NSAN HAKLARI DÜÜNCESNN GELM A. Kadir Çüçen nsan haklar düüncesinin geliimini açklarken belli bir bak açsndan hareket edeceim. Benim konuya bak açm, yani insan haklar kavramnn tarihsel geliimini ortaya koyarken referans noktam, insanlarn oluturduklar toplum ve devlet düzeninin yaps ve bu yap içinde insann, yani bireyin devlet ve yönetim biçimi karsndaki durumudur. Baka bir söyleyile, insan haklarnn ne olduunu ve nasl bir serüven geçirerek günümüze ulatn anlamak için devlet, toplum ve birey iliiklerine bakmak gerekir. Bu nedenle, özellikle tarihsel süreç içinde ortaya çkan devlet ve toplum sistemleri içinde insann yerine ve ald deere bakmak konuya açklk kazandracaktr. Çünkü insan haklar, ancak toplum içinde yaayan insanlarn sahip olduu ve gelitirdii hak ve özgürlüklerdir. Temele alnan bu bak açsn daha iyi anlatabilmem için önce nsan nedir?, Hak nedir? ve nsan haklar nedir? sorularna ksa bir yant arayacam. Daha sonra ki bu ksm yazmn ana ksmn oluturmaktadr- devlet-insan ilikilerini tarihsel sra ile ele alp bu süreçteki insan haklar anlaylarna açklayacam. Bu kronolojik süreci hem bat hem de Türk toplumu açsndan yapacam. nsan Nedir? nsan; hem biyolojik hem de toplumsal varlktr. Dier tüm canl varlklar gibi, onun da yaamn salayan bir organizmas; yani canl bir bedeni vardr. Bu, onun biyolojik yapsdr. Biyolojik yapsn sürdürebilmek için insan, dier insanlarla bir arada bulunmak zorundadr. Ancak o, toplum içinde olduu sürece yaayabilir. Bu nedenle, insan ayn zamanda da toplumsal bir varlktr. nsan; düünen, bilen, eylemde bulunan, karlat varlk ve nesnelere deer atfeden, onlara kar çeitli tavrlar taknan bir varlktr. Ayrca insan; isteyen, arzu eden, seçen, özgür olan, toplum ve devlet kuran, öreten ve örenen, sanat, teknik ve bilim yapabilen, konuan ve gülen bir varlktr. Bütün bu nitelikler, insan insan yapan ögelerdir. nsann olduu her yerde, bu özellikler koulsuz olarak gerçeklemektedir. nsann bu özellikleri arasnda sk bir ba ve iliki vardr. Örnein; insan bilen ve düünen bir varlk olarak, sanat, teknik ve bilim alanlarnda çeitli bilgi ve eserler üretir. nsan, dier canl varlklarn arasnda özel bir yere sahiptir. Çünkü dier canl varlklarda bulunmayan baz özellikleri, insan tamaktadr. Örnein; düünme, konuma, bilgi edinme, araç üretme, sanat ve teknik oluturma yalnzca insana özgüdür. Bu nedenle insan, canllar dünyasnn en gelimi varldr. 1
Baz üstün özelliklerine ve en gelimi canl olmasna ramen, insan doar domaz bu özelliklerini kullanacak güçte deildir. lk çocukluk yllarnda ayakta kalabilmek için dier insanlara muhtaçtr. Fakat insan, doal olarak ya da eitim yoluyla, sahip olduu yetenekleri gelitirebilecek bir yapya da sahiptir. nsan, uzun bir çocukluk dönemine sahiptir. Hem bu çocukluk döneminde hem de daha sonraki dönemlerde dier varlklara kar koyabilmek için, bir toplum içinde yaamak zorundadr. Çocuk, anne ve babann bakm, gözetimi altnda büyür. Belli bir yaa gelince, kendisinde var olan veya eitimle kazanlan baz özellikleri ortaya çkar. Örnein; müzie, spora yatkn olmak gibi. Çocuk, yetenekleri dorultusunda eitilebilen ve bu yeteneklerini gelitirebilen bir canldr. Siz de kendinizde var olup da okulda gelitirdiiniz yetenekleri düünün. Böylece ilk doduunuzda nasl bakma muhtaç olduunuzla, u anki durumunuzu karlatrabilirsiniz. nsan, örenen ve öreten bir