Pineal Bölge Tümörleri

Benzer belgeler
SEMİNOM-DIŞI TESTİS TÜMÖRLERİNİN TEDAVİSİNDE RADYOTERAPİ. Doç. Dr. Mert Saynak

Cerrahi: Hangi Hastalara Prof. Dr. Sertaç İşlekel

Dr. Halil İbrahim SÜNER, Dr. Özgür KARDEŞ, Dr. Kadir TUFAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji A.D. Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanımlar. Grade: Yayılma eğilimi, Büyüme hızı, Normal hücrelere benzerlik. Grade I-IV.

GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER İnteraktif Olgu Sunumu Dr BENGÜ DEMİRAĞ

BEYİN TÜMÖRLERİ: RİSK FAKTÖRLERİ. 1. Ailesel hastalıklarla ilişkisi

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

EVRE I SEMİNOM DIŞI TÜMÖRLERE YAKLAŞIM

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

Nörofibromatozis Tip 1 Tanılı Olguların Değerlendirilmesi: Tek Merkez Deneyimi

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

Rejin Kebudi, Samuray Tuncer, Omer Gorgun, F. Betul Cakır, Sema Bay Büyükkapu, Inci Ayan, Gönül Peksayar, Fulya Yaman Ağaoğlu, Emin Darendeliler

Fetal Boyun Kitleleri

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Anahtar kelimeler: Pineal bölge tümörleri, glioblastoma. J Nervous Sys Surgery 2008; 1(3): Key words: Pineal region tumors, glioblastoma

KISMİ APOPLEKSİ VE NEKROZ İLE BİRLİKTE SEYREDEN BÜYÜME HORMONU ADENOMU

Glial tümör olguları Hipotalamik pilositik astrositom

İntradural Spinal Tümörler. Dr. Fuldem Yıldırım Dönmez Başkent Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı, Ankara

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

NF-2 VAKALARINDA İNTRAKRANİAL TÜMÖR YÖNETİMİ. Doç.Dr. Kadir Tufan Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi A.D.

Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi. Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013

ERKEK GENİTAL SİSTEMİ. Webmaster tarafından yazıldı. Pazartesi, 12 Ocak :39 - Son Güncelleme Perşembe, 15 Ocak :19

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

Nozokomiyal SSS Enfeksiyonları

ERİŞKİN BEYİN TÜMÖRLERİ. Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D

Olgu Sunumu. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Özkan Saydam

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Primer Akciğer Tümörlerinde Soliter Beyin Metastazlı Hastada Gamma Knife ile Radyocerrahi

İntrakranial. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kliniği. Prof.Dr.Abdülvahap GÖK

Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG)

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Mide Tümörleri Sempozyumu

Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

Savaş Baba, Sabri Özden, Barış Saylam, Umut Fırat Turan Ankara Numune EAH. Meme Endokrin Cerrahi Kliniği

ACİL CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN ENDOKRİN PATOLOJİLER: ERKEN TANI & HIZLI TEDAVİ

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

TESTİS TÜMÖRLERİ. Dr. Tahsin Turunç. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi

Serebral Vasküler Alanlar Anatomi, Varyasyon, Kollateral Dolaşım

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Meme Olgu Sunumu. Gürdeniz Serin. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı. 3 Kasım Antalya

Beyin Tümörleri. Prof. Dr.Murat Söker

RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR

Kapalı sistem beyin biyopsi yöntemleri; histopatolojik değerlendirmede algoritma

Türkiye de NF-1 vakalarında klinik izlem konulu diğer bildirilerin özet sunumu. Dr. Sema Saltık İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji

Paratiroid Kanserinde Yönetim İzmir den Üç Merkezli Deneyim

Temel Nöroşirürji Kursları Dönem 4, 3. Kurs Mart 2018, Altınyunus Hotel, Çeşme, İzmir

MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ ABD. Dr.Rashad Rzazade

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler. Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi?

Osteosarkom Tedavisinde Neoadjuvan Tedavi. Dr. Bülent Yalçın 5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, Mart 2014 Susesi Otel, Antalya

BAŞ-BOYUN PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ-TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ OLGU SUNUMU. Dr. Özlem Saraydaroğlu

KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI. Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD

GERM HÜCRELİ OVER TÜMÖRLERİNDE CERRAHİ EVRELEME GEREKLİ MİDİR?

Omurga-Omurilik Cerrahisi

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ TÜMÖRLERİ VE GENETİK. Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Karaciğerde ve anne karnındaki bebeğin plasentasına yapılan bir proteindir. Doğumdan sonra miktarı düşer. Bkz: 4 lü test. Kandaki miktarı ölçülür.

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

Fetal Tümörler Ayırıcı tanı ve yönetimi. Dr. Oktay KAYMAK

UÜTF BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI ASİSTAN EĞİTİM PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYELERİ: ABD Başkanı: Prof.Dr.

