Ulusal Eylem Planı, ne kadar planlı? Prof. Dr. smail Tufan Birlemi Milletler 8-12 Nisan 2002 tarihinde spanya nn Bakenti Madrid de yal nüfusun yaam kalitesinin iyiletirilmesi, topluma katlm, geçim ve salk sorunlarnn çözümlenmesi ve tüm ya gruplarn kapsayan politikalarn oluturulmas yönünde ülkeleri bu yönde tevik eden bir toplant düzenledi. Devlet Planlama Tekilat 2007 ylnda Türkiye de Yallarn Durumu ve Yalanma Ulusal Eylem Plan ad altnda bir rapor yaynlad. Devlet Planlama Tekilat Müstearl (DPT), Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüü (SHÇEK) ve sivil toplum kurulularnn katld 2.Dünya Yallk Asamblesi sürecinde hazrlanan raporda u ifade kullanlmtr: Uzun vadede nüfusu yalanma eilimi gösteren ülkemiz için de önemli tedbirleri içermekte ve tavsiye karar niteliindedir. SHÇEK Genel Müdürlüü ve DPT Müstearl tarafndan bu eylem plannda uygulamaya konulmas gereken hususlarn belirlenmesi, konuya yönelik sektörler aras faaliyetlerin planlanmas, belirlenen hususlarn uygulanmasnn salanmas ve bu uygulamalarn izlenmesi için gerekli çalmalara balanmtr. Her ne kadar 1999 ylnda Berlin de yaplan Dünya Gerontoloji ve Geriatri toplantsndan beri Türkiye nin toplumsal yalanma sürecine girdiine, Gerontoloji alannda çalmalara balanmas yönünde yaptmz çarya kulak kabartan olmadysa da, 8 yllk boa geçen zamann ardndan DPT nin bu karar alm olmas yine de önemlidir. Buna ramen DPT nin yaynlad Yalanma Uluslararas Eylem Plan adl rapora yönelik gerontolojik bilgilere dayanan eletirilerimiz hakldr. Amacmz SHÇEK, DPT ve sivil toplum kurulularnn Türkiye deki yallarn yaam kalitesini yükseltme isteini desteklemek ve yürüdükleri yoldaki hatalara taklmalarn önlemektir. Devlet Planlama Tekilat Müstearnn verdii bilgilere göre Türkiye de yalanma ve yallk konularn ele alan bir Ulusal Komite kurulmutur. Bu komitenin koordinatörlüünü DPT Müstearl Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüü üstlenmitir. Sosyal 1
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile ibirlii yaplmaktadr. Ayrca Birlemi Milletler Nüfus Fonu, çeitli kamu kurum ve kurulular, üniversite ve sivil toplum kurulularnn temsilcileri komite de yer almaktadrlar. Fakat yalanmann bilimi olan Gerontolojinin bu komiteye çarlmamas çok anlamldr. Özellikle yallk problemlerimizi çözümde gayri ciddilie iaret etmektedir. Bu komite 2004 yl Nisan aynda çalmalarna balam, 2005 ylnda tamamlamtr ve Türkiye de Yallarn Durumu ve Yalanma Ulusal Eylem Plan bal altnda bir rapor hazrlanmtr. Söz konusu Eylem Plan, Yüksek Plan Kurulu nun 01/03/2007 tarihli karar ile kabul edilmitir (DPT 2007:VII). Bu tarihten itibaren Ulusal Komite tarafndan hazrlanm, nüfusumuzun yalanmasna yönelik DPT nin kabul ettii bir eylem planmz vardr. Plandaki planszlk dikkat çekmektedir ve komitenin bu iin üstesinden gelebilecek bilgi ve beceriden yoksun olma ihtimalini akla getirmektedir. Ulusal Komite tarafndan ortaya konulan raporun nasl hazrland konusunda da (DPT 2007: VIII) u bilgiler aktarlmaktadr: Türkiye deki yallarn mevcut durumu analiz edilmi ve yalanma ile ilgili eylemler belirlenmitir. Mevcut durum analizinde, Türkiye nin profili ve demografik yaps verilmi, yal nüfusun durumu ve geliimine ilikin analizler, yallara götürülen hizmetler, uygulanan politikalar ve uluslararas taahhütler ortaya