varlk olduu için, eitilebilir. Eitim; bireyin, bilgi edinmesini, topluma uyum salamasn, üretken olmasn ve iyi bir kii olmasn salar. Eitim, insann iyi bir kii olmasn salamak için yaplan etkinliklerin tümüdür. Kii, doal olarak kendinde bulunan yetenekleri, eitim yoluyla daha üst seviyelere çkarabilir. Günümüzde eitimin amac; bireyi özgür, demokratik, lâik ve bilimsel düünen bir duruma getirmektir. Böylece kii kendi yeteneklerini kefeder ve onlar gelitirme frsat bulur. Kendi yeteneklerinin bilincine varan kii, geleceinin nasl olmas gerektiini özgürce belirler. Eer kii özgürse, yapaca eylemlere de kendisi karar verir. Özgür insan, yeteneklerini gelitirme çabasndadr. Okul, bu yeteneklerin bilimsel ortamda gelimesini salayan bir araçtr. Okul, kiinin yaam boyu kullanaca baz bilgi ve becerilerin örenildii yerdir. nsanlar, okulda yeni bilgilerle donatlrlar. Böylece, okullarda bilimsel bilgi nda, özgür, lâik, demokrat, hogörülü, sevgi ile dolu, eitlikçi, kardelik ve bara önem veren kiiler olarak eitiliriz. Hak Nedir? Hak, kiinin toplumdan isteyebilecei, talep edebilecei ve kullanabilecei yetkilerdir. nsan, toplum içinde yaamaya balamadan önce özgür bir varlkt. Düündüklerini ve istediklerini yapabiliyordu. Toplum kurduklarnda baz istek ve düüncelerinden vazgeçmek zorunda kaldlar. Yine de toplumsal hayatla birlikte özgürlüklerini devam ettirebilmek için hak kavramn gelitirdiler. Özgürlüü salamak için kiilere hukukça verilen yetkiye hak denir. Haklarmz kullanmamz ise özgür olduumuzu gösterir. nsanlk tarihi, hak ve özgürlüklerin kazanlma mücadelesiyle doludur. nsana tannan hak ve özgürlükler çoaldkça devletin ve yöneticilerin gücü azlmtr. Örnein; demokratik yönetimlerde, devletin temele ald lâiklik ilkesi gerei, vatandalarnn düünce ve inanç özgürlüüne karlmamaktadr. Vatandalar düünce ve inanç özgürlüü hakkn kullanarak yaarlar. Devlet ise bu hakk güvence altna almak zorundadr. 2
Hak ve özgürlükler yalnzca devletin haklarn snrlandrmakla kalmaz. Her kiinin haklarnn snr, dier kiinin haklarnn snrnda biter. Bir kii kendi hakkn kullanrken, dierinin hakkn çinememelidir. Dierinin hakkna sayg duymaldr. Böylece kii, elde ettii haklarla ayn zamanda sorumluluu da kabul eder. Hak, özgürlük ve sorumluluk birlikte birbirlerini anlaml hâle getirirler. Hiçbir hak, sonsuz ve snrsz deildir. Bir hak, dier bir hakla snrlanmtr. Bu snrlara sayg duymay görev hâline getirmeliyiz. Hak kavramnn anlam; yönetimden yönetime, zamandan zamana, toplumdan topluma, çadan çaa, gelenekten gelenee göre deiebilir. nsan Haklar Nedir? nsan; dier canllardan farkl olarak baz özellikleriyle dünyaya gelir. nsan; düünen, bilen, karar veren, amaçl ve ahlâkl davranan, toplum ve devlet kuran, bilim ve teknoloji üreten bir varlktr. nsana özgü bu özelliklere tüm insanlar doutan sahiptirler. Ancak bunlarn önce korunmas, sonra da gelitirilmesi gerekir. Çünkü bu özellikler, insan deerli bir varlk yapar. te, her insanda bulunan bu özelliklerin korunmas ve gelitirilmesi düüncesi, insan haklar kavramnn olumasnn temelidir. nsan haklar kavram, Yakn Çala balayan ve demokrasiyle devam eden süreçte, gerçek anlamna kavumutur. Demokrasinin temel ilkesi, insann özgür ve eit bir biçimde kendi kendisini yönetmesidir. Her insan, yasalar önünde eit olduu gibi, bu yasalardan hak sahibi olma özgürlüüne de