MEME PATOLOJİSİ SLAYT SEMİNERİ

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

Beyin tümörlerinde genel olarak kabul görmüş sınıflandırma WHO (World. Health Organization) tarafından yapılmış olan ve periyodik olarak yenilenen

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

İNTRAKRANYAL TÜMÖRLER. CEM CALLI Dept. Of Radiology, Section of Radiology, Ege University, Izmir, Turkey

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

PRİMER SPİNAL GLİOBLASTOMA

Akciğer Kanserinde Evreleme SONUÇ ALGORİTMİ

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Küçük renal kitlelerde aktif izlem

MS, gen yetişkinlerin en yaygın nörolojik hastalıklarından birisidir de Sir August D Este tarafından ilk kez tanımlanmıştır.

İDİOPATİK İNTERSTİSYEL PNÖMONİLER (IIP) DE RADYOLOJİK BULGULAR. Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji ABD İzmir

SRC/SBRT Temel Eğitim Kursu. Kaan OYSUL - kaan@oysul.com

Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi

Evre I Seminom Dışı Testis Tümörlerinde (NSGHT) Tedavi

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

Posterior Fossa İntraaksiyel Tümörlerinin Retrospektif İncelenmesi

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ

TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Vaka Eşliğinde Güncel Pratik Yaklaşım: Oligometastatik Meme Kanserine Yaklaşım. Prof. Dr. Feyyaz ÖZDEMİR K.T.Ü Tıbbi Onkoloji B.D.

UYGUNSUZ ADH SENDROMU

Dural AVF lerde Tedavi. Prof.Dr.Saruhan Çekirge Bayındır Hastanesi Koru Hastaneleri Ankara

Radyolüsent Görüntü Veren Odontojenik Tümörler Dr.Zuhal Tuğsel

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

Transkript:

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 30 (3) 205-210, 2004 DERLEME Pineal Bölge Tümörleri Faruk ABAŞ, Şeref DOĞAN, Sani SARIGÜL Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroşirurji Anabilim Dalı, Bursa. ÖZET Pineal bölge tümörleri; çok çeşitli hücre tiplerinin oluşturduğu benign ve malign tümör yapıları içeren geniş bir spektrumu içerir. Germ hücre tümörleri erkeklerde daha sık görülürken, pineal hücre tümörleri erkek ve kadınlarda eşit oranda görülür. Genellikle obstruktif tip hidrosefali ile birliktelik gösterir ve bu sebeple artmış intrakranial basınç semptomları ile ortaya çıkarlar. Tanıda genel değerlendirme MRG (magnetik rezonans görüntüleme) ve germ hücre belirteçleridir(alfa feto protein ve beta HCG). Malign germ hücreli veya pineal hücreli tümörler BOS akım yollarını izleyerek ventriküllere veya spinal korda yayılabilirler. Tümör subtiplerinin çeşitliliği sebebiyle pineal bölge tümörlerinin optimal klinik tedavisi için histolojik tanı mutlaka gereklidir. Mevcut mikrocerrahi teknikleri ile morbidite ve mortalite sonuçları kabul edilebilir düzeyde ise de cerrahi rezeksiyon güçtür. Cerrahi benign tümörler ve germ hücreli tümörler için genellikle küratiftir ve yaşam süresi ile pozitif korelasyon gösterir. Anahtar Kelimeler: Tümör. Pineal gland. Pineal bölge. Pineal Region Tumors ABSTRACT Pineal region tumors cover a large spectrum of benign and malignant tumor structures with multiple cell types. Germ cell tumors are more frequent in men and whereas the frequency of pineal cell tumors is equal in both sexes. Generally, obstructive type hydrocephalus accompanies this situation. As a result of this, increased intracranial pressure symptoms appear. MRI and germ cell markers are diagnostically valuable. Malignant germ cell or pineal cell tumors disseminate through CSF flow circulation into ventricles or spinal cord. The histological diagnosis should be made for the optimal treatment of pineal region tumors, because of the various tumor subtypes. Although current microsurgery techniques provide acceptable mortality and morbidity results, the surgical resection is difficult. The surgical intervention is curative for benign tumors and germ cell tumors and is positively correlated with the lifespan. Key Words: Tumor. Pineal gland. Pineal region. Tarihçe Geliş Tarihi: 09.07.2004 Kabul Tarihi: 28.07.2004 Dr. Faruk ABAS Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroşirurji A.B.D 16059 Görükle/BURSA Tel: 0224 442 80 81 e-mail: farukabas@hotmail.com Pineal tümörler İlk olarak 1717 de tanımlandıktan sonra ilk pineal tümör rezeksiyonu 1913 de Oppenheim ve Krabbe tarafından bildirilmiştir 1,2. Dandy 1921 de transkallozal yaklaşımı tanımlamış, 1926 da Krause infratentorial yaklaşımla 3 olguyu opere etmiştir 3. 1900 lü yılların başlarında pineal tümör cerrahisinin yüksek mortalite, morbiditesi nedeniyle bu tümörlerin tedavisinde, şant takılışını takiben radyasyon terapisi gibi daha konservatif yaklaşımları, cerrahi ise daha çok radyoterapiye yanıt vermeyen olgular için kullanılmak zorunda kalınmıştır 3-5. Son yıllarda gelişen cerrahi teknikler, nöroanestezinin hızlı ilerlemesi ve nöroradyolojik tanı yöntemleri bu tümörlere yaklaşımı daha iyimser hale getirmiştir. Pineal tümör tedavisindeki gelişmeler ve radyoterapinin zararlı etkilerinin farkına varılması ile histolojik ayırım ve tümöre spesifik tedavi stratejileri ortaya çıkmıştır 1. Epidemiyoloji Pineal bölge tümörleri erişkinlerde tüm beyin tümörlerinin %0,4-1 ini, çocuklarda ise %3-8 ini oluşturmaktadır 6,7. Germ hücreli tümörler ABD deki tüm intrakranial tümörlerin %0,4 ünü oluşturmaktadır ve yıllık insidans 0,2/100.000/yıldır 8. Japonya da ise %2,1-4,8 ile en yüksek insidansa sahiptir 8. Histolojik olarak en sık germinoma %40-65, teratoma %18-20, endodermal sinüs tümörü %4-7, embriyonel hücreli tümör %3-5, koryokarsinom %3-5 dir. %25 oranında da mikst germ hücreli tümörler görülmektedir 9. Pineal hücreli tümörlerin insidansı ABD de 0,01/100000/yıl olarak tahmin edilmektedir. Tüm pineal bölge tümörlerinin %15-30 unu oluşturmaktadır. Bunların içinde yaklaşık pineositomalar %42, 205