konulmutur. Ama bu analizlerin yöntemleri her nedense, komite tarafndan büyük bir titizlikle gizlenmi, ortaya koyduklar ve analize dayand iddia edilen bulgular bilimsel metotlarla kontrol etme ans ortadan öyle görünüyor ki bilinçli olarak kaldrlmtr. Bu yüzden ortaya konulan bu raporun(!) hiçbir deeri kalmamtr. Ulusal Komite Nisan 2004 2005 döneminde Türkiye deki yallarn mevcut durum analizini yaptn söylüyor. Türk yalsnn güncel durumu hakknda detayl bilgiye sahip olduunu ortaya koymaya çalyor. Nitekim bu detayl bilgilerden(!) hareket edilerek yalanma ile ilgili eylemler belirlediini belirtiyor. Bu büyük, gösterili sözlerin temeline bakldnda ise içi bo olduklar görülüyor. Ulusal Komite nin durum analizi dedii, ama analizden ziyade kiisel arzularn yer ald eylem planlan u giriimleri öngörüyor: 2
Türkiye nin profili Demografik yaps Yal nüfusun durumu Yal nüfusun geliimine ilikin analizler Yallara öngörülen hizmetler Uygulanan politikalar ve Uluslararas taahhütler Türkiye de Yallarn Durumu ve Yalanma Ulusal Eylem Plan, durum analizinden(!)sonra önerdii eylemlerle de komik duruma düüyor. Türkiye nin profili nedir? Otomobil lastiinin bile profilinden söz ederken, bunun lastik profili olduunu söyleme gerei duyulurken, kendini yallk komitesi ilan eden, ama gerontolojik her türlü bilgiyi inkar eden bu çalmay hazrlayanlarn Türkiye nin hangi profilini çizecekleri veya çizmek istedikleri gerecekten merak konusudur. Sözde bütün bu eylemler ilgili tüm taraflarn etkin katlm ve duyarll ile mümkün olabilecektir (DPT 2007: VIII) ifadesi kullanlmtr. Fakat ilgili taraflar arasnda Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümünü ve Gerontolojiyi unutan bir yallk komitesinin ciddiyetinden üphe duymak için her türlü koul olumutur. Her ne kadar biz her türlü gerontolojik bilgi ve deneyime sahip olan uzamanlar olarak, bu komitenin gösterdii Türkiye profilini çizme cesaretini kendimizde göremesek de, bu komitenin profilini çizebilecek durumda olduumuzu kabul ediyor, Türkiye nin deil, ama komitenin mevcut durumunun analizini özetle sunuyoruz. Sözde komite ilgili taraflara yön gösterecek eylemlere yer veriyor (DPT 2007: VIII). Acaba Türkiye ye yön gösterecek olan eylemlerin iaret ettii yön, ne ölçüde dorudur? Söz konusu eylemlerin önceliklendirilmesi, detayl uygulama programlar ve projelerle desteklenmesi (DPT, 2007: VIII) gerektii vurgulanmaktadr. Oysa bu talep gösterilen yön isabetli ise ciddiye alnabilir. Türkiye de Yallarn Durumu ve Yalanma Ulusal Eylem Plan bal altnda yaynlanan bu rapora bilimsel eletiri getirmek bile zordur. Çünkü bilimsel eletiriler daima bilimsel konulara yönelik olabilir. ncelediimi raporda bilimsel deeri olan hiçbir fikir ve eylemin 3
bulunmadn ortaya koymutur. Prensipte eletirilemeye deer yoktur, ama kabul edilmi olan önerilerinin ülkeye ve topluma zarar açmamas için mecburen bilimsel eletiriye tabi tutularak, hak etmedii bir pozisyona getiriliyor. Türkiye de Yallarn Durumu ve Yalanma Ulusal Eylem Plan nn ilk cümlesi geriden gelecek olan düüncelerin aynasdr: Ülkemizde yal ve yallkla ilgili toplumsal kalplara tarihsel açdan bakldnda, eski Türklerde atann - kadn ya da erkek - daima korunduu anlalmaktadr (S. 1). Bu iddia bilimsel açdan hiçbir dayana olmayan, yanll çoktan kantlanm, mazinin abartl bir