sahiptir. Ancak insan bunlar demokratik bir yönetim biçiminde gerçekletirebilir. Bu nedenle, insan haklar kavram da demokratik anlayla yönetilen ülkelerde gelimi ve güvence altna alnmtr. nsan haklarnn bazlar, temel hak ve özgürlükler adn alr. Bunlar, insann insan olduu için sahip olmas gereken birincil ve vazgeçilmez hak ve özgürlüklerdir. Bunlar olmadan dier insan haklarnn gerçeklemesi olanakszdr. Temel hak ve özgürlükler, bakasna verilemez ve devredilemez; çünkü onlar, yaama, kii dokunulmazl, din, vicdan, kanaat ve düünce özgürlüü haklardr. Temel haklar, kiiye özgü olmasna ramen, yine de yasalarca snrlar tanmlanm haklardr. Kii, kendi temel haklarn korurken, dierinin temel haklarna saygszlk edemez ve zarar veremez. nsan Haklar Düüncesinin Tarihsel Geliimi 1. Antik Yunan ve Orta Ça+ da nsan Haklar Düüncesinin Geliimi nsan haklar düüncesi, Eski Yunan uygarlna kadar giden bir geçmie sahiptir. nsanln ortak miras olan düünce mirasn sistemli bir ekilde ilk defa ortaya koyan Eski Yunan düünürlerinden sofistler, insana verdikleri önemle, insan haklarn vurgulamlard. Gezgin öretmenler diye bilinen sofistler, insanlarn daha rahat, huzurlu ve mutlu yaamalar için yeteneklerinin gelitirilmesi gerektiini söylediler. Hatta bunu salayacak bir anayasa bile 3
hazrladlar. Onlarn amac, her bireyin yeteneklerini gelitirecek bilgiyi öretmekti. Böylece insan daha iyi bir yaam koullarna yükselebilirdi. Çünkü insan özgür ve gelimeye açk en deerli varlkt. Sofistlerin çada olan büyük düünürlerden Sokrates, Platon ve Aristoteles, insann önemini ve deerini kavram kiilerdi. Sokrates, insann önce kendisini tanmas gerektiini savunmaktayd. Kendini bil! ilkesini herkesin ilke yapmas gerektiine inanmaktayd. Çünkü ona göre, insan önce kendi deerinin, yeteneklerinin, haklarnn ne olduunu bilmeye çalmalyd. Bu nedenle, kendini yönetme biçimi de, insann en temel hakk olarak görülmekteydi. Eski Yunan ehir devletlerinde, demokrasi, yönetim biçimi olarak kabul edildi; fakat ayn dönemde kölelik de vard. Özgür vatandalar, seçme ve seçilme hakkna sahipti. Yine de insan haklar düüncesinin bu dönemde filizlendiini söylemek olanakldr. Orta Ça da ne demokrasi, ne de insan deerli bir varlkt. Her ey, din ve Tanr merkezli bir anlayla açklanyordu. Yönetici, yönetme görevini Tanr dan almaktayd. nsan özgür deildi; tanrsal olana itaat eden ve uyan bir varlkt. Deerli olan, dinsel ve tanrsal ögelerdi. Bu nedenle, Orta Ça boyunca insan haklar diye bir ey düünülmedi ve gelitirilmedi. 13. yüzylla birlikte kraln yetkilerinin daraltlmas gerektii düüncesi öne çkmaya balad. 1215 ylnda ngiltere kralnn yetkilerini snrlayan Magna Carta Libertatum (Büyük Hürriyet Ferman) ilân edildi. Bu fermanda Kanuna uygun ve mahkeme karar olmakszn hiç kimse tevkif edilemez, hapsedilemez, ülke dna çkartlamaz, sürgün edilemez. maddesi yer almtr. 2. Yeni Ça+ da nsan Haklar Düüncesinin Geliimi 14 ve 16 yüzyllar aras Avrupa da, Rönesansla, yani yeniden doula birlikte insan tekrar Eski Ça daki deerine ulat. Matbaa ve pusulann bulunmas sonucu insanlar, hem bilgilerini yaydlar hem de denizler ar ülkeleri kefettiler. letiim ve bilginin çoalmas sonucu, insan deerli bir varlk oldu. Böylece insanlar; dier insanlarn yaantlarn hem okuyarak hem de o ülkelere giderek örendiler. Ayrca yeni ülkelerin zenginlikleri ve bilgileri Avrupa ya aktarld. Rönesans dönemi, insan temel amaç yapan hümanizmin (insanclk) çkt dönemdir. nsan merkezli evren ve toplum düüncesi, Orta Ça n Tanr merkezli evren ve toplum anlaynn yerine geçmitir. Rönesansn en önemli karakteri, en önemli varln insan olduu ve insana ait deerlerin olduu düüncesidir. Böylece Orta Ça n kat din öretisi, reform hareketiyle yumuatlmtr. Martin Luther, Avrupa Hristiyanlnda reformlara öncülük etmitir. 4