F. Abaş, ark. pineoblastoma %32, mikst hücreli tümörler ise %28 ini oluşturmaktadır 10. Anatomi Epifiz olarak da bilinen pineal gland, kafa içi boşluğunun geometrik orta noktasında ve üçüncü ventrikülün posterior-superior bölümünde her iki superior kollikulus arasında yer alan priform bir organdır 11. Ventralde posterior komissur, superiorunda korpus kallozum, dorsalde habenular komissur çevreler. Pineal tümörler en sık velum interpozitumdan köken alır. Beslenmesi genellikle medial posterior koroidal arter dallarından olsa da lateral koroidal arter, perikallozal arter, PSA (posterior serebral arter), SSA (superior serebellar arter) ve quadrigeminal arter anastomozlarından da beslenir 12. Pineal tümörler infratentorialdir ve üçüncü ventriküle, talamus ve ya posteior dorsal yüzün üzerine ve anterior cerebelluma doğru uzanırlar. Tümörün derin venöz sistemle ilişkisi cerrahi yaklaşımın planlanmasında çok önemlidir 13. Hayvanlarda, pineal hücrelerden salınan melatonin hormonu düzeyinin aydınlık-karanlık ve seksüel aktivite ile yakından ilişkili olduğu bilinmektedir 11. Ancak, insanlarda pineal bezin sözü edilen fonksiyonlarıyla ilişkisi henüz tam olarak bilinmemektedir. Histopatoloji Normal pineal gland; pineal parankim pinealositlerinin oluşturduğu lobüllerden ve bunları çevreleyen astrositlerden oluşur. Daha az sayıda ise vasküler yapılar oluşturan epitel hücreler ve lobüller arasında septalar oluşturan konnektif doku hücreleri mevcuttur. Çok geniş hücre tipinin normal gland yapısını oluşturması farklı tümör tiplerinin oluşmasına neden olur 14. Çok geniş varyasyon gösteren pineal bölge tümörleri dört ana gruba ayrılmaktadır. a) germ hücreli tümörler b) pineal hücreli tümörler c) glial hücreli tümörler d) mikst tümörler 1,8,9,14. Benign olarak; teratoma, dermoid-epidermoid tümörler ve lipomlar yer alır. Yüksek derecede malign formasyon gösterenler arasında; koryokarsinom, embriyonel hücreli karsinom, teratokarsinom ve endodermal sinüs tümörü sayılabilir. İmmatür teratom ile germinom ara form olarak kabul edilip her iki şekilde de davranabilir 1,8,15. Pineal parankim hücreli tümörler pineallositlerden gelişir ve histolojik olarak primitif pineobilastomalardan pineositomaya kadar geniş bir spektrum içerir. Yaklaşık %25 i kapsüllüdür ve benign bir klinik tablo gösterir 16. Glial hücreli tümörler tüm pineal bölge tümörlerinin yaklaşık 1/3 ünü oluşturur 9. Bunlar arasında en sık astrositoma, takiben sırasıyla ependimoma, malign astrositoma ve nadiren de oligodendroglioma bulunur. Astrositomalar kistik ve solid olmak üzere 2 tipte görülmektedir 14. Her ikisi histolojik olarak düşük gradeli fakat farklı klinik karakteristiklere sahiplerdir. Kistik pineal astrositomalar etraf dokudan kolaylıkla ayrılabilir ve cerrahi rezeksiyonla kür sağlanabilirken, solid astrositomalar ise invaziv özellik gösterebilirler ve nadiren total çıkarılabilirler 1. Pineal bölgede farklı birçok tümör tipleri görülebilir. Menengiomalar velum interpositum veya tentoryum köşesinden köken alırlar 17. Daha nadir görülen patolojiler arasında hemangioblastoma, koroid plexus papillomu, adenokarsinom, kemodektoma, metastatik tümörler ve lenfoma sayılabilir. Ayrıca nadir görülen pineal kistler histolojik olarak normal glandın bir varyantı olup kistik doku etrafında normal pineal parankim hücrelerinde oluştuğu düşünülmektedir 18,19. Semptomlar Pineal bölge tümörleri zengin bir klinik tablo sergileyebilirler. Semptomlar üç mekanizma ile meydana gelmektedir. Artmış intrakranial basınca sebep olan hidrosefali, direkt beyine ve serebellar kompresyon, endokrin disfonksiyondur. Pineal bölgenin hemen komşuluğunda yer alan akuadukt ve üçüncü ventrikül gibi önemli BOS dolanım yollarındaki akımın engellenmesi neticesi hidrosefaliye neden olabilir. Bu nedenle bu olgularda en sık rastlanan başvuru şekli hidrosefalinin neden olduğu kafa içi basınç artması sendromu (KIBAS) olmaktadır. Baş ağrısı en sık görülen semptomdur. Hidrosefalinin ilerlemesiyle bulantı-kusma ve küntlük ortaya çıkar 20. Fizik ve nörolojik muayenede baş çevresinde artma, fontanel gerginliği, papilödem, ataksi, pupil ışık reaksiyonu kaybı, altıncı kranial sinir parezisi saptanabilir. En sık rastlanan başvuru yakınması olan başağrısı; yüzü koyun yatış pozisyonu ve uyku esnasında artan arteriyel CO2 basıncı ve kan volümü artışıyla karakterize uyanma öncesi rüya görme döneminde gelişmektedir 11. Komşu anatomik oluşumlara infiltrasyon ya da kompresyon sonucu değişik sendromlar gelişebilmektedir. Tektuma infiltrasyon veya kompresyon sonucu Parinaud sendromu (yukarı bakış paralizisi, konverjans paralizisi ve ışık-yakın disosiasyonu) meydana gelmektedir 16,9. Periakuaduktal gri cevher hasarı midriazis, konverjans bozuklugu, anizokori ve nistagmus ile sonuçlanmaktadır. İnferior kollikulusun infiltrasyon veya kompresyonu sonucu ise işitme kaybı veya hiperakuzi gelişmektedir 9. Laterale veya inferiora doğru invazyon gösteren, internal kapsül veya bazal ganglion tutulumunun söz konusu olduğu olgularda kontrlateral hemihipoestezi, kontrlateral hemiparezi, görme alanı defekti ve istemsiz hareket meydana 206

