çok daha fazla oranda dış icare seviyeleri üzerinde belirleyici oldukları gözlenmişir. Arize, Malindreos ve Kasibhala (2003) 1973 1998 yılları arasındaki çeyrek dönemlik verileri kullanılarak 10 gelişmeke olan ülke bazında döviz kuru dalgalanmalarının icare akımları üzerindeki ekilerini johansen eş büünleşme esi ile araşırmışır. Haa düzelme modelindeki kısa dönem dinamikleri ve eşbüünleşmenin durağanlık esleri Hansen yönemi kullanılarak yapılmışır. Buna göre döviz kuru dalgalanmaları hem kısa hem de uzun dönemde ihraca alepleri üzerinde önemli oranda negaif eki yapmakadır. Buradan harekele piyasaya müdahalelerin kaynakların yeniden dağılımına kakı yapabileceğini ifade emek mümküm görünmekedir. Öe yandan McKenzie ve Brooks (1997) 1973:4 1992:9 döneminde döviz kuru dalgalanmalarının Almanya ile Amerika Birlieşik Devleleri arasındaki iki yönlü ekilerini ARCH modeli yardımıyla analiz emişir. Önceki dönemde yapılan birçok çalışmanın ersine kur dalgalanmalarının iki yönlü icare üzerindeki ekisi isaisikî bakımdan önemli ve poziif yönlü olarak gerçekleşmişir. Bunun yanında Bailey ve Tavlas (1988) 1975 1986 dönemi için üçer aylık veriler yardımıyla ABD de döviz kuru dalgalanmalarının ihraca seviyeleri üzerindeki ekilerini analiz emişir. Sonuçlar döviz kuru dalgalanmalarının önemli bir eki yapmadığını gösermişir. Lee (1999) Asya krizi sonrasında döviz kuru rejimi arışmalarının yapıldığı süreçe dalgalı döviz kuru uygulamalarında döviz kuru belirsizliklerinin fiyalar ve dış icare üzerindeki rolünü araşırmışır. Döviz kuru dalgalanmalarının uluslararası icarei ekileyeceği düşüncesini desekleyen önemli sonuçlara ulaşılmamışır. Bunun yanında döviz kurları dayanıklı olmayan mallardan ziyade dayanıklı malların fiyaları üzerinde belirleyici olmaka ve risken kaçınmak iseyen ükeiciler risk primi kadar dayanıklı mallar için daha düşük fiya ödemek isemekedirler. Eksik rekabe piyasası koşulları alında kur belirsizlikleri dayanıklı malların nispi fiyaları daha düşük seviyeye düşürebilmekedir. Buradan harekele döviz kurlarının farklı mal gruplarının nispi fiya farklarından dolayı icare mikarlarını değişirebilmekedir. Döviz kuru risklerine karşı korunmaların yüksek seviyede olduğu ülkelerde alıcıların daha raha davrandıkları gözlenmekedir.
86 Erşan SEVER Tenreyro nun (2003) 1970 99 yılları aralığında çok sayıda ülkeyi ele alarak yapmış olduğu analizde de nominal döviz kuru değişkenliğinin icare akımları üzerinde önemli ekisinin olmadığı sonucu elde edilmişir. Türkiye de döviz kuru değişkenliği ve dış icare ilişkisini analiz eden çalışmalar da bulunmakadır. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar genelde döviz kuru belirsizliğinin dış icarei olumsuz ekilediği yönündedir. Söz gelimi Özbay (1999), 1988 1997 arası dönemini ele alarak döviz kuru belirsizliğini GARCH modeli yardımıyla ahmin emiş ve reel döviz kuru belirsizliği ihraca hacmini önemli ölçüde düşürürken, ihala hacmi üzerinde ise aynı düzeyde eki yapmadığı espi edilmişir. Vergil (2002), Türkiye de döviz kuru oynaklığı ve icare akımlarına ekisini 1990 2000 döneminde Avrupa birliğindeki üç büyük icare orağı ve ABD ye olan ihraca bağlamında eş büünleşme ve haa düzelme modelleri kullanarak araşırmışır. Türkiye nin reel ihracaı ve döviz kuru oynaklığı arasında uzun dönemde İngilere, Almanya ve Fransa için isaisiksel olarak anlamlı ve negaif bir ilişkinin varlığını espi emişir. Diğer ülkeler için de kısa dönemde döviz kuru oynaklığının ekisi isaisiksel olarak önemsiz değer almışır. Kasman (2003), Türkiye de reel döviz kuru oynaklığının ihraca üzerindeki ekilerini sekörel bazda incelemişir. Aylık verilerden yararlanarak 1989 2002 dönemini kapsayan çalışmasında, eşbüünleşme ve haa-düzelme ekniklerini kullanmış ve ihraca modelini hem sekörel hem de oplam düzeyde ahmin emişir. Çalışma sonucuna göre, reel efekif döviz kuru oynaklığı ihraca düzeyini belirlemede önemli bir değişken olarak bulmuşur. Reel döviz kuru oynaklığının ihraca üzerinde kısa dönemli ekisi çoğu sekörde poziif olmasına rağmen, uzun dönemde bu ekinin baskın olmadığı sapanmışır. Elde edilen bulgular reel döviz kuru oynaklığının oplam ihraca üzerindeki ekisinin hem uzun dönemde hem de kısa dönemde negaif olduğunu gösermişir. 3. Model, Daa ve Değişkenlerin Tanımlanması İhraca ve ihala alep fonksiyonlarının eşilikleri aşağıdaki şekilde anımlanmışır. X M = β + β Y 0 = ϑ + ϑ Y 0 1 1 f d + β TT + ϑ TT 2 2 + β U + ϑ U 3 3 + ε + ζ X= Reel ihraca düzeyidir. Nominal ihraca düzeyinin ihraca fiya endeksine oranıdır. M=Reel ihala düzeyidir. Nominal ihalaın ihraca fiya endeksine oranıdır.
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 87 Y f = Dünya gelir seviyesini gösermekedir. Dünya gelir seviyesini doğrudan gözlemlemek mümkün olmadığından ilgili değişken Türkiye nin önemli icare oraklarından 8 ülkenin (Almanya, İngilere, Fransa, ABD, İngilere, İalya, Japonya, Kore) GSYİH oplamının Türkiye ile olan icarelerine göre ağırlıklı oralaması alınmak sureiyle hesaplanmışır. Teorik olarak dünya gelir seviyesinin armaması ihracaı eşvik edeceğinden β1 kasayısının poziif olması beklenmekedir. Y d = Yur içi gelir seviyesini gösermekedir. GSYİH değerlerindeki reel arışların ükeimi dolayısıyla da ihalaı arırma olasılığı ϑ1 değerinin poziif değer alması beklenebilir. TT= Ticare haddini ifade emekedir. İhraça malları fiyalarının ihala malları fiyalarına oranıdır. İhraca mallarının nispi fiya arışları rekabei olumsuz ekileyeceğinden eorik olarakβ 2 kasayısının negaif değer alacağı varsayılırken, ϑ2 kasayısının ise poziif değer alması öngörülmekedir. U= Reel döviz kuru belirsizliğidir. Döviz kuru belirsizliğinin ihraca ve ihala düzeylerine yapmış olduğu eki am olarak bilinmediğinden β3 ve ϑ3 kasayılarının alacağı değerler ahmin edilememekedir. Değişkenlere ilişkin veriler 1988:Q1 2009:Q2 dönemini içermekedir. Döviz kuru belirsizliğinin ölçümünde kullanılan üreici fiyaları bazlı reel döviz kuru endeksi (1995=100) serisi T.C. Merkez Bankası elekronik veri dağıım siseminden alınmışır. Diğer değişkenler OECD, TUİK ve Devle Planlama Teşkilaı web sielerinden yararlanılarak oluşurulmuşur. Çalışmada döviz kuru belirsizliği dışında diğer değişkenlerin doğal logariması alınmışır. Bunun yanında ihraca, ihala ve gelir seviyeleri üzerindeki mevsimsel ekiler Census X-12 yönemi kullanılarak giderilmişir. Döviz kuru dalgalanmalarının çok çeşili ölçümü bulunmakadır. Genelde döviz kurlarının (harekeli oralama) sandar sapma yönemi kullanılmakadır. Faka döviz kurları normal dağılım yerine bir birine paralel olmayan çarpık dağılım sergilemekedir (Engle, 1982: 987). Öe yandan Engle (1982) ARCH (auoregressive condiional heeroscedasiciy) modelini kullanarak belirsizliği ahmin emeye çalışmışır. Buna ilave olarak Bollerslev (1986), ise ARCH modelini genişleerek genelleşirilmiş ARCH (GARCH) modelini oluşurmuşur. Daha çok geçmiş bilgi ve daha fazla esnek yapıya sahip olan bu modelde koşullu varyans geçmiş bir periyoaki ahmin haa erimleri ve koşullu varyanslara bağlıdır. Burada ARCH ve GARCH modelleri eşi büyüklükeki poziif ve negaif değişmelerin koşullu varyansı arıracağını öngörmekedir. Yani her iki model de varyans ekisinin