18. yüzyl, Avrupa da Aydnlanma Dönemi olarak yaanmtr. Bu dönemin amac, insann evrendeki, toplumdaki yerini ve deerini, insan akl ile açklamaktr. Aydnlanma, insan aklnn aydnlanmas ve yeni bilimsel bilgilerle dolmasdr. Doru bilgi, akln, deneyin ve gözlemin bilgisidir. Amaç; insan aklnn ortaya koyduu bilgilerle, evrene, doaya, topluma egemen olmak ve yönetmektir. Bilginin gelimesi sonucu buhar makineleri bulundu. Fabrikalarda makineler üretim yapan araçlar oldu. Buharl gemi ve trenlerle ulam kolaylat. Böylece sanayi devrimi gerçekleti. Artk insanlar, daha rahat ve kolay yaama olanaklarna ulaabilirlerdi. Fakat bu arada bazlar, ekonomik ve siyasî güçleri ele geçirdiler. Bu nedenle insanlar, hak ve özgürlüklerini egemen güçlere kar korumaya baladlar. Krallarn, derebeylerin, soylularn yasalar yerine, hukuk yasalar önemli olmaya balad. Artk Tanr tarafndan görevlendirildii düünülen kral ve yöneticiler yerine, seçimle i bana gelen yöneticiler istenmeye baland. nsan haklar düüncesi, hukuk yasalar arasnda önemli bir yer igal etmeye balad. nsanlarn insan olmasndan dolay, doutan itibaren baz hak ve özgürlüklere sahip olduu düüncesi taraftar bulmaya balad. Bu haklarn ikinci bir kiiye veya yönetime devredilemeyecei kabul edildi. Böylece Aydnlanma Dönemi, insan haklar düüncesinin yaygnlat ve kabul gördüü ça oldu. Aydnlanma Döneminin en önemli insan haklar temsilcisi Fransz düünür Jean-Jacques Rousseau dur. Rousseau ya göre, insan doal durumda özgür ve eitti. Fakat toplumsal hayatla birlikte insanlar özgürlüünü ve eitliini kaybettiler. Bu nedenle, insanlar sözleme yaparak devlet kurdular. Devletle toplum arasndaki sözleme sözsüz ve yazszdr. Devlet, özgürlüü ve eitlii temin edebilir veya güvence altna alabilir. Ona göre, devletin görevi insanlarn haklarn salamak ve korumaktr. Özellikle de temel hak olan yaama hakknn güvence altna alnabilmesi için insanlar kendiliinden böyle bir sözlemeye gitmilerdir. Rousseau insanlarn yapt bu sözlemeye toplum sözlemesi adn verir. Toplum sözlemesi fikri, insan haklar düüncesinin Avrupa ve Amerika da gelimesini büyük ölçüde etkilemitir. Toplum sözlemesinin Amerika daki etkisini, 1776 ylnda yaplan Virginia nsan Haklar Bildirisi nde görmek mümkündür. Bu bildiride yer alan, Tüm insanlar doutan eit derecede özgür ve bamszdrlar. Doar domaz edindikleri belli baz haklar vardr. Siyasî bir topluluk kurduklar zaman, hiçbir anlamayla gelecek kuaklar bu haklardan vazgeçmeleri için zorlayamazlar. Yaama ve özgürlük haklaryla, mülk edinme ve sahip olma, mutluluk ve güvenlik arama ve kazanma olana da bunlarn arasndadr. ilkeleri tüm insanlar için geçerlidir. 5
