Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi Anadolu Universiy Journal of Social Sciences Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini* The Analysis of Moneary Policy in he Inflaion Targeing Regime: An Esimaed DSGE Model For Turkey Yrd. Doç. Dr. Bilgin Bari - Prof.Dr. İlyas Şıklar Öz Dinamik sokasik genel denge(dsgd) modelleri son yıllarda para poliikası analizlerinde yaygın bir şekilde kullanılmakadır. Bu çalışmada da dışa açık küçük ekonomi DSGD modeli Türkiye için ahmin edilmekedir. Model nominal ve reel kaılıklar, eksik rekabe ve ükeicinin fayda fonksiyonunda alışkanlık oluşurma özelliklerine sahipir. Daha sonra Yeni Keynesyen makroekonomik çerçeve kapsamında opimum para poliikası ele alınmakadır. Model 2002:Ç1 2012:Ç4 dönemi için Bayesci yönem kullanılarak ahmin edilmekedir. Bu yönemde önsel ve olabilirlik fonksiyonu yapısal paramerelerin sonsal dağılımlarını elde emek için birlike kullanılmakadır. Sonuçlar parasal oorienin enflasyona güçlü bir şekilde epki verirken çıkı açığına zayıf epki verdiğini gösermekedir. Anahar Kelimeler: Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli, Opimum Para Poliikası, Yeni Keynesyen Model, Bayesci Yaklaşım Absrac Dynamic Sochasic General Equilibrium (DSGE) models have been widely used for moneary policy analysis in recen years. In his sudy, a small open economy DSGE model are esimaed for Turkey. The model feaures nominal and real rigidiies, imperfec compeiion and habi formaion in he consumer s uiliy funcion. Laer opimal moneary policy is explained in deail in he New Keynesian macroeconomic framework. The model is esimaed using by Bayesian mehods for he period 2002:Q1 2012:Q4. The parameer esimaes shows ha moneary auhoriy reacs o inflaion robusly while i reacs o he oupu gap weakly. Keywords: Dynamic Sochasic General Equilibrium Model, Opimal Moneary Policy, New Keynesian Model, Bayesian Approach Giriş Bu çalışmanın amacı 2002-2012 yılları arasında Türkiye de uygulanan para poliikasının ekinliğini analiz emekir. Ele alınan dönem Türkiye ekonomisinde yaşanan derin kriz sonrası ikisa poliikasında önemli değişikliklere gidilen bir dönemdir. Bu önemli değişikliklerden biri de para poliikasının enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde yürüülmeye başlanmasıdır. Türkiye de uygulanan enflasyon hedeflemesi rejimini örük enflasyon hedeflemesi dönemi (2002-2005), açık enflasyon hedeflemesi dönemi (2006-2010) ve küresel kriz sonrası dönem (2011 den günümüze) Yrd. Doç. Dr. Bilgin Bari, Anadolu Üniversiesi İİBF, bbari@anadolu.edu.r Prof.Dr. İlyas Şıklar, Anadolu Üniversiesi İİBF, isiklar@anadolu.edu.r * Bu çalışma Bilgin Bari nin Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Ensiüsü İkisa Ana Bilim Dalında Dokora Tezi olarak kabul edilen Yeni Keynesyen Modelde Opimum Para Poliikası: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli isimli çalışmadan üreilmişir. sbd.anadolu.edu.r 47
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini olarak üç bölüme ayırabiliriz. Bu çalışmada enflasyon hedeflemesi rejimi dönemi Yeni Keynesyen makroekonomik çerçeve içerisinde incelenmekedir. Yeni Keynesyen model ekonomideki konjonkürel dalgalanmaların açıklamasında bir önceki model olan Reel İş Çevrimleri modelinin ersine parayı ve parasal oorienin kararlarını makroeokonmik yapıya dahil emeke ve am rekabeçi piyasalar varsayımını erk edip fiya kaılıklarına odaklanmakadır. Nominal kaılıklar, yapışkan fiya ve ücre ile modele dahil edilerek para poliikasının reel değişkenleri ekileyeceği savunulmakadır. Kydland ve Presco un 1982 yılında yapıkları çalışmaları makroikisa eorisi ve makroekonomik modelleme açısından önemli bir dönüşümün başlangıcı kabul edilmekedir. İkisa eorisine kakılarıyla Nobel İkisa ödülü sahibi de olan ikisaçılar bu çalışmalarında Amerikan ekonomisini modellemişler ve Reel İş Çevrimleri (RİÇ) modelini ikisa lieraürüne kazandırmışlardır. Dinamik sokasik genel denge (DSGD) modelinin bir al ürü olan RİÇ modeli ekonominin reel arafına odaklanmaka ve parasal kısım modelde gözardı edilmekedir. Model esnek fiyalar alındaki bir ekonomide iş çevrim dalgalanmalarını açıklamada bazı reel şokları (eknoloji, verimlilik vb.) ve sokasik büyüme modelini birlike kullanmakadır. Yeni Keynesyen ikisaçılar bu modelin varsayımlarını değişirmiş ve modele para poliikasının ekilerini dahil ederek başka bir DSGD modeli gelişirmişlerdir. DSGD modelleri poliika analizi için uarlı bir çerçeve sağlayan güçlü araçlardır. Bu modeller ekonomideki dalgalanmaların kaynaklarını belirlemede yardımcı olabilir, yapısal değişimlerin nedenlerini açıklayabilir, poliika değişimlerinin ekilerini ahmin edebilir ve karşıolgusal (counerfacual) deneyleri uygulamayı kolaylaşırabilirler 1. Bu modeller ayrıca geniş ölçekli modellerde her zaman mümkün olmayan indirgenmiş form paramereleri ve ekonominin yapısal özellikleri arasında bir ilişki kurmayı da sağlamakadır. 1 Burada karşıolgusal deneyler ile modelin simülasyon eknikleri yardımıyla olmayan durumları da analiz edebilme özelliği vurgulanmakadır. DSGD modelinin emel özellikleri modelin ismi ile açıklanabilir. Modelin dinamik yapısı değişkenlerin zaman içerisindeki harekelere odaklanması sonucu oraya çıkmakadır. Burada değişkenin cari değerinin yanısıra geçmiş ve gelecek değerleri de dikkae alınmakadır. Model zaman içerisinde hareke eden dinamik ekonomiyi rassal şoklara açık hale geirdiği için de sokasik özelliğe sahip olmakadır. Model ekonomiyi bir büün olarak ele alıp incelemekedir. Modelin poliik olmayan bloğu olarak adlandırılan kısmında ekonominin genel dengesi mikroekonomik birimlerin (hanehalkı ve firmalar) davranışsal denklemlerinden elde edilen arz ve alep denklemleriyle göserilmekedir. Modelin poliik bloğunda ise çıkı ve fiya isikrarı ercihlerine göre hareke eden merkez bankasının poliika aracının kullanımı göseren faiz oranı kuralı yer almakadır. Çalışmanın ikinci bölümünde DSGD modelinin elde edilişi dışa açık bir ekonomi için açıklanmakadır. Üçüncü bölüm opimum para poliikasını ele almakadır. Dördüncü bölümde Bayesci ahmin yönemi özelenmeke ve ahmin sonuçları değerlendirilmekedir. Son bölüm ise ampirik bulguların yorumlandığı çalışmanın sonuç kısmıdır. Modelin Yapısı Burada oluşurulan dışa açık küçük ekonomi modeli, Gali ve Monacelli (2005), Gali (2008), Liu (2006) ve Lubik ve Schorfheide (2005) ın gelişirdikleri modeller emel alınarak oluşurulmuşur. Modeli basi hale geirmek ve ekonominin dışa açıklığına bağlı olarak oluşan durumlara odaklanmak için maliye-iişli şokların veya nominal ücre kaılıklarının olası varlığı ihmal edilmekedir. Calvo fiya belirleme modeli ve am finansal piyasalar varsayımı ile birleşirilmiş eknoloji ve ercihler üzerindeki varsayımlar, basi ve sezgisel logarimik-doğrusal hale geirilmiş denge koşulları ve daha anlaşılabilir bir model elde ememizi sağlamakadır. Bu oldukça basi ve sezgisel logarimik-doğrusal denge koşulları Yeni Keynesyen Phillips eğrisi ve dinamik IS denklemlerini içeren iki denklemli dinamik siseme indirgenebilir 2. Bu iki denklem para poliikasının nasıl yöneildiğinin anımı ile amamlanmakadır. 2 Sayfa kısıı nedeniyle ilgili genel denge denklemlerinin elde edilişi burada yer almamakadır. İlgilenenler yazar ile ileişime geçebilirler. 48
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue mal ihracaı Mal Üreicisi Merkez Bankası faiz oranı ihala borçlanma Hanehalkı aramalı ihalaı işgücü ücre ransferler vergiler yuriçi borçlanma Dünya nın Geri Kalanı Firmalar Devle ihraca Kaynak: Srom ve Poghosyan, 2011:6 Şekil 1. Dışa Açık Ekonominin Akım Şeması Genel Denge Geleneksel Göserim Bu bölümde dışa açık küçük bir ekonomi için doğrusal hale dönüşürülmüş denge dinamikleri ele alınmakadır. Yuriçi enflasyon ve çıkı açığı eşilikleri elde edilmekedir. n Çıkı açığı aynı şekilde y y y olarak anımlanmakadır. Yuriçi reel marjinal maliye ve çıkı açığı ilişkisi aşağıdaki şekilde oraya çıkar: mc = ( σ α +ϕ) y (2.1) Yeni Keynesyen Phillips eğrisi dışa açık ekonomi için aşağıdaki şekilde elde edilmekedir: π H, = βe { π H, +1 } +κ α y (2.2) (2.2) de κ α λ(σ α +ϕ) ve α = 0 (veya σ = η = γ = 1 ) için eğim kasayısı λ(σ +ϕ) arafından verilmekedir. Dışa açık ekonomi için enflasyon eşiliği yuriçi enflasyon ile ilgilidir. Dışa açıklığın derecesi ( α) sadece Yeni Keynesyen Phillips eğrisinin eğimi üzerindeki ekisi yoluyla enflasyon dinamiklerini ekilemekedir. Eğim üzerindeki ekisi ise çıkı açığındaki değişmelere enflasyonun epkisinin büyüklüğüne bağlı olmakadır. Euler denklemlerini kullanarak dışa açık ekonomi için dinamik IS denklemini çıkı açığı cinsinden ifade edebiliriz: y = E { y +1 } 1 (2.3) de r n oranı olmakadır. n ( { } r ) σ α i E π H, +1 (2.3) dışa açık küçük ekonomi için doğal faiz Dışa açık küçük ekonomi için bulduğumuz ileriye dönük IS eğrisi iki çıkarıma sahipir. Birincisi, dışa açıklığın derecesi faiz oranındaki değişmelere çıkı açığının hassasiyeini ekilemekedir. İkincisi ise dışa açıklık nedeniyle doğal faiz oranı yuriçi verimliliğin yanı sıra beklenen dünya çıkı büyümesine de bağlı olmakadır (Gali, 2008b, s.165). Opimum Para Poliikası Yeni Keynesyen modelde para poliikası bir bilim olarak görülmekedir. Bunda para poliikasının yürüülmesinin basi ve sağlam kurallara dayandırılması önemli bir ekiye sahipir (Blanchard, 2006, s. 1). Bu bölümde, Yeni Keynesyen makroekonomik çerçeve kullanılarak para poliikası nasıl yöneilmeli sorusu ele alınacakır. Burada amaç opimum (en uygun) sbd.anadolu.edu.r 49