88 Erşan SEVER simerik olduğunu varsayar. Oysa Brunner ve Hess (1993) ve Joyce (1995) un araşırma sonuçları poziif enflasyon şoklarının gelecekeki parasal poliikalar konusunda aynı büyüklükeki negaif şoklardan daha büyük bir belirsizlik oluşurduğunu gösermişir. Bu bakımdan ARCH ve GARCH modellerinin belirsizliği ahmin emede zayıf kaldığını söyleyebiliriz (Crawford ve Kasumovich, 1996: 7). Nilson(1991) bu sorunu çözmek için EGARCH modelini gelişirmişir. Bu model varyansaki paramereler üzerine herhangi bir kısılama geirmeden hem poziif hem de negaif şokların koşullu varyans üzerine yansımalarını analiz yapabilmekedir (Ho ve Tsui, 2004: 428). Çalışmada AR-EGARCH yönemi kullanılarak döviz kuru belirsizliğinin ahmini yapılmışır. AR-EGARCH (1,1) modelini denklem olarak şu şekilde ifade edebiliriz: Oralama Eşilik= r = Π 0 + Π r p i= 1 i i + ε Varyans Eşiliği= 2 ε 2 1 2 log( ) 1 ε δ = w+ α + + log( 1 γ η δ ) δ 1 Π δ 1 EGARCH modelinde α, γ ve η paramereleri üzerine herhangi bir kısılama konulmaması ahmin sürecini daha da kolaylaşırmakadır. Burada γ parameresi kaldıraç ekisini gösermekedir. Bu kasayının işareinin poziif olması aynı büyüklükeki poziif yönlü şokların negaif yönlü şoklardan daha fazla eki yapığını gösermekedir. İşarein negaif olması halinde ise negaif şokların ekisi poziif şoklardan daha yüksek olmakadır. Eğer kasayı değeri sıfıra eşi olursa o zaman da poziif aynı büyüklükeki poziif ve negaif şokların ekisi birbirine eşi olacak ve enflasyondaki poziif ve negaif yönlü şoklar döviz kuru belirsizliğinin yönünde herhangi bir değişim meydana geirmeyecekir (Wilson, 2006: 615). Öe yandan γ kasayısının mulak değer olarak yüksek çıkması ekonominin döviz kuru şoklarına karşı kırılganlığının yüksek olduğunu gösermekedir. Modelde β parameresi ise volailienin sürekliliğini ölçmeye yardım emekedir. Kasayı değeri ne kadar yüksek olursa şokların normale dönme süresi de o oranda armakadır (Ho ve Tsui, 2004: 433-434). Ampirik Tesler ve Bulgular Araşırmada ele alınan dönem içerisinde reel döviz kuru belirsizliğinin gösermiş olduğu değişim aşağıdaki koşullu sandar sapma grafiğinde göserilmişir. Grafiken de görüleceği gibi reel döviz kuru belirsizliği 1989, 1992, 1994, 2001, 2004, 2006 ve 2008 dönemlerinde daha da arış gösermişir. Burada 1994 ve 2001 yıllarındaki aran belirsizliklerin
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 89 içsel fakörlerin ekisinden, 1989, 2004, 2006 ve 2008 yıllarındaki belirsizlik arışlarında ise dışsal fakörlerde meydana gelen dalgalanmaların ekisinden söz edebiliriz. Aşağıda AR-EGARCH (1,1) modeli sonuçları sunulmuşur. Burada γ kasayısının poziif işareli olması reel döviz kurundaki poziif şokların, negaif şoklardan daha fazla belirsizlik meydana geirdiğini gösermekedir. Tablo 1: AR-EGARCH (1,1) Modeli Sonuçları Oralama Eşilik Paramereleri Varyans Eşiliği Paramereleri Π 0 Π 1 w α γ 4,757 0,934 0,288 (52,250) a (32,480) a -4,912 1,257 (2,964) (-5,543) a (3,363) a a AIC -2.596 SC -2.424 LB Q -2- LB Q -4- LB Q -6-1,717 [0,317] 2,181 [0,536] 3,962 [0,555] LB Q 2-2- LBQ 2-4- LBQ 2-6- 0,628 [0,423] 3,525 [0,317] 3,351 ARCH LM -1- ARCH LM -4- ARCH LM -6- η 0,292 ( 1,707) b 0,574 [0,450] 0,518 [0,722] 0,502 [0,804] [0,722] a: %1; b:%10 düzeyinde anlamlılığı ifade emekedir. Paranez içindeki değerler z isaisik değerlerini, köşeli paranez içindeki değerler ise p olasılığını gösermekedir.