nsan haklar düüncesi, 1789 Fransz htilâli yle artk doal hukukun vazgeçilmez bir parças olmutur. 1789 ylnda Fransa da nsan ve Vatandalk Haklar Beyannamesi yaynlanmtr. Bu beyanname, Aydnlanma Dönemindeki insan haklar düüncesinin geliiminin bir özeti ve sonucudur. Önemi ise tüm insanlarn hak ve özgürlüklerinden bahsetmesinden kaynaklanmaktadr. nsan ve Vatandalk Haklar Beyannamesi, Aydnlanma Döneminin temele koyduu hümanizm düüncesi dorultusunda, insan bir amaç ve deer gören ilkeleri temele almt. nsanlarn doutan itibaren eit olduklar düüncesini savunmas sonucu, soylu ve asillerin de dier insanlardan farkl olmadklarn ortaya koydu. Böylece egemenliin Tanr dan gelen bir güçle kralda veya yöneticide olmadn, ulusa ve seçilmi kiilere ait olduunu savunuyordu. Fransz nsan ve Vatandalk Haklar Beyannamesi genelde u ilkeleri içermekteydi: nsanlar, yasa önünde eit ve özgür doarlar; özgür ve eit olmay tüm yaamlar boyunca sürdürürler. Her siyasî topluluun (devletin) amac, insann doutan getirdii ve zaman içinde de deimez olan temel haklar korumaktr. Bu haklar, özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskya kar direnmedir. Özgürlük dierlerine zarar vermeden her eyi yapmak demektir. Bir insann doal haklarn kullanmas, toplumun dier üyelerine salanan ayn haklarla snrlanmtr. Bu snrlar yalnz yasalar belirler veya deitirir. Hiçbir düünce, geçerlilikte olan yasaya kar gelmedikçe veya kamu düzenini bozmadkça, knanamaz. Bu gelimeler sonucu insanlarn temel haklar olan yaama hakk, özel yaamn gizlilii, eitim hakk, salk hakk, düünce, kanaat ve fikirlerini bildirme hakk, din ve vicdan özgürlüü, seçme ve seçilme hakk, seyahat özgürlüü gibi haklarn ortaya çkmasna ve gelimesine yol açmtr. Böylece insan haklar gelimesini hzlandrm ve günümüze kadar artan bir ilerleme ile gelmitir. 3. XX. Yüzylda nsan Haklar Düüncesindeki Gelimeler 20. yüzylda insan haklarna bak bireysellikten toplumsalla doru olmutur. 19. yüzylda bireyin haklar devlete kar korunmaktayd. Fakat bu tür korunmada baz birey ve gruplar daha çok insan haklarndan yararlanmaktayd. Bu durum eitsizlie yol açmaktayd. 20. yüzyln ilk yarsnda tüm bireylerin korunamad ortaya çkt. Böylece bireyci insan haklar anlay yerini toplumcu insan haklar düüncesine dönütü. 6
nsan haklar düüncesinde büyük gelimeler yaanmasna ramen, Birinci ve kinci Dünya Sava srasnda bu haklarn uygulanmamas ve çok sayda insann ölmesi üzerine, büyük aclar çekildi. Kentler ve insanln ortak miras olan bir çok tarihî eser veya ürün yok oldu. Bunlarn sonucunda insan haklar düüncesinin bireysel ve toplumsal boyuttan evrensel ve uluslar aras boyuta çkmas gerektii düüncesi ön plâna çkt. kinci Dünya Sava öncesi, insan haklar, uluslar aras hukuksal bir ilikiye dayanmaktayd. Yalnzca devletler aras hukuk ilikilerini düzenliyordu. Devletlerin iç ilerine, özellikle de devlet-vatanda ilikilerinde ortaya çkan insan haklarna karamyordu. Devletin vatandalarna insan haklarna aykr davranmasna karmyordu; çünkü bu durum o devletin iç ileri olarak kabul ediliyordu. Böyle bir anlayn sonucu olarak, uluslar aras hukuk, insan haklarn çineyen devlete kar etkisizdi. Fakat kinci Dünya Sava gösterdi ki, devlet-vatanda ilikisi yalnzca o devleti balayamaz; çünkü artk insan haklar bir iç durum deil, evrensel ve uluslar aras düzeyde ele alnacak bir olgu olmutur. kinci Dünya Sava sonras 1945 ylnda Birlemi Milletler Antlamas imzaland. Böylece evrensellie ve uluslar aras düzeye çkmann ilk ciddi adm atlm oldu. 10 Aralk 1948 de nsan Haklar Evrensel Bildirgesi kabul edildi. Bildirge bir balangç ile 30 maddeden olumaktadr. nsan