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini para poliikasını bulmakır. Opimum para poliikası ekonomideki mevcu kısılar alında ikisadi ajanların refahını maksimum yapan poliikadır. Opimum para poliikasının merkezinde ise enflasyon hedeflemesi rejimi yer almakadır. Bir başka ifadeyle, para poliikasının emel amacı fiya isikrarı olmakadır. Enflasyon hedeflemesi uygulanırken merkez bankası enflasyon hedefine ulaşmak için poliikasını üç sacayağına dayandırmalıdır (Walsh, 2001, s. 13): (1) çıkı açığına odaklanmak, (2) faiz kuralını akip emek, (3) ileriye dönük hareke emek. Çıkının denge düzeyinden sapması anlamına gelen çıkı açığı enflasyondaki değişimlerin emel sebeplerinin başında gelmesi nedeniyle önem aşımakadır. Merkez bankası, cari çıkı ve poansiyel çıkı arasındaki açığı birbirine yakın umaya çalışır. Merkez bankası çıkıyı poansiyel düzeyinin üzerinde umak için genişleyici poliika uyguladığında enflasyon daha yüksek gerçekleşecekir. Bu nedenle merkez bankası çıkı açığında isikrarı gözemelidir. Bir başka ifadeyle, çıkı poansiyel (am isihdam) düzeyine yakın uulmalıdır (Svensson, 1999, s. 210). İkinci emel prensip merkez bankasının bir faiz kuralını akip emesi gerekiğidir. Burada kural ile kasedilen bir epki fonksiyonudur. Bu epki fonksiyonu para poliikası uygulamasında faiz oranının davranışını ifade emelidir (Allsop ve Vines, 2000, s. 17). Burada enflasyondaki arışa faiz oranının gösereceği epki, enflasyondaki arışan daha fazla olmalıdır. Böylece reel faiz oranı oplam alep üzerinde ekili olabilecekir. Uygulamada sıkça kullanılan faiz oranı kuralı Taylor kuralıdır. Para poliikasının uygulanmasında önce amaçlar belirlenmeke sonra uygulama ile ilgili konular ele alınmakadır. Bunun için öncelikle opimum poliikada uygulanan faiz oranı kuralları elde edilmekedir. Praike bu kurallar para poliikasına am olarak yol göserici özelliğe sahip değildir. Büün hepsi merkez bankasının bir değişkendeki (bu değişken nominal faiz oranı olmakadır) değişmelere eşzamanlı olarak epki vermesini gerekirmekedir. Enflasyon hedeflemesi rejiminde para poliikası aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Merkez bankası önce poliika faizi adı da verilen bu faiz oranını belirlemeke daha sonra koridor siseminde bu faiz oranının ekonomi için referans faiz haline gelmesini sağlamakadır. Bu faiz oranı ise parasal akarım mekanizması yoluyla çıkı üzerinde ekili olmakadır. Merkez Bankası ve Faiz Oranı Kuralı Opimum para poliikası eorisinin emel sorunu para poliikasının şoklara nasıl epki gösereceğidir (Clarida vd., 1999, s. 1665). Opimum para poliikası eorisi para poliikasını bir bilim olarak görür. Bu ise şunu vurgulamakadır: İkisaçılar, iyi bir para poliikası uygulamak için neyi bilmeleri gerekiğini bilmelidirler. Teori, poliika yapıcıların hanehalkının faydasını maksimize emeyi amaçlayan iyi niyeli merkez bankacılar olduğu varsayımına dayanmakadır. Bu dinamik opimizasyon problemi ise veri kaynaklar, kurumlar ve bilgi kısıı alında çözülmekedir. Merkez bankasının amaç fonksiyonu hedef değişkenlerin davranışını, poliika yapıcılar arafından karar süreçlerinde kullanılan refah ölçümüne dönüşürmekedir. Merkez bankasının opimum hedef fonksiyonunun önceden belirlenmiş enflasyon oranı ve poansiyel çıkıyı içerdiği varsayılmakadır. Amaç fonksiyonu kayıp fonksiyonu olarak belirlendiği için merkez bankası geleceke beklenen refah kayıplarını minimize emeye çalışır. Bu refah kayıpları, çıkının ve enflasyonun ilgili hedef değerlerinden sapması sonucu oraya çıkmakadır. Enflasyondaki bir düşüşü geçici bir çıkı kaybının izlediğini göz önünde bulundurduğumuzda para poliikası kararlarının marjinal faydası ve marjinal maliyeinin dengelenmesi bakımından bu poliika opimum olmakadır (Walsh, 2001, s. 15). Merkez bankasının opimizasyona dayalı davranışında asıl amacı kayıp fonksiyonunu minimize emekedir. Bu fonksiyona göre enflasyonun hedefen, çıkının ise denge düzeyinden sapmasının bir maliyei bulunmakadır. Merkez bankası, bu sapmalardan kaynaklanan faydasızlığa kalanmakadır. Bu ür bir faydasızlık, poziif ve negaif sapmalara ilişkin olarak simerikir ve sapmanın büyüklüğüne oranla kayıp armakadır. Bu nedenle kayıp fonksiyonunu çıkının ve enflasyonun karesel fonksiyonu olarak yazmak daha uygun olmakadır. Bu kayıp fonksiyonunu sözü edilen iki amaca eşi ağırlık veren bir merkez bankası için aşağıdaki şekilde ifade edilmekedir: min. L = 1 (3.1) 2 E 2 β i (π +i + λ y 2 +i ) i =0 İhiyaa dayalı para poliikası yürüen merkez bankası ekonominin cari durumu ve özel sekör beklenilerini veri alarak her bir dönemde opimum şekilde davranmakadır. Kamuoyunun merkez bankasının her dönemde opimizasyon yapığını bildiğini kabul edersek, merkez bankasının gelecek hakkında verdiği 50
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue aahhüleri inandırıcı olmayacakır. Geçmişe merkez bankası her ne söz vermiş olursa olsun, poliikasının gereği olan şeyi yapacakır, yani opimum olan neyse onu yapacakır. Taahhüe dayalı rejimde ise merkez bankası geleceke ne olacağı hakkında güvenilir sözler verebilir. Merkez bankası geleceke izleyeceği kesin poliikalar hakkında söz vererek gelecekeki enflasyon hakkında kamunun beklenilerini ekileyebilir. Walsh (2010, s. 358) poliikalar üzerinde ileriye dönük beklenilerin rol oynadığı bir oramda, ihiyaa dayalı poliikanın isikrar sağlayıcı bir poliika olduğunu belirmekedir. Merkez bankasının emel amacı çıkı ve enflasyonda isikrarı sağlamakır. Bu amaçla nominal faiz oranını belirlerken enflasyonun hedefen sapmalarını, çıkı açığındaki değişimi dikkae almakadır. Lieraürde Taylor (1993) kuralı olarak bilinen emel para poliikası aşağıdaki gibidir (Gali, 2002, s. 24): i = r n + φ π π + φ y y (3.2) Taylor kuralını para poliikası epki fonksiyonu olarak aşağıdaki şekilde yazabiliriz: i = ρ r i 1 + (1 ρ r )(φ π π + φ y y ) +v (3.3) φ π φ y (3.3) de v sıfır oralamaya sahip sokasik dışsal bileşendir. ve nin negaif olmayan bileşenler olduğunu ve parasal oorie arafından seçildiğini varsayalım. Bu iki kasayı sırasıyla merkez bankasının enflasyona ve çıkıya duyarlılığını ölçmekedir. ρ sabi kasayısı faiz oranı düzelme derecesidir (degree of ineres rae smoohing) ve faiz oranı kuralını (i ) sıfır enflasyon denge durumu ile uyumlu hale geirmekedir. Yeni Keynesyen modelin opimum para poliikası uygulamasının iki emel sonucu bulunmakadır. Bunlardan birincisi, Blanchard ve Gali (2007a) nin ilahi esadüf (divine coincidence) olarak adlandırdıkları durumdur. Buna göre isenilen koşullar alında (bunlar Yeni Keynesyen modelde sağlanan koşullardır) enflasyonda isikrarı sağlamak çıkının da en iyi düzeyinden uzaklığında isikrarı sağlayacakır. Buna refah ile ile ilgili çıkı açığı denilmekedir. Bu para poliikası açısından önemli bir çıkarımdır. Buna göre merkez bankaları sadece enflasyona odaklanmalıdır. Eğer enflasyonda isikrarı sağlayabilirlerse oomaik olarak ekonomik faaliyelerde de opimum düzeyi yaraabilirler. Başka bir ifadeyle, enflasyon yerine üreimi önemseyen bir poliika önceliğine sahip bir merkez bankası bile enflasyona odaklanmalıdır. Bu nedenle enflasyon hedeflemesi para poliikasının yürüülmesinde öne çıkmakadır. Modelin opimum para poliikası ile ilgili ikinci önemli sonucu birinci sonucu ile ilişkilidir. Enflasyonda isikrarı başarmak için Taylor kuralına ihiyaç vardır. Bu kural ile ifade edilen faiz oranının enflasyona epki olarak ayarlanmasıdır. Temel koşul faiz oranının vereceği epkinin enflasyondan daha fazla olması gerekiğidir. Kural, arz şoklarının varlığında bile enflasyonu opimum değerinde uacak şekilde sağlamlığa sahip olmalıdır (Blanchard, 2006, s. 3). Faiz Oranı Kuralı Alında Denge Dinamikleri Dışa açık ekonomi için elde eiğimiz üç emel denklem olan (2.2), (2.3) ve (3.3) ü biraraya geirdiğimizde denge koşulunu ifade eden denklem sisemini elde ederiz. Ve bunu fark denklemleri şeklinde aşağıdaki gibi göserebiliriz (Gali, 2008b, s. 165): y π H, (3.4) de { } { } = A E y +1 α E π +1 r n r n ρ dir ve + B α ( r n v ) (3.4) A α σα 1 βφπ Ωα σκ α α κα + βσ ( ε + φy) ; 1 Ω κ ; B α α α 1 Ωα σ + φ + κφ α y α π olmakadır 3. 3 Negaif olmayan kasayılar (φ π,φ y ) varsayımı alında yerelde ek durağan denge koşulu aşağıda gibi göserilebilir (Bullard ve Mira, 2002): κ α (φ π 1) + (1 β)φ y > 0 sbd.anadolu.edu.r 51