Pineal Bölge Tümörleri gelebilir. Serebellar vermisin kompresyonuna neden olan büyük tümörlerde trunkal ataksi ve nistagmus gibi serebellar semptomlar gelişebilmektedir. Pituiter stalk ve hipotalamusa yayılım sonucu olguların %3-5 inde diabetes insipitus, uygunsuz antidiüretik hormon (ADH) sendromu ve puberte prekoks gibi endokrinolojik bozukluklara rastlanabilmektedir 11. Preoperatif Değerlendirme Radyolojik görüntüleme yöntemlerinden MRG, tümörün büyüklüğü, vaskülaritesi, homojenitesi, etraf dokularla ilişkisi hakkında bilgi verir (Şekil 1a). Tümörün üçüncü ventrikülle pozisyonu, supratentorial büyümesi, beyine invazyonu ve derin venöz sistemle ilişkisinin bilinmesi operasyonu planlamak için önemlidir 21. Anjiografi rutinde çok fazla bir şey vermez, ancak vasküler anomaliden şüpheleniliyorsa kullanılabilir 21. Biyokimyasal tanı yöntemleri; tümör belirteçleri malign germ hücre elemanlarının taramasında faydalıdır. Alfa fetoprotein ve beta- HCG rutinde kullanılan belirteçlerdir 22. Kan ve BOS ta artmış olarak bulunması anlamlıdır. Alfa fetoprotein fetal yolksack hücrelerinden salınır ve endodermal sinüs tümöründe anlamlı derecede artmıştır. Ayrıca embriyonel hücreli karsinom ve teratomda da daha düşük düzeylerde artmış olarak bulunur 1. Beta HCG trofoblastik hücrelerden salınır ve koryokarsinomda yüksek düzeyde artar. Ayrıca embriyonel karsinom ve germinomada da artmış olarak bulunur. Bu belirteçlerin yüksek olmaması germinoma ve embriyonel hücreli karsinom olmadığı anlamına gelmez. Bunun yanında germinomada artmış alfa fetoprotein düzeyi, embriyonel hücreli karsinom ve endodermal sinüs tömörü içeren miks tümör olasılığını akla getirmelidir. Tanıya yardımcı olmalarının yanısıra tedaviye yanıt ve erken dönem rekürrensin anlaşılmasında da faydalıdır 23. Pineal hücreli tümörlerde S-Antijeni, germinomada plasental alkalen fosfotaz rutinde kullanılmayan fakat bu tümörlerde yükseldiği kanıtlanmış belirteçlerdir 24,25. Tedavi Pineal bölge tümörlerinde geniş tümör suptipleri olmasından dolayı tedavinin düzenlenmesinde histolojik tanının yapılması zorunludur. Postoperatif adjuvant terapinin seçimi, metastazlara yönelik tarama uzun dönem prognozun tahmini ve takibin planlanması tümörün histolojisine göre farklılık gösterir. BOS sitolojisi, tümör belirteç seviyeleri, radyografik karakteristik işaretler tanının önceden tahmin edilmesinde yardımcı olur. Ancak sensitivite ve spesifitesi yetersiz olduğu için doku tanısı şarttır 26,27,1. Cerrahi Pineal bölge tümörlerine supratentorial veya infratentorial olmak üzere çeşitli şekillerde girişim uygulanabilir. Supratentorial olarak transkallozal interhemisferik, oksipital transtentorial ve nadir olarakta transventriküler girişim uygulanabilir. İnfratertorial olarak genellikle supraserebellar girişim uygulanır. Supratentorial yaklaşım daha çok lateralde ventrikülün trigonuna doğru uzanan tümörlerde tercih edilir. Ancak bu girişimin geniş bir açılım sağlamasının yanında tümör komşuluğu nedeniyle galen veni ve internal serebral vene dikkat edilmelidir 28. Transkallozal interhemisferik yaklaşımda özellikle posterior interhemisferik yaklaşımda sagittal sinüse dökülen venler sorun yaratmaktadır ve büyük drene edici ven kanaması, beyin retraksiyonu ile beraber hemipareziye neden olabilir 1. Oksipital transtentorial yaklaşımda oksipital lob falks ve tentoryumdan uzaklaşacak şekilde retrakte edilerek pineal bölgeye ulaşılabilir. Bu yöntem quadrigeminal bölgenin, infratentorial yaklaşıma göre daha iyi görülmesini ve beyin sapı tümör tarafından etkilendiğinde iyi görünüm sağlar. Bu yaklaşımda ana problem oksipital lob retraksiyonuna bağlı görülen hemianopsidir 1. Orta hat infratentorial supraserebellar girişim infratentorial lokalizasyonundaki birçok pineal tümör için bir takım doğal avantajlar sağlar (Şekil 1b). Bu yaklaşımla; derin venöz sistem ve velüm interpozituma yapışık olan tümör yerçekimi yardımıyla disseke edilebilir. Aynı zamanda tümörün dorsalinde uzanan derin venöz sisteme ait venler korunarak çalışılabilir. Anteriorda üçüncü ventriküle uzanımı olan tümörlerde bu yaklaşım kullanılabilir. Ancak supratentorial uzanımı olan veya laterale uzanan büyük tümörlerde genellikle supratentorial yaklaşım tercih edilmesi önerilmektedir 29. Stereotaksik Biyopsi Pineal bölge stereotaksik biyopsinin en zor ve en tehlikeli olduğu beyin bölgelerinden biridir. Ancak belirli durumlarda doku örneği almak için tercih edilen bir yöntemdir. Genellikle disseminasyon göstermiş tümörler ve ilave medikal problemi olan cerrahi riski yüksek olan olgularda kullanılabilir 30. Çok geniş bir varyasyon gösteren pineal tümörler de özellikle mikst tümörlerin sık görüldüğü göz önüne alınırsa stereotaksi ile çıkartılan doku örnekleri ile tanı koyma zor olabilir. Regis ve ark. 370 olguluk serilerinde stereotaksik biyopsinin histolojik tanıda etkili ve güvenli olduğunu %1.3 mortalite ve %0.8 morbidite ile bildirmişlerdir 31. Cerrahi Sonuçlar Pineal bölge cerrahisinde mikroşirurji döneminde raporlanmış 20 olgunun üzerindeki olgular içeren 207