Haklar Evrensel Bildirgesi, insanlk tarihinde yeni bir dönem açmtr. Bildirge, insann bireysel kiiliini korumaya yönelik haklar ve özgürlükleri içermesi bakmndan çok önemlidir. Yaama hakk bata olmak üzere, kii güvenlii, kölelik yasa, ikence yasa ve keyfe bal tutuklamalar önleyici maddeleri içermektedir. Yasalar karsnda herkesin eit olduu düüncesi nda, özel yaamn ve mülkiyetin dokunulmazl hakk, din ve vicdan hakk, düünce ve inanç hakk gibi haklara da temel haklar olarak bildirgede yer verilmitir. En önemli yan ise, bildirgeye konulan tüm haklardan bütün insanlarn hangi ülke veya toplumda yaarsa yaasn yararlanabilmesidir. Bildirgenin zayf yan ise, balayc ve yaptrm gücünün olmamasyd. Yine de içerdii anlam ve getirdii düünce farkllndan dolay insanlk için çok önemliydi. Bu nedenle, uluslar aras hukuk ve ekonomiyi düzenleyen Kiisel ve Siyasal Haklara likin Uluslar Aras Sözleme ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara likin Uluslar Aras Sözleme imzaland. Fakat bu sözlemelerin gerçek anlamda yürürlüe girmesi 10 yl sonra oldu. Ülkemiz, bu sözlemeleri 1976 ylnda imzalad. Böylece bildirge ve sözlemelerdeki hükümlerin geçerli olabilmesi için, üye devletleri kontrol edecek bir mekanizma ortaya çkm oldu. Sonuçta, nsan Haklar Evrensel Bildirgesi, balayclk ve yükümlülük getiren bir bildirge oldu. 7
Bu çalmalar sürerken, Avrupa Konseyine üye olan ülkeler kendi aralarnda bir sözleme yapmaya karar verdiler. 1950 ylnda Roma da nsan Haklarnn ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasna likin Sözleme konsey üyeleri tarafndan imzaland. Türkiye Cumhuriyeti, 1954 de bu sözlemeyi imzalamtr. Bu sözlemenin en önemli özellii, bir denetleme mekanizmas getirmesidir. Böylece nsan Haklar Komisyonu, nsan Haklar Mahkemesi ve Bakanlar Komitesi kurulmutur. Yine bu sözleme ile kiisel bavuru hakk domutur. Artk kiiler, kendi devletine ya da baka bir devlete kar dava açabilmektedirler. Bildirgede ve sözlemelerde yazl olan insan haklar çinendii taktirde, nsan Haklar Komisyonuna devletler aras veya kiisel bavuru yaplabilir. Bavuru kabul edilirse, taraflar ellerindeki kantlar sunarak savunma yaparlar. Dostça ortak çözüm yolu aranr. Çözüm bulunamazsa dava, nsan Haklar Mahkemesine gider. nsan Haklar Mahkemesi, zarar gören tarafn zararnn karlanmas için gerekli karar alabilir. Günümüzde bilim ve teknolojinin hzla gelimesi sonucu, insanlar zarar görmeye baladlar. Böylece insan haklar kapsam, deien duruma göre dayanma haklar adnda yeni haklarla geniledi. Bunlar; çevre hakk, bar hakk, gelime hakk ve insanln ortak mal varlna sayg hakkdr. 4. Türklerde nsan Haklar Düüncesinin Geliimi 1789 ylnda yaplan Fransz htilâli sonucu yaynlanan Fransz nsan ve Vatandalk Haklar Beyannamesi ancak Osmanl mparatorluu nda 19. yüzylla birlikte etkili olmaya balamtr. Bu etki, Avrupa ya okumaya giden genç aydnlarn sayesinde olmutur. Ülkede yaayan Müslüman ve Müslüman olmayanlar arasndaki eitsizlik ve padiahn sonsuz yetki gücü konusunda yeni düüncelerle dönen Türk aydnlar, devletin birey-devlet ilikisini yeniden düzenlemesi gerektiini öne sürdüler. Bireylere, devletin baz haklar tanmasn istediler. 1808 ylnda Sened-i ttifak sözlemesiyle zengin toprak sahiplerine (âyanlara) baz haklar verildi ve padiahn yetkilerine küçük de olsa bir snr getirildi. 