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini Modelin Para Poliikası Açısından Sonuçları Yeni Keynesyen model dör önemli alanda para poliikası ile ilgili güçlü sonuçlara sahipir. Bunlar (King, 2000 ve Zimmermann, 2003) : i) Fiya düzeyi veya enflasyon hedeflemesinin önemi: Düşük düzeyde enflasyon hedefleyen para poliikası ekonomiyi poansiyel hasılasına yakın bir düzeyde uacakır. Eğer ekonomide dışsal bir enflasyon şoku yoksa, isikrarlı fiya düzeyi aynı zamanda çıkıyı da poansiyel düzeyinde uacakır. Daha genel bir şekilde ifade edersek yeni model şunu gösermekedir: Zaman ile değişen enflasyon hedefleri verimlilik, oplam alep, para alebi gibi şokları içeren ekonomik bozukluklara epki vermemelidir. Merkez bankasının uygulayacağı enflasyon hedeflemesi esnek olmalıdır. Bir başka ifadeyle, merkez bankası çıkı ve enflasyonu dengede umalıdır. Bu nedenle merkez bankası kısa dönem Phillips eğrisindeki değiş-okuş u göz önünde bulundurarak fiya isikrarına çıkıdaki isikrardan daha fazla önem vermelidir. ii) Enflasyon hedeflemesi alında faiz oranının davranışı/harekei: Yeni model Irving Fisher arafından gelişirilen, modern makroekonomi nin emel aşlarından birisi olan faiz oranı belirlenmesinin iki prensibini birleşirmekedir. Reel faiz oranı zamanlar arası anahar nispi fiyaır. Reel ekonomide büyüme beklenisi var ise arar, yavaşlama beklenisi var ise düşer. Nominal faiz oranı, beklenen enflasyon ve reel faiz oranının oplamıdır. Bu nedenle, poansiyel düzeyine yakın bir hasılayı devam eirmeye dönük enflasyon hedeflemesi izleyen bir merkez bankası, ekonominin beklenen büyüme oranı arığında nominal faiz oranını arırmalı, beklenen büyüme oranı gerilediğinde ise nominal faiz oranını düşürmelidir. iii) Para poliikasının sınırları: Modelde para poliikasının iki sınırı bulunmakadır. Birincisi, parasal oorie çıkıyı poansiyel düzeyinde kalıcı bir biçimde uamaz. İkincisi, ekonomide rasyonel beklenilere dayalı ek bir denge var ise para poliikası kuralları kısılanmalıdır. Özellikle, çoğu ekonomide oraya çıkığı gibi, merkez bankasının faiz oranını poliika aracı olarak kullandığı ve enflasyon oranı belirlenen hedefin üzerine çıkığında faiz oranını arırdığı varsayılır. Eğer ekonomide isikrarlı ve ek bir denge olursa bu poliika agresif bir şekilde uygulanır. Faka, merkez bankası hem şimdi hem de gelecekeki enflasyonu dikkae alan bir poliika izliyorsa enflasyon şoklarına karşı agresif bir şekilde epki vermemesi önemlidir. Merkez bankası kayıp fonksiyonunda yer alan çıkı isikrarı hedefinin ağırlığı ve sayısal enflasyon hedefi bakımından şeffaflığını devam eirmek zorundadır. Bu sayede merkez bankası aşırı şekilde ihiyaa dayalı poliika yürümemiş olacakır. iv) Para poliikasının ekileri: Yeni Keynesyen modelde para poliikası çıkıyı poansiyel düzeyinden geçici olarak ayıracak eki yaraabilir. Buna rağmen, bazı önceki modellerin aksine, bu farklılıklar genellikle seri olarak bağlanısızdır. Merkez bankası nominal gelirde kalıcı bir arış yaraırsa, bu çıkıda da bir arış yaraacakır. Faka bu arış birkaç dönem sonra fiya ayarlamaları amamen yayıldığında oradan kalkacakır. Model Tahmini Ampirik Lieraür Yeni Keynesyen DSGD modelini kullanan ilk önemli çalışma Smes ve Wouers (2003) arafından gerçekleşirilmişir. Bu çalışma sonraki çalışmalar için de her zaman yol göserici olma nieliğine sahipir. Yazarlar Euro bölgesi için yapışkan ücre ve fiyalara dayalı DSGD modeli gelişirmişlerdir. Model alışkanlık oluşurma, sermaye birikiminde uyarlanma maliyei, kapasie kullanım özellikleri gibi paramereler içermekedir. Çalışmada Bayesci eknikler kullanılarak para poliikası şokları, verimlilik şokları, maliye iişli şoklar ve diğer yapısal şokların (ercihler, emek arzı vb.) ampirik analizi yapılmaka ve bu şokların Euro bölgesinde iş çevrim dalgalanmalarına olan ekileri incelenmekedir. Çalışmanın sonuçlarına göre Euro bölgesinde fiya ve ücre yapışkanlığı yüksekir. Kısa dönemde para poliikası şoku ekili olmakadır. Tovar (2006) Şili, Kolombiya ve Meksika daki devalüasyonların çıkı üzerindeki ekilerini analiz emek için DSGD modeli kullanmışır. Çalışmada modelin ahmini için maksimum olabilirlik yönemi kullanılmışır. Buna rağmen ahmin sokasik ekillik problemi yaramakadır. Bu problem çözmek için ilave şoklar yaraılmışır. İkinci aşama ahmin ölçüm haaları dahil edilerek gerçekleşirilmişir. Çalışmanın sonuçlarına göre devalüasyonun çıkı üzerinde genişlemeci 52
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue yönde ekileri bulunmakadır. Ödemeler bilançosuna bağlı akarım mekanizması Meksika da Şili ye ve Kolombiya ya göre daha zayıfır. Medina ve Soo (2006) Şili ekonomisi için DSGE modeli gelişirmişlerdir. Modelde yaırımlardaki uyarlanma maliyei ve ükeim davranışındaki alışkanlık kalıcığına bağlı olarak ücre ve fiyalar yapışkandır ve ihala fiyalarına kur geçişkenliği am değildir. Çalışmada modelin ahmini için Bayesci yönemler kullanılmaka ve ihraç mallarına, yurdışı çıkıya ve parasal şoka yönelik şoklar analiz edilmekedir. Sonuçlara göre icari mal fiyalarına yönelik bir şok ükeim ve yaırım arışları ile yur içi hasılada genişlemeye neden olmakadır. Ayrıca reel kurdaki değerlenme enflasyonu düşürmeke ve isihdamı azalmakadır. Para poliikası şokları enflasyonda düşüşe neden olurken ükeim, yaırım ve yuriçi hasıla üzerinde poziif eki yaramakadır. Da Silveria (2006) Brezilya ekonomisi için dışa açık küçük ekonomi DSGD modeli gelişirmişir. Modelin önemli özelliklerinden birisi icare hadlerini enflasyonu besleyen maliye iişli bir değişken olarak Yeni Keynesyen Phllips eğrisi denklemine sokmasıdır. Bu sayede kapalı ekonomileri beliren çıkı açığı ve marijnal maliye arasındaki ilişki oradan kalkmakadır. Çalışmada Bayesci yönemler kullanılmışır. Sonuçlara göre yüksek icare hadleri dış rekabeçiliği arırarak dünya alebini ülke malına yönelmekedir. Yüksek çıkı işgücü piyasasını harekelendirmeke, reel ücrei ve marijinal maliyei yukarı çekmekedir. Yüksek icare hadleri yuriçi mallar bakımından reel ücrei ve marjinal maliyei arırmakadır. Liu (2006) Yeni Zelanda için dışa açık küçük ekonomi DSGE modeli gelişirmişir. Model özellikle emel poliika simülasyonlarına bir araç sağlamak için parasal akarım mekanizmasına odaklanmakadır. Model Bayesci yönemler ile ahmin edilmekedir. Çalışmanın sonucuna göre dönemlerarası ükeimin ikame edilebilirliği çok azdır. Bunda ekonomide yabancı malların yakın ikamelerinin üreilmemesinin ekisi vardır. Harekesiz işgücü, işgücü arzı kararlarının düşük esnekliği arafından deseklenmekedir. Fiya sözleşmelerinin süresinin ihal perakencileri için dör çeyrek yuriçi üreiciler için beş çeyrek olduğu ahmin edilmekedir. Buncic ve Melecky (2008) Avusralya ekonomisi için Bayesci eknikler yardımıyla dışa açık Yeni Keynesyen model kullanmışlardır. Çalışmada makroekonomik dalgalanmalar üzerinde dış şokların mı yoksa iç şokların mı ekili olduğu araşırılmakadır. Çalışmanın sonuçlarına göre yurdışı ve yuriçi alep şokları ile yuriçi arz şokları ekonomideki iş çevrimleri üzerinde ekili olmakadır. Reel döviz kurunun çıkı üzerindeki ekisi gecikme ile oraya çıkmakadır. Enflasyon yuriçi arz şoklarına karşı oldukça hassasır. Para poliikasının enflasyon üzerindeki ekisi ise düşük olmakadır. Breuss ve Rabisch (2008) Bayesci yönemi kullanarak Avusurya ve Euro bölgesi için iki ülkeli DSGD modeli gelişirmişlerdir. Model reel ve nominal kaılıkları dayalı olarak oluşurulmuşur. Burada amaç hem Avusurya ekonomisindeki iş çevrimlerinin kaynaklarını açıklayabilmek hem de diğer AB ülkeleri ile arasındaki çeşili yapısal şokların akarımını açıklayabilmekir. Bu yapısal şoklar eknoloji, ercihler, maliye iişli şoklar ve poliika şoklarıdır. Model ayrıca parasal rejim değişkliğinin de ekilerini araşırmakadır. Sonuçlara göre Avusurya ekonomisi alep şoklarına daha güçlü epki gösermeke, Euro bölgesinin geri kalanında ise arz şokları daha güçlü ekiye sahip olmakadır. Avrupa parasal birliğine kaılım öncesi ve sonrasına göre Euro bölgesi şoklarının Avusurya ekonomisine ekisi önemli bir şekilde arış gösermişir. Kucsera vd. (2009) Macarisan ekonomisi için ora ölçekli DSGD modeli kullanarak opimum para poliikasını incelemişlerdir. Model iki sekörün yer aldığı, üreim için ihal ara malı kullanan, nominal ve reel kaılıkların bulunduğu bir çerçeve içerisinde gelişirilmişir. Çalışmanın modelleme açısından önemli sonucu; küçük modellerde iyi şekilde analiz edilen para poliikası uygulamasının ora ölçekli modellerde de iyi bir şekilde belirlenebildiğidir. Bir başka ifadeyle, nominal kaılıklar ile alakalı bozuklukları oradan kaldırmayı amaçlayan refah maksimizasyoncu poliika enflasyon hedeflemesi kuralı arafından yaklaşırılabilir. Khan ve Haider (2009) Bayesci yönyemler yardımıyla Pakisan ekonomisini için küçük dışa açık DSGD modeli ahmin emişlerdir. Model hanehalkının ükeiminde alışkanlık oluşurmanın ve fiyalarda sbd.anadolu.edu.r 53