90 Erşan SEVER Zaman serisi analizinde eş büünleşme esleri bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi espi eden en önemli araçlardan birisidir. Bunun yanında eş büünleşme esini yapabilmek için değişkenlerin birim köke sahip olup olmadıklarının araşırılması gerekmekedir. Birim kök esi zaman serilerinin durağan olup olmadığını belirlemek için kullanılır. Zaman serilerinde birim kök durağan olmayan anlamına gelmekedir. Diğer bir anlaımla eğer bir zaman serisinde birim kök varsa o zaman serisi durağan değildir. Durağanlık (büünleşme) incelemesi genel olarak Dickey-Fuller (ADF), Phillips- Perron (PP) ve Kwiakowski, Phillips, Scmidh ve Shin (KPSS) esleriyle yapılmakadır. Bu çalışmada lieraürde en fazla ercih edilen genişleilmiş Dickey-Fuller(ADF) yönemiyle değişkenlerin durağan olup olmadıkları araşırılmışır. Eğer seriler aynı dereceden durağan ise bu serilere eş büünleşmiş seriler denilmekedir. ADF esi sonuçları ablo da sunulmuşur. Tablodan da görüleceği üzere (%5 önem düzeyinde) değişkenlerin düzey değerlerinde Ho hipoezi reddedilememişir. Birinci farkları alınan değişkenlerin ise durağanlaşığı görülmekedir. Bu sonuçlar eş büünleşme esini yapabileceğimizi gösermekedir.
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 91 Genel olarak eşbüünleşme esi Engle-Granger gerekse daha sonra Johansen (1988) ve Johansen ve Juselius (1990) arafından gelişirilen Johansen eşbüünleşme yönemleriyle yapılmakadır. Eşbüünleşme esi düzeyde durağan olmayan serilerin uzun dönemde birlike hareke edip emediklerini araşırmakadır. Tablo 3: Johansen Eş-büünleşme Tesi Sonuçları İhraca Talep Fonksiyonu H 0 H 1 İz Tesi Tes İsaisiği Maksimum Öz Değer Tesi %5Kriik H Değer 0 H Tes 1 İsaisiği %5Kriik Değer r=0 r 1 r 1 r 2 r 2 r 3 r 3 r 4 59,08846 47,85613 22,06338 29,79707 10,26134 15,49471 0,403823 3,841466 r=0 r =1 r 1 r =2 r 2 r =3 r 3 r =4 37,02508 27,58434 11,80203 21,13162 9,857520 14,26460 0,403823 3,841466 İhala Talep Fonksiyonu İz Tesi Maksimum Öz Değer Tesi r=0 r 1 r 1 r 2 r 2 r 3 r 3 r 4 56,88785 47,85613 17,48919 29,79707 4,925145 15,49471 1,843330 3,841466 r=0 r =1 r 1 r =2 r 2 r =3 r 3 r =4 39,39866 27,58434 12,56405 21,13162 3,081814 14,26460 1,843330 3,841466 Johansen in maksimum olabilirlik yaklaşımı iki çeşi olasılıklı es isaisiğini kullanmakadır. Bunlardan birisi iz (race) diğeri ise maksimum öz değer (maximum eigenvalue) isaisikleridir. Eş büünleşme eslerinde uygun gecikme uzunluğunun bilinmesi için VAR analizinden yararlanılmışır. Her iki model için Akaike, Schwarz ve Hannan-Quinn krierlerinin ön gördüğü 1 gecikmeli model ile çalışılmışır. Bir gecikmeli eş büünleşme esi sonuçlarına göre ihraca ve ihala alep fonksiyonlarında