1839 yl Osmanl mparatorluu için yeni bir balangç tarihidir. Reid Paa Gülhane Hatt Hümayunu (Fermann), Gülhane Park nda halk huzurunda okudu. Böylece Osmanl gerçek anlamda ilk defa insan haklaryla tant. Bu fermanla; din ayrm gözetilmeden can, mal güvenlii, eref ve haysiyetin korunmas, kii güvenlii, özel mülkiyet edinmeyi salayan haklar verilmitir. Bu haklar salayp koruyacak yapsal deiiklikler yaplm, yeni kurum ve kurulular oluturulmutur. 1876 ylnda Merutiyet ya edilerek, padiahn yetkileri vekillere datlmtr. Anayasa kabul edilerek, insanlara kii güvenlii, ibadet ve basn özgürlüü, dilekçe hakk, eitim hakk, 8
konut dokunulmazl gibi hak ve özgürlükler tannmtr. Fakat bu anayasa ve Merutiyet bir güvenceye balanmad için, 2. Abdulhamit, Rus savan bahane ederek hem meclisi kapatm hem de tüm hak ve özgürlükleri 31 yl süren bir baskc dönemde yok saymtr. kinci Merutiyet 1908 de tekrar ya edilerek 1876 Anayasas yeniden yürürlüe konmutur. 1919 ylnda Anayasada baz deiikliler yaplmtr. Ancak hak ve özgürlükleri ihlâl edenler için, tam bir yaptrm getirilmediinden insan haklar tam olarak uygulanamamtr. Osmanl Devleti nin anayasas ve hukuku dine dayal olduu için dünya ve devlet ileri hep birbirine kartrlmaktayd. Kurtulu Sava srasnda hazrlanan 1921 Anayasa s da sava nedeniyle insan haklarna yer verememiti. Bu eksiklik 1924 ylnda yaplan Anayasa ile giderildi. Atatürk ilke ve devrimleri sonucu lâiklik ilkesi, devlet ve dünya ilerinin temel ilkesi oldu. Böylece, Osmanl nn dinsel hukuk anlayndan lâik hukuk anlayna geçildi. Din ve devlet ileri birbirinden ayrld. Devlet yönetimi ve ilkeleri, akln ve bilimin belirledii ilkelerden oluturuldu. Egemenlik, Osmanl soyundan alnarak, kaytsz ve artsz millete verildi. Böylece ülkemizde insan haklar düüncesinin gelimesine ortam hazrland. 1961 ylnda yaplan Anayasa ile, ülkemizde insan haklarn ve özgürlüklerini koruyacak ve güvence altna alacak kurum ve kurulular kuruldu. Anayasa Mahkemesi, kinci Meclis, Yüksek Hakimler Kurulu gibi kurumlar yargsal denetimi salayarak, insan haklarn güvence altna aldlar. Bu Anayasa ile birlikte insan haklar geni ve ayrntl olarak üç balk altnda tanmland: Temel Hak ve Özgürlükler, Sosyal ve Ekonomik Hak ve Özgürlükler ve Siyasî Hak ve Özgürlükler olarak düzenlendi. Hâlen yürürlükte olan 1982 Anayasas, nsan Haklar Evrensel Bildirgesi ve Avrupa nsan Haklar Sözlemesi temele alnarak hazrland. Bu Anayasayla insan hak ve özgürlüklerinin snrlar tam olarak belirlendi. Devletin bu haklar hangi durumda, ne ölçüde snrlayaca veya geniletecei tam olarak tanmland. Böylece bu snrlama ile insan hak ve özgürlükleri güvence altna alnm oldu ve hiçbir zaman insan haklarnn özünün tehlikeye sokulamayaca vurgulad. Sonuç: nsan Haklarnn Korunmas nsan haklarnn ulusal düzeyde korunmas, bütün insanlarn insan haklarnn korunduu anlamna gelmez. Çünkü baka devletlerde yaayan insanlarn da hak ve özgürlükleri vardr. Demokratik yönetime sahip devletlerde insan haklar belli oranlarda korunurken, demokratik yönetime sahip olmayan devletlerde insan haklar yeterince korunamamakta ya da hiç korunmamaktadr. 9