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini kaılığın yer aldığı Yeni Keynesyen çerçeveye dayalı olarak oluşurulmakadır. Çalışmanın amacı yuriçi firmaların fiyalama davranışları aracılığıyla işleyen parsal akarım mekanizmasının yardımıyla Pakisan ekonomisinin yapısı hakkında gerçekçi bir davranış sağlamakır. Model yardımıyla emel makro değişkenlerin eki epkilerini analiz emekir. Bunlar yurçi enflasyon, ihala, enflasyonu, çıkı, ükeim, faiz oranı, döviz kuru ve icare hadlerinin farklı yapısal-dışsal şoklara epkileridir. Çalışmanın sonuçlarına göre yüksek enflasyon ükeimi olumsuz ekilemeke, Pakisan merkez bankası yüksek enflasyona faiz oranlarını 100-200 baz puan arırak epki vermeke, yuriçi ve ihal enflasyonu durumlarında döviz kuru değer kazanmaka, sıkı para poliikası enflasyon üzerinde ekili olurken kurun armasına neden olmakadır. Buna rağmen yuriçi enflasyona kur geçişkenliği çok düşükür. Buriel vd. (2010) Bayesci yönemler kullanarak İspanya ekonomisi için DSGD modeli gelişirmişlerdir. Çalışmanın amacı poliika analizi ve karşıolgusal (counerfacual) alışırmalar için İspanya ekonomisinin emel özelliklerini anımlamakır. Model Yeni Keynesyen nominal ve reel kaılıklar çerçevesinde olşuurulmaka ve modele küçük dışa açık ekonomi, dışsal parasal ooroie (Avrupa Merkez Bankası) ve nüfus büyümesi gibi İspanya ekonomisinde dalgalanmaları ekileyen fakörler eklenmekedir. Sen ve Sun (2011) Çin ekonomisi için Smes-Wouers modeline parasal büyüme kuralını ekleyerek Taylor kuralının yer aldığı yeni bir DSGD modeli gelişirmişlerdir. Modelin ahmininde Bayesci yönem kullanılmışır. Çalışmanın amacı Çin ekonomisinde iş çevrimleri üzerinde parasal ve parasal olmayan değişkenlerin rolünü ve para poliikası akarım sürecini incelemekir. Modelde piyasa başarısızlıkları ve nominal yapışkanlıklar gibi Yeni Keynesyen özellikler yer almakadır. Modelin parasal büyüme kuralı ve Taylor kuralı bakımından sonuçları, parasal akarım meknizmasının ve parasal ve parasal olmayan şokların iş çevrimlerine yönelik çeşili kakılarını vurgulamakadır. Rabana ve Quin (2011) Euro bölgesi için gelişirdikleri DSGD modelinde parasal ve makro-sakıngan (macro-prudenial) poliikaların birlike kullanımını incelemişlerdir. Model nominal, reel ve finansal anlaşmazlıkları içerdiği için hem parasal hem de makro sakıngan poliikalar modelde önemli bir role sahipir. Çalışmanın sonucuna göre makro sakıngan kuralın modele dahil edilmesi refahı arırmada ve makroekonomik oynaklığı azalmada yardıcı olabilir. Buna rağmen makro sakıngan düzenlemelerin ekileri çok ılımlıdır ve merkez bankasının para poliikası kuralının yaraacağından daha küçük bir sayısal ekiye sahipir. Makro sakıngan düzenleyici aşırı risklerin oluşmasından kaçınmak için kredi/gsyih oynaklığını minimum yapmak amacına sahip olduğunda, makro sakıngan poliikalar sayısal olarak daha önemli olmakadır. Peersman ve Sevens (2013) Bayesci yönemler ile gelişirdikleri DSGD modelinde perol alebi ve arzı arafından eiklenen şokları incelemişlerdir. Yazarlar Amerika ve perol üreen ülkelerin yapısal bir modelini gelişirmeke ve ahmin emekedirler. Çalışmanın sonuçlarına göre perol fiyalarındaki değişmelerin farklı kaynakları farklı makroekonomik ekilere neden olmakadır. Reel perol fiyaındaki dalgalanmalar Amerikan ekonomisindeki macoekonomik gelişmeler ile ilgili olarak çoğunlukla dışsaldır. Çebi (2011) Bayesci eknikler kullanarak Türkiye için Yeni Keynesyen dışa açık DSGE modeli ahmin emekedir. Çalışmanın amacı para ve maliye poliikası arasındaki ekileşimleri ve bunların ekonominin isikrarında rolünü incelemekir. Çalışmada Lubik ve Schorfheide ın (2000) gelişirdikleri küçük ölçekli model kullanılmakadır. Kullanılan modelin genel özellikleri Calvo ipinde nominal fiya kaılıkları, döviz kurunun am geçişkenliği, am uluslarası varlık piyasaları, genel kabul görmüş kurala dayalı fiya belirleyiciler ve bozucu vergileme yer almakadır. Çalışmanın sonuçlarına göre parsal oorie enflasyona çıkı açığına oranla daha güçlü epki gösermekedir. Faiz oranı düzelme derecesi yüksekir. Maliye poliikası borç isikrarına kakı sağlamakadır. Alp ve Elekdağ (2011) Bayesci ahmin yönemine dayalı olarak gelişirdikleri DSGD modeli yardımıyla küresel finans krizi süresince Türkiye de para poliikasının rolünü incelemekedirler. Modele nominal ve reel kaılıkları ve dışa açık ekonomide finansal hızlandırıcı mekanizması eklenmekedir. Çalışmanın sonucuna göre para poliikasında enflasyon hedeflemesi rejimine geçiş ve dalgalı kur rejimi gibi reformlar yapılmış olmasaydı krizin ekisinin daha fazla olacağı belirilmekedir. 54
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Yüksel (2013) Bayesci yönem yardımıyla dışa açık küçük ekonomi için DSGD modeli gelişirmişir. Çalışmanın amacı çıkıdaki dalgalanmaları açıklamada yaırım şoklarının rolünü araşırmakır. Model yapışkan fiya ve ücreler, değişken sermaye kullanımı, yaırım uyarlanma maliyeleri ve alışkanlık kalıcılığı gibi nominal ve reel kaılıklar içermekedir. Çalışmanın sonucuna göre kalıcı eknoloji şoku Türkiye ekonomisindeki iş çevrimlerinin belirleyici gücü olmakadır ve yaırım şokunun ekisi daha kısa sürelidir. Tahmin Yönemi Ampirik lieraürde DSGD modellerinin paramerelerini belirlemede kullanılan çok sayıda yönem bulunmakadır. Bu yönemlerin başlıcaları Kydland ve Presco (1982) ile Gali ve Monacelli (2005) arafından kullanılan saf kalibrasyon (pure calibraion) yönemi, Chrisiano ve Eichenbaum (1992) arafından kullanılan genelleşirilmiş momenler yönemi (generalized mehods of momens), Kim (2000) ve Ireland (2004) arafından kullanılan am bilgiye dayalı maksimum olabilirlik ahmini (maximum likelihood esimaion) yönemidir. Bunların dışında DSGD modelinin veriye uygun olup olmadığını araşıran kısılı bilgiye dayalı yönemlerde bulunmakadır. Canova (2002) ve Chrisiano vd. (2005) VAR ve DSGD modellerinin eki epki fonksiyonunu ahmin emek için minimum uzaklığa dayalı krier (minimum disance based crierion) gelişirmişlerdir. Bu çalışmada Bayesci ahmin yönemi kullanılmakadır. Bayesci ahmin yönemi diğer ahmin yönemlerine göre bazı avanajlara sahipir. Bunlardan birincisi, ahmin sürecinde ilave bilgi sağlayan önsel dağılımlardan yararlanılmasıdır. Griffoli (2013) ahmin sürecine önsel bilginin dahil edilmesinin modelin paramerelerini belirlemede kolaylık sağladığını belirmekedirler. İkincisi, genelleşirilmiş momenler yönemi ek bir eşiliğe dayalı olarak kullanılırken Bayesci yaklaşım siseme dayalı ahmine imkan sağlamakadır. Bu bizim genel denge yaklaşımının avanajlarından faydalanmamızı sağlar. Üçüncüsü, Bayesci yaklaşımın küçük örneklemlerde diğer iki ahmin yönemi olan genelleşirilmiş momenler ve maksimum olabilirlik yöneminden daha iyi ahmin performansı sağlamasıdır (Rabanal ve Ramirez, 2005, s.1160). DSGD modellerinde Bayesci yönemlerin ilk kullanıldığı çalışmalar Landon-Lane (1998), Dejong vd. (2000), Schorfheide (2000) ve Orok a (2001) aiir. Lubik ve Schorfheide (2005) arafından yaklaşım genelleşirilmişir. Bayesci Tahmin Yaklaşımı Bayesci yaklaşım seçilmiş model paramerelerinin ahmininin ve kalibrasyonunun birlike kullanıldığı bir yönemdir. Bu yaklaşımın emel avanajı, ekonomideki mevcu koşullara modelin adape edilmesinin sağlanmasıdır. Bayesci ahmin yönemi model paramerelerini ahmin eme, modelin öngörülerini oluşurma ve model kıyaslamalarını yöneme imkanı vermekedir. Ampirik modellerde belirsizliğin üç olası kaynağı bulunmakadır. Bunlar; modelin kendisi ile modelin ve verinin paramerik hale geirilme koşuludur. Belirsizlik konusu Klasik yaklaşım ve Bayesci yaklaşım arasındaki farkı sağladığı için çok önemlidir. Klasik yaklaşımda bir olayın meydana gelme olasılığı onun sıklığıyla ilgili belirsizliğin ölçümüdür. Bayesci yaklaşımda bir olayın meydana gelme olasılığı olaya yönelik araşırmacının nesnel inanışının derecesi olmakadır. Bu da iki bileşen arafından belirlenmekedir. Bunlar nesnel (sübjekif) inanış olarak adlandırılan önsel (prior) ve bu olayın sıklığı (olasılık fonksiyonu) olmakadır. Bayesci eoremde oraya çıkan elemanları veri (y), yapısal paramereler ( α), önsel bilgi ( p(α ) ve örneklem bilgisi ( f (y / α ) L(α / y ) ) olarak belirebiliriz. Buna göre Bayes eoremi aşağıdaki eşilik yardımıyla bize paramerelerin sonsal dağılımını vermekedir (Schorfiede, 2011, s.8): f (y / α )p(α ) p(α / y ) = f (y ) (4.1) (4.1) de p(α / y ) paramerelerin sonsal dağılımı olmakadır. Bu sonsal dağılım ile ifade edilen mevcu gözlemlerimize bağlı olarak α nın koşullu olasılığıdır. f (y / α ) olabilirlik fonksiyonu, p(α ) önsel dağılım, f (y ) = f (y / α )p(α )dα ise marjinal olabilirlik ya da koşulsuz örneklem yoğunluğudur. (4.1) in ifade eiği sonuç aslında olasılık kuralının basi uygulamasından harekele paramere değerleri hakkındaki inanışlarımızı nasıl güncellememiz gerekiğini söylemekedir 4. Bir başka ifadeyle, önsel bilgimiz p(α ) yı olabilirlikle şekillendirilen örneklem bilgisi p(y / α ) ile birleşirerek yeni bir inanışlar kümesi yani p(α / y ) yı elde ederiz. Sonsal dağılım; önsel, veri ve model 4 Teoremin kullandığı basi olasılık kuralı şu şekildedir: P (A,B) = P (A / B)P (B) = P (B / A)P (A) sbd.anadolu.edu.r 55