F. Abaş, ark. serilerde mortalite yaklaşık %0-8 arasında, kalıcı morbidite ise %0-12 dir 1,3,6. Edwards ve ark. 30 pediatrik olgudan oluşan çalışmalarında cerrahi mortalite olmamış, %10 olguda morbidite bildirmişlerdir 32. New York nöroloji enstitüsünün 146 olguluk serilerinde ise total tümör rezeksiyonu benign tümörler için %90, malign tümörler için ise yaklaşık %25 olduğu, opere edilen 49 benign tümörlü olgunın tamamının sonuçlarının iyi olduğu, opere edilen 97 malign tümörlü olgunun 13 ünde major morbidite geliştiği, bunlarında 4 ünde anlamlı düzelme sağlandığı, 5 olgunun postoperatif hemorajiye bağlı öldüğü bildirilmiştir 16. Pendl ın 115 vakalık serisinde total rezeksiyon %69, subtotal rezeksiyon %22 ve postoperatif mortalite %3 ve cerrahi ile ilişkili major morbidite %4 olarak bildirilmiştir 26. Komplikasyonlar Cerrahiyi takiben en sık görülen komplikasyonlar ekstraoküler hareketlerde disfonksiyon, mental durum değişiklikleri ve ataksidir 28. Çoğu defisitler geçicidir, preoperatif mevcut olsa dahi spontan geçme eğilimindedir. Defisit gelişmesi ve şiddetinin artması preoperatif verilen radyoterapiye, semptomların preoperatif mevcudiyetine ve yüksek derece malignite ve invaziv karekterde olmasına bağlıdır Olguların yaklaşık %10 unda ekstraoküler hareketlerin kaybı ile, konverjansta bozukluk ve yukarı bakış paralizisi nadiren de diplopi gelişebileceği bildirilmiştir 1. Mental durum değişiklikleri hafif bir leterjiden akinetik mutizime kadar değişen derecelerde görülebilir. Kognitif bozukluklar muhtemelen retiküler aktivasyon sistemiyle talamik bozuklukların kombinasyonu ile oluşur. Posterior fossa sendromu veya aseptik menenjit, cerrahiyi takiben stereoid tedavisinin çok hızlı kesilmesine bağlı veya inklüzyon tümörleri cerrahisi sonucu gelişebilir. Baş ağrısı, ateş, letarji ve ense sertliği gibi semptomlar oluşturabilir ve yüksek doz steroid tedavisine iyi yanıt verir. Nöbet, hemianopsi ve hemiparezi cerrahi sonrası paryetal veya oksipital lobun retraksiyonuna bağlı gelişen nadir komplikasyonlardır. Bu komplikasyonlar supratentorial operasyonlarda kortikal drene edici köprü venlerinin kesilmesiyle oluşabilir 28. Pineal bölge cerrahisinde en ciddi komplikasyon rezeke edilen tümör yatağındaki kanamadır. Cerrahiye bağlı ölümün en sık nedenidir 28,6,1. En sık pineal hücreli tümörlerden pineoblastoma ve pineositoma da görülür. Bunun olası bir vaskülaritede artış ve yüksek oranda malign karekterde olmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir 1. b Şekil 1: A- 18 yaşında başağrısı, çift görme şikayeti ile başvuran ve T1 ağırlıklı MRG de homojen kontrast tutan pineal bölgede tümoral kitle.b- Postoperatif T1 ağırlıklı MRG de tümorün total çıkartıldığı izleniyor. a Adjuvant Terapi Radyoterapi Radyoterapi tüm malign bölge tümörlerinde tüm beyine 4000 cgy ve buna ilave 1500 cgy pineal bölgeye önerilmektedir. Tek istisnası tamamen çıkarılmış histolojik olarak benign karakterde pineal hücre tümörü veya ependimomadır. Bu olgularda radyoterapi yerine seri MRG lar ile rekürrens olana kadar takip edilmesi önerilmektedir 26,27. Germinoma en radyosensitif pineal bölge tümörüdür ve önemli ölçüde kür sağlanabilir. Özellikle çocuklarda spinal ve kranial radyoterapi tedavisinin kararı dikkatli verilmelidir. Kranial radyoterapinin kognitif defisitler, hipotalamik ve endokrin bozukluklar, serebral nekroz ve yeni tümör formasyonu gibi yan etkileri vardır 1. Radyografik olarak kanıtlanmış spinal metastazın standart dozu 3500 cgy dir 11. Spinal radyoterapinin klinik ve ya radyolojik olarak kanıtlanmış disseminasyon gösteren vakalarda kullanılması önerilmektedir 27. Radyocerrahi bir çok santral sinir sistemi tümöründe günümüzde popüler bir tedavi modalitesi olmuştur. Demsey ve ark. pineal tümörlü 9 olguyu herhangi bir morbidite olmaksızın 21 aylık takipte iyi klinik sonuçlar elde etmiştir 30. Kemoterapi Kemoterapinin en faydalı olduğu grup germ hücreli tümörlerdir, özellikle nongerminomatöz malign germ 208