Dünya üzerinde baz devletler, baskc, rkç, dinci, vb, yönetim biçimlerine sahiptirler. Bu tür yönetime sahip devletlerin bir ksmnda insan haklar, bir gruba ya da yönetime yakn olanlara tannm, geri kalan büyük çounlua tannmam olabilir. nsanlar; din, dil, inanç, rk, düünce, mezhep farkllklar nedeniyle iyi ya da kötü muamele görebilir. Baz vatandalar imtiyazlara sahipken, bazlar birçok açdan ezilebilir. Yöneticiler iktidarda kalabilmek için halkna bask yapabilir. Güçlü olanlar, güçlerini yitirmemek için güçsüzlere frsat vermeyebilirler. Halk sorgulanmadan ve kantlanmadan hapse atlabilir ve ikence görebilir. 2. Dünya Sava'ndan önce bir devlet dier devletin iç ilerine karmamaktayd. Dier devletin vatandana yapt kötü muameleyi, o devletin iç sorunlar olarak kabul edilmekteydi. Ayrca bu tür olumsuzluklar önleyecek uluslar aras bir antlama ya da kurulu yoktu. Çünkü her devletin kendine özgü bir iç hukuku vard ve bu hukuka d bir devletin müdahale etme yetkisi yoktu. Fakat 2. Dünya Sava göstermitir ki yalnzca kendi devletimizde insan haklarn korumak, dier devletlerdeki insanlarn ölmesine ya da insanlk d muamele görmesine izin vermektir. 2. Dünya Sava srasnda ve hemen sonrasnda uluslar aras düzeyde insan haklarn koruma çalmalar balatlmtr. Çünkü her insan nerede yaarsa yaasn insan onuruna yaraan bir yaam sürme hakkna sahiptir. Bu ilkeden hareketle, "insan haklar tüm insanlarn doutan sahip olduklar haklardr ve onlarn tek tek her insanda korunmas gerekir" düüncesi uluslar aras düzeyde kabul gördü. Henüz 2. Dünya Sava sürerken 1941 ylnda Amerika Birleik Devletleri Bakan Franklin Roosevelt insan haklaryla ilgili dört temel özgürlüün bütün dünyada gerçeklemesi gerektiini söylemitir. Bu dört temel özgürlük unlardr: Söz ve ifade özgürlüü, vicdan özgürlüü, yoksulluktan ve korkudan kurtulma özgürlüü. 2. Dünya Sava'nn büyük aclar sonucunda Birlemi Milletler Antlamas 26 Nisan 1945 ylnda imzalanmtr. Birlemi Milletler Antlamas, insan haklarnn her koulda korunmas gerektiini vurgulamas bakmndan çok önemlidir. Bu antlama ile insan haklar sorunu uluslar aras hukuk, uluslar aras kurulular, belgeler ve gönüllü kurulular düzeyinde ele alnmaya balanmtr. Eer bu gelimeler olmasayd, sava suçlar ve insanla kar ilenmi suçlar cezalandrlmayacakt. 2. Dünya Sava sonras, sava suçlular ve soykrm yapanlar, yarg önünde hesap vermilerdir. Fakat bu gelimeler yine de baz yerlerde baarya ulamad. Örnein; Güney Afrika Cumhuriyeti, nüfusunun % 90 siyah olmasna ramen, ülkenin yönetimi beyaz aznln elinde uzun süre kald. Siyah halk fakir ve topraksz brakld. Her tür ikenceye ve insanlk d davrana tabii olundu. Siyah halkn lideri Nelson Mandela 27 yl hapis yattktan sonra 1990 10
ylnda serbest brakld. Yönetim çounluun eline geçti. Böylece insan haklar herkes için korunmaya ve uygulanmaya baland. Dünyadaki baz devletler günümüzde bile baskc yönetimlerle yönetilmeye devam etmektedir. Fakat uluslar aras antlamalarn ve kurulularn basks sonucu bu ülkeler de insan haklarna uymaya ve korumaya zorlanmaktadr. nsan haklar düüncesi, demokrasi anlayn benimsemi ve hukukun üstünlüü ilkesini devletin yönetim ilkesi yapm toplumlarda ortaya çktn ve gelitiini tarih bize göstermektedir. nsan haklarnn korunmas da ancak demokrasi ve hukukun iedii devlet biçimlerinde olaca da çamzn tartmasz bir olgusudur. Bu nedenle, insan hak ve özgürlükleri, anayasa ve yasalarla korunduu, bu haklarn ne olduu eitiminin verildii, insanlarn gelimesi için gerekli olanaklarn hazrland, hukuk, demokrasi ve lâiklii temel ilke edinildii ülkelerde bireylerin sahip olabilecei olanaklardr. 11