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini paramere koşullarına göre olasılıksal (olasılığa dayalı) açıklamalar yapmak için kullanılabilir. Sonsal dağılım aynı zamanda aşağıda ifade edilen sonsal çekirdek değerine de bağlı olmakadır: p(α / y ) L(y / α )p(α ) (4.2) (4.2) de önsel p(α ), ahminci için α parameresi hakkındaki herhangi bir bilgiyi içermekedir. Böylece (4.2) no lu ifade, ahmincinin model paramereleri ile ilgili olarak önsel inanışlarını güncellemek için veri gözlemlerini kullanan güncelleme kuralı olarak yorumlanabilir. Bayesci eoride olabilirlik fonksiyonu önemli bir yere sahipir. Çünkü modelin ahmini, modelin logarimik-doğrusal şeklinin çözümü arafından yaraılan olabilirlik fonksiyonuna dayalı olmakadır. Olabilirlik fonksiyonunu elde emek için ise modelin indirgenmiş formu olan durum-uzay (sae-space) araçlarına ve filreleme eorisine ihiyaç vardır. DSGD modelinin logarimik-doğrusal forma dönüşürülmüş denklemlere dayalı çözümünü elde eiken sonra durum-uzay göserimini kullanarak değişkenlerin hareke kuralını (law of moion) yazabiliriz. Durum-uzay göserimi iki eşiliken oluşmakadır (Fernandez-Villaverde, 2010, s. 15): Durum / Geçiş eşiliği: S = f (S 1,ε,α ) (4.3) Gözlem / Ölçüm eşiliği: Y = g (S,µ,α ) (4.4) (4.3) de S herhangi bir mevcu anda modelin durumunu anımlayan durum vekörü, ε sokasik şoklara yönelik değişimleri göseren vekör, α ise eknoloji, ercihler ve bilgi süreçlerini anımlayan yapısal paramere vekörüdür. (4.4) de yer alan Y ve µ ise sırasıyla gözlemleri ve gözlemlere yönelik şok kümesini belirmekedir. DSGD modelleri rasyonel beklenilere dayalı doğrusal denklem sisemi formuna sahipir ve bu aşağıdaki şekilde yazılmakadır (Dejong vd., 2000, s. 209): S = A 1 (α )S 1 + A 2 (α )ε ε = A 3 (α )ε 1 + A 4 µ (4.5) (4.6) ε (4.5) de eşilik modelin içsel değişkenlerinin değişimini anımlayan ve (4.3) deki ifadenin benzeri olan bir geçiş eşiliğidir. (4.6) daki eşiliği şokların büününü emsil emekedir. A i ise modelin paramerelerine bağlı olan kasayı marisidir. (4.5) ve (4.6) nın gözlemlenen değerler ile olan ilişkisi ise (4.4) deki ifadenin benzeri olan aşağıdaki gözlem eşiliği ile sağlanmakadır: Y = D(α )S (4.7) (4.7) de D deerminisik maris olmakadır. (4.5) ve (4.6) modelin durum-uzay formunu emsil ederler. Olabilirlik fonksiyonu değer ahmini için Kalman Filresi kullanılmakadır. Kalman Filresi, durum uzayı modeli ile göserilen dinamik sisemde, modelin önceki bilgileriyle birlike giriş ve çıkış bilgilerinden sisemin durumlarını ahmin emek için kullanılır. Filreleme eorisi yardımıyla olabilirlik fonksiyonunun değer ahminini elde eiken sonra maksimizasyon yada anımlama yardımıyla onu bulmamız gerekmekedir. Bunun için de sonsal dağılımı bulmamız gerekir. Uygulamada sonsal dağılım basi bir forma sahip değildir. Örneğin model parameresi α nın noka ahmini için bir aday sonsal dağılım oralaması aşağıdaki şekilde olmakadır (Herbs, 2010, s.4): E (α ) = α p(α / y )dα (4.8) (4.8) deki inegrali elde emek için sayısal yönemlere başvurulmakadır. Markov-Chain-Mone-Carlo (MCMC) yönemi bunlardan biridir. Bu yönemde amaç; ergodik 5 dağılıma, yani sonsal p(α / y ) e sahip bir Markov zinciri { α j } yaramakır. Maemaike, Markov zinciri, Markov özelliğine sahip bir sokasik süreçir. Markov özelliğine sahip olmak, mevcu durum verildiğinde, gelecek durumların geçmiş durumlardan bağımsız olması anlamına gelir. Bir başka ifadeyle, mevcu durumun açıklaması, sürecin gelecekeki evrimini ekileyecebilecek üm bilgiyi kapsamakadır. Gelecek durumlara belirli bir şekilde değil, olasılıksal bir süreçle ulaşılacakır. Her bir anda sisem belirli bir olasılık dağılımına bağlı olarak kendi durumunundan başka bir duruma geçebilir yada aynı durumda kalabilir. Durumda olan değişiklikler geçiş, çeşili durum değişmeleriyle ilişkili olasılıklar da geçiş olasılıkları olarak adlandırılmakadır. 5 Geçmiş isaisiklerden yararlanarak geleceğe dair bilgi üreme yaklaşımına ergodik denilmekedir. 56
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Markov zinciri yaramak için çeşili algorimalar kullanılmakadır. Meropolis-Hasings (MH) algoriması bunlardan biridir (Fernandez-Villaverde, 2010, s. 22). Bu bölümde açıklanan Bayesci yönem adımlarını basi bir şekilde özeleyebiliriz: İçsel değişkenler veriye dayalı olarak elde edilen değişkenlerdir. Modelde içsel değişkenler sırasıyla yur- - Öncelikle önsel inanışlar formüle edilmekedir. Bir başka ifadeyle p(α ) seçilmekedir. - İkinci adımda veri için model formüle edilmekedir. p(y / α ) nın koşullu olasılığı bulunmakadır. - Son olarak veri gözlemlenmeke, üzerinde α koşulunun olabilirliği incelenmeke ve buna bağlı olarak α hakkındaki inanışlar güncellenmekedir. Bu çalışmada üm bu işlem adımları için MATLAB programı üzerinde çalışan ve Dinamik Sokasik Genel Denge Modellerinin ahmini için gelişirilen DYNARE araç kuusu (oolbox) kullanılmakadır. Ampirik Analiz Bu bölümde bir önceki bölümde eorik olarak açıklanan ahmin yönemine dayalı olarak model ahmine hazır hale geirilmekedir. Modelin Logarimik-Doğrusal Göserimi Tahmin için kullanılacak dışa açık küçük ekonomi modelinde içsel değişkenler için onbir, dışsal süreçler için üç eşilik yer almakadır. Tablo 1 de bu değişkenler açıklanmakadır. Tablo 1. Modelde Yer Alan Değişkenler İçsel değişkenler * { y ; F y ; π; π F, ; r; r ; q} İçsel durum değişkenleri { ψ; c; mc; π H, ; s} * İçsel yenilikler π, H π, F r r q s { a; v ; v ; v ; v ; v ; v} Dışsal şoklar a y { ; } * r v ; * v v içi çıkı, yurdışı çıkı, ükeici fiya endeksi, yurdışı enflasyon oranı, yuriçi faiz oranı, yurdışı faiz oranı ve reel döviz kuru olmakadır. İçsel durum değişkenleri ise modele verinin dahil edilmesi sonrası elde edilen değişkenlerdir. Bunlar da sırasıyla ek fiya kanunu açığı, ükeim, marjinal maliye, yuriçinde üreilen mallar için enflasyon oranı ve dış icare hadleridir. Burada dış icare hadleri için de veri kullanılmakadır. İçsel yenilikler modele yönelik şokları ifade emekedir. Bu şoklar veriye dayalı değişkenlere verilen şokar sonrası ilgili dönem için gerçek değişimleri oraya çıkarmakadır. Bu şoklar sırasıyla eknoloji düzeyi, yuriçi fiya şoku, yurdışı fiya şoku, yuriçi faiz şoku, yurdışı faiz şoku, reel döviz kuru şoku ve icare hadleri şoku olmakadır. Dışsal şoklar ise ekonominin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanmayan şokları ifade emekedir. Bu şoklar sırasıyla eknoloji şoku, yurdışı çıkı şoku ve yurdışı faiz şoku olmakadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde dışa açık ekonomi modeli kısmında elde edilen eşilikler Tablo 2 de logarimik-doğrusal olarak oplu bir şekilde yeniden göserilmekedir. Ekonominin genel dengesi bu eşilikler yardımıyla oluşurulmakadır. Burada mal piyası denge koşulu, yuriçinde üreilen malların enflasyonu ve ihal malları enflasyonu ile ilgili eşilikler için Haider ve Khan (2008) arafından önerilen eşilikler kullanılmışır. Bu modelin genel yapısında ve işleyişinde bir değişim oraya çıkarmamakadır. Burada amaç değişkenler arası ilişkileri basi ve daha anlaşılır şekilde oraya koymakır. sbd.anadolu.edu.r 57
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini Tablo 2. Modelin Sandar Göserimi 1. Mal piyasası denge koşulu!y = (1!!) c +!"s * { } +! {"(s +# ) + y } +!"# 2. Y uriçinde üreilen malların enflasyonu, { + } π = β(1 θ ) E π + θ π + λ mc + v π H H, H H, 1 H H, 1 H 3. İhal malları enflasyonu ( ) { }, π = β1 θ E π + θπ + λmc + v π F F, H F, + 1 F F, 1 F 4. Toplam enflasyon 5. Firmanın marjinal maliyei 6. Tükeimin Euler denklemi π = (1 α) π + απ H, F, σ mc = ϕy + αs + ( c hc ) (1 + ϕ) a 1 h 1 1 h ( c hc 1) = E( c+ 1 hc) ( r Eπ + 1) σ 7. A çık faiz pariesi EΔ q 1 = ( r π 1) ( r π 1) + v q + + + 8. Ticare hadleri s = s + π π + v s 1 F, H, 9. Tek fiya açığı kanunu Ψ = q (1 α) s 10. Uluslararası risk paylaşım 1 h koşulu ( c hc 1) = y hy 1 q σ 11. Para poliikası epki fonksiyonu r = ρ r + (1 ρ )( φπ + φ Δ y ) + v r r 1 r 1 2 a 12. Dışsal süreçler a = ρaa 1 + v y = λ y + v y* 1 r Eπ 1 = ρ ( r Eπ ) + v * * * * r* + r Veri Modelin ahmininde ekonomide oraya çıkan sekiz şok inceleneceği için sekiz değişkene ai gözlem değerleri kullanılmakadır. Şok sayısı kadar gözlem değeri olmasının sebebi ise sokasik ekillik ve anımlama problemlerinden kaçınmakır 6. 6 Sokasik ekillik (sochasic singulariy) problemi şokların sayısı gözlem sayısından az olduğunda oraya çıkmakadır. Benzer şekilde gözlemlenen değişken sayısının da şokların sayısından az olması isenen bir durum değildir. Her iki durum da şokların zayıf belirlenmesine yol açmakadır. Analizde 2002:Q1 ve 2012:Q4 arasındaki çeyrek dönemlik veri sei kullanılmakadır. Verilerin elde edilmesinde TCMB Elekronik Veri Dağıım Sisemi (EVDS), Uluslararası Para Fonu nun (IMF) veri abanı IFS (Inernaional Financial Saisics) ve Avrupa Birliği nin veri abanı Eurosa kullanılmışır. Veri anımları deaylı olarak aşağıda Tablo 3 de açıklanmakadır. Mevsimsel ekilerden arındırılan seriler daha sonra HP Filer ( λ = 1600) yönemi ile rendlerinden ayrışırılmışır. 58