Pineal Bölge Tümörleri hücreli tümörlerde rutin olarak kullanılmalıdır 1. En sık kullanılan EİNHORN rejimidir. Bu rejim testiküler karsinomada da kullanılan vinblastin ve bleomisin kombinasyonudur 1. Diğer bir popüler rejim ise bleoimisinin pulmoner toksisitesinden korumak için VP-16 ve cisplatin kombinasyonudur 10. Ekstrakranial bölgelerdeki ekstragonadal germ hücre tümörlerinde zaman zaman total yanıt gelişse de intrakranial tümörlerde yanıt çok daha az oluşur. Germinomalar ise tek başına radyoterapi ile tedavi edilen tümörlerdir. RT den önce kemoterapinin eklenmesi tam yanıt şansını değiştirmeden daha düşük dozda radyasyon kullanımını mümkün kılmaktadır 6. Germinomalar için yapılmış çalışmalarda kemoterapiye %80-100 oranında yanıt olduğu bildirilmiştir 20. Malign pineal hücre tümörlerinde kemoterapi standart tedavi modalitesi olarak kabul edilmemektedir, radyasyon tedavisinden sonra sıklıkla kullanılsada yararı tartışmalıdır 33. Prognoz Uzun dönem prognoz tümör histolojisine bağlıdır. Genellikle tüm benign pineal tümörlerde sadece cerrahi ile kür sağlanabilir ve 5 yıllık sonuç %100 dür 1. Bunlar arasında teratomalar, lipomlar, dermoid ve epidermoid tümörler, menengiomalar, hemangioblastomalar, pineal kistler, benign kistik astrositomalar ve bazı pineositomalar bulunmaktadır. Malign tümörler arasında prognoz tümör histolojisine göre farklılık gösterir. Malign germ hücreli tümörlerde, germinomalar ile nongerminomatöz tümörler arasında belirgin farklılık vardır. Germinomalarda cerrahi ve radyoterapi ile 5 yıllık yaşam %75-80 dir 1,9,20,32. Malign nongerminomatöz germ hücre tümörlü olgularda ise prognoz kötüdür ve nadiren yaşam 2 yıla kadar çıkar 1,20. Kistik astrositomalar benign özellik gösterir ve adjuvant tedaviye gerek olmadan sadece cerrahi ile kür sağlanabilir. Solid astrositomalar nadiren total çıkartılabilir ve radyoterapi bu olgularda genellikle önerilmektedir. Solid astrositomalarda prognoz beyin sapı astrositomaları ile benzerlik gösterir ve yaşam yaklaşık %67,5 tir 1. Pineal hücreli tümörlerde ise küçük bir grup benign olabilir ve total rezeke edilebilir. Bu grubun prognozu çok iyidir ve birçok olguda radyoterapiye gerek yoktur. Ancak pineal hücreli tümörlerin büyük bir çoğunluğu malign özellik gösterir, cerrahi ve radyoterapi ile 5 yıllık yaşam %55 seviyelerindedir 34. Kaynaklar 1. Jeffrey Bruce. Management of Pineal Region Tumors. Neurosurgery Quarterly 1993;3:103-19. 2. Zulch KJ. Reflectionns o n the surgery of the pineal gland (a glimse into the past). Neurosurg Rev 1981;4:159-62. 3. Abay EO, Lows ER, Grado GL et al: Pineal Tumors in Children and adolescents 1981;55:889-95. 4. Cummins FM, Taveras JM, Schlesinger EB. Treatment of gliomas of the third ventricle and pinealomas. With special reference to the value of radiotheraphy. Neurology 1960;10:1031-6. 