92 Erşan SEVER eş büünleşme olmadığı yönündeki (r=0) sıfır hipoezi %5 önemlilik düzeyinde reddedilmekedir. Bunun yanında bir gecikmeli VEC modellerinde değişen varyans ve ookorelasyon durumuna raslanmamışır. Eş büünleşme ilişkisine göre normalize edilmiş ihraca ve ihala alep fonksiyonunun açıklayıcı değişkenlerinin kasayıları ablo.3 e sunulmuşur. Buna göre küresel gelir seviyesindeki arışlar %1 oranındaki bir arış ihraca üzerinde %1,9 birimlik yükseliş meydana geirmekedir. Öe yandan dış icare haddi ve reel döviz kuru belirsizlikleri ise ihracaa negaif yönlü eki yapmakadır. Dış icare haddinde % 1 oranındaki bir arış ihracaı % 0,04 seviyesinde düşürmekedir. Bunun yanında döviz kuru belirsizliğinin oradan kalkması durumunda ihracaın 0,12 birim aracağını söyleyebiliriz. Johansen in maksimum olabilirlik yaklaşımı iki çeşi olasılıklı es isaisiğini kullanmakadır. Bunlardan birisi iz (race) diğeri ise maksimum öz değer (maximum eigenvalue) isaisikleridir. Eş büünleşme eslerinde uygun gecikme uzunluğunun bilinmesi için VAR analizinden yararlanılmışır. Her iki model için Akaike, Schwarz ve Hannan-Quinn krierlerinin ön gördüğü 1 gecikmeli model ile çalışılmışır. Bir gecikmeli eş büünleşme esi sonuçlarına göre ihraca ve ihala alep fonksiyonlarında eş büünleşme olmadığı yönündeki (r=0) sıfır hipoezi %5 önemlilik düzeyinde reddedilmekedir. Bunun yanında bir gecikmeli VEC modellerinde değişen varyans ve ookorelasyon durumuna raslanmamışır. Eş büünleşme ilişkisine göre normalize edilmiş ihraca ve ihala alep fonksiyonunun açıklayıcı değişkenlerinin kasayıları ablo.3 e sunulmuşur. Buna göre küresel gelir seviyesindeki arışlar %1 oranındaki bir arış ihraca üzerinde %1,9 birimlik yükseliş meydana geirmekedir. Öe yandan dış icare haddi ve reel döviz kuru belirsizlikleri ise ihracaa negaif yönlü eki yapmakadır. Dış icare haddinde % 1 oranındaki bir arış ihracaı % 0,04 seviyesinde düşürmekedir. Bunun yanında döviz kuru belirsizliğinin oradan kalkması durumunda ihracaın 0,12 birim aracağını söyleyebiliriz. Tablo 4: ormalize Edilmiş Eş Büünleeşme Vekörü Kasayıları X Y f TT U 1,000000-1,964888 (0,20076) 0,042500 (0,00919) M Y d TT U 1,000000-2,677613-0,180877 (0,82112) (0,05304) Sandar haalar paranez içinde verilmişir. 0,127872 (0,02338) -0,844620 (0,12424) İhala alep fonksiyonu yur içi gelir seviyesindeki %1 oranındaki bir yükselmenin ihalaı yaklaşık %2,6 oranında arırdığını gösermekedir.