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Tablo 3. Veri Tanımları 1. y Yuriçi çıkı Türkiye nin kişi başı GSYİH gözlemleri kullanılmışır. f 2. y Yurdışı çıkı Avrupa Birliği nde kişi başına çıkıdaki yıllık arış oranı kullanılmışır. 3. π Yuriçi enflasyon TÜFE deki yıllık arış oranı kullanılmışır. 4. π F, İhala enflasyonu Türkiye nin ihala birim endeksinin yıllık arış oranı kullanılmışır. 5. r Yuriçi faiz oranı Bankalararası para piyasası gecelik faiz oranının ağırlıklı oralaması kullanılmışır. * 6. r Yurdışı reel faiz oranı Amerikan ekonomisine ai kısa dönem piyasa faiz oranı ve enflasyon oranı kullanılarak hesaplanan değerler kullanılmışır. 7. q Reel döviz kuru Türkiye için TÜFE bazlı reel efekif döviz kuru değeri kullanılmışır. 8. s Ticare hadleri İhala birim endeksinin ihraca birim endeksine oranı hesaplanarak kullanılmışır. Kalibrasyon Paramerelerin kalibrasyonu, ahminin başlangıcında seçilmiş paramerelere sabi değerler aanması işlemidir. Bu paramerelerin bir kısmı durum değişkenlerinin durağan durum değerleri ile doğrudan ilişkili olurken ve önemli durağan durum oranlarını açıkça belirmek için seçilirken, bir kısmı da lieraürde daha önceki yapılmış çalışmalardan elde edilebilir. Tablo 4. Paramerelerin Kalibrasyonu Paramere Tanımı Değer α Dışa açıklık ölçüsü 0,27 h Tükeim alışkanlığı derecesi 0,70 β İskono fakörü 0,9928 σ Tükeimin dönemler arası ikamesinin esnekliğinin ersi 3 η Yuriçinde üreilen mallar arasındaki dönemler arası ikame esnekliği 1 θ H Yuriçi fiya yapışkanlığı 0,50 θ F Yurdışı fiya yapışkanlığı 0,50 φ 1 Enflasyon açığına epki kasayısı 1,50 φ 2 Çıkı açığına epki kasayısı 0,25 φ Çıkıdaki arışın marjinal maliye üzerindeki ekisi 1 ρ r Faiz oranı düzelme kasayısı 0,70 sbd.anadolu.edu.r 59
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini Dışa açıklık derecesi ihalaın GSYİH ye oranının ilgili dönem için oralamasıdır. Bu oran 0,27 olarak hesaplanmışır. Lieraürde ükeim alışkanlığının dönemler arasında çok büyük bir şekilde değişiklik gösermediği belirilmekedir. Bu nedenle ilgili paramere değeri 0.70 olarak belirlenmişir. İskono fakörü 0.9928 olarak belirlenmişir. Bu değer yıllık risksiz reel faiz oranının %3 civarında olarak kabul edilmesidir. Bu değer Alp ve Elekdağ (2011) ve Yüksel (2013) arafından da Türkiye için kullanılmakadır. Dışa açıklık derecesi ve iskono oranı paramereleri ilgili dönem için sabi kullanılmşır. Bir başka ifadeyle paramerelerin ahminine gerek bulunmamakadır. Tükeimin dönemler arası ikamesinin ers esnekliği için paramere değeri 3 seçilmekedir. Bu ükeimdeki ikame esnekliğinin 0,33 (1/3) olduğu anlamına gelmekedir. Çebi (2011) bu oranı Türkiye için 3 olarak kullanmışır. Lieraürde de ilgili paramere değeri için farklı kullanımlar söz konusudur. Lubik ve Schorfheide (2007) Kanada için Oriz vd. (2009) Türkiye için bu paramere değerini 2 olarak seçmekedirler. Fragea ve Kirsanova (2010) Birleşik Krallık için 3, İsveç için 2,5 ve Amerika için 5 değerini seçmekedirler. Yuriçinde üreilen mallar arasındaki dönemler arası ikame esnekliği için paramere değeri olarak 1 ercih edilmişir. Bu değerin bire eşi olması parameresinin ekonominin dışa açıklığını göseren doğal bir endeks yerine geçmesini sağlamakadır. Yuriçi ve yurdışı fiya yapışkanlıkları için ercih edilen Calvo parameresi 0.50 dir. Bu değer fiya sözleşmelerinin oralama süresinin 6 ay olduğunu ifade emekedir. Sandar haanın 0.25 olarak belirlenmesi 3-9 ay arası bir değişime izin vermekedir. Enflasyonun 2002 başındaki yüksek değeri ve enflasyon aaleinin varlığı Türkiye deki fiya değişimlerinin gelişmiş ülkelere oranla daha sık olmasına eki edebilir. Para poliikası kuralının paramerelerinin seçiminde merkez bankasının fiya isikrarı öncelikli bir poliika yürümesi durumundan harekele enflasyon üzerindeki kasayı ağırlığı daha yüksek bir değer olarak belirlenmekedir. Lubik ve Schorfheide (2007) Kanada için yapıkları çalışmalarında enflasyon için epki kasayısını ve sandar haayı sırasıyla 1.5 ve 0.5 olarak belirlemekedir. Bu daha sonra bir çok çalışmada emel kalibrasyon değeri olarak kullanılmışır. Alp ve Elekdağ (2011) ise Türkiye için sırasıyla 1.4 ve 0.25 değerlerini kullanmışlardır. Çıkı açığına epki kasayısı olarak Oriz vd. (2009) 0.20 sandar haaya sahip 0.25 değerini kullanmışlardır. Çebi (2011) ise Türkiye için 0.4 değerini 0.20 sandar haa ile kullanmışır. Lubik ve Schorfheide (2007) ve Oriz vd. (2009) Kanada ve Türkiye için faiz oranı düzelme kasayısı olarak 0.2 sandar haaya sahip 0.5 değerini kullanmakadır. Çebi (2011) bu değeri 0.5 olarak almakadır. Yüksel (2013) ve Alp ve Elekdağ (2011) ise 0.7 değerini kullanmışlardır. Bu çalışmada da enflasyon açığına epki kasayısı 1,50 olarak belirlenmekedir. Çıkı açığına epki kasayısı ve faiz oranı düzelme kasayısı için ise sırasıyla 0,25 ve 0,70 değerleri ercih edilmekedir. Önsel Dağılım Modelin paramereleri ve şoklarla ilgili seçilen önsel dağılımlar ile ilgili değerler ve seçilen dağılımlar Tablo 8 de yer almakadır. Önsel dağılımların seçiminde lieraür akip edilmişir. Poziif paramerelerin gamma dağılıma, 0-1 arası değer alan paramerelerin bea dağılımına, şokların ers gamma dağılımına, geriye kalanların ise normal dağılıma sahip olduğu varsayılmakadır. Önsel lerin oralama ve sandar haa seçimleri için de lieraürdeki önceki çalışmalardan yararlanılmışır. DSGD modellerinin Bayesci analizinde dışsal şok sürecinin hareke yasasını belirleyen parameler hakkındaki inanışları formüle emek mümkün olmamakadır. Bu nedenle şokların büyüklüğünü belirlenmesi olabildiğince serbes bir şekilde veri ye bırakılmakadır (Adofson vd.,2007). Bu durumda sandar haa 2-4 olarak belirlenebilmekedir. Tahmin Sonuçları Önsel ve Sonsal Dağılımlar Tablo 5 de model paramerelerinin ahmin sonuçları göserilmekedir. Paramerelerin sonsal dağılımları Meropolis-Hasings algoriması kullanılarak %90 güven aralığı ile ahmin edilmişir. Sonuçlar 100000 çekim ve 2 bağımsız zincir opsiyonu kullanılarak Markov Chain Mone Carlo yönemine dayalı olarak belirlenmişir. Brooks ve Gelman (1998) yakınlaşma krierinin sağlanmış olması ve zincir başına %25.3 lük kabul oranı sonuçların genel kabulü için yeerli olmakadır. 60
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Tablo 5. Önsel ve Sonsal Dağılımlar Önsel dağılımlar Sonsal dağılım Paramere Dağılım Oralama Sd. Sapma Oralama Sd. Sapma Güven aralığı h Bea 0.70 0.20 0.5629 0.4864 0.6179 σ Normal 3.00 0.40 1.687 1.665 1.705 η Gamma 1.00 0.40 1.0502 0.6733 1.3997 Gamma 1.00 0.40 1.3224 1.1024 1.5732 φ θh Bea 0.50 0.25 0.6038 0.5712 0.6379 θ F Bea 0.50 0.25 0.6730 0.6474 0.6995 φ1 Gamma 1.50 0.20 1.6283 1.4535 1.8183 φ2 Gamma 0.25 0.10 0.3049 0.2208 0.4035 ρr Bea 0.70 0.20 0.5077 0.4230 0.5675 * ρr Bea 0.50 0.20 0.6063 0.2850 0.9132 ρa Bea 0.80 0.20 0.8000 0.8000 0.8000 λ Bea 0.50 0.20 0.3457 0.2044 0.4919 1 ν a * ν y * ν r ν π,h νπ, f ν r ν q ν s Inverse Gamma Inverse Gamma Inverse Gamma Inverse Gamma Inverse Gamma Inverse Gamma Inverse Gamma Inverse Gamma 2.00 0.50 2.9793 2.4795 3.3797 1.00 0.20 1.0295 0.8963 1.1717 0.50 0.20 1.0492 0.8937 1.1954 2.00 0.25 1.6286 1.3208 1.9353 1.00 0.10 2.1561 2.1260 2.1798 1.00 0.10 1.2952 1.1510 1.4098 2.00 0.10 2.8334 2.8220 2.8435 2.00 0.10 2.7520 2.6818 2.8410 Tahmin sonuçları ile ilgili ilave bilgi önsel ve sonsal dağılımlarının çekirdek ahminlerini veren Şekil 2 den elde edilebilir. Burada açık renkli çizgiler ilgili paramerelerin önsel dağılımını, koyu renkli çizgiler ise sonsal dağılımını vermekedir. Kesikli dikey çizgiler ise ahmin sonucu elde edilen noka ahminleri gösermekedir. Sonuçlar önsel ve sonsal oralamaların çoğu durumda önemli ölçüde farklılaşığını gösermekedir. sbd.anadolu.edu.r 61
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini Şekil 2. Kasayı Paramerelerinin Dağılımları Para poliikası kuralı ile ilgili paramerelerin ahmin sonuçlarına göre parasal oorie enflasyona yönelik akif bir poliikayı ( φ π = 1.63 ) ercih ederken, çıkı açığına aşırı epki vermemekedir( φ y = 0.30 ). Faiz oranı düzelme kasayısıda lieraüre yakın bir değerle elde edilmekedir( ρ r = 0.50 ). Çebi (2011) 2002:Q1-2009:Q3 dönemi için enflasyona ve çıkı açığına epki kasayılarını sırasıyla 1.75 ve 0.41 olarak bulmuşur. Alp ve Elekdağ (2011) 2002:Q1-2010:Q1 dönemi için enflasyon epki kasayısını 1.54, çıkı açığı epki kasayısını 0.02 olarak bulmuşlardır. Yüksel (2013) ise 2002:Q1 2012:Q2 dönemi için enflasyon epki kasayısını 1.39, çıkı açığı epki kasayısını 0.035 olarak bulmuşur. Paramere ahmin sonuçları yurdışı ve yuriçi mallar için fiyaların yenilenme süresinin 6-7 ay gösermekedir. Bu sonuçlar düşen enflasyon oramında fiyaların yeniden belirlenme sürelerinin arığını gösermesi bakımından önemlidir. Şokların Analizi: Eki- Tepki Analizi Şekil 3 de faiz arışına çıkı nın ve enflasyonun epkileri sokasik simülasyona (kalibrasyon değerli parameler ile) dayalı olarak göserilmekedir. Buradaki eki-epki fonksiyonları paramerelerin kalibrasyon değerlerine dayalı olarak elde edilmekedir. Buna göre faiz kararının çıkı üzerindeki ekisi üçüncü dönemde oraya çıkmaka ve yaklaşık dör dönem boyunca devam emekedir. Faiz arışının enflasyon Şekil 3. Faiz Arışının Sokasik Simülasyon ile Ekisi 62