5. Degriolami U, Schimidek H. Clinicopathological study of 53 tumors of the pineal region. J Neurosurg 1973;39:455-62. 6. Joon Ki Kong, Sin Su Jeun, Yong Kil Hong et al. Experience with pineal region tumors. Child s Nerv Syst 1998;14:63-68. 7. Chang SM, Hearne PKL, Larson DA, Wara WM, Bollen AW, Prados MD. Pineoblastoma in adults. Neurosurgery 1995;37:383-391. 8. Jeffery N Bruce, Bennet M Stein, Sander Canndy. Pineal cell and germ tumors. In: Kaye AH (ed). Brain Tumors. Second Edition. Churchill Livingstone; 2001.771-803. 9. Stein BM, Bruce J N. Surgical management of pineal region tumors. Clinical Neurosurgery. Baltimore: Williams and Wilkins, 1992. 10. Schild SE, Scheithower BW, Schomberg PJ, et al. Pineal parencimal tumors. Clinical patholojic and therapotic aspects. Cancer 1993;72:870-880. 11. Turgut Özkaya. Pineal bölge tümörleri: Patolojik özellikleri ve cerrahi yaklaşım şekilleri. Arşiv 2001;10:100-18. 12. Quest DQ, Kleragia E. Microsurgical anatomy of the pineal region. Neurosurgery 1980;6:385-90. 13. Yamamoto I, Kageyama N. Microsurgical anatomy of the pineal region. J Neurosurg 1980;53:205-21. 14. Erlich SS, Apuzzo KLJ. The Pineal Gland:Anatomy, Physiology and Clinical Significance. J Neurosurg 1985;63:321-41. 15. Jennigs MT, Gelman R, Hochberg F. İntracranial germ cell tumors:natural history and pathogenesis. J Neurosurg 1985;63:155-67. 16. Stein BM, Bruce JN. Surgical management of pineal region tumors. Clin Neurosurg 1992;39:509-32. 17. Rozario R, Adelman L, Prager RJ, Stein BM. Menegiomas of the pineal regionc and third ventricle. Neurosurgery 1979;5:489-95. 18. Fain JS, Tomlinson FH, Scheithauer BW, Parisi JE, Fletcher GP, Kelly PJ, Miller GM. Symtomatic glial cysts of the pineal gland. J Neurosurg 1994;80:454-60. 19. Fetell MR, Bruce JN, Burke AM, et al. Non-neoplsticpineal cysts. Neurology 1991;41:1034-40. 20. Anderson RCE, Bruce JN. Current management of germinomas. Contemporary Neurosurgery 2003;25:6. 21. Bruce JN, Stein BM. İnfratentorial approach to pineal tumors. In: Wilson CB (ed). Neurosurgical purocedures: Personal approaches to classic operations. Baltimore: Williams and Wilkins; 1992. 63-76. 22. Allen JC, Nisselbaulh J, Epstein F, Rosen G, Schwartz MK. Alphafetoprotein and human chorionic gonadotropin determination in cerebrosipinal fluid. J Neurosurg 1979;51:368-74. 23. Sawaya R, Hawley DK, Tobler WD, Tew JM, Chambers AA. Pineal and third ventricle tumors. In: Youmans JR (ed). Neurosurgical Surgery. Philadelphia: WB Saunders; 1990. 3171-203. 24. Korf HW, Bruce JN, Vistica B, Rolag M, Stein BM, Klein DC. Immunoreactive S-antigen in cerebrospinal fluid a marker of pineal parenchymal tumors. J Neurosurg 1989;70:682-7. 25. Shinoda J, Yamad H, Sakai, Ando T, Hirata T, Miwa Y. Placental alkaline phosphatase as a tumor marker for primary intracranial germinoma. J Neurosurg 1988;68:710-20. 209