tasavvurudur. Eski Türklerde cinsiyetinden bamsz olarak tüm yallarn daima korunduu anlalmaktadr diyebilmek için tarihte yaanm tüm (yal) Türkleri tanmak gerekir. Bu mümkün olamayacana göre iddiann da tutarl hiçbir yan yoktur. Cümlede yaplan hataya aratrma yöntem ve teknikleri üzerine bilgi veren bilimsel yaynlarda dikkat çekildiine dikkat çekmekle yetiniyoruz. Cümlede yal ve yallkla ilgili toplumsal kalplardan söz ediliyor. Bunlara sözde tarihsel açdan baklyor. Öte yandan ata kavramnn yalanma ve yallkla dorudan badatrlmas mantkl deildir. DPT nin yaynlad raporda bir taraftan Türkiye deki yallarn durumunun 2004-2005 yllarnda analiz edildii vurgulanyor, dier taraftan eski Türklerde yallarn durumuna tarihsel açdan baklabildii iddia ediliyor. Gerontoloji uzun süredir yalanma ve yalln tarihçesi üzerine aratrma yaplmaktadr ve buna ramen Gerontoloji eski çalardaki yaly hala kesin olarak tanyamadn söylemektedir. Bu komite, elinde hiçbir bilgi yokken, kendisi de bu alanda hiçbir çalma ortaya koymamken, eski Türklerde yallar ve durumlarn nasl analiz etmi, gerçekten merak etmeye deer bir konudur. DPT nin hangi kaynaklara dayanarak eski Türklerde yallarn daima korunduu görüüne ulat, komitenin kendine ait olan sr perdesinin arkasnda gizlidir. Sevindirici olan konu, son yllarda ülkemizde yalla bak açsnn geleneksel deerler içerisinde yalnzca sayg duyma ve koruma boyutunda kalmayp, salkl yalanma konusunun ele alnmas ve bu konuya dikkat çekilmesidir. Bu yönde üniversiteler bata olmak üzere, sivil toplum kurulularnn da katklaryla Geriatri ile ilgili bölümlerin, merkezlerin ve derneklerin 4
açlarak, bilimsel düzeyde yalla yeni bir bak açsnn gelitirilmeye balanmasdr (S.1) denilmektedir. Fakat bu yar doru bir bak açsnn da göstergesidir, deniliyor. Toplumumuzun yalya baknda geleneksel deerlerden syrlabildii konusunda ileri sürülen görüün yazld tarihte (2004 2005 yllar arasnda) bilimsel dayana yoktur. Öte yandan salkl yalanma kavramnn ar tbbi algland görülüyor. Yalanma ve yallk adna yaplabilecek her türlü hatayla dolu olan bu raporun Türkiye deki yallk eylem planlarnn çk noktas olabileceini düündükçe, insann tüyleri diken diken olmaldr. Geriatri ile ilgili bölümlerin, merkezlerin ve derneklerin çoalmas tedirgin edicidir. Çünkü Geriatri sadece yalln salk yönüyle ilgilenir. Alan bununla snrl olduu halde, kendisini toplumsal bir olgu olan yalanmann her türlü bilgilerinin de taycs olarak görmesi, hayalcilikten öte, bilimi inkar etmekten baka bir ey deildir. Geriatri ilk önce kendi iini dopru yapmaldr. Türkiye de ya 60 64 arasndaki bireylerin %27 si kronik hasta ve engellidir. Hasta, engelli ve bakma muhtaçlarn oran 80+ grubunda %54 ün üzerine çkmaktadr (TÜK, 2002). Geriatriye tavsiyemiz, yallarmzn salyla ilgilenmesi, buna karn yalanma ve yalln toplumsal, politik, ekonomik, ailesel ve bireysel, mesleki, eitim gibi konularla bal olan anlaml yönlerini Gerontolojiye brakmasdr. Herkes bildii alanda oynarsa, oyunbozanlk yapmazsa, o zaman Türkiye nin demografik deiimlere bal sorunlarnn üstesinden gelebilir. Eer Geriatri ve dierleri, kendi sahalarndan çkp, Gerontolojinin sahasnda kouturmak istiyorsa, o zaman Gerontolojinin de kurallarn kabul etmek, Gerontoloji çatsnn altnda dier aktörlerden biri olduunu kabullenmek zorundadr. DPT nin gözünde geriatrik