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue üzerindeki ekisi ikinci veya üçüncü dönemde oraya çıkmaka ve yedinci dönemde oradan kalkmakadır. Şekil 4 de faiz arışına (nu_r) değişkenlerin epkileri Bayesci eki-epki fonksiyonlarına dayalı olarak göserilmekedir. Grafiklerde gölgeli alanlar en yüksek sonsal yoğunluk aralıklarını, kalın çizgiler ise oralama sonsal değerleri gösermekedir. Faiz arış şoku karşısında ükeim (c), çıkı (y), marjinal maliye (mc) ve enflasyon beklenildiği gibi negaif ekilenmekedir. Hem yurdışı fiyalar (pi_f) hem ükeici fiya endeksi (pi_) üzerinde faiz şokunun ekisi güçlü olmakadır. Bununla birlike faiz arışı reel kur (q) üzerinde de değerlenme yönünde ekili olmakadır. Kurun düşmesi (yerli paranın değer kazanması) sonucu ihala birim değer düşerken, ihraca birim değer endeksi yükselmekedir. Bu durum ise icare hadlerini (o) arırmakadır. Tek fiya açığı (psi_) da negaif olmuşur. Şekil 4. Faiz arışına Bayesci Eki-Tepki Sonuçları Şekil 5 de ise kur şoku (nu_q) karşısında değişkenlerin epkileri göserilmekedir. Kur şoku nun ükeim ve çıkı üzerindeki ekisi poziif olmakadır. Aynı şekilde ihala fiyalarındaki arış üzerinden ükeici fiyaları üzerinde de arış yönünde ekili olmakadır. Faiz oranları da kur şoku karşısında arış gösermekedir. Şekil 6 da sırasıyla yurdışı faiz arışına (nu_rs), yuriçi mal fiyaları arışına (nu_pih), yurdışı mal fiyaları arışına (nu_pif) ve verimlilik arışına (a) yuriçi faiz oranı epkileri göserilmekedir. Yurdışı faiz oranında yükselmeler karşısında yuriçi faiz oranı da ararak epki vermekedir. Yuriçindeki üreilen mal fiyaları arışı, ihal malların fiyalarındaki arışa oranla ükeici fiyaları üzerinde daha güçlü bir ekiye sahip olmakadır. Fiyalar genel düzeyindeki bu yükselişe faiz arışı epkisi de güçlü olmakadır. Çıkıda verimlilik arışı sonucu oraya çıkan büyüme karşısında ise faiz oranı azalma yönünde epki gösermekedir. sbd.anadolu.edu.r 63
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini Şekil 5. Kur Şokuna Değişkenlerin Tepkisi Şekil 6. Faiz Tepkileri 64
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Şekil 7 de her bir dönem için faiz oranı üzerinde değişkenlere ai şokların kakısının olduğu göserilmekedir. Grafike siyah çizgi belirli paramere seinde (burada sonsal dağılım oralaması olmakadır) faiz oranının düzelilmiş (smoohed) değerinin durağan durumdan sapmasını gösermekedir. Renkli bar süunlar ise faiz oranınının durağan durumdan sapmasına ilgili düzelilmiş şokun kakısını gösermekedir. Başlangıç değerleri (iniial values) ise durağan durumdan sapmanın düzelilmiş şoklar arafından açıklanmayan kısmını açıklamakadır. Buna göre faiz oranının durağan durumdan sapmasına en çok kakıyı döviz kuru ile birlike yurdışı faiz oranları ve fiyalar sağlamakadır. Kur düşüşleri bu dönemde gelişmiş ülkelerde düşen faiz oranları ve geiriler nedeniyle gelişmeke olan ülkelere yönelik sermaye girişlerinin ekisini gösermekedir. Sermaye girişleri sonucunda döviz kuru gerilemiş, TL değer kazanmış ve Merkez Bankasının faizleri düşürme yönünde eli kuvvelenmişir. 15 10 5 0-5 -10-15 -20 0 10 20 30 40 50 Iniial values nu_rss nu_rs nu_pifs nu_pihs nu_s nu_qs nu_yss nu_a Şekil 7. Faiz Oranı Arışında Şokların Kakıları Sonuç Bu çalışmada Türkiye için Yeni Keynesyen makroekonomik çerçeve kullanılarak Dinamik Sokasik Genel Denge (DSGD) modeli ahmin edilmekedir. Çalışmanın amacı Opimum Para Poliikası Teorisi kapsamında Türkiye de uygulanan Enflasyon Hedeflemesi rejimi dönemini analiz emekir. Yeni Keynesyen DSGD modeli, sermayenin yer almadığı Reel İş Çevrimleri modelini başlangıç olarak almaka ve modele mal piyasasında monopolcü rekabe varsayımı ile kademeli nominal fiya belirlemeyi ilave emekedir. Yeni Keynesyen makroeokonomik çerçeve üç emel eşiliğe dayalı olarak oluşurulmakadır. Bunlar; mal piyasası için IS denklemi, fiya oluşum bloğu için Phillips eğrisi ve merkez bankasının faiz oranı epki fonksiyonu olarak para poliikası kuralıdır. Burada IS eğrisi ekonominin alep yönünü emsil ederken, Phillips eğrisi denklemi ise arz yönünü emsil emekedir. Bu iki denklem aynı zamanda poliik olmayan bloğu oluşurmakadır. Para poliikası kuralı olarak kullanılan faiz oranı epki denklemi ise modelin poliik bloğunu ifade emekedir. Yeni Keynesyen modelde ekonomik dalgalanmaların merkezinde daha önce de ifade edildiği gibi nominal fiya ve ücre kaılıkları yer almakadır. Mal piyasasında eksik rekabe söz konusudur ve firmalar menü maliyeleri ile karşı karşıya olmaları ve ürünlerine karşı aran alep karşısında fiyalarını ayarlamada iseksiz olmaları nedeniyle ekonomi şoklara hızlı bir şekilde epki verememekedir. Bu nedenle de para poliikası kısa dönemde ekonomide isikrarı sağlama imkanına sahip olmakadır. Yeni Keynesyen modelde para poliikası ise opimum para poliikası eorisi çerçevesinde ele alınmakadır. sbd.anadolu.edu.r 65
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini Burada merkez bankası bir amaç fonksiyonuna sahipir. Amaç fonksiyonu hedef değişkenler olan enflasyon ve çıkının davranışını, poliika yapıcılar arafından karar süreçlerinde kullanılan refah ölçümüne dönüşürmekedir. Merkez bankasının opimum hedef fonksiyonunun önceden belirlenmiş enflasyon oranı ve poansiyel çıkıyı içerdiği varsayılmakadır. Amaç fonksiyonu kayıp fonksiyonu olarak belirlendiği için merkez bankası geleceke beklenen refah kayıplarını minimize emeye çalışır. Bu refah kayıpları ise çıkının ve enflasyonun ilgili hedef değerlerinden sapması sonucu oraya çıkmakadır. Bu çalışmada Yeni Keynesyen makroekonomik çerçeve kullanılarak dışa açık küçük DSGD modeli Türkiye için ahmin edilmekedir. Model nominal kaılıklar, eksik rekabe ve hanehalkının ükeiminde alışkanlık oluşurma özelliklerine sahipir. Bu sayede ikisadi ajanların opimum davranışlarının mikroekonomik emelleri siseme dahil edilebilmekedir. Buradaki ikisadi ajanlar yuriçinde yaşayan hanehalkları, yuriçinde bulunan firmalar, parasal oorie ve yurdışındaki sekör ekonomisi olmakadır. Çalışmanın bulgularına göre kur arışının fiyalara geçişkenliği yüksekir. Buna göre ihala fiya endeksindeki arış ükeici fiya endeksinde de arışa neden olmakadır. Aynı şekilde kur arışı faiz oranlarında da bir yükselişe neden olmakadır. Buradaki ilişkiyi kurdaki yükselişi basırmak için faiz oranlarının arırılarak ekonomiye döviz girişinin sağlanması şeklinde açıklayabiliriz. Bununla birlike, çalışmanın ele aldığı dönemde dünya ekonomisindeki küresel likidie bolluğu faizlerin düşmesinde ekili olmuşur. Gelişmiş ülkelerdeki düşük geirilerden kaçan fonlar nisbi olarak yüksek geirinin hala var olduğu Türkiye gibi gelişmeke olan ülkelere giriş yapmışlardır. Bu oramda faiz oranlarının daha raha bir şekilde düşürülmesi mümkün olmuşur. Çalışmanın bir diğer sonucu fiyalama davranışları ile ilgilidir. Türkiye ekonomisinde düşen enflasyon ile birlike fiyalama davranışlarının da değişiği görülmekedir. 3-4 ay sıklığında değişen fiyalar 6-7 aya kadar yükselmişir. Bu fiyalama süresi yurdışı ve yuriçi mallarda birbirine yakındır. Burada özellikle vurgulanması gereken uygulanan para poliikasının ekili olduğu ve fiyalama davranışlarında geçmişe değil gelecek döneme odaklı bir davranışın oluşmasıdır. Bu da enflasyon aaleinin oradan kalkığını gösermekedir. Yurdışı faiz oranı olarak seçilen Amerikan ekonomisine ai faiz oranlarındaki düşüşler aynı şekilde yuriçi faizlerin düşmesinde ekili olmakadır. Yurdışı faizlerin düşmesi sonucu küresel sermaye gelişmeke olan ülkelere yönelmekedir. Türkiye de de faiz oranları düşüş rendinde olmasına rağmen nispi olarak yüksekir. Bu nedenle aran döviz girişi yerli paranın değerlenmesine eki emekedir. Bunun sonucunda merkez bankası faiz oranlarını düşürerek bu değerlenmeyi dengelemeye çalışmakadır. Modelin para poliikası epki fonksiyonu olarak adlandırılan faiz oranı kuralında yer alan paramerelere ilişkin ahminlerine göre merkez bankası fiya isikrarı amacı doğrulusunda enflasyondaki sapmalara daha güçlü epki vermekedir. Bu daha önce Türkiye ekonomisi üzerine yapılan çalışmalarla aynı doğruludadır. Çıkıya verilen epkiler ise daha zayıf olmakadır. Poliika kararının (faiz arışının) enflasyon üzerindeki beklenen ekisi gecikmeli olarak oraya çıkığı için enflasyon ahminleri önem kazanmakadır. Başka bir ifadeyle ekin bir poliika için ahmin performansının güçlü olması gerekmekedir. Faiz arışının ükeim, fiyalar, çıkı ve marjinal maliye üzerindeki ekisi beklendiği gibi negaif olmakadır. Faiz arışı aynı zamanda döviz girişini arırarak TL nin değerlenmesine eki emekedir. Bu da ihracaın azalması ihalaın arması sonucu dış icare dengesinin bozulmasına neden olmakadır. Merkez bankasının sıklıkla faiz oranlarını daha da düşürmesi gerekiği konusunda aldığı eleşiriler biraz da bu ekinin varlığını doğrulamakadır. Çalışmanın ele aldığı dönemde enflasyon yüzde 68 seviyesinden yüzde 6 seviyesine gerilemişir. Burada poliika aracı olarak kullanılan faiz oranının özellikle bekleniler üzerinde de ekili olarak enflasyonun gerilemesinde ekili olduğu söylenebilir. Bununla beraber Türkiye ekonomisinde büyüme daha çok verimlilik arışına dayalı olarak gerçekleşiği için faiz oranı çıkı açığına fazla epki vermemekedir. Çünkü bu bir anlamda alep arışına dayalı bir büyüme olmamakadır. Faka düşen faiz oranları aynı zamanda kredi maliyelerini düşürerek ükeim üzerinde ekili olduğunda merkez bankası geçmiş dönemlerde faiz oranlarını arırarak epki vermişir. Merkez bankası ayrıca son dönemlerde finansal kesim üzerinde uyguladığı poliikalarla da buradan gelecek alep arışını konrol emekedir. 66