F. Abaş, ark. 26. Pendl G. Management of pineal region tumors. Neurosurgery Quarterly 2002;12:279-98. 27. Konovalov AN, Pitskhelauri DI. Principles of treatment of the pineal region tumors. Surgical Neurol 2003;59:250-68. 28. Bruce JN, Stein BM: Supracerebellar approaches in the pineal region. In: Apuzzo M (ed): Brain Surgery: Complication avoidance and management. New York: Churchill Livingstone; 1993. 511-36. 29. Bruce JN, Stein BM: Supracerebellar approach. In: Kaye A, Black P (eds): Operative Neurosurgery, Vol. 1. London: Churchill Livinstone; 2000. 815-24. 30. Dempsey PK, Kondziolka D, Lunsford LD. Stereotactic diagnosis and treatment of pineal region tumours and vascular malformationns. Acta Neurochir (Wien) 1992; 116: 14-22. 31. Jean Regis, Pablo Bouillot, Françoise Rouby-Volot, Dominique Figarella-Branger, Henry Dufour, Jean C Peragut. Pineal region tumors and the role of stereotactic biopsy: review of the mortality, morbidity, and diagnosis rates in 370 cases. Neurosurgery 1996;39:907-24. 32. Edwards MSB, Hudgins RJ, Wilson CB, Levin VA, Wara WM. Pineal region tumors in children. J Neirosurg 1988;68:689-97. 33. Chang SM, Hearne PKL, Larson DA, Wara WM, Bollen AW, Prados MD. Pineoblastoma in adults. Neurosurgery 1995;37:383-91. 34. Vaguero J, Ramiro J, Martinez R, Coca S, Bravo G. Clinicopathological experience with pineocytomas: report of five surgically terated cases. Neurosurgery 1990;27:612-9. 210