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 93 İhala mallarının nispi fiya düzeylerindeki azalışların ihalaı arırdığı görülmekedir. Öe yandan reel döviz kuru belirsizliği ile ihala doğru yönlü hareke emekedirler. Reel döviz kuru belirsizliğindeki %1 lik bir yükselme ihala üzerine %0,84 düzeyinde poziif kakı yapmakadır. Bu bağlamda Türkiye de özellikle ihala yapan firmalar bir arafan döviz kuru risklerine karşı korunurken diğer yandan da porföy çeşilemesi yaparak belirsizlik sürecinden kazançlı çıkmayı sağladıklarını ifade edebiliriz. Ayrıca ekonomik birimlerin gelecek dönemde ikisadi koşulların daha iyi olacağı ve daha fazla gelir elde edecekleri yönündeki beklenilerinin yükselmesi, belirsizlik oramında da yaırım malları ağırlıklı ihalaı eikleyebilmekedir. Buradan harekele Türkiye de ihraca alep fonksiyonu için geleneksel görüşün, ihala alep fonksiyonu için ise risk ve porföy yaklaşımı düşüncesinin geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Değişkenler arasında eş büünleşme ilişkisi söz konusu olduğunda, bu değişkenlerin kısa dönemdeki harekeleri haa düzelme modeli yardımıyla araşırılmakadır. Haa düzelme modeli değişkenler arasında uzun dönem denge durumu ile kısa dönem dinamiklari arasındaki ayrışımı sağlamaka ve kısa dönem dinamiklerinin belirlenmesine yardımcı olmakadır. Haa düzelme eriminin kasayısı bağımlı değişkendeki kısa dönemde dengeden sapmaların ne oranda bir sonraki dönem içerisinde azaldığını gösermekedir. Buna göre ihraca ve ihala alep fonksiyonuna ai haa düzelme modeli aşağıda sunulmuşur(gujarai, 2003: 822-824):
94 Erşan SEVER Vekör haa giderme modeli ihraca ve ihala mikarları ile onun belirleyicileri arasındaki kısa dönemli ilişkilerini gösermekedir. Kısa dönem dinamikleri ile uzun dönem arasındaki ilişkiler haa düzelme mekanizması ile dengelenmekedir. İhraca ve ihala fonksiyonlarına ai ayarlama hızı paramereleri ablo:5 e sunulmuşur. Buna göre, ihracaa kısa vadede meydana gelen dengesizliklerin %8,5 i ilk dönemde (üç ayda), ihalaa oraya çıkan kısa dönem dengesizliklerin ise %15 i birinci dönemde giderilmekedir. Öe yandan şekil 2 den görüldüğü üzere VEC modeline bağlı olarak oluşurulan eki grafiklerine göre de ihraca reel döviz kuru belirsizliklerine karşı negaif yönlü epki vermeke, ihala ise poziif yönlü epki gösermekedir. Sonuç 1980 li yıllardan iibaren gelişmeke olan ülkelerde uygulanan liberal ikisa poliikaları sonrasında finansal işlemlerin çeşiliği ve hacminde önemli arışlar yaşanmışır. Buna bağlı olarak büyüme enflasyon, reel döviz kuru ve diğer makro ekonomik büyüklüklerde yüksek oranlı belirsizlikler meydana gelmişir. Bu belirsizlikler ülkelerin makro ekonomik performansları üzerinde çeşili şekillerde eki yapabilmekedirler. Söz gelimi Cushman (1986), Koray-Lasrapes (1989), Dell Arricia (1999), Rose (2000), Vergil (2002), Arise (2003) ve Grier-Smallwood (2007) gibi ekonomisler döviz kuru belirsizliklerinin dış icare, büyüme ve yaırımlar üzerinde caydırıcı eki yapığı yönünde bulgulara ulaşmışlardır. Diğer arafan De Grauwe (1987), Franke (1991), Mc Kenzie-Brooks (1997), Baum (2004) gibi ikisaçıların araşırma sonuçları ise döviz kuru dalgalanmalarının dış icarei poziif ekilediği yönünde çıkmışır. Bu ekonomislere göre özellikle son