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Sonuç olarak Türkiye ekonomisinde yaşanan iki kriz sonrası para poliikası ve merkez bankacılığı önemli yapısal dönüşümler geçirmiş ve 2002 yılı ile birlike bu yapı kapsamında yeni bir poliika çerçevesi uygulamaya konulmuşur. Fiya isikrarı amacını emel amacı olarak alan TCMB nin ilgili dönem için bu amacından sapmadan ekin bir poliika uyguladığı söylenebilir. Kaynakça Adjemian, S., Juillard, M., Mihoubi, F., Perendia, G. ve Villemo, S. (2009). Dynare Manual Alp, H. ve Elekdağ, S. (2011). The Role of Moneary Policy in Turkey during he Global Financial Crisis. TCMB Working Paper No:11/10. Allsop,C. ve Vines, D. (2000). The Assesmen: Macroeconomic Policy. Oxford Review of Economic Policy, 16(4), 1-32. An, S. ve Schorfheide, F. (2007). Bayesian Analysis of DSGE Models. Economeric Reviews, 26(2-4), 113-172. Adolfson, M.,Laseen,S.,Linde,J. ve Villani, M. (2007). Bayesian Esimaion of an Open Economy DSGE Model wih Incomplee Pass-Through. Journal of Inernaional Economics, Vol.72/Issue: 2, 458-511 Blanchard, O. (2006). Moneary Policy; Science and Ar?. Panel discussion paper, Moneary Policy: A Journey from Theory o Pracice. Blanchard, O. ve Galí, J.(2007a). Real wage rigidiies and he New Keynesian model. Journal of Money, Credi, and Banking, 39 (1), 35 65. Breuss, F. ve Rabisch, K. (2008). An Esimaed Two- Counry DSGE Model of Ausria and Euro Area. EI Working Paper, 78. Brooks, S.P. ve Gelman, A. (1998). General Mehods for Monioring Convergence of Ieraive Simulaions. Journal of Compuaional and Graphical Saisics, Volume 7, Number 4, 434 455 Bullard, J. ve Mira, K. (2002). Learning abou Moneary Policy Rules. Journal of Moneary Economics, 49(6), 1005-1129. Buncic, D. ve M. Melecky (2008). An Esimaed New Keynesian Policy Model for Ausralia. The Economic Record, 84, 1-16. Burriel, P., Villaverde, J.F. ve Ramirez, J.F. (2010). ME- DEA: a DSGE model for he Spanish economy. SE- RIEs (2010) 1, 175 243 Calvo, G. (1983). Saggered Price Seing in a Uiliy Maximizing Framework. Journal of Moneary Economics, 12(3), 383 98. Canova, F. (2002). Validaing wo moneary models via VARs. CEPR working paper, 3442 (13). Chrisiano, L. ve M. Eichenbaum (1992). Curren Real-Business Cycle Theories and Aggregae Labor Marke Flucuaions. American Economic Review, 82, 430 445. Chrisiano, L., M. Eichembaum ve C. Evans (2005). Nominal rigidiies and he dynamic effecs o a shock of moneary policy. Journal of Poliical Economy, 113, 1-45. Clarida, R., Gali, J. ve Gerler, M. (1999). The Science of Moneary Policy: A New Keynesian Perspecive. Journal of Economic Lieraure, 37, 1661-1707. Clarida, R., Gali J. ve Gerler, M. (2000). Moneary Policy Rules and Macroeconomic Sabiliy: Evidence and Some Theory. Quarerly Journal of Economics, 105(1), 147 80. Çebi, C. (2011). The Ineracion Beween Moneary and Fiscal Policies in Turkey: An Esimaed New Keynesian DSGE Model. TCMB Working Paper, No:11/04. Da Silveira, M. A. C. (2006). A Small Open Economy as a Limi Case of a Two-Counry New Keynesian DSGE Model: A Bayesian Esimaion wih Brazilian Daa. Insiuo de Pesquisa Econômica Aplicada Discussion Paper, 1252a. sbd.anadolu.edu.r 67
Enflasyon Hedeflemesi Rejiminde Para Poliikasının Analizi: Türkiye İçin Dinamik Sokasik Genel Denge Modeli Tahmini DeJong, D., B. Ingram, ve C. Whieman (2000). A Bayesian Approach o Dynamic Macroeconomics. Journal of Economerics, 98, 201 22. Fernandez-Villaverde, J. (2010). The Economerics of DSGE models. SERIEs (2010), 1, 3-49. Fragea, M. Ve Kirsanova, T. (2010). Sraegic Moneary and Fiscal Policy Ineracions: An Empirical Invesigaion. European Economic Review. Volume 54 / Issue: 7, 855-879. Gali, J. (2002). New Perspecives on Moneary Policy, Inflaion, and The Business Cycle. NBER Working Paper series. No: 8767. hp://www.nber.org/papers/w8767.pdf Gali, J. (2008a). The New Keynesian Approach o Moneary Policy Analysis: Lessons and New Direcions. hp://www.econ.upf.edu/docs/papers/downloads/1075.pdf. Galí, J.(2008b). Moneary Policy, Inflaion, and he Business Cycle: An Inroducion o he New Keynesian Framework and is Moneary Policy Applicaions. Princeon: Princeon Universiy Press. Galí, J. ve Gerler M. (2007). Macroeconomic Modeling for Moneary Policy Evaluaion. Journal of Economic Perspecives, 21(4), 25-45. Gali, J. ve T. Monacelli (2005). Moneary Policy and Exchange Rae Volailiy in a Small Open Economy. Review of Economic Sudies, 72, 707-734. Griffoli, T. M. (2013). DYNARE user manual: An inroducion o he soluion and esimaion of DSGE models. www.dynare.org. Haider, A. ve S.U. Khan (2008). A Small Open Economy DSGE Model for Pakisan. MPRA Paper, No. 12977 Herbs, E. (2010). Gradien and Hessian-based MCMC for DSGE Models. hp://edherbs.ne/derivaivemcmc-dsge.pdf Ireland, P.N. (2004). Money s Role in he Moneary Business Cycle. Journal of Money, Credi, and Banking, 36, 969-983. Khan, S.U. ve Haider, A. (2008). A Small Open Economy DSGE Model for Pakisan. Munich Personal RePEc Archive, 12977. King R. G. (2000). The New IS-LM Model: Language, Logic, and Limis. Federal Reserve Bank of Richmond Economic Quarerly, 86(3), 45-103. Kim, J. ( 2000 ). Consrucing and esimaing a realisic opimizing model of moneary policy. Journal of Moneary Economics 45 ( 2 ): 329 359. Kucsera, H., Jakab, Z.M., Szilagyi, K. ve Vilagi, B. (2009). Opimal moneary policy in an esimaed DSGE Model for Hungary. Magyar Nemzei Bank 2009 Conference. hp://www.mnb.hu/roo/dokumenumar/enmnb/kuaas/mnben_konf_fomenu/mnben_conference2009/szilagyi_workshop2009.pdf (Erişim arihi: 08.05.2010) Kydland, F.E. ve Presco, E.C. (1982). Time o Build and Aggregae Flucaions. Economerica, 50, 1345-1370. Landon-Lane, J. 1998. Bayesian comparison of dynamic macroeconomic models. Ph.D. Disseraion, Universiy of Minnesoa. Liu, P. (2006). A Small New Keynesian Model of he New Zealand economy. Reserve Bank of New Zealand. Discussion Paper Series, No. 03/06. Lubik, T. ve Schorfheide, F. (2005). A Bayesian look a new open economy macroeconomics. (Ed: M. Gerler ve K. Rogoff). NBER Macroeconomics Annual, 313 336. Medina, J. P. ve Soo, C. (2006). Model for Analysis and Simulaions: A Small Open Economy DSGE for Chile. Conference Paper. Cenral Bank of Chile. hp:// www.bcenral.cl/conferencias-seminarios/orasconferencias/pdf/modelling2006/soo_medina. pdf (Erişim arihi: 02.02.2013) Oriz, A., Oonello, P., Surzenegger, F. & Talvi, E. (2009). Moneary and Fiscal Policies in a Sudden Sop: Is Tigher Brigher? In Dealing wih an Inernaional Credi Crunch: Policy Responses o Sudden Sops in Lain America (E.Cavallo & A. Izquierdo, Eds.). Iner-American Developmen Bank. 68
Anadolu Üniversiesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016 Kasım Özel Sayısı / Anadolu Universiy Journal of Social Sciences November 2016 Special Issue Orok, C. (2001). On Measuring he Welfare Cos of Business Cycles. Journal of Moneary Economics, 47, 61 92. Peersman, G. ve Sevens, A. (2010). Oil Demand and Supply Shocks: An Analysis in an Esimaed DSGE Model. Draf paper Rabanal, P. ve Rubio-Ramirez, J.F. (2005). Comparing New Keynesian Models of he Business Cycle: A Bayesian Approach. Journal of Moneary Economics, 52(6), 1151-1166. Rabanal, P. ve Quin, D. (2011). Moneary and Macroprudenial Policy in an Esimaed DSGE Model of he Euro Area. IMF 12h Jacques Polak Annual Research Conference. Schorfheide, F. (2000). Loss Funcion Based Evaluaion of DSGE Models. Journal of Applied Economerics, 15, 645 670. Schorfheide, F. (2011). Esimaion and Evaluaion of DSGE Models: Progress and Challenges. Federal Reserve Bank of Philadelphia Research Deparmen. Working Paper, 11-7. Sen, S. ve Sun, L. (2011). Moneary Policy Rules and Business Cycle in China: Bayesian DSGE Model Simulaion. hp://ssrn.com/absrac=1806347 (Erişim arihi: 02.09.2012) Smes, F. ve Wouers, R. (2003). Moneary Policy in an Esimaed Sochasic Dynamic General Equilibrium Model of he Euro Area. Journal of he European Economic Associaion, 1, 1123 1175. Srom, S.B. ve Poghosyan, T. (2011). An Esimaed DSGE Model of he Jordanian Economy. IMF Working Paper, 11/28. Svensson, L.E.0. (1999). Inflaion argeing as a moneary policy rule. Journal of Moneary Economics, Volume 43, Issue 3, 607-654 Taylor, John B., (1993). Discreion versus Policy Rules in Pracice,î CarnegieRocheser Series on Public Policy 39, 195-214.Walsh, C. (2010). Moneary Theory and Policy. (3rd Ediion). Cambridge Massachuses: MIT Press. Tovar, E. C. (2008). DSGE models and cenral Banks. Bank for Inernaional Selemens. BIS Working Paper, No. 258. Walsh, C. E. (2001). The Science (and Ar) of Moneary Policy. Federal Reserve Bank of San Fransisco Economic Leer (May 4),13. Walsh, C. E. (2010). Moneary Theory and Policy. (3rd Ediion). Cambridge Massachuses: MIT Press. Yüksel, C. (2013). Role of Invesmen Shocks in Explaining Business Cycles in Turkey. TCMB Working Paper, No:13/12. Zimmermann, G. (2003). Opimal Moneary Policy : A New Keynesian View. The Quarerly Journal of Ausrian Economics. Vol.6, No.4, 61-72 sbd.anadolu.edu.r 69