nitelikli bir yaam dönemi olduu anlalan yalln sosyal bir olgu olduu henüz kavranamamtr. Her ne kadar Ulusal Komite nin DPT tarafndan kabul edilmi görülerinin dile getirildii raporda Üretken, baarl ve bamsz bir yalanma hedeflenmektedir. Baarl yalanma yalnzca salk yönünden deil, ayn zamanda psikolojik ve sosyal yönden de tam bir iyilik halinin varln iaret eden bir kavramdr (S.1) ifadesine yer verilse de, aada sunacamz analizlerden de görülecektir ki Ulusal Komite kendi eletirdii kalp yarg ve inanlar henüz kendisi üzeriden atamam bir görüntü sunmaktadr. 5
Her nedense yallarn durum analizi Türkiye nin profilinin çizilmesiyle balyor. Komitenin profil kavramndan anlad ey corafi özelliklerdir. Türkiye nin Avrupa, Balkan, Kafkas, Ortadou, Akdeniz ve Karadeniz ülkesi olduu belirtilmi, yüzölçümü ve nüfus younluu verilmitir. Daha sonra Malazgirt Sava ndan, Osmanl mparatorluu ndan, Cumhuriyetin kuruluundan, NATO, OECD, OSCE, KÖ, KE örgütlerinin üyesi olduu da belirtilmitir. Ortaokul bilgilerine yer verilen, bu raporun yazarlarnn ülkemizin 21 nci, yüzylda önüne çkacak olan yallk sorunlarn ve yalanma süreçlerinin baarl geçmesini salayacak olan bilgilerden yoksun olduklar görülmektedir. Yallk göreceli bir kavramdr. Her yalnn bir biyolojik geçmii, i deneyimleri ve duygusal yaam vardr. (S. 10). Bravo! Yalln göreli olduunu demografik yapyla ilgili görülerimizi ortaya koyarken ksmen belirttik ve bu açdan Ulusal Komite nin görüüne ksmen katlyoruz. Fakat her yalnn biyolojik geçmii olduunu belirtmeye gerek yoktur. Her canlnn amiplerden zebralara kadar biyolojik bir geçmii vardr. Önemli olan bu geçmiin içindeki psiik ve toplumsal yalanmaya bal anlamlardr. Tabii bunlardan bihaber olunursa, o zaman böyle tuhaf bilgilerden oluan bir ulusal eylem plannn ortaya konulmasna armamak gerekir. Ulusal Komite nin iddiasna göre her yalnn i deneyimleri bulunmaktadr. Oysa demografik yapy incelerken, yallar arasndaki emeklilere baklm olunsayd ve bugünkü genç kadnlarn neredeyse yarsnn ev kadn statüsüne sahip olduklar mevcut durum analizinde gözden kaçrlmam olunsayd, bu cümleyi yazamayacaklard. Gerontolojik cehalete bir de mantki noksanlk eklenince, bu rapor için ayrmak zorunda olduumuz zaman acyoruz. Önyarglar ve yanl görüler bir araya geldiinde öyle bir varsaym ortaya atlm: Yalanma bireysel bir deiim olarak kiinin fiziksel ve ruhsal yönden gerilemesidir (S. 10). Tamamen yanl olan ve onlarca yldan beri pek çok aratrmayla yanll kantlanm olan bu görüün, yallkla ilgili eylemlerin planlayc olduunu söylerin gözünden nasl kaçabilir? Bunun tek cevab udur: Burada ya bilerek bilimsel gerçekler gizli tutuluyor ya da bu raporu hazrlayanlar yalanma ve yallk hakknda hiçbir bilgiye sahip deiller! Umalm birinci varsaym doru olsun. Çünkü görüleri deitirmek mümkündür, ama cehalet kalcdr. Bilimsel olduu iddiasyla ortaya çkan, yallarn durum analizini yaptn belirten ve Türkiye nin önde gelen kurumlarnn temsil edildii ileri sürülen Ulusal Komite, aslnda 6
kendi kendini mat etmi olmaktadr ve prensipte, bu raporun hiçbir bilimsel, toplumsal, bireysel ve politik deeri olamayacan kendisi kabul etmektedir. Alanacak durumla kar karya olmasak, bu eylem plannda(!) yer alan yallar için krmz yol üzerine birlikte gülebilir, zamanmz bu yazy okumakla boa harcamayabilirdik. 7