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 95 çeyrek asır içerisinde risklere karşı finansal koruma araçlarının gelişmesi firmaların döviz kuru belirsizliklerine karşı kırılganlıklarını azalması yanında, belirsizlik oramında aran risklerin doğurduğu bazı fırsaları değerlendiren icare firmalarının bu süreçen kazançlı çıkmalarını sağlayabilmekedir. Öe yandan Bailey-Tavlas (1988), Lee(1999) ve Tenreyno (2003) nun ampirik çalışmaları döviz kuru belirsizliklerinin dış icarein yönü üzerinde herhangi bir eki yapmadığı şeklinde sonuçlanmışır. Bu bağlamda 1980 yılından iibaren dışa açık ekonomi poliikalarını benimseyen Türkiye de döviz kuru dalgalanmalarına bağlı olarak belirsizliklerde de arış meydana gelmişir. Bu çalışmada 1988 2009 yılları arası üçer aylık veriler kullanılarak reel döviz kuru belirsizliklerinin ihraca ve ihala mikarları üzerindeki ekileri araşırılmışır. Reel döviz kuru belirsizliğinin espiinde AR-EGARCH (1,1) yönemi kullanılmışır. ADF birim kök esiyle serilerin durağanlık analizi yapılmışır. Reel döviz kuru belirsizliklerinin ekileri Johansen eş büünleşme esi ve vekor haa düzelme modeli yardımıyla incelenmişir. Elde edilen sonuçlara göre döviz kuru belirsizliğindeki bir birimlik arış ihracaı 0,12 birim azalırken, ihalaı ise % 0,84 birim arırmakadır. İhala fonksiyonu bağlamında özellikle 2001 yılı sonrasında ihalaçıların muhemel risklere karşı daha hazırlıklı olmaları yanında, belirsizlik oramında çeşili şekillerde fırsaları olumlu kullanarak fayda elde eiklerini söyleyebiliriz. Vekör haa giderme modeline göre, kısa dönemde ihracaa meydana gelen bir birimlik sapmanın %8,5 i ilk üç ayda, ihalaa meydana gelen dengesizliklerin ise %15 i ilk dönemde giderilmekedir. Buradan hareke ederek ihraca fonksiyonu için klasik yaklaşımın, ihala fonksiyonu için de risk ve porföy dengesi yaklaşımının geçerli olduğunu ifade edebiliriz. Buradan harekele 2001 yılı sonrasında serbes döviz kuru rejimi sonrasında daha çok dalgalanan reel döviz kurlarının ihracaı engelleyici ihalaı ise eşvik edici eki yapığını ifade edebiliriz. KAY AKÇA Arize, Augusine C., John Malindreos and Krishna M. Kasibhala; (2003), Does Exchange-Rae Volailiy Depress Expor Flows: The Case of LDC s, Inernaional Advances in Economic Research, Vol. 9, N. 1, pp.7-19. Bailey, Marin J., George S. Tavlas and Michael Ulan; (1986), Exchange Rae Variabiliy and Trade Performance; Evidence For The Big Seven Indusrial Counries, Review of World Economics,V. 122, N.3, pp.466-477. Bradley, Kemp Wilson; (2006), The Links Beween Inflaion, Inflaion Uncerainy and Oupu Growh: New Time Series Evidence From Japan, Journal of Macroeconomics, V. 28, N. 3, pp.609 620.
96 Erşan SEVER Chi, Myin Moe, Marian Rizov, Dirk Willenbockel; (2008), Exchange Rae Volailiy and Expors: New Empirical Evidence From The Emerging Eas Asian Economies, Middlesex Universiy Economics and Saisics Discussion Paper o.127, April, hp://www.ssrn.com, (23.07.2009). Clark, Peer, Naalia Tamirisa, Shang-Jin Wei, Azim Sadikov and Li Zeng; (2004), Exchange Rae Volailiy and Trade Flows - Some New Evidence IMF Working Paper, May 2004. Côé, Agahe; (1994), Exchange Rae Volaılıy and Trade: A Survey, Bank Of Canada Working Paper o 94-5, hp://www.bankofcanada.ca/en/res/wp/1994/wp94-5.pdf, (19.04.2009) Crawford, Allan, Marcel, Kasumovich; (1996), Does Inflaion Uncerainy Vary Wih The Level of Inflaion? Bank of Canada Working Paper, hp://www.bankofcanada.ca/en/res/wp/1996/wp96-9.pdf, (18.12.2007). De Grauwe, Paul; (1987), Exchange Rae Variabiliy and The Slowdown in Growh Ofınernaional Trade, IMF Working Paper o. 87/38, pp.1 25 Dell'Ariccia, Giovanni; (1999), Exchange Rae Flucuaions and Trade Flows: Evidence From The European Union IMF Saff Papers, Vol. 46, N. 3, pp.315 334. DPT; (2009), Temel Ekonomik Gösergeler, Temmuz, hp://www.dp.gov.r, (23.07.2009). Engle, Rober F.; (1982), Auoregressive Condiional Heeroscedasiciy Wih Esimaes of The Variance of Unied Kingdom Inflaion Economerica, V. 50, N. 4, pp.377-403. Gujarai, Damodar N.; (2003), Basic Economerics, Mc Graw-Hill Com. Kasman, Adnan; (2003), Türkiye de Reel Döviz Kuru Oynaklığı Ve Bunun İhraca Üzerine Ekisi: Sekörel Bir Analiz, Uludağ Üniversiesi İkisadi Ve İdari Bilimler Fakülesi Dergisi, Cil XXII, Sayı 2, ss.169 186. Kevin B. Grier Aaron D. Smallwood; (2007), Uncerainy and Expor Performance: Evidence From 18 Counries, Journal of Money, Credi and Banking, Vol. 39, N. 4, pp. 965 979. Kin Yip Ho, Alber K.C Tsui; (2004), Analysis of Real GDP Growh Raes of Greaer China: an Asymmeric Condiional Volailiy Approach, China Economic Review, 15, pp. 424-442, hp://www.sciencedirec.com, (02.01.2008). Koray, F. and Lasrapes, William D.; (1989), Real Exchange Rae Volailiy and U.S. Bilaeral Trade: A VAR Approach, Review of Economics and Saisics, N. 71, pp. 708 712. Kroner, Kenneh F., William D. Lasrapes; (1993), The Impac Of Exchange Rae Volailiy on Inernaional Trade: Reduced Form Esimaes
Reel Döviz Kuru Belirsizliğinin Ticare Performansına Ekisi: Türkiye Uygulaması 97 Using The Garch-in-Mean Model Journal of Inernaional Money and Finance. Vol. 12, N. 3, pp.298 318. Lee, Jaewoo; (1999), The Effec of Exchange Rae Volailiy on Trade in Durables Review of Inernaional Economics,.V.7, N.2, pp.189 201. Mckenzie Michael D. and Rober D. Brooks; (1997), The Impac of Exchange Rae Volailiy on German-Us Trade Flows, Journal of Inernaional Financial Markes, Insiuions and Money, N.4, pp.73 87. OECD, Saisics, hp://www.oecd.org, (22.07.2009). Osler, Carol L., and John A. Carlson; (1996), Raional Speculaors and Exchange Rae Volailiy, FRB of ew York Saff Repor o. 13, may, hp://www.ssrn.com, (26.03.2009). Özbay, Pınar; (1999), The Effec of Exchange Rae Uncerainy on Expors A Case Sudy For Turkey, The Cenral Bank of The Republic of Turkey Discussion Paper, March, hp://www.cmb.gov.r/research/discus/dpaper36.pdf.(15.12.2008). Pickard, Joseph C.; (2003), Exchange Rae Volailiy And Bilaeral Trade Flows: an Analysis of U.S. Demand For Cerain Seel Producs From Canada and Mexıco, Maser s Thesis, hp://scholar.lib.v.edu/heses/available/ed-06232003-095319/unresriced/ed.pdf, (17.02.2009) Qian, Ying and Panos Varangis; (1992), Does Exchange Rae Volailiy Hinder Expor Growh? Addiional Evidence The World Bank Policy Research Working Paper Series o. 911, hp://www.worldbank.org, (21.05.2009) Rose, Andrew K.; (2000), One Money, One Marke: The Effec of Common Currencies on Trade, Economic Policy, N.4, pp.9-45. TCMB; Elekronik Veri Dağıım Sisemi, hp://www.cmb.gov.r/, (23.07.2009) TÜİK; İsaisikler, hp://www.uik.gov.r, (22.07.2009) Tenreyro, Silvana; (2003), On The Trade Impac of Nominal Exchange Rae Volailiy, Federal Reserve Bank of Boson Working Papers, April, hp://www.bos.frb.org/economic/wp/wp2003/wp032.pdf, (12.03.2009) Vergil, Hasan; (2002). Exchange Rae Volailiy in Turkey and is Effec on Trade Flows, Journal of Economic and Social Research, V. 4, N. 1, pp. 83-99, hp://jesr.journal.faih.edu.tr/exchangeraevolailiyinurkeyandıseff econrade.pdf, (15.12.2008).